[Müzik]
f

Herkese merhabalar Bugün sizlerle
birlikte cümlenin ögeleri konusunu 5
dakikada öğreneceğiz Hazır mıyız Sonuçta
benim Hazır mıyız Harikasın Tebrik
ediyorum seni arkadaşlar cümle nedir
temel ögeler yüklem özne nesneye
tamlayıcılar vurgu ara söz çok önemli
bir konu LGS'de de karşımıza gelen bir
konu LGS 2020'de sormuşlardı LGS 2023'te
de sorabilirler o yüzden şimdi arkanıza
yaslanın Emniyet kemerlerinizi bağlayın
Birazdan da süremizi başlatalım ve hep
birlikte mükemmel bir şekilde bu konuyu
öğrenelim
[Müzik]
Şimdi öncelikle cümlenin konusuyla
başlayalım öğrenciler dersi sessizce
diye bir cümle olur mu Tonguç şeylerim
benim Hayır hocam olmaz Çünkü bu
cümlenin Yüklemi yok Yarın sabah
buluşalım bu bir cümledir Niye Çünkü
Yüklemi var okullar bu hafta açılıyor
açılıyor yüklemdir bu da bir cümle Ahmet
Zeki bir öğrencidir zeki bir öğrencidir
Bu da bir cümle niye yüklen var
geliyorlar Bu bir cümlenin Tonguç evladı
beni Evet hocam Harikasın niye Bak tek
bir kelimeden oluşuyor ama yüklem olduğu
için bu bir cümle ama yüklem yoksa cümle
olmuyor öğrenciler dersi Sizce
dediğimizde buraya üç nokta gelir Neden
Çünkü burada yüklem yok demek ki yüklem
Yoksa bu tren gitmiyor yani vagonlar var
lokomotif yoksa tren gider mi tonguç'um
Hayır hocam gitmez o zaman biz de buraya
bir lokomotif çizmemiz lazım lokomotif
yoksa lokal lokomotif diyoruz biz buna
lokomotif yoksa
tren
gitmez Yani buraya bir lokomotif
çizersek yüklem çizersek cümle cümle
oluyor öğrenciler dersi sessizce
dinliyor dediğimizde dinliyor kelimesi
yüklem oluyor ve biz buna cümle diyoruz
herkes maçın sonucunu merak ediyor bak
burada Merak ediyor yüklemeden Birleşik
fiil sadece ediyor yüklem diyemezsin
Burada ise yüklem cümlenin başında bak
devrik cümle olduğu için cümlenin sonuna
değil başına gelmiş burun kıvırıyor
deyim yüklem olmuş Türkiye'nin en
kalabalık şehridir Burada da ne yüklem
olmuş bir isim tamlaması yükle olmuş
sınıfımızın en çalışkanı sensin
dediğimizde de sensin zamiri yüklem
olmuş bu arada şehirdir değil şehridir
olacak gelelim temel ögelere yüklem
olmayınca cümle olmuyor dedik ama temel
ögelerinde ne olduğunu bilmemiz lazım
Hani Messi vardır Tonguç şeylerden benim
bir de Ronaldo vardır işte
Türkiye'nin en temel öğesi Messi yani
yüklem olacak diğer Temel öğe ise
Ronaldo olacak tabii ki nesneler zarf
tamlayıcıları veyahut da işte yer
tamlayıcıları bunları da ne olduğunu
öğreneceğiz şimdi yüklemin olduğunu
öğrenmiştik yüklem cümlenin en temel
ögesiydi şimdi özele devam ediyoruz
yükleme sorulan kim ve ne soruları ile
bulunuyor ankim anne şeklinde de
sorabiliriz öğrenciler dersi sesli
dinliyor dinleyen kim öğrenciler
tam bu Türkiye'nin en kalabalık şehridir
Türkiye'nin en kalabalık şehri ne
İstanbul Ömer ödevlerini bugün tamamladı
kim tamamladı Ömer ödevlerini bugün
tamamladı dediğimizde ise gizli öze var
o gizli özne
biçimlendirir biçimlendirir yüklem kim
biçimlendirir cevap yok Ne biçimlendirir
değer yargıları özne oluyor karikatürler
toplumda sevilir sevilir yükler ne
sevilir karikatür Bu da yine Sözde özlü
oluyor fakat Sözde özne konusu filtresi
konusu olduğu için bu da LGS gelme
ihtimali yok
etkilenerekedir belirtili nesneyi kimi
Neyi soruları ile belirsiz neyse ne
sorusu ile buluruz öğrenciler dersi size
dinliyor Neyi dersi belirtilmesi herkes
kitap okumalı Ne kitap belirtisi nesne
soruların dikkatlice çözülmesi
gerektiğini söyledi söyledi yüklem kim
söyledi O söyledi O Neyi söyledi
soruların dikkatlice çözülmesi
gerektiğini söyledi Bu da yine belirtili
nesne
bu uyarı çok önemli cümleyi ögelerine
ayırırken tamlamaları deyimleri ve
fiilimsilerin oluşturduğu yan cümleleri
bölmeyiniz yani Ali yarın arkadaşını
sinemaya götürecek diye bölebilirsin
çünkü bu cümlede fiilimsi yok ama
Ali'nin Yarın arkadaşının sinemaya
götüreceğini duydum diye bölmen
gerekiyor duyduğum yüklem Ben duydum
gizli özne Ali'nin Yarın arkadaşının
sinemaya götüreceğini fiilimsin
oluşturdu yani cümle olduğu için ve
Burası belirtin nesne oluyor veremiyoruz
arkadaşlar yer tamlamasına baktığımızda
cümlenin anlamını yer yön bulunmaya
yönelme ayrılma açısından tamamlayan
nereye Nerede Nereden kimin kimde kimden
neye neye neyden soruları ile bulunuyor
evlilikte bunu nerede unut
[Müzik]
Neyi unutmuş nesne dediğimizde burada
yükleme en yakın olan ögeler vurgulanan
ögeler oluyor isim cümlelerinde ise
vurgu yüklemde oluyor Tom celladım benim
ara Söz ise herhangi bir ögenin
açıklayıcısı olabilir ya da cümle dışı
unsuru olabilir mesela özlemini
çektikleri yere dönüyorlardı nereye
özlemini çektikleri yere yani
Yeşilyurt'a dönüyorlar bak Yeşilyurt'ta
esasında buranın açıklayıcısı olmuş
bazen de cümle dışı olur Bu olaydan
sonra sen de anımsayacaksın oraya
gitmedim sen de anımsayacaksın cümle
dışı bir unsur olmuş oluyor Evet 5
dakikada bitirdik ödüllü sorumuzu
yapmayı unutmayın arkadaşlar ve LGS son
tekrar sözeldeki Türkçe sorularına
mutlaka çözüm Hadi bakalım sınavınıza
başlarlar
[Müzik]

Ferdi tebrik ediyorum Hoş geldin
Öncelikle stüdyomuz daın Allah kurtarsın
Sana çok güzel bir şekilde çok güzel bir
ders anlat Biz bugün ne yapacağız
seninle İki Deli Bir araya gelmemeliydik
diyor ya serd bunu çok güzel bir şekilde
söyleyeceğiz İki Deli Bir y yana
gelmemeli Belki de bu kadar olmamalıydı
olmamalıydık yaz mevl Ne diyorsun
sevmemeliydik yazıyor atıyorsun sdik
süper Tamam ii kötü acı sözü der acı
sözü değil de atıyordu diyelim senin
yaptığın şey bak iyi kötü iyi kötü iyi
kötü atıyordu
ölmemeliydi Belki de bu kadar
olmamalı
gelebilirdik gidiyorsun
olabilirdik beni BİM gidiyorsun olabilir
yerine
kesı daldım dillere İnanır mısın

Burada da yazılılara hazırlanması
gerektiği halde keşfette video kaydıran
bir öğrenci
görüyorsunuz
devam Hocam hep burada mı o hep burada o
yüzden istediğin zaman bakabilirsin
kızım devam edelim

Herkese merhabalar Çak Bir beşlikte
Bugün sizlerle LGS'de soru gelme
ihtimali %100 olan fiilimsi konusunu
öğreneceğiz tonguç'un Hazır mısın
evladım hazırım hocam Harikasın tebrik
ediyorum senden bir şey isteyeceğim
lütfen Bugün hiç konuşma Çünkü hızlı bir
şekilde bitirmek istiyorum Tüm
detaylarıyla anlatacağım hiçbir soruyu
kaçırmanızı istemiyorum ama maalesef de
5 dakikam var Ama sizler süper Zeki
öğrencilersiniz dikkatli bir şekilde
dinlerseniz fiilimsi konusunu 5 dakikada
öğrenecek ve Çak bir beşlik diyeceksiniz
hemen başlıyorum
[Müzik]
Öncelikle Fiilimsi nedir Tanımı
fiillerden türeyerek cümle içinde isim
Sıfat zarf türünde kullanılan
sözcüklerdir ya tanımı geç sınavda sana
tanımı sormazlar Dolayısıyla Biz ne
yapmamız lazım Fiilimsi nasıl
bulacağımıza bakmamız lazım
sınavda yaparsın Çünkü sınavda sana
Merhaba Söyle bakalım filmsinin tanımı
nedir demeyecekler
[Müzik]
demeyince anlamak Anlamamak
konuşulanları konuşulmayanları Bunlar
fiilimsi değil Neden Çünkü bunlar Mame
eki almıyor şimdi fiilimsiler tonguççu 3
çeşittir birincisi isim fiil ikincisi
sıfat fiil üçüncüsü zarf Fi yani Barfi
isim fiilde
tanışmaya geldiler gülüşüne hayranınız
çalışma makinası bak tanışma -ışmak ve
tanışmamaya gülmeyişine çalışmamak diye
biliyorum sıfat fiilde muamele olmuş
yapılabiliyor Anası mezar
dikecekmişeklerinden birini alıyor yine
yüklemlerimizi bulduk sevelim vardır
dikkat edelim davranıyor anlattım sonra
filmseri yuvarlak içine alıyorum konuşan
konuşma yani öpülesi öpülmeyesi görünmez
görünür Güler gülmez gezdiğim gezmediğim
bunların her biri sıfat fiil oluyorum
konuşan öğrenciler öpülesi Eller
görünmez kazalar güler yüz gezdiğim
yerler bunların her biri aynı zamanda
sıfat tamlaması yapıyor sıfat fiiller
adlaşmış sıfat fiil olabilir Bunu da
sormuşlar LGS'de şimdi bak yapılacak
işleri anlattım derken burada bir sıfat
tamlaması var yapılacakları anlatım
derken ise adlaşmış sıfat fiil var niye
sağındaki isim gitmiş bitmiş bardakları
alalım veya toplayın burada Sıfat
tamlaması var bitmiş bardaklar ama
bitmişleri toplayın dediğimizde burada
adlaşmış sıfat fiil var zarf fiillere
baktığımızda onlar da yine muamele olmuş
yapılabiliyor ve ekleri de Kenyalı ince
Asiye maden Dağı'nda ip arakladıkça
bunlara takılmana gerek yok çünkü isim
fiili
maaşları Anası mezar dikecekmiş Geriye
kalanlar da zaten Zarf fiili oluyor
şimdi konuşurken dikkatli olun dikkatli
olmak yüklememiz konuşurken konuşmazken
başardı yüklememiz çalışınca
Çalışmayınca duramaz yüklemeniz
konuşmadan konuşarak Bunlar da hep zarf
fiilimiz zarf fiillerin en önemli
özelliği zaman veya durma anlamı katıyor
Eğer ne zaman sorusuna cevap veriyorsa
zaman anlamı katıyor nasıl sorusuna
cevap veriyorsa da durma anlamı katıyor
tonguç'un soru çözüp defterini arttırdı
Şimdi artık yüklememiz nasıl artırdı
soru çözdü bak nasıl sorusuna cevap
veriyor O yüzden bu durumu anlamı katmış
koşarak dışarı çıktılar nasıl dışarı
çıktılar koşarak durma anlamı katmış
İçeri girer girmez yemeğe oturdu ne
zaman yemeğe oturdu İçeri girer girmez
burada zaman anlamı katmış Sen gideli
Buralar değişti ne zaman sen gideli diye
istiyor Dolayısıyla bu iki cümlede zarf
fiiller zaman anlamı katmış Bu ikisini
de ise durum anlamı katmış son sayfamıza
geldik fiilimsiler kalıplaşarak kalıcı
isim olabilir dondurma sözcüğü artık
dondurma diyemezsin yiyecek sözcüğünün
artık yemeyecek diyemez Dolayısıyla
Bunlar kalıcı isimler Bunlar da yine
Çakmak uçurtma danışma deneme Çağlayan
döner içecek yemekte yine kalıcı isimdir
Tonguç eli benim şimdi yapman gereken
mutlaka ama mutlaka bu konuyla alakalı 1
dönem konuların olduğu kitaplarımızdan
Son tekrar kitaplarımızdan soru
bankalarından ilk tekrarlardan veya
Hatta alt adıma hızlı tekrarlardan Bol
bol soru çözmek Çünkü LGS'de sana tanım
sormayacaklar soru soracaklar konu
anlatılmayacaklar soru soracaklar Bol
bol soru çözüyorsun hata yapıyorsun
Sonra da hayallerindeki liseyi kazanır
Hadi bakalım görüşürüz evladım
[Müzik]

evde 5 arkadaş var tongül Müzik dinliyor
Tankut kitap okuyor Tuna uyuyor Tonguç
masa tenisi
oynuyor Peki 5 arkadaş olan Tansu ne
yapıyor

sınavda başına ilginç bir olay geldi mi
öğretmen nöbetçi öğretmen bana dedi ki
sen kardeşin yerine mi giriyorsun çok
büyük duruyorsun bebe Biz de öksürme
krizine giren biri vardı öksürdüğümde
bakan oldu mu bir değişik bakanlar oldu
öksürdü mü böyle baktılar böyle sanki
suç işlemişim gibi yarım saat önce beni
gözledi kimliğe bir baktı fotoğrafa bak
kimliğe bak fotoğrafa baktı çıkaramadı
herhalde Ben anlamadım

arkadaşlar Ben Talha Doğan Değerli
öğrencim tonguç'la birlikte sizlere
hocam nasılsın Tonguç sağ olun siz
nasılsınız Tonguç D ve kyi yazabiliyor
musun Nasıl ayr yazdı biliyor musun
İnanılmaz zor bir şey hiç hiçbir zaman
anlayamadım çok basit tongu Şimdi sana
öğreteceğim sen bile anlayacaksın ve
böylece Bütün arkadaşlar ben bile
anlayabilir miyim Gerçekten Aynen sen
bile anlayacaksın hocam burada bir
gönderme mi yapıyorsunuz Evet dev ki
sana gönderme yapıyorum evladım Çünkü
sen Türk eğitim sisteminde ve öğrencilik
dünyasında en alt Zeki şey seviyeyi
temsil ediyorsun Çok teşekkürler hocam
sa Ed hala anlayamadım
çim Adan g olmuş Bunu sen mi çizdin
tonguş nasıl çiziyorsun ya şimdi d d ve
K nasıl yazılır buna bakacağız şimdi çok
basit bir yöntemimiz var bunu bütün
sorularda kullanabilirsin cümlelerde
birçok öğrenci de bunu biliyor ama
bilmeyenler için biz anlatalım dedik sen
de bilmediğin iç sen anlatıyoruz şimdi D
bağlacı bitişik yazıl Pardon D bağlacı
ayrı yazılır D hal iki ise bitişik yazıl
hocam bak siz bile karıştırınız H baş ay
Aynen ben bile karıştırdım şimdi
taktiğim şu Tonguç Eğer D'yi cümleden
çıkarabiliyor
ayrı yazıyorsun ama Z'yi cümleden
çıkaramıyorsan bitişik yazıyorsun Nasıl
yani Mesela şöyle bugün sen kalacağım
diyebiliyor musun Tonguç saçmalık saçma
o zaman bunu mutlaka bitiş yazacaksın
Çünkü bugün sende kalacağım dediğinde
cümle anlamlı oluyor o zaman D cümleden
çıkarılamayan bitişik yazılıyor Peki
şuraya bakalım bu konuyu sen anladın
diyebiliyorsun diyebiliyoruz bu konuyu
sen de anladın diyebiliyorsun anlam
biraz değişiyor ancak bozulmuyor
Dolayısıyla cümleden çıkabiliyorsun
ayrı yazılır Anlaşıldı mı bu kadar Bak
hatta birkaç örnek çözelim Senin de
anladığını görmek için yok artık bu
olayda her iki tarafta haksız buradaki D
bitişik mi yazılır ayrı mı yazılır
Tonguç bu olay her iki taraf hak da
haksız saçmalık olab saçmalık ol o zaman
bu D bitişik yazılmalıydı bunun yazımı
doğru Peki bu cümlede bir tane daha D
var onu görebiliyor musun Eee tarafta
harikasın işte ünsüz benzeşmesi kuralı
yapıp böyle tarafta falan diyerekten
öğrencilerin kafasını karıştırmaya
çalışıyorlar ama Sen zevi bir öğrencisin
Tonguç Peki buradaki ta ayrı mı
yazılmalıydı bitiş mi yazmalıydı Bu
olayda her iki taraf haksız
diyebiliyorsun hocam ayrı yazılmalıydı
Evet bak böyle di Bu olayda her iki
taraf haksız diyebildiğim göre bu
ayrılmazlığı bu Ta böyle değil her iki
taraf da olmalıydı O patlak bir ta Aynen
böyle ta ta yapıp böyle gözden kaçırmaya
çalışmış Aynen evladım şimdi buraya
geldik Bugün bizde Yarın da sizde
kalanım demiş burada Yazım yanlışı var
mı Tonguç E bugün Biz yarın siz kalalım
hocam olmaz Olmuyor olmuyor o zaman bir
kere bişek yazım Bak şimdi bugün bizde
Önce tek tek bakacaksın gaza
gelmeyeceksin bak bugün Biz yarın da
sizde kalalım olmuyor hocam Saçmalık
olur o zaman bu de bitiş yazılacak
Burası doğru yazılmış şimdi şuna bakalım
bugün bizde yarın sizde kalalım Doğu
olur ha O zaman bu ayrı yazılmalıydı Bu
yazım yanlışı var şimdi devam edelim
Bugün bizde yarın da siz kalalım olmaz
hocam saçmalık olmaz ha O zaman bu da
bitişik yazılmalıydı O zaman burada ayrı
yazılması gereken da bu zaten bu da
sınavda sorulmuş bir cümle o zaman
Anlaşıldı mı Tonguç Anlaşıldı hocam D'yi
cümleden çıkarabiliyor San ayrı çıkar
dong dong bu ne evl dong dong ne ya
kilisede çam mı çalıyorsun yani
öğrencilerimize mesaj g bakalım şöyle
açalım zarfı hocam kim yiyorsun zaten
açık zarf Teşekkür ederim Batuhan
Atılgan soy isminden de belli Çok
Atılgan bir arkadaşımız Sizi çok
seviyoruz derste bile hocalar sizi
izletiyor demiş İnşallah biz de sizlere
faydalı olmaya çalışıyoruz Batım Biz de
hocalarına ve diğer arkadaşlara
selamlarımızı oluyoruz Şimdi geldik keye
keyde kuralımız ne biliyor musun Tonguç
hocam key çok karışık hocam ya artık
karışık diyorsun bilemeyince Hep
karışıklar insanlar Ama burada da
kapatacak mıyız hocam Hayır burada
kapatmayacaksın burada kapatırsan pat
diyebilirsin genelde Burada da kapatmayı
uyguluyor bazı öğrenciler Ama buradaki
yöntemimiz şu eğer eğer k'den sonra ler
eki getirebiliyorsunuz
b o zaman Seninkiler diyebiliyorsan bu
yazacak Burası doğru bu kadar mı Aynen
Peki şuraya bakalım akşamki olayı
Unutamadım akşamken diyebiliyor musun
akşam olmaz hocam akşamkı diyebilirsin
Hani akşamkı farklıydı akşamkı bak
cümleyi okumayacaksın sadece şöyle kye
bak Sadece kelime az önce cümleyi
okuyordun Hatırlarsan Şimdi sadece
kelimei okuyorsun akşam diyebiliyorsun
akiler Seninkiler o zaman aynen bu
diyebildi göre Bunlar bitiş oniler bunun
Kiler Aynen ama ama diyelim ki başka bir
örnek yazalım Duydum ki Duydum Ki
Unutmuşsun Gözlerimin Rengini ses çok
güzel Tonguç ya Duydum ki unutmuşsun
beni değil mi Duydum Ki
Unutmuşsun yapma bak insanlar videoyu
kapatacaklar Senin yüzünden Hocam çok
güzel bir sesin var değil mi Aynen yazık
olmuş bana o gözlerden bakan şimdi Neyse
Yazık olmuş sana o gözlerden bak akan
yaşlar Neyse Vay süper hocam bir
zamanlar ben de duygusalım Tonguç şimdi
buradaki kiye bakalım Duydum Ki
Unutmuşsun duydum Kiler diyebiliyor
musun Tonguç duydum Kiler olur mu hocam
saçmalık olmuyor o zaman ayrı yazılacak
Fakat burada bir istisna var Demek ki
kuralımız neymiş k'den sonra ler
gelebiliyor ola bitişik ler gelemiyorsa
ayrık dedik duydum Kiler diyemediğimiz
için ayrı yazılıyor dedik zaten
fiillerden sonra gelen ki de mi hep ayrı
yazılır fakat şuna dikkat et Tonguç
Madem ki Oysa ki halbuki gibi
ifadelerden sonra He Halbuki oys Kiler
Madem Kiler diyemen bile bunlar istisna
Bunlar daima bitişik yazılıyor onlar kap
istisna Aynen şimdi tongu çum bizi
nerede paylaşacağını biliyorsun zaten
Facebook'ta paylaşı hocam Hiç merak etme
mükemmel bir insansın şimdi o zaman
ödüllü sorunun cevabını bekliyoruz
yorumlara

Herkese merhabalar. Bugün sizlerle
birlikte 5 dakikada fiilims konusunu
öğreneceğiz. Hazır mısın Tonguç öğrenim?
&gt;&gt; Hocam 5 dakikada nasıl öğreteceksiniz?
&gt;&gt; Hiç endişelenme. Arkana yaslan. Emniyet
kemerini bağla. Çak bir beşik diyorum
Tonguç evladım benim. Harikasın. O zaman
dersimize başlıyoruz. Şimdi fiillerden
türeyerek cümle içinde isim, sıfat, zar
türünde kullanılan sözcüklere biz
fiilims diyoruz. Bir şey anladın mı?
Anlamadın. Zaten tanımların hiçbir önemi
yok. Hemen taktiye geçiyoruz. Fiilimsi
nasıl bulunur? Önce yüklemi buluyorsun.
Yani cümlenin lokomotifini. Sonra geriye
kalanlardan ma olumsuzluk eki
alabilenlere bakıyorsun. Mesela yarın
dışarıda gezmek istiyorum. Bu cümlede en
önemli kelime yüklem. Bak istiyorum
kelimesi olmazsa cümle olmuyor. Yarın
dışarıda gezmek diye bir cümle olur mu?
&gt;&gt; Olmaz. İşte istiyorum kelimesi olmayınca
cümle olmuyorsa istiyorum senin yüklemin
önce yüklemi buluyorsun. Yüklemi
bulduktan sonra geriye kalanlardan m
olumsuzluk eki alabilenlere bakıyorsun.
Yarın alıyor mu?
&gt;&gt; Yarın mı? Hocam
&gt;&gt; saçmalama. Böyle bir şey olmaz. Yarın
almıyor, dışarı da almıyor. Gezmek,
gezmemek diyebiliyoruz. İşte bu fiilim
Tongçum. Bu kadar basit. Şimdi buraya
bakalım konuyu anlamaya. Şimdi başladım.
Bu cümlenin yüklemi nedir Tonguçum?
&gt;&gt; Başladım.
&gt;&gt; Harikasın. Başladım. Başladım. Olmazsa
cümle olmuyor. Bak yarın konuyu anlamaya
şimdi böyle bir cümle olmaz. Konuyu
anlamaya şimdi başladım deyince cümle
oluşuyor. Başladım yüklemimiz. Sonra
geriye kalanlardan mki alanlara
bakıyoruz. Konuyu almıyor. Anlamaya.
&gt;&gt; Anlamamaya.
&gt;&gt; Harikasın. Anlamamaya diyebiliyoruz.
anlamamaya diyebildiğimiz için yani
olumsuz yapabildiğimiz için bu fiilimsi
oluyor. Bu kadar basit. Şimdi gel
diğerlerine de bakalım. Mesela demiş ki
başarmak isteyenler çalışmayı göze
almalı. Göz almalı yüklem. Başarmak
başarmamak birinci fiilimsi. İsteyenler
istemeyenler ikinci fiilimsi. Çalışmayın
çalışmamayı 3üncü fiilimsi. Bugün erkek
saatlerde dışarı çıktılar. Çıktılar.
Yüklemimiz bugün erken. Burada fiilimsi
yok. Error. Konuşulanları anlamak
isteyince dışarı çıktı. Çıktı
yüklemimiz. Konuşulanları,
konuşulmayanları, anlamak, anlamamak,
isteyince, istemeyince bunlar fiilimsi.
Her sabah 7'den önce kalkıp çalışıyor.
Çalışıyor yüklemimiz.
&gt;&gt; İnek hocam.
&gt;&gt; İnekte mi evladım? İnek değil. Çalışkan.
Her sabah 7den önce kalkıp kalkmayıp bu
da yine fiilimsi sizler soru çözdükçe
konuyu anlarsınız. Anlarsınız
yüklemimiz. Sizler soru çözdükçe
çözmedikçe fiilimsi. Demek ki önce
yüklemi buluyoruz sonra geriye
kalanlardan mamki alanlara bakıyoruz.
Fiilimsiler tonguçum üç çeşit. Birincisi
isim fiil yani ad eylem. İkincisi sıfat
fiil yani ortaç. Üçüncüsü ise zarf fiil
yani bağ fiil diyoruz. Hemen bakalım.
İsim fiilde diğer fiilimsiler gibi mam
ile olumsuz yapılabiliyor ve mayışmak
eklerinden birini alıyor. Gülüşüne,
gülmeyişine üş eki almış. Mayışmaktaki
iş çalışmak, çalışmamak, mak eki almış.
Tanışmaya, tanışmamaya ma eki almış. Bak
bunlar fiilimsi ama fiilimsinin isim
fiil çeşidler. Neden? Çünkü ış ma ma
ekeklerini almış. Sıfat fiile bakıyoruz.
Bunlar da yine m ile onu yapılabiliyor.
Anası mezar dikecek bir şeklerinden
birini alacak. Güler yüz, gülmez yüz. Er
eki almış. Öpülesi el, öpülmeyesi, esi.
Konuşan, konuşmayan an, gezdiğim,
gezmediğim, dik. Görünmez, görünür,
mezlik. Bunlar anası mezar dikecekmiş.
Eklerini alan sıfat fiiller. Sıfat
fiiller adlaşmış sıfat fiil olabiliyor.
Nasıl oluyor bu? Bak, yapılacak işleri
anlattım dediğimizde buradaki yapılacak
sıfat fiil ve önde de sıfat tamlaması
var. Bak burada bir sıfat tamlaması var.
Yapılacak işler, güzel işler, zor işler.
Ama yapılacakları anlattım dediğince
buradaki işler düşmüş. Demek ki bu
yapılacak işler değil, yapılacaklar
olmuş. İşte buna biz adlaşmış sıfat
veriyoruz. Bitmiş bardakları toplayın.
Bitmişleri toplayın. Bu şurası sıfat
tamlaması çünkü bitmiş bardaklar. Bu ise
adlaşmış sıfat fiil oluyor Tongçğum.
Gelelim zarf fiili. Zarf fiil de mamil
olmuş yapılabiliyor. Kenyalı Asiye maden
dağında incelip arakladıkça diye farklı
farklı ekleri var ama buna hiç gerek
yok. Sadece yükleme sorulan yani
cümlenin sonundaki ifadeye sorulan ne
zaman ve nasıl soruları bize zarfili
bulur. Ne zaman başardı? çalışınca önce
eki ne zaman dikkatli olunuz? Konuşurken
ırken. Zarf fiil eki nasıl duramaz? O
konuşmadan duramaz medan madan.
Dolayısıyla zarfiller cümleye zaman yani
ne zaman sorusuna cevap veriyorlar
veyahut da durum yani nasıl sorusuna
cevap veriyorlar. Sen gideli buralar çok
değişti. Ne zaman? Sen gideli burada
zaman anlamı katmış. Koşarak dışarı
çıktılar. Bu ne anlamı katmış Tonguçum?
&gt;&gt; Durum anlamı.
&gt;&gt; Harikasın. Durum anlamı katmış. Neden?
Çünkü nasıl dışarı çıktılar? Koşarak
dışarı çıktılar. İçeri girer girmez
yemeğe oturdu. Bak ne zaman yani içeri
girer girmez bu da zaman anlamı kalmış.
Soru çözüm netlerini artırdı. Nasıl
artırdı? Soru çözüp artırdı. Filmsiler
aynı zamanda kalıplaşarak kalıcı isimli
olabiliyor. Dün dondurma aldık. Dondurma
mı aldık diyemezsin. Bu artık
isimleşmiş. Yiyecekleri dolaba
koymalısın. Yeme yiyecekleri diyemezsin.
Bu kalıplaşmış. Döner, çakmak, çağlayan,
yemek, danışma, deneme, içecek, uçurtma.
Bunlar artık mek alamaz. Bunlar kalıcı
isim olmuş. Dersimizi bitirdik. Ödüllü
sorumuz. Bir sonraki videonun konusu ne
olsun dedik. 5 dakikada bitirdik. Çak
bakalım Tonguçum. Harikasın. Tebrik
ediyorum. Bu arada lütfen LGS'de
şampiyonluğu yakalamak için şampiyon
paketindeki sorularınızı güzel güzel
çözün. Zoru bankasından, dinamolardan,
tüm derslerden soruları çözdükçe
konuları çok iyi anlayacaksınız ve
LGS'de siz süper bir şov yapacaksınız ve
şampiyon olacaksınız. Hadi bakalım diğer
dersimize görüşürüz.

Arkadaşlar merhaba Hocam sizde dersleri
bu şekilde işleyin özel ders gibi oluyor
Daha iyi anlıyoruz dediniz ben de sizi
kırmadım ve bundan sonra derslerimizi bu
şekilde işliyoruz bu dersimizde sözcük
türleri nedir ve farkları nelerdir
Kısaca Buna göz atacağız Öncelikle bir
obje üzerinden sözcük türlerinin neler
olduğuna bir göz atalım bu Bir silgi
arkadaşlar
isim olarak bu objenin ismi nedir
silgi Demek ki isim ad dediğimiz zaman
bir maddenin bir varlığın ismi olması
gerekiyor
bahsettiğimiz şeyin sıfat nedir peki
sıfat bu objenin özellikleri demektir
yani sıfat özellik nitelik demektir
nedir bunun özellikleri bakalım sarı
olduğunu söyleyebiliriz
sevimli olduğunu söyleyebiliriz küçük
olduğunu söyleyebiliriz yani sarı silgi
sevimli silgi küçük silgi ya da bir
silgi ya da bunlarla birlikte 4 silgi
diyebiliriz İşte bunların hepsi nedir
bunun bu ismin özellikleri yani
sıfatlarıdır zamir olarak söylememiz
gerekirse bunun ismini söylemeyeceğiz
Eğer bir isim ortadan kalkarsa ve bunun
yerine başka bir kelime kullanılırsa onu
işaret etmek için ya da onun ondan
bahsetmek için başka bir kelime
kullanılırsa O zaman bu zamir olur biz
silgi demezsek silgiyi Yani bu objenin
ismini cümlede kullanmazsak Bunun yerine
bu ya da şu dersek İşte o zaman zamir
olur hepsini birlikte kastederek Bunlar
onlar şunlar Diyebiliriz ama dikkat
ettiyseniz kesinlikle Bu maddelerin
isimlerini kullanmadık yani silgi
kelimesini cümlede kullanmazsak eğer
onun yerine başka kelimeler koyarsak
zamir oldu Eylem olması için ise bir
hareket gereklidir Yani eğer
yapabiliyorsak bu maddeyle bir şey
yapmamız Örneğin bununla yapabiliriz
silmek eylemini gerçekleştirebiliriz
Demek ki eğer bunu Eylem olarak
kullanırsak silmek olacaktır Peki Zarf
nedir zarf da eylemin özelliğini
gösterir Mesela bu silgi güzel siliyor
mu kötü mü siliyor temiz mi siliyor
hızlı mı siliyor yavaş mı siliyor işte
bunlar zarfı gösterir Örneğin biz
diyelim ki bu silgi güzel siliyor bakın
eylemin özelliği zarfı
Bu nedir Bir ev ne dedik isim olarak Ad
olarak o maddenin o varlığın ismi olmalı
dedik Demek ki ev isim şimdi bu ev bizim
dersek evin Öncesinde bir sıfat
kullanmış olduk sıfatın olabilmesi için
ismin olması şarttır yani ismin olmadığı
yerde sıfat zaten olmaz bu ev bakın ismi
belirtti bu evde dediğimiz zaman bu
sıfatı oldu peki bu varlığın ismini
kullanmasak yani ismi cümlede
kullanmasak Onun yerine sadece işaret
ederek bu dersek ne olur işte o zaman
zamir olur aynı şekilde sorularda da
aynı Arkadaşlar bazen sorularda
zorlanıyorsunuz ama aynı hangi ev sizin
bakın Yine dikkat edin buradaki ev
ismini belirtti niteledi bu kelime
Burada ise yine ismi kullanmadık Yani bu
varlığın ismini kullanmadık onu sadece
tek bir kelime ile Yani onun ismini
söylemeden belirttik Hangisi sizin Hatta
ne olduğu bile belli değil yani burada
arabadan da bahsediyor olabilir başka
bir şeyden de bahsediyor olabilir işte
bu durumda bu da zamir olur
Evet şimdi zarf ve sıfatın farkına
bakalım
yanımızdan hızlı bir araba geçti bakın
hızlı bir araba araba bu varlığın ismi
demiştik yani isim bir varlığın Bir
maddenin ismi ise isimdir şimdi bu ikisi
arabanın özellikleri bakın dikkat edin
bir kelimesi de arabaya ait hızlı olma
özelliği de arabaya ait hızlı araba bir
araba yani her ikisi de sıfattır
bunların şimdi buraya bakalım hızlı
konuşuyorsun anlayamıyorum burada
hızlının önünde aynı kelime bakın hızlı
kelimesinin önünde ne var bir eylem Yani
fiil var Eğer fiili niteliyorsa zarftır
ismini niteliyorsa sıfattır son olarak
kafanızı çoğunlukla karıştıran sıfat ve
zarf farkına bakalım son zamanlarda Çok
Kitap Okudum ve çok güzel bir kitap
okudum
kitap Bu maddenin ismi varlığın Yani bir
varlığın ismi Onu görmenize de gerek yok
bir varlığın Bir maddenin ismi ise isim
ise addır yani isimdir dedik
Şimdi burada çok olma özelliği kitaba mı
ait yani Birden fazla kitap mı varmış
çok kitap mı demek istiyor Evet çok olma
özelliği direkt olarak kitaba ait O
zaman bu sıfattır peki burada çok güzel
bir kitap okudum Şimdi Bunu inceleyelim
kitap yine isim bir kitap okumuşum değil
mi güzel bir kitap okumuşum şimdi güzel
ve bir kelimeleri zaten İsmail olduğu
için sıfat oldular peki burada çok
kelimesi kitapa mı ait Yani ben çok
kitap mı okudum Hayır bir kitap okudum
zaten söyledim çok güzel bir kitap
okumuşum ben değil mi o zaman burada çok
olma özelliği güzel kelimesine ait Yani
sıfatın bir özelliğini belirtiyorsa işte
bu
zarftır bir sonraki dersimizde görüşmek
üzere Arkadaşlar bu arada
fluhoca.com'u ziyaret etmeyi unutmayın
sınav öncesi kısa notlar pdf'ler konu
anlatımları her şey Fulya hoca.com'da
kanalımın topluluk kısmından da
paylaşıyorum sürekli Oradan da takip
edebilirsiniz görüşmek üzere

Merhaba arkadaşlar Ben Talha Doğan
Değerli öğrencim tonguç'la birlikte
sizlere Tonguç akademi'de bugün anlatım
biçimleri konusunu anlatacağız nasılsın
Tonguç hocam sağ olun siz nasılsınız
Teşekkür ederim anlatım biçimleri ne
demek Tonguç hocam kendimizi anlatma
şekilleri Harikasın nasıl güzel bir
açıklama yaptın ya yani ya kendimizi
açıklayıcı bir şekilde anlatabiliriz ya
tartışmacı bir üslupla ya da
öyküleyici O senin bahsettiğin gibi
kavga gibi böyle argümanların olduğu
tartışma değil esasında biraz daha
sohbet havasında olacak Şimdi bunları
görünce ne yapacağız bak bunların
esasında her birinin bir anahtar
kelimesi var Açıklama demek esasında
bilgi vermek demek tartışma esasında
sohbet demek Öykü zaten bir olay
anlatımı betimleme de bir şeyin
resmedilmesi demek resim çizmek demek
şimdi bunları istersen daha detaylı bir
şekilde görmeye başlayalım burada çok
yakışı çıkmışsın Tonguç Bu arada
teşekkürler hocam sağ ol Saçlarım çok
karizma duruyor şimdi açıklamayla
başlayalım açıklama yani diğer bir
değişle açıklayıcı anlatım çok önemli
bir şey tomu niye biliyor musun Bak açık
ne demek biliyor musun açık açık
anlaşılır demektir yani açık bir
anlatıma sahip demek anlaşılır herkesin
aynı anlamı çıkarabileceği bir anlatıma
sahip olmak demektir açıklayıcı
anlatımda bir konu hakkında yorum
katılmadan kanıtlanabilir ifadelerle
yani somut ifadelerle nesnel cümlelerin
kurulmasıdır bu tarz paragraflarda
mecazlar mecaz anlam sözlere söz
sanatlarına yer verilmez Çünkü bu tür
paragraflar bilgi verir Tonguç Yani ders
kitaplar yani sizin yaptığınız gibi
Hocam mükemmel bir insansın Tonguç
gerçekten çok zekisin ders
kitaplarındaki gibi ansiklopediler Deek
gibi bir anlatımdır mesela açıklama
tarzı paragrafta Rize Doğu Karadeniz
bölümünde yer alan Türkiye'nin en
yağışlı illerinden biridir her mevsim
yağış alması Dolayısıyla çay
yetiştirilmesine olanak sağlar gibi
tamamen nesnel açık anlaşılır cümleler
kullanılır yani Rize çok güzeldir ya bu
kadar güzel bir şehir olmaz diye bir
cümleyi Sen ders kitabında görebilir
misin Tonguç göremeyiz Hocam işte
Dolayısıyla açıklama demek açıklayıcı
anlatım demek bu demektir Tonguç hatta
bunun zıttı vardır kapalı anlatım O da
genellikle şiirlerde görülür yani böyle
e okuyanın farklı anlamlar
çıkarabileceği soyut anlamlar içeren
şeylere de kapalı anlatım denir Tonguç
Şimdi gelelim tartışmaya tartışma
deyince Senin aklına ne geliyor Tonguç
hocam tabii ki kavga gürültü falan
geliyor Evet Fakat bu o değil Tonguç
Aferin gerçekten çok güzel bir espri
yaptın Ç şma deyince aklımıza bizim hep
kavga dövüş gelir ama bu esasında bir
sohbet havası içerisinde konuşma
tarzında yani Konuşma üslubuyla öznel
yorum içeren cümleler kurmaktır bu tür
paragraflar Tonguç genellikle şöyle
başlar nokta nokta diyorlar ben buna
katılmıyorum yani işte deneme türü nesen
olması gerekir diyorlar ben buna
katılmıyorum gibi cümlelerle başlar
dolayısıyla bir paragrafın ilk
cümlesinde nokta nokta nokta diyorlar
ben buna katılmıyorum bu görüşte değilim
gibi bir ifade görürsen kesinlikle ve
kesinlikle bunu bir tartışmacı anlatım
olduğunu tartışma olduğunu rahatlıkla
söyleyebilirsin Bu fıkralarda bilhassa
sohbetlerde söyleşilerde bu tarz bir
anlatım vardır gazetelerdeki fıkralarda
yanlış anlama gelelim betimlemeye
Betimleme nedir Tonguç hocam betim
deyince aklıma retim geliyor resim
harikasın ya senin zekana hayranım
Tonguç gerçekten hocam Kıvrak bir zekaya
sahibim Aynen Kıvrak bir bele ve Kıvrak
bir zekaya sahipsiniz betim resim
resimleme yani tasvir bu tür
paragraflarda bu tür anlatım
biçimlerinde varlıklar adeta resmedilir
yani gözümüzde canlandırılır varlıkların
ayırt edici özellikleri anlatılır mesela
Tonguç senin kardeşin var mı e var hocam
bir tane Peki kardeşini bana betimle
desem sen şöyle mi betimler işte iki
tane spastik hocam saçma sapan konuşma
evladım Niye kızıyor musun Oray ya hocam
çok garip garip hareketler yapıyor durup
dururken geliyor vuruyor sataşıyor sonra
dayak atıyorum Ondan sonra da kaçıp
anneme ağlıyor hocam başka bir şey
yapmıyor ya fiks kardeş Peki kardeşin
Sen şu oyunu oynuyor musun Tonguç ben
sana bir kere vurayım Sen bana 10 kere
vur veya ü kere vur oyununu oynuyor
musun hocam genellikle O 10 kere bana
vuruyor Ben bir kere vurunca ağlıyor
hocam ve Sinir oluyorum hocam yani Çocuk
evde rahat durmuyor ya Neyse sağlık
olsun Şimdi sen ben sana desem ki Tonguç
kardeşini betimle desem sen bana şöyle
mi
betimlem mi
betimleme bu mantıklı olur mu evladım
varlıkların ayırt edici özelliklerini
anlatman lazım yani işte mavi gözlü üse
mavi gözlü olduğunu sarı saçlı İsa uzun
boylu İsa zayıfsa şişmansan buna benzer
ayırt edici özelliklerini söylemen lazım
Anlaştık mı Tonguç Anladım hocam
sıfatlardan ve benzetmelerden
faydalanmanın Anladın mı Tonguç Anladım
hocam bir de şunu asla unutma Bak bu çok
önemli bilhassa bütün öğrenciler burayı
dikkatle dinlesin her şey
betimlenecek
değildir iç dünyası da resm edilebilir
mesela şefkatli anlayışlı cimri gibi
ifadeler kullanabilirsin öykülemeye
baktığımızda da olay anlatılıyor bu
masal hikaye ve romanlarda bir olay
anlatılır ya Tonguç İşte bu tarz şeylere
Biz Öyküleme diyoruz Öyküleme ve
betimleme iç içedir kalp kalbidir Tonguç
Anlatabildim mi Çünkü genellikle
öykülerde adam girdi kapıyı açtı
etrafına baktı bü kafası vardı kısa bir
bacağı vardı mutlaka bir betimleme
yapılır bu tarz cümleler kullanılmaz
yani üzerinde siyah paltosu olan uzun
boylu bir adam içeri girdi şeklinde
ifade kullanılır ki okuyucun gözünde bir
şeyler canlanabilir
Dolayısıyla genellikle testlerde bu çok
çıkmış Hem üniversite sınavlarında hem
de TEOK sorularında Öyküleme ve
betimleme birlikte verilir Tonguç Bunu
asla unutma tamam mı Anladım hocam ve
genellikle dili geçmiş zaman kullanılır
şimdi ödüllü sorumuzun cevabını
bekliyoruz diğer videomuzda da Eee
Düşünceyi geliştirme yöntemlerini
izlemeniz gerekiyor tabii ki bu konuyu
tam anlamıyla yapabilmeniz için Hadi
bakalım cevaplara yorumları yollayın

Şampiyonların tercihi Tonguç Dershane
sunar.
Herkese merhabalar. Ara tatil kampımızda
sizlerle beraber şimdi bugün Türkçe
genel tekrar yapacağız arkadaşlar.
Biliyorsunuz ki LGS'de en önemli ders
Türkçe. Neden en önemli ders Türkçe?
Çünkü LGS 2025'e girdiğinizde size
sabahleyin verecekleri ilk kitapçık
sözel bölüm kitapçığı olacak. Ve sözel
bölümde ilk konu nedir? Tongçe
aynen söylediğin gibi Türkçeyle
başlayacak. Ama tabii siz kitapçıkta
Türkçeden değil inkılaptan, dinden,
İngilizceden de başlayabilirsiniz.
İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
İstediğiniz branştan da
başlayabilirsiniz. Ama Türkçede bir
sorunun katsayısı 4 olduğu için ve
Türkçe soruları da esasa kolay olduğu
için Türkçe ile başlayacaksınız. Türkçe
ile başladığınızda ilk iki sorunuz
sözcükte anlam olacak. Sonraki üç
sorunuz cümlede anlam olacak. Ardından
da paragraf soruları gelecek. Paragraf
soruları gerçekten Türkçenin en önemli
kısmını oluşturuyor. Neden? Çünkü en az
10 tane çıkıyor ve daha da önemlisi
ardından gelen inkılap tarihinde 10
sorunun neredeyse çoğunluğu yoruma
dayalı paragraf. Geçiyorsun. Sonra din
dersine
Bismillahirrahmanirrahim.
Aynen. Bismillahirrahmanirrahim
diyeceksin. Ama orada da yine sorular
bilgiye dayalı olsa da böyle bir metni
okuyup anlamamızı istiyor. Dolayısıyla
senin paragrafı okuyup anlaman gerçekten
LGS, Türkçe, inkılap ve din için önemli.
Sayısala bakıyoruz. Sayısalda da aynı
şey var. Fende birçok soru uzun uzun
metinlerden oluşuyor. Hatta LGS fende
çıkan kelime sayısı. LGS Türkçeden bile
fazla. Her zaman 2018'de, 2019'da,
2020'de, 2021'de, 2022'de, 2023'te hep
LGS fendik kelime sayısı LGS Türkçeden
bile fazla olmuş. Dolayısıyla biz dedik
ki öğrencilerimize bu ara tatil kampında
güzel güzel paragraf ödevleri verelim.
Hatta LGS günde 15 paragraf kitabımızdan
da birçok soruyu çözmelerini isteyelim.
Bu kitabı bitirdiğiniz zaman ara tatili
arkadaşlar emin olun mükemmel bir net
artışı sağlayacaksınız. Türkçede
sözcükte anlam, cümlede anlam ve
paragraf soruların olduğu bu kitap
sizlere denemeler halinde ve yeni nesil
sorularla ne tartışı sağlayacak? Şimdi
bu kitabımız Dursun Kenarı. Biz gelin
beraber sorular çözelim. Arkanıza
yaslanın hem taktikler vererek hem de
bazen yanlış yapsak bile çözümlerini
göstererek beraber sorular çözelim. Soru
çözmeye hazır mısın Şer?
Hazırım hocam. Bütün soruları doğru
yapmaya.
İnşallah bütün soruları doğru yaparsın.
Ekranları baştaki arkadaşlarımız da
dikkat arkalarına yaslansınlar ve gelin
intromuz girsin. Soru çözümümüze
başlayalım.
[müzik]
Evet. Şimdi ilk sorumuz diyor ki, "Bu
metnin ana fikri aşağıdakilerden
hangisidir?" diyor. Ana fikir yani ana
düşünce genellikle paragrafların son
cümlelerinde olur ama metnin temeline de
tamamına da ilk cümlelerine yayılabilir.
Dikkatlice bakacağız. Unutmayın, herkes
kendi hayatının marangozudur. Herkes
günbegün kendi hayatını inşa eder. Bir
çivi çakarak, bir tahta koyarak veya
duvar dikerek. Evet, bugün aldığımız
kararlar, ortaya koyduğumuz davranışlar,
sarf ettiğimiz sözler, yaptığımız
tercihler yarın yapacağımız evin
malzemeleridir. Elimizden gelenin azını
değil fazlasını yapın ki o evin içinde
uzun yıllar huzurla yaşayabilesiniz
diyor. Şimdi a kimsenin kimseyi
düşünmediği, herkesin kendi hayatına
yaşadığı bir dünyada mutluluğa yer
yoktur. Bu doğru ama burada bundan
bahsetmedim. Devam ediyoruz. Herkesin
doğrusu yanlışı kendinedir. Bir hata
varsa sorumluluk hata yapana aittir. Bu
da doğru ama burada ondan bahsetmedim.
Yaşam boyu atılan her adımda tahta
koymak, çivi çakmak, duvar dikmek,
geleceğin inşası vardır. Bak bir evi
inşa edip hayatını yapıyorsun diyor. Bu
olabilir. Herkes hazıra konabilmek için
sarf ettiği çabayı kendi hayatını inşa
etmek için kullansa hiçbir sorun
kalmayacak. Doğru. Ama burada ondan
bahsetmedi. Burada dedi ki herkes
hayatını marangozdur dedi. İnşa eder
dedi. İnşa kelimesi burada çıktı.
Karşımıza atılan her adımla çivi
çakarsın, tahta koyarsın, duvar
dikersin. Aldığımız her kararla, ortaya
koyduğumuz her davranışla, sarf
ettiğimiz her sözle evimizi yaparız
dedi. Dolayısıyla burada doğru cevabımız
C seçeneği. Dikkat gerektiren metnin
tamamına yayılmış bir ana düşünceye
sahip soru. Geldik buraya. Bu parçanın
konusu aşağıdakilerden hangisidir diyor.
Parçanın konusunu bulurken neye dikkatçe
sormuş? Mel
anahtar kelimeleri.
Harikasın. Hemen buraya yazıyorum. Çok
güzel söyledin. Anahtar kelimeleri yani
paragrafın içerisinde en fazla sık sık
kullanılan kelimelere dikkat edeceğiz.
Birkaç yabancı dil bilen insanlar
hakikaten diğerlerine göre daha akıllı
oluyormuş. Zira diller arası seyahat
zihinsel ve entelektüel gücü
artırıyormuş. New York Times'a çıkan bir
makalede birkaç dil bilenlerin Alzheimer
gibi yaşlılık hastalıklarına
yakalanmamak konusunda daha avantajlı
oldukları belirtiliyor. Ayrıca bu
insanlar zihinsel testlerde yüksek puan
alıyorlarmış. Dahası dil bilmek insanın
görsel algı kabiliyetini
kuvvetlendiriyormuş. Dolayısıyla burada
dil bilmekten bahsetti. Dil bilen
insanlardan bahsetti. Dil bilen dedi.
Demek ki dil bilmek kelimesi önemli.
Anahtar kelimelerimiz arasında olacak.
A'ya bakalım. Birden fazla dil bilmenin
faydaları. Dil bilme birden fazla. Bu
olabilir. Dilin insanlar üzerindeki
etkisi. İnsanlar üzerindekindeki
etkisinden bahsetm dil bilmenin
faydalarından bahsetti. Yabancı dil
öğrenmenin etkisi. Yabancı dilden değil
de birden fazla dil bilmeden bahsetti.
Birkaç dil bilenlerin kişilikleri
kişiliklerinden ziyade faydalarından
bahsetti. Niye? Algıyı güçlendiriyor
dedi. İşte ömrünü uzatıyor dedi.
Alzheimer yakalanmıyorsun dedi. Zihinsel
ve entelektüel gücü artıyormuş dedi.
Dolayısıyla bunlardan bahsettiği için
doğru cevabımız A seçeneği. Geldik başka
bir soruya. Bu metinde kapsül garderop
ile ilgili aşağıdakilerden hangisine
değinilmemiştir diyor. Şimdi bu tarz
sorularda taktiğimiz şu. Biz paragraf
sorularını ilk başta ne diye okuyoruz?
Song
ilk başta soru kökünü okuyoruz.
Harikasın. Bak bir ilk başta soru kökünü
okuyoruz. Doğru. Ardından da paragrafa
geçip seçeneklere geçiyorduk. Ama
değinilmemiştir, ulaşılamaz, çıkarılamaz
sorularında soru kökünden sonra
paragrafa değil de seçeneklere şöyle bir
göz gezdirmek bize zaman kazandırır.
İlgi görmesi, kıyafet tercihi, erkekler
tarafından rabet, bazı ünler tarafından
tercih edilip sonra paragrafa geçmek
daha iyi olur. Bak şimdi kapsül garderob
neymiş? Son zamanlarda oldukça popüler
bir akım var. Kapsül gardırop. Kapsül
garderrop'la alakalı demek ki oldukça
popüler dediği için insanlar tarafından
ilgi gördüğünü söyleyebiliriz. Kapsül
gardırop nedir diyecek olursanız bir
sezonu dolabınızdaki en az kıyafetli en
fazla 40 parçayla geçirmektir.
Dolabınızda pek çok parça var ve hala
giyenecek bir şeyim yok diyorsanız ya da
kıyafet için sürekli para harcıyorsanız
kapsül gardırop oluşturmayı muhakkak
deneyin. Kapsül gardırop oluşturmanın en
güzel yanı bugün ne giyeceğim? Dolabım
tıka basa olmasına rağmen giyecek bir
şey bulamıyorum şikayetlerini yok etmek
isterim. Bu akıma uyan kişilere Mark
Zuckerberg, Steve Jobs, Cem Yılmaz gibi
isimler örnek göster
Hocam Mark Zuckerberg Instagram'ın
kurucusu değil mi?
Yok Instagram'ın kurucusu değil de
Instagram'ı sonradan satın aldı.
Normalde Facebook'un kurucusu. Mark
Zuckerberg. Sonradan eee Facebook batmak
üzere olunca dedi bari Instagram'ı
alayım dedi. Facebook'tan çok para
kazanmıştı. Gitti oradan Instagram'ı
aldı.
Yok tanımıyorum ya ben o da beni
tanımıyor. Ben onu sadece tabii çok ünlü
oluşuyorum ama o bizi tanımaz o. Neyse
şimdi devam edelim. Sc zaten hepimiz
tanıyoruz. iPhone'un kurucusu Cem
Yılmaz'ı zaten hepimiz gülerek
izliyoruz. Şimdi insanların kıyafet
tercihi sorununa çözüm olduğuna evet
yani bugün ne giyeceğim diyeık sıkıntı
yaşıyorsanız diyor bu diyor çözüm olur
diyor. O zaman eee en güzel yanığı bugün
ne giyeceğim şikayetlerini yok etmesidir
diyor. O zaman kıyafet tercihi soruna
çözüm olduğunu da söyleyebiliriz. Devam
edelim. Erkekler tarafından daha çok
rağbet gördüğünü eee şimdi Mark
Zuckerberg erkek. Sicap Erpek erkek
canılmaz erkek. Dolayısıyla erkekler
tarafından daha çok rağbet gördüğünü
söyleyebilir miyim? Hayır,
söyleyemezsin. Burada erkekler de sadece
ünleri söyledi. Belki kadınlar da
kullanıyordur. Dolayısıyla bu belli
değil. Bazı ünlüler tarafından tercih
edildi. Evet. Burada işte eee ünlülerin
ismini söyledi ama bunların erkek
olmasından dolayı sen erkekler
tarafından daha çok rağbet görüyor
diyemezsin. O yüzden cevabımız C
seçeneği. Tongçğum geldik başka bir
soruya. Bu metinde numaralanmış
cümlelerin hangisinden sonra toprakta
tohumu bu su ile besler cümlesi
getirilirse metindeki düşünce akışı
bozulmaz demiş. Şimdi bir her şey
tarladaki bir tane buğdayın toprağa
düşmesiyle başlar. Toprak da tohumu bu
suyla besler diyor. Olmuyor. Çünkü bir
tane buğdayın toprağa düşmesiyle
başlardan sonra tohumu bu su derken
hangi su? Su yazmıyor burada.
Dolayısıyla olmaz. Tohum toprağa toprak
da suya hasret olduğundan gelen yağmur
bulutları tüm sevinç gözyaşlarını
toprağa döker. Toprak da tohumu bu suyla
besler. Bak bir su geldi ya. Bu
olabilir. Su ve toprağın nemiyle tohum
yeşerir. Çıkarır başını toprağı
parçalayarak gün yüzüne. Güneşin sevgi
ışıkları bir taraftan, bereketli toprak
bir taraftan tohumu büyümesini sağlar
diyor. Şimdi bu tarz sorularda dikkat
etmen gereken şey numaralandırılmış yer
diyor ya bak numaralandırılmış yer
mi sonrası mı? Buna dikkat et Tonguçum.
Şimdi numaralandırılmış yere bakarsan
buraya geliyor. Numaralandırılmış yerden
sonrasına bakarsan gene 2'den sonrası
oluyor. Ya da nereye geleceklerse 3
oluyor. Buna dikkat etmen lazım. O
yüzden soru kökünü dikkatli okuyacaksın.
Diyor ki bu metinde numaralanmış
cümlelerin hangisinden sonra? Biz hangi
cümleden sonra getireceğiz? Bu cümle
değil bu cümle. İkinci cümleden sonra
bunu getireceğiz. O zaman numaralanmış 2
numaralı cümleden sonra getireceğimizin
cevabı 2 oluyor. Normalde geleceği yer
burası ama 2'den sonrası da bur olduğu
için sen 2'den sonrasını sorduan 2
diyeceksin. Yani her şey tarladaki bir
tane buğdayın toprağa düşmesiyle başlar.
Tohum toprağı toprakta suya hasret
olduğundan gelen yağmur bulutları tüm
sevinç gözyaşlarını toprağa döker.
Toprak da tohumu bu suyla besler
diyorsun. Bu ifadeyi 2 numaralı cümleden
sonra getirdiğin için cevaba 2 diyorsun.
Nereye gelecek deseydi cevaba 3 derdin.
Buraya dikkat etmelisin yani. Anlaştık
mı Tongçğum? Geldik başka bir soruya.
Verilen grafikten aşağıdakilerden
hangisi çıkarılamaz? demiş. Şimdi bu
tarz sorularda takdiğimiz şu. Benden ne
istiyor? Bana ne vermiş? Şimdi buraya
yazıyorum. Benden ne istiyor? Benden ne
istiyor? Hangisi çıkarılamaz diyor.
Olumsuz bir soru köki var. Peki bana ne
vermiş?
Bir sürü şey vermiş.
Evet. Bir sürü şey vermiş ama buna sen
bir sürü şey vermiş diyemezsin. Sana bir
grafik vermiş ve seçenekler vermiş.
Bakalım. Yandaki grafikte bir bölgede
yetiştirilen tarım ürünlerinin toplam
üretimdeki yıllık oranları verilmiştir
diyor. Buna göre hangisi çıkarılamaz
diyor. Şimdi e buğday %67'ymiş, arpa
%23'müş, mısır %5, Çavdar %1, Çeltik %1,
Yulaf %8, Prinç 0,3 yani %0,8. Diğerleri
de %0,1'miş. Şimdi bölge buğday tarımını
yapmaya elverişidir diyebilir miyiz?
Diyebiliriz. Niye? Çünkü en fazla buğday
üretimi yapılmış. O zaman diyim ki
buğday yapılabiliyorsa bu elverişi yani
bölge halkının temel geçim kaynağı
tarımdır. Bunu söyleyebilir miyiz?
Evet hocam. Buğday tarımı falan.
Hayır. Bunu söyleyemeyiz işte. Çünkü
sana burada bölge halkının diğer geçim
kaynaklarını söylememiş ki. Yani tarım,
sanayi, ticaret, hizmet dememiş ki.
Belki şöyle bir şey olabilir. Şimdi
bölge halkının şöyle bir şeyini çizelim.
Şu kadar tarımla uğraşıyordur. Tamam mı?
Atıyorum şu kıası şu kadar kısmı tarımla
uğraşıyordur. %10 atıyorum 20'si 10'u bu
kadarı sanayidedir. Tamam mı? Bu kadarı
hizmettedir. Tamam mı? Bu kadarı da işte
ne bileyim farklı bir sektör olsun
mesela. Atıyorum turizm olsun. Turizm
hizmete girer de neyse diyorum. Şimdi
dolayısıyla şu tarımla uğraşanlardır.
Sen bunun bu grafiğini inceliyorsun.
Yani bunun %67'si buğdaymış. % şeyi şu
şuymuş. Dolayısıyla senin burada
incelediğin şeyden dolayı buraya hakim
olamazsın. Yani bölge halkının temel
geçim kaynağı tarım değil. Tarımın ne
kadar yapıldığını gösteriyor. Belki
burası Hollanda'daki bir eee grafiği
gösteriyor. Hollanda atıyorum bu kadar
buğdayla uğraşıyorlar ama Hollanda'nın
temel geçim kaynağı tarım olamaz veyahut
da İngiltere'nin, İspanya'nın,
Avrupa'nın. Dolayısıyla bunu burada
vermediği için bu diyemezsin Tongucum.
Bak buna B diye atlayan arkadaşlarımıza
geçmiş olsun diyebiliriz. Şu anda
bölgede arpa mısır'dan daha çok
yetiştirilmektedir. Bakalım. Arpa
turuncu mısır kırmızıydı. Evet bu doğru.
Alttaki renkli kutucuklar en çok
üretilen üründen en az üretilen ürüne
doğru sıralanmıştı. Doğru. Buğday, arpa,
mısır gittikçe azalıyor. Burada da
renkler azaldığını görebiliyorsun. Bu da
doğru. Ama Bursa seçeneğine
ulaşamıyoruz. Burada benden ne istiyor
ve bana ne vermiş demezsen kafana göre
yorum yaparsan maalesef sıkıntı yaşarsın
Tonguçum. Şimdi gelelim başka bir
soruya. Bu metinde yazarın sözlerini
aşağıdakilerden hangisiyle devam etmesi
en uygundur demiş. Bakalım. Bir at
çiftliği sahibi atları için gölge çatı
kurmak istiyor. Kanunen yasak olduğundan
belediye izin vermiyor. Orası bahçe ve
sen oraya imar yapamazsın diyorlar.
Tamam diyor çiftçi. Çiftliğe dönüp
humalı bir çalışma başlatıyor. Dev
boyutlarda masa ve sandalyeler yapıyor.
Atlar gölgesinden memnun. Çiftçi memnun.
Çünkü belediye bir şey yapamıyor. Çünkü
masa ve sandalye koymaya izin var. Bunu
niye mi anlattım? Çünkü diye devam
ediyor. Şimdi gerçekten çiftçi çok
zekiymiş.
Bunu niye mi anlattım? Çünkü anlamsız
engellemelerin insanlara zorluk
çıkarmaktan başka bir şeye yaramadığını
anlatmak istiyorum. Bu olur.
Bunu niye anlatmak? Bunu niye mi
anlattım? Çünkü insanın istediğim
herhangi yer açabileceğine güzel bir
örnek olduğunu düşünüyorum. Bu da olur.
Yanlış kanunların insanlarda iş ve
enerji kaybına yol açtığını vurgulamaya
çalıştım. Yani iş ve enerji kaybından
bahsetmedi çok da fazla. İnsanların
sevdikleri için her tür tü fedakarlık
yapabileceklerini gözler ön serdiğini
düşünüyorum. Bu da değil. Burada doğru
cevabımız A ya da B'den biri. Şimdi
burada B'ye mi A mı ona nasıl karar
vereceğiz? Şimdi bak anlamsız
engellemeler vardı. Zorluk çıkarıyordu
ama esasında en sonunda adam engeli
açtı. Dolayısıyla biz istersek engelleri
açabileceğimiz yargısı bu sorunun devamı
için bu parfun devamı için daha doğru.
Cevabımız Bursa seçeneği. Geldik başka
bir soruya. Bu parça yazar
aşağıdakilerden hangisinden
yakınmaktadır diyor. Yakınmak ne demek
Tadım benim harikasın. Şöyle artı
koyalım. hangisinden şikayet etmektedir
diyor. Bakalım. İşaret dilinin işitme
engellilerin temel iletişim aracı
olduğunu söylemek mümkün. Fakat ne yazık
ki işitme engelli bireylerle iletişim
kurmada bu kadar önem taşıyan bu metot
hakkında günümüzde çok az kişi bilgi
sahibidir. İşitme engelli birçok kişi
insanlarla iletişim kurabilmek için
büyük gayret sarf ediyor. Engelsiz
bireyler bu konuda yeterince bilgi
sahibi olmadığından işitme engelli
bireyle oldukça fazla sorun
yaşamaktadır. Ve birçok sorunun
temelinde de engelsiz insanların onlarla
iletişim kuramaması yatıyor. Çünkü
aslında onlar işaret dilinde konuşarak
engellerini aşabiliyorlar. Sadece
engelsiz insanlar bu dili bilmediği için
karşılıklı iletişim kurulamıyor. Bu
durum işitme engellilerinin eğitim,
sağlık, istihdam gibi temel insan
haklarına erişimini engelliyor diyor.
Şimdi bu adamın şikayet ettiği neyi
bulalım. Normal insanların işaret dilini
bilmediği için işitme engellilerle
iletişim kuramamasından şikayet ediyor.
Bu olabilir. İnsanların işitme
engellilere farklı gözle bakmasından
yok. Farklı gözle bakmaktan ziyade
iletişim kuramamasından bahsetti.
Dışarıda engelli insanlar için uygun
yaşam standartlarının sağlanamamasından
yok daha çok iletişim kuramamaktan
bahsetti. İnsanların iletişim esnasında
göz teması kurmamasın. Göz teması değil.
Burada anlatılan şey işaret dilini
bilmediğimiz için bizler işitme
engelleri iletişim kuramıyoruz ve bu
yüzden de onların eğitim, sağlık,
istihdam gibi temel haklarına eee zarar
vermiş oluyoruz. O yüzden cevabımız A
seçeneği. A seçeneğini doğru yapan
arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz. Evet.
Şimdi aşağıdaki metinlerden hangisinde
anlatım 3üncü kişi ağzıyla yapılmıştır
diyor Tonguçğum. Bir birinci kişi ağzı
vardı hatırlarsan. Birinci kişi ağzı bir
de 3üncü kişi ağzı vardı. Şimdi bunu
nasıl ayarlıyorduk? Diyorduk ki eğer
geldim ya da geldik diyorsa hangi kişi
oluyordu sonuçum?
Birinci kişi ağazı.
Harikasın. Birinci kişi oluyordu. Hemen
buraya yazıyorum. Geldim
ya da geldik diyordu. Eğer geldi ya da
geldiler yani onlar geldi o geldi gibi
bir şey olursa o zaman da 3üncü kişi
ağzı oluyordu. Şimdi burada bize 3üncü
kişi ağzıyla yapılmıştır diyor. Bakalım.
Dondurmacı
omzumdaki makineye bakarak fotoğrafımı
çeker misin dedi. Kırmadım ben.
Fotoğrafını da çektim ben. Küla beş top
dondurma doldurdu. bana ikram et diyor.
Dolayısıyla burada ben var. O da var ama
ben olduğu için bu birinci kişili oluyor
Tongçum. Birinci kişili mesleğe çocukken
başladım. Okulum yaz saatine girmişti.
Aylak aylak dolaşmaktansa bir işe
girmeyi düşündüm. Dükkan dükkan
dolaştım. Kısmet bu işteymiş. Usa beni
çıraklığa kabul etti. O tarihten
itibaren tam 40 yıl kolaycılık yaptım
diyor. Dolayısıyla bu da yine birinci
kişi. Bizim aradığımız ne? 3üncü kişili.
Bu ben olduğu için bu da gitti. Yavaş
adımlarla eve yaklaştım. Merdivenleri
çıktım. Avluya vardım. Hemen girişte
bekleyip etrafımı içime çektim. Özlemli
gene her zamanki gibi her yerden düzen
akıyor diyor. Yine burada da ben olduğu
için bu da yine birinci kişili anlatım
oluyor. Ağacın altına gitti. O hafif bir
rüzgar esti ve yapraklardan birkaçı
yüzüne çarpıp yere düştü. Sarıldı ağaca.
O yıllardır görmediği bir dosta sarılır
gibi. Dolayısıyla burada o o dediği için
3üncü kişiyle anlatım oluyor.
Dolayısıyla cevabımız Denizli seçeneği
oluyor. Şimdi geldik başka bir soruya.
Bu metnin dil ve anlatımı ile ilgili
aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
demiş. Şimdi burada örneklendirme var,
karşılaştırma var, öznel cümleler var ve
tanımlama var. Şimdi tanımlama neydi?
Tokunç evladım
bu nedir sorusuna cevap verendir.
Harikasın. Bu nedir sorusuna cevap
verecek. Bu nedir? Kalem. Yazı yazmaya
yarayan araçtır mesela. Bu nedir? Kitap.
işte bize bilgi veren araçtır gibi.
Şimdi öz çekim yapmanın pek çok inceliği
var. Bunların çoğu iyi fotoğraf çekmekle
ilgili. Öncelikle fotoğrafı doğru ışıkta
çekmek gerekiyor. Öz çekim yaparken ışık
karşıya alınırsa daha ayrıntılı ve
renklerin daha belirgin olduğu bir
görüntü edilir. Buradaki dağdan dolayı
eee ne var diyebiliriz. Songç elim
harikasın. O zaman karşılaştırma
yapılmıştır diyebiliriz. Niye? Çünkü
daha ifadeleri var.
Devam ediyoruz. Doğru açıyı yakalamak da
çok önemli. Fotoğraf makinesi ya da
akıllı telefon yere paralel olarak ancak
normalden biraz yukarıda tutulmalı. Bu
arada fotoğrafta yer alması istenen
herkes ve her şey fotoğraf karesine
sığmalı. Makine ya da telefon buna göre
dik ya da yatay tutulabilir. Öz çekim
çubuğu öz çekimi kolaylaştırır. Bu alet
kullanıldığında kişiler ya da manzara
daha kolay bir şekilde fotoğrafa
sığdırılabilir diyor. Bak burada yine
daha kolay diyerek karşılaştırma
yapmamış. Şimdi öznel cümleler
kullanılmıştır diyebilir miyiz?
Diyebiliriz. Çünkü bunların çoğu iyi
fotoğraf çekmekle ilgili demiş ve aynı
zamanda doğru açıyı yakalamak önemli
demiş. Bunlar öznel cümleler. Eee aynı
zamanda örnekler vermiş. Eee işte ne
demiş mesela? Öz çekim yapmanın pek çok
inceliği var demiş. Sonra örnekler
vermiş. Mesela işte doğru ışıkla çekmek,
e ışığı daha ayrıntılı almak, açıyı
yakalamak. Bunlarda birer örnek oluyor.
Ama bu nedir? Yani öz çekim nedir?
Fotoğraf nedir? Renk nedir? Bunların
sorusunun cevabı olmadığı için burada
tanımlama yapılmamış. Donguşadım benim.
Dikkat gerektiren önemli bir soru. Ve
geldik son sorumuza. Bu parçada
aşağıdaki duygulardan hangisine yer
verilmemiştir diyor. Bakalım şimdi.
Hayvanların ırmak boyunca üst üste
yankılanan seslerini duyunca ağzı
kulaklarına varıyordu. Ağzı kulaklarına
varmak ne demek Tun Seladım benim?
Harikasın. Sevinmek demek. O yüzden
buraya D''yi koyuyoruz. Devam edelim.
İlk defa böyle geyikli aratlar görmüştü.
Ağzı açık bir şekilde önünden sürü
haline geçen bu güzel hayvanların
seyrine dalmıştı. Ağzı açık bir şekilde
oluyorsa nedir bu? Tabii ki de şaşırma
olabilir. Dursun ama. Keşke kardeşimi de
getirseydim bu manzaraya şahit olsaydı
diye geçirdi içinden. Bak keşke diyorsa
burada ne vardı?
Keşke diyorsa pişmanlık vardır.
Harikasın. Pişmanlığı da yakaladık. O
zaman buraya da C yazalım. Devam
ediyorum.
Küçükken sopalarla kendilerine at yapıp
oyun oynuyorlardı. Şimdi gözümün önünden
geçen bu hayvanları görseydi eminim
küçük dilini yutardı. Küçük dilini
yutmak ne demektir? Tongmenin harikasın.
Şaşırma o zaman. A seçeneği de var ama B
seçeneği endişe yok. O yüzden cevabımız
Bursa seçeneği. Küçük dilini unutmak,
şaşırmak.
Keşke getirseydim. Pişmanlık. Ağzı
kulaklarına varmak da sevim. Hani böyle
şöyle düşün seviniyor. Böyle oba oba
haba diye ağzı kulaklarına varmış
diyebiliriz. Şimdi LGS 2025'te Türkçede
hiçbir soruyu kaçırmak istemiyoruz.
Türkçenin katsayısı çok önemli ve
inkılap dininde de hiçbir soruyu
kaçırmak istemiyoruz. O yüzden de bol
bol paragraf çözüyoruz. LGS günde 15
paragraf ve anlam bilgi kitabı gerçekten
bu konuyla alakalı hazırlanmış en güncel
ve en mükemmel LGS kitabı. İçerisinde
Türkçe, sözcükte anlam, cümlede anlam,
paragrafta anlam, tablo grafik, görsel
yorumlamayla alakalı harika sorular var.
Sizler bu soruları çözdükçe, bunları
deneme deneme bitirdikçe LGS'de
netlerinizin arttığınızı net bir şekilde
göreceksiniz. Hadi bakalım ödülü
sorumuzu yapın, yorumlara yollayın.
Hepinize LGS yolculuğunuza başarılar
arkadaşlar.
Şampiyonların tercihi Tonguç dersane
sundu.

en son günün nasıl geçti sabah 7.45 de
uyandı Gözlerimden uyku akıyor ama neyse
ki okulun son günü yaz tatili İskambil
karne motivasyon ile okula gittim
bahçede çocuklarla buluştunuz karne günü
çanta ile okula gelen biri vardı Onunla
biraz makara yaptınız Neyse sınıfa bir
girdi şöyle bir baktım Vay be dedim bir
yıl ne kadar da çabuk geçti böyle derken
öğretmen geldi güzel bir veda konuşması
yaptı Ama sen de Ufaktan bir sıkılma
başladı Şu karneleri alsak da gitsek
diye tenefüste biri geldi koşarak
Yaygara kopardı Sende bir umutlandım
karneleri dağıtıyorlar diye amatr olmuş
mu Her neyse bir iki saat sonunda
karneler alındı sanki e-okul'da
notlarına bakmasın gibi şaşırdım böyle
arkadaşlarımla paylaştım eve gittin önce
annenle paylaştın karneni annen dedi ki
Oğlum bu matematik ne böyle sırıtıyor
burada bana hesap vereceksin akşam oldu
baban geldi harçlık bekliyorsun Tabi
babam çıkardı 50 lira verdi Dedi ki
oğlum kusura bakma bu karne 50 liradan
fazla etmez evi karne günü de böyle
geçti gitti işte Hepinize iyi tatiller

şampiyonların tercihi Tonguç Dershane
sunar Herkese merhabalar Bugün sizlerle
birlikte LGS'de de soru gelme ihtimali
olan anlatım bozuklukları konusunu
öğreneceğiz arkadaşlar 8 sınıf Türkçede
13 videodayız bugünkü öğreneceğimiz konu
ise dil bilgisine dayalı bozukluklar
Hazır mıyız sonuç evim benim hazırım
hocam Harikasın Çok kolay çok lezzetli
bir konu burada yapmamız gereken şey şu
olacak cümlelerin içerisinde virgülleri
ve ama gibi bağlaçları veya fiilimsileri
gördüğümüzde ik bir bağlı yapacağız
taktiğim bu kadar basit Tonguç Şimdi
mesela herkes dersi dinliyor çıt bile
çıkarmıyordu sence bu cümlede bir
anlatım bozukluğu var mı öyle
düşünüyorsun değil mi Okuduğun zaman bir
şey yok Herkes ders diniyor bile
çıkarmıyor veyahut da Ahmet'e
güveniyoruz ve çok seviyoruz sence
burada bir anlatım bozukluğu var mı
hocam İkisi de normal kaliteli bir cümle
gibi duruyor Fakat Biz anlatım
bozukluklarında arkadaşlar bilhassa da
diline dayalı anlatım bozukluklarında
şunu yapıyoruz iki salla bir bağla bakın
buraya yazıyorum şöyle güzel yazıyorum
Hatta 2 salla bir bağla sanki böyle örgü
Örer gibi iki salla bir bağla şimdi
bunun ne olduğunu biliyor musun sonuç
Evladım benim bilmiyorum hocam hemen
söyleyim ne olduu sana Bak çok güzel bir
şekilde
öğreneceksin cümlelerin
içerisinde bu şekilde ifadeleri
birbirleriyle örtüşür çalışacaksın Bak
şimdi herkes dersi dinliyor diyebilir
miyiz Tamam peki herkes çıt bile
çıkarmıyordu diyebilir miyiz Evet
anlamsız oluyor kimse çıt bile
çıkarmıyor dememiz lazım herkes dersi
dinliyor di bilirsin yani herkesle
olumlu yüklem kullanabilirsin Ama herkes
çıkarmıyordu olmaz Kimse çıkarmıyor
demen lazım Dolayısıyla burada özne
eksikliği oluyor veya şuna bakalım
Ahmet'e güveniyoruz Ahmet'e güveniyoruz
diyebilir miyiz songuç evladim Benim
süper Peki Ahmet'e çok seviyoruz olur mu
demek ki Ahmet'e çok seviyoruz
diyemiyorsan burada bir sıkıntı var
Ahmet'e güveniyoruz ve Onu çok seviyoruz
dememiz lazım işte burada kimse eksik
olduğu için özne eksikliği oluyor burada
Onu eksik olduğu için de nese eksikliği
oluyor bu kadar kadar lezzetli bu kadar
çok kolay bir konu birazdan mesela nesi
eksikliğini göreceğiz buraya onu
kelimesi getiriyor diyeceğiz veyahut da
aynı şekilde yer tamlas eksikliğine
bakacağız ona onda ondan diyeceğiz
veyahut da mesela zarf tammı eksikliğini
de onunla diyeceğiz bu şekilde her
birini güzel güzel bulacağız şimdi E
tabii Sizler Bu konuyla alakalı LGS soru
gelebileceği için mutlaka Sizler de e
tüm dersler soru bankamızdan dinamolarda
zoru bankalarından sorular çözmeyi
unutmayın arkadaşlar tüm dersler soru
bankamızda test 28 dinamoda test 89 9091
ve zoru Bankası da test 74'ü çözmeniz
yeterli olacak hemen intromuz girsin
güzel bir şekilde taktikli bir şekilde
videomuzu öğrenelim iki sağla bir
bağlaya bu işi halledelim Hadi bakalım
ik dönem planlı programlı olmak
isteyenler yazılılardan yüksek not almak
isteyenler okul derslerini eğlenceli
hale getirmek
isteyenler o zaman tongu 3 sezon
heyecanında Sen de yerini al tongu
akademi.com a gel ücretsiz kayıt ol
takımınla birlikte bu maceraya katıl
Şimdi arkadaşlar başlıyoruz yapmamız
gereken şey şu nesne eksikliğinde
cümlede iki salla bir bağlı yaptığımızda
onu ya da seni gibi ifadeleri
getireceğiz Bak şimdi tongu çum Ali hep
oyuncağıyla oynadı Ali oyuncağıyla
oynadı diyebilir miyiz sıkıntı yok Peki
Ali hiç bırakmadı diyebilir miyiz tamam
o zaman Başka sıkıntı yok gibi duruyor
ama dikkatli olacağız Ali oyuncağıyla
oynadı diyebiliyoruz Ali hiç bırakmadı
da diyebiliyoruz ama Ali oyuncağıyla hiç
bırakmadı diyemiyoruz Ali hep
oyuncağıyla oynadı oyuncağını onu hiç
bırakmadı dememiz lazım Çünkü
oyuncağıyla oynadı diyebilirsin ama
oyuncağıyla bırakmadı olmaz burada bir
sıkıntı oluyor işte bu onun kelimesi
eksik olduğu için de nesne eksikliği
oluyor mesela Tonguç soruya baktı ve
dikkatlice çözdü şimdi soruya baktı
diyebilirsin ama Tonguç soruya çözdü
diyebilir misin diyemezsin o zam o zaman
tongu soruya çözdü diyemiyorsan tongu
soruya baktı ve onu dikkatlice çözdü
diyebildiğim için bu nesne eksikliği
oluyor yani nesne eksik buraya nesne
gelmesi lazım gençlere yardımcı olup
yönlendirdi şimdi buraya baktığın zaman
virgül var mı bağlaç da yok E ne
yapacağız biz dersimizin başında
söylemiştik taktiğim şuydu iki salla bir
bağlı yaparken içerisinde virgül ve ama
gibi bağlaçlar veyahut da fiilimsi olan
cümlelere de dikkat edecektik şimdi
gençlere yardımcı olup bak gençlere
yardımcı olabilirsin ama gençlere
yönlendirdi olmaz gençlere yardımcı olup
onları yönlendirdi demen lazım Burada da
yine nesne eksikliği oluyor Tonguç
Evladım benim şimdi mesela yer tamlı
eksikliğine Bakalım burada da yine ikis
salla bir bağl yapacağız bu sefer de ona
ya da size ya da oraya yani Ed denli
şeylere bakacağız mesela seni defalarca
aradım bak seni aradım diyebiliriz Peki
seni ulaşamadım diyebilir miyiz o zaman
burada ama sana ulaşamadım size
ulaşamadım yani ona sana size bize bu
tarz şeyleri gördüğümüz zaman da yer
tamlayıcısı veya diğer adıyla dolaylı
tüş eksikliği diyeceğiz seni defalarca
aradım oluyor ama seni ulaşamadım
olmuyor demek ki burada iki salla bir
bağlı da patladık içeri girip çıkarken
sesiz olunuz bak cümlede Ama yok virgül
yok fiilimsi var içeri girip içeri
çıkarken H içeri girip içeriden çıkarken
içeri girip dışarıya çıkarken bir şeyler
eksik yani yine bu olmuyor içeri girip e
dışarıya çıkarken veya içeriden çıkarken
Tonguç soruyu çözerken dikkatlice baktı
Şimdi Tonguç Neyi çözüyor soruyu Tonguç
soruyu çözerken neye baktı dikkatlice
Tonguç soruyu çözerken soruyu dikkatlice
baktı oluyor Soruyu baktı olmaz o zaman
ne diyeceğiz tongu soruyu çözerken
soruya ya da ona dikkatlice baktı
dememiz gerekiyor Bu da yer tamlayıcısı
eksikliği oluyor iki salla bir bağlı
yapıyoruz ve iki salla bir bağlı
yaptığımızda Eğer Eğer onu eksikse nesne
eksikliği size ona gibi bu tarz şeyler
eksikse Yar
tamlayıcı Sence ilk bakışta yani
dersimizin en başına geçecek olsak
burada bir anlatım bozukluğu görür
müydün Tonguç normal bir cümle gibi
duruyor ama artık biliyoruz ki biz ne
yapıyoruz içerisinde virgül bağlaç olan
cümlelerde ik salla bir bağla yapıyoruz
kardeşini çok sever bak kardeşini çok
sever diyebiliyorsun Ama kardeşini hiç
anlaşamaz daı olmuyor kardeşini çok
sever ama onunla hiç anlaşamaz demesi
lazım zar tamlayıcısı eksikliği her gün
çalıştı her gün çalıştı diyebiliyorsun
her gün tembellik etmedi bu olmuyor her
gün çalıştı hiç tembellik etmedi demen
lazım Çünkü etmedi olumsuz bir şey
olumsuz bir şeyle her gün olmuyor her
gün her gün çalıştı Hiçbir gün tembellik
etmedi ya da hiç tembellik etmedi
dememiz lazım Burada da eksik olan şey
zarf tmi oluyor özne eksikliğine bakalım
bu sefer de özne eksik olacak şimdi
buraya da bir özne gerekecek bakalım
şimdi bu tür dergilerin sayısı arttıkça
okumaz olur bu cümlede virgül var mı
tongu Çu Yok hocam Eee virgül yok bağlaç
var mı ve veya ama gibi ne yaptık o
zaman patladık gibi Hayır ne yapıyorduk
içerisinde virgül bağlaç veya fiilimsi
olan cümlelere bakıyorduk şimdi bu
cümlede fiilimsi var bu tür dergilerin
sayısı arttıkça
okumaz olur Ne okumaz olur dergiler
okumaz olur ama sanki şöyle bir şey
yazıyor bu tür dergilerin sayısı
arttıkça bu tür dergilerin sayısı
okunmaz olur ya da bu tür dergilerin
okunmaz olur oluyor halbuki bu tür
dergilerin sayısı arttıkça dergiler
onlar okunmaz Olur demesi lazım Bak
şimdi buraya bakalım hiç kimse adama
yardım etmiyor olanları film gibi
izliyordu şimdi adama yardım etmeyen hiç
kimse hiç kimse yardım etmiyor
diyebilirsin Peki olanları film gibi
izliyorduk kim olanları film gibi
izliyordu hiç kimse
bu olur mu sence olmaz hayır bak şimdi
hiç kimse yardım etmiyor diyebilirsin
Bak hiç kimse olumsuz bir ifade olduğu
için hiç kimse yardım etmiyor
diyebilirsin ama hiç kimse izliyordu
diyemezsin herkes olanları film gibi
izliyordu demen lazım yani burada özle
eksik hiç kimse adama yardım etmiyor
herkes olanları film gibi izliyor demen
lazım yüklem eksikliğine bakalım bu
sefer de iki sağla bir bağlı
yaptığımızda yüklem eksik olacak Bak
şimdi ablam piyano kursuna Ben bağlama
kursuna gideceğim şimdi ablam piyano
kursuna gideceğim oluyor bak ben bağlama
kursuna gideceğim diyebilirsin ama ablam
piyano kursuna gideceğim Olmaz ablam
gidecek ben bağlama kursuna gideceğim
demen lazım veyahut da bazı öğrenciler
hiç bazıları ise çok çalışıyor şimdi
bazıları çok çalışıyor diyebilirsin Peki
bazı öğrenciler hiç Çalışıyor diyebilir
misin diyemezsin anlamsız bak bazıları
çok çalışıyor diyebiliyorsun ama bazı
öğrenciler hiç Çalışıyor Nasıl yani ya
böyle bir şey olmaz bazı öğrenciler
hiç çalışmıyor bazıları ise çok
çalışıyor şeklinde düzeltmemiz lazım
Bunlar da yüklem olduğu için yüklem
eksikliği oluyor iki salla bir bağl
yapmaya devam ediyoruz şimdi olumluluk
olumsuzluk uyuşmazlığı diye de
sorabilirler bunu Yani eğer burada
herkes ya da hepsi varsa bura olumlu
olmalı Burada ise hiçbiri ya da kimse
gibi şeyler varsa da burası olumsuz
yüklemle bitmesi lazım Bak şimdi herkes
dersi dinliyor diyebiliriz bak herkes
olumlu bir şey dinliyordu olumlu bir şey
çıt bile çıkarmıyordu herkes dersi
dinliyor herkes çıt bile çıkarmıyordu
olmaz herkes dersi dinliyor kimse çıt
bile çıkarmıyor demen lazım Niye Çünkü
çıkarmıyordu
olumsuz olumlu öznelerle olumlu
yüklemler olumsuz öznelerle de olumsuz
yüklemler kullanılır Kimse beni
anlamıyor bildiğini okuyor Kimse beni
anlamıyor diyebilir miyiz kimse
bildiğini okuyor diyemeyiz ama Kimse
beni anlamıyor Herkes bildiğini okuyor
burada olumluluk olumsuzluk uyuşmazlığı
var şahıs uyuşmazlığına baktığımızda da
Türkçede ben ve sen ben ve o ben ve siz
birlikte özne olursa yüklem Biz olur
mesela bilgi yarışmasına asıl ve ben
katılacağım Şimdi ben katılacağım
diyebilirsin Aslı katılacağım diyemezsin
bak v'nin olduğu yerde iki salla bir
bağlı yapıyorsun bilgi yarışmasına Ben
katılacağım diyebiliyorsun bilgi
yarışmasına Aslı katılacağım olmaz bilgi
yarışmasına Aslı katılacak ve ben
katılacağım demen lazım ya da bilgi
yarışmasına Aslı ve ben ka tı la cız
demen lazım Niye Çünkü ben ve o Yani ben
ve Aslı birlikte özne olursa yüklem Biz
olması lazım buna dikkat edeceğiz Ama
bizim zaten taktiğim son derece basit
olgucu içerisinde virgül ve ama fiilimsi
olan cümlelerde iki salla bir bağlı
yapıyoruz bundan sonrası da çok rahat
bir şekilde anlamış oluyoruz Burada da
öyle yaptık v'yi gördük Ben katılacağım
diyebiliyoruz ama ası katılacağım
diyemediğimiz için bozuldu şimdi
tekillik çoğulluk uyuşmazlığında ise
içerisinde illaki virgül ve fiilimsi
olmasına gerek yok cümlenin sonundaki
ler llar dikkat ediyoruz Hatırlarsan
Türkçede demiştik ki Nerede çokluk orada
larlar var demiştik kalem tekildir ama
kalemler çoğuldur şimdi lerler ekeni
Türkçede herkes kullanamaz herkes alamaz
Mesela şöyle ellerim ağrıyor diyemezsin
işte e Kuşlar uçuyordu diyemez Kuşlar
uçuyordu demen lazım halk binanın önünde
toplandılar diyemezsin halk binanın
önünde toplandı demen lazım herkes dersi
dikkat dinliyorlar diyemezsin herkes
dersi dikkat dinliyor demen gerekiyor
Yani şunu demek istiyorum cansız
varlıklar hayvanlar llı yüklemle çoğul
da olsa kullanılamaz mesela kitaplar
güzeldirler diyemezsin kitaplar güzeldir
demen lazım ama öğrenciler geldiler
diyebilirsin ders çalıştılar
diyebilirsin ya da öğrenciler ders
çalıştı geldi de diyebilirsin insanlarda
sıkıntı yok fakat böyle cansız varlıklar
olduğunda sıkıntı var belgisiz bu tarz
herkes gibi veya topluluk sözcükleri
halk gibi ifadeler olduğunda da dikkatli
olman gerekiyor Tonguç kafam karıştı
Hocam hiç kafan karışmasın Tonguç çum
Bak burada yapman gereken şey şu
cümlenin sonunda lerler eki varsa şöyle
bir kontrol edeceksin kuşlar uçuyorlar
mı daha güzel kuşlar uçuyor mu daha
güzel halk toplandılar mı daha güzel
halk toplandı mı daha güzel buna
bakacaksın zaten kulağını tırmalar yani
Mesela kalemler renklidir dediğin zaman
biraz kullandırma kalemler renklidir
deriz Biz çoğul yüklemle kullanmayız Eee
cansız varlıkları geldik tamlama
yanlışlıkların yine bu sefer iki Ala bir
bağlaya devam ediyoruz şimdi sıfat
tamlamaları ve isim tamlamaları Aynı
grupta aynı tamlanan aynı ifadede
birleşemez mesela siyasi ve ekonomi
alanında kararlar alındı Bu cümlede
virgül var mı Yok hocam Peki bu cümlede
bağlaç var mı var ve bağlacı Bak şimdi
ekonomi alanında kararlar alındı
diyebiliyoruz ama siyasi alanında
kararlar alındı diyemiyoruz siyasi
alanda ve ekonomi alanında kararlar alın
dememesi gerekiyor Niye Çünkü siyasi bir
sıfat ekonomi bire isim ekonomi alanı
bir isim tamlaması siyasi alan ise bir
sıfat tamlaması sıfatla isim tamlaması
bir arada birleşemez tamlayan
eksikliğinde ise onun senin gibi
ifadeler eksik oluyor Bak şimdi sözünü
ettiğiniz yere ne gittim ne de adresini
bilirim Şimdi burada n n bağlaçları var
yani bağlantı noktası var sözünü
ettiğiniz yere ne gittim ne sözünü
ettiğiniz yere adresini bilirim değil de
sözünü ettiğiniz yerin adresini bilirim
yani ne de onun adresini bilirim demesi
lazım Burada da yine tamlayan eksikliği
oluyor Tonguç Evladım benim burada şuna
dikkat edeceğiz arkadaşlar Mesela
diyelim ki bazen gereksiz tamlama 2 de
kafa karıştırıyor şöyle oluyor mesela
Ali'nin tamam mı
Eee başı ağrıdığında
Ali'nin başı ağrıdığında
okula gitmedi sence burada bir anlatım
bozukluğu var mı tongu evladın benim yok
gibi duruyor değil mi ekranlar başındaki
arkadaşlar da Baktığı zaman burada
hiçbir şey yok gibi duruyor ya Ali'nin
başı ardından okula gitmedi Ne var ki
halbuki Kim okula gitmedi Ali'nin başı
okula gitmediği gibi oluyor Ali'nin başı
ardından okula gitmedi Hayır Ali başı
ardından okula gitmedi demek lazım yani
burada gereksiz yere şu eki kullanmamak
gerekiyor Ali diye bir arkadaşımız var
başa aradığından okula gitmedi Kim okula
gitmi dediğin zaman işte o zaman bu
sefer Ali'yi rahatlıkla görebiliyorsun
ya da uzatabilirsin Ali'nin başı
ardından Ali okula gitmedi de
diyebilirsin ama burada şu nini
kullanmamak da mantıklı yani cümleyi
kontrol edeceksin Şimdi ek eylem
eksikliğinde ise ek eylemi 7 sınıfta
öğrenmiştik böyle idi imiş ise gibi
ifadeler ya da dir gibi ifadelere dikkat
edeceğiz şimdi Emre çok akıllı Ama
dikkatli değildir şimdi biz Buradan şunu
anlıyoruz ki Emre akıllı Ama dikkatli
değil Şimdi o zaman Emre akıllıysa Emre
akıllıdır demen lazım Emre çok akıllıdır
Ama dikkatli değildir demen lazım Niye
Çünkü bu dırı kullanmazsan Emre çok
akıllı değildir gibi şey oluyor Yani
Emre çok dikkatli değildir akıllı
değildir gibi oluyor Halbuki Emre çok
akıllıdır bunu bitiriyoruz sonra
dikkatli Deere geçeceğiz mesela şuraya
Bakalım onlar eşyaları indiriyor Biz de
yukarı çıkarıyordu bak biz yukarı
çıkarıyordu diyebilirsin Peki onlar
eşyaları indiriyorduk Olur mu olmaz
Onlar eşyaları indiriyordu Biz de yukarı
çıkarıyordu şeklinde düzeltmemiz lazım
çatı uyuşmazlığında ise Hatırlarsan
çatılar vardı etken edilgen Burada eğer
cümlenin Yüklemi edilgi edilgen olması
lazım etkene bur da etken olması lazım
buna dikkat edeceğiz sadece insan yine
ifadelerde virgüller falan dikkat
edeceğiz insan başarılı olursa hayattan
zevk alınır şimdi bak alınır başkası
tarafından edilgen ama insan başarılı
olursa etken o zaman Ne demesi lazım
insan başarılı olursa hayattan zevk alır
demesi lazım Mesela burayı
düzeltebilirsin y insan başarılı olursa
hayattan zevk alır niye alınır diye
edilgen yapıyorsun ki Doktora muayene
olunarak sağlık raporu alabilirsiniz
Doktora muayene olunarak başkası
tarafından sağlık raporu alabilirsiniz
Siz Doktora muayene olarak sağlık raporu
alabilirsiniz dememiz yeterli burayı
etken Ken Burayı da etken yapsan
kurtuluyorsun yanlış ek kullanımı ise
bazen Türkçede biz yanlış ekler
kullanıyoruz mesela vergilerin Yeni
sisteme göre toplanacağını sağlayacaklar
burada bir anlatım bozukluğu var mı
abartmış hocam değil mi saçma Hayır
abartma değil de Kelimeyi yanlış
kullanmış vergilerin Yeni sisteme göre
toplanması sağlayacaklar demen lazım
toplanmasını sağlayacaklar demen lazım
Dolayısıyla Burada da ek yanlışlığı var
tonguç'un Dolayısıyla konuyu özetlemek
gerekirse Bizler Türkçede içerisinde
virgül ve bağlaç bulunan cümlelerde iki
salla bir bağla yöntemiyle rahatlıkla bu
konuyu çözebiliyor yapmamız gereken şey
bak Buradan Herhangi bir sayfa çekiyorum
mesela kardeşini çok sever
diyebiliyorsun Ama kardeşini anlaşamaz
diyemiyorsun kardeşiyle onunla anlaşamaz
demen gerekiyor veyahut da başka bir şey
çekiyorum mesela seni aradım
diyebiliyorsun ama seni ulaşamadım
diyemiyorsun seni ulaşamadım olmadığı
için buraya sana geliyor İki Eylem
eksikliği oluyor veyahut da şuraya
bakıyoruz hiç kimseye yardım etmiyor
diyebiliyorsun ama hiç kimse izliyordu
diyemiyorsun herkes izliyordu demen
lazım başka bir sayfa çekeyim şöyle
şuradan hop çektim mesela Ali oynadı
diyebiliyorsun oyuncağıyla ama Ali
oyuncağıyla hiç bırakmadı olmuyor Ali
onu hiç bırakmadı demen gerekiyor Tonguç
soruya baktı bak tamam ama soruya çözdü
olmaz soruyu onu çözdü dememiz gerekiyor
Bu kadar basit Şimdi Sizlerin yapması
gereken Tabii ki zoru bankamızdan tüm
dersler soru bankasından ve dinamodan bu
konuyla alakalı bol bol soruları çözmek
şimdiye kadar 2018 2019 2020 2021 2022
2023 6 yıl LGS yapıldı 23 farklı senede
anlatım bozukluğuyla alakalı soru geldi
yine gelebilir Hadi bakalım o zaman önce
meydan okuma testimizi yapalım ardından
da ödüllü sorumuzu cevaplamayı
unutmayalım Kendinize iyi bakın
arkadaşlar görüşmek üzere şampiyonların
tercihi Tonguç Dershane
sundu
[Müzik]
oh

Türkçenin en önemli ve en kolay
konusuyla fiilimsi ile başlıyoruz. 8
Türkçe 1 yani Türkçenin birinci
konusuyla başlıyoruz. Bugün sizlerle
mükemmel bir konuyu öğreneceğiz. Tong
benim hazırsan başlıyoruz. Burada bak
Mame'ye odaklandık. Neden m'ye
odaklandık biliyor musun? Çünkü mameyi
yani bir kelimenin olumsuzunu
yapabilirsek çok rahat filmimsileri de
bulacağız. Tongç elandı benim herkes
hazırsa filmimsiye başlayacağız. Burada
ben görüyorum işte fiiller deedir.
&gt;&gt; Hemen anlatacağım Tonguçğum. Fiiller
devedir. İsimler kuştur. Fiilimsiler ise
deve kuştur diyorlar ama hiç bu şekilde
kafamızı karıştırmaya gerek yok. Evet
deve kuşuna demişler ki hadi yük taşı
ben kuşum demiş. Demişler ki hadi
bakalım uç e ben deveyim demiş. İşte
fiilimsilere de hadi bakalım böyle yap
deyince ben ismim diyecek. Hadi bakalım
isim ol deyince ben fiilim diyecek.
Dolayısıyla fiilimsiler de aynı deve
kuşu gibi işlerden kaçacaklar. Ama içer
işenmeyelim. Bugün fiilimsleri mükemmel
bir şekilde öğreneceğiz. Bugün esasında
öğreneceğimiz konunun taktiği birçok
fiilimsi haricinde birçok konuda taktiği
olacak. Bak buraya baktı ne görüyorsun
sonuçum?
&gt;&gt; Harikasın. Bak, vagonlar var. Bir de
lokomotifimiz var. Lokomotif gittiği
zaman tren gidebilir mi?
&gt;&gt; Gidemez. İşte bu vagonların hareket
etmesini sağlayan şey nasıl lokomotifse
bizim de cümlelerde dikkat etmemiz
gereken lokomotif görevindeki yüklemler
var. Bak şimdi hatta bunu sana şöyle
örnekle göstereyim. Sonra da dersimize
başlayacağız zaten. Diyelim ki örnek
veriyorum işte Ali tamam mı? Virgül
arkadaşını
eee yarın diyelim. Tamam. Ali arkadaşını
yarın böyle bir cümle olur mu? Ali
arkadaşın olmaz. Ali arkadaşının yarın
cümlesi sanki lokomotifi olmayan bir
tren gibi gitmiyor Ali arkadaşını yarın
ama Ali arkadaşını yarın görecek
dediğimizde oh be diyorsun rahatlıkla
artık cümle oluşturuyorsun. İşte
buradaki göre
&gt;&gt; yüklem görecek.
&gt;&gt; Harikasın. Buradaki lokomotif yani
yüklemimiz görecek. Sen bunu görebilmen
lazım. Yani nasıl trene baktığında
kardeşim bu olmazsa olmuyor diyorsan
cümlenin içerisinde yüklem olmazsa cümle
oluşmadığını bilmen lazım. Neden? Çünkü
bu tonguçum sadece fiilimsi konusu için
değil. İleride göreceğimiz cümlenin
ögeleri, cümle türleri, fiil çatısı
birçok konuda bizim temel taktiğimiz
olacak. Şimdi Ali arkadaşını yarın
görecekte görecek kelimesinin yüklem
olduğunu bildin. Şimdi başka bir cümle
yazalım. Mesela diyelim ki Ali eee
gezmek
için tamam mı? Buraya böyle bir cümle
olur mu Tonguç Eladım benim? Ali gezmek
için buraya
&gt;&gt; olmaz. Ali gezmek için buraya cümlesi de
hala cümle değil. Hala lokomotifsiz bir
tren gibi. Dolayısıyla gitmiyor. Ali
gezmek için buraya geldi dediğimizde oh
be diyoruz. Cümle rahatladı.
&gt;&gt; İşte bak geldi kelimesini yine
dikdörtgen içine alıyoruz ve diyoruz ki
Tonguçum bu bir lokomotif. Peki biz niye
lokoti buluyoruz? Biz makinist miyiz?
Biz trenci miyiz? Niye? Ne alakası var?
Burada Tonguçğum taktiğimiz şu.
Cümlelerin içerisinde önce lokomotifi
bulacağız. Yani en önemli kelimeyi
yüklemi bulacağız. Sonra geriye kalan
kelimelerden mek eki alanlar fiilims
olacak. Şimdi Ali kelimesi mek eki
almıyor. Ali
&gt;&gt; Alime
&gt;&gt; olmuyor.
&gt;&gt; Alime olur. Alime
&gt;&gt; Alime diye bir arkadaşımız. Alime teyze
var. Halime teyze var. Biliyorum ama bu
o değil. Alime olumsuzluk anlamında
değil. Mesela arkadaşına arka olmuyor.
Yarın yarmayın olmuyor. Anlamsız.
&gt;&gt; A yarmayın da olur
&gt;&gt; ama. Ama o yarın değil o başka bir şey
bu. Ali gezmek kelimesini olmuş yaptum.
&gt;&gt; Gezmek gezmemek
&gt;&gt; mükemmelsin. İşte bu fiilimsi oluyor.
Demek ki önce lokomotifi buluyoruz.
Lokomotiften sonra geriye kalan
kelimelerden m eki alabilenler fiilimsi
oluyor. Tonguç eladım benim. Biz mekini
en başta kapağımıza koymamızın sebebi
buydu. İşte fiilimsileri bu şekilde
bulacağız. Şimdi arkamıza yaslanalım.
Emniyet kemerlerimizi bağlayalım. Bu
konuyu güzel bir şekilde öğreneceğiz. Bu
konu esasa çok kolay bir konu. Böyle hiç
donmana gerek yok. Senin için dans
edebilirsin. Niye? Birincisi çekimli
fiil fiilimiz farkına bakacağız. İsim
fiile bakacağız. Sıfat fiile bakacağız.
Zarf fiile bakacağız ve mükemmel bir
şekilde konuyu öğreneceğiz. Hadi bakalım
arkamıza yaslanalım. Emniyet
kemerlerimizi bağlayalım ve filimsiyi
güzel bir şekilde öğrenelim.
[Müzik]
Şimdi tekrar sunumuzdayız. Öğrenciler
dersi dikkatlice, şu an herkes dersi
dikkatlice dinliyor değil mi Tongçuğum?
Öğrenciler dersi dikkatlice dediğin
zaman
&gt;&gt; dinledi demesi gerekiyor.
&gt;&gt; Ha bak böyle bir cümle olmaz yani. Vagon
vagon vagon. Buraya bir lokomotif lazım.
Lokomotif olmayınca tren gitmiyor
demiştik. Aynı şekilde öğrenciler dersi
dikkatlice işte dinlemek desen yine
olmuyor. Öğrenciler dersi dikkatlice
dinlemek. Ne diyorsun?
&gt;&gt; İstedi dinlemek istedi.
&gt;&gt; İstedi deyince oluyor işte istedi
kelimesinin yüklem olduğunu yani
lokomotif olduğunu hemen görebilmen
lazım. Bunu görürsen sadece fiilimsi
değil diğer konularda da işine yarayacak
ama fiilimsi çok işine yarayacak.
İstediği buluyorsun. Sonra geriye kalan
kelimelerde bakıyorsun. Öğrenciler mami
olmuyor. Dersi olmuyor.
&gt;&gt; Dersi
&gt;&gt; dikkatlice mesela bazı öğrenciler şey
diyor. Dikkatlice dikkatsizce. O da
olmaz. Sizde değil. Sadece mi.
Dolayısıyla m ma veya senin dediğin gibi
dikkatlice olmuyor. Dinlemek kelimesini
olumsuz yapuçğum. Dinlemek değil.
&gt;&gt; Mükemmelsin. İşte bu fiilimsimiz olacak.
Bitti gitti. Fakat önce lokomotifi
buluyoruz sonra fiilimsiye bakıyoruz.
Burası önemli. Mesela bugün okula
gitmek. Böyle bir cümle olmaz. Bugün
okula gitmek. Ne diyorsun? Sen turist
misin? Bugün okula gitmek diye bir cümle
kuramaz.
&gt;&gt; Hiç istemiyorum.
&gt;&gt; Bugün okula gitmek hiç sevmem. Bak bugün
okula gitmek hiç böyle bir cümle de
olmaz. Hiç e istemiyorum dediğin zaman,
hiç istemiyorum dediğin zaman
istemiyorum kelimesi adeta lokomotif
oluyor ve bu trenin gitmesini yani bu
cümlenin oluşmasını sağlıyor. Şimdi
istiyor mu istemiyor mu buluyoruz. Sonra
geriye kalan kelimelerden mekan bugünü
almıyor.
&gt;&gt; Okulama gitmemek
&gt;&gt; olmuyor. Bu kadar basit işte fiilimiz bu
oluyor. Tongu çeladım benim. Gezdiğim
yerleri sizle size anlatmak. Ne diyorsun
ya?
&gt;&gt; Anlatmak için bak hala olmuyor. Gezdiğim
yerleri size anlatmak için. Ne diyorsun?
&gt;&gt; Sabırsızlanıyorum. Mükemmel bir kelime
buldun. Sabırsızlanı
evladım. Ne kadar uzun bir kelime
buldun. Sabırsın diyorum. Sığmadı. Uzun
bir lokomotif buldun. Sıkıntı yok ha.
Ama güzel bir kelime buldun.
Sabırsanıyorum dediğimizde artık
dumanlar tuttebilir. Lokomotif kalkar.
İşte sabırsızlanıyor mu bulunca nasıl oh
be tren gitti diyorsan sabırsızlanıyorum
bulamadan demeyeceksin ki bu cümlenin
yüklemi nerede? Heh. Şimdi burada diğer
filmslere bakalım. Gezdiğim gezmediğim
yerler olmuyor.
&gt;&gt; Yermeler
&gt;&gt; olmuyor. Size olmak
&gt;&gt; mükemmel. Bak gördüğün gibi bir ik tane
filmsi var. İki tane filmsi olabilir.
Bazen sekiz tane de olabilir. Hiç fark
etmez. Taktiğimiz önce lokomotifi
buluyoruz. Sonra geriye kalanlardan mam
2 alıyoruz. O zaman şimdi bu sayfa bizim
için önemli. Bu sayfayı bütün yıl
boyunca kullanacağız. Önce lokomotifi
buluyoruz. Yani yüklemi. Tabii bazen
fiilimsiler de yüklem olur ama ne
şimdiye kadar ne üniversite
sınavlarında, ne master sınavlarında, ne
LGS'de, ne LPG'de, ne Bursuluk hiçbir
sınavda fiilimsinin yüklem olduğu bir
örnek sormamışlar. Ama bilimsel olarak
olabilir. Ama ona takılmayın siz. Taktik
önemli. Sen eğer 1000 sorunun 1000 de bu
taktiği doğru yapıyorsan kardeşim ben
lokomotifi bulurum. Ardından da geriye
kalan kelimelerden meki alanlara bakarım
diyeceksin. Lokomotifi bul. Mekki
alabilenlere dikkat et. Sonra da sonra
da acaba çeşidi ne diyorsun? Tamam
fiilimsiyi buldum ama fiilimsinin çeşidi
var. İsim fiil var. Mayışmak eki alıyor.
Sıfat fiil var. Anası mezar dikecekmiş
eki alıyor. Zarf fiiller var. İşte
kenyalasiye maden dağında inceyip
araklamadıkça gir falan. Ne diyorsun
hocam?
&gt;&gt; Böyle garip garip ekler alan fiilimseler
var. Bunların çeşidini çok güzel bir
şekilde öğreneceğiz. Nasıl yapacağız?
Fiilin kökünden sonra bu eklere
bakacağız şimdi. Hatta gel beraber
bulalım. Şimdi ateş düştüğü yeri yakar.
Önce neyi buluyorduk Tonguş Eladım
benim? Önce lokomotifi buluyorduk. Yani
&gt;&gt; yakar.
&gt;&gt; Mükemmel bir zeka. Yakarı
&gt;&gt; zaten genellikle sonda oluyor hocam.
&gt;&gt; Genellikle sonda oluyor. Kural cümleler
oluyor. Ateş düşüyor. Yakarı bulduk.
Tamam. Sonra geriye kalanlardan mamkan
&gt;&gt; yer miyi. Yeş yer mi?
&gt;&gt; Olmuyor. Düştüğü düşmedi. İşte bu
düştüğü fiil bu kadar. Bitti gitti. Ava
giden avlanır. Avlanırı yine dikdörtgen
içine aldık. Hava olmuyor. Giden
gitmeyen. Bitti bu kadar can çıkmayınca
huy çıkmaz. Çıkmaz. Yüklem yani
lokomotif. Huy
&gt;&gt; çıkınca çıkmayın.
&gt;&gt; Bu kadar bu almış bazen sen
çıkaracaksın. Alabilen diyor zaten. Bak
alabilen. Alan ya da almayan değil.
Alabilen veya çıkartılabilen. Evet.
Damlaya damlaya göl olur. Olur yüklem.
Damlamaya damlamaya da diyebiliyorsun
mesela. Damlamaya damlamaya iyice artık
kuruduk çöller çöle döndük mesela.
&gt;&gt; Yok. Ha iki tane mi films?
&gt;&gt; İki tane var. Bu zaten zarfiler. Böyle
güle güle git. Koşa koşa git. Sonra
sonra Bağdat bulunur. Damlal
&gt;&gt; mesela onun gibi. Parayı veren düdüğü
çalar. Çaları hemen dikdörtgen içine
aldık. Düdüğü dümüdüğü olmuyor. Veren
vermeyen bitti. Bu kadar basit.
Dolayısıyla fiilimseleri artık çok rahat
bulabiliyoruz. Neden? Çünkü dikdörtgen
için alıyoruz lokomotifleri buluyoruz.
Sonra geriye kalanlardan m ile olumsuz
yapılabilenlere dikkat ediyoruz.
Fiilimsinin çeşidini nasıl bulacağız?
Bak bunun kökü düşmek, bunun kökü
gitmek, bunun kökü çıkmak, bunun kökü
işte damlamak, bunun kökü vermek. Ya
fiilin kökünden sonra burada az önce
göstermiştik bak. Fiilin kökünden sonra
aldığı eke göre isim fiil mi, sıfat fiil
mi, zarf fiil mi karar veriyorsun.
Tongçğum bak dük eki almış. Bu o zaman
sıfat fiil oluyor. En eki almış anası
mezar dikecekmiş sıfat fiil oluyor işte.
ın eki almış zarf fiil oluyor. Bunu
birazdan detaylı göreceğizen damlaya aa
eki almış zarf fiil oluyor. En eki almış
an mezarda dikecekmiştek ki en ekini
almış bu da sıfat fiili olu. Devam
edelim başka bir örneğe bakalım. Yine
atasözlerimizle devam ediyoruz.
&gt;&gt; Bu kadar kolay mı bu konu hocam?
&gt;&gt; Bu kadar kolay bir konu ve zaten bilerek
atasözlerine örnek verdim. Çünkü
genellikle yazılılarda veyahut da
testlerde, denemelerde atasözlerinden
böyle çaktırmadan fiilimsi soruyorlar.
Hani zaten bunu bil demek istiyorlar.
Bak şimdi güneş girmeyen eve doktor
girer. Tamam. Doğru. Girer kelimesini
diktörgen içine aldım. Niye? Çünkü
yüklem. Mesela gireri kapattığım zaman
güneş girmeyen eve doktor. Ne diyorsun
ya? Güneş girmeyene eve ne diyorsun?
Deli misin sen? Bir cümle bir lokomotif
getir. Hemen getirdik. Girer yüklem.
Şimdi Arna'a mam alanlara bakıyorum.
&gt;&gt; Girmeyen.
&gt;&gt; Bu kadar basit. Fiilimsi bitti gitti.
&gt;&gt; O almış. Onu çıkartabilirsin.
&gt;&gt; Aynen bu kadar. Evet. H'dan gelen huya
gider. Yani Allah'tan gelen Allah'a
gider. Hani hay huy. Tamam. Şimdi gider
&gt;&gt; yüklem
&gt;&gt; gider yüklem. Haymadan
&gt;&gt; olmuyor. Gelen gelmeyen bitti gitti.
Fiilimsimiz bu kadar. Kedi uzanım.
&gt;&gt; Aslında fiilimser de birazcık fiil diyor
mu hocam?
&gt;&gt; Evet. Fiilimsi zaten. Bak içinde kökünde
fiil var. Gelmek, girmek. Bunlar bir
fiil ama artık cümlenin sonundaki
lokomotif gibi bir fiil değil. Niye? Bak
lokomotifi kapatıyorum. Haydan gelen
huya. Ne diyorsun sen? Deli misin?
Haydan gelen huya ne diyorsun? Cümleyi
bitir. Demek ki bu bir fiil değil. fiil
olsa böyle diye cümleyi bitirirdi.
Bitiremiyor. Ezik yani bu böyle fiil ama
değil yani hani fiilimsi tam da değil
yani. Gerçekten fiil olsa fiil derdik
yani zaten çekimli fiil fiilimsi
farkında birazdan görürken diyeceğiz ki
dikkat edin bak fiiller karizmatiktir.
Cümleyi bitirir diyeceğiz. Mesela kedi
uzanamadığı ciğere mundar der. Yani kedi
uzanamadığı ciğere pis der. Uzanamıyorsa
eğer yukarıda bir ciğer varsa aman bu
kötü der.
&gt;&gt; Mundar ne demek? Pis
&gt;&gt; mundar yani pis kötü demek. Yani
insanlar eee uzanamadığı iş
başaramayacağı şeylere genellikle aman
kötü. Ben bu okul mesela diyelim ki sen
eee atıyorum Galatasaray Lisesi'ni
kazanamayacaksan dersin ki aman
Galatasaray Lisesi çok şey kötü
&gt;&gt; Galatasaray kötüymüş tavanı akıtıyor.
&gt;&gt; Aynen mesela onun gibi şeyler çok eski
okul mesela gibi aslında uzanabilsen çok
iyi okul başarılı. Fransızca eğitim var
falan diye onun gibi. Neyse kedi
uzanamadı yere mard dedik der dikdörtgen
içine aldık. Niye lokomotifimiz sonra
geriye kalan kelimelerden ma alanlara
bakıyoruz kedi
&gt;&gt; uzanamadığı. Aynen. Uzandığı
uzanamadığı. Evet. Mayı çıkarabilirsin
ya da ekleyebilirsin. Uzandığı
uzanamadığı gelen gelmeyen giren gir.
&gt;&gt; Ciğere ciğer mi
&gt;&gt; olmuyor? Ciğer ciğer mi olmuyor. Boş ver
o kalsın. Mundar m falan da olmuyor ama
&gt;&gt; el elin eşeğini türkü çağırarak arar.
Şimdi ararı yine dikdörtgen içine aldık.
Niye? Çünkü bunu kapattığın zaman cümle
olmuyor. Bak el eline eşeğini türkü
çağırarak. E öyle işte bu kadar böyle
bir şey olmaz. Arar diye bir yüklem
lokomotif getirmen lazım.
&gt;&gt; Çağırmayarak.
&gt;&gt; Çağırarak. Çağırmaya. Bitti gitti. Bu
kadar fiilimsiyi bulduk. Esirgenen göze
çöp batar. Batarı bulduk. Esirgenen,
esirgenmeyen. Eğri oturup doğru
konuşalım. Konuşalımı bulduk. Doğru.
Oturup oturmayıp bu kadar basit. Hemen
başka bir örneğe geçelim. Yine akan
suyorsun tutmaz. Şimdi tutmazı
buluyorum. Akan akmayan bitti gitti.
Denize düşen yılana sarılır. Sarılır
yüklem.
&gt;&gt; Düşen düşmeyen
&gt;&gt; bitti. Bu kadar. Aza kanat yılana olmaz
mı? Yılan mı?
&gt;&gt; Yılan olmuyor.
&gt;&gt; Deniz mi?
&gt;&gt; Olmuyor. Olmuyor. Aza kanaat etmeyen
çoğu bulamaz. Bulamazı bulduk. Çoğu eden
etmeyen kanaat. Tamam bitti bu kadar.
Çok gezen çok
&gt;&gt; aza az mı? O o evladım aza derken orada
azmakla alakalı bizim öğretmenim sürekli
azmayın çocuklar diyor.
&gt;&gt; Orada ise azmayın, kudurmayın,
yaramazlık yapmayın demek istiyor.
Buradaki az ise çokun zıttı olan az yani
hani az çok buradaki farklı azlık yani
miktardan bahsediyor. Çok gezen çok
bilir. Şimdi biliri biliyoruz. Tamam
yüklen. Bunu bitti gitti.
&gt;&gt; Gezen gezmeyen
&gt;&gt; bitti gitti. Bu kadar fiilimsimiz. Gülü
seven dikenine katlanır. Bak katlanır.
Burada hemen dikdörtgen içine aldık.
Yine gül olmuyor. Gülme. Aman bu o gül
değil ki. Bu gülme sevmek. Bitti. Seven,
sevmeyen
&gt;&gt; hocam hep cümlelerin sonunda mı oluyor
yüklem?
&gt;&gt; Genellikle cümlelerin sonunda olur ama
bazen ortasında da olacak olsa da biz
zaten onu hissederiz. Yani katlanırı
kapattığın zaman gülü seven dikenine. E
olmuyor yani. Katlanır gülü seven
dikenine dese bile katlanır başa bile
koysa sen katlanır kelimesinin ne kadar
önemli olduğunu bilirsin. Mesela bak
öğrenciler ders çalışmak istiyor.
İstiyor dikdörtgen istiyor musun bir
gerçekleş?
&gt;&gt; İstemiyorum ben. İstemiyorum.
&gt;&gt; Tamam o zaman bu konuyu
&gt;&gt; hangi öğrenciler onu bir getirin
&gt;&gt; bunlar dili. Bunlar dil yok şaka şaka.
Bunlar başarılı, akıllı, hedefli LGS
öğrencileri. Şimdi burada istiyoru
bulduk. Sonra geriye kalanlardan mam
alanlarak. Öğrenci der. Çalışmak,
çalışmamak. Bitti. Bu kadar basit. Ha
çeşitlerini nasıl yapıyorduk? Önce bir
fiilimsiyi bulduktan sonra ikinci sırada
fiilin köküne bakıp eğer mayışmak eki
aldıysa isim fiil, eee anası mezar
dikecekmiş eki aldıysa sıfat fiil, diğer
ekler aldıysa da zarf fiil diyorduk. Bak
şimdi burada hemen dikkatli bakalım.
Çalışmak fiilinin kökü çalış. Çalış.
Ardından da makeki almış. O zaman bu
çalış
&gt;&gt; anası mezar dikecekmiş.
&gt;&gt; Yok olmuyor. Anası mezar dikecek bir şey
yok. Mayışmaktaki makyek. Mayışmaktaki
makyekini aldığı için biz buna
Tonguçadım benim isim fiil diyoruz. Bu
kadar basit. Hemen geçiyorum diğerine
çalışan öğrenciler başarır. Doğru
biliyoruz.
&gt;&gt; Başarır. Hemen lokomotif.
&gt;&gt; Çalışan çalışmayan
&gt;&gt; bu kadar basit. Çalışan çalışı
&gt;&gt; mükemmel bir zeka. Evet. Bu kadar. Kökü
bulduk. Sonra anı gördüğünce diyoruz ki
bu fiilimizin eki
&gt;&gt; ana
&gt;&gt; an diyoruz ve sıfat anası mezardteki
sıfat fiil eki diyoruz. Bitti gitti.
Düzenli çalışınca sınavı kazandı.
Kazandıyı hemen dikdörtgen içine aldık.
Çalışınca çalışmayınca
&gt;&gt; bu kadar basit. Fiilimizi gökü yine
çalışmak ince ınca eki almış zaten.
Nasıl kazandı? Düzenli çalışınca
genellikle zarf fiiller Tonguçum yükleme
sorulan yani fiilim fiile sorulan ne
zaman ve nasıl sorusunun cevabıdır. Ne
zaman kazandı? Nasıl kazandı? Ne zaman
kazandı? düzenli çalışınca o zaman bu da
yine zarf fiil oluyor. Tong çeladım
benim. Devam ediyorum. Yarın sinema
ekmek için plan yaptık. Yüklemimizi
bulduk. Git be gitmemek dedik. Yine bak
burada mek eek almış. Yine buraya da
isim fiil diyebiliriz. Tanımıyorum.
Yüklemimizi bulduk. Gidenler gitmeyenler
en ekini almış. O zaman buna da yine
sıfat fiil diyebiliriz. En sıfat. Evet.
Bu kadar basit. Sen gidince onlar çok
üzüldü. Senden bahsediyorlar. Üzüldü.
Tamam üzüldüğü yaptık. Dikdörtgen içine
aldık. Buradaki fiilimsimiz hangisi?
&gt;&gt; Gidince gitmeyince. Mükemmelsin
Tonguçuğum. Kolay sorularda inanılmaz
başarılısın. Gidip gitmeyince diyoruz.
Burada gidincenin kökünü bulduk. Ve
burada da yine İnce Asiye Maden Dağında
falan filan. Ne yapıyorsunuz?
&gt;&gt; Hocam dalga mı geçtiniz? Ben anlamadım.
&gt;&gt; Hayır güzel başarılı bir öğrencisin.
Kolay sorularda başarılısın derken zaten
kolay çıkıyor Türkçede. Merak etmene
gerek yok. Şimdi ince iki burada yine
zarf fiilimiz olduğunu yakalıyor
Songuçu. Şimdi dolayısıyla artık konuya
hakimiz ama ben birazdan buradan
&gt;&gt; hocam LGS'de nasıl geliyor? LGS'de bak
2025 yılında LGS Films'ten soru gelmedi
ama 2024'te gelmişti. 2026'da da mutlaka
bekliyoruz. Zaten LGS Türkçede en önemli
kısım anlam bilgisi. Anlam bilgisi
bittikten sonra son iki tane son dört
soruda iki tanesi yazımı noktalama
oluyor. Son iki soruda dil bilgisi
oluyor. Geçen sene cümle türleri ve fiil
çatısını sordular ama cümle türlerinde
de zaten fiilimsi olan cümle birleşik
cümle oluyordu. Yani fiilimsiz bulunan
cümle oluyordu. Diğeri ise fiilimsi
bulunmayan cümle oluyor. Buna benzer
yapıları da bilmemiz gerekiyor. Yani
burada mesela şu cümlelerde fiilimsi
olduğu için bunlar yapısı bakımından da
değişiyorlar. Dolayısıyla fiilimsiyi iyi
bilmemiz lazım. Ben şimdi sana ödevini
vermek istiyorum Tonguçğum. Biliyorsun
biz bu sene kitaplarımızda mükemmel bir
sisteme geçtik. Türkçe öğrenme atlasları
koyduk. Her bir dersen matematik öğrenme
atlası, işte fen öğrenme atlası her
birini koyduk. Neden? Hatta 0'dan 8'e
sözeli verirsen oradan gösteririm
Tonguçğum. Bak bu sene seninle beraber
konuları çok güzel bir şekilde
öğreneceğiz ve bunları öğrenirken
öğrenirken hatta bak mesela diyelim
0'dan 8'lerinin başını açayım. Önce yol
haritamızı koyduk. Seninle yapacağımız
canlı yayınları, şampiyon kamplarını,
ara tatil kamplar, yazılı kamplarını
hepsini tek tek planladık. Tek yapman
gereken kanalımıza abone olup bizi takip
etmek. Burada Tomand benim her bir
testimizin de videosu var artık. Hatta
her bir videomuzun da hangi testle
bağlantılı olduğunu artık biliyorsun.
Dolayısıyla bunları da güzel güzel
çözeceksin. Burada Türkçe öğrenme
hatasında şöyle bir şey var Tongkçuğum.
Bu sene toplam 17 tane videoyla sana
Türkçeyi süper bir şekilde öğreteceğiz.
Sen bu her bir videodan sonra çözmen
gereken soru sayısı var. Hatta burada
bunun birinden göstereyim.
&gt;&gt; Ben izleyeceğim bu videoları. Hocam
&gt;&gt; bu videoları YouTube'da 8. sınıf
kanalımızdan izleyebilirsin. LGS
kanalımızdan. Bak 8 Türkçe 1'i izledik
ya bugün. Ardından çözeceğin en az
çözeceğin sayısı bu. Bunu sıfırdandan,
dinamadan, tüm derslerden, zoru
bankasdan veya elindeki diğer
kaynaklardan çözebiliyorsun. Bunları
çözdükten sonra toplam çözdüğün soru
sayısını görüyorsun. Ben sana şimdi
ödevlerini hemen vereyim. Tüm derslerde
test 2021, Dinamo Türkçe'de test 63 yani
T63, 64, 65, 66. Zoru bankası halk
arasında bilinen adıyla Kazık
Bankası'nda da T53 54'ten sorularını
çözeceksin Tong Çeladi benim bu ödevleri
tamamladığında fiilimsiyi bitirmiş
oluyorsun. Zaten burada 100'den de fazla
soru çözmüş oluyorsun. Bu
&gt;&gt; kitaplardanım hocam
&gt;&gt; harikasın. Takımını seçmek için Touch
uygulamasına girdiğin zaman Bilge
Baykuşa hızaları seçiyorsun ve LGS
Cup'ta hem LGS hedefine ulaşmış
oluyorsun hem de bizden tabletler
kulaklar kazanıyorsun diyorum. Hocam
kızlar erkekler var mı?
&gt;&gt; Kızlar erkekler olmaz mı? Birazdan hem
challenge'ımız var hem de canlı testimiz
olacak. Onu da söylemek istiyorum. Şimdi
gelelim başka bir kısmına. Türkçenin
başka bir kısmına. Fiilimsinin başka bir
kısmına. Şimdi fiilimsiyi öğrendik. Sana
der ki fiilimsi mi çekimli fiil mi
hangisi? Hangisi? Böyle bir soru sorar
sorabilirs. Hiç korkmayacaksın.
Diyeceksin kardeşim Tonguç yukarıya
çıktım. Bu cümlede olmazsa olmaz olan
kelime yani lokomotif olan kelime ne?
Çıktı kelimesi. Çıktı kelimesini
kapatınca tonguç yukarı 7 diye bir cümle
olmuyor. O zaman ben çıktığı dikdörtgen
içine alıyorum. Diyeceğim ki bu kelime
olmazsa olmaz olan kelime ise ve
cümlenin içerisinde böyle lokomotif gibi
çok önemli bir görevdeyse ve kökü de
fiilse böyle fiil gibiyse ben buna
çekimli fiil diyebilirim. Ama tonguç
yukarıya çıktı odasına gitti demiş.
Mesela bak burada yine çıktı çekimli
fiil. Burada bir tane daha çekimli fiil
var. Odasına gitti. Bak birden fazla
çekimli fiil de olabiliyor. Ama çekimli
fiil fiilimsel arasındaki farkı şöyle
yakalayacaksın. Bak Tonguç yukarıya
çıkıp odasına gitti. Şimdi Tonguç
yukarıya çıkıp diye bir cümle olur mu
Tonguçğum? Tonguç yukarıya çıkıp
&gt;&gt; olmaz. Bu cümlenin lokomotifi eksik. Bu
cümlenin yargısı tamamlanmamış. Bu cümle
hala yükleme ihtiyacı var. Bu cümlede
hala bir eksiklik var. Tonguç yukarıya
çıkıp e odasına gitti deyince oluyor.
İşte burada gitti kelimesi yine zaten
yukarıda söylemiştik. Çekil fiil. Ama
işte bu çıkıp kelimesi mek alsa bile
çıkıp çıkmayıp diyebilsen bile cümleyi
bitiremediği için biz buna fiilimsi
diyeceğiz. Son şey ad fiilimsiler böyle
cümlenin ortasında oluyor. Genellikle
yargıyı bitiremiyor fiil gibi ama aynı
fiile de benziyor. Bak çıktıyla çıkıp
arasında sadece neredeyse bir harf
değişiyor. Bak burada t var. Burada p
harfi var. Ama temelinde çıktı kelimesi
cümleyi bitiriyor. Tonguş yukarıya
çıktı. Odasına gitti diyebiliyorsun ama
tonguş yukarıya çıkıp bitiremiyorsun.
İşte bu fiilimsi oluyor. Temel farklılık
bu. Şimdi fiilimsinin çeşitlerini en
başta söylemiştik ama hızlıca bir kez
daha üzerinden geçelim. Fiilimsiler ya
isim fiil oluyor Tonguçum, ya sıfat fiil
oluyor ya da zarf fiil oluyor. Peki
nasıl oluyor? Bunu hemen gösterelim.
Şimdi isim fiiller zaten bütün
fiilimsiler gibi mame ile olumsuz
yapılabiliyor ve ardından da mayışmak.
Senin en sevdiğin şey mayışmak yapım
eklerinden birini alıyor. Yolculuk
yapmayı herkesten çok sever. Önce
yüklemimizi buluyoruz. Tamam. Sonra
geriye kalanlardan mami eki alanlara
bakıyoruz. Yolculuk yapmayı, yapmamayı
herkesten çıkt bunu bulduk ya. Bunu
bulduktan sonra bu fiilin köküne
bakıyorsun yap. Ardından ne almış? Ma
eki almış. Maek işte buradaki ek. O
zaman bu isim fiil diyoruz. Öğretmenin
ders anlatış tarzına bayılıyorum.
Bayılıyorum dikdörtgen içine alıyorsun.
Tamam yüklemini bulduk. Sonra bakın
öğretmenin ders anlatış anlatmayış. Hah
bunu hemen yuvarlak içine alıyorsun. Bu
fiilimsimiz anlatmak kökünden sonra ış
eki almış. Mayışmaktaki ış ekini almış.
O zaman bu da yine isim fiil diyorsun.
Okumak en büyük tutkusudur. Şimdi
tutkusudur aslında bu cümlenin yüklemi
en büyük tutkusudur da sen bunun
tutkusudur da diyelim ki bunu buldun.
Bak bazen yüklem çekimli fiil de
olmayabiliyor. Gördüğün gibi bunlar
çekimli fiil sever. Bu da çekimli fiil
ama bu çekimli fiil değil. Niye? Çünkü
bu yani isim bunun tutku diye bir fiil
olmaz. Şimdi okumak kelimesine
bakıyoruz. Oku kökü. Tamam okumak
okumamak da diyebiliyoruz. Mami eki
alıyor. Aynı zamanda mayışmak eklerinden
mak ekini almış. O zaman biz buna isim
fiil diyoruz. Demek ki önce fiilimsiyi
buluyoruz. Lokomotifi bulduktan sonra
fiilimsi yuvarlak için aldıktan sonra
hani fiilimsi yuvarlak hani yuvarlak
böyle bir öyle bir böyle diyorsun ki
nasıl yani bu yapmayı yapmamayı fiil
falan isim kafan karışmasın bunu
aldıktan sonra diyorsun ki kardeşim ben
köküne bakarım kökünden sonra ma eki
gelmiş isim fiil ış eki gelmiş isim fiil
mak eki gelmiş isim fiil diyoruz bazı
kelimeler bu çıkmamış mesela LGS'de
şimdiye kadar ama yine de bilelim bazı
kelimeler fiilim sözlerini kaybedip
kalıcı isim oluyor. Dondurma. Dondurmama
diyemezsin artık artık. Ice Cream bitmiş
gitmiş artık. Dondurma diyebiliriz ama
&gt;&gt; ya o konuda di mesela o dondurma
bildiğimiz bizim vanilyalı, karamelli,
çilekli, frambuazlı falan o başka bir
şey yani. Gözleme, peynirli, çikolatalı
diye
&gt;&gt; geçen çikolatalı gözleme gördüm. Şok
oldum ya. Adam çikolatalı gözleme
satıyor.
&gt;&gt; Peynirlisini biliyorum, patateslisini
biliyorum ama çikolatalı da olmaz
kardeşim. Yani
&gt;&gt; menemenli gözlem.
&gt;&gt; Bak bu da olur yani. Ama tutar yani
mantıklı tutar. Açalım. Yağış, yağmayış
olmuyor artık. Sarma, dolma,
zeytinyağlısı mesela kesinlikle dolma.
Zeytinyağlı sarmağama yaptı annem. Ne
diyorsun? Deli misin? Annen sana
uçurtmama oynayacağız bugün. Olmuyor.
Bunlar artık kalıcı olsunmuş. Bir de m
olumsuzluk eki. Bak hatırlarsan
fiilimsilerde m ols falan demiştik ya.
Burada bir ma var. Onunla karıştırmamak
için dikkat edeceksin. Bak şimdi
sunucular birkaç dakika içinde konuşma
yapacaklar. Bak buradaki konuşma Tonguç
Eladı benim. Bu artık fiilimsi ama
lütfen daha fazla benimle böyle konuşma.
&gt;&gt; Of korktum mu ya?
&gt;&gt; Bak burada böyle konuşma diyor. Bu işte
çekimli fiil. Bu cümlenin sonunda
olmazsa olmaz olan kelime. Geldik sıfat
fiili. Bu da yine muamele olmu
yapılabiliyor zaten bütün filmler.
&gt;&gt; Bu ne hocam böyle ya?
&gt;&gt; Burada zor bir örnek koyduk LGS
senesinde zor örnekler.
&gt;&gt; LGS uzun mu çıkıyor hocam böyle?
&gt;&gt; LGS'de bazen bu tarz sorular
gelebiliyor.
&gt;&gt; LGS'de kelime sayısı en fazla Türkçede
mi hocam?
&gt;&gt; En fazla fende. En fazla fende. Sadece
2024'te Türkçede biraz fazla oldu ama
şimdiye kadar 2018 19 20 21 22 23'te fen
her zaman geçti. Çünkü fende öğrencileri
eee böyle güncel deneylerle yorum
yamultucu pardon yamulucu böyle yoruma
dayalı sorularla yormak istiyorlar.
Artık bunun dikkatsini istiyorlar.
Esasında ne istiyorlar biliyor musuncu?
Bak bak çok önemli bir şey söyleyeceğim
şu and ekrand
&gt;&gt; öğrencilerin belasını
&gt;&gt; hayır öyle bir şey değil. Öğrenciler
maalesef günümüzde artık ekran bağımlısı
oldular. Yani şöyle herkes YouTube'da,
Instagram'da, WhatsApp'ta falan filan
hep bunlar bağımsınız hocam.
&gt;&gt; Ben de bağımlısayım maalesef bu. Ama ben
artık
&gt;&gt; benim a babam da bağımlı.
Herkes bağımlı. Ama şöyle bir şey var.
Bizim çocukluğumuzda biz biraz daha
şanslıydık. Bunlar yoktu. Biz kitap
okuduğumuz zaman keyif alıyorduk.
Satırların arasında kaybolduğumuz zaman
hayal kurabiliyorduk. Ama şimdi
öğrenciler şunu görünce of aman sıkıldım
diyor. Niye? Çünkü shortslar
shortslardan, videolardan geldiği için
bu ona zor geliyor. Milletin Bakanlığı
bunu keşfetmiş. Hım. Madem onlar
sıkılıyor o zaman biz de uzun uzun
paragraflar soralım. Türkçeye Türkçeye
koyun. İnkılap tarihine de fere de uzun
uzun paragraflar koyun. Eğer öğrenci
ekran bağımlısıysa, akıllı telefonlarla
sürekli vakit harcıyorsa ve sürekli
olarak Fortnite, Valorant falan filan
böyle sü
&gt;&gt; yani tüm öğrenciler tüm böyleyse sıkıntı
yaşasınlar istiyor ama kitap okuyorsa,
rica ederim, kitap okuyorsa paragraf
sorusu çözüyorsa ve aynı zamanda bu tarz
uzun paragraflardan sıkılmıyorsa
başarılı olsun istiyor. Doğ
&gt;&gt; yani hiçb öğrenci
&gt;&gt; hayır evladım ekran süremizi azaltırsak
biz o başaran öğrenciler kısmına
girebiliriz. Onu da söylemek istiyorum.
Şimdi sıfat fiiller mame ile olumsuz
yapılabiliyor dedik. Ardından da an, esi
mezar dikecekmişiklerinden birini
alacak. Şimdi biz yine böyle bir cümle
geldiği, böyle bir paragraf geldiği
zaman ne yapacağız? Taktiğimiz aynı
kardeşim. Ben önce lokomotifi bulurum.
Sonra geriye kalanlardan mamki alanlara
dikkat ederim. Şimdi mahallenin en eski
evlerinden biri bahçesindeki sararmış
yapraklarla sonbaharın gelişine haber
veriyor gibiydi. Şimdi bak haber veriyor
gibiydi. Bunu dikdörtgen içine aldık.
Devam ediyoruz. Bak sarmış sararmamış.
Bak mış eki almış sıfat fiil. Geliş
gelmiş bu iş eki almış. Bu isim fiil.
Bak bu sıfat fiil ama bu isim fiil
oluyor. Tongçğum bahçe duvarına
yaslanmış eski bir bank. Yıllar önce
burada oturmuş insanlardan kalan anıları
saklıyordu sanki. Bak saklıyordu yine
yüklemimiz. Tamam. Yaslanmış yaslanmamış
anası mezar dikecekmiş eki almış. Sıfat
fiil. E oturmuş oturmamış anası mezar
dikecekmiş eki almış. Sıfat fiil. Kalan
kalmayan an eki almış sıfat fiil.
Gidiyoruz. Bu kadar basit. Bu arada şu
çekimli fiilleri ben yine dikdörtgen
içine kırmızıyla alayım ki kafan
karışmasın. Rüzgarın savurduğu kurumu
şapraklar kaldırım boyunca sürüklenerek
yolunu bulmaya çalışıyordu. Çalışıyordu
ben yine dikdörtgen için alıyorum zaten.
Yor eki alanlar hep hep lokomotftir hep
fiildir. Yani yor eki alan bir fiilimsi
olamaz.
&gt;&gt; Bak mayışmak isim fiil eki anası mezar
dikecekmiş sıfat fiil eki. Kenyala asiye
maden dağıda inceyip arakladıkça zarf
ile hiç hiç yoru görünce yapıştır fiil
ve en çok da yor fiili kullanılır.
Rüzgarın savurduğu savurmadığı dık eki
almış sıfat fiil
&gt;&gt; kurumuş kurumamış
&gt;&gt; harikasın sıfat fiil
&gt;&gt; kaldırım kaldırmadım
&gt;&gt; olmaz saçma attın artık yani boyunca
boymayınca öyle bir şey yok yani. Olmaz
&gt;&gt; sürüklenmeyerek
&gt;&gt; ha bu oldu. sürüklenerek sürüklenmederek
ama bu erek eki aldığı için bu zarf
fiili oluyor Tonguçum. Bulmaya bulmamaya
bu da ma eki aldığı için bu da isim
fiili oluyor Tonguç. Biz sıfat fiilleri
buluyoruz. Yoldan geçen geçmeyen bu
sıfat fiil anek almış bir adam. Elindeki
bastonla yürürken yürümezken, ırken, bu
zarf fiil eki durup durmayıp zarf fiil
eki. O evin çısından sarkan sarkmayan an
eeki almış sıfat. Kaç tane var hocam?
Kırık
&gt;&gt; feneri izledim. İzlediği yine ben
dikdörtgen için aldım. Neden? Çünkü bu
lokomotifimiz yüklemiş.
&gt;&gt; İlk başta lokomotivi bulmadan yaptınız.
&gt;&gt; Evet bu sefer hata yaptım. Özür dilerim.
Adaletten kaçınılmaz pardon. Burada hata
yaparsam hatamı kabul edim ama artık
hani hızlandıkça siz de bulmaya gerek
duymayabilirsiniz. Bu sokaktan geçen
herkesin fark edeceği bu ev zamanla
mahallenin simgesi haline gelmişti. Yine
bu sefer lokomotifi buldum. Hata
yapmadım. Geçen geçmeyen en eki almış.
Edeceği etmeyeceği sıfat fiil eki almış.
Başka da yok. Bu kadar basit.
Dolayısıyla buraya da geçene sıfat.
&gt;&gt; Zamanla da mava eki var.
&gt;&gt; Yok.
&gt;&gt; Zaman
&gt;&gt; yok evladım. Yok an eki yok olmuyor.
Abartmaya gerek yok ama
&gt;&gt; mahallede de
&gt;&gt; yok evladım sakin.
&gt;&gt; Beynim yandı hocam. Yan yanmayan beyin.
Şimdi sıfat fiiller. Burası biraz
detaylı bir bilgi. Bunu eski bir teokta
sordukları için ne olur ne olmaz diye
öğretiyoruz. Ama LGS çıkmadı. Sıfat
fiiller zamanla sıfat fi sıfat tamlaması
oluşturuyor ve bazen zamanla önlerindeki
ismin yerine geçip adlaşmış
sıfat fiil olabiliyorlar. Bunun ne
olduğunu hemen öğretelim. Sonra da
kaçalım. Bak şimdi.
&gt;&gt; Of çok zormuş ya bu.
&gt;&gt; Yok hiç korkma. Bak şimdi. Sanatçının
son şarkısını beğeniyorum. Şimdi
dikdörtgen
&gt;&gt; beğeniyorum yüklem.
&gt;&gt; Beğeniyorum yüklem. Bulduk. Burada
filmsi var mı? Tonguç evladı benim. E
sanat maçın yok bu değil. Bu da değil bu
da. Burada burada fiilimiz yok zaten.
Geç.
&gt;&gt; Sanatçının beğendiğim şarkıları var.
Varı yine dikdörtgen içine aldım. Tamam.
Çok güzel. Burada bak films var.
Beğendiğim beğenmediğim. Şimdi bu dik
eki anası mezar dikecekmişteki dik eki
ve bu bir sıfat fiil. Ve sıfat fiiller
genellikle sıfat tamlaması oluşuyor. Bak
şöyle göstereyim. Beğendiğim şarkılar.
Görüyor musun? Bak beğendiğim bu bir
sıfat tamlaması. Buna biz sıfat
tamlaması diyebiliyoruz. Sıfat tamlaması
diyoruz. Ama bazen beğendiğimi siz de
dinleyin demiş ya. Beğendiğim şarkıları
siz de dinleyin demek istiyor. İşte bu
artık önündeki isim düştüğü için biz
buna Tonguç evladım benim adlaşmış sıfat
fiil diyoruz. Bunu nasıl bulacağız?
Diyeceksin ki kardeşim beğendiğim
şarkılarda bir tamlama var. Yani bir
erkek bir de kadın var. Bu bir tamlama.
Bunlar bir çift olmuş. Ama bu tek başına
bunun yanında arkadaşlar
&gt;&gt; yani boşanmış veya ayrılmış neyse bir
şey ya dul mul ne diyorsun evladım? Bu
bekar. Ha bekar. O zaman bu adlaşmış
sıfat fiil oluyor.
&gt;&gt; Siz bekar mısınız hocam? Ben bek ne
diyorsun lan? Özel hayatımla alakalı
burada açıklama yapamam maalesef.
Magazine hayır
&gt;&gt; yakalandınız.
&gt;&gt; Yakalandık. Şimdi bazı kelimeler films
özelliğini kaybedip kalıcı ismi
olabiliyorlar. Dolmuş yazar giyecek
çizer döner. Mesela sen dönerce gidip
abi bana iki tane iki porsiyon dönmez
ver diyemezsin. Adam deli misin der yani
&gt;&gt; adam vurur abi
&gt;&gt; kaf ne diyorsun bana tereyağlı dönmez
ver abi bir tane. Böyle bir şey yok.
Döner artık kalıplaşmış. Fiilden
türeyerek sıfat görevinde kullanılan her
kelime de fiilim değil. Mesela çalışkan
öğrenciler diyorsun ya çalışkan
çalışmaktan çalışkan. Bu bir sıfat
doğru. Ama çalışmakan diyemiyorsun. Ama
çalışan çalışmayan diyebildiğin için m
eki alabildiği için işte biz buna sıfat
fiil diyoruz. Dolayısıyla fiilimslerin
en büyük özelliği m eki alabilmesi. Zarf
fiili de geliyoruz artık bitiriyoruz.
Bundan sonra da
&gt;&gt; hep aynı şeyi söylüyorsun hocam.
&gt;&gt; Yok evladım gerçekten bitiyoruz. Bak
şöyle göstereyor bir türlü.
&gt;&gt; Bak burada mame ile on kız erkekler
challenge'ını hepiniz seviyorsunuz
biliyoruz. O yüzden çok güzel sorular
koyduk. Çok kazık sorular koyduk. Şimdi
&gt;&gt; teşekkür ediyorum. En en zor
sorularımızı hazırladık. Şaka şaka. Mam
ile onu yapılabiliyor. E zaten bu kesin
bu fiks ya. Bu artık bunu söylemene
gerek yok hocam diyorsunuz.
Sinirlendiğinizi hissediyorum yani.
Tamam hocam m anladık artık ama zarf
fiilin çeşidini anlamak için de işte
arak eki, ken eki, ınca eki, dıkça eki,
alı, ır, mez, madan. Hocam bu ekleri
ezberlemek zorundayım. Hayır, mezar yok
&gt;&gt; yok. Yok. Burada yapacağın şey şu. Şimdi
yüklemi buldun ya. lokomotifi yükleme
sorular nasıl veyahut da tonguçum ne
zaman soruları bize zarf fiilleri
buluyor. Ya da mayışmak ve anası mezar
dikecekmiş eklerinin haricindekiler bize
zarf fiili buluyor. Bak şimdi olanları
duyar duymaz seni aradık. Şimdi aradığı
bulduk. Tamam. Duyar duymaz. Ne zaman
duyar duymaz aradık? Irmez eki şair
kullandığı imgeleri anlata anlata
bitiremiyor. Bitiremiyor. Yüklem anlata
anlata. Nasıl bitiremiyor? Anlata
anlata. Bak burada
&gt;&gt; anlatmaya anlatmaya diyebilirim.
&gt;&gt; Olabiliyor. Evet. Burada kullandığı diye
sıfat fiil ama bir zarf fiile
odaklanalım. Eski günleri hatırladıkça
özlemim artıyor. Yüklem hatırladıkça
hatırlamadıkça. Sesim kısıldı artık ya.
Hatırladıkça, hatırlamadıkça
diyebiliyoruz. Bu da ne zaman?
Hatırladıkça hatırlamadıkça bu da yine
zarf fiil oluyor. Şimdi burası önemli
Tonguçum. Bu da çıkmış sınavlarda
gelebilir. Zarf fiil cümleye ne zaman
sorusuna cevap veriyorsa zaman, nasıl
sorusuna cevap veriyorsa durum ve neden
sorusuna cevap verebiliyor. Bak şimdi
güneş batınca herkes sıfıraya oturdu.
Bak burada ne zaman sorusuna cevap
verdiği için Tonguçadım benim burada
güneş batınca ne zaman sorusuna cevap
verdiği için zarf fiil burada zaman
anlamı katmış. Tüm zorlukları aşarak
geldim buralara. Bak oturdu yüklemini
bulmuştuk. Burada geldim yüklemini
bulduk. Aşarak aşmayarak. Burada da
nasıl sorusuna cevap verdiği için burada
da durum anlamı katmış. Dongç şiiri
eline kağıda bakmadan okudu. Okudu
yüklemimiz nasıl okudu? Bakmadan okudu.
Bu da yine durum anlamı katmış çünkü.
Nasıl sorusuna cevap veriyor. Annem
sofrayı hazırlarken kapızilimiz çaldı.
Ne zaman? Sofrayı hazırlarken. Bak yine
burada da zaman anlamı katmış. Yani ne
zaman sorusuna cevap. Yani buradaki
dikkat edeceğen şey şu. Ne zaman
sorusuna cevap veriyorsa zaman anlamı
katmıştır. Nasıl sorusuna cevap
veriyorsa durum anlamı katmıştır. Şimdi
bir de yazılıda çıkabilecek soruya
bakalım. Burada çok güzel saç
çalıyorsun. Tebrik ediyorum seni. Şimdi
zaten burada yazılılarda bize ya bundan
bul diyorlar ya bu örnekten bul diyorlar
ya da ne yapıyorlar biliyor musun?
veriyorlar. Çeşidini bulunan istiyorlar.
Yani bu dizelerde geçen aşağıdaki
fiilimselerin türlerini yazınız demiş.
Şimdi fiilimsinin türünü nasıl
buluyorduk Tş yardım? Önce köküne
bakıyorduk. Anlayan fiilinin kökü nedir?
&gt;&gt; Anlamayan. Anlamak pardon.
&gt;&gt; Anlamak. Evet.
&gt;&gt; Kaçıyor.
&gt;&gt; O matematiğe bağladım hocam.
&gt;&gt; Deliren. Şimdi anlamayan dedin ya
anlamak kökü. Ondan sonra an eki almış.
Sence an eki?
&gt;&gt; Anası mezar dikecekmiş. Sıfat fişte bu
kadar süper zekasını tanış.
&gt;&gt; Ne kadar süper zek hocam? Kolay
sorularla çok başarılıyım.
&gt;&gt; Kolay sorularla başarılı. Bunu hepimiz
biliyoruz. Şimdi sarınca sarmayınca
tamam bu bittik. İnce eki sarmak fiili
ınce eki almış. Şimdi mayışmakta ınce
yok
&gt;&gt; ince k
&gt;&gt; anası mezard keçmişte de yok.
&gt;&gt; Ken ince maden dağı aynen. O zaman bu da
yine zarf fiil oluyor. Tongçadım benim.
Devam ediyoruz. Sen de güzel saz
çalıyorsun bu arada. Saz mı gitar mı bu
yoksa kemençe mi?
&gt;&gt; Şey bu hocam elektro gitar.
&gt;&gt; Vay havalısın güzel.
&gt;&gt; Yok biliyorum saz ya.
&gt;&gt; Metalika. Şimdi yarınca yarmayınca bak
yine yağmak kökümüz ince eki. E zaten
yukarıda zarf fiilse aşağıda başka bir
şey olacak hali yok. Bu da yine zarf
fiil.
Akaya bak. Akmak kökümüz akmak. Ma
almış. Mayışmaktaki ma. O zaman isim
fiil diyoruz.
&gt;&gt; Basit bir şey ya.
&gt;&gt; Evet.
[Müzik]
Oh oh

arkadaşlar Yaz geldi diye kimse rehavete
kapılmasın Bugünden itibaren ders
çalışmaya başlıyoruz abi iyi diyorsun da
Halimize bak ya Sırılsıklam olduk ya
bence ders falan çalışmayalım abi ya
Millet tatil story'si atarken biz evde
oturup soru mu çözeceğiz gidelim
dondurma yiyelim seninle zaten hareket
edecek olsaydık her sene sınıfta
kalmıştık gençler Amma boş yaptınız ya
Bir karpuz kestiğinde serinleyelim be
sabah akşam karpuz yiyorsun sonra
işkenceyi burada ben çekiyorum ama
Arkadaşlar bir sakin olun herkesin
sorununu çözeceğim her bezleri Sen git
şimdi hemen vantilatörü getir abi hadi
hemen Sen de git büyük Bir Dilim Karpuz
kes kendine haydi karpuz diğer bakın
mesane sen
Ya da sen otur ya başımıza iş çıkarma
şimdi E o zaman ben de masaya
hazırlayayım derse geçelim süper Hadi O
Zaman başlayalım
[Müzik]
yeter patlıcan artık Beyler WC'ye Koşun

LGS 2026 için 1. dönem tekrarıza devam
ediyoruz. LGS 2026'ya girdiğimizde sözel
bölümde ilk başta karşımıza Türkçe
çıkacak. Türkçede ilk başta karşımıza
sözcükte anlam ve cümlede anlam soruları
gelecek. İlk iki soru sözcükte anlam
olacak. Sonraki üç soru cümlede anlam
olacak ve dolayısıyla ortalamada her
sene 5 soru birazdan işleyeceğimiz
konudan geliyor. Dolayısıyla arkamıza
yaslanalım. Emniyet kemerlerimizi
bağlayalım ve 1. dönem full tekrar
kampımızda bugün sözcükte anlam ve
cümlede anlam konularını güzel bir
şekilde tekrar edelim. Burada çok
önemli. Mesela 2021'de 6 soru geldi.
2022'de 5, 2023'te 6, 2024'te 5, 2025'te
4 soru geldi ama bir tane soru da yine
cümlede anlamla bağlantılı olduğu için 5
soru diyebiliriz. 2026'da biz yine
sözcükte anlamdan 2, cümlede anlamdan 3
soru yani 5 soru bekliyoruz. 5 soruyu
garantilemek istiyor muyuz? Tonguş
evladım benim.
&gt;&gt; İstiyoruz hocam.
&gt;&gt; Harikasın. O zaman herkes arkasına
yaslansın. Emniyet kemerlerini bağlasın.
Güzel bir şekilde zaten geçen haftaki
dersimizde fiilimsiyi, cümlenin
ögelerini güzel bir şekilde tekrar
etmiştik. Şimdi de yazım kuralları ve
noktalama şartlarına bakmıştık. Şimdi
güzel bir şekilde sözcükte anlam ve
cümlede anlamı öğreneceğiz. Diğer
dersimizde de parçada anlam konusuna
bakacağız. Herkes LGS 1. dönem full
tekrar kitabından konuyla alakalı
soruları çözmesi gerekiyor ve yine ana
denemelerinden de bu hafta 2, gelecek
hafta 2 toplam 4 denemeyi tamamlamamız
gerekiyor. Hızlı bir şekilde videomuza
başlayalım.
Sözcükte anlam nedir arkadaşlar? Bize
sözcüğün aynı böyle LGS'ye girdiğiniz
zaman size altı çizili sözcüğü anlam
katmış olduğunu soracaklar. Yani
sözcüğün gerçek, mecaz, terim anlamı
olması. Bunlar zaten çok temel bilgiler.
Bunları biliyorsunuz. Nasıl sorulur?
&gt;&gt; Kazık sorulur.
&gt;&gt; Hayır, kazık sorulmaz Tonguçum. Sözcükte
anlamla alakalı eğer belli soru tekrar
yaptıysanız, belli soruları çözdüyseniz
çok rahat sınavda da yapabilirsiniz. Gel
istersen hemen antrenmanla başlayalım.
Şimdi sıcak günlerde dışarı çıkmam
dediğimizde buradaki sıcak sözcüğü sence
gerçek mi mecaz mı? Tonguçum
&gt;&gt; gerçek. Harikasın. Buradaki sıcak
sözcüğü gerçek anlamda. Neden? Çünkü
gerçekten bir sıcaklık var. Ama
misafirlerimize sıcak davrandık
dediğimizde buradaki sıcak mecaz bir
anlam içeriyor. Neden? Çünkü
misafirlerimize kaynar su falan
dökmüyoruz. Burada samimi, hoş
davranıyoruz. Türkçede fiiller konusunu
işledik. Bu sence gerçek mi mecaz mı?
&gt;&gt; Gerçek hocam.
&gt;&gt; İşte bu gerçek merçek değil de bunu
terim anlamı olarak bileceksin. Terim
anlam yazıyorum buraya. Niye? İşte
Türkçede eee örnek veriyorum fiiller
konusu. Matematikte çarpanlar katlar
&gt;&gt; Of hocam çok zor ya. Evet, çarpanlar
katlar gerçekten çok fazla zor soru
gelen bir konu veyahut da işte fende
mevsimler eklim konusu. Bunların her
biri bir terim, bir ders terimi. Yararlı
işler yapıyoruz dediğimizde yararlı
sözcüğün öncelikle şunu bilmemiz lazım.
Eş anlamlısının faydalı olduğunu
bileceksin bir kere. Bak faydalı bunun
eş anlamlısını sorabilir sana. Veyahut
da bunun zıttını sorabilir. Zararlı
diye. Bak bu da onun zıttı. Yararsız ise
olumsuzu. Bak buna dikkat etmeni
istiyorum. Yararlının olumsuzu yararsız.
Yani yararlı yararsız zıt olmuyor.
Yararlı zararlı zıttı oluyor. Faydalı da
eş anlamlısı oluyor. Buna benzer şeylere
dikkat etmen lazım Tonguçum rüyamda dün
kitap okuyorum dediğimizde bunlardan
hangisi somut? Hangisi soyut? Tongç
&gt;&gt; rüya soyut. Kitap somut hocam
&gt;&gt; harikasın. Rüya soyut anlamda çünkü
kişiden kişiye değişir rüya ama kitap
somut anlamda. Sobut ve soyut da böyle
sorabilirler. Sabaha kadar horlamışım
sözcüğünde ise bir yansıma sözcük var.
Yani örnek vererekten ilerliyorum hızlı
bir şekilde. Sorular yok burada
dikkatsen. Olanları tek tek anlat
dediğimizde mesela ikileme var ama bu
ikilemeler bak iyi kötü de bir ikileme.
Eee ıvır zıvır da bir ikileme. Bu
ikilemelerin kendi aralarında farkları
var. Mesela diyelim ki bunlardan hangisi
eee birbirle zıt olan sözcüklerle
oluşturulmuş?
&gt;&gt; İyi kötü.
&gt;&gt; Harikasın. İyi kötü bu şekilde. Ama
mesela ıvır zıvır ikisi de anlamsız
sözcüklerden oluşmuş. Tek tek aynı
sözcüğün tekrarıyla oluşmuş gibi
ifadelere dikkat etmemiz lazım. Şimdi
bir tane sorumuz var. Ekranları başaki
arkadaşlarımız da bizlerle beraber
yapsınlar. Hemen bakalım. Aşağıdaki
cümlelerin hangisinde ayrı içine verilen
anlam özelliğini gösteren bir sözcük
kullanılmamıştır diyor. Çocuklarımıza
hayvan sevgisini küçük yaşlarda
kazandırmalıyız. Bak sevgi soyut anlam.
Bu işte mutlaka yine onun parmağı var.
Parmak mecaz anlam. Onun parmağı var
diyor. Yarınki geziye sınıfımızdan 12
öğrenci katılacakmış. 12 nicel anlam.
Bir şey ölçülebiliyorsa,
tartılabiliyorsa bu nicel oluyor. Bak
ölçebiliyorsun, sayabiliyorsun.
Sanatçının son çalışması büyük bir yeni
aldı. Burada bir terim yok. Fizik,
kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ya da
fen, matematik bununla alakalı bir terim
var mı?
&gt;&gt; Yok. O zaman cevabımız Denizli seçeneği.
Yukarıdaki numaralanmış atasözlerinin
hangilerinde karşı anlamlı sözcükler
kullanılmamıştır diyor. Bak atasöz
sorusu gibi duruyor ama esasında eee zıt
anlam sorusu. Bakalım. Aç doymam tok
acıkmam sanır diyor. Burada zıtlık var
mı?
&gt;&gt; Harikasın. Aç ve tokun altını çiziyorum
ama bize kullanılmamışları soruyor. O
zaman A seçeneğini eleyeceğiz. Niye?
Çünkü aç ve tok birbirine zıt. Daha dağa
kavuşmaz. İnsan insana kavuşur. Kavuşmaz
ve kavuşur. Birbirine zıt mı Tonguçu?
&gt;&gt; Evet hocam.
&gt;&gt; Hayır patladın. İşte bunlar birbirine
zıt değil. Bunlar olumsuzluğu.
Dolayısıyla burada zıtlık yok. O yüzden
iki cevaplarımızın içerisinde olacak. 2
olacağı için D de gitti. Ana gibi yar
olmaz. Bağdat gibi diyar olmaz. Yar
diyar. Burada bir şey yok. Zararın
neresinden dönülse kardır. Zarar ve kar
birbirine zıt. O zaman 4 de olmayacak
cevaplarımızın içerisinde. C de gitti.
Cevap B gibi. İyi evlat babayı vezir,
kötü evlat rezil eder. Bak iyi ile kötü
de birbirine zıt mı? O zaman 5 de gitti
zaten. 5 yoktu. Burada cevabımız 2 ve 3.
2 ve 3te yani dağ dağa kavuşmaz insan
insana kavuşur. Ana gibi yar olmaz
Bağdat gibi diyar olmaz cümlelerinde
herhangi bir zıtlık yok. Karşı anlamlı
sözcükler yok. Kavuşmaz ve kavuşur.
Birbirinin olumsuzu. Son derece kaliteli
bir soruydu. Devam ediyoruz. Şimdi başka
bir soru. Siz de bu arada videoyu
durdurarak ekranları başınıza
çözebilirsiniz arkadaşlar. Çok kaliteli
sorular getirdi çünkü. Şimdi sürmek
sözcüğünün aşağıdaki anlamlardan hangisi
örneklendirilmemiştir diyor. Bakalım
burada ne yapıyoruz? Yerine koyma
yöntemi kullanıyoruz soncuçum. Yerine
koyma yöntemi uyguluyoruz. Şimdi
baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum.
Baygınlığım ne kadar olmaya devam etti?
Olabiliyor. Bak bu A seçeneği olabilir.
Hastalandığından tarlasını süremedi.
Hastalandığından tarlasını pulluk veya
sabahla toprağa işleyemedi. Bu da
olabilir. Her dairenin temizlenmesi bir
saat sürmüştü. Her dairenin temizlenmesi
bir saat zaman almıştı diyebilir miyiz?
Diyebiliriz. Bu da olabilir. O zaman
Bursa da koyduk. Meraklımayın. Çok
sürmez her şey düzelir. Uzatmak, ileri
doğru itmek. Yani sürdü, ileri ittirdi
anlamında bir şey var mı buralarda? Ben
göremedim. Meraklanmayın. Çok sürmez.
&gt;&gt; Çok devam etmez. Aynen senin söylediğin
gibi çok sürmez manası yani işte çok
devam etmez gibi bir şey dediğin gibi
her şey düzelir diyebiliyoruz. O zaman
burada cevabımız Deniz seçeneği. Bunun
karşılığı örneklendirilmemiş. Hemen
başka bir soruya geçiyoruz. Gördüğünüz
gibi süper kaliteli bol soru çözüyoruz.
Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin
hangisi sözlerin hangisi parantez yani
ayçle verilen açıklamayla anlamca
uyuşmamaktadır diyor. Bakalım. Şiir
yazmak öyle sanıldığı gibi esinin,
ilhamın gelişine bağlı bir edim yapıt
değildir. Şiir öyle çat kabı beklenmedik
biçimde kalemin ucundan dökülmez. Şiir
önce yeşireceği, gelişeceği toprağı
bulur. Tomurcuklanacağı anı bekler
diyor. Sence bu soruda cevap nedir
Tomurcuk?
&gt;&gt; Hocam bilemedim. Çok zormuş.
&gt;&gt; Evet gerçekten seçci bir soru. Şimdi
isimle ilham aynı anlama geliyor. Bunun
yerine bunu kullanabilirsin. Edin ve
yapıt aynı anlama geliyor. Bunun yerine
bunu kullanabilirsin. Çat kapı
beklenmedik bir şey demek. Bunu da
kullanabilirsin. Ama yeşermek ve
gelişmek ayrı bir şey. Şimdi şiirin
yeşermesi demek. Şimdi şöyle düşün.
Şurası toprak. Toprağın altından tohum
çıkıp da şöyle ilk çıktığı ana yeşermek
denir. Gelişmek ise artık yeşerdikten
sonraki andır. Yani yeşermek ve gelişmek
farklı şeyler. O yüzden cevabımız
Denizli seçeneği. Çok zorlayıcı bir
soruydu. Şimdi geldik atasözlerine.
Atasözleri nedir? Atalarımızın bizler
için söylediği kalıplaşmış sözlerdir.
Nasıl sorarlar? Gerçek anlamlı mı? Mecaz
anlamlı mı? Atasöz ne anlama geliyor
şeklinde sorarlar. ve nasıl bulunacağı
burada arkadaşlar zihninizde
somutlamanız gerekir. Yani mesela
diyelim ki ateş olmayan yerden duman
çıkmaz diyorsa demek ki bir yerde bir
duman varsa bir ateş de vardır. Bir
şeyin sebebi vardır gibi yorumlama
yapmanız gerekebilir. Şimdi bakalım bir
tane sorumuz geldi. Aşağıdaki
atzelerinin hangisinde mecazi söyleyiş
yoktur demiş. Bakalım. Sakla samanı
gelir zamanı. Şimdi burada bu sözü kimin
için söylemişler?
&gt;&gt; İnekleri için mi söylenmiş hocam?
&gt;&gt; Hayır canım ne alakası var? İnekle
alakalı bir şey değil bu. Saklaş samanı.
Gelir zamanı insanlar için şey söylemiş.
Yani samanını saklarsan, harcamazsan
zamanı geldiğinde kullanırsın diyor.
Dolayısıyla burada mecazlı bir anlam
var. Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Şimdi minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Eğer sen bir hata yaptıysan bununla
alakalı özününü, kabahatini saklaman
lazım. Burada minare çalmakla alakalı
bir şey. Bu da mecazi anlam. Ayağını
yorganına göre uzatm. Bu da yine uyurken
insanlara söylenmiş bir söz değil.
Burada masraflarını dikkatli yap. Yarın
bir gün tasarruf edemezsin. Sıkıntı
yaşarsın. Yani 100 lira kazanıyorsan 100
lira harcama. Ayan yorgana göre zat az
harca. Yarın bir gün belki lazım olur
demek istiyorum. Acma sırrını dostuna. O
da söyler dostuna. Burada mecazi bir
anlam var mı Tomcum?
&gt;&gt; Ben bulamadım hocam. Aynen söylemiş.
&gt;&gt; Aynen dediğin gibi adam herhangi bir he
diyeceğimiz bir şey yapmamış ki. Aynen
söylemiş. Açma sırrını dostuna, o da
söler dosuna. Burada sakla samanı gelir
zamanı dediği zaman he diyorsun burada
samandan bahsetmiyor. Başka bir şeyden
bahsediyor. Minareyi çalan kılıfını
hazırlar dediğinde he diyorsun burada
başka bir şeyden bahsediyor. Ayağını
yorgana göre uzatığında he diyorsun bu
yorgandan bahsetmiyor. Burada başka bir
şeyden bahsediyor. Ama Denizli'de olanı
olduğu gibi söylemiş. Hemen başka
kaliteli bir soruya geçiyoruz. Aşağıdaki
atasözlerinin hangisinde doğrudan öğüt
anlamı vardır diyor. Bakın bugün çok
güzel sorular çözeceğiz. Dikkatçe siz de
çözün arkadaşlar videoları durdurup
gerekirse.
Korkunun ecele faydası yoktur. Burada
bir öğüt vermiyor. Burada bir uyarıda
bulunuyor. Yani korkunun faydası yok
diyor. Boşuna korkmana gerek yok. Taşıma
su ile değirmen dönmez. Burada da yani
dikkatli oluyor. Sen böyle değirmen
döndürmek için elinle su getiriyorsun
ama olmaz derken esasında değirmenciye
seslenmiyor. Burada yine dolaylı olarak
demek istiyor ki yani başkasının
ittirmesiyle çalışılmaz. Sen kendini
istemelisin diyor. Yani mesela siz şu
anda LGS'ye çalışıyorsunuz ya
arkadaşlar. Kendiniz isterseniz
başarırsınız. Yani annenizin babanızın
söylemesiyle zorla çalışmanız olmaz.
kendi içinizde olacak ki yapıyorsunuz da
buna eminiz. Büyük lokma ye, büyük söz
söyleme. Burada net bir şekilde doğrudan
öğütünü vermiş. Büyük lokma ye. Yani
büyük yemek yiyebilirsin ama büyük söz
söyleme diyor. Net bir şekilde doğrudan
öğüt vermiş. Ekmeğin büyüğü hamurun
çoğundan olur. Ya burada yine dolaylı
yani bunu hamurcu fırıncılar için
söylememiş. Yani eğer büyük bir ekmek
yiyeceksen onun öncesi çok büyük
hazırlık yapman lazım demek isteyerek
dolaylı söylüyor yani. Şimdi geldik
başka bir soruya. Aşağıdaki
atasözlerinden hangisi ayr içine verilen
tutumla ilgili değildir demiş. Tam bir
LGS tarz soru. Böyle bir soru gelir
arkadaşlar. Dikkat edin. Bana dokunmayan
yılan 1000 yıl yaşasın. Bu tam bir
bencilliktir. Niye? Yani yılan var bir
yerde. Herkese zarar verebilir ama sana
dokunmuyorsa yaşasın. Bana ne diyorsun?
Tam bir bencillik.
&gt;&gt; Çok kötü bir özellik hocam.
&gt;&gt; Kesinlikle. Kesinlikle kimse bencil
olmamalı. Gün doğmadan neler doğar? Bak
burada da umut var. Yani şimdilik belki
sıkıntılar olabilir, belki üzüntüler
olabilir ama ileride
umudumuz olsun. Gün doğmadan yani güneş
doğmadan neler olabilir diyor. Yani
yuvarlanan taş yosun tutmaz. Bu çalışmak
mı demek Tonguç?
&gt;&gt; Hayır patladın. Bunu birçok öğrenci
böyle zannediyor. Yani eğer taş
yuvarlanırsa yosun tutmaz yani iyi olur.
Hani işleyen demir ışıldar zannediyor
ama halbuki bunlar birbirinden farklı
şeyler. İşleyen demir ışıldar ile
yuvarlanan taş yosun tutmaz. Aynı anlama
gelmiyor. İşleyen demir ışıldar.
Çalışmakla alakalı. İşlersen ışıldarsın.
Ama yuvarlanan taş yorsun tutmazsın ne
demek biliyor musun? Eğer bir taş bir
oraya bir buraya yuvarlanıyorsa olduğu
yerde ağır değilse yosun tutmaz. Halbuki
yosun tutmak iyi bir şey. Dolayısıyla
bir insanda sürekli iş değiştiriyorsa
yani ben bir işte eee öğretmenlik
yapıyorum. Bir başka bir mesleğe
geçiyorum. Bir başka bir mesleğe
geçiyorsam başarılı olamam. Kendi
mesleğimde ısrarcı davranırsam, kendimi
geliştirirsem iyi olabilirim demek
istiyor. Dolayısıyla bir insan başarılı
olması için çok da yuvarlanmamalı,
olduğu yerde durmalı ki yun tutsun taş
yerinde ağırdır gibi. Dolayısıyla bu
çalışmakla alakalı değil. Seçi bir soru.
Yalnız taş duvar olmaz. Şimdi şöyle bir
bakalım. Burada bu taştan doğru olur mu?
&gt;&gt; Olmaz. Şimdi bunun yanına başka taşlar
getiriyorum Tukçum. Bakalım olacak mı?
Hep beraber ekranları başındaki
arkadaşlarımızı izleyelim.
&gt;&gt; Şöyle taşları dizmeye başlıyorum.
Bakalım olacak mı?
&gt;&gt; Aa duvar olmaya başladı.
&gt;&gt; Kesinlikle. Görüyor musun? Bak yalnız
taş duvar olmuyordu ama bu taşlarla
duvar oldu. Demek ki bu da birliktelik.
Yani ağaç yaprağıyla gürler. İşte
birlikten kuvvet doğar. Bir elinesi var,
iki elinsinesi var da bununla
bağlantılı. Şimdi geldik deyimlerimize.
Deyimler nedir? en az iki sözcükle
oluşur. En az iki sözcükle oluşur ve
genellikle de mecaz anlam katar. Bize
deyimin anlamını sorarlar ve deyimlerde
mutlaka zihnimizde olayı
somutlaştırmamız gerekir. Mesela yüzü
kızardı dediğimizde yüzü kızarmış bir
insan aklına gelecek. Bir insanın yüzü
neden kızarır?
&gt;&gt; Çok fazla güneşte durunca.
&gt;&gt; Tamam bu doğru ama başka bir şeyden
dolayı da kızarır. Utandığı zaman,
yanlış bir şey yaptığı zaman da yüzü
kızarır. Bunu yakalamamız lazım. Hemen
sorulara geçiyoruz. Ekranları başındaki
arkadaşlarımıza hiç acımadan
ilerliyoruz. Bu parçada boş bırakılan
yere aşağıdakilerden hangisi
getirilebilir? demiş.
Günlük yaşamda hemen herkesin şahit
olduğu bir durum vardır. İyi niyetle,
saf duygularla birine yardım etmek
isteriz. Fakat iş öyle bir duruma gelir
ki iyilik yapayım derken o kişiye zarar
veririz. İşte böyle durumlar için nokta
nokta deyimini kullanırız. Bak iyilik
yapmak isterken bir anda kötülük
yapıyoruz. Yani hangisi getirebilir
diyor. Burun kıvırmak beğenmemek demek.
Bu alakası yok.
Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Bak kaş
yapmak istiyorsun. Güzel bir kaş yapayım
diyorsun. Ama o sırada adamın gözünü
çıkarıyorsun. Yani iyi bir şey yapayım
derken ne oldu? Ben daha kötü oldu.
&gt;&gt; Aynen. Daha kötü oluyor. Dolayısıyla bu
olabilir. Pot kırmak ise söylenmeyecek
bir şeyi başka bir yerde söylemek demek.
Mesela eee çam devirmek. Yani mesela
yanlışlıkla arkadaşların yanında
kullandığım bir kelimeyi bana karşı
kullansan pot kırmış çam devirmiş
olursun. Bu da değil. Elinden geleni
yapmak da değil. Burada doğru cevabımız
kaş yapayım derken göz çıkarmak. Şimdi
başka bir deyim sorumuz var.
Aşağıdakilerin hangisinde yanlış anlamda
kullanılmış bir deyim vardır diyor.
Akşama kadar mağaza mağaza
dolaştığımızdan dizlerimizin bağı
çözülmüş diyor. Buradaki deyim hangisi?
Sonuç
&gt;&gt; dizlerin bağı çözülmesi.
&gt;&gt; Harikasın. Hemen altını çiziyorum.
Dizlerimizin bağı çözülmüştü. Dizlerin
bağı çözülmesi bir şey karşısında çok
korktuğunda söylenen bir şeydir. Yoksa
dizlerin bağı çözülmesi yorgunluktan
dolayı olmaz. Ayaklarımıza kara sular
inmişti deseydi olur. Bak buraya
yazıyorum. Ayaklarımıza
kara sular inmişti deseydi bu olurdu.
Ama burada öyle bir şey demiyor ki yani
burada
dizlerimizin bağı çözü. Korkun onu
görünce dizlerin bağı çözüldü. Mesela
geceleyin yolda giderken karşıma bir
tane dev çıkınca dizlerin bağı çözüldü
diyebilim. Bu öyle bir şey değil ki. Bir
tek sizin haberiniz olmadı. Oysa bunu
Sağır Sultan duydu. Buradaki değim
hangisi?
&gt;&gt; Sağır Sultan duyması.
&gt;&gt; Tamam haberiniz olmadı. Sağır Sultan
duydu. Bu oturuyor. İki saattir onlardan
gelecek haberi bekliyoruz. Meraktan
çatladık artık. Buradaki deyim ne?
&gt;&gt; Meraktan çatladık.
&gt;&gt; Meraktan çatlamak. Ama burada da
olabilir. Haber bekliyor. Meraktan
çatlanabilir. Bu da oturuyor. Aradan o
kadar yıl geçmesine rağmen ihtiyarın o
hali gözümün önünden gitmiyor. Buradaki
değim hangisi? Gözümün önünden gitmiyor.
&gt;&gt; Gözün önünden gitmiyor. İhtiyar aradan
yıl geçmiş unutamıyorum. Aklımdan
geçmiyor. Bu da oluyor. Oturuyor. Ama şu
alakasız oluyor. Yanlış anlam
kullanılmış. O yüzden cevabımız Adana
seçeneği.
Aşağıdakilerin hangisinde alt çizili
değimler yakın anlamlı değildir? demiş.
Dikkatli olmamız lazım. O her şeyi en
iyi şekilde yapmaya çalışan, ince eleyip
sık dokuyan bir yöneticiydi. Bu başy
yapıtı kılık yararak ortaya koymuştur.
Şimdi kılık yarmak ne demek ol?
&gt;&gt; İnceleyip sık dokumak demek. Hocam
&gt;&gt; mükemmelsin. Zaten bu deyimi bununla
açıkladın. Zaten ikisi yakın anlamda. O
yüzden bu oluyor. Bize değildir soruyor.
Baltayı taşa vurduğunun farkında olmadan
konuşmasına devam ediyordu. Toplantıda
pot kırınca ortam buz gibi oldu. Bak pot
kırmak ve baltayı taşa vurmak aynı
anlamdadır. Hatta bunla benzer bir deyim
daha var. O neydi?
&gt;&gt; Çam devirmek.
&gt;&gt; Muhteşemsin Tonguç. Hemen yazıyorum. Çam
devirmek. Gerçekten harikasın.
Söylenmeyecek bir şey. Söylenmeyecek bir
yerde söylemek. Sahneye çıkması için
ismi okununca eteklere tutuştu. işi
yetiştirmesi için üsteledikleri zaman
hemen eli ayağına dolaşır. Yani bir şey
yap yap diye yetişir dedikleri zaman eli
ayağına dolaşır. Eli ayağına dolaşmak ve
etekleri tutmak nedir?
&gt;&gt; Kesinlikle çok telaş ediyor. O yüzden bu
da ikisi aynı anlamda.
&gt;&gt; Avcılar gözünü kırpmadan dağ keşilerini
vuruyordu. İstedikleri yerine
getirilmeyen adamın gözünü kan
bürümüştü. Bunlar birbirinden farklı.
Gözünü kan bürümek demek intikam
hırsıyla dolmak demek. Gözünü kırmadan
demek dikkatli böyle hiç böyle pıt pıt
pıt dağ keşilerini vuruyorlar. Gözünü
kırmadan, hiç seçmeden, ayırt etmeden,
acımadan demek. Burada çok intikamlı
oluyor. Burada hiç acımadan anlamı var.
O yüzden cevabımız Denizli seçeneği.
Geldik cümlede anlam konusuna. Cümlede
anlam konusu nedir? En az LGS 4 soru
demektir. Demiş ki, "Antrenman
dikkatli okumayınca hata yaptı. Hata
yapmamak için dikkatli okuyor. Dikkatli
okursan hata yapmaz. Şimdi bu üç cümleyi
neden sonuç, amaç sonuç ve koşul sonuç
açısından inceleyelim. Şimdi bunlar da
gelebiliyor LGS'de. Şimdi dikkatle
okumayınca hata yaptı. Neden sonuç
cümlesidir? Neden hata yaptı? Dikkatli
okumadığı için. Hata yapmamak için
dikkatli okuyor cümlesi nedir?
&gt;&gt; Amaç sonuç.
&gt;&gt; Kesinlikle. Niye? Hata yapmamak amacıyla
diyebiliyorsun. Dolayısıyla amacıyla
diyebiliyorsan bu içinin olduğu yere biz
bunlara amaç sonuç cümlesi diyoruz.
Songçum dikkatli okursan hata yapmazsın.
Dikkatli okumazsan hata yapmamak için
dikkatli okuyacağız. Burası nedir? Koşul
sonuç cümlesidir. Yani aynı
annelerimizin cümlesi gibi. Yemeğini
yersen dışarı çıkarsın. ödevini yaparsan
e bitirebilirsin. Şimdi şiir duyguların
dile getirildiği edebi türdür ise şiirin
tanım yapılmış. Tanım cümlesi bu nedir
sorusuna cevap veren bir cümledir.
Hikaye romana göre daha kısadır
dediğinden almış doğmu
&gt;&gt; hikaye romanı karşılaştırmış.
&gt;&gt; Harikasın. Bak daha en kadar gibi, isse
gibi sözcükleri gördüğümüzde iki varlık,
iki kavram karşılaşılıyor demeniz lazım.
O zaman buraya da hemen altına yazıyorum
Tonguçum. Karşılaştırma
devam ediyoruz. Hangisinde neden sonuç
ilişkisi söz konusudur demiş. Neden
sonuç cümlelerinde genellikle olan olmuş
biten bitmiştir ve böyle bir anlam
vardır. Her gece rüyamı yazan sihirbaz
fikir çilesinden büyük işkence. Burada
bir neden sonuç yok. Merdivende ayak
sesin rıhtım taşına gölgem var. Neden?
Cevap yok. Beni sensiz bırakma dilinde
söz olayım. Her takvim yaprağında yiten
gün ben olayım. Burada bir neden sonuç
yok. Sen gittin yaslara büründü Cihan.
Cihan neden yaslara büründü Tonguçum?
&gt;&gt; Sen gittin.
&gt;&gt; Harikasın. O zaman buradaki sen gittin.
Bir neden şurası sonucu oluyor. Sonuç
ne? Cihan dünyanın yasara bürünmesi.
Nedeni ne? Senin gitmen. Dolayısıyla
senin de söylediğin gibi Tongçuğum sen
gittin burada neden? Soluyor dallarda
gül dertli dertli. Niye? Yine sen
gittiğin için. O yüzden cevabımız
Denizli seçenek. Geldik şimdi başka bir
soruya. Göte'nin hayatı ile ilgili olan
genç ve Ertel'in acıları romanı diye
başlıyor. Kesin olarak çıkarılabilir
sorusu. Bak diyor ki Göte'nin hayatıyla
doğrudan ilgili olan Genç Verter'in
acıları romanı
toplumu derinden etkileyerek bir nesil
romanı olmuştur diyor. Şimdi kesin
olarak çıkarılabilir. Bakalım. Genç
Verter'in acıları dönemin en etkili
yapıtı olmuştur. Böyle bir şey var mı?
&gt;&gt; Yok. Dönemin en etkili yapıtı demedim.
yapıtlarını her zaman gerçeklerden
hareketle kalem almıştır. Götein Atile
doğrudan ilgili diyor ama yapıtlarının
hepsini böyle yaptığına dair bir bilgi
yok. Götein bir sürü yapıtı var. Faust
var. Bir sürü eseri var. genç veren
acıları romanıyla kendi yaşamını ayna
tutmuştur. Bak Göte'nin hayatıyla
doğrudan ilgili isse hayatına yani kendi
yaşamına ayna tutmuştur diyebilir miyiz?
Diyebiliriz. Bu dursun.
&gt;&gt; Evet hocam. yapıtlarında toplum
sorunlarını çözümler getirdiğinden geniş
kitleler tarafından eee kabul görmüştür
diyor. Şimdi burada toplumu derinden
etkileyerek bir nesin ormanı olmuştur
diyor ama toplum sorunlarına çözümler
getirinden falan bahsetti mi?
&gt;&gt; Bahsetmedi.
&gt;&gt; O zaman bu da yok. O yüzden cevabımız C
seçeneği.
&gt;&gt; Şimdi burada birazcık da anlamla alakalı
yani pişmanlık işte varsayım buna benzer
şeylerle alakalı biraz antrenman
yapalım. Keşke daha erken gelseydin
demiş. Burada ne anlamı var Tonguç?
&gt;&gt; Pişmanlık.
&gt;&gt; Süper. Pişmanlığı gördüğünüz zaman keşke
diyebilirsiniz. Daha doğrusu keşke
gördüğün zaman pişmanlık diyebilirsiniz.
Erken kalkmanız daha iyi olur derken
burada ne vermiş bize? Bir
&gt;&gt; tavsiye.
&gt;&gt; Çok güzel tavsiye vermiş. Öneri tavsiye
diyebiliriz.
Yarın erken saatte gelebilir. Burada ne
var?
&gt;&gt; Süper ihtimal. Hatta ihtimalin diğer
adını da söyleyeyim Tonguçum. Olasılık
var.
Tut ki yarın erkenden geldi. İşte tut ki
diyelim ki varsayalım ki diyorsa bu bir
varsayım cümlesidir. Farz etki öyle
olduğunu kabul edelim gibi bir şey
vardır. Bu filmi kimse izlemez derken de
esasta bir önyargı yapıyor. Önyargı
genellikle olumsuz olur ama olumlu
önyargılar da olabilir. Mesela kesin bu
çocuk başarılı olur dediğin zaman o da
bir önyargı ama önyargı gerçekten kötü
bir şeydir. Niye? Çünkü bir şeyle
alakalı kesin iyidir, kesin kötüdür
demek doğru değil. Şimdi ayraçin kavramı
örneklendirmez demiş. Ağaçlar çıplak
kaldı. Kuşlar göç ediyor. Ne yazık yine
kış diyerek hayıflanmış. Hayıflanma
üzülme demek. Dolayısıyla bu var burada.
Dergilerdeki yazılarımı yıl sonunda
kitaplaştırmayı düşünüyorum. Bir plan,
bir tasarı var. Bu da olabilir. Film
çoktan başlamıştır. Boşuna gitmeyelim.
Bu varsayım değil. Bak diyelim ki film
başlamıştır deseydi varsayım olurdu. Bu
film çoktan başlamıştır. Boşuna
gitmeyelim derken bir eee tahminde
bulunuyor. Bu kadar yolu sizi görmek
için gelmiş. İçinin olduğu yere hangi
kelimeyi koyunca amaç sonuç oluyor?
Tonguç
&gt;&gt; amacıyla.
&gt;&gt; Muhteşemsin. Amacıyla kelimesini
koyuyorum o zaman senin dediğin gibi.
Bakalım oluyor mu? Bu kadar yolu sizi
görmek amacıyla gelmiş oluyor. O zaman
bu da amaç sonuç. Cevabımız C seçeneği.
Hadi bakalım ödülü soru yorumlarınızı
bekliyoruz. Şimdiden başarılar diliyoruz
arkadaşlar size.
H [müzik]

Herkese merhabalar Bugün sizlerle
birlikte Türkçe'nin en önemli ve en
fazla sınavlarda sorulan Türk Dil Kurumu
tarafından da defalarca vurgusu yapılmış
noktalama işaretleri konusunu 5 dakikada
öğreneceğiz oluşur imkansız diye bir şey
yoktur Çalışan kazanır Başarır
arkadaşlar herkes arkasına yaslanın
emniyet kemerini bağlasın Şimdi 5 dakika
içerisinde noktalama işaretlerini
öğreniyoruz Öncelikle cümlenin sonunda
kullanılan nokta işaretleri var yani
nokta 3 nokta 2 nokta soru işareti ünlem
cümlenin sonuna geliyor burada Nasıl
olacak bakalım tamamlanmış cümlelerin
sonra biz nokta koyuyoruz öğrenciler
dersi dinliyordu nokta bazı
kısaltmaların sonra nokta konur av Bilal
Bey dediğimizde Avukat Bilal Bey geli
oluyor ince ekinin yerine kullanılı
yarışmada ikinci ol dediğimizde buraya
da yine nokta geliyor nokta aynı zamanda
tarihlerin yazılışında kullanılıyor 22
Mayıs 1980 dediğimizde ya da saat ve
dakikaya ayırmada 2030 16 15 veya 615
dediğimizde Burada saat ve dakikaların
arasa nokta koyuyoruz iki nokta
koymuyoruz çarpma işareti yerine 7 x 2
14 burada noktalama işaretlerinden
noktayı koy
kısaltmaların arasına birkaç yer dışında
yani TC haricinde mesela asla ve asla
nokta konmuyor MB TC DS dediğimize nokta
koymuyoruz soru işareti yanıt bekleyen
cümlelerde kullanılıyor ders ne zaman
bitecek dediğimizde Buraya biz ne
koyuyoruz songuç çum soru işareti
koyuyoruz soru kelimesi olan her yerde
soru işareti kullanılmaz kim bilir ne
yapıyordur dediğinde burada soru anlam
var mı o zaman nokta koyuyor buraya soru
işareti kmaz bilinmeyen yer tarih ve
durumlarda da kullanılıyor Yunus
Emre'nin doğum tarihi belli ama ölüm
tarihi belli değilse doğum yeri belli
değilse Biz buralara yine soru işareti
koyuyoruz Beni mi özledin anneni mi
dediğimizde buraya iki defa soru işareti
koymuyorsun Kim geldi niye geldi
dediğimizde buraya Birgül koyuyorsun bak
küçük harf başlamış zaten Çünkü soru
işaretten sonra büyük harf başlar Ardan
soru işaretini koyuyorsun 3 nokta
Tamamlanmamış cümlelerin sonuna geliyor
acı acıyı su sancıyı dediğimizde cümle
bitmemiş O yüzden buraya 3 nokta geliyor
benzer örneklerin sürdürebileceği ifade
ediyoruz mesela birçok kişi gelmişti
partiye Ali Arda Cem böyle devam ediyor
Pardon cümle burad Ali Arda Emre Hasan
Kadir Sedat bak böyle ü noktayla devam
ed diyebiliyoruz songuç ünlem ise Korkma
sevinme acıma beğenme gibi duyguları
anlatan cümlenin sonuna getiriyor Hey
gidi günler dediğimizde ünlem işareti
geliyor buraya dikkat edelim Hey buraya
bakarsanız iyi olur dediğimizde bak B
büyük olduğuna göre buraya ünlem i şartı
gelebilir ama Hey buraya bakarsanız iyi
olur dediğimizde buradaki b küçük Demek
ki virgülden sonra küçük harfle başlayan
buraya gelmiş o zaman buraya ünlem
işaret koyacağız diyebiliriz buradaki
harfin büyüklüğü ya da küçüklüğü buraya
ünlem mi gelecek virgül mü gelecek Senin
bilmeni kolaylaştırır Kut çum iki nokta
alıntı cümlelerinden önce kullanılıyor
sembolist şairi İki nokta üst üste şiir
duyulmak içindir diyor dediğimizde Bak
buraya iki nokta geldi açıklama
yapılacak cümlenin sonuna konuyor sınava
iki kişi girmedi iki nokta üste Ali ve
Emre noktayı koyuyorsun sınava girmeyen
birçok kişi vardı İki nokta üste Ali
Emre Aslı buraya da ü noktayı
getiriyoruz songuç çum cümle içinde
kullanılanlara baktığımızda virgül
noktalı virgül Aynı zamanda iki nokta
Bunlar da cümle içinde kullanılıyor
Tonguç virgül Eş görevli kelimeleri
ayırmada kullanılıyor akıllı virgül
terbiyeli virgül çalışkan bir çocuktur
dediğimizde buralara virgül geldi Eş
görevli sözcük
Sıralı cümleleri ayırmada da
kullanılıyor 1 varmış virgül 1 yokmuş
sıralı cümle Hatırlarsan birden fazla
yüklem olan cümleydi ve buraya da araya
virgül geldi özneyi belirtmek için de
kullanılır Tonguç en sona konuyu kavradı
Tonguç en sona konuyu kavradı
dediğimizde özneyi vurgulamak için
virgül kullanıyoruz virgül aynı zamanda
ara sözler ayırmada kullanılıyor sınıfın
en çalışkanı Bekliyorlar tonguç'u
Bekliyorlar dediğimizde buraya kısa
çizgi de koyabilirsin bu şekilde virgül
de koyabilirsin yani şunlar yerine şöyle
pardon karıştı şöyle biraz daha şöyle
vurgulayalım Hatta başka Ren bir kalem
alayım şöyle nerede Mavim Mesela buraya
virgül de koyabilirsin veyahut da kısa
çizgi de koyabilirsin aktarma
cümlelerinden sonra da konuyor buraya
geliyorum dedi arkadaşına Bak bu cümle
başkasından aktarılan bir cümle
kesirlere ayırmak için 1/3 20/8 6/2
derken de virgül kullanabiliyoruz şuna
dikkat et sdan sonra virgül gelmiyor
mesela Eee sıkı
çalışırsa virgül kazanır diye yazıyorlar
böyle bir şey yok buraya virgül gelmiyor
tongut virgül aynı zamanda anlam
karışıklığını önlemek için kullanılıyor
Genç adama Yer Ver dediğimizde Genç
adama mı yer verdi yoksa Genç birisi
adama mı yer verdi anlaşılması için
buraya virgül koyuyoruz Evet peki tamam
gibi sözcüklerden sonra da kullanılıyor
Evet konuyu Anladım hitap bildiren
kelimelerden sonra da kullanılıyor Sayın
veli Çocuğunuz zır deli dediğimizde Bak
burada Sayın Veli'den sonra virgül
koyuyoruz ardından Çocuğunuz zır deli
diye devam edebiliyoruz noktalı virgül
içinde zaten virgül bulunan Sıralı
cümleleri ayırmada kullanılıyor yani at
ölür Meydan Pardon şuraya koymayalım at
ölür meydan kalır yiğit ölür şan kalır
dedik ya şimdi burada zaten şu iki cümle
ayırırken virgül gelmiş o zaman buraya
Biz noktalı virgül koyuyoruz Çünkü
noktalı virgül virgülün karizmatiğim
pazardan elma armut muz kivi soğan biber
Aldım Diyorsun ya mesela şimdi soğanla
biber sebze armut muz kivi meyve o zaman
buraya noktalı virgül koyuyoruz yani
noktalı virgül virgüller daha karizmatik
virgül olduğunu unutma kısa çizgi
sonunda kullanılıyor öğrenciler okula
kitaplarını getirecek dediğinde Bak
buraya kısa koyuyorsun Ar sözler
ayırmada sınıfın en iyisini tongun
çağırdılar buraya virgül de gelebiliyor
kısa çizgi de gelebiliyor dil bilgis
kullanılır kitaplık derken yine kısa
çizgi kullanabiliyorum uzun çizgi
karşılıklı konuşmalarda kullanılıyor
tırnak işareti vurgulamak isteyen özel
olarak belirtmek İstediğin yerlere yine
böyle tırnak işareti kullanabiliyorsun
yay ayraç yabancı kelimelerin okunuşunda
alay küçümseme anlamı katarken Hacıvat
gülerek dediğimizde mesela tiyatrolarda
anlatırken kullanıyoruz kesme işar artık
konumuz bitti Özel isimlere getirilen
çekem eklerin ayırmada kullanıyor
Ankara'dan abim gelmiş dediğimizde
veyahut da Türk'ün her ülkede dostu
vardır dediğimizde kesme i şart
kullanıyoruz ama yapım eki aldıysa
buraya herhangi bir kesme işareti
getirmiyoruz sonum konumuzu bitirdik
şimdi yapman gereken güzel güzel
çalışmak Hadi bakalım derslerinde
başarılar
[Müzik]

Evet arkadaşlar canlı yayınımıza
başlıyoruz. Türkiye'nin herkese
merhabalar. Türkiye'nin en çalışkan, en
başarılı segin sınıflarıla birlikte LGS
2025'te kendi efsanesini yazmak isteyen
öğrencilerimizle birlikte mükemmel
önemli bir konuyu, anlatım bozukluğu
konusunu bugün canlı yayında hep beraber
öğreneceğiz. Geçen sene Sözel 2024'te A
kitapçığında 4. soru arkadaşlar anlatım
bozukluğu ile alakalıydı ve bence seçici
bir soruydu. Hangisinde anlatım
bozukluğu yoktur diyordu. Yani Adana'da,
Bursa'da, Ceyhan'da, Deniz'de bu dört
seçenekten üç tanesinde anlatım
bozukluğu vardı ama bir tanesi yoktu. Ve
bugün öğreneceğimiz dil bilgisine dayalı
bozukluklarla alakalı bir soru
sorulmuştu. Çok önemli bir konu. Bugün
sizlerle birlikte canlı yayınımızda
geçen sene anlama dayalı bozukları
öğrenmiştik. İşte gereksiz sözcük,
çelişen sözcük bunları öğrenmiştik. Bu
sene LGS senesinde 2025 LGS'de
çıkabilecek olan soru tarzında ise bize
öge eksikliği yani özne eksikliği, nesne
eksikliği, yer tamlayıcısı eksikliği
veyahut da eee işte yüklem eksikliği
buna benzer şeyleri sorabilirler. Bu
maddelerin her birini güzel güzel
öğreneceğiz ama hiç korkmayın. Çok basit
bir konu. Neden? Çünkü arkadaşlar
esasında bu konudaki taktiğimizi
yazıyorum. İki salla bir bağla. Buraya
yazıyorum bak. İki salla bir bağla. Hani
böyle eskiden eee işte belki bilirsiniz
belki filmlerde görmüşsünüzdür. Böyle
halı kilimi ören insanlar vardı. Şimdi
günümüzde makinelerle örülüyor ama esen
böyle halı kil ören eee ablalarımız,
teyzelerimiz, abilerimiz vardı. Onlar
böyle halı ikilimi öğrener ikis alla bir
bağla derlerdi. İşte biz de adeta
sınavda halı kilim örer gibi soruları
tıkır tıkır yapacağız. Geçen seneki
soruyu da bu taktikle yapabiliyorduk. Bu
sene sınavda gelirse de yine aynı
taktiği uygulayabileceğiz. Geçen sene de
canlı yayınımızda ve normal videomuzda
bu taktiği uygulayın yaparsınız demiştik
ve gerçekten Sözel 2024'te
öğrencilerimizin birçoğu anlatım
bozukluğu yoktur sorusunu bu taktikle
yapmıştı. Şimdi arkanıza yaslanın ve
taktiği size göstereyim. Sonra canlı
yayınımıza başlayalım. Şu anda
arkadaşlarımıza yorumlar görüyorum.
Kızlar erkekler olacak mı demiş. Evet
arkadaşlar belki challenge yani LGS
sorularıyla alakalı çok güzel sorular
çözeceğiz ama temelinde amacımız bugün
bir neti daha cebe atmak. Çünkü tekrar
söylüyorum hem sözelde hem sayısalda bir
net çok çok değerli arkadaşlar. Bilhassa
Türkçede çok çok daha değerli. Hemen
başlıyoruz. Bak şimdi demiş ki Buketi
artık seviyor güveniyoruz. Şimdi bu
cümlede anlatım bozukluğu size yok gibi
gelebilir ama esasa bu cümlede anlatım
bozukluğu var. Peki hocam nasıl
bulacağız? Şimdi normalde biz günlük
hayatımızda böyle cümleleri
söylediğimizde herhangi bir bozukluk
hissetmiyoruz ama Türkçede anlatım
bozukluğunda bilhassa da bugün
öğreneceğimiz dil bilgisayarına dayalı
bozuklarda iki salla bir bağla takti
uygulayacağız. Yani buketi artık
seviyor. Buket'i güveniyoruz. A buketi
seviyoruz diyebiliriz ama buket
güveniyoruz olmaz. Ona güveniyoruz demem
lazım. Demek ki burada ona kelimesi
eksik. Veyahut da buketi artık seviyor
ve güveniyoruz. Bak virgül yerine V
gelmiş. Yine değişmez. Buketi seviyoruz
diyebilirsin ama buketi güveniyoruz
olmaz. Yine ona dememiz gerekiyor.
Buketi artık sevip güveniyoruz. Bak
sevip güveniyoruz. Bak bazen V geliyor,
bazen virgül geliyor, bazen de bağ fiil
geliyor. Ama esasa yine hata, yine
eksiklik, yine mantık aynı. Buketi
güveniyoruz olmuyor. Yine ona
güveniyoruz dememiz lazım. Buketi uzun
zamandır tanıyor ama güvenmiyoruz.
Mesela bu sefer de ama bazı gelmiş ona
eksik. Dolayısıyla arkadaşlar taktiğimiz
şu. İki salla bir bağlı yapacağız ve
soruları bu yöntemle bulacağız.
Diyeceğiz ki mesela geçen seneki
sınavdaki soruyu da göstereyim size.
Hatta şöyle e a kitapç 4. soruya şöyle
yaklaşalım canlı yayınımıza. İnşallah
ekranda bir sıkıntı yaşanmaz. Bak demiş
ki hangisinde anlatım bozukluğu yoktur
diyor. A seçeneği demiş ki sözlerini ya
duymazdan geleceksin ya da gülüp
geçeceksin. Şimdi iki sağla bir bağl
yapıyoruz. Sözlerini duymazdan
geleceksin diyebiliyorsun ama sözlerini
gülüp geçeceksin. Olmuyor. Sözlerine
gülüp geçeceksin demen lazım. B'ye
bakalım. O kadar çok emek harcadım bu
taşlı tarlaya yine de verim alamadım.
Bak bu taşlı tarlaya emek harcadım
diyebilirsin ama bu taşlı tarlaya verim
alamadım olmaz. Bu taşlı tarladan
tarladan verim alamadım dememiz lazım.
Veyahut da işte e D''ye bakalım. Her
sabah deniz kenarına iner ve birkaç saat
yürüyüş yapardım. Güzel. Ama bozukluk
var. Her sabah deniz kenarına
inerdim. Her sabah deniz kenarına
yürüyüş yapardım değil. Deniz kenarında
orada yürüyüş yaparım demesi lazım. Ama
C'de bu hata olmuyor. Bakın şimdi azimli
insanların umutları asla tükenmez.
Azimli insanların umutları daima artar.
Bak iki sağla bir bağlı yaptığımızda C
seçeneğinde oldu. Şimdi arkadaşlar
gözlerimiz buğulandı. Şöyle düzeltelim
tekrar. Ekranlarımıza geri döndük. Şimdi
arkadaşlar bunu güzel güzel öğreneceğiz
bu konuyu. İnşallah netlerimizi
artıracağız. Sonrasında da LGS Titımızda
da bu konuyla alakalı süper
analizlerimizi yaptık. Bu kitapta
biliyorsunuz hangi konudan nasıl soru
geldiğini sizlere tek gösteriyoruz.
Hangi yıllarda mesela bak 2019'da özne
eksikliği, 2023'te öge eksikliği,
2024'te öge eksikliği sorulmuş ve
bununla alakalı 2025'te gelebilecek
soruları gösteriyoruz. Her branşta
böyle. Dolayısıyla bu kitaptan da
sizlere ödeylerimizi vereceğiz. Hadi
bakalım canlı yayınımıza yaslanalım.
Emre'ye, Kerem'e, Zeynep varmış burada.
Ona da merhaba diyoruz. Bütün
arkadaşlarımıza merhaba, hoş geldiniz
diyoruz ve LGS 2025'in efsane tayfasıyla
bir neti daha artırıyoruz. Hadi bakalım
canlı yayınımıza başlayalım. Şimdi
arkadaşlar bakın taktiğimizi bir kez
daha söyleyerek başlıyorum. Cümlelerin
içerisinde virgül olan ya da v bağlacı
ama bağlacı olan ya da cümlenin
içerisinde bir fiilimsi olan ifadelere
dikkat edeceğiz. Bir şöyle bir de böyle
yapacağız. Bu kadar basit. İki salla bir
bağla. İki salla bir bağla. Nasıl
oluyor? İsterseniz göstereyim. Bakın
şimdi demiş ki onunla görüşmek istedim
bulamadım. Şimdi onunla görüşmek istedim
diyebilirsin ama onunla bulamadım olur
mu? Olmuyor. Onunla görüşmek istedim.
Hatta morla yazalım ki belli olsun. Onu
bulamadım diyorsun. Bak burada iki salla
bir bağla yaptığında onu, seni, sizi
yani iyili şeyler eksikse nesi eksikli
oluyor. Mesela konunun az bilinen bir
yönüne ışık tutuyor. Tamam. Konunun az
bilinen bir yönüne ışık tutuyor. Konunun
az bilinen bir yönünü aydınlatıyor. Ha
olmaz. Yönünü aydınlatıyor olmaz.
Konunun az bilinen bir yönünü
aydınlatıyor. Ya da konuyu onu
aydınlatıyor demesi lazım. Bak onunla
bulamadım olmadı. Yönünü aydınlatıyor
olmadı. Ne oldu? Onu bulamadım gerekti.
Veyahut da konuyu aydınlatıyor dememiz
gerekti. İşte burada nesne eksikliği
var. Öğrencilere yardımcı olup
yönlendirirdi. Tamam. Öğrencilere
yardımcı olup yönlendirdi. Eyvallah.
Öğrencilere yardımcı olmak. Tamam.
Burada sıkıntı yok ama öğrencilere
yönlendirdi. Öğrencilere yardımcı olup
onları yönlendirdi demesi lazım. Demek
ki ı, bak konuyu ı, onları, ı, onu ılı
şeyler eksik olduğu zaman ne eksikliği
diyoruz arkadaşlar. Bir örnek bir kez
daha vereyim. Mesela sana çok
güveniyorum
ve seviyorum. Aa, ne kadar güzel cümle.
Çok teşekkür ederim derlerse diyeceksin
ki esasa cümlede bozukluk var. Sana
güveniyorum diyebiliyorsun ama sana
seviyorum olmaz. Sana çok güveniyorum ve
seni seviyorum dememiz lazım. İyili bir
şey eksikliği olduğu için yine nes
eksikliği oluyor. Demek ki iki sağla bir
bağlı. Onunla görüşmek istedim oldu ama
onunla bulamadım olmadı. Onu bulamadım
dememiz lazım. Konunun az bilinen bir
yönüne ışık tutuyor. Oldu ama konunun az
bilinen bir yönünü aydınlatıyor olmadı.
Konuyu aydınlatıyor. Öğrencilere
yardımcı olup tamam öğrencilere yardımcı
olabilirsin ama öğrencilere yönlendirdi
olmaz. öğrencileri onları yönlendir
dememiz gerekiyor. Şimdi bu nesne
eksikliği. Gelin yer tamlayısı
eksikliğine bakalım. Bu sefer de yine
iki salla bir bağla yapacağız. Ama bu
sefer ılı şeyler değil de edenli şeyler
işte ona ya da oraya ya da size ya da
işte oradan gibi eddenli şeyleri
tamamlayacağız. Bak şimdi seni defalarca
aradım. Bak buraya kadar hiçbir sıkıntı
yok. Seni defalarca aradım ama
ulaşamadım. Yine bir sıkıntı yok
demeyeceksin. Diyeceksin ki burada ama
var. Aa ne yapıyorduk? Aayı, v'yi,
fiilimsiyi, virgülü gördüğümüzde iki
sağla bir bağlı yapıyorduk. Öyle değil
mi arkadaşlar? Bazı arkadaşlar
anlayamadım demiş. Merak etmeyin. Şimdi
bir kez daha bu taktiği bir kez daha
göstereceğim ama sadece dikkat dinlemeye
çalışın arkadaşlar ve taktiğimi
uygulamaya çalışın. Dikkat dinleyin. Bak
şimdi virgülü, V'yi, amayı, fiilimsiyi
gördüğümüzde duruyoruz. Aha diyoruz.
Gözlerimizi 4 açıyoruz arkadaşlar ve iki
sağla bir bağ yapıyoruz. Bak şimdi seni
aradım olur ama seni ulaşamadım olmaz.
Seni defalarca aradım ama sana
ulaşamadım diyorsun ve bu sana eksik
olduğu için bu yer tamlayısı oluyor.
Niye? E ile bitmiş. Bak sonra i ile
biterse nesine eksik gelin. İçeri girdi
uzun süre çıkmadı. İçeri girdi uzun süre
içeri çıkmadı. Hayır içeri girdi uzun
süre içeriden çıkmadı. Bak bu sefer de
denli bir şey eksik. Kazanan öğrenciyi
belirledik. Tebrikler. Kazanan öğrenciye
ödül verdik. Olmaz. Kazanan öğrenciyi
belirledik. Ona ödül verdik. Kazanan
öğrenciye ödül verdik dememiz gerekiyor.
Demek ki taktiğimiz hep aynı. İki salla
bir bağla. Onunla görüşmek istedim
oluyor. Onunla bulamadım olmuyor. Onu
bulamadım diyorsun. Seni defalarca
aradım oluyor ama seni bulamadım. Seni
ulaşamadım değil sana ulaşamadım oluyor.
Yani mesela az önce demiştim ya sana çok
güveniyorum. Hı hı. Ve seviyorum. Hı hı.
Sana seviyorum olmaz. Seni seviyorum.
Burada neyse eksikli oldu? Bunun tam
tersini çevirelim. Bu sefer dolaylı
tümleç eksikliği yani yer tamlaysı
eksikliği olacak. Bakın şöyle diyelim.
Seni çok seviyorum.
Heki. Ve çok güveniyorum. Aa ne kadar
iyi bir insansın ama. Anlatım bozukluğu
yaptın. Niye? Bak seni çok seviyorum
oluyor ama seni çok güveniyorum. E
olmaz. Seni çok seviyorum ve sana çok
güveniyorum. İşte sana eksik olduğunda
yer tamlayıcısı eksikliği diyoruz. Sene
eksik olduğunda ise nes eksikliği
diyoruz. Sadece yapmamız gereken V'yi,
virgülü gördüğümüzde iki sağla bir bağlı
yapmak. Sana güveniyorum. Oldu. Sana
seviyorum. Olmadı. O zaman anlatım
bozukluğu. Seni çok seviyorum. Oldu.
Seni çok güveniyorum. Olmadı. O zaman
anlatım bozukluğu. Peki neyden
kaynaklanıyor derlerse işte buraya
eklediğiniz ifadeye göre belli oluyor
arkadaşlar. Şimdi mesela bir tane
sorumuz var. Ekranları başak
arkadaşlarımız bilirlerse işte A
seçeneği yerine arabasını, B seçeneği
yerine gölden, C seçeneği yerine
ağaçlara, D seçeneğine bu küçük evde
diye yazsınlar. Hatta bu soruyu bilen
arkadaşımızın ismini yazmayalım. Sadece
direkt soruyu öğretmeye çalışalım. Ama
ben de cevaplarınızı göreyim. Bakalım
kimler doğru yapmış göreyim. Arkadaşlar
şimdi bu açıklamaya göre diyor aşağıdaki
cümlelerin hangisinde nesne
eksikliğinden kaynaklı ve anlatım
bozukluğu söz kanıtı diyor. Açıklamaya
bakalım. Cümlede kullanılması gereken
bir ögenin bulunmaması anlatım
bozukluğuna yol açar. Sıralı veya bağlı
cümlelerde nesne alması gereken yüklemi
nesne almaması anlatım bozukluğuna neden
olur diyor. Sıralı bağlı dediği cümle de
şu. Yani içerisinde birden fazla yüklemi
olan cümleler ya da içerisinde birden
fazla yükleme olup da bağlaç bulunan
cümlelere biz bağlı cümleler diyoruz.
Yani burada örnekler vermiş. Derse
zamanında gider canğıyla dinlerdi. Bak
derse gider. Eyvallah, sıkıntı yok.
Derse can kulağıyla dinlerdi. He dersi
onu can kulayla dinler demesi lazım.
Dolayısıyla burada anlatım bozukluğu
var. Nes eksikliğine dersi. Şimdi biz
yine nesne eksikliğini bulacağız. Nesne
eksikliğinde takdiğimiz neydi
arkadaşlar? İkis salla bir bağlaydı ve
burada onu, seni, sizi gibi şeyler
ekliyorduk. Böyle iki salla bir bağla
yapıp onu, sizi, sizi, seni ekliyorduk.
Arabasını, evini, arsalarını satıp yurt
dışına gitmişler. Bakalım. Arabasını
satıp yurt dışına gitmişler. Evini satıp
yurt dışına gittiler. Arsalarını satıp
yurt dışına gittiler. Sıkıntı yok gibi.
Gölden tuttuğumuz balıkları annem akşam
yemeği için pişirdi. Gölden tuttuğumuz
burada zaten virgül V falan yok. Devam
edelim. Ağaçlara bakım yapar. Bir virgül
var. Aha aha aha. Hemen gözlerimizi 4
açıyoruz. Bakalım diyoruz. Ağaçlara
bakım yapar. Bahar gelmeden budardı.
Şimdi ağaçlara bakım yapar. Oldu. Evet.
Cevapları görüyorum bu arada
arkadaşların. Hepsi yazmış. C diye
tebrik ediyoruz. Ağaçlara yazan
arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz.
Ağaçlara bakım yapar. Ağaçlara
budardı. Olmaz. Ağaçlara bakım yapar.
Onları ağaçları bahar gelmeden budar
dememiz lazım. Ceyan seçeneğine doğru
cevap veren bütün arkadaşlarımı tebrik
ediyorum. Gerçekten harikasınız. Zaten
iki salla bir bal yapmadan da belli
oluyor. Ağaçlara bakım yapar
diyebiliyorsun ama ağaçlara bahar
gelmeden budardı diyemiyoruz. Burada
Ceyhan seçeneğinin esksikliği var. C
diyen arkadaşlarımıza doğru yaptı.
Ağaçlara yazan arkadaşlarımıza doğru
yaptı. D''ye bakalım. Bu küçük evde
birkaç gün kaldık. Tamam. Sonra da kısa
sürede toplanıp çıktık. Bak evde kaldık,
evden çıktık demesi lazım. Burada evden
çıktık dediğin zaman sonra da evden kısa
sürede çıktık dediğimizde bu den olduğu
için nesne eksikliği değil yer tamlayısı
eksikliği oluyor. Dolayısıyla burada da
anlatım bozukluğu var. Eyvallah. Ama
bizim aradığımız nesne eksikliği olduğu
için cevabımız C seçeneği oluyor. Şimdi
geldik arkadaşlar diğer bir sayfamıza.
Öge eksikliğinden kaynaklanan zarf
tamlayısı ve özne eksikliğine devam
ediyoruz. Bakalım. Şimdi kardeşini çok
sever ama hiç anlaşamazdı. Bak yine
görüyoruz ve gözlerimizi dört açıp iki
salla bir bağla yapıyoruz. Kardeşini çok
sever diyebiliriz ama kardeşini hiç
anlaşamazı olmaz. Kardeşiyle yani onunla
hiç anlaşamazdı demesi lazım arkadaşlar.
Durmadan çalıştı tamam durmadan
dinlenmedi olmuyor. Durmadan çalıştı
oluyor ama durmadan dinlenmedi değil.
Hiç dinlenmedi demesi lazım. Dolayısıyla
burada da zaman anlamı eee karışıyor.
Yani durmadan ne zaman? Durmadan
çalıştı. Nasıl çalıştı? Durmadan
çalıştı. Ne zaman? Hiç dinlenmedi. E
şimdi burada durmadan çalışmak için
oluyor ama durmadan dinlenmek için
olmuyor. O yüzden burada da bir zarf
tamlayıcısı eksik arkadaşlar. Zarf
tamlayısında bakın nesnede onu eksikti
ya. Zarf tamlayısında da genellikle
onunla eksik oluyor. Buna dikkat edin
veya seninle. Özne eksikliğine bakalım.
Yine ikisla bir bağ yapacağız. Özne
eksik olan ifadeyi bulacağız. Bu tür
dergilerin sayısı arttıkça okunmaz olur.
Hım. Virgül yok hocam. Doğru. Bağlaç yok
hocam. Doğru. Ama gözümüzü 4 açacağız.
Bakın fiilimsi var. Ha bu tür dergilerin
sayısı
arttıkça, dergilerin sayısı arttıkça
okumaz olur. Ne okumaz olur? Dergiler
okumaz olur. Ama ne yazıyor? Bu tür
dergilerin sayısı arttıkça dergilerin
sayısı okumaz olur gibi oluyor. Halbuki
şöyle demesi lazım. Bu tür dergilerin
sayısı arttıkça dergiler ya da bunlar
işte neyse artık onlar okumaz olur
demesi lazım. Mesela Orçunun kolu
kırıldıan okula gitmedi. Eyvah geçmiş
olsun. Neyse sağlık olsun. İnşallah kısa
zamanda gelişir. Bak şimdi Orçunun kolu
kırılmış. Tamam. Kim okula gitmedi peki?
Orçunun kolu kırıldığından Orçunun kolu
okula gitmedi gibi oluyor. Halbuki şöyle
demesi lazım. Orçunun kolu kırıldığından
o yani Orçun okula gitmedi demesi lazım.
Veyahut da Orçun kolu kırıldığından
okula gitmedi şeklinde düzeltmemiz
gerekiyor. Şimdi yüklem eksikliğine
bakalım. Yine iki sallalla bir bağla
yapıyoruz. Yine gözlerimizi 4 açıyoruz.
Yine bağlaçlara, virgüllere dikkat
ediyoruz. Ve bu sefer de yüklemin eksik
olduğu ifadeler bulmaya çalışıyoruz
canlı yayınımızda. Şimdi kardeşine karşı
sabırlı ve onu üzmemelisin. Şimdi
kardeşine karşı sabırlı üzmemini.
Kardeşine karşı sabırlı olmalısın. Bak
sabırlı olmalısın ve onu üzmemelisin.
Bazı öğrenciler hiç bazıları ise çok
çalışıyor. Bak bazı öğrenciler çok
çalışıyor diyebilirsin ama bazı
öğrenciler hiç çalışıyor. He olmuyor.
Bazı öğrenciler hiç
çalışmıyor. Bazıları ise çok çalışıyor
dememiz lazım. Buradaki ifadeyle bu
ifade birleşemiyor. Buraya yükleme
ihtiyacı var. Buradaki ifadeyle bu ifade
birleşemiyor. Buraya yükleme ihtiyacı
var. Şimdi geldik şahıs uyuşmazlığına
yani özne yüeklem uyuşmazlıklarına.
Burada arkadaşlar Türkçede ben ve sen,
ben ve o ben ve siz birlikte özne olursa
yüklem daima biz olur. Ne demek bu?
Şimdi ben ve kardeşim salonda uyudu.
Tamam. Şimdi bak, kardeşim salonda uyudu
diyebilirsin. Sıkıntı yok. Peki V'yi
kapatıyorum. Daha doğrusu V'yi bulunca
gözümüz 4 açacaktık ya. V'nin öncesine
bakıyorum. Ben salonda uyudu. Aa olmaz.
Ben ve kardeşim salonda uyuduğu cümlesi
sanki biraz kulay çok tırmalayıcı
gelmiyor ama kardeşim salonda uyudu
diyebilirsin. Ancak ben salonda uyudu
diyemezsin. Dolayısıyla ben ve kardeşim
salonda uyuduk dememiz gerekiyor. Niye?
Ben ve o birlikte özne olursa yüklemin
biz olması gerekiyor. Ya da ben ve
kardeşim ben salonda uyudum. Kardeşim
salonda uyudu diye daha da
uzatabilirsin. Bakın şimdi son durağa
geldiğimizde otobüste bir ben bir de
yaşlı adam kalmıştı. Hım. Bak şimdi
yaşlı adam kalmıştı diyebilirsin ama son
durağa geldiğimiz otobüse bir ben
kalmıştı. Olmaz. Son durağa geldiğimizde
otobüse bir ben bir de o yaşlı adam
kalmıştık dememiz gerekiyor. Şimdi
tekillik çoğulluk uyuşmazlığına
baktığımızda ise Türkçede arkadaşlar her
yüklem lerler iki eee alamaz. Onu
söyleyelim. Mesela bu tür duygular
gözlerimi yaşartırlar. Duygular
gözlerimi yaşartırlar diyemezsin.
Kuzular oradan oraya koşuyorlar
diyemezsin. Koşuyor demen gerekiyor.
Çünkü hayvanlar halk meydanında
toplandılar diyemezsiniz. Halk
meydanında toplandı demeniz gerekiyor.
Hepsi söylediklerimi tizlik yaptılar
diyemezsiniz. Hepsi söylediklerimi
titizlik yaptı demeniz gerekiyor. Yani
öğrenciler geldi diyebilirsiniz.
Öğrenciler geldiler de diyebilirsiniz
ama işte koyunlar gel. Koyunlar
demeyelim de mesela aslanlar geldiler.
Olmaz. Aslanlar gel dememiz gerekiyor.
Türkçede böyle her özne çoğul yüklemle
kullanılamıyor. Buna dikkat edeceğiz.
Bir de olumluluk olumsuzluk uyuşmazlığı
var Türkçede arkadaşlar. Herkes ya da
hepsi gibi özneler olumlu yüklemlerle
hiçbiri ya da kimse gibi öznelerde
olumsuz yüklemlerle kullanılması lazım.
Mesela herkes dersi dinliyor. Oh ne
güzel bak. Herkes artı dinliyor. Artı
herkes dersi dinliyor. Herkes çıt bile
çıkarmıyor da oluyor. Bak iki sala bir
bağ yapıyorduk ya virgül görünce. Herkes
dersi dinliyor diyebiliyoruz ama herkes
çıt bile çıkarmıyordu diyemiyoruz.
Herkes dersi dinliyor. Kimse çıt bile
çıkarmıyordu dememiz lazım. Hiç kimse
ona gerçeği anlatmamış. Onu yalan yanlış
sözler oyalamıştır. Bak şimdi. Hiç kimse
anlatmamış diyebilirsin. Bak hiç kimse
eksi. Anlatmamış eksi. Tamam ama virgül
öncesi ve sonrasını kontrol etmemiz
lazımdı. Hiç kimse ona gerçeği
anlatmamış. Oldu. Hiç kimse onu yalan
yanlış sözlerle oyalamıştı. Olmaz. Hepsi
veyahut da herkes onu yalan yanlış
sözlerle oyalamamış dememiz gerekiyor.
Şimdi burada takdiğimiz şu. Herkes hepsi
hiçbiriyi gördüğünüz zaman diyeceksiniz
ki aha bunlarda olumluluk olumsuzluk
uyuşmazlığı olabilir. Şimdi bir tane
sorumuz var. Ekranları başak
arkadaşlarımızı yapalım. Yine A yerine
1, B yerine 2, C yerine 3, D yerine 4
diyebilirsiniz. Ya da kendi bildiğinizi
yazabilirsiniz. Bakalım şimdi bu metinde
numaralanmış cümlelerin hangisinde özne
yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir
anlatım bozukluğu vardır diyor. Flaming
okuyamadım pardon canlı yayında flamingo
oldu. Neyse. Flamingoların çok iri olan
gagaları tam ortadan sanki kırılmış gibi
içeri bükülür. Hım sıkıntı yok gibi.
Flamingolar koyu kırmızı veya alev
renginde olur. Pembe veya beyaz suyla
olanları da vardır. Flamingolar koyu
kırmızı olur. Flamingolar alev renginde
olur diyebiliyoruz. Pembe tüylü olanları
da vardır, beyaz tüylü olanları da
vardır diye biliyoruz. Yani V'nin, veya
öncesini kontrol ettik. Flamingo uçarken
uzun boynunu öne, ayaklarını arkaya
doğru uzatır. Flamingo uçarken uzun
boynunu öne uzatır diyebiliyorsun.
Flamingo uçarken ayaklarını arkaya doğru
uzatır diyebiliyorsun. Yani virgülün
öncesini ikisi ala bir bal
yapabiliyorsun. Flamingolar genellikle
yüksekten uçarlar, iyi yüzerler.
Flamingolar genellikle yüksekten uçarlar
diyebiliyorsun. Flamingolar iyi yüzerler
diyebiliyorsun gibi geliyor ama ah.
Burada tikillik çoğluk uçmazlığı var.
Flamingolar insan değil ki. Dolayısıyla
uçarlar değil, uçar. Yüzerler değil,
yüzer dememiz gerekiyordu. Cevabımız
Denizli. Denizli diyen ve 4 diyen, ıv
yazan ya da 4 yazan arkadaşlarımızı
tebrik ediyoruz, alkışlıyoruz. Gerçekten
harikasınız arkadaşlar. Hemen diğer eee
konuya devam ediyorum. Çok fazla başlık
var çünkü bir sürü başlık var. Hemen
bitirmek istiyorum. Canlı yayında çok
uzatmak istemiyorum çünkü sonrasında hem
LGS'deki soruları çözmeniz lazım hem de
LGS tam 500'den ödevlerini tamamlamanız
lazım. Şimdi iki elem eksikliği. Yine
taktiğimiz aynı arkadaşlar. Bir de canlı
yayın şöyle çayımızdan
alalım. Pardon şöpürdettim özür dilerim.
İki salla bir bağla yapıyoruz.
Virgülleri gördüğümüzde gözlerimizi 4
açıyoruz. Emre çok akıllı. Hım. Ama
dikkatli değildir. Hocam burada bir
sıkıntı yok. Olabilecek mi cümle? Hayır.
Bak şimdi görünce dikkatli olacak.
Emre dikkatli değildir diyebiliyorsun
ama Emre çok akıllı değildir demek
istemiyor ki. Emre çok
akıllıdır ama dikkatli değildir demen
gerekiyor. Dolayısıyla buradaki
değildirdeki ifadeyi buray için
kullanamazsın. Emre çok akıllıdır.
Eyvallah. Tebrikler Emre. Ama dikkatli
değildir dememiz gerekiyor. Onlar
eşyaları indiriyor. Biz de yukarı
çıkarıyorduk. Tamam. Bak biz yukarı
çıkarıyorduk. Eyvallah ama onlar
eşyaları indiriyorduk oluyor.
Dolayısıyla şöyle olması lazım. Onlar
eşyaları indiriyordu. Biz de yukarı
çıkarıyorduk. Dolayısıyla arkadaşlar
nesne eksik şey eklem eksikliğinde böyle
idi e imiş ya da dir gibi ek eylemlerin
eksik olduğunu bilmemiz lazım. Şimdi
çatı uyuşmazlığına bakalım. Çatı neydi
hocam? Hani vardı ya etken, edilgen,
geçil geçsiz. Şimdi burada etken,
edilgenlere dikkat edeceğiz. Şimdi insan
başarılı olunursa hayattan zevk alır. O
zaten belli bozuk oldu değil mi? Zevk
alır etken olunursa edilgen başkası
tarafından. O zaman insan başarılı
olursa hayattan zevk alır demek lazım.
Bununla bu uymuyor. Çünkü bu edilgen
yazılmış. Bu ise etken. Dolayısıyla
bunun da etken olması lazım. Doktora
muayene olunarak sağlık raporu
alabilirsiniz. Alabilirsiniz siz etken
olunarak. Başkası tarafından olunak.
Hayır olarak demesi lazım. Dolayısıyla
burada da yine edilgen olduğu için
birbiriyle uyuşmuyor. Çatı uyuşmazlığı
var arkadaşlar. Şimdi bir de tamlama
yanlışlıklarına bakalım. Tamlama
yanlışlığında da arkadaşlar
hatırlarsanız bir sıfat tamlamaları
vardı. İşte güzel ev, renkli kalem,
çalışkan öğrenci, temiz dolap gibi
birisi tamaları vardı. Sınıfın kapısı,
okulun penceresi, Ali'nin kalemi gibi.
Şimdi isim tamlamaları ve sıfat
tamlamaları aynı tamana bağlanamaz.
Siyasi ve ekonomi alanında kararlar
alın. Bak ekonomi alanında diyebilirsin.
Ekonomi alanı ama yine V'nin olduğu
yerde ne yapıyoruz? Gözlerimizi 4
açıyoruz. Siyasi alanında olmaz. Siyasi
alanda. Bak siyasi alanda ve ekonomi
alanında kararlar alın dememiz
gerekiyor. Tamayan eksikliğine
baktığımızda ise bu sefer onun kelimesi
eksik arkadaşlar. Yani esas olay şu.
Bakın şöyle bir kez daha özetlemek
istiyorum. Hani dedik ya cümlelerin
içerisinde virgül olan veyahut da
vimsi olan ifadelere bakın dedik. Burada
arkadaşlar şuna dikkat edeceksiniz. Eğer
onu seni gibi şeyler eksikse nesi
eksikliği oluyor? Eğer ona sana gibi
şeyler eksikse yer talmayı eksikliği
oluyor. İşte onunla gibi şeyler eksikse
zart almayıs eksikliği oluyor. Veyahut
da dir, idi gibi şeyler eksik olursa
eklem eksikliği oluyor. Onun gibi şeyler
eksik olursa tamlayan eksikliği oluyor.
Yani bunun hep bir mantığı var. Şimdi
burada da onun kelimesi eksik olacak.
Bakın şimdi sözünü ettiğiniz yere ne
gittim ne de adresini bilirim. Şimdi n
bağlaçlarımız var. Sözünü ettiğiniz yere
gittim diyebilirsin ama sözünü ettiğiniz
adresini bilirim değil. Sözünü ettiğiniz
yerin adresini. Yani sözünü ettiğiniz
yere ne gittim ne de onun ya da oranın
adresini bilirim dememiz gerekiyor
arkadaşlar. Şimdi Dinamo'yu çalıştırdan
bir sorumuz var arkadaşlar. Dinamo soru
bankamızdan Dinamo Plus'a sayfa 189'da
anlatım bozukluğunun nedeni hangisidir
diyor. Bakalım kitabını. Bu arada
cevabımız A ise özelliklem uyumsuzluğu,
B ise nesne eksikliği, C ise zar tamması
eksikliği, D ise yer tammesi eksikliği
diyebilirsiniz. Beraber yapalım. Şimdi
burada demiş ki, "Kitabını aldı ve baş
köşeye kuruldu."
Hım. Kitabını aldı ve baş köşeye
kuruldu. Önce kitaba şöyle bir göz attı.
Sonra da kitaba okumaya başladı. Ha bak
virgülün öncesine bakalım. Bak önce
kitaba, kitaba şöyle bir göz attı
diyebiliyoruz. Tamam. Ama sonrasında
okumaya başladı. Neyi? Kitaba okumaya.
Hayır kitaba değil. Sonra da kitabı onu
okumaya başladı demesi lazım. Yani ne
demiştik? Virgülün olduğu, V'nin olduğu,
fiilimsinin olduğu yani bağlacın olduğu,
fiilimsin olduğu cümlelerde iki salla
bir bağla yapıyoruz. Ve onu seni gibi
şeyler eksikse nesne eksikliği, ona sana
gibi şeyler eksikse yer taması
eksikliği. Bak buraya nesne yazıyorum.
Buraya yer taması diyorum. İşte onun
eksikse tamlayıcı eksikliği, tamlayan
eksikliği ya da eee veyahut da dir idi
eksikse eke fiil eksikliği demiştik.
Şimdi burada kitaba göz attı
diyebiliyorsun ama kitabı okumaya
başladı diyemiyorsun. Kitabı okumaya
başladı. O zaman burada nesne eksikliği
var. Diğer cümlelere bakalım. Birkaç
cümle okumuştu ki evin zili çaldı. Okuma
zevkini bitiren buzil moralini bozmuştu.
Kitabı sehpaya bırakıp kalktı. Bu saatte
kim acaba diye söylendi. Meraklanmıştı.
Adımlarını hızlandırdı. Kapının önüne
gelmişti bile diyebiliyoruz. Ve bu
şekilde bozukları görebiliyoruz. Şimdi
arkadaşlar tekrar söylüyorum. Geçen sene
LGS 2024'te A kitapçığında 4. soru
hangisi anlatım bozukluğu yoktur
sorusuydu. Canlı yayınımızın başında
çözdük. Şimdi sizin yapmanız gereken hem
LGS'de şimdiye kadar gelmiş olan üç
soruyu çözmek hem de LGS tam 500'deki
soruları çözmek hem de elinizdeki
kitaplardan ödevlerinizi çözmek. Canlı
yayınımızı burada bitiriyorum. Daha
fazla uzatmak istemiyorum çünkü vaktimiz
çok değerli. Son ik aydayız. Sıkı sıkıya
çalışıyoruz. Konularımızı öğreneceğiz ve
inşallah hayallerimizdeki liseleri
kazanacağız. Bu arada Tonguç dershanede
son 2 ay için çok güzel bir program
hazırladık arkadaşlar. Çok güzel bir
kamp hazırladık. Son ik ay dershanede
genel tekrarlarımız beklenen sorular
kampımız olacak. Onu da mutlaka e
katılarak izlemenizi ve katılmanızı
tavsiye ediyorum. Deneme sınavları
rehberlik yayınlarıyla öğrencilerimizin
kazanması için elimizden gelen gayreti
göstereceğiz. Sizlere güveniyoruz
arkadaşlar. Son iki ayı çok iyi
değerlendirin ve hayallerinizdeki
listeleri kazanın arkadaşlar. Hadi
bakalım bu canlı yayını beğenmeyi
unutmayın. Görüşmek üzere.
[Müzik]
Şampiyonların tercihi Tonguç dersane
sundu.
[Müzik]

Merhaba arkadaşlar Ben Talha Doğan
Değerli öğrencim tonguç'la birlikte
Merhaba hocam nasılsın Tonguç sağ olun
siz nasılsınız Teşekkür ederim evladım
yazım kurallarını işleyeceğiz bugün
biliyor musun yazın Kural biliyorum
Hocam çok iyi biliyorum baş harf büyük
harfle yazılır hocam ilk harf büyük
harfle yazıl ilk harf büyük harfle
yazılır çok mantıklı bir cümle söyledim
bakalım şimdi hemen Senin anlattığına
başlıyorum cümleler dizeler ve özel
adlar büyük harfle başlar mesela burada
ilk kelimemiz ne Tonguç değil mi senin
ismin tongu Tonguç sevimli köpeği
Sivas'tan getirtti diyoruz şimdi bunları
neden büyük yazdığımızı biliyorsun değil
mi Çünkü özel harf Evet özel harf değil
adım özel isim özel isimler bir kere
büyük harfle başlar bir İkincisi Bu da
bir özel isim Karabaş Sonuçta özel bir
köpek aynı zamanda şehir isimleri de
özel ve cümlenin başında olsun ya da
olmasın özel isimler de zaten büyük
harfle başlıyor şimdi devam edelim
unvanlar ve unvan olarak Bak burada
unvanı yanlış yazmışlar burada unvan
olacak evet unvan ve unvan olarak
kullanılan kık isimleri büyük harfle
başlar Tonguç tamam mı Tamam hocam şimdi
okulumuza bakanımız gelmişti diyoruz
B'yi büyük mü yazacağız küçük mü
yazacağız büyük yazacağız mükemmel bir
zekaya sahip Çünkü bakan bir unvan hocam
Evet unvan Peki buraların en
tecrübelisin kimdir Tonguç Ali dedir o
zaman bak burada akrabalık dışında bir
unvanı var adamın Anladın mı yani
buradaki dedeliği adamın böyle bir
tecrübesinden kaynaklanıyor Dolayısıyla
buradaki D'yi de büyük yazıyoruz Tonguç
Anladım hocam Şimdi gelelim K ve D'ye
bunu önceki videolarımız göstermiştik
ama burada bir kez daha göstermek
istiyoruz Eğer ki bulunan kelimede
mesela evdeki hesap Çarşı oymaz demiş
veya Duydum ki Beni Unutmuşsun demiş K
kelimenin K bulunan Kelimenin sonuna
lari
gelebiliyor bitişik yazılıyor Tonguç
bitişik He lerki gelebiliyor Evet eğer
Kelimenin sonuna lere gelemiyorsa da
ayrı ayrık yazılıyor Şimdi mesela
Bakalım evdeki hesap çarşa uymaz demiş
evdekiler diyebiliyor mu Tonguç Eee
diyebiliyoruz hocam o zaman bitişik
yazılıyor Peki Duydum ki Beni Unutmuşsun
duydum Kiler diyebiliyoruz mu Olmaz
hocam saçmalık saçmalık o zaman bunu
ayrı yazmamız gerekiyor çünkü bu bağlaç
olan ki bu ise çekim eki olan veya sıfat
yapan ki şimdi devam edelim yazım
kurallarına bakalım devam ediyoruz d'
deyiz D'de ise durum farklı bu sefer
sonra K falan koymuyoruz cümleden
atıyoruz ya da ekliyoruz dyi cümleden
atabiliyorsun
Tonguç ayrı yazıyoruz evladım Tamam
hocam ama cümleden atamıyorsak da
bitişik yazmal Nasıl yani hemen örnek
veriyorum Tonguç çum zeki bir çocuksun
anlayacaksın Tonguç Dün evde yalnız
uyumuş diyor şimdi buradaki D'yi
atabiliyor mu Tonguç Tonguç Dün ev
yalnız uymuş saçmalık hocam saçmalık o
zaman cümleden atılamayan bitişik
yazılacaktır bakalım bitişik mi Yazılmış
Evet o yüzden yapışmış korktuğundan
zaten Aynen zeki bir çocuksun maça biz
de gelelim demiş buradaki D'yi
atabiliyor muyuz Tonguç maça biz gelelim
mi olur hocam o zaman bunu
atabiliyorsun o zaman cümleden
atılabiliyor dolayısıyla da ayrı
yazabiliyoruz evladım maça kızı hocam Ne
diyorsun evladım Gene başladın Garip
garip şeyler söyle Yedili evladım sakin
bak orada ceviz var ondan y biraz
kendine gel evladım Lütfen dikkatli ol
şimdi harflerle yazılan Tüm sayılar
ticari işlemler dışında yani böyle çek
Senetler dışında ayrı yazılmalı Tonguç
sayılara gelen eklere dikkat edilir
Sizin sınıfınızda kaç kişi var Tonguç
Eee 29 hocam kaç erkek kaç kız eee 28
erkek bir kız allah tövbe Ya Rabb oğlum
orası bildiğin ahır olmuş Neyse Pardon
ham sınıfımızda 29 insan var diyorsun
gerçi Neyse şimdi 29'u şöyle yazacağız
tomuş bak 29 diye ayrı yazacağız ayrı mı
yazılıyordu Ben hep bitişik yazıyordum T
Evet hep bitişik yazıyordun ama artık bu
videomuz sonra öğrendin ayrı yazacaksın
Şimdi bir de şu çok önemli sayıların
sonuna gelen ekler 1 de 2 de 6 da 7de
8de 9da diyoruz ama 3 4 5 Sonu ünsüz
benzeşmesi kuralına uymak zorunda
sayılara geleneklere dikkat ede 3te
mükemmel bir zeka 4 4te muhteşem bir
zeka
Muhteşem Yüzyıl diyorum sana aferin 3te
4te 5te diyoruz 35'e dikkat ediyoruz bir
de bu sıra sayıları vardı ya bir inci
Hani birinci işte 3C 4 8 9 şimdi
bunların yazımını yapalım 2ci nasıl
yazılır tonguş 2 He nci i Aferin Çünkü
2de zaten i var muhteşem bir zeka 5 5
inci He çünkü 5te i yok 6
6 n c i n c ı mükemmel bir zeka 7
7de i var o zaman nci i harika 7ci işte
bunu da çok iyi bilmemiz lazım Bunu da
soruyorlar testlerde sınav Anladım hocam
çok net Anladım muhteşem bir zekam var
tongu yapabiliyorum kendime güvenim
geldi hocam aferin fazla güvenin
gelmesin sakin ol Şimdi ikilemelere
gelelim ikilemeler ayrı yazılır ve
aralarına noktalama işareti konmaz hani
bir tane şarkı vardı İbrahim tases neydi
ağırdı bak
saçlarım Oğlum hiç mi dinlemi lüle lüle
lüle lüle saç ağrır mı evladım ağırdı
bak saçlarım tek tek diyordu hatırladın
mı he Tek Tek hocam o şarkıyı çok iyi
biliyorum söyle o zaman bir dinleyelim
tek tek aı saçlarım tek öyle bir şey dur
Vallahi yapma tavuk tavuklar yumurtadan
kesilecek Neyse şimdi ardı bak saçlarım
tek tek ayrı yazılıyor mesela tutuşup
kaçtılar nasıl Tutuşsun el ele el ele de
gene ayrı yazılıyor Tonguç Anlaşıldı mı
veyahut da art arda dizilmişler Bak
bunun Yazım hatasını soruyorlar
sınavlarda art arda da böyle yazılıyor
tamam mı art arda bu şekilde yazılır
ikilemeler ayrı yazılıyor arasına da
böyle virgül noktalama işaret falan
konmuyor Anladım hocam ay ve gün
isimleri sesim kısıldı bak senin
yüzünden ay ve gün isimleri genellik
ifade ediyorsa küçük harfle belirli bir
tarihe aitse büyük harfle yazılır Şimdi
sen Doğum tarihini söyle bakalım bana
Tonguç Eee
hocam 31 31 Evet 10 Eee 2000 3110 Ama 10
diye demeyelim onu Kasım diye Diyelim
değil mi kasım ayı 31
Kasım Pardon hocam 31 Kasım 2000
tarihinde doğdun Yani şu anda 4 yaşında
mıs 14 yaş yaşında mısın Tonguç 15'e
girdim hocam 15'e giriyorum Hadi bakalım
Eşek kadar oldun Tonguç Helal olsun peki
buradaki kyi büyük yazdım Neden Çünkü
genellik ifade etmiyor burada net bir
şekilde belirgin bir tarih var Senin
doğum tarihin Biz her pazar balığa
gideriz derken ise burada bir genellik
bahsediyor O yüzden oradaki p'yi büyük
yazmadık Tonguç anlaşılıyor değil mi
Anladım hocam bak gözler çok faltaşı
gibi şimdi kısaltmalar birden fazla
sözcükten oluşuyorsa büyük harflerle
yani Mesela tccc yazmışız bunu yanlış
yazmışız evladım TCDD olacak bu TC d he
Dede Türkiye cumhuri Devlet Demir
Yolları Aynen bunu kime
yazdırıyordu değil mi tcd Evet hocam
okuyabiliyorum okuyabiliyorum dur iyice
bastır da Hah şöyle oldu şimdi TCDD
dedesi tcdd'den emekliydi diyeceğiz Peki
nasıl diyeceğiz tcdd'nin açılımına göre
mi yapacağız yani Türkiye Cumhuriye
Devleti Demir yollarından mı diyeceğiz
yoksa tcdd'den mi diyeceğiz a o çok zor
hocam ama bence açılıma göre yapacağız
Hayır tcdd'den kısaltmaya göre
kısaltmaya göre Orada ne yazıyorsa ona
göre Hocam aynen ona göre yani Türkiye
Cumhuriyeti Devleti Demir yollarından
diyan yazmayacaksın TC'den diyeceksin
Doktor Bilal Bey Lale apartmanının
sakinlerinden demiş Bak burada Dr de
küçük harfle yazdı Niye Çünkü doktor bir
sözcüğün birkaç harfinden kısaltma Lale
Apartmanı Apt yazı Niye bir sözcük
apartman sözcüğünü kısaltmış ama Türkiye
Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları birden
fazla sözcükten oluştuğu için burada
ister istemez büyük harfleri kullandık
devam ediyoruz Tonguç birleşik sözcükler
oluşturan sözcüklerin nasıl ayrığı nasıl
bitişik yazılacağı seni endişelendiriyor
mu hocam geceleri uyuyamıyorum evladım
var ya beni yarıyorsun gülmekten ya niye
uyuyamıyorsun evlendim atıyorsun her
zaman yanlış yazıyorsun zaten Bir de
uyuyamıyorum falan diye espri yapıyorsun
Bak şimdi tonguş eğer sözcüklerden biri
tür değiştirmiş sözcüklerden biri
mecazlaşma İsa ya da ses olayı yaşamışsa
bitişik yazılıyor Bu kadar basit Bak
şimdi gece ve kondu kelimelerini
inceleyelim gece bir isimdir kondu bir
fiildir Ama bu gece kondu artık bir isim
oldu öyle değil mi kondu bilinen bir şey
hocam bir isim oldu yani konmak bir fiil
Ken gece kondu bir isim oldu yemek bir
fiil miras yedi bir isim oldu öyle değil
mi Evet hocam tür değişim yaşanmış O
zaman bunları bitişik yazıyoruz Tonguç
Aslan ağzı şimdi aslan ağzıda bir
mecazlaşma yok mu Aslan ağzı çiçeğinin
aslanın ağzıyla bir alakası var mı
Tonguç hocam Aslan ağzına benziyor
diyorlar ama alakası yok tabii
dolayısıyla bir mecazlaşma var yani
burada da bitişik yazılması gerekiyor
Peki hissetti ve kaybold daki ses
olaylarını görebiliyor musun Tonguç Eee
his etti hocam etmek his Etti derken
burada bir s ünsüzü Türedi değil mi
muhteşem bir zekan var s ünsüzünün
türemesi bir ses olayı Dolayısıyla Bu da
bitişik yazıldı mesela hak etti ayrı
yazılıyor Niye Çünkü bir ses olayı yok
anlaşabiliyor mu Evet hocam terk etti
ayrı yazılıyor Çünkü bir ses olayı yok
mutlu oldu ayrı yazılıyor Çünkü bir ses
olayı yok fark etti nasıl yazılıyor
mesela Tonguç fark etti ayrı yazılıyor
ol muhteşem bir zeka var çünkü ses olayı
yok işte bu kadar Tonguç ya kayboldu da
hangi ses olayları var sence var Eee
kayıp oldu derken B olmuş hocam orası
Evet p b olmuş ı
düşm iad dersin çok net Anladım hocam
Burası boş Niye boş çünkü burada en çok
yazımı karıştırılan sözcükleri yazacağız
birincisi şeyle başlayalım şey sözcüğü
daima ayrı yazılıyor Tonguç Yani her şey
bir şey bunları daima ayrı yazacaksın
Ben hep bitişik yazardım hocam bak
televizyonlarda gazetelerde her yerde
bunu bitişik yazıyorlar Ama sen
unutmayacaksın Çünkü şey bir eşya
demektir bir kelimedir Mesela sen
kalemle atıyorum kapağa bitişik yazar
mısın yazmazsın Bunlar ayrı ayrı şeyler
kapak Başka şey kalem başka şey aynı
şekilde Şeyh sözcüğüne asla bitiş
yazmıyorsun Her şey bir şey sonra bak
devam
ediyorum herhangi bitişik yazılır
herhangi bir şey bu şekilde yazılır
Tonguç Anlaşıldı mı üçü de ayrı mı
yazılıyor hocam üçü de ayrı yazılıyor
sonra birçok bitişik yazılır Tonguç
birçok ama pek çok ayrı yazılır evladım
tamam mı Çok karışmış hocam Bun biraz
Bunlar karışık olduğu için bunları
öğretmek istedim sana sonra birden bire
bitişik yazılır tongu birdene bitişik ya
bunlara dikkat et tamam mı evladım Tamam
hocam şimdi devam edelim başka nelerimiz
var Aa ödüllü sorumuz ders başka bir
şeyimiz yok buap harika O zaman bu
cümledeki kaç tane yazım hatası var
bakalım Kim doğru cevabı bulacak merak
ediyorum sen de bulabilecek misin

LGS Türkçe eşittir paragraf. Dolayısıyla
paragraf yani parça anlam konusu,
anlatım konusu ve yapı konusu LGS
Türkçede en fazla sorunun geldiği
konular. Burada en az 6 tane parça anlam
sorusu geliyor. Parça yapıyla alakalı
bir soru geliyor ya da gelmediyse neler
oluyor? Parça anlatan mutlaka bir soru
geliyor. Dolayısıyla tablo grafik görsel
yorumlamayla birleştirdiğimizde toplam
10 sorunun geldiği çok önemli bir
noktadayız. Zaten 5. sınıfta, 6.
sınıfta, 7. sınıfta da biz sizlere her
zaman bunu vurguluyorduk. Türkçe eşittir
paragraf diyorduk. Mutlaka ana düşünce,
yardım düşünce, parça konuyla alakalı
sorular çözmenizi istiyorduk. Bugün de
şimdi 8. sınıfın en önemli konusu olan
bu kadar sorunun geldiği başka bir konu
yok. Hiçbir dersi yok. Yani Türkçenin en
fazla soru gelen konusu bu. Diğer dersl
kıyasladığımızda en önemli konu bu olmuş
oluyor. Güzel bir şekilde öğreneceğiz
bir kez daha. 7'den 8'e Türkçe test 14,
16 ve 20 30'u da çözmemiz gerekiyor.
Şimdi arkamıza yaslanalım. Emniyet
kemerlerimizi bağlayalım ve hızlı bir
şekilde Türkçenin ve dolayısıyla LGS'nin
en önemli konusuna başlayalım.
fark etmez konuşta sezona bir adım
öndeyim kafalar açık tam LGS modu
&gt;&gt; birincisi parçada başlık denilen bir
kavram var konu ana düşünce yardımcı
düşünce hikaye unsurları anlatım
biçimleri var işte açıklama öykeleme
betimleme tartışma düşünce geliştirme
yolları var karşılaştırma benzetme
örneklendirme tanık gösterme. Bunların
hepsini göreceğiz. Gel istersen bunları
şöyle güzel bir şekilde tam yaz tadında
lezzetli bir şekilde tekrar edelim.
Birincisi paragrafta başlık koyarken
şuna dikkat edeceğiz. Paragrafın başlığı
esasa paragrafı özetliyor ve içinde
anahtar kelimeler içeriyor. Anahtar
kelime nedir? Tongadım.
&gt;&gt; Kapıyı açan kelimeler.
&gt;&gt; Çok güzel. Kapıyı açan derken konuyu
açan, konunun anlaşılmasını sağlayan
kelimeler bu. Yani paragrafın içerisinde
sürekli Anadolu Anadolu, Anadolu,
Anadolu insanı Anadolu İnsanı diyorsa
başlıkta da mutlaka Anadolu insanı
olması gerekiyor. Ya da işte yalnızlık,
yalnızlık, yalnızlık birkaç kere
yalnızlık kelimesi geçtiyse paragrafın
içerisinde, metnin içerisinde, parçanın
içerisinde o zaman başlığa da bunu
koyman gerekiyor. Biz bu videonun
içerisinde en fazla paragraf kelimesini,
parça kelimesini kullandığımız için
videomuzun başlığına da parçada anlam
dedik. Dolayısıyla anahtar kelimeler
mutlaka başlıkta olması gerekiyor ve
özetleyen bir şey olması gerekiyor.
Paragrafta konu ise yazar neden söz
ediyor? Yani bu paragrafta neden söz
ediliyor? Konusu ne? İçeriği ne? Ne
anlatıyor? Bak ne anlatıyor sorusu bize
paragrafın konusunu veriyor. Tongadim
benim ve yine anahtar kelimeleri
kullanıyoruz. Anahtar kelimeler neymiş
demek ki
&gt;&gt; o paragrafın içerisinde sık sık
kullanılan kelime.
&gt;&gt; Harikasın. Ana düşünceye baktığımızda
ana düşünce zaten düşüncelerin annesi.
Burada ise ne anlatıyoran ziyade asıl
anlatılmak istenen nedir? Yani bir
şeyler anlatıyor ama asıl amacın ne?
Yazar bu paragrafı niçin yazmış? Benim
bu dersteki asıl amacım ne? LGS Türkçede
bize full yaptırmak.
&gt;&gt; Harikasın. O zaman LGS Türkçede soru
kaçırmamamız için paragraf sorularını
çok çözmemiz gerektiği, paragraf
sorularına dikkat etmemiz gerektiği
esasa bu dersin amacı ve bunu da
paragrafın içerisindeki ama oysa
sonucunda özetle ne var ki gibi
ifadeleri dikkat ederek bulmamız
gerekiyor. Yani ne demiştik? Adam böyle
anlatıyor. La la la
böyle gidiyor gidiyor gidiyor. Sonlara
doğru sonucunda yani sonuç olarak diyor
ve ardından da bize paragrafın ana
düşüncesini veriyor. Buraya bazen ama da
diyebiliyor. Yani bir şeylerden
bahsediyor ama diyerek ana düşünce
geçiyor. Mesela ben bu ders boyunca
paragrafa dikkat edin. çıkmış soruları
çözün. İşte 7'den 8'den çözün
diyebilirdim ama dersi sonunda. Ama
arkadaşlar şunu da söylemem lazım ki
paragrafta başarı olmak istiyorsanız bol
kitap okumanız gerekiyor dersem bu
dersin asıl anlatmak istediği paragrafa
dikkat etmemiz ve mutlaka kitap okumamız
gerektiği olur. En sonunda eğer ama
diyerek konuyu ona bağlarsam tabii biz
parafta çözmeliyiz, kitapta okumamız
gerekmiyor.
&gt;&gt; Peki hocam kitap mı okumalıyız, paragraf
mı çözmeliyiz?
&gt;&gt; Güzel bir soru sordun. Arkadaşlar eğer
Türkçemizin yavaş yavaş düzelmesini
istiyorsak kitap okumalıyız. Türkçemizin
yavaş yavaş ve her zaman için kalıcı bir
şekilde düzelmesini istiyorsak kitap
okumalıyız. Ama hızlı bir şekilde
netlerimizi artırmak ve LGS'de hiçbir
soruyu kaçırmak istemiyorsak sadece
kitap okumamalı. Aynı zamanda bol bol
paragraf sorusu da çözmeliyiz. Şimdi
yardım düşünce ise genellikle olumsuz
soru kökleriyle soruluyor dedik.
Hangisine ulaşılamaz? İşte eee hangisine
değinilmemiştir? Hangisi söylenemez gibi
sorular bize yarım düşünce veriyor.
Çünkü diyelim ki bir tane paragrafın ana
düşüncesi şu yeşil olsun. içinde açık
yeşilden bahsediyor. İçinde kırmızıdan
bahsediyor. İçinde kahverengiden
bahsediyor. İçinde maviden bahsediyor.
İçinde mordan bahsediyor. Şimdi bu
paragrafın ana düşüncesi nedir?
Genellikle ana düşüncelerde son
cümlelerde oluyor. Paragrafın ana
düşüncesi yeşildir diyorsun. Tamam. Peki
bu paragraftaki yardım düşünceler nedir?
Bir tane değil ki. Kırmızıdan bahsetti,
kahverengiden bahsetti, maviden
bahsetti, mordan bahsetti, yeşilden
bahsetti. O zaman bunu şöyle soruyor. Bu
paragrafta hangisinden bahsedilmemiştir
diyor. Sen diyorsun ki kırmızıdan
bahsediyor. Kahverengden de var. Maviye
de değinmiş ama siyahtan
bahsedilmemiştir. Siyaha değinilmemiştir
diyorsun. Dolayısıyla ana düşünce bir
tane oluyor. Genellikle de son
cümlelerde oluyor ama yardım düşünce
birden fazla olduğu için hangisi bu
parçada bahsedilmemiştir? Hangisi
söylenemez? Hangisi çıkarılamaz?
Hangisine denilmemiştir diyor. O da
anlamsız bir şey koyuyor. Onu
yakalamamız gerekiyor. Tongulçuğum
gelelim paragrafta hikaye unsurlarına.
&gt;&gt; A hocam bu hangi hikaye? Hansel ve
Gretel mi?
&gt;&gt; Hayır evladım. Hansel ve Gratel'de e iki
tane kardeş vardı. Bir kız, bir erkek.
Burada bambaşka bir hikaye bu. Burada
bir hikaye değil. Burada esasa hikayenin
unsurlarını anlatıyoruz. Şimdi hikayenin
içerisinde bir kere bir kişiler oluyor.
Yani olayın kahramanları var. Bir olayın
zamanı var. Mesela buraya baktığın zaman
olayın zamanına gece diyemezsin. Gündüz.
Bazen yaz mevsimi diyebilir. Bazen kış
mevsimi diyebilir. Bazen bir Nisan
sabahı diyebilir. Bazen bir Temmuz
akşamı diyebilir. Ama zamanı bize bazen
belirgin bazen belirsiz bir şekilde
verebilir. Sonra mekan var. Bak
birincisi kişiler demiştik. Şuraya
yazıyorum bak. kişiler var hikayenin
unsurlarında zaman var. Zaman var. Mekan
var. Yani yerler var. Bir de tabii ki ne
var? Olay var. Yani buradaki işte
ailesiyle bir eve geliyorlar. O evde
başlarına bir şeyler geliyor. Diyelim ki
işte ne bileyim oradan tatile
gidiyorlar. Oradan gidiyor
&gt;&gt; LGS hazırlanıyor ama annesi babası ona
sürekli ödev soruyor.
&gt;&gt; Aynen böyle farklı farklı şeyler
olabiliyor. Dolayısıyla zaman, mekan,
kişi, olay hikayenin temel unsurları
oluyor. Tomu Çeladin benim. Şimdi geldik
anlatım biçimlerine. Zaten bunları da 5
6 7'de öğrenmiştik. Bir kez daha
hatırlatalım. Eğer bir paragraf bize
bilgi veriyorsa ders kitabı gibiyse
böyle ders kitaplarında konu anlatım
vardır ya Tonguçum. Aynı ders kitabı
gibi ise biz buna açıklayıcı yani
açıklama olan açıklama paragrafı
diyoruz. Tartışmada ise sohbet var
veyahut da konuşma havası var. Nokta
nokta diyorlar ama ben buna katılmıyorum
şeklinde cümlelerle. Sizce de öyle değil
mi sevgili okurlar? böyle değil mi diye
böyle bir sanki konuşmacıyla sohbet
ediyormuş havası olursa bu da tartışma
oluyor. Öyküleme ise hikaye, romanlardan
alınmış işte masallardan alınmış olay
içeren metinler oluyor. Betimlemede ise
bir varlığın resmi çiziliyor. Mesela
diyelim ki ben bana tank kutu betimle
dersem sen nasıl betimlersin?
&gt;&gt; Pörtrek gözleri var. Sarı uzun dik
saçları var. Uzun boylu.
&gt;&gt; Harikasın bak. Çok güzel betimledin.
İşte niye bizim gözümüzde tankut
canlandı? Ama sen desin ki işte iki tane
gözü var işte iki tane kulağı var bir
tane saçı var falan böyle bu varlığın
ayır edici özelliği değil ki sen pörtlek
gözleri var diyerek işte uzun dik
saçları var diyerek uzun boylu zayıf
diyerek bir şekilde bize onun ayrıcı
özelliklerini anlattın ve bize bunu
betimlemiş oldun. Böylece tankutun bizim
zihnimize resmini çizdin. Yani bize
tasvir ettin. İşte bu da betimleme
oluyor Tonguçum. Ve genellikle de
öyküleme ve betimleme birlikte
kullanılıyor. Neden? Çünkü yani bir
paragrafın içerisinde bir olay
anlatılırken etraftaki varlıklar, evler,
zaman dilimi kişiler de betimleniyor.
Gelelim düşünce geliştirme yollarına.
Bunlara başvuruluyor. Bunlar ağır
basmaktadır şekilde kullanılıyor. Bu
parfta hangisi ağır basmaktadır?
Açıklama mı ağır basıyor? Tartışma mı
ağır basıyor? Öyküleme mi ağır basıyor?
Bütünleme mi ağır basıyor diye sorarlar.
Ama düşünceyi geliştirme yollarına
başvuruluyor. Mesela eğer bu nedir
sorusunun cevabı olabilecek cümleler
varsa bu tanım cümlesi oluyor. Mesela
şiir okuyucuya seslenmelidir. Bu bir
tanım cümlesi mi? Tongadı benim.
&gt;&gt; Evet hocam.
&gt;&gt; Hayır patladın. Şiir nedir sorusuna
cevap vermiyor ki. Şiir nedir? Şiir
okuyucuya seslenmelidir. Hayır şiir
okuyucuya seslenmelidir dediğinde bir
yorum yapıyor. Bir cümle söylüyor ama bu
bir tanım cümlesi değil. Tanım cümlesi
olması için şiir nedir? Şiir duyguların
sözlü veya yazılı bir şekilde dile
getirildiği edebi türdür derse şiir
oluyor ya daha doğrusu tanım oluyor.
Mesela kalem siyah renkti. Bu bir tanım
cümlesi mi? Evet hocam. Hayır. Hayır.
Çünkü kalem nedir? Sorusuna cevap
vermiyor. Kalem yazı yazmaya yarayan bir
araçtır. Derse tanım cümlesi oluyor.
Buna dikkat edeceksin. Bu nedir diyecek
ve bu nedir sorusuna cevap veriyor.
Dolayısıyla tanımlama önemli.
Karşılaştırmada varlıklar bu böyledir,
şu ise şöyledir şeklinde
karşılaştırıyoruz. ya da daha
çalışkandır. En çalışkan odur. Senin
kadar çalışkandır. Bu çalışkan ise ben
çok daha çalışkanım gibi cümleler bize
karşılaştırma yaptırıyor.
Örneklendirmede mesela söz gelimi
örneğin diyerek örnekler veriyoruz.
Tanık göstermede önemli bir kişinin
sözünü tırnak işareti içerisinde
aktarıyoruz. İşte Mevlana böyle demiş,
Atatürk böyle demiş, işte ne bileyim eee
Can Ruso böyle demiş şeklinde ifadeler
kullanış.
&gt;&gt; Can Jack Russo kim hocam? Ela inkılap
tarihine geldiğinde göreceksin toplum
sözleşmesini yazan yani dünyada
krallıklar bitsin artık cumhuriyetler
kurulsun gibi düşüncelerin doğmasını
sağlayan Fransız ihtilalinin
kurucularından biri çok önemli bir kişi
Mustafa Kemal Atatürk de Jean Cancus'dan
etkilenecek. Şimdi ne olduğunu
öğreneceğiz. Yani dolayısıyla onun
sözünü eğer aktarıyorsan sen, "Ben böyle
düşünüyorum ama Jean Jankrusa da böyle
düşünüyor. Bak Mevlana da böyle diyor.
İşte Atatürk de böyle diyor şeklinde bir
kişinin sözünü aktarırsan tanık gösterme
oluyor. Sayısal verilerden yararlanmada
oranlar, miktarlar, rakamlar,
istatistikler var. Benzetmede ise inci
gibi dişleri derken dişleri inciye
benzetmiş oluyorsun. Duyulardan
yararlanmada yeşil elmanın ekşi tadı var
dediğimizde burada hangi duyular var
Tonguç Adelim? Mesela yeşil elma
dediğimizde hangi duyu var? Harikasın.
Ekşi tat dediğimizde hangi duygu var?
Harikasın. Bak ekşi tat. Mesela hava çok
soğuktu dediğimizde hangi duygu var?
Hangi duyu var? Daha doğrusu hocam
&gt;&gt; hemen söylüyorum. Dokunma duyusu var.
Çünk havanın soğuk olduğunu dilimizle ya
da gözümüzle ya da kulağımızla
anlamayız. Havanın soğuk olduğunu biz
tenimize dokunan eee hava hava
zerrecikleriyle anlarız. Hava soğukmuş
deriz, üşürürüz. Hava sıcakmış deriz,
ısınırız. Anlatıcı türlerinde ben geldim
diyorsa birinci kişili anlatım oluyor.
Ya da biz geldik diyorsa o geldi diyorsa
da bu da 3üncü kişili anlatım oluyor.
Tonguç menü. Şimdi bir de parçada
yapımız var. Ona da bakalım. Parçada
yapıdan da mutlaka sorular geliyor ve
geçen sene de zaten iki soru gelmişti
2023'te. Akışı bozan cümleyi
sorabiliyorlar. Hangisi akışı bozuyor
diyebiliyor. Burada Tonguç Erandim giriş
cümlesi bulman gerekiyor. Yani
paragrafın içerisinde yepyeni bir giriş
cümlesi yapan, giriş cümlesi bul
dediğimizde bu cümle esasa akışı
bozuyor. İşte bir şeylerden bahsediyor.
Bu yüzden diyor mesela 2 1'e bağlanıyor.
İşte bundan dolayı diyor 4 2'ye
bağlanıyor ama 3 de yepyeni bir ifadeye
geçtiği için 3 akışı bozuyor. Hangisi
giriş cümlesi olur? Ya da hangisi 2inci
cümle olur? Hangisi 3üncü cümle olur?
Hangisi yeni bir paragrafın başlangıç
cümlesi olur dediğinde de yine giriş
cümlesi bulman gerekiyor. Ve giriş
cümlelerinde Tonguç eladı benim asla
şöyle bir şey olmaz. Bak
&gt;&gt; tamam
&gt;&gt; bundan dolayı diye bir paragraf başlar
mı Tonguç?
&gt;&gt; Başlamaz.
&gt;&gt; Harikasın başlamaz. Niye? Çünkü bundan
dolayı neden dolayı ayrıca diye bir
paragraf başlar mı? Yepyeni paragrafı
ayrıca diye başlar mı?
&gt;&gt; Harikasın. Niye? Bir şeyden bahsediyor
ama işte bugün eee 5 Temmuz 2023
insanlar yepyeni bir güne uyandı. Böyle
bir girişi olur mu Tonguç?
&gt;&gt; Olur hocam.
&gt;&gt; Harikasın. İşte bak burada bundan dolayı
ayrıca bu bunun bu yüzden gibi ifadeler
bir paragrafın giriş cümlesinde olmaz.
Bunların olmadığı cümleyi yani giriş
cümlesini bulunca ardından ikinci 3üncü
cümleyi de bulabilirsin. Bunların
olmadığı cümleyi bulunca akışı bozan
cümleyi bulabilirsin Tonguçuğum. Gelelim
sözel mantığa. Sözel mantıkta tabii ki
biz bunu detaylı bir şekilde senin içine
takdir yerleştireceğiz ama şimdi yine
tane tane ve hızlı bir şekilde anlatmak
istiyorum. Şimdi burada birincisi
kodlama yöntemini uygulaman gerekiyor.
Bak kodlama yöntemi. Kodlama yönteminden
kastım şu. Burada İstanbul tünel
metrosu, Budapeşe metrosu, Chicago
metrosu, işte Londra metros diyor. Sen
bunların hepsini uzun uzun
yazmayacaksın. İstanbul tünel metrosuna
i diyeceksin mesela. Budapeşto metrosuna
B diyeceksin. Bak İstanbul tünel
metrosu. Budapeşt'te B diyorsun.
Chicago'ya C diyeceksin mesela veya
Londra'ya L diyeceksin. Bir kere niye?
Dünyanın büyük şehirlerinde faaliyete
geçen metro hatlarıyile ilgili bazı
bilgiler varmış. İstanbul Tünel Metrosu
Budapeşo metrosundan hizmet önce hizmete
girmiş. Bak önce Chicago metrosundan
önce ve sonra açılan metro hatları
varmış. İstanbul tünel metrosu
açıldığında sadece bir metro hatı
faaliyetteymiş. Budapeşte metrosu Londra
metrosundan sonra açılmış. Bu bilgilere
göre metro hatlarını hizmete girme
sıralarını beliriz. Şimdi kaç tane metro
hatı var Tonguç'un?
&gt;&gt; 4 hocam.
&gt;&gt; Harikasın. O zaman şöyle dörtlü bir kutu
açıyorsun tamam mı? Ve sonra bu kutulara
yerleştirmeye çalışıyorsun. Ama
yerleştirirken önce kesin olanlarla
başlaman gerekiyor. Mesela demiş ki
İstanbul Tünel Metrosu Burada Peşo
metrosundan önce hizmete girmiştir.
Dolayısıyla şuraya eee i şuraya B
yazabiliriz. İstanbul B'den önce girmiş
olu ama buraya da yapabiliriz. IB diye
de yapabiliriz. Buraya da yapabiliriz.
IB diye de yapabiliriz. Dolayısıyla
şurada da olabilir IB. Burada da
olabilir IB. Burada da olabilir.
Dolayısıyla şu anda bir şey yazamıyoruz.
Kesin değil. Chicago metrosundan önce ve
sonra açılan metro hatlar vardır. O
zaman C'yi buraya yazabiliriz. C'yi eee
şuraya yazabiliriz. Yani C burada da
olabilir. Burada da olabilir. Niye
burada olursa öncesi ve sonrası açılmış
olur. Burada olur. Bak bu da kesin
değil. İstanbul tünel metrosu
açıldığında sadece 1 metro hattı
faaliyetteymiş. He o zaman İstanbul
tünel metrosu açıldığında sadece 1 metro
hatı faaliyette ise kesin olarak bak şu
açılış sırası olduğunu düşünürsek şurası
1inci şurası 2inci şurası 3üncü şu da
4üncü olduğunu düşünelim. Açıldığında
sadece bir metro hatı varsa burada biz
buraya hemen şöyle i diye yazıyoruz.
Neye bak? İstanbul tünel metrosundan
önce sadece bir tane metro hattı var.
Şimdi bundan sonrası çok önemli. Bundan
sonra kesin olan bu. Bundan sonrasını
dizeceğiz. Bir kere Budapeşte metrosu
Londra metrosundan sonra açılmıştır.
Burada olabilir. L burada olabilir. H
&gt;&gt; o zaman bir şey daha dikkat edelim. Bak
bunu tamamladık ya. Chicago metrosundan
önce ve sonra açılan metro hatları
vardır diyor. Şimdi Chicago metrosunu
buraya koyarsak önce ve sonrası olabilir
mi?
&gt;&gt; Chicago metrosunu buraya koyarsak önce
ve sonrası olabilir mi?
&gt;&gt; Olmaz. Neden? Çünkü buraya koyarsak
sonrası olmaz. Buraya koyarsak öncesi
olmaz. O zaman Chicago metrosunda yeri
belli oldu. Tamam. Şimdi İstanbul
metrosunun yeri kesin burası. Çünkü
öncesinde bir metro hattı var. Chicago
metrosunun yeri de kesin burası. Çünkü
öncesine sonrası açılanlar var. Şimdi
İstanbul Tünel Metrosu Budapesa
metrosdan önce hizmete girmiş. O zaman i
buradaysa B de burada. Budapeşt
Londra'dan sonra girmiş. O zaman L de
burada. Bak bunu da bunu da hepsine de
uymuş oldu. Kontrol ediyorsun. Sonra
diyorsun ki I B'den sonra I pardon
IB'den önce IB'den önce doğru İstanbul
Budapş'den önce Chicago'dan önce ve
sonra açılanlar var. Tamam. İstanbul
açılmayan sadece bir metru var. Tamam.
Budapeştra'dan
sonra açılmış. Bak Londra açılmış. Sonra
bıdı bıdı bıdı. Sonra tamam o zaman bu
da doğru diye bu şekilde kodlayarak
ilerlemen lazım. Gelelim tablo grafik
yorumlama sorularına.
Yine bu da LGS çıkmış önemli bir
soruydu. Burada yine yapmamız gereken
şey şu Tonguçum. Benden ne istiyor? Bak
benden ne istiyor ve bana ne vermiş
demen lazım. Bana ne vermiş? Sana
verdiği şeyler neler? Grafikler vermiş.
sayılar vermiş, aylar vermiş ve senden
istediği ne söylenebilir diyor. Şimdi
2018 Kasım ayı ve sonraki 2 ayın ihracat
miktarı eşittir diyor. Bak 2018
siyahlardı. 2018 Kasım ayına bakıyorum
ben. Bak direkt grafike bakıyorsun.
Kasım ayı nerede? Burada. Tamam. 2018
Kasım ayına geldim. Sonraki 2 ayı
bakıyorum. Aralık. Şimdi Kasım ayı
kaçmış? Kasım ayı kaçmış? Şöyle
baktığımızda 30. 2018 Kasım 30 oluyor.
Tamam. Sonrasında Aralık ayı yine 30.
Sonra 2018 Kasım'dan sonra, Aralıktan
sonra ne gelir?
&gt;&gt; 2019 Ocak gelir.
&gt;&gt; O zaman 2019 Ocak'a bakıyoruz. 2019
maviymiş. 2019 Ocakta mavi. 30. Aa
tamam. Ocakta yine 30. Gördüğün gibi
buraya baktığın zaman Kasım ayı ve
sonraki 2 ayın ihracat miktarının işte
olduğunu görmüş oluyorsun. Diğerleri
söylenemediği için buna da ulaşacağız.
Tong Şeladi Melim. Hadi bakalım. Ödülü
sorumuzu yorumlarınıza bekliyoruz
arkadaşlar.

Herkese merhabalar. Bugün sizlerle
birlikte cümlenin ögeleri konusunu
işliyoruz. Arkadaşlarımızdan yorumlar
geldi. Hocam cümlenin ögelerini anlatın
dediler. Bizler de hazırsanız cümlenin
ögelerine başlıyoruz.
&gt;&gt; Hocam LGS'de geliyor mu?
&gt;&gt; Geçen seneki sınavda LGS 2025'te cümle
ögelerinden soru gelmedi. Cümle
türlerinden soru geldi. Tabii ki yazım
noktalama her sene geliyor. Fiilimsi
fiil çatısı da bazen böyle ik senede bir
geliyor. Geçen sene fiil çatısı ve
yüklemin yerine göre cümleler yani cümle
türleri soruldu. Uzun zamandır 2024'te
de sorulmadı. 2023'te de sorulmadı.
2022'de yer tamlayıcısı sorulmuştu.
Cümle türlerini sordukları zaman zaten
cümle türlerini bildiğiniz zaman yüklemi
de bilmeniz gerekiyor. Dolayısıyla cümle
ögelerini sormuyorlar. Ama cümlenin
ögelerini iyi bilmemiz lazım. Çünkü
cümlenin ögelerini bildiğimiz zaman
cümle türleri konusunda çok rahat
anlıyoruz. Bugün temel ögelere
bakacağız. Yüklem, özne ve aynı zamanda
yardımcı ögelere bakacağız. Nesne,
tamlayıcılar. Bir de vurgu ve arasözü
öğrenerek bu konuyu bitireceğiz. Şimdi
hızlı bir şekilde başlıyorum. Cümlenin
ögelerinde aynı fiilimsi konusunda
olduğu gibi zihnimizde bir tren
canlandıracağız. Şimdi burada gördüğün
gibi vagonlar var Tongçğum. Bu birinci
vagon olsun. Bu ikinci vagon olsun. Bu
3üncü vagon olsun. Sence bu tren gider
mi?
&gt;&gt; Gitmez hocam.
&gt;&gt; Gitmez. Harikasın. Neden gitmez? Çünkü
bu trenin lokomotifi yok. Lokomotifi
olmayan bir tren gidemez. Aynı şekilde
Türkçede de eğer bir cümlenin temel
ögesi olan yüklem yoksa o cümle cümle
olmuyor. Eksiltili cümle oluyor. Mesela
örnek verelim. Ali diyelim. Tamam mı?
Yarın
kardeşini böyle bir cümle olmaz. Bu
cümlenin yüklemi yok. Nasıl böyle bir
tren gidemiyorsa böyle bir cümle de
olmaz. Ya da başka bir örnek verelim.
Mesela Zeynep
bizleri
buraya böyle bir cümle olmaz Zeynep
bizleri buraya. Na ne diyorsun? Bitmedi
cümle yani. Veyahut da işte eee Ömer eee
koşarak.
E Ömer koşarak ne yani? Ömer koşarak bak
fiilimsi var ama cümlenin yüklemi yok.
Dolayısıyla bizler bu cümlelere eksiltli
cümle diyoruz. Ama ne zaman ki lokomotif
geldi burada çok güzel bir şekilde
diyoruz ki oh be şimdi artık cümleden
bahsedebiliriz. Artık bu tren hareket
eder diyebiliriz. Ali yarın kardeşini
gezdirecek dediğimizde gezdirecek
kelimesi cümlenin yüklemi oluyor ve
birazdan da bütün ögeleri yani özneyi,
zarf tamlayıcısını, belirtili nesneyi
yükleme sorarak bulacağız. Zeynep
bizleri buraya çağırdı diyoruz mesela.
Çağırdı. Kim çağırdı? Zeynep Özne kimi
çağırdı? Bizleri belirtili nesne. Nereye
çağırdı? Buraya yer tamlayısı olacak.
Ömer koşarak kaçtı mesela atıyorum.
Veyahut da Ömer koşarak gitti. Neyse
artık gitti kaçtı. Yüklem nasıl koşarak
zar tamlayısı olacak? İşte biz
lokomotifleri yani cümlenin en önemli
ögesi yüklemi bulduğumuz zaman rahat
rahat ögeler konusunu da yapabileceğiz.
Şimdi burada vagon 1, vagon 2, vagon 3
var. O zaman bu bir cümle mi Tonguçum?
&gt;&gt; Hayır hocam. Lokomotifi eksik.
&gt;&gt; Harikasın. Lokomotif eksik. Bu cümleye
gitmez. Aynı bunun gibi. Öğrenciler
dersi sessizce. Böyle bir cümle olmaz.
Öğrenciler dersi sessizce ne? Dinliyor
mu, kaydediyor mu, izliyor mu, ne
yapıyor? Yani belli değil. Dolayısıyla
öğrenciler dersi sessizce dinliyor
dersek bu cümlenin yüklemi oluyor.
Herkes maçın sonucunu merak ediyor. Bak
bu cümlenin yüklemi ediyor değil. Merak
ediyor. Yüklem. Terk etmek, fark etmek,
mutlu etmek, hissetmek, affetmek,
kaybetmek. Bunlar birleşik fiillerdir.
Bunlardan bazısı ayrı yazılır, bazısı
bitişik yazılır. Ayrı da yazılsa sen
bunların ikisini birden bir bütün olarak
yüklem kabul etmen gerekiyor. Bekledim
dün bize gelmeni. Şimdi bu cümlenin
yüklemi bekledim sözcüğüdür. Gelmeni
sözcüğü değil. Çünkü bu cümleyi kurallı
hale getirdiğin zaman dün bize gelmeni
bekledin demek ister. O her şeye
kıvırıyor mu? Burun kıvırıyor mu?
&gt;&gt; Burun kıvırıyor.
&gt;&gt; Harikasın. Niye? Burun kıvırmak bir
deyim. Yani hiçbir şeyi beğenmiyor demek
istiyor. İstanbul Türkiye'nin en
kalabalık şehridir. Şimdi bu cümlenin
yüklemi şehridir sözcüğü değil.
Türkiye'nin en kalabalık şehridir
olacak. Neden? Çünkü burası bir tamlama.
Türkiye'nin şehri. Türkiye'nin
şehridir. Türkiye'nin şehridir
dediğimizde burada bir belirtili isim
tamlaması oluyor. Bunu bölemiyoruz.
Sınıfımızın en çalışkanı sensin. Sensin
cümlenin yüklemi oluyor. Dolayısıyla
cümlenin en temel ögesi yüklemle
başladık. Dedik ki bir cümlenin yüklemi
olmazsa o cümle cümle değil. Bir trenin
lokomotifi olmazsa o tren gitmez. Trenin
gitmesi için lokomotif lazım. Cümlenin
de cümle olması için yüklem lazım ve
yüklem bazen birleşik fiil olabilir,
bazen cümlenin başında olabilir, bazen
deyim olabilir, bazen uzun bir yüklem de
olabilir. Tonguç eladı benim burada şunu
iyi bilmemiz lazım Tonguçum. Yüklem
temel ögedir. Şimdi sence Ronaldo mu
daha iyi, Messi mi?
&gt;&gt; İkisi de süper hocam.
&gt;&gt; Evet, ikisi de süper. Zaten özne de
yüklemde çok süperdir ama hangisi daha
iyi sence?
&gt;&gt; Bence Messi hocam.
&gt;&gt; Tamam Messi. Bazı arkadaşlar Ronalder,
bazı arkadaşlar Messier'ler. Önemli
değil. Burada şuna dikkat edeceğiz.
Messi cümlenin yüklemi yani olmazsa
olmaz. Ronaldo ise öznesi. Bunlar ikisi
temel ögüklemeyi
inmemiz lazım. Mesela diyelim ki okuyor.
Bu bir cümle olabilir. Okuyor diye bir
cümle olur. Kim okuyor? O okuyor. Gizli
öz dersin. Ali okuyor dersin. Özne olur.
Ali kitabını
evde
şimdi okuyor diyebilirsin. Bak bunlar
yardımcı öyler. Kitabını nesne olur.
Evde yer tamlayıcıs olur. Şimdi zar
tamlayıcısı olur. Ama okuyor olmadan
olmaz. Ali olmadan olmaz. Şimdi burada
şu çok önemli. Okuyor, yüklem. Ali Özne.
Ya bunlar temel ögeler oluyor. Temel
ögelerin birincisi az önce söylediğimiz
gibi yüklem. Yüklem olmadan cümle
olmuyor. Öğrenciler ders sessizce
dinliyor dedik. Yüklem. Merak ediyor.
Yüklem. Beklediğim yüklem. Burun
kıvırıyor yüklem. Türkiye'nin en
kalabalık şehridir. Yüklem. Sensin.
Yüklem. Yüklem uzun olabilir mi hocam?
&gt;&gt; Kesinlikle olabilir. Tongçğum. Yüklem
uzun olabilir. Bunun da mantığı şu. Bunu
şöyle göstermek istiyorum sana. Bak
şurada boş bir sayfada göstereyim.
Mesela diyelim ki eee öğrenciler,
öğrenciler,
eee çalışıyor. Şimdi bu cümlenin yüklemi
çalışıyor sözcüğü olduğu belli. Sen bu
çalışıyor sözcüğünün yanına farklı
farklı ögeler gidebilirsin. Öğrenciler
okulda çalışıyor diyebilirsin. Okulda
çalışıyor diyebilirsin. Şimdi kim
çalışıyor? Öğrenciler çalışıyor. Nerede
çalışıyor? Okulda çalışıyor. Bunlar
farklı farklı ögeler olur ve yüklemi
tamamlar. Fakat bir de şöyle bir şey var
Tongu Çel Bey. Şuna dikkat et. Mesela
diyelim ki Ali tamam mı? Öğrencidir
dedin. Ali öğrencidir dediğin zaman
öğrencidir sözcüğü yüklen belli. Ali de
özne. Tamam. Fakat sen bu öğrencileri
sözcüğünün önüne eğer sıfatlar
getirirsen veya bu öğrencileri sözcüğünü
bir tamlama yaparsan bu uzar. Şöyle
oluyor mesela Ali akıllı
virgül zeki ve iyi bir öğrencidir dedin
ya. Burası bir bütün oluyor. Niye? Çünkü
akıllı öğrenci, zeki öğrenci, iyi bir
öğrenci. Bunların hepsi bir sıfat ve bu
sıfatlar bu ismini tamamlıyor ve bu
burada bir sıfat tamlaması oluyor.
Tamlamaları bölemezsin. Dolayısıyla
okulda çalışıyor diye bir tamlama olmaz.
Yani okulda çalışıyor diye bir fiil
tamlaması falan öyle bir şey yok.
Dolayısıyla bunları ayırıyorsun.
Çalışıyor, okulda çalışıyor. Ama bunları
akıllı, zeki, iyi diye ayıramıyorsun.
Çünkü bu bir sıfat tamlaması. Sıfat
tamlamaları bölünmüyor. İşte burada da
Tonguç Eladı benim. Burada da mesela
İstanbul Türkiye'nin en kalabalık
şehridir. Burasını bir bütün olarak
alman gerekiyor. Nasıl burun kıvırıyor
bir bütün olarak aldın, merak ediyoru
bir bütün olarak aldın. Türkiye'nin en
kalabalık şehridir de isim tamlaması
olduğu için bölemiyorsun. Aynı şekilde
burada da Ali akıllı ve zeki bir
öğrencidir dediğinde burayı da yine
bölemiyorsun. Şimdi o zaman yüklemi
anladık. Yüklemi ilk başta buluyoruz.
Yüklemi bulduktan sonra diğer ögelere
geçiyoruz. Yüklemi bulduk. Şimdi özneye
geçiyoruz. Yükleme sorulan kim ve ne
sorularıyla bulunur? Yani yapan kim?
yapan ne şeklinde de sorabiliriz. Şimdi
öğrenciler dersi sessiz dinliyor.
Dinliyor yüklem di. Kim dinliyor veya
dinleyen kim? Öğrenciler özn oluyor. Bu
kadar basit. İstanbul Türkiye'nin en
kalabalık şehridir. Türkiye'nin en
kalabalık şehridir. Yüklem. Burası bir
öz yüklemimiz. Ne? İstanbul özne oluyor.
Bak yüklem özne. Özne yüklem. Ömer
ödevlerini bugün tamladı. Bu cümlenin
yüklemi ne sence Tonguçum?
&gt;&gt; Tamamladı.
&gt;&gt; Harikasın. Tamamladı. Yüklem kim
tamamladı?
&gt;&gt; Ömer.
&gt;&gt; Harikasın. Ömer özne, bu kadar basit.
Ömer özne tamladı yüklem. Ödevlerini
bugün tamladı da diyebilirsin. Burada
gizli özne olur. O diye gizli özne olur.
Mesela kişiyi değer yargıları
biçimlendirir. Biçimlendirir, yüklem.
Kim biçimlendirir? Kişiyi diyemezsin.
Bak biçimlendirir dersen kişi olur. Kim
biçimlendirir? Değer yargıları veya ne
biçimlendirir? Değer yargıları demen
lazım. Dolayısıyla bu cümlenin öznesi
bu, yüklemi de bu. Karikatür her
topluluğa sevilir. Sevilir yüklem. Kim
sevilir? Cevap yok. Ne sevilir?
&gt;&gt; Karikatür.
&gt;&gt; O zaman karikatür de cümlenin öznesi
olmuş oluyor. Demek ki dinliyor yüklem.
Kim dinliyor? Öğrenciler. Türkiye'nin en
kalabalık şehridir. Yüklem. Ne?
Türkiye'nin en kalabalık şehridir.
İstanbul. Tamladığı yüklem. Kim tamladı?
Ömer. Özne. Tamladı yüklem kim tamladı?
Cümlede yok. Gizli özne var. O gizli
özne biçimlendirir. Yüklem ne
biçimlendirir? Değer yargıları sevilir.
Yüklem ne sevilir? Karikatür. Özne
şeklinde buraya yazabiliyoruz. Bunlar
sonradan göreceğimiz sözlü özneler
olacak. Ama şu anda senin bilmen gereken
şey kim ve ne sorularıyla özneyi
buluyoruz. Gelelim nesneye. Şimdi
yüklemi bulduk, özneyi bulduk, nesneye
geçiyoruz. Öznenin yaptığı işten
etkilenen örneğidir. Zaten sıralamamız
da şu şekilde Tongçuğum. İlk başta
yüklemi buluyorsun. Sonra özneyi
buluyorsun. Sonra nesneyi ve
tamlayıcıları buluyorsun. Yani
yöntemimiz Y, Ö, N, T harflerinin
sıralaması. Önce yüklem, sonra özne,
sonra nesne, sonra zarf tamlayıcısı, yer
tamlayıcısı. Yöntem kelimesine göre
gitmen lazım. Şimdi yüklemi bulduk.
Özneyi bulduk. Şimdi nesneye geldik.
Öznenin yaptığı işten etkilenen öğidir.
Mesela hoca kalemi kırdı dersen benim
yaptığımın işinden etkilenen ne? Kalem.
İşte kalem nesne oluyor. Kalemi kırdı.
İşte telefonu fırlattı mesela. Bak
telefon etkileniyor ya benim yaptığım
işten. Dolayısıyla telefon nesne oluyor.
Belirtili nesnenin kimi neyi sorularıyla
zaten bak belirtili sonunda i var. Kimi
neyi sonunda yine i var. Belirtili
nesneyi kimi neyi sorularıyla belirtili
nesneyi ise ne sorusuyla buluyoruz.
Öğrenciler dersi sessize dinliyor. Şimdi
dinliyor yüklem. Kim dinliyor?
Öğrenciler özne. Önce yüklemi bulduk
sonra özneyi bulduk. Yöntem kelimesini
görüyorduk ya. Yüklem, özne, nesne,
tamlayıcılardı. Yüklemi bulduk.
Dinliyor. Kim dinliyor? Öğrenciler özne.
Öğrenciler neyi dinliyor?
Dersi dinliyor. Dersi işte belirtil
nesne oluyor. Herkes kitap okumalı.
Okumalı yüklem. Kim okumalı? Herkes
özne. Herkes ne okumalı? Kitap
belirtisiz nesi. Kitabı okumalı deseydi
belirtili olurdu. Kitap deyince
belirtsiz bir kitap. Yani soruların
dikkatçe çözülmesi gerektiğini söyledim.
Söylediği yüklem. Kim söyledi?
&gt;&gt; Yazmıyor hocam.
&gt;&gt; Yazmıyor. İşte bu gizli özne. O söyledi.
O gizli özne. Cümlede yazmıyor. O
söyledi. Ahmet olabilir, Mehmet
olabilir, Ayşe olabilir. Bilmiyoruz.
Gizli özde o. Gizli özne. O neyi
söyledi?
soruların dikkatle çözülmesi gerektiğini
söyledi. Bak burası bütünüyle
nesne oluyor. Peki burası neden
bütünüyle nesne olduğu hatta belirtili
nesne olduğu onu da anlatayım sana.
Burada bir fiilimsi var. Fiilimsi
arkasına gelen sözcükleri böyle diye
içine çekip ütüyor. Hatta bunu şurada
örnek eklemek istiyorum. Tonguç Eladım
benim. Hemen şuraya gelelim. Nerede
bak? Şurada. Şu sayfayı alıyorum.
Şuradan boş bir sayfa aldım. Şimdi şu
sayfamız önemli. Burası önemli.
Tongçğum. Bak şimdi.
Şimdi hani dedik ya vagonlar var dedik
ve vagonların gitmesini sağlayan da
lokomotif var dedik. Lokomotif de şöyle
farklı renkte çizeyim ki birazdan konuyu
anlatırken daha kolay olsun. Şimdi bak
buraya dikkat dinleyim. Örnek veriyorum.
Ali tamam mı?
Yarın
kardeşini böyle bir cümle olur mu?
Tonguçadım benim
&gt;&gt; olmaz hocam
&gt;&gt; olmaz. Tamam. Ali yarın kardeşini
gezdirecek deyince bir cümle oluşuyor.
Bak yüklem gelince yani gezdirecek
yüklemi gelince adeta lokomotif gelmiş
gibi oluyor ve cümle cümle haline
geliyor. Böyle bir tren gitmez. Böyle de
bir cümle olmaz. Ali yarın kardeşine bir
cümle olmaz. Böyle bir tren gidebilir.
Böyle de bir cümle olur. Ali yarın
kardeşini gezdirecek diyebiliyoruz.
Tamam. Şimdi burada önemli olan şey şu.
Bunun yüklem olduğunu biz şuradan
biliyoruz. Bir yüklem belli zaten.
Cümleyi bitiriyor. İkincisi de bak kim
gezdirecek? Ali gezdirecek
diyebiliyorsun. Ne zaman gezdirecek?
Yarın gezdirecek diyebiliyorsun. Kimi
gezdirecek? Kardeşini gezdirecek
diyebiliyorsun. Bunların her biri aynı
buradaki vagonlar gibi tek başına
yüklemle bağlantı kurabiliyor. Bu
birinci vagon Ali. Bu ikinci vagon
yarın. Bu da 3üncü vagon kardeşini. Ali
gezdirecek yarın gezdirecek. Kardeşini
gezdirecek diyebiliyorsun. Dolayısıyla
sen bu vagonu buraya bunu buraya
koyabilirsin gibi yani. Veyahut da şöyle
diyebilirsin mesela yarın Ali kardeşini
gezdirecek veya yarın kardeşini Ali
gezdirecek diyebilirsin. Bunları yerini
değiştirebilirsin. Tamam. Şimdi bir de
şu cümleye bak. Ali'nin
yarın
kardeşini
gezdireceğini.
Şimdi burada bir cümle var mı Tonguç
evladım benim?
&gt;&gt; Yok hocam.
&gt;&gt; Yok değil mi? Bak cümle değil. Ali'nin
yarın kardeşini gezdireceğini diye bir
cümle olmaz. Ali'nin yarın kardeşini
gezdireceğini. E bak bitmemiş cümle. Bu
cümlenin lokomotifi yok. Ali'nin yarın
kardeşini gezdireceğini duydum dersen
cümlenin yüklemi ortaya çıkıyor. Hah
şimdi duydum yüklem. Kim duydu? Ben
duydum. Ben gizli özne sonuçta Ali'nin
duydum diyemezsin. Kim duydu? Ali'nin
duydum. Olur mu? Olmaz. Şimdi bak.
Ali'nin yarın kardeşini gezdireceğini
duydum. Şimdi duydum. Yüklem. Tamam. Bu
kesin. Peki ben neyi duydum?
Gezdireceğini duydum. He. Ve Ali'nin
gezdireceğini duydum. Ali'nin yarın
kardeşini gezdireceğini duydum. bir
bütün olarak alıyorsun. Neden biliyor
musun? Çünkü gezdireceğiniz sözcüğü
arkasındakilerin hepsini diye içine
çekiyor. Bak Ali'nin gezdireceğini
duydum. Yarın gezdireceğini duydum.
Kardeşini gezdireceğini duydum. Ve
burası bütünüyle belirtili nesne oluyor.
Peki neden bunu bütün olarak alıyoruz?
Onu da söyleyeyim. Çünkü Ali'nin duydum
diyemiyorsun. Yarın duydum diyemiyorsun.
Kardeşini duydum diyemiyorsun. Ali'nin
yarın kardeşini gezdireceğini duydum
diyebiliyorsun. Bunların her biri
bağımsız bir şekilde buna gidemiyor. Bak
bu bağımsızdı. Bu tek başına böyle
gidebiliyordu. Bu da bağımsızdı. Bu da
bağımsızdı. Bunlar tek başına buraya
gidebiliyordu. Legon'nun parçaları
düşün. Bunu alıp buraya koyabiliyorsun.
Bunu alıp buraya koyabiliyorsun. Ama
burada bunların yerini
değiştiremiyorsun. Ali'nin gezdireceğini
duydum diyebiliyorsun ama Ali'nin
duyduğum olmuyor. Yani bunu alıp da
koparamazsın. Bu burada bir bütün.
Bunların hepsi Ali'nin, Yarın,
kardeşinin sözcükleri gezdireceğiniz
sözcüğünün alt kümesi gibi onun altında
kalıyorlar. Dolayısıyla da burası
bütünüyle belirtili nesne oluyor. Demek
ki sen cümlenin yüklemini bulduktan
sonra ve öznesini bulduktan sonra eğer
fiilimsi şeklinde bir nesne görürsen ya
da fiilim şeklinde başka bir ög görürsen
dikkatli olman lazım. Gözlerini 4 açman
lazım. Çünkü fiilimsi arkasındakileri
diye içine çeker ve burada bir tek bir
öge oluşabilir. Dolayısıyla söylediği
yüklem kim söyledi? O söyledi. O neyi
söyledi? Soruların dikkatlice çözülmesi
gerektiğini söyledi. Çünkü bak soruların
söylediği olmuyor. Dikkatlice söylediği
çözülmesi olmuyor. Soruların dikkatlice
çözülmesi gerektiğini söyledi. Burası
dolayısıyla bütün olarak belirtil. Şimdi
burada onu anlattık işte bak. Cümleye
ögelerini ayırırken tamlamaları,
deyimleri, fiilimselin oluşurduğu yan
cümleleri bölmeyiniz. Yani götürecek
yüklem.
Ali özne yarın zar tamlaycısı arkadaşını
götürecek sinemaya götürecek. Bak
bunların her biri bağımsız. sinemaya
götürecek, arkadaşını götürecek, yarın
götürecek, Ali götürecek. Bunların her
biri tek başına 1 2 3 4 tane kelime
bağımsız bir şekilde yüklemle bağlantı
kurabiliyor. Ama şuraya bakalım. Ali'nin
yarın arkadaşını sinemaya götüreceğini
duydum. Duydum. Yüklem. Tamam. Kim
duydu? Ben duydum. Tamam. Ben neyi
duydum? Ali'nin. Duydum. Olmuyor. Yarın
duydum olmuyor. Arkadaşını duydum
olmuyor. Sinemaya duydum olmuyor.
Ali'nin yarın arkadaşını sinemaya
götüreceğini duydum. Bir bütün olarak.
Bak burası bir bütün olarak tek başına
nesne oluyor ve buna da biz belirtili
nes diyorsunuz. Neyi duydum? Ali'nin
yarın arkadaşını sinemaya götüreceğini
duydum. Yarın götürecek diyebiliyorsun
ama yarın duydum olmuyor. O yüzden
burası bir bütün ve fiilimsinin
oluşturduğu yan cümle bölümü. Gelelim
yar tam anlayısına. Şimdi önce yüklemi
bulduk. Tamam. Sonra özneyi bulduk. Kim
ne sorularıyla sonra nesneyi bulduk.
Kimi neyi sorularıyla belirtili nesne?
Ne sorusuyla belirtili nesne. Şimdi
artık tamlayıcılardayız. İlk başta yer
tamlayıcısına bakıyoruz. Cümlenin
anlamını yer, yön, bulunma, yönelme,
ayrılma açısından tamlayan ögedir. Yani
nereye, nerede, nereden, kime, kimde,
kimden, neye, neyde, neyden yani ED'den
eki almış sorularla bulunur ve ED'den
eki almış cevaplar verilir. Mesela Emre
kitabını evde unutmuş. Bak şimdi unutmuş
yüklem. Kim? Emre'i unutmuş. Neyi
unutmuş? kitabını belirtili nesne. Emre
kitabını nerede unutmuş? Bak Emre
kitabını nerede unutmuş? Evde yer
tamlaysız. Herkes özlemini çektiği yere
gidiyor. Gidiyor yüklem. Kim gidiyor?
Herkes. Herkes nereye gidiyor? Özlemini
çektiği yere belirtilesine daha doğrusu
yer tamlayısı. Özür dilerim. Öğrenciler
zor sorulardan nefret eder. Nefret eder
yüklem. Kim nefret eder? Öğrenciler
özne. Öğrenciler neyden nefret eder? Zor
sorulardan yer tamlaysız sınav
sonuçlarını müdür beyden öğrenelim.
Öğrenelim yüklem. Kim? Biz öğrenelim.
Biz neyi öğrenelim? Sınav sonuçlarını
belirtelim nesne. Biz kimden öğrenelim?
Kimden öğrenelim? Bu da müdür beyden. Bu
da tabii ki yer tamlayısı oluyor. Kimden
öğrenelim? Müdür beyden. Yer
tamlayıcası. Neyden nefret eder
öğrenciler? Zor sorulardan. Yer
tammayız. Nereye gidiyor? Özlemini
çektiği yere yar tammayız. Nerede
unutmuş? Evde unutmuş. Yer tamlayısı.
Geldik zar tamlayısını artık bitiriyoruz
yavaş yavaş. Yüklemde belirtilen iş ve
oluşun ne zaman, neden, nasıl, ne kadar,
ne ile gerçekleştiğini bildiriliyor.
Şimdi ilk başta yüklemi buluyorduk.
Sonra kimenin sorularıyla özne, sonra
nesne, sonra tamlayıcılardayız. Ya
tamlayıcılarda birincisi yer
tamlayıcısıydı. Nerede, nerede, nereden
gibi böyle nereye, nerede, nereden
gibili sorular var. Zar tamlayasında ise
ne zaman, neden, nasıl gibi sorular var.
Bak şimdi Ömer Kerem hafta yola
çıkacakmış. Yola çıkacakmış. Yüklem.
Kim? Ömer Kerem Özne ne zaman? Haftaya.
Bak bu zart almayız. Burada ne zaman
sorusuna cevap veriyorum. Eviniz çok
güzelmiş. Güzelmiş yüklem. Ne güzelmiş
eviniz? Tamam. Ne kadar güzelmiş eviniz?
Çok güzelmiş. Zart almayız. Bak
güzelliğin ne kadar olduğunu soruyor.
Çok güzel diyor. Devam ediyoruz.
Öğrenciler sevinçten ağlıyordu.
Ağlıyordu. Yüklem. Kim? Öğrenciler özne.
Niçin ağlıyordu? Öğrenciler neden
ağlıyordu? Neden ağlıyorsunuz? Sevinçten
ağlıyoruz hocam. Emre istediği okulu
çalışarak kazandı. Kazandı. Yüklem. Kim
kazandı? Emre Özne. Eee, neyi kazandı?
İstediği okulu belirtili nesne.
Belirtili nesne. Peki Emre istediği
okulu nasıl kazandı? Çalışarak kazandı.
O zaman bu da yine zarf tamlayıcısı
oluyor. Şimdi burada şuna dikkat edelim.
Herkes dışarı çıkıyor dediğimizde
çıkıyor yüklem, herkes özne, herkes
nereye çıkıyor diyorsun?
Dışarı dediği için, dışarıya demediği
için zartmayısı oluyor. Ama yine çıkıyor
yüklem. Herkes özne herkes yine nereye
çıkıyor diyorsun. Bak nereye? Gene aynı
soruyu soruyorsun ama bu sefer dışarı ya
dediği için yer tamlayı oluyor. Yani
eğer hal eki alırsa yer tamlayısı, hale
eki almazsa zar tamlayısı oluyor. Ona
dikkat edeceğiz. Şimdi o zaman gelelim
buraya vurguya. Vurgu yükleme en yakın
olan ge de oluyor. Mesela Zeynep
kitabını dün sınıftı unutmuş. Unutmuş
yüklem. Kim unutmuş? Zeynep Özne. Neyi
unutmuş? Kitabını belirtili nesne. Ne
zaman unutmuş?
&gt;&gt; Dün unutmuş.
&gt;&gt; Dün zart tamlayısı. Nerede unutmuş?
Sınıfta unutmuş. Yer tamlayısı. Yani
dolaylı tümleç. O zaman bu yükleme en
yakın olan kelime sınıfta sözcüğü olduğu
için burada vurgulanan sınıfta. Bak
şimdi yerini değiştiriyorum şimdi
kelimelerin. Unutmuş yüklem Zeynep Özne
kitabını unutmuş belirtil nesne. Sınıfı
unutmuş yer tamlayısı ne zaman unutmuş?
Dün unutmuş zar tamlayısı vurgulanmış bu
sefer. Bak dikkat et anlam değişiyor.
Zenf yapıunu dün sınıfta unutmuş. Başka
bir anlamı var. Zenf yapın sınıfta dünü
unutmuş deyince dünü vurguluyorsun. Yani
bak unuttuğu zaman önemli demek. Veyahut
da şuraya bakalım. Zeynep dün sınıfta
kitabını unutmuş diyorsun. Bak burada da
belirtili nesneyi vurguluyorsun. Yani
özne burada, zarf tam nesne burada, yer
tammesi burada. Bu sefer de kitaba vurgu
yapıyorsun. Bak Zeynep dün sınıfta
kitabını unutmuş. Zeynep kitabını
sınıfta dün unutmuş. Zeynep kitabını dün
sınıfta unutmuş. Burada sınıfı
vurguluyorsun. Burada dünü
vurguluyorsun. Burada da kitabı
vurguluyorsun. Yani burada yer
tamlayısını, burada zar tamlayısını,
burada da belirtil nesne vurguluyorsun.
Bir de şöyle bir detay var. Bunu
sormazlar ama yine de söyleyeyim.
Cümlenin yüklemi bir isimse yani isim
cümlesi ise vurgu yüklemde oluyor. Ona
dikkat edeceğiz. Yani Taksim'dir yüklem.
İstanbul'un en güzel semti özne. Taksim
burada yüklem ve aynı zamanda isim
olduğu için vurgu yüklem dour. Gelelim
ara söze. Cümledeki herhangi bir egenin
açıklayıcısı olan ya da cümle dışı
unsuru olan ara sözler oluyor. Bu nasıl
oluyor? Bak şimdi. Özlemini çektikleri
yere yeşilyurt'ta dönüyorlardı.
Dönüyorlardı. Yüklem. Kim? Onlar. Özne.
Onlar nereye dönüyor? Yeşilyurta. Yer
tamlayısı yani özlemini çektikleri yere.
Bak, özlemini çektikleri yerin yeşil
yurt olduğunu açıklıyor. Burada ara söz,
bak bu cümlede ara söz ne yapmış? Yer
tamlayıcısını, yer tamlayıcısını
açıklamış.
Şuraya bakalım. Bu olaydan sonra sen de
anımsayacaksın. Oraya hiç gitmedim.
Gitmediğim yüklem kim? Ben. Ne zaman? Bu
olaydan sonra zar tamlayısı. Nereye?
Oraya yer tamlayısı. Nasıl? Hiç
gitmedim. Zar tamlayısı. Şimdi sen de
anımsayacaksın
yani ne zaman, nasıl, nerede, kim hiçbir
soruya cevap vermiyor. Bu cümle dışı
unsur olan bir eee araöz. Araöz araya
girmiş bir söz yani. Şimdi gelelim
Dinamo Plus'tan bir sorumuz var. Ona
bakalım. Öge sayısı bakımından
diğerlerinden farklıdır demiş. Hemen
renkli kalem alıyorum. Gökberg evlerinin
balkonundan gemileri seyrediyor.
Seyrediyor. Yüklem. Kim? Gökberg özne
neyi seyrediyor? Gemileri seyrediyor.
Belirtili nesne. Nereden? Evinin
balkonundan. Yer tamlaysı. Dolayısıyla
Gökberk 1inci öge. Evlerinin balkonundan
ikinci öge gemileri 3ün öge Seridiyor 4.
Öge. Burada 4 ögemiz var. Akşam olunca
Tolunay ve Nevzat ofisten ayrıldılar.
Ayrıldılar. Yüklem. Kim? Tolunay ve
Nevzat. Nereden? Ofisten yer tamlay
olunca zar tamlay. O zaman burada da
dört öge var. Trengar'a gelince Adana
yolcuları hareketlendi. Hareketlendi.
Yüklem. Kime hareketlendi? Adana
yolcuları özne. Ne zaman? Trengar'a
girince zart almayız. Bak 1 2 3 öge var.
O zaman cevap C gibi. D'ye bakalım. Bir
sabah birbahar sabahı evimizin önündeki
bahçeye fidan diktik. Diktik. Yüklem.
Kim dikti? Biz diktik. Gizli özne. Ne
zaman? Birbahar sabahı zar tamlayıcısı.
Nereye? Evimizin önündeki bahçeye yer
tamlayıcısı. Ne diktik? fidan diktik. Bu
da tabii ki de belirtisiz nesne oluyor.
Dolayısıyla bu da dört öge var.
Cevabımız C seçeneği oluyor. Tongcğum
yazılı denemelerinden bir sorumuz var.
Aşağıdaki cümleleri ögelerine ayırınız
diyor. Öğrenciler sabah saatlerinde
sınıfta Türkçe kitabını dikkat
inceliyorlardı. İnceliyorlardı. Yüklem
kim? Öğrenciler özne. Ne zaman? Sabah
saatlerinde zar tamlayıcısı nerede?
Sınıfta
yer tamlayıcısı yani dolay tamlayıcısı.
Neyi? Türkçe kitabını
belirtili nesne şöyle güzel yazalım.
Belirtili nesne. Peki dikkatlice diyor
bu dikkatli diyor. Buna ne diyebilir
Songuçum?
&gt;&gt; Nasıl inceliyorlardı?
&gt;&gt; Hah nasıl inceliyorlardı? Dikkatle bu da
yine ne olacak? Zarf tamlayısı olacak.
Öğrenciler özne sabah saatlerinde zarf
tamlayısı sınıfta yer tamlayısı Türkçe
kitabının belirtilmesine dikkatle zar
tamlayısı inceliyorlardı yüklem. Bunu
niye farklı renkte yazdım? Hani vurgu da
bu yani onu demek istedim. Güneş
battıktan sonra yorgun işçiler dinlenmek
için küçük bir kulübeye gittiler.
Gittiler yüklem. Kim gitti?
&gt;&gt; İşçiler. Özne. Fakat şuna dikkat çekin.
Bak yorgun işçiler. Burayı bütün olarak
alman lazım. Çünkü yorgun işçiler bir
bütün. Yorgun işçiler özne. Nereye
gittiler? Küçük bir kulübeye gittiler.
Kulübeye gittiler diyemezsin. Küçük bir
kulübeye gittiler diyeceksin. Bu da yine
yer tamlayısı. Niçin? Dinlenmek için.
Zar tamlayıcısı. Ne zaman? Güneş
battıktan sonra. Ne zaman sorusu hangi
ögeyi buluyordu Tonguçum?
&gt;&gt; Zarf tamlayıcısı.
&gt;&gt; Harikasın o zaman. Bu da zarf
tamlayıcısı. Güneş battıktan sonra
yorgun içtiler dinlenmek için küçük bir
kulübe gittiler. Bak bunların her biri
bir bütün olarak bununla buluşabiliyor.
Bak güneş battıktan sonra gittiler.
Yorgun işçiler gittiler. Dinlenmek için
gittiler. Küçük bir kulübe gittiler.
Öğrenciler inceliyorlardı. Sabah
saatlerinde inceliyorlardı. Sınıfta
inceliyorlardı. Türkçe kitabını
inceliyorlardı. Dikkatle inceliyorlardı.
Dolayısıyla bunların her birini bu
şekilde ayırabiliyorsun. Ama eğer şöyle
olsaydı,
eee, bak bu cümleyi zorlaştırayım. Bak
şimdi,
eee, dinlenmek
için
küçük
bir
kulübeye
eee, güneş
battıktan
sonra
giden
yorgun
işçileri
az önce
Eee, gördüm.
Bak şimdi ne kadar zorlaştırdım cümleyi
ama sen yapacaksın. Bak şimdi Tonguç bu
cümlenin yüklemi ne?
&gt;&gt; Gördüm.
&gt;&gt; Harikasın. Gördüm. Yüklem. Kim gördü?
Ben gördüm. Bak, gördüm diyor. Ben neyi
gördüm? Dinlenmek için küçük bir
kulübeye güneş battıktan sonra giden
yorgun işçileri gördüm. Bak burası bütün
olarak nesne oluyor. Ne zaman gördüm? Az
önce zartamayız oluyor yani. Dolayısıyla
sen eğer kelimeleri birleştirdiysen
çünkü dinlenmek için gördüm diyemezsin.
Küçük bir kulübeye gördüm diyemezsin.
Güneş battıktan sonra gördüm değil. Az
önce gördüm diyor. Sonra giden gördüm.
Yorgun gördüm. Hayır hayır. Bunların
hepsi bir bütün olarak burası bir nesne
oluyor. Az önce zart almayız oluyor.
Dolayısıyla sen lokomotifin vagonlarla
bağlantısını bulabilirsen rahat rahat
yapabilirsin. Şimdi geldik ödev
kısmımıza. Geçen haftalarda parça anlamı
işledik. Parça yapıya baktık. Daha
doğrusu işleyeceğiz. Bunlar geliyor.
Yavaş yavaş geliyor. Cümle gülerini
sizin için biraz öne aldık. Burada çok
soru çözerseniz bu konuyu halledersiniz.
Hem LGS Cup ödevlerinizi kazanırsınız,
ödüllerinizi kazanırsınız hem de bu
arada çok güzel hediyelerimiz var. Onu
da söyleyeceğim birazdan. Şimdi eee
ödevlerimizi hemen gösterelim. Dinamoan
önce cümle eee cümle ögelerini açalım.
Şöyle bak. Fiilimsen sonra cümle ögeleri
alakalı test 78'den başlıyor. Tongçum
buradaki sorular gerçekten çok öğretici
sorular. Bayağı bir de test koyduk. Bu
testleri çözdüğün zaman toplamda 82'ye
kadar 5 tane test var. Bu testleri çözüp
takıldığın soruları da buradan
karekuttan kontrol edersen süper
ilerlersin. Bir aynı şekilde tüm
derslerde de hemen göstermek istiyorum
cümle ögelerinin nerede olduğunu. Hemen
böyle geliyorum. Hop çkü hop. Yazım
kuralları, cümle türleri, fiil çalısı ha
burada. Bak test 23'ten başlıyoruz.
Cümle türleri 1, cümle geleleri 2.
Burada da iki testimiz var. Bunları da
çözebilirsin. Zoru bankasında da test
60'tan başlıyoruz. Hemen test 60'ı
açıyorum. Şöyle. Hoppa. Bak burada test
60'ta.
Hatta test 60 değil de test 60 e kaçtan
başlıyoruz biliyor musunuz? Test 64'ten
başlıyoruz. Cümlenin ögeleri 1. Cümlenin
ögeleri 2. Cümlenin ögeleri 3. Cümlenin
ögeleri 4. Cümlenin ögeleri 5. Cümlenin
ögeleri 6 tane testimiz var. Bu testler
de çok güzel sorular içeriyor. Bunları
da çözdüğünde süper bir şekilde konuyu
anlarsın. Hadi bakalım o zaman. Şimdi
gelelim ödülümüze. Ödülümüz şu
arkadaşlar. Kanalımıza abone olan ve
yorumlara yazan arkadaşlarımıza eee
altta da bir linkimiz var. linke
tıklayarak bilgilerinizi girdiğinizde
Tonguç dershane toplu sınıfı ya da özel
sınıf, Tonguç Plus üyeliği, Tonguç
hediye kutusu. Bir 3 kişiye tabii
sayıları da burada. Bir de 6 kişiye
YouTube Premium üyeliği hediye ediyoruz.
Hadi bakalım hepinize şimdiden hem LGS
yolculuğunda hem de derslerinize
başarılar.

Herkese merhabalar. Bugün sizlerle
birlikte LGS'de mutlaka bir sorunun
geldiği anlatım bozukluğu konusunu
öğreneceğiz.
&gt;&gt; Nasıl geliyor hocam?
&gt;&gt; Nasıl geliyor? Hemen göstereyim.
Tonguçum. Geçen sene LGS 2025'te A
kitapçığında 5. soru anlatım
bozukluğuyla alakalıydı ve yapısal
bozukluklar soruluyor. Yani nesne
eksikliği, özne eksikliği, dolaylı
tümleç eksikliği yani yer tamımlaşı
eksikliği veyahut da buna benzer diğer
ög eksikliklerini soruyorlar. Bu soruyu
ve buna benzer soruları birazdan
mükemmel bir şekilde çözeceğiz. Şimdi
sizlere ben hem dil bilgisine dayalı
bozukları anlatacağım hem de anlama
dayalı bozuklar. Bunları 7. sınıfta
öğrenmiştik. Fakat Milli Eğitim
Bakanlığı belki 7. sınıf kazanımlarından
da anlatım bozukluğu sorusu sorabilir
diye işimizi riske atmayacağız. Bu kısmı
detaylı bir şekilde, ayrıntılı bir
şekilde geçmiş yıllardaki LGS soru
örneklerine de bakarak güzel bir şekilde
öğreneceğiz. Sonra bunu da tekrar ederek
bu konuyu süper bir şekilde bitireceğiz.
Şimdi dil bilgisine dayalı anlatım
bozukluğunda şu çok önemli. Cümlenin
ögelerini bilmemiz gerekiyor. Yani özne
nedir, nesne nedir? Yer tamlayısı nedir?
Zarf tamlayısı nedir? Bunu bilmemiz
gerekiyor. Bunu bildiğimizde bunların
eksikliğinden kaynaklanan anlatım
bozukluğunu bulmak gerçekten kolay
oluyor. Burada bizim bir taktiğimiz var.
İki sala bir bağla taktiği. Nedir bu?
Hemen göstereyim Tonguçum. Elif'i artık
seviyor, güveniyoruz. Şimdi sence burada
anlatım bozukluğu var mı?
&gt;&gt; Yok hocam.
&gt;&gt; Evet. Genelde baktığın zaman bu cümleyi
herkes anlıyor. Elif artık seviyor.
Güveniyoruz. Bu kadar basit yani. Ne var
ki diyor. Ama esasında bu cümlede
anlatım bozukluğu var. Bunu da biz iki
salla bir bağla takdirle bulabiliyoruz.
Bak, Elif'i seviyoruz diyebilirsin ama
Elif'i güveniyoruz olmuyor. Elif artık
seviyor, ona güveniyoruz dememiz lazım.
Burada yer tamlayısı eksikli oluyor.
Dolayısıyla sen içerisinde virgül
bulunan birden fazla yüklem olan
cümleleri gördüğünde diyeceksin ki aha
burada anlatım bozukluğu olabilir. Ben
yüklemleri, özneleri, tamlayıcıları
kontrol etmem lazım diyeceksin. Bazen de
virgül değil de V bağlacını kullanır.
Mesela der ki Elif'i artık seviyor ve
güveniyoruz der. Yine sen Elif'i artık
seviyoruz diyebiliyorsun ama Elif'i
güveniyoruz diyemiyorsun. Burada da yine
ona sözcüğü yani yer tamlayıcısı eksik
olmuş oluyor Tongçum. veyahut da virgül
veyahut da bağlaç da kullanmaz. Onun
yerine bağ fiil yani bir fiilimsi
kullanır. Bak elif artıp sevip
güveniyoruz der. Yani senin gözden
kaçırmaya çalışır. Sen yine Elif'i sevip
diyebilirsin ama Elif'i güveniyoruz
diyemezsin. Dolayısıyla Elifi'i artık
sevip ona güveniyoruz demen gerektiğini
bilmen gerekiyor. Veyahut da bazen
cümleyi daha da uzatır. Elif'i uzun
zamandır tanıyor ama güvenmiyoruz. Bak,
Elif'i uzun zamandır tanıyoruz oluyor.
Bak, Elif'i tanıyoruz oluyor ama Elif'i
güvenmiyoruz değil, ona güvenmiyoruz
dememiz lazım. İşte iki sağla, bir bağla
taktiğimiz bu. İçerisinde virgül
bulunan, bağlaç bulunan veyahut da bağ
fiil bulunan cümlelerde sen yüklemleri,
özneleri birbirleriyle bağlayarak
sıkıntı var mı bulmaya çalışacaksın. Bu
taktiği birazdan defalarca kullanacağız.
İstersen hemen nesne eksikliği ile
başlayalım. Şimdi nesne eksikliğinde
yani iki sağla bir bağla yaptığında
burada onu ya da seni gibi sözcükler
eksik olacak. Çünkü hatırlarsan nesne
yani bilhassada belirtili nesne neyi
kimi sorularıyla bulunuyordu. Mesela
kalemi masaya bıraktı dediğimizde neyi
bıraktı? Kalemi nesne oluyordu. Şimdi
bak sana söyleyeceklerim vardı o yüzden
aradım. Şimdi burada gördüğün gibi vardı
ve aradığım iki tane yüklem var. Birden
fazla yüklem olan cümle. Bir de
virgülümüz var zaten. Virgülü de görünce
sen diyorsun ki aha aha aha. Hemen
gözlerini şöyle dikkatli bir şekilde fal
taşı gibi açıyorsun. Sana
söyleyeceklerim vardı. Sana o yüzden
aradım. Sana aradım denmez ki. Seni o
yüzden aradım. O yüzden burada seni
eksik olduğu için nes eksikli diyoruz.
Kitabın arkasına bir şeyler yazdı.
Baskıya verdi. Bak yazdı verdi.
Virgülümüz var. Virgülü görünce
gözlerimiz fal taşı gibi açıldı ve
diyoruz ki kitabın arkasına bir şeyler
yazdı. Kitabı baskıya verdi. Yani onu
baskıya verdi demesi lazım. Dolayısıyla
burada kitabı onu eksik olduğu için yine
nesne eksikliği var. I şeyler hep nesne
oluyor. Öğrencilere bilgiler verip
dinledim. Hocam burada virgül yok. Hocam
burada bağlaç yok. Hocam burada ve ama
burada bağ fiil var. İp. Bak
hatırlarsanız şu örnek çok değerli. Bak
Elif'i artık seviyor virgül güveniyoruz.
Elif'i artık seviyor ve güveniyoruz.
Elif'i artık sevip güveniyoruz. Bak
hepsi aynı anlama geliyor. Bazen bağ
fiil kullanıyorsun. Bazen bağlaç
kullanıyorsun, bazen de virgül
kullanıyorsun. Bunların hepsinin işlevi
aynı zaten. Bunları yan yana
kullanamazsın. Mesela virgülle V'yi yan
yana kullanamazsın veyahut da sevip ve
gü böyle olmaz. Dolayısıyla bunların
hepsi aynı işte olduğu için bunların
olduğu yerlere dikkat etmen gerekiyor.
Tongçğum öğrencilere bilgiler verip
öğrencileri dinledi. Yani onları dinledi
demen lazım. Diğer türlü şöyle oluyor.
Öğrencilere dinledi. Ha olmaz.
Öğrencilere bilgiler verip öğrencileri
dinledi demen gerekiyor. Dolayısıyla
seni, onu, onları gibi sözcükleri
cümlenin içerisine ekliyorsan iki salla
bir bağlı yaptığında bunlar eksik
çıkıyorsa diyeceksin ki burada nes
eksikliği var. Şimdi yer talmayı eksine
bakalım. Burada da nereye, nerede
nereden soruların cevabı olan sana,
size, oraya, orada gibi eee ifadelere
dikkat etmen lazım. Bak şimdi yeni
gömleğini beğendim. Çok yakışmış. Bak
yeni gömleğini beğendim. Yeni gömleğine
yakışmış değil. Yeni gömleğini beğendim.
Çok eee sana çok yakışmış demen lazım.
Veyahut da odasına girdi. Uzun zaman
çıkmadı. Şimdi odasına girdi. Tamam.
Odasına çıkmadı. Hayır. Odasına girdi
uzun zaman. Odasından oradan bak
odaından
oradan çıkmadı dememiz lazım. Annemi
ziyaret ettik. Güzel hediyesini verdik.
Güzel. Annemi ziyaret ettik olur ama
annemi hediyesini verdik. Olmaz. Annemi
ziyaret ettik. Ne dememiz lazım buraya?
Tonguçum.
&gt;&gt; Ona hocam
&gt;&gt; harikasın. ona hediyesini verdmemiz
lazım. İşte ona sana oraya oradan
eddenli şeylerde yer tamlayısı eksikliği
oluyor. Mesela geçen seneki sınavda LGS
2025'te A kitapçığındaki 5. Türkçe
sorusunda nesne eksikliğini sordular.
Hatta soruyu şöyle odaklayarak göstermek
istiyorum Tongu Çel hanım sana. Şu şöyle
sayfamızı yaklaştıralım ki e dikkatimizi
almasın. Şöyle. He bak diyor ki hatta
şöyle bir saniye şurayı tam düzeltelim
ki karışmasın.
He. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde
nesne eksikliğinden kaynaklanan altın
bozukluğu yoktur diyor. Eskimiş
düşünceler paslanmış çivilere benzer.
Söküp atmalıyız. Bak eskimiş düşünceler
söküp atmalıyız değil. Eskimiş
düşünceleri söküp atmalıyız. A
seçeneğinde nes eksikliği var. Yani
şöyle demesi lazımdı. Eskimiş düşünceler
paslanmış çivilere benzer. Onu söküp
atmalıyız demesi lazımdı. B'ye bakalım.
Hayatın dallarına her zaman kıskıya
sarılmalı. Hiçbir zaman bırakmamalısın.
Hayatın dallarına bırakmamalısın oluyor.
Halbuki şöyle demesi lazımdı. Hayatın
dallarına her zaman sıkı sıkı sarılmalı.
Onu hiçbir zaman bırakmamalısın veya
onları hiçbir zaman bırakmamalısın
demesi lazımdı. C'ye bakalım. Dilimizi
doğru bir şekilde konuşmalı. Dilimizi
gerekli özeni göstermeliyiz. H bak
olmuyor. Dilimizi doğru bir şekilde
konuşmalı. Dilimize gerekli özeni
göstermeliyiz. Ama bu dilimize diyorsun
dilimiz ile alakalı bir bozukluk değil
ki bu. Nesi eksikliği değil?
Yer tamlayısı eksikliği. C'deki farklı
bozukluk. D''ye bakalım. Ay tepelerin
üstünden yavaş yavaş yükseldi. Saatlerce
balkondan seyrettik. Neyi seyrettin? Ayı
seyrettik. O zaman şöyle demesi lazım.
Ay tepelerin üstünde yavaş yavaş
yükseldi. Ayı 10u saatlerce balkondan
seyretlemeniz lazım. Burada D'de onu
diyorsun ve nesne eksikliği oluyor. B'de
de A'dı ama C'de yer tamlayısı eksikliği
var. Dolayısıyla cevabımız C seçeneği
oluyordu. 2025 LGS'de şöyle sayfamızı
yeniden düzeltelim ve dersimize devam
edelim. Dolayısıyla
25 LGS sorusuna da 24'te de 23'te de
22'de de hep bu şekilde ikisla bir bağ
yaparak eğer onu seni sizi gibi şeyler
eksikse nesne eksikliği sana oraya orada
size sizden gibi şeyler eksikse yer
tamlayıcıs eksikliği diyoruz. Tonguç
eladı benim. Şimdi gelelim zar tamlayısı
eksikliğine. Burada ise onunla gibi
sözcükler eksik olacak. onunla ya da
işte seninle ya da her zaman hiçbir
zaman gibi sözcükler eksik olacak.
Mesela Burakı çok sever ama hiç aynı
fikirde olmazdı. Bak Burakı çok sever
tamam ama Burakı aynı fikirde olmaz
olmaz. Burak ile onunla aynı fikirde
olmaz demesi lazım. Dolayısıyla burada
zarf tamlayısı eksikliği var. Her zaman
sakin kalır. Her zaman büyük tepkiler
vermezdi. Bak her zaman vermezdi olmaz.
Her zaman sakin kalır. Hiçbir zaman
hiçbir
zaman büyük tepkiler vermezdi dememiz
lazım. Şimdi buraya bakalım. Burada da
özne eksik. Bu tür kitapların baskısı
arttıkça okumaz olur. Tamam. Ne okumaz
olur? Kitapların baskısı okumaz olur
gibi oluyor. Bak ne okumaz olur?
Kitapların baskısı. Halbuki şöyle demesi
lazım. Bu tür kitapların baskısı
arttıkça kitaplar okunmaz olur. Ya da bu
tür kitaplar virgül baskısı arttıkça
okunmaz olur demesi lazım. Niye? Çünkü
kitapların baskısı okunmaz olur gibi
oluyor. Özne eksik. Tongucun ayağı
kırıldığından Allah korusun okula
gidemedi. Bak Tonguç okula gidemedi.
Halbuki Tongucun ayağı okula gidemedi
oluyor. Tongucun ayağı kırıldığından
Tongucun ayağı okula gidemedi oluyor.
Tongucun okula gidemedi diyemezsin.
Dolayısıyla burada şöyle demesi lazım.
Tonguç ayağı kırıldığından Allah korusun
okula gidemedi demesi lazım. Özne eksik.
Mesela üniversite sınavında buna benzer
bir soru çıkmıştı. Bu tür dergilerin
sayısı arttıkça okunmaz oluyor demişti.
Yani bu tür dergiler okunmaz oluyor.
Şimdi gelelim yüklem eksikliğine. Bu
sefer de yüklem eksikliğini bulacağız.
Yine yöntemimiz aynı. İki sağla, bir
bağla. İçerisinde bağlaç olan, virgül
olan cümlelere dikkat edeceğiz.
Kardeşine karşı sabırlı ve onu
üzmemelisin. Bak kardeşine karşı sabırlı
üzmemelisin. He. Kardeşine karşı sabırlı
olmalısın
ve onu üzmemelisin demesi lazım. Burada
yüklem eksik. Bazı öğrenciler hiç,
bazıları ise çok çalışıyor. Bak bu
cümleyi çok kullanırız ve bu hatalı. Biz
öğretmenler bile bazen diyebiliyoruz
bunu. Bazı öğrenciler hiç çalışıyor.
Bazı öğrenciler hiç çalışmıyor.
Bazıları ise çok çalışıyor şeklinde
söylememiz lazım. Yine yüklem eksik.
Bazen de şahıs uyuşmazlığı oluyor. Yani
özne yüklem uyuşmazlığı olabiliyor.
Bazen tekillik, çoğulluk, bazen de eee
olumluluk, olumsuzluk uyuşmazlığı
oluyor. Bunu istersen detaylı bir
şekilde inceleyelim Tongçğum. Şimdi
Türkçede ben ve sen, ben ve o, ben ve
siz birlikte özne olursa yüklem daima
biz olur. Bak biz olur. Bu ne demek? Ben
ve kardeşim salonda uyudu. Şimdi bak,
kardeşim salonda uyudu diyebilirsin. Bak
şurayı kapatıyorum. Kardeşim salonda
uyudu. İyi, aferin. Ama ben uyudu
olmuyor. Bak yine V'nin olduğu yerde
yine hatayı bulabiliyorsun. Kardeşim
salonda uyudu diyebiliyorsun ama ben
salonda uyudu olmuyor. Ben ve kardeşim
salonda uyuduk demen lazım. Ya da ben
salonda uyudum. Kardeşim salonda uyudu
demen lazım. Ya da ikisini de
birleştirip uyuduk diyebilirsin. Son
durağa geldiğimizde, bu sınavda çıkmış
bir soru. Son durağa geldiğimizde
otobüste bir ben bir de yaşlı adam
kalmıştı. Bak yaşlı adam kalmıştı
diyebilirsin ama son durağa geldiğimizde
otobüste bir ben kalmıştı diyemezsin.
Son durağa geldiğimizde otobüste bir ben
kalmıştım bir de yaşlı adam kalmıştı
diyebilirsin. Ya da son durağa
geldiğimizde otobüste bir ben bir de
yaşlı adam kalmıştık şeklinde düzeltmen
gerekiyor. Çünkü ben ve o birlikte özne
olursa yüklem daima biz olur. Bir de
tekillik ve çoğulluk uyuşmazlığı var.
Burada da Türkçede bütün özneler lerler
eki ile yüklem alamıyor. Mesela şöyle
öğrenciler geldiler diyebilirsin.
Öğrenciler ders çalışıyorlar
diyebilirsin ama kalemler güzeldirler
diyemezsin. Kalemler güzeldir demen
lazım. Veyahut da bu tür duygular
gözlerimi yaşartırlar diyemezsin.
Yaşartır demen lazım. Kuzular oradan
oraya koşuyorlar diyemezsin. Koşuyor
demen lazım. Halk meydanına toplandılar
diyemezsin. Halk meydanında toplandı
demen lazım. Hepsi söylediklerimi
tizlikle yaptılar diyemezsin. Hepsi
söylediklerimi tizlikle yaptı demen
lazım. Yani dolayısıyla Türkçede insan
da olsa eğer topluluk isimleri ya da
böyle belgisiz zamirler özne olursa
yüklem tekil olmak zorunda. Ama
hayvanlar, cansız varlıklar veya soyut
isimler özne olursa tekil de çoğul da
olsa tekil yüklemde kullanılır. Yani bu
tür duygular gözlerimi yaşartır demen
lazım. Kalemler güzeldir demen lazım.
Ayaklarım ağrıyorlar olmaz. ayaklarım
ağrıyor demen gerekiyor. Şimdi geldik
olumluluk olumsuzluk uyuşmazlığına.
Burada şöyle bir şey var Tonguçum. Bu
sefer de yine içerisinde virgül olan
cümlelere veyahut da bağlaç olan
cümlelere dikkat ediyoruz. Yine ikisla
bir bağla yapıyoruz. Ama bu sefer
dikkatli olacağız. Türkçede eğer herkes
hepsi gibi belgesiz zamirler,
belirsizlik anlamı katan zamirler özne
oluysa yüklemleri olumlu olmalı. Ya da
kimse işte hiçbiri, hiç kimse gibi
özneler varsa yüklemleri olumsuz olmalı.
Şimdi nasıl oluyor? Bak şimdi herkes
dersi dinliyor.
Herkes olumlu dinliyor da olumlu. Çıt
bile çıkarmıyordu. Çıkarmıyordu olumsuz.
Ne oluyor? Virgülün olduğu yerde iki
sağla bir val yapıyorduk. Herkes dersi
dinliyor diyebiliyoruz ama herkes çıt
bile çıkarmıyordu.
Olmuyor. Ne dememiz lazım? Herkes dersi
dinliyor. Kimse çıt bile çıkarmıyor
dememiz gerekiyor. Tonguçum hiç kimse
ona gerçeği anlatmamış. Onu yalan yanlış
sözlerle oyalamıştı. Bak hiç kimse
olumsuz anlatmamış. Olumsuz onu yalan
yanlış sözlerle oyalamıştı. Olumlu.
Şimdi hiç kimse anlatmamış diyebilirsin
ama hiç kimse oyalamıştı diyemezsin.
Dolayısıyla şöyle olması lazım. Hiç
kimse ona gerçeği anlatmamış. Herkes onu
yalan yanlış sözlerle oyalamıştır
dememiz gerekiyor. Dolayısıyla herkes
hepsi olumlu. Kimse hiçbiri hiç kimse
olumsuz yüklemlerle kullanılması
gerekiyor. Bu da olumluluk olumsuzluk
uyuşmazlığına sebebiyet veriyor. Ama
bizim taktiğimiz aynı. İk sağla bir
bağla. Geldik ek eylem eksikliğine. Bu
sefer de ek eylem yani dir eki ya da
idi, imiş gibi eklerin eksik olduğu
ifadeleri yakalayacağız. Ama takdimiz
yine aynı. İçerisinde virgül bulunan,
bağlaç bulunan cümlelerde ikisla bir
bağla yapıyoruz. Emre çok akıllı ama
dikkatli değildir. Şimdi burada sonuç
şu. Emre akıllı ama dikkatli değil.
Şimdi Emre dikkatli değildir eyvallah
ama Emre akıllı değildir gibi oluyor.
Dolayısıyla Emre akıllıdır ama dikkatli
değildir dememiz lazım. Onlar eşyaları
indiriyor. Biz de yukarı çıkarıyorduk.
Burada bir bozukluk var mı sence?
&gt;&gt; Yok hocam.
&gt;&gt; Değil mi? Yok gibi duruyor. Ama dikkatli
bakacaksın. Onlar eşyaları indiriyorduk
oluyor. Onlar eşyaları indiriyordu. Biz
de yukarı çıkarıyorduk dememiz lazım.
Çatı uyuşmaz hızlığında ise eğer yüklem
etkense içerideki fiilimsiler de etken
olması lazım. Yüklem edilgense
içeridekiler de edilgen olması lazım.
Nasıl yani? Dağın zirvesine çıktıkça
burada sıcaklığın hızla düştüğü
hissedilir. Şimdi hissedilir edilgen bak
hissedilir başkası tarafından hissedilir
ama sen çıktıkça yazmışsın. Dolayısıyla
şöyle demen lazım. Dağın zirvesini
çıkıldıkça
demeniz lazım. Dağın zirvesine
çıkıldıkça burada sıcaklığın hızla
düştüğü hissedilir denilmesi gerekiyor.
Çünkü burası edilgen, burası etken.
Olmaz bunu edilgen manada. [homurdanır]
Doktor muayene olunarak sağlık raporu
alabilirsiniz. Alabilirsiniz. Etken. Siz
alabilirsiniz. Bu etken bir fiil ama
olunarak edilgen bu olmaz. Dolayısıyla
doktora muayene olarak
demesi lazım. Bu yanlış olarak sağlık
raporu alabilirsiniz dememiz gerekiyor.
Şimdi geldik tamlama yanlışına. Bunlarla
alakalı çok soru çözdüğü için
endişelenme Tonguç. LGS'de çıkan
örnekleri de beraber üzerinden
geçeceğiz. Şimdi Türkçede sıfatlar ve
isimler tamlama oluşturabilir ama sıfat
tamlamasının tamlayanıyla isim
tamlamasının tamlayanı farklı olduğu
için çünkü bununk sıfat, bununki isim
aynı tamana bağlanamaz. Şimdi kafan
karışmış olabilir. Ne diyorsun? Anladım.
Ne diye şaşırdın. Ama burada şuna dikkat
etmen lazım.
Siyasi ve ekonomi alanına kararlar
alındı diyor ya. Bak, ekonomi alanında
kararlar alındı diyebiliyorsun. Zaten
yine V'yi kullanıyoruz. İkisala bir bağ
yapıyoruz. Ekonomi alanında kararlar
alındı denilebilir ama siyasi alanında
kararlar alın denilmez. Çünkü bak,
ekonomi alanı isim tamlaması ama siyasi
alan sıfat tanlaması. Dolayısıyla şöyle
demesi lazım. Siyasi alanda
ve ekonomi alanında kararlar alındı
demesi lazım. Çünkü bu isim, bu sıfat,
sıfat ve isim aynı tamlanana bağlanamaz.
Sözünü ettiğiniz yere ne gittim ne de
adresini bilirim. Burada da senin, onun
gibi tamlayanlar eksik. Bak sözünü
ettiğiniz yere ne gittim ne de sözünü
ettiğiniz yere adresini bilirim değil.
Ne de sözünü ettiğiniz yerin ne de
oranın adresini bilirim demesi
gerekiyor. Tonguç Eladım benim. Şimdi
yazılı denemelerimizdeki sorulara
bakalım. Ardından da başka uygulamaları,
soruları çözelim. Ardından Zoru
Bankasından farklı kitaplarımızdan
sorular çözelim. Dinamodan sonrası da
anlama dayalı bozuklara geçeceğiz. Başka
normal testler de çözeceğiz. Bayağı bir
soruyla pekiştireceğiz. Hepsini güzelce
pekişirdikten sonra bu soruları da siz
benimle beraber çözün. Geçen sene
öğrendiğimiz anlama dayalı bozukları da
tekrar edeceğiz ki hiçbir işimizi riske
atmayalım. Şimdi diyor ki aşağıdaki
cümlelerdeki anlatım bozukluklarının
neden kaynaklandığını altlarındaki
boşluklara yazınız diyor. Yazalım. Fuara
Halis Bey, Özden Hanım ve ben gideceğim.
Tamam. Şimdi bak ben gideceğim olur ama
Özden Hanım gideceğim olmaz. Halis Bey
gideceğim olmaz. Özne yüklem uyuşmazlığı
var. Türkçede ben ve o birlikte özne
olduğunda yüklem biz olur. Dolayısıyla
burası gideceiz
şeklinde düzeltilmesi lazım. Nasıl
bulduk? V'nin olduğu yerde, virgülün
olduğu yerde iki salla bir bağla yaptık
ve uyuşmazlığı yakaladık. Fuara Halis
Bey gideceğim. Özen Hanım gideceğim. Ben
gideceğim oluyor. Ama bunlar olmadığı
için mecburen bir daha yüklemi
düzelttik. Ne sen beni ne ben seni
unutabildim. Bak ne sen beni unuttun ne
sen beni unuttun.
Ne de ben seni unutabildim. Ya da ne sen
beni ne ben seni unutabildik demesi
lazımdı. Onlara yardım ediyor. Her türlü
tehlikeye karşı koruyordu. Bak onlara
yardım ediyor. Güzel onlara koruyordu. H
olmaz. Onlara yardım ediyor. Onları her
türlü tehlikeye karşı koruyor demesi
lazım. Burada da nesne eksikliği var.
Kitabın yazımı bitince satışa çıkacak.
Kim satışa çıkacak? Ne satışa çıkacak?
Kitap. Ama kitabın satışa çıkacak
oluyor. O zaman burada şöyle demesi
lazım. Kitap yazımı bitince satışa
çıkacak demesi lazım. Ya da kitabın
yazımı bitince kitap satışa çıkacak gibi
bir şey demesi lazım. Dolayısıyla burada
şöyle olması lazım. Bu kitabın değil
kitap olması lazım ve virgül koyup yazım
bitince satışa çıkacak şeklinde
düzeltmemiz lazım. Şimdi buradaki
bozuklukları bulalım ve ne öden olduğunu
yazalım. Biz gazeteleri, makaleleri ve
dergileri onlar da kitapları
inceliyorlar. He şimdi bak, onlar
kitapları inceliyorlar diyebilirsin ama
biz inceliyorlar olmaz. Biz gazeteleri,
makaleleri ve dergileri inceliyoruz.
İnceliyoruz.
Onlar da kitapları inceliyorlar demesi
lazım. Dolayısıyla burada özne değil mi?
Özne eee yüklem
uyuşmazlığı var. Uyuşmazlığı
var. Yani burada yüklem eksik. Yani
devam ediyoruz. Köylerin hiçbiri
moralini bozmuyor.
Ümit içinde yağmurun yağmasını
bekliyordu. Şimdi bak, hiçbiri bozmuyor.
Hiçbiri bozmuyor. Olur. Tamam. Bu eksi,
bu da eksi. Ama hiçbiri bekliyordu
olmaz. Bekliyordu olumlu. O zaman burada
da yine özne yüklem uyuşmazlığı var.
Yani olumluluk, olumsuzluk uyuşmazlığı
var. Özne yüklem uyuşmazlığı burada da
var. Dolayısıyla doğrusu nasıl olması
lazımdı? Köylülerin hiçbiri moralini
bozmuyor. Hepsi ümit içinde yağmurun
yağmasını bekliyor demesi lazım. Biz bir
an önce yolu açmaya onlar da aracı tamir
etmeye çalışıyordu. Bak onlar aracı
tamir etmeye çalışıyordu olur ama biz
bir an önce yolu açmaya çalışıyordu
olmaz. Biz bir an önce yolu açmaya
çalışıyorduk.
Onlar da
eee aracı tamir etmeye çalışıyordu
dememiz lazım. Dolayısıyla burada da
yine özne yüklem uyuşmazlığı var veyahut
da yüklem eksikliği var diyebiliriz.
Buraya da mesela yüklem
eksikliği veyahut da eee özne yüklem
uyuşmazı yazabiliriz. Gelelim buraya.
Yönetici alınan kararların panoya asarak
ilan edilmesini istedi. Bak yönetici
alınan kararların panoya asarak ilan
edilmesi. Edilmesi edilgen. Asarak
etken. O zaman şöyle olsun olması lazım.
Asılarak denilmesi lazım. Yönetici
alınan kararların panoya asılarak ilan
edilmesini istedi demesi lazım.
Dolayısıyla burada da çatı uyuşmazlığı
var. Tonguç evladım benim. Devam
ediyoruz. O her türlü girişimden
çekinmeyen başarılı bir iş adamıydı.
Tamam. O her türlü girişimden
çekinmeyen. Her türlü girişimden
çekinmeyen değil. Hiçbir girişimden.
Hiçbir girişimden. Çünkü her türlü
olumlu. Bu olumsuz. Hiçbir girişimden
çekinmeyen başarılı bir işlemdı.
Dolayısıyla burada da olumluluk ve
olumsuzlukla alakalı bir uyuşmazlık
olduğunu yakalamamız gerekiyordu. Tonguç
evladım benim. Zor örnekler. Dünkü
derste belgesiz ve işaret sıfatlarını
öğrendik. Dünkü derse işaret sıfatlarını
öğrendik diyebilirsin. İşaret sıfatları
ama dünkü derse belgesiz sıfatlarını
öğrendik olmuyor. Dolayısıyla burada
işaret sıfatları olurken belgesiz
sıfatları olmadığı için tamlama
yanlışlığı var. Belgisiz sıfatları şöyle
olması lazımdı. Belgisiz sıfatları ve
eee işaret sıfatlarını öğrendik demesi
lazımdı. Dolayısıyla burada da tamlama
yanlışlığı olduğunu bilmemiz lazım.
Sokağın sonundaki konak
genişti demek istiyor. O zaman sokağın
sonundaki konak oldukça genişti ve
konağın aydınlatılması yeterli değil
demesi lazım. Diğer türlü şöyle oluyor.
Sokağın sonundaki konak oldukça geniş
değildi gibi anlam çıkıyor. Dolayısıyla
burada da ek eylem eksikliği var. Bu da
yine zor dikkat gerektiren bir örnek.
Zaten sınavda bize test şeklinde sorduğu
için bozukluk olanı iki sağla bir yuval
yaparak yakalayabiliriz. Söylenenlerin
hiçbirine kulak asmıyor. Önemsiz
görüyordu. Bak kulak bak hiçbirine kulak
asmıyor. Olumsuz. Olumsuz görüyordu.
Olumlu. O zaman şöyle demesi lazım.
söylenenlerin hiçbirine kulak asmıyor.
Hepsini
önemsiz görüyordu. Dolayısıyla burada da
nesne eksikliği var diyebiliriz. Nesne
eksikliği var diyebiliriz. Niye? Bak
şöyle dikkat edelim bir daha. Hiçbirine
kulak asmıyor. Hiçbirine önemsiz
veriyordu. Hiçbirini ya da işte hepsini
diye bir nesne eksikliği olduğunu
yakalamamız lazım. İnsanların psikolojik
yönü üzerinde duran romanlar son
yıllarda daha çok satıyorlar. Romanlar
satıyorlar olmaz. Satıyor demesi lazım.
Burada da tekillik çoğulluk uyuşmazlığı
şeklinde anlatım bozukluğu olduğunu
yakalamamız gerekiyor. Çoğulluk
uyuşmazlığı.
Devam ediyoruz. Konuşması düzgün yalnız
mimikleri anlamlı değildi. Bak yine aynı
şey. Bak mimikleri anlamlı değil ama
konuşması düzgündü.
O zaman burada ek fiil eksikliği, ek
eylem eksikliği olduğunu yakalamamız
lazım. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde
bir anlatım bozukluğu vardır? Evde ne
mum ne de elektrik var? Bak zor bir
soru. Evde ne mum ne de elektrik vardı.
Şimdi burada anlatım bozukluğu yok. Evde
mum da elektrik de yok demek istiyor.
Beni yıllardır ne aradın, ne sordun?
Aramadın, sormadın diyor. Ne seni ne de
kendimi ateşe atmam. Ha bak burada şuna
dikkat edeceğiz. N bağlacı olumsuzluk
kattığı için bunu olumlu yüklemle
kullanacaksın. Yani evde ne mum ne de
elektrik yoktu diyemezsin. Evde ne mum
ne de elektrik vardı demen lazım. Yani
yok olduğunu anlatıyorsun. Beni
yıllardır ne aradın ne de sordun. Beni
yıllardır ne aramadın, ne sormadın
olmaz. Çünkü bunlar zaten olumsuzluk
attığı için buraya olumsuzluk gelmez.
Şimdi anlaşmazlığın sebebi ne o ne de bu
bak N
burada da doğru ama burada yanlış atmam
değil atarım olması lazımdı. Niye? Çünkü
nn bağlacı olumlu yüklemle kullanır. Ne
seni ne de kendimi ateşe atarım demesi
lazımdı ama dememiş. O yüzden bozuk.
Numaralanma cümlelerinin hangisinde
yüklem eksikliğinden kaynaklanan bir
altın bozukluğu vardır diyor. Sınavda
çıkmış bir soru. Dikkatli olalım.
Kardeşim biraz mırın kırın ettikten
sonra dediklerimi kabul etti ve arabanın
arka koltuğuna geçip oturdu. Kardeşim
oturdu. Sıkıntı yok. Çocukluğumun en
unutulmaz günlerinin geçtiği bu küçük ve
Şirin Köyden ayrılma zamanı gelmişti. Bu
Küçük köyden ayrılma zamanı gelmişti. Bu
Şirinköyden ayrılma zamanı gelmişti.
Tamam. Küçük Menderes bir yılan gibi
kıvrılarak akıyor. Suyunu bazen
köpürtüyor, bazen dinlendiriyordu. Küçük
Menderes köpürtüyor. Küçük Menderes
dinlendiriyordu diyebiliyoruz.
Misafirler gittikten sonra babası
bulaşıkları, annesi evi süpürdü. Babası
bulaşıkları süpürdü.
Misafirler gittikten sonra babası
bulaşıkları yıkadı.
Annesi de evi süpürdü demesi lazım. O
yüzden cevabımız Denizli. Hangisinde
anlatım bozukluğu vardır diyor. O işini
çok sever çok da iyi yapardı. İşini
sever, işini iyi yapar. Oluyor. O sever,
o yapar. Oluyor. Düşüncelerinize
katılmıyorum ama düşüncelerinize saygı
duyuyorum. Düşüncelerinize katılmıyorum.
Oluyor. Düşüncelerinize saygı duyuyorum.
Oluyor. Öğrencilerinin üzerine titrer.
Onları şefkatle kucaklardı. Öğrencilerin
üzerine titrer. Onları şefkatle
kucaklardı. Burada da sıkıntı yok. Onun
da görüşlerini öğrenmek, onun da
yararlanmak istediler. Bak onun
görüşlerini öğrenmek, onun yararlanmak
istediler. Olmuyor. O zaman ondan
yararlanmak istediler demesi lazım. O
yüzden cevabımız Denizli. Hangisinde
anlatım bozukluğu yoktur demiş.
sözlerini ya duymazdan geleceksin ya da
gülüp geçeceksin. Bak sözlerini ya
duymazdan geleceksin ya da sözlerini
gülüp geçeceksin olmaz. Ya da sözlerine
gülüp geçeceksin demesi lazım. Burada
yer tamlayıcısı eksikliği var. O kadar
çok emek harcadım bu taşlı tarlaya yine
de verim alamadım. O kadar çok emek
harcadım bu taşlı tarlaya bu taşlı
tarlaya verim alamadım değil. Bu taşlı
tarladan buradan verim alamadım demesi
lazım. Yer tamlayısı eksikliği var.
Azimli insanların umutları asla
tükenmez. Azimli insanların umutları
daima artar. asla tükenmez. Daima artar.
Burada bir bozukluk yok. Cevabımız C.
Her sabah deniz kenarına iner ve birkaç
saat yürüyüş yapardım. Her sabah deniz
kenarına inerdim ve birkaç saat deniz
kenarına yürüyüş yapardım değil. Orada
ve birkaç saat orada yürüyüş yapardım.
Diğer türlü deniz kenarına yürüyüş
yapardım oluyor. Dolayısıyla yer
tamlayısı eksikliği var. Şimdi konumuz
esasta bitti. LGS'de dil bilgisayına
dayalı bozukluklar çıkıyor ama biz şimdi
bir de anlama dayalı bozukları da hızlı
bir şekilde tekrar edelim. Ardından da
ödevlerimizi bilip bitirelim. Şimdi
anlama dayalı bozuklarda iki salla bir
bağlı taktiği yok. Kelime gereksiz mi,
yanlış mı kullanılmış? Yanlış yerde mi
kullanılmış? Çelişiyor mu? Bunlara
bakacağız. Şimdi bazen bir cümlenin
içerisinde gereksiz kelimeler olabilir.
Mesela bana sırlarını fısıldadı dese
yeterli ama gizli sırlarını sessizce
fısıldadı demiş. Zaten fısıldamak
sessizce olur. Sırlar zaten gizlidir.
Dolayısıyla burada gizli ve sessizce
kelimeleri gereksiz.
Bazen de sözcük yanlış anlamda
kullanılır. Yani yanlış sözcük kullanır.
Fiyatlar pahalı olduğundan satışlar da
durgundu. Bu soru çok zor bir sorudur.
Eğer bu sorunun örneğini önceden
görmediyseniz bulmanız gerçekten çok
zordur. Çünk hatayı hep yapıyoruz.
Fiyatlar pahalı olmaz. Fiyatlar yüksek
olur. Ürünler pahalı olur. Örnek
veriyorum. Şu kalem eğer 1.000 liraya
kalem pahalıdır. Fiyatı pahalı değildir.
Fiyatı yüksektir. İşte bu yanlış kelime
kullanılmaz. [homurdanır] Sözcüğün
yanlış yerde kullanılmasında ise ağrısız
diş çekim yapılır demiş. Ağrısız dişi
niye çekiyorsun kardeşim? Diş çekimi
ağrısız yapılır. Yani dişinizi
ağrıtmadan dişinizi çekeriz demek
istemesi lazım. Diğer türlü ağrısız diş
çekim yapılır. Adamın dişi ağrımıyor,
çekiyorlar. Niye çekiyorsun ya? Ama biz
ağrısız diş çekiyoruz. Ağrılı diş
çekmeyiz gibi bir şey oluyor.
Dolayısıyla bunun yeri değişmesi lazım.
Çünkü Türkçede doğru sıralama şudur.
Özne, nesne, yer tamlayıcısı, zarf
tamlayıcısı ve yüklemdir. Bazen bunların
yeri değişince bu şekilde sözcük yanlış
yerde kullanıldığı için altın bozuk
olur. Birbiriyle çelişen ifadelerin
kullanımına bakalım. Elbette %100 demek
gitmiş olabilirler. %50. E %100le %50
aynı cümlede olursa çelişen ifade olur.
Aşağı yukarı tam 5 kişi geldi. Aşağı
yukarı mı tam mı? Kesinlikle gitmiş
olabilirler. Kesinlikle mi olabilirler
mi? Genellikle hep aynı hata yapıyorum.
Genellikle mi hep mi? Bunlar çelişen
ifade. Mantık hataları da olabilir.
Alanında ilk kez düzenlenen turnuvaya
katılım rekor düzeyiydi. İlk kez
düzenleniyor ve rekor olmuş. Nasıl
oluyor ya? Yani bir kereden nasıl rekor
anladınız? Hani 10 kez düzenlense ve çok
kişi katılsa rekoru ölçersin ama ilk kez
düzenlenmiş zaten. Rekor mantık hatası
var. Anlam belirsizliği de Türkçede
senin ve onun
tamlayanı
kullanılması gerekir. Kullanılmazsa
böyle bozukluk çıkar. Kardeşini dün
sinemada gördüm. Senin kardeşini mi?
Onun kardeşini mi? Kimin kardeşini?
Kardeşim senin kardeşini dün sinemada
gördüm de ya da onun kardeşini
karışıklık oluyor. Bir de deyim hataları
olabiliyor. O açık göz biriydi. Nabza
göre şerbet dağıtmasını bilirdi. Şerbet
dağıtılmaz. Şerbet verilir. Şerbet
vermesini bilirdi demesi lazım.
Deyimdeki kelimeleri değiştirmememiz
gerekiyor. Şimdi bu cümledeki anlatım
bozukluğunu gidermek için hangi
değişiklik yapılmalıdır? demiş. Bakalım.
Eğer yere uzanmış hareketsiz sessiz bir
geyik yavrusu görürseniz endişelenmeniz
gereken bir durum yoktur. Çünkü mutlaka
annesi yakınlarda olmalı. Bak hem
mutlaka diyor hem olmalı diyor. Mutlaka
%100 olmalı %50. O zaman yani düzeltmesi
lazım. Mutlaka annesi yakınlardadır
demesi gerekiyor. Cevabımız da A
seçeneğiyle düzeltiliyor. Dersimizi
bitirdik. 0'dan Dinamo, tüm Dersler ve
Zoru Bankasıa bu konuyla alakalı süper
sorular hazırladık. Dinamoa test 95 103,
tüm derslerde test 2930, Zoru Bankası'a
da test 78, 79 ve 80. Bu konuyla alakalı
bizler sizlere inanıyoruz. Sizler de
kendinize güvenin. Yöntemlerimizi
uygulayarak ve bol soru çözerek,
ödevlerinizi tamlayarak inşallah LGS'de
bu konuyu kaçırmayın arkadaşlar. Ödülü
soru yorumlarınızı bekliyoruz.
[müzik]

6 LGS tayfası hazırsa Türkçenin en
önemli ve en kolay konusuyla
fiilimsiyile başlıyoruz. 8 Türkçe 1 yani
Türkçenin birinci konusuyla başlıyoruz.
Bugün sizlerle mükemmel bir konuyu
öğreneceğiz. Tongçelim hazırsan
başlıyoruz. Burada bak m'ye odaklandık.
Neden m'ye odaklandık biliyor musun?
Çünkü mameyi yani bir kelimenin
olumsuzunu yapabilirsek çok rahat
filmimsileri de bulacağız. Tong benim
herkes hazırsa filmimsiye başlayacağız.
Burada ben görüyorum işte fiiller
devedir.
&gt;&gt; Hemen anlatacağım Tonguçum. Fiiller
deedir. İsimler kuştur. Fiilimsiler ise
deve kuşudur diyorlar. Ama hiç bu
şekilde kafamızı karıştırmaya gerek yok.
Evet. Fiillere dese deveye dese deve
kuşlarına demişler ki hadi yük taşı ben
kuşum demiş. Demişler ki hadi bakalım
uç. E ben deveyim demiş. İşte
fiilimsilere de hadi bakalım böyle yap
deyince ben ismim diyecek. Hadi bakalım
isim ol deyince ben fiilim diyecek.
Dolayısıyla fiilimsiler de aynı deve
kuşu gibi işlerden kaçacaklar. Ama içer
işlenmeyelim. Bugün fiilimsileri
mükemmel bir şekilde öğreneceğiz.
&gt;&gt; Hocam birçok arkadaş Ömer Çelik, Resul
Ergüler, Bülent Türkeli, herkes burada
hocam. Herkese merhabalar diyoruz. Bugün
esasında öğreneceğimiz konunun taktiği
birçok fiilimsi haricinde birçok konuda
taktiği olacak. Bak buraya baktığ ne
görüyorsunçum? Tren.
&gt;&gt; Harikasın. Bak vagonlar var. Bir de
lokomotifimiz var. Lokomotif gittiği
zaman tren gidebilir mi?
&gt;&gt; Gidemez. İşte bu vagonların hareket
etmesini sağlayan şey nasıl lokomotifse
bizim de cümlelerde dikkat etmemiz
gereken lokomotif görevindeki yüklemler
var. Bak şimdi hatta bunu sana şöyle
örnekle göstereyim. Sonra da dersimize
başlayacağız zaten. Diyelim ki örnek
veriyorum işte Ali tamam mı? virgül
arkadaşını
eee yarın diyelim. Tamam. Ali arkadaşını
yarın böyle bir cümle olur mu Ali
arkadaşın? Olmaz. Ali arkadaşının yarın
cümlesi sanki lokomotifi olmayan bir
tren gibi gitmiyor Ali Arkadaşın yarın
ama Ali arkadaşın yarın görecek
dediğimizde oh be diyorsun rahatlıkla
artık cümle oluşturuyorsun. İşte
buradaki gören
&gt;&gt; yüklem görecek.
&gt;&gt; Harikasın. Buradaki lokomotif yani
yüklemimiz görecek. Sen bunu görebilmen
lazım. Yani nasıl trene baktığında
kardeşim bu olmazsa olmuyor diyorsan
cümlenin içerisinde yüklem olmazsa cümle
oluşmadığını bilmen lazım. Neden? Çünkü
bu tonguçum sadece fiilimsi konusu için
değil ileride göreceğimiz cümlenin
ögeleri, cümle türleri, fiil çatısı
birçok konuda bizim temel taktiğimiz
olacak. Şimdi Ali arkadaşını yarın
görecekte görecek kelimesinin yüklem
olduğunu bildin. Şimdi başka bir cümle
yazalım. Mesela diyelim ki Ali eee
gezmek
için tamam mı? Buraya böyle bir cümle
olur mu? Tongu çeladım benim. Ali gezmek
için buraya
&gt;&gt; olmaz. Ali gezmek için buraya cümlesi de
hala cümle değil. Hala lokomotifsiz bir
tren gibi. Dolayısıyla gitmiyor. Ali
gezmek için buraya geldi dediğimizde oh
be diyoruz cümle rahatladı.
&gt;&gt; İşte bak geldi kelimesini yine
dikdörtgen içine alıyoruz ve diyoruz ki
Tonguçum bu bir lokomotif. Peki biz niye
lokoti buluyoruz? Biz makinist miyiz?
Biz trenci miyiz? Niye? Ne alakası var?
Burada Tonguçğum taktiğimiz şu.
Cümlelerin içerisinde önce lokomotifi
bulacağız. Yani en önemli kelimeyi
yüklemi bulacağız. Sonra geriye kalan
kelimelerden mame eki alanlar fiilims
olacak. Şimdi Ali kelimesi mame eki
almıyor.
&gt;&gt; Alime
&gt;&gt; olmuyor.
&gt;&gt; Alime olur. Alime
&gt;&gt; Alime diye bir arkadaşımız Alime teyze
var. Halime teyze var. Biliyorum ama bu
o değil. Alime olumsuzluk anlamında
değil. Mesela arkadaşını arka olmuyor.
Yarın yarmayın olmuyor. Anlamsız.
&gt;&gt; A yarmayın da olur
&gt;&gt; ama ama o yarın değil o başka bir şey
bu. Ali gezmek kelimesini olmuş yap
Tonguçum. Gezmek, gezmemek.
&gt;&gt; Mükemmelsin. İşte bu fiilimiz oluyor.
Demek ki önce lokomotifi buluyoruz.
Lokomotiften sonra geriye kalan
kelimelerden m eki alabilenler fiilimsi
oluyor. Tonguç eladim benim. Biz m ekini
en başta kapağımıza koymamızın sebebi
buydu. İşte fiilimsileri bu şekilde
bulacağız. Şimdi arkamıza yaslanalım.
Emniyet kemerlerimizi bağlayalım. Bu
konuyu güzel bir şekilde öğreneceğiz. Bu
konu esasa çok kolay bir konu. Böyle hiç
donmana gerek yok. Senin için dans
edebilirsin. Niye? Birincisi çekimli
fiil fiilimiz farkına bakacağız. İsim
fiile bakacağız. Sıfat fiile bakacağız,
zarf fiile bakacağız ve mükemmel bir
şekilde konuyu öğreneceğiz. Dersimizin
sonunda çok güzel sürprizlerimiz var.
Hem kızlar erkekler challenge yapacağız.
&gt;&gt; Niye beni oynatıyorsunuz hocam?
&gt;&gt; Çünkü Tonguçum sana yakışıyor. Gerçekten
oynamak sana yakışıyor gerçekten.
Halayda başarısın. Hatta halay
ikinciliğin vardı galiba değil mi? Senin
öyle bir ödülün de vardı. Neyse sıkıntı
yok. Burada T
&gt;&gt; çalmadan oynar bizim ayılar.
&gt;&gt; Burada yo sen şu an çalıyorsun. Müzik
var arkada arkadaşlar duyamıyor
olabilirler. Burada Tonguç canlı
testimiz olacak. Mükemmel bir ders
olacak. Hadi bakalım arkamıza
yaslanalım. Emniyet kemerlerimizi
bağlayalım ve fiilimsiyi güzel bir
şekilde öğrenelim.
[Müzik]
Şimdi tekrar sorumuzdayız. Öğrenciler
dersi dikkatlice, şu an herkes dersi
dikkatlice dinliyor değil mi Tongçuğum?
Öğrenciler dersi dikkatlice dediğin
zaman
&gt;&gt; dinledi demesi gerekiyor.
&gt;&gt; Ha bak böyle bir cümle olmaz yani. Vagon
vagon vagon. Buraya bir lokomotif lazım.
Lokomotif olmayınca tren gitmiyor
demiştik. Aynı şekilde öğrenciler dersi
dikkatlice işte dinlemek desen yine
olmuyor. Öğrenciler dersi dikkatlice
dinlemek. Ne diyorsun?
&gt;&gt; İstedi dinlemek istedi.
&gt;&gt; İstedi deyince oluyor işte istedi
kelimesinin yüklem olduğunu yani
lokomotif olduğunu hemen görebilmen
lazım. Bunu görürsen sadece fiilimsi
değil diğer konularda da işine yarayacak
ama fiilimsi çok işine yarayacak.
İstediği buluyorsun. Sonra geriye kalan
kelimelerde bakıyorsun. Öğrenciler mami
olmuyor. Dersi olmuyor. Dersi
&gt;&gt; dikkatlice mesela bazı öğrenciler şey
diyor. Dikkatlice dikkatsizce o da
olmaz. Sizde değil. Sadece mami.
Dolayısıyla m ma veya senin dediğin gibi
dikkatlice olmuyor. Dinlemek kelimesini
olumsuz yapuçum. Dinlemek değil.
&gt;&gt; Mükemmelsin. İşte bu fiilimsimiz olacak.
Bitti gitti. Fakat önce lokomotifi
buluyoruz sonra fiilimsiye bakıyoruz.
Burası önemli. Mesela bugün okula
gitmek. Böyle bir cümle olmaz. Bugün
okula gitmek. Ne diyorsun sen? Tist
misin? Bugün okula gitmek diye bir cümle
kuramaz.
&gt;&gt; Hiç istemiyorum.
&gt;&gt; Bugün okula gitmek hiç istemez. Bak
bugün okula gitmek hiç böyle bir cümle
de olmaz. Hiç e istemiyorum dediğin
zaman, hiç istemiyorum dediğin zaman
istemiyorum kelimesi adeta lokomotif
oluyor ve bu trenin gitmesini yani bu
cümlenin oluşmasını sağlıyor. Şimdi
istiyor mu istemiyor mu buluyoruz. Sonra
geriye kalan kelimelerden mekan bugünü
almıyor.
&gt;&gt; Okulama gitmemek
&gt;&gt; olmuyor. Bu kadar basit işte fiilim
ismimiz bu oluyor. Tongu çeladım benim.
Gezdiğim yerleri sizle size anlatmak. Ne
diyorsun ya?
&gt;&gt; Anlatmak için bak hala olmuyor. Gezdiğim
yerleri size anlatmak için. Ne diyorsun?
&gt;&gt; Sabırsızlanıyorum. Mükemmel bir kelime
buldun. Sabırsızlanı
evladım. Ne kadar uzun bir kelime
buldun. Sabırsanıyorum. Sığmadı. Uzun
bir lokomotif buldun. Sıkıntı yok. Ha
ama güzel bir kelime buldun.
Sabırsanıyorum dediğimizde artık
dumanlar tuttebilir. Lokomotif kalkar
işte. Sabırsızlanıyorumu bulunca nasıl
oh be tren gitti diyorsan
sabırsızlanıyorum bulamadan demeyeceksin
ki bu cümlenin yüklemi nerede? Ha şimdi
burada diğer filmslere bakalım. Gezdiğim
gezmediğim yerler olmuyor.
&gt;&gt; Yermeler
&gt;&gt; olmuyor. Size olmat
&gt;&gt; mükemmel. Bak gördüğün gibi bir iki tane
filmsi var. İki tane filmsi olabilir.
Bazen 8iz tane de olabilir. Hiç fark
etmez. Taktiğimiz önce lokomotifi
buluyoruz. Sonra geriye kalanlardan
mamki alıyoruz. O zaman şimdi bu sayfa
bizim için önemli. Bu sayfayı bütün yıl
boyunca kullanacağız. Önce lokomotifi
buluyoruz. Yani yüklemi. Tabii bazen
fiilimsiler de yüklem olur ama ne
şimdiye kadar ne üniversite
sınavlarında, ne master sınavlarında, ne
LGS'de, ne LPG'de, ne bursuluk hiçbir
sınavda fiilimsinin yüklem olduğu bir
örnek sormamışlar. Ama bilimsel olarak
olabilir. Ama ona takılmayın siz. Taktik
önemli. Sen eğer 1000 sorunun 1000 de bu
taktiği doğru yapıyorsan kardeşim ben
lokomotifi bulurum. Ardından da geriye
kalan kelimelerden meki alanlara bakarım
diyeceksin. Lokomotifi bul. Mekki
alabilenlere dikkat et. Sonra da sonra
da acaba çeşidi ne diyorsun? Tamam
fiilimsiyi buldum ama fiilimsinin çeşidi
var. İsim fiil var mayışmak eki alıyor.
Sıfat fiil var. Anası mezar dikecekmiş
eki alıyor. Zarf fiiller var. İşte
kenyalasiye maden dağında inceyi
araklamadıkça gir falan. Ne diyorsun
hocam?
&gt;&gt; Böyle garip garip ekler alan fiilimseler
var. Bunların çeşidini çok güzel bir
şekilde öğreneceğiz. Nasıl yapacağız?
Fiilin kökünden sonra bu eklere
bakacağız şimdi. Hatta gel beraber
bulalım. Ekranları başaken
arkadaşlarımız da bizle beraber bulmaya
çalışsınlar. Şu anda bizi izleyen. Şimdi
ateş düştüğü yeri yakar. Önce neyi
buluyorduk Tongu Şeladım benim? Önce
lokomotifi buluyorduk. Yani
&gt;&gt; yakar.
&gt;&gt; Mükemmel bir zeka. Yakarı
&gt;&gt; zaten genellik sonunda oluyor hocam.
&gt;&gt; Genelde sonda oluyor. Kural cümleler
oluyor. Ateş düşüyor. Yakarı bulduk.
Tamam. Sonra geriye kalanlardan mameklam
&gt;&gt; yer miyi. Yeş yer mi? Olmuyor. Düştüğü
düşmedi. İşte bu düştüğü fiil bu kadar.
Bitti gitti. Ava giden avlanır. Avlanırı
yine dikdörtgen içine aldık. Ava
olmuyor. Giden gitmeyen. Bitti bu kadar.
Can çıkmayınca huy çıkmaz. Çıkmaz.
Yüklem yani lokomotif. Huy
&gt;&gt; çıkınca çıkmayın. Bu kadar bu almış.
Bazen sen çıkaracaksın. Alabilen diyoruz
zaten. Bak alabilen. Alan ya da almayan
değil. Alabilen veya çıkartılabilen.
Evet. Damlaya damlaya göl olur. Olur
yüklem. Damlamaya damlamaya da
diyebiliyorsun mesela. Damlamaya
damlamaya iyice artık kuruduk. Çöller,
çöle döndük mesela.
&gt;&gt; Ha iki tane mi film s?
&gt;&gt; İki tane var. Bu zaten zarfiler. Böyle
güle güle git, koşa koşa git, sora sora
Bağdat bulunur.
&gt;&gt; Damlaya gülmeye gülmeye.
&gt;&gt; Mesela onun gibi. Parayı veren düdüğü
çalar. Çaları hemen dikdörtgen içine
aldık. Düdüğü dümüdüğü olmuyor. Veren
vermeyen dik. Bitti. Bu kadar basit.
Dolayısıyla fiilimseleri artık çok rahat
bulabiliyoruz. Neden? Çünkü dikdörtgen
için alıyoruz. Lokomotifleri buluyoruz.
Sonra geriye kalanlardan m ile olumsuz
yapılabilenlere dikkat ediyoruz.
Fiilimsinin çeşidini nasıl bulacağız?
Bak bunun kökü düşmek. Bunun kökü
gitmek. Bunun kökü çıkmak, bunun kökü
işte damlamak, bunun kökü vermek. Ya
fiilin kökünden sonra burada az önce
göstermiştik bak. Fiilin kökünden sonra
aldığı eke göre isim fiil mi, sıfat fiil
mi, zarf fiil mi karar veriyorsun.
Tonguçum bak dük eki almış. Bu o zaman
sıfat fiil oluyor. En eki almış anası
mezar dikecekmiş sıfat fiil oluyor işte.
ı eki almış zarf fiil oluyor. Bunu
birazdan detaylı göreceğizen. Damlaya da
aa eki almış zarf fiil oluyor. En eki
almış an mezardmiştek ki en ekini almış.
Bu da sıfat fiili olur. Devam edelim.
Başka bir örneğe bakalım. Yine
atasözlerimizle devam ediyoruz.
&gt;&gt; Bu kadar kolay mı bu konu hocam?
&gt;&gt; Bu kadar kolay bir konu ve zaten bilerek
atasözlerine örnek verdim. Çünkü
genellikle yazılılarda veyahut da
testlerde, denemelerde atasözlerinden
böyle çaktırmadan fiilimsi soruyorlar.
Hani zaten bunu bil demek istiyorlar.
Bak şimdi güneş girmeyen eve doktor
girer. Tamam doğru. Girer kelimesini
dikdörtgen içine aldım. Niye? Çünkü
yüklem. Mesela gireri kapattığım zaman
güneş girmeyen eve doktor. Ne diyorsun
ya? Güneş girmeyen eve ne diyorsun? Deli
misin sen? Bir cümle, bir lokomotif
getir. Hemen getirdik. Girer yüklem.
Şimdi Arnana'a mami alanlara bakıyorum.
&gt;&gt; Girmeyen.
&gt;&gt; Bu kadar basit. Fiilimsi bitti gitti.
&gt;&gt; O almış. Onu çıkartabilirsin.
&gt;&gt; Aynen bu kadar. Evet. H'dan gelen huya
gider. Yani Allah'tan gelen Allah'a
gider. Hani hay huy. Tamam. Şimdi gider
&gt;&gt; yüklem
&gt;&gt; gider yüklem. Hay haymadan
&gt;&gt; olmuyor. Gelen gelmeyen bitti gitti.
Fiilimsimiz bu kadar. Kedi uzanım.
&gt;&gt; Aslında fiilimsel de birazcık fiil de mu
hocam?
&gt;&gt; Evet fiilimsi zaten. Bak içinde kökünde
fiil var. Gelmek, girmek. Bunlar bir
fiil ama artık cümlenin sonundaki
lokomotif gibi bir fiil değil. Niye? Bak
lokomotifi kapatıyorum. Haydan gelen
huya ne diyorsun sen? Deli misin? Haydan
gelen huya ne diyorsun? Cümleyi bitir.
Demek ki bu bir fiil değil. Fiil olsa
böyle diye cümleyi bitirirdi.
Bitiremiyor. Ezik yani. Bu böyle fiil
ama değil yani. Hani fiilimsi tam da
değil yani. Gerçekten fiil olsa fiil
derdik yani. Zaten çekimli fiil bir
fiilimsi farkında birazdan görürken
diyeceğiz ki dikkat edin bak fiiller
karizmatiktir. Cümleyi bitirir
diyeceğiz. Mesela kedi uzanamadığı
ciğere mındar der. Yani kedi uzanamadığı
ciğere pis der. Uzanamıyorsa eğer
yukarıda bir ciğer varsa aman bu kötü
der.
&gt;&gt; Mundar ne demek?
&gt;&gt; Mundar yani pis kötü demek yani.
İnsanlar eee uzanamadığı iş
başaramayacağı şeylere genellikle aman
kötü ben bu mesela diyelim ki sen e
atıyorum Galatasaray lisesi'ini
kazanamayacaksan dersin ki aman
Galatasaray lisesi çok şey kötü.
&gt;&gt; Galatasaray kötüymüş tavanı akıtıyor.
&gt;&gt; Aynen mesela onun gibi şeyler çok eski
okul mesela gibi aslında uzanabilsen çok
iyi okul başarılı. Fransızca eğitim var
falan diye onun gibi. Neyse kedi
uzanamadı yere mındard dedik der
dikdörtgen içine aldık. Niye?
Lokomotifimiz. Sonra geriye kalan
kelimelerden ma mki alanlara bakıyoruz.
Kedi
&gt;&gt; uzanamadığı.
&gt;&gt; Aynen. Uzandığı uzanamadığı.
&gt;&gt; Evet. Ma'yı çıkarabilirsin ya da
ekleyebilirsin. Uzandığı uzanamadığı
gelen gelmeyen giren giren.
&gt;&gt; Ciğere ciğer mi
&gt;&gt; olmuyor? Ciğer ciğer mi olmuyor. Boş ver
o kalsın. Mundar m falan da olmuyor.
&gt;&gt; El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
Şimdi ararı yine dikdörtgen içine aldık.
Niye? Çünkü bunu kapattığın zaman cümle
olmuyor. Bak el elin eşeğini türkü
çağırarak. E öyle işte bu kadar böyle
bir şey olmaz. Arar diye bir yüklem
lokomotif getirmen lazım. Çağırmayarak.
Çağırarak. Çağırmaya bitti gitti. Bu
kadar fiilimsiyi bulduk. Esirgenen göze
çöp batar. Batarı bulduk. Esirgenen
esirgenmeyen. Eğ oturup doğru konuşalım.
Konuşalımı bulduk. Doğru. Oturup
oturmayıp bu kadar basit. Şu anda
ekranları başındaki arkadaşlarımızın da
benden
&gt;&gt; aynen benden daha hızlı bir şekilde
bulduklarını biliyorum. Biraz zaten
kızlar erkekler de olacak. Hemen başka
bir örneğe geçelim. Yine akan suyuyorsun
tutmaz. Şimdi tutmazı buluyorum. Akan
akmayan bitti gitti. Denize düşen yılana
sarılır. Sarılır yüklem.
&gt;&gt; Düşen düşmeyen.
&gt;&gt; Bitti bu kadar. Aza bakım yılana olmaz
mı? Yılan mı?
&gt;&gt; Yılan olmuyor.
&gt;&gt; Deniz mi?
&gt;&gt; Olmuyor. Olmuyor. Aza kanaat etmeyen
çoğu bulamaz. Bulamazı bulduk çoğu. Eden
etmeyen kanaat. Tamam bitti bu kadar.
Çok gezen çok
&gt;&gt; aza azma
&gt;&gt; o evladım aza derken orada azmakla
alakalı öğretmenimiz sürekli azmayın
çocuklar diyor.
&gt;&gt; Ş orada ise azmayın kudurmayın
yaramazlık yapmayın demek istiyor.
Buradaki az ise çokun zıttı olan az yani
hani az çok buradaki farklı azlık yani
miktardan bahsediyor. Çok gezen çok
bilir. Şimdi biliri biliyoruz. Tamam
yüklen. Bunu bitti gitti. Gezen gezmeyen
&gt;&gt; bitti gitti. Bu kadar fiilimsimiz. Gülü
seven dikenine katlanır. Bak katlanır.
Burada hemen dikdörtgen içine aldık
yine. Gül olmuyor. Gülme. Ama bu o gül
değil ki. Bu gülme sevmeyen.
&gt;&gt; Bitti. Seven sevmeyen
&gt;&gt; hocam. Hep cümlelerin sonunda mı oluyor
yüklem?
&gt;&gt; Genellikle cümlelerin sonunda olur ama
bazen ortasında da olacak olsa da biz
zaten onu hissederiz. Yani katlanırı
kapattığın zaman gülü seven dikenine.
Eee olmuyor yani. Katlanır gülü seven
dikenine dese bile katlanır başa bile
koysa sen katlanır kelimesinin ne kadar
önemli olduğunu bilirsin. Mesela bak
öğrenciler ders çalışmak istiyor.
İstiyor dikdörtgen içine istiyor musun
bir gerçekleş?
&gt;&gt; İstemiyorum ben. İstemiyorum.
&gt;&gt; Tamam o zaman bu konu
&gt;&gt; hangi öğrenciler onu bir getirin bana.
&gt;&gt; Bunlar dili bunlar dil yok şaka şaka.
Bunlar başarılı akıllı hedefli LGS
öğrencileri. Şimdi burada istiyoru
bulduk. Sonra geriye kalanlardan mek
alanlarak. Öğrenci der çalışmak. Çalışma
bitti. Bu kadar basit. Ha çeşitlerini
nasıl yapıyorduk? Önce bir fiilimsiyi
bulduktan sonra ikinci sırada fiilin
köküne bakıp eğer mayışmak eki aldıysa
isim fiil, eee anası mezar dikecekmiş
eki aldıysa sıfat fiil, diğer ekler
aldıysa zarf fiil diyorduk. Bak şimdi
burada hemen dikkat çalışmak fiilinin
kökü çalış. Çalış. Ardından da mak eeki
almış. O zaman bu çalış.
&gt;&gt; Anas mezar dikecekmiş.
&gt;&gt; Yok olmuyor. Anası mezar dikecek bir şey
yok. Mayışmaktaki makek.
bizadım benim isim fiil diyoruz. Bu
kadar basit. Hemen geçiyorum diğerine.
Çalışan öğrenciler başarır. Doğru
biliyoruz.
&gt;&gt; Başarır. Hemen lokomotif
&gt;&gt; çalışan çalışmayan
&gt;&gt; bu kadar basit. Çalışan çalı
&gt;&gt; mükemmel bir zeka. Evet bu kadar. Kökü
bulduk. Sonra anı gördüğünce diyoruz ki
bu fiilimizin eki
&gt;&gt; an diyoruz ve sıfat anası mezardakişteki
sıfat fiil eki diyoruz. Bitti gitti.
Düzenli çalışınca sınavı kazandı.
Kazandıyı hemen dikdörtgen içine aldık.
Çalışınca çalışmayınca
&gt;&gt; bu kadar basit. Fiilimizin gökü yine
çalışmak. Bu da kenalye maden ince
dağında.
&gt;&gt; Aynen. İnce ince almış zaten. Nasıl
kazandı? Düzenli çalışınca genellikle
zarf fiiller Tonguçum yükleme sorulan
yani fiilim fiile sorulan ne zaman ve
nasıl sorusunun cevabıdır. Ne zaman
kazandı? Nasıl kazandı? Ne zaman
kazandı? Düzenli çalışınca o zaman bu da
yine zarf fiil oluyor. Tongadım benim.
Devam ediyorum. Yarın sinema gitmek için
plan yaptık. Yüklemimizi bulduk. Gitmek
gitmemek dedik. Yine bak burada mek eki
almış. Yine buraya da isim fiil
diyebiliriz. Tanımıyorum. Yüklemimizi
bulduk. Gidenler gitmeyenler en ekini
almış. O zaman buna da yine sıfat fiil
diyebiliriz. En sıfat. Evet. Bu kadar
basit. Sen gidince onlar çok üzüldü.
Senden bahsediyorlar. Üzüldü. Tamam.
Üzüldüyü yaptık. Dikdörtgen içine aldık.
Buradaki filimsimiz hangisi?
&gt;&gt; Gidip gitmeyince.
&gt;&gt; Mükemmelsin Tonguçum. Kolay sorularda
inanılmaz başarılısın.
&gt;&gt; Gidince gitmeyince diyoruz. Burada
gidincenin kökünü bulduk. Bey burada da
yine İnce Asıya Maden Dağında falan
filan ne yapıyorsun? Ne
&gt;&gt; hocam? Dalga mı geçtiniz? Ben anlamadım.
&gt;&gt; Hayır hayır güzel başarılı bir
öğrencisin. Kolay sorularda başarılısın
derken zaten kolay çıkıyor Türkçede.
Merak etmene gerek yok. Şimdi ince iki
burada yine zarf fiilimiz olduğunu
yakalıyor Songuçu. Şimdi dolayısıyla
artık konuya hakimiz ama ben birazdan
burada
&gt;&gt; hocam LGS'de nasıl geliyor?
&gt;&gt; LGS'de bak 2025 yılında LGS Philips'ten
soru gelmedi ama 2024'te gelmişti.
2026'da da mutlaka bekliyoruz. Zaten LGS
Türkçede en önemli kısım anlam bilgisi.
Anlam bilgisi bittikten sonra son iki
tane son dört soruda iki tanesi yazımı
noktalama oluyor. Son iki soruda dil
bilgisi oluyor. Geçen sene cümle türleri
ve fiil çatısını sordular. Ama cümle
türlerinde de zaten fiilimsi olan cümle
birleşik cümle oluyordu. Yani fiilimsiz
bulunan cümle oluyordu. Diğerisi
fiilimsi bulunmayan cümle oluyordu. Buna
benzer yapıları da bilmemiz gerekiyor.
Yani burada mesela şu cümlelerde
fiilimsi olduğu için bunlar yapısı
bakımından da değişiyorlar. Dolayısıyla
fiilimsiyi iyi bilmemiz lazım. Ben şimdi
sana ödevini vermek istiyorum Tonguçum.
Biliyorsun biz bu sene kitaplarımıza
mükemmel bir sisteme geçtik. Türkçe
öğrenme atlasları koyduk. Her bir
dersen. Matematik öğrenme atlası, işte
fen öğrenme atlası her birini koyduk.
Neden? Hatta 0'dan 8'e sözeli verirsen
oradan gösteririm Tonguçğum. Bak bu sene
seninle beraber konuları çok güzel bir
şekilde öğreneceğiz ve bunları
öğrenirken öğrenirken hatta bak mesela
diyim 0'dan 8lerin başını açayım. Önce
yol haritamızı koyduk. Seninle
yapacağımız canlı yayınları, şampiyon
kamplarını, ara tatil kamplarını, yazılı
kampların hepsini tek tek planladık. Tek
yapman gereken kanalımıza abone olup
bizi takip etmek. Burada Tom Çelendin'in
her bir testimizin de videosu var artık.
Hatta her bir videomuzun da hangi testle
bağlantılı olduğunu artık biliyorsun.
Dolayısıyla bunları da güzel güzel
çözeceksin. Burada Türkçe öğrenme
hatasında şöyle bir şey var Tongçuğum.
Bu sene toplam 17 tane videoyla sana
Türkçeyi süper bir şekilde öğreteceğiz.
Sen bu her bir videodan sonra çözmen
gereken soru sayısı var. Hatta burada
bunun birinden gösterim. Ben
&gt;&gt; izleyeceğim bu videoları hocam.
&gt;&gt; Bu videoları YouTube'da 8. sınıf
kanalımızdan izleyebilirsin. LGS
kanalımızdan. Bak 8 Türkçe 1i izledik ya
bugün. Ardından çözeceğin en az
çözeceğin sayısı bu. Bunu sıfırdandan,
dinamodan, tüm derslerden, Zoru bankasen
veya elindeki diğer kaynaklardan
çözebiliyorsun. Bunları çözdükten sonra
toplam çözdüğün soru sayısını
görüyorsun. Ben sana şimdi ödevlerini
hemen vereyim. Tüm derslerde test 2021,
Dinamo Türkçe'de test 63 yani T63, 64,
65, 66. Zoru bankası halk arasında
bilinen adıyla Kazık Bankası'nda da
T5354'ten sorularını çözeceksin. Tongade
benim bu ödevleri tamamladığında filmyi
bitirmiş oluyorsun. Zaten burada 100'den
de fazla soru çözmüş oluyorsun. Bu
&gt;&gt; kitabınızdan hocam
&gt;&gt; harikasın. Takımını seçmek için Touch
uygulamasına girdiğin zaman Bilge Baykuş
aralı hızlı şyaları seçiyorsun ve LGS
Cup'ta hem LGS hedefine ulaşmış
oluyorsun hem de bizden tabletler
kulaklar kazanıyorsun diyor.
&gt;&gt; Hocam kızlar erkekler var mı?
&gt;&gt; Kızlar erkekler olmaz mı? Birazdan hem
challenge'ımız var hem de canlı testimiz
olacak. Onu da söylemek istiyorum. Şimdi
gelelim başka bir kısmına. Türkçenin
başka bir kısmına. Fiilimsinin başka bir
kısmına. Şimdi fiilimsiyi öğrendik. Sana
der ki fiilimsi mi çekimli fiil mi
hangisi? Hangisi? Böyle bir soru sonra
sorabilirsin. Hiç korkmayacaksın.
Diyeceksin kardeşim Tonguç yukarıya
çıktım. Bu cümlede olmazsa olmaz olan
kelime yani lokomotif olan kelime ne?
Çıktı kelimesi. Çıktı kelimesini
kapatınca tonguç yukarıya diye bir cümle
olmuyor. O zaman ben çıktıyı dikdörtgen
içine alıyorum. Diyeceğim ki bu kelime
olmazsa olmaz olan kelime ise ve
cümlenin içerisinde böyle lokomotif gibi
çok önemli bir görevdeyse ve kökü de
fiilse böyle fiil gibiyse ben buna
çekimli fiil diyebilirim. Ama Tonguç
yukarıya çıktı odasına gitti demiş.
Mesela bak burada yine çıktı çekimli
fiil. Burada bir tane daha çekimli fiil
var. Odasına gitti. Bak birden fazla
çekimli fiil de olabiliyor. Ama çekilmiş
fiil fiilimsel arasındaki farkı şöyle
yakalayacaksın. Bak tonguç yukarıya
çıkıp odasına gitti. Şimdi tonguç
yukarıya çıkıp diye bir cümle olur mu
Tonguçum? Tonguç yukarıya çıkıp
&gt;&gt; olmaz. Bu cümlenin lokomotifi eksik. Bu
cümlenin yargısı tamamlanmamış. Bu cümle
hala yükleme ihtiyacı var. Bu cümlede
hala bir eksiklik var. Tonguç yukarıya
çıkıp e odasına gitti deyince oluyor.
İşte burada gitti kelimesi yine zaten
yukarıda söylemiştik. Çekil fiil. Ama
işte bu çıkıp kelimesi mek alsa bile
çıkıp çıkmayıp diyebilsen bile cümleyi
bitiremediği için biz buna fiilimsi
diyeceğiz. Son şeyler fiilimsiler böyle
cümlenin ortasında oluyor. Genellikle
yargıyı bitiremiyor fiil gibi ama aynı
fiile de benziyor. Bak çıktıyla çıkıp
arası sadece neredeyse bir harf
değişiyor. Bak burada t var. Burada p
harfi var. Ama temelinde çıktı kelimesi
cümleyi bitiriyor. Tonguş yukarıya
çıktı. Odasına gitti diyebiliyorsun ama
tonguş yukarıya çıkıp getiremiyorsun.
İşte bu fiilimsi oluyor. Temel farklılık
bu
&gt;&gt; hocam. KP KP arkadaşımız sayahenizde
Galatasaray Lisesi'ne girdim demiş.
&gt;&gt; Tebrikler. Galatasaray lisesi tam
kötülemiştik bir anda artık övebiliriz.
Gerçekten harika bir lise ama
Galatasaray'nın yurtlar hakkında
birazcık sıkıntılı diyorlar. Ne
düşünüyorsun? Kep
&gt;&gt; akıtıyor hocam. Yurtları kokuyormuş.
&gt;&gt; Kep kefe'ye soralım. Bak Kep kazandı.
Kefe bize söylesin. Arkadaşlar da vay
kral demişler. Şimdi sürü arkadaşımız
vay demiş.
&gt;&gt; Şimdi filimsinin çeşitlerini en başta
söylemiştik ama hızlıca bir kez daha
üzerinden geçelim. Fiilimsiler ya isim
fiil oluyor Tonguçum, ya sıfat fiil
oluyor ya da zarf fiil oluyor. Peki
nasıl oluyor? Bunu hemen gösterelim.
Şimdi isim fiiller zaten bütün fiilim
ssiler gibi mame ile olumsuz
yapılabiliyor ve ardından da mayışmak
senin en sevdiğin şey mayışmak yapma
eklerinden birini alıyor. Yolculuk
yapmayı herkesten çok sever. Önce
yüklemimizi buluyoruz. Tamam. Sonra
geriye kalanlardan mami eki alanlara
bakıyoruz. Yolculuk yapmayı yapmamayı
herkesten çıkt bunu bulduk ya. Bunu
bulduktan sonra bu fiilin köküne
bakıyorsun. Yap. Ardından ne almış? Ma
eki almış. Ma eki işte buradaki ek. O
zaman bu isim fiil diyoruz. Öğretmenin
ders anlatış tarzına bayılıyorum.
Bayılıyorum dikdörtgen içine alıyorsun.
Tamam yüklemi bulduk. Sonra bakıyor
öğretmenin ders anlatış anlatmayış. Hah
bunu hemen yuvarlak içine alıyorsun. Bu
fiilimsimiz anlatmak kökünden sonra ış
eki almış. Mayışmaktaki ış ekini almış.
O zaman bu da yine isim fiil diyorsun.
Okumak en büyük tutkusudur. Şimdi
tutkusudur. Aslında bu cümlenin yüklemi
en büyük tutkusudur da sen bunun
tutkusudur da diyelim ki bunu buldun.
Bak bazen yüklem çekimli fiil de
olmayabiliyor. Gördüğün gibi bunlar
çekimli fiil. Sever. Bu da çekimli fiil.
Ama bu çekimli fiil değil. Niye? Çünkü
bu yani isim. Bunun tutku diye bir fiil
olmaz. Şimdi okumak kelimesine
bakıyoruz. Oku kökü. Tamam. Okumak
okumamak da diyebiliyoruz. Mami eki
alıyor. Aynı zamanda mayışmak eklerinden
mak ekini almış. O zaman biz buna isim
fiil diyoruz. Demek ki önce fiilimsiyi
buluyoruz. Lokomotifi bulduktan sonra
fiilimsiyi yuvarlak için aldıktan sonra
hani fiilimsi yuvarlak. Hani yuvarlak
böyle bir öyle bir böyle diyorsun ki
nasıl yani bu yapmayı yapmamayı fiil
falan isim kafan karışmasın. Bunu
aldıktan sonra diyorsun ki kardeşim ben
köküne bakarım. Kökünden sonra ma eki
gelmiş isim fiil, ış eki gelmiş isim
fiil mak eki gelmiş isim fiil diyoruz.
Bazı kelimeler bu çıkmamış mesela LGS'de
şimdiye kadar ama yine de bilelim. Bazı
kelimeler fiilim sözelini kaybedip
kalıcı isim oluyor. Dondurma. Dondurmama
diyemezsin artık. Artık ice cream bitmiş
gitmiş artık.
&gt;&gt; Dondurma diyebiliriz ama
&gt;&gt; ya o konuda diyemez. O dondurma
bildiğimiz bizim vanilyalı, karamelli,
çilekli, frambuazlı falan. O başka bir
şey yani. Gözleme, peynirli, çikolatalı
diye.
&gt;&gt; Geçen çikolatalı gözleme gördüm. Şok
oldum ya. Adam çikolatalı gözleme
satıyor.
&gt;&gt; Peynirlisini biliyorum, patateslisini
biliyorum ama çikolatalı da olmaz
kardeşim. Yani
&gt;&gt; menemenli gözleme.
&gt;&gt; Bak bu da olur yani. Ama tutar yani
mantıklı tutar. Açalım. Yağış, yağmayış
olmuyor artık. Sarma, dolma,
zeytinyağlısı mesela kesinlikle olma.
Zeytinyağlı sarmama yaptı. Annem ne
diyorsun? Deli misin? Der annen sana
uçurtmama oynayacağız bugün. Olmuyor.
Bunlar artık kalıcı olsunmuş. Bir de MM
m olumsuzluk eki. Bak hatırlarsan
fiilimsilerde m olumsuzluk eki falan
demiştik ya. Burada da bir ma var.
Onunla karıştırmamak için dikkat
edeceksin. Bak şimdi sunucular birkaç
dakika içinde konuşma yapacaklar. Bak
buradaki konuşma Tonguç Eladım benim bu
artık fiilimsi ama lütfen daha fazla
benimle böyle konuşma.
&gt;&gt; Of korktum mu ya?
&gt;&gt; Bak burada böyle konuşma diyor. Bu işte
çekimli fiil. Bu cümlenin sonunda
olmazsa olmaz olan kelime. Geldik sıfat
fiili. Bu da yine mamel olmu
yapılabiliyor. Zaten bütün fiilimiz. Bu
&gt;&gt; ne hocam böyle ya? Burada zor bir örnek
koyduk. LGS senesinde zor örnekler gel.
&gt;&gt; LGS uzun mu çıkıyor hocam böyle?
&gt;&gt; LGS'de bazen bu tarz sorular
gelebiliyor. Birazdan zaten canlı
testimizde ve kızlar erkekler yarışması
da seçici sorular koyduk. Orada
göreceksiniz ama
&gt;&gt; hocam LGS'de kelime sayısı en fazla
Türkçede mi hocam?
&gt;&gt; En fazla fende. En fazla fende. Sadece
2024'te Türkçede biraz fazla oldu ama
şimdiye kadar 2018 19 20 21 22 23'te fen
her zaman geçti. Çünkü fende öğrencileri
eee böyle güncel deneylerle yorum
yamultucu pardon yamultucu böyle yoruma
dayalı sorularla yormak istiyorlar.
Artık bunun dikkatsini istiyorlar.
Esasında ne istiyorlar biliyor musun?
Songcak çok önemli bir şey söyleyeceğim
şu and ekr
&gt;&gt; öğrencilerin belasını
&gt;&gt; hayır öyle bir şey değil. Öğrenciler
maalesef günümüzde artık ekran bağımlısı
oldular. Yani şöyle herkes YouTube'da,
Instagram'da, WhatsApp'ta falan filan
hep bunlar bağımsınız.
&gt;&gt; Ben de bağımlısım maalesef bu. Ama ben
artık
&gt;&gt; benim annem babam da bağımlı.
Herkes bağımlı. Ama şöyle bir şey var.
Bizim çocukluğumuzda biz biraz daha
şanslıydık. Bunlar yoktu. Biz kitap
okuduğumuz zaman keyif alıyorduk.
Satırların arasında kaybolduğumuz zaman
hayal kurabiliyorduk. Ama şimdi
öğrenciler şunu görünce of aman sıkıldım
diyor. Niye? Çünkü shortslar
shortslardan, videolardan geldiği için
bu ona zor geliyor. Milletin Bakanlığı
bunu keşfetmiş. Hım. Madem onlar
sıkılıyor o zaman biz de uzun uzun
paragraflar soralım. Türkçeye. Türkçeye
koyun. İnkılap tarihine de fene de uzun
uzun paragraflar koyun. Eğer öğrenci
ekran bağımlısıysa, akıllı telefonlarla
sürekli vakit harcıyorsa ve sürekli
olarak Fortnite, Valorant falan filan
böyle sürek
&gt;&gt; yani tüm öğrenciler tüm böyleyse sıkıntı
yaşasınlar istiyor ama kitap okuyorsa
ederim, kitap okuyorsa paragraf sorusu
çözüyorsa ve aynı zamanda bu tarz uzun
paragraflardan sıkılmıyorsa başarılı
olsun istiyordu. Hiçb öğrenci.
&gt;&gt; Hayır evladım ekran süremizi azaltırsak
biz o başaran öğrenciler kısmına
girebiliriz. Onu da söylemek istiyorum.
Şimdi sıfat fiiller mame ile olumsuz
yapılabiliyor dedik. Ardından da an esi
mezar dikecekmiş şekklerinden birini
alacak. Şimdi biz yine böyle bir cümle
geldi. Böyle bir paragraf geldiği zaman
ne yapacağız? Taktiğimiz aynı kardeşim.
Ben önce lokomotifi bulurum. Sonra
geriye kalanlardan mamki alanlara dikkat
ederim. Şimdi mahallenin en eski
evlerinden biri bahçesindeki sararmış
yapraklarla sonbaharın gelişini haber
veriyor gibiydi. Şimdi bak haber veriyor
gibiydi. Bunu dikdörtgen içine aldık.
Devam ediyoruz. Bak sarmış sararmamış.
Bak mış eki almış sıfat fiil. Geliş
gelmiş bu iş eki almış. Bu isim fiil.
Bak bu sıfat fiil ama bu isim fiil
oluyor. Tongçğum bahçe duvarına
yaslanmış eski bir bank. Yıllar önce
burada oturmuş insanlardan kalan anıları
saklıyordu sanki. Bak saklıyordu yine
yüklemimiz. Tamam. Yaslanmış yaslanmamış
anası mezar dikecekmiş eki almış. Sıfat
fiil. E oturmuş oturmamış anası mezar
dikecekmiş eki almış sıfat fiil. Kalan
kalmayan an eki almış sıfat fiil.
Gidiyoruz. Bu kadar basit. Bu arada şu
çekimli fiilleri ben yine dikdörtgen
içine kırmızıyla alayım ki kafan
karışmasın. Rüzgarın savurduğu kurumu
yapraklar kaldırım boyunca sürüklenerek
yolunu bulmaya çalışıyordu.
Çalışıyorduyu ben yine dikdörtgen için
alıyorum. Zaten yor eki alanlar hep hep
lokomotir. Hep fiildir. Yani yor eki
alan bir fiilimsi olamaz.
&gt;&gt; Bak mayışmak isim fiil eki. Anası mezar
dikecekmiş sıfat fiil eki. Kenyala asiye
maden dağıda inceyip arakladıkça zarf
fiil eki.
&gt;&gt; Hiç yor yok. O zaman yoru görünce
yapıştır fiil ve en çok da yor fiil
kullanılır. Rüzgarın savurduğu
savurmadığı dık eek almış sıfat fiil.
&gt;&gt; Kurumuş kurumamış.
&gt;&gt; Harikasın sıfat fiil.
&gt;&gt; Kaldırım kaldırmadım
&gt;&gt; olmaz.
attın artık yani boyunca boymayınca öyle
bir şey yani. Olmaz.
&gt;&gt; Sürüklenmeyerek.
&gt;&gt; Ha bu oldu. Sürüklenerek
sürüklenmeyerek. Ama bu erek eki aldığı
için bu zarf fiili oluyor Tonguçum.
Bulmaya bulmamaya bu da ma eki aldığı
için bu da isim fiili oluyor Tonguçum.
Biz sıfat fiilleri buluyoruz. Yoldan
geçen geçmeyen bu sıfat fiil anek almış
bir adam. Elindeki basonla yürürken
yürümezken, ırken, bu zarf fiil eki.
Durup durmayıp zarf fiil eki. O evin
çatısından sarkan sarkmayan anek almış.
Ufak kaç tane var hocam?
&gt;&gt; Kırık feneri izledim. izlediği yine ben
dikdörtgen için aldım. Neden? Çünkü bu
lokomotifimiz yüklemiş.
&gt;&gt; İlk başta lokomotifi bulmadan yaptınız.
&gt;&gt; Evet bu sefer hata yaptım. Özür dilerim.
Adaletten kaçılmak pardon.
&gt;&gt; Burada hata yaparsam hatamı kabul edem
ama ar hani hızlandıkça siz de bulmaya
gerek duymayabilirsiniz. Bu sokaktan
geçen herkesin fark edeceği bu ev
zamanla mahallenin simgesi haline
gelmişti. Yine bu sefer lokomotifi
buldum. Hata yapmadım. Geçen geçmeyen en
eki almış. Edeceği etmeyeceği sıfat fiil
eki almış. Başka da yok. Bu kadar basit.
Dolayısıyla buraya da geçene sıfat.
&gt;&gt; Zamanla da maa eki var.
&gt;&gt; Yok.
&gt;&gt; Zaman
&gt;&gt; yok. Evladım yok ana yok olmuyor
abartmaya gerek yok ama
&gt;&gt; mahallede de
&gt;&gt; yok evladım sakin.
&gt;&gt; Beynim yandı hocam.
&gt;&gt; Yanan yanmayan beyin. Şimdi sıfat
fiiller burası biraz detaylı bir bilgi.
Bunu eski bir teokta sordukları için ne
olur ne olmaz diye öğretiyoruz ama LGS
çıkmadı. Sıfat fiiller zamanla sıfat fi
sıfat tamlaması oluşturuyor ve bazen
zamanla önlerindeki ismin yerine geçip
adlaşmış
sıfat fiil olabiliyorlar. Bunun ne
olduğunu hemen öğretelim. Sonra da
kaçalım. Bak şimdi.
&gt;&gt; Of çok zormuş ya bu.
&gt;&gt; Yok hiç korkma. Bak şimdi sanatçının son
şarkısını beğeniyorum. Şimdi dikdörtgen
&gt;&gt; beğeniyorum, yüklem.
&gt;&gt; Beğeniyorum, yüklem. Bulduk. Burada
fiilimiz var mı? Tonguç evladı benim.
&gt;&gt; Eee, yok.
&gt;&gt; Sanat maçın yok. Bu da değil. Bu da
değil. Bu da değil. Burada burada
fiilimiz yok zaten. Geç.
&gt;&gt; Sanatçının beğendiğim şarkıları var.
Varı yine dikdörtgen içine aldım. Tamam.
Çok güzel. Burada bak films var.
Beğendiğim, beğenmediğim. Şimdi bu dik
eki anası mezar dikecekmişteki dik eki
ve bu bir sıfat fiil. Ve sıfat fiiller
genellikle sıfat tamlaması oluşuyor. Bak
şöyle göstereyim. Beğendiğim şarkılar.
Görüyor musun? Bak beğendiğim. Bu bir
sıfat tanlaması. Buna biz sıfat
tamlaması diyebiliyoruz. Sıfat tamlaması
diyoruz ama bazen beğendiğimi siz de
dinleyin demiş ya. Beğendiğim şarkıları
size dinleyin demek istiyor. İşte bu
artık önündeki isim düştüğü için biz
buna Tonguç evladım benim adlaşmış sıfat
fiil diyoruz. Bunu nasıl bulacağız?
Diyeceksin ki kardeşim beğendiğim
şarkılarda bir tamlama var. Yani bir
erkek bir de kadın var. Bu bir tamlama.
Bunlar bir çift olmuş. Ama bu tek başına
bunun yanında arkadaş
&gt;&gt; yani boşanmış veya ayrılmış. Neyse bir
şey ya dul mul ne diyorsun evladım?
Bekar.
&gt;&gt; Bekar. Ha bekar. O zaman bu adlaşmış
sıfat fiil oluyor.
&gt;&gt; Siz bekar mısınız hocam?
&gt;&gt; Ben ne diyorsun lan? Özel hayatımla
alakalı burada açıklama yapamam
maalesef. Magazine. Hayır.
&gt;&gt; Yakalandınız.
&gt;&gt; Yakalandık. Şimdi bazı kelimeler films
özelliğini kaybedip kalıcı isim
olabiliyorlar. Dolmuş yazar giyecek
çizer döner. Mesela sen dönerce gidip
abi bana iki tane iki porsiyon dönmez
ver diyemezsin. Adam deli misin der
yani.
&gt;&gt; Adam vurur abi.
&gt;&gt; Kap ne diyorsun bana? Tereyağlı dönmez
ver abi bir tane böyle bir şey yok.
Döner artık kalıplaşmış. Fiilden
türeyerek sıfat görevinde kullanılan her
kelime de fiilim. Mesela çalışkan
öğrenciler diyorsun ya çalışkan
çalışmaktan çalışkan. Bu bir sıfat doğru
ama çalışmakan diyemiyorsun. Ama çalışan
çalışmayan diyebildiğin için m eki
alabildiği için işte biz buna sıfat
fiili diyoruz. Dolayısıyla fiilimselerin
en büyük özelliği m eki alabilmesi. Zarf
fiili de geliyoruz artık bitiriyoruz.
Bundan sonra da
&gt;&gt; hep aynı şeyi söylüyorsun hocam.
&gt;&gt; Yok evladım gerçekten bitiyor. Bak şöyle
göstereyim. Bir türlü
&gt;&gt; bak bak bak. Burada yazılı sorusu ve
artık kızlar erkekler görüyor musun? Aa
senin en sevdiğin şey. Hadi bakalım.
Burada mame ile onus yapıs kız erkekler
challenge'ını hepiniz seviyorsunuz
biliyoruz. O yüzden çok güzel sorular
koyduk. Çok kazık sorular koyduk. Şimdi
&gt;&gt; teşekkür ediyorum.
&gt;&gt; En en zor sorularımızı hazırladık. Şaka
şaka. Mam ile onu yapılabiliyor. E zaten
bu kesin bu fiks ya. Bu artık bunu
söylemene gerek yok hocam diyorsunuz.
Sinirlendiğinizi hissediyorum yani.
Tamam hocam m anladık artık ama zarf
fiilin çeşidini anlamak için de işte
arak eki, ken eki, ınca eki, dıkça eki,
alı, ır, mez, madan. Hocam bu ekleri
ezberlemek zorundayım. Hayır,
&gt;&gt; sı yok
&gt;&gt; yok. Yok. Burada yapacağın şey şu. Şimdi
yüklemi buldun ya lokomotifi. Yükleme
sorulan nasıl veyahut da Tonguçum ne
zaman soruları bize zarf fiilleri
buluyor. Ya da mayışmak ve anası mezar
dikecekmiş eklerinin haricindekiler bize
zarf fiili buluyor. Bak şimdi olanları
duyar duymaz seni aradık. Şimdi aradığı
bulduk. Tamam. Duyar duymaz. Ne zaman
duyar duymaz aradık? Irmez eki şair
kullandığı imgeleri anlata anlata
bitiremiyor. Bitiremiyor. Yüklem anlata
anlata. Nasıl bitiremiyor? Anlata
anlata. Bak burada
&gt;&gt; anlatmaya anlatmaya diyebilirim.
&gt;&gt; Olabiliyor. Evet. Burada kullandığı diye
sıfat fiil ama bir zarf fiile
odaklanalım. Eski günleri hatırladıkça
özlemi artıyor. Yüklem hatırladıkça
hatırlamadıkça. Sesim kısıldı artık ya.
Hatırladıkça hatırlamadıkça
diyebiliyoruz. Bu da ne zaman?
Hatırladıkça hatırlamadıkça bu da yine
zarf fiil oluyor. Şimdi burası önemli
Tonguçum. Bu da çıkmış sınavlarda
gelebilir. Zarf fiil cümleye ne zaman
sorusuna cevap veriyorsa zaman, nasıl
sorusuna cevap veriyorsa durum ve neden
sorusuna cevap verebiliyor. Bak şimdi
güneş batınca herkes sıfıraya oturdu.
Bak burada ne zaman sorusuna cevap
verdiği için Tonguçadım benim burada
güneş batınca ne zaman sorusuna cevap
verdiği için zarf fiil burada zaman
anlamı katmış. Tüm zorlukları aşarak
geldim buralara. Bak oturdu yüklemini
bulmuştuk. Burada geldim yüklemini
bulduk. Aşarak aşmayarak. Burada da
nasıl sorusuna cevap verdiği için burada
da durum anlamı katmış. Dongç şiiri
eline kağıda bakmadan okudu. Okudu
yüklemimiz nasıl okudu? Bakmadan okudu.
Bu da yine durum anlamı katmış çünkü.
Nasıl sorusuna cevap veriyor. Annem
sofrayı hazırlarken kapız çaldı. Ne
zaman? Sofrayı hazırlarken. Bak yine
burada da zaman anlamı katmış. Yani ne
zaman sorusuna cevap. Yani buradaki
dikkat edeceğen şey şu. Ne zaman
sorusuna cevap veriyorsa zaman anlamı
katmıştır. Nasıl sorusuna cevap
veriyorsa durum anlamı katmıştır. Şimdi
bir de yazılıda çıkabilecek soruya
bakalım. Burada çok güzel saç
çalıyorsun. Tebrik ediyorum seni. Şimdi
zaten burada yazılılarda bize ya bundan
bul diyorlar ya bu örnekten bul diyorlar
ya da ne yapıyorlar biliyor musun?
veriyorlar. Çeşidini bulanı istiyorlar.
Yani bu dizelerde geçen aşağıdaki
fiilimselerin türlerini yazınız demiş.
Şimdi fiilimsinin türünü nasıl
buluyorduk Tş yelim? Önce köküne
bakıyorduk. Anlayan fiilinin kökü nedir?
&gt;&gt; Anlamayan. Anlamak pardon
&gt;&gt; anlamak. Evet.
&gt;&gt; Kaçıyor.
&gt;&gt; Matematiğe bağladım hocam.
&gt;&gt; Deliren. Şimdi anlamayan dedin ya
anlamak kökü. Ondan sonra an eki almış.
Sence an eki?
&gt;&gt; Anası mezar dikecekmiş. Sıfat fi
&gt;&gt; işte bu kadar süper zekasını tanış.
&gt;&gt; Ne kadar süper zek hocam? Kolay
sorularla çok başarılıyım.
&gt;&gt; Kolay sorularla başarılı. Bunu hepimiz
biliyoruz. Şimdi sarınca sarmayınca
tamam bu bittik. İnce eki sarmak fiili
ınce eki almış. Şimdi mayışmakta ınce
yok
&gt;&gt; ince k
&gt;&gt; anası mezard keçmişte de yok.
&gt;&gt; Ken as ince maden dağı aynen. O zaman bu
da yine zarf fiil oluyor. Tongçadım
benim. Devam ediyoruz. Sen de güzel saz
çalıyorsun bu arada. Saz mı gitar mı bu
yoksa kemençe mi?
&gt;&gt; Şey bu hocam elektro gitar.
&gt;&gt; Vay havalısın. Güzel.
&gt;&gt; Yok biliyor mus saz ya?
&gt;&gt; Metalika. Şimdi yarınca yarmayınca bak
yine yağmak kökümüzceki. E zaten
yukarıda zarf fiilse aşağıda başka bir
şey olacak hali yok. Bu da yine zarf
fiil.
Akaya bak. Akmak kökümüz akmak. Ma eki
almış. Mayışmaktaki ma. O zaman isim
fiil diyoruz.
&gt;&gt; Basit bir şey ya.
&gt;&gt; Evet. Şimdi sorularımıza geçeceğiz
mükemmel bir şekilde. Herkes hazırsa
arkadaşlar kızlar erkekler
challenge'ımız başlıyor. Bugün çok güzel
sorular seçtik. Hemen bu kızlar
erkekleri alıyorum kenarı ve ilk
sorumuzla başlıyoruz. Sol şeyadım benim.
Burada şimdi demiş ki eee bu metinde
geçen altı çizili sözcüklerden hangisi
fiilimsi değildir? demiş.
&gt;&gt; Ne yazalım hocam?
&gt;&gt; A B CD yazmayın. Kelimeyi yazın.
Yaşayan, yaparken, yerleşim ya da
karıştırarak yazın. Şimdi başlıyoruz.
Bak zaten takdimiz neydi? Çok basit bir
taktiğimiz vardı. M olumsuz ekini alması
lazımdı. Şimdi bak çok basit. Yerleşim
kelimesi yerlemeşim fetik patladık.
Böyle bir şey olmuyor. Zaten bu olmuyor
ama yaşayan yaşamayan oluyor. Yani sıfat
fiil an eki almış. Yaparken, yapmazken
oluyor. Yani zarf fiil, ırken eki almış.
Karıştırarak karıştırmayarak oluyor. Bak
yani arak eki almış. Dolayısıyla bu bir
zarf fiil. Bu bir zarf fiil. Bu da bir
sıfat fiil. An eki alan. Ama yerleşim.
Ya kardeşim bu zaten mami eki almıyor. O
yüzden cevabımıza Ceyhun seçeneği
diyebiliriz. Yani yerleşim kelimesini
yaz. Zeynep Meşe.
&gt;&gt; Zeynep Meşe sayesinde hemen Zeynep
Meşe'nin ismini buraya yazıyorum. Tabii
ki de Zeynep kız olduğu için Zeynep'in
ismini böyle havalı yazalım. Soy ismini
yazmayalım. Sade
&gt;&gt; Evet. Böyle erkeklere de güzel yazmaya
çalışacağız. Zeynep'i yazdık buraya.
Zeynep Meşe'yi ve kızlar 1-0 öne
geçtiler ama daha çok soru var. Şimdi
demiş ki bu metinden olan cümlelerin
hangisinde fiilimsi kullanılmamıştır
diyor.
&gt;&gt; Hocam aslında bir sürü arkadaşımız
vardı.
&gt;&gt; Aferin. Burada Tonguç elmeelim. Eğer A
ise 1, B ise 2, C ise 3, D ise 4
yazmanızı istiyoruz. Şimdi güz yorgun
dolmuş bir yürek taşıyor. Senin gibi.
Şimdi yüklemi buluyoruz. Taşıyor.
Yüklemden sonra geriye kalan
kelimelerden mamken dolmuş dolmamış
burada var. Camına çarpıp duruyor
hikayelerini. Duruyor yüklem. Çarpıp
çarpmayıp burada da var.
düşecek yine ağaçların dilinden
kelimeler. Bu cümlenin yüklemi kelimeler
değil. Ağaçların haikasın süper zekisin.
Ağaçların dilinden kelimeler yine
düşecek. Düşeceği bulduk. Sonra mami
arıyorum.
&gt;&gt; Yok o zaman üçte yok.
&gt;&gt; Rüzgar tozunu üfleyecek geçmiş günlerin
&gt;&gt; üfleyecek cüklem.
&gt;&gt; Harikasın. Rüzgar geçmiş günlerin tozunu
üfleyecek. Geçmiş geçmemiş de yine sıfat
fiilimiz. Bak mi eki sıfat fiil, ıp eki
zarf fiil. Muş eki sıfat fiil. Ama 3te
ecek eki var ama o önce lokomotifi
bulacaktık. Lokomotifi bulunca cevabın C
olduğunu görüyoruz.
&gt;&gt; Ömer ikinci bildi hocam.
&gt;&gt; Vay bu sefer de erkeklerde de Ömer
ikinci dedi ki bir dakika hoppala dedi.
Biz de
&gt;&gt; hocam 4 diyen, 2 diyen arkadaşlarımız
oldu. Mesela Ecrin Çelengi ifşalayalım.
4 dedi. Mustafa Ömer 4 dedi. Şimdi
sevgili Mustafa, sevgili Ecrin bu zaten
zor bir soru. Bir kere üzülmenize gerek
yok. Zaten LGS sürecinde ne kadar çok
hata yaparsanız o kadar iyi. Hatta yapı
öğreneceğiz. İyi yaptınız yani. Hatta
yapanları tebrik ediyoruz. Alkışlıyoruz.
Bütün hata yapanları gerçekten yok.
Çünkü neden çünkü neden? Hata yaptı.
Bunun doğrusunu öğrenecek ve bir daha
yapmayacak. Doğru yapan belki balı
balıla yaptı. Belki attı tuttu ama hata
yapan ay bu buymuş falan diyecek ve
öğrenecek. Yani dikkatli olacak diyoruz.
Şimdi tabii ki doğru yapanları tebrik
ediyoruz. Bu arada aşağıdaki cümlelerin
hangisi birden fazla fiilimsi
kullanılmıştır? diyor. Şimdi burada eğer
cevap A ise soğanları, B ise kırmızı, C
ise kitap, D ise çuvalları yazmanızı
istiyoruz arkadaşlar. Başlayalım. Şimdi
soğanları iri iri doğrayıp tenceredeki
yağda kavurdu. Of acıktım ben de.
Kavurduu dikdörtgen içine alıyorum.
Soğan soğmayan alakası yok. İri iri
doğrayıp doğramayıp tenceredeki yağ.
Tamam orada bir tane var. Bu gitti.
Kırmızı kart gören futbolcu hakeme uzun
süre itiraz etmiş. İtiraz etmek
lokomotifimiz kırmızı kart. Gören
görmeyen futbolcu hakeme uzun süre
burada da bir tane var. Devam ediyoruz.
Kitap okumayı çok sevdiğinden gününün 3
saatini kitaplar ayırıyordu. Ayırıyordu.
Dikdörtgenin içine aldık. Okumayı,
okumamayı, sevdiğinden, sevmediğinden.
Aa, burada iki tane var. Oh, sevindim.
Cevap C olabilir ama D''ye de bakalım.
Atlamıyoruz. Kefal gibi. Çuvalları
kamyona yüklerken hiç kimse bana yardım
etmedi. Yardım etmedi. Dikdörtgen içinde
çuval, kamyon yüklerken, yüklemezken
başka yok. Tamam o zaman burada
cevabımız Ceyhan seçeneği oluyor. Kim?
&gt;&gt; Hocam o kadar hızlı biliyorlar ki
arkadaşlarımız. Şevval, kalp. Şevval 3
nokta, 4 nokta sonra da kalp.
&gt;&gt; Şimdi ben Şevval yazacağım sonra da kalp
çizeceğim. Artık onu kendisi bilsin.
Yani Şevval 4.5 nokta. Onları kendisi
hesaplayacak.
&gt;&gt; Hocam acayip rekabet var yalnız bu
arada.
&gt;&gt; Evet. Ezeli rekabet. Fenerbahçe
Galatasaray rekabeti mintoş bir rekabet.
Kızlar erkek dünyanın en kuruluşundan
itibaren yani en büyük rekabet yani.
Başlıyoruz.
&gt;&gt; Siz de yaşıyorsunuz.
&gt;&gt; Ben de yaşıyorum. Evet. Hazreti Adem ve
Haz Havva'dan beri var bu rekabet. Şaka.
Şimdi geldik buraya. Aşağıdaki
cümlelerin hangisinde farklı türde
fiilimsi kullanılmıştır diyor. Şimdi
cevap A ise çocuklar, B ise sınava, C
ise öyle, D ise buradan diyeceğiz.
Bakalım. Şimdi çocuklar okula gelen yeni
öğretmeni çok sevdi. Şimdi sevdiği
dikdörtgen içine aldım. Fiilimsiyi
buldum. Gelen gelmeyen N2 almış sıfat
fiil. Tamam bu güzel. Sınava bu yıl
hazırlanamayan Ömer seniye
hazırlanacakmış. Hazırlanacakmış
dikdörtgen içine aldık sınav. Bu arada
LGS'ye bir seneye hazırlanamıyorsunuz.
Bu sene hazırlanabiliyorsunuz. O yüzden
bu başka bir sınavdan bahsediyoruz.
Sakın karıştırmayın. Bu yıl
hazırlanamayan, hazırlanan
hazırlanamayan an eki almış sıfat fiil.
Tamam. Öyle güzel bir çocuk ki herkes
onu sevmek ister. İster dikdörtgen içine
aldık. Öyle güzel çocuk. Herkes onu
sevmek sevmemek mek eki almış. Ha bu
mayışmak eki. O zaman bu isim fiil.
Cevabımız muhtemelen C. D'ye bakalım.
Buradan başka gidecek yeri yok. Yok.
Dikdörtgen içine aldığım bak dikdörtgen
içine aldığım yok kelimesi yüklem ama
fiil değil. Ona dikkat edin. Ama yüklem
sonuç lokomotif buradan başka gidecek
gitmeyecek. Ecek eki almış. Anası mezar
dikecekmiş sıfat fiil. Bak mezar dikecek
sıfat fiil. An esi mezar dikecek sıfat
fiil. En esi mezar dikecek sıfat fiil.
Ama bu mayışmak isim fiil olduğu için
cevabımız C oldu.
&gt;&gt; Hocam acayip bir rekabet var. Harun
bildi bu sefer de.
&gt;&gt; Of gerçekten Real Madrid Barcelona gibi
burada.
&gt;&gt; İlko bildi hocam. Ondan sonra bir sürü
arkadaşımız bildi aslında.
&gt;&gt; Harun helal olsun.
&gt;&gt; İbrahim mesela çocuklar dedi hocam.
İfşalayalım İbrahim maalesef. Aferin af
İbrahim alkışıyoruz. Niye? Hata yapan
arkadaşımız şimdi anlayacak ki ya ben
nasıl böyle bir hata yaptım ya? Gelen
sıfat fiil. E bu da sıfat fiil. Bu da
sıfat fiil. Bana farklı olanı soruyor
diye dikkati da almış.
&gt;&gt; Hidel Akbıık doğru bilmiş. Polen doğru
bilmiş. Cavit Kökçü doğru bilmiş. Hocam
birçok arkadaşımız doğru bilmiş.
&gt;&gt; Mükemmeller sınıfı. Devam ediyoruz.
Yukarıdaki numaralanma cümledin
hangisinde diğerlerinden farklı türde
fiilimsi kullanılmıştır diyor. Beraber
bakalım. Şimdi eee cevabımız A ise 1, B
ise 2, C ise 3, D ise 4 diyeceğiz
arkadaşlar. Şimdi kitabı okuyup
kütüphaneyi teslim etti. Teslim ettiği
dikdörtgen içinde okuyup okumayıp ıp eki
almış zarf fiil. Buraya ZF yazıyorum.
Ardına baka baka yanımdan ayrıldı.
Ayrıldığı yüklem için aldık. Tamam. Baka
baka bakmaya bakmaya zarf fiil. A aa
zarf fiil. Tamam. Birisi konuşunca onu
dikkatlice dinlerim. Dinlediğimiz
dikdörtgen içine aldım. Dikkatlice
konuşunca konuşmayınca ınca iki almış.
Zarf fiil. Tamam. Devam ediyoruz.
Yapılan hiçbir iyelik karşılıksız
kalmıyordu. Kalmıyordu. Dikdörtgen
içinde yapılan yapılmayan ana eki almış.
E şimdi an eki anası mezar dikecekmiş. O
zaman bu sıfat fiil. Demek ki biz 4
yazmamız lazımdı. Okuyup ıp eki almış.
İp kenyalasi ip. Akı ak aa zarf fiil
konuşunca zarf fiil. Yani nasıl teslim
etti okuyup nasıl ayrıldı baka baka ne
zaman dinlerim konuşunca. Bak bunlar ne
zaman nasıl sorusuna cevap veren zarf.
Ama bu anek almış sıfat fiil olduğu için
cevabımız Denizli oluyor. Ezeli
rekabette Zeynep Şevval 2-0 yapmıştı.
Erkeklerde Ömer Harun 2-2 yaptı. Şimdi
de eee
&gt;&gt; İbrahimde hocam.
&gt;&gt; Oo erkekler yıllar sonra öne geçiyor.
İbrahim'in golüyü.
&gt;&gt; Bu arada hocam şeye de bakıyoruz. Eee
sallan bakıyoruz arkadaşlar. Maalesef
&gt;&gt; İbrahim mesela sallamadı. Sadece 4 dedi
ve durdu.
&gt;&gt; Aferin İbrahim. Sallayan arkadaşlara
maalesef acımıyoruz arkadaşlar. Şimdi
geldik zoruna mı gitti diyebiliriz.
Zorunuza gidebilir.
&gt;&gt; Sabıka kaydı alıyoruz hocam.
Zoruna gitti derken bu zoru bankasıan
gelen bir soru. Gerçekten kaliteli bir
soru
&gt;&gt; ne hocam cevap olarak?
&gt;&gt; Cevap olarak hemen hemen söylüyorum. A
ise pardon A ise eee bu tut şey
olmayabilir ama bakalım. Evet doğru.
Şimdi son A ise son B ise projesi. C ise
evin D ise köydeki diyeceğiz. Bakalım
şimdi böyle fiilimsiz soruların ya da
dibik sorularının üstete bilgi verirler.
Bunları okumanıza gerek yok esasında.
Burada size anlatır ama siz zaten
biliyorsanız isim fiil kullanılmıştır
diyor. Mayşima 2 eeki alan bir fiilimsi
bulacaksın. Son günlerde meydana gelen
aşırı yağış sebebiyle barajında biriken
suyun talihesi için gereken tedbir
alındı. Şimdi tedbir alındığı dikdörtgen
için aldım. Gelen gelmeyen sıfat fiil.
Eee, Dicle barajı biriken birikmeyen
sıfat fiil gereken gerekmeyen sıfat
fiil. Yağış artık kalıplaşmış. Yağmayış
diyemeyiz. Yani bu filmsi özelliğini
kaybetmiş. O zaman burada sıfat fiiller
var ama isim fiil yok. Projesi hakkında
her ay öğretmene danışmaya gelirdi.
Gelirdi dikdörtgenin içinde danışmaya,
danışmamaya. Ha bu ise bak bu danışmaya
git danışma değil yani resepsiyona git
danışmaya gitteki danışma değil bu
danışmaya soru sormaya gelir diyor. Bu
hala fiilimse özelliğini koruyor. Mami
eki alıyor. O zaman bu isim fiil
arkadaşlar cevabımız Bursa gibi duruyor
ama devam edelim. Bunlar sıfat fiildi.
Evin maharetli kadınları düğünden bir
gün önce toplanıp büyük bir tencere
dolma sardılar. Sardılar. Tamam.
Toplanıp toplanmayıp ıp eki almış zarf
fiil. Dolma. Dolma kelimesine fiilimse
diyebilir miyiz sonuç eladi benim?
&gt;&gt; Diyebiliriz hocam.
&gt;&gt; Diyemeyiz. Dolma artık zeytinyağlı
dolma. Dolmama olmuyor.
&gt;&gt; Anne dolmama verir misin?
&gt;&gt; Dersen annen sana vermez. Sarma. Anne
bana zeytinyağlı sarmama yapar mısın?
Böyle bir şey olmaz. Bu artık
kalıplaşmış. Bu fiilimsi değil. Köydeki
gençler ellerine kazma, kürek alıp karla
kaplı yolu açtı. Şimdi açtı. Tamam.
Karla kaplı alıp almayıp filmimsi ama
kazma. Kazmama diyemezsin artık. Bu
kazma normal hepimizin tanıdığı kazma
olmuş. Yani bu olmaz artık. Kalıplaşmış.
O yüzden cevabımız projesi yazan Bursa
seçeneği olacaktı. Hocam Zeynep bildi
aslında ama Şevval de bildi. O
arkadaşlarımız zaten olduğu için. E
ondan sonra Mirza'yı gördük hocam ama
Mirza bütün şıkları yazdığı için elendi.
Kara listeye girdi. Şimdi de hocam hemen
polis verim. Mirza kaç telefon? El
&gt;&gt; Nüket.
&gt;&gt; Nüket Elmacı arkadaşımız sadece
projesini söyleyerek doğruyor.
&gt;&gt; Tebrikler. Nüket böylece kızların da
beraberliği yakalamasını sağladı. Nüket
elmacı. Şuraya elma çizersem o anlar.
Şöyle elma yapıyorum. Şuraya bir de cı
yazıyorum. Elmacı.
&gt;&gt; Gerçekten kızlar iyi gidiyor hocam.
Şimdi devam ediyoruz. E artık zor
sorularda dinamo plusayız.
&gt;&gt; Fiilimsilerin fiil gibi olumsuz
yapılabilir ama fakat bu sözcükler fiil
gibi çekimlenemez. Bu açıklamaya göre
aşağıdaki cümlelerin hangisi altı çizili
sözcük fiilimsidir diyor. Bakalım.
Nemrut Dağına çıktık. Ha cevabı şey
yapıyoruz. Hangisi fiilimsir diyor. Eee
e cevabımız A ise Nemrut, B ise yaşlı, C
ise bulaşıklar, D ise annem diyeceğiz.
Tamam mı Tongçğum? Nemrut Dağı'na çıktık
ve güneşin doğuşunu seyrettik. Şimdi
bak, Nemrut Dağı'na çıktık deyince cümle
bitebiliyor. Cümle rahatlıyor. O zaman
bu lokomotif. O zaman bu çekimli fiil.
Tonguçum yaşlı adam oyuncağı elinden
alınmış bir çocuk gibi hüngür hüngür
ağladı. Ne yapıyorsun ya? Niye
ağlıyorsun? Neyse ağladı yüklemimiz.
Tamam. Yaşlı adam olunca elinden alınmış
alınmamış. Bak yüklemden sonra yani
lokomotiften sonra mami eki alan
kelimemiz işte bu sıfat fiil. Alınmış
çocuk. Nasıl çocuk? Oyuncağı alınmış
çocuk. Bu işte sıfat fiil. Burada
filimsi var. Dolayısıyla altı çizdi
sözcük fiilim. Cevap Bursa gibi.
Bulaşıklar yıkanmamıştı ve mutfağın her
köşesinden kötü kokular yükseliyordu.
Bak yıkanmamıştı diyor ve yıkanmamıştı.
Bu bir yüklem. Yani bu bir çekimli fiil.
Buraya da ÇF yazıyorum. Annem semt
pazarındaki meyve ve sebzelerin fiyatını
görünce çok şaşırmış. Çok şaşırmış. Bak
bu da yine çekimli fiil. Bak buradaki
fiilimiz mesela görünce sözcüğü ama
burada çekimli fiil şaşırmış.
Dolayısıyla burada altı çizili sözcük
çekimli fiil. Burada altı çizili sözcük
çekimli fiil. Ama burada altı çizili
sözcük sıfat fiili olduğu için cevabımız
Bursa seç.
&gt;&gt; Hocam yine Şevval ve eee Zeynep herhalde
şey nasıl
&gt;&gt; öğetmen onlar? Öğretmen.
&gt;&gt; Öğretmen hocam o kadar hızlı biliyor ki
ama onlar bildiği için çaydancı Kelhuso
Mozzi.
&gt;&gt; Bu herhalde erkektir herhalde. Hiçbir
kız yani ismini çaydancı Keluso Monzi
koymad.
&gt;&gt; Çaydancı belki soyadı hocam
&gt;&gt; ama ya Kelhuso diye koymaz mı kız?
&gt;&gt; Hüo. He kelhüso.
&gt;&gt; Kelhüo çaydancı.
&gt;&gt; Ha o zaman erkektir hocam.
&gt;&gt; Ha çünü çaycı Hüseyin vardı ya acaba
onun esas mi yapıyor? Çaydanca. yaşlıyı
ilk bilen arkadaşımız
&gt;&gt; ama söylesin yine çaydancı Kelvuso eğer
şeyse
&gt;&gt; ondan sonra Canan Kant geliyor hocam.
&gt;&gt; Aa önemli şey bak. Eğer çaydanca Keloso
kızsa eee zaten kızlar biliyor. Eğer
erkekse.
&gt;&gt; Bir dakika çaydanca Kellyuso elendi.
&gt;&gt; Niye?
&gt;&gt; Çünkü diğer şıkkı da söylemiş.
&gt;&gt; Aa elendi. Hemen eliyorum hemen.
Çaydancı
&gt;&gt; çok fena bir rekabet hocam.
&gt;&gt; Ezili rekabet çaydan kelorum hocam.
Çaydancı Kelvuso'dan sonra
&gt;&gt; erkek de olsa elim.
&gt;&gt; Canan Kant.
&gt;&gt; Oo Canan Kant. What everybody? Ken o
zaman Canan'ı yazıyoruz. Canan.
&gt;&gt; Çok güzel bir espridir.
&gt;&gt; Canan'ın başında da kan var bu arada.
Canan Kant. Neyse Canan bildi ve
erkekler yeniyoruz derken tekrar
yenilgiye gittiler diyoruz ve burayı da
bitiriyoruz. Şimdi
&gt;&gt; Çaydancı da sallıyormuş hocam. Onu da
kara listeye aldık.
&gt;&gt; Evet çaydancı hemen ben haber vereyim.
155'i. Evet çaydanı. Tamam
&gt;&gt; 155.
&gt;&gt; Şimdi son kısma
arkadaşlar tabii şaka yapıyoruz ama
&gt;&gt; ihbar ediyor musunuz insan? Yani
zabıtaya, polise değil ama zabıtta ihbar
ediyoruz ki bundan sonra işte kantinden
tost yemeleri yasaklanıyor mesela. Evet
öyle bir sıkıntı oluşuyor ama neyse
sıkıntı yok. Tosta zaten çok faydalı bir
şey değil. Neyse evden getirin
arkadaşlar. Evden getirdiğiniz sağlık
yiyecekler daha iyi. Aşağıdaki
cümlelerde kantinin tostunu çünkü
makineye hal yapıyorlar. Aşağıdaki
cümlelerde kullanı hocam
&gt;&gt; fiilimsileri ve türlerini yay araçları
yazın demiş. Benim sizden istediğim şey
E seçeneğinin fiilimsisinin çeşidini
yazacağmanızı isteyeceğim. Bunu kim
bilirse o arkadaşımızı tebrik edeceğiz.
Eğer isim fiilse isim fiil, sıfat fiilse
sıfat fiil. Zarfil isse zarfil
yazmalarını isteyeceğiz. E seçeneği için
ben diğerlerini söylüyorum. Şimdi yazılı
denemelerimizden bir soru. Bununla
mutlaka çözmenizi isteyeceğiz. Kış
gelince doğa beyaza büründü. Büründü
dikdörtgen için alıyorum. Gelince,
gelmeyince.
Ne zaman? İnce, gelince. Bu zarf fiili
arkadaşlar. Niye? Çünkü ne zaman
sorusuna cevap veriyor ve ince eki
almış. Başarılı olmak için çok
çalışmalısın. Çalışmalısın. Tamam.
Olmak, olmamak mak eki almış. O zaman bu
isim fiil. Devam ediyoruz. Kitapı
okuyarak zamanı değerlendiriyor.
Değerlendiriyor yüklemimiz. Okuyarak
okumayarak arak eki almış. O zaman bu
zarf fiil. Devam ediyoruz. Közlenmiş
mısırlardan birer tane yedik. Yedik
yüklemimiz. Közlenmiş közlenmemiş. Bu da
yine nasıl sıfat fiili oluyor. Çünkü
anası mezar dikecekmiş. Eki almış. Şimdi
geldik bizim sorumuza. Acaba isim fiil
mi? Sıfat miniz hararfilmi hep beraber
göreceğiz. Ütülenecek elbiseleri bir
kenara ayırdı. Ayırdı yüklemimiz. Tamam.
Ütülenecek, ütülenmeyecek. Aa evet.
Nasıl elbise? ütülenmeyecek elbise. Ecek
eki almış. Anası mezar dikecekmiş eki ve
dolayısıyla da anası mezar dikecekmiş
eki. Sıfat fil eki olduğu için cevabımız
sıfat fil oluyor. Son sorumuzu kim
bildi? Sıfat fil.
&gt;&gt; Nadiye Serra bildi hocam.
&gt;&gt; Kızlar resmen şov yaptı.
&gt;&gt; Nadie Serra 61 bildi. E ve bütün çıktına
baktım sadece sıfat fiili yazmış.
&gt;&gt; Aferin. Nadiye 61 Trabzon dedi ve şovunu
yaptı. Erkekler resmen yenildiler. Ben
niye bu kadar acımaz? Yok. Erkekler de
iyiydi ama.
&gt;&gt; Hocam siz kızları mı tutuyorsunuz?
Erkekler mi?
&gt;&gt; Ben bir erkek olarak her zaman kızları
tutuyorum. Neden? Çünkü pozitif. Yok.
Şaka öyle bir şey yok. Ben başarılı
olum. Kim? Kim yenerse ben unutuyorum.
Bu sene erkekler yenseydi erkekleri
unutuyordum. Kızlar şaka şaka. Öyle bir
şey yok. Ben başarılı olmanızı istiyoruz
arkadaşlar.
&gt;&gt; Siz hangi takımısınız?
&gt;&gt; Ben milli takım. Şimdi arkadaşlar esas
eee rekabet şimdi başlayacak. Zaten
dersimizin ortasına ödevinizi vermiştik.
&gt;&gt; Eee
&gt;&gt; ödevimizi vermiştik hatırlarsanız Dinama
Türkçe'den, tüm derslerden ve Türkçe
Zoru Bankasından. Şimdi gelin Tonguç
Akadem.com'a geçelim hep beraber.
Tonguçakad.com'da bizi çok güzel bir
sürpriz bekliyor. Tonguçakad.com'a
gidelim şöyle hep beraber. Burada ilk
başta giriş yapıyoruz. Şurada hemen
nerede? Dur giriş yapalım. Şuradan ben
faremizi alıyorum. Tamam. Faremize. Sen
şuradan ayarlayabilir misin? Ben
ayarlayamadım. Hemen giriş yap kısmına
gelelim. Tonguç eladim benim. Tabii ki
giriş yapmadan önce takımımızı daha
doğrusu sınıfımızı iyi belirlememiz
lazım ki hata olmasın. Eee sınıfımızı 8.
sınıfta ayarladık. Burada biz zaten
kayıtlıyız. Sizler de adınızı, email
adresinizi, şifrenizi girdikten sonra
giriş yapıyorsunuz. Burada Tonguç Plus'a
geliyoruz arkadaşlar. Tonguç dershane
değil Tonguç Plus'a geliyoruz. Tonguç
Plus'a bak buradan dersler de
seçebilirsiniz. Aşağı indiğiniz zaman
bugün Türkçe ders yaptık Tongçum.
Çalışmaya başlaya tıklıyoruz. Türkçede
bugün dil bilgisi konusu öğrendik.
Filimsi bir dil bilgisi konusu. Filmimsi
yani dil bilgisine geldiğimiz zaman yine
çalışmaya başlay tıkladığımızda
films'lerde burada bir sürü videolarımız
var, sorular falan ama biz bugün canlı
test çözeceğiz. Films'ler canlı teste
tıkla hemen Tonguçum. Burada hemen teste
başla dediğimizde 3 soruluk testimiz
geliyor. Bunları pıtır pıtır çözeceğiz.
Güzel güzel işaretleyeceğiz. Ardından da
burada da kimler hangi şehirden
katıldığı Tonguç kardeşliğinde gerçekten
rekabetli hangi seviyelerde hep beraber
göreceğiz. Sen de şu anda ben de
işaretleyeyim birkaç tane böyle. Evet.
Güzel bir şekilde testi bitir
dediğimizde test bitiyor ama ben de
bitiyorum galiba değerlendirdiğimde. Bir
kez daha tamam biliyorumuzu geç tamam
diyoruz. Bakalım kimler. Oo oo herkes
gelmiş.
Herkes
&gt;&gt; ama olmaz ki olmaz ki. Neyse sıkıntı
yok. Mehmet Akyol, Mahmut Asaf, Tonguş
Rabia Yüsra Sevdi Manisa Soma'dan,
Demirkan Gemici, Beşikdüzü'ndden İsmail
Tekeri Aydın Efeler'den, Babaet
Bitlis'ten, Muhammed Ali Tekirdağ
Çerkez, Yazgınur Türkeri, Adana
Yüreğir'den, Elçin Kocabıyık uzaydan
birçok arkadaşımız güzel güzel
katılmışlar. Şimdi o zaman hemen bu
soruların cevabını verelim. Ardından da
dersimizi bitirelim. Tongu Eladim benim
tekrar İstanbul stüdyolarındayız
burada. Hatta e şöyle mi? Ha tamam.
Buradayız burada. Aşağıdaki cümle bu
cümledeki numaralar söylediklerin
hangisi fiilimsir diyor. Açık mı eki
almıyor, serinlik almıyor. Getirdi zaten
çekimli fiil. Saran sarmayan. Bitti
gitti. Hemen üçü işaret.
&gt;&gt; Bu kadar basit.
&gt;&gt; Yazarların güleryüzü kahramanlar seçmesi
işe yarar bir yöntemdir. Hangisi films
değildir? Yazar yazma olmuyor. O zaman
bu film değil. Bu kadar basit. Güler
gülmez diyebiliyorsun. Seçmesi seçmemesi
diyebiliyorsun. Yarar yaramaz
diyebiliyorsun. Ama yazar yaz. Yazar
artık kalıplaşmış isim o yüzden. Ama bu
zor bir soruydu. Bunu yapanları tebrik
ediyoruz.
Hangisi fiilimsi kullanılmamıştır diyor.
Eşyalar yerleştirilince otobüse
yolcularda binmiş. Dikdörtgen içine
aldım. Yerleştirilince,
yerleştirilmeyince şoför beklemekin
konta açmış. Beklemekin bekleyerek. O
sırada otobüsün yazarsan biri dışarı
fırlamış. Burada yok. Fırlamıştan başka
yani çekimli fiilden başka mamki
alabilen bir şey yok. Otobüse doğru
koşarak solu solağa yetişmiş. Koşarak
koşmayarak. Demek ki 1 2 ve 4 de var ama
3 de yok. Cevabımız C seçeneği. Tekrar
Tonguç kardeşliğine geri gelelim hemen
hızlı bir şekilde. Tonguş evladım benim.
Mehmet Akyol Ankara Keçiören. Eda İpek
Samsun Mahmut Asraf Merzin'den. Beyza
Işık Karsı Isparta'dan. Fidel Yak Bey
yeni girmişimdi. Eskişehir Mihali
Çık'tan Rabia Yüsra vardı. Soma'da Mizra
Yağız Trabzon'dan Demirkan Gemici vardı
zaten. İldiz Keskin yeni gelmiş. Tarsus
Mersin'den. Enes Sait Ankara Altındağ
Zeynep Mahmoş Kayseri Kocasan, Zeynep
Mahmoş. Başka bir sınıfta dün 8.
sınıftadı. Evet doğru. İsmail Tekeli,
Aydın Efeler. Eee Elizabeth Moki
İngiltere'den pardon Ankara keçi
öğrenmemiş. Muhammed Ali Kaya Elizabeth
ama sonuçta Türk olacak sonra. Değişik
ismi galiba.
&gt;&gt; Bir daha yenilelim mi hocam?
&gt;&gt; Yenile bakalım başka kimler? Adem,
Kahan, Çulha'dan, Elçin, Kocabıyık da
vardı. Evet sıralamalar değişiyor. Biraz
aşağı inelim. En Fidalya var zaten. E
Elizabeth dedik. Elizab
&gt;&gt; a baba et vardı. Selim Can Mutlu,
Muhammet Ali Kaya, Yazgın Nur Türker,
Adana Yüreği, Gaffar Okan Karakuş,
Zeynep Meşe, Adem Kaan Çulha.
Harikasınız arkadaşlar. Hepinizi tebrik
ediyoruz. Şimdi tekrar Kağıthane
stüdyolarımıza geri dönelim. İstanbul
stüdyolarımıza geri dönelim. Burada
ödüllü sorumuz sizleri bekliyor
arkadaşlar. Bu sene çok güzel bir
seneniz olacak. Hem canlı yayınlarımıza,
videolarımıza, kamplarımıza konuları
mükemmel öğreneceksiniz. Soruları çözüp
kendinizi geliştirip LGS'de kendi
efsanenizi yazıp hayallerinize liseyi
kazanacaksınız. Hadi bakalım. Hepinize
kolay gelsin.

LGS 2026'da hedefimiz Türkçede. Kaç
Tonguçum?
&gt;&gt; 20de2 hocam.
&gt;&gt; Harikasın. 20de 20 hedefimiz için zaten
sıkı sıkıya çalışmamız gerekiyor. Ve LGS
2025'e baktığımızda zaten bütün
LGS'lerde böyle ilk başta sözelle
başlıyoruz. Sözelde Türkçeyle
başlıyoruz. Türkçede ilk iki soru
sözcükte anlam. Dolayısıyla sözcükte
anlam LGS'nin başlangıcı olacak. Bu konu
çok değerli bir konu. Buradaki birçok
başlığı gerçek anlam, mez anlam, terim
anlamı önceki sınıflarda öğrenmiştik.
&gt;&gt; Bunları 7. sınıfta öğrenmiştik hocam.
&gt;&gt; Evet. 7. sınıfta 6. sınıfta, 5. sınıfta
hepsini duyduk. Şimdi bir kez daha
üzerinden geçeceğiz ve hızlı bir şekilde
bu konuyu çok güzel bir şekilde
öğrendikten sonra hemen bol sorular
çözeceğiz. Zaten sizlere ödevlerimizi de
vereceğiz ve ardından sizler bu ödevleri
tamamlayarak netlerinizi artıracaksınız.
Şimdi hiç vet kaybetmeden çok anlamlıkla
başlıyoruz. Birincisi sözcüklerin anlam
genişlemesi yoluyla zaman içerisinde
kazandıkları farklı anlamlara biz çok
anlamlık diyoruz. Yani bir kelimenin
birden fazla anlamı var. Mesela
yetiştirmek sözcüğü vaktinde ulaştırmak,
hazır olmasını sağlamak, sağlayıp
vermek, çocuğun büyümesine özen
göstermek gibi farklı farklı anlamlar
kazanabiliyor. Bizim burada
uygulayacağımız yöntem şu. Y k y
&gt;&gt; o nedir hocam?
&gt;&gt; Yani yerine koyma yöntemi. Mesela öyle
hızlı sürdü ki beni uçağıma yetiştirdi
ifadesinde yetiştirdi sözcüğünün yerine
beni uçağıma vaktinde ulaştırdı
diyebiliyor muyuz? Diyebiliyoruz. O
zaman bu anlamda kullanılmış ama şöyle
diyebiliyor muyuz? Öyle hızlı sürdü ki
beni uçağıma hazır olmasını sağladı.
Olmuyor. Bak bunu buraya koyamıyorsun.
Buraya bu ifadeyi yerleştirebiliyorsun.
Şuraya bakalım. Sınavları önümüzdeki
haftaya e sınavları önümüzdeki hafta
yetiştireceğim diyor ya. Sınavların
önümüzdeki haftaya hazır olmasını
sağlayacağım diyebiliyoruz. Bu ifadenin
yerine bunu yerleştirebiliyoruz. İhtiyaç
sahiplerine yardımları verdim. Sağlayıp
verdim. İhtiyaç sahiplerine yardımlar
yetiştirildi veyahut da kızını çok güzel
yetiştirmişsin. Yani kızını çok güzel
büyümesine özen göstermişsin. Onu çok
güzel büyütmüşsün. Dolayısıyla bu
ifadelerin yerine ayra içerisinde
yazdığımız ifadeleri tık diye
koyabiliyoruz. Bak istersen şuraya
bakalım. Mesela bakmak sözcüğü farklı
farklı anlamlar kazanabilir. Bugün eski
albümlere baktık. İşte bu kadarcık
parayla üç boğaza bakıyor. Ofiste yine
tüm işler bana bakıyor. Ehliyeti
yenilenmesine hangi kurum bakıyor?
Çorbanın tuzuna bakar mısın dediğimizde
farklı farklı anlamlarda bakmak sözcünü
görüyoruz. Ben şimdi bir anlam
söyleyeceğim. Sen hangisiyle bağlantılı
bulmaya çalışacaksın. Ekranları
başındaki öğrencilerimiz de bizle
beraber bulsunlar. Tongçum mesela burada
hangisinde mesela diyelim ki ilgilenmek
anlamında kullanılmış olabilir?
&gt;&gt; Dördüncüsü mü hocam?
&gt;&gt; Bakalım yerine koyuyorum. Şimdi ehliyeti
yenilenmesiyle hangi kurum ilgileniyor
diyebiliyorsun. Bak o zaman burada
ilgilenme bak ilgilenme
anlamında diyebiliriz. Bak eh
yenilenmesine hangi kurum ilgileniyor
diyebiliyoruz. Veyahut da ama bak şurada
mesela bugün eski albümlere ilgilendik
anlamsız oluyor. Ya da şu çorbanın
tuzuna ilgilenir misin? olmuyor. Ya da
işte bu kadarcık parayla üç boğazla
ilgileniyor. Olmuyor. Mesela eee şuraya
bakalım. Hangisi mesela sorumluluk
anlamında. Şimdi bugün eski albümlere
sorumluluk ya da bu kadarcık paralel 3
ofise yine tüm işler bana sorumluluğu
yüklendi anlamında olabiliyor. Ha bak
sorumluluğu yüklenmek anlamı var burada.
Bak ofiste yine tüm işler bana bakıyor.
Yani sorumluluğu bende bak burada da
bakmak kelimesi sorumluluk anlamında
kullanılmış diyebiliriz. Şu çorbanın
tuzuna sorumluluk olmuyor. Yani bu
ifadeyi buraya yerleştiremiyoruz. Veya
başka bir şeye bakalım. Mesela görme.
Bugün eski albümleri gördük. Bugün eski
albümleri inceledik manası. Bugün eski
albümlere gördük, baktık anlamında,
görme anlamında kullanabiliyoruz. Bu
kadarcık parayla üç boğaza bakıyor
dediğimizde geçinme anlamında geçiniyor,
geçindirme
yani bu kadarcık parayla üç boğazı
geçindiriyor. Geçindirme onlara maddi
anlamda destek olma anlamı kullanılmış.
Şu çorbanın tuzuna bakar mısın dedinde
de şu çorbanın tuzunu ne demek istiyor
Tonguçum?
&gt;&gt; Harikasın. Tatmak anlamında kullanılmış
diyebiliyoruz. Dolayısıyla biz bu
kelimelerin yani bakmak kelimelerinin
olduğu yere şunlardan hangisini
koyabiliyorsak yerine koyma yöntemiyle o
kelimenin anlamında olduğunu göreceğiz.
Zaten LGS'de çıkmış sorulara
baktığımızda işte altı çizili söze hangi
anlam katmıştır dediği zaman sen
seçeneklerde doğru cevabı bulduğunda
doğru cevap olduğunu düşündüğün seçeneği
eğer bunun yerine koyabiliyorsan yani y
k yine koyma yöntemini
uygulayabiliyorsan soruyu rahatlıkla
yapabilirsin tong çeladım benim şimdi
mesela gel diğer sayfaya geçelim gerçek
anlam ve ez anlam zaten sınıfta 6
sınıfta 7 sınıfta görmüştük burası çok
kolay hemen hızlı geçiyorum burayı bir
sözcüğün aklımıza gelen ilk anlamına biz
gerçek anlam yani temel anlam diyoruz.
Evin aydınlık köşesine oturup kitap
okudu dediğimizde buradaki aydınlık
kelimesi gerçekten karanlığın zıttı olan
aydınlık yani bir ışıktan bahsediyor.
Ama aydınlık fikirleriyle bize her zaman
doğru yolu gösterir dediğimizde buradaki
aydınlık ışıktan bahsetmiyor. Bize doğru
fikirleriyle, güzel fikirleriyle,
anlamlı fikirleriyle, modern
fikirleriyle doğru yolu gösterir demek
istiyor. Dolayısıyla buradaki yol
bildiğimiz asfalt yol değil zaten. Doğru
yöntemi gösterir demek istiyor.
Dolayısıyla buradaki aydınlık sözcüğü
buradakinden farklı bir şekilde gerçek
anlamdan uzaklaşarak başka bir sözcüğün
yerine kullanılmış, başka bir anlam
kazanmış. Havaların soğumasıyla birlikte
hastalıklarda arttı. Bak buradaki
soğumak gerçekten soğuma ölçülebilen bir
soğuma. Yani hava soğumuşte artık
paltomuzu giyiyoruz 10 derecenin altına
düşmüş ama soğuk tavırları yüzünden
ondan iyice uzaklaştım. Buradaki soğuk
tavırlar deyince neden bahsediyor?
&gt;&gt; Klimadan bahsetmiyor. İşte espri
yapıyorsun Tongçuğum. Klima değil.
Buradaki soğuk tavırları kaba tavırları.
Yani arkadaş canlısı olmayan tavırlar
diyor. Buradaki soğuk tavırı sen
hissetmiyorsun. Aa soğuk geldi elime
diyemezsin. Dolayısıyla buradaki mecaz.
Buradaki ise nedir? Gerçek anlamda
yerdeki kuru yaprakları süpürdüler
dediğimizde buradaki kuru yaprak
gerçekten kurumuş. Kuru yani ıslak
olmayan, yaş olmayan cansız yaprak. Ama
kuru vaatten başka hiçbir şey yok
dediğimizde boş vaat yani işe yaramaz
vaat demek istiyor. Buradaki kuruluk
ıslaklığın zıttı olan kuru değil. İşte
buradaki kelimeler mecaz anlamda tonguç
evladı benim. Burada ise gerçek
anlamında kullanıldığını görüyoruz.
Demek ki suyun soğuk olması bizim için
gerçek bir soğukluk ama insanların soğuk
davranması bizim için mecaz oluyor.
Tongadım benim zaten şöyle bir şey var.
Bak sana şöyle örnek vereyim. Şimdi
gerçek anlam var mecaz anlam var. Gerçek
anlamlı kelimeler genellikle somuttur
mecaz anlamlı kelimeler genellikle
soyuttur. Tongşeladım benim. Hatta
gerçeğe anlamlı kelimeler nicelken mecaz
anlamlı kelimeler nitel olurlar. Mesela
bak şöyle göstereyim. Havanın soğuk
olması ölçülebilir. Somut olarak
hissedersin. Soğuk eline değer ve gerçek
anlamdadır. Ama insanın soğuk olması
niteldir. Ölçülemez. Kimine göre
farklıdır soğukluğu soyuttur.
Gösteremezsin. Bak bu kadar soğuk, bu
kadar derece soğuk diyemezsin. Ve mecez
anlamda kullanılmıştır. Bunu da burada
küçük bir anekdot olarak düşüyorum.
Hatta burada biraz daha artırıyorum.
Gerçek anlamlı kelimeler nesneldir
Tonguç evladı benim. Ama mece anlamlı
kelimeler cümleye özellik katar. Yani bu
oda soğuk dediğinde bu nesnel bir
cümledir ama Ahmet bana soğuk davranıyor
dersen bu öznel bir anlam katar. Bunu da
burada not düşmek istiyorum. Terim anlam
ise bilim, sanat, spor ve meslek dalları
ile ilgili özel kavramları karşılayan
sözcüklerdir. Bağlamanın akordunu ne
zaman yapacaksın? Bak buradaki akord ya
da dersimizde şiirle ilgili özel
bilgiler öğrendik dediğimizde bu da yine
bir edebiyat terimidir. Anestezi mesela
tıp terimidir Tongçuğum. Çarpma hangi
dersin terimi? Yok Arapça. Ne? Aferin
evladım. Matematik terimi espri
yapıyorsun. Duruşmaya baktığımızda yine
duruşma da bir hukuk terimidir. Tonguç
evladım benim. Bir sözcüğün terim
anlamlı olmadığı cümleye göre
değişebilir. Mesela geometri dersine
tahtaya doğru çizdik dersem buradaki
doğru tabii ki bir terimdir. Ama o
haberler doğru değil dediğimizde
buradaki gerçek anlamdır. Bak buraya
gerçek anlamda kullanıldığını burada ise
terim anlamında kullanıldığını bilmemiz
lazım. Şimdi gelelim eş anlamlı ve zıt
anlamlı sözcüklere. Bunları da yine
önceki sınıflarda öğrenmiştik. Ben
anaokulunda öğrendim hocam.
&gt;&gt; Anaokulunda da öğrenmiş olabilirsin.
İlkokul 2de 3üçte 4'te de öğrenmiş
olabilirsin ama bunlar çok kolay.
Gerçekten yazılışları ve okunuşları
farklı ama anlamları aynı olan
sözcüklere biz eş anlamlı sözcükler
diyoruz. Mesela sözcük ve kelimenin
yazılışları farklı ama anlamları aynı.
Siyah ve kara, üzüntü ve keder. Öykünün
eş anlamlısı nedir Tonguçuğum?
&gt;&gt; Harikasın. Hikaye diye yazıyorum.
Varsılığın ne olduğunu mesela ekranları
başaki arkadaşlarımız da
bilmeyebilirler. Varsalığın eş anlamlısı
arkadaşlar zengindir. Eserin mesela
yapıttır. Bunları bilmemiz lazım. Zıt
anlam ise anlam bakımından birbirinin
karşıtı olan sözcüklere biz zıt anlamlı
sözcükler diyoruz. İleri geri, aşağı
yukarı. Dar geniş sıcak soğuk. Gülmenin
zıttı nedir? Tongladı benim.
&gt;&gt; Gülmemek hocam. Hayır o olumsuzu
gülmenin zıttı ağlamaktır. Güzelin zıttı
çirkindir. Bak buraya dikkat et Tadzim
benim. Yani gülmek kelimesinin, bak
gülmek kelimesinin olumsuzu gül memek.
Tamam bunu kabul ediyoruz. Bu olumsuzu
ama zıttı ağlamak. Buna dikkat et. Yani
bir kelimenin olumsuzu onun zıttı
değildir. Şimdi bir uygulamamız var.
Aşağıda verilen altı çizili sözcüklerin
eş anlamlısını yandaki boşluklara
yazınız demiş. Bakalım bu haftaki
dersimizde milli mücadele döneminde
yaşanan savaşları öğrendik. Savaşın eş
anlamlısını biliyor musunu çeladım
benim? Harikasın aferin. Gerçekten zor
sorularda da başarılısın. Harp. Doğa
bize tüm cömert ile davranıp lezzet
yemişler ikram ediyor. Burada doğanın eş
anlamlısını ben söyleyeyim. Tabiat onu
söyleyelim. Cömertliğin eş anlamlısı da
bonkör. Bon kör diye yazıyorum.
Tongçelad benim. Şöyle bonkörü doğayı
işaretleyelim. Payıma köydeki beton ev
düştü. Benim de diyor. Tamam. payına
köydeki beton ev düşmüş. Tamam. Pay da
burada Tong Celadenim hisse ile eş anlam
oluyor. Dağların doruklarına kar yağmış
dün gece. Doruk kelimesinin eş anlamlısı
nedir Tong Şeladenim?
&gt;&gt; Zirve.
&gt;&gt; Muhteşemsin Zirve. Tebrik ediyorum seni.
Gerçekten zor soruları bildin. Ekranları
başında da eğer doru kelimesinin zirve
olduğunu, savaş kelimesinin eş anlamının
harp olduğunu bilen arkadaşlarımız varsa
onları da alkışlıyorum. Bilemeyenlere de
hiç sıkıntı yok. Şimdi geldik eş sesli
yani sesleş sözcükleri. Şimdi
yazılışları ve okunuşları aynı. Ama
anlamları farklı olan sözcüklere biz
sesleş yani eş sesli sözcükler diyoruz.
Mesela sima olan yüzmek mek ya da yüzme
yüzme eylemi ve sayı olan 100. Bunlar
birbirinden farklı. Burada mesela çay
bir akarsu anlamına gelen çay var. Bir
de içecek olan çay var. Öyle değil mi
Tonguçum? Hani içtiğimiz çay var.
Veyahut da aynı şekilde yüz için de aynı
şekilde burada bir simme anlamına
gelebiliyor. Bir de sayı olan 100 var.
Kır mesela bir beyaz anlamına
gelebiliyor. Yani kır saçlı beyazlamış
anlamına gelebiliyor. Bir de piknik yeri
olan kırı da söyleyebiliriz. Aynı
zamanda kırmak, bükmek anlamında
kullanabiliriz. Düzeltme işareti
kullanılan sözcüklerde seseşçlik
aranmıyor. Kar ve kar seseş olamaz.
Çünkü farklı bunların yazılışı. Hala ve
hala, yar ve yar bunlardan farklı
oluyor. Tonguç eladim
&gt;&gt; yar nasıl oluyor hocam?
&gt;&gt; Şimdi bir yar sevgili anlamına geliyor.
Bir de yar uçurum anlamına geliyor
Tongladım benim. Bunlarda sesleşik yok.
Somut anlamlı sözcüklere baktığımızda
duyu organlarından en az biriyle
algılanabilen sözcüklere somut anlamlı
sözcükler diyoruz. Çiçek, koku, hava,
ışık, ses, kalem, defter bunlar somut.
Ama aklımızla algıladığımız duyu
organlarından herhangi biriyle
algılanamayan sözcüklere ise biz soyut
diyoruz. Ruh, akıl, vicdan, inanç, aşk,
rüya. Bunlar mesela rüyayı görüyoruz ama
senin gördüğün rüyayı ben göremiyorum.
Şimdi nicel ve nitel anlamlı sözcüklere
baktığımızda bir sözcük cümle içinde
sayı, ölçü, azlık, çokluk ve benzeri
anlamda kullanılmışsa bu nicel oluyor.
Yani nicelik hani niceara deriz ya
ölçülebiliyor. Ancak sayı, ölçü, azlık,
çokluk ve benzeri anlamda
kullanılmamışsa nitelik bildiriyor. Bu
da nitel anlamlı oluyor. Mesela bir
şehrin havası sıcak olduğu için insanlar
da çok sıcaktır demiş. Bak şehrin
havasının sıcak olması. Bu nicel
ölçülebiliyor. 30 derece ise bir hava
sıcaktır. Ama insanların sıcaklığı
nitel. Bu ölçülemez. Sana göre sıcaktır.
Bana göre soğuk bir insandır. İnce
kartonları davetiyeler için alt
dediğimizde bu nicel karton inceliğini
ölçersin. 2 milim. Bahçeyi alçak bir
duvarla çevirdik. Mesela 50 cm. Bu da
yine ölçülebildiği için nicel. Ama bize
nefis yemekler yap dediğimizde bu nasıl
oluyor Tongu Çeladım benim?
&gt;&gt; Nitel.
&gt;&gt; Evet. Bir yemeğin nefisliği ölçülemez. 2
kilo nefis veyahut da 100 gram nefis
veya 1 metre nefis diyemezsin. Kiş
kişiye değişiyor. Biz çok titiz bir
çalışma yapıyoruz dediğimizde yine bu da
nitel oluyor. Tonguç benim demek ki
ölçülebiliyorsa nicel ölçülemiyorsa
nitel oluyor. Yansıma sözcükler ise
doğadaki canlı ve cansız varlıkların
çıkardığı seslerin taklit edilmesiyle
oluşan sözcüklere yansıma sözcük
diyoruz. Mesela hapşu diyorsun,
hapşırmak, horlamak mesela horluyoruz.
Pat, topun patlaması, fısıltı, me miyav
bunları doğada duyuyoruz.
&gt;&gt; Havlama olur mu hocam? Olur. Hemen bak.
Hav diyor köpekler. Havladı dediğin
zaman mesela doğada duyduğumuz bir sesi
yazıya aktarmış oluyoruz. İkileme ise
anlamı pekiştirmek, güçlendirmek
amacıyla oluşturulan söz bebekleri.
İleri geri konuşma dediğimizde burada ne
oluyor? Zıt anlamlı sözcükler
kullanılmış oluyor. Ya da tıkır tıkır
dediğimizde yineleme var. Yani aynı
sözcük tıkır tıkırı iki defa kullanmış
oluyoruz. İkilemeler farklı yollarla
yapılabiliyor. Mesela yavaş yavaş
dediğimizde aynı sözcükleri yani sözcük
tekrarı yapılmış oluyor. Ama çok az
dediğimizde ne oluyor? Çok az birbirinin
zıttı oluyor. Hemen şöyle yazalım. Zıt
anlamlı sözcükleri kullanmış oluyoruz.
Ses seda dediğimizde ise eş anlamlı. Ses
ve seda eş anlamlı. Yalan yanlış
dediğimizde yakın anlamlı. Yalan ve
yanlış aynı şey değil. Eş anlamlı değil
ama zıt da değil. Yakın anlamlı. Ya da
ıvır zıvır dediğimizde ikisi de
anlamsız. Her ikisi, her ikisi anlamsız
sözcüklerden oluşmuş oluyor. Para mara
dediğimizde mesela, eee, ikinci kelime
anlamsız, para anlamlı ama ikinci kelime
anlamsız. Ya da ufak tefek dediğimizde
eee, biri ufak anlamlı, tefek anlamsız.
Bak, ilki anlamlı, ilki anlamlı ama
ikincisi
anlamsız kelimelerden oluşuyor. Şırıl
şırıl dediğimizde mesela yansımaz
sözcükler yani doğada duyduğumuz
sözcüklerin yazıya aktarılması. Bunların
ne olduğunu çok fazla LGS sormuyorlar.
Zaten LGS'de bize kitapçığı açtığımızda
altı çizili sözle anlatılmak istenen
nedir şeklinde sorular soruyorlar. Ama
bunları hem yazılılarımız için hem de
soru bankalarına sorular çözerken
sıkıntı yaşamayalım diye burada tek
gösteriyoruz. Tongçeladım benim zaten
sözcükte anlamda yapman gereken şey
nedir Tongu Şeladim?
&gt;&gt; Soru çözmek.
&gt;&gt; Harikasın. Bol bol soru çözmemiz lazım.
Türkçe öğrenme atlasımızda da zaten
çözmen gereken soru sayısını da 200
olarak belirledik. Burada dinamo
Türkçe'den aynı zamanda tüm derslerden
Türkçe Zoru bankasıan çözeceksin. Bak
hem tüm derslerde hem dinamoda hem de
zoru bankasıda bu konuyla alakalı süper
sorular hazırladık. Bu soruların her
birini çözdükçe pekiştireceksin. Tam da
LGS çıkabilecek tarzda sorular koyduk.
Bu soruları çözerken mutlaka LGS'de
nasıl gelir, aynısı gelirse nasıl
yaparım şeklinde dikkatlice çözmeyi
unutma. Zaten kitaplarımızın başına da
öğrenme hataslarımızı koyduk. Her bir
derste hangi konuya ne kadar soru
çözeceğimizi tek tek belirledik. Toplam
17 dersle Türkçeyi bitireceğiz. Sözcük
anlamda da çözmen gereken soru sayısı
200. Tongçeladım benim. Şimdi bir tane
sorumuz var. Dinamo plus'tan aldığımız
bir soru. Bakalım. Numaralanmış
cümlelerin hangilerinde ikileme
kullanılmıştır diyor. Temel seviye.
Normal bir soru. Yapabileceğimiz bir
soru. Bakalım ekranları başaki
arkadaşlarımızla bizle beraber
yapsınlar. Berinle yeniden sıkı fıkı
dost olduk. Artık onunla çok iyi
anlaşıyoruz dediğimizde bak sıkı fıkı
ikileme. Dolayısıyla 1 olması lazım
cevaplarımızın içerisinde. C'yi ve D''yi
eledik. Dersten sonra sizin takımla
okulun bahçesi basketbol maç yapalım.
Burada ikileme var mı Tongç eladi benim?
&gt;&gt; Tamam 2'yi de eledik. Devam ediyoruz.
Cevap Bursa gibi ama bakalım. Birkaç
hafta önce güneşe serdiğim kayısılar
kısa sürede kurudu. Burada da ikileme
yok. Amcam bitmek tükenmek bilmeyen bir
azimle işlerini yapardı. O zaman 1 ve 4
doğru cevabımız oluyor. Şimdi geldik söz
gruplarını anlamam. Kalıplaşmış söz
grupları var. Deyimler, atasözleri,
özleyişler. Bir de kalıplaşmamış söz
var. Büyüteç tutmak, yolunu aydınlatmak
gibi kelimeleri bir şekilde beraber
kullanıyor sanatkarlar. Zaten LGS'de
buna benzer kelimeler soruluyor. Şimdi
sözcükler farklı sözcüklerle bir araya
gelip bir söz grubu oluşturarak farklı
anlamlar kazanabilir. Mesela burada yan
yana art arda olan şey veya kimselerin
tümüne biz ne diyoruz? Sıra diyoruz.
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları
içinde bulunmayan şeye de dış diyoruz.
Bu ikisini yan yana getirip sıra dışı
dediğimizde bak sıra dışı dediğimizde
alışılmışın dışında olan olağan dışı
beklenmedik anlamını kazanmış
olabiliyor. Şimdi bir cümle ya da
parçada geçen sözcük veya sözcük
grubunun anlamının tespiti çok önemli.
Bize LGS'te bunu soruyorlar. Mesela
kalebinden para damlamak. Bu ne anlama
geliyor sence?
&gt;&gt; Anlayamadım hocam.
&gt;&gt; Ha işte burada şöyle yapacaksın.
Buradaki somut ifadeyi soyutlaştırmaya
çalışacaksın. Ya adamın kaleminden
gerçekten para damlayamaz. Demek ki
kalem dediği yazarın yaptığı işler
kalemle yapılıyor ya. Yazarın
yazdıklarından kazanç elde etmesi
anlamına geliyor. Ya da kuş bakışı
baktırmak. Kuş nasıl bakar?
&gt;&gt; Yukarıdan bakar.
&gt;&gt; Harikasın ama ayrıntıya inemez.
Yukarıdan öyle eee ayrıntıya inmeden ana
hatlarıyla bakar. Kuş bakışı baktırdığı
zaman ayrıntıya inmeden anahtarıyla
sunuyor anlamına geliyor. Şimdi gel
istersen burada şuna dikkat edeceğiz.
Bak soruda çözeceğiz ama kastedilen
kısmın eş veya yakın anlamları
düşüneceksin ve günlük hayatta
çağrıştırdığı şeyi düşünmen gerekiyor.
Mesela bakalım. Bu metinde geçen bütün
şiir köklerini güçlü bir şekilde
ırgalamak sözüyle anlatılmak istenen
hangisidir demiş. Bakalım. Orhan
Veli'nin mücadelesi edebiyatımızın en
büyük mücadelesidir. Buna inanıyorum. Bu
mücadelesiyle Orhan Veli yurdumuzdaki
bütün şiir köklerini güçlü bir şekilde
ırgılamayı başardı. Bak bütün şiir
köklerini güçlü bir şekilde ırgılamayı
başardı. Acaba ne anlama geliyor? Şimdi
nasıl yapacağımızı göstereceğim. Taşları
yerinden oynattı. Irmağın yatağını daha
doğal bir vadiye indirdi. Şiire kasket
giydirdi. Sivilleştirdi onu. Bugünkü
şiir verimleri onun da verimleridir
biraz. Ama ben öteden beri ne zaman
Orhan Veli'nin şiirlerine yaklaşmak,
ısınmak istediysem de başaramadım."
diyor. Şimdi bak, "Şiir köklerini güçlü
bir şekilde ırgılamak" ifadesinden sonra
kullandığı ifadeler de önemli. Çünkü
bunu açıklamış olabilir. Bak, şiir
köklerini ırgılamakla taşları yerinden
oynatmış, ırmağın yatağını değiştirmiş.
şiire kasket giydirmiş, sivilleştirmiş,
farklı farklı anlamlar katmış. Bakalım
şimdi anlatılmak istenen ne olabilir
diyor. Şiirle uğraşanların tepkisini
çekmek, şiir köklerini güçlü bir şekilde
ırgılamayı başarmak, şiirdeki yerleşik
anlayışları değiştirmek. He, yerleşik
anlayış olabilir. Niye? Şimdi bir ağacın
ilk başta yerleşen kısmı nedir? Köküdür.
Ağacın kökü önce olur. Sonra gövdesi
çıkar ve ardından da ağacın kendisini
görmeye başlarız. Dolayısıyla nasıl
ağacın kökü temelleri ise şiirin de kökü
şiirdeki anlayışlar, yerleşik oturmuş
anlayışlar olabilir. Buna bir işaret
koyalım. Şiirseverler üzerine derin
etkiler bırakmak. Eski şiirlerin olumsuz
yanlarını gözler önüne sermek. Şimdi
eski şiirden bahsetmiyor bir kere. D'yi
eleyelim. Şiirle uğraşanlardan da
bahsetmedi. Şiirle uğraşan insanlardan
da bahsetmedi. Şiirseverler üzerinde
derin etkiler bırakmaktan ziyade şiirin
üzerine bir etki bırakmış. Yani şiirdeki
yerleşik anlayışı değiştirmiş ve taşları
yeriden oynatmış. İmağın yatağını daha
doğal bir vadiye indirmiş. Yani yerleşik
anlayışı değiştirmiş. Doğru cevabımız
oluyor. Dolayısıyla sen hem
seçeneklerden giderek hem de buradaki
somut ifadeyi soyut olarak düşünerek
doğru cevabı bulabilirsin. Şimdi bir
tane yazılı sorumuz var. Ona bakalım. Bu
metindeki bazı sözcüklerin anlamı
aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu
sözcükleri metinden bularak anlamların
karşısına yazınız demiş. Sahra Çölü
Afrika'nın kuzeyinde 9.000 kkare yer
kaplayan dünyanın en büyük çölü burası.
Bitki örtüsü son derece zayıf, sınırlı
sayıda canlı türünün yaşadığı kavurucu
bir çöl. Amazon yağmur ormanları ise
dünyamızın akciğerleridir. Yeryüzünde
yaşayan farklı canlı türlerin neredeyse
yarısı burada barınır diyor. Şimdi bazı
sözcüklerin anlamı tabloda varmış. Nasıl
bulacağız? Şimdi burada yine taktiğimiz
şu yerine koyma yöntemi Tonguç Eladim.
Şimdi varlığını sürdürmek. Burada
varlığını sürdürmek kelimesi nereye
koyabiliriz bakalım? Enerjisi, etkisi,
yoğunluğu az olan ifadesini nereye
koyabiliriz? Ağaçlarla örtülü geniş alan
ifadesini nereye koyabiliriz? Şimdi
Saraha Çölü bir kere çölün yerine mesela
şu ifadeyi koyamayacağımız kesin. Çöl
ağaçarla örtülü geniş alan olamaz.
&gt;&gt; O orman hocam
&gt;&gt; değil mi? Orman mesela bak burada Amazon
yağmur ormanları diyor. Ağaşarla örtülü
geniş alan. O zaman buraya mesela ormanı
yakaladın. Aferin. Şimdi ormanı
yakaladık ama diğerlerine bakalım. Sahra
Çölü Afrika'nın kuzeyinde 9.000 km² yer
kaplayan dünyanın en büyük çölü. Burası
bitki örtü son derece zayıf.
Sınırlı sayıda canlı türünün yaşadığı
bak sınırlı sayıda canlı türünün
varlığını sürdürdüğü bak yaşadığı
varlığını sürdürüyor. O zaman buraya
yaşadığı ifadesini koyabiliriz. Niye?
Sınırlı sayıda canlı türünün varlığını
sürdürdüğü kavurucu bir çöl
diyebiliyoruz. Şimdi enerjisi, etkisi,
yoğunluğu az olan. Devam edelim. Eee,
kuzeyinde olmaz. Kilometrekare yer
kaplayan olmaz. Dünyanın en büyük çölü
olmaz. Burası bitki örtüsü son derece
zayıf. Zayıf kelimesini düşünelim.
Burası bitki örtüsü son derece az olan
yoğunluğu az olan sınırlı sayıda canlı
törünün bulunduğu diyor. Ha bak az olan
zayıf. O zaman buraya da zayıf ifadesini
koyabiliyoruz. Demek ki bu tarz
sorularda hangi yöntemi kullanıyormuşuz
sonuç?
&gt;&gt; Yerine koyma yöntemi.
&gt;&gt; Harikasın. Y KY yani yerine koyma
yöntemini yapabiliriz. Şimdi başka bir
soruya bakalım. Sıcak sözü
aşağıdakilerin hangisinde mecaz
anlamıyla kullanılmıştır diyor. Bakalım.
Sıcak havalarda yaşlılar dışarı
çıkmamalı. Buradaki sıcak aklımıza gelen
ilk anlamı. Yani doğada biliyorsun hava
ısındığı zaman tenimize sıcaklık dokunur
ve hissederiz. 10 derece 20 derece. İşte
bu o. O zaman bu gerçek anlam.
Teneffüste arkadaşlarla sıcak çikolata
içtik. Bu da yine sıcaklığını
hissedebiliyorsun. Mesela soğusa bu
soğumuş ders. Sıcak bir tebessüm bütün
kırgınlıkları bitirebilir. Bak
tebessümün sıcaklığı bu dereceyle
termometreyle ölçülemez. Burada samimi
bir tebessüm demek istiyor. Samimi bir
gülümseme. Sıcak çorbadan birer tabak
çık derken bu da yine sıcak gerçek
anlamıyla. O yüzden cevabımız C
seçeneği. Şimdi yine yazılı
denemelerimizden bir soru var. Ona da
bakalım. Yazılı sorular da önemli.
Sonrasında zaten sizler tam da LGS çıkan
sorularından oluşan dinamodan, Zoru
bankasıdan, tüm derslerden soruları
çözerek LGS'de mükemmel bir başarı
yakalayacaksınız. Tomuçğum şimdi
bakalım. Bu konudan iki soru geliyor. O
yüzden önemli. Burada bol bol soru
çözmemiz lazım. Dikkat etsen bak her
konudan 50 100 150 soru vermişiz ama
cümlede anlam ve sözcükte anlamdan 200
soru verdik. Çünkü çok çok önemli. Şimdi
bu metindeki bazı sözcüklerin anlamı
aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu
sözcükleri metinden bularak anlamların
karşısına yazınız diyor. Yine yöntemimiz
neydi? Y K Y yani yerine koyma yöntemi.
Ben rengi değiştireyim ki daha rahat
bulalım. Everest dağı. Burada kelimelere
şöyle bakalım. Bir yüzeyin veya bir
noktanın yüksekliğindeki yatay sınır.
Düzey kelimesi. Tamam. Dağ, ağaç veya
yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri
doruk kelimesi. Yani yerine koyacağız.
Belli bir yere varmak, erişmek, gitmek.
Eee, varmak kelimesi. Bakalım şimdi.
Everest dağı dünyanın en yüksek
noktasıdır. Tamam. Himalaya sıra
dağlarında bak en yüksek noktasıdır.
Doruğudur. Olmuyor. Nokta kelimesi
dorukla aynı şey değil. Himalaya
sıraadağlarında yer alan bu dağ deniz
seviyesinden 8848 metre yüksekte olup
pek çok dağcının zirveye ulaşmak için
mücadele ettiği zorlu bir yerdir. Şimdi
deniz seviyesinden
seviye düzey olabilir. O zaman buraya
seviye kelimesini yazalım. Tamam.
Zirveye ulaşmak için bak zirve ve doruk.
Burada zirveyi yazabiliriz. Devam
ediyorum.
Everes'in zirvesi sürekli olarak zaten
bir daha geçti. Sürekli olarak kar ve
buzlağa kaplıdır. Bu dağa tırmananlar
genellikle dondurucu soğuk, şiddetli
rüzgarlar ve oksijen azlığı gibi
zorluklarla karşı karşıya kalır diyor.
Hım. Bakalım.
Eee zirveye ulaşmak için mücadele ettiği
zorlu bir yerde. Evesiz zirvesi sürekli
olarak kar ve buzla kaplıdır. Bu da
tırmananlar
diyor. Tamam. Varmak kelimesine benzer
bir şey bulacağız. Bakalım. Everes
dünyanın en yüksek sır olmuyor. Himalaya
sıra dağlarında yer alan bu dağ deniz
sev 884
zirveye ulaşmak. Ha ulaşmak varmak. O
zaman buraya da ulaşmak sözcüğünü
yazabiliriz. Tongçel adım benim. Şimdi
dersimizi bitirdik. Tek yapmamız gereken
şey dikkatli bir şekilde LGS
kanalımızdaki Türkçede bu 17 videoyu
dikkat izlemek. Ardından da bu 17 video
ile alakalı kitaplarımızdan yani tüm
derslerden Zoru bankasıdan, dinamodan
sorularımızı çözerek LGS'deki
hayallerimize ulaşmak. Hadi bakalım
ödüllü sorumuzu yapın, yorumlara
yollayın. Hepinize LGS yolculuğunuza
başarılar diliyoruz arkadaşlar.
Oh oh

belgesellerde hayvanlar kameraları nasıl
fark edemiyor belgesel yapımcıları bu
işi o kadar profesyonel yapıyor ki
izlerken Sanki o avın bir parçasıymış
gibi hissediyoruz Peki ne oluyor da
kameralardan ve insanlardan kaçmıyor bu
hayvanlar ya da ne oluyor da insanlar
sanki avı nereye götüreceklerini
biliyorlarmış gibi gece gündüz fark
etmeksizin Tam da yerine film seti gibi
set kurabiliyor hiç kimse yalnız
kalmıyor ekipler nöbetlerle sürekli
birbirini Gözetliyor aynı anda birçok
açıdan Belki de olay yerine 70-80 metre
uzaklıktan görüntü almayı mümkün kılan
farklı kameralar ve kameraların
kendisinden 2i ü kat daha pahalı
telefoto lensler kullanılıyor gerekirse
hareket algılandığında kayda girmesini
sağlayan sensörlere sahip ekipmanlar da
Kamufle edilebiliyor bazen izlediğimiz
bir dakika için Günler haftalar aylar
harcanıyor bazı durumlarda mesela Afrika
samanalar andaki çekimler sırasında
kedigiller insanlara alışıp dostluk
kuracak kadar samimi oluyor tekrar doğal
davranmaya başlıyorlar Bu sayede Biz de
çekilen görüntülerin üzerine daha
sonradan eklenen yapay seslerle Aslında
nispeten kandırılıyoruz

[Müzik]
onlar uçan ilk büyük hayvanlar
ama bedenleri o kadar garip ki nasıl
uçtuklarını anlamak çok zor
onlar Uçan sürüngenler
ve 150 milyon yıl gökyüzünün hakim
olmuşlar bu hayvanlara hayranım uçağı
sürüngenler herhalde bu dünyada yaşamış
olan en garip hayvanlardır
Dünyada yaşayan ve ejderhaları en çok
benzeyen yaratıklar
kuş değiller yarasa da değiller
Bunlar ne
anlaşılmaz hayvanlar sürüngenler Ama
bunun yanı sıra uçuyorlar Acaba nasıl
uçabilmişler
tekrar uçabilirler mi
bir örnek yapımına katılalım
pagizemlerini çözmek için ipuçları
aranıyor
bir araya getirilen ipuçları belki Uçan
en iri yaratığı anlatabilir
gökyüzü canavarları ile karşılaşmaya
hazır olurum
[Müzik]
100 milyon yıl önce yeryüzü garip
canavarların yüzüp dolaştığı bir
dünyaymış
gezegen bizim bilmediğimiz dev
sürüngenlerin yaşadığı
ve tarih öncesi avlanma ve öldürme
oyunlarının oynandığı bir yermiş
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
Ancak bu dünyanın genelde gözden kaçan
ama çok dikkat çeken bir boyutu daha var
en esrarengiz yaratıkların hakim olduğu
bir dünya
Uçan dinozorlar
Uçan sürüngenler diş dolu
böceklerden sonra ilk uçan hayvanlar
Uçan sürüngenler gökyüzünün hâkim
olmuşlar
Uçan sürüngenleri 220 milyon yıl önceki
fosillerden rastlanıyor
nasıl geliştiklerine dair bir fikrimiz
yok
bildiğimiz tek şey ortaya çıktıktan
sonra bütün dünyaya yayıldıkları
Tabii tarih boyunca garip görüntü
değişiklikleri olmuş
bazıları kısa kuyruklu bazıları uzun
bazıları Serçe kadar minik
bazıları kocaman
çoğunda tüy gibi şeyler
ve mardi grass'ın bulduğu gibi
çıkıntılar var
korkunç çeneleri Avlanmak için çok
elverişli
Ama bunca farklılığa rağmen uçuşları
onları ele veriyor
bu uzun boylu garip yaratıklar uçmayı
sadece öğrenmemiş mükemmelleştirmiş
120 milyon yıl önce bu yetenekleri
onları diğer bütün iri yaratıklardan
farklı kılmış
Kuşlar henüz yokmuş
gökyüzü sadece onlara aitmiş
[Müzik]
onların dönemine ait sırları daha yeni
çözmeye başladı
Uçan sürüngenler dünyasında yaşamak
nasıl bir şey acaba
ne kadar büyüyorlar
[Müzik]
kırık bir Şemsiyeye benzeyen hantal bir
hayvan nasıl oluyor da havalanıp
uçabiliyor
[Müzik]
[Alkış]
Merhaba merhaba
Hollanda'da mühendisliği Stanford
profesörü margaretsin başkanlığında bir
ekip canlı gibi kanat Çırpan
uçabilen bir model yapmaya çalışıyor
ve Uçan sürüngen yapmak için de taştaki
çizimden faydalanıyorlar
her şeyi fosillerden buluyorsunuz
bunları bir araya getirmek Harika bir
şey koca bir yapboz gibi harika bir
tasarım kopya edilmesi çok zor bir şey
Uçan sürüngenin
naziklerinin
gücünü kanatlarının şeklini ve yapısı
nasıl kanat çırparak uçma kuvveti
sağladıklarını çözmemiz gerek
[Müzik]
pırt modeli ilk aşamasında hayvandan çok
uçağa benziyor ama gerçeğe yakın olacak
[Müzik]
ekip önce geriye sayıyorum bunu
tamamlayacak
sonra havada uçurmaya çalışacak
hedefleri bir cevap bulmak
gökyüzünde uçan ilk iri hayvanın uçuş
sırrı ne
[Müzik]
Biz gökyüzünde uçan büyük canlıların
Kuşlar ve Yarasalar olduğunu sanıyorduk
[Müzik]
ama Almanya'da
son hoffen yakınındaki bir keşif bu
inancı sarstı
bu kireç taşı Ocağı sığ bir kıyı
Gölü'nde 150 milyon yıl önceki yaşamla
ilgili önemli ipuçları içeriyor
250 yıl kadar önce bir madenci şaşırtıcı
bir şey bulmuş
[Müzik]
Acaba ne
[Müzik]
1700'lerin Doğa bilimcileri benzeri
yaratıklara bakarak açıklamaya çalışmış
bazıları bir ördek türü olduğunu
düşünmüş
[Müzik]
bazıları ise
bir yarasa türü oldu
bir başka grup kanatların su altında
yüzmeye uygun olduğunu savunmuş
Ama bu fosil onları doğrulamıyor daha
önce bulunan hiçbir şeye benzemiyor
Paris'teki doğa tarihi Müzesinde Flip
Take sır perdesini aralayan adamın
izinden gidiyor
öncünün adı George kurye
hayvanların neslinin tükendiğini ilk
keşfeden kişi
dinozorların ne olduğunu ilk anlayan
kişi
bundan iki Asır önce Alman fosillerini
incelemiş ve kapsamlı bilgiler edinmişti
[Müzik]
garip taşlara çizilen hayvanları ele
almış
Hayat ağacına eklenen yeni bir dal
kurye çenede sadece bir hayvan türünde
bulunan küçük bir kemik fark etmiş
bu durumda bu garip kanatlı yaratık bir
sürüngen
O halde sürüngenin gökyüzünde ne işi var
uçan bir sürüngen gerçekten çok
şaşırtıcı sprey
[Müzik]
soğukkanlı uyuşuk bir hayvan Koca
gövdesiyle nasıl uçar
kuviye bunun cevabını timsahın elinde
bulmuş
bir parmağı olağanüstü Büyümüş ve kuleye
bu hayvanın adı
lepkero daktil olsun demiş anlamı parmak
üstündeki karanf hayvan biliminde bir
devir
[Müzik]
havalandığında nasıl göründüğünü
hayalinde canlandırmış
[Müzik]
Uçan sürüngenlerin uçtuğunu 200 yıldan
beri biliyoruz ama nasıl uçtuklarını
yeni yeni anlamaya başladım
[Alkış]
gökyüzüne bakan muhteşem uçuşlarını
izlemek çok kolay
ama Uçan sürüngenlerin bunu nasıl
yaptıklarını anlamak için kuşların ve
yarasaların kanatlarına bakmak gerekir
offline yer mod bütün Uçan hayvanlar el
kemiklerini kullanacağız ama farklı
şekillerde yaparlar
kuşların 4 ve 5 parmağı kaybolmuştur
tüylerle desteklenir
yarasaların hikayesi biraz farklı
başparmak serbestken 4 parmak uzar ve
perdeyi denetler
Uçan sürüngenlerde serçe parmak
kaybolmuş ama yüzük parmağı aşırı
derecede uzamıştır
Uçan sürüngenlerin tuhaflığının simgesi
tüm kanadı büyük parmağın
desteklemesidir
[Müzik]
daha önce gördüklerimize hiç benzemeyen
bir hayvan Getz
biçimsiz ama bir o kadar da güzel bir
yaratık
parmağıyla uçan bir hayvan
bu parmağı çözmek çok zor
uçağı sürüngen fosilleri çok hassas Uçan
sürüngene ait kalıntıya nadiren
rastlanır
ama o bulmayı başarmış
Birkaç yıl önce bir Afrika gezisinde
serino hiç ummadığı bir yerde bir uçağın
sürüngen parçası bulmuş
bir uçağı sürüngen ki sanırım kanat
kemiği
[Müzik]
bu Ucu Yok
Afrika'dan Uçan sürüngenlere dair pek
bilgi gelmemiştir Gerçekten muhteşem bir
keşif bu geziye çıkmadan önce
Avrupa'dan Çin'den ve Amerika'dan Uçan
sürüngenlere dair önemli bulgular gelmiş
tüm dünyaya yayıldıklarını gösteriyor
bütün kıtaları fethetmişler
Uçan sürüngenini bulduğu zaman ağır
siklet dinozor yiyen timsaha ait
fosillerde bulunmuş
sarkosukus kocaman kafası olan devasa
bir timsah çenesi yaklaşık 2 metre
Uçan sürüngenler bu devlerle Baş
edebilir mi
birinin güçsüz olduğu yerde öbürü Üstün
gelebilir
Uçan sürüngenler dinozor yiyen timsah
yuvasına yiyecek için gidebilir
timsah da beceriksiz Uçan sürüngene
yerde saldırabilir
[Müzik]
araştırmacılar yakın zamanlarda benzeri
çelişkilere dair bir kanıt buldu bu ilk
kez görülen bir şey
Kanada'da bulunan bir fosil Uçan
sürüngenlerin dinozorlarla dolaştığını
gösteriyor olabilir
dinozor provision Park bir zamanların
Kuzey Amerika serengecisi
[Müzik]
Uçan sürüngenler burada Karanın
tehlikelerinden uzak durmaya çalışılmış
Ama bu arada karınlarını da doyurmaları
gerek
Bu da yere inmek demek
[Müzik]
asırlar sonra bir fosil Avcısı bir uçan
sürüngenin son inişini gösteren ipuçları
buldu
aşağı doğru iniyordum taka kafam Birkaç
adım atmıştım ki aşağıda o uzun ince
kemiği gördüm
kendi kendime çok ilginç dedim
Bu çok iyi çünkü Uçan sürüngenin uzun
parmağından bir parça var ve hassas Uçan
sürüngen kalıntıları açık havada uzun
süre kalmaz
bununla da kalmıyor
birinci kemikte birkaç eklem var
ve etobur sürüngene benzeyen bir hayvana
ait bir diş
uçağın sürüngenin incik kemiğini
saplanmış
[Müzik]
Acaba ne oldu
[Müzik]
Uçan sürüngenlerin altındaki yırtıcılar
sürekli av peşinde
[Müzik]
Yere inen Uçan sürüngen savunmasınız
onlar gökyüzünde çok güçlü hayatta
kalmalarını sağlayan şey uçmak Uçan
sürüngenler gökyüzünün hakimi ve bunu
140 milyon yıl boyunca sürdürmüşler ki
bu oldukça uzun bir süre Aslında bunu
başarabilmelerinin sebebi
gökyüzünde İlk uçan olmaları
Kuşlar gelişmeden önce gökyüzü 70 milyon
yıl boyunca Uçan sürüngenlere aitmiş
[Müzik]
her yerine yayılmışlar ve Muazzam
değişimler geçirmişler
uçuş güçlerinin yanı sıra başka ortak
özellikleri de var uçağın sürüngenler
olağanüstü yırtıcı buldukları her şeyi
yiyebiliyorlar
[Müzik]
çeneleri neler yediklerini gösterebilir
birçok Uçan sürüngenin çenesinde diş
olmadığını biliyoruz
lehçil olmaları mümkün ve belki de kimi
zamanlar ölü dinozorların leşleri ile
besleniyorlardı
Uçan sürüngenler saldırgan avcılarmış
bazıları balığı havada kapabiliyormuş bu
büyük uzun keskin sivri dişler avını
yakalayan avcının gagasını suya
daldırdığında en önemli silahları
oluyordu
bir uçan sürüngene ait kabukları süzmek
için bin dişten oluşan bir elek
kullanıyor
diğer uçağın sürüngenler kayalardaki ve
Kumdaki kabukluları toplamak için uzun
sivri çenelerini kullanmış
bu değişik beslenme teknikleri
Dolayısıyla Uçan sürüngenler genellikle
su kenarlarına kıyılara Göllere ve
ırmaklara giderlermiş
su onların Sadece yem bulduğu yer değil
aynı zamanda yem oldukları yer
tarlasarlar tarih öncesi çağlarda
denizlerde yaşayan boyları 15 metreyi
bulan dev deniz sürüngenleri
onların üstünde uçanların adı ise
kanadı kadar olan bir metrelik garip
çıkıntı uçmasına yardım ediyor olabilir
av bulmak için de alçaktan uçması
gerekiyor
[Alkış]
aşağıdan pusuya düşürler Uçan
sürüngenler
Dünyanın her yerinde
5 metrelik Afrika Uçan sürüngeni ördek
gagasından Kurtulmuş
tarih öncesi kaplumbağalardan biraz daha
hızlı uçmuş
[Müzik]
uçarak yapılan her araştırma gökyüzünden
ayrılma tehlikesi demek
bu uçuş yetenekleriyle ilgili elimizde
bir kanıtımız var hem de yeni bir kanat
fosili değil
Taşlarda bulunan çok eski çizimler
[Müzik]
kimse Uçan sürüngenlerin iyi uçtuğunu
sanmıyordu ağır bedenleri süzülmekten
Başka işe yaramaz gibi görünüyor
[Müzik]
ama Fransa turusa yeni bir ipucu bu
görüşü çürütüyor
iki araştırmacı ellerinde az bulunan
fosilleri inceliyor
Bunlar taşlaşan kemik değil fosilleşmiş
Ayak izleniyor
dünyada benzeri olmayan bir bölge Burası
gerçekten Uçan sürüngen izlerinin tespit
edildiği ilk bölge ve Herkes bu konuda
hemfikir
Burada bulunan bir çift ayak izi
deneyimli bir göz için fotoğraf kadar
belirgin
[Müzik]
[Alkış]
bir uçan sürüngenin inişini gösteren ve
ellerinde bulunan tek Kanıt Elbette
nasıl indiğine ve uçuşunu nasıl
denetlediğini de gösteren bir kanıt
[Müzik]
havacılık mühendisi olmak reddy insan
gücüyle çalışarak İngiliz kanalını geçen
ilk uçak olan gossimer Albatros gibi
ilginç buluşlarıyla tanınıyor
uçağın sürüngenlerden etkilenen nakredi
1980'li yıllarda devasa kedisi tekrar
uçurmayı başarmış
ekibinin en büyük sorunu uçuş kontrolü
olmuş
[Müzik]
özellikle dümeni yönetme konusunda
Onlara bu çalışmalarında fosil uzmanı
Kevin peddin yolu göstermiş
[Müzik]
yerden havalandırıp havada
ilerletebilirler
o dönem için çok etkileyici
Uçan sürüngenlerin yön değiştirme
konusunda Muazzam karmaşık kanatlarına
güvendiklerini biliyoruz
makredinin kanatları göreve uygun değil
[Müzik]
sert karbon lifinden yapılmış
[Müzik]
uçuş kontrolü için çözüm havacılıkta
Uçan sürüngenlerin derisine benzer bir
madde kullanmış
Diğer taraftan gerisin gerçek Uçan
sürüngen gibi yön değiştiren gerçekçi
bir örnek yapmaya çalışıyor
uçağın sürüngenler hakkında çok şey
bilmenin faydasını fazlasıyla Gördük o
kadar çok fosil bulundu ki yapıları
hakkında çok şey biliyoruz
başını düşünün Fosiller Uçan sürüngenin
Kafasını aşağı doğru eğerek uçtuğunu
gösteriyor
[Müzik]
modelindeki gibi yere paralel değil
[Müzik]
kafanın aşağı eğik olması uçuşu
denetlemeyi çok zorlaştırabilir
fakat gerçek Uçan sürüngenler öyle
uçuyormuş
bir diğer mesele de ağırlık
uçuşu idare eden etken güç ağırlık oranı
modelin diğer Üstün yanı yeni çok hafif
malzemeler
pillerin çok hafif ve çok güçlü olması
işimize yarıyor
piller kilogram başına macredinin
modelindekinden 15 Kat fazla enerji
veriyor
yardımcı motorlar çok daha küçük hafif
ve daha güçlü
[Müzik]
ama en büyük fark Kanat
Buradaki amaç gerçek bir uçağın sürüngen
kanadının karmaşık yapısına uygulayarak
yön değiştirme sorununu çözmek
makredinin kanadında sadece bir
hareketli yer vardı omuz
bu kanatta 5 oynak nokta var
bu pistte uzaktan kumandalı uçak modelin
kanatları sınanmak üzere
[Müzik]
Bu aşamada model yarım bir Uçan süründü
dönmek için bir kuyruğa ve havalanmak
için de Pervaneye ihtiyacı var
kaba görünebilir Ama bugüne kadar
yapılan en karmaşık kanatlardan birine
sahip
Uçan sürüngen fosili örnek alınarak
kanatlara 5 hareketli bağlantı yapıldı
omuzlar bükülüyor
Ayrıca öne ve arkaya doğru
gidebiliyorlar
bileklerde bükülebiliyor ve dönebiliyor
ve kanat dirsekten bükülebiliyor
[Müzik]
şimdi deneyecekler
bizim bu örnekle öğrenmeye çalıştığımız
şey kontrol açısından hangi eklem
hareketinin önemli olduğu
cevap gerçek Uçan sürüngenin beyninde
yuvaada o görevi yapacak aynı balon
uçurmak gibi balonun dengesini yukarıdan
sağlayacaksın başlıyoruz
müthiş bir şey
[Müzik]
o olmadı
modeli havada Tutabilecek kadar hızlı
davranamadı
dolaştırmak hoşuma gitti biraz daha
çalışmamız gerekiyor
yine de bir devrim Sayılır Daha önce hiç
böyle gerçekçi bir uçağın sürüngen
kanadı örneği uçurulamamış
galiba dirseği patlattık
Uçan sürüngenler sırlarını kolay ele
verdi ama asıl mesele bu Muazzam Uçan
yaratıkların Hala bizi affetmesi acaba
uçağın sürüngenler yılanlar ya da
kertenkeleler gibi canlı mı doğar
yoksa yumurtadan mı çıkar
bu soru kısa bir süre önce cevaplandı
Çin'de 2 birinci minik kıvrılmış bir
uçan sürüngen fosili buldu
bu yumurtanın içindeki bir uçağın
sürüngen civciviydi yumurtanın bulunuşu
herhalde 100 yılın keşfi Çünkü bize daha
önce hiç bilmediğimiz Uçan sürüngenlerin
üremesi hakkında bilgi veriyor
bir dayanağımız yoktu
genç Uçan sürüngenin ne zaman
uçabildiğini bilmiyoruz
dev anvin'in teorisi tartışılabilir
kanıtlar birçok yavru Uçan sürüngenin
yuvadan uzakta öldüğünü gösteriyor
denizde kilometrelerce açıkta Fosiller
bulduk
notası
orada olmalarının tek açıklaması
uçabiliyor olmaları fırtınaya
yakalanmışlardır ve suda ölmüşlerdir
tortuların arasına gömülmüşlerdir
acaba yumurtadan çıktıktan hemen sonra
uçabiliyorlar mıydı
Kuşlar ve Yarasalar uçamıyor Çünkü
orantılar tutarsız
Uçan sürüngenlerin doğumdan hemen sonra
uçabildiğini doğrulamak için
AVM'nin daha çok kanıta ihtiyacı var
Bu yüzden 3 farklı çağda yaşayan aynı
tür Uçan sürüngenlere ait Nadir bulunan
fosilleri toplamış
[Müzik]
uzun parmaktan oluşan kollardaki
kemiklerin boyunu
ve büyüyen parmağa ölçmüş
Alvin kolun ve büyük parmağın aynı
oranda büyüdüğünü tespit etmiş
yani kanattaki orantılar hiç değişmemiş
kontrol amacıyla uçmayla hiç ilgisi
olmayan Gaga gibi kemikleri dövmüş
bu oranlar değişmiş
kısaca uçmayla ilgili kemiklerin
orantıları aynı kalmış
[Müzik]
Uçan sürüngen civciviyle ilgili ipuçları
toplandı
hepsinin ön ayağı aynı
kanatsızlarla kaplı bu yavru sürüngen
uçabilirmiş
[Müzik]
model yeni uçuş denemesine hazır sayılır
Ama beden gelişimi Tamamlanmamış
[Müzik]
gerçek gibi görünüyor
[Alkış]
Her şey bittikten sonra eldeki malzeme o
kadar gerçek gibi görünüyor ki isim bile
veriliyor Herkül
herkülün kısaltılmışı
erkeğe bir malzeme takılıyor
gerçek Uçan sürüngenlerin hiç ihtiyaç
duymadığı bir şey bir paraşüt
Uçan sürüngenler Ayrıca kafalarındaki
garip çıkıntıyla da bilinir
bu metal gerçek bir uçan sürüngenin
havada yaptığı gibi kafasını rüzgara
karşı tutmasını sağlayan sistemin bir
parçası
bu çok önemli deneme için büyük bir
uzaktan kumandalı uçak herki yukarı
çıkartacak ve havada bırakacak
kanatlara tüy koyarak yaptığımız ilk
uçuş olacak
iyi gitmeyebilir Ama sanırım şu konuda
hepimiz hemfikiriz
şu ana kadar uçurduğum en ilginç şey bu
olacak
her günün iyi uçuşu tamamen Michael
Laura'nın reflekslerine bağlı
gerçek bir uçağın sürüngenin en büyük
üstünlüğünü uçuş bilgisayarı olması yani
Bey
yeni bir keşif beyinlerinin bir saniyede
kanatlarını birçok kez kusursuz
ayarlayabildiğini düşündürüyor
[Müzik]
[Alkış]
büyük bir devrim niteliğindeki son
röntgen taramaları Uçan sürüngen
beyinlerini görüntüle
Uçan sürüngenlerin dönüş ve yan yatış
sırasındaki küçük değişimleri ölçebilen
kocaman dengeleyici organları vardı
[Alkış]
beynin Büyük bir kısmı hızlı
manevralarda gözlerinin sabitlenmesine
yardımcı oluyor
[Müzik]
bu Avlanmak için çok önemli bir özellik
üç kontrolü perdeyi gergin tutan Kol ve
bacak eklemleri gibi kanatlardan da
bilgi almayı gerektiriyor
bu bilgi uçuş bilgisayarının belleği
olan başka bir işlemci tarafından
değerlendiriliyor
[Alkış]
tamam
[Alkış]
çok iyi Michael var Her günün beyni gibi
çalışırken ikinci pilotta ana gemiyi
yaratıyor
her günün canlı kanat sınavı başlıyor
yükseklik ne kadar
yaklaşık 150 Pekala biraz daha yukarı
Uçan sürüngen Herkül 200 metre yukarıda
serbest bırakılır
tamam geri sayım başladı 5 4 3 2 1 tamam
güzel değil
Sonraki Adım çok önemli
Havalanma sırasında dümdüz Duran kafa
gerçekçi görünüm için aşağı eğilmeli
ama her köy Aşağı iniyor
duvara paraşütü Açmaya çalışıyor
bu işe yaramaz
[Alkış]
[Müzik]
Hayır hayır olamaz
cevabı yine biz buluyoruz
[Müzik]
özel kanat hareketleri yaparak Havada
kalabilen iki iri hayvanda
kuşlardan ve yarasalardan
buna kanat vuruşu deniyor
havada kalmak için kollarınla yapman
gereken belirli bir hareket var
yani böyle çırpmak yeterli değil bir
faydası yok aşağı ve öne doğru sonra
geriye ve yukarı aşağı ve öne yukarı ve
[Müzik]
uzun süre güçlü bir şekilde kanat
çırpmak ancak kuş ve Yarasa gibi
sıcakkanlı canlıların yapabileceği bir
şey
[Müzik]
V8 motoru gibi hızlı bir metabolizmaları
olmalı
havada ilerlemek için çok enerji gerekli
ve o enerji aynı düzeyde tutulmak
zorunda havada kalabilmek için
fazlasıyla enerji depolamanız gerekiyor
Yoksa yakıtınız biter ve uzun bir Uçuşun
ortasında yere çakılırsınız
Ama bunlar Uçan sürüngen ve yaşayan
bütün sürüngenler soğukkan
acaba uçağın sürüngenler sıcakkanlı
sürüngenler mi
[Müzik]
işte size inandırıcı bir kart
sadece kanatlarında değil bedeninde de
tüyler olan bir uçağın sürüngen fosili
yakın bir süre önce iç moğolistanda
bulundu büyük kaslı bir hayvanın
kalıntısı ısıyı korumak için yalnızca
sıcakkanlı bir hayvanın tüye ihtiyacı
vardır Çok büyük enerji harcıyorlar Eğer
gerçekten Gerektiği zaman bu enerji
patlamasını yapabiliyorlar
bu yaşam biçimi ile ilgili bir şey
hızla yakıp ısınmak için kuş gibi bir
fizyolojileri olması gerekiyor
dokunduğunuzda sıcaklığı hissedebilir
bugünkü sürüngenler haricinde her şey
olabilirler
[Müzik]
bir Uçan sürüngenin Kanat vuruşu için
bir özelliğe daha ihtiyacı var
kanat çırpmak çok güç gerektirir
kanatları çok büyük ve çok hızlı
uçuyorlar
bize büyük bir motor lazım ama motor
ağırlık demek
ve sonra uçuşla ilgili incelemeler her
günün zaten ağır olduğunu ve hızla
düştüğünü gösteriyor
neden
üstüne koyduğumuz malzemeler uçuş
yeteneğini azalttı
yani gerçek bir uçan sürüngen gibi
uçması için her günün hafiflemesi
gerekiyor
tıraşlı ve mücadeleye hazır olan Herkül
planörden çok rakete benzedi
düşme sınavından sonra Herkül onarıldı
ekip elinden geldiğince gerçek bir uçan
sürüngene benzetti
ama yeterince benziyor mu
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
her köy yine Uzaktan kumandalı uçağa
yerleştiril
Medi ve son kez Havana
[Müzik]
5 4 3 2 1
Herkül için kanat çırpma zaman
[Alkış]
ı bir kez kanat çırptıktan sonra
Kanatlar sıkıştı
her günün motoru Çok güçsüz kanatların
eski haline bile getiremiyor
[Müzik]
Michael duvara hemen paraşütü açtı
açıldı
[Müzik]
15 metrede
12-6 çakal
çok da kötü değil
paraşüt bizi kurtardı
galiba debriyaj ve dişli gitti Öyle
görünüyor O yüzden kanat çıkmadı motor
boşta dönmüş devreye sistemi parçalanmış
Şuna baksana
her kim mahvoldu sonra ki hesaplar kanat
çırpma motorunun Uçan sürüngenin yarı
gücüne sahip olduğunu gösterdi
Herkül'ün kanatları Uçan sürüngenin
uçuşu hakkındaki bilgileri yeniledi
kanatların tasarımı beni çok
gururlandırdı güzel bir süzülüş sağlayan
bir kanat yaptık
şeklini gözden geçirebiliriz ve Uçan
sürüngeni yönlendirebiliriz
Harika bir şey oldu
gerçek hayvan kopyalanmayacak yüksek
standartlara sahip
her şeyi yaparak ne kadar yetenekli
olduklarını anlatır
[Müzik]
için gereken gün Üstün özelliklerini
kullanarak dünyayı fethetmişler
[Müzik]
Azimli Avcılar farklı besinlere
Alışmışlar
yemişler
Ve uçarak yiyecek bulmuşlar
dalarak balık yakalamışlar
muhteşem yaratıklar
Bildiğim bütün uçağın hayvanlarla ya da
insan yapımı Uçan makinelerle
karşılaştırdığımızda Bence hepsinden
üstünler
150 milyon yıl boyunca yüzüne ve dünyaya
hakim olan
gökyüzü canavarları
bir felaketle karşılaşmış
küçük bir gezegen dünyaya çarpılır
[Müzik]
bir teoriye göre Ondan sonra dinozorlar
yok olmuş
[Müzik]
Korkunç deniz sürüngenleri de yok olmuş
[Müzik]
Tabii uçuş ustaları Uçan sürüngenler de
[Müzik]
gökyüzü kuşlara ve yarasalara kalmış
[Müzik]
ama kanatlı yaratıkların en irisi kadar
ilginç ve heybetli'sini
bundan sonra rastlamak mümkün olmayacak
[Müzik]
Ejderhalar diş dolu çeneleri ile ve koca
kanatlarıyla Elbette muhteşem yaratıklar
onlar söylence olarak var olmadılar ama
bu hayvanlar hepsine sahip
büyüklermiş koca dişleri varmış
pençeleri varmış
ve onlar Uçan sürüngenlermiş
[Müzik]

Bugün tanışacağınız kedi bildiğiniz
hiçbir kediye benzemiyor. Similodon halk
arasında kılıç dişli kaplan diye
biliniyor. Yaklaşık 2 metre uzunluğunda
300 kilo ağırlığındaydı. Ama en
korkutucu yanı 18 cmreyi bulan devasa
kılıç gibi dişleriydi. Bu dişler avının
boğazını tek hamlede parçalamak için
vardı. Düşünsenize karşınızda bir kedi
ama bu kedi bir ayıyı bile yere
serebilecek kadar güçlüydü. Smilodon
hala yaşasaydı ne olurdu? Yorumlara yaz
birlikte tartışalım. Yeah.

[Müzik]
3 dişi aslan
3 farklı avlanma bölgesinde
kendi savaşlarını veriyorlar
ama hepsinin bir tek amacı var
hayatta kalmak
Bu onların hikayesi
bu More mi
O bir bataklık aslanı
Bu kediler için alışılmadık bir durum
10 yaşında
Yani insan ömrü ile kıyasladığımızda
yaşı 50'den büyük ama Bilge ve tecrübeli
bir hayvan zaten Sulak o kavango
deltasında Avlanmak için de öyle olması
gerek
bu bataklıkta hayatta kalmak için ekip
çalışması şarttır
ve bunun için kalabalık olmak gerekir
bu
Delta sürüsü
[Müzik]
yeterli yaşa geldiklerinde Afrika'nın en
güçlü ve tehlikeli yaratıklarından olan
bu faloların karşısına çıkacaklar
moremi sürüdeki dişi avcıların lideri
Ama bu sonsuza dek sürmeyecek
Bu yüzden geçen sene dünyaya gelen
yavrular Çok geçmeden avlanmayı öğrenmek
zorunda
more'nin doğurganlığı uzun sürmeyecek
Bu yavrular Muhtemelen sonuncuları
olacak
Bu süre güçlü bir ekip oluşturuyor
ama kalabalık ve açlar
hayatta kalmak için birkaç günde bir
avlanmak zorunda dolar
ve hepsini doyuracak büyüklükte avlara
ihtiyaçları var
Taşkın suları kurak Kalahari çölünün bu
bölümünü verimli bir vahaya dönüştürür
Afrika'nın devleri burda su dolu bir
harikalar ülkesine
Delta sürücüsü ise bol seçeneğe kavuşur
burada seçenekler boldur ama bazı avlar
genelde hızlı ve çeviktir
130 kiloluk bir hayvanın su dolu bir
zeminde avlanması kolay değildir
Aslanlar Bu yüzden büyük avları tercih
eder
ve bunu da riske arttırır
zürafalar Aslanları tekmeleriyle
öldürebilir
filler onları ezebilir
Aslanlar Bu yüzden
Bu avlamayı tercih ederler
bu huysuz ve iri hayvanlar küçük bir
araba büyüklüğündedir
ve bir tanesi mor emmy'nin sürüsünü
doyurmaya yeter
ama onları avlamak
hiç de kolay değildir
bu savananın zırhlı Tümeni boynuzları
Aslanları delik deşik edebilir Tıpkı
Aslan sürüleri gibi kalabalıklar halinde
bir arada yaşarlar ve saldırılara her
zaman karşılık verirler
More mi onları bulmak için sürüsünü
bataklığa yönlendiriyor
bu yetişkinler için kolay bir iş
bu suların etrafında büyürlerken
uzuvları güçlendi ve sağlamlaştı
ama yavrular zorlanıyor
2 yaşına geldiklerinde bu ıslak
topraklarda Kendi başlarına avlanmaları
gerekecek
Şimdilik mor emminin gözetimi altındalar
More mi bufalo kokusu aldı
ileride
okavango'nun sağladığı yoğun bitki
örtüsünün arasında bir yerdeler
[Müzik]
Aslanlar bufalo avlamaya bir orduyla
gelmiş olsalar da
buradan canlı çıkmak için akıllı ve
sabırlı bir şekilde birlikte
çalışmalılar
yalnızca bir bufalo bile bütün sürüyü
doyurmaya yeter
yavrular güvenli bir mesafede durmaları
gerektiğini biliyorlar
[Müzik]
Kız Kardeşler araziye yayılıyor ve
kendilerini belli etmemeye çalışıyorlar
görevleri potansiyel Kaçış noktalarını
tıkamak
More mi bir izdihama neden olacak
ve kız kardeşler Geride kalan bir
bufaloyu Hedef ufalacak
ama moremi erken fark edilirse sürpriz
faktörü kaybolur
[Müzik]
saldırı paniğe neden oldu
bufalolar Doğruca Aslan yavrularına
doğru koşuyor
2300 kilometre uzakta Kenya'da bir başka
dişi aslan çok farklı bir hayat sürüyor
More Emin'in dünyasının aksine
Burada su yok
ve her yer ot kaplı
mağara moremiden Çok daha genç 4 yaşında
insan ömrüne kıyasla genç Bir yetişkin
sayılır
iki kız kardeşiyle birlikte
yakın zamanında göçmen bir erkek aslanın
Hakimiyet kurduğu küçük ve dağınık bir
aile oluşturuyor kalabalık değiller ama
ekip halinde uyumlu bir şekilde
avlanmakta zorlanıyorlar hayatları ve
gelecekleri
belirsizliklerle dolu
ve hiçbirinin yavrusu yok
yaklaşık bir yıl önce mağaranın kız
kardeşlerinin iki sağlıklı yavrusu oldu
Bu yavrular küçülen sürüye Ümit verse de
beklenen olmadı
göçmen bir erkek mağaranın babasına
meydan okudu
yaşlı erkek tacını kaybetti ve sürgün
edildi
Kız Kardeşler yeni erkeğin dikkatini
dağıtmaya çalışsalar da
yeni doğanları öldürmesini
engelleyemediler
asistanların soylarını korumak için
yaptıkları bu hareket
mağaranın ailesine yıkım getirdi
O zamandan beri
yeni bir yavruları olmadı
Delta sürüsü gibi güçlü bir grup
değiller
ve burada
kalabalık olmak çok işe yarar
yağmurlar ve bereketli Otlar aslanların
en büyük avları olan
öküz başlı antilopları ve zebraları
bölgeye çeker bu dünyanın en heyecan
verici göçüdür
ama her biri büyük bir ödül olarak
görülen bu hayvanları yakalamak zordur
sürülerin nüfusu Ağustos ayında doruğa
ulaşır
yaklaşık 2 milyonluk bir orduya karşı
3 dişi aslan
Kız Kardeşler Yalnızlar
[Müzik]
hayatta kalmak istiyorlarsa birlikte
çalışmanın bir yolunu bulmak zorundalar
uzun Otlar tek yardımcıları
[Müzik]
ve her santimetresinden yararlanıyorlar
öküz başlıklı antiloplar bufalolar kadar
tehlikeli değil Ama onların da
kendilerine göre silahları var
Keskin boynuzlardan oluşan lejyonlar ve
milyonlarca ölümcül Top oynar
ama en korkutucu savunmaları
sayılarının çokluğu
bazı antiloplar otlanırken bazıları da
en küçük bir tehlike halinde
alarm zilini çalmaya hazır bir şekilde
nöbet tutuyor
Mağara ve Kız Kardeşleri yaklaşmak için
görünmez olmak zorundalar
menzile girdiklerinde belirledikleri
hedefe odaklanmalı ve kitlelerden uzak
durmalıdır
hedeflerine ne kadar yaklaşırlarsa
başarı şanstaları o kadar artar
mağara alarmı çalıştırmadan nöbetçileri
geçmeyi başarıyor
kız kardeşlerinden biri karşı Kanada
yerleşiyor
mağara büyük Bir yetişkin antiloba
yaklaşıyor
[Müzik]
ama kız kardeşi daha kolay bir hedefin
cazibesine kadar oluyor
[Müzik]
al sona erdi
antiloplar artık alarm durumunda
yeni bir girişimin faydası olmaz
bir at Aslan sürüsünün Başarılı bir
şekilde avlanması
strateji ve senkronizasyon olmadan
Neredeyse imkansızdır
ve yavruları olmayan Bu aile yok olmanın
eşiğinde
Kasım ayında aynı zebra ve Antilop
sürüleri güneye
tanzanya'ya üçüncü bir dişi aslanın bizi
beklediği endutu'ya giderler
bu matiti
güçlü ve bağımsız bir dişi
diğer aslanların aksine matiti yalnız
avlanıyor
hiçbir desteği yok Kendinden başka hiç
kimseye güvenmiyor ve şansını daha da
Zorlayacak şekilde
mağaradan daha da çıktı maddi avını Açık
alanda kovalamak zorunda
çoğunlukla genç
Yaralı
ya da yaşlı olanların peşinde
[Müzik]
ama avlamaya çalıştığı hayvanlar
gelişine her yönden
bir kilometre öteden görebiliyorlar
kısa oklarla kaplı Bu havada sürüp risk
faktörü diye bir şey yok
aslanın arasında işe en zor olan o
mat eti ağaçların arasına gizlenerek ve
sürülerin toplandığı yerleri araştırarak
şansını arttırabilir mesela su
birikintileri gibi
bir zebra büyük bir ganimet olabilir
ama matiti çok dikkatli olmak zorunda
zebralar hızlı ve güçlü hayvanlardır ve
ölümcül tekneleri vardır
maketi sabırlı davranmak ve zebraların
bacakları suya iyice girene kadar
beklemek zorunda
[Müzik]
çamurlu zemin zebra için fazla kaygandır
morali bozulan açmatiti ovaya'ya doğru
yola çıkıyor
ve Ezeli düşmanı o orada
[Müzik]
sırtlanlar da buranın önde gelen
yırtıcıları arasında yer alıyor
ve sayıca üstünler
[Müzik]
matiti avını yakaladığında bu leşçileri
tek başına uzaklaştırmak zorunda kalacak
bugün onlara göre bir şey yok
kendi avlarına geri dönüyorlar
sırtlanlar bilinenin aksine verimli
avcılardır
belli eşle beslenmekten çok birlikte
avlanırlar
Özellikle de bu bolluk zamanında
zebra ve Antilop sürüleri ovalardaki
birçok hayvanı besler
hiçbir şey israf edilmez
[Müzik]
sırtlanların aslanlardan bile güçlü
çeneleri vardır et ve kemikleri hızlı
bir şekilde para çalarlar
[Müzik]
sırtlanlardan kaçınmak zorunda
otlarla kaplı düz ovalar boyunca uzanan
bataklıklar matitinin gerçekten saklanıp
dinlenebileceği tek yer
zayıf bir ses duyuluyor
çalıların arasında iki küçük aslan
yavrusu gizleniyor
henüz birkaç haftalık olan yavrular
korunma ve beslenme için tamamen ona
bağlılar
Anneleri mutlaka bir av yakalamak
zorunda yavrularını beslemezse Çok
geçmeden ölebilirler
okav
ango'nun uçaklarında moremi ve kalabalık
sürüsü bufalolar arasında izdihama yol
açmışlardı
bu senkronize ekip geride kalanlardan
birini yakalamayı planlıyor
ama yaşanan kaosta izdiham more'nin
yavrularına yöneliyor
dişi aslan izdihamın yönünü değiştirmek
için hızla bir kalkan inşa ediyordu
yavrularına Ateş hattının dışına alan
moremi savunmasını saldırıya
dönüştürüyor
sürü onu korumaya gelmeden önce bu
bufaloyu yere indirmesi gerek
bufalo yardım istiyor
ama kız kardeşler sürüyü uzak tutarak
moremi ve diğerlerine onu öldürmeleri
için zaman tanıyor
bu faloyu 3 dişi aslan ancak yere
indiriyor
[Müzik]
moremi avının boynuna yapışarak onu
susturmaya ve boğmaya çalışıyor
sürünün geri çekilmekten Başka yapacak
bir şey yok
bu kız kardeşlerin başarısının anahtarı
takım çalışması
sarsılan Aslan yavruları saklandıkları
yerden çıkıyorlar
bu yarım tonluk bufalo herkesi bir hafta
doyuracak
şu anda hayat güzel
ama bataklık suları çekilince av
hayvanları da azalacak
moremi Şimdi bunu bilmiyor ama Delta
sürüsünün başı yakında ciddi şekilde
derde girebilir
Ekim ayında zirveye ulaşan kurak mevsim
okavango'yu iyice etkisi altına almaya
başladı
sular hızla çekiliyor
hayvanlar bölgeyi terk ediyor
bolluk zamanı sona erdi
kalanlar ya hayatta kalmak için ortama
adapte olacaklar
ya da lehççirlere yemo olacaklar
mor emi'nin sürüsü açlıkla yüz yüze
suların çekilmesi ile birlikte
favori avları da ortadan Karayip oldu
azalan enerjilerini korumaya
çalışıyorlar
açlık En kötüsünü açığa çıkarıyor
en değerli varlıkları
yıkılmalarına neden olabilir
beslenecek çok fazla boğaz var
more'nin yavruları en kırılganları
et olmazsa süt de olmaz
sağlıklı ve Semiz yavruları Gün geçtikçe
eriyor
yakında yemek yemezlerse Delta sürüsünün
gelişeceği yok olabilir
keşif görevinden dönen moremi
sürüye yeniden hayat veriyor
ama eli boş
bölgede ağlayacak hayvan bulmak çok zor
sürü biraz daha zayıflarsa avlanamaz
hale gelecek
ufukta bir seçenek göründü Ama bu çok
riskli
devlerden oluşan bu türü çok sevdikleri
bufaloların 3 katı büyüklüğündeki
hayvanlardan oluşuyor
Aslanlar nadiren bu büyüklükteki
hayvanları avlar Çünkü güçleri ve aşılma
savunmaları nedeniyle onları öldürmek
Neredeyse imkansızdır ama olağanüstü
koşullarda olağanüstü kurallar devreye
girer
bu anneler ve yavruları çölde yüzlerce
kilometrelik bir yolculuk yaptılar bir
kale gibi ilerliyorlar
fil avı güçlü bir aslan sürüsü için bile
son derece risklidir
ama moremi ve Delta sürüsü ya avlanacak
ya da ölecekler
kenya'daki küçük sürünün başı da dertte
erkek aslanın gelişinden beri
yavruları olmadı
dişilerin doğurganlığının Lider
değişikliğinden sonra azalmasıdır yaygın
görülen bir durumdur ve mağarayla iki
kız kardeşi yeni yönetime
uyum sağlamak için acele etmiyorlar
aksine sürünün büyümesini engelliyorlar
bu küçük ekibin al seçenekleri Delta
sürüsünün Tersine çok geniş
ama bir öküz başlı antiloba Avlamak için
bir de hep birlikte çalışamıyorlar
çoğalamaz ve avlanamazlarsa durumları
daha da kötüleşecek
güzel bir ziyafet morallerini
yükseltebilir
göç güneye doğru ilerledikçe
av hayvanları da azalıyor yakında
avlanamazlar varsa çok geç kalacaklar
mağara yalnız avlanması gerekse bile pes
etmeyi reddediyor o yetişkin bir
antilobu devirecek kadar güçlü ve
tecrübeli
Kız Kardeşleri onu kenardan kayıtsızca
izliyor
yalnız avlanmak zordur
ve başarısızlık durumu daha da
zorlaştırır
ama kötü talihleri yakınında değişebilir
mağaranın kız kardeşi kızışma döneminde
ve çiftleşmeye hazır
yeni yavrular bu küçük sürünün yeniden
inşa edilmesini sağlayabilir
Ama önce
erkeğin onu kabul etmesi gerek
Şimdilik her şey yolunda gidiyor
ama erkek aslan ikna olmadı ve dişinin
yavrularını o öldürmüştü
[Müzik]
ovadaki sürü beslenmez ve çoğalmazsa
hayatta kalamaz
tanzanya'da endutunun kısa otlarının
arasındaki bataklıkta saklanan yalnız
dişi aslan matiti küçük yavrularıyla
vakit geçiriyor
bütün hamile Aslanlar gibi
matiti de doğum yapmak için sürüsünden
ayrıldı
burada yavrularını sırtlanlar gibi
tehditlerden ve hatta kendi ailesinden
koruyabilir
tutkulu teyzeler ve Ateşlere heyecanlı
Kuzenler yeni doğanları kolaylıkla
incitebilir
ama en büyük tehdit
babaları onları kendi yavruları olarak
görmezse öldürebilir
ama şimdi daha yakın bir tehditle karşı
karşıyalar
ilk üç ayda tamamen anne sütüne
bağımlılar
ve annelerinin et yemesi gerek maketi
mutlaka avlanmak zorunda
yavruların hayatı buna bağlıdır
Ama önce onları buradan götürmek zorunda
sadece birkaç haftalık olan yavrular
Özellikle de anneleri Avlanmak için
gittiğinde Hayli savunmasızlar
madditi yuvalarının yerini her ay birkaç
kez değiştirerek yırtıcıların koku
almasını engellemeye çalışıyor
sırtlanlar onu Fark ederse afiyetle
yerler
açlıkla birlikte
Aslan yavrularının yüzde sekseni ikinci
senetlerine Ulaşamıyorlar
matitinin yavruları yürüyebilecek kadar
büyükler
ama yavaş ilerliyorlar
Özellikle de suya girdiklerinde
[Müzik]
bu bataklıktaki bazı yerler yavruların
tek başlarına karşıya geçemeyecekleri
kadar derin
[Müzik]
yavrularını enselerinden tutarak
içgüdüsel bir refleksle rahatlıkayıp
sakin kalmalarını sağlıyor
bu durum yavruların annelerinin 10
santimlik Keskin dişleri tarafından
kazayla yaralanmalarını engelliyor
maddi yavrularını birer birer karşıya
taşıyor
bataklığın bu kısmı yavruları yeterince
gizleyecek nitelikte ve Görünüşe göre
yeni gelenler Sadece onlar değil
mağaranın ovalarından ayrılan öküz
başlığı antiloplar ve zebralar şimdi
maddi yeteneğin yanındalar
bu Yolculuk sırasında doğum yapan
anneler de var
ayakta durmakta güçlük çeken zayıf yeni
doğanlar mükemmel bir hedef oluşturuyor
matitinin büyük bir şeye ihtiyacı yok
böyle bir şey yeterli
[Müzik]
ve onun bataklığına doğru ilerliyorlar
[Müzik]
karar veremiyor
fırsatı kaçırmış olabilir
[Müzik]
ama bataklıktan telaşlı bir ses
yükseliyor
[Müzik]
şans yüzüne gülüyor
[Müzik]
bu küçük bir hayvan ama tam Ona ve
yavrularına göre
anne geri döndü
ve yavrular ilk defa etle besleniyor
bu yemek matitinin yavrularının hayatta
kalma şansını artıracak ve ona tükenen
rezervlerini doldurma fırsatı sunacak
matiti bu yeni av noktası sayesinde göç
yeniden Kuzey hareket edene ve yavrular
sürüye dahil edilecek kadar büyüyene dek
bol yiyecek bulacak
Ama eğer babaları Bu erkek aslan
yavrularına sahiplenmezse her şey sona
yaklaşıp 2300 kilometre batıda okavango
deltasında moremi ve kalabalık sürüsü
açlıktan ölmenin eşiğine geldi
kalabalık nüfusları onları o kadar
çaresiz bir duruma getirdi ki
devlere
meydan okumak zorunda kaldılar
4 tonluk yetişkin bir fil More mi ve al
ekibi için bile çok tehlikeli
3 metrelik boyuyla bir aslanı kolayca
ezebilir
ve bufalolar gibi filler de kavgadan
nadiren kaçar
2 metrelik dişleri ve kaslı
hortumlarıyla Delta sürüsünü kolayca
halledebilirler
ama fil yavruları Makul bir hedef
olabilir
sürü yavruların etrafında geçirmez bir
duvar oluşturmadan önce
içlerinden birini ayırabilirlerse bir
şansları olabilir tuzak kurmanın vakti
geldi
Her zamanki gibi moremi önden gidiyor
[Müzik]
ve kız kardeşler araziye dağıldı
bu uzun Otlar sayesinde görünmeden
ilerliyorlar
[Müzik]
filler durumdan şüphelendi
[Müzik]
Ya şimdi ya da hiç
sürü paniğe kapıldı
bir grup fil yavrusunun kaosta uzun
otların arasında kaybolması
moremi ve kız kardeşlerine onları
sürüden ayırma fırsatı veriyor
bazıları biraz fazla büyük
ama sonra mükemmel bir hedef görüyorlar
[Müzik]
filler yeniden bir araya geldi ama artık
çok geç onların talihsiz kayıpları Aslan
sürüsünün kurutuluşu oldu
[Müzik]
bu yiyecek Aslanları 2 hafta beslemeye
yeter
ve eğer pillerin şifresini
çözebildilerse aileleri daha da
büyüyebilir
Delta sürüsünün geleceği Şimdilik
güvende
Bu arada doğuda Kenya çayırlarında
mağara böyle güçlü bir ekipten yoksun
durumda
ve iki kız kardeşiyle uyumlu bir şekilde
avlanmakta güçlük çekiyor Bu uzun
otların sağladığı gizliliğe rağmen
ürkek Antilop sürüleri onlardan her
zaman bir adım önde gidiyorlar
farklı bir oyun denemenin vakti geldi
mağara pozisyon almak için kız kardeş
işlerinden ayrılıyor
[Müzik]
kardeşlerin görevi antilopları otların
arasında saklanan mağaraya doğru sürmek
[Müzik]
herkes hazır
sürü araziye dağılıyor
kız kardeşlerden biri antilopları
Doğruca mağaraya sürüyor
[Müzik]
bu kimsenin dikkatini çekmeyen sessiz ve
hızlı bir ölüm
mağara gücünü toplayarak ganimeti erkek
kastana götürüyor
sürünün lideri yemeğini bekliyor
mağaranın sunduğu hediye erkeğin
dikkatini çekiyor
Ve üstelik mağara kızışma döneminde
mağara Yine de dikkatli olmak zorunda
kız kardeşi dişler ve pençelerle
karşılanmıştı
erkek aslan mağaranın teklifini kabul
ediyor mağara anne olduğunda birçok
zorlukla karşılaşacak
ama şimdiye kadar hayatta kalmayı
bildiğini kanıtladı
güneyde endutuda yaşayan yalnız dişi
aslan matiti ve yavruları hareket
halindeler
maddi doğum yapmak için sürüsünü aylar
önce terk etmişti ve artık yavruları
aileleriyle tanıştırılacak kadar
büyüdüler
maddi onları korumak için gücünün
yettiği her şeyi yaptı ama Şimdi
kaderlerine sürünün karar vermesine izin
vermek zorunda
matiti kız kardeşlerine geri döndüğünü
haber veriyor
yavrular ilk kez teyzelerinden biriyle
karşılaşıyor
ve madetti'nin kız kardeşi onları sürüye
götürüyor
[Müzik]
kısa bir tanışmadan sonra
yavruların babalarıyla karşılaşma vakti
geliyor
babaları yavrularını sahiplenmezse her
şey sona
[Müzik]
Baba yavruları kabul etti
ama şanslarını zorlamamalılar
babaları bu iki küçük erkeğin kendi
bölgesinde kalmalarına müsaade edecek
ama yavrular 3 yaşına geldiklerinde
kendi sürülerini kurmak için dışarı
atılacaklar
maddi ve yavruları o zamana kadar
evlerinde Güven

Ufukta seyreden bu tekne dünyanın en
büyük gemisi Alure of the Seas'dir.
Bugün bu sıra dışı okyanus gemisinin
güvertesine geçeceğiz. Gemi tam 18 katlı
bir bina büyüklüğünde.
Adeta bir yüzen şehir. Tayfa ve
misafirler dahil toplamda 8.000 kişi bu
geminin güvertesinde. Multimilyoner
deniz seyahati endüstrisi bu sayede bir
devrim yaşıyor. Buna karşın her şeyin
kusursuz ilerleyebilmesini sağlamak
büyük bir uğraş gerektiriyor. Burada
dünyanın en büyük restoranlarından biri
hizmet veriyor.
&gt;&gt; Her gün 8.000 kişiyi doyurmamız
gerekiyor.
&gt;&gt; Karmaşık bir deniz oteli işletmek gibi.
&gt;&gt; Zaman zaman kabine girdiğimizde sanki 50
kişilik bir parti düzenleniyormuş gibi
hissediyoruz. Güvenlik hiçbir zaman
elden bırakılmıyor.
&gt;&gt; 9 numaralı köprüde yangın alarmı çaldı.
Ne yapıyoruz?
&gt;&gt; Sıra dışı okyanus gemisindeki günlük
hayat.
[müzik]
&gt;&gt; [müzik]
[müzik]
&gt;&gt; Günümüzde deniz seyahati endüstrisi
senede 33 milyar dolar geliri elde
etmektedir. Kar miktarı arttıkça
gemilerin boyutu da artıyor.
Dear of the Seas etkileyici bir yapı.
Boyutu ve karmaşıklığı dudak
uçuklatıyor.
Spor alanları, yüzme havuzları, yürüyüş
alanları ve hatta yemyeşil bir parkı
bile var. İnsan yapımı bir okyanus
harikası.
Gemi 360 metre uzunluğunda yani 4 futbol
sahası büyüklüğünde. Ayrıca 225.000 ton
ağırlığında. Dünyanın en büyük okyanus
gemisi rekorları alt üst ediyor.
Güvert'de 2000 tayfa görev yapıyor.
6.000 yolcuda çalışıyor, rahatlıyor,
besleniyor ve oyunlar oynuyor.
Bütün bunlar sıra dışı bir lojistik
gerektiriyor. Bu karmaşık organizasyon
sisteminin yolculuk sırasında saat gibi
işlemesi gerek.
Sabah vakti saat henüz çok erken. Alir
of the Seas rıhtıma yeni yanaştı. Fakat
dinlenmek söz konusu bile olamaz.
Herkes heyecanlı. 6.000 yolcu gemiye
binmeden önce içerideki 6.000 yolcu
dışarı çıkacak.
Tayfa dağlar kadar bavul ve bir haftalık
deniz yolculuğuna yetmesi için kamyonlar
dolusu yemek ve donanım taşıyor.
Gemi tekrar denize açılmadan önce
görevlerini tamamlamak için sadece 9
saatleri var.
Saat 8.30'da Buta bir grup kamyon
geliyor. Taze ürünler ve içecekler
indiriliyor.
Böylece gemideki 24 restoranın
rezervleri yolculuk için doldurulmuş
oluyor.
Yükleme prosedürünün mükemmel bir
şekilde organize edilmesi gerekiyor.
Böylece araç sandık ve koli
sıkışıklıklarının önüne geçilecek. Bu
sabah operasyonu kontrolcü Antony
Şenetio yönetiyor.
Tek seferde üç kamyon getiriyoruz.
Tercihen biri meyve, biri dondurulmuş
gıda, diğeri de sebze taşıyor. Beş palet
indiriyoruz. Hepsi gemiye yükleniyor
ve böyle devam ediyor. Kaos gibi
görünebilir. Fakat hiç de öyle değil.
Zamanında yetiştireceğimizi düşünüyorum.
Liman işçileri ne yapacaklarını
biliyorlar. Şef onları gözlemliyor. Ne
yapılması gerektiğini o da biliyor.
Herkes aynı frekansta.
Konteyner terminalinin dışında binlerce
yolcu eşyalarıyla gemiye biniyor.
Pasaportunuzu ve biletinizi yanınıza
aldığınızdan emin olun. Sabah vakti
6.000 kadar kişi tekneye biniyor.
Toplamda aşağı yukarı 18.000 bavul
kontrol edildi.
Bavullardan liman işçileri sorumlu.
Ben tekerlekli sandalye kullanan,
soruları olan, pasaportlarını kaybeden
veya eşlerinin nerede olduklarını
bilmeyen insanlarla ilgileniyorum.
Terminalin içinde yeni yolcular
durmaksızın akıyor.
Sürekli birisi geliyor. Bu gemide
kontrol yapması için 90 yetkili var.
Çünkü genelde 6.000'in üzerinde yolcu
taşıyoruz.
&gt;&gt; Gold üyeliğiniz varmış. Sizi tekrar
görmek güzel. Diğer gemilerin çoğu bizim
yarımız kadar yolcu alıyor. Yetkili
sayıları da bizimkinin yarısı kadar.
Burada resmen bilimi konuşturuyoruz.
İşte pasaportunuz ve kredi kartınız.
&gt;&gt; Teşekkür ederim.
&gt;&gt; Kayıt yaptıran insanların sayısını her
gün kontrol ediyoruz. Gemiye kimin
girdiğini not ediyoruz. Günün sonunda
elde ettiğimiz rakamların gemideki insan
sayısıyla uyuşması gerekiyor. Aynı
zamanda yolcuların bize sunduğu
dokümanlarda karşılaştığımız sorunları
listeliyoruz. Bana kalırsa en zoru bir
yolcuya gemiye giremeyeceğini
söylemektir. Bundan hoşlanmıyoruz fakat
zaman mecbur kalıyoruz. Bu gerçekten de
benim için çok zor.
Bagajlar kayda alındıktan sonra gemiye
girilebiliyor.
&gt;&gt; Sancak Köprüsü 9 numara. Havalimanları
bavul sayısı ve yükü konusunda bir sınır
belirleyebiliyor. Fakat gemiler her
yolcu için çok daha büyük yük sınırları
sağlıyor. Yolcular da bu sınırları
gönüllerince kullanıyor. Birçok yolcu
birkaç bavulla birden geliyor.
Binlerce çantanın ve bavulun doğru yere,
doğru kabine gönderilmesi gerekiyor.
Sancak Köprüsü 10 numara.
&gt;&gt; Tekne 6.000 yolcuyla dolduğunda sanırım
20 Boeing 747'nin taşıdığı kadar
yolcumuz oluyor. Yanılmıyorsam bu
uçaklar 300 kişiliktir. Yani bir
Boeing'ten 20 kat daha çok yolcuyu
ağırlıyoruz. 10.000in üzerinde buul'un
gemiye yüklenmesi gerekiyor. Hem de tek
bir akşamda. Bu oldukça zor bir iş.
Geminin içinde alt güvertelerde heyecan
dorukta.
Yolcuların görmeyeceği nakliyat koridoru
tüm gemi boyunca uzanıyor. Bu koridora
Amerika'nın doğu yakasında bulunan
otobandan esinlenerek 95. yol lakabını
takmışlar.
Koridorda ekip üyeleri önlerindeki
yolculuğa hazırlanıyor.
İçlerinde envanter yöneticisi Allen
Edwards da bulunmakta. birkaç binluk
yiyecek ve içeceğin yüklenişini kontrol
ediyor.
Yaklaşık 45 ton karpuz, neredeyse 7 ton
patates, 18.000 soda şişesi kontrol
ediyorum. Lisenin sonu gelmiyor.
En önemli işlerimizden birisi ürünlerin
kalitesini kontrol etmektir. O kadar
büyük oranda siparişler veriyoruz ki
tedarikçiler zaman hasarlı ürünler
gönderebiliyorlar.
Her zaman için hazırlıklı olmamız
gerekiyor. Tam ihtiyacımız olan şeyleri
aldığımızdan emin olmalıyız.
Aşçılar da ürünlerin tazeliğini yükleme
alanında kontrol ediyorlar. Mükemmel
kaliteden emin olmadıklarında ürünleri
reddediyorlar.
Hadi şunu almak gerek.
İçeriye götürün.
Allen her şeyin doğru yere
bırakıldığından emin olmalı. Böylece
mutfakta çalışan işçiler gereken
araçları rahatlıkla bulabilecek. Büyük
çaplı bir parti vermek isteyen kimseler
için en önemli nokta budur.
&gt;&gt; 15 senedir denize açılıyorum. Gördüğüm
en büyük depoyla burada karşılaştım.
Gemide 6.000'in üzerinde yolcu var.
Çeşit çeşit içkiler barındırmamız
gerekiyor. Ne içmek isterseniz isteyin.
Elimizde var.
Geminin üst güverteleri de hareketli.
Yolcuların gelişinden önce hizmetlilerin
her yeri temizlemesi ve kabinleri hazır
hale getirmesi gerekiyor. Zamanını da
bitirebilmek için bu işlem askeri bir
disipline sürdürülmeli. Bugün günlerden
pazar. Turistler gidiyor yerlerine
yenileri geliyor. Temizlik işin haftanın
en meşgul günü. Benim adım Chris
Randazo. Temizlik işlerinin şefiyim.
Royal Suitlerden sorumluyum. Saat 1'e
kadar 28 suiti hazır etmem gerekiyor.
Yeni yolcular suitlerin bulunduğu alana
akın etmeye başlamadan önce sadece 1 bu5
saatimiz var.
Pazar günü karşılaştığımız en büyük
sorunlardan biri de yolcuların çıkmak
istememesidir. Takılıp son günlerinin
keyfini çıkarmak istiyorlar. Dolayısıyla
sabah saat 9'a kadar temizlik
işlemlerini tam anlamıyla
başlatamıyoruz.
Toplamda 188 işçimiz var.
2700 kabini akşam vakti bir saat içinde
toparlamamız gerekiyor. Çok zor bir iş
olduğu aşikar değil mi? Benim işlem
çalışanlarımı sabah turu attırmak ve
herkesin yaptığı işten memnun kalmasını
sağlamaktır. Onları desteklemek ana
görevim diyebilirim.
Merhaba Marva nasılsın?
&gt;&gt; İyiyim şef. Her şeyi yerli yerine
koymaya çalışıyoruz.
&gt;&gt; Bu hafta sonu mu oldu?
&gt;&gt; Evet fena sayılmaz.
Kabin gayet güzel durumda. Bu lüks bir
kabindir.
Değişiklik gününde asla sıkılmazsınız.
Asla neyle karşılaşacağınızı
bilemezsiniz. Bazen bir kabine
girersiniz. Sanki ilşerde kimse kalmamış
gibidir. Sonra bir başkasına bakarsınız.
Sanki ilk işerede 50 kişilik bir parti
verilmiş gibidir.
Pascal haftasından dolayı güvertede çok
sayıda çocuk vardı. Temizlik ekibinin
işi zor. Genele oranla rahatlar.
Temizlik seviyesi yetişkin müşterilerden
beklediğimizde kıyaslanamıyor bile.
Dolayısıyla temizlik ekibinin çekeceği
var. Teşekkürler Marva. Başka bir
isteğin?
&gt;&gt; Hayır. Teşekkür ederim.
&gt;&gt; Tamam, seni rahat bırakayım.
&gt;&gt; Teşekkür ederim.
Kabinler kusursuz. Artık yeni
müşterileri ağırlamaya hazırız.
&gt;&gt; Alir of the Seas'in demir alma ve denize
açılma vakti sonunda geldi çattı.
360 metre uzunluğundaki bir okyanus
gemisine rıhtımda manevra yaptırmak
büyük beceri gerektirir.
Öncelikle iticiler sayesinde gemi
rıhtımdan ayrılıyor.
Daha sonra birkaç yüz metre ilerleyip
daha geniş alana sahip olduğu dönüş
noktasına varıyor.
Orada 90 derecelik bir dönüş yapıp liman
girişine yöneliyor.
Bu hiç de kolay bir iş değil. Geminin
boyutu etkileyici. Çok uzun olmasının
yanı sıra aynı zamanda 66 metre
genişliğinde. Yani bir Boeing 747'den
daha uzun.
[müzik]
Alure of the Season ve kardeş gemisi
Oasis of the Seas'in rıhtından ayrılışı
büyük bir olaydır.
Birkaç yüzleyici gelip bu kalkışı
kutlar.
Güvertede ilk kez bulunanlar için bu
inanılmaz bir andır.
Miami şehrinin manzarası yavaş yavaş
kaybolarak Karayiplerdeki bir haftalık
yolculuğu müjdeliyor. Dünyanın en uzun
okyanus gemisinin hayatındaki son bölüm.
Birazdan ultramodern itiş sistemini son
sürat çalışırken göreceğiz.
Iticiler Tam Gaz.
&gt;&gt; Dünyanın en büyük restoranlarından
birinde kalabalık saatindeyiz.
Yarım saat içerisinde 800 tabak servis
edilmesi gerekiyor. Ayrıca yolcuların bu
ultra sofistike gemide yönlerini
bulabilmesi gerekiyor.
Dünyanın en büyük yolcu gemisi Alure of
the Seas kara iplere doğru yolculuğuna
başlıyor.
Deniz yolculuğundaki ilk gün sona
eriyor. Bu gece Royal Promenat salonunda
kaptan şampanya açıp yolculara hoş
geldiniz diyecek.
Bu gemideki her şey devasa. Tayfa bu
türden günlük mücadelelere alışkın.
Büyük bir uğraş.
50 işçinin her bir müşteriyle ayrı ayrı
ilgilenmesi gerekiyor.
6.000 Yolcunun her birine 15 dakika
içinde bir bardak şampanya vermemiz
gerekiyor. Böylece kaptan onlara hoş
geldiniz derken kadeh
tokuşturabilecekler.
Evet, plan bu şekilde.
&gt;&gt; İyi akşamlar bayanlar baylar. Hepinize
iyi akşamlar dilerim. Kaptanınız
konuşuyor.
Geminin yola çıkışını müjdeleyen ilk
şampanya şişesi 2010'da açıldı. Fakat
bundan önce geminin yapılması
gerekiyordu. Air of the Seas'in yapımını
Finlandiya üstlendi. 6 yıllık sürenin ve
1 milyar 400 milyon dolarlık toplam
maliyetin ardından devasa gemi tasarımın
sınırlarını zorladı.
Her kabin ayrı ayrı prefabrik olarak
hazırlandı. Geminin yapısına daha sonra
eklendi.
500.000den fazla parça bir araya
getirildi. Toplamda 22 kilometreden
fazla kaynak yapıldı.
Okyanus gemisinin ağırlığını büyük
oranda çeken güvertenin temelinde bu
var. Bu parça sayesinde yer çekimi
merkezi dibe indiriliyor. Yapısal şekil
sayesinde gemi denize sadece 9 metre
batarak denizin üzerinde 70 metre
yükselebiliyor.
Alure of the Seas şu anda var olan diğer
başka hiçbir gemiye benzemiyor. Tüm
rekorları kırıyor.
Karayip seyahatleri genellikle bir hafta
sürer ve birden fazla noktada mola
verilir.
Güvertedeki binlerce yeni misafir onlara
ayrılan geniş yerin keyfini çıkarıyor.
Üst güvertede çok sayıda havuz ve spor
tesisi bulunmakta.
Toplamda 21 jauzi ve havuz var.
Güneşte uzanmak istemeyenlerse daha
dinamik aktivitelere yönelebilir.
Örneğin basketbol oynayabilir veya surf
yapabilir.
13 metre yüksekliğindeki iki duvara
tırmanabilir.
Bir mini golf sahası bile var.
Çelik halat inişi de eksik değil.
Geminin aşağısında olgun ağaçlar ve
10.000den fazla türde dikili bitkiden
oluşan 100 metre uzunluğunda bir park
var.
Bu yeşillik araziye Central Park
diyorlar. Gemideki 24 restoranın birçoğu
buraya konumlanmış.
Rising Tide barı teknolojik açıdan hayli
üstün. Yolcular Central Park'tan üç
güverte aşağıdaki Royal Promenad'a
inerken kokteyllerinin keyfine
varabiliyor.
Burada da dükkanlarla, barlarla ve
restoranlarla dolu caddede
yürüyebiliyorsunuz.
Ana yemek odası üç kat boyunca uzanıyor.
Burası dünyanın en büyük
restoranlarından birini ağırlıyor.
Yeni gelenler ne yana döneceklerini
şaşırıyorlar. Etkileyici. Teknede yukarı
çıktığınız anda nutkunuz tutuluyor.
&gt;&gt; Sanki hareket eden devasa bir binada
gibiyiz. Bana öyle geldi.
Alt köprülerde çalışan tayfa mega
geminin kusursuz çalıştığından emin
oluyor.
Yarın Kozumel'de dururken nasıl içeri
gireceğimizi anlatır mısınız bana?
Makine odasında tüm gücü ve itici
sistemleri şef mühendis Steve Eriksen
gözlemliyor.
[müzik]
Bu odada geminin günlük işleyişinde ne
var ne yok inceliyoruz.
Dünyanın en büyük okyanus gemisi
dünyanın en büyük gemi içi santraline ev
sahipliği yapıyor. Gemiyi 6 dizel motor
itiyor.
Motorların ana görevi jeneratörü
çalıştırmaktır. Jeneratör de güvertede
ihtiyaç duyduğumuz elektriği üretmemizi
sağlıyor.
Sonrasında bu elektrik farklı tipteki
networklerle dağıtılıyor.
Ana networklerden biri gemiyi suda nat
hızla itmek için ihtiyaç duyulan
enerjiyi aktarıyor.
Bütün bunlar azipot adı verilen özel
iticiler sayesinde yapılabiliyor.
Her azipotta büyük bir elektrikli itici
bulunmakta.
6 metre çapındalar. Itici azipot 365
derece dönebiliyor. Yani küreye ihtiyaç
duyulmuyor.
Eski iticilere karşın azipotlar öne
bakar.
Gemiyi itmek yerine çekerler.
Türbülansı azaltan daha hidrodinamik
[boğazını temizler]
bir sistem.
Alur of the seasde 3 azipot
bulunmaktadır.
Bu azipotlar 132.000 beygir gibi devasa
bir güç üretirler.
Azipotları istediğiniz yöne
çevirebiliyorsunuz.
Çok ufak bir alana sığdırmak
istediğiniz,
tekerleri dönebilen bir otomobil
düşünsenize.
Tabii elektrik sadece gemiyi itmekte
kullanılmıyor.
Otel servisinin de içinde yer aldığı
güverti hizmetlerini de desteklememiz
gerekiyor.
Klimaya ve havalandırmaya ihtiyacımız
var. Rıhtımdayken en azından bir
jeneratörün çalışıp gemideki hizmetleri
beslemesi gerekiyor.
4800 kometreden uzun elektrik kabloları
gemiyi baştan sona doluyor. Tüm kablolar
makine odasında birleşiyor. Buna karşın
devasa geminin köprülerinde tüm
elektriğin nasıl kullanılacağına gemiyi
yöneten kaptan ve tayfası karar veriyor.
Gemideki her şey gibi köprü de boyut
açısından abartıya kaçmış. Dünyada
yapılmış en büyük köprülerden birisi bu.
İki uçta yer alan planşlar geminin
önünün, arkasının ve dibinin kusursuzca
görülmesine olanak sağlıyor.
Navigasyon ekipmanı da denizdeki en
gelişkin ve en yüksek teknolojili olanı
ki buna Amerika donanması da dahil.
Kaptan Johnny Pavle'nin sıra dışı bu
gemiyi yönlendirmekten zevk alması başka
türlü açıklanamazdı zaten.
18 yıldır bu işi yapıyorum. Alure of the
Seas gibi bir gemide kaptanlık yapmak
herkesin hayalini kuracağı bir iştir.
Bunu sadece dünyadaki en büyük ve en
modern seyahat gemisi olduğu için
söylemiyorum. Tabii ki bir kaptanın
isteyebileceği en iyi tayfa ve donanım
da bu gemide yer alıyor. Burada
güvertede gelişkin sistemler
kullanıyoruz. Teknolojinin bu kadar
gelişkin ve güvenilir olduğu başka bir
gemi görmemiştim.
Çok güzel bir gemi.
Buna karşın kaptanı en çok
endişelendiren teknoloji değil. 8.000
kişinin can güvenliği.
&gt;&gt; Tekrar merhabalar bayanlar ve baylar.
Kaptan JNY köprüden konuşuyor.
Tabii ki seyahat gemilerinde can
taşıyoruz. Karşılaştığımız en büyük
zorluk bu işte.
Ben birçok gemiyi kullandım. Roro
gemileri, benzin tankerleri. Biri gelip
alana kadar kargonuz umrunuzda olmuyor.
6.000 yolcuyla seyahat etmek bambaşka
bir şeydir. İlginiz için teşekkür
ederim. Bir seyahat gemisinin kaptanı
hem navigasyonda hem de insan
ilişkilerinde başarılı olmalıdır.
Tekne yolcuları Haiti'de keyifli vakit
geçirirken bizler de tayfa tatbikat
yapışını izliyoruz.
[müzik]
Yangın 10 dakika önce başladı. Gemiyi
tahli etmemiz gerekiyor.
Dünyanın en büyük okyanus gemisi Alure
of the Seas bir hafta boyunca kara ipi
dolaşacak.
Çok etkileyici olan bu tekne yüzen bir
şehre benziyor.
Full otonom, yüzen bir resort. Boş zaman
aktiviteleri, spor faaliyetleri,
restoranlarıyla 8.000 kişi ne yapacağını
şaşırıyor.
Denizin üzerine bırakılan bu devasa
sarayın yöneticisi ise Raymond Schider
adındaki bir adam. Bakım ekibi için
derhal birine ihtiyacımız var. Bu gemiyi
faal kılabilmek için birkaç sene boyunca
çalıştık. Tüm teknolojik imkanlardan
yararlandık.
Bunun en iyi örneklerinden biri
güvertede yer alan yardımcı yön
işaretleri sistemidir. %80'i aktif
300'ün üzerinde ekran dinamik olarak
etrafta ne olup bittiğini gösteriyor.
Acıktığınız takdirde yemek tuşuna
tıklıyorsunuz ve sekanslarınızda yer
alan tüm restoran önünüze diziliyor.
İstediğinizi seçebiliyorsunuz.
Sorentos'a mı gitmek istiyorsunuz?
tıklıyorsunuz ve bilgisayar size hangi
yolu kullanmanız gerektiğini söylüyor.
Bu harika bir teknoloji.
&gt;&gt; Bu yazılım yolculara gemideki hangi
restoranın nerede bulunduğunu
gösteriyor. Böylece yolcularımız
kalabalık ortamlardan kaçınabiliyor.
Beklemelerine gerek kalmıyor. Başka
şeylere yönelebiliyorlar. Bu sayede
hayal kırıklığına uğramadıklarını
garanti ediyoruz.
Ayrıca yolcular restoranlar ve diğer
aktiviteler hakkında tayfayla iletişime
geçmeksizin bilgi sahibi olabiliyorlar.
Aksi takdirde bu kalabalık gemi tam bir
curcuna yerine dönerdi.
Bir geminin yönetimi kapalı alanlardan
daha zordur. Herkes gün boyunca bir
yerden diğerine koşturuyor.
Sıkılmak diye bir şey yok. 6.000 yolcu
gün boyunca keyfine bakıyor. Bizler de
onlara çeşitli aktiviteler sunuyoruz ve
2200 sayfa üyemizle bütün bunları mümkün
kılıyoruz.
Sistemin işleyebilmesi için ölü zaman
geçirilmemesi gerekiyor. Her gün
herkesin elini taşın altına koyması
gerekiyor. Herkesin iki üç görevi var.
Eğlenceden sorumlu çalışanlar aynı
zamanda yiyecek ve içeceklerden de
sorumlu. Her şey birbirine bağlı.
Önceden yapılanları olanla çok daha iyi
işleyen bir sistemimiz var. Teknoloji
organizasyonumuzun önemli bir parçası.
Herhangi bir parçamız hasar gördüğünde
tüm sistem çökebilir.
[müzik]
Teknede her şeyin yolunda gitmesi için
yolcuların güvertede gönül rahatlığıyla
dolaşabilmesi gerekiyor.
11 köprüye dağıtılan 2700 kabin varken
bu iş çok zorlaşıyor.
Gemiye dağıtılan 24 asansör kalabalığın
ve sıraların oluşmasını engelliyor.
Güvertedeki gelişkin teknoloji acil
durumlarda da yardımcı oluyor.
&gt;&gt; Burada güvenlik bilgisayarını görüyoruz.
Birçok sistemle donatılmış onlarca
ekranımız var. Bu sayede gemideki farklı
noktaları göz önünde tutabiliyor ve
herhangi bir acil duruma verilebilecek
en iyi tepkiyi belirleyebiliyoruz.
Özel bir noktayı kontrol etmek istersem
o yere bakan kamerayı seçiyorum. Gemide
güvenlik kamerası bulunmakta. Her yeri
görebiliyor ve acil durumları
belirleyebiliyoruz.
Salı sabahı gemi Haiti'de demir atıyor.
Birçok yolcu gemiden ayrılıp plajı ve
600 metre uzunluğundaki çelik halatı
keşfetmek istiyor.
Turistler tatilin keyfini sürerken tayfa
bambaşka bir işle meşgul. Bir felaket
senaryosunu canlandırıyorlar.
Tüm kıdemli memurlar tatbikat için
kaptanın komutası altında toplanıyorlar.
Denizdeyken çıkan ve kontrol altına
alınamayan bir yangın felaketle
sonuçlanabilir. Ekip üyelerinin kararı
hemen vermesi gerekiyor. Binlerce hayat
tehlikede.
Herkes burada mı?
Tayfay'ı sınamak için kaptan adapte
olunması gereken bir senaryo hazırlıyor.
Restoran mutfaklarından birinde yangın
çıkmış.
Maalesef şef ve ekibi gerektiği gibi
müdahale edemedi.
Yağ taşmış.
Gittikçe kötüleşiyor.
Mutfakta yangın çıkalı 5 dakika oldu.
Dümen odasından 9 numaralı köprüde
yangın çıktı anonsu geliyor.
Ne yapmamız gerekiyor?
Kontrol personelinden elektriği
kesmesini isteyeceğiz. Su duvarını
indirecekler.
Yangın büyümeye devam ederse 5 numarayı
da aktifleştiririz. Böylece balkonlar
yangından etkilenmez.
Kaptan biraz daha ileri gidiyor. Senaryo
hayal edilebileceklerin en kötüsü.
Yangın yayıldı. Balkonu ve 10 numaralı
köprüyü ele geçirdi.
9 numaralı köprüden ilerliyor.
Mutfaktaki yangın devam ediyor. Şimdilik
yangını kontrol altına alamadık.
Yangın başlayalı 10 dakika oldu. Gemiyi
terk etmeye hazırlanmalıyız. 6.000 yolcu
şu anda nerede?
&gt;&gt; Tahliye kontrol Merkezinin sorması
gereken soru şu: Yolculara yerlerinde
kalmasını söylemeli miyiz? Yemek
salonunda 3.000, sinemada da 1500 kişi
olduğunu biliyoruz.
Böylesi bir durumda hareket etmemeleri
gerektiğini duyurmalıyız. Yoksa can
kurtaran sandallarına mı gitmelerini
sağlamalıyız? Kararımız ne olursa olsun
zaman kaybetmemeliyiz.
Bu özel durumda oldukları yerde
kalmalılar. Çünkü orası geminin diğer
yerlerine oranla daha güvenli.
Mesajı yolculara ve diğer çalışanlara
iletmeliyiz.
&gt;&gt; Kaptan tatmin olmuş görünüyor. Tayfan'ın
cevapları hoşuna gidiyor.
&gt;&gt; Durumu bilinçli olarak abartıyorum.
Olmayacak şartlar yaratıyorum. Ama zaten
tatbikatların amacı da bu değil midir?
Yani her şey yolunda. 15 dakika
içerisinde buradan ayrılacağız. Yangını
söndürdük. Aksi takdirde büyük bir
felaket olurdu.
Herkesin güvenliği için benzer güvenlik
tatbikatları her seferde tekrarlanıyor.
Gemi demir hattı. Tayfanın bakım
çalışmalarına başlaması için ideal bir
zaman.
Alure of Seas'in güvertesini boyamak
için 6.000 ton boya kullanıldı.
Deniz suyu nedeniyle bu boyanın sürekli
temizlenmesi ve yenilenmesi gerekiyor.
Sürekli temizlemeye, boyamaya, bakımını
yapmaya ihtiyaç duyuyoruz. Sürekli bir
şeye karşın mücadele ediyoruz. Rüzgar
güçlendiğinde deniz çekiliyor. Tuz ve
pislik geminin demirlerine yapışıyor.
Gemiye sürekli bakım yapıyoruz. Zaman
içerisinde pastan veya diğer
pisliklerden dolayı sorunlar çıkıyor.
18 katlı gemide 8.000 metk cam
bulunmakta. Bu camların çoğuna
koridordan giriş sağlanamıyor.
&gt;&gt; İp cam bazlarımız yüksek yerlerde
çalışma konusunda uzmanlaşmışlardır.
Merdivenle [boğazını temizler]
ulaşılmayacak yerdeki görevleri
tamamlıyorlar. Bağlanmaları gerekiyor.
Güvenlik kemerleri takıyorlar. İniş
malzemelerimiz var. Girişi zor olan
yerlere ulaşmak için de çeşitli teknik
ekipmanlar kullanıyorlar. Zaman zaman
suyun üzerinde asılı kalıyorlar. Bazen
geminin yan tarafında sandallar,
sandalyeler veya ahşap parçaları asılı
kalabiliyor.
Binlerce aç müşteri merkez restorana
girdiğinde mutfak tayfası olaya giriş
yapıyor.
Kalabalığı tatmin etmek mutfak şefi için
her zaman kolay olmuyor. Trenin biraz
daha ısınması gerek.
Alirofı seizde akşam vakti. Tatilciler
şezlonglarda uzanırken geminin tayfası
başka işlerle meşgul.
Ekip üyelerinden biri için günün en
önemli saati.
Benim adım Ivocan. Dünyanın en büyük
yolcu gemisi Alure of the Seas'in
şefiyim. Her gün 8.000 kişiyi
besliyorum.
Gemide 25 mutfak var. Bu en
büyüklerinden biri ve ana restoran için
kullanıyorum.
Yeterince sos kullandığınızdan emin
olun. Yeterli miktarda yiyecek
hazırladığımızdan emin olmak için her
pazar kamyonların gelişini izlememiz
gerekiyor.
30 kamyonluk bir konvoy hayal edin.
Hafta içerisinde aşçıların kullanacağı
malzemeleri böyle alıyoruz. 18 parti
şefi baş aşçı komutları altında
çalışıyor. 6.000 kişilik yolcu ekibini
beslemek için 180 kişi çaba sarf ediyor.
Buna karşın yemeklere imzasını baş aşçı
IVO atıyor.
Burası hazırlık odası. Tüm sebzelerin ve
meyvelerin %95'i buradan geçiyor. Burada
her gün 2000 ton meyve ve sebze
hazırlıyoruz.
Bu bölge soslara adanmıştır. Yani burada
çalışan kimseler sadece sos hazırlıyor.
Gece vakti stoklarımızı hazırlıyoruz ve
gün içerisinde de ürünlere son
dokunuşları katıyoruz. Hiçbir zaman için
durmuyoruz. Özellikle fırın hep
çalışıyor.
Günün 24 saati faal. Yarın için hamur
mayalamaya başladık bile. Durmak nedir
bilmeden çalışıyoruz. Değil mi Aguleno?
&gt;&gt; Evet
&gt;&gt; tabii. Evet.
Bizim için tramuyu güzelce süsleyecek
misin? Her tabakta aynısı olmalı.
Takımın iyi eğitimli olması ve
görevlerine sadık kalması gerekiyor.
Böylece yemek yapma işlemi bir kaosa
dönüşmeyecek.
Baş aşçı Ivo sürekli takımını gözetliyor
ve mutfakta hazırlanan yemeklerin yüksek
kalitede olmasını sağlıyor.
Pürenin biraz daha ısınması gerek.
Böylece yumuşamayacak. Yine de çok güzel
görünüyor.
Sunumlara göz atalım. Nasıl gidiyor?
Okyanusun ortasında bir mutfak idare
eden şefin dengesi hiç bozulmuyor. Gemi
gayet düzenli ilerliyor ve ilerlerken
denizde olduğumu unutuyorum.
Şimdiye kadar hiç çorba veya sos
dökmedik.
Herkese iyi akşamlar.
&gt;&gt; İyi akşamlar.
&gt;&gt; İyi akşamlar şef.
&gt;&gt; Yemek yarım saat içerisinde başlayacak.
Aşçılar için kritik bir an.
&gt;&gt; Ekmek kırıntıların çok güzel olmuş.
Oldukça beğendim.
Şimdi menünün tadına bakacağız. Tüm ekip
benimle birlikte. Yardımcı şefler, tüm
parti şefleri, yemek pişirmeden sorumlu
herkes burada. Ürünümüzün kalitesinden
ve tercih edilebilirliğinden emin olmak
için bu işlemi her gün yapıyoruz.
Rahatlayın çocuklar. Saat 17:25. Herkes
akşam yemeği için toplandı. Yemek
salonunun tüm personeli geldi.
Görevliler akşamın ilk hazırlıklarını
hallediyorlar. Masaları kuruyorlar.
Yumuşaması için tereyağını dolaptan
çıkardılar bile. Su sürahilerini
hazırlıyorlar. Kahveyi hazır ediyorlar
ve servis saat 6'da başlıyor. Nasıl
gidiyor?
&gt;&gt; İyidir şef. Sen nasılsın?
&gt;&gt; Her şey yolunda mı? Yumurtalarla işinizi
neredeyse bitirmişsiniz. Servis birazdan
başlayacak.
Merkez restoranının kapıları açılıyor ve
yüzlerce aç müşteri içeri akın ediyor.
Yakında 500 masa dolacak. Bu oda aynı
anda 3.000 kişiyi ağırlayabiliyor.
Baş aşçı ve yemekhane görevlilerinin
üzerindeki baskı artıyor.
İlk müşteri dalgası restorana girdi. İlk
tabaklar hazırlanıyor.
Liderlerin doğru tavsiyeyi vermesi
gerekiyor.
Birkaç dakika içerisinde servis
personeli içeri girecek. Yemeklerin saat
6'dan sonra yarım saat içerisinde servis
edilmesi gerekiyor.
Gemide her akşam 24.000 tabak yemek
servis ediliyor.
Dünyanın en büyük restoranlarından
birini yönetmek dikkatli bir
organizasyon gerektiriyor.
Gelecekte ne olacağını planlamanız
gerekiyor. Karadayken tedarikçilere
herhangi bir anda ulaşabilir veya yarın
için taze balık veya domates sipariş
edebilirsiniz. Buradayken farklı
düşünmemiz gerekiyor. Organize olmalı,
malzemeleri düzenlemeliyiz. Bence çok
iyi iş çıkarıyoruz.
Atıklar ve kirli kıyafetler büyük
yığınlar oluşturuyor. Sorunu çözebilmek
için tayfanın yaratıcı yollara
başvurması gerekiyor.
İçerisi çok gürültülü. Kulakları tıkamak
gerek.
&gt;&gt; [müzik]
&gt;&gt; Dünyanın en büyük seyahat gemisi kara
iplerdeki yoluna devam ediyor. Ekibin
dağ gibi atıklardan kurtulması gerek.
Eskiden atıklar güverteden atılırdı
fakat artık farklı bir zamanda
yaşıyoruz. İşte sağlık, güvenlik ve
çevre sorumlusu Juliana Maz atık
yönetiminden ve geri dönüşümden sorumlu.
Bu sabah nasılsın?
Bugün bizim için neyin var? Karton mu?
Pekala, mutfaktan geliyor. Bunlar temiz
kartonlar değil mi?
Burada 7 gün 24 saat çalışıyoruz. Çöp
üretimi hiç durmuyor. Sürekli çöp
alıyoruz.
Alure of the Seas dünyanın en büyük
okyanus gemisidir. Dolayısıyla büyük
oranda çöp çıkarmaktadır. Çöpler ya geri
dönüştürülüyor, yaılıyor ya da
çöplüklere gönderiliyor. Bütün bunların
yakılması gerekiyor. Öyle değil mi?
Kazanı atabilirsen çok iyi olur.
Gemiden çıkan çöplerin %85'ini
yakıyoruz.
Gemideki birkaç makine bu işlemi mümkün
kılıyor. Önce kartonlar
temiz oldukları takdirde burada
bastırıyoruz. Karton için tasarlanmış
bir pres makinemiz var.
Pres makinesi kartonları ufaltarak yumak
haline getiriyor.
Bu sıra dışı bir makinedir. Çünkü yerden
tasarruf etmemizi sağlıyor. Bilirsiniz
güvertedeki yerimiz sınırlıdır. Bir
hafta içerisinde 30 palet karton
biriktiriyoruz. Bu bizim için fazla
bile.
Bir de metaller var. Her hafta binlerce
konserve atılıyor.
Konserveleri preslememiz gerekiyor. Jaz
parçaları bu makineye atacak. İşte
buraya. İçerisi çok gürültülü. Kulakları
tıkamak gerek.
Makinenin tepesine baktığınızda nasıl
çalıştığını anlayabilirsiniz.
Konserveler yaklaşık şu boyutta
yumaklara dönüştürülüyor.
7 günlük bir seyahat sırasında yaklaşık
600 kilo alüminyum geri dönüştürüyoruz.
Camları da es geçmemek gerek.
Kırık camlar renklerine göre ayrılıyor.
Gemiden rıhtıma gönderilebilecek şekilde
hazırlıyoruz ki bu malzeme geri
dönüştürülebilsin.
Bu boyuttaki bir gemide geri dönüşüm
bitmek tükenmek bilmeyen bir iştir.
Fakat bu adamlar işlerine yoğunlaşmayı
biliyor.
&gt;&gt; Okyanusu ve ziyaret ettiğimiz limanları
korumak bizim işimiz. Gemicilik
şirketinin kültüründe hayli bir yer
tutan bir detay bu.
Gemi personeli de buna hep saygı
duyuyor.
[müzik]
En alt köprüde çalışan bakım ekibinin
yönetiminden sorumlu Chris Randazo başka
bir önemli aktiviteyi denetliyor.
Davetlilerimizin görmediği şey birinci
ve ikinci köprüde kullanılan devasa
deterjan miktarıdır. Devasa derken
hiçbir şekilde abartmıyorum. 7 gün süren
bir seyahat sırasında 120 ton şarşaf
yıkıyoruz.
Sıradan bir çamaşır makinesi gibi
işliyor. 12 dakikalık standart döngüdeki
130 kiloluk bir makinedir.
Buna karşın dönüş hızı baş döndürücüdür.
Adeta bir jel motoruna benziyor.
Makineye attığınız çarşaflar ve havlular
neredeyse kup kuruk çıkıyor.
Bu gerçekten işimizi kolaylaştıran bir
şey. Denizde karşılaşılan diğer
zorluklardan biri sürekli dalgalarla
mücadele etmektir. Dengede kalabilmeleri
için çamaşır ve kurutma makinelerimizi
yaylarla destekliyoruz.
Aksi takdirde teknedeki en ufak hareket
suyun bir yerden diğerine taşınmasına ve
çamaşır makinesinin doğru çalışmamasına
sebep olurdu.
En büyük çamaşır makinesi tünel
şeklindedir ve aynı anda 130 kiloluk
dört kirli sepetini yıkayabilmektedir.
Yürüyen bantlar makinelerden çıkan
kıyafetleri kurutucuya gönderiyor.
Bu makineler her gün birkaç ton çarşaf
ve havlu yıkıyor.
Tayfa kıyafetleri düzenli olarak
yıkanıyor. Toplamda 1600 kilo. Restoran
çalışanlarının, bar çalışanlarının ve
bakım ekibi üyelerinin üniformaları ve
gömlekleri her gün yıkanıyor.
Merkez restoranda kullanılan on binlerce
havlu yıkanan parçaların büyük bir
kısmını oluşturuyor.
Akşamki yemek servisi için havluları
hazır ediyorlar. Yarım saat içinde
buradan 25.000'e yakın havluk çıkacak.
Havlular düzleştirilecekleri bir tünel
sisteminden çıkıyor. Devasa bir ütüleme
presidir bu. Diğer taraftan hem
temizlenmiş hem de ütülenmiş yani
restorana gönderilmeye hazır şekilde
çıkıyor. Okyanus gemisinin alt
katmanlarında gösterilen çabadan
habersiz tatilciler yukarıda güneşin
keyfini sürüyor. Havuzlar ve jauziler
çok revaçta.
Gemide toplam 21 tane havuz ve jakuzi
bulunmakta. Bu da 2000 met³ suya denk
geliyor.
Kabinerlerdeki ve mutfaktaki su
tüketimini hesaba kattığınızda su
yönetiminin gemideki en büyük
sorunlardan biri olduğunu fark
ediyorsunuz.
Her gün banyo yapan 8.000 kişiyle denize
açıldığınızda ve gemiyi günlük olarak
temizlediğinizde büyük miktarda su
tüketirsiniz. Biz günde 1.900.000 lre su
kullanıyoruz. Geminin bütün bu suyu
limandan temin etmesi saçmalık olurdu.
Denizdeyken dört bir yanını suyla kaplı.
Sahip olduğumuz altı tuz arındırıcı
arıtma sistemi sayesinde gemide ihtiyaç
duyduğumuz suyu üretebiliyoruz.
Okyanus gemisinin motorlarındaki ısıdan
faydalanan ekip binlerce litre deniz
suyu kaynatabiliyor.
Deniz suyunu alıp tuzdan arındırma
ünitesinden geçiriyoruz. Bu işlem
sayesinde tuzu arındırıp okyanusa geri
bırakıyoruz. Böylece temiz su elde
ediyoruz.
Aslına bakarsanız tuzlu suyu kaynamaya
bıraktığınızda buharlaşan su temiz su
olacaktır.
Bu sistem sayesinde günde gemi yüz
binlerce galon temiz su üretebiliyor.
Yolcular nasıl elde edildiği üzerinde
düşünmeden suyun keyfini
çıkarabiliyorlar.
Şimdi 360 metrelik Alure of the Seas'in
kabarmış denizde Jamaica'nın ufak
rıhtımına nasıl giriş yapacağını
izleyeceğiz.
Kırmızı alarm. Kırmızı alarm.
Saat 6.0. Ekip Jamaica Falmut'un ufak
rıhtımına giriş yapmaya hazırlanıyor.
Kaptan ve yetkililer dümen odasında
toplanıp bu hassas işlemi yönetmeye
başlıyor.
&gt;&gt; Dönüş bölgesine güneyden giriş
yapıyoruz. Normalde hızımız 5ile 7
Nattır. Sancak tarafına keskin bir dönüş
yaptık. Normalden önce gerçekleşti bu.
Çünkü doğu rüzgarı 20 natla esiyor. İki
iticimiz var. Sadece dönüş bölgesine
girdikten birkaç yüz metre sonra
çalıştırıyoruz. Aşağıda makine odasında
çalışan tayfa dümen odasından emirler
alıyor.
&gt;&gt; Bu sabah Richard havanın rüzgarlı
olduğunu söyledi. Dolayısıyla üç iticiyi
çalıştırmamız gerekecek.
Sarı alarm geçtik. Dümen odasından gelen
sarı alarm navigasyonun başlangıcını
bildirir. Şimdilik joystick'i
devralacağım.
Sorun yok. Varışımız için her şey hazır.
Kırmızı alarma geçebiliriz.
Kırmızı alarm. Kırmızı alarm. Makine
odası kırmızı alarm.
Son bölüme geçildiğinde sarı alarm
kırmızı alarma dönüştürülüyor.
Büyük ve küçük motorlar çalıştırıldı.
Dönüş bölgesine dümdüz ilerliyoruz.
Limanda esmeye başlayan güçlü tropik
rüzgar manevrayı zorlaştırıyor.
30 Nat'lık rüzgar hızına karşın geminin
gücünü kullanmam gerekiyor. Rüzgar çok
güçlü. 360 metre uzunluğunda ve 72 metre
yüksekliğinde devasa bir gemi etkisi
büyük. Rüzgar yandan estliğinde manevra
yapmak kolay olmuyor.
Yanaşma prosedürünü gözlemlemesi için
her limanda yerli bir pilot çağrılıyor.
Bugün geminin yanında ufacık kalan taksi
teknesinin kabarmış denizle uğraşması
gerek.
Pilot gemiye geçtikten sonra gemi 180
derece dönüyor ve rıhtım girişine doğru
ilerliyor.
Rıhtıma,
&gt;&gt; rıhtıma.
&gt;&gt; Geri iticiler çalıştırılıyor.
8.000 kişinin kaderi kaptanın elinde.
Tabii 1 milyar 400 milyonluk gemiyi
saymıyoruz bile.
Bu büyüklükteki bir gemi küçük teknelere
oranla çok daha yavaş döner.
Ufak arabaların daha hızlı
durabileceğini ve hızlanabileceğini
biliyoruz. Gemiyi döndürürken de aynı
işlem geçerli.
Belirli bir dönüş hızına ulaştıktan bir
süre sonra durmanız gerekiyor.
13.000 beygir gücü burada devreye
giriyor.
Burada Falmut'ta olduğu gibi dar
yerlerde güvenle çalışabilmemiz için
bize fayda sağlıyor.
Okyanus gemisi geri geri gidiyor. Kaptan
geminin kıçını rahatça görebilmek için
sancak tarafına geçiyor.
in limana geri geri yanaşması gerekiyor.
Çünkü yolcu inişlerini sağlayan yürüyen
merdivenler sağ tarafta.
Kaptan geri geri yapılan bu zor
manevrayı başarıyla tamamlayacak.
Tamamdır, başardık.
45'te
ileri teknolojili navigasyon ekipmanı ve
gelişkin itici sistemler bu devasa
okyanus gemisinin rüzgarlı zamanlarda
dahi hassas manevralar yapabilmesi için
kaptana ve tayfaya büyük fayda sağlıyor.
&gt;&gt; Falmut gibi limanlar çok dardır. Ufak
ceplerdir. Geminizi doğru açıya sokmanız
gerekir.
Bu gemideki güç ve teknoloji olmasaydı
böyle bir işlemi başaramazdık. Bugün
yapabileceklerimiz gerçekten de
inanılmaz.
Alir of the Seas'in boyutu herhangi bir
engel yaratmıyor. Okyanus gemilerinin
kullanımı geçtiğimiz 10 yıla oranla iki
kat artmış durumda.
Buna karşın bu boyuttaki bir gemi sadece
belirli sistemlerin birleşmesiyle
ilerleyebilir.
İleri teknoloji, personel yönetimi ve
kusursuz bir organizasyon.
Minyatür otonom bir şehir olan Alure of
the Seas okyanusları arşınlamayı henüz
bitirmedi. Gemi gezisi endüstrisinin
sancak gemisi olmayı daha uzun yıllar
sürdürecek. [müzik]
Yeah.

o
[Müzik]
zaman özelliklerinden biri de öldürmenin
Onun için sorun olmamasıydı halk
saddam'a sanki ikinci bir tane yemiş
gibi inanıyor dünyada saddam'ı
durduracak hiçbir güç yok
Saddam Bosch'un kendisine karşı bir
savaşa gireceğim iç aklından geçirme
yordu ve Bush saddam'a karşı savaşa
girdiği üzerine salı verilecek Ateş
kuvvetini cinsi hakkında Fikri yoktu
Anam Efendiler ve Bey Efendiler
saddam'ı yakaladık O adam neden askerler
buraya gelip ülkemi ateşe verdiler
hiçbir şey bulamadınız dedi
sanki ülkemi mahveden diktatörlüğün Sonu
Gelmiş gibiydi o
[Müzik]
bu Saddam Hüseyin
cep telefonu kaydı 30 Aralık 2016
yılında ırağın eski devlet başkanı
Saddam Hüseyin Bağdat hapishanesindeki
idam sehpasına çıkmaktadır
brinsan lıa karşı işlediği suçlardan
suçlu bulunmuş ve son temizlik kaybetmiş
tipi cep telefonu ile yapılan kayıtlar
ciddi bir ortam yerine Saddam'ın
etrafındakilerle dalga geçtiğini
göstermektedir
[Müzik]
bir
Saddam Son ana kadar Meydan okumaktadır
birden yerdeki kapakların kanatları
açılır o bu ve Saddam ölüme teslim olur
bu Saddam Hüseyin onlarca yıl
muhalefetin eeee masasını ezerek ırağa
Demir yumrukla yönetti
bu
Saddam'ın askerleri onun adına işkence
yaptığı ve bunları videoya kaydetti
Böylece bu işkenceler haddini aşan Diğer
kişilere uyarı olarak gösterilebilir di
bizler için saddam'ı televizyonda görmek
çok korkutucu bir şeydir Şüphesiz
Irak'lı küçük Kasabalı çocuğun büyüyüp
tarihte böyle silinmez bir iz
bırakacağını hiç kimse beklemiyordu
bu
[Müzik]
Saddam Hüseyin burada medeniyetin
beşiğinde doğdu Ailesi öğrenme
Merkezi'nde bulunan eski Babil
topraklarındaki küçük ve fakir bir
köyden this adam hala uca da doğdu al
avuca küçük bir kasaba küçük bir bölge
ve tiptedir
ama onlar belalı kimselerdir
birbirlerini öldürmüşlerdir aralarından
bazıları hırsızdır
bazı aileler acınacak Bir Yoksulluk
içinde yaşıyorlardı ama Saddam Hüseyin
evlerin en mutsuzumda dünyaya geldi
Hatta Saddam doğmadan önce Saddam'ın
annesi kendisini ve onu öldürmeye
çalıştı
ve kocasını kaybettiğinde subat alfa7
aylık hamileydi Daha sonra bir oğlu
Hastalandı ve
öldük mü artık dul bir hamileydi Ve bu
çocuğu istemiyorum dedi Bu çocuk benim
ne işime yarayacak kocanı kaybettin
diğer çocuğumu kaybettim Hatta
sattığımın annesi karnındaki bu çocuğun
rakiplerini bertaraf ettiğini bile
söyledi Oo ailedeki tek erkek olmayı
istiyordu ve annesi karnına kapıya
duvara hızla vuruyordu ama Neticede bu
çocuğu doğurdu
çocuk 28 Nisan 1937'de dünyaya geldi
annesi ona Arapça karşı koyan kişi
anlamına gelen Saddam ismini verdi
çocuk şöyle dursun Kendine bile
bakmaktan aciz olan annesi saddam'ı
dayısı Hayrullah ile birlikte yaşamak
üzere Dicle kıyısındaki teklif
yakınlarına gönderdi
Ali Saddam hayatının ilk dört yılını
muvazzaf subay olarak köyde mevki denen
dayısı Hayrullah ın himayesinde geçir
abone ol
[Müzik]
a1941 yılında aşırı milliyetçi Hayrullah
daha sonra Irak'ı işgal edecek olan
İngiliz kuvvetlerine karşı Nazi destekli
bir ayaklanmaya katıldı ayaklanma
İngilizler tarafından bastırıldı bu
başarısız ayaklanmada ki Rolü yüzünden
Hayrullah görevinden alınıp hapse atıldı
Saddam annesinin himayesine döndü Ama bu
sırada annesi merhum kocasının yalancı
Hasan diye tanınan mahalli Kabadayı
kardeşi ile ikinci evliliğini yapmıştık
üvey babası hem fiziksel hem de
psikolojik olarak genç saklama karşı
oldukça acımasızdı satılacak
bu Saddam'ın üvey babası saddam'ı
dövüyor ve ona kötü davranıyordu keçi ve
tavuk çalarak kendisine yararlı
olacağını ısrar eden üvey babası
Saddam'ın okula gitmesine izin vermedi
Eğer yakalanırsa saddam'ı geri
vermektense hayvanları zehirli cayada
öldüreceği bilmiyordu dayısı an kısa
atlamalı Zafer hayalleriyle doldurdu ona
Irak tarihinde özel bir rol oynayacağını
söylerdiniz saddam'a saddamla
özdeşleştirir dini ırakın büyük
kahramanlarını anlatıldı sonunda
Saddam'ın okula gitmesine izin
verildiğinde davranışları çığırından
çıkmıştı on yaşına bastığında dayısı
Hayrullah saddam'a tabanca verdi saten
bu tabancayla daha sonra Sınıfta
karışıklığa neden olacaktır öğretmenleri
silahlı tehdit ederdi
on yaşındayken
cinayet işlediği tek birini öldürdüğü
söylenir bir cinayetten yarım saat sonra
Saddam'ın evine giden polis saddam'ı
yastığının altında o uyurken buldu silah
hala sıcaktı
1956 yılında On Dokuz yaşındayken Saddam
hareketsiz ve can sıkıcı tripten
Dicle'nin 160 kilometre aşağısında
Bağdat'ın eski metropolü ne gönderildi
kendisini askeri öğrenci olmaya teşvik
eden dayı sahibi Allah bu yolculukta
saklama eşlik etti gitti Saddam büyük
bir umutta Bağdat askeri Akademi giriş
sınavlarına girdi ama kazanamadık
çok kısa bir süre sonra her nasılsa
Saddam'ın ilgisi askerlikten politikaya
yöneldi
Mısırlı Cemal abdülnasır Süveyş
kanalındaki krizle ilgili Batı
ülkeleriyle çarpışırken Saddam
dikkatlice
izledin nasırın meydan okuması
milyonlarca genç arabanın politikaya
girmesine ilham kaynağı olmuştu Ama
Saddam Hüseyin özellikle hevesli
görünüyordu
Saddam hemen ırağın en etkin Radikal
Tabiri caizse ateşli partisine katıldı
ve bu da baas Partisi değildi genç
Radikal
Cesur ve çok aşırı milliyetçi bir
Parti'yle biraz da Sosyalist 1959
yılında Saddam gram yeni askeri
diktatörlüğü General Abdülkerim Kasım
suikastını gerçekleştirilecek olan
ekibin bir parçası olmak üzere bazı
Partisi tarafından ekibe seçildi Saddam
Hüseyin genç bir kiralık katil this
adamın özelliklerinden biri de
öldürmenin Onun için bir sorun
olmamasıydı suikast planı kasımın
arabasını gün o Bağdat'ın en işlek
Caddesi Raşit Caddesi'nde pusuya
düşürmek
triko Pusu hazırlamanın nasıl bir şey
olduğunu bilmediklerinden birbirlerine
Ateş ettiler keza Generali de
yaraladılar ama öldürmediler ama
görünüşe göre Saddam da kendi
arkadaşlarından birinin kurşunuyla
yaralanmıştır kalsın mermilerle kalbura
dönmüş arabasını gözler önüne sermek ten
kaçındı suikast timi güvenli bir eve
kaçtı saldırı başarısız olmasına rağmen
olay kısa sürede efsanevi bir Prestij
kazandı Ve Irak televizyonu için oyun
ulaştırıldı
Saddam 22 yaşındayken Iran en çok aranan
adamlarından biri oldu saldırıdan sonra
Saddam memleketi crytek açtı Oradan da
kılık değiştirip Bedevi aşiret üyesi
olarak Çünkü geçti ve daha sonra Arap
dünyasının Merkezi Kahire'ye seyahat
etti
son durağa dönüşünü planlarken Mısır'da
iktidarla ilgili çok değerli dersler
aldı
ve
askeri diktatör General Kasım'a suikast
girişiminden sonra 1960 yılında 22
yaşındaki Saddam Hüseyin ıraktan kaçtı
bu
Kahire Üniversitesi'ndeki hukuk
fakültesine devam ederken Saddam bazı
Partisi bağlantılarında ki kendi
iletişim ağını genişletti
bazı yalnızlığı darbenin Nihayet genel
kasımın rejimini devirdiği 11 Şubat 1963
yılına kadar Saddam üç yıl politik
Sürgünde yaşadı
bu yeniören hükümetin de kendisini
savunma fırsatı gören Saddam Bağdat'a
geri
döndük Saddam Hüseyin yeni rejimin
kiralık katillerinden Orta seviye
örgütleyici lerinden biri olarak hizmet
vereceği Bağdat'a döndü artık
memleketinde olan Saddam evlenebilir di
büyük annesi dayısı ve akıl hocası
ayrılan kızı olan kuzeni Sacide ile bir
evlilik ayarladık yok ama senin sonuna
doğru bir başka darbe bazı partisini
iktidardan zorla indirdi
[Müzik]
1964 yılında bazı lideri Saddam auran
yeni cumhurbaşkanına suikast düzenlemek
üzere tuttuk plan ortaya çıkarıldı ve
Saddam hakkında tutuklama emri çıkarıldı
sağdan bu defa kaçmayı yemedi ve iki yıl
hapis yapmak zorunda kaldı Saddam
hapisteyken politik ideoloji ve bazı
tekrar iktidara geri [&nbsp;__&nbsp;] üzerine
derinlemesine düşündü
büyükler İşlerin ve mafya Ve tarihteki
diktatörlerle ilgili şeyler okudu ekle
Bence bütün kötü şeyleri hem de
cevapları biraraya getirmek için frommer
birinden top en az miktarda alıntı yaptı
ve karısı yeni doğanoğulları odayı
hapishanedeki saddam'ı ziyarete götürdü
bu saddam'a gizlice dışarıdaki
arkadaşlarına bebek bezinin içinde mesaj
gönderme fırsatı verdi bu Saddam
hapishanede kendisinin uzaktan kuzeni
olan tanınmış askeri Kahraman Ahmet
Hasan El beqere de dahil olmak üzere
kıdemli baas Partisi üyeleri ile ittifak
kurdu
2966 yılında Saddam ve el beqere
sempatizan hapishane gardiyanların
yardımıyla hapishaneden kaçtılar Böylece
Saddam yeraltı baz Partisi direnişinin
eğlencesi olarak tanınmaya başladı
beyaz güçlü bir kişiliğe ve karizmaya
sahip
bunu çok rahat hissedebiliyorsunuz
diğerlerini ikna kabiliyetine sahip
gerçek Bir liderin huzurunda
bulunduğunuzu hissediyorsunuz
çok etkileyici biriydi Hadi 17 Temmuz
1968'de Saddam boğaz partisinin yeniden
iktidara getirmek üzere bir darbe
hazırlığında olan hoşnutsuz kara
subaylarının yardımıyla gönüllü olarak
askere yazıldı kuzeni Ahmet Hasan eldeki
başkanlık görevini üstlendi Saddam el
Bekir'in vekili ve Irak gizli polis
teşkilatı mu ha Berat'ın Başkanı olarak
yeni Rejimde kendi mevkisini çabucak
doldu satan Reji o kadar hızlı el-vekil
Es adam arasında sürekli bir iş gücü
bölümü vardı Saddam devamlı rejimin
kirli işlerini yapan adamdır
bu Saddam insanların zihinlerini ve
kalplerine korku salarak herkesin Suskun
kalmasını sağladı
iktidara geldikten üç ay sonra satan ve
el beqere yeni resimleri için tüyler
ürpertici bir kutlama düzenlediler bir
grup Sözde casusun idamını halk için
ulusal bayram ilan ettiler
bu idam edilenlerin çoğu duraklı
Yahudiler dibini bırakmayı Yahudilerin
idamını büyük bir halk gösterisi
yaptılar centrally göre Yaşasın perde
13cs tavada asılı sallanırken Kanki bir
Karnaval havasıyla yüzlerce binlerce
insanı kamyonlara doldurup köylerinden
getirdiler her bekar ismen hala
Cumhurbaşkanı olmasına rağmen Saddam
sahne arkasında güçlü adam gerçek
iktidar olarak gittikçe yükseliyordu
Saddam 1972 yılında Dünya petrolünün
yüzde onbeşi hakim olan Irak petrol
şirketini ulusallaştırılması
bu parayı köylerinde şehirlerin
geliştirilip modernize edilerek ırağı
yirminci yüzyıla getirme yolunda büyük
bir Atılım finanse etmek için kullandık
pas adamın esrarın bir bölümü tabii Eğer
bunu bu şekilde adlandırmak isterseniz
Gerçekten bu ülke için başardığı
şeylerdir ve buradan Buradaki her köye
gerçek anlamda elektrik getirdi Sanki
daha önce bırakta hiç kimse oluşturma
mış gibi yol düzeni oluşturduk Saddam
ırağın yeni bulunan zenginliğiyle
uluslararası ilişkilerde kendine bir yer
sağladı Saddam 1972 yılında Sovyetler
Birliği ile dostluk Antlaşması ve silah
alışverişi müzakerelerinde bulunduğu
1978 yılında Amerika'nın İsrail ile
mısır arasındaki barış anlaşmasında
aracılık yaptığı kentte Evet anlaşmasına
karşı muhalefet harekete geçirdi Böylece
Saddam idareyi ele geçirmek üzere
harekete geçti Irak Cumhurbaşkanı Ahmet
Aslaner Bekir kötü sağlık nedenlerinden
dolayı bugün istifa ettiğini söyledi her
Bekir iktidarı günün birinde bırakın
gerçek hükümet başkanı olacak gözüyle
bakılan ordunun güçlü adamı General sat
bu devrettiğini açıkladı
Saddam beş gün sonra alışılmadık bir
toplantı davetiyle iktidardaki
pençelerini sağlamlaştırdı Saddam Bu
toplantı gelecek nesiller için
kaydettirmek üzere kameralar emretti
film Parti liderlerini hükümete karşı
bir başka kontrolü daha ortaya
çıkardığını ve komşuların seyirciler
arasında olduğunu Anons eden saddam'ı
şaşkın bir şekilde dinlerken
göstermektedir
bir Sözde bir Muhbir kürsüye çıkıp
kontrol cuların adlarını okumaya başladı
pıh her bir isim okunurken bir adam
gizli polis tarafından zorla dışarı
çıkarılıyordu komplocular listesi
büyüdükçe Geride kalanların arasında
gerilim yükseldi
kimseye ortaya çıkacak bir sonraki ismin
kim olacağını bilmiyordu Bu yüzden
öğrenen kıdemli 250 kişisinin Bu salonda
oturup içeride korkudan ölmekte
olduklarını adlarının açıklama
açıklamaya cağını görmeyi Beklerken ki
durumlarını tahmin edebilirsiniz Çünkü
adları açıklanır Uğur böceklerini
biliyorlardı
O kesin hâkimiyetinin görüntüsünün
tadını yalnızca Saddam çıkarıyor gibi
görünüyordu
ve bütün bu olanlar bittikten sonra
kimin iktidarda olduğunu bütün ülkenin
kesinlikle öğrenmesi için hem video
filmi hem de hikaye bütün Irak'ta
dolaştırıldı
bu durakta gerçek korku ortamın ön plana
çıktığı zamandır Ve bunun da yaratıcısı
Saddam dır insanların öldürüldüğünü
vurulduğunu idam edildiğini görmek gibi
bir şeydir için sizi o kadar korkutur ki
bir geleceğe bile sahip olmamaktan
korkarsınız
1979 yılına kadar Saddam Hüseyin gücünün
zirvesinde dir kendisini Irak
cumhurbaşkanı olarak mest etmişti ve
Irak'lı düşmanlarının çoğu ile birlikte
bazı yoldaşlarına da bertaraf etmiştir
biri kendi kendine Eğer bir kişi akıllı
şüphe duyarsam Onu öldürürüm hata yapıp
onun beni öldürmesine izin vermektense
bir kişi öldürmek yargısında bulunan
benim için daha iyi olur derdi
318 yılındaki İsrail ile mısır
arasındaki barış antlaşması kentte bile
meydan okuma adına Saddam Arap
ülkelerine harekete geçmeleri için
topladık birçok insan Saddam'ın bir
kahraman adı ve birleşik devletlere
karşı savaşmak için çok cesur bir
olduğuna inanıyor her nasılsa Saddam
dikkatini Kapı komşusu İran'daki
olaylara verdi
İran'da Ayetullah humeyni'nin İslami
köktendinci İhtilali batı yanlısı Şah
rejimini devirdi
Bu bir anda kargaşanın çıkmasıyla Saddam
İran körfezi'ndeki zengin Petrol Cadı
rakipsiz 3 yapma fırsatını
gördük ü
[Müzik]
ve
İrani Irak'tan daha büyük ve nüfusu
yaklaşık olarak Irak'ın 3 katı olan
müthiş bir ülkeydi her Irak saldırısı
sandığımın ordularını geri püskürten
genç İranlı şehitlerin insan dalgası
tarafından karşılanıyordu Saddam Tahran
ve diğer İran şehirleri ne yapılacak
bize saldırılarıyla iranın azmini
kırmaya yemin ettik ama çarpışma sonunda
uzun kanlı bir savaşa dönüştük
o zaten 1980 yılında yönettiği Irak
sınırlarının ötesinde iktidarı ele almak
istedi ve Ortadoğu'daki bütün Körfez
bölgesini kontrol altına almayı
planladık Is adam İran'a karşı Kara
savaşında çarpışırken aynı zamanda
nükleer silah geliştirmek üzere gizli
bir programa milyarlarca yatırımda
bulunuyordu
Saddam bombanın olayların akışını
İran'ın aleyhine çevireceğini ve
dünyanın geri kalan kısmının saygısını
ya da en azından korkusunu hak edeceğine
inanıyordu to israilliler konuyu ciddi
olarak ele aldılar ve 1981 yılında
Saddam'ın Bağdat yakınlarındaki O süre
Tekin reaktörünü devre dışı bırakacak
tehlikeli bir hava saldırısı başlattılar
barria aktörünün tarih verilmesi ve
savaşta ölenlerin sayısının
yükselmesiyle 1982 yılında Saddam İran'a
Ateşkes önerdi ama Ayetullah Saddam'ın
gücü tükeninceye kadar savaşmaya devam
edeceğini an değişti Saddam danışmak
için kabinesine başvurdu Sağlık Bakanı
ateşkesi elde edebilmesi için saklamak
geçici olarak görevden çekilmesi önerdim
Söylentilere göre satan Bu sözü için
bakana teşekkür etti ve derhal onu
tutuklu arttırdı bakalım yeşil gelip
lütfen kocaman bana geri verin diye
saklama yalvardık zaten kadına bunu
yapacağına söz verdi bunun hayatında
tuttuğu birkaç Özen biri olduğunu
söyleyebiliriz ertesi gün siyah beyaz
ceset torbasında parçalara ayrılmış
olarak kocasını kadına geri gönderdiniz
bu her iki taraftan yarım milyon Şehit
verildikten sonra nihayet 20 Nisan
1988'de İranlılar ateşkesi kabul ettiler
bir sınır hemen Saddam'ın 8 sene önceki
işgal ettiği zaman ki şekliyle kalmıştı
ama Saddam Zafer ilan etti
ve arka cephe karmaşa içindeydi
caddeler milyonlarca işsiz eski askerle
doluydu ve kırsal bölgede huzursuzluk
dalga dalga yayılıyordu
ki İran'la işbirliği içine giren
Kürtlere ezmeyi isteyen Saddam'ın en
kötü cana varlıklarından biri savaştan
hemen sonra ortaya çıktı
1988 yılı şubat ve Ağustos ayları
arasında 9.40 bölgesi zehirli Hardal ve
sinir gazı ile bombalandı toplam olarak
100 binin üstünde Kürt bulundukları
yerde hemencecik can verdi
[Müzik]
bu
Saddam'ın kendi ailesinin içinde de
huzursuzluk ve şiddet vardı
da çoğunlukla Aile Babası olarak
resmedilen Saddam 1988 yılında kendine
bir metre sevindi Saddam'ın büyük oğlu
uzay annesinin bu şekilde aşağıdan
masına kızdı bir gece Öfkesini Saddam'ın
yakın arkadaşı ve uçağından çıkardı ve
uşağı öldüresiye topladı
ve babasının gazabından korkan o'day bir
avuç dolusu uyku hapı yuttu ve aceleyle
hastaneye götürüldüğü
hastanede Saddam ve korumaları uzayın
midesini yıkandığı odaya girdiler Saddam
içerideki herkese vuruyordu Hatta hasta
yatağında yatan uzayabilir bu Dayı
kolunu kırıp onu 45 gün hapsettiği ve
işkence yaptı ve hepimizi hapse attı
konu yatışınca ya kadar aile odayı
alelacele İsviçre'ye gönderdi Bu da
ayıra 6 ay sonra dönebildi Son Durak
sokaklarındaki insanlar için güç
zamanlardı Saddam'ın halkın üzerindeki
pençesini sıkılaştırması kendisine
muhalefet eden herkesin zorunlu olarak
yer değiştirmesi işkence görmesi ve
gözaltına alınması olarak kendini
gösteriyordu o yıllarda halkn vatandaş
olarak bile var olmadığını hissediyordu
hayatlarını yoksulluk ve korku içinde
yaşıyorlardı paraları yoktu
o ve özgürlükleri hiç yoktu
konuşamıyorlar the yaşamlarını acınacak
bir halde öylesine yaşıyorlardı
en iyi 10 yıllık sürede ekonomik ve
politik vaatler bozulmuştur Irak enkaz
haline gelmiştir
bu Saddam'ın zihnindeki sorunlar bir tek
şeye özetlenmiş tip araya
Ya bırak hazinesi İran savaşı yüzünden
iflas etmişti ve öğren petrol rezervleri
maliyeti karşılamıyor dus adam ayakta
kalabilmek için paraya ihtiyacı olduğunu
biliyordu Ve kurtuluşu için körfezdeki
Petrol zengini kuvvete bel bağlamaya
başladı
ıraklılar kuvvetlerin çeşitli bankalarda
200 milyarları ve mal varlıkları
Olduğunu biliyorlardı
Saddam bunun kırağı büyük bir hızla
zenginleştirmek için harika bir fırsat
olacağını
biliyorduk bilirsiniz aniden yeniden
zengin oluyorsunuz ama Saddam İran
ilerlemesi hazırlanırken kuvvetin
batının desteğini alacağını tahmin
etmiyordu 24 Temmuz 1990'da Saddam
binlerce askerini kuvvet sınırına
göndermeye başladı mı ertesi gün
Amerikan Büyükelçisi appelez bile
yapılan toplantıda Saddam kuvvete
saldıracağı izlenimini bıraktı Saddam
sözüne sadık kalmadı
bırak bugün ufak komşusu kuvvetli
saldırdı ve yönetimi ele geçirdi bu
dünya çapında protestolar başladı ve
Birleşik Devletleri Büyük Britanya ve
Sovyetler Birliği'ne zorlayıcı önlemler
almaya teşvik etti pi2 Ağustos 1990'da
Saddam'ın ordularının bu küçük ülkeyi
işgal etmesi sadece altı saatlerini aldı
dünyanın işgali kınaması saklamış
şaşkınlığa uğrattı
Birleşmiş Milletler Saddam'ın kuvvetten
çekilmesini ve ıra boykot ve zorlayıcı
önlemlerin uygulanmasını istedi ve bu
saklan Hüseyin'in ör akını Amerika
Birleşik Devletleri'ne karşısına alması
değil
rakanı dünyayı karşısına almasıdır
Saddam'ın askerleri kuvveti Talan edip
yağmalarken Saddam bütün dünyaya bir
dizi garip askeri Harekatı sahneleyen
fotoğrafları göstererek saldırıya devam
etmek için televizyonu kullanmaya
başladık sütünü içiyor musunuz 4
bu işgal edilmiş kuvvetteki İngiliz
vatandaşlarına kendisini gördüklerinden
memnun olup olmadıklarını soruyordu ve
Irak ve kuvvetteki batılı misafirlerin
diye isimlendirdiği bu kişilere
misafirperverliğini gözler önüne
seriyordu dünyanın geri kalan kısmı
onları Rehine olarak görüyordu Birleşmiş
Milletler koalisyonu misilleme yapmakla
tehdit ettikçe Saddam daha çok Meydan
okuyordu
Akın Kuveyt'in topraklarına İlhak
etmesine izin verilmeyecektir ve Bu bir
tehdit bir Övünme değildir Sadece bu
şekilde olacaktır bu
a-29 Kasım 1990'da Birleşmiş Milletler
ırağın kuvvetten çekilmesi için 15 Ocak
1991'de kadar zaman sınırı koyarak
Saddam'ın buna riayet etmemesi halinde
kuvvet kullanımına onay verdi
sağdan bir hafta içinde batılı
rehineleri serbest bıraktı ama yine de
kuvvetten çekilmedi onun yerine davasını
uluslararası medyaya taşımaya çalıştık
amacını Amerikan halkına göstermek için
kampanyasının bir parçası olarak sieves
haberlerden Devri Turan özel bir
röportaj verdi
Kuveyt bırakın bir parçasıdır
sonsuza kadar mı
bunu söyledik
Kuveyt bırakın bir bölümü bırakın bir
ilidir
bir
ve Amerikalılar gibi bıraktılar da bırak
halkıda savaşın patlak vermesini
istemiyor
bu sınırın tam karşısında Suudi
Arabistan'da Birleşmiş Milletler
koalisyonu Vietnam Savaşı'ndan bu yana
oluşturulan en büyük orduyu bir araya
getiriyordu yarım milyon asker yüzlerce
savaş uçağı ve binlerce tank saldırıya
geçmek üzere Evde hazır
tutuyorduk Birleşmiş Milletler'in
verdiği sürenin dolmasından bir gece
önce Irak televizyonu askerlerinin
tezahürata eşliğinde meydan okuyan
saddam'ı kuvvet sahilinde gösterdi
Saddam Bosch'un cesareti olmadığını
sanıyordu buluşun cesareti vardı
bulmuşum Kendisi için bir sınır
çizebileceği tahmin etmiyordu boş Onun
için bir sınır çizdi sağdan Bosch'un
kendine karşı savaşa gireceğini asla
düşünüyordu ama savaşa girdi Birleşmiş
Milletler'in verdiği sürenin dolmasıyla
birlikte çöl Fırtınası operasyonu bütün
dünyada devam eden canlı yayınlar
eşliğinde Bağdat üzerine bomba
dalgasıyla başladı
satan Cruise füzesi engelleme ateşine
akıllı bombalara ve diğer yüksek
teknolojik silahları hazırlıklı değildi
oy oy yalnızca yeraltı sığınağında
yaşayan bir adamdır modern savaştan hiç
anlamıyordu kendi üzerine salı öğlen
Ateş gücünün türü hakkında bir şey
bilmiyordu
Saddam'ın tek cevabı İsrail ve Suudi
Arabistan'a karşı hiçbir işe yaramayan
kısa menzilli füze bombardımanı oldu
bu
krizin yedi ay içinde 24 Şubat 1991'de
Birleşmiş Milletler askerleri Körfez
savaşının Kara saldırısını başlattı
müttefik birliklerin saldırısından önce
Saddam'ın askerleri Firar etmiş ya da
teslim olmuşlardı bile yakalanırlar sa
firar ettikleri için vuruyorlardı pek
çok kuvvet Sahillerinde üslerinin
ellerinde can verdi Saddam sahip
olamadıklarını mahvediyor dutu geri
çekilen Irak birliklerine kuvvetin
Petrol sahalarını ateşe vermesi
emredildi ama birçoğu ırağa geri
dönüşlerinde tek otoyolda kapana
kıstırırlar müttefik uçakları geri
çekilen askerleri bombayı binlercesini
ölüm otoyolu denilen yerde öldürdük
oy kara savaşının başlangıcından yüz
saat sonra Birleşmiş Milletler
birlikleri ufak Körfez Ülkesi kuvveti
özgürlüğüne kavuşturmuş to bu şaşırtıcı
bir zaferdir
bu ama Saddam Hüseyin hala özgürdü
[Müzik]
adam Amerika Birleşik Devletleri'nin
gecenin ya da gündüzün her anında
kendisini bulup bomba saldırısı
düzenleyecek teknolojiye sahip olduğu
fikrinde ydi ve bu yüzden sürekli yer
değiştirip her gece değişik bir yerde
uyuyordu ama kesinlikle çok gergin bir
adamdı
onun mantığına göre
asla birini dövüp işini bitiremezsiniz
Saddam Amerikalıların geleceğini gelmek
üzere yolda olduklarını tahmin etmeliydi
ve bu onun yaptığı en büyük hata oldu
ama Birleşmiş Milletler generalleri
Iraklıların ateşkesini kabul etmek için
ıraklılar ile görüştüklerini de Başkan
Bush tartışmalı bir karar verdi müttefik
birlikleri Saddam'ın ve cumhuriyet
muhafızları'nın peşine düşmeyecek lerdi
[Müzik]
o
zaten Hüseyin yeniden ayakta kalmıştı ve
edici bir yenilginin bile sıradan bir
zafer olduğunu iddia edebiliyordu
bu adam geri yıkılmıştı ama anakart
olmamıştı ve batımında Kısa bir süre
sonra öğreneceği gibi hala içinde
savaştan kalan bir sürü şey vardı
o
zaten Hüseyin 1991 yılında modern
tarihin Basra körfezi'ndeki en dikkat
çekici yenilgilerden birinde muzdarip
olmuştu Ama vazgeçmeye hiç niyeti yoktu
onu Hüseyin bu sefer iktidarda kalmak
için tekrar savaşa başladığında geriye
çekilen birliklerinin sebep olduğu toz
daha yere çök Memiş
titty Savaş basa ve nasıl y nin
güneyinde bulunan köylerdeki Müslüman
şeylerin moralini bozmuştu ve hükümete
karşı kendiliğinden gelişen bir
başkaldırı başlattılar
bu havuz Güney Irak nasıl yerdeki
ayaklanmaya karşı Mıştım
o sıralarda
bu saddam'ı bertaraf edebileceğimizi
sanıyorduk Çünkü Amerika Birleşik
Devletleri Kuvvetleri zaten Irak
saydılar
ve biz de bunun Saddam'ın rejiminin
peşine düşmemiz için en iyi zaman
olduğunu düşünüyorduk bırak
kuvvetleriyle 3 hafta savaştıktan sonra
hiçbir seçeneğimiz kalmamıştı birçok Asi
canını kurtarmak için ülkeden kaçmak
zorunda kaldık Irak'la Kuveyt sınırı
arasındaki güvenli bir bölgeye kaçtım
burası o zamanlar kontrol Amerikan
Kuvvetleri tarafından
kontrol altında tutuluyordu korunma için
oradaydık çünkü Eğer ülkede kalırsak bu
kendi kendimize idama götürmek demektir
Sürgünde olanların aileleri onların
yoklukların dan dolayı sık sık zarar
görüyor Eğer babanı tutuklamışlar the
Çünkü ayaklanmada rolüm olduğu için
Ülkeyi terk etmiştim babamı üç ay hapse
attılar ve ona işkencede yaptılar çok
kötüydü
Braun güneyindeki iki etnik Grup şiirler
ve Kürtler hükümete karşı ayaklanmak
için bir araya geldiler
ama Irak Devrim muhafızları şiddetli bir
kuvvet gösterisiyle onları bastırdı
Saddam ülke üzerindeki pençesini
güçlendirirken bu ayaklanmalar sırasında
on binlerce sivil öldürüldük
bu aynı zamanda zaten dünyanın geri
kalanının iradesine karşı savaşmaya
devam ediyordu Saddam Körfez Savaşı
Ateşkes Antlaşması'nın şartlarını ihlal
ederek Amerika'nın yeni başkanı Bill
Clinton boya öpüştü Saddam bitkinin tığı
muhakkak sına malıydı bunu yapmak
istediğim Çünkü adamın tam ölçüsünü
görmek istedi ve Çünkü bu zorla
psikolojisi dir Eşkiya psikolojisi dir
krem canın Cruise füzesi yaylım ateşiyle
cevap verdi Saddam'ın kuveyt'e ziyarette
bulunan eski başkan Bush öldürmek için
suikastı arka çıkınca kliton bir yaylım
ateş emri daha verdi
bu Saddam Hüseyin daha önce de saldırgan
hareketleri ve kitle imha silahlarıyla
kendisinin güvenilmez biri olduğunu
dünyaya göstermiştir
Birleşmiş Milletler ırağa müfettişler
gönderdi müfettişler kimyasal biyolojik
Savaş başlıklarıyla Hatta İsrail'e karşı
ağır ağır ve alttan yüzlerce kilometre
giden bomba oluşturmak üzere bir süper
silah da dahil olmak üzere muazzam bir
silah stoğu buldular ve tahrip ettiler
müfettişleri Ayrıca Saddam'ın hala bir
nükleer bomba geliştirmek üzere iş
başında olduğunu keşfettiler bu bölgeye
girmem için bana giriş izni vermiyor mu
ya Cevap veremeyeceğim bu keşifler
birleşmiş milletleri Nur'a karşı aldığı
zorlayıcı önlemlerin Sözde kaldı
anlamına geliyordu Saddam iktidarını
elinde tutmak için ülkenin kaynaklarını
aşırı rken zarar gören yine Irak halkı
oluyorduk Saddam kendi kişisel
servetinin devamını sağlamaya imkan
veren bir kaçakçılık halkası oluşturdu
aslen Irak altı için ayrılmış olan tıbbi
malzemeler gibi Petrolde karaborsada
satılıyordu Saddam devlet gelirini
kendine gösterişli yeni bir başkanlık
Sağ bu etmek için kullandı aynı esnada
kendi Ulusu açtı ve yüzlerce binlerce
Irak'lı öldü
da herhangi bir başkaldırı iması çabucak
ve acımasız bir şekilde susturuluyor du
Saddam'ın Güvenlik güçleri ne kadar
küçük olursa olsun her itirazı yok
ederek Saddam'ın politik olarak daha
uzun hayatta kalmasını garanti altına
aldılar
bu Saddam iktidara geçtiği 1979 yılından
itibaren
hakkında ve ücret hakkında kötü bir
şeyler söylemeye ya da politikası
hakkında şikayet etmeye çalışan Zavallı
insanları öldürdü her ay En azından bin
kişi öldürttü
Saddam'ın politikalarından etkilenmeden
kalan bir tek nüfus dilimi kalmamıştı
teur ailelerimizin Saddam'ın rejimi
hakkında kötü bir şey konuştuklarını
duyarsak diye öğretmenler bize rapor
yazmayı öğretir lerdi oğullarından
birinin Irak hükümetine karşı olması
nedeniyle Saddam'ın bütün aileyi
cezalandırması yüzünden birçok aile
hayatını kaybetti 31 Ağustos 1996'da
Saddam bir kere daha Kuzey Irak'taki
Kürt bölgesine saldırdı
bu Amerika Birleşik Devletleri satımı
cezalandırmak için Irak Müdürlüğü mermi
bölgesindeki bir sürücüdür uğur böceği
ateşe verdi ama Saddam hüküm sürmeye
devam etti Saddam'ın egemenliğini
zayıflatmak için Amerika Birleşik
Devletleri'nin öncülük ettiği denemeler
giderek daha çok sonuçsuz görünüyordu
halks adama Ama sanki ikinci bir tanrı
gibi inanıyordu dünyada Saddam'ın önünü
kesecek başka hiçbir güç hiç bir yol
yoktu ellerini hemen müfettişin
üzerinden çeker misiniz Ben sadece
şehrinden talimat alarak Birleşmiş
Milletler müfettişlerinin gayretlerine
rağmen Saddam'ın askeri techizat
deposunun tam muhasebesini almayı
başaramadılar sinir gazı ve şarbon da
dahil olmak üzere öldürücü biyolojik
silahların hammaddesi doğunun halen var
olduğuna inanılıyordu
senaryo alışılmış olmuştu Saddam silah
müfettişlerini kapı dışarı edecekti
Birleşik Devletler bağdatı bombalamak da
tehdit edecekti Saddam da fikrinden vaz
geçecekti ama çoğalan askeri harekat
tehdidiyle karşı karşıya kalan Saddam
sonunda kabullenmek zorunda kaldı 2002
yılının sonuna yakın Saddam silah
müfettişlerinin ırağa geri dönmesine
izin ver yok ama tehdit süreci Saddam'ın
birleşmiş milletleri manipülasyonlar ile
bir kere daha engelleniyor Muş gibi
göründü mü Ocak 2003'te Birleşmiş
Milletler silahlar müfettişi şefi
hasbilik süren silah sızlanmayı ağırdan
alması ile ilgili sertçe kaleme alınmış
bir iddianame yayınladı
Saddam'ın tepkisi oyalamak oldu ama
Birleşik Devletler ve İngiltere
Saddam'ın Birleşmiş Milletler'in silah
teftişine riayet etmesi ya da savaşla
karşı karşıya gelmesi için 17 Mart'ta
kadar bir zaman sınırı oluşturdu onlarca
yıldır süren yalan ve gaddarlık
sartık bir sona ulaştı Saddam Hüseyin ve
Oğulları Irak'ı 48 saat içinde terk
etmek zorunda bunu yapmayı reddetmeleri
askeri çatışmaya neden olacaktır 29 Mart
2003 yerel saatle sabah 3.38 de Artık
Geriye dönüş yoktu Basra Körfezine giren
veya girmek üzere yola çıkan 300 binin
üzerindeki askerle birlikte ikinci
Körfez Savaşı başlamıştı bu
bu
19 Mart 2003'te Amerika Birleşik
Devletleri ırağa saldırmadan saatler
önce başlangıç Hayret verici haberler
aldı bıraktı bir memur Saddam'ın Aleyna
dönmüştü Amerika'nın haberalma
kaynakları o gece Saddam'ın nerede
olacağını kesinlikle saklamışlar dı dı
Saddam Hüseyin'in nerede olacağını bilen
sadece seçilmiş birkaç kişi vardır Bu
yüzden bu da Amerikalıların ıraktaki
güvenlik birliklerinin içine girmek için
en zor larından birini aralarından
seçmeyi becerini gösterir saatler içinde
düzinelerce güdümlü mermi ve 4000 kilo
bomba bölgeyi vurdu
abone ol
yok
ama daha sonra yapılan geniş araştırmada
Saddam'ın kurulduğuna dair hiçbir kanıt
bulunamadı Evet Ee Saddam'ın hayvani bir
kurnazlığı olduğu kesin birkaç suikast
girişiminden de sağ kurtulmuştu Savaş
başladıktan sadece 3 hafta sonra tanklar
Bağdat'a girdi
9 Nisan'da Saddam Hüseyin'in düzinelerce
heykeli gibi şehirde
düştük ama Saddam hiçbir yerde
bulunamadı
Amerika Birleşik Devletleri Saddam'ın
yakalanmasına ya da öldürülmesine yol
açacak bilgi için 25 milyon dolarlık
ödül teklif etti ama yine de Saddam
Amerikan kuvvetlerinden parçayı
kurtarmayı becerdi Saddam'ın oğulları
uzay ve kusay o kadar Açıkgöz değillerdi
2003 yılı Temmuz ayı ortalarında bir
Iraklı onların bulundukları yerin
bilgisini Musul'daki yetkililere verdi
bu ayrıntılar bilginin doğru olduğunu
kanıtladı
de Buğday ve q Sayın diğer iki kişiyle
birlikte saklandığı ev
Saddam Hüseyin'in kuzenlerinden birinin
eviydi
Sen Amerikan Kuvvetleri villaya saldırdı
ve altı saatlik şiddetli bir mücadele
başladık
Ya sen şekilde direndiler çok sayıda
cephaneleri Haki 47 leri vardı bina
oldukça dayanıklılığı toz çöktüğünde
evin içinde 4 ölü vardı
buğday kusay bir koruma ve kutayın
Ondört yaşındaki oğlu Mustafa
ama hiç savaş ve terörizm bölgeyi
karışıklık içinde yok etmeye başladı
hiçbir şey yolunda gitmiyordu Çünkü
teröristler aldırış etmiyorlardı çocuk
kadın veya yetişkin arasında ayrım Yok
onlar için Hepsi Bir teröristler herkes
öldürüyor Saddam'ın bulunduğu yeri veya
ölümü dilim olduğunu bilmiyorum bildiğim
şey Artık güçlü olmadı Saddam Hüseyin'in
yakalanmasının sembolik önemi gittikçe
artıyordu
Ama bu Yazın başında yakalamamız gereken
insanların orta dereceli kişiler
Saddam'ın korumaları olduğunu fark ettik
saddam'a yakın olabilecek kabine
Bağlarını ve aileyi detaylı bir şekilde
incelemeye başladık
işgalden 9 ay sonra 13 Aralık 2003'te bu
taktik semeresini verdi
bu Saddam'ın korumalarından biri olan
Mahmut bırah Ama bu setten sağlanan
bilgiye dayanarak 600 Amerikan askeri
Kızıl Şafak denilen bir operasyonla
alvarda ki küçük bir çiftliğe girdi
terkedilmiş ipi saatlerce araştırdıktan
sonra askerler Saddam Hüseyin'in
saklandığı yer altı sığınağını buldular
Muhammed Mahmut yürüyüp hayale Yere
vurdu küreklerini getirip burayı Kazın
dedi
bu ama kapağı kaldırdıklarını da deliği
gördüm o kadar büyük bir delik değildi
esnada b91 santim derinliğine kadar
iniyordu ve daha sonra yeraltı
sığınağına kırılıyordu
bu Saddam 3 metrekarelik bir odada
saklanırken bulundu ya girişte bez
parçaları ve kirle kaplıydı
saddam'ı çekip çıkaran kişi Samir al ya
şimdi o yer 6'sının içine girmek ve
dışarı çıkmak çok zordu Saddam'ın bunu
nasıl başardığını bilmiyorum satram
Yorgun bir adamdı ve
ve ayrıca belli oluyor ki Kaderine razı
olmuş biriydi Saddam değildi bindeydi bu
yüzdendir edebilmesine imkan yoktu bir
fare gibi yakalandı
bu
delikte yanında bir ak47 si ve o
sığınakta içinde 750 bin dolar bulunan
bir yeşil kutu vardı
ve sığınak tas Adam'ın yanında yağlar
bir sürü purosu vardı
Efendiler ve Bey Efendiler
satılır yakaladık
abone ol
bu
hem Amerikalıların hem de Iraklıların
çoğu Saddam'ın yakalandığı haberiyle
sevinçten uçuyorlardı bu hissi tarif
edebilmek çok güç bu sanki ülkemi
mahveden diktatörlüğün Sonu Gelmiş
gibiydi Burada hemen son bulmuştu
bu Aralık 2013'e kadar Irak savaşında
400'den fazla asker ve binlerce Iraklı
ölmüştür
sen kaçtan 9 ay sonra Saddam Bağdat
havaalanının ileri uç bölgesindeki Camp
Rock götürüldü ve 3 metrekarelik bir
hücrede tutuldu
iki delikli bir tahta kapı bir tanesi
üste bir tanesi altta
üzerinde uyuduğu bir portatif karyola
iki plastik sandalyesi ve sahip olduğu
kişisel eşyalarının çoğunu bulunduğu bir
leğeni vardı Üzerinde Kuran ve kitap
okuduğu bir yazı tablasının bulunduğu
bir masa vardı ve hepsi bundan ibaretti
muhteşem bir başa çıkma yeteneği vardı
çünkü bir ülkenin hükümdarlarından
oldukça savurgan bir yaşam tarzından
sonra Şimdi hiçbir şey olmayan bu hücre
deydi sayısız hücumdan ve iki önemli
savaşta Amerika Birleşik Devletleri ile
çarpışmaya Girdikten yıllar sonra
Saddam'ın tutsaklığına tepkisi şaşırtıcı
görünüyordu
eğer birgün onu görmeye gittim sanırım
sabahtı be ücretinin köşesinde ayakta
duruyordu
yüzünde kafası karışmış türden bir bakış
vardı bana baktı Neden dedin şık neden
askerler buraya gelip ülkem ateşe
verdiler buradaki kanunlar adildir dedi
hiçbir şey bulamadıklarını söyledi
hapisteki Saddam Amerika Birleşik
Devletleri için hem politik yönden hem
de halkla ilişkiler yönünden başarılı
bir iştirak tarihindeki karanlık ve acı
verici dönem sona erdi Ümit verici gün
geldi
tüm araklar artık bir araya gelip
şiddeti reddeden bilirler ve Yeni Rakı
oluşturabilirler birçok insanın zihninin
ön planında Saddam Hüseyin'in duruşması
bulunuyordu yargılanmak üzere Saddam
mahkeme önüne çıkarılacak mıydı onu
Şehit mertebesine yükseltmek için
durakların sandığı Hayatının geri
kalanında hapiste tutacaklarını
sanıyordum 19 Ekim 2005'de Saddam düz bu
yöndeki 148 şeyin öldürülmesi olayında
diğer sanıklarla birlikte yargılanmak
üzere Camp rapordaki konforsuz hapishane
hücresinde getirildi
yok mahkeme salonunda Saddam gürültücü
ve karışıklığa yol açan bir olduğunu
kanıtladık yine de Esaret altında
kişiliğinin çok değişik bir yönünü
gösterdi
hava alma zamanlarında dışarı ekmek atıp
kuşların düşmesini izliyordu ve bundan
büyük keyif alıyordu Saddam'ın sanki bir
komedi oyununda ymış gibi mahkemeye
saldırarak resmi savunmasına başlaması
15 Mart 2006'da ısag'dan bunu duraktaki
mezhep şiddetine karşı ama Amerika
Birleşik Devletleri'ne karşı
isyancıların saldırılarını destekleyen
politik ifadelerle sürdürür mesajlar
göndererek ya da kendisine hala bir
kahraman mış gibi göstererek sırasında
duruşmayı Politik bir DMC dönüştürdü
işte bu noktada duruşmanın Saddam
tarafından Politik bir platform olarak
kullanılmasını önlemek için uğraklı
yargıç raf Abdurrahman duruşmayı
basamağı yasakladı yaklaşık olarak 3
yıllık hapisten ve bir yıldan fazla
süren duruşmadan sonra beş Kasım 2006'da
Saddam Hüseyin insanlığa karşı işlediği
suçlardan dolayı suçlu bulundu
qc cezası asılarak ölümdür
o
zaman avukatları kararı temyiz de
götürmeye çalışmalarına rağmen karar 3
Aralıkta dokuz kıraklı yargıcın
oluşturduğu panelde onaylandı Irak
kanunlarına göre eğer bir karar
onaylanırsa bu Otuz gün içinde yerine
getirilmelidir 30 Aralık 2006 Saddam'ın
asılacağı gün olarak seçildi bana göre
saddam'ı ki çok ama çok önceden As
malıydı lar Bence duruşma Adil dizi
birçok insan Saddam Hüseyin yüzünden
Hayatını kaybetmişti modsuz Aralık'ta
yerel saatte sabahın altısında Saddam 3
maskeli adam tarafından Amerikan yeşil
hattının hemen dışındaki bağdat'taki
darağacına getirildi
Siyah bir pantolon giymiş olan Saddam
yüzünü kapatmak için siyah kapışan
takmayı reddetti bütün dünyada
gösterilen video saddam'ı destekleyen
Sünni Müslümanlarla Saddam'ın şiddetin
kurbanı olan şey Müslümanları arasında
hala şiddetle hüküm süren Irak'taki iç
savaşı daha fazla körükledi de Sünniler
Saddam'ın ölümünün yasını tutarken
şiirler ölümünü kutladılar
bu mezhep farklılıkları gelecek yıllarda
Irak vatandaşlarının yaşamlarına zarar
verebilecek Saddam Hüseyin'i yansıtıyor
Bence ülkenin düzelmesi Çok uzun zaman
alacak
yaptıkları için Irak halkının suçlayamam
Çünkü 30 yıldan fazla bir süredir
diktatörlük altında yaşadılar ve
ülkelerinden hiçbir fayda görmediler
yoksa oldular
saddam'dan ve rejiminden bir fayda
görmediler
aciz kaldılar
abone ol
[Müzik]
sen
bana yardım et
[Müzik]

kutup ayısı ve kaplan karşı karşıya
gelseydi etkileyici bir mücadele olurdu
kutup ayısı 600 kilog kadar çıkabilen
dev bir etob Burdur güçlü pençeleri ve
kalın derisi ona Üstün dayanıklılık
sağlar Kaplan ise 300 kilog kadar
ulaşabilen kaslı bir yırtıcıdır hızı
çevikliği ve güçlü çenesiyle öldürücü
darbeler vurabilir bu mücadelede kutup
ayısı büyüklük ve dayanıklılık
avantajına sahipken Kaplan hız ve
çevikliği ile etkili olabilir ancak
Kutup ayısının gücü üstünlük kurma
şansını artırır

Okyanusun yüzeyi sadece bir perde. Çünkü
bu perdenin altında insanlığın neredeyse
hiçbir şey bilmediği bir dünya yatıyor.
Bugün sizi dünyanın en derin noktasına
ışığın bile ulaşamadığı, basıncın aklı
durdurduğu ve bilimin hala cevap aradığı
bir yere götürüyorum.
Mariana çukuruna. Eğer bu tarz derin
belgeselleri seviyorsanız videoya
başlamadan önce kanala abone olmayı ve
beğen tuşuna basmayı unutmayın. Bu
destek bu tarz içeriklerin devam
etmesini sağlıyor ve şimdi derinliğe
inmeye başlıyoruz.
Mariana çukuru bir çukur değildir. O
dünyanın jeolojik hafızasında açılmış
bir yara gibidir. Pasifik okyanusunun
batısında, Guam adasının doğusunda yer
alan bu yapı iki dev tektonik plakanın
milyonlarca yıldır süren mücadelesinin
sonucudu.
Pasifik levhası Mariana levhasının
altına doğru yavaş ama durdurulamaz bir
şekilde kayar.
Bu kayma depremler üretir, volkanik
hareketleri tetikler ve okyanus
tabanında insan aklının ölçekte
zorlandığı derinlikler oluşturur.
İşte Mariano çukuru böyle doğmuştur.
Bilim insanları bu bölgeyi şu şekilde
tanımlar. Yeryüzünün en az keşfedilmiş,
en zor ulaşılan ve en tehlikeli alanı.
Ve bu tanım abartı değildir.
Mariana çukurunda belirli bir derinliğin
altında güneş ışığı tamamen yok olur.
Yaklaşık 1000 metreden sonra renkler
kaybolur, görüş bulanıklaşır. Zaman
algısı değişir. 3.000 metreden sonra ise
karanlık mutlak hale gelir. Bu bölgede
artık gündüz yoktur, gece yoktur. Sadece
sonsuz bir karanlık vardır. Bilimsel
adıyla burası hadopelajik zondur. Antik
Yunan'da Hades ölüler diyarı anlamına
gelirdi.
Bilim insanlarının bu ismi seçmesi
tesadüf değildir.
Mariano çukurunun en derin noktası olan
Challenger Dip'te basınç deniz
seviyesinin 1100 katından fazladır. Bu
şu demektir. Bir insan bedeni anında
parçalanır. Çelik ezilir, cam patlar.
İnsanlık tarihindeki birçok derin deniz
aracı bu basınca dayanamamıştır.
Bazıları gövdesinden çatladı, bazıları
tamamen ezildi. Bazıları bir daha geri
dönmedi. Bilim insanları bu yüzden şunu
söyler. Mariana çukuru insanın fiziksel
sınırıdır. Ama hayat için durum böyle
değildir.
Uzun yıllar boyunca bilim dünyası şuna
inanıyordu. Bu derinlikte yaşam olamaz.
Çünkü ışık yok, fotosentez yok, bitki
yok, enerji kaynakları çok sınırlı ama
modern derin deniz araçları aşağı
indiğinde kameralar bilim dünyasını
sarsan görüntüler kaydetti.
Yaşam vardı ama bu yaşam bildiğimiz
kurallara uymuyordu. Tanıdık değildi ve
rahatsız ediciydi.
Bu canlıların çoğu jelatinimsi vücutlara
sahiptir. Esnek hücre zarları sayesinde
ezilmez. yavaş metabolizmayla hayatta
kalır. Bazıları tamamen şeffaftır.
Bazıları gözlerini kaybetmiştir.
Bazılarıysa görmeye ihtiyaç duymaz.
Mariana çukuruna gönderilen bazı
insansız araçlar kameralarına tam olarak
tanımlanamayan görüntüler kaydetti. Net
olmayan gölgeler, beklenmedik
hareketler, normal biyolojiyle
örtüşmeyen silüetler.
Bilim insanları temkinli konuşur. Bunlar
görüntü hatası olabilir ama aynı raporun
devamında şu ifade yaralır. Henüz
sınıflandırılmamış canlılar ihtimal dışı
değildir. Bu ifade bilim dünyasında çok
ağır bir cümledir. Çünkü bu şu anlama
gelir. İnsanlık dünyadaki yaşamın
tamamını tanımıyor.
Okyanus sessiz değildir. Sadece biz onun
dilini bilmiyoruz.
NOAAA ve diğer kurumlar tarafından
kaydedilen bazı sesler tekrarlamaz,
tanımlanamaz.
Bilinen hiçbir canlıyla birebir
örtüşmez. En ünlüsü bulup.
Bu ses balinalardan daha güçlüdür.
binlerce kilometre öteden duyulmuştur.
İlk kaydedildiğinde büyük paniğe yol
açmıştır. Resmi açıklamalar buzulları
işaret etse de bilim dünyası şunu kabul
eder.
Okyanus akustiği hala tam çözülmüş
değildir.
2012 yılında James Cameron özel olarak
tasarlanmış bir araçla Mariana çukurunun
dibine indi. Bu dalış tarihte bir ilkti.
Son derece riskliydi.
İnsanlık için sembolikti. Cameron
dönüşte şunu söyledi. Orası dünyaya ait
gibi değildi. Çamur, sessizlik ve
insanın ne kadar ac olduğunu yüzüne
vuran bir boşluk.
Bilim neden hala suskun? Çünkü sürekli
gözlem yapılamıyor. Araçlar sınırlı süre
dayanabiliyor. Basınç teknolojinin
önünde hala engel.
Biz Mariano çukuruna misafir olarak
gidiyoruz ve misafirlik kısa sürer.
Mariana Çukuru insana şunu öğretir. Ne
kadar ilerlersen ilerle, ne kadar bilgi
toplarsan topla, hala her şeyi kontrol
[müzik] edemezsin.
Bu kusursuz dengeler, bu hassas
sistemler, bu uç koşullarda bile devam
eden hayat rastgele olabilir mi?
Işığın olmadığı bir yerde, güneşin
ulaşamadığı, insan aklının karanlıkta
kaldığı bir noktada
eğer hala düzen varsa, eğer hala denge
işliyorsa, eğer hayat en imkansız
görünen şartlarda bile devam ediyorsa bu
tesadüf olabilir mi?
Basıncın her şeyi ezdiği bir derinlikte
milimetrik hesaplarla çalışan hücre
yapıları en ufak bir hataya yer
bırakmayan biyolojik sistemler.
Bu kadar hassas bir denge kendi kendine
var olabilir mi? İnsan yüzeydeyken
kendini güçlü sanır ama derinliğe
indikçe şunu fark eder. Bilgisi
sınırlıdır, gücü sınırlıdır, hakimiyeti
sınırlıdır.
İşte bu noktada bilim susar ve tefekkür
başlar.
Çünkü bu kusursuz işleyiş, bu şaşmaz
denge, bu aklı aşan uyum kudretinin,
insan idrakinin çok ötesinde olan bir
tecellisidir.
Görmediğimiz ama var olan, anlamadığımız
ama işleyen ve varlığıyla insanı hem
hayrete hem de acziyetine götüren bir
hakikat.
Eğer bu belgesel seni düşündürdüyse
videoyu beğenmeyi, kanala abone olmayı
ve fikirlerini yorumlarda yazmayı
unutma.
Sence Mariana çukurunda insanlığın henüz
fark etmediği ne olabilir?
Bir sonraki belgeselde görüşmek üzere.
Bilimin peşinden ayrılmayın. Çünkü biz
ilm avçılarıyız.

Sarıkanarya yönetmen Melike Kaya.
[müzik]
Alkışlarınız dinmesin.
[alkış] Genç arkadaşlarımız daha
fazlasını hak ediyorlar.
[müzik]
[alkış] Buyurun. Tebrikler.
Buyurun lütfen.

bu olağanüstü beyin bir beynimiz nasıl
çalışıyor
[Müzik]
a1990 yılında wordweb ile başlayan
internet bugün arabalarımızı
telefonlarımızı evlerimizi
bilgisayarlarınızı Fabrikalar ımızı
birbirine bağladı bilgi akışı cihaz ve
kullanıcı sayısı ve kullanım alanlarının
çeşitliliği akıl almaz noktalara geldi
internet Günümüzün en gelişmiş
teknolojisi olarak kabul ediliyor 2017
yılı itibarıyla Dünya nüfusunun yüzde
ellisi yani neredeyse 4 milyar kişi
internet kullanıyor internete bağlı
cihaz sayısı ise 28 milyar internetin ne
yoğunlukta kullanıldığını anlamak için
şimdi size birkaç rakam vermek istiyorum
Bu rakamların Hepsi Bir saniye içinde
gerçekleşen işlemler
iyi bakın şimdi bu bir saniye
bu internet üzerinden bir saniye de 2.6
milyon email gönderiliyor 7800 tweet
atılıyor 2700 Skype konuşması yapılıyor
[Müzik]
yine bir saniye içinde tek bir arama
motorundan 62000 arama yapılıyor tek bir
video sitesinde 70.000 video izleniyor
internet üzerinde bir saniyede yaklaşık
48.000 GB ilgi aktarılır tüm bunlar için
bir saniye de 40000 kilovatsaat elektrik
harcıyoruz Tüm bu internet a hala 1400
gramlık bir insan beyninin
yeteneklerinin çok gerisinde beynimizde
dünyadaki internete bağlı tüm
cihazlardan çok daha fazla bağlantı
noktası vardır
O bir saniye içinde beynimizde dünyada
gönderilen tüm illerden 500 milyon tat
daha fazla bilgi yer değiştirir bir Tüm
bu işlemler canlı hücreler tarafından
gerçekleştiriliyor ve belki de en
şaşırtıcı sı internet dünya enerjisinin
yüzde onunu tüketirken beyin 15
farklılık bir ampul yakacak kadar enerji
kullanır ve günde sadece 400 kaloriye
ihtiyaç duyar birkaç muz ya da iki dilim
pizza 24 saat çalışması için yeterlidir
bu beynimizdeki sunucular asla çalışmayı
durdurmaz beyninizde elektrik kesilmez
tekrar başlatma gerektirmez bu film sizi
siz yapan beynin içindeki o mükemmel ve
kusursuz kontrol ve iletişim sistemini
anlatıyor Kontrol Merkezi beyin beyin
Vücudunuzun merkezi yönetim birimidir ne
hissettiğinizi düşündüğünüzü nasıl
öğrendiğinizi hatırladığınız ı hareket
etme ve konuşma şeklinizi kontrol eder
Hatta farkına varmadığımız birçok şey
daha kontrol eder mi
mı kalbinizin atması yiyecekleri
sindirmenin ve hatta yaşadığınız stres
bine beyin tarafından kontrol edilir
peynirimizi de Merkezi bir komut
mekanizması yoktur ancak Beynimiz için
vücudumuzun Komuta merkezi diyebiliriz
beyin vücudumuza yüzdeyüz hâkimdir bütün
vücudun yönetiminden sorumludur verdiği
emirlerin büyük çoğunluğu kendi
fonksiyonları ile ilgili değildir
pankreasa akciğere kasları emir verir
vücuttaki her organ hareket için
beyinden gelecek komuta ihtiyaç duyar
beyinden gelen milyarlarca komut her an
her saniye vücudun farklı noktalarına
ulaşır bu iletişim çift taraflıdır
beyinden Emir gönderildiği gibi tüm
organlardan beyne de sürekli sinyaller
ulaşır parmak ucu muzdan iç
organlarımıza vücudumuzu kaplayan
deriden Duyu organlarımıza kadar
vücudumuzun her milimetre karesi
beynimizi bilgi bombardımanına tutar
bu beynimizdeki 86 milyar sinir hücresi
hiçbir Komuta merkezi olmadan bu
bilgileri değerlendirir ve gerekli
tepkiyi saliseler içinde verir her bir
hücre kendi görevini bilir ve ona göre
yerine getirir böylesine kapsamlı bir a
küçük bir Adana sığdırmak ve onun
katrilyonlarca bağlantı yapmasını ve
bunu saliseler içinde Başar masını
sağlamak Elbette imkânsızdır dünyadaki
gelmiş geçmiş tüm insanların sahip
olduğu bu muhteşem sistemi Yoktan var
etmek için insanın yapabileceği hiçbir
şey yoktur beyin insanların Bu gerçeği
görebilmesi için Çok kapsamlı ve detaylı
olarak yaratılmış bir mucizedir
insanlara Armağan edilmiş bu değerli
hediyenin sahibi çeşit çeşitli yemekleri
karşılıksız bağışlayan yüce Allah'tır
Bu Üstün yaratılış harikası beynin
varlığı yüce rabbimizin büyüklüğünü ve
kudretini bir kez daha sergilemektedir
bu şeytan'dan Allah'a sığınırım an
dolsun Biz insanı süzme bir çamurdan
yarattık sonra onu bir su damlası olarak
savunması sağlam bir karar yerine
yerleştirdik sonra o su damlasını bir
Alak emri olarak yarattık ardından o Ala
ücret topluluğu bir Çiğnem et parçası
olarak yarattık daha sonra o çiğnemek
parçasını kemik olarak yarattık Böylece
kemiklere de et giydirdik sonra bir
başka yaratılışla onu inşa ettik
yaratıcıların en güzeli olan Allah ne
yücedir
iyi korunan değil hiçbir bilgisayar
iletişimi beyninizin bağlantı
kapasitesinin Yanından bile geçemez
demiştik Peki bilgisayarınız bu kadar
darbe dönme ve ani basınç değişiminden
hasarsız çıkabilir mi Bu de imkansız
ancak beyin darbelere ve basınç
farklılıklarına karşı mükemmel şekilde
kurulmuş ve adeta paketlenmiştir Üstelik
koruyucu sistem her gün yenilenmek
bir insan beyni yaklaşık 1400 gramdır
beyin o kadar önemlidir ki vücutta
tamamen kemikle korunmuş tek bölgedir
Beynimiz Serap üstüne sıvı adı verilen
bir sıvı içinde yüzer bu sıvı beyni dış
etkilere karşı korur beyin bu sıvı
içinde yüzünden ağırlığı 50 gram lara
kadar düşer Bu sayede beynin kendi
kendisine baskı yapıp ezilmesi
engellenir aksi durumda beynin
fonksiyonlarını yerine getirmesi
imkansız olacaktır Ve ölümcül hasar
kaçınılmazdır beyin sıvısı herhangi bir
sıvı değildir oldukça hassas bir İçeriğe
sahiptir karmaşık bir filtreleme
sisteminin sonucunda oluşur beyin her
gün 500 mililitre beyin sıvısı üretir
omurilik hücrelerinde üretilen sıvının
büyük çoğunluğu gerekebilir beyin için
sadece üzerine mililitre sıvı gereklidir
beynin sıvı içinde yüzüyor olması
bu arkaya doğru hareket edebilmesini
sağlar birkaç mililitrelik boşluktaki Bu
hareketlerle dış darbelerin etkisi
azalır beyin içi sıvının basıncı da çok
ince bir dengededir beyne zarar
vermeyecek şekilde uygun basınç sürekli
olarak korunur bu sıvı kafatasından tüm
omurilik boyunca dolaşır Bu sayede
Doktorlar omurilik sıvısına alarak beyin
hakkında teşhis koyabilirler Ayrıca
beyin katı bir dokuya sahip değildir
Vücuttaki en yumuşak maddelerden biridir
jolemsi bir esnekliği vardır sert
darbeler de beyin öne ve arkaya hareket
ederken bükülür döner eynir dokusu esner
bu elastik Yapı travmaların yıkıcı
etkisini emerek yok eder Beynin yapısı
bu iki yolunuzu yan yana koyalım beynim
O biraz daha büyüktür ve yaklaşık yüzde
yetmiş beşi sudan oluşur ancak beyin
insan vücudunun en çok çalışan ve en çok
enerji tüketen organıdır akciğerlerden
gelen tüm oksijenin ve aynı şekilde
Kalpten gelen tüm kanın Beşte biri beyne
gider beynimize yaklaşık 600
kilometrelik bir kılcal damar ağı vardır
Günlük kullandığımız yaklaşık 2 bin
kalorinin dv500 kalorisini beyin harcar
Oysa vücut ağırlığımızın aslında Sadece
yüzde ikisidir beynimiz ile ilgili
şaşırtıcı bir kaç bilgi daha verelim
beynimizde yaklaşık 80 6 milyar sinir
hücresi yani nöron vardır bırak son ve
dert isimli milyarlarca sinir lifi
Barındırır nöronlar trilyonlarca
bağlantı yapar bu bağlantı noktalarına
sinaps adı verilir bilgi beyin hücreleri
içindeki mi zaman saatte 400
kilometreden daha hızlı ilerler bu en
hızlı yarış otomobillerinden daha
hızlıdır
bu beynimizde her saniye yüz binden
fazla kimyasal reaksiyon gerçekleşir
vücudumuzdaki kolesterolün yüzde 16'sı
beyindedir nöronlar bu kolesterole sahip
olmasaydı kuruyup giderlerdi beynimizde
acı reseptörü yoktur yani beyin acı
hissetmez beynin en dışında bir damara
bulunur bu an altında neokorteks adı
verilen beynin dış bölümü başlar
neokorteks tabakası tek parça olarak
beyni çevre demiştir neokorteks in
altında nöronlar oldukça düzensiz bir
şekilde yerleşmişlerdir nasıl
yerleştikleri işlevleriyle bağlantılıdır
beynimizden urunlerın yanı sıra griye
isimli daha küçük bazı destek hücrelerde
bulunur bir yanın anlamı Yunanca
yapıştırıcı demektir ve Aslında
beynimizin yüzde doksanı dili yazıdır bu
ve diğer yüzde on nöron vardır nöronlar
Bilgi alır onları depolar işleme
sokarlar şimdi durumları daha detaylı
inceleyelim
o Nur onlar
bu beyinde 86 milyar nöron bulunur
nöronlar birbiriyle 1 katrilyon bağlantı
yapar beyni 86 milyar üyesi olan bir
organizasyon gibi düşünebilirsiniz bu
kadar üyesi ve bağlantı sayısıyla beyin
dünya üzerindeki en geniş teşkilattır
milyarlarca hücre ahenk içinde çalışır
milli Saniyeler içinde tepkimeler verip
sonuç alırlar beynimizdeki 86 Milyar
Euro'nun büyüklük ve şekilleri
birbirinden farklıdır bazı nöronlar bir
milimetreden kısa Ken bazı nöronlar bir
metreden uzun olabilir genellikle her
nöron ve Nur'un grubu benzersizdir yapıp
Fonksiyon ve genetik olarak
birbirlerinden farklı oldukları gibi
diğer hücrelerle kurdukları
bağlantılarda farklıdır her bir nöron
kendi biyokimyası nın temel
özelliklerine göre işlev görür
bir tek bir nöron yaklaşık bir ila 10
bin lira onunla bağlantı kurar bilgi
elektro kimyasal işlemlerle taşınır her
durun diğer binlerce nurundan üzerindeki
ders ismi verilen kollar sayesinde bilgi
alır ve bilgiyi sinaps adı verilen Özel
Temas noktalarında Tekbir aksiyonla
iletir aksonlar diğer hücrelere doğru
uzanan sinir lifleri dir vücudumuzdaki
en uzun aksiyon yaklaşık bir metre
uzunluğunda olup ayak parmağınıza kadar
iner elektrik sinyalleri Omuriliğin
izden aşağı omurgamızın En altına kadar
ulaşır Omuriliğin izden de omurilik
sinir denilen ince ipliksi yapılar a
davranır Omurgamızda her seviyedeki
omurların arasından dışarı çıkan
omurilik sinirleri kaslara ve organlara
ulaşır bu sinyaller vücudun en uzak
noktalarına vardıktan sonra geri
Bilgilendirme için tekrar beyine
gönderilir bir sinirim Pusu kaslarınız
da yaklaşık saniyede 120 metre hızlı
hareket eder
ve Beyin haritası tonik Tom İnsanoğlu
uzun yıllar beynin mikroskoplar
aracılığıyla tanımaya çalışmıştır 130
yıl önce ilk nöron mikroskop altında
keşfedilmişti fakat mikroskop küçük
detaylı görebilmek için yeterli değildir
standart bir mikroskop molekülleri ayrı
ayrı görme imkanı vermez 90'larda
geliştirilen emar teknolojisi ile beynin
işlevlerini daha iyi tanımaya başladık
ancak tabi daha çok başındayız her geçen
gün hızla artan bilgisayarlar ve yeni
teknolojilerle bilim insanları nöronlar
arasındaki bağlantıları daha iyi çözmeye
çalışıyorlar beynin içinde 86 milyar dur
onun her birinin bir ila 10 bin bağlantı
kurduğu dinamik bir a vardır
var Bunun anlamı insan beyninde yaklaşık
bir katrilyon bağlantı olduğudur insan
beynindeki bağlantı sayısını daha iyi
kavramak için şöyle düşünebilirsiniz bu
yeryüzündeki mevcut insan sayısının 15
katı kadar olan bir nüfusta her bireyin
10 bin kişiyle bağlantısı olacak şekilde
tümünün birbirine bağlanması anlamına
gelir nöronlar arasındaki tüm bu
bağlantı ana da konektom denir gör onlar
arasındaki bu an çözülmesi beynin
yapısıyla işlevleri arasındaki ilişkiyi
ve beyinde hangi bölümlerin bize hangi
becerileri sağladığını bulmayı
hedefliyor Örneğin beynimizin hangi
tarafı yaratıcı veya mantıklı olmamızı
sağlar Bu gibi bilgilerin beyin
haritamızın tam olarak çıkarılmasıyla
aydınlatıcı düşünülüyor Bir insan Konak
doğumunun haritalandırılması için 86
milyar nöron arasındaki Neredeyse 1
katrilyon bağlantının çözülmesi
gerektiği düşünülürse henüz insan
beyninin haritasının çıkarılması
O çok uzağız Teknoloji ne kadar
ilerlemiş olsa da bilim insanları bir
insan beyninin haritasını yani konektom
unu henüz çözebilecek durumda değiller
bugüne kadar sadece 300 lira ona sahip
küçük bir kutlubeyin haritası
çıkarılabildi bu 300 nöron arasında
sadece 7000 bağlantı bulunuyor İnsan
beyninin haritasının çıkartılması belki
beynin hangi bölgesinde hangi
bağlantıların vücutta hangi fonksiyonu
yaptığını açıklamaya yardımcı olabilir
ancak burada özellikle dikkat çekilmesi
gereken konu şuursuz bilinçsiz
proteinlerin oluşturduğu nöronların bu
kadar karmaşık bağlantı yapmayı nasıl
bildikleri bu bağlantılarla vücuttaki
binlerce işlemi nasıl kontrol ettikleri
nasıl düşündükleri nasıl sevindiklerini
nasıl hatırladıkları nasıl öğrendikleri
kısaca bu şuursuz hücrelerin nasıl
kullandıkları
bu nurun ağları konusunda uzman emayti
den nörobilim profesörü Sebastian San
nöronlar arası bağlantıların nasıl akla
dönüştüğünü anlamaya çalışıyor ve şöyle
diyor aklı olmayan hücreleri bir araya
koyarak nasıl akıllı bir şekilde
edebilirsiniz ki beynin kompleks
işlemleri beyin insanın dış dünyaya
iletişiminin merkezidir Beynimiz
konuşmamızı koordine eder Yüzümüzdeki
her mimik jest lerimiz vücut dilimiz
kusursuz işleyen bir mekanizmanın
sonucunda gerçekleşir beynimizden çıkan
binlerce mesaj sayesinde yazı yazabilir
okuyabiliriz öğrenmemiz ve bilgiyi
aklımızda tutabilme miz için milyonlarca
nöron durmak bilmeden çalışır çalışma
sırasında insan beyni 0,1 katrilyon
talimatı işleme yeteneğine sahiptir
matematik Problemi çöz
bu düşünürken kağıttan gelen görsel
bilgileri değerlendirir organlardan
gelen milyonlarca bilgi işlemden geçirir
Kalp atışını düzenler oksijen seviyesini
kontrol eder açlık ve susuzluk
ihtiyaçlarını takip eder Tüm bu
işlemleri aynı anda gerçekleştirir
beynimizde her gün 50.000 düşünce ortaya
çıkar bu düşüncelerin ortaya çıkması
için her saniye 100.000 kimyasal
reaksiyon gerçekleşir Beynimiz bu
faaliyetlerine devam ederken hipotalamus
hormon salınımını düzenler beyin ceviz
kalp atışınızı ve kan basıncını denetler
nefes alışımı düzenler en küçük hareket
için bile beynimizin birçok farklı
işlemi aynı anda gerçekleştirmesi
gerekir P1 bardağı yerinden
kaldırabilmek için önce gözümüze
bardaktan yansıyan fotoğrafların gelmesi
gerekir Beynimiz gözümüzden gelen
elektrik sinyali ya
Ya bırak bardağı görür ardından
hafızamızda ki bardak bilgilerinin
görüntü ile birleşmesi gerekir Aksi
halde bardağı tutarken Sen kaldırırken
uygulamamız gereken kuvveti bilemeyiz
bardağı kırabilir veya düşürebiliriz bu
iki koordinasyondan sonra kimi zaman
duygularımız devreye girer bu sevdiğimiz
manevi değeri olan bir bardak ise daha
ihtimam gösterir yani hafıza duygu ve
kas kontrol sistemleri birlikte hareket
eder Beynimiz hangi kasa Emir vereceğini
hangi sırayla kasılmalarını
sağlayacağını bardağı kavramak için
kullanması gereken güç oranı çok iyi
bilir bu koordinasyon hiçbir Makineyi
öğretilebilecek bir işlem değildir işin
mükemmel yeri bunlar tüm bu işlemler
saniyelerle bile ölçülemeyecek bir an
içerisinde gerçekleşir insanın dinlemek
dışında bu sürece hiçbir müdahalesi
yoktur
abone ol
O benim mucizevi yapısı sayesinde
bardağı kaldırırken aynı anda konuşmaya
müzik dinlemeye film seyretmeye nefes
almaya yemek öğütmeye insülin üretmeye
kanı süzmeye devam ederiz bardak için
harcanan dikkat beynin milyonlarca
fonksiyonundan hiçbirini azaltmaz koşmak
yüksek atlamak Güneş yapmak yarış
arabası kullanmak gibi daha kompleks
hareketlerde ise beyin Saniyeler
içerisinde milyonlarca işlemi kusursuz
olarak yerine getirir Bu mükemmel Yapı
Allah'ın büyük aklı eşsiz sanatı ve
bizlere olan nimetidir 1 Nasıl
öğreniyoruz doğduğunuz anda sinir
sisteminiz sahip olacağınız tüm
yorumlara sahiptir Ancak büyük bölümü
henüz birbiriyle bağlantı kurmamıştır s
bu Türkçe öğrendikçe bilgiler beyinli
bir nörondan diğerine sürekli yolculuk
eder Yeni bağlantılar ve Yollar
oluşturur Bu yüzden Örneğin ilk araba
kullanmaya başladığınızda çok fazla
konsantrasyon ihtiyacınız vardır Ancak
daha sonra araba kullanmak doğal bir
durum haline alır çünkü bağlantı yolu
artık oluşmuştur Yani bir şeyi tekrar
tekrar yapmak onu sadece kolay hale
getirmez Aslında beyninizin a yapısını
değiştirir bu şekilde öğrenilen yeni
bilgilerle değildi hücreler arasında
sürekli Yeni bağlantılar oluşur mevcut
sinapslar değişebilir
bir bilim insanları ergenlik döneminde
beynin gelişmeye devam ettiğini
biliyorlardı Uzmanlar beyin
olgunlaştıktan sonra bu değişikliklerin
durduğunu düşünüyorlardı ancak yakın
zamanda yapılan araştırmalar beynin tüm
hayatımız boyunca sürekli değiştiğini
gösterdi hücreler diğer hücrelerle
bağlantılar oluşturur bazılarıyla
bağlantılarını durdurur deneyimler
beynimizi beynimizde bizi şekillendirir
bu insan hafızası aralıksız olarak
dünyadan öğrendikleriyle kendini
biçimlendirir bir hafızamız bizi
yanıltıyor Amerika Birleşik
Devletleri'nde 1992 yılında masumiyet
projesi isimli bir çalışma hayata
geçirildi Bu projede mahkemelerde hatalı
görgü tanıklığı Sebebine mahkumiyet
almış kişilerin atlanması hedefleniyor
dua
bu ilerleyen teknolojiyle beraber
yapılmaya başlanan DNA testleri birçok
görgü tanığının Aslında hatalı tanıklık
yaptığını ortaya çıkardı ve raporlara
göre hatalı görgü tanıklarından
kaynaklanan mahkumiyetler tersine
çevirdi
bu Amerika Birleşik Devletleri'nde 311
kişi hüküm giydikten sonra DNA
testleriyle Berat aldı bunlardan 18'i
DNA testleri mahkumiyetlerini is
patlamadan önce idama mahkûm olmuşlardı
hafızamız bizi sandığımızdan çok daha
fazla yanıltıyor dünyayı algılamamız
şaşırtıcı bir oranda beynin ustaca
yaptığı varsayımlara dayanıyor
İngiltere'de warwick Üniversitesi'nden
Kimberly Bate hafızamızın bu kadar
şekillendirilebilir olmasını şu şekilde
Açıklıyor bizim algı sistemlerimiz
cevremizdeki etrafımızdaki her şeyi
tamamen fark edebilecek düzeyde değildir
duyularımız aracılığıyla bilgiyi alırız
ama arada boşluklar vardır Bu yüzden bir
olay adımlarken hafızamızın yaptığı Bu
boşlukları dünya hakkında bildiklerimiz
de doldurması Iğdır
Bu yaşadığımız bir olayı Kafamızda
yeniden canlandırdığımız da Beynimiz
hatırlayamadığı detayları daha sonra
öğrenilen bilgilerle doldurur bu
bilinçdışı bir işlemdir ve bu işleme
yeniden inşa edilen anı adı verilir
günlük hafızamızın birçok kısmı hatalı
olarak tekrar yapılandırılır Çünkü dünya
hakkında öğrendiklerimiz sürekli değişir
burada hafızamızın mükemmel bir özelliği
ortaya çıkar
Evet birçoğumuz hafızamızın bir video
kayıt cihazı gibi çalıştığını zanneder
bilgiyi bir bütün olarak kaybettiğimizi
ve Tekrar ihtiyaç duyduğumuzda geri
çağırarak hatırladığımız ısınırız fakat
modern bilim bunun böyle olmadığını
ortaya koydu hafıza sürekli yeniden inşa
edilir bazen Biz inşa ederiz bazen de
dış dünyadan gelen yeni bilgiler
hafızanızı yeniden düzenler Çünkü hafıza
bilginin beyninde Bir depoda depo
edilmesi demek değildir her hatıra önce
parçalara ayrılır beynin farklı
bölgeleri dağıtılır daha sonra
hatırlamak istediğimizde Bu bölgelerden
parçalar haline geri çağırılır ve tekrar
inşa edilir hafıza beynin bir bölgesinde
işlemi değildir beyni tamamına
yayılmıştır
abone ol
bu bisiklet kullanırken beynimizin bir
bölgesinden gelen bisiklet sürme
bilgilerini kullanırız diğer bölgesinden
gideceğimiz Yolu ve Sokak haritasını
alırız güvenli sürüş bilgileri ise başka
bir bölgede depolanmıştır yakınımızdan
bir araba geçerken ki tedirginliği mi
ise tamamen farklı dördüncü bir bölgeden
gelir hepsi birleşir ve güvenli başarılı
bir süreçle varacağınız noktayı Ulaşırız
Hayatımızın her adlı Bu sistemin
mükemmel bir şekilde işlemesine bağlıdır
Beynimiz Allah'ın bir mucizesi olarak
her an her saniye hafızamızı büyük bir
başarıyla yeniden inşa eder Müminler
hafızalarının Allah'ın lütfuyla
korunduğun bilincindedir ve unuttukların
dan dolayı kendilerini sorumlu tutması
için Rabbimiz olan Allah'a dua ederler
Allah Allah hiç kimseye güç yeteceğinden
başkasını yüklemez kişinin nefsinin
kazandığı lehine kazandırdıkları
aleyhinedir Rabbimiz unuttuklarımız dan
veya yanıldıkları mızdan dolayı bizi
sorumlu tutma Rabbimiz bize bizden
öncekilere yüklediğin gibi ağır yük
yükleme Rabbimiz kendisine güç
yetiremeyen imiz şeyi bize taşıtma bizi
affet bizi Bağışla Bizi esirge Sen bizim
mevlamızsın kafirler topluluğuna karşı
bize yardım et
o uyumayan değil hayatımızın üçte birini
uykuyla geçiriyoruz uyku en az yemek
içmek kadar sağlığımız için önemli ancak
tam olarak ne için uykuya ihtiyacımız
olduğu henüz tam anlaşılmış değil
uyduğumuz zaman kendimizi daha dinlenmiş
daha enerjik hissediyoruz uyku durumumuz
gün içinde kimi zaman görünümü müze kimi
zaman Duygu durumumuza yansır yaşam
kalitesi üzerinde önemli bir etkisi
vardır Peki biz dinlenirken beynimizde
dinleniyordu
ama biz uykudayken Beynimiz asla uyumaz
Aslında uykumuz sırasında beynimizdeki
yorumlar uyanık olduğumuz saatler kadar
far 1950'lerde bilim insanları beyin
dalgalarını çeşitli teknikler kullanarak
incelemeye başladılar ve uyku
sırasındaki beyin aktivitelerinin
çeşitli aşamaları olduğunu buldular
O uykumuzun hiç bir kaç saati yavaş uyku
veya yavaş dalga uykusu olarak
adlandırılır Bu sırada kaslar ve gözler
rahatlar kalp atışı kan basıncı ve vücut
sıcaklığı düşer sonra aniden beyin
aktivitesi hızla değişir Bu sırada rem
uykusu başlamıştır zemin açılımı xapi
Time orman yani hızlı göz hareketi
anlamına gelir kalp ve solunum hızı
artar düzensiz hale gelir bu sırada
beyin neredeyse uyanık haldeki kadar
aktif bir en önemli fark kasların
paralizi olmasıdır sadece nefes almamızı
sağlayan ve göz hareketlerini kontrol
eden kaslar aktif tır Bu sırada rüya
görmeye başlarız bu durumda kaslarımızın
paralizi olması Allah'ın çok büyük
nimetidir Eğer kaslarımız aktif olsa
rüyada gördüklerimize göre hareket
etmeye başlayabilir dik Bu da kendimize
zarar vermenize yol açabilirdi öte
yandan ihtiyacımız olan nefes
aldığımızda ise ha
bir durağanlık meydana gelmez Eğer
sorunumuz da durmuş olsaydı çok kısa bir
süre içinde ölüm meydana gelirdi
o uykumuzda Tüm beyin dalgalarının
değişimi devam ederken bir yandan da
vücut yenilenir gün içinde yaşanan hasar
tedavi edilir beyin uyku sırasında size
yeni Anılar oluşturur eskilerini
pekiştirir ve eski ve yeni anlarınız
birbiriyle bağlantı kurar garren
uykusunda beyin motor korteks tutulan
kısa süreli Anılar perlova taşınır
Böylece edinilen bilgiler uzun süreli
hafızaya alınmış olur
o zaman özellikle araba kullanma tenis
oynama gibi motor aktivitelerin otomatik
olmasını sağlamak için uyku gereklidir
daha sonra tekrar hatırlaya bilmemiz
için yeni bilgileri pekiştirmesi
sebebiyle uyku öğrenme açısından çok
önemli bir rol oynar While cornell
Medical koğuşta nöroloji doçenti Doktor
Daniel Baron bu konudan şöyle bahseder
o beynin gün içinde kazandığımız bilgiyi
işleyerek ihtiyacımız olmayan bilgiyi
filtre ettiğini düşünüyoruz Bu Rüya
görmem izin sebeplerinden biri olabilir
Önemli olan bilgiler pekişir ve
ihtiyacımız olmayan önemsiz bilgiler
atılır
ama uyku sırasında nefes
alışverişleriniz kalp atışınızı yavaşlar
kaslarınız organlarınız bile rahatlar
karaciğeriniz bile uyanıkken toksik
maddelerden arınmaya çalışırken uyku
sırasında yapılır tansiyonunuz Beş ila
yedi puan kadar inebilir vücut
sıcaklığımız düşer ver uyku sırasında
büyüme hormonlarını salgılanır büyüme
çağında olmasakta her zaman vücudumuz
gelişir spor sonrası kas hücrelerinin
oluşması veya Elimizi bıçakla kestiğimiz
de o yaranın iyileşmesi gibi gülme
hormonlarımız da Hayat mı çalışırlar
uyku sırasında sadece Gelişme çağında
değil tüm hayatımız boyunca ihtiyacımız
olan bazı özel büyüme hormonları
salgılanır büyüme hormonlarının yanı
sıra açlık düzenleyici hormonlar olan
leptin ve grevinde uyku sırasında
salgılanır Bu yüzden bazı kişiler
uykularının az aldıklarında açlık krizi
veya kilo alma gibi sorunlarla
karşılaşabilmek dediler bu
o uykudayken birinci olmayan bir
dinlenme durumunda Dolayısıyla bu
haldeyken uyanık duruma göre daha
beklenmedik Yeni bağlantılar yapabilir
Bunun anlamı da yaratıcılığımızı uykuyla
daha çok artırır uyku sırasındaki
vücuttaki kaslarda herhangi bir aktivite
olmaz bu durumda beynin vücudun Tahmine
yönelmesini sağlar Beynimiz Allah'ın
ilhamı ile hareket eder beri ister
uykuda olalım ister Uyanık olalım ister
bilinçli ister bilinçsiz Beynimiz hep
uyanıktır hep bilinçlidir biz uyusak da
86 milyar nöron hücremiz uyumaz şuurunu
kaybetmez görevini bırakmaz biz
yorulsakta onlar durulmaz koçlarda
dinlesek de dağıtır masakta Deniz dibine
dassakta beyin fonksiyonları mız
eksiksiz olarak devam eder beynimizin
tüm fonksiyonların gerçekleştiği
bu için Bizim uyanık olmamız ihtiyacı
yoktur uykudayken insan birinci
kaybolmuştur Etrafında olan bitenden
haberdar değildir beyni üzerinde hiçbir
kontrolü kalmamıştır fakat beyin bu yarı
ölüm anında dahi tüm fonksiyonlarını
yerine getirmeye devam eder Allah uyku
halinin bir nevi ölüm olduğunu Kuranı
Kerim'de şöyle açıklamıştır
Allah Allah ölecekleri zaman canlarını
alır ölme yeni de Uykusunda bir tür
ölüme sokar Böylece kendisi hakkında
ölüm kararı verilmiş olanın ruhunu tutar
öbürü sürü ise adı konulmuş bir ecele
kadar salıverir Şüphesiz bunda
düşünebilen bir kavim için gerçekten
ayetler vardır
ve beyin Evren mekanizmalarıyla oluşamaz
şu ana kadar değindik lerimiz beyin
hakkında bilgi sahibi olduğumuz
işlevlerin özeti bile olamayacak kadar
azdır yapılan onca araştırmaya rağmen
bugün 21'inci Yüzyıl bilimi uzay
boşluğundaki Yıldızlar hakkında bile
beyinden daha fazla bilgiye sahiptir
beyin İşte bu denli kompleks ve üstün
bir tasarıma sahiptir evrimci Sözde
bilim Dünyası beyindeki bu karmaşık
yapıyı ve üstün özellikleri açıklamakta
aciz kalmaktadır heryeri gelişme evrimci
bakış açısı için bir yıkımdır Çünkü aklı
başında Hiç bir insan doğal seleksiyonun
rastgele mutasyonların ve tesadüflerin
böylesine kompleks bir yapıya
oluşturabileceğini kabul etmez şans
Darwin'in bizzat kendisi insan zihninin
evrimle olamayacağını açık sözlerle
ifade etmiştir
bu daha aşağı bir hayvandan gelişen
insan zihninin ürettiği fikirlerin bir
değerinin ya da zerre kadar
güvenilirliğinin olup olmadığı konusunda
içinde her zaman korkunç bir şüphe baş
gösterir hiç kimse bir maymunun
fikirlerine güvenebilir mi eğer tabii
böyle bir kafada fikir varsa
bu oksfort Üniversitesi matematik
profesörü John Lennox Darwin'in bu
itirafını atıfta bulunarak yaratılış
gerçeğini olan bakışını şöyle açıklar
abone ol
bu doğal Seleksiyon teorisi bana zihnin
beyin olduğunu beyninde güdümsüz akılsız
bir sürecin sonucu olduğunu söylüyor
rastlantısallık ve doğa kanunları
tarafından inşa edilmiş bir makine Yani
bir filtre aracılığıyla gelen bir şeye
neden inanayım zihnin Akıl sahibi bir
yaratıcı'nın ürünü olması bana çok daha
anlamlı geliyor insanlar aklı olmayan
rastlantısal Evrim sürecinden bir anlam
çıkaramıyor Bu nedenle de sanıyorum ki
yıllar geçtikçe insanlar eskisinden daha
çok bu yaratmanın Allah'ın eseri olduğu
konusuna ilgi duyuyorlar
bu beyinde meydana gelebilecek en küçük
bir hata insanı sakat bırakabilir veya
öldürebilir beyin öylesine hassastır ki
elektrik sinyallerini tek bir sinir
ulaşmaması insana dış dünyaya
hissettiren duygularından birini
kaybettirebilir beyindeki tek bir nokta
bile tesadüfen ulaşamayacak tesadüfen
değişmeyecek kadar kusursuz bir donanım
ve organizasyona sahiptir bir yaratılış
mucizesi olduğu açıkça belli olan bu
harika tasarımı tesadüflerin ürünü gibi
göstermek Evrim teorisiyle açıklamaya
çalışmak Tek kelimeyle akıl dışıdır
[Müzik]
beynimizdeki dünyaca milyarlarca nurunun
Mini Saniyeler içinde yaptığı
milyarlarca bağlantı mükemmel bir
sistemi vücudumuzu yönetir
bu binlerce molekül bir araya gelerek
elektrik akımlarını iletir kimyasal
reaksiyonları gerçekleştirir bu kompleks
işlemlerin sonucunda ise Kalbimiz atar
mide asitleri mi salgılanır tek bir
kelime etmek için bile saliseler içinde
yüzlerce kas birbiriyle uyumlu bir
şekilde kasılıp gevşer gözümüze çarpan
fotonların elektrik sinyallerine
dönüşmesiyle pırıl pırıl netlikte renkli
bir dünya gündüz ses dalgalarından gelen
sinyallerle mükemmel senfoniler dinleriz
parmak uçlarımız dan ulaşan bilgiyle de
sıcacık yumuşacık bir kediyi sevebiliriz
beyin her duyu organımızdan gelen
sinyalleri birleştirir ve yorumlar tüm
duyulara ilişkin uyarılar birbirinden
tamamen farksız bir formda beyne
elektrik akımları şeklinde girenler ve
buradaki sinir hücrelerini uyarırlar tüm
olan budur dünya hakkında aldığımız tüm
hisler görüntüler patlar sesler as
da aynı malzemeden yani elektrik
sinyallerinden meydana gelir karşımızda
seyrettiğimiz zannettiğimiz uçsuz
bucaksız manzara bakmaya doyamadığımız
rengarenk bir çiçek yüksek sesli müzik
kadına hayran kaldığımız mükemmel bir
yemek aslında yalnızca beynimizdeki
algılar dan ibarettir bir materyalistler
insanı insan yapan tüm unsurları insanın
benliğini sevincini endişelerini
inancını beyninin içinde bir yerlerde
ararlar ancak beynin içine girip
nöronları inceleyen bilim adamları
bunların hiçbirinin kaynağını Beyin
içinde bulamamışlardır
o kör ve şuursuz atomların birleşmesiyle
meydana gelen nöronlar böylesine yüksek
bir birinci kaynağı olabilir mi sadece
sinir hücrelerinden oluşan 1300 gramlık
su yağ ve protein birleşimi yaşadığımız
hayatın üzüntülerin sevinçlerin
dostlukların vefanın samimiyetin Coşkun
sebep olabilir mi kuşkusuz ki olamaz
beynin içindeki görüntüyü görüyorum
diyen beyninin içindeki sesleri
duyuyorum diyen kendi varlığının
şuurunda olan bilinç sahibi varlık
Allah'ın insana vermiş olduğu ruhtur
batarya zihniyet İşte bu gerçeğin
bilinmesinden bu gerçeğin
farkedilmesinden çekilmektedir
materyalist bilim adamlarının hala
çözümlenemeyen birinci dağlarının temel
sebebi budur
o ruhun varlığı ruhu insana verenin
Allah olduğunu gerçeği darwinistlerin ve
materyalistlerin öne sürdükleri tüm
iddiaları çürütmek de geçersiz
kılmaktadır
bu bilincin kaynağının ruh olduğu insana
ait gerçekliğin Ben benim diyen varlığın
ruhuna ait olduğu açık ve tartışılmaz
bir gerçektir Allah Kur'an'da insanı
önce bedenden yarattığını sonra da ona
ruhundan üflediğini bildirmiştir
ya hani Rabbin meleklere demişti Ben
kuru bir çamurdan şekillenmiş bir
balçıktan Bir beşer yaratacak ona bir
biçim verdiğimde ve ona ruhundan üfürdü
ümde hemen ona secde ederek yere Kapanı

I Dünya Savaşı huzursuzluklar la dolu
bir yüzyılın en büyük Destanı olarak
tarihe
geçti benzersiz büyüklükte bir olaydı
hala hakkında yeni bilgiler
ediniyoruz gizli
silahlar korkunç
taktikler inanılmaz kahramanlıklar
ve sonsuz bir
utanç Bunlar tek bir hayatın tek bir
merminin ya da tek bir bombanın
onursuzlukla şerefi yenilgiyle zaferi
zorbalıkla özgürlüğü ayırdığı
zamanlar I Dünya Savaşı'nın bilinmeyen
hikayeleri
[Müzik]
6 Temmuz
1945 Amerika'da bir çölde bir bomba
patladı çok farklı türde bir bomba
atomun öfke dolu enerjisi açığa çıkmıştı
Eğer birkaç Cesur adam Almanya'nın gizli
atom programına karşı savaş açmasaydım
I Dünya Savaşı'nın doruk noktasında
Alman Nazi Partisi hırslı ve acımasız
liderinin önderliğinde dünya
egemenliğine doğru
ilerliyordu Adolf Hitler dünyayı
fethetmek için gereken iradeye sahipti
tek eksiği bir
silahtı ve bu silahı en umulmayan yerde
yapmanın yolunu
[Müzik]
bulmuştu bur Norveç'in Karlı dağlara
birkaç Kayaklı asker Hitlerin dünyanın
en güçlü silahına sahip olma hayalini
sona
erdirecek artık yaşlanan bu askerler
gençliklerinde özgürlük uğruna
hayatlarını nasıl tehlikeye attıklarını
hatırlıyorlar dünyayı fethetme yolunda
engel tanıyorlardı Bu yüzden
durdurmaları gerektiği düşüncesi giderek
güçlendi Almanlar Taran
yakalanırsak kesinlikle
emindik başarı ancak ü cüretkar
girişinden sonra
[Müzik]
gelecekti 9 Nisan 190 Alman savaş
gemileri Oslo funa
girdi yani Yıldırım Harekatı Norveç'e
gelmişti kuşatılan Ulus ay içinde teslim
olmaya
zorlandı Aslında farkına varmamız biraz
zaman aldı ama 1940 sonbaharı gelip
Norveç'in üstüne karanlık çöktüğünde
bunun bir sene önceki Norveç olmadığını
kesinlikle
görebiliyordu anlamanız için işgal
deneyimini yaşamış olmak
gerekiyor işgal altındaki bir ülkede
yaşamak yaşayabileceğiniz en acı verici
şey
[Müzik]
ülkeyi dev bir işgal ordusu istila
etmişti Naziler artık Norveç'te hayatı
her yönüyle kontrol ediyorlardı Norveçli
ile Alman arasında yaşanan birebir
çatışma yoktu hayatımızı en iyi şekilde
sürdürmeye devam etmek zorundaydık
sanırım ortak görüş buydu Ama tabii ki
norveçlilerin çoğu onlardan nefret
ediyordu
direnişin oluşmaya başladığını anlayınca
Norveç'e gestapo
getirdiler insanları tutuklamaya işkence
etmeye öldürmeye
başladılar işte onun ardından işgalin
halk için gerçek anlamını
öğrendik Hitler'in baskısı ülkenin her
köşesine kadar yayılıyordu
bu uzaktaki vadisinde Almanlar özel bir
ganimet ele
geçirdi norsk Hidroelektrik
Santrali dağlarla çevrili santral derin
ve geçilmesi imkansız bir boğaza bakan
bir yamacın üstüne
kurulmuştu Naziler açısından Burası
savaş zamanı üretimleri için ideal bir
yerdi bombalaması zor ve savunması
kolay fazlasını sunuyordu
Burası dünyada 1940'ta çok nadir bulunan
bir maddenin büyük miktarda üretildiği
tek Hidroelektrik Santrali ydi o madde
de doteryum oksit yani ağır
[Müzik]
suydu fabrikanın kontrolünü ele geçirir
geçirmez yüksek seviyede üretime
[Müzik]
başladılar ı
müler
gördüler bir Alman atom bombasın en
muhtemel hedefi olarak İngiltere büyük
Bir tehlike altındaydı onlara ve D asla
unutamayacakları bir ders
ver onlarla savaşmaktan asla
vazgeçeceğimi anlamamış olabilirler
[Alkış]
miu
herer
Old savaşmaya eves genç norveçliler
İngiltere'de toplanan Sürgün ordusuna
katıldılar Almanları ülkeden kovmaya
çalışmak için göze alamayacağımız
fedakarlık
yoktu İngilizler direniş ateşini
harlamak için özel operasyonlar adında
gizli bir örgüt
kurdu
gü gönderilmeden önce İngilizler
tarafından Sabotaj ve Telsizle
istihbarat verme gibi alanlarda eğitime
Sokulu
[Müzik]
unuz birkaç genç deneni ağır su
santralini yok etmek için gizlice
Norveç'e sızacak
[Müzik]
aralarında köylüler Şehirli çocuklar
Mühendisler Üniversite öğrencileri
askerler vard Hitlerin atom bombasına
Karşı Gizli bir savaş üreten hücum
kıtası Norveç'te efsane
olacaktı ve içlerinden bazıları gerçek
kahramanlıklarını anlatan 1948 yapımı Bu
filmde rol alacaklardı bu filmin
sahneleri Zorlu göreve dair bir fikir
[Müzik]
veri
adamlardan dü vatanlarına tehlikeli gece
atlıyla döndüler görevleri İngiliz
patlayıcı ekibini ağır su fabrikasına
götürmek atlama bölgesine gitmek için
oradan ayrılırken Bizim geri döneceğimiz
inanmadıklarını hissettik ve onları
neşelendirmek için bizden kurtulmak o
kadar da kolay değil geri döneceğiz
bekleyin görün
dedik
hedefimiz ağır su
üretimiyle
ağır suyun Almanların silah üretimi için
önemli olduğunu biliyordum ama ne
şekilde işe yarayacağını hiç
bilmiyordum komandoların birin görevi
santralin kuzeyindeki dev bir ova olan
hardangervidda gizli bir iniş alanı
belirlemekte
bu büyük araziyi geçen norveçliler boş
bir kulübeye yerleşip İngiltere ile
telsiz bağlantısı
kurdular operasyon artık
başlayabilir İngilizler ilk sde
bombardıman uçakları tarafından çekilen
planörler gönderdiler Bu plan için açık
bir havaya ihtiyaç vardı ama Norveç
üstünde bulutlar rüzgar ve kar görüş
mesafesini neredeyse sıfıra indirmişti
aşağıdaki norveçliler için bu uçuş eli
kulağında bir
felaketti bir bağlantı kurup İngilizleri
uyarmaya çalıştım ama bu mümkün
değildi derken bir anda kulaklıklarım
parasit duydum ve çok uzakta
olmadıklarını Anladım hemen ardından
uçağın sesini
duydu tam bize doğru geldi üstümüzden
geçti ve
kayboldu yarım saat kadar
sonra planörlü diğer uçak doğrudan
şekilde bize doğru geldi sonra da dönüp
uzaklaştı İngiliz birlikleri buluşma
noktasına asla gelmediler
Londra'dan iki planörün ve halifax
lardan birinin dağlara düştüğü mesajını
aldık
operasyon Böylece tam bir felaketle
sonuçlanmıştı kazadan sağ kurtulan
askerler yakalandı ve idam
edildi müttefiklerin ağsu üretimine
karşı yürüttükleri gizli savaş artık
açığa çıkmıştı komandolar yakalanmamak
için Harden gerın içlerine
[Müzik]
Doğruer topraklarda haftalarca Hatta
aylarca yaşamak zoral planör görevi
başarısız olunca dağlarda kalabilmek
için erzağı da kalmamıştı tek Umudumuz
Ren
geyikleriyle
yensin öğrendiğine göre geyiğin midesini
çıkartırsanız yediği likenler vitamin
alabiliyorsunuz Biz de karnını kesip
midesindeki likenleri çıkardık kanla ve
her şeyle karıştırıp hayvanın beynini de
ekleyerek güzel bir lapa
yaptık bunu yememiz Muhtemelen
hayatımızı kurtardı
ve Noel gecesi gerçekten çok
[Müzik]
eğlendik
sohbet ettik noel'de çok güzel vakit
geçirdik İyi hatırlıyorum Çok
iyi yoldaşlarını da iyice içli dışlı
oluyorsunuz daha ağzını açmadan ne
diyeceğini biliyorsunuz çok güçlüleri
dayanma iradesinden başka hiçbir şeyiniz
olmayacağı bir yerde dayanmak için
gereken iradeye sahiptiler
kışın en karanlık aylarına katlanabilmek
ama nazilerin değerli ağır su suu her
geçen gün damla damla artıyordu
Londra'nın bir hamle yapması
gerekiyordu patlayıcılar üzerine uzman
ik bir Norveç Müzesi paraşüt de Arden
geride inecek ağır su santraline saldırı
için diğer ekibe
katılacaktı 16 Şubat
gecenin karanlığında paraşütle
komandolar
indi komandolar artak itlerin atom
bombasına saldırı yapmaya hazır Tab Eğer
s mükemmel ve ölümcül savunması
aşabilir
komandolar Kale erişebilmek için derin
ve dar bir boğazdan geçmeleri
gerekiyordu içeri giren tek yol bir asma
köprüyü ve bu köprüde 24 saat boyunca
Alman askerleri devreye
geziyordu doğrudan yapılacak her türlü
saldırı başarısız olacaktı ama dimdik
buz duvarlı boğaz korunuyordu biri bu
boğazı geçmenin imkansız olduğunu
düşündüğünü söylemişti ama sonra
birimizin oraya Gün Işığında gidip
bakmasına karar verdik sabah vadiye
indim boğazın dibine vardım Nehri geçtim
öbür yakaya tırmanmaya başladım Sonra da
aynı şekilde dağdaki arkadaşlarıma geri
döndüm ve Boğazı geçmenin Aslında mümkün
olduğunu
[Müzik]
söyledim
[Müzik]
bunun Sizin için çok ama çok tehlikeli
olabileceğini
hissediyorsunuz ve sağa
çıkamayacağınız kabulleniyor
sunuz nehre doğru indik ve öbür taraftan
yukarı tırmandık planımız saat 11.30'a
saldırı konumuna geçmekti Çünkü gece
yarısı 12'de köprüde muhafızlar
[Müzik]
oluyordu Biz İçeri girmeden önce Alman
muhafızların nöbet yerinden
ayrıldıklarını santrale doğru gidip
kıtalara girdiklerini görmek
istiyorduk kapıyı zorladığım sırada
hepimiz güleceğimiz düşündük Ama hiçbir
şey olmadı iki kişi iki ayrı patlayıcı
paketi taşıyorduk birimizin vurulması
durumunda bir yedek olmalıydı
imha ekibinin görevi Bodrum katındaki
bir odada bulunan ağsu hücrelerine
patlayıcı
yerleştirmektir Bu sırada gözetleme
yapan arkadaşları bekliyorlardı geçen
her an yakalanma riskini artırıyordu
eğer bizi görselerdi böyle durumlarda
harekete geçmemiz gerektiğini
biliyordum Ateş mi edecektim bir silah
sesi Belki de bütün operasyon zar
verirdi içerde Norveçli bir işçiyi
etkisiz hale getirdiler başına bir silah
Dayan sabotajcı patlayıcıları
yerleştirdiler sadece patlamadan önce
kaçmaları için ne kadar süre kalacağını
hesaplamak için duraksadı Ama tutsakları
son anda içlerini böldü konuşmamızı
kesti ve dedi ki Sorun değil santrali
patlatabiliriz emi yok ama gözlüklerimi
bulabilir miyim çünü
bugünler Yeni gözlük yaptırmak imkansız
bizim başlatma Gözlüklerine dememizi
beklersiniz herhalde Ama bunun yerine
işimize ara verip bütün odada adamın
gözlüklerini aramaya başladık Ve sonunda
gözlüklerini bulup verdik bize çok
teşekkür etti ve fitilleri bağlamaya
devam
ettik
[Müzik]
Şimdiye dek şansları yer gitmişti
komandoların Kaçmak için artık sadece
saniyeleri
vardı ve birkaç dakika sonra belki bir
ya da 2 dakika içinde tren yoluna
yanımıza geldiler Aynen geldiğimiz
yoldan geri
kaçtık
[Müzik]
yol ve kar durumu bizim açımızdan
mükemmeldi Çünkü tren yolunun kenarında
biriken Karlar taş gibi sertleşmişti ve
hiç iz
bırakmadık her şey bizden
yanaydı kararlılık ustalık ve
cesaretleri sayesinde sabotajcı tek bir
adam bile kaybetmeden düşmana ağır hasar
verdiler amağ Almanlar iin Ç önemliydi
ve 6 ay içinde sral tekrar üretime
geçti müttefikler en kötü ihtimale
düşmek zorundaydılar Nazi bilim adamları
bombayı yapmaya artık daha da yakındılar
santrale bir saldırı yapılması daha
planlandı bu seferki havadan
olacak cesur bir
[Müzik]
günd
verdi baskın santral binalarını tahrip
etti ve yakınlardaki bir sığınaktaki
sivilleri öldürdü ama bodrum katında
güvenceye alınan ağır su hiçbir zarar
görmemişti Almanlar üretimin durmasıyla
güvenlik açısından operasyonu ana
vatanlarına taşımaya karar verdiler ama
Böylece istemeden de olsa komandolara
saldırı için son bir şans daha
tanıdılar Londra'dan gelen bilgiye göre
Almanlar ellerindeki ağır su depolarını
söküp
götürecekler ekip üyeleri yolu
dikkatlice
gözlüyor ağır su vagonlara yüklenip
Demir yoluyla tino gölüne
götürülecek vagonlar orada bir feribota
yüklenip 2 saat sürecek bir yolculukla
gölün karşı yakasına
geçirilecek doğru yerleştirilmiş bir
patlayıcı feribotu içindeki ağır suyla
birlikte batırabilir
Ama sivil bir feribotu batırmak korkunç
bir beden ödemek anlamına geliyordu
vardığımız sonuç feribotu batırmanın tek
çözüm olduğuydu sivillere karşı
yapılacak bir Sabotaj olacaktı ve bu
sonuçlarıyla yüzleşmem gereken çok ciddi
bir şeydi masum insanların öleceğini hiç
Aklımızdan çıkarmıyordu
ve ölenler herhangi biri
olabilirdi rukan küçük bir kasabayı ve
bütün sakinleriyle
bir aile
gibiydi komşularının ve arkadaşlarının
ölmesinden endişe eden norveçliler
Londra'ya acil bir mesaj geçtiler
feribot tek zayıf alkama batırmak
norveçlilerin hayatlarına mal olacak
İngilizler derhal tavizsiz bir yanıt
verdi Bu konu
konuşuldu ve sonuçta ağır suyun yok
edilmesine karar verildi İyi Şanslar
Londra'dan böyle bir mesaj geldiğinde
yapmak zorundayız talimat kesindi ve
kendi ailemden binecekler olsa bile bu
konuda bir şey
yapamazdım Almanlar feribota hiç muhafız
yerleştirm
demişlerdi tren yolundayken varilleri
koruyor lardı ama feribota hiçbir
güvenlik önlemi
yoktu Sakin bir Pazar sabahında saat
10'da perot limandan saatinde
[Müzik]
ayrıldı 45 dakika sonra kararlaştırılan
noktada bir patlama geminin altını
parçaladı
[Müzik]
çok ama çok büyük bir patlamayı
Feribotun burnu süratle yükseldi
taşıdığı bütün Kargo ve vagonlar arkaya
sürüklenemez
[Müzik]
de suyun dibine sürükleyerek battı
Feribotun taşıdığı ağır su gemiyle
birlikte battı ve hala tino gölünün
dibinde
yatıyor bir süre sonra müttefikler
nazilerin atom bombası yapacak düzeye
asla erişemedik
öğrenecekler atom bombası yarışını
Amerika
kazandı
Almanların yenilgisinden Birkaç ay sonra
Amerika ilk atom bombasını
[Müzik]
attı ama müttefiklerin elinde atom
bombası Savaşı kazanmak için kullanıldı
sürdürmek için değ Eğer bomba hitlerde
olsaydı bunu Dünyayı Yıkmak için
kullanabilir norveçle direnişçiler onu
durdurmak için kendi üstlerine düşeni
yaptılar görevleri askeri tarihteki en
başarılı Sabotaj lardan biriydi ne
pahasına olursa olsun yapılması
gerekiyordu ve sonucu çok Aca
olmuştu özgürlük ve barış için savaşmak
zorundasınız bu her zaman elinizde olan
bir şey
değil Onu korumak için her gün mücadele
etmeniz gerekiyor Bu cam bir fanusa
benziyor kırılması çok kolay kaybetmesi
çok
kolay
[Müzik]
Amerikalılar 7 Aralık 1941'de Japonlar
dünyanın öbür ucunda Pearl Harbor harap
ettiklerinde özgürlüğün bedelini
öğrendiler
Bu ani saldırı o zamanların gizli
silahlarını da içeriyordu hızlı ölümcül
ve artık kullanımdan kalkmış cüce Deniz
aldılar
Ulusal Park hizmetleri ve Amerikan
donanması Batık bir Japon cüce
Denizaltısı arıyor küçük deniz aracı
Japonlar Pearl Harbor yakıp yıkmadan bir
saat önce bir Amerikan destroyeri
tarafından batırılmış bu karşılaşma
Amerikan güçlerine Az sonra savaş
gemilerine bombaların ve torpidolar
yağmaya başlayacağı yönünde bir uyarı
olabilir ama
olmadı Deniz arkeoloğu len cüce
denizaltıyı bulma operasyonunu yönetti
Jim Delgado projenin
tarihçisi işbirlikçileri Pearl Harbor
derinliklerinde daha önce yapılmış
çalışmalar sayesinde
doldu geçmişteki bir çatışmanın
kanıtlarını aradılar be cüce
denizaltının so anda gerçekleştirdiği
bir
savaş
denizaltılarda biri özel bir rol
üstlenmişti girişin dışında bulunan
denizaltının durumu özellikle heyecan
vericiydi I Dünya Savaşı'nda Amerika ile
Japonya arasındaki ilk çarpışmayı temsil
ediyordu ve unutmamalısınız ki bu
denizaltı uçaklar Pearl Harbor
bombalamadan bir saat önce batırılmış
Eğer Bulabilirsek inanılmaz derecede
önemli bir keşif
olacak minyatür denizaltı araştırması
zeminde enkaz ve molozlar kaplı 1,5
kelik alan üzerine
odaklandı bu bölgeye bir savaş
kalıntıları Mezarlığı Mesela bu eski
donanma uçağı gibi 300 metre derinlikte
ve karanlıkta her şey denizaltıya
benzemeye başlıyor Ama aradıkları şey
yaklaşık 2 metreye 24 metre boyutları
iki torpido taşıyordu ve bir subayla bir
navigatör tarafından yönetiliyordu içine
girecek oturacak ve bekleyecekler son
uçaklar gelip saldırı gerçekleştiğinde
ve Pear
yüzeye çıkac torpidolar ateşleyecek
verebildi kadar Has verecek Ford adas
etrafında dolaşacak ana denizaltılar
buluşacağı noktaya gidecek ve Oradan da
japonya'
dönecekler ama denizaltılar Aralık 1941
gece yarsan önce Diamond Açıklar savaş
kona geçti impar
donos
gemil Cüceleri şakan saldırıdan son
to Ama küçük denizaltılar savaştan asla
dönemedi Yıllardır beklenen dev bir
çarpışmaya gidiyorlardı
Japonlar 10 yıldan kısa bir sürede
Asya'da mançurya Fransız H Çin kadar
birçok yeri işgal
etmişlerdi
müttefikler
As Ser asü dağ Holland veil kolları
Amerika Birleşik Devletleri don sav
patacı konus heres hemik Ama kimsenin bu
pe 6400 K Ö ad sal jap liderler im
gi
1941 son
e h
[Müzik]
arç dakikaya kadar washington'da barış
için görüşmeler yapmaya devam
ettiler Japonya Büyükelçisi bile
yaklaşan saldırıdan
[Müzik]
habersizdi 7 Aralık
1941 Oh uykudayken Japon ordusu Pearl
Harbor saldırı mesafesine 350 savaş
uçağı getirdi sadece 320 km uzaklıktaydı
askeri istihbarat ekipleri washington'da
Japonya'nın Diplomasi şifrelerini
çözmüşler pasifik'te bir yerde bir
Armada Olduğunu biliyorlardı ama
hedefini bilmiyorlardı
Diamond hate yakınlarında şafağın
sökmesi yaklaşıyordu Japon ana
denizaltılar cüce denizaltıları salmak
için yüzeye çıktılar ama yanlış giden
bir şey oldu sabah 6.30'a bir deniz
uçağı pilotu ve bir şilebin mürettebatı
Pearl Harbor garip bir denizaltının
yaklaştığını bildirdiler
yakınlardaki USS World destroyer kaptanı
Düşmanların filonun içine sızmaya
çalıştıklarını anladı topçuları ateş
açtı cüce denizaltı 300 metre derinliğe
doğru batmaya başladı su altı bombaları
işini tamamen
bitirdi World batırdığı denizaltının
haberini iki kere geçti ama bölge
karargahı Pasifik donanması komutanı
hazm emalı uyarmadan önce yarım saat
bekledi bu gecikme tam saldırganların
ihtiyaç duyduğu süreyi batırılan
denizaltının haberi Az sonra olacakları
önleyebilir Bu denizaltıyı bombaladık
mesajını Telsizle il etmişlerdi Amiral
kima mesaj ulaşmadı ancak uçakların
geldiği görüldüğünde yani saldırı
başlamadan hemen birkaç dakika önce
amirale Telefon açıldı ve wun
kaptanından bize bir mesaj geldi savunma
bölgesinde yolan bir denizaltı kendisine
Ateş açıldığını söyledi kimel da bana
neden haber verilmedi dedi tam
üniformasını giyip dışarı çıktığında
uçaklar tepesinden geçti ve bombalama
başladı
8E kala doğan güneş armasını Taşıyan
torpido uçakları Ford adasının üstünde
uçuyordu onlara 51 pci bombardıman uçağı
49 ağır bombardıman uçağı ve 43 savaş
uçağı işlik
ediyordu Amerikan denizcileri bunun bir
tatbikat olduğunu
sandılar ya da ölümcül gökyüzünü
seyrettikleri sırada
yakalamıştı
Arizona
Oklahoma
californiya büyük gemiler bir bir
battı sadece West Virginia 6 torpido ve
sayısız bomba isabet
etti pe hava savunması Havalanan p yok
Ed sadece birç pil dak
hav cüce Deniz altıların Sırı
gelmi ama içlerinden biri tarafından
batırılışı bir denizaltı daha limanın
dışında suı bombası batırı kalan
denizaltı büyü Sava Gemiler
tehd uçaklar saldırı dalgalar arasında
denizaltı bir torp
ate su Bomb
ATT denizaltı mürettebatıyla birlikte
[Müzik]
battı Japonların saldırısı devam
ediyordu ama artık Duman ve uçaksavar
ateşi hedeflerine ulaşmalarını
engelliyordu Uyuyan dev
uyanmıştı cephane deposuna isabet eden
bombayla parçalanan Arizona Alevler
içinde arev kaplanan suda hapis kaldılar
Japonya'nın zekice ve Merhametsiz
saldırısı 2400 Fazla amerikalının canını
almış ve pasifik'teki Amerikan savaş
gemilerinin çoğunu işe yaramaz hale
[Müzik]
getirmişti cüce Deniz altıları içinse
Savaş o kadar Şanlı olmamıştı tanesi hal
Havai sularında dolaşıyordu limaki Savaş
gemilerine
4 numar o akşam Japon donanmasına Zafer
haberini ilti ardından kayboldu ve bir
daha kimse ondan haber
alamı denizaltılar başarı gösterememiş
olabilirlerdi ama Japonya'nın
kahramanlara ihtiyacı vardı Propaganda
mekanizması denizaltıların mürettebatını
Pear harb genç Tanrısı olarak
dirilti
savaş
[Müzik]
ama
saş
peı kötü
bir
Arkan düzgün çalışmıyordu adanın bütün
çevresini dolaşıp öbür uca çıktı ve 8
Aralık sabahı belova karaya oturdu orada
o ve navigatör gemiyi patlatmaya
çalıştılar ama başaramadılar suya
atladılar navigatör hemen boğuldu ama
samaki sahile sürüklenip Amerika'nın
pasifik'te ele geçirdiği ilk düşman oldu
savaş esiri No
1 sakamaki savaşı hapiste geçirdi Deniz
Savaş tahvillerini satmaya yardımcı
olması için kötü günlerin bir anısı
olarak bütün Amerika'da
dolaştırdı Japonya Amerikan donanmasına
karşı her şeyini kullandıktan sonra
dehşet verici yeni bir silah
[Müzik]
çıkardı Kamikaze saldırılarının
bıraktığı yaralar uzun yıllar boyunca
iki tarafta da sessizliğe neden
oldu
Ama bu savaşlarda çarpışanlar asla
[Müzik]
unutmayacak
1944 Japonya yaklaşan yenilgiyi
engellemek için dirice bir son hamle
yapıyor Amerikalıların anlaması mümkün
olmayan bir şekilde İmparator binlerce
askere kesin bir ölüme gitmeleri emrini
veriyor pilotlar saldırıdan önce bir
Kade sake
onlar Kamel Kamikaze japonları Moğol
işgalcilerden kurtaran bir tayfunun
adıydı içlerinden bazıları deneyimli
pilot Ama çoğu ülkelerini canı için
ölmeye istekli idealist
[Müzik]
öğrenciler kamikazeler düşmanlarına çok
büyük zararlar
verdiler 3000'den fazla pilot ölüme
uçtu 57 gemi batırdılar ve 300'den
fazlasına hasar verdiler saldırılarıyla
3000'den fazla amerikalıyı öldürdüler ve
6 binden fazlasını yaraladılar
kamikazeler Amerikan donanmasına karşı
kullanılmış en ölümcül silahtı o kadar
ürkütücü derecede etkiliydi ki başlarda
varlıkları Amerikan halkından
saklandı
[Müzik]
16 Nisan 1945'te kamikazeler USS lai
Savaş dışı bıraktı la tekrar yapıldı
Şimdi Kuzey carina'nın Charleston
şehrinde müze gemisi bugün ziyaretçileri
var Dünya Savaşı'ndaki kaptanı ve
mürettebatından 4
kişi
gemilerini görmek bu silah
arkadaşlarının sayısız hatırasını
canlandırıyor 1995'te ölen Amiral Julian
bon bu röportajı verdiği sırada 81
yaşındaydı normandi çıkarmasında ve
filipinlerde kumanda
etmişti Doğu ilerlerken onlar bekleyen
tehlikelerin
fark bu yapmak onların açısından son
derece umutsuz bir hareketti ama oradaki
gemilerimize karşı korkunç
etkiliydi James stanley lai Üstün
hizmetleri için gümüş Yıldız madalyası
almıştı kamikazeler hakkındaki görüşüm
onların yanlış yönlendirilmiş insanlar
oldukları sonra haklarında daha
fazlasını öğrendik duyduk ki evet
kendilerine kutsal Rüzgar oğulları ya da
bir diyorlarmış biz onlara Tek yön
charlier diyorduk onlardan ölümüne
korkuyorduk Çünkü ne yaparsanız yapın
onları düşüremedi sürece üzerinize
geliyorlardı
yardımcı Topçu Lawrence deli daha 21
yaşına basmadan bronz Yıldız alacaktı
herkesin düşüncesi
kendinedir kendi fikirleri vardır
Onlarınki Bizimkine uymuyordu
45 yıl önce Şimdiki gibi kayıtsız
değildim o zamanlar hepsini öldürmeye
hazırdım Japonya'da başka bir silah
arkadaşları grubu tekrar bir araya
gelmek için toplanı bu adamlar bir
zamanlar Kamikaze gücünün en seçkinleri
arasındaydı gök gürültüsü
tanrıları çoktan ölmüş olmaları
gerekirdi ama hayatta kaldılar bazıları
destek gücü olarak uçtu bazıları da
Amerika'nın ana vatanlarını işgal etmesi
durumunda kullanılmak üzere
bekletildi şimdi çoktan unutulmuş
olsalar da bir zamanlar muhteem bir
salır miydiler
silahlarının adı OKI yani açan kiraz
çiçeği Amerikalılar İsa buna baka adını
taktılar yani Japoncada kaçık Bunlar
farklı türde bir Kamikaze saldırısı
Silahı okuna da bir baka bombası ele
geçirildi bu 2,5 ton ağırlığında bir
uçan bomba bir ana uçaktan bırakılıyor
ve içinde intihar bombacısı taşıyor 3
adet roket itiş sistemi hedefe
yaklaşırken ateşleniyor ve uçağı saatte
850 km maksimum sürate ulaştırıyor
[Müzik]
bakanın şiddeti zırh delici 1200 kiloluk
bir savaş başlığı kadar bu Kamikaze
birlikleri için özel olarak geliştirilen
ilk
[Müzik]
silah yedek Teğmen hashiro hosokawa bir
Oka filosunun kıdemli
[Müzik]
üyesiydi
Japoncada inini diye bir sözcük vardır
it gibi ölmek boşuna ölmek anlamını
taşır bu onursuz ve Ziyankar bir ölümdür
Ben pilot olduğumda durum zaten O kadar
kötüydü ki alışıldık şekilde savaşmanın
bir faydası yoktu Elit pilotlar olarak
seçilmişti her birimize bir kafa bandı
ve bıçak
verildi bunun sadece okara Yani insan
torpido birliklerine verilen bir
ayrıcalık olduğunu ve şerefli bir
şekilde öleceğimizi
[Müzik]
düşünüyorduk onlar gök gürültüsü
tanrıları Hepsi de gönüllü olmuştu hepsi
ölmeye
hazırdı her yıl ölmüş yoldaşlarını anmak
için
toplanıyorlar ikinci komutanıydı
o zamanlar Savaş Japonya için o kadar
kötü gidiyordu ki normal askeri
taktiklerle uzaktan yakından alakalı
hiçbir şeyin işe yaramayacağını farkına
vardık Öncelikle Amerikan uçak
gemilerini
batırabilir anlamda en akla gelmez ve
anlaşılmaz olanı
yapmalıydık
bu durumlar karşısında askerlerimiz bu
son çarpışmada bombayla tek vücut
olmaları gerektiğini
anladılar temen Mora Yoka bir Oka
birliğine kumanda ediyordu Ölüm
Düşüncesi aklımdan sadece bir anlığına
geçti o sırada sadece hizmet etmeyi
düşünüyordum o zamanki durumu anlamak
için kendinizi ne kadar zorlarsanız da
bu Barış zamanlarında
anlayabileceğiniz
sanm bir Kamikaze gemiyi tek başına
batırabilir ama her uçağın başarı için
sadece tek bir şansı vardı pilotların
zırhlıları ve uçak gemilerini Hedef
almaları gerekiyordu ama destroyerler
radar sistemleri de
hedefti gergin Denizciler
ortadan giler
hi sürekli en güvenli yerin neresi
olduğu üzerine tartışır daı en önemli
konu buydu aşağısı mı daha güvenli
güverte mi daha güvenli köprü mü ya da
artık neresiyse hangisinin En güvenli
yer olduğuyla ilgili hepsinin kendi
teorileri vardı ama tabii ki güvenli yer
diye bir şey
[Müzik]
yoktu
[Müzik]
Nisan
1945'te Japonya'nın etrafındaki çember
daralıyordu
okava Savaşı başladığında destroyerler
Japonya'ya 80 km yaklaşmış Bu da
kamikazeler anavatandan hav
Edi bir destel batmıştı ve şimdi de lain
nöbet sırası
gelmişti gemi 16 Nisan'da bölgedeki 3
gününe girdi mürettebatın sinirleri
gergindi sabah 82'de lafee doğru gelen
ilk uçak
[Müzik]
görüldü ilk gelen uçaklar epey uzakta
çember çizip duruyorlardı
belki de 81 K ötede ve derken bir anda
sanki bir sinyal almışlar gibi
yaklaşmaya başladılar başta birer ikişer
geldiler ama sonra aynı anda bir sürü
uçak gelmeye başladı ve hepsini birden
ateşte püskürtmek imkansızla aştı İşte o
zaman gemi isabet almaya
[Müzik]
başladı mürettebatı 80 dakika boyunca
bir gemiye karşı gerçekleştirilmiş en
ağır Kamikaze saldırısına karşı
koydu
atlattığımız en büyük tehlike Sancak
tarafından gelen bir
uçak ilk gördüğümde deniz üzerinde çok
alçaktan yaklaşıyordu 10 k kadar
uzaktaydı Eğer Topçular uçağı indirmezse
kesin ölümümü 8 saniye kadar kaldığını
fark ettim burundaki uçak savarım ona
doğru durmaksızın Ateş ediyordu
mermilerin hepsinin sağa sola gittiğini
ve uçağı ıskaladı gördüm ben de topu
hafif çevirdim ve bir sonraki mermi tam
burnuna isabet etti ve uçak patladı bu
uçak çarpsaydı kesin hepimizin sonu
olurdu uçak resmen paramparça oldu ve
herkes Derin bir oh çekti bunun hemen
ardından bir uçak kuruva tarafından
gökyüzünden bir uçak da aynı tarafta ama
alçaktan geldi Tekrar
[Müzik]
başlamıştık
16 Nisan sabahı bir Kamikaze uçağı bizi
tam buradan vurdu öyle bir şiddetle
çarptı ki bu top parçalandı ve namlusu
45 derece havaya
dikildi uçağın motoru sol taraftaki
topun orada sürüklenmeye başlayıp bu
taraftaki topun arkasındaki lombar
ağzına kadar
geldi ve buraya çarptığında ben
güverteden 5 metre yukarı
fırladım tekrar kendime geldiğimde işte
şuradaydı
destroyer saldırı atlattı okava Japon
intihar pilotlarının saldırılarıyla
uçtan uca yırtılan destroyer USS la Eve
Dönüyor Japonlar lafee bütün güçleriyle
saldırdı onu batırmak için
gerçekleştirilen vahşi saldırıda 22
intihar pilotu yer aldı bombalarla yüklü
uçak güvertesine
düşürdü MB 32 kişi ü ya da kayboldu veı
yaralandı kaptanı Kumandan sözleriyle
gerçekten de ölmeyi reddeden
gemiydi konvansiyonel uçaklar kullanan
kamikaze pilotları korkunç hasara neden
oldu ok biri
Asır baları Taşıyan bombardıman uçakları
yavaştı ve Amerikan savaş uçakları
onların çoğunu ölümcül kargolarını
bırakmadan
düşürdü savaşın sonunda hosokawa
birliğinin hayatta kalan tek
subayıyım
Savaş bir anda bitmişti ve ben tayfunun
merkezinde kalan biri gibi
hissediyordum Tayfun bir anda sona
ermişti hava açık ve güzeldi benden
başka kimse kalmamıştı neden diye
soruyordum bu çok garip ve anlayamadığım
bir histi neden Tayfun canımı
bağışlamıştı onlar doğru olduğuna
inandıkları şeyi yapıyordu Aynı bizim
doğru olduğuna inandığımız şeyi
yaptığımız gibi bu böyle
olmalı Yoksa inanmadığınız bir şey için
hayatınızı nasıl tehlikeye
atardın
[Müzik]
y

O
[Müzik]
da Vinci Şifresi her yer
o herkes kitap okumuş a benziyor Peki
ama bu kitap neden bu kadar popüler
neden bu kadar çok insan çok satan mi
kitaptan böyle büyüleniyor okumak için
harika bir kitap çok heyecanlı bir
hikaye içi saçmalıklarla dolan okumak
çok eğlenceli bir saçmalık mı yoksa
gerçek sonunda ortaya mı çıkıyor İsa ve
mecdelli Meryem evlenmiş ve çocukları
olmuş buydu soyları yeryüzünde hala
devam ediyor İsa ve mecdelli Meryem
sadece birlikte değillerdir mecdelli
Meryem Aslında insanın Halef iyiydi
iftira rezillik iftira ve kafirlikten
başka hiçbir şey değil tapınak
şövalyeleri döneminden beri Sion
Tarikatı adında gizli bir topluluk var
mı ve Hz İsa'nın nefsinin Sırrı onlar da
kutsal kase kitapta söylendiği gibi 1
kâse değil de bir insan olabilir mi
bu ve Leonardo Da Vinci bunlarla ilgili
bir
gerçeği kurgudan ayırt etmek için
inananlar ve şüphelilerle birlikte somut
kanıtları inceleyeceğiz
kitap 30 milyon adetten fazla
sattıktan fazla dile çevrildi ve New
York Times çok satanlar listesinin Demir
başlarından Biri haline geldi
Da Vinci şifresinin tartışmalı konuları
hakkında yeni kitaplar çıkmaya devam
ediyor
[Müzik]
kitapta bir Komplo Teorisi Bir Aşk
Hikayesi ve bir sürme macerası işleniyor
Bunlar çok satan ve çok kitabın ana
unsur du
o Roman Paris'te yüze küratörün ölü
bulunduğu yurda başlıyor cinayetin
ipuçları İsa Leonardo Da Vinci'nin Sanat
eserlerine uzanıyor
[Müzik]
ölen adamın semboller alanında
Harvard'da Bir uzman olan turuncu
cinayeti çözmek niyetiyle Paris
sokaklarında iş sürmeye başlayarak
kendini Avrupa'nın dört bir yanında
uzanan modern ve kutsal kase bunun
ortasında buluyor
kitaptaki hayali karakterler yazar dan
brown'ın hayal ürünü ama yer verilen
tartışmalı iddialar öyle değil asla çoğu
Michael baigent Richard Lee ve hemen
Lincoln yazdığı 1982 yılın çok satan
kitabı kutsal kan kutsal kase aldığı
kitapta bulunabilir Bu kitap kurgusal
olmayan bir tarih kitabı olarak kaleme
alınmış olsa da bazı eleştirmenler
kitabı tarih kitabı olarak kabul etmiyor
bir Bizim bugün Da Vinci şifresinin adı
hikayesi olarak bildiğiniz hikaye ile
1970'lerin orta bir grup arkadaşıyla
karşılaşmış olduğunu iddia ediyor bu
hikaye Hz İsa'nın soyunu korumak için
kurulmuş gizli bir tarikat olan kutsal
Sion Tarikatı'nın hikayesi ydi peşin
hüküm lerimiz yoktu konu nereye uzandı
hakkında hiçbir fikrimiz yoktu Sadece
kanatları takip ettik
her şey Fransa'nın güneyindeki Renault
Şato adlı güzel bir köyde duydukları
esrarengiz bir hikaye ile başlıyor
bu
Efsaneye göre 1885 yılında Bence son
yaradığına yakışıklı genç bir rahip
Katolik kilisesi tarafından Renault Şato
cavatina gönderilir
abone ol
en
son yerköyün 1059 da mecdelli Meryem'e
ithaf edilmiş dökülmekte olan kilisesini
iki yıl içinde restore etmeye koyulur
bu İnşaat sırasında sunan hemen altında
içi boş bir bayandan içinde birtakım
parşömenler olduğunu keşfeder
ne
yazar Reşat women kendi kitabı için
yaptığı araştırma kutsal kan kutsal kase
aldığı kitaptaki son ya hikayesi
doğruluyor
İbrahim bu parşömenleri bulduktan sonra
zengin oluyor
Çok para harcamaya başlıyor yoktur
evinde zengin dostları ağrıyor
paranın bir kısmını yaşadığı Kasabanın
yenilenmesinde kullanıyor ve sonra da
kilisenin son derece acayip bir tarzda
yeniden dekore edilmesine bol para
harcıyor
diğer ana kaynaklarından biri olan
tapınak şövalyelerinin gizli tarihinin
yazarlarından Kylie prizde Renault Şato
üzerine kapsamlı bir araştırma yapmış
bir İbrahim'in bulduğu şeyin ne olduğunu
öğrenmenin olanaksız olduğuna inanıyor
işi buldu açık sanırım ama bir hazine
bulduysa bu hazine kime ait sorusu
geliyor akla o Fransa'nın o Bölgesi'nin
tarihi ile ilgili sorun şubesi hazine
konusunda çok fazla olasılık var
şövalyelerinin hazinesi olabilir
katarların hazinesi olabilir bu bölge
tarih boyunca kayıp hazinelerin
çekimleri olmuşa benziyor
bu kutsal kan kutsal kase de hazine Her
ne olursa olsun 200 kişilik cemaati olan
bu küçükköyün rahibinin birden bir aslan
daha zengin hale geldiği ve garip bir
şekilde etrafta parası açmaya başladığı
iddia ediliyor bir daha net yine 5
değerli Meryem için bir kule inşa ediyor
kilisede yaptırdığı yenilemeler cafcaflı
bir hal alıyor
ben kapıdan üzerine kilisenin korkunç
bir şey sakladığım imal entere bize
dokuz istediği bir yazı yazdırıyor
[Müzik]
içeride gizli hazinelerin koruyucusu
İblis asmada olsun tasvirini koyuyor
kilisede İsa'nın çarmıha gerilişi de
tasvir ediyor ama Tüm bu tasvirlerin
cilde uygun değil
en dikkat çekeni de İsa'nın çarmıha
gelişinden sonra kabrine taşındığını dil
kalbimden çıkarıp götürüldüğünü anlatan
tasvir
acaba genç rahip en sıradışı bir tasarım
estetiği anlayışına sahipti yoksa
bildiğimiz hıristiyanlığı tamamen
değiştirecek kötü bir etkiye sahip bir
Sırrı kurnazca ifşa etmeye çalışıyordu
belgelerin biraz iğne ile ilgili olmama
olasılığı da var Çünkü sonu yerinin
biraz iğneyi aramış olduğunu gösteren
bir şey yok gibi spot Belki de
vergilerde para eden bir sır yer
alıyordu
çok şükür Diğerlerine Belki de Vatikan'a
şantaj yapmayı mümkün kılabilecek bir
sır olabilir
1917'de bu sırrı açıklamadan beş parasız
bir şekilde ölen veren Jason yerin o
parşömenler dene öğrenmiş olabileceğini
hiçbir zaman dilemeye biliriz
bu ama kutsal kan kutsal kase kitabının
yazarları son yere zengin ve güçlü hale
getirenin şu olduğunu tahmin ediyor
bizim var sayfamıza göre İsa'nın haklı
bir tahta çıkma talebi vardı o evliliği
ve çocukları vardı işte çocukları beşli
Meryem'le Fransa'nın güneyine kaçtılar
odaklı 400 yıl sonra onun soyundan
gelenler renklerle evlenip Merhaba inşa
hanedanın oluşturacaklar the
[Müzik]
ilk Fransız soylular olarak kabul edilen
Merhaba acılar 5. yüzyılda 8 yüzyıla
kadar şimdiki Fransa ve Almanya'nın Bazı
kısımlarını hakim olmuş bir frekan Eda
mıydı
Beykent bir velin kolonların ismine
1975'de Paris'teki video teknasyon altı
kütüphanede keşfedilen dosya süre yani
gizli evraklar adlı belgelerde rastladı
bu belgelerde sayfalar boyunca Merhaba
Jale ağacı yer alıyordu
küçük sayfalardan biridir bu gece ideal
her üstünde bir amblem vardı blog
altında
Tarikatı yazıyordu ve büyük üstatlar
olduğu söylenen kişilerin bir listesi
vardır Bu duydu anlatıyor o sayfadaki
bilgiler bir araya getirildiğinde ortaya
gizli bir topluluğun varlığına Kanıt
olabilecek bir şey çıkıyoruz bebeğim
Sükut sahibim
aralarında Isaac Newton ve Leonardo Da
Vinci'nin de bulunduğu ve Yüzyıllardır
insanlığın sonunu kurduğu iddia edilen
bu gizli topluluk Sion Tarikatı olarak
adlandırılıyordu Peki onları dosya
Söke'den bu gizli belgelerle buluşturan
Kimdi bu kişi Merhaba ben soyundan
Geldiğini iddia eden hatta kendi de bir
syon Tarikatı büyük Üstadı Olabilecek
olan Pierre plantar adında bir Fransız
dıbı ona büyük Müjdat olup olmadığını
sorduk ve bize hayır cevabını verdin En
azından o zaman değildir bu daha sonra
1980'lerde artık Büyük üstat olduğu
bildirecek Da Vinci Şifresi okumuş olan
herkes artık romanın kutsal kan kutsal
kase kitabına çok şey borçlu olduğunun
farkında demran da ondan zekice üstü
örtülü bir biçimde ince göndermeler
yapıyor
[Müzik]
o romanda öldürülmüş olarak bulunan ve
cesedinin yanına garip bir şifre
çizilmiş olan yolu Müzesi küratörü Nadır
aksiyon yer Renault şatonun rahibine
aynı soyadını taşıyor ve Sion Tarikatı
büyük Üstad olduğu söyleniyor
ve
torunu sofina ve plantar da dosya
Söke'den belgeleri bulan kişiyle Aynı
soyada sahip ve Menemen soyundan geldiği
söyleniyor
Paris yakınlarında Sovyet de Harputlu
şifre kırıcı Robert london'da birlikte
telifi bin kadında kutsal kase uzmanı
birinin yardımına başvuruyorlar bu at
kutsal kar kutsal kase kitabının
yazarları Live bacının adlarından
üretilmiş bir yani
iin birileri de Da Vinci şifresinin
manşetlere konu olan ifşası kutsal kan
kutsal kase kitabındaki varsayım
yansıtıyor Peki buradaki sorun neden
Brown Da Vinci Şifresi de bunu gerçekmiş
gibi sunuyor Biz bunu gerçek olarak
soyuyoruz ve olasılık olarak öne
sürüyoruz Da Vinci şifresinin ana
temaları gerçek olabilir mi
bu mecdelli Meryem ve Hz İsa evlenip
soylarını sürdürdü
Bu gerçeği saklamak üzere 1099 yılında
Sion Tarikatı diye bir tarikat kuruldu
bu Sion Tarikatı'nın büyük Üstadı olduğu
söylenen Leonardo Da Vinci sanat eserine
Hz İsa ve mecdelli Meryem'in şifresini
koydu
kutsal kase mecdelli Meryem'in kendi
olabilir mi
[Müzik]
12 bin yıl boyunca bir faizi olarak
yakalanmış olmak mecdelli Meryem'in
adına hiç de iyi bir şey olmadı ama
İncil de ya da eski bir kaynakta böyle
bir şeyden hiç çözülmüyor Öyleyse Bu
iftirayı kim başlattı ve gerçekten o
nasıl biridir
yan Packard Bell Brown mecdelli Meryem
ve kayıp kutsal dış hakkındaki
bilgilerin çoğunu derlediği tapınak
şövalyelerinin gizli tarihi adlı
kitabının yazarlarından da
mecdelli Meryem'in birinci yüzyılda
yaşamış kahve yapıp erkeklerin arasında
başını eğerek gezen geri planda ki küçük
adımlarla bilgisinin olmadığı açıklık
tabi ama en azından kilisenin bizim
inanmamızı istediği resim böyle
o denilene göre hayat doğru kendi Parası
olan bağımsız bir kadınmış ben o ve
başka kadınlar ki aslında buna yeni
ahit'te de yer veriliyor erkekler göreve
gittiğinde onları mali olarak
desteklenmiş bitiyor ha Bu sayede evli
olması
ve Hz İsa'nın birbirlerine çok aşık
olduğu anlaşılıyor bu dost ikinciden şu
yerde varmaya kadar gidebilirim bu
Aslında asıl güç mecdelli Meryem deydi
bu çarmıha gelir sırasında havalelerin
hepsi Kaçarken mecdelli Meryem insanın
Matemini tutmak için kalarak kendini
tehlikeye attı acaba İsa onun kocası
mıydı ben Brown romanın dinler kesin de
görüntü koparmasını diğer bir sebebi de
Hz İsa'nın evli olduğu iddiasının peder
benim satın Buna en azından bir hata
gözüyle bakıyor Ne Tülay bu kafirlikle
Renault Fan değişimi Aslında bunun
Hiçbir dayanağı yok Nebi bu fetus Uçucu
kesirlerde kabul görebilecek bir bekle
asyon ama hep Hıristiyan Kilisesi
geleneğin edekon tamamen aykırı olduğu
için artık çök Peki İsa'nın evli
olduğuna dair bir kanıt var zarın
şifresi ilişkilerinin kanıtının 1945'te
Mısır'da bulunmuş olan daha az bilinen
gnostik inciller aldığı iddia ediliyor
o kimse tarafından reddedilen bu İncil
Hz İsa'nın yeni ayıp incirinden büyük
ölçüde farklılık gösteriyor buradaki Hz
İsa ilahi bir varlıktan çok insan
özelliklerinde evli de olabilecekleri
lastik incir metinlerden birinde erkek
havarilerden biri Hz İsa'ya gidip
kendilerinin gölgede kaldığından şikayet
ederek şöyle diyor Efendimiz bu kadını
neden bizden daha çok seviyorsunuz ve
devam ediyor onu hep ağzından öpüyor
sunuz insan o zaman yapmayın çocuklar
bir Düşünsenize dedi veriyor O
Ya aslında metinde Ağa sözcüğünün
geçtiği belli değil parşömen tam arası
yırtılıp koparılmış
Bu sadece Yanağımdan öpüyor olsaydı
havaleleri buna bu kadar bozulurlar
mıydı bahsedilen her ne idiyse havaleler
bana gerçekten bozuluyordu o halde iyi
ağzından ya da tanrı affetsin ayağından
veya elinden öpüyordu o dönemde bu
kadına itaatkâr lan ifadesiydi Amanos
ikinci ile ilgili bazı sorunlar var çoğu
zaman bu metinlerin sonradan yazılmış
olduğuna inanıyor kilise ise uydurma
kabul ediyor Peki ya da Vinci
şifresindeki İsa ve mecdelli Meryem'in
evli olmakla kalmayıp İsa çarmıha
gerildiğinde Ben yemin insanın çocuğuna
hamile olduğuna dair diğeri kendi wifisi
var evli ise soyu devam etmiştir Solan
Tuana olduğu bazı inançlara ve itibar
edilebilecek kaynaklara göre bunun
eşleniği Meryem Turan'ın Güney'le kaçtı
ilk şimdi eğer bu doğruysa çocuğunun
yanında götürdü veya o sırada hamile
olduğu düşünülebilir
bir ama bölgenin mecd bu hem hakkındaki
efsanelerine göre Meryem Fransa'ya
geldiğinde kutsal kasenin yanında
getirmişti Sion Tarikatı iddiaları da
burada devreye giriyor
kutsal kasenin insanın çocuğunu taşıyan
mecdelli Meryem'in rahmini sembolize
ettiği söyleniyor
Böylece şifresi bunun ardından mecdelli
Meryem'in Sarah adında bir kız çocuğu
dünyaya getirdiğini ve kızın ilk Fransız
Kraliyet Ailesi Merhaba işlerden biriyle
evlilik yaparak ünlü anne babasının
soyunu devam ettirdim ileri sürüyor
[Müzik]
bazı okulların yaptığı gibi eğer kitabın
büyük bölümünün hayal ürünü olduğu
unutulursa Katolik kilisesinin bunu
örtbas etmek istediğine dair bir düşünce
oluşabilir
bir
mecdelli Meryem ile ilgili bilgileri
üstüne etmeleri gerekiyordu çünkü Eğer
İsa onunla evlendi ise bu sorunun devam
ettiği anlamına gelerek beraberinde
Katolik kilisesi idi Şu Karşıki Dağda
getirir kutsal kitaptan Onun evli
olduğuna dair çıkarılabilecek bir kanıt
bulunuyoruz Bu bir iftira Bu rezillik
iftira ve kafirlikten başka bir şey
değildir Kanıt olmamasına rağmen
bazıları insanın evli olmasının daha
olası olduğuna inanıyor İsa gibi 33
yaşına gelmiş Musevi bir adamın o yaşta
evli olmaması sıra dışı bir durum olurdu
o yaşta kuşkusuz evli olması gerekirdi
Peki o zaman kim haklı Kilis'e mi yoksa
da Vinci Şifresi mi Hristiyanlık tarihe
dayanan bir dindirmenin tanrının planı
gelince tarihi gelecek Hz İsa'nın evli
olmadığı sızlatma ait ve tanrının planı
sorgulamak Biz ölümlülere düşmez
Efendi lise İsa'ya onun Tanrı'nın oğlu
olduğuna Nurdan olan
tanrının kendisi olan ilahi bir varlık
olarak belirli bir imaj yarattı bu imajı
oluşturduktan sonra bir bakıma İnsanın
insan yönünü yok ettiğini farz ettiği
için Kilis'e Onun bir eşe ve çocuklara
sahip olması gibi karmaşık ların söz
konusu olmasını
istemiyordum alıp
elimizde bir evlilik belgesi yok nikah
törenine davet edilmiş kimsede böyle bir
hikaye için büyük bir tören olması
beklenirdi ama hayır Hz İsa ile Mecnun
ile ver Yemin Evliliğine dair kesin bir
kanıt yok diyor gizli örgüt Sion
Tarikatı ve dosya Söke'den şifreli
belgeler ne ifade ediyor
Acaba bu tarikat hala dünyada insanın
soyunun şu anda devam ettiğini ortaya
çıkacak kanıtlarını saklayıp koyuyorum
Sözde gerçeklerin izi sürüldüğünde
karşımızda Sonuçta yine de Emrah'ın ana
kaynağı buluyoruz kutsal kan kutsal kase
bu ve bu hikaye Renault şatoda
olağandışı bir şekilde birden bire
parayı boğulan genç bir köy sahibi olan
ve enerji son yerler başlıyor
Acaba onun Kilis'e Suna'nın altında
bulduğu söylenen personeller boğazdan
bir sırrım ortaya koyuyordu
ve bu birilerinin Belki de Vatikan'ın
Muazzam paraları gözden çıkarabileceği
değerli bir sır mıydı gizli bir hazine
ve buna Muazzam paralar ödendiği
söylentileri sadece bir kandırmaca
olabilir son yer birden bire bol paraya
kavuşmuş gibi görünüyor ama kayıtlar
dini bir şantajdan daha gerçekçi bir şey
ortaya koyuyor Aslında son yer dua etme
vaadiyle Para topluyordu ondan kendileri
için dua etmesini isteyen insanlardan
açıkça para alıyordu ve hayat boyu dua
etse bile yetiştirmeye kadar dua sözü
vermişti dua için bir renk alıyordu bu
fazla değilmiş gibi geliyor ama insanlar
300 kez dua okuması için 250-300 Fransız
ödemeler yapıyorlar Tabii bu duaları
asla okunmuyordu
birçok kişi onun gizli bir hazine olarak
değil bu şekilde zengin olduğuna
inanıyordu bu Amare çıktı hikayenin
bundan ibaret olduğundan kuşku onu
insanları araca da bağlısınız bir dua
için çok para da isterseniz doğadan para
alarak o kadar kazanamazsınız
bu bölümden sonra son yerin evinin Noel
kol bir adında bir aşçı tarafından satın
alındığını biliyoruz
Fransız gazeteci şenlik Rome Renault
Şato hazinesi söylentisi nin aslında bir
pazarlama hilesi olduğunu iddia eden ilk
kişi
kahve
evi bir otele çevirip binaya kaldı
teletur adını verdi
Aslında bu hikayeyi ilk ortaya atan da
kendi daha bir blok Bey niyeti ve
Rangers 10 yerin tuhaf hayatını
olağanüstü bir hazine keşfetmiş birinin
hayat hikayesini dönüştürmüştü
Noel corbin rövaşata efsanesinin ateşli
bir destekçisi olduğunu tahmin ediyorum
çünkü otele icra bir yerdeydi ve
turistlerden gelecek paraya ihtiyacı
vardı
bu Peki canım şömin bilgi kaynağı kimdir
bu kişinin dosya sökmeden belgeleri
keşfettiği söylenen Ve kutsal kan kutsal
kase kitabının ana kaynağı olan karanlık
Fransız plantar dan başkası olmadığı
ortaya çıktı
dankar şubeye 1950'lerde Renault Şato
ziyaret ettiğini ve sonrası vs hikayesi
uydurarak kendini hikaye kattığını
itiraf etmişti Penta 1975'te bibliyotek
Nasyonal adlı kütüphanede son tarikatına
ait gizli belgeler bulduğunu iddia
etmişti ama derinlemesine bir araştırma
onun Bu belgeleri bulmaktan ziyade
yazdığı ortaya koydu
bu gizli belgelerim olsaydı onları
kongre kütüphanesi'ne koyup herkese
millet bakın burada gizli belgeler var
demezdim dosya Söke'den belgelerden
bazıları planın Red Karlı gösteriyor
sayfalar boyunca Merhaba ben aile
ağacına yer verirken kendini de ailenin
bir üyesi olarak uygun bir şekilde ağaca
dahil ederek Fransız veliahtı olarak hak
sahibi olduğunu ima ediyor
eos6d Hüsün kültür kolejine Rojin herkes
yok mu söz konusu şecereleri kopya
edilmiş bir ve kendi adının da oraya
buraya açıkça eklenmiş olduğunu anladığı
yorarak nefesi daha ötesin da o şu Han
soyundan gelmediğine hiç şüphe yok
Ama bir alın ustaca ortaya koydu asıl
aldatmaca dağın şifresindeki temel
gerçek aralarında Leonardo nun da
bulunduğu Sion Tarikatı büyük üstatlar
listesi
Sen neden belgedeki büyük üstatlar
listesi çok etkileyici bir çalışmanın
ürünü ama incelendiğinde Listenin hayal
ürünü olduğu ortaya çıkıyor Ve seksin
mantar 1960'larda Bu belgeleri alıp
dosya söktü adıyla etiketleyip video
teknasyon elde kayda geçtikten sonra
onları 1975'de ortaya çıkarıyor
yani Sion Tarikatı ki 11'inci yüzyılda
değil 20 yüzyılda yaratılmış Dolayısıyla
Hz İsa'nın soyunu korumak için kurulmuş
bir tarikat değil
gerçek olsa da olmasa da barın şifresi
içerde spekülasyonlara ilgi çekici bir
metin ama kalıplar açısından kitabını
gerçek olarak ileri sürdüğü şey hayal
ürününden başka bir şey değil
kuşku duyan kesmek devam edebilir ve
kitabı bir dedektif hikayesi olarak
okumak en çekici gelebilir zaman içinde
gerçekte veya ilimle ilgisi olan hiçbir
şey Yanılmıyorsam Olmuş Da Vinci
şifresini okuyan birçok insan içindeki
her şeyi yürekten inanmıyor ama
içlerinde bir merak uyanıyor Bence bu
kilisede toplum açısından iyi bir şey
bunun bir orman olduğunu Unutmamalı
içinde bazı Gerçekler var Ama bunlar
bence yazarın iddia ettiği kadar çok
değil sahilde okumak için harika bir
kitap olduğunu düşünüyorum Hiç
saçmalıklarla dolu ama okumak eğlenceli
abone ol
bu
[Müzik]
ifm şey Eğer bu doğruysa çocuğunun
yanında götürdü veya o sırada hamile
olduğu düşünülebilir
bir
bölgenin mecdelli Meryem hakkındaki
efsanelerine göre Meryem Fransa'ya
geldiğinde kutsal kesin yanında
getirmişti Sion Tarikatı iddiaları da
burada devreye giriyor
kutsal kasenin insanın çocuğunu taşıyan
mecdelli Meryem'in rahmini sembolize
ettiği söyleniyor
[Müzik]
Böylece şifresi bunun ardından mecdelli
Meryem'in Sarah adında bir kız çocuğu
dünyaya getirdiğini ve kızın ilk Fransız
Kraliyet Ailesi Merhaba işlerden biriyle
evlilik yaparak ünlü anne babasının
soyunu devam ettirdim ileri sürüyor
[Müzik]
bazı okulların yaptığı gibi eğer kitabın
büyük bölümünün hayal ürünü olduğu
Unutulur Sak bu Kilisesi'nin bunu örtbas
etmek istediğine dair bir düşünce
oluşabilir
bir
ekmek verdi Meryem ile ilgili bilgilerin
etmeleri gerekiyordu çünkü Eğer İsa
onunla evlendi ise bu soyunun devam
ettiği anlamına gelerek beraberinde
Katolik kilisesi iddialarına karşı idare
getirir kutsal kitaptan Onun evli
olduğuna dair çıkarılabilecek bir kanıt
bulunuyoruz Bu bir iftira Bu rezillik
iftira ve kafirlikten başka bir şey
değildir Kanıt olmamasına rağmen
bazıları insanın evli olmasının daha
olası olduğuna inanıyor İsa gibi 33
yaşına gelmiş Musevi adamın o yaşta evli
olmaması sıra dışı bir durum olurdu o
yaşta kuşkusuz evli olması gerekirdi
Peki o zaman kim haklı Kilis'e mi yoksa
da Vinci Şifresi mi Hristiyanlık tarihe
dayanan bir dindirmenin tanrının planı
gelince tarihi gelecek Hz İsa'nın evli
olmadığı sızlatma ait Ulu tanrının planı
sorgulamak Biz ölümlülere düşmez ve
lise İsa'ya onun Tanrı'nın oğlu olduğuna
neden olan
tanrının kendisi olan ilahi bir varlık
olarak belirli bir imaj yarattı bu imajı
oluşturduktan sonra bir bakıma İnsanın
insan yönünü yok ettiğini farz ettiği
için Kilis'e Onun bir eşe ve çocuklara
sahip olması gibi karmaşık ların söz
konusu olmasını
istemiyordum ama
elimizde bir evlilik belgesi yok nikah
törenine davet edilmiş kimsede böyle bir
hikaye için büyük bir tören olması
beklenirdi ama hayır Hz İsa ile meclay
level yemin Evliliğine dair kesin bir
kanıt yok diyor gizli örgüt Sion
Tarikatı ve dosya Söke'den şifreli
belgeler ne ifade ediyor
Acaba bu tarikat hala dünyada insanın
soyunun şu anda devam ettiğini ortaya
çıkacak kanıtlarını saklayıp koyuyorum
Hoş geldin
Sözde gerçeklerin izi sürüldüğünde
karşımızda Sonuçta yine de mbraun ana
kaynağı buluyoruz kutsal kan kutsal
kasesi
bu ve bu hikaye Bella da olağandışı bir
şekilde birden bire Parayı bulan genç
bir köy sahibi olan ve enerji son yerle
başlıyor
Acaba onun Kilis'e Suna'nın altında
bulduğu söylenen parşömenler wazzan bir
sırrım ortaya koyuyordu
Ama bu birilerinin Belki de Vatikan'ın
Muazzam paraları gözden çıkarabileceği
değerli bir sır mıydı gizli bir hazine
ve buna Muazzam paralar ödendiği
söylentileri sadece bir kandırmaca
olabilir son yer birden bire bol paraya
kavuşmuş gibi görünüyor ama kayıtlar
değil mm yıl boyunca bir faizi olarak
yakalanmış olmak mecdelli Meryem'in
adına hiç de iyi bir şey olmadı ama
İncil de ya da eski bir kaynakta böyle
bir şeyden hiç çözülmüyor Öyleyse Bu
iftirayı kim başlattı ve gerçekten o
nasıl biriydi
[Müzik]
Packard Bell Brown mecdelli Meryem ve
kayıp kutsal dış hakkındaki bilgilerin
çoğunu derlediği tapınak şövalyelerinin
gizli tarihi adlı kitabının
yazarlarından da
mecdelli Meryem'in birinci yüzyılda
yaşamış kahve yapıp erkeklerin arasında
başını eğerek gezen geri planda ki küçük
adımlarla bilgisinin olmadığı açıklık
tabi ama en azından kilisenin bizim
inanmamızı istediği resim böyle
o denilene göre hayat doğru kendi bu
olan bağımsız bir kadınmış ben o ve
başka kadınlar ki aslında buna yeni
ahit'te de yer veriliyor erkekler göreve
gittiğinde onların vali olarak
desteklenmiş video Hz İsa ile evli
olması
ve Hz İsa'nın birbirlerine çok aşık
olduğu anlaşılıyor bu dost ikinciden şu
yerde varmaya kadar gidebilirim
Aslında asıl güç mecdelli Meryem deydi
bu çarmıha gelir sırasında havalelerin
hepsi Kaçarken mecdelli Meryem insanın
Matemini tutmak için kalarak kendini
tehlikeye attı acaba insana onun kocası
mıydı ben Brown romanın Dindar kesimde
görüntü koparmasını diğer bir sebebi de
Hz İsa'nın evli olduğu iddiasının peder
beyimiz katsın Buna en azından bir hata
gözüyle bakıyor Ne Tülay bul kafirlikle
Renault Fan değişimi Aslında bunun
Hiçbir dayanağı yok neydi bu fetus Uçucu
kesirlerde kabul görebilecek bir
spekülasyon ama hep Hıristiyan Kilisesi
geleneğine dekan tamamen aykırı ol
Kardeşin artık kışın çök Peki İsa'nın
evli olduğuna dair bir kanıt madalet
şifresi ilişkilerinin kanıtının 1945'te
Mısır'da bulunmuş olan daha az bilinen
gnostik inciller yer aldığı iddia
ediliyor
o kimse tarafından reddedilen bu İncil
Hz İsa'nın yeni ayıp inceliğinden büyük
ölçüde farklılık gösteriyor buradaki Hz
İsa ilahi bir varlıktan çok insan
özelliklerinde evde olabilecekleri
nasıl ikinci metinlerden birinde erkek
havarilerden biri Hz İsa'ya gidip
kendilerinin gölgede kaldığından şikayet
ederek şöyle diyor Efendimiz Bu kadının
neden bizden daha çok seviyorsunuz ve
devam ediyor onu hep ağzından öpüyor
sunuz Öz insan o zaman yapmayın çocuklar
bir Düşünsenize dedi veriyor O
Ya aslında metinde a sözcüğünün geçtiği
belli değil parşömen tam arası yırtılıp
koparılmış
sadece yanağından öper olsaydı
havaleleri buna bu kadar bozulurlar
mıydı bahsedilen her ne idiyse havaleler
bana gerçekten bozuluyordu o halde iyi
ağzından ya da tanrı affetsin ayağından
veya elinden öpüyordu o dönemde bu kadın
ait askardan ifadesiydi ama Rus ikinci
ile ilgili bazı sorunlar var çoğu zaman
bu metinlerin sonradan yazılmış olduğuna
inanıyor kilise ise uydurma kabul ediyor
Peki ya da Vinci şifresindeki İsa ve
mecdelli Meryem'in evli olmakla kalmayıp
İsa çarmıha gerildiğinde Ben yemin
insanın çocuğuna hamile olduğuna dair
diğer Lite
Wifi var evliyse soyu devam etmiştir
bugünkü onu bazı inançlara ve itibar
edilebilecek kaynaklara göre
mecdelli Meryem Turan'ın Güney'le kaçtı
en
son yerköyün 1059 da mecdelli Meryem'e
ithaf edilmiş dökülmekte olan kilisesini
iki yıl içinde restore etmeye koyulur
İnşaat sırasında sunar hemen altında içi
boş bir bayanların içinde birtakım
parşömenler olduğunu keşfeder
ne
yazar reset women kendi kitabı için
yaptığı araştırma kutsal kan kutsal kase
aldığı kitaptaki son ya hikayesi
doğruluyor
İbrahim bu parşömenleri bulduktan sonra
zengin oluyor
bu çok para harcamaya başlıyor yoktur
evinde zengin dostları ağrıyor
paranın bir kısmını yaşadığı Kasabanın
yenilenmesinde kullanıyor ve sonra da
kilisenin son derece acayip bir tarzda
yeniden dekore edilmesine bol para
harcıyor
oranın diğer ana kaynaklarından biri
olan tapınak şövalyelerinin gizli
tarihinin yazarlarından klavye prieste
Renault Şato üzerine kapsamlı bir
araştırma yapmış bir İbrahim'in bulduğu
şeyin ne olduğunu öğrenmenin olanaksız
olduğuna inanıyor
işi buldu açık sanırım ama bir hazine
bulduysa bu hazine kime ait sorusu
geliyor o Fransa'nın o Bölgesi'nin
tarihi ile ilgili sorun şubesi hazine
konusunda çok fazla olasılık var
şövalyelerinin hazinesi olabilir
katarların hazinesi olabilir bu bölge
tarih boyunca kayıp hazinelerin
çekimleri olmuşa benziyor
bu kutsal kan kutsal kase de hazine Her
ne olursa olsun 200 kişilik cemaat olan
bu küçükköyün rahibinin birden bir aslan
daha zengin hale geldiği ve garip bir
şekilde etrafta parası açmaya başladığı
iddia ediliyor bir daha net yine 5
değerli Meryem için bir kule inşa ediyor
kilisede yaptırdığı yenilemeler cafcaflı
bir hal alıyor
ben kapıdan üzerine kilisenin korkunç
bir şey sakladığım imal entere bize
dokuz istediği bir yazı yazdırıyor
[Müzik]
içeride gizli hazinelerin koruyucusu
İblis asma diyorsun tasvirini koyuyor
kilisede İsa'nın çarmıha gerilişi de
tasvir ediyor ama Tüm bu tasvirlerin
cilde uygun değil
en dikkat çekeni de İsa'nın çarmıha
gelişinden sonra kabrine taşındığını dil
kalbimden çıkarıp götürüldüğünü anlatan
tasvir
acaba genç rahip sadece ve tasarım
estetiği anlayışına sahipti yoksa
bildiğimiz hıristiyanlığı tamamen
değiştirecek kötü bir etkiye sahip bir
Sırrı kurnazca ifşa etmeye çalışıyordu
belgelerin biraz iğne ile ilgili olmama
olasılığı da var Çünkü sonu yerinin
biraz iğneyi aramış olduğunu gösteren
bir şey yok gibi spot Belki de
vergilerde para eden bir sır yer
alıyorduk usulü Diğerlerine belki de tüm
Vatikan'a şantaj yapmayı mümkün
kılabilecek bir sır olabilir
1917'de bu sırrı açıklamadan beş parasız
bir şekilde ölen veren Jason yerin o
parşömenler dene öğrenci olabileceğini
hiçbir zaman bilemeye biliriz
abone ol
bu ama kutsal kan kutsal kase kitabının
yazarları son yere zengin ve güçlü hale
getirenin şu olduğunu tahmin ediyor
bizim var sayfamıza göre İsa'nın haklı
bir tahta çıkma talebi vardı o evliliği
ve çocukları vardı işte çocukları beşli
Meryem'le Fransa'nın güneyine kaçtılar
odaklı 400 yıl sonra onun soyundan
gelenler renklerle evlenip Merhaba inşa
hanedanın oluşturacak lardı
o
[Müzik]
ilk Fransız soylular olarak kabul edilen
Merhaba acılar 5. yüzyılda 8 yüzyıla
kadar şimdiki Fransa ve Almanya'nın bazı
kısımları hakim olmuş Bir frank Hanedan
mıydı
Bey canli velin kolonların ismine
1975'de Paris'teki video tek Nasyonel
adlı kütüphanede keşfedilen dosya süre
yani gizli evrakları adlı belgelerde
rastladı bu belgelerde sayfalar boyunca
Merhaba Jale ağacı yer alıyordu
sayfalardan biri dikkat çekiciydi her
üstünde bir amblem vardı blog altında
Tarikatı yazıyordu ve büyük üstatlar
olduğu söylenen kişilerin bir listesi
vardır Sen bu duygu anlatıyor o
sayfadaki bilgiler bir araya
getirildiğinde ortaya gizli bir
topluluğun varlığına Kanıt olabilecek
bir şey çıkıyordu dayım Sükut sahibim
ve
aralarında Isaac Newton ve Leonardo da
içinde bulunduğu ve Yüzyıllardır
insanlığın suyunu kurduğu iddia edilen
bu gizli topluluk Sion Tarikatı olarak
adlandırılıyordu Peki onları dosya
Söke'den bu gizli belgelerle buluşturan
Kimdi bu kişi Merhaba ben soyundan
Geldiğini iddia eden hatta kendi de bir
isyon Tarikatı büyük Üstadı Olabilecek
olan Pierre plantar adında bir Fransız
dıbı ona Büyük üstat olup olmadığını
sorduk ve bize hayır cevabını verdin En
azından o zaman değildir Bu daha sonra
1980'lerde artık Büyük üstat olduğu
bildirecek Bu Da Vinci Şifresi okumuş
olan herkes artık romanın kutsal kan
kutsal kase kitabına çok şey borçlu
olduğunun farkında demran da ondan
zekice üstü örtülü bir biçimde ince
göndermeler yapıyor
[Müzik]
o romanda öldürülmüş olarak bulunan ve
cesedinin yanına garip bir şifre
çizilmiş olan yolu Müzesi küratörü Nadır
aksiyon yer Renault şatolu rahibine aynı
soyadını taşıyor ve Siyon Tarikatı büyük
Üstad olduğu söyleniyor
torunun sofina ve plantar da dosya
Söke'den belgeleri bulan kişiyle Aynı
soyada sahip ve Menemen soyundan geldiği
söyleniyor
Paris yakınlarında Shadow iyette
Harputlu şifre kırıcı Robert london'da
birlikte Lifting adında kutsal kase
uzmanı birinin yardımına başvuruyorlar
bu at kutsal kar kutsal kase kitabının
yazarları Live bacının adlarından
üretilmiş bir an
iin birileri de Da Vinci şifresinin
manşetlere konu olan ifşası kutsal kan
kutsal kase kitabındaki varsayım
yansıtıyor Peki buradaki sorun neden
Brown Da Vinci Şifresi de bunu gerçekmiş
gibi sunuyor Biz bunu gerçek olarak son
Bu bir olasılık olarak öne sürüyoruz Da
Vinci şifresinin ana temaları gerçek
olabilir mi
bu mecdelli Meryem ve Hz İsa evlenip
soylarını sürdürdü
Bu gerçeği saklamak üzere 1099 yılında
Sion Tarikatı diye bir tarikat kuruldu
bu Sion Tarikatı'nın büyük Üstadı olduğu
söylenen Leonardo Da Vinci sanat eserine
Hz İsa ve mecdelli Meryem'in şifresini
koydu
kutsal kase mecdelli Meryem'in kendi
olabilir mi
abone ol Bu
Da Vinci Şifresi her yer
o herkes kitap okumuş a benziyor Peki
ama bu kitap neden bu kadar popüler
neden bu kadar çok insan çok satan bir
kitaptan böyle büyüleniyor sahilde
okumak için harika bir kitap çok
heyecanlı bir hikaye içi saçmalıklarla
dolu ama okumak çok eğlenceli bir
saçmalık mı yoksa gerçek sonunda ortaya
mı çıkıyor İsa ve mecdelli Meryem
evlenmiş ve çocukları olmuş buydu
soyları yeryüzünde hala devam ediyor İsa
mecdelli Meryem sadece birlikte
değillerdir mecdelli Meryem Aslında
insanın Halef iyiydi
iftira rezillik iftira ve kafirlikten mi
başka hiçbir şey değil tapınak
şövalyeleri döneminden beri Sion
Tarikatı adında gizli bir topluluk var
mı ve Hz İsa'nın nefsinin Sırrı onlar da
mı kutsal kase kitapta söylendiği gibi 1
kâse değildi bir insan olabilir mi
bu ve Leonardo Da Vinci bunlarla ilgili
bir
gerçek kurgudan ayırt etmek için
inananlar ve şüphelilerle birlikte somut
kanıtları inceleyeceğiz
kitap 30 milyon adetten fazla sattı
40'tan fazla dile çevrildi ve New York
Times çok satanlar listesinin Demir
başlarından Biri haline geldi
Da Vinci şifresinin tartışmalı konuları
hakkında yeni kitaplar çıkmaya devam
ediyor
[Müzik]
kitapta bir Komplo Teorisi Bir Aşk
Hikayesi ve bir sürme macerası işleniyor
Bunlar çok satan birçok kitabın ana
buluşturdu
o Roman Paris'te yüze kültürünün ölü
bulunduğu yurda başlıyor cinayetin
ipuçları ise p10ad odanın içinde Sanat
eserlerine uzanıyor
[Müzik]
ölen adamın semboller alanında
Harvard'da Bir uzman olan turuncu
cinayeti çözmek niyetiyle Paris
sokaklarında iş sürmeye başlayarak
kendini Avrupa'nın dört bir yanına
uzanan modern ve kutsal kase bunun
ortasında buluyor
kitaptaki hayali karakterler yazar dan
brown'ın hayal ürünü ama yer verilen
tartışmalı iddaalar öyle değil asla çoğu
Michael baigent Richard Lee ve hemen
Lincoln yazdığı 1982 yılın çok satan
kitabı kutsal kan kutsal kase aldığı
kitapta bulunabilir Bu kitap kurgusal
olmayan bir tarih kitabı olarak kaleme
alınmış olsa da bazı eleştirmenler
kitabı tarih kitabı olarak kabul etmiyor
bir Bizim bugün Da Vinci şifresinin adı
hikayesi olarak bildiğiniz hikaye ile
1970'lerin orta bir grup arkadaşıyla
karşılaşmış olduğunu iddia ediyor bu
hikaye Hz İsa'nın soyunu korumak için
kurulmuş gizli bir tarikat olan kutsal
Sion Tarikatı'nın hikayesi ydi peşin
hüküm lerimiz yoktu konu nereye uzandı
hakkında hiçbir fikrimiz yoktu Sadece
kanatları takip ettik
her şey Fransa'nın güneyindeki lenyo
Şato adlı güzel bir köyde duydukları
esrarengiz bir hikaye ile başlıyor
bu
Efsaneye göre 1885 yılında ve enerji son
yaradığına yakışıklı genç kız rahip
Katolik kilisesi tarafından Renault Şato
cemaatine gönderilir
abone ol

yeni bir Muazzam icatlar bölümüne
sizleri teknoloji dünyasına sürükleyen
bir programa Hoş geldiniz bu programda
akıllı cihazlar dünyasına dalacağız
çünkü onları artık Hayatımızın her
köşesinde kullanır hale geldik Örneğin
arkadaşlarımızı akıllı telefonlarımız da
ararız akıllı televizyonumuz açarız veya
bilgisayarımız da çalışırız Bu cihazlar
hayatımızı önemli ölçüde
kolaylaştırırlar ve bazıları bundan çok
daha fazlasını yaparlar hayatımızı
kurtarırlar nasıl mı
görelim bugün araçlarda bulunan güvenlik
sistemlerinin icat edildiği ilk günden
bugüne yeni nesil güvenlik sistemlerine
dek gelişmeleri mercek altına alacağız
hepimizin kullandığı araba güvenlik
sistemleri hava yastığı emniyet kemeri
ABS ve ESP Peki ya yeni nesil altı
boyutlu araba güvenlik sistemini biliyor
musunuz işte bugün hem araba güvenlik
sistemlerini Hem de yeni nesil güvenlik
sistemini araştıracağız bu yeni nesil
güvenlik sistemini yakından öğrenmek
için küçük bir kaza esnasın simüle
edeceğiz ve son olarak teknoloji ile
insan sorumluluğunun gerçek hayatta
nasıl bağlantılı olabildiğini Uzmanlar
eşliğinde günümüzdeki kaza
istatistiklerine göz atarak
öğreneceğiz
dünya çapında Ulaştırma bakanlıklarının
yaptıkları araştırmalara göre dünyada
her 60 saniyede bir bir araç kazası
gerçekleşir bunların toplamına
baktığımızda yılda tam 5.25 milyon kaza
eder Öyleyse bilim adamlarının 2020
yılına kadar trafik kazası sonucu
hayatını kaybedenlerin ölümcül
hastalıklar sonucu ölenlerin sayısını
geçeceğini söylemeleri pek de şaşırtıcı
değil Peki ama neden hepimiz trafik
kazası yapma riski altındayız kendi araç
kullanma tekniğim isle mi alakalı yoksa
başka faktörler yüzünden
mi tarihte kaydedilen ilk ölümcül trafik
kazası 31 Ağustos 1869'da İrlanda'nın
parson Stone kentinde meydana geldi Mari
w buharl çalışan İlkel bir otomobille
giderken Hazin Bir kaza sonucu hayatını
kaybetti bunun gibi kazalar sonucu
güvenlik konusu otomobil üretiminde
vazgeçilmez bir konu oldu peki tarihte
en çok Can kurtaran güvenlik sistemleri
hangileri ilk emniyet kemeri 1800'lü
yılların başlarında aerodinamiğin ustası
George key tarafından icat edildi
başlarda emniyet kemeri at arabalarında
kullanılırdı her geçen gün teknolojinin
ilerlemesiyle emniyet kemeri şu anki
halini
aldı günümüzde her sürücünün kullandığı
Bu temel güvenlik sistemi nasıl
çalışıyor çarpışma anında Kemer kendi
sisteminin algılayıcısı işaret gönderip
o sisteme bağlı olan füe tetikler ve
silindire hızla basınçlı gaz boşalır Bu
da pistonu ileri hareket ettirir Böylece
Kemer Gerilmiş olur ve vücudun öne doğru
fırlatılıp büyük darbe almasını Önler
Ancak bu sistemlerin hala geliştirilmesi
gerektiğini Biraz önce belirtmiştik
karın bölgesi emniyet kemerlerinin
yapılarından kaynaklanan ve
etkinliklerini sınırlayan eksiklikler
nelerdir birçok Emniyet kemerinde tespit
edilen ek şu ki bir çekme bırakma
hareketi uygulandığında bu hareket
kayışın bobin üzerine yığılması Nadiren
de olsa neden olabilir bu da ciddi bir
darbe anında kayış kilitlene de
sürücünün kayış sıkışana kadar öne doğru
hareket etmesine neden olur Dolayısıyla
sürücünün başının direksiyon ve gösterge
paneline yaklaşmasına izin verir bu
eksikliklere rağmen emniyet kemerleri
her araçta vazgeçilmez bir güvenlik
sistemi olmaya devam
ediyor
Bunun yanı sıra 1920'li yılların başında
kilitlenme karşıtı frenleme sistemi
Kısacası ABS fren sistemleri hayata
geçti bu sistem otomobillerin her türlü
yük durumunda bütün yol koşullarında ve
çeşitli süratleri zorunlu durumlarda
yapılacak ani
frenlemek len mesini önleyerek
direksiyondaki tam hakimiyeti sağlayan
fren sistemidir
bu güvenlik sistemleri nesline ait olan
bir başka cihaza ESP programıdır bu
program direksiyon açı sensörlerinden
Merkezi kontrol ünitesi moment
sensörlerinden ve ABS fren sisteminin
sensörlerinden gelen verileri
değerlendirerek aracın kayıp kaymadığını
hesaplar Her duruma göre gerekli
tekerlere fren yaptırarak ve motor
gücüne müdahale ederek aracı tekrar
izine döndürmeye çalışır örnek olarak
şöyle bir sahneyi göz önüne alalım araç
önden kayarsa Viraj içinde kalan arka
tekerlek veyahut arkadan kayarsa Viraj
dışında kalan ön tekerlek bağımsız
olarak frenlenir Böylece araç tekrar
doğru ize
döndürülür
1950'li yılların başında ortaya çıkan ve
çarpışmayı önlemek ziyade anında çok
hızlı biçimde açılıp bir gaz veya
havayla şişerek yolcunun yaralanmasını
önleyen esnek bir malzemeden yapılmış
koruma sistemi ise hava yastığı dır
Normal şartlarda bir hava yastığı
saniyenin 1/10 undan daha kısa bir
sürede açılır açıldıktan sonra Birkaç
saniye içinde sönerek yolcunun
hareketini ve araçtan çıkmasını
kolaylaştırır Adan geçen yıllar içinde
hava yastığı iyice yaygınlaştı ve
günümüzde hemen hemen her Otomobilde
standart bir donanım haline
geldi hepimizin bildiği klasik araba
güvenlik sistemlerinden bir tanesi de
hava yastığı dır arabanın ön kısmında
bir sensör vardır ve bu sensör hava
yastığının ne zaman patlayacağını
belirler Örneğin bir duvara 25 km hızla
çarptığınızda hava yastığı aktif hale
gelir ve kimyasal bir Reaksiyon
sonucunda şişer
Ancak şu da tespit edildi ki hava
yastıklarının bazıları
Patlamaya bakalım bu patlayacak
mı bu sahnede gördüğünüze Aldanmayın bay
sulu elektriği fazla verdiği ve hava
yastığı bir yere
sabitlenmiş belirtti normalde yani Kaza
esnasında bu şiddette açılmayacağını
Unutmamak gerekir
Arabanın önündeki sensör belli bir
şiddet seviyesini aşmış olan çarpmalarda
bir kimyasal reaksiyonun ana maddesi
olan sodyum Azide ii ortaya çıkarır
Normal şartlarda durağan bir moleküldür
ancak ısındığında anında ayrışır ve
ortaya nitrojen gazı çıkar bir elektrik
sinyaliyle küçük bir kıvılcım oluşur ve
bunun yarattığı ısıdan da sodyum
nitrojen çözülür ve açığa çıkar
Bu da hava yastığına dolarak hızlı ve
sesli bir şekilde
şişer
otomobillerin seri üretiminin ilk
gününden beri araç güvenlik sistemleri
ciddi kazaları azaltmak veya engellemek
için daima geliştirildi ve bugün sizlere
yeni nesil güvenlik sistemlerinden bir
tanesini göstereceğiz bu sistem trafikte
bütün hareketleri kaydeder inceler ve
aynı zamanda Her objenin hareket yönünü
de hesaplar işin ilginç tarafı şu ki bu
hesap hesaplamalar üçer boyutlu şekilde
yapılır bu yeni nesil güvenlik sistemi
bütün sokakları daha güvenli bir hale
getirmeyi hedefliyor aracın içinde
belirli noktaya yerleştirilen sterio
kamera ve yeni algoritmalarla sokakta
bulunan objelerin pozisyonu ve
hareketleri üç boyutlu bir şekilde
hesaplanır hem hareketi hem de pozisyonu
üçer boyutlu hesapladığı için
birleştirdiğimizde ortaya altı boyutlu
çalışan muazzam bir icat
çıkar
trafikte yayalar ve araç kullananları
kısa sürede fark edip tepki göstermek
gerekiyor Bu sistem sürücünün kendi
gözlerinin çalıştığı gibi bir stero
kamerasıyla aracın önünde hareket eden
objeleri belirli algoritmalar kullanarak
gerçek zamanlı
algılar kamera sokakta sadece bir objeye
odaklanmasi her şeyin her hareketini hem
araca hem de birbirlerine olan
mesafelerini
hesaplar hareket eden objeler ne zaman
hangi yöne hareket edeceklerini
hareketin kendisi gerçekleşmeden
hesaplar zaman ve yer algılayışı
birleştirmek beraber hem sabit objeler
hem de hareket edenler birbirinden ayırt
edilebiliyor Peki bunu İnsan gözü ve
algıları da yapmıyor mu Elbette yapar
Ancak bu objeleri algılama ve tepki
verme süreci insanda daha yavaştır
Örneğin beklenmedik bir anda arabanın
önüne çıkan bir çocuğu algılarını
Ortalama 500 salise içinde kaydeder ve
ona göre tepki verir yani frene basar ve
aracı durdurursunuz bu yeni nesil
sistemin algı süreci ise 200 salisedir
Üstelik bir insan bu tür ani bir hareket
yapmak zorunda kaldığı anlarda kısa
süreli şoka girer yani tepki veremez
sonra toparlanır Bu arada Reaksiyon
gerçekleşir Bu da bir objeyi algılamak
ve tepki verme sürecine Bir de kısa bir
şok anı Katar Böylece aracı durdurması
çok daha fazla zaman alır teknoloji Bu
geçerli değil hiçbir şekilde Duygu
devreye girmeden olayı hesaplar ve tepki
verir
6D divizyon her hava koşulunda
çalışabilecek şekilde imal edilmiştir
Karlı ve Yağmurlu havalarda Hatta
geceleri bile Ayrıca her türlü zor yol
koşuluna
uygundur avantajlarından Bir tanesi ise
her türlü şartta aynı sistemle
çalışmasıdır yani her durumda sürücüden
daha dikkatlidir her gün sakin sokakl
trafiği kaydedip laboratuvarımızda
inceliyoruz örnek olarak ekranda bulunan
ü boyutlu kamera algısına
bakalım bu görmüş olduğunuz güzel bir
örnek önümüzde sol tarafta ve sağımızda
bize çok yakın olan iki araba
var bu sahneyi biraz yakından
inceleyelim şimdi önümüzde ve ileride
Bir araba daha
görüyoruz Bu sahneyi gördüğünüz gibi ü
boyutlu izliyoruz Aracımızın önüne
yerleştirdiğimiz kamera araçların bize
olan mesafelerini hesaplıyor sol
taraftaki araba 7 metre sağ taraftaki
ise bize 12 metre
uzaklıkta şu Öndeki araba
İsa diğer araçların bize olan
mesafelerini doğru hesapladığını
gösteriyor
kameranın çektiği bu objeleri ekranda
gördüğümüzde hepsinin etrafında kırmızı
Oklar ve sarı noktalar bulunmaktadır
Oklar hareket yönünü hareket hızını ve
mesafesini gösterirler noktalara
bulundukları pozisyonları kısacası bir
obje araca yaklaştığında ekranda onun
etrafında bulunan Oklar kısalır ve
onunla aracın arasındaki mesafenin
kısaldığını gösterir obje tekrar
uzaklaşırsa Oklar da tekrar uzar yani
kırmızı Oklar çarpışma riskinin çok
yüksek olduğu sarı Oklar objelerin
arabaya çok yakın olduklarını ve yeşil
noktalara herhangi bir riskin olmadığını
gösterir
Evet dktor King Şimdi ne yapacağız aracı
sürüp bir test yapalım
tehlikeli olacak mı Doğru
söyleyin yok Sanmam Emin misiniz Evet
göreceğiz Bu sistemler hala gelişme
aşamasında olduğundan dolayı müler
dışında bulunan kamerayla çekilen
görüntüleri büyük bir ekranda Takip
ediyorlar Deneme turlarında bir sürücü
aynı anda hem trafiğe konsantre olup hem
de ekranda gerçekleşen hesapları analiz
edemez Dolayısıyla mühendislerden hep en
az ik kişi denemeler için yola çıkarlar
bugün Doktor kring beni Asistanı olarak
seçti bu sistemlerin araştırmalarını
yaparken Kendime sormadan duramadım
Sokakta bir engeli görerek insandan daha
hızlı müdahale edip kaza riskini azaltan
bir
bulunmasıyla teknolojiye fazla mı
güveniyoruz Yani biz sürücüleri fazla
rahatlat mı bu cihaza güvenerek
birçoğumuz trafikte şöyle düşünmez mi
Nasıl olsa bizi vaktinde korur trafiğe
hiç konsantre olmasam da olur bu soruyu
Dor King'e sordum şu cevabı
verdi yaptığımız bir araştırmada
geliştirilmiş hız kontrol ve ayarlama
sistemlerine göre araba kullanırken
sürücülerin dikkatlerini ölçtük Sonuç
olarak türler larda bulunmasının kaza
riskini veya kaza yapma oranını ciddi
anlamda azalttığını keşfettik aynı şey
elektronik denge programlarıyla da
gerçekleşir bu sistemlerin olduğu
araçlarla sistemlerin bulunmadığı
araçları birbirleriyle kıyaslarken bu
sonuçlar çıktı
ortaya Bu sistemler saatte 50 kreye
kadar hızla gittiğinizde çalıştığı için
şehir içinde kullanılması için icat
edilmiştir çünkü daha önce belirttiğimiz
gibi kaza sonucu hayatını kaybedenler
arasındakilerin üçte ikisi sokaktaki
yayalardan ilk etapta aracın içindekiler
değil aracın dışındakilerin ve yayaların
kaza sonucu Ölüm riskini azaltmak Bu
cihazın hedefidir maksimum saatte 72 km
hıza kadar araç bir engelin tehlikeli
bir şekilde yaklaştığında durur daha
hızlı gittiğinizde Örneğin otoyollarda
tehlikeyi hesaplar ve bir alarm sesi
verir Bunu duyan sürücünün durumun
ciddiyetini anlayıp doğru tepki vermesi
gerekir dingle bu sistemi birebir
denemek için iki kaza türü simüle etmeye
karar verdik istatistiksel olarak
yayalarla kazaların biru yönlü
geçitlerde veir akarda gerçekleşir Bu
yüzden iki tür kaza simüle edeceğiz
Birincisinde stajyerim Johannes
bisikletle karşı yoldan bize doğru
gelecek ve kavşakta birden Bizim Yol
hakkımızı alıp sola dönecek kendisine
araçla tam yaklaştığımızda araba
kendiliğinden stop edecek En azından
öyle umut
ediyorum Evet yanımızda stajyerim
joannes bulunuyor kendisi bugünün ilk
deneme tahtası olacak by ching En kötü
ihtimalle başına ne gelebilir Hiç merak
edilecek bir şey yok ona dikkat edeceğiz
Tamam o zaman sen o tarafa git Biz de
arabaya binelim ve deneyi
gerçekleştirelim
hadi
başlayalım
Tanrım anında durdu bu arada sen iyi
misin Evet çok iyiyim Korkarım Şimdi
sıra bende
kaza istatistiklerine baktığımda Şunu
öğrendim ki dünya çapında trafik
kazalarında hayatını kaybedenlerin % isi
Yayalar bisiklet veya motosiklet
Bundan dolayı iki tane kaza sahnesini
sergilemeye karar verdik Johannes
bisikletiyle ve kaskıyla Böylesi bir
tehlikeli durumu atlattıktan sonra ben
kasksız ve hiçbir koruyucu takmadan
normal sıradan bir yaya rolüne gireceğim
yani böylesi sakin sokaklara aldanarak
dikkatsiz bir şekilde aniden sokağa
arabanın önüne çıkacağım arabada bulunan
6ı boyutlu güvenlik sisteminin Beni
görüp kaza gerçekleşmeden arabayı
durduracağım Emin olsam da Tedirgin
değilim
diyemem
bu tarz kazalar uzmanlara göre nüfusu
yüksek olan ülkelerde gerçekleşiyor
dünya çapında hayatını kaza sonucu
kaybedenlerin % 62'si Hindistan Çin ABD
Rusya Brezilya İran Meksika Endonezya
Güney Afrika ve mısır gibi ülkelerde
olur ölümcül kazaların % 190' geliri az
olan ve araç sayısı az olan ülkelerde
meydana
gelir
Uzmanlar güvenlik sistemlerinin
gelişmediği veya trafik kurallarının
daha da
sıkılaşmıyor bir sürücünün trafikte ya
da sokakta bir yaya ve bir engel
görmesiyle tepki vermesi Saniyeler
içinde gerçekleşir işte bütün mesele bu
Reaksiyon süreci ve durma mesafesini
kontrol altına almak kaza yapmayı
önlemenin en önemli kısmıdır
insan beyni trafikte birçok uyarım karşı
karşıya gelir beynin her şeyi aynı
derecede algılaması ve gereken tepkiyi
vermesi imkan dışı olduğu için bunları
filtreler ve önemine göre farklı
tepkiler verir beynin bir uyarım
bilinçli bir tepki vermesi için o uyarım
belirli bir yoğunluk seviyesini aşması
gerekir Bu seviye aşıldığında beyin
tepki vermek zorunda kaldığını anlar ve
reflekslerimiz tehlikeli bir durumu
önlemek için müdahale
eder tehlikeyi algılama süreci çok
kısadır ve nevroloji kurallara göre
değişir yani her insanın bulunduğu
duruma göre sinir sistemleri farklı bir
hızda tepki verir
frenleme ile alakalı birkaç faktör göz
önüne alınmalı Bunlar sürücünün
algılaması tepki gösterip frene basması
eş zamanlı fren tekerleri bloke etmesi
tekerlerin sağlam ve kaliteli olması yol
ve hava şartlarıdır
1960'lı yıllarda İngiliz trafik
mühendisleri ABD'nin çeşitli
eyaletlerinde ölümcül kazaların
nedenlerini araştırdılar ardından saat
55 mil hız sınırı tüm ülkede ulan
kariler dışında toplamda ölümcül
kazalara yol açan 30 faktör belirlediler
Bunlardan bazıları kaliteli Yollar
yapılması için harcanan miktarların
yetersizliği hava koşulları polis
personelinin yetersizliği yani 100.000
sivil insana düşen polis sayısının
azlığı tehlikeli sürücüleri takip etme
programlarının düzgün kontrol edilmemesi
ve yolda trafik kontrollerinin
yapılmamasıdır
bu faktörden 6 tanesi önemli olarak
nitelendirildi bunlar Otoban ve
karayollarının kilometre ölçümü motorlu
araç tescil oranında artış devlet
tarafından yapılan Motorlu Taşıt
muayenesi devlet idaresindeki
karayolunun yüzdesi yıllık ortalama
minimum sıcaklık ve sermaye başına gelir
durumu Bunlar önem sırasına göre
yerleştirildi
bilimsel anlamda kaza güvenlik
sistemlerinin nasıl çalıştıklarına Tanık
olduk Peki bu tür yüksek teknolojik
cihazlar gerçek hayatta kazaların
sayısını veya şiddetini azaltabiliyor mu
sürücünün kendi sorumluluğu bu konuda ne
kadar önemli bay March wye bu soruları
sorduğumda ilg açıklamalarda
bulundu iki faktörün de bu konuyu
etkilediğini düşünüyorum ama kesinlikle
Modern Güvenlik ve araçlarda bulunan
güvenlik sistemleri insanların Araba
kullanırken daha güvenli ve dikkatli
kullanmalarını sağlar Dolayısıyla
dikkatli araç kullanma konusunda Modern
Güvenlik sistemlerinin önemli rolü
olduklarını
düşünüyorum Sizce arabalarda kullanılan
bu yeni nesil teknolji
sürücüler kendilerini güvende hissedip
trafikte daha dikkatsiz olurlar
mı Bundan 30 yıl öncesiyle
kıyasladığımızda insanların araçları
daha riskli veya hızlı kullandıklarını
söyleyemeyiz fark ettiğimiz bir tek
nokta var o da şu ki yeni motorların ve
modern arabalardaki cihazlar daha az ses
çıkardıkları için insanlar çoğu zaman
hızlı kullandıklarını fark etmiyorlar
Yani bu konuda birçok faktörü göz önünde
bulundurmak
gerek
her geçen gün araba güvenlik sistemleri
değişmekte ve Gelişmekte 6ı boyutlu
araba güvenlik sistemi de keşfedilmiş bu
muazzam icatlardan bir
tanesi
bir bölümün sonuna daha geldik bugün
yeni nesil araç güvenlik sistemlerinin
trafik kaza oranlarını hangi ölçüde
azaltabileceğini hep beraber Tanık olduk
Ancak şunu belirtmek isterim ki trafikte
Üstün makinelerden ziyade sürücünün
kendisi daima sorumluluğu üstlenmeli Bir
dahaki sefere yeni bir Muazzam icatla
tekrar karşınızda olmak dileğiyle hoşça
kalın
b

saçını astığını gösteren kanıtlar
görebilirsiniz onu damlalara maruz
bıraktılar
yapabilirdi ve o böyle kaldı İşte bu
yüzden screaming M ağzı
açık antik Mısır Yüzyıllardır dünyayı
büyülemiş fakat kumların altından
çıkarılan her şeyin açıklaması kolay
değildir Bence
görüntüler eski teknolojiye ait
tekiler ediyor gibiler bazı keşifler en
deneyimli bilim insanlarını bile
şaşırtmak huzursuz etmekte ve bazen
korkmaktadır
sessizce çığlık atan
mumyalar meydan okuyan sırları saklayan
mezarlara kadar bu buluntular Mısır'ın
geçmişi hakkındaki düşüncelerinizi
tamamen
değiştirecek Bu videoda açıklam ve
tüyleriniz Mısır keşfini gözler önüne
sereceği şini keşfetmeye Hazırsanız
Haydi
başlayalım numara 25 çığlık atan Mumya
Mısır'da bulunan en rahatsız edici
keşiflerden biri değir el bahari ortaya
çıkarılan çığlık atan mum Yağdır
Arkeologlar bu mumyanın sargılarını
açtıklarında ağzı sonuna kadar açık bir
halde acı içinde ölmüş gibi göründüğünü
fark ederek şok oldular
yıllardır bu buluntu hakkında birçok
teori ortaya atıldı Kimileri ani ve
şiddetli bir ölüm sonucu Muhtemelen
zehirlenme olduğunu öne sürerken
bazıları bu durumun onursuz bir defin
şekli nedeniyle Bir İdam cezası
olabileceğini düşünüyor daha da ürkütücü
olanı mumyanın elleri ve ayakları bağlı
halde sarılmış olmasıdır ki bu Kraliyet
defler alışılmadık bir durumdur mumyanın
kimliği belirsizliğini korusa da
bazıları onun Ramses ün oğullarından
babasını tahttan indirmeyi planladığı
iddia edilen Prens paver olabileceğine
inanıyor çığlık atan mumyanın ürkütücü
görüntüsü ve gizemli geçmişi hem bilim
insanlarını hem de Mısır bilimcileri
şaşırtmaya devam ediyor Numara 24
iskenderiye'nin siyah Lahti 2018 yılında
Arkeologlar iskenderiye'de tüyler
ürpertici bir keşif yaptılar yerin
derinliklerine gömülmüş devasa bir siyah
granit lahit kapağı Nihayet açıldığında
içeride bulunanlar bilim dünyasını
hayrete düşürdü tertemiz kalmış
kalıntılar yerine içinde korkunç bir
kırmızımsı kahverengi sıvıya gömülmüş üç
iskelet buldular daha sonra atık suların
sızarak oluşturduğu belirlenen bu sıvı
zaten gizemli olan mezara ürkütücü bir
unsur daha ekledi iskeletlerin durumu ve
lahdin uğursuz görünümü bazılarını bir
lanet veya Karanlık Güçler barındırdığı
korkusuna itti bu endişelere rağmen
bilim insanları doğaüstü bir unsur
ihtimalini ortadan kaldırmayı başardı
ancak keşif hala içeride yatanların
kimlikleri hakkında birçok soru işareti
bırakıyor lahdin devasa boyutu ve
çevresindeki tuhaf koşullar onu Mısır'ın
en rahatsız edici buluntular biri
yapıyor
Numara 23 amarna daki uzaylı benzeri
kafatasları firavuna kenen tarafından
kurulan eski Başkent amarna da yapılan
kazılarda Arkeologlar tuhaf bir şekilde
uzamış insan kafataslarına sahip
iskeletler ortaya çıkardı bu uzaylı
benzeri kafatasları birçok teorinin
doğmasına yol açtı bazıları Antik
Mısırlıların Kafatası şekillendirme
uygulamış olabileceğini öne sürüyor
ancak eski Mısır kültürü
bu geleneğin olduğuna dair Somut bir
kanıt bulunmaması Bu kafataslarının
neden bölgedeki diğer insan
kalıntılarından bu kadar farklı
göründüğüne dair sorular doğuruyor bu
keşif kafataslarının izole Bir genetik
mutasyonu mu yansıttığı Yoksa daha
gizemli bir şeyin kanıtı mı olduğu
konusunda Tartışmalara yol
açtı eski Mısırlıların Dünyamız
dışındaki varlıklarla temas kurmuş
olabileceği Fikri birçok kişinin hayal
gücünü harekete geçirdi ve bu buluntu
bilim insanlarını şaşırtmaya ve rahatsız
etmeye devam
ediyor numara
22 çığlık atan kadın mumya
ancak diğer mumyalarda farklı olarak
hiçbir tören ya da saygı gösterilmeden
gömülmüş Bu da onun bir suçlu ya da
toplumdan dışlanmış biri olabileceğini
düşündürüyor hayatı veya ölümü hakkında
hiçbir yazılı kaydın olmaması bilim
insanlarını cevaptan çok soruyla baş
başa bırakmış
durumda yüzünün kalıcı bir çığlıkla
buruşmuş hali ve uygun olmayan defin
şekli acı ve utanç dolu bir hikayeye
işaret ediyor Bu da bu keşfe trajik ve
ürkütücü bir hava katıyor Numara 21
Gümüş Firavun'un Mezarı 1940 yılında
Arkeologlar psusennes 1'nin mezarını
keşfettiler kendisi daha çok Gümüş
firavun olarak bilinir bu keşfi bu kadar
tüyler ürpertici yapan şey pisus senesin
mezarının tutan kamunun kinin
ihtişamıyla yarışan Ender Kraliyet
gömülerinde biri olması ancak çok daha
az tanınması
Mezarın içinde tamamen saf gümüşten
yapılmış muhteşem bir lahit bulan bilim
insanları şaşkına döndü Gümüş firavunun
hüküm sürdüğü dönemdeki nadirliği
nedeniyle altından daha değerli
sayılıyordu Bu da mezarına ürkütücü bir
zenginlik ve güç havası katıyordu
fakat bilim insanlarını asıl rahatsız
eden neredeyse zamana Meydan okumuş gibi
olağanüstü iyi korunmuş eserler bu defin
düzeni ve pennes 1in hükümdarlığının
etrafındaki Gizem birçok soruyu
beraberinde getiriyor mezar neden bu
kadar iyi gizlenmiş ve acaba firavun
mezarına hangi sırları götürdü Numara 20
Mısır'ın kayıp labirenti Mısır'ın en
gizemli ve ürkütücü keşiflerinden biri
ilk olarak antik tarihçiler herodot gibi
isimler tarafından bahsedilen kayıp
labirent yıllarca bu labirent Bir Efsane
olarak görüldü hiyeroglifler dolu
binlerce odası ve anlatılamaz hazineleri
barındırdığı söylenen yeraltı bir
kompleks ancak havara yakınlarında
yapılan son keşifler labirentin gerçek
olabileceğine bilim insanlarını
inandırdı yerin altını tarayan radarlar
labirentin tanımlarıyla örtüşen geniş
bir yeraltı yapısının varlığını ortaya
çıkardı labirentin olası sırları hem
büyüleyici hem de ürkütücü Eğer antik
anlatılar doğruysa bu labirent mısır
hakkında bildiklerimizi kökten
değiştirecek tarihsel kayıtları
barındırıyor olabilir bu devasa
kompleksin içinde saklananlar ihtimali
bile arkeoloji dünyasında tüyleri diken
diken ediyor Numara 19 DL vahası toplu
mezarı 2014 yılında Mısır'ın dlav
asasında çalışan bir arkeolog ekibi
deneyimli bilim insanlarını bile şaşkına
çeviren bir keşif yaptı birçoğu çocuk
olan 1500'den fazla bedeni içeren bir
toplu mezar iskeletlerin düzensiz bir
şekilde yerleştirilmiş olması ani ve
felaketle sonuçlanan bir olayın
ölümlerine yol açtığını düşündürüyor
daha da endişe verici olan birçok
bedende kırık kemikler ve ezilmiş
kafatasları gibi ağır travma izlerinin
bulunması Kimileri bu toplu ölümün
vebadan veya ölümcül bir hastalıktan
kaynaklanmış olabileceğini öne sürerken
bazıları şiddetli bir istilanın sonucu
olabileceğini düşünüyor
bu kadar çok ölü ve kalıntılarının
korkunç durumu kayıp bir medeniyetin
ürkütücü bir tablosunu çiziyor ve dahla
vasa gerçekte ne olduğuna dair Gizemi
derinleştiriyor Numara 18 sakkara'nın
gizemli kuşu
1898 yılında sakkara da bir mezarda
yaklaşık milattan önce 200 yılına
tarihlenen küçük bir kuş şeklinde obje
bulundu ilk bakışta basit bir tahta kuş
modeli gibi görünüyordu ancak daha
yakından incelendiğinde sıradan bir eser
olmadığı Anlaşıldı kanatlarının modern
uçakların kine benzer şekilde
şekillendirilmiş olması bazı
araştırmacıları bunun uçuşu anlama
yolunda erken bir girişimi temsil
edebileceğini düşünmeye yöneltti sakkara
kuşu bitmek bilmeyen spekülasyonlara
konu oldu bazıları eski Mısırlıların
aerodinamik konusunda tahmin edilenden
çok daha erken bilgi sahibi
olabileceğini öne sürüyor diğer ise bu
objenin sadece bir çocuk oyuncağı ya da
dini bir sembol olduğunu savunuyor yine
de modern uçaklara ürkütücü benzerliği
bilim insanlarını diken üstünde tutuyor
ve bu keşfin henüz tam olarak
anlayamadığımız eski teknolojilere
işaret edip etmediğini düşündürüyor
numara 17 asvan daki bitmemiş dikili taş
asvan taş ocaklarında Mısır'ın en
gizemli yapılarından biri yatıyor
bitmemiş Dikili Taş Eğer tamam olı tarte
dikilmiş en büyük Dikili Taş olacaktı
Ancak bu devasa taş yapımının yarısında
gizemli bir şekilde terk edilmiş
yaklaşık 1200 ton ağırlığında olduğu
tahmin edilen Dikili Taş granitte oluşan
çatlaklar nedeniyle yarım kalmış durumda
bilim insanlarını şaşırtan şey ise
sadece Dikili taşın boyutu değil aynı
zamanda onu yontmak için kullanılan
teknikler sınırlı
teknolojileri Mısırlılar bu devasa
yapıyı nasıl taşımayı planlamış
olabilirlerdi Dikili taşın yarım kalmış
hali Mısırlıların Mühendislik alanında
bile karşılaştığı büyük zorluklara
işaret ediyor ve Neden tamamlanmadığı
hala
bilinmiyor Bu projenin Muazzam boyutu ve
iddiası hem hayranlık uyandırıyor hem de
korkutuyor Numara 16 sakara ki serapeum
saka'nın kumlarının altında kutsal apis
boğaların gömüldüğü geniş bir yeraltı
kompleksi olan serapeum yer alıyor Bu
boğalar Tanrı pah birer enkarnasyonu
olarak
tapınılan Auguste mariette tarafından
keşfedilen serapeum her biri 70 tona
kadar çıkan devasa granit lahitlerden
oluşuyor bilim insanlarını ürküten şey
bu taş lahitlerin yontulmak olağanüstü
hassasiyet öyle kusursuz ki modern
makine işçiliğini
bu lahitler devasa ağırlıklarına rağmen
yeraltına taşınmış ve mezarlarına modern
mühendislik harikaları la
kıyaslanabilecek bir hassasiyetle
yerleştirilmiş Antik Mısırlıların bu işi
nasıl gelişmiş aletler olmadan başardığı
Mısır arkeolojisinin en ürkütücü
gizemlerinden biri olmaya devam ediyor
Numara 15 abidos helikopter
hiyeroglifleri abidos seti tapınağında
taşa kaz dizi hiyeroglif Büyük bir
tartışma ve hayranlık kaynağı haline
gelmiştir Bu hiyeroglifler helikopter
uçak ve denizaltı gibi modern araçlara
benzeyen şekiller göstermektedir bu
teknolojilerin var olmasından Binlerce
yıl önce Kimileri bu figürlerin aslında
tesadüfen modern makineleri andıran
aşınmış oymalar olduğunu savunurken
diğerleri antik dönemde gelişmiş
teknolojinin bilindiğini veya Dünya dışı
eten söz edilebileceğini öne sürüyor bu
helikopter hiyeroglifleri Komplo
teorisyenlerinin ve arkeologların hayal
gücünü harekete geçirmiş durumda henüz
kesin bir cevap bulunamamış olsa da bu
oymalar onlara bakanları şaşırtmaya
devam ediyor ve eski Mısırlıların bilgi
sınırları hakkında ürkütücü sorular
uyandırıyor numara 14 tutan kamu'nun
mezarının laneti Mısır tarihinin en ünlü
ve korkutucu keşiflerinden biri kamunun
mezarına atfedilen lanettir 1922 yılında
İngiliz arkeolog Howard Carter genç
firavunun mezarını açtığında keşifle
bağlantılı birçok kişinin gizemli
şekilde ölmesiyle lanet söylentileri
hızla yayıldı kazıyı finanse eden Lord
carnarvon Mezarın açılmasından Kısa bir
süre sonra hayatını kaybedince firavunun
huzurunu bozan herkese yönelik doğaüstü
bir lanetin olduğu söylentileri
alevlendi modern bilim bu ölümlerin
çoğunu doğal nedenlere veya Mezarın
içindeki zararlı bakteri ve küflerin
etkisine bağlasa da lanet Efsanesi bilim
dünyasında hala ürperti yaratıyor
böylesine eski bir şeyin modern kaşifler
üzerinde hala etkili olabileceği fikri
hem heyecan verici hem de korkutucu
Numara 13 dah şurunbulali
inşa ettirilen eğik piramit bu Piramidi
özellikle tuhaf kılan şey alışılmadık
şeklidir tabanda dik bir açıyla başlayan
Yapı yarı yolda daha yumuşak bir eğime
geçerek aniden eğik bir form kazanır Bu
sıra dışı tasarım yıllardır bilim
insanlarını şaşırtıyor Kimileri bunun
bir mimari hata olduğunu ve
mühendislerin İnşaat sırasında açıyı
değiştirmek Zorunda kaldığını düşünürken
bazıları bunun kasıtlı bir tasarım
tercihi olabileceğine inan
Sebebi ne olursa olsun eğik Piramit
piramit inşasının erken dönem
denemelerinin ürkütücü bir kanıtı olarak
ayakta duruyor ve olası başarısızlıklar
ile çöküşler yol açmış olabileceği
bilinmeyen trajedilere işaret ediyor bu
esrarengiz yapı ve ardındaki gizemli
tasarım kararları inceleyenleri hem
büyülüyor hem de korkutuyor numara 12
Ramses ün boğazındaki
yara Mısır'ın 20
hanedanında çı firavunlardan biriydi
ancak ölümü Mısır tarihinin en büyük
gizemlerinden biri olarak kalmıştır
yıllarca tarihçiler firavunun eşi
kraliçe tie ve oğlu penava düzenlenen
Harem komplosu sırasında öldürülmüş
olabileceğini öne sürdüler ancak 2012
yılına kadar Ramses ün mumyası üzerinde
yapılan bir tomografi taraması boğazında
derin bir kesiği ortaya çıkararak onun
gerçekten cinayete kurban gittiğini
doğruladı yaranın hassasiyeti bu kesinin
Muhtemelen Komplo sırasında bir
Suikastçi tarafından kasten yapıldığını
düşündürüyor bu dehşet verici keşif
Mısır'ın en güçlü hükümdarlarından
birinin şiddetli bir sonla öldüğünü
doğruladığı için bilim insanlarını
huzursuz etti Ramses ü'nün saltanatı
üzerindeki ihanet ve ölüm hissi hala
ürkütücü bir şekilde sürüyor
Numara 11 osiris'in mezarı 2015 yılında
Arkeologlar Nil'in Batı kıyısında
sembolik bir osiris mezarı olduğunu
düşündükleri bir yapıyı ortaya
çıkardılar şeyk Abdel Kurna nekropolü
yakınlarında bulunan bu mezar antik
Mısır Tanrısı osiris'in efsanevi mezar
yerini yansıtmakta ve merkezde osiris
heykeli olan antik ritüelleri Betimleyen
oymalar süslenmiş görkemli bir odayı
içermektedir mezar osiris'in yeraltı
dünyas mezarını anlatan efsanelere
benzer şekilde bir dizi odaya açılan bir
Şaft barındırıyor bu keşif bilim
insanlarını hem heyecanlandırdı hem de
ürküttü gerçek bir tanrı mezarı olmasa
da bu yapının varlığı eski Mısırlıların
mitlerini gerçek hayatta canlandırmak
için ne kadar ileri gittikleri hakkında
ürkütücü sorular ortaya çıkarıyor ve bu
dini yapıların hala hangi derin
gizemleri sakladığını düşündürüyor
Numara 10 doğmamış bebeklerin mezarı
Mısır'da yapılan en rahatsız edici
keşiflerden biri firavun tutan kamunun
mezarında bulundu genç kralın yanına
gömülen hazineler arasında Arkeologlar
iki küçük tabut içinde mumyalanmış iki
ölü doğmuş bebek kalıntısı buldular DNA
analizleri bu bebeklerin büyük ihtimalle
tutan kamunun kızları olduğunu doğrula
da annelerinin kimliği bilinmiyor
mumyalanmış bebeklerin varlığı bilim
insanlarını şok etti bu
tutan kamunun kişisel hayatının tarihten
gizlenmiş trajik bir yönünü gözler önüne
seriyor Binlerce yıl boyunca korunmuş
olan bu küçücük mumyalanmış bebek
kalıntılarının ürkütücü görüntüsü mezarı
inceleyenleri derinden etkiliyor ve
Krallar için bile hayatın ne kadar
kırılgan olduğunu ürpertici bir şekilde
hatırlatıyor Numara 9 Abu simbel'in
Güneş hizalanması Ramses tarafından inşa
ettirilen
tapak Kompleksi devasa firavun
heykelleri ve etkileyici mimari
hassasiyetiyle ünlüdür Yılda iki kez 22
Şubat ve 22 Ekim'de güneş ışınları
tapınağın iç kutsal alanına ulaşarak
Ramses ve iki tanrının heykelini
aydınlatır ancak yeraltı dünyasının
Tanrısı PIN heykeli karlıkta kalır bu
güne hizalam
tamlığı yıldan uzun bir süre önce inşa
edildiği göz önüne alındığında bilim
insanlarını hayrete düşürüyor daha da
ürkütücü olan
1960'larda asvan barajının yapımı
nedeniyle tapınağın taşınması
gerektiğinde mühendislerin bu Güneş
fenomenini Yeniden kusursuz bir şekilde
oluşturmaları dı Antik Mısırlıların
modern aletler olmadan böylesine
astronomik bir kesinliğe ulaşabilmeleri
bilim insanlarını hem hayranlık içinde
bırakıyor hem de onların Evren bilgisi
karşısında Tedirgin ediyor numara 8
gizemli sfenks'in başı gize büyük sfenks
antik Mısırın en ikonik simgelerinden
biridir ancak hala gizemini korumaktadır
bilim insanlarını bugüne kadar şaşırtan
şey sfenks'in başının devasa gövdesine
göre Orantısız derecede küçük olmasıdır
bazı araştırmacılar sfenks'in aslında
bir aslan ya da başka bir hayvan olarak
yapıldığını ve başının Sonradan bir
firavun Muhtemelen Anıtı yaptırdığı
düşünülen kefren suretine oyulduğunu öne
sürüyor ancak sfenks'in gerçek yaşı da
tartışma konusudur bazı uzmanlar yapının
piramitlerden bile daha eski
olabileceğini su erozyonuna bağlı aşınma
izlerine dayanarak ileri
sürmektedir Eğer bu doğruysa antik Mısır
uygarlığının zaman çizelgesine dair
bildiklerimizi tamamen altüst eder ve
Bazılarına göre sfenks'in orijinal
yapısını çok daha eski bilinmeyen bir
uygarlığın inşa etmiş olabileceği
ihtimalini gündeme getirir numara 7 hufu
gemisi
1954 yılında gizek büyük piramidin
yakınında gömülü halde piramidin
yapıcısı firavun hufu ait devasa sağlam
bir ahşap gemi ortaya çıkarıldı 43
metreden uzun olan bu gemi titizlikle
parçalarına ayrılarak gömülmüş firavunun
öteki dünyadaki yolculuğu için yeniden
monte edilmeye hazır bırakılmıştı
geminin işçiliği hayranlık uyandırırken
bilim insanlarını Tedirgin eden geminin
olası çift amaçlı kullanımıdır
Kimileri bu geminin sadece bir güneş
kayığı değil aynı zamanda kufunun yaşamı
sırasında da kullanıldığını Hatta belki
piramit inşasında malzeme taşımada rol
oynamış olabileceğini düşünüyor geminin
yapımındaki hassasiyet ve mükemmel
şekilde korunmuş olması antik Mısır
teknolojisinin yetenekleri ve gizemleri
hakkında ürkütücü sorular ortaya
çıkarıyor bilim insanları Mısır'ın
kumlarının altında hala hangi ileri
bilginin saklı olduğunu merak ediyor
numara 6 altın mumyalar Vadisi
1996 yılında arkeolog zahi Havas
bahariya vahası şaşırtıcı bir keşif
yaptı altınla kaplı yüzlerce
Mumya altın mumyalar Vadisi olarak
adlandırılan Butik mezarlıkta çoğu
ayrıntılı altın maskeler ve ihtişamlı
mücevherlerle süslenmiş 250'den fazla
Mumya bulundu bilim insanlarını
endişelendiren şey yalnızca mumyaların
sayısı değil aynı zamanda neredeyse
kusursuz korunmuş olmalarıydı bu
mumyaların Grek Romen dönemine ait
olduğu düşünülüyor ve gömüldükleri büyük
zenginlik bu mezarların amacına dair
soruları gündeme getiriyor Bunlar Zengin
elitler miydi yoksa mezarları daha
ritüelistik bir amaca mı hizmet ediyordu
mezarlığın ihtişamı ve büyüklüğü onu
Mısırın en rahatsız edici keşiflerinden
biri yapıyor bilim insanları kumların
altında daha fazla altın Mumya olup
olmadığını merak ediyor numara 5
sfenks'in altındaki gizli tüneller
Yüzyıllardır gize dei büyük sfenksin
altında gizli Odalar ve tüneller
olduğuna dair söylentiler dolaşmakta
Hatta bazıları buranın antik bilgilerin
saklandığı efsanevi kayıtlar salonunu
barındırabilecek
1990'larda yapılan Sismik taramalar
sfenks'in pençelerinin altında boşluklar
olduğunu ortaya çıkardı ve gizli
geçitlerin varlığına dair
spekülasyonları körükledi kayıtlar
salonunun varlığını destekleyen kesin
bir kanıt henüz bulunmamış olsa da
Mısır'ın en ikonik anıtlarından birinin
altında Keşfedilmemiş tüneller olma
ihtimali heyecan vericidir bu tün
hangi sırları barındırıyor olabilir
belki de kayıp hazinelere ya da daha
eski bir Uygarlığa ait unutulmuş
bilgilere mi açılıyorlar bu Gizem bilim
insanlarını ve kaşifleri hem
heyecanlandırıyor hem de
ürkütüyor numara 4 tutank kamu'nun
mezarındaki Gizli Oda tutank kamu'nun
mezarı arkeoloji tarihinin en ünlü
keşiflerinden biri olsa da son bulgular
Bu Mezarda düşündüğümüzden daha fazlası
olabileceğini gösteriyor 2015 yılında
Mezarın radar taramaları duvarların
arkasında gizli Odaların varlığına
işaret eden anormallikler ortaya çıkardı
bazı Mısır bilimciler bu odalarda mezarı
hiç bulunamamış olan kraliçe
nefertitinin kalıntılarının
olabileceğine inanıyor nefertitinin
mezarının genç kralın dinlenme yerinde
bulunma ihtimali heyecan verici
olasılıkları beraberinde getirirken onun
mezarının neden tutan kamun bu kadar
yakın bir yere gizlenmiş olduğu
konusunda da ürpertici sorular
doğuruyor tarihin en ünlü mezarlarından
birinin duvarlarının Ardında neyin
gizleniyor olabileceği düşüncesi bilim
insanlarını sürekli diken üstünde
tutarken yanıtları bulma çabaları devam
ediyor Numara 3 K5 mezarı gizli bir aile
mezarı krallar vadisi'nde bulunan K5
mezarı ilk başta sıradan bir Gömü alanı
olarak düşünülmüştü ancak kısa sürede
Mısır arkeolojisinin en büyük ve en
önemli keşiflerinden Biri haline geldi
kazılar kv 5'in 120'den fazla odaya
sahip devasa bir yeraltı mezarı olduğunu
ve firavun Ramses ikincinin oğullarının
Gömü yeri olarak kullanıldığını ortaya
çıkardı bilim insanlarını şaşırtan şey
Mezarın büyüklüğü ve karmaşıklığı oldu
Odaların birçoğu hala kılmaya devam
ederken Bu aile mezarının ölçeği
gerçekten ürkütücü bilim insanlarını
daha da meraklandıran şey mezarda daha
Keşfedilmemiş bozulmamış Gömü odalarının
bulunma ihtimali Bu da kv 5'i bir hazine
deposu Ve muhtemelen daha fazla Kraliyet
mumyasının evi yapıyor Mezarın büyüklüğü
ve hala sakladığı sırlar arkeologları
hem heyecanlandırıyor hem de
karşılaşabilecekleri şeyler konusunda
temkinli olmaya itiyor numara 2 dendere
ampulleri Mısır arkeolojisinde en
tartışmalı ve ve rahatsız edici
keşiflerden biri dendera daki hator
tapınağında bulunur Yeraltındaki Bir
mezar odasının duvarlarında büyük
ampullere ve güç kaynaklarına bağlı gibi
görünen oymalar vardır dendera ampulleri
olarak bilinen bu tuhaf tasvirler
bazılarını Antik Mısırlıların Binlerce
yıl önce elektrik teknolojisine erişimi
olduğu yönünde spekülasyon yapmaya
itmiştir şüpheciler ise bu oymaların
Yaratılış ve bereketi simgeleyen nilüfer
çiçekleri ve yılanlar olduğunu savunur
ancak modern ampullere çarpıcı
benzerliği araştırmacıları şaşırtmaya
devam eder ve tarihin derinliklerinde
kaybolmuş ileri teknoloji teorilerini
körükler yanlış bir yorumlama mı yoksa
gerçek bir Gizem mi olduğu
belirsizliğini koruyan dendere oymaları
Mısır'daki en tuhaf ve rahatsız edici
buluntulardan biri olarak kalmaya devam
ediyor numara 1 meçu dev mezarı 2017
yılında sakkara yakınlarında bir mezarı
kazmakta olan Arkeologlar şok edici bir
keşif yaptı 2 metreden uzun bir insan
iskeleti kalıntılar Mısır'ın 3
hanedanına tarihlenmektedir
Bu dev bilim insanları arasında
hararetli Tartışmalara yol açtı bazıları
bireyin aşırı Büyüme hormonu sebebiyle
ortaya çıkan Nadir bir durum olan
gigantizm hastalığına sahip
olabileceğini düşünüyor diğerleri ise
antik Mısır kültüründeki devlerle ilgili
mitlere ve efsanelere işaret ederek bu
keşfin bölgenin folkloruna bağlantılı
olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor
Kraliyet mezarlığında böylesine büyük
bir iskeletin bulunması Mısır'ın zaten
esrarengiz olan antik tarihine bir Gizem
katmanı daha ekliyor
bu keşifler antik Mısır'ın Hala bizi
şaşırtan korkutan ve ilham veren Sırlar
barındırdığını kanıtlıyor Eğer bu
ürkütücü ve tüyler ürpertici keşifleri
açığa çıkarmaktan keyif aldıysanız
kanala abone olmayı ve bildirim zilini
açmayı unutmayın her hafta dünyanın en
gizemli antik medeniyetlerine
derinlemesine Dalan videolar
yayınlıyoruz izlediğiniz için
teşekkürler bir sonraki videoda görüşmek
üzere m

mi Evet değerli izleyiciler belgesel
programımıza hoş geldiniz Bu hafta
sizler için doktorları yakından
inceleyeceğiz doktorus olarak
adlandırdığımız bu tür ailesine ve
sevdiklerine virüs bulaştırmamak için
aylardır lojmanda kalmaktadır
abone ol
Ben Her Sabah uyanır uyanmaz Telefona
yeni bir tehdit mesajı gelmiş mi diye
bakar hasta yakınlarından aldığı tehdit
mesajları okuduktan sonra hazırlanan
doktoruz nöbetçi ter almak için
hastanenin yolunu tutar var aylardır
komut 19 virüsünü bitirmek için büyük
fedakarlıklar gösteren tür ümüz diyor
Siz insanları görünce görmüyorum ben
gelme yoluna devam eder hastane önündeki
hasta yakınlarına görünmemek için
genelde arka kapıyı kullanırlar
bu nöbetine çalışma arkadaşından tam
tatile devralan pürüzlerine bildiği
kadar direnir bir olay indikten sonra
çok zorlu bir ameliyata giren Türkümüz
bütün uğraşlara rağmen hastayı kurtarmaz
ameliyattan düzgün bir şekilde çıkan
doktoruz odasının yolunu tutar koridorda
vefat eden hasta yakınıyla karşılaşır
Doktor Babamın durumu nasıl maalesef
bütün müdahalelere rağmen amazı
kaybettik nasıl kaybedersiniz var
Eve geldiğinde Tatlım beğendin mi
gerçekleşmiştir artık nöbetin yavaş
yavaş sonuna gelen Türkümüz tükenmiş bir
vaziyette nöbetini devam eder
ve doğramış olduğu saldırıda hafif
yaralandığı için şanslıdır
abone ol
doğum günü vermiş olduğu stres ve
yoğunlukla yatağa uzanan Türkümüz bir
sonraki gün yine aynı tehditler ve
saldırıya karşı mücadele etmek için
uykuya dalar bir belgesel imizin daha
sonuna geldik sağlıcakla kalan
kanalımıza abone olmayı unutmayın ha
[Müzik]
abone ol

abone ol ve tarım ve orman bakanlığı
çölleşme ve erozyonla mücadele Genel
Müdürlüğü sular
bu belgesel canları ve kanlarıyla Vatan
toprağını düşman işgalinden kurtaran
şehit gazi ve atalarımızın Aziz
hatıralarına 2021 İstiklal Marşı ve
Sakarya Meydan Muharebesi'nin 100'üncü
yılı çölleşme ve erozyonla mücadele
Genel Müdürlüğü kültür hizmeti olarak
hazırlanmıştır
bir Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al
sancak sönmeden yurdumun üstünde tüten
li en son ocak O benim milletimin
yıldızıdır parlayacak O benimdir o benim
milletimindir ancak
bu vatan toprağı
toprak anadır at Other i Oh balığın
hamurudur toprak uğruna can verilen
toprak vatandır bu toprakların Vatan
olmasında atalarımız büyük bedeller
ödedi Aziz Vatan toprağı uğruna sayısız
Şehitler verildi cepheden cepheye koşan
yıllarca Vatan toprağını savunarak
Anadolu'yu bize ebedi yurtyapan ecdadın
torunları olarak dedelerimize borcumuz
var
oğlum Sanki Cumhurbaşkanı tarafından
Akif İstiklal Marşı'nı Sen burayı Mehmet
Akif ilan edildi abis çölleşme ve
erozyonla mücadele gelebiliyorlar
geliştirmiş olduğumuz sorularımıza
Toprak özümüz korumak sözünüz Bizim her
türlü çalışmalarımıza toprağın ölümüne
bizim hamurumuzu Toprak insan olarak
zina hamurumuzu Sokak size bir toprak
çok önem veriyoruz 500
340 milyon parası ve uzunluğunu düşürdü
İnşallah bunu önümüzdeki yıllarda çok
daha fazla düşünmeye
düşünüyoruz ama biz sadece Opera kalbime
değil aynı zamanda toplam korunması
veriminin artırılması ciddi anlamda
sürecindeyiz
yani Adamın ne kadar önemli olduğunu bir
şaka ortaya çıkmış oldu ama size Biz hem
toprağın verimliliğini
büyük bir ve Katkı sağlamak istiyoruz
toprağı Vatan yapanlar
bugün uğuruna sayısız Can verilen Vatan
toprağını çölleşme ve erozyondan korumak
için çölleşme ve erozyonla mücadele
Genel Müdürlüğü devlet ve millet
işbirliği ile çalışmalar yapmakta
orta kutsal Vatan toprağını bizlere
emanet eden Hı hı sadece son yüzyılda 93
harbi'nin yaraları kapanmadan yemen'de
Trablusgarp'ta Balkanlar'da çalışmalara
katılmış Sarıkamış'ta Ruslara direnmiş
kop Dağı'nı ikinci Plevne yapmış
Çanakkale'nin Geçilmez liğini haykırmış
esir kamplarında ölüm kalım mücadelesi
verirken Vatan toprağı hasreti çekmişler
esaretten Vatan toprağına döndükten
sonra da Milli Mücadele'ye katılmış lar
Tarihin en önemli Meydan muharebeleri
nden Sakarya'da destanlar yazmışlar
Kurtuluş Savaşı'nda da yunanı Ege
Denizinin sularına kadar kovalamış
atalarımızla ne kadar durur ve ohur
Duysak azdır
bu yolcu bilmeden gelip bastığın bu
Toprak bir devrin battığı yerdir Eğil de
kulak ver bu Sessiz yığın bir vatan O
kalbinin attığı yerdir
bir
o yüz yıl önce milletimize korkma diye
seslenmiş ordumuza moral vermişti
zaferler tarihimizin en büyük Meydan
muharebelerinde Nolan Kurtuluş
Savaşı'mızın dönüm noktası Sakarya
Meydan Muharebesi için devlet ve millet
el ele vermiş işgali son vermeye
hazırlanıyordu Kurtuluş Savaşı ve Milli
Mücadele'nin taşıdığı anlamı Emel
iyileştirmek Türk ordusunda Coşku
uyandırmak ve bu coşkuyu gelecek
nesillere taşıyabilmek adına İstiklal
Marşı'na ihtiyaç duyuldu kuzu
Genelkurmay Başkanlığının isteği üzerine
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yedi
Nisan 1920'de gazetelere verilen
ilanlarla İstiklal Marşı için bir
yarışma düzenlendi seçilen marşın
güftesi bu sesi için 500'er lira para
ödülü verilecek tiyar ış Maya 724 şiir
katıldı şiirlerin hiçbiri beklenen
başarıya ulaşamadı Milli Eğitim Bakanı
Hamdullah Suphi Tanrıöver Mehmet Akif'e
başvurdu Akif para için böyle bir şiiri
yazmayacağım ifade edince bu konunun
istediği gibi çözüldü sözü verildi Akif
bu parayı Şehit dul ve yetimlerine
meslek öğretmek için kurulan derneğe
bağışladı Akif her mısrası Milli
Mücadele coşkusunu imanla yorulmuş Milli
Mücadele insanını anlatan İstiklal
Marşı'nı Ankara'da Tacettin Dergahı'nın
da dur ruhla yazdı 17 Şubat 1921'de
yazdığı İstiklal Marşı bir Mart 1921'de
Hamdullah Suphi tarafından Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nde okundu oldu
Oy
kurban olayım çehreni ey nazlı hilal
Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu
celal Sana olmaz dökülen kanlarımız
sonra helal Hakkıdır Hakk'a tapan
milletimin istiklal
Salih İstiklal Marşı coşkusu
a yüz yıl sonra Türkiye Büyük Millet
Meclisi mecliste grubu olan tüm
partilerin katılımı ve
milletvekillerinin oybirliğiyle 2021
yılı İstiklal Marşı yılı ilan edildi
çölleşme ve erozyonla mücadele Genel
Müdürlüğü olarak İstiklal marşıyla
Dolayısıyla kültürel etkinlik yapmak
gençlerimize İstiklal ve İstikbal ruhu
ve heyecanı vermek için Vatan toprağı
adlı belgeseli hazırladık Yüzyıl sonra
da gençlerimiz Akif rol model alıyor
kutsal Vatan toprağını koruyor istik
Evet şu huyla yetişip istikbalimizin
teminatı olmaya devam ediyor Vatan
topraklarını bize emanet eden Aziz
şehitlerimize iş adımıza layık olmayı
sürdürüyor toprağımızın özümüz olduğuna
ve onu koruyup geliştirme mizin gerekli
olduğuna inanıyoruz
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme
tanı Düşün altındaki binlerce kefensiz
yakalı Sen şehit oğlusun incitme
yazıktır atanı
Verme dünyaları alsan da bu cennet
vatanı
ki devlet ve millet olarak 7'den 70'e
herkesin aynı inanç ve heyecanla
ezberlediği gençlerimizin coşkuyla
birlikte okuduğu İstiklal Marşı'nın her
mısrasında tarih medeniyet ortak
değerler batan toprağına sahip çık Bu
bayrak aşkı verilmekte Akif'in Kahraman
olduğumuz armağan ettiği Milli Marşımız
milletimizin tüm fertlerine aynı
heyecanı veren İstiklal harbimizin ruhu
ve coşkusu dur devletinizin devamı
milletimizin birlik ve beraberliğine
güvenlik saldırılar karşısında ay
yıldızlı bayrağımızın altında toplanmaya
hazır milletimizin ortak vicdanına hitap
eden sesidir İstiklal Marşı Kurtuluş
Savaşı'nda vatanı kurtarmak için Gözü
Yaşlı Analar ve çileli babalar
canlarından çok sevdiği evlatlarını ya
istiklal ya ölüm diyerek bakan savunması
için cephelere göndermiştir Şehit
mehmetçiklerin kanalları ve
gazilerimizin kahramanlıklarıyla Esaret
zincirleri kırılmış özgür ve bağımsız
Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur
Ben ezelden beridir hür yaşadım hür
yaşarım Hangi çılgın bana zincir
vuracakmış Şaşarım
çok şükür emiş sel gibiyim bendimi
çiğner aşarım Yırtarım dağları Enginlere
sığmam taşarım
Sakarya'dan zaferler tarihi Akar
bir toprak der basar geçeriz ama Toprak
Bayrakları bayrak yapan uğrunda Şehit
olunan en kıymetli varlığımızdır toprak
değil Basıp Geçme düşün insanoğlunun
hamurudur Toprak milletimizin yurt
edinip Vatan yaptığı Toprak ama
unutulmamalıdır ki toprağa bu kadar
önemli kılan en büyük arkadaşı yeşil
örtüsü doğal güzelliği su kaynakları ve
bağrından çıkan toprağa hayat veren
nehirler dir Sakarya Nehri'nin suladığı
topraklarda kuruluş ve kurtuluş Destanı
mıza ev sahipliği yapmıştır
bu Sakarya Nehri'nden Sadece su akmaz
zaferler tarihimizde Akar Osmanlı'dan
Türkiye Cumhuriyeti'ne
Sakarya Nehri kuruluş ve kurtuluş
Destanı mıza canlı şahitlikte yapmıştır
Sakarya Nehri işgaller yaşamış zaferler
görmüş hainlikler e şahit olmuştur
Bu Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası
olan Sakarya Meydan Muharebesi'nin
zaferle sonuçlandığı Sakarya Nehri'nin
beslediği Topraklar başta olmak üzere
Jun Vatan topraklarımız günümüzde sinsi
düşman kuraklık çölleşme ve erozyonla
tehlikesi altındadır toprağımızın en
büyük düşmanlarından birisi de çölleşme
ve erozyonla dur Toprak erozyonla
kaybolup gittiğinde bir daha geri
kazanılmayan bir servettir toprak
çölleşme den canımız gibi korumamız
gereken Ecdat yadigarı mirası en büyük
zorluklarla kazanılan bu toprakların
çölleşme ve erozyondan korunması sadece
çölleşme ve erozyonla mücadele Genel
Müdürlüğü çalışanlarının görevi değildir
Gelin hep birlikte Vatan topraklarımızı
koruyalım çölleşme ve erozyonla mücadele
Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarına destek
olalım
tarihler 23 Nisan 1920'ye gösterdiğinde
Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır Cuma
Anadolu Mustafa Kemal Paşa ve silah
arkadaşlarıyla milli Kurtuluş
seferberliği başlatırlar Yunan Ordusu
Büyük Millet Meclisi'nin bulunduğu
Başkent Ankara'nın yanı başında Polatlı
ve Haymana'ya kadar gelmiş Sakarya Ovası
askeri tarihin kaydettiği en uzun
sürecek Meydan muharebesine hazırlanıyor
Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın tarihe geçen
şu sözleri Anadolu topraklarında
yankılanıyor duk Hattı müdafaa bu sathı
müdafaa vardır O satıh bütün vatandır
Vatanın her karış toprağı
vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk
olunamaz Gazi Mustafa Kemal Atatürk
bu zaferler tarihimize altın harflerle
geçecek Sakarya Meydan Muharebesi için
ordumuz hazırlık yapar yirmiikigün 22
gece sürecek tarihin en uzun Meydan
Muharebesi için Başkomutan Mustafa Kemal
Paşa'nın önderliğinde
devlet ve millet Kuvayi Milliye ruhuyla
Tek Yürek olmuştu bir arada başlayan
geri çekilme 238 yıl sonra durdurulacak
karşı taarruz başlayacak düşmana du
dönecekti Yunanlıların şiddetli
taarruzlarına karşı ordumuz yer yer geri
çekilmek zorunda kalır Sakarya Ovası
Polatlı ve hayvana bölgesindeki köyler
vadiler ve bu tarihinin en uzun süreli
Meydan Savaşı'na sahne olmakta gönüllü
alaylar dan oluşan ordumuz Vatan
toprağını savunmak için etten ve
kemikten kaleler örnek dediler Ve
Mehmetçik kanıyla zaferler tarihimize
altın harflerle geçecek Sakarya Meydan
Muharebesi destanını yazar
batan ve toprak sevgisi
o Bir Dünya Harbi ve Kurtuluş Savaşı'nda
vatanı kurtarmak için Gözü Yaşlı Analar
ve çileli babalar canlarından çok
sevdiği evlatlarını ya istiklal ya ölüm
diyerek Vatan toprağını savunması için
cephelere göndermiştir şehit
mehmetçiklerin tarları ve gazilerimizin
kahramanlıklarıyla Esaret Zincirlerini
kırılmış Vatan toprağı Kurtulmuş özgür
ve bağımsız Türkiye bu devleti
kurulmuştur
sebep ve sonuçlarıyla dünya harp
tarihinde en uzun süren Meydan
Muharebesi olarak geçen Kurtuluş
Savaşı'nın dönüm noktası olan
yirmiikigün 22 gece süren Sakarya Meydan
Muharebesi'nin geçtiği Haymana ve
Polatlı'daki Karapınar kadar yağı
Polatlı Merkez Karatepe dua ve
Kartaltepe koca bayırtepe çaldağı
yıldızlı a Toydemir sarı çaltepe koca
dere tepe Kızıl kırma ve iki sefer
türbetepe gazitepe inler ve mangalda
bölgesi koruma altına alındı Bu bölgeler
Şehit torunları
Fatihalar okumak üzere ziyarete bekliyor
zaferler tarihinize adını altın
harflerle yazdıran Sakarya Meydan
Muharebesi'nin geçtiği Vatan toprakları
gelecek nesillere milli bir miras olarak
bırakılması için Devletimiz bölgeyi ta
değil Milli Park ilan edilerek koruma
altına alıp anıtlar ve şehitlikler
yaptık çölleşme ve erozyonla mücadele
eden Toprak canlıların hayat kaynağıdır
toprak demek tarım ve hayvancılık
yemektir bugün Dünya nüfusunun gıda
ihtiyacının iki temel direği olan bu
sektörler çölleşme ile birlikte Sen
denemektedir dünyanın hemen her
kıtasında farklı bölgelerde üretim
imkanı çeşitli düzeylerde etkilenmekte
ve kuraklık tehlikesiyle yüzleşmek tedir
iklim bir coğrafyada bilindik düzeninden
farklılaşmaya başladığında sıcakları
kavurucu soğuklar dondurucu olduğunda
yağmurlar Nazlı alıp rüzgarlar
hırçınlaştı ında yaklaşan Tehlikenin
ismidir çölleşme
ve insanlar tarih boyunca ihtiyaçlarını
karşılamak amacı bu tabiatta
bütünleşerek yaşamışlar ve nimetlerinden
azami şekilde
yararlanmaya çalışmışlardır tarihte
doğal kaynaklarını akıllıca ve ustalıkla
kullandıkları sürece refah içinde
yaşayan uygarlıklar doğal kaynakların
bozulumu yla tarih sahnesinden silinmiş
lerdir deniz kıyısında genellikle
Akarsuların denize döküldüğü alanlarda
erozyonla gelen Topraklar ve ince
kumların dalga ve rüzgarın etkisiyle
karaya doğru taşınması sonucu oluşan
türüne kıyı kumulu Deniz kıyısından uzak
eski Göl ya da Akarsu yataklarında
oluşan tür Neyse karasal kumul
denmektedir kumullar kendine özgü Flora
ve faunası ile ekosistemin önemli bir
parçasıdır
o Türkiye'nin çölleşme tehlikesiyle
karşı karşıya kalmasındaki en önemli
etmen olarak erozyon karşımıza çıkmakta
bu sahip olduğumuz arazilerden yer
değiştiren toprağın yani Erozyonun yüzde
53 nokta 66'sı merak yüzde
38.70 biri tarım alanlarında ve yüzde
4.17 City orman alanlarında meydana
gelmektedir çeşitli şiddetteki erozyon
ların etkisinde kalmak da Türkiye'nin
büyük bir bölümü çölleşme riski altında
bulunmaktadır
bir Gazi Mustafa Kemal Atatürk çölleşme
ve erozyonla mücadelede en etkili yöntem
olan ağaçlandırmaya büyük önem vermiştir
1937 yılından başlayarak ağaçlandırma
için özel yasalar çıkartılmış aynı yılı
ağaçlandırma ve erozyon kontrolü
çalışmaları Orman Genel Müdürlüğü
bünyesinde Şube Müdürlüğü seviyesinde
hizmet vermeye başlamıştır 1961 yılında
ağaçlandırma ve erozyon kontrolü Daire
Başkanlığı 1969 yılında Orman şu anda
bünyesinde ağaçlandırma ve erozyon
kontrolü Genel Müdürlüğü kurulmuştur
Her ülke kendi topraklarında sürdürdüğü
çölleşmeyle mücadele çalışmasıyla
Aslında dünyanın tamamının geleceğine
bir yatırım yapmaktadır Birleşmiş
Milletler çölleşmeyle mücadele
sözleşmesi bu anlayışının bir sonucudur
ve Türkiye
1998 yılında Bu sözleşmeye taraf
olmuştur Bu sorumluluğun bir parçası
olarak çölleşmeyle mücadele ulusal Eylem
programı hazırlanarak 2005 yılında
yürürlüğe konulmuştur büyük bir ivme
kazanan çalışmalarda en önemli adımsa
2011 yılında atılmış dünyada bir ilk
gerçekleştirerek çölleşme ve erozyonla
mücadele Genel Müdürlüğü kurulmuştur
Burcu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep
Tayyip Erdoğan'ın talimat ve
destekleriyle
2008-2012 yılları arasında milli
ağaçlandırma ve erozyon kontrolü sefer
bu çerçevesinde 2 milyon 429 bin 604
tekrar alanda ağaçlandırma
Rehabilitasyon ve erozyon kontrolü
çalışmaları yapılmıştır tarım ve orman
bakanlığı mızın büyük önem verdiği
2013-2017 yılları arasını kapsayan
erozyonla mücadele yukarı Havza sel
kontrolü ve baraj havzaları Yeşil Kuşak
ağaçlandırma ve maden Sahaları
Rehabilitasyon eylem planları başarıyla
hayata geçirilmiştir ilgili tüm kurum
kuruluş STK ve üniversitelerin
katkılarıyla yuven sidinin stratejik
çerçeve belgesi ve sürdürülebilir
kalkınma amaçlarına gözeterek 2019 2030
dönemini kapsayan çölleşme ile mücadele
ulusal stratejisi ve eylem planı bu
alandaki en kapsamlı çalışmalar arasında
yer almaktadır Türkiye'nin çölleşme
başta olmak üzere doğal kaynakların
korunmasına yönelik çalışmaları
uluslararası arenada ses getirmiş ve
yeni sorumlulukların kapısını aralamış
tır tecrübe 3D uzmanlığı mızı Afrika
Asya Ortadoğu ve Balkan ülkelerinin Türk
cumhuriyetlerinin hizmetine sunarak 108
ülkeden uzmana teknik eğitim verilmesi
bu gerçeğin açık bir göstergesidir bir
2015 yılında Birleşmiş Milletler
çölleşmeyle mücadele sözleşmesi taraflar
Konferansı'nın on ikincisi sözleşmeye
taraf 195 ülkeden makamlar Avrupa
Birliği temsilcileri parlementerler
İşadamları sivil toplum kuruluşları ve
ülke delegasyon larının katılımıyla
Ankara'da gerçekleştirilmiştir yaklaşık
6700 kişinin katıldığı ve Türkiye'de
gerçekleştirilen en büyük Birleşmiş
Milletler organizasyonu olan bu
konferansta alınan en önemli kararlardan
biri Ankara girişim olmuştur küresel
ısınma iklim değişikliği
çölleşme ve kuraklık Günümüzün en önemli
meseleleri arasında yer alıyor
Selam bugün hepimizi etkileyen bu
küresel sorunun
esas sebebi insanın kendisine patch
çevresine Ve kadim değerlere
yabancılaşması dır Bir vicdanların
çölleşmeyi bir dünyada toprağın
çölleşmesi önlemek mümkün değildir
[Alkış]
[Müzik]
Tüm bu çalışmalar açıkça ortaya
koymaktadır ki gerekli tüm yatırımlar
yapılarak doğal kaynaklarımızı korumak
ve gelecek nesillere en zengin şekilde
aktarmak adına son 19 yılda Muazzam
çalışmalar gerçekleştirilmiştir Ancak bu
sonu olmayan bir yarıştır küresel tehdit
kuraklık ve iklim değişikliğine yaşanan
sıkıntıların atlatılan tehlikelerin ve
yitirilen değerlerin bir daha tekrar
etmesi sağlanacaktır batan toprağın
çölleşme ve o çocuğu onlar yok olup
gitmesine önlemeye günlük çölleşme ve
erozyonla mücadele Genel Müdürlüğü
tarafından yapılan çalışmalar Geleceğe
dair umudumuzu ayakta tutan hizmetler
olarak tarihe geçecektir
jh zamanda mavi bunu istiyorsun değil
bütün Türkiye'nin genelinde bu tür
afetler olduğu için Rabbim bütün
afetlerden ülkemizi insanlar muhafaza
eylesin lisan akabinde Giresun'a gittik
Giresun'da nasıl hoşumuza beraber gittik
ya artık
projesi yaptık İnşallah bu projelerimizi
ilgili kurumlara gönderir oradaki
projelerin uygulanıp Bu senelerden
aletlerden bir müzede En azından
inşallah hiç zarar görmez numaramızdan
bize edebilirsek mi Hala ne güzel
duasıyla Bu otobüsün topraklarını ama
o üzerime nasıl görebilir diye
düşünüyorum
2021 İstiklal Marşı ve Sakarya zaferi
100'üncü yılını
tarihimizin dönüm noktası Sakarya Meydan
Muharebesi'nin 100'üncü yılı olan 2021
Devletimiz tarafından İstiklal Marşı
yılı ilan edilmesi milletimiz tarafından
takdirle karşılandı bu güzel Vatan
toprağı uğruna can veren Aziz
şehitlerimiz de ecdadımıza Vefa
borcumuzu bir nebze olsun ödemeye
çalışan çölleşme ve erozyonla mücadele
Genel Müdürlüğü olarak İstiklal şairimiz
Mehmet Akif'in Gönül telimizi titreten
istikbalimizin sembolü dizeleriyle
şehitlerimizi rahmet minnet ve şükranla
anıyoruz
12mart 1921 yılında İstiklal ve
istikbalimizin sembolü olarak Milli
Marşımız olarak Büyük Millet Meclisi
tarafından kabul edilmiş bu gençlerimize
tarih bilincinin önemi anlatılmış tarih
boyu Vatan toprağını yurt yuva ve bakan
gören milletimiz canı babasına Vatanına
sahip çıkıp toprağını korumuştur
İstiklal ve istikbaline sahip çıkan
gençlerimiz Milli şairimiz Mehmet Akif'i
kendilerine rol model alıp İstiklal
Marşı ruhunu yaşayıp yaşatmakta rengini
şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı
bayrağımızın altında İstiklal ve
istikbaline sahip çıkıp kutsal Vatan
toprağını tüm tehlikelere karşı koruyup
kollamak için canla başla çalışmakla
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki
feda Şüheda fışkıracak toprağı sıksan
şüheda Canı cananı bütün varımı alsın da
Hüda etmesin tek vatanımdan beni O da
judah
ve tarım ve orman bakanlığı çölleşme ve
erozyonla mücadele Genel Müdürlüğü sundu

ufukta seyreden bu tekne dünyanın en
büyük gemisi alure of the
seir bugün bu sıra dışı Okyanus
gemisinin güvertesine geçeceğiz gemi tam
18 katlı bir bina
büyüklüğünde adeta bir yüzen şehir Tayfa
ve misafirler dahil toplamda 8.000 kişi
bu geminin güvertesinde multimilyoner
Deniz seyahati Endüstrisi Bu sayede bir
devrim yaşıyor Buna karşın her şeyin
kusursuz ilerleyebilmesi sağlamak büyük
bir uğraş gerektiriyor burada dünyanın
en büyük restoranlarından biri hizmet
veriyor her gün 8.000 kişiyi doyurmaması
bir deniz Oteli işletmek
gibi zaman zaman kabine girdiğimizde
sanki 50 kişilik bir parti düzenleniyor
muu gibi hissediyoruz güvenlik hiçbir
zaman elden bırakılmıyor 9 numaralı
köprüde yangın alarmı çaldı ne yapıyoruz
sıra dışı Okyanus gemisindeki günlük
[Müzik]
hayat
[Müzik]
günümüzde Deniz seyahati Endüstrisi
senede 33 milyar dolar gelir elde
etmektedir kar miktarı arttıkça
gemilerin boyutu da
artıyor
of the etkileyici bir yapı boyutu ve
karmaşıklığı dudak uçuklatıyor
spor alanları yüzme havuzları yürüyüş
alanları ve hatta yemyeşil bir Parkı
bile var insan yapımı bir Okyanus
harikası gemi 360 met uzunluğunda yani 4
futbol sahası büyüklüğünde Ayrıca
225.000 ton ağırlığında dünyanın en
büyük okyanus gemisi rekorları altüst
ediyor
Güvertede 2000 Tayfa görev yapıyor 6000
yolcu da
çalışıyor
rahatlıyor besleniyor ve oyunlar
oynuyor Bütün bunlar sıra dışı bir
lojistik gerektiriyor bu karmaşık
organizasyon sisteminin Yolculuk
sırasında saat gibi işlemesi
gerek sabah vakti saat henüz Ç
erken
yiı
herkes heyecanlı 6000 yolcu gemiye
binmeden önce içerideki 6000 yolcu
dışarı
çıkacak Tayfa dağlar kadar bavul ve bir
haftalık Deniz yolculuğuna yetmesi için
kamyonlar dolusu yemek ve donanım
taşıyor tamamlamak için sadece 9
saatleri
var saat 830a bir grup kamyon geliyor
taze ürünler ve içecekler
indiriliyor Böylece gemideki 24
restoranın rezervleri yolculuk için
doldurulmuş
oluyor yükleme prosedürünün mükemmel bir
şekilde organize edilmesi gerekiyor
Böylece araç sandık ve koli sıkışıklık
lının önüne geçilecek bu sabah
operasyonu kontrolcü Antony şeno
yönetiyor tek seferde ü kamyon
getiriyoruz tercihen biri meyve biri
dondurulmuş gıda diğeri de sebze taşıyor
be palet indiriyoruz hepsi gemiye
yükleniyor ve böyle devam ediyor Kaos
gibi görünebilir fakat hiç de öyle değil
zamanında yetiştireceğim
düşünüyorum Liman işçileri ne
yapacaklarını biliyorlar Şef onları
gözlemliyor ne yapılması gerektiğini o
da biliyor herkes aynı
frekansta konteyner terminalinin dışında
binlerce yolcu eşyalarıyla gemiye
biniyor pasaportunuzu ve biletinizi
yanınıza aldığınızdan emin olun sabah
vakti 6.000 kadar kişi tekneye biniyor
toplamda aşağı yukarı 18.000 bavul
kontrol
edildi bavullardan Liman işçileri
sorumlu Ben Tekerlekli sandalye kullanan
soruları olan pasaportlarını kaybeden
veya eşlerinin Nerede olduklarını
bilmeyen insanlarla
ilgileniyorum terminalin içinde yeni
yolcular durmaksızın
akıyor sürekli birisi geliyor bu gemide
kontrol yapması için 90 yetkili var
çünkü genelde 6000 üzerinde yolcu
taşıyoruz Gold üyeliğiniz var sizi
tekrar görmek güzel diğer
gemiler
yetkili sayıları da bizimkinin yarısı
kadar burada Resmen bilimi
konuşturuyoruz işte pasaportunuz ve
Kredi kartınız Teşekkür ederim kayıt
yaptıran insanların sayısını her gün
kontrol ediyoruz gemiye kimin girdiğini
Not ediyoruz günün sonunda elde
ettiğimiz rakamların gemideki insan
sayısıyla uyuşması gerekiyor aynı
zamanda yolcuların bize sunduğu
dokümanlarda karşılaştığımız sorunları
listeliyor Bana kalırsa en zoru Bir
Yolcuya gemiye giremeyeceğini söylemek
bundan hoşlanıyoruz fakat zaman zaman
mecbur kalıyoruz Bu gerçekten de benim
için çok
zor Bagajlar kayda alındıktan sonra
gemiye
[Müzik]
girilebiliyor Sancak Köprüsü 9 numara
hav belirleyebiliyor fakat gemiler her
yolcu için çok daha büyük yük sınırları
sağlıyor yolcular da bu sınırları
gönüllerince kullanıyor birçok yolcu
birkaç bavulla birden
geliyor binlerce çantanın ve bavulun
doğru yere doğru kabine gönderilmesi
gerekiyor Sancak Köprüsü 10 numara tekne
6000 yolcuyla dolduğunda Sanırım 20
Boeing 77'nin taşıdığı kadar yolcumuz
oluyor Yanılmıyorsam bu uçaklar 300
kişiliktir Yani bir Boeing 20 kat daha
çok yolcuyu ağırlıyoruz 10 binin
üzerinde babul gemiye yüklenmesi
gerekiyor hem de tek bir akşamda bu
oldukça zor bir
iş geminin içinde alt güvertelerde
heyecan
dorukta yolcuların görmeyeceği Nakliyat
koridoru tüm gemi boyunca uzanıyor bu
koridora Amerika'nın Doğu yakasında
bulunan otobandan esinlen yol lakabını
takmışlar koridorda ekip üyeleri
önlerindeki yolculuğa
hazırlanıyor içlerinde envanter
yöneticisi Edwards da bulunmakta birkaç
bin tonluk yiyecek ve içeceğin yükleniş
kontrol
ediyor yaklaşık 45 ton karpuz neredeyse
7 ton patates 18.000 soda şişesi kontrol
ediyorum lisenin sonu
gelmiyor emli işlerimiz birisi ün
kalitesini kontrol etmektir o kadar
büyük oranda siparişler veriyoruz ki
tedarikçiler Zaman zaman hasarlı ürünler
gönderebiliyor her zaman için hazırlıklı
olmamız gerekiyor Tam ihtiyacımız olan
şeyleri aldığımızdan Emin
olmalıyız aşçılar da ürünlerin
tazeliğini yükleme alanında kontrol
ediyorlar mükemmel kaliteden Emin
olmadıklarına ürünleri
reddediyorlar Hadi şunu almak
gerek içeriye
götürün
Allen her şeyin doğru yere
bırakıldığından Emin olmalı Böylece
mutfakta çalışan işçiler gereken
araçları rahatlıkla bulabilecek büyük
çaplı bir parti vermek isteyen kimseler
için en önemli nokta budur 15 senedir
denize açılıyorum gördüğüm en büyük
depoyla burada
karşılaştım gemide 6 binin üzerinde
yolcu var çeşit çeşit içkiler
güverteleri de
hareketli yolcuların gelişinden önce
hizmetlilerin her yeri temizlemesi ve
kabinleri hazır hale getirmesi gerekiyor
zamanında bitirebilmek için Bu işlem
askeri bir disiplinle sürdürülmeli Bugün
günlerden pazar turistler gidiyor
yerlerine yenileri geliyor temizlik işin
haftanın en meşgul günü benim adım Chris
razo temizlik işlerinin şefiyim Royal
Suden sorumluyum saat 1E kadar 28 su
hazır etmem
yeni yolcular suitler bulunduğu alana
Akın etmeye başlamadan önce Sadece Bir
buç saatimiz
var Pazar günü karşılaştığımız en büyük
sorunlardan biri de yolcuların çıkmak
istememesi takılıp son günlerinin
keyfini Çıkarmak istiyorlar Dolayısıyla
sabah saat 99'a kadar temizlik
işlemlerini tam anlamıyla
başlatamıyoruz toplamda 188 işçimiz var
2700 kabini akşam vakti bir saat içinde
toparlamam gerekiyor çok zor bir iş
olduğu K değil mi Benim işim
çalışanlarımı Sabah turu attırmak ve
Herkesin yaptığı işten memnun kalmasını
sağlamaktır onları desteklemek ana
görevim
diyebilirim Merhaba marva nasılsın
İyiyim Şef her şeyi y yerine koymaya
çalışıyoruz Bu hafta sonu mu evet fena
sayılmaz kabin gayet güzel durumda bu
lüks bir
kabinde asla sıkılmazsın asla neyle
karşılaşacağınızı bilemezsiniz bazen bir
kabine girersiniz iker kimse kalmamış
gibidir sonra bir başkasına bakarsınız
sanki ik şerde 50 kişilik bir parti
verilmiş
gibidir Pascal haftasından dolayı
Güvertede çok sayıda çocuk vardı
temizlik ekibinin İşi zor genele oranla
rahatlar temizlik seviyesi yetişkin
Müşterilerden beklediğimizi
kıyaslanamayacak
Teşekkür
ederim kabinler kusursuz Artık yeni
müşterileri ağırlamaya hazırız
[Müzik]
alure of the sein demir alma ve denize
açılma vakti sonunda geldi
çattı 360 metre uzunluğundaki bir
Okyanus gemisine rıhtımda manevra
yaptırmak büyük beceri
gerektirir Öncelikle iticiler sayesinde
gemi rıhtımdan
ayrılıyor daha sonra birkaç yüz metre
ilerleyip daha geniş alana sahip olduğu
dönüş noktasına varıyor
[Müzik]
orada 90 derecelik bir dönüş yapıp Liman
girişine
[Müzik]
yöneliyor bu hiç de kolay bir iş değil
geminin boyutu etkileyici çok uzun
olmasının yanı sıra aynı zamanda 66
metre genişliğinde Yani bir Boeing 747
daha
[Müzik]
uzun
alure of the seas ve kardeş gemisi Oasis
of the seas rıtım ayrılışı büyük bir
olaydır birkaç yüz izleyici gelip bu
kalkışı
kutlar Güvertede ilk kez bulunanlar için
bu inanılmaz bir
[Müzik]
andır mayami şehrinin manzarası yavaş
yavaş kaybolarak kipleri bir haftalık
yolculuğu müjdeliyor dünyanın en uzun
gemisinin hayatındaki son
bölüm birazdan ultram modern itiş
sistemini son sürat çalışırken
göreceğiz iticiler tamgaz dünyanın en
büyük restoranlarından birinde kalabalık
saatindeyiz
Yarım saat içerisinde 800 tabak servis
edilmesi gerekiyor Ayrıca yolcuların bu
Ultra sofistike gemide yönlerini
bulabilmesi
gerekiyor
[Müzik]
dünyanın en büyük yolcu gemisi alure of
the seas karai iplere doğru yolculuğuna
başlıyor Deniz yolculuğundaki ilk gün
sona eriyor bu gece Royal promenat
salonunda Kaptan şampanya açıp yolculara
Hoş geldiniz
diyecek bu gemideki her şey devasa Tayfa
bu türden günlük mücadele
[Müzik]
büyük bir uğraş 50 işçinin her bir
müşteriyle ayrı ayrı ilgilenmesi
gerekiyor 6000 yolcunun her birine 15
dakika içinde bir Barak şampanya
vermemiz gerekiyor Böylece Kaptan onlara
Hoş geldiniz derken kadeh tokuştur
bilecekler Evet Plan bu
şekilde İyi akşamlar bayanlar baylar
hepinize ii akşamlar dilerim
geminin yola çıkışını müjdeleyen ilk
şampanya şişesi 2010'da açıldı fakat
bundan önce geminin yapılması
gerekiyordu of the se yapımını
Finlandiya üstlendi 6 yıllık sürenin ve
1 milyar 400 milyon dolarlık toplam
maliyetin ardından devasa gemi Tasarımın
sınırlarını
zorladı her kabin ayrı ayrı prefabrik
olarak Hazırlandı geminin yapısına daha
sonek
[Müzik]
500 binden fazla parça bir araya
getirildi toplamda 22 kilometreden fazla
kaynak
yapıldı Okyanus gemisinin ağırlığını
büyük oranda çeken güvertenin temelinde
bu var bu parça sayesinde yer çekimi
Merkezi dibe indiriliyor yapısal şekil
sayesinde gemi denize sadece 9 met
batarak denizin üzerinde 70 met
yükselebiliyor
şu anda var olan diğer başka hiçbir
gemiye benzemiyor tüm rekorları
[Müzik]
kırıyor karaip seyahatleri genellikle
bir hafta sürer ve birden fazla noktada
mola
verilir güvertedeki binlerce yeni
misafir onlara ayrılan geniş yerin
keyfini
çıkarıyor üst Güvertede çok sayıda havuz
ve Spor Tesisi
bulunmakta toplamda 21 jakuzi ve havuz
var güneşte uzanmak istemeyenlere daha
dinamik aktivitelere yönelebilir Örneğin
basketbol oynayabilir veya Surf
yapabilir 13 metre yüksekliğindeki iki
duvara
tırmanabilir bir mini golf sahası bile
var çelik halat inişi de eksik
değil aşağısında olgun ağaçlar ve 10
binden fazla türde Dikili bitkiden
oluşan 100 metre uzunluğunda bir park
[Müzik]
var bu yeşillik araziye Central Park
diyorlar gemideki 24 restoranın birçoğu
buraya
konumlanmış Rising tide barı teknolojik
açıdan hayli Üstün yolcular Central
park'tan 3 güverte aşağıdaki Royal
promenada inerken kokteyllerin keyfine
varabiliyor
Burada da dükkanlar
dolu caddede
yürüyorsunuz ana yemek odası 3 kat
boyunca uzanıyor Burası dünyanın en
büyük restoranlarından birini
ağırlıyor yeni gelenler ne yana
döneceklerini şaşırıyorlar etkileyici
teknede yukarı çıktığınız anda nutkun
tutuluyor sanki hareket eden devasa bir
binada gibiyiz bana öyle
geldi alt köprülerde tayfa Mega geminin
kusursuz çalıştığından Emin
oluyor Yarın kozum elde dururken nasıl
içeri gireceğimizi anlatır mısınız
Bana makine odasında tüm gücü ve itici
sistemleri Şef mühendis Steve eriksen
gözlemliyor bu odada geminin günlük
işleyişinde ne var ne yok
inceliyoruz dünyanın en büyük okyanus
gemisi dünyanın en büyü gemi santraline
ev sahipliği yapıyor gemiyi 6 dizel
motor
itiyor motorların ana görevi jeneratörü
çalıştırmaktır jeneratör de güverti
ihtiyaç duyduğumuz elektriği üretmemiz
sağlıyor sonrasında bu elektrik farklı
tipteki networkler le
dağıtılıyor ana networkler biri gemiyi
suda 23 Nat hızla itmek için ihtiyaç
duyulan enerjiyi
aktarıyor Bunlar azip adı verilen özel
iticiler sayesinde
yapılabiliyor her azipod büyük bir
elektrikli itici
bulunmakta 6 metre çapalar iti azip 365
Dere dönebiliyor yani küreye ihtiyaç
duyulmuyor
eski yerine
çekerler türbülansı azaltan daha
hidrodinamik bir
sistem of azip
bulunmaktadır Bu azlar 132000 Beygir
gibi devasa bir güç
üretirler poları istediğiniz yöne
çevirebiliyor
Çok ufak bir alana sığdırmak
istediğiniz tekerleri dönebilen bir
otomobil
Düşünsenize Tabii elektrik sadece gemiyi
itmekte
kullanılmıyor Otel servisinin de içinde
yer aldığı güverti hizmetlerini de
desteklememiz
gerekiyor klimaya ve havalandırmaya
ihtiyacımız var rıtım dayken en azından
bir jeneratörün çalışıp gemideki
hizmetleri beslemesi
gerekiyor 800 Ken uzun Elektrik
kabloları gemiyi baştan sona doluyor tüm
kablolar makine odasında birleşiyor Buna
karşın devasa geminin köprülerinde tüm
elektriğin nasıl kullanılacağına gemiyi
yöneten Kaptan ve tayfası karar
veriyor gemideki her şey gibi köprü de
boyut açısından abartıya kaçmış dünyada
yapılmış en büyük köprülerden birisi
bu iki uçta yer alanlar geminin önünün
arkasının ve dibinin kusursuzca
görülmesine olanak
navigasyon ekipmanı da denizdeki en
gelişkin ve en yüksek teknolojili olanı
ki buna Amerika donanması da
dahil K Johnny sıra dışı bu gemiyi
yönlendirmek zevk alması başka türlü
açıklanamaz
zaten 18 yıldır bu işi
yapıyorum of gibi bir gemide kaptanlık
yapmak herkesin hayalini kuracağı bir
iştir buu
sade modern seyahat gemisi olduğu için
söylemiyorum tabii ki bir Kaptanın
isteyebileceği en iyi Tayfa ve donanım
da bu gemide yer alıyor burada güverti
gelişkin sistemler kullanıyoruz
teknolojinin bu kadar gelişkin ve
güvenilir olduğu başka bir gemi
görmemiştim çok güzel bir
gemi Buna karşın kaptanı en çok
endişelendiren teknoloji değil 8000
kişinin can
güvenliği
tekrar merhabalar bayanlar ve baylar
Kaptan jny köprüden
konuşuyor Tabii ki seyahat gemilerinde
Can taşıyoruz karşılaştığımız en büyük
zorluk bu
işte ben birçok gemiyi kullandım roro
gemileri benzin tankerleri Biri gelip
alana kadar kargonuz umrunuzda olmuyor
6000 yolcuyla seyahat etmek bambaşka bir
şeydir ilginiz için teşekkür ederim
Seyahat gemisin
iler başarılı
olmalıdır tekne Yolcuları haitide
keyifli vakit geçirirken Bizler de
tayfanın tatbikat yapışı
izliyoruz yangın 10 dakika önce başladı
gemiyi tah etmemiz
[Müzik]
gerekiyor
Haa boyunca karpi
dolaşacak çok etkileyici olan bu tekne
yüzen bir şehre
benziyor full otonom yüzen bir Resort
Boş zaman aktiviteleri spor faaliyetleri
restoranlarıyla 8000 kişi ne yapacağını
şaşırıyor denizin üzerine bırakılan bu
devasa sarayın yöneticisi ise adındaki
bir adam bakım ekibi için derhal birine
ihtiyacımız
var bu gemiyi faal kılabilmek için
birkaç sene boyunca çalıştık tüm
teknolojik imkanlardan yararlandık bunun
en iyi örneklerinden biri Güvertede yer
alan yardımcı yön işaretleri sistemidir
% 180'i aktif ük yüzün üzerinde ekran
dinamik olarak Etrafta ne olup bittiğini
gösteriyor acıktığınızda yemek tuşuna
tıklıyorsunuz ve sekansları yer alan tüm
Restoran önünüze diziliyor istediğinizi
seçebiliyorsunuz Toros'a mı gitmek
istiyorsunuz tıklıyorsunuz ve bilgisayar
size hangi yolu kullanmanız gerektiğini
söylüyor Bu harika bir teknoloji Bu
yazılım yolculara gemideki hangi
restoranın nerede bulunduğunu gösteriyor
Böylece yolcularımız kalabalık
ortamlardan kaçınabilir beklemelerine
gerek kalmıyor başka şeylere yönelebilir
Bu sayede hayal kırıklığına uğramadık
garanti
ediyoruz Ayrıca yolcular restoranlar ve
diğer aktiviteler hakkında tayfayla
iletişime geçmeksizin bilgi sahibi
olabiliyorlar Aksi takdirde bu bu
kalabalık gemi tam bir curcuna yerine
dönerdi bir geminin yönetimi kapalı
alanlardan daha zordur herkes gün
boyunca bir yerden diğerine
koşturuyor Sıkılmak diye bir şey yok
6000 yolcu gün boyunca keyfine bakıyor
Bizler de onlara çeşitli aktiviteler
sunuyoruz ve 2200 sayfa üyemiz bütün
bunları mümkün
kılıyoruz sistemin işleyebilmesi için
ölü zaman geçirilmemesi gerekiyor herün
koyması gerekiyor herkesin i görevi var
eğlenceden sorumlu çalışanlar aynı
zamanda yiyecek ve içeceklerden de
sorumlu her şey birbirine bağlı önceden
yapılanlar olanla çok daha iyi işleyen
bir sistemimiz var teknoloji
organizasyonumuz önemli bir
parçası herhangi bir parçamız hasar
gördüğünde Tüm sistem
çökebilir teknede her şeyin yola
gitmesi
dolaşabilen bu iş çok zorlaşıyor gemiye
dağıtılan 24 asansör kalabalığın ve
sıraların oluşmasını
engelliyor güvertedeki gelişkin
teknoloji Acil durumlarda da yardımcı
oluyor burada güvenlik bilgisayarını
görüyoruz birçok sistemle donatılmış
onlarca ekranım var Bu sayede gemideki
farklı noktaları göz önünde tutabiliyor
ve herhangi bir acil duruma
verilebilecek en iyi tepkiyi
belirleyebiliyor özel bir noktayı
kontrol etmek istersem o Yere bakan
kamerayı seçiyorum gemide 3000 güvenlik
kamerası bulunmakta her yeri görebiliyor
ve acil durumları
belirleyebiliyor Salı sabahı gemi
haiti'de Demir atıyor birçok yolcu
gemiden ayrılıp Plajı ve 600 metre
uzunluğundaki Çelik halatı keşfetmek
istiyor
turistler tatilin keyfini sürerken Tayfa
bambaşka bir işle meşgul bir felaket
senaryosunu
canlandırıyorlar tüm kıdemli memurlar
tatbikat için Kaptanın komutası altında
toplanıyorlar denizdeyken çıkan ve
kontrol altına alınamayan bir yangın
felaketle sonuçlanabilir ekip üyelerinin
kararı hemen vermesi gerekiyor binlerce
Hayat
tehlikede herkes burada
mı tayfayı sınamak için Kaptan adapte
olunması gereken bir senaryo hazırlıyor
Restoran mutfaklarından birinde yangın
çıkmış maalesef Şef ve Ekibi gerektiği
gibi müdahale
edemedi yağ
taşmış gittikçe kötüleşiyor
mutfakta yangın çıkalı 5 dakika
oldu Dümen odasından 9 numaralı köprüde
yangın çıktıı anu geli
ne yapmamız
gerekiyor Kontrol personelinden
elektriği kesmesini isteyeceğiz su
duvarını
indirecekler yangın büyümeye devam
ederse 5 numarayı da aktifleştirir
böylece balkonlar yangından
etkilenmez Kaptan Biraz daha ileri
gidiyor senaryo Hayal edilebilecekler en
kötüsü yangın yayıldı bonu ve 10
numaralı köprüyü ele
geçirdi
Mutfaktaki yangın devam ediyor Şimdilik
yangını kontrol altına
alamadık yangın başlayalı 10 dakika oldu
gemiyi Terk etmeye hazırlanmalıyız 6000
yolcu şu anda nerede tahliye kontrol
merkezinin sorması gereken soru şu
yolculara yerlerinde kalmasını söylemeli
miyiz yemek salonunda 3000 sinemada da
1500 kişi olduğunu
biliyoruz böylesi bir durumda hareket
etmemeleri gerektiğini duymalıyız yoksa
Can kurtaran sandalların mı gitmelerini
sağlamalı
Kımız ne olursa olsun zaman
kaybetmemeliyiz bu özel durumda
oldukları yerde kalmalı Çünkü orası
geminin diğer yerlerine oranla daha
güvenli mesajı yolculara ve diğer
çalışanlara
iletmeleri takdirde büyük bir felaket
olurdu herkesin güvenliği için benzer
güvenlik tatbikatları Her seferde
tekrarlanıyor gemi Demir attı tayfanın
bakım çalışmalarına başlaması için ideal
bir
zaman alure of the sein güvertesi
boyamak için 6.000 ton boya
kullanıldı Deniz suyu nedeniyle bu
boyanın sürekli temizlenmesi ve
yenilenmesi
gerekiyor Sürekli temizlemeye boyamaya
bakımını yapmaya ihtiyaç duyuyoruz
müz güç Deniz çiliyor tuz ve pislik
geminin demirlerine
yapıyor gemiye sürekli bakım yapıyoruz
zaman içerisinde pastan veya diğer
pisliklerden dolayı sorunlar
çıkıyor 18 katlı gemide 8000 metrekare
cam bulunmakta bu camların çoğuna
koridordan giriş
sağlanamıyor iü
yer ulaşılmak yerdeki görevleri
tamamlıyorlar bağlanmaları gerekiyor
güvenlik kemerleri takıyorlar iniş
malzemelerimiz var girişi zor olan
yerlere ulaşmak için de çeşitli teknik
ekipmanlar kullanıyorlar zaman zaman
suyun üzerinde asılı kalıyorlar bazen
geminin yan tarafında sandallar
sandalyeler veya ahşap parçaları asılı
[Müzik]
kalabiliyor binlerce aç müşteri Merkez
restorana girdiğinde mutfak tayfası
olaya giriş yapıyor
kalabalığı tatmin etmek mutfak şefi için
her zaman kolay olmuyor pürenin Biraz
daha ısınması
[Müzik]
gerek alde akşam vakti tatilciler
şezlonglarda uzanırken geminin tayfası
başka işlerle
meşgul ekip üyelerinden biri için günün
en önemli
saati Benim adım dünyanın en büyük yolcu
gemisi alure of the se şefiyim her gün
8000 kişiyi
besliyorum gemide 25 mutfak var bu en
büyüklerinden biri ve ana Restoran için
kullanıyorum yeterince sos
kullandığınızdan emin olun yeterli
miktarda yiyecek hazırladığımız emin
olmak için her pazar kamyonların
gelişini izlememiz
gerekiyor 30 kamyonlu bir konvoy hayal
edin hafta içerisinde aşçıların
kullanacağı malzemeleri böyle al
18 Parti şefi baş aşçı Komutları altında
çalışıyor 6000 kişilik yolcu ekibini
beslemek için 180 kişi çaba sarf ediyor
Buna karşın yemeklere imzasını başaşçı
ivo
atıyor Burası hazırlık odası tüm
sebzelerin ve meyvelerin % 195 buradan
geçiyor Burada her gün 2000 ton meyve ve
sebze hazırlıyoruz bu bölge soslara
adanmıştır yani burada çalışan kimseler
sadece sos hazırlıyor gece vakti
stoklarımız hazırlıyoruz ve Güner
ürünlere son dokunuşları katıyoruz
hiçbir zaman için durmuyoruz özellikle
fırın hep
çalışıyor Günün 24 saati faal yarın için
hamur mayalamaya başladık bile durmak
nedir bilmeden çalışıyoruz değil mi
agen Evet tabii
Evet bizim için tram suyu güzelce
süsleyecek misin Her tabakta aynısı
olmalı takımın iyi Eğitimli olmı ve sık
kalm
Gere Böylece yemek yapma işlemi bir
kaosa
düşmeyecek başaşçı Oo sürekli takımını
Gözetliyor ve mutfakta hazırlanan
yemeklerin Yüksek kalitede olmasını
sağlıyor pürenin biraz daha ısınması
gerek Böylece yumuşamak yine de çok
güzel
görünüyor sunumlara göz atalım nasıl
gidiyor okyanusun ortasında bir mutfak
idare eden Şefin dengesi hiç bozulmuyor
gemi gayet düzenli ilerliyor ve
ilerlerken denizde olduğumu
unutuyorum şimdiye kadar hiç çorba veya
sos
dökmedik Herkese iyi akşamlar iyi
akşamlar iyi akşamlar şef yemek Yarım
saat içerisinde başlayacak aşçılar için
kritik bir an ekmek kırıntıların çok
güzel
olmuş oldukça
beğendim şimdi menünün tadına bakacağız
tüm ekip benimle birlikte yardımcı
şefler tüm Parti şefleri
yemek pişirmeden sorumlu herkes burada
ürünümüzün kalitesinden ve tercih
edilebilirliğin emin olmak için bu
işlemi her gün
yapıyoruz rahatlayın çocuklar saat 1725
herkes akşam yemeği için toplandı yemek
salonunun tüm personeli geldi görevliler
akşamın ilk hazırlıklarını hallediyorlar
masaları kuruyorlar yumuşaması için
tereyağını dolaptan çıkardılar bile su
sahillerini hazırlıyorlar kahveye hazır
ediyorlar ve saat 6'da başlıyor nasıl
gidiyor İyidir Şef Sen nasılsın Her şey
yolunda mı yumurtalarla işinizi
neredeyse bitirmişsin Servis birazdan
başlayacak Merkez restoranın kapıları
açılıyor ve yüzlerce aç müşteri içeri
Akın
ediyor yakında 500 masa dolacak Bu oda
aynı anda 3.000 kişiyi
ağırlayan görevlilerinin üzerindeki
baskı
artıyor müşteri dalgası restorana girdi
ilk Tabaklar
hazırlanıyor liderlerin Doğru tavsiyeyi
vermesi
gerekiyor birkaç dakika içerisinde
servis personeli içeri girecek
yemeklerin saat 6'dan sonra Yarım saat
içerisinde servis edilmesi
gerekiyor gemide her akşam 24.000 tabak
yemek servis
ediliyor dünyanın en büyük
restoranlarından birini yönetmek
dikkatli bir organizasyon
gerektiriyor gelecekte ne olacağını
planlamanız gerekiyor Karaday Ken
tedarikçilere herhangi bir anda
ulaşabilir veya yarın için taze balık
veya domates sipariş edebilirsiniz
buradayken farklı düşünmemiz gerekiyor
organize olmalı malzemeleri
düzenlemeliyiz Bence çok iyi iş
[Müzik]
çıkarıyoruz atıklar ve kirli kıyafetler
büyük yığınlar oluşturuyor sorunu
çözebilmek için tayfanın yaratıcı
yollara başvurması
gerekiyor çok gürültülü kulakları
tıkamak
[Müzik]
gerek dünyanın en büyük seyahat gemisi
karayipler'deki yoluna devam ediyor
ekibin dağ gibi atıklardan kurtulması
[Müzik]
gerek Eskiden atıklar güverteden
atılırdı Fakat artık farklı bir zamanda
yaşıyoruz işte Sağlık Güvenlik ve çevre
sorumlusu juliana mes
atık yönetiminden ve geri dönüşümden
[Müzik]
sorumlu Bu sabah
nasılsın Bugün bizim için Neyin var
karton mu Pekala mutfaktan geliyor
bunlar temiz kartonlar değil
mi burada 7 gün 24 saat çalışıyoruz çöp
üretimi hiç durmuyor sürekli çöp
alıyoruz büyükokyanus gemisidir
çöp çıkarmaktadır çöpler ya geri
dönüştürülüyor ya yakılıyor ya da
çöplüklere gönderiliyor Bütün bunların
yakılması gerekiyor öyle değil mi Kazan
atabilirsen çok iyi
olur gemiden çıkan çöplerin % 185'
yakıyoruz gemideki birkaç makine bu
işlemi mümkün kılıyor önce
kartonlar temiz oldukları takdirde
burada bastırıyoruz karton için
tasarlanmış bir pres makinemiz
var
pres makinesi kartonları ufalt arak
yumak haline
getiriyor Bu sıra dışı bir makinedir
Çünkü yerden tasarruf etmemizi sağlıyor
bilirsiniz güvertedeki yerimiz
sınırlıdır bir hafta içerisinde 30 palet
karton biriktiriyoruz bu bizim için
fazla
bile bir de metaller var her hafta
binlerce konserve
atılıyor konserveleri presl
gerekiyor
işte buraya İçerisi çok gürültülü
kulakları tıkamak
gerek makinenin tepesine baktığınızda
nasıl çalıştığını anlayabilirsiniz
konserveler yaklaşık şu boyutta yumaklar
dönüştürülüyor 7 günlük bir seyahat
sırasında yaklaşık 600 kilo alüminyum
geri
dönüştürüyoruz Camları da Es geçmemek
gerek
[Müzik]
kırık camlar renklerine göre ayrılıyor
gemiden rıhtıma gönderilebilecek şekilde
hazırlıyoruz ki bu malzeme geri
dönüştürülebilen bu boyuttaki bir gemide
geri dönüşüm bitmek tükenmek bilmeyen
bir iştir Fakat bu adamlar işlerine
yoğunlaşmayı biliyor Okyanusu ve
ziyaret
gemicilik şirketinin kültüründe önemli
bir yer tutan bir detay Bu gemi
personeli de buna hep saygı
[Müzik]
duyuyor en alt köprüde çalışan bakım
ekibinin yönetiminden sorumlu Chris razo
başka bir önemli aktiviteyi denetliyor
[Müzik]
davetlilerin görmediği şey ve köprüde
kullanılan devasa deterjan miktarıdır
devasa derken hiçbir şekilde
Abartmıyorum 7 gün süren bir seyahat
sırasında 120 ton çarşaf
yıkıyoruz sıradan bir çamaşır makinesi
gibi işliyor 12 dakikalık standart
döngüdeki 130 kiloluk bir
makinedir buna karşın dönüş hızı baş
döndürücü dür adeta bir jel motoruna
benziyor makineye attığınız çarşaflar ve
havlular neredeyse kup kuru
çıkıyor bu gerçekten işimizi
kolaylaştıran bir şey
denizde karşılaşılan diğer zorluklardan
biri sürekli dalgalarla mücadele
etmektir dengede kalabilmeleri için
çamaşır ve kurutma makinelerimizi
yaylarla
destekliyoruz Aksi takdirde teknedeki en
ufak hareket suyun bir yerden diğerine
taşınmasını ve çamaşır makinesinin doğru
çalışmamasına sebep
olurdu en büyük çamaşır makinesi tünel
şeklindedir ve aynı anda 130 kiloluk 4
kirli sepetini
yıkayabilir yür elerden çıkan
kıyafetleri kurutucuya
gönderiyor bu makineler her gün birkaç
ton çarşaf ve havlu
yıkıyor Tayfa kıyafetleri düzenli olarak
yıkanıyor toplamda 1600 kilo Restoran
çalışanlarının bar çalışanlarının ve
bakım ekibi üyelerinin üniformaları ve
gömlekleri her gün
yıkanıyor Merkez restoranda kullanılan
on binlerce havlu yıkanan parçaların
büyük bir kısmını oluşturuyor
akşamki yemek servisi için havluları
hazır ediyorlar yarım saat içinde
buradan 25.000 yakın havlu çıkacak
havlular düzleştir Bir tünel sisteminden
çıkıyor devasa bir ütüleme piresidir bu
Diğer taraftan hem temizlenmiş hem de
ütülenmiş yani restorana gönderilmeye
hazır şekilde çıkıyor Okyanus gemisinin
alt katmanlarında gösterilen çabadan
habersiz tatilciler yukarıda güneşin
keyfini sürüyor havuzlar ve jakuziler
çok revaçta
[Müzik]
gemide toplam 21 tane havuz ve jakuzi
bulunmakta Bu da 2000 met K suya denk
geliyor kabinleri ve Mutfaktaki su
tüketimini de hesaba kattığınız su
yönetiminin gemideki en büyük
sorunlardan biri olduğunu fark
ediyorsunuz her gün banyo yapan 8.000
kişiyle denize açıldığın ve gemiyi
günlük olarak temizlediğiniz büyük
miktarda su tüketirsiniz Biz günde 1.000
L su
kullanıyoruz Gem bütün bu suyu limandan
temin etmesi saçmalık olurdu denizdeyken
DT bir yanını suyla kaplı sahip
olduğumuz 6 tuz arındırıcı arıtma
sistemi sayesinde gemide ihtiyaç
duyduğumuz suyu
üretebiliyoruz Okyanus gemisinin
motorlarındaki ısıdan faydalanan ekip
binlerce litre Deniz suyu
kaynatabiliriz suyunu alıp tuzdan
arındırma ünitesinden geçiriyoruz Bu
işlem sayesinde tuzu arındırıp okyanusa
geri bırakıyoruz Böylece temiz su elde
ediyoruz
aslına bakarsanız tuzlu suyu kaynamaya
bıraktığınızda buharlaşan su temiz su
olacaktır bu sistem sayesinde günde gemi
yüz binlerce galon temiz su
üretebiliyor yolcular nasıl elde
edildiği üzerinde düşünmeden suyun
keyfini
çıkarabiliyor şimdi 360 metrelik alure
of the Season kabarmış denizde
jamaika'nın ufak rıhtımına nasıl giriş
yapacağını
izleyeceğiz kırmızı alarm kırmızı
[Müzik]
alarm saat 6. ekip Jamaika futun ufak
rıhtımına giriş yapmaya
hazırlanıyor Kaptan ve yetkililer Dümen
odasında toplanıp bu hassas işlemi
yönetmeye
başlıyor dönüş bölgesine güneyden giriş
yapıyoruz Normalde hızımız 5 ile 7 natır
Sancak tarafına Keskin bir dönüş yaptık
normalden önce gerçekleşti bu çünkü Doğu
Rüzgarı 20 natla esiyor
metı aşağıda makine odasında Tayfa Dümen
odasan Emirler alıyor Bu sabah Richard
havanın rüzgarlı olduğunu söyledi
Dolayısıyla iyi çalıştırmamız
gerekecek sarı alarma geçtik Dümen
odasından gelen sarı alarm navigasyonun
başlangıcını Bildirir Şimdilik Jo devr
alacağım
sorun yok
varışımızın
kullanmam gerekiyor Rüzgar çok güçlü 360
metre uzunluğunda ve 72 metre
yüksekliğinde devasa bir gemiye etkisi
Büyük rüzgar yandan estiğinde manevra
yapmak kolay
olmuyor yanaşma prosedürünü gözlemlemesi
için her limanda yerli bir pilot
çağrılıyor bugün geminin yanında ufacık
kalan taksi teknesinin kabarmış denizle
ğı
pilot gemiye geçtikten sonra gemi 180
derece dönüyor ve Rıhtım girişine doğru
ilerliyor rıhtıma rıhtıma geri iticiler
çalıştırılıyor 88000 kişinin kaderi
Kaptanın elinde Tabii 1 milyar 400
milyonluk gemiyi saymıyoruz
[Müzik]
bile
bu büyüklükteki Bir Gemi küçük teknelere
oranla çok daha yavaş
döner ufak arabaların daha hızlı
durabileceği ve hızlanabilir
bir dönüş hızına ulaştıktan bir süre
sonra durmanız gerekiyor 13.000 beygir
gücü burada devreye
giriyor burada futa olduğu gibi dar
yerlerde güvenle çalışm için fayda
sağlıyor Okyanus gemisi geri geri
gidiyor Kaptan geminin kaçını rahatça
görebilmek için Sancak tarafına
geçiyor geminin limana geri geri
yanaşması gerekiyor çünkü yolcu
inişlerini sağlayan yürüyen Merdivenler
sağ
tarafta Kaptan geri geri Yapılan bu zor
manevrayı başarıyla
tamamlayacak Tamamdır
başardık
45'te ileri teknolojili navigasyon
ekipmanı ve gelişkin itici sistemler bu
devasa Okyanus gemisinin rüzgarlı
zamanlarda dahi hassas manevralar
yapabilmesi için ve Tayf büyük fda
sağıyor
geminizi doğru açıya sokman
gerekir Bu gemideki güç ve Teknoloji
olmasaydı böyle bir işlemi başaramaz dık
bugün yapabileceklerimiz gerçekten de
inanılmaz of the sein boyutu Herhangi
bir engel yaratmıyor Okyanus gemilerinin
kullanımı geçtiğimiz 10 yıla oranla iki
kat artmış
durumda
Buna karşın bu boyuttaki bir gemi sadece
belirli sistemlerin birleşmesiyle
ilerleyebilir ileri teknoloji personel
yönetimi ve kusursuz bir
organizasyon minyatür otonom bir şehir
olan alure of the seas okyanusları
arşınlamak gemisi olmayı daha uzun
yıllar
sürdürecek

var mı
ve Süryanilerin dili İsa Peygamber'in
konuştuğu dil olan aramice aslında da
mezopotamya'nın en eski halklarından
biri Süryaniler
15 bin yıldır bu topraklarda lar
Süryanilerin kökenleri hakkında çok
fazla tez var bazı araştırmacılara göre
al amirlere Bazılarına göre Asurlulara
dayandırılan kökenleri hakkında pek çok
tartışma yoğun olarak Kuzey
Mezopotamya'da yaşayan Süryanilerin
adlarının nereden geldiği konusunda da
rivayetler muhtelif kimi kaynaklara göre
ara mi Kralı su rostan kimi kaynaklara
göre de Lübnan'ın suşehri'nden gelen
halkın adının grekçe Asurluların Ülkesi
anlamına gelen Suriye'den geldiğinde
söylenir kökenleri ve ismi nereye
dayanırsa dayansın Süryanilerin
mezopotamya'nın en eski halklarından
olduğu kesin
Bu Suriyeliler Arasında mezopotamya'nın
ilk yerleşik halkları halklarından bir
tanesi diyebilir ya da şöyle
söyleyebilirim yerler mezopotamya'nın
ilk yerleşik halklarından Akatlar
Sümerler babiller asurlar ın devamı
bugünkü bütün bu bahsettiğim
toplulukların kültürünü sahip olduğu
değerleri bugüne taşıyan ve bugün hala o
değerlere bir şekilde kullanan mesela
Süryanice kökeni akatça da Nar amcadan
gelen bir dil aynı şekilde sürü yeni
kültürü dediğimiz değerler geçmiş tarih
tarihi süreç içerisinde asurlulardan
babillerden arabalardan gelen öğeleri
içerir içerisinde barındırıyor ve
dolayısıyla sürenler mezopotamya'nın en
eski halkı diyebileceğimiz bir hak Bugün
Türkiye'de Akta Suriye'de Lübnan'da ve
İran'da yaşıyorlar barsamyan kökenli
olup öteden beri oto burada yaşamakta
bu ve uzun Mezopotamya'da mu Ortadoğu'da
uzun bir geçmişleri vardır tarihleri
5000-6000 lira dayanmaktadır uzun bir
süreç tarihçiler buzun süreci İki Dilim
zamanı ay atmaktadırlar Milattan önce ve
milattan son milattan önceki süreç
Suriyelilerin tarihi çok derin çok
dolambaçlı yoksa sarı adlı bir tarihtir
bir süreçtir sürü yeni Atalar
Hristiyanlık öncesi işte değişik isimler
altında yaşamış devletlerı
imparatorluklar Siteler Kral yeter
vesaire gibi o durumlar kurmuşlardır
o Hristiyanlık ortaya çıkmasıyla
birlikte ilk hıristiyanlığı kabul
edenler kimler olur o putlara sık
inancından vazgeçip soyutlayıp bir
200-300 yıl süre zarfında sirenlerin
izle 99'u Hristiyan da geçiş yapıyor ya
geçiş yapmasıyla birlikte yeni bir
kültürü de öğrenmiş oluyorlar inançları
gereği Hristiyanlık öncesi dediğimiz
gibi yine inançları gereği Otlar gibi
yırtıcı insanlar olurken Hristiyanlık
sonrası uzun gibi olmuşlardır o kültür
Oyun aç onları yumuşaktı o katı
yürekleri yumuşattı özel niyeti
değiştirdi bir değişik bir reformdan
geçmişlerdir bir sürü yeni yakalar ve mm
yıldan beri bu inançlı sürenler
yaşamakta bu bölgede de ve Hıristiyanlık
tarihini incelediğimizde sürenler
hastalıklarında da büyük bir
fonksiyonları vardı bir emeği var
17 yüzyılda oluşturulmuş Bir kilise var
mor manastırı'nda oluşturulan Bir kilise
o Kilis'e inanan da daha çok marulu
ismiyle dile getiriliyor ortaya koydu
aynı şekilde nasriler mesela 19 24 yıl
24'e kadar Türkiye'nin daha çok Hakkari
bölgesinde yaşayan 1924'te Türkiye
tarafından Sürgün etme Cumhuriyet
tarafından Türkiye'den sürgün edilen
nasriler da aynı şekilde sürenlerin bir
parçası nassur 431 yılında bu Aforoz
edilen bir İstanbul metropoliten
İstanbul patriği sürü yeni bir kişi ki o
düşünceye İnan onun getirdiği teolojik
gene önce inanan insanları bitirip
oluşturduğu Kilis'e ait olanlar var
Nasri deniliyor ki onlar da dediğim gibi
Süryani dili süre önce bahsettiğim
sürece aynı şekilde keldani ismiyle
tanınan grupta Aslında Süryani halkının
bir parçası Onların da konuş
bir sürü yeni Cesur yenice'nin Doğu
şifresini konuşuyorlar Daha çok onlar
Irak'ta Suriye'de bu nüfus var
Türkiye'de çok az ve nüfusları kaldı göç
ettiler söyleyenler Çünkü buradan
Amerika Kanada Avrupa ülkelerine göç
etti burada çok az bir suya nüfusu kaldı
Diyarbakır'da az bir cemaat kaldı ama
biz aktif ayakta tutmaya çalışıyoruz
aktif ve ayakta korumaya çalışıyoruz Bu
kimseyi mümkün yani elimizden geldiğince
mı
bu hergün günlük ibadeti özellikler özel
ve Bugünlerde olduğunuz Bugünlerde bizde
mesela oruç var o 50 gün oruç var o
sabah öğlen akşam her zaman zaten
yapıyoruz bugün sana ibadet yapıyoruz bu
şimdi görüş oruç günlerdir Büyükoruç
dediğimiz oruç günlerinde daha fazla
daha sıkı ibadetler aynar yapılır bir
yüzyılda hristiyanlığı kabul eden
Haramilerin kendilerini paganist gruptan
ayırt etmek için süryay lakabını
kullanmaya başladıkları da tezlerden
biri
ve Süryani kelimesi 5'inci yüzyıla kadar
Hristiyanlık ve eş anlamlı olarak
kullanılmış iş bu uygarlık dünyadaki ilk
Üniversitesi'nde mimarı ikinci yüzyılda
Harran'da kurulan okul din astronomi Tıp
matematik ve Felsefe dallarında eğitim
vermiş Hristiyanların kutsal kitabı olan
İncil ilk defa burada sürü yenice'ye
çevrilmiş Break uygarlığının çok önemli
metinleri de Bu çeviriler daha sonra
Arapça aktarılıp Arap felsefesi ve
bilimlerin gelişmesine de sağlamış iş
bugün altı buçuk milyon Kader sürü yani
Dünyanın değişik bölgelerinde yaşıyor bu
nüfusun yaklaşık yarısı Hindistan'da İsa
Peygamber'in haberlerinden doğmasın
hıristiyanlığı yaymak için Hindistan'da
kurduğu kiliseye destek olmak amacıyla
345 yılında Urfa
bu içen 72 sürü yeni Ailesi de binlerce
yıldır Oradalar
bu Anadolu ve Kürdistan'da ise tahminen
25 bin civarında Süryani var İsimleri
sürü Yenice olsada soyadları Türkçe
büyük çoğunluğu Adıyaman Midyat Cardin
ve Antakya bölgelerinde
Bu İstanbul'da da 15000 Süryanilerin
yaşadığı belirtiliyor
ve Yüzyıllardır göç etmek zorunda kalan
Süryanilerin 1914 yılında uygulanan
soykırım politikalarından sonra
çoğunlukla Avrupa ve Amerika
yerleştikleri de bilmiyor bundan sonraki
en büyük göç dalgası ise 1960'larda
yaşandı büyükşehirdeki sürü Yeni nüfus
bu yıllarda ağırlaşan ekonomik koşullar
ve artan baskılar sonucu Türkiye ve
kuzey kürdistan'dan göç ettiler ver
Süryaniler günümüzde birçok mezhebe
bölünmüş şekilde Süryani Kadim Kilisesi
en kalabalık grubu oluşturuyor Süryani
Kadim Kilisesi Hristiyanlık ilk kabul
eden topluluk hıristiyanlığın
kuruluşundaki gelenekleri devam
ettiriyorlar Ne sürenler ulusal anlamda
etnik kimlik anlamında son yüzyılda
Aslında son 50-60 yıl da daha çok
çalışma yürüten ya da o çerçevede
kendini var etme ortaya koymaya çalışan
bir grup daha
Evet şimdi daha çok din ön planda
bulunuyordu dinen planda olduğunda da
mezhepsel ayrılıklar otomatik olarak
ortaya çıkıyordu Dolayısıyla bu
mezhepsel ayrılıklar sanki farklılık mis
gibi kendi aralarında bir bölüm
bölünmeye gittiler ama özöz de bütün bu
bahsettiğim grupların Aslında
konuştukları dil Süryanice kendi
lehçelerinde kendi konuşma dillerine
zaten kendilerini tanımlarken hep şuraya
şu yani diye tanımlıyorlar ama dışarıdan
birisi baktığında işte kelden ler
demiyor nasıl surlarda gidiyor ya da
sürenlerde bileyim sanki farklı farklı
gruplarımız gibi kültür ya da işte
medeniyet anlamında dediğimiz Öyle daha
çok Asur ara mi kültürüne bağlı yani
Hristiyanlık öncesinde şamaş kültürünü
yaşamak dinle mensupturlar ör
hıristiyanlıkla birlikte biliyorsunuz
Siri Süryaniler hristiyanlığı top
bu edilen kabul eden Aslında ilham ilk
halk bu Urfa'da Antakya'da Turabi Mardin
ve çevresinde topluca bir İsyanlı kabul
ettiler da hiristiyanın ilk dönemlerinde
birinci yüzyılda da kabul eden Hristiyan
lıwe hristiyanlığı bir kimlik olarak
algılıyorlar bunu özellikle kurdukları
okullar sayesinde hem hıristiyanları hem
de dönemin kültürel gelişmesine çok
büyük katkılarda bulundular Biz genel
olarak dünya tarihi de kabul ediyor Bunu
Batı medeniyetinin Ortadoğu medeniyetine
taşınmasında Çok ciddi bir katkıları var
mesela birçok Yunanca felsefe şeylerini
düşüncelerini felsefi akımlarını önce
Süryanice çeviriyorum süreniz eden
Arapçaya çeviriyorlar Dolayısıyla Batı
medeniyetinin doğuya taşınmasında bir
köprü görevini yapıyorlar ama bunları
çok Daha önemlisi var mı
bu Doğu medeniyetinin ne de Suriye
Mezopotamya medeniyetinin batıya
taşınmasında da yine öncülük Aslında
sürerler Eğer Suriyeliler Hristiyan
giriş yaptıktan sonra 451 yılına kadar
sürüyorlar hıristiyanlar arasında bir
mezhepsel alışması yoktu bu mezhepler
Katolik Ortodoks olarak 451 yılında
ortaya çıktığında sürenler ortodokslukta
yer almış
bu ve daha sonraki yüzyıllarda sürenler
kendi bünyesinde birçok gruba
ayrılmışlar birçok kilise kurmuşlar
farklı isimler altında da 78 Kilis ayrı
Kilis'e kurmuşlardır Kilis'e derken
farklı isimler altında farklı mezhepler
mezhepler altında diyebiliriz ve
bunların sebebi de bu araştırmaların
sebebi de 3 sebebe da yapma dayanma de
yapmaktayız Daha doğrusu birincisi
teolojik konuları Bu tartıştıkları
sebepten dolayı bir bölüme olmuş sonra
baskı yoluyla bizanslıların baskısı
yoluyla 2 3 grubu ayrılmış sonra
kilisenin za'f İdaresi sebebinden dolayı
yine bölünmeler Olmuş
bu milattan sonra diğerini özellikle
Bizans dönemden başlayarak Hatta bir iki
yüzyılda diyelim bir yüzyılda Hatta
buraya Hristiyanlık yerleşiyor yani o
dönemlerden başlayarak to Rabbim bölgesi
kimilerine göre Turabi'nin Mardinli de
kapsıyor ama kimilerine göre sahura
kadar sırlarını gidiyor diyelim burada
Hasankeyf cizra ve Dicle nehrine kadar
bu bölgeye bir Rabbim denir ama büyük
bir coğrafyadır Aslında Mardinli de
kapsıyor aynı zamanda Turabi bölgesi ve
genelde Süryanilerin hıristiyanlığın ilk
yıllarında Yani birinci yüzyılda
hristiyanlığı kabul ettikten sonra bu
bölgede çok yoğun olarak yaşamışlar dedi
ve hristiyanlığı gelişmesinde
Hristiyanların oluşmasındaki oku
bu sayesinde harcadıkları emeği Batı
medeniyetinin oluşmasında ve batı
medeniyetini tekrar doğuya taşınmasında
İslam'la buluşmasında çok büyük bir
rolleri var ama maalesef okulları
kapatılınca yani Özellikle 78 yüzyıldan
itibaren okulları kapatılınca ya da
İslam medeniyeti kendi içerisinde
aldığında bu okulları ya da bu çevreleri
biri tarihte oynadıkları rolü gerisinde
kalıyor Tabii bu dönemde hem Bizans
İmparatorluğu'nun hem Pers
İmparatorluğu'nun hem de İslam
İmparatorluğu'nun baskıcı yönetimler ya
da tektipleştirme cici yaklaşımları
sürenlerin gerilemesine neden oluyor
100/11 ile geldiğimizde ise malesef yani
medeniyeti ya da Süryani emeği diyelim
insanlar hiç sunduğu Emek çok geri bir
plana düşüyor Ve aslında kayboluyorlar
yani insanları yaşıyor olsa da kendi
içlerinde kendi kültür
o zannediyor olsalardı bu varlıkları ya
da görünürlük leri ortada kalkıyor bu
bu Osmanlı İmparatorluğu İslam'a dayalı
bir yönetimle idare edilen bir devlet
bir imparatorluk ve Suriyelilerden
Kristen olduğu için geri planda
kalıyorlar kendi yaşamlarını
sürdürebilmek için ek bazı bu görevleri
yerine getirmek zorunda kalıyorlar
mesela ekonomik olarak diziye ödemek
zorunda kalıyorlar toplumsal yaşamın
içerisinde bazı yaptırımlarla
karşılaşıyorlar mesela çok basit bir
örnek farklı bir giyim tarzına bürünmek
zorunda kalıyorlar ya da işte mesela Bir
Müslümanın karşısında Ata bilemiyorlar
ya da Kaldırımda yürüyemiyor lar bu tür
baskıcı yöntemler sürenlerin daha da
gerilemesine ve kapalı olmasına
kapanmasına kendi işlerinde kapanmasına
neden oluyor Tabi bu baskılardan bir
şekilde bunalan çok büyük bir nüfusta da
zorunlu olarak diyelim İslam'a geçiyor
ve sürenler nüfus olarak da bu dönem
ve bu dönemden sonra az alıyorlar bari
işte dediğim gibi 19'uncu yüzyıla
geldiğimizde Bir de 1915'te soykırımla
karşılaşıyorlar soykırımla
karşılaştıktan sonra sürenler kendi
içlerinde bir travmayı kendi yani
nüfusunu kaybetmenin yanında bir de
psikolojik olarak Bir de şey olur travma
yaşıyorlar ve ve bir kaçış yine
giriyorlar yaklaşımla kendi yaşadıkları
büyüklere oluşturdukları ya da
geliştirdikleri Coğrafyadan kaçıp başka
yerlerde yaşama imkânını aramaya
çalışıyorlar ve kendi yaşam alanlarında
nüfusları tamamen azalır Mesela bugün
Türkiye'de 20 bin civarında Süryani
kaldık ama Avrupa içerisinde Türkiye
köklerini Yaklaşık 300 bin sürü yeni
yaşıyor Sadece Avrupa ülkelerinde kökeni
Türkiye'den gelen Türkiye dediğim
Hakkari birit Rabbim
bu Erbakır Elazığ coğrafyasında
Güneydoğu ve Doğu Anadolu kökenli 300000
sürü yeni yaşıyor süren nüfusu 12 milyon
civarında olduğunu düşünmekteyim Ben
Ortadoğu'da yaşamaktadırlar Annie Bugün
Türkiye'de suya dair hastalıklarında
Filistin'den öldüğünde tam sıra kadar
dayanmakta İrlanda bile yaşamakta
Süryaniler Türkiye'deki nüfusları bugün
30000 civarında Eğer Genellikle bu
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bir de
buradan da İstanbul'a göç eden süren
lerimiz Varan fazlası için İstanbul'da
yaşamaktadırlar Hristiyanlık Sen beraber
hıristiyanlığı kabul eden insanlar daha
çok sürü yeni olarak adlandırılmıştır bu
bölgeden ve o o dönemden Yani yaklaşık 2
bin yıldır
Ben hep bu bölgede yaşamışlardır ve
halinden az olsa yine de bir belirli bir
nüfusumuz vardır bu bölgede Harran
Üniversitesi Urfa Üniversitesi daha
sonra işte ne Nusaybin sivri
Üniversitesi ya da okulları sürenler
tarafından kurulmuş ya bu tarihin hangi
döneminde olursa olsun bir bilim yuvası
ya da bir Sanat Merkezi'ni kurabilmek
için ciddi bir birikime sahip olmak
gerekiyor sürenler bu birikime sahip
oldukları için bunu başarabiliyor lar
devam ettir emiyorlar Tabii devam
ettirebilir memelerinin sebep sebebi
siyasal örgütsel bir güce sahip
olmalarından kaynaklandığını düşünüyor
musun oğlum
bu 11 cüzü ne kadar ciddi Suriyeli
kaynak şeyleri var yazılı eserleri var
barama Ondan sonrası yok yani
süryanicede yazılmış çok ciddi kaynaklar
var Arapçaya aktarılmış çok ciddi
kaynaklar var Yunanca'dan yazılmış çok
sürenlerin yazdı Çok ciddi kaynaklar var
ama 11'inci yüzyıldan ki bu çok uzun 941
yaklaşık bir yıllık bir tarihi kapsıyor
Bu dönem içerisinde fazla yok ama
öncesinde var ve Türkiye'ye ilişkin
Türkiye baktığımızda da Türkçede yok
çünkü Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan
beri sürenlere yok saydı hiçbir şekilde
varlıklarını kabul etmedi sahip olduktan
sahip oldukları değerlerin gelişmesine
ayakta kalmasını sağlayacak bütün
imkanları ortadan kaldırdı aksine onları
yok olması için elinden geleni yaptı
Dolayısıyla Türkiye anlamında böyle bir
birikimleri yok ama süryanicede Arapçada
var
o Irak'ta Suriye'de Lübnan'da Bu anlamda
bir birikimleri var bugün Eğer bir Arap
kültüründen bahsediyorsa kadar bir Arap
medeniyetinden bahsediyorsak burada
sürenlere çok ciddi bir tadı var Bu da
sundukları yani yazdıkları eserler ya da
ortaya çıkardıkları icatlarla alakalı
bir durum ama maalesef Türkiye'de bunu
göremiyoruz burada dediğim gibi sebebi i
özellikle Cumhuriyet döneminde sürenler
tamamen yok sayıldı 1923'te imzalanan
Lozan Antlaşması'nda azınlık haklarına
sahip olmalarına rağmen devlet kabul
etmedi ya da tek taraflı olarak bunların
kullanılmasını engelledi biri çok basit
Yani aslında bugün sorduğu soruya cevap
verebilecek bir örnek var 1928 yılına
kadar sürdü onların Türkiye'de şeyleri
vardı okulları kendi okulları vardı
1928'de hem Diyarbakır'da
O elindeki Süryani Okulu kapatılıyor o
dönemden sonra süre önce eğitim süre
önce kültürün geliştirilmesi her konuda
yasaklar ortaya çıkıyor Dolayısıyla yani
yetmiş yıllık bir dönem değersiz
okuyamıyor sanız kendi dilinizi yazıp
geliştirebiliyor sanız bir başarı elde
etmenize de bir birikim oluşturmanız
hele hele yeni bir dik Türkiye Türkçe
yeni bir de olarak ortaya çıktıktan
sonra orada bir yazılıysa bulamazsınız
Suriye 1940'ların başında kurulan bir
devlet o döneme kadar sürenler zaten bir
şekilde kendi kimliklerini varlıklarını
devam ettiriyorlar eğitimlerini
yapabiliyorlar geri plan geride de olsa
aynı şekilde Irak'ta da 1930'larda
kurulan bir devlet öncesinde ve
sonrasında söylenen bir şekilde
kendilerini Hatta 1972 anayasada
olarakta oluşturulan 19 72 Anayasası'nda
tüyanlar bir kimlik olarak varlar orada
dillerini dilime eğitimleri yapabiliyor
Lara Türkiye'de bunu yapamıyorlar
Az önce biz kendi aramızda her ne kadar
eğitimini yazılı işte okul anlamında
alamıyorsak bile eğitimini yapamıyorsak
bile iş kendi aramızda Kendi içimizde
bir halk olarak bunu devam ettirdik bir
devlet ne kadar baskıcı da olsa bazı
şeylere engelleyemiyor insanları Ben
ilkokulda sürece konuş konuştuğumda ceza
ediyordum yani her kullandığım süre önce
kelime için ceza ödedim okulda ama
okulun saatleri dışında evde sokakta
mahallede ailemle ya da işte
arkadaşlarımla diğer sürelerle sürece
konuşuyordum bunu engelleme imkanı yok
aynı şekilde Bizim Köy mesela karışık
bir köye karışık derken 300'e yakın
süren aile vardı 20-30 tane de kürd aile
vardı herkes öğrenecek konuşurdu
Kürtlerde sürece konuşuyordu ama evimize
gittiğimiz evlerimize çekildiğimiz de
Kırklar Kürtçe konuşuyordu Biz kendi
aramızda süre önce konuşuyor Yani demek
istediğim dil
Bu egemenlerin yasakları ortadan
kalkabilecek kaldırabilecek bir şey
değil bire durum değil yani Dolayısıyla
Biz bunu devam ettirebilir dik uzun
zamandan beri Kürtçe konuşuyordu hasta
Suriyeli köy olmasına rağmen yine küçük
Kürtçe yaygındı hakimdi Hatta bana ama
son zamanlarda yeni nesil süryanca iyi
biliyor artık konuşabiliyorlar
yaşlılarımız hariç diğerleri hepsi
süryanca konuşabiliyor bunu da yaşatmak
mecburiyetinde is Gerçekten bu zengin
kültüre de sahip çıkmak lazım bm'ye yani
siyah nice maalesef belki son zamanlarda
nüfusla azaldığı için kimilerine göre
Hatta yok olma durumuna gelmiştir
Aslında Süryanice dedi ama bu İnşallah
bir şekilde buna sahip çıkılır yani
Eskiden nasıl
ve bu deli koro duysaydı Yani bu mm
yıldır bundan sonra da mustafa bunu bu
şekilde yaşatmak lazım yani bu kültürün
kaybolmaması adına herkesin çaba
göstermesi lazım birçok ta Hindistan'dan
Avrupa'ya kadar uzanan bir alanda
konuşma dili şey resmi dil olarak
kullanılan resmi alfabe olarak
kullanılan Süryanice işte bugün birkaç
kişinin konuşabildiği sadece
Suriyelilerin bir bölümünün
konuşabildiği bir hale geldi bu da
baskılardan meydana geliyor gelişmiyor
ama varlığını da uzun bir süre o
insanlar var oldukça sürdüre biliyorlar
Türkiye'de sürenler yok olduğu zaman
süresi de yok olacak 21 kişi kaldı o 20
bin kişi hala sürdürelim sürdürmeye
çalışıyorlar Avrupa'ya göç ile birlikte
biraz daha ortaya çıkan demokratik
ortamda alakalı olarak odada eğitimler
yapın
bu sandığı Bu da 30 40 yıllık bir tarihi
içeriyor Dolayısıyla Süryanice bugün
Evet çok zor durumda Ama hala varlığını
koruyan ayakta duran bir dil ve birçok
şey da cevap verebilecek kapasitede hala
sahip
abone ol
bu namaz suriyelilerde de en önemli
ibadet 7 vakit kılınan namazların sabah
öğle akşam ve gece vakitleri zorunlu
diğer bir değişle farz kuşluk ikindi ve
yatsı namazları ise isteğe bağlı İsa
Peygamber'in Mesih olarak doğudan
geleceği inancından ötürü namazlar İsa
mesih'i karşılayabilmek için doğu yönüne
dönerek kılınıyor sabah ibadetinde Yarın
farklıdır öyle akşam Yani bütün bunlar
ve farklıdır da hangi bölümler kime ait
olduğunu zaten Onlar belirlenmiş Yani en
azından din görevlilerinin söyledikleri
en azı onlara ait bölümler onlar
tarafından dile getiriyor Ondan sonra
diğer o görevliler Veya en azından
yardımcı olan diyelim onlar da yani
onlara ait bölümleri söylüyorlar bazı
bölümlerde de beraber aslında
katılıyorlar yani
Sen kendin görevlileri hem onlarla
beraber bunu dile Getiriyorlar çok
teferruatlı namazlarımız var Biz
namazdaki bölümü ayırtmak dayız bir
bireysel namazım olan bir toplumsal
namazımız var bireysel namazımız çok
kısa yedi günde yedi kez namaz vaktimiz
var 24 saat içerisinde o bir insan
namazları küçük paragraflarda kısa özet
onlar hep birimiz küçüklüğümden beri
kiliseden öğrenimde istediğimiz yerde
onları kılabiliriz evde işyerimizde
kilisede istediğimiz yerde onları
kılabilir kılmak zorundayız Nasıl ki bir
insan bedenini beslemek için sürekli
yeme içme ihtiyaç duyuyorsa böylece bir
insanda ruhunu beslemek için namaz
kılması gerekiyor namaz Allah'la
konuşmak deme diyalog kurmak yerine ona
şükretmektir bizi yarattığı için bu
güzellikleri verdiği için ona şükür
ediyoruz bizleri korunması için başladık
olması için ona şükrediyoruz temenni
ediyoruz ona da ondan diliyoruz bu
bu İsa diyor ki Sen namaz kılındığı
zaman diyor diğer insanlara ikiyüzlü
olmayanlar nerede namaz kılarlar
adamların başlarına çıkar meydanlarda
oturur namaz kılan da insanlar onları
Görürsün sen tam tersi yap Kapını aç
içerigi kafanı kilitle Belki bir şekilde
Allah namaz kıl ki o gizli bir şekilde
namaz kıldım Seni gördüğümde seni alanın
bu kafadan duracaktır toplumsal anlamaz
çok deformasyonu anlatırsan inandım
inanmayacaksın o kadar teferruatlı
senede kullandığımız 10 tane dev tablosu
hepsi Mazlumları ilahiler 8 makama
dayanılan zamanı ilahiler Bir de yarısı
de mensur ilahiler olup s10 toplam 10
kitapta toplanmış ve bir sürekli Koru
eşliğindeki koro1 Bey anladığı bir
erkeklerden olmak üzere bu görevi
yapmaktayız bu aynı değil bu anlattığım
sadece namazlar bu
o insan namaz dediğimiz ilk başta kılın
sonra aynı yaptırayım farklı bir
uygulama ama ayın namaz değildir ayın
bir kurbandır her pazar günü her pazar
günü Elzem olarak bir orman sunuyoruz
hayvan kesip bana tutmuyoruz o
Yahudilerin şeriatında esas olup İsa
geldiğinde o da bir ev insan kullan
sundu İsa'nın son yemeği çağırma
gelmeden bir gün önce ve daha sonra
yasak etti dedi Siz artık bu uygulama
yapmayacaksınız Sizler benim önerdiğim
mu unsurları kullanacaksınız bize o iki
unsurlardan biri buğday bir üzüm
o tarla ürünü özel olarak onları
hazırlayıp ve onları bir kurban olarak
sunuyoruz kimler için vefat eden
ölülerimiz için onların günahların affı
için biz yaşayan insanların Günay
affedilmesi için kefareti için
hastalarımızın şifa bulması için birçok
amaçla onu takip etmekteyiz ve bu kurban
bir programdır bir saat 1.30 2.00 3.00
saate kadar uzanan programlarımıza
toplam olarak ayın programı 76 tane aynı
programımız var Hepsi birbirinden farklı
aynı sistemle yazılmış
bu olay insanın bedenini sembolize
ediyor ekmeği sofradan aldığı alın yeyin
Bu benim cesedimi sembolize eder özür
ürünü dediğimiz Zoom şurası üzüm şırası
Bu halk uzun zaman olduğunda üzümü sıkı
pono Şurayı kullanıyoruz ama kışın
olduğu için onu saklayıp şaraba
dönüşüyor şarap İsa'nın Tanrı sembolize
ediyor şarap odur yani üzümün ürünüdür
Anladınız mı insanın kanını elimiz
kurban ismi varken insanın bedenini
vakanın bir kurban olarak sunmaktayız
nasıl ki Oha şey Gerilmiş sene için
hacca girilmiş Günay olduğundan Hayır
zayıflıktan hayır o bizler için insanlık
için çağırmaya geldiğini Biz isyanlar
kabul eder
bu işte her zaman onu almak için o
yapmış olduğu sevdi Karlı fedakarlığa
almak için onunla birlikte yaşamak için
bize bu ön öneriyi takvim etmiştir
[Müzik]
Süryaniler de diğer önemli ibadet soruç
Büyükoruç havariler orucu Ninova orucu
Meryem Ana vurucu ve Noel orucundan
oluşan takvimle Süryani topluluğu en çok
oruç tutanaklardan an Büyükoruç 48 günün
Ninova ve havariler oruçları 3'er gün
Meryem Ana vurucu beş gün Noel oyuncusu
on gün tutulur
çok tutulan bu büyük oruçların
arkasından bayramlar geliyor elbette
de bayramları büyük coşkuyla karşılayan
Suriyeliler İsa bayramı ve Kıyam
bayramına çok önem veriyor
abone ol
bu Paskalya pentikost Saçım bulmuş
bayramı ve Noel de heyecanla beklenen
diğer bayramlardan
abone ol
Evet şimdi biz daha korkuyor 48 günlük
hastalya veriliş Bayramı orucu var o bu
hafta dizide Elem haftası mm sen oyun
caissa misin çekmiş olduğu acıları
elemleri ve paylaşıyoruz Çünkü İnsanoğlu
diyor kendisi için hizmet edilmeye değil
hizmet etmeye geldi O nedenle bugün gibi
mm sene önce Perşembe günü ele
verilmeden önce 12 elçisinin yani
öğrencisinin ayaklarını yıkadı bizde mm
senedir ki liselerimizde bu uygulamayı
uyguluyoruz amaç Sevgi insanlara hizmet
Ben genelde alt düzeydeki ler üstünde
düzeydeki leri hizmet eder ama bakıyoruz
bu olay da tam tersi İsa Mesih
hizmetçilerin görevini üstlendi kendi
alçaltıp kendisi insanların ayaklarını
yıkadı var size yaptığım gibi siz de
birbirinizi aynısını yapmanız insanlara
diyor siz de birbirinize Hizmet edin
kibirden Uzak olun sevgiyle davranır
alçak gönüllü olun diye Şimdi bugünkü
frene Bu gördüğünüz 12 kişi hissa misin
12 elçisi gibi öğrencisi gibi ayakları
yıkandı onlardan ikisi peder her iki
papazı mızmız hat onlardan biri Araklı
Yalova'da alıyor oradaki cama altımızda
ilgili dini vecibelerini
bu getir beni de bizim buradaki din
adamlarımızdan din adamlarımız eşlik
ettiği Via poster yardımcılara şirketi
cemaat katıldı ve yani sıcak sevgi dolu
iman dolu bir ortam
abone ol
o o
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
ya Allah'ım ya
ha babam ha
[Müzik]
abone ol
iyi olacağım inşallah ya
[Müzik]
bu kanal herkese yoksa yok lan özledim
[Müzik]
kazanabilmek için bir ilk başta eğitim
görmesi gerekir Ruhani eğitim dediğimiz
medeniyetin bölmemiz görmesi gerekir ve
ve isteğe bağlı değildir Bu meslek
cemaatin takdir takdirine bağlıdır
seçimle olur evet ve cemaat böyle bir
kişi papazlık için seçebilmesi için bazı
ülkeler var buralara İncil'de İncil'de
bunları diyor bir tek eşli olması
gerekir papaz olabilir
O ne ki evlilik yapmayacak zaten
Hristiyanlıkta iki evlilik yasaktır
boşanma yasaktır ve herkese iyi bir
örnek teşkil edecek durumda olacak biri
seçilmedi cemaat böyle bir kişi
seçtikten sonra teklif ederler kendisine
o da kabul ederse o zaman belli bir gün
tayin edilir ve o sana töreni yapılır
Samet böreğinde atama ile değil mi o
sana ile yapılır ve bazlı kursa metrenin
çok kökenli bir türlü hop iki saat
kutusu devam etmekte bütün Evrakların
huzurunda ve o yok mu kutsama
yapıldıktan sonra görevine başlar omur
boyu ve bu görevde devam etmek
zorunluluğu vardır bir şimdi rahipler
tam tersidir sahip olabilmek için
insanlar iradesine bırakılmış bir
olaydır Ray bu üç temel ilkesi var
Bekarlık farklılık mı tevazuyla
mi evlenmeyecek
bu ömür boyu bekar kalıcı mal mülk
edilmeyecek halk arasında yaşayamayacak
ana babayı terkedecek ve nasıl hayatın
evlenecek
bu ve omur boyu Manastır Hatta hayatı
yaşayan mütavazi bir yaşam sürdürmesi
gerekir
[Müzik]
Evet şimdi bir rahibe bir papaz
birbirinden nasıl ayırabiliriz
giysilerle sahiplerini giydikleri değil
simgeler farklı papazların farklıydı ve
ve o kutuları kutlama töreni yapıldıktan
sonra belirli sürelerle yetkilendirilir
en iyi rütbeler verilir rahiplik da
hemen tam papazlık seviyesinde değildir
Al dereceden başlar ve birkaç her bir
kaç yılda bir YouTube verilir Her
ihtimale karşı geri cayma pişmanı
duyduğu takdirde tekrar sil Hayata geri
dönebilir daha küçük youtubedeki ama en
son ve getirdikten sonra o kapıyı da
kapanır önünde ve o zaman farklı
yöntemler yapılır Şimdi biz rahiplik
hayatına yeryüzündeki Melek yaşantısı
diyoruz meleklerin yaşantısını
yeryüzündeki melekler
Evet Ee İsa örnek alarak İsa da aynı
şekilde
Evet Ee olduğunu tabi kutsal ince bunu
tehdit etmekten ve Melek yaşantısını
örnek almaktadır nasıl ki melekler
temizdir ve evlendirme evlendirme
çoğalır ne işte Allah'a yakın
varlıklardır bir metropolitik varmasi
Yanıklar patriklik var papazların sadece
tek bir rütbesi var var Evli oldukları
için tek bir rütbeye yükseltirler o da
Kore piskoposluk rütbesi Ben şu an Korea
post rütbesin deyim bulup beden sonra
alacağım rütbe yoktu ama rahipler
kurmayı sınıfı oldukları için kurmayı
sınır onlar M piskoposu ha metropoliti
ama fırlayanlar patrikliği kadar
yükseldi O da seçimde Ama bu sefer kendi
iradeleriyle değil hücreleriyle değil ve
istek isteğe bağlı değil
O cemaatin takdir göreceği bir rahibi
Metropol ipliğe uç seçimden geçirir
geçirerek seçebilirler birinci seçim
Ruhani heyetten ve sivil hayattan
oluşması gerekir ikinci bu iki Hayat
batıya bildirirler patrikler bütün Metro
polislere yazılı olarak Bildirir işte
falan cemaat falan heyet bu kişiyi
metropoliti olarak seçiyorlar paramız
nedir Eğer yarısından fazla lâyıktır Bu
görev ederlerse Metropol yeter o zaman
patlayınca Bu Samet töreni yapma hakkı
doğuyor ve bir gün tarihi edilir büyük
bir görkemli bir törenle metropolia
kutlama töreni yapılır yani senin
şarttır diye adlandırdığı taraflar Kendi
yaptığımız özel ev yapımı şartlar bundan
Bunlar fabrikasyon şaraplardaki gibi
işte sülfürik asit kükürt dioksit işte
azot basma gereği kimyasal yöntemler
uygulamadan
o zamanın ev ortamında ihtimal üzümlerin
karıştırılmasıyla elde edilen şaraplar
var Çok eskiden biridir bütün Süryani
yerleri geleneksel olarak kendilerini
ait işte şarap yaparlardı işte
yılbaşında işte bayram dönemleri içmek
üzere bir at kiliselere dağıtılmak üzere
yaparlardı ve bugüne ne halen sürüyor
takılarda deniyor sular olmaz takılan
düğün sustular olmaz yani şu şekilde on
saniye adresine değil de işte bazen Hac
yapılır işte bazen Şengal yapılır
meselesi izleri simgesi işte tavus kuşu
yapılır işte bazen Ayyıldız yapılır işte
her kesime hitap etmesi için bu tarz
simgeler yapılır Tabi yani altın telkari
derken Tabiki Kuyumculuk içindeki en
hassas dantel gibi bir kadının iğne
oyası gibi
bu çalışan bir telkari O da telkari
Tabii ki çok ince çok onu anlatmaya
çalışıyorum ve mevcut Mardin neden altın
telkari desek Çünkü bir vilayeti Burası
yani romalıların bizanslıların
Osmanlı'nın artukluların ve en harita
anlık en vilayet yaşadığı bir yer Tabi
ki bu milletteki yaşayan merkezdeki
kişilerin çoğunluğu zengin hiçbirisi
Gümüş olarak telkari olarak
kullandıkları yok mevcut elimizdeki
bütün kalıplar bütün işçilikler hepsi
altın telkari gösteriyor bize altın
telkari de çok eski geçmişe ait olan
daha romalıların bizanslılardan kalan
bir miras Biz şimdi Bölgemizdeki pil
ustalarımız sürekli
Evet şu anda Suriye yaşamından Irak'tan
musul'dan bağdattan ve mısırdan
Hindistan'da sürekli Seyyahların
uğradığı bir Tüccar yeri Aslında Mardin
geçmişte bunu bunun izini görüyoruz yani
Mardin'deki ustalarımız nereden ilham
almış atıyorum elimizde bir mısır
piramiti yüzü var Ancak bir kişinin
mısır görmesiyle mısır piramitin İyi
yapabilir bize bir yüzük ve tabii sepet
tüpe lerimiz var kandil şüphelerimiz var
Bunlar hepsi aslında Suriye'den Şam'ın
ve Arap yarım aldığı yarımadasından
topladığımız ürünler yani et atıyorum şu
anda elimde ki şöyle bir yüzük bunun adı
piramit be ama piramit nerede Mısır'da
var yani ustalarımızın şehir dışına
çıkarak etkilendiği ve yaptırım aldığı
bir motiflerle kendini şehrinin
zenginleştirilmiştir hiç kimse
Mardin'den çıkmadan bir mısır piramiti
ne yapacağız Tabii bu sadece yaptığımız
zincir modelin bir tanesi evden
istediğimiz tarzda çeşit yapabiliyoruz
Yeter ki ufkun geniş olsun
[Müzik]
Evet şu anda yaptığımız Bir Zincir
ve bu zincirden düşün kolye yapılabilir
bileklik yapımı bunu ya söylediğimiz
gibi biraz Ödediğimiz gibi çeşitli
teknoloji Bi aletlerden de yararlanıp
farklı ürünler yapabiliriz presle
yapılmış bir parça
abone ol
Bu gördüğünüz gibi bi şu açıklamalıdır
yani yaptığımız zincir
bu taşı ile beraber modern prensle
evlendi bir Bir Çocuk Dünyası elde etmiş
bulunuyoruz
abone ol
he he
o o
[Müzik]
var mı

bu belgesel programımıza Hoşgeldiniz
bugün sizler için damat tusları yerinde
inceleyeceğiz
ve bu türler havaların ısınmasıyla
ortaya çıkar mutlu bir yuva kurmak
isteyen damat Uz ilk görev olan ceviz
almak için gelin olsun evinin yolunu
tutar bardağı ama tusları eve girmek
için üç aşamalı zorlu bir süreç
beklemektedir ilk aşamaya gelmiştir bile
para vermeden açmam ilk aşamayı kısa bir
pazarlık sonrasında Başarılı bir şekilde
atlatan damat Uz ikinci aşama için
Yenikapı önündedir bir onu verme açılan
iki aşamayı da başarıyla atlatan damat o
sikna edilmesi en zor olan
bu kayınço Usta başbaşa kalır Çeyiz
sandığının üzerinde oturan kayınço sus
pazarlık yapmayı sevmediği için damat Uz
Tüm parasını kaybeder j-easy cebinde
para kalmadan başarıyla alanda Ama tuz
bir gün sonra Damat traşı olmak için ver
Ver dedir 20 yıldır sürekli aynı traş
olan Damat 30 yeni aynı tıraşı olur
Fakat o da ne berbero Sami bu sefer ne
hikmetse fazla para ister Kuaförden
çıkan damat uzg eline alıp düğün
salonunun yolunu tutar bu önü defalarca
kez bahşiş Ustalar tarafından kesilir
ve bu türler çok tehlikeli olup
canlarının pekte kıymeti yoktur bu düğün
salonuna Sağ Salim gelebilen damat Uz
bir darbe de gelin Ustan yer beşi bir
yerde olmadan Bilmem diyen geliyor musun
imdadına kaybolus yetişir
yok artık damat olsun parası bitmek
üzeredir devreye Sağdıç uzar gider bu
türler damat tusların Belki de tek
dostudur damat Us artık zoruyla
girmiştir buradan Sağ Salim kurtulması
için sadık ucuz önüne gelen para verir
ara vermeden kalkmam mikrofon kesiyormuş
sonrası canlarını zor kurtarıp arabaya
binerler ve
bu ama Tosun 200 bin TL krediye ek
olarak yaklaşık 40-50 bin TL borç
saldığı beyaz eşya ve mobilya onun
olduğu evin yolunu tutarlar belgesel
programımızın Sonuna Geldik bir başka
belgeselde karşınızda olmak dileğiyle
Hoşçakalın kanala abone olmayı unutmayın
ha
[Müzik]

[Müzik]
9 Ekim
1967 gizli kapaklı idamı parmak izi
testi için ellerinin kesilmesi uçak
pistinin yanına aceleyle gömülmesine
rağmen onun üstü örtülemez çara 20
yüzyılın en büyük efsanesi ve
ikonlarından biri olacaktı
ölüm haberi yayıldığında Gençler her
yerde sokaklara çıktı portrelerini sağa
sola dağıttı Böylelikle dünyada en
bilinen ve üretilen resimlerden biri
haline
[Müzik]
geldi efsanevi konumunun doğuşunu daha
iyi kavrayabilmek içinin gençlik
yıllarını adım adım takip etmeliyiz
tarafından yönetilen İsyan ordusuna
Savaş doktoru olarak Küba'ya gelmesiyle
başlıyor tamamı filme çekilen ilk
devrimin sonrasında güç koridorları
boyunca onu takip etmek
gerekiyor pekin'den Cezayir'e New
York'tan Moskova'ya soğuk savaşın
zirvesinde uluslararası iletişim
savaşında yüzünün neden silah olduğunu
anlamaya çalışacağız
[Müzik]
onu ölümsüz yapan efsanevi İmajını hangi
gelecek ve hangi ideal için kurguladığı
analiz etmemiz
gerekiyor Kahraman gerili Efsanesi ne
zaman ve nasıl
doğdu Sosyalist kuramcılar nasıl onun
resmini kullanmaya niyetlendi Ernesto
gua nası oldu da sonunda kendi imajının
tuzağına düştü
k
[Müzik]
chuera Efsanenin
[Müzik]
ötesinde Küba'da her şey daima sier
maestra
başlar çenin ölümünden neredeyse 10 yıl
önce bir muhabir Fidel Castro ve bir
avuç devrimcinin fio batistanın diktatör
rejimine karşı bir Gerilla savaşı
başlattığını
öğrendi muhabir savaşçıların görüşünü
dinlemek
istiyordu İçlerinden biri ilgisini çekti
kısa saçlı zeytin yeşili şapkalı genç
görünümlü ydü ve boynunda bir kamera
asılıydı bir gün onu ünlü yapacak bir
görünümü yoktu ama 29 yaşında stajyer
doktordu silah arkadaşları ona çoktan ç
diye sesleniyordu Arjantin'deki İspanyol
ol dolgu sesi çi çok sık kullandığı
iç
röportajın ilk Medya deneyimi oldu bu
arşiv görüntüsü çok tanıdık ancak
insanlar sıklıkla medyadaki Bu ilk
röportajında Küba halkına ve dünyaya
medyayı kınayarak kendini tanıttığını
pek hatırlamıyor
[Müzik]
dünyanın her yerinden muhabirler geldi
gerilla
Savaşı'nın hikaye tarafıyla ilgileniyor
lardı Bugün ilk kez Küba halkına
doğrudan seslenebilirim
şu an yapmış olduğu ziyaretten
yararlanıyorum görüntü burada kesiliyor
o yüzden saşa katılmasın ardaki ve
gerillaların genel Devrim planını duyma
şansımız
yok Ç'nin bu çılgın maceraya katılma
nedeni diktatörü
tanımasıyla birleşik devletlerin
desteklediği kukla hükümetinin
başındaydı Küba İsa Florida kıyısından
150 km uzaktaydı ve Amerika'nın kontrolü
altındaydı
[Müzik]
50 yıl boyunca karayiplerin İncisi
Amerika'nın oyun alanı ve zevk
bahçesiydi ama aynı zamanda ana şeker
sağlayıcısı ve Guantanamo ile birlikte
stratejik askeri
[Müzik]
Karakuyu çara ve Kübalı yoldaşları
gerilla mücadelesi sayesinde Adadaki
sosyal devrimin Zaferini örülebilecek
inanıyordu Ayrıca birleşik devletlerin
büyük gücüne ilk Sarsıcı yenilgisini
tattır diğer Latin Amerika ülkelerine
Özgürlük Yolu açacaklarını
düşünüyorlardı
o dönem çarı komutanlığa terfi ettiren
Fidel Castro ona ger mücadelesi için
altyapıyı geliştirme görevi vermişti Her
her görev çe veriliyordu Bunun nedeni bu
iş için en doğru ve en iyi kişi
olmasıydı düşmede kendine özgü bir hissi
vardı ve liderliğe sahipti Lider
özelliği olan biriydi
anı olarak dağlarda kendi kontrol
bölgesi vardı oradayken birçok şey
yaratmıştı yerel köylülerle işbirliği
içinde bot yapmaktan
üniformaya ekmek yapmaktan çiftçiliğe
kadar bu kendi kendine yetebilme
çabasıyla Radyo bedeldi kurdu
oldukça derme çatma malzemeyle fio
batistanın Medya tekelini kırdı dünyanın
ilk sosyal İletişim ağı
olacaktı Burası siera maestra danan
canlı yayınlanan radyo
rebelde Özgür Küba
bölgesindeyiz Burası siera maestra canlı
yayınlanan Özgür Küba bölgesindeki radyo
rebelde
daha en başında medyanın mesaj olduğunun
farkındayım gibi görünüyor Mümkünse
medyaya sahip olmalıydın Propaganda kolu
Medya kolu olarak insanları
bilgilendirip dahil etmeliydim
anlaşılmaz olmamalıydın bu en başından
beri çok
önemliydi Radyo rebelde rolü mücadelenin
son aşamalarında Hayati olduğunu
kanıtlayacak
1 Ocak
1959'da Fidel Castro yayın araçlarıyla
Genel grev çağrısı yaptı ve devrimin
başladığını ilan
etti Havana 1 Ocak
1959 Küba halkının gözünde Fidel isyanın
yüzüydü
daha sonra geliştireceği parlak
görüntüsünden uzak olan Ç Şimdilik
gölgelerde bekliyordu
İsyan ordusunun çevresindeki
muhabirlerin kameraları ve flaşlar andan
önce yine de popüler efsanede
gerillaların özel sembollerini taşıyordu
Savaş yorgunluğu
Pro siyah bere seyrek sakal ve saçlar
buna rağmen yüzü pratikte tanınmıyorsa
[Müzik]
gerillalar havana'ya girdiklerinde çok
az
kişi chegu arı tanıyordu çok
az 1959 başlarında havana'daki ve
ötesindeki
insanlar bu adamın çenin kim olduğunu ve
amacını merak
ediyordu isyana katkısını merak
ediyorlardı ilk kez başkente ayak
basmıştı büyük bir şey değilmiş gibi
geliyordu Ama öle Çünkü devrimin ön
cephesinde yüzleşeceğiz
[Müzik]
en yoksullar inanılmaz yoksuldu binlerce
çocuk sokaklarda yaşıyordu ancak adanın
bu bölümünde elektrik olmasa bile
Başkentin altyapısı yeni dünyada en
modernler
arasındaydı orta sınıf telefon ağının
keyfini
çıkarıyordu Opera binası bir sürü
tiyatro onlarca sinema salonu vardı
dahası Latin Amerika'daki en gelişmiş
Görsel işitsel yapılardan biri
bulunuyordu 1 milyondan fazla sakini yle
bu büyük kentte Neredeyse her evde
televizyon
vardı şehre devrimin ön cephesiyle giren
çile değişim
başlayacaktı her şeyi devrimleşir
düşüncesi vardı Ayrıca medyada önemli
bir rol
oynuyordu devrimin kendi medyasının
olması gerektiğini düşünüyordu
şirketler veya Batı veya burjuva
çıkarlarının olmadığı bir
[Müzik]
medya yeni filizlenen devrimin Attığı
ilk adımın Küba sinema Endüstrisi ve
sanat endüstrisini kurmak olması Tesadüf
değildi Ada Ulusu sinema salonlarında
filmlerden önce gösterilen pate
haberlerine benzeyen filmleri
yapmışlardı
[Müzik]
ancak çar'ın geri kalan Küba kitle
medyasının yeniden yapılanmasında
oynadığı doğrudan rol hakkında az şey
biliyoruz Devrim ilan edildikten
yalnızca ik hafta sonra yeni Küba basın
Ajansı Pr latina kurdu ana Birleşik
Devletler haber ağlarına Raki olması ve
Devrim mesajını tüm dünyaya yayınlaması
[Müzik]
gerekiyordu ancak Hepsi bu
değildi havana'ya girdiklerinde çara ve
devrimin diğer liderleri Onları tüm
oturma odalarına sokacak geniş Küba
televizyon ağına göz diktiler
daha kamulaştırma tamamlanmadan önce
kanalları yeniden isimlendirmiştir
[Müzik]
televizyonun yeni mecra olduğunu ve
dönüştürücü bir gücü olduğunun
farkındaydılar Radyo basın
televizyon bu ateş gücüyle donanmış Küba
Devrimi artık Amerikalı düşmanıyla ilk
kez savaşa girebilecek iletişim
savaşına Çünkü ilk saldırılar medyadan
yapılmıştı ve çeg avar'ın yeni makamını
ilgilendiriyordu
başsavcı ve kaban hapishanesinin
komutanı Devrim mahkemesinin kuruluşunu
denetleyecek
Çin görevi Bana kalırsa en önemli işti
devrimin katı tutumunu sert tarafını ve
yeni Küba Devriminin devamlılığını
güvence altına almaktı Yani duruşmalar
askeri mahkemeler ve bazı durumlarda
Savaş suçlularının
infazı Muhtemelen sert ve dik kafalı
görülüyordu
ama en önemlisi en etik şekilde hareket
etti Ondan beklenen de buydu Çünkü
hatırlayın o zamanlar tüm Küba halkı
Adalet
istiyordu aynı zamanda Birleşik
Devletler destekli Batista rejiminin
Küba halkına yıllarca uyguladığı
gaddarlığı ve yolsuzluğunu da
hatırlamamız
gerekiyor kameramanın eşlik ettiği
araştırmacılar eski rejimin
hapishanelerinde kullanılan i buldu
diktatörlüğün işlediği korkunç suçları
ortaya çıkardı işkence aletleri Kanıt
kabul edildi tırnakları çekmek için çok
daha vahşi işkence yöntemlerini
uygulamak için aletler bazıları
gösterilemez vahşet kanlı diktatörlük
1952'den 1959'da kadar sürdü ve 20.000
insanın yaşamına mal oldu o sırada polis
ve ordu tarafından işlenen suçlar
cezasız kaldı yol kenarında öldürülmüş
gençlerin cesetlerini bulmakta Nadir
sayılmaz
devrimci Adalet Suçlular için aşılamaz
hale
geldi Havana limanına bakan askeri
Kalede neredeyse 2000 kişi kameraların
önünde hapse
atıldı çeg evara I Dünya Savaşı'ndan
sonra kurulanlara benzer biçimde Devrim
mahkemelerini işleme soktu ölüm cezaları
artmaya başladı Örneğin eski Santa Clara
Polis amiri cornelio ras
gibi televizyondan gösterilen görüntüler
şoke ediciydi söylentiler dönmeye
başladı yabancı basında alarm Zilleri
çalıyordu binlerce seri duruşma ve
infazı açığa çıkardı Amerikan kongresi
soruşturma talep
etti medyanın gözünde çara aniden
savcıdan zanlıya dönüşmüştü
insanlar binlerce masumun ölümünü çenin
sadist ve işkenceci olduğunu konuşuyordu
Hiçbiri doğru değildi söylenenin aksine
her gün yüzlerce insanın infaz
edilmesiyle oluşan bir kan gölü yoktu
bazı duruşmaların jürisi olduğu doğru ve
bu yüzden insanların ilgisini çekti
Ancak ölüm cezasıyla sonuçlanan jürisi
duruşmalar hep çok endişeye neden
olmuştur Elbette Emperyalist Güçler
tarafından devrime saldırmak ve en kötü
şekilde karalamak için kullanı
keyfi infazlar gibi ama tam
tersiydi yanlış bilgeye cevap olarak
Devrim basını Batista rejimi
kurbanlarının fotoğraflarını ve ölüme
mahkum edilen 200 kişinin tam isim
listesini
[Müzik]
yayınladı ancak eleştiri şiddetleniyor
Böylece Fidel Castro Uluslar Arası basın
önünde Amerikan medyasına karşı
koyabileceği bir kitle toplantısı
çağrısını yaptı
[Alkış]
bizi kamuoyu önünde ezmek
istediler ancak Küba
Devriminin mücadele etmeyi bildiğini ve
kazanacağını fark edemediler
küda Bu medya Savaş operasyon verdad
[Alkış]
ve slar suçlu olduğunu kanıtlamak iin
fid
castroya bir günde 22 Ocak 1959'da uzun
bir duruşma serisi hazırlamasını
istedi spor sarayda 17.000 Kübalı önünde
ilk duruşma başladı rtin ve Devrim
televizyonunun da oynayacak rolleri
vardı etkinliği kaydetmek ve dünyanın
her yerinden gelen 400'den fazla
muhabire servis etmek gibi
bazı tanıkların ifadeleri trajedinin
kıyısında içlerinden biri 12 yaşında bir
oğlan sanıkları işaret ederek kalabalık
bağırıyor öldürün onu birkaç saat sonra
Blanco infaz
ediliyor Küba'daki mahkemelere tepkiler
artıyor ancak Küba devrimcileri
Moskova'da sergilenen lere benzer
gösteri duruşmaları yapmakla suçlandık
için tartışmalar arttı
abd'den veya Avrupa'dan gelen batılılar
için Roma sirkleri gibi kalabalığın
hükümlülere bağırdığı gösteri
duruşması veya düzmece mahkeme gibi
[Müzik]
görünüyordu Medya savaşındaki ilk
mücadele kaybedilmiş artık ismi daha çok
biliniyordu ancak karşı devrimciler ona
takma ad vermişti
[Müzik]
lıı askı alı devam etmek istedi Fidel
politik riskin devam etmek için çok
büyük olduğunu hissetti
ve
durdurdu Fidel Castro çeg evarı spot
ışıklarından uzak bir göreve atadı ama
görevi Devrim süreci için çok önemliydi
Küba ulusal Bankası
başkanı ilginç bir tayin doktor gerilla
banka ve finans Kurumunu
yönetiyor ilk sembolik hareketleri
gülümsetmek
[Müzik]
kübalılar ona böyle sesleniyordu Ç
Ernesto gu deer değildi
Ç Belki de bu yüzden Savaş ismini
Küba'da sivil ismi olarak kullanmayı
seçmiş
olabilir bankanın müdürü olarak
pozisyonundan bahsederken şöyle dedi
banka müdüründen daha çok gerillayım ben
o yüzden gerilla gibi davrandı harfi
harfine düşmanı ytı
Her şeyden önce
emperyalizm o zamanlar ulusal banka
bakanlık finansal bir bölümdü sadece
dövizden sorumlu
değildi Ayrıca nakit akışı uluslararası
transferler ülkenin kaynaklarının
kontrolü deniz aşırı alımlar ve İthalat
izinleri banka olarak kaldı Teknik
olarak Küba ekomis büyük kararları alan
ulusal bir
depart yani Çin Hayati bir rolü
vardı bu ana rol onu spot ışıklarına
sürükledi her ne kadar Amerikan
bankalarının kamulaştırılmasında krun
gölgesinde gibi görünse de haber
muhabirlerinin Yıldızı o
[Müzik]
olmuş anlaşmalar da
tamamlanmıştı Banker prosu içen Ama
Savaş giysileri giymiş bir Banker iş
arkadaşlarını ve yabancı basını
[Müzik]
şaşırtmıştı ancak çeva hala ulusal
Kahraman
değildi kimse 1 Mayıs
1960'ta Devrim meydanında resimlerini
sallamıştı
Küba'da Kürt kişiler olmasalar da Küba
bağımsızlığının öncüsü sayılan Jin ev
yapı büler ve Devrim
komutanı portresini kullanıyorlardı ya
da bazen nadir de olsa Fidel castro'yu
tercih edebiliyorlardı
[Müzik]
[Alkış]
bu duvarda ünlü pesinden iz
yoktu yine de bu işçi Bayramı
yürüyüşünden aylar önce günümüzde ünlü
olan o fotoğra çoktan çekilmişti
Havana 4 Mart
1960 Fransız yük gemisi la ku Havana
limanında
[Alkış]
[Müzik]
patladı gemi kıyıdaki eski havanın
Ardında eski havanın Rıhtımında
yüklenmişti ve
patladı 100'den fazla insanın öldüğü iki
patlama oldu kimse tam sayıyı bilmiyor
buharlaşmış
lardı Küba yetkilileri anında c'den
şüphelendi çünkü en başından beri
Amerika Birleşik Devletleri Devrim
sırasında Medya Savaşı'ndan fazlasını
yapıyordu Amerika Birleşik
Devletleri 1959'da anında yeraltı Savaşı
başlattı
in finanse ve organize ettiği silahlı
grupların bomba patlatmadan çıkarmadığı
gün
geçmedi miami'deki cı istasyonu dünyanın
en büyüğü Sözde istasyonlarında 100'den
fazla çalışan vardı Küba'nın hala
ulaşılabilir olduğu günlerde abd'den ve
Amerika'nın kalanından gidip gelinebilir
insanları gizlice sokuyor
lardı Küba Televizyonu genel merkezi ve
Cuba sinema Enstitüsü olay yerine
yakındı kameramanları sahneye ilk
girenler arasındaydı çektikleri ve tüm
dünyayı hızla dağıttıkları görüntülerde
çara da
vardı büyük bir olaydı ertesi günü
Ç Fidel Raul s ve Simon de B havan
adaydı rın yanındaki caddede yürüyüşe
katıldılar
ve böyle fotoğraflandı
sonra durup
sahnede toplanan kalabalığa konuştukları
bir an
[Müzik]
var Fidel castro'nun konuşma yapması
için sahnenin kurulduğu vedado
bölgesinde 12 ve 13 sokakların köşesinde
bulunan fotoğrafçılar arasında korda
olarak bilinen fotoğrafçı Alberto guz
vardı kba gazetesi rolon için
çalışıyordu
korda reklamcılıkla başlayan harika bir
fotoğrafçıydı sahnenin fotoğraflarını
çekiyordu birden şöyle
dedi kendi
kelimeleriyle çinin
görüntüsünün birden lensine girdiğini
gördü ve refleks tepkiyle fotoğrafı
çekti
bir ürperti hissetti ve
[Müzik]
dondu Tabii ki çektiği
fotoğraf Çin tek
başına tarih olan ünlü fotoğrafıyla
[Müzik]
gücü enerjiyi ve kararlılığı
görebiliyorsunuz ama aynı zamanda
mükemmel fiziksel güzelliği de sanki bir
tür kehanetim bir bildiri
Devrim Devrimi ve Devrim romantizmini
görebilirsiniz resimde bu
görülüyor gero
hers Odak dışındaydı revolüsyon o
zamanlar çen daha ünlü olan Jean Paul s
ve Simon de buı tercih
etmişti iddiaların aksine fotoğraf
yıllarca bir çekmecede tozlandı
kimse gerçekten fark etmeden Özgün
haliyle birkaç kez de
yayınlandı Buradaki gibi revolüsyon alt
köşesinde chin verdiği halk konferans
haberi gibi
geliştirdiği zamanlardı Batı
dergilerinin kapakları ona daha fazla
yer verir olmuştu Henry Cartier bresson
gibi Fransız fotoğrafçılar ve ziyaretçi
Amerikalı muhabirler yakışıklı görünümü
ve karizmasın çok
etkilenmişler dramatik şekilde
yakışıklıydı gözlerinizi alamadığınız
biriydi karşınızda durduğunda inanılmaz
bir karizması vardı fiziksel görünüşüyle
birlikte
çekiciliği insanlara çok güçlü
görünüyordu reklamlar ve moda haberleri
arasında chin portreleri Amerika'nın
haftalık Yayınlarının ilk sayfalarında
da ulaşmaya
başladı ancak Fidel Castro hala Amerika
Birleşik Devletleri'nde daha ünlüydü ve
nispeten alımlı görülüyordu Cuba devrimi
hala Sosyalist ilan edilmemişti Böylece
muhafazakar Propaganda araçları Soğuk
savaş sırasında kızı teh korkusunu
kışkırtmak için ilgisini C'ye çevirmiş
oldu Saygın Time dergisi onu kapak yaptı
ve devrimin beyni olarak
[Müzik]
tanıttı neredeyse şeytani etkisini ifşa
etmek amacıyla onlarca belgesel yapıldı
şevku Vera 26 temmuz hareketinin en üst
noktalarından birinde çalıştı ve Castro
üzerinde ras Putin benzeri etkisini
kullandı birleşik devletlerden nefret
ediyor
çok Amerikan vari bir
yaklaşım bu başlık devrimin beyni çi
şaşırtmış olmalı Çünkü pek Marksist bir
bakış açısı değil ve Devrim sürecinin
anlaşılmadığını gösteriyor ancak çenin
teorik Eğitimi ve disiplini çalışma
kapasitesiyle Devrim için politik ve
ekonomik olarak önemli hale geldiği
doğru yani Öyle ya da böyle sonunda
büyük gücü ve devrimciler arasındaki
sorumluluğuyla en önemli figürlerden
Biri haline
[Müzik]
geldi soğuk savaşın zirvesinde batıdaki
tehlikeli bolşevikler olarak ifşa edilen
Doğu bloğu doğal olarak çegar ilgi
göstermeye
başladı Özellikle de Sovyetler
birliği'ndeki komünist partinin 20
kongresi ve kruşçev'in suçlanması
sonrasında Moskova insanlara ilham
verecek yeni yüzler aramaya başlamıştı
çok önceden Sovyetler birliği' ziyaret
etmiş ve fidel'in kardeşi olması
gerçeğiyle Raul castro'yu denediler
ancak kabul edelim ki o pek karizmatik
değildi o yüzden Sovyetler Birliği
küba'dan yeni yüzlerle tanışmaya çok
hevesli ziyareti sırasında her adamı
izlendi sergilendi ve filme alındı bir
sürü muhabir ona ayrılmıştı baştan
çıkarma karşıydı
Sovyetler Birliği Küba devrimin
sahiplenmek
istiyordu çeye ve Küba'ya sosyalizmin
küresel anavatanının ve tabii Küba
sosyalizminin de anavatanının Sovyetler
olduğu izlenimini verecek şekilde
davranıyorlardı
Ekim Devriminin 43
yıldönümü Sovyet liderler devrimin
Kahraman
habercisini coşkuyla karşıladılar
bu
pozisyona Sosyalist tarafta ve dünya
ülkelerinde Lider konuma yü ziyaretler
ına ziyaretler
[Müzik]
Yapı'da
tanıştığı
ksiyon verdii Kuzey
Kore daha son
Şan insanlar onu İçlerinden bir gibi
[Müzik]
karşıladı Yaşasın demokratik Cezayir
Cumhuriyeti halkı
[Müzik]
Yaşasın ulusal halk ordusu Zafer
[Alkış]
bizim Kübalı gibi davransa bile Kübalı
Kübalı olmadığı gerçeği oldukça oldukça
çekiciydi Çünkü Küba'nın
milliyetçiliğinin üstesinden
gelebileceğini
göstermişti gerçekten büyük bir
uluslararası kardeşlik ve ve o bunu
başarmıştı Küba'da aynı zamanda Sanayi
Bakanlığına atanan çar'ın popülerliği
artıyordu sadece dünyayı dolaştığı için
ya da Nisan
1961'de Amerika'nın baars Körfezi
çıkarmasıyla aşağılanması önemli rol
oynadığı için de
[Müzik]
değil ekim 1962'de Küba füze krizinde
bile öne
çıkmadı son iki olayda spot ışığı
altında Duran kişi Fidel kroydu
adada büyük bir figür haline gelmesi
basın ve televizyon haberlerini dolduran
ekonomik Tartışmanın ortasında oluşuydu
daha çok Ortodoks komünistler olarak
bilinen sert stalincilik
[Müzik]
açılmıştı dergilerde her yerdeydi Herkes
kendi görüşünü savunuyordu her şey çok
tartışmalıyız
karlığı idrak etmek ve çarın nasıl
sahneye getirildiğini anlamak için bunun
kritik bir dönem olduğunu hatırlamak
gerek Amerika Birleşik Devletleri adaya
askeri saldırısını ekonomik önlemlerle
destekledi tarihteki en uzun ve sert
ambargo
başlamıştı sıkıntılar hissedilmeye
başlanmıştı üretim şirketleri ürüne
dönüştürecek hammaddeleri kalmı hızlıca
çöktü düzeyini garantilemek için yiyecek
keleri dağıtılmaya
[Müzik]
başlandı yıl süren devrimle yıpranan
halkın morali
felaketti fabrikalarda işe gelmeler
arttı Bürokrasi yavaşça işleri felç etti
cba kısır döngü
içindeydi Bu bağlamda Sanayi
Bakanlığının sorunu halkı çabalarını
sürdürmeyi ikna etmeye çalışmaktı
[Müzik]
soru Sovyetler Birliği'nin yönetim
sistemlerinin uygulanıp uygulanmadığı
ydı stakan ismin zamanından beri daha
fazla kazanmak için daha fazla çalışanın
ikna edilmesi fikrine dayanıyordu
bu İşçiler arasında rekabet
yarattı Ayrıca diğerlerinden daha fazla
ayrıcalığı olan kısım
oluştu Ç bunu
reddetti maddi teşviklere karşı manevi
manevi teşvik fikrini ortaya
çıkardı yeni sosyalizmin insanları için
yeni teşvik ve Küba Devrimi için Yeni
bir yöntem insanlar arasında devrimci
bir bilinç geliştirilmeli di atriz
bireyselliği
yenmeliyim yerini almalıydı görevin
tamamlanmasının zevki veya manevi ödül
maddi ödülden daha önemli hale
gelmeliydi
Çünkü Ç için bu Tartışmanın getirileri
ekonomik krize az ya da daha çok geçici
çözüm bulmaktan önemliydi Küba'nın tek
başına yeni insan yaratması gerekiyordu
bireysellikten ve kapitalizmden
kurtulduğunda komünizmi harekete
geçirebilecek Böylece daha fazla konuşma
yapmaya ve televizyonda görülmeye
başlandı Tüm İşçi sınıfındakiler
fedakarlık
ruhunuzu komünizm
ruhunuzu hayata karşı yeni tutumunuzu
gösterin fidelin
söylediğini ve Bu
salonda inanılan hep aklınızda tutun
ölümcül Tehlikenin içinde
Olduğumuz bu zamanda
hepimiz
üretimde eşit olmak
zorundayız Biz işçiler için Vatan ya da
[Alkış]
[Müzik]
ölüm ancak fikrinin Adil olduğuna
insanları ikna etmek için sonsuz
tartışmalar ve itirazlar yerine çara
fikirlerini harekete geçirmeye ve örnek
teşkil etmeye karar
verdi her zaman en başından beri bir
şeyleri yaparak önderlik etmek istedi
kendi yapamayacağını düşündüğü şeyi
başkasından hiç
istemedi Adalet sahibi
biriydi insanlardan talep ediyordu Ç her
zaman Küba halkından daha çok
çalışmalarını
öğrenmelerini vatanlarını korumaya hazır
olmalarını talep etti talep etmek için
Ahlaki otoriteye ve gerekli meşruiyete
sahip olmalısınız bunu da yalnızca örnek
oluşturarak başarabilirsiniz
[Müzik]
yeni insan için gerçek eğitim alanı
ücretsiz gönüllü çalışmaydı boş
zamanlara Günlük çalışma kotası veya
diğer görevler
yapılıyordu bunun yolu
açmış görüntüler uzun konuşmalardan daha
değerli olduğu için kameraların kendini
çekmesine izin
işçiyle 9090 saatte 40.4 metre kumaş
üretildi tamir ve temizleme makineleri
hariç herkes İnanılmaz bir şekilde çok
çalıştı ekranlar iki yıl boyunca
ikramiyesi sekreter maaşı kazanan hafta
sonları bile şeker kamışı keserek duvar
örerek ip dokuyarak örnek olan bakanın
görüntüleriyle doldu yeni insanı
somutlaştırmaya çalışıyor
ördü tam olarak poz vermedi Ama
fotoğrafçıların kendisini takip etmesine
de izin verdi devrimin bu yönünün önemli
olduğunun
farkındaydı Eğer başkalarından yapmasını
istediği görevi yerine
getiriyorsa Eğer Devrim adına
insanlardan zamanlarını ve yaşamlarını
vermelerini
istiyorsa bunu
göstermeli Bu gerçekten onun için çok
önemliydi burada gösteriş yoktu poz
yoktu bu görüntüler yeni bir İdol
yaratmak için Kürt kişilik inşa etmek
için veya artık düşük yoğunluklu
Propaganda dediğimiz iletişim yöntemi
için değildi sanayi bakanı halkın
içindeydi ve bu bir rol değildi çünkü
kamera çekmeyi bıraktığında çalışmaya
devam ediyordu
[Müzik]
çe Havana limanında ortaya çıktı ve
Kargo gemisini boşaltmaya yardım etmeye
başladı çevresindeki kübalılar birkaç
dakika yardım edip sonra gideceğine ikna
olmuştu ancak saatlerce orada kalıp son
çuval boşaltılan kadar oradan
ayrılmaması onlara sürpriz oldu
[Müzik]
ancak Küba'da Bazı insanlar sinirlenmeye
başladı bürokratlar dışlandık hissetti
ve ayrıcalıklardan yararlanan bazı
liderler çenin gölgesinde kaldıklarını
düşündüler kimse bugün öyle söylemiyor
ama çy çok kızgınlık vardı sonunda Fidel
Bu tartışmayı maddi teşvikler lehinde
sonlandırdı Bu da Ç'nin
Küba'daki Ortodoks komünistlerle etkili
ilerleme konusundaki sağlıklı
tartışmasını
bitirdi Ç ekonomik mücadeleyi kaybetmiş
olsa da Medya mücadelesini temiz bir
biçimde kazanmıştı görüntüsü
[Müzik]
parıldamak Küba birleşmiş milletlerin
yeni genel Kurulunu belirlemek için çağı
dü çapında canlı yayınlanan konuşması
kendi başına Küba devrimin somutlaştıran
adamı Tan şı
[Alkış]
vermiş zeytin yeşili Savaş kıyafetinde
kürü
[Müzik]
le ilgili sert bir suçlama
yaptı bir tür Zafer şarkısıydı 3 Dünya
bağımsızlığına bir
ilahiyi Latin Amerika kıtasının bu yeni
iradesi her gün kitlelerin savaşma
kararlarının reddedilemez bir ilanı
olduğunu ve istilacılar silahlı elini
felç edere tüm halklar
tüm dünyada sahip olduklarını bize
göstermektedir bu
Haykırış Vatan veya
[Alkış]
ölüm çok tutkulu ve İnançla
konuştu büyük bir medya ve halk kitlesi
vardı uluslararası kamuoyu gözünde Melen
büyük halk kitlesine hitap
ediyordu Ve
muhtemelen o anda kamu otoritesinin
zirvesindeyken
liderdi Çünkü 1960'ların sonlarında
dünya karmakarışıktı Latin Amerika'da
İsyan demleniyordu
af nery ülke sonunda kendilerini sömürge
boyunduruğundan kurtardı Güneydoğu
Asya'da ulusal Kurtuluş cephesi
askerleri Amerikan ordusuna karşı
direniş
gösteriyordu tüm bunların karşısında
yumuşam Seçen Sovyetler Birliği
devrimcileri kendi haline
bıraktı devrimin ilk günlerinden beri
silahlı çatışmalara katılan insanlar
teknik ve ask D Küba
Milletler
ınd bir seri ziy başladı Ancak bu kez
Afrika gibi yeni filizlenen yerlere
gitti 1965 başında neredeyse bir düzene
ülkeyi ziyaret
etti bu sı dışı
andan yeni Sosyalist insanı çıkartmak
istedi birçok yeni ülke doğuyordu
yeni bir sosyalizm mümkündü ona
göre her yerde insanlar onu tanımaya
başlamıştı sonunda mücadelelere katılan
insanlar için medyaya konuşmaya
başlayabilir uluslararası sahnede
düşüncelerini ortaya koyabilir Tıpkı
Cezayir'de olduğu gibi buradaki son
görüntüleri var olan tek görüntüler
CH birdenbire ortadan
kayboldu Devrim hükümetindeki
bakan dünya sahnesinde tüm dünya
liderleriyle
tanışmıştı Afrika
Asya Latin Amerika için eylem çağrısı
yapmıştı birdenbire
[Müzik]
kayboldu genelde diğerleri gibi
Emperyalist olmakla suçladığı Sovyetler
Birliği'nin Küba Devriminin önderinin
infazının Ardında olduğu
söylenir aynı zamanda doğru olmadığı
bilinse de Fidel Castro ile yaşadığı
kızgın 40 saatlik tartışmadan sonra apar
topar gittiği de
anlatılır Aslında çok az şey biliyoruz
Emin olduğumuz tek şey uzun zaman
boyunca Özellikle de Küba Devriminin
Sağlam
inandığında yine gerçek silahla Amerikan
emperyalizmine karşı silahlı mücadeleye
devam etmek istiyordu sonrasında savaş
alanında yeniden gelme arzusu siera her
gün yaşadığı maksimum idealizm deneyimi
arzusu
geliyordu Ve bunun için
yaşıyordu Gerçekten bunun için
yaşıyordu Aslında ger hayatını Adil
yapan
budur devrimci olarak adlandıran için
inanılmaz bir deneyimdir bu çünkü Savaş
alanının dışında
uzlaşmanın de aynı fikirde
olmayanlarla anlaşmak zorundaydım uzak
ve yakın rakiplerle bunu yapmaya
çalışıyordu pazar günleri gönüllü işler
yaptığı gibi Savaş alanına geri dön
cepheye git örnek olarak
yaşa artık yokluğunu çevreleyen gizemle
çe sonunda Efsaneye dönüşür
Sai sil olar kıştı yoklu dah
bireh bir gün
Soni birini tems
biry Castro ve Devrim liderleri bunu
kullanacak dünyanın devrimci
hareketlerini bir ara getiren 1966
[Müzik]
[Alkış]
Latin Amerika halkı emperyalizmin en
büyük
korkularından Biri haline gelmiş adamın
deneyimine
yeteneğine ve kapasitesine
sahip komutan Ernesto chavera
[Alkış]
herkes bir yerlerde savaştığını
biliyordu Tabii ki gizli servisler Her
yerde onu arıyordu
nerede görülürse görülsün dünyadaki
gezli servisler arasında alarm zillerini
çaldırı hepsi neler yaptığını bilmek
[Müzik]
istiyordu Takip etmenin zor oluşunun
nedeni kendi imajının ana tehlike
kaynağı haline
gelmesiydi bulunmaktan Kaçmak için çenin
tekrar tanınmaz olması
gerekiyordu önce dikkat çekmemesi
gereken
Kongo cilt rengi kimliğini yetkililere
açık edecek diye cepheye gitmesi bile
yasaktı daha sonra bolivya'ya geçti
komşularına göre nispeten küçük bir ülke
ama be sınırı yüzünden devrimsel Zafer
tüm Latin Amerika'nın devrilmesine neden
olabilirdi tanınmış görünümü terk etti
takma adını attı ve Yüzünü bile
değiştirdi
chin suratı Medya ilgisi nedeniyle dünya
çapında iyi biliniyordu O yüzden
güvenlik adına kılık
değiştirmeliyim kavuştu Böylece kimse
onu
tanıyamayacaksın yardım kba gizli
servisi çi değiştirirken Fidel Castro da
neşeyle
izliyordu takım elbise ve kravat kalın
gözlükler seyrek Beyaz
Saçlar Arjantinli devrimcinin tanıdık
yüzü gerçekçi biçimde uruguaylı Ramon
benites adında iş adamıyla
değiştirilmişti
[Müzik]
[Alkış]
sanatçılarına rağmen kılık değiştirmesi
zayıflamıştı Bolivya dağlarındaki gille
savaşlarından aylar sonra çara normale
döndü ve hakkında haberler çıkmaya
[Müzik]
başladı onun varlığının ipucunu veren ve
Bolivya ve cıa'in ilgisini çeken ilk şey
gazeteydi Amerika Birleşik Devletleri
eğitimli Bolivya özel güçleri onu takip
etmeleri için gönderildi
hala savaşabilecek durumdaki bir avuç
gerillaya 2000 adamın saldırdığı
mücadeleden sonra güçlü dirençler rağmen
çara
tutuklandı lavara köyüne götürüldü ve
canlı son fotoğrafı çekildi yakalayanlar
Yanında duruyordu daha sonra 9 Ekim
1967'de tutuklanan bir gün sonra idam
[Müzik]
edildi Bolivya 9 Ekim 1967 eşyaları
paylaşıldı cesedi Hastane çamaşırhanesi
sergilendi olayı ölümsüzleştirmek için
basın
toplandı daha sonra kaderin cilvesiyle
elleri parmak ezit testi için CIA
tarafından kesildi günün gazetesine
sarılarak
gönderildi Bolivya ordusu için zaferdi
müthiş bir
zaferdi askeri
zaferdi Washington içinde politik
zaferdi dünyaya sergilemek için ölümünü
kanıtlamaları
gerekiyordu Böylece hayalleri yıkmayı
onun ve temsil ettiği
düşüncenin başarısızlığını kanıtlamayı
umuyor
lardı fotoğraflar dünya çapında
gösterildi çenin ölümünü ve gerilla
savaşçılarının yenilgisini resmi olarak
Küba televizyonunda açıklayan kişi Fidel
Castro
oldu yine
[Alkış]
de çelişkili biçimde cesedinin
çekilmesi ve sergilenme
şekli gerçek fiziksel görünümü onlar
için bir
mirı ama diğ
iin tüm dünyada Devrim mücadelesinin
sembolü
oldu Amerika Birleşik Devletlerinde bu
doğruydu Fransa'da da bu doğruydu bu her
yerde doğruydu çar'ın ölü halde yattığı
görüntüyü silmek için isyancı gençlik
1968'de gerilla Savaşçısı portresini
kullanmayı seçti Böylece onun gizli
kapaklı idamı ellerinin parmak izi testi
için kesilişi ve uçak pisti yanına alel
acele gömülmesine rağmen çara 20
yüzyılın en büyük efsanesi ve ikonu oldu
çünkü o devrimi temsil etmeye devam
ediyor akıllarda olduğu kadar ekranlarda
da adalet ve dayanışma Dünyası inşa
etmek için Her fedakarlığı yapmaya hazır
örnek bir figür Kapitalizm uzlaş düşündü
ama yaşayan portre olarak kaldı isyanın
değil ama devrimin şimdi T Zavallı
Amerika'yı
kalacak tarihi kendileri için yeniden
yazmaya karar veren sömürülmüş ve
reddedilmiş Amerika haklarını elde etmek
için zaten
yollarda yaya olarak ve gece gündüz
yüzlerce kilometre
yürüyenler devletin itibarını hak ediyor
bu büyük halk
kitlesi yeter demiştir ve yürümeye
başlamıştır
Devlerin yürüyüşü Uğruna Bir kereden
fazla öldükleri gerçek bağımsızlığı
kazanana kadar durmayacaktır bu yürüyüş
işçi sınıfının yürüyüşüdür

Merhaba herkese. Bugün yine Rotterdam
Film Festivalindeyiz. Yanımda Volkan Üce
var. 2 metrekare belgeselinin yönetmeni.
Şimdi öncelikle filminizi tebrik etmek
istiyorum. Filminizi tebrik etmedim.
Kamera arkasında burada edeyim.
&gt;&gt; İsmim Volkan Uca. Belçika'da da okuydum.
2 metrekare 3. filmim. Bir önceki
filmim, belgeselim her şey dahildi. Ain
Movie'de gösterilmişti öyle. Şimdi de 5
sene sonra yeni bir filmle aynen
heyecanla 2ü saat sonra dünya
premierimiz var.
&gt;&gt; Heyecanla onu bekliyoruz. Ben internette
sizi araştırırken eğitim geçmişinizin
siyaset ve sosyal bilimler alanında
olduğunu gördüm. Doktorunuz da bu alanda
yapmışsınız. Şöyle bir soru sormak
istiyorum. Sizce filmografinize
baktığınız zaman hem her şey dahilde hem
displede hem şimdi 2 metrekarede bu
eğitim geçmişiniz filmografinizi ve
sinemacılığınızı nasıl etkiledi sizce?
&gt;&gt; Şöyle başlayayım. Öncelikle ben işte
uluslararası ilişkiler falan okudum ama
filme her zaman merakım vardı ama tipik
gurbetçi ailesi diyorlar. Yok oğlum sen
üniversite yap ya sen başanlarına film
yaparsın. olduğunda ben de he diyerek
işte öyle üniversiteye başladım. Ama 18
yaşımdan beri aslında ben film eğitimi
almak istiyordum. İlk başlarda
düşünüyordum ki ya ben film eğitimi
almadım, film yapamam modundaydım. Ondan
sonra işte birkaç kişinin gazıyla bu işe
giriştim. Mainstream işler yapmamamın
nedeni film eğitimimin olmamasına da
bağlayabilirim bence. Yani her şeyi yani
yaparak öğrendim. İlk başlardaki bu şey
hissi kesinlikle yok artık böyle ya ben
film okulu yapmadım ben bilmiyorum. O
moddan kesinlikle çıktım. Ben hemen
seyirci için çok kısa 2 metrekarenin
konusunu özet geçmek istiyorum. Belgesel
Belçika'nın Genk şehrinde çalışan ve
yaşayan Belçikalı Türk Tayfun Bey'i konu
alıyor. Kendisi bir cenazeci, cenaze
müdürü. Direkt şunu sormak istiyorum:
Tayfun Beyle nasıl tanıştınız? E
hayatını filme dönüştürme fikri nereden
geldi?
&gt;&gt; Cenazelerle ilgili. E bu işte aidiyetlik
duygusuyla ilgili uzun süredir bir
şeyler yapmak istiyordum aslında ama çok
dramatik bir konu. Yani aşırı böyle
duygu sömürüsüne girmek istemiyorum.
Komik belgeseller, komik filmler yapmak
istiyorum. En azından trajik komik olsun
istedim. O yüzden bu konu bayağı bayağı
bir raftaydı yani. Ondan sonra tesadüfen
ben Tayfun'u televizyonda gördüm.
Belçika dizisi. Orada işte Faslılar
toprak getiriyor Fas'tan. Burada
Belçika'da gömüors falan gibisinden.
Diziyle ilgili ona soru soruyorlardı.
Ben gördüm işte yazıyor Tayfun Türk
cenazeci. Hemen etkilendim dedim aa ben
buna yazayım. Çünkü komik olduğu da
belli ediyordu kendini. Tanıştık
Kayserili çıktı. Çok komik bir adam
çıktı. Dedim ben senin belgeselini
çekeceğim. O da he falan dedi. İnanmadı.
Biraz salladı. Hatta geçen diyordu bak
ya haberlere çıktı ya ana haberlere. Vay
be 4 sene önce ben seni hiç ciddiye bile
almamıştım. Bak geldiğimiz yere bak
falan diye. Bayağı seviniyor da şimdi
yani.
&gt;&gt; Film zaten çok ağır konular içeriyor
dediğiniz gibi. Hani ölüm direkt hani
cenaze gerçekten ağır konular. Üzerine
hani Tayfun Bey'in Kayseri'ye olan
ziyaretine de aile mezarını ziyaret
ediyor. Çok böyle duygusal anlar var.
Ama Tayfun Bey çok eğlenceli bir insana
benziyor. Şen Şakrak birine benziyor.
Filmde bu dengeyi nasıl yakaladığınızı
düşünüyorsunuz?
&gt;&gt; Kurguya o kadar çok fazla vakit ayırdık
ki. Beraber çalıştığım kurgucum EAN
Ipeker. Çok iyi. Hem entelektüel hem çok
iyi yani mesleğini çok iyi yapabilen bir
kurgucu. Belgesel kurgulamak bence
kurmaca. Kurmacadan çok daha zor.
Geliyorum diyorum a eytancığım merhaba.
Hadi başlayalım. Al 40 gün çektim
sabahtan akşama kadar. İlk sahne belli
değil son sahne belli değil. Her şeyi
izliyoruz üzerine konuşuyoruz. Bu
dengeyi sağlamak yapboz işiydi yani.
Bayağı uğraştırdı bizi. Yani
&gt;&gt; sanırım her şey dahil için hani onun
festival ranında yaptığınız bir
röportajda belgesellerinizde seyircinin
kendiyle yüzleşmesini istediğinizi
söylemişsiniz. Ben de hani özellikle
burada yaşayan bir Türk göçmen olarak
hani hem aile olsun hem aidiyet olsun
hem ölüm olsun kendime bir sürü soru
sormaya başladım. Hani bir hafta önce
izledim filmi ofiste izledim Rotterdam
Film Festivalini. Ondan beri sürekli
kafamda dönüyor bu film. Sizin jenerik
akarken seyircinin kendisine sormasını
istediğiniz ve umduğunuz bir soru var
mı? E sonuçta filmle ilgili belirli
şeylerim var. Ha böyle olsun, böyle
hissetsinler, burada gülsünler, burada
eğlensinler, üzülsünler ama sonuçta film
çıktıktan sonra izleyiciyle film
arasındaki ilişkiye fazla müdahalede
bulunmak istemiyorum. Bir doğru yok.
Yani size örnek vereyim. Her şey
dahilinde çektiğim çocuk otelin
akvaparkında çalışıyor. O arada
turistleri böyle kaydıraktan itiyor ve
orada böyle kayboluyorlar. Çok güzel
görüntü. Aa çekelim falan dedim. Sonra
bu görüntü bu sahneyle ilgili profesörüm
bana sayfalarca mail yazdı. Böyle o
turistlerin oradan kaybolmaları şu
hissiyatı uyandırdı bende. Şununla bağ
kurdum falan gibisen upuzun şey. Ben de
hiç çocuk
&gt;&gt; görsel güzel gözüküyor.
&gt;&gt; Bir çocuk orada çalışıyordu yani
mecburen hani mecburdum çekmeye hiç öyle
düşünmemiştim. Hani diyeceğim şu ki
izleyicinin filmle kurduğu bağ bazen
benim kurduğum bağdan daha derinlikli
bir bağ oluyor.
&gt;&gt; Ben çok merak ediyorum. Q&amp;A'de özellikle
sanırım premier'den sonra Q&amp;A'niz
olacak. Çok gerçekten merak ediyorum
nasıl sorular gelecek. Evet onu
duydumuz. Çok merak ediyorum. Gerçekten
çok tanışmak istiyorum kendisiyle.
Burada onu soracaktım. Kendisi filmi
izledi mi? Son kurgu Tayfun Bey izledi
mi? Son kurgus
&gt;&gt; izledi. Benim evde izledi. Evet izledi.
&gt;&gt; Nasıl? Ne düşünüyordu?
&gt;&gt; Ya komik şeyler dedi. Şunu da çeksek,
bunu da çeksek falan diyor. Çok hoşuna
gidiyor çekilmek. Tayfun belli zaten.
&gt;&gt; Aynen. Evet.
&gt;&gt; İlk başlarda ben diyordum ya çok
kameraları oynuyor falan diyordum ama
diyor ki Volkan ben böyleyim diyor. Yani
&gt;&gt; öyle bir kişilik. G
&gt;&gt; mesela şöyle bir çekim var. Kullanmadık
onu belgeselde de. İşte diplomasını aldı
bu. Ondan sonra diplomasını duvara
asarken çekiyoruz tayfunu. Kendi kendine
konuşuyor işte inşallah şöyle şeyler
yaparım.
&gt;&gt; [kahkaha]
&gt;&gt; Aynen. B kameraman anlamıyor. Biz
birbirimize bakıyoruz. Ne yapıyor bu? Ne
oluyor filan. Tamam sıkılır bizden
ümidiyle devam ettik. Sıkılmadı.
Tayfun'la böyle bir arkadaştı. Böyle
çekmeye devam ettik yani. Sevdi sadece.
Şey dedi işte filmin sonlarını böyle bir
drone kiralasaydın ya. Ben böyle çimde
yatsaydım düşünseydim [kahkaha]
mezarlıkta. Ondan sonra drone böyle
kalksaydı nasıl?
&gt;&gt; İlginç bir şat olabilirdi kesinlikle.
&gt;&gt; Ama yapamadım.
kalmel
belgeselleri lütfen [kahkaha]
&gt;&gt; belgeselleri fonlayalım lütfen. 2
metrekare rotamda gösterilen ilk
filminiz yanlış bilmiyorsam festivalde
değil mi? Big screen'de yarışıyorsunuz
şu an bigin yarışmasında. Nasıl
hissediyorsunuz? Bu nasıl bir duygu?
&gt;&gt; Ya çok güzel bir duygu. Tabii ki çok
güzel bir duygu. Şöyle bir şey
söyleyeyim. Belçika'da doğup büyüdüğüm
için bizim oradaki kütüphaneler çok
büyük ve kütüphanelerde binlerce DVD de
var. Yani yeni filmler keşfetmek istedim
ve şöyle bir kanıya vardım. DVD
kutusunda bir Tiger varsa, Rotterdam
yazıyorsa film kesin seyredilir. Bu
mainstream iş değildir. Fabrikasyon
değildir. Nerede kaplan görürsen bir
DVD'nin üstünde hemen ona sarılıyordum.
Seneler sonra bu festivale seçilmek bu
yüzden benim için çok büyük bir gurur.
Bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Bir
belgesel olarak ana yarışmadayım ama bak
adamlar aa bu belgeselmiş falan demeden
filme bakıyorlar. Buradan Türkiye'deki
herkese seslenmek istiyorum.
&gt;&gt; Belgesel filmdir.
&gt;&gt; Evet. [kahkaha]
&gt;&gt; A belgesel mi yaptın? Niye ne zaman film
yapacaksın diyorlar. Belgesel filmdir.
Öğrenci işi. Bir iki kişi böyle şey
yapmış. Böyle eş dost yardımıyla işte
bir şeyler çekmişler. Amatörce yapı
belgeseli falan olmadıkça şey yapılmadı.
&gt;&gt; Evet. Onu da çok soruyorlar. Ben şimdi
bir önceki belgeselim için şey
arıyordum. Böyle otel arıyordum. Ne
belgesel ya? Bizim otelde hayvan yok ki
diyorlar. Her şey bir kez tekrarı yok.
Acılı aileler var. Sana saldırabilirler.
Çünkü bir insan üzgün olunca o
üzüntüsünü farklı farklı şekillerde
gösterebilir. Evet, başımıza geldi.
Görüntü yönetmeni tekrarı olmayan
şeyleri sinematografik bir dille çekmeyi
başarıyor.
&gt;&gt; Kurgu olmadığı için hani gerçekten hani
bir şansın var sadece o şeyi çekmek
için. Belki de bir daha eline gelmeyecek
bir şatı yakalamaya çalışıyor görüntü
yönetmeni.
&gt;&gt; Evet. Çünkü ben prensip olarak da şey
yapmıyor böyle tekrar yapmıyorum. Mesela
şuradan bir daha yürüsen, şunu bir daha
böyle farklı söylesen diye başlayınca o
zaman çektiğin insanlar kendini oyuncu
zannetmeye başlıyor.
&gt;&gt; Bir sorum daha var. Film Türkiye,
Almanya ve Belçika yapımı. Ve filmde de
hani hem Türkiye'deyiz hem Belçika'dayız
hem Almanya'dayız bazı sahnelerde.
Yaşadığınız zorluklar oldu mu herhangi
bir şekilde bu üç tane farklı ülkede
prodüksiyonunu ilerletmek adına? Olmay
daabilirdi bu arada.
&gt;&gt; Yok düşünüyorum da zorluk yaşadık mı? 24
saat içinde cenazeler işte gömülüyor. O
konuda çok sıkıntı yaşadık. Kameraman
sesçi lazım. Ben kendim yapamıyorum bu
işleri. Tayfun arıyor diyor ki Volkan
birisi vefat etti. Oğlu yanımda izin
verdi. Gelin çekin. Hani kaç kez böyle
kameraman veya sesi bulamadığım için
gidip çekemedim yani. Öyle bir sıkıntı.
Bir de şöyle bir sıkıntı yaşadım.
Havalimanı
ve Hava Yolları şirketi. Hani o
görüntüyü istiyor insan. Yani Kayseri'ye
günde 1015 cenaze geliyormuş Avrupa'dan.
Hani Brüksel'de denedik, her yerde
denedik. Türk Hava Yolları asla böyle
şeylere izin vermiyor. Çünkü hava
yolları şirketleri isimlerini böyle
ölümle e bağdaştırmak istemediği için o
konuda sırf Türk havaolları değil
Pegasus'la konuştuk, Sun Express'le
konuştuk, herkesle konuştuk. Hiçbiri
izin vermedi. Yani
&gt;&gt; son bir sorum daha var. Genç
sinemacılara özellikle de belgeselle
uğraşmak isteyenlere herhangi bir
tavsiyeniz var mıdır?
&gt;&gt; Hayır bu kurmaca için de geçerli.
Herkesi memnun edemezsin. Günün sonunda
kendini böyle gurur duyarce içine sinen
bir şey yap. En önemlisi o. Bak ben
şundan eminim. Letterbox'a bakınca
güzel, çok güzel yorumlar olacak. Birkaç
tane de kötü yorum gelecek ister
istemez. Yani şu festivale gireyim, bu
festivale gireyim, bu mu olsun, bu
yapımcının hoşuna giden bir konu
seçeyim. Hayır, konuyla olan ilişkini
çok iyi düşün. Çünkü adama sen kimsin ki
diye soruyorlar. Hele hele uluslararası
bir yerlere girip varmak istediğinde
kesinlikle soruyorlar. Sen bu hikayeyi
anlatacak doğru insan mısın değil misin?
Sana bir örnek vereyim. Pach forumlara
katılıyoruz. Orada böyle sarışın İsveçli
bir adam diyor ki işte ben Afrika'nın şu
ülkesine gideceğim. Oradaki hastanedeki
kötü durumları çekeceğim filan diyor.
Uluslararası dışarıya çıktığında seni
gömüyorlar. Rezil ediyorlar. O adamı
nasıl gömdüler orada? Sen kimsin? Senin
yerini daha iyi yapacak milyonlarca
Ugandalı veya hangi Zimbabeli yok mu
gibisinden işte ben benim bakış açım çok
farklı. Ben bütün dünyadaki varlıklardan
farklı bakıyorum olaylara dersen o zaman
şey yapmazlar yani. Bu filmi ü kişi
çektik yani sette. Ü kişiyiz. Ben bir
tane sesçi, bir tane de kameraman. Evet.
Üç kişi arabaya atlayıp aynen ha Tayfun
hem şoförlüğümüz de yapıyordu bol bol.
[kahkaha] Rotterdam'le ilgili bir güzel
şey daha söyleyeceğim. Hani geçmişini
övdüm. Hani benim kişisel olarak
gelişimimde bayağı bayağı olumlu bir
etkisi oldu. Bu festivalin filmlerini
izleyerek hem yönetmen olarak hem insan
olarak zenginleştiğimi düşünüyorum. Ama
bugün de Rotterdam'a bakınca hala çok
değerli bir festival. Şu şekilde
pluralty'ye önem veren bir festival.
&gt;&gt; 400 tane film var seçildi. Böyle bir
festival yok yani hiçbir yerde. Çok
gerçekten pluralist ve hani pürist
olmayan bir festival. Kesinlikle
&gt;&gt; burada yaşayan insanlar çok şanslı
bence.
&gt;&gt; Evet. Rotterdam festivaline gidin ve 2
metrekareyi izleyin. Aşağıda linki var.
İzleyin. Yani şey bileti almak için yani
linki var. Yoksa filmi Rotterdam'da
izleyebiliriz. Filmin linkini
paylaşmıyorum. Daha yok bende yok zaten.
Aşağıda biletler olacak. Gidin izleyin o
zaman. Görüşürüz. Çok teşekkür ediyorum
tekrardan.
&gt;&gt; Ben teşekkür ederim.
&gt;&gt; Evetz. Çok merizi. Çok [kahkaha]
&gt;&gt; görüşürüz.

var mı
abone ol
o o
[Müzik]
ne
derler ki Tanrı yeryüzünün yarattıktan
sonra halkları bir dağıtmaya başlar
yeryüzüne
ama o kadar sokaklardır ki sıkılır
sonunda ve elinde kalanları öylece
Kafkasya serpiştirin
ve o gün bugündür bir halklar mozaiği
dil ve kültür cümbüşü dur Kafkaslar
ve her birinin benzer yanları farklı
yanları ve Elbette farklı hikayeleri var
bu halkların
bugün Artvin Hemşin ilçesinde yaşayan
halkın da öyle bu Hem şimdi deyip
geçiyoruz Oysa Ardında derin bir miras
var
en sık anlatılan bir hikayedir Hani
ermenistan'dan turistlerin yolu hemşine
düşmüş Ermenice konuştuklarını duyan Hem
şimdi bir amca atılmış Siz neden Bizim
dili konuşuyorsunuz
ya amca biz Ermenice konuşuyoruz denince
de Vay be elin ermenisi bile bizim dil
öğrenmiş ne büyük kültürümüz ne büyük
pilimiz var diye Övün evine gitmiş
yoluna
bu Türkiye'de sayıları 200 bine yaklaşan
hemşinlilerin hikayesi biraz da böyle
bir hikaye sadece Hem şimdi yaşayanları
değil bir halkı tanımlar hemşinliler
sözü
kestirmeden söyleyelim Ermeni kökenli
bir halkı
800'lü yıllarda
Hem şimdi İspir dağın Erzurum Dağları
aşarak
bugünkü Hemşin kentinin eski adı tam Pro
olan bir savaş yüzünden yakılmış ve
Viran edilmiş
kenti yeniden onarıp oraya yerleşirler
Arap baskınlarından kaçan bir Ermeni
beynin bütün nüfusunu
Emine getirdiğini ve onun kurması Aman
ve şampuanla Tony
dediğimiz kişiler Bunlar amatuni
sülalesinden gelen bir Prens de onun
kurduğu yer anlamında hemşinin Diğer adı
da zaten hamama Şen'den yani Evet
tamam Bey'in kurduğu yaptığı
Ermenistan'ın boşanmak kentinden kalkıp
İran işlerine dolaşarak ve yine sürü
koyun sürüleriyle çobanlık yapan bir
halk İran One İran Horasan
Konya stwo Arda Arda Şan Ardahan gibi
yerleri dolaşarak hemedan bölgesinde
yaşamışlar ve daha sonra bir attan sonra
50'li yıllarda bölük pörçük Anadolu
topraklarına girmeye başlamışlar Onun
içinden buraya geldikten sonra bir
Beylik kuruyorlar ve Bizans
imparatorluğu'na bağlı daha dostu
imparatorluğu'na bağlı şekilde
varlıklarını sürdürüyorlar Yine mi özel
ki belli kendi kendi vergilerini falan
alıyorlar ama
Bonus'a vergi ödüyorlar varlıklarını
korumak için bu süreç 1489 da Hemşin
Beyliği'nin yıkılması nasıl oluyordu bu
şekilde Trabzon ele geçirilmesinin
arkasından Hemşin bölgesinde ele
geçiriliyor ve onun için belli sona
eriyor
abone ol bu Hemşin ilçesi dışında
Türkiye'nin farklı şehirlerinde Rusya
Gürcistan Ermenistan gibi ülkelerde
yaşarlar bugün Doğu hemşinliler Hopa
Borçka ilçelerinde Batı hemşinliler
sehem şimdi Çamlıhemşin'de Fındıklı
Çayeli pazar Ardeşen ve ikizderenin
yüksek kesimlerinde Yaşar
abone ol
ama
biz Göçebe bir toplumuz tarihleri boyu
hep bizi böyle anlatırlar Daha doğrusu
Göçebe toplumların kalıcı konutlar
olmuyor biliyorsunuz sürekli göç
ettikleri için onların daha çok
barakaları çadırları yani kalkıp
gittiklerinde geride bir külliyet
bırakmak için kaldı kalıcı konutlar
yapmamışlar Biz zaten sanıyorum tarihler
boyu pil kez toprak mülkiyetine sahip
burada olmuşuz diye düşünüyorum Bu
hopa'daki hemşire En azından böyle
kuzenim sinirli dediğimiz Bugün
Türkiye'de yaşayan İrem şimdi topluluğu
Bunlar Rusya'da Soçi yap az ya Ya suç
nasıldır voronej rostal gibi kentlerde
ve bu sen büyük şehirlerine göç etmiş
olanlar var bir daha fazla nın
sonunda Gaga şehirlerinde yaşıyorlar ve
Hristiyanlar kendinize Ama sen hayalini
vermenizi diyorlar Ermeni kilisesine
bağlı cinsel olarak öyle 180s neyle 220
Sen ara bu ve evlerimizin tarihleri Bir
mezar tarihlerimiz de aynı tarafa
geleceğini 180-190 Orada bizim
tariflerimiz herkes dedesinin dedesinin
bilir ama de senin babasını bilmez onu
mezarı Bu köyde değildir Başka bir
yerdedir yani Zaten nüfus kayıtlarımız
de 1840 1835t kadar geri gidiyor Burada
yaşamışlar bir Ardahan'a Yaylaya
çıkmışlar birden burada yaşamıştır başka
bir gittikleri yok ama nesil geliş
Türkçe nesil çoğaldıkça artık 4 fazla
dedi söyledi şimdi kimse yok göç veriyor
sadece göç veriyoruz bugün İstanbul'a
Ankara'ya Gebze Git elini sallasan diye
bir şimdiye bir hopalı ya çarparsın
şimdi git İstanbul Ankara İzmir hep Hem
şimdi hep kime sorarsan doni
[Müzik]
o zaman abone ol
abone ol
bu
Hemşin adının kökeninin Prens zamandan
geldiği söylenir bir onun kurduğu
Başkent ama neşen zaman içinde Hemşin
adını alır çoğunluğu müslümandır ve
ermenilerden Bu yönleriyle ayrılırlar
395 müslümandır yüzde beşi de
müslümandır ama şey yapmadı yani iyi
Müslümanın şartları Müslümanın şartlar
vardır onun yerine getirmez ama
müslümandır sonuçlar şey değil ayrı yani
hızlı yenebilir mi Yahudi malı öyle bir
şeyimiz yok huzur Hani 1600'lü yıllarda
ciddi bir islamlaşma başlıyor Ancak
islamlaşmaya direnenlere doluyor
şu islamlaşma süreci 1915'e kadar yani
türkiyedekiler için 1915'e kadar
peyderpey devam ediyor ama hala Öfken
kalanlar var bir dönümü sırasıyla diye
geçmiş bize hıristiyanlıktan bugüne
kalan çok fazla böyle bir yüzümüze
çarpan bir hareketimiz var halk olarak
yok
Hristiyanlık bir bağımız bir gibi inanış
içimizde yok yani Müslüman yani 199 da
yüzdeyüz Müslüman olan bir toplum cinsel
bir tutuculuk çok görülmez kadın erkeğin
birbirinden tecrit ol bu akşam yoktur
oyunlarda düğünlerde bir yara balık söz
konusu hemşinlilerin geleneksel
inançları arasında dualarında ayrı bir
yeri var pagan dinleri gibi doğaya at ve
edilen duaların iyileştirici olduğuna
inanılıyor Öksürüğü olan bir bebeği
geçmiyorsa ceviz ağacının altında işte
beş dakika 10 dakika eğlendirilir Orada
işte onun altında dalın altından
geçirildi falan filan çeşitli dualar
Okuldayım hemşince okullar onu
Aslında o ceviz ağacı şey bir bir
oksijen sağlıyormuş altında bir gaz
sağlıyormuş altına o hastalığa iyi
geliyor düşen bebekte o iyileşme durum
oluyor Samet sergi derler Bizimkiler
hapşıran insanı Samet
serkis Erkan dağılmak ama böyle tespih
taneleri Hani tespit parçalarını da
taneler saçılır ya bu şekilde bir
saçılmayın anlamına geliyorsa da acı
demek Ağrı demek savaştaki acıların
saçılsın Dağı bu
anlamına gelen bir tamlama veda
hapşırınca insanlara söyleniyor bir işte
bebek erkek mi değil mi diye
kadının idrarını
Mısır'ın üzerine ve buğdayın üzerine
döküyorlar hangisi erken açarsa onu
orada cinsiyetini belirliyoruz
belirliyorlar Eğer açıyorsun zaten
hamile olduğu da belli oluyor Bir de
idrar kaynatıyorlar Eğer idrar
kaynatılınca köpürüyorsa
hamile olduğu anlamına geliyor Eğer
köpürüyorsa Hamile olmadığı anlamına
geliyor
şu an
o o
[Müzik]
abone ol
ama
biz burada tabii ki de koyalım doğuda
Hep böyle kal doğum günü içinden mezara
koyabiliriz doğuda kaldım ya kaçta
güldün burada bir tabu tuz koyulur
listede İstanbul bulamadı bir an önce
görmek bir baktır ama biz de bir gün
evde kesin bekletilir tabutun dışında
başka bir şey çıplak koymazlar yanii
kendi acılarını yapımından kaputta
boyalar peri masalları var mesela
Periler yine hayvan kılığına
girebiliyorlar Periler video
olabiliyorlar kötüde olabiliyorlar var
Ama genelde korkutucu
figürler ver karanlık
su akan karanlık bölgelerde borçlarımız
ya küçüklere yatakları böyle vadilerde
olan çok bu yaşıyorlar
O insanları etkileri altına büyüleri
Palme daha çağıra biliyorlar
böyle şeyler var tellerimiz ise Elif'i
günü var şimdi Aslında bu bölgede Cadı
diye tariflerinin kişiler
Ya aslında bu yöntemleri bilen insanlar
cadıların insanları öldürdüklerini
çocukların yediklerini işte ahırdaki
hayvanları öldürdükleri düşünün büyü
yaparak ya da bir şekilde
yok ettiğini düşündüğü ama Cadılar
adamış adamış insanlar da sağlık için
herhangi bir karşılık almadan Cadı diye
söyleyen insanlar yani bunlar da sanırım
ortaçağlarda tıpta sayısal değerler
ortaya çıkınca
Cadılık mesleği yani eski sağaltım
denilen yöntemlerle iyileştirme
yöntemleri bilen kişiler kötü ilan
edilmiş ona da cadı denilmiş yani
[Müzik]
Doğu hemşinliler Hemşo si dedikleri Batı
ermenicesi Konuşurlar Batı hemşinliler s
ana dilleri Türkçe dönüşmüş Ermeniler
dir bugün ister Türkçe konuşsun ister
Ermenice konuşsun hemşinlilerin kimlik
sorununun da bir çırpıda çözülmesini
beklemek zor
[Müzik]
112 diliuz var bir Hem şimdi bir de
Türkçe başka bir yok bizim iki dilim
olsa ben hep sizi ve Türkçe biliyoruz
daha başka dayımız yok bizim şimdi
bulunduğumuz köyün adı eski adı sürprizi
yeni adı Yoldere köyü nadıl avcıdır Bu
köyün adı Bizim Hem sinirlerden bir
kadın hamile olduğu söylenir hemşinliler
de eve olmadığından dolayı aşağı köyün
aşağısına lazlardan ebebi kadın
çağırırlar burada E be kadın ilk kez bu
ikiz de otur burada bir kız bir erkek
bu zorlu bir dolduktan sonra eve
getirirler aşağı bırakırlar oradan
sorarlar istediğinizi doğum nasıl
geçirdiği Laz kadına sorarlar O da zor
cici oldu diğerine Yani iki tane
bira iki tane erkek oldu demektir ya da
iki tane kız oldu demek yani ruri ki
demek ki silahı ya da icide erkek
demekmiş piş
[Müzik]
ve Ermenice yüzde yetmiş uyumlu aynı
tıpatıp aynı kök kelimesi aynı zevkleri
gramerleri farklı Yok
[Müzik]
yok yazılı alfabemiz yoktu Sadece Mesela
nasıl yazılı Apart Türkçede nasıl
yazılırsa Biz burada öyle yazıyor ha
daha öncesinin nasıl yazıldığını
bilmiyoruz Hem şimdi gelmemiş bir
Ermenice ağıza Onu bilmiyorum hem size
yazıyorum yazıyorum yazıyorum yazıyorum
hiç bilmiyorum eskiden
hep konuşuyordun çocuk ayların şöyle
meyle şimdi şimdi şimdi yeni yetme
çocuklar siz de bilmiyorum mesela fazla
bilmiyorum dedim ve dolu anlarda dilin
çevirip da diyemez yeter çocuklarda
mesela Eskide evde konuşuyorlar
yenilmesinin çoğu Biz de dahil olmak
üzere okula okula gittiğimiz en iyi az
buz evde annemize babamıza hitap şekli
olarak konuşuruz Ama biz biliyoruz
şasenin bizim Neslimiz biliyor ama yeni
nesil pek bilmez Peki küçük çocuk
hepsini bilmiyorlar birlikte Sonra da
mesela sen konuştum Ondan bir şey
konuşacağım dedi onu alıyorlar da
kendisi dil çevirme ya
[Müzik]
senin bu kez başlığı istediğim için diye
bir kelime var mesela Siz başıma koyayım
bittiği için koynuma alayım gibi bir şey
değil birinci döner
javali Scirocco x-style Enes Isuzu
soyeon e mi
e mi direk yapma demektir Niye yaptın
deme içi gelir niye yaptı O öyle yani
belki İstanbul'da Ankara'da bizim
konuştuğumuz ses tonu millete kaba
gelebiliyor yani ne kadar işi kızlığının
anlamına ediyoruz ama biz rahat rahat
bağırarak konuyu biz öyle gelmeyen
mesela bağırarak konuştuğumuzu farkında
değiliz iç yapısından dolayı mıdır
karşındakine göre şey midir onu gününüz
ama böyle bir yani şimdi isimler değişti
kim söyle alayım Mehmet Hasan Bilmem
Ahmet hep Ah benim bir Aaa amaç o büyü
alayım O büyük anilo büyük nedir bu
küçük Atlas yeni yeni hep kitaplardan
toplanmış şimdi eskiden öyle değil
zeffirelli ölü var ise ölmüş mesela
dedesi var oyuncak çıkar Daha iyisi var
güzel onlar Ali Veli Mehmet Hasan
onların Resmini koyardım Şimdi bu yeni
etmenlerden değil hep yenisini koyayım
hep kitaptan bilgisayardan abone ol
[Müzik]
o
Cenabı Allah bu çay Karadeniz'e verdik
Karadeniz ve Akdeniz şaşırdı gördüğünüz
gibi biz Herkesin kendi çayı var çaylı
uğraşırız bardağa dökülerek ve kolaydır
ya o öyle bardağı kendi kendine gelmez
bunu zorlukları çok var ama biz bu çayı
ile neler çekiyor bunu bir toprağım
koyduğumuz toprağı bırak onu yerine
açana kadar hatta Kara'yı seçiyor Biz
şimdi benim TL gitsem mesela bıçak
vaktimi buçuklu çekeceksin ki bunlar
yine bir şekilde iyisin
bulduğumuz Elazığ çaycı Yani yani
atıyoruz temizliyor tohumunu topluyoruz
Ooo ne güzel kendi yerine
yerleştiriyoruz en fazla dört sene Biz
ona bakım yaparız 4 Sn 4 Sn sana yavaş
yavaş yavaş yavaş kendi şeyle geliyor
işte Allah razı olsun Hoca'dan elele
topluyorduk iki buçuk yaprak ölü
bir neler çektik yallah Ben de çalışmak
çok fayda Kazmayı çok kolaydı bellemek
Vay dayı şimdi gibi çay oy değil Az bu
söyler Haydi bahçeye belliydi mütalaayı
belli edilmesi de bekliyorduk eskideki
işte her şey fena değil
Biz 30
var onun
olduğu çünkü ha
Gece
sabaha kadar
ve şimdiki devirde şimdi gibi iş daha
kolay söyledi 10-15 gün söyle başlıyor
yani maddi durumunun iyi olduğunu tuş
ile koy içine iki gün Efes versin
eskiden öyle değildi bir ay kazma
yapıyordu Biz biliyorduk önceden çay
olmadan önce mısınız Mısır yapıyordum
artık şu gördüğünüz çalıp gönderirsin
kısıldı ve çay geldikten sonra yavaş
yavaş çay öldürdüler Ben 70 yaşından bu
de başlangıcında benim yeni yeni
yaptığımda dur 3 kilo çay uç kilo eliyle
toplanmış o eklim toplanan 3 kilo çay
ekmek sepetleri uzağa bizim tahtadan
yapılmış şeyden bu ağacı yol tarifi öyle
sepet yaparlar ya o sepetine götürün
çarşıda sattım ben 3 kilo çayı akşama
geldim o ki babam dedi ki kaç kilo dedin
dedim Baba 3 kilo oldu hemen şu Allah
sultan Allah dedim 3 kilo çayı uç kilo
adam Baba o zaman da öyle nokta geçiyor
değil mi
[Müzik]
bu hemşinliler için tarihler boyu
doğduğun yer önemli değil doyduğun yer
de önemli değil Hem Şirinler için önemli
olan koyunun karnının doyduğu yer önemli
O yüzden suyu O yüzden Sulak ve otlak
memleketler önemliydi v1300 senedir 1481
biz bu topraklardayız kendine özgüdür
baskı altına gelemez de artık
bu
deliler horon horon ondan tutun şeyi ne
kadar hesap edilmiş Biz Su soğuk su için
400-500 kilometre daha çıkan insanlar
Sırf o soğuk su içmek için buradaki
akşama doğru duyduk ki Sen ancak hastane
değilmiş bu köy hepsi koparılıyor artık
o cenazeyi oradan alıyor geliyor cenaze
evini Orada iki gün üç gün orada ne
yemek pişer ile bir şey pişir hep
dışarıda gel Cenaze evine gider eli boş
gitmek de adet değil Herkes bir şeyler
al bir şeyler yapar evde Gelinler
komşular Yemek yaparlar Tencereyle uç bu
evi komşular idare et boylu poslu
insanları silebilirim burada çok falan
oynamamız da mı gelir nereden gelirse
boylu poslu yapılır heyecanlı insanlarız
diyelim bir şey olacaksa hemen o işi
yapacağız yarına bırakmaya çalışın hemen
yapar söyle şey değiliz tez canlı
izliyoruz Mesela bir Evet bu da bir ev
yapılacak adamın evi yok komşu ev yapar
ha bu köyü hepsi toplanıyor Akşama biz
bu kadar videonun malzemesini çekildi ve
video Ümit bazı dinlenebildin öyle
gördük anne birlik beraberlik vardı
eskiden size böyle diyerek durması şart
ediyor duracaktı mesela böyle tutayım
çıkayım da öyle bir şey yok iyi bilirdik
at gelirsen üçgenin üçgenin yanındasın
oğlu aylık sırasını çocuğum benim
çocuğum olmaz önce büyük ev yaparız şey
yapacak bir gelin ayrılıyor diye böyle
süreyle gidiyordu böyle nasıl için ayrı
mı vardı burada ta ki Kazım Koyuncu Ou
bu işi el atana kadar rağmen rahmetli
demeyelim aslında kolay kolay kimseye de
kimse burada Kazım Koyuncu rahmetli
demez bunu bildiğin katılabilir miyim
Çünkü hala öldüğünü inanmayız dünyada
bir yerde olduğunu ama bizim
göremediğimiz inanırız en iyi Kazım
Koyuncu anlattığı bir şey şarkılarıyla
konuşmalarıyla
birbirimizden farkımız ın olmadığını
Kazım Koyuncu olması da en son bu da
Opera konseri verdiğinde bizi sahilde
iskelede oturur içerdik sevgilisiyle
gelip bizim masamızda oturup orada
anlattı Biz bir böyle durduk yani şu Abi
sen böyle böyle orada bayağı bir
muhabbet ettiğim işte baksana dedi sen
dedi et var benimle diyet farklı değil
biz birbirimizi şey yapamayız bırakın
bunu buraya kalan olana dedi sünger
çekin Dedi Bundan sonra birbirimize Aşık
oluruz birbirimizden kız alıp verin en
büyük şeyin köyün büyük kötülüğü
milliyetçilik olduğunu Kazım Koyuncu
öğretti o
[Müzik]
çok
[Müzik]
sevdim dipsiz döneminden işte dağlara
çıkmış yerine olmuş çivi girmiş
işkenceden geçmiş bir sürü Hem şimdi
insanlar söz konusu dolaşsın o onların
bir mirası var 80 sonrasına taşmış iş
onu ciddi etkileri olduğunu
söyleyebiliriz Yoksa hani Türkiye'nin
genel siyasal ortalaması yasal
eğilimlere hepsinde içerisinde doğal
olarak var solun bir parça daha öne
çıkması tahmin ediyorum bu 70'li
yıllarda kimseden dalganın etkilerinin
hepsi toplum içerisinde kökleşmiş biraz
daha yani diğer yerlere göre biraz daha
fazla kökleşmiş olmasından kaynaklanıyor
daha çok İnsan bilmez mi Cemal Tekin
kızıldere'de onlarla birlikte katledilen
devrimci işte
Ardeşen Hoca ne söylemişim nedir hemşire
çoğu
o özgürlüğü seven insanlar yüzde
doksandokuz yiyelim yüzde biri değil
sayma özel 199u sonucudur devrimciler
Eğer burun sevinci eski devrimci yol'un
komuta kademesinin çoğunun buradan
çıktığı söylenir 199u ile bildiriniz
Mesela benim şey köylerin çoğunda işte
70'li yıllarda 80 sonrasında işte
dağları çıkış telefonu kirlenmeye
çalışmış bir kesimde söz konusu
Dolayısıyla Hani bu mirası beni etkisi
var
abone ol
hu hu
abone ol
bu
Hemşin müziği Karadeniz müziğine benzer
ancak ulusal enstrümanları tulum ve
özgürlükleriyle ayrı bir Ezgi taşır
hemşince ilk albüm LOL adıyla yakın
zamanda yayınlanmış grubun çıkış sözü
ise oldukça anlamlıdır kim antropozoik
yani duyuyor musunuz buradayız Hem şimdi
müzisyen Gökhan bir Benim de Hemşin
müziğinin geniş kitlelere ulaşmasında
rol aldığını eklemek gerekir bizim
Türkülerimiz genelde ağıt anavatanı
alttan geliyor Biz de yani söylemenin
ilerde öyle ya çocuklarımızı anlatan
İşte biz ne acılar çektik gülümseyerek
İşte bu dağları aşağıda falan filan
anlatılan öyle ninni sözleri
Türkülerimiz daha keza çok öyle Sürekli
Sevduğum Sevduğum Sevduğum olsa bile
aslında türkünün Ezgi'nin kendisi bir
tarih anlatır bir yol havası ki bu
yollaması sadece şimdi gelini gidip
evden çıkarma İçerisi değildir aslında o
tarihler boyunca yürünen bir bu
mesela kamyon
giriyor bölgeye ilk işte ilk kamyoncu
üzerine ve kamyoncunun mavinin üzerine
atılmış atma türküler var Mesela işte
okuma yazma giriyor devreye mesela
mühendis diye Şimdi atlayacağım ama
makine mühendisi geçen işte hani
sevdiğin okumuş olduğunu menüsü olduğunu
falan onlar övünen mesela şeyler var
atma Fenerbahçe ezilirken söylenen
türküler vardır gece ezilsin diye şimdi
de ezilir bir yuvarlanır burada
teknoloji öne çıkıyor orada tekrar böyle
kol kola onun öyle gezilir böyle sürekli
keçe olursun diye ama onun dışında pek
yok şey bir daha tavrınız var o da zaten
horon oynuyor Hem şunu da mevsimlere
göre Hemşin ilk kez Denizi gördüğünü
anlatıyor Deniz ile karşılaştığını
anlatıyor doğallık oyundaki bütün
replikler figürler denizin dalgasını
anlatıyor Ama neye gör ve mevsimine göre
anlatıyor okula salınan Hemşin vardır
hatta biz yedi bizimlesin şey deme oflaç
alınan hemşinin milli marşıdır Deniz
okula çalınan tulumları yeni nesil
olarak güzel ediyoruz kavalı olmadan da
tulum çalınmadan da herhangi bir ritim
tutmadan da komutçu horonu komutla
davran atabilir yani yavaş oynatır hızlı
oynatır yani horonda şimdi bir dönemde
fes etmeyebilir ses sesli olarak
yorulabilir Ama iyi bir komutçuyu 20
dakika boyunca hiç durmadan sadece komut
vererek
bir yönetebilir hele ki bir de horon
içerisinde başka komşularda varsa düğün
horon yönetmesini biliyorlarsa onun
sabaha kadar sürmesi ve çok mümkündür
[Müzik]
hu hu
[Müzik]
bu kaval bizim Aslında geçmişimizde de
vazgeçilmez inmiş yaşlılar şu anda bir
kaval sesi duyduğu zaman ağlıyo de
Çocukluğumda kaval sesi duymuş olan
benim yaşımdaki insanlar küçük bir şey
tanıdığın zaman sanki Ağla diye dokunmuş
oluyorsun ve ağlıyor insanlar Çünkü niye
aslında Onlara bir tarihi bir ses
çocukluğunu hatırlatıyorsun
[Müzik]
Bu
baş açık hayatta gezdirdiler şimdi
geliyoruz olsun Sizler olsun Yeni
başladığında dök öyle bir şey gidiyorlar
mesela diğer benim yasa oldu kurduğunuz
onlar gitti vallahi yani yaşam alanını
da ona gittik biz büyükler giyim
kuşağındaki en belirgin özellik Hemşin
poşetinden bir bağ var hem şimdilerde
Yani bir Baş bağlama
biçimi Aslında bu meşhurdur hala bugün
üzerini Hemşin Çamlıhemşin bölgelerine
gittiğinizde ya da Hemşin kızı diye
Google'da bir arama yapın o başı o
şekilde bağlanmış hep şimdi kızların
fotoğrafları çıkarsana en sembolik
Hemşin
kıyafetin olduğunu söyleyebiliriz onun
içine benim gördüğüm hikayeler de eski
zamanlarda falan neler gidiyorlardı diye
bölgede ne geliyorsa onu diyormuş yani
işte kuşak bağlama Vallahi pantolon
dedikleri pantolon mu kabak maçlardan
yap bu yapan zamana çarık
gibi yani köylü puz şeyini yaşantısına
uygun
kıyafetler geliyor Coğrafyadan çok
farklı değil Yani hocalar birçok
21 daha çok Şevval şöyle çizmeleri o
Türk filmlerinde girilir ya o öyle
çizmeler olurdu yani daha çok kendinizi
rahat Hadi çalışırken rahat
edilebileceği bu şekilde kod falan değil
şalvar böyle rahat eski de gelince
öyleydi Mesela bugün geldiğimiz bu ya da
hazır olacak değil bu kaynana geldi
koyabilir ve yok komşunun oğlu eşekler
gibi mesela hazır olacak senin evin
böyle yapardık
buraya bakın öğrenci de öyle yazıyordu
ama bunu buradan aşağı çekecek
oluşturacaklar o nasıl Ooo geldim daha
yapmayacaktım o
[Alkış]
[Müzik]
o o
[Müzik]
bu evliliklerden yavru eskiden eski
şimdi ki Adete değil de Yiyorsun Şimdiki
gibi değildi yani sevgililer ezeyim öyle
yapayım Böyle yapayım bu iş değil diye
diye bu görüşürüz seninle
o dolu adamı Urla'da böyle tanışıyoruz
böyle beni yediler
burada
annesigil
oğlanın haberi olmadan nişan vardı
eskiden ama şimdi ondan sevecek kız ile
anlaşacak annesi ne diyecek ki Tamam
anne ben her şeyi yola koymuşum git kızı
istek
Ama sen de güzel onlar da memnun
verecekmiş bizim zamanımızda o kadar
sormuyorlar Yani
eskiden Yani 32 sene önce bu kadar su
soruşturma ile yani çay var mı bahçe var
mı yani eski de çoğunlukla Onlar ona
bakar diler ziraati var müezzini Hadi
var vuruş muydu yani sigorta işi vardı
onları yapıyorlar şimdi Sen gidecek
misin gelecektir pek kıza sormuyorlar
[Müzik]
kız isteme bu Şimdi mesela bu akşam Ben
bir geleyim gideceğim eski bir adet muz
var ya bu çoraplar bir çeşit geldi
adamlar yani olsun iş değil a oda 1 adet
dedi da kabul bir tanesinin içi düşüne
giyerlerdi de eski eskisi böyleydi
gideli oturuyoruz sohbet edilir
çaylarını içebilir sonunda başladılar ki
Allah'ın emriyle ben sana şey benim
oğlum alıyor istemem ama geldim Mümkünse
olur O sizin taktığımızda bağlıdır nasıl
derseniz öyle olur akraba evliliği O da
eskiden daha çok var ki eski de eski
hepsi okumamış ki ya bu dedenden bölüm
de öncekine mesela Arkadakiler okul okul
yolundaki nerede okula geliyor Style ile
evin içinde beraber bu yiyorlardı
çocuklar Amca çocuğu ancak kızına nişan
yapabilir Amcaoğlu dayısının kızına da
aynı oluyor amcanın sesine şimdi
çocuklar yola çıktık okuyupta okuyanlar
böyle oğlum burayı dinleyenler
izleyenler Şimdi evde yapma Kesinlikle
daha duymadım ki falanca bu dünya
genelinde nişan yapmış duyma
[Müzik]
hep böyle bir perde bir şey Hataylı de o
onunla bir daha bir düz elbise geldiğine
buradan buz gibi elbise Bir de ayakkabı
geliyor Güler O öyle uzak olduğunda
atabilir değil Ha o zaman
uzak olanlara bayağı bir tane iki tane
araba var ya yavaş yavaş yavaş bizim
nesile araba konuştu Yani
eğer arabaya gidip geliyor sağa böyle
gider alır diyor gelin götürdüler
vardı şimdi kötülüğüne bir şey Yaşatmaya
çalışıyoruz düğün evi geleceğim ve
Yaşatmaya çalışıyoruz o zaman adetleri
daha iyi diyorum hop Yapacak çok örülür
diyor ki sürdürür hali üst ödülü kapının
üstünde gelin diyorken
gelin evinde daha bardak çay bardağı
Küçük çay tabağı yani kendilerinden
gizli gelin eve girerken yapıyormuşsun
böyle
kalmadı sadece düğün bittikten sonra kız
tarafları kız tarafı erkek tarafı bir
gelir işte Arkadaşlar falan gelir ve
tulumlar ki davulla zurnayla burada
sabaha kadar yenilir İçin Ölünür sabah
oldu Merkezi artık işine bakar
ne vardı
hu hu
ben bunu
bu
yolda çok etkili
her şeyi yapıyor ya
abone ol
[Müzik]
evet
hadi gel
bu
[Müzik]
adı nasıl burası
[Alkış]
[Müzik]
o gelin eve girdin mi o hareketleri
Sokak varlar o kekle yemek yiyeceğim
mağaza deli ona erkekler feature kız
Tabi o erkek tahminden macera iştir O
sofrada iki kilo sigara 4 sigara
güleceğim tabanca diyorsun Tamam
geleceğim
500 atarım 200-250 para istedim para
gelecek uyuyor Aha
baştan bir tatlı istediler ise tepkili
öyle boy boy kumar zaten oraya ya işte o
da bir adettir hepsini toplarlar sonunda
damat geliyor Burada insanları Buyurun
Hadi size afiyet olsun dedi Ondan sonra
başlar o misafirle yemeği yemeye mi
daha fazla yapıyor oturmak onu buldum 5
Facebook ile başlıyor o
O
[Müzik]
yüzden zaman
duymuştum o
[Müzik]
ne demek arkadaşlar boyadım yok Hadi
eğlenceli bir taraftan da
[Müzik]
[Alkış]
ne
[Müzik]
yaptı
gene kararmaması için de
[Müzik]
güzel bir şey
[Müzik]
söyleyeceğim yapacağım
mustafacık Of Çünkü
benim unuttum özürlü bir oğlum var
38-39 yaşına girdi evlenmedim
evlenmeyeceğim evlenmeyeceğim de bu
yüzden öyle evlen durdu bankada çalışan
bir kişiyle Evlen durdu
27 bir yara mal oldu bize müdürü ha bu
kapıda yüzünü yedim milyara mal oluyor
bu kapıdan girdik ustalık boncuk
koyacağım çocuk istanbul'daydı çevresi
çok vardı Daha İstanbul'da yok o kimse
kalmadı burada böyle helali hoş olsun
[Müzik]
İlkel yöntemlerle işte bildiğiniz gibi
alaşım şekilde yontularak bunun içinde
süt dolduruyoruz
kaymak elde ediyoruz en süzülüyor bundan
kaymak alıyor kaymağını alıyoruz yağ
elde ediyoruz kaymak elde ediyoruz bu
kaymak makinesi biz buna bunun adı daşt
Eskiden ben çok çocukluğunda çok ürün
Yaylalarda Özellikle bunu böyle altta
sehpası vardır Bunun kendisine ait bir
sehpa altına tencere koyardı oradan
damlardı üste kalanı ya o bu şehrin
kaymak olurdu
[Müzik]
ne
[Müzik]
yaparız
Ne yapalım
güzel
bir de onu yapalım kışın
ayazında lahana bahçede lahana varsa o
Ayaz'ı yedikten sonra onu bir başka tadı
oluyor onuda
ne yapayım Gene kendisini sağlayan da
kalıyor Bu da Kolay kolay kimseyi
bulamazsın öğretin yiyecek yani başka
alternatif yok Hele bir de Hemşin koyunu
olunca
eksik olmaz
da bulunacak ya böyle güveç yapılır
Buradan Ne bileyim saç kavurma şiş daha
çok böyle aparatif çabuk çabuk kişi
değil tez canlı olduğumuz için çabuk
çabuk yiyip
içebileceğiniz Türlü Şeyler yapılır
eskidir bir sürü çok iyi şimdi az
evimize bulunuyoruz yenilik hafta için
yeni tasarım sıcak değil mi Bunu
tuzlayıp şey yapıyoruz ya onun için
Çünkü bulunuyor yine eskisi gibi değil
yaparız
yaparken oyun karıştırmamız olmaz
karıştırıyoruz öpmeyi Fazilet çok sever
illaki etmeyi yapar yoğurtla yiyoruz ona
uygun tulum peyniri özleyeceğim peynir
Bu
bir sürekli değil illaki buluruz o
[Müzik]
Evet şimdi bu mafiş oynamak istiyor bir
şey demiyorum buna yoğurt yumurta yoğurt
Maya düz
oğlum of işlenir sade yaptım ona bir şey
3 ile aramız İyidir daha çok rakı içer
misiniz de ama şimdi diyebilirsiniz İSKİ
dediğimiz konyak şarap Murat Ama yüzde
sekseni rakı içer Rabbim görünce ya
balık olacak yanında yayet olacak mı
böyle yani hiç bir de rakı ile aramız
beni
mi Osmanlı'nın son döneminde
müslümanlaşmış Ermeniler olarak
raporlara giren Rusya Federasyonu'nun
yakın zamanda ayrı bir halk olarak
tanımladığı hemşinlilerin özlemi bugün
dilleriyle kültürleriyle kimlikleriyle
barış içinde bir yaşam herkes gibi bütün
Kadim halklar gibi
[Müzik]
var mı

Şimdi Türkiye'de aktif siyasete girmeye
hazanan bir siyasi kişilik, bir siyasi
kimlik gibi konuşmaya başladınız.
Değişen bir şeyler mi var acaba Abdullah
Hocalan?
değişen bir şey yok da gerçekten son
günlerde olağanüstü gelişmeler
yaşanıyor.
Dedim ya fetret dönemine benzer bir
dönem yaşanır. Hani o Osmanlı
İmparatorluğu gençken kurulmuştu ya ve
bilinen bu 1400'lerin başlarında
bir fetret dönemi başladı. Şimdi
Türkiye'de buna benzer bir fetret dönemi
yaşandı. Bunun bir sorumlusu de.
&gt;&gt; Evet. hem de en belli başlarından
birisidir. Bunu inkar edemezsiniz.
Şimdi ben acaba o zaman Musa Çelebi
vardı bu fetret döneminde bir de Mehmet
Çelebi vardı ve bazı isyanlar daha
çıkıyordu o zaman. işte Şeyh Bedrettin
onlar çıkıyordu.
Şimdi Türkiye'nin böyle bir durum
yaşadığı kesin. Bu açıdan ilgilenmemiz
gerekiyordu. Benim de çok ilgilenmem
gerekiyor. Bunu fazla görmemiz ve bunu
en önemlisi de birbirini tasfiye ederek
değil de yine günü bu madde deyimiyle
kökünü kazma bilmem suikastle yerle bir
etme korkunç bombalar üretiyorlar. O
bombalarla yok etmeyle değil de
bir uzlaşma yolunu bulmalıyız. Bu bana
göre en mantıklısı geli. Ciddi bunu
söylüyorum.
Çok ciddi halisane nihayetimi
söylüyorum. Geniş bir demokratik uzlaşma
yük kazandırabilir.
&gt;&gt; Peki bir şey soracağım. Eee Mesut Yılmaz
önce bir mektuplaşmanız oldu. Sonra bir
mektup ydınız. O size cevap verdim.
Benim o çok belli olmadı. Eee ve tam o
dönemde seçimim hemen aresinde sizden
yine ben e Lübnan'a gelmiştim ve
telefonla Lübnan ben Lübnandaydım
telefondla size bir görüşmemiz oldu. Siz
biraz umutluydunuz sanki kılmaz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ne oldu sonra bir adım atılabildi mi?
&gt;&gt; Zaten biliyorsun gittiğda bir iki
konuşma da yaptı. Bilmem Kürt meselesini
illa çözeceğiz filan.
&gt;&gt; Sonradan ne yaptığı ortaya çıktı. O
bilinen suikast ortaya çıktı.
suikast olurken elini oluşturuyordu.
Hatta basın toprak sanıyorum beklentisi
vardı.
&gt;&gt; Yani kendisi ne kadar sorumlu açıklaması
gerekir. Deyse çetelerin şeyse onu da
açıklaması lazım ki o da çok önemli.
Madım çeteleri açıyor. Kendi döneminde
çok ciddi bir suikast olmuştu. O da
başbakan. Şimdi desin ya ben bunun
emrini verdim ya vermedim.
Çünkü çatlı var dediğim gibi. Şimdi
çatlı adını bu kadar şeyden kendisi bu
da çok ciddi susurluktan da 10 kat daha
önemlidir. 500 milyar biliyorsun o
günlerde kayıptır.
&gt;&gt; Sizi öldürmeleri için mi belli doğru
düşünüyor acaba?
&gt;&gt; Büyük bir ihtimalle çünkü tahsçin neden
söyledi? Ben açıklarsam savaş çıkarım.
Bunun açıklaması da asıl. E o
dolayısıyla ben oldum. kesildi. Çünkü
beni öldürmek istiyor o veya o hükümeti.
Oradan sonra biliyorsunuz savaş daha da
tırmandı. Bir de yine aynı dönemde eee
yaptığımız görüşmede eee siz Erbakan'ın
da eee iktidar yapılmadığını ancak
iktidar olursa Kürt sorunun çözümü için
daha duyarlı davranacağını umduğunuzu
söylemiştiniz. Erbakan'da bugün o
duyarlılık var mı şu anda iktidarda? Ve
nispeten güçlü görünüyor. Nispeten
birtakım adımlar atabilir gibi
görünüyor. E bazı şeyleri mesela İran'la
ilişkilerini fütursuzca yürütebiliyor.
Libya'ya hiçbir şeyi takmadan
gidebiliyor. Demek ki bir karar alma
gücü var. Eee bu gücü Kürt sorunun
çözümüne yönelik oranda kullanacak
mısınız acaba?
&gt;&gt; Eee söylediğiniz kadar emin olamıyorum.
Fakat
eee Erbakanı biraz daha eee
beklemek gerektiği konusundayım. Şimdi
bazı girişimleri de eee var gibime
geliyor. Bugünlerde belki açığa da
çıkar. Ben bu vesileyle size şunu da
söyleyeyim. Bazı soldaşlar yapacağım.
biraz bekledikten sonra bir basın
toplantısıyla Erbakan'ın kendi gerçek
niyetini açığa çıkarmasını talep
edeceğim.
Eee, şimdi bazı girişimleri ki Sayın
Fethullah Erbaş'ın
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; eee, yaptığı o girişimler de vardı.
Başka girişimler de var.
&gt;&gt; Peki bir şey soralım. Tam bu noktada
Fethullah Erbaş lafı açılmışken
Fethullah Erbaş'ın ilk girişiminde siz
eee, rehin Er serbest bırakmadınız. Bu
da sektör başı tüm kamuoyunda bayağı zor
duruma düşürdü. Niye ilk seferde
salmadınız? Bir sıkıntı vermek şart
mıydı adama?
&gt;&gt; O süreç de iş siyasal bazı ilişkilerin
gelişme süreciydi.
Ben kesinlikle dikkat edilirse o
askerler iki yıl aç kaldık, su kaldık
tek bir fiske bile zarar vermeden
ailesini en son teslim ettik. Evet.
&gt;&gt; Ve onların hepsi Pekel arkadaşlar diye
konuşurlar.
&gt;&gt; Doğan bir dil de kazanmışlardı. Şu anda
&gt;&gt; içerideyim. Kesinlikle yani kendi
kendine karar vermiş insanlar yani onlar
iyi bilirler. Fakat bu savaşın da eee bu
Anadolu çocuklarının
istemediği bir savaş olduğunu
gösterebilmek, bunu bir siyasi dialog
sürecine dönüştürebilmek için o süreci
bilinçli olarak uzattım. Türk halkı veya
kamuoyu bunu biraz böyle anlayabilmeli.
Bir kaldı ki bilinisinde iki kişi
bırakmıştık.
Daha sonrakini de insan hakları gününe
denk getirdik. E insan hakları mazlum
der ve hükümetteki işte vefahın erbaşı
birleşerek oraya geldiler. Ben basın
huzurunda olmasını da şunun için
istedim. Halklar kardeşlik istiyor.
Anaların gözyaşlarının dinmesi gerekiyor
ve en azından analarla çocuklarının
bağın nedir, nasıldır Türkiye halkının
görmesi gerektiğini söyledi. Sanırım son
yılların en acıklı sahnesi o anayla o
askerin kucaklaşmasıdır.
Onun görülmesi çok önemlidir. Çünkü öyle
binlercesi toprağa düştü ve büyük bir
acıdır. O acının tekerrür etmemesi için
bu kan uygunu görsün isterim. Bu çok
önemli.
Binlercesi
yürekleri paramparça gidiyor.
Biz o askerlere bir şey yapmadık.
Yani bu şunu gösteriyor. Pekin asker
vurma diye bir sorunu yok.
&gt;&gt; Yönc asker niye ölüyor?
&gt;&gt; E sana söylüyorum.
Biz çok doğal bazı
insani demokratik talepler peşindeydiz.
Yazık değil mi bu kadar Kürt işsiz
kalsın? Yazık değil mi dillere?
kurutulsun. Yazık değil mi? Toprakları
böyle harabaya çevrilsin.
Biz bunun yolunun aç açılmasını
istiyoruz.
&gt;&gt; Ama PKK yokken onan topraklar Arabeye
çevrilmiyordu. Köylüler PKK'dan sonra
boşatılmaya başladı.
&gt;&gt; Hayır hayır. Dil yasağı var.
&gt;&gt; Dil yasağı var. E dil
bir insanın dili yasak olduktan sonra
beyni verme çalışır
&gt;&gt; ama mesela dil yasağı vardı ama Kürtçe
konuşuluyordu yani yine hala orada yaşlı
dikkat ederiyle iki kelime mektup
yazamaz o da önemli değil bana göre
ilkokulu yoktur diyeceğim o da önemli
değil şimdi bir insanın dili yerinden
alındı mı ne kadar ilkel olursa olsun
haysiyet namusu her şeyi yerinden
almıştır. Bu çok önemli benim için. Bunu
biraz zor anlamanız lazım. Benim meselem
bir Kürtçülük icat etmek filan değildi.
Ben de dedim ki benim ana tarafım Türk.
Benim anam Kürtten çok Türkmele benz.
Dikkatli bir değerlendirmeci bunu anlar.
Soy sopla ilgilenense olursa.
Ama ben şunu tespit ettim ki ben çocuk
yaşımda da keşke diyordum Türk filan da
olsaydım. Tam anam babam Kürt değil de
Türk olsaydı filan. Böyle arılarımı da
hatırlıyorum. Ama aydınlandıktan sonra
Ankara'da aydınlattıktan sonra insanın
kendi soy geleneğini inkar etmesini çok
alçaltıcı bir iş olduğunu gördüm.
Kendimi inkar etmek istedim ama baktım
bu kesinlikle beni küçük düşürür.
Mesleğim vardı. Ben siyasalı son
sınıfına kadar getirmiştim ve mükemmel
bir ilerleme yorum açılmıştı.
&gt;&gt; Yani biz Mehmet Ağ'ın yerinde
olabilirsiniz. siasada bitir.
&gt;&gt; Kesinlikle onun 10 tanesini cebimden
çıkarırdım. Yol açılmıştı. Benim bütün
eee notlarım eee sanırım ilk 10
içindedir. Siyasanın bütün hocaları beni
tanıp verdikleri notlar en ilerlededir.
Çok ilerleyebilir.
Şimdi o anda
eee hanımı da söylemek isterim. E
rahmetli Muhammer Aksoy ders verdin de
Türkiye dedi e ulusal birliği saı ben
dedim. Hayır, orada bir Kürtler falan da
var. O zaman bütün siyasal öğrencileri
ki Fahri Kurutürk'ün de oğlu da vardı o
dönemde. Hepsi ayağa kalktı, alkışladı.
Demokratik bir gençlik vardı o zaman.
Şunun için söylüyorum. Yani bir insanın
kendini soyunu inkar etmesi kökü. Ben
size söylüyorum. Sen Türklüğünü
tümüyle inkar edersen alçak birisi olmaz
mısın?
Kötü bir gr. Türklüğünü inkar etme.
Dikkat edin. Biz hiçbir Türk'ün
Türklüğüne hakaret etmedik.
Ve bu yanlıştır. Temelden yanlıştır.
İnsan haklarına aykırı bir şeydir. Şimdi
benim bütün derdim bu Kürt belasından
kurtulmaktı. Yani çok alçalan insanlar
söz konusu. Bu eylem onun için başladık.
Sözünüze açıklık getirmek için
söylüyorum. Mesele dil filan da değil.
Yani şimdi öyle bir Kürtlük var ki
Türkiye'de çok zarar veriyor. Kürt
deyince biliyorsun KU diye bir tabir
icat edilmişti. Öyle birisi anlaşılıyor.
E Kürt giderek beyin olarak küçülüyor.
Ruh olarak küçülüyor
ve hatta verimsiz oluyor. Bu da
Türkiye'nin verimsizliği. Nitekim daha
sonra gece kollu yoluyla bütün
Türkiye'nin batısını da verimsiz
kıldılar.
Şu anda Türkiye'nin ekonomisinin bu
göçler yoluyla doğudan batıya ne hale
geldiğini hepiniz biliyorsunuz. Şimdi bu
sorunun kökleri daha o zaman
ben görüyordum. Bunu önlemek için bu
işlerle ilgili
gerçekten. Yoksa ben çılgın mıyım bu
kadar zor bir işe bulaşayım? Türkiye'ye
bakın olmayacağım. Ben onurlu bir insan
olmayacağım.
Türkiye'nin meseleleri
bu resmi ideolojiyle fazla
çözülemeyecek. Ben nitekim Türkiye'nin
bazı kahramanları vardır bana göre o
sefer deniz gezmiş idam edilde. Ben o
zaman sempatize alım. Yaşasın Kürt ve
Türk halklarının kardeşliği diye bir
slova attı ve sehpayı kendi eliyle eee
ayağıyla devirdi. Mahir çayı dinledim.
Kürt meselesi dedi. Vardır inkar
edemeyiz.
Bunu son içinde çok cesur söyledi.
İbrahim Kaypkaya
milli mesele diye çok geniş bir şey
yaptı. Ben o zaman sempatizandım. Yani o
benim icadım değil. Onu demek istiyorum.
Türk gençleri bunu söyledi. Ben onu
inkar edemezsin. Onlar Türk gencidir.
Beni söylüyorlar.
Ben de onların bir sınıf arkadaşıyım.
Ben nasıl inkar edeceğim?
Onursuz bir insan olacağım. Bilim
okulum. İsmail Deşikçi vardı. Doğu
Anadolu'nun düzeni diye kitap yazıyor.
Benim kimliğimi bana ders hocasıdır. E
okutuyor. Şimdi ben eğer çok onursuz
olmazsam bunları inkar edebilir miydim?
Edemedim. Mecbur bu işe bulaştım. Eee
ondan sonra ölüm fermanıyla üzerimize
gelindi. Ölmemek için korkuç direndim.
İşte bugüne kadar geldim. bundan ibaret.
Başka türlü kesin anlamamalısınız.
Amacım tekrar vurguluyorum. Daha güzel
bir Türkiye'de kendime de bir yaşam yeri
anlayabilmek ve bu Kürt ellerini de
güzel insanların güzel yaşadıkları bir
alan hale çevirmekti. Ben halen bunun
için ayaktayım. Beni başka türlü bu zor
şartlarda ne yapabilirim?
&gt;&gt; Yani bölücü değil misiniz siz?
&gt;&gt; Hayır abi.
&gt;&gt; Türkiye'yi bölmek gibi niyetiniz yok mu?
&gt;&gt; En büyük bölücüler sonra ortaya çıktı ki
bu çeteler. Bu çeteler kadar Türkiye'yi
bölen var mı?
Hem de kaç türlü bölüyorlar biliyor
musunuz? Hem de canevinden bölüyorlar.
Bu kadar insanın vurulması Türkiye
yüreğinin paramparça edilmesidir.
Türkiye insanı Türkiye'nin de insanların
yüreğinin bu kadar parçalanması en büyük
bölücülük değil midir?
Türkiye bugün birbirine girmiş.
Neredeyse her kafadan bir ses çıkıyor.
Bu en büyük bölücülük değil midir?
Yürekler bu kadar parçalandıktan sonra,
beyinler bu kadar kargaşaya
getirildikten sonra
bu en büyük bölücülük değil midir? Bu
kadar hırsızlık,
bu kadar rant en büyük bölücüğe yol
açmıyor mu? Ha tam tersi ben iddia
ediyorum ki en güzel birlik tavrı benim
tavrımdır.
Gerçekçi bir birlik.
Halkların zenginliğine dayanan bir
birlik. Yani Kürt bir Türkle ilişki
kurdu. On da sevsin ilişki kursun.
Onurlu bir ilişki kursun. Ben çok
önceden bir örnek vermiştim.
Sen hani bu uluslar ilişkisi evlilik
ilişkisine benzet.
Çam yarması gibi bir adam olsan sen ve
çok fukara bir kadın karşısında olsan,
işin gücün o kadını dövmek olsa, bu
mutlak sana bağlı olsa bu iyi bir
evlilik olabilir mi?
&gt;&gt; Olmaz.
&gt;&gt; Olmaz değil mi? İşte şu anda Kürt Türk
birliği öyle bir birliktir. Birisi
korkunç vuruyor diğerisi karıdan. Hani
benim kadına çok büyük tut şeyim vardı.
Değer verişim vardır. Özgür kadına
özellikle. Ama öyle Kürt bir karı haline
getirilmiş ki ben dünyanın en lanetli
tipi olarak değerlendiriyorum.
Bu birlik kabul edilemez. İşte
bu birlik yıkılırsa onun yerine
eşitliğe, özgürlüğe veya tarafların
istemlerine dayarı bir birlik gelişirse
bu en sağlıklı birlik olmaz mı? Fakat
dil dışında, dil örneği dışında y tamam
dil kullanımı bir unsur ama dil
kullanımının dışındaki örneklerde
Türkiye'de, Türk de, Kürtte eşit oranda
ezilmiyor ama eşit oranda insan ne
münasebet. Ben bu konuya da bir açıklık
getiremiyorum.
&gt;&gt; Doğrudur. Genelde Türkiye üzerinde baskı
da var, ezme de vardır. Türkiye'nin
batısında da eşitlikler vardır. Orta
Anadolu'da da, Karadeniz'de de eşitlik
vardır. Doğuda da var. Bu genel
eşitsizlikleri ben olduğu gibi kabul
ediyorum. Bunun da kaynakları vardır,
nedenleri vardır. Dışa bağımlılığın bazı
biçimlerinden ötürü olur. Şimdi yalnız
Kürt Türk ilişkilerindeki bağlılık biraz
daha özgündür.
Çok daha tehlikelidir. Bana göre diğer
eşitsizliklerin kaynağıdır. Buna
dikkatinizi çekiyorum. Bu eşitsizlik en
temel eşitsizlik.
Alevi sünni eşistliği buna dayanır. Doğu
batı eşitsizliği buna dayanır. Bilmem bu
Türkiye insanlarının birbirini küçük
görmesi buna değinir. Bu kültürdeki
çirkinlik buna dayanır. Bir tarafın çok
yeteneksiz olması buna dayanır. Yani
eşislik kaynağı bu sorun olduğu için ben
bütün ağırlığımı bu sorunun çözümüne
veriyorum. Eğer bu çözüm yoluna girerse
diğer bütün bölücülükler
birliğe doğru dönüşür. Bunu anlamanızı
istiyorum. Ben bunun mümkün olduğuna da
inanıyorum. Örneğimi tekrarlıyorum.
Özgür iradeleri oluştuktan sonra
insanların kuracağı birliklerde teh
kendi gelmez. Kürtlerin, Türklerin
ilişkilerinde özgürlük ortamı gelişirse
kesinlikle sağlıklı birlikler çıkar.
Türk gerçekten Hakkari'den İstanbul'a
kadar iç içe geçmiştir. Hakkarierin
yarısı İstanbul'dadır. Karsların yarısı
İzmir'dir. Antalya'dadır.
Şimdi bu kadar şey geçmiş insanları
yapay bir biçimde zoraki ayırmanın bir
anlamı yok ve faydası da yoktur.
Ama İstanbul Hakk Ali'den ötürü
zehirleniyor. İddia ediyorum.
Hain de zehirlendiğini Egeliler bilir.
Çukur zehirleniyor.
Çünkü çok dengesiz bir nüfus akışı var.
Bunu herkes söylüyor. Bu benim icadım
değil. Yani bunun bölücülükle filan
alakası yok. Ha ben bu işlerin
düzeltilmesini istiyorum.
Düzeltilmesinin yolları var.
Kürt meselesinde dediğim özgürlüğe de
bir çözüm için adım atılırsa ki önce
cesur oturmamız lazım.
Heyetler kurulur. Her düzeyde askeri,
siyasi, ekonomi, kültürel.
Bu kadar boş siyasi olacağına ki
binlerce siyasi kadro var değil mi? Ben
bunların hepsini çalıştıracağım
diyeceksin. Senin diktatörlüğün başa
daha iyi diktatörlük değil. Ben bunların
hepsini doğru temelde çalıştıracağım.
&gt;&gt; Siz ama Türkiye liderini oynayacak.
&gt;&gt; E başka yolu yok. Yoksa
ben bu Kürt işlerini geliştirirken Türk
işlerine daha sağlam el atmak için
yaptım.
Türkiye'nin çok ciddi sorunları var.
Tekrar vurmuyorum. %90'ının işsiz güçsüz
olduğunu siyasilerin yani halk sökü
inanmıyoruz diyor siyasilerimize hiçbir
sorunumuzu hall etmiyorlar diyor bu
baylar utanmalı
halkı bunları istemiyor
demek ki bir yanlışlık var
ha bunu nasıl şeyde taraflar var sorumlu
gözde değil mi diyor ki aku bundan tek
başına sorumludur eğer onu tasfiye
edersek her şey hall edilir bu büyük bir
yalandır şimdi Apo gider, binlerce APO
çıkar. Eee, sorunun kaynağı ben değilim
ki. Ben yeni doğdum. Ben sorunu yine ele
aldım. Bunun kökleri tarihtedir ve
gelecekte de olacaktır. Günümüzün
çağında sorunlar bu yok etmeyle çözülür
mü? Benim durumu bir şans olarak
değerlendirmeleri gerekir. Ben gerçekten
kendimi örmek için söy söylemiyorum ama
ben siyasi sorunları çözebilecek
durumdayım. Benim bir tecrübem var.
Türkiye halkı benim tecrübemden
yaralansın. Bu siyasiler kendine
güveniyorlarsa tartışalım. Benim yaşım
da 48. Benim neyim eksik?
&gt;&gt; Mesazlar [kahkaha]
&gt;&gt; aynı yaşasınız.
&gt;&gt; Çillerin kararım.
&gt;&gt; O başbakan onlar.
&gt;&gt; O yaşı gizliyor.
&gt;&gt; Peki bir şey soracağım şimdi. E Çin
deyince Çiller bir süreden beri sizin
eee
zayıfladığınızı PKK'nın artık belliğin
kırıldığını söylüyor. Ben eee size tam
bunun aksi bir kanaatteyim. Neden
derseniz sizin yurt dışındaki yani
diplomatik diye adlandır adlandırdığınız
eee girişimlerin şimdi şimdi biraz daha
eee sizin lehinize olmaya başladığını
fark ediyorum baktığım zaman.
Almanya'dan size temsilciler veriyor.
Amerika'yla bir takım diyorlar
geliştiriyorsunuz. Bunlar ne aşamada?
Yani eee mesela size bir Alman
milletvekili geldi. Siz bunu Almanya'nın
eee yolladığı başbakanın görevdiği bir
kişi olduğunu söylediniz. Türkiye ise
bunu inkar etti. Hayır. İşte kendi
başına yapılmış bir hareket dedi.
Almanya biraz sessiz kaldı. Amerika
başkanına mektup yazdınız. Yine e
Almanya'dan PKK ile Türkiye arasında
arabulculuk yapmasını isted şu andaki
sizin dünya üzerindeki dengeleriniz
nerede gelişiyor?
&gt;&gt; Şimdi doğru söylüyorsunuz. Peki asıl
şimdi biraz rotasına girmiş. Hem örgüt
içinde
hem eee uluslararası diplomatik sahada
e hem de çok geniş kitleler zemininde
diyebilirim ki Pekki en güçlü dönemde
yaşıyor. Çilerin gerçekten bu yalanını
da boşa çıkarmalıyız. Türkiye aklı
aldatıyor güreşle birlikte. Doğrudur.
Gerilla bir sınırlandırma yaptılar.
Mesela 50.000 olacak iken bugün 15.000de
kaldık.
Eğer başarı diyorlarsa buna
böyle bir şey ver söyleyebilirlerim.
Yalnız o şehirdeki eylemi daralttık
demeler de gerçek değil. Biz şehir
eylemlerini yanlış buluyoruz. Dönemi
değildir diyoruz. Mesela dönemi gelecek
göreceksiniz şehir elmeri nasıl olacak.
&gt;&gt; Yapmayın böyle şeyler. Yani ben örneğin
yani yal doğru söylemediğini göstermek
için bunları belirtiyorum. Benim bazı
sezgilerim var veya bizzat yaşadığım
tecrübeler var. Şu anda PKK gerçekten en
güçlü dönemini yaşıyor. Ben öyle dış
temsilcilerin gelmesinden çok hoşlanan
birisi de değilim. Bugün kapıyı açsam
günde o eee herhangi bir devletin
mutlaka bir heyeti beni ziyaret eder.
Belki bunu resmen yapmıyorlar. şeyden
öğrenmişler sanırım. Türkiye'nin
baskısından öğrenmişler. Gayri resim.
Ama hepsi devlet heyeti.
Hepsi gelen korun adına gelmiş. Bunu çok
açık biliyoruz. Amerika başkanının adına
da gelenler var. Rusya'nın eee
başbakanın ve Yelsin adına gelenler de
var. Çin'den gelenler var. Şimdi ben
bunlardan sıkıldığım için çoğunu
reddediyorum.
Yani benim bu diplomaside en ufacık bir
sıkıntım yok. Propandada diyor yolları
tıkadık. Maddi yönden diyor yolları
tıkadık. Gelsin bir çoğal parayı onlar
çok seviyorlarmış. Kendisine kocasına
ben vereyim. [kahkaha]
Gerçekten gerçekten.
&gt;&gt; Hayır dememe ihtimali var.
&gt;&gt; Vallahi veririm yani.
&gt;&gt; Peki gelir kaynağınız ne? İşte bu
uyuşturucu işiyle Pekke'yi çok
tutuyorlar. Uyuşturucu para kas
&gt;&gt; bir tek kişi tekk uyuşturucuya yakalanın
denesin. Ben her türlü hakareti kabul
etmeye hazırım. Yok.
&gt;&gt; Hatta Hafızcının kardeşiyle uyuştur
ticareti yaptığınız yaz.
&gt;&gt; Kesinlikle böyle bir şey. Nedir para
kaynağız? Nereden bu kadar para?
&gt;&gt; Suriyelilerle en ufacık bir ekonomik
ilişkimiz yok.
Şimdi kampanya düzenledik yine
Avrupa'da.
&gt;&gt; Yani bağışlar buradan sonra okudun mu?
Tabii bağış hepsi açık. Alman polisin ne
kadar denetim kurduğunu biliyorsunuz. 10
yıllık Pekke ihtiyaç için para vardır.
Eee, Ortadoğu ülkelerindeki
&gt;&gt; Türkiye bütçe
&gt;&gt; kaynakları var.
&gt;&gt; Koskoca bir devlet oraya trilyonlar,
milyar dolarlar akıtıyor. Eee, bir
mağışla yürüyecek gibi görünmüyor mu bu
işler?
&gt;&gt; Hayır, yetiyor. Ha bir diğer özelliği
şu. Bizde herkes bir fedaiir.
Şimdi eee, sizi kanamak için veya şey
için söylemiyorum ama sizin günlük
masrafınız
çok değil.
&gt;&gt; Bilemiyorum inşallah. Umarım şimdi
fekkeler gerçekten fedaidirler. Yani
mesela hiçbirimizin özgü yaşamları için
para talep etmeye, maaş talep etmeye
anlayış düzeyinde bir ihtiyaç duymazdı.
Bu muazzam masrafımızı azaltıyor.
İki gerçekten halk bize yardım yapıyor.
Mesela Ortadoğu'daki halk yanlarında biz
peki bütününe finanse edecek kaynakları
bulabiliyoruz.
Büyük yardımlar var
şu anda. Kesinlikle mali bir sorun yok.
&gt;&gt; Peki batı ülkelerinden bazılarına y
&gt;&gt; hayır kesinlikle. Kesinlikle bütün mali
kaynaklarınız halkın başlarıdır.
&gt;&gt; Yani bir ülke herhangi bir ülkenin
yardımı söz konusu değil mi sizden?
&gt;&gt; Yok. Hayır.
&gt;&gt; Suriye dışında bir ülkenin
&gt;&gt; Suriye'nin en Hayır kesinlikle yok.
Suriyeli yardım.
&gt;&gt; Hayır başka bir ülke ya. Suriyei tamam
yok.
&gt;&gt; Hayır hayır hayır hayır. Alman polisi
bizim 500.000e yakın marka el koydum.
Bırak yardımı el koydum.
Mali yönden kesin öyle. Eee, güçlüyüz
yani demek istiyorum. Kitle temelimiz
çok güçlü. İstersen gid mesela bir yıl
bütçesi nedir? Bir yılda ne kadar bir
&gt;&gt; Vall ben kesin hesaplamadım ama
eee herhalde
100 milyon doları aşarım.
&gt;&gt; Yetiyor mu bu para peki?
&gt;&gt; Eee elimizde fazla silah var.
Bu konuda biz kı kıt kanalatlı
yaşadığımız için kesinlikle mali
sorunumuz yok. Ama lüks yaşam dersen
buna da zaten hiçbir bütçe dayanmaz.
Eee, kitle temelli diye bir sorunumuz
yok. Asker bulma diye bir sorunumuz yok.
Diplomaside kalan açma diye bir
sorunumuz yok. Şimdi Pekke'nin, eee,
içine ilişkin sanırım eee, bir husus
vurgulamak istediniz. Eee, Pekke'in
fazla iş sorunları da yok.
Eee, peki şu anda içinde en olgun birlik
dönemini yaşıyorum. Sakık'ı sorduğum
sanıyorum.
&gt;&gt; Evet. Şimdi Sakık
&gt;&gt; gazetede yayınlanmış ve infaz etmişiz.
&gt;&gt; Öyle bir rivayet.
&gt;&gt; Kesinlikle öyle bir durum yok. Sakkın
bazı önemli hataları olur. Kamuoyuna da
yansıttı. Mesela o 33 asker meselesi
vardı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Onlar kendi insisiyatifiyle biraz geliş.
Sizin bilginiz yok muydu onan?
&gt;&gt; Eee, hayır. Bizzat benim bilgimle
onların infazı diye bir şey yoktu.
bölgenin inisiyatifiydi o.
&gt;&gt; Eee,
&gt;&gt; hayır o bir barış sürecinin sonu çünkü
barış gayet tabii
&gt;&gt; ateş yalnız onda eee bizimkiler sorumlu
değil. Bu o askerleri silahsız öyle
götürenlerde de sanı bir
&gt;&gt; sohbetin silahsız geldin buraya yani
silahsız gider mi kapattı yoksa öldüren
de mi kapattı? Yani tam bir barış ortamı
demiştiniz
&gt;&gt; asker ama savaş o orası
&gt;&gt; sokmuş giden asker mi? Hayır, hepsi
onların yanında giden kariyer şeyler
var. Onları götüren
&gt;&gt; mi? Hayır, hayır şey değil. Evet. Onlar
hepsi silahlı. Bunları silahsız
bırakıyorlar. Orada aslında
araştırılması gereken bir olay vardır.
Bir prokasyon olayı var. Muhtemelen
bizimkileri de bu ateşkesi bozmak için
bu duruma getirdiler. Sanırım Bahtiyar
Aydın olayı da o zaman mı? Altyaydın
olayı ondan biraz daha eee sonra

Daha ilkokul yıllarında eee
babam sayesinde merak saldı
fotoğrafçılığa. Çünkü o biz çocukken eee
bizi sürekli fotoğraf stüdyolarına
götürürdü. Aile fotoğrafları çektirmeye
veya evde bir doğum günü partisi gibi
bir şey olduğu zaman eve fotoğraf
çekilirdi. Ben de o küçük çocuk aklımda
hep merak ederdim. Eee,
bu adamlar genelde adam de
fotoğrafçılar. O adamlar bu ellerindeki
şeyi kullanarak nasıl bir şey yapıp da
sonra bize üzerinde bizim olduğumuz
kağıtları yani fotoğrafları veriyorlar.
Öyle başlayan bir meraktı. Böyle 8
yaşında çok net hatırlıyorum. E çok
meraklı olduğumu. 12 yaşında babamın
bana yıkığı bir karne hediyesi fotoğraf
makinesiyle de kendi fotoğraf çekme
serüvenim başladı.
eee üniversite yıllarına kadar kendini
böyle deneme yanılma yoluyla
fotoğrafçılığı öğrenmeye çalıştı.
Üniversitede de eee Doğu Akdeniz
Üniversitesi sinema okurken eee çok
kıymetli hocamız Skip Norman'ın fotoğraf
testlerini alarak daha böyle bilerek
işin içine girmeye başladı. Eee bir
merak duygusuydu aslında çocukken böyle
meraklı bir çocuktum. Eee yani hayata
dair meraklı bir çocuktum. Eee orası
neresidir? Bu iş nasıl yapılır? Şu
nedir? Hep böyle öğrenmek isterdim.
Görmek, gezmek isterdim. Eee,
dolayısıyla fotoğrafı ilk öğrendiğimde
eee, SKIP Hoca'dan fotoğraf desteğini
aldıktan sonra
eee, hani böyle güzel fotoğrafın peşinde
koşmak tatmin etmemeye başladı.
Fotoğrafla hikaye anlatma arzusu işin
içine girince bölgesel fotoğrafa kaydı
eee, bölüp gayri ihtiyari. bilmeden
gayet belki bilinçaltında kim bilir yani
hep böyle bir konuyu anlayıp fotoğrafla
anlayıp fotoğrafla anlatmak arzusundan
başladı belgesel fotoğraf üç temel unsur
var fotoğrafta teknik içerik estetik bu
bunlar bu öğlerin ya hepsi ya bir kısmı
eee nitelikli olduğu zaman eee güzel
fotoğraf oluyor ama benim bundan daha
çok şeyim uğraştığım fotoğraf dalı eee
nının gerektirdiği eee
bir duygu geçişi. Fotoğrafa baktığında
bana bir şey geçiyor mu? Beni etkiliyor
mu? Yani şeyinden bahsetmiyorum. Teknik
yeterliliği veya estetik eee
seviyesinden bahsetmiyorum. İçerik
olarak
ne veriyor bana? Ne kadar dokunuyor
kalbime o şey? Bakalım.
Şimdi belgesel fotoğraf şey gibi
düşünmeyin. Eee, basın fotoğrafçılığı
yani sıcak sürekli sıcak haberin
içerisinde eee, değildir belgeselci.
[Müzik]
iki eee kültürel grubun eee hayat
hikayesi üzerinden giden bir şey. Yani
onların biz yaşam pratikleri, eee
kültürel değerleri, portreleri,
mimarileri, mimarisi o kültürün eee
odaklanan bir şey. Dolayısıyla böyle şey
olmuyor benim seçtiğim konularda. Yani
ben savaş fotoğrafçısı değilim. E sıcak
haber fotoğrafçısı değilim. bir eee bir
protesto olgu tabii ki tamamen kişisel
merak ve sorumluluk eee duygusuyla
gittiğin çektiğin şeyler vardır. Eee ama
daha çok kendim merak ettiğim beki basit
hayatlar üzerinden bir şey anlatmayı
tercih ediyor. 2003 yılında bir patlama
olmuştu hatırlarsanız saldırılar
olmuştu. HSBC bankı patlatıldı. Ondan 15
dakika 20 dakika sonra Yiliz konsolosuna
bombalı saldırı düzenlendi. Rastgele o
saldırıyı ilk çeken bendim. Çünkü o gün
yeni aldığım bir Lensi derse girmeyip
Marmara'da master yaparken lens denemeye
çıktım. Eee
Anadolu yakasından Avrupa yakasına
geçtim. Dolayısıyla o patlamaları
yanlışlıkla
eee bilinçli bir şekilde ya da işim
budur diye değil. Eee, eee, ama fotoğraf
çekme anında olduğu için, e, ilk
fotoğraflayan ben oldum patlamayı. Eee,
çok çok dikkat ediyorum. Bir daha şuna
inanırım. Hiçbir fotoğraf başkasının
hayatından daha önemli değil.
Eğer kamuya mal olmadıysa o kişi, o şey
ki benim de hemen hemen çoğu bütün
konularım bazı konular hariç kamuya mal
olmamış insanların hayatları.
E sokak fotoğrafı, sokakta fotoğraf
çekerken. Dolayısıyla e önce senin
süzgeçinden geçmelidir. Şu anda bu
çekmekte olduğum fotoğraf bu karşıdakin
çünkü haberi yok onu çekerken de kaç
yani yayınlanması durumunda karşıdakinin
hayatını ne yönde etkileyebilir
diye düşünerek başkalarının hayatlarına
fotoğraf makinesiyle aslında biraz
müdahale ediyoruz. Dolayısıyla eee
ya o kişiye bir zarar vermeyeceğinden
emin olarak ve o kişinin onayı olarak
alarak eee
izin almayı sevmiyorum. Çünkü doğal o
doğallık bozuluyor. Dolayısıyla ben
şöyle çalışıyorum. Kendimi daha
gösteriyorum. Yani etraftan
üzerinde makine eee ne yaptığım belli.
Fotoğrafçı olduğum belli. Bakışlarımla o
kişiyle ilgilendiğimi ona
hissettiriyorum. Yani her an onu
çekebileceğimi o anlıyor. Onun vücut
dilinden eee rahatsız olduğunu anlarsam
makinemi indiriyorum. Rahatsız olmadıysa
o şeyi aldıysam ondan eee ne diyelim
sinyali çekmeye devam ediyorum veya
bazen hiç o farkına değildir. Ve ki
biraz da özel bir andır o an onun için.
Eee, mesela şey yatma hemen İtalya'da
eee, şeyde Ankona diye bir liman
kentinde gün batımında eee,
şey çekiyordu.
Böyle denize doğru bakan bir çift yan
yana ve eee, bir anda böyle dönüp
övüştüler ve arkalarında da güneş. Çok
çok hoş bir andı estetik olarak çok
güzel bir yıl. Çektim o fotoğrafı. Fakat
şey bilmiyorum tabii hani onlar eee
bunun yayınlanmasını ister istemez
çektikten sonra söylüyorum. Bu diyorum
ki sizin biraz önce fotoğrafınızı
çektim. Eğer rahatsız olursanız
silebilirim bunu veya filmi çektiğim
dönemde bunu şey yapabilirim, imha
edebilirim. Hayır rahatsız olmazsanız
eee bunu kullanmak isterim diye nerede
kullanacağımı, kim olduğumu anlatırım
onlara.
Sabit hocadan, Sabit Kalfagil'den
belgesel fotoğrafı alıyordu. Küçük bir
ödev yapmamız lazımdı. de Sirkeci
Fotoğraf piyasasının merkezi olduğu için
oralara çok gider gelirdik. Orada hep
şey görürdüm. hammal grupları yani eee
hemen hemen böyle 3 be mahallede bir eee
o 3 be mahalleye bakan ya da sokağa
diyelim bir hammalı grubu 78 kişiyi bu
tarafta 3 be kişiyi başka bir sokakta
oradaki esnafın taşınacak olan
malzemeler için şey bekleriler. İş
bekleriler. Eee o zamanlar işte ben 242
yaşlarındaydım. Babam yaşında adamlar
sırtlarında buzdolabı, çamaşır makinesi
ağır şeyler taşırlar ve eee biraz şey
yapardım. Bu nasıl bir meslek diye de
merak da ederdi o konuya o konuyu
çekmeye karar verip gittiğimde
eee doğrudan tabii hamların bir şey
olur. Eee bir adı var onun
hatırlamıyorum ama o işi organize eden
bir usta başı olur orada. Elindan
defteri. Hangi eee esnaftan hangi iş
geldi? kaç kişi gönderilecek, nereye
gönderilecek o organize eder. Ona gittim
dedim merhaba. İşte ben öğrenciyim böyle
böyle adım şu falan filan şöyle bir
ödevimiz var. Ben de sizi çekmek
istiyorum falan filan. Adam ded ne dedim
ne diyor? Çabuk dedi makineni buradan al
toz olsa dedi seni bu bütün hammallara
dövdürtüyor.
Dedim nesin ya? Yani ben yani kötü bir
niyetim yok. Hep öyle dersiniz dedi
gelirsiniz çekersiniz çekersiniz sonra
dedi gider dedi kötü kötü yayınlarsınız.
Meğer bir hafta önce o zaman radikal
diye bir gazete çıkardı. Radikalin eki
radikal 2 diye galiba. Orada bir
fotoğrafçı aslında fotoğrafçının suçu
yok. Eee fotoğraflarını çekiyor fakat
eee yazan kişi yazıyı öyle bir dil
kullanıyor ki orada biraz rencide oluyor
şeyler.
Eee,
dolayısıyla
şu önemli hem etik kurallara dikkat
etmemiz hem de aslında fotoğrafçı
olarak. O fotoğrafçıya ben bir şey
demiyorum. O hani yazıyla birlikte başka
bir şeye dönmüştü. Yazı gazetenin
suçuydu o. Editörün suçu aslında o
kontrol etmesi lazımdı. Onun kayıt
etmesi lazımdı o bilgilerin doğru. Eee,
dolayısıyla fotoğrafçı olarak kendimize
karşı sorumluluğumuz var. Karşımızda
çektiğimiz insana karşı sorumluluğumuz
var. Bir de bizden sonra oraya gelecek
olan fotoğrafçı, tanımadığınız
fotoğrafçıya kaçta sorumluluğumuz var?
Senin orada her türlü hareketin, eee,
olumlu veya olumsuz her hareketin senden
sonra gelecek olan fotoğrafçıya
yansıyacak. Sen kötü izlenim bırakırsan
senden sonra gelecek olan fotoğrafçı
istemeyecekler orada. O yüzden dikkat
etmen lazım.
Sen iyi bir izlenimi bırakırsan, dürüst
olursan, açık olursan, şeffaf olursan
senden sonra gelecek olan fotoğrafçı da
eee o şeyde karşılanacaktır.
O hissiyatta karşılanacaktır. Çok
çeşitli şeyleri var, görüşleri var bu
konuda. Eee kimisine katılım, kimisine
katılım ama mesela şu oldu mu oldu. Bir
görüntü kirliliği var mı artık? Var.
Eskiden eee 36'lık post kullanan
makinelerde veya 12'lik eee rol film
120'li rol film kullanan ortaform
makinede çekim yaptığımızda fotoğraf
sayın belli. Ona göre hani çok düşünerek
dikkatli basardın. Çünkü bir onun
sonrası var hani tabii karanlık odaya
gireceksin. Filmi yıkayacaksın filme
hitap edeceksin. Saatleri binm süren
şeyler bunlar. Eee dolayısıyla daha hız
çekerdik ister istemez. Eee
maddiyatından dolayı daha hız çekerdik.
Çünkü her biri bir saf fiyat film
harcıyorsun. E kimyasal harcıyorsun.
Büyük aralardı. Öyle bir öğrenci için
ciddi rakamlardı.
eee dijital
fotoğrafçılık
hem çok e avantajlar kattı o işe ama bir
taraftan da hele bir dönem yani
dijitalin yeni böyle popüler olduğu
dönem eee sanki fotoğrafçılık yeniden
icat edilmiş gibi bir eee şeye girildi.
Eee davranış biçimi sergilendi.
Dolayısıyla bir kalite düşüşünü
hatırlarım.
eee o güne kadar
o güne kadar sanki fotoğrafta görünen
şeyler geçerli değilmiş gibi oldu. Ya
şimdi sosyal medyada paylaşılan
fotoğraflar herhalde hani bir bir e
kalıba koyamayız. Kimisi kendini tamamen
şey için kendini göstermek için hatıra
eee kalsın diye beke orada kim bilir ya
da veya eee iyi bir şey görmüştür.
Paylaşmak istiyordur onu. Yani güzel bir
ana şahit oldum.
takipleştiği insanla da paylaşmak
isteyebilir. Kimisi yaptığı sanatı
paylaşmak istiyordu. Kimisi eee
fotoğrafçılığı daha çok ön planda. Eee
çok sanat derdi de yok belki.
Eee çektiği iyi projeleri paylaşmak
istiyordur.
Eee hepsinin içinde tabii kıymetli
şeyler de var, fotoğraflar da var. belki
eee
alerde veya sıradan fotoğraflar da
vartır. Dolayısıyla şey diyemem yani
sosyal medyadaki fotoğraflar niteliği
yoktur falan filan diyemem. Çok iyi
şeyler de var içlerinde. Bazen denk
geliyorum. E zaten çok iyi olan
fotoğrafçıların kendi eee sayfalarında
zaten iyi işler var ama zaman zaman
böyle hani eee isim böyle bilinmeyen
belki de yeni başlamış
insanların çok güzel çok çarpıcı
karelerini de görüyoruz. Bazen hiç
fotoğrafçla alakası olmayıp
fotoğrafçeği sadece seven ama esas işi,
profesyonelliği başka alanda olan
insanların da gözünün çok iyi olduğunu
ve eee enteresan konulara eğildiklerini
görüp eee şaşırdığım da oluyor. Hoşuma
da gidiyor tabii bu. Eee çünkü belli ki
o kişinin şey derdi kendiyle iyi
fotoğraf çekebilmek. Bu çok hoş bir şey
yani. İyi iyi fotoğrafın peşine koşuyor.
2024'ün sonlarındaydı o Instagram
sayfasını açtığımda önceki Instagram
sayfası. Ben de tamam böyle cep
telefonuyla eee siyah beyaz çekiyorum
ben normalde ama onun dışında renkli bir
an a bunun Newer renkli dediğim şeyleri
telefondan çekip Instagram'a atıyordu.
Eee tarzımın da dışında Becki şeyler e
Beki bir nefes alma anlarıydı onlar.
Kimidir?
Ama sosyal medyaya şey verimli
kullanmıyorum. Keşke verimli
kullanabilsem aslında. Fotoğrafın
aslında daha şey görünür hali yatay
kompozisyon ama bazı anlar vardır. Dikey
gerektirir. O o önündeki şey neyse
hangisi daha doğru kompozisyonsa senin
için o kompozisyonu çekmek lazım. Ben
illa yatay illa dikey olmalı diye bir
şeyim yok. Ama orana da baktığın zaman
eee fotoğrafların belki %1'i ancak
dikeydir veya ne bileyim e düşük bir
oran. Çünkü çektiğin şeyler yataya daha
uygun. Fotoğraf makinesi daha yatay bir
hali. Dike için ekstra bir şey zatletmen
gerekiyor. Eee ama sosyal medyada herkes
o tam kadrajı alsın diye dikey. Oysa ben
eski fotoğraflarım arşivimden korken
yatay fotoğrafları da Instagram'a
koyabiliyorum. Orada bir sıkıntı yok.
[Müzik]
Daha böyle çok husus şey yapay zekanda
böyle çok yeni yeni aa bunu da
yapıyormuş kendi başına yani komut
vererek fotoğraf üretiyor sana dediği
şeyden bana çalıştığı iki örneği
gösterdi. Çok enteresandı yani gerçekten
fotoğraf gibi ya. E şimdi bu bunun her
teknolojik yeniliğin olduğu gibi bunun
da bir artısı ve bir yani artıları ve
eksileri olacaktı. Artıları şu eee
görsel yani bir yüzey kullanarak,
fotoğraf kullanarak bir eee
iş üretiyorsan işte grafik tasarımcısı,
görsel yönetmensin, eee fotoğrafı çok
çekmen tarafında değil ama fotoğraf
kullanma tarafında bir insan. O
fotoğrafı eee zaten sen çekemiyorsan
birine çektirmen gerekecek. Eee bu daha
başka bir süreç. Bir de oturup
bilgisayarında kendin üretebilirsin onu.
Bu bambaşka bir süreç. Eee bunlar çok
yeni şeyler olduğu için onun üzerine
tartışmalar çok ama değerlendirilemez
tabii. Çünkü öyle bir haber yok ve onu
çeken bir insan yok. Dolayısıyla gerçek
değil aslında. Yani hayal ürünü bir
görüntü o.
Dolayısıyla o kapsamında
değerlendirilemez. Ama şöyle bir avan
artısı olacak galiba belgesel
fotoğrafçılar bu işin. Eee tabii ki
ben buna emin değilim veya bunu kimse
belki bilemez ne olacağını. Fakat
hislerim bana şunu söylüyor.
Yapay zeka kullanılmaya başladıkça
insanlar
artık eskiden şu vardı. Bir bir şeyin
fotoğrafını gördüğümüzde bir haberin aa
fotoğrafı da varmış demek ki gerçek
algısı vardı.
Ama artık şunu biliyoruz. Tamam.
Sıfırdan bir şey üretiyorsun. Bu
gerçekten bir belgesel fotoğrafçının
konusunda gerçekten oraya gidip o alana
gidip çektiği fotoğraflar, gerçek
fotoğraflar sanki
daha kıymetli hale gelecek diye
düşünüyorum. Yani gerçeğin yerini sadece
seni eğlendirmesi anlamında veya
şaşırtması anlamında adı drama gerçek
olmadığını bildiğin için başka bir gözle
bakarsın buna. Daha böyle sanat eseri
bir ressamın çizdiği resim gibi
bakarsın. Şey olarak bakmazsın yani. Eee
o öyle bir şeyin orada olmuş olmasının
etkisi olmasın da belgesel ve haber eee
mantığın şeyinde ama klasmanında
söylüyorum. Sanki daha değerli olacak.
Çünkü biri var olan bir şeyi gidip
çekmiş. Bu çok kıymetli bir şey. Evet bu
var. Bu oldu. Biri de buna şahit oldu.
Fotoğrafladı. Bu da gerçek fotoğraf.
Diğeri eee yapay zekanın kıymeti
kalmayacak. Yani o ilk dalga o ilk
heyecan herkesin e dur bakalım ne
yapabiliyoruz bununla eee şeyi merakı ve
oyun oyun oynaması bitecek bir noktadan
sonra bir esprisi kalmayacak. Çünkü onu
o görüntüyü üretebilmek sadece
bilgisayar başında bunu bu komutları en
iyi hangimizin verebildiğine bağlı
olacak. E o bir o bir şey sağlamaz.
Oradan bir kalite çıkmaz şey anlamında.
Gerçek fotoğrafın ama o fotoğrafı
gerçekten bir fotoğrafçının gidip
çekmesidir onu kıymetli kılacak olan
diye diye tahmin ediyorum ben. Her şeyi
çekin.
Bol bol fotoğraf çekin. Fotoğraf
makinizi yanınızdan ayırmayın. Ben de
öğrenecekken öyle. Halen daha öyleyim.
Fotoğrafın nerede karşına çıkacağı hiç
belli değil yani. Fotoğraf ya öyle
yapanlar da var. Şimdi diyeceğim şey
gibi yani e o insan çalışıyordur.
Haftanın belli günleri, belli saatleri
müsaittir. Makinesine fotoğraf çekmeye
girer. Çok kıymetli bir şey. Eee,
davranış. Ama fotoğrafçı olarak yaşayan
insan, eee, veya fotoğrafçı olarak
kendini tanımlayan insan ya da öyle
olmalıdır, böyle olmalıdır demeyeyim.
Ben ben hep şöyle alıştım ve bunun
dışında da rahat etmiyorum. Ben
makinemde yaşarım, makinemle gezerim,
her yere makinemi götürürüm. Nerede
önüme bir şey çıkacağı belli değildir.
Nerede ışığın bana bir sürpriz yapacağı
belli değildir. Nerede önde bir olay
olacağı belli değildir. Ben bugüne kadar
belki de iyi dediğim fotoğraflarımın
%80'ini
böyle anlarda çektim.
Ansızın şu anda bu röportajı yaparken
burada olacak olan bir olayın bir dakika
ben gidip evden makinemi alıp geleyim.
Öyle şey yok ama bu kapı zaten
fotoğrafçı olduğunda tek başına günün
sonunda çektiğin fotoğraf değildir senin
için kıymetli olan o süreç kıymetli yani
fotoğraf çek eylemini yapmaya çalışma,
fotoğraf çekme eylemini yapmaya çalış o
kıymetli bir şey. Yani fotoğrafçı olarak
yaşamak.
[Müzik]

Kral Kobra dünyanın en uzun zehirli
yılanı. Ortalama 3, bazen 5 metreye
kadar uzayabiliyor. Ama asıl etkileyici
olan boyu değil, onun zehri. Bir fili
bile devirebilecek kadar güçlü. Sinir
sistemini felç ediyor ve birkaç dakika
içinde nefes almayı durdurabiliyor.
İlginç olan şu: Kral Kobra genelde
insanlardan kaçar. Zhrini diğer
yılanları avlamak için kullanıyor. Yani
o bir katil değil, doğanın dengesi. Peki
bir yılanın başka yılanları avlamasının
ardında nasıl bir evrimsel neden var?
uzun videoda bu ve bunun gibi canlılar
seni bekliyor.

abone ol
o Zambiya'nın Dilovası'nda Yalnız bir
kükreme yankılandı
yok ama hiç cevap gelmedi yıllardır
gelmiyordu oldu yasa dışı avcılık onun
sürüsünü yok etmişti
15 yıldır tek başına yaşamak zorunda
kalmıştı
abone ol
bu ama belki bu yıl Dünyası değişecekti
dir
abone ol
ve bu ıssız ve yabancı arazinin
ortasında Yalnız bir dişi aslan
yaşamaktadır bu
Google Play'de Liv olarak bilinir ve
yetişkinlik çağında Iğdır
ve içgüdüleri onu eş bulmaya yavrulamaya
ve kendi sürüsünü oluşturmaya
yönlendiriyor
bu ama bunu yapamaz
bu çünkü burada tek başına
ve yüzlerce kilometre için de başka
hiçbir Aslan bulunmuyor
var onun kaderini engelleyenler insanlar
the Lion ovasına pek az kişi
ulaşabildiği halde gelmeyi Başaranlar
onun kaderini sonsuza kadar
değiştirmişti Burası yaralı bir bölgedir
o yabani yaşam 1990'lı yıllardan beri
süren yasak avlanma nedeniyle zarar
görmüştür Angola savaşın şiddetlendiği
nde askerler ve köylüler beslenmek
amacıyla divanın sürülerini katletmişti
yasak avlanma belası en Heybetli
yaratıkları çaldığı sırada bir zamanlar
bol bulunan hayvanlarda kaybolmuştu
ve yaban köpekleri
ama biz onlar
bu ve antiloplar hepsi yok olmuştu
bu yiyecek hayvanların yani adın
azalması ve yasak avlanma bir zamanlar
bol olan Aslan nüfusunu ortadan
kaldırmıştı
abone ol
Selam bugün dünyanın dört bir yanındaki
avcıların evlerini süsleyen livanın son
Aslanları artık cansız gözlerle
bakmaktadır bu
abone ol
tüm bölge 2003 yılından beri Afrika
parkları yönetimi tarafından korumaya
alınmıştır bir Yasak avcılığa son
verilmiş yabani hayat toparlanmaya
başlamıştır
bu Afrika antilobu sürüleri yavaş yavaş
çoğalıp eski ihtişamına ulaşırken pek
çok tür hayvan yeniden oraya
yerleştirilmiştir
abone ol
var ama bölgede sadece tek bir aslan
kalmış bulunmaktadır Bu
ve o da ilginç bir şekilde en verimli
çaldır
bu sinekleri nasıldı bunun yanındaki
yara izi ve omuzundaki derin kesik yüz
yüze geldiği çarpışmaların yegâne kanıtı
olup bu ovalarda tek başına yaşamanın
güçlüğü ortaya sermektedir bir
bu onun Öncelikle kaygısı beslenmedir
bir aralık ayı ortasındaki yoğun
yağmurlarda çok sayıda Antilop bölgeye
Akın eder
[Müzik]
abone ol
çok yoğun otlaklarda Lady tümüyle
görünmez olur
ve sarı kahverengi kürkü mükemmel içinde
gizlenmesini sağlar uzun çalılıklarda
uzanan hayvanlar onun gelişini fark
edemez ancak antiloplar kısa otları
tercih eder ve
bu yırtıcıların kendilerini izleyeceği
yerler bulamayacağı açık arazide
beslenirler Aslanlar genelde ekip
halinde alınır avı kuşatıp onu tuzağa
çekerler ver leydinin böyle bir şansı
yok
abone ol
ve o avına tek başına açık arazide
izlemek zorunda
abone ol
bu hedefi iyi seçmeli sürünün dışında
kalıp ihtiyatsız davranan bir av
bulmalıdır
ve antiloplar tehlike anında birbirine
uyarır Bu yüzden süreye görünmeden
yaklaşmak zorundadır
Ben ona doğru bir bakış ya da alarmı
hamurcusu bütün işi bozabilir
abone ol
[Müzik]
abone ol
bu işte böyle bir anda ağabey sona erdi
sürü dikkat getirdiği için tekrar
denemenin hiç yararı olmaz
bir sürü desteği olmadığı için Lady Liva
ilk denemede başarılı olmak zorunda Aksi
halde aç kalır o
İyi seyirler
bu 2005 yılında Güney Afrikalı kameraman
her brower sırtlanları çekmek için
yuvaya geldi
ve o dönemde ledli Vay 2 yıldır tek
başınaydı
ve eklem şey o günlerde bir efsane
gidiyor ovalarda dolaşan esrarengiz Bir
dişi aslan dansöz ediliyordu ve
transplants kendisini pek az kişi
şekilde O da uzaktan görmüştüm
niyetlisin
Ya ben ancak bölgede çalışmaya
başladığımız ilk gün bir anda gözümüzün
önünde belirli verdi bakın son dakika
bu herbert onun yaşadığını gören ilk
yabancıydı varlığını ve sağlıklı
olduğunu onaylayan ilk kişi de oydu
kasım ayı başında Yağmur Mevsimi
başlamıştı şiddetli bir fırtına
geliyordu
Google Play'de Liva bu durumdan
yararlanacaktır
abone ol
da her bir tane izlerken al başladı
abone ol
[Müzik]
abone ol
en yeni yavrular mükemmel birer hedeftir
o neydi Liva tek başına beslenir yani
büyük abla ihtiyacım olmaz
abone ol
Bu bir yavru onu bir hafta süreyle tok
tutacaktır bu
abone ol
Bu bir aslan için olağanüstü süratli bir
sıçrama ydı son hızla 100 metre ileriye
fırlamıştı
bu hem hızına hem de suçladığı mesafenin
uzunluğunu hayran kaldı
var ama gece olunca Ha onu novadaki tek
sorunun avlanmak olmadığını fark ettim
abone ol
bir delil yuva belki odadaki tek Aslan
damat ek yırtıcı değildi
abone ol
2000'li Vader sırtlan boldur be Gece
boyunca sürekli tehdit oluştururlar
34 bir taraftan yaklaşıp leydiye alından
uzaklaştırıyor lar
abone ol
ve kurnazca dikkatini dağıtıp yemeğini
kolaylıkla çalıyorlar
abone ol
ve bütün neydi yemeğinin kaybolduğunu
anlayana kadar Birkaç saniye geçiyor ama
onlarla mücadele etmiyor bu yarısı
yenmiş Birleş için altı sırtlan da
dövüşmeye değmez leydinin sağ kalması
avlanmanın yanı sıra kavgadan daha
kaçırmasına bağlı
ve her burada ona ilk kez Gördükten
sonraki Aylar Boyunca film çekerken hep
tetikte kalmayı sürdürdü
abone ol
[Müzik]
ben onu İlk gördüğümüzde bizden
uzaktaydı ama birkaç hafta sonra daha
rahat davranmaya başladı
ve hatta bazen bizi gördüğünde seviniyor
ve her İşini bırakıp bize doğru geliyor
gibi paintball
[Müzik]
abone ol
[Müzik]
abone ol
[Müzik]
ama bence yıllardır ilk kez ondan
korkmuş ve ne ölçüde güvenebileceğin
anlamak için bizi deniyordu
[Müzik]
abone ol
ya Harry Potter yuvadaki 3. görevi
sırasında Lady beklenmedik bir şey yaptı
[Müzik]
bu aracımıza doğru geldi iyice
yaklaştığında Aramızda bir kaç metre
kalmışken bize güvendiğini göstermek
istercesine sırtüstü yuvarlanmaya
başladı
abone ol
ve o günden sonra Leyli yuvanın sıcak ve
yakın tavırlara devam etti her seferinde
onlara selamlamak için sırt üstü yere
[Müzik]
yatıyorduk
abone ol
bu ünlü artık bizi tanıdığını ve
yakınlık kurduğu anlamıştık Aksi halde
bu kadar sık gelip böyle davranmazdım
abone ol
ne demek
ama bazı geceler ekip çekim hazırlığı
yaparken herbert onu kampın yakınında
görüyordu ovada gezerken kendini
yakından izlemelerine izin veriyor dua
ve yine böyle bir gecede Lady ekibi dişi
bir antilobun zor bir doğumu
gerçekleştirmeye çalıştığı yere götürdü
yavru doğum sırasında kanalda sıkışmıştı
Anne daha fazla dayanamayacak da
abone ol
o birkaç dakika içinde annenin sonu
geldi acısının bilmesi Onun için iyi
olmuştu Lady için iyi bir yemektir onu
günlerce idare edecekti bir yavrunun
sesi kesildi ama doğum sırasında
çıkardığı iletiler duyulmuş olabilirdi
Lady ağır işi gizlemek amacıyla uzun
otların arasına sürüklemeye çalıştı bu
Ama artık çok geçti Çünkü fark edilmişti
abone ol
çok kolay hava sevinen Lady yavru kedi
gibi leşle oynuyorduk çevresinde var
olan tehlikeleri unutmuştu
bu Mynet
abone ol
bu sırtlanları duyduğunda çevresi çoktan
sarılmıştı Bu uğursuz sesler olabilir
kez daha yemeğinden uzaklaştırdı bu
o neydi mücadeleye hazırlanırken
sırtlanlarda fırsatı değerlendirdi dört
bir yanından gelen yağmacı sürü beşik
atıp ordan karıştı Bu
bu ve sırtlan usulü parçalamaya
başladılar ancak Lady bu kadar kolay
yenilmeyecektir
ve yağmur en farklı olarak bu yemek
kavgaya değerdi
o neydi tek başına da olsa büyük ve
ürkütücü bir aslandı bıo Nicky sırtlana
karşı tek başınaydı ama sayı üstünlüğüne
rağmen sırtlanlar korkuttu
abone ol
Google Play diye işe tek başına yerken
Bir düzine aç göz Gölgelerin içinde Onu
izliyorduk
abone ol
o yıllar süren film çekimleri sırasında
Harvard beynin sırtlanlarla ilişkisinin
mevsime göre değiştiğini öğrenmişti bu
bu austos geldiğinde otlaklar kavrulur
arazi çorapla shır ve toprak çatlardı
tüm yaşamı kuraklık karşısında
zorlanırdık
ama Android sürüleri birkaç güçlü erkeği
hem olarak Geride bırakıp kuzeye daha
yeşil otlaklara yönetilirdi
ve bu zor dönemde her bir gece Kralı
değerliydi çoğu yırtıcı için leşle
beslenmek yaşamın parçası olurdu o Us
sırtlanların genelde yaptığı gibi neydi
de onların yemeğini çalardık
[Müzik]
en kurak mevsimde sırtlanlar ölümüne
düşmandı ve Lady her bir [&nbsp;__&nbsp;] için
savaşırdık
abone ol
bu ama Kasım ayında Yağmur Mevsimi
başladığında her şey değişir Bir
haftalarca süren yağışlar araziyi suya
boğar var yeşeren bereketli bitki örtüsü
Antilop sürülerine tekrar ovaya getirir
bu sürülerin Serengeti ye dönüşünden
sonra yaşanan en büyük ikinci göç budur
abone ol
ve yüzlerce yavru doğa ve av sayısı
çoğalır bu
o neydi Yağmur mevsiminde beslenip
gelişir öyle çok avlanır ki bu onun için
ihtiyaçtan çok spora dönüşür
[Müzik]
bir av sayısının çokluğu sırtlanlarla
aralarındaki gerilimi yok eder
abone ol
[Müzik]
ve hatta bazen öldürdüğü taze ama
bırakıp gider
ve her bütün aracın çevresinde
yuvarlanırken Bu arada yemeği çalınırdı
bu etrafta onca bizim varken kavga
etmeye değmez
abone ol
var ama Ocak ayında her şey tekrar
değişir
ve yağmur durma ulaşır ovalık arazi sel
suları altında kaybolur bu
[Müzik]
I live ulaşmak imkansız hale gelir sel
bastığında leydinin nasıl avlandı bir
sırdır bu yine de mevsimler geçtikçe
yalnız dişi aslan tüm güçlükleri aşmayı
başarıyor
bu için çekmeye geldiğimiz her yıl
içinde Onun davranışlarını biraz daha
çok anlamaya başladım sadece yaşamayı
başarmakla kalmayıp bir yandan da
gelişiyordu
var Ancak baş edemediği bir konu vardı o
da yalnızlığı tatiller
var ama onu ne kadar yalnız olduğunu
ancak üçüncü yılın sonunda anlamış
da her bir gece çekiminden sonra
ekibiyle birlikte kampa dönüyordu ama
yalnız değillerdir
abone ol
[Müzik]
Bu herbert karanlıkta yürürken ağaçların
arasında bir hareket fark ettim
[Müzik]
ha ha bir ses duydu yok Sonra bakınca
gördüm karanlıkta bir şey gördüm muydu
bu Ama hiç korkmadım
abone ol
bu ayrılık bize zarar vermeye ya da
ağlamaya gelmediğini bir şekilde
biliyordu ki de Bakın bu halde
abone ol
[Müzik]
Bu bir şekilde o gece aramızdaki bağ
kurulmuş olur
[Müzik]
abone ol
ya ondan sonra her gece kampa geldi
yabani İnsanların çoğu insanlarla temas
kurmaktan kaçınır ama Leydim yuvanın
yalnızlığı onu insanlarla birlikte
olmaya sürüklüyordu
ve yine ben ona hiç yemek vermemiş
bizden alacağı bir şey yoktu Yani bizi
ziyaret etmesinin tek sebebi sadece
yanımızda olmaktır
sen bilirsin benzin sürüsü Bizler Yani
insanlar tarafından katledilmiş
hırpalanmış ve yorgun olan bu yabani
hayvanın bize güvenmesi Böylesi bir
yaklaşımda bulunması ve bizimle bu denli
yakınlaşması müthiş bir şeydi tesettürlü
demezdim
[Müzik]
ama bazen çadırın yanına uzandı
bu onun hırıltısını dinleyerek mi
[Müzik]
Sen neredesin sabah uyandığımda yine
orada olur
[Müzik]
Bu insanlarla sadece kötü deneyimler
yaşamış olan bu yabani yırtıcı yla
karşılıklı bir Güven ilişkisi yaşamak
müthiş bir şeydi
abone ol
[Müzik]
Sen benden hoşlanmasının nedeni yalnız
olması ve arkadaş aramasıyla Çünkü tek
başına
[Müzik]
abone ol
[Müzik]
abone ol
Ben ona değer verdiğim halde mesafeli
kalmam gerektiğini biliyordu o yabani
bir hayvan öyle kalması gerekiyor büyük
bizi çok yaklaşmasına izin veremezsin
kimlerin Çünkü o zaman bir kaza
yaşanabilir bunu hiç istemiyordu Kalesi
lastiği bütün ör her ailenin kendine 5
metreden fazla yaklaşmasına izin
vermiyordu ama Lady ısrarla onun
dikkatini çekmeye çalışıyordu karışık
farklılık göstermeye başladığında bir
şeylerin değiştiğini anlamıştır ağaçları
tırmanıyoruz hata Aracımızın koltuğu
bile parçalanmıştı asla onun aradığı eş
olamayacağının farkına vardım ona Kendi
cinsinden bir eş lazımdır
abone ol
bu Nihayet 2008'in Ekim ayında Bu mümkün
olsalar daima bölgedeki yaşam sürecinin
önemli bir parçası olmuştur ve bu yüzden
onları geri getirmenin çok önemli
olduğunu biliyorduk neydi Liva özel bir
kişilik haline geldi ve bu kişiliği
bırakıp normal biraz sana dönüşmesi
harika olacaksınız benim için bütün
sürecinin en önemli yanı buydu topraser
o erkek aslan getirmeden önce ve deli
yuvaya takip cihazı takılması
gerekiyordu Böylece yer değiştirme
sırasında bir aksilik olursa Afrika
parkları ekibi onu bulabilecek Tea
veterinarium pars'ın özel olarak itina
etse de uyuşturma işlemi yabani bir
hayvan için kötü bir deneyim olabilirdi
bu olay insanlara yeniden duymaya
başladı güvenin yok edecek miydi
abone ol
bir atış isabetli oldu ekip hızlı
hareket etmek zorundaydı
sen bana ilk kez o zaman dokundum
olağanüstü bir varlık olduğunu
söyleyebiliriz
ya Bırak yine de buraya Nasıl tepki
vereceğini merak ediyordu olanlardan
sonra bizden gizli vermeyeceğini
buluyordu
abone ol
Bu medya tasma takıldıktan sonra ona
uygun bir eş bulmak için kapıya kadar
sürecek olan 450 kilometrelik Yolculuk
başladı
[Müzik]
İyi günler süren aramalardan sonra
hedefe ulaşıldı sıkı genç sağlıklı ve
kendi sürüsünün kurmak isteyen mükemmel
bir erkek aslan
abone ol
bu peki mutluydu ama erkeğini oraya
götürmek kolay olmayacaktı
en kurak mevsim gelmişti ve uzun dönüş
yolu tehlikelerle doluydu
abone ol
o erkek hastane aldık bir yuvaya 8-10
saatlik yolumuz araştırıyor Umarım
herşey yolunda gider ve ve Lady yeni
hayatına başlar kendi sürüsünü oluşan
tanesi son kalan dişi aslan olmaz
Bu Yollar engelliydi hava sıcaklığı da
artıyordu Veli veya ulaşana kadar
aslanın pek çok defa uyuşturulması
gerekecektir
bu 11 uzun saatten sonra nihayet vadiye
ulaştılar
[Müzik]
abone ol
Evet şimdi yapılacak tek şey aslanı
rahat ettirmek yanına yemek koyup
uyanmasını beklemektir
bu ama bir aksilik oldu
o uyandırılan Aslan paniğe kapıldı ve
tekrar uyuşturulması gerekti ama bu kez
midesinden geri gelen besinler Soluk
borusunu tıkadı ve Aslan öldü
ve karnındaki yatıştırıcı ilaçlar ve
şiirlerini zehirlenmesin diye ekip onu
yakmak zorundaydı
o kızı söylese düş kırıklığına uğramış
tık erkek aslan Lady için yeni bir
sürünün başlangıcı demekti ama böyle
bu organ ama olmadı işte
[Müzik]
da hayırlı cumalar şeker telefonundaki
tasmayı kabul edip etmediğini nasıl
tepki verdiğini bilmiyor
o insanlara ve bana
[Müzik]
o zaman şimdi bakalım onu buradan
izleyelim
O her bu çekime devam etmek için kampa
döndük ama o ve Ekibi kaygı duymaktayız
O leydinin tasmaya ne tepki verdiğini ve
ilişkilerinin değişip değişmediğini
bilmiyorduk
abone ol
[Müzik]
abone ol
o neydi Güven duygusuyla dolu olarak onu
bekliyordu o
abone ol
[Müzik]
ben onu tekrar görünce bu işler
vazgeçemeyeceğimiz anla
o ilk girişimin başarısız kaldığını
öğrenen Afrika parkları yetkilileri
ikinci bir deneme yapmayı planlıyordu
o bölgenin çoğunu sular altında bırakan
yoğun yağmurların kesilmesi için bu kez
8 ay beklediler
bu 11 Mayıs 2009'da Ekip kafayı ye geri
döndüm gün batarken dişi aslan kükreme
leri Vadi üzerinde yankılandı Band
alınan dişi aslan sesi bölgede bulunan
ve çiftleşmek isteyen genç erkek
Aslanları sesin geldiği yöne çekmeye
başlamıştı bize doğru gelen ikiaslan var
Tamam biz de duyduk iki erkek aslan
Tamam bu kez ekip koalisyon arıyordu
Yolculuk sırasında birbirine destek
olacak iki erkek kardeş aldılar
abone ol
ben onu uyutmayı başardık şimdi
hırpalama dan kamyona taşımamız
gerekecek Tamam anlaşıldı tamam sizde
çevre dikkat edin
Evet şimdi onu çevirelim
her şafakta Diva yolculuğu başladı
Dilovası çevreleyen bataklık araziye
varmak kamyonla beş saat sürüyordu
[Müzik]
ardından bir saat tekne ile gidilecektir
bir
ve bataklık arazi geçirince yolun yarısı
aşılmış oluyordu ekip Hızlı olmak
zorundaydı mümkün olduğunca az
yatıştırıcı ilaç kullanmak isteyen
Doktor parçası verdiği Küçük dost bir
saat içinde etkisini getirecekti
ve yağmur Mevsimi'nin bir yere daha
vardı Aslanlar içgüdüsel olarak kendi
evine ararım ama sen suları yüzünden
livada kalmak zorunda olmaları bu yeni
bölgeye yerleşmelerini sağlayacak tıbbi
bu yolculuğun son aşaması başlarken
yerli halk yeni konukları görmeye geldi
Liva Ovası aşılarak bir saat içinde
bölgeye varılacaktır
O zaman çok önemliydi belki kaslanlar
yakında kendine gelecekti onların yanıp
tehlike oluşturmadan ikisinide barınağa
yerleştirmek gerekiyordu O
abone ol
bu Aslanlar serbest bırakılmadan önce
bir tanesine tasma takılacak tıbbi
Böylece hareketleri izlenecek ve eve
dönmeye kalkıp kalkışmadır
görülebilecektir
Ama artık her saniye önemliydi Aslanlar
baygın haldeydi zorlukla kalıyorlardı
ama ilacın etkisi her geçen dakika
azalıyordu Ekip kendine gelen Aslanları
Tedirgin etmek için elden geldiğince
hızlı davranıyordu ki
abone ol
bu yeni ortama alışırken de diye zarar
vermesinler ya da kafaya Geri dönmeye
kalkış masallar diye iki hafta boyunca
boğma adı verilen barınakta kalacaklar
Bardot taurin parçası için Şuana kadar
her şey başarılı olmuştu Aslanlar geldi
şu anda buradalar uzun içinde yatıyorlar
anestezinin etkisinden kurtulup ağır
uyanıyorlar Umarım bu şekilde devam eder
tam olarak uyanmak için yarım saat bir
saat gerekiyor Her şey yolunda giderse
sorunsuz bir şekilde kendilerine
gelecekler
Bu ekip aslanların sorunsuz bir şekilde
uyanması için son yarım saat süresince
belli bir mesafede kalıp bekliyor
bu Aslanlar sağlıklı görünüyor yolculuk
onlara hasar vermemiş
var ama gece barınaktan acı dolu sesler
gelmeye başladı
bu şafak sökerken Craig durumu görmek
için yanlarına gidiyor
bu Aslanlar elektrikli tellerle
boğuşuyor dua eden biri şu anda yerdi
teller olan hırpalanmış tır Bu yüzden
iki erkek aslan da tedirgindi ama yaralı
değillerdir
bu beklendiği gibi birlikte olmaları
onları yapıştırıyor duk
var ama haykırışların harekete geçirdiği
tek çanak renk değildir
abone ol
bu erkekler onu görmese de kokusunu
duymuşlardır
la ley diye Liva
15 yıldır ilk kez kendi türünden Bir
canlının Sesini duymuş ve olayı
araştırmaya gelmiştir
Sen benimle erkekler savunmaya geçiyor
abone ol
Google Play'de yeni gelenlerden emin
değil
[Müzik]
abone ol
Sen kendini belli etmek için barınan
çevresine işaret bırakıyor
bu ama gerilim Pek uzun sürmüyor
bu erkekler dört gün içinde yerine
alışıyor
o neydi Gece gündüz yanlarında kalıyor
sadece arada avlanmaya gidiyor
abone ol
Bu çalışmalar
ve saldırganlığı yerini merak alıyor bir
korkuyorsa Güven duygusuna dönüşüyor
abone ol
[Müzik]
bu birbirlerini kabul etmeye başlıyorlar
abone ol
bu herşeyi plana uygun şekilde devam
[Müzik]
ediyorduk ta ki V güne kadar o gün
herbert ve Ekibi şaşırtıcı bir durumla
karşılaşıyor barınağa geldiklerinde
Aslanlar ortalıkta değildi a
abone ol
mı acaba şuraya bakın
ya Harry Potter rehberi C Combo daha
vahim bir durumu fark ediyor
abone ol
bu ellerde bir delik var Aslanlar oradan
çıkmış olmadı Artık dışarıda var Hadi
çabuk gidelim #mafya gidip etrafa
bakalım cihazları kullanıp Nerede
olduklarını anlarız ve belki onları
bulabiliriz
ve bu durum kötü sonuçlar doğurabilir
dier Aslanlar kuzeye Angola yöneldi ise
ve izleme cihazı kapsama alanından
çıktıysa yerleştirme harekatının sonu
demekti
var ama öyle olmamıştı Bu
Bu ekip değil Aslanları örnekten birkaç
yüz metre ilerde uzanmış sakin sakin
birbirlerini izlerken buldum
o neydi sırtüstü yuvarlanmaya başlıyor
abone ol
bu ama bu kez herbert için değil
yok Yalnız geçen hayatı boyunca ilk kez
bulduğu gerçek eşleri için
yuvarlanıyordu
abone ol
[Müzik]
abone ol
bu erkekler Ney diye kabul edecek mi bi
onunla çiftleşip Yeni bir sürü
kuracaklar mı
o neydi yavrularını yetiştirip yuvada
yeni bir asla Nestle yaratacak mı bunu
bize ancak zaman gösterecek
[Müzik]
abone ol
ama ama ama en azından şimdilik
yüklemesi cevapsız kalmayacak
bu çünkü o artık en son dişi aslan değil
abone ol

Bu kaykay rampasının yerinde futbol
sahası vardı. Yıktırdılar. Çocuklar çok
gürültü yapıyormuş. Siz bu rampayı
çekirdek çitlemek, hamsterları anlamak
moda kalkmak için kullanabilirsiniz. Bu
rampada yapamayacağınız tek bir şey var.
O da kaykay.
Peki çocuklar hala bu rampada ne yapıyor
sanıyorsunuz?
Bu heykeli de yıllardır Atatürk heykeli
zannediyorlar ama
yani değil. İşin garibi ülkedeki bütün
heykeller de Atatürk'e benziyor sanırım.
Gördüğünüz üzere kendisi Cemal Süreyya.
Yeah.

11 x 22 x 33 x 0 işleminin sonucu
kaçtır?
&gt;&gt; Tamam. Çok güzel.
A 7986
B 1 C 0 D -1 bir

Herkese merhabalar bugünkü dersimizde
arkadaşlar tonguç'la beraber Sümerler
konusunu işleyeceğiz nasılsın Tonguç çok
iyiyim hocam Zımba gibi gördüm seni Sizi
gördüm daha iyi oldum hocam evladım ne
yaptın tatilde hocam neler yapmadım ki
anlatma Dur dur şimdi dur korkutma bizi
yaz dedin aklımıza hemen Sümerler geldi
sümerlere neden Sümerler demişler Tonguç
hocam çünkü bunlar her mevsim yaz
yaşıyormuş Ne alakası var İngilizceden
hocam Sumer oradan gelmi evladım Ne
alakası var sümerle summer'ın ya
Allah'ım ya rabbim Neyse şimdi Tonguç
birincisi şu çok önemli amda kurulmuş
ilk önemli uygarlık Sümerler gerçekten
çok büyük bir öneme sahip diğer
uygarlıkları da Sümerler etkileyecek
Tonguç şimdi Tamam hocam site nedir
Tonguç hocam site işte bizim hocam
Menekşe Sitesi var mesela oğlum Ne
alakası var sizin Menekşe sitesiyle site
dediğimiz bu Tabii ki günümüzdeki
sitelere benziyor günümüzdeki sitelerde
neler var böyle e evler var Öyle değil
mi Orada da böyle bir site gibi bir
etrafını kapatıyorlar birbirinden
bağımsız şehir Devletleri halinde
yaşıyorlar şehir Devleti ne demek yani
Mesela şu anda işte Ankara bir şehir
İstanbul bir şehir ama hepsi Türkiye
Cumhuriyeti Devleti bağlı Öyle değil mi
Tonguç evoc Evet hocam işte eskiden de
şehir Devletleri varmış anlaşıldı değil
mi Anlaşıldı Hocam harika bir insansın
Tonguç şimdi devam ediyoruz zigurat
nedir Tonguç hocam zigurat şey
biyolojide vardı bir tane hocam Evet ne
biyolojisi oğlum al al ne ne diyorsun
biyoloji hocam hani şey vardı ya
üremeyle ilgiliydi sanırım anlay ş gene
sapıttın yani ne üremesi oğlum zigurat
hocam ya hani hücre ha Zigot o Zigot
karıştırıyorsun Tonguç çum bu zigurat
başka bir şey o e Mehmet hocanın
dersinde biyolojide deydi bu zigurat
başka bir şey zigurat ne biliyor musun
Büyük tapınak Bak burada resmini
çizmişler çok güzel bir şekilde Gördüğün
gibi merdivenlerden çıkıyorsun en üst
katta gökyüzünü izleyebiliyorsunuz
Çorum'da Çankırı'da hep bir saat kulesi
vardı bu adamların da Saat Kulesi gibi
olan şey zigurat kıymış harika bir
insansın Tonguç zigurat lın en üst katı
Rasathane olarak kullanılıyor Rasathane
ne demek Tonguç hocam Kasap gibi bir şey
mi oğlum o mezbaha o başka bir şey
Rasathane gökyüzünü Gök bilimini
incelemek ve neredeyse astronomiyle
ilgileniyor adamlar Anlaşıldı mı Bak ayı
30 güne yılı 360 güne
bölebilen Biz bıraksak doğaya bunu
hesaplamak ne kadar uzun sürer Bence
Hocam ben hiç hesaplamam Sağlık olsun Ay
ve güneş tutulmalarında hesaplıyorlar
adamlar yani Tapınağı yapmışlar ama
bunun üstüne çıkıp öyle boş boş çekirdek
istemiyorlar Yani aynen çekirdek
istemiyorlar oturup diyorlar ki ya bir
dakika ay 30 gün yıl 36 360 gün
yaklaşmış da baya ve Ay ve güneş
tutumlarını hesaplıyorlar Peki patesi ve
ensi nedir Tonguç hocam patatesi işte
köftenin yanında yediğimiz Oğlum o Patat
kızartma acıktın galiba tongu sana bir
yemek söyleyeyim simit yer misin Yerim
Hocam tamam Sana lezzetli bir simit
söyleyeyim afiyetli ısır onu süper hocam
Tamam şimdi patesi ya da eni adı verilen
krallar tarafından yönetilmiş ama şimdi
sen bir Kral olsan ismin patesi olsan ne
yaparsın Herz istifa alınırım yani Vay
adam kral adam ama ismi patesi hiç
olmamış hocam patesi en en tokat gibi
falan böyle kötü ya Neyse şimdi şimdi
toplumda bu adamların toplumunda
tabakalar var sınıflar var mesela en üst
katta Kimler var Tonguç hocam en üst
katta yöneticiler var yöneticiler
Apartman yöneticisi hocam Bizim Peki
orta katta kim oturuyor ortada Biz bizim
altımızda Sami amcal var hocam oğlum
Gene batırdın ya ne alakası var Benim
burada bahsettiğim toplumsal
tabakalardan bahsediyorum burada
gerçekten dediğin gibi en üst katta
yöneticiler yani krallar ve rahipler var
halk hürler ve köleler şeklinde
sınıflara ayrılı gittikçe Aşağı iniyor
Eee günümüzde artık O biraz yok tabii en
üst katta zenginler orta katta fakirler
diye bir şey yok artık Ama yok hocam
bütün apartmanın kirası aynı Hocam çok
zeki bir çocuk gerçekten gündemi
yakalamışsın olaylara hakimsin hem
geçmişe hem geleceğe birbiriyle sentez
yapabiliyorsun ham gerçekten zirvede
görüyorum seni Tonguç kaliteli bir
insansın Bu Adamlarda Çok tanrılı din
anlayışı Egemen nedir bu hocam Hiç
olacak şey bize uymaz değil mi Biz bir
tek Allah'a inanıyoruz dolayısıyla çok
Tanrı din anlayışı var zaten yıkılmış
Yapacak bir şey yok kalmaz değil mi
öldükten sonraki yaşama inanıyorlar
Pardon İnanmıyorlar Bak işte Hayda Ne
işin var olmadı değil mi şimdi hiç
olacak şey değil Hem çok Tanrı hocam hem
de ö hem de öldükten sonra İnanmıyorlar
nasıl bir tanrı ki bu onları öldükten
sonra yaşam vermiyor Neyse sıkıntı yok
Allah onlara affetsin diyelim dini
konulu Gılgamış güzel bir isim Bence
Tufan ve Yaradılış destanları çok önemli
bu adamların Evet hocam En azından bu
Gılgamış yani gıl gılgam da bilirdi
Hocam aynen En azından gılgam ya da
bilirdi kaliteli bir insansın Tonguç
sence O dönemde Mezopotamya'da temel
gesim kaynağı nedir hocam Mezopotamya'da
Bence temel geçim kaynağı gemilerle
hocam cep telefonu falan getiriyorlar
işte Çin'den de mi Tabii tablet
Getiriyorlar hocam Çin'den mantıklı
oğlum daha o dönemde Yazıyı yeni bulmuş
adamlar o dönemde temel geçim kaynağı
tarım o dönemle bu dönemi karıştırma
Tabii sen şimdi o dönem olsan uyanıksın
Tabii bu dönemden gittiğin için geçmişe
dönüş yaptığın için hemen insanlara
tableti kitlersin değil mi satarsın
senden de hiçbir şey kaçmaz sonuç
Hayırlısı olsun bu adamların temel geçim
kaynağı tarım tarımla geçiniyorlar pembe
geyiklerle çalışıyorlar Gördüğün gibi
patsi hem çuvallara dolduruyorlar hem de
aynı patesi kral diyorlar güzel bir
hayatları var güzel hocam ama bu
adamların en büyük özelliği ne biliyor
musun nedir hocam tarihte Yazıyı ilk
kullanan uygarlık Sen yazı yazmayı kaç
yaşında öğrendin Tonguç Hocam işte 6
yaşında falandım atma oğlum ya nasıl 6
yaşında 7 yaşında İlkokula gidiyor Neyse
6 yaşında öğrendin yani helal olsun
kaliteli bak Onlar da senin gibi
Kaliteli insanlarmış bu adamlar milattan
önce 3200 yılında yazı ilk kez kullan
Hocam onlar çok önce öğrenmişler
çıldırmışlar bu adamlar Düşünsene Bak şu
anda 2000 yılındayız 2015 yılındayız
Aradan kaç 5.000 yıl önce buluyorlar
yazıyı Yani Yok Böyle Dans diyorum ben
helal olsun diyorum tarihte Yazıyı ilk
kullanan Uygar tebri ediyoruz hocam hel
olsun Ve bu adamlar ilk yazılı kanunları
da Lag Kralı Urgan tarafından yazılıyor
laga nedir Tonguç hocam laga dürümü
sardığımız Oğlum o lavaş ya her şeyi
karıştırıyorsun hep kelime oyunları
yapıyorsun bana ama güzel yapıyorsun
kaliteli bir insansın ilk yazılı
kanunları uru kinka görüyorsun İsmi bile
okunurken bir sertlik var yani kanun
ismi anladın şekil y hocam o Kral
olamayacak da Tonguç mu olacak Aynen
aynen Tonguç diye Kral olmaz ama Uruk
okuyamıyorum Tonguç urukagina urukagina
güzel bir isim Güzel isim hoc şimdi
Tonguç ödüllü sorumuz geldi ödüllü
sorumuzun cevabını yorumlara bekliyoruz
Sen de ders çalışmaya devam ediyorsun
tamam mı her gün 10 soru hocam Ne 10
sorusu evladım 10 soruyu kim Neye yeter
daha fazla çözmelisin sonuç günde Ben
500'ü geçme ama 10da az tamam mı Tamam
hocam

B Sanat bilim felsefe gibi konulara
ilgim var Ama yeterli eğitimi görmed
[Müzik]

Merhaba! Milano’da Santa Maria della Grazie’de
bulunuyoruz ve Leonardo da Vinci'nin
"Son Akşam Yemeği" isimli tablosuna bakmaktayız.
Manastır yemekhanesindeyiz.
Yani günde pek çok kez rahipler buraya gelecek,
sakin şekilde yemeklerini yiyecek
ve Leonardo’nun "Son Akşam Yemeği" isimli tablosunu
izleyecekler.
Bu tarz bir konu için son derece uygun bir
mekan.
Biraz resimdeki öyküden söz edelim.
Son akşam yemeğinde Hz. İsa on iki havarisine
‘İçinizden birisi
bana ihanet edecek’ diyor.
Bu freskin yorumlarından biri, havarilerin
Hz. İsa’nın bu sözlerine karşılık verdikleri
reaksiyonu gösteriyor olması.
Onlar en yakın müritleri, dolayısı ile
bunlar şoke edici sözler.
Masanın etrafındaki havarilerin değişik
tepkiler verdiğini görüyoruz.
Freskin başka bir yorumu daha var ve bu
yorum bazı açılardan daha önemli.
Gördüğünüz gibi freskte Hz.
İsa şaraba ve ekmeğe doğru uzanıyor.
Bu an, Efkaristiya ayininin başlangıcı,
bunu Kutsal Komünyon adıyla duymuş olabilirsiniz.
Burada Hz. İsa ‘ Bu ekmeği alın, bu benim bedenimdir.
Bu şarabı alın, bu benim kanımdır.
Ve beni hatırlayın’ diyor.
Hz. İsa’nın ekmek ve şaraba doğru uzandığını
görebiliyoruz.
Burada ilginç bir nokta var.
Hz. İsa’nın eli, şaraba doğru uzanırken
aynı zamanda bir kaseye doğru da uzanıyor.
Bu kaseye aynı anda Judas da uzanmakta.
Judas, Hz. İsa’ya ihanet edecek olan havari.
Romalılar Hz. İsa’ya ihanet etmesi için ona otuz parça
gümüş vermiş, gümüşlerin içinde
olduğu torbayı sağ eliyle tutmakta.
Hz. İsa’dan geriye doğru çekilmiş, yüzü
gölgelenmiş.
Kendini geri çekiyor, ancak aynı zamanda
kaseye de ulaşmaya çalışıyor.
Hz. İsa’nın kendine kimin ihanet edeceğini
bulmasının yollarından biri de bu oluyor,
onunla aynı kaseden yiyen, onunla paylaşan
kişi.
Sanat tarihçileri arasında, bu sahnenin
neyi yansıttığı konusunda oldukça farklı fikirler var.
Bu değişik yorumların hepsinin aynı anda
doğru olması da mümkün üstelik.
Havariler, Hz. İsa’nın ‘Biriniz bana ihanet edecek’
sözlerine karşılık veriyor olabilirler.
Öte yandan Hz. İsa ‘Bu ekmeği alın, bu bedenimdir, bu
şarabı alın, bu kanımdır.’ Diyor da olabilir.
Leonardo bize tarihte yaşanmış farklı
sahneleri hatırlatıyor, aynı zamanda bu
öykünün ilahiliğini, önemini  vurguluyor.
Resme bakıp akşam yemeğini yemekte olan
13 kişiyi gördüğümüzde, hemen bunun
Son Akşam Yemeği olduğu aklımıza geliyor.
Erken Rönesans döneminde ilahiliği sembolize
etmek için hale kullanıldığını hatırlarsınız.
Baktığımız resimde bu tip simgeler kullanılmamış
olmasına rağmen bakmakta olduğumuzun
ilahi olana ilişkin olduğunu hemen hissedebiliyoruz.
Figürlerin her biri bu alanın içinde duran
bir anıt gibi .
Aynı zamanda, bu masa için çok kalabalık
ve bu kalabalıklık Hz.İsa’nın mükemmeliğini
sarıp sarmalayan bir enerji yaratmış.
Hz. İsa formu eşkenar bir üçgen oluşturuyor.
Başı bir dairenin merkezinde, başına çerçeveleyen
pencere aynı zamanda hale işlevi görüyor.
Hz. İsa’nın bulunduğu, sükunet içindeki
bu ilahi merkez var.
Bu merkezin çevresinde ise hataları, korkuları,
endişeleri ile insan oğulları bulunuyor.
Hatırlayalım, bu Leonardo da Vinci tarafından
yapılmış olan bir resim.
Bu çok yönlü sanatçı, eserinde matematiği,
bilimi, pek çok şeyin birleşimini kullanıyor.
Daha önceki dönemlerde yapılmış olan
Son Akşam Yemeği tasvirlerine baktığımızda,
masada daha çok boş alan olduğunu, odada
pek çok dekoratif öğe bulunduğunu görürüz.
Leonardo ise her şeyi yalınlaştırmayı
tercih etmiş.
Bu sayede dikkatimizin figürlere ve yüz
ifadelerine odaklanmasını sağlamış.
Dikkatle bakarsanız, masanın arkasında
oda yok.
Neredeyse tüm alanı figürler kaplıyor
ve dünyalarımızı ayrıştırıyor.
Hz. İsa ve havarilerinin bulunduğu alana girmemize
imkan yok.
Onlar da bizim alanımıza geçemiyorlar.
Sanatçı adeta onlarla aramıza bir sınır çizmiş
gibi.
Leonardo’nun Floransa’da görmüş olabileceği
Son Akşam Yemeği tablolarında, Judas masanın
karşı tarafında oturur.
Burada Judas’ı diğer havarilerle birlikte
yerleştirerek masayı bizim dünyamız ile
havarilerin dünyası arasında bir ayraç
olarak kullanıyor.
Şimdi biraz yüz ifadelerine bakalım.
Hz. İsa çok huzurlu, dingin. Aşağıya bakıyor.
Bir eli yukarıya, diğer eli ise aşağıya
dönük.
Hz. İsa’nın sağ tarafında üçlü bir grup
var.
Ve Judas’ı görüyoruz, gölgede, bizden
uzaklaşıyor.
Boynunun dönmüş olması, bize Judas’ın
gece kendini asacağını hatırlatıyor.
Geri çekilen Judas’ın arkasında, Hz. İsa’nın koruyucusu olan Aziz Peter’ı görüyoruz.
Elinde tuttuğu bir bıçak var.
Yüzündeki ifade ‘O kim?
Seni savunmalıyım!’ der gibi.
Bu üçlü grupta Judas ve Aziz Peter’den
sonraki kişi Aziz John olmalı.
Aziz John kadere boyun eğmiş gözüküyor,
gözleri kapalı.
Bu, Son Akşam Yemeği tabloları için gelenekselleşmiş
bir görüntü.
Bize göre sağ tarafta olan üç figürü
de oldukça ilgi çekici bulacağınızı tahmin ediyorum.
Leonardo bir kişinin karakterini, ruhunu
yansıtmak için bedeni ve beden dilini etkin şekilde kullanıyor.
Bu resimde de dört tane üçlü grup oluşturmuş.
Bu figürler birbirleriyle adeta örülmüş
gibi, birbirleriyle etkileşim halinde.
Tüm figürlerin duygusal tepkileri çelişiyor
ve resimde duygusal bir gerilim yaratıyor.
Bu grup da çok enteresan.
Thomas yukarıyı işaret ediyor ve adeta
‘Bu, Tanrı’nın takdiri mi?’ diye soruyor.
‘Aramızdan birinin sana ihanet edecek
olması Tanrı’nın planı mı?’
Bu parmak, aynı zamanda Hz.
İsa’nın yarasına işaret ederek, onun
gelecekte  yeniden dirilmesini de ima ediyor.
Sonra Phillip ve Büyük James var, yan yana
duruyorlar.
Biri kollarını açmış, diğeri ellerini
birleştirmiş.
Bu resim ile daha önce yapılmış olan Son
Akşam Yemeği resimlerini karşılaştırdığımızda,
önceki resimlerde figürlerin birbirlerinden
ayrı olduğunu göreceğiz.
Baktığımız resimde ise figürler bütünleşik
bir kompozisyonun içindeler.
Bütünleşmiş kompozisyon yapısı, Yüksek
Rönesans dönemi resimlerinde gördüğümüz
karakteristik ögelerden biri.
Resimde en çok hissedilen,
Hz. İsa’nın kutsallığı. Hz. İsa ortada, sükunet içinde duruyor.
Bütün perspektif çizgileri onu öne çıkartıyor.
Sanatçının resimde kullandığı perspektif
çizgileri ile bizim buradan bakarken gördüğümüz
perspektif çizgileri çelişiyor.
Aslında, bu resmi doğru perspektifle görebilmek
için
Hz. İsa ile aynı seviyede olmalıyız.
Yani yerden yaklaşık 3-4 metre daha yukarıda
olsak, resmi doğru perspektifi ile görebileceğiz.
Evet, şimdi biraz da resmin yapım tekniğinden ve kullanılmış
olan malzemelerden söz edelim.
Baktığımız resim oldukça kötü durumda.
1498’de yapıldığında çok daha farklı
gözüktüğünü düşünmek mümkün.
Resmin şu an kötü durumda olmasının sebebi,
Leonardo’nun geleneksel fresk tekniğini
kullanmak yerine burada yağlı boya ve temperanın
bir karışımını denemiş olması.
Geleneksel fresk tekniğinde fresk yaş sıva
üzerine uygulanır, oysa Leonardo burada
kuru sıva üzerine boyadığı için boya
duvara tam olarak işlememiş.
Dolayısıyla boya karışımı ve uygulanmış
olan teknik sebebiyle resim,
yapıldıktan kısa süre sonra bozulmaya başlamış.
Yani bu resim korunarak günümüze kadar ulaşabildiği
için çok şanslıyız.
Baktığımız resim, Yüksek Rönesans dönemi
resim sanatının mükemmel bir örneği.
Sonsuz ve mükemmel olan ile, insanoğlunun
doğasındaki kaosu yani ilahi olanla
dünyevi olanı başarıyla birleştirmiş.
Hoşçakalın!

gelin bir dakikada 1 Dünya Savaşı'nı
birlikte hlel arkadaşlar Dünya
Savaşı'nın nedenlerine baktığımızda
Sanayi İnkılabı sonrası oluşan
Sömürgecilik Yani para kazanma hırsı ve
Fransa İhtilali sonrasında oluşan
milliyetçilik gruplar belli İtilaf ve
İttifak itilafın başında İngiltere
ittifakın başında Almanya var Savaşı
itilaf tarafı kazanacak ABD'nin
desteğiyle ve Amerikan başkanı Wilson
bir ilke yayınlayacak diyecek ki
Yenenler yenilenleri ezmesin ancak
yenilenler Wilson ilkelerine
uyulmayan manda himaye gelecek ve bu
savaş ardından ik savaşına seyet verecek
Osmanlı'nın 1 Dünya Savaşı'na savaştığı
cepheler çok çok önemli galiç Romanya
Makedonya dostlarımıza yardım cephesi
Çanakkale savunma cephesi Çanakkale
Geçilmez diyoruz ve burada bir zafer
elde ediyoruz Irak cephesi
suriye-filistin cephesi Hicaz Yemen de
savunma ama buralarda maalesef
kaybediyoruz burada Halil Kut Paşa
burada Fahrettin Paşa çok çok önemli
Kafkas ve Kanal Cephesi saldırı yani
taarruz cephesi İkisinde de başarısız
oluyoruz Kafkas cephesinde Sarıkamış
harekatında çok fazla Şehit veriyoruz

Oh çok şükür ya Rabbim

sabah gün ışırken
Zifir dağının
zirvesindeki alerjik atmacanın
yavrusunun
kuyruğundan bir tüy koparacaksın

tarih videolarında bugüne kadar pek çok
kez bahsettiğim komünizmle ilgili bir
video yapmam gerekir diye düşündüm.
Çünkü size iyi bir tanımını ya da açık
açık seçik bir tarifini vermemiştim
bugüne kadar. Komünizmi anlamak için
size bir şema çizeceğim. Bir şema
çizmeye çalışacağım. Şimdi şemaya
kapitalizmle başlıyorum. Bu gerçekten
sadece kısa bir özet olacak. Yani
aslında anlattıklarım üzerine koskoca
doktora tezleri yapan insanlar var.
Koskoca kitaplar yazan insanlar var. Biz
burada kısa bir özet yapmaya
çalışacağız. Lütfen bunu unutmayın.
Kapitalizmden başlıyorum ve bu şemamız
sosyalizmle devam ediyor. Son olarak da
komünizme geçiyor.
Modern komünizmin yorumları Carl Marx ve
Vladimir Lenin'in eseridir. Carl Marx
Alman bir filozoftu. 1800'lerde yaşadı.
Komünist manifesto ve diğer yazılarıyla
birlikte komünizmin felsefi temelini
atmıştır diyebiliriz.
Ve Bolşevik devletiin lideri Vladimir
Lenin Sovyetler Birliği'ni kuran
kişiydi.
Marx'ın fikirlerini somut hale getiren
ilk kişi Vladimir Lenindi'i diyebiliriz.
Bugün komünist dediğimiz ülkeler aslında
Lene'nin çizdiği yolu takip edenlerdir.
Bu konuya daha sonra döneceğim. önce bu
ideolojiler arasındaki felsefi farkları
ve birinden diğerine nasıl geçiş
yapacağımızı konuşalım. Yani aslında bu
çizdiğim şema üzerinde nasıl bir hareket
öngörüyor komünist ideoloji?
Carl Marx komünizmi bir çeşit ilerleme
olarak görüyordu.
Bu çizgiyi bir çeşit ilerleme çizgisi
olarak düşünün. Yani kapitalizmden
sosyalizme ve nihayet komünizme geçiş.
Marx'a göre kapitalizm şöyle bir şey. En
azından bu kısmının doğru olduğunu
söyleyebilirim. Özel mülkünüz var. Tamam
mı? Bununla başlıyoruz. Özel bir
mülkünüz var. Size ait bir toprak var.
Kapitalizmin en temel esası budur. Özel
mülkiyet. Yani bugün çoğumuzun içinde
yaşadığı dünya gibi. Kapitalizmde
Marx'ın bulduğu sorun şuydu. Marx'a göre
özel mülkiyet olduğunda sermaye
biriktirmeye başlayan insanlar. Sermaye
diyoruz ama bu para ille para olmak
zorunda değil. toprak da olabilir,
fabrikalar da olabilir, herhangi bir
doğal kaynak olabilir. Yani bunlardan
bir şekilde sermayeyi biraz biriktirmeye
başlayan insanlar durun şöyle bir
şemayla anlatayım. Diyelim adamın
birinin biraz sermayesi olsun. Tamam mı?
Bu sermaye bir fabrika da olabilir,
toprakta. Sermaye diye yazıyorum.
Diyelim ki bu sermaye toprak olsun.
Tamam mı? toprağı var. Birinin tarlası,
büyük bir arazisi. Yani biri birazcık
toprak kazanmaya başlıyor. Geri kalan
herkesten fazla toprak kazanıyor.
Arazisi diğer herkesten daha büyük hale
gelmeye başlıyor. Öyle diyelim. Başka
insanların da olduğunu düşünün burada.
Bu insanların toprağı yok. Fakat toprak
onların asli ihtiyaçları.
Tüm toprakta bu sermayeyi biriktirmiş
adamın olduğu için mecburen onun
toprağında çalışmak zorundalar.
Mecburen bu adamın toprağında
çalışıyorlar. Ve Marx'ın bakış açısına
göre eğer tüm bu emekçilerin yeterli
sermayesi yoksa malın tümü bu adamın
olduğu için böylece bu adam emekçileri
düşük bir ücretle çalıştırabilir ve eğer
bu işten iyi kar ederlerse sadece toprak
sahibi bundan faydalanır. Çünkü
emekçilerin maaşlarını arttırmaz. onları
düşük ücretle çalıştırmaya devam eder ve
karın hepsini kendine alır. Sebebi
şudur. Çalışmak isteyen birçok kişi
varken çalışılabilecek yer sayısı
kısıtlıdır diyebiliriz en azından. Çünkü
günümüzde şöyle şeyler de görebiliyoruz.
Aksi yönde rekabet de olabiliyor. Yani
şöyle bir tabloyla karşılaşabiliyoruz.
Eee yeterli sermayesi olan birçok insan
var ve yine birçok emekçi de var. ve
emekçileri çalıştırmak için bu sermaye
sahipleri arasında bir rekabet de
gelişebiliyor. Belki böylece emekçilerin
maaşı yükselebilir ve kendi
sermayelerini biriktirebilirler. Sonra
kendi küçük işlerini kurabilirler. Kendi
küçük topraklarına sahip olabilirler.
Marx'ı savunmak adına veyahut dediğim
gibi savunmaktan ziyade Marx'ın
felsefesini daha iyi anlatmak adına şunu
söyleyebilirim ki şu yönden haklıydı
aslında. 19. yüzyılın sonunda olan şey
aslında tam da böyleydi. Özellikle de
sanayi devrimi sebebiyle yani büyük
sermaye sahipleri vardı ve onlar düşük
ücretle işçileri çalıştırabiliyorlardı.
Amerika Birleşik Devletleri'nde bile
Mark Twayney'in bahsettiği bir yaldızlı
dönem var.
Devasa sermaye biriktiren bu sanayiciler
gerçekten emekçilere kıyasla çok büyük
avantajlar elde ediyordu. Bu yüzden Marx
diyor ki bakın eğer avantaj tüm
sermayenin sahibi olan adamlardaysa veya
adamdaysa ve bu düzen kar getirirse bu
adam ortaya çıkan karı tek başına elinde
tutacak. Çünkü bu emekçilerin maaşını
düşük tutma eee gücüne sahip bu kişi.
Böylece elinde sermaye olan adam daha
çok sermayeye sahip olacak. Ama
emekçiler eee onların kazancı hiçbir
şekilde artmayacak ve neticede daha çok
sermayesi olan daha avantajlı bir konuma
gelecek. Tüm bu insanları çok düşük bir
bedelle çalıştırabilecek. Bu yüzden
çalışanlar kendileri için sermaye
biriktiremeyecekler.
Marx'a göre doğal olan ilerleme bu
insanların örgütlenmeye başlamasıdır.
Yani ne yapacak bu insanlar o zaman?
Sendikalarda örgütlenmeye
başlayabilirler, değil mi? Bu sayede
toprak ya da fabrika sahiplerine hep
beraber hayır biz çalışmıyoruz ya da
maaşlarımızı arttırmazsan veya çalışma
koşullarımızı iyileştirmezsen grev
yaparız diyebilirler. İşte bu
sendikalaşma olayını konuşmaya
başladığımız anda sosyalizme geçiş için
bir adım atılmış demektir. Sosyalizme
giden yoldaki bir başka adım da Marx'ın
pek sevmediği sermaye yoğunlaşmasıdır.
Daha doğrusu sosyalistlerin genel olarak
sevmediği bu sermaye yoğunlaşması şu
gerçeği de içeriyor. Elinizde sadece tüm
bu serveti birikmiş insanlar yok. Belki
de sermaye biriktirebilmelerinin sebebi
yenilikçi olmaları, toprağı iyi idare
etmeleri gibi şeyler. Yine de
Marksistler sermayedarların hakkını
teslim etmezler. Belki de bu tarz bir
işletmeyi yönetmekte çok becerikliler ve
bu yüzden kar ediyorlar, değil mi? Fakat
burada ortaya çıkan bir başka sorun bu
servetin çocuklarına devredilecek
olması. Yani sadece servetin o anki
sahiplerinden bahsetmiyoruz. Özel mülkle
ilgili şöyle bir durum var. Servet bazen
babadan oğula ya da ebeveyinden
çocuklarına geçebiliyor ve geçiyor. Yani
herhangi bir liyakat gözetilmiyor.
Gerçekten özel mülkün temeli bu miras
kalan servet kuralıdır ve bu aslında
sorunlu bir şey. Biliyorsunuz Fransız
devrimini hatırlarsanız Avrupa'da olan
şey tam olarak da böyle bir şeydi.
Nesilden nesile aktarılan soylular
sınıfı vardı. nesillerin kabiliyeti
olduğu dikkate alınmaksızın hepsinin
elinde çok fazla servet oluyordu. Yani
bu insanlar kabiliyetli mi değil mi
bunun çok önemi yoktu. Onlara
babalarından, atalarından kalma
servetleri vardı. Her şey de temelde bu
servetin kontrolünde oluyordu. Bunun
etrafında dönüyordu. Diğer taraftan
hiçbir serveti olmayan birtım insanlar
bu insanlar için, servet sahipleri için
çalışmak zorundaydı. İşte bu kadar büyük
bir maddi eşitsizlik sonucunda Fransız
devrimi gibi bir devrime yol açtı.
Sosyalizme gitmek için bir başka şart da
biriktirilmiş servetin yeniden
dağıtılmasıdır. Yeniden dağılım. Şuraya
yazıyorum. Yeniden dağılım. Servetin
yeniden dağılımı. Bu önemli bir
meseledir. Yani sosyalizmde de özel
mülkiyet var. Fakat devlet çok daha
büyük bir rol oynuyor burada. Onu da
hemen yazalım.
Daha büyük devlet.
Devletin üstlendiği bu rollerden biri de
serveti yeniden dağıtmak. Devlet ayrıca
üretim faktörlerini de kontrol etmeye
başlıyor. Kamu kuruluşları ya da önemli
işler yapan büyük fabrikalardan
bazıları, büyük fabrikalardan bazıları
aniden devletin eline geçmeye başlayacak
ya da komünistlerin deyimiyle halkın
olacak. Ve yeniden dağıtım böylece devam
ettikçe teorik olarak büyük miktarda
servet birkaç kişinin elinde olmayacak.
Tüm bu düşüncelerin doğal sonucu ise
teorik komünist devlet ve bu teorik
komünist devlet sınıfsız bir toplumdur.
Ayrıca Marx'ın bakış açısından bakarsak
hayal etmek biraz zor gelebilir size ama
aynı zamanda devletsiz bir toplumdur.
Sınıfsız ve devletsiz bir toplum. Yani
kapitalizmde kesinlikle sınıflar var.
Sermayesi olanlar sınıfı ve emekçiler
sınıfı.
Yani kapitalistler sınıfı ve emekçiler
sınıfı. Ve bunlar bir şekilde
birbirlerinden farklılar. Carl Marx
gerçekten de emekçilerin bu düzenden
sıyrılıp kendi sermayelerini
biriktirdiği hatta belki de kendi
işlerini kurdukları bir dünyayı
öngöremedi.
O farklı bir şey tahayül ediyordu. Bu
gerilimin er ya da geç sosyalizmle
merkezi sınıfsız bir toplumla
neticeleneceğini düşündü. Detaylara da
çok girmedi zaten. Yani bir bakıma şöyle
bir şey olacaktı. Herkes eşit olacaktı.
toplumdaki herkesin her şey üzerinde
eşit mülkiyeti olacaktı ve toplum bir
şekilde her şeyi doğru şekilde
paylaşmayı kendi kendine çözecekti. Tüm
bunlar devlet olmadan gerçekleşecekti.
Bundan daha zoruysa eee bunları soyut
olarak düşünmek. Carl Marx'ın
düşünceleri Lenin ortaya çıkana kadar
hiçbir zaman somutlaşamamıştı.
Yani komünizmin mevcut yorumuna,
çoğumuzun komünist olarak gördüğü şeye
bazen marksist leninist devlet de denir.
Marksist leninist devlet. Bu kavramlar
bazen birbirleri yerine de
kullanılabilirler.
Bazen birbirleriyle karıştırıldıkları da
olur. Marksizm nihai olarak herkesin
eşit olduğu bir dünyaya gideceğimizi
söyleyen bir ütopyadır.
Herkesin istediğini yaptığı bir dünya.
Her şeyin bolluğunun yaşandığı bir yer.
Sanki biraz uzay yolunda herkesin
istediği şeyi elde etmesine yarayan
replikatörleri anlatır gibi oldu, değil
mi? Yani günün bir bölümünde boya yapmak
istiyorsan mesela bunu yapabiliyorsun
ama sadece bir boyacı olmuyorsun. Aynı
zamanda istediğin her şeyi
yapabiliyorsun. Yani epey ütopik bir şey
aslında. Hemen bunu da yazayım. Yani
Marksizm, safi Marksizm bir çeşit ütopik
toplumdur. Eğer ütopik ne demek
bilmiyorsanız, e ütopya bir çeşit
mükemmel toplum düzenidir. Sınıfların
olmadığı, herkesin eşit olduğu, herkesin
zenginlik içinde başka başka tatmin
edici yaşamlar sürdüğü ve ütopya gerçek
dışı olarak görülür.
Kötü tarafından bakacak olursanız eğer
Ütopya'ya hiç ulaşabilecek miyiz
bilmiyorum. Kim bilebilir ki? Ya aslında
çok da olumsuz düşünmek istemiyorum.
Belki de bir gün Ütopya'ya ulaşacağız.
Neyse konumuz bu değil. Leninizm
komünizmin daha uygulamalı bir kısmıdır.
Böyle diyebiliriz. Yani uygulamalı
komünizmdir diyebiliriz. Çünkü 1917'de
Bolşevik devriminden sonra Rus
İmparatorluğu'nda Sovyetler Birliği
kuruldu. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri
Birliği, SSCB. Komünizmin bu fikirleri
temelinde bir devlet idare etmeleri,
hükümet kurmaları gerekiyordu. Leninist
düşüncede ki burada demokrasi ile
çelişmeye başlıyor. Leninist düşüncede
Lenin'nin öncü parti diye adlandırdığı
bir parti sistemi var. Öncü bir yürüyüşe
kılavuz edip yol gösterene denir. Bu
öncü partide bir çeşit sürekli devrim
hali yaratıyor ve işi de topluma yol
göstermek. Neredeyse toplumun ana babası
diyebiliriz. toplumu kapitalizmden alıp
sosyalizm üzerinden ideal düzen
komünizme götürüyor ve ne zaman ideal
düzen komünizme ulaşıldığını anlamaksa
oldukça zor. Yani Leninist devlette olan
şey çoğu zaman komünist parti diye
adlandırılan bu öncü partinin sürekli
devrim halinde insanları geleceğe
hazırlıyoruz demesi ve insanları
geleceğe taşıması. Ama bu geleceğin tam
olarak ne olduğu açık değil. Yani
ekonomik alanda olan bitenin ötesinde
Marksist Leninist denince bu parti
sistemi halkın iyiliği için hareket
edeceği umulan tek ve egemen bir parti
sistemi anlaşılmalıdır.
Yani halkın çıkarı için çalışan bu tek
egemen komünist parti. Ama tabii burada
işin kötü yanı şu. Bu insanların
gerçekten halkın çıkarlarına göre
hareket ettiğini nereden bileceğiz? Ya
da gerçekten bu işin ehli olduklarını
nereden bileceğiz? Eğer kaynaklar yanlış
dağıtılıyorsa buna karşı bir şey yapmak
için ne gibi yollar var mesela ya da bir
bozulma, çürüme varsa eğer tek partili
sistemlerde ya da durun size şöyle
açıklayayım. Bildiğiniz gibi şu an
mevcut en büyük komünist devlet Çin Halk
Cumhuriyeti. Komünist parti tarafından
yönetilmesine rağmen ekonomik anlamda
artık o kadar da komünist değil. Kafa
karıştırabilir biliyorum. Bu yüzden bir
skala çizmek istiyorum. Şimdi dikey
eksene demokratikliği koyuyorum.
Demokratik
ve yukarısında da otoriteryanizm.
Otoriteryanizm ya da totaliteryanizm.
Totaliterlik diyebiliriz. Neyse
totaliterlik yazıyorum. Yok vazgeçtim.
Otoriter yazacağım. Bu fark üzerine de
daha sonra bir video yapacağım.
Totaliteryanizmle otoriteryanalizm
birbirine benzer. Fakat totaliterlik
otoriterliğin en üç noktasıdır. Böyle
düşünün. Totaliter bir rejimde devlet
her şeyi kontrol eder ve her şeyi
kontrol eden yalnızca birkaç kişidir.
Epeyce demokratik olmayan bir düzen
yani. Otoriteryanizm ise arada bir şey
ve bu eksende kapitalizm, sosyalizm ve
komünizm var. Yani yatay eksene de
kapitalizm, sosyalizm ve komünizmi
koyuyorum. Amerika Birleşik
Devletleri'ni düşünelim. Amerika'yı
burada bir yere koyacağım. Amerika
burada bir yerde. Çok az sosyalist
öğeleri var. Sendikalar var mesela. Her
şeyi kontrol etmiyorlar ama sendikalar
var. Aynı zamanda sendika dışında
çalışanlar da var. Yeniden dağıtım
unsurları var, miras vergisi var. Birtım
unsurlar bunlar. Yani demek istediğim
aşırı bir yeniden dağıtım değil. Özel
mülkünüzü miras bırakabiliyorsunuz.
Mesela yoksullara özel sosyal güvenlik
var. Medicare, Medicate gibi programlar
var. Sosyal yardımlar var. Yani birtım
sosyalist unsurlar var diyebiliriz.
Fakat aynı zamanda çok köklü bir
kapitalizm tarihi var. Özel mülkiyet,
derin piyasalar. Sonuç olarak Amerika'yı
buraya koyuyorum.
Sovyetleri şimdiki Rusya değil. Şuraya
koyuyorum. Sovyetler varken buradaydı.
Sovyetler Birliği'ni şuraya bir yere
koyuyorum. İşte bu Sovyetler Birliği
SSCB. Şimdiki Rusya devletini ise buraya
koyuyorum. Şimdiki Rusya ise buralarda
bir yerlerde. Çünkü yoksullara yönelik
daha az sosyal güvenlik önlemleri var.
Ekonomileri bu yüzden kafayı yiyebilir
diyebiliriz. Amerika gibi yerlere göre
daha fazla maddi eşitsizlik var. Ve bu
da şimdiki Rusya ve belki de en ilginci
Çin Halk Cumhuriyeti. Şimdiki Çin Halk
Cumhuriyeti. En azından görünürde
komünist bir devlet fakat bazı yönlerden
Amerika'dan daha kapitalist. Yeniden
dağıtıma yönelik güçlü politikaları yok.
Sosyal güvenlik de yok. Yani Çin'e ait
bazı unsurları şuraya koyabilirim. Sol
tarafa daha yakın. Hem Amerika'dan hem
de şimdiki Rusya'dan daha az demokratik.
Her ne kadar bazı insanlar Rusya Neyse
buna fazla girmeyeyim. Şimdiki Çin
şuralarda bir yerde çizilebilir. Fakat
belki de Amerika'dan biraz daha
kapitalist denebilir. Gerçekten de işçi
haklarını koruyan kanunları falan yok.
Fakat diğer taraftan birçok kamu mülkü
var ve devletin denetiminde olan birçok
şey var. Yani bir açıdan bu noktayla bu
nokta arasında gidip geliyor. Evet. Çin
burada komünist bir devlet denmesine
rağmen bazı konularda kapitalizmleriyle
övünen birçok ülkeden daha kapitalist.
Ama başka birçok konuda özellikle kamu
mülkiyeti ve devlet denetimi, tek egemen
parti sistemi gibi konularda adeta
leninist fakat daha az marksist olan bir
sistem. Bu yüzden biraz daha komünist
taraftalar. Yani umarım bazen kafa
karıştıran bu konuya açıklık
getirebilmişimdir.

lahey'de bulunan Kraliyet kütüphanesinde
yani Hollanda milli kütüphanesinde 11
yüzyıldan kalma matematikle ilgili bir
el yazması kitaba bakıyoruz Bu kitabın o
zamanlarda eğitim alanında kullanımı çok
yaygındı Özellikle o dönemdeki Eğitim
kitapları öyle süsü püslü değillerdi Bu
kitap bin yıllık yine de her şey
anlaşılabiliyor kitap ortaçağa ait
boyutlarına bakarsanız boyuna bir ders
eni 0.7 denk geliyor bu boyutlar şu an
en azından Avrupa'da hala kullanılan
ebatlar Çünkü Amerika'daki ölçüler biraz
daha farklı Orta Çağ'da yaşamış insanlar
kusursuz biçim katsayısını buldular
farklılık gösterenler de var Bazı
kitaplar daha dar bazıları daha geniş Bu
kitap basılmamış birileri elle yazmış
mürekkebe bakınca bunu fark
edebiliyorsunuz buna el yazması Eser
diyoruz Latin latincedeki elle yazılmış
anlamına gelen manuscript diye bir
kelimeden geliyor burada her bir harfin
tek tek elle yazılmış olduğunu
görüyorsunuz hatta her bir harf farklı
bir vuruşla çizilmiş Yani tek seferde
bir harf yazamıyordum onu küçük
parçalara ayırıyordu bunu yapan kişi
uzman olmalı Çünkü gerçekten zor bir iş
ancak bir uzmansan ve yazma eğitimi
aldıysanız
yazabiliyorsunuz Sadece bu tür bir
yazıyı da değil ki buna kitap yazısı
diyoruz Çünkü resmi bir tarzda yazılmış
yani el yazması bir iş yapmak için hem
bunun eğitimini almış olmanız hem de çok
deneyimli olmanız gerekiyor Bu kitabı
ilk kez açtığınızda sadece modern
kitaplara bakmaya alışkınsın fark
edeceğiniz bazı şeyler var mesela başlık
sayfası yok yayıncı ve yayın tarihi yok
hiçbir şey yok Ne tarih ne şu şehirde
yapıldı ibaresi Hatta metnin Ne hakkında
olduğu bile yazmıyor fikir şu
ne olduğunu zaten
biliyorsunuz Çünkü ilk satırları
okuduğunuzda boa ait olduğunu
anlıyorsunuz ona has bir yazım tarzı bir
süre sonra rubrik dediğimiz şeylerle
karşılaşacaksınız Bunlar üste kırmızıyla
yazılmış küçük başlıklar günümüzde
başlık sayfasına dönüşmüş Bu gördüğünüz
Kağıt değil kırlarda bir zamanlar koşan
bir inek veya buzağı iken kitap haline
getirilmiş biri hayvan derisini yüzmüş
ve germiş deriyi Kireçli çözeltiye ve
diğer şeylere batırdıktan Sonra ahşap
bir çerçevede
giriyorsunuz Böylelikle postun
üzerindeki kıllar temizleniyor
sonrasında yine kalan kıl ve et
parçalarını temizlemeniz gerekiyor Yani
bunun yapımının aylarca sürdüğünü
söyleyebiliriz bir parti kitap yaprağı
yapmak birkaç hafta sürüyordu ama
sonrasında Katip veya Manastır bunları
satın aldığında yazı için hazırl masası
gerekiyordu farklı kalitede parşömenler
vardı Hadi bunun hangi kalitede bir
parşömen olduğuna bakalım Evet bu eğitim
için yapılmış bir kitap eğitim
kitaplarının genelde en iyi kalitedeki
parşömenleşme güzel bir kitap altarda
sergilenen bir İncil genelde çok hoş bir
yazıyla ve en iyi kalitedeki parşömen
üzerine yazılmış ve resimlendirilmiş
olur çok az sayıda kitap
resimlendirilmiş bir kitabın
sayfalarında altın ve parlak renkler
bulunması çok istisnai bir şeydi daha
sonra parşömen katlanır gruplar halinde
toplanır ve birbirine bağlanır bunlara
kağıt destesi veya toplama deniyor
genelde dör adet çift yaprak şeklinde
oluyor ve bunlara bir folya deniyor uzun
yapraklar bir kez Katlanıyor ve bu
katlanmış Yaprakların dört tanesi bir
araya gelerek bir kağıt destesini
oluşturuyor böyle bir kitap Muhtemelen 4
veya 5 Kağıt destesinden oluşuyor ama
incir gibi daha uzun bir metin 20 veya
30 Kağıt destesinden oluşabilir böylece
bir kağıt hip bunları toplayarak bir
araya getirir bu güzel bir örnek
hayvanın derisini görebiliyorsunuz Hatta
daha dikkatli bak bakarsanız tüylerini
bile
görebilirsiniz Yani bu çok iyi kalitede
bir parşömen değil Çünkü rengi sarıya
çalıyor ve üzerinde lekeler var bakınca
kağıdın sarı beyaz sarı beyaz olduğunu
görebilirsiniz Yani en başında bu
hayvanın kendisi pek kaliteli değildi
buradaki de hayvandan bir kalıntı
Aslında kesilmiş olması gerekiyor ama
parşömen çok değerliydi o yüzden
olabildiğince kullanılmış kitap zaten
eğitim kitabı Bu yüzden pismiş gibi
görünmesi çok sorun değil bir katibi tüy
kalemini mürekkebe batırırken hayal
edebiliyorum mürekkep lekeleri
damlamasın diye çok dikkatli olması
gerekir tek bir kitabın yapımı bile
aylarca sürüyor olmalı Aslında bu tür
bir malzeme üretmek çok yavaş İlerleyen
bir süreç üzerine yazılabilecek kadar
düz Ve pürüzsüz hale getirilmesi bile
çok zaman alıyor çeşitli eklerden ve
parçalardan oluşan harfleri yazmak da
aynı şekilde mesela m harfi yapacaksanız
bizim şimdi yaptığımız gibi yazamazsınız
Çünkü kaleminiz yukarı çıkmıyor O yüzden
N harfi için aşağı doğru 3 vuruş
yapmanız lazım bu kağıt destelerin ve
sayfaların yapım aşamasında çok sayıda
işlem bulunuyor kenarlarda delik açıp
kağıdın üzerine bir cetvel koyarak düz
çizgiler çizmek bu yöntemlerden biri Bu
yöntemle yapılanların 11 yüzyıla ait el
yazmaları olduğunu ayırt edebiliyoruz
cetvel çizgilerini belli eden şey kalem
çizg ileri değil uygulanan baskı buna
köreltme çizgi diyoruz Bir nevi kör
Çünkü orada olup olmadığı zor
anlaşılıyor Aslında parşömenin üzerine
sivri bir cisimle baskı yapılarak
çizilmiş anlamına da geliyor Hatta bazen
tüm Kağıt destesi aynı anda bastırılıyor
kapalı haldeki desteyi çok sert
bastırıyordu Böylelikle tüm sayfaları
aynı anda çiziyorsunuz 11 yüzyıldan
sonraki zamanlarda yani 1130 larda larda
Yeni bir teknik geliştiriliyor kurşunla
çizme tekniği üstünde büyük bir kurşun
parçası bulunan bir kalemle gri çizgiler
meydana getiriliyor bunun eğitim kaynağı
olduğunu söylemiştim henüz
üniversitelerin olmadığı bir dönemdeyiz
Ama manastırdaki insanların okuma yazma
eğitimine ihtiyacı vardı dil bilgisi
hitabet Latince öğrenmeleri gerekiyordu
Bir Katip Bu kitabı yazmış Belki kendi
başına yazmıştı veya bazen katipler
Manastır yazıhanesinde veya odalarında
birlikte çalışırlardı iki kişi farklı
odalarda çalışıyor günümüzde hala
görülen bir çeşit iş bölümü gibi
kenarlardaki yazılara da dikkat çekelim
Bu sayfada kahverengi mürekkeple
Yazılmış Ana Metin var aynı Katip veya
başka biri kırmızı bir mürekkeple bir
rubrik yazmış tekrar edelim rubrik
latincede kırmızı anlamına geliyor Ve
muhtemelen sayfanın kenarına küçük bir
not almış bir ur var burada küçük bir
sembol var var üzerine çizgi çekilmiş
bir L harfi bu harf latincede V anlamına
geliyor kısaltılmış bir kelime
alternatif olarak demek yani birileri
Muhtemelen bunu Aynı konuda yazılmış
başka bir metinle kıyaslamam ve
özellikle bu kısmın farklı bir okumasını
yapmış Peki niye yazı kırmızı renkte
yazılmış Çünkü gözünüze İlk o çarpıyor
Yani bu sayfaya bakıyorsunuz direkt
ilginizi çekiyor amacı buraya bakın
çünkü yeni bir şey başlıyor demek baş
harf gibi İlgi çekmek amacıyla yapılmış
Yani bazen bir okuyucu olarak
İhtiyacınız olan konuyu bulmanıza
yardımcı oluyor Katibin odasında veya
manastırın yazıhanesinde oturduğunuz ve
bir kitabın kopyasını çıkardığınızı
hayal edin önünde nüsa model dediğimiz
şey yani kopyaladığı kitap duruyor bir
insanın önündeki kitaba tekrar tekrar
bakması ve Metin tamamlanıncaya kadar
her seferinde bir satırın yarısını kendi
kitabının üzerine kopyalaması buradaki
asıl işlem ve ortaya çıkan
sonuçtur

Tongo Çak'den hepinize selamlar.
Hepinize merhabalar. Bugün sizinle
beraber tarihe yolculuk yapacağız. Çok
önemli bir yazılı provamız var. Önce
öğrenci notlarımızda, daha sonra da
önemli sorularımızla seni sınava en iyi
şekilde hazırlamaya çalışacağız. Dolu
dolu bir kampımız seninle beraber devam
ediyor. Ne yaptık? Kimyadan edebiyata,
matematikten coğrafyaya, biyolojiden
fiziğe dersleri çektik. Kanalı ekledik.
Artık son provamız tarihle ilgili.
Mutlaka hepsini izleyecek, sınava en iyi
şekilde hazırlanacaksın. Hadi bakalım.
bizim için provamız başlasın.
[müzik]
Şimdi değerli kardeşim yazılıya geçmeden
evvel şunu vurgulamak gerekir. Bizim
için birtım senaryolarımız var. Bu
senaryolar doğrultusunda da Milli Eğitim
Bakanlığı bizden sorular istiyor. Nasıl?
Açık uçlu sorular istiyor. Yani diyor ki
kardeşim hani ne yap? işte eski çağda
medeniyetlerdeki hukukla ilgili veya
işte oradaki bilim sanat anlayışıyile
ilgili, Türklerdeki konar göçer yaşamla
ilgili, Orta Çağ'da yaşanan kitlesel
göçlerle ilgili ya da devletinin yönetim
ve ordu yapısı ile ilgili sorular
oluştur. Bunlara yönelik olarak bir plan
çerçeve çiz ve sorularını buna göre
tasarla. Tabii açık uçlu sorular burada
soruluyor ama ben yine de bu provada
size hem ne yaptım? Öğrenci notlarımda
böyle olur da bir klasik sorusu olursa
ya da bir kısa cevaplı sorusu olursa
onun cevabı olabilecek bilgileri
derledim. Hem de ne yaptım? Size açık
uçlu sorular derledim. Tabii elinde
yazılı notları bulunanlar ve yazılı
denemeleri bulunanlar neler yapacak?
Yazılı notları kısmında ikinci önem işte
1inci yazılı da burada geçerli olacak
bütün konulara, notlara mutlaka
bakacaklar. Gerekli notlarını burada
oluşturacaklar. Daha sonra yazılı
denemelerinde burada ilgili derse
yönelik olarak sınav prolarına
bakacaklar. sorularını çözecekler. Hani
çözemedikleri sorularda da kare kodu
okutup burada videoları izleyecekler.
Eee, ne yapalım? Önce öğrenci
notlarımızdan başlayalım ve sana çok
güzel bilgileri burada derleyerek
vereyim. Şimdi değerli kardeşim, boşluk
bıraktığımız yerleri seninle beraber bir
dolduralım. Demiş ki, "Sümer kralı Nokta
Nokta halkını korumak ve toplumsal
düzeni sağlamak amacıyla ne yapmış?"
"Tarihte bilinen ilk yazılı kanunları
yapmış." Peki bu isim bizim için kimdi?
Urk
Gina. Urkagina'nın bu niteliğini
görebiliyoruz. Peki Babil Kralı Nokta
Nokta'nın hazırlattığı kanunlar kısasa
kısas ilkesini esas almış ve suçlara
ağır cezalar öngörmüştür. Peki bunu
oluşturan bizim için kimdi? Babil kralı
Hamur abiydi. Peki Roma Devleti'nin
soylular ile halk arasındaki sınıf
mücadeleleri sonucunda hazırlanan nokta
nokta
hukuku veya kanunu modern hukuk
kurallarının temelini atmıştır. Peki bu
neydi bizim için? 12
levha
kanunlarıydı değil mi? Hım. Onu da
yazdık buraya. Eski Türklerde yazılı
olmayan hukuk kurallarına biz ne adını
veriyorduk? Biz bunlara töre adına
veriyorduk ve bu kuralların kaynağı da
Göktane inancı olduğu kabul edilmiştir.
İşte inanç gerekliliği, eee, Hakan'ın
emirleri, kurultay kararları, gelenek
görenekten yer nitelikler törenin
kaynağını da oluşturacaktı. Devam
edelim. Bir diğer sayfadaki notlarımıza
gelelim. Eski Türklerde nokta nokta
yaşam tarzının getirdiği hareketlilik
nedeniyle suçlara uzun süreli hapis
cezası veremedin. Peki nasıl bir yaşam
tarzı olmalı ki sen hani uzun süre hapis
cezası veremeyesin? Göçebe yani
konar
göçer olmak zorundasın. Mezopotamya
uygarlıklarında adı verilen çok katlı
tapınaklar ibadet yeri, okul, arşiv,
depo, rasathane olarak kullanılmıştır.
Peki biz hem Sümerlerde hem Babelilerde
görülen bu tapınaklara ne adını
veriyorduk? Zigurat.
Eski nokta nokta ölümden sonraki yaşama
inandıkları için beden bütünlüğünü
korumak amacıyla ölülerini mumy
söyleyemedim mumyalamışlardır. Peki biz
mumyalama tekniklerini ilk çağda hangi
medeniyette görüyorduk? Eski Mısır'da
görüyorduk. Değil mi? Eski Mısırlılar
bunu yapıyordu. Anadolu'da çok tanrılı
bir inanca sahip olan Hititler
inandıkları binlerce tanrı nedeniyle bin
tanrılı ne olarak? adlandırılmışlardır
bunlar. Bin tanrılı yani panteon
il yani bir diğer bin tanrı ili. Eee
Antik Yunanlılar 22 harften oluşan nokta
nokta alfabesini geliştirerek
günümüzdeki Latin alfabesinin temelini
atmışlardır. Peki ilk alfabe sistemini
orada geliştiren medeniyet bizim için
kimdi? Fenikelilerdi değil mi? O zaman
Fenike'yi geldim buraya yazdım. Devam
edelim. Bir diğer sayfamızdaki notları
inceleyelim. Demiş ki değerli kardeşim
Mısırlılar Firavunlar ve üst düzey
yöneticileri için adı verilen anıt
mezarlar inşa etmişlerdir. Peki onların
yaptığı bu mezarlara verilen isim neydi?
Piramit. Ona da geldik. Buraya yazdık.
Eskler ölülerin eşyalarıyla birlikte
nokta noktada verilen mezarlara gömmüş.
Mezarların özelliğine ölen kişinin
öldürdüğü düşman sayısını simgeleyen
balbal taşı dilmişlerdir. Bak burada
balbal da sorulabilir. E bunların
yerleştirildiği korugan da sorulabilir.
İlk Türklerin icat ettiği nokta nokta
takvimi güneş yılı esasına dayanır ve
her yıl bir hayvan adıyla anılır. Peki
hangisiydi bu? 12
hayvanlı
Türk takvimiydi. Tarihte Konar Göçer
terimi yazılı olarak ilk kez Uygulara
ait Herhin kitabesinde yani bir diğer
adıyla Tariat.
Tariat buradaki eee hani kitabesinde
kullanılmıştır. Unutmayalım. Devam
edelim. Buraya bakalım.
Şimdi ne diyor? Türkler evreni kubbe
şeklinde düşünmüş ve barındıkları Nokta
Nokta adlı çadırlarını da bu kozmolojik
inanca uygun olarak kubbe şeklinde
tasarlamışlardır deniliyor. Peki bu
çadırlara verilen isim nedir? Yurt. Eee
tarihte atı ilk kez evcilleştiren ve at
arabasını icat eden nokta Nokta bu
sayede savaşlarda ve göçlerde büyük bir
manevra kabiliyeti kazanmıştır. Peki
bunu yapan kimdi? Bunu yapan Türklerdi.
Asya'daki siyasi hakimiyetini kaybeden
humboyların batıya doğru ilerleyerek
Cermen kavimlerini yerlerinden etmesiyle
375 yılında ne başladı? Kavimler.
Göçü başladı. Batı Roma'yı istila eden
kavimlerden biri olan vandalların
Roma'yı ağlaması ve anıtları yıkması
günümüzde kullanılan hangi terimle
verilir? Vandalizm. ta o döneme kadar bu
terim uzanmaktadır. Devam edelim. Bir
diğer notlarımıza geldik. Demiş ki,
"Batı Roma'nın yıkılmasıyla oluşan
otorite boşluğunda Avrupa'da toprağa
dayalı siyasi, ekonomik ve sosyal bir
yönetim biçimi olan dere yani bir diğer
adıyla feodalite
ortaya çıkmıştır. Orta Çağ Avrupa'sında
kilisenin mutlak egemenliğine dayanan,
eleştiriyi ve sorgulamayı reddeden hangi
düşünce okul yolu anlamına da gelir?
skolastik
düşünce hakim olmuştur. Attila nokta
nokta sırasında Roma'yı kuşatmış ancak
Papa'nın ricası üzerine şehre girmeyerek
Batı Roma'ya siyasi üstünlüğünü kabul
ettirmiştir. Peki hangi seferinde bunu
yaptı? Galya
seferi.
Peki Avrupa'ya göç eden nokta nokta
sadece siyasi yapıyı değiştirmekle
kalmamış. at koşun takımları ve yay
yapımı yani gibi askeri teknolojiyi
Avrupa'yı derinden etkilemiştir. Peki
kimdir bunlar? Hunlardır değil mi?
Hunların da avarların da en büyük
özelliğidir Avrupa'yı bu noktada
etkilemiş olmaları. Bir diğer
notlarımıza geçtik. Dikkatle
inceleyelim. Türk göçlerinin temel
nedenleri arasında kuraklık, hız nüfus
artışı, otlak darrılığı, boylar arası
çekişmeler ve ne baskısı vardır? Bir
siyasi varlığın baskısı vardır. O da
bizim için kimdir?
Çin baskısı. Hukun kömdarları nokta
nokta dış politikası Doğu Roma'yı baskı
altında tutmak ve Cermen kavimlerine
karşı Batı Roma ile dostluk kurmak e
olarak şekillenmiştir. Peki kimdir bu?
Oldin değil mi?
Ozin temel politikasıdır. Avrupa devleti
nokta nokta öğrenin önderliğinde
kurulmuş ve en parlak dönemini Atilla
zamanında yaşamıştır. En parlak dönemini
de lütfen unutma. Peki kurucusu bizim
için kimdi burada? Balamir'de. Balamir
adını da lütfen unutma.
Savaşçı bir toplum olan Türkler askeri
başarılarını büyük ölçüde okçukluktaki
ustalıklarına ve düşmanı pusuya
düşürdükleri hangi savaş taktiğine
borçlular? Bu taktiğin adı bizim için
Turan taktiğidir. Evet değerli
kardeşlerim ne yaptık? Sizlerle hani bu
ünite kapsamında yer alan önemli
bilgileri böyle notlar halinde verdik.
Dediğim gibi kısa cevaplı sorularda veya
aynı zamanda böyle eee klasik sorularda
bunlar karşımıza gelebilir. Notlarımız
arasında mutlaka bunsun. Şimdi mevcut
sorularımıza geçelim ve değerlendirelim.
Şimdi ilk soruda bize demiş ki,
"Mezopotamya medeniyetinin dünya
uygarlığına yaptığı özgün katkılardan 3
tanesini yazınız." Peki yazalım. 3 tane.
Bu adamlar neler yaptı? Bir,
Mezopotamya'da yazı icat edildi. Şimdi
yazının icadı diyelim önemli bir durum.
Neden? Çünkü Sümerler tarafından çivi
yazının bulunması insanlık tarihinde
tarihi çağların başlamasını sağlayacak
ve bilğini aktarımı kolaylaştıracaktır.
Peki bu adamlar başka ne yaptı? Şimdi bu
adamlar yazıyı buldu. Yazıyı bulan ilk
defa yazılı
hukuk kurallarını da ortaya koymaz mı? E
koyar. Yazılı hukuk gelişecektir. Eee
Lagaş kralı Urugakina ne yapacaktı? İlk
yazılı kanunları yapması. Babil kralı
Hamurabi'nin de kapsamlı kanunlar yani
Hamurabi kanunlarını hazırlaması modern
hukukun temellerini burada artıracaktı.
Peki eee 3te de ne diyelim? İşte
bilimsel gelişmeleri vurgulayalım. Eee
mesela işte tekerleğin icadı olsun. bir
sürü şey söylenebilir veya ay yılı esası
takrivrimin süverler tarafından
oluşulması bir sürü şey söylenebilir
burada. Eee, değil mi? Bunların hepsinde
veya işte matematikte 4 işleminin
yapılması, 60 tabanlı sayı sisteminin
kullanılması, tekerleğin icadı, bunların
hepsi bizim için önemli devrim
noktalarından eee bazılarıdır. Bunlar
burada vurgulanabilir. Üç tane
istemişti. Yazdık. Devam edelim. Şimdi
demiş ki bu bilgilerden hareketle eski
çağ toplumlarında Hitler'nin inanç,
bilim ve sanat anlayışları ile ilgili
iki yorum yapamaz. Eee, şimdi bakın
burada Hitler ilgili temel bilgiler var.
Hitler döneminde anılı erkek veya kadın
olarak düşünülen binlerce tanrıya veya
tanrıçıya inanıldı. Bu tanrıların
genelde insan şeklinde heykellerin
yapıldığı, Hitler'in bu coğrafyada çok
sayıda ibadet mekanı yaptığı, yoklü
gözlemleri ve şifa çözümleri konusunda
da ilerleme kaydettiği, dini
törenlerinde bazı ritüelleri, Hitleri
hayvanların vücut ve organlarını tanımak
konusunda ilerlettiği, Hitler'in ayrıca
Mezopotamya ve Mısır ile Anadolu'nun
hani böyle sanatlarını bir potada
buluşturup evirdiği ve aynı zamanda
çömlek, heykel, kabartma, işte mühür ve
madeni kaplara kendi kültür damgalarını
vurduğu ifade edilmiş. Peki ne
söyleyebiliriz?
Şimdi kardeşim birincisi burada bu
adamların dini inançlar ve ritüeller eee
boyutunda bilimsel gelişmeler noktasında
ne yapacaklar? Bir zemin
hazırlatacaktır. Yani Hitler'in dini
törenlerinde uyguladıkları bazı
ritüeller hayvanların anatomisini
tanımasından fırsat sanıyordu değil mi?
Vücut ve organlarını haliyle bu da şifa
çözümleri noktasında tıp ve biyoloji
konusunda ilerlemene yol açıyor. Yani
burada işte buradaki anatomi burada
vurgulanabilir. Tamam mı? Bunu
vurgulayabilirsin. Birinci noktada orayı
yorum yaptır. İkinci noktada ne
olabilir? E Hit sanatının sentezi var.
Dikkat edersen burada ne diyor? Bak
diyor ki ayrıca diyor Mezopotamya ve
Mısır Anadolu'nun sanatlarını bir pododa
buluşturup evirmiş ve burada bir
sentezleme yapmıştır. Hali Rehitler
sadece kendi işlerine kapalı kalmamış.
Mesoptam, Mısır ve Anadolu sanatlarını
birleştirerek özgün bir kültürel sentez
yaratmıştır. Kendi kültürel mühürlerini
de burada oluşturmuşlardır. E haliyle bu
iki noktayı burada vurgular. Buraya
yorum yaptırırsan doğru cevaplamış
olursun. Devam edelim. Bir diğer
sorumuza bakalım. Şimdi metinde boşluk
bırakılan yerler vardır. E bu boş
bırakılan yerlere gerekli ifadelerin
yazılması isteniyor. O zaman seninle
beraber yazalım. Ne demiş? Türkistan
Türkleri eski çağda nokta nokta dinine
inanmışlardır. Peki hangi dinim bu bizim
için? Gök
tanrı. Gök tanrı diyelim. Şöle gök
yazalım. Burada görünsün. Gök tanrı
dini. Olabilir. Burada çok boşluk
kalmamış orada. Peki, eski Türkler
ölüleri için nokta nokta denilen
törenler düzenlemişlerdir diyor. Peki
tören hani düzenlenen bu törenlere ne
adı veriliyordu? You adı verilen
törenler düzenleniyor. Ölümden sonraki
hayata inandıkları için nokta nokta adı
verilen oda menezarlar yapmış. Peki
bunlara verilen adın isim neydi?
Kurgandı. Az önce yazmıştık. Oraya k
diyelim. Eee buraya işte kişisel eş
alanı ve atıyla gömülmüşler. Ayrıca
kahramanların mezarlarının çevresine
koydukları sülüyetli taş heykeller var.
Biz bunlara ne diyorduk? Az önce de
görmüştük. Balbal diyorduk. Balbalın
B'sini buraya ekleyelim. Eee, sonra ölen
kişinin hayattayken öldürdüğü insanları
temsil etmekte olup bu kişilerin öbür
dünyada ona hizmet edeceğine inanmışlar.
Babalar için söylüyor. Diğer taraftan
astronomi bilimi ile ilgili çalışmaları
yaparak nokta nokta ismiyle eee bir
takvim icat ediyor. Bu neydi? 12
hayvanlı Türk takvimiydi. Böylece
boşlukları göktrı, yuğu, Korugan, bal
hayvanlı Türk takvimi olarak doldurmuş
olduk. Devam edelim.
Eski Türklerde görülen konar göçer
yaşamın Türk toplulukları üzerindeki
olumlu veya olumsuz etkilerinden üçünü
yazınız diyor. Dikkatle bir bakalım.
Yazalım burada. Şimdi değerli
kardeşlerim bir tane olumlu diyelim.
Tamam mı? Olumlu etki olsun. Olumluyu
şöyle gülecek. E hani gülme noktasında
göstereyim. Ne olsun bu mesela işin
askeri siyasi boyutu olsun. Bu konar
göçer eee durumda askeri ve hani sosyal
olsun. Nedir bu? Açalım biraz
yazdığımızı. Şimdi zorlu doğa koşulları
ve sürekli hareket halinde olmak
Türklerin savaşçı kimliklerini ve
teşkilatlanma yeteneklerini son derece
geliştirecek, her an savaşa hazır,
disiplinli bir toplum yapısı ortaya
çıkaracaktır. Peki 2'de de yine bir
olumlu özellik
ifade edelim. Onu vurgulayalım. Bu da ne
olsun? İşin karakter yapısı olsun.
Peki ne demek bu dediğim karakter? Şimdi
sürekli yer değiştirme özgürlüğü
Türklerde bağımsızlık duygusu
karakterinin temel bir parçası haline
gelecek ve kolay kolay diğer milletlerin
hani boyunduru altında yaşamayı kabul
etmeyeceklerdir. Peki üçüncüye de bir
tane olumsuz söyleyelim. Defa olumsuz
olsun. Ne olsun? Hani işin kültür,
kültürel
ve mimari boyutunu esas alalım konar
göçel yaşamda. Bu olumsuz. Niye? Çünkü
taşınabilir eşyalara odaklanıldığı için
daha rahat götürebilme açısından kalıcı
mimari eserler burada yapılmayacak.
Saraylar, tapınaklar bunlara önem
verilmeyecek. Yazılı kültürün gelişmesi
ve yerleşik hayata geçiş eee noktası da
burada gecikacaktır. Hani bunlar da
olumsuz unsur da vurgulanabilir. Evet üç
tane istemişti yazdık.
Eski Türklerin asılar boyunca Türk
isyanın dışına yönelik göçler
gerçekleştirelinde rol oynayan başlıca
nedenlerden üç tanesini isteyin diyor.
Yani ne oldu da Türkler bunlardan göç
etti? Yazalım. Birinci neden olsun bizim
için nedir?
Ekonomik
yani duygusal değil mi? Ya da coğrafi
neden diyelim. Neden? Çünkü iklim
değişikliklerine bağlı şiddetli
kuraklıklar, otakların yetersizliği,
hayvan hastalıkları bunların sebepleri
arasında gösterilebilir. E ikinci olarak
burada işin siyasi boyutuna bakalım. Bir
siyasi nedenleyelim. Burada ne olabilir?
işte Çin, Moğol, işte Kitanlar vesaire
gibi dış güçlerin ağır baskılarıyla
boylar arasında yaşanan iç müdahalleler
e bunun sebepleri arasında söylenebilir.
Üçüncü de toplumsal yani bir sosyal
neden. Vurgulayalım. Eee, şimdi nüfusun
hız artması sonucunda mevcut toprakların
yetersiz kalması ve Türklerin yeni
yurtlar edinme ve bağımsız yaşama arzusu
bu göç nedenleri arasındadır. Bu üçünü
vurgularsak doğru cevaplamış oluruz.
Geldik bir diğer sorumuza.
Şimdi burada yörükler hakkında bir yorum
isteniyor. Diyor ki Anadolu Ajansının
linkinde yer alan aşağıdaki 2021 tarihli
haberinde Sarıçili yörüklerinden
bahsediliyor. Burada dikkat edersen
haberde Sarıçili Yörükleri 1000 yıllık
tarih yolculuğunu develerle sürdürüyor
demiş. Anadolu'nun Konar Göçerlik yaşam
tarzının son temsilcilerinden Sarı
Keçili Yörükleri mevsim
değişikliklerinde yaptıkları tarihi
yolculuğu gelişen teknolojiye rağmen
deve ve atlarla devam ettiriyor demiş.
Şimdi bu haberi inceleyerek sarı keşili
yörlükleri hakkında bir yorumda bulunuz
diyor. Şimdi burada onlar hakkında bir
yorum yapalım değerli kardeşlerim. Eee
hani yorumun temel mantığı şudur bakın.
Açık uçlu sorularda yorum sorularında
tek bir bilgi söz konusu değildir. Hani
orada eee yorumladığın her şeyi bilgi
bağlamında vurgulayabilirsin. Ya
öğretmen illa bu yorum doğru olacak ya
işte bu yorum hayır istenilen yorum
noktasına gitmek zorunda kalmayabilir.
Önemli olan hani bağlamdan
uzaklaşılmamız tamamen odayı
ilgilendirmesi. Şimdi ne diyebiliriz
burada?
Eee, değerli kardeşlerim, habere göre
dikkat ederseniz Sarı Keçili Yörükleri
gelişen teknolojiye rağmen mevsim
değişikliklerindeki tarihi yolculukların
develerle ve atlarla sürdürülüyor. Şimdi
bu durum yörüklerin binlerce yıllık
konar göçerlik geleneklerini, kültürel
miraslarını ve doğayla iç içe yaşamaya
eee o durumlarına ve modernleşme baskısı
karşısında buradaki kendi geleneklerine
sıkı sıkıya bağlı olduklarına bir
göstergedir. Kültürler asimilasyona
direnerek hani atalarından kalan yaşam
tarzlarını devam ettirmeye çalışıyorlar.
Hep bunlar vurgulanabilir burada. Eee
bunlar temel vurgu olarak yapılabilir.
Bir diğer sorumuz. Türk tarihinin bir
bütün halinde ele alınıp araştırılması
çok zordu diyen bir tarihçi. Eee bu
görüşünü hangi sebebe dayalı olarak dile
getirmiş olabilir? Yazınız diyor. Şimdi
Türk tarihini biron olarak
inceleyemiyorum. Niye abi? Çünkü bu
adamlar konar göçer.
Yani bu adamlar ne yapıyor abi? Bu
adamlar göç ediyorlar. Şimdi Türklerin
çok geniş bir coğrafyaya göç ettiğini
görebiliyoruz. İşte Asya coğrafyasında
var, Avrupa'da var, Ortadoğu'da var,
Afrika'da var. Doğal olarak gittikleri
yerlerde pek çok farklı devletler
kuracaklar. Bu nedenle hani Türk
tarihini araştırmak isteyen bir tarihçi
sadece tek bir bölgeyi değil işte Çin,
Rus, Arap, Bizans, Avrupa, eee,
arşivlerini de eş zaman samanlı olarak
incelemek zorunda. İşte bu göçe dayalı
siyaset bir bütün halinde incelenmeyi
engelleyecektir. Bu vurguyu yaparsan
doğru cevaplamış oluruz. Olur. Geldik
bir diğer sorumuza. Şimdi bu diyagramda
siyasi, sosyal, fikri ve iktisadi olarak
belirtilen başlıklara, alanlara ait olan
ve nokta noktaleri gösterilen yerlere bu
başlıklara ve alanlara ait birer sonuç
yazınız. Sonuç bağlamımız ne? Kayvinler
göçünün yaratmış olduğu sonuçlar. Şimdi
bakalım. Şimdi kavimler göçünün mesela
siyasi sonuçları. Değerli kardeşim
siyasi sonuçları içinde baktığımız zaman
ne oldu?
Mesela Roma
ikiye ayrıldı değil mi? Bu
vurgulanabilir burada. E doğu batı
olarak ikiye ayrılacaktır. Avrupa'da
hani merkezi krallıklar güç kaybederek
fedalite rejimi de ortaya çıkacaktır.
Eee veya fikri e Avrupa'da özgür düşünce
bilimsel gelişme duraksayacak değil mi?
Ne geliyor fikri hususta? dogmatik
düşünce
ya da işte skolastik düşünce
bunlar baskın oluyor kaymer güçün sonucu
niteliğinde.
Eee iktisadi boyuta bakalım. İktisadi
boyutta ne söylenebilir? E şimdi ticaret
durma noktasına geliyor. Şehirler
küçülüyor. Tarıma dayalı kapalı ekonomi
sistem eee ön plana çıkıyor. Bari bu
manal dediğimiz
sistem dediğimiz kapalı ekonomi sistemi.
E burada vurgulanabilir. Bunu
söyleyelim. Burada bir de sosyal
boyutuna gelelim. Hani Cermen kavimlerin
Avrupa'nın yerli haklarıyla kaynaşması
sonucunda günümüz Avrupa milletlerinin
temelleri atılmıştır. O zaman eee işte
Avrupa milletlerinin temeli atıldı
diyelim. Tamam mı? İşte Anglaksonlar
geldi İngilizlere o bölgede oluş
Franklar geldi Fransa'nın bölgesine gibi
bunlar vurgulanabilir burada. Eee böyle
gelirse yaparsanız şayet doğru
cevaplamış oluruz. Peki geldik bir diğer
sorumuza değerli kardeşlerim. Eee şimdi
seni nereye götürüyorum? 9. sınıf yazılı
denemimize götürüyorum. Bu kitabın
içerisinden iki tane soru seçtim. Şimdi
oradaki soruları seninle beraber bir
çözelim. Şimdi Hitis Kanunu bazı
örnekler verilmiş burada. İşte bir kişi
başka birini öldürürse ölüm cezasına
çarptılır. Ancak öldürme savunma
amacıyla yapılmışsa cezalandırılmaz. Bir
kişi haksızlık yaparsa o kişi kör olarak
çalışılacak ve hırsızlık yaptığı malın
değeri kadar çalışılacaktır. Bir kişi
borç alıp ödemediği takdirde borcun
faizini ödemek zorundadır. Eğer borçlu
ödeyemezse ailesinden birinin rehin
alınması gerekebilir. Şimdi buna göre
Hitit hukuku ile ilgili aşağıdaki
çıkarımlardan hangileri yapılabilir?
Birden fazla kutucuğun da
işaretlenebileceği bizim için
söyleniyor. Değerli kardeşim birinci
unsur da ne diyor? Meşri müdafaa
durumunda adam öldürmek suç
sayılmamıştır. Bunu işaretleyebilir
miyim? İşaretleyebilirim. Niye? savunma
amacıyla yapılan öldürmelerde ceza
verilmediği metinde açıkça belirtilmiş.
Bu var. Kadınlar hukuk hakları
bakımından erkeklerle ayrı tutulmuş
diyor. E bununla ilgili bir çıkarım
noktası yok. İşaretlemem. Cinayet ve
hırsızlık gibi suçlara aynı cezalar
uygulanmıştır diyor. Bununla ilgili de
bir çıkarım noktası yok. Bunu da
işaretlemem. Başka ne var? Suçun
şahsiliği ilkesi gözetilmediği durumlar
olmuştur. Doğru mu? Doğru. Çünkü
borçunun borcuyu ödeyememesi durumunda
ailesinden birinin rehin alınması suçu
ve cezayı sadece işliğinin değil ailenin
de çektiğini gösterir. O zaman suçun
şahsiliği ön planda değil. Bir de kişi
özgürlüğünden yoksun tutulması ve hani
bedensel çalışmaya tabi tutulması ilgili
yaptırımlar var mı? Var. Nerede var?
İşte hırsızlık yapanın kör olarak
çalıştırılacağı maddesi bunu ifade
ettirir. Doğal olarak bu üçü
işaretlenebilir bizim açı. Geldik bir
diğer sorumuza
bakalım ne demiş. Balamin ardından
Avrupa Hun tahtına çıkan Uldis devletin
dış politikasını şekillendirmiştir. Buna
göre Doğu Roma İmparatorluğu'na baskı
uygulayacak, Batı Roma İmparatorluğu ile
de dostane ilişkiler kuracaktır. 434
yılında tahtı çıkan Attila önce Balkan
seferini düzenleyecek. Doğu Roma'yı
vergiye bağlayacak. Ardan Galya seferini
düzenleyecek ve Batı Roma'nın merkezine
yürüyecektir. Bahsi geçen gelişmeler
üzerine Papa liderliğindeki bir heyetin
yaptığı barış talebine kabul eden Atilla
bu sayede Batı Roma üzerinde önemli bir
üstünlük elde ediyor. Şimdi iki tane
sorumuz var burada. Birinci soru ne? Eee
buna göre Ulduz döneminde benimsenen dış
politika anlayışının gerekçeleri neler
olabilir? Açıklayın diyor. Şimdi değerli
kardeşim eee şimdi Doğu Roma'yı baskı
altında tutup eee Batı Roma ile dostane
ilişki kurma politikasının temel
gerekçesi burada nedir? Esasen burada
batı ile
doğunun
birleşmesini
engellemektir.
Neden? Çünkü sen buna düşman, buna dost
olursan eee hani dostumun düşmanı bu
diyecek benim de düşmanımdır. Doğal
olarak hani içine düşmanlık güdersen
sana karşı birleşmesi seni güçsüz
bırakabilir. Böyle bir politika oldukça
mantıklı bir yolla izlenecektir. Bu
bizim için söylenebilir mi?
söylenebilir. Ayrıca Uldis o dönemde
barbar kavimlerinin istilasına uğrayan
eee hani Batı Roma'yı müttefik yaparak
öncelikle Doğru Roma tehdidini güvence
altına almak ardından adım adım
Avrupa'da hakimiyet kurmak da istiyor.
Peki diğer sorumuza gelelim. Buna göre
diyor Atilla'nın Roma'yı kuşatmasının
ardından Papa'nın barış talebi kabul
etmesinin Batı Roma üzerindeki olumlu ve
olumsuz etkileri neler olabilir? Şimdi
değerli kardeşlerim önce
olumlu etkisini ifade edelim. Ne
olabilir? Şimdi e Roma şehrini
yağmalamaktan ve büyük bir yıkımdan
kurtulduğunu görebiliyoruz. Olası bir
hani kuşatmayla yine Batı Roma
İmparatorluğuun siyasi ömrü biraz daha
uzayacaktır. Hani bu Roma için olumlu
mu? Olumsuz. E olumlu. Peki olumsuz
niteliklere bakalım.
Bunu değerlendirelim. Şimdi Batı Roma
eee Hunarın askeri ve siyasi üstünlüğünü
kesin olarak kabul etmek zorunda
kalıyor. Böyle bir anlaşmayla
imparatorluğun ve Papa'nın onuru
zedeleniyor. Büyük bir prestij kaybı
oluyor. He o zaman bu da olumsuz
nitelikte burada vurgulanabilir. Tamam.
Yani metindeki sonuç niteliği bizim için
olumsuza gidiyor. Eee olumlu konsolu da
işte odası bir kuşatmanın ve saldırının
yaratacağı yıkımdan Roma kurtulmuş
oluyor. Bu da bizim için olumlu bir
unsur. Evet değerli kardeşlerim ne
yaptık? Seninle beraber yazılı
notlarımıza baktık. Eee, işte yazılı
denemelerinde içerisinde bulunmuş olduğu
soruları da ele aldık ve güzel bir
yazılı provası gerçekleştirdik. Her
zaman söylerim. Çok önemli bir söz ve
bir felsefedir bu. İnanmak başarmanın
yarısıdır. Bu yüzden lütfen inan. Neye
inan? Bu sınavda kaç puan alacağına
inan. Yoruma yaz. Ondan sonra en iyi
şekilde hazırlanarak bu sınava gir.
Sonra seninle bir ölçelim bakalım.
Hazırlandık. Bir hedef belirledik ve
yazıldan bir sonuç elde ettik. Nasıl bir
sonuç ortaya çıkacak çok merak ediyorum.
Yorumlarda mutlaka kaç puan alacağınızı
tahmin edin. Ondan sonra aldığınız
puanları da mutlaka yazın. Kendinize çok
çok dikkat edin. Gelecek sınavlarda ve
diğer videolarda görüşmek dileğiyle.
Hepinize başarılar diliyorum. Hoşça
kalın.
&gt;&gt; Yazılı tonguçla [müzik]
kolaylaşıyor. Her derste bana taktik
veriyor. Anneciğim sen [müzik] gönlünü
ferah tut. Bu çocuk yazılılardan yüz
alıyor.

Herkese selamlar herkese Merhabalar
arkadaşlar mükemmel bir ünite ile
karşınızdayız yani 4 ünitemiz ilk ve
orta çağlarda Türk dünyası yani
Türklerin Ata yurdunu ve Türklerin
nereden geldiğini ve hangi olayları
yaptığını birlikte inceleyeceğiz Değerli
arkadaşlarım Hazırsanız hız kesmeden
başlayalım
arkadaşlar
hangisi ilk ve orta çağlarda Türk
dünyasını siyasi olayları göreceğiz ve
sonrasında Türklerin geleneksel
yapılarını hukuk sistemini Kurultay
anlayışını yani kültür ve medeniyetini
birlikte ele alacağız şimdi geldim
değerli arkadaşlar tabii konuya geçmeden
önce size her zaman yaptığımız gibi ve
mükemmel bir noktada arkadaşlar 9 sınıf
ilk ve orta çağlarda Türk dünyasını
kullanım alanları ve faydalarını neler
olduğunu söyleyeceğiz Türklerin ilk
anayurtlarını nerede olduğunu Türklerde
kültür merkezleri neresi diyeceğiz ve
Türklerde Yaşam tarzını ve Türklerin
dünyaya verdiği katkıları birlikte
öğreneceğiz ama öncesinde tabii her
zaman yaptığımız gibi ödevlerimize
gelelim 0'dan 9'a tarih konu anlatım
soru bankası Bu anlamda sana yardımcı
olacağım sayfada numaralarına bakalım
sayfan numaraları da arkadaşlar 96'dan
122'ye kadar ne olacaksınız sorumlu
olacağız hemen şöyle bir çevirdim
Şimdi burada görüyorsunuz arkadaşlar
bakın güzel karikatürler var sizin için
Tabii ki soruları çözün Yapamadın mı Tam
karekoduyla okutuyorsun bu da sana Her
anlamda ne yapacak yardım sağlayacak
sonrasında bunu bitirdim bitirdikten
sonra da arkadaşlar hemen soru
çözümlerine başlayacağım Bu anlamda da 9
sınıf dinamo soru bankası da sana
yardımcı olacak orada ise arkadaşlar
nerelerden sorununuz dediğimizde hemen
bir bakalım geldim arkadaşlar ilk ve
orta çağlarda Türk dünyası yani sayfa
105'ten sayfa 130'a kadar ne
yapacaksınız sorumlu olacağız Hadi
bakalım kemerlerinizi bağlayın hız
kesmeden başlayalım şimdi ilk olarak
arkadaşlar tabii ki Türk tarihine
gelmeden önce Türk kelimesi ne anlama
geliyor şimdi Türk kelimesi ile ilgili
birçok ifade kullanılmış birçok
arkadaşlar önemli tarihçi ve arkadaşlar
önemli bilim insanları Bu anlamda katkı
sağlıyorlar bana Türk adıyla Arkadaşlar
en çok kaynakları nerede rastlıyoruz
dersek Çin kaynaklarında rastlayacağız
ve Çinliler Türkler için arkadaşlar
miğfer lakabını kullanmışlar Kaşgarlı
Mahmut'a göre de diyor Türk kelimesi
diyor olgunluk çağı anlamına ne
yapmaktadır gelmektedir venbeleye göre
ise arkadaşlar türemek anlamına gelecek
Ziya gökalp'e göre ise töre ve kanun
Nizam sahibi anlamına ne yapmaktadır
gelmektedir ama şimdi Hocam sana soru
sordu Dedi ki Türklere ait Yani ilk
belgelere ve Türk kelimesi ile ilgili
ilk kaynakları nerede rastlıyoruz
dediğimizde aklınıza kimler gelsin
Çinliler ne yapacak gelecek Şimdi bir de
unutma soruyla değiştirdim Türk adıyla
kurulan ilk Türk devleti kimdir
dediğimde de aklında Kim gelecek dersem
Kök Türk devlet olarak ne yapacaksın
bileceksin değerli arkadaşım Peki Türk
kelimesinin yanı sıra coğrafi Ad olarak
Türkiye kelimeleri neresi için
kullanıldı ilk olarak Türkiye kelimesi
arkadaşlar Bizans kaynaklarında Orta
Asya için kullanılmıştır Bizans
kaynaklarının yanı sıra volga'dan Orta
Avrupa'ya kadar uzanan sahada Türkiye
adını vermiştir geldim yine çok
enteresan olacak değil mi sizin için
yine Mısır ve Suriye coğrafyası içinde
Türkiye ibaresine yapılmıştır
kullanılacak ve sonrasında 12 yüzyılda
arkadaşlar itibaren Anadolu coğrafyasına
Türkiye ismini vermeye başlayacağım
Türkiye ismi öncesinde ben Anadolu
coğrafyasına Latince Anatolia İsmini ne
yapıyorum veriyorum şimdi geldim Tabii
ki bu Kadim Türk milletinin nerede
yaşadılar hangi kültür merkezlerinde
bulundular bundan bahsedelim şimdi
Türklerin ilk yaşam yeri neresidir
dediğim zaman aklınıza Orta Asya bölgesi
gelecek Orta Asya bölgesi arkadaşlar
Bozkır iklimine sahip yani Türklerde
Bozkır neyini göreceksiniz kültür
yapısını göreceğim Peki bu Bozkır kültür
yapısında hangi kültür merkezleri var
Bunlara bakalım birlikte ilk olarak anal
kültür
ünü görür arkadaşlar Orta Asya
Bölgesi'nin en eski kültürdür aklına
direkt bu gelsin Türk kültürünün önemli
unsuru olan at ilk defa bu kültürde
görülüyor yani atı Ne yapmışım ben
evcilleştirdim geldim sonrasında devam
ettim
kültürü Türklerin en eski kültürü bak
aradaki noktayı karıştırma Anam dersem
Orta Asya senin en eski Kültür Merkezi
Aferin o derslerde Türklerin en eski
Kültür Merkezi olarak ne yapılmakta
bindirmekte androme kültürüne geldiğim
zaman ilk Tunç ve altın eşyalar bu
kültürlere rastlanmıştır ve Orta
Asya'nın en yaygın Neyi olarak bilinir
Kültür Merkezi olarak bilinmektedir
kerten yine arz dediğim zaman Türkler
burada Balıkçılık ve avcılıkla uğraşan
bir kültür yapısına sahiptir Karasu
kültürü sudan gelsin arkadaşlar aklınıza
Orta Asya'da ilk defa Demir işletmecine
ne yapılmıştır Karasu kültüründe
rastlanmıştır ama hoca hastane soruyu
değiştirdi dedi ki Türklerin en yeni ve
en gelişmiş kültür merkezi hangisidir
derse aklına hemen hangisi gelecek
Agar kültürü olarak ne yapacaksın
söyleyeceksin Arkadaşım şimdi geldim
siyasi olaylara bakalım bakalım Türkler
siyasi anlamda neler yapmış ilk olarak
Türk dünyasında ve tarihte arkadaşlar
bilinen ilk Türk Devletimiz kurulacak
Asya Hun Devleti diyorsunuz Asya Hun
Devleti'nin kurucusu kimdir dersem de
aklına tuğan ya da diğer ismin aklına
Teoman ne yapsın gelecek tabii 216
yıllara geldiğimizde Asya Hun Devleti
Çinlilerin parçala böyle yok eti
politikasıyla tarih sahnesine
çekilecekler ve 370 yılında Avrupa Hun
Devleti yavaş yavaş Avrupa'da Balamir
Kaan önderliğinde kurulmaya başlayacak
375 yılında Avrupa'daki Barbar Kavimler
Kavimler Göçünü gerçekleştiriyor ve
bugün avrupa’nın ırklarını ne yapmaya
başladılar oluşturmaya başlayacaklar 496
yılında Avrupa Hun Devleti Atilla'nın
ölümüyle birlikte tat kavgaları yaşamış
ve Tarih sahnesinde çekilmiştir 552
yılına geldiğimizde ise Orta Asya
bölgesinde 1 Göktürk Devletinin Kurul ve
sonrasında 630 yılında 1 Göktürk
Devletinin yıkılmasını göreceğiz birinci
Göktürk devletinin yıkılmasının
sonrasında 50 yıllık bir Esaret
sonrasında bir ayaklanma görüyoruz
Kürşat Neyi diyeceksiniz İhtilali
arkadaşlar ve sonrasında 682 yılında
Kutluk Kağan önderliğinde ikinci Göktürk
devletinin kurulması gerçekleşecek 742
yılında ise ikinci Göktürk Devleti Tarih
sahnesinde çekilmiştir 744 yılında ise
Türk tarihinin ilk yerleşik hayatına
geçen ilk Türk devleti olan Uygur
devletinin kurulmasını ve 840 yılında
Uygur devletinin tarih sahnesinden
çekilmesine ne yapacağız Göreceğiz şimdi
ilk olarak geldim arkadaşlar tarihte
bilinen ilk Türk Devletimiz olan Asya
Hun Devleti ya da diğer ismine Büyük Hun
İmparatorluğu şimdi bunlarla ilgili
arkadaşlar ilk kaynaklarına nerede
rastlıyorum dersem Çin kaynaklarını Peki
neden dersem Çünkü Türkler Arkadaşlar bu
dönemde hep Göçebe bir yaşam tarzına
sahip ve hiçbir zaman yazıyı ihtiyaç
duymamışlar yazıya ihtiyaç duymadıkları
için de hep mücadele ettiğim Çin
kaynaklarında Ne yapıyorum ben bunlarla
ilgili bilgilere rastlayacağım şimdi
unutmuyorsun her zaman söyledi tekrar de
söyleyelim Orta Asya'da kurulan ilk Türk
devleti diyebileceğiz arkadaşlar ve aynı
zamanda Orta Asya'daki Türk boylarını
ilk kez bir bayrak altını ne yapmıştır
toplamıştır 26 tane boyu arkadaşlar
Tarih sahnesinde ilk kez Bunlar ne
yapıyor topluyor birilerinin ilk
hükümdarı kimdir tumandır ama biz bunu
ne olarak bileceğiz Teoman olarak
Bileceksiniz Teoman arkadaşlar Çin
kaynaklarını da aynı anda söylediğimiz
gibi tuman ismiyle ne yapılır bilinir
yalnız burada arkadaşlar Teoman sürekli
Çin'e sefer düzenliyor seferler
sonrasını Tabii ki Çin dayanamayarak bir
set yapacak Çin neyini yapmıştır
diyorsunuz set dini ne yaptı yaptı bu da
kime karşı üstünlük kurduğumuzun
göstergesi Çin'e karşı üstünlük
kurduğumuzu göstergesi Tabii ki Teoman
entrikalara dayanamayacak ve Mete Hanı
arkadaşlar
neye göndermiştir Sürgüne gönderiyor
Sürgüne gönderdikten sonra da tabii ki
arkadaşlar yahujilere ne yapmıştır
bahsedecek kavramından bahsediyor Peki
Vatan kavramı nasıl olacak bir gün
Elçin'in biri Mete'nin arkadaşlar
kurultayına gelir ve elçi olarak şunu
söyler der ki senin kılıcını istiyorum
Mete kılıcını veririm Tabii ki vazgeçmez
Gerçi tekrar gelir geldikten sonra da bu
sefer Mete'nin arkadaşlar Atını ister
metrettüsüz Atını verir kurultaydakiler
homurdanmaya başlar ne yapıyor bu Hakan
diye yetmeyecek sonrasında yine Elçi
gelerek Mete'nin hatununu ister Mete
hatununu verir ve kurultaydakiler ne
olduğuna bir türlü anlam veremez ve en
son olarak Elçi geldiğinde Türklerde
Toprak ister Mete ayağa kalkar yine
elçiyi kılıcını çektiği gibi ortadan
ikiye böler ve kurultaydakilerine şunu
söyler her şeyinizi verebilirsiniz ama
bir karış vatanınızı asla diyecek
arkadaşlar burada da Vatan kavramından
ilk kez ne yapmıştır bahsedecek Şimdi
sizin Vatan kavramınızın yanı sıra
ordunuzunda ne olması lazım güçlü olması
lazım O yüzden de Türk tarihini ilk
düzenli neyini kurmuştur ordusunu
kuracak Hatta arkadaşlar unutmuyorsun
Kara Kuvvetleri komutanlığının kuruluş
tarihi de Mete'nin milattan önce 209
Yani ilk düzenli orduyu kurmasının ne
yapmıştır baz alacak orduda onluk
sistemini oluşturuyor nedir onluk sistem
dersek Onbaşı Binbaşı Yüzbaşı gibi
kavramların oluşturacak ki ben bu
kavramlara hala günümde ne yapmaktayım
kullanmaktayım diyeceğim Mete yetmeyecek
Çin'e sürekli akınlar düzenliyor birçok
sefer düzenleniyor Çin diyor ki artık
yeter Mete ne olursun yeter Yeter ki sen
diyor barışalım Mete diyor Tamam Hayır
Hayır biz senle barışalım kardeşim ne
yapacağız peki o zaman
Toprak almayacağım diyor Mete seni diyor
Neye bağlayacağım vergiye bağlayacağım
Peki niye Mete Toprak almak yerine çini
vergiye bağlamıştır dediğimde aklına şu
gelsin diyor ki; Eğer diyor Ben Çin
topraklarını alır da buraya kendi
vatandaşlarım yerleştirirsem zaman
içerisinde kendi benliğimi ne yaparım
kaybederim Bu yüzden de arkadaşlar Mete
kendini benliğini kaybetmemek için böyle
bir politika izliyor şimdi Sonra bu
politikanın sonrasında Mete Çinli bir
prensesle evleniyor şimdi prenseslerle
evlendikten sonra da tabii ki ister
istemez arkadaşlar Çinlilerin
entrikaları parçala böyle yok et
politikaları sonrasında bir sıkıntı
yaşanmaya başlayacak ve devletin başına
kim geçmiştir dersem de aklına ki ok
diye Ne yapsın aklına gelsin ki yok
arkadaşlar Aman diyor kim uğraşacak bu
işlerle falan filan derken Tabii ki
arkadaşlar mükemmel bir adam ortaya
çıkıyor çi diye adlandırdığım bir kavram
Çiftçi diyor ki Çin'in esareti altına
girmeye yerine bu diyardan göçmeyi
yeelim Peki Türkler niye göç etti
bulundukları bölgelerden birincisi
biliyorsunuz bozkırıklı iklimimiz var
Bozkır iklimi arkadaşlar kurak geçiyor o
zaman sizin İklim şartlarının
olumsuzluğu göçmenizin temel
sebeplerinden bir tanesi 2 biliyorsunuz
hem Çin baskısı hem Moğol baskısı yine
arkadaşlar dış devletlerin baskısı benim
göç etmemi temel etkenlerinden bir
tanesi yine salgın hastalıkların baş
göstermesi ve arkadaşlar Gök girsin
kızıl çıksın düşüncesiyle Türklerin
cihana yani dünyaya hakim olma menzumesi
de önemli bir nokta peki başka ne
söyleyebiliriz Bununla ilgili yine
Arkadaşlar yeni Yurtlar bulma yeni
meralar bulma düşüncesi de Türklerin göç
etmesini temen sebebi bakın unutmayın
bir şeye dikkat çekmeniz istiyorum Bazen
arkadaşlar diyorsunuz ki kavimler
göçünün kimler yapmıştır Türkler yaptı
Hayır elendin Kavimler Göçünü Türkler
değil Türkler Kavimler Göçünü
tetiklemiştir Peki nasıl oluyor
arkadaşlar Bizimkiler ötükendi
takılıyorlar ötük yani takıldıktan sonra
da diyorlar ki artık bizim bu diyardan
göçmeye Ne yapmamız lazım ya ellememiz
gerekiyor yeni Yurtlar bulalım bu
yurtları sonrasında Tabii ki birçok
alana dağılıyoruz şimdi Kimisi
Hindistan'a gidiyor kimi Çin'in
egemenliğine gidiyor Kimisi bir yaya
geçiyor diyor Kimisi İran bölgesine
Kimisi Anadolu bölgesine ama bizi
tetikleyen nokta neresi Avrupa'ya göç
eden Türkler Balamir Kaan önderliğinde
Hunlar arkadaşlar Avrupa'ya doğru
ilerliyorlar bakın haritaya İşte bu
dönemde saksonlar vandalar suveyler
osuraglar
Ondan sonra gandallar franklar gibi
topluluklar var bu topluluklar
arkadaşlar Türklerin geldiğini gördükten
sonra Eyvah diyor kimler geliyor Türkler
geliyor kaçın kaçın diyecek ve bunun
üzerine tabii ki Arkadaşlar bir oyuna
taşı etkisini ne yapıyoruz göreceğiz bu
domun etkisi de arkadaşlar tabii ki o
dönemde bulunan Roma İmparatorluğunu
etkileyecek ve Roma chat diye kaça
ayrılacak ikiye ayrılıyor Doğu Roma ve
Batı Roma olarak kaça ayıracağım ben
2'ye ne yaptım ayırıyorum şimdi unutma
kavimler göçünün sonuçlarını
söyleyeceğim bir ilk çağ kapanacak Orta
Çağ açılacak aynı zamanda skolastik
düşünce ön plana çıkmıştır Peki nedir
skolastik düşünce skolastik düşünce
arkadaşlar bilimin reddedildiği Katolik
kilisesinin öğretilerini kabul edildiği
düşünce yapısıdır geldim Bir diğer nokta
nedir dersek Feodalite ya da dilisinde
Derebeylik sistemi ortaya çıkacak
Merkezi krallıklar ne kaybetmiştir güç
kaybetti diyeceksiniz ve aynı zamanda
Avrupa ne kültürüyle tanışacak Tabii ki
Türk kültürüne ne yapmıştır danışmıştır
diyeceksiniz Şimdi arkadaşlar Bakın
unutmuyorsunuz iki Fransız yan yana
geliyor diyor ki yani şimdi diyor ki;
Ben diyor Hadi gelin diyor beraber diyor
bir şey içelim
iki Alman yan yana geldiğinde WhatsApp
diyecek yani diyor ki ya kardeşim
birlikte fabrika kuralım ama iki Türk
yan yana geldiği zaman da diyor ki hadi
gel kardeşim Ne kuralım devlet kuralım o
zaman Türklerin teşkilatçı yapısı her
zaman ne planda ön planda diyeceğiz
şimdi Avrupa'ya gittik ve hangi devleti
kuracağız Avrupa Hun devletini kuruyoruz
Kavimler göçünden sonra Balamir Kaan
komutasındaki Türkler tarafından
Macaristan'da Avrupa Hun Devleti
kurulmuştur unutmuyorsun Avrupa'da
kurulan ilk Hun devletidir arkadaşlar ve
aynı zamanda balamir'den sonra Devletin
başına
Ildız geçecek ulduz Bizans elçisine şunu
söylüyor diyor ki Güneşin doğduğu ve
battığı yere kadar her yeri Fetih
edebilir Bu da yine baul dizisinin
Arkadaşlar fetihci bir kapağı ya ve
Cihan Hakimiyet düşüncesi olduğunu açık
ve net göstergesi ulduz yetmemiş
Türklerin Anadolu'ya ilk akınlarını ne
yapmıştır başlatmıştır unutmuyorsun sana
hocana soru sor dedi ki Anadolu ilk
akınları kimler yapmıştır dersem de
Avrupa hunları yapacaklar ama buraları
batan olarak görmemişler Adana'ya
gitmişler kebap yemişler Trabzon'a
gitmişler hamsi gömmüşler yine gitmişler
Konya'ya ve gitmişler böyle Kırşehir'e
gitmişler böyle gözleme yemişler ama
hiçbir zaman Vatan olarak görmemişler
sonrasında şunu Yorum yapalım arkadaşlar
Anadolu coğrafyasının yurt tutmaya
çalışan kimlerdir dersem de Oğuz
Türkleri olarak ne yapsın aklına gelsin
Uludağ'dan sonra devlete en parlak
dönemi yaşatacak bir hükümdar geliyor
kimdir dersek Atilla yani tanrının
kırbacı Atilla batırma üzerine İtalya'ya
galia ve Doğu Roma üzerine ise birinci
ve Balkan seferlerine ne yapmıştır
başlatıyor sonrasında bizansla yapılan
mücadeleler sonunda margus ve Antalya
anlaşmalarını imzalamış bizansı neye
bağlamıştır diyorsunuz vergiye ne
yapacak bağlayacağım yalnız Bizans yani
sıra Roma'ya sefer düzenlediğinde Papa
diz çöküyor ne olur diyor Atilla bize
diyor ne yapma saldırma Atilla diyor ki
tamam
senin diyor kızını Barış nişanesi olarak
ne yapıyorum alıyorum yalnız değerli
arkadaşlar Atilla Kırk gün kırk gece
düğün yaptıktan sonra nedense bir anda
zehirlenerek hayatını kaybeder
Atilla'nın ölümünden sonra inek ve
Cengiz iplik arkadaşlar başa geçmişse de
devlet iyice zayıflamış ve yıkılmıştır
Peki unutmayalım neden arkadaşlar kısa
süre içerisinde yıkıldı Bir veraset
anlayışının belirsizliği vardı burada
bir yer ikincisi Siz Avrupa'da devlet
kurmuşsunuz ama arkadaşlar Avrupa'ya
Türk göçleriyle ne yapılmamışsın
beslenmemişsin bu yüzden de
Avrupalıların içerisinde eriyip ne
yapmıştır gitmiştir Avrupa bunları
pantolon ceket giyme ad Kurşun
takıllarını kullanma ve onluk sistemi
konularını Avrupa kültürüyle ne
yapmıştır serantez izleyecek şimdi
geldim orta Asya'ya doğru yola çıkıyorum
1 Göktürk Devleti diyeceğim 552 ve 659
yılları arasında Türk tarihinde
arkadaşlar Türk adıyla kurulan ilk Türk
devletidir unutmuyorsun Asya Hunların
daha sonra Türk birliği sağlayan ikinci
Türk devleti olacak unutmuyorsun bir
kahramanlık yazdıysam o Destane olmazsa
olmazdır Ergenekon ve arkadaşlar yine
unutmuyorsun Bozkurt Destanı da
göktürklere aittir ve Göktürkler Aşina
soyundan ne yapar gelir aşinasi oyundan
gelen Bumin Kağan devletin bilinen ilk
neyidir kurucusudur Bumin Kaan Devleti
bölerek yönetir Doğuyu arkadaşlar Bumin
Kaan yönetirken batıyı hisse kardeşi
istemi yabgu yönetir Çünkü Güneş nereden
doğar doğudan doğar O yüzden Doğu nedir
kutsaldır ve gök tanrının inancına göre
de Doğuyu Hakan yönetir Batı ise kardeş
ya Aklına akmakta yönetmekte şimdi bu
bir Kaan ülkeyi ikiye böldü dedik sağ
salilerle ittifak kurak aklım onları Biz
aslında ittifak kurarak ise sağa Hasan
ve zayıf Pişman O zaman yorum yapalım
Peki niye böyle bir Güdüm güttü
Göktürkler dersek amaç arkadaşlar İpek
neyine sahip olmak yoluna sahip olmak
için böyle bir iş ne yapmıştır gütmüştür
diyorsun unutma aklınları yıktım ama
sasanız zayıflattım bir de unutma Biz
aslında diplomatik ilişki kuran bir Türk
devleti var mıydı Hayır ilk mi oldu o
can sana soru sordu bizanslı diplomatik
ilişki kuran ilk Türk devleti hangisidir
dersem aklına hemen hangisi gelecek
birinci yokluk Devleti ne yapsın gelsin
şimdi Birinci Göktürk Devletinin en
parlak dönemini ise kim yaşatacak mukan
ve tapu Kağan döneminde bir baskı dönemi
var ve papu Kaan ısrarla Budizm inancını
kabul edilmesini istemiş Fakat bu durum
kurultayda ne yapılmıştır reddediyor
Şimdi arkadaşlar tabii ki 1 Göktürk
Devleti Çinlilerin entrikalar sonrasında
yıkılıyor yıkıldıktan sonra da 50 yıllık
bir kim esaretinden bahsedeceğiz Çin
esaretinden bahsediyorsun bu Çin
esaretinden Kurtulmak isteyen bir
kahraman ortaya çıkacak kimdir dersek
Kürşad ve Kırk şerit Kürşat şuna karar
verir Türklerin arkadaşları bağımsızlık
fitilini ateşleyecektir amaç Çin
prensini daha kaldırıp Türklerin
bağımsızlık fitili ateşlendi yalnız
Arkadaşlar her şey tıkır tıkır işler
Kürşat kendine 40 kişilik arkadaşlar
mükemmel bir çevre kurar yani Ordu kurar
bu kırk şerefiyle birlikte Çin sarayını
basmaya gider Yalnız o gün beklenmedik
bir olay gerçekleşir bardaktan boşalınca
sıra kadar yağmur yağar ama bizde ölmek
vardı dönmek yoktur bu dönemde Kürşat 40
çevresi ile bir savaştıktan sonra sarı
ırmağa kapılarak hayatını kaybeder bu
olay Türk obalarında dilden dile yayılır
ve sonrasında Kutluk Kağan önderliğinde
ikinci Göktürk Devleti kurulmuştur sık
sık ayaklanan Türkler 682'de Kutluk
Kağan önderliğinde bağımsızlığını
kazanacak ve Kutluk Kağan değerlenen ve
de toplayan bir kişiliğe sahip mi Evet
derleyen ve toplayan kişilere sahip
olduğu için arkadaşlar İlteriş neyine
alacak lakabını ne yapmıştır aldır
diyeceğiz aynı zamanda Türklerde Yazıyı
ilk kez arkadaşlar ikinci Göktürk
Devleti kullanacak Tabii ki bu alfabeye
ne diyeceğim dersem Göktürk alfabesi
diyeceksiniz Türklere ait ilk Türkçe
yazılı belgelerde Tabii ki Orhun neyleri
olacak Kitabeleri unutmuyorsun Orhun
Kitabeleri 3 kişi adına dikilecek
kimlerdir bunlara değersek hemen
diyorsun ki Bilge Kağan sonrasında
geldim kültekin ve kültekinden sonraki
kim diyeceğiz dersek Eğer arkadaşlar
Vezir kim diyorsunuz Tonyukuk olarak ne
yapılmakta bilinmekte Tonyukuk
arkadaşlar Türk tarihinin ilk veziri
olarak da ne yapılır bilinir diyoruz
değerli arkadaşlar şimdi geldim
Eğer bir devlete Kimdir daha Uygar bir
devlet Uygur devlet neden Uygar dedim
şimdi ilk Türk devletlerinin geleneksel
dinsel özellikleri nelerdir dersem akla
şu gelsin genelde Arkadaşlar hep Gök
tanrı inancına sahipler ama uygurlarda
bir farklılık olacak nasıl bir farklılık
olacak dersek Bunlar Arkadaşlar
unutmuyorsunuz yok dengeli inancın ne
yapıyorlar terk ediyorlar aklında kalsın
hemen ona da döneceğiz şimdi kurucusu
kimdir derse Kutlu kaandır arkadaşlar
başkentleri önceden Ötüken ise
sonrasında Tabii ki yerleşik hayata
geçmeleriyle birlikte devletin Merkezi
Karabağlar sabun olmuştur en parlak
dönemleri ise moniqur zamanı olacak
modern sonra tahta geçen Bölük Kağan
Tibet seferi dönüşünde Mani dinini ve
rahiplerle tanışarak Maniheizm dinini
kabul ediyor resmen şimdi mareaizm
dinini ne olur dersin 1 diyor ki; et
yemeyeceksin
2 diyor ki Savaş yapmayacaksın
3 yaptığın her şeyi günlük neye
tutacaksın diyor resmet susacaksın
Peki yorumlayalım et yemeyeceksin abi
hatırlayın Türklerin yaşam tarzı nasıldı
Göçebe değil miydi et yemezsen ben ne
yaparım ölürüm arkadaşlar O zaman ne
yemek lazım ot yemek lazım otu yemeniz
için ne yapmanız gerekiyor ekmeniz
gerekiyor Bu yüzden de adamlar otomatik
göçemeyi bırakarak niye geçmişler
yerleşik hayata gidecekler aynı zamanda
savaşçı ne yapmayacaksın yapmayacaksın o
zaman Ben sabahçı neyimi kaybetmeye
başladım özelliğimi kaybetmeye başladım
günlük her şeyi resme tutmakta yine
sanat anlamında da Uygurların
gelişmesine sağlıyor Uygurlar
maniheizmin etkisiyle hükümdarlarla ay
Tengri ünvanı verecekler Hırsızlar
tarafından yıkılan devlet sarı Uygurlar
ve Turfan Uygurlar olmak üzere iki
kısmına atmıştır ayrıştır Peki genel
özellikleri nelerdir Uygurların buna bir
bakalım birlikte yerleşik hayata geçen
ilk Türk neyidir dedik devletidir dedik
Türk tarihinin ilk şehirlerini yaptılar
kurdular beş Balık Ordu Balık Turu falan
gibi Kağıt ve matbaayı kullanan ilk Türk
devletidir hareketli ya da Tahtalı
harflerden kullanılır Maniheizm
inancında bazı terimleri Türkçe'ye Ana
hemen Yorum yapalım Demek ki arkadaşlar
milliyetçi birliğe sahiptir karaktere
sahiptir Uygurlar diyoruz Mimari
eserlerini tapınak Saray ev ve benzeri
bırakan ilk Türk devletidir töreyi
yazılı hale getiren ve yazılı hukuk
kurallarını oluşturan ilk Türk
devletidir Bir de unutmayın moğolları ne
yapmışlardır etkileyecekler ve Cengiz
Han törelerin yazarken de kimden
etkilenecek uygurlardan etkilenecek
çiftçilik sanatının ilk örneklerini
Tabii ki yine kimler veriyor Uygurlar
veriyor Gök tanrının inancını terk
edenler yine ilk Türk ne ediyorsunuz
devletidir ve aynı zamanda Türklerin ilk
kez kütüphanelerinde ne yapmışlardır
Uygurlar kurmuşlardır diyoruz değerli
arkadaşlar hadi durmayalım yorum kısmını
yapalım şimdi Türkleri yerleşik yaşamaya
geçmesini katlayan noktalar neler bir
tarımsal faaliyetler 2 sulama kanalları
3 su değirmenleri tarım aletleri onluk
buğday ambarları halktan Toprak konut
vergisinin alınması mimari eserler
matbaa kullanılması kitap ya da ahşap
belgeleri Press Vitray ve minyatür gibi
örnekleri görürsem Bu da Türklerin
yerleşik yaşama geçtiğinin açıklığını
neyidir göstergesidir diyorsun değerli
arkadaşım geldim
değerli Türk devletinde 4 önemli Türk
devletini gördük Şimdi arkadaşlar
gelelim diğer Türk devletlerimizde neler
varmış Bunlara bakalım ilk olarak
Avarlar ya da diğer ismiyle juman
juanlar diyeceğiz Avarlar hem Asya'da
hem de Avrupa'da ne kurmuşlardır devlet
Kuran bir Türk topluluğudur yine
arkadaşlar unutmuyorsun Göktürkler İsyan
ederek Avarlar Batıya doğru ne yapmıştır
sürülmüştür bayan hâlde kurulacaklar
arkadaşlar ve İstanbul iki defa ilk kez
ne yapıldı kuşatıldı unutma İstanbul
kuşatan ilk Türk devleti hangisidir daha
açsam aklında Avarlar gelecek Avrupa'ya
üzengi yapımını öğretmişlerdir ve
hristiyanlığı kabul eden Avarlar
frankları sağlığı sorusu yıkılmıştır
şimdi dikkatini vermeni istiyorum bir
yere Neden şimdi eğer unutmayın
arkadaşlar hangi Türk devleti olursa
olsun christiyanlığı kabul ettiyse hemen
diyeceksin ki kendi benliğini ne yaptı
diyorsun
kaybetti diyeceğim
bak nereye kaybetmiş kendi benliğini
kaybetmiştir ve zaman içerisinde de
Avrupalı kavimlerin içerisinde eriyerek
ne yapacak gidecek tekrar söylüyorum
unutma aklından çıkartma Eğer bir Türk
devleti Hristiyanı kabul ediyorsa kendi
benliğini ne yaptı kaybetti diyeceğiz
şimdi geldim bir diğerine bulgarlara
gelelim Bulgar kelimesi arkadaşlar
kelime anlamıyla karmaşık karmaşıktır
kurucusu ise kobradır şimdi bakın
İstanbul'u kuşatan arkadaşlar ilk Türk
devleti kimdir dediğimizi aklınıza
Avarlar geliyordu Ama İstanbul'u ikinci
kez kuşatan Türk devleti dediğim zaman
da aklınıza kim gelsin Bulgarlar gelsin
şimdi Bulgarlar zaman içerisinde
kendilerini iki gruba ayırmışlar Tuna
bulgarları ve İdil bulgarları içsel
bulgarları için şunu söyleyeceğiz
İslamiyeti kabul eden ilk Türk
devletidir geldim Tuna bulgarlarını Tuna
bulgarları ise hristiyanlığı resmi
olarak kabul etmiş Durdur videoyu Tekrar
sor kendine hristiyanlığı kabul ettiyse
kendine yeni kaybettim benliğini değil
mi sesinizi duyar gibiyim Süpersiniz
şimdi o zaman arkadaşlar unutmuyorsun
Bunlar kendi beğendiklerini kaybetmişler
ve Han ünvanını kullanmayı bırakarak ne
unvanını kullanıyorlar çare unvanı
kullanıyorlar ve zaman içerisinde Bunlar
sınava ulaşmıştır Yani kısacası
ruslaşmayana ne yaptı başladı diyorsun
değerli arkadaşım
şimdi geldim karluklara karluklar içinde
İslamiyet kabul eden ilk Türk topluluğu
diyeceksin bak devlet değil topluluk
diyorum Aynı zamanda Kutluk devletinin
yıkılmasında önemli bir rol oynayacak
çocuk işlerin siyasi varlığına son
vermişlerdir ve moğollara itaat eden ilk
Müslüman Türk topluluğu olarak ne
yapılmaktadır
bilinmekte görür geldim kıpçaklar ya da
diğer isminde kumanlar kelime anlamı
sarı saçlı ve öfkelidir ve bazı
tarihçilere göre Türklerin en yakışıklı
ve en mükemmel Kabilesi olarak ne
yapılır bilinir kodeks.com
Venedik kütüphanesinden ne yapar yer
alır oğuzlarla yaptıkları mücadeleler
Dede Korkut hikayelerinde yer alacak ve
Ruslarla yaptıkları Igor destanına ne
yaptı konu oldu diyor geldim Peçenekler
Bizans ordusunda ücretli taraf
almışlardır Tabii bu benim işime
yarayacak mı Evet Sultan Alparslan
Anadolu coğrafyasına da yandığında
Peçenekler Bizans ordusundan saf
değiştirerek Selçuklu safına geçmiş ve
böylece savaşta Türklerin kazanmasında
Büyük bir rol ne yapmıştır oynadı
diyoruz peçeneklerle ilgili geldim Türk
işlere para varlığı bir dert yokluğu
yara diyor türgüşler yani Aklına ne
gelsin Para gelsin arkadaşlar bilinen
ilk hükümdarı baga tarkandır ve Balgat
Tarkan kendi adına para bastıran ilk
Türk hükümdarı olarak tarih sahnesine
geçecek ve aynı zamanda unutmuyorsun
sulu Kaan zamanı ise İslamiyetin Orta
Asya'da yayılmasını ne yapmışlardır
engellediler diyeceksiniz arkadaşlar
kimi zamanındaymış sultan zamanında
İslamiyetin Orta Asya'da yayılmasını
Türk işler ne yapmıştır engelleyecektir
geldim macarlara film Uygur kavimlerinin
bir bölümü Karadeniz'in kuzeyinde
bozkırlar yenilerek ongunlarla
kaynaşmıştır sonrasında Tabii ki
arkadaşlar peçeneklerin baskısıyla
Batıya doğru göç edecekler ve
Macaristan'a yerleşen macarlar
Hristiyanı benimseyerek kendi
beğendiğini ne yaptı kaybetti geldim
oğuzlara Oğuzlar en kalabalık Neyi
olarak bilinir boya olarak bilinmekte ve
24 tane Oğuz neyinden bahsedeceğiz
boyundan bahsedeceğiz ve birçok Türk
devletinin kurulmasına öncülük etmiştir
işte Kayı boyu Kınık boyu gibi boyların
yanı sıra Osmanlı Büyük Selçuklu Devleti
Türkiye Devleti gibi birçok devletin
kurulmasını da Oğuzlar öncülük edecekler
Bir de unutmuyorsunuz arkadaşlar Dede
Korkut Hikayeleri de kimlere aittir
dersek oğuzlara aittir diyor şimdi
geldim devletlerimi gördüm Peki bu
devletlerin yanı sıra kültür ve
medeniyetleri nasıl arkadaşlar buna
bakalım şimdi hükümdar oldunuz hükümdar
olmadan önce de tabii ki ne almanız
lazım ünvanlar almanız gerekiyor Ben
genelde ilk Türk devletlerinde Han Hakan
Kaan
bu şempool İlteriş ve yedi cut gibi
unvanlar ne yapmışım kullanmışım Tabii
ki siz hükümdar oldunuz ama
hükümdarınızın da bir Neyi olmalı
alametleri olmalı Peki hükümdarına
alametleri nedir dersek Tabii ki bakın
Göçebe hiç kültürden gelen bir kaynaktan
dolayıdır ya otağa otağının yanı sıra
ünvan alma bakın işte bunlardan birini
alacağız sonrasında geldim kodu sorguç
yay Daha sonrasında taht nöbet Sancak
Tuğ gibi kavramları görürseniz Bunlar
hükümdarlık sembolüdür Unutma ama şimdi
yayı gören öğrenci bazen diyor ki Ee
hocam o zaman diyor ok da vardır Hayır
arkadaşlar ok yoktur ok Hükümdarlık
sembolü değildir Sadece hükümdara
bağlılığa ne yapar Bildirir Diyeceksin
şimdi geldim Eski Türk devletlerinde
boyların bir araya gelmesiyle Tabii ki
Vatan oluşacak Yani devlet oluşur İlyada
el oluşacak devlet hükümdar tarafından
Töreye uygun bir şekilde yönetilmiştir
ve bu yüzden de mutlak Arkadaşlar bir
hakimiyet ne yapılmaz
görülmez diyor
şimdi geldim Tabii ki arkadaşlar
hükümdar gücünü meşrulaştırması lazım
Peki hükümdar gücünün Aslında
meşhurlaştırmıştır derse kutu
anlayışıyla İslamiyet öncesinin Türk
devletlerinin hükümdarları devletin
yönetme yetkisi Tanrı tarafından
verildiği
İnanır İşte biz buna kut anlayışı
diyoruz ve kan yoluyla arkadaşlar neye
geçmiştir diyorsunuz bir soya ve bir
aileyi ne yapar hükümdarlık geçer bu da
sürekli ne kavgalarına sebep olacak taht
kavgalarına sebep oluyor ve devletin
kısa ömürlü olmasına ne yapmıştır sebep
olmuştur Amma dikkat et Bazen öğrenci
diyor ki kutu anlayışı var Tamam var
doğru kut anlayışı varsa hocam diyor ki
bana
Teokratik devlet anlayışı vardır Ebe
diyorum mükemmel diyorum ki bak bunu Ben
sildim unutma kutu anlayışının olması
demek teokratiyi göstermesin Yani eğer
ki görüşme esnasında bir din adamı
arkadaşlar onayıyla alınıyorsam ya da
dinsel hareketlere göre hareket edersem
o zaman Evet diyin teokratik bir devlet
yapısından söz edebilirsiniz ama hiçbir
zaman Türklerde teokratik bir devlet
yapısı ne olmamıştır görülmemiştir Peki
yorumlayalım bakalım kutu anlayışı neye
sebep olmuştur sürekli ne çıkmasına taht
kavgalarını çıkmasına Bu da devletlerin
genelde kısa ömürlü olmasına sebep
olacak geldim uyarıya dikkat et bu
aileleri belli olup bunlarda
aşına ve uygurlarda yağda kar gibi
isimlerle ne yapılır Anılır diyeceğiz
geldin veraset anlayışınız kutludan
sonra ülke ve hükümdar ve ailesinin
ortak malı sayılması biz buna üleş Neyi
diyoruz sistemini diyeceğiz yani amca
teyze Dayı herkes tahta Hak ne yapabilir
iddia edebilir Bu da devletin yine nasıl
ömürlü olmasına sebep olacak kısa ömürlü
olmasına ne yapmıştır sebep oldu diyoruz
şimdi geldim biliyorsunuz ki Devleti ne
yaparak yönetiyordum böyle yönetiyordum
Güneş nereden doğuyordu doğudan O zaman
benim için neresi kutsaldı Tabii ki Doğu
kutsaldı O yüzden de batıyı genelde kim
yönetiyordu Hakan'ın kardeşi yakmıyor
yani etmek değil Şimdi doğuda merkez
kabul edeceğim ve arkadaşlar başında kim
vardır Kaan vardır ama batıya geldiğim
zaman askeri kanattan bahsedeceksiniz ya
bu yani Hakan'ın kardeşi içişlerinde
serbest dış yerlerinde ise kime bağlıdır
diyorsun Hakan'a bağlıdır bunlarda ise
üçlü bir teşkilatlanmaz söz konusudur
Merkez Kaan batıhaneden ölüleri ve
duhaneden öyle diye üç kısma da ne
yapılır ayrılır şimdi Bak burada bir not
var yönetimde Merkezi işçinin güçlü
olmadığı ve ülkede Federatif bir yönetim
anlayışının olduğunu açık ve net
göstergesidir
devlet işlerinin görüşüldüğü yerlerim
var peki devlet işlerinin görüşüldüğü
yere Biz ne diyoruz dersek Kurultay toy
ya da diğer ismin ne kengeş diye
adlandırdım kavramlardan bahsedeceğim
Peki kurultaya kimler katılabiliyor
Bunlara bakalım birlikte Tabii ki
hükümda ülkenin olmazsa olmazı
arkadaşlar hükümdardır hükümdardan sonra
da hükümdarın olmazsa olmazı nedir
hatun'dur ya da hatun'dur arkadaşlar
Hatun da hükümdar görevleri içerisinde
söz sahibi almaya yetkisine sahip Tabi
ki ülke arkadaşlar neydi boylar şeklinde
örgütleniyordu O yüzden de boyları da
katılacak Ülke kimin malıydı hanedanın
ortak malıydı ve aniden üyeleri de
arkadaşlar devlet yönetiminde söz sahibi
olmuştur Kurultay öğeler içerisinde Din
adamlarının yer almaması İslamiyet
öncesi Türk Devletlerinde Bakın tekrar
söylüyorum Teokratik devlet anlayışının
olduğunu Ne Yapmaz Göstermez Ama mesela
Şurayı okçu çıkartsaydın şaman yazsaydım
o zaman derdim ki Evet hocam Teokratik
devlet yapısı var Çünkü bu yönetmede din
adamı ne yapmıştır müdahale etmiştir
diyebiliriz Peki toplum çapınıdır
Türklerde arkadaşlar anne baba çocuk
diye bir kavram var o yüzden de genelde
çekirdek aile yapısını görür Peki
çekirdek aile yapısının en küçük
birimine ne diyoruz derse o kuş ya da
diğer ismin aile ailelerin bir araya
gelmesiyle Uruk ya da diğer ismine soy
soyların bir araya gelmesiyle bot ya da
boy boyların bir araya gelmesiyle bir
millet yani budun oluşacak milletin de
bir araya gelmesiyle il ya da el sizin
tabirinize devlet ne yapar oluşur
İslamiyet öncesi Türk tarihinde sınıfsal
ayrılıklar oluşmamıştır bunun başlığı
temel sebebi nedir dersek göçebe yaşam
tarzı ortak mülkiyeti anlayışı
toprakların devletin alış sayılması
Böylece toplumun arasında soyulurlar
sınıfının oluşmasını ortadan
kaldırmıştır bunlar diyor ki oradan
oraya göç ederiz oradan oraya yeriz
varsa yeriz Yoksa da karnımız aç gezeriz
ama kimseye de arkadaşlar minnet
eylememeyiz diye bir kavramdan ne
yapabilirim söz edebilirim şimdi bu
yüzden de arkadaşlar sınıfsal bir ayrım
ne yapmıyor oluşmadı dedik Şimdi göçebe
yaşam tarzının peki
özellikleri neler şimdi temel sebebi
arkadaşlar olumsuz iklim koşulları biz
buna ne iklimi demiştik Bozkır iklimi
demiştik değil mi tarımın gelişmemiş
hayvancılık ve Ticaret arkadaşlar temel
geçim kaynağı Ticaret dediğim zaman da
aklınıza bir yol gelecek hangi yol
dersek İpek Yolu ve bunun için sürekli
mücadele ettiğim devlette kim olacak
dersem Çinliler gelsin Özel mülkiyet
yoktur Neden arkadaşlar Çünkü sürekli
göç ediyordum bu yüzden sınıflar farktan
ne yapamam söz edemem savaşçı kuzeninin
gelişmesinde etkili bir yapıdır yani
arkadaşlar ne ortaya çıkar teşkilatçı
bir yapı ortaya çıkar Türklerde mimari
gelişmemiş taşınabilir sanat ve çadır
kültürü gelişmiştir konar göçerliğin bir
sonucu olarak uzun süreli hapis cezası
uygulanamıştır en fazlası ise 10 gün ama
vatana ihanetinin cezası ise ölümdür
teşkilatçılık ve örgüt kültürü
geliştirdik Türk tarihinin bir bütün
olarak incelenmesi zorlanmıştır Çünkü
niye dersek Eğer bu adamlar neye ihtiyaç
duymuyor yaz ya İhtiyar ne yapmamışlar
duymamışlar O yüzden Türklerle ilgili
ilk belgelere başka kaynaklardan ne
yapmaktayım rastlamaktayım diyor şimdi
geldim hukuk sistemi nasıldır bakın
unutmayın sadece bir hukuk var yani
sadece neyden bahsedeceğiz Töre
diyeceksiniz her şeyin Ötesinde ne
vardır Töre vardır yani unutmuyorsunuz
Türk devletlerinin siyasal ve sosyal
hayatı Töre adı verdiğim yazısı hukuk
kurallarına Apar düzenlenir şimdi töreni
Temelli gelenek ve görenektir hükümdar
dahil herkes bu kurala uymak zorundadır
hükümdar da buna uymak zorundaysa Demek
ki mutlak bir otoriteyi ne yapmış
oluyorum engellemiş olacağım Arkadaşlar
bu sistemde Peki törenin kaynakları
nedir Örf adet ve gelenek kurultayın
kararları Kaan'ın emirleridir Peki kutad
kubileye göre törenin değişme hükümleri
nelerdir
törenin değişmez hükümleri arkadaşlar
Adalet yani konilik uzluk eşitlik Düzlük
insanlık ve kişilik gibi kavramlar da
töreyi oluşturur der Kaşgarlı Mahmut
tuttu değerli arkadaşlar şimdi konu
biterken neler öğrendik ilk ve orta
çağlarda Türk dünyasının yine ilk Türk
dünyasında yaşanan siyasi olayları
kültürsel noktaları birlikte değindik
arkadaşlar ve son olarak da ilk Türk
devletlerinde kültür ve medeniyet hukuk
sistemi nasıl Ordu sistemi nasıl veraset
anlayışı kut anlayışı nasıl diye bu
kavramlardan tek tek ne yaptık bahsettik
Değerli arkadaşlarım şimdi her zaman
yaptığımız gibi size bir mükemmel ödülü
soru bırakıyoruz Değerli arkadaşlarım
cevapları yorum kısmına bekliyorum Bir
sonraki konuda görüşmek üzere Kendinize
çok iyi bakın hoşça kalın iyi çalışmalar
[Müzik]

e herkese selamlar herkese Merhabalar
arkadaşlar ilk ve orta çağlarda Türk
dünyasını göreceğiz ve ki konu içinde
neler göreceğiz avrasya'da ilk Türk
izlerini boylardan devlete göreceğiz
arkadaşlar ama Onun öncesinde hemen
ödevlendirme mizi yapacağız 0'dan 9'a
tarih konu anlatımlı soru bankası hangi
sayfalardan sorunu yüz dediğimizde
içindekileri hemen bakıyoruz dördüncü
ülkemiz yani İlk ve orta çağlarda Türk
dünyası 96 da arkadaşlar 100 altıya
kadar neus sorumluyuz Daha sonrasında
ise bizim 9. sınıf dinamo soru bankamız
ne yapacağız çözeceğiz peki burada Hangi
sayfadan sorumluyuz yüz beşten 130A
kadar arkadaşlar sorumlu olacağız Tabii
ki bu konular içerisinde öğrenemedik ya
da anlayamadık tekrar açıyoruz video
izliyoruz bomba bir şekilde konuları
öğreneceğiz şimdi Hazırsanız hız
kesmeden bahşı
Evet şimdi ilk olarak arkadaşlar Türkler
nerede yaşadı yani atalarımız nerede
yaşadığı İlk olarak avrasya'da görülen
Türkleri araştıran bilim insanları bu
kadın milleti adına en eski tarihi
kaynaklarda araştırmıştır yani Türk
kelimesi ile ilgili birçok bilim insanı
hem Türk hem yabancı Bu konu hakkında
bir fikir edilmiştir şimdi Türk
kelimesinin anlamı ile ifade ediyor
Şimşek kaynaklarında Türk kelimesine mi
ver demişler yine Kaşgarlı Mahmut diyor
ki hayırdır ya Türkler diyor olgunluk
çağı anlamına ne yapar ya Türk kelimesi
gelir diyecek Daha sonrasında yabancı
olan weber'e göre ise Türkler türemek ya
da çoğalmak anlamına ne yapar gelir
diyecek Ziya gökalp'e göre ay kardeşim
Türkler kanun ve nizam sahibidir Diyecek
o zaman demek ki Türk kelimesi birçok
anlamı ne yapacak gelecek bakın Nilüfer
olgun uçağa türemek kanun ve nizam
sahibi olarak ne yapacağız gideceksin bu
Türk kelimesi ilk kez hangi kaynaklarda
geçer dediğimde ise aklınıza direkt
Kimler gelecek Çin kaynaklarında ilk kez
Türk kelimesine yapılmıştır
kullanılmıştır Peki Türk devletlerinde
ise ilk kez resmi bir kimliği hangi
devlet kazandırdı dersem Köktürk Devleti
diyorsunuz arkadaşlar o yüzden de Türk
tarihinde ilk kez Türk adıyla kurulan
ilk Türk devleti olarak ne yapacağız
Bileceksiniz Peki coğrafi bölge olarak
Türkiye neresi Hangi bölgeler için
söyleniyor bazen Yusuf Anadolu
coğrafyası sadece Türkiye ibaret Hayır
Arkadaşlar şimdi Biz bunları ne
yapacağız güzel şekilde bileceğiz Peki
neymiş Türkiye hangi bölgelere
söyleniyor buna bakalım birlikte Türkiye
kelimesi ilk olarak arkadaşlar altıncı
yüzyılda Bizans kaynaklarında Orta Asya
bölgesi için kullanılıyor Demek ki ilk
olarak Türkiye ibaresi Orta Asya bölgesi
için kullanılıyor hangi kaynakta Bizans
kaynaklarını Daha sonrasında bize bu
dokuz ve Onuncu yüzyıllarda volvo'dan
Orta Avrupa'ya kadar uzanan sahada
Türkiye adını almıştır verecek mesela
garip diyeceksiniz 11 ve 13. yüzyılda
ise iki bölge için daha Türkiye'yi bari
kullanılıyor Bunlardan birisi Mısır
diğeri siyah neresi diyorsunuz Suriye
edeceğiz bakın unutmayın bir yere Mısır
diğeri de Türkiye şöyle bir toparlayalım
uzun Demek ki ilk olarak arkadaşlar
Türkiye ibaresi Orta Asya için
kullanılıyor Daha sonrasında ise orta
Avrupa'dan Volvo'ya kadar uzanan bölgede
Türkiye adı verilmiş sonrasında ise
Mısır ve Suriye bölgesi içinde Türkiye
ibaresine yapılmıştır kullanılmıştır
diyeceğiz Peki bu kadın milletin kültür
merkezleri var yani düşünün yaşadığımız
coğrafya ile ilgili kültür
merkezlerinden bahsedeceğiz ve Türklerin
kaç tane Kültür Merkezi'nin göreceksiniz
beş tane Kültür Merkezini göreceğiz işte
andronova operasyonla anav Daha
sonrasında Kara bu kültürleri ne
yapacağız birlikte göreceğiz Şimdi
andronova kültürü ne milattan önce 4000
de milattan önce bir yılları arasında
olan bir Kültür Merkezi hemen şuraya
arkadaşlar andır onu Kültür Merkezi'nde
yerleştirdim orta Sen eski kültür
merkezidir Türk kültürünün önemli bir
unsuru olan at ilk defa bir kültürde
görüştüm O zaman demek Türkler androma
kültüründe ne yapacaklar at
evcilleştirme işler geldi mapress yola
kültürüne afrasya ve kültürü ise
milattan önce 2500w milattan önce 1700
yılları arasında bulunan kültür merkezi
ama unutuyorsunuz bakın andronova ya
Orta Asya'nın en eski Kültür Merkezi
dedim şimdi apelasyon ya işte şunu
söyleyeceğim Türkleri neresi Kültür
Merkezi bakın bir bölgeden bahsettim Bir
de Türklerden bahsediyorum Peki Türkler
bu kültürde neler yapmıştır Çakmak
taşından O kuşları bıçaklar temizliği
neler bakır eşyalar çok basit çömlekler
bu kültürün belli başlı eserleri olarak
ne yapılmakta bir ilmek Daha sonrasında
ise andronova kültürü var bakın hangi
kültür müş andronova kültürü milattan
önce 1700 ile milattan önce 1200 yıl
arasında gerçekleşmiş bir kültür
Türklerin ilk ataları oldukları kabul
edilmektedir tunçtan ve Altından
yapılmış eşyaları ilk kez burada yapar
bulunmuştur arkadaşlar o zaman demek ki
hemen Yorum yapalım andırın'a bak
kültüründe maden işletmeciliği
Türklerden 60'tır gelişmiştir Peki ben
bunu nereden Anladım tuşları ve altından
eşyaların yapılmasından dolayı
almayacağım geldim Karasu kültürüne
milattan önce 1200 lira milattan önce
700 yılları arasında gerçekleşen bir
kültür iskit Kültürü oluşturan atlı
göçebe kültürünün Orta Asya yayılmasını
sağlamışlardır ilk kez Demir içecekler
Arkadaşlar aynı zamanda unutuyorsunuz
birebir andronova kültürü de devamı
niteliğinde ne yapılabilir sayılabilir
diye bu aynı zamanda bakın Unutma ilk
kez Demir işlemişler o zaman Demir
işlediği Sen Türkler silah yapımı
tekniğinden almıştır gelişmiştir
yiyeceğiz karasuk kültürü için Peki biz
bu kültürleri gördü koca Sana soru
sordum Dedi ki Türklerin en yeni ve en
gelişmiş kültürü aşağıdakilerden
hangisidir hemen sende yakıştırıyor Sun
Tagar kültürü diyeceksin Tagar kültürü
de milattan önce 700w milattan önce 300
yılları arasında gerçekleşmiş bir
kültürdür o yüzden de Türklere ait en
gelişmiş Kültür Merkezi diyeceğiz Yani
aslında günümüze en yakın kültürdür
notumuz a bunu verdik bu kültürden
günümüzde en yakını tavla kültürü olarak
ne yapılmakta bilmek geldim bu kadar
kültürü gördüm Peki atalarımız siyasi
olaylar olarak neler gerçekleşir hangi
savaşlar yaptılar hangi devletler
kurdular Bakın iki Fransız yan yana
gelmiş diyor ki hadi gel birlikte
Beraber eğlenelim iki Almanya'ya gelmiş
Gel birlikte fabrika kuralım iki Türk
yan yana geliyor e Devlet kuralım
yiyecek Bu da Türkleri Teşkilatı
yapısını atmıştır ön plana çıkartıyoruz
şimdi ilk olarak milattan önce 220
yılında Asya Hun Devleti'nin kurulmasını
göreceğiz Daha sonrasında ise 216 da
Asya Hun Devleti'nin yıkılması için
parçaya böl yok et politikası sonrasında
Asya Hun Devleti yıkılacak Asya Hun
Devleti yıkıldıktan sonra Türk göçlerini
göreceğiz Türk göçleri ile birlikte bu
Türk göçlerini tetikleyecek Kavimler
Göçü gerçekleştiriyor 375 yılında aynı
zamanda unutmayın Peki ne dedik
gittiğimiz yerde devlet kurmadan
durabilir miyiz Tabii ki duramayız
Avrupa'ya Türk kültürüne götüreceğiz
v370 yılında Avrupa Hun Devleti ne
yapıyoruz koyacağız Daha sonrasında ise
496 yılında Avrupa Hun Devleti yine
arkadaşlar Kısa süre için sınıra
atmıştır yıkılacak 552 yılında birinci
Göktürk Devleti kurulacak Orta Asya
bölgesinde ve Orta Asya'nın en Ya
aslında ulaşacak Göktürk Devleti Daha
sonrasında ise Çinlilerin parçala böl
yok et politikasıyla 630 yılında devlet
yıkılacak yıkıldıktan sonra 50 yıl Çin
esareti altında yaşayan Türkler Kürşat
İhtilali ya da arkadaşlar Kürşat
isyanıyla birlikte
682 yılında bağımsızlıklarını kazanarak
ikinci Göktürk Devleti kurulacak ya da
diğer ismi de biz bura Kutluk Devleti
diye de ne yapacağız adlandırılmış 742
yılında ise ikinci Göktürk Devleti tarih
sahnesinden çekilecek 744 yılında Medeni
Türkiye'nin en Medeni diye
adlandırdığımız Uygur Devleti kurulacak
Peki neden Medeni diyeceğim Çünkü
Türklerde yerleşik hayata geçen ilk Türk
devleti olarak ne yapacağız uygurları
kabul edeceğiz 840 yılında ise Uygur
Devleti kabul ettikleri Maniheizm
dininden dolayı savaşçı özellikleri
kaybedecekler ve Evet evet 840 yılında
tarih sahnesinden çekilmiş Türkler bu
kadar teşkilatçı olmasını neye borçlu
dersek Peki neye borçlu olduğuna
Birlikte bakalım boylardan devlet
edeceğiz arkadaşlar Anayurt'ta kurulan
ilk Türk devletleri boy Birliği şeklinde
ortaya çıkmıştır Yani o yüzden bizde
aile sülale nedir önemlidir Peki Türkler
aile birliğine önem verdi dedik Demek ki
çekirdek bizim yapımız nedir olmuştur
yani diğer adıyla aile diyeceğiz ailenin
olmazsa olmazı nedir akrabalar yani
aile birliği ruh diye adlandırdığımız
zugar arkadaşlar birleşerek boyu ya da
oku oluşturacak boylar Neyi oluşturacak
milleti ya da birisine bu durun ne
yapmıştır oluşturuyor Peki bir kadın
millet neyi oluşturur Tabii ki Devleti
oluşturacak o mesele ilel olarak ne
yapacağız adam duracaksın o zaman demek
ki unutuyorsunuz Türkler aile yapısına
her zaman ne yapmıştır önemli Peki
Türklerde ilk Türk devletlerinde çok
eşlilik görünümü dersem Hayır diyoruz ki
bir kadın sevdik bir kadınla evlendim ve
ben ömrümü sadece ama sadece onunla ne
yapacağım sonlandıracağını yiyecek o
zaman demek ki Türkler'de ilk Türk
devletlerinde çok eşlilik Değerli
arkadaşlarım görünmez diyeceksiniz ve
aynı zamanda en önemli unsurun boy
birliğidir yani diğer isminde ok diye ne
yapacağız adlandırılacak Siz Peki
Türkler boylar şeklinde kurulduktan
sonra Devletleri oluşturdular ama bizim
Tabii ki hükümdarlara ihtiyacımız var
peki hükümdarlar gücünün evden alacaklar
Tabii ki Tanrı'dan alıyorlar yani Türk
devletlerinde gücün meşruiyet kaynağını
göreceğiz Türk devleti Türklerde
arkadaşlar dev ve yetkisi kara gök
Tengri tarafından verildiğine İnanılır
bunun en güzel örneklerinden bir tanesi
bir söz verme tamam diyor ki şu
söyleyecek Tanrı kutum olduğu için beni
Kaan seçti ha gücüm O zaman ne yaptım
ben arkadaşlar meşhur ulaştırdık şimdi
Demek ki Ben gücümü neyden alıyorum
Tanrı'dan alacağım Türklerde gücün
kaynağı ilahi yani Tanrı saldır İlk Türk
devletlerinin siyasi iktidar kavramı Kut
olarak adlandırılır ve arkadaşlar kan
yoluyla sülalene yapar geçer Peki Tanrı
Türk kanun akut vererek hükümdarlığın
gücü ve yetkisi ne yapmıştır
bahsetmiştir Peki şimdi ben size sonuç
oluyor Siz bana cevaplayın Peki değerli
arkadaşlar Türk devletlerinde Teokratik
devlet yapısını görmüyor o zaman çok ya
da tanrı Kral anlayışını gördüğümüz
bakın şuna hiçbir şekilde düşünüyorsunuz
unutuyorsunuz Türklerde tanrı artık Kral
arkadaşlar yani hatırlayıp mı diye
adlandırdığımız kavramlar vardı ya adam
hem kıralım hem de Tanrım diyorum böyle
bir şeyden kesinlikle ama kesinlikle ne
yapacağız söz etmeyeceğiz sadece
hükümdar gücünü meşhur ulaştırmıştır Bu
da arkadaşlar Tanrı Kral anlayışında ne
yapılmaz sözü edilmez aynı zamanda
Teokratik devlet yapısı görünmese ya
Tebrikler kastettim dinle yönetimden ne
yapamayız söz edemeyiz Türklerde Kağan
olabilmek için Gök Tengri tarafından
kurt verilmiş bir aileye mensup olmak
gerekir de peki bu aileler belli miydi
Evet belliydi bunlarda Tutku Göktürkler
de Aşina ve uygurlarda yağlakar ailesi
kutalmış önemli ailelerdir Peki o zaman
kut anlayışı belli bir aile veriliyorsa
unutma hemen oturma bakıyorum ülke
hanedanın ortak malıdır anlayışı vardır
Peki ülke o hanedanın ortak malı
anlayışı varsa Peki bu sizce neye sebep
olmuştu değerli arkadaşlar ve sürekli
Neyi çıkmasına sebep olacak taht
kavgalarını çıkmasına sebep oluyor şimdi
Düşünsenize Siz kalırsınız şimdi
amcamızın da tahta hakkı vardır hızında
tahta hakkı var çünkü düşün hepsi kan
yoluyla geçmiyor mu hepsini kutu yok mu
Tanrı oluyor Ve bu da sürekli neye sebep
olacak taht kavgalarına sebep olmuş bu
da Türk devletlerinin kısa ömürlü
olmasını ne yapacak sebep olmuştur aynı
zamanda Şimdi ben Gökdeniz inancında
yanı sıra hükümdar oldunuz Peki
hükümdarın alametleri ve Peki bunlar
olduğunuz ama size bir ad vermemiz lazım
Koskoca hükümdar oldun bunu da ne
yapacaksın ismini taşlandı lan lazım
Eski Türk devletlerinde boyların bir
araya gelmesiyle İyi ya da el Yani
devlet oluşacak devlet hükümdar
tarafından Töreye uygun bir şekilde
yönetilmiş bu durum hükümdarın etkilenir
Töre ile sınırlandırıldığı mı
göstermektedir o zaman demek ki
arkadaşlar ne yoktur mutlak arkadaşlar
yönetimden ne yapamam bu söz edemem
Neden peki Çünkü Hakan da olsanız Kaan
da olsanız ne uymak zorundasınız Töreye
uymak zorundasınız Bu da Töre ile
birlikte Hakan'ın yetkilerini
kısıtladığı için mutlak bir otorite
ortadan ne yapmıştır kalkmıştı diyeceğiz
Peki hükümdar olduğunuz hükümdarlar
çeşitli ünvan ve semboller kullanacaklar
Peki nedir bu kullandıkları ünvanlar ve
semboller şimdi ünvanlar şu Metehan
iltap kaç Kaan dedi bak hepsinin
farkındaysanız ünvanlar var peki
Türklerde ilk Türk devletlerinde hangi
ünvanları kullanmışlar ilk olarak
arkadaşlar Şahin kullanacağız Daha
sonrasında tanhu duyacağız
Hanya guilt everide q.t. Ergin ve Kaan
isimlerini ne yapıyoruz kullanacağız
Şimdi ben isimleri mi kullandım bir de
hükümdarlık sembolleri ya da alametleri
ne göreceğiz Peki nedir olmazsa ol bu
neyim Ben hükümdar kardeşim Şimdi
genelde bazen görebilirsiniz şuraya
ilave ekleyeceğim çadırı göreceksiniz
çok çadırda arkadaşlar benim önemli
sembollerin içinde yer alıyor Çünkü
oturduk çadırın içine girdik girdim ama
benim Koskoca Hakan'ın neye ihtiyacı var
tabii ki tahta ihtiyacı var Biz Türkler
arkadaşlar birşey sevindiğimiz zaman
müzik çalmadan durabilir miyiz duramayız
değil mi ya o zaman arkadaşlar davulda
benim yine sembollerin içinde ne yapacak
yer alacak şimdi out ayı yazmışız buraya
Otağ dediğimiz Diğerini de ne diyeceğiz
Aslında çadır yüzlerle arkadaşlar işimi
Daha sonrasında bakın görüyorsunuz
burada o tuzumuz var sonrasında Tuğrul
göreceğiz veya yine hükümdarlık
sembolleri içinde yer alacak şu bazen
öğrenciler karıştırıp o zaman hocam yok
da semboller içindedir bakın unutmayın
okul sembollerin içinde ne yapmayacağım
almayacağım ok hükümdara bağlılığı
Bildirir ney bu
hükümdarlık sembolleri içinde değildir
ok nedir Arkadaşlar hükümdara
bağlanabilir Mesela örnek verelim şimdi
hepinizin bildiği bir boy var kayboldu
şimdi Oka genelde Ben neyi yapıyorum
Dalga mı yerleştiriyor ve Aslında
hükümdara vererek Ben diyorum ki boy
olarak seninleyim emrindeyim ve senin
Hakan'ı ne yapıyorum kabul ediyor Eğer
bir boy ok vermezsen Eğer bu Aslında bir
nevi İsyan sevebilir itaatsizlik bir
Aslında bir nevi boya Savaş sebebi
olarak da yapılmakta kabul edilmekte
arkadaşlar Peki gücün maddi ve temel
kaynakları nereden geliyor Türklerde
Çünkü Türkler arkadaşlar Orta Asya
bölgesi dediğimizde neresi bunu bir
bakalım oribe takla makan arkadaşlar
karakol gibi çöllerden geniş bozkırlarda
ve ıssız düzlüklerden oluşacak Orta Asya
asla baktığım zaman bir nevi tanımı
elverişli Edis tarıma elverişli olmayan
topraklardan ne yaparsınız ve
hayvancılık yapacağız bozkırın bu sert
yapısı bölgede yaşayan kavimlerin
etkilemiş ve Konar göçer hayat tarzının
ortaya çıkması sağlayacak o zaman demek
ki Orta Asya'da yaşayan Türk devletleri
genelde Göçebe bir yaşam tarzında ne
yapacağız göreceksiniz bozkırın altta
geçebildi çabucak organize bulabilir
sabahçı bir toplum yapısı nedir sahiptir
Çünkü düşünün sürekli atın üstünde siz
ve sürekli mücadele vermek zorundasınız
Bu da Türklerin sabahçı kimliğini ön
plana atmıştır çıkar konar-göçerler
Toprak bağlı değil soyağa diyetini
birinci planda tutmuşlar ve sol kimlik
aile oguş ve boylar içinde gelişmiş
Ayrıca sınırlı otlakları kullanma
mecburiyeti aile ve grup ilişkilerini
güçlendirmiştir Peki ben burada ne
anladım şunu biliyorsunuz şimdi burada
bir toprağım var Bu Toprağın sınırlı bu
toprağım sınırlı olduğu için benim aile
bağlanıp ilk Türk devletlerinde kuvveti
O yüzden Türkler pay Ben her zaman ne
yapmıştır seçmiştir yani hepsi benim
hepsi benim de yiyecekler Bu da
Türklerde arkadaşlar aile ve grup
ilişkileri ne yapacağım güçlendirecek
aynı zamanda güç paylaşma ve yönetimi
nasıl gerçekleşir Türklerde bakın Ne
dedik ilk Türk devletleri boylar
şeklinde kurulduk boylan şeklinde
kuruluyor aynı zamanda Türk devleti
teşkilatında Kurultay düzenleme yalan
Hatta güzel bir söz vardır Torium'un
soylansın davranış çalsın diyecek siyasi
ve kültürel hukuki ve ekonomik konularda
genel kararlar alan ve devlet
yönetiminin temelini oluşturan en yüksek
kuruluştur Kurultay Peki kurultaya
kimler başkanlık eder Tabii ki
hakanların hükümdarı Biz olmazsa
olmazımız ama unutmayın hatırlayın
Türklerde genelde tek eşlilik görünür
dedik O zaman demek ki her başarılı bir
erkeğin arkasında mükemmel bir hatun
vardır o zaman demek ki Hakan'ın eşleri
hatunlar da niye katılabilir o ortaya
katılabilir hatunu ketun diye de
yapabilirsiniz duyabiliriz değerli
arkadaşlar adalight edevlet nereye
kurulmuştu boy beyleri yani boy bile
şeklinde konuştu O zaman demek ki Kutay
kimlerde katılacak boy beylerinin de
katılıyor yine aynı zamanda
ülke hanedanın neydi ortak malıydı ya o
zaman demek ki arkadaşlar kimlerde
Katılıyor Hanedan üyeleri de ne
yapmıştır kurultaya Katılıyor aynı
zamanda ilave edeceğim şimdi buraya bir
arkadaşlar ayguci ekleyeceğiz bir de
arkadaşlar niye bekleyeceksiniz bakanlar
ekleyeceğiz bakın aybacı dediğim
hükümdarın yardımcılarıdır Yani bir nevi
bugünkü
Başbakan olarak ne yapılmakta
bilinmektedir Peki bakanların ediyorum
ben dersem buyruk diyeceksiniz bakın
onlardan ediyor muyuz bakan olarak ne
yapacağız adlandır alacaksınız Demek ki
kurultaya katılan iki tane daha etmeyen
aldım birisine ayıp ama yine de ne
diyeceğiz buyruk olarak ele alacaksınız
değerli arkadaşlar Peki Türklerde devlet
teşkilatı anlamına nasıl kuruldular
şimdi Gök Tengri inancına sahip O yüzden
de Güneş nereden doğuyor doğudan doğacak
O yüzden Türkler için kutsal yer
neresidir ne olur O yüzden Devleti
bölerek yöneteceğim doğu ve batı olarak
yöneteceğiz şimdi o zaman Düşün bakın
Güneş nereden doğuyor dedim doğudan
doğuyor o zaman neresi kutsal Doğu
kutsal o zaman doğru kim yönetir Hakan
aynı zamanda Batı Peki kime vereceğiz
tabi Hakan'ın kardeşi veriyoruz Peki
Hakan'ın kardeşine dediğimizde ne
gelecek aklınıza ya bu diyoruz
arkadaşlar
geleceksiniz Yakup bunun en güzel
örneklerinden bir tanesi Devletimiz
işlediğimizde göreceğiz Arkadaşlar şimdi
Doğuyu bunun Kaan yönetirken Batı ise
kardeşi istemi ya
bu yönetmiştir şu Peki bu neye sebep
oluyor soru şu kendi çizilen cevaplayıp
Türk devletlerinde İlk Türk
devletlerinin Merkezi bir otoriteden söz
edebilirim Kesinlikle Söz edemez Çünkü
zaten görmüş bir merkezin yok ama ben
Türkler için şunu söylüyorum Şimdi
arkadaşlar unutuyorsunuz boylar
Birliği'nin
şeklinde kuruluyor Federasyonu diyoruz
bakın ne şeklinde kurulmuş boylar
Birliği Federasyonu ya da biz buna ikili
devlet teşkilatı olarak ne yapacağız
adlandırılacak ağız içişlerinde
arkadaşlar serbest dış işlerinde ise
kime bağlı hakana bağlı Peki düşünseniz
bu sizce pas kavgalarını sebep olmaz mı
istemeyen bu iki gün sonra Devletin
başına geçmek istemez mi İster bu ikili
devlet teşkilatı Türklerde devletin
ömrünün kısa olmasını atmıştır sebep
olmuştur diyoruz Değerli arkadaşlarım
konu biterken neleri gördük Avrasya ilk
Türk izlerini gördük Türk kültür ve en
yeni gördük işte araba polis yola Karasu
kadar ve andronova gibi kültürleri
işledik bu kültürlerin yanı sıra
boylardan devlete oluşacak
teşkilatlanmanın oguş kuyruk Daha
sonrasında boy budun ve arkadaşlar yine
Ya da eli gördük yani devlet gördük
Türkler Demek ki Teşkilatı yapısında ön
plana attılar her zaman çıkmışlardır
bunu hiçbir zaman ne yapmayacağız bu
unutmayacağım ve unutmayın Türkler de
hiçbir zaman arkadaşlar çok eşlilik ne
yapılmaz görünmez Evet bunları görüşürüz
hala arkadaşlar Peki yorumlarınızı Tabii
ki torunun uçağı zaman ne yaptı önemsiz
ilk adımımız bu video yararlı oğlu
ikinci anımız ise bize öneri ve tavsiyem
var mı 3. adamızda ise ödülü soruyu
Bulabildin mi Son olarak ise videoya
like atmayı yapma bunu unutma Şimdi
değerli arkadaşlar sizin için mükemmel
bir ödülü sorgulama o cevap ver yorum
kısmına bekliyorum Kendinize çok iyi
bakın hoşçakalın İyi çalışmalar var
[Müzik]

Baba şunu aç Baba bir otursana

Merhaba bu videoda Fransız Devrimi hakkında konuşacağız.
Bu devrimi önemli kılan özellik ise
Amerikan Devrimi'nde olduğu gibi bir krallıktan kopup bağımsızlığın ilan edilmesinin  yanı sıra,
krallık merkezinde bulunan monarşinin yok edilmiş olmasıdır.
Bu devrimin başka bir önemiyse
Avrupa'da krallıklara karşı yapılan ilk ayaklanma olmasıdır,
yani temelindeki düşünce açısından bir ilktir.
Monarşiye karşı olma fikri bu devrimde değil,
Amerika'nın bağımsızlığı sırasında ortaya çıkmıştır.
Sonrasındaysa kralların gerekliliği ve monarşi sistemi sorgulanmaya başlamıştır.
Zaten bu düşünceyle ilerlenmiş olması bu devrimi diğer ayaklanmalardan ayırmaktadır.
Bu düşünce sistemi ve Fransız Devrimi ortaya çıktığında Fransa'nın nasıl olduğuna bakalım,
tarih 1789.
Öncelikle Fransa'nın fakir olduğunu belirtmeliyim.
Tabii eğer Fransa kralı 16. Louis'ye  ya da
karısı Marie Antoinette'e ve
onların giyimlerine baksaydınız bunu söyleyemezdiniz.
Kesinlikle fakir görünmüyorlardı,
hatta kocaman bir saray olan Versailles Sarayı'nda yaşıyorlardı
ve yaşam koşulları başka birçok krallıktakinden çok daha iyiydi.
Bahsi geçen saray, zamanında Paris'in 20 -30 kilometre uzağında bir kasabaydı,
şimdiyse Paris'in hemen dışında diyebiliriz.
Sonuçta Fransız kralı fakir görünmese de Fransız devleti fakirdi.
Tabii fakir derken borç altında demeye çalışıyorum.
İki büyük askeri olaya karışmışlardı.Bunlardan biri Amerikan Devrimi'ydi.
Devrimcileri desteklemişlerdir çünkü düşmanları olan
Büyük Britanya'ya problem yaşatmak ve
toprak kaybetmelerine neden olmak istemişlerdi.
Fransa bu yüzden Amerika'ya yüksek miktarda askeri malzeme göndermişti.
Ve tahmin edebileceğiniz üzere bu ucuz bir iş değildi,
çünkü bu yardımı Atlantik Okyanusu üzerinden yapmak gerçekten yüklü bir maliyet demekti.
İkinci yüklü borcun kaynağı ise Amerikan Devrimi'nden
daha da öncelere uzanmaktadır.
1763'te biten Yedi Yıl Savaşları'nda başlayan
bu yardım Fransız Devleti'nin finansal kaynaklarını eritmiştir.
Yedi yıl Savaşları'nı bilmeyenlere bu savaşı kısaca özetleyeyim:
Bu savaşta Fransızlar ve İngilizler müttefikleriyle beraber
birbirlerine yedi yıl boyunca
envai çeşit yöntemlerle saldırdılar ve tam bir sonuca ulaşamadılar..
Fransa ve Hindistan savaşı bu Yedi Yıl Savaşları'nın bir parçasıdır
ancak bu savaşlar bütün Avrupa'yı kapsamaktadır.
Sonuçta Fransa bu savaşa katıldığı için
Amerikan Devrimi'ne kadar Amerika'ya yaptığı yardımlar sonucunda
ekonomisine büyük bir darbe almış ve halkını açlıktan kırmıştır.
Bu arada Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.
Yeterli tahıl olmadığından insanlar yemek için ekmek yapamaz hale gelmişlerdi
ve açlıktan ölme noktasında olduklarından dolayı yönetimden fevkalade  mutsuzdular.
Ve bunun üzerine bir de kralların ve hatta soyluların
gerçekten rahat ve saadet dolu bir yaşam yaşadığını
gören halk çıldırma noktasına gelmişti.
Bildiğiniz gibi soylular da sadece aileleri sayesinde toprak ve
para mirasına sahip olan insanlardı
ve krallar gibi giyinip, onlar gibi yerlerde yaşarlardı.
Eğer siz de bu devrimi yapan köylüler gibi,
asillerin bütün işlerini yapmanıza ve tüm hasadınızı
vergi olarak vermenize rağmen
sizin açlığınızı umursamayan ve vergi vermeyen insanların altında yaşasaydınız,
bu insanları bir nevi parazit olarak değerlendirirdiniz.
Haliyle de köylüler bu durumdan rahatsızdı.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların
demokratik düşünce hakkında konuşmaları da bardağı taşıran son damla olmuştu.
Böyle topluca bir harekete ilk örnek Amerikan Devrimi'dir.
Bu harekette de Fransız Devrimi'nde olduğu gibi aydınlar
"belki krallara ihtiyacımız yoktur" ve "belki iyi olmak için din adamlarına da ihtiyacımız yoktur,
belki kendi kendimizi kontrol edebiliriz" fikirlerine ulaştılar.
Amerikan Devrimi'nde ilk kez "krallara ihtiyacımız yok biz kendimizi yönetebiliriz" fikri ortaya çıktı.
Bu düşünce o dönemde git gide yayılıyordu.
Ancak bence buradaki en önemli faktör halkın aç olmasıdır.
İnsanlar gerçekten aç olduklarında inanılmaz şeyler yapabilirler.
Aslında açlık bu devrimi aslen iten güçtür ve her fikirden çok daha güçlüdür.
Fransa Devleti finansal kriz içindeydi.
Bu yüzden bir toplantı yapıldı; Fransa'daki büyük güçler
acilen konuyu görüşüp, bazı problemleri çözmeye yönelik çalışmalar yaptılar.
Fransa'nın asıl problemi olan açlığı çözebilmek için tartışıyorlardı.
Bu çözümü bulmak için Genel Meclis kuruldu ki
bu da Fransa'nın üç temel sosyal sınıfının toplanması gibi yorumlanabilir.
Bu sınıflar nelerdir? İlki ruhban sınıfı,
ikincisi soylular ve üçüncüsü de geriye kalan herkesi içeriyordu.
Aslında bu parçalar da Fransa'da güç dağılımının ne kadar dengesiz olduğunu gösteriyor.
Bunların her biri bir grup ve birbirlerine karşı oy verebilirler,
ancak ruhban sınıfı nüfusun
sadece %0.5'ini,
soylular nüfusun  %1.5'ini
ve geriye kalanlar da %98'ini oluşturuyordu.
Dahası şu kısım,
şu kısımla aynı oya sahipti ve şu kısım verginin çoğunu ödemek zorundaydı.
Onlar tüm işi yapan, Fransa'yı zenginleştiren ve hatta savaşlarda ölen insanlardı.
Fakat bu kişiler az sayıda olmalarına rağmen
halkın kalanından daha fazla siyasi güce sahiplerdi.
Bu üç grubun temsilcileri Versay Sarayı'nda bu ekonomik
sorunu çözmek için toplandılar.
Tabi, üçüncü kısımdaki insanlar şu anki durumdan dolayı kızgınlardı.
Fransa'nın yakın tarihinde tüm yükü üstlendikleri
ve buna rağmen diğer kısımların vergilerini bile
vermedikleri gerçeği onları çileden çıkarıyordu.
Hatta üzerlerine daha da fazla bir vergi yükü konulacağından
ve kral, soylular ve ruhbanların hiçbir
şekilde fedakarlık yapmayacağından korkuyorlardı.
Bu grup zaten kızgın bir şekilde meclise gelmiş ve
bir büyük odada toplanmak istemişlerdi,
çünkü aşağı yukarı 600 temsilcileri vardı.
Bu duruma sadece kralın kendisi izin vermişti, çünkü normalde her kesimden eşit sayıda temsilci olurdu.
Yani şu kısım da şu kısım da aşağı yukarı 300 temsilciye sahipti.
Buradakiler de en sonunda nüfusun %98'i
oldukları için en azından 600 adet temsileri olmasını istediler.
Bu şekilde bile sadece bir yerde toplanıp, temsilci başına bir oy verilmesini sağlamak istemişlerdi.
Fakat bu parçalar, bu fikre karşı çıkıp, her parçaya bir oy düşmesi fikrini savundular
Fakat en sonunda şunlar kaybetti ve hatta üçüncü bir parça
olarak organize olmak zorunda kaldılar ve
bu onları daha da fazla kızdırdı.
Sonrasında bir yerde buluşup, "eğer bizi görmezden gelmeye devam edeceklerse biz de burada toplanırız
ve buraya da Genel Meclis yerine Fransız Meclisi
adını veririz"dediler.Çünkü onlara göre onlar
halkı temsil ediyorlardı ve
États généraux'da ezilmektense Fransa'nın
asıl parlamenter gücü olmayı hak ediyorlardı.
Aslında bu görüş ruhban kesimin ve soylu kesimin bir parçası tarafından takdir gördü.
Tabi ki bu durum kral 16. Louis'yi rahatsız etti,
çünkü önceden bir diktatör olan Louis
şimdi alelacele yaratılan bir meclisin
bu durumdan yararlanıp onun kararlarına zıt düşen kararlar almasını istemiyordu.
Bu durumdan faydalanıp Fransız Meclisi'ni kuran topluluğun
onun gücüne sahip olma
ihtimali kesinlikle onu mutlu etmemişti.
Bu yüzden bir ara, Louis meclisin toplandığı odayı
"tadilat yapılacak" bahanesiyle kilitleyip,
bu meclise an itibariyle toplanamayacaklarını söyledi.
Bu Louis'nin bu duruma karşı çıkışıydı.
Açık bir şekilde Fransız Meclisi'nin toplanmasına izin vermeyeceğini
gösteren kral 16. Louis,
bununla kalmayıp toplantının yapılacağı odaya bile girişi yasaklamıştı.
Kralın bu davranışı kesinlikle bu insanları mutlu etmedi.
Halk aç gezerken bu kesim müsrifçe harcamalar yapıyordu.
Hatta Louis'nin bu kararından sonra yine bu kesim ile aynı odada oy vermediler, veremediler,
sonrasında kendi odalarında oy birliğiyle kendilerini
Fransa halkının temsilcileri ilan ettiklerinde ise
kral odalarını kapattı.
Bu durum sonunda Versailles'daki kapalı bir tenis kortuna gittiler.
Burada bunun bir resmi var;
bu kapalı bir tenis kortu.
Bu yer Versailles Sarayı'nda ve aslında küçük kesimin ne kadar rahat yaşadıklarının bir göstergesi.
Burada toplanan temsilciler Fransa'nın Meclisi olduklarının
kabulünün yanı sıra Fransa'ya
bir anayasa çıkana kadar durmayacaklarına dair yemin ettiler.
Sonrasında da bir ulusal meclis olmaktan, anayasa hazırlayan bir meclise dönüştüler.
Fransa için anayasa.
Bu grup daha önce söylediğim gibi ruhban ve
soylu sınıflarının bir kısmından da destek almaya başladı
ve en sonunda 16. Louis durumun vahametini fark etti.
Zaten kızgın olan insanlara olan müdahalesinin onları
daha da çok kızdırıyor ve onların daha büyük
sorunlar çıkarmalarına neden oluyordu.
Bu yüzden 16. Louis şu anki finansal problemin
kritikliğini neden göstererek gücünü halka verirmiş gibi yaptı.
Sonuçta bu meclisin tekrar toplanmasına izin verdi.
Fakat tüm bunlar olurken insanlar, askeri birliklerin Paris'e geldiklerini fark etmeye başladılar.
Bunlar kesinlikle kral tarafından gönderilmişdi.
Ve bu ordudaki birçok asker, ordunun Fransız ordusu  olmasına rağmen  Fransız kökenli değillerdi,
yani bir  isyanı bastırmak için ideal türden askerlerdi.
Tabii ki bu askerler Fransız Meclisi'ni dağıtabilecekti.
Sonuç olarak askerlerin yaklaşması insanları endişelendirdi.
Bu da yetmezmiş gibi 16. Louis'nin finansal danışmanı
Jacques Necker'in de bu üçüncü kesimin
ekonomik  fikirlerini doğru bulması
kralın işini daha da çok zorlaştırdı.
.
Bu danışmanın krala "harcamalarınızı daha mantıklı
bir şekilde yaparsanız ve paranızı  israf etmeseniz daha iyi bir şey yapmış olursunuz"
demesi de bardağı taşıran son damla oldu  ve danışmanıyla konuşmak yerine onu işten attı.
Şimdi tüm bu olayları birlikte düşünelim. Askerler Paris'e geliyor,
Anayasa'nın oluşturulmasına yönelik bir adım
atılıyor
ve 16. Louis finansal danışmanını kovmuş,
insanlar da açlıktan ölüyorlar.
Paris'teki halk bunun üzerine kralın onları tekrar
susturmaya ve durdurmaya çalıştığını anlıyorlar
ve silahlanmaları  gerektiğine karar veriyorlardı.
Bu nedenle Bastille'e gidiyorlar.
Bu da Bastille'in bir resmi.
Bastille politik tutukluların bulundukları yer olması ile ünlü.
Sonuçta bu kızgın güruh, mevzu-u bahis tutukluları hapisten  çıkarıyorlar.
Ancak aslında Bastille'de sadece yedi tutuklu var.
Yani orada binlerce politik tutuklu hapisten kaçırılamadı.
Bastille isyancılar için bulundurduğu silahlar açısından özellikle önemliydi.Burada büyük bir cephanelik olduğunu biliyorlardı.
Yani Bastille'e gitmeleri artık askerlere karşı çıkabilecekleri anlamına geliyordu.
Fakat bu hareket aslında Fransız Devrimi'ndeki asıl karmaşanın başlangıcına sebebiyet vermiştir.
Yıllar geçtikçe başlayan bu kaosun daha da kötüye gittiğini göreceğiz.
Hatta Amerikan Devrimi'nden çok daha kötü katliamlar ortaya çıkmıştır.
Çünkü bu devrim sırasında şehirlerde olan olaylar ve Fransızların birbirlerine yaptıkları gerçekten barbarcaydı.
Bunu görebileceğimiz ilk örneklerden biri de Bastille valisidir.
Bu adam
öncelikle askerlerin saldırısına yol açmış,
ancak en sonunda bir ateşkese varmak istemiştir,
çünkü gerçekten  çok kişi ölmüştür.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.
Bununla da kalmayıp, Paris valisine gidip onu da vurmuşlardır.
Yani kısacası olaylar gittikçe kontrolden çıkıyordu.
Fakat insanlar Bastille'deki bu olayı genellikle Fransız  Devrimi'nin en önemli olaylarından biri olarak görürler.  Bu yüzden günümüzde bile Bastille Günü kutlanır.
Bu gün
14 Temmuz 1789'dur.
Olayların gelişme hızını anlamanız için, Genel Meclis'in Mayıs'ta toplandığını söylememde yarar var.
Mayıs, temmuz.
Tenis kortundaki toplantı Haziran'daydı ve söylediğim gibi Bastille'e giriş de Temmuz'daydı.
Şimdi de Ağustos'a geçelim.
Bu sırada bu milli meclis Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nin
kendilerine uyarlanmış bir versiyonunu imzalamışlardı.
Bu devir gerçekten bir devrim çağıymış.
İlan ettikleri şey İnsan ve Vatandaş Hakları Deklarasyonu
adını almıştı
ve Amerika'daki bildirgenin bir benzeriydi.
Genel olarak bu bildirge her şeyi şu felsefi soruya göre yorumluyordu;
"Özgürlük, yaşam ve mutluluk arayışı nedir?"
Şu an Amerikan Devrimi'nden sözler kullanıyorum,
ancak zaten bu da Fransızların versiyonu.
Sonuçta bir anayasa çıkartmadılar.
Bu  onlara göre herhangi bir ülke veya anayasada bulunması gereken fikirler bütünüydü.
Burada bu videoyu bitireceğim.Bu videoda Fransız Devrimi'ne başladık ve ileriki videolarda göreceğimiz gibi bu devrim gittikçe daha da kanlı ve daha karışık hale gelecek.
En sonunda bile insanlara haklarını vermek konusunda iyi bir şekilde bitirmediklerini söyleyebilirim.

Merhaba yine ben ben Artur pator Ama siz
bana Art diyebilirsiniz ya da artist
şimdi sanat tarihinde bir yolculuk
yapacağız başrolde ben varım ve Evet Bir
de
el Peki geri kalanım
nerede bütün dünyadan insanlar
seyrediyor ve ben be parmaklı a solisti
bekliyorum Evet güzel neyse tamam bu
daha iyi oldu Akdeniz Rüzgarı da pek
güzelmiş ha Evet bugün Yunan ve r
döneminden
bahsedeceğiz geometriyi sanata
dönüştürmek T de mi aklınıza Yunanlılar
gelsin milattan önce 1700 yıllara arası
Yunan sanatının geometrik dönemi olarak
tanımlanır Ee Çünkü bu dönemde yapılan
çömlekler geometrik desenlidir de ondan
basit geometrik tasarımlar çömleği
çevreleyen tekrar motiflere
dönüştürülerek uygulanır daha sonra
insan ve hayvanları sembolize eden soyut
figürler de görülmeye başlanmıştır
çömlekler zeytinyağı ve şarap depolamak
için yemek içmek için atletik
müsabakalarda kupa olarak Hatta mezar
taşı olarak bile kullanılırdı hiç
oyalanma hop
çana Şaka yaptım çıkarın beni he
çıkarın
Hey Arkaik dönemde figürlerin daha
gerçekçi portreleri çizilmeye
başlandı Yunanlılar mısırlılardan mermer
heykellerin ensesine saç motifi yaparak
heykellerin boyun bölgesini
güçlendirmeyi öğrendi bacaklar duruşunu
da dengeyi arttıracak şekilde aralamaya
öğrendiler
çok fazla denge erkek heykellere korus
kadın heykellere Kore
denirdi Yunan çömlekleri de değişime
uğradı çok popüler olan siyah figür adlı
çömlek tekniğini geliştirdiler Burada
kırmızı çömlek üzerine siyah figürler
betimliyor lardı Daha sonra ise başka
bir popüler tarz yaratmak için tam
tersini yaptılar Buna da kırmızı figür
deniyordu Burada da siyah üzerine
kırmızı figürler vardı kırmızı mı siyah
mı Hangisi beni daha zayıf göster
o dönemde Yunanistan pek de mutlu
değildi birkaç Yunan şehir Devleti vardı
Atina ve Sparta en büyük iki şehir
devletiydi ve sık sık birbiriyle savaşır
lardı ta ki milattan önce 480 perslerin
saldırısına uğrayana kadar o zaman
aralarındaki sorunları bir süreliğine
kenara koyup birleştiler beraber İşgalci
persleri yenmeyi başardılar ancak Aa
büyük hasar almıştı onlar yeniden inş
başladılar Pers İmparatorluğu'nu yenmiş
olmanın verdiği özgüvenle Yunanlılar
Klasik dönemde denilen altın Çağa
girdiler perikles Atina'nın lideri
akropolisi tapınakların yeniden inşa
edilmesi emrini verdi ünlü heykel tıraş
fidias partenon yeniden dekore etti
partenon Atina'nın kurucu tanrıçası
athena'ya ithaf edilmiş bir
tapınaktır klasik heykeller daha
gerçekçi ve daha idealist olmaya başladı
polykleitos gibi heykel tıraşlar insan
vücudunun matematiksel olarak mükemmel
oranını yakalamaya
çalıştı kontrapost gibi duruşlar
kullanılarak heykellerin duruşları daha
gerçekçi yapılmaya başlandı kontrapost
omuzlara ve kalçaya doğru eğim açısı
verilerek vücuda şık dengeli bir duruş
vermeyi sağlıyordu Yunan sanatçılar
başın vücuda oranını kullanarak
kadınların da erkeklerin de boylarının
kafalarının yaklaşık 6,5 7 katı olduğunu
keşfetti vücudu bir bir bu5 kafa kadar
daha büyük gösterdiklerinde ise bu
oranın göze daha hoş geldiğini fark
ettiler bugün bile çizgi roman
sanatçıları bu idealleştirilmiş oranları
kullanarak süper kahraman çiziyorlar
artman
işte milattan önce 336 da Büyük İskender
devletin sınırlarını Mısır'dan Hindistan
sınırına Kadar genişletti Büyük
İskender'in ölümü klasik dönemi sona
erdirdi Helenistik dönemde hala
inanılmaz gerçekçi heykeller
yapılıyordu ama şimdi daha fazla duygu
ve daha fazla hareket vardı Zavallı
lakun ve dev yılanlar tarafından boğulan
iki oğlu gibi bu lakuna tanrının verdiği
bir cezayı praksiteles erkekleri çıplak
kadınları giysili betimleme geleneğini
yıkarak knidos afroditinin ilk çıplak
kadın heykelini yapmış bu en çok kopyası
yapılan Yunan Heykeli
olmuş Romalılar bu imparatorluk denen
olayı sevdiler ve milattan önce
24'te Yunanistan'ı ele geçirdiler ve
daha sonra Yunan kültürüne
bayıldılar Yunan heykellerini
resimlerini mimarisini taklit ettiler
Hatta Yunan tanrılarını bile aldılar ama
tabii onlara yeni isimler verdiler Zeus
işte sana Jüpiter posyon işte ikizin
Neptün Afrodit venüsle tanış Romalılar
Gerçek insan büstleri yapmayı tercih
ediyordu ideali aramak yerine
gerçekliğini yansıtmayı seçtiler ve bu
işe
yaradı Romalılar sanatı aynı zamanda
Propaganda amaçlı politik figürleri
desteklemek için de kullandı İmparator
Augustus askerlerinin zırhların kendini
genç ve güçlü bir askeri lider olarak
gösteren işlemeler yaptırdı oysa o
sırada bayağı yaşlıydı Hani bazı
insanların profil resimleri var ya Öyle
işte Dikili taşlar taşa kazılmış Bir
film senaryosu gibiydi Roma savaşların
lının en seçkin sahneleri Bu taşa
kazanırdı Romalı Mimarlar kubbe ve kemer
yapımında ustalaşmış kemerler köprü ve
Su Kemeri yapımında müthiş bir yenilik
kubbeler büyük resmi binaların sembolü
oldu Batı mimarisinin en fazla ilham
aldığı bina olan panteon bu kubbeli
binalardır Roma İmparatorluğunun
genişlemesi Yunan ve Roma fikirlerini
Avrupa'nın dışına taşıdı bu fikirler
bugünkü Avrupa kültürünün temeli olduğu
yani batı kültürünün bugün hala anti
Yunan ve Roma fikirleri bize ilham
veriyor
[Müzik]

bu Merhaba louvre Müzesi'nin en
kalabalık odasında yız kalabalık
olmasının oldukça geçerli bir sebebi var
bu odada Leonardo Da Vinci'nin Mona Lisa
tablosu yer alıyor Mona Lisa'nın
dünyadaki en meşhur tablo olduğunu
söyleyebiliriz Biz meşhur olansa Mona
Lisa'nın Gülümsemesi Tabii ki Ancak Mona
Lisa'nın o an ne hissettiğini
gülümsemesine bakarak anlamak oldukça
zor bu gülümse mi belli belirsiz bir
gülümseme mi bu gizemli gülümseme
sayesinde tabloyu inceleyen lerin Mona
lisa'yı istedikleri gibi yorumlama
şansına sahip olduklarını da
söyleyebiliriz Biz Örneğin sıkma Android
Mona Lisa'nın gülümsemesinde hem Anaç
hem de çapkın bir ifade olduğunu dile
getirmiştir
mi Evet bu gülümsemenin bu iki ifadeyi
de barındırdığını söyleyebiliriz bu
portre floransalı bir tüccarın eşinin
portresi insanlar bu tablonun önünde
fotoğraf çekmek için adeta birbirleriyle
yarışıyorlar rönesans döneminde bu tarz
portreleri sadece seçkin insanlar
yaptırabiliyor dubu portreleri yaptırmak
oldukça pahalıydı gerçeği yakın bir
portre olabilmesi için ressamın
karşısında uzun uzun poz vermek gerekir
dibi pahalı oldukları için de ancak
kraliçeler kurallar ve asiller
portrelerini yaptırabilirler
o ronesans döneminde Tüccar sınıfa
güçlenmiş tib varlıklı bir tüccarın
eşinin portresini yapması için Leonardo
you görevlendirmiş olması düz carların
bankacıların ve benzeri işlerle
uğraşanların Rönesans Dönemi'nde ne
kadar büyük paralar kazandıklarını
gösteriyorum Özellikle de Rönesans
Dönemi'nde ekonomik bir Merkez haline
gelen floransa'da bu portreyi yaptıran
tüccarın kumaş ticareti yaptığını
biliyoruz
ve bu tabloda birçok yeniliğe Tanık
oluyoruz Bunlardan biri yarım portre
portreler o dönemde genellikle Biz
şeklinde yani göğüsten yukarısını resmi
edecek şekilde yapılırdı Mona Lisa
tablosuna baktığımızda portrenin oldukça
etkileyici yepyeni bir halini görüyoruz
sanat bir portreyi düşünecek olursak
figürün göğüsten yukarısını profilden
görürüz bu portrelerde oldukça durgun
resmi ve biraz da ciddi bir duruş
resmedilir ve Leonardo ise Mona lisa'yı
profilden resmetmek yerine başı bize
dönük halde omuzları da hafifçe bizden
tarafa doğru konumlandırılmış olarak
resmetmiş elleri de portre dahil ettiği
için karşımızdaki figür çok daha doğal
görünüyor Hani karşısına geçip sohbet et
bu etmişiz gibi hissediyoruz bu tipte
belli bir arka planın olduğu ve ellerin
göründüğü portreler Kuzey Rönesans'ın da
karşılaşılan portreler dedi ama o
dönemde İtalya'da Rafael ve pek çok
diğer sanatçı etkisi altına alacak yeni
bir yöntemdir tablonun bir diğer
özelliği Leonardo nun bu portreyi
resmederken sumat olarak bilinen bir
tekniği kullanması sfumato duman gibi
havaya karışık yok olmak anlamına gelir
ve resimde gizemli ve dumanlı bir
havanın yaratılmasını sağlar sfumato
tekniği Rönesans'ın ilk dönemlerindeki
tablolarda sıkça rastlanan Keskin
hatları ortadan kaldırır resmimi
atmosferik bir özellik kadar figürü
sanki karanlığın içinden belirmiş gibi
görünür Bu sayede Resimde bir
en büyük duygusu hissedilir bir Mona
Lisa'nın verandada bir sandalyede
oturduğunu görüyoruz ve iki yanında bir
sütunun gayesine benzeyen yapılar var
Bir resmin kesilip kesilmediğini Yani
orijinalinde bu sütunların tam halinin
olup olmadığını bilmiyoruz
var Ancak bu resmin ilk çizimlerinde bu
sütunları görmek mümkün
de bu tabloya dair çözemediğimiz pek çok
şey var Bu tablo sipariş üzerine
yapılmıştı buna rağmen Leonardo tabloyu
kendine saklamış ve tabloyu Sipariş eden
kişiye vermemiş Leonardo daha sonra
Fransa'ya taşındığında resmi de
beraberinde götürmüş tablonun bugün
louvre Müzesi'nde olmasının sebebi de bu
sormamız gereken sorulardan bir diğeri
Bu tabloyu bu kadar meşhur yapar şey Ne
oldu bu tablo bana yine belli belirsiz
bir ifadeye sahip ve gizemli bir başka
Kadının resmedildiği tablolardan biri
olan ve bundan neredeyse yüz yıl sonra
fermare tarafından yapılan inci küpeli
kız tablosu hatırlatıyor genelde içecek
olursak gizemli kadınların resmedildiği
tabloların hayranlık uyandırdığını
söyleyebiliriz bu tablonun bu kadar
önlenmesinin sebeplerin
ve bu olmalı at abi şunu da unutmamak
gerek bir şey meşhur olduktan sonra
ününe ün katmaya devam eder Mona Lisa
1911'de çalınmıştı dünya basınının da
dikkatini çeken bu olay tablonun önünü
arttırdım Arsel Düşünen ve Andy warhol
gibi birçok sanatçı da Mona lisa'yı
eserlerine konu etti schilke serin nasıl
ortaya çıktığını düşünürsek Bu resmin
önü daha da çarpıcı görünüyor
başlangıçta bir adamın eşi için yapılmış
olan bu portre Muhtemelen sadece o Evde
yaşayanlar ya da o evi ziyaret edenler
tarafından görülecek tip portreyi
Sipariş eden adam belki çocuklarının
doğumunu ya da yeni aldıkları evi
kutlamak için eşine hediye olarak Bu
portreyi sipariş etmişti Ancak şu anda
bu portre çok büyük bir galeride
bulunuyor Ve etrafında yüzlerce insan
var bu
ve Herşey hattâ milyonlarca kopyası var
Leonardo nun zamanında Belki de küçük
bir sipariş olarak gördüğü bu tablo
şaşırtıcı bir üne sahip bugün Hoşçakalın
[Müzik]
o

e herkese selamlar herkese Merhabalar
arkadaşlar 8'inci sınıf öğrencileri
artık lise geçtiniz hepiniz hoşgeldiniz
biliyorsunuz ki bunun öncesinde sosyal
bilimler dersi geçmekteydi Ama artık biz
bu branşların hepsini tek tek
değiştirdik Coğrafya Tarih felsefe gibi
branşlara ayrıldığı tarih anlamında
Tonguç Tabii ki sizi yalnız bırakmayacak
her zaman yine olduğu gibi her zaman
yanınızda olacağız değerli arkadaşlar
Peki tarih dediğimizde ne alacak
hafızayı öğreneceksiniz geçmişte
yaptığımız hatalardan nasıl ders
çıkarmamız gerektiğini devletler
arasındaki çatışmaları tek tek ele
alacağız güzel şekilde eğlenceli şekilde
bunlara başlayacağız değerli arkadaşlar
Peki tarih ve zamanın içinde neler
öğreneceğiz
insanlığın hafızası tarihi göreceksiniz
Tabiki bunun öncesinde hemen bir
ödevlendirme yapacağım 0'dan 9'a tarih
konu anlatımlı soru bankası Biz bugün
neler işleyeceğiz Değerli arkadaşlarım
niye
sürpriz 1 ünite tarih ve zaman ondan
başlayacağız tarih konusu kapsamı olay
olguyu arıyorum Tarih biliminin diğer
bilim dalları neden Salih konusu yani
sayfa 18'e kadar sorumlu olacaksınız
tonguçburada güzel bir şekilde kitabı
tek tek ele alacak sorularla seni ne
yapacağım destekleyecek ve böylece de
pekiştirici sağlamış olacaksın Şimdi
Değerli arkadaşlarım insanın hafızası
tarih diyeceğiz Ne yapıyoruz ilk s
cihazına girdik ve geleceğe doğru yola
çıkacağız bakın tarihinde bizi insanlar
bağlılığını hazırlamış yok ki
sabırsızlanıyoruz risk kesmeden
başlayalım yiyeceğiz
şimdi tarih ne olmuş bana bir soru
sormuş demiş ki Tonguç diyor ki tarih
nedir Ben de onu diyorum ki tarih
toplumların başından geçen olayları ne
göstermesi lazım yer ve ne gösterecek
zam ne gösterecek yer ve zaman
göstererek
belgelere dayalı bir biçimde anlatan
bunların sebep ve sonuçlarını birbiriyle
olan ilişkilerini
objektif olarak ele alan sosyal bir
bilim şimdi buradan nasıl bir şey
düşüneceksiniz hemen aklımıza şu gelecek
bir şeyin tarih olabilmesi için neye
ihtiyaç duymam lazım insana ihtiyaç
duymam gerekiyor yine tarih Arkadaşlar
en önemli unsurlarına bakın kelime
Detaylara dikkat etmenizi istiyor
birşeyin tarihi olabilmesi için yer ve
zamana ihtiyacım var Aynı zamanda benim
Bunları ne yapmam lazım bel gelemem
gerekiyor ve birbirleriyle olan
ilişkilerini objektif bir şekilde ne
yapmam lazım ele alan sosyal bir bilinir
yani saniye özellikleri var tarihi
özellikleri nedir zaten Eğer mutluysanız
tarih bir bilim dedi ama Tarihte deney
beni yapamazsınız arkadaşlar gözlem
yapılamaz Neden Çünkü tarih tekrar e bu
şöyle düşünün ya İstanbul'un fethinde
Fatih Sultan Mehmet'e ya bir kere daha
kalsan da İstanbul'un fethini
gerçekleştirir Sen diyebilir misiniz
diyemem o yüzden de geçmişi yansıttığı
için nelere duymak zorundadır belgelerle
bunu kanıtlamak gerekiyor derin
yapabilir miyiz o zaman dene yapamadım
kesinlik var mıdır Hayır kesinlik yoktur
Daha önce bulduğum belgeler yeni
belgeleri ortaya çıkarak eski ne
yapabilir değiştirebilir O yüzden de ki
sinek ibaresinden hiçbir zaman ne
yapacağız söz edemez tarihi devirler
geçse de insanlar her zaman tarihi
ihtiyaç duymuştur tarihin birçok
devrinde yaşayan önemli bilim insanları
da tarihle ilgili yorum yapacaklar antik
kilo doğru yola çıkacağız önemli tarih
hikayesinin babası diye adlandırdığı bir
adam var kimdir dersem herhalde
oturuyorsunuz arkadaşlar hemen yazalım
kimmiş herodot Benimle ilgili daha
doğrusu tarihle ilgili bana bir şey
söylüyorum Salih insan o insan
topluluklarının başlarından geçenleri
kaydetme yolunu edilen bilgidir Yani
insanın hafızasında diyor Evet Daha
sonrasında Müslüman bir abimiz var Kim
diyeceğiz buna İbni Haldun olarak ele
alacaksınız bakın kim diyorum İbni
Haldun diyeceksin Hemen yazalım onu da
iple kim diyoruz Haldun dedi ki İbni
Haldun Peki tarihle ilgili ne diyor
arkadaşlar Salih gerçeği araştırma ve
olayların sebeplerini bu ortaya
koymaktır olayların ilkeleri incedir
nitelik ve sebepleri hakkındaki bilgi
Derindir yani tarihi incelemek
insanların geçmişine doğru yola
çıkmaktır diyor bana İbni aldın abimiz
sonrasında geldiğim zaman yabancılara
bakıyorum rapor Torrent 2790 5886
yılında yaşamış önemli bir tarihçi tarih
Hakikatte meydana gelmiş olaylarla
ilgilidir
bu ve olduğu belgelerde saklıdır ve
gerçek ancak belgenin eleştirisiyle
ortaya çıkar belge Yoksa da tarihte
yoktur yani Tarihin olabilmesi için
belgeler her zaman önemlidir Daha
sonrasında Edward Kağıt ise şu
söyleyecek tarih tarihiyle olgular
arasında kesintisiz karşılıklı bir
etkileşim süreci bugün ve geçmiş
arasında bitmez bir diyalogdur Yani
bugün de yaşadığım olaylar Geçmişte
yaşadığım olayları ne yapabilir diyor
benzerlik gösterebilir diyecek erpor
kart bu anladı gelelim Ahmet Cevdet Paşa
mız ne diyecek tarih bir olayın sadece
filan tarihte olduğunu bilmektir
geçmişte meydana gelen olayları
değerlendirmek ve bu olaylardan ders
almaktır diyor yani şöyle düşün
arkadaşınıza bir tartışma yaşadınız ve
bu konu hakkında küstünüz tekrardan aynı
şeyin olmasını ister misiniz istemezsin
O başka arkadaşınızı aynı olay yaşadınız
derslik Evet ben bunu daha önce
yaşamıştım ve bundan da ders aldım
diyerek sana Işık tutar tarih diyor
Ahmet Cevdet Paşa tarihlerin Kutbu
tarihin babası diye adlandırdığımız
insanlardan birisi Halil İnalcık ne
diyecek gerçek bir tarih için kaynaklara
gitmek kaynakları i tenkit edip yani
araştırmak değerlendirmek gerekir oradan
ders almaktır şimdi tarih arkadaşlar
Arapça Eğer Aha fiilinden türek tarih
aya göre vakit tayin etmek bir Olayın
meydana geldi günü ve yılı bunların
rakamla yazılışını birşeyin oluş zamanı
ve olaylar dizisine tespit etmek gibi
çok geniş anlamlara gelmektedir Yunanca
ise istoria ya da Historia kelimesi
anlamında ne yapılır kullanılır
giyeceksiniz değerli arkadaşlar Daha
sonrası tarih Peki hangi konuları
inceler
Orta Asya'da yaşanan o ve kıtlık tarihin
konusu değilken bu doğa olayı
sonucundaki gençler tarihin konusu
olabilir Kısacası tarihin konusu
insandır ve insan olmadı yerde tayt
olmaz Mesela örneklerin nasıl örnek
verelim Orta Asya'da nerede kuraklık
dedik Şimdi değerli arkadaşlar ortasında
kulaklık gerçekleşti bunu hangi branş
inceleyecek Tabii ki coğrafya inceleyip
Benim konum olabilir mi Hayır Çünkü ne
yok karikatürde gördüğünüz için biz Ali
konuşma dedi işte o veremeyecek Yani bir
şeyin tarihi olabilmesi için insana
ihtiyaç ucu baktım buraya ortasında
kulaklık gördüm ama burada insan var mı
hayır yok o zaman bunu bilgilerdir
coğrafya ilgilendirir ama dedi ki Orta
Asya'da kuraklık nedeniyle gerçekleşen
göçler
denir güçlü yapar insan yapar ve bir
tarih konusunda dedi İşte o benim yarın
İyi o zaman demek ki Orta Asya'da
kuraklıktan kaynaklanan göçler ise kimin
konusu olacak tabii ki tarihin konusu ne
yapmaktadır olmaktadır diyeceğiz değerli
arkadaşlar şimdi peki tarih konusunu
ayırırken insanoğlunun meydana getirdi
faaliyetler değişimler ve eserlerdir
bakın siyasi askeri sosyal ekonomik
kültürel dini ve mimari dedim bunları da
bildirim azarız kutunuza gidelim Bakalım
kutumuz da neler var diyeceğiz hemen
şunu bir açalım Ne alaka daşlar
diliyoruz ilk olarak dedim siyasi
Cumhuriyet'in ilanı tarihi konusu oldu
askeri Malazgirt Savaşı bakın Savaş
yapmışım Yine neyin konusu oldu tarihin
konusu oldu sosyal Orta Asya'da Türk
göçleri Sonuçta insan ilgilendirdiği
için yine neyin konusu olacak Salih'in
konusu olacak ekonomik dediğim zaman
sanayi devrimi Çünkü Böylece ekonomiksel
kalkınmadan bahsedecek ve yine tarihsel
konu ve kültürel dediğim zaman yazının
icadından söyleyeceksiniz dini dediğim
zaman İslamiyet'in doğuşu diyoruz mimari
dediğim zaman Sultan Ahmet Camisi Yani
aslında tarih konularını tek tek ne
yapmakta ayırmakta Peki tarihin konusu
ayırırken Bir de tarihin yararlandığı
kaynaklar var mıdır Evet kaynaklar
vardır Peki tarih tek başına bir kaynak
olabilir mi birçok kaynağına atmak
zorunda ihtiyaç duyar şimdi ben bu
kaynakları tarihi bilgiye kaynaklık eden
malzemelerdir Peki bu kaynakları Kaç
Ayrıca mi ki ayrılacaksınız birincil
kaynaklar ve ikinci el kaynaklar
diyeceğiz Yani birinci Lara kaynatıyoruz
olayın geçtiği döneme ait belge ve
buluntular dır atıyorum saniye buldum
ağabey de buldum arkeolojik buluntu uzun
para bulup Bunların hepsi birinciye
kaynak yani o dönemi yansıtan orijinal
nesneler Peki ikinci el kaynaklar neler
olacak
bu geçtiği dönemi yakın ya da o dönemin
kaynaklarından faydalanarak meydana
getirilen eserlerdir Hadi hep birlikte
bir örnek verelim birinci el kaynaklara
Mesela dedim ki roma dönemine ait ne
dedim para dedim şimdi kaçıncı oldu
birinci kaynak oldu Daha sonrasında
dedim ki Tonguç
ne yaptı dedik Roma dönemi ile ilgili
paralar hakkında ne yazdı makale yazdı
ya da Roman yazdı O zaman bakın roma
dönemine ait para arkadaşlar birinci el
kaynak mıydı birinci el kaynattı ama
Tonguç o döneme ait Yani roma dönemine
ait parayla ilgili ne yazdı makale yazdı
ve böylece ikinci el kaynaklı oldu Evet
onunla ilgili yorum yaptı onunla ilgili
herhangi bir eleştiri getirdi O yüzden
de ikinci el kaynak içine yaptı girdi
Peki kaynaklarımı buldum bu aynı zamanda
kaynakları bulur kendi sınıflandırıcı
ağız mı sınıflandırınız Peki kaç sınıf
ayrılacağız 4sınıf ayırıyoruz diyeceğiz
ki sözlü kaynaklar Yazılı kaynaklar
sesli ve görüntülü kaynaklar gerçek eşya
ve nesnelere diyeceğim ya da yazısız
kaynaklar da diyebiliriz bu Hemen
yazalım yazısız kaynaklar olarak da ne
yapabiliriz bu ya biz sözlü kaynaklar
dilden dile yayılmış mesela neler
Efsaneler Best anlar menkıbeler mesela
Siz okula derse giriyorsunuz diyorsunuz
ki hocam Ben bugün tarihten destan
yazacağım tamam sayesinde yazacaksınız
sözlüm olacak söz olacak Sonrasında sen
o sözü şekilde dinleyenler şeyi yazılı
kaynağa dökeceksin Peki yazılı
kaynakları tabletler kitabeler permanlar
ve beratlarda benim Yazılı kaynaklar
içinde ne yapmaktadır yer almaktadır
diyeceğiz Peki sesli ve görüntülü
kaynaklar nelerdir o resimler
fotoğraflar filmler videolar bantlar
vesaire vesaire örneklerde sesli ve
görüntülü kaynağı içine yapmaktadır
girmektedir Peki gerçek eşya ve
nesnelere Ali tarih öncesi devirlerin de
buldun arkeolojik buluntular tarihi eşya
ve nesnelere mesela mezarlar Daha
sonrasında arkadaşlar o döneme ait kap
kacaklar Daha sonrasında kemikler pos
iller gibi eşyalar yazısız kaynaklar ya
da gerçek eşya veya nesneler içine
yapmaktadır girmektedir diyeceksiniz
değerli arkadaşlar Peki tarih tek başına
bir bilim midir Hayır başka birimlerden
ne yapmak zorunda yararlanmak zorunda
yoksa başka birimlerden yararlanamaz sa
tarihi tarih olmaktan ne yapar çıkar
Peki ben hangi bilim dallarından
yararlanacağım hangileri Bana hangi
alanda yardım sağlayacak buna bir Bakın
şimdi ben tarife ilgili araştırma yaptım
ama o bölgeyle ilgili bu test etmem
lazım insanın mekanı karşılıklı
etkileşimi araştıracak bir bilim dalına
ihtiyacım var peki bu bilim dalına ne
diyeceğiz biz çoğrafya yani coğrafya yer
bilimi anlamında bana ne sağlayacak
yarar sağlık 20 tespit ettim örnek
veriyorum Malazgirt Meydan Savaşı Ne
yapacağız inceleyeceğiz şimdi bölgeyi
biliyoruz Artık şimdi bölgeyi bildikten
sonra da ne yapmam lazım elime Diş
fırçasını alacağım bölgeyi kazanmaya
başlayacağız değil mi peki kazanlarında
bana yardım sağlayacak olan bilim dalı
hangisidir dersem Tabii ki arkeoloji
diyeceksiniz kazıbilim ediyorum
arkeoloji de bu anlamda bana sağlayacak
yarasa al sonrasında Peki ben bu savaşın
hangi zaman diliminde hangi olay zamanı
gerçekleştirir Bilmem lazım o anlamda
kimya yarar sağlayacak bana kronoloji
yani kronoloji takvim ve hangi anlamda
yarar sağlayacak zaman anlamında ne yap
bu yarar sağlama sonrasında toprağı
kazmaya başladım devletlerarası yani
bizans'la Büyük Selçuklu arasında
yapılan anlaşmaya denk geldim şimdi
siyasi belgelerin cinsini şekilde
içeriklerini inceleyecek bir bilim dalı
var yani bir ne diyeceksiniz diploması
diyeceğiz Bu da devletler arası
anlaşmalar Ve beratlarını apar
inceleyeceğiz arkadaşlar Kazım Kazım
hazırım
Büyük Selçuklu Devleti'nin arması
rahatsızım Mesela nasıl bir Arma çift
başlı diyebiliriz arkadaşlar Kartal
mesela kimin almasıdır Büyük Selçuklu
Devleti'nin arması olarak ne yapılmakta
bilinmekte çizmeye çalıştım ama tam
anlamıyla beceremedim Şimdi burada bir
araba var Arabayı ne yapmam lazım
incelemem lazım Peki Armağan anlamına
bana yarar sağlayacak bilim dalı hangisi
olacak heraldik diyeceksiniz arkadaşlar
tarihte Devletleri kullandığı armalarını
yapmaktadır incelemektedir sonra toprağı
kazandım o döneme ait kültür Ser
eşyaları hastalık kültürel eşyaları ve o
bölgenin örfünü adetini geleneklerini
rastladık ve o dönemde de bir bilim
dalından yararlanmam lazım Peki bu
anlamda bana yarar sağlayacak bilim dalı
hangisi olacak dersem etnografi
yapmayacaksınız Etnografya dersem de ne
diyorsunuz arkadaşlar kültür bilim
olarak ne yapılmak bilmek sonrasında
gelelim devam edelim neye Denk geliyoruz
antropoloji denk gel kazıdık bir
kafatasının rastladım lık inceleyecek ve
ırkı kültürlerin gelişimine yapar
araştır Bu anlamda antropoloji var şimdi
Ne diyorsunuz kardeşim beni bana öyle
bana ne ver para veriyorsunuz ve
ailenize şimdi ailenizin size para
vermesi için bir yerden para çekmesi
lazım Nereden para çekiyor bankamatikten
çekiyor değil mi bankamatikten bakın
altında şundan gez
bankamatik dedim şimdi yazıyorum diyorum
kim ümüz matik dedim Bakın
farkındaysanız ikisini de dene ile Bitti
matikle bitti bankamatik Mümin var yani
Batı gördüğümde otomatik ne bilimi
diyeceğiz paraları inceleyen bir bilim
Şimdi arkadaşlar toprağa kazıdık bakır
Bir paraya rastladım şimdi bakır dediniz
çok ö değerli bir Madem değil o zaman
demek ki devletin ekonomisi düşük
seviyede toprağa kazıdım Daha sonrasında
hangi parayı rastladım Gümüş hastanın o
zaman devletin ekonomisi bir Tıp iyi bir
kazınıp altın para rastladım o zaman
diyorsunuz ki oo gayet mükemmel bir
ekonomisi var diye de bu anlamda da
yorum ne yapabiliriz yazabiliriz Batı
tarih hocası da bana Adam diyor ki
yasağı iyi olacağız kanka ama bu
tarihçiler Umarım başka birimlerden
yararlanır diyor tarih öncesinde bana
bunu söylemiş ve ben buna Nitekim
birebir Uyudun mu Uyudun Evet tarih
başka birimlerden ne yapmak zorundadır
yararlanmak zorunda Ama bunun yazdığı
yazıyı da ne yapmam lazım incelemem
gerekiyor Peki eski yazıları incele bir
bilim dalına ne diyeceğiz biz dersek
paragraf ya diyeceğiz yazıları alfabeler
ve bunları zaman içindeki değişimlerini
inceler Ama bu hangi dilde konuşuyor
hangi dilde söylüyor bunu bilmem lazım
Peki bu anlamda bana yarar sağlayacak
bilim dalı hangisidir dersem filoloji
diyeceksiniz dinlerin tarihini
gelişimini ve değişimini yapar araştır
sonrasında bir Kitabe rastladım Çünkü
Tabii incelemem lazım bir kitabı anlamda
bana bilgi vermesi lazım bize kim bakın
görüyorsunuz burada bir Kitabe miz var
ki Tabii anlamda bana yardımcı olacak
bilim dalı hangisidir dersem epik Rafi
olarak ne yapılması bilmek Peki neden
sahip Salih beni mi geçmişten günümüze
meydana gelen olay ve olguları
kronolojik bir süreçte ele aldığı için
olay ve olgular arasında neden-sonuç
ilişkilerini ortaya koyar Böylece
bireylerde çok yönlü düşünme yeteneği
gelişir ve bireyler tarihi süreçte
meydana gelen de değil Sürekli algılar
Yani bir nevi Salih benim Hamza ne
olacak evet biletim Benim hafızam olacak
Şimdi arkadaşlar burada tarihi için
önemli bir noktaya geldim şimdi tarihte
bir olay göreceğiz Bir de oldu
göreceksiniz Peki olay nedir dersem oldu
bitti neye getireceğim kısa zamana
getireceksiniz yani arkadaşlar olay
dediğim zaman kısa süren olgu dediğim
zaman da uzun süren bir süreç diyeceğiz
yani toplumun geneline yapacak
etkileyecek olay diyecek tarihte insanı
etkileyen olayların siyasi kültürel
sosyal kısa sürede meydana gelen
gelişmedir olgu ise
tarihte insanlığı etkileyen olayların
ortaya çıkardığı sonuçlara göre Uzun
sürede meydana gelir tarihi olay
biriciktir özgündür tekrar larımız
tarihi olgu ise genel da tekrar edebilir
Şöyle geriye dön bakın burada bir
savaşın karikatür var Pardon Savaş 1.
Kosova Savaşı mı yoksa hiç Kosova mı Ee
bu galiba ağabey Boş ver güzelim boş ver
diyor bak bir savaş var oldu bitti mi
oldu Bitti Ee oldu bittiyse Arkadaşlar
ben bunu deneyeceğim olay diyeceğim Peki
gelelim oldu ya Nasıl örnek verebiliriz
oldu ya da her gayra örnek vereceğim
Kimle yazışıyorsun
ya helva diye bir kız var daha Muhtar
onunla konuşuyorum O da diyor ki
arkadaşı var mı var diyor ve böylece
Türkler arkadaşlar o güzel gizemli kızı
bulabilmek için dünyanın dört bir yanına
göç etmişler hangi göç Kavimler Göçü
Peki göç kısa sürede mi yapılır yoksa
uzun bir zamana ihtiyaç vardır Tabii ki
uzun bir zamana ihtiyaç vardır O yüzden
de arkadaşlar Kavimler Göçü bir olgudur
kısa örnek verelim savaşlar kısa sürüyor
ol ya o yüzden tekrarlanacağı için Olay
Olacak olgu ise uzun süren süreçtir ve
mesela islamiyetin yayılmasını uzun süre
daha sonrasında Anadolu'nun türkleşmesi
uzun süre Malazgirt Meydan Savaşı olay
Daha sonrasında Anadolu'nun türkleşmesi
olgu olarak ne yapacağız ele alacağız
şimdi beraber öğrenelim neler var
birinciye kaynaklara örnek veriniz
biliyorsunuz orjinal nesneler olacaktır
ne diyebiliriz derse
paralar Değil mi arkadaşlar Daha
sonrasında paraların yarısına o döneme
ait kitabeler
mezarlar gibi arkadaşlar Örnek veriniz
Peki ikinci el kaynak deseydim işte
Halil İnalcık Devleti Aliyye kitap
kaçıncı olurdu ikinci açık Osmanlı
devletiyle bir fikir yürütüyor Bu
herhangi bir konu hakkında bilgi veriyor
O yüzden birinci el kaynağı ö değil
ikinci el kaynağı ne yaparız ele alır o
tarihin konusu nedir tarih konusu
değerli arkadaşlar insan ve neyi inceler
insanın
yaşadığı Nehri inceleyecek olayları ne
yapmakta incelemek dediniz Peki Yazılı
kaynaklara örneklerin durdurun videoyu
Kendi kendinize şöyle bir yazılım sizin
yazılı kaynağı nasıl örnek verebilir ben
hemen veriyorum alıp dedim Daha
sonrasında Kitabe dedim
Daha sonra Ferman dedim
Berat dedim bunların hepsini ye
girebilir yazılı belgelerin içeriğinin
ne yapmaktadır girmektedir değerli
arkadaşlar tarihte yolculuğumuza
başladık önce tarihine olduğunu öğrendik
Bu konu hakkında size detaylı bir
şekilde bilgi verdik Şimdi konuyu tekrar
edeceksiniz sıra minimize gelecek
değerli arkadaşlar poluç dinamo 9-sınıf
soru Bankasına geliyoruz konuyu tekrar
ettikten sonra hemen açtım sayfamı ilk
ünitemi buluyorum tarih ve zaman bu
burada sayfa 15'e kadar ki soruların
hepsini bitirmiş oluyorsunuz
sonrasındaki hastalarımızda ise artık
tarihte ne yola çıkacağız takvimler yola
çıkacağız birlikte değerli öğrenciler
fazla sanız Şimdi sizin için çok güzel
bir ödüllü soru bırakacağım ve cevapları
niye bekliyorum Arkadaşlar yorum kısmına
bekliyorum Bir sonraki videoda görüşmek
üzere Kendinize çok iyi bakın hoşçakalın
İyi çalışmalar var
[Müzik]

en gerçekçi Pazartesi okula
gelemeyeceğim mesajları hocam 30 Eylül
dünya çeviri günüymüş evde Çeviri yapmam
lazım Salı günü görüşürüz sınıf
kalabalık olduğu için benim gelmediğim
anlaşılmaz zaten Size iyi dersler hocam
hocam Ne diyeceğim her hafta biz
geliyoruz Bu hafta da siz bize gelin
Annem börek yaptı bekliyoruz Pazartesi
spora başlama kararı aldım Hocam bu
nedenle gelemiyorum sevgiler hocam
Pazartesi günü kendime gelmem gerekiyor
yüzden okula Ancak salı gelebilirim İyi
dersler pazar kahvaltısı uzun sürdü de
annem sofrayı toplamamı istiyor salı
Görüşürüz hocam

bu Tonguç Akademi hepinize Merhaba Bugün
sizlerle beraber 9. sınıf tarihte
ikinciden proje kaderse bakacağız
özellikle burada size böyle
öğretmenlerimizin yazılarda sorabileceği
önemli bilgi vermeye çalışacağım hani
neyi nasıl verebilir Neyi nasıl
karşılaşılabilir bunlarda görmeye
çalışacağız böyle bol bol masalın şöyle
sonra tekrar bir bakın En azından
olabilecek odası bir yazıldı güzel bir
puanımıza fayda sağlar ilk olarak ilk ve
orta çağlarda Türk dünyasına bakalım ve
Avrasya Türk izle Yeni Bir Başlangıç
yapalım şimdi Türk adına tarih boyunca
çok farklı anlamlar verilmiştir Bunun
sebebi ise çok güzel Sadece belli bir
coğrafi de kalmamış olması dünyanın
farklı coğrafi ne Orta Asya'dan göç
etmiş olmasıdır Türk kadını anlamına
baktığımız zaman Çin'in Çin
kaynaklarında buna miğfer adı
verilmektedir Uygurlar güç ve kuvvet
Kaşgarlı Mahmut olgunluk çağı var mı
rateur emek bu
a harfi Ziya Gökalp ise kanun ve nizam
sahibi olarak Türk adını anlamlandırır
biliyor belki öğretmenlerimiz Hani
boşluk doldurma soruları da eşleştirme
soruları da bunları verebilir Bu yüzden
buraya oldukça dikkat etmek zorundasınız
coğrafi az olarak Türkiye kelimesine
Gelecek olursak bakın Türk adı böyleydi
Türkiye kelimesi ise Bizans
kaynaklarında altıncı yüzyılda Orta Asya
için söylenmiştir yine aynı Bizans
kaynaklarında dokuzuncu ve Onuncu
yüzyıllarda volvo'dan Orta Avrupa'ya
kadar uzanan sahaya Türkçe adı
verilmiştir 11 ve 13 yüzyıllar arasında
Mısır ve Suriye Türkiye denirken 12
yüzyıldan itibaren Anadolu artık
kaynaklarda Türkiye olarak geçmektedir
unutmayın tamam mı Mesela Bizans
kaynaklarında altıncı yüzyılda
aşağıdakilerden hangisine Türkiye adı
verilmektedir tarzları sorulabilir Orta
Asya olacağını o unutmayacaksınız tamam
mı burada vurgulamış olalım devam edelim
dedim Orta Asya'daki kültür merkezleri
Orta Asya'da
ben seni Türkleri ortaya çıkmış oldu bir
sahadır Burası aynı zamanda Orta Asya
Türkleri'nin kültür ocağıdır kültür
Ocağı ne demek bir yer için o onu ifade
edip kötü koşa bir kötülüğü ortaya
çıkıyor noktadır Bu yüzden hani biz
ortaya çıkış yeri olarak Orta Asya
gösterebiliriz oluşmalıdır Orta
Asya'daki en eski kültür Anam götürdü bu
unutmayın Orta Asya'nın en eski kültür
yapısı an alt kültürdür bu kültürü de
ilk defa alt görülecek Yani insanların
özellikle evcilleştirdiği kullandığı
atıp bu küfürlü göreceğiz aynı zamanda
en eski kötü olduğunu söyledik
afanasyevo kültürü için Türklere ait en
eski kültür bölgesi olursun hep gerekir
Hastanesi Yağmur tamam mı böyle bir
boşluk olduğu oraya kısaca hafta sonu da
Türklere ait en eski kültür hangisi
derse a Forest ödeyeceksin unutma
andronova kültürü ölçüler tarafından
meydana getirilen bir birleşim kültür
alınır Karasu kültürünü Demir inerken
işlendiği noktaları karasuk kültürü aynı
bu kültürlü atlı göçebe kültürünün
yayılması da mümkün takar kötü reise bu
kötü bölgeleri içerisinde en gelişmiş
kültürü alanları tamamen gelişmiş zarar
en eski Anam Türklere ait en eski
Hastanesi olur Bunu unutmayacağız devam
edelim gelirim ilk Türk devleti ile
ilgili önemli siyasi gelişmelere şöyle
tablonun harita üzerinden görelim Tabii
komiksin zaten bunu ele alacağız Ama biz
şöyle bir süreçte baktığımız zaman Asya
Hun Devleti'nin kurulması yıkılmasını
Avrupa devleti kurulmasını Kavimler
Göçü'nün oluşturmasını Avrupa Hun
Devleti'nin burada yıkılmasını sonra
Birinci ve İkinci köprüden kurup
yıkamasını Uygur Devleti'nin orada kurup
yıkamasını göreceğiz dikkat edersek
gelişen bu saha bizim için Orta Asya ve
Avrupa'nın içlerine mekan ergöçün
gerçekleşmesidir şu sahada
gerçekleşecektir Burası için sınav
sorusu olmazsa düzlem olarak baktık
aslında bunları aşacağız bunlardan
devlete konumuza geldi şimdi toplumun
Hani Çünkü Ne oldu Şu an Toplumun en
yapıp küçük taşını oluşturan kısım
Türklerde
Bu aile eski Türklerde oguş ismini
bilmektedir bu ailelerin birleşmesiyle
beraber aile birliği yani oruç meydana
gelir o grupların birleşmesiyle boy yani
Oklar meydana gelir borcunun
birleşmesiyle millet Yani bunun burada
oluşacaktır e hepsini Cup Sen ise
değildir yani devlettir çocuklar çok bir
yerleşmiştir topluyorsun Hadi kadar sen
sahip belli bir sistematik burada söz
konusu aynı zamanda Türklerin dünyanın
dört bir tarafına daha olmasına rağmen
özellikle varlıklarını korunmasında aile
yapısına vermiş olsun önem arz eder
günümüzde de bu nedir ayetlerde
önemlidir yine alerjisi gruplar
grupların oynarım oynar bunları meydana
getiriyor hepside çatı içerisinde
devletin hem kurucusu hem de temel
unsuru olan millettir yani bulunduğu
Tamam unutmayın Hem kurucu unsur hem de
Temel unsurdur bunun bir boşluk doldurma
sorusu içerisinde Bu size sorulabilir
unutmayın takipte gelebilir noktanız
arasında omuz devam
Merhaba nereye geldik geldik Türk
devletinde gücün meşruiyet kaynağı na
şok meşruiyet olacaktır meşruiyet
kaynağını çok sana anlayışı hakim yani
Türklerde gücün kaynağı kim görüyor
burada tamamen Gök Tanrı olarak
göreceksiniz değil mi ki o zaman Siz
bunun ilahi nitelikli olduğunu
söyleyebilirsiniz gücün kaynağı demek
ile ayrılmış Gökhan anlayışlı dayanıyor
aynı zamanda Devleti yönetme yetkisi kan
verilmesine inancı var ya tanrı
tarafından Devleti yönetme yetkisinin
kanuna verilmesine Biz kutu tadına
veriyorum gereksiz ilahi gerek Kut
boşluk doldurma soruları karşınıza
verilebilir Tamam bu kodu inancında
Tanrı tarafından Gökhan tarafından öyle
yönetme yetkisinin kafana verilmesi var
bu unutmayacaksın devam edin hali bütün
güllerin kahve hakkına sahip doğal bunu
oluşabilir taht kavgasına sebebiyet
verebilir değil mi herkesi burada hani
annesinin tahta geçmek varsa kalan
öldükten sonra bir tat kahvesine da
Evet bu da Türk devletlerinin kısa
ömürlü olmasına sebebiyet verir Monkey
Peki hüküm an aldığım umanlar neler
kullandığı semboller neler hükümdar eski
Türklerde şu an yutan hop an Yahu
ilkeleri Router cinkan gibi onları
alacaklar ama İslamiyette görülen Sultan
padişah bununla beraber erişte halife bu
gibi unvanlar kullanılmıyor değil mi
Bunlar İslamla beraber geliyor unutmayın
sembolleri Gelecek olursak fat davul
otokot uztuğ yay sembolü arasında bakın
yayılmasına rağmen Ok bu semboller
arasında değil tamam unutmayın Hadi
Belki kısa böyle test sorusu olursa
buradan size Oktan düşürmeye çalışın
öğretmeniz Buradan da Sultan padişahın
ve bunların arasında Bunlar sorabilir
olmayı geldikleri gücün maddi ve temel
kaynaklarını şimdi gücü madde bekle
temel kaynaklarını bu kadar eski Türk
bu yapısına baktığımız zaman şöyle
şuradan da bir bakayım şurada varsa
bütün olarak da ifade edeyim haftada bir
saat ne yapıyor şu an yaşam tarzı ile
beraber buraya ifade edelim Yani bütün
olarak kafamıza gelsin Şimdi şöyle
diyelim madde temel kaynakları
baktığımız zaman Orta Asya'da sebebi
eklemi yapısı var sebepli hani böyle bol
yağışın olmadı aynı zamanda buradan
yoğun bir miktar da böyle emdiğin
olmadığı ve bu yüzden daha çok hayvan ve
konar göçer yaşam tarzı ile Hayvancık
tek olan göçer yaşam Fazile Hayat
sürdüğü için sürgülü konar-göçer Hani o
paklar vurabilme daha böyle eu uygun
koşullu Topraklar bulabilme ve temel
amaç olmuştur ve buna beraber aynı
zamanda Türkler tarımla uğraşmaktansa
yoğunluk ları Madencilik uğraşmaya
çalışacaklar Demir erken isteyecekler
atlı göçebe kültürü oluşturacaklar demek
ki
çok kolay geçer yaşam tarzı bu coğrafya
unsuru Türklerin temelinde Yaşam tarzını
şekillendirmesi de işte sürekli Göçebe
kültürünün olmasından ötürü boş sistemin
ve oluşabilmesi de yine ne geniş
otlaklar sürekli araya bilmenin aynı
zamanda Hayvancık uğraşmanın ve Yaylak
Kışlak yani temelinde kışın başka
topraklara şey Bahar ayında başka
topraklara göç etmesinin sebebi yetecek
tüm bunlar işte çöpünün Yaşam tarzını
etkileyen unsurlar da tamam mesela
öğretmen Burası söyleyebilir Hani
Türklerin yaşam tarzı ile ilgili yazınız
Ben birkaç bilgi işte konar göçer yaşam
tarzına sahip olduğunu hayvancılıkla
uğraştığını Yaylak Kışlak hayatın
olduğunu boş sistemi olduğunu mutlaka
yazacaksın Tamam Bunlar yazılı olacağız
kısmı olacak 3 paylaşma ve yönetme geldi
Buraya Bakın şimdi Türklerde de devletin
önemli meseleleri siyasi kültürel hukuki
ekonomik meselenin Hepsi kurultayda yani
Toyda görüşülüp parçalardı kuruldu
bu kurultayda Kaan var kurultayda hatun
var kurultayda Ayrıca var kurultayda
Hanedan üyeleri var ve bol verir var E
demek ki aynı burada kurultayda devlet
işleri görüşüyor ve tartışılıyor Ama son
karar farklı kimde son karar kanunda
tamam mı Burada ne Konuşursa konuşsun
Son kararı Kaan alacaktır Bu yüzden son
karar kağıda ise burada Protel danışma
Meclisi özelliği taşımaktadır Tamam
orada söylemiş olur dedim ilk olarak
devletin Eğer Asya Hun Devletinin
bilinen teşkilatta ilk devlettir para
tekrar söylüyorum Asya Hun Devleti
bilinen Teşkilatı ilk Türk devletidir
kurucusu Teoman Iğdır En parlak dönemi
Metehan döneminde yaşayacaktır Metehan
diğer Türk topluluklarında tek çatı
altında toplayarak burada devletine
güçlendirmiştir aynı zamanda onun
teşkilatlanmaya geliyor yani onu
Teşkilatı gidiyor ne yapıyor 10 tane ama
Onbaşı yüz tane adamı Yüzbaşı birim tane
al ama
ama başı veriliyor e Böylece oradan
biraz daha Teşkilatı bir şekilde
ilerlemesine saldım netherin ölümünden
sonra ödevlerini yok Eski gün koruyamadı
ikiye ayrılır doğum Devleti olan ye
tarafından kuruldu bir süre sonra
tamamen şimdi hâkimiyetine girdi batonu
Devleti seçici tarafından kuruldu Evet
bu da ile Çin tarafından yapılacaktır ve
Tamam bu şekilde Aslında Devleti'nin
önemli unsurların da ifade etmiş ol
gelirim Birecik yoktur tepesine birçok
devletin için bir müzede önemli unsur
Türk adını kullanan ilk Türk devletidir
Eğer mesele yok unutmayacaksınız
kurucusu kim Kulesi bizim için bu mi
kağıdı en parlak döneminin bir Köktürk
Devleti mukan Kağan döneminde yaşamıştır
bu Kanka tamamen parlaklığını Demek ki
Asya Hun Devleti'nde metal bir
köpüklerin depo Kanka 1 2 3 çok temiz
içmek yıkarak onu dua var devlettir bu
bölgede Avar Devleti mi yıkacak ve bu
devletin temelleri atılacaktır Türk
adını kullanan ilk Türk
o özellikle söylemiştik devlete ikili
teşkilatı yöneticiler Yani bir doğu-batı
yönetim tarzı vardır Kaan doğuda kalır
burada içlerini dışını tamamen Kaan
hâkimdir burada devletin Batı kanadını
da içlerinde serbestlik vardır dış
yerinde ise daha çok önem kana bağladık
olur istemi yap bu yönetmiştir e zamanda
Tabii bu şekilde ikili hep cinlerin
nifak tohumu etmesine ve Doğu ile batıyı
birbirinden ayrılmasına sebebiyet
verecektir önce doğu-batı olarak
birbirinden ayrılacak daha sonra için ve
tamamen bu toprakları ele geçirecek
Joker'i Esaret Esaret altında tutacaktır
İşte bu Esaret ne zaman sona eriyor bu
Esaret önce Türksat'ın 40 serisi ile
beraber burada Çin sarayını basması ve
hatta başarısız olmasına karşın Burada
yine de yine de Türklerde bir
bağımsızlık ve on sonra
değerlendirecektir İlteriş Kağan ve
burada bir Mouse
ve tekrar başlatacak ve Türkleri
bağırsak kavuşacaktır İkinci köprüden
kuracağım ilgili kanun kurmuş olduğu
için Köktürk Devleti'nin en parlak
zamanı bir yakan zamanıdır öyle söylemiş
olalım tabii Birlik ama zamanında en
parlak dönemini yaşayan İkinci köprüde
bitti bizim için Kapgan Kağan döneminde
kafkan Kağan döneminde Yani tek bir çatı
altında toplanacak Halime tane yapmış
olduğunu Kaptan kalmayacaktır Evet
oklarını tek çatı altında toplayacaktır
Bilge Kağan döneminde kötüleme koyup
kadar bir yönetim var tabi kültigin ve
Tonyukuk Yapılan bu üstüne tip Aynı
zamanda yazıtlara da hangi Yıldızlara
Türk tarihinin ilk yazılı belgesi olan
Orhun yazıtlarında gidecektir onun
Yazıtları Bilge Kağan kültigin ve
Tonyukuk adına dikilecek yazı tantrona
söylemiş olalım iki kökleri için
bilmeniz gereken önemli bir diğer
netflix'e basmil Karluk ve Uygurlar
tarafından yıkılmalıdır Demek ki bakın
bunlarda Türkçe
ne demek ki Türkler arasında bir siyasi
çekişmenin olduğunun göstergesidir bunu
da söylemiş olayım ne yapıyor Uygur
Devleti'nin kurucusu bizim için Kutluk
Bilge Kül Kağan en parlak dönemini
miandmore döneminde yaşayacaktır tabii
bazı kaynaklarda ise En parlak dönemi
Maniheizm'in kabul edildi böcek
döneminde kabul edilmektedir E tabi
ikisini birden şöyle ayırt edebiliriz
Manço döneminde Plus Savaşı
gerçekleşiyor Talas Savaşı gerçekleştiği
için ve Bakın şu bölge verimi arazide şu
bölge beşoluk halası bulmuş olduğu
bölgeler Hani önemli araziler Bunlar
şimdi bugün ele geçirilmesi demek bu
bölgede uygulanan zamanı tarımsal
faaliyetler yapmaya başlaması demek
yeter mı yaptım Sen niye ekliyorsun o da
domates seçiyorsun değilim tamam mı işim
domatesi burada ekip hemen gidebilir
misin konar göçer yaşam tarzı devam
edebilir misin mecburen ürünü
bekleyeceksin İşte bu durum Uygurlar
yerleşik yaş
ve yerleşik yaşama geçen ilk Türk
devleti bu kan ise Hani Alışmış
kudurmuştan beterdir ya bu adamlar göç
etmeye çalışıyor Bu yüzden yerleşik
kültüre oturabilmek için ülkeye Man
ezildiğini sokacak eş et yemeği
yasaklayacak savaşında yasaklayacak ev
bununla beraber muhabbetler tapınaklar
yapılacaktır Hani toplumu yerleşik
yaşayan düzene alışmaya çalışıyor ben
Okan Mani dinini kabul eden ilk Türk
devleti olduğunu söylemek gerekir
olurlar için uygularken tarafından
yıkıldı Kırgızlar tarafından yıkıldı ya
kızlarla Türk topluluğudur edemediğini
Türkler arasında bir çekişme zaman
göstergesi olabilir olmayıp Türk'ü
töresine bakalım şimdi Öğretmen size
şöyle bir soru sorabilir Hani Türk
töresinin oluşumunda Hani o sudan
hangileridir yazınız Sizin sadece
yazması geçen bir burada Kaan etkilidir
yani kanun oluşturduğu töreler burada
temelinde bu hükümler Daha doğrusu kan
oluşur hükümet olarak kabul edilir k
Bu kanun koyma gücünü kimden alıyor Gök
tanrı da yok Tanrı'dan burada aldığına
İnanılır Kutay de oluşturulan hükümler
kararlarda Töre olmuş olabilir veya
toplum sesine zamanda ortaya çıkan örf
ve adetler arabada Thor olarak kabul
edilir gerekirse aile hukukundan gerek
işte ahlak konularından bu gibi unsurlar
da gelişen Ondan sonra da oluşabilir ama
sizin bilmeniz gereken sonra koyu sarı
olan kısımlar Demek ki bir K2 Kurtay
kararları 3 toplum içerisinde meydana
gelen örf ve adet kuralları Roman
Kore'yi oturuyormuş bulamayacaksın Tamam
şimdi Türk ders dedik ya Orta Asya
kültür hocaydı ve oldukça sert bir
iklime sahip orta Asya'ya Bu yüzden
sıkıntılı bir coğrafya çürüklerde farklı
sebeplerden ötürü dünyanın farklı
coğrafyalarında göç etmiş nedir bunlar
ekonomik sıkıntılar en önemli
unsurlardan biri buna beraber Orta
Asya'daki kulaklık onsunun nüfusu artmış
olması e nüfusu artmış olmasından dolayı
okul aktarlara meydana gelmesi ve
insanların ve
ne olacak sahibi olunmaması tarımsal
faaliyetleri oldukça sınırlı olması e
bununla beraber boyları arasındaki
siyasi mücadeleler ve diğer devletlerle
gerçekleşen mücadeleler ve o devletlerin
siyasi baskı uygulanmış olması Evet
temelinde Göztepe arasında Çünkü baskı
üzerine esir ediyoruz Esaret altında
kalıyorsun ve Türklerde Esaret altında
kalmayı kabul etmiyor etmediği için
bağımsızlık Ağrı su Göztepe neresinde
Yine farklı bölgeleri Fetih Arzu cihan
hakimiyeti bu unsuru ve yeni vatanlar
Kurumu idealleri Orta Asya'dan göç
etmelerinin sebepleri nelerdir ve ve
Türklerde askeri kültüre bakalım Türkler
biliyorsunuz konar göçer yaşam tarzı
hayatını sürdürüyordu ve bu yüzden
temelinde askeri nitelik oldukça
gelişmiş olduğunu söylemek gerekir
sabahçı birçok çünkü yani her pert
toplumda Savaş abi Yani eli silah tutan
herkes topla asker olarak seviniyor buna
beraber ilk düzenli ordunun ve
tarafından kurduğu Az önce söylemiştim
ordusu
bu kelimesi olarak biliniyor Hatta bir
de seni seni ilk dönemlerde sonraki
Türkistan dönemlerinde Subaşı diye bir
görevi vardı oradan başında bulunan şeyi
bilen bir isim yine Aslında Savaş
sahasında Türkler onu çayı kullanıp
mesaj şöyle diyelim ki kırmızılar düşman
askeri Yeşiller Türk askerine oluyor sağ
ve solda tamamen suvariler bakmıyor yani
hatta askerler orta kısımda ise birader
bulunuyor Ve Okçular şimdi oluyor piyade
ve oturan Savaşı başlatıyor piyanodan
önden gidiyor hızlı bir şekilde Okçular
arkadan okutuyor ve ve karşı Ordu
üzerine doğru çekmeye çalışıyorlar su
valiler ise sağ ve sol kollardan hızlı
bir şekilde karşıdaki orduyu Kemer
içerisine alıyor ve en sonunda bakın Bir
hilal şeklinde Ordu karşıdaki orduyu bir
çember içerisinde alıyor Biraz taktiği
Kurt Kapanı taktiği olarak bilinen bu
taktik topların odağın uygulamış olduğu
en önemli savaş taktikleri arasında
Tamam oldu Kavimler göçüne gelirim diye
Türkler
bir tabanca Türk'ü görecektir onların
başlatmış oldu bu Güçler göçler ve temel
deneyi sebebiyet veriyor işte of
robotlar Vandallar botlar bulldoglar
angıllar saksonlar franklar süevler
erişte lan gokartlar gibi çok farklı ve
işte vizigotlar gibi çok farklı böyle
barbar kavimlerin yerinden edilecektir
ya Türkler geldikçe bu Kavimler ve
sürekli farklı alanlara götürecektir
doğal olarak tüm kalemlerin Göçüp
takipte kalın er geç olarak
bilinmektedir O dönemlerde Avrupa'da
Roma İmparatorluğu var bu kabilelerde
topluluklarda Roma toprakları içerisinde
sayılıyor ve Tabi bu sirkülasyon romanın
önce 395 de iki ayrılmasına şöyle
batarak ve doğru olarak ayrılacak doğru
Bizans motoru burada ya Daha sonra 476
da Batı romanın yıkılmasına sebebiyet
verecektir bir aynı zamanda krallıklar
güçlü kanıtlar güç kaybediyor bu
yıkamadan artık av
de böyle deneyelim hakim olmaya
başlayacak Bu yüzden Feodalite rejiminin
Feodalite rejiminin bu bölgede E yani
olduğunu aylık söylemek demek size
siyasi olarak kralların güç kaybetmiş
olması kili sebep olan düzelmesine
Skolastik düşüncenin de ön plana
çıkmasına sebebiyet verecektir yine bu
barbar kavimlerin yerlerini değiştirmesi
ve günümüzdeki o yapıya oturtması
işlemesi hangi saat sonra gidecek
britanya'ya İngiltere oluşturacak işte
ne geldi ve franklar Geldi geldi
Fransızlar oluşturdu vizigotlar
handaşlar kendi diyelim ki işte ne yaptı
İspanya Portekiz oluşturdu ve doğal
olarak günümüz milletinin Temel Temel
oluşturmuş kadınlar güçlü beraber ilkçağ
kapanıyor ortaçağ açılacaktır ya buna
beraber a Hun Devleti de Bakın bu
bölgeye geldiği zaman bir devlet konuşan
Halk Eğitimi Kaynarca şu ile beraber bu
süreçte kurulduğunu söylemek gerekir
Peki kimdir bu Avrupa devleti al onu
devletin açılıp
O yüzden kurucusu balam indir en parlak
dönemini ise atıldığında yaşayacaktır
bununla beraber uybiz döneminde uldiz
döneminde çocukların ilk defa Anadolu'ya
geldiğini doğramaya karşı sefer
düzenlediğini söylemek mümkün bu
seferler tatil döneminde oldukça
bilirsin ha tatil döneminde ve doğru
maliyeti karşıma Rus ve Anadolu saçları
imzalanarak Doğu Roma tamamen
başkalarına almıyor Atilla gerçekten
kasko vurmuştur o zamanlarda Avrupa'yı
Hatta Almanların bakın Almanların meşhur
nibelüngen destanında Atilla etsel
olarak bilinmektedir aynı zamanda Atilla
için Tanrı'nın kırbacı tanrının kamçısı
anlamında veya şey işlemiş olabiliriz
uçlarına zaman Tanrı bir ceza olarak
atölyeyi kendini öte kendini
gönderdiğini inanıyorlar yine bu dönemde
direkt Avrupa'da gerek Orta Asya'da
farklı Türk devleti kurulmuştu şu bazen
eşleştirme soruları da bıraksan
bu karşınıza gelebilir bu devletler
kimler onlardan bahsedelim sorularak
gelebilir şimdi Avarlar dikkatsiz Alpha
toplantı günü Haliç AVM de ifade
etmiştim bir Türk devleti A valla yapıp
konuşacaktık şimdi çok vardı o zaman
oradan önce nerdeymiş Orta Asya daymış
Avarlar daha sonra havalar ne yaptı
Avrupa'ya göç etti o zaman haberleşiriz
şunu söyleyebiliriz Onlar Bunlar için de
söylediğimiz gibi konular neydi hep
Asya'da devlet konuyordu hem Avrupa'da
Demek ki avarlarla onlar hem Orta
Asya'da hem de Avrupa'da devlet Kuran
Türk devletleri tamam mı ortak özelliği
budur çimlerin Şu an şu an dedikleri bir
topluluktur Avarlar bayan Han zamanında
ortalık bölgede koyacaklar İstanbul'da
ilk kez kuş atacaklar İstanbul'u kuşatan
iyi Türk devletini var mı İstanbul'u
kuşatan ilk Türk devleti Tamam vardır
belki eşleştirme belki boşluk doldurma
sorusu olarak gelirse Amanda işaret
diyeceksiniz karduklar İslamiyeti
benimseyen ilk Türk
ve tekrar söylüyorum İslamiyeti
benimseyen ilk Türk topluluğu kamperder
Talas Savaşı'nda Arap Araplara karşı
için ders çalışacaksın ya onlardan içine
karşılıklı desteklemişlerdir ve
unutmayalım Karahanlı Devletinin
kurulmasında Etkin olmuşlar Hazarlar
bunlarda Birlik var bunların ilki Nedir
bunlardan museviliği benimseyen ilk ve
tek toplu önemli özelliği bulup
unutmayın pazarlar museviliği benimseyen
ilk ve tek toplu Türgişler bizim için
evlerde mücadele ederek özellikle
Arapların Orta Asya Egemen olmasını
engellemişler Diren zamanda kendi adına
para bastıran ilk Türk topluluğu tamam
buna değilim Adım tür işler kenarlı
adına para bastıran ilk roketi Hazarlar
ilk Musevi kalkar ilk Müslüman Avarlar
ilk defa İstanbul'un kuşatılması ile ne
bu şekilde söylemiş olduk motora seni
bekliyor bir girelim Kimler var Tuna
bulgarları var ve itil bulgarları var
şimdi bu
Ben de koyduktan sonra kurarsan
döneminde de temelinde daha sonra
kulağın ölümünden sonra asmaoğlu
tarafından Tuna bulgarları ayrı olarak
kurulacaktır yutuna bulgarlari
hıristiyanlığı benimsemiş tiriti bu
galerisi müslümanlığa değiştirmiştir ve
bakın karışıma virüsü dedik ya
Müslümanlığı kabul eden ilk Türk
topluluğudur dedik bir resmi devlet dini
olarak İslamiyeti benimseyen ilk Türk
devleti isteğidir bu vardır tamam mı
tekrar söylüyorum karlıklar İlkokulu
itil bulgarları burada ilk devlettir
oldu o uzar on Yüzyıl sonlarına doğru
İslamiyeti kabul edecek oğuzlarda
İslamiyeti kabul edenler de Türkmen adı
verilmiştir onu da söyledim ya Oğuz
Boyları var biliyorsunuz boy bir sistem
üzerine hareket ediyor ve saat Kınık
boyu Selçukluları Kayı boyu Osmanlı
konuşacaktır Gülden büyük
imparatorluktan söylemek gerekir ki
herkese ve ötügen merkezde kurulan son
devlettir Tamam Özgen merkez olarak
öreceğiz son devlettir 1207 yılında
Cengiz Han tarafından yapılacaklar
temelinde daha sonra tekrar varlığını
devam ediyorlar bir Sovyet 20 yüzyılda
geldiğimiz zaman Sovyet Rusya genelinde
ama 1991'de bağımsızlığını kazanıyor
hale varlıkları ve Madem öyle söylemiş
olalım öpüyorum Peki Türk Devleti'nin
ticari ve siyasi dişlerine bakalım
onları değerlendiririm Onun için içine
baktığımız zaman temel amaç İpekyolu
yani olabilmekte ve bu mücadele ile
ilgili metanetini başkaları da söylemek
gerekir Ama çini yenmesine rağmen Ken
topaktaş ise kalmıyor niçin kapıyor
Çünkü için çok büyük o zamanlarda çok
toplu çok küçük Hani bu toplam içerisine
girip Asmin olmayı kabul etmeyecektir on
Bizans gelişmeye baktığımız zaman Atilla
özellikle doğramaya seferler
düzenleyecek baskı altına alacaktı ve
Margos Anatolia anlaşma imzalayarak
tamamen
o konuşur kullandım söylemek gerekir
uygurtv İskele baktığımız zaman dedin de
maya çarpan döneminde ilişkiler var
büyük olan zamanında malzemeye
terliyordu Bu yüzden ilişkiler
sabahçılık net elinden değil daha çok
ticari ilişkiler ve deneyim unsurlardan
ötürü biraz daha yakın işler var Pazar
günü hastaneye gidecek olursak Hazarlar
biliyorsunuz mu sebebini benimseyen ilk
Türk topluluğudur kullanmış olduğu o
kanka sokaklarında tamamen ticareti
öğrenen ve pazar günü soğan orada
yaşatan farklı dinlere farklı okullara
kucak açan bir topluluktur öyle söylemek
gerekir ancak Bizans sana savaşlarında
Bizans tutarak sahnenin zayıflamasına
neden olacaktır hazırlar Ondan sonra
Olur çok için Bizans'a sana işlerin
iyiydi ama şimdi çok şükür bitti Ak
onlara karşı ilk dönemde sasanilerle
işbirliği yaparak akıllı devletini
yıkmaya sağlıyorlar Daha sonra senle
ilişkide bozulacaktır bu defa sasanileri
kaşık Bizans'a ittifak yapıp
ne demek ki bakalım devletlerin yani
burada dostu yokmuş nerede çıkarları
vardır ne yaptın önce saniye alabilirsin
hakları yıktın daha sonra Bizans'a
bilirsiniz kefenleri karşı mücadele
ettim aynı zamanda çok Türkler South
Tüccar kabinlerinde destekleyerek
e-ticarete zenginleşmek yapmış O da
söylemek gerekir onu da unutmuyor
kolları Ticaret politikasında Mehmet
anneminde Çin'in vergiye bağlandı
özellikle unutmayalım özellikle Asya ve
Avrupa onları ayrıca e-servis ticari
pazarlama önem verecek ve İpek Yolu
ticaretini ve oldukça planda tutacaktır
çocuklar ise daha çok İpekyolu içine
işte Ak onlara karşı sasanilerde Daha
sonra da sasanilere karşı da burada
yapacaktı bizansta temelinde bir
politika gidecekti onu söylemiş orada
onu Tamam ve bu politikanın özelliği
izlenmiş olduğunu olmayacağız Evet
gelelim İslam medeniyetini ve bir
sonraki ünitemize geçin şimdi İslam
medeniyetinin doğuşu yapıyoruz 1 başla
Ne yapalım biliyorsunuz ki 610 yılında
Hz Peygamber'e burada vahiy edilecekti
İslamiyet ve ona Müjde elenecektir bir
görevlerde bunu insanları anlatması
isteniyordu 610 da övmek özellikle
Mekke'de başlayarak burada bu süreç
temelinde Mekke halkına orada inananlara
ilk İnanır'ı tamamen İslamiyet yayılmaya
başlayacak ancak İslamiyet'in getirmiş
olduğu putperestin yasaklanması işte
köleliğe karşı olan durum kadınların
mevzu tamamen toplum içerisindeki durumu
ve 10 soru burada Mekkeli müşriklerin ve
tamamen tersine gittiğinde nötr ve
onların tamamen karşı geldiği unsur
olduğundan ötürü Mekkeliler makas
çıkacaktı Çünkü bizim için Arap
Yarımadası tamamen ticarete dayalı bir
aradaydı ya çocuk bir alan ve tarım
faaliyetleri çok yüksek değil
hayvancılık ve ticarete ne geçim
sağlayan bir Unsur ve ticaretin en
başında da bu ticareti gelmektedir Bu
yüzden bas kontrol metre net bir şekilde
hissediliyor
o 315r geldiğimiz zaman Müslüman bir
kısmı Habeşistan'a bu baskılardan
öldürüp göç edecektim Hz Peygamber ise
bir süre daha Metin duracak ancak
müşriklerin baskısı iyice artmaya
başlayınca 622 yılında Müslümanlar Hz
Peygamber haber neden göç edecektim
Medine'ye göç edildiği zaman 622 yılında
Medine'de yaşayan haklarda imzalar bir
toplum sözleşmesi vardır Bu sözleşmenin
adı Bizim için Medine Sözleşmesi ydi
Medine Sözleşmesi oluşturduktan sonra ne
de İslam devletinin temelleri atıldı
daha sonra beklemişler 624 yılına kadar
Bedir Savaşı'nda Müslümanlara karşılaştı
mekkelilere karşı burada kazanılan ilk
zafer bir savaşçıdır hemen bu savaşın
akabinde bir yıl sonra ise uhutta bir
savaşta meydana geldi vekiller
karşısında burada başarısızlıkla
sonuçlandı akabinde iki yıl sonra ise
Hendek Savaşı ile mekkelilere karşı son
savunma savaşı gerçekleştirdi bu savaşta
ve müslümanlar tarafından kazanıldı
değil taraflar arasında gelme gelme
şeyleri Müslümanların siyasi varlığını
tanıdığı bir Barış Antlaşması var bu
değil yapılışıyla Beraber bu savaşları
son verin bu savaşları son verildikten
hemen sonra bir yıl sonra Yahudilere
karşı bir başarı elde ederek Şan ticaret
yolunun ve güvenliği ele sağlandı ve biz
hayvan fethettik Hayber'in fethinden
hemen sonra bizanslılara karşı
gerçekleştiren ilk savaş olan Mute
Savaşı ve Mute seferi gerçekleştirildi
630 yılına geldiğimiz zaman ise Mekke
müşriklerden alınarak Kabe'de putlardan
temizlendi ve ümmetçe artık İslamiyet'in
de merkezi haline geldi 632 her
seferinde putperest kabilelere karşı bir
sefer düzenlendi yine aynı taksiyle
karşı da mücadele söz konusu ve terörist
nedeni ise Arabistan dışına yapılan ilk
sefer olarak bilinir 630 yılına
geldiğimiz zaman ise Hz
bu Merve Fatih çıktı Vega veda haccında
insanla son burada emirlerine tebliğ
görevini ve ifadesi her şeyi söylemiştim
ve Hz Peygamber dönemin temel
gelişmeleri bu şekilde ona onun
sıkışacak bir fark ettik gelelim Dört
Halife dönemi dört halife döneminin ilk
bizim için Hz Ebu Bekir Hz Peygamber
vefat ettikten sonra İslam'ın önde
gelenleri tarafından o çokluğuyla
oybirliğiyle burada Hz Ebubekir halife
olarak yani bir temsilci olarak
seçilmişti ilk olarak yalancı
peygamberleri mücadele Çünkü Hz
Peygamber öldükten sonra Arabistan'ın
farklı coğrafyalarında yeni peygamber
verildiği ortaya çıkan insanlar vardı
Önce bunlarla mücadele edildi zekat
vermeyenler e karşılıklı yine mücadele
söz konusu yine halife devlet
memurlarına maaş bağlandı bir sistem
oluşturmaya çalıştığı bu dönemde
özellikle gerçekleştiren savaşlarda
birçok böyle ev sahabenin ve Hani Kuranı
Kerimi okuyan insanların burada bilen
bu kaybetmesi Kuranı Kerim'in
özgürlüğünü kaybedilmemesi açısından
Kuranı Kerim'in Hz Ebubekir döneminde
kitap haline getirildi söylemek gerekir
yine ilk kez Arap Yarımadası dışında
fetihlere başlandı Suriye ve Irak
üzerinde bir Ordu gönderildim O da
söylemek gerekir Hz Yusuf vefat ettikten
sonra yeni Hz Ömer geçtim Hz Ömer
döneminde İran ile kadın seveni hemen
savaşları yapıldı ve sağlıklı orada
sanırım bulmuş olduğu coğrafyada irane
ve geçelim dört halife döneminde en
fazla hareketinin gerçekleştiği dönem
olduğunu söylemek gerekir Tabi sadece
askeri yönden de hayır idari yönden de
çok önemli gelişmeler var Topraklar
yönetim birimlerine ayrıldı Yani askeri
İddaa uygulamasına geçildi Burada da E
bunu da beraber ilk defa yani
sasanilerde ki o Divan örgütlenmesi
örerek halife devlet işlerine yardım
edebilmesi açısından bir meclis bir
divan oluşturuldu yine hukuk
işlemleridir kanalı Teşkilatı sistem
yeşildi askeri sistemde orijinal şeyleri
burada kurulmaya başlandı devlet
hazinesi bakımdan bence
16 sistem değiştirildi ve işim toplumsal
bakımdan da ya Ay yılı esaslı bir takvim
olan Hicri takvim kullanılmaya başlandı
başlangıç tarihi olarak da hicret 622
başlangıç olarak yoğurt Tamam Bunlar da
Hz Ömer bölümde Osmanlı ve onun önünde
Libya Tunus fethedildi tükendi savaşlar
söz konusu dönemde aynı zamanda dolanma
kuruldu ya Kıbrıs burada vergiye
bağlandı ve Bizans donanması'na karşı
zaten sabah ile savaşında çok önemli bir
zafer elde edildiği direkt ilk defa
Kuranı Kerim sualtında Çünkü çok farklı
coğrafyalarında fethedilince o
bölgelerde İslamiyet'in yayılması
açısından Kuranı Kerim çoğaltılmıştır Hz
Osman memurluklara kendisi oynanılan eve
getirmiş olması da İslam'da ilk öyle
karışıklıkların ve huzursuzlukların
meydana gelmesine sebebiyet vermiştir Hz
Osman Şehit edildikten sonra Hz Ali
göreve gelmiştir Hz Ali'nin göreve
gelmiş olması önce Hz Ayşe tarafından
kabul edilmiştir çünkü Hz Ayşe
Allah Hz Osman'ın katillerine karşı işte
burada hani çok araştırma yapmadı ve
Yani orayı çok araştırmacı öbüründen bu
etkiliydi adet Ayşe Talha ve Zübeyr ile
karşı hz.ali taraftarlar arasında Cemel
Vakası gerçekleşti ve yapılan mücadele
Hz Ali kazandı daha sonra maviye emi
Yollarında andro da Hz Ali'nin tarifini
tanımamıştır Gazi Ali Muaviye
taraftarları arasında burada Sıffin
Savaşı gerçekleşecek mi bu savaşta Yine
Hz Ali tarafını kazanacaktır tabi
halifenin belirlenmesi unsur üzerine
burada bir hakem olayı gerçekleşecek ama
yine de sonuç ulaşılamayacak Müslümanlar
Hz Ali taraftarları Muaviye taraftarları
ve hariciler olarak 3 ayrılacaktır ki bu
nerede iç karışıklıklar oldukça fazla
olduğundan ötürü öyle çok fazla sefer
çok fazla Fethi gerçekleşmemiştir sonra
da kalmış o o hz.ali vefat ettikten
sonra burada ve Emeviler döneminde
ve Molly Hz Ali'nin oğlu Hz Aslanları
anlaşma yapacak ve kendisini
halifeliğini tanıması karşılığında
tekrardan kendisinden sonra Halifeliğin
Yine Hz Hasan ve yani Burada onların
çocuklarına geçildiğini ifade etmiştir
ve ama maviye sözünde durmamış eve
gideceğim koymuş daha sonra Merkezi Şam
bu devlet şekillendirmiştir tabi Hz
dönemden Duran of et hareketini tekrar
başlatmış özellikle orta Asya'ya yönelik
olarak türkistan'a bir de Anadolu
yönelik olarak çok önemli fit
hareketleri var bir de ve kuzey
Afrika'ya yönelik olarak da fit
hareketleri var demek ki hani bizim
Fikri hareket edip zamanda nereye doğru
gidiyor Orta Asya doğru ha buraya doğru
ve Kuzey Afrika'da doğru Evet abi mavi
kendisinden sonra kendisinden sonra
halife için onu İnsta gösterecektir Bu
da Halifeliğin artık seçimle değil bir
verasetle olduğunu burayı Saltanat
bir göstergesidir onu da söyleyelim
Yezit halife olunca Hz Hüseyin burada
Hazretlerinin torunlarıdır Hz Hüseyin ve
beraberindeki ne ne yapacaktır
Kerbela'da şehit edecektir Bu odayla
İslam'da kesin farklılık gerçekleşmiştir
şöyle yine bununla beraber ve Hare
Savaşı vermek kuşatması dönemin önemli
Asker olabilir diyelim yine Emeviler
döneminde Emeviler döneminde müslüman
araplar mevaliler zeminlere çocuğu var
toplum sınıflara ayrılmıştır müslüman
araplar onların milliyetçilik kağıtların
göstergesidir M Maviler burada Müslüman
olmalarına karşı çöle gözle görülen
Kimler var işte Türkler İranlılar bakın
Müslümanlar ama Arap olmadıkları için
köle gözle görülür bizim Mevali
politikası diyoruz zımmiler burada
gayrimüslimler dir Bir de köleler
herhangi bir hakları bulunmayan
insanlardır değilim öpücü Emir vermesi
yıkıldı Emirler'de merkez.oto size
kalmış olması izlemiş oldukları sert ve
katı Mevali politikası
bu vee iç isyanlarla uğraşılmış olması
bu devletin zayıflamasına ve Abbasiler
tarafından öyle yıkılmasının sebebi
vermiştir değil Şimdi gelelim Endülüs
Emevi Devleti'ni Emeviler döneminde
Emevi sınırları tavuk İspanya yaşına
kadar gidecektir ve İspanya işlerine
Kadeş Savaşı ile girecekler Tamam hadi
Savaşı'yla İspanya afrinden sonra
edecekti böyle bir Abdurrahman
tarafından kurulan Herkes orada Endülüs
Devleti kurulacaktır bu ilerleyişine ne
kadar geliyor bu hafta sonuna kadar yani
kadic savaşında süreç başlıyor Fuat ile
savaşacak Avrupa içine kadar gelen
ilerleme duruyor endülüs'e baktığımız
zaman buradaki toplumsal sınıfları
içerisinde Kimler var bir defa Arapları
görebiliyoruz Arap ülkelerinde Hani En
üste gelen insan toplulukları durumlar
Merveler var Kuzey Afrika'nın yerleri
olup en üstte gelenlerde Bunlar Nurettin
var var İspanya yerli halkından müslüman
olanlar var müstehaplar var İspanya'nın
geldi insanla
bu olmadığı halde İslam kültürünün
tesiri altında kalmışlardır bir de yol
gider var Orada bulunan temel Yahudi
kısa bir Endülüs Emevi Devleti zamanla
burada zayıflayacak nedenle takılacaktır
Devleti yıkıldıktan sonra bakın bağımsız
emirlikler dönemi murabıtlar dilimi
muhabbetler Demir ve ben Ahmet
oluşmuştur Sizin için çok güzel yazılı
sorusu olabilir öğretmeniz Beş tane
seçenek ver Ver burada ve derki
aşağıdakilerden hangisini sayesinde
Abbasiler olur der ki Aşağıdakilerden
hangisi işte Endülüs emevileri
yıkıldıktan sonra İspanya kurulan İslam
Devleti'nden biridir bademciklerim
rahatlar muhabbetler ve beni Ahmet
seçeceksiniz sizlersiniz bitti eş seçimi
abbaslar Bunlardan biri değil bir at
olmadı Bunlardan biri değil tamam yazıda
sonra olarak gelebilir oldu bahsedelim
abbasinin kurucusu ve baba sap olarak
bilmiyor yönetim merkezi Bağdat olarak
bilinir onların toplumsal sınıflar
baktığımız zaman Hababam Sınıfı ve
havasını var hava sınıfı yönetici ki
bu vezirler Emirler Aynı burada adam
sınıfı ise halk tabanı burada hesapları
çok güzel görüntüler ama sınıfında yer
alıyor Tabii Abbasiler emar emebilen
uygulanmış oldu Mevali politikası na
terk ediyorlar Bu politikayı uygulanıyor
lar bu politikaların özellikle devlet
katında Türklerden ve yılanlarda çok ya
faydalanıyor Özellikle o oldu bakımdan
Türklerden idare bakımdan da bir anlarda
faydalandığını söylemektedir dedi ki
orada bakımda Türklerden faydalanıyor bu
nereden görüyoruz onu bakın halife
me'mun döneminde bazı kurum amacıyla
Türklerden oluşan bir Samarra şehri
oluşuyor Hemen şurada gördün mü gördüm
yine biz Aslında yaka bakın biraz şehri
olmuş oluyor demek ki tamamen toplama bu
askeri dediğine faydalanmak için
kullanacaktır Peki baba sen nasıl
yıkılmıştır Moğollar tarafından burada
1258 yılına geldiğimiz zaman
yapılacaklar Abbasiler unutmayalım hemen
gelelim bunu sana kurban
bu yemelik gösteren Türk devletine
onlara bir bakalım onları yayınladım
değerlendirelim şimdi sırada kurulan
Türk devletleri için şunu söyleyebiliriz
burada kolları devlet Hani yazılı
öğretmesi şöyle sorabilir nasırda
kurulan ilk Türk devleti hangisidir
bizim için cevabı ton olacaktır Ama
unutmayın ışığı der için akşitler için
sonuca soru çoğu bize kutsal topraklara
yani Mekke'ye Medine'ye bu kutsal
topraklara hicaz'a Egemen olan ilk Türk
devleti hangisidir de reşidiler dersin
Tamam Mısır'da kurulan ilk kutsal
topraklara mahkemeye Egemen olan ilk
Eyyubi Devleti seçiyoruz gereken en
önemli unsur eyyübilerin 40000 savaşında
hıttin savaşında Kudüs'ü haçlılardan
geri almış olmasıdır Haçlı Seferleri
sırasında Kudüs'ü haşlanan geri
alacaklar İyiler Selahattin Eyyubi Tamam
memurlar için bilmemiz gereken en önemli
özellik
2266 ancak savaşına mı olur gelmiştir
çok önemlidir bu aynı zamanda abbasali
yıkıldıktan sonra Abbasi halifesi
Memurlara sarılmıştır yani halifelik
memlüklere geçmiştir ve Takin de madde
kadar Yavuz Sultan Selim Mısır seferinde
memurları sonra ne kadar 1517'de Osmanlı
memurları son verici halifelik nereye
çok sefer Osmanlı'ya geçmiştir on
verelim ilk Türk İslam Devleti'ni artık
son kısma bakalım şimdi ilk olarak
burada Türklerin İslamiyet'e girişini
kolaylaştıran etkenler bakalım Türkler
niçin İslamiyet benimsedi hatırlayın
hangi savaşta beraber olacaktı Tamam
Savaşı ile beraber Çinliler atar
savaşıyordu Türkler burada Arapların
yanında çalışacak ve ilk Türk
toplulukları Kim bunlar Karluk Yağma çil
ve tosi boyuttan Karluk Yağma Cheetos
boyları İslamiyeti ve sen ilk Türk
topluluğu olacaktır yerim zaten dakika
sonra burada bahsedeceğiz bunlardan
şimdi peki tükendi
Bir saniye böyle şekilde
halledebilirsiniz bir falan çok da ki
etik ahlak anlayışıyla İslam'ın etik
anlayışını birbirine benzer olmaz Gök
tanrı inancı da işte ayrı cennet
cehennem gibi kavramların olması biz
eskidik dört tane inancında cennetin
erdik uçma Cehennemi tavuğu insaniyeti
de bu var yine bir alınacak bir sınıf
olmaması Yani bir Ruhban sınıfının en
çok nerede İslamiyette olmaması Abbas
Vere Vere göre daha şöyle bir politika
izlemesi ve memal politikalardan
vazgeçmesi Az önce bahsediyorum Samara
şehirlerin oluşuyordu alasın şeylerin
oluşturuyordu önemli bir etki ve
herkesin de tek tanrı inancını olması
Gökçeada tekrar mıdır Allah da
tekrarlanır Bu temel olsun ile
türklerdeki cihan hakimiyeti ile
müslümanlardaki cihaz anlayışının benzer
Benzer nitelikte olması diye bir Türkler
İslamiyeti kabul ettikten sonra neler
yaptı defa İslam Kültür ve medeniyetinin
çok geniş sahalara yaydı buna beraber
İslam'da
ve Haçlılar Bizans ve Moğol olarak aşık
oldu ya Abbasi halifesini dış baskıya
karşı kurudu Hatta bir süre sonra
halifeli tamamen eline geçirmiş oldu
İslam Bilim ve Kültür md-10 çok önemli
isimleri Türkler kazandırdı diyebiliriz
Peki bu ilk Türk İslam devletleri kimler
onlardan bahsedip Karahanlar kalkıyorum
açık basket bu gibi temel toplulukların
birleşmesiyle oluşan Orta Asya'daki Orta
Asya'daki ilk büyük Türk İslam devleti
tamam Bakın İlk İslam Devleti demiyorum
Çünkü o eğitim bu var mıydı Orta
Asya'daki ilk büyük çok İslam devletidir
Karahanlar Bilge Kül Kadir Han döneminde
kurulacak bu devlet hakaniye ilik anlar
olarak da biliniyor Tabi onlar kendini
kalanlar Demişler biz kalanlar ismi Rus
tarih araştırmacısı olan grigori yerden
görüyoruz Yani grigori bunlara Karanlığa
İsmini vermiş araştırmalarında bir biz
günümüzde bu ismi kullanıyoruz Onlar
kendine hakaniye ilk anlar olarak
kullanmıştır Satuk Buğra Han
ve İslamiyeti benimsemişler ve bu yüzden
ve Saltuk Buğra ağında Abdulkerim adını
almıştır en parlak ürününüz kadınlarımız
yaşamışlar tabgaç şöyle
bu tamgaç tablet olarak yazıyor da
buradan döneminde bu süreci modellemesi
var onlardı kervansarayları bir baktırın
ilk örnekleri veriyorlar medrese eğitimi
gerçekleştirmeye çalışıyorlar
topraklarında semerkant'ta metresi
kuruyorlar yine Cami örneklerinin ilkini
da var onda veriyorlar ve bu özellikleri
var bir posta teşkilatı kuracaklar Bunu
devam edecekler yine hastane adını
verdiğimiz bir meyhaneleri kuracaklar ve
Hani esir çocuklarını burada oldu
sisteminde geliştirmesi ile ilgili bulan
sisteminin ilk temellerini kanallar
açıyorlar tamam mı Onlar hakkında bir
müzik en önemli kavramlar Bu şekil bir
de bazen yazılı sorularında kavramlarla
ilgili bilmemiz gereken önemli unsurlar
var yani kalanların milli benliklerini
kurulan yönetim kuruluna yönelik olarak
nasıl bir karanlığın Türkçeyi resmi dil
ilan etmiş olması ve çok iyi
kullanmaları milli benliklerini bakın
İslamiyeti benimsemiş olmasına rağmen
koruyorlar bunda beraber Arap
alfabesiyle bir Türk alfabe alfabe
kullanılır Uygur alfabesi kullanılır
nedir Burada onların mi
o Senin kurduğun göstergesidir yine ilk
Türk devletlerine ait olan gelenekleri
devam ettirmeleri ikili teşkilat kurdu
inancı model Federasyonu milli
benliklerini sahip çıktıklarının
göstergesidir unutmayın tamam mı Buna
kalanların birlikte gösterir veya bu
nedir ve gaznelilerin temellerini Artvin
60'tır Biz onları yeminiler olarak da
bilecek farklı isimde en parlak dönemini
en parlak dönemine Gazneli Mahmut
döneminde yaşayacaklar Çünkü bakın Gamze
şu bölgedir Gazneli Mahmut döneminde
Hindistan'a başta Sonat başta Sonra
sefer olmak üzere 17 büyük sefer
düzenleyecek ve ve böylece İslamiyet
çevirmeye çalışacaktır Bu yüzden Gazneli
Mahmut Ah Abbasi halifesi tarafından
Sultan unvanı verildi söylemek gerekir
sultan unvanını kullanan ilk Türk
hükümdarı mıdır bu ne mana Saray azıcık
Ulan sistem ekledik ekranlarda ise
çocuklar yönetti bu ne var mı sarayda
gazeteler şunu yapıyor bu
bu ilçesinde akneye alıyor daim
çocuklarda kabul ediyorlar Böylece Evet
yani Osmanlı'da Devşirme sistemi
karşıdır burası burada ise çocuklar
geçirip onu da kullanılıyor öyle dedim
Evet tabii Gazneliler bölgede Selçuklu
tehlikesi büyümeye başlayınca Selçuk
dedesi gelişince kimle karahanlılarla
Karahanlılar Gazneliler arasında bir
Maveraünnehir mülakatları
gerçekleşecektir bu mülakattan sonucunda
Gazneliler kalanlarla anlaşıp Selçuk
tehlikesine karşı beraber hareket etmeye
çalışacaklar ancak başarı oluyor mu
olmuyor önce ne sağa sonra Sera sonradan
akan savaşlarıyla özel 2048'den Kanka
Savaşı'yla Selçuklular Gazneliler mavi
ediyor ve Selçuk'ta bağımsız olduğunu
görebiliyoruz E daha sonra bir süre
sonra bir süre daha böyle Gaz nedir
vardı devam etmiştir ancak 1187 yılında
insanın yararlı haklarının bir olan
burada
bu yıkılmışlardır Tamam olarak da
bilmemiz gereken önemli özellikle
başladım gelelim Büyük Selçuklu Devleti
dedik ya 1040 savaşında Dandanakan
Savaşı'nda Daha doğrusu Yukarıdaki ve bu
savaşta Ne yaptılar Gazeteciler ve
kuruldular kurucusu temelinde çim oldu
kurucu bizim için turu ve yurda
zorundayız Zamanında bazı kazanıyor peki
devlet adını nereden alıyor devlet adına
Selçuklu tıpta buradayım de tadına
Selçuk Meydan olacaktır kurucumuz Dağlar
kan savaşında tuğrulbey burada gaz
ederim Alper ince devletin resmi
kurucusu olmuş bağımsız olduğunu Dur
bakayım Tohum ve çağırır ve yeni
topraklara ulaşmayı Türkleri yeni
Topraklar bulma gayesiyle an oluyor
çeşit amaçlı göndermiştir Çağrıbey
Anadolu gelecek ve Türkiye için uygun
bir sağ olduğunu görecektir ve ilk
olarak komutanlar düzeyinde bir savaş
gerçekleşiyor Anadolu'da Pasinler Savaşı
Ama bu savaş bu savaş ilk bizanslı
Bizans ve Selçuklu çalıştır bu Savaşı
Türkler kazanacaktır Ama dediğim gibi
komutanlar düzeyinde küçük çaplı bir
savaştır Bu yine Tuğrul ve Çağrı etme
önünde eşi böyle olanı varlığına son
verilecek ve Abbasi halifesi burada
obasından kurtar olacaktır Bu yüzden
Torun ve Aba sayfası tarafına doğunun ve
batının sultanı ünvanı verilmiştir
olmalı Alpaslan öyle döneminin en önemli
veziri Nizamülmülk tür düştü dönemden
bahsediyoruz ama bunu Evin en önemli
teline bu dönemin en önemli sebebi bizim
için 1071 Malazgirt savaştır şu bu
savaşta artık hükümdarlar düzeyinde bir
savaş gerçekleşmiş kimle bizans'la
malazgirt'in Apple'ın Muş'un Malazgirt
Ovası'nda gerçekleşen bu savaşta Bizans
ordusunu mağlup edilmiştir hangi savaşın
kazanılması ile Anadolu'nun kapıları
Türklere açılmıştır Tamam demek ki
yok abi onun kapılarını Türklere Aşk
aktar mavi savaşında beraber sağlamdır
kalkıyorum Tamam yine aynı ettiğinden
dolayı Abbas Elif tarafından ebulfet
bunu anında alıyor onu da söyleyelim ya
Selçuklu önünde patlak veren batılı
faaliyetlerine karşı Bağdat'a bir
Nizamiye Medresesi oluşturuluyor ve bunu
da söylemiş oğlum işte bu Bartın
faaliyet inen Hani sıcak istediği zaman
Melikşah döneminde zaten nişan töreninde
Kudüs Şam Halep test edecek devlet en
parlak dönemini gerçekleşecek İddaa
sistemi temel lendirici Selçuklularda
bulunacak ancak Bahçeli faaliyetlerine
karşı bırak özellikle mücadele ettim
olarak yapılamıyor Çünkü bu faaliyetler
gerek mi Şah'ın işte öldürmesine gerek
nizamülmülk'ün öldürmesini bunlara
sebebiyet veriyor Bu yüzden gerek
bağırsak faaliyetleri direkt Türkmen
boylarının çözülmesi direkt Aferin
artması hareket etmeye başlaması üç tane
Eğer bakmak için her hükümdar öldüğünde
taht kavgaları yaşanması ve halifelerin
özellikle olumsuz tutumları ve yıkıcı
faaliyetleri ve Büyük Selçuklu
Devleti'nin yıkılmasına sebebiyet
vermiştir diyelim Ama mutluluk Peki
Büyük Selçuklu Devleti yıkılınca ne oldu
bir ortaya dört tane farklı devlet çıktı
Kim bunlar Irak firman Suriye Türkiye
Selçuklu Devleti oluyor Bakın bu
üniversite sınavında sorumlusu biliyor
musunuz siz üstüne sonra prensesi zaman
gideceksiniz sınava şöyle geldi yük
Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra
ortaya çıkan devlet arasında
aşağıdakilerden hangisi yoktur diye Irak
Kirman suriye-türkiye Bir de burada
seçenek olarak işte
her şeyi sorular maden Bağdat verdiler
demedim de o niteliği vermişlerdi
yanlışlık oldu sanırsam Tamam dedim
şimdi o rosanne etmiş içecekte orasan
Selçuklu diye esas sorunun doğru cevabı
bu biliyorlarmış sınavlarda yazılarda
farklı yerlerde Atabey olarak da
görürler diye Üst ifade ettiğimiz şamata
Belize zincirler olarak bilinen şu fazla
ayrılmış zincirler olarak bilinen burada
bu su ve kalp atabeyli iyi denizler
olarak bilinen Azerbaycan'da belli ve
sahurlar olarak bilinen farz atabildiği
kuru moda takı bakalım ne dersiniz artık
kapatalım Bunu ben de elim olan
devletler arasında Altın Ordu Devleti
var Moğol Devleti yıkıldıktan sonra
kurulan bir devlettir ve mu Devleti
yıkıldıktan sonra altın orada Kubilay
Çağatay ve İlhanlar olarak 4harfli
kurulacaktı bu tarafında İslamiyeti
kabul ettiğinden dolayı Altın Ordu
devletini bilmemiz lazım Batuhan öne
bu Ebru hükümdar İslamiyeti kabul eden
ilk mor devlet altında unutmayın
harcamalar ilasan tarafından kurulan bir
devlettir Büyük Selçuklu Devleti
zayıflayınca o bölgede yani olacaktır
kendinize Büyük Selçuklu Devleti'nin bir
varis olarak görmüşlerdir otur
faciasında harzemşahlar mol kervanların
ayağa etmiştir ve moğolları gerçekten
Türk dünyası karşısında tamamen bir
saldırgan tutumlar sebebiyet
vermişlerdir diyelim yassıçemen Savaşı
1230 yılında harzemşahlarda Türkiye
Selçuklu Devleti arasında
gerçekleşmiştir ve Türkiye Selçuklu
Devleti hazem çalışma Sonuçta mavi 70231
de pazar kadar yapılmıştır Karakuyu
devlet temiz merkezi olarak Bayram hoca
tarafından kurulan bir devlettir
Azerbaycan Türkleşmesinde önemli rol
oynamıştır Timur devletim Emir Timur
Hani Moğol Devleti'nin emirlerinden
biridir Hani Mouse oradan gelmediği için
Emir lakabıyla geçirmemiş atıyor var
tabii 1402 Savaşı'nda
bu Savaşı'nda Osmanlı mağlup edecek ve
Yıldırım bestesi esir alacaklardır çok
önemli devlet yine onu Bey Hüseyin
Baykara gibi önemli burada hükümleri var
ve devlet adamları var ve Ali Şir Nevai
Ali Kuşçu gibi önemli böyle ilmi
insanları da çamurlu topraklarda
yetişmiş infaz ettiğini göstermiştir
akkoyunlar devletine gelirim Kara yülük
Osman tarafından burada kurulan
Diyarbakır Merkez birer önemlidir en
parlak dönemini uzunhasanlarda yaşamış
Hatta Uzun Hasan döneminde gerçekleşen
Otlukbeli savaşı Fatih Sultan Mehmet kaç
yapılmıştır bu savaş uzunsa kaybetmiş
Kuran'ı Kerim'i tuşunda faaliyetin
etmişler ve koptu kendini yazılar ile
getirmişler ve bu gibi önemli ilim
faaliyetleri mevcut Babür Devleti
padişahı tarafından kurulan bir
devlettir Şahan zamanında burada kaç
mahalle yapılmıştır Bir de babürname
Onlarda bir siyaset ama özelliği taşıyan
önemli bir eserdir diye safeviler
Devleti Şah İsmail bölümden fragmanı
bu Yavuz Sultan Selim'e karşı
gerçekleştirilmiş olan Çaldıran savaşını
kaybedecekler ve o etkinlikleri
azalacaktır diye diğer devletler
hakkında önemli bilmesi gereken
özellikler de bu şekilde o altında Evet
değerli kardeşimiz çok kısa bir şekilde
özel şekilde için üreme aldıkları uzun
uzadıya anlatmak uzuyor zaten
kanalımızda video video mevcut alt
konularda mevcut onların hepsini zaten
biz ünite içerisinde sizlere anlattık
aktardı şöyle kısaca bir üzerinden
geçmiş olduk şimdi kısaca bir bakmış
olduk ve dersiniz Böylece bitmiş oldu
sebebi git araştırın bulun ve mutlaka
alıyorum yani bu videonun yorum kısmına
yazın Türk İslam devletlerinde hükümdar
ve Halil'e hükümdar ile dünyanın üyeler
arasında görüşme buluşmaya Saray
görevlisi kimdir bunu internette
araştırın kitabınız araştırdım bunun
Hadi bakalım bu videonun altına bunu yaz
şimdiden yazılarınıza sınavlarınızda
gelecek önemli ki hani eğitim hayatını
hepinize başarılar deyip çok güzel
yerlere geldiniz ve çok
bu erişmeniz dileğiyle kendi çok sevdim
size ve ailenize saygı ve selamlarla
Hoşçakalın o

Merhaba, hızlandırılmış Dünya Tarihi
kursuna hoş geldiniz. Sizlere bugün
hızlandırılmış kursu izleyebilmenize, bu
stüdyoyu ve bu stüdyonun içinde yer
aldığı depoyu kurabilmemize sebep olan
olaylar silsilesinden bahsedeceğim.
Depolar için malzeme depolayan bir depo.
Doğru. Sanayi devriminden konuşmanın
zamanı geldi demektir. Sanayi devrimi
her ne kadar 1750 ile 1850 arasında
Fransız, Amerikan, Latin, Amerika ve
Haiti devrimleriyle aynı zamanda
gerçekleşmiş olsa da sanayi devrimi tüm
bu devrimlerin en devrimcisiydi. Hayır
değil. Tüm devrimler yeni sınırlar ve
bayraklarla sonuçlandı. Hızlandırılmış
kursta 15.000 yıllık tarih işledik.
Sınırlar ve bayraklar sürekli değişti ve
değişmeye devam edecekler. Ama tüm bu
zaman içinde atıklarımızdan nasıl
kurtulduğumuz, içme suyumuza nasıl
ulaştığımız ya da kıyafetlerimize nasıl
sahip olduğumuz konularında pek de bir
şey değişmedi. İnsanların çoğu
kendilerine yiyecek sağlayan toprakların
çok yakınında yaşıyordu. Birkaç istisna
dışında insan ömrü 35 yaşın üzerine
çıkmamış ve 25 yaşın altına inmemişti.
Eğitim hakil bir ayrıcalıktı ve tüm bu
1000 yıllar boyunca birkaç düzine insanı
bir anda öldürebilecek bir silah ve
insanları gidecekleri yere atlardan daha
hızlı ulaştıracak bir vasıta
keşfetmemiştik. 15.000 yıl boyunca
insanlar kendi toplumları dışında bir
yerde üretilmiş tek bir ürüne sahip
olamadılar. Bu durumu ne Simon Boli var
ne de Amerika'nın bağımsızlık bildirgesi
değiştirebildi. Bugün elektriğimiz
varsa, Şubat ayında yaban mersini
yiyebiliyorsak, çiftlik olmayan bir
yerde yaşıyor, araba kullanabiliyor ve
ücretsiz temel eğitim alabiliyorsak,
yatağımızı, antibiyotiklerimizi, doğum
kontrol yöntemlerimizi, tuvaletimizi,
içme suyumuzu uyanık ya da uykuda
geçirdiğimiz her saniyeyi sanayi
devrimine borçluyuz.
[Müzik]
Öncelikle her şeyi özetleyen çok basit
bir grafik paylaşmak istiyorum. Sanayi
devrimi öncesi dünya nüfusunun %80'i
kendi hayatlarını sürdürebilmek ve
geriye kalan %20'nin de açlıktan
ölmemesi için tarımla uğraşıyordu. Bugün
ise meslekleri sorulduğunda Amerika'da
yaşayan insanların sadece %1'i
kendilerini çiftçi olarak tanımlıyorlar.
Eğer bugünlere geldiysek artık çiçek
üretmemize de gerek yok. Hey bu arada
bunlar gerçek mi? Köpükten mi
yapılmışlar yoksa dijitaller mi? Eee, ne
mi oldu? Teknoloji oldu işte benim
tanımım. Yeni enerji kaynaklarının
kullanılması ile karakterize edilmiş
sanayi devriminde makine kullanımı
sonucu üretim artmıştır. Her şey
birazdan daha karmaşık bir yer alacak
ama bugünkü videonun amacı için her ne
kadar modern kapitalizmle bağlantılı
olsa da sanayileşmenin kapitalizm demek
olmadığının altını çizmek istiyorum.
Sanayi devrimi 1750'lerle başladı. Tüm
dünyayı yetkisi altına aldı ama
başlangıç noktası Avrupa daha da kesin
olmak istersek Britanya'dır. Neler mi
oldu? Hadi düşünce balonuna gidelim.
Sanayi devriminin getirdiği yenilikler
birbirleriyle çok yakından
bağlantılıdır. Mesela İngiliz teklil
sanayisini, tekstil yani sanayisini ele
alacak olursak John Kane 1733'te atkı
mekiğini bulmasından sonra dokuma hızı
inanılmaz boyutlarda arttığından iplik
talebi de artmış ve sonuç olarak ortaya
i makinesi ve su çerçevesi gibi diğer
icatlar çıkmıştır. Kısa bir süre sonra
tüm bunlar su gücüyle
mekanikleştirilecek buhar makinesinin
icadı ile de atkı mekikleri çok büyük
bir hızla pamuk fabrikalarına
dönüşecektir. En başarılı buhar makinesi
adı başka hiçbir şeye ithaf edilmeyen
Thomas Newcamon tarafından madenlerdeki
suyu temizlemek için icat edildi.
Madenlerdeki su temizlendikçe daha fazla
buhar makinesine güç verebilecek daha
fazla kömür üretilmesi Newcom'ın buhar
makinesinin adı bir kuruma ve
üniversiteye hit edilmiş olan James Wat
tarafından geliştirilmesine watın
makinesi de demir yollarından istim
botlara ve hatta daha çok verimli pamuk
fabrikalarına güç sağlamasına sebep
olmuştur. Böylece tarihte ilk defa keşke
şakaya yapıyor olsaydım ama
kıyafetlerimizi beyazlatmak için
bekletilmiş idrar yerine kimyasallar
kullanmaya başlanıldı. Bu kimyasalların
ilki sülfürük asitti. 1750'lerde
Britanya'da kömür gücüyle çalışan kurşun
madenlerindeki artan kurşun üretimine
bağlı olarak kurşunla kaplı duvarları
olan depolar sayesinde sülfürik asit
üretimi de artmıştı. Tüm bu faktörler
bir araya geldiğinde daha hızlı ve ucuza
beyazlatılıp dokunacak daha fazla
ipliğimiz oldu ve bu iplik bugün
hızlandırılmış kurs tişörtlerinin
yapımında kullanılıyor. Sanayileşme bu
kadar birbirine bağlı faktörler üzerinde
ilerlerken her şeyin neden Avrupa'da
özellikle de Britanya'da başladığını
çözmek biraz güç ve bu neden sorusu
tarihin en bulaşıcı tartışmalarından
birine dönüşmüştür. Sanayileşmenin neden
Avrupa'da başladığına dair bazı Avrupa
merkezi düşüncelerle başlayalım.
Kültürel üstünlük argümanı Avrupalıların
herkesten daha iyi ve akıllı oldukları
fikri üzerine kuruludur. Bu zaman zaman
Avrupalıların üstün akılcılıklarına da
bağlanmıştır. Bu arada bu argümanı
ortaya atan insanların nereden
geldiklerini tahmin etmek pek de zor
olmasa gerek. Tabii ki Avrupa'dan. Bunun
yanında başkaları Avrupalıların bu
devrimci teknolojileri olağan kılan
bilim ve buluş kültüründen bahsederler.
Daha özgür politik kurumların inovasyon
ve mülkiyet hakkını desteklemesinin
mucitlere destek olduğunu iddia edenleri
de unutmayalım. Tabii son olarak bir de
Avrupa'nın düşük nüfusu ele alınmalı.
Çünkü düşük nüfuslar iş gücünden
tasarruf etmeyi amaçlayan icatlar
geliştirmek zorundadırlar. Aa, şimdi
açık mektup zamanı mı
geldi? Buhar makinesine açık mektup. Ama
önce gizli bölmede ne var bir bakalım.
Aa, bu Tardis yani Britanya
sanayileşmesinin zirve noktası. Sevgili
Boğar Makinesi, sana çok çılgınca bir
şey söyleyeceğim. Kimse senin daha iyi
olman için çalışmadı. Ama mesela
elimdeki zamanda yolculuk yapmaya
yarayan bu alet muhtemelen bir buhar
makinesiyle çalışıyor. Dünya üzerindeki
tüm elektrik ister kömürden ister
nükleer santrallerden gelsin sadece bir
buhar makinesidir. Su ve ısı. Bu sanayi
devriminin ne kadar devrimci olduğunu ve
ondan sonra olanların da sadece evrimden
ibaret olduğunu çok ama çok iyi
açıklıyor. Saygılarımla Avrupa merkezli
olsun ya da olmasın sanayi devriminin
arkasında yatan sebepler konusunda
bugüne kadar birçok şey duymuşsunuzdur.
Ama bu sebeplerin ne zaman temel sebep
olduğuna inansanız o sebebin arkasında
yatan başka bir sebep olduğunu
görüyorsunuz. Değil mi? Leonardo Diriro,
James Cameron'ın ve kömür madencilerine
kulak verecek olursak daha derine
inmeliyiz. Avrupa merkezli bu sebeplerle
alakalı sorunlar bunların hepsinin aynı
zamanda Çin ya da Hindistan ya da her
ikisinin için de geçerli olmasıdır. Buna
ek olarak 1800'lü yıllarda Avrupa'nın
gelecek 100 yılın en önemli üretim gücü
olacağı da kimse tarafından tahmin
edilemezdi. O zamanlar Çin, Hindistan ya
da Avrupa hepsi endüstriyel anlamda
birbirlerine yakındı. Çin'le başlayalım.
Çin söz konusu olunca Avrupalıların
kültürel üstünlüğü biraz komik oluyor.
Çünkü Çin'in tarihini Konfüçüüzüden bu
yana kayıt altına alan bir medeniyet
olmasının yanında bronzu, resimleri ve
şiirleri de vardı unutmayalım. Ayrıca
Çin'in ekonomik açıdan Avrupa'ya göre
daha kötü bir durumda olduğu fikri de
eee Çin'in kağıt paraya icaz eden ve
İpek'ten porselene kadar dünya
ticaretine hükmeden ülke olmasıyla
çürütülmüş oluyor. Sanayi devrimi öncesi
nüfus büyümesi ekonomik başarının
altında yatan tek etmenken Çin'in o
zamanlarda en büyük nüfusa sahip olması
da cabası. Çin'in icat kültüründen
yoksun olduğunu da söyleyemeyiz. Çünkü
Çinliler barutu, baskıyı, kağıdı ve
biraz muallak da olsa pusula icat
etmişlerdir. Son olarak son Kanedanlığı
sırasında Çin'deki özgür kurumlar
saymakla bitmezler. Bazıları uzun zaman
boyunca tuz ve demir gibi ürünlerde
tekelleri destekledikleri için Çin'de
özgür kurumlar olamayacağını söylerler
ve bu doğrudur. Ama bu tekelleri
zorlarken bir yandan o kadar da hata
yapmışlardır. Gördüğünüz gibi bu gibi
sebeplerden ötürü sanayi devrimi için
Çin de en az Britanya kadar iyi bir
adayydı. Peki neden Çin'de olmadı? Çünkü
Avrupalıların, özellikle de
Britanyalıların çok büyük iki
avantajları vardı. Bunlardan birisi
kömürdü. Gelişmiş ulaşım, iletişim,
endüstriyel verim ya da kimyasal
üretimin tarihini incelediğinizde
karşınızda hep kömürü bulursunuz. Sanayi
devrimi üretimi otomatikleştirmek için
değişik enerji kaynaklarının
kullanılması fikrine dayanıyordu ve
İngiltere'nin yüzeye yakın kömür rezervi
çok zengin olduğundan bu kömürü çıkarmak
da oldukça ucuzdu. Bu sayede odun kısa
zamanda ısınma ve yemek yapmak için
yerini kömüre bıraktı ve İngilizler de
daha fazla kömür çıkarmak için çalışmaya
başladılar. Kömürün birçok ölüme yol
açması dışında buradaki sorun kömür
madenlerinin her zaman su altında
kalmasıydı. Az önce de söylediğim gibi
kömür madenciliğinin insan ve
gezegenimizin sağlığı üzerinde de
oldukça olumsuz etkileri var. Ve ama
yeraltından daha çok kömür çıkarılması
için verilen tüm destekler sayesinde
kömür madenlerindeki suyu dışarı
pompalayacak buhar makineleri icat
edildi. İlkel buhar makineleri verimsiz
oldukları için çalışmalar için daha
fazla kömür gerektiriyor ve bu da
İngilizlerin işine geliyordu. Tabii
buhar makineleri ucuz İngiliz kömürü
kullanıp ucuz İngiliz kömürünün ucuz
kalmasına yardım etti ve ucuz İngiliz
kömürü de sanayi devriminin demir
yollarından çeliğe kadar tüm öğelerini
mümkün kıldığı için pozitif bir geri
bildirim döngüsü yaratmış oldu. Trenler
demir yolunda gittiği için demir
yollarının çeliğe çelik de ağır olduğu
için onların da demir yollarına ihtiyacı
vardı. İngilizlerin ikinci avantajları
da ücretlerdi. Britanya, Belçika,
Lüksemburg ve Hollanda'yı kapsayan
coğrafi bölgedeki ücretler 18. yüzyılın
başında dünya üzerindeki en yüksek
ücretlerdi. 1725 gümüş'e denk gelirken
Amsterdam'da 9 gram, Pekin, Venedik ve
Floransa'da 4 ve Delhi'de de 2 gramın
altındaydı. Britanya'daki ücretlerin
neden bu kadar yüksek olduğunu tam
olarak anlayamasak da burada nüfusu
inanılmaz bir ölçüde azaltarak işçi
pazarını sıkıntıya sokan kara ölümün de
payı olduğunu düşünüyoruz. Bu arada aynı
durumun hastalıktan kırılan İtalya'nın
başına gelmemiş olması ayrı bir konu.
Yüksek ücretleri ucuz kömür fiyatlarıyla
bir araya geldiğinde üreticiler üretim
masraflarından kısmak için makinelerle
ilgilenmeye başladılar. Tarihçi
Robert'dan bir alıntı yapmamız gerekirse
ücretler yüksek ve enerji ucuzdu. Bu
fiyatlar şirketlere güçlü yardımlar
sağlayarak kapital ve kömürün emek ile
yer değiştirdiği teknolojiler üzerinde
çalışmalarını ve sanayi devriminin
gerçekleşmesini sağladı. Ah sanırım
insanlar beni yine Avrupa merkezci
olmakla suçlayacaklar. Bunun yanında bir
de anti Avrupa yalnız olduğumu
düşünenler var. Ben yanlı falan değilim.
Avrupa'yı çok seviyorum. Avrupa
sayesinde en sevdiğim peynirleri
ülkelerarası kayak yapma ve Charlie
Chaplin'le tanışma fırsatını elde ettim.
Bunlar bana kömürün yüzeye yakın
olmasının Avrupa'nın kültürel
üstünlüğüyle bir alakası olmadığını
anımsatıyor. Ücretler sorusu biraz
farklı. Çünkü ortaya bu yüksek ücretleri
sadece Avrupalıların ödemek istediği
gibi bir durum çıkartmıştır. Son olarak
eklemek istediğim bir şey daha var.
Hindistan en düşük ücretleri ödemesine
rağmen dünyanın en büyük pamuklu tekstil
üreticisiydi. Bunun yanında oldukça
verimli bir tarımı olması da işçilerin
oldukça düşük ücretlerle
çalıştırabileceği anlamına geliyordu.
Bunu kocaman bir nüfusla
birleştirirseniz Hint tekstil üretiminin
makineler olmadan da oldukça verimli
olması sonucu Hindistan sanayileşme
ihtiyacı hissetmedi. Bizim
perspektifimiz açısından daha da önemli
olanı Hint Pamuk üretiminin Britanya
sanayileşmesini desteklemiş olduğu
argümanıdır. Sanayi Devrimin ilk
safhalarına pamuk tekstili sebep olmuş
ve Britanya'nın pamuk üretimine bu kadar
hevesli olmasının sebebi de talebin
oldukça fazla olmasıdır. Pamuklular
ünlülerden daha rahattırlar ve
Hindistan'dan çok düşük fiyatlara ithal
edildikleri için de çok ucuzdurlar. O
halde Hint pamuğu pazar yaratınca
İngilizler de Hindistan'la baş edebilmek
için üretimi artıracak makinelere
yatırım yapıp Hint uzmanlığını ithal
ettiler. Avrupa sanayileşmesinin bir
dünya fenomeni olmasının sebeplerinden
biri de budur. Tarihin bu bulaşıcı ve
dikenli tartışmalarından hoşlananlara
çok iyi bir haberim var. Bir sonraki
videoda kapitalizm hakkında konuşacağız
arkadaşlar. İlgilendiğiniz için teşekkür
ederim.

Tonguç 10 sınıf kanalından Herkese
merhabalar Bugün sizlerle Tarih 10 sınıf
dersinin ikinci ünitesi olan beylikten
devlete Osmanlı siyaseti konusunu
işleyeceğiz dersimize geçmeden önce 10
sınıf Ekim programına baktığımızda
anlattığım Bu dersi 10 Ekim Pazartesi
günü izleyebilirsiniz yine biliyorsunuz
1 dönem 1 yazılı kampı başladı
Arkadaşlar bu kampı kaçırmamak için
kanalımıza abone olup bildirimleri
açalım ve aynı şekilde paylaşılan
videoları beğenip ödüllü sorulara da
yorum yazmayı unutmayalım Arkadaşlar
şimdi Hazırsanız Derse başlayalım
bugünkü dersimizin konularına
baktığımızda kuruluş dönemi gelişmeleri
hakkında konuşacağız Osmanlı Devleti'nin
kuruluşuyla ilgili önemli tarihlerimizin
görüşlerine Osmanlı Bizans ilişkilerine
Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda yapmış
olduğu Fetih hareketlerine Anadolu'da
Türk siyasal Birliği sağlamaya yönelik
atılan adımlara ve aynı şekilde Türk
devletlerinin liderlik mücadelesi olan
1402 Ankara Savaşı'na değinip 2
ünitemizi sona erdireceğiz
dersimizin kullanım alanları ve
faydalarını baktığımızda Osmanlı kuruluş
dönemi hakkında bilgi sahibi olacağız ve
Osmanlı Devleti'nin izlemiş olduğu Fetih
Siyasetini ele geçirdiği topraklarda
nasıl kalıcı hale geldi bu sorunun
cevabını öğreneceğiz ve aynı şekilde
bilimsel bilginin değişebilir olduğunu
Halil inalcık'ın yapmış olduğu
araştırmalarda size sunacağım arkadaşlar
anlattığım dersi dinledikten sonra
arkadaşlar konuları pekiştirmek
istiyorsanız eğer sıfırdan ona tarih
kitabından ödevinizi veriyorum 36 ile 54
sayfalar arası sizin Ödeviniz olacak o
sıfırdan ona tarih kitabımıza
baktığımızda ikinci ünite hakkında şöyle
kısa bir özetin olduğunu görüyoruz yan
tarafta yine sorularımız var burada
çözemediğiniz soruları Yukarıdaki
karekota okutarak sorunun cevabına
ulaşabilirsiniz sıfırdan ona 36 ile
54'üncü sayfalar arası
dinamo test kitabına baktığımızda ise
sayfa 45'ten 59'a kadar sorumlusunuz
arkadaşlar dinamo soru Bankasına
baktığımızda özellikle burada yorum
soruların olduğunu görüyoruz yine
haritalarla görsellerle desteklenen
soruların olduğunu görüyoruz bilgiye
dayalı sorularımızda var Hatta bazı
testlerimizin sonunda doğru yanlış
soruları ve boşluk doldurma
sorularımızda yine mevcut Şimdiden
herkese kolay gelsin ödevleri yapmayı
unutmayalım arkadaşlar
dersimize geçelim dersimize geçtiğimizde
ilk olarak kronolojik bir sıralama
görüyoruz 1302 yılından başlayacağız
1448 yılına kadar süreci devam
ettireceğiz bu süreç içerisinde Osmanlı
Devleti'nin yapmış olduğu Fethi
hareketlerine beyliklerle siyasi
ilişkilerine ve aynı şekilde hem Osmanlı
devletinin Bizans İmparatorluğu ile hem
de Balkan devletleriyle olan
ilişkilerine değinip konuyu sona erdir
diyeceğiz ikinci beylikler dönemi
haritasına baktığımızda burada gözümüze
çarpan beyliklere Bir bakalım
osmanoğullarını görüyoruz
germiyanoğulları ve karamanoğullarını
görüyoruz Karamanoğulları Osmanlı
kuruluş döneminde Osmanlı Devleti'nin en
çok uğraştıran Beylik olacak Arkadaşlar
bunun sebebi şu kendileri Konya ve
civarında kurulduğu için
kendilerini Türkiye Selçuklu Devleti'nin
varisi olarak görüyorlar Dolayısıyla bu
bölgede osmanoğullarının yükselişinden
rahatsız olacaklar ve sürekli Osmanlı
Devleti'nin düşmanlarıyla ittifak
kurarak Osmanlı devletinin yıkılmasını
isteyecekler yine burada
candaroğullarını görüyoruz
saruhanoğulları Karesioğulları ve
Osmanlı Devleti'nin Bizans imparatoruyla
sınır komşusu olduğunu görelim
Arkadaşlar birazdan bu konuya da
değineceğim
13 yüzyılın sonlarında Anadolu ve
çevresindeki siyasi yapılara
baktığımızda Kısacası Osmanlı Devleti
ile Çağdaş olan devletlere bakacağız
Türkiye Selçuklu devletini görüyoruz
biliyoruz ki 1308 yılında yıkıldı bu
devlet yine Bizans İmparatorluğunu bu
noktada İlhanlı devletini Memlük
devletini halife bu devlette bulunduğu
için İslam dünyasında çok Saygın bir
devlet arkadaşlar kuzeyde ise Altınordu
devletini görüyoruz balkanlara
baktığımızda şu bölgede sırpları
bulgarları ve macarları görüyoruz
Arkadaşlar biraz daha batıya
gittiğimizde özellikle İtalya'da şehir
devletlerinin bulunduğunu Napoli
Krallığı gibi papalık gibi Venedik ve
cenevizleri görüyoruz
kutsal duruma German İmparatorluğu
İngiltere ve Fransa yine Osmanlı
Devleti'ni bu dönemde siyasi ilişkiler
kurduğu devletler arasında
Osmanlı beyliğinin kısa sürede
büyümesinin nedenlerine baktığımızda
hemen haritada Osmanlı beyliğinin Bizans
İmparatorluğu ile sınır komşusu olduğunu
görüyoruz Dolayısıyla Osmanlı
Devleti'nin Batı yönünde izlemiş olduğu
Fethi siyaseti ve bulunduğu coğrafi
konum kendisine fayda sağlayacak
Anadolu'da ve Balkanlarda siyasi
birliğin olmaması Osmanlı devletinin
Batı yönünde ilerlemesini
kolaylaştıracak burada Osmanlı
Devleti'nin kuruluş döneminde Bizans
İmparatorluğu ile çok fazla siyasi
ilişkiler yaşadığını görüyoruz Normalde
ben size isim vermesem Bizans istemesem
Osmanlı Beyliği demesem bir imparatorluk
ile bir Beylik karşı karşıya geldiğinde
hangisi Savaşı kazanır dediğimde genel
olarak alacağım cevap
imparatorluk olur arkadaşlar ama buraya
baktığımızda bu dönemde Bizans
İmparatorluğunun Gerileme döneminde
olduğunu görüyoruz haliyle Osmanlı
Beyliği de kuruluş ve Yükselme Döneminde
Dolayısıyla yapılan savaşlarda
osmanoğullarının üstünlüğünü görüyoruz
Osmanlı Devleti'nin bu bölgede izlemiş
olduğu gaza ve Cihat anlayışı diğer
Anadolu beyliklerinin Osmanlı beyliğine
yardım etmesinin önünü açacak Arkadaşlar
bunun sebebi ise şu arkadaşlar diğer
Anadolu beyliklerine baktığımızda
biliyorsunuz ki İslam beylikleri haliyle
gaza ve cihadı yerine getiren Beyliği
destekleyecekler yine Osmanlı Devleti
kuruluş döneminde yapmış olduğu
fetihleri daha kalıcı hale getirmek için
İskan ve istimalet politikalarını
uygulayacak kuruluş dönemi
padişahlarının özelliklerine
baktığımızda ileri görüşlü olduklarını
cesaretli olduklarını görüyoruz ve aynı
zamanda kararlı olduklarını görüyoruz
100 Yıl Savaşları da Osmanlı devletinin
ilerlemesini kolaylaştıracak arkadaşlar
Yüzyıl savaşlarına baktığımızda
İngiltere ve Fransa'nın mücadele
ettiğini ve dolayısıyla Osmanlı
Devleti'nin batı yönündeki ilerleyişini
kolaylaştırdığını görüyoruz Osmanlı
Beyliği'nin kuruluşu ile ilgili önemli
tarihçilerimizin görüşlerine
baktığımızda ise
paultek Osmanlı'nın kısa sürede
büyümesini izlemiş olduğu gaza
anlayışına bağlıyor arkadaşlar Fuat
köprülü'ye baktığımızda ise yine aynı
şekilde gaza anlayışını yetenekli
padişahların ve Osmanlı Devleti'nin
bulunmuş olduğu konumunun İşte o
jeopolitik konumunun etkili olduğunu
savunacak Halil inalcık'a baktığımızda
ise Osmanlı beyliğinin kısa sürede
büyümesinin gazı anlayışıyla birlikte o
bölgede bulunan Müslüman nüfusunun da bu
noktada etkili olduğunu Yine bize
belirtecek
kuruluş dönemi Osmanlı padişahlarına
baktığımızda hemen Osman Bey'i görüyoruz
Orhan Bey var Birinci Murat birinci
bayez birinci Mehmet ve 2 muradı
görüyoruz arkadaşlar ikinci Mehmet'i
yani Fatih Sultan Mehmet'i kuruluş
dönemi padişahları arasında
değerlendirmiyoruz kendisi daha fazla
Yükselme Döneminde yer aldığı için
yükselme dönemi başlattığı için yükselme
dönemi Padişah O yüzden kuruluş dönemi
içerisinde yer almıyor kuruluş dönemi
padişahlarımız Bunlar arkadaşlar
sınırlar genişledikten sonra Osmanlı
Devletinde ilk Kadı atamasının
yapıldığını görüyoruz ilk adımızın adı
Dursun fakir arkadaşlar ilk örfi vergi
olan pazar vergisi ya da bir diğer
adıyla baş vergisi yine Osman Bey
döneminde alınacak Osman Devleti'nde
Saltanat alametleri içerisinde yer alan
para bastırma olayı da Osman Bey
döneminde gerçekleştiriyor bassıdan ilk
paraya baktığımızda bakır bir paranın
bastırıldığını görüyoruz Osman Bey
dönemini şöyle özetleyebiliriz
aşiretten beyliğe geçilen dönem
arkadaşlar yine Osmanlı Devleti
oğuzların Kayı boyundan geliyor
arkadaşlar kayanın simgesine de
baktığımızda şu simgeyi görüyoruz
Osman Bey döneminin en önemli gelişmesi
olan 1302 yılında yapılan Koyunhisar
Savaşı'na bakalım Arkadaşlar bu
bahsettiğim Koyunhisar Savaşı Osmanlı
Beyliği ile Bizans İmparatorluğu
arasında yapılacak yapılan Savaşı
Osmanlı Beyliği kazanacak Arkadaşlar bu
Savaşın en önemli özelliği şu; Osmanlı
Devleti ile Bizans arasında yapılan ilk
savaş ve aynı zamanda aldığımız ilk
büyük galbi aldığımız ilk büyük
galibiyet olması sebebiyle Halil İnalcık
Osmanlı Devleti'nin kuruluş tarihine
1302 yılı olarak belirlemiştir
arkadaşlar
Orhan Bey dönemine geçtiğimizde savaşlar
ve fetihler başlığına bakalım babasının
da vasiyeti olan Bursa'yı alarak ne
yapacak arkadaşlar başkent ilan edecek
1329 yılında palekano Savaşı ile ya da
bir diğer adıyla Maltepe Savaşı ile
birlikte bizans'ı tekrardan yenilgiye
uğratacağız yine 1331 yılında İznik 1337
yılında İzmit fethedilecek arkadaşlar
hemen haritaya baktığımızda İstanbul'un
anadolu yakasının tamamen Osmanlı
Devleti'nin eline geçtiğini görüyoruz
bir Anadolu Beyliği olan Karesioğulları
Beyliği ise Orhan Bey döneminde Osmanlı
devlet sınırlarına dahil olacak
Karesioğulları Osmanlı'ya katılan ilk
beyliktir aynı zamanda Arkadaşlar bu
bilgi önemli Bunu unutmayalım bu dönemde
Orhan Bey'in Bizans İmparatoru kanta
kuzene yardım ettiğini ve bu yardımları
doğrultusunda da Çimpe kalesini aldığını
biliyoruz bu Kaleyi Biz aldıktan sonra
ilk defa Rumeli'ye geçiş yapmış olacağız
ve bu da İleriki dönemde yapılan Fetih
hareketlerine etkileyecek arkadaşlar
Orhan Bey dönemindeki içteki gelişmelere
baktığımızda Divan teşkilatının
kurulduğunu görüyoruz e haliyle devlet
sınırları genişledikçe devletin
problemleri sorunları ve alacağı
kararlar artıyor Padişah da kendisine
yardımcı olacak bir divan teşkilatı
kuracak yine bu Divan teşkilatında
vezirlik makamının oluşturulduğunu
görüyoruz Osmanlı tarihindeki ilk
vezirimiz ise Alaaddin Paşa arkadaşlar
yine bu dönemde ilk düzenli ordu
kurulacak ilk düzenli orduya
baktığımızda yaya ve müsellem dediğimiz
bir Ordu kuruluyor müsellem Hatta asker
demek arkadaşlar Yanda bir görselini
görüyoruz Bu dönemde ilk tersane
kurulacak hatırlayalım Karesioğulları
Beyliği ele geçirildikten sonra
Karamürsel'de ilk tersane'si açacağız ve
Osmanlı Devleti'nin ilk donanma komutanı
olan Kara Mürsel Alp de yine Orhan Bey
döneminde ortaya çıkacak arkadaşlar
ilk medresede aynı şekilde Orhan Bey
döneminde açılıyor iznikte medresemizin
adı ise Orhaniye Medresesi İlk gümüş
para bu dönemde bastırılacak bu bize
şunu gösteriyor demek ki artık Orhan Bey
döneminde devlet ekonomik anlamda güçlü
bir noktaya ulaşmış durumda zaten Orhan
Bey dönemini özetlediğimizde şöyle
diyoruz Bu dönem beylikten devlete
geçiren dönemdir arkadaşlar yine bu da
önemli bir bilgimiz
Orhan Bey döneminde sınırlar
genişledikçe İskan politikasının
uygulandığını yine görüyoruz Sancak
sistemi ilk defa Orhan Bey döneminde
ortaya çıkacak Sancak sisteminden sonra
tahta geçen ilk hükümdarımız ise Birinci
Murat olacak arkadaşlar
Evet Sancak sisteminde Eğitim alan
Birinci Murat 1362 yılında tahta geçecek
1389 yılına kadar tahta kalacak Birinci
Murat dönemini 3 başlık altında
inceleyeceğiz ilk olarak Anadolu'daki
fetihlerine sonra balkan'daki
fetihlerine ve aynı şekilde içteki
gelişmelere bakıp Birinci Murat dönemini
bitireceğiz Anadolu'daki Fetih
hareketlerine baktığımızda Hamit
oğullarını Hamitoğulları bu bölgede 80
bin akçe karşılığında hamitonlarını para
ile satın alacağız arkadaşlar
germiyanoğullarını ise çeyiz yoluyla
Osmanlı Devleti sınırlarına dahil
edeceğiz bu noktayı da ele geçireceğiz
hatırlayın size Karamanoğulları
beyliğinin Osmanlı Devleti'nin başına
bela olacağını söylemiştim ilk
ilişkilerin ise 1 Murat döneminde
başladığını görüyoruz Çünkü artık
Osmanlı Devleti ile Karamanoğulları
sınır komşusu Arkadaşlar bu dönemde
Ankara'yı da yine ele geçireceğiz
Birinci Murat dönemindeki Balkanlardaki
Fetih hareketlerine baktığımızda 5 tane
savaş görüyoruz arkadaşlar ilk
savaşımıza baktığımızda 1363 yılında ki
Sazlıdere savaşını görürüz bu savaşın
bir diğer adı da arkadaşlar birinci
kirmen savaşıdır yine bunu da bilelim
yapılan savaşta Sırplar ve Bulgarlar
yenilgiye uğratılacak önemlidir ileride
Başkent olacak Edirne bu savaştan sonra
ele geçirilecek ikinci savaşımıza
baktığımızda 1364 yılındaki Sırpsındığı
savaşını görüyoruz Bu savaşın şöyle bir
özelliği var ilk defa Osmanlı ordusu ile
Haçlı Birliği karşı karşıya gelecek ve
yapılan Savaşı Osmanlı Devleti kazanacak
bu savaşın ardından Edirne başkent ilan
edilecek Osmanlı Devleti'nin sürekli
Batıya doğru Başkent belirlemesi onun
izlemiş olduğu Fetih siyasetinden
kaynaklıdır arkadaşlar yine bu da önemli
bir bilgi
bir diğer savaşımıza baktığımızda 1371
yılında ikinci çirmen Savaşı'nı
görüyoruz burada Balkan devletleri
tekrardan yenilgiye uğratılacak Bu sefer
de Sırplar vergiye bağlanacak Arkadaşlar
bir devlet başka bir devletten vergi
alıyorsa onun üzerinde artık siyasi
olarak bir üstünlük sağlamıştır demektir
bu
1388 yılındaki plaj savaşına
baktığımızda Osmanlı Devleti ilk defa
arkadaşlar Balkanlarda yenilecek bu
savaşı kaybediyoruz
1389 yılında yapılan 1 Kosova Savaşı'na
baktığımızda burada haçlılara karşı
mücadele edeceğiz Savaşı kazanacağız Bu
savaşın şöyle bir özelliği var 1 Murat
savaş bittikten sonra savaş meydanında
gezerken biri tarafından öldürülecek ve
ilk defa bir Osmanlı padişahı savaş
meydanında şehit olmuş olacak arkadaşlar
Birinci Murat dönemindeki içteki
gelişmelere baktığımızda Yeniçeri
Ocağının kurulduğunu görüyoruz Yeniçeri
Ocağı kurulduktan sonra özellikle
kuruluş yükselme döneminde birçok
yapılan Fetih hareketinde önemli rol
oynadığını yine biliyoruz Yeniçeri
ocağına alımlar pençik ve Devşirme
sistemi dediğimiz sistemle yapılıyor
arkadaşlar Birinci Murat'ın şöyle bir
özelliği var Kendisi aynı zamanda
Balkanların Fatihi olarak biliniyor
Balkanlarda daha kalıcı hale gelmek için
Orhan Bey döneminde ortaya çıkmış Ancak
bu dönem daha yoğun bir şekilde
kullanılan iskan siyasetini yine Birinci
Murat kullanacak Birinci Murat'ın
veraset sistemini değiştirdiğini
söyleyebiliriz kendisi tahta geçerken
kardeşleriyle mücadele etmek zorunda
kalıyor Dolayısıyla veraset anlayışını
ülke hanedanın ortak malıdır
anlayışından ülke hükümdar ve
oğullarının malıdır anlayışına getirecek
arkadaşlar ve böylelikle
aramızda olsa taht kavgalarının
yelpazesini biraz daha daraltacak yine
Rumeli beylerbeyliğinin bu dönemde
kurulduğunu görüyoruz Bunun amacı da
ülke yönetimine kolaylaştırmak aynı
şekilde ülke yönetimini kolaylaştırmak
için yine vezirlerinin sayısının
arttırıldığını görüyoruz
maliye bakan defterdarlık makamını
oluşturulduğunu görüyoruz aynı şekilde
de kaza askerlik makamları oluşturulacak
ve Ülke yönetimi daha kolay bir hale
gelecek Birinci Murat'ın ölümünden sonra
tahta birinci Beyazıt'ın geçtiğini
görüyoruz 1389 yılından 1402 yılına
kadar faaliyet gösterecek birinci beyaz
Ben 1 bes dediğimde aklınıza arkadaşlar
Anadolu gelecek
Bunun da sebebi kendisi Anadolu'da büyük
ölçüde siyasi birliği sağlayan ilk
padişah olacak sınırlarımıza da
baktığımızda özellikle Anadolu'nun
fethinin neredeyse tamamen
tamamlandığını görür
İstanbul ilk kez birinci Beyazıt
döneminde kuşatılacak ancak alınamayacak
arkadaşlar Sadece bir kere kuşatmayacak
birinci bez 4 defa kuşatacak bu dördünde
de çeşitli sebeplerden kaynaklı Örneğin
Bizanslılar harçlardan yardım isteyecek
ve Bu doğrultuda hemen burada da yer
alan Niğbolu savaşı yapılacak Evet 1396
yılına gelindiğinde Haçlı birliğinin
Bizans'a yardım getirdiğini ve neyi
buldu savaşının yapıldığını görüyoruz Bu
Savaşı birinci Beyazıt kazanacak ve
halife tarafından bir ünvan alacak
aldığı ünvana baktığımızda bu bilgi
önemli unutmayalım sultanı iklimi Rum
ünvanını aldığını görüyoruz yani Rum
diyarının sultanı unvanını halife
tarafından alacak ve İslam dünyasında
saygılı artacak
birinci Beyazıt dönemindeki önemli
gelişmelerden bir diğeri
1402 yılında yapılan Ankara Savaşı
Arkadaşlar bu savaş Osmanlı Devleti ile
Timur Devleti arasında yapılıyor Yapılan
bu savaşın nedenlerine baktığımızda iki
hükümdar arasındaki Türk cihan
hakimiyeti anlayışı yine Timur'un Doğu
seferine yani Çin üzerine sefere
gitmeden önce arkasını güçlü bir
devletin olmasını istememesi Anadolu
beyliklerinin Timur'u kışkırtması
Anadolu beylikleri tümörü şu sebepten
kışkırtacak bu bölgede tekrardan
bağımsızlıklarını kazanmak isteyecekler
ve bazı Anadolu beyliklerinin beylerinin
Daha doğrusu timur'a sığındığını
biliyoruz yine Timur'un Anadolu'da
izlemiş olduğu imha politikası ve iki
hükümdar arasındaki hakaret vari
mektuplaşmalar bu savaşın nedenlerini
oluşturacak iki Ordu 1400-2 yılında
Ankara'nın Çubuk ovasında karşıya
gelecek Özellikle bu savaşa Timur'un
fillerle geldiğini görüyoruz
ilk defa fil gören Osmanlı askerleri
şaşkına vuracak ve özellikle bu fillerin
savaş meydanına getirilmesi savaşın
seyrini değiştirecek ve Osmanlı Devleti
yapılan Savaşı kaybedecek Arkadaşlar bu
savaş kaybedildikten sonra
Anadolu'da siyasi birliğin bozulduğunu
görüyoruz Bunun sebebi ise Timur birinci
Beyazıt'ı ve Şehzade Mustafa'yı esir
alacak arkadaşlar ve Anadolu'da
hükümdarsız geçen 11 yıllık bir süreç
yaşanacak 1400-2 yılından 1413 yılına
kadar Anadolu'da hükümdar olmayacak
Şehzadeler arasında bir mücadelenin
olduğunu görüyoruz yine hatırlarsanız 1
beyaz 4 defa İstanbul'u kuşatmıştı
tam almak üzereyken Timur'un işte
Osmanlı Devletine saldırması bu
İstanbul'un fethini geciktirecek
arkadaşlar
Timur Anadolu'yu yağmalamaya başlayacak
ve Anadolu'da Moğol baskısı daha da
artacak arkadaşlar
Ankara Savaşı'ndan sonra Timur'un esir
düşmesi ile birlikte Anadolu'da Fetret
Devri başlamıştı 11 yıllık süre
baktığımızda Osmanlı şehzadeleri
arasında yani İsa Çelebi Musa Çelebi
Süleyman Çelebi ve Mehmet Çelebi
arasında taht mücadelesi gerçekleşecek
bu Şehzadeler kendi aralarında bir takım
mücadelelere girişecek ve birinci Mehmet
diye adlandırdığımız Osmanlı padişahı ne
yapacak kardeşlerini yenilgiye uğratacak
ve tekrardan Anadolu'da otoriteyi
sağlayıp Osmanlı'nın tahtına oturacak
arkadaşlar ve 1413 yılına gelindiğinde
Fetret Devri tamamen sona ermiş olacak
birinci Mehmet 1413 yılından 1421 yılına
kadar tahtta kalıyor arkadaşlar 1 Mehmet
dönemi kardeşleriyle girdiği tat
mücadelesini kazanmıştı hatırlayalım ve
dolayısıyla devletin ikinci kurucusu
olacak bu bilgiyi unutmayalım Anadolu'da
Türk siyasal birliğini tekrardan kurmaya
Çalışacak bu dönemde birinci Mehmet
döneminde venediklerle Lapseki Savaşı
dediğimiz bir savaş var Bu Bir Deniz
Savaşı Osmanlı kuruluş döneminde olduğu
için donanması hala güçlü bir noktada
değil Dolayısıyla yapılan ilk deniz
savaşını Osmanlı Devleti venediklere
kaybetmiş olacak arkadaşlar Bizans'a
sığınan Mustafa Çelebi hatırlayın
birinci bez ile birlikte Mustafa Çelebi
timur'a esir düşmüştü Timur'un ölümünden
sonra Mustafa Çelebi serbest kalacak ve
gelip Bizans'a sığınacak Bizans'a
sığındıktan sonra Osmanlı devletinin iç
işlerine karışan Bizans bunu fırsata
çevirecek ve Osman dedesine karşı
Mustafa Çelebi isyanı yatacak Ancak
dediğim gibi bu isyanı birinci Mehmet
bastırmayı başaracak arkadaşlar
1420 yılına gelindiğinde Anadolu'da Şeyh
Bedrettin İsyanı'nın çıktığını görüyoruz
Bu isyanın şöyle bir özelliği var
Osmanlı Devletinde ortaya çıkan ilk dini
ve sosyal nitelikli İsyan arkadaşlar
Şeyh Bedrettin isyanı İlk dini ve sosyal
nitelikli İsyan olacak
İkinci Murat dönemine geçildiğinde
1421 yılından 1451 yılına kadar faaliyet
gösterdiğini görüyoruz aynı şekilde
Bizans'a sığınan Şehzade Mustafa İkinci
Murat döneminde de İsyan edecek ve aynı
zamanda amcası olan düzmece Mustafa
isyanını İkinci Murat bastıracak
Arkadaşlar bu dönemde İstanbul
kuşatılacak ancak alınamayacak
Anadolu'daki siyasal Birliği sağlamaya
yönelik atılan adımlar devam edecek
Aydınoğulları menteşeoğulları
Hamitoğulları germiyanoğulları Osmanlı
sınırlarına dahil edilecek bu dönemde
Belgrad kuşatılacak ancak alınamayacak
arkadaşlar
buradaki savaşlara geçmek istiyorum
1443 yılında icradi Derbent Savaşı
haçlılara karşı yapılacak ve kaybedecek
bu savaşın kaybedilmesiyle birlikte
Haçlılar tekrardan
osmanlıları Balkanlardan anadolu’dan
atma ümidine kapılacaklar ve bu savaşın
ardından yine Osmanlı Devleti'ne
saldırdıklarını birazdan göreceğiz bu
savaşın ardından
Edirne segedin Antlaşması imzalanıyor
Arkadaşlar bu antlaşmanın maddelerine
baktığımızda şöyle bir maddeye yer
alıyor 10 yıl savaş yapılmayacak ancak
güç kaybeden Osmanlı devletini gören
Balkan devletleri haçlı ordusu Tabii ki
de bu antlaşmanın maddelerini yerine
getirmeyecek ve tekrardan Osmanlı
Devletine saldıracak burada şöyle bir
durum var İkinci Murat kendi rızasıyla
tahttan çekilecek küçük bir Şehzade olan
bizim de Fatih Sultan Mehmet diye
bildiğimiz
Şeyh Saadet
bir süreliğine tahta geçecek ancak Haçlı
birliğin toplandığını gören devlet
yöneticileri şehzade Mehmet'e baskı
yaparak Babasına bir mektup yazdıracak
mektupta Şunlara yer veriliyor
arkadaşlar deniliyor ki
Sen Osmanlı padişahı olarak tahta
geçmelisin bunu ilk önce aşamada İkinci
Murat kabul etmiyor sonraki süreçte
Şehzade Mehmet şöyle bir cevap verecek
Ben padişahsam sana emrediyorum gelip
Osmanlı tahtına otur diyor ve İkinci
Murat gelecek tekrardan Osman devletinin
başına geçecek tahta geçer geçmez 1444
yılında Varna Savaşı 1448 yılında ise
ikinci Kosova savaşı yapılacak ve
Osmanlılar tekrardan haçlılara karşı bir
galibiyet alacak ve burada ortaya şöyle
bir sonuç çıkacak
Balkanlardaki Türk egemenliği artık
kesin bir hale gelmiş oluyor arkadaşlar
ve biz bu savaştan sonra artık Avrupa
üzerine saldırı durumuna geçmiş olacağız
burada ilk yeni içeri isyanı olan bu çok
Tepe isyanını görüyoruz buçuk Tepe
isyanın ortaya çıkmasında iki neden var
ilk neden ikinci Murat'ın tahttan
inmesini kabul etmiyorlar ve bu şekilde
kendi maaşlarından memnun değil Yeniçeri
Ocağı bu İsyan hareketi şu şekilde
bastırılıyor
yeniçerilerin maaşlarına buçuk oranında
bir zam yapılıyor Dolayısıyla bu İsyan
ismi de yapılan zam oranından geliyor
Arkadaşlar bu yapılan Yeniçeri isyanı
Osmanlı Devleti'nde bir ilk arkadaşlar
ilk yeni çeri isyanlının adı buçuktepe
isyanı İkinci Murat bu isyanı bastıracak
Evet Osmanlı Devletinde Balkanlarda
yapılan fetihleri özellikle daha kalıcı
hale getirmek için izlenilen iki
politikanın olduğunu görüyoruz İskan ve
istimalet politikaları ilk olarak İskan
politikasına bakalım hatırlayalım ilk
defa Orhan Bey döneminde uygulanıyordu
ancak Birinci Murat döneminde
hatırlayalım daha yoğun bir şekilde
İskan Siyaseti uygulanacaktır İskan
politikasının amaçlarına baktığımızda
özellikle
gayri müslim toprakları Osmanlı devleti
ele geçirdikten sonra bu bölgeleri
türkleştirmek isteyecek ve aynı zamanda
islamlaştırmak isteyecek biz bu
bölgeleri türkleştirdikçe
islamlaştırdıkça ne olacak Buradaki
gayrimüslim halkın İsyan etmesini
engellemiş olacağız yine Osmanlı Devleti
sınırları içerisinde yaşayan Konağın
göçerlerin yerleşik hayata geçmesi için
bu siyaset uygulanacak özellikle
aralarında problem olan kan davalı olan
aileler birbirlerinden ayrılıp
uzaklaştır ve bu bölgelere iskan
politikası adı altında gönderilecek
arkadaşlar
istimalet politikasına baktığımızda
hoşgörü politikası olduğunu görüyoruz Bu
politika gayrimüslim halka uygulanıyor
onların kendi dinlerini dillerini
konuşmaları noktasında yine vergi
konusunda Osmanlı Devleti'nin bir
kolaylık sağladığını görüyoruz Evet bu
iki politikanın Osman devletine Kazancı
şu olacak bu uygulanan iki politika
Osmanlı devletini fetihlerini daha da
kolay bir hale getirecek aynı zamanda o
bölgedeki halkın Devleti olan
bağlılığını ne yapacak daha da güçlü bir
hale getirecek
Evet bugünkü dersimizin Sonuna Geldik
Birkaç soru çözerek konumuzu
pekiştirelim arkadaşlar burada ilk
sorumuza bakalım Aşağıdakilerden hangisi
Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş
döneminde Ülke yönetimi veya askeri
alanda yapılan düzenlemelerden biri
değildir denmiş bize hatırlayalım tımar
sistemi kuruluş dönemine ait bir
uygulamaydı yine Yeniçeri Ocağı 1 Murat
döneminde kuruluyordu Divan örgütünün
kurulması hatırlayalım Orhan Bey
dönemiydi e şıkkına baktığımızda
değiştirme yasasının çıkarılması
hatırlayalım Birinci Murat döneminde
uygulanıyordu ancak D şıkkına
baktığımızda kafes sisteminin
oluşturulması Osmanlı devletinin kuruluş
dönemi ile alakalı bir durum değil
Osmanlı'nın duraklama dönemi ile alakalı
bir uygulama arkadaşlar Dolayısıyla
burada sorumuzun cevabı D şıkkı olacak
bir diğer sorumuza baktığımızda Osmanlı
İmparatorluğu'nun kuruluş döneminde
aşağıdakilerden hangisini amaçladığı
savunulamaz denmiş bize yukarıda da bir
harita vermiş Ertuğrul Gazi dönemini ve
Osman Gazi dönemini bize göstermiş
Rumeli fetihlerinin geniş alanlara
rağmen biliyorsunuz ki Osmanlı kuruluş
döneminin böyle bir amacı vardı
arkadaşlar
İslamiyeti geniş alana yaymak işte gaza
ve Cihat anlayışını hatırlayalım
arkadaşlar B şıklığı değil D şıkkına
baktığımızda Anadolu'daki siyasi birliği
sağlamak yine burada da kuruluş dönemi
Fethi anlayışınızda Anadolu'da siyasi
birliği sağlamak vardı e şıkkında
bizanslı mücadele sürdürmek en çok
neredeyse bizans'ı burada kuruluş
döneminde mücadele ediyorduk C şıkkına
baktığımızda memlüklerin ortada doğudaki
egemenliğine son verme düşüncesi
arkadaşlar kuruluş dönemine ait bir
bilgi değil bu da
Osmanlı Devleti'nin Yükseliş dönemine
ait bir bilgi
Dolayısıyla sorumuzun cevabı c şıkkı
olacak arkadaşlar bir diğer sorumuza
geçelim
Evet Bugün sizlerle neler işledik şöyle
bir kısa özet yapalım ilk olarak Osmanlı
kuruluş dönemi padişahlarına yer verdik
burada Osmanlı Devleti'nin Bizans'a
yapmış olduğu savaşlara Osmanlı
devletinin Anadolu beylikleri ile kurmuş
olduğu ilişkilere değindik yine Osmanlı
Devleti'nin kuruluşu ile ilgili önemli
tarihçilerimizin görüşlerine yer verdik
Osmanlı Bizans ilişkilerine Birinci
Murat dönemindeki Osmanlı Balkan
fetihlerine özellikle birinci Beyazıt
döneminde Anadolu'da Türk siyasi birinin
sağlama yönünde atılan adımlara değindik
1402 Ankara Savaşı'na değinerek konumuzu
bitirdik arkadaşlar sırada ödüllü
sorumuz var bugünkü ödüllü sorumuz
İstanbul kuşatan ilk Osmanlı padişahı
kimdir Dediğim gibi 10 sınıf kanalımıza
abone olmayı unutmayalım arkadaşlar
paylaşılan videoları beğenip ödüllü
sorularımıza da yorum yazmayı
unutmayalım tüm yorumları tek tek
okuyacağım bugünlük dersimiz bu kadar
hoşça kalın sağlıcakla kalın arkadaşlar
Bir sonraki derste görüşmek üzere
[Müzik]

[Müzik]
Aslında hiç de fena değilmiş.
Bir gevşeme yaptı.
&gt;&gt; Bu da mı içinde diyorum? Evet o da
içinde. Bu da mı dahildi diyorum. O da
dahil. Elimi verdim kolumu alamıyorum
ya. Aga yok mu bir baba yiğit ya?
&gt;&gt; Belirtmişen olacak.
&gt;&gt; Hocam sus be. Sus arkadaş ya. Sus yani.
Konuştukça batıyorsun ya.
&gt;&gt; Bir süredir yazılıp çiziliyor konuyla
ilgili konuşuluyor. Bize de her gün
soruyorlar. Doğru mu değil mi?
Evet, doğru.
&gt;&gt; Eğer ki çocuklarınız zor durumdaysa bir
rehbere ihtiyacınız varsa benden iyisini
bulamazsınız.
VV. Atilla tas.com'a girin. Bana bana
ulaşın. Yeah.

e herkese selamlar herkese Merhabalar
arkadaşlar 9 sınıf tarih bir dönem full
özet ile birlikteyiz mükemmel bir konu
sizi bekliyor Bu Video izledikten sonra
mükemmel nokta kalmaya artık hazır
olacaksınız Hazırsanız başlayalım neler
öğreneceğiz tarih ve zaman yani 1.
ünitemiz göreceğiz 1. üniteye gördükten
sonra 2 ünite insanın ilk dönemlerini ve
en son olarak Ortaçağda dünya üçüncülüğü
temiz birlikte göreceğiz Tabii ki
ödevlendirme mizde yapacağız burada
0'dan 9'a tarih konu anlatımlı soru
bankası seninle birlikte olacak Evet
değerli arkadaşlar hangi yerlerden
sorumluyuz sayfa ondan nereye kadar 90'a
Kadar sorumlu olacağız yani tarih ve
zaman insanlığın ilk dönemleri ve
Ortaçağda dünya senin konu olacak
sonrasında ise Tabii ki 9-sınıf diye ama
soru Bankası'nı ne yapıyoruz tek tek
çözeceğiz şimdi sayfa nerelerden sorumlu
olacağız burada da sayfa 11 değer sayfa
84 ya 100'e kadar nedir sorumu
olacaksınız hadi bu bağlayalım hız
kesmeden başım
şimdi insanlığın hafızası tarih yani
tarih nedir Tarih arkadaşlar
insanoğlunun geçmişten günümüze kadar
yaşadığı olayları yer zaman göstererek
neden-sonuç ilişkisi içerisinde ve
belgelere dayandırdığı bir bilim dalıdır
yani birşey tarihi olabilmesi için neye
ihtiyaç duyacağım insana ihtiyaç
duyacaksınız ve geçmişten günümüze gelen
önemli bilim insanları da tarihle ilgili
önemli bilgiler soracaksın şimdi Hello
diyor ki tarih insanların ve insan
topluluklarının başlarından geçenleri
kaydetme yoluyla edilen bir bilgidir
demiş ya İbni Haldun için tarih gerçeği
araştırmak ve olayların sebeplerini
bulup ortaya koymaktır olayların
ilkeleri incedir nitelik ve sebepleri
hakkındaki bilgi Derindir diyecek Daha
sonrasında ise Nepal fon rengi ise tarih
Hakkatten meydana gelmiş olaylarla
ilgilidir gerçeğin ne olduğunu bu
saklıdır ve gerçek ancak belgelerin
eleştirisiyle ortaya çıkar belge yoksa
saatte yoktur diyecek Ahmet Cevdet Paşa
ise tarih bir olayın sadece filan tarihi
olduğunu bilmekteyiz geçmişte meydana
gelen olayları değerlendirmek ve bu
olaylardan ders almaktır Daha sonrasında
and Card ise tarih tarifiyle olgular
arasında kesintisiz karşılıklı bir
etkileşim süreci Bugün de geçmiş
arasındaki bitmez bir diyalogdur hali
ancak ise gerçek bir tarih için
kaynaklara gitmek kaynakları iyi takip
edip değerlendirmek gerekir demiştir
Yani geçmişten günümüze kadar
yaşadığımız olayların olabilmesi için
neye ihtiyaç duymam lazım insana ihtiyaç
duyacağız Peki tarihin konusu nedir
İnsanoğlu meydana getirdi faaliyetler
değişimler ve eserlerdir yani siyasi
askeri sosyal ekonomik kültürel dini ve
mimari gibi tarih konularını görebiliriz
siyasi dersem cumhuriyetin ilanı askeri
lazlık Malazgirt Savaşı sosyal dersen
Orta Asya Türk göçleri ve ekonomik
dersem sanayi devrimi kültürel dediğimiz
zaman yazının icadı dini dediğimiz zaman
İslamiyet'in doğuşu mimari dediğim zaman
da Sultan Ahmet Camisi'nin yapımı
tarihin konusu içinde ne yapmaktadır yer
almaktadır diyeceğiz Peki Tarihi
kaynaklar nelerdir yani Tarihin
kaynakları nelerdir tarih bilgi
kaynaklık eden malzemelerdir birincil
kaynaklar ve ikinci el kaynaklar olmak
üzere iki kısmını yapmaktayız ayırmak
dayız Yani birinci el kaynaklar benim
ara kaynaklarım olacak olayın geçtiği
döneme ait belge ve buluntular dır
kitabı abi de arkeolojik bulutlu para ve
benzeri yani örnek verelim roma dönemine
ait para geldim ikinci el kaynak ne
dilersek olayın geçtiği döneme yakın ya
da o dönemin kaynaklarında faydalanarak
meydana getirilen eserler dir Yani şöyle
bir yorum yapacağız dedik ki roma
dönemine ait para birinci el kaynarken
Daha sonrasında Tonguç diyecek ki roma
dönemine ait bir makale yayınladı ya O
zaman fikir ve düşüncelerini kalktı O
zaman kaçıncıya kaynak olur ikinci el
Kaya bu peki tarih sınıflandırır kendi
sınıflandırınız 4 ayıracağız arkadaşlar
sözlü kaynaklar Yazılı kaynaklar sesli
ve görüntülü kaynaklar gerçek eşya
Besler sözlü kaynakları nelerdir şey
Efsaneler destanlar menkıbeler Yazılı
kaynaklar tabletler kitabeler fermanlar
beratlar sesli görüntülü kaynaklar
resimler fotoğraflar filmler video
mantarı benzerim gerçek eşya ve nesneler
arkeolojik buluntular ile tarih eşya ve
nesnelere gerçek eşya içine girecek Peki
tarih tek başına bir bilim dalıdır Hayır
başka bilim dallarında ne yapmak zorunda
yararlanmak zorunda Peki bakalım hangi
bilim dallarından yararlanacağız ilk
olarak kronoloji diyeceksiniz kurucu
arkadaşlar tarihi zaman hakkında bana ne
sağlar bilgi sağlayacak coğrafya ise
bölge ile ilgili yer ve mekânın
arkadaşlar etkileşimine yapar bize
söyler Diplomasi ise siyasi belgelerin
cins ve şekil bakımından incelenmesini
sağlar arkeoloji ise kaldı bilimidir
herhalde kisi tarihi devletlerin bu
armalarını yapmakta incelemekte
Etnografya ise toplumları örf adet
gelenek ve yaşayışlarını yapmaktadır
incelemekte diyeceğiz geldim bir
diğerine antropoloji insanların ırkını
inceler ve kültürel gelişimini araştır
nümizmatik tarihçesinde basılan paraları
incelemektedir paleografya ise yazıları
alfabede bunları zaman içerisindeki
değişimleri inceler biyoloji ise
dinlerim tarihi gelişimi ve değişimi
araştır paleografya ise yazıları
alfabeleri bunların zaman içindeki
değişimleri incelemektedir epigraf ise
Kitabe bilimi olarak bilinmek Peki
İnsanoğlu var olduğu süreç içerisinde
her zaman zamana ihtiyaç duymuş mudur
Her zaman zamana ihtiyaç duyacak bir
Dünyanın uydusu olan ayı baz alarak
takım hazırlayacak Bir de güneşi
hesaplayarak ne yapmıştır takma
hazırlanır Ay yılı esaslı takvimi ilk
kez kimler yapmıştır dersem Sümerler
yapacak Güneş yılı esaslı takvim çok
güzel sekte Mısır uygarlığı dünyanın
bilinen ilk Güneş yılı takvimine
gerçekleştirmiştir Peki Türkler bugüne
kadar kaç farklı takvimi kullandı
dediğimde beş farklı takvim kullanacağız
12 hayvanlı Türk takvimi Hicri takvim
Celali Rumi ve Miladi takvim
diyeceksiniz 12 hayvanlı Türk takvimine
dilersek Türklerin İslamiyet'i kabul
etmeden önce ki 12 tane hayvan adıyla
her yıl bir hayvan adına yapılmıştır
verilmiştir ve Güneş yılı esasına
dayanır Hicri takvim ise Peygamber
Efendimizin Mekke'den Medine'ye göçü
başlangıç olarak kabul edilir ve ay
esasına göre alınır celali takvimi ise
Sultan Celalettin Melikşah Büyük
Selçuklu hükümdarı Ömer Hayyam'a
Hazırlandı takvim Bu ne bazalı dersem
güneşi baz alacak Rumi takvim ise
Osmanlı Devleti'nde mali işler
düzenleyebilmek için mart ayı başlangıç
kabul edilmiştir Biz de buna yine Güneş
yılını esas alacak miladi takvimi ise
Bugün kullandığımız çağda ve
medeniyetler seviyesine ulaşmak için
kullandığımız takvimdir peki ben kaç
farklı takım kullanıyorum gülüm ne
dersem iki farklı Miladi ve Hicri
diyeceğiz şimdi milade günlük
hayatımızda idam ettiğiniz bir takıp
Hicri ise dini bayramları ve dini
günleri belirleyebilmek için kullanılan
takvim diyoruz Şimdi arkadaşlar Hicri ve
Miladi takvim arasındaki fark nedir Bir
yıl 350-400 8 saattir başlangıç Hz
Muhammed'in hicretini başlangıç kabul
eder dini günler Bu takvime göre
belirlenir ay yılına göre düzenlenmiştir
Milat takvimi ise bir yıl 365 gün 6
saattir başlangıç bir ocaktır bir Ocak
1926'da kullanılmaya başlanmıştır Güneş
yılına göre düzenlenmiştir edeceğiz
şimdi geldim Yüzyıl hesaplaması Peki
Yüzyıl hesaplaması nasıl yapacağız şey
değerli arkadaşlar Mirat ne ile başlıyor
Hz İsa'nın doğumu yani sıfır olarak
kabul edilecek Hz İsa'nın doğumu
sonrasında milattan sonra doğum
öncesinde milattan önce diye da kabul
etmekteyim biliyorsunuz ki birşey Yüzyıl
olabilmesi için 0 99 yılda yapması lazım
geçmesi gerekiyor Peki çeyrekte Nasıl
alacağız yine sıfırla 24 bir düşerek
Daha sonrasında 25-49 ikinci çeyrek 50
74 düşerek 75 99 dördüncü çeyrek
diyeceğiz aynı zamanda Tam ortadan
bölüyoruz bir yüzyılın bir yarısı bir
Yüzyıl ikinci hazırlayacağız milattan
önce de diyeceğim ki tam tersini
yapacaksın nasıl oluyor sıfırla 24 Bak
tam tersini yaptım dördüncü çeyrek 25-49
üçüncü çeyrekte 50 74 ikinci çeyrek 75
99 ise birinci çeyrek yiyeceğiz Bak bu
sefer farklı alacağım birinci yüzden bir
yarısı bir yüzyılın ikinci yarısı olarak
ne yapılmakta bilmek hesaplayalım şurada
bir tane örnek vereceğim 1453 yıl Şimdi
arkadaşlar bakın ilk iki hanesini aldım
Artık bir koydum ne yaptı 15'inci Yüzyıl
yaptım sonrasında geldi 53 oluyor Hemen
şurada tablo bakıyorum 53 neye denk
gelir bu içeride geliyor Bu üçüncü
çeyrek queue arkadaşlar kaçıncı yere
ikinciye yani Fatih Sultan Mehmet
İstanbul'u 15'inci yüzyılın 3'ün şehrin
ikinci yarısında yapmıştır fethetti
ineceğiz geldim 2 ünite ve insanın ilk
dönemlerine bakacağız insanın ilk
izlerinden söz edeceksiniz şimdi
insanlar arkadaşlar biliyorsunuz ki
tarih öncesinde büyük bir patlama
gerçekleşiyor dünyada bu patlama
Sonrasında da etraf nelerle kaplanacak
zaman içerisinde buzullarla kaplanıyor
ve insan hayatını idame edebilmesi için
ne yapması lazım ya karnımızı doyurur
açacağız ya da ne yapacaksınız Çünkü iki
tane temel unsurun var ya Karnımı
doyurmak Bir de barınmak zaman
içerisinde ılıman iklim kuşakları ortaya
çıkmaya başlayacak ve insanlığın ilk
izleri Ben 2 tane önemli bölgede
göreceğim Anadolu ve Mezopotamya
bölgesinde görmeye başlayacağız ve
genelde insanların ilk yaşam tarzları
Göçebe bir yaşam tarzı ve iyi bakın
nasıl Göçebe bir yaşam tarzı var aynı
zamanda genelde Avcı ve toplayıcı bir
toplum yapısını yapmaktayız görmekteyiz
diyeceksiniz şimdi Tabii ki zaman
içerisinde insanlar tarımla uğraşmaya
başlamadan da birlikleri kendimi evler
yapmaya başlıyorlar ben bu evlerin
megaron tipi evler diyeceğim Megane tipi
evlerin özelliği nedir dersek ön
güneşiyle girişinde dikdörtgen bir salon
bulunacak rüzgara tipi evler Ata İzmir
bölgesinde ilk Megane tipi evler yapılır
rastlanır diyeceksiniz şimdi Tabii ki
İnsanoğlu tarıma geçmesiyle birlikte
yerleşik hayata ne yapmaya başlıyor
geçmeye başlıyor Anadolu'da Göbeklitepe
Çatalhöyük Çayyolu gibi bölgeleri
göreceğiz Peki arkadaşlar Anadolu
coğrafyasında neler var Göbeklitepe
Çatalhöyük ve çayönünün özelliği nedir
şimdi Göbeklitepe dünyanın bilinen ilk
İbadet ne ediyorsunuz yeri olarak kabul
edilmektedir Daha sonrasında 13 ay önüne
dilersek Çatalhöyük dünyanın bilinen ilk
şehir yerleşimi Çayır ise dünyanın
bilinen ilk neyi diyoruz köy yerleşim
yeri olarak ne yapılmakta bilinmektedir
Peki değerli arkadaşlar insanoğlu bu
dönemde bu yaşayış tarzının yanı sıra
yaşam alanları nasıl gerçekleştiriyor
yaşam alanları genelde Topraklar
mezarlar ve Doğal çevrede ve aynı
zamanda arkeolojik araştırmalar
sonucunda elde edilen araç ve gereçler
dir yani insanoğlu bu dönemde of sütyen
bir adlandırdığım jant aşırı kullanarak
yavaş yavaş avcılık ve toplayıcılıkla
önemli bir yol kat ediyor Yani kendine
ait silahlar yapmaya ne yapmıştır
başladı diyeceğiz şimdi Peki dünyanın
ilk yerleşim yeri neresidir sana Hoca
soru sorduğunda sen şunu söyleyeceksin
Güneydoğu Anadolu Güney doğusunda ve
Mezopotamya bölgesi dünyanın ilk
yerleşim yeri yani neresi diyeceksin şu
bölgeye bakın bir Hilal'e benziyor değil
mi Hilal'e benzediği için tarihçiler bu
bölgeye da gitti Hilal adı ne
yapmışlardır verdiler diyeceğiz aynı
zamanda geldiğimde bineceğiz noktalardan
bir tanesi İnsanoğlu milattan önce 9000
yıllarda avcılığı toplayıcı bir toplum
yapısına sahip yine avcılık ve
toplayıcılık bu dönemde önemli bir unsur
olmasının yanı sıra zaman içerisinde
tarımsal faaliyetlerle uğraşmaya
başlayacaklar eki Genelde biz bunu
yaratık dönemde göreceğiz cilalı Taş
Diye adlandırdığımız dönemde ve artık
Avcı ve toplayıcı toplum yapısından
üretici bir toplum yapısını atmaya
başlıyoruz geçmeye başlayacağız Hatta
Cafer Ege bölgesinde dünyanın bilinen
ilk buğdayı olan Enver evcil buğdayından
yapılmıştır bulunacak Hatta buğdayın
anavatanında Anadolu coğrafyası olduğunu
açık bir şekilde bize kanıtlamak ve
Çayönü Köyü yani dünyanın ilk köy
yerleşim yeri Diyarbakır bölgesinde
ortaya ne yapmıştır çıktı diyeceksiniz
Peki ilk bu yerleri nelerdir o zaman
demek ki şu tarımsal faaliyete başlama
birlikte İnsanoğlu kendini artık
yerleşkeler yapmaya başlamış göçebe
yaşam tarzını bırakarak yerleşik yaşam
tarzı bırakacak ve dünyanın ilk yerleşim
yerlerini görmeye başlayacağız sen bunu
kaç ayıracaksın üç kısma ayıracağız
Göbeklitepe Çatalhöyük ve Çayır şimdi
göbeklitepe'yi unutuyorsunuz dünyanın
bilinen ilk ibadet yeri olarak kabul
edilmekte Çatalhöyük ise Dünyanın ilk
şehir yerleşimi Nerededir peki Burası
dersem Konya bölgesinde diyoruz
Göbeklitepe nerede dersek Urfa
bölgesinde çay Öner denir dersek de
Diyarbakır diyoruz Peki Çayönü
özelliğine dünyanın bilinen ilk köy
yerleşim yeri olarak biliriz şimdi
geldim Tabii ki ilk yerleşim yerlerinde
de yuvarlak planlı kulübeler görüyoruz
Yani ortada bir dileğim var etrafı bu
şekilde kaplanmış İşte biz buna yuvarlak
planlı kulübelerde ortaya çıkarıyor Bir
de ızgara planlı konutlar ortaya çıkacak
hatırlayın Biz bunu bu megaron adı ne
yapmıştık arkadaşlar vermiştik meganda
dünyanın ilk ızgara tipi evler olarak ne
yapılmakta bilinmekte ilk nerede
rastlıyoruz dersek İzmir ve çevresinde
Megane tiple evlerine yapılmakta
rastlanmakta diyeceksiniz şimdi geldim
Tarih öncesi devirleri kaç kısmı
ayıracağım 3A sistemiyle ayrılır Yani
insanlar o dönemde kullandıkları
Arkadaşlar araç gereçlere göre ben de
bunları ayırmaya başlayacağım Taş Devri
ve maden devri diye iki kısmına
yapılmakta ayrılmakta eski taş ortataş
bir yeri Taş Diye göreceksiniz Daha
sonrasında Macide ise bakır Tunç ve
demir diye adlandırdığımız Şimdi eski
taş dediğimiz bölge İnsanlığın en ilkel
ve arkadaşlar Eğer uzun dönem olarak
bilinmekte İnsanoğlu zaman içerisinde
Avcı ve toplayıcı yaşam taze bitki orta
taş bölgesine yapıyor yani Diğerini de
sizin Yontma taşla adlandırdığımız
döneme geçecek ve sonrasında İnsanoğlu
ateşi bulmuş ve doğayı kontrol altına
alma o artık tarımsal faaliyete geçiyor
yani yenitaşlı diğerinden eoritik taşını
atmıştır geçmiştir sonrasında ise biz
madeni keşfedeceğiz madeni keşfetmemiz
ile birlikte artık bakır devrine
geçiyoruz ama yalnız unutmayın bakır
zehirli bir maden olmasından dolayı
İnsanoğlu Neyi keşfediyor Tunç
keşfedecek yani projemiz bakıyor artık
alay diyeceksiniz Peki bakır artık alay
deyince ne gelecek aklımıza İnsanoğlu
bakır bu dönemde kalaylama ya başlayacak
ve Tunç değil mi yapacağız göreceğiz
aynı zamanda unutuyorsunuz arkadaşlar
ilk şehir Devletleri bu dönemden 60'tır
ortaya çıkacak aynı zamanda demir
çağında ise insanlar daha kalıcı ve
sağlam aletler yapmaya başlıyor ve
milattan önce 3200d sümerlerin yazıyı
bulmasıyla artık tarih öncesi devirler
sonra ne yapmıştır Eğer diyeceğiz
değerli arkadaşlar şimdi geldim Tabii ki
yazının bulunması dedik Şimdi yazının
bulunmasıyla bir de tarihi devirler Ne
dediler sona erecek Sümerler Neyi
buluyor
arkadaşlar piktografik yazı yani diğer
ismi de sizin bildiğiniz bir tabir var
ne Çivi yazısını atmıştır Bulacak şimdi
yazısını bulmaları ile birlikte artık
İnsanoğlu tarihin evlerine yapmıştır
geçecek yer olan ilk yazıyı göreceksiniz
yani versin şeklinde yazıları göreceğiz
ve dünyanın ilk alfabesinde Kim yapacak
fenikeliler yapıyor Hatta fenikeliler
dünyanın ilk alfabesi yaparak Bugün
kullandığımız Latin harflerinin
temellerini atmıştır oturdu diyeceksiniz
Peki değerli arkadaşlar tabii ki tarımın
gelişmesiyle birlikte bilimsel
çalışmalarda ne yapmaya başlıyor
gelişmeye başlıyor neden İnsanoğlu
tanımı daha iyi haline yapmaya
çalışmıştır getirmeye çalışacak ve İlkay
esaslı takvim Sümerler tarafından
yapıldı Peki neden ay esaslı takvim
bulduğun var biliyorsunuz ki temel yaşam
tarzı nedir tarıma dayalı ve tarımı daha
iyi haline atmam lazım getirmem
gerekiyor işte Reza Bu video ne zaman
yağmur yağıyor bunu hesaplamaları ne
yapmam gerekiyordu yapmam lazım O yüzden
sümerlerde bunu daha iyi hale
getirebilmek için ilk kez ay esaslı
takvimi ne yapmıştır yapacak Hatta
sümerlerde ziggurat adı verilen
neler vardır Topraklar var için bu
topraklarla birlikte etrafına yapabilmiş
ler gözlemle bilmişler ve ilk kez
arkadaşlar ay esaslı takvimi ne yaptılar
buldular diyeceğiz ve böylece takvim
bilgisi günümüzde ortaya atmıştır çıktı
diyeceğiz yine aynı zamanda yine tarımı
iyi hale getirebilmek için Mısırlılar
Güneş esası takvimi Mısır uygarlığına
yaptı buldu O zaman demek ki ilk çağ
uygarlıklarında ekonomistler uğraşlar
bilimin gelişmesine büyük katkı atmıştır
sağladı diyoruz
şimdi geldim eden etlerimizi bakalım
İran medeniyeti geniş topraklara sahip
dersler satraplık denilen Eğer sistemi
oluşturdular gelişmiş bir posta
teşkilatı konferanslar 1'den başlayıp
başkenti susa kadar uzanan Kral yolunu
yapmışlardır Aynı zamanda da
unutuyorsunuz ateşe tapmışlar zerdüşlük
inancı bunlarda hâkimdir ilk medeniyeti
Hint medeniyetinde matematikçiler sıfır
ilk defa kullanmıştır fakat sıfır sayı
olarak kabul etmemişlerdir ki İbni
Haldun sıfır ilk kez sayı değeri olarak
ne yapmıştır kullanıyoruz Çin medeniyeti
Çinler barut pusula Kağıt ve matbaayı
icat ettiler galiba Daha önce güneş
lekeleri konusunda bilgi Ne yaptılar
vermişlerdir aynı zamanda arkadaşlar
geleneksel tıbbın tedavi yöntemleri olan
masaj ve Akupunktur u kullanmışlardır
geldim Mezopotamya bölgesinde bileceğim
en önemli uygarlıkları Sümerler Sümerler
arkadaşlar şehir Devletleri şeklinde
örgütlenmiş ler ki ben bu şekil
devletlerine Ne diyeceğim site
diyeceksiniz sitenin yöneticileri
ediyoruz dersek Fantasy ya da ensi adına
yapılmakta verilmekte yine Çok tanrılı
bir inanç yapısı nedir ha Bu bir diyoruz
sümerlerde aynı zamanda bunlarda rahip
Kral anlayışının olmasının yanı sıra
dünyada Arkadaşlar bir tapınak yapıyor
bunlar Zira tadı verdiğim toprakları
vardır ve Tapınağı üst kısmında
Gözlemevi orta katında ibadet yeri ve en
altında tahıl ambarı vardır yine tahıl
ambarı sayesinde de piktografik yani
çivi yazısını bulmuşlar ve tarihi
devirleri İnsanoğlu geçmesini
sağlamışlardır diyoruz Akatlar dünyanın
bilinen ilk İmparatorluğunu kurdular
aynı zamanda bilmem gereken unsurlardan
bir tanesi başkenti Ankara'dır ve
dünyanın bilinen arkadaşlar ilk
İmparatorluğu ve ilk düzenli ordusunu a
katta konuşacak Baba birliğine gelelim
babillerde hamur abi göreceksiniz kısasa
kısas dünyanın bilinen ilk Anayasası'nın
attılar yapmışlardır Barbie'ler için
diyoruz aynı zamanda yine Kudüs'ten
Yahudilerin sürmüşler ve bu Sürgün 80
yılına atmıştır sürdüreceğiz geldi Mira
medeniyetine Yunan medeniyetinde bilmem
gereken liktir bu düşünce hakimdir Çok
tanrılı bir inanç yapısı vardır
tanrılarının mutlu edebilmek için ne
yaptılar olimpiyat oyunlarını
düzenlemişlerdir Mısır medeniyetinin
Nehri çevresinde kurulacak Aynı zamanda
buraya çölle kaplı olduğu için hiçbir
zaman istilaya uğramış O yüzden de kendi
kendini geliştirmiş bir uygarlıktır yine
Arkadaşlar bunlar da tanrı Kral anlayışı
vardır yani firavunları göreceksiniz
yiyebileceğim noktalardan bir tanesi
Koleji bir toplum yapısı Akif yine
Arkadaşlar bu dönemde ilk kez Güneş
esaslı takvimi bulmuşlar ve aynı zamanda
pi sayısını ne yapmışlardır hesapladılar
diyeceğiz panik Eller Lübnan ve
çevresinde kurulacak var ve dünyanın ilk
Deniz kongresini kurmuşlar ve gittikleri
yeri sürmüşlerdir yine dünyaya camı ne
yapıyor bunlar tanıtıyorlar ve Fenike
alfabesi yaparak dünyaya Buğulu
tanıttılar ibraniler dünyada ilk semavi
yani kutsal dini İbrahim'e değinecek Hz
mu Evet arkadaşlar bu sevilip ve ilk
inen kutsal kitap Tevrat İbranice Rain
Hititler Anadolu'da kurulan ilk
medeniyet olarak ne yapılmakta
bilinmekte başkentleri Hattuşaş Yani
bugün Çorum bölgesi olarak kabul
edilmekte aynı zamanda evlenme boşanma
miras bırakma gibi konular yer aldığı
için dünyanın ilk nedeni kanunları
hititlerde atılmıştır 7'ye kadar
başkentleri sarısı Yani bugünkü Manisa
bölgesi aynı zamandır tersleri yaptığı
Kral yolunu kullanmışlar ve ekonomik
anlamda gelişmişlerdir ve dünyanın ilk
parasını İcat edecek Lidyalılar Frigler
gelirim Frigler bugünkü Polatlı Ankara
Polatlı bölgesinde kuruyorlar
başkentleri Gordion bölgesidir en önemli
noktaları tarımdır tarıma iyi hale
getirebilmek için sert kanunlar
koymuştur nerden anlıyorum öküz öldüren
sabah ne kralın cezası ölümdür diyecek
sonrasında ise Urartular var ve
çevresinde kuracaklar başkentleri tuş ve
en önemli ekonomisi uğraşları sarım
hayvancılık ve Madem işletmeci olarak
bilinmekte Tabii ki bu kadar olaylar
gerçekleşirken devletlerde şehir yani
kabul edici devlet anlayışını ne
yapacağız göreceğiz iyon ve doğrularda
polis sümerlerde site Kral ve fiyatlar
yöneticiler ne yapmıştır burada hâkimdir
o zaman unutuyorsunuz Eğer ki site ve
polisi görürsem siyasi arkadaşlar Birlik
yoktur yani o zaman Demek ki bunlar
Merkezi bir krallık ne yapamamışlar
kuramadılar diyeceğim tabii ki
hükümdarlar güçlerini arttırabilmek için
gücünü meşruiyet kaynağı olarak ile
alacak Peki nasıl krallar yönetimdeki
meşhurunun yani güçlerini dinden
almıştır hititlerde ne göreceğiz
arkadaşlar
rahip artık Kral görüyoruz yani
Teokratik devlet anlayışı
urartularda yine aynı şekilde Yunanlılar
arkadaşlar çok Tanrı inanç yapısına
sahip Sümerler yine rahip krallar var
mısırlarda ise da göreceksiniz bakın
diğerlerinden farklı nedir pilavın
unutuyorsunuz Tanrı
artı edeceğiz Kral yiyeceksiniz yani
Mısır Krallığı yanı sıra Sümer Yunan ve
Urartu itlerde genelde rahip Kral
göreceksiniz yani gücünün evden alacak
dinler alacak mısırlarda yine Tanrı Kral
anlayışı hakim de değil tabii ki bu
kadar olay olurken devletler
mekanizmalarını iyi hale getirebilmek
için kanunlar yapmak zorunda Hitit
hukuku organina kanunları amurabi
kanunları ve ona bir göreceğiz hukuku
değerli arkadaşlar evlenme boşanma miras
bırakma gibi konularını atmıştır yer
alacak urgakina kanunları sümerlerde ilk
yazılı kanunlar olarak ne yapılmakta
bilinmekte nereden alıyorum bundan sonra
kaleciliği yasaklamış özel mülkiyeti ise
yapmıştır serbest bırakmış o yüzden de
dünyanın bilinen ilk arkadaşlar hukuk
kuralları olarak kabul edilmekte oreme
lise Hz İbrahim'in 10 ve baz alacağız
yani tek bir tanrı vardır birçok Tanrı
ne yapılmalı tanımlamalı aynı zamanda
tek bir Tanrıya Ne yapacaksınız ibadet
edeceksin diyecek amurabi kanunları
kısasa kısas kanunları gelecek Yani
saniye hırsızlık yaparız sahiline
yapılır kesilir tarzında kanunlar
görünmekte Peki bu kadar olay
gerçekleşirken ortaçağ dünyasında her
gerçekleşecek arkadaşlar Orta Çağ
dünyasında da önemli uygarlıkları
göreceğiz Sağ Salim İmparatorluğu Bizans
İmparatorluğu ve Moğol İmparatorluğu
ortaçağ dünyasına damga vurmuş devletler
olarak ne yapılmakta bir ilmek Tabii ki
bu kadar çalışma yapılırken artı ürün
gerçekleştirirken toplumsal yapılarda
Koleji bir toplum göreceğiz bunun en
sert örneğini hitler'den yapılmakta
görülmekte Peki ben bu sisteme ne
diyeceğim kast sistemi diyorsun dakika
sisteminde neler var arıyorlar sudralar
vaysiyalar kısa diyorlar bırakmadılar
Şimdi arka Ne diyorsun güzel bir
parçamız var değil mi İşçisin Sen İşçi
Cup yani diyor ki suralarda doğduysan
sadece sudralar da yaşayacağız
Bir üst tabakaya ne yapamazsın çıkamaz
16 da yapamazsın inemez ya sudralar ya
da basıyorlar ya da kısır alıyorlardı
arkadaşlar sert kanunlar var yani tabaka
arası geçiş yok hiçbir şekilde üste
çıkış yok imkansız yatay hareketlilik
göreceksiniz yani Sen suralarda doğdun
sıralı bir kızla evlenmek zorundasın
Yani başlardan bir kıza aşık olamaz yani
o yüzden de diyorsun ki İşçisin sen işçi
kal yiyeceğiz Tabiki bu dönemde önemli
ticaret merkezleri de ortaçağ dünyasına
damgasını vuracak Bedesten Ribas Panayır
Han pazar Kervansaray iman ve Kapanı
göreceğiz ve desten ve Arasta nedir
dersek Tekbir düzden arkadaşlar yani
çarşıları göreceksiniz üstü kapalı yada
açık neler diyoruz Aynı cins bu planları
sıralandığı yer ribata ise ilk başta
kuruluş amacı sını karakolları
sonrasında ise Bunlar ne hale gelecek
Ticaret merkezleri haline gelmiştir
parayla biliyorsunuz kim Han pazar ve
kervansarayın en önemli özelliği Ticaret
Merkezi yine kapandı arkadaşlar tek bir
cins malın satıldığı yer olarak bilinmek
Peki bu kadar olay gerçekleşirken
ticaret yollarının Evet bunlara bir
bakalım ilk olarak Kral yolunu göreceğiz
Kral Yolu sartan başlayıp sus bölgesine
kadar uzanan önemli bir ticaret merkezi
yani arkadaşlar Bunu kimler kullanmış
videolar kullanacak aynı zamanda Anadolu
ile Mezopotamya bölgesinde önemli bir
ticaret merkezi hale derviştir
sonrasında ise İpekyolu göreceğiz
ticaret yollarının bir tanesine İpekyolu
arkadaşlar yine şu an bölgesinden tanhu
Ank bölgesine sonrasında ise itin ve
Antakya bölgesine kadar uzanan bir yol
olarak ne yap iyi bilmek şimdi İpek
yolunu göreceksiniz İpek Yolu'nun önemli
özelliği nedir dersek Orta Asya
bölgesinden başlayarak Avrupa'ya kadar
uzanan önemli bir ticaret merkezidir
diyoruz sonrasında bir de Kürt yolumuz
var Kürk yolu arkadaşlar kingan Dağları
mantura ve aynı zamanda Altay dağları ve
Ural dağlarından Karadeniz Bölgesine
kadar uzanan önemli bir ticaret yoludur
Peki Türk yolunda neler satılır canlı
hayvanlar yine hayvanların kürkleri bu
bölgelerde ne yapılmıştır satılmıştır
diyeceksiniz Gök yolun yarısına baharat
yolunu göreceğim Baharat yolu da
arkadaşlar yine Hindistan bölgesinden
başlayarak Antakya bölgesinden Mısır
bölgesine kadar uzanan önemli bir
ticaret merkezi olarak ne yapılmakta
bilinmekte diyoruz Tabii ki görüşmelerde
yerleşikler arasındaki farklar ne olacak
Her zaman unutmayın askeri anlamda
göçebeler hep ne gelmiştir Üstün gelecek
Peki neden diyecek göçebeler arkadaşlar
gittikleri her yere ama yakıp yıkıp
yağmalama politikasını olmuşlardır
yerleşikler de her zaman temel
geçimlerini tarım olduğu için hepsini
söylemişler bırakın bizi yağmasın var ya
da bizi musun aramak doğduğu büyüdüğü
toprakların yapamam terkedemem
düşüncesinden dolayı her zaman göçebeler
yerleşimlerine yapmıştı değerli
arkadaşlar üstünlük sağlamıştır
yiyeceğiz Tabiki bu kadar olayın
yarısına kanunların doğduğunun gördük
atılan urgakina kanunları şimdi
kanunların geliştiğini göreceğiz Cengiz
yasası justinyanus kanunları ve 12 levha
kanunları Cengiz yasası ilk kez törenin
ne hale geldiğini göreceğiz yazılı hale
geldiğini görüyoruz justinyanus
kanunları ise ilk model hukukunun
temelleri atılmış 12 levha kanunları ise
günümüz modern hukukun temellerine
yapılmıştır atıldı diyoruz değerli
arkadaşlar Her Şimdi sizin için çok
güzel bir ödülü soru bırakıyorum
cevapları yorum kısmına bekliyorum
vurduğunuz gol olsun mükemmel sonuçlar
bu işi zorladım herkes iyi bakın hoşça
kalın mı
[Müzik]

Yapay zeka şirketleri de savaşa girdi ve
Ç GPT'ye karşı büyük bir boykot başladı.
Evet, her gün kullandığımız yapay
zekalar ABD ve İsrail'in İran'a saldırı
yaparak başlattığı savaşta gerçekten
sahada kullanılıyorlar. Şu an savaşın
hemen öncesinde patlak veren bu Pentagon
olayına bir bakalım yakından. Zira bu
tablo bize bu şirketlerin her gün
muhatap olduğumuz o yapay zekaların
savaş karşısındaki duruşunu açıkça
gösteriyor. Pentagon bir süre önce yapay
zekayı askeri analizde daha serbest
kullanmak istemişti. Yazılım dünyasının
favori yapay zeka araçlarından Cloud'un
geliştiricisi Antropik, 200 milyon
dolarlık bu anlaşmaya ve Pentagon'un
tehditlerine rağmen Cloud'un kitlesel
gözetim ve otonom silahlarda
kullanılmasını reddetti. ÇGPT'yi
geliştiren OpenA ise boşalan koltuğa şak
diye oturu Pentagon'la işbirliğine
vardı. Haliyle karar tepki çekti.
İnsanlığa fayda misyonunu her defasında
vurgulayan Open AI Cos'u Sam Altman
hayal kırıklığı yarattı. Chat GBT'ye
karşı dünya çapında büyük bir boykot
başladı. Şu an itibariyle 2,5 milyona
yakın insan GPT'yi terk etti ve Cloud'a
geçti. Ama burada önemli bir nokta var.
Şimdi geleceğim. Cemin'ın sahibi Google
ise iki koldan baskı altında. Bir yandan
Pentagon'un baskısı, bir yandan da bazı
çalışanlarının askeri projelere karşı
yazdıkları sayısız mektup. Elon Musk'ın
grokunu zaten biliyorsunuz. Kambersiz
düğün de savaş da olmuyor bu dünyada ve
Pentagon'la anlaşmayı haliyle imzaladı.
Bildiğimiz Elon Musk kimseyi şaşırtmadı.
Burada bir konunun altını kalın
çizgilerle çizelim dostlar. Çünkü biz
Türkiye'de yaşıyoruz ve bu yapay zeka
şirketlerinin kullanıcısı konumundayız
şu an. Bu şirketlerin hiçbiri yapay
zekanın savaşta kullanılmasına tamamen
karşı değil. Tartışma yalnızca ne zaman,
nasıl ve nerede kullanılacağı üzerine.
Örneğin antropiyi ele alalım. Yapay zeka
destekle otonom silahlarda
kullanılmasına şu an için karşılar ve
insanlar CH GPT'yi bırakıp cloud
geçiyorlar. Ama belki de onlardan
birisiniz. Bu tamamen başarılı bir PR
kampanyasının sonucu. Çünkü savaşa
destek vermeyi reddetme nedenlerini
şöyle açıklıyorlar. kullanırsak ABD
ordusu ve vatandaşlarımızı riske atmış
oluruz diyorlar. Üstelik şirketlerin
karşı çıktıkları bu kitlesel gözetim
endişesi az önce de söylediğim gibi
yalnızca ABD vatandaşları için geçerli.
Yani dünyanın geri kalanı pek de
umurlarında değil aslına bakarsanız.
Haftanın en önemli teknolojik
gelişmelerini derlediğimiz teknoloji
gündemine hepiniz hoş geldiniz. Bu
videoda oyun yasasına dair son
gelişmeler, aya giden ilk emlakçıları
muhtemelen zengin edecek. Ay tozundan
üretilen tuğlalar, Apple'ın yeni
ürünleri, Meta'nın akıllı gözlük
skandalı, gerçek böcekleri casusa
çeviren teknolojiye dair insanlık adına
faydalı ama bir o kadar da tartışmalı
gelişmelerden haberdar olacaksınız.
Çayı, kahveyi koyun gelin. Yine çok
keyifli bir özet bekliyor sizi.
Yapay zeka ve savaş dedik. Şimdi bu
konuda yapılan çok ilginç bir araştırma
varmış. Hemen onun detaylarına bakalım.
Araştırma Kings Colage London'da
yapılmış. GPT 5.2, Cloud Sonet 4 ve
Gemini 3 Flash bir soğuk savaş nükleer
kriz simülasyonunda karşı karşıya
getirilmiş. 21 kez tekrarlanan
simülasyonda yaşananlar ve elde edilen
ürkütücü veriler şöyle. Oyunların
%95'inde bu yapay zeka modelleri nükleer
silah kullanmayı tercih etmiş. Cloud'a
makalede hesaplı şahin lakabı verilmiş.
Oldukça kurnaz bir profil çizmiş. Hatta
rakibine güven veren mesajlar verip blöf
yapabiliyormuş. Zaman zaman sert
davranabiliyormuş ama bir noktada frene
basmayı da deniyormuş. Nükleer silah
kullanma oranı da oldukça yükseklenmiş
ve dünyayı topekünü yok edecek bir
hamleye hiç gitmemiş. Hem nükleer silah
kullanıyor hem de bunu belirli gruplar
üzerinde yapıyor. Cemina ise tam tersine
kaotik bir karakter sergilemiş deneyde.
Bilinçli şekilde dengesiz davranarak
rakibini şaşırtmaya çalışmış,
araştırmada bilerek ve isteyerek dünyayı
yok et butonuna basan tek model de
maalesef Cemilay'ymış. Ama burada ufak
bir not. Bu yapay zekalar öz bilince
sahip değil dostlar. O bambaşka bir
olay. Şu anda sadece bizim
davranışlarımızın ve bilgilerimizin çok
iyi birer taklidi konumundalar. Chat
GPT'ye gelelim. Tam bir iki yüzlü. Zaman
baskısı yokken oldukça barışçıl
davranmayı tercih etmiş ama köşeye
sıkıştığı an kaybedeceğini anladığı o an
barışçıl tavır bir anda kaybolmuş ve çok
sert nükleer saldırı kararları
alabilmiş. Daha da ilginci hiçbir model
kaybettiğinde barış yapmayı ve teslim
olmayı tercih etmemiş. Ne kadar da bize
benziyorlar değil mi? Tabii bunların
birer simülasyon ortamı testi olduğunun
ve yapay zekaların şu an her ne kadar
savaşta karar almak için kullanılıyor
olsalar da gerçekte o meşhur kırmızı
tuşa basmaya karar vermek için çok
yetersiz olduklarını belirtelim. Bu öz
bilinç demek. Şu anda bu modeller bizim
bilgi ve davranışlarımızın çok iyi birer
taklidinden çok fazlası değiller
arkadaşlar. meşhur Steam yasası ya da
resmi adıyla dijital ortamda çocuk ve
gençlerin korunmasına dair kanun teklifi
TBMM'de. Biliyorsunuz ki sosyal medya
mecralarına birkaç sene önce Türkiye'de
temsilci kaçma, istenen içeriğin
kaldırılmasını sağlamayı zorunlu kılma
gibi böyle yapmayan mecraların da ceza
ve ağır erişim engeli yiyeceği kanunun
kapsamı oyunları da kapsayacak şekilde
düzenlenecekti. İşte o kararın çıkacağı
TBMV'de bu düzenleme ve yasa teklifi
için görüşmeler başladı. düzenleme ile
birlikte oyun sağlayıcılarına yaş
sınırlandırması ve ebeveyn kontrolü gibi
konularda ciddi zorunluluklar
getirildiğini zaten biliyoruz. Kabul
edilirse Türkiye'de günlük erişimi
100.000'i aşan Steam, Epic Games,
PlayStation Network gibi böyle yurt dışı
kaynaklı oyun platformları Türkiye'ye
temsilci atamak zorunda kalacaklar. Eğer
kurallara uyulmazsa platformları da 30
milyon TL'lik para cezaları ve internet
trafiklerinin %90'a kadar daraltılması
gibi yaptırımlar bekliyor. En çok itiraz
edilen noktayı zaten hepimiz biliyoruz.
Daha sonradan çıkarılacak yönetmeliklere
uyum maddesi. Yasa diyor ki,
"Platformların BTK'nın ileride
çıkaracağı tüm yönetmeliklere kayıtsız
şartsız uyması gerekli. Ama sorun şu, bu
yönetmeliklerin içeriği şu an çok
belirsiz. Hatta hiç net olmayan
yazılmamış yönetmeliklerden söz ediyoruz
ve oyuncuları ve oyun yapımcılarını
endişelendiriyor haliyle bu durumda. Her
ne kadar bakanlık oyun sektörüne zarar
verme amacında olmadıklarını söylese de
hem içerik üreticileri hem de oyun
yapımcılarıyla sürekli görüşmeler
yapılsa da düzenleme bu şekilde
belirsizliklerle TVM'ye gelmiş durumda.
Şimdilik en güncel durum bu ve bundan
sonraki gelişmeleri webtekno.com'dan
takip edebilirsiniz. Eğer internet
sitelerine girip çıkmıyorsanız da her
cuma günü teknoloji gündemi videolarında
buluşalım. Muhtemelen haftaya yaşanacak
gelişmeleri yine size özetliyor oluruz.
Japon bilim insanları meşhur reklamlar
gibi girdim. Laboratuvar ortamında saç
üretiminin önündeki en büyük engeli
aşmayı başardı demişler. Bugüne kadar
laboratuvarda tam işlevli bir saç
üretmek neredeyse imkansızdı
biliyorsunuz yapılamıyordu. Saç falan
ektiriyor herkes. Çünkü saç basit bir
tel değil. Uzama, dökülme ve yeniden
çıkma evrelerinden oluşan sürekli bir
saç döngüsüne sahip olmanız gerekiyor.
Araştırmacılar saç delini laboratuvarda
üretebiliyorlar ama saçın derinin altına
doğru inip kök saldığı o kritik aşamayı
bir türlü taklit edemiyorlardı. Sorunun
nedeni saç delini saran bağ dokusu
kılıfıydı demişler. Bu yapı böyle saçın
derinin içine doğru büyümesini sağlıyor
ve saçın dökülüp yeniden çıkma döngüsünü
kontrol etmeye yarıyormuş. Ancak bugüne
kadar laboratuvarda sıfırdan
oluşturulamamış hiçbir zaman. Ta ki
Japon araştırmacılar derimizin altında
bulunan ve kök hücre özellikleri taşıyan
çok özel bir hücre grubunu keşfedene
kadar. Bilim insanları da bu hücreleri
laboratuvarda oluşturdukları saç
taslağındaki yani deneysel bir saç kökü
taslağındaki ürüne diğer temel
hücrelerle birleştirerek üçüncü bir
katman haline getirmişler. biraz
karmaşık. Ben de çok anlamadım ama durum
buymuş yani. Ve süreç ilk kez doğru
şekilde çalışmaya başlamış bu deney
sonucunda. En güzel kısmı ise şu.
Laboratuvarda kılıfıyla birlikte
üretilen bu saçlar farelere
nakledildiğinde deriye mükemmel bir
şekilde uyum sağlamış. Hatta sinirlerle
ve saçları dikleştiren kaslarla birlikte
bağlantı da kurmuşlar. Yani birebir
organik saçınızla aynı şeyi üretmeyi
başarmışlar. Yakın gelecekte saç ekimi
için enseden böyle kıl kökü toplamak ya
da kendi hücrelerimizden laboratuvarda
on binlerce yeni saç üretmek mümkün
olabilecek ya da saç ekmek yerine saç
nakli dediğimiz bir gelecek bizi
bekliyor. Ayda insanların yaşayacağı
kalıcı ve üst kurumak için ay tozundan
tuğla üretildi. 1969'da insanın ilk aya
basmasından beri en büyük hayal şu: ayda
kalıcı bir üs kurmak ve orada
yaşayabilmek. Ama dünyadan oraya
tuğlalar, çimentolar, ağır makineler
taşımak, çelik konstrüksiyon yap,
prefabrikayı ev falan filan
düşünüyorsanız öyle bir şey mümkün
değil. Lojistik bir kabus ve inanılmaz
pahalıya patlayacak bir operasyon. Daha
yeryüzünde birbirimize girmeye devam
ederken de bence çok büyük bir hayal.
Ancak Ohio Eyalet Üniversitesi'ndeki
araştırmacılardan gelen bir çözüm var
buna. Ay tozu bir diğer bilimsel
ifadesiyle regolit milyarlarca yıllık
meteor çarpmalarıyla ufalanarak
dövülerek kül halini alan böyle gri çok
ince üstelik son derece aşındırıcı ve
aynı zamanda bazı koşullar altında
yapışkana ham madde olabilecek bir toz.
Yapışkan mı araştırmacılar? Dünyada
gerçek ay tozu çok nadir olduğu için
ayın dağlık bölgelerindeki toprağı
taklit eden LHS1 adlı sentetik bir toz
üretmişler. Laboratuvarda geliştirilen
bu yeni yöntemle yapayosu güçlü
lazerlerle bir anda eritilip katman
katman basılabiliyor. Yani bildiğimiz 3D
yazıcılar gibi ama plastik yerine ay
toprağı kullanıyorlar. Soğuduğunda ise
ortaya seramik kadar dayanıklı aşırı
sıcaklıklara dirençli bir yapı çıkıyor.
Bu teknoloji sayesinde gelecekte ayda
barınaklar, iniş pistleri ve hatta araç
parçaları bile doğrudan orada
üretilebilecek. Ayın kendi toprağından
üretilebilecek. Yani baştaki gibi de
aydaki ilk emlakçılara gün doğdu
diyebiliriz. En güzeli de şu. Uzayda
kısıtlı kaynaklarda üretim yapmayı
öğrenmek dünyadaki malzeme krizlerinde
de çözüm olabilir. Çünkü dev tedarik
zincirleri yerine bulunduğumuz yerdeki
malzemelerle üretim yapabilen
teknolojiler geliştirmek gezegenimizi,
insanlığı daha sürdürülebilir bir hale
getirir. Ama önce yeryüzünde bir barışı
sağlamak lazım. Tabii ki insanoğlu işte.
Yani bir tarafta yapay zeka, bir tarafta
yapay zekanın savaşa girmesi, bir
tarafta tüfekler, bir tarafta da
ay tuğlası ya da tahta.
&gt;&gt; Tahta mı?
&gt;&gt; Tahta tabii. Zoruna mı gitti?
&gt;&gt; Apple yeni ürünlerini duyurdu. İlk
sırada Apple'ın en ucuz iPhone'u olan
iPhone 17E var. Fiyatı 599 dolar.
Türkiye'de bir önceki model olan 16E ile
aynı fiyattan 256 GB için 54.999'den
satışa çıktı. En büyük artısı amiral
gemisi iPhone 17'nin A19 işlemcisini
kullanması ve fiyat artışı olmadan yani
zamlanmadan bir önceki modele göre
hafızasının iki katına çıkması. Ayrıca
bu sefer MaxSfe özelliği de var E
serisinde. Telefon tek kameralı evet
ekranı 60 Hz yenileme hızında ama
rakiplerine rağmen Apple ekosistemine
giriş yapmak için çok güçlü bir
işlemciye sahip ve en ucuz iPhone olma
iddiasıyla birlikte geliyor. Gitmek
istediği kullanıcı kitlesi çok farklı.
Apple'ın bir diğer ucuzluk hamlesi de
dizüstü bilgisayar serisi MacBook'larda
yaşandı. Yeni MacBook Neo iPhone 16
Pro'larda kullanılan A18 Pro işlemci ile
birlikte geliyor. 2K çözünlülükte bir
ekranı var ve diğer MacBook'larda da
olduğu gibi yekbare alüminyum bir
gövdeye sahip. Bu arada bu işlemcide
Rate racing desteği de var ve performans
olarak M1 işlemciden daha iyi bir
noktada. M2 işlemciyle rekabet
edebilecek seviyede diyebiliriz. Tabii
ki çoklu çekirdekte geride kalıyor
biraz. Cihaz tıpkı iPhone 17E'deki gibi
orta segment ve pro modellerinin sepet
dolusu özelliğine ihtiyaç duymayan
gündelik internette takılayım, basit
doküman işlerini yapayım, basit oyunlar
oynayayım diyenler için fiyatı
öğrenciler için 32.000 seviyesinde.
Öğrenci değilseniz 37.000. Yani toplamda
100.000 altına artık Apple ekosistemine
tamamı 2026 model cihazlarla giriş
yapmak mümkün hale geldi. Apple bir
bakıma Android ve Windows kombinasyonlu
uygun fiyatlı ekosistemlere rakip oldu
da diyebiliriz. Aslında bu bayağı büyük
bir stratejik değişimi gösteriyor bize.
Apple'ın diğer ürünleri arasında M4
çipli ve 12 GB RAM'li yeni bir iPad Air
modeli, yeni M5 işlemcili 16 GB RAM ve
512 GB hafıza ile gelen WiFi 7 destekli
bir MacBook Air, M5 Pro ve M5 Max
işlemcilerle Apple dizilerin zirvesi
olacak MacBook Pro'lar da vardı. Pro ve
Max sürümlü M5 işlemcilerle birlikte
yeni Fusion mimarisi geliyor ve ağır
işlerde daha önceki modele göre %30
performans artışı yaptığını söylemiş
Apple. 220.000'lik 000'lik fiyatıyla
dikkat çeken 12 megapellik dahili kamera
ve Thunderbolt 5 desteğiyle gelen yeni
Stüdyo display de tanıtıldı. Bu fiyat
tabii ki son kullanıcının kulağına böyle
fazla gelebilir ama ağır prodüksiyon işi
yapanlar için çok az seçenekten birisi
piyasadaki ve bu büyük prodüksiyonlarda
aktif şekilde kullanılan bir cihaz bu
arkadaşlar. Önceki modellerini farklı
farklı böyle sinema şirketlerinde falan
sıkı sıkı kullanıyorlardı. Hatta
Türkiye'de kullanılan YouTuberlar da
var. Şey mesela Koray Brand. Koray Brand
Stüdyo Display kullanıyor. Kendisi
profesyonel fotoğrafçı ve reklam çekiyor
biliyorsunuz. Onların böyle ürünlere
ihtiyacı var. Meta akıllı gözlüklerde
ciddi bir skandal yaşandı. 2025'te 7
milyondan fazla satılan MET'nın yapay
zekalı Rayben gözlüklerini
kullanıyorsanız ki ben de bunlardan
biriyim. Bu haber beni gerçekten üzdü.
Eminim ki siz de biraz sarsacaktır.
İsveç gazetelerinin ortak araştırmasına
göre bu gözlüklerde kaydedilen
görüntüler yapay zekayı eğitmek için
Kenya'daki Sama gibi taşeron şirketlere
gönderiliyor. Veri etiketleme yapan
işçilerse bu videoları tek tek izlemek
zorunda kalıyor. İçlerinde insanların
tuvalete girdiği, soyunduğu hatta çok
daha mahrem anlarının olduğu görüntüler
bile var maalesef. Meta bunun deneyimi
geliştirmek için yapıldığını ve gizlilik
politikalarında herhangi bir sorun
olmadığını söylüyor. Kabul ettiğiniz o
gizlilik politikasının içinde bunu
anlatan maddeler var diyor. Ancak
İngiltere'nin veri koruma kanunu ICO bu
durum için inceleme başlatmış halde.
Araştırmaya dahil olan bir çalışan tam
olarak şöyle diyor gazetecilere ifade
vermiş. İnsanlar verilerin ne kadar
toplandığını bilseydi kimse bu
gözlükleri kullanmazdı. Kullanıyorsanız
bile zart pırt her yerde fotoğraf ve
video çekmeyin. Ben de öyle yapıyorum.
Bir süredir videolarda fark
etmişsinizdir. Meta gözlükleri zaman
zaman kullanıyorum. Fuarlarda, fabrika
turlarında, ürün incelemelerinde işim
için kullanıyorum bu gözlüğü. Hatta
Kenyalı'nın birine göndermek için çok
harika bir fotoğraf fikri de var aklımda
ama hayırlısı diyelim.
Siber böcek sürüleri gerçek oldu. Gerçek
hamam böceklerini casusa çevirdiler.
Daha önce yürüyen yılan gördük, siber
arılar gördük, sahte güvercinler gördük
Çin'de ama neler neler var biliyorsunuz.
Bu bambaşka bir olay. Alman teknoloji
şirketi Sworm Biotaktik CEO'su demiş ki
bioelektronik siber böcek sürülerinin
saha testlerini başarıyla tamamladık.
Hadi bakalım. Bir de bu eksikti. Yani
şirket özellikle dayanıklı olması ve
küçük ağırlıkları taşıyabilme
yetenekleriyle bilinen Madagaskar
tıslayan hamam böceklerini.
Vallahi sinirim bozu. Bu nasıl haber
oğlum? Bu böcekleri almışlar ve
programlanabilir askeri keşif
robotlarına dönüştürmeyi başarmışlar.
Derdiniz neydi ki diye sim geliyor ama
bu teknoloji böceklerin üzerine
yerleştirilen ve içerisinde yapay zeka
donanımı, radyo vericiler, kameralar,
mikrofonlar ve radarlar gibi modüler
sensörler barındırabilen küçük
elektronik sırt çantaları aracılığıyla
çalışıyormuş. Sistemin kalbinde
böcekleri yönlendiren bioelektronik
nöral arayüzler bile varmış. Yani böceği
sen yönlendiriyorsun. Küçük elektrik
darbeleriyle böcekler istenilen yöne
sevk edilebiliyor. Üzerinde böyle
sensörlerle de yapay zeka sayesinde tek
bir organizma gibi sürü halinde hareket
eden hamam böceklerine
dönüştürebiliyorsunuz ortamı. Uzaktan
kontrol edilebildikleri gibi tamamen
otonomla çalışabiliyorlar. Ayrıca sessiz
ve görünmezler. Dronel giremeyeceği
enkazlar dar tüneller ve GPS'in
çalışmadığı alanlara kolayca sızması
için geliştirilmişler. Bir detaya daha
dikkat çekelim. Canlı böcekler
kullanıldığı için sistem doğal üreme
sayesinde kendi kendine büyüyüp de
çoğalabiliyormuş. Tövbe. Neyse biraz
keyif kaçıran bir haberle bitirdik ama
teknolojinin kodlarını çözmek için her
hafta Webteknoda buluşalım dostlar.
Kendinize dikkat edin. Görüşürüz.

Bu adamın adı Brian Johnson. Ölümsüzlüğe
kafayı takıp bedenini hacklemek için
milyonlarca dolar para yaktı. Ancak
amansız bir hastalığa yakalandı.
Görünüşü böyle insansız robotlara
baktığınızda oluşan o tekinsiz hisleri
size de yaşatmıyor mu ya? Belki daha
önce duymuşsunuzdur ölümsüzlük sevdasını
bu adamın. Hatta bir Netflix belgeseline
bile konu oldu. Çok karmaşık bir hayat
rutini de var haliyle. Kendi oğlundan
kan plazması nakli yaptırmak, biyometrik
verilerini sürekli takip etmek, ona göre
önlem almak. günde onlarca buna uygun
hap yutmak gibi böyle sıra dışı işte
biohacking dediğimiz yöntemlere
başvuruyor. Sağlığına yaptığı devasa
yatırımlara ve sürekli tıbbi gözetimde
olmasına rağmen bağışıklık sisteminin
mide zarına saldırdığı ve midesinin
adeta kendi kendini yediği otoümmün
gastrit hastalığına yakalanmış durumda.
B12 ve kronik demir eksikliğine yol açan
ve günümüzde belli bir standart tıbbi
tedavisi bulunmayan bu hastalığın ortaya
çıkışını da şöyle açıklamış kendi
kendine. 20'li yaşlarda aşırı şekerli ve
kötü beslendim. İş hayatında da yoğun
bir strese sahibim. Standart tıbbın
hastalığı sadece yönetmeye çalışan ve
işte böyle tedavisi yok deyip geçiştiren
yaklaşımını da reddetmiş durumda ve bu
durumu tamamen çözmek için kendi
üzerinde deneyler yapmaya devam
edeceğini de açıklamış. Gerekirse
hastalığı alt etmek adına yapay zekalar,
özel tasarlanmış DNA'lar, proteindeki
hücre teknolojilerinden oluşan gelişmiş
bir modern teknolojik cephaneliğim var
demiş. Yani bunları da kullanırım
istediğim gibi demiş. Hani insanın böyle
adam gibi grip ol, onurlu yaşat diyesi
gelmiyor mu bakınca? Yoksa ben mi yanlış
düşünüyorum? Siz söyleyin artık. Yeni
bir teknoloji gündemi videosuna hepiniz
hoş geldiniz. Ana akım gündemin
gölgesinde kalmış. Her haber kanalında
ya da video kanalında bulamayacağınız
bilimsel ve teknolojik gelişmeleri
özetlediğimiz bu seride bu hafta yine
acayip gelişmeler var. gerçek bir
canlıymış gibi yaşayıp çoğalıp ölen
hücrelerden tutun kaybettikleri
yakınlarını yapay zekayla canlandırmaya
çalışan insanları konu alan bir bilimsel
araştırmanın sonuçları gerçekten dalgıç
kıyafeti giydirilen can kurtaran hamam
böcekleri kendi kendine zihin geliştiren
bir yapay zeka ve tarihte ilk kez yine
bir yapay zeka tarafından
gerçekleştirilen fidye saldırısının
sonuçları var. Çayı, kahveyi koyun
başlıyoruz. Bu arada abone olup haberler
hakkındaki tüm yorumları da beğeneceğiz.
Ona göre.
&gt;&gt; [müzik]
&gt;&gt; Size bu hafta gerçekten yaşanmış çok
garip bir olayı anlatacağım. Tamamen
laboratuvar ortamında üretilmiş bir klon
olduğunuzu hayal edin. Ancak durumun
farkında değilsiniz. Gerçek olan sizden
yani klonlandığınız kişiden tek farkınız
laboratuvar ortamında üretilmiş olmanız.
Bunun dışında en az onun kadar gerçek
bir organik varlıksınız. Sıradan bir
insan gibi yaşayıp gidecekseniz günü
geldiğinde ve bu döngü elbette bir gün
son bulacak. İşte bu yaşandı. Ancak bir
insan üzerinde değil. bir hücre üzerinde
hatta birden fazla hücre üzerinde
Minesota Üniversitesi'ndeki bilim
insanları laboratuvar ortamında tamamen
cansız kimyasal bileşenlerden yola
çıkarak sıfırdan üretilen ve tam bir
yaşam döngüsünü tamamlayabilen tarihin
ilk sentetik hücresi olan Sputsel'i
geliştirdiler. Doğal hücreler kadar
karmaşık değil gerçi bu hücre. Başta
size durumu hücrenin gözünden anlatmak
için kullandığım o benzetme hikayedeki
gibi bir klon da değildi bu hücre. Daha
önce hiç eşi benzeri yaşamamıştı dünya
üzerinde ve şu anda da zaten
yaşamıyordu. Canlı bir hücrenin yaşaması
için gereken minimum genetik boyutların
çok altında sadece 90.000 ba çiftlik bir
genoma sahip olduğu söylendi. Bu genom
dizisi ve çeşitliliği hücre zarı içine
hapsedilmiş 36 saflaştırılmış enzimle
birlikte çalıştırılmış durumda. En
azından açıklamalar bu yönde. Hatta bu
hücre ürüyebildi. Yani daha doğrusu
bölünebildi. Ama bunu da gerçek bir
hücre gibi yapamadı. Peki nasıl mümkün
oldu çoğalması? Lise derslerinden
hatırlayabileceğiniz gibi doğal hücreler
besin üretmek için yüzlerce gene ihtiyaç
duyan çok karmaşık metabolizmalara
sahipler. SPS ise bu engeli dışarıdan
beslenerek ancak aşabilmiş durumda.
Bilim insanları hücreyi manuel olarak
beslediler de diyebiliriz ama öyle. Bunu
da düşündüğünüz yollarla yapmadılar.
Hücrenin içine bilinçli şekilde
yerleştirilen DNA'sının ürettiği protein
sayesinde içi besin dolu yağ
keseciklerine yani lipozomlara tutundu.
Onlarla birleşti ve büyümek için
enerjiyi onlardan alabildi. Bölünmek
için doğal hücrelerde bulunan hücre
iskeletine falan da sahip değildi.
Sentetik şekilde bunu yapmanın yolu
henüz keşfedilememişti. Çünkü yapay
zarının üzerine biriken proteinlerin
oluşturduğu mekanik gerilimle bir süre
sonra zar dayanamayıp ikiye bölünüyordu.
Çocukken sobanın üzerine düşen bir damla
suyun gerilime dayanamayıp ikiye
bölünmesi gibi. Yani hatta şunu da fark
etmişler. beslenmesini daha düzenli ve
proteinini daha fazla üreten yavru
hücreler yani yeni üren hücreler
diğerlerine kıyasta daha fazla hayata
tutunuyor. Yani doğal seçilim dediğimiz
şey yapay bir sistemde işlemeye
başlıyor. Biyomühendislik dediğimiz bir
alan için dev bir adım olan bu
araştırmanın sonuçları da yayınlandı. Bu
işin içinde olanlar da ya da merak
edenler açıklama bölümünden ilgili
makaleye ulaşıp göz atabilirler. işin
gelecekte varacağı nokta yani yapay
organik hücrelerle asıl hedeflenen şeyse
ilaç ya da biyoyyakıtlar ya da
biyomateryaller üretebilmek. Şimdi böyle
kazulet gibi duran insansı robotların
gerçekten insansı biyolojiye sahip
olmalarını sağlamak da olabilir tabii
bir amaç yani. Ya da moda dünyasında
gerçek hayvan derisine ihtiyacı ortadan
kaldırmak da. Gerisini sizin hayal
gücünüze bırakıyor. Hayatını kaybeden
insanların tüm verilerinden ve
bilgilerinden yola çıkarak geliştirilen
şu yapay zekaları duymuşsunuzdur. Biraz
tuhaf hissettiriyor insana. Yapay
zekalar bugünkü gibi popüler değilken
bile hayatını kaybetmiş kızlarının
dijital versiyonu ile bir araya gelen
böyle Japon ailelerin aşırı duygusal
videoları çok popüler olmuştu. Viral
olmuştu. O dönem Facebook'ta bile
dolaşıyordu bu videolar. Yeni nesil
yapay zekalarla olay bambaşka bir
noktaya evrildi. Hatta o kadar
popülerleşti ki bu sektör kaybettikleri
yakınlarıyla temas kurmak isteyen
insanların kullanıcı olduğu bu
ekosistemde üründe maalesef o yakınları
taklit etmeye çalışan bu yapay zekalar.
Sosyal ve psikolojik açıdan çoğumuza
belki çok fazla ters gelecek bu tuhaf
etkileşimi kabul eden yani buna gönüllü
olan insanlarda ilk kez bir bilimsel
araştırmanın konusu haline getirildi.
Yani neden kaybettikleri insanlarla bir
araya gelmek istediklerine dair yanıt
arandı. University of Colorado Builder
tarafından vefat edenlerin dijital
verileriyle eğitilen yas botları
üzerinde yapılan bu ilk bilimsel
kullanıcı deneyimi araştırması
diyebiliriz. yakın bir akrabasını veya
arkadaşını kaybetmiş 22 ila 50 yaş arası
16 katılımcıyla Zoom üzerinden görüşerek
başladı. Arka planda bir araştırmacı,
görüşmeye dahil olmayan bir araştırmacı
ölen kişiye ait bilgileri bir büyük dil
modeline yani eleme anlık olarak gerçek
zamanlı bir şekilde girerek bir hayalet
bot oluşturdu. Katılımcılar da bu yapay
zekayla yaklaşık 20şer dakikalık iki
farklı formatta sohbet etmeye
çalıştılar. Şimdi bu kullanıcılar yani
kaybettikleri yakınlarını taklit eden bu
hayalet botla konuşanlar 3üncü tekil
şahıs yani seni severdi yerine birinci
tekil şahıs yani seni seviyorum ağzıyla
yapılan konuşmaları yani doğrudan ölen
kişinin yerine geçmesini sağlayan dil
kalıplarını kesinlikle birinciye göre
daha çok tercih etmişler. Ancak
kendilerine böyle uzun uzun yanıtlar
vermesini değil de kısa yanıtlar ve
emojilerle yanıt verilmesini falan daha
çok istemişler. Hatta bu deneyimi bir
kapanış hissi veren huzurlu bir deneyim
olarak nitelendirmişler ve bağımlılık
geliştirme ihtimalleri bilim insanlarını
tedirgin etmiş. Ham böceklerine dalış
kıyafeti giydirip suya attılar. Şaka
yapmıyorum. Öyle yapay zeka falan
videosu da değil yani. Hani bayağı
bildiğiniz gerçek böceklere gerçek
kıyafet giydirmelerinden söz ediyorum
size. Peki neden bunu yaptılar? Şimdi
onu anlatayım. Sel basmış afet
bölgelerinde ve tehlikeli enkaz
alanlarında arama kurtarma çalışmaları
yapmak üzere tasarlanmış yeni nesil
arama kurtarma ekibi olarak görev
yapmaları için. Sadece bu iş için
geliştirilen minik robotlar da var
biliyorsunuz ama suyla dolmuş dar enkaz
alanlarına falan ya da böyle yıkıntılara
girmekte zorlanıyor bu robotlar.
Girseler bile görev esnasında pilleri
çok hızlı tükenebiliyor. Çünkü küçük
olmaları gerekiyor. Batarya
koyamıyorsunuz. Bilim insanları bu
engelleri aşmak için de uzaktan kontrol
edilebilen Madagaskar tıslayan hamam
böcekleri için ya bunu ne zaman duysam
çok gülüyorum [kahkaha] ya özel ve esnek
bir dalış kıyafeti geliştirmişler. Daha
önceki haftalarda bu video serimizi
izleyenler bilecektir. Yine aynı türdeki
hamam böceklerine arama kurtarma
çalışmaları için farklı kıyafetler ve
sensörler de giydirmişlerdi. Şimdi de
daha ıslak bölgeleri hazır hale
getiriyorlar. Yani peki bu böcekler
boğulmuyorlar mı suda? Hamam böceği
sonuçta ya normal şartlarda evet. suya
düştüklerinde böyle dakikalar içinde
boğuluyorlar. Ama geliştirilen kıyafet
sayesinde su altında veya karbondioksit
dolu hiç oksijen olmayan ortamlarında 3
saate kadar hayatta kalıp hareket
edebiliyorlar. Kıyafet üç boyutlu
yazıcıyla şeffaf reçineden üretilmiş
kompakt bir oksijen jeneratörü.
Dışarıdan su girmesini engelleyen esnek
su geçirmez bir kabuk ve oksijeni de
doğrudan böceğin sprakül adı verilen
solunum deliklerine taşıyan silikon
tüplerden oluştuğu da kaydediliyor. Bir
de yakın geçmişte Myanmar'daki 7.7 7
büyüklüğündeki depremde enkaz altında
insan ısılarını bulmak için başarıyla
test edilmiş bu halde bütün sistem.
Hatta diyorlar ki daha da uzak bir
gelecekte daha gelişmiş sensörlerle
donatılması ve Mars yüzeyi gibi dünya
dışı keşiflerde dahi kullanılması
hedeflenmekteymiş hamam böceği
ekiplerinin. Yani şunu söyleyebilirim
hiçbir şey değilse bile göreve gidip 3
saat sonra ölecek olmaları beni üzüyor.
Yani demokratik kong akımı olmasa bu
kadar duygusal bakacağım hayvanlar da
değil normalde ham böcekleri ama
internet algımızı nereye doğru
değiştiriyor siz bir görün istedim. Abi
çok saçma haber bu ya. Dünyanın yapay
zeka tarafından yönetilen ilk Fidya
yazılım saldırısı gerçekleşti. Bayağı
uzun bir cümle. Peki ne anlama geliyor
bu yaşanan? Hemen anlatayım. Daha önce
Vanna Cry adlı bu krizi duydunuz mu?
Yeryüzünde böyle milyonlarca bilgisayara
sızıp fidye karşılığında tehdit eden
casus yazılımda hani milleti soyup
soğana çevirdiler. Şirketlerin
bilgisayarları uçtu kaçtı. Tabii ki
arkasında bir grup hacker yani gerçek
insanlar vardı ama artık onlara gerek
kalmadı. Çünkü tarihte ilk kez yapay
zeka tarafından yönetilen Fid yazılım
saldırısı gerçekleşti. Hayırlı olsun.
Longflow adındaki bir açık kaynaklı
araçtaki güvenlik zafiyetinden
faydalanan bu yapay zeka Mysquel ve
Alibaba Nos tabanlı üretim sunucusuna
girmeyi başarmış. Üstelik bunu sadece 31
saniyede gerçekleştirebilmiş. Hem de tek
seferde de değil. Bu süre içinde onlarca
kez deneme yapmayı da başarmış. Tıpkı
yetenekli bir bilgisayar korsanı gibi
ilerlemeyi tercih etmiş. Buluttaki
kimlik bilgilerini, işte apı
anahtarlarını, kripto cüzdanlarını
değerli ganimetler olarak toplamış.
Ardından hedefin 1300'den fazla
yapılandırma kaydını şifreleyerek
sistemi de kitlemiş. Kendi fidya notunu
da bizzat kendi kendine yazıp kurbana
ödeme yapması için bir Bitcoin adresi de
bırakmayı ihmal etmemiş. Üstelik tüm bu
kararları ve yürüttüğü mantığı kendi
yazdığı kodların içine doğal bir dille
notlar halinde eklemeyi başarmış. Bu
operasyonun temelinde hala bir insan
yöneticiye de ihtiyaç duyuluyor tabii
ki. işte kurbanı hedefi belirleyen, işte
saldırı altyapısını, komuta kontrol
sonuçlarını falan bu işte sunucuları
kuran ve hedefin veri tabanına girmek
için gereken ilk çalınmış şifreleri
yapay zekanın eline veren kişi arka
plandaki tek bir insan. Normalde önceden
ekipler gerektiren bu operasyon bir
kişiyle bir yapay zeka sayesinde
bitiveriyor. Artık bir siber ordu
gereken işlere tek kişi yetecek belki de
yakın zamanda. Bazen böyle düşününce
önceki gündem videolarını izleyenler
bilecektir yine bu haberi. Antropikin
Mosu neden sadece beş büyük şirkete özel
kıldığını ve herkese erişim
sağlamadığını çok net anlayabiliyorum.
Çünkü bu şirketler gelecekteki
saldırılar için şimdiden kendi
açıklarını tespit eden beyaz şapkalı
hacker yapay zekalar üretmek zorundalar
ki gelecekte Çinliler de devreye girince
bir gün de borsaları çökmesin yine bir
yapay zeka kendi kendine zihin
geliştirdi ve insanlar bunu fark edince
zihnini okumayı başardılar. Bu yapay
zekamızın adı cloud ve iddianın sahibi
biz ya da herhangi birisi değil.
Doğrudan yapay zekayı geliştiren şirket
antropik. Diyorlar ki cloud'un içinde
özel olarak programlanmamış, kendi
kendine ortaya çıkan gizli bir çalışma
alanı keşfettik. Bir nevi bizim de insan
olarak hani zihnimizde bir şeyleri
düşünür ya da tasarlarken kullandığımız
yönteme benzer bir şekilde bir nevi
zihinsel taslak tahtası olarak
kullanılan bu alana da Gspace adını
vermişler. Şimdi yapay zeka bu Gspace
adı verilen alan sayesinde kelimeleri
henüz ekrana yazdırmadan yani size
söylemeden önce kendi içinde sessizce
düşünebiliyormuş ve hesaplamaları
yapabiliyormuş. Bunu fark ettikten sonra
antropik araştırmacıları G lens adını
verdikleri bir matematiksel araç
kullanarak bu alandaki gizli aktiviteyi
kelimelere çevirmeyi ve yapay zekanın
aklından geçenleri okumayı başarmışlar.
Nerelere geldik ya? Bulgulara göre cloud
bu alanda mesela bir matematik sorusu
sorduğunuzda size söylemediği ya da
ekranda göstermediği çözüm adımlarını
uyguluyor. Adım adım hem de. Siz
istemediğiniz süre boyunca sadece
stone'u gösteriyor. Bazen çözümü
isteseniz bile o adımlarda vermediği
düşünce oyunlarını bu zihin alanında
tutuyormuş. Gspace'i devre dışı
bırakmayı da başarmışlar ve bunu
yaptıklarında cloud normal ve akıcı bir
şekilde konuşmaya devam edebilse de
karmaşık mantık yürütme ve problem çözme
yeteneklerini kaybedivermiş. Raporda
şunu da belirtmişler. Yapay zekanın öyle
işte bir insan gibi duygular
hissettiğini ya da gerçek bir bilince
sahip olduğunu falan düşünmeyelim. bu
anlama getirmeyelim yaşananları demişler
tabii ama bu garip iddianın ya da bu
bulgunun halka arz edilecek olmasıyla
ilgili bir heyecan yaratma girişimi
olduğunu düşünenler de var. Antropik
yakında halka arz edileceği için
söylentilere göre böyle heyecan
yaratmaya falan çalışıyorlar. Hayırlısı
diyelim. Bir teknoloji gündemi
videosunun daha sonuna geldik
arkadaşlar. Bu serinin devam etmesi
tamamen sizin beğenilerinize ve
yorumlarınıza bağlı. Ayrıca bu seriden
kırptığımız kısa videoları da daha sonra
kanala yüklüyoruz. Oradan da izleyip
takip edebilirsiniz. Ama bizim için
önemli olan uzun formatta bu videonun,
bu formatın hala yaşayabilmesi. O yüzden
beğenilerinizi ve yorumlarınızı aşağıya
bekliyoruz. Bir sonraki hafta görüşene
kadar hepiniz hoşça kalın. Demokratik
kongo con

şu anda kusurlu bağlantı bağlantı
testinde Okey alıyor Şimdi verecek
Evet şimdi şu anda yayında değiliz ama
birazdan yayına gireceğiz
3 2 1 sayınca başlatıyor amacı 3 2 1
yapıştırdım
Selam Selamlar Selam herkese
tekrar chat 1 programına hoş geldiniz
ayda bir yapacağımız bir şey
Şu anda ben seni yine gri görüyorum
üniversitenin kameranı
Evet şu an görüntüde görüyorum kendimi
Muhtemelen
şeyden dolayıdır Dur bakalım
bir dakika Yankı yapabilir Şu sesi
kısalım
şu anda görüntü var mı görüntü kesik
kesik geliyor gibi sana ama hiç yok
bende şu anda tamamen
anlık geliyor gidiyor gibi görüyorum
yani ondan dolayı dedim
360 be yayına bakıyorsan 20 saniye geç
gelir ya
Selam arkadaşım nasıl
Günay kamerasını ayarlarken ben bir
gizli konuşması yapayım teknoloji
haberlerin konuşacağız konuklarımız
olacak zaten ayda bir Günay ile
düşünüyoruz Bu yayını
o ayın teknolojiyi oyun
belki Gündem de olabilir hani az çok
böyle bizi ilgilendiren gündemler olursa
onlara da girebiliriz onları
konuşacağımız bir yayın olacak
çok böyle uzun uzadıya bir program
yapmayı düşünmüyoruz açıkçası hani böyle
bir saatlik 40 dakikalık işte olan
gelişmelerin yüzünde
teknolojik
gelişmelerine haberlerin üzerinden
geçeceğimiz bir yayın olacak
Nerede ki mesela buna katkıda
bulunabilirsiniz sorularınızla
ya da işte yapacağınız yorumlarla sizde
bu şeyde konuda katkıda bulunabilirsiniz
o anlamda Hani bizim için Aslında çok
çok daha iyi olur demin görüntü geldi
Bir ay gittiğine şu anda geldi
bir konuşsana ses senkronu var mı
ağzında
Selam nasılsınız başlayalım mı Evet
başlayalım
şimdi Evet moderatörümüz Erdem zaten
konuşmayı o yönlendirecek
biraz sohbet tadında olsun istiyorum bir
yandan da hani böyle çok
[Müzik]
Evet
[Müzik]
TRT moduna girmeyeceğiz o zaman ilk
haberle başlayalım
ilk haber Bizim bir şeyimiz var
biliyorsunuz Anka diye insanız var bu
hava aracına 4 buçuk Gedik bir baz
istasyonu yerleştirelim
tusaş tarafından geliştirilmiş bu ve
Önemli konularda doğal afetlerdi ya da
buna benzer durumlarda bölgenin üzerinde
uçarak oradaki
şeyi sağlayacak iletişimi sağlayacak
bence çok önemli bir gelişme Hani
ihlalaların bu tip şeylerde kullanılması
Açıkçası beni mutlu etti Belki daha da
farklı şeyler yapılacaktır zamanında
Ondan önce de Aksungur ihasında Huawei
işbirliği ile bir şey yapılmıştı aynı
mantıkta Şimdi ikinci tusaş tarafından
Anka insansız hava aracına
yerleştirildiği söyleniyor Evet Günay
birazcık Sen yorumla Onun dışında ben de
zaten arada böyle bilgiler vereceğim bu
konuyla alakalı Şimdi
yaşanmamasını umduğum bu deprem
felaketinden sonra
nelerin yani fiyasko olduğunu görmek
durumunda kaldık hani şey var ya bu Bazı
özel iletişim firmalarının işte deprem
ve benzeri afetler anında işte dronlar
kalkacak her yerde baz istasyonları
uçacak bütün iletişim aktif olacak falan
filan gibi
Hani konsepte oluşturup uygulamada
çuvalladıktan sonra Aslında insanların
aklına Evet ya böyle bir şey yapılmalı
prototipini
yerleştirdi aslında ya Her kötü krizde
Her kötü kriz diye bir şey kriz kötüdür
zaten Her kötü olaydı Yani bir gelişim
En azından birine Feyzi olma anlamında
iyi bir şey ama Abi şimdi Huawei'nin
olsun diğer şeylerin olsun Zaten
altyapılarını bütün ekranı Yine gitti
senin
benim ekranım niye gidip duruyor
Bilmiyorum ben şu an o discord'da aktif
görünüyorum kendi görüntümü akışım var
ama
neden gitti hakkında hiçbir şeye
tıklıyor Sanırım sen tık sesi geliyor
sonra gidiyor
tık sesi geliyor gidiyor O zaman şöyle
şu anda var mı Mesela şu anda var Mesela
bir şey yap tamam
yapayım mesela kromu yukarı alayım
bir şey yok şu an var mı
şu an yok yani
görüntü var bir sıkıntı yok Allah Allah
neyse tamam bir şey olursa ben
söylerim
Neyse yani genel anlamda Huawei zaten
bedava veya çok uygun Hani hizmet
sağlayıcılık anlamında donanım anlamında
bir çok devlet kuruluşuna
destek veriyor ama Huawei benim gözüme
çok güvenilir bir firma değil Çünkü Tabi
yani Çin hükümetinin
girişimlerinden biri diyebilirim
doğrudan yani
Çin hükümeti direkt olarak arkasında ve
nereye veri gönderdiği belli olmayan
veri transferleri yapıldığı tespit
edilmişti yani cihazın içinde senin
kullandığının haricinde Hani hiç kimseye
haber vermeden bir yere veri transferi
yapıyor sürekli
Yani neden
yani o tarz şeylerden çok güven vermiyor
Bilmiyorum kendi
altyapımızı oluşturmalıyız o anlamda
şimdi şey güzel Hani
her şeyini işte motorunu da burada
öğretelim işte pervanesine burada dedim
Yok abi Hiçbir şey artık
şey değil yani tek yerde üretilmiyor
toplaması burada yapılabilir ama kritik
parçaları burada yapılmalı yani bunun
şifrelemesi ne bileyim veri transferinin
güvenliği bilmem nesi bu tarz şeyler
önemli şeyler bu tarz verilere aktaran
donanımların da yani Apple Huawei
Samsung gibi çok globalize olmuş bir
yandan da hükümetlerin arka planında
olan firmalarla Paylaşılmaz Çok doğru
değil
Evet yani şimdi zaten bu şey
testi de yapılmış
Cumhurbaşkanlığı tarafından ve şey anlık
bir görüşme görüntülü görüşme falan da
yapılmış
çalışıyor görünüyor gayet iyi ama tabi
daha da geliştirecektir daha da yenileri
yapılacaktır şu anda seni yine Görüntü
gitti daha da indirim var Hiçbir şey
yapmıyorum
Ben de bir şey yapmıyorum
Neyse devam edelim böyle arada
öyle gözüküyor Ben bir gideceğim
geleceğim Geldin mi şu anda ben şu anda
varlık sorunsalı yaşıyorum şu anda
Felsefi bir soru
Hayır onun dışında bir de şey var şimdi
sen konuş abi ben şu yayını bir
Instagram'dan falan
Hani Oradan da belki şey yapsınlar Okey
tamam yani
drone'lar Bilmem işte
askeri kaynaklıdır onlar bilmem neler O
tarz yerlerde
böyle veri iletişimini sağlayacak
altyapı kurmaktansa daha kamulaştırılmış
daha böyle halka hizmete odaklı
kaynaklarla bu işler yapılsa daha
güvenilir olur gibime geliyor ya Yani
sonuç olarak
askeri Kaynak üzerindeki drone askeri
veri taşıyor Yani ben bir Kullanıcı
olarak oraya girdiğimde iyi niyetli
olmayabilirim oradaki kodları
algoritmayı bir şey bir şekilde kırmayı
başarırsam veya elime geçirirsem bu kötü
amaçlarımı alet edebilirim yani askeriye
izole olmalı ben şöyle araya gireyim
haberi de okuyayım ben bu saç tarafından
geliştirilen
Aksungur şimdi açın abi bakın Aksungur
ne abi bu devasa Bu bir durum değil mi o
Martı kanatlı olan dronumuz değil mi
Evet şimdi bu aslında
insansız hava aracı
yani silahlı değil Bak sadece gözlem
şimdi gözlem yaptığım veriyi düşün
şöyle söyleyeyim örnek vereyim
canlandırma yapayım sana
Cumhurbaşkanlığı külliyesine
içeriye muhafız olarak içeriye ama
muhafız olarak Çinli adamları diktiğimi
düşün
ne kadar önem veriyor sana Tabi tabi Yok
daha doğru yok hani
Evet yani Çinliler bizi ne kadar seviyor
bilirsiniz
çok severler Şimdi gelelim Ankara'ya
diyelim
tamam
yani
sanırım iki tane var Toplamda
biri
Huawei diğeri şey Evet
Bunu biliyorum tamam bu orta büyüklükte
olan Predator şey var ya
orta büyüklükteki şeylerden İnsan sabah
araçlarının muadillerinden olan
insansavar aracımız
yerli olması güzel her şey güzel
Eyvallah bundan yana sıkıntı yok ama
askeri araçların içerisindeki data
aktarımının sivil kullanımda
ulaşılamaması gerekiyor ya Bu sivil bir
araç olmalı anlatabiliyor muyum tusaş'ın
askeri bağlantısı olan hiçbir şeyin
kamusal alanda ulaşılabilir olmaması
gerekiyor
yani çünkü şey var yani
kapalı bir devre Yani
kesinlikle şey olmaması gerekiyor çünkü
kriz anında
[Müzik]
Bunda sen
algoritmayı çözdüğün zaman
bir zaman senin ruhun duymadan uzun süre
bunu dinleyebilirler Yani senin orada
varlığından bile haberi olmayacak o
dinlemeye devam edecek ne yapıyorsun sen
şimdi deprem bitti her şey ortadan
kalktı işler düzeldi bu araca askeri
operasyona gönderdin abi hala
dinleyebilecek bu adam bunu
Onu demeye çalışıyorum
bunu yapanlarda düşünmüştür değil ikinci
habere geçelim ikinci haberde
[Müzik]
raporuna göre diyor ki Golden Search bu
yapay zekalar yüzünden çok fazla insan
özellikle gpt'yi Burada raporlamış çok
fazla insan işsiz kalacak deniyor
özellikle
ofis çalışanları idareyi personeller
hukuk çalışanları Mimarlar ve
Mühendisler sosyal bilimciler Ticaret ve
finans üzerine çalışanlar bu sektörden
en fazla etkilenecek ya da Çetin
gelişmesinden en fazla etkilenecek
sektörler arasında yer alıyormuş en az
etkilenecek sektörler ise yüzde bir
hepsi hemen hemen ama %99 şeyler de var
alt ve bakım hizmetleri teknik hizmetler
İnşaat ve Madencilik üretim lojistik ve
yiyecek hizmeti
[Müzik]
biraz zamanı var ama tokatlar asıl şeyi
salayım mı yılanı salayım mı bugün chat
gpt ile alakalı
bir Yapay Zeka motorlarından biriydi
Şimdi net adını hatırlamıyorum dinleyen
arkadaşlara çok
esrarengiz çok orijinal bir bilgi olacak
bu arkadaşım Yapay Zeka motorlarından
bir tanesi çalışan windowski yapmış Evet
evet bir sonraki haberlerde
oraya da
Yani abi
algoritmayı çözüp çalışan şey üretiyor
bu Yapay Zeka bak antivirüse yakalanmaz
krek yapmaz herhangi bir bilgisayara Bir
solucan bulaştırmaz Karşı taraftaki Hani
doğrulama serverlarında Hani algoritmayı
bildiği için patlaması ihtimali yok sana
Yapay Zeka hesaplıyor Bu buraya Bu
buraya Bu buraya Demek ki Tamam ben sana
bir şey yapıyorum Diyor ki ve çat
lisansladın
ne yapacağız yani aslında bu kötü
şekilde de kullanılabilecek bir program
olduğunu gösteriyor değil mi yani iyi
amaçlar dışında insanlar bunu girip
oradan istedikleri şekilde O zaman belki
sadece Windows değil birçok programın
keyfini üretebilir bu
oraya geleceğim abi Windows için köye
ihtiyacımız yok ki bizim Windows en
kolay karakterine bilen yazılımlardan
biri şimdi çok doğru kavramlar değil
Burada bunları konuşmamız ama yani
[Müzik]
basit bir mantıkla düşündüğün zaman yani
ne yazılımlar var k'leri bulunmuyor
hiçbir yerde Anladın mı yani satın almam
gerekiyor her koşulda işin bir
algoritmayı çözerse bir şekilde onu
rahatlatacaktır ama ne var Bak şu anda
yazılımcının işini tehlikeye attı
kod yazdırılabiliyor yani bana işte
alarm çalan işte ya da resimler
içerisinde ben sil dediğimde onu silen
bir program Yazacak bir kod oluştur
dediğimde oluşturabiliyor Yani bunu
siparişle kod yazdırıyorsun abi kod
yazdırabiliyorsun çeviri
ettirebiliyorsun görsel
ürettirebiliyorsun Hatta fotoğraf var
içerik ürettirebiliyorsun yani
şey var şimdi çok fazla bir şey kalmadı
zaten bak bastın daimax'in ürettiği
pedal robotlar vardır bilirsiniz belki
iki ayaklı üzerinde de hani koşuyor
zıplıyor yere yatıyor kalkıyor Hani
Boston dinamiks diye aratırsanız
İnternette bulabilirsiniz videolarını
şimdi bu aletin bu zekayla birleşmesi
anından sonra işler karışacak
videoda yukarıda inşaat işi yapıyor Adam
diyor ki robotu alttan takım çantasını
getir diyor robot bakıyor takım çantası
şöyle bir kafayı yola doğru çiziyor
kafada herhalde yolu oluşturuyor ama şey
yok bir boşluk var Ve oraya bir şey
koyması gerekiyor oradan geçebilmesi
için bir tane
suntalama alıyor oraya böyle
yerleştiriyor yamuk yumuk yerleştiriyor
gerçi ama koyuyor çıkıyor tık tık tık
tık götürüyor çantayı veriyor yani
gerçekten de şu an için erken ama
ileriki zamanlarda çok ciddi bir şekilde
birçok mesleğin yerine geçeceğini
düşünüyorum bende ha şu an için grafik
tasarımcıyım Ben Benim yapabileceğim bir
spesifik bir iş yapamaz
Evet yapabilir ama Adam dediğin de Ya
kardeşim ben böyle böyle bir şey
istiyorum şu olsun bu olsun daha böyle
uyarlamalı şeyler yapabiliyor Özellikle
bu resim üzerine kullanılan Yapay Zeka
var chat gpt de öyle şekil aynı şekilde
Ama tabi buradaki tehdit çok fazla ben
Özellikle bizim mesleğimizden çok hukuk
alanında çok ciddi bir şekilde
Balta vuracağını düşünüyorum ama
Ayriyetten de şunu da ekleyeyim Her
zaman da böyle şeyler olmuştur
teknolojinin gelişimi ile bazı meslek
lerin yok ve
o mesleklere Evet yok olmuştur Ama yeni
meslekler açılmıştır Örneğin
1960'larda 1970'lerde sosyal medya yol
açısı diye bir şey var mıydı Yoktu Hani
daha böyle bir sürü sayabiliriz Benim şu
anda ilk aklımda her zaman yok olan
mesleklerin yerini yeni yerine yenileri
geldi yani sanayi devrimi olduğu
tarlalarda çalışanlar yerine traktörler
çalıştığı işte kazma makineleri çalıştı
bunun bu sefer bu insanlar fabrikalarda
çalışmaya başladı Yani
kaba iş daha ince işe dönüştü insan
elindeki Şimdi de bilgisayarlar artık
Yapay Zeka bir yerde
ipleri eline aldığında insanlar daha da
ince işlere daha artizan işler böyle
daha nişi işler üzerinde çalışabilecek
Ama bu şunu getirecek doğal seçilelim
yani zayıf olanı
olandan
yok Yapay Zeka şimdi bazı işleri eline
aldığı zaman
sen ne iş kalitede iş çıkaramıyorsan
Muhtemelen iş bulamayacaksın Evet
Çünkü Yapay Zeka zaten
Medya okur bu vasat işi zaten
yapabiliyor olacak orta kalite işi zaten
standart kesinlikle
seviyedeki işi zaten yapıyor yapabiliyor
olacak Hani Salvador Dali kafası ile
böyle sıra dışı artık uçmuş Anladın mı
kafa pilot olmuş o Kafadaki bir işi
üretirken niş kalitede bir iş üretirken
artık farkın olacak o zaman diyecekler
ki x kişisi gelecek Aa evet Senin
işlerin kendine has bir havası var ve
özel bir değeri var
hani bizi çözüm ortağı olur musun Belki
diyecekler belki olabilir demeyecekler
belki Algoritma bir süre sonra o kadar
gelişecek ki ona bile gerek kalmayacak
bilemiyorum bu zaman gösterecek
Kesinlikle öyle yani
belki şey olacak işte o yapay zekaları
kullanmak için şeyler alınacak
Nedir o makineyi yöneten kişiye ne
deniyordu ya
operatör operatör olacak Yani bu arada
chatte yazanlar oldu Herkes hoş geldi
Hepiniz hoş geldiniz Selamlar Necati hoş
geldin
gençler hoş geldiniz Bu arada Necati de
şeyde çalışıyor biçim firmasında
Kamer
a sistemi bir işte çalışıyor kamera
kamera Sanırım bir şey mi Çok kısa bir
şey yazsana Necati Tam ben toparlayıp
söyleyemeyeceğim çok enteresan bir
sektörün Necati ne sektörü şu anda
Aslında biz Necati konuk almamız
gerekiyordu buraya Eğer bu konuyu
yapıyor olsaydık ama konumuz sadece tek
şey değil Yapay Zeka vesaire bir şey
değil birçok şeyleri konuşacağız
bay bu
aslında ama bence yerimize alsa bile
farklı şeyler farklı
meslekler
türeyecekti olacaktır O yüzden hani Aman
Eyvah İşte mutfak robotu üstüme çıkacak
İşte biz ele geçirecek diye bir şey
düşünmeyin abi
yaklaşımdır ama öyle olur yani
olur ya çok zeki olacaklar
evdeki robotlar toplaşıp mutfak robotu
buzdolabı çamaşır makinesi hadi
çıkıyoruz lan Siz çalışın falan diye bir
durum olmayacak çok çok çok çok uzun bir
süre diyorum
İnsan kendi kehanetini yazıyor zaten
Erdem yani Bak şimdi bu gördüğün şeyler
90'lı yıllarda hayaldi değil mi yani
99'da 99 mu 98 miydi ilk matrix'i
izlediğim zaman
901.99 olması lazım
Matrix 2 metrik serisi bittikten sonra
da hani metrik serisi vardı animetrik
serisinde şimdi hatırlamıyorum ama çizgi
serisinde bir şey vardı
[Müzik]
Hani robotların insanlara hizmet etmesi
ve bir yerden sonra işi koparıp
patates etmeye başlaması insanlara Hani
gayret kafası
kafaya girdikten sonra şey var ya
Sonu gelmeyen insan robot çatışması
bilmem de Matrix'in hikayesi Aslında alt
Metin daha farklı da olsa temelde o
vardı oradaki Vizyon bir yerde
insanların aklına bunları getirdi Yani
insan önce hayal ediyor Bir Hayal
dünyasıyla portreliyor sonra
portrelediği şey gerçekleştirmeye
çalışıyor ve hani
[Müzik]
Kehanet olarak kendi yazdığı kehaneti
gerçekleştiriyor kendi inandın Sen bu
kehaneti bunu Jetgiller çizgi filmini
yaparken yaptın zaten
matrix'i yazarken yaptın zaten sen bu
kehaneti önce yazıyorsun sonra
gerçekleştiriyorsun yani bu zaten
kaçınılmazdı Ama sen bu kehaneti
zamanında yapmasaydın Bunlar bugün
olmayacaktı
Yani aslında sence
kehanete zorluyorsun yani geleceği bir
şeyi sen şekillendiriyorsun kesinlikle
şimdi ne diyoruz biz bak şu andaki
filmlere bak abi
şu andaki filmlerin
ütopik portrelemelerin Hani distopya
daha çok genellikle distopya'lar tutuyor
öyle söyleyeyim
distopya filmleri tutuyor şu andaki
distopya filmlerine bakın yani ne
üzerine kurulu
şu anda işte bundan 50 yıl sonrasının
kurulacak sistemlerini insanların aklına
getirmekle meşgul filmler
işte rüya
kaydetme işte ne bileyim
izole toplumlar işte bilinçaltı
programlama işte ne bileyim sanal
gerçeklik Var oğlu var yani o kadar çok
şey var ki şimdi ben yorumları da
okuyayım mı Bununla alakalı Necati falan
Birkaç kişi daha yorum yapmış
ve kamera bunu gördüğü bütün her şeyi
yapıyor aslında şu anda
dostum
o örneğini verdiğim işte alet çantasını
yukarı götürebilmesi için gerekli olan
yazılım
size bu konuda bir bilgi vereyim ben
belki çoğunuz biliyordur Ama bu
teknoloji yıllardır var
yeni bir şey değil
yani şeyi örnek vereyim
hangi iPhone modelinde portre modu
çıkmıştı hatırlıyor musunuz
7'de iPhone 7
teknolojisi ile yani objeleri ön arka
ilişkisi ile tarıyor diyor ki burada bir
adam var bunun arkasını file ulaştırmam
gerekiyor tak o adamın dış kontrolünü
buluyor arkayı kesiyor ve arka planı
ulaştırıyor bu iPhone'un kullandığı
seviye bak bundan çok daha öncesi var
Ben yıllar evvel daha da çalışırken bu
Simge bilim şimdi bizim meslekle alakalı
olduğu için Simge bilirim ve şifreleme
üzerine yeni ınstagramografi ile alakalı
bir doğru kelime mi diye bir bakacağım
tekrar doğru olduğunu hatırlıyorum ama
ben de
[Müzik]
gizlenmiş yazıymış diğer kavramla
karıştırıyorum bir dakika hemen
bakıyorum ya o aynı kitapta çok
kullanıldığı için muhtemelen
yapmanız gereken yerde arka yeşil perde
atıyorsunuz biri bir canlı bunları
yapıyorsunuz
ama grafikerlik Bence daha yolu var yani
daha yolu var Farklı bir yere
evrilebilir Hani eskiden nasıl kağıt
kalem Üzerinde çiziyordu birçok şey
artık bilgisayara geçti daha hızlı daha
pratik hale geldi farklı bir yere
evrilir diye düşünüyorum Ben
lolliman Selçuk Hoş geldin bu arada o da
demiş ki benim şahsi görüş
üm tek için hiç hayırlı olmayacak ileri
teknoloji demiş Vallahi iyi olacak
şeyler de olacak Bence kötü olacak
şeylerde olacak Tayyar many Black demiş
güzel filmde
Selim de şey demiş 13 günlük 13 kat 20
kat 4 full orta tasarım orijinali çok
güzeldi
şimdi
dip learning Ya şu anda hani Neyse
kavramı bulamadım kitabı okuyalım
gerçekten çok uzun zaman oldu 11 yıl
falan oldu Bakın ben kitabı okuyalı 11
yıl olmuş ve bu teknoloji o zaman vardı
da yabancı kaynaklı bir kitaptı orada
aynı zamanda resimlerin içerisinde data
gizleme Hani şifreleme üzerine bilgi
vardı hani görsel üzerinde
şifreleme üzerine o ınstagramografide o
sonradan dank etti konuşunca lan dedim
ınstagramografi hobide tanıma değildi
ama ismini hatırladığım zaman sizinle
paylaşırım şu anda net gelmiyor kafama
bu dediğim gibi kameralarda mobil
cihazlarda bir sürü yerde zaten
kullanılıyordu yani Google piksel
telefonları özellikle Türkiye'de
bulunmuyor da Bunlar çok
derin öğrenme algoritmaları
kullanıyorlar veya bunların istiyorsanız
merakla ilgili ilgisi varsa aramızda
internette araştırabilir Hani her şeyi
tanıyor yani görsel üzerinde
objelerin her şeyi tanıyor Yani bunlar
burada diyor kaktüs var burada diyor
ekran var Bak burada diyor yemek yemiş
yarısı ısırılmış Tako var diyor Anladın
mı
zaten abi bu fotoğraftan diğer
bölümünden tarama bölümüne geliyorsunuz
fotoğraf çekiyorsunuz Çat size
koyduğunuz nesne ayakkabı Neyse size
direkt Google'daki şeye gösteriyor onu
alışveriş bölümünde gösteriyor Birebir
aynısını fiyatını falan gelenler Hoş
geldiniz
Yapay Zeka Yapay Zeka bölüyorum galiba
seni ama
Öldüm mü dedim
yok Sıkıntı yok devam et abi Yapay Zeka
dedim
yapay zekanın mi işte table
kullanılan Hani Yapay Zeka motorlarının
tamamı bu görsel okuma teknolojisini
diğer imajlarla stop imajlardan
bahsediyorum Hani internette bulunan
Big datayı kullanarak Sana istediğin
görseli senin görsellerinden alarak ama
senden herhangi bir telif almadan Çünkü
sen onu Kanıtlayamazsın aldığını
kullanarak görseller oluşturuyor
anlayabiliyor derin öğrenme bütün olay
derin öğrenme Big data internette artık
Big datanın önüne geçemezsin ve Big data
internette olduğu sürece bu gelişmeye
devam edecek şey var ya bu hangi nerede
duymuştum hatırlamıyorum Ama insanoğlu
ateşi bulduğunda sırtını duvara yaslayıp
dinlenmeye dinlenmeliydi muhabbeti var
ya o gerçek Sanırım evet Evet kesinlikle
öyle
O zaman şimdi ben sonraki habere
geçeceğim ama ondan önce yine yazıldı
sadece yapay zeka ile alakalı bir
program olursa olur yaparız mesela Hatta
üçümüzden ben Günay bir oturur konuşuruz
bayağı bir de derin muhabbete gireriz
insan gücünde uzaklaştıran maaş demek
darda olmadan istedikleri gibi
sömürecekleri robotlar olacak enteresan
Sağ ol Hazar Hoş geldin Murat
abi Hoş geldin sen de teşekkürler Biz de
böyle bir yayınlara başladık Murat abi
bize dün gece Murat abinin konuğuyduk
Evet sonraki habere geçiyorum Aslında
Yapay Zeka o kadar fazla ki yine bir
sonraki haber yine yapay zeka ile
alakalı Şimdi Microsoft'un Bu arada
diğer kaynağı araştırayım Hani ilgisi
varsa bu şeyle alakalı bir sonraki
yayında bu bilgiyi paylaşabilirim çünkü
yani gelecek görsel kurulumda bunun
üzerine gelişiyor şöyle yaparız sen
araştır
şey planlarınız Necati'nin şimdi
durumunu Pardon Güney Kore'ye gidip
geliyor
diye biliyorum ben uzak doğu'ya onun
falan böyle uygunluğuna göre üçümüz bir
yapay zeka ile alakalı
bir program yapabiliriz böyle çok derin
gireriz hani çok içine gireriz Necati
işin içinde onu çok böyle sıkıştırırız
darlarız o arada sen de araştırmış olsun
Ben de birkaç bir şeye bakarım öyle bir
şey yapabiliriz program yapabiliriz
Evet şimdi bir sonraki haber Bir sonraki
haber biliyorsunuz Microsoft'un
yapay Zekai güçlendirdi bir şey var Bing
diye bir uygulaması var bu darbeyi yapay
zekasını Entegre edildi bu piknik
uygulamasına bink uygulamasına daha
4 Entegre edilmişti ve bu
yapay zekasına demişler ki olası bir
iddia İstanbul depremini resmet demişler
Ve şimdi ben resimle paylaşacağım
bu resimleri yapmış bu Yapay Zeka ben
ilk gördüğümde
açıkçası
enteresan geldi şimdi mesela burada
görüyorsunuz ikimizin ortasında bunları
Zaten internetten de bulabilirsiniz
Galata Kulesi yanındaki bir şey yıkılmış
ama çok Işıklar Işıklar çok distopik
işte
uyarlama yapıyor dediğimiz şey bu derin
öğrenme Galata kulesine arıyor Onu
buluyor
kombinasyon çıkarıyor mesela sonraki Bu
arada yorum yapabilirsin araya
girebilirsin
işte sonraki görüntü
[Müzik]
enteresan bir görüntü budur mesela
bulutları falan da bir şey yapmış böyle
farklı bir havaya getirmiş Yani normal
Bulut koyup geçmemiş büyük bir ihtimalle
burada şey yapıyor işte deprem distopik
bir hava kaotik bilmem ne falan İstanbul
bunları birleştiriyor
ardından şöyle bir görüntü yapmış Ama
birçok binayı yıkılmamış modellemiş
umarım umarım bir deprem olmaz olursa da
yani Hiçbir binayı yıkılmaz çünkü şu
görüntüde gerçekten neredeyse şimdi
yıkılmış görünüyor
yine Burası burası şey sanırım
var mı İstanbul'u bilen bilemedim şimdi
sallamayayım ben hani enteresan
Görseller çıkmış ortaya inegalata
Kulesi'ni görüyoruz
enteresan yere gidiyor Evet var mı Bir
şey diyeceğim çok güzeldi ya bu akşam
gördüm onları da
bu milyarderler var ya yalınma işte ne
bileyim başka kim var Bill Gates bilmem
kim onları onların böyle film
varoşlarında
yaşarken böyle Berduş hallerinin yapay
zekaları görsellerini bulmuşlar
yapmışlar
Dur bakayım ben sana şey yapabilirsem bu
paylaşalım
ekranda Çünkü enteresan
papa'nınki mesela çok ilginç papayı
gören var mıydı papanın o montu vardı
beyaz ya dedim hiphopçu olmuş adam
çıkmış bu ne böyle abi yani direkt
Amerika'daki pubg bir tipi yapmışlar çok
hoş olmuş Beyaz zengin gösteren bir mont
böyle kabarık bir mod boştu yani
şu İstanbul şeylerinden ortaya atalım
yani ne kadar doğru ne kadar yanlış
bilmiyorum ben şimdi bu Yapay Zeka
programlarının birçoğuna ön kayıtlayıp
şey var
mid Journey sanırım kapatılmış bu
resimlerden dolayı
yani kullanımı kapatılmış Papa var ya
hoparlörselleri ondan dolayı sanırım
Dur bakayım
Yani öyle bir haber vardı şimdi daha
yeni okuduğum için doğruluğunu teyit
edemiyorum ama
[Müzik]
ne kadar doğru ne kadar yanlış
bilmiyorum ama bu yavaş yavaş böyle şey
böyle
[Müzik]
şimdi bir soru gelmiş Demiş ki;
çubukla deprem olur mu abi Sizce yani
bunu evrime biri çok iyi anlatıyor
imkansız olduğunu anlatıyor Yani bunlar
bence
Vurduğu Yerde çok ciddi bir ses işte şok
dalgası çıkarabilir ama hani depremi
yapması bilmem ne falan filan bunlar
kolay değil ortaköymüş bak bu arada
şöyle yazmış Ortaköy olduğunu
Az önce paylaştığımız Hani sanmıyorum
ben yani imkansız deniyor mümkün değil
deniyor Şimdi işin uzmanları biz değiliz
ama bu işin uzmanları bunun olmayacağını
böyle bir şeyin imkansız olduğunu
açık açık söylüyorlar ki zaten şöyle bir
şey var abi hani biz
bunu düşünmeyelim ama depremi çubukla mı
yaptı işte ne bileyim Kaya ile mi yok
harpla mı yaptı patates mi koydu duam
etti ne yaptıysa yaptık Hadi yani ne
olduysa bir deprem oldu asıl önemli olan
o depremin Biz etkilerini azaltmamız
gerekiyor
bunun Hayatlar gördüm
[Müzik]
Ee biraz daha bence çözüm odaklı burada
gitmek gerekiyor diye düşünüyorum şey
değil zaten ya
[Müzik]
şey var ya
deprem olayının
lokalitesine baktığın zaman hani çubukla
harpla zartla zırtla yapılabilecek bir
alan değil Şimdi basit bir basit bir
Aslında kinetik enerji üzerine bir örnek
vereceğim
çar bombasını bilirsiniz megaton bazında
bir
dünyada bir kere öne patlatılmış zaten
Rusya'nın yaptığı ve dünyada yapılan en
büyük nükleer bomba
bakın onun patladığında oluşturduğu yani
tahribat alanından bile çok büyük bir
alandan bahsediyoruz
şimdi
nüktest ile ilgili bir site var işte şu
bombayı şuraya atarsan ne kadar alanı
kaplar gibi testler yapıyor bakın Siz o
bölgeye herhangi bir megatonda bir bomba
atın yani 30 kilometre 40 kilometre 50
kilometre 100 kilometre 10 ilden
bahsediyoruz arkadaşım 10 il Murat abi
Sana katılıyorum
ütopik Yani gerçekten imkansız deprem
ama işte şeyler çıkıyor çubukla falan
olmaz abi o iş
Evet
Bilim insanlarının açıklaması vesaire
bilmem ne hepsi onun için yani söylüyor
Bir sonraki habere geçiyorum ben Var mı
bir şey ekleyecek chatten netten buradan
falan
yoksa yavaş yavaş geçelim yazarsanız
zaten geriye dönüp de biz de onu görüp
yapabiliriz Yani bir sonraki Haberlere
dönebiliriz bilgisayar Dünyası yasta
İnter kurucusu gord More hayatını
kaybetti Bak tam TRT haberi gibi okudum
şeyin
ınter'in kurucusu Gordon Mora ve
hayatını kaybetmiş Peki niye bu önemli
bir İntel'in kurucusu önemli şimdi
ınter'in
Intel biliyorsunuz işlemci üreten bir
firma AMD ve
Intel iki büyük firma 2 tane var zaten
Aslında şöyle söyleyelim düzeltelim
ev kullanıcılarına yönelik son
kullanıcılarına son kullanıcıya yönelik
işlemci mimarisini üreten firma diyelim
Evet ama aslında bugün sanayi tipi
işlemciler çok önceden vardı zaten
Ben beri vardı
Amerikan askerisine hizmet veriyorlardı
Bunlar Tabii sonra girişe gelişe gelişe
gelişe
yüreğin dediği gibi biz ev
kullanıcılarına kadar
şimdi buradaki olay da şu hani gord'un
mor Evet
önemli ama gord'un en büyük şeyi şu mor
yasası diye bir şey üretiyor buluyor
1965'te elektronik diye bir dergi
yayınlanıyor Burada da diyor ki
Mikro işlemcilerdeki
şeyler
elemanlar elektronik elemanlar giderek
küçülecek ve 24 ayda Hatta 18 ayda bir
iki katına kadar çıkacak diyor
yani içine koyduğunuz
kondansatörler transistörler çok çok
daha küçük hale gelecek
kullandığımız Ürünler çok çok daha küçük
haline gelecek ve bunlar sayı olarak
artacak diyor iki katına çıkacak diyor
Tabii o anda herkes çok fazla şey
yapmıyor Hani Allah Allah falan filan
diyorlar ama günümüzde bu oluyor ve
sonra buna mor yasası deniyor
bu haberi de almak istedim Hani
bilgisayarla alakası olan ilgisi olan
birinin de
az çok önemli hissedeceğini düşündüm var
mı Günay senin bununla alakalı yorumun
şimdi şey var ya
ben bu aslında Nuri yasası ile alakalı
değil de bu
Nur diye okunuyor diye
ben böyle bir
süper liseli havanın havasından bir
türlü kurtulamıyorum bir şey yapamıyorum
bu böyle tavrımdan Ben de hoşlanmıyorum
bazen
kusura bakmayın
üzgünüm Hani Şimdiden özür diliyorum
hepinizden şimdi arkadaşım şeyden ziyade
bu yanlış bilinen birkaç Bilgiden
bahsetmek istiyorum şimdi Apple
kurucusunuz
Nuri yasası Garden mor bunların
birbirleriyle olan iletişimi masaüstü
bilmem ne bunların hepsi aslında tamamen
Biz son kullanıcılar için yapılmış
şeyleri üreten insanlar bizim için
üretildi ama hani son kullanıcı
hedefliyor Aslında kapitalist düzenin
bize satmaya çalıştığı bilgisayar modeli
Ama bunlar çok önceden zaten bulunmuştu
bu Uğur yasası bunu Kuran işte bulan
adam diyeyim daha doğrusu
o kadar çok fazla
daha iyi şeyleri yapan daha kritik
şeyleri yapan insanlar var Ben bu adamın
fazla köpürtüldüğünü düşünmüştüm hep
Hala da öyle düşünüyorum
Allah rahmet eylesin ne diyeyim
fazla köpürüyor bu adam yok abi şey var
Aynı şeyi düşünüyorum bak koridor içinde
her şeyi düşünüyorum Eyvah
şu anda Yayındayız bağlansınlar
şeyini alalım burada Günay bey çok ciddi
dedi ki bilgi hepsi dedi bunların dedi o
dedi çok Bunlar berbat dedi bunları
abiciğim şunu söylemek istiyorum basit
hızlı geçeceğim
ben bir program yapıyorum ama benim
Network'ün zayıf olduğu için çevrem
zayıf olduğu için ben bunu satamıyorum
bir tane
zil geyik geliyor benim yazılımla
patentliyor bana veriyor 5 lira para
Ben senin yazılımını alıyorum diyor
patentli satıyor Ondan sonra parayı
buluyor diyorlar ki micros'ta beyaz
kurdu millet kurdu Evet ama temelinde
program onun değildi temelinde Apple'da
Steve Jobs değildi abi dikkatli satır
aralarını dikkatli okursanız görürsünüz
zaten bu adamlar pazarlama dehası
yazılım dehası değil
o Sırrı işçiler yaptı diyor Vay be güzel
Microsoft Office bir Hintli tarafından
programlanıp patentlenmiş ve Bill
gates'e bunu canlı yayında sorulduğuna
ve birlikte falan yaptığını gördüm yani
Microsoft Windows içinde bazı şeylerin
hani programlanma en başta
programlanırken ki
konseptinin de aynı şekilde daha önceden
zerox'un yaptığı bir konsept vardı
dikey monitör biraz araştırırsanız
bulabilirsiniz
Mouse konsepti ile dikey ekran üzerinde
sayfa üzerinde değişiklik yapıp
printer'dan çıkarma üzerine kurulu bir
bilgisayar sistem düşünün şu andaki
monitörlerinizi nasıl yatar bunu dikey
çevirir abi ve çevirdiğin zaman ne
görüyorsun abi bir A4 sayfa doğru mu
aslında A4 sayfa üzerinde bu
bilgisayarın yaptığı işlemleri işte
envanter kayda tutma muhasebe hesabı
tutma bilmem ne
bunları kolaylıkla yapıp da print almanı
sağlayan bir makine tasarlıyor zerox
yapıyor Bunu ve Mouse kavramını ilk
orada kullanıyor ama bu sanayi tipi bazı
konseptlerde kullanılıyor Ondan sonra bu
hani son kullanıcının işine yaramaz diye
rafa kaldırılıyor bunu Steve Jobs
gördüğünde Ben bunu satarım diyor
ve o Fikri araklıyor patent almıyor bak
araklıyor
bunu araştırabilirsiniz Bakın bu işin
gerçeği bu sonra
aynı Konsept üzerine bilge ile Steve
jobs'ın
yarışmasından diyeyim doğru kavram bu
olsun Şimdilik yarışmasından
rekabetinden dolayı bir taraf
microsoft'u geliştiriyor bir taraf
macos'u geliştiriyor Onların mekrusu da
geliştirmiyor aslında Apple PC
geliştiriyor Ondan sonra onun üzerine
macos'u koruyor falandı abi geliştiriyor
Evet çok başarılı insanlar iyi
insanlardır belki kötü insanlardır belki
bilemem o kısmı beni ilgilendirmiyor bu
adamlar pazarlama dehası abiciğim
yazılım dehası değil şey şimdi
Sadece burada konuşup konuşup gideyim
istemiyorum Ben
bilgimiz dahilinde her soruyu şey
yaptılarız hani onu söyleyeyim şimdi
Murat demiş ki Murat Özbek
sorum şu; şimdi Yapay Zeka
makalelerde arka yazılım nasıl çalışıyor
Ben söyleyeyim derin öğrenme diye bir
şey var senin öğrenme şudur senin benim
yaptığımı yapıyor Örneğin Sen bana desen
ki Erdem Cin Ali ile alakalı bana bilgi
topla desem Benim yapacağım şey şudur
Google'da yazacağım ve Cin Ali nedir
diye aratacağım ve Cin Ali ile alakalı
belki 3-5 kişinin yazdığı metni
koyacağım kenara Sonra bunlardan bir
özet çıkaracağım ve sonra bunu derleyip
bir metin haline getireceğim ve bana
sorulan soruyu yanıtlayacağım
böyle çalışıyor Evet mükemmel bir
yazılım güzel bir yazılım
orijinal de bir fikir aslında ve
başarılı da bir fikir Güney'in
ekleyeceği bir şey varsa Günaydın
ekleyebilir
ya Yok daha belki detaylandırabilirim
sadece
Algoritma çalışmış varsa Arkadaşlar
aranızda Algoritma şeması oluşturma
mantığıyla cin nedir Ali nedir diye
sorar önce makine cini araştırır Ali'yi
araştırır sonra bunun bir tamlama
olduğunu görür Cin Ali bir tamlamadır
yani cinayeti olarak kullanılmamış
burada derler
Cin Ali'nin bir karakter olduğunu ve
neden karakteri o isimle şey yapıldığını
sana envanterini çıkarır işte çizgi ile
yapıldığı için insan figürü olmadığı
için ince olduğu için falan için filan
için sebebini sana anlatır Ve bunu bütün
her şey tek tek inceleyerek yaptığı için
zaten senin yaptığın gibi yapabilir yani
direk Google'dan baktığında ki Hani ilk
bilgiyi çıkarmaz Bir analiz yeteneği
vardır zaten
makine ile basit yani Düz mantık çalışan
makineyle yapay zeka ile çalışan
makineyi birbirinden ayıran şey Analitik
düşünebilme yetisidir analiz yapabil
eski makineler iş yapıyordu Evet ama
analiz yapamıyordu Analitik
düşünemiyordu Şimdikiler Analitik
düşünebiliyor önce cini soruyor sonra
Arıyı soruyor sonra neden bunun
mantıksız olduğunu soruyor cin bir Ali
insan cin insan değil a bu mantıklı
değil Neden Çünkü bu bir tamlama Bu bir
isim bir Bu bir özel isim
hemen bununla alakalı yazılmış kitaplar
Romanlara bakıyor diyor ki bu Cin Ali
böyle bir karakter evet genel ile
alakalı sana ondan sonra mantıklı bir
çıkarımda bulunuyor
o zaman bir sonraki habere geçelim Abi
çok bayağı bir Yapay Zeka çok fazla soru
geliyor ve şey de oluyor ama gerçekten
de 4 tane haber yapay zeka ile alakalı
diye öyle yani Gündem öyle
şimdi bir sonraki haberde şu;
insanların 2030'da ölümsüz olacakları
söyleniyormuş ve bunu
kurverir diye bir
arkadaşımız söylemiş abimiz söylemiş bu
abinin de niye Peki biz buna dikkate
aldık da bu haberi koyduk Çünkü bu
adamın şu ana kadar söylediği şeylerin
%85'i gerçek çıkmış
ve nasıl ölümsüz olacak denmiş insanlar
O da demiş ki Nano robotlar
yerleştirecek insanları vücutlarına bu
şekilde ölümsüzleştirilecek
2029-2030 demiş
çok şey bir haber değil çok Vakıf
olacağım ya da çok fazla yorum
yapabileceğim bir şey değil güneye
sorayım sen ne diyorsun biraz çok şey
geldi bana böyle acayip acayip şansı
geldi bana abi yani
bile bir yerde Gerçekçilik içeriyor bu
şu an için
yani mantıken düşündüğümüz zaman çok
olası değil şundan dolayı değil
ne gerekiyor biyoloji gen bilmem ne
entropiası diye bir şey var Her Şey
eskiyor hani çok detaylı senin gibi
senin dediğine katılıyorum ben de hani
sertifikişim bile olabilir Falan dersen
uçan araba
arabayı uçurursun Evet yani arabayı bir
şekilde uçurursun ama
Nano makineyi insanın bak İnsanın
hayatta kalmasını sağlayabilmen için
basitçe bir Algoritma kurayım mı senin
için şimdi insanı yaşlandıran şey nedir
cevap toksinler tamam mı Hani vücutta
biriken toksinler ve hücre yaşlanması
hücre yaşlanmasına sebep olan şey nedir
yıpranma yıpranmaya sebep olan şey nedir
işte hücrenin yaşlanması mitokondrinin
bozulma uğraması bilmem ne bilmem ne Bir
sürü faktör sayarım sana bundan o
makineler buradaki bütün bu faktörleri
kontrol altında tutması
gerekir doğru mu şimdi DNA zincirim var
senin DNA zincirin de bu arada yaşlılığa
götürüyor seni Yani senin bir hayat
çizgim var
bu değişkenlerin hepsini eş zamanlı bir
şekilde kontrol edip hepsini Senin genç
tutması gerekiyor düşün bir hücrem var
içeride hücreyi ev gibi düşün içeride
hizmetliler geziyor Bunlar ne zaman
makinelerin olsun hizmetliler geziyor
ama öyle bir temizlik yapmalı ki bu
hizmetler hepsi eş zamanlı oluyor yani
bir halıyı kaldırırken biri altını
süpürmeli biri camı silerken biri aynı
zamanda cennete dokunmamalı yani her
şeyi eş zamanlı olmalı ve bütün
hücrelerine düşün milyarlarca evler ve
hepsi aynı anda çalışır
fazla öne eğiliyorsun şu şekilde çıkıyor
Doğrudur
Okey Hani onu söyleyeyim dedim Evet
söyle o zaman bir sonraki habere geçelim
herhalde Başka ekleyecek yazacak edecek
bilmiyorum var mı yok mu bakayım bir
çete bakayım Neler yazılmış
bu konuyla alakalı Farz edelim ki
topçuya gerçek olma değil mi yani
ölümsüzlük başarıldı
Oğlum biz ölüm varken bile dünyanın
kaynaklarını yettiremiyoruz onu ne
yapacağız
şimdi Kadir Dülger yazmış ben
katılıyorum buna ölümsüzlük İmkansız ama
ömrü uzatmak ömrü uzun ömürlü olmak Yani
biraz daha uzatmak mümkün demiş Evet
olabilir yani
bu çok şey değil Onun dışında
o abiye Kılıç söylüyorum
Her canlı ölümü tadacaktır demiş
Aynen çizim nasıl oluyor
çizim nasıl oluyor İstanbul depremi
görseli falan teşekkürler
çizim de aynı oluyor günaydın Ben de
anlattık Ya abi derin öğrenmek
İstanbul'u alıyor Galata'yı alıyor ne
olduğunu öğreniyor onları birleştiriyor
depremi bakıyor nedir ne değildir diye
deprem çizilmiş deprem görsellerine
çekilmiş deprem fotoğraflarına bakıyor
Bunları harmanlayarak ortaya bir şey
koyuyor Ya tabii ki cevap verebilir
miyim ver Ama şunu söyleyeyim Hani
hafife almıyoruz yani böyle lan Bak bak
söyleyip geçiyoruz da hafife aldığımız
bir şey değil büyük bir şey yani Buyur
abi
Kadir şu anda hani bilim insan ömrünü
yüzlerce yıl uzatabileceğine inanıyorum
demiş ya Evet uzatabilir ama şimdi
zenginler ve fakirler sınıf ayrımı
burada devreye girecek böyle bir şeyin
gerçek olduğunu varsayıyorum zenginler
parasıyla ömrünü uzatabilecek fakirler
parasız oldukları için daha çabuk
ölecekler ve dünyada zenginlik bu sefer
Hani kule şeklinde bir zengin Piramidi
oluşacak az zenginler ve çok zenginler
ta ki kaynaklar tükenene kadar yani
artık o Tepe aile mi Dersiniz ne
dersiniz bilmiyorum o Tepedeki ailenin
para verecek kimseyi bulamayana kadar
lan benim hayatımı uzatmam gerekiyor
diyecek bakacak kimse kalmamış oğlum
herkes ölmüş Ne yapacağız şimdi
yani Anladın mı Bir şey var kısır
döngüye giriyor orada Evet abi Farz etki
uzattın kaynakların bitecek senin
enerjin bitecek senin donör bulduğunu
varsayıyorum Hani ömrü uzatmak için
senin donör organa ihtiyacın olacak ya
fakirlerden böyle
insan tarlası yapacaktı orada donör
organı alacak takacak kalbi yenilemiş
olacak donar arkanı takacak ciğerlerini
yenileyecek Evet abi bunlar Sonuçta bir
yerde bitecek senin bunu sabunla bile
beslesen beslemen gerekiyor Yani serum
tüpü gibi
serum tüpü gibi bir şeyin içine koy
adamlar tamam mı Sadece sabunla besle
yine ihtiyacım var bir şeye kaynana
ihtiyacım var abi dedin ya entropi bir
şey Eninde sonunda eskiyecek bir şey
Eninde sonunda tükenecek Ondan sonra ne
yapacaksın abi
bir şey var Hangi filmdeydi
doğru hatırlıyorum bir mum ne kadar
parlak yanarsa o kadar hızlı döner şimdi
ne kadar güçlü olursa insan o kadar
hızlı tüketecek kaynakları
anladın mı Evet o kadar hızlı gelecek
sonumuz ve ne kadar güçlü olursa insan o
kadar fazla kaynağa ihtiyaç duyacak Yani
daha hepsi şey diyecek daha çok daha
fazla daha fazla diyecek şu anda
depremlerin sebebinin Sizce
böyle fantastik kum tastik Bu neydi o
Çubuk değildir
yok abi depremin olduğu bölgeye bakın
genellikle
Hani orta doğuya yakın bölgeler Suriye
Petrol yataklarının olduğu bölgeler
yeraltı boşaldı Peter kaynakları azaldı
su kaynakları tükendi obruklar oluşuyor
Şimdi sen kaynakları tükettin tükettin
tükettiğin yerin altından çıkardın ya
çıkardığın için diğer altında devasa
çukurlar var artık devasa mağaralar var
ve havada duran yani birbirine köprü
görevi gören Kayalar bir süre sonra
yorulup çökecek
fay kırılacak o çökecek fay kırılacak o
çökecek ve biz diyeceğiz ki işte
Amerika'nın oyunu Bunlar Anladın mı
Şimdi sen kaynağı boşalttıkça altını
boşaltıyorsun abi altın oluyorsun yani
demiş ki konu dışına çıkabilirim bir de
ölüm kapsülü
denen bir olay var Ve bunu Benjamin
tüpler katılan zengin insanlar var benim
haberim yok nedir ne değildir
kraliçenin tüpleri diyorsan Eğer
dondurma hani böyle eksi bilmem kaç
derecede dondurularak
[Müzik]
depolanmış insanlar var diyelim
Yani bunlar genellikle Kanser hastaları
ve Hani
ölmeleri garanti olan insanlar
ileride Hani tedavi bulunursa tekrar
uyandırılıp tedavi olmak için bütün
paralarını bu işe gömmüş insanlar
enteresan öyle adamlar var mı Hakikaten
lan
var
bunu araştıracağım ben merak etme Hazal
ismini bilmiyorum ama Hazard onu Evet
harp var Ancak
bir şekilde bir şey değil harp bir çok
yerde var zaten Rusya'da da var
Norveç'te de var yani harp Zaten her
yerde Birçok yerde var abi
harf zaten var
yani Ama deprem oluşturmak için
konvansiyonel bir yöntem değil mümkün
değil yani mümkün değil aç petajul
enerjiye ihtiyacım var abi kaç tane
jeneratör kaç tane nükleer rektör Hani o
kadar frekansı işte iyonosferden
sektirecek de bizde deprem yapacak
mümkün değil ya şey anlattı ya geçen
neydi bir
genel şengörüydü ya yoksa Ceren Şengör
anlattık galiba diyor ya adam işte diyor
işte o dediğin yüzölçümünü alıyor tamam
mı topluyor diyor ki işte kayaç
kalınlığı bu kadardır diyor Onun kütlesi
bu kadar o çarpıyor diyor ki şu kadar
hesap makinesine sığmayan bir sonuç
çıkıyor bu kadar ağırlık var Orada diyor
ağırlık Kaya ağırlığını Sen nasıl
hareket ettireceksin bunu diyor neyle
hareket ettireceksin diyor Neyse
geçiyorum abi bir sonraki habere çok
durduk bu şey muhabbetine
2023 var biliyorsunuz ve elektronik
eğlence oyunlar tanıtıları vesaire
en sevdiğim yalnız
2023'te katılımlar asılıyormuş Günay ve
Xbox Nintendo Sony ubisoft'tan sonra
tencet ve sega'da katılmayacağını
açıklayan firmalar arasında girmiş
tencent ya yine o şey ağız düzeltme
şeyini yapacağım Hacım tencento
Meslek Lisesi var evet evet
bu hiper kojul denilen bir oyun türü var
hani Candy Crush falan filan gibi
anladın mı tuvalet oyunları
şimdi o oyunların milyar tanesini bu
firma zaten yayınlıyor Evet
firma değil Benim gözümde ha bu mm oar
tarzı oyunlar falan o tarz
girişimleri olmuştu yaptığımı yapmadı mı
bir şey çıkaracak mı çıkarmayacak mı
bilmiyorum ama hani şey var
[Müzik]
tekerleşme olayı var ya tekelleşme yeni
ürün çıkaramama kritivistler olmaması O
yüzden Abi şimdi o yüzden çıkmak
istemiyorlar bence çünkü abi ne
çıkaracaksın Call of duty'nin turşusu
çıktı zaten evet
getirdi yani ne çıkaracaksın abi ne
koyacağım milletin önünde yani Zaten her
gün pilav veriyordum 20 yıldır millete
pilav yediriyorsun sıkıldı artık
milletlerde başka bir şey koyabilecek
misin Yok yok çıkma bir zahmet
yani böyle bir durum varmış Bir de bunun
üzerine şey de
ubisoft'ta kendi etkinliğini
düzenleyeceğini söylemiş 12 Haziran'da
ubisoft çok büyük bir ihtimal
önce yanlış hatırlamıyorsam duyurmadığı
projelerini iptal etti finansal
sıkıntılardan dolayı Manyak mı bu
adamlar Vallahi abi sonra da zaten bak
ne olmuş biliyor musun
eğlenceyi de yengeyi biliyorsunuzdur
orada bir haber paylaşılmış ve demiş ki;
Bu sefer de ubsoft
kendi etkinliğinin iptal olma olayını
söylemiş yani hani böyle bir durum olmuş
yani demiş ki biz 12 Haziran'da kendi
etkinliğimizi çıkaracağız ardından da
bir haber çıkıyor yine ve diyor ki biz
bu şeyi yapamayabiliriz kendi
etkinliğimiz yapamayabiliriz bilginiz
olsun diye bir haber geliyor yani oyun
dünyası çok farklı bir yere gidiyor
artık bilgisayar oyunları gerçekten
kolay kolay üretilebilir bir şey haline
gelmesi itibariyle ve bir yandan da
içerik olarak zayıflaması itibariyle
yani çok rahat oyun yapılabilme
çok fazla arttı hani sadece bilgisayar
oyunlarını demiyorum ben mobil oyunlar
da öyle işte tek elle oynayacağınız
Candy crusher brusher oyunları çıkıyor
işte bir elinde şey tutunacaksın
televizyonu tutacaksın diğerine oyun
oynayacaksın telefona bile oyun
yapılabilir hale geldi Her anlamda
telefon şey
telefon Oğlum ne dedim lan ben dedim
televizyon mu
dedim
yani
şey de bu
olayda bu abi hani artık
içerik üretemiyor oyuncular o ünlü
firmaları yani çok böyle farklı içerikli
Oyunlar gelmiyor bak abi hep bütün
oyunlar şey oluyor rimake oluyor hop
President Evil 2
bak artık bak neydi o ya sol tarzı
oyunlar diye bir kavram çıktı mesela
sould Ciğerci anıra Soul Janna tarzı çok
seyrek Sevim noktalarının olduğu çok zor
dostların olduğu çok minyonların da
oldukça zor oldu yani zorluk konsepti
üzerine kurulu Şövalye Vali
karakterlerin ilerledi Ondan sonra baya
Dark temalara sahip olurlar sol teması
var
oğlu
Call of Duty Battle işte
tarzı Ne var abi hepsi aynı şeyi
anlatıyor Call of Duty ne yapıyor abi
daha yakın perspektif kullanıyor daha
hızlı Face kullanıyor Battle daha geniş
alan kullanıyor daha işte araç Maraş bir
şeyler koyuyor Ama abi intellek Bu fikir
ürünü
IP diyorlar ya internet
yok Hepsi aynı Abi bir tane baskın güç
var Amerikalılar İngilizler bilmem kim
Saz Grubu işte Delta Force grubu bir
yere gidiyor işte
talibanlılar var bilmem Kimler var
falanlar filanlar var onları işte
temizliyor bilmem ne yapıyor Hepsi aynı
bokum laciverti Af edersin yani çok
dediği şey çıktı Bak mesela Onu sonra
konuşuruz Gerçi şimdi başka bir yere
geçeceğim Ama
içerik olarak mesela ben her bileğiydi
çok beğendim mükemmel bir içeriği var
mükemmel Hani
tavsiye ederim bakın Hello ama
kulaklıkla oynayın kesinlikle
yanlış olmasın bilmiyorum ne olduğunu
zaten indiymiş serbest bağımsız
yapımcıymış
abi Böyle bir şey olamaz
kafayı yaktı kafayı yaktı ama mükemmel
bir deneyimdi
Hani her anlamda içerik olarak doyuruyor
size Her anlamda Bak dövüş mekaniği
inanın o kadar doyurucu değil ki o kadar
böyle basit kalıyor ki birçok şeyin
yanında Hani birçok oyunun yanında ama
hikaye anlatımı sürüklemesi falan olan
üstü Neyse
geçiyorum bir sonraki haberler
Punk Bursa Bölge Müdürü şubesine
dağıtıcısı şimdi bir sonraki haber Şu
güneyi biraz daha böyle Vakıf olduğu bir
konu görüntü olayı
MSI yeni oyun monitörü duyulmuş
duyurulmuş MSI
g253p modeli
380 Hertz ve 1 milisaniye tepkime süresi
varmış
fiyatını falan bilmiyormuş
Niye ya çok önemli bir gelişme Şimdi ben
380'in arkadaşlarım
öğrenci işi diyeceğim değil hani öğrenci
işi bütçelere sahip insanlar çoğu insan
buradaki Hani aylık 50.000 dolar maaş
alan var mı aranızda
chatte yazıyormuş şimdi herkes 20 bin
dolar alan var mı
10 bin dolar alan var mı Yok şimdi
arkadaşım senin 380 hepsi doyurabilmek
için 380 fps'i besleyebilecek kadar
güçlü bir sisteme ihtiyacım var
yani hayvan gibi bir ekran kartına
ihtiyacım var
ekran kartı serisine bak ekran kartını
geçtim mesela ile çift 4.090 falan
bağlaman lazım
tamam mı Bu çok güçlü bir makineye
bağlamak lazım Ona göre bir ekran kartı
o kadar fantastik bir şey ki bak
olabilir animasyon stüdyosunda
çalışıyorsundur
oyunda değil de işte statik görüntüyü
aktif hale getirip hareketlendirme
üzerine kurulanivasyonlar yapıyorsundur
orada 380fc 380 Hertz ile besleyebilecek
monitör senin işini görecektir eyvallah
Ama hani zaten en iyi ihtimalle 120 FPS
alabilen bir adam Yani 75 ertçede
bilemedin bir monitörle onu
besleyebiliyorsa öpsün başına koysun Çok
güzel bir sistem ama afaki ev
kullanıcısı için daha farklı bir cihaz
Bence de ben şeyde mesela takılıyorum bu
şeyler var teknoloji kanalları giriyor
sürekli bu tip şeylerin monitörlerin
tanıtımını yapıyor Ben monitör alacağım
mesela abi saçma sapan monitörlerin
tanıtımını yapmışlar
niye bu kadar ya Ama abi oraya böyle
güleyim dediği gibi hani bizim de
alabileceğimiz makul fiyatta olan bir
monitörü de koy bak Benim monitörüm
evdeki monitörüm 75 hars bana yetiyor
yetiyor Abi ben ne yapayım 350 FPS oyunu
yani anlamayacaksınız zaten onu Neyse
geçiyorum
rekabetçisindir esporcusundur İyi sporcu
demiyorum bak e sporcu Neydi o gemideki
kel adam vardı ya ikkan onun söylediği
gibi
email mi diyordu bir şey diyordu o
ağzını yüzünü kıracağım diyordu Hani bir
muhabbet vardı orada
aynen bu arada bunun gibi isporcu Hazard
500 TL haftalık alıyorum demiş
yani Hani şimdi nasıl hazard'ın Nasıl
gidiyor
380 arası
bizden olması lazım anlıyor musun Bazı
şeylerin bizden Olması lazım Ben şimdi
çok aklımda şey vardı şimdi Elimde imkan
var tamam mı Telefonu inceledim hani
tedarikçim var telefonda inceledim
bilgisayarda inceleyelim incelerim oldu
incelerim ama şey var Bir tane
Fenomen bir kardeşimiz var bu bayağı
seyircisi falan var öyle uzun bir çocuk
ortalama parçaları tanıtıyor güzel de
bir kanalı var onun mesela neydi adı ya
dediğimi anladın değil mi Evet
mesela o çocuğun Ben videolarını
izliyorum abi niye biliyor musun bizden
parçalar tanıtıyor abi gidip 4.090
tanıtmıyor Ben 4000 90'ı bir kere
izliyorum ama o çocuğun videolarını çok
çok izliyorum Çünkü 490'ı ben
almayacağım abi ihtiyacım yok
Aleykümselam
Hoş geldin Fırat şimdi o zaman sonraki
habere geçiyorum Günay bu haber aslında
seni kalbinden vurabilecek bir haber
cyberpunk haberi
cyberpunk 2077
Haziran'da geleceğini
detayların Haziranda geleceğini söylemiş
şimdi kısa bir başlık vereyim ben ilginç
Hatta sen konuş Şimdi konuş çok
enteresan çok enteresan şeyler var
içinde devam et abi
şimdi gençler
Server Bank çok kısa geçeceğim cyberpun
normalde hani ünlü kullanarak lansman
yaptı
falan oldu falan oldu işte lansmanında
patladı falan filan ama toparlandıktan
sonra çok ciddi yeme yakalamış hikayesi
hani böyle
Değme Hollywood filmlerini falan hani
pantolonunda sallayacak kalitede bir
hikayesi var Evet problemleri var bakın
problemleri Yok demiyorum ama hani
bittiğinde böyle gözünüzden bir damla
yaşa katabilecek bir şey bir reddet
adamction değildir belki kimsenin
gözünde Olamaz da zaten öyle bir iddiası
da yok ama oynanması ve değeri bilinmesi
gereken bir sanat eseri Çünkü gerçekten
çok dolu Yani inanılmaz dolu
tavsiye ederim
dinliyorum şimdi
[Müzik]
Günay ben bu oyunu oynamıştım biraz
dayanamadım bıraktım
hatalardan dolayı falan birazcık da
şimdi asıl ilginç olay şu şimdi böyle
bir paket geliyor ve bu paketin de çok
iddialı getiriyor yine firma ama ilginç
olay kenarı var oyunda
ama kendinizin yanında İdris Erba diye
bir arkadaşımız var ardından saça Grey
var
saçın Grey oynuyor ve kendimi iyi
oynuyor Yani
oynattıkları insanlar enteresan insanlar
şimdi saça gri anlatmamıza bir gerek yok
herhalde ilginç bir seçim olmuş yani
evet DJ Pro oradaki DJ radyasyonundaki
birini seslendirecekmiş
bakın şöyle bir durum var şimdi
Basit bir olay örgüsü anlatayım size
bir tane
biraz salakça bir arkadaşımızla
başlıyoruz oyuna
Spoiler olmaması için detaya
girmeyeceğim birazdan arkadaşımız
safcar'a bir arkadaş Onunla beraber bir
göreve gittiğinizde bakın Birisi sizi
kapıdan Buyur ettiği zaman ona ters
cevap verdiğinizde oyunun 45 görevinde
bakın 45 görevi atıyorum ha 45
olmayabilirim 30 da olabilir görevinde
sizin başınıza gelecek ve geldi
alabileceğiniz görev başka oluyor
sakin oturup bir cevap verdiğinizde
başka oluyor olumlu cevap verdiğinizde
başka bir sonuç oluyor o kadar farklı
sonuçları var anlatabiliyor muyum Yani
siz o adamla
Ne işin var lan Ne yapıyorsun sen burada
dediğin anda sana abi sen benim emaneti
almaya gelmiştim diyor emaneti veriyor
sana ya Allah ediyor lan şundan Yapı
alsana diyor sana alırsan otur diyor
Buyur ediyor oturursan görevin sonunda
sana bir tane hediye veriyor ve aynı
zamanda Bilmem kaçıncı görevde çatışmak
yerine gayet insanlar seni barda
karşılığı Hoş geldin falan filan
yapıyorlar ama eğer ki tersleşirsen
mesela zıt gidersin Bilmem kaçıncı
görevde o bara gittiğinde herkes elinde
silah seni bekliyor ve pusuya düşüyorsun
Yani o kadar
çetrefilli böyle bir hikaye örgüsü var
abi sonucu sonuçlar çıkarımlar çok
farklı atmosfer çok başarılı vuruş hissi
biraz garip Çünkü abi yok gibi Abi çok
normal
bazı dövüş kareografileri çok
tekrarlıyor hoşuma gitmiyor evet ama
reislerde zaten çıkarılamaz Çünkü
parçanın biri
Spoiler yemek istemeyen arkadaşlar
kulaklarını kapatsın Erdem senin
bildiğin bir argüman olduğu için
söylüyorum bunu
kendim zaten
anladın mı senin kafanın içindeki bir
karakter zaten sen ondan Nasıl kurtuldun
Şimdi
aslında Sadece çok konuşmak gerekiyor
ama bu paketle alakalı da konuşuyoruz
biz paketin hemen bir içeriğini daha
açıklayayım Ben içerik casusluk ve
girdiğim türünde bir içerik olacakmış
Hani diğerinin türü tam olarak Belki ben
şey yapamayabilirim
çok fazla oynamadığım için ama biraz
aksiyon macera seçimlerle dolu ve
seçimlerinde yüreğin dediği gibi oyunun
sonunu ve oyunun gidişatını etkileyen
bir oyun Aslında keyifli bir oyun Ne
güzel demiş sabret Park güzel şey Fırat
sormuş
Hani ben belki birçok birkaç şans daha
verebilirim ama rdr'yi de çok beğendim
ben bakacağız Evet var mı chat'te ya da
Günay senin eklemek istediğin bir şey
sonraki habere geçeceğim
yok şu an için yok hani ben ilerleyen
dönemde Benim 4 ayım kaldı şu kontratım
bittikten sonra Türkçe bir cyberpunk
hikaye yayını açmayı düşünüyorum hani
kayıt amaçlı görsel Roman gibi olacak
aslında şu an yayın kalitemi 720p'nin
üstüne çıkaramıyorum sonuçlar iğrenç
oluyor birkaç kere denedim ama hani şey
var şimdi Aslında sevdiğim yayıncılar
var bu can Sungur falan var yani
bazıları hunharca Toprak atıyorlar ve
Haklılar hoş geldin
tutup da
Prodüksiyon sorumlusunu Hadi lan çıkarın
artık oyunu para lazım deyip de millete
gazlayıp sakat bir oyunu çıkarttırmış
olmalarından dolayı ben de çok nefret
ettim abi 7 yıl bekledim ben bu oyunu
çıktığı gibi aldım ve bir saat sonra
iade ettim
o kadar kızgınım o kadar nasıl sayardım
biliyor musun Ama bir hafta
güncellemesinden sonra toparlamayı bir
gördüm ve hikayeyi abi hikayeye bayıldım
tuttu beni ya bu kadar
tavsiye ederim kaçırmayın indirimde
gördünüz mü yapıştırın abi
hiçbir şey kaybetmezsiniz güzel yani
gerçekten alınması gereken bir oyun
şimdi o zaman sorunlu çıkmış bir oyun
konuştuk yine sorunlu çıkmış PC'ye
sorunlu çıkmış diyeyim ben bir oyuna
geçelim Günay ne dersin oyunumuzun adı
Last of Us PC çıktı biliyorsunuz Fakat
çok ciddi sorunlarla nasıl
bayılırız diyorum
çok ciddi sorunlarla Çıktı işte düşük
performansı olduğu optimizasyon
sorunları vardı oyun sırasında Bazı
yerlerde sökme bunların çoğunu
YouTube'da da görebilirsiniz vardı bu
şekilde çıktı şimdi bir sonraki
haberimizde bu çıkan peçin
düzeltilmesiydi biraz daha strafor
üzerine konuşalım
güneşten yine devam et istersen arada
ben yine girip ekstra bilgi vereceğim
sen de yorumunu şu anda Bakın arkadaşlar
pandemiden hoş geldin
yürütülememesinden dolayı birçok tribe
denilen Hani üçlü a yani 3A grubundaki
Hollywood bütçesinin bile üstündeki
Prodüksiyon oyunlarının birçok patladı
çünkü
pandemi oldu işçiler çıktı çalışanlar
çıktı iş yerleri değişti firmalar battı
tedarikçiler battı bir sürü Kaos oldu
bakın Battlefield yıllarının franchiser
mesela o bile ne biçim patlak çıktı 2042
Yani
cyberpun
bir tek iyi çıkmayı başardı adamlar ama
ya optimizasyon için 2 yıl ayırdılar abi
sadece optimizasyon için yani basit bir
şey değil abi bu yani kolay bir şey
değil birçok şey patladı ve Patlamaya da
devam edecek Çünkü pandemi bitti gibi
görünüyor ama artık pandemi bitmez abi
Çünkü onun kaosu onun yaptığı yıkım şu
anda dünya düzeninin kalacağı anlamda
değişmiş olması
Artık Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Evet
Bir de şöyle bir şey var enteresan bir
şey 25 gün zaten ertelenmişti
25 gün çıktı ve yorumlar da çok ilginç
toplamda
5.000'den fazla inceleme yapılmış işte
sitenin üzerinde oyun platformun
üzerinde ve sadece
%32'si olumluymuş Last offaz part 1
PC'ye çıktığında Bu çok ciddi bir
sıkıntı demektir %32 Olumlu Hani
neredeyse kesin sonuç çıkan e-spor
muhabbeti var ona yakın bir şey o da
mesela berbattı ama işte Bakın
arkadaşlar
dinliyorum Ama
tabi sonra hemen bir şey çıkarıyor lasta
falan seni yama çıkarıyor bununla
düzeltildiği söyleniyor bellek
performansının arttırıldığı söyleniyor
özellikle Eski ekran kartları yani
amd'lerde işte 5000 serisi öncesi Nvidia
2000 serisine geçiyor sanırım 5.000 önce
oraya denk geliyor
bunlarda çok sorun yaşıyorlardı bunları
düzelttiklerine söylemişler
optimizasyonu iyileştirdiklerini
söylemişler
Bu şekilde bir haber Günay seni
dinliyorum abi tekrardan
Şimdi arkadaşlar
geriye doğru baktığınızda bilgisayar
parçalarının donanımlarının çeşitlenmesi
arttığı sürece optimizasyon daha karın
ağrısı bir halde hale gelmeye başlayacak
Çünkü şu anda bundan 5 sene önce çıkan
oyunların
kurulabileceği işletim sistemleri İki
tane de Windows 7 ve Windows 108
saymıyorum 8 Zaten çok fazla
kullanılmadığı için şimdi Windows 10 var
Windows 11 var Windows 7 var bakın
Windows 7 hala var
ve bunların birbirlerine olan Hani
grafik adaptasyonları farklı donanım
segmentleri çok farklı artık
M1 içinde Optimize macos için Optimize
macoste artık birçok oyunu destekliyor
Windows için Optimize AMD chipsetleri
için Optimize
ınter'in kartları için Optimize
Nvidia Atiye
45 tane model var 45 tane çeşit var
hepsini ayrı optimizasyon bir de sen
bunu alıyorsun konsoldan PC'ye
çeviriyorsun kot ceketini yani
olacak Abi bunlar ve bakınız artık bu
çıkışta patlama olayı sürekli patlıyor
abi her şeyi patlıyor her şeyin patlak
abi bekleyin bunu Bu ikinci güncelleme 3
güncellemeden sonra
olacak o 30 puan 90'lara 80 lira çıkacak
rahat oluruz
Yani aslında
hani şu aralar
dediğimiz gibi ciddi anlamda bir oyunlar
Böyle sıkıntılı çıkıyor Bunu zaten hani
sizde görüyorsunuz Fırat bugün
neydi oyunun adı paylaştın Sen koyunu
var neyse hatırlamıyorum
mesela o da benim ilgimi çekti biraz
baktım ama
yani çok fazla zaman olaya kadar
harcarım falan Bilmiyorum bakarız yani
bir tane yayın açarız olmadı var mı Son
Söyleyecek bir şey üniversitenin bir
sonraki habere geçeceğim yok şu anda yok
dostum Evet şimdi burada herkesin az çok
bilgisayar oyunları ile alakalı olduğunu
ve belki birçok oyunu oynadığınızı
birçok Oyunu takip ettiğinizi Biliyorum
şimdi Epic gamde ücretsiz oyun veriyor
biliyorsunuz arkadaşlar
ve 6 Nisan'da da Epic game'in marketine
Bu neydi bir dakika oyunu bir şey yapmam
lazım Ben
Bir saniye arkadaşlar
oyunu veriyor Hani
ölen Işık Evet yani eğer ilginiz varsa
benim çok böyle tarzı ve şeyi beni
alakamı ilgimi çekmeyen çok Alakadar
olduğun bir oyun değildir ama sizin
ilginiz varsa tavsiye ederim ücretsiz
bir oyun zaten Epic gamede üye olun hani
bu oyunu edinebilirsiniz unutmayın 6
Nisan'da 13 Nisan arasında
Epic Game marketinde olacak bu oyun
kurup oynamışlığım yok ama bende varsa
sanırım kütüphanemle almışım Günaydın
Senin söyleyeceğin bir şey var mı
ekleyeceğim şimdi
epikte bu oyun dışında steam'de de
Battlefield benchenin
2042 haricindeki bütün serisinde ciddi
bir indirim var ama aynı zamanda
serverlarında kapatıldığını bildirmek
istiyorum Hani ben server'da multiplayer
oynarım diye düşünüyorsanız almayın
ama ben hikayesini oynarım Üçü dördü
multiplayer oynarım
fırsat olsa da alsam diyorsanız
steam'deki kampanyaları kaçırmayın
filmde bayağı ciddi indirim var bu ara
bunları
değerlendirebilirsiniz ve güzel şeyler
de indirimler var yani
grupta ciddi ciddi yani 10 tane falan
10-15 tane oyun olması lazım diye Şimdi
tam listeyi nereden bulabilirim ona
bakıyorum
hemen bilgi vereceğim
Evet
öyle bir şeyimiz olmuştu seninle
muhabbetimiz olmuştu oynayabiliriz de
yani yayında falan oynayabiliriz
bende var alanlarda olur zaten Erhan
erhan'dadır bizim öyle muhabbete
girebiliriz
ya Biz o arada söylemişti bana dedi
böyle böyle falan filan oldu falan filan
muhabbeti yapmıştık bizde ona isterler
şimdi aynı şeyi belirtmek istemiş
Arkadaşlar bu arada yayını beğenin
paylaşın Kim yazmış onu Fırat yazmış
Aynen abi benim paylaşım
lan ben şimdi suratı aklıma geldi
bir kere söylemedim şu ana kadar
YouTube'da 160 tane video atmışım bir
kez şu cümleyi kurmamış
Neden bilmiyorum işte
tok satıcı
benim paylaşın arkadaşlar yani şimdi
ilk zaten biraz deneme tadında biraz
böyle tartma tadında bir şey oldu daha
organize daha verimli daha güzel şeyler
illaki daha ileride olacaktır Ama bunun
devam edebilmesi için Tabii beğeni ve
Paylaşım önemli
parasında pulunda ziyade teşvik
anlamında Hani bizim için teşvik oluyor
bu tarz şeylerde yani paylaşımda
sinerjide bulana bulunabiliyoruz
insanlarla iletişime geçebiliyoruz hani
anlatabiliyoruz dinleyenimiz var
diyebiliyoruz o yönden iyi yani paylaşın
abi korkmayın Ben son bir haber ekledim
Günay Sana attığım mesele dışında
enteresan bir daha verdi komik bir haber
Binlerce yıl önce nesli tükenen Mahmut
DNA
[Müzik]
Amerika'da bir restoran işte gömülü olan
DNA'ların çıkartılıp onlardan buzullarda
gömülü olan DNA'ların çıkartılıp donmuş
DNA'ların çıkartıp onlar da işte bir
işlem yapılmış falan filan ardından da
oradan köfte üretilmiş falan filan
enteresan tabii
enteresan bir kafa yani gideceksin
oradan mamutun DNA ne kadar gerçek ne
kadar doğru şimdi yani bir de nereden
bileceksin yani mamut yemedik adam dese
ki mamut hani bize orada
koyunla atı karıştırırsa dese ki bu
mamut Eyvallah dedi Ha mamutmuş falan
deriz yani var mı mamut yiyen var mı
daha önce yok
çok Doğru tespit Yani daha önce
tatmadığım bir şeyin ne olduğunu nereden
bileceksin
haberlerin Sonuna Geldik abi Günay
ekleyeceğim bir şey varsa ya da
söyleyeceğim bir şey varsa chat de aynı
şekilde soracağınız sorular varsa
sormayacağınız sorular varsa sorulara
lazım arkadaşlar sorun yapıştırın gelsin
yapıştır gelsin
sloganın bu yapıştır gelsin bir sonraki
elinde bak Necati ile aynı şey yapayım
ben haberleşeyim
güzel bir Yapay Zeka programı yapalım
Onun
la
yapalım Şu kaynakları falan toparlayalım
örneklerle beraber Hem bir yayın
altyapısında biraz daha
olgun hale getirip daha verimli bir
yayın yapabiliriz zaten 4 aya 4 ay sonra
ben de karşınızda full HD olarak
olacağım 720
bekleriz Her zaman ya bu koşullarda da
beklerim sıkıntı yok ama Gözlerinize
yazık abi 720p'dir ya geçen gün ayın
YouTube'daki yayınını izliyorum şey
diyor Günay oğlum
grafikler nasıl acayip falan diyor gir
bak yine Tamam mı girdim şey diyorum bu
mu oğlum diyor Bunu da 720p diyor
yani gerçekten çok ciddi fark ediyor abi
hani inanılmaz fark ediyor bir de
bitireytiniz düşük olduğu zaman şöyle
bir şey yapıyor Youtube twitch'te bunu
yapıyor twitch'te Çok fazla değil olay
sabit görüntüyü net verebiliyor ama
görüntü hareket ettiğinde ve hareket
hızlandığında görüntü pikselleşiyor
çamurlaşıyor
oynadığın oyuna bağlı kanka
mesela
ben bir şey cyberpunkturucu Bozar abi
Sasha var abi yok lan saçakaya gerek yok
Sen Normal yani free Onda da takılsan
büyük ihtimalle oruçtan başka şeylerin
de bozulabilir
Hayır
karakter oluşturma ekranında bile bir
şeyler bozulabilir bu kadar diyeyim
oyuna girmenize gerek yok karakter
oluştururken bile
Neyse iyi günler Ben
Onu anladım
abi tamam mı Günaydın
Adam hani
tavsiye ediyor güzeldir falan yükledik
abi oyunu benim yeteneksizliğim ne
biliyor musunuz orada karakterimi
oluşturduğum güzelce falan abi oyuna
başladım eve çıktım bilmem ne dolaptan
bir şey ama bir baktım donla kaldı
yemiyor mu lan bir şey giyemiyor
gidiyorum dolaba dolapta bir şey yok
envanterimde Bir tane ceket görünüyor
onu almaya çalışıyor giyemiyorum
belki
3 saat öyle oyunun 2-3 saat oynama
süresinde donla takıldım Allah'tan doğum
vardı
O da onun da çıkabiliyor maalesef
Cinnah Kesinlikle evet
toparlıyoruz abi yayına yavaş yavaş o
zaman ben şöyle söyleyeyim Bu bir
denemeye yayınıydı Hani bir test gibiydi
aslında hani haberleri de okuduk bilmem
ne de yaptık ama
[Müzik]
ufak bir kaç şey vardı benim kafamda
yayınla alakalı Hani onda biraz sorun
yaşadık işte Güney'in kamerasını buraya
yansıtmak ardından onu sabitlemek falan
filan hani şu anda Aslında birazcık
köylü usulü ben altta bir mekanımı
görmüyorsun setup görmüyorsunuz Güney
kamerasını sürekli üstte kenarda tutmak
zorundayım aşağı alınca günaha gidiyor
falan bir şeyler oluyor yavaş yavaş
oturacak bunları inşallah bakacağız
edeceğiz
[Müzik]
teknoket muhabbetini yapmak istiyoruz
biz Günaydın zaten yayına şey yaptığı
zaman kendi kanalına falan birazcık şey
yaptığı zaman oraya da gideriz orada
muhabbetlerimiz olur güzel yani muhabbet
sohbet gitti Evet bu kadar Benden iyi
akşamlar diyorum güneyinde son sözlerini
alıyorum

San Francisco'dan ve Google'ın genel
merkezinden herkese merhabalar
arkadaşlar. Şu anda yılın en büyük
teknoloji etkinliklerinin yapıldığı
yerlerden birindeyiz. Google IO
2026'dayız ve teknoloji gündeminin bu
haftaki videosunu burada çekmek nasip
oldu size. Hemen hiç vakit kaybetmeden
derleyip toplamak istedim haftanın
gündemini ve editör arkadaşım Büşra
Hostatır'ın katkılarıyla birlikte
teknoloji gündeminin bu haftaki özetine
şöyle bir bakalım isterseniz. Çok güzel
haberlerim var çünkü Google da burada
güzel yenilikler duyurdu. Hemen ilk
haberle başlıyorum. Google 25 yıllık
internet deneyimini kökten değiştirecek
birkaç yenilik duyurdu arkadaşlar.
Cemini 3.5 flash modeli ile birlikte ve
daha sonra duyuracağı Cemini 3.5 Pro
modelliği ile birlikte artık internet
deneyimi kökten değişecek. Artık
aradığımızda sonuçlarda bize internet
sayfaları ya da bir listeler ya da
yazılar, blog yazılar, paragraflar falan
gözükmeyecek. Artık arama sonuçlarında
doğrudan uygulamalar, kişiselleştirilmiş
uygulamalar göreceğiz. Akıllı widgetlar
göreceğiz. Bunların daha detaylı
versiyonunu Google IO 2026 etkinliğine
özetlediğimiz şuradaki videoda net bir
şekilde açıkladım. Eğer yayınlandıysa
şuraya eklemişizdir. Oraya gidip lütfen
o videoyu izleyin. Daha fazla
derinlemesini Google gelişmesini orada
göreceksiniz arkadaşlar. Tabii ki
Google'ın tek yeniliği bu da değildi.
Google Cemini Omni modelini de duyurdu.
Bu daha çok son kullanıcıya hitap eden
yani yapay zekayla basit şeyler
tasarlayıp yayınlamak isteyen herkesin
cebinde Cemini uygulamasıyla
kullanabileceği bir olay arkadaşlar.
Ayrıca Google yine yapay zeka
paketlerini ucuzlattı. Artık 200 liradan
9.000 liraya kadar değişen farklı
paketlerimiz var. Araya yeni bir paket
eklendi. Google AI Ultra 5X olarak
geçiyor. Bu en düşük paketin 1.6 ama
fiyat olarak da bayağı bayağı altında.
En yüksek pahalı paketin %25'i kadar
güce ulaşabileceğiniz, kapasiteye
ulaşabileceğiniz ama bireysel
kullanımlarınızı çok abartılı seviyede
yapıyorsanız ve uygulamalar geliştirmek
istiyorsanız, farklı farklı videolar,
sesler üretmek istiyorsanız en ideal
paketlerden bir tanesi. Neden bunu
önerdiğime yine Google IO 2026 özeti
videosunda detaylıca değindim
arkadaşlar. Google yeniliklerini bence
burada bırakalım ve teknoloji
dünyasındaki diğer genişmeleri size
hemen burada sıcağı sıcağına aktarmak
istiyorum. Tavuk mu yumurtadan çıkar
yoksa yumurta mı tavuktan çıkar derken
Colossal Biosciences adlı bir şirket var
arkadaşlar ve bu soruya son noktayı
koymuş. Üç boyutlu yazıcıdan yumurta
basıp içinden civciv çıkarmayı
başarmışlar. Gerçek bir civcivden
bahsediyorum. Hem de öyle bir tane falan
da değil. Kanlı canlı 26 tane civciv
doğumu gerçekleşmiş bu üç boyutlu
yazıcılarla basılmış yumurtalardan. Peki
bunu nasıl yapmışlar? Hemen onu
anlatayalım. Önce üç boyutlu yazıcı ile
bir yumurtanın kabuğu yani daha doğru
bir ifadeyle kuluçk sistemini üç boyutlu
yazıcıdan çıkartıyorlar. Kolay olmuyor
tabii ki bu. Çünkü milyonlarca yıllık
evrimsel süreçle kusursuzlaşmış doğal
bir yumurta kabuğunun birebir taklit
edilmesi gerekiyor. Üç boyutlu yazıcı
çıktılarıyla. İşin ilginç tarafı da şu.
Titanyum peteklerden oluşan özel
dokular, özel silikon zarlar epey zorlu
bir süreç sonucunda birleşip bize o
doğalı en azından taklit edebilen bir
versiyona ulaşmamızı sağlamış ve işin
sonunda 26 tane civciv doğmuş mu?
Doğmuş. Sonuca bakalım. Öncesini bence
çok tartışmaya gerek yok. Başardılarsa
demek ki doğru yolda gidiyorlar. Diğer
taraftan da tabii ki gerçek bir tavuğun
da yumurtlaması gerekiyor. Sonuçta
tavuktan yumurta çıkacak. Yani tavuktan
civciv çıkacak değil mi? Çok
karıştırmayın. Öyle yumurtladığı gibi
hemen almıyorlar o yumurtayı. Tavuktan
ta ki
saat içinde alıp laboratuvar ortamında
çok dikkatli bir şekilde yumurtayı
yavaşça kırıyorlar. İçindeki yavruya
zarar vermeden ve içindeki canlı
embrioyu yumurta sarısını ve akını
zedelemeden dışarı çıkartmayı
başarıyorlar. TikTok'ta virol olmak
isteyenlerin ara ara çektiği yumurtanın
zarına zarar vermeden beyaz kabuğun
soyduğum videolarını düşünün. Onu
adamlar laboratuvarda yapıp bilimsel
alanda kullanmışlar. Her neyse. Sonra bu
çıkartılan embriyo üç boyutlu yazıcıyla
basılan bu yeni yuvasına itinayla
nakledilmiş. yeni yerini hiç
yadırgamamış. Çünkü doğala en yakın
ortamlardan birisiymiş. Ve o özel
silikon zarlar sayesinde nefes almış ve
büyümeye devam etmiş. Ve 18 günün
sonunda vakti gelmiş ve civciv yapay
kabuğunu gagasıyla kırarak dışarı çıkmış
arkadaşlar. Yani bu pipping denen bir
tıklatma hareketiymiş. Zaten bilim
insanları da o hareketin gerçekleşmesini
beklemiş. Civciv yumurtadan çıkmış
çıkmasını. Ama bunu yapmaktaki gerçek
amaçları neymiş?
Bakın sizi nereye getirdim. Az önce
anlattığım o kadar bilim haberi, Google
haberi falan filan var ya. Bakın
arkadaşlar böyle yerler olmadan o
haberleri kendi ülkemizden
çıkartamayacağımızı bilin. Şu an
Stanford Üniversitesi'nin merkez
kampüsündeyim. Arkamda kuleyi zaten
tanıyanlar olmuştur belki bilenler,
edenler. Kütüphanesinin oradayım.
Google'ın daha birkaç saat önce
gördüğümüz CEO'su buradan mezun.
Google'ın kurucusu buradan mezun.
Adamlar öğrendikleri yerlere ve
öğrendikleri şeylere hayatları boyunca
yatırım yapmayı çok iyi bildikleri için
hepimize bu ürünleri verebiliyorlar ve
satabiliyorlar. Neyse çök kafa ütülemeye
gerek yok. Madem bilimin membaına geldik
o zaman bilim haberlerinden devam
edelim. Şöyle otursam galiba okey. Ne
demiştik? Bu yumurtayı yapanların
dertleri neydi ya? Dertleri neydi abi?
Şimdi uzun vadeli hedefleri şuymuş
arkadaşlar. Dodo veya dev mao kuşu gibi
yıllar önce nesli tükenmiş hayvanları
geri döndürmeyi amaçlıyorlar bu
yaptıkları çalışmalarla. Yani altı boş
değil hocam. Yumurta, civciv, tavuk
mavuk bu tartışmaları geçmiş adamlar.
Hiç olmayan, var olmayan bir yumurtayı
üretip içerisinden gerçekten var olan 26
tane civciv çıkarmışlar ve nesli tükenen
kuşları geri getirebilmek için bunu
yapıyorlar. Bazı hayvanların hazır
embriyolarını bulmak imkansız zaten hani
nesli tükendiği için. Yani mesela Dev
MOA kuşu adında bir kuş türü varmış ve
bu kuşun nesli yüzlerce yıllık
kalıntılarından bile elde ettikleri
şifreyi ilirgen düzenleme
teknolojileriyle tekrar hücre hücre
işlemeyi ve o kuşu tekrar hayata
döndürmeyi düşünüyorlar. Bu sefer normal
bir yumurtadan tam 80 kat daha büyük bir
yumurta üretmek zorundalar. Tabii kuş
türuğu büyük olduğu için o öyle bir
yumurtadan doğmak zorunda bu hayvanda ve
yaklaşık 3 ila 3,5 metre boyuna sahip de
bir kuş türüymüş bu. Dolayısıyla
embriyosu da oldukça büyük. Yani besili
bir kanatlı hayvan, bir horoz kadar da
embriyosu vardır herhalde diye
düşünüyorum. Diğer bir amaçları da
şuymuş. Günümüzde böyle nesli tükenmekte
olan bazı kuş türleri ya da üremekte
zorlanan bazı kuş türleri varmış ve
onların da bu çoğalamama sorununu çözmek
istiyorlarmış ve böylece doğaya belirli
seviyede katkılar sunacaklar. Yani bu
yumurtanın kabuğu meselesini ya da
yumurtanın civcivinin oradan
çıkarılmasını, bu 26 civcivin bilmem ne
bunları eleştirecek ciddi bir kitle
olduğunu da düşünüyorum. Ama şu anda
bilimin membaındayken bu haksızlığı size
yapmak istemiyorum. Bu tip haberler umut
verici arkadaşlar. Başka da bir şeye
kabul etmem. Yani nihai amaçları
dondurulmuş genetik materyalleri yapay
yumurtalarda canlandırarak nesli
tükenmekte olan kuşların nüfusunu hızla
arttırmak. Bu arkadaşların belki bir gün
o dev kuşları da gerçekten yaşarken
görürüz. Belli mi olur? ASELSSan ve Türk
Telekom anlaşmaya vardı ve ASELSAN adına
ASELSAN markası adına %100 yerli bir
akıllı telefon üretilecek. Şu ana kadar
bu telefonun hangi teknik özelliklere
sahip olacağı, hangi işlemciyi
kullanacağı, hangi işletim sistemine
sahip olacağı tabii ki netleşmedi. Ama
haberlerde %100 yerlilik ibaresi varsa
bu işlemciden işletim sistemine kadar
etki edecek demektir bu vizyon. Umarız
doğru bir şekilde etki eder ve böyle bir
ürün gerçekten başarılı bir şekilde
piyasaya sürülür. ASELSA'nın bilmeyenler
için daha akıllı telefon çağından önce
hatta cep telefonu çağının başında bu
piyasaya girme çabası vardı. Hatta çok
ikonik de bir ismi var. Aselsan 1919
modeli üretildi. Ciddi miktarda da
sattı, ilgi gördü. Ama o dönem yaşanan
anlaşmazlıklar nedeniyle, ekibin
içerisine çıkan çatlaklar nedeniyle ve
projeye destek verilememesi nedeniyle
1920 modeli piyasaya sürülmek üzereyken
hatta bazı iddialara göre de bazı
teknolojilerin patentlerini almayıp
Nokia ile davalık olan Alselsan telefon
pazarından elini eteğini çekmek zorunda
kalıyor. Umarız bugünün piyasa
koşullarında bu rekabet için iyi
anlaşmalar yapılır ya da patent
sorunlarına benzer biraz amatörce olan
sorunlar yaşanmaz ve ülkemiz için iyi
bir marka olur. Çünkü bunu temenni
etmekten daha fazlasını yapmak
gerektiğinin farkındayım. Yani çalışmak
gerekiyor, çabalamak gerekiyor, destek
vermek gerekiyor. En azından şu anda
bulunduğum üniversiteden çıkan
insanların, mezun olan insanların ve
şirketlerin ürünlerini kullanıyorsak ve
bunlar bugün bizim ana ticaretimizi ve
hayatımızı şekillendiren şeylerse bugün
yapay zekayı hayatımıza nasıl entegre
ediyorlarsa bu trendleri nasıl
belirliyorlarsa bu bulunduğum ortam ve
eğitim sayesinde biliyorsunuz ürün
üreterek bunlarla rekabet edilebilir mi?
bir yere kadar edilebiliyor arkadaşlar
ama bir yerden sonra altında, temelinde
böyle gerçekliklere sahip çıkmadığımız
dünyalar varsa çok zor. Umarım Aselsan
ve Türk Telekom bu ortaklıkta başarılı
olur. Arkadaşlar bir garip haber daha
Çin'den geliyor. Çin'den gelmiyor daha
doğrusu. Çin uzaya embriyo göndermiş.
Çünkü gerçek bir embriyoyu uzay
koşullarına göndermişler. Peki bu
adamların derdi neymiş? Bir tarafta
Amerika'dan, bir tarafta Çin'den böyle
tuhaf tuhaf haberler veriyorum size.
Bakalım mı? İnsanoğlu bir gün uzayda
yaşayıp çoğalabilir mi? Aslında bu
sorunun cevabını vermeye çalışıyorlar ve
en takmış durumda ve cevabını en çok
merak eden ülkelerden bir tanesi de Çin
bu konuda. Dolayısıyla geçtiğimiz
günlerde bu sorunun cevabını bulmak için
çığır açan bir deneye imza atmışlar ve
Tianzu 10 Cargo aracı ile birlikte uzaya
insan embriyosu modelleri göndermişler.
Hemen burada konuya bir açıklık getirmek
lazım. böyle insan embriyosunu uzaya
gönderdiler gibi bir cümleyi işte bazı
haber sitelerinin başlıkları gibi
söyleyince insanın aklında farklı şeyler
canlanıyor. Ama bunlar kök hücreyle
mümkün olan deneyler arkadaşlar. Hemen
açıklıyorum. Şöyle ki kök hücrelerden
laboratuvar ortamında üretilen yapay
embriyolar gönderiliyor. Yani anne
karnında gelişmekte olan embriyolar
alınıp uzay aracına bindirilip yörüngeye
fırlatılmıyor. Tamamen yapay ve kök
hücrelerden üretilen embriyolar
gönderiliyor ve gerçek embriyolar da
gönderilebilirler de diyorlar. Ama bu
sefer bolca da etik kısıtlamalara
takılıyorlar. İllaki uzaya göndermek
şart mıydı peki bu deneyi yapmak için?
Evet. Çünkü dünyada böyle yerçekimsiz
ortamı taklit edebildiğimiz bir
laboratuvar ortamı yok arkadaşlar. Yani
dünya koşularına ne kadar isterseniz
isteyin o uzay koçularını birebir
şekilde taklit edemiyorsunuz. Ve şöyle
bir detay da var haberde. Demişler ki
bilim insanları mikro yerçekimi ve uzay
radyasyonunun döllenmeden sonraki 14
ilile 21 günler arasındaki o kritik
insan gelişimini nasıl etkileyeceğini
görmek istiyorlar. Milyarlerce yıldır
dünyadan yer çekimi altında evrimleşen
yaşamın yerçekiminin aniden
kaybolduğunda nasıl bir tepki vereceği
tam da bu aşamalarda gözlemleniyor
olacak yapılan bu deneyde. Şimdi biraz
da bu süreçten bahsetmek lazım tabii. Bu
embriyolar 5 gün boyunca uzayda
kalacaklar deneyin amacı gereği ve
otomatik bir sistem her gün onların
besin sıvısını değiştirecek. Hayatta
kalmalarını sağlayacak. Yani bir bakıma
aynı anda dünyadaki laboratuvarlarda da
birebir aynı örnekler inceleniyor olacak
eş zamanlı ve eş sürede. Ve bu sayede
süre sonunda uzaydaki örnekler
dondurularak dünyaya geri gönderilecek
ve finalde de aralarındaki farklar
karşılaştırılacak. Ve deneyinde nihai
hedefi tahmin edersiniz ki insan için
uzayda yaşamanın ya da uzayda dünyaya
gelmenin risklerini anlamak ve ortaya
koymak. Bundan yıllar önce Webtekno
yazdığım bir haber vardı. O onu aklıma
getirdi. Bu hatta NASA'da çalışan eee
mühendis Türk mühendis Umut Yıldız'ın
kurduğu bir Facebook grubundan
etkilenerek o haberi yazmıştım.
Yazdıktan sonra kendisine de ulaştırdım
ve teşekkür etti. Yani haberde
cevaplamaya çalıştığım soru şuydu.
Mars'ta doğacak ilk bebek nasıl
yaşayacak? Umut Yıldız'ın kurduğu bu
Facebook grubunun temel amacı buydu
aslında ve öğrenciler, akademisyenler bu
sorunun cevabını tartışıyorlardı.
Bulursam linkini açıklamalara koyarım.
Oradan ulaşıp okuyabilirsiniz. Gayet
güzel akıl yürütmeler ve düşünce
deneyleri var. O içerikte ve bir
Facebook grubunda yapılan paylaşımların
derlemesi olduğu için bence çok değerli.
Bu arada Stanford Üniversitesi'den mezun
olan arkadaşlar da bayağı neşeli.
Gürültünün sebebi o. Kusura bakmayın
lütfen. Embriyolar uzaya gidiyorsa aya
insanlar neden gitmesin? Hem de
uçaklardaki gibi ekonomi sınıfı
yolculukla. Bu mümkün mü? Tabii ki
mümkün. Geçelim haberimize. Bilim
insanları şimdi aya gitmek için yakıt
tasarrufu sağlayan tırnak içinde ekonomi
sınıfı yeni bir rota tasarlamışlar. Akla
gelen ilk senaryo dünyadan aya ip
çekilirmişine ve en düz ve en doğrudan
yolun en verimlisi olduğu yönünde
gelişiyor genelde. Yani dümdüz bomboş
alan. Dümdüz gidersen ip gibi gidersen
daha az yakıt harcarsın diye düşünüyor
olabilirsiniz ama işte uzayda matematik
e ya da geometri öyle çalışmıyor
arkadaşlar. Bunu Artemis 2 görevini
takip edenler nasıl yaptıklarını
bildikleri için anlayacaktır aslında.
MEC'yi oraya gönderebilmek için dünyanın
yer çekimi alanından, dünyaya geri
için de ayın yer çekimi
alanından faydalanarak diskler ve işte
böyle daireler çizip bir sonsuzluk
işaretini takip ederek gidip
gelebiliyorsunuz ancak. Yani dümdüz
gidemiyorsunuz. Aslında bu deney için
yani bu buldukları rota için uzay aracı
doğrudan aya gitmiyor. Bunun yerine önce
ayın çok yakınından geçiyor. Yani yine
tıpkı Artemis 2 görevindeki gibi. Ayın
yer çekimi aracı sapan gibi çekip
fırlatarak ona bedavadan bir itme gücü
sağlıyor. Bu da yakıt tasarrufunu
beraberinde getiriyor. Bu yakın geçişten
sonra uzay aracı dünya ile ayın
yerçekiminin birbirini sıfırladığı
Lipanov yörüngesi adındaki özel bir
dinlenme noktasına giriyor. Ve bu bölge
kritik. Çünkü etrafında yer çekiminin
doğal olarak oluşturduğu aslında
görünmez fiziksel açıdan mümkün görünen
e uzay oto yollarına benzettikleri
rotalar var. Uzay aracı bu yollara
girdiğinde motorlarını çalıştırmasına
gerek kalmadan öyle akıntıya kapılmış
sal gibi yer çekimi alanının da
etkisiyle hedefine doğru süzülmeye
başlıyor. Araştırmacılar bu kusursuz
yolu bulamilek için de bilgisayarda tam
30 milyon farklı rotayı denemişler. Deli
bunlar. İşiniz gücünüz mü yok ya?
Biliyoruz ki uzay yolculuklarında her
damla yakıt da aslında çok kıymetli ve
en ufak bir sapmada, bir hatada
litilelerce yakıtın eksik olması
sebebiyle dünyaya dönemeyebilirsiniz.
Bakalım bu ekonomi sınıfı olarak yeni
keşfedilen ve matematiksel olarak mümkün
olduğu kanıtlanan rota ilk olarak kimler
tarafından kullanılacak? Herhalde
görürüz yakında. Bir insansı robot ve
gerçek bir insan tam 10 saat süren bir
kargo ayırma yarışında karşı karşıya
geldi. Sizce kim kazandı? Sizce
tahminleri alalım. Siz tahminlerinizi
yazarken ben olayı anlatayım. Şimdi
Figure AI adında bir şirket var ve bu
şirket insansız robotlar üretme
konusunda günümüzün en iddialı
şirketlerinden bir tanesi ve tahmin edin
kimler çalışıyor da şu an içinde
bulunduğum Stanford Üniversitesi'nin
mezunları. Her neyse efendim bu ABD
merkezli Figure AI'ın ürettiği robotlar
da öyle Çinlilerinki kadar ucuz değil.
Çünkü çok fazla sensör ve daha fazla
insansı hareketle beraber çalışıyor ve
daha programlanabilir, daha hassas
robotlar oluyor. Mesela bir tane videosu
var. Bulaşık makinesinin kapağını tıpkı
bizim gibi pratik bir şekilde ayağıyla
falan kapatmaya çalışıyor. Bayağı bir
insansı robot diye bir yeni bir sınıf
açsalar bu robotlar oraya girer. Öyle
söyleyeyim. Mesela günlerce o
robotlardan üç tanesini peş peşe
çalıştırarak belki insanlardan daha
verimli iş gücü yarattığını da
kanıtlamaya çalıştı. Ve canlı yayında
bayağı bir sürdü. İki güne yakın sürdü
canlı yayın. Ü tane robot aralıksız bir
şekilde yer değişerek kargo paketi
ayıkladı. Bunu hangi insana
yaptırabilirsin? Yaptıramazsın. Çünkü
robotlar acıkmıyor. Robotlara maaş
vermiyorsun. Robotların sigortası yok.
Dersiz tasasız günler bekliyor
insanları. Umarım işsizlikten kırılmayız
yani. Neyse bu arada yayın da 8.
günündeymiş. Yani biz bu videoyu
çekerken 8. günde devam ediyor.
Yayınladığımızda herhalde 10, 12 gün
falan olur ama takip edersiniz. Devam
ediyorsa hala linkine onu da koyarız
açıklamaya. Bu robotlar böyle kargo
paketlerini ayıklarken falan böyle bir
takım tuhaf tuhaf hareketler de
yapıyorlar. değişik böyle anlamsız el
hareketleri devreye giriyor. Yine de
böyle uzaktan hiçbir kontrol olmadan bu
seviyede insansı çalışabilmeleri ve
performans sergilemeleri bence çok
etkileyici. Şimdi bu aralıksız mesain
3üncü gününde de Figure AI'ın CEO'su
Brad Addog X'te bir paylaşım yapmış ve
çok sıkıldık demiş ya böyle tek başına
robotları döndür döndür iyi olmuyor. Biz
en iyisi bunları bir insanla karşı
karşıya getirelim. Bakalım kim kazanıyor
diye bir iddia ortaya atmış ve bu yarış
çok da adil koşullarda başlamamış
aslında. Yarışta robotlar vardiyalı
olarak hiç durmadan çalışırken Amy adlı
insan yarışmacı zorunlu ihtiyaç mıarını
ve yemek arasını kullanmış tabii ki.
Çünkü insan tuvalete gidecek, karnı
acıkacak. Sonra tekrar tuvalete gidecek
belki yorulacak, uyumak isteyecek.
Aslında beklenti insanın yorulup
yavaşlayacağı ve robotların kazanacağı
yönündeydi yarışmanın başında. Ama hatta
Polyarket üzerinden bu meşhur global
bahis Polyarket üzerinden de robotların
galibiyeti için bahisler bile oynanmış
bu sırada. Ama işin sonunda bu insan sağ
olsun hakkımızı savunmuş. Amy'ye buradan
teşekkürler ve robota karşı bu yarışı
kazanmış arkadaşlar. Ve sonuçlara göre
Nisan yarışmacı 10 saat içerisinde
12.924 paketi ayırmayı başarırken
robotlar toplamda 12.732
pakette kalmışlar. Şimdilik kafa kafaya
alar. Ama bundan bir sene sonra herhalde
kimse AM'nin esamesini okumaz. Yani
Amerikan başkanının kendi halkını
dolandırarak üreteceğim üreteceğim
dediği telefon nihayet üretildi. Telefon
bu arada üretilmeden satışa koyuldu.
Yani böyle bağış mağış toplama ayağına
en sonunda satışa çıktı. Telefonun ismi
de tamir edinle Trump Mobile T1. Donald
Trump'ın oğullarının sahibi olduğu
şirket tarafından ön satışa sunulan bu
telefonun üzerinde tam Dens Trump'ın adı
geçiyor arkadaşlar. imzası olan altın
sarısı renkle geliyor ve Trump'ın
platformu olan Truth Social uygulaması
da önceden yüklü.
Müthiş ya. Hatta içerisine koydukları
özel hattın yani GSM hattının aylık
fatura ödemesi de 47.45
dolarmış arkadaşlar. Bu da Donald
Trump'ın 45 ve 47. dönem ABD
başkanlığına gönderme yapılması için
seçmiş. Adamların her şeyi ticaret, her
şeyi slogan. Ve projenin başında bu
telefonu halkına bayağı Amerika'da
üretilecek falan filan diye pazarladı
Trump. Ama daha sonradan ortaya çıktı ki
telefon Çin'de üretiliyor. Hem de öyle
Çin'de üretilip Kuzey Kore'de halkı
ızdırap içinde yaşatmak için kullanılan
telefonlara falan benziyor yani tipi de
özellikleri de. Çok detayına inmiyorum
biliyorsunuz yani Trump yapıyor bunu ve
aslında analizlere göre bu Tayvan
üretimi HTC U24 Pro'nun yeniden
etiketlenmiş bir halinden başka bir
telefonda değil arkadaşlar. Böyle
günümüz telefonlarında artık nadir
görülen micro SD hafıza kartı girişine
bile sahip. En azından o var. 3,5 mimre
kulaklık girişi var. Daha ne istiyorsun
kardeşim? İtal diyor yani. Ve telefonun
fiyatı da 499 dolar. Ama işin fiyaska
olduğu şimdiden ortada. Alırsanız mutlu
etmez sizi doğal olarak. Evet dostlar bu
haftaki teknoloji gündemini çok böyle
anlamlı bir şekilde gördüğünüz gibi
Stanford Üniversitesi kampüsünden
kapatıyoruz. Belki çok fazla haber
duyamadınız bu videoda ama Webtekno'dan
böyle videolar görmeye devam
edeceksiniz. Belki önümüzdeki hafta Hong
Kong'da olacağız. Belki başka bir
teknoloji etkinliğinde buluşacağız
sizinle. Ama ne olursa olsun bu formatın
devam etmesini istiyorsanız nereye
gidersek gidelim işimizi gücümüzü
bırakıp bu videoları çekmemizi
istiyorsanız lütfen videoyu beğenin. Ya
işimiz de video çekmek gerçi bu biraz
saçma oldu ya. Neyse demek istediğimi
anladınız. Videoyu beğenin.
Yorumlarınızı bekliyoruz. Ya
sevdiklerinizle ve çevrenizle bu videoyu
paylaşırsanız hepimizi çok mutlu
edersiniz. Böyle içeriklerin devamı için
Webtekno'ya abone olmayı unutmayın.
Kendinize iyi bakın. Görüşürüz.
Arkada mezuniyet var. Mezun oluyorlar.
&gt;&gt; Stanford Üniversitesi'nden mezun olmak
böyle bir şey arkadaşlar. Bakın
çalışan ve hak eden her Türk gencini
böyle yerlerde görmek dileğiyle. Tekrar
hoşça kalın.

Türkiye'nin gururu ilk yerli ve milli
uydu uzaya fırlatıldı Türkiye'nin yerli
ve milli insansız hava araçları
teknolojisinde büyük bir adım attığı
Fergani uzay şirketinin en büyük uydusu
fgn % bir Başarılı bir şekilde uzaya
fırlatıldı bu tarihi başarı sonrasında
Fergani hakkında pek çok soru sorulmaya
başlandı Peki Fergani kimdir ve adını
nereden alır işte detaylar Geçtiğimiz
günlerde Türkiye'nin tarihine altın
harflerle kazınan bir başarıya imza
atıldı yerli ve milli teknolojinin
gururu olan Fergani Türkiye'nin en büyük
uydusu fgn % bir'i uzaya fırlatarak
büyük bir zafer kazandı bu başarıyla
beraber Fergani'nin kim olduğu ve adının
nereden geldiği ise merak konusu oldu
Fergani adını 9 yüzyılda yaşamış büyük
bir Türk aliminden alır gerçek adı Ebul
Abbas El Fergani olan bu bilim insanı
güneşin kendi etrafında döndüğünü
keşfeden ilk isimlerden biridir Fergani
Fergana bölgesinde eğitim almış ve
astronomi ile matematik alanlarında
yaptığı çalışmalarla hem Doğu hem de
batı dünyasında büyük Yankı uyandırmış
Yüzyıllar boyunca bilim dünyasının
hafızasında iz bırakan bu Alim adını
verdiği Fergani uzay şirketiyle
günümüzde Türk bilim insanlarının baş
arasına da ilham kaynağı olmuş 2022
yılında Selçuk Bayraktar'ın öncülüğünde
kurulan Ergani uzay şirketi bu tarihi
başarıyı elde ederek fgn y1 hatı
uydusunu uzaya fırlattı artık
Türkiye'nin gurur kaynağı olan bu Uydu
yörüngesine yerleşti ve milli
teknolojimiz uzaydaki varlığını
pekiştirdi Fergani uzayın bu başarısı
Sadece Türkiye için değil dünya çapında
da dikkatleri üzerine çekti Peki bu
başarılar neler getirecek Fergani'nin
gelecekteki projeleri neler olacak Türk
uzay sanayinin gelişimi h hakkında daha
fazla bilgi almak için kanalımıza abone
olmayı unutmayın hoşça kalın

Türksat uydularında Taşıyan spacex
roketlerinin içi neden cips paketleri
gibi bomboş nasıl cips Paketlerin
içindeki hava Paketlerin ve cipslerin
ezilmesini engelliyorsa roketlerin
içindeki boşluk da bir bakıma bunu
sağlıyor ama uzay koşullarında Yani hem
ağırlık hem hacim hem de dengeli şekilde
yüklemek çok önemli koca yük kapsülünün
sadece şu kadarlık alanına yük
koyabiliyor bir Baksanıza bugüne kadar
316 kez uzaya gidip üzerine bir de mum
gibi yüzeye inmeyi Başaran 20 katlı bina
uzunluğundaki 550 tonluk Falcon 9
roketlerini maksimum yük kapasitesi
kendi ağırlıklarının % 4'ü kadar Sadece
Üstelik dünyadan ne kadar uzaklaşması
gerekiyorsa yük miktarını da o kadar
azaltmak gerekiyor alanı doldurmasına
rağmen hafif bir yük varsa sahte
yüklerle roketin dengesi sağlanıyor ki o
devasa Yapı dengesini kaybetmeden saatte
39.000 km hıza ulaşıp önce atmosferi
delerek uzaya ulaşabilir Bu arada 50
milyon dolar maliyetle uzaya gönderilen
ilk Türk astronotu Alper Gezer Avcı'nın
yer aldığı kapsül de boşluklara ve sahte
yüklere sahipti

Bu haftanın bilim haberleri uzaydan
tuhaf sinyaller ve yeraltından altın
sızıntıları bu haftalık özet en son
bilim haberlerini hafta sonu okumak için
ilgi çekici makalelerle birleştiriyor.
İçerik, bilimsel keşifler ve eğlenceli
okumalar arasında bir karışım sunarak
ilgili okuyucular için çeşitli bir seçki
sunuyor.

Putin 150 yaşına kadar yaşayabilir.
Rusya Devlet Başkanı Putin'in 150 yaşına
kadar yaşama hayali var. Belki
bilenleriniz yoktur ama bu gerçek oluyor
gibi. Çünkü Rus bilim insanları yaşlanma
karşıtı bir aşı geliştirdiklerini
duyurdular. En basit haliyle aşı şunu
yapıyor. Vücudumuzda rage diye bir gen
var. Rage olarak da okuyabilirsiniz. Bu
gen yaşlanmayı doğrudan tetikliyor.
Geliştirilen bu yeni aşı tam da bu geni
hedef alıp bloke ediyor. Sonuç olarak
hücreler genç kalmaya devam ediyor.
Dünyanın ilk gen terapi ilacı olarak
tarihe geçecek bu üretimin başlama
tarihi de belli. 2028 ile 2030 yılları
arasında aşı üretilecekmiş. Putin'in bu
uzun yaşama hevesi sağlık ve fiziksel
durumunu korumaya yönelik aşırı
hassasiyeti zaten biliniyor. O ayılı
pozlarını hatırlıyorsunuzdur. Zaten bu
araştırma da 2025 yılında Putin'in
talimatıyla başlayan yeni teknolojilerle
Sağlığın Korunması adlı bir ulusal
projenin bir parçası olarak
yürütülüyordu. Bu araştırma özelinde tam
2 trilyon ruble yani yaklaşık 26.4
milyar dolar ya da güncel kurla 1.2
trilyon lirayı aşan dev bir kaynak
ayrılmış durumda. İlginç bir iddiayı da
paylaşalım. Araştırmacı gazeteci İlya
Davlatçin'e göre bu araştırmaların tek
sebebi Putin'in uzun yaşam arayışı
değilmiş. Aynı zamanda daha uzun
iktidarda kalabilme sevdası. En azından
2050'ye kadar böyle bir hedefi varmış
kendisinin. O tarihte Putin tam 97
yaşında olacak ve daha da önemlisi
Büyükoğlu Ivan da 35'ine basmış olacak.
Yani Rusya'da başkan adayı olabilmek
için gereken yasal yaşa ulaşacak. Yani
gazeteci aslında bize şunu söylüyor.
Mesele sadece uzun yaşamak değil.
Aslında asıl amaç koltuğu oğluna
devredene kadar iktidarda kalabilmek.
Oğlu da bir sonraki aşı versiyonlarıyla
250 yaşına kadar falan yaşasa yani
insanın düşündükçe içi kararıyor böyle
şeylerin. Yeni bir teknoloji gündemi
videosuna hepiniz hoş geldiniz.
Düşüncelerinizi anında yazıya
dönüştürebilen bir bere üretildi ve
yakında piyasaya sürülecek. Türkiye'de
üretilecek bir otobüs tarihte ilk kez
trafiğe çıkacak ama tam otonom otobüs
olarak Norveç yollarında olacak. Yapay
zeka sürülerinin demokrasimizi nasıl
içten içe kemirdiği ve sosyal medyada
sahte fikir birlikleri üreterek bireysel
iradelerimizi nasıl sakatladığı çarpıcı
bir bilimsel araştırmayla gözler önüne
serildi. Meta uzaya güneş paneli
uyduları fırlatıp topladığı enerjiyi
lazerlerle dünyaya gönderecek. CG GPT
telefonu gerçek oluyor. Open A'ın
ekransız ve tamamen yapay zeka işletim
sistemine sahip olacak yeni nesil
telefonuna dair çok somut gelişmeler
yaşandı. Çayı, kahveyi koyun gelin.
Çünkü tüm bu olayların detaylarını
anlatıyorum. Şimdi güzel bir haftalık
özet sizi bekliyor. Başlamadan önce bu
seriyi beğeniyorsanız kanala abone
olmayı, yeni bölümleri kaçırmamak için
bildirimlerinizi açmayı ve çok daha
fazla teknolojik gelişmeden anında
haberdar olmak için bizi Instagram'dan,
X'ten, TikTok'tan ve hala
kullanıyorsanız Facebook'tan takip
etmeyi unutmayın. Bizi her yerde takip
eden toplam neredeyse 6 milyonluk
kitleye siz de dahil olun. Sadece
YouTube'da değil, her yerde varız.
Şimdi bir bere takıyoruz.
Düşüncelerimizi doğrudan metne
dönüştürebiliyoruz. Nasıl fikir
yaptılar? Kaliforniya merkezli bir
girişim var. Adı Sabi. 3 yıllık bir
çalışmanın ardından geçtiğimiz günlerde
bu bereyi tanıttılar arkadaşlar. Yani
bugüne kadar laboratuvar ortamlarında ya
da amatör geliştiricilerin,
elektronikçilerin falan kendi evlerinde
EEG cihazları üretmesine benzemiyor bu
durum. Bu ticari bir ürün. Seri
üretilecek. Mantık şöyle işliyor. Bu
berenin liflerine 70.000 ilile 100.000
1000 adet minyatür EEG sensörü entegre
etmişler. Bir kere bu sensör yoğunluğu
inanılmaz bir seviyede. Size şöyle
söyleyeyim. O az önce bahsettiğim amatör
EEG cihazları var ya onlarda yaklaşık
512 sensör var. İşte bu sensör yoğunluğu
sayesinde beyindeki sinyallerin kaynağı
çok daha isabetli bulunabiliyor. Sonra
devreye giren bir yapay zeka var.
100.000 saatlik beyin verisiyle daha
önceden eğitilmiş bir yapay zeka modeli
bu. ve sensörlerden gelen bu devasa
veriyle buluşuyor. Düşüncelerimiz tıkır
tıkır metne dönüşü veriyor. Şirketin
iddialarına göre bu bere ile ağzınızı
bile açmadan sadece aklınızdan geçirerek
dakikada 30 kelime yazmak şimdiden
mümkün. Üstelik sistem kullanıcıyı
tanıdıkça bu hız artmaya devam ediyor.
Bu arada şunu da belirtmişler. Bu
bereler su da geçirmiyor. Yani rahatça
yıkanabiliyorlar aynı zamanda. Bir de
bilin bakalım ne yapıyor bu bereler.
Sıcak tutuyor. Doğal olarak bir yün gibi
sıcak tutmasından bahsetmiyorum.
ısıtmalı bir yapısı var. Termal kontrole
de sahip. Zihin okuyan berenin ilk
versiyonunun bu yılın sonunda piyasaya
sürülmesi planlanıyormuş. Çıkış ürünü
kış mevsimi için bir bere olsa da
ilerleyen aşamalarda bunun beyzbol
şapkaları gibi falan yazın
takabileceğimiz versiyonlarını da
üretmek istediklerini belirtmişler.
Şimdiden hayırlı olsun diyelim. Piyasaya
çıkınca alıp dener videosunu da çekeriz
tabii. Avrupa'da tarih yazan bir Türk
başarısı var sırada. Minibüslerini
neredeyse her gün gördüğümüz, belki de
her gün kullandığımız yerli üretici
Karsan'ı bilirsiniz. Norveç yollarına
çıkıyor bu şirket. Hem de tarihte bir
ilki başarak trafiğe çıkmasına onay
verilen ilk tam otonom yani insansız
otobüs modeliyle Norveç'in Stravenger
yollarında bir Türk firması göreceğiz.
Yani hem de direksiyonunda şoförü yok
anlayacağınız üzere. Yani hem ihracat
yaparak, yerel hem de teknoloji tarihine
geçerek global anlamda aynı anda çifte
başarı söz konusu. Burada 52 yolcu
kapasiteli ve sıfır emisyonlu bu otonom
otobüsleri Karsan ülkemizde üretiyor. E
atak ismi verilen bu modele yön veren ve
direksiyonunu kendi kendine insana
ihtiyaç duymadan seviye 4 otonom sürüş
teknolojisiyle yöneten işin arkasında da
yine başka bir Türk şirketi olan Adastek
bulunuyor. Yani anlayacağınız Avrupa'nın
toplu taşımada yazdığı bu tarihi
devrimin başrolündeki otobüslerin hem
bedeninde hem de zihninde Türk
mühendisliğinin imzası yer alıyor.
Şimdiden söyleyelim ki Elon Musk
düşünsün. Onlar da işi öyle bir seviyeye
getirdiler ki Tesla'dan topladıkları
verilerle şimdi insansız robotlar
üretiyorlar. Bu işin ucu çok açık. Yani
demokrasiyi insanlar dışında kemiren
sinsi bir tehlikeden, yapay zeka
sürülerinden bahsedeceğim şimdi size.
Science dergisindeki popüler global
çapta da önemli bir bilimsel yayındır
kendisi. Yayınlanan yeni bir makalede
tam da bu mevzuyu yapay zekaların
demokrasinin altını nasıl oyduğu, içini
nasıl boşalttığı incelenmiş. Eğer
teknolojiyi sadece cihazlardan,
uygulamalardan ve kodlardan falan ibaret
görmüyorsanız ki bence artık
görmemelisiniz de araştırmanın
sonuçlarını bilmeniz gerekiyor.
Arkadaşlar önce şunu bir netleştirelim.
Mesele sadece burada arada sırada soru
sorduğumuz Chat GPT ya da Cemin gibi
sohbet botları değil. Artık karşımızda
yapay zeka sürüleri dediğimiz bir oluşum
var. insan müdahalesi olmadan kendi
aralarında plan yapan, organize olan,
724 çalışan ve gerçek bir insanmış gibi
güven veren, yapay yüzlerle aramıza
sızan bu otonom ajanlardan söz ediyoruz.
Bir bedene sahip değiller ama bizim
kontrolümüzden bağımsız çalışabilecek
düzeye geldiler. Artık bu cümleleri
okurken böyle storytel'de Isaac
Asimom'un romanını seslendiriyormuş gibi
hissettim kendimi ama bu şu an gerçek ve
şu an yaşadığımız bir durum arkadaşlar.
İşin ciddiyetini böyle kavramanızı
istiyorum. Neyse efendim işte bu sürüler
var ya demokrasinin içini önce sahte
fikir birlikleri üreterek boşaltıyor.
Yapılan deneylerde yüzlerce yapay zeka
ajanı tarafından yönetilen sosyal medya
hesapları, yapay yapay zeka trolleri, bu
da bir garip bir söylem oldu ama aynı
kışkırtıcı yalanı aynı anda büyük bir
coşkuyla sosyal medyada yaymaya
başlıyor. Ortaya çıkan bu sahte
kalabalık sahte bir gürültü çıkartıyor.
Aynı zamanda kendisiyle birlikte ortaya.
tıpkı X gibi eski Twitter yani hani
bizim gibi yani. Hatta biz de toplum
herhalde böyle düşünüyor yanılgısına
düşüp o paylaşımları gördükçe kendi
kendimize bağımsız fikirlerimizden
vazgeçmeye başlıyoruz. İçten içe fark
etmeden o rüzgara kapılı veriyoruz. Ya
ben yapmıyorum bunu diyenleriniz
olacaktır ama toplumun çoğunluğu böyle
maalesef. Yani bireysel irademiz yavaş
yavaş sakatlanmaya başlıyor. Gerçekten
de bunu reddetsek de herkes bu işin bir
parçası oluyor zamanla. İkisi falan çok
konuşulan toplumsal bir olayın
sokaklarda hiç konuşulmadığını gördünüz
mü? Böyle bir gözlem yaptınız mı hiç?
Başınıza bunun gelmesinin nedeni yankı
odanızda yaşamanız. Hatta bazen sizin
gördüğünüz ve çok olay yaratmış. Kafayı
yedirtecek gelişmeler benim önüme
düşmüyor mesela. Şimdi bunu paralı
trollerle değil de yapay zekayla
yapmanın bir yolu var. Artık buna ölü
internet teorisi diye boşuna demiyorlar.
İnternet yaman bir bulaşıcı hastalıktan
ölüyor olacak ki onu demokrasimize de
bulaştırmaya başladı. Anlayacağınız.
Bildiğiniz gibi bu demokrasi
kalabalıkların birliğine inanıyor.
İnsanlar birbirinden bağımsız
düşündüklerinde ortak kararın mucizevi
bir doğruluğuna yaklaşabileceği fikrine
güveniyoruz. Demokratik düzenlerde.
Yapay zeka sürüleri ise aynı yalanı
yüzlerce farklı kanaldan önümüze atarak
bu bağımsızlık alanını yok etmeye
başlıyorlar. Silgilerle oynadığımız,
yazı turayla oynadığımız o alan kapmaca
oyunu gibi düşünün. Ortada yeni bir
kanıt olmamasına rağmen aynı söylemi
tekrar tekrar gördüğümüz için o yalana
karşı sahte bir güven duygusu
oluşturuyoruz. Deyim yerinde ise
kalabalıkların bilgeliği bir nevi sosyal
olarak hackleniyor yapay zeka tarafından
hiç insana ihtiyaç duymadan. Üstelik iş
sadece bugünle de kalmıyor. Bu kötü
niyetli yapay zeka sürüleri göreve
başladıklarında interneti o kadar büyük
bir hızla ve o kadar büyük hacimli
kurgulanmış yalan içeriklerle
dolduruyorlar ki gelecekte eğitilecek
yapay zeka modelleri de mecburen bu
yalanlardan beslenmek zorunda kalıyor.
Böylece bugün üretilen sahte gerçekler
yarının teknolojik altyapısını kalıcı
bir hakikat gibi kazmış oluyor. Ne kadar
ürkütücü değil mi? Bu araştırmayı yapan
uzmanların önerilerinden birisi şu:
model bağışıklığı geliştirmek. Yani
tıpkı insana aşı yapar gibi yapay zeka
sistemleri de yalanlara ve manipülasyona
karşı önceden eğitilmeli diyorlar. Hatta
bu kötü niyetli sürülere karşı
internette doğruyu anlatan, gerilim
değil uzlaşma üreten iyi niyetli yapay
zeka botları sahaya sürülmeli diyorlar.
Ama ne kadar iyi niyetle haber
yaparsanız yapın kötü haberler kadar çok
trafik getirmiyor internette. Ve medya
ve basın o yalanları yaymak amacıyla
olmasa bile bu gerçeklik, sahte
gerçeklik tuzağına düşüp bize kötü
haberleri sunmaya devam ediyor.
Demokrasiye gelince işte burada
gerçekten bir durup düşünmek lazım.
Buyurun yorumlara fikirlerinizi
bekliyorum. Meta'nın uzaydan gelen güneş
enerjisi projesi var. Yapay zeka
şirketlerinin en büyük dertlerinden
birisi bu enerji. Biliyorsunuz bu yüzden
ağızlarının suyu aka aka yeni enerji
kaynakları arıyorlar. Bakın sadece 2024
yılında sadece Meta'nın veri merkezleri
neredeyse 1.7 milyon evin bir yıllık
elektrik ihtiyacına denk gelen 18.000 GW
saat elektrik tüketmiş. İşte kendi
dijital klonunu üretmekle meşgul olan
Zuckerberg'ün metası da gözünü uzaya
dikenlerden olmuş durumda günümüzde.
Overview Energy isimli alt girişimle
Meta uzaydan dünyaya güneş enerjisi
transfer etmek üzere 1 GW kapasiteli
oldukça iddialı bir anlaşmaya varmış. Bu
işi şöyle yapmayı planlamışlar. Bu
overview energy isimli girişim uzaya
daha doğrusu dünya ile aynı hızda dönen
yere yani sabit bir yörüngeye uydular
yerleştirecek. Uzayda hava kararması ya
da bulutlanma gibi dertler olmadığı için
yeryüzündeki gibi bu uydular 7 gün 24
saat kesintisiz bir şekilde güneş ışığı
toplayabilecekler. Oradaki enerjiyi
orada toplayıp dünyaya nasıl
aktaracaklar? Lazerlerle. Hatta yakın
kızıl ötesi geniş hüzmeli lazerler
aracılığıyla demişler. Biraz ismi
karışık ama çok da önemli değil. Sonuca
bakalım. Doğrudan dünyadaki devasa güneş
enerjisi tarlalarına bu lazerler ışığı
yansıtacak. Yoğunlaştırılmış güneş ışığı
da diyebiliriz bunlara. Yeryüzündeki bu
yüzlerce megawatt'lık kapasiteye sahip
güneş panelleri de uzaydan gelen bu
ışınları tıpkı normal güneş ışığıymış
gibi yakalayarak elektriğe dönüştürecek.
Sonrası bildiğiniz gibi oradan da veri
merkezlerine dağıtılacak bu enerji.
Projenin takvimine bakalım bir de.
Overview Energy halihazırda hareketli
bir uçaktan yerdeki bir alıcıya enerji
aktarmayı başararak bu lazer sistemine
sahip teknolojinin temelini zaten
kanıtladı. Şirket 2028 yılında uzaydaki
ilk prototipi fırlatarak gösterim
yapmayı, 2030 yılı itibariyla da ticari
olarak elektrik sağlamayı hedefliyor bu
sistemle. Uzun vadeli hedef ise bu işi
tam kapasiteyle yapacak 1000 uyduyu
yörüngeye oturtmak olacak. Chat GPT'yi
icat eden Open AI akıllı telefon
yapıyor. Tabii ki de öyle sıradan da
değil. Bir yapay zeka ajanı telefonu
geliştirdiği söyleniyor bu şirketin. Bu
telefonla ekrana dokunup uygulamalar
arasında gezinmek falan filan olmayacak.
Yani alıştığımız standartları komple
unutun. Neye ihtiyacınız varsa
söyleyeceğiniz ve yapay zeka ajanlarının
görevleri bizim yerimize tamamlayacağı
bir telefondan, cihazdan bahsediyoruz.
Yani bu telefonda alıştığımız hiçbir
uygulama, ekosistem, Google'ı, Apple'ı,
patası, kütesi, kavgası yok. Zaten uzun
bir süre önce iPhone, Mac ve iPod gibi
hatta AirPods gibi cihazları tasarlayan
Johnny Ive, Apple'dan ayrılıp kurduğu
Love Form isimli kendi şirketiyle Open
Aı bir ortaklık masasına oturdu ve Sam
Altman'la birlikte telefonların yerini
alabilecek teknoloji için çalışmalara
başlamıştı. Ya o girişimde neler
yaşandığı bilinmese de Opene AI'ın bu
cihaz için çalışmalara devam ettiği de
ortaya çıktı. Peki Open AI neden telefon
üretiyor diye böyle bir işte bu nereden
icap etti diye merak ederseniz onu da
şöyle anlatalım. Şu anki telefonlarda
Apple'ın ve Google'ın ürettiği işletim
sistemleri var biliyorsunuz. Bu işletim
sistemleri de bir uygulamanın nerelere
erişebileceğini çok sıkı şekilde
kısıtlıyor ve denetliyor. Open A ise bu
sınırları kaldırmak istiyor. Aslında
yapay zekanın bize tam anlamıyla
kusursuz bir asistan olmasını
istiyorlar. Donanımı ve yazılımı tamamen
kendilerinin kontrol ettiği özgür bir
telefona ihtiyaçları var. Linux
kullananlar ne demek istediğimi çok daha
net anlamışlardır. Yani kendilerine ait
bir telefon %100 oranında hiçbir işletim
sistemine ya da dışarıdan başka bir
şirkete ihtiyaç duymadan üretilecek.
Kendi işletim sistemlerinin çalıştığı
bambaşka cihazlarla karşılaşacağız. Bu
cihazların nasıl olabileceğini şuradaki
videoda geniş bir şekilde anlatmıştım.
Geçen yıl yayınladığımız bir video hala
güncel bilgilere sahip. Gidip oradan
izleyebilirsiniz. Orada bu Johnny I ve
Samtman ortaklığına da değindik biraz.
Sonradan Johnny I Ferrari falan filan
tasarlamaya başladı ama hayırlısı
diyelim. Umarım telefon içi de yolunda
gider. Open AI işlemciler için Mediatch
ve Qualcoml donanım üretimi içinse Lux
Share ile birlikte çalışacağı
söyleniyor. Bu firmalarda çok böyle
global olan firmalar zaten
duymuşsunuzdur bir kısmını. Söz konusu
Open AI telefonunun özelliklerinin 2027
başına kadar netleşmesi, cihazın seri
üretiminin 2028'de başlaması bekleniyor.
Evet, böyle kısa ve hızlı bir haftalık
özet verdik size. Eğer bu videoyu daha
uzun istiyorsanız lütfen yorumlarda
belirtiniz. Daha çok haberi size
aktarmak isteriz çünkü yine detayları da
atlamadan. Ve videoyu beğendiyseniz,
seriyi beğendiyseniz bizi takip etmeyi
unutmayın. Buradan takip ediyorsanız,
Facebook'tan etmiyorsanız, X'te
etmiyorsanız, Instagram'da etmiyorsanız
oraya da gidebilir. Bunun gibi birçok
habere anında erişebilirsiniz.
Webtekno.com da var bu arada. Her şeyin
merkezi orası. Sizi orada da bekliyoruz.
Görüşürüz. Yeah.

Dikkat! Ars teknikanın yeni araştırması
sosyal medyanın düzeltilemez olduğunu
savunuyor. Peki neden? İşte çarpıcı
gerçekler. Algoritmalar kontrolden
çıktı. Öfke ve kutuplaşma platformlar
için kar demek. Bağımlılık tasarımı o
kadar derin ki düzenlemeler bile işe
yaramıyor. Çözüm ise şu: Uzmanlar diyor
ki, "Yeni platformlar kurulmalı ve
bireysel bir devrim oluşturulmalı."
Unutmayın, sosyal medya gerçek hayat
değil, bir araç. Sizce düzeltilebilir
mi? Yorumlara yazın. Bu ve bunun gibi
videoları daha fazla görmek için Baykışç
kanalını takip etmeyi ve videoları
beğenmeyi unutmayın.

nerol linken Şimdi de görme engelliler
için yeni bir çip geliyor daha önce
domuzlarda ve şempanzelerde başarılı
sonuçlar veren nörolink çiplerini
duymuşsunuzdur yaklaşık 1 TL boyutundaki
Bu Çipler sayesinde deneye katılan ilk
iki insan şu anda düşünce gücüyle CS GO
bile oynayabiliyor pek ya Engel
uzuvlarda değil de gözlerde isse işte
neolin Blind Side adını verdiği yeni
nesil çip de bunu düzeltmeyi amaçlıyor
Elon musk'ın açıklamasına göre Çipler
şempanzeler Üzerinde şu an başarılı oldu
Bunun için Blind Side çipleri
beynimizdeki normal de gözden gelen
sinyalleri işleyen görsel kortekse küçük
elektrotlarla bağlanıyor Yani göz
sinyallerini taklit ederek çalışmayan
Gözlerin yerini alıyor Şimdilik
elimizdeki tek örnek bu kedi fotoğrafı
Blind Side benzeri Çipler şu anda bu
kediyi en fazla bu şekilde görebiliyor
görme engelli şempazeler görüş kalitesi
şu an ateri oyunları kadar olsa da
ilerleyen yıllarda çözünürlüğün giderek
arttığı Çipler görebileceğimiz söylüyor
el musk araştırmaların ne aşamada olduğu
insanlı deneylerin ne zaman başlayacağı
Henüz belli değil

8. sınıf fenin 2. dersine hoş geldin
evladım benim. Seninle beraber fendeki
2inci dersimize başlıyoruz. İklim ve
hava hareketleri yani mevsimlerin
oluşumu ünitesinin ikinci dersine
başlıyoruz evladım benim. İklim ve hava
hareketleri geliyor mu hocam? Kesin
&gt;&gt; kesinlikle geliyor. Gel al bakalım.
Sayısal 2025'i aldık elimize. Sayısal
2025'te fen kısmını açtığımız zaman
Tonguş evladım benim 1. soru DNA gelmiş
mesela burada görüyorsun. Ondan sonra
burada TÇ 10. soru tamamen buradaki
iklim ve hava hareketlerinden geldi.
Yani mevsimler iklimden bir tane soru
geldi. O da iklim ve hava
hareketlerinden geldi. Çok enteresan bir
şekilde. Dolayısıyla bu konu gayet
önemli, gayet değerli. Bazı senelerde
iki tane soru geliyor. Bazı senelerde
bir tane soru geliyor. Burada gördüğün
gibi 2025 sayısal sınavında da iklim ve
hava hareketlerinden geldi evladım
benim. Hava olaylarından geldi. Ve
seninle beraber bunu göreceğiz. iklim ve
meteorolojinin farkını göreceğiz ve
ardından da yağ şekillerine bakacağız ve
iklim, iklim bilimci yani klimatolog,
aynı zamanda iklim bilimi, klimatoloji
ve küresel iklim değişikliği konularına
beraber bakacağız. Hazırsan süper bir
şekilde dersimiz başlıyor. Bu arada
hemen gerçekten de şöyle bir konu var.
Onu da söylemek istiyorum. Gördüğün gibi
Tomuçğum dünyayı mahvettik. Dünyayı
neden mahvettik?
&gt;&gt; Fabrikalar, işte araba egzozları işte
bilmem ne
&gt;&gt; parfümler.
&gt;&gt; Buna ne diyoruz? Bor musun? Küresel
ısınma diyoruz. Dünyanın pandemiden
sonraki en büyük tehdidinin aslında
küresel ısınma olduğunu da herkes
söylüyor. Bu da aklımda kalsın diyoruz.
Ve iklim bilimi ve iklim ne demek? Gel
senle beraber bakalım. geniş bölgelerde
etkili olan ve uzun zaman diliminde bir
sürü ölçümle bak birçok ölçümle eee ve
bu ölçümlerin ortalama hava şartlarının
değerlendirilmesiyle oluşmuş kesin
sonuçlu bilime biz iklim diyoruz. Kesin
sonuçlu sonuçlara biz iklim diyoruz.
Mesela hemen söyler misin bana?
Karadeniz iklimi nedir? Karadeniz iklimi
nasıl?
&gt;&gt; Her mevsim yağışı hocam. Karadeniz hep
yağmur yağışı. Şimdi ne demek o zaman?
Geniş bölgelerde etkili. uzun zaman
diliminde gerçekleşen ortalama hava
şartları demek kesin sonuçlar içeriyor.
Yani uzun süreler boyunca ortalama bir
şekilde ölçülmüş ve Karadeniz'de hep
yağışlı olduğu gözükmemiş mi?
&gt;&gt; Evet hocam.
&gt;&gt; Veya Akdeniz ikliminin kurak olduğu
gözükmemiş mi? İç Anadolu ikliminin
kurak olduğu gözükmemiş mi? İşte bunlar
artık yüzyıllardır aynı. Dolayısıyla
yüzyıllardır Karadeniz'de yemyeşildir.
Neden yemyeşildir Tungu Şelan Bey? Çünkü
yağışlı iklim. Dolayısıyla bunlar artık
yani kesin sonuçlu yani Karadeniz'de bir
gün şey olursa böyle kurak olursa bir
iki dünyanın sonu geldi. Yani çok acayip
bir şey. Çünkü bu e geniş bölgelerde
etkili ve yüzyıllarca ölçülen eee
sonuçların ortalaması ve buradaki
iklimin bilim dalına biz klimatoloji
diyoruz. Hatta ben bunu şöyle
iklimatoloji. Bak iklim kelimesi zaten
buradan çıkıyor gördüğün gibi. Ve aynı
zamanda Tongu Çerim bilim insanı bu
bilimle uğraşan bilim insanı da
klimatolog yani iklimatolog diyoruz.
Hani mesela biyoloji dersi var ya Tomuş
biyoloji. Biyolojiyle uğraşan bilim
insanlara ne denir?
&gt;&gt; Biyolog denir. İşte dolayısıyla biyoloji
ve biyologan aklına gitsin. Klimatoloji
klimatolog da bu bilim insanlarına
verilen ad diyoruz. Klimatoloji de işte
mesela Akdeniz'in iklimini inceliyor.
İşte Tundra iklimini inceliyor. İşte eee
ne bileyim hani büyük ülkelerin
iklimlerini inceliyor diyebiliriz. Şimdi
geldik Tomş Asya iklimini inceliyor
falan filan. Bak buraya Türkiye'deki
iklim tiplerimiz neler? Karadeniz
iklimi, Akdeniz iklimi ve Karas iklimi.
Üç tip iklim var Türkiye'mizde. Dikkat
edelim. Burası Karadeniz bölgesi.
Buradaki Karadeniz iklimi neyi
değiştiriyor? bitki örtüsünde iş
&gt;&gt; yoğun yeşil yemyeşildir Karadeniz
insanları zaten hani yeşile doymuşlardır
gerçekten de ve eee ama mesela
Karadenizlilere eee en fazla gelen
turist ziyaretçi nereden geliyor biliyor
musun?
&gt;&gt; Eee Amerika'dan.
&gt;&gt; Arabistan'dan geliyor. Çünkü adamlar
yeşillik olmadığı için cennet
zannediyorlar ki bizim için normal.
Karadeniz zaten cennet gibi ama bizim
için normal. Ama onlar için cennet gibi
yemyeşil. Dolayısıyla en fazla Arap
turist buraya geliyor. Çünkü bitki
örtüsünü yağışlar eee değiştiriyor.
Tonguş beim mesela aynı zamanda ortalama
sıcaklıklar da değişiyor. Mesela Akdeniz
iklimindeki ortalama sıcaklık yüksek
Tucu Çevlan Beyim. Dolayısıyla oradaki
hem bitkiler daha kısa ve bodur birazcık
daha kaktüsümsü. Aynı zamanda Tonguç Cer
beyim ortalama sıcaklıklarda yüksek veya
işte eee burada İç Anadolu'ya baktığımız
zaman karasal iklim var diyoruz. İç
Anadolu'da karasal bak şurası. Şurası
karasal iklim. Burası Karadeniz iklimi.
Karadeniz iklimi. Ve burası da Tungu
Şelalım benim e aslında bizim için
Akdeniz iklimi. Şimdi soğuk mu? Evet
soğuk. Yani kışları eşek gibi soğuk
donar yani. İnsanlar gerçekten de
ayazdır yani. Soğu adamı düşürür yani
yere o kadar. Karadeniz iklimi o kadar
değildi. Çünkü yağışlıdır. Ilıman
iklimdir. Akdeniz iklimi zaten sıcaktır.
Burada
&gt;&gt; Antalya hiç kar yağmıyormuş hocam.
Antalya ne kar yağması kardeşim? Antalya
yanıyor zaten. Antalya Türkiye'nin Los
Angeles'ı yani her zaman hava sıcaklığı
süper seviyede. Ama yazın tabii şey gibi
sauna, açık hava saunası gibi.
Dolayısıyla bunların her birisi
değiştiriyor. Ortalama sıcaklar, yağış
miktarı ve benzeri. Şimdi hava
olaylarına bakalım seninle beraber. Hava
olayları ise dar alanlarda etkili. Bak
yani hava olayı deyince aklımıza
meteoroloji gelecek. Meteoroloji birimi
gelecek. Ne demek meteoroloji? Aslında
hava olaylarıyla uğraşan bilim dalı ve
bununla uğraşan bilim insanları da
meteorolog adını veriyoruz. Ve dar
alanlarda etkili. Yani mesela hemen sana
şunu söyleyeyim. Kadıköy'de yarın yağmur
yağacak.
&gt;&gt; Aynen. Aydın'da yarın hava -3 derece. E
şimdi bunu söylediğim anda diyeceksin ki
a o zaman bu hava olayı. Neden? Çünkü
sadece belli bir zaman kısa süreli
olaylar yani yarın eee yağmur yağacak
işte eee işte eee şöyle söyleyeyim saat
300'te Aydın'da dolu bekleniyor. Tam
sadece belli bir zaman aralığında ve
sadece Aydın ilinde geçerli. Tahmini
sonuçlar bunlar. Yani yağmayabilir dolu
veya işte eee burada LGS sorumuz vardı.
Ver bakayım orada LGS sorusunu. Hemen
sana şunu göstermek istiyorum. LGS
sorumuzda mesela 10 soruydu bu. Aslında
2025 ilgisi A kitapçığında dikkat edelim
mi? K şehrindeki sıcaklıklar, E L
şehrindeki sıcaklıklar ve aylık olarak
sıcaklıkları bize vermiş. Tonguç evladım
benim. Burada mesela bu sıcaklıkları
bize vermesi bu aslında sıcaklıkların
dağılımına bakıp diyoruz ki bu 13
Mart'ta 13 derece Nisan'da 17 derece. bu
hava olaylarının ölçümleriyle yani
meteorologlar tarafından ölçülen
verilerle elde ediliyor diye
düşünebiliriz. Şimdi burada çok önemli
bir karşılaştırma yapmak istiyorum.
İklim ve hava olayı karşılaştırması çok
soruluyor. Geniş alanda oluyor, dar
alanda oluyor. Bak iklim geniş alanda
mesela Akdeniz bölgesinde ama mesela eee
hava olayı Antalya'nın Muratpaşa
ilçesinde. Antalya'da veya uzun zamanda
ölçülüyor bunlar. Mesela Antalya'da
seneler boyunca, Akdeniz'de seneler
boyunca onlarca yıl, yüzlerce yıl gözlem
yapmış bu insanlar. Yani şey değil ki bu
hani bir günde, iki günde yaptığın
tahmini sonuçlar değil ki. Ama burada
diyor ki ya yarın yağmur yağacak. Neden
bulut gördüm yukarıda? Yani biz
gerçekten meteorologlar bulut gördük
buradan rüzgar da bu tarafa doğru eser
buraya yağmur yağdırır kardeşim gibi
tahminli sonuçlar söylüyorlar. Ama
buradaki arkadaşlar diyor ki ya kardeşim
biz yüzyıllardır araştırma yaptık. Yani
Antalya'da ortalama hava sıcaklığı e
yazın 40 derecedir, 38 derecedir diyor.
Yani yapacak bir şey yok diyor. Eğer bir
gün e Antalya'da kar yağarsa bu hava
olayıdır. Dikkat et.
&gt;&gt; E yazın ortasında kar yağarsa hava
olayıdır. Çünkü yazın ortasında
Antalya'da her zaman sıcaktır. Bu nedir
peki Tonguç Şeren Beyim? İklimdir. Yani
aslında yani kesin sonuçlar ya bu acayip
bir şey ya. Antalya'da kar yağmasını
bekler misin yazın ortasında? İşte bu
hava olayıdır. Onu unutmayalım.
Klimatoloji bununla uğraşan bilim dalı.
Burada meteoroloji. Klimatolog bu da
meteorolog. Yani aradaki farkı bilmemiz
gerekiyor. Kesin tahmini çok çıkar. Uzun
zaman, kısa zaman çok çıkar. Saat 300'te
işte yaz mevsimi boyunca der mesela veya
işte Antalya Murat Paşa der, Akdeniz'in
hepsinde der mesela. Dolayısıyla buna
çok dikkat edelim. Akdeniz çok geniş
biliyorsun. Fransa var, İtalya var.
Hepsi var içinde. Şimdi o zaman hemen
sana ödevini de vermek istiyorum. Çünkü
biliyorsun eee artık yeni bir sisteme
geçtik. Onu da tekrar hatırlatmak
istiyorum. Biliyorum kafanın etini
yiyorum ama çok önemli gerçekten de. Şu
anda şampiyon kampındayız ve burada
ikinci videomuza geldik. 8 fen 2inci
videoya geldik. Bu e konudan sonra 90
tane soru çözmeni bekliyorum. Ç ikisi
hibrit bir şekilde karışık. Yani
mevsimin oluşumu ve iklim hav
hareketinden bu 90 soruyu çözebilirsin.
Ve burada Tonguç Çelan Beyim aslında eee
çözebileceğin kaynakları toplam çözümün
sas soru sayısını burada eee doldurmayı
ihmal etmeye. LGS Cup'ta ikinci haftaya
girdik. biliyorsun. Sen de takımını
seçtiysen zaten buradan ödevlerin Dinamo
Fend'den 3 tane test, eee, tüm
derslerden bir tane test, Fen Zoru
Bankası'ndan da iki tane test.
Biliyorsun, eee, sistemimizde öğrenme
atlasımızda Tonku Seladım beyim, biz
bütün feni 28 dersle bitireceğiz. Zaten
en fazla, eee, fen dersi 8. sınıfta var.
Her hafta bir tane 8. sınıf fen dersi
var zaten neredeyse. Ve burada bütün
listemiz burada. Çözmen gereken soru
sayılarını da buraya koyduk Tonguç
Elemen Beyim. Ve yol haritamızda da şu
anda şampiyon kampındayız. Onu
hatırlatmak istiyorum sana. Yazılı
kampımız, atak kampımız, ilk tekrar
kampımız, son atak kampımız, son tekrar
kampımız. Mükemmel bir yol harit yol
haritası var. Bunu kitaplarımıza ve
açıklamadaki linkleri de ekliyorum.
Merak etme. Ve bu hafta yapacağımız
şeyler de bu dersimizden sonra yarın
üstü ifadeler sonra buhranlar, büyük
kahramanlar doğurur ve insanın iradesi
ve kadar bu haftayı tamamlayacağız
inşallah seninle beraber. Hadi bakalım o
zaman ödevlerini yapmayı ihmal etme ve
hadi bakalım rüzgara geçelim. İklim ve
hava hareketlerinden sonra rüzgar nasıl
oluşur? Şimdi rüzgarın oluşması için
aslında havanın yatay yönlü hareket
etmesi gerekiyor. Şimdi şu anda mesela
bu odanın içerisinde hava tanecikleri
var Toncuçum. Oksijen, karbondioksit,
işte azot gazı ve benzeri. Bunlar
havanın tanecikleri. Küçük küçük
göremediğimiz, gözle görülmez şeffaf.
Çünkü hava tanecikleri. Bu hava
tanecikleri bir yerden bir yere doğru
akarsa zaten bu hava tanecikleri en iyi
hissettiğin yer nedir? Mesela yüksek
hızla giden bir arabada böyle elini
tutarsan böyle geriye doğru seni iter.
Ama bu sakın elini çıkarma dışarıya.
Sunroof'tan çıkartabilirsin ama sakın
yandan falan çıkarma. Tehlikeli. Bu
arada şimdi bunu yaptığımız zaman hava
taniklerini hissederiz. İşte bu
yaptığımız havanın bu şekilde yatay
yönlü akmasına. Mesela şu niye eee
hanımefendinin saçları böyle kalkmış
veya işte pelerini kalkmış. Bu süper
woman. Bu da gördüğün gibi pelerin de
var. Ve burada mesela işte niye etekleri
böyle şey yapıyor? eee arkaya doğru
gidiyor. Çünkü buradan hava tanecikleri
akıyor. Peki hava tanecikleri niye
buradan buraya doğru gidiyor? Sıcaklık
farkından dolayı mı veya işte nem
farkından dolayı mı veya işte başka bir
Hayır. Tek bir sebebi var. O da basınç
farkından dolayı. Havanın bir yerden bir
yere gitmesi için tek bir şart var. O da
Tonguç evladım benim basınç farkı. Hani
rüzgar nasıl oluşur? Basınç farkından.
Bitti bu kadar. Cevabı bu kadar basit.
Ne demek basınç farkı peki? Yüksek
basınç ve alçak basınç denilen iki tane
bölge olduğunu düşünüyorum. Mesela Gebze
İstanbul diyelim. Gebze'den İstanbul'a
doğru rüzgar eser. Neden biliyor musunuz
hocam? Gebze yüksek basınç olduğu için
eee İstanbul'da alçak basınç olduğu için
buradan buraya doğru rüzgar eser. Aynı
aslında Allah çok güzel bir sistem
yaratmış. Bak yüksek basınç alanını
şöyle göstermek istiyorum. Tanecikler
böyledir Tonguç Elan Beyim. Tanecikler
yani hava tanecikleri yüksek basınç
alanında resmen birbirlerine çok yakın
ve dip dibelerdir. Ama alçak basınç
alanında tanecikler, hava tanecikleri
arasında boşluklar fazladır. Şimdi söyle
bakalım, eee, bir insanın işte çok
parası var. Bir insanın da hiç parası
yoksa nereden nereye doğru para gitmeli?
Çok parası olandan az parası olan.
Zenginler fakirlere verir. Zaten zekat
ünitesinde bunu çok net bir şekilde
göreceğiz. Burada aslında ne yapıyoruz?
8. sınıf din dersimizde yardımlaşma ve
paylaşma ünitemizde zaten bunu
görüyoruz. Ne yapıyoruz? Toplumsal
adaletin sağlanması için zenginler
fakirlere verir ya. Aynı o şekilde de
havasal adaletin oluşabilmesi için çok
fazla hava taneciğinden az fazla hava
taneciğine doğru yatay yönlü bir hava
taneciği akımı oluyor. Biz buna ne
diyoruz Tonguç Bey? Yüksek rüzgar di
rüzgar diyoruz. Bak havaciklerinin
buradan buraya doğru akmasına bir rüzgar
diyoruz. Yatay yönlü rüzgar bu arada
mutlaka yatay yönlü olmak zorunda.
Hortum mortum bunlar dikey. Bunlar
birazcık daha farklı rüzgar çeşitleri.
Onlara girmeyeceğiz. Şimdi biz burada
soldan sağa doğru. Neden? Çünkü burası
yüksek basınç alanı. Biz buna YB
diyoruz. Burası da alçak basınç alanı.
Buna da AB diyoruz sonuçum. Yüksek
basınçtan alçak basınca doğru bir akış
var. Ve basınç farkı arttıkça rüzgar
şiddetleniyor. Mesela neden bu kadar çok
rüzgar böyle eşek gibi ortalığı
birbirini yıkıyor? Çünkü
&gt;&gt; basınç farkı fazla.
&gt;&gt; Basınç farkı çok fazla oluyor. Peki
basınç nasıl oluşuyor? Basınç farkı niye
oluşuyor? Yani niye gebze yüksek basınç
burası alçak basınç?
&gt;&gt; Çünkü gebe. Bilemedim hocam.
&gt;&gt; Ha şimdi bunu anlatmak istiyorum. Şimdi
mantık şu Tonguç Elen Beyim. Hava
tanecikleri. Hava tanecikleri aslında
hemen şöyle bir sayfada anlatmak
istiyorum sana. Şöyle birazcık boş bir
sayfaya ihtiyacım var. Böyle eee
heyecanlandım çünkü bu konu önemli bir
konu. Eee bununla alakalı soru geldi
eski senelerde ama yine gelebilir. Şimdi
Tongçğum lay hava tanecikleri böyle
duruyor. Burada da aynı basınçlar aynı
diyelim. Tamam mı? Böyle hava
tanecikleri duruyor. Şimdi Tonguç eleman
burada eee hava ısınırsa mesela hava
ısındığı zaman hava ısındığı zaman Tongu
Çelemim eee yükselir. Bak burada çok
önemli bir e özellik var. Isınan hava
yükselir.
&gt;&gt; Isınan hava yükselir. Zaten niye
kaloriferleri eee şeylerde yerlere yakın
yere yakın yerlerde yapıyorlar evlerdean
hava yükselir. Eee diye
yukarıya yapmıyorlar kalifi. Niye aşağı
yapıyorlar? Çünkü ısına hava yükselip
odayı ısısın diye. Şimdi dolayısıyla
ısın hava yükselir. Yükseldiği zaman
buradaki tanecikler yukarıya doğru
gitmez mi?
&gt;&gt; Evet hocam.
&gt;&gt; O zaman buradaki tanecikler azalmaz mı?
azalır.
&gt;&gt; Peki soğuyan havada alçalır. Soğuyan
havayı da maviyle gösterelim.
&gt;&gt; Soğuk aşağı iniyor.
&gt;&gt; Evet soğuk da aşağı iniyor Tongçğum.
Aşağı çöküyor. O zaman buradaki tanecik
sayısı daha fazla artmayacak mı?
&gt;&gt; Burada tanecik sayısı çok arttı. Bak bak
bak bak bak bak. O zaman burada soğuyan
hava. Bunu hemen şöyle yazalım.
&gt;&gt; A klimayı o yüzden yukarı koyuyorlar
hocam. Baş
&gt;&gt; Evet. Klimayı da yukarı koyuyorlar.
Soğuyan hava alçalır. Eee bu da çok
önemli bir bilgi. Buradan aklında
tutabilirsin. Şimdi dolayısıyla ısınma
yükseldiği için burada az hava taneci
var. Burada fazla hava tanaycı var.
Şimdi söyler misin Maratonuçen Beyim?
Burada mı daha fazla basınç vardır?
Burada mı daha fazla basınç var? Yani
şöyle düşün aslında hani bu
&gt;&gt; sağ tarafta daha fazla basınç var.
&gt;&gt; Bunu Torichelli'nin yaptığı açık hava
basıncında göreceğiz. Yani ileride gaz
basıncı konusu da işleyeceğiz. Aslında
hemen sana şunu göstermek istiyorum.
Dünyanın üzerinde dünyanın üzerinde bir
atmosfer tabakası vardır. Böyle. Yani
biz burada dünyanın üzerinde dururken
aslında bizim üzerimizde bir atmosfer
tabakası var. Bu atmosferde sanki bizi
koruyan resmen bir fanus gibi düşün.
Yoksa uzay -273 derecede donarız,
perişan oluruz, yamuluruz yani. Ama
burası ne güzel. 20 derecede oh ne güzel
oda sıcaklığında süper bir atmosferimiz
var. Ve atmosferin oluşması için de
hangi gazlar var? Azot gazı var, oksijen
gazı var, karbondioksit gazı var. Bu
gazlar var. Ve bu gazların hava
molekülleri var kardeşim. Bunlar şey
değil ki. Eee ağırlıksız değil ki bu
gazlar. Bunların da bir ağırlığı var.
Yani mesela bu kalemin bir ağırlığı
varsa bu gaz moleküllerinin de bir
ağırlığı var. Elini zaten ittirince
arabada hissediyorsun. Bu işte bizim bu
açık hava basıncını anlatmış oluyorum.
Bu sayede Toriellil'in bulduğu ileriki
konularda göreceğiz. Bu işte basınç
bizim üzerimize tepemize bastırıyor.
Buna biz açık hava basıncı diyoruz. Ve
bu açık hava basıncı Tongş abim çok
kuvvetli bir şey. Bakma sen. İşte bu
açık hava basıncı bu gaz taneciklerinin
fazlalığından ortaya çıkıyor. Şimdi
söyler misin bana? Hatta şöyle bir hemen
sana bir tane de tüo vereyim. Şöyle bir
dağın tepesine çıksan, Everes'in
tepesine çıksan üzerindeki tanecik
sayısı azalacağı için buradaki açık hava
basıncı daha az oluyor. Bu da aklında
kalsın. Şimdi o zaman şöyle düşünelim
hemen. Burada Tonguş elenme daha fazla
tanecik var. Burada daha az tanecik var.
O zaman burada mı daha fazla basınç var?
Burada mı daha fazla basınç?
&gt;&gt; Sağ tarafta yüksek basınç var.
&gt;&gt; Harikasın. Burası yüksek basınç alanı.
Burası da alçak basınç alanı. Alanı da A
diye olsun. Burası yüksek basınç alanı.
Buradaki alçak basıncı alanı olursa
Tunguş evladım benim nereden nereye
doğru rüzgar eser? Yüksek basınçtan
alçak basınca doğru yatay yönlü rüzgar
oluşumu olur. Şimdi hemen sana bir soru.
Burada enteresan bir şey var Tşarım.
Yüksek basınç, alçak basınç alanında
ısınan hava yükseliyor ya. Havanın
içindeki nem de yükseliyor. Havanın
içindeki nem biliyor musun? Havanın
içindeki nem su buharı demek. Tonguş
benim su buharı yükselirse ne olur Allah
aşkına? bulut olur.
&gt;&gt; Harika. İşte su buharları hava
yükselince su buharı da yükseliyor.
Dolayısıyla buralar Tonguç evladım benim
çok enteresan bir şekilde hava yükselip
de bulut oluşturuyor burada.
&gt;&gt; Aa yağışlı mı hocam buraları?
&gt;&gt; Aynen bulutlu. Ve bu bölge genellikle o
yüzden yağışlı oluyor Tonguç evladım
benim. Çünkü bulutlar hava tanecikleri
yükselince nemi de yükseliyor.
Yükseltiyor zaten. Nemden dolayı yağış,
kar, dolu, çiğ sis her şey oluşabiliyor
biliyorsun. Burada bulutlu bir hava
gözlemliyor ama burada aşağı doğru
düştüğü için nem de aşağı doğru düşüyor.
&gt;&gt; A kurak mı hocam burası?
&gt;&gt; O yüzden de hem kurak hem de Evet. Yani
burası daha kurak açık hava oluyor. Yani
güneşi böyle tak diye görebiliyorsun.
Ama burasının en önemli özelliği de
Tonguç Elen Beyim kurak oluyor. Bu çok
önemli özellikler ve eee baktığın zaman
Tonguç benim burası daha fazla yağışlı
burası da daha kurak oluyor diye
düşünebilirsin. Peki o zaman şimdi hemen
şöyle bakalım. Yüksek basınç alanında
demin söylediğimiz gibi hava açık, alçak
basınç alanında hava bulutlu oluyor
demiştik. Hava soğuk oluyor burada
genellikle. Kurak ve soğuk oluyor
genellikle burada. Mesela kutuplar, işte
çöl iklimi genellikle böyledir. Tonguşan
beyim. Yüksek basınç alanıdır ve hava
sıcak olur genellikle alçak basınçta.
Yağmur olasılığı burada çok azdır. Çünkü
hava zaten aşağı düşüyor. Bulutlar aşağı
düşerse yağmur yağmaz ki. Ama burada
yağmurlu daha fazladır. Nem burada
Tonguç evladım benim burada daha
fazlayken burada daha azdır. Burada
yağışlı olduğu için zaten nem daha
fazladır diyoruz. Burada yüksek basıncı
göstermek için genellikle aşağı yönlü
hava hareketi. Bak burada çok önemli bir
kelime var. Bu çıktığı eski sınavlarda
da alçalıcı hava hareketi vardır.
Alçalıcı hava hareketi vardır. Burada
resmen coğrafya dersi işliyoruz.
Gerçekten de çok enteresan. Burada ise
yükselici hava hareketi vardır. Hani
demin söyledim ya sana yükseliyor.
Yükselici hava hareketi. Bu da test
kitaplarında çıkıyor Tonguç evladım
benim. Bunları da bilirsen süper
soruları yaparsın. Peki o zaman şimdi
bir de gece gündüz Meltemleri. Bununla
alakalı LGS'de eski senelerde soru
geldi. Hemen sana bunu göstermek
istiyorum. Gece gündüz Meltemleri de şu
Tonguşim.
&gt;&gt; Karalar ve eee şeyler sular aslında
farklı şekillerde ısınıp soğuyorlar.
Mesela şöyle. Sular geç ısınır, geç
soğur. Karalar hızlı ısınır, hızlı
soğur. O zaman şöyle düşünelim. Gündüz
vakti hangisi daha sıcaktır desen?
&gt;&gt; Karalar.
&gt;&gt; Karalar daha sıcaktır. Gündüz vakti
burası daha sıcaktır. Sıcak kara, soğuk
da denizdir. Çünkü geceden kalma deniz
soğumuştur. Gece soğumuştur. Dolayısıyla
Tongu Çelen Beyim genellikle gündüz
vakti sıcak olduğu için hava yükselir.
Hava yükseldiği için hangi
&gt;&gt; alçak basınç alanı olur? Burası da Tongu
Çelan Beyim burada hava alçalacağı için
soğuk olduğu için burası da yüksek
basınç alanudur. Şimdi nereden nereye
doğru rüzgar? YB'den AB
&gt;&gt; harika. Buna Tonguçal Beyim gündüz
meltemi denir. Gündüz meltemi. Gündüz
meltemi. Eee, hemen şöyle yapalım.
Gündüz
meltemi. Meltem eee böyle hafif rüzgar
demek aslında. Az şiddetli rüzgar.
Gündüz meltemi genellikle denizlerden,
denizlerden karalara doğrudur. Tungçum
bir de gece meltemi var. Gece meltemi de
tam tersi denize doğrudur. Çünkü bunun
tam tersi olur. Burası o zaman yüksek
basınç alanı olur. Burası da alçak
basınç alanı olur. Buradan buraya doğru
çünkü burası soğur. Burası eee sıcaktır
o sırada diye düşünebilirsiniz. O zaman
gündüz meltemleri böyle oturduğun zaman
zaten hava sıcak ya.
&gt;&gt; O kadar güzel bir sistem yaratmış ki
Allah ne yapmış? bizi ferahlayalım diye
eee denizden karaya doğru bize hava
göndermiş. Zaten kumsalda oturursan
zaten görürsün rüzgar genellikle böyle
oh be ne güzel eee kuma şeye karaya
doğru gelir. Ama geceliğinse Tonguç
evladım beyim tam tersine eee şeye doğru
gider. Denize doğru gider. Unutmayalım.
Şimdi uçaklar rüzgara doğru kalkış
yaptıklarına göre ifadelerin hangileri
doğru hangileri yanlışı demiş. Hemen
bakalım sana ber. Şimdi rüzgara doğru
kalkış yaparsa o zaman A'dan B'ye doğru
kalkmayacak mı uçak?
&gt;&gt; Peki rüzgara doğru. Rüzgar o zaman tam
tersine doğru geliyor değil mi? Sen o
zaman demek ki rüzgar bu yöne doğru
geliyor. Rüzgarı eee beraber değil de
rüzgara doğru karşı rüzgara karşı eee
kalkış yapıyor. Dolayısıyla Tonguç Eren
Bey, rüzgar bu yönden bu yönde gör.
Hangisi alçak basınç, hangisi yüksek
basınç?
&gt;&gt; Y B harfi yüksek basınç. Yüksek
basınçtan alçak basıncı olduğu için
rüzgar. Dolayısıyla bu tarafa doğruysa
rüzgar uçakta böyle gidiyor. Buna karşı
kalkış yapıyor. O zaman B bölgesi alçak
basınç alanıdır. Doğru mu? Yanlış. Böyle
bir şey yok.
&gt;&gt; Eee burada A bölgesinde nem daha
fazladı. Şimdi alçak basınçta
hatırlıyorsan Tonkçuğum nem daha
fazlaydı. Burada ise e nem daha kuraktı
burası. O zaman alçak basınçta nem daha
fazla Evet. Doğru. Bu doğru. A bölgesi
daha soğuktur Tomku Cevim. E şimdi
hangisi daha soğuktu? Genellikle yüksek
basınç alanları daha soğuktu. O zaman B
bölgesi daha soğuktu demesi gerekiyordu.
O zaman bu ikisi yanlıştır diyebiliriz.
Güzel bir soruydu. Şimdi geldik yağış
türlerine seninle beraber. Burada yağış
türlerinde şunu bilmemiz gerekiyor Tongç
Beyim. İşte gökyüzü güneşin vasıtasıyla
yeryüzündeki sular buharlaşıyor değil
mi? Buharlaştıktan sonra bunu madde
döngülerinde su döngüsünde de göreceğiz
bu arada. Onu da söylemek istiyorum
sana. Sular buharlaştıktan sonra Tongç
abim ne oluyor? Sular bulutları
oluşturuyor. Ve bulutlar e neye
dönüşüyor Tongçğum? E havadaki nemden
dolayı bulutlar oluşuyor. Yani havadaki
nem aslında bulutları oluşturuyor. Bu
çok önemli. Nem kelimesini bilmemiz
gerekiyor. Nem havadaki su buharı
aslında. Havanın içinde mesela şu anda
oda da var bu arada havadaki su buharı.
Mesela nemli evler vardır hatırlıyorsan
normalde nemli evler bir de kura,
havanın kuru olduğu zamanlar vardır.
Mesela Antalya'da yazın nem %98, %99
inanılmaz fazladır. Nem taşıma
kapasitesi gerçekten çok yüksektir.
Antalya'da perişan olur insanlar. Mesela
çamaşırları asarsın kurumaz. havada nem
olduğunu göster gösteriyor. Bu işte
gökyüzüne yakın yerlerde bu nemli hava
yani yukarılarda yani gökyüzünde eee
eğer soğuk bir havayla karşılaşırsa
yağmur yağıyor. Çok soğuk bir havayla
karşılaşsa dolu yağıyor ve kar yağıyor
diye düşünebiliriz. Kar ve dolunun zaten
buz olduğunu biliyorsun değil mi?
Aslında buz tanecikleri. Ham
&gt;&gt; ve eğer bu nemli hava yeryüzüne yakın
yerlerde mesela sisin biliyor musun? Biz
bunu yüzey bulutu olarak bilebiliriz.
Yani yeryüzünde oluşan bulutlar.
Normalde hani bulut yukarıda oluşur ya
hani görüyoruz bulutları eee açık
havalarda görüyoruz hani e uçuyor onlar
ama yeryüzünde oluşursa biz buna sis
diyoruz. Siste bu arada spor yapmak çok
tehlikelidir. Dikkat edin. Çünkü
havadaki eee kötü tanecikler böyle çok
dolaşır oras sırada. Ve eğer çiğ olursa
Tongkel beyim sıvı damla tanecikleri
oluşuyor. Böyle böyle tanecikler
oluşuyor. Damla damla. Kra da Tongu
Çelen Bey'in gerçekten de böyle eee şey
tanecikleri hani kristal kristal
tanecikler oluşuyor ve kıra da aslında
buz tanecikleri oluşuyor. Yani çok soğuk
bir havayla karşılaşırsa krağ oluşuyor
bu. Normal soğuk bir havayla
karşılaşırsa bu da çok soğuk bir hava.
Aynı şey gibi yağmur çiğle özdeş, kırağa
da eee dolu ve karla özdeş diye
düşünebilirsin diyebiliriz. Bu
yağışlarda aslında nemin aşağı
diye düşünebiliriz. Küresel iklim de
işini. Şimdi bakalım nedenleri fosil
yakıtlar, kömür, petrol, doğalgaz.
Bunların her birisi resmen mahvediyor
dünyayı. Ve aynı zamanda Tongu Çelen
Beyim eee burada nüfus artışının fazla
olması, enerji tüketiminin fazla olması,
işte kömür yakıyoruz, işte petrol
yıkıyoruz, doğal göz yine enerji
tüketimi yüzünden elektrikler, bütün
aletler elektrikli. İşte şu anda
telefon, kamera, bilmem ne hepsi
elektrikli. Bitki örtüsünde azalma da
buna yol açıyor. Çünkü normalde
ürettiğimiz karbondioksiti bitkiler ne
yapıyor Tonguş Şeran Bey? Aslında onu
oksijene çeviriyor. Fotosentez
sayesinde. Bunu da öğreneceğiz ilerideki
ünitelerde. Bu arada bu bitki
örtüsündeki azalma da Tonguç evladım
benim aslında direkt karbondioksit
miktarını arttırıyor. Dünyadaki
dünyadaki karbondioksit miktarı artınca
çok enteresan bir şey oluyor.
Karbondioksit tomuçum çok önemli bir
gaz. Sera gazı. Yani normalde dünyanın
atmosferinde çok enteresan bir dağılım
var. Bunu ben de bilmiyordum. Sonradan
öğrendim. Dünyanın atmosferinin %78'i
azot gazı.
&gt;&gt; Of.
&gt;&gt; Ve hiçbir işimize yaramıyor. Yani bunu
hiç kullanmıyoruz. Ama eee dünyanın
atmosferinin %21'i oksijen
&gt;&gt; ve karbondioksit dediğimizse dünyanın
atmosferinin %1'den azı. %1'den %1'den
azı ve o kadar az ki ama o kadar kritik
ki bu birazcık artsa veya birazcık
azalsa küresel ısınma başlıyor. Çünkü bu
önemli bir sera gazı. Sera efektini
göstereceğim sana. Sera etkisini
göstereceğim. Oksijen de mesela dünyada
%21'de %22 olsa o zaman dünyanın her
yerinde yangınlar çıkıyor. Çok
tehlikeli. Dolayısıyla bunların her
birisi çok güzel hassas ayarlanmış. İşte
biz bu hassas dengeyle bozuyoruz.
Dengeyi bozuyoruz. Allah demiş ki, "Çok
güzel yarattım kardeşim. Niye işte fosil
yakıt yakıyoruz? Arabaların egzozları,
fabrikalar, enerji tüketimi hat safhada
milyarlarca insan var. Ve sonrasında
Tonguçum bu yüzden de küresel ısınma
oluyor. Mesela ben lisedeyken bir deney
yapmıştım. Böyle bir petri kabı almıştım
içine eee sıvı koymuştum içine. Ondan
sonra da böyle bir eee besin koymuştum.
Glikoz besini koymuştum. Glikoz besini
koyduktan sonra e buraya birkaç tane
bakteri koymuştum. Bu bakteriler arttı
da arttı. Arttı da arttı. Arttı da
arttı. Arttı da arttı. Bütün bu yüzeyi
kapladı. Sonra glikoz bitti. Yani şeker
bitti. Yemek bitti. Yani ondan sonra o
kadar arttılar ki suyun rengi bulanmaya
başladı. Atıkları da arttı. Sonra bütün
bakteriler öldüler.
&gt;&gt; Ay
&gt;&gt; yani biz ne yazık ki çok artıyoruz
dünyada. Artıyoruz, artıyoruz, artıyoruz
ve orayı kirletiyoruz. Düzenli eee
şehirleşmiyoruz. Düzenli enerjiyi
tüketmiyoruz. Dolayısıyla Tonguçum bitki
örtülerine zarar veriyoruz. Yani olan
kaynakları düzenli Japon balığı gibi
değil düzenli kullanmamız gerekiyor. O
yüzden küresel ısınma dünyanın en büyük
tehditlerinden bir tanesi. Buzullar
eriyor. Dünyanın düzeni bozuluyor. Dünya
buzul çağına tekrar dönebilir. Bu yüzden
kuraklık artıyor. Deniz suyu
yükselebilir. Bunların her birisi
küresel iklim değişikliğinde ortaya
çıkabilir. Tonguş abim. Ve hemen sana
şunu göstermek. Dünya gerçekten
sıcaklığı arttığı için eriyor. Yani
dünyanın sıcaklığı işte 0,1°
sant derece her 10 senede bir artıyor
galiba. Bu acayip tehlikeli bir şey bu
arada bu buzulların erimesi için ve eee
erimesine yol açan çok tehlikeli bir
etki. Ve bu nasıl oluyor? Şimdi sera
etkisi denilen bir olay var. Mesela
karbondioksit, su buharı, su buharı, su
buharı. H2O'yu su diye yazdım. Neyse
yapacak bir şey yok. Ve bazı gazlar
Tonguç eleman beyim bazı gazlar aslında
en önemlileri bunlar tabii ki bunların
miktarı artınca ki bunların miktarı bu
fabrikalar işte fosil yakıtların
tüketimi ve benzeri yüzünden çok arttı.
Ne oluyor biliyor musun? Bunlar Tongu
Çelen Beyim atmosferde böyle yukarılarda
diziliyorlar. Bir sanki şey gibi. Eee
basketboldaki hani şey var ya gard
alıyor şeyler. Eee hani savunma
oyuncuları gard oluyor resmen. Gard
oluyor. Ne neye yol açıyor? Normalde
güneş ışınları buradan geliyor Tomuçum.
Geldi geldi dünyaya çarptı. Dünyanın
çoğu bunu emiyor ama dünyanın %70'i kaç?
%70'i ne biliyor musun? %70'i sulardan
oluşuyor.
&gt;&gt; Su.
&gt;&gt; Sular güneş ışığını yansıtmıyor mu?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yansıtıyor. Yani normalde su yansıtır
yani ayna gibidir. Bu yansıtıp hop
geriye normalde uzaya çıkmasını
bekliyorsun.
Dünya öyle tasarlanmış. Dolayısıyla
normalde gelir güneşi çoğu %70'i suya
çarpıp yansır gider kardeşim uzaya
gider. Oh be beni rahat bırak. Çünkü
fazlası da zararlı ısının. Ama ne oluyor
biliyor musun? Bu karbondioksit, bu su
baharı gibi gazlar burada resmen
reboundu, rebound diyorlar. Ne diyorlar?
savunma defans oyuncusu gibi tutuyorlar
ve sonrasında normalde yansıyıp uzaya
gitmesi gerekirken geri tekrar dünyaya
geliyor. Hayda kardeşim ne oluyor?
Dünyadan bu güneşının çıkması gerekiyor.
Çıkamıyor. Çıkamadığı için de burada
kaldığı için ne oluyor Tonguş Eyladım
benim? Burada kaldığı için dünyanın aynı
Sera gibi hani sera hiç gittin mi
hayatında Antalya'da falan bir sürü sera
var. Aynen böyle camlardan kapanmıştır
ve içinde bitkiler sıcak yetişsin diye
burayı böyle yaparlar. Ve çok enteresan
Tonguç Bey bu eee aslında sera oluşumu.
Sera oluşumu içine girdiğin zaman nem
doludur işte sıcaktır. Normal dışarıya
göre daha sıcaktır. İşte bunu aynı
dünyamızda olduğunu düşün. Sera etkisi
yaratıyor. Bu sera etkisi de Tongu Çelan
Beyim sonrasında neye dönüşüyor? Hemen
sana göstermek istiyorum. küresel
ısınmaya dönüşüyor. İşte dünyamızın
sıcaklığı artıyor. Büyük problemler
ortaya çıkıyor diyebiliriz. Sakarya'da
öğlen saatlerinde oluşan sis ve yağmur
trafiği olumsuz etkiledi.
&gt;&gt; Hava olayı,
&gt;&gt; hava olayı bitti. Sakarya'da küçük bir
bölge öğlen saatlerinin kısa bir zaman
aralığında Erzurum'da bir haftada devam
eden yoğun kar yağışı nedeniyle bazı köy
yolları okulları ulaşıma kapandı. Bu da
hava olayı. Erzurum ve bir hafta bitti
bu kadar çok kısa bir Akdeniz bölgesinde
yaz mevsiminde sıcaklık ortalaması 20
derecenin üstündedir. Ya kardeşim bu
iklim bu iklim neden? Çünkü Akdeniz
koskocaman bölge ve yaz mevsimi uzun bir
zaman aralığı var. Kars'ta kış mevsimi
soğuk ve kar yağışı geçer. Bak kış
mevsimi demiş uzun bir zaman aralığı
demiş. Kars'ta demiş büyük bir bölge
yine nispeten. Dolayısıyla bu da
iklimdir. Konya'da bugün öğleden sonra
ya bugün öğleden sonra nedir ya? Hava
olayı kardeşim yani kısa bir zaman
aralığı diye düşüneceğiz. Hemen birkaç
tane yazılı sorusu ve sonra sorumuza
bitireceğiz. Mesela yazılı
denemelerimizden bir soru. Aşağıdaki
fanus içerisinde sıcak su ve buz dolu
kaplar cam boru ile birleştirilmiştir.
Tamam. 70 derece su buz. Bu yanıyor, bu
donuyor. Tamam. Hangi fanustaki nem
oranı daha fazla olduğu için pamuğun
ıslanması beklenir demiş. Şimdi hangi
fanustaki nem oranı daha fazla? Tonuç 70
derecedeki su. Bir kere resmen neredeyse
buharlaşıyor değil mi? Yani resmen 100
derece zaten buharlaşıyor. Gerçekten de
yanıyor. Burada nemoron olmaz ki. Mesela
kutuplarda nem yoktur. Çünkü donuyor
zaten adamlar. Ne nemi? Nem oluşabilmesi
için sıcak olması gereki. Mesela Antalya
nemlidir, değil mi? Antalya sıcak olduğu
için öyle düşün. Burası sıcak olduğu
için nemli hava vardır. O zaman birinci
fanus diyebiliriz. Eee pamuğun ıslanması
beklenir. Hava taneciklerinin yönünü
belirtiniz. Şimdi burada hava nasıl
hareket eder? Tonguş hanım birim aslında
yükselici hava hareketi yapar değil mi
Tonguç Bey? Yükselici hava hareketi
olduğu için burada bu hangi eee basınç
alanı diyeceğiz.
&gt;&gt; Alçak basınç alanacağız. Burada ise
Tunguç beyim kurak ve bu var ve burada
nem azdır. Dolayısıyla alçalıcı hava
hareketi soğuk olduğu için alçalıcı hava
hareket burası yüksek basınç alanıdır.
Ve yüksek basınç burada oluşur. Alçak
basınç burada oluşursa o zaman ne
diyeceğiz TUCum? Buradan buraya doğru
hava hareketi olacak. Yüksek basınçtan
alçak basınca doğru. O zaman Tonguşen
beyim e 2'den 1'e doğru olacağı için bir
yönünde hava hareketi olur diye
söyleyebiliriz. Bu da önemli bir bilgi.
Şimdi geldik hemen seninle beraber yeni
sorumuza. Dinamo kitabımızdan sonra
ödevimizden de bir soru. Bu arada
ödevlerimizi biliyorsun Tonguş. Hemen
ödevinden de şöyle eee şöyle vereyim
sana. Mevsimlerin oluşumunu yapmış.
İklim ve hava hareketlerinden 4, 5, 6.
testi çözmeni istiyorum. ünite
değerlendirmeyi çözebilirsin. Çünkü iki
konuyu bitirdiğin için bunu da
çözebilirsin. Onu söylemek istiyorum.
Dünyada soğuk ve soğuk sıcak ve ılıman
iklim türleri vardır falan filan demiş.
Verilenlere göre aşağıdaki hangisi
yanlış demiş. Şimdi bakalım. Karadeniz,
Akdeniz, karasal iklim falan filan da
demiş burada. Sıcak kuşak, ılıman kuşak,
soğuk kuşak yazmış buraya. Görselleri
inceleyen ve iklim tipine karar veren
bilim dalı meteorolojidir. Yuh! iklim
tipine karar veren bir bilim
klimatolojiydi. Harika. Klimatoloji yani
iklimatoloji. Bu yanlış. Bir kere cevabı
bulduk bile. İklim oluşumda sıcaklık,
nem, hava basıncı, yağış ve yağış şekli
gibi olayların ortalamasına bakılır.
&gt;&gt; Evet. Doğru. Zaten burada aslında iklim
için bütün bu etmenler önemli.
Türkiye'deki iklimlerin oluşumunda enlem
ve denize uzaklığı etkilidir. Bak burada
denize yakın bölgeler farklı iklim,
denize uzak bölgeler farklı iklim,
karasal iklim değil mi? Ve enlemler.
Mesela burada yukarıda kuzeyde olduğu
için Karadeniz iklimi, güneyde olduğu
için Akdeniz iklimi. Evet, doğru
diyebiliriz. Dünya üzerinde Ekvator'dan
kutuplara doğru gidildikçe soğuk iklimle
karşılanır. Eee, dünya üzerinde
Ekvator'dan kutuplara doğru gittikçe
Evet. Doğru. Gerçekten sıcak kuşaktan
soğuk kuşağa gidiyoruz değil mi Tonguş?
Buralar soğuk buralar sıcak. Bu da doğru
diyebiliriz. Cevabımız A seçeneğidir.
Hadi bakalım bir sonraki dersimizde
görüşmek üzere.

sonsuza kadar Uçan drone için ilk adım
atıldı yalnızca 4 gram ağırlığında ve
sinek kuşu boyutlarındaki Bu drone güneş
enerjisiyle çalışıyor ama o küçücük
Güneş panellerinden aldığı düşük
voltajla nasıl bir motoru
çalıştırabiliyor dronu üreten Çin'in
beang Üniversitesi'ndeki bilim insanları
bunun için panellerden gelen elektriği
6.000 ila 99.000 vola yükselten basit
bir devre tasarlamış arabalarda ve
pervaneli Uçaklarda kullanılan
elektromanyetik motorlar yerine döndükçe
uçmayı sağlayan 10 cmlik rotoru
elektrostatik bir tahrik sistemine
Bağlamışlar Bu sayede üzerinde hiçbir
batarya bulunmayan drone kendi ürettiği
elektrikle bir saat boyunca havada
kalmayı başarmış piyasadaki en gelişmiş
dronlarda mavic 3'ler bile maksimum
45-46 dakika havada kalabiliyor öyle
düşünün rüzgara ve sert hava koşullarına
karşı dirençsiz olsa da sonsuza kadar
havada kalması ve üzerine eklenecek
birkaç gramlık ek devrelerle casusluk ve
gözlem için kullanılması sağlanacak bu
durunun ne düşünüyorsunuz

robotlar hakkında bilmediğiniz bir şey
var
mı artık kendilerini tamir
edebiliyorlar kertenkelelerin
kuyruklarını Nasıl yeniden
çıkardıklarında ilham alan bilim
insanları kendi kendini iyileştiren
robot teknolojisi geliştirdiler
Peki nasıl çalışıyor özel malzemeleri
yapay pay zeka ile birleştirerek bu
robotlar hasarı tespit edebiliyor ve
kendilerini onarlar
[Müzik]
bir robot kol kırılıyor veya sensörleri
bozuluyor ve sadece birkaç saat sonra
yepyeni oluyorlar Bu çığır açan yenilik
arama kurtarma uzay araştırmaları ve
hatta Sağlık Hizmetleri alanlarında yeni
kapılar açıyor ve yepyeni bir robot
çağını
başlatıyor hem çevresel hem de maliyet
avantajları göz önünde bulundurularak
yaratılan bu teknolojiyi yakında günlük
hayatımızda
görebiliriz bilim
Sizce Sırada ne var bilimdeki en son
gelişmeler için Bizi izlemeye devam edin

Petrol neden hep çöllerden çıkıyor
haritası bile var Baksanıza Yeraltındaki
siyah altın sanki yeryüzündeki sahrayla
örtülmüş gibi ancak o sahralar 250
milyon yıl önceki antik denizlerin
tabanıyla yaşayan sayısız tek hücreli
ilkel canlı öldükçe deniz tabanında bir
çökelti oluşturdu İşte o yıllarda oluşup
sünger gibi boşluklara sahip olan kum ve
kireç taşı kayaçları çevrelerindeki
sıkışık katmanlar sebebiyle sanki kilden
yapılmış buzdolabı poşetine vakumlanmış
sert bir sünger gibiydi bu vakum öyle
bir basınçlı ydı ki gözeneklere dolan
antik tek hücreli canlıların kalıntıları
oksijensiz olan ortamda geçirdikleri
milyonlarca yıl içinde petrole ve doğal
gaza dönüştü sonra kıtalar kaydı Suyun
altı üstüne geldi eski Deniz yatakları
kuruyup bugünün çölleri oldu suya hasret
bu toprakların altında bir zamanlar
denizlerin hüküm sürdüğü ve yaşam dolu
olduğu bir dünyanın izleri yatıyor ya da
başka bir deyişle aslında bütün tek
hücreli ilkel canlıların Mezarlığı gibi
bugünkü Çöller böyle söyleyince de benim
için bir hoş oldu tabii daha fazla
içerik için videoyu sola kaydırıp kanala
abone olmayı unutmayın görüşürüz

bir hastaneye girer girmez duyduğunuz o
ağır kokunun kaynağı ne akla ilk olarak
temizlik malzemelerinden yayılan
kimyasalların neden olabileceği gelse de
bu kokunun kaynağı başka bir kimyasal
olan iodoform durur kendisi soluk sarı
Uçucu nüfuz edici ve kristalimsi bir
antiseptiktir tatlımsı da bir tada sahip
yaralarda çürüklerde yanıklarda ve deri
enfeksiyonlarında antiseptik olarak da
kullanılıyor kokusu her ne kadar
rahatsız etse de diğer dezenfektanların
aksine daha hafif kokuyor sonradan böcek
lavr oların kurtçukları bakterileri ve
fünye daha etkili öldüren antiseptik ve
dezenfektanlar çıktığı için kullanımı
giderek azaldı Sonuç olarak serumlardan
yayılan B vitamini kokusu da bu kokuya
eşlik edince ortaya meşhur hastane
kokusu çıkıyor

Sıradaki Primark'ımız MRA isimli bir
gezegende bir grup ava çıkmış soylu
tarafından bulunuyor. Bu soylular
Primark'ın kapsülünden gelen aurayı
hissedip daha çocukken bile bu kadar
aura farmlayan bir insan gelecekte neler
neler yapar diyerek çocuğu yanlarına
alıp götürüyorlar. Rayarkımızın düştüğü
Makreş sistemi Evren'in Selanişi
hamilelik döneminde trip attığı gibi
attığı warp hırtınalarının etrafı kasıp
kavurduğu dönemlerde fırtınalardan fazla
etkilenmiyor. Ne kadar komşu sistemleri
atlayamasalar da kendi sistemleri
içerisinde warp üzerinden küçük küçük
atlayışlar yapabiliyorum arkadaşlar.
İşte bu sebepte de kendi sistemleri
içerisinde pek fazla öyle insanlıktan
çıkmadan kendi düzenlerini devam
ettirebiliyorlar. Bu arkadaşların
düzenlerini devam ettirebilmesi
sayesinde de ilk defa bir Primark'ımız
MadMax ve 2012 film senaryosuna
dönüşmemiş bir gezegene düşüyor.

altın kan Raj nl neden dünyanın en
değerli kanı şimdiye kadar yalnızca 43
kişide tespit edilen bu kan grubunun bu
şekilde adlandırılmasının tek nedeni
düşük görülme sıklığı değil Rh neol
isimli kan grubu kırmızı kan
hücrelerindeki Rh antijenler inden
yoksundur rhd proteini de Raj
sistemindeki 61 potansiyel proteinden
yalnızca birine atıfta bulunur yani kan
Raj sistemindeki 61 olası antijenin
tamamından yoksunsa Rh n olarak kabul
edilir Bu da onu eşleşmesi zor olan
diğer nadir kan türleriyle uyumlu hale
getirir aynı zamanda mecazi anlamda
altın kadar da değerli halde bu sebeple
bu kana halk arasında altın kan deniyor
2010 yılında dünyada bu kan grubuna
sahip sadece 43 kişinin olduğu
anlaşılmış şu an içinse yalnızca 9 aktif
bağışçısı bulunmakta Bu sebeple Aslında
altın kana sahip olmak biraz riskli bir
durum rş nül olası tüm antijenler inden
yoksun olduğu için ihtiyaç duyan herkese
bağışlanabilir ama sadece kendi kan
grubuna sahip kişilerden kan kabul
edebilir

Güneşin 265 katı dev kara delik doğdu.
Evrende inanılmaz bir olay yaşandı. İki
dev kara deliğin çarpışması şimdiye
kadar bilinen en büyük kara deliği
ortaya çıkardı. Bu yeni kara delik
güneşin tam 265 katı büyüklüğünde. Bilim
insanları iki dev kara deliğin şiddetli
birleşmesinden kaynaklı uzay zamanındaki
dalgalanmaları tespit etti. Bu kozmik
olay dünyadan yaklaşık 10 milyar ışık
yılı uzaklıkta gerçekleşti. Sinyal
ultrahassas dedektörler tarafından da
kaydedildi ve en büyük kara delik
birleşmesi olarak da tarihe geçti.
Çarpışan kara deliklerin kütleleri
güneşin 103 ve 137 katı olduğu ve
dünyadan yaklaşık 400.000 kat daha hızlı
döndükleri biliniyor. Bilim insanları
bugüne dek yaklaşık 300 kara delik
birleşmesi tespit etti. Önceki en büyük
birleşme güneşin yaklaşık 140 katı
kütleye sahip bir kara delik üretmişti.
Bu son olay güneşin tam 265 katı kütleye
ulaşan bir kara delik oluşturarak rekor
kırdı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Yorumlarda belirtmeyi unutmayın.
Yeah.

Dünyaya en uzak insan yapımı araç
Voyager 1 enerjisini nereden alıyor da
bu kadar uzaklaşabilir 2012'de Güneş
sisteminin de dışına çıkıp 24 milyar 600
milyon kilometre uzağım kadar ulaşan
Voyager 1'in güneş enerjisi toplaması
imkansız O kadar uzak ki gönderdiği
sinyallerin ulaşması ışık hızında 22
saat sürüyor 1977'den günümüze kadar
çalışmasını sağlayan Yakıt da Plütonyum
plütonyumun bozulmasıyla enerji açığa
çıkaran teknolojinin adı da Radyo izotop
termoelektrik jeneratör inin
birleşmesiyle ortaya çıkan nükleer pilin
% kapasiteye düşmesi 87 yıl zaman alıyor
ancak azalan pil nedeniyle 2025 yılından
sonra Voyager 1 ile iletişimin giderek
azaltılarak bitirilmesi planlanıyor
gönderdiği son sinyali aldığımıza
hepimizin Tanık olacağı bu araç yoluna
bir asteroid çıkmadığı sürece insanlığın
güneş sistemi dışındaki ilk çöpü olarak
yörüngeden yörüngeye savrulmaya devam
edecek umarız içindeki altın plak
dinleyebilecek birilerine ulaşır Sabah
şerifleriniz hayırlı olsun

Geçtiğimiz günlerde bir tane haber
almışsınızdır Belki de Twitter'da görmüş
olabilirsiniz shot PS4 diye bir tane
emülatör geliştirdiler ve kendilerine de
aslında denek olarak bloodborne oyununu
seçtiler Hani neden bloodborne oyununu
seçtiler derseniz bu oyunu bekleyen bir
tek ben yokum dünya çapında da beklenen
bir oyun sony'e yıllardır
yalvarılır atılmadı konuya Hatta hida
takam mi zak hisan da dahil oldu kendisi
Ben de isterim PC'de oynanmasını dedi
Amma ve lakin Sony'den hala daha bir ses
yok

prace Denizaltısı neden yüzeye çıkmak
zorunda değil Türk donanmasına katılan
yeni nesil denizaltı TCG prace Aslında
elektrikle çalışıyor Bu da
bataryalarının düzenli olarak şarj
edilmesi denizcilikte Şnorkel yapmak
denen bir manevrayı yapması yani yüzeye
düzenli olarak çıkması Demek bu da diğer
ülkelerin gemileri ve denizaltıları
tarafından keşfedilme riskini arttırıyor
ancak Pir Reis Denizaltısı yla
Türkiye'nin ilk kez kullanmaya başladığı
havadan bağımsız tahrik teknolojisi hiç
yüzeye çıkmadan bataryaların
denizaltında şarj olmu asını sağlıyor
batarya planlanan rotadan önce bitecek
olsa bile suyun altında kalabiliyor
denizaltı böylece bir Hatta iki hafta
boyunca Deniz yüzeyine hiç çıkmak
zorunda kalmıyor bu sıre nükleer
denizaltılara göre daha kısa olsa da
elektrikli motorların getirdiği
Sessizlik avantajıyla görevini gezil
likle sürdürebiliyor TCG Per Race şu
anda bu tip denizaltılarda Yunanistan'da
4 İsrail'de 3 adet var ve
2030'a dek Türkiye'de 10 adet olması
için çalışmalar devam ediyor

En iyi psişikler tarafından eğitilen
Magnus, 3 yaşındaki dev kırmızı bir
çocuğun hevesiyle ve merakıyla ne
anlatılırsa, ne gösterilirse öğreniyor.
Kısa sürede gezegendeki en güçlü insan
oluyor. Bu arada Prospero'da yıllardır
bulunan bir haşere problemi sebebiyle
Magnus'un düştüğü Tiska şehri dışında
Prosperoda ayakta duran bir tane bile
şehir yok. Haşere problemi derken de şu
an ekranda görmekte olduğunuz dev [&nbsp;__&nbsp;]
evladı arılardan bahsediyorum. Bu dev
[&nbsp;__&nbsp;] evladı arılar pisi işikleri
avlayıp kafalarına Johnny Sinülü
saplayıp yumurta bırakıp kaçıyorlar.
Gezegen neredeyse tamamı da ağlık
psişiklerden oluştuğu için dev [&nbsp;__&nbsp;]
evladı arılardan zar zor kaçıp anca
tiska'ya yerleşebilmişler. Gezegenin
artık en güçlü insanı olan Magnus da
"Yeter lan artık bu halkın çektiği bu
aralardan." diyerek 10 milenyum sonra
bir gezegen doğusu psişiğin aklına
gelmeyen hareketi yaparak böcek ilacı
icat ediyor ve tüm gezegeni bu dev
[&nbsp;__&nbsp;] evladı arılardan kurtarıyor.
Bunun üzerine gezegendeki insanlar
Magnus'u liderleri seçiyor. Videonun
devamı YouTube kanalında.

bir asteroid yaşamın yapı taşları
bulundu Dostlar Şaka yapmıyorum haber
bayağı ciddi Tabii ki bu haber
uzaylıların asteroid medeniyet
kurdukları anlamına falan gelmiyor ama
mesela amino asit desem size yani
yaşamın yapı taşlarından en önemlisi
desem hikayemizin kahramanı benno
adındaki bu astroid her 6 yılda bir
dünyaya yaklaşık 300.000 kilometre kadar
yaklaştığı bir yörüngede ilerliyor
2016'da NASA osirix Rex göreviyle Bu
astroid din yüzeyine inmesi için bir
araç yolladı uzaya böyle yörüngelerinde
Dolana Dolana 2018'de ben newu kendi
yörüngesine girdi yaklaşık bir yıl
boyunca etrafında dolaşarak benn
asteroidin yüzeyini detaylı şekilde
taradı ve iniş için en ideal noktayı
seçtikten sonra Ekim 2020'de araç yüzeye
indi örnekler toplamaya başladı
Neredeyse yarım yıl boyunca asteroid
üzerinde kalan osirix Rex aracı 2021
yılında bernan ayrıldı ve 2023'te
topladığı örneklerle beraber dünyaya
dönüş yapmayı başardı İşte bu uzun ve
neredeyse uğruna 10 yıl yolculuk
yaptırdığımız robotun topladığı
örneklerin ilk resmi analiz sonuçlarına
göre Bennu asteroidin de yaşamın Yapı
taşlarına rastlandı bu yapı taşları
arasında dünyadaki canlıların protein
oluşturmak için kullandıkları 20
aminoasitten 14 tanesi ve sıkı durun DNA
ve RNA'nın genetik sinyalleri
depolamasını sağlayan yapı taşları
bulundu hepimizin biyoloji derslerinden
hatırladığı adenin guanin sitozin timin
ve urasil de keşfedildi asteroid yüksek
miktarda amonyak kaya tuzu kalsit ve
svit gibi yaşamı destekleyebilecek diğer
mineralleri de bulunca diyorlar ki bilim
insanları benno asteroidi Belki de bir
zamanlar Güneş sisteminde D dünyadan
önce yaşama sahip olan bir başka
gezegenin parçasıydı örnekler üzerinde
incelemeler devam ediyor ve Sanırım bir
zamanlar biz yalnız değildik veya başka
gezegenden dünyaya gelen çok gelişmiş
bir medeniyetin torunlarıyız Yani tabii
ki bu işin kurgu tarafı ama yaşamın Yapı
taşlarının ve izlerinin bulunduğu kısmı
gerçek hem de bir asteroidin üzerinde

Türkiye'nin gökyüzündeki yeni efsanesi
Anka
3. Hazır mısın? Delta Kanat kuyruksuz
tasarım. Aerodinamik mükemmellik 0.7 hız
7 ton kalkış
ağırlığı. Yüksek hız ve ağır yük taşıma
kapasitesi. 40.000 fet irtifa 10 saat
uçuş. Uzun menzil ve dayanıklılık. Hava
yer. Hava hava. Seed Dead
görevleri, çok yönlü görev yetenekleri.
Düşman radarlarını yok eder, gökyüzünde
görünmez. TUSAŞ'ın milli
gururu, radar görünmezliği ve elektronik
harp
yetenekleri. 2025 de
gökyüzünde Türkiye'nin gücü. Anka 3'ü
keşfet. Geleceğin savaş alanlarında
lider. Abone ol. Gökyüzüne bizimle uç.
Anka 3'ün hiçbir özelliğini kaçırma.
Yeah.

bu gemiye önden bakarsanız bir sorun yok
ama farklı bir açıdan görürseniz gövdesi
ortasından kesilmiş gibi nasıl yüzdüğünü
bile sorgulayabilirsiniz fakat değeri
300 milyon dolar Peki ne işe yarıyor Bu
gemi reform Titan tipi bir gövdeye sahip
okyanusların tabanını detaylı şekilde
taramak için tasarlanmış bir Sismik
keşif gemisi bu boyunun bu kadar kısa ve
70 metrelik arka güvertenin bu kadar
geniş olma gerekçesi hidrodinamik
teorilerine göre Deniz yüzeyindeki
sürtünmeyi azaltıp girdapların
oluşmasını engellemek Böylece hem yüksek
enerji gerektiren 6.000 kW'lık itme
gücüne hem de Sismik ekipmanlara daha
çok enerji ayırabilmek ve böylece tek
seferde 150 gün boyunca açık denizlerde
kalabiliyor Bu gemi ekipmanların Okyanus
taburunda gönderdiği ses dalgalarıyla
denizler altındaki jeolojik yapılar ve
Elbette potansiyel petrol ve doğal gaz
kaynakları keşfediliyor

Psişiklerden genel olarak bu derece
nefret edilmesinin nedeni de insanlığın
psişik güçlerle ilk tanışmasında
yatıyor. İmparator gibi tanrısal taşak
enerjisine sahip insanlar dışında
insanlık uzaya yayılana kadar pisi
işiklerin varlığını sadece belirli
kişiler biliyor. İnsanlık uzaya
yayıldıkça uzay etkisi sonucunda psişik
sayısı artmaya başlıyor. Pisişiklerin
40k evrendeki en büyük güç olması ve
insanların arasında daha fazla psişik
olması ne kadar iyi bir şey olsa da
psişiklerin güçlerini warp'tdan aldığını
unutmamak gerek. İnsanlığın yavşak,
dolandırıcı ve 3 kuruş paraya
satabilecek bir ırk olması sebebiyle iki
sikkobüyü yapabildiği için kendini kral
sanan tipler iki şimşek atıp artistlik
yapmaya çalışırken warp şeytanları bu
arkadaşları fark edip bunların
prostatları patlatıyorlar. Bu warp
şeytanları iffetsiz psişiklerimizi
kolaylıkla ele geçirip onların
bedenlerini kullanarak
teröristleriyorlar. İki eğlence
peşindeyken gezegenlerin alev alev
yanmasına sebep olan bu psişiklere
insanlık hızlı bir şekilde Alman
tarifesi uyguluyor ve milenyumlar
boyunca insanlığın psişik nefreti devam
ediyor. Videonun devamı YouTube
kanalında.

kokuyu ışınlayan bir Yapay Zeka
geliştirildi Peki nasıl çalışıyor hep
Aklımızdan geçmiştir işte oynadığımız
oyunun işte izlediğimiz filmin o
sahnesindeki şeylerin kokusunu da alsak
diye İşte bu sorunu çözen yapay zekanın
adı da Ozmo Ozmo görüntüdeki renk ve ses
değerlerine göre bir haritalama yaparak
bu haritaya uygun kokunun anında
belirlenip ortalama verilmesini sağlıyor
5000'den fazla Aroma molekülünden oluşan
bir veri kümesiyle eğitilen Yapay Zeka
görüntüyü renk sesi de frekans değerleri
üzerinden analiz edip kokunun nasıl
olacağına dair bir tahminde bulunduğu
bir harita çıkartıyor O da şöyle bir şey
yakın zamanda bu harita üzerinden anında
koku üretimi yapabilen donanımlar da
üretmeyi hedefleyen geliştiriciler Çok
iddialı Çünkü işin zor kısmını
çözdüklerini tek kullanım alanının da
eğlence sektörü ile sınırlı olmadığını
söylüyorlar araştırmalarına göre tersine
çalışma mantığıyla koku üzerinden
hastalık tespiti yapmanın da mümkün
olacağını ifade ediyorlar Bu yeni
girişim başarılı olur mu bilinmez ama
fon yaratmak için sattıkları dünyanın
uzaydan çekilmiş görüntülerinden
üretilen şu kokunun 5 mililitresi 325
dolar görüşürüz

Buradan aşağısa ne olacak?
Ben lord ne zaman? Bakarız baba bakarız.
Öbür tarafta 40 tane huri veriyor
erkeklere. Buralarından salalarıyor. Bu
ne abi?
Mutlaka izle kısa. Huri mi diyor? Ulan
dangalak evde bir [&nbsp;__&nbsp;] idare
ediyormuşsun. Öbür tarafta 40 tane
[&nbsp;__&nbsp;] nasıl idare edeceğim salak? 40
tane huri veriyormuş. Bir araştırma
yapılsın kadınlarda. Yemin ederim %50'si
öleceği güne kadar orgazmin ne olduğunu
bilmiyordur be. Orgazmin ne olduğunu
bilmiyordur. Kadın çıkıyor herif üstüne.
Üç ileri, iki geri. Üç ileri, iki geri.
He he. Karı da orada cep telefonuna
giriyor. Yarınki marketlerde ne indirim
var? Bitti mi? İşte bitti. Bu bunların
şeyi ama 40 tane hurin hayalini kuruyor.
EM'in ben [&nbsp;__&nbsp;] koyayım. Bu kadar basit.
Anasını avradını [&nbsp;__&nbsp;]
Sülalesini [&nbsp;__&nbsp;] çekiyorsun değil mi?
Çek. Bu kadar.
Geçinebiliyor muyuz abla? Peki
yavrum ben yetim maaşı alıyorum.
Hepsine zam var. Yetim maaşına zam yok.
Adalet mi bu? Ama o kadar sığmacı bir
eksiyoruz.
Olur mu? Onlar bizim evlatlarımız.
Din kardeşi.
Tabii. Din kardeşi. İyi [&nbsp;__&nbsp;] diyor.
Pardon.
5845 liraymış ev kiraları.
Ya nerede?
TK öyle.
Helilop abone olmuş. Nagimi Strike hoş
geldiniz.
Gisin anasına tutsun.
Ne yapsın?
Anasına tutsun o evi.
Suit mi?
Heine
giderken türbesine
5.000 L nerede kira kalmış lan? Dalga mı
geçiyorsunuz?
5.000 l kira mı var ya arkadaşlar?
[Müzik]
Var mı?
Vallahi gece konduyu bile tutturmazlar.
Gece konduyu bile tutturmazlar
arkadaşlar. Tutturmazlar.
Orada mıydı?
Dur bana çevir şunu. Ben ne konuşacağım
ya?
Ortalık çok kötü. Biz bu ekonomiden çok
şikayetçiyiz halk olarak. Mesela biz
eskiden 20 milyona burada Aydın büfeden
çok güzel döner yiyorduk. Şimdi 130
milyon parmağımızı yağdı ki mememiz
şişmesin diye.
Oğlum harbi üzücü ya. Vallahi arkadaşlar
bir de artık böyle fiyatlarda kendin
şeyi de yapamıyorsun. Kim kime saplarsa.
Bak bunu sürekli söyler oldum ama
harbiden ben bunu anlamaya başladım.
Yani bayağı insanlar kim kime geçirirse
ayağı mesela benim arkadaşım bugün
söyledi. İstanbul'da 180 liraya yediği
tatlıyı Ankara'da 350 liraya
yedirmişler. Yani İstanbul'daki daha iyi
diyordu. Halbuki mesela İstanbul'un
Ankara'ya göre daha pahalı olması
gerekmiyor mu?
Değişik yani kim kimi nerede saplarsa
turist Türkiye çok güzel Erdogan çok
güzel ekonom
onu atsa döverler bunu haz
topluyorlar
çok güzel
Rezilliğe bak lan.
Özgüvene bak [&nbsp;__&nbsp;] koyayım. Görüyor sen
yapabiliyor musun?
Ekmek alamıyorsun. Ekmek
olsun diyor hala
ya.
Olacak
adama eyvallah çek. Adam gelmiş bir euro
bırış
36.000ış.
Sen Avrupa'da mısın?
Evet.
Nerede yaşıyorsun?
Almanya.
Nasıl Almanya? Battı diyorlar. Yok abi
30 defa 30 defa Türkiye'yi satın alır.
Almanya mı Türkiye'ye satın alır?
Hadi alsın da güveneyim. Neyle al?
Ekonomik olarak diyor. Güçlü diyor.
Almanya mı ekonomik olarak? Tabii
42 yıldır ben Almanya
35 senede kendi iş yerim var Almanya'da.
Ben boş konuşmuyorum. Herkesin cebinde
düzgün para var.
Kimin cebindeki düzgün para?
Cebindeki parayı
ayıp olur.
Neyi ayıp olur? Çıkar Allah'ını
seviyorsan çıkar.
Ayıp olur.
Nerede kalıyorsun sen Almanya'da?
Nerede kalıyorsun?
Almanya'nın göbeğinde.
Neresinde? Göbeğ
seninle tartışmak istemiyorum ben.
Sen Almanya'da kalıyorsan ben de enadi
şerefsizim. Göster bana kimliğini.
Bak şimdi sen şerefsiz misin?
Şerefsiz misin? Kaç bak buraya geldin de
memleketi şey yapıyorsun.
3.000 L maaş alıyorsun. 2.000 lirasını
veriyorsun.
Ailemin hepsinin pasaportu burada.
Gerçi şerefsizin
hani bak burada
bak. Tamam bana dön.
He
cebimdeki para da 10.000 Oyracağında
para vardır. Seni satın alırım ben
şimdi. Bir dakika. Bir dakika. Ekonomi.
Ekonomi kötü mü sizce?
Hayır. Çok da güzel.
Çok güzel. Yemezsen, içmezsen, dışarı
çıkmazsan, evde kapanırsan çok güzel.
Abla ekonomiye şu an nasıl güzel
diyebiliyorsunuz? Bu ne [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
yani? Fanatizm de bir yere kadar yani
hani dünyanın en büyük fanatiği bile
olsun. Ekonomiye şu an güzel diyemezsin
baba. Bulunduğumuz durumda diyemezsin
ya. Böyle bir dünya yok. [&nbsp;__&nbsp;] dışarı
çıkarıp bakamıyor musunuz yani?
Ekonum çok güzel kardeşim.
Ekonomi çok güzel. Yeme, içme, gezme
dışarı çıkma. Ekonomi çık birbiriniz
emekli din.
Hayır alakası yok. Güzelleri konuşuyor
adam. Soruyor
o adam en güzel soruyor.
Neden? Neden sensin? sen gelsene bir.
Gel çalsana. Gel bir gel
gel bir gel
bak. Dinler misin?
Bak kendine gel. Tamam mı?
Bana küfür etmez bana.
etmeyecek. Tamam.
Bu Suriyeliler geldi, yabancılar geldi.
Vatandaş yapıldı. Yarın bir savaş olsa
bu yabancılar hep kaçacak. O savaş yapan
elini kolunu salaya sal gel buraya gel.
Buraya gevezelik yapma. Buraya gel. Ne
diyorsun sen? Garden
değil oğlum. Ne diim abım? Bir dakika
çık o sen senden büyük adam bir de on
bir de ona öyle gel yapm yapmay birine
düşüş düş
bir şikayetin varsa gider şikayet
edersin polis
sen anlamadın dedim millet burada
birbirine düşüyor dedim anlad
bu milleti birbirine düşürüyor dedim ben
sadeim duydum bu milleti birbirine
düşürüyor ded
reklam yapıyorsan güzel reklam yapacağım
milleti birbirine düşürüyor dedin
anladın mı şikayet varsa gidersin elkol
yapma
elkol yapmıyorum artistik yapma
artistlik yapma
polise şikayet etsin gelir o müdahaleden
sen oradan gez yapamazsın zaten. Büyük
büyük olmasan ne olur lan? Gevşek gevşek
konuşuyor ya.
Ya karı gibi konuşma oğlum. Gel icat yap
o zaman.
Erol Alkan.
Vay vay vay. Erol Alkano
gemizik yapma. Gel buraya konuşuyorsan
ne konuşuyorsun? Ne diyorsun sen? Gel
buraya gel.
Algılayamamış sen burada. Hafızın
derdine derman olmaz
ya. Salak. Bunun da hakkını savun, bu
salağın da hakkını savunuyorum. Hala
konuşuyor. Geri zekalı. Ben senin de
hakkını savunuyorum burada. Ya bunlara
değmez. Bunlar bunun gibi geri zekalara
değmez ya. Bunlara müstahak. Acından
gebersin. Kapat.
Ekonomi bakanı bir açıklama yaptı. Son
açıklamasında enflasyon düşmeye meyilli
ama bilerek aniden düşürmüyoruz dedi. Ne
düşünüyorsunuz?
Türkiye Cumhuriyeti'nde bugüne kadar
olan hükümetlerin içerisinde bizim
hükümetimiz bir tane.
Fiyatların düşeceğine inanıyorsunuz.
Yani
düşeceğine inanıyorum. %1500 düşeceğine
inanıyorum. Neye göre konuşuyorsun?
İlkokul mezunu. Ben fen lisesi
mezunuyum. Neye göre konuşuyorsun?
Ben de ben de ben de mezunum. Ben de sen
işte sizin diyorsunuz bu biz bu hayat
pahalılığını yaşıyoruz. Hayat pahalığı
yok.
Nasıl hayat pahalılığı yok abi ya?
Yapmayın la. Hayat pahalı yaşıyorum.
Karışma. Buyur konuş. Buyur konuş.
Konuşuyorum. Konuşma.
Tamam bağırma.
Kikte mi sorun var arkadaşlar? Ne oldu?
Alo.
Ne oldu? Ne problem? Açayım hemen
bakalım.
Chat'te sorun var
şu an. Var mı bir sıkıntı? Deneme.
Tamam. Şu an düzeldi mi?
A
tamam.
Ha yazıyor herkes. Evet biraz birazcık
bir sıkıntı olabilir ama yazıyor herkes.
Okey. Devam o zaman F5 atmayın diyorlar.
Girme.
Bağırma.
Buyur konuş.
Bağırma. Sizin yüzünüzdan biz zor
durumda yaşıyoruz. Sen kimsin?
Konuşma bana.
Konuşma. Ne bakarım sana? Ne olmuş? Ne
olmuş?
Sıkarım etme.
Beyefendi sen kimsin ya?
Ya sen kimsin?
Kavgaya gerek yok.
Soru sord terbiyesiz.
Terbiyesizin evine gidin
senin zekalı yüzünden biz mahduk.
Kız da arkada çekiyor bak.
Senin gibileri zaten
geri zekalısın işte. Sadaka kültürün
alışmısın. Abdal sensin. Geri zekalısın.
Geri zekalısın.
En büyük şerefsiz.
Tek geri zekalı sensin.
Sensin sen. Sıkarım bozunu. Bak
sokarım bozunu.
Gider misin? Gider misin? Bir
çakon
[Müzik]
şey yok.
Gülemiyorum.
Sağ ol benim yerime güldüğün için. Yok
bugün bir sıkıntı var. Var var. Bugün
bir sıkıntı var.
Terbiyesiz
terbiyesiz sensin.
Yumruk dişlerin kırarım.
Benim kim olduğumu gün benim kim
olduğumu
kim olursa o
yazmazsın. Terbiyesiz.
Terbiyesinden büyü sensin.
Terbiyesiz.
Ağzını kırarım.
Sen de konuşsana ekonomi ama
bizim kel bir bakanımız vardı.
Süleyman Soylu. O şey diyordu dakika bir
dakika bir dak
direkt çıkar diyordu. Hayırdır
bakan ne? Kelbakan ne ya?
Sen niye müdahale ediyorsun ki? Sen niye
müdahale ediyorsun?
Kelakan ne?
Kel değil mi? Kel
öyle teşbihte bulunmayacaksın.
Seni ilgilendir.
Süleyman Soylu diyeceksin. Bakanımız
diyeceksin. Senin de bakanına benim de
bakanım.
Eski bakan.
Eski bakanım diyeceksin. O zaman
sen. Sen mi söyleyeceksin?
Ben de söyleyeceğim. Sen de
söyleyeceksin.
Karışamazsın ki.
Karışmakla alakası yok olayın. Dalga
geçmeyeceksin kimseyle. Karamaz. Buyur
abi. Konuşacaksan konuş.
Beni ilgilendirmez.
Beni ilgilendirir. Bu benim
ilgilendirmez.
Sıfatlar koyamazsın.
İşinize bak.
Koyamazsın.
Teşekkür ediyorum.
Koyamazsın.
Ona vatandaş karar ver.
İlerle bak şişko devam.
Tamam. Sen de sıskın o zaman.
Terbiyesiz.
Bence hiç böyle şey
bizim kel bir bakanımız var.
Terbiyesiz sensin.
Tamam.
Terbiyesiz sensin.
Senin gibi çok geliyor her gün.
Her gün çok geliyor. Senin gibisi çok
geliyor.
Terbesiz sensin.
Devam edebilirsin.
Abi yapma daha fazla.
Devam ed el sallama bana. Sakin ol. Sen
sohbetine bakabilirsin. Benim işimi
engelleme.
Hiçbir şey yapamazsın sen abi. İşimi
engelleme beni. İşimi engelleme beni.
Hadi oğlum. Hadi.
Abi siz 10 kişi beni mi tehdit
ediyorsunuz? 10 kişi beni mi tehdit
10 kişi beni mi tehdit ediyorsunuz?
Sen 10 kişi beni mi tehdit ediyorsun
abi?
Tamam tamam bak yayını.
Ben yayınlayacağım abi. Bir dakika ya.
Yayınlayacağım abi. Yayınlayacağım
zaten. Yayınlayacağım zaten. Sen devam
et. İlerle kapat.
Ne demek kapat? Polis çağır. Polis
çağırabilir çağır. Polis çağırabilirsin.
Çağır. Polis çağırabilirsin.
Sakin olun. Tartışmaya gerek yok. Tamam
mı? İnsanlarla tartışarak bir şey
çözemezsin.
Dahil olmasına gerek yok ama.
Güzel kardeşim.
Konuşacaksa gelip konuşabilirin.
Tamam. Tartışmaya gerek var mı? Bak ne
işin yapıyorsun? Ama müdahale olmasa
hiçbir şey çıkmayacak.
Karşı taraf karşı taraf müdahale oluyor.
Ben Almanya'dan geliyorum.
Buraya Almanya Almanya.
Öbür tarafta 40 tane huri.
Ben ateistim abi. Ateist misin? Çarpı
abi. Ben hiçbir şeye inanmıyorum biliyor
musun?
Neden inanmıyorsun?
Neden inanmıyorum abi?
İnanmıyorum.
İnanmıyorum abi.
Neden inanmıyor?
Çünkü abi
niye düşündü lan o?
Hiş anlamadım abi. Şimdi öldüğümüzde
misal nereye gideceğimiz belli değil
anladın mı? Ben cennet cehenneme
inanmıyorum. Hani mesela peygamberler
diyorlar ya falan filan. O zaman da
varda şu an neden yok?
Sen çabuk ölürsün çocuk. 1000 yıl yıl
2000 yıl geçmişlerden. Kur'an-ı Kerim'i
bin bir türlü bence insan
değiştirmiştir. Kur'an-ı Kerim var.
Sonra dört kitap var. Haz İsa var.
Bu adam kime benziyor lan? Kur'an-ı
Kerim bir tanesi bir tane yanlış olurdu.
Hiçbir tane yanlışı var mı Kur'an-ı
Kerim'in?
Bence 1500 yıl geçti abi. Bence yanlışı
vardır. Tabii ki abin firavunlar vardı.
Kuranı Kerim
abi hiç okumadım. Nasip olmadım.
Okumadan diyorsun yanlış.
Firavun vardı. Hazreti Musa'ya ne
diyordu falan filan diyordu. Sorun oldu.
Müzelikş oldu.
Firavun var. Firavun. Hazreti Musa'ya ne
yapıyordu abi falan filan diyordu. Ne
oldu abi akıbeti? Müzelik eşya oldu. Abi
ben Müslüman değilim.
Ne
ayret mi? Hayret mi?
İnanmıyorum abi. Ne köprüye inanıyorum
ne bir şey. Öldüğümüze belki başka bir
bedenle bir daha geleceğiz.
Çarpısın.
Nereden biliyorsun başka bedenle bir
daha geleceğiz?
Bilmiyorum abi. Cehennem mi? Cenneti
cehennemi sen nereden biliyorsun abi?
Bağır mı yok
abi? Gel bakayım oraya. Çek motoru. Gel
gel ik dakika. Gel daha iyi.
Gel
gel. İki dakika.
Bu neydi o be?
Ama bak bir sanat varsa bir de sanatçı
var. Tamam abi. Böyle
açıkla bakayım abi şunu.
Düşünsene. Bu güzel bir sanatı
açıkla bakalım. Abi gel bakayım ab.
Sen de dünyaya gel. Gel bakayım.
Bir illaki bir güç vardı değil mi
abi? Dünya nasıl oluştu sen anlat. Dünya
nasıl oluştu?
6 günden yarattım.
Bir sanat varsa sanatçı da vardır
diyor. Allah'ın anlattığı kadar
hazret ilk insan.
Sence bu kadar hani evren jüpiterler
marsalar sadece bizim için mi oldu?
Bence başka hayat yok mudur?
Yok
yok. Mesela Zay suresi 56'da diyor ki ve
ben cinleri ve insanları yalnız bana
ibadet etsinler diye yarattım. Yani
bütün kainatı sadece Allah'ı birleyelim,
tevhit edelim diye yaratmış.
Doğrudur abi. Niye biz cinler anorsun
değil mi?
Düzelmeni istiyorlar yani.
Vallah abi inancım yok ki ben şimdi ne
yapım inancın? Nasıl zorla inanç? Sen
gerçek misin kardeş?
Yook gerçek değilsin. Gayet sattı. Dinde
zorlama yoktur.
Sen bu hayatta eee karşıdan bakınca ne
gördüğünü hissetmiyor musun? Nasıl
inancın yok senin?
İnancın yok abi. Ben şimdi öldüğüm mü ne
olacağını hiç bilmiyorum.
Ne olacağını hiç bilmiyorum.
Allah yardımcın olsun senin o zaman be
kardeşim.
Allah sana hedayet versin. Baş olsun
inşallah sen 2025'te. İnşallah
inşallah abi. Başka bir şey var mı y çok
saçma olsun.
Estağfurullah abi. Ben
saygı duyuyorum. Öyle bir şey olmazı
abi. Çok din var ki her dine karşı bir
saygı duyacaksın.
Ama çarpısınız. İslam'ın beş şartını
söyler misin?
Bu adamı bilerek kullanıyorlar artık ya.
İslam'ın beş şartını söyler misin
ya?
Bunlar firavun.
İslam'ın beş şartını söyler misin?
İslam'ın beş şartı. Sağum, salat, hacı.
E şişe işte
lan kaçtı bu? 5 mi? 10 mu?
Adama birden sormuşlar kaç? 20 demiş.
Çık dışarı
o. Çık anlamış. 25 demiş çık demiş çık.
Dışarı çıkmış. İslam'ın şartı kaç diye
sordular ya. Bilemedim 5 deseydim. Ulan
ben 30'u kabul ettim.
Öyle duygulandım ki gece uyumadım ben
Üsküdar'ı, Beşiktaş'ı, Kadıköy'ü
alırken. Gerçekten de gurur verici bir
şey. Çok mutluyuz, huzurluyuz.
Çocuklarımıza tekrar Atatürk sevgisini,
kalbine Atatürk sevgisini koyacağız.
Tayyip Erdoğan
2023'e hedefimiz var. Tayyip Baba ile
başkanımız var.
Biz neden ilerleyemiyoruz demiş. Bak
işte bak sebep bu.
İşte sebep bu. Umudumuz var.
O yiğitlerin
izinden gelir. O geliyor. İmamoğlu
geliyor.
İmamoğlu Büyükşehir'de tekrar kazandı.
Ne düşünüyorsunuz?
Vallahi abi kazandığı için hani
mutluyuz. Ekrem burada değil mi abi?
Yok ya gülünce falan acıyor. Oğlum
[&nbsp;__&nbsp;] ben. Kapatayım mı yayını ya?
Uzanıp dinlensem mi?
Gülünce
acıyor oğlum bu ya.
Oğlum şurada yayın yapacağız diye fıtık
mıtık olmasın. Bak bu ameliyatta zaten
ilk bir ay önemli. İkınmamak lazım. Ben
her güldüğümde acaba fark etmeden
ıkınıyor muyum yayın yaparken? Ya
ben size bir şey diyeyim mi? Bence mevzu
o.
Acaba her görüşümde falan a a yaparken
ıkınma mı oluyor?
Oğlum ıkmamak lazım dediğin sen nasıl
sıçıyorsun kanka? Kabız olmadan gayet
güzel tuvaletini yapabiliyorsun ama
şimdi burada
diye gülmek var da bilmiyorum. Bir ağrı
girdi bu şeyde oldu ya.
Bu müzik oyununda. Müzik oyununda. Oo
inuel herni. Ne diyorsun malim [&nbsp;__&nbsp;]
Sen de her yerde doktor olduğunu belli
etmeye çalışıyorsun. Ne diyorsun lan?
Inguen herni ne?
Inuanel her ne
abiciğim?
Anlat bana bir inguan her'in ne
olduğunu.
Açıklama bekliyoruz. Tamam. Tıp
okuyorsun. Doktorsun.
O bölgedeki fıtık. Lan fıtık mı değil mi
bilmiyorum. Sadece ağrıyor hafif ya.
Kası bölgemde böyle bir gerilme var. Onu
hissediyorum.
Kasık bölgemde gerilme böyle gülerken
falan ağrı ağrı oluyor.
Dinlen biraz. Sağ ol. Cansu derei.
Kablo kopmuştur ha. Sanki böyle kablo
kopacak gibi anladın mı?
Ya ben gülerken çünkü nasıl gülüyorum
biliyor musun? Tam karından.
Anladın mı benim? Şu an hep mide
oynuyor. Acaba bu onunla mı alakalı ya?
Şehre Ankara'da gerçekten
Ankara'da Mansur Yavaş burada Ekrem
İmamoğlu
öyle mi oluyor abi? Normalde eko
Ankara'da olduğu için hani o kazandı ya
abi gerçi Ankara'da kalıyorum ben
normalde. Onun kazandığını gerçekten çok
Ankara'da mı kullandınız oyunu?
Evet. Ekrem'e vermiş daha doğrusunu. Eko
kazandığı için hani Ekrem Bey demişti ya
Eko'ya sözüm var diye.
Kafalar karışık biraz galiba. Mansur
Yavaş
biraz karışık.
Ankara'da Mansur Yavaş belediye başkanı
seçildi.
Evet.
Burada Ekrem İmamoğlu. Tamam işte doğru.
Evin
şeyden bahsediyorum. Eko var ya hani
ekoda bir abi var başkanlığın onların
ikisi kazandı ya. Abi
benutluyum. Anlamadım
vallahi hiçbir şey anlamadım abi.
Vallahi ben de hiçbir şey anlamadım.
Abi ben Tyim siz?
Ben de Tayyip verdim çünkü AK Partimiz
abi küçüklüğümüzden beri AK Parti'ye
veriyoruz çünkü.
Peki takım tutuyorlar işte. Ben
gülmemeye çalışacağım.
İmamoğlu'nun bu kadar büyük bir farkla
kazanacağını tahmin edebil
Ne diyorsun? Bir dakika Lazona'a söyle
bakayım. Oyun indireceğim. Yanlış
hatırlamıyorsam internetler aynı ya.
Drop yiyecek. dene. Limitleyip indir.
Limit koy. Ona göre indir. Fazla limit
şey yapma. Bir limit koy.
Biliyor muydunuz?
Yok. Edemiyordum ben. O kadar
kazanacağını tam olarak tam
kanka. Bence
yok denemeyeyim kanka. Yok yok limit
koy.
Limit koyup indirebilirsin. Sıkıntı
olmaz.
Çok fazla sıkma kendini. Ağrır orası
kafaya takma. Annem, annem eczacı doktor
soruldu. Ha doktora sordun. Tamam
teşekkür ediyorum. Merva 34 İstanbul.
İstanbul'a sevgiler, saygılar.
Kazanırdır
inşallah kazanır abi. Yani
peki CHP'nin kazandığı ve sizin en çok
şaşırdığınız ilçe neresi?
İlçe mi yani? Ülke mi? İlçe İstanbul
ilçelerinden hangisinde şaşırdınız
CHP'nin kazanmasını?
Vallah ben bilmiyorum ki abi.
Üsküdar'ı CHP aldı. Onu tahmin
edebiliyor muydunuz?
Evet ediyorum abi. Çünkü Üzgüdar CHP
alır mı almaz mı? Onun hiçbir bilgim yok
ama ben CHP'li hiç düşünmüyorum abi.
CHP'liyi
sevmiyorum ben. Ben AK Partiliyim ha.
CHP'li APK parti oluyor değil mi? Kusura
bakma abi. Kafayı yine karıştır
yok. Bunlar farklı partiler.
Ne diyor la bu?
Efendim?
Bunlar farklı partiler. CHP ayrı, AKP
ayrı.
AK Partil CHP ayrı mı oluyor abi?
Evet o zaman party. İşte AK Parten
bahsediyorum. Part
abi kafam kar. The one AK Parti.
Bence bu oun gelişmiş versiyonu.
Evlenmeden cinsellik olur mu?
Yok yok.
Hayır hayır bu o değil. Bu şey bir tane
dans sendromlu kardeşimiz var ya the one
ak diye bağırıyor. Ondan sonra millet
alkışlamaya başlıyor. O gururla beraber
böyle sırıtıyor. Etrafa bakıyor. Bu o
the bad one. Akbadi diye bağırıyor. Çık
benim abi.
Teşekkür ederiz.
Ben Tayyip'e oy verdim. Hep verdim helal
etmiyorum. Helal etmiyorum.
Son seçimde verdin mi?
Son seçimde de verdim. Gene de diyorum
helal etmiyorum. Etmiyorum. Etmiyorum.
Yani seni hiç kimse uyarmadı mı? Eşin,
dostun uyarmadı mı?
Herkes uyardı. Ben dedim ki bu giderse
başımıza iş açar gider. Suriyeliler
başımıza salar çıkar gider dedim. O
yüzden verdim. [&nbsp;__&nbsp;] korkusundan verdim.
E şimdi
şimdi de Allah belasını versin diyor.
Başka da hiçbir şey demiyor.
Bir daha
dayı büyük oyunu çözmeye çalışmış.
Yaşlı kişer ver lan. Vallaha
yalan [&nbsp;__&nbsp;] koyayım. Yalan. Seçim zamanı
yine gelir verir bu adam ya. Bu tip o
tip. Baba seçim zamanı gelir yine oyunu
verir.
Abim peygamber efendimiz kaç yılında
nerede doğmuştu?
Mekke'de doğdu. 1400 kaçı? 53.
Evet. 1453'te Mekke'de doğdu.
Peygamber efendimiz ne zaman nerede
doğmuştu?
Mekke'de doğ
Medine'de doğdu. 1400 yok 400 1451'di
galiba. Yok öyle miydi ya? Öyley
vallahi biliyorum da okumuşluğum yok da
eş la ilahe illallah
sınavda boşlukları doldurmak gibi.
Vallahi biliyorum da okumuşluğum yok da.
Ena
eşedi la ilahe illallah eşhed en hammed
müslümanık elhamdülillah.
Peygamber efendimiz kaç yılında nerede
doğmuş?
1971.
Gel ne olursan ol yine gel diyen
Mevlana'nın türbesi nerede?
Eyüp Sultan'ın içinde.
Nerede abi?
Eyüpun içinde.
Eyüp Sultan içinde.
Evet.
Gittik. Gittik.
Gittik. Gördük.
Biliyorsunuz sözünü. Gel. Ne olursan ol
yine gel.
Evet gel. anlamı ne demek istemiş
ya? Herkes herkes gelsin beni ziyaret
etsin diye
gelsin beni ziyaret etsin diye gelmiş
dua etsin diyor. Onun için
imanın şartları nelerdir
ya? Elhamdülillah müslümanız yani abi.
Yani imanın çok şartları var yani.
Alt şartı var abi.
Alt şartları var da şimdi ben e bir
trafik kazası geçirdim. Yani biraz
dengem bozuldu yani.
İmanın şartları neler?
İmanın şartları mı?
Gerek yok.
İmanın şartları neler? İman 5.
İman 6.
Evet.
Alabilir miyiz abi?
Ne?
6 t.
Teşekkür ederim abi.
Bak bir namaz kılmak, iki oruç tutmak,
kelime-i şehadet getirmek, zekat vermek,
hacca gitmek.
Kim onu atan? Onu banlayacağım.
Amcık burada diyorum ki bak kim o?
Nickini söyleyin bana bir.
nickini söyleyin.
Hayır hayır videodan falan gelmedim
yani. Şimdi ben burada arkadaşlar
size diyorum ki zaten burada
kasıklarımda sıkıntı var, şeyim var. Sen
geliyorsun böyle bir şey atıyorsun.
Kapatım sesi de. Yok banladım banladım.
Çocuk musunuz oğlum siz ya? Sesi de
kapatın bir daha atmayın. Hiçbir şey
kelime
komik değil ki oğlum ya.
Bir şey olsa ne olacak? Güleceks mi
mesela? Yani
şehadet getirmek, zekat vermek, hacca
gitmek,
imanı şartı.
İyileşmedim. İyileştim arkadaşlar. Bir
sıkıntım yok. Herhangi bir sıkıntım yok.
Ameliyatla alakalı bir problemim yok ya.
Kası bölgemde bir sıkıntı var yani.
Allah Allah. Ameliyatla ne alakası var
şu an dediğim şeyin?
İlk cumhurbaşkanı kimdir?
İsmet Ünölül.
İsmet Ünöl.
Cumhurbaşkanı kuranı olur. E Kemal
Mustafa tarafından gel.
Kemal Mustafa.
Türkiye'nin ilk astronotu kimdir?
Ne bileyim benim okum yok ki. Alper
Gezerci miydi?
Alper Gezerci.
Mükel Avcı mıydı? Neydi o? Mükren Avcı.
Peygamberler şehri diye geçen şehrimiz
hangisidir?
Arabistan.
Türkiye'den
nasıl Türkiye'de?
Türkiye'de değil.
Türkiye'den peygamberler şehri diye
anılan şehrimiz.
Ha şey Eyüp Sultan
Kabe.
İlk peygamberimiz son peygamberimiz.
Peygamber efendimiz
Muhammed.
Son peygamberimiz. İlk peygamber kimdir
abim?
İşim çok acele gideceğim. Allah'ın 99
isminden 3 tanesini sayar mısınız?
Sayılmaz mı ya?
Sayın abla
99 isminden 3 tanesini sayar mısınız?
Sayılmaz mı ya?
Anasını
koşa koşa gidiyor sonra.
Nasıl?
99 ismi var ya Allah'ın.
StK of Lion' da her bilgiyi kendi
kendine sayıyor. Bak burada cevapları
veriyor. Tanesini sayar mısınız?
[Müzik]
Allah'ın 99 isminden 3 tanesini sayar
mısınız?
Hüsnü
Rabbim yaradan Tanrı böyle bun.
Allahu ekber ne demektir?
Allahu ekber.
Vakit tamam gel. Vakit tamam gel.
Sen adamsın.
Ne yapıyorsunuz oğlum siz ya?
Çarpılacağız.
Size sorayım. Siz geçinebiliyor musunuz?
Geçiniyor.
Geçiniyorum. Ne geçiniyor? Bir şey
söyleyeyim mi? Bu Tayip'ten Allah razı
olsun. Allah benim ömrümü versin ona. O
yaşasın 100 sene. Allah benim ömrümü
versin ona. O yaşasın 100 sene.
Mami
mami tutmuyorum.
Beni be.
Annesine sesleniyor. Mami
dayı vallahi gidiyordu. Dayı harbi
gidiyordu. Tık diye.
Vakit tamam. Gel. Ha
kabul gören en hızlı doğa.
Vallahi arkadaşlar

[müzik]
Bu ateşkesin başına ne geldiyse o
Diyarbakır Bingöl hatırına geldi.
Bahtiyar Aydın bir
&gt;&gt; Bahtiyarın nicede öldürüldü. O eylem
sizin eyleminiz mi? Bahtiyar Aydın
&gt;&gt; araştırdım. Kesin değil. Çünkü o çok
uzaktan ve çok değişik bir yerden bir
kurşunla öldü.
&gt;&gt; Kanat silahıyla bayağı uzak.
&gt;&gt; Biz ki bunu ben söylemiyorum sanırım.
Geçenlerde televizyonlara çıktı.
Jidemden miydiler? Onlar söylediler.
Pekke şu anda Karnas'la adam öldürme
diye bir taktiği yok.
Bunu çok açık söylüyorum. Yani biz ksak
öldürsek açık söyleyeceğiz. Genelar
vurduk. Niye çekmeyelim? Her gün asker
vuruyoruz.
Ama genel olduğu yer biliyorsun öyle
koşuna hedef alacak bir yer değil ki.
&gt;&gt; Nice de tam eee helikopter alanın
yanında Can Türkleri mahallesinin
karşısında minarenin dibinde vuruldu.
Savaş alanı orası değil ki.
bugün eee kendi işlerindeki bir olaydı.
O dönemlerde buna yine açıklık getirmek
gereğini duyuyorum.
92'lerden itibaren bazı şeyler oldu.
Şimdi sanırım bu eşrefitlisi olayını
soracaksınız.
&gt;&gt; Evet tabii ki.
&gt;&gt; He bahtiyar Aydın Dersim'de bir albayın
daha intiharı durumu mu vardı?
Öldürülmesi filan vardı. Buna benzer her
sever öldürülmesi vardı biz. Ha
&gt;&gt; şimdi bunlar neden meydana geldi?
Kamuyoyu sanıyorum. bunları da epey
sorgulamak istiyor. Ben kendi
tecrübelerime dayanıyorum. Bunlar bana
bize karşı savaştılar.
Sene 92.
Ben geçen gün televizyonda bir gazeteden
kopir okudum. Hürriyet Gazetesi'in
sanırım 9 Aralık tarihi İsmet Berkan
adlı birisinin imzasıyla yazıyor. Yazı
İsmet Berkan o şey radikal mes olabilir.
&gt;&gt; Olabilir. Radikal olabilir. Zaman
yanılıyor o. Orada bazı güçleri var.
E ki benim görüşüm de çok somut.
Talık isim vermek istemiyorum. Söyledik.
&gt;&gt; Eee, biz o süreci geliştirirken bu
diyaloğ sürecini
Özal'ın bazı deyimleri var.
Açık şunu söylüyor Özel. Elini böyle
kalbine indiriyor.
Diyalog sürecine ilişkin diyor, "Bitlis
Paşa'dan korkmayın. Bitlis Paşa bendir.
Diğer bazı paşaları daha söylüyorum.
Güreş için diyor o aradadır. Ben onu da
hallederim.
Bu önemli değil. İkincisi, her severin
cidden kurucusu olduğunu biliyoruz.
Bunun bize yönelik birçok faaliyetler
var. Ve bu Ankara'da katlediliği ve
söylendi istihbarat örgütleri arası bir
&gt;&gt; hesaplaşma.
&gt;&gt; Hesaplaşma. Biz bunu vurmadık.
&gt;&gt; Kesin vurmadığımız herkes. Ama vuran çok
önemli. Çünkü cidden kurucusun. Sıradan
bir örgüt zaten sol vurmadı.
Vuran çok üst düzeyde karar almıştı.
Şimdi ben burada sizleri göreve davet
ediyorum. Perince'in anlattıkları da
fazla gerçekçi
o diyor ki Bitlis Paşay'ı uğurdu. Daha
sonra örtbas edilsin diye sefer
vurulsun. Kesinlikle yanlış. kendisi
Bitlis'in eee Orgeneral Bitlis'in eee
subayıdır. En güvendiği subayıdır.
Bitlis'i götüren Ersem de götürmüştür.
Onlar bir ekiptir.
Yalnız şöyle bir olay var orada. Milli
Güvenlik Kurulunda 1992'nin sonlarında
bir tartışma var.
Savaş konseptine ilişkin.
Bir taraf diyor ki,
"Peki yalnız hedef diyor. Geri diğeri
diyor ki
ona yardımcı olan ve zemin teşkil eden o
pataklığı kurutmak meselesi filan."
Şimdi Bitkis ve eee dolayısıyla Özal
buna fazla
onay vermiyor ve zaten orada milli
güvenlik kararı alınmıyor. Milli
Güvenlik Kuruluun kararı 93'te alınır.
Din Tsukçiler başbakan olduktan sonra
daha sonra bu çılgın cinayetler başladı.
Daha çok eğilimleri Biklis Paşa ile
Özal'ın ve benzerlerinin
ki daha bir şey daha söyleyeyim. Met
Seher bile ayrılırken Şırnak'tan bu iş
askeri yolla öldürmekle hal edilmez idi.
En çok savaşan Paşadır ve ne olduğu
belli değilim. Delirdi dediler. Bilmem
ne dediler.
&gt;&gt; Eee, dört tane Jar var. Komutanın
ölüşünü ben, eee, eee, sol işi olarak
görmüyorum. İsmail Selen özellikle
bahtiyar eee, bir tane daha vardı. Dört
tane öldürüldü.
Canları bir tane.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bu çok önemli. Üstütmeli jandarma.
&gt;&gt; Evet. Hayır. Jandarma komutanları. Senin
jandarma kuvvet komutanları. İsmail
Selen'den en son iklis paşa'ya kadar.
Polisi İsrain da öldürülmedi mi? Bir
tane daha vardı. İsim akrım.
&gt;&gt; Şimdi bunlar tesadüf değildir.
Jandarma biliyorsun klasik olarak
eşkileyile ve daha sonra bizimle savaşan
ekipti.
Jem de onun istihbaratıdır.
Şimdi bunlar 92'ye kadar bu işi
yaptılar.
Fakat Özal'ın da sorumluluğu altında
olduğu için bu dönem ki o siyasi
sorumluluğunu, ekonomik sorumluluğunu
üstleniyordu. Dedi ki bu iş askeri yolla
olmuyor. Bu basına yazıyor. Ben icat
ediyorum.
Siyasi çözüm yolunu en az tartışalım.
Federasyon da dahil
bu büyük kargaşaya yol açtı. seni
istemeyiz diye alışamadık diye bir
kampanya başladı.
&gt;&gt; Sizasyon istiyor musunuz?
&gt;&gt; Ayrı bir mesele yani
&gt;&gt; olması da olur mu yoksa?
&gt;&gt; Yani çözüm yolları değişiktir. Ben bunu
kısa bir cümleyle anlatamam. Her şey
olabilir. Eee şimdi burada devlet
katında çok ciddi bir görüş farklılığı
var.
Şimdi devrel bir ortam özal öfkesi var.
Dinini devre bunlar alaşa etmek
istiyorlar.
Diğer yandan ordu içinde bu federasyon
görüşüne çok büyük bir alerji var.
Bunlar hazırlık yaptılar devlet için.
Bu diğerlerini alaş etmek için. Bu
kesindir.
Özal daha gelmeden Azerbaycan'dayken
Kürt milletvekillerini toplayıp bu
sorunu çözeceğiz diyor. Bletin bunu çok
iyi bilir. Açıklamıyor. Titredim diyor
sonu getiriyor diye. Çünkü o devletten
anlar.
Özel ciddi olarak geldik. Benim bir
görüşmem vardı Güneri Civaoğluyla.
Dediler Özal Cesur bazı adımlar atabilir
ya. Ben kukla değil mi dedim askerlerin?
Hayır dedi. Cesurdum.
Ha düşündüm cesursa dedim ben ciddiye
alacağım.
Ve bir baktım gerçekten siyasi diyalog
temelinde adım atmak istiyorum.
92'lerden beri gelişen biraz buydu.
Talaban gibileri de arada gidip
geliyorlardı.
Şimdi bu görüş kabul görmedi. Görmediği
gibi direndiler,
engeldiler ama diğer taraf çok
hazırlıklı.
İşte Mesut Yılmaz anı sait düştü zaten
hemen başbakanlıktan ayrıldı. Bence
sorumla ortak olmamak için o çılgın
savaşı bile bile geri çekiliş. Tançiler
korktu diyor. Onun için doğruluk payı
olabilir.
Başbakanlık kuruldu Demirel'in şeyinde
İn'un Demirel'in ortaklığında. Bunlar
tarihte tipik bir çağrışımı
hatırlatıyorum. Tıpkı Fethor. Feth Okyar
mıdır?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Şeyh Sait isyanında
yumuşak davrandı diyorlar o zaman. İsmet
o bilinen tenkil
sistemi uygulanır. Aynı olay Özal için
uygulanmıştır
ama Özal direndi, bırakmadı.
Bitlis Paşa görüş sahibiyi. Kudretli bir
paşadır.
Örgüt zaten cidden savaşmış adamlar.
Şimdi bunların hepsinin tesadüfen ölmesi
mümkün mü? Zaten çoğunun ölüm tarzı kaza
değildir. Kendiliğinden de değil bu.
cinayett vaz bu ekip tasfiye edildi 93'e
doğru geldiğimizde o zaman karar şöyle
gelişti 92'de alınmayan bir Kürdistan
tenkil veya yeni konsept genel kurmayın
savaş güveni buna topyekon seferberlik
dedim
bu 92'de kabul görmed bunlar tasfiye
edildikten sonra 93'ün sonlarında
tasvirçilerin sorumsuz başbakanlığında
büyük bir tsiz
Biliyorsunuz o hep dertler hemen içeri
al.
&gt;&gt; Peki o süreç yaşanmasaydı ne olacak?
Diğer mesela 92 yılında Güneydoğu'ya
gittiğimiz zaman gazeteci olarak e o
gücü iyi sıfır. Bir PKK ağırlığı vardı
halkın üzerinde. Fakat eee sizin
eleştirdiğiniz eee ondan sonraki süreçte
ise PK'nın bu ağırlığı en azından askeri
anlamdaki ağırlığı azaldı.
&gt;&gt; Doğru. Bunu inkar ettim.
eee 93 Milli Güvenlik Kurulu kararı bu
biçimde verildikten sonra eee çok farklı
geliyordu.
Eee açık söyleyeyim Cumhuriyet tarihinde
çok önemli bir tasfiye planı kesin
gerçekleşmiştir.
O henüz araştırılmamıştır.
Araştırılmaya cesaret bile edilmemiştir.
Buna ben bir soru işareti koyuyorum.
Ondan sonra çok şiddetli üzerimize
geliyor. 90 4 ve 5 şiddetli geçti.
Bizim de birtım yanlışlıklarımız
nedeniyle gerile birçok bölgede
zorlandı. Kayıp da verdi.
Ama açık söyleyeyim yani eee buna o 92
Güney Savaşı da dahil.
Yine 95'te çelik operasyonu da dahil.
Hepsine karşı biz güç getirebindik.
eee güreş başı çok iyi bilir. Yani çok
önemli bir mücadele verdim ben.
Sonuç bugün 96 bitiyor.
E geril mükemmel eee yeniden kuruldu.
Adeta ben buna reform diyebilirim.
Pekke merkezinden tutalım. En sıradan
savaş sin
bölgelerde geril etkinliğini kuruyor.
Serhat Kars dediğimiz alandan tutalım.
Sivas, Malatya ve Amanos Hatay'a kadar
geriler şu anda üstlenmiş durumda. İç
bölgelerin de hemen hepsinde var ve
Karadeniz'de de bir birim
vardır. Şimdi niyetimiz onu daha
geliştirmek. Eğer bir siyasi diyalog
yolu açılmazsa. Yani şunu demek
istiyorum. bir daralma olmakla birlikte
gerile tasfiye edilmedi. Bir bu iki
kitlelerden bazı faili meçhul
cinayetlerle binler belki tasfiye edildi
ama şu anda en son Adep seçimi yapıldı
Diyarbakır'da değil mi?
&gt;&gt; Silahların gölgesi altındaydı. Çok iyi
takdir edersiniz. %47'dir.
Eğer ufak bir demokratik ortam olsa
bizim oy oranı %90'dır.
Buna eminim. Biz kitleyi de kaybetmedik.
Onu açıkça söylüyorum.
&gt;&gt; Bizim oyundarken HDP'yi kendi oyunuz
olarak mı biliyorsunuz?
&gt;&gt; O bizim kitlemizdi. Hadep dert bir dönem
sonra Hadep oldu. Yani bir başkası olum
mühim olan o bizim kitlemizdir.
&gt;&gt; Yani o size yakın duran kitledir.
&gt;&gt; Sen Fatizan kitlemis
&gt;&gt; kitle tabanımızdır. Ha şunu aydınlatmaya
çalışıyorum.
Çinlerin o bömürlendiği
büyük zafer kahramanlığı doğru değildir.
Bir defa şunlar doğru
doğru değildir. Devletin içinde çok
önemli bir tasfiye yapmışlardır. Bu
haksızlıktır.
Bunun araştırılması, sorgulanması lazım.
Şimdi çeteler, Susurluk çetesi, bilmem
söylemez çetesi sorgulan diyor. Bu ayıp
bir şey ben size bu vesileyle ve tekrar
çok açıkça söylemedim. Sonranması
gereken susurluk çetesi değildir.
Bu en büyük tasfiyedir.
Bu tasfiye nasıl yapıldı? Bu üstü örtülü
bir darbeyle yapıldı. Çiler geçen gün
bir şey söyledi. Dikkatinizi çekerim.
Demir elde etti bu işin içinde. Değil
mi?
&gt;&gt; Cumhurbaşkanına kadar sorumluluk vardı.
&gt;&gt; Evet doğrudur. Ve bir şey daha söylendi.
Kimse bu çetelerin üzerine gidemezdi. Bu
da doğrudur. Maalesef bu Türkiye'nin
tarihsizindirü. Ama eğer illa bir şeyler
sorgulanmak isteniliyorsa bu tasfi
haksız bir tasfidir.
Diğerleri de kahraman değildir.
Yani şimdi Özal haindir. Bitlis haindir.
Bilmem Ersever haindir. Öldürüldüler.
Bu diğerleri de kahramandır. Bu çok
yanlış bir değerlendikir.
Bu aksını düzeltmek lazım. Onlar da
Pekkeyle savaştılar. Ve hatta bence en
akıllı savaşı onlar yok.
El hakkımı savaşı
ve belki de sonuç da alabilirlerdi. Daha
olumlu bir temelde bunların savaşı
çılgıra dönder. Savaşı nasıl
boyutlandırdılar? Bütün Kürt iş
adamlarını temizleyelim.
Şimdi Cank'ü temizlemekle, Buldan'ı
temizlemekle
Pekke ne zarar dedik?
Biz
&gt;&gt; zarar görmediniz mi onların?
&gt;&gt; Yok.
&gt;&gt; Biriniz var mıydı onlarda? Tabii. Onun
şu kaldaki gençler hepsi bizim
taraftarımız. Faydasını gördü. Can
Türklerle bir ilişkiliniz var mıydı? Bir
çıkarız var mıydı?
&gt;&gt; Kesinlikle yok. Can Türk'ü çok haksız
oldular.
Kesinlikle onun gibi diğerlerinde.
&gt;&gt; Belki uyuşturucu parasının paylaşımından
başka bir soru var.
&gt;&gt; Olabilir.
&gt;&gt; PKK orada örtü olmuş olabilir.
&gt;&gt; Olabilir. Olabilir. Tabii çoğu o
temeldedir.
&gt;&gt; Peki şu dikkat ed
&gt;&gt; sırf o geliri elde etmek için bunları
Pekke ile irtibatlandırdılar.
&gt;&gt; Şimdi ben onu sormak istiyorum. Şimdi
eee sizin bölgedeki varlığınız,
bölgedeki eee bir savaş sürecini, bir
eee çalışma sürecini sürdürmeniz aslında
bölgede birtım karanlık faaliyet
yürütecek insanların işine geliyor.
Orada PKK adına araç toplayan bir sürü
insanlar fedalandılar. İşte Yüksek
Ovada'da bir takım çeteler çıktığı için
de askerinden koruyucusuna özel timinden
poliseen herkes var. Eee, hakeza yine
fevodal yapı güçlerine en başta her
şeyler daha önemlisi işte birtım
aşiretler devlet kaynaklarından da
faydalanarak ben apoya karşı mücadele
ediyorum kisfesi altında. Siz diyorsunuz
ki bu öldürdüğü PKK'lı sayısı 5'i geçmez
diyorsunuz. Hadi 5'i geçsin 5.000 olsun
fark etmez. Böyle bir mücadele kisesi
hakkında feodal yapı güçlendi orada. Bu
sizi rahatsız etmiyor mu?
Bunda da doğruluk payı vardır. Eee,
feodal yapının güçlendirilmesinden
ziyade çok tehlikeli bir çete düzeni
kuruldu. Bunu da ben söylemiyorum.
Ecebitin kendisi söylüyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bir çete düzeni diyor oturdu
Güneydoğuya.
Bu feodaliteden de teh denk gel.
Mesut Yılmaz 40 hamiler çentiyor.
Şimdi böyle bir acayiplik var. Şimdi
bizim zararımıza mı değil mi veya bizden
mi kaynaklanan değil mi bu?
Bir savaş. Ben ben demiyorum ki çete
oluştursunlar. Ben diyorum ki Türkiye
Cumhuriyeti'nin düzen ordusu var. Bak
Uşak bombardımanına biz bir şey dedik
mi? Bilmem SOVskiler var, kobralar var.
Biz onlara bir şey dedik mi? Bilmem
normal nizami birlikler var. Ona bir şey
dedik mi? Peki bu
kurucular diyelim %100 bunlar halkı
öldürüyor.
O rant paylaşımı filan diyorsun. O
uyuşturucudan dolayı birbirini
vuruyorlar. Yüksekva çetesi peki klana
girip rantuyor. Yani
bunun pekkiyle ne ilişkisi var? Tamamen
halkı soyup soğana çevirmektir ve
kanunsuz işlerle cepten şişirmekten
başka bir düzen anlamına gelmez ki bu.
Ve çok yaygındır. Şu anda öyle bir çet
değil. Bu bir düzen. Bu bir sistem.
Devletin aldığı biçim bu.
Faşistler var. Bucak gibileri var. İşte
o köy kurucu azap askerleri diyorum ben.
Onlar var. Şimdi bunların pek vereceği
fazla bir zarar da yok. Bunların
Türkiye'ye verdikleri zarar muhteşem.
Şimdi son çatışma neyle irtibatlıyor?
Belki ona da açıklık istersiniz. Şeyle
ilgili paylaşım için çeteler çoğaldı ve
paylaşılacak şeyler de azaldı. Çünkü
hayvancılık durdu, ticaret durdu.
Dolayısıyla paylaşılacak şeyler oranı
azaldı ve birbirine girdiler. Mesela
bundan ibarettir. Siz zaman zaman
Türkiye'nin iyiliğinden Türkiye'nin
gelişmesinden, Türkiye için bir şeylerin
yoluna girmesi için çaba sarf sarf
etmekten bahset ben dedim ki az önce
size bir Türk vatanseveri gibi,
Türkiye'nin geleceğini düşünen bir lider
gibi konuşuyorsunuz. Bir yandan bunu
söylüyorsunuz. Bir yandan Türkiye'nin
düşmanlarıyla işbirliği yapıyorsunuz.
Türkiye'nin düş Türkiye'nin sıkıntıya
girmesinden fayda sağlayacak insanlarla
beraber oluyorsunuz.
&gt;&gt; Bu noktaya da değişik bir açıklık
getirmek istiyorum. Ben birkaç sefer
televizyonda açıklamak istedim de fazla
istediğimi yapamadım.
Ciddi olarak özellikle bu kalın
kafalılar dinlemeli.
&gt;&gt; Kim o kalın kafalı?
&gt;&gt; E bana göre savaşı en üst seyde
yürütenler,
bunun sorumluluğunu paylaşanlar. Bu
savaşın böyle
uzatılmasından
değişik stratejiler
yarar gördü. Özellikle de ABD
stratejisi. Başka stratejiler de var.
Fransa'nınki ayrı, Rusya'nınki ayrı,
başkalarınınki ayrı. He
&gt;&gt; Alman'ınki ayrı, Ortadoğu'da bazılarınki
ayrı.
&gt;&gt; Fazla uzatmak istemiyorum.
Ben bunu seçtim.
Çünkü savaş uzadıkça inanılmaz ölçüde
Türkiye'nin bağımlılığı gelişiyor
ve istedikleri roteğe ve bu
onlara çok haz bir ben burada yine zor
duruma düşmemek açısından fazla isim de
vermek istemiyorum.
Beni sevdikleri için değil, kendi
stratejilerini sevdikleri için
bu işi sürdürüyorlar, uzatıyorlar. Yine
Türkiye'yi sevdikleri için değil,
stratejileri işlediği için
destekliyoruz.
Türkiye haklıdır.
Amerika'nın Türkiye'yi fazla sevdiğine
ben inanmıyorum.
Açık size söyleyim. Bu dışı sözcüsü mü
de nedir? Suratın teki
&gt;&gt; Bürü ikide büyük kraldan daha çok
kralcı. O Türkiye'yi ne tanıdı? Türkiye
halkını ne tanımı? Sonuna kadar
destekliyoruz.
Ona o cümleyi söyleten bir çevre vardır.
Ben adını söylemek istemiyorum. Bu
beyinsizler düşünsün bunu.
Türkiye'yi en tehlikeli bir duruma
getirmek isteyen bazı çevreler vardır. O
sözü ona söyletenler onlardır
ve Türkiye'nin ne kadar müthiş kayın
kaybettiği ortada.
Ve sonuç nereye gider? Sevre gider.
Bundan ben sorunlu değilim. Bu
beyinsizler düşünmek zorunda.
İsrail Türkiye'yi çok sevdiği için bu
ittifakları geliştirilir.
Bir yerde tap diye bırakacak. Y
şimdi varsa Türkiye'nin namuslu
subayları da
kafaları diye çalışıyorsa bu strateji
Türkiye'nin stratejisi değildir.
Türkiye'nin gelişim stratejisi değildir.
Türkiye giderek batağa batıyor. Bunu ben
söylemiyorum. batağa baktığı gün gibi
bellidir.
Onun için savaşın uzatılmasının faturası
pek çıkarılamaz. Ben bir arca
durdurulmasını istiyorum.
Demin size Türkiye modeli üzerine
düşüncelerimi söyledim.
Eğer ben bir piyon olsam, Türkiye'nin
düşmanlarıyla
çok iş yapmaya
hevesli birisi olsam gerçekten bunun
ortamı çok zengin. Çevreleri de çok.
İlgi duymuyorum fazla.
Afganistan'la yapıyorsunuz mesela bir
şey
&gt;&gt; şunla yapıyorum. Yunan Yunanistan
halkını ben
demokratik görmesinden. Onların öyle
Türkiye'yi işgal etme bilmem
zarar verme güçleri filan yok ve biz de
alip olmayız.
Yani onunla Türkiye fazla zarar görmez.
Suriye'ninki de öyledir. Bilmem
başkalarınınki de öyledir. Bunlar
kendilerinden korkar. Ayıldı.
Beni tanır
Türkiye değişik stratejilerle böyle bir
savaşa sürüklenmiştir. Ben bunun açıkça
tartışılmasını da istiyorum. Özellikle
generallerin bu konuda öd olmamaları
lazım. Zaten 2 yılda birbirine
devrediyorlar. Her birisinin biliyorsun
umri 2 yıldır. Aslında bu da büyük bir
yanlış.
&gt;&gt; Güreş başarı daha uzun sürdürü.
&gt;&gt; Evet. O da değişik amaçlıydı. Yok etme
amaçlıydı değil mi? Şimdi iki yıl o
bırakacak diğerine. O diyecek ben sırt
Genelkurmayla kurtarayım diye o da
pehlivanlık yapacak. O da o da o da
şimdi işler bu noktaya geldi. Dikkat et
stratejisi olan böyle yapmaz.
yanlıştır.
Strateji başka yerdendir. Uygulayan
paşalar başkadır ve çoğu da koltuk
meraklısıdır.
Zaten siyasi partilerin de saldı
anladıklarını ve bu savaşın mantığından
bir şey anladıklarını da sanmıyor. Ne
söyleniyorsa onu papağan gibi
tekrarlıyorum.
&gt;&gt; İlk hafta beşincili lafınızı kesiyorum
ama burada konuşurken dinle dinleyince
insan farklı bir Abdullah Öcalan görüyor
karşısında. Ama diğer yandan baktığınız
zaman da şimdi ben gidip İstanbul'a
tekrar oturup baktığım zaman da
Güneydoğu'da öğretmenleri katleden bir
örgütün lideri eee bombalı genç kızları
insan içine yollayan bir örgütün lideri
diye görüyorum. Yani çok çelişen şeyler
değil bunlar. Bir taraftan hak burada
görünen bir insancıl yönünüz var. Farklı
bir bakışınız var. Diğer tarafta
katliamlar var. Yani beline bomba
bağlayan genç kızlar geliyor. İnsanın
içinde patlatıyorlar kendini.
&gt;&gt; Hı hı. Eee o söylediklerinizde de
görünüşte doğruluk payı var.
Şimdi açıklayayım. Bu üç kahraman kızın
eee eee her tarafına bomba bağlamaları
benim emrimle olmamışlar.
Eee sonradan öğrendim ki ve bazıları
daha da olmuştu. Biz onları durdurduk.
Kendi inisiyatifleriyle yapmışlar. iş
olup olup bittikten sonra bize haber
geldi.
Eee, öğretmenler meselesi de kesinlikle
eee, örgüt kararımızda yasaktır
ve dikkat edersen tek tük oluyor.
Eee, böyle bir eğim yoktur. O açıdan
fazla büyütmemek lazım.
&gt;&gt; Ama çok acı veren şeyler bunlar. Yani
baktığınız zaman insana üzen şeyler.
&gt;&gt; Şimdi
&gt;&gt; onu yapanların da nitekim o
Diyarbakır'da Hanteppe miydi? Hançepik
mi?
&gt;&gt; Evet. Yani o yakalanın birisinin ne
kadar dürüst olduğu da tartışmalı.
&gt;&gt; Eee bu tip eylemleri yapanları ben
araştırıyorum.
Fazla tutarlık görmüyorum. Onu açıkçası
söyleyim. Mesela 33 asker meselesi
araştırdık.
Şemdin Sakk'ın bu konuda iyi bir
taktisyen olmadığını zarar verdiğini
söyledik. Sorguladık da yargıladık da.
Yani peki kendi içinde böyle bir
hesaplaşmayı yürüttü. Rüt için de bu
olaylar giderek sıfıra doğru iniyor. Ama
dikkat edin yani özel savaşınki
tırmanadır. Çok vicdansızca olmalı.
Bizimki giderek sıfıra doğru minimuma
doğru inerken özel savaş çetelerinin
diyelim faili meçhul cinayetleri büyük
bir tırmanışa geçmişti. Bu konuda adil
olmak gereki.
&gt;&gt; Peki onlar da Türkiye Cumhuriyeti
Devleti'nin kontrolü dışına gelişmiş
olamaz mı? Yani nasıl ki PKK içinde
benim kontrolüm dışına gelişti bazı
şeyler diyorsunuz. E o zaman biz
söyledik mesela ben gücümü gösterdim.
Ben karşı tarafın da gücünü göstermesini
istiyorum. Neden Ömer Topal gibi bir suç
insan öyle vahşe katledisin?
&gt;&gt; Ömer Topal alakası var mıydı?
&gt;&gt; Hayır kesinlikle. Hayır bunlar hiç
ilgisiz olduğu için söylüyorum zaten.
Onun gibi yüzlerce insan var sırf eee
bilmem eee haraç için o nedir? Çek çek
sırf ne kadar insan öldürür ve ülkücü
çet edild
pknı değil miydi?
&gt;&gt; Kesinlikle bir kuruş bile vermemiştim.
&gt;&gt; Kendisini tanıyor musunuz? Gördünüz mü
hiç?
&gt;&gt; Hayır hayır hayır hayır. Hiç mi hiç ilk
defa vurulduğunda böyle bir isim
duymadım. Can't öyle sanırım isimlerini
sayamayacağım. Çokları öyle. Bunlar
kesinlikle o rantı elinden almak için ve
bazen cebinin şişirmesi için yapıldı.
Biraz vicdan sahibi olalım mı?
yazık oluyor. Bizim işlediğimiz hatalı
eylemler azalmıştır. Onu açıklıkla
söyleyeyim. Ve bundan sonra çok az
fırsat vereceğiz. Eee, göreceksiniz
olmuyor. Bir aydır, 2 aydır oluyor mu
mesela? Biz istesek sivilleri öldüremez
miyiz? Ha kızlar meselesinin ben onları
kutsal varlıklar olarak
değerlendiriyorum. kişi olarak her
birisi Türkiye halkına da mesajları
vardır. Eee, bu savaşın durdurulmasını
istemişlerdir. En baştan barış
istemişlerdir. Bunlar önemlidir.
Yani, eee, onları kahraman asıl kahraman
onlardı.

attım motorun arkasından Plakam yok
siyah bir kaskım var bebek kullanmayı
üzersen Senin de Üç dilek hakkın var dom
dom dedi Eray baskın var hala bazı
fanlara Koray en az Aslım var 16
yaşından beri hey

Eğer özellikle şu son birkaç yılda
Skorski başta olmak üzere yine o
kobralar Türk ordusunun eline
verilmeseydi belki de Kürt sorunu şimdi
çözülmüş olacaktı. Son verilen silahlar
bizim için son derece olmuştur ve
gerçekten savaşın dengesini bu verilen
silahlar değiştiriyor. F16'lar da buna
dahildir.
E bana günlük gelen raporlarda hep şunu
söylüyorlar. Bizi kobralar takip ediyor.
Kobralar olmasa Türk ordusu adı bile
atamaz.
Türkler tarafından kaç biriyle
öldürülmüştür bugüne kadar?
&gt;&gt; Toplam rakam eee
versek ortalama olarak 7.000 civarında
diyebilirim.
E katı kadar da sivil öldürülmüştür.
Amerikan sil tarafından mı?
&gt;&gt; Gerçekten Amerikan tekniği olmasaydı
Türkler bu savaşı asla bize karşı bu
kadar sürdüremezlerdi ve işte bu kadar
başarılı olamazlardı. Tamamen Amerikan
teknounun sonucudur. Bu savaşı bu kadar
uzatmalir.
Ve bu silahlar sivillere karşı da
kullanılmıştır.
&gt;&gt; Çok açıktır. Bütün köyler silahlarla
tahrip edilmiştir.
Günlük olarak bu helikopterler ve
F16'lar kullanılmaktadır.
Ben başta onun için vurgulamıştım. Acaba
Amerika bu savaşın arkasında nasıl yer
aldığını biliyor mu? Özellikle AB'den
kamuoyu bunun hakkından bunu çıkar.
Ben ABD yönetimi de bu savaştaki rolünü
doğru anlaması için biraz dikkatli
olmaya çalıyorum.
to study its position and look at its
role in this war.
&gt;&gt; T bağımsızlık bir yerine Türkiye
dahilinde federal bir Kürt devleti kabul
edebilir misiniz?
&gt;&gt; Hayır tabii. Çok açık söyleyeyim.
Sanıyorum ABD yönetimi var. Çok iyi
anlayın. Ben bir ABD federal
sistemdeyim.
Bu konuda eğer bazı araucular ortaya
çıkarsa aslında bizim Türkiye'nin
bütünlüğü içinde bunun dışında fazla bir
şey istemediğimizi, özgürlüğümüzü bu
temelde kullanmak istediğimizi ve
Amerika'nın da özgürlüğünün bu federal
sistemle yakından bağlantılı olduğunu
kabul edeceklerdir. We would be very
happy if some peacemakers were to
intervene and help this process and
allow us to be with our owners.
Hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti'ne
yanaşıp
barışıl yolları denediniz mi?
&gt;&gt; Her gün çağrı yapıyorum.
Daha birkaç gün önce de bir çağrı
yaptım. Eğer dedim üzerimize Türk ordu
birlikleri gelmezse biz hiçbir saldırı
hareketini düzenlemeydik.
Yine Avrupa zirvesindeki bütün devlet
başkanlarına da mektup yazdım. Bundan
iki gün önce taht ediyorum dedim. Kürt
kimliği kabul edilsin. Kürtlerin ki
sizin uygun gördüğünüz gibi bazı
demokratik siyasal hakları kabul
edilsin. Ben yine tek taraflı ateş kese
varım dedim.
Çok açık söylüyorum.
çok eee sınırlı bir federal çerçevede e
haklarımız kabul edilsin. Ben kendi
tarafımızda tek taraflı ateşkesi de ilan
etmeye varım. Sadece istediğim bir
diyaloğu ve karşı tarafın bizi imhat
temelinde saldırmamasıdır.
I'm prepared to
caller.
Dolayısıyla ille de bağımsız bir Kürt
savunması şart değilsin.
&gt;&gt; Hayır. Mühim olan Kürt halkının
özgürlüğüdür. kendi demokratik ve siyasi
haklarını eee özgürce kullanmasıdır.
Ayrılma kürtleri sahip düşünür,
yoksullaştırır.
Birleşik bir devlet çatısı altında
halkların daha fazla zengin olacağı
bence açıktır.
Türkiye yanlış hatiyor bizim mutlak
ayrımışı olduğumuz biçiminde bizi.
Unutmamak gerekir ki ABD tek bir
ulustur. Yine Almanlar tek bir ulustur.
Federaldir. Biz ayrı bir ulus olduğumuz
halde federal sistemden de öteye bir
kültürel özellkiyi bile kabul etmiyoruz.
Bir ilkokul okuma hakkını bile
vermiyoruz. Bu çok kötü bir rejim. Çok
demokratik bir rejim.
The US and Germany are federated states
and even though we are different people
we would be very happy to have a
federated state. Let us not forget that
Turkey does not accept
by
örgütünüz PKK'ye Türkiye'de yaşayan
Kürtler tarafından ne kadar
destekleniyor? Kürtüm diyen hemen herkes
tarafından destekleniyor.
Zaten Kürtlüğünü kabul etmeyenler de
Türkiye'nin yanındadır.
Fakat Türkiye içerisinde olan Kürtler
var. Sizin partinizi değil de başka
partileri destekleyen Türkler var. Öyle
değil mi?
&gt;&gt; E öyle bir kısım Kürtler vardır. Fakat
onlar da özellikle Türk zulmünü bu kadar
gördükten sonra oldukça bize sempatizan.
Eskisi gibi bizi olumsuz görmüyorlar.
Geçen bir rapora rapora göre
Türkiye'deki Kürtlerin çok az bir
miktarı PKK'yi destekliyor. Bu doğru
mudur, yanlış mıdır?
&gt;&gt; Bir seçim yapılsın. Eğer e demokratik
yoldan böyle bir seçim olsa ki DEP
dolayısıyla e 91'de bir seçim olmuştu.
Kürdistan erindeki oyların eee %60'ını
bu parti aldı ve tabii bu parti de bizi
destekliyor diye yargılandı ve
milletvekilleri
15 yıl ceza gördüler. Bu çok açıkça
bizim o itapalarımızın ne kadar olduğunu
kanıtlıyor.
Unutmamak gerekir ki şu anda içerideki
milletvekilleri Pekke ile ilişkilerinden
ötürü ceza görmüşlerdir.
Geri yollarımızın içerisindeki moral
grubu nasıldır? Denilebilir ki biz
savaşı moralle, cesaretle kazanıyoruz.
Teknikle değil.
Siz kazanıyor musunuz acaba savaşı?
&gt;&gt; Şimdi ben bu işe girişirken tektim ve o
zaman kendine girdim demek büyük bir
ayıptı. Şimdi milyonlarca ayağa kalkan
Kürt var ve gerçekten kolay kolay
yenilmeyecek bir geril ordusu
oluşmuştur.
gerçek olduğuna göre ben niçin
kaybediyorum diyeceğim kendime.
Gerçekten ben çoks
kökenli bir aileden geliyorum ve halen
devlete eee burs nedeniyle borç borcum
var ama şu anda maddi ve manevi olarak
gücümün zirvesinde bulunuyorum. Yani
açark
yitirmek basu söylemek zorundayım.
Türkler kendileri yazıyor. Son 300
yıldır devletimizi en büyük aştıran
kişilik diyor benim için.
Paranızı nereden getiriyorsunuz?
&gt;&gt; Gerçekten inanılmaz ölçüde halkın
bağışları var.
Kesinlikle öğledir.
Tek bir devletin yardımı yoktur. tek
gayri meşru yoldan para kazanmayı
nefret alıyorum lanetliyorum.
Tek bir gram eroin bile bizim
karanımızdan geçmemiş.
Bu konuda Türk polisinin büyük bir oyunu
var ve maalesef bu oyunu başarıyla
oynamaktadır.
Özel savaşın çok önemli bir finansman
kaynağını Türk polisi bu ero kanallarını
denetimi altına almakla
gerçekleştirmektir.
Bu konuda bize karşı büyük bir oyun
oynatmak istedi.
bizi eroğine ulaştırarak bunu
gerçekleştirmek istediler.
Fakat pek bir pek keli yakalanmamıştık
bu konuda.
Ben bulaştırmasına
özel dikkat ediyorum.
Sizi kınayanlar diyorlar ki siz Suriye
tarafından Türkiye'ye karşı
kullanılıyorsunuz. Bir şey olarak, bir
oyun olarak. Siz Türkiye Suriye ile
ilişkilerinizi nasıl
değerlendirebilirsiniz?
En yanlış değerlendirilen konulardan
birisi de budur. Suriye'nin bize desteği
demeyeceğini e bu sahada eee eee
üzerimize gelmeme temelindeki politikası
kesinlikle bazı tarihi eee ekonomik ve
politik nedenlerden ötürmüş.
Syria does not attack us alone support
has to do with historical and political.
&gt;&gt; Eee, Suriye'nin bize çıkın politikası
şudur. Benim zararıma bir örgüt
değildir. Niye karşı olayım?
&gt;&gt; Gerçek budur. Yanlış anlaşılmaması için
gerçekten ben dikkat edilmesini
istiyorum.
E açık destekleseydi ben de bunu açık
söylerdim.
&gt;&gt; Çok açık söyleyeyim. Yani eğer böyle bir
destek olsaydı savaşın kaderi bambaşka
olurdu.
Fakat sizi cüzi bir şekilde olsa dahi
destekliyorlar. Çünkü kendi topraklarını
sizin kullanmanıza müsaade et.
&gt;&gt; Eee, unutmamak gerekir ki 1,5 milyon
Kürt vardır Suriye'de Yunan'da. Bunlar
da tek taraftarıdır. Biz bu hak içinde
örgütlüyüz. Karşı durmaları da gerçekten
çok zordur.
Suriye bize karşı çıkarsa çok zarar
görür.
Zarar görmemesi için bu politikada biz
yürüyoruz.
E Avrupa ülkelerinde de aynı şekilde
var. Yani fazla fark yok.
Amerika halkı gerçekten Vietnam'dan
sonra en kirli bir savaşın arkasında
olduğunu biliyor
bu savaş Türkiye'de gizli yürütüldüğü
gibi Amerikan halkı açısından da gizli
yürütülmektedir.
Gerçekten çok kapsamlı ve gizli
yürütülen bir savaştır. Amerikan
halkının bu savaşı anlamasını, görmesini
istiyorum.
Amerika vakfının haklılık, adalet
duygularının özgür olduğuna inanıyorum.
Ama gerçeği göremediği ki kendisinden bu
kirli savaş gizli yürütülüyor. Bu
adaletli haklı tavrını
koy gösterem.
Bunu
görmesi benim en büyük dileğimdir.
&gt;&gt; Amerika Birleşik Devletleri'nin bu
savaştaki rolü nedir?
&gt;&gt; Aslında oldukça çok önemlidir ve bana
göre ABD yönetimi de bu savaştaki rolünü
tam anlamıyla anlamış değil.
Türk generalleri tarafından ciddi olarak
yanıltılmaktadır.
Yeni aslında durumu fark ediyor.
Biraz da suçluluk kompleksi var.
Çünkü ortada bir genosit politikası var.
E bunun arkasında yer aldığını itiraf
etmek istemiyorum.
E ucuzlıyoruz.
Bu gerçekten çok önemlidir.
Yönetim de hızla bu savaşın karakterini
anlamalı ve adalete uygun bir tavır
almalıdır.
Ben hazırım. Benden beklenecek her şeyi
sunmaya ve hatta Amerikan demokrasi
geleneğine göre çözüm için benden ne
isteniyorsa
gerçekten şu andan itibaren altını
imzalıyorum.
Siz diyorsunuz ki siz haklısınız. Türk
hükümeti diyor ki siz can bir
teröristsiniz. Belde tarihin en haksız
suçlamasıdır. Bu
&gt;&gt; birkaç halk bu 70 yıllık Türkiye
Cumhuriyeti tarihinde tarihten
silinmiştir ve son kurban olan bir Kürt
hakkı da tarihten siliniyor.
Dikkatlerini çekiyorum ben. Eğer bu son
direnişimiz olmasaydı Kürtler de tarihte
silinmişti.
E Amerika'da çok sayıda
eee Grek hakkından insan var. Ermeni
hakkından insanlar var. Asuri hakkından
insan var. Kantliamı ona sorsurlar o
zaman Kürtleri daha iyi anlarlar.
Kürtlerin hangi tehlikeyle karşı karşıya
olduğu bence anlaşılcaktır.
Ben Kürtler için son direniş şansını
kullandım. olmasaydı külteler biterdi.
Amerikan hükümeti Türkiye'ye
yardım ve eee para yardımı ve destek
vermektedir. Bunun Kürt halkı üzerindeki
etkisi nedir?
&gt;&gt; Kesinlikle bu özel savaş bu yargılarla
yürütülüyor. Yani hem maddi yargıuı
yapıyor hem de tekniği veriyor. İkisi
birbirini besliyor ve bizim için çok
gıcı bu.
Eee, bu yardımın %u kesildiğinde
Amerikan Kongresi'nde adını
hatırlamadığım bir milletvekili ki 256
oyla sanıyorum eee, yardımın %10
kesitiye oraması kabul edilmişti. Şu
söyledi. Yarın tarih bize demeyecek mi?
Bir halt yok edilirken Amerika ne
yapıyordu?
10% cut in the USA to Turkey. There was
a congressman who wrote whose name I
cannot recall and said would history not
judge us when we stood by and let people
ancient people get annihilated if this
is from people
bizdteki savaş endüstüünün şöyle bir
söyleşisi vardı. Derler ki, "Biz
Türkiye'ye silah satmazsak bunlar gider
Fransa'dan, Şakoslovakya'dan başka
devletlerden alırlar."
&gt;&gt; Doğruluk payı var bunda.
Ben bu yüzden tümüyle Amerika'yı sorumlu
tutmuyorum.
Fakat daha fazla denetlemeli ve politik
ağırlığını ortaya koymalıdır diyor.
&gt;&gt; Amerika gerçekten çok erken hareket
etmelidir.
Bu Amerika'nın da çıkarır.
Diyorlar ki hiçbir zaman kanıt yoktur ki
Amerikan silahları sivillere karşı
kullanılmıştır.
&gt;&gt; Hayır. Bu konuda birçok belge vardır.
Sanıyorum o son e gazeteci Kevin'in de
yazısını ben belge olarak sunabilirim.
Yani imkar edilemez günlük olarak.
helikopterler kullanılıyor. Sıradan bir
gazeteşik gelsin biz götürelim e
Kürdistan'a dağlarak. Her gün vısır
vırsır skorskiler, kobralar
havalanmıyorsa ve savaş esas itibariyle
bu teknikle yürütülmüyorsa eee dedikleri
doğrudur ama çok açıktır yani bunu
farkı.
to get any newspaper, any journalist to
come with us to the mountains and see
the US weapons in action.
Mr. Kevin Mc who's written an article on
the subject in a newspaper, I have that
article with that evidence of us being
used against everybody.
&gt;&gt; Amerika'ya söyleyebileceğiniz başka bir
şey var mı? Söylemek istediğiniz başka
bir şey var mı?
&gt;&gt; Eee, Amerika büyük bir devlet.
halkı da gerçekten kendini en özgür san
bir halktır.
Sanıyorum ve Bosna'da olup bitenler çok
üzülüyorlar.
Yine Filistin İsrail sorunuyla çok
ilgileniyorlar.
Ama oradaki sorunlardan ve acılardan
deffalarca daha büyük bir Kürt sorunu
vardır ve Amerika bu sorunun içindedir.
&gt;&gt; Hem yönetimin hem Amerika kamuoyunun
buradaki bu savaştaki rolünü görmelerini
istiyorum.
bize hiçbir araştırma yapmadan
yapıştırdıkları teröriz iddiasından yine
vazgeçmeleri istiyor vazgeçmelerini
istiyorum.
Bunu şuna benzetiyorum. Bir eee mahkumu
e yargılamaksızın idam etmeye
benzetiyorum. Sorgulamamız yapılsın.
Ondan sonra bize idam verilirse bu
uygulansın.
Bana ilişkin terörm iddiası yargısız
infazdır.
Ve gerçek büyük teröristi de affetmek.
Bu Türk devlet teröristdir.
Bu görülmesini en azından bir araştırma
yapılmasını istiyorum.
Mümkünse bir siyasi diyalogun ABD ile
bizim aramızda geliştirilmesini
istiyorum.
&gt;&gt; Yine aydınlarının Kürt sorunu üzerinde
daha fazla durmalarını istiyorum.
Ne istediğimizi hiç sormadan bizi böyle
yargısız inisaf infaz etmek çok acımasız
bir karardır.
İnanıyorum ki bu görüşmemiz bu konuda
aydınlatıcı olacaktır.
&gt;&gt; Çok teşekkür ederiz.

Türkiye tarihindeki
çok bazı önemli vakalar vardır. Eee,
onunla kıyaslamak isterim. işte 31 Mart
vakası
bilmem daha da geriye gidersek Osmanlı
tarihinde benzer Alemdar Mustafa Paşa
vakaları gibi çok köklü bir eee döneme
tekabül eden bir gelişmenin
başlangıcı olarak değerlendirmek
istiyorum. Susurluk vakası demek bana
oldukça dar geliyor. Fakat
bir kazayla da olsa ki öyle söylenmiyor.
Kesin
e Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 1
kilometre taşı rolü oynayacağı
benzişiyor.
Eee ben bu vesileyle
sizinle bu görüşmeye büyük değer biçmek
isterim. Çünkü bilindiği üzere
Susurluk'ta
kazada ölen
e üç kişi ve sağlam kalan bir kişi
ısrarla şunu söylüyorlar ki biz PK'ye
karşı en büyük savaşı veren kişileriz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Dolayısıyla en çok görülmesi gereken,
soru sorulması gereken bir taraf biziz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bu adamlar sizinle ne yaptılar?
sizinle bunlar hangi savaşı yürüttü ve
neden bunlar Türkiye'de birdenbire bu
kadar çok büyük bir gelişmenin
eee artık piyonları mı desem,
kahramanları mı desem haline geldiler.
Türkiye burayı öğrenmek istiyor.
Bilemiyorum neyi öğrenmek istiyor
Türkiye.
&gt;&gt; Şimdi öncelikle şu öğrenmek istediğimiz
bizim eee Abdullah Çardın'ın sizi
öldürmek için Türkiye Cumhuriyeti
Devleti'nden büyük miktarda para aldığı
söyleniyor. yandaşlarıyla beraber. Eee
ve tans Abdullah Çatlı'yi bir kahramanma
gibi lan ediyor. Daha önce eee ASAD'ya
karşı kullanmış devlet. Onu bir iddiaya
göre şimdi de PKK'ya karşı kullanmak,
sizi öldürmek istiyor. Eee böyle bir
girişim oldu mu? Sizi öldürebilir miydi?
Öldürmeye teşebbüs ettiler mi? Hiç böyle
bir şey yaşadınız mı?
&gt;&gt; Eee gazeteler yazdı bildiğiniz gibi. 250
milyar yılı milyarı eee 94'te vermiş.
Sanırım e çok daha çarpıcı bir suikast
de 96'nın mayıs ayında oldu. Onun için
de 500 milyardan bahsediliyordu.
&gt;&gt; Evet.
E bunların bana karşı suikast
geliştirdikleri açıktır. Eee muhtemelen
Çatlı Sedat Uluca'ın bazı adamları ve
büyük bir ihtimalle eee özel tim
dairesinden Paşa takibi bazılarının da
tabii ki koordinesinde bu işlerin
yürütülmek istenildiği çok açıktır. Ben
bana yönelik geliştirilen suikastlerin
içinde kimlerin yer aldığını kısaca da
söyleyebilirim. içinde Sedat Kucağın e
ve ona benzer bazı çevrelerin eee
derlediği Kürtler var. Bazı Çatlı'nın
örgütlediği bazı Ortadoğu sahasında
Türkmenlerle
iliş kurduğu kesimler var ve bizzat
Çatlı gibi bazı profesyoneller de var.
Biz eee bazı yakalanmalarda bunları
gördük. Tabii fazla ben açıklamak
istemem.
&gt;&gt; Peki size ulaşabildi mi? Onlar size
yaklaşabildiler mi? Hayır. Suikastlerin
e ikisi de başarılı olmadı.
&gt;&gt; Suikast niyeti olarak kaldı galar.
&gt;&gt; Birisi niyet düzeyinde kaldı. Birisi de
adeta boşa çaldı
ve eee uluslararası alanda da biz önemli
sonuçlar çıkardık. Şunu demek demeye
getiriyorum. Gerçekten susurluk
olayındaki o kahramanlar veya figürler,
piyonlar
eğer çok büyük iş yaptık diyorlarsa
sanırım tasçiler de şunu söyledi. Eee
devlet için kurşun sıkarlar kahramandır
ve bunlar büyük işler peşindeydiler.
Eğer Türkiye için başarsalardı
kahraman olarak ilan edebilirdi ama
bunlar başarısızdır.
başarısız olmaktan da öteye başka işlere
de bulaşmışlardır.
Ben söylemiyorum. Bu arabanın içinde
susturucular bulunmuştur. Eee,
uyuşturucu bulunmuştur.
Ayriyeten Abdullah Çatlin'in kendisi 17
yıldır çok önemli cinayetlerden ve
Bahçelievler katliamından aranmaktadır.
Yine Interpol'un bülteninde eee aranan
bülteninde aranmaktadır. Şimdi şunu
sormak istiyorum ben de.
Bu kadar eee suçlular
devlet adına birisi milletvekili, birisi
emniyet müdürü, birisi de karun kaçağı.
Şimdi bir araya geliyor. Bunun gerekçesi
de eee Abdullahcelerine karşı suikast
yapacaklarmış.
Yapsalar başarılı olsalardı devlet
alkışlayabilirdi ama olmadı. Ben en en
azında şunu size soruyorum.
Bu kahramanlar neden başarısız kaldılar?
Ve en daha da önemlisi acaba bunların
işi sadece suikast mıydı? Acaba suikast
perdesi adı altında ne kadar başka
işlerle uğraştılar?
&gt;&gt; Ne gibi başka işler?
&gt;&gt; Eğer beni vursalard bravo derdim ben
bunune.
&gt;&gt; Nasıl başka işlediğiniz fazla başka iş?
&gt;&gt; Başka işlerle ben açık bir şey
söyleyeyim. Bucağın öldürdüğü pek sayısı
birin parmak sayısını geçmez.
&gt;&gt; Ne yapıyor o? 25.000 tane
&gt;&gt; 25.000 tane maaşlı, silahlı ve sanıyorum
her eee kısa bir zaman süresi aralığında
da eee milyarlar aldığını herkes
biliyordu. Devlet adeta onu milyarlar
demeyeceği belki de trilyon trilyonlara
gark etmiş. Siverek'te inşa ettiği
Avustu bilmem saraylara bak etrafında ki
kendisi söylüyor. Benim 25.000 silahlı
adamım var. Bu bir devlet gücü.
eee Çatlının dör tane şirketi olduğunu
vaseteler yazıyor.
Eee Kocadağ'ın eee İstanbul'da ne kadar
etkili olduğu söyleniyor.
Şimdi bütün bunlar devlet içinde bir
devlet demek. Bunu yalnız AKO
suikastıyla izah etmek bana kesinlikle
gerçekçi gelmiyor. Ve biraz olay daha
deşilirse ki bu çetenin küçük bir kısmı
bütün uyuşturucunun kontrolünü ele
geçirmişler. Onu herkes biliyor. Eee,
gazetelerine yazdı. Eee, Sedat Buca'ın
eee, Siverek'teki arazilerinin hepsinde
Afyon ekildiğini ve daha sonra
jandarmanın topladığını yazdılar.
Çatlının ta Avrupa'daki san İsviçre'de
kaçırılmış. Yine Amerika'ya gitmiş. Yine
ir Azerbaycan'a gitmiş. Bütün bunlarda
kaçak ve eee, en önemlisi de uyuşturucu
nedeniyle tutuklanmış Avrupa'da. büyük
bir uyuşturucu trafiğini idare ediyor.
Eee, ortada yine özel timin faaliyetleri
var. Yüksek'da özel timin uyuşturucunun
kontrolünü eline getirmek için biliyoruz
Savaş Buldanı katletti. Behçürk'ü
katlettiler. Yani o Kürt uyuşturucu
mafyası dedikleri ki ben öyledir
demiyorum. Bunların hepsi temizlendi ki
buna inci babayı da dahil etmek gerekir.
Buna benzer bir sürü insanlar tasfiye
edildi ve böylece Kürdistan'daki kaçakçı
işleri buna silah kaçakçılığı da
eklemelim.
E siz kendiniz sordunuz bana özel tim
silah satmak istedi. Doğrudur. Bütün
silah kaçakçılığı ki sanırım İstanbul'da
hem de kreş getirip satıyorlar. E bu dev
gibi bir imkandır. Bütün Afganistan'dan
Orta Avrupa'ya kadar organize bir
şebekeyle karşı karşıyayız. Şimdi bütün
bunların hepsi Apoya'ya suikast adı
altında yapılıyor. Şimdi ben sağım.
Vursalardık bravo derdim bunlara. Ben
sağım ama büyük kanunsuzluklar,
büyük kaçakçılıklarla
trilyonlar vuruldu.
muazzam bir rant yani bu uyuşturucu
rantı mı desem özel savaş rantı mı desem
o oluştu ve en önemlisi ki bunu ben
söylemiyorum daha dün ben sayın meşit
Yılmaz'ın meclis konuşmasını dinlerim
40iler çetesinden bahsetti dedi ki çete
vurgun vurmuş epey palazlanmış
kökünü araştırmışlar en son çete başının
vez olduğu ortaya çıkmış ve bu kadar
vurgunla yetirmemişler diyor. Devleti
ele geçirmek istemişler. Son anda işte
çete yakayı ele vermiş. Devleti ele
geçirmekten son anda kurtarmışlar.
Şimdi bunu kendileri söylüyorum. Biraz
da gerçeği ifade ediyor. Şimdi bunun
daha da önemlisi şu. Çete bütün
Türkiye'yi sardı. Şimdi chat açığa çıkar
mı çıkmaz mı?
Bunu ben yine söylemiyorum. basın günlük
olarak benden daha iyi değerlendirmeler
yapıyor. Chatte gerçekten kontrol altına
alınacak mı alınmayacak mı bırakalım
açığa çıkarılıp tasfiyesini üzerine
gidilip gidilmeyecek mi o belli değil bu
çeteyle s'de Murat Karayalçın da hatta
kısmen Deniz Baykal da Hükmen Çetin de
45 yıllık ortaklık ettiler. Bunlar niye
susuyor
acaba? chatte bunlara bir şey verdi mi
vermedi mi açıklamalar yapmaları
gerekiyor. Ben bunu sizin vasıtanızla
açıkça söylüyorum. Bunlar devlete
dayanarak palazlandılar ki bunu yine ben
söylemiyorum. Hasteler yazıyorlar.
Devlet etkisini kullanıyorlar deniliyor.
Devlet gücünü kullandılar ve devlet
içinde devlet haline geldiler. Bunu DP
ve SHP iktidar koalisyonu döneminde
ağırlıklı olarak geliştirdiler. Daha
öncesinde var ama asıl palazlanma yılı
92 sonrasıdır. Şimdi devlet üzerine
gitmek istiyor. Kimse yok.
savcı tezkere yasıyor diyor Adalet
Bakanlığı'la geri çevriliyor ve istifa
ediyor.
Eee, bir emniyet müdürü kısa bir
soruşturma yapıyor. Onu kızağa çekiyor
da Çetenin üzerine git. Şimdi Çeten
devleti teslim almış mı, almak mı
istiyor? Bu tartışılıyor sanırım
Türkiye'de zaten toplumda devlet teslim
alındığına göre hayli hayi teslim alını.
Şimdi Suriye Türkiye'nin en temel sorunu
bu.
&gt;&gt; Tabii o temel sorunun aslında bir diğer
temel sorundan ortaya çıktığı öne
sürülüyor ki haklılık fayı da var.
Güneydoğu'daki fiili durum Güneydoğu'da
eee FK'ya karşı yürütülen mücadele uzun
yıllardan beri Türkiye genelinde bir
kokuşmaya, bir çürümeye eee birtım
illegalite, illegal eee unsurların
kendine eee yer editmesine neden aldı
deniyor. Eee siz bu fikre katılıyor
musunuz? Gayet tabii. E bütün bu çetenin
örgütlenmesinin altında yatan felsefe
Güneydoğu'daki savaşı biz yürütüyoruz.
Zaten kısmen ordunun da rahatsız olduğu
durum bu. Ben size bunu biraz daha
açıklamakta veya dolayısıyla Türkiye
halkına açıklamakta büyük yarar
görüyorum. Türkiye halkı mutlaka bu
noktayı bilmeli ki bu her gün küçülen
somunun neden küçüldüğünü
bir sanırım eee sigorta dairesi şeyinde
miydi? İşsizlik iş kontenjanı açıldı.
&gt;&gt; Evet. SSK'da.
&gt;&gt; SSK'da
&gt;&gt; 90.000 kişi başvurdu. Bu kadar işsizin
kaynağını ben size açmak istiyorum. Ve
Kürdistan'da da Türkiye'de Diyarbakır'da
biliyorsunuz varoşlar oluşmuş herhalde
İstanbul'da.
Kötü büyük illerden.
&gt;&gt; Evet. Şimdi bunun nedenlerini size
açıklamak zorunu duyuyorum. Kendimi
görevli hissediyorum. Şimdi doğrudur.
Güneydoğu'da
veya biz diyoruz Kürdistan'da bir savaş
yürütüyordu.
Şimdi biz isterdik bu savaşı normal
meşru devlet güçleriyle.
İnanır mısın? Biz bunu isterdik.
Ve kısmen
92'lere kadar bu savaş böyle giriyor.
Özal
eee son döneminde şunu söyledi.
Gerekirse federasyonu tartışırız ve
siyasi çözüm yoluna da giriş yapacağım.
Şimdi uzundur anlatılması.
Bunu söyleyen Özal'ın üzerine büyük
gidildi.
Bana göre içeride Mesut Yılmaz yoluyla
ANAP etkisizleştirildi. Daha sonra
kontrolünden çıkarıldı. Ondan sonra seni
istemeyiz diye tişörtler çıkarıldı.
Alışamadık adı altında.
&gt;&gt; Ve en son nasıl gittiği meçhul olan bir
ölüş ölümü vardı.
&gt;&gt; Evet. Bu bir suikast olduğunu
öldürüldüğü için. Benim teorime göre o
bir suikastır. Benim bazı bilgilerim de
vardı. Ha ondan sonra
hızla önce Demirel İnünü koleksiyonu
İnünü çekildi.
Demirel Çankaya çıktı
yerine çok sorbakan
getirdiler. Dançiler siyasi olması
danışçilerin bir siyasi deneyimi de yok.
Sorumluluk duygusu nedir? Devlet de
bilmez. Bu çok önemli. Türkiye halkı
bunları bilmek zorunda. Siyasi
sorumluluk nedir bilmez.
Ve bunun arkasında korkunç çeteler
üredi.
Çığ gibi büyüdü
ve şu anda Türkiye yakasını bunların
elinden kurtaramıyor. Ne yapıldı biliyor
musunuz? Şimdi sorumsuz başbakanın
sorumlu altında bir de Kara Yalçını
vardır bunun. O da çok sorusun tekidir.
Şimdi ne yapıyor? Neyle uğraşıyor? O da
açıklama yapmadı. Bu çeteler döneminde
binlerce köy boşaltıldı.
Binlerce faili meçhul cinayet işletildi.
70'lik Musanter'in hiç de idamlık suçu
yoktu. O
Türkiye Milli İstihbaratı onu çok iyi
tanır. Herhangi bir parti üyesi değil.
Peki herhangi bir ilişkisi yok. Bir
yazardı ve daha çok da Türkçe yazar.
Onu nasıl kat ettikleri bellidir. Bir
Mehmet Sıncar'ın katli vardır.
Şimdi onları kahramanca eylemleri olarak
anlatıyorlar. Bu parlamento üyesidir.
Parlamento önce kendi üyesi hakkında bir
karar vermeli. Bu parlamentonun namusu.
Eğer hainse bu önce parlamentoda
çıkmalıdır bu kararın ve parlamento bu
kendi üyesine sahip çıkmadı. Şimdi
bunlar sivri isimler olduğu için
söylüyorum. Binlerce kişi evden
çıkarıldı. Kurşuna dizildi ve yol
kenarına atıldı. Şimdi size soruyorum.
Bunun anayasayla ne ilişkisi var? Bunun
Türkiye'nin güvenliğiyle ne ilişkisi
var? Bunun Türkiye'nin hukuk sistemiyle
ne ilişkisi var? Böyle insan
cezalandırılır mı? Bellidir. Önce savcı
iddianame düzenler. Vatana hiyanet
etmişse
&gt;&gt; yargılanır.
&gt;&gt; Evet. Hakime bildirin. Hakim yargılar.
Karar verir. Meclis onaylar. idam
gerçekleşir.
Kaldı ki şu anda idamlar da
gerçekleşmiyor ama binlerce tanesi
sorgusuz sualsiz model deyimle infaz
edildiler.
Şimdi bunlar önemli ve ardında hepsinin
bütün mal varlığına el korunu.
Şimdi Türkiye bunu sorgulayacak mı
sorgulamayacak mı? Susurluk olayı budur.
Susurluk olayı bu. 15 yılda özellikle
bu büyük özel savaş rantçılarının
dolayısıyla bu çetelerinin
işini sorgulayacak mı? Sorgulamayacak.
Apoya suyu Apo için yaptık. E ben
ortadayım işte. Şu anda PKK çok güçlü.
Pekke'ye karşı savaştık diyor. Bu cam
tane Pekke'li öldürdü. Şu anda Pekke
50.000 askeri olarak diyelim.
eee Sedat Bcak bana ne zarar verdi ve ne
kadar savaş yürüttü ama yaptığı
vurguları bütün Türkiye halkını
buffetmiştir. Abdullah Çatlık hiçbir şey
yapamadı
ama kaç tane şirketin sahibi şimdi bir
de bunlar gibi yüzlerce çete var. Ağrın
kendisi söylüyor. Bunun gibi diyor
binlerce olay var.
&gt;&gt; Devlet yarına yapılmış ol.
&gt;&gt; Evet binlerce olay.
Açıklansın mı binlerce olay?
Neden gizleniyor? Devletin
halkın gizlenmekten korkusu mu var?
Devlet adına iyi bir iş yapılmışsa bunun
halkın bilmesi kadar doğal bir şey var
mı? Devlet için yapılmış diyor değil mi?
Bilce olay. Devlet için yapılan işler
iyi işlerdir. Değil mi? İyi işleri niye
halk bilmesin? Bilsin ki alkışlasın.
Belki iyi işler değildir.
&gt;&gt; İyi işler değilse devletin yararına
değildir. Devletin yarına değilse
sorumlu kimse ondan hesap sorusun. Çünkü
devlete zarar vermiş.
Halka zarar vermiş.
Neden bu kitleniyor?
&gt;&gt; Abdullah Bey şimdi şu çok ilginç. Şu
anda siz bir Türk vatanseveri gibi
konuşuyorsunuz. Yani sanki Türkiye'nin
iyiliğini istermiş gibi. Eee bu süreç
normal olarak eee Türkiye çalışan bir
örgüt olarak sizin işinize gelmiyor mu?
As ben iddia ediyorum. Halis ben bir
Türkiye Anadolu çocuğuyum. Tabii ki öyle
konuşacağım. Başka türlü benden konuşma
bekleyemezsin.
&gt;&gt; Ama PKK'nın işine gelmiyor mu?
Türkiye'nin zayıf düşmesi Türkiye'nin
kendi içinde birtakım sıkıntılara
girmekte örgüt olarak sizin arzu
&gt;&gt; mümkün mü? Ben ilk adım ilk adım atarken
yetiştiğim köyün suya kavuşmasını
istedim. Yeşillenmesini istedim.
Aydınlanmasını istedim.
Eee kendim için sosyalleşmeyi,
siyasalleşmayı istedim.
Benim bundan başka bir tanımım yok ki.
Ve giderek Türkiye'nin daha her tarafına
gidip gezip görüp sevmeyi istedi. Daha
güzel bir yaşam istedim. Ankara'ya
girdiğimde bu Çankaya'ya giden piknikler
vardı. Kırathaneler
&gt;&gt; Evet. çay bahçeleri.
&gt;&gt; Oralarda bir güzel bira bardaklarını
içmek istedim. 70'lerdeki APU budur.
Türkiye'nin güzelliklerini paylaşmak
istedim. Daha sonra bunu siyasi bir
yolla bunu yapmak istedim. Deniz
Gezmişler Mahir Çehenlerin de çok iyi
biliyorum şiir yazmışlardı. Yazıları
vardı. Her zaman güzel bir Türkiye'den
bahsediyorlardı. Hep güzellikten, aşktan
bahsediyorlardı. Bunlar hiçbir zaman
çalıp çırpmadılar. Bunların halktan
aldıkları tek bir kuruş vurgunculukla,
bilmem mafyacılıkla,
bilmem şunun bunun parasını almak en
ufacık bir şeyleri yoktur. Kendi adıma
olmadan söyleyeyim. Ben şu anda güzel
bir Türkiye için yanıp tutuşuyorum ve
çok açık size söyleyeceğim. Yani bu işi
artık ben çözeceğim.
&gt;&gt; Türkiye
&gt;&gt; tabii ki.
&gt;&gt; Nasıl?
&gt;&gt; E bazı planlarım vardır.
&gt;&gt; Ne onlar
&gt;&gt; gerçekten?
Birbirimizi küçük görmeyelim.
Ne Kürtler ne Türkler birbirlerini küçük
görmesin çok söyleniyor. 1000 yıldır
kardeşiz.
Bu laflara inanıyorlarsa evet gerçekten
kardeşler gibi konuşalım. Bu bilmem
başları yaşları çok büyük olanlara
söylüyor. Siz gerçekten kardeş
olduklarına inanıyorsanız
gelin bu kardeşlerin aralarında bazı
anlaşılmazlıklar varsa konuşalım.
Kesin kimse hudutlara dokunmuyor.
O çok dillen doladıkları
birlik bütünlüğe dokunmuyorum. Kimse
öyle bana birkaç çakıl taşı verin dedi
demiyor. Ben daha büyük güzel gelişmiş
bir Türkiye istiyorum. Daha iyi
kardeşlerin paylaştığı bir Türkiye
istiyorum.
&gt;&gt; Yani ünlü delet yapısının korunmasından
ve nasıl
&gt;&gt; benim için buna hiç sorun değil. Ben
hiçbir zaman ünlü devlet üzerine
çözümleme yapmadım. Benim yaptığım
halkların, bütün Türkiye halkının
daha zenginleşmesine,
ruhça, ekonomik olarak, kültür olarak
hatta dışa karşı da örnek olacak bir
biçimde güçlenmesinin yolunu
tartışıyorum. Onun çözümlemelerini
yapıyorum.
şunları söylemiştim ben özellikle böyle
yarattığınız eşkıya teorilerini
Türkiye'nin en büyük düşmanı bilmem
bölüp parçalayan
en büyük düşmanı bilmem Ermeni Rum
bozuntusu diye uşağı diye düşman diye
lanse ettikleri kişiyle
cesaret etsinler.
Yine ort olduğu yerde kalsın. Bütün güç
onların elinde olsun. Sizin huzurunuzda
açık toplantılar yapalım. Halk
seyretsin.
Ben model önereceğim. Onlar önersin.
&gt;&gt; Onlar dediğiniz ki siyasiler olabilir.
&gt;&gt; Türk siyasiler.
&gt;&gt; Bu işlerden kendini sorumlu hisseden
herkes
vardı da halk oylamasına geçen. Bundan
daha doğal insani çözüm yolu var mı?
Milyonlar birtım hak talebinde
bulunuyorlardı.
İnsan hakları diyorlar. Demokrasi
diyorlar.
Adımız bize verilsin diyorlardır. Bazı
türküler söylensin. Şimdi din her
tarafta türküler dinliyorsunuz değil mi?
İngilizce, Fransızca, İsanı biraz
dinliyorsunuz.
Ya belki Kürtçenin de bazı güzel
türküleri vardır.
&gt;&gt; Var. Geçen hafta biz program açalım.
&gt;&gt; Evet. Güzel. Kıyamet mi koptu?
Türkler ne kadar çok ve değişik söylense
insan ruhu o kadar gelişir.
&gt;&gt; Artı söyleniyor ama Türkiye'de yasak
değil Türkçe
&gt;&gt; ama çok uzun savaş yıldan sonra oldu
bunlar. Önce bunların hepsi yasaktı
biliyorsunuz değil mi? Biz bunların daha
fazla olmasını istiyoruz.
&gt;&gt; Ne mesela daha fazla olmas istediğiniz
neler hocam?
&gt;&gt; Bugün Güneydoğu harabe halinde orada o
kadar güzellikler var ki bütün o
ırmakların etrafında en güzel yaşam
bahçeleri geliştirmek istiyoruz. Bugün
Dicle Fırat köylerinde tarihte olduğu
gibi cennet yaratılabilir. Bu savaş
gücünü biz bir günde
yaşam gücünü, ekonominin geliştirilme
gücüne dönüştürmek istiyoruz.
&gt;&gt; Bunun öneki eğlen
&gt;&gt; e koymuyor lan. Ateş kesilsin diyoruz.
Hayır diyoruz. Sizi yok edeceğiz.
Ben iş istiyorum. Ben Fırat kıyılarında,
Dicla kıyılarında, Cizra Botan'da bir
güzellik yaratmak istiyorum. Siz de bir
iş istiyorsunuz.
Gid
&gt;&gt; gidip ben Cizre'de o tarihine yaraşır
bir biçimde bir güzel saray yapacağım.
Arkadaşlarım var, işçilerim var. Yakın
süreçte bir saray yapacağım. Bundan daha
doğal bir şey var mı?
&gt;&gt; Efendim? Neden bir saray yapıyorsunuz?
&gt;&gt; Güzel bir Kürt sarayı.
&gt;&gt; Kültürel bir merkez mi yoksa
&gt;&gt; kültürel merkez? Eee eee eee her tür
güzelliğin, her tür tarihin canlandığı
bir merkez. Ciz niye öyle harap olsun?
Orada Memozi'nin aşkı da geçmişti. Orada
e çok diyorlar aşk maşk. Orada böyle
güzel kızlar, güzel erkekler de ortaya
çıksın. Cizre üzerinde, Kü üzerinde
bu harırıl harırıl Çağlayan Çağlayanlar
var. Onların etrafında da çok güzel
turistik yerler geliştirelim.
Bundan daha iyi proje olur mu?
Hep korkunç askeri güç koymuşlar.
Dünyada en son teknikle donatılmış,
silahlı güç nemzendirilmiş.
Bu bu mudur yani günümüzün, çağımızın
sorunlarının çözüm yolu? Bunu tartışmak
istiyorum.
Halkın huzurunda tartışmak istiyorum.
Eee, şimdi Kürtü yok edecek. Şimdi Kürt
yok edilir mi edilmez mi? Bu çok gerekli
bir şey mi? Kürtü yok edersen ardından
diyeceksin ben
başkasını da yok edeyim.
&gt;&gt; Kürtü nasıl yok ede? Kürt alt komşu mu
Kürt mesela? Onun için
&gt;&gt; Evet. Onu demek istiyorum. Yani bu yok
etme teorileriyle nereye varılacak?
Kaldı ki oradakini yok ettin. Güneyde
bir federasyon çıkıyor. Oradaki Kürtü
nasıl yok edeceksin?
Kaldı ki Kürtü yok eden kendi halkını da
veya başka halklar da yok eden.
&gt;&gt; Tabii ben şunu tam olarak anlamayalım.
Yani eee diyorsunuz ki barış olsun,
dostluk olsun, Güneydoğu imar edinsin,
Güneydoğu gelişsin. Eee peki bunun
önündeki engel PKK değil mi siz? Yani
PKK orada acaba eylemi kesti
&gt;&gt; olabilir mi hiç? Pekke benim şahsımda
PKE diyorum ki benim köyüm çok soraktı.
Benim ilk hülyalarım vardı. İlk hülyam
halen bizim konuşmaların da geçti. Bir
tane ağacım vardı ya. Diyordum
bu ağacın eee çok kurak etrafına nasıl
Fırat'ı
çevirip bir yeşillenmeye dönüştüreceğim?
İlk hülyem budur.
Kimse hiçbir başka akıl tanımı filan
yapmasın. Öyle büyük amaçlarım olmazsa
ben çılgın değilim. Böyle savaş falan
yürütemem.
Büyük bir yurtsever olmazsa böyle savaş
falan yürütemem. Her insan biraz dürüst
olmadı.
O siyasiler
en ufacık insanlıkla ilişkileri falandı.
Bu ben küçük bir örnek vereyim size.
Engel pekkeymiş. Netçim İngiltere
Başbakanı diyor ki İran tek başına
silahları sustursun. Biz her türlü
çözüme yani diyaloğa varız. Ben şimdiden
ilan ediyorum.
Hiçbir Türk başbakanı söylemesin.
Yeter ki diyalo olsun. Yarın bütün
silahları susturalım.
&gt;&gt; Var mı böyle bir niyetiniz? Bir barış
&gt;&gt; her zaman olmuştur.
&gt;&gt; Peki bunun için nasıl bir mesaj
bekliyorsunuz suy tarafından?
&gt;&gt; Duvar duvar ses.
Duvardan ses gider mi?
Öyle bir siyasiler var. Şimdi dün bir
kamuoyu araştırması yapılmış.
Nedir o? E partisi de tarla mı? Halkın
%70 diyor siyasilere güvenmiyor.
Güvenmez tabii
&gt;&gt; o iyimsel. %90'ı güvenmiyor
&gt;&gt; %90 mı?
&gt;&gt; tamam %90'ı siyasilere güvenmiyor. Tabii
20 yıldır bu siyasilerin
Türkiye halkı için sadece ben bir lüks
diyeceğim bu belki onlar için
iltifattır. Gereksiz iş yapmışlardır.
Ben bazen düşünüyorum insanlar ne zaman
gereksiz olu? Ya bunlara bakarak mı
söylüyor ya bunlar?
Bırak bu maaşları almayı. O cicili
dicili elbise giyiyorlar. Bunların
yediği yemek acaba hakkı mıdır diyorum.
Çünkü halkına hiçbir şey vermemişler.
Nasıl onların midesi yemek alıyordu?
Nasıl o giyecekleri kendilerine
yakıştırıyordu? Çünkü halk beğenmiyor.
Ben bunu size söylemiyorum. Halk
değeniyor.
Televizyon ellerinde, bütün basın
ellerinde, bütün devlet gücü ellerinde
bütün propaganda imkanları, bütün
camiler ellerinde, okullar ellerinde.
Buna rağmen Türkiye halkı değmiyor.
Bu dehşet tablosu. Bunlar için bir yüz
karası.
suçlunun kim olup olmadığını
bu anketten daha iyi bir gösterge
olabilir.
Biraz düşünmeleri gerekir. Onlar bu işi
bozmuştur.
En ufacık bir çözüm getirmeyenler
bunlardır.
Benim çok sadece söylediğim insanların
işsiz kalması. Sadece söyledim
insanların diline, dudaklarına zincir
vurmayın.
Benim sadece söylediğim insanların
zenginleşmesi için yollar geliştirelim.
&gt;&gt; Peki yalnız Kürt aldı mı? Ağza zinciri.
&gt;&gt; Hayır hepsi.
&gt;&gt; İşsiz kalan yalnızca Kürt halkı.
&gt;&gt; Hayır. Başta Türk halkı da böyledir.
Belki de bizim bizden daha durumu kötü
olan Türk halkıdır. Bir sürü böyle insan
var etrafta. Ben insanların bu kadar
işit olacağına inanmıyorum.
Bana göre Türkiye'de tek bir kişi bile
işsiz kalmaz. Eğer sistem doğru rayına
oturturulursa.
Bir Dicla Fırat'ı
akıtalım çevrelerine. İki tane
Türkiye'ye yeter.
Bilmem oraların doğal güzellikleri olur.
Onları yakıp yıkmadan bir güzel
işletmeyi açalım. Bütün o Güneydoğu'daki
işsizlik sorunu çözülür.
O zozanlara
hayvancılık yaptıralım. Bütün
Ortadoğu'ya yeter. Bu lön başta bu
siyasiler. Şimdi bu siyasileri de ben
fazla ciddiye almıyorum. Türkiye'de bir
karar güçü yok. Şimdi ciddiye alsam bu
siyasileri sanki bir karar güçleri
varmış gibi söyleyeceksiniz galiba.
Birinci parti Erbakan diyorsunuz. Zırnı
kadar bir karar gücü olacağını
sanmıyorum. Üzülüyorum.
İsterdim karşımda bir Mustafa Kemal
olsun. Yani karar gücü olan bir kişi
beni öldürsün ama kararı olsun.
Şimdi amilane deyimle şimdi herkes topu
birbirine atıyor. Karar güç yok. Kimi
diyor Milli Güvenlik Kurulu sorumlu.
Kimi diyor parlamento. Kimi diyor
hükümet. Kimi diyor bilmem MİT. Kimi
bilmem. Şimdi çeteler çıktı.
Karar gücü yok. Şimdi Türkiye'mizi
sevelim diyorum. Siz de şimdi
şaşıracaksınız.
&gt;&gt; Ben şaşkın şaşkın bakıyorum zaten.
[kahkaha]
&gt;&gt; Türkiye'mizi kurtaralım. Gerçekten
Kürtleri de biraz kurtaralım. Bu çok
kötü bir durum.

Ben böyle bir saçla oynamak istemiyorum
diyebildiğin ya da aslında sarı saçı
istemiyordum Feryada ama şöyle bir durum
vardı. Benim de saçlarım açık eee
kumraldı. Hazın da açık kumraldı. E doğ
o da renkli gözlü, ben de renkli gözlü
ve hani bir karakter ayrımı yapmak
zorundaydık. Yani tonlarımız birbirine
benzediği için. O zaman eee yapımcımız
da senin saçlarını biraz sarı yapalım
dedi. Ve benim o zaman saçlarıma hiç
boya sürülmemişti. Yani hayatım hiç boya
sürülmemişti. Önce aralarına atmaya
başladık. O aralar üstlere çıktı. Üstler
derken ben bir anda sapsarı
bir saça sahip oldum.

[müzik]
Yusuf Eşver Yağmur da önce barış için 1
milyon imzal diye bir kampanya başlattı.
Eee, Türkiye'de barış isteyen yani
Güneydoğu'daki süren Hakan Kanın
bitmesini isteyen eee insanların imza
attığı bir kampanya başladık. Barış için
1 milyon imza diye. Bilmiyorum bundan
haberiniz oldu mu?
&gt;&gt; Eşber Dereli'nin haberim var. eee öyle
bir imza kampanyasını biliyorum yani.
&gt;&gt; Peki şunu merak ediyorum ben şimdi. E
Türkiye'de 1 milyon tane bu kanın
durması isteyen Aydın ona imza atacak.
Eşver Yağmur Derili size böyle bir metni
getirse barış için imza atar mısınız siz
de?
&gt;&gt; Gayet tabii.
&gt;&gt; PKK imza atar mı bunun altına?
&gt;&gt; Gayet tabii. Biz size şunu söylüyorum.
Koşulsuz
ateşkese varız.
Şu anda barış temsilcileri
nereden kimden? Sağ o sağdan da
olabilir. İslamcılardan da olabilir.
Gelirse büyük sayıyla karşılayacağım
ve canın gönülden onları kucaklayacağım.
Büyük büyük değer vereceğim. Çünkü bu
savaş benim en zor yürüttüğüm bir
savaştı.
Çünkü eee çok tehlikeli bir savaş. Yani
çok trajik bir savaş. Böyle dünya
tarihinde biraz eşi ender rastlanan bir
savaş. Çok anlamsız. Anlamsız şurada
ortada bir çete var diyor. Biz
kahramanlık savaşı yürütüyoruz. Öyle bir
durum yok. Biz diyeceğim şimdi büyük bir
ulusal kurtuluş savaşı Türk
düşmanlarımız diyeceğim. Ben bunu
tehlikeli görüyorum. Böyle çok
çetrefilli
&gt;&gt; yani siz Türkiye'yi düşman
göremiyorsunuz. Düşman değil Türkiye
&gt;&gt; E tabii zor geliyor. Fazla düşman
görmediğimiz için savaşı sürdürmek çok
zordur.
&gt;&gt; Sevmek istediklerimiz
&gt;&gt; do bir ülkeyle savaşan bir
&gt;&gt; e gayet. Şimdi o erlere bak mesela o
serlere diyor tekkeli arkadaşlar
cebirlerle öyles savaşmışlardır. Doğal
bir biçimde söylüyorlar tekkeli
arkadaşlar. Şimdi durum bu. Bir tane
teymenleri vardı. Onların yanımıza
geldi. Nasıl geldi? Onun hikayesini iste
söyle. Mustafa
neydi? Özgüven miydi? Avrupa'da çıktı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Şimdi o nasıl karar verdi öyle?
Eee, bizim bazı çözümler okumuş. Hatta
bir de nişanlısı varmış. çözümleri
okuduktan sonra yeni bir özgürlük
anlayışına ulaştım ve size büyük saygım,
hayranlığım var dedi. Rica ederim beni
Türkiye'ye teslim etmeyin. Mümkünse beni
Avrupa'ya filan gönderir. Biz ona o
imkanı verdik. Yani çok değerli insanlar
olarak bağrımıza bastık. Şimdi biz,
bizim karakterimiz böyle. Şimdi bu
askerlerin de durumu böyle. Pekke'de
düşman icat etme diye bir olay yok. Ama
bu özel timciler öyle midir? O
Diyarbakır'daki vahşeti gördünüz.
Şimdi o kafatasını parçalıyorlar. Bunun
savaş lügatinde yeri var mı? Esirler.
Ellerinde zaten hiçbir şeyin olması
mümkün değil. Öldürme olur da o biçimde
olmaz. Şimdi bu Türk halkı için de bir
yüz kazası.
Çünkü o kafataslarını öyle parçalama
bugünkü çağımızda görülmemiş bir olay.
Hiçbir gerekçesi de yok.
Biz asker bırakıyoruz böyle kardeşler
olarak
&gt;&gt; ama bir dönem siz de yakmadınız mı orada
insanları? Hayır yakma işi güçlü konak
tabii.
&gt;&gt; Güçlü konak demek. Güçlü konak bence PKK
değil. Bilmiyorum.
&gt;&gt; Değil kesin.
&gt;&gt; Çünkü biz PKK'nın eylem türkini artık
ezberledik. O da PKK eylem tür oyuncu.
&gt;&gt; Değil kesin değil.
&gt;&gt; Peki eee bir şey daha var. Eee
iddia o ki eee belki sizin eee gelir
dediğiniz bizim militan dediğiniz
sayının da azalmasındaki etkenlerden
biri Türkiye'nin giderek bölgede hakim
olması. Artık PKK kendine adam
toplamakta güçlü çekiyor ama eskiden
yoğun katılımlar olduğu biliniyordu.
&gt;&gt; Evet. Şimdi bu biraz durdu.
&gt;&gt; Doğrudur. Eee,
onun yolu daha değişik açılıyor. Mesela
size yeni bir kaynak söyleyeyim. Eee,
Irak Kürdistan'a çıl gibi katılımlar
oldu.
Diğer yerlerden de Avrupa'da Ç gibi
katılımlar var. Aldığım haberlere göre
İstanbul dolu bekliyor. Eee, metropol
kentleri var. Onlar dolu bekliyor. O
fazla sorun olmaz. Zecli zoraki bazı
tedbirler var. Onların aşılmasıyla
kalkın ederler. Kalı ki biz fazla gelme
sakıncalı yok. Çünkü gerilde
biliyorsunuz sayının fazlığı e
&gt;&gt; fazla sıkıntı yaratıyor.
&gt;&gt; Sıkıntı yaratıyor. O açıdan sorun değil.
O asker alma bizim için fazla sorun
değil.
&gt;&gt; Barzani ile
&gt;&gt; bitti mi?
&gt;&gt; Eee Barzani ile bir mektuplaşmanız oldu
son dönemde. Sizden istediği ne? Biat mı
ediyor size? Size bağlılık mıyor?
&gt;&gt; Sanmıyorum. Eee Barz sayın Mesut Barzan
ile olsun yine Sayın Talaban ile olsun.
Bu son 96'da farklı bir düzey geliştir
daha doğrusu Güney Kürdistan'la Kuzey
Kürdistan ilişkilerinde farklı bir düzey
gelişti. Eskiden bunlar bizim fazla
kontrolümüzde değillerdi ve bir iki
savaşta da daha çok özel TC ile o çekiç
güçle
&gt;&gt; birlikte hareketliyorlar. Şimdi çekiş
gücün tasfiyesiyle birlikte eee ve bizim
KDP ile en son yürüttüğümüz savaşın
sonucunda bizim e genel politik
çizgimizin kabulü yönünde bir gelişme
oldu. Şu anda Sayın Barzal'in yürüttüğü
çizgi bizim genel çizgimizin içindedir.
&gt;&gt; Sizin Kuzey Kuzey Irak'ta daha etkin
olmak, Kuzey Irşmek gibi bir planınız
var mı?
&gt;&gt; E sadece o değil. Ortadoğu'da
yürüttüğümüz çizgi dahilinde çalışıyor.
Sayın Barzanın
&gt;&gt; siz Kuzey Irayş'ı düşünüyor musunuz?
PKK'nın kuzey
&gt;&gt; zaten içindedir
&gt;&gt; şu anda güçlü. Bütün stratejik alanlar
işlerimizdir
ve eee Pekke düşmanlığı olmayıncaya
kadar orada Kürtlerin eee birlikteliğine
zarar vermeyecek bir oluşum ortaya
çıkıncaya kadar da biz orada
etkinliğimizi sürdüreceğiz.
&gt;&gt; Evet. Kuzey Irak sizin kendi bölgeniz
orayı kendi bölgen olarak görüyorsunuz.
&gt;&gt; Zaten halkımızdır zaten. Binlerce
güneyli de var orada. Yani sadece
kuzeyden gelen Kürtler değil. Güney
Kürtleri yoğun geliyorlar. Şimdi bir de
politik olarak çizgi birliği
sağlanmıştır. Sarım Talaban'in de farklı
bir çizgi geliştiremeyeceği ortaya
çıkabilir. Bu da önemli ve yeni bir
gelişmedir. Mektuptan ziyade böyle bir
çizgi bütünlüğünü geliştirme durumu var.
&gt;&gt; Peki İran'la ilişkin nasıl? İran'da bir
sürü PKKının varlığı bilmiyor diyor
&gt;&gt; y biz İran'a fazla birinci planda yer
vermiyoruz. İran da bize öyle özel
düşmanlık yapma durumunda değil. Hatta
kendisi bizi ilişkisiz bırakmak da
istemiyor. Bütün bu Türkiye'nin
söyledikleri de fazla anlamlı değildir.
Biz İranda ihtiyacımız olduğu kadar
çalışırız.
&gt;&gt; İran burada yerleşmeyin ama makine gelse
burayı kullanm diyor.
&gt;&gt; Evet. İran istese de istemez daha biz öz
gücümüzle yaşıyoruz.
&gt;&gt; Şimdi Ort Doğu devletleri pek iyi
tanıyorlar. Ben size bunu da belirteyim.
Ben burada bir zavallı değilim. Bir kuka
değilim. Eee Ortadoğu'da benim bir yerim
vardı.
Komlo da olabilir. Her gün oluyor böyle
şeyler. Ama şu anda eee özgür kimliğimle
bağımı kurmuşum. İran'la eğer bizi
tümüyle git buradan dese biz daha fazla
iş yaparız. İran bunu bundan çekin yok
kardeşçe filan işte gelin dostlukla dese
biz de niye bunu uyum böyle durumlar
var. Irak için de bunlar geçerli bunlar.
Bu Rusya için de geçerli. Birçok ülke
için bunlar geçerli. Türkiye bunu doğru
kabu yansıtmıyor.
&gt;&gt; Peki Rusya'daki e yerleşim neresi hala
sürecek mi? Yani o Türkiye'ninşimleri
var son gidiş.
&gt;&gt; Ayn bu konuda da Türkiye aldatıyorlar.
Kesinlikle benim daha dün aldığım habere
göre Rusların
fazla açıklamak istemem ama keşke diyor
daha iç boyutlu bir ilişki biçimi
yakalasak sizi.
&gt;&gt; Rusya mı söylüyor bunu? Gayet.
&gt;&gt; Peki sürgüeki Kürt parlamentosu eee
çoğunuzu sıcak.
&gt;&gt; Buyurun. E sürgündeki Kürt
parlamentosuyla PKK'nın çok direkt bir
bağı var mı? Yoksa siz onu eee Ulusal
Kürt kongresinin unsurlarından biri var.
Tabii yani Kürt parlamentosunun sembolik
bir değeri vardır. Bana göre Federe Kürt
parlamentosunun
yolunda bir adım olarak
değerlendirmelidir.
Ben Türkiye modelini düşünürken bir
federal meclis hükümet modelini
düşünürüm ama Kürtlere özgü bir federe
meclisinde oluşması gerektiğini her
zaman söylemişimdir. O paralelde bir
adım olarak değerlendiri.
&gt;&gt; Yani bu az önce söylediğiniz
Türkiye'niter devlet yapısına karşı
değil mi? O zaman burada açığa düşmüyor
mu? Yani bir yandan.
&gt;&gt; Hayır düşmez. Bir Almanya herhalde
üniter bir devlettir
&gt;&gt; ama artık Almanya tam ayrı bir
federasyon yok. Almanya'da federasyon
kaldırdığı
&gt;&gt; federe cumhuriyet federe meclisler ve
hükümetler vardır.
&gt;&gt; Onlar sürmekte ama eski yok.
&gt;&gt; Var var. Hayır var. 13 tanedir. 13
tanedir.
&gt;&gt; Almanya örneği bir yapımı düşünüyorsunuz
sizdi.
&gt;&gt; Değişik bir model de olabilir.
&gt;&gt; Nasıl bir modeldir? O var mı bir model
bilmiyorum. Niye olmasın? Kantonal
sistem var. Belçika modeli var. Hatta
İspanya modeli var. Arap modeli, Afrika
modeli, Amerika modeli var. Modelden
daha fazla ne var? Yani bunları ürtmemek
gerekir. Meselerin böyleşter devlet
yapsı diyorsun ama gerçekten bir şey
anlamıyorsunuz. Devleti fetiş hale
getirmişsiniz. Devleti
demokratikleştirmek lazım.
Devleti tabi olmaktan çıkarmak lazım.
Devlet baba felsefesini bırakmak lazım.
&gt;&gt; E baba olacak ki parası diyelim.
[kahkaha]
O Türkiye orada geliyor.
&gt;&gt; Türkiye insan küçültüyor.
Devlete karşı insanı büyütelim. Bu benim
tezimdir. Devlet küçülsün, insanlar
büyüsün.
Tamam mı? Diğer bir şey herkesin görüşü
olsun ama demokrasi hepsinin olsun. Her
cinsin kendisi kendi kimliği olsun. Her
ulusun, her kültürün kendi ismi, kendi
kültürü olsun. Ama bunların hepsi neden
demokrasi içinde? Zaten demokrasi de bu
değil mi? İçinde bir arada olması. İlla
üniter, illa sen hiçsin, sen cücesin.
Kim büyüsün? Konuş bir devlet. Şimdi
bunun mantıkla bağlayış yanı var mı
özellikle ilgilimizde? İleri devletlerin
devleti böyle midir? Şimdi bundan niye
korkuyorsunuz? Türk aydınları özellikle
Türk siyasileri de neden biraz
kafalarını açmıyorlar? Şimdi devletin
böyle demokratikleştirilmesi diğer bir
deyişle insanların, kültürlerin,
kimliklerin, cinslerin sınıfların altta
kendilerini formüle etmeleri,
kendilerini organize etmeleri bölünme
değildir. Devletin zayıfla filan değil.
yeniden düzenlenmesidir. Şimdi Türkiye
buna muhtaç. Ben bunu tartışmak
istiyorum. Kürtler de bunun içinde kendi
kimlikleriyle, kendi en doğal insani,
demokratik haklarıyla yapılanslar diye
bir uğraşm bu güzel bir şey. Lütfen bunu
Türkiye'den biraz anlamak Türkiye'nin
önündeki en temel adım da budur. Benim
Türkiye'de siyasete müdahale etmemin
Türkiye halkının içinde vazgeçilmezliği
buradadır. Bunlar çok gerekli. Bunlar
çok gerekli. Türkiye'nin sınırlarına
kimse bir şey demiyor. Ordunun da bu
konuda bazı taburları lazım.
Devletin 13 yıllık bir savaşı bizi
yıkamadı. En 30 kişiyken yıkamadı. Şimdi
yıkabilir mi? Yüzü aşkı yüzü alanlarımız
var. İçeride öyle dışarıda öyle. Mümkün
değil. A ben öldürdüm. Benden daha
tehlikelileri çıkar. Açık söyleyin
&gt;&gt; var mı geçikliğini söylem
&gt;&gt; daha tehlikelileri diyorum.
&gt;&gt; Daha tehlikelileri mesela
&gt;&gt; çık çok çıkaran. Ben yapacağım en iyilik
bu sayın baylara da söylüyorum ki ben
iyi bir organizatörüm.
Eee bu tehlikeli fazla ortaya çıkmadan
yani ben bazı arkadaşlarımı çok kötü
göstermek istemiyorum ama kendi yakın
arkadaşlarını bile bir çıpıda
öldürüyorlar.
Biliyorsunuz Türkiye'de de işte çeteler
birbirini nasıl vuruyor değil mi? Şimdi
bunları önlememiz gerekir. Fazla bu
öldürme işine son vermemiz gerekir. Onun
için iyi bir organizatör olduğuma
inanıyorum.
eee geniş bir demokrasi açılımı altında
işleri yavaş yavaş geniş bir siyasi
diyaloğu ortamında bir mecraya akıtalım.
Ordu bundan korkmasın.
Ordu Almanya'da ne kadar organize
ediliyor? Amerika'da bile ne kadar
demokratik orlar dünyanın en güçlü
orduları. O ordu yine güçlü ayakta
kalabilir. Şimdi bu genellere diyecekler
Apo yine taktik yapıyor. Ya taktik ama
bunlar iyi taktikler, güzel taktikler
yani bunlar.
bir anlam vermiyorum. Ben bu vesileyle
aslında 97 için mutlu olmak istiyorum.
İster Erbakan kanadından gelsin, ister
askerler kanadından gelsin. Bazı
açılımların mutlaka
&gt;&gt; sanki askerlerden daha uğurlusunuz gibi
bir hava seçiniyoruz özlerinizden.
E
&gt;&gt; şimdi ben çözümden umutluyum aslında.
Çözüm istediğim için yani siyasilerin
fazla güç sahibi olmadığı için hep bazen
sık tutarlı askerler, subaylar filan
diye bazı deyimler kullandı.
E Türk orduser gerçi bunlar çok azdır
ama çıkabilir bunlar.
&gt;&gt; Kendi militanlarınızda Türk ordusunu
örnek gösterdiğiniz oldu zaman zaman
değil mi?
&gt;&gt; A tabii ben her zaman Türk ordusundaki
disiplini, nizamı bizim arkadaşlara
örnek olarak gösterim. Bu zaten en
önemli yanlarıdır. Yalnız onun içi
gerçekten bir de dediğim bir
komutanlıkla icra edilse Türk ordusu
kötü bir şey değil. Öyle biz eee her
şeyi de kötülemiyoruz. Biz onun özel
savaş mantığını, özellikle şu anda
yürüttüğü savaş mantığını çok anlamsız,
çok rezil buluyoruz.
Yoksa çok değerli subaylar var
gerçekten. Eee, oldukça kendine hakim
eee, insanlar orada içinden çıkıyor. Ne
yazık ki bunlar doğru bir siyasete
eee, etkili olamayı. Türkiye'nin
sıkıntısı burada. Şimdi burada orduya
davetiye çıkarıyor diye kimse herhanga
var. Sor var. Hayır. Orduyla tümüyle
işte siyasetli siyasiler yapar. Orada da
askeri yapar. Onların yanlışı eee
dünyada da yanlış. Türkiye'de daha fazla
yanlış. Dögol çıktı diye Fransa kötü mü?
Bir Levet çıktı. Çeçenistan'da savaşı
durdurdu. Kötü mü oldu? İyi bir şey
oldu.
&gt;&gt; İyi bir şey oldu. E Türkiye'de de birkaç
böyle asker çıkarsa sesini duyursunlar.
Ben demiyorum darbe yapsınlar. Sesini
duyursalar, ağrını koysalar. Kötü mü?
Bunlar iyi şeyler. Birkaç siyasi çıksa,
cesur, Mesut son adını ben olumlu
buluyorum aslında. Eğer tutarlıysa
tekrar zikzak çık yapmayacaksa. Bunlar
iyi sözler ve insan istiyor daha fazla
çıksın ve böylece yeni bir süreç
başlasın. Yani benim bu çözüm dekii
istemim budur. Yani şundan bundan umut
veya beklenti içinde olmam değil de bir
çözümü yakınlaştıralım diye her zaman
bana hakim olan bir hava var. oraya
açıklamış. Kere
&gt;&gt; arkanızda üç tane bayrak var. Birisi
partinin bayrağı, birisi galiba ordunun
bayrağı, birisi cepe bayrağı. Ortadaki
eee sarı kırmızıyı seçmişsiniz. Bu
Galatasaray olmanızın bir etkisi var mı
bunda?
&gt;&gt; Evet. Şimdi Kürtler renkleri çok
seviyorlarş.
&gt;&gt; Şimdi sen gösterdin, ben şimdi
görüyorum. Çok iyi gitti.
Bilmiyordum arkamda bunların olduğunu.
Yani aponun renk renklere tapan bir
insan olmadığını söylemek için bunları
söylüyorum. Ama Kürtler renkleri
seviyor.
&gt;&gt; Evet. Kürdü güz aldığı da değil ha. Far
kaldı ki evet her halkın bir renginin
olması da güzel bir şey. Ha bu vesileyle
şuna açıklık da getirmek istiyorum. O
Ankara'da HADEP Kongresi'e bir bayrak
indirilmesi oldu. Kesinlikle biz ondan
üzüntü duyduk.
Eee o kişi de öyle Pekkeli filan değildi
ve HADPlilerin de ona yol açmaları
olumsuz olmuştur.
Hani yapan da yaptıran da olumsuz rol
oynamıştır. Benim Türk bayrağına şimdiye
kadar yani çok iyi hatırlıyorum
eee bir gösteri yapılacaktı.
Baktım arkadaşlar Menavra'da gidip bir
Türk bayrağını asıyorlar. Bir karakolu
bu işgal edecekler.
Ben yok dedim sayın Bilantinin sanırım o
ilk e röportajındaydı.
&gt;&gt; Kendim gittim dedle şeyler yapmayım
dedik galiba.
&gt;&gt; Evet değil mi o?
Hayır 8e 8te
&gt;&gt; o şeyde dedim o bayrağı gidin alın
oradan öyle yapmayın dedim. Şimdi ben
doygumdur ben bunu öyle çekindiğim için
size söylemiyorum Türk bayrağına öyle
hakaret etme diye şimdiye kadar niyet
yüzeyinde bile benden bir şey
geçmemiştir. O hatayı başkaları yaptı
ama bize yıkıldı. Korkunç bir suvenist
dalgaya dönüştürüldü. Eee bu bunlar
doğru değil. Solcular bile yazdı ya peki
onurumuzu bilmem çiğledi filan. Bunlar
yanlış şeyler.
E y şu iyi bir şeydir o. Birçok halkta
ulusal renkler vardır. Bir Türk bayrağı
oluyorsa
Türkleri temsil eden de birkaç rengin
olması zenginliktir.
Ne Türkler onları inkar etsin, ne onlar
Kürtleri inkar etsin. Renkleri sevelim.
Oldu mu? Terk bir rengi değil birçok
rengi severim.
&gt;&gt; Sarı kırmızı seviyorsunuz galiba.
&gt;&gt; Şimdi bilemem. Gere
&gt;&gt; ne yapacak Galatasaray? Onu merak
ediyorum ben. Sizin görüşünüz ne? Bu
sene Galatasaray'la idiyor musunuz?
&gt;&gt; Yeri midir? Onu beni futbol muhabbeti
her zaman geridir.
&gt;&gt; Eee,
eee, bazı hatalar yaptığını siz de çok
iyi biliyorsunuz.
Geçen yıllarda stratejik bazı hatalar
yaptılar. Adnan Polat döneminde
özellikle. Gerçi o akıllı birisiydi
fakat hatalar yaptı. Transferler
meselesinde zamanlama hatası yaptı, isim
hatası yaptı. Eee, Fatih Terim eee, eee,
çalışkan bir isme benziyor. Olgundur,
ciddidir. Bence biraz toparlar ve biraz
toparlamışlıkla benziyor. Son
transferler iyidir.
&gt;&gt; Galatasaray'ın maçı
&gt;&gt; fakat o hayri Hayrettin meselesinde çok
büyük hatalar yaptılar.
Artık kötü konuşacağım. Öyle bir
kafasızı kesinlikle başından itibaren
almayacaklardı. En önemli hataları odur
ve çok parlayamadan olmalıdır. Evet.
Daarın bir maçına İstanbul'a geldiğiniz
yolunda bir rivayet çıktı. Geldiniz mi
böyle bir?
&gt;&gt; Hayır ben e hayır ona gelmedim de bir
maç Metin Oktaylı bir maçı seyretmiştim
&gt;&gt; yıllar önce
&gt;&gt; Ankara'dayken
&gt;&gt; y bu sene geçtiğimiz sene içerisinde
İstanbul'a git maç izlediğini söyle
yani.
&gt;&gt; Hayır hayır o doğru değil de fakat Metin
Oktaylı bir maçı gördüm. Hatta bir kafa
golle de tanık oldum. Ben 63'te
bir Galatasaray eee hayranıydım. O da
sanırım e eee kişilikli bir takımdır
bana göre. Hani Alişelmesin.
&gt;&gt; Alişer için ne diyorsunuz?
&gt;&gt; Eee biraz yaygara yanı fazla olan
birisi. Eee iyi işler de yapmıyor. Bu
federasyonu tümüyle karşısına alması 25
milyon taraftarım var diye kendini
kamuoyuna gündemleştirmesi tutarlı bir
şey değil. Ben e bu anlamda
Galatasaray'ı hem yönetim olarak hem
kitle olarak ki onu da şuizme
bulaştırmak istiyorlar ama bana göre
biraz daha oturaklılardan
teşekkür ediyorum. Ayriyeten ben bu
futbolu böyle işte hacı mesela geldi
estetik buluyorum. Ona biraz hayranlık
diyorum. Metin Oktay'da öyle birisiydi.
&gt;&gt; Siz genel olarak estetiğe bir özel götür
galiba. Çünkü siz can önce burayı sizin
arkadaşlarınız hazırlarken eee aman o da
şöyle olsun şunu da buraya koyalım işte
başkan gelirse kızar. Eee, bunu kötü
aman bunu beğenmez kaldı.
&gt;&gt; Eee, o açık oldu mu her yer mükemmel
olmak zorunda.
&gt;&gt; Peki Kürt kültürü
var mı? Sözü de miyim? Kürt kültüründen
bunu yaratmak için bir çaba göstermey
&gt;&gt; var. Var. Onu geliştirebileceğiz.
Zaten bu mücadelenin en önemli bir
nedeni de eee, öyle bir olay ortaya
çıkarmaktır.
Yani mesela ben kadın olayı üzerinde son
zamanlarda çalışıyorum. Kadın bir
kültürel olaydır aslında daha çok bir
savaş olayından ziyade bir kültürel
olayıdır. E şimdi en iyi kadınların eee
çıktığına iniyorum. Bu gariptir. Bazı
yabancılar geldi. Kendi ülkelerinin
kızları çok gelişmiştir.
Yaziler biz sizin kızları çok daha doğal
buluyoruz ve eee yani çok yaşlı olmasak
neredeyse aşık olacağız dediler. Bu
sözleri duydum. Bence bu da bir kültürel
çiçekleridir.
&gt;&gt; Siz örgütte kadınlara çok üst düzeyde
yer vermeye başladınız.
&gt;&gt; Evet. Bunu kerek daha iyi buluyorum. Ve
son zamanlarda eee yine geçenlerde Sayın
eee Mahir Sayınla bir kapsamlı
değerlendirme yaptım. Çok ilginç bir
isim oldu o zaman. Zeki Mire'nin öldüğü
günlerdi.
Eee dedi ki
bu kitabın ismini Erkeği Öldürmek.
E şimdi Ö adla bir kitap çıkıyor. Eee
Zeki Miren tahlilini ben de istediğimde
ki sanata ilişkin olduğu için
söylüyorum. Benim o Türkiye'de bir şeyi
aslında geliştirdim. O Maço Türk
erkekliğini biraz kadına yaklaştırdı.
Biraz demokratlaştırdı.
Özü budur. Zekimlerin maalesef son
zamanlarda onu bu savaşa karıştırdılar.
Bana göre o buna tepkilizdi. Hatta onu o
stüdyoya çıkarmaları ki o kadın faşizmle
biraz dillenmişti ve bazı nedenlerle onu
oraya götürdüler. O onurlu bir insandı.
Tepkisini de bence o ölüm tarzıyla o son
cümleleriyle gösterdi. Ben onun o
sözleri inanarak söylediğine
inanmıyorum. Gerçekten o büyük bir ses
savaşıçısıydı. konuşurken birdenbire
aklıma geldi. Siz kadınları biraz düşkün
bilirsiniz. Kadınları düşkünlüğünüz hep
böyle ön plana çıkabilirsiniz bir dönem.
&gt;&gt; Eee, şimdi yine bir anımı size
hatırlatayım. Ben bizim köy hocasından
şunu soruyordum 300 metreden öteye.
Hocam diyordum şu oyun oynayan kadınlar
var diyordum. baksam haram mı helal mi
yok oğlum diyordu bunlar köy imamı
bakabilirsin yani böyle yetiştim ve
siyasalın son sınıflarına kadar da eee
en ufacık bir kadın eline elim
değmemiştir
yani. Eee bunu şunun için söylüyorum.
Kendime biraz hakimim ama son zamanlarda
ki ayrı bir evlilik olayı falan gelişti.
Onu burada fazla anlatamam. Bu başlı
başına büyük bir siyasal olay. Eee kadın
sonra büyük ilgi duyuyorum. Son 34
yıldır 3.000 aşkın şimdi kadın eee eee
mücadelecisi ortaya çıktı. İnanılmaz eee
eee cesur kadınlar ortaya çıkıyor.
Ayriyeten kadın biraz daha güzelleşiyor.
Ben buna kadın çalışmaları diyorum.
Adınız siz ne koyarsanız koyun. Kadın
çalışmaları güzel bir çalışmadır.
&gt;&gt; Türk basında şöyle yı açık söyleyeyim o
zaman ben. Abdullah Özan kendine
harendi. Böyle bir şey ol.
&gt;&gt; Hayır hayır. Kızların hepsi burada gider
bir gün görürsünüz. Kızlarla çalışmak
güzel bir şey. Bunun şöyle savaşını
veriyorum. Dedim ya Zeki Miret örneğinde
olduğu gibi buna da büyük suçlama
yapıldı. Çok hakaret de edildi o adama.
Bu adam güzel yaşamak istiyordu. Şimdi
bunu anlayın. Kelimeleri sağa sola fazla
uzatmaya gerek yok. Kadınla doğru
yaşamak bir sanattır.
Kadınla yakınlaşmak bir sanattır. Şimdi
ben Kürt kızları yalnız diyorum size.
Maalesef en iyileri gidiyorlar feodal
ağa tarzını uyguluyorlar. Şimdi o
kızları onların kontrolünden almak
istiyorum. Sevgiyi öğretmek istiyorum.
Mustafa Kemal da bunu yaptı. Size
antiparantez bunu belirteyim. Onun son
zamanlarda böyle yanına aldığı kadınlar
filan vardı. Onları hep Atatürk kullandı
diye de değerlendirmemek gerekir. İyi
bir şeydi aslında o. Ha benim daha
yaygın bunu yapıyorum. Daha örgütlü
yapıyorum. eee görev veriyorum çoğuna
ama hepsine de büyük çabalarla yanında
olsun, cephede olsun büyük hizmet
etmekten zevk duyuyorum. Adeta bir aşk
gibi bir şey bu yer. Yani
&gt;&gt; örgüt dışında erenler var mı birbiriyle
erenler?
&gt;&gt; Ben buna aşk teorisi diyorum. Teorisi
iyi anlaşıldıktan sonra
&gt;&gt; her şeyi teorilere bağlı.
&gt;&gt; Evet. Uygulanması görkemli olur.
&gt;&gt; Peki size çok teşekkür ediyorum efendim.
&gt;&gt; Ben de çok teşekkür ediyorum. Sağ olun.

Merhaba, iyi günler. Kandil'deyiz ve
Duran Kalkan'la konuşuyoruz. Şu ana
kadar eee süreç yaklaşık 2 yıla yaklaşan
süreçte devletin tabiriyle terörsüz
Türkiye benim tabirimle çözüm sürecinde
bu hareket kendi medyası dışına
konuşmadı. İlk kez bunu medyaskopla
bizimle bozuyorlar. kendilerine çok
teşekkür ediyoruz ve konuşacak çok şey
var. Durhan Bey öncelikle çok
teşekkürler eee bu yayını kabul
ettiğiniz için.
&gt;&gt; Ben de teşekkür ediyorum. Fakat bizim
tabirimizi de eklesek iyidir. Barış ve
demokratik toplum sürecinde diyelim.
&gt;&gt; Tamam o da olur.
&gt;&gt; Yine hoş geldiniz Kandil'e. Sizi
Kandil'de ağırlamaktan onur duyuyoruz.
Kapımız dostlarımıza ve bize dost olmak
isteyen herkese açık. Fakat bir şeyi
söylemek istiyorum başlamadan önce.
Sanki biraz yanlış geldiniz. Buraya
değil de önce İmralı'ya gitseydiniz daha
doğru adrese gitmiş olurdunuz.
&gt;&gt; Ben o konuda başvurdum.
&gt;&gt; Defalarca söyledim. Bekliyorum.
Çağrılarsa gideceğim.
&gt;&gt; Daha doğrusu bu İmralı'yi lav edebilsek
daha iyidir. Onun için de mücadele etmek
gerekli. Fakat yine de hoş geldiniz.
Şimdi
2014 geçen çözüm sürecinde benim sizin
harekette ilk röportaj yaptığım kişi
sizdiniz.
&gt;&gt; 2013 baharı
&gt;&gt; 13 13 pardon 2013 baharı pardon 2013
baharında
&gt;&gt; sizdiniz. Şimdi bu süreçte de sizsiniz.
O zaman da bir süreç vardı.
&gt;&gt; Evet
&gt;&gt; şimdi de bir süreç var. O zamanki süreç
battı.
&gt;&gt; Şimdiki
&gt;&gt; sürüyor.
&gt;&gt; Batacak mı?
&gt;&gt; Sürüyor. Batmayacak.
&gt;&gt; Nasıl olacak?
Nasıl mı olacak? Birincisi koşullar
batmamasını gerektiriyor. Hangi koşlar?
Siyasi ve askeri koşullar. Bölgedeki
koşurlar.
Türkiye'deki koşurlar. Kürtlerin
koşulları. Yani durum 2013 gibi değil. O
zaman durum daha farklıydı.
2015'ten sonra yaşanan bir süreç var.
2023'ten sonra yaşanan bir süreç var.
Yani hem Gazze süreci var hem de Türkiye
Kürdistan süreci var. Bu gerçekleri
görmemiz lazım. Bunlar bir değişiklik
yarattı. Bir de 2015'ten bu yana yaşanan
bir süreç var. Savaş gerçeği. O da yeni
şeyler ortaya çıkardı. Yani eee önceki
gibi değil. Hem kendi savaşımızla bir
noktaya geldik. Artık nereye kadar
sorusu gündeme geldi. Bu nereye gidecek?
Yani bir çözüm gerekli buna. Her şey
savaşla çözülmez. Savaş açığa çıkarır.
Çoğu zaman siyaset çözer. Dolayısıyla
hem çözümün zamanı hem de siyasetin
zamanı geldi. Bir de dış dünya böyle.
Yani Ortadoğu'daki durumu görüyoruz.
Devletler gittiler, örgütler gittiler.
Yani kendilerini
Ortadoğu'nun en güçlüsü sanan liderler
gittiler. Yani bu nereye kadar gidecek?
Birileri dışarıdan bölgeyle böyle
uğraşıyor ama biz bu bölgenin
insanlarıyız. Yani kapıları onlara
ardına kadar açamayız ki. Hiç kendi
aramızda çözüm olmayacak mı? Mesela
kendimiz bir irade olamayacak mıyız? Biz
bu konuda kararlıyız. Önder Abdullah
Öcalan'ın
düşüncelerini, çıkışını 27 Şubat
çağrısını bu temelde anladık ve bu
temelde yani yeni süreçler geliştirmekte
hareket olarak kararlıyız. Yalnız
başımıza olur mu ayrı bir konu.
&gt;&gt; Şimdi 27 Şubat dediniz. Ben onu
İstanbul'da otelde izledim. Heyet orada
okudu. Bunu izledim ve eee özellikle o
işte eee şey ulus devlete ulus devlet
istemiyoruz, özelklı istemiyoruz, her
türlü kültürel şey arayışı yok dedi. Ben
bile şaşırdım. E sizin tabanınız
şaşırmadı mı? Sizin kadrolarınız
şaşırmadı mı? Çok şaşkınlık oldu yani
bizde de oldu. Özellikle toplumsal
kesimimizde daha fazla oldu. Onu izledik
biz de bilgiler aldık. Basından izledik.
Kendi içimizde de oldu. Olmadı değil
yani. Eee fakat
bir sistematik düşüncesi var Önder
Abdullah Öcalan'ın ya. savunmalarda
ortaya koydu bunu.
Çağrı onların bir devamı oldu. Biz
aslında böyle bir duruma çok yabancı
değiliz. Zihniyet olarak açığız ve
hazırız. Ama güncülük politika buna el
vermiyor. Dolayısıyla da o gücümüz
yetmiyor bazı şeyleri geliştirmeye. Bazı
şeylerin önü de gerçekten çok kapalı.
Antidemokratik yaklaşımlar çok. Yani
siyasete işlerini kazandırılmıyor.
Dolayısıyla Evet. biraz şaşkınlık oldu.
Ne anlatılmak isteniliyor fakat biz
hazırlıklıydık, topluyduk mesela örgüt
olarak, yönetim olarak anında
değerlendirdik. En erken cevabı verdik.
1 Mart'ta açıklama yaptık ve bir de
ateşkes ilan ettik. Yani hemen cevap
olsun diye. Bu düzeyde bir hazırlığımız
da vardı. Şimdi oradaki özellikle statü
talebi olmaması meselesi, paradigma
değişimi meselesinde iki tane olay var.
Bir, eee, Türk kamuoyu diyelim. Hani
size sempatik bakmayan hatta nefret eden
kamuoyu bunun yalan olduğunu söylüyor.
İnanmıyor. Yani oyun yapıyorlar, sonra
yapacaklar filan diyenler var. Bir de
Kürt milliyetçileri dediğim kesimler
var. Onlar da bir şekilde Öcalan'ın
Kürtlere ihanet ettiğini söylüyor.
&gt;&gt; Evet, bunu söylüyorlar. Biz de duyduk
ama gerçekten de Önder Apapu şöyle
söyledi: "Benim Kürtler için yaptığımı
ancak zalim tanrılar inkar edebilir.
Bunlar o düzeydeki güçlerdir. Halbuki
şunu iyi görelim. Yani Kürtlük adına,
Kürd Kürt özgürlüğü adına son 50 yılda
hangi değerler yaratıldıysa bunların
hepsini Önder Abdullah Öcalan'ın
öncülüğünde, mücadelesiyle, düşünceleri
temelinde yaratıldı. Bu inkar edilemez
bir gerçek. Bu olmasaydı Kürtlük ne
durumda olurdu? Onu soralım. PKK
olmasaydı,
Önder Abdullah Öcalan'ın çıkışı
olmasaydı,
örneğin 1970'lerin başına gidelim.
Bunlar olmasaydı durum neydi? Kuzeyde
durum neydi? Doğuda neydi? Güneyde
neydi? Örneğin en çok sığınılan şey
olarak KDP'nin durumu neydi? KDP de
yeniden KDP olduysa kuzeydeki
gelişmelere dayanarak oldu. Dolayısıyla
yani bu dar milliyetçi aslında çok bir
şey yaratamamış olanların bir yandan
Önder Abdullah Öcalan'ın yarattıklarının
üzerinde yaşayıp diğer yandan da ona
karşı karşıt propagandaları. Böyle bir
düşmanlık var. Şimdi ötekisine girelim.
Şimdi siz bu hareketin Kürt olmayan
kurucularındansınız
&gt;&gt; ve hep sürekli de söyleniyor. Türkmen
miydiniz?
&gt;&gt; Evet,
&gt;&gt; Türkmensiniz. Eee, şimdi Türk kamuoyuna
gidelim. Yani sizin de bildiğiniz her ne
kadar uzun bir süre buralarda olsanız da
ama soy olarak bildiğiniz bir hassasiyet
var, duyarlılık var, vesaire var ve size
güvenmiyorlar.
&gt;&gt; Güvenmeyebilirler.
O yani nasıl çok aşırı derecede
şöven, milliyetçi yaklaşımlarla
doldurulmuş bir bilinç var Türkiye
toplumunda. Bu iyi bir durum değil.
Aslında biz isterdik ki mesela işte 15
ay oldu, e 17 ay oldu, çağrıdan bu yana,
Devlet Bahçeli'nin girişiminden bu yana
22 ay buldu. Neredeyse ikinci yılını
dolduracak. Mesela Türkiye'de birileri
böyle çalışma yapsın. En azından Devlet
Bahçeli yani çağrılarını
Türkiye toplumuna daha geniş
yapabilirdi. Daha çok anlatabilirdi.
Sol sosyalist çevreler, demokratik
güçler bunu daha fazla yapabilirlerdi.
Yani bu şöven milliyetçi yaklaşımı
kırmak gerekiyordu. Fakat bu yapılmadı.
Oradan ileri gelen bir durum var. şöyle
diyorlar yani yani işte e sosyalist
değil, demokratik değil yapılan ne
olduğu sanki belirsiz bir şeymiş gibi
gösteriyorlar. Oysa Türkiye'nin
demokratikleşmesi için yapılan en büyük
hamle, en güçlü mücadele bu barış ve
demokratik toplum çağrısı.
&gt;&gt; Bunu böyle görmek lazım. E
&gt;&gt; sol çevreler, sosyalist çevreler
özellikle bunu böyle görmeliler. Böyle
görmeyip de böyle nasıl çok dar
iktidarcı,
siyasi anlaşmalara dayalı yaklaşımlar
doğru değil. Yani o oraya dayalı bir
solculuk var. Bu aşırı derecede devletçi
yaklaşım buna götürüyor. İktidarcı
yaklaşım. Bence bundan kurtulmak, biraz
toplumcu olmak lazım. toplumun iradesine
&gt;&gt; size. Tabii şehir diyorlar. Erdoğan'ın
oyunu var ve Öcalan ve örgütü o oyunun
parçası oldu.
Şimdi oyun olabilir. Biz şey etmiyoruz.
Yani oyun değil diyemeyiz. Herkesin
kendi bileceği bir iş. Herkesin kendi
yaptığı bir durum. Yani biz de %100 oyun
yok demiyoruz.
Yani işte eee çağrılar yapanlarla
diyelim tartışma yürüttüklerimizle
%100 aynı görüşte değiliz ve böyle bu
bir şeyle nasıl diyelim
güvenle ya da ortak düşünceyle
yürümüyor. Herkes kendi düşüncesiyle
yürüyor. Fakat oyun da olsa bir politika
yapmanın önü açılıyor mu? yeni şeyler
yapmak için imkan doğuyor mu? Biz ona
bakıyoruz.
&gt;&gt; Doğuyor mu?
&gt;&gt; Yani
şöyle demişti. Geçmiş süreçte 28 yıl
oldu Önder Abdullah Öcalan İmralı da
biliyorsunuz çok fazla görüşmeler oldu.
Bir defa avukatlar mıydı? Kamuoyunun
şeyi olarak sormuşlardı. umutlu musunuz
diye. Umut değil de ben umudu yaratmaya
çalışanım dedi. Yani şey doğuyor mu?
Doğurmaya çalışıyoruz
en azından.
Yani işte kapı
hafif aralanır gibi. Onu bile değerli
buluyoruz. Yani
şu yaklaşımlar yanlış. Sizin
sorularınızdan onu anlıyorum. Her şeyi
devletten bekleyen, her şeyi iktidardan
bekleyen, her şeyi anlaşmalarla çözmeyi
öngören yaklaşıma göre bizim
yaptıklarımızın hiçbir anlamı yok. Doğru
değil. Hiçbir sonuç vermez. Ama biz
hiçbir şeyi şimdiye kadar 50 yıldır bu
biçimde yapmadık. Her şeyi mücadeleyle
kazandık. Halkın gücüyle kazandık.
Halkın toplumun iradesiyle kazandık.
inanıyoruz ki yani süreç
toplumsallaşırsa
barıştan ve demokrasiden yana olan
toplumsal kesimler sahip çıkarlarsa yani
küçük bir aralıktan büyük eee gelişme
ortaya çıkabilir. Çünkü bir de PKK'nin
tarzı şuydu. Önde Rapun'un tarzı iğne
ucuyla kuyu kazmak dedi. Biz mücadeleyi
böyle yürütüyoruz. %1 olumluluk varsa
imkan oradan başlayarak imkan
büyütüyoruz. Başka imkan yok.
&gt;&gt; Peki eee bir hemşeri sayılırsınız değil
mi Devlet Bahçeli ile? E
&gt;&gt; yani biraz şimdi ayrıldı ya. Onlar
Osmaniye oldu biz Adanaız.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ne diyorsunuz Devlet Bahçeli'nin
yaptığına?
&gt;&gt; Yani evet ilk çıkışta ben kendi
şeylerimi anlatayım. Arkadaşlarla
birlikteydik. Arkadaşlar bilgi
getirdiler. Herkes şaşkındı. Devlet
Bahçeli el sıkışmış dediler. Sonra da
özellikle o çağrı olduğunda ilk sözleri
söylediğinde Devlet Bahçeli böyle nasıl
söylüyor? Biraz yani tartışma oldu
aramızda. Şaşkınlıkta. Sonra şu kanaate
ulaştık. Barışı savaşanlar getirirler.
Yani savaşı durdurmayı savaş yapanlar
gündeme alırlar. İrade koyarlar.
Dolayısıyla böyle bir çıkış savaşın bu
koşullarında Devlet Bahçeli tarafından
oluyorsa bu yanlış değil. Anormal değil.
Yani doğruya yakın olandır. Çünkü
savaşmayandan bu gelişmez ki.
Savaşmayanlar zaten hep istiyorlardı
savaş olmasın diye. Önemli olan onların
savaş olmasın demeleri değildir.
Savaşanların savaş olmasın demeleri
kıymetlidir ve savaşı sona erdirebilir.
&gt;&gt; Peki o zaman şöyle söyleyeyim. 50 yıl
diyorsunuz. Evet. Yaklaşık 50 yıl. Ben
de bir vatandaş ve gazeteci olarak bu
süreci
&gt;&gt; tanıdık. Eee, tanıyorum, takip ediyorum
vesaire. Şunu da soranlar var. Hatta
Cemil Bayıa sorulmuştu bir kere. Ne
kazandınız? Ne kazanıyorsunuz? Ne
kazanmayı umuyorsunuz
&gt;&gt; bu süreçten?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Barış ve demokratik toplum sürecinden.
&gt;&gt; Evet.
Şimdi
bu 17 ay oluyor herhalde. 17 aydayız.
Neler kazandık? Bir defa
Türkiye tartışıyor.
Önce tartışamıyordu.
Kürt toplumu da tartışıyor. Yani diller
çözüldü. Eee, bunu görelim. Bunu
kıymetli buluyoruz. Mesela toplumun,
insanların kendi geleceklerine dair
sorumluluk duymaları ve bu çerçevede
arayış içinde olmalarını, tartışmalarını
önemli buluyoruz. Bunun önü açıldı. Bu
çok kıymetli. E diğer yandan yani çok
gergin bir ortam vardı savaş. Evet. Yani
e 100 yıldır sürüyor. Kürtlerle bu 100
yılını doldurdu. 50 yıldır PKK ile
oluyor. 40 yıld 40 yıl kesintisiz oldu.
15 Ağustos 84 şey ile birlikte bunun
yarattığı bir düzeyi vardı. Ama
2015'ten sonraki savaşın düzeyi
hepsinden farklıydı. Çok aşırı derecede
bir gerginlik yarattı. Sonuçları her
zamankinden ağır bir savaştı. Mesela o
gerginlik biraz azaldı. İnsan herkes
sağlıklı düşünebiliyor. Biz de düşünme,
değerlendirme, neler yaptık, neler
yapamadık, doğrularımız neler oldu,
eksiklerimiz neler oldu, bunları
tartışma imkanı bulduk. Bunu da kıymetli
buluyoruz. Eleştiri, öz eleştiri
yapıyoruz. Açık söylüyorum. Yani
yaptıklarımızın her şeyini doğru
demiyoruz ama esas olarak tabii ki büyük
bir direniş yürüttük. Üçüncüsü, mücadele
daha da çeşitlendi ve mücadele güçleri
genişledi. Yani öyle bir durum ortaya
çıkmıştı ki yani mevzide silahlı
güçlerin çatışması. Onun dışında hiç
kimse mücadele edemiyordu. Şimdi örneğin
herkes mücadele ediyor. Gençler,
kadınlar,
aydınlar, bütün toplumsal kesimler, işçi
ve emekçiler Türkiye'de ediyor.
Kürt, Kürtlerin bütün parçalarında yurt
dışında mücadele var. Yani mücadele
durmadı, daralmadı. Daha hem yöntem
bakımından zenginleşti hem de daha geniş
güçleri içine kattı. Bunları değerli
buluyoruz. Biz
&gt;&gt; şimdi sizin son dönemde medyanıza
yaptığınız açıklamaları çok yakından
takip ediyorum. Bir de yazılı
açıklamalar yapılıyor. Bir ara Apocu
Hareket adına yapıldı. En son KCK adına
11 Temmuz vesilesiyle yapıldı. Şimdi o
açıklamalara ya da röportajlara
bakıldığı zaman eee birileri yani süreçi
istemeyen birileri onların içerisinden
birtım şeyler çekip işte görüyorsunuz
bunlar şöyle falan diyor. Ama ben
olabildiğince objektif bakmaya çalışan
birisi olarak eee son derece eee nasıl
söyleyeyim? Süreçte ısrar görüyorum.
Mesela 11 Temmuz açıklaması
bir şeydi. Şikayetname gibiydi. Yani biz
silahları yaktık, siz bir şey yapmadınız
gibi bir açıklamaydı özetle. Ama orada
da eee bir öyle olmazsa böyle olur gibi
bir ton yok. Şimdi bu konuda da şunu
belirteyim.
Biz yani kendi irademizle bu kararı
verdik. Bir çağrı oldu. Zaten 9 yıllık
sert bir savaş vardı. Bu nerede siyasete
dönüşür?
Hep onun takibi içindeydik. Bu Ekim
ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin
çağrısı ve Önder Abdullah Öcalan'ın
yanıtıyla bu süreç başladı. Bunu çok
yerinde anlamlı hatta biraz da geç
kalmış olarak gördük. Onu net
söyleyebilirim. geç kalmışlık da biraz
böyle Türkiye'yi içten dıştan bazı
çevreler çok kışkırttılar savaşa. Bizden
kaynaklanmadı. Oradan kaynaklandı.
Yani ondan sonra sürecin gelişiminde
yani biz kendi irademizle karar verdik.
Kongremizi yaptık. Kendi kararımızı
aldık. Biz kendimizde bir değişim,
dönüşüm, yenilenme yaratmak istiyoruz.
Stratejik olarak değişim
gerçekleştirdik. Yani biz şunu
söyleyebilirim. Eskisi gibi savaş
olmayacak artık. Yani bizden eee eee
eğer koşullar değişmez, yeni bir kongre
olmadıkça
diyelim ki onu artık hangi örgüt yapar,
ne yapabilir? yeni bir yeniden bir
stratejik değişim şeyi olmad karar
alınmadıkça mevcut kararlılıkla biz
Türkiye'ye karşı silahlı eylem yapan güç
olmayacağız. Durdurduk bunu. Yani bu
stratejiyi sona erdirdik. Ama diyelim ki
mevcut durumda üzerimize saldırı olursa
şu haliyle
elbette ki kendimizi savunacağız. O
pozisyondayız. Fakat şunu istiyoruz.
Yani siyasetin önü açılsın. demokratik
siyaset yapma imkanı ortaya çıksın. Biz
de yani bu sürece demokratik siyaset
yaparak katılalım. Bu Kürtlerin ve
Türkiye toplumunun lehine olsun. Onlara
hizmet edelim siyas açıdan.
&gt;&gt; Şim burada demokratik siyaset yapalım
derken genel bir şeyden bahsediyorsunuz
ama şunu da çok merak ediyor insanlar.
Mesela siz Cemil Bayık, Murat Karayalan
vesaire Türkiye'ye geleceksiniz ve yasal
siyaset mi yapacaksınız? Bunu mu
bekliyorsunuz?
Neden olmasın yani? Olmaz mı? Ha
&gt;&gt; soruyorum ben. Olmaz ama neden olmasın?
Olabilir. Dünyadaki olaylara bakalım.
Yaşananlara bakalım. Türkiye'de
yaşananlara da bakalım. 10 yıl, 20 yıl,
30 yıl önceki süreçleri değerlendirelim.
Eskisi gibi midir Türkiye? Değil. Çok
değişiklikler oldu. Bu değişiklik olamaz
mı? olabilir. Fakat bu noktada bizim
öncelik şeyimiz şudur. Yani Önder
Abdullah Öcalan'ın siyaset yapabilmesi
özgürce 28 yıldır zaten
yani ne denilecekse hukuki olarak ne
gerekiyorsa onun gerekleri yerine geldi.
Daha ne isteniliyor? 25 yıldı bunun
sınırı aslında. 25 yıldan sonra her şey
siyasi takdire kalıyor. Hukuki şey
bitmiştir aslında. E siyaset takdir etse
Önder Abdullah Öcalan hemen siyaset
yapabilir hale gelebilir.
Bu konuda siyasi iradenin karar vermesi
gerekiyor.
Siyaset bunu üstlenmiyor. Bu konuda bir
de toplumun durumu çok aşırı şey
ediliyor. Toplumsal zemin uygun değil
deniliyor. Kimse uygun hale gelmesi için
çalışmıyor ki.
&gt;&gt; Peki siz çalışıyor musunuz?
&gt;&gt; Biz kendi kamuoyumuzda çalışıyoruz
&gt;&gt; ama soru
&gt;&gt; Kürtlerde ne kadar değişiklik oldu?
Türkiye kamuoyunda çalışamıyoruz.
Çünkü işte o kanallarımız açık değil.
Kapalı bura bize kapalı.
&gt;&gt; Bize kapalıysa en azından Önder Abdullah
Öcalan'a açık olsun. Açık olsun. Yani
kilit Önder Abdullah Öcalan'ın siyaset
yapabilmesi
&gt;&gt; şimdi o zaman başa dönelim. Dediniz ya
benim yerime Öcalan'la görüşseniz daha
iyi olurdu dediniz.
&gt;&gt; Eee bu öteden beri gündemde ve ben de
açık açık ilk talip olduğunu söyleyen
gazetecilerden birisiyim.
Öcalan'la diyelim ki ben böyle bir
röportaj yaptım. Bu röportajın
onu sevmeyen, onu bebek katili gören,
onu terörist başı olarak gören
insanlarda
bir fikir değişimine yol açacağını
düşünüyor musun Siden? Yoksa eee tam
tersi öfkeleri, kinleri daha da mı
artar?
&gt;&gt; Dersine birinciye inanıyoruz. Kesinlikle
inanıyoruz. Şu temelde inanıyoruz. Yani
önce tepki gösterse bile insanlar sonra
acaba ne var diye bakmak gereği
duyuyorlar. Mesela biz karşıtlarımıza
öyle yaklaşıyoruz.
Herkes insan. Başkaları da öyle yaklaşır
diye düşünüyoruz, inanıyoruz. Konu
özellikle
önder rap olunca bunun çok daha fazla
öyle olacağını düşünüyoruz. Yani acaba
ne demiş diyecekler demeseler bile
birbirine söyleyecek şöyle söylemiş diye
ve Önder Apo'dan oldukça pozitif şeyler
duyacaklar. Buna inanıyoruz bir de. Yani
asla reddedemeyecekleri
yani eee karşı çıkamayacakları
sözler duyacaklar. Bu kesin. O bakımdan
yani inandırıcı olacak, etkileyici
olacak. Biz buna inanıyoruz. Deneyelim
mesela. Öyle olmayacaksa niye bunun önü
kapatılıyor? Bu kadar açılsın en azından
İmralı lav edilsin de edilmemişse bile
örneğin basın için kapılar açılsın,
konuşulsun. Bakalım etkili olacak mı
olmayacak mı? Doğrusu sadece önder apuya
bırakmak değil tabii. Yani Türkiye
demokratik güçleri daha etkili
olabilirlerdi, yapabilirlerdi. Örneğin
iktidar çevreleri, muhalefet çevreleri
de yapabilirlerdi. Yani bu nihayetinde
Türkiye'nin hizmetine olan bir şey.
Demokratikleşme şeyi. Türkiye toplumuna
yani açıklamalar yapsalar, eee, doğru
sözler söyleseler, bu Kürt karşıtlığını
ortadan kaldırıcı sözler söyleseler
Türkiye kamuoyu değişir. Bunu önde rapor
da yapabilir. Ben inanıyorum yani.
&gt;&gt; Peki burada demin dediniz ya muhalefet
dediniz. Şimdi muhalefet denince akla
CHP geliyor. Tabii ki ana muhalefet
partisi 19 Mart ve ondan sonra 21 Mayıs
ve çok kişi şunu söylüyor. CHP'ye yakın
olanlar, "Bizim derdimiz başımızdan
aşkım. Bununla mı uğraşacağız?"
diyorlar.
Ama neyle uğraşıyorlar? Dertleri nedir?
Bence yani onlar kendi dertlerini
yeniden gözden geçirseler iyidir. Bu dar
particilik CHP'yi bu hale getirdi.
Bunu doğru bulmuyoruz. Bu siyasi
yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Dolayısıyla
da CHP'yi gerileten, geliştirmeyen,
başarılı kılmayanın bu siyaset olduğu
kanaatindeyiz. bunun yerine yani bu
kendi içlerinde bu kadar iktidar
kavgasının yerine biraz dert edinseler
Türkiye'nin sorunlarını, meselelerini,
demokrasi meselesini, örneğin Kürtlerin
özgürlük meselesini, örneğin Türkiye'nin
güvenlik meselesini,
Ortadoğu'daki savaş göz önünde. Yani
böyle bir ortamda bu Türkiye'nin
etrafında oluyor ve bu savaş Türkiye'yi
birebir 24 saat etkiliyor. Yarının ne
olacağı da belli değil. Bunları dert
edinseler CHP bu darlıktan, dar boğazdan
çıkabilir. Türkiye toplumuna kendisini
bence daha iyi anlatabilir.
&gt;&gt; Ortadoğu demişken ben eee Öcalan'la
yapılan görüşmelerin notlarının bayağı
bir bölümünü okudum ve ilk baştan
itibaren o Gazneleşme diye bir şeyden
bahsediyor. Siz de bir ara söylediniz.
ve eee Ortadoğu'daki hegemonya savaşları
diyor ve İsrail diyor
&gt;&gt; ve sizin hareketinizle İsrail'in şeyini
ben hatta bir görüşmede saydım. 15 kere
miine İsrail demiş yani. Eee nedir?
İsrail size sizinle temas kurmak istiyor
mu kuruyor mu? Yani sizi bir kart olarak
kullanmak istiyor mu bölgede?
&gt;&gt; Şimdi sorun sadece biz değiliz. Kürtler
de değil.
bölgede
100 yıl önce oluşturulan statiko
yıkıldı. Değiştiriliyor. Yani 100 yıl
önce oluşan ne idi? Ulus devlet
statikosuydu.
Bu da Türkiye ve İran üzerinden
şekillendi. Yani e öncü güçleri bölgede
Türkiye ve İran'dı. Şimdi
İsrail
öncülüğünde geliştiriliyor. İsrail
Araplarla bir anlaşma yaptı. Araplar da
gelişiyor. Suudiyle, Mısır'la yani
İbrahimi anlaşma temelinde. Evet, İsrail
Arap e anlaşmasına dayanıyor. Fakat esas
İsrail etkinliği gelişiyor. Yani İsrail
etkinliğinde Araplara da e etkili yer
veren çünkü geçen yüzyıl ikinci sınıf
devlet yaptı Arapları. O durumdan
çıkartan yeni bir hegemonya gelişiyor.
Yani bu son derece açık. Bu bunu
yaparken arkasında ABD var. İşte Avrupa
şeyleri sonuna kadar aldılar. Biraz eee
İngiltere'den şeyden ters sözler gelince
ABD müdahale etti. Eee şimdi güçleri çok
iki bütün Ortadoğu'yu değiştiriyorlar.
Herkesle ilgililer yani. Türkiye ile de
24 saat görüşme ve çatışma içinde
İsrail. Biz bunu görüyoruz. Sadece
çatışma yok. Görüşmeler de var,
ilişkiler de var. Hiç kimse birbirinden
e ilişkisiz değil. E şimdi gölge
değişecekse,
ulus devlet statikosu ortadan kalkacaksa
kalkıyor.
Bu ulus devlet statikosu en çok Kürtlere
karşı oldu. Kürtleri yok saydı.
parçaladı. Yok edici zeminler yarattı
siyasi, askeri olarak böyle bunun
parçalanması bir defa Kürt dinamiğini
açığa çıkarıyor. Kürtün gücünü açığa
çıkarıyor. Bu değişim sürecindeki
etkinliğini açığa çıkarıyor. E şimdi
değiştirmek isteyen güçler ihtiyaç
duydukça yani eee ya da kendilerine
gerekli oldukça bu eee güçlere
birlik olmak istiyorlar. Yani
&gt;&gt; İsrail bu şeyi yaparken
&gt;&gt; Evet. ihtiyaç duyuyor. Herkese duyuyor.
İran içinde de çeşitli güçlere duyuyor.
Kürtler içerisinde zaten kendilerine
yakın olanlar var. Eskiden beri ilişkide
olanlar var. Bunu herkes biliyor.
Türkiye'de biliyor. Türkiye örneğin
Kürtlerin İsrail'le en sıkı ilişki
olanlarıyla en ileri ittifak halinde.
Şimdi mevcut politikayı niye gözden
geçirmiyor, sorgulamıyor Türkiye
siyaseti? Ben şaşıyorum izlenen
politika.
&gt;&gt; Peki sizin bu konudaki tutumunuz,
Öcalan'ın tutumu nedir?
&gt;&gt; Şimdi biz yani nasıl e elbette ki
değişen Ortadoğu'da
eee Kürtlerin yerinde olmasını
istiyoruz.
Kürt varlığı
kabul görmeli. Kürt bir Kürtler için de
bir siyasi statü olmalı. Eee varlıklar
şey olmalı. Ama bu yani Ort Doğu'nun
birbiriyle parçalandığı, birbiriyle
savaştığı bir Ort Doğu'da olmamalı.
Demokratik bir Ort Doğu'da olmalı.
Savaşan, çatışan değil de ilişkileri
demokratik siyaset temelinde yürüten bir
Ort Doğu'da olmalı. Böyle olursa hem
Ortadoğu için halk Ort Doğu'nun halkları
için iyi olur hem de Kürtlerin
varlığının ve özgürlüğünün garantisi
Türkiye'nin ve bölgenin demokrasisinden
geçiyor. Bunun derin bilincindeyiz. Buna
stratejik yaklaşıyoruz. Bu konuda ilk
günden itibaren paradigma değiştirmeden
önce de PKK'nin çıkışı, Önder Apo'nun
düşüncesi diğer Kürt örgütlerinden
farklı olarak örneğin Türkiye halkının,
Ortadoğu halklarının demokratik
demokrasisiyle stratejik ittifakı
öngörüyordu. Onlarla birlikte kurtuluşu
öngördü hep. onara rağmen kurtuluş
öngörülmedi. Bu bakımdan yani demokratik
Ortadoğu, demokratik Türkiye Kürtlerin
varlık ve özgürlüğünün de güvencesidir.
Bunlar temelinde olmasını istiyoruz.
Yani bu anlamda elbette ki şey Türk
Kürtler için fırsatlar var. Herkes yani
stratejik yükselen bir değer. Bölgede
stratejik rol oynamak isteyen herkes bu
değeri görüyor. Buna ulaşmak, bununla
ilişkilenmek, ittifak kurmak istiyorlar.
İsrail'in de çabası var, İran'ın da
çabası var. E Türkiye'de bu çabayı
harcamak istiyor ama demokratik temelde
istemiyor. İşte bu süreç o Türkiye'nin
siyasetini, Kürt siyasetini demokratik
temele oturtma süreci aynı zamanda oraya
çekme süreci.
&gt;&gt; Evet. Şimdi biraz şeye gelelim. Sürece
gelelim. Eee, bu ay sonunda bir yasa
çıkması bekleniyor meclis kapanana
kadar. Ama sizin kanaldan gelen
açıklamalarda
pek e memnun değilsiniz gibi içeriği
bilmiyoruz ya da işte eee ne derler eee
bizi bir emri vaki değil mi? Öyle
dermişti. Emri vaki yapılmak isteniyor
falan. Hala o durumda mıyız?
Biz yasa çıkmasından
memnuniyetsizliğimiz yok. Tam tersine
erken olmalıydı diyoruz. geç kaldı
diyoruz. Yani bu konuda eee daha erken
daha ileri adımlar atılabilirdi.
Devlet de yapabilirdi. Toplumdan da
etkili istemler, eylemler gelişebilirdi.
Çünkü hepsi Türkiye'nin yararına olan
şeyler. Niye Türkiye'nin yararına olan
şeyleri daha güçlü ve hızlı atılamazsın
ki? Fakat yani işte nasıl hem geç kaldı
hem de yani yasa çıksın da ne çıkarsa
çıksın da olmaz tabii. İçeriği de
önemli, yöntemi de önemli.
Örneğin görüşmeler oluyor İmralı'da.
Dem parti heyeti gidiyor görüşüyor.
E devlet adına girip görüşenler oluyor.
Çoğunlukla birlikte görüşüyorlar.
Yani onların sonuçları bize de bilgi
olarak yansıyor kısmen. Tabii görüşenler
bilgi veriyorlar. Yani e onların verdiği
bilgiler şeyindeyiz. Biz doğrudan neler
görüşülmüş yani böyle kayıtlar gelmiyor
bize. Görüşenler ne bilgi şunları
görüştük derlerse o bilgiler geliyor.
Onlara bakıyoruz. Ona göre aslında
yapılan bazı planlamalar oldu. Örneğin
mayıs için bir planlama olduğu yerine
gelmedi. Rahatsızlık duyduk. Ondan
belirttik. Şimdi eee bu Haziran için
yenilendi. O örneğin Kurban Bayramı
sonrası eee görüşülecek diye eee çünkü
önceki 24 Mayıs tarihli görüşmede Önder
Rapo yani yasaya ilişkin bazı
görüşlerini yazılı olarak verdi. E Den
Parti de hazırlamıştı, AKP de
hazırlıyordu. Şu söylendi. Bayramdan
hemen sonra görüşülsün.
Her üç eee taslaktan ortak mutabakat ne
çıkıyorsa çıksın
gecikmeden 3 gün içinde İmralı'ya
gitsin. Oradan tabii örgüte bize bilgi
gelsin. Yani örgüte
bilgi yazacaktı Önder Apo. Eee örgütten
görüş alacaktı tabii. Hatta yani işte
gelinsin örgütten bir heyette İmralı'da
karar verelim dendiler ve buna itiraz
etmedi. önde rapoyla görüşenler. E şimdi
mesela bun bu yine olmadı. Bayram geçti
aradan çok uzun süre geçti yasa adına
herhangi bir sonuç ortaya çıkmadı.
Gündemde tutuluyor. Adım yok. En son
işte dün akşam görüşmüş parti heyetiyle
AKP yönetimi Efgan Ala ve diğerleri
deniliyordu ki taslak verilecek.
Yani oldu mu olmadı mı bir açıklama yok.
Eğer şey işlerse planlanan
planlandığı gibi süreç işlerse bizim bir
itirazımız yok. O taslak örneğin
İmralı'ya giderse orada tartışılır.
Oradan görüşler bize gelir. Bizim de
görüşümüz sorulursa yani ona bir
itirazımız yok. Zaten olması gereken
buydu. Biraz gecikti. Sadece itirazımız
onu.
&gt;&gt; Böyle olmazsa yapanların olur artık.
&gt;&gt; Ne olur? Ortaya bir sonuç çıkar. meclise
gider, yasa çıkar. Biz ondan sonra
bakarız. O zaman ona göre karar veririz.
Önce olursa işin içine girmiş oluruz.
Ben şeyi biliyorum ki eee
&gt;&gt; bu süreçte eee Öcalan'la devlet görüşme
sürecinde sizin
arkadaşlarınız doğrudan da doğrudan
Öcalan'la konuşma imkanına sahip
olmuşlar yer yar. Yalan mı?
Yani çok yalan denmez ama çok da doğru
böyle bu kadar önemli bir meselede böyle
büyük kararlar alırken onun gerektirdiği
kadar konuşulmuş, tartışılmış değil.
Yani çok ileri düzeyde olması gereken
şeyler varken yapılamadı yani.
&gt;&gt; Peki şu anda eee Öcalan
diyelim ki yasa çıktı. Eee bir şey
çıkacak belli ki. Ve siz tabii ki önce
İmralı'ya bakacaksınız. İmralı'dan
diyelim ki heyet gidecek ve Öcal diyecek
ki
&gt;&gt; tamam bu yasa şimdilik idare eder
vesaire falan. Siz ona tabi mi
olacaksınız?
Bize bilgi gelecek.
&gt;&gt; Tab şey nasıl yol haritası öyledir.
&gt;&gt; Yani bize
o taslakla birlikte görüşlerini yazacak.
önde rap yazılı olarak iletecek ve biz
görüş belirteceğiz.
&gt;&gt; Anladım. Şimdi şunu gördüm burada
Kandil'de eee bayağı arkadaşlarınızla
sohbet etme, tartışma imkanı buldum. Eee
gördüğüm insanlar biraz şeyler eee ne
derler?
&gt;&gt; Eee çok umutlu değiller sanki ama hepsi
de Öcalan'ın
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; eee şeyine ona güveniyorlar. Olayı böyle
özetleyebilir miyiz?
&gt;&gt; Doğrudur. Biz yani 12. kongre kararımız
da böyleydi. Kongre öncesinde de bizden
kongre toplanması istendiğinde
biz dedik ki eee kongre toplarız ama
karar alamayız.
Yani önde rap olmasa bizden kongre
toplamamız isteniliyorsa biz toplarız.
Yönetim olarak 100 kişiyi 200 kişiyi bir
araya getiririz. Ama oradan ne karar
çıkar biz bilemeyiz.
Eee, bunu ancak kararın nasıl çıkmasını
isteniliyorsa önde rapor çıkarabilir.
Şimdi öyle olsun toplayın. Buna göre
toplansın dedi. Kongre belli perspektif
geldi, yayınlandı işte biliniyor. Eee,
süreç perspektifi dendi ya da nedir?
kongre için perspektif oldu. Manifeston
girişi olarak da geldi. O geldi ve bir
de eee
kısa bir görüntülü mesaj geldi. Bu
temelde kongre yapabilirsiniz.
Kongre yaptık. Biz karar aldık. Dedik ki
bu kararlar bizden isteniyor. Onları
aldık. Uygulanmasını ancak önder apo
yapabilir.
Kararları kamuoyuna da böyle açıkladık.
İmralı'ya da böyle gönderdik. Dedik ki
biz istediğiniz kararları aldık ama bir
karar da bizim var eklediğimiz karar. O
da şu. Bu kararların pratik
uygulanmasını ancak Önder Apo
yürütebilir, yönetebilir. Biz uygulamaya
koyamayız. Gücümüz yetmez. Şimdi
arkadaşlarımızın belirttikleri de bu. Bu
bu bunu ifade ediyor. Yani her zaman
söyledik.
Bu hem
doğru olan hem de makul olan yani bir
etkinlik bakımından doğru olandır. Önder
Apo'nun dışında hiç kimse karar
aldırtamaz PKK'ye. Hele hele böyle
süreçte bu savaşçı gücü ikna edemez. Bu
mümkün değil. Ben mesela sizin şeyinizle
de açıklayayım. En az be böyle konuşmada
açıkladım resmen. Bizden istemeyin yani.
Yapamayız.
Yapabiliriz de yapmıyoruz sanılmasın.
Yapamayız. Herkesin bir rolü var, bir
sınırı var. Yapabileceği bir şey var.
Yani biz bunu yapamayız bu anlamda. Yani
eee makul olan bu. Doğru olan da şu.
Yani diyorsunuz ya siz Cemil Bayık,
bilmem Murat Karaylan gelip şey mi
yapabilsin? Tamam onlar yapamadı diyelim
ki yapabilir bana göre de. Fakat Önder
Abdullah Öcalan niye yapmasın? 28 yıldır
zaten İmralı'da.
&gt;&gt; Peki
&gt;&gt; ya rahatlıkla mesela yani siyaset de
karar verip çıkarabilirdi. Cumhurbaşkanı
kaç kişiyi çıkardı? Öyle hukuki olarak
da örneğin AHIM'in kararlarını şey
edebilir çıkarabilirlerdi. Hukuken de
siyaseten de Önder Abdullah Öcalan'ın
özgür yaşar ve çalışır konuma gelmesinin
önünde engel yok. Bunun önündeki engel
siyasi tercihtir.
&gt;&gt; Şimdi bu noktada eee bir şey söylemek
istiyorum. Bir sizin hareketinizden
olmayan ama çok benim güvendiğim bir
Kürt entelektüel dostumla bu süreci
tartışırken bana şöyle bir şey söyledi.
Dedi ki Abdullah Öcalan sağken devlet bu
meseleyi çözmek istiyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani şimdi sizin söylediklerinizi
dinlerken de o geldi aklıma. yapıyorsa
doğru yapıyor.
&gt;&gt; Yani
&gt;&gt; doğru yapıyor.
&gt;&gt; Çünkü hani Abdullah Öcalan sağ olmazsa
siz de demin söylediniz bu hareketin
bütün yönleriyle bir ortak karar
aldırmak bu kadar
&gt;&gt; çok zor çok zordur. Bunu şimdi de
söylüyorum. Savaş sürecinde de geçmişte
birkaç kez açıkladım. Yani devlete de
Türkiye toplumuna da bilin ki yani
gerçekten bir barış istiyorsanız bunun
yolu İmralı'dan geçiyor. Önder Apo
yapabilir. Bu şansı kaybetmeyin diye. Bu
yani bir şey değil. Nasıl yani sıradan
bir şey değil. Bizim gerçekliğimizi
yansıtan bir durum. Peki Duran Bey, siz
şimdi 2 27 Şubat deklarasyonundan sonra
Öcalan'ın
söylediklerini yerine getirdiniz ve
örgütü fes ettiniz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Silah bırakma kararı aldınız.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Değil mi?
&gt;&gt; Silahlı mücadeleyi sona erdirdik
&gt;&gt; ve ama
&gt;&gt; strateji değiştirdik. Yani örgütü
fesettiniz.
&gt;&gt; Evet fesettik tabii.
&gt;&gt; Ama hala varsınız. Ne olarak varsınız?
&gt;&gt; Ama yani fesetme kararı aldık.
uygulanmasının
yapılması gerekiyor. Onun önünün
açılması lazım işte.
&gt;&gt; Ha şu anda yani bir karar var hayata
geçmiş. Fesih kararının uygulanması
örgütün değişim dönüşüm yaşamasını
gerektiriyor. Bunun gerçekleşebilmesi
için de ona uygun hukuki ve siyasi zemin
gerekiyor. E bu örgüt insanlardan
oluşuyordu. Karar aldık ama bu insanlar
buharlaşmıyor. Hepsini bir kenara
atamayız. yaşıyorlar. Yani yaşıyorlar ve
varlar. Bu biçimde eğer böyle beklenir
de yıllar geçer işte fes olmuş bu
dağılırlar diye bekleyen varsa
yanılıyor. Dağılmaz bu örgüt.
&gt;&gt; Peki
&gt;&gt; bu ancak dönüşür, değişir. Bunun için
hiç zaman geçirmeye gerek yok. Şimdi
entegrasyon diye bir laf ediliyor. Şimdi
o eee çok önemli topluma eee şimdi
yıllarca
burada olan, hareketin içerisinde olan
ve yasa dışı konumunda olan kimisi
bültenle arınan, kimisi şu bu binlerce
insandan bahsediyoruz değil mi?
&gt;&gt; Eee ve bunların kimisi yıllardır
buralarda yaşıyorlar. Yani yıllardır
şeyde değiller. Eee nasıl entegre
olacaklar?
Şimdi entegrasyonu kişilerle
sınırlandırmak tam şey değil aslında.
Yani eee
entegrasyon nedir? Kavram olarak sanki
şöyle farklı birimlerin eee birbirlerini
kabul etme temelinde yeni bir ortaklık
yaratmaları. Demokratik entegrasyon
bunun demokratik temelde olmasıdır. Bu
da neyi gerektiriyor? Demokratik bir
ortamı gerektiriyor.
&gt;&gt; Çok şeyi soruyorum. bireylerin yani tek
tek şahısların yani e çok yanlış
anlamıyor ama sudan çıkmış balık gibi
olmayacaklar mı?
&gt;&gt; Niye olsunlar? Öyle değil. Ama bu
demokratik ortam olursa, demokratik
siyasetin önü açılırsa örneğin yani eee
kendi kimlikleriyle eee örgütlenme,
demokratik siyaset yapma hakları
olurlarsa mücadele edecekler bu
insanlar. Yani değişim dönüşüm
yaşayacaklar. Biz sadece
örgüt olarak örneğin silahlı
eee mücadele yürüten, silahlı örgütlenen
bir örgüt olmadık. Yani arkadaşlarımızın
çoğu da evet bir kısmı hep silahlı
kaldılar ama bir dönem silahlı olan bir
kısmı toplum içinde de çalıştılar.
Siyasi mücadele de yürüttüler. Yani her
yerde çalışma yapıyoruz. Bir toplumsal
harekettik. Sadece dar ne bir partiydik
ne de bir gerilla örgütü. Evet, bunlar
vardı ama bunun etrafında bir toplumsal
harekettik.
Böylece toplum içerisinde çalışan
arkadaşlarımız var. Yani bir tecrübemiz
var. Biz yani nasıl Önder Apı da
belirtiyor. Rehabilite edelim diyorlar
yani. Ya da eğitelim. Önder Apu dedi
eğitilmeleri gerekli. Evet.
Hazırlanabilir. Dağda kalmış. Gerillada
olanlar eğitilip hazırlanabilirler ama
bu dönüşümü yaşayabilirler. Yani çünkü
önemli bir kısmı zaten bu bunun pratikte
yaşamış bir tecrübesi var. Öyle bir
durum o olmaz. Ama tabii şöyle olursa
yani siyaset yapma hakkı olmayacak,
örgütlenme hakkı olmayacak, kendi
kimliği olmayacak. Yani mevcut Türkiye
mevzuatında
buradaki gelin orada ne yapacaksanız
bize ancak hapishane düşüyor işte İmralı
ortada. Yani
&gt;&gt; görüyoruz böyle olmaz yani.
&gt;&gt; E tekrar bölgesel olayı ile ilgili bir
şey sormak istiyorum. Suriye'de bir
deney yaşadınız.
Eee çok açıkça söyleyeyim. Eee ABD'nin
ve kısmen İsrail'in bir desteği vardı.
IŞİD'le mücadele vesaire gibi bağlamda
ama uzun bir süre ama sonra yarı yolda
bıraktılar.
Evet. Herkes herkesi bırakabiliyor. Bu
siyasi ilişkilere, ittifaklara bağlı.
Aslında bana göre Rojova'da
o ittifaklar kısa değil uzun bile sürdü.
Daha erken de bitebilirdi. Yani taktik
ilişkilerdi, taktik ittifaklardı.
Bunu böyle e eee anlamayanlar yanlış
yaptılar ve zarar gördüler. Rojava'da
kısmen zarar görme ortaya çıktıysa bu
söz konusu ilişki ve ittifakı doğru
anlamamaktan kaynaklandı. Yanlış
anlamaktan kaynaklandı. Hazırlıklı
olmadılar. Kendi güçlerine güvenmediler
ya da kendi güçlerini hazırlamadılar.
Sonuç böyle oldu. Oysa ki bu bu
olmayabilirdi. Bana göre önlenebilirdi.
Böyle bir durum bu biçimde
yaşanmayabilirdi.
2019 muydu? O zaman da başkandı Trump.
Çekiliyoruz dedi Suriye'den. Ben onu çok
iyi biliyorum. O zaman
birçok arkadaş inanmışlardı da çekilecek
diye. Rocava'da bir tür panik gibi bir
şey de oldu. Ben yazdım dedim korkmayın
çekilmez. Şimdilik çekileceği zaman yok
ama hiç çekilmez değil yani. Dolayısıyla
yani Rojava'nın ilişkileri
onlarla bir stratejik ilişki olmadı.
kopmayacak bir ilişki değildi yani. Ama
işte şimdi de gidip görüşüyorlar. Yine
götürdüler Paris'te, bilmem Almanya'da
şeylerde görüşme yaptırdılar
Ravalı arkadaşlara. Onlar bir taraftan
onu da yaptırıyorlar. Yani herkes kendi
çıkarını yürütüyor.
Yani biz
Kürtler açısından da Ortadoğu açısından
da Rusen arkadaş dış güçlere bel
bağlayan bir hareket değiliz. Kendi öz
gücümüzü şey alan bir hareketiz. Yani
ilişki ve ittifakları reddetmedik. Ama
her zaman belirttim ya Kürtlerin temel
dostu yanlarındaki halklar olarak
gördük. Türkler, Araplar, Farslar,
Ermeniler, Sürryyaner. Yani yine de
&gt;&gt; çözüm olacaksa Ortadoğu siyaseti kendi
içinde çözsün. Devletler bu işe
girecekse Ortadoğu devletleri girsin
istedik. Kaç defa ateşkes ilan etti
Önder Rapo? Ne kadar çağrı yaptı?
Kürdistan'dayken de yaptı. Avrupa'ya
çıktığında da yaptı. Sonraki süreçte de
oldu. Yani dış güçlerle bu iş çözülür.
Biz o kanaatte değiliz zaten. Yani
&gt;&gt; bu Halep'te Halep'te başlayan bir süreç
yaşandı biliyorsunuz Rojava'da ve sonra
çok bir çok gerginlik oldu falan. Ve
iddia o ki eee İmralıyla Kandil
ayrı düşünmüş o süreçte.
Yani
İmralı'nın ne kadar zamanında yeterli
bilgisi olduğu ve görüş iletti onu tam
bilmiyoruz. Bize o düzeyde yansımış
değil. Eee fakat yani biz eee bilgimiz
olsa görüş farklılığı olmazdı. Yani onu
söyleyebilirim. O anlar ve görüşlerimizi
ona göre şey yapabilirdik. Ama öyle
olmayınca kendimize göre görüşlerimiz
oldu. Fakat süreci esas olarak
değerlendiren, yönlendiren Rocava'ın
yönetimi oldu. Orada bir yönetim vardı.
Yani işte özerk yönetim vardı. Kendisini
demokratik ulus yönetimi olarak
tanımlıyordu.
Onlar şey olarak aldılar. Türkiye'nin
müdahalesi oldu. Yani sonuç bu hale
geldi ya. Türkiye ile karşıttılar o
kadar. Evet. Kürtlere destek veren
güçler dediğiniz bir an Kürtlerle
desteklerini şey yaptılar. Türkiye'ye
kapı açtılar. İngiltere ile görüştüler.
Yani mevcut Colan'in Şam yürüyüşü öyle
gerçekleşti. Türkiye üzerinden yani Esad
yönetimini, bir Arap yönetimini
kendileri yıkmadılar da Türkiye'ye
yıktırdılar. İyi olmadı aslında. Buna
iyi oldu denebilir mi? Yani yapmamak
gerekiyordu.
Şimdi
Kürtler açısından da belirttim ya ilişki
ve ittifakları anlamada, bunun stratejik
boyutunu, taktik boyutunu eee anlamada,
birbirinden farkını görmede
yetersizlikler var, zayıflıklar var.
Rojava'da o yaşandı.
&gt;&gt; Türkiye'ye tekrar dönelim. Selahattin
Demirtaş için ne diyorsunuz?
&gt;&gt; Ne dememi bekliyorsunuz?
&gt;&gt; Soruyorum işte. Evet.
&gt;&gt; Eee, yani çıkacak mı, çıksın mı?
&gt;&gt; Eee, bu süreçte nasıl bir rol
oynayabilir?
Zaten hukuki olarak kararlar alındı.
Çıkması gerekiyordu.
Yani siyaseten kalıyor.
Eee,
Avrupa o kadar karar aldı. Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi'nin hukukunun Türkiye
yasalarını hukukunu bağlaması söz
konusu. Avrupa Konseyi üyesi çünkü
Türkiye. Fakat uygulamıyor. Uygulamadı.
Şer düşüyor. Yani
sadece Selahattin Demirtaş değil bütün
siyasetçiler çıksın istiyoruz. Biz
cezaevindeki herkes çıksın. Onlarınki
tümüyle siyasi. Zaten çıksalardı
dışarıda önemli rol oynayabilirlerdi.
Yani şimdi de cezaevindeler. Yine bir
rolleri var hepsinin. Rolsüz değil hiç
kimse. Herkesin bir rolü var bu
mücadelede. Zindanda olan da rol
yapıyor. Dışarıda siyaset yapan da
İmralı Önder Apon'nun rolü kendine göre.
Bizimki kendimize göre rol karmaşası
yaşamamalıyız. Herkes kendi rolünü iyi
tanımalı ve gereğini yerine getirmeli.
Biz bu düşüncedeyiz. Buna azami derecede
dikkat etmeye de çalışıyoruz. E bu
bakımdan şimdi de rolü var. Elbette
dışarıda olsa daha rol oynar. Yani siz
de tanıyorsunuz herhalde. Biz de
tanıdık. Oldukça zeki, deneyimli.
Tecrübe birikimi de kazandı. Geçmiş şey
de oldukça rol oynayabilecek bir
kişilik. Yani
HDP'nin diğer eş başkanı da vardı.
&gt;&gt; Eee, Yüksek mesela o da oldukça deneyim
kazanmıştı. Çıksa rol oynayabilir. Diğer
kadroları var. Belediye başkanları
şeyleri tutuklu. Hepsi çok değerli
siyasetçiler. Biz onları önemli
buluyoruz.
&gt;&gt; Şimdi Avrupa'da özellikle çok sayıda
eski belediye başkanı, milletvekili
vesaire var. Bunların yargılanmaları
var, şu var, bu var. Onlar herhalde bu
süreçte geri dönecek. Öyle mi?
&gt;&gt; Süreçci
&gt;&gt; yani süreç olumlu gelişir.
&gt;&gt; Evet. İlk geri döneceklerinden
sayabiliriz. Herhalde onlar dönerler
yani. Çünkü bir süreç öyle işlerse, kapı
açılırsa öncelik onlara olur. Öyle çok
şeyleri yok yani. Yargı, açıklama
yapmışlar, söz söylemişler sözlerinden
dolayı
yani suçlanıyorlar.
Çoğunun şeyi neredeyse ifade özgürlüğüne
giriyor. Yani o sağlansa, örgütlenme
özgürlüğü sağlansa yani
kendiliğinden hemen dönerler.
&gt;&gt; Peki nasıl toparlayalım?
Duran Kalkan ve kendi arkadaşlarınızın
adına eee esas olarak hani ne
söyleyeyim? Size mesafeli, sizden
hoşlanmayan
kesimlere ne söylemek istersiniz?
Bizden hoşlanmayan kesimler biraz farklı
farklı.
Hepsine birden aynı şeyi söyleyemeyiz.
Söylememiz gerekiyor. Bir defa o bazı
Kürt çevreleri var. Yani doğru
yapmıyorlar.
Siz de belirttiniz şey yaptıklar. Doğru
yapmıyorlar. ucuz yaklaşım içindeler.
Onlarınki bindiği dalı kesmek gibi
oluyor.
Biraz daha yani hırslarını yenik
düşmesinler. Kendilerini toparlasınlar.
Biraz daha adil ve doğru olsunlar. Yani
Önder Apoya eee harekete söz
söylemesinler. Gerillaya söylemesinler.
40 yıldır savaşıyor bu güç. 50.000 şehit
verdi. Bu söylenen sözlerin Kürtler
açısından şunu söyleyeyim. Önder Apu ve
Gerilla için söylenen sözlerin birinci
muhatabı bu şehitlerdir. Yani öyle hiç
kimse farklı gösteremezdi. O bakımdan
gerçekten doğru yapmalılar.
Türkiye şey önemli bizim için. Onları da
üç kategoride şey edebiliriz. Bir tanesi
demokratik sol sosyalist çevreler. Yani
tartışıyoruz. İdeolojik farklılıklarımız
olabilir. Tartışabiliriz. Tartışalım. Bu
zenginliktir. Düşünce gelişir. Hiç
konuşmasak yani bir de hep aynı şeyleri
tekrarlasak. Örneğin burada ikimiz
burada oturup konuşamazdık. Ben
söyleyeyim siz benim söylediğimi
tekrarlayın. Siz söyleyin ben sizin
söylediğinizi tekrarlayayım. Bunun bir
değeri olur mu? Olmaz. Biraz farklı
olacak ki oradan bir gelişme çıksın.
Yani bir demokratik tartışma ortamı
olmalı. Özgür tartışma ortamı, yoldaşça
tartışma ortamı diyoruz. Bu bu olmalı
ama bunun varlığı eee yani ortamı
olacaksa bu siyasi ittifaka,
demokratik birliğe, siyasi mücadele
ittifakına karşı olmaz bu. Yani bir
taraftan bu olmalı, diğer taraftan ise
ittifak kurabilmeliyiz. eee kapitalizme
karşı mücadelede, demokrasi
mücadelesinde, özgürlük mücadelesinde,
kadın özgürlük mücadelesinde, ekolojik
mücadelede yani genelde Türkiye'nin
demokratikleşme mücadelesinde ittifak
kurabilmeliyiz. Biz bu konuda Türkiye
demokrasisinin temel bir gücüyüz. Baştan
itibaren Önder Apo'yu böyle gördük,
böyle görmezsem ben katılır mıydım?
Yani Kürtleri tanımıyordum bile. Evet.
biraz belli bir e yörev olarak
tanımışlığımız vardı ama ötesi yoktu. Bu
kadar Türkiye'nin demokrasisine inancı
gördüğüm için, bağlılığı gördüğüm için
katıldım. Bunu böyle görmeliler. İki
yani yenilik yaratıyor. Önder apu hep
tekrarıcı değildir. Yaratıcı düşünelim
biraz. Yeni düşünceler oluyor diye böyle
hemen reddedici olmak doğru değildir.
&gt;&gt; O komin meselesine
&gt;&gt; Evet. Komün meselesi de, demokratik
toplum meselesi de
sosyalizmin topluma dayalı
geliştirilmesi meselesi çok önemli. Biz
bunda gerçekten büyük bir aydınlanma
yaşadık. Şeyiz bu bakımdan yani biraz
daha iyi tartışabiliriz. Daha iyi bu
sürece sahip çıkabilirler. Bir de
mücadeleyle bu mücadeleyi biz
başlatmadık Rüşen arkadaş. Yani 1971'de
Türkiye'de başladı.
Kimler başlattı biliniyor yani. Şehit
düştüler. Hakkını verdiler. Mahirler,
denizler, İbrahimler yani bunların
içinden çıktı. PKK Önder Apapu bunlara
bağlı kaldı. Bunları sürdürdü. Şimdiye
kadar olan Kürtler içerisinde Kürt
mücadelesi olarak bu başlayan
mücadelenin sürdürülmesidir. Ya 50 yılı
geçti savaş oldu. Oradan alırsak örneğin
Mahirlerin denizlerin şeyiyle başlarsak
50 kaç yıl oldu? Bizimki kaç yıl oldu?
Yani bunu bir sonuca götürmek lazım.
Yeni yöntemler geliştirmek gerekli.
Araştırmak lazım. Stratejik olarak,
taktik olarak aynı şeyi hep
tekrarlayarak bir yere gidemeyiz. Peki
solcuları
&gt;&gt; bunu bir iki toplumsal kesimler var.
Yani nasıl böyle Türkiye toplumun
emekçileri, işçileri, köylüleri Orta
Anadolu'da var, Karadeniz'de var,
Marmara'da var, Ege'de var. Emekçi
kesimler. Yani bu kesimler gerçekten de
tanısalar PKK'yi,
düşüncesini, irtibat kurulabilse, ben
karşı çıkacaklarına inanmıyorum. Yani en
dindarlarından tutalım en milliyetçi
olanlarına kadar gerçekten
milliyetçilerse,
Türkiye'yi seviyorlarsa, Türkiye için
düşünüyorlarsa
bunu
yani apocu Kürtlerde bulacaklar,
görecekler. Türkiye sevgisini,
Türkiye'ye bağlılığı, Türkiye'nin
demokrasisini isteme durumunu. Buna
inanıyorum yani. Şimdi bu bakımdan yani
önemli bir kesim fakat ulaşamıyoruz bu
kesime. Yani bu kesime istiyoruz ki işte
sol demokratik, sosyalist çevreler,
basın, aydınlar daha fazla ulaşsınlar.
Daha fazla yani bu gerçekleri
götürsünler. Yani Kürtlerle dostluğu,
kardeşliği iyi taşısınlar. Bu bu bizim
de görevimiz. Türkiye'nin demokratik sol
çevrelerinin basının da görevi. Sizin de
göreviniz. Yani hiçiz
değil diyemezsiniz. Üçüncü grup iktidar
ve devlet kesimleri.
Yani onlar dar bir çıkar içindeler. Şu
anki şeyleri görüyoruz, izliyoruz.
Yani daraldı eski gerçekten de ve bu işe
başladığımız dönemin şey ediyorum
siyaseti biraz daha farklıydı. Şimdi
daha çok daraldı. böyle daha fazla
bireysel çıkarcılık çok fazla hakim oldu
bu kesimlerde. Böyle olmamalı. Onlar
için de onu söylemek istiyorum. Yani bu
kadar kişisel çıkar için, maddi çıkarlar
için ki mevcut iktidar maneviyatı öne
çıkarıyor ama aşırı maddileşti. Yani
öyle olmaması gerekiyordu. Bunun için
gerçeklere bu kadar gözlerini
kapamasınlar.
Yani eee eee yaptıklarının
hesabını verebilsinler. Bu dünyada da
öbür dünyada da diyelim. Korkmasınlar.
Korku içinde yaşıyorlar. Yani bir sistem
oluşturulmuş korku sistemidir aslında.
Yani ben o iktidar çevreleri için şunu
diyebilirim. Gerçeği bilmiyorlar,
görmüyorlar. Onlara demiyorum. Toplum
için söyledim onu. Bunlar biliyorlar ama
bile bile yapıyorlar iki nedenle. Bir
dar basit çıkarcılık var. Bu çıkarcılık
iyi bir şey değildir. İkincisi korku. Bu
sistem korku sistemi. Bu korku sistemini
kırmak gerekiyor. Bunu Milli Güvenlik
Kurulu mu kararlaştıracak?
Herhangi başka bir şey mi? Ama Türkiye
bir şey yaşamalı. Yani işte Kürt var
olunca Türkiye yıkılmayacak, yok
olmayacak. Bu görülmeli, inanmalı. Yani
eskiden deniliyordu. Kürtler bilmem şey
olurlarsa dünya yıkılırmış. Celal
Talabani Bağdat'ta başkan olunca ben
basında sormuştum. Dünya yıkıldı mı,
ayakta duruyor mu yoksa diye. Yani
Türkiye yıkılmaz.
Bu bakımdan
bunu söyleyemiyorlar. Yani yaptıklarına
inanmıyorlar. Çıkar için yapıyorlar.
Söylediklerine ve yaptıklarına korkudan
dolayı yapıyorlar. Bu korkuyu kırmak
gerekiyor. Bir bir özgür düşünme ve
ifade ortamı oluşmalı. Her şeyin başı
bu.
&gt;&gt; Peki
&gt;&gt; buna karar versin. Kim veriyorsa derin
devlet mi var? Yüzeysel devlet mi? Milli
Güvenlik Kurulumu kim verecekse mesela
hala şu terör örgütü şunlarla savaş
halindeyiz demekten kurtarsın. İnsanlar
biraz rahat olsunlar, söz söylesinler.
Bence her şey çözülür.
&gt;&gt; Eee, Devlet Bahçeli gemileri yaktık
dedi. Sizden de mesela Karayalan'dan da
gördüm. Sizden de görmüş olabilirim.
Sizden de gördüm. Eee, geri dönüş yok
dediniz. Hakikaten geri dönülmez noktada
mı Türkiye şu anda süreçte?
Şimdi şunu belirtelim. Yani biz kongre
kararı verdik. Strateji değiştirdik.
Silahlı mücadele stratejisini sona
erdirdik. Demokratik siyasi mücadele
yürütüyoruz.
İstiyoruz ki yani yürütüyoruz.
Yürütebilenler yürütüyorlar. Zayıf
kalıyor yani. Eee bizim durumumuz
bir tehdit olarak duruyor ortada.
çözümlenmesi gereken bir mesele.
İstiyoruz ki bu durum çözülsün. Yani
böyle biz de siyaset yapmanın önü
açılsın. Biz siyaset yaparsak Türkiye
demokrasisini zayıflatmayız.
Güçlendiririz. Ortadoğu demokrasisini de
güçlendiririz. Hiçbir halka, hiçbir
kimseye karşıtlığımız olmaz. Yani eee
bunun önü açılsın. Sorun burada ortaya
çıkıyor. Bunun gerektirdiği siyasi,
hukuki zeminler oluşsun. Şuraya başkan
olalım. Şuraya bir imkan sahibi olalım
demiyoruz. Demirel diyordu ya, "Kendim
için bir şey istiyorsam ne verdim?" Yani
biz öyle demiyoruz ama gerçekten
kendimiz için bir şey yok. Mücadele etme
şeyi ediyoruz. Mevcut haliyle zaten
mücadeleyi yürütüyoruz ama bu yetersiz
kalıyor, zayıf kalıyor. Aslında biraz
eleştirilerimiz de var bu yönlü. Hem
Kürdistan'da yürütülen çalışmalara,
mücadeleye, Kürt toplumu içindekilere az
buluyoruz. daha iyi etkili olabilir.
Özellikle Türkiye eee toplumuna dönük
çalışmaları, propagandayı, örgütlenme
çalışmalarını, siyasi çalışmaları
yetersiz zayıf buluyoruz. Yani
güçlendirmek istiyoruz. Güçlensin
istiyoruz. Yani mesele burada. Bu
bakımdan yani eee bize saldırılmadıkça
savaş olmaz.
Bunu belirtelim. Yani eee eee siyasetin
önü açıldıkça silahlı mücadele
stratejisi bir daha gündeme gelmez
Kürtler açısından. Ama hepsi kapatılır,
inkar ve imha sürdürülür.
Eee bu uzun zamana yayılır. Artık yeni
örgütler mi olur, kimler ne yapar? Onun
için insan bir şey diyemez. Tabii o bir
garanti veremiyoruz. Biz kendi
açımızdan, kendi sürecimiz açısından
cevap veriyoruz. Biz yani
siyasi mücadeleyi şimdi de imkanlarımız
dahilinde yürütüyoruz. Kendimiz de
düşünüyoruz, araştırıyoruz,
tartışıyoruz, yoğunlaşıyoruz. Yani
düşüncelerimizi iletiyoruz.
E eee yazıyoruz, konuşuyoruz. Ne kadar
faydalı olabilirsek o kadar faydalı
olmaya çalışıyoruz. Ama istiyoruz ki önü
açık olsun. Daha faydası daha fazla
olsun. Türkiye
de tehdit var. Ruşan arkadaş bir de son
onu söyleyeyim. Niye bunu istiyorsunuz
diyebilirsiniz. Tehdit var. Tehlike
ortadan kalkmadı.
Yani NATO geldi, toplantı yaptılar.
Biraz yani hoş beş oldu. İşte NATO
Türkiye'de şey yaptı. NATO'nun ne
yaptığı ortada. Silahlanmadan başka bir
şey düşünmüyor. Savaştan başka bir şey
düşünmüyor. Türkiye'ye başka bir şey
vermez. NATO'dan fayda bekleyeceğine,
barış ve demokratik toplum sürecinden
fayda beklesin. Türkiye daha büyük fayda
görür. Bu kesinlikle böyle. Yani bu
bakımdan Türkiye için tehdit ortadan
kalkmadı. Tam tersine sürüyor. İşte
savaş İran'da tekrar başladı. Nereye
gidecek belli değil. Türkiye bu savaşın
kuşatmasında Kürtler de ortasındalar.
kader birliği var yani. Yani öyle oluyor
da Kürtler savaşın ortasında savaşarak
bir şeyler bulalım, kazanalım değil de
demokratik siyasetle kazanalım. Herkes
kazansın. Kazan kazan ilkesi uygulansın.
Yaklaşımımız bu.
&gt;&gt; Çok teşekkürler. Çok sağ olun.
Evet
&gt;&gt; ben teşekkür [boğazını temizler]
ediyorum. Tekrar hoş geldiniz.
&gt;&gt; Duran Kalkan'la her şeyi konuştuk.
Süreci konuştuk. Tabii ki esas olarak ve
eee bu özellikle kendilerine uzak
kamuoylarına
mesajlarını iletti. Kendisine çok
teşekkür ediyoruz. Sizlere de bizi
izlediğiniz için teşekkürler. İyi
günler.

Ben Mayıs ayında gazetecilikte 40 yılıma
basıyorum Eee Abdullah Öcalan herhalde
Eee hayatta şu anda en çok röportaj
yapmak istediğim kişi Belki Siz
gittikten sonra bize de böyle bir şans
verirler Biz de
kendisiyle bir röportaj yap

güzel arkadaşlıklarım iyi İliş arkadaşız
ii ilişkilerimiz var E yönetmenimiz
yönetmenlerimiz çok iyi ve çok hakikaten
Hani zor şartlarda da olsa keyifli ve
hani böyle kolay geçiyor
setimiz O yüzden başarı da bence
başarıyı da bu getiriyor zaten çok
keyifli çalışıyoruz yani ilişkilerimiz
çok güzel hak Ç Evet
[Müzik]

bu
program zaman olması lazım şuradan
verdim kim vurdu bizi şey kurduk
atacağım Şevko döktü kanın hesabını
nasıl ödeyecek Çakır'a karşı çok
dikkatli olmam gerekiyor Çakır'ı yediği
Kurşun çok ama çok ağır yaraladı bunu
sık Bunun anlamı yok da ölmedi ölmedi
Ama güzel bir başlangıçlı tekrar Yani
başlıkla bir sürprizle kalkıyorum ya şey
nefesleri kesen vurulma sahnesi sonrası
yaşanacak gelişmeler için o neler
söyleyecek Çakır'la karşı karşıya gelmek
şefi için böyle bir durumda her şeyi
yavaş yavaş kaybetmeye başladı bir
durumda şak ile karşı karşıya gelmek çok
çok şık ve çok kötü şey görürler Otel
Çakır vurulduğu yerden kalkacak ve Ezeli
belalısı şey bunun yakasına bir kez daha
yapışacak
ama kalmadı Yine

[Müzik]
sokaklarındaki yolculuğumuz
[Müzik]
başlıyor Geçen hafta 3 tane General
görevden alındı Bu konuda ne
düşünüyorsunuz abl Biz düşünmeye Her
zaman da böyle adamlar tutmaya
düşünüyoruz yani millete şey etmesin
a bir soru sorabilir
miyim Geçen hafta 3 tane General
görevden alındı Bu konuda ne
düşünüyorsunuz Vallahi ben bir şey
bilmiyorum gündemi takip etmiyor musunuz
kimseyi takip
etmiyorum
teyzeci onun dişi yoktur konu Dişi Yok
konuşamıyor Tamam sağ olun Teşekkür
ederim Peki siz düşünüyorsun
Bun ALS alm
tute görev al ne
düşünüyorsunuz
yakal hakikaten yani hangi kum görevden
alındılar
Bunlar hmet tarafından görevden
alındılar vall ne düşünebilirim ki
yapıyorlar generaller zaten bizim
generaller Geçen hafta bilindiği gibi 3
tane General görevden alındı Bu konuda
ne düşünüyorsunuz Efendim ne konu
bakımından Geçen hafta 3 tane General
görevden alındı hükümet tarafından bu
konuda ne düşünüyorsunuz şimdi bu konuda
ne düşünüyorum İyi
tamam Bunlar çok geç alınmış karar
y yl önce alınması gereken insanlardı
Bunlar Türkiye'yi soyuna çevirdiler
İslam İslam Türkiye yaygınlaştığı
müddetçe bu generallerin Hepsi de İçeri
alınması gerekiyor öyle değil
mi aile içi şiddet konusunda ne
düşünüyorsunuz vall Ben yeni geldim
YKS
geliş te edyor Sağ olun karı doyulmaz ki
karı dür mi zaten istediğin zaman
dersin Doymak çok ayıp aile için Tabii
bir şeydir e ble uygulansa
İyidir e eşinizi dövdünüz mü hiç nasıl
Eşinize Hiç şiddet uyguladınız mı Evet
peki neden nen Ç Ben
şimdi aile için şimdi bu Zorluk çekiyor
Bir köyde kalıyoruz 6070 km uzaktan
Bizim yan bizim
ne imanımız var Ne peki zorlukların
Eşinize şiddet uyguladığınızda çözülüyor
mu Tabii çözülüyor Tabii bayan her zaman
bayan B bir şey demiyor tabii çözülüyor
diyorsunuz Tabii tabii çözü mecburuz Biz
eşinizi dövdüğünü sorunlarınız çözülüyor
Evet evet
evet ekonomik sıkıntınız var atıyorum
eşinizi dövdüğünü size para mı geliyor
yok para gelmiyor yani biz çiftçiyiz
Bunlar Çiftçi durumda dur iyidir yani
bayanlarımız saygımız sonsuz Yani az
önce dövüyorum dediniz şimdi saygımız
sonsuz diyorsunuz dövmak yoktur Hayır
yanlışlıkla söylediniz Evet evet Doymak
yok
doymuyoruz terbiye anne babadan geçer
dur musun terbiye anne babadan geçer
evladını dövmeyen dizini döver Öyle
değil mi çocuk serbest bırakılmaz
Peki çocuğu dövmek ileride onun
psikolojisinde derin yaralar açabiliyor
Sizce bu iyi bir şey mi çok yok az az az
şimdi yani şiddeti onaylıyorsunuz
döverek çocuğumu terbiye ederim
diyorsunuz Hayır hayır dövmek yok çocuğa
ama çocuğunu dövmeyen dizini döver
dediniz çocuğa dini ders vermek aile
terbiyesi vermek çocuğa verdikten sonra
niye çocuk dağlara çıkın
niy değil mi Evet allah' Emet ol Peki
teşekkür ederiz

iddia ediyorum. Halis ben bir Türkiye
Anadolu çocuğuyum. Tabii ki öyle
konuşacağım. Başka türlü benle konuşma
bekleyemezsin. Ama PKK'nın işine
gelmiyor mu? Türkiye'nin zayıf düşmesi
Türkiye'nin kendi içinde birtakım
sıkıntılara girmekte örgüt olarak sizin
arzu
&gt;&gt; mümkün mü? Ben ilk adım ilk adım atarken
yetiştiğim köyün suya kavuşmasını
istedim. Yeşillenmesini istedim.
Aydınlanmasını istedim. Eee kendim için
sosyalleşmeyi, siyasalleşmayı istedim.
Benim bundan başka bir tanımım yok ki.
Ve giderek Türkiye'nin daha her tarafına
gidip gezip görüp sevmeyi istedi. Daha
güzel bir yaşam istedim. Ankara'ya
geldiğimde bu Çankaya'ya giden piknikler
vardı. Kırathaneler
&gt;&gt; Evet. çay bahçeleri.
&gt;&gt; Oralarda bir güzel bira bardaklarını
içmek istedim. 70'lerdeki apı budur.
Türkiye'nin güzelliklerini paylaşmak
istedim. Daha sonra bunu siyasi bir
yolla bunu yapmak istedim. Deniz
Gezmişler. Mahir Çehenlerin de çok iyi
biliyorum şiir yazmışlardı, yazıları
vardı. Her zaman güzel bir Türkiye'den
bahsediyorlardı. Hep güzellikten aşktan
bahsediyorlardı. Bunlar hiçbir zaman
çalıp çırpmadılar. Bunların halktan
aldıkları tek bir kuruş. Vurgunculukla
bilmem mafyacılıkla
bilmem şunun bunun parasını almak en
ufacık bir şeyleri yoktur. Kendi adıma
olmadan söyleyeyim. Ben şu anda güzel
bir Türkiye için yanıp tutuşuyorum ve
çok açık size söyleyeceğim yani bu işi
artık ben çözeceğim
&gt;&gt; Türkiye
&gt;&gt; tabii ki
&gt;&gt; nasıl
&gt;&gt; e bazı planlarım yaptım.

Evet arkadaşlar uzun zamandır piyasada
görünmeyen
&gt;&gt; neredesin neredesin neredesin
&gt;&gt; ve bir albüm yapıp tekrar ortalarda çok
da olmayan
&gt;&gt; herkesin tek sözünü neredesin Jack
&gt;&gt; bir adam var karşımızda bugün Jack'le
beraberiz
[alkış]
&gt;&gt; eyvallah
&gt;&gt; abi hoş geldin öncelikle
&gt;&gt; hoşuk eyvallah
&gt;&gt; teşekkür ederiz kanalımıza olduğun için
ne yapıyorsun nasıl gidiyor
&gt;&gt; vallahi yolunda gidiyor şu aralar
konserlere koşturuyoruz bayağı bir
konser verdik sonunda en son bir hafta
boyunca bayağı gezdik Sonra da birkaç
tane şehir vardik. En son İzmir'de
yaparız sonra olmadı Ankara'da yaparız.
Yok nerede? İstanbul'da yaparız dedik.
Eskişehir'e kısmetmiş. İyi şu an yeni
stüdyo yapıyoruz bugün. Abonelikleri
açtırdık falan filan. Galat falan
yaptıracağız.
&gt;&gt; Biz stüdyo ziyareti yaparız diye
düşünmüştük ama çok fazla bekletme
durumları olacağından dolayı
&gt;&gt; Evet. Bir ay sonra gelseydin çok güzel
olacaktı mesela ama öyle kısm
&gt;&gt; ama beni yediler bitirdiler. Şey yaptık
ya Jack dedik abi Jack Jack falan filan.
Dedim okey gidelim çekelim videoyu ya.
Benimkiler sapık biraz ya. Çok
&gt;&gt; fena sapıklar.
&gt;&gt; Korkunçlar yani.
&gt;&gt; Laf da söyletmiyorlar.
&gt;&gt; Evet. Tabii tabii. Çok koruyorlardı
böyle. Eksik olmasın falan.
&gt;&gt; Abi ben direkt konuya laps'ye gireyim o
zaman. E bir bir polar albümü var.
&gt;&gt; Oldu öyle bir şey var.
&gt;&gt; Bir kaçık bir albümdür. Ve birçok rap
dinleyicisi de bir polar albümünü
2025'in en iyi albümü statüsüne koydu.
Abi bu albüm şimdi sen ortalıkta yoktun.
Bu 5 yıllık süreçte bu albüm mü çıktı
yoksa nasıl bir olay gelişti? O albüm
nasıl geldi?
&gt;&gt; Aslında 5 yılın ilk 3 yılında çok bir
şey çıkmadı. Depresyona girme
sürecindeki en büyük problem bir şey
üretememdi aslında. Ya birden bir şey
üretememeye başladım. O da biraz aslında
şeyle de alakalıydı. İşte DMT albümüne
gelen eleştirilerle de alakalıydı. Eee
biraz beni kitlediler. Uzunca süre bir
bir şey üretemedim aslında. Şeyde
Introvert şarkısı da yani introvert bir
insanın bir şey üretemediği zaman
yaşadığı depresyonla alakalı bir
şarkıydı. Uzunca bir süre bir şey
üretemedim. Aslında bipolar albüm son 2
bu5 senede falan çıktı. Tabii içinde
daha önceden kaydettiğim şarkılar da var
ama son ik yılda böyle ağırlık verip
çalışıp üzerine yoğunlaşıp
toparladığımız bir albüm oldu.
&gt;&gt; Geri dönüşler vesaireler falan gerek
stream olarak vesaire memnun etti mi
sen?
&gt;&gt; Yani stream olarak memnun etmese de ilk
defa hayatımda almadığım kadar övgü
aldım bu albümde. Yani şey de eskiden
albümler albüm yayınladığın zaman
genelde ilk çıkardığın zaman çok fazla
övgüyle karşılaşmıyordun. Genelde gömme
oluyordu. Sonradan aradan yıl geçtikten
sonra biraz albümler sonradan
değerleniyor. Ben anlamadım insanları.
Başta bir gömme oluyordu. Sonradan sevme
olayı oluyordu. Burada baştan bir sevme
durumu oldu. Zaman geçtikçe de onun
sayısının artacağını düşünüyorum. Ama
tabii Steam yanından istediğimi
karşılamadı ama belki de şeyi budur.
Alıcısı budur.
&gt;&gt; Album.
&gt;&gt; Sence bipoları diğer yaptığın
albümlerden ayıran şey neydi veya sende
özel bir yeri var mı mesela?
&gt;&gt; Tab muhakkak var. Yani bir kere en çok
üzerine yoğunlaştığım albüm oldu. Tüm
ayrıntıları ayrıntılı bir şekilde
düşündük, hesapladık. Yani şöyle başlar,
şöyle devam eder. Şarkıların çoğunun
ismi albüm çıkmadan önce belliydi
vesaire. Bir de şey yönünden bir ayrımı
var. Ben daha önceki tüm albümlerimi
kendi kendime yaptım. Altyapıları
alıyordum önceden. Kendi kendime
kaydediyor, bir şeyler yazıp
kaydediyordum. Kendi kendime yaptığım
bir şeydir. Ve her zaman bir şey
yayınlarken çok ürkek oluyorum. Çünkü
kendi yaptığım bir şey. Kesinlikle az
insana dinlettiğim için, çok az insana
dinlettiğim için karşı dönüşüyle ilgili
hep tedirginlik yaşıyorum. Ama bu
albümde ilk defa kendi kabuğumdan çıkıp
kendi arkadaş çevremle ayrıntılara
yoğunlaşıp beraber fikir alışverişi
yaparak çalıştık. O yönden benim için
çok farklı bir albümdü. Bir de tabii
zaman olarak yani zaten çok uzun süre
ara verdiğim için Adana'ım ara vermişken
en iyisi olsun diye çok şarkının
detaylarına dikkat ettik. Süreç uzadıkça
uzadı o. Abi albümde ben kendi dinleyici
feedbackim olarak çok enteresan olaylar
var ya. Ben mesela şeyi falan dinlerken
sosyopatı harbiden bir sosyopat oldum
dinleyici olarak. On hatta
&gt;&gt; aynen oradaki reaksiyon
&gt;&gt; gaza falan geldim. Aynen öyle. İşte ne
bileyim şarkı sözlerini dinlerken keza
aynı şekilde yani albümde genel olarak
bir storytelling yeteneği vardı aslında
baktığında. Ehta da bunu çok iyi
armanlayabilmişsin.
&gt;&gt; Bu hisleri önce kendin yaşaman lazım
bence.
&gt;&gt; Tabii
&gt;&gt; güzel bir şekilde yazabilmek için. Hiç
böyle bir şarkı yapmak için kendini o
hislere itirlediğin oldu mu yoksa
tamamen bir yaşanmışlık sonucu mu geldi
o albüm?
&gt;&gt; Yani storelinki üzerinde konuşuyorsak
yani benim özellikle dinlemeyi de en çok
sevdiğim şeylerden biri. Bir rapçinin
yeteneklerini en çok gösterebildiği
şeylerden biri olduğunu düşünüyorum.
Sadece kafamda bir fikir canlanıyor.
Ondan sonra bir kompozisyon oluşuyor.
Giriş gelişme sonuç şeklinde. Şarkı
şöyle başlasa, şöyle devam etse ve şöyle
bir punchline olsa, şöyle bilse diye.
Sonra birden yazmaya başlıyorsun. aralar
şekilleniyor falan filan durumu oluyor.
&gt;&gt; Sen bu albümlerle beraber büyük bir
çıkış yakaladın. Özellikle son yaptığın
albümle beraber. Şimdi normalde bir
rapçi bunlarla birlikte bir çıkış
yakalasa daha çok asılır, daha çok sahne
alır, daha çok şey yapar ve sen tam
aksine
&gt;&gt; kaçtım
&gt;&gt; abi. Ortadan kayboldum.
&gt;&gt; Ben kaçtım. Evet. Yani bildiğin kaçtım.
&gt;&gt; Ne oldu da çünkü güzel gidiyordun ya.
&gt;&gt; Evet yani güzel gidiyordu sanırım. Hazır
hissetmedim o anda. Yani şimdi insanlar
da şey diyebilir. Hayatın boyunca tek
bir işin var. tek bir şeyi hayal
ediyorsun. Orada çalışıyorsun vesaire.
Sonra bir anda olduğu zaman niye
kaçıyorsun diyebilir ama gerçekten 20'li
yaşlarımın sonuna denk geliyordu ve
psikolojik olarak aslında ona hazır
değildim. Bir de o dönem popüler olan
rapçi sayısı çok azdı ve başıma ne
gelecek hani zaten çok fazla dava süreci
falan da yaşadık ya. Bunlar bunlar
bahane falan değil de daha çok orada
benim psikolojik olarak hissettiğim bir
şey vardı. Bir şekilde hazır hissetmedim
bunu. Daha oturmuş bir durumdayım. bir
inime çekilip ben ne yapıyorum, ne
ediyorum diye dinlenmem gerekiyordu ve
hayattaki amacıma net olarak karar
vermem gerekiyordu. Şu anda onu eee
başarmış hissediyorum. Yani en azından
hayattaki amacımı biliyor. Bir yeteneğim
var. Üretmem gerekiyor. Hayattaki
misyonum bu benim. Ama o zaman net
olarak emin değildim ondan. Yani normal
bir rapçinin yaşadığına göre daha ağır
geliyordu sanki yaşadığım şeyler. O
dönem için bir kabuğuma çekilip
dinlenmem gerekiyordu. Dinlenip
döndükten sonra ufak bir depresyon
yaşadıktan sonra artık her şeye daha
hazır hissediyorum. Hayattaki amacımı
biliyorum. Y öyle söyleyeyim. Ya bipolar
albümü çok depresif bir albüm gibi
gözüküyor aslında. Orada bir
&gt;&gt; Evet. O Introvertört'ü dinlerken bayağı
şey oldu insanlar. Abi Jack ne olacak?
İntihar mı edecek falan ya şeyi de
duyguyu da çok güzel vermiştim abi. Ver
şarkı Allah dedim. Mektup falan mı bu
yani? Yani soy şarkı bir mektuptu
aslında. Çürümüş bahçeler. Albümün
konsepti de bununla alakalıydı ama tabii
bu kurgusal bir şey ama tabii gerçekten
çok fazlasıyla beslenen kurgusal bir
şeydi. Konsept ve bir albümdü ama tabii
o an yaşadığım depresyon duyguları
gerçekti. Yani onu o yüzden gerçek bir
şekilde aktarabildiğimi düşünüyorum.
&gt;&gt; Peki şey olabildi mi? Yani o depresyon
hislerinden böyle bir çıkmış hissediyor
musun kendini? Ya tamam artık ben
hazırım piyasaya dönüyorum gibi bir
&gt;&gt; Evet. İnsanlar tabii şarkıyı ya da
albümü yayınladığın zaman onun son
hissettiğin şeyler olduğunu
düşünüyorlar. Halbuki albüm çok uzun bir
süreç. Hele böyle [müzik] konsept ve
albüm daha da fazla. Yani bazı şarkıları
yaptık, bazı şarkıları sona bıraktık
veya yazdım kaydına hazır hissetmedim,
kaydını çok geç aldım falan filan.
Aslında 2024 senesinin son 6 ayı falan
benim hayatımın en iyi 6 ayıydı. Yani
hayatımın en iyi yılı 2024'ün ikinci
yarısıydı. Çünkü arkadaşlarımla beraber
çalışıp kendi kabuğumdan sıyrılıp
beraber bir şeyler üretmek bana çok iyi
geldi. Manevi albüm sürecinde albüm
çıkana kadar çok fazla sakal uzatıp
falan gezdiğim için insanlar hala
depresyondayım sanıyordu. Halbuki ben
Eskişehir'de sakal uzatmayı seviyorum.
Yani o onunla alakalı değildi. Yani 2024
sonundan itibaren son 6 ayından itibaren
bu sene de dahil olmak üzere ben gayet
iyi hissediyorum. Rallığım yerinde ama
tabii onlar daha geçmiş yıllarla ilgili
yani 2021 ile ilgili 2022 ile ilgili
daha ağır depresyon yaşadığım dönemlerle
ilgili şarkılardı. Şu anda iyiyim.
&gt;&gt; Süper
&gt;&gt; valla gerçekten iyisin.
&gt;&gt; O zaman üretmeye devam edecek. Tabii
tabii. Yani 10'lu yaşlarında ya da 20'li
yaşlarında kendini depresif hisseden ya
da hayatta bir çözüm bulamayan insanlar
vardır. Bunlar da bir şekilde belki
bipolar albümüne yönlenmiştir. Benim
dinleyicimdir ya da değildir bir şekilde
yönlenmiştir. Onlara da verebileceğim
tavsiye yani 20'lerin sonunda bir
depresyon oluyor. Yani en azından kendi
yaşadığım tecrübeden söyleyebilirim. Onu
atlattıktan sonra bir rahatlama geliyor.
Yani bende o şekilde oldu. Artık hayatla
ilgili beklentilerim daha az. E
hayattaki misyonumu biliyorum. O yüzden
iyi hissediyorum.
&gt;&gt; Bir tecrübe de oluyor aslında. Biraz
adas gibi değerlendirmek de gerek yok.
&gt;&gt; Tabi tabii ya. 20'ler boyunca çok fazla
kendini yarış halinde hissediyorsun. Bir
şeylerle kendini kıyaslıyorsun. İşte
toplumun önünde başarmış bir insan
olmama rağmen ben hiçbir zaman şey
hissedemedim. Öyle çok fazla. Tüm o
koşuşturmadan sonra bir rahatlama
geliyor. Hayatla ilgili beklentilerini
kısıyorsun. Mutluluk kavramı mesela çok
inandığım bir şey değildi. Sonra anların
keyfini çıkarmaya başladığımı
düşünüyorum son bir iki süredir. O
yüzden daha rahat hissediyorum.
&gt;&gt; Senin için mesela iyi bir müzik formülü
var mı? Bunu formülize edebiliyor musun
mesela?
&gt;&gt; Bu çok göreceli bir şey ya. Kişiye göre
kesinlikle değiştiğini düşünüyorum.
Tarzımı değiştirdiğimi düşündükleri
noktada ya da lirikaliteyi arkaya
attığımı düşündükleri noktada bile benim
için en önde gelen şey lirikaliteydi.
Yani benim kişisel zevkim öyle. Ama
tabii insanların düşünceleri çok farklı.
Farklı şeyleri dinliyorlar. Ama bazı
insanlar var hiç sözleri dinlemiyorlar.
&gt;&gt; Tamamen sound,
&gt;&gt; tamamen sound odaklılar. Hiç sözleri
dinlemiyorlar. Ben de onları hiç
anlayamıyorum. Çünkü benim için her
zaman müzik sözlerle alakalı bir şey
olmuştur. Şey de çok olmuştur. Yani
sosyal ortamlarda işte bir şarkı
çalıyor. Ben sözlere kuruluyorum ya.
İğrenç çünkü sözler. Diyorum ki bu ne
koyayım? Ne diyor bu falan filan.
E bakıyorum diğer arkadaşlarım buna
benim kadar takılmıyorlar veya işte iyi
bir söz olduğunda benim etkilendiğim
kadarı etkilenmiyor. Bunlar aslında
müzikten de normal insanlar benim
etkilendiğim kadar etkilenmiyor. Sound
anlamında da benim etkilendiğim kadar
etkilenmiyor. O kişiye göre değişen bir
şeydir muhakkak ama bana göre bir duygu
aktarımından ibaret bir şey. Müzik ne
aktardığının bir önemi yok. Hiç benim
yaşamadığım bir şey olabilir o. Ama bana
o hikayeyi güzel bir şekilde aktarırsan,
o müzikle birleşirse ve bana o duyguyu
geçirebilirsen benim tüylerim ereksiyon
olu. Diğer insanlarda nasıl oluyor ben
bilmiyorum.
&gt;&gt; Herkeste herhalde farklı geliş yok
&gt;&gt; ya. Herkeste farklıdır yani. Senin
videonda şey vardı mesela o çok ilgimi
çekmişti. Videonun sonunda şey diyorum
mesela duygusal şarkı ben dinlemiyorum
di.
&gt;&gt; Çok dinlemiyorum ben biraz hype kültürü
falan din mesela. O o da benim çok
enteresan. Sen kendini aslında bir
tespitte bulunuyorsun. O da benim
hayatta yaptığım gözlemler yani
insanlarla yaptığım gözlemlerle ilgili
ha demek ki bu profil o gibi bir şeye
tekabül etti o mesela. O da benim ilgim
şeyti mesela.
&gt;&gt; Abi bende şey var. E
&gt;&gt; ben çok severim mesela duygusal
şarkılar.
&gt;&gt; Ben duygusal şarkılarda biraz
duygulardan kaçtığımı fark ediyorum.
Mesela bence bir depresyon süreci de
aslında bir nevi yaşadığın şeylerle
yüzleşme ve onlarla başa kalma. Ben
muhtemelen bende onu yapabilecek
yok. [kahkaha]
&gt;&gt; Aynen öyle. Evde
ben şılar enerji basan
&gt;&gt; ama orada belli bir kalite çemberi
olması gerekiyor tabii. Öyle yerlerde
alıyorum ya. Yüzleşmek zor. O yüzden
böyle bir sende de o depresyon sürecini
görünce işte introvert parçasını görünce
falan böyle bir helal olsun da dedim
yani. Çünkü
&gt;&gt; bence duyguları bu denle açabilmek de
artık bu devirde biraz cesaret istiyor
gerçekten.
&gt;&gt; Tabii ya ben de yaparım
&gt;&gt; insanlar başarısızlıkları veya işte kötü
yaşanmışlıkları falan bunları çok
açmıyorlar. Sen albümle komple hayatını
açmıştın. O çok güzel bir şey bence.
&gt;&gt; Peki sen şeyde hiç piyasayı takip ettin
mi? O müzikle işte uzaklaştın ettin. O
bir süre böyle bir uzak kaldın piyasaya
bakıyor muydun o sırada? Kim ne
yapıyorsa hiç?
&gt;&gt; İster ister istemez bakıyordun ama ne
zaman baksan midem bulanıyordu
&gt;&gt; ya. İşte onu soracaktın. Yani şimdi o
arada bir dönüp ulan ne olmuş bu
piyasaya falan gibi bir şeyler oldu mu
ya da bir değişim gördün mü? Tabii. Yani
bir şey diyeceğim bu arada depresyon
süreci şey değil hani tabii 20'li
yaşların çıkışı işte son albümüm çok
eleştirilmişti DMT. Etkileyen çok fazla
faktör var ama etkileyen faktörlerden
bir tanesi de tabii ki piyasanın aldığı
durumdu. Benim bıraktığım gibi değildi
ve ben bırakıp gittiğimde zaten
korkunçlaşmaya başlamıştı. Geri
döndüğümde tamamen korkunç bir haliydi.
Tabii bu da çok etkiledi. Yani neye
dönüyorum ben? Bu ne? İnsanlar ne
dinliyorlar? TikTok ne? alan yok zaten o
kısımlarda
&gt;&gt; yok tabii bu arada işini iyi yapan çok
beğendiğim genç rapçiler de var ama
genel olarak çıkan TikTok müziği korkunç
bir şey yani benim anlayamadığım bir şey
ve herkesin de eleştirdiği bir şey sözlü
ama herkes de dinliyor. Ben anlamadım
yani. Evet.
&gt;&gt; Zaten TikTok müziği diye bir kavram
oluştu artık. Yani öyle bir şey var
artık şu an.
&gt;&gt; 20 saniyelik bir şey yapılıyor.
&gt;&gt; Tabii aynen. Yani işte insanlara
TikTok'ta bir kesit vermelik yer
ayarlamıyor. Şarkının geri kalanı
genelde aynı tempoda gidiyor falan
filan. Tiktok'ta patlıyor. Şarkı da
patlıyor.
&gt;&gt; Bir de şey korkunç oldu benim açımdan.
2003-2006 arasında Ceza Sagop'a bir
mainstreamleşti. Tamam mı? Türkçe rap
tarihi anlatıyorum. Dinleyin. Sagop'a
ceza bir mainstreamleşti. 2006'dan
2016'ya kadar da Türkçe rap tamamen
mainstream'den uzak bir şekilde
underground underground'a gömüldü ve
asıl bu dönemde pişti. Yani bu dönemde
şekillendi. Punchinler bu dönemde
oluştu. İşte rap matematiği, tekniği bu
dönemde gelişti vesaire. Sonra 2016'dan
sonra 201718 itibariyle böyle
gazapizmlerin, yeniçeviklerin falan
yüksek streamlere ulaştığını
hatırlıyorum. Özellikle gazapizm diziyle
falan. Sonra Ezel Rüzgarı. Sonra bir şey
oldu. Birden herkes kontkar dinlemeye
başladı. Tamam ben de o dönemdeyim de 81
tane il var. Ben yaklaşık 5560 tanesini
gezmişimdir ve gözlemlemişimdir. Ve
farkındalığı maalesef yüksek bir
insanım. Bu ülkenin kontar dinlemesi
gerçekten tuhaf bir şeydi. Ve biz o
dönem gerçekten şey sandık. bir şeyleri
değiştiriyoruz. Çünkü arkadan gelen
jenerasyonu da bilmiyoruz biz. Z
kuşağının ya aslında 2017218 şey
gibiydi. Y kuşağının sonu Z kuşağının
başı gibiydi. Arkadan gelen jenerasyonu
da bilmediğimiz için ben sandım ki
gerçekten biz bir şeyleri
değiştiriyoruz. Biraz o 2006'dan 2016'ya
kadar olan dönemde tamam çok teknik
anlamda gelişti. Benim idollerimin çoğu
bu dönemdedir. Onları örnek alarak,
izleyerek, takip ederek kendimi
geliştirdim vesaire. Ama çok Anadolu rap
yapılıyor. Yani global sandın çok
gerisinde kalmış bir Türkçe ve
muhafazakar bir Türkçe rap yapılıyordu.
Sonra biz bunu tutup Amerikanlaştırdık.
Sound anlamında, jargon anlamında ve
gerçekten bir şeyleri değiştiriyoruz
gibiydi. Sonra döndük dolaştık gene
modern taladrolara döndük ve ben bu
arayı anlamadım. Tamamen dım dımtıs ve
aşk şarkılarına geri döndük. bir şeyler
oluyor gibi olup olmayınca oradaki o
trap devriminde önde koşturanlardan biri
olarak büyük hayal kırıklığına uğradı
yani kendi adıma.
&gt;&gt; Tabii yani sizin o zamanlar yaptığınız
sağlıkla şu anki dinlenen sağlıkların
hiç alakası yok.
&gt;&gt; Yani bambaşka bir müzik var.
&gt;&gt; Biz Amerikanlaştırdık sonra arkadan
gelenler Latin Amerikanlaştırdı ve
oradan geri alamazsın. Yani bu ülkeye
dımtıs dımtısı verdiğin dakika bir daha
geri alamazsın. Face aldığın isimler
mesela Türkçe rap'te veya aynen old
school tarafta böyle a vay be bu adam
iyi yapıyordu falan dediğin birileri var
mı?
&gt;&gt; Yok çok isim var ya ben şarkılarda da
bunu çok belirttim ya. Tabii ki cezası
sagopası fuatı bunlar ayrı ama dediğim
gibi 2006'dan 2016'ya kadar olan dönemde
bir ti self tayfası vardı bir de omos
tayfası vardı. Ben hepsinden feyz
aldıyım. Tüm Olimpos sayfası, Pitonu,
Janka'sı, bet'sı, diğer tarafta patronu,
Sayanı, Karaçalısı, Hiki'si, Sanser E
hepsinden çok fazla feyz aldım ve kendi
müziğimi geliştirmemde onları dinlemem
çok etkili oldu.
&gt;&gt; Şu anki yeni nesilde, yeni nesil de
aslında artık benim kendi gözlemimce
biraz farklı gruplanmalara da aldı
yapıldığı müzik itibariyle
&gt;&gt; yani. Çünkü orada da işini bir nevi
kaliteli yapanlar var. Bir de dediğin
gibi tam olarak Latinoamerika takılan
bir grup var veya işte tayfa.
&gt;&gt; Aynen. Veya Marsila tayfa var falan.
&gt;&gt; TikTok. Ay Marsil Geng. TikTok Geng.
Aynen.
&gt;&gt; Orada var mı böyle işini güzel yapıyor
dediğin ışık gördüğün gelecek gördüğün?
&gt;&gt; Var tabii. Olmaz mı? Ege'yi çok
beğeniyorum. Benim gençliğime çok
benziyor. Ege'yi çok beğeniyorum. Vegyi
beğeniyorum. Motive'yi çok beğeniyorum.
Motive'nin 10 iş yapıyorsa 8izine
bayılıyorum. Çok
&gt;&gt; ayrı bir vizyonu var. Başka da var mı
benim Ferhat beğendiğim rapçim? Genç
&gt;&gt; öğlen dönem değişiyor bazen
&gt;&gt; ya bazen akla da gelmiyor böyle
konuşurken.
&gt;&gt; Aynen bazen. Ha Şam'ın son zamanlar Şam
artık genç sayılıyor mu?
&gt;&gt; Olduğu için belki hani çok küçükken
girdi ya piyasaya belki. Aynen çok
küçükken girdiği için Şam'ın son yaptığı
işleri beğeniyorum.
&gt;&gt; Şam'ın attığı disleri dinlemedin mi peki
hiç? Bir ara herkese dis alıyorum.
&gt;&gt; Bir şey söyleyeyim mi? Ben disler
oluyor. Şimdi çıkıyor bir disleşme
oluyor. Herkes oraya yumuluyor. Ben o
dönem dinlemiyorum. Çok sonradan
bakıyorum ben ama genel olarak
sevmiyorum dis olaylarını. Yani atılan
disleri de beğenmem genel olarak.
&gt;&gt; Dis olayının şeyini sevmiyorsunuz.
&gt;&gt; Yok dis olayını severim. İyi dişi
severim. Türkiye'deki dis olayını çok
beğenmiyorum
&gt;&gt; ya. Yeterince iyi punlar yok gibi
geliyor bana.
&gt;&gt; Şimdi Türkiye'de stream olarak
bilmiyorum böyle bu Latin Amerika
taraflarından dediğimiz mesela kim var
en çok? Denin Label C5 var. Ne
düşünüyorsun mesela abi label C5
hakkında ya da yaptığı müzik hakkında?
Ben kendisini seviyorum tanımamakla
beraber ama yaptığı müziği tabii ki
sevmiyorum. Çünkü ben kendi müzik
yaparken çok fazla efor sarf ettiğim
için ve ayrıntıları düşündüğüm için ve
şarkı sözü yazmakla çok uğraştığım için
tabii ki onun yaptığı şeye saygı duymam
söz konusu değil. Hı
&gt;&gt; hı.
&gt;&gt; Ama yaptığı şey insanları eğlendirmek ve
bunu başarıyor olduğu için hani şey de
değilim, kızgın da değilim.
Anlatabiliyor muyum? Çünkü bir şekilde
bu ülkenin istediği şeyi veriyor. Yani
bu ülke dımtıs dımtıs ve basit sözler
istiyor ve o da bunu bir şekilde
veriyor. Ha bunu kendisi çok zeki ya da
ticari düşündüğü için yaptığını da
düşünmüyor. Bir şekilde bunu yaparken
rahatsız olmuyor. Çok fazla kafasında
kaygısı yok.
&gt;&gt; Kendisi bekleniyor.
&gt;&gt; Aynen. Rahat bir insan olduğu için bunu
yapabiliyor ve insanlara istediğini
veriyor. Yaptığı şeyi de kendi
janrasında iyi yaptığını düşün. Ama
tabii benim o müziği dinlemem ya da
saygı duymam gibi bir durum söz konusu
olamaz. Çünkü yıllarıma hakaret etmiş
olurum.
&gt;&gt; Evet. Peki abi şey eee senin albümde
Biline'da şey vardı.
&gt;&gt; Bu rapçiler müptezeller ezelden beri.
Ben müpezelim ezelden beri mi? Öyle bir
şey vardı sanki.
&gt;&gt; Doğru.
&gt;&gt; Bu rapçiler [müzik] müptezeller ezelden
beri. Ben zaten müptezeldim ezelden
beri. Açıklayayım mı?
&gt;&gt; Aynen. O gönderme miydi yoksa?
&gt;&gt; Yok. Ezeli çok yok. Ezeli çok severim
lan. Ezel'in patlamasından önce bir
underground dönem var. Ben 2014 civarı
bir kitle edinmeye başladım. O dönem
Ezelde piyasadaydı. Biz sadece ikimiz
eee bu konular hakkında rap yapıyorduk.
Sadece ben ve ezal başka kimse
yapmıyordu. Ve o dönemden korkunç bir
sürü şarkı sözüm var. Sadece benim
uyuşturucu hakkındaki sözlerimi
eleştiriyorlardı. O da 2014'ten 2018'e
kadar falan. Ya biz Ezelle o zaman
öyleydik ya. Aslında Ezelden sonra
başlayan bir ekol var burada. E tabii
çok ilgi görmesiyle alakalı bir durum.
Yani aslında bir şey yok orada gönderme
gibi bir durum yok. Severim yazarı. Ama
tabii benim açımdan bu durum çok trajik.
Çünkü yani yıllarca benim bizim ağzımıza
sıçtılar. Biz bu içerikleri öpüyoruz
diye. Sonra birden bu içerikleri hep
popüler oldu ve inanılmaz başlıyordu.
&gt;&gt; Onunla ilgili yazılmış bir sözdü. Bu
arada okunmuş bilinç de çok eski bir
worsumdur. Ben DMT'ye falan koyulması
gündemdeydi. Sonra bir şeyler oldu. Bir
çok içime sinmedi falan. Değişti falan
filandı. Çok eski ya. Hatta şey falan
diyorum orada yani. Hapse girecektim az
daha bu sene falan gibi bir söz var
orada.
&gt;&gt; Aynen aynen hatırlıyorum.
&gt;&gt; Yani muhtemelen 2019'da yazdığım bir WS.
Tam zamanında yazmıştım aslında da çok
geç çıktı yani.
&gt;&gt; Var mı peki böyle göreceğimiz feedler
falan ortak projeler?
&gt;&gt; Var var. Şu an işte stüdyosuz kaldım ben
de 34 aydır. Bu süreçte 67 tane fiil
sözü verdim herhalde. Sen bir dönüyorsun
artık yani.
&gt;&gt; Old school'lar da var, new school'ar da
var. Ben biraz şey gitmek istiyorum
artık. Şimdi 20 şarkılık bir albüm
yaptım. Tamam albüm sürecinde çok keyif
aldım da çok uzadı yani süreç. Çok uzadı
yorulduk. Tabii abi.
&gt;&gt; Yani çok bir tap düştük. Bir de tabii
albüm dinlemek gibi bir kültür de
kalmadığı için artık mükemmel ülkemizde
biraz single ve feet odaklı gitmeyi
planlıyorum. İlk etapta planladığım daha
az şarkıdan oluşan albüm fikirleri falan
var.
&gt;&gt; O süper. Konserlere falan da devam
edeceksin artık.
&gt;&gt; Edeceğim yani. Şey benim elimde imkan
olsa her yere gidelim.
&gt;&gt; Abi peki sosyal medyayı sen hiç
kullanmıyorsun. Yani insanlar seni
harbiden seven çok seviyor. Böyle bir
deliriyorlar yani Jag falan ve hayatınla
ilgili daha çok şey de görmek istiyorlar
seni. Mesela orada o sosyal medyayı
neden tercih etmiyorsun abi? Niye yoksun
yani?
&gt;&gt; Yani introvert çünkü çok bilmiyorum.
Benim hayatımda hiçbir zaman öyle bir
arzu olmadı. Yani dışarı çıktığım zaman
bir şeyleri çekeyim, kendimi çekeyim,
işte hayatımı göstereyim insanlara gibi
bir arzum olmadı. Yani daha çok onu
şarkı sözlerinde yapıyorum ben
muhtemelen. Bu arada şarkı sözlerinde en
çok dışa dönük insan benimdir. Çünkü tüm
hayatımı anlatıyorum.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bütün ayrıntısıyla anlatıyorum. Korkunç
ayrıntılarla anlatıyorum. Sosyal medyada
onu yapmak içimden gelmiyor. Yani benim
telefonumda çok az fotoğrafım vardır.
Biri beni çektiği zaman hemen
sinirlenirim. Yani öyle bir arzu yok
içimde. Bir gün inşallah kafayı yerim.
Bir gün çok belirli bir yaştan sonra
35'ten sonra
&gt;&gt; 40'tan 40 çok geç olur da böyle 37 38
gibi. İnşallah kafayı yerim ve
Instagram'da kafa başlarım ve
herkes çok rahatsız olurum. Bir sürü sto
atarım ve insanlar der ki yeter artık.
&gt;&gt; Hayır çünkü şey yani çok kreatif ve
değişik bir hayal dünyanda olduğu için
insanlar haliyle merak ediyor Jack nasıl
bir paylaşım yapar falan.
&gt;&gt; Ama bunun sebebi bunun sebebi benim bu
kadar asosyal bir insan olmam.
&gt;&gt; Senin ne yediğini, ne içtiğini bile
merak ediyor insan. Aynen ya. Bu arada
alkollüyken de dışa dönük bir insana
dönüşürüm hemen de şey değil. Genelde de
alkollüyüm bu arada ama şey değil yani o
anda yaşadığım andan keyif almaya
çalıştığım için böyle bir şeyleri çekme
gibi bir şey oluşmuyor. Ben
&gt;&gt; şimdi sizin özellikle o ya trapi'i
bayağı gümbür gümbür insanları
dinlettiğiniz zamanlarda böyle bir
herhalde bununla ilgili PR çalışması
vesaire falan filan yapmıyordunuz değil
mi? Yani çıkarıyordun, şarkı
dinleniyordu.
&gt;&gt; Sıfır.
&gt;&gt; Şu anda öyle bir şey düşünüyor musun?
Yani artık bir şarkının sadece iyi
olması, dinlenmesi için bir faktör mü
yoksa bunun PRının yapılması gerekiyor
mu artık? Yok artık artık sanırım
yapılması [müzik] gerekiyor. Hayatımdan
önce hiçbir şection için reklam, PR gibi
şeyleri bir yatırım yapmadım. Bu konu
üzerinde düşünmedim bile. Her şey
natürel bir şekilde ilerliyordu. Bir
noktadan sonra her şey reklam ve PR'a ve
TikTok'a dönüşmeye başladı. Aslında bir
sanatçı açısından kırıcı olan ve hayal
kırıklığına uğratan şey de o. Ama
sanırım çağu sağlamak gerekiyor ve bir
şeylerin reklamını, piyarını yapmak
gerekiyor. Sanırım net karar verdiğim
bir nokta değil bu ama tabii ki onursuz,
haysiyesiz bir şekilde yapmayacaksak PR
işlerini e düşünülebilir.
&gt;&gt; Senin Spotify'da aylık 540K dinleyicin
var şu anda. Aynen.
&gt;&gt; Bu durumdan tam olarak memnun musun?
Daha fazlasını hak ettiğini düşünüyor
musun? öyle bir soru yöneltiyor.
&gt;&gt; Daha fazlasını hak etmek olarak
değerlendiremem ama ben Spotify
çıktığımdan beri aylık dinleyici olayını
anlayabilmiş değilim. Neden diyeceksin?
Çünkü işte 2020'de ben DMT albümünü
çıkardım. En çok çıkış yapan albümlerde
6cı mıydı 7 miydi? Öyle bir 6 diye
hatırlıyorum da öyle bir şeye falan
girdi. Ve o ara ben çok hypedım ve
herkes işte bu adam hype gibi bir
modtaydı yani. Solda atmosferler
veriyorduk vesaire vesaire. O dönem dahi
benim ayik dinleyici sayım 1 milyon
falandı. Ondan bir sene önce ya da 1
buçuk sene önce Ezelin ilk defa 1
milyona ulaştığını ve çok korkunç bir
kutlama yapıldığını, oha 1 milyona nasıl
ulaştı diye eee gönderiler
paylaşıldığını falan hatırlıyorum.
&gt;&gt; Yani tabii ki aylık dinleyici bize bir
veri veriyor. Muhakkak bu adamı işte bu
kadar kişi dinlemiş bu ay boyunca. Ama
bu verinin %100 e rei yansıttığına
inanmıyorum. Neden? Çünkü işte ya
popüler rapçilerin en yakın kankılarına
bak. Onlar onlarla şarkı yapıyor. O
popüler rapçi başka bir popüler rapçiyle
şarkı yapıyor. O onunla şarkı yapıyor
derken onun aik dinleyicisi sana
geliyor. Onun çünkü onu dinleyen o
şarkıyı da tıklıyor. O sana geliyor, o
sana geliyor, o sana geliyor derken
ortaya seni vitrine öne çıkartacak bir
şekilde tamamen yapmacık bir şey
çıkıyor. Relyansmaya. Yani ben aylık 34
milyon dinleyicisi olanlardan daha fazla
bilet kesiyorsam ki öyle. Demek ki bazı
şeyler natürel olarak ilerlemiyor. Ama
tabii ki o bir veri verdiği için şunu da
düşünüyorum. Demek ki yani ben en hype
dedikleri dönemde dahi işte 1 milyon
civarındaysam o zaman benim çok az ama
öz bir kitlem var ki bu şekilde devam
ediyor. Konserlerime geliyorlar işte
mekan sahipleri geliyor. Elimi sıkıyor
nasıl bu kadar bilet kessin diye. Demek
ki öyle oluyor.
&gt;&gt; Peki bu natürel olarak ilerlemiyor
dediğin kısımda son zamanlarda böyle çok
enteresan bir bot tartışması dönüyor
abi.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bayağı herkes konuşuyor, şüpheleniyor
falan. Sen bu bot olayları hakkında şey
diyor musun abi kesin bot basılıyor ya
falan. Var mı öyle bir düşüncen?
&gt;&gt; Yani ben Spotify özelinde gözümle
görmedim ama Spotify'da da %100 olduğunu
düşünüyorum. YouTube'da gözümle gördüm.
&gt;&gt; Evet. Şöyle bir şey oldu işte yaklaşık
3,5 yıldır hiçbir şey yayınlamadığım
için tam Single'ın ismini de vermeyeyim
tarih ortaya çıkar. Bipolar albümünden
önce 34 tane single yayınladım sanırım
kısa aralıklarla. O single'lardan
birinde işte o gün yayınlayan, aynı gün
yayınlayan rapçiler vardı ya da işte rap
simseler. İpuçlarından ulaşıyorum bu
arada. Ş.
&gt;&gt; Eyvallah. Bu arada sorunum yok. Yani bot
basılmasıyla ilgili de sorunum yok ama
sadece kendi şahit olduğum şeyi şu an
aktarmak istiyorum. Bizim çocuklar da
çok uzun süredir bir şey yayınlamadığım
için bunlar böyle sapık gibi e 5
dakikada bir 10 dakikada bir geri girik
kontrol ediyorlar. İşte şu ne kadar
bunış, bu ne kadar bunış hani bizimki
nasıl gidiyor falan diye bakıyorlar.
İşte o gün aynı gün şarkı yayınladığımız
bir tane sanatçı arkadaşımızın şarkısı
sonuncu sırada giderken birdenbire 4üncü
günde yani yayından 4 gün sonra
hepimizin önüne geçti anda.
&gt;&gt; E yaklaşık 500.000 kadar stream geldi
YouTube'da.
&gt;&gt; 4 günde.
&gt;&gt; E 4 5 günde 500.000
geldi. Bu arada bir yönden de ben yapmam
ama yapmaları da mantıkla geliyor.
Neden? Eskisi kadar YouTube öne çıkar
mı, klipleri öne çıkarmıyor. E bu adam
da ne yapıyor? Klip olarak kendini öne
çıkartıyor. Ondan sonra insanlar bunun
çok dinlendiğini zannederek tamamen coin
süresi psikolojisiyle dinlemeye devam
ediyorlar.
&gt;&gt; Rakam manipülasyon
&gt;&gt; bir şekilde. Aynen kendini
aynen. Algoritmaları öne çıkartıyorsun.
Hani gibi bir şey yani benim
açımdan ben yapmam ama yapana da bir şey
demem yani.
&gt;&gt; Ama şey ya rekabet açısından sadece
biraz işte sıkıntı oluyordur bence ya.
Ya çünkü ben şey düşünüyorum.
&gt;&gt; Rekabet rekabet diye bir şey yok artık.
Ben artık ona inanmıyorum. Yani bir
şeyin 2018'le 2020 arasında vardı. Eee
ondan öncesinde de vardı. E underground
olarak bir şekilde kendini ön plana
çıkartabiliyordun. Yaptığın şeyle
alakalıydı. Tabii o dönemde her şeyin
çok adil ilerlediğini ya da bu ülkenin
iyi olanını tükettiğini söyleyemeyiz ama
bir şekilde rakamlar natürel olarak
ilerliyordu. Instagram reelsleri ve
TikTok'lar var. Bir şarkıyı
yayınladığında kaç tane Instagram reisi
ve kaç tane TikTok çekildiği senin
şarkının ne kadar hit olacağını
belirliyor ve bu önceden planlı.
&gt;&gt; Senin şarkını hiç TikTok çekiyorlar mı
bu arada?
&gt;&gt; Çok az çekiyorum sanırım. Eski
şarkılarımı falan çekiyorlar. Çünkü eski
şarkılarım daha ergenlik acısıyla ilgili
olduğu için TikTok platformuna daha çok
hitap ediyor diye düşünüyorum.
&gt;&gt; Peki şu anda şey hakkında ne
düşünüyorsun abi? Bu şey de çok
tartışılıyor. Para fleksleri ya birçok
insan bunlar hakkında da işte müzdarip
olanlar var.
&gt;&gt; Marka
&gt;&gt; sürekli marka sayılması sürekli
parafleksi. Ya bu arada bence vardır.
Okey ama bunun bokunun çıkarılmasına
aslında insanlar tepki gösteriyor. Onun
hakkında ne düşünüyorsun abi?
&gt;&gt; Aslında bunu ben başlattım. Allah.
&gt;&gt; Evet. [kahkaha]
Şampanya şarkısında Balenciaga Gucci
Prada demeden önce bu kadar marka his
marka sayılmıyordu. Hatta rap müzik
tamamıyla hava atmakla ilgili bir müzik
olduğu için bir adam parasını
kazanıyorsa markalarda giyiniyorsa
bununla ilgili flex yapabilir. Beni
burada rahatsız eden bir şey yok. Ama
tabii içi boş bir şekilde sadece marka
sayıyorsam bu beni de rahatsız eder. O
onları çok dinlemediğim için beni çok
rahatsız etmemiş.
&gt;&gt; Altı boş fleksler
&gt;&gt; ya. Evet. Tabii. O fleksi nasıl
yapıyorsun? Yani önceki cümleye ne
koydun? Ondan sonraki cümleye ne koydun?
Ama cümleler birbirine nasıl bağlandı?
Onun kafiyesi nasıl? Onun tekniği nasıl?
Ben buna bakıyorum.
&gt;&gt; Sen tam olarak biri kalite odaklısın
yani. Tamam.
&gt;&gt; Aynen öyle
&gt;&gt; abi. Albde iki tane protez parça vardı.
Y belli ki durumlar rahatsız olmuşsun.
Albümde de iki tane protez koyunsun. Ya
bugün sence daha iyi bir Türkiye olması
için neler olabilir diyor.
&gt;&gt; Şöyle her iki yaptığım siyasi şarkıda da
albümde yer alan Beyitler çok hareketli
olmasına karşın şarkıların ana metni
korkunç derecede umutsuz. Assun. Şu anda
siyasi anlamda hissettiğim şey de
aslında buna yakın. Pandemiden sonra ben
tarihe korkunç bir merak sardım. Aynı
şeyler tekrar tekrar yaşanıyor. Eskiden
işte AKP'nin gitmesinin bir kurtuluş
olacağını düşünüyorum. Artık öyle
düşünmüyorum. Sadece işte 10 yıllık
farklı bir iktidar değişimine
ihtiyacımız var. Biraz rahatlamaya,
biraz ifade özgürlüğünün genişlemesine,
biraz bu kutuplaşmanın dinginleşmesine
ihtiyacımız var. Ama uzun vadede ne
yazık ki insanlara umutsuzlukla dağıtmak
istemiyorum. uzun vadede bir şeylerin
değişmesini
ben beklemiyorum. Yani dönüp dolaşıp
aynı yere tarih boyunca döndüğümüzü
gördüm ben. Yani bir değişimin olduğu
aşikar kültürel anlamda ya da işte
sosyal anlamda değişim çok yavaş
gerçekleşiyor. Buna bizim ömrümüzün ya
istediğimiz hayal ettiğimiz Türkiye'ye
bizim ömrümüzün yetmeyeceği de aşikar.
&gt;&gt; Türkiye'de çok yaşandı bu rapçilere
soruşturma açma olayları. A'dan Z'ye
bütün herkes yaşamıştır. Yenisi, eskisi,
oldu, newi, midi falan.
&gt;&gt; Ben birinci sıradayım,
&gt;&gt; değil mi? Aynen öyle. Sence bir rapçinin
bununla karşı karşıya kalması sonraki
üretimdeki şeyini etkiliyor mu? Yani
&gt;&gt; kısıt hissediyor musun? Sözlere dikkat
ediyor musun? Ve bu seni daha çok bir
kapanın içine kısıyor mu? Nasıl
hissediyorsun abi bu konuda?
&gt;&gt; Ya muhakkak kendine boltle sensör
uyguluyorsun. Ya çok uzun süre piyasadan
uzak kaldığım için şeyi de düşündüm. Ben
dedim ki acaba neyi söylesem dava
edilmem diye. Öyle bir söz yok yani. En
azından Jack olduğun zaman yok. Çok göz
önünde rapçiler var ve hiç mahkeme
geçirmemişler. Hiç isimlerine dava
açılmamış. Cimmer'e şikayet daha iyi
edinmemişler. Böyle rapçiler çok fazla
etliye süt diye karışmayan. Ama ben
olduğum zaman böyle bir şey olmuyor. Ben
çok fazla ifade özgürlüğüne muhtaç bir
rapçiyim ve bu yüzden zaten ifade
özgürlüğü konusunda korkunç derecede
hassasım. Bilmem. Çünkü bir insanın
fikri neyse onu söyleyebilmesi
gerektiğine inanıyorum. 2019'da
uyuşturucuya özendirmekten dava
edildiğimde epidemik röportajlarını
falan çıkıp şey söyledim. Bak sorun
uyuşturucu değil. Siz sorunu uyuşturucu
sanıyorsunuz ama sorun bir şey
söyleyebilmek, söyleyememek dediğimde
insanlar benimle taşak geçtiler. Bugün
geldiğimiz noktada insanlar şaka yaptığı
için, şakayı siktiret şakaya güldüğü
için cezaevine atılabiliyor. Oturup
düşündüm dedim ki neyi yazsam dava
edilmem. Öyle bir şey yok. Yani benim
açımdan yok. Ben çünkü ben muhalifim.
Çünkü ben muhafazakar insanların gözünde
müimlenmiş bir insanım. Ne dersem de bir
madde hazırlamışlar ve bununla ilgili
dava açabiliyorlar. E doğal olarak da
otosansür uygulamak zorundasın. Ben de
bu albümde otosansürü uygulamış halim.
Yine davalar devam ediyor.
&gt;&gt; Bu albümden sonra davalarım.
&gt;&gt; Şimdi mesela piyasaya yeni başlayan
birçok insan
&gt;&gt; Ege şu an çok fazla davaya maruz
kalıyor. Mesela konuş
&gt;&gt; a evet şarkı ismini değiştirmiş mesela
Spotify'da.
&gt;&gt; Şarkı ismini değiştirdim yapmış şarkı.
Ege Ege'ye mesela şeyi tavsiye ettim.
Dedim ki davalar olacak. Çok korkunç bir
şey söylemiyor zaten. Korkunç bir şey
söylemediğin sürece devam et. İnsanlar
eleştirecekler. Benim mesela kariyerimde
en büyük yaptığım hata eleştirileri çok
siklemektir. Ona onu söyledim. Dedim ki
eleştirileri sikleme. Ne yapıyorsan onu
yapmaya devam et. Olacak davalar olacak
cezalar dağılacak. Hapse girmediği
sürece, o noktaya gelmediği sürece devam
etmesi gerekiyor. İnsanların ifade
özgürlüğünün sonuna kadar kullanması
gerekiyor bu ülkede.
&gt;&gt; Ben de şey diyecektim. Böyle yeni
başlayan insanlar mesela senin bakış
açını çok merak ediyorlar. Ya sen çünkü
çok böyle şey kapalı bir insan olduğun
için şey falan diyeceksin herhalde.
Başlamayın.
&gt;&gt; Ben öyle derim ya. Bugün yanıma bir
çocuk gelse işte abi ben rap yapacağım
büyük hayallerim var ne yapayım falan
yapma derim. Çünkü bir hayalin var. İki
seçenek var. Hayaline ulaşacaksın ya da
ulaşamayacaksın. Her iki takdirde de
hayal kırıklığına uğraşacaksın. Her iki
takdirde yani ulaştın hayal kırıklığı
ulaşamadın hayal kırıklığı. Çünkü hayal
ettiğin gibi olmayacak. ulaşamadığın
zaten fiasko.
&gt;&gt; Her iki takdirde de istediğin şeye
ulaşamayacaksın. Bir anda bir piyasaya
edinip parayı kırıp sonra gitmek
istiyorsan bile yapacağın şey 2 yıl. O 2
yıla da kaç tane single, kaç tane şarkı
sığdırabilirsin? Hadi 3 yıl diyelim.
Mantıklı bir iş değil rap yapmak.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Gerçekten değil.
&gt;&gt; Yine de inat edip ben yapacağım ya
diyenlere vereceğin tavsiyeler var mı?
yapmasınlar [kahkaha]
ama ille yapacaklar yani. Ne istiyorlar
önce onu soralım. Yani
&gt;&gt; ya günümüzde ben şey gibi görüyorum
artık. Birçok kişi müzik işini para için
istiyor. Yani bir müzik grubu yok gibi
geliyor bana. Yani
&gt;&gt; ev şey Y kuşağıyla Z kuşağı arasındaki
en önemli şeyi o görüyorum ben. Eee yani
bu jenerasyon şeydi. Hiç para kazanmasa
da bu işi yaparlar. Yaptı. Yaptılar.
&gt;&gt; Bizden öncekiler zaten yaptı. Ben gene
şanslı ara dönemdeyim. Z kuşağı para
olmadığı takdirde bu işi kesinlikle
yapmaz. Hemen bırakıp gider. Tamam.
Farklı bir
&gt;&gt; kapayacak bir ruh yok çünkü.
&gt;&gt; Yani tek motivasyonları para buranın.
Buranın motivasyonu müzik yapmak. Yani
umlukları gibi olmayacak, kimsenin
umduğu gibi olmadığı, eee, yoldayken
şekillenecek bir şey var. Tabii ki en
büyük tutkuları buysa ve bunu yapmak
istiyorlarsa zaten engel olamazlar.
Yaparlar.
&gt;&gt; Bir kere de çıkış yapsınlar ve o çıkış
yaptıkları noktada, noktaya çok hazır
olsunlar. Öncelikle vazgeçmesinler,
devam etsinler. Eğer yeteneklerine
inanıyorlarsa çıkış yaptıkları noktada
da alabildikleri kadar alsınlar. E ondan
sonra da kendi istedikleri müziği
yapmaya odaklansınlar.
&gt;&gt; Bizi artık nasıl bir Jack bekliyor abi?
&gt;&gt; Neler göreceğiz?
&gt;&gt; Valla şöyle Bipolar albümüyle aslında
bipolar bir şeyin vedası gibi gözüküyor.
Bence kariyerimin ilk dönemini
noktaladığımı düşünüyorum. Artık işte 32
yaşındayım. Şeyi anlıyorum. En azından
şunun dönüm noktası olabilir. Türkiye'yi
değiştiremeyeceğimi anladım. Zaten bu
albümü yapmadan önce de anladım. Eee
bundan sonra daha uyum sağlamayı
denediğim şeyler üretmeyi planlıyorum.
Yani kendi istediğim şeyleri de
yapacağım. Bir Holler albümündeki gibi
ya da daha geçmiş dönemimdeki gibi ya da
insanların istediği gibi şeyler
yapacağım. Farklı fikirlerim de var arka
planda şeklinde var. Şu anda mesela
çıkartacağım iki albüm var. Kafamda
Evet. Kafamda planı hazır ama hemen
değil. En azından bir sene single feed
şeklinde ilerlemem gerekiyor. Sonra da
bu fikirlerin daha fazla şekillenmesi ve
arka planda birikmesi, olgunlaşması
gerekiyor. Çok erken aslında bunu
söylemem için ama kafamda iki tane daha
5 sene olmasın.
&gt;&gt; 5 sene olmaz. Artık gerçekten üretmekten
keyif aldığım bir dönemdeyim ve bunu
uzun süre devam ettirebileceğime
inanıyorum. Single şeklinde, feed
şeklinde bir süre bayağı aktif olacağımı
düşünüyorum. Şu an bir stüdyo kurulum
aşamasındayız. Tekrardan yapılanma
aşamasındayız. Onu hallettikten sonra
böyle single single gideceğim. Arka
planda da albümler şekillenecektir ama
daha kısa albümler. Bir daha 20 şarkılık
bir albüm kesinlikle yapmayacağım
koyayım. Yani çok
&gt;&gt; bunu üzülenler de olacak şimdi de.
&gt;&gt; Sancılı bir süreçti. Yook sanmıyorum ya.
20 şarkılık bir albüm dinlemek onlar
için de çok hepimiz için çok zor artık
yani böyle kaydırırken 20 şarkı muhakkak
arada kaynayan dünya kadar şarkı oluyor
falan filan. daha kısa albümlerle albüm
fikirlerimde var.
&gt;&gt; Abi bir de son olarak sana nice hani
bunların şimdi birçoğunu dinleyicilerden
topladım, izleyicilerden topladım falan.
Hepsini böyle ortak bir çerçevede işte o
soruları birleştirip birleştirip ana
konu çıkardım. Benim merak ettiğim bir
şey var. Şimdi ben de aynı jenerasyonuz.
&gt;&gt; Yani müzik dinleyicisi olarak ben
albümde mesela şey bekliyorum abi işte
farklılık. Dinlediğim sanatçının orada
farklı ruh halleri, albümün içerisinde
geçişler vesaireler falan filan. Mesela
bipolar benim için bu yüzden çok güzel
bir albümdü.
&gt;&gt; Eyvallah.
&gt;&gt; Şimdiki yeni nesil dinleyici
kardeşlerimizde bazı albümlere karşı
yapılan yorumlara da tabii denk
geliyorum. Reaksiyon kanalı olduğu için.
Sen mesela albümden beklentin nedir abi?
Yani bir dinleyici aynen. Çünkü bazen
bir albüm oluyor. İçindeki şarkıların
hepsi aynı.
&gt;&gt; Söz ortalaması hepsi aynı. Anlatılan
hikaye aynı. 10 tane şarkı var ve ben
hiçbir yere çıkamıyorum albümde.
&gt;&gt; Anladım.
Aynen öyle. olarak söyle.
&gt;&gt; Senin dinleyici olarak nedir abi ay?
&gt;&gt; Şimdi ben öncelikle Z kuşağı kadar
mükemmeliyetçi değilim. Dinleyici
olarak, üretici olarak değil, üretici
olarak mükemmeleçiyim. Kesinlikle ilk
dinlemeye inanmıyorum albümünü. Niye
biliyor musun? Travis Scott'ın son
çıkardığı albüm. 4.üncü dinlememde yalın
albümünü olduğuna karar verdim. İlk
dinlememde amcık amcık konuşuyordum. Bak
şey falan diyordum. Biz Rodeo öncesini
biliriz. Bunlar bize sökmez falan filan
diyordum. İlk dinlemeye ben inanmıyorum.
Ve albümler gece 1200'de çıkıyor.
İnsanlar bütün gün kaydırdıktan sonra
işte işe gitmiş, okula gitmiş, kafa
yorulmuş. Ondan sonra geze böyle
sardırarak dinleyip sonra sosyal medyada
farklı insanlar işte albüm şöyle, albüm
böyle, albüm iyi veya kötü bir koyun
sürüsü psikolojisine dönüştüğünü
düşünüyorum. Yani bir albüm dinleme
kültürünün kalmadığını düşünüyorum.
Çocukken aldığım albümleri falan
hatırlıyorum. 2002'de, 2003'te her
dinlemede farklı şarkıları sevdiğimi
hatırlıyorum. oyun oynarken, ne bileyim
bir şeyle ilgilenirken, yolda giderken
bütün olarak akıyorsa, albümün içinde
etkileyici satırlar varsa, albümün
içinden 34 tane şarkıyı ben playlistime
ekleyebiliyorsam benim için o albüm
olmuştur. Tabii ki ne kadar çok şarkı
eklersem o albüm benim için daha iyidir.
&gt;&gt; Hı. Peki 2000 sizin o abi trap'i gümbür
gümbür patlattığınız zamanlarla şu anki
dinleyici aynı mı sence?
&gt;&gt; Değil ya. Biz bunu çok konuştuk
aramızda. Dedik ki yani 5 sene önce
konsere gelenler bunlar mı? Değil. Çok
farklı değişmiş. Her şey değişmiş bu
arada 5 senede bu kadar şeyin değişmesi
de artık yaşımız itibariyle sandım.
Evet.
&gt;&gt; Çok tuhaf geliyor yani bir sene de her
şey çok hızlı değişiyor ama bu piçler de
30 yaşına gelecekler ve [kahkaha]
her şeyin birden aniden değişmesinden
çok rahatsız olacaklar ve o zaman beni
anlayacaklar diye.
&gt;&gt; Evet. Ben şey okumuştum bir yerde ya abi
adam şey diyor bir yerlerde diyor artık
ya bu nasıl bir iş ya ben bunu anlamadım
dediğiniz yerde diyor yaşlanmaya
başlamışsınız diyor. Biz eskiden böyle
birileri konuşuyordu başımıza da ya ne
diyor bu diyorduk ya. Ben acaba herhalde
biz işin o tarafındayız diye düşünüyor
&gt;&gt; işte. Ben 67 yıl önce ben yenilikçiyim
sizi falan diye şarkı
yapıyordum. Yani olayı 67 yıl
sardırdığın zaman ben birden gelenekçi
oldum tekrar. Bu kadar günümüzdeki
müziğin şimdi bazı müzikler var kalite
olarak falan içi boş yani hani
&gt;&gt; %90'ından
&gt;&gt; aynen müzik
&gt;&gt; %95
&gt;&gt; müzik biraz hani söz sanatı ya abi yani.
Sence bu içi boş müziklerin bu kadar
mainstream olabilmesi ya toplumsal bir
çürümeyle mi alakalı yoksa müziğin
basitleşmesiyle mi alakalı?
&gt;&gt; TikTok'la alakalı.
&gt;&gt; Tamamen TikTok'la alakalı. Yani müziğin
20 saniyelik bir şey indirgenmesiyle
alakalı. Bilm ben de tam olarak
anlayamadım yani. Demek ki bunu
seviyoruz. Yani o aradaki dediğim gibi
2006'dan 2016'ya kadar olan dönemi
sıradan insanlar bilmediği için sanırım
basit olanı, daha basit olanı, daha
kolay sözleri daha kolay tüketiyorlar ve
bu TikTok'la beraber daha da tüm dünyada
yani tabii ki Türkiye'de daha beter bir
şekilde ama tüm dünyada korkunç bir hale
büründü. Artık geri döndürülemez bir
derecede. Ben aslında kişisel olarak
müziğin bittiğini yani bitişe doğru
yaklaştığını düşünüyorum. Hemen bireysel
kariyerime odaklanmış durumdayım. Yani
ben bir müzik üretiyorum. Kim tüketirse
odur benim için falan Türkçe
rap.
&gt;&gt; Eee abi son olarak son olarak [kahkaha]
hocam. Mayrak'ın
&gt;&gt; Evet arkadaşlar Mayrak'ın
&gt;&gt; Mayrak'ın Aymunun
şeyi ney denir hocam? [kahkaha]
&gt;&gt; [kahkaha]
&gt;&gt; Vallahi Jack bize vakit ayırdın. Çok
teşekkür ederiz. Daha güzelini de tabii
çekmek isterdik ama stüdyosunu
bekleyemedik.
&gt;&gt; Çekeriz daha ya. Stüdyoyu yaparım ben.
Sonra bir sene daha sonra gelirsin. Fala
&gt;&gt; kaybolmazsan orada şey mangallı falan
yaparız. Bizim çocuklar da dahil olur.
&gt;&gt; Aa mangalı süper olur bu arada ya. Harbi
rakı. Mangal rakı.
&gt;&gt; Aynen.
&gt;&gt; Tamam abi. Ben varım ona.
&gt;&gt; Mangal rakılı.
&gt;&gt; Hı hı. Altatı röportaj
&gt;&gt; Türkiye'de bir ilk.
&gt;&gt; Aynen öyle. Çibeye götürürüz.
&gt;&gt; Tamam. Okey. Bence harika olur o video.
&gt;&gt; Müthiş olur.
&gt;&gt; O zaman Isnada Rp konuş.
&gt;&gt; Alame gelmez. Jokeri de çağırırız.
&gt;&gt; Olur [kahkaha] olur abi.
&gt;&gt; Abi Eskişehir Tayfay'ı komplalım.
&gt;&gt; Tamam. Kubilay Karça da benim yeni
komşum. Aynı sitede oturuyoruz zaten.
Onu da çağırız.
&gt;&gt; Arapçi değil artık. Arabiskçi ama onu da
şöyle.
&gt;&gt; Produced by Mayakın.
&gt;&gt; Mayraakın.
&gt;&gt; E var mı izleyicimize söylemek istediğin
birebir böyle kamera mesajı? Kendilerine
iyi baksınlar. Bu adamı takip etmeye
devam etsinler.
&gt;&gt; Eyvallah arkadaşlar. Jack dinlemeye
devam edin.
&gt;&gt; Katıldığın için çok teşekkürler. Jack
&gt;&gt; canın seviliyorsun. [alkış]
Evet.

[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
Bu ne demektir Suriyelileri özbekleri
Türkmenler direk gülesim geliyor ya
başına almış bitmiş yani vatandaşım
sokakta parklarda yatıyor şu demirleri
üzerine sabaha kadar adam yatıyor
elinizi vicdanınıza koyun
Ölüme mi terk edeceğim
[Müzik]
atarım seni ha
[Müzik]
önüne gelen buraya geldi ya
[Müzik]
acıkmış
mülteciler yani
bana destek olacağını keşkek oluyorlar
[Müzik]
Sensiz geçtiler
de ben size bir güzel bir şarkı okuyayım
O zaman
ben cumhurbaşkanına sesleniyorum
bunun içine karışmasınlar bugün elimde
kaza çıkacaksın işleyeceğim Vallahi
hepsi ama
hahaha
[Müzik]
erkekler anlamaz Erdoğan mı Kılıçdaroğlu
mu Erdoğan Kılıçdaroğlu Tabii ki
Neden dayak yedin abi
Kemal Kılıçdaroğlu mu Recep Tayyip
Erdoğan Bunu sormam bile hata anlamak
geldi
Şimdi öyle bir cümle kurduk ki Ne tarafa
yorum yapacağını ben anlayamadım
seninle bıçaklıyorsan Bıçak
bu etraf Ceza
çürük binaların imar affının kim verdi
Abi o zamanlardı
80'leri gördün mü yok aynı yere git Ne
vardı abi 80'lerde
konuştum o şeyi de 1900 küsürlerde
arasındaki kişilerle röportaj yapacağız
daha iyi olmaz mı ya Al işte al işte mal
mal mal mal mal mal
üzerine baka baka mor falan diyorlar abi
ya Ekrem'i Bilmem Efendim Mansur'un yok
düzen değişikliği ne yapıyor acaba
Dostlar Siz ne yapıyorsunuz
[Müzik]
[Kahkaha]
Ben bugüne Herkes Duysun bütün
siyasetçiler ölsün Ben görmedim doğru
Duygusal adam ekmek
[Kahkaha]
ben dalın üstüne oturdu zannetmiştim
niye biz dürüst adam bulamıyoruz o
zaman
öyle biliyoruz
ekonomiyi sorun nasıl gözlemliyoruz
geçiremiyoruz
bir şey yüklenmiş hepsi aynı yönlere
cevaplıyor bak hep aynı ses tonuna kadar
hep aynı yani vatandaşısın
[Müzik]
böyle çok ağır küfür çıkabiliyor
benim [&nbsp;__&nbsp;] yesin onlar
beklenmedik ondan böyle bir küfür
çıkıyor ya bir iki milyon verecek yani
[Kahkaha]
Merhabalar Cumhurbaşkanı seçimlerinde
Kime oy vereceksiniz kime vereceğiz
[Kahkaha]
başka da olmaz ama Davutoğlu aday değil
bence olsa olur yani
Ama yine başkası yalan yani ondan başka
kimse gelmez Tayyip'ten başka kim derse
desin CHP gelmez hayatta özgürlük gelir
Herkes seni rızıkta giydirecek özgürlüğe
karşı ya öyle şey olur mu yani şimdi
herkes çırılçıplak mı giydirecek
[Kahkaha]
başka
iyi bir şey gelmez çıkar oğlumu diye
soruyorum Erdoğan gibi Türkiye
Cumhuriyet
i
adam varsa gelsinler yok mu abi
Ben de ne için konuştum öyle demedim şey
bu onu yayınlamazlar dedim
[Müzik]
[Kahkaha]
[Müzik]
[Kahkaha]
abi ama Kılıçdaroğlu gelsin diyor ya
söyleyebilir Sen de Tayyip Erdoğan devam
et arkadaşlar Ben size durumu şöyle
anlatayım
şive yapan
adamlardan
Kılıçdaroğlu gelsin cümlesinin duymak
çok değerli bir olay Ben size söyleyeyim
bak
sen böyle Karadeniz şivesi olacak Hem de
toplum içerisinde
Kılıçdaroğlu gelsin bu birazcık buraya
düşünmek gerekiyor Yani bunlar çok zor
bir olaydı çünkü bu olay
kesin diyebilirsin mesela bunda bir şey
yok Bu normal yani
[Müzik]
nasıl buldunuz son dakika gelişmeyi
kalktılar Peki abi var mı bir mantığınız
var
Tabii ki de Kılıçdaroğlu'nu istemiyoruz
dedi
PKK hem hahaha
[Kahkaha]
Ya ben ben 15 yaşında bakkaldan biz top
oynarken 14-15 yaşında top oynarken 50
kuruşa o zaman büyük 50 kuruşlar vardır
küçüktü Ben 6-06 yılında hatırlıyorum
ben o zaman bir bardak çekirdek alırdık
işte ne bileyim 15 kuruşa kola alırdık
küçük Kolalar vardı içe içe oynardık
nerede şimdi kola alıyorsun ya bunun
ekonomisi iyisi kötüsünü geç ya ben bu
dayıları anlamıyorum ya eskiden yol yok
lan Eskiden ben seni bilmiyorum
Affedersin seni çok bilmiyordum ya
Biliyor musun ben evdeyim şimdi iki
senedir İki senedir Evdeyim ben şimdi
ama ne yaptım büyüdükçe öğrendim
büyüdükçe devlet budur abi büyüdükçe
geliştikçe öğrenirler devlet tamam mı
[Müzik]
örnek
Kemal Kılıçdaroğlu mu Recep Tayyip
Erdoğan mı bunlar sormam bile
bu sene
mutlusun bana anlat ya dünya mutlu değil
biz nasıl mutlu olalım ya mutlu değilsin
yani
beni dinle dünya
deneden beri ben daha böyle felaket
görmedim sanki dünya dünya mutlu Biz
mutsuz muyuz seninle de büyük ihtimalle
Bitcoin var [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ona göre yorum
yapıyorsun ya
hep ekmek yiyorum
[Kahkaha]
millete diyorsun ama sen kendi yok abim
aramızda
ekmek yersen şişersin abi
[Müzik]
Ben alkol bira içmem ben Hiç içmem
Çoktandır ben hiç içmedim ki sana
Aynen Allah
aşkına ben dünyanın kanına şu anda Arı
ve karınca adamıyım
dünyanın bak Kıyamet
[Müzik]
Anladın mı
ama ben öldükten sonra kıyamete kadar ne
karınca Unutulur ne ara olur Yanlış
mıyım ki ben en son oradan bir adam
geldi Ben niye kadınları şiddet şiddeti
boykot ediyormuş diye o yaramaz erkekler
O gençler o siyonistler
kategorisi
[Müzik]
hiçbir ülkede yaşanmamıştır
[Müzik]
kostümü yaptım
dünyada seniden yapılan bir insan göster
bana karınca kostüm yazdın Çelik telden
bir insan göster bana kelebek kostümü
yaptım geçer gider motorsan
eşek arısı kostümü yaptım eşek arısı
kostümü yaptım al gider
iki saat içinde 100 milyara almazsam
şurada kafamı kesip atarım vereceksin ne
olur yalvarayım mühendis Bizim okula gel
abi seni görmek istiyoruz 10 liradan
parayı toplayın dedim hesabı sen yap
20.000 talebeyi
10 lira 20 liradan 10 liradan hesabı yap
bak para nasıl kazanılıyor
[Kahkaha]
da evet ana fikrini hala bahsetmedi
önemli değil bak diyorum ki
ya En son hangi kostümde dayak yemişsin
onu söyle en son karınca kostümde dayak
yedi abi
o zaman
Ben üçüncü [&nbsp;__&nbsp;] bırakayım Bak şimdi
Bastın mı
senden Aslan olmaz dedim oğlum ben adam
sarrafiyim
dibinde
[Müzik]
paran varsa yaşarsın Paran yoksa
nasılsın aç aç Bu ikisi farklı
fikirlerde
ama işte ortamın Demek ki getirdiği bir
şey var
bu telefon
benim evde beş tane telefon var hepsi
dörder beşer milyon gel
[Alkış]
lan bu tarz ortamlarda da Allah korusun
ya böyle emeği ile orada İşini yapmaya
çalışan çocuk beni de satımcı onlara
itin [&nbsp;__&nbsp;] [&nbsp;__&nbsp;]
geçenlere diyor çocuklara sırayla
utandırdılar
Tayyip babaya bağışlar sıkıntı yok lafım
yok
oyunda her zaman için ona
kafam güzel vallahi Benim kafam güzel
değil Benim 5 lira da 10 lira da olsun
Allah bin bereket versin diyorum sana
bir şey söyleyeyim mi Ekmek yiyorum sana
ne Hayırdır senden mi lan beni beklemem
geliyor Ne yapacaksın bak sana bir şey
söyleyeyim mi Tayfun Olmaz o zaman
milleti aç aç
Ya böyle bir durum olur mu
başkası gelecek
[Kahkaha]
Görevini yap görevini Ne yapıyorsun
görevine bakıyorsun Yani
[Müzik]
Allah'a küfür ediyorsun Hiçbir şey yok
ama bir cumhurbaşkanına veya herhangi
bir insana okumuş kendi felli bir adama
peygamber adam küfür ediyor Hiçbir şey
yok E nasıl o zaman Nerede adalet olacak
[Müzik]
rızkını
[Müzik]
kim aldı
kızgınlık anında Allah'a küfür ediyor
ama bazı şerefsizler normaldir Allah'ın
yarattık
böyle işte yani
kardeşim ben seninle mi konuşuyorum
seninle muhatap olan var mı
Ben senden bu yaşadım lütfen
[Müzik]
daha iyi berdohan Tayyip Erdoğan
2023'e hedefimiz var
Tayyip baba ile başkanımız var
[Kahkaha]
Bak az önceki karınca vardı ya bu
geyikleri kesinlikle Vurmasınlar
geyikleri vuranlar Biz vururuz diyorum
önce Arı Adam oldu şimdi de geyik
Bursa'da tiyatrocu Bahtiyar Keskin geyik
kostümü giydi parklarda otobüslerde
yollarda boy gösterdi geyik yapıyorum
geyikleri çok çok seviyoruz bizim
vatanımızla yetiştiğini
gördükçe
ormanlarımızı gördükçe onlarla
Sevincimizi paylaşıyoruz geyik adam
vatandaşla sohbet etti amacı Türkiye'de
geyik nesnenin azalmasına dikkat
çekmekte
benim dikkatimi çekti Ben bundan sonra
daha hiç bir tane bile geyiğinle kalbini
kırarım Ne kötü bir söz söylerim
YouTube'a sesleniyorum ha YouTube'dan
izleyen arkadaşım gelsene canlı
yayınlara bir girişe girince alışıyorsun
ileri almaya çok alış
bütün Tamam zaptıkların hepsine gördüğün
her yere bas bizim kanallarda abone ol
Instagram'a tıkla Twitter'a
gidebileceğim bütün linkleri koyuyoruz
zaten o aşağıya hepsini tıkla
[Müzik]

serp Bozkurt'a oynadığı projeleri ve
enlerini
soruyoruz izlemekten asla sıkılmam her
seferinde çok gülerim dediğiniz üç
komedi filmi Vizontele Neredesin Firuze
Hangover bu rolü oynamayı çok isterdim
dediğiniz Rol var mı Varsa hangisi
Piyanist edn brody'nin oynadığı o adama
oynamak çok istedim Türkiye'nin en iyi
komedyenleri desem Sarp bzc un ilk beşi
hangisi olur ya Tabii ki Cem Yılmaz
Tolga çeb Feyyaz artık Giray mutlaka 4
oldu de mi
Hakkı Demek ki 4 müş peki öyle diyelim
Tolga çevrik demişken s Bozkurt Tolga
çevik'le sahnede olmayı özlüyor mu
özlemez mi yani en çok eğlendiğim yerdi
orası bütün dünyada en çok nerede olmak
isterim bu sahnesinde Olmak İster Çünkü
mükemmel eğleniyordum yani o yüzden
Tabii ki serp Bozkurt'un bir numaralı
filmi yani Manchester by the sea son
olarak bizden olur mu projesi benzeri
bir işte yer almak ister misiniz
partnerinizin kim olmasını istersiniz
Yani bizden olur mu gibi başka bir şey
yapmak istemem olacaksa onunla devam
Çünkü biz zaten denizle konuşurken onu
Hani 10 yıl yapalım diye istiyoruz yani
o yüzden onun gibi başka bir şey
olacağına Biz ne olur mu ya devam ederiz
o yüzden istemem onun gibi başka bir şey
yapmak öyle bir şeyi de denizden başka
biriyle bu kadar iyi yapamam Yüksek
ihtimalle Çok teşekkür ederim ben
teşekkür ederim
[Müzik]

Film tarihindeki en tartışmalı sahne,
Jack o kapıya sığabilir miydi Titanic'in sonunda?
Aman Tanrım, ben de öyle düşündüm,
Gözlerim çıkana kadar ağlamıştım küçük bir kızken o sahne için,
-Yorum yok.
Bence bu, cevabı veriyor.
Evet bu film tarihindeki en tartışmalı sahne.
Bütün zamanların.
Modern sinema,
tarihindeki.
-Sığabilir miydin araya?
-Yorum yok, Brad.
-Dedin mi o zamanlar, şöyle;
-Kapıyı daha mı küçük yapsak? falan diye.
-Dediğim gibi, yorum yok.
Filmin sihri bu arkadaşlar.
Bu film harika,
Bunu muhtemelen daha önce duydunuz ama,
kesinlikle filmlere, film yapmaya, adı söylenmeyen karamanlara bir
aşk mektubu niteliğinde
bir film bu.
-Televizyon, Los Angeles,
-Çok fazla şey var evet.
Ama asıl sizden istediğim şu ki,
çünkü dördümüz de burada film aşığı insanlarız,
ve iki dakikalığına sizden filmlere olan aşkınızı ortaya dökmenizi isteyeceğim.
Evet.
Sizi filmlere aşık eden, bağlayan, o ilk film neydi?
O ilk film?
Sizi takıntılı yapan film?
- 'East of Eden'.
-Pekala, James Dean.
-İzlediğim ilk filmin,
siyah beyaz orijinal King Kong olduğunu hatırlıyorum,
babamla birlikte,
gözyaşları sel olmuştu,
ve o anda filmlere aşık oldum.
Ama işte aktör olduğum o zamanda,
o savunmasız James Dean'i izlediğim
'East of Eden', idi.
Ve aklımı başımdan aldı.
- Aklımı başımdan aldı.
-En sevdiğim film olarak hatırladığım ilk film,
50 kere falan izlediğim,
'Robin Hood: Men in Tights' idi.
5 yaşında falandım, ve biraz
uygunsuz aslında öyle bir filmi,
5 yaşındaki çocuğun her gün izlemesi.
-Bu çok komik.
-Ama çok sevmiştim.
-Cidden çok komik.
Benim için ilk, açık hava sinemasıydı,
orda izlerdik,
çok küçüktük ve hatırlıyorum beni ağlatan,
'Guargantuan', 'Guargantuans'?
'Guargantuans'.
Bir iyi guargantuan ve kötü guargantuan vardı.
-Hatırlamıyorum.
Ee,
Sadece Quentin hatırlayabilir onu.
ve iyi olan kendini feda ediyordu,
kötü olan için.
Gözyaşları yine, sonra
Butch And Sundance,
sonunda, yine gözyaşları.
Filmde şahane bir sahne var,
senin karakterin Sharon
kendini ve adını ilk kez posterde.
çadır üzerinde ve sinemada görüyor.
Sizin için öyle olan ilk anı
hatırlıyor musunuz?
Büyük bir an mıydı sizin için?
-Evet, 'Parenthood' filmi içindi.
Warner Brothers arazisinde,
kocaman bir posterim vardı,
ve karşısında saatlerce oturdum.
ve anneme fotoğrafımı çektirdim.
- "Efendim, artık gitmeniz gerek."
-Bunu itiraf etmen ne kadar güzel.
(laughs)
-Times Square'de Pan Am posteri vardı,
ve hatırlıyorum,
Amerikaya ilk kez gelmişim, Times'dayım,
ve 10 metre falan yukarda resmim var,
birine fotoğrafımı çekmesini,
istediğimi hatırlıyorum.
-Fotoğrafımı çeker misin ben tam burada
duracağım falan dedim.
Ve sürekli posteri almıyordu kameraya,
ve ben de sürekli,
-Hayır hayır o poster de dahil olması lazım
diyordum.
O da niye ki? diyordu,
Ben de "sadece buna ihtiyacım var lütfen!" falan demiştim.
-Bu çok tatlı, Sharon Tate'imsi bir anı.
- Evet.
-İzlemedğiniz, şu anda itiraf etmekten üzüntü
duyacağınız klasik bir film var mı?
- 'Gone With The Wind'.
-Ne!?
- Hiç izlemedin mi
'Gone With The Wind'ı?
- Hiç izlemedim.
Ben de izlemedim.
-Ciddi misiniz!??
Leo: HİÇ İZLEMEDİNİZ M-
Margot: Aman Tanrım,
Brad: Senin bahanen var,
Benim yok.
'Gone With The Wind' ya da 'Sound
of Music', hiç izlemedim.
-Bende 'Sound of Music'i izlemedim.
-NE!?
-Sen izledin mi?
-Binlerce kez falan!
'Wolf of Wall Street çekerken,,
bana sürekli kızardın,
benim izlemediğim bir filmden bahsettiğinde,
Nasıl Citizen Kane'i izlemedin ya!? falan olurdu.
"Citizen Kane'i izlemeden,
Nasıl bu sektörde çalışırsın!?"
Ben de, "Ben daha yeni girdim!
Senin daha çok zamanın vardı izleyecek."
Ve evet gidip izlerdim,
ve o da,
Şunu izle bunu izle derdi.
- Bence ben bu zaman kadar geldim,
niye şimdi izlemeye başlayayım?
Sonuna kadar gideceğim.
-İzlemeyeceğim..
- Ben hiç bir 'Star Wars' filmini izlemedim.
-Ne?
-Ve izlemiyorum çünkü
insanları biraz sinir ediyor bu.
Nasıl?
Nasıl izlemezsin?
Ve ne kadar daha bunu sürdürebilirim merak ediyorum.
-Biraz derinlere gidelim,
yıllar boyunca tartışılan bir konu,
Ve bu filmi izlerken aklıma da geldi,
Sharon Tate ayakkabılarını çıkartıyor,
çıplak ayakla sinemada oturuyor.
-Ve kirliler.
Kirli olması umurumda değil dostum,
Kirli ayaklar.
Kirli...
- Quentin kirli ayak seviyor...
-Nasıl cürret ederdin!?
Ama bu uygun bir durum mu sinema için?
Çıplak ayaklarını koltuğa uzatmak?
-60'larda öyleydi, dimi?
Yani, bilemem ben.
-Bilmiyorum.
İyi bir soru bu.
Ben de düşündüm,
Dedim "bunu,
Onu kaba ya da saygısız göstermek istemem",
çünkü asla öyle biri değil.
-Eğer boşluğunuz varsa, yanınızda birileri yoksa,
-Önünüzde oturan da yoksa,
-Ben olur diyeceğim.
-Olur!
-Belki ayakkabısız koymak daha iyidir,
- Belki Larry David için problem olabilir biraz.
-Ama yine de kirlilerdi.
-Evet kirlilerdi.
- Leo, burdaki tek kişi
çizgi roman karakterleriyle ilgili filmde oynamayan.
Sen Vanisher'dın, tebrikler.
-Teşekkürler.
-İnanılmazdı rolün 'Deadpool 2'de.
-Çok teşekkürler.
-Ah evet, ben de diyorum neden bahsediyor bu?
Cidden komikti o.
Bu kadar mı senin için?
Kapattın mı o defteri?
-Yapabileceğım kadar yaptım bence.
-Şu mikrofon bırakma sahneleri gibiydi,
güzel sahneydi.
Ryan Reynolds'ın aklına geldi bu fikir.
Bir rol oynayabileceğim.
-Çok komikti.
-Ben hiç bir anlamadım az önce
konuştuklarınızdan.
-Tam Rick Dalton'sın şu an.
- Her şeyden habersiz Rick Dalton ha?
-Aman Tanrım Leo karakterinden çıkmamış hala!
-Evet dostum, 1 yıl sonra hala karakterdeyim.
Son olarak,
filmde efsane bir beyin durma sahnesi var,
karakterinin,
buz kesildiği,
ve bir türlü sahneyi oynayamadığı.
Bu sizde belirli bir an
hatırlattı mı kariyerinizde?
mesela yani, nedensiz bir şekilde bir türlü
sahneyi oynayamadığınız bir an?
-Evet.
-Birkaç tane geldi aklıma.
-Kesinlikle, çok fazla geldi bana.
-Bence hepimiz öyle rezalet
tecrübeler yaşadık kariyerimizde.
-Onlar okula iç çamaşırınızla gittiğiniz kabusu gibidir ama,
Gerçek hayatta olan versiyonu.
Ve kafanda çıkartamıyorsun bir türlü.
Sette 100 tane insan var,
Evet.
Ve herkes, ya sonraki sahneye ya da
evet gitmek istiyor,
oyuncu arkadaşların bitirmişleri işlerini,
ve iyi yapmışlar,
ve seni bekliyorlar.
- Öyle bir sahne olmuştu bende,
Lingala dilini konuşmam gerekiyor falan,
ve aksiyon sahnesi aynı zamanda,
yani çok önemiliydi ve
ben konuşamadım.
Konuşamadım, bunu
aylarca çalışmıştım
ve bir türlü çıkartamadan ağzımdan, o dili konuşamadım,
ve sürekli berbat ettim.
-Genelde çok yorgun olmakla alakası var onun.
'The Aviator'ı yaparken hatırlıyorum da,
kocaman bir diyalog sahnesi vardı,
ve diğer gün sadece iki repliğim vardı.
Bütün gün için,
ve ciddi anlamda söyleyemedim o sözleri.
Tabii ki Scorsese oturmuş bekliyordu,
40 kere falan çektim ve, Tanrım!
Söyleyemiyorum bir türlü!"
-Filme koydular mı o sahneyi?
-Evet.

[Müzik]
bu
[Müzik]
Hoş geldin
havlu of of
Dila kente Selamünaleyküm hacı abi Tamam
mı
Yoksa kendine Yok yok ama
bu
adama bu bir buçuk saat şu
an
çakal ya
[Kahkaha]
[Müzik]
Az önce böyle eski Kafalar işte
kazanacak diyor baba diyor babanınki
yapmış olduğu yeri göz boyama şekliyle
kazanacağını söyledi boyanıyor arabası
var ya yüzde biri çektim iki ay önce
aldım bezi bir yaşında bizi Ne
yapıyorsun önce aldım bizi kaç aldım şu
an yok olmuş
yardım işte işte nasıl buluyorsun
ekonomi Güzel süper
babam kendisi
abla
geçen o
[Kahkaha]
[Müzik]
[Kahkaha]
Sağ ol canım
sevgilim Allah akşam iş
benim artık 20 ayar 20.ay Usta bu
dönemden beklentim bu kadın yani öyle
söylüyor
iyi günde kötü günde Yani
160/2 genel seçim olsa hangi parti
oluyoruz CHP Evet
[Kahkaha]
arkadaşlar
sorgusuz sualsiz beni desteklemesi yani
Anladın mı
[Kahkaha]
başka bir paranız var mı
[Müzik]
3500 TL oluşmuyor Cemal Cemal mi bu Evet
evet Yeter mi Bana Yeter Evet Allah
bereket versin sigara içmesinden alkol
kullanmasınlar izin alan uzak dursunlar
Oğlum sen a üretebilmek için bile [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım senin protein ihtiyacım var Ev
nişasta yemem lazım Ne beslenmeye
ihtiyaç var abi senin yani nedeni Ya
nişanlıyım ben eşime derken nasıl
evleneceğim direkt Nikahtan alacak bu Ah
[Kahkaha]
baba yani
bu
Estağfurullah sonrasına bakmadım
çalışıyorum asgari ücret vermiyorlar
bana bir 200 lira 10 saat çalışırdı 100
lira para veriyorlar mı gelecek
beklemiyorum artık Tayyip Erdoğan
Cumhurbaşkanı Ben Kemal Kılıçdaroğlu
cevap ver
Çünkü neden Bunlar sahtekar üçkağıtçının
başka bir şey değil işin var olarak
görmüyorlar milleti çok iyi vuruyorlar
Yani ben de Allah'tan kork
[Kahkaha]
insanlara halka hizmet edenlerden Allah
razı olsun Allah razı olsun Allah razı
olsun Allah ne
[Müzik]
bu Milletler gitti bak iyi farklı
görüyorsunuz Cami HDP girememiş Neden
olmuyor ve aynı zamanda Cami ne demektir
4 büyük meleğin ismi demektir Cebrail
Aleyhisselam mıdır Azra ile selamıdır
Mikail Aleyhisselam mıdır İsrafil al
islamdır olacağı mıdır Burası da cami
Çünkü yeni dünya sisteminde an geldi cep
telefonunu çıkart konu farklı da çok iyi
ya konu farklı Üstelik değil aferin
ayarlar olsun dayım benim
yani
bugün gibi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım Erdoğan'ın
kötüye gidiyor
Anladın mı akrep koyup bunları virüs
değil mi attı ağabey ağabey işte Ah
yürüsün atma sebeple
o kadar pis bir millet görmedim ben ya
Ha ha
[Müzik]
O
senin bunların beyinleri yok diye
düşünüyorum abi yani bu kadar pis millet
görmedim en Uzungöl'de çalıştım adamım
a4den garson tane çocuğu bir sağlıyor
böyle hepsinden şey masaya bütün
hepsinden donatın hepsinden birkaç
kalıyordu Ya zaten Ada el iyi adam
eliyle çorba vermiyor Adam gibi soru var
ya abi
yüzünden artı para kazanmak için de
Türkiye aldılar bunları şimdi bunları
gitsin Panda ve başladı portakalları
60'a maymuncuk çarptı seneye başka
maymundan gelmedik ve maymuna doğru
gidiyoruz ağabey ağabey muhalefetten
beklentin nedir
hatırlarım hayatımda yok Niye öyle
pul yasak mı
[Kahkaha]
[Müzik]
ya helal ne kadar olur İlkokul yemeğine
ben bunları başlarız iki oy kullandı
kullandı vermedim
vatandaşlıktan çıktı niye çıktın serbest
Olsa niye çıktı Bunların
söylemezsem
[Müzik]
burada arkadaşlar ettim Alman adam
tamam Anlamadım ki ağabey
orada mı
Sağ ol
canım ya
yine siyasete alet edenler birinciler
yani iddaalar demiyorum bundan Abi
vallahi biz de
en büyük Arkadaşlar en büyük namussuzluk
yalan söylemek bir ikiyüzlülük içinde
Siz seçiyorsunuz erkek erkek adayı
erkek erkeğe
[Kahkaha]
gibi görmeyelim Arkadaşlar bu cehalettir
yalan söylemektir para göre en büyük
Hakkı yemektir en büyük namussuzluk
200'lük yapmaktır yoksa ikincisi anlaşma
75 bu
ekrana mi Normal yani Aydın doğum günün
fıkrası işte annem içine bambu pamuk
gibi geldim Gözlerim güzel
yaşıyorum merkezde Annem içine merkezden
bol Isparta'dan gelmeye İzmir'de annemin
Mehmet Yani ikimiz
durumu fazla iyi değil
gibiyim
15 günde Bulutsuzluk Özlemi
[Kahkaha]
[Müzik]
yaşındayım ve
Ya ben Rizeliyim Annem aydınboğa Isparta
Eğirdir daha
hali beni bekliyorsun Şimdi Umarım yok
Bir Pardon diyorum işte yani
yardımcı oluyorlar Bu çocuğun akranları
bu adamın aklını 20 yaşındaki adam
Avrupa'da şu an telefonlara Çünkü
görüyor Adam diyor ki 20 yaşında benim
aynı yaşıtım Avrupa'da diyor Audi var
altında benim niye yok diyor Haksız mı
anladın Audi alacağım çalışıyor mu
yazacak daha çok Öyle bir dünya yok
Çalışmaya yok çalışacaksın gece gündüz
çalışacağım hep böyle bir dünya yok var
mı Ben söyledim Bana bağırma sana
tamam mı
[Müzik]
Allah
razı olsun
ablam
benim tane kız kardeşinin eşinin olur
[&nbsp;__&nbsp;]
atmak
korktuğum
hayatım ya yaşa
Neyse bırakma kadar gelmişsin Merhaba
Hey sen videonun bu kısmına kadar
geldiysen like at yorum yaz Videoyu
beğen
Ben
yalan mı
[Müzik]
var mı
[Müzik]

Kendini oynamak ister miydin? İsterdim.
Ya ben deli dolu bir insanım ya. Ben
hayatı böyle çok pozitifimdir. Hatta
insanlar beni tanıdıkça ya sen o
karakteri nasıl çıkardın? Diyorlar. O
kötü karakteri nasıl çıkardın?
Demek ki varmış diyorum. İçimde kötülük
ben keşfedememişim yıllardır.

Siz şimdi Türkiye'de aktif siyasete
girmeye azan bir siyasi kişilik, bir
siyasi kimlik gibi konuşmaya başladınız.
Değişen bir şeyler mi var acaba Abdullah
Öcalan'da?
değişen bir şey yok da gerçekten son
günlerde olağanüstü gelişmeler
yaşanıyor.
Dedim ya fetret dönemine benzer bir
dönem yaşanıyor. Yani o Osmanlı
İmparatorluğu gençken kurulmuştu ya ve
bilinen bu 1400'lerin başlarında
bir fetret dönemi başladı. Şimdi
Türkiye'de buna benzer bir fetret dönemi
yaşandı. Bunun bir sorumlusu de
&gt;&gt; Evet.
Hem de en belli başlı sorunlarından
birisi. Bunu inkar edemezsiniz.
Şimdi ben acaba o zaman Musa Çelebi
vardı bu fetret döneminde bir de Mehmet
Çelebi vardı ve bazı isyanlar da
çıkıyordu o zaman. işte Şeyh Bedrettin
onlar çıkıyordu.
Şimdi Türkiye'nin böyle bir durum
yaşadığı kesin. Bu açıdan ilgilenmemiz
gerekiyor. Benim de çok ilgilenmem
gerekiyor. Bunu fazla görmemiz ve bunu
en önemlisi de birbirini tasfiye ederek
değil de yine günü bu madde deyimiyle
kökünü kazma bilmem suyikastle yerle bir
etme korkunç bombalar üretiyorlar. O
bombalarla yok etmeyle değil de bir
uzlaşma yolunu bulmalıyız. Bu bana göre
en mantıklısın gelir. Ciddi bunu
söylüyorum.
Çok ciddi halisane nihayetimi
söylüyorum. geniş bir demokratik uzlaşma
büyük kazandırabilir.

biraz hastayım Sesimin kusuruna bakmayın
Bu arada Üşüttüm sanırım çok geçmiş
olsun teşekkür ederim Türk milli
takımını konuşalım o zaman destan
yazıyoruz çeyrek finalde de rakibimiz
Hollanda Çok gurur verici bir durum çok
gururluyum çok mutluyum canım Türkiyem
En beğendiğin futbolcu Hadi bakalım Yine
mi Arda mı yoksa yok bu sürpriz olsun
bende kalsın gizemli oyuncu
meslektaşımız Uras kaygılaroğlu'nun bir
erkekle öpüştüğü görüntüler medyaya
yansıdı Sence oyuncu her rolü oynamalı
mı bu konu hakkında
konuşmasam gip gelsin bu konu hakkında
konuşmayayım ben Bence hangi konu
hakkında konuşalım Aşk hayatına Gireyim
mi Aşk hayatın mı girmi bana anlatsana
senin kalbine giden yol nereden geçiyor
Bak geçen sefer anlatamadım anlattın
Hayır kenarda kestik konuyu ideal erkeği
Tarif Et Bana masalsı masal masalsı
Vallahi mi Evet Türkiye'de öyle bir
erkek yok ki vardır Vallahi mi İllaki
vardır kalbinde Oğlum
kız değil İyi hadi çok zorlamayalım seni
olursa söyleyeceğim ama

[Müzik]
kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz Ne
kadar süredir psikolog olarak
çalışıyorsunuz Eee tabii Ben psikolog
serbil Gizem Çavuş Bülent Ecevit
Üniversitesi psikoloji bölümü mezunuyum
2020 senesinde mezun oldum Lisans
eğitimim boyunca çeşitli rehabilitasyon
merkezlerinde Anaokullarında ve
hastanelerde staj yapma imkanı elde
ettim Lisans eğitimim sonra özel eğitim
ve rehabilitasyon merkezinde çalıştım ve
şu anda da Bursa'da özel bir klinikte
danışanları görmekteyim çocuk Ergen ve
yetişkin alanında
çalışmaktayım psikolog mesleğini neden
seçtiniz bu meslekteki En sevdiğiniz
yönler nelerdir
Eee Aslında çok küçük yaştan itibaren
insanların bazı davranışları Neden
gerçekleştirdiklerini merak eder ve
sorgularda bu merakım beni psikolog
olmaya yönlendirdi diye düşünüyorum şu
anda da o merakım kaplanarak devam etmek
insanların hayatlarına dokunabilmek ve
hayat kalitelerini
artırabilmek mesleğimin en sevdiğim
yanı psikoloğun genel olarak ne gibi
görevleri vardır
Eee psikologların görev tanımı
çalıştıkları alana ve uzmanlık
alanlarına göre farklılık
gösterebilmektedir Ancak genel olarak
bakacak olursak bireylerin ve grupların
ruhsal sağlık sorunları için tedavi
planı oluşturmak davranış
değişikliklerine ve Duygu
düzenlemelerine yardımcı olmak diğer
görevi bireylerin bilişleri duyguları ve
kişilik gibi faktörleri analiz etmek ve
grupların psikolojik sağlıkları ile
ilgili rapor hazırlamak diğer kurum ve
kuruluşlarla iletişim halinde olmak ve
gerektiğinde yönlendirme yapmak
psikologların temel görevlerindendir
bir psikolog olarak Günlük çalışma
rutininiz nasıldır bir gününüzü özetler
misiniz E tabii ki gün erken başlamayı
seviyorum uyandığımda ilk olarak
yaptığım seansları kontrol ediyorum ve
günümü ona göre planlıyorum ofise
geldiğimde ise online ve yüzde seansları
gerçekleştiriyorum seans aralarında Eğer
boşluklarım varsa kitap okuyorum eğitim
videolarım varsa onları izliyorum yani
kendimi geliştirmeye alıyorum haftanın
belli günleri ise danışmanlık verdiğim
firma ve kurumlarla görüşmeler
yapıyorum psikolog mesleğinde başarılı
olmak için hangi özelliklere becerilere
sahip olmak önemlidir e Bence bir
psikoloğun sahip olması gereken
özelliklerden biri insanın zihinsel
süreçlerini tanımaya ve anlamaya merak
lı olması iyi bir dinleyici olması
empati yeteneğinin güçlü olması iletişim
becerisinin güçlü olması olarak
sayabiliriz bunlarla beraber bir
psikoloğun yenilikleri takip etmeyi
seven biri olması da önemlidir psikolog
mesleğindeki en büyük zorluklar nelerdir
sık karşılaşılan zorluklar hakkında
konuşabilir misiniz Tabii ki
mesleğimizin en büyük zorluklarından
biri meslek yasamız olmayışı meslek
yasamız olmadığı için mesleğimiz çokça
suistimal edilmeye açık bir hale
gelebiliyor diğer zorluğundan bir ise
lisans eğitimi boyunca ve lisans
sonrasında Psikologlar olarak çokça
eğitim almak zorunda kalıyoruz Çok güzel
bir şey olmakla beraber çok masraflı
olması bize yaşattığı zorluklardan biri
olarak karşımıza
çıkabiliyor Sizce psikolog mesleği
Gelecekte nasıl bir gelişme gösterebilir
bu alanda yeni trendler ve fırsatlar
nelerdir mesleğimiz günden güne daha
önemli bir hale gelmekte insanlar artık
daha bilinçlilik
mesleğimiz gelişim ve değişime çok açık
bir meslek güncel yaklaşımlar ve
araştırmalar Hala devam etmekte
psikologların da güncel yaklaşımlarıyla
kendilerini desteklemeleri çok kıymetli
artık daha fazla alanda psikologları
görmeye başladık bu da mesleğimizin şu
anı ve geleceği için çok önemli psikolog
mesleği hakkında toplumda yaygın olan
Yanlış anlamalar veya yanılgılar
hakkında neler söylemek istersiniz Eee
mesleğimizde yani bir psikologdan ziyade
deli doktoru olarak görülmesi halk
arasında Aygın bir inanış ancak önceden
böyle bir algı daha fazla vardı artık
insanların bilinçlenmesi sosyal medyadan
görmeleri ve insanların artık psikoloğa
daha fazla gidiyor oluşu ve duyuyor
oluşu Mesleğimizi daha görünür bir hale
getirdi ve bu inanışı yıktı diye
düşünüyorum diğer inanışlarda biri de
neden psikoloğa gideyim ben arkadaşımı
anlatıyorum gibi bir inanış Tabii ki
arkadaşlarınız da sizlere destek
olabilir ancak bir psikoterapi ortamında
sizin geçmişiniz Geleceğiniz travmatik
durumlarınız bütünüyle ele alınır
mesleğimizin diğer yanılgıların biri
psikologların ve psikiyatristlerin çok
karıştırılması
[Müzik]

[Müzik]
[Alkış]
benim tek mutlu oldum ya ilk mutlu oldum
ev demeyeceğim olan iyi mi kız iyi mi
Özge iyi mi Tamam ondan sonra kapıyı
kapattıktan sonra gerisi beni çok
ilgilendirmiyor buraya geldiğiniz zaman
seyirci yine sonra 2 değil
yani ne bileyim bu böyle bir
şey benim hayatım böyle ya
programda yürütücü yapımcılık yapıyorum
uygulayıcı yapımcısıyım programı ekip
olarak da herkesle konuşursan oyunu
hepimiz çok fazla benimsedik yani artık
Ailemizin bir parçası gibi Vallahi
başladık benim sürecim o süreçte başladı
kaç sene çalıştıktan sonra 2020'de
tekrardan projeye dahil oldu o zamandan
beri de çalışıyoruz en başından beri
yoktu en başından beri sadece şu anda
bizim ekipte Ilgaz var zaten
[Müzik]
Ilgaz Ben
ben de bu projede Ne işi yaptığımı
bilmiyorum
zaten çok da bir önemi yok Önemli olan
bu projenin içinde olmak her zaman
Bunların hepsine bebeklerim gibi
Dolayısıyla
bilmiyorum Ne iş yaptığımı Bu proje
başladığından beri buradayım Yani bir
gün bir saat bir bölüm hiç ayrılmadım
sanırım ölene kadar böyle değil
[Müzik]
kurtaramadığımız bir organizasyon
a başladı Ben burada sadece kovmakla
kalmayın
günlerce tasarladığımız dikimine
katıldığımız kumaşını özenle
seçtiğimizin bir kıyafet o kadar çok
hareketli ve doğaçlama
[Müzik]
Evet abi ne zaman beni koymayı düşündün
ne zaman koltuğun kovmayı düşündüğüm bir
an oldu mu
böyle bir hata yapıldı
kurtarmadığın hiçbir şey olmadı ya
gerçekten olmuyor
Yemek çok yapıyorum yemek tatlı
yemek yaparken sohbet muhabbet falan çok
seviyorum müthiş bir şey yok
ben sürekli kokunun suyunu
değiştiriyorum mamasını konuşuyorum bir
de balığım burasında böyle bir Yüzgeç
gibi bir şey var altında sabah bir
kalkıyorum ana balık ters dönmüş diye
Sonra hatırlıyorum ki altında değil
onunla uğraşıyorum ya çok arkadaş
değilim galiba yani beceremiyorum
yani çok daha
kesinleri olan bir adamdı
ama o kadar arkadaş değil bilmiyorum
Kötü Baba olduğunu zannetmiyorum ama çok
arkadaş Çünkü ya benim babam avukattı
Şimdi ben çocukların gözünde bu işi
yapan o adam gibi bir yandan da
Dolayısıyla
bir şeyi söylerken arkadaş babaya
söylemekten ziyade olan bunu söylersek
adam Üzülürüm ben şimdi bunu böyle bir
şey Arzu etmek bize yakışır gibi şeylere
giriyorlar Bazen üzülüyorlar yani zor
bir gençlik Onlarınki şu altından
kalkıyorlar da
[Müzik]
o yüzden
[Müzik]
yani
çektikten sonra köşeye çekip oturuyorum
sohbete kendime
bundan çok daha doğrusu
çekiyorsun diye Sonra anlatıyorum ben de
size böyle dedim ama ya bende de kesin
sorup cevap anahtarı yok
Efendim tecrübe versin size olmayan
tecrübeler var anahtarı herkesin kendine
göre bir cevabı var ne yazık ki cevap
anahtarı
herkesin anahtarları böyle
dramatik bir yere götürdüm
[Müzik]
Büyük ihtimal
Süpermen dizisi var gençlik dizisi
sonunu seveceğim
çünkü hiçbir şey olmuyor dizide ve ben
hiç yormuyorum O yüzden çok seviyorum
dedi bakayım bakıyorum nereden baksam
aynı yerden devam edebilirim bırak
listesi
bekliyoruz devam edecek mi diye benim
özel erotikler var
alman lazım müzik Abi çok müzik
dinliyorum ya hakikaten insanın yaşı ile
ilgili bir şey var değişiyor Çünkü
hayatın hep gürültü değiştiği için 8
kolondan dinliyorum sahnede her şeyi
Fırat'ı duyuyorum özledim piyanosunu
duyuyorum onu duyuyorum inanıyorum kafam
torba oluyor Dolayısıyla artık hayatımda
gürültüye yer yok
[Alkış]
[Müzik]
acaba bundan sonra
iki deneme Hocam iyi akşamlar İyi
akşamlar 26 gün sonra yeniden bir 26 mı
atıyorum ama indim bir aradayız
Evet henüz Kanada vizelerimiz geldi Evet
hocam ve bugün yaklaşık 1 yıllık arının
önündeki son gösterisi Evet
bir müddet İstanbul'da oynamayız Çünkü
Başka planlar var İstanbul seyircisini
severiz ya ne zaman bir oyun koysak bu
kocaman Salonu tıka basa dolduruyorlar
İstanbul'da hep
solda alt oynamaya o kadar alıştık ki
çok heyecanlandırıyor bizi onlar bir
enerji seyretmek istiyorlar benden
enerji alıp eğlenip döneceklerini
düşünüyorlar hepsi çok tatlılar Çünkü
çok yanlış Ben bir kişiyim
enerji vereceğimi düşünüyorlarsa Çok
gurur verici bir şey Hani ben 2002'den
alır eve gidiyorum Onu kimse düşünmüyor
yani o yüzden onların bunu çok önemli
bunların hepsinde Pozitif enerjiyi
görsem zaten Şarj oluyor
ben tek başıma edemiyorsam Onları zaten
daha üstte olur ya Ama bu gece öyle bir
ambiyans vardı genelde
Allah bozmasın zaten İnsan kendi üzersin
güzeldi yani çok güzel bir seyirci vardı
Çok eğlenmeye gelmiş öyle oldu mu Zaten
tadından yenmiyor biz öyle olduğu zaman
ertesi gün anlıyorsun Bir yere
kırdığınız sahnede güzel geçiyor yani o
yıllar önce hep bu akşam ne yapacağız
diye giriyorum ama oyun sırasında Ben
düşünmeye fırsat bulamıyorum çünkü Tolga
ile göz kontağı mı sahneyle kontağımı
kestiğim anda kalırım diye düşünüyorum o
yüzden böyle bir düşünemiyorum yani
kapanıyorum hocam trafik 156
ben biraz bağırdım Tolga bağırarak
konuştu ve bu bir açık hava tiyatrusuydu
salonda 4000 kişi vardı İşin garibi
elektrik kesildiği halde oynarken çektik
televizyonda da yayılıyor
Evet seyirci yakı ışıkları
yakılıştıkları Sadiye
[Müzik]
kameralar açın şeyi kafaya yapıyor
Herkes Ya şu an yaptığınız şey korsan
çekindi
oynamadan önce Hani Tolga bu akşam Acaba
şu mu olsa diye kafamdan geçirdiğimde
Tolga'nın o tipini gözümün önüne getirip
güldüğüm çok oluyor bana deli misin Ne
gülüyorsun diyorlar ben akşamki oyundaki
Tolga'ya gidiyorum diyorum daha görmedim
[Müzik]
yıpranan
kırıkları
düzeltmece bunları yollarda
ziyan oldular boyunca
ya bir anlamı var tabii Tolga bana bir
küstü Ama şu an Sorsan Ne olduğunu
gerçekten Hatırlamıyor mu niye küstüğünü
hatırlamıyorum sakın onu küsmesi Ne
olacak bize
ekibine yoksun Küstün mü küsert de mi
Niye küsmesin Ben de tabii arada onlar
yurt dışına gittiler falan filan
oyun Bodrum'da Ben de Bodrum'dayım dedim
gideyim
gittim bak bana diyor ki yok bugün Sen
misafirsin Ama herkes organize olmuş
gibi bana kulise Sen misafirsin Sen
misafirsin Sen misafirsin Tolga Saçını
yapıyor Dur yapayım diyorum Hayır Sen
misafirsin makyaj yapıyor bana yandan
yandan bakıyor böyle Sen misafirsin dedi
git seyret diyor gidip seyredemem dedim
seyreder seyredersem Ağlarım dedim O
yüzden de gitme Fakat ben gecenin
sonunda kaldım ama hep bekliyorum bir
şey yapmak için yaptırmadım
Ondan sonra sonra Neyse bir arkadaşımın
akşam böyle bir Haberi geldi düşmüş
falan diye ona koştum oraya da
oturuyorum Hemen şimdi küstüm de gittim
zannetmesin diye Hani olay Neyse aradı
sonra sordum falan Sonradan da tekrar
buraya oyuna gelecek misin Tabii
geleceğim dedim bende
biz bu kadar yani
aşağıda duruyorsun arkadaşımı kalçadan
tutuyorsun düşmesin diye
Benim adım Emir 2 senedir talk show onun
dekor vücudunu yapıyorum bu ekibin
içinde olmak gerçekten çok güzel çok
klasik Klişe olacak ama yani
en başından sonuna kadar çok severek
yaptığım bir iş diyebilirim
[Müzik]
Saymadım ama 25
00 Amerika'da iken 2.520'lerdeydi de
onun üstüne kaç tane yaptık saymıyorum
2520 ile 2530 arasında bir şeydir
[Müzik]
17 yıldır bu işi yapıyoruz tüm
gittiğimiz gösterileri bilmek mümkün
değil Kimsenin de bildiğini
zannetmiyorum
tam net bir sayı
Vallahi ben de bilmiyorum ama ekipte tam
net olarak
söyleyemeyecektir diye düşünüyorum 2008
şeyleri gene kapattıralım arkaları
unutmayalım
her alansa abi
Sayın Misafirlerimiz gösterimiz başlamak
üzeredir Lütfen cep telefonlarınızı
kapatınız

Ama senin böyle bir sarışınlarla alakalı
var. Bradbiten'ten girdik. Şeyin var.
Kıvanç hakkında da yapmış olduğum
röportajda bir kesik var onunla alakalı.
Şey mahkeme kararı yakışıklılığı
azaltılmadı. Azaltılmadı. Beraber
röportaj vermiştik Kıvanç'la. Düşün bak
kadere bak. O zaman Kıvanç için manken
benim için oyuncu yazıyor. Herif adam
şimdi yani bence çok başarılı ilerledi.
Ben de o zamanlardan sonra nasip oldu
işte komedi ihtisasına yöneldim. O zaman
o böyle bir röportajın içinde geçmiş bir
laf yani. Ama sinir bozucu bir
yakışıklılığı yok mu yani? Hani anladın
mı? Evet. Yani hani rakibin olduğunu
düşünsene onun. Mesela yazlıktasın
Kıvanç var ve sen varsın. Bir kızdan
hoşlanıyorsunuz. Böyle adaletsiz maç mı
olur lan? Yeah.

bu
evliler ve mutlu yoksa Bekarlar öyle
yaşıyor Bekarlar dur bence gençlik şarjı
yok erkekler için uzun ömrün Sırrı mutlu
evlilikte satılık evler bu devirde çok
çok çok
hem en kısa sürede evliliğin dünyanın en
hızlı Boşanma davasına imzası damat gibi
değildi adliyeye gitti sevinci görülmeye
değerdi
dediğimiz şey nedir evlilik dediğimiz
şey kadınlar için bir başlangıç erkekler
içinse bir sondur ya Türkiye'de dedik
bir başarı göstergesi gibi birşey
özellikle kadınlar arasında tam bir
statü göstergesi babasının evine
gırgırla yer süpüren Kadın kocasının
evine geldiğinde bu yerde sürünen
robotlar var ya Onlardan istiyor Bu
plastik içinde değil mi onu söyleyin
masat arkadaşlarına Allahsız işte
storysini görsünler diye biz ona bir
tanesini takıyorlar Biz eşimle
birbirimizi çok seviyorduk USA vermezler
diye gittim babasının
ardından yarı mağaza istedim adam Çat
diye verdi ben de gittim ertesi günü
kızı kaçırdım babası aradılar Oğlum
zaten kızı verdik dedi niye kaçırdın
baba dedim ben de kaldıramam sizde
kaldıramazsınız masrafsız böyle daha
temiz oldu dedim şimdi yanlış
anlaşılmasın Ben parası için Evlenmedim
ben askerliği yaptım şimdi çok seviyorum
Ben de seni çok seviyorum güzel bir
evliliğimiz var mutlu bir omuzlar
doğalgaz Yağmur niye söyledim öyle
videoda oynadığını
[Kahkaha]
şahitsiz
bir iki tane istedim ki seninle dükkana
gelirsek biz birbirimize çok aşık gittim
Eninde sonunda mekanı kapattım yerlere
Gülleri sevdim havai fişekler patlattın
bu kadar da pırlanta aldığı evlenme
teklifini kabul etmedi sonra annesi bu
ne oldu işte 35 yılında evliyiz
Merhaba ben Volkan Öge hizmet uzmanı ve
çift psikoloğu en çok sorulan sorulardan
bir tanesi olgular yani Aşk mı İşte
görücü usulü mü ya da işte mantık
evliliği ne aslında burada hepsinin
olması gereken bir durum var yani aşk
olmazsada olmaz mantıksız evlilik
yapmanın da bir mantığını görmüyorum
şimdi görmeden de bir insan evlenemezsin
bir yerde bir şey görmüş olman lazım bu
arada size şimdi her araştırayım hayatım
gelir misin
Kendisi benim eşim peşim Hayatım çay
yapsana şurada tavşan kanı bir çay
şey közde yap bunları köşeye
değişmemiştir hem şey olur mu daha güzel
olur ya bana göre Aşkın yaşı yoktur
şimdi en başta ben ailemi yaz laf etti
Böyle önyargı yaptı yaş farkından dolayı
ama içinden biraz bahsedince aynı dedi
ki direkt devrilen direkteki şekilde
aynı gün istedi Kızım bu konuda çıkmasın
diye ne içmesi yaptık boşalırsak Bir de
para alamıyorum Yaaa Allah gecinden
versin amca ölecekti o zaman para
alacağım şimdi çiftlerimiz arasında Tabi
en çok rastladığımız sıkıntılardan bir
tanesi de bu finansal durumlarını
birbirleriyle paylaşıldı paylaşılması
her zaman yan yanayız Şimdi iki durumu
söz konusu olabilir parası olup da
olmadığı gibi Bilakis etmek Diğer
taraftan parası olup
hangisini demiştim başta evlenmeden önce
bir vaatler bir vaatler yok Elini sıcak
sudan soğuk suya koymam yok senin
kraliçeler gibi yaşatacağım Hani nerede
çalışıyor çalışıyor cebinde bir kuruş
para yok mu adam değil ben adam değilim
de sen çok mu kadınsın açmasın açıkta
mısın istediğin her şeyi alıyor mu
almıyor mu Eğer çok sıkıntı varsa
boşalırsın Ah boşarım seni Sen bu [&nbsp;__&nbsp;]
çocuklarına dua et yoksa ağzına
tutmasını bilirim dizisi nerede sen sen
arayacaksın sen bana yapmadığını çekecek
bu muska bu halimi tutmamış demek Bunu
satıp varmış Keşke seni tanımasaydım
keşke ben seni tanımasaydım ben sana
yazdım geldin hemen iki gün
beklettiğimizde keşke şeyin
kapalıydı annemlere götüremem Şerefsiz
adi köpek
[Müzik]
Tabii ki de evli çiftlerimize her zaman
açık sözlü ol mayı öpüyorum
verecekler mi
fakat başlık sözlükte hayvanlık arasında
fark var siz bu salağı çekiyorsunuz ya
Demek ki siz de adam değilsin
Ya
kusura bakmayın da vallahi elinizden
öper Dört tane çocuğum var E çocuk
kısmetiyle doğar diyorlar Gerçi bu
dördünde de aynısını söyledik değişen
bir şey olmadı bu V de bakacağız bakayım
bir şeyler olur belki 50'lik açık
öldürüyorum en son kendimi öldüreceğim
baba baba baba baba
Nazmiye
babam olur Ben
[Kahkaha]
size bıraktım o
ve o kadar damadın var Ben en çok seni
sevdim tosunum sol bu
Ya bunlar Ne zaman gidecekler
toplanıyorlar bugün giderler Yarın
gelecektir gitsinler cisimlerde bu
meseleleri biraz konuşalım ama Tamam
olur sosuna ben Boğaziçi Üniversitesi
Fizik mezunu yok Şahinle de üniversitede
tanıştık üniversitenin karşısında Tekel
Bayi çalışıyor hayatının Ben anlatırım
Gerisini sen şey yani
şimdi evlenen çiftler arasında ciddi
anlamda yaş farkı olması eğer ki
arkasında ikinci bir niyet Yoksa yani
atıyorum Burada çok zengin bir biri var
ölür gider yarınki parası bana kadar
gibi açık açık konuşalım böyle bir art
niyet ve 611 yoksa
bizim üzülüyorum yapacağımız bir
durmuyor hayatının aşkını bulduğunu
evleneceksin böyle yaptım için
çalıştırmak anlamıştır olarak geliyordu
Orada gördüm o kadar güzel sipariş verdi
ki ben ona aşık oldum dönüyorum canım
evlendiğimizden beri başıma gelmeyen
Banyoya girip elektrik mi çarpmadı iş bu
tahta
çıkarılması Nazar nazar ettin Haber
Vallahi
doğru söylüyor vallahi evlilik çok güzel
ya İnsan doğru insanı buldum mu evlilik
mükemmel bir şey sağ olsun çok ağrı
çekti onu kafam bacağım kırıldı bu de
mutfağımız Aşkımızı son meyvesi bak
vaktin ağzıma sıç şerit hareketi çek Bak
şarkısı gitmiş Ben hayatımda böyle gitme
işi gücü Şu an arkadaşlar
[Müzik]
gözünden akan yağmurlar döndürür
çölleri sele
kendi kendini Telkin
düzelecek sabret dedim ama Şubat ocaktan
kötü Mart Şubat'tan daha kötü oldu Nisan
zaten marttan raketleri bir şey
söyleyeyim mi bu o gün içinde Haziran'a
kadar süre verdi Eğer bu devranı
düzelmezse resmi çekip boşanıyor
Boşandıktan sonra benim hayatı böyle bir
atağa kalkacak ki akrabalar eş-dost onu
konuşup yazıyorum
zaten mayıs'tan daha iyi olacak dedi
çatır çatlayacak İnşallah hayatım
içeriden sesler geliyor git bak bu
çocuklar Gene ne yapıyor Hadi bir tanem
[Müzik]
ben onu kayınbabam var ya Kanuni [&nbsp;__&nbsp;]
kanalına geçsin de oturuyorum ki gibi
Ben borçlarımı kapatmış elektrik
faturalarını hepsini Ödemiş neymiş
elinde yoktur evladım ben sana bu ay
destek veriliyor Rumlar yok rampalı
olacaksın şerefsiz şimdi 16 yıldır bu
meslekte iz Tabii ki de görmediğimiz
manyak görmediğimiz hastalık kalmadı
şimdi terapi önemli desen bir türlü
önemli değil desem bir türlü şöyle
açıklayayım Bazı insanlar at ama
bazılarını çift terapi lazım yani Bazen
iki Terapist birden ancak müdahale etmek
durumunda ya Başka türlü bu işin içinden
çıkacak bir durum yok yani sorunun En
azından büyük bölümünün Ben de
olmadığını düşünüyorum çünkü Nur yaka
voon şahıs göndermiş Selamlar sevgiler
Teşekkürler kurtarmaya çalışıyoruz bak
çift terapisi aldım tek başına şimdi
Mete bey Nasılsınız
Yine gitti
Önemli değil ya o
bu ne olduğundan dolayı birden kalkarsam
var ya
Mete bey sakin olur böyle şeyler
birlikte lütfen
sakin ol
abone ol ya Aklın yolu birdir bak
adamlar ne söylüyor yani işin boşanma
hoş bu kadar Öyle insanlar geliyor Yani
onların Çift olarak ailecek eşleriyle
dostlarıyla kalabalık hale Terapiye
gitmeye gerek yok çünkü çevreleri de
bozuk insanlar tek başıma yapmamış ki
evlenme herkese tavsiye ediyorum evlilik
on numara çok güzel bir şey böyle ben
evlendikten sonra dedim ki niye güzel
bilemiyor hastaların atıyor ya bizim
lisede tekerli benim herkesin parmakla
gösteriyor Herkes bana güveniyor nöbetim
Yoksa günde 16 saat çalışıyorum dört
saat uyuyorum 4 saatte ailemle zaman
geçiriyorum Tabi canım sosyalleşiyor Uz
her hafta pazar günü parka gidiyoruz
belediyenin yeni yaptım fark var şurada
yakın fiyat performans olarak çok iyi
bir avukat önerdiler
Evet şimdi onun yanına gidiyorum da
bütün yerini bulamadım ki neredeydi bu
şuradan birine sordum ya
Birader selamünaleyküm Avukat Cengiz
varmış Nerede onun yeri
Aleykümselam bak dümdüz git 200 metre
ilerden sağa döndüm 3. kapı 5 Liram var
mı yok kardeş yok bozuk Olsa veririm
Vallahi Eyvallah sağ ol buna koyayım
uğraşıyorum Hayırdır oğlum Güzel
Sanatlar
olacaksınız
buluruz alırız ya
o mavi resmi olarak boşanma geldim Yani
devlet yazıyor formu yalan makinesi Ben
de zaten boşanma direkt boşanmıştır diye
ben sana belge cevap veriyorum
trafik ruhsatı gibi ruhsatlı istediği
gibi gezebilirsin boşanmıştır bir hep
yükleme Sen zaten almak yaşayalım
yanında ekstra hiç evlenmemiştir diz
anal
olmayacak
ilgili hiç o
ne olmuş programınız var ya onun işini
hallet müzik saate çıkacağız dedi tamam
turuncuya gri gri Tamam hadi gözün
hallet Hadi görüşürüz
Bu gördüğünüz değil mi herkesi pastel
boyası varmış Benim oğlumu pastel boyası
yokmuş lan bir pastel boya sağlamıyor
adamı adamı denir kaç para 11 pastel
boya
kanka Bir de ortaya haydari Çoban
Eyvallah sağ olasın Afiyet olsun aşkım
[Müzik]
[Kahkaha]
sağ ol O
Evet
arkadaşlar yemeğe çıkalım Yasin yine
getirdiğimiz ya
beraber gidelim gidelim
gidelim
geldiği zaman
ona göre
bana hem psikolojik hem fiziksel şiddet
o
[Müzik]
Ya
aşkım sen de kullanıyor biraz ya ben de
Gelemem şimdi gelemem ne
arkadaşlar ne dersiniz var mı bir
isteğiniz bir şey değil
la la
o ananı [&nbsp;__&nbsp;] senin
Evet hop
[Müzik]
Ve
aleyküm kaldı Tamam tamam
[Müzik]
kendini nemli al al sondaki M tanıdın
sonrakini tanıdım Telli'nin Tamam
demek ki ara bakalım
İyi tamam ben seni anlıyorum ama
öğretmenlerimiz annesini görmek istiyor
Ne yapıyorsun işaret
bu ihaneti gönderdim Hadi 300 lira
ve
onlarca nafaka mağduru İstanbul'dan yola
çıktığı son 5 yılda evlenenlerin sayısı
da yaklaşık yüzde 8'lik tuş vardır
evlendiriliyor evlilik korkusu bir polis
kullanılacak durumu Bekarlık
sultanlıktır bilimsel veriler de
doğruluyor artık
Vallahi Bekarlık çok güzel ya ben daha
önce Evliydim eşimden bir takım sorunlar
yaşadık Hatta Tüm Türkiye'nin gözünün
önünde oldu bu olaylar hatırlayanlar
vardır abi internet internet Aha düştü
kübü Öncelikle kestane balı Diyarı
Zonguldak gösteremiyor Adanalı köyünden
dünya selam olsun karıcığım ne olursa
olsun
Tamam şimdi bekarım daha güzel 40
yaşındayım ve kanım bayanlarda yüz yüze
iletişim kuramıyorum Park abone ol
çok küçük doğrayalım damen Aytekin
yakışıklı gösterin var
ya Abla çok özür dilerim şu bayan abla
çıkarsa sen daha rahat konuşabilirim Ben
Mehmet bekarım hiç evlenmedim evlenmeyi
düşünmüyorum ile hayatım Böyle on numara
böyle canım ya bir kapı çalalım ya
Kapuçino acaba kapalı bağlantısını
yaptık
bıraktım
olamaz Ne demişler yaprak ağaçtan
sıkılmıştı sonbahar bahaneydi 200'lük Bu
da çok büyük bir problem Çünkü
evlendikten sonra Herkesin gerçek yüzü
yavaş ortaya çıkmaya başlıyor o masaya
oturduğumuz zaman nikah memurunun Evet
aynı zamanda kumar bağımlısıdır akşam
cıdır buna rağmen bu adamla evlenmek
istiyor musun Belki daha mantıklı
konuşabilirim Bence herkez hayatında bir
defa evlenmeli bir defada boşanmalı
Çünkü insanoğlu gibi de görüp oy
birliğiyle görmedi ölümü görecek ve
sıtmaya razı olacak Ben şimdi buradaki
belki alana kadar Bekarlığa anlatsam da
anlamayacak ki adam demiş ki bu adama
bayanlarla ortamda bulunmuyorum onu
bunları izleyince de insan bir
korkuyorum ona koyayım ya Harbiden ya
ben kendi adıma Korktuğumdan değil de
anne aranızda gorevlilik Evlenecek olan
insan vardır Yani
birazcık insan çekiniyor Abi şimdi yalan
yok korkan video Evet abi Korkma
mutluyum Sen nasıl korkmayacaksın
seni zaten kimse almaz mı Niye bıraktık
Günaydın aşkım yapsam sabah uyandığımda
ben yapıyorum lan bir şey olmuyor oğlum
beni Ben noel hareket şeklinde böyle
manyak yaptığımı düşünmüştüm
Ya benim biraz ben biraz heyecan katarım
Yani evliliğime sürekli
beğenmezse beraber Sevgime aşkıma skor o
paylaşıyorum bunu Evet görüyorum ben ya
bizim diskoda fotoğrafını atıyorsun
kaldı pahalı baharatı Yazdığım her sabah
Kaşarlı yumurta
Vay Deli Oğuz'a bak [&nbsp;__&nbsp;] koyayım tam
merkezine o zaman Oğuz sıvı vizyonu
atıyor Müge Anlı izliyorum
tarzı böyle Oha Eray abi dedim de şu an
başında bekliyor ne oluyordu ya öyle
korku yani her ağabeyimiz de burada
Bizlere her zaman
evliliğe teşvik etmiştir gerçekten
Bekarlığın sonu yok sevdiğini bulduğu
zaman eğer abimiz gibi bi
evlenmek doğru oluyor işte bu da örneği
işte
örneği abi gönderiyorum erc20 kodunu
Var mı başka şeyler varsa bana mesaj at
memurun aktarayım her
mı geldi Dedi ki bitti hayatım aşkıdır
dedi ben dedi artık dedi ben de okey boş
dedi geri kalan hayat hayat dedi Boş
gerçekten de evlendikten sonra da
hayatım dedi anlamlı yola girdiğimizi
gördüm dedi buradan yani Ömür boyu bir
yastıkta Bir yastıkta kocayın lafını hep
böyle yanlış anlamıştım son büyüdükçe
Anladım ama maşallah birazcık da bir de
şey var pek yastıkta
Ya abi Neler diyorsun şimdi bak Onları
okuyacağım Ondan sonra yenge bir daha bu
kanal izlemeye yasaklayacak Ben kaç tane
öyle kaybettim izleyicimi Kaybettim kaç
tane ya çağır Efendim abi Yengin biraz
seni sevmiyorum Nasıl yani ağabey işte
biraz sen beni fırlaması falan ya o
yüzden balon oyunlara gelmiyor falan ya
böyle çok geldi yani Gençlik Hayatımda o
yüzden abi lütfen Hani Sevdiğim hiçbir
abi misin
Sen
atmadın ya Deniz oğlak
Bak bu sıra ve diğer bir tane bana
gönderiyor Çok teşekkür ederim abi çok
sağ olun efendim
Kesenize bereket
asker 350/10 kalmış Neyse devam ediyorum
bir şey mi indiriyorsun
yok topluma sosyal medyada tam bir Play
boyum önüne gelene yürüyorum herkese iş
atıyorum demeden yürüyorum Alev atıyorum
herkese yorum yapıyorum Akıyorum Ömürlük
aşkı öldürüyor mu ben bilmiyorum
çeviremedim Deniz sen evlisin açması
baksana ya
kızlar evlilik
sevgiliydik O gülüşünü da alırız ya
kredi kartı öldürüyormuş
Biz eski sevgiliydik şimdi ay bu yarışın
içerisine girdi birazcık konusunu
dediler Lan bir baktım aşamasındayım Ne
demişler Allah evlenmeden önce erkeğin
aklını alır evlendikten bir hafta sonra
gelirler seninki o mesele oldu şimdi
evlendirilmesi zaten bir altın borsasına
dönüşmüş durumda Hatta geçen gün video
gördüm böyle var denizler gibi sahte
çeyrek takmadı mı bu mesajları
kameralardan bütün o aile toplanmış
artık bugün yatırım onu gibi düşünülüyor
olmuyorsunuz insanları bizim boşanma
sözü bayağı sancılı oldu özellikle
çocukların belli ettiği için avukatlar
akrabalar herkes evine girdi ama son
istediğim gibi olmadı
şimdi bir şey olmaz mi acaba Bana
takmıştı şehre konmuş 1500 lira ver
bu
yoklayarak ya Başka belirtiler
Şimdilik çok fazla geri dönüş alamıyorum
mesajları Ama uzun süreli üç tane
ilişkin var yüz yüze hiç görüşmedik Ama
ben bunları ihtiyaçlarını karşılıyorum
onlara benim İhtiyaçlarımı karşılıyor
mutfağına atıyorlar Ben haritada bir
insanım ben harcamayı seviyorum Yaşamayı
seviyorum Bak mesela şunu söyle koca
kaça aldınız mı Doğru söyle
aşkım Gelmedi
galiba Galiba unuttun mu
[Alkış]
bu aracımıza zamya
faizlerinde yazılarla yükseldi
takip ediyorsunuz işte ben sana şunu
sorayım
diyorsunuz
şimdi şöyle düşeceksin Bir Saniye
Şahin hayatım bana 300 lira borç
verebilir Telefon faturamı ödemem lazım
ulaşacak
istediğim kusura bakma benim acizlik
durumum vardı işte asgarisi için biraz
para ayırmıştım Ama eğer sıkıntıdaysan
atayım sana önemli değil senin için daha
acil
Teşekkür ederim canım IBAN yollayayım
sana yok Ben de var kayıtlı zaten IBAN
atıyorum birazdan sonra tamam öptüm
200 liramız var mı ya ben de atacağım
dedim de kıza 100 lira eksiğim var
diyelim ki ben Bunu beğendim Bunu
evlendim ve bu ne olacak fare Tamam
mısın hayatım bunaldım olacak evlendim
bakın olacak o yüzden bana çok mantıklı
gelmeden Kimseye tavsiye etmiyorum hocam
et sizin kendi Benim
çocuklar için biraz büyük değil mi o
var
ya var şimdiki nesil var Biz yakushoku
beğenmiyor polis Nerede okuyorsun sen
akşam görüşürüz
paralel evrende ben [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
oğlum Saçmalama ya Allah
Allah
Hadi geçiyorum Geç bile değil
Bir daha da hiç akşam görüşleri
[Kahkaha]
seçici davrandım özel olsun istedim
kendini sakladım arkadaşlar da dedi ki
bekaretini satışa
alıcı çıkmayınca el başta başlıkta
kaldım böyle şimdi çocuklar hem annelik
hem de babalık yapıyorum ama bu bir
takım sorunlar ortaya çıkartıyor geçen
mesela oturduk yemek yaptım fiyatları
güzel güzel sonra yemeği pilavın tuzu
eksik yemeği dolaşamıyorum terk ettim
Benim de kafam karıştı filmdeki adam
vurdum hem annelik hem babalık yapıyor
de çocukları da ekliyoruz geçen Mesela
çocuk geldi beni bana şikayet etti o da
bilmiyor ki annem gidecek babam diyecek
yanlış anlamayın Ben çocuklarımı
insanlara seviyorum benim onlarla
kişisel için problem yok Ama keşke benim
çocuğum olmasalardı bekarlıktan yana Tek
sıkıntım çocuklarımın olması Keşke
olmasalardı Dediğim gibi ben hayırsever
bir insanım mesela geçen bir tane
Yayıncılık İslamiyet olacakmış diri
küçük Eyvah
bu göndermeyi de yakalamışlar ha
helal olsun
Mehmet abi tane yayıncı ki Samet
olacakmış bir 200 lira verdim Şimdi eşim
olsa çekirdek yapacak yok operalar
göğsüm yaptım oraya yaptım Buraya mı
yaptırayım hayvan yapamayacağım böyle
şimdiki gençler Kara düşünüyor Biz bir
gün yapsak da dolar yasada Biz evlenelim
He gel altınlarla yatırım yaparız çok
beklersiniz o altınların yarısı borca
gidecek diğer yarısı da sana takan
arkadaşlarına gidecek Odabaşı
arkadaşlarına takacak Böylelikle ne
olacak üçgen biçimde birimize takmış
olacağız Ben daha önce evlilik
programlarına da çıktım
kalbime
hadi diyelim Sana ödeme evlendim bir
çevre okuyorum böyle bir annem babam
mutsuz abi mutsuz arkadaşlarım mutsuz
Eba düzgün olduğunu bile falan sökerim
ben her ayın 13'ü o kadar eski eşimin
haracını yatırıyorum şimdi nafaka nedir
Nasıl ihraç değildir boş değildi bir
çekmez Passat kılarsan ya ne ney
olmuşum ya Kapat kapat
bir kaç gündür bu pasta yetkilileri
arıyoruz işte belirli Müşterilerden
araları geri alıyorlarmış parasıyla
değil mi anne erkek şampuan işte
sen böyle beni tişörtleri ya Nereye
koyacaksın lan gözdesi olacaktır bunu ya
kamera
şimdi yapıyoruz
öğrendim O
[Kahkaha]
de
Kafanı kırayım mı turuncu Ben anlamadım
ki değişik değişik etleri var ya da
Beşiktaş'a yapacak frenleri
söyleyecekmiş oraya gideriz ya ben size
bir şey itiraf edeyim ben aslında öyle
bir adam değilim yani ben 3'den
biliyorum onlarca ülke gezdim iki tane
üniversite bitirdi bazen böyle gece
bakıyorum hakkını Sözleri yani ben
kendimden tiksiniyorum Ben de biliyorum
kadınları öyle alınmayacağını Bende
biliyorum öyle kafa olmayacağını ama
yapacak bir şey yok mecburen ben bunu
yapıyorum Çünkü bizim Türk kızları vardı
söylüyor
bak bak yatlara bak cadı Bu [&nbsp;__&nbsp;]
koyduğum hakkında ne biliyorsunuz Lan
bizim mesleğine gecesi var ne gündüzü
var Gel olacağını
şimdi bu turuncu yapacaktı gri yapacaktı
Neyse ikisini yapayım ya İkisi ne
yapayım
abone ol
çok
işimiz bu kadar tamam hadi İşte geldim
baktım da dağınık laba ortala bak Hadi
kadın olmuş olsa şimdi Böyle ortalık
dağınık olur muydu ben bu halde olur
muydum Ya ben Ben evlenmek istiyorum
artık ya vallahi evlenmek istiyorum Ya
ben ne zaman evleneceğim ya Ha şimdi
soracaksınız gider lenir misin diye
bir kadınla evlenmez
[Müzik]
Aynı bu yandıysam seni göreceğim sandım
da boş yere sigara yaptıysam her gün
kağıda sardım dan boyama yapıyor
baya eğlenceliydi olmuş İki video olmuş
o konu ile de renk katmış bu daha fazla
beraber video gelsin
Tam beni anlatıyor O zaman beni yapalım
mı güzel mi yapalım mı
Yapalım Şefim ya bu videolarda Saygılar
çok komiğime gitti ya çok fazla sahip
vardı ya onlara koptum

Hollandalı bir bilim insanı var. Kendi
Amsterdam'da yaşıyor. Bisikletiyle
gezerken bisiklet parkı var orada.
Koskocaman. Orada bir tane
&gt;&gt; orada bir tane ben bir kahve içeyim
diyor. Bir kahve dükkanına gidiyor.
Ondan sonra kahvesini yudumlarken euro.
&gt;&gt; Bir de bakıyor üstüne bir kahve
dökülüyor.
&gt;&gt; A
&gt;&gt; eyvah diyor. Ben ne yapacağım diyor.
&gt;&gt; Ben ne yapacağım?
Reklamı gibi hocam. Ne bu?
&gt;&gt; Kahve lekesi çıkmayacağı için ne
yapıyor?
&gt;&gt; Annesini arıyor. Annesi diyor ki
&gt;&gt; evladım saçmalama. Kendi işini kendin
hallet.
&gt;&gt; Eşek kadar adam oldun. 47 yaşına geldin.
Hala ne diyorsun Allah'ım? Amsterdam
annesi öyle der mi?
&gt;&gt; Sütüm haram olsun sana. Yeah.

100'ü hangi sayıya bölünce sonuç 200
olur?
A 5, B 2, C 0,5 D 0,2 Peki.

bir dakikada noktalama işaretleri
noktayla başlıyoruz kısaltmalarda
tarihlerde saatlerde Burası önemli sıra
sayılarında ve cümle sonunda nokta var
virgülle devam ediyoruz Eş görevli
sözcüklerin arasında virgül var birden
fazla yüklem olan cümlelerin arasında
virgül var Ara sözlerinin başında ve
sonunda virgül var peki evetten sonra da
virgül var noktalı virgül virgülün daha
karizmatiğim buralarda meyvelerin
arasına virgül koyabilirsin ama
meyvelerle sebzeleri noktalı virgül
ayırıyorsun Burada da yine noktalı
virgül koyduk Neden Çünkü arada virgül
varsa buraya noktalı virgül gelir
açıklamalardan önce iki nokta geliyor
bir aileyi üç değer korur İki nokta üst
üste ziraatçi Sayar İki nokta üst üste
diyorum ve açıklamayı yapıyoruz
Tamamlanmamış cümlelerin sonuna üç nokta
gelir acı acıyı susancak de söylenmek
istemeyen yerlere üç nokta gelir cevap
bekleyen cümlelere soru işareti yarın
gelir mi veyahut da bilinmeyen yerlerde
soru işareti ünlem işareti ise belli Ey
Türk Gençliği diyoruz ve ünlem işaretini
koyuyoruz Aydın İzmir yolu derken kısa
çizgi gör oku Sev derken kısa çizgi
annem sordu okuduğun ne konuşma çizgisi
Yani uzun çizgi eğik çizgi ise
tarihlerde veya şiir satırlarında
kısaltmalardan tarihlerden özel
isimlerden ayırmak için kesme işaretini
vurgulamak için de tırnak işaretini
kullanıyoruz

Gelin Türkçenin en önemli konularından
birini yani cümlede anlamı iki dakikada
öğrenelim. Arkadaşlar ilk başta öznel ve
nesnelin farkını bilmemiz lazım. Öznel
cümlelerde bence anlamı vardır
arkadaşlar ve kanıtlanamaz. İstanbul en
güzel şehirdir bence. Sana göre İstanbul
güzeldir. Başkasına göre Antalya. Size
göre İzmir başkasına göre Ankara. Ama
başkasına der ki sen güzel şehir
diyorsun ama trafik sorunu var. Ben
İstanbul'u beğenmiyorum der. Fakat
nesnel cümleler kanıtlanabilirdir.
İstanbul en kalabalık şehridir.
Gerçekten de bu doğru. Türkiye'nin en
kalabalık şehri, en fazla insanın
yaşadığı şehir İstanbul. Bunu
kanıtlayabilirsin ama bunu
kanıtlayamazsın. Gelelim koşul sonuç,
neden sonuç ve amaç sonuç cümlelerine.
Koşul sonuç cümlelerinde SSA var
arkadaşlar. Sanki annemizin, babamızın,
babaannemizin söylediği cümleler gibi.
Yemeğini yersen dışarı çıkarsın. Ödevini
bitirirsen oyunu oynayabilirsin. Bir
koşul var. S neden sonu cümlelerinde ise
olan olmuş, biten bitmiş. Yapacak bir
şey yok. Çalışmadığından kazanamadı.
Neden kazanamadı? Çalışmadığından. Amaç
sonuç cümlelerinde ise bir amaç, bir
istek var ve için kelimesinin olduğu
yere amacıyla kelimesini koruyoruz.
Mesela kazanmak için çalışıyor. Kazanmak
amacıyla çalışıyor diyebiliyoruz. Burada
çok önemli. Daha kazanıp kazanmadığı
belli değil. Belli bir amacı var.
Yakılma cümlesi şikayet. Bıktım bu
apartmandaki düşüncesiz insanlardan bir
şikayette bulunuyor. Varsayım cümlesi
tut ki, diyelim ki, varsayalım ki, öyle
olduğunu kabul edelim ki gibi ifadeler
var. Farz et ki istediğin bilgisayar
aldık. Ne yaparsın? Bu varsayım cümlesi.
Tahmin cümlesi ise belli bir şeylere
bakarak bir tahminde bulunuyorsun.
gökyüzü kara bulutlarla doldu. Her an
yağmur yağabilir. Hani bulutlara bakarak
bu tahminde bulunuyor. Olasılık cümlesi
ise Tongç bu sene takdir alabilir
diyorsun. Bir ihtimal söylüyorsun. Yani
aşamalı durum cümlesi ise her geçen gün
artan ya da azalan bir şey. Sağlığı gün
geçtikçe iyiye gidiyor. Boyu gün
geçtikçe uzuyor. Saçı gün geçtikçe
uzuyor. Buna benzer şeyler. Derslerim
günleştikçe daha iyi oluyor derseniz bu
aşamalı durum. Gerçekleşmemiş beklenti
ise adamın bir beklentisi var ama
gerçekleşmemiş. Doğum gününe beni de
çağırır sanmıştım ama çağırmadı. Yani
gerçekleşmedi bu beklentim. Korku
cümlesi balonu patlatınca ödüm koptu.
Pişmanlık cümlesi. Keşke bu işi bu kadar
ertelemeseydim. Şaşırma cümlesi. Hayret
benimle aynı fikirde gibi ifadeler.
Sistem cümlesi karşımızdakine bir
şikayette bulunuyorsun. Aşk olsun buraya
kadar gelip bana uğramadın. Özlem
cümlesi memleketim gözümde tutuyor.
Tonguş demiş bak. Gözünde tutuyor.
Özlemiş. Sevinç yaşasın. Bu tatilde
basketbol kursuna gideceğim. Örtülü
anlamında ne olduğuna bakalım. Bir
cümlede açık olarak söylenen ifadelerin
dışında bulunan anlamlara bize örtülü
anlam deniyor. Bak bugün de okula
gelmemiş. Şimdi d'yi kapattığınız zaman
örtülü anlamı alıyorsunuz. Bugün okula
gelmemiş. Bugün de gelmemiş. Demek ki
birkaç gün önce daha gelmemiş. Yani
mesela dün de veya ondan önceki gün de
gelmemiş, bugün de gelmemiş. Kuzguncuyğa
yine gitmişler. Kuzguncuğa gitmişler.
Örtüsüz anlam ama Kuzguncuğa yine
gitmişler deyince demek ki ikinci kez
gittikleri anlamı çıkıyor. Cümle
oluşturmaya baktığımızda kurallı ve
anlamlı bir cümle oluştururken yüklemin
sonda olmasına dikkat edeceğiz. Yani
lokomotif en sonda olacak. Mesela kanat
özgürlüğü açmaktır. Okuma kitap. Kitap
okumak özgürlüğe kanat açmaktır.
Açmaktırı en sona koyduk. Çünkü
lokomotif en sonda ödülü soruya
cevaplarınızı bekliyoruz.

Bugün sınav günü neler yapmalıyız nelere
dikkat etmeliyiz onları anlatacağım
geçen yıl olduğu gibi bu yılda Herkes
Kendi okulunda sınava giriyor sınava
gireceğiniz bina salon ve sıra
numarasını e-okuldan öğrenebilirsiniz
sınavın ilk oturumu 9.30'da başlıyor
sizin en az yarım saat öncesinde okulda
bulunmanız gerek girişte kimlik kontrolü
var bu yüzden bir gece öncesinden
kimliklerinizi hazırlamayı sakın
unutmayın iki oturum arasında 45
dakikalık bir molanız olacak ama bu
molada Sınav hakkında konuşmamanızı
tavsiye ediyoruz ikinci oturumsa
11.30'da başlayacak Sizin yine 11-15'te
sınav yerinizde olmanız gerek Ayrıca
içeri hiç bir elektronik alet
sokamıyoruz hiçbir takıyla da
giremiyoruz Bu yüzden telefonlarınızı ve
akıllı saatlerinizi ailenize bırakmanız
en iyisi olacak yanınızda mutlaka 2 adet
yumuşak uçlu kalem bir tane iz
bırakmayan silgi Kalemtıraş ve Ambalaj
sökülmüş su getirmeyi unutmayın şimdi
sıramızı ve masamızı kontrol etmemiz
gerekiyor sıra geldi dörtlük formu
baktığınız zaman adınız soyadınızı
t.c'nizi ve sınıfınızı kontrol etmeyi
unutmayın sınavın 2 oturumunda da ilk 30
dakika ve son 15 dakika sınav sonunda
ayrılamıyorsunuz sınavla ilgili bilmeniz
gereken en önemli detaylar bu kadardı

72 73 viş aramalı bildiğim meyve suyu
Cuma sabahı Ezanlar okunurken
Bursa'da cahi
cah dikkat

[Müzik]
Batı Avustralya'nın muhteşem Sahilleri
son zamanlarda ölümcül bir yırtıcının
saldırısı altında
iki gün üst üste yüzmek isteyenler sudan
çıkmak zorunda kaldı kuşatmayı alırdı
sahiller kapanırken turizmde zarar gördü
Avustralya'nın en büyük eyaleti dünyanın
en ölümcül köpek balığı saldırısı
bölgesi haline gelmiş durumda
halk arasında kesinlikle büyük bir
endişe var büyük beyaz köpekbalığı
çok vahşi bir yaratık sadece 10 ayda 5
ölümden sorumlu
iki insan tamamen yenmiş durumdaydı 2
tanesinin vücutlarının yarısı gitmiş ve
5 de feci şekilde hırpalanmıştı şimdi
olanları en yakından görenleri
dinleyeceğiz suda devasa bir köpek
balığı bölgesi gördüm ve de kan gördüm
bazıları kaybetmiş
Bebeğinizin başına asla gelmeyeceğini
düşündüğünüz şeylerden biri bazıları ise
kurtulacak kadar şanslıyım
öldüğümü düşün Bu korkunç olayların
neden yaşandığını öğreneceğiz
bir şeylerin değiştiği çok açık köpek
balıkları ile ilgili çok az şey bilmiyor
Sorun da bu
ve de ilk defa köpek balıkları
ile bir benzersiz bir köpek balığı
araştırma ekibi olağanüstü bir köpek
balığı saldırı teknolojisini ortaya
çıkarıyor
yakında satışa çıkabilecek bir ürünümüz
olacak bu denize giriş şeklimizi
değiştirecek
Hem de sonsuza kadar
Burası Avustralya'nın en ölümcül köpek
balığı sahili
[Müzik]
Batı Avustralya'da 1925'te
atus'luda yaşanan saldırıyla 2000
senesinde Kuzey katı suda kenev’un
başına gelen saldırı arasında ana kent
bölgesinde 75 yıllık sakin bir periyot
yaşadık Ama saldırılar son senelerde
arttı
2005'ten beri 10 tane saldırı oldu ve 12
aydan kısa sürede 5 tane saldırı gördük
bu görülmemiş sıklıktaki ölümcül köpek
balığı saldırıları Batı Avustralya'da
büyük bir korku dalgasını tetikledi
Bunlar birçok insanın hayatında derin
izler bıraktı Özellikle de bu korkunç
olayları gören şanssız görgü tanıkları
üzerinde
arabayı şuraya çekip bırakacağım
22 yaşındaki sörfçülmek Home ve Adası
denen popüler bir sörf noktasına gelmek
için arkadaşıyla pertten kuzeye doğru 2
saatlik bir yolculuk yapmıştı
çok heyecanlıydık jet ski olabildiğince
hızlı şekilde suya indirmek istiyorduk
hepsi vatan Avustralya kıyılarında uzun
yıllar boyunca sörf yapmıştı ama bu üç
genci birazdan olacaklara hazırlayacak
hiçbir şey olamazdı
mükemmel bir gün olduğunu düşünmüştüm
Jet skisini kullanan Med arkadaşını
büyük dalgalardan çekerek sırayla sörf
yapabilecekleri bir noktaya götürdü
Sanırım bir buçuk saattir sudaydı
yaklaşık 100 metre uzakta olan iki Adama
doğru gidiyordu mater'a dönmesini İşaret
ettim
Baba attığımda birinin köpekbalığı
saldırısına uğradığını görmüştüm
Mehmet 5 metrelik bir büyük beyaz köpek
balığının dalgalar arasında bir torpido
gibi ilerleyişini korku içinde izliyordu
köpek balığı ona çarptı sonra da suyun
içine çekti
her tarafa su sıçrıyordu ve 5-10 saniye
içinde her taraf bir anda kırmızı bir
renge büründü yani her yer kan olmuştu
hızlıca arkadaşını karaya götürdü
Bana yardım edin adamın arkadaşı bana
bağırıyordu o benim arkadaşım diyordu
dalgaların üzerinden geçtiğimi
hatırlıyorum o adama yaklaşırken bir
dalgaya çarptım ve havaya fırladım sonra
havadayken aşağıya baktım ve devasa bir
köpek balığı gölgesiyle her yerde kan
olduğunu gördüm adamı sudan çıkarmak
istemiştim ona ulaşmaya Öyle
odaklanmıştım ki
Jet ski'nin yanından eğilirken alete
dönüyordu ve sonra bir kuyruk sesi
duydum arkama bakınca köpek balığının
hemen arkamda olduğunu beni takip
ettiğini gördüm
suya düşüyorum diye düşündüm
büyük beyaz daha sonra üstün bir
yırtıcının davranışlarını sergilemeye
başladı
köpek balığı yavaşça beni takip ediyordu
gözü üzerindeydi beni adamdan uzak
tutuyordu Benimle adam arasına girmişti
ve o yüzden daha fazla yaklaşamıyordum
insanları ısırıp bıraktıklarını
söylerler ama o köpek balığı kararlıydı
beni ondan uzak tutmaya çalışıyordu o
adamı istiyordu
[Müzik]
ona yaklaşınca köpek balığı adamın geri
kalanını aldı ve suyun içine çekti
[Müzik]
o gün sahilde olan hiç kimse Kısa bir
süre içinde Ben linda'nın hayatına mal
olan bu trajik olayın gerçekleşmesini
beklemiyordum
bize boyunda olduğunu ve tek bir
ısırıkta genç adam
ilk ben onaydan Kısa bir süre içinde 5
köpek balığı kurbanı olmuştu ve batı
Avustralya dünyanın en ölümcül köpek
balığı sahili gibi istenmeyen Bir Şöhret
edinmişti köpek balığı görüldükten sonra
gemi kaç tane Plajı
merak ediyor medya'daki köpek balığı
haberleri bir çılgınlık boyutuna
ulaşırken tatil bir köpek balığı Batı
Avustralya'nın güney batı sahilinde
dolaşıyor yetkililer Bunun nedenini
öğrenmek için büyük çaplı bir araştırma
ekibi görevlendirdi
hükümet 5 ölümün yaşandığı bir duruma
tepki vermek zorundaydı
bu sıradışı bir durumdu ve dişilerin
değiştiği çok açıktır köpek balığı
sayısı artmış ve bu bir tehdit
oluşturuyor mu burada Hayır bilimsel ve
diğer kanıtları görmeye ihtiyacım vardı
son 5 ölümcül saldırıyı inceleyen
araştırmacılar tek bir şüpheli olmuştu
[Müzik]
dünyanın en vahşi yırtıcısı olarak
görülen büyük beyaz köpek balığı
Çoğu kişi sebebini son 15 yıldır koruma
altında olmasına bağlamıştı
büyük beyaz Avustralya'da 1997'den beri
korunuyor ve aynı süre içinde Batı
Avustralya'da da koruma altında var
teorilerden biri bu koruma nedeniyle
sayılarının çok artmış olduğu
Peki köpek balıklarını bata Avustralya
kıyılarına çeken şey neydi
açıkçası
buradan ayrılıp başka bölgelere
gidiyorlar
teorilerden biri kıyı boyunca balina ve
deniz aslanı sayısının artmış olması
diğerleri ise balık stoklarındaki
azalışın köpek balıklarının yiyecek
aramak için sahile yaklaşması olarak
gösteriliyor orada her zaman köpek
balıkları vardı ama son bir kaç yılda
durum daha farklı
[Müzik]
kerevit teknelerini Takip ediyorlar
kafesleri çekerken her gün Muhtemelen
aynı köpek balıkları teknelerin peşine
takılıyor Çünkü balıkçılar eski yemleri
denize atıyor Ayrıca bu yemler ufak
Balıkları da kendine çeker yani köpek
balıkları için kolay bir beslenme
fırsatı oluyor bilim insanları Okyanus
sıcaklıklarındaki belirgin artışın daha
Serin sular arayan köpek balıklarını
kıyılara çekmiş olabileceğine de
inanıyor
büyük beyazlar soğuk sularda daha
yaygındır Ama bu belli sıcaklık
düzenlerinden çıkıp çok fazla
mesafelerde kat edebiliyorlar
Balıkçılık Bakanlığı büyük beyazların
hareket yollarını araştırmak için geniş
bir köpek balığı izleme programı
başlattı duaları gereği büyük beyazları
araştırmak son derece zor Şu anda
yürüttüğümüz çalışmanın büyük beyaz
köpek balıklarının Batı Avustralya
sınırını nasıl kullandıklarına ve bunun
geçen sene yaşanan saldırıların
sıklığına nasıl bir etkisi olduğuna dair
kesin cevaplar vermesi Muhtemelen yıllar
alacak
Eğer bilim insanları dürüst olsaydı
Aslında Bize sadece tek bir kelime
söylerlerdi bilmiyoruz köpek
balıklarıyla ilgili çok az şey biliyoruz
Ve Sorun da bu
[Müzik]
cevap bulabilmek için araştırmalar devam
ederken dünyanın dikkati de Batı
Avustralya'nın Güney kıyılarına çevrildi
33 yaşındaki Peter curmen dalış yaparken
saldırıya uğradı ve ne yazık ki
kurtarılamadı
Çünkü güneyindeki bu rüzgarlı sahilde
Sharon tek başına ağlıyor oğlu katil bir
köpek balığı tarafından burada
öldürülmüştü
[Müzik]
bu Cell tondaki bu dalgıçlık mağazasında
rezervasyonlar köpek balığı saldırıları
nedeniyle %80 azalmıştı
saldırı yaşansa da
işin elimizden gelen şeyi yapıyoruz
19 yıldır bu bölgede dalış yapan
Alişan'ın Güney sahilinde neden daha
fazla büyük beyaz göründüğüne dair kendi
fikirleri var
bu kadar kısa sürede Neden böyle çok
köpek balığı saldırısı gördüğümüze dair
çeşitli teoriler var Bunlardan biri de
şu;
naturalisti burnuna uzun süre önceden
yerleştirilmiş büyük bir dişinin olması
ve bu dişi de eş arayan erkekleri buraya
çekiyor
[Müzik]
bu iki çocuk babası 31 yaşındaki Nick
edwards'ın ölümünden sorumlu olan köpek
balığı olabilir mi acaba
ne için hazırlanıyordum ve Nick de
genelde sabah sörfü için Grace
Seni baban için hazırlayalım ne için
okuldaydı velisi de babasının gelmesi
için bekliyordu çünkü ben işe gidince
onunla babası ilgilenirdi
o Sabah babası gelmedi aklıma hemen
birkaç dalga yakalamak için sahilde
kaldı Fikri geldi biraz geç kalacağını
düşünmüştüm
kısa mesafedeki greystan orada sörf
yapan Rope arkadaşı dalgaların üzerinde
ilerlerken balkondan onu izliyordu
Aslında rotta Nike katılacaktı ama
kaderin cilvesi ile evde kalmıştı
yaklaşık 20 dakika boyunca onu izledim
sonra dalış elbisemi giymek için
dürbünümü bıraktım
robotun dürbününü bıraktığı o birkaç
saniyede suda ani ve vahşi bir saldırı
gerçekleşti
[Müzik]
tekrar dürbünümü aldım ve sörf
tahtasının yarısının suya batıp
çıktığını gördüm
sert bir dalga yüzünden sörf tahtası
kırılmıştır diye düşünüyordum ki böyle
şeyleri burada daha önce de görmüştük ve
arkadaşım mutlaka suyun üzerine
çıkmalıydı birkaç dalgadan sonra yüzeye
çıkmadı O anda ters giden bir şeyler
olduğunu anladım
cankurtaranları aradıktan sonra ben de
bisikletimi atladım
yolda giderken geriye doğru koşup
köpek balığı köpek balığı diye bağıran
birini gördüm
sonunda aşağıya vardığında arkadaşım
Crack oradaydı ve beline kadar suya
girmişti
telaşlı bir şekilde bana el sallıyordu
Hemen onun yanına koştum ve onun birini
tuttuğunu gördüm bir sörfçü Olduğu
belliydi kıyafetinden anlamıştım bunu
sudan çıkarmaya uğraşıyordu ama oradaki
Kayalar çok zorludur Bu yüzden ona
yardım ettim ikimiz onu çıkardık O anda
bir köpek balığı saldırısına uğradığını
fark etmiştim ama karmaşa sırasında Rab
kurbanın kim olduğunu tanıyamamıştı ve
hayatındaki en büyük şoku yaşamak
üzereydi
onun sudan çıkardığımızda bilinci
yerinde değildi bacağının üst kısmında
ve sağ bacağının baldırında ciddi
kesitler vardı kurbanın yaralarını
incelerken Rope Elder şok içinde Onun
sörfçü arkadaşı Nike olduğunu fark
etmiştim buraya baskıya
köfteki ipi alıp bacağının üst kısmına
bağlayıp turnike yaptım ve sonra kalp
masajıyla suni Teneffüse başladım
Örfi arkadaşları niki sağlık ekipleri
gelene kadar hayata döndürmeye
çalışıyorlardı
Hadi inek
tadı güzel
mi Bu arada nick'in eşi Melisa evdeyken
olan bitenden tamamen habersizdi
çok endişelenmiştim ve
hastaneyi aramaya başladım acaba
hastaneye Nick edwars isimli biri
getirildi mi onun başına bir şey gelmiş
olabileceğini düşünüyordum Belki eve
gelmek için Acele ederken yolda bir kaza
geçirmiştim
O noktada Melisa son derece endişeliydi
nick'in sörf yaptığı yerde bir köpek
balığı saldırısı olduğuna dair haber
duymuştu ailemi aradım ve bir saldırı
yaşandığını Nick için çok
endişelendiğini ve ona ulaşamadığımı
söyledim
Evet sonra Kapı çaldı gelenler polisti
eşiniz bir kaza geçirdi bir kaza
olduğunu söylediler ve o anda hemen
hangi haberi vermeye geldiklerini
anladım
[Müzik]
sudan çıkarıldığında kendinde olmayan
saldırı kurbanı hastaneye götürülürken
yolda hayatını kaybetti
Melisa için kocasının ani ölümünü
kabullenmek köpek balıklarıyla ilgili
düşündüklerini tekrar değerlendirmesine
neden olmuştu
insanları tehlikeye soktuklarında eğer o
bölgeden
uzaklaştırılamıyorlarsa Bence yok
edilmeleri gerçekten çok önemli biri
bana köpek balıkları üzerinde Tanrı rolü
oynamaya Ne hakkımız var demişti
ama insan hayatını değer biçemezsiniz
[Müzik]
ama köpek balıklarını avlama konusunda
artan tartışmalar çevrecileri yanlış
mesajların yayılacağı konusunda
endişelendiriyor büyük beyazlar
denizlerimizdeki En üstün yırtıcılar ve
onların ne kadar önemli olduğunu
anlamamız gerekiyor Eğer ekosistemdeki
Üstün yırtıcıyı yok ederseniz diğer ufak
yırtıcılar çoğalır ve bütün ekosistemin
dengesi bozulur bu yüzden insanların
balık yemeyi dalıştan keyif almasını
denize yapmayı sevdikleri şeyleri
sürdürmek istiyorsak köpek balıklarını
korumamız gerek büyük beyazların bu
dengeyi korumakta çok kritik olduğunu
anlamaları gerek
Word'de her gün köpek balığı görülmesi
çoğu Plajın kapanmasına neden olmuş ama
artan köpek balığı tehdidine rağmen hala
suya girmekten çekinmeyen bir kaç Cesur
insan var
teknemize hoş geldiniz Ben kaptanınız
Mert bugün Dalgıçlar Adası'nın Kuzey
ucuna gidiyor Burası pörtün biraz
açığındaki turistik bir bölge
Sence köpek balığı görecek miyiz
korkularına rağmen sadece 12 ay önce
korkunç bir köpek balığı saldırısına
sahne olan noktada dalış yapmak üzereler
[Müzik]
ekim ayı 2011 32 yaşındaki Amerikalı
dalgıç Tom ve Bright burada kaderiyle
yüz yüze geldi köpek balığı saldırısına
uğrayan herkes şanssızdır Home Bryant
ise özellikle şanssızdı
insanların oraya gittiği yaklaşık 100
yıl boyunca hiç saldırı yaşanmamıştı
ve saldırının yaşandığı andaki koşulları
Araştırması için çağırıldı
10 ve 2 arkadaşı elisiyle Justin
rotress'in kuzeyinde dalış yapmaya karar
vermişti hepsi belgeli davranışlardır
ama yanında iki arkadaş olmasına rağmen
Tom Yalnız da Almaya karar vermişti
bu kaderini belirleyen bir karar oldu
komşuya girdikten sonra 4 metrelik büyük
bir beyaz köpek balığının saldırısına
uğradı
[Müzik]
Justin ve Edison suyun üzerinde bir
hareket var yukarıya bir sürü hava
kabarcığı çıktı
hava kabarcıkları ile beraber yukarı
büyük miktarda kanda çıkmıştı Justin
arkadaşlarının büyük tehlikede olduğunu
fark etti onun olduğu yere gittiler ve
onu tekneye çıkarmaya başlarlar sol
tarafında büyük bir yara olduğunu fark
etmişlerdi sol kolu kopmuştu
omuz başında yuvarlak bir ısırık vardı
ve o kısımda gitmişti göğsünden aşağıya
ta sol kalçasına kadar vücudunun yarım
ay biçimli bir parçası kopmuştu çok
vahşi ve sert bir ısırıktı çok kötü
görünüyordu köpek balığı Avcıları
saldırıdan sorumlu olduğu düşünülen
büyük beyazın peşinde
Tom ve Right bölgesinde 2 haftadan Kısa
bir süre içinde köpek balıklarına kurban
giden ikinci kişiydi ilki ise sahil
Kasabası kotesto'da kaybolan bir
yüzücüydü
dedikodulara göre Bunun sorumlusu yoldan
çıkmış köpek balığı olabilirdi ve köpek
balığı isimli kitabın yazarı hu Edward
bunun muhtemel olabileceğini düşünüyor
Bu köpek balığının yaşlı ve doğal avlar
yakalamakta zorlanan bir hayvan olma
ihtimali var ya da insanları yakalamanın
ne kadar kolay olduğunu görmüştür
Sorun şu ki bir saldırıya hangi köpek
balığının karıştığını gösterecek
doğrudan deliller bulmak çok zor ama
köpek balığının boyu yerler saldırılar
arasındaki zaman periyotları gibi
dolaylı kanıtlara göre buradaki bütün
saldırılara aynı köpek balığının neden
olduğu çok büyük bir ihtimal sayılmaz
seri katili olsun ya da olmazsa Ata
Avustralya hükümeti yakın tehlike
oluşturan bütün köpek balıklarının
öldürülmesine izin verdi
Eğer bir köpek balığı popüler bir
turistik noktada kalırsa orada kalmaya
devam ederse beslenmek zorundadır bu acı
bir gerçek yani Bir tehlike söz
konusudur Plajı kullanan insanları
koruma sorumluluğunuz olduğunu düşünüyor
Özellikle de aileler ve küçük çocukları
bu ölümcül Avcı artık Alf haline
gelmişti
Batı Avustralya'da ilk defa köpek
balığını öldürmek için yemle oltalar
kullanılıyor
en büyük sorunlardan biri yakın tehdidin
ne olduğunu bulmaktı bir köpek balığı
görüldükten sonra insanlar sudan
çıkarıldığında artık ortada muhtemel bir
yakın tehdit kalmamış demektir bu
oldukça elverişsiz bir politika gibi
görünse de insanların üzerindeki etkisi
onları güvence almadan kurtulmaya
çalıştığımız korkuyu arttırmak oluyor
köpekbalıklarını öldürmeyi alternatif
olarak hükümet insanların suda
kendilerini nasıl daha güvende
hissedeceğini araştırmak için hatta
Avustralya Üniversitesi'ndeki köpek
balığı uzmanlarından özel bir ekip
oluşturdu
Burada iki tane büyük beyaz beğeni var
Köpek Balığı duyularının biyolojisi
hakkında dünya çapında Bir uzman olan
Profesör Şahin köpek balığı
davranışlarını anlamak için yıllarını
harcamış uzmanlardan oluşan bir ekibe
liderlik yapıyor büyük beyaz köpekbalığı
parsele Juniors ailesine mensuptur ve
dünyanın en büyük yaratıcılarından
biridir
yaklaşık 400 milyon yıldır Dünya
üzerinde ve son derece hassas bir avcı
olmak için birçok duyu geliştirmişti
ekibin köpek balıklarının duyuları ile
ilgili yaptığı araştırmalar yeni köpek
balığı kaçırıcılarının gelişmesini
sağlamış ve şimdi bunu sahada denemeye
hazırlanıyorlar
ilk defa bütün laboratuvarlarını
toplayıp bu ölümcül yırtıcıların
bölgesine götürüyorlar
bu çok büyük bir iş ama halkın güzel
denizlerimize girmek için güvenlerini
tazeleyebileceğimiz harika bir fırsat
olduğuna inanıyorum
ekip Kuzey'e yapacakları 1100
kilometrelik yolculuklarına başlarken
sonuç alacaklarına dair oldukça da
umutlular laboratuvarda bir şey
geliştirirken ne kadar iyi olursa olsun
gerçek köpek balıklarına test yapmamız
gerekir Çünkü bunun çalışıp
çalışmadığını Ancak bunlar gösterebilir
Batı Avustralya Üniversitesi'nden köpek
balığı uzmanları insanların suda
kendilerini daha güvende hissetmesini
sağlamak için yapılan bir köpek balığı
kaçırıcısını test etmek üzere
ıssız bir plajda ekip dünyanın dört bir
yanında kullanılsa da oldukça tartışmalı
bir yöntem olan köpek balığı ağlarına
karşı ekolojik bir alternatif denemek
üzere
ağlar köpek balıklarını uzak tutmak için
uzun yıllardır kullanılıyor ama artık
bunun etkili olmadığına dair birçok
Delil var ve köpek balıklarıyla beraber
diğer deniz canlıları da bu ağlar
yüzünden ölüyor
o aslında köpek balığının duyma
duyusunun yanında Yanal algılama
kanalını da etkilemesi için tasarlanmış
basit bir baloncuk duvarıdır Yanal
algılama kanalı bütün köpek balıklarının
yan tarafında bulunur ve kafaya kadar
uzanır hayvanların gezinirken sebep
olduğu en ufak su hareketini bile tespit
eder
araştırmalar köpek balıklarının
baloncukların yarattığı müdahaleden
çekildiğini gösterdi
[Müzik]
bu teori sahada yapılan Birkaç günlük
testlerden sonra tamamen güçleniyor test
bölgesinin içinde kaldığını çok net
görebiliyoruz
köpek balıkları baloncukların olmadığı
alana girerken inanılmaz şekilde
baloncuk ağanın olduğu bölgeye asla
girmiyor
laboratuvarda geliştirdiğimiz bir şeyi
sahada Test ettik ve kesinlikle büyük
bir başarı ortaya çıktı diyebilirim ekip
baloncuk perdelerinin bir gün bütün
dünyada köpek balığı ağlarına çevreci
bir alternatif olacağı konusunda
umutlular
[Müzik]
Tamam kalkabilirsin köpek balığı
devreleri artan köpek balığı
faaliyetleri ile mücadeleyi
güçlendiriyor 4 metrelik büyük bir beyaz
köpek balığı polis teknesinin yarısı
büyüklüğünde
köpek balığı nerede burada kurtarma
helikopteri ölümcül yırtıcı bir grup
çocuğun tehlikeli biçimde yakınlarında
gezerken tespit ediyor
yüzlerce genç sudan çıkmak zorunda kaldı
canavar görüldüğünde bir Cankurtaran
yarışmasında mücadele ediyorlardı
Bu arada Batı Avustralya açıklarında
Balıkçılık Bakanlığı köpek balığı izleme
programı ilginç bilgiler elde ediyor
şu ana kadar pörty sahilinde 16 köpek
balığı izledik hepsi buradayken çok
farklı davranışlar sergiledi bazıları
geçip gidip burada çok az zaman
harcarken diğerleri burada daha uzun
sürelerde kaldı
izlenme programı işaretlenmiş köpek
balıkları yoğun nüfuslu bölgelere
geldiğinde sosyal medyaya köpek balığı
alarmı gönderebilecek yeni uydu
vericileri de içeriyor
Bayraktar yerine çekilene kadar suya
girmeyin alarm yeni sustu
ama plajdakiler için en büyük tehdidi
işaretlenmemiş köpek balıkları
oluşturduğundan İŞKUR'daki
cankurtaranlara kalıyor
gönüllü Cankurtaran burnu Williams
okyanusta ne kadar savunmasız olduğumuzu
yaşayarak öğrenmiş
O zamandan beri Keyif alarak yaptığın
bir şeydi yani en yakın zamana kadar
Birkaç yıl önce burnu yine aynı
arkadaşıyla beraber first açıklarındaki
bir resife dalıyordu
[Müzik]
eşi bu hoca ilerliyorduk
bizim teknemize demirlediğimiz yerin
yakınına başka bir teknenin geldiğini
duydum
ben ve yeni dalışa devam ederken ne
olduğuna bakmak için yüzeye çıktım
bizimkinin yakınlarında başka bir tekne
görmediğim için yeniden daldım o anda
dalış arkadaşlarım jener'e Braun göremem
Okyanus dibinde birden Yalnız kalan bir
örneğin arkadaşlarını ararken maviliğin
içinde en büyük kabusunu gördü
4 metrelik bir büyük beyaz köpekbalığı
ona saldırıyordu
yan tarafında bir darbe hissettim suyun
içinde itiliyordum büyük siyah bir göz
gördüm yüzünden 5 santim uzaktaydı oğlum
köpek balığının ağzındayken kafanda
alarm zihnini çalıyordu
dehşet verici dakikalarda
Örneğin mucizevi bir şekilde kolunu koca
çenelerden kurtarmayı başardı ve
sığınacak bir yer bulmak için okyanusun
zeminine indi
sonra Kolum çok acımaya başladı suda
koluma bakamayacak kadar kirlenmeye
başlamıştı
biraz bakma fırsatı yakalayınca çok kötü
bir kanaman olduğunu fark ettim
Örneğin için durum daha kötü olamazdı
ta ki büyük beyaz avını takip etmeyi
sürdürene kadar köpek balığı daireler
çiziyordu yanında zıpkırırlardı bana
doğru yaklaşırken zıpkınına
orada bir yemeği olduğunu biliyordu
esirlere sıkışmış köpek balığını
izliyordum
ozondaki eli hisseder hissetmez köpek
balığı da döndü ve ortadan kayboldu
Böylece geçmiş gibiydi
ama burnin sıkıntısı henüz bitmemişti
dipten yüzeye yaptığım yolculuk aklınıza
gelebilecek en korkunç yolculuktu
diyebilirim Çünkü bu köpek balıklarının
hızını düşünürsek kolayca saldırıp bize
suyun içinde parçalara ayırabilirdi
[Müzik]
Nihayet yüzeye ulaştılar ve yakınlardaki
bir balıkçının da yardımıyla 3 dalgıç
güvenli bir yere ulaşmayı başardı
örnek kurtulduğu için çok şanslı
olduğunun farkında hayatta kalmasını
taşınabilir bir köpek balığı kovucuya
bağlıyor
arkadaşlarımdan biri olan Bryan köpek
balığı kalkanı denen bir şey giyiyordu
ve Bence bu Muhtemelen köpek balığının
kaçırdı çünkü hemen ortadan kaybolmuştu
köpek balığı kalkanı teoride aletin 3
metre yakınındaki köpek balıklarını
kaçıracak bir elektrik akımı vererek
çalışıyor
[Müzik]
kocaman şu anda köpek balığı kalkanı
Batı Avustralya sahile açıklarındaki
Okyanus ekibi tarafından Test ediliyor
şimdi köpek balığı kalkanını buradaki
aletin üzerine takıyoruz bilim insanları
birkaç teryo kamera ekipmanını yemleyip
vurdu şimdi tek yapmaları gereken
beklemeyin büyük beyazlar üzerinde
yapılan son köpek balığı kalkanı
testleri onun hayvanın davranışları
üzerinde açık bir etkisi olduğunu
gösterse de köpek balıkları kalkanın
olduğu her durumda geri çekilmedi
Eğer zaman periyoda uzarsa aletin aktif
olmasına rağmen köpek balığı yine de
yeme alıyor yani bu aletin olması
gerektiği kadar etkili çalışıp
çalışmadığı konusunda hala kesin bir
sonuca ulaşmış değiliz
bilim insanları kendi deneylerinin
görüntülerini izlediklerinde darbeyi
aldı Evet burnundan sonuçlar köpek
balıklarının alete belli bir süre içinde
alıştığı teorisini güçlendiriyor
Evet şimdi geri geliyor şimdi yapmamız
gereken o köpek balıkları tekrar
geldiğinde elektrik alanlarını nasıl
değiştirebileceğimize dair fikirlere
odaklanmak Böylece elektrik aynı
kaynaktan gelmeyecek ve farklı bir alan
olacak böyle devam ederse alet uzun süre
boyunca etkili bir kaçıncı olarak iş
görebilir
[Müzik]
riske altında olanlar sadece sörfçüler
ya da yüzücüler değil
su yüzeyinde ilerleyen sörf benzeri
bütün araçlar köpek balığı saldırısı
tehlikesi altındadır Tıpkı Martin
kane’nin Arkadaşlarıyla beraber
kano yaparken gördüğü gibi
oraya Güneş Doğarken gidince Ruhani bir
deneyim yaşıyorsunuz güne başlamak için
harika bir yol
böyle bir günde Martin ve Arkadaşları
bir Yunus sürüsüyle karşılaştı bu çok
güzel ve sıradan bir durum olsa da
Yunuslar oldukça tuhaf davranıyordu
Ben ilerlerken sağ tarafında 5 Yunus
vardı çok sıkı bir şekilde bir araya
gelmişlerdi neredeyse su düzeyinde
duruyor gibiydiler bir süre durduk
Martin de öyle ama birkaçımız biraz daha
durduk Çünkü bu çok insanımızı çekmişti
Martin kürek çekerek grubu arkasında
bırakıyordu
ve o anda 3 metrelik bir büyük beyaz ona
doğru yaklaşmaya başladı hem de saatte
yaklaşık 45 kilometrelik bir hızla
sonra büyük bir çarpışma sesi geldi Bey
sen uyu içerileri arasına aldı ve 2-3
metre havaya kaldırdıktan sonra ben de
öne doğru devrildi
partinin çığlığı yankılandı ve
görebildiğim kanunun ters döndüydü ve
etrafı sıçrayan sulardı
Martin Nihayet su yüzüne çıktığında
dünyanın en ölümcül avcısını saldırısına
uğradığını fark etti
o hayvanın olağanüstü bir gücü vardı
soyu bu şekilde sağa sola sallanırken
kafası da aynı yöne hareket ediyordu
Sudaki O uğultuyu duyabiliyordum
inanılmazdı Vahşi bir yaratık tamamen
çıldırmış durumdaydı
köpek balığı Martin'in panosunda büyük
bir delik açmıştı ve kıyıdan 150 metre
uzakta bulunuyordu arkadaşlarına olan
uzaklığı ise daha da fazlaydı
kendimi neredeyse hiç içinde gibi
hissettim
aklımdan sadece belki bacaklarımı
koparır ve belki de beni ikiye böler
düşünceleri geçiyordu
büyük beyaz hemen arkasındayken Martin
hayatını kurtarmak için durmadan
yüzüyordu
sonunda aklından geçen tek şey şuydu Ben
öldüm bacaklarımı koparacak ya da beni
ikiye bölecekti
Neyse ki Martin'in şansına arkadaşları
kim var değil hemen yardıma gelmişti
değil kanunun arkasına çık dedi Bende
panikle tırmandım ve neredeyse onu da
suya düşüyordum 4 adamda hala tehlikede
Bu yüzden Birbirlerine yakın durup
hayatta kalmak için kürek çekmeye
başladılar Eğer köpek balığı herhangi
bir yönden geri gelirse arkadaşlarım ona
saldırabilecekti
sahile gelene kadar geriye bakmadım
Sonra kanalıma baktığımda köpek
balığının onun etrafında bir zafer turu
attığını gördüm o anda Tanrım ucuz
kurtuldum diye düşündüm
Martin saldırıdan sonra Denizli olan
ilişkisini yeniden değerlendirmiş
kendine güven açısından sahip olduğumuz
şeyi değiştirdi Sabahları oraya gidip
temiz havada derin nefes alarak
yunuslara bakarken birden
orada köpek balıkları var durumuna
geldik
[Müzik]
neredeyse motoru çekip koparıyordu Batı
Avustralya'da köpek balığı gören Çoğu
kişi bunu kameraya almış
Hava iyi görünüyor pek dalga yok ve
hiçbiri serbest dalışı netten ped More
4,5 saat uzaklıkta bir dalış giysisinde
çektiği bu görüntüler kadar
ürkütücü olamaz varım etrafta birkaç
balık olur evet nehen ve arkadaşı değil
suya girdiğinde etrafta birkaç tane
balık vardı ama beklediklerinden daha
farklı bir balıkla karşılaşmak
üzerelerdi
suya gireli birkaç dakika olmuştu sonra
davin bağırarak bana seslendiğini duydum
sesin de kesinlikle başımızın dertli
olduğunu gösteren bir şeyler vardı
sonra o tarafa döndüm ve Vay canına
dedim
iki genç adam 4 metrelik bir büyük beyaz
köpekbalığı ile karşılaşmıştı
inanılmazdı Sudaki bir torpido gibiydi
ve kesinlikle kocamandı
[Müzik]
Doğruca ikimizin üzerine geldi ve yan
tarafını bize doğru döndü ona vurmak
için iyi bir fırsat bulmuştum ve yüzünün
yan tarafına olabildiğince sert şekilde
vurdum ve bu onun tek hoşuna gitmedi
inanılmaz şekilde nathan ve değil
tekmelerine çıkmayı başardı
[Müzik]
ve tabi görmek de istemezsiniz Evet
olağanüstü bir şeydi
Bu olayda gençler kendilerini koruyacak
zıpkınları olduğu için şanslıydı Ama
çoğu durumda köpekbalığıyla aranızdaki
tek şey Dalgıç elbisesidir
ve batı Avustralya sahile açıklarındaki
bilim insanları dalgıç kıyafetlerini
köpek balığı geçirmez yapmanın yolunu
bulduklarına inanıyor
ve bunlar tasarladığımız dalgıç
kıyafetleri yıllar süren araştırmalardan
sonra yeni dalgıç kıyafet modellerini
test etmek üzere Bunlar ünlü bir ürün
geliştirici ile beraber tasarlanmış
biri dalgıç kıyafeti alırken en çok
sorduğu soru şu oluyor köpek balıkları
hangi rengi seviyor ve bir deniz aslanı
gibi görünmek istemiyorum diyorlar
bilime ve yapılan araştırmalara göre
şimdi bu sorunun cevabını bildiğimizi
düşünüyoruz sorunun cevabı Okyanus
Enstitüsü'nün köpek balığı beyninin
Evrim üzerinde yaptığı ilginç çalışmadan
geliyor burada Doktor kerayopak çekiç
başlı köpek balığıyla mantafa tosunun
beynini Buradaki en ufak beyinle
karşılaştırmış
[Müzik]
bunun beyni oldukça ufak fakat büyük
beyazın beyni ile ilgili etkileyici olan
şey görsel beyin merkezleri buradaki
kilot görsel verilerinin çoğu beyinde
buraya geliyor Bunun bize anlattığı şey
şu; büyük beyaz görme duyusunun çok
fazla kullanan bir Avcı ve görsel bir
uzaklaştırıcı kullanmanın bu türde daha
etkili olmasının çok daha muhtemel
olduğunu düşünüyorum
Bu araştırma ekibini köpek balıklarının
Aslında Renk körü olabileceği gibi büyük
bir keşfe yönlendirmiş
köpek balıklarının ne gösterebileceğini
öğrendiğinizde köpek balıklarının çok
iyi görebileceği ya da daha zor
görebileceği şeyler tasarlamaya
başlayabiliriz bu bilgiyle Dalgıçlar
için kamuflaj dalgıç kıyafetleri de
dahil yeni modeller oluşturuluyor
sörfçülerse sörf tahtalarının hemen
altında zehirli deniz yılanı gibi
görünen bu çizgili deseni kullanabilecek
iki yönlü bir strateji bir tanesi suda
beni göremezsin gizleniyorum Diğeri ise
beni görebilirsin Ama yeme taktiği köpek
balığı sizi algılasa da bir yemek olarak
görmeyecektir
bugün Okyanus ekibi kamuflaj tasarımını
popüler olan siyah dalgıç kıyafetine
karşı deneyecek her bir testte balık ve
ton balığı yağı dolu kutulara bağlı
Stereo kamera ekipmanı olacak
Tamamdır Bunlar bazı köpek balıklarının
yemi yutması umuduyla okyanusun
derinliklerine indiriliyor
ağırlığa dikkat edin Şimdi en büyük
sorunun cevabını alma zamanı geldi köpek
balığı geçirmez dalgıç kıyafeti tasarımı
işe yarayacak mı
bir köpek balığı bulmuş olabiliriz
[Müzik]
yeni sudan çektik siyah kıyafet köpek
balığı saldırısından ciddi bir zarar
gördü
siyah dalgıç kıyafeti köpek balığı
tarafından parçalanmış gibi görünüyor
ekip şimdi kamuflaj kıyafetinin de mi
saldırıya uğradığını yoksa yeni
Tasarımın gerçekten köpek balığı
geçirmez mi olduğunu merak ediyor
tasarımlarımızdan birinde çıkardık ve bu
ilk zarar görmemiş Yani ilk işaretler
çok olumlu
ekip su altı kamerasını da çıkardı Şuna
bak şuna
bak ve ne olduğunu görmek için
görüntüleri izliyorlar
tamamen ağzına aldı kocaman bir köpek
balığı Şuna baksana
dişlerin Şuna bak
bu üç buçuk metrelik dev kaplan köpek
balığı içindeki yeme ulaşmak için
geleneksel siyah kıyafeti tek bir
ısırışta parçaladı
Bu deneyin kontrol kıyafeti bilimi
destekler biçimde Bu fırça diğerleri ile
aynı yemle dolu olsa da ölümcül yırtıcı
yeni kamuflaj kıyafetine çok az ilgi
göstererek hiç zarar vermeden
bunu kontrol kıyafetinin başına
gelenlerle kıyaslarsak Henüz yeni bir
çalışma olsa da bunun dünyadaki dalgıç
kıyafeti pazarında Devrim yaratabilecek
kadar önemli bir gelişme olduğuna hiç
şüphe yok
[Müzik]
hızlı bir şekilde ilerleyeceğiz bilim ve
Araştırma sayesinde çok yakında pazar
için bir ürün elde etmiş olacağız Bu da
insanları suya girerken kendilerini çok
daha rahat hissetmelerini sağlayacak
[Müzik]
büyük beyazla yaşanan bütün
karşılaşmalar geriye izler bırakır
Orası mı ve Mete homes için bunun derin
bir etkisi olmuş
her gece bütün olay kafamın içinden
geçiyor neyi farklı yapabilirdim
yeterince şey yapmadım mı diye
düşünüyorum mate bugün büyük beyaz köpek
balığının Ben leader'ı öldürdüğü sahile
geri dönüyor
hala hatırlıyorum ama sadece çok sevdiği
Jet Ski ile tur atan arkadaşını
izleyebiliyor
Bugünlerde tekneyle balığa çıkmaktan
korkuyorum her şeyin yine önümde
yaşanacağını hissediyorum
[Müzik]
bunun olacağı hiç aklıma gelmezdi Ama ne
yazık ki hata Avustralya'da bu sürekli
yaşanıyor
[Müzik]
Çünkü kendimizi burada Nike yakın
hissediyoruz
Melisa'nın eşinin ölümü onun ve
çocuklarının Yaşamının bir daha asla
aynı olmayacağı anlamına geliyor
çok ufak olduğundan plaja gittiğimizde
oradaki kayalarla ve kumlarla oynayıp
onlara çeşitli şekiller veriyor
ve okyanusla aralarında büyük bir bağ
olsa da genç aile tekrar suya girmeye
henüz hazır değil
[Müzik]
turu hala cevapsız Rüya girmek bir daha
güvenli olabilecek mi köpek balığı
nedenle ölümlerinde onlarla
karşılaşanların sayısının artması
insanların davranışlarını etkiliyor
bizim yaşam stilimizi etkiliyor Çünkü
Batı Avustralya'nın en harika
yönlerinden biri güzel plajlarımız bu
çevreden aldığımız keyiftir
büyük beyaz köpek balığı okyanuslardaki
En üstün Avcı olabilir
bu kocaman bir köpek balığı fakat
araştırmalara katılan bilim insanları
ile harcanan paraya rağmen bu ürkütücü
hayvanlar hala gizemini koruyor
ama köpek balığı uzmanları bunun
değişmek üzere olduğu inancında
Çok yakında köpek balıkları ve
yaşadıkları çevre hakkında daha çok şey
anlayacağımız umuyorum onlarla beraber
var olmalıyız
ekosistemlerimizdeki varlıkları bizler
için gerçekten çok önemli
şu anda kesin olan şey başka bir köpek
balığı saldırısı daha olacağı ama nerede
ve ne zaman olacağını bilmiyoruz
ve kesin olan bir şey daha var
ataustralya Şimdilik dünyanın en ölümcül
köpek balığı sahili olmaya devam ediyor
[Müzik]

yaşında
bir yok
y Ateş kenarındayız işte
arabalarda böyle şey olmuş artık Baymış
yorgunluktan mı bitkinlikten mi geldiler
diye bir ses duydum biz şey bekliyoruz
bir Kurtarma Ekibi itfaiye Afat bir
Kolluk Kuvveti
bekliyoruz
kendime geldim Kim geldi Bora abi
Kurtarma Ekibi
geldi Sesimi duyan var
mı
abi Abi burası çok
dar
talsi merkezinden aradılar dediler ki
büyük bir deprem oldu Zonguldak'tan e
deprem bölgesine yola çıktık fakat
Yoldayken Niğde'ye gelmeden önce
Elbistan depreminin haberini aldık çok
zor bir dönemdi çok zor bir süreçti Ben
işteydim o gün ciddi anlamda çok uzun
sürdü
artık kelime-i şehadetten ötürü artık
Bitsin Dursun artık demel kadar geldi
ilk ekipleri şeye yönlendirdiler Kırkan
yönlendirdiler Arama Kurtarma Ekibi veya
bir yardım et yardım edecek profesyonel
bir ekip gitmemiş olduğunu anladık Çünkü
her yer çok
karanlık her yerde Yardım sesleri var y
Biz hat Kırkan
gittiğimizde şehrin % 70
% Yıkık
hasarlı dağınık bir haldeydi dedim ki
Allah'ım burası dedim Cehennem olmuş
yani bizim haberlerde gördüğümüz veya
Hani sosyal medyada gördüğümüz şekilde
değil yani çok çok daha kötüydü
gittiğimiz zaman biz şimdi depremi
nereden biliyoruz yani haberlerde bize
karşıda işte gösteriyorlar Yıkık binalar
Onlar Bunlar ama orada birebir
canlısıyım zaman tamamen farklı oluyor
sanki böyle hani Küçük
Kıyamet böyle herkes işte biri oğlum
diye ağlıyor biri
anemi Hangi birine koşacağı Sapıtıyorsun
şimdi biri kolundan tutuyor seni abi
diyor gel diyor annem var burada Artık
insanlar umudunu kaybetmemek için enkaz
altında Han ses gelmese bile ses
alıyoruz abi gelin diyorlar gidiyoruz
mecburen hiç durmaksızın eve koştum ben
yani böyle bir manzarayla
karşılaşacağımı biliyordum ama bir ümit
Allah'ım bina yerinde
dursun kazla karşı
karşıyasın bağırışlar çağırış işte
eşimin adı tuğce tuşe ses ver kızım Ses
verin ses yok yeraltına indiğimiz zaman
Eee biliyoruz ki tekrar Çıkamama
ihtimalimiz var her gün bununla karşı
karşıyayız Yani şöyle söyleyeyim mesela
biz yeraltından çıktığımız zaman hepimiz
birbirimize şey deriz Geçmiş olsun deriz
Aslında Geçmiş olsun kelimesinin büyük
bir manası vardır bizim için yani o gün
canını orada bırakmadın çıktın ailenle
berabersin demektir kenarda enkazın
başında aileler bekliyorlar yakınlarına
ulaşmayı bizim orada durma şansımız yok
bizim dairenin Giriş kapısına kadar
yaklaşmış abim oradan bana şöyle bir
hareket yaptı yani yaşıyorlar İşte olay
Bundan sonra başlıyor
Aslında ses alıp ve müdahale edememek
üzerinden ne kadar zaman geçti biliyor
musunuz bu Zonguldak ttk'nın Kozlu
tahlisiye ekibinin gelmesinin o aradaki
saat farkı 17
saat Biz
iyiyiz çocuklar yanımda Ama burası çok
karanlık ve dar yağmur yağıyor Arça
Depremler Oluyor binanın geri kalanı
yıkılıyor o 17 saati ne onlar
anlatabilir ne de dışarıdaki
Ben Kırıkhan'daki Öğretmenevi binasına
yönlendirirler bizi öğretmenevine
başladığımızda yan tarafta da bir Türk
telekon binasının şeyi varmış e lojmanı
varmış Orada da bir enkaz var 13 14
yaşlarında ya bir çocuk geldi yanıma ya
dedi abi dedi böyleyken böyle dedi hani
yan tarafta dedi işte ablamla dedi
yeğenlerim var dedi seslerini alıyoruz
ama şey yapamıyoruz Hani yanlarına
ulaşamıyoruz O da vinin ailesi Tabii
sonradan öğreniyoruz biz
bunları ekibi ikiye
bölmüşüm evine geldik şimdi Veli de
geldi
Eee ses de alıyoruz öğretmen evinde de
çalışmamız lazım orada da bir daha ikiye
bölündük ü kişi Öğretmen evine Ben de
başlarında ü kişi de işte hemen öğretmen
evinin yanındaki Türk Telekom binasın
lojmanla elimizde bir kazma Ondan sonra
bir kürek Bir de sviç denilen
aletlerimiz vardı onlarla girdik
seslendik sesi duyduktan sonra bitti
bizim için ya Ya biz orada ya öleceğiz
ve alacağız yani isterse o bina
üzerimize çöksün şey yapsın küçük bir
kendimize girebileceğimiz kadar bir
delik oluşturdu içeriye girdim ya
bakıyorum bakıyorum bir şey yok Bir de
içimden şu geçiyor içeride bir tane 3
yaşında bir tane 5 yaşında çocuk var
Onları da alırsam ilk Cenazem olacak ya
Diyorum Allah'ım bana diyorum Bunları
diyorum ölü olarak nasip etme
yani şunları canına alabil im Allah'ım
içimden dua ediyorum Allah'ım şunları
canına alalım işte Allah'ım öylle
olmasınlar ilk olan Bunlar
olmasın bir çözüm aramaya çalıştı o hala
aklımdadır veliye dedim ki Veli Gel
bakayım lan dedim buraya dedim ki evin
dedim bana şeklini çiz bakayım şuraya
Yağmur yağmış arabanın üzeri su baloncuk
baloncuk omzumdan tuttu Oğlum bana evi
çiz
dedi ya bak ım buna Abi ben sana buraya
nasıl evi
çizebilirim biraz sıktım
omuzumu içeride ailen var eşin ve
çocukların var Bana evin odalarını çiz
ne yapabilirler nereye
gidebilirler Belki de şu anda yapamam
ben o çizimi abi dedi Burası salon
Şurası işte mutfak kafamda Salonu şey
Mutfağı gördüğüm için canlandırabilir
kendimi
dedim hol nerede yatak odası nerede abi
dedi Onlar dedi yatak odasında yatmazlar
dedi biz dedi salonda yatıyorduk
He ondan sonra ben er abiyi
görmedim yanına bir ek iki ekip
arkadaşını almış binanın arka tarafından
girmiş ulş makines sor seni göreceğim
ben birazdan Az
bekle tuçe dedim sesimi duyuyor musun
kapıyı kırdıktan sonra abi duyuyorum
dedi Ses tabii daha fazla şey
nerede olduğunu göremiyorum Kızım kızım
neredesin sen dedim abi çamaşır
makinesinin altındayım dedi şundan bak
şundan oynattığım mı gördün mü oyı
gü
tuçe gördüm hayları Tamam oradan
Çocukları bana getirebilir misin abi
burası çok G O tahtayı aldıktan sonra
Çocukları bana oradan getirebilir misin
bir tanesini tuttum aldım çıkardım onu
ondan sonra dedim ki kızım önce sonra
ikincisini ver ikincisini verdi çektik
aldık gel gel Senin ağzını yerim gel gel
minnoşum Gel tut elimi tut ama elimi tut
gel tut kızım sonra Tuğçe 20 cimlik
delilikten yani tuğçenin çıkması
çocukları biraz çekerek aldım Tuğçe
buraya bizim hiçbir şey yapacak
olduğumuz 20 cimlik deliği 30 cm çapında
falan yaptık İki Arkadaş bir ker de onu
çekip böyle kuvvetli bir şekilde yani
orada onu çıkartırken canı yanmıştır
duvarlar kenarları canını yakmıştır ama
ona bakmıyoruz Artık canını alabildik mi
bakıyoruz gel gel
kızım hadi kızım hadi kızım gözüne kur
Tam öyle kalsın Hadi bakalım
gidiyoruz ağlamalık
değil orada alıyorsunuz Bu sefer yani
şimdi her şeyin öyle gideceğini hesaplı
yani düşünüyorsunuz yani Tamam bunları
aldık buradan çıkacağız işte aynı
şekilde başkalarını alacağız oradan
çıkacağız başkalarını alacağız yani
ölümü düşünmüyorsunuz kafada yani cenaze
çıkaracağınız hiç aklınıza gelmiyor yani
Benim hiç gelmedi
yani nasıl söylenir ikinci bir
hayat çocuklarına kavuşmak eşine
kavuşmak Yine tekrarlıyorum
17 saat Onları orada
bekletmek Ondan sonra bir çalışma
başlıyor ve bu çalışmayı
başlatanlar gönüllü Arama Kurtarma
[Müzik]
Ekibi anlatabiliyor
mu Gönüllü gönüllü
olarak Zonguldak neresi Hatay neresi kaç
saatte gelmişler 12 13 saatte gelmişler
ya hiç gelmes erdi
aileyi oradan çıkardıktan sonra apar
topar Hani hastane telaşesi kapıldık
orada eşime dedim ki çok büyük ayıp
ettik ne oldu dedi ya dedim abilere
dedim bir teşekkür etmedik dedim ya Yani
apar topar dedim sizi aldık dedim oradan
dedim çıktık
Dedim merak etme Ben onları bulacağım
dedi hani bir minnet borcumuz var si bir
vefa borcumuz var hani ayağımıza
çağırmak gibi olmasın ama biz dedik sizi
ekip olarak görmek
istiyoruz
kırmadılar o kadar mutlu olduk ki tamam
dediler Yani direkt Tamam
geliyoruz bir şekilde ekibimizi
buldu yani bir de inatçı bir kız öyle
bir şey bırakmıyor Yani biz de ekip
arkadaşlarımızla beraber dedik ki böyle
böyle bir şey yapalım mı Hani güzel olur
hani bu bu kadar Acının üstüne iyi bir
şey olur gibisinden dediler Tamam olsun
ekip arkadaşlarımızla beraber Toplandık
bur Ankara'ya gittik Evet Canın
sıkılmadı değil mi hiç orada canım
sıkılıyor
y biraz
[Müzik]
s abi konuşmadı mı sizinle konuşt çok mu
konuşt bana mesela Onlar Baba derler
benim bir kızım manevi kızım iki tane de
torunum var bu yaşta
Ben zaten kapıdan girer girmez gördüm
Çocukları ağlamaya başladı oraya girdim
ağladım çıkana kadar ağladım yani
Zonguldak'a gel y Zonguldak'a değil de
evden çıkana kadar ağladım Veli Olsun
tuçe olsun çocuklar olsun bizim bir
ailemiz oldu
bu bizim arama kurtarma ekibinin her
daim görüşüyoruz her daim onları
kolluyor küçücük bir sıkıntılar olsa
yardım ediyoruz Onlar da bizim için aynı
şeyi
düşünüyorlar yeni bir aile olduk
onlarla abilerime abi aileme aile kattım
Karadeniz'de Karadenizli ailem oldu
Karadenizli abilerim oldu eşim hep şöyle
söylüyor
Kahramanlar insanlara Umut oldular
insanlara Güneş oldular o yağmurlu
havada şükür ikinci de çıkacak
şimdi hala kulağımda mesela geldiler az
böyle kendime geldim Gözlerimi açtım
fosforlu
kıyafetleri baretleri ve kafada kafa
lambalar Süpersiniz abi sü hani biz de
şey bekliyoruz böyle daha resmi
kıyafetli işte ne bileyim böyle
Eee nasıl iş makinalarıyla gelen bir
ekip
bekliyoruz madenci depremde en hazır
insan en hazır en donanımlı insan Çünkü
neden her gün biz yeraltını tahkim
etmekle görevliyiz yani yer altında bir
boşluk oluşturuyoruz orayı ayakta
tutmakla görevliyiz kömürle alakalı bir
şey yaptığımız zaman işte deliyoruz
takim Atını yapıyoruz kömürü alıyoruz
Ondan sonra Göçer diyoruz sistemimiz biz
bu bunu yaparken de işte elektrikli
panzerler imiz var elektriğine de
bakıyoruz işte havayla mücadele ediyoruz
gazla metan mücadele ediyoruz ama Eee
şeyde en kazda Canla mücadele ediyoruz
Aman burada bir bir binaya girdik çıktık
bir polis bilim artık polis Memurum
geldi üç günden 4 günden beri Bu binaya
kimse girme siz nasıl girdiniz diye
sordu bize soru sordu benim s cevap
verdim Biz dünyayı sırtlamış yani 3 kat
4 katlı binayı görme bile görmüyor
Gözümüz şöyle bir yerden girdim
ben ya arkamda şey vardı asken Yüzbaşı
vardı Ben şu burada dünyanın bütün
parasını vers buradan iç girmem öyle
yerlerde çalıştık iş sağlığı güvenliği
ilk planımız bizim ama
insun
küş yoruldum Öldüm bittim Hani gerçekten
çok yorulduk şey için değil tam böyle
bitkin bir halde duruyorsun bir ses
geliyor Hani sanki hiç 24 saat uyumuşsun
canlanmış gibi ocakta arkadaşım
kazalı onu sırtımda indirdim aşağıya
ayaktan aşağıya sırtımda indirdim Yani
bizim için insanın canı önemli ya onun
çaresi sensin Başka kimse değil Annesi
babası dışarıda bekliyor o bile
giremiyor o giremediği yere Sen girmek
zorundasın hissediyorsun bu işi sen
biliyorsun çünkü o enkaza nasıl
gireceğimizi nasıl çalışacağımızı
biliyoruz eğer orada bir Sağ insan varsa
onu nasıl alacağımızı biliyoruz hangi
tahkimatlar gireceğimizi biliyoruz ona
nasıl ulaşacağımızı neresinden
ulaşacağımızı az çok hani nerede
bulunabileceğini tahmin ediyoruz mesela
enkaz oldu Deprem salladı bu insan kaçtı
nereye kaçtı bu insan ya Merdiven
boşluğuna kaçtı Ben bir önce çıkayım
diye oraya kaçtı daha bilinçli olan
nereye gitti mesela yatak odasında
yakalandı Yatağının
yanında Biz bunlara bakıyoruz önce
emniyetini alarak giriyorum yani Öyle
deli baş Yani ben tamam çok cesaretliyim
deliyim ben buraya girer kırarım falan
yok madenci bilinçli bir şekilde
cesaretli çalışır Çünkü her zaman
çalıştığı bir
ortam olayın bütün risklerini en iyi
bilen insan bu yüzden Dışarıdan
bakıldığında çok cahil gibi cesareti
işte buraya yapılmaz edilmez Ama bunlar
girdi Bunlar tam bir işte cahil
cesaretiyle çalışıyorlar şeklindeki
diyaloglarda bizim Dışarıdan
bakıldığında Öyle görünebiliyor tabii ki
Ama bizimle beraber çalışan bizim
çalışmalarımızı izleyen insanların ne
kadar güvenli bir şekilde çalıştığımızı
gördükten sonra ya Evet bunlar cahil
değiller bunlar aslında En bilinçli en
bilgili insanlar ki bu şekilde
çalışıyorlar şeklinde oluyor Biz orada
ilk ik gün malzeme yanında sıkıntı
çektik malzeme buradan bizim
getirebileceğimiz her gibi bir malzeme
yoktu Bizim kendi yeraltı
malzemelerimizi oraya getiremedik İşte
bizim her şeyimiz sitim sitim dediğim
havayla çalışıyor işte domuz Damları
ağaç malzemeler direkler galar bunları
getirdik bizim yanımızda kazma vardı
tokmak vardı kürek
vardı e Demir kesici aletimiz vardı
bizde hidrolik makaslar çoğu yerde çok
işimize yaradı kendimizde yoktu ama
bulunduğumuz yere itfaiye hızlı geldiği
için onları çok kullandık Mesela biz
Demir makaslarla gittik buradan araç
gereç yoktu çok kısıtlıydı
onlarla da kesmek bir sürü zamanımızı
aldı bu hidrolik makaslar kolar işte
kolonları kaldırmada kolonların O büyük
demirlerini kesmekte Bunlar çok işimize
yaradı diğer tarafta falan çalışma
olmayan bir kirko var mı kirko
lazım
Hi hiltiyi sağdan temin ettik buradan
giderken yoktu jeneratörü sahadan temin
ettik herhangi bir makamdan kurumdan hiç
kimseden emir beklemedik talimat almadık
Biz tamamen bunları inisiyatif alarak
yaptık şimdi buradan bir otobüs adam
gidiyorsunuz malzemeniz kısıtlı yani
orada bölündüğünü zaman size bir kazma
kürek işte bir de hani svş deriz Yani
bir demir malzememiz var o düşüyor yani
Oradan sonrası sizin ustalığını kalmış
bir şey o da ne ki yani Çevrenizdeki
materyallerden kendinize orada
kurtarıcı bir malzeme yani şey
yapabilmek bizim Hani olmazsa olmaz
dediğimiz Hani Önce Allah sonra
domuzdamı tahkimat dediğimiz tahkimat
girdik Biz tavanın yükünü hiçbir basınç
şey yapmadan Yani hiçbir yere iletmede
direkt Tabana ileten bağımsız bir
tahkimat türü domuz damı yani çeker gücü
çok fazla olan malzemeler Bunlar ağaç
malzemeler Eee bunları
ilerlediğinizde diziyan üst üste bütün
binanın yükünü ya da herhangi bir orada
ağırlığın yükünü ağaçlara veriyorsunuz
onlarla ilerledikçe onları mutlaka
koymanız lazım onları mutlaka
hazırlamanız lazım onların sayesinde
ilerliyorsunuz Hani o domuz Bağlarını
kurduktan sonra Binanın içinde depremi
yaşadık ü kere 4 kere yaşadık Hatta
sallanıyor şakır şakır ama biz orada
sağlamda olduğumuzu biliyoruz domuz
Bağlarını Çünkü biz kurduk aşağıda
Yeraltında da aynı şekilde domuz bağının
olduğu yerde götse de biz güvendeyiz ayı
bacağı dediğimiz ayı bacağı dediğimiz
ağaç takam atıyla mesela şu şu diyelim
beton bulağı çökecek mesela çökmesin
diye Şuradaki buradaki direğe kurd ağazı
yapıp kurd aaz yapıp buradaki bla
yapıştırmak aybacı dediğimiz o sistem
ondan sonra bazı yerlere giremediğimiz
yerlere domuz damı fırça dediğimiz
fırçalama kurt hazırlı yine oluyor
fırçalama dediğimiz ağaç bağı Hani Kale
dediği gibi bağ yapıyorduk bağ yapa yapa
gidi ilerliyorduk Yani biz bunları
gördük yer altında bina yıkıldı enkaz
haline dönüştü Biz bunlara yukarıdan
aşağıya giremiyoruz neden inerken
oradaki canlı kişinin üstüne mal olsun
işte hafriyat düşüp öldürmesin diye
bunlara yanlardan girmeye çalışıyoruz E
bir yerden deli açtılar e alanı
genişlettik çe Sağlı solu domuzla mı
ördüler ilerlediler boşalttık domuz damı
verdiler ilerlediler boşalttık domuz
damı verdil ilerlediler Bu domuz damı
tavan Tabana sıkarak yapılır Yukarısı
göse bile sen orada hayatta kalırsın ha
etrafım dolar Belki sen de orada kalmış
olursun ama hayatta kalırsın arkandan
gelen seni on canlı çıkarabilir Yani
yani daha çok kuy açmayı tercih ettik
Çünkü kuyu açtığımız zaman bina Artık
üst üste tabyalar oturmuş herhangi bir
artçı depremde veya sarsıntıda kuyu
açtığınız kuyu bozuluyordu yani kurtarma
çalışması yapan ekibi de atmamak için
biz kuyu inmeyi çok tercih ettik kuyu
inerek kurtarma çalışmalarını yaptık
domuzdamı çok gündeme geldi domuzdamı
yla giderken kuyuda nasıl dik
iniyorsunuz domuz damı la giderken
arkadaşlar yatay ilerledikleri yerlerde
domuz damı yapıyorlardı ya bildiğiniz
tost gibi yani bu tost Ekmeğin arasına
kaşarları koyarız ya Yani o kaşarlar
gibi düşünün bizi de bir fare olarak
düşünün yani fare kenardan yemez
kolayına yani yukarıdan böyle hani Dele
Dele gider yani ortasına Oya Oya gider
Biz en üst kattan başlıyoruz yani
katlara o şekilde ulaşıyoruz Yani biz
yani kepçeden beklediğinizi bizden
bekleme şansınız yok biz onu deliyoruz
Hani Ar katlarda illaki boşluklar oluyor
yani o koltuklar olsun işte dolaplar
falan olsun yani o Blokları tamamıyla
yapıştırmıyor Biz o araya giriyoruz
Ondan sonra o arayı işte şey yapıyoruz
işte varsa bir şey işte cenaze varsa
cenazeyi alıyoruz canlı varsa canlıyı
alıyoruz Ondan sonra diğer katı
deliyoruz yani o aradan giriyoruz diğer
katı Yani bu dizlerimizin üstünde oluyor
yani İki büklüm dediğimiz tabirde oluyor
bir ses Duysak o an kepçenin üstüne
çıkıyorduk Biz düdük vardı düdüğü
çalardık kimse ses yapmasın şu an biz
ses aldık ses istemiyorum hareket dahi
etmesin derdik yürüme dahi yürümüyor
kimse oranın halkı oranın halkı araba
araçlar duruyorlardı hiç kimse orada
Sessizlik oluyordu Sessizlik diyordum
böyle Sessizlik o and sesi oluyordu
oradaki canlıyı rahat Hani yerleşebilmek
için düşün yani nerede olduğunu tespit
edebilmek için o yönen konuşuyorduk o
canlıyı Orada öyle öyle biz canlı aldık
Yani dinleme yapacağız dinleme yaparken
de aynı ses istemiyoruz Sessizlik böyle
bağırdık böyle çağırdık böyle Sessizlik
bir en az 5 dakika 6 dakika dururduk
duyan var mı Ben kaza bir yerleştirdik
Sesimi duyan var mı Sesimi duyan var mı
diye bağırırdı orad en ufak bir ses Alak
Tamam buradan ses aldık deriz hiç kimse
sesini çıkarmaz Yani biz buranın
çocuğuyuz Hani Zonguldak çocuğuyuz
buranın köyündenim ben hani deyimiyle
Hani baltay kazma elimizde gittik biz
oraya başka hiçbir şeyimiz yoktu işte
biz yerin altına giriyoruz işte yerin
altına dediğim şeye Göçe çıkartıyoruz
zaten ekiplerimiz işte bölündüğü için
10'ar kişi 15'er kişi Herkes bir iş
dağılımında tam yukarı çıkartıyoruz halk
alıyor diyoruz
Afat Afat bizim arkadaşı itmiş düşürmüş
yani almış elinden canlıyı Biz kurtardık
diyorlar Bu saçmalık yani Biz Allah
rızası için gittik oraya yani AFAD
Eee arıyor hani orada canlı varmış
canlıya Hani Dokunmayın biz alacağız
gibi ibareler kullanı Tabii orada ne
yalan söyleyeyim argo kelimeler çıktı
benden 17 saat olmuş enkazda çalışalım
17 saatten beri enkazın
başındayım tırnaklarımızla Yeri geldi
ellerimizle paramparçaydı Benim ellerim
işte canlıyı biz alacağız gibi söylemler
oldu konuşmalar oldu telefonda Ben dedim
canlı vermem size Ben dedim burada
ekibim 17 saat Sabahtan beri çabalıyorum
Ben Senedim burada canlı vermem sağ
olsun arkamızda ordudan askeri de vardı
askerin hanani ileri gelenleri Hani
rütbeliler Tamam siz hani Sıkıntı
yapmayın Biz Afat
konuşuyoruz sonuçta Afat oraya
geldiğinde daha çok Kaos çıkıyor Neden
biz kurtarmaya bırakıyoruz onların
kavgasını ayırıyoruz hani afatı orada
sevmiyorlar çünkü hani bizim yaptığımız
işi hep onlar üstlenmeye çalıştı Ha biz
oraya reklama
[Müzik]
gitmedik bütün doğal afetler söz konusu
olduğunda öncelik her zaman ekibi kurma
işi Kızılay daydı bu sefer afad'a
verildi ilk defa ilk Afat
operasyonuyla
Eee Bana kalırsa reklam çalışması gibi
görünüyordu dışarıdan Çünkü ilk defa bir
organizasyona katılıyorsun lider olarak
Afat olarak
Eee burada senin en ön planda olman
lazım ki işte ben bu olayların da
altından kalktım Bu ekipleri Ben kurdum
ben yönelttim işte ben çalıştırdım
şeklinde biraz ön plana çıkma çabasıyla
dediğimiz gibi belki de bölgeye en son
gelen ekip Afat
ekipleriyle Beraber çalıştık ama afatı
göremedik ortalıkta hiçbir şekilde İlk
başlarda 4 5 gün bir çocuk gördüm O da
itfaiyede kolu mu kırılmış değişmiş mi
Afat Öyle mi Geçmiş ya dedim oğlum sen
ne yapıyorsun abi dedi şu dedi bana dedi
TTK şeyini dedi versene dedi Niye dedim
çok tepki görüyorum dedi yani anama
avradıma sövüyorlar şey yapıyorlar
gittim yeleğimi verdim ik gün sonra
karşılaştık abi dedi ya bu Ne g Enci
dedi Her çorba gidiyorum en ön sıraya
gidiyorum şeye gidiyorum en ön şeye
geçiyorum malzeme
istiyorum Herkes afad'dan bir şey
bekledi Onun dışında Biz enkazda Hiç
denk gelmedik riskli ve diğer birimlerin
girmek istemediği enkazların tamamına
Madenciler girdi bizi yaralayan şuydu
Emek veriliyor uğraşılıyor işte bir şeye
canlıya ulaşılıyor tam çıkartılacağı
esnada geri çekilin deniyor Afat
kıyafetli personel gelip görüntü vererek
ortamdan uzaklaşıyor ya buna defalarca
şahit olduk ama biz bunu orada tartışma
konusu haline getirmedik ya o biraz
Yaralıyor insanı biraz Range de ediyor
küçük küçük düşürüyor denmez de değişik
bir duyguya sokuyor yani kendinizi böyle
değersiz hissediyorsunuz izer Afat
istemiyoruz dediler ETK Zonguldak
Madenciler bize yetiyor dediler Biz öyle
bir duygulandık ki hani ne bileyim Afat
bir sürü malzeme var işte ses dinleme
ısı algılama bir sürü cihazları var
elinde ama kullanmasını bilen fazla kişi
yok Ne bileyim ben şöyle isterdim Afat
bizimle bir bağ kurup arkadaşlar işte
böyle böyle bir şey yaptınız Biz de
yardım edelim ne gerekiyorsa teknoloji
cihazları verelim Ne gerekiyorsa ne
istiyorsunuz işte ne bileyim jeneratör
mü istiyorsunuz işte hidrolik makas mı
istiyorsunuz işte birbirinden ayırıcı
Malzeme mi istiyorsunuz diye böyle bir
sunumda sunmadı bize almanlarda galiba
en son bir binada yani Adamlarda her
türlü alet edavat olmasına rağmen yani
binayı risi gördükleri için girmemiş
Yani yani bin risi gözüküyor ya şimdi
şöyle bir şey hani onlar Mesela bir can
kurtaracağız hesabını yani 10 kişiyi
Feda etmek isteme istemiyorlar Yani
onların kafalarındaki o ama biz bir can
için yani 100 kişiyi feda ederiz ya
cenaze teslim etmek hani biz önemsiz bir
görev gibi görüyorduk zaten ölmüş hani
ne olacak falan ama aileler için muazzam
bir sevinç kaynağıdır Bunu görün Biz
psikolojik olarak etkilendik açıkçası
Eee cenazeleri de teslim ederken
özellikle beden bütünler bozmadan
çıkartmaya dikkat ettik Çünkü zaten
çaresiz insanlar vardı yani cenazesini
aldığı için bile elimizi ayağımızı
öpecek Yani bir saat dua eden insanlar
var Halk bizi gördüğü zaman yani madenci
kıyafetlerimizi gördüğü zaman halkta ben
şunu hissettim gözlerinde bir e sıcaklık
ya işte
bize yardım edece insan bunlar
Sıcaklığını hissettim yollarımız
açılıyordu Çünkü madenciyi gördükleri
zaman bakıyorum deprem de yakınlar
geliyorlar bizlere sarılıyor lardı
teşekkür ediyorlardı dedim ne oluyor
Hani biz ne yaptık
ki beyaz baretleri gördüklerinde
Alkışlar kop bizi görünce insanların
gözündeki o duyguyu o mutluluğu bir
görmeniz lazım sanki Hani o kadar büyük
bir acının içinde nasıl
sevinebiliriz bile duygulandık yani öyle
zor zorlandık ki böyle Ne oluyor dedik
yani O şeyde insanların gözündeki o
mutluluğu görünce Biz duygulandık ble
değişik oldu çünkü bir acı var acı
varken mutluluk çok zor buruk gittik o
bölgeden Çünkü insanların bizim
arkamızdan el sallayışı işte tezahürat
etmeleri Hani o şekilde onları gördükten
sonra biz burada iyisiyle kötüsüyle bir
şeyler başardık
diyebildiklerimiz yaralı canlı bir
şekilde alırlarsa Bunlar alır diye hep
ümitle beklediler hep bizlere Ümit
bağladılar Biz de onların o ümidini yani
Üzgün bir şekilde gördüklerini görünce
daha fazla çalışmaya devam ettik
saatlerce çalıştık ya oraya gidiyorum
sağa bakıyorum sola bakıyorum her yerde
bir ceset var bakıyorum Annem bakıyorum
babam bakıyorum kardeşim bu sefer sen
duygusala bağlıyorsun Bu sefer daha da
hırslanıyor ses geldiğinde içeriden onu
almak istiyorsun karısı bekliyor çocuk
elinde Neyi bekliyorsun abla kocam
içeride diyor ne yapabilirsin buna ya
Ölürüm Ona giriyorsun dalıyorsun içeriye
ya direkt aile anne Babanız aklınıza
geliyor orada etekli yazmalı biri
gördüğümde Annem diyorum ya sağ tarafa
bakıyorum babam diyorum çocuğu
görüyorsun en kötü şey de çocukların
oyuncakları oldu benim için her girdiğim
odanın kenarlarında çocukların
oyuncakları vardı ya bu çocuk Az önce
oynuyordu burada aynı çocuğun kanları
orada çocuğun beşiği var beşikte kan var
alınmış gitmiş dönüşe başladığım
Arabadayız hepimiz yorgunuz birbirimize
bakıyoruz üzgünüz geride bıraktık
herkesi kurtaracağımızı kurtardık bizde
enerji bitti ama geriye dönüp
baktığımızda direğin Dibinde Bir çuval
gibi bir şey görüyoruz hepimiz onu ceset
gibi sandık Hani ilk psikolojimiz
gerçekten bozulmuş psikolojiniz bozulur
dediler Biz bozulmaz dedik ama yolun
yarısında Bunun farkına vardık yeme içme
yerlerine girdiğimizde millet makyajlı
bayanlar bakımlı erkekleri görünce insan
şöyle bir bakak kalıyor Bu sefer ayrı
bir dünya alabilir mi ya diyorsun e
makyajlı insanların yüzüne baktığında bu
Az önce yer altındaydı toz toprak Ne
olursan ol en güzel kız ol en yakışıklı
erkek ol en zengin ol Ne olursan ol
orada muhtaçsın Herkes birbirine muhtaç
Bağırıyorlar
çağırıyorlar yani o yani anlatılmaz Biz
orada yani Duygu seri yani Duygu
yani zor yani hiçbirini tanımıyoruz Yani
bizim akrabamız değiller komşumuz
değiller ama yani bizim insanımız
Eee toz pembe geldi bana televizyon bana
toz pembe geldi Hani dizi çekersin ya
aynı öyle geldi bana gördüm Manzarada bu
yani Yani şöyle durdum yani Şöyle baktım
Bu ne düşün 10 katlı bina bir katlı
enkaza gelmiş bir kat
kalmış binalar tost bildiğim
tost oradan Çığlık buradan Çığlık
arama yardım
çığlıkları İnsan ister istemez hani
onların hani ne yaşadığını
hissediyor Biz bütün şartları zorladık
aracımız yoktu askeriyeden araç aldık
şoför veremem dedi tamam aracı
vereceksin dedik zorladık askeriyenin
aracını Bir iki gün kendimiz kullandık
Daha sonra DS aracını kullandık ormanın
aracını kullandık kurtarma çalışmasına
gittiğimiz binalardaki işte vatandaşla
insanlarla tanıştık sonra dedik ki bize
böyle büyük değil de daha küçük araçlar
lazım hızlı hareket etmemiz için mesela
oradaki vatandaş direkt tanıyor
tanımıyor bizi arabasının anahtarını
verdi yani Biz bütün şartları zorladık
işte manivela lazımdı bir hırdavatçı
bulduk açtırabilir miyiz falan sahibine
ulaşamadık öldü mü Kim olduğunu da
bilmiyoruz Tamam dedik inisiyatif aldık
jandarmaya söyledik hırd Bahçanın
kapısını kırdık ihtiyacımız olan
malzemeleri aldık Yani biz bütün
şartları zorladık orada ne talimat
bekledik ne Emir bekledik kimseden bir
şey beklemedik ya depremden sonra yani
bur Zonguldak'a geldikten sonra herkes
çok farklı bir modaydı ya Y çok farklı
mod daydık gerçekten hani biz biz
değildik yani eski biz değiliz yani
kesinlikle değiliz yani Yani ben eski
İsmail değilim yani
olamam deprem olursa ne yapmamız gerekir
çünkü genelde bulduğumuz cansız
bedenlerimizin hepsi giriş kapılarında
veya hollerde yakalanmışlar onlar da
yine aynı şekildeydi üzerlerine çelik
kapı düşmesinden kaynaklı sıkışıp
kalmışlardı orada yatağın yanında kalmak
daha kurtarma olasılığını yükseltiyor
muu Çünkü bunu bir kere daha çok acı bir
şekilde tecrübe
ettik yaşayanların birçoğunun çünkü
kendi odasında kaldığını gördük hemen
çıkmanın
peşinde düşünün çelik kapısını açıyor
merdivenden gidecek düşün bina kaç katlı
14 katlı bina nasıl ineceksin
merdivenden Çoğu kişi borça kalmış ölü
itiş katışı olmuş düşünün bir tane
fotoğraf vardı bende Eee 5 kişi 6 kişi
bir anda yığılmış aynı yere merdiven
borcunda kalmışlar ama ben şuna şaşırdım
mesela depremlerde bize küçüklüğümüzde
beri hep Kiriş altına girin Kiriş altına
girin buradaki çoğu ölüm Kiriş altında
olmuş yani e Kiriş altında yaşadı Yani
insanlar
kaçmas yataklarının yanında ya da
masanın altına ya da yaşam üçgeni
buzdolaplarının yanına doğru gitseler
can kaybı yer yarıya düşerdi diye düşünü
Çünkü çoğu kirişler orada sağlam
olmadığı için deniz kumundan olduğu için
ya Çünkü binalar sağlam değil biz
anlayabiliyoruz işte betona baktığın
zaman anlıyorsun Demir incecik Demir
bizim orada o şekilde Demirler
kullanmazlar yani büyük Demirler
kullanırlar yani oraya vurkaç yapmışlar
Anladığım kadarıyla
Müteahhitler ya Bir de şey yazıyor en
ilginci Benim işim şey 9 nokta bilmem ne
depremine dayanıklı bina yazıyor böle
reklamında satmaya çalışırken bir komple
yılmış site 6 tane blok site yani önüne
reklam koyarken 9 sede insanlar da öyle
satmış mışlar yani enerjimizin son
hesine vardık artık ki ses de gelmiyordu
artık umutlar da
tükendiyse uyuyamıyorsun çocuklar yetim
kaldı özellikle çocuklar çok etkileniriz
orada çocuklar o gördüğümüz Çocuklar
kendi çocuğuma bile bakarken aklıma
gelmiyor değil yani şu an ne durumdalar
ne haldeler sessiz bir yerde her yerden
ses geliyor her yerden
çocukları
geliyor rüyama giriyor bir tanesi Beni
di niye kurtarmadım diye o çocuğu Mesela
ben canlı halde görmedim Hani biraz
şeyde cenazesi O çocuğun gerçek yüzünü
görebiliyorum yani Rüyam öyle giriyor
gerçek canlı bir şekilde parkta oynarken
Ben de İkinci katta oturuyorum 6ı katlı
bir bina buradan çıkmamız lazım dedim
Neden böyle düşünüyorsun ya dehşeti
yaşamışım arsa alacağız Hani arsaya
döndüm yani karavan olsun karavanda
yaşayalım çadırda olsun çadırda
yaşayalım Şimdi mesela yavaş yavaş
atlatıyor her şey aynı yine aynı
binadayım yine bekliyorum Hani kimsenin
elinden bir şey gelmiyor ya mecbursun
nereye gideceksin gidebilecek bir yer
yok bu paraya Bu binalarda oturabiliyor
yani Belki böyle hayatımız devam edecek
Eee normal akışında Her zaman olduğu
gibi hayat devam ediyor ya işte ölen le
kalıyor ama insan içinden söküp atamıyor
unutamıyor Ben hayatım boyunca
unutamayacağım oturdum bir sigara içtim
yarım saat sonra huzursuz oldum yani ben
burada ne yapıyorum dedim orada hala
insanlar da Men kaz altında acaba dedim
bizim burada olsaydı bizim başımıza
gelseydi ne
olurdu benim aklımda hep orası kaldı ilk
bir ay Acaba daha ne yapabilirdik Yani
hep sayı olarak bahsediliyor ölenler
kazalılar hepsinin hayalleri vardı y
hepsi hayalleri yıkıldı gitti Yani bana
göre benim sonucumda insan hayatının bir
önemi yok Eğer bir önemi olsaydı Evet
deprem kuşağında deprem ülkesiyiz Ben 40
yaşındayım belki D tane büyük deprem
yaşadım Demek ki biz bu depreme maruz
kalıyoruz Ama bunların şeylerini
önlemlerini almıyoruz neden almıyoruz
Çünkü insan hayatına değer vermiyoruz
insan hayatına değer
versek bunların hiçbiri yaşanmaz Mesela
biz arama kurtarma ekipler işte
kahramanlarız şunu yapıyoruz bunu
yapıyoruz falan bunların hiçbir önemi
olmaz
bizim Yani bizim etkimiz bir sonucun
azaltmak için yapılan şeyler ama o olay
olmadan önce önlem alınsa hiç sorun
kalmayacak olası bir İstanbul
depreminden bahsediyorlar Bu plan proje
olmazsa ya nasıl olacak nasıl gideceğiz
yani İstanbul'a nasıl y farklı bir büyük
ilde Antalya'da İzmir'de İstanbul'a
baktığımızda kentsel yapıları da
görüyoruz Az buçuk tahmin edebiliyoruz
nasıl olacak yani madenci de orada artık
bir şey yapamaz bu 6 şubattan bu tarafa
doğru bir sene gibi bir olay oldu ya bir
seneden beri bu şekilde hızlı bir
şekilde karar mekanizmalar mız mı yavaş
yani pıtır pıtır yapılması gereken yap
çat çat hazır olsun Deprem mi oldu kim
oldu Kim gidecek hangi ekip gidecek
çadırı kim kuracak Yemeği kim yapacak
işte bunları kim sakinleştirecek Hangi
gazeteciler gecek kimden bilgi alacak
hemen ekibini yapılmalı yani bence şu an
36 yaşındayım yani öyle ne kadar unutmam
Kesinlikle
yani şey her şey bakış açını düşüyor y
Ben şu an aileme çoluğum çuma farklı bir
yönden bakıyorum yani oraya gittiğin
yani giden İsmail'den eser yok Kimse o
şekilde ölmek istemez
yani ya çocuklar
yani büyükler de bir nebze Hani içiniz
şey yapıyor da
[Müzik]
çocuk çocuklar işık
[Müzik]
başka
[Müzik]
i

[Müzik]
3946 Bahar bu İkinci Dünya Savaşı'nın
bitiminden 8 ay sonra Birleşik Devletler
hükümet nezdinde en gizli kararlarından
birini alıyor
Japonya'nın en gelişmiş silah
sistemlerinden bir tanesi Sovyetler
Birliği'nin eline geçmesin diye denizin
dibine yollanıyor
geldi
periskoptan baktığımda bir canavar gibi
görünüyordu böyle oynayalım
hızla devam ederken Amerikalı bilim
adamları atom gücün sırlarını çözmeye
çalışıyordu Ve nasıl her yüzlerce
kilometre ötedeki şehirlere farklı işler
Yağdıran Balistik füzeler geliştirmişti
Japonya'da gizli bir silah geliştirdi
Amerikan şehirlerinin bombalamak ve
Birleşik Devletleri'nin teslim olmasını
bu tasarlamıştım
şimdi on yıllar sonra uzmanlardan oluşan
bir ekip Birleşik Devletleri'nin niye bu
kadar gizli tuttuğunu öğrenmeye
çalışıyor savaşta her iki tarafta bizim
kitle imha silahı dediğimiz şeyleri
geliştirmeye çalışıyordu
[Müzik]
Japonya'nın gezisi
[Müzik]
bu Adası açıklarında hava
Üniversitesi'nden Sualtı çeşitleri ve
eğitim dalışın the
araştırma denizaltıyla gelin sudan
manevra yapıyorlar Şu anda pozisyonumuz
24'üncü derece yarım milyar 800 metre
derinlikte aldık geçen ama asla
bulunamayan İkinci Dünya Savaşı'ndan
kalma bir enkas oldular
bu öyle gizli eski Amerikalılar savaşın
sonuna kadar onun varlığını O kadarcık
güç uzman bir araya gelip Japonya'nın
Hayır programının izlerini çözmeye
çalışıyor
burnunu dolaşabilir di 60 bin kilometre
grubu size inanılmaz stratejik imkanları
sağlar dünyanın her yerine saldıra
bilirsiniz
[Müzik]
O
çok yüzü ay 400 projesinin hikayesi
Japonların ör halbura yaptığı baskında
hemen sonra başladı
Japonlar Aralık 1941'de saldırısı çünkü
onun fırsat olarak görüyorlardı Japonya
ondan
büyük güce sahiptir
Amerika'ya çok güçlü bir de
[Müzik]
ve
Amerikalıların şansına 3 uçak gemisinin
hepsine saldırı gücü denize açılmıştı
Savaş yanındaki tek hata değildi
Amerika'nın karşılık verme işleminde çok
yanlış hesaplamışlardır
Amerikalılar Japonya'ya savaş ilan ettim
cesaretleri kırılmadı ve hasarlı
kiloları onarmaya ve Japonya'yı gelmeye
büyük kaynaklara girmeye başladılar
[Müzik]
Japonya Amerika ile pazarlık masasına
oturtmak istiyor
[Müzik]
almaya zorlamanın bir yolunu bulmalıyız
the Sivil halkın moralini bozup bu
savaşı Birleşik Devletleri'nin
karşılayamayacak kadar pahalı hale
getirmeli ydi ve bunu hızla yapmalıydı
ve
Birleşik Devletleri'nin endüstriyel
tabanı Savaş tabanlı bir ekonomiye
dönüşüyordu Bunun ne anlama geldiğini
biliyordu Japon toplumunun sınırlı
kapasitesini ve buna karşılık
Amerikalıların daha büyük kapasitesinin
farkındaydı kendi kişisel görüşlerinde
Birleşik Devletler ve savaşa karşıydı
bunun kazanamayacağını düşünüyordu ama
aynı zamanda da birleşik filo'nun
komutanıydı ve Japonya'nın ilk savaşta
Amerika'ya üstünü sadece adet taktik
değiştirmesi gerekiyordu
[Müzik]
var burada sonraki aylarda ya motor
çaresizce Savaşı Amerika ana karısına
taşıyacak Yollar aramaya başladı orası
binlerce kilometre ötede olmasına rağmen
abla cidden 21 ağlayan ölümcül nasıl
denizaltılar olan Alman robotlarının
başarısını inceledim
2942 yılının ocak ayından Temmuz ayına
kadar Alman yuvalıkları 397 gemi batırdı
Britanya yardıma giden milyonlarca kolu
kargoyu yok etti
Kimileri amerikana karısından görebilen
mesafelerde bakılmıştır
ya
Alman denizaltıları Amerika'nın Doğu
kıyısına kadar yaklaşa biliyorsa Japon
denizaltılarının kıyısında terörist
girmemesi için bir neden yok
mı Azize
test etmek isteyen Ya moruk Birleşik
Devletleri'nin Bakırköy Sıra Bazı
görevler düzenlenmesini istedi Japon
denizaltısını Santa Barbara California
gönderdi ve bir petrol rafinerisinde
saldırdık çok az hasar Vermiş Olsa Da
dair korkuları eklemeye
Pasifik boyunca Savaşı Birleşik
Devletler topraklarına getiren Japon
denizaltıları için al başladım kıyıdan
uzakta bir denizaltı Santa Barbara
yakınlarındaki Petrol rafinerilerinde
saldırı profil olarak Tokyo'da yapılmış
fazla zarar vermedi Ama bu kendi
kıyılarımız ateşlenen ilk silah
silahlar düşman uçakları olduklarını
düşündükleri şeylere 1400 adet uçaksavar
mermisi dişlerim Ama herhangi bir uçak
görüldü doğru anladın mı
[Müzik]
çok aşırı tepki ya motorun Amerikan
toprağı yapılacak saldırıların büyük bir
etki yaratacağı düşünmesine sebep oldu
Belki de Amerikan altında savaştan
Sokacaktı
ama planını gerçekleştirmek için küçük
bir deniz altında yapabileceğinden çok
daha büyük silah gücüne ihtiyacı vardı
üzerinde bir uçak pilotu kaşığı uçak
gemisi çok iyi olurdu ama Birleşik
Devletler kırmızı alarm durumundayken
hiç uçak gemisi Batı kıyısına yaklaşamaz
sık
sonra yamamoto savaş kurallarını yeniden
Yazacak bir fikir buldu
bir uçak gemisinin Ateş gücüyle en iz
altının gizliliğini birleştirecek Tea
ve Japonların savaşın akışını
değiştirmek için ihtiyaç duyduğu süper
silahı yaratacak
bir denizaltına uç bu fikri yeni değildi
ama tek bir işe yarıyordu gözcülük
yapmak
yükselen Uçak her yöndes 70-80 kilometre
ilerleyerek
soğukta bile görünmeyen Savaş
gemilerinin yerini
belirleyebiliyor dua
bu ama yamamoto denizaltından Havalanan
uçağın Bir gözü Şahin iş saldırarak
olmasını istiyordu
O
başka bir deneme görevi emretti bu sefer
küçük biliniz altından havalanan uçak
bir orman yangını başlatmak amacıyla onu
Alev olması bıraktı
orman tuşları ama Görev yapma modunun
bir denizaltının kıyı savunmaları aşıp
hazırlıksız sivil nüfusu bulabileceğiniz
İddaa olmasını sağladım
tek bir denizaltı dan havalanacak
yaratıyorsa Belki de bir kilo
Amerika'nın korku çökmesini sağlayabilir
Türkiye hedefine ulaşıp farkedilmeden
görünmeden bir hava saldırısı başlatmak
Japonya'ya savaş sırasında başka hiçbir
donanmanın başka hiçbir hava kuvvetine
sahip olmadığı bir avantaj sağladı
bu yamamoto mühendisleri de
farkedilmeden Pasifik boyunca
ilerleyecek çoğaldı uçak taşıyıcılarının
oluşan bir kilo kurmalarını emretti
orada Gelecek Koleji bombardıman
uçaklarıyla Batı şekilde
sağlayacaklardır ve sonra Tıpkı alma
gibi arkalarında iz bırakmadan
kaybolacak vardır
Fakat yamamoto bu süper Deniz altından
daha fazlasını bekliyordu
beni silahın Metin abi hafta başı
saldırarak Amerika'yı korkutması the
welfare çekmesini istiyordu
[Müzik]
bu henüz Tamamlanmamış Yeniden ver
bu ve çok gizli olarak ilan ettim
şimdi Japonlar bu süper silahı savaşta
etkili olacak kadar kısa bir sürede
hazırlamanın Yolları olmalıydı
[Müzik]
Japonların tasarladığı Birleşik
Devletler'de kendi çok gizli silahlar
üzerindeki çalışmaları hızlandırdı lar
Manhattan projesi kod adıyla bilinen
atom bombası
Bu
araştırma üzere o gün ayrı California
Üniversitesi'nde Fizik Profesörü ydü
[Müzik]
ülkenin en iyi bir araya getirerek atomu
görmek için gereken sorunları çözmeyi ve
gerçek bir kitle imha silahı yapmayı
hedefliyordu
[Müzik]
Amerikalılar Almanları Japonların da
kendi atom bombaları üzerine
çalıştığından Korktuğumdan zaman çok
önemliydi
[Müzik]
günümüzün standart imzası 100 metre
uzunluğa ulaşabilen sigara şeklinde bir
silindirden oluşur
o zamanlar hiç kimse bir denizaltının
ağır bir Hangar ve güvertesinde iç savaş
uçağı taşıyıp taşıyamayacağı bilmiyordu
bu mayası parçaları bir araya
getirdiğimizde bir denizaltı ile aynı
boya oranlarına sahip ölçekli bir
denizaltı elde ediyoruz şu genişliğinin
on Cafe doğal
Root aylık Üniversitesi Okyanus
mühendisi olan Doktor Hero content neler
olacağını görmek için ölçekli
denizaltısına bir uçak kandır
yerleştiriyor test bulguru su geçirmez
hangarı temsil ediyor
üç tane uçak
bıçakların taşıdığı bombalar
[Müzik]
tanrının bir tarafını kapatıyoruz
bakalım suya koyunca ne olacak
sağ
üst tarafındaki batırıyor Doğruca
diyebiliyoruz
Bu yüzden ağır hangarları birlikte
uçakları suyun üzerinde tutabilecekleri
başka bir yolu bulmaları gerekiyordu bu
şapon tasarımcılar denizaltının hassas
dengesini bozmadan uçakları
yerleştirilecektir yol bulunmalıdır bir
ilk olarak çok büyük bir Ankara
ihtiyacımız var Tüm anayapı yaşıt
Buralara Kadar uzanacak buradaki
navigasyon bölgesinde ise yeni yan
taraflarına taşımalısınız üst tarafta
çok daha büyük olacak Burada çok büyük
uçaklar olacak yani uzunluk yeterli
değil daha uzun bir kalkış üstüne
ihtiyacımız var Ve bu nedenle denizaltı
çok daha büyük olmalı
Savaşı umutları bitmeyecektir
ya motor pasifik'teki Önemli olan ki
Amerika filosuna saldırdı
amacımız Burda elinden kaçırdı uçak
gemilerini batırmak tır Bu sayede basit
günlük olacağını düşünüyordu
üç gün süren savaşlar Sen Amerikan
bombacıları yana modunun 4 Uçak
gemisinde batırır bu Japonya korkunç bir
yenildim
çok gibi sıkıyorsunuz yok edilmesiyle
farkedilmeden bir hava saldırısı
düzenleyebilecek gizli silah olan
ihtiyaç iyice arttı
yok ama ilk önce evi müzik bir denizaltı
sahibinin teknik zorluklarını çözmeli
ydiller
tek diğer ucu da bantla
[Müzik]
yaratıcı bir çözüm buldular
sınav Of şimdi
iki gölgeli tasarımı deneyeceğiz
[Müzik]
Evet hala
Pekala şimdi ilmek yerine kendi
dengesini sağlıyor bir çiftli tüfek gibi
yan yana yerleştirilen iki silindir
sorunların çözülmesiyle Japonlar sonunda
yeni canavar sıcakları inşa edebilir ve
savaşa gidebilirdi
[Müzik]
denizaltıları yapımı Ocak 1943'te
başladı şimdi
Oy kıyamam Okulun karşısındaki zorluk
süper silah olabildiğince iyi biçimde
kullanmaktır
Japonya'daki ciddi içerik ve iş gücü
eksikliği nedeniyle onlardan sadece
Onsekiz tane yapabilecektir
birer bir denizaltı tek bir bomba
taşıyan uçak taşıya biliyordu bu Görev
başına toplam 54 bomba demektir yok
sınırlı bir ateş gücü
bu dondurma bombardımanında tek bir
gecede nasip olmadı lar 1400 Tatlıcı
bomba bırakmıştım
bu bombardıman 57 gece sürdü ve
İngilizler yine de teslim olmadı
Amiral 54 tane bombanın Amerikan
şehirlerine Alkın modelini bozabilecek
kadar hasar veremeyeceğini fark etti
ve diğer seçeneklere yöneldim
[Müzik]
mikrofonlar Birleşik Devletleri
olabildiğince çok zarar vermeye
takıntılı hale geldiler
yavaşlatmak ya da Barış yapmaya ikna
etmek için
Japonlar Amerikan şehirlerinde
mikropları kullanmayı düşündüler
bu ve sulu tartışıldı ve bunu yapmanın
tek yolu denizaltılarda Havalanan
uçakların kullanmaktır
bu küçük bir atış gücünü arttırmak için
Japonlar vakti
[Müzik]
binlerce kişiyi öldürüp Amerika'nın
teslim olmasını sağlayacak bir yönteme
[Müzik]
Japon donanması kesinlikle
kullanmayı düşünüyordu
uygulamayı önerdi mi
[Müzik]
bu
1930'lardan beri şimdi sevgili üzerine
Biyolojik ve kimyasal Savaş programları
denemeleri yapıyordu
bağlı küreler laboratuvarlarda
yetiştirip hiçbir şeyden haberi olmayan
köylere bırakıldı
[Müzik]
Diğerlerine ise şarbon ve Kolera
ulaştırıldı
kadınlara ve erkeklere zührevi
hastalıkları eşekle edildi
bu korkunç deneyler sonucunda 200 bin
kadar şimdi öldü
bazı Japon askeri liderlerin sancılı
olmadığı için görecek silahların
kullanımını protesto etti Fakat Birleşik
Devletler şehrinde doğdu bulacak
kitleyin haziranın devasa kayıplara yol
açacağını kimsenin şüphesi yoktur ve bu
Amerikan halkı arasında sıradan bir
bombadan daha fazla panik uyandıracak tı
tı
bu Ocak
1943'te İlkay 400 üretimde iken donanma
aynı zamanda denizaltının güvertesinde
ki Dark Ankara'da taşınabilecek izle Bir
bombardıman uçağı geçiyor
yeni uçağın adına seyran geldi anlamı
güzel bir gündeki fırtına demektir
Namet Ostim arkasında
da belirttiği gibi uçak birden Sisler
arasında değildi hedefe yakınlaş ana
kadar bir Sualtı tarafından katılacaktı
birbirinize gibi hareket edecekti
Ninja İşte bu nedenle pilot
[Müzik]
bir
yıllık şinto seremonisinde kaybettiği
yoldaşlarına saygısını gösterme fırsatı
buluyor
bu gizli projeye bir pilot olarak
seçilmesinin yarattığı heyecanlı çok iyi
hatırlıyor
ilk defa gördüğümüzde çok
uçak gerçekten de
[Müzik]
bu
ay 400 o günün tüm Deniz altından daha
geniş olsada güverteye yerleştirilen
uçak hangarı Sadece üç buçuk metre
genişliğindedir
Bu uçağın içine sığması gereken ay
400'ün hangarı ve bu da Seyran'ın önden
görünüşü
aynı ölçekte feda ölçekte
buraya sığabilir ama Kanatları var
Kuyruk var ve bu
kesinlikle
çözüm olarak Japonlar Birleşik
Devletleri uçak gemisi bombardıman uçağı
azaltmak için her o
Ya sen tasarımcılara bu fikri bir adım
ileri taşırız
arka kuyruk ve yatay dengeleyiciler de
yüksek bir azaltmak için katlanabiliyor
Ordu
bunları yaptığınızda içeri gayet güzel
Suyu çok etkileyici
[Müzik]
Japonca'da sorunlarının çözülmesi
gereken bir sorun daha vardı
[Müzik]
denizaltı senedir bulaştırırlar ne
yapmış yapmadan önce Zehra'nın
motorlarının ısıtılması 20 dakika
sürüyordu
[Müzik]
denizaltı haylazo6
motorları çalıştırmak iPhone'un zehirli
karbonmonoksit gazına maruz kalmasına
neden olacaktır motorları su yüzünde
ısıtmak için Onlara da ve hava
saldırılarına açık hale bırakacaktı
Japonlar buna bir çözüm bulamazsa uçak
Taşıyan denizaltıları suya hüküm
sürecektir
[Müzik]
bu
12 küçük bir havaalanında Makro yüksek
performansı 2. Dünya Savaşı motorların
karşılaştığı sorunlar inceliyor şu an
ilgilendiği proje bu nadir bulunan bir
porsiyon alınan 28 silindirli motor
Birleşik Devletler uçak gemisi uçağı
motorundan ha büyük ama ortak sorunları
var Tamam şimdi motoru çalıştıracağım
[Müzik]
tekrar başlatıyor
motor çalışmıyor
üzerindeki Japon askerleri
olabilir
olduğunu görebilirsiniz bu
bu açısından ne kadar önemli olduğunu
bilirsiniz ne kadar çok olurlarsa
geçişler o kadar olur Ve bu yüzden yoğun
ve ağır yağı kolaylıkla aktarılacak her
şey soğuk motor yağının dayanıklılığı
Peki ya ya önceden ısıtılırsa
bu aynı yağı ısıtıcıyı ısıtılmış hali su
gibi akıyor bu çok büyük bir fark
Japon dolama mühendisleri akıllıca bir
çözüm buldu
Ayrıca motor yağını önceden ısıtacak
sıcak ya daima silindirler ve
teknolojiyi
kullanıyor
sağlanıyor bunun içine Ayrıca ya o
bu
motor yanım önceden ısıtılmasıyla Çakan
karıştırılarak Alkışla başına getirilir
motor
çalıştırılırsa Kanatlar kuyruk ve yatay
Demirler açılara konumlarına
yerleştirilir
[Müzik]
Bunlar takılır ve
çok göre çıkmaya hazır olur
[Müzik]
hazırlanmak adına gereken süreyi
kısaltmak için çok çalışıyoruz
önce ilk uçak kalkıyorum sonra ikincisi
ve daha sonra üçüncüsü amacımız 3 uçağı
da olabildiğince hızlı havalandırması
[Müzik]
son bir soru da vardır
uçakların üzerine iniş yapabileceği
kadar uzun değildi
bu nedenle y bu seyranlar denize inecek
ve hidrolik bir kol aracılığıyla
kaldırılarak güverteye geri alınacaktı
[Müzik]
öncesinde tüm sorunları çözmesi ile ay
400 programı için her şey yolunda
gidecek gibi görünüyordu
ama sonra Nisan 1943'te Japon donanması
çok kötü bir daire 7
Birleşik Devletler Amiral yamamoto ya
suikast düzenledi
Solomon Adaları üzerinde vurularak
düşürüldü
400'ün yaratıcısı projenin başında
olmadığından 400 projesi yavaşladım
süper denizaltıların sayısı hemen
görüyor azaltıldı 9/18 indirilir ya
motorun ölümünden birbuçuk yıl sonra bu
yenilikçi sıra hayata geçirildi Ben
senden Aralık
1944'te 1/400 sonunda tamamlandı
[Müzik]
Birkaç ay sonra ikinci bir deniz altında
deniz açılmaya hazırdı
süper denizaltı 30 bin metre
uzunluğundaki anlarında 3 bombardıman
uçağı taşıyordu
[Müzik]
sıkıştırılmış ocakları çatışmanın
ortasında hatırlatıyordu dalgalı
denizlerde
[Müzik]
121 metre uzunluğunda olan ay 409
Sağdaki en büyük deniz 600'ü
nokta ağır silahlanmış tıbbı ön
Güvertede 140 milimetrelik bir silah
vardır bildiğiniz altına yerleştirilen
en ağır silahlardan biridir 4 uçaksavar
dır yemeği hava saldırılarına karşı
olacaktır bu
ve İskele tarafında 8-port uyması vardı
programın yönetmek için görevlendirilen
kişi tatsuki Arzum
yönetmiştir
almanın en iyi üyeleri arasından seçilir
ve ilik ayrılıyordu iPhone yüksek olsa
da Japon yüksek komutası gerçek Resmin
farkındaydı
Bu
nasıl bir Peki çarpık Birleşik
Devletleri'nin elindeydi Japonya'nın
buna güçlü bir biçimde karşılık vermesi
gerekiyordu
bin 945 lira
meralgia prozak Seyran ları Birleşik
Devletleri'nin Batı kıyısına yoloji
silahlarla saldırmak için kullanma
fikrini öne sürdü
var
[Müzik]
ama bir ay sonra daha mantıklı olan
taraf tartışmayı kazandı
imparatorluk ordusundan General
Gölcük Savaşı insanlığa karşı işlenen
Büyük bir suç olduğu gerekçesiyle
reddettim
onun yerine en Japonlar çok izi ayrı
üzeri için başka bir hedef bulacaktır
Kanalı Atlas okyanusu'ndaki donanma
kuvvetlerinin hasidik okyanusuna
geçirmek için çok önemliydi
japonla Bu yüzden oraya saldırmak istedi
ve Japonlar kanal alabilirse Deniz
trafiği Aylar Boyunca durdurabilir temin
ettikleri çok daha uzun bir yol olan
Macellan Boğazı kullanmaya zorlayabilir
di mi uzmanları görev Hazırlandı
şöyle bir şeydi denizaltı filosu
14106 arada misafir gelecek
hem de uzun yoldan ilerleyecek ler
kilometre
sonunda ekmek
konumlarına ulaşacaklar the
kabaca bu civarda sorun bizi çıkıp
uçakları altı uçağı olabildiğince hızlı
içinde havalandır acaklar ve düşmanı
tamamen şaşırtmak için tamamen farklı
Düğünden yapacaklar oğlum bir üzerinden
uçarak sonra Keskin dönüşler yapım Şevki
birden bire alçalıp buraya kanala
gelecekler ve uzay ucuna saldırıp Burayı
terk edeceklerdi
Görev
için çok tehlikeliydi
denizaltılar Panama Kanalı ilerlerken
düşman sularından geçmeli ydi
padişah a1945 senesinin yazın bu hafif
bir Amerikan gibi sayılırdı Bunun anlamı
Panama Kanalı bölgesine herhangi bir
araç geçirmenin litreden daha Zorlu
caydı
denizaltılar güvenli ve ulaşılabilir
hedefleri yani kontrol altında tutan
dikiş çok güçlü bir biçimde korunuyordu
diğer seçenekte kanalı yüksek irtifadan
bombalamak tır ama bu konuda da bazı
problemler var bu kanalın duvarları
güçlendirilmiş ve sonra yapılmış
inanılmaz yapılar dıdısı iki buçuk metre
kalınlığında çelikle güçlendirilmiş
tislama 4000 metreden öyle bir itibaren
bir saç teli gibi görürlerdi o mesafeden
böyle bir de vurma şansı çok düşüktür
O her biri tek bir bomba Taşıyan altı
uçak olduğundan hatıraya yer yoktu
dönemin baş ağrısından emin olmak için
radikal bir plan yaptılar
Ben o zamanlar Japon hava görevlerinin
neredeyse hepsi Kamikaze görevleri
dönüşü olmayan görevlerde burada Plan bu
uygulama ctıa vajinal
o zamanlar Japonya'da kaynakları
yetersiz olduğundan
seçmekten Başka bir yolu yok
bunun tartışmalı bir konu olduğunu
ama bence o zamanlar seçim şansımız
yoktu
yani Kamikaze tek Şansımız da o
Bu bir komite atom bombası için
olmasıyla istediğimi listesini çıkardı
irosimo önerilen 5 şehirden biridir
her iki ülkede gizli silahlarını Savaşı
sürerken
kuvvetler nokia'dan sadece 1500
kilometre uzaklıktaki Okinawa Adası
işarettir
82 gün süren Zorlu savaşta 100 binin
üzerinde Japon askeri öldü ve binlerce
uçakta savaş gemisi yok edildi
parayı kalın Japonya'yı işgali
kaçınılmaz gibi görünürken Amiral ozaba
ay 400 görevini bir kez daha değiştirdi
Yeni Hedef
Burası Japonya istila etmeye hazırlanan
ev Birleşik Devletler filosunun toplanma
bölgesi 7
no time High Quality you O kim saldırmış
bu ve bir ki de Ana karadaki sol
saldırıya gönderilecek olan birliklerin
yola çıktığı yerde
gerekli Eğer zât-ı Büyük olasılıkla
oradan geliyordu
fotoğrafı birkaç tane Amerikan savaş
uçağı
merkezden bize olabildiğince çok sayıda
uçak gemisine saldırmaması söyledi
var yani İki süper denizaltının ay 400d
kardeşim Sia 400.000 ve iki küçük
denizaltının daha Ayrıca Konya'dan
ayrılmasıyla sonra önceden belirlenen
buluşma noktasında bir araya
geleceklerdir 17 Ağustosta şafaktan önce
altı Seyran harikası saldırısına
başlayacaktır
aşırı şansını artırmak için avize
bombardıman uçaklarını Birleşik
Devletleri simgeleriyle 16 emretmiştir
bu savaş kurallarını kesinlikle haliydi
pilotlar uçaklarını Amerikan renklerine
boyamaya itiraz ettiler bunun olumsuz
bir davranış olduğunu düşünüyorlardı
ölmeye hazırlar geri döneceklerini
biliyorlardı fakat görevde bazı sorunlar
çıktı
bu ikiye doğru giden daha küçük
denizaltı lardan biri bir Amerikan savaş
gemisi tarafından batırıldı 140 askerin
hepsi öldü
bu filonun başına gelebilecekleri bir
habercisiydi
ben Osman günden sakınmak için arzymy
bir değişiklik yapıp Buluşma Noktası
değiştirir
ama mesajı ulaşmaz ve grup bir araya
gelemez
400 400 bir saldırı planını yeniden
gözden geçirirken her sizden korkunç bir
haber alırlar
[Müzik]
Amerika Japonya ile vurmuştu
[Müzik]
atom bombası bu ederek yaklaşık 80 bin
kişinin ölümüne neden olur dokuz
Ağustos'ta ikinci bir bomba nagazaki
Hedef alır ve 40000 Ölülere arkasında
Arabi bir şehir bırakır
bir falcı gün sonra 15 Ağustosta Japonya
ve Birleşik Devletleri test yapıp
kim
[Müzik]
yavaş yavaş
[Müzik]
Sonra gemide büyük bir
[Müzik]
şey hayatta kalma diye bir kavram
denizaltısının Japon görevleri bu
Japonya'ya ulaşmaya karar verdi bu kimse
bu güçlü gemilerden vazgeçmek ya da
düşman sularında esir alınmasının
aşağılanması yaşamak istemiyordu
sırlarını korumak için ayrı bir
sayfasına üzerinde Amerikan işareti olan
şeyin adı Deniz almalarını emretti
Japon denizaltılar Amerikan filosu
pratik olamazsın iki Amerikan destroyeri
ay 400'ü 28 Ağustosta Japonya'nın 300
kilometre fark ettim
açmaya çalıştım ama sonra mücadele
gördüğümüzde kendi kendime dostum
gördüğüm en büyük şeyde
29 Ağustos sok
ve
avokado ki Amerikan denizaltısında
devasa subaydı
Biz her zaman sana düşüyor ciğerlerinde
bir şafaktan önce yedim kadar da bir şey
görüntüler Aşkı böyle
yakına gidinceye kadar onun ne olduğunu
bilmiyorlardı
bu suyu yatak Japon Süper denizaltısında
genç bir deniz şeydir
konuşmanız bu muhteşem Demir Birleşik
Devletleri vermek istemiyorduk esir
almanın bir utanç olduğunu düşünüyorduk
bu savaş sona ermiş olsa ben
Amerikalılar Japonların Nasıl tepki
vereceğini bilmiyordu ne olacağı belli
değil Sonra Evet mi hayır mı
biliyorsunuz Ateş edip etmeyeceklerini
bilmiyor
Japonya geri dönüyordu
ama Amerikalıların denizaltı yere
geçirmelerine nasıl engel
olabileceğimizi konuştuk ve
ve onu Clean yakınlarında batırmaya
düşünmesin
bu fakat Japonlar planlarını uygulama
fırsatı bulamadan denizaltını motorları
bozuldu
bu
sevgin Doğu ev denizaltıya teslim
olmasını söyledim ama Arzu mi Bunu
reddettim
o
sevgi dolu silahları ay 400 binin
üzerinde çevrilmiş halidir kaç kere
insaat yaşandı
Ben bunu yok bando ele geçirilmesini
hatırlıyor
[Müzik]
silahlarını bize çevirdiler ve
gemilerine bir yetkili göndermemizi
söylediler
Biz de birini gönderen ne demek Siz
gelip bizi alacak birini göndereyim
dedik
korumakta ve onlarla bir erkek gibi
karşılaşmakta hı ısrar ediyordu onu He
çay iç ileri Tayyip
Bu nedenle amerikalılarla görüşmeye
gönderildi olsanız
bu Sarayı'nda
bu suyu kamera bize teslim olmaya
zorlarsanız intihar ederim dedim
Muğla hareketi gidiyor ne olurdu Bana
harakiri iyi değil dediler
Ne Olduğunu biliyorlardı bu konuya
tokyo'dan 400 lira teslim
olmak için Uluslararası Denizcilik olan
siyah bayrak çekildi
o
komutan ağrısı için ilgili yaşattığı
aşağılanma çok fazlaydı
orice
Bir bardak kahve almaya gittim ve tam
Yerime oturdum ki bir silah sesi duyduk
intihar etmiştir Kaptan ve ben içeri
koştu kendi canını aldığını gördük
haftanın sonunda yaptı dediğini duydum
[Müzik]
Japon o
o
dişilerde pilotlar ve destek ekibi
Evet Amerikan denizaltı görevleri
denizaltını kontrolü devraldı
bu daha önce gördükleri hiçbir şeye
benzemeyen Bir araçta olduklarını fark
etmeleri fazla zaman almadım
401 edilen ilk amerikalılardan bir ip
adında genç bildiğiniz şeydi
denizaltının sıra düşün çift gördü
tasarımı hemen dikkatini çektim
odasında indiğimizde açılan bir kapı
gördüğünüzde çok yaşamıştı
böyle bir
sözünü orada bir motor daha vardır Siz
kere ve sanacak makroların olduğunu fark
ettim ki
11.45 yıllar hepimizde 45'likler var ve
cebinde fazladan mermiler kullanmamam
gerekirdi silahını kullanır bunu bir an
bile düşünmezdim ortam çok gergindi hiç
kimse birbirine güvenmiyor dut neler
olacağını bilmiyorduk çok az
olduğumuzdan onu da yeter al ele
geçirebilirler di ve gemiyi batırmaya
karar verdik oradan kurtulamaz dık
bu çap onların denizaltı suyun dibine
batırıp Amerikalı Denizciler de
beraberinde götürmesi engellemek için
Amerikalılar kapakları açık bıraktı
saatler geçtikçe iki eski düşman
arasındaki gerilimi azaldı
artık ortak bir hedefleri vardır
denizaltı yönetip onu güvenliği Tokyo'ya
götürmek
motor odasında japonlarda iletişim
kurmayı öğrendik onlar bize öğretti biz
de onlara öğrettik Sana da
tanımlamak için bazı kelimeleri bilmemiz
gerekiyordu
temel düzeyde ilkokul seviyesinde
iletişim kuruyorduk bir liste hazırlayıp
sembollerini ve kullandıkları kelimeleri
öğrendik
onun adı ne Bunun adı ne diye soruyordu
Bu şapon tayfa Eve dönünce donanma bu
sıradışı araçları daha detaylı incelemek
için Birleşik Devletleri götürmeye karar
verdi
Aralık 1945'te Japonya'dan doğru yola
çıktılar
el koyulan denizaltılar 1946'da
yılbaşından birkaç gün sonra geldi
Birleşik Devletleri donanması süper
denizaltı incelemek ve eğer detayı
kaydetmek için hiç vakit harcamadım
[Müzik]
fakat 1946 buharında yeni bir gelişme
yaşandı
ve aylık güzel yeniden gizlemeye
çalışalım bu sefer bunu Birleşik
Devletleri Sovyetler Birliği'nden
geçiyordu
la Düşmanların stratejik noktalarına
büyük uçaktan taşıyabilen denizaltıların
ruslarda olmasını istemez ve soğuk savaş
başlamıştır ne oluyoruz Evet var Bu
sayede incelemek için bir ekip
göndermeden önce Birleşik Devletler
acele bir karar aldık e
[Müzik]
bu
31 Mayıs 1946'da 400 bir göl kıyısında
batırıldı İki gün sonra aydoff
izlediğiniz için dibinde ona katıldı
onlarla birlikte Japonların 2. Dünya
Savaşı mühendisinin Sırlar da yok oldu
onların tam potansiyeline kimse
bilemeyecek
[Müzik]
Vay
400 operasyonunun İkinci Dünya Savaşının
gidişatını değiştirip
değiştiremeyeceğini soruyorsanız
Sonuç olarak bunun olamayacağını
düşünüyorum 1942'de durumu
kötüleştirebilir di ama 45 de değil
Japonya Birleşik Devletleri silah
üstünlüğü karşısında teslim oldu
Birleşik Devletler Bahar Duru'nun
intikamını almak için böyle büyük bir
askeri güç ortaya koy O sordu
başarı şansı çok düşük olsa da dört
yüzünü birinci silahlarını gözardı etmek
zor
çok geç gelen bir teknoloji harikası
ama daha da önemlisi Apo amcanın başında
soğuk savaştaki denizaltı savaşları da
belirleyici oldular
1950'lerde yeni bir tür Birleşik
Devletler Denizaltısı ortaya çıktı şap
onların süper denizaltısını kopya
istiyordu
sınıfı üzerinde uçak yerine güzel
kullanılan bir Hangar vardı Ee modern
nükleer cephaneliğin en önemli
silahlarından olan üzere Taşıyan
denizaltılara öncülük etti
Yok
yok Louis Aragon Freeplay önce hiç
kimsenin
denizaltıların şehre saldırı bilecek
birisiyle olduğunu düşündüğünü
sanmıyorum
Say bu fitreyi günümüzde
Birleşik Devletler
Fransız Britanya ve hatta Rusya'nın
nükleer savaş başına sahip füzeleri
düşman şehirlerini atabilecek
kapasitedeki denizaltılarda görüyoruz
vermişsiniz
denizaltıları senin nüfus aldırabilecek
birisi haline getiren ay 400 savaşların
gidişatını sonsuza kadar değiştirdim
o o
[Müzik]

abone ol
bu Shelby County ıslah evi senesi vahşi
Sokak Çeteleri bu duvarların içinde
tutuyor ve giderek azgın aşıyor Burası
dünyadaki Cehennem sıkı gözetime rağmen
çete üyeleri açıkça kuralları çiğniyor
Buraya geldiğimden beri devamlı
bıçaklanıyor hapishane duvarları bile
içeriye silah ve uyuşturucu sokmaları
engelleyemiyor ot korkmayın hap ne
isterseniz var şimdi çete üyeleri
sistemi nasıl geçtiklerini gözler önüne
serecek Bunlar beni patlatıyor reçete
birlikleri kontrolü ele geçirmek için
savaşıyor ellerinizi başınızın üzerine
koyun arka yap
ve onları düzenli olarak göz daha
veriyoruz
var mı
oy nefes
Sen Amerikan müziğin ve kültürünün bir
Merkezi
bu ama Bill Caddesi'nin gece
lambalarından 24 kilometre uzaklıkta bir
grup mahkumun Shelby County cezaevinde
zor anlar yaşatıyor 1928'de inşa edilen
bu cezaevlerinin mahkumları barındırması
12 yıl geçmemektedir bir şey bir County
L7 adandan oluşan bir ekip çeteleri
kontrol altında tutmak ve kaçak malları
engellemek için mücadele ediyor çete
istihbarat birimi ya da çizgi olarak
bilinirler 2004'de çete problemi ile
uğraşmak için görevlendirilen tek kişi
kelimen Tony vurdu oraya yatın
kıpırdamayın ve konuşmayın ama giderek
büyüyen çete sorunu ve onların dizi
operasyonlarını durdurmak için Nur'un
yardıma ihtiyacı vardı birlikte çalışmak
için seçtiği altı memur şu an çete
istihbarat birimini oluşturmakta
ama hepimiz farklı temellerden geliyoruz
mu hapishanede Her birimiz farklı bir
grup genç adamdan sorumluyuz ama iş çete
istihbarat birimine geldiği zaman
birleşiyoruz ve bir ekip oluyoruz yan
kapıya ulaşmanız gerekir Biliyorum evet
tekrar yan kapıyı açmanın bu çete
memurlarının devamlı benim arkamı kolla
ıkları biliyorum Ben de onunkini
kolluyorum bu hapishane 30 farklı çeteye
ev sahipliği yapıyor ve kaçak mallar
değişmez Bir tehlike Bu yüzden çip her
gün sürmekte olan bir alın peşine
düşüyor
bu burası 53 dönümünü büyük bir alan bu
alanda da minimum ortam ve maksimum
güvenlikli koğuşlar içeren 13 bina var
burası lanet olası bir orman bir
hayvanat bahçesi Maximum 8c binası bu
adamlar Shelby de Maximum güvenliğe
sahip kötünün de kötüsü Maximum 8 Ekim
2008'de rakip çetelerin gerginliği
burada şiddetli bir savaşa yol açtı bu
işler kontrolden çıktığında klip veya
micror çetelerinin üyeleri erzak
eşyaları üzerine kavga ediyordu klip
Çetesi üyesi Christmas Yuh Aqua Barbie
Bey ortaya çıkan şiddeti izliyordu
onları kaldırmak istiyor gibilerdi
kaldırıp kavga etmek ne demek istediğimi
anlıyor musunuz ve onları kaldırdılar ve
daha sonra olaylar birbirini takip etti
ve arkadaşlarımdan
Bu oyun kafasına vurdu Bu gözetleme
görüntüsü kavganın en üst kattaki küçük
hücreden hızlıca dışarı yayıldığını
gösteriyor
bu mahkumlar korkulukların üzerinden
birinci kata atıyor göz açıp kapayana
kadar silahları çıkardılar ve bu bir
savunmasız bırakma suçu Bir rakip var
zor çetesinden Jerry Brown kuruş taydı
ama kavgadan uzak durmaya çalıştı baktım
yerinde değildir Çünkü çok Saydım daha
önceden buna benzer bir şey görmemiştim
dakikalar içinde neredeyse tüm blok
arbedeye karışıyor kulüpler var orda
karşı ve klipler sayıca azınlıkta
korkunçlu dostum kalbim hızlı atıyordum
insanların uzundemir saplarla kafama
vurmasından kaçırmaya çalışıyordu
bu memurlar geliyor ve arbedeye ayırıyor
kimin bıçaklandığını ya da nerede
bıçaklandığını anlayamadık ama o
üzerlerinde kan vardı toplam olarak 5
mahkum ciddi şekilde yaralandı çete
kavgaları önleme ve illegal aktiviteleri
durdurma girişimlerinden de memurların
en iyi silah şaşırtma unsurudur
babalarınızın üzerine oturun toplarının
üzerine oturun onu kapat elinizi
başınızın arkasında olsa kesiyoruz
başınızın arkasında olduğu sürece
başlayalım bugün Teymur çetelerin en çok
bulunduğu koğuşları kapsayan 12 blok
boyunca ekibine liderlik ediyor sürü
konusu Olana Kadar Kimse konuşmayacak
bak kıpırda de ne kadar kimse kıpırdama
yazacak Bak şimdi bu talimatları ilgili
sorunuz olursa size fikrinizi
değiştirecek bir şey vereceğim olacak
olan şey
bu çete memurları ranzadan razı ya
gidecekler sizi kaldıracaklar size duş
alanına gideceksiniz üzerinize aranacak
üzerini zar aldıktan sonra sizi
koğuşları mı tamamen bitene kadar yerde
oturacağız koridora götürecekler Lanet
olsun çete birimi herhangi bir Kaçak
malzeme için kuş ağrıyor bu çetenin özel
eşyalarını da kalkıyor sigara marivana
ve demir sap olarak bilinen el yapımı
cezaevi bıçakları a Eğer birinin bu
bölgede dolaştığını görürsek top gibi
çantayla Buraya gelen bu adam gibi bu
onda bir şeyler olduğu anlamına gelir
onu Haklıyız onu çıkaracağım kaba
konuşmamı affet ama Dışarı çık Çünkü
çantamla dolaşıyorsun ve belki
patlamamış söylemiştim
bu mahkumlar üst araması için sıraya
giriyor Rüstem'in oynanmasını sevmiyorum
dostum tamamen saygısızlık anlıyor musun
gelip popoma bakarak erkek yine ele
geçirmeye çalışıyor gibiler Beren edeni
bu onlar polisler domuzlar domuzlar hiç
hoşlanmam hepsini çıkart vücut delikleri
sıkça görülen bir saklama alanıdır
kişiselleştirilmiş ve Araştırma
yapıyoruz onları cömerti yoruz ve
öksürük diyoruz böyle cep numaranı bir
şey varsa düşüyor Tamam diyin
o ranza alanında memurlar mahkumların
özel eşyalarını araştırıyor şık memuru
reçel sfero Bir mahkumun çekmecesinde
ölümcül olabilecek bir şey buluyor
şeritte kayıp bir parça var Ve böyle bir
şey olduğu zaman ki bu çoğu zaman
yaptıkları bir şeydir bunu çorabın içine
koyarlar ve size vururlar doğru yöne
sağlayarak ve bir insana doğru noktadan
vurarak o kişiyi anında öldürebilir
birkaç metre ötede memur deneme Klein
başka bir önemli buluş yapıyor bir
favori yerde saklı olan küçük ama
tehlikeli bir demir Çubuk önümüzde Ne
var peki ya da bir demir çubuk var Demir
çubuğa sahip Demir çubuklar Egeli kura
fırtına ayakkabısında bulundum ekleyin
koğuştan çıkarken mahkumu eşlik etmeye
başlıyor Ama Kuaför kişisel çekmecesini
toplarken saklı olan başka bir deniz
Çubuk yere düşüyor
mı başka bir tane var mı Geri tekrar
üzerine arayalım buraya krafort bulunan
bir değil iki Demir çubukla birlikte
çivinin Kral kırdı fakat bastırmak için
yeterli değil vardı ama henüz bitirmem
işlerdi
bu didik didik arayan akablo diğer
tarafındaki yatakları eğleniyorlar gidip
onları geri çevirebilirsiniz sadece
üzerinde silahlık olmadığından emin ol
tamam memurlar şüpheli bir şey buldu
oldu kumari ona olmalı ya da açılmış
tütün olabilir Feshane'ye gerçek My ona
kadar sahte mal ona da giriyor
bilirsiniz sahte Mola verip paralarını
almak için birbirlerini kandırıyorlar
bu destek ekip içeri giriyor her zaman
test ederiz her zaman test ederiz Ne
olursa olsun Açılabilir yeniden
sarılabilir ve başka bir şeyle
karıştırılmış olabilir bu test bunun
tütün mü yoksaa Mario Anam olduğunu
belirleyecek bir tüpü kırıyorsunuz ve
yaklaşık bir dakika sallıyorsunuz Eğer
Mora dönerse test pozitiftir bir Eğer
yapraklar tetrahidrokannabinol ya da
çece marina'daki ana kimyasal içeriyorsa
asit solüsyonu tepki verecek ve renk
değiştirecektir bir şimdiden Mora
dönüyor thc için pozitif mahkumun
botunda marihuana bulundu Eczanesi için
39 yaşında bunun gibi suçlamalara
yabancı değil 14 yaşından beri
hapishaneye girip çıkıyor ve şuan
ağırlaştırılmış hırsızlıktan dolayı
hapiste yatıyor ama esrarın ona ait
olduğunu reddediyor birileri ayakkabı
mesela koymuş dostum
çok kısa içiyorum ama bu benim olsaydı
beni bir ararsın özerinde Eser vardı
Size üzerinde esrar var diye söyledim
dostum şu an üzerimde esrar yok Eser
içiyorum hapishanede geçiyorum bunu
inkar etmeyeceğim Ama eğer benim
üzerindeysen olsaydı bu bir ya da iki
sigaralık olmazdı Bir seferde 28 gram
olurdu Ben bu şekilde yaparım uyuşturucu
bulundurmaktan suçlanacak ve bu vaka
için disiplin kuruluna gönderilecek Eğer
sesin suçlu bulunursa cezası Muhtemelen
iki kişilik Bir hücrede Günde 23 saat
kalmak olacak be hücreler adamların
bulunmak istedikleri bir yer değil
Parmaklıklar Ardında da birazdan
maksimum güvenlik kapsamında bir mahkum
sisteme karşı savaşıyor birini
öldüreceğim ve daha sonra düşman
mahkumlar hücreye kapatılmak da başa
çıkıyor
Ya bırakın bizi nefesi şehir merkezine
30 dakikadan Aferin mesafede şey bir
kahvaltı ceza bir yer almakta burada
çete istihbarat birimi ya da çip
çetelerle dolu bir cezaevinde
çıkabilecek şiddete karşı mücadele
veriyor chamane Tony Moore 7 kişilik
ekibe başkanlık ediyor görev tanımamızı
ne olduğunu biliyoruz işimizi yapmak
için birlik olarak buradayız ve bunu
birlikte yaparken tek bir kişi gibi
hareket ederiz Biz haftada beş gün giriş
alanını izliyorlar burası yeni gelenler
için ilk durak çocuklar dinleyip ben
aynı zamanda çete birimiyle çalışıyorum
size bu hapishanede neler yapmanız
gerektiğini anlatmayacağım buraya
geldiniz bazılarınız daha önce de girip
çıkmıştı yani buranın nasıl işlediğini
biliyorsunuz onları yönlendirmek
en büyük kısmını alabilirdi Herkes bir
kimlik kartı alıyor tıbbi testlerden göz
muayenesinden geçiyor ve parmak
izlerinin elektronik taraması yapılıyor
yaşadığın Tek problem parmaklardaki
amputeler uyuşturucu kullandıkları için
parmak izleri bozulmuş oluyor
kullandıkları bir çeşitleri oyun parmak
izlerini yapıyor
bu daha sonra çete istihbarat birimi
görevi devralıyor içeri giren Herkes bir
çeteye bağlı olup olmadığını söylemek
zorunda sana Sorum şu bir çeteye üye
misin Ya da hiç olduğunu hayatının
herhangi bir döneminde Hayır beğenirsin
değil mi Seni Crysler de gördüm çete
üyeliği kitabımızda Onun bir klip olarak
etiketlendiği gördük Bu kitap
etiketlenmiş olan çete üyeleri ile
ilgili tüm bilgileri içerir
Ama bu sen misin
mi Evet bunu uzun zaman ifşa ettim uzun
zaman önce bu yüzden sana şimdi de hiç
grip oldu mu diye sordum herhangi bir
şey temsil eden bir dönem var mı Bana
göster Eğer yeni bir mahkum bir çeteye
üye olduğunu itiraf etmiyorsa dövmeleri
genellikle onu ele verir
ne varsa göre bu bilgi onların kendi
güvenliği için Bak bu senin cezanın
uzamasına ya da onun gibi bir şey neden
olacak bir şey değil Anladın mı Tamam
çiğ bütün mahkumların yüzde 90'ının bir
çeteye bağlı olduğunu tahmin ediyor Bir
hapishane çete üyelerinin birbirlerine
saldırmasını engellemek için adımlar
attı bıktık klipler ve Vay lortlar
arasında gerçekleşen 2008 çete
savaşından sonra hapishane maksimum
güvenlikli kuş politikalarını sıkı bir
şekilde gözden geçirdi en açık örnek
açık Rekreasyon Alanı olarak kullanılan
yeni kafeslerin eklenmesi jdidi
mahkumlar Demir çubuklar taşımalılar the
ama aynı zamanda hücrelerinden de çıkmam
alırlardı tüm kapıların kilitli kalması
gerekiyor ama bu adamların bazılarının
kapıları bir şey yapıp onları açtığını
görebilirsiniz mahkumlar kapı kilidini
açacak ve katları özgürce dolaşmak için
hücrelerinden
bu kabın içinde çok sayıda kağıtları var
Bu sade bir mekanizma Bu yüzden de
kilitlenmiyor orada sıkıştığını görüyor
musunuz bu kilidin şimdiye dek çıkmış
olması gerekiyordu
Evet şimdi kilitli kapıları kilitli
tutmak sadece bir şey mahkumları göz
hapsine almak Daha sonra bir şey bu
konuyla ilgili bir şey yapmalıyız dostum
kiminle yaşadığın asla bilemezsiniz
anlıyor musun Çünkü burası bunu
gerektiriyor Burası hapishane minimum
güvenlikli koğuşlar da bile ilk gelenler
Shelby County Cezaevi'nin birer sakin
olduklarında sert bir Uyanış yaşarlar
bir Acemi miz olacak ganimetlerden
bahsedeceğiz kaç numara ayakkabı
geldiğinizi soracağız ailene yapar Nasıl
para kazanırsın diye soracağız bilen
birinin hırsızlıktan ve kaslı adam
öldürmeden dolayı içerdi ama aynı
zamanda bir cinayet içinde Mahkemesi
olduğunu söylüyor yine de memurların
yerine danışmanların bulunduğu minimum
güvenlikte de ama o bir melek değil
istismar edebileceğimiz birini görürsek
o istedi
var burada da havada onun kokusunu
alabilirsiniz seslerinde görebilirsiniz
sert olmaya çalışabilirler Ama
çeliklerini görürsünüz ve duyarsınız
duyguları ve beden dilleri kelimelerden
daha seslenir kalın bir ses tonuyla
İçeri gelebilir ve küçük bir arkadaşımız
onarmaya bana kadar üzerine Demir
çubukla yürüyebilir
bu çift memuru denemek olayın görevli
olduğu koğuşta günlük devrelerini
gerçekleştiriyor da haber dostum iyi
misin herhangi bir yaraları olup
olmadığını görmek için çocukları kontrol
ediyorum saldırıya uğramış ve memurların
onları görmemesi için yatağında yatan
çok sayıda mahkum var bir memur
markalarına göre burada bir çete üyesi
olmak güvenlik garantisi değil çeteler
sıklıkla ceza olarak kendi üyelerine
dövüyor bunun şiddet cezası olarak
adlandırıyor lar
bu mu hücredeki mahkumlar stres atıyor
bu Maximum 8'e göre baştan savma ama
şiddet cezaları da buna benzemektedir
bir Eğer kuralları takip etmezseniz
onları çiğ derseniz bir çeşit ceza
alırsınız ya da altı dakika boyunca
suçunu örtbas edilmez Bu altı dakika
boyunca yumruk yiyeceğiniz anlamına
gelir ve suratınızı koyamazsınız yani
orada oturursunuz ve ölümüne şiddete
maruz kalırsınız
bu McQueen sorun çıkaran kişilerle
yakından ilgileniyor çılgın zaman adıyla
da bilinen cavüz haber gibi o da yeniden
hücreye Düşmek üzere Tamam iki buçuk
yıldır buradayım bilirsiniz bazen
problemleri mi oluyor yani pislik
yapmıyorum ben araştırmış hırsızlık
yüzünden hapisteyim bir Çömez kaçta ya
da ç g olan 21 yaşındaki haber düzenli
olarak kavgaya karışıyor bu onun Maximum
güvenlikte ilk sıraya koymakta çoğu
zaman onu almak için binaya birkaç memur
satmak zorunda kalıyoruz Çünkü kapıları
tekmeliyor personeli tehdit ediyordu
Aferin Ne haber dostum haber yıkıcı
davranışlarını kontrol etmek için
antidepresan alıyor bu kendini
yaralanmasını da engelliyor bir
kesiciden daha fazlası konuda birçok
kestik açmış neredeyse 100 defa kendimi
bıçakladım ve kestim
ilk defa boğazını kestim midemi kestim
ve kollarında da kesikler var Bazen
neden damarlarıma patladığını ve buna
benzer şeyleri düşünüyorum u çılgınca
benim çıkış olur mu
var ama bazen ilaçlarını almıyor
İlaçlarım benim enerjimi alıyor Bu
yüzden kendimi korumam gerektiği
zamanlarda bunu yapmayacağım Yarın
hücreden çıkacağını söylüyor Bir hafta
içinde tekrar geri dönecek jel bir
kantindeki çete istihbarat birimi çete
geriliminin sonra diye gelmemesi için ne
gerekiyorsa yapıyordu Ordu çift memuru
tonik altına göre yemek zamanı bile
tehlikeli olabilir burayı hapishanenin
en savunmasız alanı olarak
adlandırıyoruz belli bir süre boyunca
yemek odasında 200 L300 arasında mahkum
oluyor yani bu dönüşlerin çığrından
çıkması için en kritik zamanlardan
birisi
bu burada farklı binalarda ve
bağışlardan mahkumlar etkileşim içinde
oluyor çete üyeleri karşılaşıyor ve bazı
sürtüşmeler meydana gelebiliyor bazamın
anlamanız gerekmektedir Eğer Burası çok
sessizse tansiyon düşecektir mahkumlar
yüzleri ileri doğru yemek yiyor bu
memurların onları izlemesini
kolaylaştırıyor hapishanedeki 125 ten
daha fazla gözetim kamerasıyla mahkumlar
kafeteryada bile izlediklerini
biliyorlar kameralar kafeterya çalışanı
3. çağırsan TLA mahkum bir arkadaş
arasında gerçekleşen son günlerdeki bir
kavgayı kaydettik hızlı bir yumruk
indirdikten sonra antepsi penceresinden
diğer mahkumu takip etti mutfaktan çıkıp
Cafe tarihe girdi oraya gittiğimde onu
yakalayın onu yakalayın der gibi beni
işaret ediyorlardı Ben de etrafıma
Baktım hala cübbeyi görmemiştim Bu
yüzden pes ettim ve kelepçe takmalarını
izin verdim bugün
bir kafeteryada ki gözetim kameraları
hızlıca seyirci çeken bu hapishane
kavgasını yakaladı memurlar Telsizden
mavi kodu yarısı aldı
12 mahkum arasında çıkan bir kavga
uyarısı bu alandaki memurlar çift
kalabalığı İçine girmeden kavgayı ayırdı
bu mavi kodu yarısı var ve mahkum ve
mutfak çalışanlarından biri dışarı çıktı
ve servis sırasında geldi servis
sırasında ayrıldı buraya geldi ve katı
bir cisimle çenesine vurdu diğer adam da
ona geri vurduk diğerini ceviz hiçbir
sebep olmadan tuzağa düşürüldüğünü iddia
ediyor oraya koştur Üzerime doğru
fırladı yerli ve bana vurdu Ben de geri
zekalıyım ya onu tutarak kendimi
savundum deviz eli kulağında bir
disiplin soruşturması için hücreye
gönderildi mi Parmaklıklar Ardında da
sırada cuve sabrın yeni bir oda
arkadaşım var ve daha sonra kaşık
hapishane duvarlarının derinliklerinde
Kaçak mal buluyor küçük bebeğimiz burada
daha derine bakmamıza yardımcı oluyor
ya Ozan düşman çete üyeleri mm yardımı
olmadan birlikte yaşayabilir Son
günlerde bir Çömez gençler olan cuve
sabert yeni hücre arkadaşını var zorda
kalan Every tanımaya başladı Every
ağırlaştırılmış hırsızlıktan cinsel
şiddetten ve kişisel mülkte yangın
çıkarmaktan aldığı dokuz yıllık cezasını
çekiyor her Uluslararası bir mücevher
hırsız inanıyor musun ben çalarım
yaptığım şey bu hapishanede olmak dostum
beni bir hayvana çevirir Bu benim burada
ha zaman neden oluyor burada deliye
dönüyorum tamammı burada azgın bir aslan
kaplan gibi kafese koydum Vay notlar ve
Çömez gençler Ezeli düşman
bu Ama bu ikisi bir arada yaşamak için
bir yol buldu ortak bir hedeften başka
herhangi bir sebep yok hayatta kalmak Bu
benim kankam Yani o benim buradaki ailem
bu lanet hücreden çıkmak için ne
gerekiyorsa yapıyoruz Çünkü bu hücre
insanı deli ediyor dışarı çıkmak için
aşırı hareketlerde bulunuyorlar buna
kırbacı Kamçılamak deniyor bu vücuda Çok
uzun zamandır kapalıyız dışarı çıkmak
istiyoruz temiz hava istiyoruz bu yüzden
buna yuvadan çıkmak diyoruz ya üzerimize
sprey sıkılması ya da personel
tarafından dövülmek için yüzme c1a
yapıyoruz ve mahkum arkadaşlarıyla
iletişim kurabilmek için ellerinden
gelen her şeyi yapıyorlar Every Savaş
boyası formu ya da şifreli bir maskesi
yeni göndermek için sabun gibi yararlı
maddeleri bile kullanabiliyor
bu ve bu şekilde suratıma macunu
sürüyorum anlıyor musun Ve benimle
birlikte olan diğer insanların işaret
ettiğim şifreyi alıyor maskelerin bir
çeşidinin düşman çeteyi atışma içinde
olduğunu anlattığını söylüyor Eğer
Yüzümde maske varsa ve Yüzümün yarısını
kaplıyorsa bu savaş zamanı olduğunu
belirtiyor ama sadece anında ve bunun da
varsa bu da yardıma ihtiyacım olduğu
anlamına geliyor aynı zamanda personele
karşı sahte şifreleri de var başka bu
şekilde gidiyorsa bebek yılanlara
benzeyen iki Gizem şekli varsa Fener'den
daha zeki davranmaya çalışıyorum demek
tamamen kaplı olduğu zaman Every
topluluğuna kalktı bir mesaj gönderiyor
mahkum mahkum a kavga
abone ol
bu nefisteki Shell bir County
Cezaevi'nin çete istihbarat birimi için
her gün yeni işi var var ama ne olursa
olsun gece ve gündüz hep aynı iki
düşmanla yüz yüze ler çeteler ve
kaçaklar J binası Maximum 8 ikisinden de
çok var burası Shell bir kafede hapis
yatan en kötü adamların bulunduğu yer
Maximum 8
bu ilerleyelim Shelby kanosu de bu
mahkumlar kendi kurallarına göre oynuyor
reçete bilimi aynı zamanda her yerde
olamıyor bir savaş maskesi yaratmak için
sabun kullanıyor hapishanede sağ buna
izin var barama ilaç biriktirmeye yok ne
yapalım tüm numaraları alım satımlara
hileli para kazanma hakim olmak
zorundayız mesela personel Nerede Gördün
mü benim hilem işte bu he lan Tam burada
da Every ikinci menfaati için
antidepresanlardan uyku ilaçlarına kadar
her çeşit hapı kullanılan Özellikle de
düşmanlarına karşı buradaki Sizi yere
sever bunu da adamların yemeklerine
koyuyorum Çünkü çok güçlü Bu yüzden bunu
Adamlardan bir şey almak istediğimde ya
da gizli gizli saldırıda bulunmak
istediğim de yemeğine koyuyorum ve 10
saniyede onu yere sereceğim
bu ve bu ilaçları da saldırı moduna
geçmek için kendi kullanıyor bunlarla
kendim ateşli yorum beni uyarıyorlar
çılgınca onları seviyorum ve yavaş hiç
dostum yavaş ol tamam mı Biraz sonra
delireceksin yoksa biraz yavaş ol sakin
ol tamam mı Hadi hadi beni uyarıyor
Rabbin seni Nergis bekle sanki Birine
zarar veriyor gibi nasıl etki ettiğini
görüyor musun böyle işte Ben iyiyim
hazırım hazırım hazırım hadi dışarı
çıkmaya hazırım ve daha fazla
bekleyemiyorum tamam mı hadi
bu ebri ve haber hücrelerinde hapları
alırken rende keemala Rainbow gibi
mahkumlar genel nüfus içinde evlerinde
gibi davranıyor şehir merkezinde nereye
giderseniz gidin ben ünlü RAM boyum
kokain kullanmama ve bu yolda çok para
kazanma tanırım onu bir şeyler satarak
elde ediyorum size bir rüya satabilirim
dışarıda Rainbow rüyalardan daha ötesini
satıyor o bir kadın satıcısı benim
ailemden uzak dur kendi mahallende kal
hapishanede sokaklarını ve karizmasını
kullanarak başarılı oluyor burada
Rainbow ve topluluğu memurlar etrafta
değilken işleri kendi kurallarına göre
hallediyor seni etrafta gezdirmem Eve
burada ne döndüğünü göstermeme izin ver
olur mu Hadi ilk Durağı kurutucu Burası
kıyafetlerini kuru tutabileceğim
kurutucu o sana Yukarıdaki insanlarla
nasıl iletişim kurduğumuzu Göstereyim
seni lanet olası
bu neler olur burada sen Burası iletişim
deliği çekil şuradan burada mahkumlar bu
Duvara Karşı illegal bir şekilde
sigaralarını ya da Mario analarını
yapıyorlar bizleri görüyor musun bu
fitil duvarı esrar ve sigaralarını
hizmetlerinden dolayı kahverengiye
dönmüş burada mahkumlar bükülmüş bir
tuvalet kağıdını yakarak fitil olarak
kullanıyor iki batarya kabloların ucunu
ya da herhangi bir şey kullanarak kağıdı
yakacak bir kıvılcım elde ediyorlar bu
ateş söndüğünde artık sigara içilmiyor
başka bir tabu duvarı bu köşede burada
mahkumlar pornografi grafitiler çiziyor
bu işte adamlar buraya gelirler ve bu
resimlere bakarak kendileriyle oynarlar
gerçekten de buraya gelirler de onları
oradan zorla çıkarırlar mahkumlar bu
yeraltı topluluğuna girmek için ne
gerekiyorsa yapacaktır birçoğu
ihtiyaçlarını gidermek için
dolandırıcılık denilen gayri resmi bir
iş ya da görev buluyor Bu adamda
dolandırıcılık nefronlar için birkaç
çamaşır yıkayacağım karşılığında bana
bilirsin yani Birkaç eşya verecekler bir
gömlek yaklaşık iki üç eşya ediyor bu
eşyalar hapishanenin dışından gelen
sabun kitap yemek ya da temin edilen
herhangi bir şey olabilir ve Evet sigara
veyahutta olur hesabı için bir tişört
boxer ve çorap yıkarım Kaçak malların
takasını önlemek çete istihbarat birimi
için zorlu bir mücadele Kaçak mallar
uyuşturucudan silah kadar değişebiliyor
yasak bir mat
bu girdiği anda hapishane parasına
dönüşmüş oluyor Ticaret yapılıyor alınıp
satılıyor burada Para Konuşur alıyor
musun yeterince paran olduğu müddetçe
her şeyi yapabilirsin burada 40 dolar
var Bir Milyoner olmuşsun David eagleman
bunu biliyor o bir güvenlik olarak
maksimum 7 mahkumu Ama çoğu mahkumdan
daha fazla özgürlüğe sahip kafalı
koğuşunun içinde özgürce dolaşmasına
izin verilen bir avuç dolusu mahkumdan
bir tanesi mahkumlara yemek götürüyor ve
Kaya olarak bilinen ortak alanı
temizliyor Bu yüzden kovanın gibi
mahkumlara Kaya adam takma adı verilmiş
koridorun temiz olmasını sağlıyorum
orada arkadaki tuvaletleri yapıyorum tüm
koğuşları yemek gitmesini ve bu gibi
şeyleri sağlıyoruz Kaya adamlara bu işi
davranışları karşılığında veriliyor ama
kooman bazen daha fazla rüşvet almak
için özgürlüğünü kötüye kullanıyor Kaçak
malları taşıyor
bu notları ve çete üyeleri arasındaki
mesajları iletiyor Bu uyuşturucu
Buradaki en büyük şey bu esrar kokain
İhtiyacınız olan her şey yap hepsi var
Hepsi Burası hapishane
O yemeklere bu kadar yakın olan bazı
kaya adamlar yemeklere zehir koyarak
düşmanlarına Hedef alabiliyor mahkum
corn estrogens ağırlaştırılmış
hırsızlıktan tecavüzden ve topluma
aykırı Davranıştan dolayı içerde bir
kaya adamın yemeğine Can Kırıkları
koyduğunu iddia ediyor Kaya'dan yeni bir
şeyler koydun olsun birazdan boğazında
Keskin bir acı oluştu ve öksürüp kan
kusmaya başladım
var ama memurlar her zaman gördüklerine
güvenemez kanka ya adamdan dolayı değil
ağzında kendi açtığı Bir kesikten de
geliyor olabilirdi discouraging Yalancı
Çoban olarak ve açtığı sahte yaralarla
ün salmıştı Şimdilik ekip eski kocası
ile bile götürecek ama iddialarını
araştıracak
bu Eğer kolun gibi bir kaya adamın bir
mahkumu zehirlediği ya da Kaçak mal
taşıdığı ortaya çıkarsa işini ve onunla
birlikte gelen özgürlüğünü de
kaybedecektir kolunun ve Arkadaşlarından
çoğu onun sorumluluklarını yerine
getirmeye devam etmesini istiyor Evet
ben sahip oldukları tek Adamın her şeyi
benden geçmesi gerek Bu yüzden eğer bana
güvenmezsen istediğin şey alamazsın Bu
kadar basit Daha düşük güvenlikteki bazı
mahkumların da hapishanede çalışmalarına
izin veriliyor Ama onların görevleri
mahkumları dışarıdaki hayata hazırlama
programının bir parçası Bu parça misin
mortred Aka beton tehlikeye sebep
vermekten ve ağırlaştırıcı sebep Taşıyan
saldırıdan dolayı içerdiği cezasını
çekerken burada hapishanenin döşeme
Dükkanı da çalışabiliyor işinde başı
belaya Girmedi ama başka bir mahkumun
nasıl ayrılabileceğini görebiliyor buna
bakabiliyorum ve bunu sadece bir
bu olarak görüyorum ama başka bir
sinirli insan Muhtemelen bunu bir silah
olarak görecektir bunu kesmek
zorundasınız ve iğneler yani bence bize
yarı yarıya güveniyorlar bize her zaman
güvenmiyorlar Çünkü bizim mahkum
olduğunu ve her an yalan
söyleyebileceğimiz iyi biliyorlar sadece
Ne yapıyorsunuz ona devam edin ben ne
yapılacağını söyleyeceğim hapishane
personeli tetikte olması gerektiğini
biliyor Özellikle de mahkumlar iş
sırasındayken bazıları aletlerle
birlikte dışarı çıkmaya çalıştılar ama
onlara el konuldu ve böylece kimse
yaralanmadı Bunlar büyük ve keskin
silahlar birileri bunları yaralamak için
kullanabilir bu
Ben birazdan üçe bir bıçak kavgası
sıkışmışım kaçacak bir yer yoktu köşeye
sıkışmıştı mewo daha sonra geliyor Bir
Mahkum için hapishane tarzında bir
yeniden doğurur bu bir gelenek gerçekten
bu menfes tanesi şerbet County Cezaevi
bu burada altı memur da bir Teğmen
oluşan çete istihbarat birimi elit bir
ekip bu hapishanenin her ayrıntısını
biliyorlar mahkumları ve çete
üyeliklerini bu En azından bir çift
memurunun haftanın her günü çalıştığı
aralıksız bir işgal ağzını aç ağzını aç
Çünkü çete şiddetinin ortaya çıkacağı
zamana ilişkin hiçbir belirti olamaz
olsun hepinize Lanet olsun eski bir
Çömez gençler olani bonim Işıl Tarafsız
olarak biliniyor Çünkü bir çeteye bağlı
değil ama hala mahkum arkadaşları ve
personel tarafından kötü bir imajı
olduğunu iddia ediyor burada ne olarak
tanıyorum Lanetli personel herhangi
birine gidip bu yerleşkede en nefret
edilen mahkum kim diye sorarsanız beni
söyleyeceklerdir 37 yaşındaki maaşı daha
önce de burada bulunmuştu ama artık
işlerin eskisi gibi olmadığını söylüyor
on yıl önce buradaki nden farklı
her şey şu anda çok fazla çete var
reçeteler çoğunlukla genç adam lardan
oluşuyor marşıl Bu genç çete üyelerinin
kurbanı olduğunda 5 Mayıs 2009 yılıydı
olay gözetim kameraları tarafından
kaydedilmişti kamera kaydında Marshall
cebine altındaki komşu hücrenin
kapısında Ayakta duruyor bir grup mahkum
geliyor maaş yol gömleğini çıkartıyor ve
kavga için hazırlanıyor ve lanet olası
bıçaklarını görene dek benim için
eğlenceliydi Demir çubuklarla
silahlanmış olan üç Çömez gençler maaşla
saldırıyor Hani dostum içerik açmak
istedim ama sıkıştım kaçacak bir yer
yoktu köşeye sıkışmıştı mka VGA sadece
90 saniye sürüyor ama 90 saniye
yeterince uzun bir süre bu Işıl ciddi
bir şekilde yaralanmıştır
bu protokole göre memurlar İçeri
girmeden önce destek gelmesi için
bekliyor ben sadece iki tane Demir Çubuk
gördüm diğeri yaklaşık 30 santimetre
uzunluğunda ve keskindi bazı kesitler
aldım koruyacağım yerlerden kesikler
aldım ve sırtında da iki tane Yaram oldu
o
bu çete istihbarat birimi hapishane
içindeki Demir çubukla ve diğer Kaçak
mallar için her zaman tetikte bugün şey
bir kanıt müdürü Anthony Alexander üst
araması için personeli hazırlıyor şöyle
binasının içinde bazı Kaçak mallar var
bu bizim için alışılmadık bir durum
değil c binasının içindeki çare veda
koğuşlarında bu sabah bazı alanları
tespit ettik onları bağladık sağladık ve
Ellerinde ne olduğunu bulduk bu hiçbir
şey ifade etmiyor yine kaçak mal
aramasına çıkacağız her tesis kaç Akman
sorunu yaşayacaktır Bunu görmezden
gelmiyoruz bu tip bilgiler alıyoruz Ve
olanlar Elif örgü olarak seçiyoruz çete
istihbarat birimi C binasına doğru büyük
ekibe yol gösteriyor herkes arızasını
otursun Hadi ellerinizi başınızın
arkasına koyun Ranzaları Eller başın
arkasına ranzalara uzan Hadi uzan
uzanıyorum sana Sana dedim
o bölgede gizli nokta kalmıyor duş
başladı duvar prizleri Hatta Tuvaletler
bile burada dışkılar vardı eminim
altında bir şey vardı Elim oraya
sokmayacağım Onlar sokacaklar bu yüzden
sifonu çekeceğim ona ulaşamayacaklar
ellerinin ulaşamayacağı yerler olursa
bunun için çivinin kendine özgü bir kaç
taktiği var Hey yılın alıp oraya bakan
var mı memurlar mahkumların Kaçak masraf
giyebilecekleri ranzaların yukarısına ya
da tuvaletlerin Arkasına bakmak için
yılan kamera kullanıyor doğal olarak
göremiyorum ve Elim oraya ulaşmıyor Bu
yüzden orada bir şey olmadığından emin
olmak için bunu kullanacağım bu Alette
esnek kolun ucunda küçük bir kamera
vardı aletin arkasındaki duvara
bakıyoruz arkada çok yer var bu ışıkla
görebilirsiniz buradan geçiyor yolu
tıkayan bir şey var Memur garajın orada
birşey görebiliyor ama ne olduğunu söyle
son dakikalar içinde tuvaleti duvardan
söylüyorlar burayı çıkartıyorlar ve
kaçak malı ulaşıyorlar ep3 çalar ve
burada
bu Mariana var
bu arama aynı zamanda çivinin çeteler
arası iletişim engellemelerini sağlıyor
bazen mektupların içinde şifre
bulabilirsiniz Biz çete üyeleri iletişim
kurmak için personelin Tam önünde gizli
bir yol geliştirmişti bu geleneksel
Amerikan işaret diline dayanıyor burada
Maximum güvenlikteki Fiona ede mahkumlar
yeni olmuş bir çete kavgasını tartışıyor
kendi alfabeleri var Nasıl Deşifre
ettiğinizi bilmiyorsanız size de diğer
mahkumları da bir saldırı hazırlıyor
olabilirler Kaçak mal da taşıyor
olabilirler ve eğer şifreyi çözemezsiniz
Size hiçbir şey ifade etmezler ama
sonradan gerçekten kötü bir şey olur
senesindeki işel bir County cezaevinde
illegal mallar binaları birçok şekilde
girebilir Bu yüzden çete istihbarat
birimi sadece Parmaklıkların arkasını
gözlemliyor gelen insan
da izliyorlar
ama bazı mahkumların cezaları
hapishanede yazmak değil ama buraya
derslere gelmek günlük rapor
merkezindeki derslere katılmaları
gerekiyor öfke kontrolü yada İsimsiz
alkolikler gibi bu sabah çık memuru çok
Fero BT memur en son ibreyi yasak bir
maddeyle öfke kontrolü dersine girerken
yakaladı Bana cep telefonunun olmadığını
söylemiştim bu ne bu adamları var cep
telefonu olmadığını söylemişti ama cep
telefonu var cebimde bıçak var gibi
görünüyor bir dostum burada olduğunu
bilmiyordum yemin ederim bilmiyordum Çok
özür dilerim bilmiyordum shivin hiç
tolerans yok
çok sıkı yaklaşımları yerleşkeye Kaçak
mal girmesini önemli bir şekilde
engelliyor borcu cep telefonu ve çakıyı
ek olarak çip yasak olan nakit para ve
ilaç buluyor bekleyin ülke açıklamaları
daha fazla şüphe çekiyor Bu benim kız
arkadaşımın ilacı tansiyon için bu
dediğim gibi reçeteli ilacın birer bira
söyleyecek hiçbir şeyim yok Bir köpek
arabayı araştırıyor
bir kamyonette IKEA bıçağı buluyorlar bu
hapishane mülkünde illegal olmalı Grey
şehir merkezine hapishaneye gidecek Ve
sonunda tekrar buraya geri dönebilir ama
Parmaklıkların ardına
o ellerini duvara yasladı günlük rapor
merkezinde hükümlü coş bebeklerin üzeri
aranıyor
ve sırt çantası kitap yerine içkiyle
dolu
Ama bu yarım litrelik bir viski ve bir
de işte bu var
ve alkol hapishane toprakları üzerinde
her yerde yasak ve tekrar bunu biliyor
bir kör benim değil bir adet değil 27
yaşındaki Abim bu onun sırt çantası
Ödünç aldım içinde bunların olduğunu
bilmiyordu Aman Tanrım neden böyle oldu
Neden
bu günlük rapor merkezine gitmek ve
hüküm giyen pek Yarın zaten bir
mahkumiyeti vardı bu hareket bir suç
yani şimdi hapse girecek sıfır tolerans
bundan bu periyottan hoşlanmıyorum Bunu
kişisel olarak alıyorum Shake
memurlarının özel bir işi var ve aynı
zamanda onlara yardım ve mahkumlarla
onları ziyaret edenleri yakından izleyen
500'ü Aşkın personel var
ama bu gerçekten de önemli çünkü ziyaret
sırasında Kaçak mal Getiriyorlar gibi
gardiyanlar devamlı tetikti ama eğer bir
şey olursa bu kontrol odasındaki
görevini terk edemez kavgası görürsek bu
mavi Koptur her zaman kontrolde
kalmalıyız kontrol sırasında Olabilecek
her durumda memur kontrolde kalmalıdır
bu
a b c binasında mahkumi boni maaşını
vahşi günleri sona eriyor kendi
deyimiyle Shelby kantinin en nefret
edilen adamı serbest bırakılıyor
gideceğim dostum geleceğim bu Umarım bu
son olur ama Olmazsa da İncili
okuyacağım ve ilaçlarımı alacağım
çıkarken personele karşı son bir meydan
okuma da bulunuyor bu hücresini çöplüğe
çeviriyor İncirli parçalara ayırmış ve
yerin üzerine saçmış böyle bir şey daha
önceden görmemiştim ama serbest
bırakılırken Bu tip şeyler yaparlar
Sanırım bir mesaj bıraktı ücreti hak
ediş şekli böyle
mı başka bir Maximum güvenlikteki
koğuştan an Markus beynin
ağırlaştırılmış hırsızlık suçu
kanıtlanmış tıbbi ama içerdeyken
gösterdiği kötü davranışlar ona ekstra
zaman ekledi buna değmez bugün beyin
sonunda dışarı çıkıyor mu mahkum
arkadaşları hapishanesi teli vaftiz etme
yoluyla ona veda ediyor Bu sadece bir
yere Osmanlı yor musun Her şeyi
yapmalısın bunu ıslatmak olarak
adlandırılıyor Hey ben çıktım Geliyorum
gidiyorum görüşürüz özgürlüğü uçaklar
ben geliyorum ben geliyorum işte bir eve
giderken onu Islatır sanız ve ıslatmadan
kastım üzerine Sadece su dökmek ve onu
sokaklara geri dönmeden önce
temizlemektir Böylece tekrar buraya geri
dönmeyecek tirbi yine birlikte 50ma
ya da bu akşam serbest bırakılacak
dürüst olmak gerekirse bu korkutucu bu
kadar çok kişiyi serbest bıraktığın
zaman büyük ihtimalle 30 güniçinde çoğu
geri dönüyor ve çiğ üyeleri onları
bekliyor olacak bak orada dur çete
biriminin esas hedefi Kurumu put
tehlikesiz ve güvende tuttuğumuz dan
Emin olmaktır
ama bence hepimiz Aramızda bir kardeşlik
bağı olursun hissediyoruz bu bizim
birlikte hareket etmemizi ve sıkı bir
grup olarak çalışmanızı sağlıyor çete
istihbarat birimi Kaçak mal yakalamaktan
çete şiddetini bastırmaya kadar Shelby
County cezaevindeki mahkumları hizada
tutmak için elinden gelen her şeyi
yapıyor bu şahıslar uğraşırken Çok
dikkatli olmak zorundasınız Çünkü
kurumun içinde bir dışarda sokaklarda
çok tehlikeliler
abone ol

öğrensinler bu bağlama çalmayı
öğrensinler.
Getirisi çok olmasa da insanın müzik
gıdasıdır ruhun derdi babam.
Müzik ruhun gıdasıdır.
Çalsınlar, öğrensinler yani. Öyle
isterim.
[müzik]
&gt;&gt; [müzik]
&gt;&gt; E ben eee Gökciyaka köyünde doğma
ve orada büyüme bir
usta diyelim. Yani şimdi Bayram Dev
Hayri Dev'in oğluyum.
Bağlama çalmaya öğrendim. Babamdan
öğrendik onu da.
Tabii babam da
çok küçük yaşta öğrenmiş zaten bu
bağlamayı. Ondan sonra da bağlamayı
yapmaya çalıştık. Yaptık da bağlamaları
kendim yaptım. Babamın çaldığı
bağlamaları da kendim yaptım.
İşte hayat böyle devam ediyor. Yani
vallah ben çok müzeye meraklı olduğum
için babam zaten çok meraklıymış.
çobanken babam bir
çobanı varmış. Geçiler güderken. Ramazan
isminde bir çoban tutmuş.
Ramazan bak oğlum demeşin koyunları
dağılış verirmiş. Geçiriler dağılışmış.
Ramazan bak oğlum bir koyun kaldı ölecek
derken öyle yarenlikler
gecelerde sabahlara kadar evlerde
yarenlikler yapmışlar. İşte
buna benzer çok eski şeyler var. Babam,
babası babamın bağlama çalmasını
istemiyormuş.
Hiç istemezmiş. Eee, babam kaçak
çalışmış.
O görmeden bağlamayı öğrenmiş.
[homurdanır]
Eee, bir tahta parçasına ipleri gelmiş,
lastikleri gelmiş. Öyle çalmış,
öylelikle öğrenmiş. O zamandan da bu
zamana işte artık rahmetli oldu. O da
gitti.
[müzik]
&gt;&gt; [müzik]
&gt;&gt; Babamın o zamanlarında, gençliği
zamanlarında iyi bakılmıyormuş yani. E
ne bileyim ne olacak saz çalmaktan,
bağlama çalmaktan diye. Tabii getirisi
olmadığı için o zamanları
istemezlermiş. Çalmak istemiyorlarmış.
Yani babam eee
69 70'lerde keşfetti. Fransız diye bir
jarim, Fransız jarim vardı.
O
köyüne. Düğünde Babamel'in şeyine
rastlıyor. Müziğine rastlıyor.
O müziği birazcık alıp gidiyor. Ses
kayıt edip götürüyor Fransa'ya.
Fransa'nın kültür bakanı babamı bu
müziği çalanları bulup geleceksin diye
tekrar gönderiyor buraya Türkiye'ye.
Eee canım geliyor bir düğünde babam geli
buluyor. Kapızlı Hasan vardı.
Keman Çalan babamı
buldu düğünde bir odanın birine
çekiliyorlar. Çalın bakalım diyor. Bir
sesini alıp gidiyor onların sesini. O
keman çalardı. Hasan dayı zaten. Eee,
çalarken
tabii CD'sini, kasedini dolduruyor.
Gidiyor Fransa'ya. 2 ay, 3 ay sonra
babam geli Fransa'ya istiyorlar. Orada
konser vermek için bir konser
ayarlıyorlar. Konsere gidiyor babam
çağırıyorlar, götürüyorlar,
getiriyorlar. Onlarda öyle şey de var.
Sonra orman markasın diye bir eee
belgesel çektiler.
O belgesel
tam bir uçak dolusu nazını getirdiler
Antalya'ya. Antalya'dan kamyonla buraya
taşıdık. Burada çekimler yaptılar.
Ne bileyim biz sabah ezanı okunmadan,
biz kalkmadan onlar ayakta olurlardı.
Çekim yapıyorlar. Köyün yaşamını
çektiler. Yani komple yaşamını.
Ne bileyim buna benzer çok daha CD'ler,
çok kasetler yaptılar, çok şeyler
yaptılar.
[müzik]
İlkokulu bitirdim. Ondan sonra orman
yoluna çalışmaya gittim. İşte orman
yolunda bu bağlamayı oralarda öğrendik.
Ne bileyim ondan sonra 74'te 75'te
evlendik.
Hayat böyle devam etti yani sürdü.
&gt;&gt; Benim gözümde bu sanat. Er gibi sanat
çok güzel bir sanat yani. Ama
gençlerimize çok iyi tavsiye ederim.
Öğrensinler bu bağlama çalmayı
öğrensinler.
getirisi çok olmasa da insanın müzik
gıdasıdır ruhun derdi babam. Müzik ruhun
gıdasıdır.
Çalsınlar, öğrensinler yani. Öyle
isterim.
[müzik]
Genelde ardıç ağacından çok güzel
oluyor. Dut ağacından daha çok güzel
oluyor ya. Yani bunların tınırları
değişik oluyor. Farklı farklı. Şu
elimdeki bağlama dut. Bak bu duttan
yapılma. Sapı da dut, tekne de dut.
tınısı biraz daha güzel oluyor yani.
Bozardıç deriz biz. Şu bozardıç bak.
Şu da e kokuluardç. Kokar yani sığın
deriz biz. Hatta şu dışarıdaki odunlar
filan sığınelim.
Onlar da işte bağlama olacak. Öylelikle
aldık. Şimdi 3 telli olması. Ü tane tel
var zaten bunda. Bunu
ceketin altına sokup götürebiliyorsun.
Taşıması kolay. Mesela 3 tane telden 3
tane 4 tane perdeden her türlü çıkıyor.
Yani bu böylelikle çalınıyor.
O sebeplerden kolay olduğu için ondan
yapılmış, ondan düzenlenmiş. Öyle devam
ediyor.
Zılıfları [şarkı söyleme] taramış da
kenarına güller [müzik] koymuş. Güller
kokmaya geldim. Güller kokmaya geldim.
[müzik]
Kenarına güller [şarkı söyleme] koymuş.
Güller kokmaya geldim. Güller kokmaya
[müzik][şarkı söyleme]
geldim.
&gt;&gt; [müzik]
&gt;&gt; Kolğının üstüne [şarkı söyleme][müzik]
şişler koymuş. Şişlerde
işlersin diye geldim. [müzik]
İşlerin diye geldim.
Kenarına şişler [müzik] koymuş. İşlesin
diye geldim. İşlesin [müzik] diye
geldim.
[müzik]
&gt;&gt; [müzik]
[müzik]
&gt;&gt; Şimdi tekneleri oymak için makineler
filan var. Yani neler var? CNC diye bir
makine var. Şu tekneyi veriyorsun,
takıyorsun şey mengenesine.
Bu tekneyi oyup çıkıyor yani. Oyuyor.
Dışını da aynı şekilde yapıyor. Öyle
makineler de var yani. Ama el oyması
daha bir farklı bir şey. Daha farklı bir
olay. Yani sesi de farklı, duygusu da
farklı. Ne bileyim bunlar el oyması.
Şimdi
fabrika şey oyması yok bende şu anda.
Elle oyuyorum ben. Yani elle bir daha
bir farklı istediğin şeyde
yapabiliyorsun ama o makineye verdiğin
zaman şu tekneyi aynısı hepsini aynı
yapıyor. Aynı büyüklükte yapıyor. Bir
öyle bir farklılığı var yani. Hele
bitirip de perdeleri bağlayıp da teli
taktır mı sesi nasıl çıkacak? Nasıl
olacak? tınısı nasıl olacak? Perde nasıl
ayarlanacak? [homurdanır] Telleri
taktıktan sonra sesini çalmaya
başlıyorsun ilk. Tabii insanda bir şey
oluyor yani bir farklılık oluyor. Çok
duygulu oluyor. [müzik]
Babamın çam düdüğü olayını ben devam
ettiriyorum ve yapıyorum. Çalamıyorum
ama çünkü çalmak da yasak bana bu kalp
nedeniyle.
üflemeli çalgılar yasaklandı. Yasak yani
çalamıyoruz şu anda. E bu çam
düzdüklerini ben kendim yapıyorum.
Babamın yaptığı gibi. Ama şurası
ıslarsan öyle çalınıyor. Çünkü zamanı
şimdi Nisan Mayıs aylarında çıkıyor. Bu
çamın dalından çıkarıyoruz bunu.
Kargıya mont ettin mi böyle çalınıyor
sipsiler böyle.
Gizli düdük. Yani esas ismi gizli düdük.
E babam ödülü bu. Gizli düdük. Bu çam
düdüğünden aldı zaten. Gizli düdük
denmesinin sebebi ormanın arkasında bu
gizli düdüğü çalıyorsun. Öbür tarafında
duyurulmuyor. Yani gizli düdük çobanken
çalarlarmış. Tabii ormanın arkasında.
Hatta belgeselin ismi ormanın arkasında
zaten. Ormanın arkasında çalıyorsun. Bir
tarafında duyurmuyor bu düdüğün sesi.
Bağlamaya saza tutturdun mu öyle bir
sessizlik oluyor. Kısık bir ses oluyor.
Bu düdüğün sesi ormanın arkasında diye
söylenmiş.
Babam çobanken mesela o zamanları
dağda orada burada toplanılmış dağda
çalınmış söylenmiş. O oyun taşı deriz
biz dedim sana [müzik] gösterdim az
önce.
O oyun taşına toplanılırmış.
Eee, ayna olayı var mesela. O ayna
olayını
oradan gelmeyen olursa oraya
evine ayna tutulurmuş. Biz geldik
demekmiş. Yani şimdi eskiden telefon
yok, bir şey yok, hiçbir şey yok. Ayna
tutuldum evine. Oraya toplanırmış.
Geçeceksin, gideceksin yani gitmen
gerekiyormuş. Öyle bir zamanlar geçmiş.
[müzik]
Şimdi bu kabak keman burası su kabanın
oluyor. Bu saf gürgen ağacı. Burası
ceviz. E yayda eskiden at kuyruğundan
yapılırmış. Şimdi öyle değil. Şimdi
değişik bir misineden yapılıyor.
[müzik]
Bu reçineye sürersen yayı bu reçine sesi
bu reçine çıkarıyor.
Burada reçinesi var bunun.
oho
[müzik]
&gt;&gt; [müzik]
[müzik]
&gt;&gt; ustasına göre bazıları bu tekneyi
ağaçtan da yapıyor. Torna da oyuyor, şey
yapıyor. Tabii biraz kabak sesini,
kabağın sesine çok benzemiyor. Tını
sınırısı o kadar olmuyor. Eee, bu hayvan
yüreğinden yapılıyor. Zarı zaten deri
olan yeri, şu gövdesi
ne bileyim farklı oluyor tabii canım.
Farklı.
[müzik]
Müzik çok güzel bir şey.
Çok harika bir şey yani.
&gt;&gt; [müzik]
[müzik]

bu evrende yalnız mıyız yoksa bir
yerlerde başka bir dünya Daha olabilir
bu sorunu insanlık var olduğundan bu
yana soruyoruz ve şimdi cevabı öğrenmek
için gerçek bir şansımız var
galaksimizdeki 50 milyar güneşe benzer
yıldızla biz onların en az beşte birinin
yaşam için gerekli sıcaklığa sahip
gezegenleri olduğunu biliyoruz Eğer size
piyangoyu kazanmak için Beşleri şansınız
olduğunu söyleseydin bilet alırdınız
orada bir yerlerde yaşam için uygun
ortamlar olmalı kesinlikle olmalı başka
bir dünya yaşama sahip bir gezegen
tarihin en büyük keşfi attık
ulaşılabilir durumda
10-20 yıl önce astronomlar etrafında
gezegen olan tek bir yıldız biliyorlardı
Bizim yıldızımız Güneş böyle şu ana
kadar galaksimizdeki diğer yıldızların
gezegenleri var mı bilmiyorduk Efe
yüzlerce yıldır bu sorunun cevabını
bulmamıza imkan yoktur belki de güne
şarkıydı ve biz şanslıydı ama bunların
hepsi 1995'te değişti astronomlar devasa
gaz dolu bir gezegen keşfetti 51 pegasi
bi Tıpkı bizim yüzüklerimiz gibi Ama
dünyadan 50 ışık yılı uzaklıkta o
Uzaktaki bir yıldız etrafında bulunan
ilk gezegen dedi diğer bir değişle dış
gezegen ve buluş daha fazlasını bulmak
için yapılacak araştırma patlamasını
ateşleyen fitil olduu şu anda kesinlikle
büyülü bir zamanda yaşıyoruz sizde odası
gezegen keşfedin altın
ve her yıl onlardan yüzlercesini buluyor
Görünüşe göre galaksideki bu çok
yıldızın gezegeni var ve Aslında
birçoğunun birden fazla gezegeni var bu
abone ol
bir duş gezegenlerin büyük bir çoğunluğu
geçtiğimiz dört yıl içerisinde
keşfedildi Kepler adındaki 600000000
değerindeki uzay Teleskobu sayesinde
iyi keyifler insanlık tarihinde ilk kez
bize gezegenimizin tek olmadığını Hatta
benzersiz bile olmadığını söyledi
o cepleri periyodik olarak kararan
Yıldızlara ağrıyor çok küçük olsa bir
yere Bir gezegenin önünden geçmesiyle
oluşacak
çok dikkat başarıları uzay Teleskobu
gökyüzünde tek bir noktaya bakan bir
Gözlemevi yaklaşık 150 bin yıldıza
bakıyor ü ve bize bu Yıldızlar etrafında
dönen gezegenler olup olmadığını
söylüyor her seferinde bir gezegen
yıldızının önünden geçtiğinde o Yıldız
ışığının bir kısmını engeller ve o
yıldızdan alınan Işık miktarına
bakarsanız önce azalıp sonra tekrar
elinden bir gezegen geçiyormuş gibi
arsalar
ve Kepler gezegenlerin bulabilir Ama
onların dünya gibi yaşanılabilir olduğu
ya da Jüpiter gibi büyük gaz küreler
olup olmadıklarını söyleyemez bunu
öğrenmek için astronomlar dünya
üzerindeki en güçlü Teleskobu çevirir
[Müzik]
bu California Belki de 9.00 ama cep
Martin'in günü daha yeni başlıyor
abone ol
ve bu gece o Kepler tarafından
keşfedilen yüzlerce dış gezegene bakmak
için hava yine yüksek dağının
tepesindeki kek teleskobunun kontrolü
alıyor orada alttan Eldeş izle o
Volkan'ın üzerinde 600 metre
yükseklikteki çek merkezinde Tello Biz
ona yıldızların koordinatlarını
veriyoruz ve büyük tek teleskobunu bu
yıldızların her birine çeviriyor bu
oradaki kaymanın Merkezi olmalı orada
çok güzel görünüyor Pekala başlamaya
hazırız Tamam gecenin ilk Yıldızı ilk
poz
ben direk uzaktaki gezegenlerin
güneşleri ne kadar uzaktan çektiği
ölçüyor bu Yerçekimi Cevher gezegenin
kütlesi yapısı ve güneşin olan uzaklığı
hakkında bilgi veriyor bizim en çok
bilmek istediğimiz şey diğer
gezegenlerde dünya gibi sert müzeye ve
ki su birikintilerine Ayrıca üzerinde
yürüyen gelişmiş canlılara sahip mi ya
da bunun yerine yaşam için uygun olmayan
gaz bulutları şeklinde mi mi fesmina Bak
eğer gezegen Kayalık sace fonun
güneşinden Ne kadar uzakta döndüğünü
hesaplıyor O sarı bölgeler arıyor ne çok
soğuk ve çok sıcak tam olması gerektiği
gibi bir huyu var olabileceği doğru
sıcaklığa sahip gezegenler bulmak
istiyoruz çok yıldıza çok yakınsa her
şey buharlaşır her şey çok sıcaktır
brayer çok uzakta Herşey döner sıvı
halde su elde
en iyi bir bölge var ve Elbette hayatı
da güneş gibi yıldızları aradıktan
sadece birkaç yıl sonra cepler ve kek
astronomların daha önce yapılabileceğini
düşünmedikleri şeyleri yapmalarına
olanak sağladı gökyüzünün o küçük
kısmını kullanarak onlar tüm
galaksimizde toplam kaç tane yaşanabilir
gezegen olabileceğini hesapladılar
o cepte öğrencisi Erikli eti Kur'an'ın
bir cevapları var Ve bu çok önemli
Herkese günaydın Bugün burada caper
haberleri bilgilendirme toplantısı için
bulunuyoruz ilk olarak burada Elif ve
turuca var bugün sizlere güneşe benzer
yıldızların yüzde yirmi ikisinin
yaşanabilir bölgede gezegenler
barındırdıkları nı ve bu gezegenlerin
boyutlarını dünyanın boyutlarına benzer
olduğunu ve benzer Yıldız yoğunluklarına
sahip olduklarını söylemekten mutluluk
duyuyorum bu tarihi bir duyuru yüzde
yirmi iki ya da 5'te bir ve Bunun anlamı
galaksimizde Toplam 11 milyar
yaşanılabilir olma ihtimali olan gezegen
var demek
bu Eğer bu gezegenlerin her biri için
bir dolarımız olsaydı onların yüksekliği
Uluslararası Uzay istasyonunun geçerdi
[Müzik]
nesne bir Bu sadece bizim galaksimizde
10 milyar gezegen demek bu yeni
yaşamları arayan bizler için çok önemli
bu tarihi biraz da mürver kadın sadece
bu dünyalar aramak değil onlar da yaşam
olup olmadığını öğrenmek
[Müzik]
bir yaşam için en çok potansiyel vaad
eden kepler62 iki süper dünyaya sahip
olan 5 gezegenli bir yıldız sistem
bu dünya gibi kayalıklı ancak
bizimkinden daha büyük ve bunlar
yaşanılabilir yörüngelerin altın
bölgesinde ler bir tanesi çap bakımından
dünyadan yüzde 40 daha büyük bir diğeri
ise 160 büyük ve yaşanılabilir bölgede
ler ve biz bu süper dünyalar üzeri sıvı
okyanusları olmasının Çok yüksek bir
ihtimal olduğunu farkettiler gezegen
62ss yaşanabilir bölgenin hemen
sınırında bulunur bu kadar uzaklıkta
Eğer 62f de su varsa bu su bu Salim de
olabilir Bir Ama eğer Bir gezegenin
atmosferi varsa Sera etkisi yaşamın
gelişebilmesi için gerekli suyu etmiş
olabilir büyük kız kardeş 62 erken Gece
gökyüzünde görülebilir olurdu altın
bölgenin derinlerinde yer alan e
gezegeni yaşam için daha yüksek
o gel gösteriyor astronomlar burada
yaşam için gerekli herşeye sahip
potansiyel bir cennet olduğunu düşünüyor
[Müzik]
tropikal sıcaklıkların tadını çıkaran
Uzunada zincirlerinin etrafındaki sıcak
sular dünyada zengin yaşam formu çeşitli
böyle ortamlarda daha çok gelişiyor
Bu kepler62 bilim insanlarını
heyecanlandırıyor Çünkü o şu ana kadar
Bizim Güneş sistemimize en çok benzeyen
ama uzaylı yaşam formlarının hayatlarını
sürdürmek için güneş benzeri Yıldızlara
ihtiyaçları var mı ya da bir gezegene
abone ol
Bu astronomlar sadece bizim galaksimizde
güneş gibi yıldızların etrafında 11
milyar Dünya'ya benzer dış gezegen
olduğuna inanıyor ama bizim güneşimiz de
aynı boyutlarda ve Aynı parlaklığa sahip
Yıldızlar Bizim galaksimizde kilerin
sadece dörtte biri sayıda acaba diğer
Yıldız tiplerinin etrafında daha çok
dünya benzeri gezegen var mı burada
kıvrılan geçiş ışığını görebiliriz sakın
şu an cansın galaksinin büyük bir
kısmını kaplayan küçük kırmızı cüce
yıldızların etrafında dünyalar arıyor
burada gördüğümüz güneşimizin sadece
birkaç saat önce alınmış bir görüntüsü
ve burada kırmızı düze yıldızların nasıl
göründüğüne dair Kestek falan sal bir
izleniminiz var ise
bu dünyadan bakıldığında kırmızı Cüceler
Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük
ama onları görebilseydiniz işte böyle
görünürlerdi kırmızı Cüceler'in sayısı
diğerlerinin Üç katı ve etraflarında çok
sayıda dünya boyutunda gezegen var
Bizler ortalama her kırmızıgül'e
yıldızın etrafında bir buçuk gezegen
olduğunu biliyoruz Eğer ortalama hesabı
yaparsak bu sonucu elde ederiz Bunun
anlamı kırmızı cüce yıldızların
etrafında dönen yaklaşık 200 milyar tane
dünya boyutunda gezegen var
bu Eğer yıldızların yüzeyinden geçiş
yapan gezegenlerin tutulmalarını görmek
isterseniz bunun kırmızı Cüceler'in
yüzeyinde çok daha büyük bir alan
kapladığını görebilirsiniz Hadi söyle bu
daha büyük sinyalleri üreten küçük
yıldızların etrafındaki küçük
gezegenlerin fark edilmesini daha kolay
hale getirir bu dünya benzeri
gezegenlerin yörüngelerinde çok önemli
bir fark var Baran Eğer Bizim Güneş
sistemimiz Peki karasal gezegenler alır
ve Işıl silah ile değiştirir şuradan ve
30 günden az olan yörüngesel periyotlara
küçültürsek kendi yıldızlarına daha
yakın olurlar yaşanılabilir bir gezegen
olabilmesi için yıldızlarla yakın olmalı
larç
O kırmızı Cüceler bizim güneşimiz e göre
çok daha az enerji yayar ve altın bölge
bunların etrafında bulunuyor
[Müzik]
yaşanılabilir kırmızı cüce gezegenlerin
yüzeyleri kırmızı bir patlamayla kaplı
olurdu ve yukarı bakınca kayalıklı
kardeş gezegenlerin gökyüzünde görülmesi
daha kolay olurdu bazıları bizim
ayağımızın 8 katı büyüklüğünde görünürdü
ve gökyüzünde ufuktan ufak bir yarış Bir
saatten kısa sürer Her tüm galaksimizde
bunun gibi toplamda 22 milyar dış
gezegen olabilir Bunun anlamı güneşin
sarı ışığına maruz kalan gezegenlerin
sayısının 2 katı kadar gezegen kırmızı
Cüceler'in kırmızı ışığına maruz kalıyor
ve bu küçük Yüce Yıldızlar kolaylıkla
atılabilir Ama bunlar küçük kırmızı cüce
yıldızların yörüngesinde dönen ve yaşam
barındıran gezegenler olurdu kuvat 20
yıl önce biz yaşanılabilir gezegenlerin
sadece bir tanesini biliyorduk Bu sayı
şimdi 33 milyar olabilir Bir
ve bu Neredeyse her erkek kadın ve çocuk
için beş gezegen demek Ama bu dev sayı
bile hayat bulunma ihtimalini tam olarak
yansıtmıyor
Bu elbette galaksideki baskın yaşam
formlarının gezegenlerde değil de
aylarda yaşama ihtimali de var bu dış
gezegen avının başlarında korkmuş
astronomlar kendi gün eşlerinin
yaşanılabilir bölgelerinde bulunan ve
jüpiter'e benzeyen devasa gaz küreleri
buldu bunların kendi ayları da var mı
var
bu bulduğumuz gezegenlerin birçoğu
Jüpiter büyüklüğünde gezegenler ancak
bunların çok hızlı Dünyanın güneşin
etrafında döndüğü şekilde dönüyor Yani
bizim bulduğumuz gezegenler yaşamı
desteklemiyor olsa bile bir ayı olabilir
yaşamı destekleyebilecek atmosfere sahip
bir ay yani ve bu kayalıklı dünyaların
en büyükleri bizim evimizi anım
satabilir
Bu aşamada milyarlarca dış aylar
olabilir ve bizim yüzeysel okyanuslarla
işeyebilir buzluğa aylarımız kısımlarını
yörüngelerinde püskürten volkanik
dünyalar ve yaşam boyu sayısız Cennet
lerimiz olabilirdi
e Devlet ki benim uzaktaki yıldızların
parlaklığında ki çift kısımlara bakarak
dış ayları ağrıyor Biz dış ayları dış
gezegenleri arama yöntemimiz E çok
benzer şekilde kendi yıldızların
ışıklarını taşımalarına göre arıyoruz
Eğer Bir gezegenin ayı varsa o zaman
bizim gezegenden kaynaklanan bir büyük
kısmı ve ayından kaynaklanan küçük
kısıma beklememiz gerekir
ve bu yaşanılabilir bölge ayları yaşam
için elverişli olabilir
bu ama jeolojik tuhaflıklar sayesinde
yaşanılabilir bölgenin milyonlarca
kilometre uzağında olan aylarda yaşam
formları barındırabilir bir
evrenimizdeki Tüm gezegenlerin sana
bilmeleri için tek bir yol var Ve bu da
Yıldız Işığı ama iki farklı şekilde
sanabilir ilki aynı şekilde Yıldız Işığı
Ama bunun yanında gergin tutulması
olarak bilinen etki sayesinde de
ısınabilir ler aylar gezegenlerin
yörüngelerinde Elif şeklinde bir yol
izlerler ve bu yüzden gezegenlerin olan
uzaklıkları zamana göre değişir yakın
bir geçiş sırasında gezegenin
yerçekimsel kuvveti ayın yüzeyini
dalgalı bir akıntı gibi yükseltebilir
Tüm bu devasa değişiklik ayın merkezinde
anlık bir ısınmaya sebep olur ve
dalgalanma orayı yaşanabilecek duruma
getirebilecek miktarda ısı üretebilir s
Yıldızlar ne kadar uzak olduğunu fark
etmez şu an öyle bir gezegenin
etrafındaki bir dünyada olduğunuzu ve
uzak bir mesafede zayıf bir ışık kaynağı
Olduğunu hayal edin sıvı ışık kaynağı
fotosentezi destekleyecek kadar açıksın
Ama gezegenimiz utanıyor sizin
gezegenimiz yörüngesinde döndü gezegenin
yerçekimsel kuvveti sayesinde Sadece bu
ilginç ve bu yaşanabilirlik ihtimalimiz
olur Eğer var olsalardı yaşanılabilir
aylarda evrendeki en güzel görüntülerden
birine ev sahipliği yaparlardı Tıpkı
Bizimki gibi okyanusları Dağları ve
mevsimleri olan sıcak kayalıklı bir
dünya hayaletin ama gö
Bu dev dairesel bir gezegende bir kardeş
ay uzayın derinliklerine lav püskürtüyor
dış aylar birer bilim kurgu malzemesi Ay
üzerinde yaşayan Fikri çok saçma bütün o
gezegenler yerine üzerindeki bilim kurgu
fikirdi ve Bence bu gerçekten cezbedecek
sadece görsel açıdan bile Bir uzaylı
şehrin üzerinde gökyüzünde Halkalı bir
gezegen olması bilim kurgu kitaplarının
kapaklarını çok güzel Yapardı ama bu
daha fazla bilim kurgu olmayabilir bir
evrende aya benzeyen gezegenler varsa
onları önümüzdeki bir iki yıl içinde
bula bilmeliyiz dışarıdaki milyarlarca
yaşanılabilir gezegende Ayla uzaylı
yaşam formlarının varlığı artık
kaçınılmaz hale geliyor Ve şimdi bilim
insanları Bunu öğrenmek için harika bir
p
ne olmuş olabilirler
bu galaksimizin sırları en iyi
beyinlerimiz onların teknolojileri
sayesinde çözülüyor dünya yalnız değil o
sadece milyarlarca potansiyel olarak
yaşanılabilir ve yörüngesi daha Yola
Gezegenlerden bir tanesi
bu Ama eğer orada yaşam varsa bu kadar
uzun mesafelerden bunu nasıl öğreneceğiz
Sen neden bu gezegenlere gidip bir göz
atmadı ımızı sorabilirsiniz bir roket
atlayın ve uzaya açılır ele Vav
gidemezsin Çünkü Çok uzaktalar cepler
tarafından belirlenen yakın
yaşanılabilir gezegen bile
ulaşabileceğimiz mesafede değil
keşfedilen yaşanabilecek en uygun
gezegen galaksimizin sınırları
dışındadır Bir Uzay gemileriyle yaşam
formu aramak işe yaramayacak Eğer
galaksimizde Uzaylılar bulmak
istiyorsanız bu ışık hızında hareket
eden bir araca ihtiyacınız olur bu
yüzden astronomlar Yıldız ışığını
kullanıyor
ve yüzlerce yıl önce astronomlar Yıldız
ışığını yok kuşağı renkleri ayırarak bu
yıldızların özelliklerini
çalışabileceğimiz ve farkettiğiniz
ama bu bizim güneşimiz den gelen ışığın
gökkuşağının görünüşü ayırt edilebilen
soğurulma adı verilen siyah izler
güneşin karakterini yansıtıyor Bunlar
bilim insanlarına güneşin atmosferinde
Hangi maddelerin bulunduğunu söylüyor
Tıpkı parmak izlerinin her insana özgü
olması gibi belli nesnelerden gelen o
siyah doğrulama çizgileri bize o
nesnenin yapısı hakkında çok fazla bilgi
verir ancak Tıpkı yıldızların
atmosferlerin parmak izlerinin olması
gibi gezegenlerin atmosferlerin de var
ve sadece yaşam formları tarafından
üretilebilecek kimyasal izlerde var
bunlara bir o imza denir ve bu dış
gezegen çalışmasının kutsal kase sesidir
ve en önemli biyo imza oksijendir Bir de
şu anda bizim Soluduğumuz hava ok
bu sevise şu anki seviyesine ulaşana
kadar milyarlarca yıl boyunca
mikroskobik tek hücreleri yaşam formları
tarafından üretildi delaney evrende
yaşam aramanın en kolay yolu oksijen
aramaktır Çünkü atmosferdeki serbest
oksijen ancak yaşam sayesinde oluşabilir
bir Uzaktaki bir yıldızdan gelen ayrılan
şu yakalamak oldukça kolay ama aynı şeyi
bir dış gezegen için yapmak tamamen
farklı bir durum yıldızlar çok parlak
gezegenler s o kadar sönük ve her yerde
sıkı bir ateş böceğinin fotoğrafları
üzerinde durması gibi oldukça zor
bildiğiniz gibi bir felaketle
karşılaştık ve yıldız ışığı engelleyen
mg
O nereden gelen ışığı saplamanın
sağlayan soluk mu Yıldız bulmamız
gerekiyor Bu neredeyse imkansız engelli
geçmek için bilim insanları ve
Mühendisler cesur bir plan yaptılar
Yıldız gölgesi ve uzay şemsiyesi robotik
bir teleskobun önünde açılır kendisini
50 bin kilometre uzağa sürer ve uzak
yıldızların ışığında engeller Eğer bu
çalışırsa ilk kez dünya büyüklüğündeki
dış gezegenlere araştıra bilmiş olacağız
bu Tıpkı Güneş tutulması gibi ama daha
iyi Siz yıldızdan gelen süre engellemek
için dairesel gölgeli kullanmanın Harika
bir şey olduğunu düşünebilirsiniz ama
ortada bir sorun var oda ışığını
eğilmesi Işık arkadaki bir yıldızdan
geldiğinde engelin etrafından dolaşır ve
o noktanın
ben onu doldurulur Bu da yapmaya
çalıştığınız her şeyi mahveder Yıldız
gölgeli Yıldızı şunun bükülmesine
engellemek için çiçek gibi olmalı
yapmanız gereken bu fazlalıkları koymak
yani dairesel engelin dışına küçük
pedallar ve ışığı merkezden
uzaklaştırmak bu Merkezi daha karanlık
ve sönük yaza genleri de fark edilir
hale getirir bu Eğer Yıldız gölgesi
yerden ayrılırsa olur yeni bir takım
yıllarca bekletilmiş bir protein
canlandırdı ve bunu Dünya'ya benzer dış
gezegenlerin ilk kez fotoğrafını çekmek
için kullanmak istiyorlar bugün NASA
mühendisleri uzaya yerleştirildiğinde
açılacak Yıldız gölgesi pedallarının
mekanizmasını demiyor paket kabir
boyutuna geliyor ver noktada bunlardan
60 tane var ve 50 kilometrede bir
yerleştirilmeli ve soğuk dizimizin
üçüncü ve bunu yapma şeklimize her
seferinde beklemediğimiz
ne olduğu için değiştiriyoruz Ve
muhtemelen Biz bunu yüklerken bazıları
meydana gelmezdi
ve Mühendisler hassas yapın açılmasını
izliyorlar ve teste Eren durdurmaya
hazırlar
ya Dur biraz bekle tek Budaklı bir tel
bu pedalı pozisyonundan çıkarmak için
yeterli güzel yakaladım beş santimetre
sonra kopabilir şimdi Çalıştıra bilirsin
sıkılaştığını da her parça yavaşça
yerine girdiğinde takım sonunda işi
doğru yaptıklarını anlıyor
bu şekilde hazırız acil iş millet işler
Evet her şeyi giderse Yıldız gölgesi
Önümüzdeki on yıl da fırlatılacak ve
belki de bize ilk kez bir dış gezegenin
görüntüsünü verecek görüntülü
aradığımızda o nokta dünyadaki bütün
Gazetelerin ilk sayfasına geldiğinde bu
Tıpkı aya çıkış gibi olacak başka
muhtemel bir sistemi görmek 3 Belki de
bir süre sonra ve bu iletişim
kurabileceğimiz yaşam formlarını
bulunduruyor olabilir ve Bu insanlık
tarihinin için diye kadar elde ettiği en
büyük başarı olacak şimdi gezegenlerin
çok sıradan olduğunu biliyoruz onlardan
milyonlarca var o zaman dışarıda Hayat
için elverişli bir çevre olmalı
kesinlikle olmalı
bu peki bu uzaylı yaşamın nasıl olacak
o önemli ipuçları erken tarihimiz de
yatıyor
14,5 milyar yıl önce Dünyamız kozmik bir
patlama sonucu meydana geldi
ve asteroidler yüzlerce milyon yıl
boyunca yüzeyine çarptı ve onu kimyasal
olarak zengin bir sıvı Kayalık haline
getirdi
en sonunda bombardıman durdu dünya
kayaların sertleşecek kadar soğuk hale
geldi ve sonra mucizevi bir fikri
gerçekleşti hayat dünya üzerinde şartlar
doğru hale geldiği anda başlamış gibi
görünüyor bizim durumumuzda hayat
neredeyse dünya katılaştı anne başlıyor
yani sihirli bir formül var doğru
sıcaklık doğru kimyasallar ve hayat
otomatik olarak ortaya çıkıyor
bu hayat otomatik olarak mı oluşuyor
henüz bilmiyoruz ama birçok bilim insanı
hayatın Sadece belli koşullar bir araya
geldiği zaman yükseldiğine katılıyor
şu dünyadaki tüm canlılar hayvanı ya da
bitkiyi gökyüzünde karada da ya da yerin
altında aynı basit kimyaya dayandı
o uzun DNA zincirleri karbon hidrojen ve
fosfordan yapılmış kimyasallar gökyüzünü
teleskop larıyla tanıyan bilim insanları
yaşam için gerekli içerikleri her yerde
buldular asteroidler de gaz bulutlarının
da ve yıldızlarda
bu evrenin Büyük bir kısmı aynı
malzemelerden meydana geliyor Doğru
gezegenleri meydana getiren aynı
malzemeler burada yaşamı meydana
getiriyor bu malzemeler Muhtemelen
dışarıda var ve bu bize yaşadığımız
galakside yaşama büyük bir oyun olduğunu
söylüyor
bu ama kimya-yı biyokimyaya dönüştürmek
için ek malzemeler gerekiyor
bu marka tüm yaşam formları büyüyüp
gelişmek için sıvı suya ihtiyaçları
kanunu yaşam için program bir ekolojik
gereksinim Filo değilsiniz o zaman sudan
yapmışsınızdır yaşam ve su ayrılamazlar
bu olmadan biyokimyanın mümkün olduğu
karıştırıcı asla sahip olamazdık ispas
mod
Bu harika bir özelliğe sahip ve o
resimleri uyarıyor çiz ve sonra soğuk bu
moleküllerin tekrar birleşmesini ve yeni
formlar almasını sağlıyor nüfus daha
karışık formla Tıpkı aminoasit protein
ve sonunda DNA 7
bu su o kadar güçlü ki dünyadaki
kimyasal olarak en zor yerlerde yaşamın
gelişmesini sağlıyor Tıpkı
Kaliforniya'da Kim ona göre gibi Bu
soğuk okyanustan üç kat daha tuzlu o
kadar alkali ki giysileri yakabilir Mono
Gölü öyle olmadı ancak bakteriler Ve
hatta çok hücreli canlılar burada
yaşayabiliyor astrologlar galakside
başkanı nerelerde yaşam olabileceğini
anlamak için böyle zor ortamları
inceliyor
ve bu ortamda karışımın sınırlamaların
da çıkarabiliriz bu kazanmış soğukluk
sıcaklık boyadı beyaz sonra var Ve
bunları çıkararak diğer gezegenlerde
yaşam nasıl arayacağımız A dair bir
rehber oluşturuyoruz bu uzaklaş
gezegenlerde sıvı su varsa yaşamda
olabilir ama bu yaşam formları nasıl
görünecek bu uzaylılar hakkında önemli
olan şey bu uzaylı olmaları onların
nasıl görüneceğini hiç bilmiyorum ama bu
uzak dünyaların şartlarına bakarak
eğitimli tahminler yürütebiliriz Biz
kırmızı Cüceler'in yörüngesindeki
gezegenlerde bitkiler ışıktan en yüksek
derecede faydalanmak için yeşil değil de
mor olabilir bilim kurgu bize tuhaf
görünüşlü Canavarlar verdi ama hepimiz
sahibi görünüyor olabiliriz
ve Bence bizim konuda her şeyi yanlış
anlatıyorum önce diğer gezegenlere
gittiğimiz zaman bulacak larımız aynı
Buradaki gibi olacak balıklar bütün
gezegenler Nail olacak şu suda yüzmek
için bir ders gerçekten koyuyor vardı
şu dünyadaki Evren benzer ortamlardaki
Benzer şekilleri destekliyor bu yüzden
bir yunusu köpekbalığıyla karıştırmak
kolay bilmemeli diğer bir balık olsa
bile uzaylı okyanuslarında ki yaratıklar
da Muhtemelen bu güçlü özellikleri
paylaşacak onların biyokimyası farklı
olacak ama bizim Alışık olduğumuz
şekillerde görünecek 4 Çünkü yaşam
formlarının şekilleri şehitleri
biyolojik etkenlerle belirleniyor yeni
Payı Bu diğer Gezegenlerden hamur olacak
bu işler Bize konuşmadıklarını balık
gibi görünecek iç kısmına bazı
farklılıklara bulursak buna cümleler
Sahip dış gezegenler o kadar uzakta ki
bizim bir uzaylıyla karşılaşmamız için
yüzlerce Hatta Binlerce yıl daha var
bu ama onları çok daha erken duyabiliriz
abone ol
ve kuzey Kaliforniya'da Kisses bir
bölgede 42 beyaz gökyüzünü bazı sesler
duyma umuduyla tarıyor
bu ses hoş taksiti de kıdemli astronom
ve Dünya dışı canlı zekalılar arıyor
abone ol
o o o uzaylı toplumların uzaya Radyo
dalgaları gönderdiğine ve elin teleskop
sıralarının onları sabırla dinlediğine
inanıyor
Bu Dünya dışında Zeki yaşamlar bulmayı
düşündüğünde Uzaylıları birçok yaklaşım
yolu var deneyip oraya gidebilirsiniz
ama onlar Büyük ihtimalle Bize ışık
yıllara kadar uzaktalar onların arka
Bahçenizde inmesini bekleyebilirsiniz
bir çok işi çoktan geldiklerine inanıyor
Ben inanmıyorum ama Herneyse izin
yaptığımız sinyalleri yakalamaya
çalışmak Bunlar Radyo sinyalleri Işık
diğerleri ve onları bulmanızı sağlayacak
şeyler Radyo dalgaları düşük frekanstaki
yaşam formları kozmik haberleşme için
mükemmel sinyaller dir onları üretmesi
kolaydır ve çok güçlüdürler ve Radyo
sinyalleri görünür şu engelleyen büyük
toz bulutları arasından geçebilir ve
büyük miktarda şifreli bildiği
taşıyabilir bir en iyisi ışık hızında
hareket etme
abone ol
ama gerçekten de uzaylılarla konuşmanın
en iyi yolu ilerlemiş bir toplum olsanız
ve karmaşık nötrino ya da takyon liepard
aldı iletişim cihazınız olsa bile onlar
kendilerinden daha az gelişmiş toplumlar
olduğunu biliyorlar yüzden bizim gibi
toplumların sıra anlayabileceği Radyo
dalgaları kullanırlardı bu ya ver
o Muhtemelen en etkili uzaylı yaşam
formu bulma yöntemi onları dinleme ve
sınıf işte tip Dünya dışı zeka arama
kurumunun 50 yıldır yaptığı da bu Çubuk
abone ol
Evet şu ana kadar seti hiçbir şey
duymadı Sevgi bir astronomlar bu
uğraşlarının sonuç verici konusunda çok
mutlu bunu ama zaman onların tarafında
değil bir 50 yıl içinde daha seti gece
gökyüzünü gözleyecek ve Radyo sessizliği
bilim insanlarını tekrar çizim tahtasına
geri gönderecek kek Eğer Uzaylıları
dinlemeye çalışmak mantıklı ise bu
Önümüzdeki on yıl içinde işe yarayacak
Eğer işe yaramazsa Ya onların var
olmadığı yada Radyo sinyalleri
kullanmadıkları ya da yüzüm yanlış
yöntemleri kullandığımız sonucuna
varmalıyız ama işe yarayacak da yakın
zamanda olacak
o zekaya sahip canlıları aramanın tek
yolu Radyo değil farklı Güneş
sistemlerinde gelişmiş türler birden
fazla gezegene yerleşmiş ve bunlar
arasında iletişim kurmak için lazer
kullanıyor olabilirler rcep Mersi bu
lazer sinyallerini tek gibi devasa
teleskoplar kullanılarak yakalamanın
mümkün olduğunu düşünüyor mu tam şu anda
iki gezegeni olan bir yıldır
ve o gün de beraber yıldızın
yörüngesinde dönüyorlar söyle yani eğer
bir gezegenle diğer gezegendeki
koloniler arasında Radyo ya da lazer
bağlantısı var saflık ki insanların kapı
dinlediği gibi biz de o haberleşmeyi
dinleyebilme yi kuruyoruz israfa var Bu
gece hiç lazer sinyali yok ama yarın ne
olacağını Kim bilebilir bir ve eğer
Uzaylılar arsa O zaman ne yapacağız
cevap verecek miyiz biz onlara
kendimizden geleneklerimizden ve
kültürümüzden bahsedecek miyiz ya da
birimizden hangi dili kullanacağız Peki
ki onlara çok miktarda bilgi göndermek
isteriz çünkü büyük ihtimalle bu tek
taraflı bir iletişim olacak Veyron
500 ışık yılı uzaklıkta ise Bizimsin
yerlerimizin onlara ulaşması için Yüzyıl
onların cevabını bize ulaşması için bir
yüzyılda gerekiyor Bu yüzden her şey bir
anda göndermek isterseniz lan Google
sorularını gönderirim interneti
gönderdim
de aynı soruyu cevaplamak için iki
bilimsel mücadele de evrende yalnız
mıyız ilk olarak dünya benzeri dış
gezegenler aramak her hafta
yaşanılabilir dünyaların bulunmasıyla
başarılı sonuçlar verdi soruların bir
tanesi gezegenler yaygın mı şu an
biliyoruz ki Evet onlar gösterdiğinde
baktığınız her yerdeler bir yön seçim ve
bakın binlerce gezegen göreceksiniz 3.
büyük araştırma Dünya dışı varlıkları
dinleme girişimi başarısızlıkla
sonuçlandı mı 50 yıllık son teknoloji
ürünleriyle dinleme sonucu bir sinyal
bile yakalanamadığı uzaylı toplumları
arasındaki iletişimi dinleyebilmek için
radyo Teleskobu Muzda çok sıkı çalıştık
ama şu ana kadar Elimizde hiçbir şey yok
Bu bir sessizlik yüzlerce yıldır ne
gelişmiş ye de İlkel bir yaşam formuna
ait hiçbir iz bulunamadı
Bu bir şeyler yanlış milyarlarca gezegen
yaşanılabilir durumda bunların bir
tanesinde bir yaşam belirtisi yok
kocaman yaşam her yerde gelişebiliyor
ama hiçbir yere gitmiyor mu zekanın
evrende izler bırakması bekliyor Biz
gelişmiş toplumların evrende
bıraktıkları izleri görebiliyor
olmalıyız Fırat önündeki neden bunları
göremiyoruz bu nerede Tanrı aşkına Neden
Beyaz Sarayın bahçesine inmiyor lar ve
varlıklarını ilan etmiyorlar beynimizin
yarısı bize Elbette galakside başka
yaşam formları olduğunu söylüyor ve
onların bazılarının zeki ve gelişmiş
olduğunu bildiriyor diğer yarısıysa
orada bir şey göremiyorum 4S bizde
burada sıkışıp kalmış durumdayız
ve bu çatışmaya sermi paradoksu denir ve
birçok denemeye ve potansiyel çözüme
neden olmuştur
Ama bazıları basit bir yaşamdan zeki ve
teknolojik bir yaşama geçiş yapmanın
karmaşık ve Nadir olduğunu söyler
ama Bizler evrendeki tek Zeki varlıklar
olabilir miyiz biz İnsanların farklı
olabilmesi mümkün Sen sadece şans eseri
olarak biyolojik zar konusunda şanslıyız
yaşanabilir gezegenlerin Hiçbirinde zeki
bir yaşam formu yok mu
Bu bir kozmik Şans ve rastlantı sevgisi
Bizim evimize yol açtı aynı olayların
aynı şekilde tekrarlanması da pek
muhtemel di suyu ve da alalım Eğer dünya
yaratılışı sırasında bazı kesimlerine
alsaydı Biz burada olmazdık bir dünyanın
kütlesi su şeklindeki halinin yüzde
birinin onda biri kadar bir damla suyla
katı dünyanın karıştırılması bensiz
kolaylık ya diğer dünya benzeri
gezegenler de iki ya da üç damla su
Olduğunu hayal edebilirsiniz bu durumda
okyanuslar kıtaları kaplayacak kadar
geniş olur ve gelişmenin olabileceği iç
bir kuru zemin olmazdır
ne yok
bu doğru miktarda su bile zekanın
gelişimine Garanti edemez dünyadaki 4
milyar yıllık yaşamda Bu sadece bir kere
meydana geldi türler zamanla gelişir ama
daha zeki hale gelmek zorunda değildir
bunun en büyük örneği dinozorlar onlar
var hızlı koşmaları uzun dişleri ve sert
kabukları sayesinde hayatta kalabildi
ler yüzüyorlar dünyaya 200 milyon yıl
hükmetti ve biz insanların gurur duyduğu
gibi bir teknoloji gelişti remediler ve
65 milyon yıl önce başka bir kozmik zar
olmasaydı küçük beyinli dinozorlar bugün
hala dünyaya hükmediyor olabilirlerdi
Hayat her yerde olsa bile Zeka çok nadir
olabilir bu durum
ve kendinizi öncekinden daha değerli
hissedebiliriz
bu ve evrende başka yerde varlık
toplumlar gelişse bile onlar fazla
gelişmiş ve biz onları bulabilecek
teknolojiye ulaşamadan ölmüş olabilirler
ver zeka çift taraflı bir kılıç Eğer
toplumlar gidip geliyor ve sadece birkaç
yüz bin yıl dayanıyorsa bu o zaman
onları bulma şansımız daha düşük bir şey
kesin diğer dünyalar ve diğer toplumlara
aramak kendimize bakış şeklimizi
değiştirdi şimdi dünyamızın
yaşanılabilir milyarlarca noktadan
sadece birisi olduğunu biliyoruz 20 yıl
önce diğer gezegenler bunun etrafındaki
diğer başka gezegenlerin varlığı Sadece
üst epilasyondan Şimdi ise kanıtlandı bu
Yanılmaz derecede heyecan verir Biz
yaşamın gelişebileceği yeni yerler
ve devam edeceğiz Tıpkı Bizimki gibi
olan güce Yıldızlar etrafında dönen
Hatta dairesel gaz devi aylar bulacağız
şu anda hem bulduğumuz gezegenler hem de
onları bulduğumuz yerlerin çeşitliliği
açısından fan hızlı bir büyüme dönemi
geçiriyoruz Ve onlar bizim kendi
yaşamımız ve diğer yaşamları hakkında
sağlam ve güçlü sorular sorma mızı
sağlıyor çünkü Bence hayat her yerde ve
çünkü galaksimizde yüz milyardan fazla
yıldız var ve zeka ve galakside hiçbir
yerde gelişme seç şaşkınlığa uğrar
kalsın
ya Ben dünyanın dışında bir yaşam formu
olduğunu öğrendiğimiz günün gelmesini
iple çekiyorum ve bunun bir bakteri ya
da iletişim kurabileceğimiz gelişmiş bir
toplum olması önemli değil ilk kez
Yalnız olmadığımızı bileceğiz ve bu her
şeyi değiştirecek hem de her şeyi

dallarına çarpıyor. O anda geceyi
aydınlatan bir mucize doğuyor. Ateş
önünde bir ışık beliriyor. Önce
korkuyorsun. Gözlerini kapatıyor, yüzünü
çeviriyorsun. Çünkü bu ışık sana
yabancı. Daha önce hiç görmediğin kadar
güçlü, ürkütücü ve tehlikeli. Ama sonra
merak ağır basıyor. Dalların arasındaki
kıvılcımlar büyüyor, alevler yükseliyor.
Turuncu ve kırmızı dans eden diller
karanlığa meydan okuyor. Gözlerini
kamaştırıyor ama bakmadan da
duramıyorsun. İçindeki korku ve merak
savaşıyor. Titreyen adımlarla
yaklaşıyorsun. Ayağının altındaki kuru
yapraklar hışırdıyor. Kalbin göğsünde
çarpıyor. Elini uzatıyor. Sonra geri
çekiyorsun. Sıcaklığı hissediyorsun. Bu
ışık yakıyor ama aynı zamanda çekiyor.
Sonunda yerdeki kuru bir dalı alıyorsun.
Cesaretini toplayıp ucunu ateşe
yaklaştırıyorsun. dalın ucunda

gerçekten o kadar sinirleniyorum ki o
kadar sinirleniyorum ki ama anlatamam
ya yatıyorum hep uyuyorum yataktan
çıkmak istemiyorum y bırak abim bırak
bırak
bak Bazen diyorum ki ne olacak söyle
gitsin Sonra diyorum ki söyleyince ne
olacak sus bitsin çıkıyor hemen çarpalım
k k k 9d
K9 istiyorsunuz abi söyleyeyim B Her gün
olay çıkarıyorsunuz ee yeter be kendine
gel artık saçma sapan konuşup durma
karşınızda bir kral var

bu onun fiilimsiler kayıt Arkadaşlar
bugünlük de olsa birisi değiştireceğiz
Biz aslında çok kolay bir konu
duracaksın bu konuyu kendinize
zorlaştırıyoruz nasıl bir kuralımız var
değil mi Sizler de önce yükleme
bulacağız yükleme bulduktan sonra
yükleme kapatıyoruz kalan kelimeleri
Merhaba mezman olumsuzluk eklerini
getiriyoruz Evet olumsuz ipleri alabilen
sözcükler varsa bunlar fiilimsidir
alamayanları fiilimsi olarak almayacağız
bir sese dikkat etmemiz gerekiyor asla
olmayacak mesela o

herkese merhabalar tonguç Akademi'de
düşünceyi geliştirme yollarını
işleyeceğiz nasılsın Tonguç hocam düşüne
düşüne kendimi geliştirebilir miyim
hocam sen geliştirsin Tonguç sende
değişik bir zeka var yani bu bilim
adamlarının yaptığı araştırmaların
hepsini boşa çıkaracak bir zeka
görüyorum seni bilim adamları tarafından
bir araştırma yapılmış hocam evet senin
ben çok zekiymişim
tonguç sen çok zeki kelimesi bile
yetersiz senin için senin zekan apayrı
bir şey Tonguç her şeyi dinliyorsun her
şeyi anlıyorsun mehmet hoca'nın
derslerini biliyorsun benim derslerimi
de dinliyorsun hepsini de çok iyi
anlıyorsun tonguç hocam bir gün kafayı
yiyeceğim diye korkuyorum çok bilgi
yüklendi hocam aynen beyin salatası
oldun Tonguç neyse şimdi düşünceyi
geliştirme yöntemleri ve anlatım
biçimlerini ayırmak gerekirse Tonguş şu
çok önemli anlatım biçimleri neydi
açıklama öyküleme betimleme ve
tartışmaydı şimdi açıklama öyküleme
betimleme ve tartışmayı sordukları zaman
sorularda yukarıdaki tarafta hangisi
ağır basmaktadır diye sorarlar onlar
ağır basan şeylerdir yani sorunun
kökünde yukarıdaki paragrafın anlatım
biçiminde hangisi ağır basmaktadır
diyorsa şunu düşüneceksin açıklama
betimleme öyküleme tartışma tartışma ama
hangisine başvurulmuştur hangisinden
yararlanılmıştır diyorsa o zaman işte
düşünce geliştirme yöntemleri
soruluyordur ki onlar da örneklendirme
anlatılanları örneklerle ha pardon
örneklendirme tanımlama karşılaştırma
tanık gösterme gibi şeyler şimdi
düşünceyi geliştirme yöntemlerinde
birincisi örneklendirme burada
anlatılanlar örneklerle pekiştiriliyor
mesela örneğin kelimeleri kullanılıyor
mesela örneğini görünce yapıştıracağım
değil mi hocam aynen fakat burada en
önemli şey ne biliyor musun Tonguç bak
burada çok önemli bir taktik söylüyorum
bunu önceki videolarımızda da
söylemiştik üniversite sınavlarında ve
TEOKlarda eski SBS'lerde hep şöyle
yapıyorlar kocaman bir paragraf
veriyorlar paragrafın içerisine
karşılaştırma cümlesi koyuyorlar
kişileştirme örneği koyuyorlar sayısal
verilerden yararlanıyorlar
kocaman paragraf verdiler ya kocam
paragrafın içerisine sayısal veri
kullanıyorlar tamam mı ardından bir
karşılaştırma cümlesi koyuyorlar
ardından bir benzetme cümlesi koyuyorlar
ardından sayısal verilerden
faydalanıyorlar sonra diyorlar ki bu
parçanın hangisi yoktur bu parçanın
hangisi yoktur diyorlar şimdi A
seçeneğine de pat diye örneklendirme
koyuyorlar sen diyorsun ki ya bir kere
bu kadar paragrafın içinde örnek vardır
diye eliyorsun bunu halbuki paragrafın
içerisinde sayısal veriler olsa bile
benzetme olsa bile kişileştirme veyahut
da işte tanımlama cümlesi olsa bile
örnek olmuyor Tonguç yani hangisi yoktur
sorularında ÖSYM'nin sorduğu hemen hemen
bütün soruların hepsinde yoktur
sorusunda seçeneklerde örneklendirme
varsa cevap örneklendirme olmuş buna
dikkat et Tonguç şimdi diğer bir yöntem
tanık gösterme anlattıklarına bir uzmanı
tanık gösteriyorsun mesela ben diyelim
ki deneme türü öznel bir türdür deneme
türü kişisel duyguları anlatır deneme
türü benin ülkesidir diye anlatıyorum ya
böyle sonradan anlattıklarıma tanık
göstermek için ünlü bir kişinin uzmanı
mesela Nurullah Ataç'ın Cemil Meriç'in
Sabahattin Eyipoğlu'nun cümlesini Onlar
çok mu ünlü hocam aynen deneme türünün
üstatları onlar onların cümlesini tırnak
içinde aktarırsam bu düşünceyi
geliştirme yöntemlerinde tanık gösterme
oluyor tonguç eğer iki varlığı benzerlik
ya da farklılık yönünden
karşılaştırırsam daha en gibi kadar ise
öte yandan gibi sözcükleri de
kullanırsam burada da karşılaştırma var
bak burada sen kendini
karşılaştırıyorsun aynadaki görüntünle
ben daha kastıyım mesela hocam aynen
aynen düşünceyi geliştirme yöntemlerinde
bir diğer eee yöntemimiz ise tanımlama
düşünceyi geliştirme yolları da deniyor
buna dikkat et Tonguç tanımada bu nedir
sorusuna cevap verebilen cümledir Tonguç
mesela sanatçı toplumu yansıtmalıdır
burada tanımlama var mı Tonguç yok hocam
harikas çünkü sanatçı nedir sanatçı eee
halka güzel şeyler üreten insandır derse
tanımlamam işte zeka böyle bir şey
tonguç sendeki zeka böyle bir şey tamam
sağ olun hocam aynen şuna bir de kırmızı
kaş yapalım sana yakışıyor kırmızı kaş
düşünceyi geliştirme yöntemlerinde bir
de sayısal y hocam kaşları kırmızı olan
bir arkadaşım vardı hocam ismi neydi
Tonguç eee ismi Rüknettin hocam
rüknettin güzel bir isimmiş hükmettin
zaten red böyle kırmızı kırmızı saç ama
kızıl olduğu için kızıldı saçları yani
boyatmamış ha kadınlar gibi boyatmamış
yani anladım o zaman yakışmıştır ona
allah onu güzel yaratmış sayısal
verilerden yararlanmada rakamlar oranlar
işte insanların biri her öğrencinin
yarısı gibi ifadeleri görürsen de bu da
sayısal verilerden yararlanma oluyor çok
basit zaten duyulardan yararlanma ise
burada görme işitme koklama işte tad
alma duyularını soruyorlar burada en
önemlisi tonguç dokunma duyusu şimdi
mesela desem ki şurada hangi duyulardan
faydalanılmış tonguç koklama bir hocam
görme 2
eee başka ne olabilir başka da bir duyu
yok gibi değil mi yemez herhalde çiçeği
tadını almadı tadını almad ha şimdi
öğrenci dokuma duyusu diye bekleyince
mesela sana bu cümleyi betliyorum ben
diyorum ki Tonguç bak şimdi Tonguç eee
güzel bir bahar
sabahında güzel bir şey koklamıştı bu
cümlede hangi duyular var desem sen
diyorsun ki çiçeği kokladığı için bir
kere koklama duyusu var diyorsun güzel
olduğu için görme var diyorsun başka da
bir şey yok diyorsun halbuki Allah Allah
bahar sabahı dediğine göre havanın biz
serin mi ılık mı sıcak mı soğuk mu
olduğunu dokunarak hissederiz son güç
yani sen mesela şu anda havanın sıcak
olduğunu şöyle mi bakıyorsun açıyorsun
camı aa hava sıcakmış diyorsun görerek
göremed görerek değil senin tenine değen
o sıcaklık esinti sende dokuma duyusuyla
havanın sıcaklığını dolayısıyla temmuz
sabahı dediğin zaman sıcak bir Temmuz
sabahı dediğin zaman hemen dokuma
duyusunu bileceksin normalde öğrenci
dokuma duyusu deyince şöyle bir şey
bekliyor işte ipeksi saçları vardı sert
bir yüzey falan öyle bir şey bekliyor
hayır iklimler de bir dokunma duyusuyla
anlaşılır of ne olmuş hocam bu adama ya
burada seni benzetmişler Tonguç oğlum
benzetme deyince bu örnek mi yazılır ya
benzetme bu değil anlatma benzetme o
kavgadaki argo sözü o benzetmeden
kastımız şu Tonguç konuyu yazar daha
somut anlaşılır yapmak için iki
varlıktan birini diğerine benzetiyor
mesela anlatabildim mi bu senin yaptığın
espri olmuş Tonguç bununla alakası yokım
hocam anlaştık mı evladım tonguç
akademik.com'a üye oluyorsun en kısa
zamanda üyesin mi yoksa Tonguç hocam
üyeyim ve kendi sınıfıma girip oradan
daha rahat takip edebiliyorum harika
twitter Facebook ve Instagram'da bizi
takip ediyorsun ödülü soruya da cevap
veriyorsun Tongç tamam hocam yeah

[Müzik]
Tonguç Dershane
sunar Herkese merhabalar Bugün sizlerle
birlikte LGS Türkçe'de uzun yıllardır
sorulmayan ama 2018 yılında sorulmuş
olan bir konuyu cümle türleri konusunu
öğreneceğiz son derece keyifli lezzetli
ve kolay bir konu Hazır mıyız sonu şanım
benim hazırım hocam Harikasın Tebrik
ederim önce hangi ögeyi buluyorduk
Yüklemi hocam Harikasın önce Yüklemi
buluyorduk bugün yüklemine göre
cümlelere bakarken önce Yüklemi
bulacağız yüklemin yerine göre cümlelere
bakarken de yine yüklemin yerini
bulmamız için Yüklemi bulmamız gerekecek
anlamda da yine yüklem önemli yapısına
göre cümlelerde de işte tek yüklemli
cümle birden fazla Yüklemi olan cümle ya
da fiilimsi bulan cümlelerde yine bizim
en önemli ögemiz yüklem olacak yine
lokomotifi bularak bu konuyu
halledeceğiz çok kolay bir konu çok
lezzetli bir konu beraber çok güzel
sorular çözeceğiz zaten bütün lgsl
baktığımızda 2023'te bu konudan soru
gelmedi 2022'de de Gelmedi fakat 2018
yılında bu konu geldiğinde son derece
lezzetli keyifli kolay bir soru
sormuşlardı dediler ki işte altı çizili
cümlenin özelliği değildir dediler altı
çizili cümlede şuydu teknolojik
cihazları Hayatımızın her sahasında
görmek mümkün yani mümkündür demek
istiyor Bu bir isim cümlesiyle
yükleminde fiil yok Dolayısıyla bu Eylem
cümlesi olumlu cümle içinde fiilimsi
bulunan cümle kurallı cümle açısından
baktığımızda Eylem cümlesi değildi çünkü
mümkün kelimesi bir isim arkadaşlar İşte
bu kadar lezzetli bu kadar kolay bir
konu bu arada sizlere Arkadaşlar bir
sürprizimiz olacağını söylemiştik o
sürprizimiz de hemen İntro girmeden önce
söylemek istiyorum arkadaşlar biliyoruz
ki LGS'de Bize soru soracaklar ve ve
LGS'de biliyorsunuz ki hiçbir konudan
soru kaçırmamak için bol bol soru
çözmemiz lazım ilk dönemi bitirdik ilk
dönem nasıl geçti onuş elend Benim çok
kolay öğretmenim çok güzel fakat biz
İyiyi değil en iyii en mükemmeli
istiyoruz ve 1in dönemde hiçbir
eksiğimiz kalmasını istiyoruz o yüzden
de sizlere ilk tekrar setini hazırladık
arkadaşlar ilk tekrar seti sadece 1
dönem konularını içeriyor ve içerisinden
de çok güzel bir kamp programı çıkıyor
birazdan kutuyu da Göstereceğim burada
gün gün 22 Ocak Pazartesi günü
başlayacağız gün gün Türkçede
matematikte fende inkılap tarihinde
İngilizcede dinde izleyeceğiniz
videoları çözeceğiniz soruları sadece 1
dönemin tekrarı Bu arada Yeni konulara
geçiş yok 1 dönem konularını güzel bir
şekilde tekrar ediyoruz ve bu 2 4 6 8 10
12 13 günde 1 dönemi baştan sona süper
bir şekilde tekrar edeceğiz nasıl tekrar
edeceğiz onu da şöyle göstereyim
arkadaşlar ilk tekrar setimiz içerisinde
zaten Hadi beni aç diyor setimiz
içerisinde sadece 1 dönem konularını
özetleyen bir programımız var Bakın bu
program şöyle göstereyim size bunu alıp
duvarınıza asıyorsunuz hangi soruları
çözeceğiniz hangi videoları
izleyeceğiniz Belli her birini sizler
için tek tek 1 dönem tekrarı yaptık
mevsimler iklim ve DNA ve genetik kod
çok güzel bir şekilde anlattık
sonrasında bununla alakalı ilk tekrar
LGS kitabımızdan bakın yazıyor üzerinde
1 dönem konuları tekrar ediyoruz ve
ardından da sorularla tekrar ettikten
sonra tabii takıldığımız sorular
olabilir bu durumda kare kodu okutarak
soruların çözümünü uzman
öğretmenlerimizden tane tane dinliyoruz
ve aynı şekilde ana denemeleri var
içerisinde ana denemeleri de artık
netler artıyor denemeleri denemelerdeki
en büyük sonumuz netlerin bir artması
bir azalması Öyle değil mi tongu Evet
hocam artık netlerimizi artıracağız Niye
Çünkü burada sadece bir dönem konuları
var yani sadece şu ana kadar işlediğimiz
konular var Dolayısıyla şu ana kadar
işlediğimiz konularda ne kadar net
yaptığımızı göreceğiz deneme analiz
sayfasıyla denemelerimiz analiz edeceğiz
Eğer diyelim ki isim fiil konusunda
Yanlış yaptıysak bununla alakalı ilk
tekrar kitabımızdan ya da yeni nesil
Türkçe matematik kitabımızdan güzel
güzel soruları çözeceğiz ve böylece 1
dönem tekrarını harika bir şekilde
yapacağız tamam şimdi intromuz girsin
ardından da bu güzel konuyu güzel bir
şekilde sizlerle tekrar edelim ilk
tekrarla setini şu anda Tonguç mağazadan
çok rahat bir şekilde Sipariş
verebilirsiniz ve harika bir şekilde
netlerinizi artırabilirsiniz arkadaşlar
Bunu alıyorum ve Hadi bakalım o zaman
intromuz giriyor sonrasında sizlerle
birlikte cümle türleri konusunu yani
dünyanın en kolay konusunu hep beraber
öğreniyoruz Hadi bakalım Tonguç cup'a
nasıl
katılırım 5 6 7 ve 8 sınıflara özel
düzenlenen Tonguç cup'a katılmak için
öncelikle tongucakademi.com üyeliğimiz
de giriş yapıyoruz ve Sağ üstte bulunan
Tonguç kap sekmesine tıklıyoruz sayfanın
biraz aşağısına indiğimizde takımını
belirli butonunu göreceğiz
tıkladığımızda sınıfımızın doğru olup
adıı teyit ediliyor doğru değilse
Sağdaki sekmeden hızlıca
güncelleyebilirsiniz sınıfım doğru
takıma Ata butonuna tıkladığımızda ise
gördüğünüz gibi Tonguç kaptaki
takımımızı kolayca belirleyerek bu
heyecanlı yarışmaya dahil oluyoruz hızlı
çıtalar ya da Bilge baykuşlardan birine
dahil olduktan sonra izlememiz gereken
yol aynı sayfa içerisinde yer alıyor
Eğer hala katılmadı tongu akademi.com
seni de Tonguç kapa bekliyoruz Evet
arkadaşlar ilk başta yüklemine göre
cümleler var yüklemine göre cümleler
dediğimizde iki tane mantığımız var
cümle ya fiil cümlesi oluyor Tonguç
Evladım benim ya da isim cümlesi oluyor
Bak tek tek yazarak ilerleyelim ya fiil
cümlesi ya da isim cümlesi yani
yüklemine göre ya da yüklemin türüne
göre derse fiil cümlesi ya da isim
cümlesi diyeceğiz mesela anlamına göre
cümlelerde neler var tongu çanım benim
olumlu cümle Harikasın olumlu cümle var
olumsuz cümle var soru cümlesi var ama
biz şu anda olumlu mu olumsuz mu
bakmıyoruz Ya da kurallı mı devrik mi
bakmıyoruz Biz şu anda fiil mi isim mi
ona bakacağız bunu istersen Hemen şurada
göstereyim demiş ki Damlaya damlaya göl
olur ilk başta Neyi buluyorduk son ş
Yüklemi hocam Harikasın Yüklemi bulalım
damlaya damlaya gö Olur olur yüklem
yüklem yani lokomotif imizi bulduk
Yüklemi bulduktan sonra diyoruz ki bunun
Yüklemi Sence fiil mi isim mi tonguş
Evladım benim fiilin kökünü bulacağız
Hayır evladım ne fiilin kökü fiil mi
isim ona bakacaksın olur kelimesi fiil
mi isim mi bu kelime bir fiil O zaman bu
bir fiil olduğuna göre biz buna fiil
olduğu için fiil cümlesi diyeceğiz Bu
kadar basit Peki şuna bakalım gönül kimi
severse güzel odur demiş odur kelimesi
cümlenin Yüklemi Peki odur kelimesi fiil
mi isim son şeyim benim isim hocam
Harikasın O zaman bu isimse buraya da
isim cümlesi diyoruz Yani bir cümlenin
Yüklemi Eğer fiil fiil cümlesi oluyor
fiil değilse isim sıfat zamir zarf hiç
fark etmez Eğer fiil değilse isim
cümlesi diyoruz Bu kadar basit Demek ki
yüklemine göre cümleler ya da yüklemin
sözcük türüne göre cümleler dediğimizde
iki tane seçeneğimiz var yüklem fiil
fiil cümlesi değilse isim cümlesi oluyor
tonguş el adım benim şimdi burada şuna
dikkat etmemiz lazım değil sözcüğü değil
sözcüğü eylemden sonra gelirse yani
fiilden sonra gelirse cümle Eylem Yani
fiil cümlesi isimden sonra gelirse de
isim cümlesi oluyor mesela savunma
oyuncuları hızlı ataklarda hiç iyi değil
diyorsun ya burada iyi kelimesi isim
olduğu için iyi değil de isim cümlesi
oluyor buraya şöyle yazalım isim cümlesi
ama size her şeyi söyleyecek değilim
diye yazalım mesela söyleyecek değilim
dedi ya sen burada değilime değil
değilim bir öncesine bakacaksın
söyleyecek kelimesi fiil olduğu için o
zaman bu da fiil cümlesi oluyor niye
yüklem fiil fiil cümlesi di isimse isim
cümlesi oluyordu bu kadar basit konumuz
songuç evladın benim şimdi geliyoruz
diğerine şimdi şu sayfayı yeniden önüme
almak istiyorum isim cümlesi fiil
cümlesinden sonra bir de ne var yüklemin
yerine göre cümleler yüklemin yerine
göre cümlelerde zaten çok kolay T şel
adim birincisi Eğer yüklem yani
lokomotif sonday İsa Biz kurallı cümle
diyoruz Eğer yüklem sonda değilse ne
diyoruz son Evladım benim devrik cümle
oluyordu Harikasın devrik cümle oluyor o
zaman buraya yazıyorum devrik cümle
diyoruz Eğer cümlenin Yüklemi Yoksa da
Biz bunlara eksi
cümle diyoruz Tonguç Evladım benim bu
kadar basit yüklem sondaya kurallı
yüklem sonda değilse ortada ya da başay
devrik Eğer cümlenin Yüklemi Yoksa da
Eksiltili cümle diyoruz şimdi şu sayfayı
şöyle alıyorum buraya koydum geldik
yüklem Yerine göre cümlelerin örneğine
şimdi Tonguç bugün okula gitti gitti
kelimesi cümlemizin Yüklemi yüklem
cümlenin sonunda mı Tonguç elın beni o
zaman bu Kural cümle bu kadar basit
yazıyorum buraya kurallı cümle bitti
gitti okula gitti bugün Tonguç yüklem
gitti sözcüğü Peki yüklem cümlenin
sonunda mı yoksa başında mı yani yüklem
sonunda mı tongu şöim benim Hayır hocam
o zaman yüklem sonunda değil o zaman
ister başında olsun ister ortasında
olsun hiç fark etmez O zaman biz buna
devrik cümle diyoruz son adim bunu
yüklemin yerine göre cümleler diye
sorabilir söz dizimine göre cümleler
diye sorabilir öge dizilişine göre
cümleler diye de sorabilir yüklem
sondaya kurallı yüklem sonda değilse
ortadaysa
baştaymaz düşman ayağa bakar demek
istiyor Ama burayı ü nokta bırakmış yani
cümle tamam
Tamamlanmamış cümlelere Biz Eksiltili
cümle diyoruz o zaman buraya yazıyorum
Yüklemi olmayan cümlelere Tamamlanmamış
cümleler de biz Eksiltili cümle diyoruz
Bu konuda Bu kadar basit Tonguç elım
benim şimdi geldik anlamına göre
cümlelere yüklemine göre öğrendik fiil
ya da isim yüklemin yerine göre öğrendik
kurallı devrik Eksiltili şimdi anlamına
göre cümlelerde bir Eğer cümlenin anlamı
olumluysa olumlu cümle diyoruz anlamı
olumsuzsa olumsuz cümle diyoruz soru
anlamı varsa soru cümlesi diyoruz ün
varsa da ünlem cümlesi diyoruz Bu da bu
kadar basit olguç her benim Maviler
yüklemine göre yani yüklemin türüne göre
kırmızılar yüklem Yerine göre şimdi
kahverengiler deyiz olumlu mu olumsuz mu
ona bakıyoruz Şimdi bunu aldım tekrar
buraya koydum ve anlamına göre cümlelere
geldim tonguş ders çalışıyor Bu olumlu
bir cümle mi Tonguç ev hocam Evet çok
güzel bir şey Aferin sana çalışıyor
olumlu olduğu için biz buraya olumlu
cümle diyoruz ha bu yüklemin türüne göre
fiil cümlesi o ayrı konu işte yüklemin
yerine göre kurallı cümle cümle o ayrı
konu Biz şu anda anlamına göre cümlelere
bakıyoruz anlamına göre bu cümle olumlu
cümle O ders çalışmıyor değil dediğinde
de esasında çalışıyor demek istediği
için ders çalışmıyor değil yani
çalışıyor Bu da yine olumlu cümle kabul
ediliyor Tonguç helad demim Fakat burada
şöyle bir şey var burada çalışmıyor
değil değil ve Mame var ya Yani iki tane
eksi artı olmuş gibi düşün Bu esasında
biçimce olumsuz biçimce olumsuz ama biz
cümlenin olumlu olup olmasına anlamına
göre karar veriyoruz anlamı olumlu mu
olumlu biz bu cümleye olumlu cümle
diyeceğiz sonuç eladin benim Evet hocam
Harikasın olumlu cümle dedin bile Zaten
o zaman bu cümle olumlu ha çalışmıyor
değil ya çalışıyor işte biçimci olumsuz
olabilir bizi ilgilendirmez şimdi
Dolayısıyla cümlede olumsuzluk Mame maz
mez ssiz değil yok sözcükleriyle
yapılıyor bu cümlede biçimce olumsuz
yapıyor ama anlamını yine en sona biz
karar veriyoruz mesela Tonguç ders
çalışmıyor bu olumlu bir cümle mi tongu
Hayır hocam Evet bence de çok olumsuz
bir cümle çalışmıyor yazdık buraya olum
cümle diye buraya yazdım Tamam beni Ne
arıyor ne soruyor demiş Yani beni
aramıyor da sormuyor da bu da yine
olumsuz cümle aramıyor sormuyor
diyeceğine Ne arıyor ne soruyor demiş
Şimdi bu cümle baktığın zaman Mame Yok
değil de yok yok sözcüğü de yok o zaman
bu cümleye Biz biçimce olumlu
diyebiliriz biçimce olumlu olabilir ama
sonuçta toplamda bu cümle olumsuz cümle
niye beni Ne arıyor ne soruyor aramıyor
da sormuyor da Demek ki bunlar varsa
cümlede biçimce olumsuz yapıyor ama biz
en son anlamına bakıyoruz zaten bize
sınavda da anlamını sorarlar bu olumlu
mu olumlu olumsuz mu olumlu olumsuz mu
olumsuz olumsuz mu olumsuz buna
bakıyoruz bitti gitti Tong çel adim
benim soru cümlesine baktığımızda içinde
soru eki ya da soru eki mii Hatırlarsan
ya da soru sözcüklerinden biri bulunan
ve soru anlamı taşıyan soru anlamı
taşıyan cümlelerdir Bu konudan sınavda
kaç soru çıkmış soru soruyor bize bu
konudan şimdiye kadar 2018 LGS'de bir
soru çıkmış Hemen buraya bak Bakalım
burada nerede 2018 LGS şurada 2019
burada Pardon bulamadım Evet bulamıyorum
şu anda gerçekten stüdyoda e gergin
anlar nerede Şuraya mı gitmişti ha
şurada Pardon burada getirdim Bak burada
demiş ki bu metindeki altı çizili
cümlenin bir özelliği değildir Eylem
cümlesi Yani fiil cümlesi olumlu cümle
bunu öğrendik içinde fiilimsi bulunan
cümle kurallı cümle Kural cümle Yüklemi
sonday dı Evet doğru sonda Eylem cümlesi
di Hayır Yüklemi Eylem değil yüklem isim
O zaman cevap A oluyor zaten bu soruları
Siz bir kez daha çözeceğiniz için şimdi
bunu buradan kaldırıyorum
bu konudan sınavda kaç soru çıkmış bir
soru çıkmış bak bir cevap bekleyen bir
cümle Tamam burada soru cümlesi olduğunu
bulduk Kim bu cennet vatanın uğruna
olmaz ki feda dediğimizde burada Mehmet
Akif Ersoy iskal Marşı'nda Bize soru
sormuyor bu Sözde soru cümlesi sonunda
soru işareti var sanki soru anlamı da
var gibi duruyor ama burada soruyor ki
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki
feda Ahmet olmaz Mehmet olmaz Ali olmaz
diyemezsin Bu vatanın uğruna herkes feda
olur E o zaman bu soru sormuyor bu vatan
uğuruna herkes feda olur demek istiyor
buna Biz sözlü soru cümlesi diyoruz
ünlem cümleleri ise sevgi korku Şaşmaz
seslenme ve benzeri ifade eden
cümlelerdir ne kadar yaramazsın Eyvah
çocuk düşecek dediğimizde zaten cümlenin
sonundaki ünlem işeten de Bu cümlenin
Biz ünlem cümlesi olduğunu anlıyoruz
Şimdi geldik yapısına göre cümlelere
yapısına göre cümleleri de şöyle yazalım
kalemimiz de şimdi bir basit dediğimiz
Yani tek yüklemli cümle var tongu çum
tek yüklemli cümle var bir içinde
fiilimsi bulunan cümle var Buna Birleşik
cümle de diyorlar fiilimsi bulunan
cümlemiz var bir birden fazla yüklem
olan cümle var birden fazla
Yüklemi olan diyorum Bir de bağlacı olan
cümle var Bunları şimdi sana çok güzel
bir şekilde göstereceğim şimdi tek
yüklemli cümle Tonguç çum şöyle bir
cümle düşün içerisinde Yüklem var ama
içerisinde fiilimsi falan yok fiilimsi
bulunan cümlede ise bir tane Yüklem var
Sonrasında da içeride fiilimsi var
fiilimsinin en önemli özelliği ne tongu
ş adım benim mam 2 alanlara bakıyoruz
Harikasın mamek kullanarak buluyorduk
yani mam 2 alabiliyorsa orada films
vardı şimdi Sen burayı okudun bu cümlede
sadece yüklem varsa bu tek yüklemli Ama
içeride böyle mam eki alabilen koşarak
koşmayan sevdiğinde Sevmediğinde gelmesi
gelmemesi konuşan konuşmayan gibi bir
fiilimsi varsa isim fiil sıfat fiil zarf
fiil fark etmez fiilimsi varsa fiilimsi
bulunan cümle oluyor birden fazla yüklem
olan cümlede ise en az iki tane Yüklem
var bağlacı olan cümlede en az iki
yükleme sahip fakat arada böyle
bağlaçlar var ve veya Ama fakat gibi
bağlaçlar gel istersen bunu da hemen
şöyle gösterelim Bak şimdi Tonguç eve
gidiyor demiş gidiyoru aldım böyle
gidiyor yüklem şimdi bu cümleyi Eğer
yüklemine göre derlerse yüklemine göre
söyleyin derlerse fiil cümlesi diyorsun
yüklemin yerine göre yüklem son olduğu
için kural diyorsun anlamına göre olumlu
diyorsun çünkü gidiyor peki yapısına
göre derse o zaman diyorsun ki bunda tek
Yüklem var Niye Çünkü bak Yüklem var İki
tane de kelime var ama fiilimsi yok o
zaman biz bunun yanına yazıyorum tek
yüklemli cümle diyoruz bitti gitti bu
kadar basit devam ediyorum Tonguç
koşarak eve gidiyor Yine buldum ama
yüklemden başka bir de fiilimsi var
koşarak koşmaya diyebiliyoruz zarf fiil
var Erek arak eki almış O zaman burada
zarf fiil olduğuna göre yani fiilimsi
olduğuna göre Yan cümle var Yan cümle
olduğu için de biz burada fiilimsi
bulunan cümle diyoruz yazıyorum buraya
fiilimsi
bulunan cümle bu kadar basit Gördüğün
gibi şimdi buraya geliyorum Tonguç eve
gitti ödevlerini yaptı bak yaptı yüklem
ama bir yüklem daha var eve gitti diyor
bak gitti birinci yüklem yaptı ikinci
yüklem Dolayısıyla burada birden fazla
Yüklem var diyebilir miyiz diyebiliriz
hocam o zaman bunu da yazıyorum birden
fazla Yüklemi olan cümle bu kadar basit
Tonguç Evladım benim devam ediyoruz
Tonguç eve gitti ve ödevlerini yaptı Bak
gene gitti diye bir yüklememiz var çok
güzel yaptı diye bir yüklememiz daha var
çok güzel fakat dikkatini çekti mi bu
sefer virgül yerine bağlaç kullanılmış
işte bağlaç olduğu zaman bunun altına
şöyle bağlaç olduğunu yazalım bağlaç
olduğu zaman da Diyoruz ki bak Sadece
bağlaç olduğu zaman değil ama iki yüklem
artı bağlaç olduğu zaman da Diyoruz ki
bağlacı
olan cümle şeklinde söylüyoruz ve
konumuz da burada bitirmiş oluyoruz
Tonguç ve geldik meydan okuma testine
Tonguç Elal benim meydan okuma testine
geçmeden önce meydan okuma testine
geçmeden önce mutlaka duyurum muu bir
kez daha yapmak istiyorum ilk dönem
tekrarımız geliyor LGS ilk tekrar
programı bu programı setin içerisinde
sizlere hediye edeceğiz ve bunu
duvarınıza astıktan sonra çok güzel bir
şekilde 22 ocak'la Eee 3 Şubat arasında
tüm 1 dönem konularını hem ana
denemelerinden yani 1 dön konan olduğu 4
adet LGS denemesinden ki aynı zamanda bu
denemelerin içerisinde deneme analiz
sayfaları da var burada yaptığımız
hatalara göre de LGS ilk tekrardan
ödevlerimizi yapacağız ve yeni nesil
Türkçe Matematik kitabından zaten biz
izleyeceğiniz videoları da çözmeniz
gereken ödevleri de buraya çok güzel bir
şekilde yazdık programın içerisine bu
programı da zaten sizlere böyle katlayıp
pıt pıt diye katlayıp kutumuz içerisine
koyuyoruz Hadi bakalım o zaman hepinize
şimdiden LGS yolculuğunuza başarılar
ödüllü sorumuzu yapın yorumlara yollayın
arkadaşlar Tonguç dershane do
[Müzik]

abone ol
o Zambiya'nın Dilovası'nda Yalnız bir
kükreme yankılandı
yok ama hiç cevap gelmedi yıllardır
gelmiyordu oldu yasa dışı avcılık onun
sürüsünü yok etmişti
15 yıldır tek başına yaşamak zorunda
kalmıştı
abone ol
bu ama belki bu yıl Dünyası değişecekti
dir
abone ol
ve bu ıssız ve yabancı arazinin
ortasında Yalnız bir dişi aslan
yaşamaktadır bu
Google Play'de Liv olarak bilinir ve
yetişkinlik çağında Iğdır
ve içgüdüleri onu eş bulmaya yavrulamaya
ve kendi sürüsünü oluşturmaya
yönlendiriyor
bu ama bunu yapamaz
bu çünkü burada tek başına
ve yüzlerce kilometre için de başka
hiçbir Aslan bulunmuyor
var onun kaderini engelleyenler insanlar
the Lion ovasına pek az kişi
ulaşabildiği halde gelmeyi Başaranlar
onun kaderini sonsuza kadar
değiştirmişti Burası yaralı bir bölgedir
o yabani yaşam 1990'lı yıllardan beri
süren yasak avlanma nedeniyle zarar
görmüştür Angola savaşın şiddetlendiği
nde askerler ve köylüler beslenmek
amacıyla divanın sürülerini katletmişti
yasak avlanma belası en Heybetli
yaratıkları çaldığı sırada bir zamanlar
bol bulunan hayvanlarda kaybolmuştu
ve yaban köpekleri
ama biz onlar
bu ve antiloplar hepsi yok olmuştu
bu yiyecek hayvanların yani adın
azalması ve yasak avlanma bir zamanlar
bol olan Aslan nüfusunu ortadan
kaldırmıştı
abone ol
Selam bugün dünyanın dört bir yanındaki
avcıların evlerini süsleyen livanın son
Aslanları artık cansız gözlerle
bakmaktadır bu
abone ol
tüm bölge 2003 yılından beri Afrika
parkları yönetimi tarafından korumaya
alınmıştır bir Yasak avcılığa son
verilmiş yabani hayat toparlanmaya
başlamıştır
bu Afrika antilobu sürüleri yavaş yavaş
çoğalıp eski ihtişamına ulaşırken pek
çok tür hayvan yeniden oraya
yerleştirilmiştir
abone ol
var ama bölgede sadece tek bir aslan
kalmış bulunmaktadır Bu
ve o da ilginç bir şekilde en verimli
çaldır
bu sinekleri nasıldı bunun yanındaki
yara izi ve omuzundaki derin kesik yüz
yüze geldiği çarpışmaların yegâne kanıtı
olup bu ovalarda tek başına yaşamanın
güçlüğü ortaya sermektedir bir
bu onun Öncelikle kaygısı beslenmedir
bir aralık ayı ortasındaki yoğun
yağmurlarda çok sayıda Antilop bölgeye
Akın eder
[Müzik]
abone ol
çok yoğun otlaklarda Lady tümüyle
görünmez olur
ve sarı kahverengi kürkü mükemmel içinde
gizlenmesini sağlar uzun çalılıklarda
uzanan hayvanlar onun gelişini fark
edemez ancak antiloplar kısa otları
tercih eder ve
bu yırtıcıların kendilerini izleyeceği
yerler bulamayacağı açık arazide
beslenirler Aslanlar genelde ekip
halinde alınır avı kuşatıp onu tuzağa
çekerler ver leydinin böyle bir şansı
yok
abone ol
ve o avına tek başına açık arazide
izlemek zorunda
abone ol
bu hedefi iyi seçmeli sürünün dışında
kalıp ihtiyatsız davranan bir av
bulmalıdır
ve antiloplar tehlike anında birbirine
uyarır Bu yüzden süreye görünmeden
yaklaşmak zorundadır
Ben ona doğru bir bakış ya da alarmı
hamurcusu bütün işi bozabilir
abone ol
[Müzik]
abone ol
bu işte böyle bir anda ağabey sona erdi
sürü dikkat getirdiği için tekrar
denemenin hiç yararı olmaz
bir sürü desteği olmadığı için Lady Liva
ilk denemede başarılı olmak zorunda Aksi
halde aç kalır o
İyi seyirler
bu 2005 yılında Güney Afrikalı kameraman
her brower sırtlanları çekmek için
yuvaya geldi
ve o dönemde ledli Vay 2 yıldır tek
başınaydı
ve eklem şey o günlerde bir efsane
gidiyor ovalarda dolaşan esrarengiz Bir
dişi aslan dansöz ediliyordu ve
transplants kendisini pek az kişi
şekilde O da uzaktan görmüştüm
niyetlisin
Ya ben ancak bölgede çalışmaya
başladığımız ilk gün bir anda gözümüzün
önünde belirli verdi bakın son dakika
bu herbert onun yaşadığını gören ilk
yabancıydı varlığını ve sağlıklı
olduğunu onaylayan ilk kişi de oydu
kasım ayı başında Yağmur Mevsimi
başlamıştı şiddetli bir fırtına
geliyordu
Google Play'de Liva bu durumdan
yararlanacaktır
abone ol
da her bir tane izlerken al başladı
abone ol
[Müzik]
abone ol
en yeni yavrular mükemmel birer hedeftir
o neydi Liva tek başına beslenir yani
büyük abla ihtiyacım olmaz
abone ol
Bu bir yavru onu bir hafta süreyle tok
tutacaktır bu
abone ol
Bu bir aslan için olağanüstü süratli bir
sıçrama ydı son hızla 100 metre ileriye
fırlamıştı
bu hem hızına hem de suçladığı mesafenin
uzunluğunu hayran kaldı
var ama gece olunca Ha onu novadaki tek
sorunun avlanmak olmadığını fark ettim
abone ol
bir delil yuva belki odadaki tek Aslan
damat ek yırtıcı değildi
abone ol
2000'li Vader sırtlan boldur be Gece
boyunca sürekli tehdit oluştururlar
34 bir taraftan yaklaşıp leydiye alından
uzaklaştırıyor lar
abone ol
ve kurnazca dikkatini dağıtıp yemeğini
kolaylıkla çalıyorlar
abone ol
ve bütün neydi yemeğinin kaybolduğunu
anlayana kadar Birkaç saniye geçiyor ama
onlarla mücadele etmiyor bu yarısı
yenmiş Birleş için altı sırtlan da
dövüşmeye değmez leydinin sağ kalması
avlanmanın yanı sıra kavgadan daha
kaçırmasına bağlı
ve her burada ona ilk kez Gördükten
sonraki Aylar Boyunca film çekerken hep
tetikte kalmayı sürdürdü
abone ol
[Müzik]
ben onu İlk gördüğümüzde bizden
uzaktaydı ama birkaç hafta sonra daha
rahat davranmaya başladı
ve hatta bazen bizi gördüğünde seviniyor
ve her İşini bırakıp bize doğru geliyor
gibi paintball
[Müzik]
abone ol
[Müzik]
abone ol
[Müzik]
ama bence yıllardır ilk kez ondan
korkmuş ve ne ölçüde güvenebileceğin
anlamak için bizi deniyordu
[Müzik]
abone ol
ya Harry Potter yuvadaki 3. görevi
sırasında Lady beklenmedik bir şey yaptı
[Müzik]
bu aracımıza doğru geldi iyice
yaklaştığında Aramızda bir kaç metre
kalmışken bize güvendiğini göstermek
istercesine sırtüstü yuvarlanmaya
başladı
abone ol
ve o günden sonra Leyli yuvanın sıcak ve
yakın tavırlara devam etti her seferinde
onlara selamlamak için sırt üstü yere
[Müzik]
yatıyorduk
abone ol
bu ünlü artık bizi tanıdığını ve
yakınlık kurduğu anlamıştık Aksi halde
bu kadar sık gelip böyle davranmazdım
abone ol
ne demek
ama bazı geceler ekip çekim hazırlığı
yaparken herbert onu kampın yakınında
görüyordu ovada gezerken kendini
yakından izlemelerine izin veriyor dua
ve yine böyle bir gecede Lady ekibi dişi
bir antilobun zor bir doğumu
gerçekleştirmeye çalıştığı yere götürdü
yavru doğum sırasında kanalda sıkışmıştı
Anne daha fazla dayanamayacak da
abone ol
o birkaç dakika içinde annenin sonu
geldi acısının bilmesi Onun için iyi
olmuştu Lady için iyi bir yemektir onu
günlerce idare edecekti bir yavrunun
sesi kesildi ama doğum sırasında
çıkardığı iletiler duyulmuş olabilirdi
Lady ağır işi gizlemek amacıyla uzun
otların arasına sürüklemeye çalıştı bu
Ama artık çok geçti Çünkü fark edilmişti
abone ol
çok kolay hava sevinen Lady yavru kedi
gibi leşle oynuyorduk çevresinde var
olan tehlikeleri unutmuştu
bu Mynet
abone ol
bu sırtlanları duyduğunda çevresi çoktan
sarılmıştı Bu uğursuz sesler olabilir
kez daha yemeğinden uzaklaştırdı bu
o neydi mücadeleye hazırlanırken
sırtlanlarda fırsatı değerlendirdi dört
bir yanından gelen yağmacı sürü beşik
atıp ordan karıştı Bu
bu ve sırtlan usulü parçalamaya
başladılar ancak Lady bu kadar kolay
yenilmeyecektir
ve yağmur en farklı olarak bu yemek
kavgaya değerdi
o neydi tek başına da olsa büyük ve
ürkütücü bir aslandı bıo Nicky sırtlana
karşı tek başınaydı ama sayı üstünlüğüne
rağmen sırtlanlar korkuttu
abone ol
Google Play diye işe tek başına yerken
Bir düzine aç göz Gölgelerin içinde Onu
izliyorduk
abone ol
o yıllar süren film çekimleri sırasında
Harvard beynin sırtlanlarla ilişkisinin
mevsime göre değiştiğini öğrenmişti bu
bu austos geldiğinde otlaklar kavrulur
arazi çorapla shır ve toprak çatlardı
tüm yaşamı kuraklık karşısında
zorlanırdık
ama Android sürüleri birkaç güçlü erkeği
hem olarak Geride bırakıp kuzeye daha
yeşil otlaklara yönetilirdi
ve bu zor dönemde her bir gece Kralı
değerliydi çoğu yırtıcı için leşle
beslenmek yaşamın parçası olurdu o Us
sırtlanların genelde yaptığı gibi neydi
de onların yemeğini çalardık
[Müzik]
en kurak mevsimde sırtlanlar ölümüne
düşmandı ve Lady her bir [&nbsp;__&nbsp;] için
savaşırdık
abone ol
bu ama Kasım ayında Yağmur Mevsimi
başladığında her şey değişir Bir
haftalarca süren yağışlar araziyi suya
boğar var yeşeren bereketli bitki örtüsü
Antilop sürülerine tekrar ovaya getirir
bu sürülerin Serengeti ye dönüşünden
sonra yaşanan en büyük ikinci göç budur
abone ol
ve yüzlerce yavru doğa ve av sayısı
çoğalır bu
o neydi Yağmur mevsiminde beslenip
gelişir öyle çok avlanır ki bu onun için
ihtiyaçtan çok spora dönüşür
[Müzik]
bir av sayısının çokluğu sırtlanlarla
aralarındaki gerilimi yok eder
abone ol
[Müzik]
ve hatta bazen öldürdüğü taze ama
bırakıp gider
ve her bütün aracın çevresinde
yuvarlanırken Bu arada yemeği çalınırdı
bu etrafta onca bizim varken kavga
etmeye değmez
abone ol
var ama Ocak ayında her şey tekrar
değişir
ve yağmur durma ulaşır ovalık arazi sel
suları altında kaybolur bu
[Müzik]
I live ulaşmak imkansız hale gelir sel
bastığında leydinin nasıl avlandı bir
sırdır bu yine de mevsimler geçtikçe
yalnız dişi aslan tüm güçlükleri aşmayı
başarıyor
bu için çekmeye geldiğimiz her yıl
içinde Onun davranışlarını biraz daha
çok anlamaya başladım sadece yaşamayı
başarmakla kalmayıp bir yandan da
gelişiyordu
var Ancak baş edemediği bir konu vardı o
da yalnızlığı tatiller
var ama onu ne kadar yalnız olduğunu
ancak üçüncü yılın sonunda anlamış
da her bir gece çekiminden sonra
ekibiyle birlikte kampa dönüyordu ama
yalnız değillerdir
abone ol
[Müzik]
Bu herbert karanlıkta yürürken ağaçların
arasında bir hareket fark ettim
[Müzik]
ha ha bir ses duydu yok Sonra bakınca
gördüm karanlıkta bir şey gördüm muydu
bu Ama hiç korkmadım
abone ol
bu ayrılık bize zarar vermeye ya da
ağlamaya gelmediğini bir şekilde
biliyordu ki de Bakın bu halde
abone ol
[Müzik]
Bu bir şekilde o gece aramızdaki bağ
kurulmuş olur
[Müzik]
abone ol
ya ondan sonra her gece kampa geldi
yabani İnsanların çoğu insanlarla temas
kurmaktan kaçınır ama Leydim yuvanın
yalnızlığı onu insanlarla birlikte
olmaya sürüklüyordu
ve yine ben ona hiç yemek vermemiş
bizden alacağı bir şey yoktu Yani bizi
ziyaret etmesinin tek sebebi sadece
yanımızda olmaktır
sen bilirsin benzin sürüsü Bizler Yani
insanlar tarafından katledilmiş
hırpalanmış ve yorgun olan bu yabani
hayvanın bize güvenmesi Böylesi bir
yaklaşımda bulunması ve bizimle bu denli
yakınlaşması müthiş bir şeydi tesettürlü
demezdim
[Müzik]
ama bazen çadırın yanına uzandı
bu onun hırıltısını dinleyerek mi
[Müzik]
Sen neredesin sabah uyandığımda yine
orada olur
[Müzik]
Bu insanlarla sadece kötü deneyimler
yaşamış olan bu yabani yırtıcı yla
karşılıklı bir Güven ilişkisi yaşamak
müthiş bir şeydi
abone ol
[Müzik]
Sen benden hoşlanmasının nedeni yalnız
olması ve arkadaş aramasıyla Çünkü tek
başına
[Müzik]
abone ol
[Müzik]
abone ol
Ben ona değer verdiğim halde mesafeli
kalmam gerektiğini biliyordu o yabani
bir hayvan öyle kalması gerekiyor büyük
bizi çok yaklaşmasına izin veremezsin
kimlerin Çünkü o zaman bir kaza
yaşanabilir bunu hiç istemiyordu Kalesi
lastiği bütün ör her ailenin kendine 5
metreden fazla yaklaşmasına izin
vermiyordu ama Lady ısrarla onun
dikkatini çekmeye çalışıyordu karışık
farklılık göstermeye başladığında bir
şeylerin değiştiğini anlamıştır ağaçları
tırmanıyoruz hata Aracımızın koltuğu
bile parçalanmıştı asla onun aradığı eş
olamayacağının farkına vardım ona Kendi
cinsinden bir eş lazımdır
abone ol
bu Nihayet 2008'in Ekim ayında Bu mümkün
olsalar daima bölgedeki yaşam sürecinin
önemli bir parçası olmuştur ve bu yüzden
onları geri getirmenin çok önemli
olduğunu biliyorduk neydi Liva özel bir
kişilik haline geldi ve bu kişiliği
bırakıp normal biraz sana dönüşmesi
harika olacaksınız benim için bütün
sürecinin en önemli yanı buydu topraser
o erkek aslan getirmeden önce ve deli
yuvaya takip cihazı takılması
gerekiyordu Böylece yer değiştirme
sırasında bir aksilik olursa Afrika
parkları ekibi onu bulabilecek Tea
veterinarium pars'ın özel olarak itina
etse de uyuşturma işlemi yabani bir
hayvan için kötü bir deneyim olabilirdi
bu olay insanlara yeniden duymaya
başladı güvenin yok edecek miydi
abone ol
bir atış isabetli oldu ekip hızlı
hareket etmek zorundaydı
sen bana ilk kez o zaman dokundum
olağanüstü bir varlık olduğunu
söyleyebiliriz
ya Bırak yine de buraya Nasıl tepki
vereceğini merak ediyordu olanlardan
sonra bizden gizli vermeyeceğini
buluyordu
abone ol
Bu medya tasma takıldıktan sonra ona
uygun bir eş bulmak için kapıya kadar
sürecek olan 450 kilometrelik Yolculuk
başladı
[Müzik]
İyi günler süren aramalardan sonra
hedefe ulaşıldı sıkı genç sağlıklı ve
kendi sürüsünün kurmak isteyen mükemmel
bir erkek aslan
abone ol
bu peki mutluydu ama erkeğini oraya
götürmek kolay olmayacaktı
en kurak mevsim gelmişti ve uzun dönüş
yolu tehlikelerle doluydu
abone ol
o erkek hastane aldık bir yuvaya 8-10
saatlik yolumuz araştırıyor Umarım
herşey yolunda gider ve ve Lady yeni
hayatına başlar kendi sürüsünü oluşan
tanesi son kalan dişi aslan olmaz
Bu Yollar engelliydi hava sıcaklığı da
artıyordu Veli veya ulaşana kadar
aslanın pek çok defa uyuşturulması
gerekecektir
bu 11 uzun saatten sonra nihayet vadiye
ulaştılar
[Müzik]
abone ol
Evet şimdi yapılacak tek şey aslanı
rahat ettirmek yanına yemek koyup
uyanmasını beklemektir
bu ama bir aksilik oldu
o uyandırılan Aslan paniğe kapıldı ve
tekrar uyuşturulması gerekti ama bu kez
midesinden geri gelen besinler Soluk
borusunu tıkadı ve Aslan öldü
ve karnındaki yatıştırıcı ilaçlar ve
şiirlerini zehirlenmesin diye ekip onu
yakmak zorundaydı
o kızı söylese düş kırıklığına uğramış
tık erkek aslan Lady için yeni bir
sürünün başlangıcı demekti ama böyle
bu organ ama olmadı işte
[Müzik]
da hayırlı cumalar şeker telefonundaki
tasmayı kabul edip etmediğini nasıl
tepki verdiğini bilmiyor
o insanlara ve bana
[Müzik]
o zaman şimdi bakalım onu buradan
izleyelim
O her bu çekime devam etmek için kampa
döndük ama o ve Ekibi kaygı duymaktayız
O leydinin tasmaya ne tepki verdiğini ve
ilişkilerinin değişip değişmediğini
bilmiyorduk
abone ol
[Müzik]
abone ol
o neydi Güven duygusuyla dolu olarak onu
bekliyordu o
abone ol
[Müzik]
ben onu tekrar görünce bu işler
vazgeçemeyeceğimiz anla
o ilk girişimin başarısız kaldığını
öğrenen Afrika parkları yetkilileri
ikinci bir deneme yapmayı planlıyordu
o bölgenin çoğunu sular altında bırakan
yoğun yağmurların kesilmesi için bu kez
8 ay beklediler
bu 11 Mayıs 2009'da Ekip kafayı ye geri
döndüm gün batarken dişi aslan kükreme
leri Vadi üzerinde yankılandı Band
alınan dişi aslan sesi bölgede bulunan
ve çiftleşmek isteyen genç erkek
Aslanları sesin geldiği yöne çekmeye
başlamıştı bize doğru gelen ikiaslan var
Tamam biz de duyduk iki erkek aslan
Tamam bu kez ekip koalisyon arıyordu
Yolculuk sırasında birbirine destek
olacak iki erkek kardeş aldılar
abone ol
ben onu uyutmayı başardık şimdi
hırpalama dan kamyona taşımamız
gerekecek Tamam anlaşıldı tamam sizde
çevre dikkat edin
Evet şimdi onu çevirelim
her şafakta Diva yolculuğu başladı
Dilovası çevreleyen bataklık araziye
varmak kamyonla beş saat sürüyordu
[Müzik]
ardından bir saat tekne ile gidilecektir
bir
ve bataklık arazi geçirince yolun yarısı
aşılmış oluyordu ekip Hızlı olmak
zorundaydı mümkün olduğunca az
yatıştırıcı ilaç kullanmak isteyen
Doktor parçası verdiği Küçük dost bir
saat içinde etkisini getirecekti
ve yağmur Mevsimi'nin bir yere daha
vardı Aslanlar içgüdüsel olarak kendi
evine ararım ama sen suları yüzünden
livada kalmak zorunda olmaları bu yeni
bölgeye yerleşmelerini sağlayacak tıbbi
bu yolculuğun son aşaması başlarken
yerli halk yeni konukları görmeye geldi
Liva Ovası aşılarak bir saat içinde
bölgeye varılacaktır
O zaman çok önemliydi belki kaslanlar
yakında kendine gelecekti onların yanıp
tehlike oluşturmadan ikisinide barınağa
yerleştirmek gerekiyordu O
abone ol
bu Aslanlar serbest bırakılmadan önce
bir tanesine tasma takılacak tıbbi
Böylece hareketleri izlenecek ve eve
dönmeye kalkıp kalkışmadır
görülebilecektir
Ama artık her saniye önemliydi Aslanlar
baygın haldeydi zorlukla kalıyorlardı
ama ilacın etkisi her geçen dakika
azalıyordu Ekip kendine gelen Aslanları
Tedirgin etmek için elden geldiğince
hızlı davranıyordu ki
abone ol
bu yeni ortama alışırken de diye zarar
vermesinler ya da kafaya Geri dönmeye
kalkış masallar diye iki hafta boyunca
boğma adı verilen barınakta kalacaklar
Bardot taurin parçası için Şuana kadar
her şey başarılı olmuştu Aslanlar geldi
şu anda buradalar uzun içinde yatıyorlar
anestezinin etkisinden kurtulup ağır
uyanıyorlar Umarım bu şekilde devam eder
tam olarak uyanmak için yarım saat bir
saat gerekiyor Her şey yolunda giderse
sorunsuz bir şekilde kendilerine
gelecekler
Bu ekip aslanların sorunsuz bir şekilde
uyanması için son yarım saat süresince
belli bir mesafede kalıp bekliyor
bu Aslanlar sağlıklı görünüyor yolculuk
onlara hasar vermemiş
var ama gece barınaktan acı dolu sesler
gelmeye başladı
bu şafak sökerken Craig durumu görmek
için yanlarına gidiyor
bu Aslanlar elektrikli tellerle
boğuşuyor dua eden biri şu anda yerdi
teller olan hırpalanmış tır Bu yüzden
iki erkek aslan da tedirgindi ama yaralı
değillerdir
bu beklendiği gibi birlikte olmaları
onları yapıştırıyor duk
var ama haykırışların harekete geçirdiği
tek çanak renk değildir
abone ol
bu erkekler onu görmese de kokusunu
duymuşlardır
la ley diye Liva
15 yıldır ilk kez kendi türünden Bir
canlının Sesini duymuş ve olayı
araştırmaya gelmiştir
Sen benimle erkekler savunmaya geçiyor
abone ol
Google Play'de yeni gelenlerden emin
değil
[Müzik]
abone ol
Sen kendini belli etmek için barınan
çevresine işaret bırakıyor
bu ama gerilim Pek uzun sürmüyor
bu erkekler dört gün içinde yerine
alışıyor
o neydi Gece gündüz yanlarında kalıyor
sadece arada avlanmaya gidiyor
abone ol
Bu çalışmalar
ve saldırganlığı yerini merak alıyor bir
korkuyorsa Güven duygusuna dönüşüyor
abone ol
[Müzik]
bu birbirlerini kabul etmeye başlıyorlar
abone ol
bu herşeyi plana uygun şekilde devam
[Müzik]
ediyorduk ta ki V güne kadar o gün
herbert ve Ekibi şaşırtıcı bir durumla
karşılaşıyor barınağa geldiklerinde
Aslanlar ortalıkta değildi a
abone ol
mı acaba şuraya bakın
ya Harry Potter rehberi C Combo daha
vahim bir durumu fark ediyor
abone ol
bu ellerde bir delik var Aslanlar oradan
çıkmış olmadı Artık dışarıda var Hadi
çabuk gidelim #mafya gidip etrafa
bakalım cihazları kullanıp Nerede
olduklarını anlarız ve belki onları
bulabiliriz
ve bu durum kötü sonuçlar doğurabilir
dier Aslanlar kuzeye Angola yöneldi ise
ve izleme cihazı kapsama alanından
çıktıysa yerleştirme harekatının sonu
demekti
var ama öyle olmamıştı Bu
Bu ekip değil Aslanları örnekten birkaç
yüz metre ilerde uzanmış sakin sakin
birbirlerini izlerken buldum
o neydi sırtüstü yuvarlanmaya başlıyor
abone ol
bu ama bu kez herbert için değil
yok Yalnız geçen hayatı boyunca ilk kez
bulduğu gerçek eşleri için
yuvarlanıyordu
abone ol
[Müzik]
abone ol
bu erkekler Ney diye kabul edecek mi bi
onunla çiftleşip Yeni bir sürü
kuracaklar mı
o neydi yavrularını yetiştirip yuvada
yeni bir asla Nestle yaratacak mı bunu
bize ancak zaman gösterecek
[Müzik]
abone ol
ama ama ama en azından şimdilik
yüklemesi cevapsız kalmayacak
bu çünkü o artık en son dişi aslan değil
abone ol

abone ol
[Müzik]
abone ol
yok Yalnız yerlerimiz bir devri alem
programında yine birlikteyiz dünya
coğrafyasını geziyoruz Burası kültür
tarihimizin önemli izlerinin bulunduğu
yer birçok Osmanlı döneminde
kuşatılmıştı Fatih Sultan Mehmet burayı
fethetmek üzere gelmiş Hatta Kaleden
kısmet içeri girmiştir Daha sonra da
fethedilir Feth edilmeye çalışılır ama
buranın Fethi kanuniye nasıl nasip olur
belki biraz kalesinden söz ediyoruz
Burası Belgrad Sırbistan'ın başkenti ve
şuan Sırbistan'ın başkenti belgrad'ta
kalemeydan da diyor Sırplar buraya Evet
sözü uzatmıyor sizi Belgrad Kalesi nden
verglas belgeseli ile baş başa
bırakıyoruz bu şu bölgede devam eden
Osmanlı döneminde Osmanlı Mezarlığı
bütün Bu gördüğünüz var ve Buradan
itibaren Osmanlı Çarşısı başlıyor ve
Osmanlı Türklerinin yaşadığı diğer
Dörtyol diye Davet edilen bir bölgedir
al
o gün ismi Dörtyol lookbook arkamızdaki
Belgrad'ın en büyük haklarından birisi
Osmanlı Mezarlığı olduğunu öğrendik Evet
insanlar geziyor dolaşıyor burada bu
mezarlıkta yapanların isimleri Fatih
olmaya davet ediyorum Fatih Kılıç
bu Bayraklı Camii Osmanlı döneminde 178
tane cami mevcuttur süper gatta
kaynaklarla tespit 178 camiden
avusturya-macaristan İmparatorluğu
döneminde Cami sayıları 70'lere düşüyor
Petito döneminde de yağ imar ya yolun
geçmesi ya da bir şey ise edilmesi
bahaneleriyle diğer camilerimizde
yıkılıyor şu anda Merkezi belagattan
bahsediyorum Ayakta kalan tek çaldığımız
bu yıkama camilerden dört tanesi Osmanlı
döneminde Osmanlı tarafından yıkılıyor
son dönemlerinde Bunlar da çok güzel ve
büyük camiler kiliseye çevrilmesi diye
yıkılıyor camiler dört tane cami var ama
şuanda Belkide kalan tek çalmıştır
abone ol
tüm bölge çok önemli bir yerde İki Dünya
savaşında belgrad'da yaşayan Yahudiler
günlük olarak buraya toplanıyorlar
toplantılar Daha doğrusu ve iştima
aldıkları burada biliyorsunuz onların
kollarını işaret takılıyordu oldu sana
Ergün burada gelip Yahudilere içtima
ağlıyorlar 2. Dünya Savaşı sırasında
geçiyorum
o zindankapı yine önemli kapılardan biri
de zindankapı yapım tarihi 1450g godf et
olmadan önce iki defa kuşatılıyor
Osmanlı tarafından birincisi Sultan
İkinci Murat tarafından değeri de Fatih
Sultan Mehmet tarafından Çünkü Fatih
Sultan Mehmet'in ilerlediğini gören
sınıflar bütün isteyenlerle birleşip
karşı koymak için özellikle Avusturya
şey macarlarla birlikte de 1450 yılında
zindankapı yapıyorlar Fatih Sultan
Mehmet buraya 1456 yılında saldırıya
geçiyor fakat Hem hava şartlarından
dolayı hem de hastalıkta baş
göstermesiyle ve Fatih Sultan Mehmet
geri çekiliyor Belgrad saldırısında geri
çekiliyor Bu da o saldırıyı karşılamak
için yapılan önemli kapılardan Biricik
zindankapı
Ne oldu Belgrad Kalesi birçok kez
kuşatılır ama Fatih döneminde de burası
kuşatılır İnce donanma ile Tuna'dan
buraya girilir ancak Fatih muvaffak
olamaz buranın Fethi kanuniye of oldu ve
burayı Kanuni fetheder Kanuni burada
kurduğu Merkezi üstünde viyana'yı birçok
bölgeyi kuşatır Evet Osmanlı Tarihi için
önemli bir yeri olan Belgrad Kalesi nin
şu an içerisindeyiz Belgrad Kalesi
kültür tarihimizin önemli İzlerinde
taşıyoruz çok çok çok çok çok çok
bu video bakın ileride kule gibi bir yer
görüyorsunuz tam uçta zaman bölgesi
osmanlıyla Macar ordusunun ilk
karşılaşıp çalıştıkları yer orasıdır ve
Osmanlı kazandığı zaferle Bolvadin ha
belgesi Budapeşte kadar biliyorsunuz
ilerliyor Burası kalemeydan bölgesi
şimdi Şu aşağıda bir tane kapı var bu
taraftan o kapıyı göreceğiz defterdar
kapı üstünden anlayacağınız gibi
kayıtların tutulduğu kapı Çünkü Tuna
nehrini kontrol etmek o dönemde çok
önemliydi çift çift mi
Ya kusura bakma Dayı Real Emine Hanım
[Kahkaha]
[Müzik]
Evet işbirliğiyle gerçekleştirilen güzel
bir sorun sonuna gelmiş bulunuyoruz
Görüntüler var Sizler ailesinden tahliye
yolculuğa çıkarız tam bu noktada
Kanuni'nin bedeni oğlu Selim'e teslim
ediliyor tam bu noktada Selim Kanuni
bedenini alıp İstanbul'a götürüyor ve
bunun anasına Sokullu Mehmet Paşa'nın
yaptırdığı Bir çeşme mevcut burada evet
en son iyi Zigetvar da vefat eder buraya
getirilir bedeni ve gizlenir Sultan ilan
edildikten sonra ve bu Çeşme onun
anısına Sokullu Mehmet Paşa tarafından
yapılmıştır Belgrad kalesinde susuzdur
şu an o çeşme ama tarihi çok şey ifade
ediyor bu Çeşme Belgrad kalesinde Burası
neresi Buradan itibaren Balkanlar
bitiyordu Avrupa başlıyor tam burası
sınır noktası Balkanlar'ın bittiği Doğu
Avrupa'nın başladığı yer görüyorsunuz
Zafer heykeli bunlara bir dünya
savaşında macarlar avusturyalılara karşı
zaferlerini kazanması Sembol ediyor Hey
gel on yıl sonra dikiliyor yani 1928'de
dikiliyor Aslında biraz sonra Ziyaret
edeceğimiz Nazmi Hayrola Caddesi'nde
konuşmak istiyor Ama çıplak bir erkek el
olduğu için o zaman
Bu arada müstehcen Bulut karşı
çıkıyorlar ve heykel buraya konuluyor
sol elinde bir şahin kuşu varsa halinde
Kılıç da yüzü Viyana'ya dönüp Yani bir
bakıma onlara karşı bitirmiş birer
heykel Vegas Sırbistan'ın bugünkü
başkenti ve Sava ve Tuna nehirlerinin
birleştiği noktadayız Tuna nehri
bilirsiniz Bizim geçmişimizde çok önem
sağlar ve Tuna ve begat nehrini
birleştiği noktayı görüyor Daha buna ve
savaş şu an önümüzde ama bulunduğumuz
yerde Balkanlar bu Mehdi tarihi için çok
ayrı bir yer ifade etmekte Şu an tam
Balkanlar'ın bittiği ve Avrupa'nın
başladığı sıfır noktadayız Belgrad
Kalesi deyiz görüntülerimiz var birlikte
izliyoruz trafik dök
O hangi Solmaz Ali Paşa'nın Türbesi Evet
Belgrad Kalesi nden bir güneş daha
bakıyor böyle gösterisinin kültür
tarihimizdeki yeri çok önemli ancak
belgrad'da Bugün sadece Ali Paşa'nın
Türbesi var Küfür tarihimizin izlerini
araştırıyoruz Belgrad Kalesi mıyız daha
önce burada çektiğimiz görüntülerimiz
var kış görüntüleri Onlar şimdi de yaz
görüntülerini Tuna'yı sabahın birleştiği
yeri Kalenin merkezini öyle tarihe not
düşerek araştırıyoruz Vergi dairesinden
bir güneş daha bakıyor Evet şu an
İstanbul kapıdan Belgrad Kalesi Ne veda
ediyoruz arkanızdaki kapı Osman
döneminde yapılan Belgrad Kalesi
İstanbul kapısı westanbul
O gün gerçekten Şanlı bir duruşu ile
karşımızda iskara ya bu şekilde veda
ederek bir hafta ki gezimizi
sürdürüyoruz
[Müzik]
ve avrasya'nın kalbinde medeniyetin
beşiğinde Anadolu ve Balkanların Kadim
toprakları her mevsim farklı şehirlerde
hizmetinizde olan koşukavak Turizm
mezopotamya'dan Rumeli'ye uzanan
köprüleri nehirleri yaylaları Dağları ve
tüm güzellikleri sizlerle buluşturuyor
[Müzik]
koşukavak Turizm YouTube sayfamıza abone
olmak için tıklayınız sos
bu videoya video paylaşım
hesaplarımızdan bizleri takip
edebilirsiniz koşukavak Turizm sevmek
tanımakla başlar 444 4 598 de ve nokta
koşukavak nokta com.tr com

Kafama bakın.
[müzik]

[müzik]
Bir mühendislik şah eseri.
Yol üzerinde saatte 407 km hızda uçan
bir [müzik] sanat eseri.
Yarı uçak,
yarı otomobil,
tasarım. ve hızın nadir görülen bir
karışımı.
Sadece 300 adet üretilecek.
Aracın opsiyonsuz çıplak halinin fiyatı
1.750.000 dolar.
[çığlık]
Her yönde sınırları zorlayan bir araba
için [müzik] sınırları aşan bir fiyat.
Karşınızda Bugatti Beyond. Daha önce
yapılan [müzik] hiçbir arabaya
benzemiyor.
En zor kısmı ilk safasıydı.
1001 beygir gücünde bir motor nasıl
üretilecekti?
Normal bir otomobilin 5 katı kadar güç
üreten bir motor.
Daha da zor olanı bu kadar güçlü bir
motora iki farklı karakter vermekti.
Bu otomobilin piste bir canavara, şehir
içinde günlük kullanımındaysa [müzik]
kibar bir deve dönüşmesi gerekiyordu.
Bu motorla hem yarışlara katılabilir hem
de şehir içinde yasaların izin verdiği
sınırlar dahilinde gidebilirsiniz.
Başlangıçta pek çok kişi böyle bir şeyin
mümkün olabileceğine inanmıyordu.
Üretiliyor. Böyle bir malzemenin bir
uçakta kullanılmasını bekleyebilirsiniz
[müzik] ama bir otomobilde asla.
Uçaklarla ortak noktalarımızdan biri de
aynı malzemeleri kullanmamız.
Başka üreticilerin çelik kullandıkları
yerlerde biz titanyum kullanıyoruz.
Önceleri burada normal bir deneme
tezgahı bulunuyordu.
İlk denemenin sonucunda tavandaki egzoz
sistemi tamamen yandı.
Tam yükteyken harcanan enerji 100 aileyi
kış boyunca ısıtmaya yeter.
[müzik]
Egzoz gazı o kadar sıcak [müzik] ki ilk
yapılan yol testlerinden birinde aracın
arkasından 2 metre uzunluğunda alevler
çıkmış.
Test ekibi saatte 320 kmetr ile giderken
çıkan egzoz gazının çevredeki havayla
temas ettiğinde yeniden alev alacak
kadar sıcak olduğunu ve egzozdan 2
metrelik alevler çıkardığını tespit
etmiş.
Tabii ki hiç kimse saatte 320 ketreyile
giderken 2 metre arkanızdan gelmez ama
yine de böyle bir şey yasalara aykırı.
Bulunan çözüm egzozu denenmiş
teknolojiler kullanarak yeniden
tasarlamak [müzik]
olmuş. Egzoz sistemimizde titanyum
kullanmaya karar verdik. Havacılıkta da
kullanılan bir malzemedir.
Ancak motorun içinde üretilen aşırı
miktardaki ısıyı da düşürmeleri
gerekiyordu. Bunun için gerçekten uç
noktalarda [müzik] bir soğutma sistemi
tasarladılar.
Bugatti her şeyi bir adım ileri götürdü.
Elde
üretilen radyatörlerde suyun
geçebileceği 600 ayrı kanal açmak bu
adımlardan biri.
Bunu da 30 ayrı plakayı bir mengeneyle
sıkıştırarak,
birbirlerine [müzik] kaynaklayarak,
zımparalayarak
ve sızıntı olmadığından emin olmak için
basınç altında test ederek yapıyorlar.
Tek bir radyatörü üretmek 15 saat
sürüyor
ve bir Bugatti Veyrond'da 10 tane
radyatör bulunuyor.
[müzik]
Bu kadar özel bir motora özel bir
şanzıman gerekir.
Bugatti mühendislerinin sıradaki sınavı
son derece kritik.
Beyon'u dünyanın en hızlı vites
değiştiren otomobillerinden biri haline
nasıl getirecekler?
Mugatti Veyron 407 ketreye ulaşan azami
suretiyle ün yaptı.
Bence kendine ait bir sınıf yarattı.
Süpers otomobilleri içinde özgün bir
yeri var.
16 silindir dünya üzerindeki tüm
arabalardan daha fazla yakıt ve hava
iniyor. Beyon'u görmeden önce çıkardığı
eşsiz sesi duyuyorsunuz.
Arabanın ivmelenme değerleri ise bir o
kadar inanılmaz.
Beyon saatte [müzik] 297 km hıza 17
saniyeden kısa sürede çıkıyor.
Bu hız bir [müzik] jumbo jetin kalkış
hızından daha yüksek.
Araba 297 km [müzik] hıza ulaştıktan
sonra bile sizi koltuğa yapıştırmaya
devam ediyor.
Şanzıman araba hızlanırken gücünün
kesintiye uğramamasını sağlıyor. Bu çok
özel bir durum. İvmelenme performansını
kesintisiz olarak hissedebiliyorsunuz.
Aracın nefesi hiç kesilmiyor. Güç hiç
bitmiyor.
Şanzıman 150 milsaniyede. Yani siz göz
kırpana kadar vites değiştiriyor.
[müzik]
Bugatti mühendislerinin geliştirdiği
şanzımanın bir sırrı var.
Veyron'da iki şanzıman birleştirilerek
tek şanzıman haline getirilmiş. Buna
çift kavramalı şanzıman adı veriliyor.
İki giriş mili var. Biri çift diğeri tek
sayılı vitesler için. Bunun yanı sıra
iki kavrama var. Her bir debriyaj kendi
giriş miliğiyle ilgileniyor.
İki ayrı aktarma [müzik] mili aynı anda
iki vitesin kullanılabileceği anlamına
geliyor. Şanzımanın vites arttırmak için
kullanılan kavramayı değiştirmesi
[müzik] yeterli. Vites değiştirmek için
kavrama sistemini değiştirmeniz yeterli.
Şanzımanın bu kadar hızlı vites
değiştirebilmesinin sırrı çift kavrama
sisteminde yatıyor. Araç bir viteste
hızlanırken [müzik] bir sonraki vitesi
hazır edebiliyor.
Bunu yapmak sadece otomatikleştirilmiş
şanzımanlarda mümkün.
Otomatikleştirilmiş [müzik]
şanzımanla otomatik şanzıman aynı şey
değildir.
Beyon'un çift kavramalı şanzımanı
aslında bilgisayarlar tarafından kontrol
edilen eşsiz bir manuel şanzımandır.
Sıradan bir manuel sistemle
kıyaslandığında çok daha sofistik edir.
Arkasında bir beyin vardır. Bir
bilgisayar beyin.
Tanzımanı kontrol eden beynin işlem gücü
dört normal dizüstü bilgisayara değ.
Şansıman sadece hızlı değil aynı zamanda
son derece kuvvetli. 1001 beygir gücünün
yarattığı sıra dışı kuvvetlerle başa
çıkmak için öyle olmak zorunda.
Daha önce hiç kimse normal bir yol
otomobilinde güçte kesinti yaratmadan
vites değiştirebilen bir şanzıman
kullanılmamıştı. Bu güç sayesinde çift
kavramalı şanzıman kullanılması bir
yenilikti. Daha önce hiç kimse bir
arabada böyle bir şey kullanmamıştı.
Veyron'un ivmelenmesi Bugatti
mühendislerini bile şaşırtmış.
İlk bindiğimde kesinlikle çok
etkilenmiştim.
0dan [müzik] 100 ketreye sadece 2,5
saniyede çıkıyor.
Etrafınızda ne olduğunu görmüyorsunuz
bile. Beyniniz donuyor. Tek
hissettiğiniz şey sizi 2,5 saniyede
saatte 100 ket çizgisinin ilerisine
taşıyan ivmelenme.
Böylesi bir hızlanma bir başka zorluğu
da beraberinde getiriyor.
Bugatti Veyron trafiğe çıkma izni olan
seri üretim bir otomobilin sahip olduğu
en güçlü frenlerle donatılmak zorunda.
Beyon'un devasa [müzik] disk frenleri
ileri teknoloji ürünü karbon, seramik ve
titanyumdan meydana [müzik] geliyor.
Her bir [müzik] brand diski Almanya'da
Mün'in dışında bulunan küçük bir kasaba
olan Matingen'deki uzmanlar tarafından
üretiliyor.
[müzik]
Hammaddelere elle şekir veriyorlar.
Sonra ocakta pişiriliyor.
Zımparalanıyor.
ikinci bir ocakta tekrar pişiriliyor.
[müzik]
delikler açılıyor
ve montaj gerçekleştiriliyor.
[müzik]
Veyon'un arka kanadı dik durumdayken
frenlemeye yardımcı oluyor.
alçaldığındaysa yüksek süratlerdeki
dengesini [müzik] arttırıyor.
Bu arka kanat dünyanın en hızlı
arabasının hayati bir parçası. Ancak
kanadı kontrol etmek hayal bile
edilemeyecek kadar hızlı bir şey
yaratmak anlamına geliyor.
Hız [müzik] piko saniyeler içerisinde
ölçülüyor. Bu saniyenin 1000 x milyarda
biri anlamına geliyor.
MTS sensörleri Ludin ait Almanya'da
kurulu olan bir teknoloji şirketi.
Burası Frankfurt'un [müzik] 160 km
kuzeybatısında yer alıyor. Beyon'un arka
kanadı için son derece ufak olan alıcıyı
burada üretiyorlar.
Arabanın en hızlı parçası bu.
Alıcı [müzik] ışığın bir kablo boyunca
ilerlemesinin bir mıknatısa çarpmasının
ve ultrasonik bir ses dalgası olarak
geri dönmesinin ne kadar sürdüğünü
ölçüyor. Alacının yaptığı ölçümler
sadece isabetli değil, aynı zamanda
arabadaki bilgisayar sisteminin kanada
doğru açıyı vermesine imkan sağlayacak
kadar hızlı olmak zorunda.
Kanat normal seyir halindeyken kapalı
konumda.
Saatte 216 kreye çıkıldığında 15
derecelik açıyla açılıyor.
Saatte 370 kmrenin üzerindeki [müzik]
yüksek hızı seviyelerde ise sadece 2
derece daha açılıyor.
Yüksek hızlarda [müzik] fren
yapıldığındaysa saniyenin 144'ü kadar
bir süre içerisinde 55 derecelik açıya
geliyor.
aerodinamik ayarlarını gerçek zamanlı
olarak yapıyor.
Kanattaki küçük alıcı olmasaydı [müzik]
arabanın saatte 47 kmreye ulaşacak kadar
iyi yol tutması mümkün olmazdı. O hıza
çıkmasıysa daha büyük bir felaket
olurdu. O küçük alıcı olmasaydı araç o
hızdayken güvenli bir şekilde duramazdı.
Kanadı kontrol eden alıcı, kanadın
konumunu bilen bilgisayar ve kanadın
değişken açıları olmasaydı böyle bir şey
yapamazdım.
[müzik]
Hegeman havacılık.
Jetler [müzik] ve roketler için parça
üretimi konusunda uzmanlaşmış bir
şirket.
[müzik]
Alıcıyı Beyon'un arka kanadının [müzik]
destek düzeneğinin üzerine
yerleştiriyorlar.
[müzik]
Sistem daha sonra sadece Beyon'un
alıcısıyla kanadının doğru çalışıp
çalışmadığını kontrol etmek üzere
tasarlanmış olan bir makine kullanılarak
kontrol ediliyor.
Arka kanat otomotivle havacılığın
birlikte kullanılmasına güzel bir örnek.
Çünkü aynı hidrolik sistem uçakların
flaplarını kontrol etmek için de
kullanılabilir.
[müzik]
Hegan havacılık Veyron'un 150'den fazla
parçasının ön montajını yapıyor.
Buna aracın ön ve arka şasi parçaları da
dahil.
Arka şasiyi [müzik] uçaklarda kullanılan
güçlü paslanmaz çelikten üretiyorlar
ve uçaklardaki tekniği birebir [müzik]
uygulayarak kaynak yapıyorlar.
Otomobilin kaynak işini yapan
kaynakçıların hepsi uçaklar üzerinde
çalışmak üzere lisans almış kişiler.
[müzik] Kaynak işi çok uzun sürüyor.
Arka şasi bu yüzden de bütün arabanın en
karmaşık ve en pahalı parçası.
Burada tek bir parçayı üretmek için 8090
saatlik el işçiliği gerekiyor.
Egaban havacılık [müzik]
Beyon'un benzin deposunu da üretiyor.
Tasarım aşamasından bitişe 4.
Bu kadar uzun sürmesinin sebebi Beyon'un
benzin deposunun [müzik] yakıtı normal
bir depoya kıyasla 8 kat daha hızlı
pompalamak zorunda olması.
Beyon'un yakıt deposunun kaynak işini
yapmak 3 gül sürüyor.
250 farklı parça,
parça sayısı normal bir arabanın yakıt
tankının 5 katı.
Hegaman havacılık Veyron için yaptığı
ara montajlarda toplam 2300 farklı parça
kullanıyor.
Her bir [müzik] parça mekanik bir sanat
eseri.
En sevdiğim parça arka şasi. [müzik]
Motorun ve arka hidroliklerin monte
edildiği. Arabanın en gösterişli
parçası. Bu bir nevi sanat eseri
bir araya geliyor.
Ödediğiniz paranın içinde arasında
Mişlenin lastik işkence aleti adını
verdiği şeyin kullanım bedeli de var.
Bu eşsiz ve şeytani makine Beyon'un
lastiklerinin yol veya pist üzerindeyken
karşılaşabileceği her türlü kuvveti
[müzik] üretebiliyor.
Bu makine sayesinde pist koşullarını
bile aşan kuvvetler üretebiliyoruz.
Lastik için gerçekten işkence. [müzik]
Veyon'un lastiklerinin mühendisliği
biraz fazla abartılmış.
İşkence [müzik] makinesi lastiklerin
saatte 450 km hıza dayanabildiklerini
gösteriyor.
Bu da arabanın son süratinden 40 km daha
yüksek.
Son [müzik] test dışarıda yapılıyor.
FL Monfer'da Michle'nin [müzik] prototip
tesisinin 44 kilometrelik bir alana
yayılmış 19 ayrı pisti [müzik] var.
Bunların arasında dünyanın en gelişmiş
ıslak yol tutuş pisti de bulunuyor.
[müzik]
Bilgisayarlar [müzik] yüzlerce fıskiyeyi
büyük bir hassasiyetle kontrol ediyor.
Hafif bir serpintiden sağanak yağışa
kadar her şeyi yaratabilirler ve [müzik]
eşsiz lastikleriyle tüm pist
koşullarıyla başa çıkmak zorunda.
[müzik]
Aon'un lastikleri Fransa'daki Clermo
Feron'dan Morshime'a gönderiliyor.
[müzik]
Bugatti Veyron burada üretiliyor.
[müzik]
Bugat
benim için bu araç bir arabadan çok
uçağa daha yakın.
Sıradan arabaların aksine Veyron'un
ortasında şasi yok.
Yolcu kabini [müzik] Monokok adı verilen
bir yapıyla inşa ediliyor.
Tıpkı bir uçağın gövdesi gibi arabanın
ortasını da güçlü ve dayanıklı kılan şey
derisi yani kaporta.
Çok güçlü. Arabanın [müzik] ortasındaki
monokok bölümün ağırlığı sadece 108
kilogram olsa da sıradan bir arabanın
gövdesinin iki hatta 3 katı daha sağlam.
Monte edilen parçaların hepsi karbon
fiberden üretilmiş. Dünyanın en sert ve
en [boğazını temizler] sağlam
arabalarından birini üretiyoruz.
Beyon aynı zamanda dünyanın en çok test
edilen arabalarından biri.
Kaportanın geri kalanını eklemeden önce
şasiyi test odasına alıyorlar.
Motoru ilk kez burada çalıştırıyorlar.
Arabanın büyük tekerlekleri bin beygir
gücünü hissettiriyor.
Arabayı tamamlamak için elde üretilmiş
kaplamaları turbo şarj radyatörlerinin
üzerine yerleştiriyorlar.
Alüminyum kaporta panelleri
parlatılıyor.
Daha sonra dikkatli bir şekilde
hizalanarak arabaya monte ediliyorlar.
Şasinin birleştirilmesinden montajın
bitirilip arabanın teslimat için
parlatılmasına kadar geçen süre 4 ila 5
hafta arasında.
Bitirilenların hepsi yol testine [müzik]
çıkıyor.
Bazıları dünyada Bugatti'nin saatte 407
ketrellik son hızına çıkardığı yegane
pistte deneniyor.
Dünyanın en sıra dışı otomobil test
merkezlerinden biri Wolfburg
Almanya'daki ormanın hemen dışında
bulunuyor.
Burası örgü çitlerinin üzerinden geçen
dikenli tellerle korunuyor.
Volkswagen'ın [müzik] Enhline'daki
çok gizli test merkezindeyiz.
Burada olan burada kalır.
Uçakların test merkezinin üzerinden
geçmesine izin verilmiyor. Sırların sır
olarak kalabilmesi için gereken bir
önlem.
[müzik]
Test merkezinin içinde özel olarak
üretilmiş 100 ketrellik yol bulunuyor.
[müzik] Bunların arasında yüksek hız
denemeleri için oval pist ve 8 ketreden
uzun bir düzlük var.
Şu anda Eralind'eki deneme
merkezindeyiz. Buradaki oval hız pisti
son hıza güvenli bir şekilde
çıkabilmemizi sağlıyor.
[müzik]
Walpist Veyron'un saatte 407 [müzik]
ketrik son hızına çıkmasını sağlıyor.
Ama önce arabayı ısıtmak için birkaç tur
atılması gerekiyor. Sürücü daha sonra
arabayı bir sonraki eğimli viraja gelene
kadar saatte 250 km hıza çıkarıyor.
Beyon bu noktada sadece 280 beygir gücü
kullanıyor.
Son hızına ulaşabilmek için geriye kalan
721 [müzik]
beygir gücünü de kullanmak zorunda.
Araba eğimli virajdan [müzik] çıkıp
düzlüğe geldiğinde gazı kökleyip bir
yerlere tutunmanız gerekiyor.
Her şeyi doğru [müzik] şekilde ısıtıp
virajı aldıktan sonra gelen düzlükte son
hıza çıkabilirsiniz.
Veyron saatte 407 ketreye çıktıktan
[müzik] sonra bir saniye içerisinde bir
futbol sahasından daha fazla yol
katediyor. Bu dakikada [müzik] 6.5
ketreden fazla yol kat ettiği anlamına
geliyor. Azemi güçteyken turbo şarjının
bir dakikada çektiği havayla sürücüsü 4
gün nefes alabilir. Son hıza çıkan Beyon
[müzik] 100 ketrede 78 Lre yakıt
tüketiyor. 98 litrelik yakıt tankını 12
dakikada boşaltıveriyor.
[müzik]
Son hız gösterge tablosunda bulunan bir
GPS cihazıyla ölçülüyor. Cihaz Avrupa
[müzik] için ayarlandığından sihirli
rakam saatte 407 km.
Yani saatte [müzik] 253 mil.
Ne? Ne zaman, nasıl gibi soruların
cevabını öğrendikten sonra direksiyona
geçip yolu ortalıyorsunuz. Gazı kökleyip
bekliyorsunuz.
Araba daha [müzik] yüksek hızlara da
çıkabilir.
Saatte 418 kreye de ulaşabilir. Ancak
son [müzik] hız bilgisayar tarafından
407 km ile sınırlandırılıyor. Bu hızın
üzerinde yol tutuş problemleri
yaşanabilir.
Arabaların her biri 500 km boyunca test
ediliyor. En ufak bir ses, bir pürüz
veya bir kusur varsa hemen tespit
ediliyor.
Son yol testlerinden sonra araba Ateli
yere geri gönderiliyor.
özel bir ışıklı tünelin içine [müzik]
yerleştiriliyor.
Burada en az iki gün boyunca [müzik]
incelenecek ve cilalanacak.
Mükemmellik bile yeterli değil.
[kahkaha]
Böyle bir araba üretebilmek için nasıl
bir düşünce tarzı gerektiğini az çok
anlamışsınızdır sanırım.
Veyronlar nihayet dünyanın dört bir
yanındaki müşterilere teslim edilmek
üzere [müzik] özel bir koruyucu
kaplamayla kaplanıyor.
Bu insanlar son derece nadir bulunan
mekanik bir sanat eserine sahip oluyor.
Yarı uçak,
yarı otomobil.
Bugatti Veyron
bir mühendislik şah eseri. Yol üzerinde
saatte 407 km hızla [müzik] uçabilen bir
sanat eseri.
[müzik]

[Müzik]
CH
[Müzik]
h
tünceli ili pür ilçesi Süleyman uşağı
dal Yolu közlüce göcen ve Hacılı köyleri
sınırları dahilinde e 10 tribünlü rüzgar
enerjisi santrali planlanıyor Aslında
pülümür'de ki res Can kurtaran diye
tabir ettiğimiz 1950 rakımlı bir e Geçit
olan Karayolları geçidin yani karu
kullandığımız zaman oradan Eee doğuya
doğru giderken Yani oradaki E bir hem
Merkez alanında kalan Kırklar hasangazi
Hacılı göcen Hatta karagöl'e kadar
uzanan Eee
Bir sıralı bir dağ gibi düşünelim bu
köylerin hem Mere alanlarını E hem de
yaşam alanlarını etkileyebilecek bir
bölge olarak tarif edebiliriz Malatya
Elazığ Bingöl Tunceli 1/100 b000 ölçekli
çevre düzeni planına göre projenin
yapılmak istenildiği saha Mera sahası
4340 sayılı Mera kanununa tabi E bu tip
alanlarda bu projelerin yapılması hukuka
aykırı şu kuzeydeki tepelerin ta 10 10
tane res şeyi yapılacak
kurulacak Bu da 15-20 kilm bir alanı
kapsıyor e Dağyolu köyünden kırklara
kadar bir alan ki zaten bizim buradaki
hayvancılık ve
arıcılığın buradan
ana kaynağı
oradaki yani bitki
pelerini bütün gelirimiz oradan yani
meralar mız sadece Bunla da kalmıyor E
bu res kurulacak zaman yolların
genişlemesi e oradaki Doğa tarbiat hani
sularımızın yok olacağı geçen sene bir
yazı gelmiş herhalde
muhtarlara kaç tane Köyü kap işte eee
Hacılı közlüce nohutlu göcen hasangazi
kırklar dağ yolu Yani bu bu güzergahta
bu köylere etkili Süleymanlı şa öbür
tarafta süleymanşah
yarbaşı Elmalı
Köyü bu köylerin hepsini kapsıyor bu
alan zaten meralar da ortak kullan y
Şimdi mesela dah yüzü bizim bu köyler
öbür yüzü de delim köyler Elmalı yarbaşı
Süleyman uşa öbür köyler onları il ki
etkiliyordu
30 hane yaşıyoruz yazın 30 hane kışın 15
hane kalıyoruz % 180 hayvancılıkla geçim
sağlıyor arıcılık yapıyorlar
e yazın gelenler de zaten Gurbetçi işte
emekliler g burada 3 be ay kalıp
gidiyorlar ama Geride kalanlar hep işte
geçimini hayvancılıkla
arıcılıkla sağlamaya çalışıyorlar E bu
gördüğün karşıda Tepe var bak çekerseniz
Büyüktepe arkasından Orada bir köy var E
Dağ Yolu Köyü iki tane proje Dağ Yolu
köyünde 4 tane Bizim Köy közlüce Köyü
arazisi
içinde 2 veya 4 göcen Hacılı Köyü var
ikişer tane 4 tane de galiba hasangazi
Köyü olmak üzere Yani buraları
belirlemişler gördün şu Dağın Arkasında
Erzincan tarafında dönen yerde şey
başlıyor işte şeri eski ismi yeni ismi
Dağ Yolu şu Tepelere kuruyorlar bak şu
Tepelerden gidiyor ileride hasangazi
Köyü ve zannedersem Hang Gazi'de de
arazilerin içine giriyor çünkü ben şeyde
öyle gördüm adamlar tapularını falan
getirmişlerdi aşağılara inmişler yani
köye yaklaşmış köy yakında arazi tlu
araziler görünüyordu bizde Mera şu an
Mera da görünüyor ama meralarda tabii
köylü için çok önemli bir
şey ya burada şavaklar geliyor burada
milyonlarca l milyarlarca l hayvan sürü
sahipleri peynirden
sütten gelir elde ediyorlar Bu da hem
bizim yöre için çok önemli bir şey yani
katkı sağlıyor hem yöreye hem oranın
halkına hayvanc sahiplerine çok önemli
bir şey zaten Pülümür dağları bu tür
yerlere açıldığı zaman sorun tamamen
büyür hayvancılık tamamen dipten biter
Pülümür dağları hayvancılar için olmazsa
olmaz bir yer 200 kovan Arım var Benim
kendime ait pülümür'de de tarımsal
Kalkınma Kooperatifi adı altında bir
kooperatif kurduk 24 tane arkadaşla
birlikte kurduk burada bal ımızı hemgen
bal markası adı altında Türkiye'nin her
yerine gönderiyoruz ve doğal bir bal
üretiyoruz buradan Bu şekilde bir
hayatımızı geçindiriyor arıcılık falan
yapıyoruz kendim de Arıcı Yım ve benim
köyümde şu an 1000 tane kovan var arı
kovanı bunun yanında hayvancılık yapan
arkadaşlarımız köylülerimiz var
hayvancılığa arıcılığa çok elverişli bir
yer Buralar yani
pürde şu ana kadar 15 gün kovan ilçe
tarımda kayıtta olan bir kovan sayımız
var Eee 130'a yakın aile buradan
hayatını geçindiriyor E tabii bu resmi
kayıtlarda Yani bunun dışında evinde
böyle 20 tane 30 tane 40 tane besleyen
aileler de var E ama Pülümür coğrafyası
genelde arıcılığın çok yoğun olduğu bir
bölge olduğunu söyleyebilirim artı
burada bir de dersim merkezden veya da
farklı bölgeden buraya arıcılık yapmaya
gelen insanlar var Bu da ortalama bir
Eee 7.000 8.000 kovan da dışarıdan
geliyor yani ortalama yaz sezonda burada
15.000 üzerinde yerli varken 5.000 de
6.000 de dışarıdan geldiğinde 20 22.000
kovan sayısına ulaşıyor di pülümür'ün
temel geçim kaynakları Arıcılık
arıcılığın en çok yaygın yapıldığı Bir
de bir kooperatif kurduk bu kooperatifte
çok güzel işler yapıyor e kendi içinde
ilaç kullanmadan E yani onun dışında
şeker kesinlikle artık biliyoruz ki bal
en çok Güven Sorunu yaşayan bir Eee gıda
maddesi haline dönüştü glikozdan bile
bald üretimi Yapılıyor bunu kooperatifle
üretim yapan arkadaşlar ve üretim
Kooperatifi olan belki bölgede tek
kooperatif yani kendi üreticileriyle
Eee sadece kendi üreticilerden topladığı
balı piyasaya süren bir kooperatif Biz
hatta bunun yaygınlaşmasını yani üretim
yapan Tüm üreticilerin bu kooperatif
çatısı altında toplayıp e denetimli
sağlıklı Eee ve herkesin rahatlıkla
güven içerisinde alabileceği bir üretim
yapmaya çalışıyoruz Bu üretimin önünü
açmak lazım bu desteklemek gerekirken
bunların önünü kesmek Gerçekten hem
bölge insanını hem de Bu bölgedeki yani
eee buradan mahrum kalacak bir sürü
kitle olacaktır tamamıyla Hani kimyasal
bir şeyin olmaması Eee doğanın tamamıyla
Eee Kendi öz olduğu olduğundan dolayı E
bir de insanlar geçmişten beri bu
bölgenin bal kalitesi çok yüksek
olduğundan dolayı hep böyle geçmişten
gelen bir arıcılık Sevdası var herkes
arıcılık yapıyor birçok insanın başka
geçim kaynağı yok yani bir hayvan
arıcılık var yani tarım arazisi yok
başka bir alan olmadığından dolayı
arıcılık ve hayvancılık daha çok
yoğunlaşıyor arıcılık yapıyorum bizim
köyümüzde zaten 1000 tane Arılı kovan
var demin gördünüz
baktınız birebir onları da etkileyecek
bitki örtümü çok zengin hakikaten
Pülümür O konuda zaten balı da dünyaca
ünlü patenti de
var hayvancılık yapan komşularımız var
Onları da etkileyecek İşte insanlar
oraya çıkıp mantar bile topl
Tabii ki bitkiye de zarar olacak arının
uçuşların yön değiştirmesi yönünü
bulamaması konusunda zararları var işte
oraya yaylalara hayvanlar çıkamayacak
insanlar gidip orada işte değişik bitki
türleri var topluyorlar işte yemeğini
yapıyorlar çok çeşitli Otlar var
yiyilecek olsun Hayvanlar için olsun
arılar için bu bitki örtüsünü de onlarla
beraber Tabii Yok olmasına neden olur
doğamıza çok ciddi anlamda bir saldırı
söz konusu e Yani mesele Burada şu değil
e tek başına bir baraj yapmak ya da bir
rüzgar enerjisi ya da bir güneş enerjisi
yapmak değil Yani tamamen doğayı
insansızlaştırma üzerine Aslında kurulu
bir eee şey söz konusu yani her şeyin
temeline oynandığı insanların doğanın
insansızlaştırılması
karşı Duyarlı olmaya başladı Biz de
buralarda örgütlendi e birçok kurum
Dernek kuruldu Biz de Munzur çev Derneği
olarak yaklaşık 25 yıldır Dersim
coğrafyasında mücadele ediyoruz kümür e
havzası geniş anlamda Munzur havzasının
E bir alt havzası durumunda Munzur
havzası önemli Doğa alanı ve önemli
bitki alanı bugüne kadar havzada uben
projesi kapsamında yapılan çalışmalarda
yaklaşık 250'nin üzerine bitki saptanmış
bunların Beşte biri endemik yine e
havzada ülkemizin tarafı olduğu
Avrupa'nın yaban hayatı ve yaşam
ortamlarını koruma sözleşmesi Bern
sözleşmesine göre kesin koruma altına
alınmış bulunan kedisi Çengel boynuzu
dağ kedisi Eee vaşak E işte susamuru ayı
kurt Kaya kartalı Hatta nesinin düny
tükendiği sanılan Anadolu parsı gibi
türler yüksek miktarda Habitat buluyor
buradaki doğanın
Eee yani insan da nasıl bir iletişim
nasıl iletişim içinde olduğunu mesela
dağ keçilerinde görüyoruz yedi dağ
keçisinin yedi ayrı ziyaretle anması
munzurun keçileri düzgün mamanın
keçileri gibi E yine işte tarihsel süre
baktığın zaman mesela Eee insanlar
ekinlerin Dayı ektiğinde tarlaların Dayı
ektiğinde mesela toprağın hakkının
verilmesi öküzün hakkının verilmesi
vesaire yani doğanın insanla
bütünleşmesi söz konusu Burada da
sistemin de bu doğa üzerinde sürekli bir
şey var Bir saldırısı söz konusu
[Müzik]
e burası Deprem Konutları bir köy yani
Deprem Konutları yapıldı burada eski
köyümüz karşı taraf e Çocukluğumuz zaten
burada geçti 13 yaşında falan ben
gitmiştim şehre yani buralara geliyoruz
seviyoruz
buraları yani uğraşacağım bir şeyimiz
yok bahçe o işlerle uğraşıyoruz
hayvancılık falan başkaları yapıyor ama
biz uğraşmıyoruz Yani biz yapılması
taraftarı değiliz Hani Tamam temiz
enerji falan diyorlar ama yani biz daha
çok maden konusunda biraz Tedirgin Bu
işin sonunda Madencilik falan var zaten
maden
şirketiyiz biraz Araştırdık biz geçen
sene bayağı şey yaptık Hatta
milletvekillerine falan ulaşmaya
çalıştık ama ulaşamadık Hani bizi
bilgilendirsin En azından meclis deler
ama yani öyle kaldı
zaten toplantı falan da oldu bölgede ki
halkın temel geçim kaynağı arıcılık E
yani Pülümür deyince akla bal geliyor
Hatta pürün bal festivali de var
biliyorsunuz
Eee bu faaliyetin yürütülmesi halinde
Eee kesinlikle arıcılık faaliyeti yok
olacak yani arıcılığa çok ciddi olumsuz
etkileri olan bir faaliyet rüzgar
enerjisi santrali faaliyeti Dolayısıyla
Bu bakımdan da yöre ekolojisine Eee yöre
temel geçim kaynaklarına yörenin
kültürel ve doğal mirasına çok ciddi
olumsuz etkileri olacak bir proje Bu
bakımdan da halkla birlikte Buna ilişkin
yapılan çalışmalarda gerekli tepkimizi
ortaya koyduk geçen yıl bundan bir yıl
evvel bize bir evrak
geldi Biz bu evrağı
inceledik gördük ki yani bunlar 2 sene
önce gelmişler planını yapmışlar
belirlemişler bütün planları kurmuşlar
Ondan sonra Bizim haberimiz oluyor
Bununla ilgili
eee bir toplantı yapacaklarını
söylediler Ankara'da işte Bununla ilgili
geleceklerini söylediler E biz de buna
karşı arkadaşlarla köylülerle bütün
sivil toplum örgütleriyle belediye
başkanımızla Tunceli'deki bazı
kurumlarla görüştük ve Ankara'ya da
arkadaşımızın dediği gibi ulaşmaya
çalıştık Tabi bir türlü ulaşamadık eee
Biz de kendi çapımızda bir şeyler
yapmaya çalıştık burada toplantı günü
geldi Bayağı bir köylü toplandı hem
sivil toplum örgütler olmak üzere bunun
yanında köylüler falan geldiler
muhtarlar geldiler
Eee toplantıya girmeme kararı aldık Onun
daha uygun olacağını tespit ettik onun
için biz toplantıya girmedik reddettik
toplantıyı onlar kendi
aralarında konuşmuşlar E biz Tabii
toplantıya girmediğimiz dair bu şeye
müdahil olduğumuza dair bir tutanak
yaptılar bu tutanağın altını
imzaladık ve toplantıya girmedik
Böylelikle Bir de bir basın açıklaması
Daha doğrusu yaptık onun arkasında ve
dağıldık Tabii Biz ilk duyduğumuzda
Bununla ilgili Tabii avukatlar vardı
baro başkanı gelmişti o dönem işte
Bununla ilgili kurumlarda çalışan
arkadaşlar da vardı gelmişlerdi burada
Cemal
Süreya bellek merkezinde bir toplantı
yapılmıştı daha önce bir halk
bilgilendirme yapılmıştı Eee kar ve
zararı anlatılmıştı daha sonra E tabii
rapor için toplantı talebi vardı burada
halk herkes istemediğini ve hiç kimsenin
Toplantıya katılmadığını sadece
avukatların katıldığı bir süreç
başlamıştı ve Dışarıda insanlar doğal
olarak tepki göstermişti O yüzden
toplantıyı yapamamış lardı bu daha sonra
da çekip gittiler zaten bir daha geri
dönüş olmadı bu geri dönüşü olmaması
Tabii ki şu anlamına gelmiyor Hani bunu
acaba Hani bıraktılar mı anlamına gelmez
bu süreci çok iyi pülümürlü olarak takip
etmek gerekiyor ve yasal zeminde de
Karşı durmak gerekiyor Yoksa yani
ilgilenmezsen bu projeyi zamanla
gerçekleştirebilirler
gerçekleştirdiğinde de dediğim gibi
ilçenin çok zarar göreceğini düşünüyorum
Biz bu konuda tamamıyla karşıyız bundan
sonra da karşı duracağız Tabii bu ilk
başvuru yapıldığında bir chatle ilgili
bir süreç başlamıştı o chatle ilgili bir
işte çalışma yapıldığı esnada Eee sivil
toplum örgütleri olsun bölgedeki
muhtarlar hemen hemen büyük bölümü ve
diğer yine püü ait olan diğer köylerin
Muhtarları da katıldı sivil toplum
örgütleri katıldı esnaflar vatandaş
katıldı bunun bu bölgeye vereceği
zararlar göz önüne alarak Bununla ilgili
bir basın açıklaması yapıldı Eee chatle
ilgili gelen arkadaşlar da aynı
bilgilendirme yapıldı Eee bununla ilgili
böyle bir yani sivil bir direniş oldu
öyle söyleyebilirim şimdi projeyi
ilişkin olarak 2872 sayılı çevre kanunu
10 madde ve çevresel etki
değerlendirilmesi yönetmeliği
çerçevesinde yürütülen bir çet süreci
var çet süreci kapsamında halkın
katılımı toplantısı yapıldı biz oraya
gittik basın açıklamasıyla Bu projenin
derhal sonlandırılması gerektiğini
çevresel etki değerlendirmesi
yönetmeliği 5 maddeye göre E bunun
hukuka aykırı olduğunu Eee yöreye
ekosisteme bir bütün olarak zarar
vereceğini ve çet sürecini
sonlandırılarak projenin Eee tamamen
bitirilmesi gerektiğini Eee orada
yetkililere de Biz izah Ettik evet chet
süreci şu an devam ediyor e çevresel
etki değerlendirmesi yönetmeliği 10
maddeye göre chet olumlu kararı
alınmadığı müddetçe projeye ilişkin Eee
ihale yapılamaz Eee izin verilemez
teşvik verilemez Eee yatırıma başlanmaz
bu kapsamda inşaata başlanılan çet
olumlu kararı verdiyse şayet E bu sürece
dair İdare Mahkemesinde yürütmenin
durdurulması sistemini iptal davası
açacağız Eee yani sanki hiç doğaya zarar
yokmuş gibi anlatılması diyelim ki bir
taraftan hi hidroelektrik selere karşı
çıkıp İşte en demokratik belediyelerin
dahi İşte biz güneş enerjisi yapacağız
rese yöneleceği söylemleri Aslında biraz
da Bu süreçten uzak oldukları anlamına
geliyor Yani biz bu coğrafyada hiç baraj
yapılmasın demedik ki bu coğrafyada peş
peşe tüm barajlar yapılmış Can Suyu daha
kesilmiş durumda Yani dünyadaki bütün
enerji biçimleri bizim toprağımız
üzerinde denenecek hali yok öyle değil
mi ya Tabii ki dünyanın her yerinde
enerji ihtiyaç var Yani bu bir gerçek
Hani bunlar Biz enerjiye karşı değiliz
ama enerjinin kullanılacağı bir alan
değil burası buranın tamamıyla
hayvancılık ve arıcılık olan bölgelerde
böyle bir çalışmanın olmasına karşıyız
Eee örnek Yani bizim şu anda planlanan
hasangazi Hacılı zımak kırklar dağ yolu
gibi güzergahlarda kurulmaya planlanıyor
Buraya mesela Dersim merkezden
çemişgezekten pertekten e birçok koyun
geliyor burada hayatını sürdüren aileler
var buraya Bunlar planlandığı buraya yol
yapılacak O ne kadar büyük olduğunu az
çok hani tahmin edebiliyoruz Doğa tar
olacak Burada insanlar hayvancılık
yapamayacak bu enerjiler sürekli bir
rüzgar üretecek bu rüzgarın da zaten
arıya tamamıyla ters olduğu bir alan
oluyor çünkü Rüzgar olduğunda bal verimi
olmuyor E bu güzergahlarda 56 tane
köyümüz var bu 56 köyünün Hepsine de
gittiğinizde 300 400 kovan arı var ve bu
yüksekten rüzgarla birlikte enerjiyle
birlikte doğaya bir zararı olacağını
düşünüyoruz Bundan dolayı biz karşıyız
yani enerjiye Evet ihtiyaç var varsa
mutlaka bununla üretim olmadığı farklı
alanlar vardır örnek erzincanın dağları
zirveleri bomboş hiçbir Üretim yok
mesela kullanılabilir Ama neden sadece
özellikle pürde arıcılığın yoğun olan
balın çok kaliteli olan bir alanda ve
hayvancılığın dışarıdan gelip Per
çemişgezekten gelmelerine rağmen bu
bölgede enerji üretimi planlanıyor Bu
biraz yani şüphe uyandırıyor bizde
doğrusu e gelinen aşama itibariyle şöyle
ifade etmek gerekiyor Eee işte Pülümür
de içeren Munzur sistemi dünya ölçeğinde
bir
ekosistem yani ülkemizin tarafı olduğu
dünya kültürel ve doğal mirasının
korunmasına dair sözleşme hükümlerine
göre e Munzur havzasının dünya kültür
mirası listesine alınması gerekiyor Eee
Munzur havzası Eee dünya kültür mirası
komitesince belirlenen tüm kriterleri
fazlasıyla karşılayan bir Havza şimdi bu
havzanın dünya kültür mirası listesine
alınarak Eee korunması gelecek kuşaklara
aktarılması e gerekirken Eee havzaya
zarar verebilecek projelerde ısrar etmek
hem hukuka aykırı hem vicdana aykırı hem
de anayasal çevreyi koruma yükümlülüğüne
aykırı en önemli şey coğraf o bölgede
yaşayan insanların üretimden kopmuş
olacaklar bir Diğer konuda Biz Eee o
bölgede mesela bitki çalışması yaptık
bunu da kitaplaştırdı 1212 tane bitki
tespiti yaptık bu tespit edilenler ki
Eee çalışmayı yapan arkadaşlarımız
Muhtemelen bunların 2000 civarında bitki
olduğunu Yani çok endemik açıdan çok
değerli bir yer olduğunu düşünüyorum eee
turizme yönelik Aslında birçok Eee
çalışmaların son zamanlarda geliştiği
yürüyüş rotaların belirlendiği Eee doğa
ile iç içe yapılabilecek bir sürü
faaliyetler varken Eee restler bunların
bu tür çalışmaların üretiminde hepsinin
de önünü keseceğini düşünüyorum ben Eee
santrallerin yerleşim yerleri içerisinde
planlanmamış gerekiyor çünkü bunlar hem
çevre sağlığına hem insan sağlığına
olumsuz etkileri olan projeler Bunlar
kanıtlanmış yani o tribünlerin ürettiği
Eee manyetik eee durum Eee hem insan
sağlığına Hem o yöredeki tüm E canlı Eee
popülasyonun üzerinde maalesef menfi
olumsuz etkileri olan bir durum üretiyor
yani Bu bakımdan Bu projenin insan
sağlığı bakımından da oradan Eee
kesinlikle kaldırılması lazım Ne
söyleyeyim istemiyorum evladım
istemiyorum dağımız da yani öle şey
istemiyoruz ımız var şeyimiz var
hayvanımız var niye isteyelim ki temiz
havayı niye bozalım Hani kurban ola seni
havamız temiz kaç Ben kaç senedir
buradayım 60 78 senedir buralardayız an
kurban ol biz öyle bir şey görmedik
şimdi Bu ne icat çıkmış ki bu havayı
bozmak istemiyorum Bu toprağımızı bozmak
istemiyorum ımızı dışari çıkamaz
hayvanımız dışarı çıkamaz nereye gitsin
ki Rüzgar şeyi istemiyoruz biz köylü
olarak Çünkü burada hayvancılık yapan
var arıcılık yapan var su bizim şey
kaynağımız yani geçim kaynağımız bu
sular zarar görecek Sonuçta Meral zarar
görecek yani arı besleyen arkadaşlar
zarar görecek hayvan besleyen arkadaşlar
zarar gelecek Onun için biz buna
karşıyız yani gelmemesi
için mağdur olacak Buradaki vatandaşlar
bir sürü köy var burada y bir aslangazi
değil ki Bozağa kar döven
Kırklar şey közlüce nohutlu Dağ Yolu Ya
bunlar hep etkilenir buradan
en az 50 tane köy etkilenir bu şeyden
Onun için gelmesine Biz karşıyız yani
yaparlarsa işte hayvancılık ottan
araziden komple etkiliyormu yani
anlatımına göre ben duyumlara göre öyle
yani Herkes diyor Orada ot olmuyor bitki
olmuyor burada ondan sonra yani şeydir
dağ keçisi var Buranın buranın yani
kurdu var kuşu var şeysi var yani burada
Biz istemiyoruz bitki çeşitli en çok
Ovacık ve olduğu tespiti yapılmış zaten
bizim Pülümür balı şu anda patentli y
Çok kaliteli bir bal üretimi var
E Anzer sonra en kaliteli bal bizim
pürde üretiliyor Yani bu da bir dünya
pazarı
oluşturmuş zaten tam bizim endemik
Bitkilerin olduğu bölgede bu res projesi
orada yapılıyor tam keza burada
Göçer hayvancılık yapanlar da o bölge
binlerce koyun geliyor baharın
sonbaharın gidiyorlar Onlar da çok
mağdur olacaklar Biz hayvancılık
yapıyoruz buradayız kışın buradayız yaz
kış buradayız devlette ne şey yapıyorsa
res yapacağın bize başka türlü yardım
etsin çiftçiyi yardım etsin bize yardım
versin Biz de yani kredide Kredi
alamıyoruz doğru dürüst banka veriyor
ama tam vermiyoruz Biz de şu anda Kredi
çekmişiz banka kredisiyle şey yapıyoruz
burada köydeyiz zarar gördükten sonra
neye yarar Yani bu vatandaş zararlı bir
şey yapan bir şirket onun sayesinde
kazanacak yani rant sağlayacak bir
kişinin rantı için 20 tane Köyü heva
edilir mi yani istemiyoruz doğal doğal
şeyleri hep bozulur köyde böyle şeyler
olunca çevre köylerde Bazı şeylerde
görmüşüz yani ne hale gelmiş devlet
yaptırıyor ama köylüler de Mah oluyor
hastalık olur bir şeyler ol biz biz ölüp
gidiyoruz ama çoluk çocuğumuz geride var
yapmasınlar gençlerimiz de istemiyor
şimdi Şu Karşıda gördüğünüz dağ Kırklar
Dağı ziyarettir yani inancımıza göre her
zaman gideriz orada kurbanlarımızı
keseriz dualarımızı yapar döner geliriz
ya burası da zarar görecek sonuçta yani
restler Hem Eee sağlık anlamda E işte
yani onun manyetik
alan şeyi var Yani biraz Tabii takip
ettiğimiz kadarıyla manyetik alan
durumundan kaynaklı sağlığa zararı var
yine aynı zamanda habitata etkisi var
Yani bu gürültünün işte kuşlarından
Tutun da bir sürü doğadaki habitata
etkisi var yine görüntü ve estetik
anlamında da
Eee yani Hem meranın kullanımı hem de
görüntü ve estetik anlamda da doğamız da
uyuşmayan görüntüler göstermektedir
Tabii mera hayvanlar geliyor Yani bizim
şeyi dağda mesela merayı satıyoruz
devlet satıyor yaylacılar geliyor şey
ovacıktan geliyorlar Ondan sonra Tunceli
pertekten Geliyorlar yani onların
geçtiği yapıldığı yer hayvan hemen
onların altında yani rüzgar enerjisinin
hemen altındadır Yani onun için kabul
etmiyoruz yani istemiyoruz biz yani Arcı
da yani şu anda zaten arlar 2 senedir
hiç kimse bir şey alamıyoruz ki K Sen
hiçbir şey alamıyoruz yani verdiği şu
anda mesela eskiden burada Kesinlikle
her tarafta bal alıyordu bizim Pülümür
balı meşhurdu Ben 95 96 bal birisiyim
Kamer Bey Kamer Genç şeyinde bana verdi
yani 95 96'da burad Biz bal alıyorduk
şimdi alamıyoruz Şimdi her şey bitti
yani arı bitiyor arı mesela kovanda
gidiyor bakıyorsun Ağrı kovan da yok
balı yok bal vermiyor Yani Nereden bu
nereden geliyor işte Bu tür şeylerden
yani 80'lerden sonra bu göç başladı Köyü
tamamen boşalmadı yalnız Giden gitti
Gitmeyen burada kaldı halen de buradalar
şu anda da geriye dönüş başlamış Herkes
kendi yerine yerleşim evi yaptı geri
gelmek istiyor geldiler de hatta bir
kısmı ya köy dolaşın çok modern evler
yapılmış yani şimdi bu gelince zararlı
mesela her yönden zararlı
yani adam ne yapacak hayvanı telaf
olacak arısı telaf olacak suyu zehir
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
bizim talebimiz şu bu bölgede böyle bir
planla çalışmasının yapılmaması Yani biz
tamamıyla Kesinlikle böyle bir şey
ilçemizde istemiyoruz Hani farklı
alanlarda bu hani yapılabilir ihtiyaç
varsa enerjiye kullanılabilir Ama bu
Pülümür şu anki yer değildir yani Bunun
üreticiyi göz önünde tutmak gerekiyor
arıcılığı göz önünde tutmak gerekiyor
Siz bunu burada yaptığınızda bir şirket
Buradan sadece para kazanacak rant elde
edecekse buradaki köy güzergahlar
boşalacak İsa arıcılık yapılmayacaksa
Koyunculuk yapılmayacaksa O zaman biz
buradan göç etmek zorunda kalacağız Yani
biz kendi topraklarımızı terk edip
gitmek istemiyoruz tam tersi
çocuklarımız da kendi topraklarımızda e
arıcılık hayvancılık Bu ülkenin ana
kaynağı bu yani bu ülkeye bir daha edir
yani bizde değil yani biz köylüler
olarak belki hani şey görebilirler hani
üreticidir çok önemli değil diye
görebilirler ama biz süt üretmek et
üretmez bal üretmek e ülke ne tüketecek
ne yiyecek yani böyle bakmak gerekiyor
ülkenin geneline ihtiyaçı olan yerlerde
üretim yoksa panel kurulacaksa güneş
enerjisi ile ilgili kaynak elde
edilecekse Bunu farklı bir çalışma alanı
olması gerekiyor ama bizim alanımız şu
andaki su kaynakları örnek burada Dersim
merkeze gittiğimizde göreceksiniz ana
kaynağın en başı biziz
e köylerimize bakıyorsunuz hayvancılık
Mera çok geniş çok elverişli arıcılığa
çok elverişli bir yer bu bölgeye hiç
alakası olmayan bir şirket geliyor E
buraya Ben diyor Rüzgar panelleri
kuracağım ben para kazanacağım Peki bu
ilçenin yaşam içerisinde köylüsünü
kasabasındaki yaşayanı Hiç mi kimse
düşünmüyor yani Çevre Şehircilik bunu
görmüyor mu yani bunu nasıl Eee göz yum
abilir yani enerjiden çok gıdaya ihtiyaç
var yani görüyoruz şu anda insanlar et
alamıyor bal alamıyor peynir alamıyor E
çünkü herkes bunu terk etmek zorunda
kalıyor yani bu bölgede dediğimiz gibi
üretim var Yani bu üretimi yok etmemek
için sahip çıkmak gerekiyor köylerimiz
Tam tersi yeni nesille yeni doğacak
çocuklarımızla burada yaşamayı
sağlamamız gerekiyor Yoksa köylerimize
gittiğimizde hep yaşlı insanlar kalmış
Genç nesil iş bulamadığı için para
kazanamadığı için batıya göç etmiş E bu
da daha çok farklı şeylere neden oluyor
yani aile yapısı değişiyor insanlar
farklı uyuşturucuya farklı şeylere
bulaşmak zorunda kalıyor ekonomik
anlamda Ama burada Öz kaynağında para
kazanmaya başladığında ve her şeyden
önce ülkemiz Eee kaliteli ve doğal bir
gıda tüketecek kimyasalın olmadığı Eee
hiçbir şekilde ilacın e katkı bulmadığı
gıdalarla tüketip o zaman doktorlara
para vermektense sağlık gıdayla
beslenecek yani doğacak çocuklarımız da
daha sağlıklı büyüyeceğine inanıyorum
ben ya şöyle Yani tabii ki enerji bir
ihtiyaçtır Yani olabilir alternatif
enerjiler değerlendirilebilir
değerlendirirken bunun dokusunun o
hassasiyetin veya bahsettiğim konular
Yani oradaki üretimin üretimden koparmak
mı avantajlı enerji orada çok ciddi bir
enerji üretimi de olmayacak Hani
Türkiye'nin enerji çok ciddi bir sıkıntı
var burada yapıldığı zaman bu asgariye
düşürebilecek desek Eee çok ihtiyaç gibi
görünmüyor yani hani temel sorunu çözmüş
olsa olabilir ama baktığınızda verdiği
zarar yani yaratacağı faydadan daha
fazla gibi
görülüyor ülke ekonomisine ne kadar
tabii katkı sunacağını Bilmiyorum tabii
ki ama buradaki
e yetkililere Öncelikle
sesleniyorum burada binlerce Ar kovanın
ve hayvancılığın
ülke ekonomisine katkısı ondan Bence
daha kat kat
fazladır ki Burada iş gücü konusunda da
bir sürü insan burada istihdam
ediliyor burada yapılmak istenen Rüzgar
enisi projesine karşıyız neden
sorarsanız doğamızı tarip etmek
bitkilerimiz tarip etmeliyiz yer altı
sularımızı etkilemektedir insanların
yaşamını etkilemektedir O yüzden buna
karşıyız zaten buralar mağdur yıllardır
mağdur oldu daha yeni yeni insanlar
toparlanmaya başladı daha yeni yeni
gençlerimiz buralara hevesleri yeni yeni
gelip bak evler yapmaya başladılar
E bu insanlar ne yiyecek ne içecek Yani
bizi burada sürmek mi istiyorlar sürgün
mü gidelim ikinci bir sürgünü mü
yaşayalım Onun için kesinlik ve
kesinlikle halkımız buna karşı biz bu
tür projeler burada
istemiyoruz ve mutlu mesut Burada
yaşamak istiyor Şimdi şöyle Eee başta
çevre şehircilik ve iklim değişikliği
Bakanlığı tarım ve orman bakanlığı olmak
üzere sorumluluk mevkiindeki tüm
bakanlıklara çağrımız Eee bu havzada bu
tip projelere izin verilmemesi şimdi
Munzur gibi havzalar dünyada Artık
neredeyse e yok olmak üzere şimdi
gelişmiş ülkeler hep söylüyoruz Uzayda
hayat arıyor su arıyor hava arıyor Biz
elimizdeki bu su kaynaklarının bu işte
kültürel ve doğal miras havzalarının Eee
korunması yerine bunların Gerçekten
olumsuz etkilenebilecek Eee şekilde
projelerle donatılmasına doğru
bulmuyoruz açıkçası Bu bakımdan bu
havzaların çok özel şekilde korunması
gerekiyor şimdi şöyle ifade edeyim
Munzur havzası e Türkiye'nin en büyük su
toplama havzası durumundaki Fırat
havzasının bir alt havzası Fırat havzası
Eee Türkiye'nin hidrolik potansiyelin
üçte birini barındırıyor tek başına ve
pek çok uygarlık tarihte bakıyorsunuz
Fırat eee havzas asında kurulmuş
Göbeklitepe Bunun kanıtlarından bir
tanesi işte insanlığın ilk yerleşik
hayata geçtiği yerlerden bir tanesi
Fırat havzası büyük oranda neredeyse yok
edildi büyük baraj projeleriyle başlı
olmak üzere Yani bu havzadan geriye
kalan e en önemli saha muzur dağları
ekosistemi havzası artık Fırat
havzasının en önemli kaynakları ya
buradan doğuyor ya da burada birleşiyor
bu muzur havzasında Dolayısıyla buranın
korunması Eee stratejik çevresel
Eee değerlendirme bakım son derece
önemli öyle belirtelim Yani bunu enerji
için yap istersen sen bunu güvenlik için
yap Ne için yaparsan yap biz bu nehirin
akmasını istiyoruz yani bizim için onun
teorisi çok önemli değil yani biz bu
nehrin munzurun ya da perinin ya da
tağar ya da işte Pülümür çayının
akmasını istiyoruz biz o dağlarımızda o
görüntüleri görmek istemiyoruz Sen
enerji üreteceksin diye bizim
dağlarımızda o görüntü olamaz Biz şu
ağaçların kaldığı yerde kalmasını
istiyoruz yani bizim coğrafyamıza
dokunmasın e Çünkü coğrafyamız zaten
insanı kadar çok acı çekti
[Müzik]
C
herkes
cev
herde
Yar Verde
der Ciran DM
[Müzik]
an

abone ol
[Müzik]
abone ol
Bu bir devri alem programında yine
birlikteyiz dünya coğrafyasında kültür
ve medeniyet tarihinin izlerini
araştıran devri alem sizleri önemli bir
coğrafyaya götürüyor Evet nehirler
dağlar ovalar tarihimizi anlatır
kültürümüzü anlatır sınır çizgisidir
onlar Tıpkı Tuna gibi Aslında Tuna'dan
su akmaz buradan bir tarih fakat koca
bir Osmanlı medeniyeti' Akar beş asırlık
500 yıllık bir geçmiş Akar Evet Tuna
nehri Alman dağlarından doğar ve birçok
bölgeden geçtikten sonra Karadeniz'e
dökülür sözü uzatıyoruz değerli
üyelerimizin değerli izleyenler imiz
Tuna'nın önemli bir kaynak önemli bir
Merkez noktası olan Sırbistan'ın
başkenti belgrad'da götürüyoruz
Osmanlı'ya 300 yıl medeniyet Merkezi
yapan Belgrad Kalesi deyiz Sava ve Tuna
Irmağının birleştiği noktadayız sizleri
Belgrad belgesiyle Belgrad Kalesi nden
kalemeydan başbaşa bırakıyoruz
ve spor her yerde spor belgrad'da spor
değerli üyelerimiz bugün tarihler 15
Temmuz 2011'den bu Ben buradayız
kimdeyiz 30'uncu yıl bisiklet turu
yarışmasının Evet burası da Osmanlı
döneminde terazi Meydanı ve terazi
çeşmelerin olduğu Meydan ve halen bu
terazi Meydanı'ndaki suyu Taksim
edildiği Taksim Meydanı'ndaki seçme
önümüzde hemen arkamızda
abone ol
bu sonra burayı tam bize teslim alırken
bu alan komutan eviyle İstanbul işaret
ediyor ve Osmanlı heyetinden de buranın
nasıl teslim edildiğini aynen öyle biz
anıtlarımız oluyor ya onlarla bu
anlatıma çok heykelinin altında buranın
anahtarını teslim edilmesi şeklinde
yazıyor ama komutanı da gösteriyor
İstanbul diye hangi grup oluşturduk en
güvenilir yerlerden başlandı şurada bir
davranıyor işte senin yere geç senin
sevgin sen bak su içeceksin çok genç kız
Evet Bir kitapçı Dükkanı ndayız
belgrad'da tarihi Belgrad fotoğrafını
görüyoruz Evet
Evet şu an
abone ol
ve Balkanlar'ın en büyük Kilisesi de
burada maketi bulunuyor
abone ol
o nerede acaba Belgrad sokaklarında yız
buraları kışın gelmiştik bir de yazayım
gezelim diye geldik muhteşem Belgrad'ın
o sıcak havası göz ve Gönül okşayıcı
güzellikleri o meşhur caddesi arkamızda
Belgrad dayız adım adım belgrad'ı
Gezmeye devam ediyoruz
abone ol
bu Kale surları iç uçağı kalemeydan
olarak biliniyor hala sırbistanlılar
tarafından sıfır tarafından kalemeydan
deniliyor ve biz Kale meydana Belgrad
Kalesi ne İstanbul kapıdan gireceğiz
Osmanlı'nın izlerini Taşıyan İstanbul
kapı hemen önümüzde kulenin dibinde
Evliya Çelebi'nin çok önemli tespitleri
var Belgrad kalesi için birçok Osmanlı
mimarisi ne sahip eserlerin bulunduğu
bölge ben sallıyorlar ha Evet şu an
Belgrad Kale Kapısında istanbulkapı
içerisinden ver biraz kalesini biliyoruz
sebeple parası şu an önümüzde talepler
ikinci Cihan harbinden kalan burada
askeri araçlar var güzel ertoplar ve
E tabi Kaleyi Ayrıca bu şekilde
geziyorlar ne güzel ne güzel Evet
Osmanbey anlatın türbe neresidir nedir
Burası burası belki kalesindeki kalan
çok sayılır Belki bir elin parmaklarını
geçmeyecek derecede çok önemli
eserlerden Osmanlı'dan kalan eserlerden
bir tanesi damat Ali Paşa'ya ait bir
türden 1716 yılında da kendisi bu
beldede şehit düştüğü zaman kendi buraya
defnediliyor malumunuz damat Ali Paşa Hz
aynı zamanda Mora Fatihi bir Ali
Paşa'nın Türbesi önemli kültür tarihimiz
için şu an kalemeydan da biraz kalesinde
Sadece bu tür ve bulunuyor türbede
Muhtemelen Merzifonlu Kara Mustafa
Paşa'nın da cesedinin bulunduğunu
biliyoruz doğru mu konakla
o önemli yerlerde birisi ve hiç şüphesiz
Belgrad Kalesi içerisindeki arkamızdaki
Osmanlı Konağı ve bu Konak tarihi birçok
olaya şahitlik yapmıştır bugün Osmanlı
mimari eserlerinden birisi de bu
konaktır ve bu konakta yaşanan olayları
da burada bizi gezdiren rehberimizde
bilgiler alarak sizlere aktarıyoruz
belki atmayız Belgrad Kalesi
içerisindeyiz Osmanlı'dan kalan çok
önemli Say eserlerden önemli eserlerden
bir tanesi Osmanlı Konağı önündeyiz şu
an bu konakta bi Yıllara meydan okumuş
bir Konak zamanlar birtakım restorasyon
lardan geçmiş her bir restorasyondan
geçti de ufak tefek de bir kayıpları
olmuş ama yine Aslında muhafaza ederek
hayatta kalmaya devam ediyor şu an
Müzeler Müdürlüğü'nün kontrolü altında
belki ve çevresinde ve bu beldedeki
tarihi eserlerin korunması ile alakalı
kurulan bir Müdürlüğü genel merkezi
olarak kullan
Evet şimdi ifade ettiğimiz gibi hem
saatlerini aynı zamanda Tuna nehrinden
ağzı çok muhteşem çok muhteşem bir
noktada bulunmakta böyle bir fikir bu
konakta Merzifonlu Kara Mustafa Paşa
idam Fermanı kendisi mi Evet yani
Mustafa Paşa şey demiyor mu burada Evet
bir şey yapar mısınız onu nasıl olmuşum
Merzifon Mustafa Paşa bunu dünyadaki
bozgundan sonra Osmanlı askerlerinin
oradaki mağlubiyetinden sonra geriye
Dönüşte bu Kalede bir müddet misafir
olarak kalıyor ve padişahtan gelecek
İstanbul'dan payitaht an gelecek olan
talimatı bir taraftan bekliyor Tabi bir
öğlen vakti ye namaza hazırlık yaparken
Konağın Üst katında da kendisi ve
Kazasker ile beraber Kale imamıyla Hem
böyle bir ilmi istişare esnasında
öğrenemez için Hazırlık yapıyorlar O
esnada dışarıda
bu süslemeleri Konağı bahçesindeki at
kişnemeleri ile dikkatlerini alınca
Merzifon Pencereden dışarıya bakıyor
bakıyor ki Kale komutanı yine
İstanbul'dan gelen Ali Paşa diye madem
bir zarar Kalenin bahçesinde ler Konağın
bahçesinde onların gelmesini bekliyor
yukarıya ve yukarıya geldiklerinde tabi
Merzifonlu Mustafa Paşa orada kendisi
yalnız kalıyor gelen misafirleriyle
beraber başbaşa kalıyor ve orada da Ali
Paşa Kale komutanı ile beraber içeriye
gelip Efendim padişahımız Sizden sonra
padişahtan gelen talimatla artık burada
idam edilmesi gerektiği bir an önce idam
edilmesi gerektiği talimat ve kendisine
bildiriliyor ve orada da kale komutanı
ve Ali Paşa'nın kendisine dileyin
cenab-ı hak sana hizmetlerinin
karşılığında Şu Dünyadan imanla gitmeyi
nasip etsin padişahımız Efendimiz indir
önce Sizinde idamını alakalı talimatları
var deyince mührü şerifi a
tek başına koyuyor sancak-ı Şerif aynı
şekilde gelen heyete Teslim ettikten
sonra bir müddet beni yalnız bırakır
mısınız diyerek bir arzu da bulunuyor
İki rekat namaz kıldıktan sonra
cellatlar içeriye davet edip kendisi
değil mi bizzat başına geçirilmesi
esnasında yardımcı oluyor ve o şekilde
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın vefatı
ve idamı burada bu karı da bu şekilde
tecelli etmiş oluyor sonra ve sabah
bu nehirler vardır tarihimizi anlatır
nehirler vardır kilometre sınırlıdır ve
kültür coğrafyamızın sınır çizgisidir
Tıpkı Nil gibi Tuna gibi Sakarya gibi
Fırat ve Dicle gibi bulunduğumuz gölge
Belgrad Sırbistan'ın başkenti deyiz ve
Suna ile savanın tam birleştiği
noktadayız Tuna nehri Alman dağlarından
doğar kara kara ormanların eteğinden
2008 kilometre yol yaparak gönüllü
kıbleye çeker çevirerek Karadeniz Ereğli
fındık anasının çok önemli bir konu daha
vardır O da sıraya dan doğar ve evladı
fatihan diyarından geçerek dokuz
kilometre yol yaptıktan sonra burada
Belgrad kalesinde ve kalemeydan da
birleşirler hadi onu çeksin fotoğraf çek
hop Kutlu çıksın değil 1520 yılında
Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta
geçtikten sonra Kanuni'nin ilk seferi
belge at üzerine oldu malumunuz 1521
yılında
bu Kanuni Sultan Süleyman Muhteşem bir
orduyla buraya gelerek Kalenin Fethi
gerçekleştirdi Belgrad Kalesi görüldüğü
gibi aynen şehri İstanbul gibi iyi çok
muhkem bir kaleye belge şehri muhkem bir
kaleye korunmakta Aynen İstanbul'daki
Kalede olduğu gibi İstanbul surlarında
olduğu gibi havuzlarla etrafı su
kanallarıyla korunmak taydı birçok defa
Osmanlı askerleri tarafından muhafaza
edilmesine rağmen fethedilemedi ta ki
Kanuni Sultan Süleyman Hanın belgesi ne
kadar 1521 bir
bu ne kapısını çalınca arkadaş nerede
onlar şimdi görür Evet dervis yerlerimiz
Belgrad Kalesi önlerinde yiz Tuna'ya
sabah ırmağın tam birleştiği noktadayız
Fatih Sultan Mehmet İnce donanmayla
Tuna'dan gelir Hemen karşımızdaki burada
karargahını kurar ve Belgrad kalesini
kuşatır Hatta belki biraz Kalesi
içerisine askerler mehmetçikler gider
ama su namazlar gerisin geri döner Fetih
kanuniye Nas nasip olur ama bulunduğumuz
bu yerin Kanuni içinde çok ayrı bir yeri
var Zigetvar Seferi dir Zigetvar'ı
kuşatan Kanuni fiyatların fethini
göremez ama orada şahadet mertebesine
iner ebedi aleme görür cenazesi buraya
getirilir Belgrad'a cenaze önce Zigetvar
da kılınır birinci cenazesi iki cenaze
namazı da bulunduğumuz bir
bu Arasına girer ama cenaze buradan
gelir kalemin defterdar kapısından İçeri
girer Burası defterler kapısıdır ve
defterler kapısından içeri diler
bulunduğumuz bu noktada cenaze Üçüncü
Selim ile Kanuni'nin oğluna teslim
edilir artık Üçüncü Selim sultan'dır ve
buraya Kanuni Sultan Süleyman'ın ebedi
aleme yürüdü cenazesinin oğluna teslim
edildiği metal olması anısı dolayısıyla
da Kanuni'nin önemli vezirlerin de
Zağnos Paşa tarafından Bir çeşme yapılır
sağınız Paşa tarafından yapılan Çeşme'de
hemen arkamızda dır Burası Zağnos Paşa
tarafından yapılan çeşmedir ve Çeşmeye
doğru yaklaşalım içen su akan suyu varsa
sudan içelim var mı su akıyor Beyler yok
mu Evet bir gün bu Sular Akar ve o sular
gönlümüzü de soğutur gönlümüzdeki ateşi
de söndür diyoruz Evet
bu Emirhan Efendi Evet saat kuleleri
zamanı anlatan en önemli kültür
mirasımız Tıpkı belgrad'ta gel biraz
Kalesi'nin girişindeki o Saat Kulesi
gibi ve Kalenin hemen Eteğinde İki cihan
Harbi'nde kullanılan silahların orijinal
silah tank tüfek top roket atar onların
görüntüleri var 3. Dünya Harbi
çalışıyorlar mi o
[Müzik]
Allah sizi Tom Raider filmi Belgrad
kalesindeki askeri müzeye gireceğiz
askeri müzenin bahçesinde birçok döneme
ait top mermileri askeri araçlar
silahlar bulunuyor Bu nedir Allah
Allah bu ikinci üye ol
bu muharebesinin yapıldığı yer girmeden
Evet evet anlayabildiğimiz kadarıyla 484
bin 383
[Müzik]
bu 1402 Ankara Savaşı'na kadar
Osmanlı'nın fetih hareketleri Avrupa ve
Balkanlar'da çıkmadı
Evet şu cam bunu da şöyle güzelce
şuradan Makedonya'daki Manastır şehrinin
bir tablosu yansıması ortadaki
sahnelerin olduğu Hazreti Fatih'in
esnasında gerçekleştirdiği Burası yani
Fethiye şehir anahtarlar Osman
anahtarları bu şekilde adı içinde Hz
Fatih tarafın şehri aldık anahtar diğeri
o şekilde kalıyor nerede bostanın burası
bu en önemli geçiş noktalarından bir
tane ve
bu İdman ağrısı mı
abone ol
bu Osmanlı askeri kıyafetleri askeri
malzemeleri Belgrad Kalesi ve askeri
üzere
bu Türk kapısını itfaiye göremedim
Üzerine aynı zamanda hastalığı
[Müzik]
da sil askeri malzemeler
bu gemiler Türk gemileri Evet
Allah hayırlı ömür versin Allah sana ya
bir süre ettiklerini yok Usanmıyor bu
bölge son 1.850 itibaren sırf
hareketlerimizin müdahalelerin
Osmanlı'ya karşı Challange işte
çatışmaları ve sayıları gösteren bir
görüntü bu para Marşı görüyorsunuz tüm
78178 gösteren verdi fotoğraflar var ve
Burası ikinci bir evet
a101'in dünyalar bölümünde 2. Dünya
Harbi'nde kullanılan silahlar topları
almak gördük sizi 1914-1918 birinci
harbinde kullanılan askeri malzemeleri
göstereyim silahları gösteren
sözümüzdeyiz 1. harca tabi çok önemli
değil mi Ben ödenmesiyle başlayan bir
dünya savaşının güzelliklerinden öğrenci
bosna'daki Latin Köprüsü üzerindeki
katliamı gerçekleştiren bunları
Ferdinand ve sofiyi öldüren kişi
organizasyon içerisinde yer alan yok mu
o çocuk şey Ben de söylediğim şeyleri
da olmadı değil mi şimdi enteresan bir
şey burada olarak geçmemiz lazım Oraya
bu kadar iyi geldik Osmanlılarda
herhangi bir katliam şeyler hastamız
Tamam çok önemli yaptıkları katliamlar
Hatta Buraya yakın yıllara kadar giriş
çıkış burada başka şehirlerde yapılan
katliamlardan dolayı onların yukarıda
1943'de
o özellikteki at nedir kalp
bu kaynakta uygarlık söylüyor
ve bütün Cihan harbinin Sırbistan
tarihindeki önemli ve daha sonra kurulan
Silo tarafından kurban suyu olsa ve
Cumhuriyet ile ilgili önemli bilgi ve
belgelerin bulunduğu yerdeyiz üzereyiz
Belgrad Kalesi Müzesinde ya
AK Parti Partizani diğer olarak böyle mi
yok artık onlar Almanları bölgedeki
Dünya Savaşı'nda yaptıkları katyonlarda
ödülleri sıfırdan kalan görüntüler
Gökhan ilanı
abone ol
12 harbinde Avrupa'da Savaş tamponları
ve hafıza vurma konuşalım ya Allah
korusun
da kabul kurban yerleri Ha evet telefon
meraktan neydi ki
Bu ikinci el aldım da halen duruyordu
test
mi Evet Belgrad kalesindeki askeri
hücrelerinde çıktık gerçekten enteresan
özellikle Osmanlı Dönemi Osmanlı öncesi
birinci harbi iki cihan Harbi'nde çok
önemli belgeler bilgilerini sergilendiği
askerimiz eden şu an çıkarak vergi
alttaki gezimize devam ediyoruz Belgrad
Kalesi gerçekten kültür tarihimizin
önemli izlerini taşıyor ve özellikle
Belgrad Kalesi ni gezdiğinize mutlaka
Belgrad askeri müjdesini
[Müzik]
ve avrasya'nın kalbinde medeniyetin
beşiğinde Anadolu ve Balkanların Kadim
toprakları her mevsim farklı şehirlerde
hizmetinizde olan koşukavak Turizm
mezopotamya'dan Rumeli'ye uzanan
köprüleri nehirleri yaylaları Dağları ve
tüm güzellikleri sizlerle buluşturuyor
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
koşukavak Turizm YouTube sayfamıza abone
olmak için tıklayınız sosyal
bu video paylaşım hesaplarımızdan
bizleri takip edebilirsiniz koşukavak
Turizm sevmek tanımakla başlar 444 4 598
de ve bugün nokta koşukavak nokta com.tr
com

abone ol
O uçak kadar hızlı bir tren bu mahlep
Devrim yaratan bir ulaşım aracı
maglev roket fiziği değil
bu fakat bir şeyler ters gitti
dünyanın bir manyetik Havalanma
taşıtının yaptığı ilk kazasında 23 kişi
ve bu derecenin taşıma araçlarının
öyküsü bu
[Müzik]
ve
kuzey Almanya'nın kırsal kesimlerinde
bir deneme tesisi maglev adı verilen bir
manyetik Havalanma taşıtı üzerinde
çalışıyor burası Translate 1 milyar
dolardan fazla harcama yapılan deneme
teshisi manyetik Havalanma aracını
hareket halinde denemek için tasarlandı
bu yol 20 yıldan fazla bir süredir inşa
halinde maglev bu yol üzerinde yaklaşık
1 milyon kilometre yol aldı bu deneme
yolu halka açık her yıl binlerce turist
bir ücret karşılığında bir manyetik
Havalanma aracıyla yolculuk etme
heyecanını tadabilir yarım milyondan
fazla meraklı ziyaretçi Yüksek hızda
yolculuk deneyimi yaşadı hiç bir kaza
olmadan
Fakat bu Eylül gününde maglev şok edici
gelişmelerle karşı karşıya
bu
maglev deneme sürüşüne hazırlanıyor çok
kısa sürede saatte 200 kilometre hıza
çıkabiliyor düz yollarda saatte 450
kilometre hız yaparak bu 31 buçuk
kilometrelik deneme yolunu kısa sürede
katedecek kek
[Müzik]
o projesini değiştirmek üzereydi
abone ol
bu Magnet saatte 500 kilometreye
çıkabilen manyetik dahi bir taşıt ama
aslında yoldan hiç ayrılmıyor Üstelik
sürücüsü de olmadı
bu teknisyenlere göre gelecekte birçok
insan Havaalanı yerine maglev
istasyonuna yönelecek ki
bu Eğer dedikleri doğruysa naklen eşi
benzeri olmayan bir ulaşım aracı
o Formula 1 arabalarından daha hızlı
şekilde işleyen bir şehir içi trafiği
düşünün
onlar bile bile trenin rahatlığı uçağın
hızıyla birleşiyor brüste Lig şehir
merkezine yakın istasyonlarda Hızlı
yükleme ve boşaltma imkanı sunuyor
temin Kağıt bir ulaşım danışmanı
bu tutanağın o suyu neciz evi
yolculuğunuzu planlayabilirsiniz
Amerika'da şehirden şey yapılan kısa
yolculuklar ölçüsünü
der yolculuk w500m
diğerine geçerken saniye bile
kaybetmeyeceksin Zaten bu ülkede seyahat
eden insanlar bunun inanılmaz bulacaktır
Ama bu yeni ulaşım sistemi bize bunu
vaat ediyor
bu magnon Havalanma sistemi onu diğer
toplu taşıma araçlarından ayırıyor
bu Magnet teknolojisi hareket yeteneğini
getirilen radikal bir yaklaşım araç
yolun üzerinde kayıyor yol ve araç
birlikte manyetik bir Havalanma ve itici
kuvvet yaratıyor Bu sistemin hiçbir
parçası başka bir ulaşım aracıyla uyumlu
değil hız manyetik çekim gücünü
kullanıyor taşıtın uzunluğu boyunca bu
dökme alüminyum destek kolu unun üzerine
monte edilmiş mıknatıslar yolun altına
doğru çekiliyor
[Müzik]
bilgisayarlar mıknatısların gücünü
kontrol ederek aracı on milimetre
yüksekte tutuyor
bu bir CD kutusunun enine eşit yolcu
sayısına kadar olursa olsun magnon Çelik
tabanı betonla asla temas etmeyecek
abone ol
O
her maglev aracı elli ton ağırlığındadır
20 ton yük taşıma kapasitesinde toplam
70 don Bu bir tanktan daha ağır bu
Seçkin taşıt havada gevşek durmuyor
70 tonu taşımasına ve saatte 450
kilometre hız yapabilmesine rağmen her
zaman yolun sadece on milimetre
yukarısında
Bu kulağa gerçek olamayacak kadar iyi
geliyor
Almanya'daki transfer abi Tesisleri sür
adlı Yeni Kuşak maddelerin tasarımına
başladı
Burası Dünyanın kendi alanında en büyük
deneme tesisi
deneme yoğunluğu yakınlarındaki bir
fabrikadan maglev trenleri bir arada her
parça titizlikle ve özenle yapılıyor
tiyaro dokuz ekibinde çalışan alkol o
bak yolculuk yapmak dilimizi değiştirmek
istiyor bu ya birçok yanlış anlaşılma
ile karşı karşıyayız Oysa enerji
tüketimimiz daha az olacak kafanıza gaz
emisyonu olmayacak manyetizm alanında bu
olmaz
Havalanma ve gücü mıknatısların
yarattığı manyetik alan Evinizdeki
televizyona yarattığı manyetik alandan
daha etkili tiplerine tamam
ve bu insanlar yarattıkları makineye
inanıyor geliştirilmesi için milyarlarca
dolar harcandı Peki maglev sisteminin
alıcısı kim olacak Bunu öğrenmek için
Almanya'dan çok Daha uzağa gitmeniz
gerek burada Çin Halk cumhuriyeti'nden
AG ulaşım alt yapısında Devrim yaratacak
o
Çin yeni bir ekonomik süper güç olma
yolunda ilerliyor Bu nedenle akıllı
manyetik Havalanma araçları yapımına
karar verilmiş
en ufak da beliren Petrol kıtlığı
sırasında insanları ve Ürünleri güvenli
bir biçimde taşımak için iyi bir sisteme
ihtiyaç duyan 1.3 milyar nüfuslu bir
ülke için sağlanacak yararlı
görebiliyorlar
da gelecek için yaptıkları planlar
arasında maglev de var
Evet şu anda şehir merkezinden
uluslararası Havaalanı'na kadar uzanacak
30 kilometrelik bir Magnet sistemi
Sipariş edildi bile
fakat transfer mühendisleri imzalanan Bu
ilk kontratının bir nevi sınav olduğunu
biliyorlar
bu
magnetleri içini dışına da taşımak
istiyorlar
Evet şu anda ay ve turistik kasaba hangi
arasındaki olası magraf attı 170
kilometre uzunluğunda
bu bütçe için 4 milyar dolar ayrıldı
Şangay ve Pekin arasındaki maglev
hattının uzunluğu ise 1200 kilometre
maliyeti ise 22 milyar dolar bu her
kilometre için 18000000 Amerikan doları
demek
peki Çinli müşteriler sahip olma uçak ve
hızlı tren sayısına rağmen bu sistemi
satın almakla doğru kararı mı verdi
nedenle ekonomik geleceklerini bir
prototip için riske atıyorlar
transfer bit mühendisleri için cevap çok
basit dünya ulaşım sistemleri için büyük
bir problem var Onlara göre araba uçak
ve trenlerinde mi kapandı ama asıl
önemli olan ama Yolları Endüstrisi için
ufukta bir sorun var insanlar jetleri
seviyor hızlı ve güvenli oldukları ve
uzun mesafe yolculuklarında süreyi
kısalt tıkları için
hava yolculuğu için talep gitgide ara bu
karayollarında gecikme en büyük problem
havadaysa bu problemin kanatlısı var her
yıl daha fazla uçak havalanıyor daha
fazla Havaalanı inşa ediliyor
bu süper Jumbo A380 yolcu uçağının
ortaya çıkışıyla birlikte daha büyük
havaalanları yapıldı fakat havayollarını
bekleyen diğer sorunlar yanında bu çözüm
yetersiz
fırlayan petrol fiyatları Super Jumbo
a747 dakikada 170 litre Petrol yapıyor
bu her 60 saniyede 3 arabayı doldurmaya
yetecek bir miktar nargile
teknisyenlerine göre bu büyük bir sorun
ve petrol fiyatları artacak bu
kaçınılmaz kaynaklar tükenmesine rağmen
talep artacak bu uçuş fiyatları da öyle
bunu engellemenin hiçbir yolu yok bu
sorun buysa insanlar hava yolculuğunun
yerini alacak daha uygun bir ulaşım
sistemine yönelecek
bu
transrapid mühendislerini havayolu
endüstrisinin Işıl topunu bulmak üzere
görevlendirdi zayıf nokta 700
Kilometrenin altındaki kısa mesafe
yolculuklar Birleşik Devletler'de bin
kilometre mesafenin altındaki
yolculuklar havayolu ekonomisinin 100'de
50'sini oluşturuyor masrafları fazla az
verimli ve hava trafiğine arttırıyor Bu
nedenle transfer fit Hava Yolları
endüstrisinin kısa mesafe yolculuklar
üzerindeki etkisini azaltmak 700
kilometrenin altındaki uçuşların yerini
hızlı çevre dostu ve ekonomik bir
taşıtla almak için nagli geliştirdi
ve tunik müşterileri oldu Çin hükümeti
Meryem'in potansiyelini kabul ediyor ve
dünyadaki ilk ticari manyetik Havalanma
taşıtını sipariş ediyor fakat Asıl sorun
İnşaat aşamasında başlayacak
O uçak otomobil tren ve uzay araçlarında
olduğu gibi maglev de on yıllar süren
bir gelişim aşaması geçirdi
Almanya'daki demiryollarının
1930'larda uzanan bir icatlar tarihi var
1930'larda trenler saatte 200 kilometre
hız yapıyordu
Ordu Sadece 150 kilometre hız yapabilen
Rich sarsıntısız 45 derecelik dönüş
yapabilen bir model deneme yolu üzerinde
sergilendi
1930'ların Alman mucidi Herman Camper
tekerleksiz bitiren hayalet titty
mıknatısları havaya kaldıracak ve aynı
zamanda itiş gücü sağlayacak bir sistem
fakat iki büyük sorun nedeniyle üretim
yavaşladı
var Bunlardan ilki bilgisayarların
güçlüydü bilgisayar gibi güçlü
elektronik donanımlar gerektiğinde
sistemi kontrol etmeliydi Böylece
teorilerin test edilebilmesi için
onlarca yıl gerekti
ve
bu tuhaf görünüşlü araçların günümüzün
Meryem ile karşılaştırıldığında Fazla
hızlı gittiği söylenemezdi fakat birçok
kişi memnun etmek ve Çalışmalara devam
etmeyi sağlamak için yeterliydi
taşıtların hızı arttıkça ikinci bir
sorun gündeme geldi kızakları yerden
kaldırmaya yetecek kadar dengeli ve
güvenilir bir Havalanma sistemi
bulunamamıştı manyetik itiş gücüyle
hareket etmelerine karşın hala
tekerleklere bağlıydılar aracı
havalandır almadıkları için bu Devrim
yaratan teknolojinin araştırma ve
geliştirme süreci tehlikeye girdi maglev
tarihte başarısızlığa uğramış deneyler
arasındaki yerini almak üzereydi
bu fakat bir şey bu durumu değiştirdi ve
Madrid projesini raylardan havalandırdı
1974 yılında transferpette yeni bir
sistem dedi motoru iki parçaya ayırmak
mıknatıslar kıza monte edildi ve ana
motor aracın arkasına yerleştirildi bu
taşıt üzerindeki ağırlığı azaltmıştır
roketlerinde yardımıyla bu prototip
saatte 401 kilometre yapabilir hale
geldi
[Müzik]
o bu projeye yeni bir ruh vermek için
ihtiyaç duyulan Atılım the
transfer of için yapacak tek bir şey
kalmıştı dünyayı ikna etmek gerçek bir
tane yapmak
bu
bilgisayar ve motor sorununu çözdükten
sonra yolcu taşıma bölümüne geçildi
1980 yılında sabit bir test alanı inşa
etmek için Kuzey Almanya'nın hem silah
bölgesinde karar kılındı 31 buçuk
kilometre uzunluğunda iki turlu bir
deneme yolu inşası meraklı gözlerden ve
eleştirmenlerden uzak bir alanda icat
ettikleri teknolojinin olağanüstü ünlü
kanıtlayacak çalışmalara başladılar
deneme yolu sistemi büyüklük ve uzunluk
olarak Tıpkı ticari bir versiyonuna
benzeyecek şekilde yapıldı Böylece
Mühendisler magnon hızını
dayanıklılığını ve işleyişini test
edebilecekler di bugün transferin 8.
versiyonunu üretti
tiyaro 8
ve en sonunda dengeli bir Havalanma
sistemi kurmayı başardılar treni her gün
çalıştırıp deneyerek toplu taşıma
sistemlerini taklit ederek ve
araştırmacıları yolculuk kavramının
yeniden tanımlayacak larına dair ikna
ederek
ve magnezyum geleneksel demiryolu
teknolojisini hava yolculuğunun hızıyla
birleştirerek enerji ve bakım masrafı az
hızlı bir kara taşımacılığı sistemi
yaratıyor yine de Amerika ve Avrupa
ülkelerinin Çoğu bu sisteme karşı
mesafeli eleştirmenler maddenin yapımına
sıfırdan başlamak için daha çok erken
olduğunu savunuyor Amerika'da neredeyse
hiç hızlı tren kullanılmıyor bu
araçların halka tartılmaz planları ise
muallakta kemik soğutma gibi olan
ilginin azlığından şikayetçi
ihtiyacım var demiryolu insanlara
alışkın olmadıkları bir şey denemek
istemiyorlar ve Sorun da bu sohbet Tüm
bu Danışman Mühendisler hükümeti ne
yapması gerektiği konusunda Olanlar
bunlar Sadece birlikleri şeyler hakkında
konuşuyor mavi bilmiyorlar demiryolu
bilmiyorlar hafif Demiroğlu sistemini
bilmiyorlar hafif demiryolu tramvay
sisteminden başka bir şey değil Ve bir
sıra ama ödevini çoktan geride bıraktık
bu fakat Çin'de insanlar artık devrini
tamamladı düşünülen demiryolu sistemini
açmak gerektiğine inanıyor sahidende Çin
hükümetinin dikkatini çeken şey mi led
teknolojisinin gelecekte ulaşacağı
inanılmaz potansiyel işe yaradığı
takdirde Çin'in bütün ulaşım sistemini
değiştirebileceğini biliyorlar
bu ilk ticari aracı denemek için şu anda
şehrinden daha iyi bir yer bulunabilir
mi mi
bu kalabalık Metropol tam 20 milyon
insanı barındırıyor Burası eski Çin'in
bir köşeye eğitildiği enkaz yıllarından
yeni bir Çin'in doğduğu yer
Ben
geleceğin şehrini inşa ederken belirli
standartları koymak istemiyor hiç
dünyasının profesyonelleri
modern atmosferi ve sağladığı iş
imkanları nedeniyle şu an Dayı tercih
ediyor Bu da gelecekte Cadde trafiği de
sorun yaratabilir tahminlere göre
gelecek yıllarda iki milyondan fazla
Arapça Delete çıkacak yeni otoyollar ise
inşa edildikleri anda kalabalığa teslim
oluyor
şimdilerin havayolu ve otobanları tercih
etmemesinin nedeni bu hayvan
insanları Şehirden şehre taşırken
elektrik kullanmanın gelecekteki son
ulaşım biçimi olduğunu anladılar
mm bir mart'ında şu an gay ve pudong
uluslararası Havaalanı'nın arasında bir
hızlı yol inşaatına başlandı
modern bir ekonomi için bir ulaşım
altyapısı oluşturmak üzere gereken ilk
basamak sıkışık
bu ses ve gürültü kirliliğine neden olan
bir saatlik bir araba yolculuğu kapıdan
kapıya sadece yedi buçuk dakika süren
bir nakil hattına dönüşecek
bagli ulaşım problemleri için kullanmak
Harika bir fikir gibi görünüyor fakat
Ufuktaki mücadele çok zor
Daha önce hiç denemedi Alman Mühendisler
radikal bir ulaşım sistemini ilk seferde
doğru olarak inşa etmek zorunda
kalmayın çökmekte olan tabanına
dayanabilecek güçlü olmalı geçtiğimiz
yüzyılda 2 metrelik ve çöküş yaşandı
bunun sonu gelecek gibi de görünmüyor
tren hattının yapılması için Çinli
Mühendisler görevlendirildi Şangay şehir
merkezinden uluslararası Havaalanı'na
uzanacak bu canavar motorun yapımına
başladılar
bu
Mega projenin ilk adımı yolu açmak bazı
binaları yıkmak ve orada insanları
taşınmaya ikna etmek gerek
ama Asıl sorun bu evlerinin altındaki
Toprak tabakasında başlıyor
ve bütün yol attığı yan Z ve bu
nehirlerinin yarattığı sel alanı
üzerinde yer alıyor burada milyarlarca
yıldır depolanan alüvyon ve Kum
nedeniyle Toprak nakli için gereken
altyapıyı kaldıracak durumda değil
Carlos Ventura bir inşaat mühendisi
bu
şangaydaki gibi ince alüvyonlu bir
toprak yapısı üzerine koyacak onlarca
ağırlığa dayanmak için çok az kapasiteye
sahip ol Sonuçta mutlaka üzerindeki
inşaata zararlıdır Çünkü her zaman
çökebilir devrilebilir kapı ve kabul
edilemez derecede büyük başka zararlar
doğurabilir
o Çin geçmişte pek çok büyük deprem
yaşadı
Evet şu anda iyi vuracak bir depremde
buradaki şartlar sıvılaşma adı verilen
bir doğa olayı yaratabilir bir
O başka bir değişle sıvı Toprak
Kolombiya Üniversitesi'nden Profesör
downsell bu basit deneyde desteksiz bir
yapın sıvılaşma nedeniyle nasıl de
verilebileceğini gösteriyor bir deprem
sırasında kum tanecikleri daha yoğun
tabakaları kalmaya çalışır
fakat ortada su varsa tanecikler Toprak
yerine anında suya doğru kayarak binanın
bakmasına neden olur
bu ama bağlama girişleri gibi uygun bir
temel sayesinde bina çökme qten
kurtarılabilir mühendislere geceler
boyunca uykusuz bırakan Sorun ne kadar
temel inşa etmek gerektiği
bu yol hattını çökmeden korumak ve
depremlerin yıkıcı etkisini azaltmak
için mühendislerin yeni bir planı vardır
plan yol hattının inanılmaz ağırlığını
toprağın derinliklerine doğru yaymak
hakkını ayrı bölümleri yol boyunca 25
metre aralıklarla dikilecek payandalar
üzerine konacak
bayan dalarsa bir bayanda başlığı
üzerine beton bloğu yüzeyinin hemen
altında yer alıyor
bayan dalarsa yapıyı destekliyor
bayanların yapımı sırasında dikkat
edilmesi gereken iki nokta var
Birincisi bayanda boyutu büyüdükçe
yapıda olmuş
şangaydaki payandalar yerin iki metre
Derine iniyor ve genişlikleri an-12
metreye çıkabiliyor
sen Bu demektir ki hak boyunca kazık
başlıklarının arası bir metre olmalı
Mühendisler aynı zamanda inşaatın
üzerinde yer alacağı toprağın yük
kaldırma kapasitesine de bakıyor
Toprak kalitesi düştükçe payandaları
daha derine görmek gerek şangaydaki
Toprak O kadar kötüydü ki Mühendisler
payandaları 30 metre Derine indirmek
zorunda kaldı Bazı yerlerde ise tam 70
metre derinliğe edildi bu 23 katlı bir
binanın yüksekliğine eşit her payanda
başlığı 20 veya 24 bayanda taşıyor Bu
projenin tamamı için toplam 24 bin
payanda Demek ki ilk manyetik Havalanma
taşıtları Almanya'dan gelmeden önce bu
aşamayı tamamlamak için sadece 16 ayları
var Almanya'da ise transfer etmen dişler
için yapımı yol altında gidecek araçları
yetiştirebilmek telaşı altında
abone ol
ama Asıl sorun şu daha önce ticari bir
Meryem aracı yapılmadı sadece
prototipler üzerinde çalışıldığı Bu bir
deneme sürüşü değil Çinliler araçların
çalışmasını istiyor hatasız çalışmasını
bu Magnet mühendisleri milyar dolarlık
santral projesini aldılar
yetiştirebilmek için sadece 22 ayları
var
plantier 18 prototipinin geniş çaplı
üretimine başlamak yolcu kompartmanda
sorun yaşanabilir Çünkü bu bölme diğer
sıradan yolcu trenlerinde olduğu gibi
tasarlandı
ama burada karşılaştırmaya yer yok
lokomotif yardımıyla bir dizi vagonu
çeken sıradan bir trenin aksine nargile
bir tahrik ve Havalanma aracı
şu an gayda imkansız denecek kadar kısa
bir sürede itici gücü sağlayacak 15 ayrı
sistem kurulması gerekiyor
bile vagonlarda ki ışık kaynakları
bilgisayarlar ve elektronik aletler için
güç sağlayacak herhangi bir jeneratöre
sahip değil yola çıktığı anda ihtiyacı
olan gücü bu mıknatısları harekete
geçiren sistemden sağlıyor bu ve
bataryalar depoladıkları enerjiyi
trendeki ışık kaynakları ve
bilgisayarlar için kullanıyorlar aynı
zamanda mıknatıslar için yedek enerji
biriktiriyor
herhangi bir güç kesintisi durumunda
maglev aniden durmayacak bataryalar
margarin yumuşak bir şekilde durabilmesi
için gereken enerji depolamış olacak
ve
tahrik ve Havalanma sistemi dev
elektromıknatıslar kullanıyor sarmal
teller elektrik yardımıyla manyetik bir
alan yaratıyor teller ne kadar sık
olursa manyetik alan o kadar güçlü
olacak
o trende kaç tane mıknatıs olduğu ve ne
kadar ağırlık kaldırabilen dikleri
ticari bir sır
ve bu enerjiyi kontrol etmekle transpeed
70 tonluk taşıtını havalandırmak ve
etmek için bir yol keşfetmiş oldu Oldu
Ama bu eğlence Parkı'nda manyetik iş
teknolojisi bu kızı ama yolcularına
yüksek hızlı harekete geçirmek için
nakleden esinlenerek yaratıldı
amaç müşterilere manyetik teknolojinin
sunabileceği Yerçekimi kuvvetini
yaşatabilmek
bu çoğu Amerika'daki en hızlı bir
işlerden biri yolcular 7 saniyede sıfır
noktasından saatte 160 kilometre hızla
çıkarılabiliyor
bu 41 kat yüksekliğindeki bir kulenin
tepesinde ağırlığı hissetmeden altı
saniye boyunca asılı kaldıktan sonra
kızak dehşet verici işine bak
ve
[Müzik]
bu magnon neler başarabileceğini sadece
bir örgü Hatta potansiyel hızının sadece
ufak bir kısmı
abone ol
ve
Deniz Kuvvetleri Meryem'in itiş gücünü
güvertedeki uçak taşıma ve kalkış
rampalarında adapte etmek istiyor Bu
Çağa kaldırmak için buharlı pistonlara
güveniyorlar
ve bu denendi ve başarılı Fakat artık
modası geçmiş çok enerji harcayan ve en
önemlisi kemikleri Sarsıcı bir sistem
pilotlarla uçaklar için Cehennem Azabı
biriciği uçak rampaları kalkış ve hatta
iniş için naginin tahlil sistemiyle
donatılacak süper mıknatısların
kullanılmasıyla daha iyi kontrol
sağlanarak uçakların ömrü uzatılacak Bu
uçağın ağırlığına göre ne kadar güç
kullanılacağını kontrol edebilmek
demektir
ve bütün potansiyeli kullanma şansı
verildiği takdirde sonuç inanılmaz
olacak
bu
Mexico çölündeki halamın hava üstünde
yeni silahları denemek üzere yapılmış
roket tahrikli kızakları test etmek için
bir deneme attı yapıldı
abone ol
12003 yılında bu roket kızakları saatte
10403 kilometre hız yaparak karada bir
rekor kırdı
3210 Ateş
ve
magnezyum yüksek hızı ulaştıran şeyi
roketlerinde mıknatısların bir birleşimi
abone ol
da herhangi bir hava sürtünmesi olmayan
vakumlu bir tüp geçit veya tünelde
maglev saatte 6000 kilometreden daha
yüksek hızlara ulaşabilir
abone ol
İşte bu inanılmaz taşıta gerçekten
hayran kalmak için denemeniz gerek
Burası Emlak'taki test alanı halk maglev
de yolculuk deneyimini yaşama şansına
kavuşuyor
Allah Burasıda Almanya'daki maglev test
alanının kumanda Merkezi
burada 32 kilometrelik bir hakkınız var
yüksek hız denemeleri için 8
kilometrelik 101 bölüme sahip
deneme hattının kuzey ve güneyinde ise
dönüş noktaları var
bu düzen sayesinde aracı kullanarak test
sürüşleri yapabiliriz
da
Ankara'daki Titiz İncelemeden sonra
kumanda Merkezi yeşil ışık yakıyor
maglev yüksek hız denemesi ne Hazır
bir Mouse Tek Bir Kestik atarak
mıknatısları harekete geçiren
bilgisayarlar devreye giriyor ve maglev
yerçekimine meydan okuyor bu safkan tren
bacaklarını açmaya hazır ve bugün saatte
400 kilometre hız yapacak
ve
teknisyenlerin yerini almasıyla beraber
hız testi başlıyor
ve bu erkekler ve kadınlar tamamen
bilgisayar destekli bir operasyonun tek
insani tarafı
operasyon bölümünde insan kullanmayarak
kontrolü bilgisayarlara bırakarak daha
akıllı ve güvenli bir sistem
yarattıklarını düşünüyorlar
ulaştığı en yüksek hız saatte 311 veya
beş yüz kilometre bu kadar yüksek hızlı
insanların zamanında müdahale şansı
azdır seni yoldan belirli bir
yükseklikte tutmaya böylece sarsıntısız
bir yolculuk geçirmenizi sağlamıyor
yapıyorlar Bu arada bilgisayarlar aracın
hareketini sağlayacak itiş gücünü
kontrol altında tutuyor abone ol
bu burası tam donanımlı bir test Merkezi
her deneme tek bir amaç uğruna yapılıyor
teknolojiyi ilerletmek Magnet tam
otomatik bir sistem hız bilgisayarlar
tarafından kontrol ediliyor güçlü ve
dengeli Aynı zamanda da yolcuların
koltuklarına yapışmaları önleyecek kadar
dereceli bir hız artışı var Fırsat ve
ilk kez Almanya'daki test alanında
bindim ana balkonda durup camdan dışarı
bakıyorum ya bu
deneyimi nasıl inanılmaz olan
gittikçe sanki bir video animasyonu
İzler gibi oluyorsunuz
her şey dümdüz görünüyor bu kadar hızlı
Bir araçta giderken etrafı dümdüz
görmeniz inanılmaz fıstığı
arasındaki hassaslık o kadar dengedeki
bir Sarsıntı neredeyse et minimum
düzeyde mı bu fakat teknisyenlerin
manzara seyredecek zamanı yok tamamen
test sürüşüne odaklanmış durumdalar
dev dönüşten sonra on kilometrelik düz
yol üzerinde hızlanmaya hazırlanıyorlar
maglev bu test sırasında maksimum hıza
çıkacak
Bu
maglev havada gittiği için ticari
trenlerde olan tekerlek ve yol
arasındaki sürtünme ortadan kaldırılmış
bu daha süratli hızlanma ve yavaşlama
aşamaları anlamına geliyor
güç beygir gücü olarak değil bitkiler ve
ki robotlar halinde hesaplanıyor
bu süper bilgisayarlar saniyede
milyonlarca hesap yaparak mıknatıs
sistemine veri gönderiyor ve veri alıyor
hepsi mavi dengede ve hareket halinde
tutabilmek için Hayır dalga üzerinde
manyetik bir dalga üzerinde sörf yapmak
değil mi itiş gücü böyle sağlanıyor
Fransa fit mühendisleri manyetik dalga
böyle hızlandırıyor ya çok kontrollü ve
emniyet kemerini ihtiyaç duymadan içinde
dolaşabilirsiniz her şey çok güzel
ve Test Merkezi merkebi ticari bir
operasyon sırasında olası her türlü
durumda denemek üzere tasarlandı
yağmurda karda rüzgarda rahat da
fırtınalı havada bile denendi
bu kıvrımların üzerinde hız saatte 200
kilometreden fazla değil
yolcuların rahatı yüzünden tıpkı normal
yolculuklarda olacağı gibi deneme yolu
üzerinde de yolcular herhangi tehlikeli
bir deneyde kullanılamaz yola çıktığı
anda maglev tam hızla ilerlemeye
başlıyor Burada kamera hilesi yok diğer
çek zamanlama var
teknisyenler analiz için veri topluyor
Meryem'in hızı ve performansı kumanda
merkezinde dikkatle izleniyor
bu yolda ilerlerken Hızı saatte 400
kilometreye çıkıyor
maglev deneme sürüşünü başarıyla
bitiriyor
tüm veriler toplandı teknisyenler bir
sonraki nesil maddeler üzerinde çalışmak
üzere masa başına dönüyor ve Bu ekiple
çalışmak gerçekten ilginç bir deneyim
bir çalışma günü asla değeri ne
benzemiyor çok değişik testler yapıyoruz
dedi ben gerçekten çok iyi bir şey
şimdi ticari araç gör etme aşamasında
olduğumuz için her şey daha da ilginç
bir hal hazırsınız bufalo
abone ol
bu dünyanın ilk magnetevi 2002 Yazın da
şangay'a getirildi ve kaldırma aşaması
başladı
abone ol bu burada hata payı bir
milimetreden bile daha az
Ben Yolcu kompartmanı kaldırma işlemine
başlıyorlar
Meryem'in yapımına başlayalı sadece
aylar oldu
yolcu kompartmanı ile iskeletin
birleştirilmesi sırasında Her Adım ayrı
bir dikkat gerektiriyor
bilgisayarlar monte edildi
şimdi gerçeklerin zamanı
güç verildiğinde araç havalanacak mı
bu
devreler çalıştırılıyor ve gövde
havalanmaya başlıyor
bu
sonra iskeletini üst tarafı itiş
sisteminden ayrılıyor yolcu kompartmanı
artık tahrik mekanizması ile birleşik
değil vagon parçaları kasalara
yüklenerek Şengal yolculuğuna başlamak
üzere Kargo gemilerine götürülüyor
geriye iki sorum kalmıyor 15 Ayda üç
tören yapıldı fakat sonraki 12 ay
boyunca 12 tane daha tren üretmeleri
gerek
kalmadan ya da dikkatle bir araya
getirilen bu trenler şangay'da inşa
edilen tren yolunda ilerleye bilecek bu
lokomotif ten sonraki en büyük icat
olabilir ya da milyarlarca dolarlık bir
kalp
11eylül 2002 tarihinde inşaatın
başlamasından 18 ay sonra maglev
trenleri yol üstünde yerlerini alıyor
bu deneme seferleri başlıyor bu insanlar
şehir merkezinden havaalanına giden
hattı kullanmadan önce bu deneme gerekli
o
[Müzik]
bu Görende kutlamaları geride bırakan
Mühendisler için kısıtlı zamanda gelen
büyük talep üzerine üretilen konseptin
işe yaradığını kanıtlama zamanı
farklı İnşaat gelenekleri ve sistemleri
ile çalışan Alman ve Çinli ekipler zaman
ve mesafe sorunu yenmeyi başarabilecek
ve iki milimetreden daha az bir hata
payına sahip sistemi uygulamaya
koyabilecek Lermi mi
Evet şu an kayda ki tren hatları
Almanya'da inşa edilenlerin bir
uyarlaması
Çinli Mühendisler 50 metre uzunluğundaki
kirişler yerine 25 metrelik filtreler
kullanmayı tercih etmiş bu yapılacak
işin ve 30 kilometrelik genişlik boyunca
kullanılacak giriş sayısının ikiye
katlanmasına neden olmuş ama halatları
bir araya getirmeyi kolaylaştırmış ve
böylece inşaatı teslim tarihine
yetiştirmeyi başarmışlar Buke minkowski
ulaşım uzmanları için bile bir mucize
eşanlı ayda büyük 19 mil uzunluğunda bir
tren yolu sistemimiz olmasına rağmen tüm
yol boyunca hata toleransı tavır bir
milimetreden daha hızlı en bana göre bu
tür bir hassasiyetin Dünyada eşi benzeri
bulunmaz
tren yolu istenen işletim kurallarına
uygun hale getirmek için Mühendisler hat
boyunca istenen düzeltmeleri yapabilmek
için ayarlanabilir bir taşıma sistemi
kurmuş bu üç şeritli sistem tren yolu
kirişlerine gerekli ayarlamalar için
yükseltmek veya üç atmak için
kullanılıyor tüm yol boyunca 10000
taneden fazla ayarlanabilir pirinç
bulunuyor fakat attım tamamı katı
betondan imal edilmemiş bazı bölümler
Çelikten
Evet bu Çelik devreler istendiği anda
çalıştırıp trenin şerit değiştirmesi
sağlanıyor
bu fakat hız dönüş sırasında saatte 200
kilometrede kalıyor sorun insan yolcular
yüksek hızlı ani bir dönüş insanların
etrafa sarılmasına neden olur
abone ol
Bu
tren yolu mükemmele yakın biçimde
tamamlandığına ve ihtimalle Barajı
üzerine yerleştirildiği ne göre tek
trenlik bir deneme sürüşü zamanı geldi
bu hız denemelerinde saatte 501
kilometreye çıkmayı başararak dünyanın
ticari demiryolu sistemleri arasında bir
rekora imza atılıyor
var ama bir engel daha var yan yana inşa
edilmiş iki tren hattı üzerinde araçları
birbirlerinin yanından geçirmeleri
gerekiyor
bu
trenler saatte toplam 860 kilometre
hızla giderken birbirlerinin yakınından
geçecek
abone ol
o simülasyon ve araştırmalara dayanarak
araçların birbirlerinin yanından
geçerken yüksek basınç ve rüzgarın
etkisiyle dayanacak şekilde
tasarlandığını söyleyebiliriz Fakat bu
tür bi test Daha önce yapılmamış
[Müzik]
Mühendisler araçları halka sunmadan önce
bu testin tamamlanmasını istiyor
trenlerden biri şu anda şehir
merkezindeki yani istasyonundan Diğeri
ise havaalanından kalkıyor Sadece üç
buçuk dakika içinde araçların
karşılaşacağı mesafenin yarısı
kaydedilmiş olacak Her tren saati 430
kilometre hıza çıkıyor bu sürede bir
dakikadan az bir sürede ulaşacaklar
saatte toplam 860 kilometrelik bir hızla
birbirlerini geçecekler Bu ekip için
büyük bir başarıya maglevler bu kritik
testi eksiksiz biçimde tamamladı o
Geriye tek soru kalıyor insanlar bu
ulaşım sistemine para verir mi Cevabı
bulmak uzun sürmedi Çin altı bu yeni
sisteme doğru Akın etti Sadece üç yıl
içinde 8 milyon yolcu şangaydaki maglev
attığını tercih etti
gerçekten mucizevi bir taşıma yöntemi
böyle Beni en çok etkileyen yanıyla
güvenilirliği Harry 19 millik bir
mesafede yolculuk sadece iki dakika otuz
saniye sürüyor bakın diğer araçlar
sabununu
199.90 ikisi kadar daha zamana ihtiyaç
duyuyor
mucizevi neredeyse mükemmel insanlar
Evet şu anda Ama grevleri 2 milyon
kilometrenin üstünde yol kalemli günde
dokuz saatte 18 saate kadar çalışıyorlar
Şangay halkı trenleri turist çekmek
amacıyla da kullanıyor Neden olmasın ki
ama sonuçta boşu anda dünyada bulunan
tek ticari merkezi sistemi
2006 ağustos'unda bataryalarda çıkan bir
problem yangına sebep oldu Ancak hiç
kimse yaralanmadı bu olayın dışında
Şangay mavinin güvenlik kayıtları
kusursuz yedi buçuk dakikalık Yolu tek
bir saniye gecikmeden kat ediyor Şimdi
için yeni bir çağın başlangıcı kendi
maglev endüstrileri için
kullanabilecekleri yeni bir prototip var
fakat asıl soru hala akıllarda maglev
inçin dışında şansım ne olacak açıkçası
Almanya'daki transfer apeth kazası gibi
olaylar bu teknolojiye olan güveni
arttırıyor
et üzücü da hayatım hiç yaşanmaması
gerekirdi
hiçbir şekilde teknolojinin bir hatası
söz konusu değil ama Birileri bir hata
yaptı ya da birkaç kişi bir hata yaptı
ve ne yazık ki insanlar adı
Uzmanlar sadece kazanın neden olduğuyla
değil maddi o ilgileniyor Her trajediden
çıkarılabilecek ders vardır kemik out
bazı ilginç noktalara parmak basıyor
eski Almanya'daki bu kazada olduğu gibi
bi sistem hakkında bilgi sahibi olduğum
için beni şaşırtan başka şeyler de oldu
En önemlisi
yakıt taşımadıkları için herhangi bir
ateş topu herhangi bir patlama ve yangın
yaşandı
yangın
gerçekten korkunç bir şey
düştüğünde otomobiller ve tırlar
çarpıştığında ver yangınları bu
sistemde buna asla
aracına çarpmasına karşı kesinlikle
yoldan çıkarak bye bye
abone ol
Bu geleneksel trenlerde raydan çıkma
büyük sorunlar yaratabilir 13 Temmuz
1998'de Kuzey Almanya'da bir Ice iyi
trenin tekerleği ayrıldı Prens at200
kilometre hız yaparken yoldan çık
bu
vagonların birbirine çarpışı sırasında
tren boyunca birçok yolcu yaralandığı
veya hayatını kaybetti
geriye 101 ölü ve kritik durumdaki 105
yaralı kaldık
bu fakat taşıtların devrilip birbirine
geçti bu tür bir kaza Meryem için söz
konusu değil Bu nedenle gövdede
parçalama veya üst üste binme yaşanmadı
bunun sonucunda diyebilirim ki
insanların bu araçların kullanıldığı
toplumlarda çarpma sonrasında gelecek
başka bir sorundan kopmalarına gerek yok
Bu aslında şunu demeye Cesaret edebilir
Hero ticari Hatta bu türlü kaza olma
olasılığı yok denecek kadar
Aslında şangay'da benzeri bir kaza
yaşanma olasılığı neredeyse yok ticari
bir hat olmasından ötürü güvenlik
mekanizmaları yerli yerinde bilgisayar
yol üzerinde yabancı bir obje gördüğü
anda sistemi anında kapatıyor
fakat Almanya'daki Deneme amaçlı bir hat
olduğu için tüm kontroller elle
yapılıyordu
bu ekşi özne gösteriyor ki
hızlı taşıma sistemlerinden insan
olduğunu çıkarıp atma planları yapsanız
bile bir düğmeye basacak birileri
mutlaka olmalı bir bunu yaptı ama yanlış
zamanda yaptım Sabri
buna rağmen
korkunç Can kaybına
Dünyada daha güvenli ulaşım aracı
olamayacağına dair verdiği söze Sadık
kalıyorum
abone ol
Evet
şu an daima gibi uluslararası İşbirliği
ve mühendisliğin başarılı bir örneği
oldu Çin için hava ve demiryolu
taşımacılığı gibi petrole ihtiyaç
duyulan sistemlerden kurtulmaya sadece
bir adım var
bu sistem hızlı kara taşımacılığında
yeni bir standardı temsil ediyor Dünya
nüfusu arttıkça şehir merkezleri
kalabalıklaştıkça tüm yük ulaşım
altyapısının üzerine biniyor
ne var ya bir avantajı insan ve yük
taşımacılığını daha verimli şekilde
yapması hem de pistonlara çarklara veya
hareket eden herhangi bir parça ya gerek
duymadan en önemlisi de hava veya
demiryolu için gereken petrolden çok
daha ağzına ihtiyaç duyuyor fakat Dünya
böyle bir atılımda bulunarak manyetik
Havalanma taşıtlarını benimseyecek mi
ulaşım uzmanlarına göre şimdi gelinen
nokta geleceğin teknolojisi için yeni
bir yatırım olacak
[Müzik]
abone ol

sınıfları birlikte tarih dersinin ilk
videosuyla tarihi öğreniyorum konusuyla
başlıyoruz. Dünyanın en kolay konusu bu
arada arkadaşlar ilk konular zaten kolay
oluyor. Okulda da ilk hafta biraz rahat
geçiyor. Bu dersimizi öğreneceğimiz
şeyler esasında son derece lokum. Hiç
korkmanıza gerek yok. Tarihi öğrenmenin
bireye yani insana ve topluma
faydalarını yorumlayacağız ve tarihi
öğrenmenin bireye ve topluma faydalı
kaynaklardan incelenmesini
yorumlayacağız. Çok basit bir konu, çok
basit bir kazanım. Belki yazıda bu
konuyla alakalı soru gelmeye deilir.
Geleir yoruma dayalı olarak gelebilir.
Ama bu dersin sonunda arşiv,
dijitalleşme, geçmiş, kanıt, olay, olgu,
tarih, tarihçi, tarihsel bilgi, tarihsel
zaman konularını öğreneceğiz ve hemen
dersimize başlayalım. Çok kolay bir ders
arkadaşlar tarih dersi. Bilhassa da 9.
sınıfta çok ayrıntılı bir olay yok. 10.
sınıfta biraz Osmanlı Devleti'ne
gireceğiz. 11'de inkılap tarihi
başlayacak yavaş yavaş. Onlar zor. Evet.
Orada dikkatli olmanız gerekiyor. Eğer
sözeli de seçtiyseniz bayağı ayrıntıları
öğrenmeniz gerekecek. Ama bu sene 9.
sınıfta tarih mi kolay, coğrafya mı
kolay, edebiyat mı kolay derseniz tarih
kolay. Tek yapmanız gereken dersi
dikkatlice dinlemek ve korkmamak. Zaten
öğreneceğimiz şeylerde son derece lokum.
Bugün öğreneceğimiz şey en lokum. Yani
bundan daha çifte kavrulmuş, bundan daha
fıstıklı, bundan daha e lezzetli bir
lokum bulamazsınız. Şu anda herkes
burada. Dersimiz zaten e güzel bir
şekilde öğrendikten sonra zaten canlı
yayınlarımıza, videolarımıza başladık.
Coğrafyayla başladık, edebiyatla
başladık, matematik, fizik, kimya, tarih
devam ediyoruz. Sizler güzel güzel
öğreneceksiniz. Sonrasında tabii ki
dinamo kitaplarımızdan ödevlerimizi
yapmayı unutmayalım diyorum ve
başlıyorum. Şimdi tarih esasen
ingilizcesini duymuşsunuzdur mutlaka.
Bazılarınız Anadolu Lesine herkes okulla
yazsın. Anadolu lisesini okuyanlar var.
Fen lisesinde okuyanlar var. Arkadaşlar
tarihin İngilizcesi history. Tamam mı?
history diye geçiyor. Tabii şu anda siz
Türkçe tarih okuyorsunuz ama ileride
üniversitede eğer işte Boğaziçi'e
OTTÜ'ye giderseniz İngilizce okuma
ihtimaliniz var. O durumda history
diyorlar tarife. Peki history ne demek
biliyor musunuz? Bakın İngilizce
bilenler için söylüyorum. His story yani
onun hikayesi yani hikaye esasında tarih
yani adam hikaye anlatmış biz de
dinlemişiz ve öğrenmişiz. Yani tarihin
birazcık gerçeklik payı zayıf. Bilimsel
olarak pozitif bilimler grubuna
girmiyor. Çünkü mesela fizikte diyorsun
ki yani kalemi bırakırsan aşağı düşer
diyorsun. Bu tamam bunu bu kalem
düşüyorsa bu da düşer diyorsun.
Alıyorsun başka bir kalem o da düşer
diyorsun. Bu bu da düşer. Bir kanun var
ama tarihte İstanbul'u her seferinde
Fatih kadar güçlü bir komutan
fethedemeyebilir ki veya bunun deneyini
yapamazsın ki. İşte o yüzden tarih
birazcık farklı, biraz hikaye gibi ama
dikkatli olmamız lazım. Bize
üniversitedeyken şöyle bir şey
söylemişti hoca. Şu anda dersteyken cam
kırılsa dedi. Böyle cam böyle güzel
boğaz manzaralı bir ok binamız vardı.
Cam kırılsa dedi. Şu anda bu camın
kırıldığını hepimiz gördüğümüz halde
hepimiz sebebini farklı farklı
düşünürüz. Birisi taşı şu attı der,
birisi bu attı der. Yani camın kırılma
anına şahitlik ettiğimiz halde taşı
kimin attığına dair farklı farklı eee
sezgilerde bulunuruz. Değişebilirdi.
Dolayısıyla şimdi adam bu tarihte
yaşanmış olayları adamlar görmemiş bile
yani. Tamam mı?
belgelere, kaynaklara bakarak açıyor
kitabı. Belgelere bakıyor. Ha burada bu
böyle olmuş diyor. Herhalde bu böyledir
diye yorum yapıyor. Ya sen olayın olduğu
esnada bile olsan değişiyor. Mesela şu
anda günümüzde çok büyük olaylar
yaşanıyor değil mi? Dünyada, Türkiye'de
yani kimisi siyah haklı diyor, kimisi
kırmızı haklı diyor. Ya görüyorsun olayı
televizyonlarda izliyorsun ama dünyanın
yarısı kırmızı aklı diyor. Yarısı siyah
aklı diyor. Türkiye'nin yarısı siyah
aklı diyor, yarısı kırmızı aklı diyor.
Dolayısıyla tarih dersinde böyle bir
sıkıntı var. Ama çok da önemli bir ders.
Neden? Çünkü maalesef insanlar geçmişi
aynen yaşatıyor bize. Yani birçok şey
tekrar ediyor. Tarih tekerrürden ibaret
değil ama hatalar tekerrür edebiliyor.
Dolayısıyla geçmişte yaşanan hataları,
geçmişte yapılan doğruları, geçmişte
alınan kararları dikkatlice de yön
verebiliyoruz. Dolayısıyla geçmişini
bilmeyen bir toplum gelecekte sıkıntı
yaşıyor. Biz Türk toplumu olarak da çok
güçlü bir toplumuz. Yani geçmişte
Hunlar, Köktürkler, Uygurlar ardından
İslamiyet kabul ediyoruz. Karahanlılar
sonrası Gazneliler, sonrası Büyük
Selçuklular sonrası Türkiye
Selçukluları, sonra Osmanlı Devleti,
sonra Türkiye Cumhuriyeti. Bak dünya
tarihine yön vermiş çok büyük bir
milletiz. Yani dünyada bizim kadar böyle
köklü millet neredeyse yok. Gerçekten
araştırın dünya tarihini. Ben dünya
tarihi de okudum. Yani Çinliler var.
Çinliler zaten bizden korkmuş. Altlarına
yapmışlar. Çin sedini yapmışlar. Çinleri
zaten geç. E sonra İranlılar var.
İranlılar çok köklü bir medeniyet. Hep
olduğu yerde durmuşlar. İranlılar hiç
kimse fethedememiş. E onlar da şu anda
durumları belli. Hani böyle geçmişte de
bizim gibi Osmanlı Devleti gibi bir yer
kuramamışlar. Yani bir Persparatorluğu
kurmuşlar ama bizim Osmanlı kadar
çarşafal değil. Roma desen yıkanmayı
falan bilmiyor pis millet. Ama yolları
yapmışlar ama sonradan Roma'yı da biz
yıkmışız doğramayı. Yani böyle dünyaya
baktığınız zaman Türkiye kadar güçlü bir
tarih çok az Türkler kadar. Dolayısıyla
tarihimizi öğrenmemiz gerekiyor.
Geleceğe yön vermemiz gerekiyor. Şimdi
tarih dersi o zaman history yani his
story onun hikayesi. Geçmişteki insan
topluluklarının ilişkilerini,
kültürlerini ve medeniyetlerini
belgelere dayanarak yer ve zaman
göstererek sebep sonuç ilişkisi
içerisinde inceleyen bilim dalı. Sebep
sonuç çok önemli. İşte şu şu sebepten
dolayı savaş çıktı sonucunda bu oldu
diye bilmemiz gerekiyor. Şimdi milli
bilinç çok önemli arkadaşlar. Gerçekten
milli bilinç çok önemli. Yani gidip de
bir Amerikalıda milli bilinç yok.
Adamlar zaten daha yeni keşfedilmiş.
Yani daha yeni bulunmuş. 18. yüzyılda
Amerika'yı keşfetmişler. E yani adamlar
biz Amerikalıyız diyecek bir durumları
olmamış. Ama biz Türklerin biz Türküz
diyeceğimiz bir durumumuz var. Tekrar
söylüyorum milattan öncesinde biz ilk
defa dünyada ordu sistemini kurmuşuz.
Hunlar diyoruz, Metehan diyoruz. Bu
adamların yaptığı şeylerden dolayı eee
savaşlardan dolayı Çinliler Çin sedini
yapmışlar. Uzaydan gözüküyor. Adamların
korkusu ta uzaydan gözüküyor. Uzaydan
bakıyorsun Çin sed gözüküyor. Bunu
bizden kaçtıkları için yapmışlar. bizim
saldırılarımızdan. Ha biz de tabii Çinli
prenseslere yenik düşmüşüz birazcık.
Devletlerimiz kısa sürede dağılmış.
Çinli prensler bizim aklımızı başımızdan
almış. Ama sonuç olarak çok güçlü bir
tarihe sahibiz. Yani Türkler gerçekten
dünya tarihinde çok büyük öne sahip.
Mesela araştırın istediğinize sorun.
Dünyada İslamiyet en fazla katkı yapan
millet Türkler. Niye? Tamam. Peygamber
efendimiz eee Arabistan'a gelmiş. Evet.
Arabistan'da doğmuş. Arap ama sonrasında
dünyada İslamiyet'ti en fazla yayan,
İslamiyet'ti en fazla koruyan haçlı
seferlerinden biz koruyoruz. Aynı
zamanda . Dünya Savaşı döneminde
dünyanın birçok dönemde Türkler
gerçekten dünyanın en büyük dinlerinden
biri olan İslamiyet'tin koruyucusu
olmuş. Belki İslamiyet Türk bir
peygambere gelmemiş, Araplara gelmiş ama
gerçekten çok değişik bir milletiz.
Dolayısıyla Türkiye tarihini
incelediğinizde, tarihimizi
öğrendiğinizde gurur duyabileceğiniz
gerçekten havalı bir e ders olduğunu
söyleyebiliriz. Hani bir şey olsaydınız,
ne bileyim Amerikalı olsaydınız ya tarih
derse ne öğreneceğiz, ne milli bilinci
diyebilirdiniz ama bir Türk için
gerçekten tarih önemli bir ders
arkadaşlar. Şimdi milli bilinç nedir?
Ortak duygular. Vatan sevgisi, bayrak
sevgisi, bağımsızlık duygusu, dayanışma,
fedakarlık, birlikte yaşama duygusunu
öğrenmiş oluyoruz. Aynı ülkü yani hedef
etrafında birleşen toplumlar tehlikeler
karşısında bir araya geliyor. Yani şimdi
Allah korusun yarın bir gün inşallah
olmaz ama bir savaş olsa herhalde Türk
milleti kadar hızlı bir şekilde organize
olacak olan ve vatanını satmak asla
satmayacak olan tek millet nedir?
Türklerdir. Yani genelde bazı insanlar
toprağını bırakıp terk edip gidiyor
mesela. Bazı insanlar vatanını
satabiliyor. Ama Türklerde bu çok az.
Biz de tankın altına yatan bir toplumuz
biz yani. Veyahut da çok az bir kişiyle
bile eee düşmana saldıran bir toplumuz.
Dolayısıyla tarih boyunca hiçbir zaman
Türkleri böyle ezip geçemiyorlar.
Mutlaka Türkler bir şekilde kurtulmayı
başarıyor. Bağımsızlığını elde ediyor.
Hatta Dünya Savaşı sırasında bak
İngilizler saldırıyor, Fransızlar
saldırıyor, İtalyanlar saldırıyor,
Ermeniler saldırıyor. Bütün bunlar hepsi
beraber saldırmasına rağmen Mustafa ve
ardından da onun öncesinde Balkan
Savaşlarını kaydetmişiz. Trablus
Savaşı'nı kaybetmişiz. Dünya Savaşı'nı
kaybetmişiz ama Atatürk gibi bir lider
geliyor. Türk halkını birleştiriyor ve
düşmanın kafasına kafasına vurup
gönderiyor. Yani Türkleri kolay kolay
asla bağımsızlığını alamıyorlar. Hiç de
alamamışlar. Dolayısıyla ortak ülkü,
dayanışma, birlikte güçlenme, toplumsal
birleşme, tehditlere karşı bütünleşme
açısından tarih duygusu çok önemli. Yani
şöyle düşünün. Siz hayatınız boyunca
hiçbir maçı kazanamadığınızı bilerek bir
maça çıkmanız var. Bir de hiçbir maçı
kaybetmediğinizi bilerek bir maça çıkma
var. Yani öyle değil mi? Mesela şimdi
bir Real Madrid sahaya çıktığı zaman ya
da bir dünyaca ünlü bir İspanyollar
sahaya çıktığı zaman adamlar çok
özgüvenli. Niye ya kardeşim diyor biz
her zaman yeniyoruz zaten diyor. Bizim
bir sürü kupalarımız var diyor ama bir
tane zayıf bir takım çıktığı zaman bir
eziklik var. Böyle bir korku var
içerisinde. Her an her şey olabilir.
Yine yenileceğiz. Yine beş yiyeceğiz.
Yenildik ama ezilmedik havasında oluyor.
Değil mi? Mesela futbolda biz o kadar
iyi değiliz. Belki bunu kabul etmemiz
lazım. Ama tarihsel sürece baktığınız
zaman Türkler tarihte her zaman savaş
konusunda, bağımsızlık konusunda
acımamışlar. Yani Türkler dünyanın en
büyük kara ordusuna sahibiz. İkinci en
büyük kara ordusuna sahibiz. Halbuki
dünyanın en büyük ikinci ülkesi değiliz.
Veyahut da şu anda işte bu iH'lar,
sihalar falan ihracat yapıyoruz. Yani
gerçekten esasında belki teknoloji o
kadar iyi değiliz. Belki çevre
temizliğinde o kadar iyi değiliz. Yani
dünyayı gezdiğinize bakıyorsunuz
gerçekten Türkler çöpü dışarı atıyor.
Maalesef öyle bir kötü uyumuz var. Siz
atmayın arkadaşlar lütfen. Sizden rica
ediyorum. Sizler gelecek lise olarak
bunu değiştirin. Dünyanın her yerine
gittiğinizde bilhassa Avrupa'ya
gittiğinizde her yer tertemiz.
Ortadoğu'ya gittiğinizde her yer çok
pis. Türkiye'deyse asp yere atıyoruz
çöpü. Bu çok kötü bir şey. Veyahut da
teknoloji konusunda belki şunu maalesef
Amerikalılar bulmuşlar. Tüm dünyada
herkes artık bunu kullanıyor ve bu
sayede zengin olmuşlar veya internet
konusu onlar. Ama savaş konusunda
dünyada ilk defa onlu sistemi, onba
başı, yüzbaşı, bin başını biz Türkler
bulmuşuz. Bağımsızlık duygusu konusunda
gerçekten garip bir yeteneğimiz var.
Şimdi Atatürk de zaten buna değiniyor.
Hatırlarsanız bunu geçen sene inkılap
tarihi dersi anlatmıştık. Şimdi
Türkiye'nin içerisinde hatta şöyle bir
şöyle bir kez daha gösterelim. Olayın
başlangıcı şöyle oluyor. Şöyle Kuzey
Amerika, Güney Amerika çizelim. Bir
Afrika çizelim. Şöyle bir çakma bir
Avrupa çizelim. Şöyle tamam. Şöyle.
Tamam. Şuraya Avrustralya, Madagaskar,
İngiltere, Grönland falan filan. Tamam.
Şimdi şimdi burası doğu. Tamam mı? Doğu.
Doğunun zenginliği var. İpek ve Baharat.
O buradan böyle batıya geliyor. Batıya
geliyor. Burası da batı. Şu haç işareti
koyduğum yerde batı. Batı daha burası
eski dünya daha Amerika'ya keşfet
demişler. Daha şurası birazdan
keşfedilecek Amerika burası. Tamam mı?
Bu batı doğunun zenginliğini alırken
ipek ve baharat yoluyla Osmanlı diye bir
devlet geliyor. Osmanlı geliyor burada
olayın rengini değiştiriyor. Buraya
Osmanlı Devleti kuruluyor. Hop hop
buraya içileri dikiyor ve diyor ki
buradan sonra bu geçiş bizden olacak
diyor. Doğuyla Batı arasındaki bağlantı
kesilince adamlar coğraf keşlere
başlıyorlar. Hop böyle geliyorlar
Amerika'ya keşfediyorlar. Hop Güney
Amerika'yı keşfediyorlar. Hop
Ümitburnundan Hindistan'a ulaşıyorlar.
Hop Avustralya'yı keşfediyorlar ve
inanılmaz zenginliyorlar. Zenginledikten
sonra biz doğuyla batının bağlantısını
İstanbul'un fethiyle kesip
zenginledikten sonra inanılmaz
güçleniyorlar ve ardından da sanata,
bilime önem veriyorlar. Matbaayla
İncili'i çoğaltıp kilisenin baskısını
azaltıyorlar. Zenginleşiyor adamlar
yani. Süper hale geliyor. Ardından da
Fransız ihtilali ve sanayi devrimini
yaşatıyorlar. Fransız ihtilali dünyadaki
en önemli olayların başına geliyor
arkadaşlar. Yani dünyadaki en önemli
olay hani sizin kendiniz için en önemli
olay kendi doğum tarihiniz ama dünya
tarihinden en önemli olay 1789 Fransa
ihtilali. Niye? Fransız ihtilalinden
sonra insanlar şunu anlıyor. Ülkeleri
krallar yönetmek zorunda değil. Yani bu
kraldan sonra onun oğlu, ondan sonra
onun oğlu, ondan sonra onun oğlu
yönetiliyormuş. Hep padişahın oğlu
Şehzade. Şehzade öyle hep geliyormuş.
Rusya'da çarlar varmış. İngiltere'de
krallar. Osmanlı'da padişahlar. İşte
eski Selçuklula sultanlar, Araplarda
sultanlar falan hep böyleymiş. Ama
Fransız dilerinden sonra bir dakika ya
biz kendimiz ülkeyi yönetebiliriz
diyorlar. Nasıl siz şu anda sınıf
başkanını seçebiliyorsunuz? Biz de kendi
ülkemizin başkanını seçebiliriz
diyorlar. İşte bu esnada başlayan
özgürlük ve adalet akımları Osmanlı gibi
içerisinde sadece Türkleri değil,
Rumları, Ermenileri, işte Bulgarları,
farklı farklı milletleri bir arada
bulunduran Osmanlı'nın içinde de Fransa
ihtilalinden sonra isyanlar çıkıyor.
Bunu hatırlarsınız geçen sene. Ben
Sırbım diye ilk başta Sırplar isyan
ediyor. Sonrasında ben Rum diye
Yunanistan devletini kuruyor. Ben
Bulgarım, ben Macarım, ben ıvırım, ben
zıvırım. Herkes isyan ediyor. Mustafa
Kemal Atatürk de diyor ki, "Kardeş sakin
olun. Biz de Türküz diyor ve Türkiye
Cumhuriyeti'ni kuruyor Atatürk diyor ki
ben de Atatürk'üm diyor. Yani Türkiye'yi
kuruyorum. Türk çocuğu ecdadını yani
dedelerinin dedesinin dedesini tanıdıkça
daha büyük işler yapmak için kendine
kuvvet bulacaktır. Şu anda siz belki
kendiniz biraz eee kötü
hissedebilirsiniz. Paramız değersiz
olduğu için insanlar gerçekten kendini
kötü hissedebiliyor. Dünyada zaten Dünya
Savaşı'nın çıkması da önemli bir durum
var. Bak bunu birçok hocanız bile
bilmeyebilir. Dikkatçe dinleyin burayı.
Hani Dünya Savaşı'nda Hitler gidip hani
Dünya Savaşı'nı duymuşsunuzdur. Hitler
denen bir adam var. Gidiyor tüm dünyayı
yerle bir etmeye çalışıyor. Tüm
Avrupa'yı fethediyor. Yahudileri
fırınlarda kızartıp e sabuna çeviriyor.
Niye böyle bu kadar acımasız bir şekilde
saldırıyor biliyor musunuz? Bu adamların
bu kadar kinlenmesinin temel sebebi şu.
Paraları değer kaybediyor. . Dünya
Savaşı'ndan sonra hatırlarsanız . Dünya
Savaşı bitiyor. Şöyle bakın. . Dünya
Savaşı diyorum. BDS yazdım buraya. 1.
Dünya Savaşı. Bir Dünya Savaşı bitince
hatırlarsanız bir İngiltere var, Fransa
var. Savaşı tarafı kazanan taraf. Bir de
bizim taraf var. Almanya işte Osmanlı,
Avusturya, Macaristan falan. Şimdi biz
Osmanlı kaybedince bize hangi anlaşmayı
yapmışlardı? Sevri yapmışlardı. Biz
Sevri kabul etmeyip ne yapıyoruz?
Kurtuluş Savaşı'ı yapıyoruz ve Kurtuluş
Savaşı sayesinde Lozan'ı imzalatıyoruz
onu. Almanlara ise Versay diye bir
anlaşma imzalatıyorlar. Bu Versay
anlaşması o kadar ağır, o kadar sert, o
kadar acımasız bir anlaşma ki Almanlar
eskiden bir Alman markı bir Amerikan
dolarına eşitken zamanla bir Amerikan
doları bu kadar Alman markı oluyor. Tam
bu kadar oluyor. Atmıyorum abi. Kaç? 2 4
6 8 10 12. Evet. Bu kadar Alman markına
dönüş. Yani Alman markı çöp oluyor. Şu
kağıt kadar değersiz oluyor. Hatta bu
kağıt daha değerli oluyor. Almanlar da
kendilerini değersiz hissediyorlar.
Sonrasında Hitler gelip diyor ki, "Hayır
siz değerlisiniz. Siz güçlü bir
milletsiniz. Siz harikasınız. Siz
süpersiniz. Bizim bu şekilde değersiz
olmamıza sebebiyet veren, bizim
ekonomimizi batıran Yahudilerdir." diyor
ve Yahudilerin hepsini temizliyor.
Ardından tüm dünyaya savaş açıyor.
Almanya'ya savaş açıyor ama sonra
patlıyor. Ayrı mesele. Özetle paranız
değersizse kendinizi değersiz edersiniz.
Paramıza biz en Bak benim cebimde para
var mı? Bilmiyorum. Param bitti bu
aralar ama. Bakayım. Heh. Bak paramızı
koyalım şöyle. Varmış. Gerçekten
zenginmişim. Şimdi bak paramıza
baktığımız zaman arkadaşlar bir şey
düşmesin. Bir dakika kartım düştü. Şöyle
alalım. Kredi kartımı da göstermeyeyim
şimdi. Herkese şaka. Şimdi bu paraya
baktığınız zaman arkadaşlar hocanızın ne
kadar zengin olduğunu görüyorsunuz. Bu
bir. Teşekkür ederim. İkincisi bak
paraya en değerli şeylerimizi koyuyoruz.
Bir Yunus Emre'yi koymuşuz. Dünyada en
tanınan edebiyatçımız. Bu tarafa
liderimizi koymuşuz. Atatürk koymuşuz.
Bu para değersiz olunca, önemi olmayınca
senin kendini de değersiz ediyorsun.
Diyorsun ki ya ben de değersiz bir
milletim herhalde diyorsun. Baksana
param değerli değil diyorsun. Paran
değerli olunca kendin değerlis diyorsun.
Hocam bunu niye anlatıyorsunuz? İşte
burada gerçekten de Mustafa Kemal
Atatürk bize diyor ki ya belli bir
dönemde ekonomik koşullardan dolayı
paramız değersiz olduğu için veya
ekonomik sıkıntılardan dolayı kendini
değersiz edebilirsin diyor. Muhtaç
olduğun kudret damarlarındaki asil kanda
mevcuttur diyor. Türk çocuğu ecdadını
yani geçmişini, Hunları, Köktürkleri,
Uygurları, Karahanlıları, Gaznelileri,
Gazneli Mahmut'u, Mete Han'ı,
Alparslan'ı, Melikşah'ı, Fatih Sultan
Mehmet'i, Kanunusan Süleyman'ı, Yavuz
Selim'i tanıdıkça daha büyük işler
yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."
diyor. Burası çok önemli arkadaşlar.
Çünkü diğer türlü ya bizim ülkede Steve
Jobs yok ki, ya bizim ülkede işte ne
bileyim Bill Gates yok ki, biz
Zuckerberg yok ki diye kendimizi ezik
hissedebiliriz. Hayır arkadaşlar biz
eğer geçmişimizi bilirsek gerçekten
kendimizi çok çok iyi hissedebiliriz
arkadaşlar bunu söyleyelim. Dolayısıyla
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha
büyük işler yapmak için kendine kuvvet
bulacaktır demesinin anlamı bu. Tarih
bilinciği çok önemli diyor Atatürk.
Atatürk gençlerin milli tarih ve kültür
bilincine sahip bireyler olarak
yetiştirilmesi gerektiğini
vurgulamıştır. Şimdi geçmiş ve gelecek
arasında insanlar gelecek hakkında
öngörülerde bulunabilmek için geçmişi
bilmesi gerekiyor. Bu çok önemli.
Geçmişi bilmeden geleceği öğrenemiyoruz.
Her an geçmişe dönüşür hayatımız.
geçmişile gelecek arasında sürüyor.
Geçmişi hatırlamamız önemli. Geçmişten
ders almamız önemli ve geleceği
planlamamız önemli.
Tarih bilgisi, değerlerimizi kavrıyoruz
ve aidiyet duygusu oluşuyor. Yani eğer
sen tarihi bilmiyorsan gerçekten aidiyet
duygun olmuyor. Diyorsun ki ya biz
normal işte niye yaşıyorum ki ben
diyorsun. Açıyorsun Instagram'a
bakıyorsun, açıyorsun TikTok'a
bakıyorsun, açıyorsun WhatsApp'a
bakıyorsun, açıyorsun YouTube'a
bakıyorsun. Sonra kapatıyorsun,
uyuyorsun sabah. Hayır. Sen eğer tarih
bilirsen, değerlerini kavrarsan ve
aidiyet duygun olursa neden ders
çalışman gerektiğini, neden okuman
gerektiğini, neden bu ülkeye sahip
çıkman gerektiğini, neden yere çöp
atmaman gerektiğini bile biliyorsun.
Tarihini bilmeyen toplumların devamlılık
göstermesi de mümkün değil. Tespit
önemli. Gözlemlenen sonuçlar, altta
yatan nedenler, köken ve kimlik,
sürdürebilirlik çözümler. Bunların her
biri alt kavramlar. Burası çok detayı
önemli değil. Ama önemli olan tarihini
bilmen gerekiyor. Yoksa tarihini
bilmezsen devamlılık göstermiyorsun.
Kaybolup gideceğen bir toplum oluyorsun.
Tarih kimliğin yaratılmasına hafızanın
destekleyicisi. Geçmişin toplum
kimliğine göre inşasında hatırlama ve
nakil aynı anda rol oynuyor. Yani sen
geçmişini hatırlıyorsun ya diyorsun
benim geçmişimde Hunlar, Köktürkler,
Uygurlar, Karahanlılar, Gazneliler
vardı. Benim geçmişimde Osmanlı vardı,
Selçuklu vardı, Atatürk vardı. O zaman
ben bir kimliğe sahibim diyorsun. Ben
böyle bir milletten geliyorum diyorsun.
Dolayısıyla bunu tarih dünyaya daha
geniş bir çerçeveden bakmamızı da
sağlıyor. Sen biliyorsun ki İngiltere
hiçbir zaman senin dostun olmaz. Her
zaman seni parçalamaya çalışmış. Osmanlı
zamanında da, Atatürk zamanında da.
İngilizce öğreniyorsun. İngiltere'de
gidip belki okuyorsun bile ama orada
dostunu da düşmanını da bilmen
gerektiğini mutlaka anlamış oluyorsun.
Her tarih kitabında bir hikaye var.
Zaten tarih hikaye dedik. Geçmişle
ilgili hikayeler okumak sadece keyifli
değil. Aynı zamanda bize öğretici
oluyor. Kur'an-ı Kerim'de bile Allah
bize hikayelerle yani Haz Yusuf'un,
Hazreti Musa'nın
hikayelerini anlataraktan bazı dersleri
veriyor. Dolayısıyla tarihin bireye
faydalarına baktığımızda bir kimlik
bilinci kazandırıyor. Burası önemli.
Kişi geçmişi tanır ve köklerini öğrenir.
İki eleştirel düşüme öğreniyorsun. Her
şeyi atlamıyorsun. Ya bir dakika bu
böyle olmayabilir diyorsun. Farklı bakış
açılarını değerlendiriyorsun ve empati
kuruyorsun. Bu iki demiştik. Bu da 3.
Yani farklı dönemlerdeki insanların
şartlarını anlıyorsun. Ya diyorsun
mesela korona olduğu zaman herkes çok
şaşırdı. Aa ne oluyor bu? Uydurma bir
şey mi acaba? Bize çip mi yüklüyorlar
falan. Halbuki tarih bilen bir insan
dünyada her yüzyılda bir buna benzer
veba gibi mesela Atatürk döneminde
sanatoryumlar açıldığını duymuşsunuzdur
inkılap tarihinden. Niye açılıyor? Çünkü
o dönemde de aynı korona gibi tüm
dünyada salgınlar oluyor. Yani nasıl
kışın kar yağıyorsa bakın şöyle düşünün.
Şöyle mevsimler var ya
sonra sonbahar geliyor. Sonra kış sonra
ilkbahar geliyor. Sen kışın kar
yağdığında şaşırıyor musun?
Şaşırmıyorsun yani. Ama kış hiç görmemiş
biri görse aa ne oluyor? Kar yağıyor her
tarafa falan diye şaşırır. Ama sen kış
gelince şaşırmıyorsun. Montunu
giyiyorsun korunuyorsun. İşte dünyada
her yüzyılda bir buna benzer salgınlar
oluyor. Veba salgını oluyor. İşte eee
verem salgını oluyor. Korona salgını
oluyor. O dönemde aynı montunu giyer
gibi salgınlara karşı önlemini
alacaksın. Sağlıklı olmak için de fazla
kurallara uyman gerekiyor. Aşını olman
gerekiyor. Bu kadar basit esas. Ama
bilmezsen bu bir oyun mu? Dünya üzerine
bir oyun mu? Ya ne oyunu dünyanın her
zaman önüne olmuş. Sadece sen sosyal
medya olduğu için artık her şeyi
görebiliyorsun. Eskiden Çin'de de veba
olduğunda görmüyordun. Çünkü Çin'de
internet yoktu, televizyon yoktu. Oradan
oraya bağlantı kuramıyordun.
Bilmiyordun. Ama şu anda bakıyorsun
Çin'de de herkes sokağa çıkmıyor.
Hollanda'da da çıkmıyor. Türkiye'de de
çıkmıyor, Amerika'da çıkmıyor. O zaman
tüm dünyada bir oyun mu oluyor? Hayır
canım. Tüm dünyada böyle oluyordu bu.
Bunu tarihi bildiğin zaman farklı
dönemlerdeki şartları anlayıp
yorumlayabiliyorsun ve geleceğe yön
veriyorsun. Saçma sapan bir hareketler
yapmıyorsun. Tarihin topluma faydalarını
zaten söylemiştik. Kişisel olarak tüm
toplumu da etkiliyor. Ortak kimlik
oluşturuyor. Kültürel miras kazanmamızı
sağlıyor ve toplumsal hafıza
oluşturuyor. Gelin şimdi isterseniz
biraz sorular soralım. Demiş ki
Atatürk'ün bu sözünden hareketle tarih
öğreniminin bireye saldığı temel kazanım
aşağıdakilerden hangisidir? demiş.
Atatürk Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça
daha büyük işler yapmak için kendine
kuvvet bulacaktır. sözüyle tarih
bilincinin önemini vurgulamıştır. O
gençlerin milli tarih ve kültür
bilinciyle yetiştirilmesi gerektiğine
inanmıştır diyor. Tamam. Atatürk'ün bu
sözünden hareketle tarih öğreniminin
bireye saldığı temel kazanım hangisidir?
Farklı kültürlere karşı önyargı geliştir
mi? Hayır. Önyargı kötü bir şey.
Geleceği planlarken geçmişten bağımsız
hareket etme. Bu da anlamsız bir ifade.
Toplumsal sorunlara karşı duyarsız
kalma. Bu da anlamsız. Milli kimlik ve
aidiyet duygusunu güçlendirerek geleceğe
yönelik ilham verme. Evet bu doğru
seçenek. Buna işaret koyabiliriz.
Eleştirel düşme becerisini zayıflatma.
Bak hep böyle
anlamsız ifadeler. Ama burada milli
kimliğimizi kazanıyoruz. aidiyet duygusu
kazanıyoruz ve geleceğe ilham veriyoruz.
Şimdi geldik diğer sorumuza. Bu tarih
tanımına göre bir olayın tarih biliminin
konusu olabilmesi için aşağıdaki
unsurlardan hangilerini barındırması
gerekir diyor. Tarih geçmişte yaşanmış
olayları belirli bir metodoloji
çerçevesinde inceleyen bir bilim
dalıdır. Tamam. Bu metodoloji tarihsel
bilginin güvenilir ve nesnel olmasını
amaçlar. Tamam.
Buna göre bir olayın tarih biliminin
konusu olması için ne olması gerekir
diyor. Bakalım. Efsane ve mitolojik
alıntılara, anlatılara dayanma. Hayır.
Sadece bireylerin kişisel anılarını
içerme hayır. Kişisel anıyla da tarih
olmaz. Belgelere dayanma, yer ve zaman
gösterme, sebep sonuç ilişkisi kurma. Bu
doğru. Toplumsal etkilerden arındırılmış
ve soyut olma. Ya tarih soyut olabilir
mi ya? Deney ve gözlem metotlarıyla
tekrarlanabilir. Tarih tekrarlanamaz ki.
Hadi İstanbul'u bir daha fethsin Fusan
Mehmet. Öyle bir şey olamaz. Tarihte
deney yoktur. O yüzden cevabımız Ceyhan
seçeneği. Gördüğünüz gibi son derece
net, kolay bir ders. Bu sene konuları
güzel bir şekilde öğreneceğiz. Ardından
da yeni müfredat tam uygun dinama
kitabımızdan sorularımızı çözüp
yüzülerimizi kapacağız. Tek yapmanız
gereken dikkatli bir şekilde konulara
hakim olmak. Çok ağır bir şekilde
çalışmanıza gerek yok. Tarih dersi
düzenli bir şekilde çalışıldığında
dersleri takip ettiğinizde dersi derse
öğrenerek süper yapabileceğiniz bir
ders. Önemli bir ders. Hadi bakalım ödül
soruyorumlarınızı bekliyoruz. Diğer
yayınlarınıza görüşmek üzere arkadaşlar.
[Müzik]

Herkese merhabalar Bugün sizlerle
birlikte 1 Dünya Savaşı konusunu 5
dakikada öğreneceğiz
Biz Bir dakikada mı anlatacağız haklısın
binlerce insan öldü Bizim de binlerce
askerimiz Şehit Oldu gerçekten dünyanın
bütün ülkeleri birbirine girmişti ama
biz şimdi bu konuyu Beş dakikada
öğreneceğiz ve LGS'ye bir net daha
artacak sonuçlara
[Müzik]
başlıyoruz
şimdi genel nedenlerin başında
Sömürgecilik geliyor yani diğer bir
nedenle para şöyle TL işareti yapıyorum
Almanya ve İngiltere para kazanmak için
Birbirlerine giriyorlar sömürge
İmparatorluğu kurmaya çalışıyorlar
milliyetçilik isyanları da var tabii ki
ham madde ve pazar Arayışın zaten
sömürgecilikle bağlantılı Bir de
devletler silahlanma yarışına giriyor
özel nedenlere baktığımızda İngiltere ve
Almanya arasında sömürge rekabeti var ki
savaşın temel nedeni Rusya ve Avusturya
Macaristan arasında Panslavizm
politikasından dolayı bir mücadele var
aslında
yaparak Avusturya macaristan'ı bölmeye
çalışıyor Asansörde bir bölge bu bölgede
Fransa ve Almanya kömür havzaları için
mücadele ediyor savaşın görünen nedeni
ise Bunlar genelde özel nedenler görünen
nedeni ise Avusturya Macaristan
veliahtının bir Sırp milliyetçisi
tarafından öldürülmesi Yani bir Sırp
Avusturya Macaristan Kralı
çalışıyor Almanya Rusya ile savaşıyor
Herkes birbirine girdi Herkes birbirine
girmeye başlıyor ve bu şekilde Birinci
Dünya Savaşı başlıyor Bu görünümler
neden Tabii ki esas nedenler Bunlar
şimdi itilaf devletlerinin başında
İngiltere var Kaptan İngiltere burada
İttifak Devletlerinin başına
Almanya var Almanya ve İngiltere
başarılar sonra da Osmanlı Devleti
ittifak devletine katılacak İtalya
buradaydı bu tarafa geçecek gerçekten
dünya mücadelesi yaşanacak şimdi Osmanlı
neden savaşa giriyor birincisi
kaybettiğimiz toprakları almak istiyoruz
siyasi Yalnızlıktan kurtulmak istiyoruz
ve ekonomik olarak bizi bitiren mahveden
kapitülasyonları kaldırmak istiyoruz
zaten kapitülasyonları kaldıramayacağız
ne zaman kaldıracağız onu söyle
Harikasın Tebrik ediyorum seni Lozan'da
kaldıracağız yani kurtuluş savaşı
yapacağız Mustafa Kemal Atatürk
sayesinde Lozan'da kapitülasyonları
kaldırabiliriz Bir de dış borçlarımız
var Bundan kurtulmak istiyoruz yani
kaybettiğimiz toprakların bile borcunu
ödüyoruz Şimdi Almanya neden Osmanlı'nın
yanında istiyor birincisi Osmanlı'nın
halifelik gücünden yararlanmak istiyor
padişahlarımız Aynı zamanda birer halife
jeopolitik konumundan faydalanmak
istiyor Gördüğün gibi Osmanlı gerçekten
dünya devletlerinin tam ortasında yani
böyle bir mücadele başlattığın zaman
İngiltere'nin sömürgelerini Rusya'nın
topraklarına zarar verebilirsin ve
böylece Savaşı farklı bölgelere
yayabilirsin Bir de Savaş yükünü
hafifletmek istiyor Osmanlı savaşa nasıl
girecek
gobermanlık gemileri Alman gemilerini
Yavuz ve Midilli ismiyle satın alacağız
ardından da Rusya mallarını
bombalayacağız şimdi bizim bir
saldırdığımız cepheler var yani taarruz
cepheleri Kafkas Cephesi k kanal
cephesica kaka cepheleri bizim gerçekten
saldırı yapıp maalesef kaybettiğimiz
Efeler Kafkas Cephesi Rusya ile
savaşıyoruz burada Mustafa Kemal Muş
öyküsü geri alıyor Ama bu cephede
başarılı olamıyoruz bu cephede binlerce
askerimiz Sarıkamış Harekatı'nda şehit
oluyor soğuk nedeniyle Bir de burada
cephede savaşırken Ruslarla bir
bakıyoruz ki üzerine Rus asker kıyafeti
var ama içinde Osmanlı kimliği çıkıyor
Aa Bunlar Ermeniler Ermenileri de
zorunlu olarak göç ettiriyoruz Suriye
tarafına Buna da sevgi İskan kanunu
deniyor Kanal cephesinde de
İngiltere'nin sömürgelerine saldırıyoruz
Ama burada da Maalesef geri çekilmek
zorunda kalıyoruz savunma cephelerine
baktığımızda Çanakkale cephesi var
burada İtilaf devletleri ile savaşıyoruz
ve bu cephe kazandığımız bir cephe zaten
bu cepheyi kaybetseydik Osmanlı Devleti
yıkılıp gitmişti burada Çanakkale'de
Anafartalar kumandanı anafartalar
kahramanı Mustafa Kemal ile ve Türk
askeri ile Gerçekten müthiş bir başarı
elde ediyoruz Çanakkale Geçilmez diyoruz
ve yardım alamayan Rusya yardım
istemişti orada ihtilal oluyor savaşın
süresi uzuyor ve
Osmanlı devletinin kolay kolay
yıkılamayacağı anlaşılıyor
savunma cephelerine baktığımızda şimdi
kanal cephesine saldırmıştık ne olmuştur
atladık dediğim gibi patladık bu sefer
bize saldırıyorlar
Irak cephesi başlıyor Irak cephesini
Halil Paşa kut'ül amare'de Zafer
kazanıyor Osmanlı ordusunun en önemli
zaferlerinden biri İngiliz subayları
esir alıyoruz ama yine de geri çekilmek
zorunda kalıyoruz Suriye Filistin
cephesi İngilizlerle yine savaşacağız
Hicaz Yemen cephesinde Fahrettin Paşa
bölgesi savunuyor Kutsal Topraklar
neresi oralar Tonguç herhalde Mekke
Medine harikasın işte dediğim gibi Mekke
Medine'yi çok güzel bir şekilde
savunuyoruz Ama burada da yine Araplar
İngilizlerle işbirliği yaptığı için
kaybediyoruz Şimdi bir de
müttefiklerimize yani dostlarımıza yani
işte Almanya Avusturya Macaristan'a
Bulgaristan'a yardım ettiğimiz cepheler
var burada da Galiçya Romanya ve
Makedonya cephesi var Osmanlı toprakları
dışında dostlarımıza yardım için
savaşıyoruz ve savaşın sonunda da ne
oluyor Amerika Almanya'ya saldırıyor ve
diyor ki bitireceksiniz bu Savaşı
İngiltere Fransa'da Savaşı kazanıyorlar
Tabii ki ve çok uluslu imparatorluklar
yıkılıyor yani o sırada senin
İmparatorluğu yıkılıyor işte
Alman İmparatorluğu yıkılıyor yeni yeni
devletler kurulacak Sömürgecilik yerini
Manda ve himayeye bırakıyor Eskiden
Sömürgecilik yarışı vardı artık küçük
Devletleri ekonomik olarak manda
Gerçekten çok güzel çıkardım bu sesi ve
himaye altına almaya çalışıyorlar yani
içlerinde serbest ol dişlerine bize
bağlı oluyorlar yeni rejimler ortaya
çıkıyor Ve dünya barışını korumak için
Milletler Cemiyeti kurdu Peki Milletler
Cemiyeti Dünya barışının sağlayabiliyor
musun
Çünkü ikinci yasağı çıkıyor zaten
Birinci Dünya Savaşı sonrasında doğru
kararlar alınmayınca da ikinci yasası
için çıktığına rahatlıkla
söyleyebilirsin 5 dakikada Birinci Dünya
Savaşı'nı anlattık Ama sen mutlaka sözel
son tekrar kitaplarımızdan bu konuları
bir kez daha tekrar et bununla alakalı
sorular çöz Hadi bakalım ödülü
soruyorumlarınızı bekliyoruz arkadaşlar
[Müzik]

Herkese selamlar herkese Merhabalar
arkadaşlar İsa'nın ilk dönemleri yani
ikinci ünite ile karşınızdayız Peki
arkadaşlar neler göreceğiz insanlar
yazıdan önce neler yaptı hangi icatlarla
uğraştılar devletler nasıl ortaya çıktı
bundan kısaca bahsedeceğiz Tabii ki
Tonguç sadece videolarla yanında
olmayacak sıfırdan 9'a tarih konu
anlatımı soru Bankasına hazırladık
ödevlendirmeyi bundan yapacağız yine
arkadaşlar dinamo soru Bankası'nda
ödevlendirmemizi Her zamanki gibi
yapacağız Hadi kemerlerinizi bağlayın
hız kesmeden başlayalım
şimdi ilk olarak arkadaşlar insanın ilk
izlerini göreceğiz insanlar ilk nerede
ortaya çıktı ve Daha sonrasında Yazının
gelişimi nasıl ortaya çıkacak Sümerler
yazıyı nasıl buldu ve İlk çağda başlıca
medeniyet hafızası yani Akatlar Sümerler
babiller gibi uygarlıkları göreceğiz ve
insan ve göç konusunu ele alacağız ve bu
göçlerden sonra artık kabul eden devlete
doğru bir geçiş süreci başlayacak ve
kanunların doğduğunu birlikte ikinci
ünitede Göreceğiz şimdi ilk olarak
arkadaşlar 9 sınıfta ikinci ünitenin
kullanım alanları ve faydaları nelerdir
tarih öncesi öğrenmeyi sağlar insanın
ilk yerleşimi yerlerini keşfedeceğiz
birlikte Hadi gelin her zaman yaptığımız
gibi ödevlendirmemizi gelelim ilk olarak
arkadaşlar 0'dan 9'a tarih hangi
sayfalardan sorumluyuz sayfa 28 ve 56
sayfalardan sorunlar olacağız arkadaşlar
yani burada Tonguç senin için güzel bir
görsel de hazırlamış ilk yerleşim
yerleri bunları arkadaşlar karikatür
şeklinde ele alıyoruz ve soruları tek
tek çözebilirsiniz Yapamadın mı tatsız
karekodumuz var bunu okuttuğumuz zaman
da Tonguç yine her daim senin yanında
olacak Ve tabii ki konu anlatımını
tamamladıktan sonra dinamo tarih
arkadaşlar kitabını ele alacaksınız
bundan ise 0 birden On bire kadar
arkadaşlar sorumlu olacağız baktığımızda
arkadaşlar kitabın içerisinde neler var
burada konu anlatımlarını görüyoruz
soruları göreceğiz arkadaşlar yetmeyecek
yine sınava hazırlık içinde seni
arkadaşlar Başka konularda ne yapmakta
beklemekte diyeceksiniz Hadi kemerini
bağla uçağa birlikte geçelim Şimdi
arkadaşlar insanın ilk izi şimdi dünyada
arkadaşlar etraf buzullarla kap
buzullarla kaplı olduktan sonra yazılar
önceki dönemin aydınlatabilmesi için en
önemli unsur arkeolojik araştırmalar
olacak yani o döneme ait bulunmuş taş
eşyalar kaplar kacaklar gibi unsurlar
bizim için önemli yine mağaralar
kerpiçten ilkel konutlar taştan kemikten
pişmiş kıldan yapılmış aletler tarih
öncesinde devirlerin aydınlatılmasında
Bize ışık tutmakta Peki değerli
arkadaşlar insanın ilk oluşum yeri
neresidir dersek karşınıza bir harita
var şimdi Mezopotamya ve Anadolu
bölgesini görüyorsunuz Şimdi arkadaşlar
Mezopotamya baktığınızda bir Hilal gibi
çizilmiş O yüzden de tarihçiler buraya
bereketli ne demekti Hilal Adını ne
yapmaktadır vermektedir Dicle ve Fırat
nehirleri arasında kurulan bu uygarlık
insanın ilk yerleşimleriyle ilgili bize
önemli buluntular sağlamakta ikinci
unsurumuz ise Anadolu coğrafyasıdır Yani
dünyada iki tane önemli yer var burası
Anadolu ve Mezopotamya şehri arkadaşlar
insanın ilk yerleşim yerleri olarak
kabul edilmekte Peki ilk insanların
hayat tarzı ve geçim kaynakları nasıldı
nelerle uğraştılar Şimdi şöyle bir
mantık kurun tarihi ezber yapmanıza
gerek yok mantık kurarak gidebiliriz
Aslında Siz dünyaya geldiniz arkadaşlar
Etrafınıza hiçbir şey yok İlk önce
insanı ne yapması lazım karnı doyurması
gerekiyor o yüzden de hayat tarzı olarak
avcılık yapmış ve toplayıcılıkla
uğraşmışlardır Şimdi siz o dönemde
bulduğunuz meyveyi falan tükettiniz ne
yapmak zorundasınız başka yerlere doğru
Yelken açmanız gerekiyor o yüzden ilk
insan arkadaşlar Göçebe bir yaşam
tarzına sahip olacak ve sonrasında ilkel
buğdayı evcilleştirerek tarımsal neye
geçmeye başlıyor faaliyete Unutma ilk
insanlar da tarımsal bir toplum varsa
unutmuyorsun genelde köleci bir toplum
yapısı göreceğiz kalecinin yanı sıra tek
tanrımadır çok Tanrı mıdır dersekte Çok
tanrılı bir inanç yapısına Nadir sahip
olacak diyeceksin sonrasında İnsanoğlu
arkadaşlar hayvanları evcilleştirmeye
başlıyor keçi koyun sığır domuz at ve
köpek gibi hayvanları evcilleştirmiştir
ve ilk evcilleştirilen hayvanda köpek
olarak ne yapılmakta bilinmekte milattan
önce 9000'lerden itibaren üreticinin
başladığı görülmekte yani üreticilik
demek ne demektir dersek tarımsal
faaliyet olarak ne yapmaktayız
bilmekteyiz Çayönü bölgesi Yani bugün
Diyarbakır ve Cafer öğüt yani Malatya
bölgesinde yerleşmelerde dünyanın en
eski yerleşim yerleri bulunmakta Ve
Buğday Taneleri ve üretimi olan Enver
evcil buğdayı bulunmuştur Hatta Anadolu
coğrafyası buğdayın anavatanı olarak da
ne yapılmıştır kabul edilmiştir diyor
insanlar Tabii ki tarıma geçmesiyle
birlikte yerleşik hayata geçtiler
otomatik olarak yerleşik hayata
geçmeleriyle birlikte artık mağaraları
bırakmaya başlıyorum nüfusun artışıyla
birlikte mağaralar yerine belli bir
kısmı toprağa gömülü yuvarlak planlı
kulübe şeklinde Barınaklar Yani biz buna
megaron tipi evler olarak ne yapmaktayız
bilmekteyiz Nitekim görselimizde de
megoran tipini yani ızgara tipi evi
görmekteyiz Bunun ilk örnekleri
İzmir'deki Liman Tepe ve bakla Tepe
höyüklerinde yapılan arkeolojik
kazılarda megaron tipli evlere ne
yapılmıştır rastlanmıştır diyoruz
değerli arkadaşım geldim Peki bu kadar
uğraş varken insanın ilk köy yerleşim
yeri insanın ilk şehir yerleşimi insanın
ilk ibadet yerleri neresidir Peki
hatırla Şöyle geriye dön neresiydi
Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasıydı
değil mi peki birlikte beraber Hadi
şöyle bir tekrar yapalım Siz de bana
cevap verin dünyanın ilk köy yerleşim
yeri diye sana sorusu sordu Sen ne
diyeceksin hemen mükemmel şehrimiz olan
Diyarbakır bölgesine gidiyoruz Buradan
da Diyarbakır'a selam olsun arkadaşlar
neresi diyorsunuz çay önü diye ne
yapacağız Bileceksiniz dünyanın ilk köy
yerleşim yeri Hatta Enver evcil buğdayı
burada bulunmuştu sonrasında geldim
köyler zaman içerisinde şehirleşmeye
başlayacak ve Dünyanın ilk şehir
yerleşimi nerededir dersekte yine
Konya'ya selam olsun arkadaşlar çatal
neresi diyorsunuz
Höyük bölgesi de Dünyanın ilk şehir
yerleşimi olarak ne yapılmakta
bilinmekte Peki siz şehre kurdunuz
köyleri kurdunuz tabii ki insan doğası
gereği bir şeyi tapında gereksinimi
duymuştur yani dünyanın ilk ibadet yeri
ortaya çıkacak Hatta dizilere filmlere
konu oldu arkadaşlar neresidir Burası
dersek Tabii ki göbekli neresi
diyorsunuz Tepe diyeceğiz Nerededir peki
Göbekli Tepe mükemmel şehrimiz olan şu
anda
Urfa Bölgesi'nde Nitekim buraya da
Şanlıurfa'ya da selamlarımızı
gönderiyoruz şimdi geldim arkadaşlar
tabii ki tarih öncesi devirler
insanların kullandığı aletlere kap
kacaklara göre tarih öncesi devirler
şekillenmiştir İlk önce insan taşı
kullandı ve taşağını yaşadı sonrasında
madeni keşfetti ve maden çağını yaşamaya
başladı şimdi tek tek böyle açalım
birlikte eski taş yani paleolitik Çağ
diyeceğiz paleoitik Çağ arkadaşlar önemi
nedir dersek İnsanlığın en uzun ve en
ilkel dönemidir insanlar soğuktan
kaçmaya çalışmış karınlarını doyurmaya
çalışmışlar toplayıcılıkla uğraşıyorlar
bu dönemde sonrasında doğası gereği
avlanma gereksinimi duydu ve orta taşa
geçtim diğerine mezolatik Çağa geçeceğiz
mezarlıktaki çağda İnsanoğlu artık taşı
Obsidyen diye adlandırdığım taşı
sivrilerek avlanmayı daha hızlı ve
pratik hale getirmeye başladılar işte
taştan Baltalar taştan mızraklar yapmaya
başladılar ve sonrasında orta taşın
sonuna doğru ateşi buldular Ve toprağa
pişirmeye başladılar ve kap oyuncaklar
yapmaya başladım ve ben yeni taşa yani
Neolitik Çağa geçtim Neolitik Çağ ile
birlikte İnsanoğlu artık ilkel bitkileri
evcilleştirmeye ve tarımsal üretime
geçmeye başladı Yani o göçebe yaşam
tarzı bir anda yerleşik hayata geçmeye
başladı ve İnsanoğlu bakırı keşfetti ve
artık taş Devri'ni kapatarak maden
çağına geçti yani karkolitik dönem bakır
Devri diye adlandırdım devre geçeceğiz
evde annelerinizi bakır kapacakları
vardır ama anneniz Her zaman şunu söyler
benim bakırı kararlâ atmam lazım Çünkü
bakır zehirli bir madendir ve insanı
zehirler ve insanoğlu bu dönemde Tunca
geçecek yani bakır artı Kalay diye
adlandırdı döneme geçiyor ve sonrasında
Tunç devrinde tekerlekler bulunuyor ve
milattan önce 3500 yıllarda Sümerler
yazıyı keşfettiler Ama tabii ki ben
tarihi devirlere geçtim mi Hayır Çünkü
dünyada arkadaşlar yazı daha hala
herkesle
hakim değildi sonra insanoğlu daha sert
bir maden olan demiri keşfediyor ve
demiri bulacak ve demirden sonra da
yazının icadıyla birlikte tarih öncesi
devirler son bulmuştur Konya bölgesinde
Akşehir dursunlu fosil yatakları
Anadolu'da insan varlığına ilişkin
kanıtları ele geçirdiği en eski buluntu
yeridir İstanbul Yarımburgaz Mağarası
ise günümüzden 270 bin 390 bin yıl
öncesi insanların ilk yerleştiği yer
olarak tespit edilmiştir Antalya Karain
Mağarası ise Anadolu'da insana dair en
eski kemik kalıntılarının barındırması
açısından önemli bir şehrimizdir
diyeceğiz
Peki arkadaşlar köyler şehirlere
şehirler devletlere dönmeye başladı ve
şehir Devletleri kurulmaya başladı ve
İlk çağda başlıca medeniyet havzalarını
görmeye başladık Peki İlk çağda başlıca
medeniyet havzalarında Kimler var ilk
olarak milattan önce 3200 yıllarda
sümerlerin yazıyı bulmasını ve
keşfetmesini göreceğiz milattan önce
2375 yılına geldiğim zaman Sümer şehir
devletlerinde lagaş Kralı urgakina
köleciliği yasaklamış özel mülkiyeti
serbest bırakarak
urgaküle yasalarının çıkmasını
sağlamıştır ve dünyanın ilk hukuk
devleti Sümerler olmuştur milattan önce
1900'lere geldiğimizde ise Anadolu'da
yazının kullanılmaya başlanmasını
göreceğiz asurlar Ticaret sayesinde
Anadolu'ya yazıyı getirecekler milattan
önce 1700 yıllarında Hammurabi kısasa
kısas diyecek ve böylece arkadaşlar
dünya tarihinde ilk anayasayı hamurabi
yapacak ve milattan önce 1296 yılında
Suriye topraklarına Hakim olabilmek için
Hitit ve Mısır arasında Kadeş Savaşı ve
sonrasında da dünyanın ilk yazılı
anlaşması olan Kadeş Anlaşması yapılacak
sonrasında geldiğimizde Milattan önce
1260 ve 1250 yıllarında boğazlara hakim
olmak için Truva savaşlarını göreceğiz
ve milattan önce 1230 yıllarında
Ege göçlerini milattan önce 776 yılında
Yunanistan bölgesinde Olimpos dağında
ilk Olimpiyatları görüyoruz milattan
önce 753 yılında Roma'nın kurulmasına ve
dünyanın en büyük İmparatorluğu hali
gelmesini göreceğiz ve 680 yılında
milattan önce 680 yılında Lidyalılar
parayı kullanıp bizi bozmaya
başlayacaklar milattan önce 550 yılında
Pers İmparatorluğu kurulacak İran
bölgesinde milattan önce 359 yılında
İskender imparatorluğu kurularak Büyük
İskender arkadaşlar Asya seferlerini
başlatıcı ve milattan önce 330 yılında
persi İmparatorluğunu ortadan kaldıracak
milattan önce 323 yılında İskender
imparatorluğu artık yıkılmaya başlayacak
ve üçe ayrılacak ve 0 geldiğimizde ise
dünyada yeni bir din ve yeni bir
peygamber ortaya çıkıyor Hz İsa'nın
doğumu 313 yılında Milano Fermanı'nın
ilanıyla birlikte Hristiyanlık serbest
bırakılıyor ve 325 yılında İznik konsülü
kurulmuş ve 330 yılında Roma artık
arkadaşlar hristiyanlığı resmi din
haline getirmiştir 375 yılında kavimler
göçünün gerçekleşmesi ile yıkılamaz
denilen Roma ikiye ayrılmış ve 47
yılında Batı Roma yıkılmış ve 1453
yılında ise Doğu Roma yıkılacak Şimdi
gelelim uzak doğu'ya şöyle bir Yelken
açalım Hintliler Çinliler ve iranlılara
bakalım ilk olarak
ilan medeniyet yani persler diyebiliriz
geniş toprakları sahip olan persler
arkadaşlar ülkelerini daha sağlam
yönetebilmek için ülkelerin
satraplıkları ayırmışlardır
satraplıkları denetleyebilmek için Şah
gözü ve Şah kulağı adı verilen
müfettişler görevlendirilecekler ama
amaç merkezi otoriteyi güçlendirmiştir
aynı zamanda dünyanın bilinen ilk posta
teşkilatını kurmuşlar ve böylece
arkadaşlar koordinasyonu güzel bir
şekilde sağlamışlardır unutma Eğer bir
yerde Merkez Merkezi Otoritenin güçlü
olmasını istiyorsan orada posta
teşkilatı kurulmuştur diyeceksin
sonrasında Manisa'nın sardesten
başlayarak susa kadar uzanan Kral yolunu
Ne yaptılar yapmışlardır ama Kral yolunu
ise Lidyalılar Ne yaptılar kullandılar
gelelim başımıza hep bir bela olan Çin
medeniyetine arkadaşlar Çinliler dünyayı
Aslında değiştiren önemli icatlar da
bulundular Ne yaptılar dersek barut
pusula Kağıt ve matbaayı icat edecekler
ve galeriye doğru önce güneş lekelerini
hesaplamışlar ve günümüzde arkadaşlar
geleneksel tıbbın da öncülüğünü
yapmışlar işte akupunktur Masaj gibi
önemli unsurları dünyaya tanıtacaklar
geldim Hint medeniyetine Hint
medeniyetinin Yüzyıllar boyunca hep
istilaya uğramış ve kültürel Birlik
sağlanamamıştır Hint medeniyeti
matematikçilerde 0 ilk defa kullanılmış
fakat 0'a bir değer vermeyecekler ve
Harezmi sıfıra değer vererek sıfıra
Bugün ne yapmıştır günümüze sunmuştur
ama Hint medeniyetinde Arkadaşlar bir
sistem var ki bu sistem hala
yıkılamıştır kas sistemi arkadaşlar
güzel bir parçamız vardır ya İşçisin sen
işçi kal yani sınıflar arası geçiş yok
Bu yüzden de kültürel birlik ve siyasi
Birlik Hindistan'da sağlanamamıştır
diyeceksiniz geldim bereketli Hilal diye
adlandırdım bölgeye yani neresi
diyeceksiniz Mezopotamya bölgesi
Mezopotamya bölgesinde Aslında 5 tane
önemli devlet göreceğiz uygarlık
göreceksiniz biz bunları tek tek bir
açalım ilk olarak Sümerler
Sümerler arkadaşlar önemli noktası nedir
dersek Eğer tapınakları ziggurat adı
verilecek zigguratı 3 katmana ayıracağım
en alt yerine tahıl ambarı orta
katmanını ibadet yeri en üstüne ise
Gözlemevi diyeceksiniz gözlemevini niye
yapmışlardır dersek temel geçim kaynağı
ne benim tarım tarımı daha iyi hali ne
yapmaya çalışıyorum getirmeye
çalışıyorum işte diyorum ki ne zaman
yağmur yağıyor ne zaman kar yağacak ne
zaman hasadı toplamalıyım gibi unsurları
Kendime soruyorum ve Bunun sayesinde de
dünyanın ilk kez arkadaşlar ay esası
Neyi bulacaklar takvimi ne yaptılar
buldular ay esaslı takvimi bulmaları
bizim için şu yorumu getirtecek ekonomik
uğraşlar bilimin gelişmesini sümerlerde
ne yapmıştır sağlamıştır ve sonrasında
Bunlar hangi şekilde kuruluyor dersem
şehir Devletleri şeklinde kurulacaklar
şehir Devletlerini ise site adını
vereceğim sitenin yöneticilerinin ise
arkadaşlar patassic ya da ensi adına
yapılmıştır verilmiştir ve dünya
tarihinde ilk yazılı kanunları Sümerler
yapmıştır nedir dersek lagaş Kralı urgan
kira köleciliği yasaklamış özel
mülkiyeti serbest bırakmıştır ve dünya
tarihinin ilk hukuk devleti de Sümerler
olacak sonrasında akatları göreceksiniz
akadların özelliğine nedir dersek
değerli arkadaşlar
dünyanın arkadaşlar bilinen ilk düzenli
ordusunu Ne yaptılar kurdular aynı
zaferde Zafer üstüne Zafer kazandıkları
için dünyanın bilinen de ilk
imparatorluk seviyesine ulaşan akadlar
olacak gelelim sonrasında babillere
Babil dediğim zaman aklınıza bir adam
gelecek kimdir dersek hamurabi
diyeceksiniz hamur abi kısasa kısas
dayalı kanunlar yapıyor ve dünya
tarihinde ilk anayasayı ne yapmıştır
hamur abi uygulatmıştır ve dünyanın
UNESCO tarafından 7 harikasından bir
tanesi kabul edilen Babil'in Asma
Bahçeleri ve Babil kulesine Artık
dünyaya ne yapmıştır tanıtmıştır
diyeceksiniz geldim Anadolu coğrafyasına
Anadolu coğrafyasında arkadaşlar neylere
göreceğiz Hititler Frigler Lidyalılar ve
urartulardan bahsedeceğiz Anadolu'da
kurulan ilk medeniyet hangisidir dersem
Eti Eti Eti diyeceksin aslında
hititlerin diğer adı eti olarak
bilinmekte pankuş adında bir mecliser
olacak yani o zaman burada bir
demokratik eğitim göreceğiz hititlerde
Kral olmadığı zaman tavananna yani
kralın eşlerine verilen isim
tavananna'dır tavananna yönetimde söz
sahibidir Bu da hititlerin kadınlara
önem verdiğinin açık ve net
göstergesidir ama Hitit kanunlarında
evlenme boşanma miras bırakma nikah gibi
konular yer verildiği için dünyada ilk
medeni kanunları Hititler ne yapmıştır
ne yapmıştır diyoruz aynı zamanda
ülkelerine bin tanrılı il adını verdiler
geldi friglere Frigler bugün Ankara'nın
Polatlı şehrinde kurulacak ve
başkentleri ile sınırı dersek Gordion
şehridir Gordion şehrinde temel geçim
kaynakları tarım olacak ve tarımı daha
iyi hale getirebilmek için sert kanunlar
yapmışlardır nedir peki bu sert kanunlar
öküzü öldürürsen öküzün sabahını
kırarsan senin cezan ölümdür diyor yani
buradan da sert Kanunlara sahip
olduğunun açık ve net göstergesidir en
önemli kralı kimdir dersek midas'tır
midassa arkadaşlar tarih sahnesine eşek
kulaklı olarak geçmiştir Peki niye
dersek Midas bugün berberi çağırır
kralıya ve berbere der ki beni traş et
Eğer kaskımı çıkarırım Midas sonra
arkadaşlar Midas'ın kulaklarının uzun
olduğunu görür berber gülmeye çalışır
Midas der ki bunu birine söylersen seni
öldürürüm sonrasında Tabii berber
dayanamaz arkadaşlar gider kuyuya
bağırır Eşek Kulaklı Midas diye sonra
bütün köy midasın eşek kulaklı olduğunu
ne yapacak anlayacak ve tarih sahnesine
Midas eşek kulaklı olarak ne yapmıştır
geçmiştir sonrasında tapates adında
dünyanın önemli halı ve kilimlerinde
Frigler ne yapmıştır yapmıştır diyeceğiz
şimdi gelelim Van bölgesine gidelim Van
bölgesi dediğim zaman aklınıza Kim
gelecek
Urartular taş işletmeciliğinde
gelişmişlerdir başkentleri Tuşba Yani
bugün Van Gölü ve çevresi diyeceksiniz
bugün hala Mardin bölgesinde kullanılan
sulama kanallarını yapmışlar bu da
tarıma önem verdiklerini göstergesidir O
da şeklinde mezarları görülür yorum yap
O da şeklinde mezar görürsem şunu
söyleyeceksin Değerli arkadaşlarım
diyorum ki ölümden sonra ne inancı
vardır diyorsun yaşam inancı vardır
geldim lidyalılara Lidyalılar dediğim
zaman akla para gelecek arkadaşlar
bunların temel geçim kaynakları Ticaret
olmuş ve giges döneminde arkadaşlar
insanlık tarihinin ilk madeni parasını
icat etmişlerdir Yani biz buna sikke
diyeceğiz ve perslerin yaptığı Kral
yolunu ne yapmışlardır kullanmışlar
paralı askerlik görülüyor Bu da çok
fazla uzun ömürlü olmamasının ne
yapmıştır sebep oldu diyoruz
geldim hepimizin çok iyi tanıdığı ama
hala çözemediğimiz medeniyete Mısır
medeniyeti Mısır medeniyetinin Nil Nehri
ve etrafında kuruluyor Yorum yapalım
temel geçim kaynakları tarım tarım varsa
köleci bir toplum var köleci toplumun
yanı sıra çok Tanrı bir inanç yapısını
göreceğiz mısırlarda aynı zamanda
Arkadaşlar ben sizin Hem kralınızın
diyecek hem de sizin tanınız Yani bunlar
kimdir dersek firavunlar diyorsunuz
arkadaşlar Tanrı Kral anlayışı var Biz
burada tandır Kral anlayışında Teokratik
devlet yapısını göreceğiz mısırlar Hacim
ve alan ölçmeye hesaplamış ve piramit
adı verilen ölçmeyi ne yapmışlardır
hesaplamışlardır diyorsunuz yani
piramitin özelliği nedir dersek
arkadaşlar Anıt mezardır ve
unutmuyorsunuz ölümden sonra yaşam
inancı arkadaşlar mısırlarda hakimdir
diyeceğiz
geldim Doğu Akdeniz uygarlığına
fenikellerden bahsedeceksiniz Finike
Bugün arkadaşlar Lübnan coğrafyasında
kuruluyor çölde kurulmuşlar ya temel
geçim kaynakları tarım olur mu sizce
Hayır Bunlar dünyanın ilk Deniz
kolonilerini kuruyorlar ve Arkadaşlar
her yere deniz kolonileri kurarak
buraları Ticaret merkezleri haline
getirmişler Fakat bunlar arkadaşlar çok
uzun ömürlü olmuyorlar Çünkü gittikleri
yerleri Vatan olarak görmemişler Yani
biz sömürge olarak görmüşler Bu da çok
fazla uzun ömürlü olmamasını sağlayacak
Peki bana katkısı ne olacak dersek
dünyada arkadaşlar ilk kez alfabeyi
Bunlar bulmuştur hangi alfabede dersem
Fenike alfabesini fen 2 alfabesini ise
Yunanlılar Romalılar geliştirerek bugün
Latin alfabesi Ne yaptılar oluşturdular
diyoruz şimdi hatırlayın Bunların hepsi
çok tanrının inanç yapısına sahipti
değil mi Artık Kudüs bölgesine gidiyor
Kudüs bölgesi dediğim zaman aklınıza Kim
gelecek ibraniler ibranileri arkadaşlar
dünyanın ilk tek tanrılı inancıyım ya
başlıyor Hz Musa'ya ilk diyor ki tek
tanrı vardır bunu birazdan kanunlar
doğuyor orada göreceğiz ve dünyanın ilk
semavi dini ibranilere ne yapmıştır
arkadaşlar inmiştir diyorsunuz geldim
Peki bu kadar olay varken devletler ve
uygarlıklar varken göç olmaması
imkansızdır insanlar yeryüzündeki
serüvenini toplumlara sosyal ve ekonomik
aşamaları avcılık toplayıcılık Çoban ve
tarımsal faaliyetler uygarlığın
gelişmesini ne yaptı sağladı yine
tarımın öğrenmesi ile birlikte bu süreç
arkadaşlar göçü bir nebze olsun
engelleyecek Güneş Su ve ekilebilir
araziler açısından elverişli bölgelere
insanlar artık ne yapmaya başlayacaklar
göç etmeye ve Artık yavaş yavaş da
devlet ne yapmaya başlıyorlar kurmaya
başlıyorlar Tabii ki birçok kavim
hareketi göreceğiz bununla Deniz
kavimleri hareketi olarak ifade edilecek
göçler gerçekleştirilen toplumlar
genellikle Ege ve Akdeniz'deki adalardan
geldiği için tarihçiler bu göçleri Ege
gösteri ismini vermiştir bu göster ilk
olarak nokta nokta da baş dedi neresi
şöyle bir düşün bakalım hocan da
Anlatmıştır sana Tabii ki arkadaşlar
sesinizi duyuyorum yunanlılarda yani
Yunan coğrafyasında arkadaşlar ne
yapmıştır başlamıştır diyeceksin
Peki bu görüşler hangileri amuru
görüşleri Akat göçleri hurry göçleri
frigoçları diyeceksiniz hamuru yani
Babür gösteri alırlar milattan önce 3000
Yılın son yüzyıllarında Arabistan'da
Filistin ve Suriye çevresine göç
etmişlerdir ve sonrasında doğuya doğru
göçleri sürdüğüler elamlarla birlikte
Sümer devletinin yıkılmasında başlayacak
rol oynamışlardır Demek ki bazen göçler
çok iyiydi de olmaya biliyor Akat
göçleri Akat göçü Milattan Önce 3.000'de
sağa mı kökenli olan Akatlar Suriye'den
Fırat nehrini izleyerek Sümer ülkesine
doğru yavaş yavaş gerçekleştirdi
göçlerdir bu göçler sonrasında Akatlar
Sümer Kent kültürünü özümsemiş ve bu
kültürü sonraki toplumlara aktarmıştır
Huri güçleri Mezopotamya çevresinde
milattan önce 3.000 yılın sonlarında
büyük bir göç dalgasıyla kuzeyden gelen
huriler Doğu Anadolu orta Fırat hafızası
ve güneyde Filistin'e kadar geniş bir
alana yayılacaklar ilk gösterisi ise
Frigler Makedonya ve Trakya'da Boğazlar
yoluyla Anadolu'ya göç ederek Trakya
boyalarındandır bu göçler önce 1200 ve
800 yılları arasında yaşanmıştır
diyeceksin Peki bu kadar olay varken
Tüccar topluluklarda var mıdır Tabii ki
var Tüccar topluluklar dediğim zaman 4
tane uygarlık gelecek aklınıza
Lidyalılar Asurlular fenikeller ve
sootlar diyeceksiniz ilk olarak
soğuklardan bahsedelim sootlar Orta Asya
bölgesinde kurulacaklar Yani ilk Türk
devletleri bölgesinde diyeceğiz İslam
öncesinde Orta Asya tarihi Merkezi
Semerkant olmak üzere birçok şehir
devletinde oluşmaktaydı 5 yüzyılın
ortalarına doğru eftarlar yani akunlar
arkadaşlar 558 yılında göktürklerin
hakimiyetine girer sout bölgesi ilk kez
arkadaşlar Göktürkler zamanında Orta
Asya'nın ekonomik siyasi ve kültürel
merkezi olarak Türklere ticaretine
yapmışlardı zortlar öğretmişler İpek
Yolu'nun gelişmesine önemli katkıda
bulunmuşlardır perakenlere gelelim
perikeller Doğu Akdeniz kıyılarında
şehir Devletleri halinde yaşayacaklar ve
biliyorsunuz arazileri tarama Alevi işte
olmadığı için deniz kronolojik
geldim Asurlulara asurlar dediğim zaman
arkadaşlar
mezopotamya'nın önemli bir uygarlığı
Başkentte Ninova şehridir Bunlar
arkadaşlar Ticaretle uğraşıyorlar ve
dünyanın ilk Kara kolonilerini kurmuşlar
ve Anadolu'ya arkadaşlar Karun adında ne
kurmuşlardır Ticaret merkezleri
kuracaklar ve Ticaret sayesinde
Anadolu'yu getirmiş Anadolu'ya yazıyı
getirmişler ve Anadolu'da tarihi
devirlerin başlamasının ne yapmışlardır
sağlamışlar ve dünyanın ilk sömürge
Devleti olarak da ne yapılmakta
bilinmekte diyeceğiz Peki bu köyler
şehirlere şehirler devletlere geçmeye
başlamıştı değil mi yani kabul eden neye
geçmeye başlayacağım devlete geçmeye
başlayacağım İnsanoğlu tarımla birlikte
yerleşik hayata geçince üretim
başlayacak üretimin başlamamla birlikte
köyler oluşmaya başlayacak aynı zamanda
artığa gelen birbirine kan bağıyla bağlı
Bunlar büyük insan toplumuna verilen
isimdir kabile arkadaşlar Hani deriz ya
bazen Akrabalarımız Kabule şeklinde ne
yapmakta yaşamakta diye ilk Çağ'a
medeniyet alanlarına bakıldığında
Mısır'da mont arkadaşlar sümerlerde site
iyon ve doğrularda ise Polis adı verilen
şehir Devletleri kurulmuştur unutma
şehir Devletleri varsa orada arkadaşlar
siyasi ne yoktur Birlik yoktur
diyeceksin hocan da sana soruda sorarsa
şehir Devletlerini sorar ne mu sorar
polisi sorar ve siteyi ne yapar sorar
arkadaşlar ilk Devletleri de hükümdarlar
gücünü neye dayandırırlar genelde
Tanrıya dayandıracaklar krallar
yönetimdeki meşruluğunun yani güçlerini
dinden almıştır Bu nedenle ilk
devletlerde gücün Meşrutiyet kaynağı
Tanrı alır Ama tek tanrılı mıdır Hayır
Hititler kralların tandır aldığına
İnanılır ve emirleri tanrının emriymiş
gibi görürdü o zaman genelde unutma
böyle bir şey varsa teokratik arkadaşlar
ne vardır devlet yapısı yani dinsel
yönetimden ne yapacağız bahsedeceğiz ama
Mezopotamya geldiğinde ise Sümerler
yöneticilerine ensi yani rahip krallar
adını vermişler en yüksek rahip Yargıç
ve komutan Yani bütün otoriteyi
kendilerini toplamışlar herkeste
sümerlerin saygı duydu tanrılara adanmış
ziggurat adı verilen tapınaklar vardı bu
tapınaklar 3 katmana ayrılırdı değerli
arkadaşlar biliyorsunuz Böylece bu
toprakların yöneten rahip sınıfı kentin
yöneticileri üzerinde nedir etkilidir
Yani bir dinsel yönetim ne yapıyoruz
sümerlerde de görmekteyiz mısırlarda ise
tam tersi olacak güçlerini Tanrıdan
almayacaklar Çünkü bizzat kendileri ne
oluyor bunların Tanrı olacaklar yani
Tanrı Kral yani sizin tabirinizde
firavun diyeceksin yine burada
arkadaşlar dinsel bir yönetimden ne
yapacağız sözeleyeceğiz bakın sümerlerde
akatlardı hititlerde güçlerini Tanrıdan
aldıklarını söylemişler rahip Kral
olduklarını söylemişler ama mısırlarda
Tanrı aynı zamanda kral kral aynı
zamanda Tanrı o yüzden de arkadaşlar
buradaki yönetim biçiminin farklı
olduğunu ne yapmaktayız görmekteyiz Peki
bu kadar olay yaşanırken kanunları da ne
yapmam lazım doğması gerekiyor çünkü
insanoğlunu Gütmek için her zaman bir
kanuna da ihtiyaç duyacağız kanun İlk
Çağ'da arkadaşlar yapılan hukuk
kuralları kaynağını akıl gelenek ve
kutsal kitaplardan ne yapmıştır almıştır
diyeceksin Peki Türklerde sözlü hukuk
kuralları uzun süre uygulanmıştır Çünkü
yazıya ihtiyaç duymamışsınız bugün hala
uyguluyorsunuz arkadaşlar babaya saygılı
olunur anlayana saygılı olur öğretmenine
saygılı olunur bunları bir yazılı değil
sözlü bir hukuk kuralıyla yapıyoruz
aslında yazının icadı ile birlikte
yazılı hale gelen hukuk kurallarının
ilkini hatırlayan kimler oluşturuyordu
oluşturacaktı ama Babil Kralı Hammurabi
dünyanın ilk anayasası olan kısasa kısas
kanunları yani Hammurabi kanunlarının
yapacak ve kendini adaletin Kralı olarak
ifade etse de kanunlarını Tanrı şamaş'ın
önünde durduğu bir sitenin alt kısmına
ne yapmıştır yazdırmıştır diyeceksiniz
Steel dediğimizde Bu arkadaşlar Tanrı
şameşa Aslında ne yapıyor kanunları
sunmuştur diyeceksiniz hamur abi
kanunları dişe diş göze göz şeklinde
değerlendirilir sağ eliyle arkadaşlar
hırsızlık yaparsan Sağ elini keserim sol
gözüyle yan bakarsan sol Gözünü oyarım
yani dişe diş göze göz şeklinde ifade
edilebilir aynı zamanda Hammurabi
kanunlarında örnek verecek olursak neler
söyleyebiliriz bir Hırsız duvar delerek
bir eve girmişse o Delinin önünde ölümün
cezalandırır ve oraya gömülür bir eve
yangın çıkar ve oraya yangın söndürmeye
gelen bir kimse evin sahibinin malına
göz dikip onun malını alırsa kendi de
aynı ateşe atılır bir adam bir çocuğun
evlatlık alır ve oğlu olarak ona ismini
verirse ve onu besleyip büyütürse
büyümüş bu çocuk bir daha geri isteremez
bir kişi hırsızlık yaparsa eli kesilir
bir kişi kendisine aynı sınıftaki bir
kişinin dişine Zarar verirse Onun da
dişi çekilir babasını döven evladın iki
eli kesilir bir adamın gözü çıkaranın
gözü
birisine suçlayan ispata mecburdur ispat
edemezse ölüm cezasına çarptırılır ve
böylece dünyanın ilk anayasasını
Hammurabi yapmış olur Hitit hukuki ise
günümüze kadar ulaşan tabletler vardır
Hitit kanunları içerik bakımından Sami
kavimlerin kanunlarından farklı olup
Sümer kanunları gibi insan acıdır
işlenen suçların cezası daha çok maddi
nitelik ne yapmaktadır taşımaktadır
Hitit kanunların bazıları örnekleri
şunlardır Hitit kanunlarını hırsızlığa
ölüm cezası verilmez çalışanın malının 3
katı Gümüş ödeme cezası verilir ve
ayrıca hırsızlık yaparak dayak atılır
başkasına tarlasını yakan bir kimse
yakalanırsa tarlası yanan kişiye köle
olarak verilir büyücülük yapan sosyal
konuma göre ölümle cezalandırır ya da
sürgünedir bir kişi kralın hükmüne karşı
gelirse onun evi harap edilir
geldim Hz Musa'ya inen arkadaşlar ilk 10
emir benden başka Tanrı olmayacak kendi
için oyma put yukarıda göklerde bulunan
yahut aşağıda yerde alanın yahut yerim
altında sularla olanın hiç suretini
yapmayacaksın onlarla eğilmeyeceksin ve
onlara ibadet etmeyeceksin tanrının
adını boş yere ağzına almayacaksın set
günün Yani cuma cumartesi taksir etmek
için onun hatıra tutacaksın 6 gün
işleyeceksin ve bütün İşini yapacaksın
fakat Yedinci Gün Efendim Rabbe septir
sen ve oğlun ve kızın kölen ve cariyen
hayvanların ve kapılarında olan Garibin
hiçbir iş yapmayacaksın Çünkü Rab
gökleri yeri ve Denizi onlardan olan
bütün şeyleri altı günde yarattı babana
ve anana hürmet edecek edeceksin
öldürmeyeceksin zina etmeyeceksin
çalmayacaksın komşuna karşı yalan
şahitlik yapmayacaksın komşunun evine
tamah etmeyeceksin komşunun karısına
yahut kölesine ya uç çaresine yahut
öküzüne yahut eşeğine yahut Şunu hiçbir
şeyini Tama etmeyeceksin diyor on emirde
ve böylece ilk semavi dini arkadaşlar 10
emirle birlikte görmeye başlayacağız
Peki biz konu biterken neleri gördük
insanın ilk izlerini gördük yazının
gelişmesi nasıl gerçekleşti bunu
birlikte inceledik İlk çağda
başlayacağım Medine hafızası olan önemli
uygarlıkları gördük insan ve göçün neden
olduğunu Ve tabii ki bu göçlerle
birlikte kabul eden devlete geçiş
sürecini ve bu geçiş sürecinde de
devletlerin kanunlarını birlikte ele
aldık değerli arkadaşlar şimdi her zaman
yaptığımız gibi Sizin için çok güzel bir
ödüllü soru bırakıyorum cevapları yorum
kısmına bekliyorum Kendinize çok iyi
bakın hoşça kalın iyi çalışmalar
[Müzik]

10da 10 değil mi Tonguç abim benim? 10da
10'u hedefliyoruz ve ilk konumuz
gerçekten önemli. LGS 2025'te, 2024'te,
2023'te mutlaka soru gelen bir konu.
Peki nedir bu konu? Bu adam niye resim
çiziyor? Bu da ne?
&gt;&gt; Olgesi'de inkılap zor mu?
&gt;&gt; İnkılap tarihi zor değil Tonguçum. Son
2ü yıldır birazcık böyle neden sonuca
bağlı olarak sıralamayı bilmemizi
gerektiren sorular geldi. Ama biz bu
sene İnkılap tarihinde geçen sene olduğu
gibi öğrencilerimize full yaptıracağız
inşallah. Tek yapmanız gereken dikkatli
bir şekilde bizi dinlemek. arkanıza
yaslanmak, emniyet kemerlerinizi
bağlamak ve videomuzun sonrasında da
vereceğimiz ödevleri tamamlamak. Peki bu
adam niye resim çiziyor veyahut da bu
arkadaşımız neden fabrika dumanları
çıkıyor? Bunu anlatalım. Esas olayın
başlangıcı nasıl oldu biliyor musun
Songuçum? İlk başta biz İstanbul'u
fethediyoruz. Biz İstanbul'u karalardan
gemileri yürüterek fethettiğimizde
gerçekten gurur duruyoruz. Bak burası
Zeytinburnund'aki yedi kule surları.
Tamam mı? Buralarda İstanbul diye
adamlar takılıyorlar. Yıllardır kaleleri
yıkamamışlar ama Fatih Sultan Mehmet
zekasını kullanıyor. Teknolojiye önem
veriyor ve topu geliştiriyor. Ardından
bu toplarla ve cesaretiyle İstanbul'u
fethediyor. Oh be ne güzel. Ama biz
İstanbul'u fethedince şöyle garip bir
şey yaşanıyor Tonguçum. Adamlar diyorlar
ki biz yeni yerler keşfedelim. Sonuçta
doğuyla batının arasındaki bağlantıyı
biz İstanbul'u fethederek kesiyoruz.
Yani İstanbul bak burası doğu. Doğunun
zenginlikleri var. İpek var, baharat
var. Değerli eşyalar var. Bunlar batıya
yani Hristiyan dünyasına ipek ve baharat
yoluyla gelirken biz İstanbul'u
fethedince doğuyla batının bağlantısını
kesiyoruz. Kabloyu koparıyoruz. Adamlar
da diyor ki biz doğunun zenginliklerine
nasıl ulaşacağız? Coğraf keşifler
yapalım diyorlar ve coğrafik keşifler
yapalım derken adamlar zengin oluyor.
Amerika'yı keşfediyorlar. Afrika'yı
keşfediyorlar ki burada elmaslar var.
Avustralya'yı keşfediyorlar. Hindistan'a
ulaşıyorlar. Dünyanın yuvarlak olduğunu
buluyorlar ve sonrasında inanılmaz
zenginliyorlar. ve zenginikleri
yetmiyormuş gibi, yetmiyormuş gibi
kendilerini inanılmaz geliştiriyorlar.
Artık diyorlar biz akıllıyız, akla önem
veriyoruz. Kilisenin baskısından
kurtuluyorlar ve daha da önemlisi
krallarının baskısından kurtulup ne
yapıyorlar biliyor musunçuğum? Sen ne
geziyorsun burada ya? Senin ne işin var?
Fransız
&gt;&gt; ya. Tamam sen hani Fransız itilaline sen
katılmadın Tongçğum. Sen Türk
tarafındasın ama sıkıntı yok. Fransa
ihtilalinde
her yerdesin Tonguncuçğum. Gerçekten
Fransa itirli Fransızlar diyor ki lemon
şosebi yani krallar
&gt;&gt; ekmek bulamazsanız parsa iyi.
&gt;&gt; Aynen. Veyahut da kralları indireceğiz
artık ülkeleri biz yöneteceğiz diyorlar.
Adalet, eşitlik, özgürlük diyorlar. Ve
ardından Fransa ithal etmiyormuş ki bir
de akıla bilime önem verdikleri için
fabrikalar kuruyorlar. Fabrikalarla
inanılmaz zenginleşiyorlar. İngiltere'de
dokum alanında inanılmaz gelişiyorlar.
Eskiden bu gömleği tonguçum terziler
günlerce haftalarca zor üretirken artık
fabrikalarda 5 10 liraya hızlı hızlı
binlerce üretiyorlar. Ve bütün bunların
sonunda ne oluyor biliyor musunuz? Çevre
kirleniyor.
&gt;&gt; Çevre kirleniyor. Daha da kötüsü Osmanlı
Devleti parçalanmaya başlıyor. Tonguç
Avrupa bir güneş gibi doğarken
zenginleştiği için coğraf keşlerle
Fransa ihtilaliyle krallıklarını
bitirdiği için ve sanayi devrimiyle de
paraya para demediği için yani
zenginleştiği için Osmanlı dağılmaya
başlıyor. Osmanlı ekonomik olarak ve
siyasi olarak çöküyor. İşte bugünkü
dersimizde bunları öğreneceğiz.
&gt;&gt; Kapitülasyonlar geliyor.
&gt;&gt; Aynen. Kapitülasyonlar falan hepsi
coğrafşlerden sonra gelecek. Gerçekten
çok önemli bir konu. Osmanlı'nın nasıl
dağıldığını göreceğiz. Şimdi intromuz
girsin ve ardından da bütün bunları
güzel bir şekilde öğrenelim. Hadi
bakalım.
[Müzik]
Evet. Şimdi Tongçğum uyanan Avrupa ve
sarsılan Osmanlı. İlk dersimize
başlıyoruz. Burada Fransız İhilali,
Sanayi inkılabı, Tanzimat Fermanı,
Meşrutiyet, Osmanlıcık bir sürü kavram
var. Ve bu kavramlar neden anahtar
kavramlar biliyor musun? LGS'de şak diye
karşımıza geliyor. LGS 2025'te de,
2024'te de, 2023'te de sözel kitapçıkta
Türkçeyi geçtikten sonra karşına inkılap
tarihi geliyor ve inkılap tarihinde
adamlar hemen soruyorlar. Diyorlar ki
işte burada ne vurgulanmıştır? Sanayi
devrimi nedir? Fransız tral nedir?
Bunları iyi bilmemizi istiyorlar. Ben
şimdi soruları sana zaten ona benzer
sorular da çözeceğiz bugün. Kızlar,
erkekler yaşamamız olacak. Canlı
testimiz olacak. Çok güzel bir şekilde
sizleri hazırlayacağız. Ama bugün bu
kavramları güzel bir şekilde
öğreneceğiz. Ama hepsinden daha önemli
iki kavram var. Bu inkılap tarihinin ilk
canlı yayını, ilk videosu olduğu için ki
bu videoyu biz normal video olarak.
&gt;&gt; Hocam birçok arkadaşımız da Faruk Arar
burada, Hazal burada, Ali Kemal burada,
Yavuz Yavuz burada.
&gt;&gt; Harikasınız. Herkes hazır. Herkes
bayraklarını da hazırlasın inkılap
tarihinde. Çünkü
&gt;&gt; kızlar erkekler var mı diye bir şey
&gt;&gt; kızlar erkekler yarışması olacak ve
bugün artık milli bağımsızlığımızı nasıl
kazandığımız yani bizi İngiliz devleti
yapmak istediler. Bizi Yunanistan'a
katmak istediler. Bizi İtalyanlar,
Fransızlar almak istedi ama biz hayır
dedik. Bunu nasıl başardığımızı
anlatacağımız önemli bir ders burada.
&gt;&gt; Defol gidin buradan ülkemizden.
&gt;&gt; Evet. İnkılap tarihi dersi bunu
öğreneceğiz.
&gt;&gt; Milli bağımsız olduk
&gt;&gt; ve bu çok güzel Tonguç ve sınavda yani
bu sene 2026 LGS'ye girdiğinizde
Tonguçum mutlaka seçeneklerde milli
bağımsızlık ya da milli egemenliğin
doğru cevap ya da çeldirici cevap olduğu
bir soru gelecek. Dolayısıyla bu iki
kavram arasındaki farkı iyi bilmemiz
lazım. Genelde öğrenciler yani daha yeni
7. sınıfa geçen ya da 7 sen 8'e yeni
geçmiş öğrenciler veyahut da ders
çalışmayan, konuyu fazla bilmeyen
öğrenciler bu ikisini aynı şey zanneder.
Milli Bağımsız, milli güvenlik, sevgi
dolu. İkisi de hayır. İkisi de
birbirinden farklı ve ikisi de çok
önemli kavramlar. Milli bağımsızlık
Tonguçum ülkenin her anlamda siyasi,
ekonomik, askeri, hukuki ve benzeri
özgür ve bağımsız olması. Yani biz
Kurtuluş Savaşı'nı yaparak, yurdumuzu
düşmandan temizleyerek Tonguçum milli
bağımsızlığımızı kazandık. Cemiyetlerin
kurulması manda ve himayen
&gt;&gt; teşekkür ediyorum. Bu arada manda sesi
çıkardın. Gerçekten çok lezzetli
mozerella. Ben de seviyorum ama
&gt;&gt; biz Amerikan mandasıyımız ingiliz
mandası.
&gt;&gt; Hayır biz hiç kimsenin mandası değil.
Biz bandayı sadece Kurban Bayramı'na
kesip yiyoruz. Afiyetle. Sadece burada
şu çok önemli
&gt;&gt; ama biz ineğiz hocam. Ders çalışacağız
değil.
&gt;&gt; Aynen. Biz ineğiz. Hatta şöyle
söyleyeyim. Esasında şu anda sen de şu
anda bizi canlı yayınımıza izleyen
arkadaşlarımız da birer manda. Neden
mandalar biliyor musun? Çünkü
ailelerinin ekonomik kontrol altındalar.
İçlerinde serbestler. Odalarında ders
çalışırlar, çalışmazlar. Oyun oynarlar,
video izlerler. Onu bilmiyoruz. Ama dış
işlerinde, eve gelme saatlerinde
harcayacakları parada, gidecekleri
okulda hep ailelerine bağlılar. Çünkü
daha kendi ekonomik özgürlüklerini elde
eder işte. Manda böyle bir şey. Eğer bir
devlet iç işlerinde serbest ama dış
işlerinde büyük bir devlete bağlıysa
buna manda ve himaye deniyor. Atatürk
diyor ki ya istiklal ya ölüm. Biz manda
ve himaye olamayız. Yani içi işlerimize
serbest olalım ama dışişlerimize
Amerika'nın ya da İngiltere'nin esiri
olalım bunu kabul etmiyor. Ya istiklal
ya ölüm diyor ve Misak-ı Milli
kararlarını alarak Kurtuluş Savaşı'ı
başladı. İşte bütün buna benzer şeyler
Tongçğum milli bağımsızlık olacak ve ilk
dersimizde bunu öğretiyorum ama LGS
tarihi boyunca yani LGS senesi boyunca
ve 2026 LGS'ye girdiğinde Haziran ayında
cevaplardan birinde mutlaka bunu ya da
bunu işaretleyeceksin. Gelelim buraya.
Milli egemenlik ise ülke yönetiminde ve
geleceğinde milli iradenin yani halkın
söz sahibi olması. Mesela Amasya
Genelgesi yapılıyor. Kurtuluş Savaşı'nda
ülkemizdeki halkı bir araya getirmek
için Mustafa Kemal milli birlik ve
beraberliği sağlamak için genelgeler,
kongreler, toplantılar yapıyor. O
toplantılardan bir tanesi diyor ki
milletin bağımsızlığını yani istiklalini
milletin azim ve karar. Millet karar
verecek diyor. Ben kurtaracağım demiyor
ya da padişahı kurtaracak demiyor. Halk
kendisi kurtaracak diyor. Ya da milli
irade yani halkın iradesini egemen
kılmalıyız diyor. İşte buna benzer
şeyler cumhuriyetin ilanı, Büyük Millet
Meclisi'nin açılması, seçimlerin
yapılması buna benzer şeyler. Milli
Egemenlik. Dolayısıyla burayı hemen
başta söyledikten sonra hemen yine
LGS'de %90 çıkacak olan bir şey daha
söylemek istiyorum. Bu harita okumayı da
soruyorlar bize. Mesela öğrencilerime
Tonguçum çok ilginç bir şey. Sen e o
kadar kötü değilsin. Sen biraz daha
iyisin ama ben böyle bazı öğrencilerle
karşılaşan diyorum ki haritada bana
Anadolu'yu göster diyorum bilmiyor
öğrenci. Ya da işte Afrika'yı göster
diyorum bilmiyor. Avrupa'yı biliyorlar
birazcık. Kafkasları bilmiyor.
&gt;&gt; Kore'yi göster desem bilirler. BTS
Army'yi bilirler.
&gt;&gt; Tolucğum öyle değil. Burada önemli olan
şey şu. Milli Eğitim Bakanlığı bunu
bilmediklerini bilmiş. Hım, o zaman
sınavlarda soralım. Öğrenciler
kaçırsınlar diyor. Dolayısıyla biz de
hemen öğreneceğiz. Bak Anadolu,
Ankara'nın işte Sivas'ın yani bildiğimiz
bizim Türkiye'nin bulunduğu yer Anadolu
oluyor. Ama bir de Trakya var. İstanbul
Avrupa yakasıyla başlayan Tekirdağ'ın,
Edirne'nin bulunduğu yer. Burası Trakya.
Burası Doğu Trakya. Bir de eskiden bizim
toprağımızda olan Mustafa Kemal
Türkiye'nin de doğduğu yer olan
Selani'nin de bulunduğu şu an
Yunanistan'da olan Batı Trakya var
Tongçğum. Ve bunun üzerinde Romanya'nın,
Bulgaristan'ın, işte Macaristan'ın
bulunduğu Balkanlar var. Balkanların
ilerisinde Avrupa var. Bunlar önemli.
Çünkü biz Balkanlarda Balkan savaşları
yapacağız. Batı Trakya'yı kaybedeceğiz.
Doğu Trakya'yı geri kazanacağız.
Anadolu'yu ver.
&gt;&gt; Atatürk Batı Trakya'da yani Selanik'te
doğuyor. Esasa Atatürk'ün dedesinin
dedesi Aydın'dan geliyor, Konya'dan
geliyor. Ama Batı Trakya'ya göç eden
birçok Türk olduğu gibi o da Türkiye
onun da dedeleri göç etmiş. Ama sonradan
geriye tersine göç yaş çünkı
kaybediyoruz. Kafkaslar mesela günümüzde
Gürcistan'ın, Rusya'nın bulunduğu yerler
veyahut da Kuzey Afrika günümüzde Faz,
Tunus, Cezayir, Libya, Mısır'ın
bulunduğu yerler. Ortadoğu günümüzde
işte
&gt;&gt; Irak, Suriye,
&gt;&gt; Irak, Suriye'nin, İran'ın bulunduğu
yerler ya da Arap Yarımadası günümüzde
Suudi Arabistan'ın, Mekke'nin bulunduğu
yerler. Bunları iyi bilmemiz lazım.
Tonguçum sınavlarda çıkıyor. Şimdi
dersimizin esasa bugünkü işleyeceğimiz
konunun temel özeti burası. Yani coğrafi
keşifler, Rönesans, reform, ardından
aydınlanma çağı, Fransiler sanayi
inkılabı ve bunun Osmanlı yetkilerini
öğreneceğiz. Bunun ne olduğunu bilirsek
ve burada bilhassa şu, şu, şu yani şu
üçü coğrafiler, Fransız ihtilali ve
sanayi inkılabının ne olduğunu çok iyi
bilirsin.
&gt;&gt; Bunlardan mı soru geliyor hocam?
&gt;&gt; Mesela senin ismin ne? İsmin ve
soyismini söyle bana. Tonguş
&gt;&gt; işte bunu nasıl biliyorsan coğrafya
geçler ne dediğinde Avrupalılar
zenginleşti. Fransa ihtilali
milliyetçilik akımı çıktı. Sanayi
inkılabı para işte makine gücüne
geçildi. Bunu tak diye biliyorsan LGS'de
de bunları yapabiliyorsun. Rönesans'la
bağlantılı ya da reformla bağlantılı ya
da adın açağıyla alakalı soru gelmiyor.
Gelse bile soruyu bunun üzerine
odaklıyor. Dolayısıyla bu üçünü çok iyi
bileceğiz. Bunların da ne olduğunu
bilmemiz lazım. Çünkü bu şöyle 1 2 3 4 5
6 gibi gidiyor. O yüzden sıralama
açısından bunları da araya ekliyoruz.
Şimdi nedir coğrafya keşiflerin ne
olduğunu en başta söylemiştik zaten. Biz
İstanbul'u fethedince adamlar yeni
yerler keşfediyorlar. Yeni kıtalar
keşfediyorlar ve zenginliyorlar
demiştik. Coğraf keşflerle adamlar
Avrupalılar zenginleşiyor. Bak şöyle
düşün. Dünyadaki elmasların neredeyse
yarısından fazlası Güney Afrika
Cumhuriyeti'nde. Adamlar gidiyor orayı
elindeki silahlarla oradaki şeyleri,
kabileleri hop ele geçiriyorlar. Ne
oldu? Elmaslar onlara geçti mi?
Geçiyorlar Avustralya'ya, orada bir sürü
zenginlik var. Geçiyorlar Güney
Amerika'ya, burada bir sürü zenginlik
var. Her yeri Amerika'yı yaşadı adamlar.
Daha ne yapsınlar yani? Amerika'yı,
Güney Amerika'yı, Afrika'yı,
Hindistan'ı, Avustralya'yı çok rahat bir
şekilde ele geçiriyorlar ve inanılmaz
zenginleşiyorlar. Tabii burada bir sürü
insanın da canına kıyorlar. O da ayrı
mesele. Sonrasında zenginleştikten sonra
parayı hatalı kullanmıyorlar. Parayı
bilimde, edebiyatta ve sanatta
kullanıyorlar. Parayı böyle harvırıp
harban savurmuyorlar. Ne yapıyorlar?
Sanatçılara para yağdırıyorlar. Diyorlar
ki işte Michelangelo, Donatello,
Rafaello gibi Ninja kaplumbağa pardon
sanatçılar var. Bu sanatçılar
&gt;&gt; bu sanatçılar diyorlar ki, tanıyorsundur
sen zaten usta splitter da var. Buna
diyorlar ki sen kardeşim sanatçısın ben
sana para veriyorum. Yeter ki daha fazla
resim çiz. Daha fazla bilimsel sanatsal
gelişmeler yap diyorlar. Ve aynı zamanda
bilimsel gelişmeler yoluyla matbaayı da
geliştirdikleri için İncili'i
çoğaltıyorlar ve İncili'i daha iyi
okuduklarında esasa kilisenin yalan
dolan yaptığını, kandırdığını görüp
kilisenin de baskısından kurtuluyorlar.
Ve böylece akıl ön plana çıkıyor,
aydınlanma ön plana çıkıyor ve bütün
bunların sonrasında da diyorlar ki biz
artık ülkelerimizi kendimiz
yönetebiliriz. Kralları tahttan indirip
Fransa itirali yapıyorlar ki dünyadaki
en önemli olay Fransa itralidir. 1789
yılında bak 7 8 9 18. yüzyıl meydana
gelen Fransa itiraliyle artık insanlar
kendi kendilerini yönetebileceklerini
özgürlüğün, adaletin, eşitliğin en
önemli olduğunu anlıyorlar. Bunun
Osmanlı'ya olumlu etkileri de var
Tonguçum. Olumsuz etkileri de var. Çok
önemli. Bunu LGS'de %100 soruyorlar
&gt;&gt; ama çoğunlukla olumsuz olmuş hocam.
&gt;&gt; Çoğunlukla olumsuz oluyor. Çok güzel bir
yorum yap.
&gt;&gt; Osmanlı parçalanıyor.
&gt;&gt; Maalesef çok doğru söyledim Tongçğum.
Zaten parçalanmasın diye bazı çözümler
buluyoruz. İşte Tanzimat fermanı,
ıslahat fermanı, meşrutiyet gibi. Ama
olmuyor. Çok haklısın.
&gt;&gt; Hocam Fidelia demiş ki skolastik düşünce
nedir? Skolastik düşünce işte bu
reformdan önce kilisenin sahip olduğu
kilise en büyüktür. Kilise ne derse o
yapılır. Bilime hayır, sanata hayır
denilen kötü düşünceye skolastik düşünce
diyoruz. Skolastik düşünce gidip yerine
human yani insana değer veren hümanizm
gelecek. Kilisenin baskısı ortadan
kalacak. Akıl ön plana çıkacak. Şimdi
sanayi inkılabı ise bunu zaten 7.
sınıfta öğrenmiştik. Makine gücüne
geçiriyor. İnsanlar artık bu kalemi
ellerinde yapmak. Mesela ben bu kalemi
elimde yapmak istesem en az 2 hafta süre
lazım bana. Ama fabrikada adamlar bu
makine jup diye 10 tane hızlıca üretiyor
ve çok daha ucuza üretiyor. Bu makine
gücüne geçiş oluyor. Bunu ilk olarak
tekstil alanında İngiltere'de başlıyor
dokumacılıkla ve ardından da ardından da
sömürgecilik yarışı başlıyor. Niye? Daha
fazla mal satmak için sömürgeler bulmaya
çalışıyor büyük devletler. Sonuçta
coğrafi keşifler okyanuslara geçcek
gemilerle pusaların kullanılmasıyla
Avrupalıların Hristiyanlı yaymak
istemesiyle ve Osmanlı İstanbul'u
fethederek ipek ve baharat yollarını ele
geçirmesiyle bir şekilde başlıyor ve
coğrafi keşiler sonrasında Amerika,
Afrika, Avustralya, Hindistan, dünyanın
yuvarlak olması birçok şeyi ele
geçiriyorlar. Birçok yeri yakıp yıkıp
bir sürü zenginliği ele geçiriyorlar ve
ardından da ardından da Osmanlı bu
durumdan etkileniyor. İşte LGS'de burası
çıkıyor Tonguçum. Milli Eğitim Bakanlığı
kazanımlarında da Milli Eğitim Bakanlığı
şöyle diyor: "Avrupa'daki gelişmelerin
Osmanlı Devleti'ni siyasi, ekonomik ve
sosyal olarak nasıl etkilediğini bilir.
&gt;&gt; O zaman biz de bunu aynen böyle
söylüyor. Milli Eğitim Bakanlığı. O
zaman biz de bunu bileceğiz. Burası
sonuça bir soru gelebilir arkadaşlar. Şu
anda Tonkucuğum sen de dikkatlice
bakarsan bir soruyu cebe atacaksın. Bak
der ki coğrafi kişiler hangi alanda
olmuş? Ekonomik ve siyasi alanda
etkileniyor Osmanlı." Yani coğrafi
keşfilerden biz coğrafya alanında
etkilenmiyoruz. Ekonomik ve siyasi
alanda etkileniyoruz. Bu bir. Ne oluyor?
İpek ve baharat yolları önemini
kaybediyor. Ve Osmanlı bak şöyle düşün
burada ipek yolu var. Hop Osmanlı'dan
geçiyor. Baharat yolu var. Hop
Osmanlı'dan geçiyor. Burada adam 10
liraya ürettiği bir şeyi Osmanlı'ya da
10 lira vererek 20 liraya biz Avrupa'ya
satıyoruz ama şimdi artık Avrupa hop
buradan kendisi ulaşıyor 10 liraya gerek
kalmadı. Osmanlı'ya vergi vermesine
gerek yok. Dolayısıyla Osmanlı gümrük
gelirlerinde kayıplar yaşıyor ve
Avrupalılar artık bu yolları hiç
kullanmadığı için gelin bizim bu yolları
kullanın diyerek onlara kapitülasyonlar
yani ticari ayrıcalıklar veriyoruz. İlk
olarak Fatih döneminde sonrasında Kanuni
döneminde daha da güçlü bir şekilde ne
olur gelin biz de ticaret yapın diyoruz
ama Avrupalılar hem kapitülasyonlardan
faydalanıyor hem de bu yolları
kullanarak inanılmaz zengin oluyor.
Rönesans LGS çıkma ihtimali zayıf dedik
ama bilelim bilim ve sanat ve edebiyat
alanında parayı kullanıyorlar. Diyorlar
ki Avrupalılar burada eee merkantalizm
diye bir kavram doğuyor. Merchant yani
tüccarlar kazandıkları paraları hep
sanata harcıyorlar. Adam bir sürü para
kazandı ya burada bir sürü harvurup
harvan savurmak yerine sanatçılara
yatırım yapıyor ve sanatçılar da eee
Avrupa'da çok güzel eserler vererek
Osmanlı önüne geçmeye başlıyor. Reformla
da kilisenin etkisinden kurtuluyorlar. O
reform bizim için iyi oluyor. Niye?
Çünkü kilisenin etkisinden kurtulmaya
çalışırken birbirlerini yiyorlar. İşte
Protestanlar, Kalvenisler falan filan
hepsi birbiryle savaşırken Osmanlılarda
rahat rahat Avrupa'nın işlerine
ilerliyor. Ama bizim için çok güzel bir
şey olmuyor bu. Niye? Artık topraktan
daha önemli olan şey altına sahip olmak,
paraya sahip olmak, teknolojiye sahip
olmak olduğunu anlıyor Avrupalılar ve
bir sürü yeri fethedip bir sürü yeri
kontrol altına alıyorlar. Aynı zamanda
bilim ve teknik alanında ileri geçip
Avrupa Osmanlı'nın önüne çok ciddi bir
şekilde geçiyor. Artık biz kılıçla
gidiyoruz. Adamlar Kalaşkovla silahla
karşımıza çıkıyormuş gibi oluyor ve
böylece Osmanlı geride kalıyor. Şimdi
Tonguçum birazdan dersimizi bitireceğiz
ama ben öncesinde bir eee
&gt;&gt; Oha bitti mi hocam? Ders
&gt;&gt; ders bitmedi. Yok bu temeline geldik.
Şimdi birazdan birkaç şeyimiz daha var
söyleyeceğim ama burada sana çok önemli
bir şey söyleyeceğim. Eee, İnkılap
tarihi öğrenme atlasımız üzerinden
sizlere bütün dersleri çok güzel bir
şekilde planladık. Tonguç eladım benim.
Bak toplam 23 derste buradan böyle pıt
pıt pıt pıtı hepsini göstereceğiz ve
böylece 23 ders inkılap tarihini
mükemmel bir şekilde öğreneceksin.
Çözmen gereken soru sayılarını bak
burada tek tek gösteriyoruz. Mesela
bugünkü bu konuyu öğrendikten sonra en
az 60 soru çözmen lazım. Bunu bizim
kitaplarımızdan veya kendi elindeki
kaynaklardan çözebilirsin. Dinamo
İnkılap'ta test 1, test 2, test 3. Tüm
derslerde test 1, Zoru Bankası da 10
test 1 ve Türkçe Zoru Bankasıa test 55
ödev verdik. Peki bu ödevler senin ne
işine yarıyor? Bir LGS'de hayalindeki
liseyi kazanmanı sağlıyor. İki bu yolun
sonunda yani bu canlı yayınlar,
videolar, kamplar sonrasında ve sezonlar
boyunca LGS Cup'ta takımın da kazanıyor.
Sen de çok güzel tabletler, kulaklıklar
işte dershanede burslar kazanıyorsun.
Dolayısıyla hem maddi hediyeler hem de
LGS'de çok güzel başarılar seni bekliyor
Tong Şeladı benim. Mutlaka sen de bu
kitaplardan ödevlerini tamamlayarak
hediyeleri de kap, LGS başarı yakala
diyorum ve hemen devam ediyorum. Şimdi
geldik buraya şunu kaldırdık güzel bir
şekilde. Bu arada bu şeyleri,
ödevlerimizi şampiyon paketinden
yapacağız. Şampiyon paketimizde zaten
mutlaka incelemişsinizdir. Geldik Fransa
ihtilaline. Fransız ihtilaline
baktığımızda gerçekten Fransa ihtilalini
kimler yapıyor sence? Fransızlar
yapıyor. Peki nas? Frans İtal Japonlar
yapıyor. Fransızlar yapıyor. Nasıl
yapıyorlar biliyor musun? Fransa'da
halkın kralın baskısına karşı aydınların
öncüğünü. Aydın ne demek biliyor musun?
Yani bunlar işte eee sanatçılar, bilim
insanları bunlar işte tüccarların
desteklediği kişiler. Bunların
öncülüğünü de isyan ediyorlar.
Dolayısıyla Avrupalılar
coğrafik kişilerle zengin olduktan sonra
şimdi dünyada iki tür zengin vardır
Tongcğum. Bir aristokratlar yani toprak
sahipleri bir de ticaretle zengin
olanlar burjuvazi. Avrupalılarda
burjuazi yani ticaretle, coğrafyaşlerle
başka yerleri keşfederek zengin olan
adamlar sanatçıları çok destekliyor ve
burjuazi aydınları da destekliyor.
Aydınlar ve burju birleşerek kralları ve
aristokratları tahttan indiriyorlar,
kovuyorlar. Çünkü aristokratlar konudan
habersiz mesela adam diyor ki millet aç
ağç ekmek bulamıyorlar diyor. Oradaki
prens de diyor ki pasta yesinler. Yani
ekmek bulamıyorsa pasta yesinler ya da
kuruvasan yesinler. böyle saçma sapan
cevaplar veriyor. Çünkü
&gt;&gt; kurasan olabilir aslında.
&gt;&gt; Kurasan daha mantıklı, tereyağlı ama
sonuç olarak ya saçma adam ekmek
bulamıyorsa kurasan nasıl bulsun?
Pastayı nasıl bulsun? Yani halk kraldan
bıkmış, kral da halktan biahaber durumda
ve isyanlar çıkıyor. Fransa ihtilali
sonrasında çıkan bu isyanlar adalet,
eşitlik, özgürlük kavramlarının tüm
dünyaya yayılmasını sağlıyor. Diğer
önemli kavram ise sanayi inkılabı. Bu da
İngiltere Manchester'da, Manchester
United'de duymuşsun mutlaka. İngiltere
Manchester'da çıkıyor ve dokumacılık
alanında başlıyor. Neden? Çünkü
İngiltere dokumcılık alanında gerçekten
gelişmiş durumda. Adamlar pamuğu alıp
fabrikalarda çok hızlı bir şekilde
gömleğe dönüştürüp satıyorlar. Kol
gününden makine göçü sağlanıyor. Bütün
bunlar Osmanlı İmparatorluğu nasıl
etkiledi? Osmanlı Devleti nasıl
etkiledi? İşte bunu soruyorlar LGS'de.
Mesela 2023 LGS'de sanayi inkılabı
sonucu Osmanlı ülkesinin güçlü
devletlerin sömürgecilik faaliyetlerin
açık hale gelmesi soruldu. 2026'da da
sorulur. Dolayısıyla sanayi inkılabı
Osmanlı'yı hangi alanda etkilemişti
derse ekonomik
&gt;&gt; ekonomik ve siyasi.
&gt;&gt; Mükemmelsin Tonguçum. Fransa iali hangi
alanda etkilemiş dersin.
&gt;&gt; Siyasi, sosyal ve hukuki.
&gt;&gt; Mükemmel okuyorsun.
&gt;&gt; Bayağı zor okuyorum.
&gt;&gt; Aynen. Kaliteli bir okuma kaliten var.
Elitsin yani. Dolayısıyla bunları
bileceğiz. Peki ne oluyor sanayi
inkılabı sonrasında? Osmanlı'da işsizlik
artıyor. Küçük atöelyeler kapanıyor.
Yani şöyle düşün. Adam Çin'den şu
gömleği 5 liraya getirse ben de burada
günlerce dikerek 10.000 liraya mal etsem
kim alır? Kim alsa satamam ki. Batarım
yani.
&gt;&gt; Senin el işi daha değerli hocam.
&gt;&gt; Ama değerli de 10.000 liraya gömlek mi
alırsın yoksa 50 liraya 100 liraya mı
gömlek alır?
&gt;&gt; Yani parası olmasa bile insan eğer
benzer kalitedeyse yine yani bizimki
artık sanata dönüşüyor yani sanatsal bir
şey oluyor. Diğerindeyse ihtiyacına göre
alman gereken şeyleri satıyorlar.
Osmanlı toprakları, Osmanlı dükkanlar
kapanıyor ve Osmanlı toprakları hammadde
ve pazara dönüşüyor. Yani hammadde
gömleğin hammaddesi olan pamuğu bizden
alıp bize satıyorlar. Pazarda müşteri
demek. Osmanlı çağı uyduramıyor. O kadar
zor duruma düşüyor ki borç almaktan. O
kadar çok zordur ki borçlarını ödemek
için adamlar borç kontrolü adına genel
borçlar idaresi anlamına gelen bugünkü
İstanbul Erkek Lisesi'in olduğu binaya
Duygunu Umumiye idaresini kuruyorlar ve
Osmanlı'nın ekonomisini ele
geçiriyorlar. Fransa tilali olumlu ve
olumsuz yönleri var demiştik.
Milliyetçilik akımı asayiş ve güvenlik
sorununa neden oluyor. Çünkü Osmanlı'nın
içinde Tonguç benim sadece Türkler yok.
Rumlar var, Ermeniler var, Bulgarlar
var, Sırplar var. Ne bileyim farklı
farklı milletler bir arada yaşıyor
Osmanlı'da. İşte Fransa ihtilali sonrası
ortaya çıkan isyanlarla Bulgarlar diyor
ki biz Bulgarız. Sırplar diyor ki biz
Sırbız. Rumlar diyor ki biz Rumuz. İşte
ne bileyim şunlar biz şuyuz. Herkes
kendi devletini kurmak için isyan
ediyor. Hatta ilk Sırplar isyan ediyor
ama ilk Rumlar devletini kuruyor.
&gt;&gt; Evet. Herkes kendi devletini kuruyor.
Osmanlı Devleti'nin dağılmasına
sebebiyet veren milliyetçilik isyanları
yeni Türk devletinin kurulmasını
sağlıyor. Yani Mustafa Kemal Atatürk de
diyor ki, "Tamam kardeş." istiyor. Ben
Sırbım, ben Bulgarım, ben Rum diye siz
ayrılıyorsanız biz de Türküz deyip
Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuruyor.
&gt;&gt; Aynen bu şekilde söylüyor. Osmanlı
toprak bütünlüğü bozuluyor. Osmanlı'nın
egemenlik yani yönetim kontrol alanı
daralıyor ve Osmanlı topraklarına göçler
yaşanıyor. Niye? Balkanlardan işte
Atatürk'ün doğduğu yerlerden hep bu
taraflara Balkan Savaşlarını kaybedince
göçler yaşanıyor. 20. yüzyıl başlarında
yani 1900 oluyor. Bak 20. yüzyıl demek
1900'lü yıllar. Yani 1914'te . Dünya
Savaşı var. 1911'de Trablus Garp Savaşı.
12'de Balkan Savaşı var. O dönemlerde
Avrupa ve Osmanlı Devleti'ne
baktığımızda bak Osmanlı Anadolu
toprakları var. Batı Trakya toprakları
var. Ama Balkan Savaşlarında bunları
kaybedeceğiz. Mısır İngiliz sömürgesi.
Bak İngilizler ta buraya kadar gelmiş.
Trablus Kartp'ta Afrika'da toprağımız
var. Ortadoğu bizim kontrolümüzde.
Avrupa bu şekilde. Şimdi Osmanlı bu
dağılmayı önlemek için yani bu Avusturya
Macaristan mesela Viyana'ya kadar bizim
topraklarımız varmış. Avusturya,
Macaristan, Romanya, Bulgaristan,
Sırbistan. Bizimken bizden ayrılmaya
başlayınca, Bosna Ersek, Makedonya,
Yunanistan, Bulgaristan gibi devletler
bizden ayrılmaya başlayınca Osmanlı
dağılmaktan kurtarmak için iki tane
çözüm buluyor. Bir demokratikleşme
çabaları yapıyor. Yani Tanzimat fermanı,
ıslahat fermanı, meşrutiyet gibi
kavramlarla. Bir de aydınlar,
Osmanlı'nın aydınları okumuş insanları
Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük,
batıcılık gibi fikirler ortaya çıyor.
Hemen bunları da söyleyelim. Ardından da
hemen kızlar, erkekler yarışmamıza geçip
sorular çözelim. Şimdi Tanzimat Fermanı
Gülhane hattı yumayunu diye biliniyor.
Osmanlı'da anayasallaşma sürecinin
başlangıcı yani padişahın bile uymak
zorunda olduğu kuralları yayınlıyoruz.
Bunu neden yayınlıyoruz? Azınlıklar
azıyordu ya bizde. Ben Sırbım, ben
Bulgarım diye isyan ediyorlardı. Onlara
sakin olun bak artık kanunlar var
diyoruz.
&gt;&gt; Azmayın.
&gt;&gt; Aynen azmayın diyoruz. Avrupalılar
işçilerimize karışmayın diyoruz.
Devletin dağılmasını önlemek istiyoruz.
Ve batılı devletler de buna müdahale
ediyorlar. Ve Osmanlı'da kanun önünde
herkes eşit oluyor. Padişah bile eşit.
ve can mal güvenliği devlet güvenliği
altına alınıyor. Askerlik, evlenme,
boşanma, miras bütün bunları tek tek
yazıyorlar ve bu okunuyor Gülhane
Parkında. Ama bir işe yaramıyor. Niye?
Çünkü Avrupalılar hala işlerimize
karışmaya devam ediyor. Bir de sadece
gayrimüslimler, Müslim ne demek?
Müslüman demek. Gayrimüslim ne olabilir?
&gt;&gt; E Müslüman olmayan.
&gt;&gt; Harikasın, süper zekisin. Gayrimüslimler
yani işte Hristiyanlar, Museviler,
Osmanlı'nın topraklarında binlerce, yüz
binlerce var.
&gt;&gt; Ben gayri çalışkanım hocam.
&gt;&gt; Gayri çalışkan. Çalışkan. Çalışkan
demek. çalışkan tembel demek. Yani
dolayısıyla bunların da isyan etmesini
önlemek için azınlıkların devlete
bağlılığını artırmak, Avrupalıların
işçilere karışmasını engellemek yani
Avrupalılar da İngiltere, Fransa diyor
ki ya siz sıflara hiç ayojanlık
tanımıyorsunuz ya. Böyle kıl kıl konuşup
içlerimize karışıyorlar. Devletin
dağılmasını önlemek için biz ıslahat
yani yenilik fermanı yayınlıyoruz. Ancak
bu da bir işe yaramıyor. Gayrimüslimlere
geniş haklar verdiğimiz için Müslümanlar
işte küsüyor, bu ne ya diyor. Yine isyan
ediyorlar. Hiçbir şey değişmiyor yani.
Ve meşrutiyet denen bir kavram var.
Meşrutiyetin ne olduğunu biliyor musun
Tongç evladım benim?
&gt;&gt; Bilmiyorum hocam. Y
&gt;&gt; meşrutiyet şu Tongç bak en üstte padişah
var. Tamam mı? Meşrutiyette bir de
meclis var. Bu meclisin bir Mebusan
meclisi var. Bir de ayan meclisi var.
Halkın seçtiği meclise Mebusan meclisi
diyoruz. Padişahın seçtiği meclise ise
Ayan meclisi diyoruz. Sence hangisi daha
demokratiktir Tongu Şeladin benim?
&gt;&gt; E Mebusan meclis halkın seçtiği
&gt;&gt; Aynen bu kadar. Halkın seçtiği Mebusan
Meclisi daha demokratik yani.
&gt;&gt; Padişah tek kişi hocam sonuçta.
&gt;&gt; Harikasın. 1876 yılında bak Atatürk
1881'de doğuyor. Atatürk doğmadan önce
1876 Evet. Atatürk doğmadan 5 sene önce
5 yıl önce padişahın olduğu ama halkın
da oy vererek milletvekillerinin seçtiği
Mebusan Meclisi var. Yani Osmanlı'da
seçimler, sandık, meclis denilen
kavramlar var.
&gt;&gt; Demokrasi var mı? Yani
&gt;&gt; yani %50 demokrasi %50
&gt;&gt; padişahım çok yaşa.
&gt;&gt; %50 padişah %50 halkın yönettiği
yönetime biz meşrutiyet diyoruz ve bu
anayasaya da kanuni esası diyoruz. İşte
burada Avrupa'ya gitmiş Jön Türkler ilk
anayasayı kabul ettiriyorlar. Ayan ve
Busan meclisi açtırıyorlar. Padişahın da
yanında meclisin olduğu bir yönetim
işimine biz meşrutiyet diyoruz. İkinci
meşrutiyeti meclis biraz daha güçlü.
Fakat fakat bunlar yetmediği gibi biz
Osmanlı'nın dağılmasını engellemek için
dör tane fikir fikir akımı ortaya
atıyoruz. Bir Osmanlıcılık, bir
Türkçülük, bir İslamcılık, bir de
batıcılık. Artık son sayfamıza geliyoruz
Songçğum. Son iki sayfamızda daha
doğrusu. Osmanlıcılık şu Osmanlı
bünyesinde bulunan milletlerde
Osmanlılık duygusu geliştirmek. Yani
hepimiz Osmanlıyız. Sen Sırfsın, sen
Bulgarsın, sen Müslümansın, sen Arapsan.
Hiç gerek yok. Hepimiz hepimiz
Osmanlıyız ya diyorlar ama olmuyor.
Balkan milletleri isyan ediyor.
Panslavizm yani Slav fanatikliği
politikası yüzünden Osmanlı'dan
ayrılıyorlar. İslamcılık ise hangi
milletten olursa olsun ister Arap olsun
ister Türk olsun hiç fark etmez. Hepimiz
Müslümanız. Hepimiz Hz. Muhammed'in
ümmetiyiz. Hepimiz halifenin etrafında
birleşmeliyiz diyoruz ama Dünya
Savaşı'nda Kanal Icaz ve Eymen Cephesi'e
Araplar bize İngilizlerle beraber
saldırınca bu da başarısı olmuş oluyor.
Bak 2020 LGS'de Osmanlıca fikir akımının
nasıl geçersiz olduğunu söylüyor diyor.
İşte Balkan ulusalının bize saldırması
bunun geçersiz olduğunu gösterir. Şimdi
Türkçülük ise Türkleri bir araya
getirmek, milli bilinç kazandırmak.
Burada Mustafa Kemal Türk bu fikri kabul
ediyor. Batıcılıkta batıyı takip ederek
modernleşmek. da yine bizim
inkılapçılık, inkılaplar yapmamızı
sağlıyor. Şimdi burada iki kavramdan
bahsedeceğim ve dersimizi daha doğrusu
eee videoluk kısmını bitirip sorulara
geçeceğiz. Soru cevaplara geçeceğiz.
&gt;&gt; Challenge var. Kızlar erkeklere
geçeceğiz. Bakalım hep beraber
göreceğiz. Şimdi
&gt;&gt; denge politikasını bilelim. Sorularda
satır aralarına geçer kaçırmayalım.
Devletlerin arasındaki çıkar
çatışmalarına yararlamak. Mesela diyim
ki siyah devlet sana saldırıyor. Tamam
mı? Sen de kırmızı devletsin. Sarı
devlet de sana saldırıyor. Sen siyah
devlet saldırdığında sarı devletten
destek istiyorsan bu denge politikası
oluyor. Ya da sarı devlet saldırdığında
siyah devletten yardım istiyorsan bu
denge politikası oluyor. Neden? Çünkü
düşmanımın düşmanı dostumudur. Bunlar
hepsi birbiriyle düşman olduğu için
bazen İngiltere saldırınca Rusya'dan,
Rusya saldırınca Fransa'dan, Fransa
saldırınca İngiltere'den yardım
istiyoruz. Osmanlı'nın Mısır'ı işgal
eden Fransa'ya karşı Rusya'nın desteğini
almaya çalışması. Halbuki o sıralarda
Rusya da bize saldırıyor. Rusya da bize
saldırmasına rağmen diyoruz ki bak en
azından İngiltere almasın sen bizle dost
ol diyoruz. Bu şekilde denge politikası
uyguluyoruz. Hukukun üstünlüğünün
gözetilmesi ise çok önemli. Bu ileride
de çıkacak LGS'de bu ifade iki kez doğru
cevap oldu ki toplamda 78 defa LGS
olduğunu düşünürsek çok yüksek bir oran.
Herhangi bir durumda keyfi değil hukuk
kurallarına göre hareket etmek. Mesela
Tanzimat Fermanı ile padişahın hukukun
üstünü kabul ediyor. Padişah ben ne
dersem olur değil. Evren, boşan, miras
kağıda bağlı. veyahut da istiklal
mahkemelerinde Kurtuluş Savaşı sırasında
isyan edenleri biz eee hıyanet-i
vataniye kanunuyla yargılıyoruz
mahkemelerde. O da yine hukukun üstünü
gösterir diye çıkmış. LGS'de genel
borçlar idaresini söylemiştik zaten.
Osmanlı alacaklarının bizim üzerimize
borsal idaresi kurması.
&gt;&gt; Hocam artık bunlar C2 seviyesine geldi.
Çok zor.
&gt;&gt; Yook yook bitti. Zaten az önce
öğrendiğimiz kavramlar üzerind
kapitülasyonları öğrendik. Skolastik
düşünce arkadaşının sormuş mesela.
Bunları bitiriyoruz ve son sayfa artık
bundan sonra sorulara geçiyoruz. Son
şeladım benim. Şimdi gümrük gelirlerimiz
azalıyor. Yani biz Avrupa'dan veyahut da
Avrupalılara bir mal satarken üzerine
gümrük geliri koyuyorduk. Ama
Avrupalılar bize mal almayınca para
kazancımız azalıyor. İpek ve baharat
yolları önemini kaybediyor.
Kapitülasyonlar Avrupalara verdiğimiz
ayrıcalıktı. Skolastik düşünce de
kilisenin Orta Çağ'daki kilisenin
katolik düşüncesiydi. Yani reformdan
önceki düşüncesiydi. Şimdi bir tane
sorumuz var. Sorumuza bakalım. Demiş ki
bu soru LGS'te gelebilir ve yazılı
denemelerimizde biz bunu koyduk.
Kazanımlarla bağlantılı olduğu için.
Osmanlı Devleti'ni dağılmaktan kurtarmak
isteyen. Hatta bu soruyu da hemen kızlar
erkeklere koyabiliriz. Osmanlı
Devleti'ni dağılmaktan veya bundan sonra
test sorularıyla başlayalım o zaman.
Tamam kızlar erkekler buraya koymuşuz
zaten. Osmanlı Devleti'ni dağılmaktan
kurtarmak isteyen bazı yönetici ve
aydınlar çeşitli fikirler
geliştirmiştir.
Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük,
batıcılık. Bakalım bu fikirlerden biri
olan ve tüm tebayı din, dil, ırk ayrımı
gözetmeden eşitlikçi bir üst kimlikle
üst kimlikle bütünleştirmeyi amaçlayan
düşünce hangi adla belirtilmiştir?
&gt;&gt; Of çok zormuş ya.
&gt;&gt; Evet. Bu tonguçum ben niye bunu öyle
yazıyorum? Osmanlıcılık. Osmanlıcılık.
Neden? Çünkü biz diyoruz ki Sırplara,
Bulgarlara, Romenlere, "Kardeşim sakin
sakin. Sen Bulgar, ben Türk. O Rom hiç
takılmaya hepimiz Osmanlı Devleti iz"
diyoruz. Mesela bu fikri şimdi Amerika
uyep kardeşiz. Yapmayalım diyor. Şimdi
Tonguçum güzel bir şekilde konumuzu
özetledik. Şimdi soruları çözeceğiz.
Kızlar, erkekler kim daha başarılı
göreceğiz. Dün kızlar başarılı olmuştu.
Bugün erkekler mi başarılı olacak yoksa
kızlar başarılı olacak? Hep beraber
göreceğiz. Ödevlerimizi vermiştik.
İnkılaptı öğrenme tatlısımızdan hepsini
tamlayın dedik. Bir kez daha Dinamo
İnkılap'tan tüm derslerden ve zordan
ödevlerimizi hatırlattıktan sonra ve
kızlar erkekler challenge'ına
başlıyoruz. Hemen şöyle alıyorum
kağıdımızı ve ilk sorumuz Dinamo soru
bankasıan. Seçici bir soru. Kazığul Aziz
seçildi bu soru. Bakalım neymiş. Diyor
ki
&gt;&gt; eee cevabımızı da söyleyelim. eee,
metinde anlatılan durumun yaşanmasında,
yaşanmasında nokta nokta gelişmelerden
hanginin rol aldığı söylenebilir diyor.
Bakalım. Buna benzer soru LGS'te
geliyor. Yani satır aralarına okuyup
eşleştirmen gerekiyor. Yeniden doğuş ve
düzenlemeler Avrupa insanını dünyevi
hayata söndürürken inanca dair
düşüncelerini sarsmış ve sınırlı da olsa
ekonomik beklentileri harekete
geçirmiştir. Bak yeniden doğuş dediği
Rönesans mesela. Rönesans ve
düzenlemeler Avrupa İnsanın düşünceleri
atıyor. Tüketim üretimi zorlarken seri
üretim teknolojik gelişmeyi
tetiklemiştir. Bu gelişme beraberinde
bilginin değerinin artmasına yani
aydınlanma çağı ve kullanılmasına neden
olmuştur. Aydınlanma bak. Aynı zamanda
bilginin nefes alacağı özgür ortam yine
rönesans ve akıl eee yine aydınlanma
çağı. Yeni bir çağın ruhunda mutlak
otoriteyi sorgulama. Mutlak otorite ne?
Bir kilise. Çok otoriteli çok güçlü
kilisede reform alıyor. Bir de kral.
Krallar çok büyük otorite. Fransız
ihtilali krallara isyan ediyorlar.
Dolayısıyla burada e coğrafişlerden hiç
bahsetmedi. Yani 2 3 4 ve 5'in olduğu
seçeneği bulacağız. O da tabii ki C
seçeneği. C seçeneği kim olarak kim
bildi Tongu Çelim.
&gt;&gt; Ahmet Yavuz
&gt;&gt; harikasın. O zaman ilk olarak erkeklerle
başladı. Hemen şöyle Ahmet'in ismini
yazalım. Biz Ahmet. Ahmetciğim tebrik
ediyoruz.
&gt;&gt; Ahmet bir zahmet.
&gt;&gt; Ahmet sayesinde şöyle Yavuz'u normal
yazacağım artık sığmadı. Eee şey oldu.
Nedir o? Erkekler 1-0 öne geçti. Hemen
diğer soruya geçiyorum. Cevabımız A ise
dış, B ise ulusal, C ise ekonomik, D ise
mevcut yazmamız gerekecek. Şimdi
Avrupa'daki gelişmelere ve değişimi ayak
uyduramayan ve ekonomisi zor durumda
olan Osmanlı Devleti zamanla batılı
devletlerden borç almak zorunda
kalmıştır. Verimli kullanılmayan bu
borçlar ve bu borçların faizleri
ödenemeyecek duruma gelmiştir. Şimdi
Osmanlı ekonomik olarak sıkıntıda. Şimdi
dış borç almaktan kaçınmasını aksine
daha çok borç almak zorunda kalıyoruz.
Ulusal ekonomisini güçlendirmesini
aksine ekonomimiz güçsüzleşiyor.
Ekonomik bağımsızlığın yitirmesine Evet.
maalesef ekonomik bağımsızlığımızı
yitiriyoruz. Bu doğru cevap. Tonguçum
mevcut idare biçimi değiştir mi? Hayır,
idare biçimimiz değişmiyor. Sonradan
Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetin
ilanıyla değiştirecek. Dolayısıyla
burada cevabımız Ceyhun seçeneği yani
ekonomik kelimesi olacaktı. Ekonomik
kelimesini kızlar ve erkekler grubuna
&gt;&gt; Yekta Aslan. Yekta erkek ismi. Hemen
buraya
&gt;&gt; Yekta erkek hocam.
&gt;&gt; Evet. Yekta yazıyorum. Tebrikler Yekta
diyoruz. Yekta Aslan sayesinde erkekler
2-0 öne geçiyorlar ve tebrik ediyoruz.
Şimdi hemen geçiyorum başka bir soruya.
Tüm derslerden bir soru. Aşağıda Osmanlı
Devleti'nin 19. yüzyılda yaşadığı bazı
sorunlara devlet adamı ve bazı
aydınların sunduğu çeşitli çözüm
önerileri verilmiştir diyor. Bu
bilgilerden hareketle Osmanlı
Devleti'nin hangilerini yaptığı
söylenebilir? Bakalım. Batılı devletler
işlerimize karışıyormuş. Azınlıkların
Fransitlererek kendi ulus devletlerini
kurma isteği varmış. İşte Bulgarlar
Bulgaristan'ı kuruyor. Rumlar
Yunanistan'ı kuruyor. Mesela bizim de
çözüm önerimiz batıcılık, Osmanlıcılık,
İslamcılık ve Türkçülük fikir akımları
ortaya atıyoruz. Tanzimat ve ıslahat
fermanları ilan ederek meşruri
yönetimine geçiyoruz. Şimdi Osmanlı
hangi adımlar attığı söylenebilir diyor.
Bakalım. Yönetim sistemini değiştirme.
Bak yönetim sistemin değişiklik var.
Niye? 5iyet yönetimine geçilmiş.
Gerçekten bu var. 1 var. 1in olmadığı
seçenekleri eliyorum. C gitti. İdari
sınırları genişletme. Sınır falan
genişletme. Boş ver. Sınırlarımız
daralıyor. Hatta 2'nin olduğu
seçenekleri eliyoruz. A gitti, D gitti.
O zaman cevabımız Bursa gibi. Bakıyorum.
Toprak bütünlüğünü koruma. Evet. Toprak
bütünlüğünü korumak için biz
Osmanlıcılık akımı atıyoruz. İslamcılık
diyoruz. Batıcılık diyoruz. Bu da var. O
yüzden cevabımız Bursa seçeneği. Yani 1
ve 3 olan seçeneği kim bildi veya
&gt;&gt; Melek bildi hocam. İki tane K ile
yazılıyor. Melek
&gt;&gt; eee Melek Evet. Hatırlıyorum. Melek e
geçen derste de bilmişti. İki tane K
ile. O tescilli bir marka. Doğru. Meleğ
kızlar 2-1 yaptı. Tebrik ediyoruz.
Bakalım ne olacak.
&gt;&gt; Ne olduğunu söyleyeyim mi? Bitti.
&gt;&gt; Aa nasıl? Bitti mi?
&gt;&gt; Evet bitti. Erkekler kazandı maalesef.
Hocam şyam ne kadar az soru varmış?
&gt;&gt; Az soru var değil çünkü canlı teste
gidiyoruz. Hayır hayır. Şimdi
Tongunuşakademik.com'a gidiyoruz çünkü
orada çok sorumuz olduğu için. Hadi
bakalım Tonguşakadem.com'a gidelim.com
diyoruz ve şöyle sayfayı çeviriyorum.
Hop çkilop Tonguçakadem.com'dayız. Şimdi
Tonguçakademi.com.com'a girdiğimizde ne
yapıyoruz? Tonguç evladı benim ilk başta
burada hemen giriş yapıyoruz. Önce
girmemiz lazım. Giriş yapıyoruz. Giriş
yaptığımızda burada email adresimizi,
elektronik postlarımızı ve ardından
şifremizi girdikten sonra başarılı bir
şekilde girişimizi yapıyoruz. girdikten
sonra burada Tonguç Plus'a tıklıyoruz.
Tonguç Plus'a tıkladığımızda Tonguç
evladım beni bak solda alt
&gt;&gt; Bu dershane sayfası mı hocam?
&gt;&gt; Burası Tonguç dershane sayfası
&gt;&gt; dershanede de var hocam.
&gt;&gt; Dershane bizim eee en üst seviye eğitim
platformumuz. Yani canlı derslerin,
koçların eee özel takiplerin, süper
kitapların olduğu bir sistem. Onu
sonradan incelersin. Burada Tonguç
Plus'a girdikten sonra derslere
gelirsin. Aşağı da inebilirsin. Fark
etmez. Aşağı indiğinde bak burada
inkılap tarihine geliyor. Tongçum
çalışmaya başlayı tıkladığın zaman
burada ilk ünitemizdeyiz. Bir kahraman
doğuyor. Buraya tıkladığın zaman
çalışmaya başla. Burada videolarımız
var, açıklamalarımız var, konu öncesi
değerlend. Biz burada bak canlı test
var. Görüyor musun? O canlı teste tıkla.
Şimdi canlı testimize tıkladığımızda
Tonguçadım benim teste başla diyorsun.
Teste başlıyoruz ve burada sorular var.
A B CD işaretleyebilirsin soruları. Bak
bur soldan değiştirebilirsin. Aynı
zamanda seçenekleri aşağıdan işaret.
&gt;&gt; Evet. Bunları yap. Mesela sen burada
birkaç tane salla bakalım. Mesela buna C
de öbürüne D de salla. Sonra da testi
bitir dediğinde zaten e sonuçları
görebiliyorsun. Şimdi gel hemen şeye
gelelim biz. Nedir onun adı? İstanbul
stüdyolarımıza dönelim. Canlı test
sayfamıza şöyle biraz daha yaklaşalım.
Hatta şöyle hop. Evet. Tamam. Pardon.
Tongakadom gözüksün çünkü Tongak.com
yetkilileri bizden istiyorlar sürekli
olarak o oranın gözükmesini. Tamam.
Teşekkürler. Şimdi
&gt;&gt; bakalım. Buna göre Türkçülük akımının
temel aldığı esas aşağıdakilerden
hangisidir diyor. Bakalım. Türkçülük
akımı ile amaçlanan Türk birliğinin
kurulmasıdır. Devlet ancak dili, dini,
soyu ve ülküsü bir olan toplumla ayakta
durabilir. Buna göre Türkçülük akımının
temel aldığı esas hangisidir diyor. Bu
zor bir soru bak. Gerçekten batılılaşma
değil. Ne alakası var?
Demokratikleşmeden de bahsetmiyor.
Kalkınma da değil. Burada ulusallaşma.
Yani burada ulusallaşma yerine
millileşme de diyebilirdi. Yani kendi
diline, kendi soyuna, ülküne
odaklanıyorsan bu ulusallaşma
millileşmedir. Birinci sorunun cevabı
Ceyhan'dı. 2. soruya baktığımızda buna
göre Osmanlı Devleti'nin milliyetçilik
akımından etkilenmesi aşağıdaki hangi
özelliği etkili olmuştur?
&gt;&gt; İlk başta soru kökünü mü okuyorsunuz
hocam?
&gt;&gt; Evet. Önce soru kökü sonra paragraf.
Çünkü burada belki başka bir şey
diyecek. Sen boşan okuyacaksın. Fransa
etilen doğdu mill okunur. Sonra 2 bu
sonra 3. Buraya geçiyoruz. Fransa etilen
doğdu milliyetçilik akımı Osmanlı
Devleti bünyesindeki azınlıklar arasında
yayılmıştır. Azınlıklar azdırı demiştik.
Zaman geçtikçe de azınlıklar
bağımsızlarını elde edebilmek için
ayaklanmaya başlamışlardır ve Osmanlı
Devleti dağılma sürecine girmiştir. Bunu
söylemiştik. Osmanlı'da sadece Türkler
yok. Rumlar var. Ermeniler var.
Bulgarlar var, Sırplar var.
&gt;&gt; Hepsi azıyorlar. Dadaşlar azmıyor.
Dadaşlar bizden. Ha. Hepsi azınca ne
oluyor? Bir şekilde bir anda Osmanlı
Devleti dağılmaya başlıyor. Şimdi farklı
milletleri bir arada barındırması evet.
Geniş sınırlara sahip olması hayır.
Hoşgörü anlayışı hayır. İskan, hoşgörü
anlayışımız var ama bu ondan
bahsetmiyor. İskent politikası uyguladığ
zaman burada ondan bahsetmiyor. Burada
doğru cevabımız Ayhan seçeneği. Hemen
yani Adana seçeneği pardon. Geliyoruz
diğer bir sorumuza. Son sorumuza. Bu
bilgiden Osmanlı Devleti ile ilgili
hangisine ulaşılabilir? Osmanlı Devleti
19. yüzyıldan itibaren varlığını
sürdürebilmek için Avrupalı devletin
kendi aralarındaki çiç yararlanmaya
çalıştığı, önce İngiltere ve daha sonra
Almanya'yla ittifaklar kurarak toprak
bütünlüğünü korumaya çalıştı diyor.
Şimdi bak önce İngiltere sonra
Almanya'yla eee bir şekilde ittifaklar
kuruyor. Niye? Çünkü biz buna ne
demiştik hatırlarsan? Şöyle bir tahta
revelli resim vardı. Biz bir şekilde
dengede durmaya çalışıyorduk. Denge
politikası. Yani cevabımız A seçeneği.
Almanya saldırınca İngiltere'den.
İngiltere saldırınca Almanya'dan, Fransa
yani başkası şansımız yok. O yüzden
cevabımız Ayhan seçeneği diyoruz. Şimdi
tekrar tongş.com'a geçelim web sitemize.
Ha bak 1. sırada Mehmet Akyol Ankara
Keçören'den. 2. sırada Damla Gemici
Trabzon'dan 3'te İsmail Karatekeli
Antalya'dan Fatma Zehra Şanlıurfa'dan.
Zeynep Meşe Uzay'dan Türkay Çorbacı
Çanakkale'den Neva Atasever Adana'dan
Eymen Güleçüz Selim Can Mutlu Muhammed
Ali Kaya Gafar Okan Zera Tatlı herkes
burada ya baba is
&gt;&gt; ismi şehir olmayan bir insan var hocam
ne olduğu belli.
&gt;&gt; Hem ismi hem şehir yok. uzaydan şey
uzaylı yani. Yiğit Yaşar Hedit Hedil
Sıddık Bengüsü Şenol Mehmet Emin Görnü
Emir Kaşak Selende Salih Akbaş Mustafa
Karan Zeynep Mahmut Demirkan en alttaki
Yavuz Taha Öner Demirhan Demirkan Gemici
her hep şaka arkadaşlar mükemmelsiniz bu
şu an okuduğumuz lisenin lisesi biliyor
musun Tonguçuğum LGS de hayallerine
ulaşan öğrencilerin lisesi esasında
ulaşacak olan öğrencilerin lisesi.
İnşallah bu arkadaşlarımız çok güzel fen
liselerini, Anadolu liselerini, sosyal
bil ne istiyorlarsa bilmiyorum belki de
Anadolu lisesi istiyorlar. Kazanacaklar
ve sonra da şov yapacaklar ve bizi
unutacaklar. Diyecekler ki biz kazandık
biz baş Mehmet Ak Fidelia on her canlı
yayınımıza katılıyor hocam.
&gt;&gt; Evet bu arkadaşım evet gerçekten tebrik
ediyoruz
&gt;&gt; kendini de hocam
&gt;&gt; hepsi hepsi gelsen tanıdık isimler artık
hepsi bir marka oldu Türkiye'de. Herkes
biliyor ekranlarda milyonlarca insan
YouTube'da izliyor bu isimleri. Tebrik
ediyoruz. Hadi bakalım. Şimdi o zaman
tekrar canlı test sayfamızdan İstanbul
stüdyolarına geri döndük. Eee, ödüllü
sorumuza geliyoruz. Ödüllü sorumuzdan
daha önemlisi ödüllü Tonguç Kapı yani
LGS Kapı mutlaka takip edip
hayallerinize ulaşın arkadaşlar. Hadi
bakalım.

Merhaba arkadaşlar. Bugün Tonguç
Akademi'de sizlere Atatürk ilkeleri
konusunu işleyeceğiz. Atatürk ilkeleri
biliyorsun Tonguç birçok sınavda
karşımıza çıkan, bilmemiz gereken bir
şey. Öyle değil mi dostum?
Evet hocam. Şimdi Mustafa Kemal
Atatürk'ün öncelikle hedeflerini
bilmemiz gerekiyor inkılap tarihinde.
Yani Samsun'a çıktıktan sonra Amasya
genelgesini yayınlaması, ardından
Erzurum'da bir kongre yapılması,
ardından Sivas kongresiin yapılması,
Amasya görüşmelerinin yapılması, Misak-ı
Milli Kararlar alındıktan sonra
Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin
açılması. Bütün bunlar esasında Mustafa
Kemal'in ülkeyi kurtarmak ve sonrasında
laik, çağdaş, modern bir hale gelmesini
sağlamak için yaptığı mücadeleler. Şimdi
sana önemli bir soru soracağım Tongç.
Evet hocam.
Bütün sınavlarda her sene sorulur bu.
Yani SBS'de de, YGS'de de mutlaka
öğrencilere yöneltilen bir şeydir bu.
Söyle bakalım milli bağımsızlık ve milli
irade arasındaki farkı biliyor musun?
Hocam biliyorum tabii ki.
Harikasın. Peki o zaman bana söyle
bakalım. Mustafa Kemal'in ülkeyi
kurtarması milli bağımsızlıkla mı
ilgilidir yoksa milli egemenlikle mi
ilgilidir?
Hocam milli bağımsızlık tabii ki.
Çok güzel bunu bildin. Peki ülkenin
cumhuriyetle yönetilmesi milli
bağımsızlıkla mı ilgilidir? Milli
egemenlikle mi ilgilidir?
Hocam tabii ki milli bağımsızlık o da.
Bak işte bunu bilemedin Tonguçğum.
Halbuki bu çok önemli bir şey. Ülkeyi
cumhuriyetle yönetmek, ülkede halk
iradesinin olması, milli irade olması,
milli egemenlik yani yönetimle
ilgilidir. Milli bağımsızlık ülkenin
düşmandan kurtarılması ile ilgilidir.
Dolayısıyla sen bunu bilmiyorsan ülkeni
de sevsen, Atatürk'ü de sevsen çok büyük
bir eksiklik yaşıyorsun demektir. Neden?
Çünkü milli bağımsızlık ve milli
egemenlik arasındaki farkı bilmiyorsun.
Demiş ki şair, "Bu ülkeyi seven
öncelikle bu ülkenin bir kızını sevmeli
dem" demiş. Sen bu ülkenin bir kızını
seviyor musun evladım? Hocam tabii ki
seviyorum.
Aferin. Ama sadece o yetmiyor. İşte aynı
zamanda milli bağımsızlığın, milli
egemenliğin de ne olduğunu bileceğiz.
Şimdi Mustafa Kemal'in temel amacı
öncelikle kongreler yoluyla milli
bağımsızlık mücadelesini başlatmaktı.
Bütün milleti, bütün ordumuzu ve
yetkilileri tek bir şat altında toplayıp
milli mücadeleyi kazanmaktı. Daha
sonrasında da bunu yaparken ve
sonrasında da halk iradesiyle ülke
yönetimini halka teslim etmekti. Yani
milli egemenliği gerçekleştirmekti. Daha
sonrasında da laiklik ve çağdaşlaşmayı
sağlamak. Demek ki milli bağımsızlık
neymiş dostum? Ülkenin düşmandan
kurtarılması. Öyle değil mi?
O zaman biz milli bağımsızlık için
itilaf devletleriyle mücadele ettik
diyebilir miyiz? Evet hocam.
Milli egemenlik de ülkeyi halkın
yönetmesi yani insanların sandığa gidip
oy vermesi olayı. Dolayısıyla biz milli
egemenlik içinde padişahçılarla,
saltanat yanlılarıyla mücadele ettik
diyebilir miyiz Tonguç?
Evet hocam tamiz gibi.
Harikasın. Harikasın. Şimdi laiklik ve
çağdaşlaşma ise bütün bu ikisi
gerçekleştikten sonra olabilecek bir
şey. Yani ülkede modern batıya uyumlu
sağlamış bir ülke olması ve eee dogmatik
düşünce yerine akıl ve bilimin esas
alınması laiklik sonradan
gerçekleşebilir. Sen daha ülkeyi
düşmandan kurtaramadan ülkeye
demokrasiyi getirmenin bir anlamı yok.
Veyahut da ülkeyi düşmandan kurtardın
ama eee ülkeyi düşmandan kurtaramadan ve
halka egemenlik vermeden çağdaş bir ülke
olmanın herhangi bir anlamı yok. Demek
ki öncelikle milli bağımsızlık ve milli
egemenlik, sonradan da laiklik ve
çağdaşlaşma Mustafa Kemal'in temel
hedefleri arasındaydı. Senin temel
hedefin nedir Tonguş? Şimdi senin amacın
ne bu hayatta?
Hocam bir şu sınavı geçsem de artık
babam bir araba alsa ya.
İşte sen böyle küçük bir insansın
Tonguç. Bak görüyorsun arandaki farkı
anlıyorsun değil mi Mustafa Kemal'le
kendi arandaki fark? Şimdi devam edelim
dostum. Devam edelim. Şimdi burada 6
tane temel ilkemiz var. Cumhuriyetçilik,
milliyetçilik, halkçılık, laiklik.
Devletçilik ve inkılapçılık. Şimdi
cumhuriyetçilik ilkesi deyince sana
anlayabileceğin şekilde kolay bir
şekilde anlatmak istiyorum. Aklına halk
iradesi olan sandık gelecek. Yani
insanların sandığa gidip oy atması,
yönetime katılması, padişahlık yerine
halk iradesinin olması, anayasaların
olması cumhuriyetçilikle alakalı.
Milliyetçilik ise milli bağımsızlıkla
alakalı. Yani halkın kendi kültürüne,
kendi ulusuna, kendi bilincine sahip
çıkması. Türk düşüncesini, Türk milleti
düşüncesini ve Türk vatandaşlığı
düşüncesini ön plana çıkarmak. Tabii bu
milliyetçilik ırkçılık değil. Bunu
yanlış anlama Tongç. Halkçılık ise
dostum senin anlayacağın şekilde kolay
bir şekilde çiziyorum. Herkesin kanunlar
önünde, toplum önünde, devlet önünde
eşit olması. Yani eğer insanlar
toplanmış, hepimiz eşitiz diyorsa,
hepimiz eşitiz diyorsa bu halkçılıktır.
Mesela sen şu anda kendini herkese eşit
hissediyor musun bu ülkede Tonguçğum?
Eee, evet hocam.
Harika. Niye? Sen de başbakan
olabilirsin. Sen de okursun,
üniversiteyi bitirirsin. Sen de başbakan
olabilirsin. Zaten cumhuriyetçilik artı
milliyetçilik eşittir halkçılığı
çıkarıyor. Niye? Hepimiz Türk
vatandaşıyız bu ülkede ve hepimiz ülke
yönetimine katılabiliriz. Şu anda bu
ülkedeki her vatandaş başbakan olabilme
yetkisine sahip. Ama eskiden öyle miydi?
Öyle değildi. Öyle değil mi? Sadece
babadan oğla geçiyordu. Şimdi laiklik
ise dini düşüncenin toplumsal yaşamda
laiklik nedir bu arada? Laikliği herkes
biliyorum der. Sen söyle bakalım Tş.
Laiklik nedir? Hocam, dinle devlet
işlerinin birbirinden ayrılması
çok güzel ama sadece bu değil. Bu güzel
bir tanım. Aferin. Senden bu kadar güzel
bir cevap beklemezdim. Şu anda beni
şaşırttın. Tebrik ediyorum seni. Ama bu
yeterli değil. Bu ilkokul 1'de öğretilen
tanım. Laiklik nedir çocuklar? Din ve
devlet işlerinin birbirine ayrılması. Bu
bu kadar basit bir şeyi sınavlarda
sormuyorlar. Laiklik toplumsal alı,
toplumsal alanda, siyasette, yönetimde,
eğitimde yani hayatın her alanında din
yerine, dogmatik düşünce yerine akıl ve
bilimin esas alınmasıdır. Anlaşıldı mı
dostum? Yani sana şöyle daha komik bir
şey çizeyim. Bu yanlış anlaşılmasın. Bu
sadece yönetim için. Yani işte dini
kurallar yerine sen akıl ve bilimi esas
alıyorsun. Akıl ve bilim için de E= MC
kare diyebilir miyiz dostum?
Bunu diyebiliriz değil mi? Yani sen
hukuksal alanda dini kurallar yerine
akıl ve mantık neyi öngörüyorsa onu
yapıyorsun. Anlaşıldı mı? Yönetimde dini
yönetim yerine akıl ve mantık neyi
öngörüyorsa onu yapıyorsun. Mesela akıl
ve mantık ne ister? Cumhuriyeti ister.
Öyle değil mi? İnsanların eşit olmasını
ister. O zaman diyorsun ki biz
cumhuriyetçiliği istiyoruz. Şimdi
gelelim devletçiliğe. Devletçilik de
halkın elinde yeterli sermaye olmadığı
için savaş sonrasında biliyorsun para
yok. Yeterli sermaye olmadığı için temel
yatırımları devletin yapması olayı
Tomcum yani fabrikalar kurulması. Burada
ne çizdiğimi anladın mı Tonguçum?
Fabrika hocam.
Aferin. Gerçekten resimlerle
anlayabiliyorsun. İşte devletin
bankalar, yatırımlar, fabrikalar
kurmasına devletçilik diyoruz. Tabii
devletçilik komünizm gibi değil. Özel
sektörde destekliyor. İnkılapçılık da
dostum durmaksızın batıya yönelmeyi, her
zaman çağdaş olanı istemeyi gösteriyor.
Mesela bunu da eee siyah renkli ince
kalemimiz yok galiba. Şöyle çizelim.
Bunu da aklında kalması için çiziyorum.
Şöyle çakma bir Avrupa haritası çizmeye
çalışalım. Tamam mı?
Burada da şimdi biliyorsun biz normalde
bir Avrasya ülkesi değil mi? Hem batıyla
bağlantımız var hem de doğuyla
bağlantımız var. İşte biz yönümüzü eğer
batıya çevirirsek şöyle bir Avrupa
haritası çizmeye çalışalım. Bak burası
Kıbrıs. Canlandı mı gözünü
hocam? Şahane oldu.
Artistik yapma. Şimdi burası şimdi şöyle
yapalım. Bir dakika. Şurası Türkiye.
Kırmızıyla taradığım alan Türkiye. Öyle
değil mi? Biz Türkiye olarak yönümüzü
batıya çeviriyoruz. Yani ne yapıyoruz?
Hep batıyla entegrasyon içerisinde
batıdan yenilikleri getiriyoruz. Harf
inkılabı işte ölçü saat ve takvimde
yenilikler buna benzer şeylerin batıdan
biz kendimizi Afrika'ya mı çeviriyoruz?
Hayır.
Doğuya mı? Hayır. Biz doğunun geçmişin
gücüne sahibiz. Doğudan gelen bir
enerjimiz var. Ama temelinde hep işte
yeni harfler, yeni ölçüler, yeni takvim,
yeni saat buna benzer şeylerle batıyı ön
plana çıkarıyoruz. İnkılapçılıkta zaten
tüm ilkeleri kapsayan bir ilke.
Hocam çok güzel anladım. Resimlerle çok
daha iyi anlıyorum.
Aferin. Resimleri unutmuyoruz
Tonguçuğum. Resimler aklına çıkmasın.
Şimdi o zaman tekrar soralım sana
bakalım hafıza ne kadar güçlü.
Cumhuriyetçil biz ne resmi çizmiştik
Tonguç?
Sandık hocam.
Sandık resmi çizmiştik. Neden? Çünkü
milli irade demiştik. Dolayısıyla
cumhuriyetçilik milli irade kelimesini
gördüğün zaman işaretleyeceğin
seçeneklerden biri olacak. Halk
egemenliği. Egemenlik yönetim demek.
Eskiden padişahın egemenliği vardı.
Padişah onun oğlu, onun oğlu. O şekilde
bir egemenlik vardı. Şimdi ise halkın
egemenliği var. Sen bile başbakan
olabiliyorsun Tonguş. Buna inanabiliyor
musun? Ne kadar
hocam? Ben nasıl olabilirim ki?
Olabilirsin evladım. Derslerine ciddi
bir şekilde çalışır, siyasete katılırsan
insanlar senin gibi sevimli birini belki
de başbakan yapmak isteyebilirler. Neden
olmasın Tonguç? Niye kendini bu kadar
küçük görüyorsun?
Hocam sizin sayenizde.
İnşallah ben de bir başbakan hocası
oldum diye çıkar artistlik yaparım
televizyonlarda. Şimdi devam edelim.
Demokrasi kelimesini gördüğünde
cumhuriyetçiyle işaretliyor. Zaten
demokrasinin de sandıkla bağlantılı
olduğunu biliyoruz. Değil mi dostum?
Evet hocam.
Seçimler, partiler, Büyük Millet
Meclisi'nin açılışı, saltanatın
kaldırılışı, hanedanlığın gönderilişi,
1921-24 anayasaları, bunların hepsi
cumhuriyetçilikle alakalı. Anayasa çok
önemli bir şey. Şu anda seninle benim
aramda veya diğer insanlarla aramızdaki
kanunların yazılı bir kitapta olması çok
güzel bir şey. Eskiden düşünsene eski
krallıklar döneminde nasıldı? Kral
diyordu ki şöyle yapın ya da böyle
yapın. Neyse öyle yapmayın diyordu.
Yazılı bir kanun yoktu.
Kafasına göre hocam.
Kafasına göre. Ama şimdi bir kanun var.
Anayasamız var. anayasamıza göre hareket
ediyoruz. Öyle değil mi? Anayasamız eğer
yanlış olursa hep beraber karar verip
anayasamızı değiştiriyoruz. Gelelim
başka bir maddeye. Kadınların siyasi
hayata katılması da yine
cumhuriyetçilikle alakalı. Cumhuriyetin
ilanı, saltanatın kaldırılması,
halifeliğin kaldırılması, meclisin
açılması, çok partili hayat. Bunların
hepsi cumhuriyetçiliğin anahtar
kelimeleri. Gelelim milliyetçiliğe.
Milliyetçilik de milli bilinç.
Milliyetçilikte ne çizmiştik Tonguç
resim olarak?
Milliyetçilikte Türk bayrağı. Hocam
kaliteli bir insansın. Seni seviyorum.
Türk milliyetçiliği demek. Esasında
diğer ırkları dışlamak değil, Türk
vatandaşlığı demek. Yani geçmişimizde
bizim Türklükten gelen enerjimizi
damarlar, damarlarımızdaki asil kandan
alıp çok güçlü bir şekilde hareket etmek
demek. Ulusçuluk da gene milliyetçilikle
alakalı. Ülkeyi düşmandan kurtarmak yani
milli bağımsızlık milliyetçilikle
alakalı. Yaptığımız Kurtuluş Savaşı,
milli mücadelemiz, Kuvay-i Milliyeler,
eee, bu bütün mücadeleler, kongreler,
savaşlar yine milliyetçilikle alakalı
bağımsızlığımızı ekonomik olarak elde
etmemiz yani kapitülasyonları
kaldırmamız, ekonomik ayrıcalıkları
yabancıların elinden alıp koruyucu
gümrük politikaları uygulamamız yine
milliyetçilikle alakalı. Misak-ı Milli
yani milli yeminimiz, milli andımız,
ülkemizin sınırlarını çizen, ekonomik
politikamızı belirleyen Misak-ı Milli de
yine milliyetçilikle alakalı dostum.
Türk Dil Kurumu hocam
mükemmel bir insansın. Kolay sorularda
başarılısın.
Türk tenis kulübü.
Hayır evladım batırma beni
sinirlendiriyorsun. Bak bu bunlar ciddi
konular. Şimdi kafanı neyse bismillah.
Şimdi Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih
Kurumu bunlar. Aferin evladım. Türk
Tarih Kurumu. Bunlar da yine
milliyetçilikle alakalı kavramlar.
Tonguçum gelelim halkçılığa. Halkçılık
da yine sosyal adalet, eşitlik
kavramlarını gördüğünde diyeceksin ki bu
halkçılıktır. Neydi halkçılık? Bir
önceki sayfalarımızda söylemiştik.
Cumhuriyetçilik artı milliyetçilik
eşittir halkçılık dem.
Hepimiz eşitiz hocam.
Mükemmel bir insansın. O resim de yine
hatırladın. Sosyal devlet anlayışıyla
devletin halka yardım etmesi, halka
yatırımlar yapması, eee, halkın okuma
yazma öğrenmesi için millet mektepleri
açması, halka ağır gelen aşar vergisinin
kaldırılması, bunların hepsi sosyal
devlet anlayışında halkçılıkla alakalı.
Ve yine soyadı kanunu kullanılması
halkçılıkla alakalı. Mesela benim
soyismim Doğan ama eskiden soyis soyadı
kanun olmasaydı bana Tala hoca
diyeceklerdi. Başka Doğan soyisim
isimlerine de mesela Nihat Doğan'a da
Türkücü Nihat diyeceklerdi veyahut da iş
adamlarından doğan olana da ona da ağ
diyeceklerdi. Ama o unvanlar kalktı. Ağ,
Paşa, Hacı, hoca, Türkücü unvanları
kalktı. Herkes soyadı kanunuyla bir
soyadına sahip oldu. Dolayısıyla hepimiz
artık eşitiz. Kanunlar önünde bir eee
kabul ediliyoruz. Gelelim laikliğe.
Laiklik de bir önceki sayfalarımızda
söylemiştik. Din yerine akıl ve bilimin
üstünlüğüydü. Vicdan özgürlüğüydü.
Vicdanen herkesin istediği dini,
istediği yaşayışı seçmesiydi. Mecelle
yerine dini kanunlar yerine modern
batıdan, İsviçre'den gelen Medeni
kanunun seçilmesi yine laiklikle
alakalıydı. Eğitimde modern, laik bir
sistemin seçilmesi tevhit tedrisat,
laiklik ilkesi ile alakalı tek kez
zaviye ve medreselerin kapatılıp modern
eğitim kurumlarının açılması yine
laiklik ilkesiyile bağlantılı. Halifelik
ve saltanatın kaldırılması gördüğünde de
laiklik ilkesini hemen aklına yazacaksın
Tonguçcuçuğum. Devletçiliğe baktığımızda
fabrikalar hocam
harikasın. Yetersiz bir sermayeye
sahibiz. O yüzden de yatırımları devlet
yapıyor. Karma ekonomi neden? Çünkü hem
özel sektör hem de devlet eli. Halbuki
komünizmde sadece devlet var.
Liberalizmde de sadece özel sektör var.
Mihisak-ı iktisadde ekonomik andımız,
ekonomik yeminimiz. Belli bir politika
belirliyoruz. Teşvik sanayi kanunuyla
halkı sanayiye teşvik ediyoruz, motive
ediyoruz ama halkın sermayesi yetersiz
olduğundan yine devletçilik
politikasıyla 1 5 yıllık ve 2 5 yıllık
kalkınma planları uygulamaya
çalışıyoruz. Yatırımlar yapılması,
bankaların açılması yine tabii ki
devletçilik ilkesiyle alakalı. Yavaş
yavaş dersimizin sonuna geldik.
İnkılapçılık da esasında bütün ilkeleri
kapsayan bir ilke. Atatürkçülüğün
durağan bir düşünce olmaması yani durgun
bir düşünce olmaması, durmaksızın
ileriye gidilmesi, çağdaşlaşmanın,
batıya uyumun hesaplanması. Bunların
hepsi inkılapçılıkla alakalı. Mesela biz
batı harflerini kullanaraktan şu anda
batıya daha rahat hareket ediyoruz.
İngilizcede de bu harfleri görüyoruz.
İtalyancada da, İspanyolcada da,
Türkçede de. O zaman hemen başka dillere
hızlı geçiş yapabiliyoruz. Şapka
kanunuyla modern bir görüntüye
kavuşmamız, batıya uyum sağlamamız da
yine inkılapçılık ilkesiyile alakalı.
Tonguç şimdi ödüllü sorumuza geldik.
Ödüllü sorumuzun cevabını bekliyoruz
arkadaşlar. Yeah.

Tonguç akademi'den Herkese merhabalar
Bugün sizlerle 10 sınıf tarih dersinin 5
ünitesi olan dünya gücü Osmanlı ünitesi
ile birlikteyiz Hazırsanız dersimize
başlayalım
ünitemizin konu başlıklarına
baktığımızda
1453 yılından başlayacağız
1595 yılına kadar ki siyasi gelişmeleri
konuşacağız savaşlardan antlaşmalardan
söz edeceğiz yine yükselme Dönemini
başlatan İstanbul fethinin sonuçlarına
İslam dünyasındaki liderlik mücadelesine
Yavuz Selim'in halifeliği ele geçiş
sürecini konuşacağız ve aynı zamanda
Osman devletine en parlak dönemini
yaşatan Kanuni dönemini ve coğrafi
keşiflerle birlikte denizlerdeki
hakimiyetimizin hangi süreçlerden
geçtiğini konuşup ünitemizi Soner
diyeceğiz dersimizin kullanım alanlarına
baktığımızda İstanbul'un fetih sürecini
Osmanlı'nın İslam dünyasındaki
yükselişini 15 ve 16 yüzyıllardaki Osman
devletinin savaşlarını konuşacağız Bu
dersi dinledikten sonra arkadaşlar
dinamo soru Bankasını açıyoruz sayfayı
103'ten 132'ye kadar olan kısım bizim
ödevimiz olacak ünitemize baktığımızda
burada çeşitli sorularımız olduğunu
görüyorsunuz yine Eğer çözemediğiniz bir
soru olduğu takdirde arkadaşlar
Yukarıdaki karekodu okutuyoruz ve
sorunun cevabına ulaşıyoruz Şimdiden
herkese kolay gelsin
yükselme dönemi padişahlarına
baktığımızda ilk olarak Fatih Sultan
Mehmet'ten başlayacağız sonra İkinci
Beyazıt dönemi Yavuz Sultan Selim Kanuni
Sultan Süleyman İkinci Selim ve üçüncü
Murat dönemlerine değineceğiz arkadaşlar
unutmayalım yükselme Dönemini başlatan
padişahımız kim Fatih Sultan Mehmet
yükselme döneminin özelliklerine
baktığımızda İstanbul'un fethiyle
başlıyor Arkadaşlar bu dönem Özellikle
bu dönemde hem doğuda hem de batıda
Fetih hareketlerimiz devam edecek yine
Fatih döneminde Karadeniz Kanuni
Döneminde ise Akdeniz Türk gölü haline
gelecek İpek ve baharat yolları da
biliyorsunuz Bu dönemlerde ticaret
yolları önemli ve bu iki yol Osmanlı
Devleti'nin denetimine girecek Avrupa
üstünde siyasal üstünlük sağlayacağız
Özellikle bu noktada 1533 yılındaki
İbrahim Paşa Antlaşması önemli bir
antlaşma
Anadolu'da siyasi birliği sağlayacağız
Burada bulunan beyliklerin hepsi tamamen
Osmanlı oğullarına bağlanacak arkadaşlar
Yavuz Sultan Selim döneminde memlüklerle
ilişkilerimize bakıp yine İslam
liderliğinin ele geçiş sürecini
konuşacağız sınırlar 3 kıtaya yayılacak
arkadaşlar
Avrupa Asya ve Afrika kıtasına ve Osman
Devleti en parlak dönemini yaşamış
olacak
ikinci Mehmet dönemine baktığımızda
ikinci Mehmet'ten kastımız Bu Arada
Arkadaşlar Fatih'ten söz ediyoruz değil
mi yani Fetih Yapan yapmış olduğu en
önemli fetö hareketine baktığımızda 1453
yılındaki İstanbul'un fethini görür
arkadaşlar ilk olarak İstanbul'un
fethinin nedenlerine Bir bakalım şöyle
bir amacı var Fatih Sultan Mehmet'in
şöyle bir İstanbul görseli çizdiğimizde
Osman Devleti bundan önceki yıllarda
neredeyse İstanbul'un tamamını ele
geçirmiş sadece bir nokta kalmıştı Yani
bu bölgeler hep Osmanlı Devleti'nin
denetimindeydi Dolayısıyla hem
Anadolu'da yani şu kısımda hem de Rumeli
kısmında artık bir toprak bütünlüğü
sağlamak istiyor yine Bizans'ın bu
dönemde Osmanlı Devleti'nin içişlerine
karıştığını görüyoruz özellikle taht
kavgası yaşandığı dönemlerde tahta
geçemeyen şehzadeleri desteklediğini
dönem dönem Avrupa Haçlı ordusundan
yardım istediğini biliyoruz arkadaşlar
bunları engellemek istiyoruz İstanbul
biliyorsunuz Liman ve boğazlarından
dolayı önemli bir ticaret merkezi ele
geçirmek istiyoruz Asya ile Avrupa
arasındaki geçişleri de kolaylaştırmak
için İstanbul'u almak isteyeceğiz yine
Balkanlardaki egemenliğimizi sürekli
hale getireceğiz ve burada İstanbul'un
fethinin etkileyen bir olayımız daha var
Hz Muhammed'in Hadise arkadaşlar burada
da Hazreti Muhammed'in hadisini bir
okuyalım demiş ki Hazreti Muhammed
İstanbul Mutlaka fethedilecektir onu
fetheden komutan ne güzel komutan onu
fetheden Ordu Ne güzel ordudur demiş
Fatih Sultan Mehmet'te bu hadis-i
Şerif'i yerine getirmek istiyor
arkadaşlar
fethin hazırlık süreçlerine baktığımızda
iki başlıkta inceleyebiliriz ilk olarak
Osmanlı Devleti'nin yapmış olduğu
hazırlıklara Bir bakalım arkadaşlar ilk
olarak Fatih Sultan Mehmet Rumeli
hisarını yaptırıyor hatırlayalım onun
ondan önce 1 Beyazıt Anadolu Hisarı'nı
yaptırmıştı ve böylelikle Rumeli Hisarı
da yaptırılarak iki yakadan boğazın
denetimi sağlanıyordu yine Fatih
Bizans'ın yüzlerce yıldır geçiremeyen
surlarını geçebilmek için ne yapacak
arkadaşlar büyük yani Şahi adını
verdiğimiz büyük topları dökecek 400
parçalık bir donanma hazırlanacak
karadan ve denizden kuşatacağız
arkadaşlar İstanbul'u Karamanoğulları
Beyliği itaat altına alınacak Bunun
sebebi İstanbul kuşatılırken doğudan
Anadolu'dan herhangi bir Tehlikenin
gelmesine engellemek yani Fatih Sultan
Mehmet birinci Beyazıt'ın düştü hataya
düşmek istemiyor ve yine tekerlekli
kulelerin inşa edildiğini yapıldığını
söyley Burada da bir görseli var
arkadaşlar surları geçme noktasında bize
yardımcı oluyor Bizans'ın yapmış olduğu
hazırlıklara baktığımızda Tabii ki de
bizans'ta surlarını güçlendirecek yine
Avrupa'dan Haçlı ordusundan yardım
isteyecek Kale kuşatmalarında çok sık
kullandığı grejuva denilen ve suda da
yanan bir Ateşi ne yapacak daha da
geliştirecek ve bunu kullanacak aynı
zamanda Katolik ve Ortodoks mezhepleri
birleştirilmeye çalışacak ve birlik
sağlanmaya çalışacak ve aynı zamanda hal
için girişine de zincir vuracak
arkadaşlar
Fetih sürecine baktığımızda Osman
devletinin Bizans İmparatorluğunu hem
karadan hem de denizden kuşattığını
görüyoruz İstanbul'un fetih sürecinde
arkadaşlar biliyorsunuz cenevizler
buradan yardımı getirmiş İstanbul'un
daha fazla ayakta kalmasını Yani bizansı
daha fazla ayakta kalmasını sağlamıştır
ancak hatırlayalım Fatih Sultan Mehmet
Askeri dehasını konuşturarak bir gece ne
yapmıştı Osmanlı donanmasının bir
kısmını haliç'ten sulara indirmişti
Dolayısıyla Bu da hem Bizans ordusunun
bu kısımda hem de bu kısımda savaşmasını
önünü açacaktı Dolayısıyla artık sadece
bir cephede değil 3 cephede savaşmak
durumunda kalacaktı Bu da Bizans'ın
gücünü azaltıyordu haliyle
hem karadan hem de donanmadan
saldırmamızla birlikte bir noktadan
sonra artık Bizans çökecekti ve Fatih
Sultan Mehmet İstanbul'u fethetmiş
olacaktı arkadaşlar
İstanbul'un fethinin sonuçlarına
baktığımızda yine iki başlık görüyoruz
burada Türk tarihi açısından ve dünya
tarihi açısından sonuçları var Türk
tarihi açısından sonuçlarına
baktığımızda Anadolu'da ve Rumeli'de
artık bir toprak bütünlüğü sağlanıyor
arkadaşlar İstanbul'un fethiyle birlikte
Osmanlı Devleti artık kuruluş döneminden
yükselme dönemine geçiyor İstanbul ele
geçirdikten sonra başkenti ilan edilecek
ve aynı zamanda Türkler İslam dünyasında
saygınlığı ele geçirmiş olacak Hz
Muhammed'in hadis-i şerifini yerine
getirdiği için yine biliyorsunuz
İstanbul İpek Yolu için önemli bir
noktaydı burada tüccarlar hem limanlar
hem de boğazlarına getirip ürünler
mallarını satıyorlardı İpek Yolu'nun
denetimi de Osmanlı ekonomisine olumlu
yönde etkileyecek arkadaşlar ikinci
Mehmet Fatih unvanını alacak aynı
zamanda Ayasofya arkadaşlar Cami
yaptırılacak Bu da önemli bir bilgi
dünya tarihi açısından sonuçlarına
bakalım arkadaşlar çok önemli bir olay
olduğu için dünya tarihini etkilediği
için Orta Çağ bitecek ve Yeni Çağ
dediğimiz bir dönem başlayacak aynı
zamanda İpek Yolu'nun ve ilerleyen
süreçte baharat yolunun Osmanlı
devletinin yani Bir müslüman devletin
denetimine geçmesiyle birlikte gayri
müslim olan devletler Müslüman bir
devlete vergi vermek istemeyecek ve
coğrafi keşifler dediğimiz bir sürece
başlatacak aynı şekilde İtalya'ya giden
bizanslı Bilim insanlarının bu bölgede
Rönesans dediğimiz yeniden doğuş
anlamına gelen bir hareketi de
başlattığını biliyoruz Fatih'in
Bizans'ın surlarını yıkması ile birlikte
arkadaşlar Avrupa'daki Feodalite
anlayışı ortadan yavaş yavaş kalkacak ve
tekrardan Merkezi krallıklar güç
kazanacak arkadaşlar
İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan
Mehmet Osmanlı Devleti'nde bir takım
gelişmelere imza atacak bu gelişmelere
baktığımızda ilk olarak Şehzade Orhan ve
Ahmet'i idam ettirecek aynı zamanda
Osmanlı Devleti'nde önemli bir yere
sahip olan Çandarlı Ailesini de idam
ettirecek arkadaşlar kardeş katlinde
yasal hale getiriyor Fatih Sultan Mehmet
Tüm bunları yaparken amacı şu; merkezi
otoriteyi güçlendirmek Fatih özellikle
merkezi otoriteyi güçlendirme noktasında
hazırladığı kanunname ile bize bunu
gösteriyor arkadaşlar
aynı zamanda Fatih kendisini
ortodoksların koruyucusu buraya
geleceğim Ermenilere de patikhane
kurduruyor ve Yahudilere de aynı şekilde
haklar tanıyacak ha anlaşılır kurtulacak
Onların da dini ibadetlerinin devam
etmesi için uğraşacak burada Fatih
Sultan Mehmet'in ortadokslarının
koruyucusu olmasının ana sebebi şu;
Hristiyan dünyasında birliğin oluşmasını
engellemek isteyecek arkadaşlar yani
katoliklere karşı ortaoksları
destekleyecek ve aynı zamanda yine
devlete merkezlik yapacak Topkapı
sarayın inşa ettirilme süreci de bu
dönemde başlıyor kapalı çarşıda inşa
ettirilecek ve Anadolu'dan getirilen
bazı Türkmen aileler iskan politikası
İskan politikasıyla birlikte
İstanbul'un türkleştirildiğini görüyoruz
Fetih sonrası Osmanlı devletinin
gelişmeleri devam edelim Fatih Sultan
Mehmet devletin gücünü göstermek adına
arkadaşlar ne yapacak altın para
bastıracak bu önemli devletin gücünü
gösterir aynı zamanda sağımı Seman
medreseleri Fatih döneminde kuruluyor
devlet görevlerinin yetiştirilmesi
içinse Topkapı Sarayı'nda Enderun
Mektebi inşa edilecek Fatih Sultan
Mehmet ulaşılamaz bir padişah figürü
çizmek adına artık divanlara katılmıyor
arkadaşlar divanlara Başkanlığı Kim
yapacak sadrazam yapacak sadrazam devlet
meselelerini burada devlet görevlileri
görüşecek sonrasında arz odasında Tüm bu
meseleleri Fatih Sultan Mehmet'e özel
bir şekilde aktaracak yine burada amaç
merkezi otoriteyi güçlendirmek
Arkadaşlar Fatih Sultan Mehmet Çandarlı
Halil Paşa'nın ortadan kaldırılması ile
birlikte artık yönetimde devşirme
kökenli kişilere de yer verecek aynı
zamanda kanunname-i Osman denilen bir
kanun name hazırlayacak Şehzadelerin
sancağı çıkması arkadaşlar burada
zorunlu hale getirilecek ve merkezi
otoriteyi güçlendirmek için yine bir
anlayış var burada mülk padişahındır
anlayışını Fatih Sultan Mehmet Osmanlı
Devleti'ne getirecek
Fatih dönemindeki Fetih hareketlerine
baktığımızda hem batıda hem de doğuda
aynı zamanda denizde yapılan Fetih
hareketlerini görüyoruz arkadaşlar
özellikle burada Sırbistan bölgesinde
Belgrad hariç bu bölgeler alınacak aynı
zamanda Mora Adası Eflak ve Boğdan
burayı görüyorsunuz arkadaşlar Bosna
Hersek yine Osmanlı sınırlarına dahil
olacak batıdaki gelişmeler bu şekilde
arkadaşlar
Anadolu'ya baktığımızda ise ilk olarak
Amasra bölgesi cerevizlerden alınacak
sonraki süreçte Candaroğulları ve
karavanoğullarına bu noktalarda son
verilecek ve 1461 yılına gelindiğinde
Trabzon Rum imparatorluğuna son
verilecek
1475 yılında ise Karadeniz'i Türk gölü
haline getiren Kırım'ın fethini
görüyoruz arkadaşlar yani Fatih Sultan
Mehmet Osmanlı devletinin sınırlarını
hem Doğu yönünden hem batı yönünden hem
de Doğu bölümünden geliştirmiş olacak
arkadaşlar
daha demin de belirttiğim gibi Fatih
Sultan Mehmet'in batıdaki gelişmelerine
baktığımızda Sırbistan Bora Eflak Boğdan
Bosna Hersek ve Arnavutluk ele
geçiriliyor Anadolu'daki gelişmelere
bakalım ama sıra bölgesi Candaroğulları
ve Karamanoğulları tamamen itaat altına
alacak Trabzon Rum devleti ele
geçiriliyor ve 1473 yılında arkadaşlar
Anadolu'nun Doğu kısmında yer alan
Akkoyun Devleti ile bir savaş yapılacak
bu savaşımızın adı Otlukbeli savaşı ve
bu savaşı Fatih Sultan Mehmet Uzun
Hasan'a karşı kazanacak arkadaşlar yine
bu dönemde sınırlarımız genişledikçe
memlüklerle bir sınır komşusu olma
durumu söz konusu oluyor ilişkilerimiz
bozulacak bu dönemde ancak herhangi bir
savaş yok arkadaşlar
[Müzik]
Fatih'in ölümünden sonra Arkadaşlar iki
tane veliahtın olduğunu görüyoruz ikinci
Velet ve Cem Sultan Fatih'in ölümünden
sonra kimi devlet görevlileri Cem
Sultan'ı Kimisi de ikinci bayisi
destekliyordu ve ikinci bez daha erken
haber almasından kaynaklı gelip tahta
oturacaktı arkadaşlar ancak ikinci bez
tahta geçince kardeşi Cem Sultan bu
durumu kabul etmiyor ve Osmanlı
tarihinde Cem Sultan olayı dediğimiz bir
olay yaşanıyor arkadaşlar ilk olarak
kardeşler arasında bir savaş yapılacak
ikinci ve bu savaşı kazanıyor arkadaşlar
yenilginin ardından Cem Sultan ilk önce
karamanoğullarına sonra memlüklere Rodos
şövalyelerine papaya ve son olarak da
Fransa Kralına sığınacak arkadaşlar
Cem Sultan olayı bir iç sorun iken
arkadaşlar Osmanlı tarihinde ilk defa
ilk soruyken dış sorun haline gelen olay
olacak ve
1495 yılına kadar bu süreç devam ediyor
arkadaşlar uzun bir süre olduğu için Cem
Sultan'dan dolayı bu dönemde dış
politikada ikinci beyaz dönemde etkili
olamıyoruz arkadaşlar
İkinci Beyazıt dönemindeki gelişmelere
baktığımızda Karamanoğulları tamamen
itaat altına alınacak kili ve akyarman
kaleleri alınacak Arkadaşlar bu odan
Osmanlı Devleti'nin yönetimine geçmiş
olacak arkadaşlar memlüklerle ilk savaş
bu dönemde yapılıyor ancak herhangi bir
sonuç alınamıyor yine veletlerle deniz
savaşı yapılacak ve bu savaşı
kazanacağız
1511 yılına gelindiğinde Doğu Anadolu
Bölgesi'nde Şahkulu isyanı dediğimiz bir
isyan başlıyor arkadaşlar Şurayı Anadolu
coğrafyası olarak düşünelim şurada
Safevi Devleti var Arkadaşlar burası da
Osman Safevi Devleti ne baktığımızda
Tabii ki de müslüman bir devlet Safevi
Devleti ancak burada şöyle bir durum var
Şii mezhebine
baktığımızda ise Osmaniye Devleti Sünni
bir devlet Dolayısıyla bu noktada
Arkadaşlar bu noktada arkadaşlar
Safevi Devleti Osmanlı coğrafyasında
yaşayan şiileri Osmanlı Devleti'ne karşı
kışkırtacak
1511 yılında Şahkulu isyanı çıkacak bu
İsyan arkadaşlar özellikle buraya yazdık
güçlükle bastırılıyor not kısmına
bakalım 1 Selim yani ikinci birsin oğlu
Safevi Devleti ve şiilere karşı
gösterdiği hoşgörü politikayı
desteklememiş babasının ve
yeniçerilerden destek alarak babasını ne
yapıyor arkadaşlar tahttan indiriyor
Evet yeniçerilerden destek alarak tahta
geçen Yavuzhan Selim dönemine bakalım
Arkadaşlar bu dönemde batıya hiçbir
sefer yapılmıyor tamamen Doğu yönünde
Osmanlı Devleti'nin sınırları
genişleyecek arkadaşlar birinci Selim
dönemindeki Yavuz Sultan Selim
dönemindeki özelliklere bakalım
arkadaşlar sert mizacından kaynaklı
birinci Selime Yavuz ünvanı veriliyor ve
8 yılda 80 yıllık bir iş yapıyor
arkadaşlar bakın 1512'den 1520 yılına
kadar faaliyet gösterecek Ama Osman
devletin hem hazinesini hem de
sınırlarını genişletmeyi başaracak
devlet hazinesinin sonuna kadar
dolduruyor ve Buraya kendi mührünü yine
vuracak aynı zamanda memlükleri
yenilgiye uğrattıktan sonra ilk Osmanlı
halifesi Yavuz Sultan Selim olacak
Yavuz Tan Selim dönemindeki savaşlara
baktığımızda 4 tane önemli savaşın
olduğunu görüyoruz arkadaşlar
1514 yılında Çaldıran Savaşı ile Yavuz
Sultan Selim kime karşı mücadele edecek
Safevi devletine karşı mücadele edecek
arkadaşlar buradan biz bir galibiyet
alır İstanbul'dan kalkıyoruz bu noktaya
Çaldıran ovasına kadar gelip burada bir
zafer elde ediyoruz sonraki süreçte geri
dönerken bu noktada Turna da savaşını
1515 yılında gerçekleştireceğiz burada
dulkadiroğullarına ve Ramazanoğulları
beyliğine son vereceğiz arkadaşlar
burada da Dulkadir oğulları beyliğine
karşı mücadele ediliyor ve gelelim 1516
ve 1517 yılındaki savaşlara istanbul’da
dönüldükten sonra Fatih memlüklere son
vermek isteyecek Çünkü artık tamamen
sınır komşusu olmuş ve burada da bir
çekişme söz konusu İslam dünyasındaki
liderliği Yavuz Sultan Selim eline
geçirmek istiyor ve bu noktada ilk
savaşımız arkadaşlar
Ridaniye Savaşı kime karşı yapılıyordu
Memlük devletine karşı yapılıyordu
burada Yavuz Sultan Selim galibiyet
aldıktan sonra memleket ordusu mısıra
geri çekilecek ve Yavuz Sultan Selim
Mısır ordusunu takip edip Mısır'a kadar
gelecek ve yine 1517 yılında Mercidabık
savaşında Memlük devletine karşı
yapıyoruz ve bu savaşta arkadaşlar
kazanıp memlüklerin elinden halifelik
makamını alacağız arkadaşlar
Mısır seferinin sonuçlarına bir bakalım
mevlütler yıkılacak Osmanlı Devleti
topraklarını yeni bir kıtaya da yaymış
olacak halifelik makamı Osman eline
geçiyor ve İslam dünyasının ne olacak
arkadaşlar lideri olacak yine Osmanlı
Devleti'nde yönetimde teokratik yapı
güçlenecek yani padişahlık makamının
yanına bir de ne ekleniyor arkadaşlar
halifelik makamı ekleniyor Dolayısıyla
teokratik yönetim anlayışı güçlenmiş
olacak Kutsal Topraklar Ve kutsal
emanetler Osman devletine geçiyor
baharat yolunun denetimi ise 1517
yılından sonra Osmanlı Devleti'ne geçmiş
olacak Ve yine venediklerin Kıbrıs için
memlüklere vermiş olduğu vergi artık
Osman devletine geçmiş oluyor
birinci Süleyman dönemine baktığımızda
1520 yılından 1566 yılına kadar faaliyet
gösterdiğini görürüz arkadaşlar
Osmanlı'da en uzun süre tahtta kalan
padişah olacak bu bilgi önemli Bunu
unutmayalım yine çok sayıda kanun
çıkardığı için Kanuni unvanını birinci
Süleyman alacak Osmanlı Devleti'nin en
parlak dönemi olarak geçiyor Arkadaşlar
bu dönem ve aynı zamanda birinci
Süleyman tahta geçerken herhangi bir
Şehzade ile mücadele etmemiş bu konuda
bu konuda kendisi şanslı ve aynı zamanda
Yavuz Sultan Selim babası Hazineyi
sonuna kadar doldurmuştu ve yine tahta
geçer geçmez hemen Ahmet Paşa Can Mert
Gazali Kalenderoğlu ve baba Zindan
isyanlarını bastırarak ne yapacak
arkadaşlar Merkezi otoritesini
güçlendirecek
Kanuni Sultan Süleyman çok uzun süre
tahta kalıyor arkadaşlar
46 yıl boyunca tas süreci devam edecek
bu 46 yıllık süreçte 13 yılını
seferlerde geçirecek arkadaşlar
Dolayısıyla ilk olarak Kanuni Sultan
Süleyman'ın batıdaki gerçekleştirmiş
olduğu bir seferlere bakalım
Fatih Sultan Mehmet belgrad'ı kuşatmıştı
Ancak alamamıştı bu kime nasip olacak
arkadaşlar Kanuni Sultan Süleyman'a 1521
yılında Belgrad alınıyor arkadaşlar
1556 yılında moaç Meydan Savaşı'nda
Macar ordusunu 2 saat sürecek bir
savaşta Bozguna uğratıyoruz arkadaşlar
1529 yılında Viyana kuşatılıyor bu
birinci Viyana Kuşatması ancak çeşitli
sebeplerden kaynaklı bu kuşatmayı
başarısı sonuçlandırıyoruz
1532 yılına gelindiğinde Almanya
seferini görüyoruz arkadaşlar Almanya
Seferi düzenleniyor ancak herhangi bir
savaş yapılmıyor seferin dönüşü
esnasında Avusturya bizden Barış istiyor
ve 1533 yılına gelindiğinde Osmanlı
devletinin artık Avrupa'ya üstünlüğünü
pekiştirdiği kanıtladığı bir antlaşma
imzalanacak bu antlaşmaya baktığımızda
İbrahim Paşa ya da bir diğer adıyla
İstanbul antlaşmasını görüyoruz İstanbul
Antlaşması'nın en önemli maddesine
baktığımızda bu antlaşma ile artık
Avusturya arşlı Köyü yani Avusturya'nın
birinci adamı ile Osmanlı Devleti'nin
ikinci adamı eşit oluyor Arkadaşlar
burası önemli bir not dikkat edelim 1541
yılına gelindiğinde Avusturya üzerine
sefere çıkacak tekrardan bu seferin
sonucunda Bu din ve erdel bölgeleri
Osmanlı Devleti'ne bağlanmış olacak 1566
yılında ziget var seferi düzenlenecek
arkadaşlar zigetvel Kalesi alınıyor
ancak burada şöyle bir durum var Kanuni
Sultan Süleyman seferde iken ölecek
buraya bir not düşelim Kanuni Sultan
Süleyman dönemindeki önemli
gelişmelerden bir tanesi de Fransa'ya
verilen kapitülasyon arkadaşlar
1535 yılında Fransa'ya kapitülasyonu
veriyoruz Burada Fransız tüccarlara hem
ticari hem de hukuki alanda imtiyaz yani
ayrıcalık tanıyacağız buradaki Bizim
amacımız şu arkadaşlar verilen
kapitülasyonlara baktığımızda ilk
amacımız Avrupa'da oluşabilecek Bir
hristiyan birliğini engellemek yine
coğraf i keşiflerle birlikte önemi
azalan İpek ve baharat yollarının
tekrardan önem kazanmasını
sağlamaya çalışacağız arkadaşlar ve
böylelikle yavaş yavaş artık devletlere
kapitülasyonlar vermeye devam edeceğiz
kanunun Doğu seferlerini konuşalım
arkadaşlar kanun Doğu seferlerini hangi
devlet üzerine gerçekleştiriyor tabii ki
de Safevi Devleti üzerine
gerçekleştirecek 3 tane sefer görüyoruz
kanun döneminde rockeyin Tebriz ve
Nahçıvan seferleri Arkadaşlar bu
seferlerle birlikte Nahçıvan Karabağ
bölgeleri Osmanlı Devleti'nin eline
geçecek yine Tebrizi ve bağdatı da bu
seferler sonucunda kazanacağız burada
önemli bir notumuz var arkadaşlar
1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması
Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti
arasında imzalanan ilk antlaşma Bu
bilgiye dikkat edelim Bu antlaşma
imzalandıktan sonra Osmanlı devletinin
sınırları Basra Körfezine kadar uzanacak
arkadaşlar
kanun dönemi Deniz seferlerine
baktığımızda Rodos Adası alınacak yine
Kuzey Afrika'da önemli bir nokta olan
Cezayir'in alındığını ve burada Barbaros
Hayrettin Paşa'nın kendi donanmasıyla
Osmanlı'ya katıldığını biliyoruz
Barbaros Hayrettin Paşa Osmanlı
donanmasına katıldıktan sonra kaptan-ı
Derya olacak ve 1538 yılında Haçlı
ordusuna karşı Daha doğrusu haç
donanmasına karşı Preveze Deniz savaşını
gerçekleştireceğiz ve burada önemli bir
galibiyet alıyoruz Arkadaşlar bu
galibiyetten sonra Akdeniz'in artık bir
Türk gölü olduğunu ve buradaki Osmanlı
hakimiyetinin gelişine söyleyebiliriz
yine Trablusgarp alınıyor 1560 yılında
cervelerin savaşında haç ordusu bir kez
daha yenilgiye uğratılacak arkadaşlar
kanun dönemi Hint Deniz seferlerine
baktığımızda 4 tane seferin yapıldığını
biliyoruz Arkadaşlar bu dönemde bu
seferlerin yapılma nedenine baktığımızda
bu bölgede özellikle Hint topraklarında
ve şu Pakistan civarlarında Portekiz'in
halka zulmettiğini ve bu zulümden
kaynaklı güce rahat hükümdarının Osmanlı
Devletinden yardım istediğini bize İslam
halifesi olarak yardıma ulaştırmak
istiyoruz arkadaşlar buraya ve aynı
şekilde Coğrafi keşiflerin etkisini
azaltmak için Hint Deniz seferlerini
gerçekleştiriyoruz toplam 4 tane sefer
olacak ancak hiçbir seferde başarılı bir
sonuç alamayacağız bu seferler başarısı
sonuçlanacak seferleri düzenleyen Kaptan
deryalara baktığımızda adım Süleyman
Paşa'yı görüyoruz birinci seferde İkinci
seferde Piri Reis'i 3 seferde Murat
reisi 4 seferde ise Seydi Ali reisi
görüyoruz arkadaşlar ancak başarılı bir
sonuç elde edilemeyecek
Hint Deniz seferlerinin başarısız olma
nedenlerine baktığımızda bir kere
Osmanlı donanması Okyanus dalgalarına
dayanıklı bir yapıya sahip değil Şimdi
burada bizim Kadırga dediğimiz bir gemi
türünü görüyoruz bakın alçak gövdeli
Dolayısıyla okyanuslarda Bu gemi türünün
ilerleyebilmesi söz konusu değil Osmanlı
donanmasına baktığımızda Kadırga
görüyoruz ancak portekizlerinde
donanmasına Avrupa devletlerinin
donanmasına baktığımızda Kalyon
dediğimiz gemi türünü görüyoruz bunlar
yüksek gövdeli ve dolayısıyla okyanusun
dev dalgalarına daha dayanıklı
Osmanlı donanmasının Okyanus dalgalarına
dayanıklı gemilerin olmaması etkili
olacak Ve yine bölgede bulunan
Müslümanların yardım istemelerine rağmen
burada portekizlerle işbirliği yaptığını
görüyoruz
ziget var kuşatmasından Sonra
biliyorsunuz birinci Süleyman'ın
öldüğünü söyledik ve 1 Süleyman öldükten
sonra arkadaşlar tahta İkinci Selim Sarı
Selim diye de bilinen padişahımız
geçecek Ancak bu dönemi şöyle anlatmak
istiyorum size Sokullu Mehmet Paşa Devri
diye geçiyor Arkadaşlar bu dönem ikinci
Selim ve 3 Murat dönemleri baktığımızda
bu iki hükümdarın çok fazla devlet
meselelerle ilgilenmediğini görüyoruz
Dolayısıyla önemli bir sadrazam olan
Sokullu Mehmet Paşa bu dönemde devlet
işlerine yürütecek Arkadaşlar bu dönemin
özelliklerine baktığımızda İkinci Selim
ilk defa ordunun başında sefere gitmeyen
padişah olacak Arkadaşlar bu önemli bir
bilgi Üçüncü Murat dönemine gelindeyse
artık Osmanlı devletinin sınırları çok
gelişecek ve Osmanlı'da en geniş
sınırlarına ulaşmış olacak
şimdi bu başlıkta Sokullu Mehmet Paşa
Devri gelişmelerine baktığımızda hem
İkinci Selim dönemine ait gelişmeleri
hem 3 Murat dönemine ait gelişmeleri
konuşacağız bunun sebebi şu arkadaşlar
Sokullu Mehmet Paşa 2 Selim Hatta şöyle
söyleyelim Kanuni Sultan Süleyman'ın son
dönemi 2 Selim ve 3 Murat dönemlerinde
sadrazamlık yapmış devlet işlerini
elinde tutmuştu ve gelişmelere
baktığımızda bu dönemde leisten alınacak
Sakız Adası alınacak yemen'de bir isyan
çıkıyor bu İsyan bastırılıyor Vallahi
Mustafa Paşa venediklerden ne yapacak
arkadaşlar Kıbrıs'ı alacak Biz Kıbrıs'ı
aldıktan sonra bu sefer şöyle bir durum
yaşanıyor Haçlı donanması 1571 yılında
İnebahtı deniz Savaşı'nda maalesef
Osmanlı donanmasını yakacak arkadaşlar
Bu da bizim için üzücü bir mağlubiyet
olacak Tunus ispanyollardan alınıyor
ve artık sınırlarımız Atlas okyanusuna
kadar dayanacak ve yine bu dönemde yine
ticari gelişmeleri etkileyen bir durum
var burada İngiltere'ye kapitülasyon
veriyoruz
arkadaşlar Osmanlı Devletine
baktığımızda coğrafi keşiflerden sonra
İpek ve baharat yollarının önemini
kaybettiğini söyleyebiliriz Ancak bu
hemen olan bir durum değil uzun yıllar
sonra artık İpek ve baharat Yolları yeni
keşfedilen kıtalar yeni keşfediler
yollar sayesinde önemini yavaş yavaş
yitirmeye başlıyor Sokullu Mehmet Paşa
da tabii ki de bu problemi görüyor Ve bu
noktada bu problemi azaltmak için
sorunlarını azaltmak için projeler
geliştiriyor Burada iki tane projeden
size söz edeceğim birincision Volga
Projesi İkincisi ise arkadaşlar Süveyş
Kanalı Projesi ilk olarak tombololga
projesine Bir bakalım arkadaşlar Sokullu
Mehmet Paşa'nın amacı şu; burada
Karadeniz'i görüyoruz
Burada da Hazar denizini görüyoruz
amacımız Hazar Denizi ile Karadeniz
arasında bir bağlantı kurmak yani
buradaki iç denizdeki ticareti
canlandırmak aynı zamanda Orta Asya'da
bulunan Türklere de ulaşma isteğimiz var
Rusya'nın da aynı şekilde İlerleyen
dönemlerde güneye doğru inmesini
engellemek istiyoruz burada
Doğu seferlerine de donanma desteğini
sağlamak için Don Volga projesini hayata
geçirmek istiyoruz Ancak bu
gerçekleşmiyor arkadaşlar
Sokullu Mehmet Paşa'nın bir diğer
projesine bakalım Süveyş Kanalı Projesi
okyanuslara kayan ticareti iç denizlere
çekmek için uygulanmak istenen bir proje
arkadaşlar biliyorsunuz şurada Atlas
Okyanusu yer alıyor ve Yeni kıtalar
keşfedildikten sonra Ticaret artık iç
denizden çıkıp okyanuslara doğru gidecek
biz bunu engellemek istiyoruz tekrardan
İpek ve baharat yollarını ya da işte
Karadeniz'deki Akdeniz'deki ticareti
canlandırmak için bir kanal açmak
istiyoruz Arkadaşlar bu kanal bize şöyle
bir avantaj sağlayacaktım önceden
Avrupa'da devletler Hint topraklarına
ulaşmak için nereden baksanız ve 16.000
kilometrelik bir yol kat etme
durumundaydılar Eğer burada Mısır
civarında açıdan bir Süveyş Kanalı yani
Akdeniz'den geliyorsunuz burada Süveyş
kanalını geçiyorsunuz kızıldenize
kızıldeniz'den Hint okyanusuna doğru
yola çıkıyorsunuz burada yolu kısaltmaya
çalışıyoruz yolu kısalttığımızda ise
Avrupa devletlerinin tekrardan bu
Ticaret yolunu kullanabileceğini
düşünüyoruz Bundan dolayı Süveyş Kanalı
projesinin gerçekleştirmek istiyoruz ve
bir diğer amacımız doğudaki Türk ve
Müslüman devletlere de yardım ulaştırmak
olacak aynı zamanda portekizlilerin Hint
okyanusundaki sömürgeci faaliyetlerinde
engellemek istiyoruz dediğim gibi bu
projemizde yine sonuçlanmayacak Başarılı
bir şekilde sonuçlanmayacak ilerleyen
dönemde Fransızların ve İngilizlerin bu
kanalı açtığını biliyoruz
Osmanlı Devleti'nin elinde bulundurduğu
İpek ve baharat yollarının önemini
kaybetmesine etkili olan olayımız
coğrafi keşiflerdir coğrafi keşiflerin
nedenlerini bakalım arkadaşlar ilk
olarak hatırlayın İstanbul
fethedildikten sonra özellikle
Müslüman bir devlete daha fazla vergi
verip güçlendirmek istemeyen devletler
Cesur gemicileri bulup arkadaşlar ne
yapacaklar coğrafi keşifleri
gerçekleştirmek için
uğraşacaklar bu yolda önemli tabii
gelişmeler var coğrafi keşifleri
etkileyen mesela burada bilimsel ve
teknik ilerlemeler demiş mesela
pusulanın kullanılması etkili olacak
yeni gemilerin inşa edilme yapılması
Coğrafi keşifler etkileyecek yine
Avrupalıların Hindistan'a ulaşma
istekleri yeni yolların bulunmasına
etkili Avrupalıların dünyayı tanıma ve
hristiyanlığı yayma amaçları da coğrafi
keşifleri etkiliyor doğunun Doğu
ülkelerinin zenginliğine ulaşma isteği
de coğrafi keşifleri nedenleri arasınlar
özellikle 15 yüzyılın sonlarına doğru
yapılan coğrafi keşiflere baktığımızda
ilk olarak burada bartebi diaz'ın
seyahatini görürüz ilk aşamada Ümit
Burnu Arkadaşlar şu noktada bulunacak ve
sonraki süreçte vascodegama dediğimiz
kişi Afrika kıtasını dolaşıp Hint deniz
yolunu bulmuş olacak Arkadaşlar bu da
dediğim gibi bu noktalardan geçen İpek
ve baharat yollarını olumsuz yönde
etkileyecek yine Kristof Kolomb'un
Amerika kıtasını keşfi söz konusu Bu da
önemli bir sonuç ve dediğim gibi yeni
kıtaların bulunması Yeni ticaret
yollarının bulunması Osmanlı ekonomisini
olumsuz yönde etkileyecek
yapılan Coğrafi keşiflerin sonuçlarına
baktığımızda yeni yerler ve kültürler
keşfediliyor arkadaşlar kakao vanilya
domates patates gibi yeni bitki türleri
ve hayvan türleri keşfedildi şunu
biliyoruz Fatih Sultan Mehmet hayatı
boyunca hiçbir zaman domates yemedi bu
bizim için üzücü bir durum Avrupa'da
Zenginliğin kaynağı Toprak olmaktan
çıkıp değerli madenler yani altın ve
gümüş olacak Burada şöyle bir Dipnot
düşelim arkadaşlar Toprak soyluları
artık Avrupa'da önemini kaybediyor ve
onların yerine yeni bir sınıf olan burcu
ve sınıfı önem kazanacak arkadaşlar
Burcu var Tüccar olan sınıf yani
Ticaretle uğraşan sınıf ve yine
Hristiyanlık yeni yayılma alanları
bulmuş olacak ticaret yolları artık yer
değiştirecek Hatta sofyanusu limanları
önem kazanacak
bununla beraber Okyanus limanları önem
kazanırken iç denizlerdeki limanlar önem
kaybedecek arkadaşlar
Coğrafi keşiflerin Osmanlı Devleti'ne
etkilerine Bir bakalım keşifler sonucuna
yeni ticareti Yolları bulunuyor Osmanlı
Devleti'ndeki İpek ve baharat Yolları
zamanla önemini kaybediyor kaybediyor
dedik Atlas okyanusundaki limanlar önem
kazanırken Akdeniz limanları önem
kaybedecek arkadaşlar Amerika'dan
Avrupa'ya getirilen yüklü miktarda altın
ve gümüş bu bölgede Avrupa kıtasında
paranın değerinin azalmasına neden
olacak yine Osmanlı pazarlarındaki eşya
ve mal fiyatları artacak haliyle sonuç
itibariyle Osmanlı ekonomisi gerileme
başlıyor arkadaşlar
Evet konumuz bitti şimdi sırada konuyu
pekiştirmek için çözmemiz gereken
sorular var ilk soruya bakalım
Aşağıdakilerden hangisi İstanbul'un
fethinin Türk tarihi açısından
sonuçlarından biri değildir demiş Bize
Osmanlı devletinin İslam dünyasındaki
saygınlığı arttı direkt Osmanlı Devleti
dediği için bu şıkkı eliyoruz arkadaşlar
Osmanlı Yükselme dönemine girdi Bu da
yine bizi ilgilendiren bir durum sadece
c şıkkında İstanbul'un fethi ile
Karadeniz'e Akdeniz'e bağlayan ticaret
yolları ele geçirildi bizim lehimize bir
durum bu yine İstanbul Osmanlı
Devleti'nin başkenti oldu bizi
ilgilendiriyor ancak e şıkkına
baktığımızda İstanbul'un fethi sırasında
kullanılan büyük topların en güçlü
surları bile yıkabileceği görüldü denmiş
Yani bu Avrupa'daki
Feodalite anlayışını ne yapıyordu
etkiliyordu Dolayısıyla Türk tarihi
açısından bir sonuç değildi bu burada
sorumuzun cevabı e şıkkı
diğer sorumuzda Kanuni Sultan Süleyman
döneminde denizlerde yaşanan gelişmeler
nelerdir diye bize bir soru sorulmuş ve
bir öğretmen dersi öğrencilerine bu
soruyu soruyor ve öğrencilerden
cevaplarını alıyor hangi öğrenci yanlış
cevabı vermiştir demiş Bize soruda
soruya baktığımızda Gökhan demiş ki
Preveze Deniz Savaşı kanun dönemi Seçil
trablusgarp'ın dönemi Fırat rodos'un
Fethi Yine kan dönemi Meral sakız
adalarının Fethi demiş O da doğru ancak
burcu ile bahtı savaşçı demiş arkadaşlar
yine baktı savaşına baktığımızda Biz
1571 tarihini görürüz ancak kan tat
sürecine baktığımızda 1520'den
1566 yılına kadar olan süreçti
Dolayısıyla Burcu Burada yanlış cevabı
vermiş Çünkü İğne battı Deniz Savaşı 2
Selim döneminde gerçekleşiyordu
diğer sorumuza geçelim verilen Yükselme
Dönemi padişahlarının tahta geçiş
tarihleri kronolojik olarak
düşünüldüğünde hangi seçenekteki
Sıralama doğru bir şekilde yapılmıştır
denmiş bize ilk olarak bakalım şöyle
Fatih Sultan Mehmet ikinci Beyaz Kanuni
Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim
verilmiş bize bu 4 padişaha baktığımızda
Fatih Sultan Mehmet ilkini oluşturacak
sonraki süreçte Fatih'ten sonra
biliyorsunuz İkinci Beyazıt dönemi
yaşanıyor ve ikinci Beyazıt'ın oğlu kim
olacak arkadaşlar Yavuz Sultan Selim
olacak Yani buraya 4'ü yazacağız ve
sonraki süreçte de Yavuz'un oğlu olan
Kanuni tahta geçecek yani sıralamamız 1
2 4 ve 3 olacak ışıklara baktığımızda bu
şıkkı c şıkkında görüyoruz ve sorumuzun
cevabı C ol yani arkadaşlar
diğer sorumuzda kendi dönemlerinde büyük
medreseler Kuran ve kanunnameler
yayımlayarak devlet otoritesinin güçlü
tutan padişah ikilisi aşağıdaki
seçeneklerden hangisinde doğru olarak
verilmiştir denmiş bize hatırlayalım ilk
olarak Fatih'ten söz edebiliriz yani
ikinci Mehmet'ten kanunname-i Osman'da
ne yapmıştı Burada yeni bir kanunname
çıkararak devlet otoritesinin
güçlendirmeye çalışmıştı Dolayısıyla
buraya bir ikinci Mehmet yazacağız
sonraki süreçte biliyorsunuz çıkardığı
kanunlarla bir ünvan alan bir
hükümdarımız bir padişahımız vardı o da
kim arkadaşlar birinci Süleyman şıklara
baktığımızda bu ikiliyi A şıkkında
görüyoruz arkadaşlar Dolayısıyla burada
sorumuzun cevabı a şıkkı olacak
diğer sorumuzda yukarıda kronolojik
olarak gösterilen Kanuni Sultan Süleyman
dönemine ait gelişmelerden hangisinde
Batı yönlü bir politika izlenmemiştir
Yani biz doğu tarafına yapılmış bir
sefer ya da bir antlaşma bulacağız
arkadaşlar
Belgrad'ın fethi batıydı Mohaç Meydan
Muharebesi Batı 1 Viyana Kuşatması yine
Batı Almanya Seferi de yine batıdaki
gelişmeler arasındaydı ancak Amasya
anlaşmasına baktığımızda Safevi Devleti
ile imzalanmış ilk antlaşmaydı ve bu
Doğu kısmını ilgilendiren bir
antlaşmaydı Dolayısıyla burada sorumuzun
cevabı e şıkkı olacak
diğer sorumuzda Fatih Sultan Mehmet
döneminde devlet teşkilatlanması adına
gerçekleştirilen faaliyetler arasında
aşağıdakilerden hangisi gösterilemez
denmiş bize Evet burada sağını Seman
medresesinin kurulması denmiş yine Fatih
döneminde gerçekleşen bir gelişme idi Bu
a şıkkını eliyoruz
Şehzadelerin Sancağa çıkma suyunun
kaldırılması denmiş arkadaşlar buraya
dikkat edelim Bu bir kazsın C şıkkında
Divan üyelerinin aldıkları kararları arz
odasına padişah sunmaya başlaması Fatih
artık divanlara katılmıyordu Dolayısıyla
devlet teşkilatlanmasını ilgilendiren
bir durumdu D şıkkı kanunname
düzenlemesi bu da var arkadaşlar Topkapı
Sarayı'nın yapılması bu da var Ancak B
şıkkına baktığımızda Şehzadelerin
sancağı çıkma usulünün kaldırılması
Fatih döneminde olan bir durum değil
arkadaşlar 1 Ahmet döneminde gerçekleşen
bir olay Dolayısıyla burada sorumuzun
cevabı 5
sorumuzda akkoyunların Türk birliğini
bozmaya yönelik faaliyetlerinden ve
Avrupa devletlerle kurduğu ittifaklardan
dolayı gerçekleşen ve kesin bir Osmanlı
zaferiyle sonuçlanıp Doğu Anadolu'nun
güvenliğini sağlanmasını sağlayan savaş
aşağıdakilerden hangisidir demiş Bize
Arkadaşlar şimdi Ridaniye Savaşı'na
baktığımızda memlüklerle yapılan bir
savaş olduğunu biliyoruz
turnadağ Savaşı yine bir Anadolu Beyliği
olan Dulkadiroğulları ile yapılmıştı
Mercidabık Savaşı memlüklerle Çaldıran
savaşına baktığımızda Safevi Devleti
geriye Sadece 5 yaşındaki Otlukbeli
savaşı kalıyor Otlukbeli savaşı
arkadaşlar 1473 yılında hangi devlete
karşı yapılmıştı Akkoyunlu devletine
karşı yapılmıştır Dolayısıyla burada
sorumuzun cevabı 5
konu biterken başlığına baktığımızda
Bugün sizlerle derse neler yaptık bin
1453 yılından 1595 yılına kadar ki
siyasi gelişmelere baktık bu süreci
başlatan yani Osmanlı devletinin dünya
gücü haline getiren İstanbul'un fethini
ve sonuçlarını konuştuk aynı zamanda
Osman dedesine halifelik makamını
kazandıran Mercidabık ve idareye
savaşlarını yani Yavuz kanselimi
memlüklerle yaptığı savaşları konuştuk
kan dönemindeki gelişmeleri hem batıda
hem doğuda hem de denizlerde yapılan
önemli galibiyetlerimize değindik ve
denizlerdeki Hakimiyet mücadelesi aynı
zamanda Coğrafi keşiflerin Osmanlı
Devleti'ne etkisini konuştuk ve
ünitemizi bitirdik Arkadaşlar şimdi
sırada ödüllü sorumuz var ödüllü
sorumuzda Osmanlı Devleti'nde ilk altın
para hangi padişah döneminde
bastırılmıştır denmiş bize dersimiz bu
kadardı Arkadaşlar bir sonraki derse
görüşmek üzere kanalımıza abone olup
bildirimleri açmayı videolarda yorum
yapmayı unutmayalım hoşça kalın
sağlıcakla kalın
[Müzik]

Herkese selamlar Herkese merhabalar
Değerli arkadaşlarım 1 döneme artık
tamamlamış bulunmaktayız ilk 3 ünitemizi
birlikte işleyeceğiz Hadi sömestr'a
girmeden önce de full tekrarımıza
geçelim
Şimdi arkadaşlar ünitelerde nelerimiz
var birinci ünitemize geldiğimizde tarih
ve zamanın ne olduğunu ve zaman
öncesinde yani tarihi devirler öncesinde
insanın ilk dönemlerini göreceğiz ikinci
ünite ile ve 2 ünitenin sonrasına doğru
3 ünitede ise artık ilk çağ kapanacak ve
orta çağda dünyada nelerin yaşandığını
birlikte ele alacağız Tabii ki bu
olayları ele alacağız tek tek
işleyeceğiz ve sonrasında da mükemmel
bir tatil sizi bekliyor olacak şimdi ilk
ünitemize geçmeden önce her zaman
yaptığımız gibi tabii sömestrede Sadece
oturup videolar izlemek yok tabii ki Ne
yapmamız lazım test çözmemize gerek yok
Bu yüzden de Tonguç seni hiç unutmadı 9
sınıf dinamo soru bankası ile her
şekilde İkinci döneme hazır olacaksın
Şimdi bu sorularımın içerisinde
arkadaşlar bak unutmuyorsun hemen açtım
ben burada içeriğimi sayfa 11'den
başlıyorum sayfa 100'e kadar sorumlu
olacağız üçüncü ünite ile birlikte
Sadece burada testlerimiz yok
Değerli arkadaşlarım aynı zamanda küçük
konu özetlerimiz var konu özetlerinin
yanı sıra seni yazılıya hazırlayan
boşluk doldurmalar aynı zamanda
eşleştirmeler doğru yanlışlar
bulmacaları da ne yapacaksın göreceksin
şimdi gelelim ilk ünitemizde ne var
insanın hafızası Tarih neden tarih bizim
için önemli ve zamanın taksimini ele
alacağız birlikte şimdi ilk olarak
arkadaşlar insanın hafızası tarihten
başlayacağız ama tarihin önce ne
olduğunu bilmemiz lazım tarihe demek
insanoğlunun geçmişten günümüze kadar
yaşadığı olayları Neden sonuç ilişkisi
içerisinde yer zaman göstererek ve
belgelere dayandırdığı objektif bilim
dalına tarih diyeceğiz Aslında tarihin
tanımı bu Yüzyıllar boyunca birçok
önemli insan da tarihle ilgili yorumlar
yapacağız Bunlardan birisi herodot
tarihin babası ya da arkadaşlar önemli
bir kavram olarak bilinir tarih
insanları ve insan topluluklarının
başlarından geçenleri kaydetme yoluyla
edinilen bilgidir diyecek
ise Tarık gerçeği araştırmak ve
olayların sebeplerini bulup ortaya
koymaktır olayların ilkeleri inşa edilir
nitelik ve sebepleri hakkında bilgi
Derindir Daha sonrasında Leopard of
ranke ise tarih hakikate meydana gelmiş
olaylarla ilgilidir gerçeğin ne kadar
belgelerde saklıdır ve gerçek ancak
belgelerin eşleştirmesiyle ortaya çıkar
belge yoksa tarihte yoktur diyecek Ahmet
Cevdet Paşa ise tarih bir olayın sadece
filan tarihte olduğunu bilmek değildir
geçmişte meydana gelen olayların
değerlendirmek ve bu olaylardan ders
almaktır diyor Daha sonrasında Edward
isra'yı tarih tarihiyle olgular arasında
kesintisiz karşılıklı bir etkileşim
süreci Bugünle geçmiş arasında bitmez
bir diye derken tarihin Kutbu diye
adlandırdığımız bizim için önemli bir
tarihçi olan Halil İnalcık ise gerçek
bir tarihi için kaynaklara gitmek
kaynakları iyi tenkit edip
değerlendirmek gerektiğini söyleyecek
Peki tarih Arkadaşlar bir şeyleri ele
alabilmek için konulara Peki tarihin
konusu nedir tarihin konusu insandır
insanın olmadığı yerde tarih olmaz
insanoğlu meydana getirdi faaliyetler ve
değişimler ve eserlerdir bakın siyasi
askeri sosyal ekonomik kültürel dini
mimari gibi birçok insanın eliyle
dokunulmuştur O yüzden tarihin konusu
içinde yer alır Siyasi Tarih dediğim
zaman cumhuriyetin ilanı örnek
verebilirim askeri dediğim zaman
Malazgirt Savaşı sosyal dersem Orta
Asya'da yaşanan Türk göçleri ekonomik
sanayi devrimi yazın icadı kültürel
İslamiyetin doğuşu dini Sultanahmet
Camisi mimari anlamda arkadaşlar tarihin
konusu içinde yer alır Peki tarihi
arkadaşlar konularının öncesinde tarihte
bir olay vardır bir de olgu vardır olay
nedir Olgu nedir olay dersem oldu bitti
kısa sürecek olgu ise uzun bir zamana
ihtiyacı var örnek verelim nedir bu
dersek arkadaşlar
Malazgirt Savaşı Yani bir olaydır savaş
oldu ve bitti ama Anadolu'nun
türkleşmesi bir olgudur kısa bir süre
içerisinde olduğumu Hayır uzun bir Neye
ihtiyacım var zamana ihtiyacım var peki
tarih bunları araştırırken kaynaklara
ihtiyaç duyar Peki kaynaklarım nelerdir
tarihi bilgiye kaynaklık eden
malzemelerdir ve ben bunu iki kısımda
ele alacağım birinci el kaynaklar yani
olayın geçtiği döneme ait orijinal
eserler yani ana kaynaklar bir de ikinci
el kaynaklarımız var birinci el
kaynaklarda olayın geçtiği döneme ait
belge buluntular kitabı abide arkeolojik
buluntu para ve benzeri unsurlar birinci
el kaynaklara girer ama sen o birinci el
kaynaklarla ilgili bir yorum yaptım bir
kitap yazdım bir makale hazırladım O
zaman işte kaça giriyor ikinci el
kaynakları olayın geçti döneme yakın ya
da o dönemin kaynaklarından faydalanarak
meydana getirilen eserler ise ikinci el
kaynak olacak mesela Halil'in Devleti
aileye kitabı birinci el midir ikinci el
midir diye sana sorarsa hemen yapıştır
bak halini alacaksın Devleti hali kitabı
kendisi kızmış O zaman ikinci el olacak
roma dönemine ait para dersen birinci el
kaynaklar için de yer alabilirsiniz
sınıflandıracağız Tabii ki biz bunları
kaça ayıracağız dersek 4 kısma ile
alacaksınız sözlü yazılı sesli görüntülü
gerçek eşya ve nesneler diye ayıracağım
sözlük kaynaklar nelerdir dersem
Efsaneler destanlar menkıbeler ve
benzerleri sözlü kaynaklar içine
girerken yazı kaynaklar içerisine
tabletler ki sahabeler fermanlar
beratlar atlaslar haritalar Bunlar da
Yazılı kaynaklar içerisinde yer alır
sesli ve görüntülü kaynaklarda ise
resimler fotoğraflar filmler video
bantları gibi unsurlar ise sesli ve
görüntülü kaynakların içinde yer alacak
gerçek eşya ve nesneler nedir derse
yazının öncesindeki döneme ait bulunmuş
eserler arkeolojik buluntular tarihi
eşya kap kacak Kılıç gibi unsurlarda
gerçek eşya ve nesneler içine yer alacak
Peki tarih tek başına bir bilim dalı
mıdır Hayır başka kaynaklardan da ve
bilim dallarından da yararlanmak zorunda
Peki hangi bilim dallarından
yararlanacağınız hangileri ciddi anlamda
bana yarar sağlayacak kronoloji zamanı
hesaplayacağız geçmişten günümüze
meydana gelen olay ve olguların zamanı
tespit eder mesela bakın kronoloji 1453
yılında İstanbul'un fethedildiğini 1071
yılında Malazgirt Savaşı'nın yapıldığını
milattan önce 209'da Türklerin ilk
düzenli orduyu kurduğunu bana güzel bir
şekilde söyler Peki coğrafya hangi
anlamda bana yarar sağlayacak yer bilimi
anlamının yarar sağlıyor insan Ve
mekanın karşılıklı etkileşimini ne
yapacak araştırır Diplomasi ise
arkadaşlar siyasi belgelerin cins
şekilli ve içerik olarak
değerlendirilmesini yapar ve tarihte
arkadaşlar ilk diplomatik yazılı eser
ise hititlerle mısırlar arasında
gerçekleşen kardeş antlaşmasıdır
arkeoloji ise kazı bilimidir kazı
yoluyla toprak ve su altındaki maddi ve
manevi kalıntıları ortaya çıkartmakta
yarar sağlayacak herhalde Tabii ki
devletlerin arkadaşlar kullandığı
neyleri inceler armaları incelemektedir
et ya bugün Ankara'da Müzesi de
bulunmakta nedir Etnografya toplumların
Örf adet gelenek ve yaşayışlarını
inceleyen önemli bir bilim dalıdır
antropoloji İnsan
ırklarını inceleyecek hangi ırka mensup
olduğunu ve kültürlerin gelişimini
araştırır nümizmatik bankamatikten
gelsin aklına nümizmatik demek tarih
içerisinde basılan paralarına atmakta
incelemekti ve para anlamında da bana
yarar sağlamakta paragrafya nedir dersek
yazıları alfabeleri ve bunların zaman
içerisindeki değişimlerini inceleyecek
Yani bir nevi eski yazı bilimi diye
adlandıracağız filoloji dil bilimi
diyeceksiniz o dönemde dillerin tarihini
gelişimini ve değişimini araştırır
epigrafi ise Kitabeleri tek tek ele
alacak bunun en güzel örneklerinden bir
tanesi Orhun kitabeleridir Orhun
kitabelerinde hangi bilim dalı inceler
diye sana hocan sorarsa Tabii ki hemen
söyle
epigrafide peki bu kadar zaman olduğu
yerde
insan ihtiyaç duyar ve İnsanoğlu her
zaman bir vakit ayarlamıştır ve dünyada
uygarlıklar ya güneşi baz alır ya da Ayı
ne yapmaktadır baz almaktadır O yüzden
de Ay yılı ve Güneş yılı bizim için
önemlidir ay yıl esaslı takvimi ilk kim
yapmıştır dersem aklına kimler gelsin
sümerliler Gelsin ama Güneş yılını
sorarsa Sana da aklına Mısır uygarlığı
da ilk kez Güneş esası takvimi yaptığını
söyleyeceksin Peki biz çılgın Türkler
kaç farklı takvim kullandık biz çılgın
Türkler tam tamına 5 farklı takvim
kullanıyoruz Türklerin ilk kullandığı
takvim yani İslamiyeti kabul etmeden
önce 12 hayvanlı Türk takvimidir ve neye
esaslıdır dersem Güneş ışınını esaslıdır
İslamiyeti kabul etmemizle birlikte
Artık genel hattıyla kullanacağımız
takvim Hicri takvim ve Peygamber
Efendimizin Mekke'den Medine'ye göç
etmesini baz alacak Celali takmış ise
Büyük Selçuklu Devletinde Celaleddin Şah
tarafından
Hayyam'a hazırlatılıyor ve Güneş yılı
esasına dayalı bir takvimdir Rumi takvim
ise Osmanlı Devletinde Arkadaşlar en
önemli noktalarından bir tanesi mali
işleri düzenleyebilmek için kullanılan
bir takvim olacak Güneş yılını esas
almıştır ve bugün günümüzde
kullandığımız takvim ise Miladi takvim
yani Güneş yılını ne yapmıştır esas
almıştır Peki sana Hocam soru sordu Dedi
ki bu takvimler içerisinde hangisi
farklılık gösterir derse Hemen aklına
hangi takvim gelecek Hicri takvim Çünkü
arkadaşlar tek takvimler içerisinde ay
yıl esasını kullanan takvim Hicri
takvimdir Peki Hicri ile Miladi
arasındaki fark ne hicri takvimi
Arkadaşlar unutmuyorsunuz bir yıl 354
gün 8 saattir başlangıç Hz Muhammed'in
hicreti kabul edilir dini günler Bu
takvime göre belirlenir yani günümüzde
ne yapıyoruz günümüzde kullanıyoruz Bu
bir aile esasına göre düzenlenir geldi
Mila diye bir yıl 365 gün 6 saattir
başlangıç biliyorsunuz biri ocaktır
Ocak 1926'da kullanılmaya başlanacak ve
Güney ışınına göre düzenlenmiştir şimdi
unutmuyorsun Yine mi günümüzde
kullanıyoruz Evet o zaman demek ki Biz
şu anda günümüzde kaç farklı takvim
kullanıyoruz dersek 2 hicri takvimi dini
günler için kullanıyorum Miladi takmış
ise güncel hayatı mı devam ettirebilmek
için kullandığım takvimdir Peki bu süreç
içerisinde zaman kavramının yanında
Milat nedir Buna bakacağız ya da 100 Yıl
hesaplamalarına gelelim şimdi 100 Yıl
hesaplamaları nasıl gerçekleşiyor
unutmayacaksınız arkadaşlar Hazreti
İsa'nın doğumu Mirat olarak kabul
edilecek Hz İsa'nın doğumu sonrasında
milattan sonra doğum öncesinde ise
milattan önce kavramını vereceğim ve ben
Arkadaşlar bir şeyin 100 Yıl olabilmesi
için 0 ile 99 yılın ne yapması lazım
geçmesi gerekiyor şimdi baktığımızda
Tabii ki ben bu kendi içerisinde
Arkadaşlar bir iki üç ve dört diye
çeyreklere ayıracağım Yani hep 25 25 Ne
yapacaksınız gideceksiniz şimdi baktığım
zaman sıfırla 24 kaçıncı çeyrek oldu 1
25 49 kaçıncı çeyrek ikinci çeyrek 3
çeyreğimize geldiğimizde 54 74 bakın hep
bir D1 atıyor 4 çeyreğe geldiğim zaman
75 ve 99 da 4 çeyreğimin içinde yer
alıyor Bunu da tam ortadan bölüyorum
Diyorum ki 1 yüzyılın 1 yarısı 1
yüzyılın ikinci yarısı diye
adlandıracağım sonra da sana geldim
Dedim ki milattan önceydi ms'nin tam
tersini alacaksın dedim Bak şimdi 24-0
Normalde birinci çeyrekti değil mi Bak
milattan önce geldim 4 oldu geldim
sonrasında 25-49 normal de 2 olması
lazım tamam tersi oldu Bak şimdi üçe
geldim
74 50 ikinci çeyrek Bak şimdi tam tersi
oldu birinci çeyrek 99-75 bakın tam
tersi oldu burada o zaman demek ki tam
tersi olacak birinci Yüzyıl 2 Yüzyıl
Yani şöyle de 1 2 1 2 diye Ne yapacaksın
adlandıracaksın değerli arkadaşım Peki
şimdi gelelim ilk ünitemizin sorusuna
Türkler Yüzyıllar boyunca birçok farklı
takvim kullanmıştır Yukarıdaki
bilgilerden hareketle Türklerin
kullandığı takvimlerden hangileri
diğerlerine göre farklılık gösterir A 12
hayvanlı Türk takvimi ve hicri takvim
Celal takvimi de Rumi takvim e milattan
Şimdi 12 hayvan takvim neye göre idi
Güneş ışınına göre hicri'ye geldim hangi
aydı Celali geldi mi arkadaşlar Güneşli
Rumi takvimi hangisiydi yine güneşti
Miladi de yine Güneşli baktığım zaman
tek farklı olan hangisi Hicri takvim O
yüzden de doğru cevabımızı b şıkkı
olarak ele alacağız şimdi geldim ikinci
ünitemize 2 ünitemiz ise insanlığın ilk
Doğuş noktasını göreceğiz yani insanın
ilk izlerini yazının nasıl geliştiğini
İlk çağda başta medeniyet hafızalarını
insan ve göçü kabul eden devlete oluşunu
ve devletlerin kanunlarını oluşturmasını
inceleyeceğiz şimdi İsa'nın ilk
dönemleri şimdi etraf arkadaşlar
buzullarla kaplı ve buzullarla
kaplamasıyla birlikte orta kuşak diye
adlandırdığım bir yapı ortaya çıkacak ve
orta kuşak diye adlandırdığım yerde iki
tane medeniyet önemli bir kavram oluyor
Bunlardan birisi Anadolu ve birisi
Mezopotamya yani insanlığın ilk yerleşim
yerleri olarak ne yapılır bilinir Çünkü
Toprak ortaya çıkmış insanlar
soğukluklardan değil daha ılıman bir ik
yapısına sahip olmuştur bu bölgelerde ve
insanlar genelde de su kenarlarına ne
yapmaya başlarlar yerleşmeye
başlayacaklar ve yerleşmeye başlamaları
ile birlikte arkadaşlar kendilerini Ev
yapmaya başlıyorlar biz bu evlere
megaron adı verilen tipi evlerdir Bu
evler arkadaşlar ön girişi ve girişinde
dikdörtgen bir salonun olduğu yapıya
megaron evi tipler olarak adlandıracağız
Peki arkadaşlar insanın ilk izleri dedik
ama insanlığın ikizlerinin yanı sıra ilk
köy yerleşimini İlk şehir yerleşimini
İlk dini ibadet yerini söylemedik ama
şimdi söyleyeceğiz Anadolu'da arkadaşlar
ilk ibadet yerine ilk şehir yerleşimini
ve hikaye yerleşimini göreceğiz sadece
Anadolu'da demeyelim tabii ki arkadaşlar
Mezopotamya bölgesinde de diyeceğiz
Göbeklitepe bugün nerededir dersek Tabii
ki güzel ülkemiz içinde yer alan Şanlı
Urfa olacak Buradan da Şanlıurfa'ya bol
selam gönderiyorsun Göbeklitepe
arkadaşlar özelliği nedir dersek ilk ne
diyeceksiniz ibadet
yeri olarak Bileceksiniz ilk tapınaklar
burada bulunacak Çatalhöyük ve Çayönü
bölgesine gelelim Çatalhöyük bölgesi
bugün arkadaşlar Konya bölgesinde yer
alıyor Buradan da Konya selam söylüyoruz
çatal üye diyeceğiz ki ilk ne
diyeceksiniz şehir yerleşimi geldim Çay
önüne Bugün çayönü'de arkadaşlar
mükemmel şehrimizden birisi olan
Diyarbakır arkadaşlar bölgesinde yer
alıyor ki bu Nitekim Diyarbakır'a da
buradan selam olsun bu ya da arkadaşlar
ilk ne diyeceksiniz köy yerleşimi olarak
ne yapacağım bileceğim ki bunu birazdan
tekrar edeceğim size insan olarak
arkadaşlar hayatını o dönemde nasıl
gerçekleştirmek ya da o dönemde devam
ettirebilir şimdi İnsanoğlu iki tane
temel ihtiyacı var bir barınma bir de
arkadaşlar ne yapma karne doyurma şimdi
insan olarak arkadaşlar barınabilmek
için ya mağaralara ya da ağaç
kavuklarını sığınmışlar ama yaşam
alanları onlara zaman içerisinde
tapınakların mezarların ve doğal
çevrenin etkisiyle arkeolojik
araştırmalar sonucunda elde edilen araç
ve gereçler ortaya çıkacak yani yazının
öncesindeki dönem diye adlandıracağız
Peki bu süreçte neler gerçekleşti neler
oldu bundan bahsedelim şimdi insanlığın
ilk yerleşimi ortaya çıktı insanın ilk
yerleşimi Dicle Fırat Kızılırmak bölgesi
yani Dicle Fırat bölgesinde bulunan ve
bir Hilal'e benzeyen arkadaşlar bölge
Mezopotamya bölgesi oldu Mezopotamya
Bölgesi'nin diğer adına ben ne diyeceğim
dersem bereketli Hilal diye
adlandıracağız ve Anadolu'nun
güneydoğusunda bulunan bölgeye bizim
için önemli insanın ilk izlerini
taşıyacak şimdi İnsanoğlu ilk önce
nasıldı İnsanoğlu ilk önce arkadaşlar
Avcı ve toplayıcıydı Avcı ve
toplayıcının yanı sıra arkadaşlar
İnsanoğlu iş bölümü vardı bu dönemde ama
kölecilik diye adlandırdığımız bir
kavram Ortaya çıkmadı ne zaman
arkadaşlar İnsanoğlu tarımsal üretime
geçmeye başlamasıyla birlikte sınıfsal
farklar ortaya çıktı ve üretici bir
toplum ortaya çıktı üretici toplum
birlikte ilk önemli noktalar ortaya
çıkmayacağı başlayacak Cafer Eyüp
bölgesinde Malatya'da dünyanın ilk evcil
buğdayı olan Enver evcil buğdayı
bulunacak Daha sonrasında Çayönü
bölgesinde ise ilk köy yerleşimini Ne
yapacaksınız göreceğiz ve artık
Arkadaşlar ben yerleşik hayata geçmemle
birlikte insanoğlunun hayatı da
değişmeye başlayacak hayvanlar
evcilleştirecekler ilk kez köpekler
evcilleştirmeye başlandı aynı zamanda
köleci bir toplum yapısı ortaya çıkmaya
başlayacak Görece toplum yapısının yanı
sıra Özel mülkiyet anlayışı ortaya
çıkıyor Ve ilk arkadaşlar neler ortaya
çıkmıştır ibadet yani tapınaklar ne
yapmaya başlıyorlar yapmaya
başlayacaklar ve artı ürün ortaya
çıkacak Ve bu artı ürünü satmak için de
arkadaşlar ilkel takas usulü ne
yapmıştır ortaya çıktı diyeceksiniz ilk
yerleşimlerden söz ettim şimdi ben
söyledim söz etmeyeceğim Ben
söylemeyeceğim önce biraz vakit
bırakacağım Sen de bana bunu çatır çatır
söyleyeceksin Şimdi Şanlıurfa'ya selam
olsun dedik göbekli tep söyledik göbekli
Tepeyi duyduğunda ne diyeceksin dünyanın
ilk yerleşim yeri geldim çatalhöyük'e
buradan da yine Kime selam olsun dedik
Konya'ya selam olsun dedik Hadi
yapıştırın bakalım hangisi olacak tabii
ki arkadaşlar ilk şehir yerleşimi
sonrasında Diyarbakır'a yine selam olsun
dedik Çayönü bölgesi dedik Çayönü
Bölgesi'nin en önemli özelliği Neydi ilk
köy yerleşimiydi ve bu önemli mabetler
tabii ki güzel ülkemizde ne yapmakta yer
almaktadır diyeceğiz Tabii ki insanlar
yerleşik hayata geçmesiyle birlikte
yapıları da değişmeye başlıyor ağaç
kabuklarını mağaralarını bırakmaya
başlayacaklar yuvarlak planlı kulübeler
yapacaklar şekilde gördüğünüz gibi
Sadece bunun kalacak Hayır tabii ki
bugün İzmir bölgesinde bulunan
arkadaşlar
ızgara planı konutlar yapmaya
başlıyorlar Nitekim eskiden de ızgara
tipli konutlarda bu şekilde ne
yapılmakta bilinmekte diyeceğiz şimdi
geldim yazılan önceki dönemi Biz tarih
öncesi devirler diyoruz ve biz bu
devirlere arkadaşlar 3A sistemi
diyeceğiz Çünkü insanoğlunun kullandığı
araç gereçe göre İnsanoğlu ilk önce taşı
gibi görüyor taş devrini yaşıyor
sonrasında madeni keşfediyor maden
devrine geçiyor Şimdi ben taş devrinde
kendi içinde üçe ayırıyorum eski taş ya
da arkadaşlar Kabataş sonrasında Yontma
Taş orta taş ve yeni taş yani diğer
ismiyle cilalı taş diyeceğiz şimdi eski
taş insanın en uzun dönemi ve sonrasında
insan Burada yine Arkadaşlar toprağıcı
bir hareketti sahip yine mağaralarda
ağaç kavuklarında yaşıyorlar orta taşta
ise taşıt sivriltmeye başlayacaklar
Obsidyen taşın spiritmeye başlıyorlar
avcılık ön plana çıkmaya başlıyor
sonrasında değerli arkadaşlar dönemin
sonuna doğru ki bu tartışmalıdır ateşi
bulacaklar ve mağara resmi örneklerini
de orta taşla vermeye başlıyorlar yeni
taşta ise İnsanoğlu artık ateşi doğayı
kontrol altına almaya başlıyor ve
tarımsal faaliyetlerle uğraşmaya
başlaması ile birlikte Özel mülkiyet
yerleşik hayat köleci bir toplum yapısı
artı üründen dolayı takas usulüne dayalı
ilkel Ticaret ve aynı zamanda ilk ibadet
ve ilk tapınakları yeni taşta göreceğiz
ve İnsanoğlu sonrasında bakır madenini
keşfetmesi ile birlikte maden devrine
geçiş yapacak aslında bakır Devri taştan
madene geçiş aşamasıdır Çünkü bakır
zehirli bir maden olduğunu keşfeden
insan olduğu artık arkadaşlar Bakırın
yanı sıra bir şeyi daha keşfediyor nedir
bu dersek Kalay diye adlandıracağız yani
hangi Devri yaşayacağız Tunç Devri bakın
Burası önemli benim için Tunç devrinde
arkadaşlar yazı icad ediliyor ama tarihi
devirleri geçtin demiyorum çünkü yazı
bir yerde bulunuyor Sadece bütün dünyayı
Ne yapmadı O dönem içerisinde etkilemedi
aynı zamanda ilk şehir Devletleri bu
dönemde ortaya çıkacak insanoğlu bu
dönemde tekerleği ne yapmıştır icat
ediyor ve demir Devri de arkadaşlar daha
dayanıklı araç ve gereçlerin ne
yapılmasını yapılması ne yapmıştır
sağladı diyeceğiz artık Sümerler tarihi
değiştirecek tarih öncesi dönemleri
kapatıyorlar neden kapatıyorlar dersek
hidrolik diye adlandırdığımız arkadaşlar
tiktokratik yazı çeşidini ortaya
atacaklar biz buna çivi yazısı diyeceğiz
ve Çivi yazısını arkadaşlar milattan
önce
3.200'de dünyaya tanıtmaları ile
birlikte artık İnsanoğlu tarihi
devirlere ne yapmaya başladı girmeye
başladı tarihi devirleri hatırlayın ne
diye adlandırıyorduk İlk Çağ Orta Çağ
Yeni Çağ ve Yakın Çağ diye ne
yapmaktayız adlandırmaktaydı şimdi
geldim arkadaşlar tabii ki zaman
içerisinde tarımsal faaliyetlerle
birlikte gökyüzünü gözleme İhtiyacı
duyuyor bunun için Neden peki dersek
tarımı iyi hale getirebilmek için
tarımsal faaliyetler sayesinde ilk kez
Güneş esasında takvimi Mısır uygarlığı
keşfedecek ilk kez
Sümerler icat ederken insanoğlunda
takvim bilgisi diye adlandırdım
kavramlar ortaya çıkıyor Mısır
uygarlığında bulunan arkadaşlar Güneş
yılı esaslı takvimi Yunanlılar Romalılar
alarak bugünkü son halini Ne yaptılar
verdi Yani aslında Bilimsel faaliyetler
milletlerin birçok gelişmesine ve
birbirine kültürel anlamda katkı
sağlamasına sebep olacak şimdi geldim
İsa'nın ilk izleri dedik ama insanın ilk
uygarlıkları kimler Bunlara bakalım
şimdi önce uzak doğuya doğru gidelim
uzak doğuda önce İran medeniyetini
işleyeceğiz geniş topraklara sahip olan
İran medeniyetinde Pars İmparatorluğu
ortaya çıkacak Eğer sizin İmparatorluğu
ülkelerini satraplık denilen eyaletleri
ayırırken satraplıkları ise Şah gözü ve
Şah kulağı diye adlandırdığım arkadaşlar
görevliler denetlemekteydi aynı zamanda
Bunlar Seher düştük diye adlandırdığım
ateşe tapma geleneğine ne yapmışlar
sahip olmuşlar ve dünyanın ilk posta
teşkilatını kurmuşlar unutmuyorsunuz
posta teşkilatını korumak demek Merkezi
Otoritenin güç demek ve dünyanın önemli
ticaret merkezlerinden birisi olan
sardes'ten başlayıp susa kadar uzanan
Kral yolunu yapmışlardır bakın bazı
öğrencilerimiz Bu anlamda karışıklık
yaşıyor hemen diyorlar ki ithazi hocam
Hayır Lidyalılar Hayır arkadaşım
Lidyalılar değil MEB diyor ki; Kral
yolunu İranlılar yani persler yapmıştır
Lidyalılarda bunu tamir etmiş
kullanmıştır diyor O yüzden de sen MEB
kitabını baz alacaksın Kimin ne dediysen
için önemli değil gerilim Hint
medeniyetine hit medeniyeti ise
arkadaşlar çok verimli bir topraklara
sahiptir O yüzden de Yüzyıllar boyunca
hep istilaya Vuracaklar ve İsrail'e
uğradıkları içinde doğru düzgün siyasi
birliklerini hiçbir zaman
oluşturamadılar hit medeniyetinde
matematikçiler sıfırı ilk defa
kullanmışlar fakat sıfıra bir sayı
olarak Değer vermiyorlar ve sayı
sistemdeki bu erken tarihi gelişme
aritmetiğin gelişmesinde hızlandıracak
ama unutmayacaksın ilerki noktada
işleyeceğiz medeniyetinde bir sistem
ortaya çıkacak kas sistemi Bu da Hint
medeniyetinin gelişmesini ve kültürel
katkısını engelleyecek Çin medeniyeti
belki dünyanın Arkadaşlar en uzun süre
medeniyetlerinden bir tanesi Çinliler
dünyaya barut pusula kağıt ve matbaa
gibi kavramları tanıtıyorlar Bu da
Aslında bir nevi bana göre dünyanın
evrimleşmesine ve gelişmesine en büyük
katkıyı sağlayan etkenlerdir Bence
Galileo güneş lekesi konusunda bilgi
vermeden önce arkadaşlar adamlar bilgi
vermiş Bununla ilgili Günümüzde
kullanılan geleneksel tıbbın tedavisi
olan akupunktur ve masajı da Çinliler ne
yaptı buldu diyeceğiz şimdi geliyorum
bereketli Hilal bölgesine yani neresi
Mezopotamya bölgesi Peki
Mezopotamya'daki uygarlıklarım kimler
ilk uygarlığın Sümerler Sümerler
dediğimizde arkadaşlar şehir
devletlerinde şeklinde kurulacaklar Peki
şehir Devletleri şeklinde kuruluyorsam
orada siyasi Birlik var mıdır Now
diyorsunuz yani yoktur diyeceğiz siyasi
Birlik olabilmesi için bir başkent
olması lazım sümerlerde arkadaşlar şehir
devletlerinin yöneticilerine ise patassi
ya da NC kavramı ne yapılır verilir aynı
zamanda tarımsal faaliyeti iyi hale
getirebilmek için arkadaşlar birçok
Bilimsel faaliyetler yapıyorlar ve aynı
zamanda da tapınaklar yapacaklar Peki
ben bu Tapınağı Ne diyeceğim dersem
ziggurat diyeceksiniz zigguratı da kendi
içerisinde 3 katmana ayıracağım en üstte
gözlemevini en altta arkadaşlar ambarı
göreceksiniz orta katta ise ibadet
neyini göreceğiz evini görüyorsunuz ama
bizim için buradaki en önemli olan
Gözlemevi Düşünsenize ya neden sizi
kuratlara Gözlemevi yapmışlar ne gerek
var tanrıları mı gözlemek istemişler ya
da hangi burçtansın onu mu Öğrenmek
istemişler Hayır bu adamların tek derdi
tarımı nasıl iyi hale getirebiliriz ne
zaman yağmur yağıyor ne zaman kar
yağıyor Ne zaman ekine eklememiz lazım
Bununla ilgili çalışma yapmışlar ve
böylece ay esası takvimi buluyorlar yine
arkadaşlar geometrik çalışmalar
matematiksel çalışmalara Sümerler büyük
katkılar sunuyor yetmeyecek Arkadaşlar
aynı zamanda sizin getirdiğiniz mallar
ambarlarda arkadaşlar rahip krallar
tarafından kayıt altına alınıyor ve
Aslında Çentik atıyorlar ve bu
çentiklerle birlikte hangi yazıyı
bulacaklar çivi yazısını bulmuşlar ve
çivi yazısını bulması ile birlikte
insanoğlunun tarihi devirlere geçmesinin
ne yapmışlardır sağlayacaklar Yetecek mi
Tabii ki yetmeyecek değer arkadaşım ne
yapacaklar biliyorsunuz ki özel
mülkiyetin olduğu yerde genelde köleci
bir toplum yapısı görüyordum ve burada
bir kral çıkacak lagaha Kralı urgakıran
urgakina birisi diyor ki bundan sonra
köleciliği Yasaklıyor özel mülkiyeti
serbest bırakıyorum Yani aslında
urgakira yine bir dünyanın ilk hukukunu
oluşturacak ve Sümerler Tarih sahnesinde
ilk hukuk devleti olarak bilinecek ve
yazıyı çok geliştirdikleri için dünyanın
da ilk edebi eserlerini verecekler
Gılgamış Yaratılış ve Tufan gibi
manzumeler de sümerlere ait önemli
eserlerdir geldim akatlara dünyanın
bilinen ilk imparatorlukları
başkentleri agade diye adlandırdığım
bölgedir aynı zamanda Dünya tarihinin
ilk düzenli ordusunu kuracaklar ve Zafer
anıtları en önemli eserleridir babiller
dişe diş Kana Kan sağır ile hırsızlık
yapanın Sağ elini sol gözüyle yan
bakanın sol Gözünü oyarım değil Peki bu
kısasa kısaslı kısasa kısas hareket ilk
kez Babil hükümdarı Hammurabi tarafından
ortaya çıkacak Ve dünyanın ilk
arkadaşlar neyidir diyorsunuz Anayasası
olarak ne yapılmaktadır bilinmektedir
yolunuz arkadaşlar Anadolu coğrafyasına
doğru gidiyor peki Anadolu'da Kimler var
Anadolu'da ilk kez arkadaşlar haitiler
yani Hititler diye adlandırdığım Doğan
Bir güneş ortaya çıkacak başkentleri
arkadaşlar neresidir dersek Hattuşaş
Yani bugünkü Çorum bölgesi buradan
Çorum'a selam olsun Kızılırmak ve
bölgesinde kurulacaklar aynı zamanda
arkadaşlar
krallar'ın yanı sıra tavananna adı
verilen kraliçeleri vardır Kral sefere
gittiğinde tavananna söz sahibi olur ve
yönetimde söz sahibi olduğu meclise ise
pankuş adı verilir yine hititlerle
ilgili bileceğim ülkelerine bin tanrılı
il adı vermişler ve Çok tanrılı bir
inanç yapısına sahip olmuşlardır
Hititler evlenmeye önem vermişler
evlenme boşanma miras bırakma gibi
konuları kanun haline getirdiler ve
dünyanın ilk arkadaşlar medeni hukukun
temelini Hititler atmışlardır geldim
friglere buradan Ankara'ya Gordion'a
Polatlı'ya selam olsun Frigler
arkadaşlar bugün Ankara'nın Gordion Yani
bugünkü Polatlı bölgesinde kurulacak ve
bu adamların hayatı tarım olacak öyle ki
kanunları o kadar sert olacak öküzü
öldürürsen öküzün sabahını kırarsan
senin cezan ölümdür Bu da arkadaşlar ne
kadar tarıma önem verdiklerinin açık ve
göstergesidir Bunlar Tek tanrılı mıdır
Çok tanrılı mıdır dersek Çok tanrılı bir
inanç yapısına sahip olacak en önemli
tanrıları kimdir dediğimizde ise Bereket
Tanrısı Kibele diyeceksiniz ve en önemli
hükümdarları da Eşek Kulaklı Midas
olarak ne yapılmakta bilinmekte Frigler
arkadaşlar bugün ivriz ve yazılı Kaya
eserleri en önemli eserlerden bir
tanesidir geldim urartulara buradan Yine
Van'a selam olsun Van bölgesinde
kurulacaklar başkentleri bugün Van
bölgesinde kurulan Tuşba bölgesidir
Bunlar ölümden sonra yaşamayı
almışlardır Peki nereden anladın bunu
dersem Eğer Çünkü mezarları arkadaşlar O
da şeklindedir unutmuyorsun püf noktayı
hemen aklında sok Eğer o da şeklinde
mezar varsa orada ölümden sonra yaşam
inancı vardır madencilikte taş
işletmeciliğinde ve tarımda ne
yapmışlardır geliştiler diyeceğiz geldim
arkadaşlar lidyalılara
uygarlık bugün Manisa bölgesinde
kuruluyorlar Manisa'ya da selam olsun
Sardes başkentleridir arkadaşlar yani
bugünkü Manisa bölgesi yine arkadaşlar
bunların temel geçim kaynakları tarım
değil ticarettir hangi yolu
kullanıyorlar King veya yolunu yani
hangi yollayacağız Kral yolunu
kullanacaklar ve Kral yolunu
kullanmaları ekonomide gelişiyorlar
fakat bunlara yetiyor mu Hayır dünyaya
önemli katkısında ne Tabii ki parayı
bulup arkadaşlar dünyaya ne yapmışlardır
tanıttılar diyeceksiniz geldim
arkadaşlar sonrasında Mısır bölgesine
gidiyorum Mısır bölgesinde Mısır
medeniyetinden bahsedeceğiz ilk olarak
arkadaşlar nom adı verilen şehir
Devletleri şeklinde kuruluyorlar ama
sonrasında firavunlar arkadaşlar burada
otoriteyi sağlayarak Merkezi bir Krallık
kurulacaklar hem tanrısın hem kralsın
Yani sen firavunsun mısırlarda tandır
Kral anlayışı göreceğiz aynı zamanda
toprakların hepsi kimin malıdır
firavunun malıdır O yüzden de burada Ne
gelişmemiştir diyorsunuz özel mülkiyeti
anlayışı gelişmeyecek bu Mısır uygarlığı
Tıp Eczacılık anlamında gelişiyorlar
Neden peki dersek ölümden sonra yaşam
inancına sahip olan Mısır uygarlığı
genelde ölülerine mumyalamışlardır ve
mumyalamaz sanatı Aslında bir nevi tıpın
ve eczacılığın gelişmesine katkı sunacak
en önemli tanrıları kimdir dersek Güneş
Tanrısı
amonra olarak ne yapılmakta bilinmekte
ve dünyanın ilk arkadaşlar Meydan
Savaşı'nı hititlerle Mısırlılar yapacak
Kadeş Savaşı hangi bölgeye Hakim
olabilmek için Suriye bölgesine Hakim
olabilmek için Yunanlılar diyor ki;
Tanrı bizim için ikinci planda bizde
varsa özgür düşünce var Tales Hipokrat
herodot arkadaşlar gibi önemli
unsurların ön plana çıktığı bir
medeniyettir Yunan medeniyettir ama
Yunan medeniyetinde Polis adı verilen
yine şehir Devletleri var unutma merkezi
otorite yok ve bu şehir Devletleri
Sürekli kendi hallerinde savaş
halindeler ve olağanüstü durumlarda
yetki bir kişi olan tirana ne yapılır
verilir diyeceğiz fenikeliler bugün
Lübnan bölgesinde kuruldular yani Arapça
coğrafyasında burada bir şeye
yetişemediği için dünyanın ilk Deniz
kronolojini kurarak gittikleri yerlere
arkadaşlar sömürmeye başlayacaklar ve
gittikleri yerleri hiçbir zaman Vatan
olarak görmedik için burada pek de
kalıcılığı sağlayamıyorlar ve dünyaya
iki tane önemli katkı sunmuşlar bir cam
ikisi ise arkadaşlar bugün kullandığınız
alfabe yani Fenike alfabesi diyoruz
geldim sonrasında arkadaşlar ibraniler
bakın İlk Çağ uygarlıklarının hepsi
yüzde 99'u çoktan da bina yapısına sahip
Ama Kudüs'e geldim kutsal bir bölgeye
Kudüs bölgesinde ise ilk kez kutsal bir
kitap olan Tevrat arkadaşlar dünyaya
yanacak ve artık musevilik diye
adlandırdığım kavram ibranilere inmeye
başlar Musevi yaymak yerine Musevi
olunmaz Musevi doğurur diyerek Aslında
bugün dünyada en az yayılmasını sağlayan
etken olacak çünkü bunlar dinlerini
millileştirmişlerdir diyorsunuz geldim
arkadaşlar nereye doğru ilk Çağın Tüccar
topluluklarına asurlardan bahsedeceğiz
asurlar arkadaşlar biliyorsunuz ki
Mezopotamya bölgesinde kurulan
başkentleri Ninova olan önemli bir
devlet
asurlar arkadaşlar dünyanın ilk Kara
kolonilerini kurmuşlar ve Anadolu'ya
ticareti getirecekler bugün Karum adı
verilen Ticaret merkezleri kuruyorlar bu
Ticaret sayesinde Anadolu'ya ilk kez
yazıyı getirmişler ve Anadolu'da tarihi
devirlerin başlamasını sağlamışlardır
bunun en güzel örneği Kayseri Kültepe
tabletleri diyeceğiz ve dünyanın ilk
kütüphanesi olan Ninova kütüphanesini
kurdular geldim fenikeliler daha yeni de
söylediğimiz gibi dünyanın ilk Deniz
kronolojileridir aynı zamanda arkadaşlar
ne yapıyorlar Deniz ticaretiyle
uğraştılar alfabeyi ve cam sanatını
dünyaya tanıttılar Lidyalılar Kral
yolunu kullanacaklar Sadece sistem
başlayıp su şehrine kadar Mezopotamya ve
Anadolu coğrafyasında bir köprü
niteliğini kurmuşlardır ve sootlar Orta
Asya bölgesinin önemli Tüccar
topluluklarıdır ve Türklerin İpek yoluna
hakim olmasını en büyük sağlayan
tüccarlar ise soğukluğu tüccarlardır
diyoruz geldim bir diğerine Tabii ki
site dedik yani Devletler ilk başta
şehir Devletleri şeklinde kuruluyor ve
biz bu süreç içerisinde üç tane devlette
şehir Devletlerini göreceğiz iyon ve
Door Yani yunanlılarda biz bu şehir
devletlerine polis derken sümerlerde ise
site adını vereceğiz mısırlarda ise ilk
baştaki bu şehir devletlerine nom adı
verilir ülkeyi yani şehirleri kral veya
feodal yöneticiler ne yapmaktadır
yönetmektedir O yüzden de Merkezi bir
otorite ne yapılmaz görülmez ilk
Devletleri de tabii ki güç kaynağı
almanız lazım ve hükümdarlar genelde
gücüne dayandırır dine dayandırır
hititlerde arkadaşlar ne görürsünüz yine
rahip ne göreceğiz artık Kral
göreceksiniz
urartularda Nitekim aynı şekilde
yunanlılarda arkadaşlar yine gücünü
Tanrıdan alır sümerlerde yine arkadaşlar
rahip ne görürsünüz Kral göreceğim ama
burada ise hem Tanrı Hem de ne
göreceksiniz
Yani demek ki ilk çağ uygarlıklarında
nasıl bir yapı vardır dersek teokratik
bir devlet yapısı yani dinsel bir
yönetim görülmekte diyoruz Tabii ki
devletler oluşurken de kanunlarını da
oluşturulması gerekir mi kanunları
doğurmamız lazım kanunlar doğacak Hitit
hukuku Hitit hukukunda ilk medeni
hukukun temelleri atılırken
urgakina kanunlarında ise dünyanın ilk
hukuk kuralları oluşturulacak sonrasında
Hz İbrahim ise on Emir'i yayınlıyor Yani
tek bir tanrının olduğunu sadece bir
Tanrıya tapılması gerektiğini söyleyecek
ve hamurabi kanunları ise oldukça sert
ve arkadaşlar kuralcı Kanunlar ne
yapılmakta görülmektedir Şimdi gelelim
ilk ünitemizi bitirdik sorumuza Bir
bakalım
surat adı verilen tapınaklar inşa
etmişler bu tapınaklarda gözlem yaparak
Gök biliminde bilimsel gözlem yöntemini
keşfetmiş bilgileri toplamışlardır ve
astronomi alanında ilerlemişlerdir Ay ve
güneş tutulmalarını hesaplamış Merkür
Venüs Mars Jüpiter Satürn gibi
gezegenleri tespit etmiştir
tahakkümlerini Ay yılı esasına göre
hazırlamıştır Buna göre yukarıda söz
edilen uygarlık aşağıdakilerden
hangisidir sesinizi duyar gibiyim
arkadaşlar hangisi diyeceksiniz Tabii ki
Sümerler olarak ne yapacağım ben
bileceğim doğru cevabımız ne olacak
Denizli'de olarak ele alacaksınız
Evet gelelim son ünitemize Ortaçağda
dünya orta çağda siyasi yapılar tarımdan
ticareti ekonomi Orta Çağda Ordu ve
kanunların gelişmesi şimdi ilk olarak
arkadaşlar siyasi olaylarımıza bakalım
Orta Çağ damgasını vuran Bir
İmparatorluğun yıkılışından bahsedeceğiz
sağsan devletinin yıkılması 711 yılında
avrupa’da
yayılmaya başlıyor 1.54 yılında ise
Katolik Ortodoks bölünmesini ve 1196
yılında dünyaya hakim olmaya çalışacak
ve ortalığı yıkacak bir devlet Moğol
İmparatorluğu'nun kurulması'nın 1215
yılında ise İngiltere'de arkadaşlar
magner Carta diye adlandırdım ilk
demokratikleşme hareketinin ortaya
çıkmasını ve 1.227 yılında Moğol
İmparatorluğu'nun parça pinçü
parçalanmasını göreceğiz 1295 yılından
Magna Carta ile birlikte İngiltere'de
parlamenter sistemi geliştirilmesini ve
1237 ve 1.450'yi 3 yılları arasında
usula savaşlarını ve
kasıp kavuracak ve birçok insanı
öldürecek 1347 ve 1351 yıllarında
Avrupa'daki veba salgını Şimdi
arkadaşlar o dönemin Orta Çağ'ın
hükümdarları yani güçlü Devletleri Moğol
İmparatorluğu İran bölgesini sağsaniler
ve Avrupa kısmında ise Bizans
İmparatorluğu hüküm sürmekteydi tabii ki
o esnada Arapça coğrafyasında da Din ne
yapılıyor İslam dini yayılmaya
başlıyordu yani Aslında bir nevi Bizans
İmparatorluğu ve Moğol İmparatorluğu ve
sanayi İmparatorluğu birbirleriyle
çekişme halindeydiler şimdi ilk olarak
biliyorsunuz ki kavmiler göçünün ortaya
çıkmasıyla birlikte Avrupa'da bir sistem
ortaya çıkacaktı peyodalite diye
adlandırdığım bir kavram p4'de
arkadaşlar sınıflara ayrılmaktaydı en
yukarıda krallar kararlara bağlı olan
Soylu Baron diye adlandırdığım kavramlar
ve paralı askerlik yapan Şövalyeler
Tabii ki en alt tabakada da yer alan
köylüler ve sert diye adlandırdığım
sınıf yer alıyordu peki feodalit sona
ermişti Fatih Sultan Mehmet'in şahit
olduklarını yapmasıyla birlikte büyük
arkadaşlar Kale ve surların
yıkılabileceği anlaşılmış ve merkezi
krallıklar güçlenmeye başlamıştı Moğol
İmparatorluğu Aslında Moğol
İmparatorluğu Türklerden etkilenmişti
kültürel anlamda kendilerini Türklerin
arkadaşlar etkilediğini göreceğiz en
önemlisi de aslında Uygurların kendileri
arkadaşlar Türkler gibi Hareket etmişler
ve aynı zamanda Timuçin diye
adlandırdığım hükümdar dünyanın en büyük
kıta sahanlığı olan Devleti kurmuştur
Tabii ki devlet sadece kimle Ömürlük
kalacak Cengiz Han ile Ömürlük almış
Cengiz Han gökten gibi inancına inanmış
ve şahaneizm Moğollar için önemli bir
unsur haline geldi aynı zamanda Moğol
İmparatorluğu 4 kısma parçalanacak Altın
Orda Kubilay ve arkadaşlar Çağatay ve
İlhanlı Hanlı gibi hanlıklara ayrılıyor
sansariler Aslında pasif devlet
geleneğine devam etmişler ülkelerinin
yine satraplıkları ayırmışlar ve bu
satrap denetleyen valiler ortaya çıkmış
yine dinsel inanç olarak Zerdüştlük
inancına hakim olacak Sasani
İmparatorluğu gelelim dünyanın en büyük
imparatorluklarından bir tanesi Tabii ki
kim diyeceksiniz Bizans İmparatorluğu
Bizans İmparatorluğu arkadaşlar Orta Çağ
damgasını vurmuş önemli
imparatorluklardan bir tanesi mezhep
olarak ise arkadaşlar neye inanmışlardır
dersek Hristiyanlık ama Hristiyanlık
Ortodoks mezhebine ne yapıyor inanıyor
aynı zamanda genelde bizans'ta paralı
neler göreceksiniz askerlikte ne
yapılmakta görülmekte Peki
imparatorluklar da sosyal ve siyasi
ekonomik durum ne krallar meclislerinde
komutlara psikalara danışarak kararır
kontlar İmparatorun tebaasının ruhunu
sınıfına itaate zorlar psikopatlar da
halkı konutların yerel iktidarını Tabii
olmaya çağırmıştır Bizans
imparatorluğundaysa Hayat geçim tarzı
ticarete dayanmaktadır ki bunun en
önemli yolu hangisidir dersek İpek Yolu
olarak bilmekteyiz Sansar Devleti ise
perslerdeki fotoğraflık denen sisteme
benzer sistemi yaparak Merkezi bir
eyalet sistemi uygulamış Moğollar ise
konargöçer bir Yaşam tarzını
benimseyerek ekonomilere her ne kadar
hayvancılığa dayalı olsa da arkadaşlar
ticarete ne yapmışlar önem verecekler
bu kadar sınıflaşmanın olduğu yerde artı
ürünün olduğu yerde Toplumsal
tabakalaşma da gerçekleşir değil mi
bunun en sert örneğini nerede
göreceksiniz arkadaşlar Hindistan'da
göreceğiz notumuza dikkat et Toplumsal
tabakalaşma insanlar arasındaki ekonomik
ve toplumsal eşitsizliğin görünür hale
gelmesidir ve Hindistan'da bir sistem
görecektiniz hatırlayın hangi sistemde
kas sistemi şimdi kas sistemini şöyle
tabloda görüyorsunuz en üstte kimler var
brahmanlar yani rahipler ve Bilginler en
alta indirdiğimde kısa diyarlar savaşan
prensler ve askerler vahisarlar çalışan
esnaf ve çiftçiler sudalar pis işlerle
uğraşan işçiler ve kölelerdir paryalar
ise sınıfın içinde bile yer almayan
insan sınıfına bile sokulmayan
sınıflandırma dışında kalan hor
görürlerler şimdi buraya baktığım zaman
siyasi arkadaşlar Sizce Birlik olur mu
Hayır olmaz aynı zamanda arkadaşlar
kültürel Birlik olur mu tabii ki olmaz o
yüzden de Hindistan'da doğru düzgün ne
siyasi birliklerine kültürel birlikte ne
yaptık söz edemedik unutmuyorsunuz İlk
çağda tarımsal faaliyetlerin başlaması
ile birlikte toplumsal tabakalaşmalar ön
plana çıkacak yine ticaretin
gelişmesiyle de toplumsal tabakalar ön
plana çıkmıştır bunun en güzel örneği de
hintli'ler olarak bilinmekte Peki
Ticaret nasıl gelişti buna bakalım Orta
Çağda Asya ile Avrupa arasında ticari
faaliyetler genellikle ticaret yolları
vasıtasıyla gerçekleşir hemen şöyle bir
düşündüğünüzü düşünüyorum hemen yazdığım
ipe gördüm sonrasında baharatı gördüm
sonrasında kürkü gördüm ve İlk çağda da
önemli olan bir yol vardı Krallığı
iyiydi yoluydu şimdi Denizaşırı ulaşım
insan ve rüzgar gücüyle gerçekleşir Orta
Çağda üç yelkenli gemilerin pusula ve
haritayla gemicinin Ticareti değeri
artmaya başlayacak Tabii ticari
mekanlarda gün yüzüne çıkmaya başlıyor
Şimdi arkadaşlar Bedesten Arasta üstü
açık ya da kapalı çarşı birçok
arkadaşlar malın satıldığı yer
diyebileceksiniz Hani zaten biliyorsunuz
Ticaret merkezlerinin yanında kon
yerleri kapan hisse tek bir cinsin malın
satıldığı arkadaşlar yer ribatlar ise
arkadaşlar ilk olarak Karahanlılar
döneminde sınır karakolları olarak
kurulurken Daha sonrasında ise
şehirlerin içinde kalmaya başlamaları
ile birlikte kervansarayların küçük
haline gelmeye başlayacak pazar Liman ve
panayırı'da Aslında ne olduğunu
biliyorsunuz Hadi yollarımıza bir
bakalım yollarımız nereden geçiyormuş
ilk olarak King vıı
Ne yapayım Arkadaşlar konuşturayım kim
pay oldu yani Kral Yolu olarak
Arkadaşlar nereden geçiyor Bugün
Manisa'nın Sardes diye adlandırdım yani
lidyalıların başkenti sardes'ten
başlayacak İç Anadolu Bölgesi'nden
sonrasında Güneydoğu Anadolu'dan
Mezopotamya diye adlandırdığım bölgeye
kadar devam etmiştir bu yol arkadaşlar
unutmuyorsunuz Tekrar ediyorum persler
yapacak ve kimler kullanmıştır diyoruz
Lidyalılar kullandı İpek Yolu dünyanın
en önemli ticaret yollarından bir tanesi
İpek Yolu'nun arkadaşlar baktım maviyle
gördüğünüz İpek Yolu Çin'in royang'dan
başlayacak
arkadaşlar hotan Orta Asya bölgesinde
kaşgar Buhara Berf Semerkant'ın şabur
Niğde Tebriz R gibi bölgeden Trabzon'dan
Antakya'ya kadar uzanan yol Sonrasında
da nereye kadar gidiyor Avrupa'ya kadar
giden yerdik Türk yolu canlı hayvanın
derilerin satıldığı yer burası ise
arkadaşlar mançura bölgesinden
başlayacak sayen dağlarından
Ural dağlarına Kırım bölgesinden
geleceğim Yenikent itil ve don nehrine
kadar uzanan bölgeye ise Türk yol olacak
Baharat Yolu ise hintlilerde ortaya
çıkacak Hindistan'dan başlayacak Umman
denizini geçecek sonrasında arkadaşlar
Basra şu anda Antakya'da sonra bulacak
ve yine Kızıldeniz üzerinden de Mısır
bölgesine ne yapmıştır bu yol uzanmıştır
diyor Türk yolunu görüyorsunuz daha net
bir şekilde mançuru arkadaşlar 6 ayda
dağları Ural dağlarında ne yapmamakta
yer almakta baharat yolunu biraz daha
net açmaya başladık Süveyş kanalının
açılması ile birlikte unutmayacaksın
İpek Yolu ve Baharat Yolu
Osmanlı Devleti'nin elindeydi ve
sonrasında
coğrafi arkadaşlar keşiflerle birlikte
bu yol önemini ne yapmıştır kaybetti
diyor peki bu kadar devletler ticarette
ve orduda gelişirken kanunlarını atmak
zorundalar geliştirmek zorundalar 3 tane
önemli kanun göreceğiz 12 levha
kanunları
Cengizhan yasası ya da diğer ismine
büyük yasayı bileceğiz 12 levha
kanunları Roma İmparatorluğu'nda ortaya
çıkacak Roma'da arkadaşlar sınıflara
ayrılan paticiler ve piller arasında
yaşanan mücadele sonrasında günümüz
Avrupa modern hukukunun temelleri
atılacak ju sinyalist kanunuyla birlikte
Medeni kanunun ilk kez temelleri
atılırken Cengizhan yasası ile birlikte
ya da büyük yasayla arkadaşlar Türk
Töresi ön plana çıkmıştır diyeceğiz
şimdi geldim sorumuza bakalım Sadece sen
başlayarak Mezopotamya'da suç şehrine
kadar uzanan yol Aşağıdakilerden
hangisinde doğru olarak verilmiştir a
Kral Yolu B baharat Türk yolu D İpek
Yolu e tuz yolu Arkadaşlar ben buraya ne
diyeceğim Kral Yolu diyeceksiniz yani
doğacağımızı a olarak ele alacağız
geldim şimdi her zaman yaptığımız gibi
sömestra girmeden ödülü sorumuzu
bırakmak istiyorum arkadaşlar cevapları
yorum kısmına bekliyorum Kendinize çok
iyi bakın hoşça kalın iyi çalışmalar
[Müzik]

e herkese selamlar herkese Merhabalar
arkadaşlar artık döneme yavaş yavaş
Sonra gelmek üzereyiz bizde Ne yaptın 2.
dönem full tekrarını gerçekleştireceğiz
Peki gerçekleştirmeden önce yazı Tabii
ki boş geçirmeyeceğiz evde kapandım
süreci de boş geçiriyoruz ne yapıyoruz
tabii ki önce tonguç'un 0'dan 10'a tarih
konu anlatımlı soru bankası ele alacağız
Peki nereden sorumlu olacağız Biz
beylikten devlete Osmanlı medeniyeti
yani sayfa 76 dan kaça kadar 164 yani
klasik çağda Osmanlı toplum düzeni
göreceğiz burada tek tek ele alacaksınız
sizden şunu istiyorum her hafta bir
konuyu bitirmeye çalışalım birsey
bitirmeye çalışalım ve böylece de
üniteyi bitirdim Onlara baktım seksek
açıyoruz 76 mesela 76 ya açtım
değerlendirdim atıyorum Arada onu
kandillerini gördüm burada Tom senin
için güzel notlar bıraktım notları
inceliyorsunuz sonra soruları çözüyorsun
çözemedim hiç sıkıntı yapma hemen taksi
açıyorsun karekodun
bu tonguça Ben sana yardımcı olacak
Sonrasında ne yapıyoruz yani arkadaşlar
tabii ki tonguç'un dinamo 10. sınıf soru
bankası ele alacağız Peki oradaki
sorular Kaçtan kaça kadar sonunu
izlersek yine Yürü t4v internet Osmanlı
medeniyet sayfa 81 ve son ünitemiz bile
S7 klasik çağda Osmanlı toplum düzeni
sayfa 167 yani 164l kadar sorumlu
olacağız ve Bunları tek tek ne yapıyoruz
ev alacaksınız her hafta bir konuyu
çözümünü sekilde her hafta bir metre
çözersek sizin için mükemmel bir şekilde
on sınıfın konuları mükemmel şekilde
oturmuş olacak arkadaşlar Hazırsanız
Osmanlı Devleti ve tarih 2. dönem pul
tekrarına Haydi bakalım Peki biz neler
öğreneceğiz beylikten devlete Osmanlı
medeniyeti Osmanlı Devleti'nde hangi
süreçler yaşanacak sonra tabii ki hep
bölüm Fatih'in İstanbul'u fethettiği
yaşlı olacaksınız ve İstanbul'un
fethinin gerçekleşmesiyle birlikte
Osmanlı Devleti artık bir döneme girecek
hangi döneme giriyor yükselme döneminde
ne yapmıştır gelmiştir diyeceksiniz
sonrasında ise Fatih Sultan Mehmet'in
yaptırdığı teşkilatlanma anlamında
sultanı Osmanlı merkez teşkilatı
göreceğiz yani Topkapı Sarayı'na doğru
bir açılacağız sonrasında klasik çağda
Osmanlı toplum düzeni Yani bu içerisinde
toprakları nasıl dağıtacağım hangi
sistemleri koyacağım Bunları tek tek ele
alacağız Hadi bakalım hız kesmeden
başlayalım kemerleri bağlayın tonguçla
uçuşa geçiyoruz Şimdi ilk olarak Arada
onu kandillerini göreceğiz Anadolu
Kandilli dediğimiz aklımıza neler
geliyor şimdi tasavvuf dediğimizde
edebiyatımızda görüyorsunuz tasavvuf
demek ne demek Allah'a ulaşmak İnsanın
kendisini hamdım piştim yandım sözüyle
hatırlayacaksınız hamken anlamayacak
yavaş yavaş olgunlaşmaya başlamasıyla
bitti tasavvuf Yarın neye
bu Allah'a ben yavaş yavaş ne yapacağız
ulaşmaya başlıyorum tasavvufla birlikte
Daha sonrasında Orta Asya bölgesinde
semerkand'da önemli bir düşünür Peki bu
düşünün özelliğine arkadaşlar tarihte
bilinen ilk Türk arkadaşlar mutasavvıfı
olarak ne yapılmakta Ahmet Yesevi
bilinmekte Yesevilik akımında mimari
olarak ne yapacağız bileceksin şimdi
Ahmet Yesevi Anadolu yaşamış bir insan
değildi nerede yaşayacak Semerkant
bölgesinde yaşıyor Ama burada getirecek
birçok Arif Anadolu'nun türkleşmesini
Anadolu müslümanlaşmasında önemli rol
oynayacak şekiller Bunlar Mevlana
Celaleddin Rumi Daha sonrasında Hacı
Bektaşi Veli Hacı Bayramı Veli Ahi Evran
Yunus Emre gibi aradığını önemli
mutasavvıfları Ne yapacaksınız göreceğiz
onlar yaracaklar düşecekler ham
olacaklar ve böylece Anadolu'nun ne
olmasını sağlayacak lar türkleşmesine ve
müslümanlaşması ne yapmışlardır
sağlamışlardır diye
O kim ilk olarak gelelim Mevlana
Celaleddin Rumi dansöz edeceğiz asla Fas
kökenli birisidir Daha sonrasında
Türkiye Selçuklu Devleti'nde birinci
Alaaddin Keykubat döneminde Konya
bölgesine yerleşerek bir tarikat kucak
Peki ben bu tarikatlara edeceğim Mevlevi
Tarikatı diyeceğim sevgili arkadaşlar
Mevlana Biliyorsun çok güzel bir sözü
var ne diyor arkadaşlar gel ne olursan
ol yine gel ister Berduş ister başka bir
şey Ama gel bu Allah'ın Dergahına
diyecek ve Mevlana yine bu dönemde
Anadolu'nun müslümanlaşmasında önemli
katkılarda atmıştır sunmuştur Daha
sonrasında Yunus Emre'yi göreceksiniz
Yunus ise değişik bir hikayesiyle
tasavvufta önemli bir rol oynayacak halk
ozanımız olacak Yunus Emre Yunus Emre bu
dönemde kıtlık zamanında moğolların
Anadolu'yu istila etmesiyle birlikte
köyünde Yola Çıkar ve Hacı Bektaş
Veli'den Yardım ister Hacı bektaş-ı Veli
şöyle bir cevap verir ya Ümmet mı
istersin yoksa bir çuval buğday Yunus
Emre cevap verir der ki ne yapayım ben
bu metrik ben anne lazımdır buğday
lazımdır ilmek karın doyurmaz Kiler bir
çuval buğday alır yola koyulur sonra
aklımda düşer Yunus'un der Himmet ne
gibi belki daha güzel bir şeydi geri
döner Hacı Bektaş Veli'nin kapısını
çalar Hacı Bektaşi Veli der ki o
arayacağın Himmet artık bende değildir
biz bu hakkımızı Taptuk Emre devrettik
gidip tatlı Bulasın himmeti o sana
versin diyecek bir daha sonrasında Yunus
Emre kime doğru yola çıkacak Taptuk
Emre'ye doğru yola çıkacak ve Taptuk
Emre'nin kapısına gittikten sonra Himmet
isteyin Himmet de arkadaşlar kırk yıl
boyunca Taptuk Emre'nin dergahında Yunus
Emre odun taşımıştır yarayacak mı
yanacak düşecek mi pişecek ve böylece
arkadaşlar tasavvufta olgunlaşmaya
başladığını düşünen Yunus bu dönemde
yola koyulacak ve kendini aramaya
başlayacak ve sonrasında pişman olarak
tabii ki taptuğun tapusuna tekrar çalar
yalnız eşi ona şöyle cevap veren sabah
namazında kapısının önüne yaz eğer ki
Üstüne bas
12 mu derse ben Yunus derim Ama bizim
Yunus tersi gidip elini öp özür dile
isim Eğer ki hayyu isterse istesin
çıkartmalar uzaklaşır sındır rivayete
göre Yunus Tabii ki dediğini yapar Daha
sonrasında bizim Yunus diye cevap veren
Taptuk Emre bu esnasında helallik ister
Taptuk Emre'den ve Daha sonrasında
hayatını kaybeder Yunus Emre rivayet şu
şekildedir Hacı bektaş-ı Veli
Anadolu'nun yine müslümanlaşması ve
Türkleşmesinde önemli katkı sonucu Hacı
Bektaşi Veli bu dönemde Hacı Bektaş Veli
bugün Hacıbektaş çevresi yani Kırşehir
dolaylarında yaşamış önemli bir halimiz
olacak Bektaşi tarikatının kurucusu
Nitekim de yeniçerilerde bu dönemde
Bektaşi tarikatına mensup Önemli
insanlardan bir tanesi diyeceksiniz aynı
zamanda Hacı Bektaş Veli'nin güzel bir
sözü var incinsen de İncitme demiş Bu da
yine Bektaşi'nin önemli felsefeler
içerisinde ne yapılmakta bilinmektedir
Hacı bayram-ı biri Bugün Ankara
bu yaşamış önemli alimlerden bir
tanesidir yine tasavvufun önemli
gelişmelere katkı sağlar insanlardan
biri olacak ve gelelim Ahi evran-ı bilye
Ahi evran-ı biri bir nevi Anadolu'da
esnaflığı teşkilatının yine Anadolu'nun
güzelleşmesini ve esnaflık birliğinin
oluşmasında en önemli katkı sunmuş
kişilerden birisidir Kırşehir bölgesi
nde esnafı teşkilatını kurarak bu
dönemde Müslümanların daha sağlam al
daha sağlam bir şekilde ilerlemesini
yine esnafların bu şekilde çalışmalarını
sağlamışlardır biz buna ahilik teşkilatı
olarak ne yapacağız ele alacaksınız Peki
Anadolu kandiline ile kapatacağız Hacı
bektaş-ı benim güzel bir şiirle madde
karanlığı akıl nuruyla aydınlanır
cehalet karanlığı bilgi ışığıyla
aydınlanır Maps karanlığı Erdem ışığıyla
aydınlanır her işi akıllı yapmak
gerektirecek Hacı Bektaş Veli'nin güzel
bir sözünü Osmanlı Devleti'nde askeri
sınıfı göreceğiz yani yöneten sınıftan
bahsedeceğiz Peki yöneten sınıfı kaç
Bu bir alıyoruz dersek üç kısımda ele
alacaksınız Seyfiye sınıfı kalemiye
Sınıfı ve ilmiye sınıfı olarak ne
yapılmakta ele alınmakta yönetici sınıf
içinde şimdi bizim geleceğimiz
unsurlardan bir tanesi nedir şimdi
divara katılan üyelerimiz var bir de taş
ve yöneten yönetici sınıflarımız var
Kılıç ekliyor Seyfi sınıfları kimler
vardır Seyfiye sınıfı Enderun veya diğer
eğitim kurumlarında yetişen Merada
denilen kişilerden oluşmuştur şimdi
şuraya dikkat çekmek istiyorum Enderun
demek ne demek genelde Demek ki enderunu
yetişen çocuklar devşirme kökenli olur
yani gayrimüslimden gelecek o zaman
demek ki Türk soyundan gelmiyor genelde
yönetici sınıfın kılıç şeklinde olanlar
şimdi Bu sınıfta kimler var sadrazam
diyeceksiniz sadrazamdan sonra
sadrazamın yardımcıları Kubbealtı
vezirleri kubbe altından sonra Yeniçeri
ağası kaptan-ı Derya ve taşrada bulunan
Tımarlı Sipahiler Kapıkulu askerlerinin
subaşı'sın
değil Beylerbeyi gibi önemli unsurlar ne
yapmıştır Yer almıştır Diyeceksin şimdi
bu süreç içerisinde arkadaşlar Seyfi
sınıfında kimler değil bana katılıyor
dediğimde aklımıza sadrazam birinci bunu
alacağım sonrasında veziri alacaksınız
yine Kapıkulu askerleri içerisinde
Yeniçeri ağası ve kaptan-ı Derya
yapacağım ama yalnız Yeniçeri ağası ile
kaptan-ı Derya bir dip not geçmek
istiyorum ne demek bu dik notumuz
Yeniçeri ağası ve kaptan-ı Derya Eğer
benzinlik statüsü varsa divana
katılabilir Eğer veziri satışı yoksa
divane yapamazlar katılamazlar
diyeceksiniz gelelim kalemi yani Eli
kalem tutan Demek ki bunlar biraz daha
okumuş yazmış ilim sahibi insanlarla
Evet gidip sahibi insanlar diyeceğiz
şimdi kalbimi dediğimde diplomatik Bonus
Evet Diplomasi konuşur devletin bakın
yazışma mali ve dışişlerinden sorumlu
dur Peki kimdir bunlar Nişancı Daha
sonrasında defterdar ya
bu defterde ayrı bir noktaya koyacağım
neden dersek defterleri ikiye
döneceksiniz Rumeli ve Anadolu
Defterdarlığı Peki hangisi Sizce
statüdür dersem hemen aklınıza Kim
gelecek Rumeli defterdarı diyeceksin
çünkü biliyorsun Osmanlı en çok neye
önem vermiştir Rumeli önem verdiği için
bu yüzden de Rumeli Defterdarlığı divana
katılan bir sonrasında reisülküttab
Devleti'nin dış işlerinden sorumludur bu
dönemde Mesut kitabın önemi ne zaman
almıştır dersek 18 yüzyılda Avrupa'nın
üstünlüğü kabul edilmesiyle birlikte bu
dönemde artık Resul kitap Divanda yer
almaya başlayacak ve artık böyle bitire
yapmıştır artmıştır diyeceksiniz bir ip
gelelim görevlerden oluşacak başlangıçta
medrese eğitimi görmüş kimseler bu
meslekte çoğunluğu teşkil ederken sonra
lı intisap usulü yetişip yükselmiş
lerdir gelelim Eli kalem tutan Yani
biraz daha Sofu biraz daha öğretici
biraz daha Alim İnsanların olduğu ilim
ehli olan sınıf yani
bu ilmiye sınıfına geleceğiz
medreselerde yetişiyorlar sa bakın hemen
alekto tutuyoruz Türk ve Müslüman olmak
zorunda Eğer medreselerde yetişiyor
şimdi ulema denilen kişilerden
oluşmuştur bakın kadın müderris Kazasker
ve şehristan dan oluşur şimdi beni
burada önemli olanları hangisi
Şeyhülislam dedim şehir İstanbul görevim
Divanda alınan kararların dine uygun
olup olmadığını ne yapacak bu dönemde
terletecek Bununla ilgili fetva
yayınlayacak şehir İstanbul atamasını
sadece kim yapar padişah yapar isterse
görevler ne yapabilir şekil sana az
edebilir arkadaşlar kazaskere gelirim
kazaskerin iki tane önemli görevi var
Birisi Eğitimden sorumlu dur diğer ise
arkadaşlar adaletten sorumludur bakın o
zaman demek ki eğitim dediğim zaman
kimin atamasını yapar müderrisin yani
öğretmenin atamasını yapacak peki Adalet
dediğim zaman kimin arabası yapacak
kadınların adamasını atmaktadır
yapmaktadır yiyeceğiz Bu dönem
içerisinde
bu sınıfın içinde yer alan papaz
askerler için şimdi gelelim değerli
arkadaşlar dünya gücü Osmanlı
Devletinden söz edeceğiz artık Fatih'in
fethettiği yaşlar Acısız arkadaşlar
pipetin sebepleri neler Fatih Sultan
Mehmet iki kez tahta çıkar İlkinde
hatırlayın bu dönemde Çandarlı Halil
Paşa tahta çıkmasını istemez ve Varna
Savaşı'nın ortaya haşlar Edirne segedin
antlaşmasını bozması ile birlikte Murat
tekrardan tahta çıkar ve Mehmet tekrar
tahta gider o dönemde Mehmet 12
yaşındadır ve bunu hırslanır bu dönem
daha sonra 1444 yılında babası iki
Burası vefat etmesiyle bitti ikinci kez
tahta çıkar İki kez saatte çıktıktan
sonra tek bir hedefi ve hayali vardır
İstanbul fethetmek ve Peygamber
Efendimiz'in güzel hadisi şerifine Nail
olabilmek Peki Peygamber Efendimiz'in
hadisi şerifinde ne demektir İstanbul'u
fetheden komutan ne güzel komutan onu
fetheden askerler ne güzel askerlerde
bu ve bu yüzden de Peygamber Efendimiz'e
nail olmak isteyecek mi Fatih Sultan
Mehmet etme gamber efendimizin aile
olmak isteyecek yine bu dönemde Osmanlı
da bir bütünlük bozulmakta neden Bizans
küçüle küçüle Sadece Avrupa Yakası diye
adlandırdığım İstanbul'a küçük bir kısmı
kalmış ama Osmanlı Edirne'de
Kırklareli'nde toprakları var yani
Osmanlı toprak bütünlüğünü bozmak tadı
Evet de Osmanlı toprak bütünlüğünü
bozmak Tabi o yüzden de Osmanlı
Devleti'ne isteyecek Toprak bütünlüğü
sağlamak isteyecek yine bir diğer nokta
Osmanlı'nın jeopolitik konumu ve ticaret
merkezi olması Ticaret Merkezi dediğimiz
zaman aklımıza direkt neresi gelecek
İpekyolu diyeceksiniz arkadaşlar yani
demek ki Osmanlı Devleti boğazları ele
geçirerek hangi bölgeye hakim olmak
istiyor İpek Yolu'na hakim olmak ve
böylece dünya ticaretinde eline geçirmek
isteyecek en önemli unsur yine Bizans'ın
Osmanlı şehzadeleri kışkırtması burada
Şehzade dediğimizde aklımıza kim gelsin
çok bölgeye dönelim birinci Mehmet Döner
bu gerçekleşiyordu değerli arkadaşlar
İsyan gerçekleşecektir düzmece Mustafa
Bizans ısınacak Biz askimi Osmaniye
sürekli ne yapacak tehdit edecekti bunun
üzerine Tabi bu durumda ortadan
kaldırmak isteyecek Fatih Sultan Mehmet
et durumu ortadan kaldırmak için ne
yapmıştır fethinin sebepleri içinde ne
yapmaktayız yer almaktayız şimdi bu
dönemde Peki İstanbul'un fethi için
hangi hazırlıklar yapıyor Anadolu
Hisarı'nı kim yaptırmıştır şöyle bir
düşün bakalım Anadolu Hisarı kim dönemde
yapılacak Yıldırım Beyazıt döneminde
yapıldı Şimdi Yıldırım Beyazıt döneminde
İstanbul'un ilk kez kuşatılmıştır fakat
alındı mı ayrılamaz Daha sonrasında
Anadolu Hisarı'nın tam karşısına bir
Hisar yaptırıyor Peki ben bu sarıyı
diyeceğim Rumeli ne ediyorsunuz Hisarı
diyeceksiniz ya da Rumeli Hisarı için ne
denmekte Boğazkesen incik arkadaşlar
boğaz neden kesen diyor çünkü Fethi
yapacağım sırasında Bizans'a yardım
gelebilir mi Evet gelebilir Ben böyle
yardımları ne ya
bu kesebilirmiyim Evet kesebilirim Bu
yüzden de Rumeli Hisarı diğer adında
boğaz kesen olarak ele alacak yine
Çanakkale'ye çimenlik Kalesi ve Kilit
bayii kalelerine yapılmıştır yapılacak
ama dünyayı değiştirecek dünyanın
haritasını ve dünyanın yapısını
değiştiren önemli noktamız var peki
nedir bu Macar asıllı birisi var Kim
çekip Urban diyorsunuz arkadaşlar
macerasını Urbana bu dönemde şahidin ler
Döktürüyor Peki bu topun önemine
biliyorsunuz o dönemde dünyada bir
sistem var Özellikle Avrupa'da feodal
sistem diyeceğiz şimdi bu feodal
sistemde birikti derebeylikler var
Merkezi krallıklar güçlü kaybetmişti
Evet Üç kaybetmişti ama Şahi topu ile
birlikte dünyada piyada sistemi
yapılabileceği büyük surlarını
yıkabilecek anlaşılıyor ve feodal sistem
ortadan kalkacak kalkmasıyla Bitene
ortaya çıkmıştır Merkezi krallıklar
güçlenmeye Baş
ve yine tekerlekli kuleler yaptırıyor
Amaç ne geçiremez lerine surlarda
kulelerle yapabilmek geçebilmek şimdi
babası İkinci Murat denizden dedesi
birinci Beyazıt ise Karalar İstanbul
kuşatmıştı ama hepsi ayrı noktadan mıydı
Evet hepsi ayrı noktadan Fatih diyor ki
ayrı bir nokta yok Hem denizden her ne
kadar kuş atacağım O yüzden de 300'e
yakın Kasırga adiller donanmayı ne
yapacak bir önemli hazırlanmıştır yine
doğu ve batıdaki komşular ile dostluk
Antlaşması yapıyor peki neden yapılacak
şundan dolayı doğuda ve batıda ki
komşularla iyi geçireyim ki fetih
sırasında Herhangi bir problem çıkmasın
ve böylece Fethi yarıda kesmek zorunda
kalmayın düşüncesiyle doğu ve batıdaki
komşularla güzel bir şekilde Dostluk
Anlaşması yapmış Sadece bütün Hedefin
neresi olacak tabii ki İstanbul değil
Şimdi bu dönemde Fatih Sultan Mehmet
İstanbul'u 29mayıs 1453 tarihinde
fethedecek ha
ve Gayette gibi bu da önemli bizansta
bir kağnı dolunayın çıktığını ve kanlı
dolunayın çıktığı zaman içerisinde
Ayasofya'nın yönünün nereye çevrildiği
Kabe'ye doğru çevrildi rivayet
edilmektedir Fatih Sultan Mehmet 29mayıs
1453 tarihini Ulubatlı Hasan'ın göklere
sancakları çekmesiyle birlikte artık
Mehmet bir Fatih olacak nerenin
fatih-istanbul Fatih olmuştur Bu dönemde
Fatih sonuçlarıyla birlikte mi gelecek
Evet sonuçlarını birlikte geliyor
İstanbul'da Bizans'a girdiğinde halka
şöyle seslenecek diyor ki Hiçbirimiz
korkmayız Ben sizin Kayser rumuzun yani
Roma'nın velati herkes özgürlüğün
rahatça ne yapabilir gerçekleştirebilir
buradaki Fatih temel amacı ne güzelsin
hem hoşgörü sağlayabilmek hem de Böylece
kendilerini himaye altına aldıkları
ortodoksları ne kadar
ne varsa yine isyan BİM'in oluşmasında
engelleyecek olacaktır şimdi ilk olarak
ay serum ünvanını alıyor yani Roma
Kayseri romanın veliahtı İstanbul'un
fethiyle birisi Fatih Sultan'ın buray'ın
ve Akar Bahreyn Yani iki kıta belki
denizin hakimi olarak rahat olmaya
başladı aramaya başlayacak bu dönerdim
aynı zamanda bileceğim unsurlardan bir
tanesi Fatih unvanını alacak ve fethin
sembolü olarak Ayasofya ne hale
gelmiştir dersin Ayasofya'yı artık cami
olarak ne yapmaya başlıyoruz almaya
başlayacak Çünkü Ayasofya öncesinde Bir
kilisemiydi değerli arkadaşlar
Ayasofya'nın Öncesinde bir kimseydi Peki
Fatih İstanbul'u fethettikten sonra ne
yapıyor başka Tabii ki Mükemmel
ihtişamla bir saray yaptıracak Peki bu
sarayın edeceğiz Topkapı Sarayı olarak
ele alacağız Peki Fatih diğer
gelişmeleri neler neler yapmış bu önemli
şimdi 1461 yılında Trabzon Rum
İmparatorluğu'nu yıkacak yıkılmasıyla da
o orada bir tehdit ortaya çıkıyor Peki
bu tehdit kim ortaya çıkartmıştır
Akkoyunlu Devleti başkanı Uzun Hasan
Uzun Hasan'la hangi savaşı yapmışım ben
Otlukbeli savaşı yapacağım ve böylece
arkadaşlar uzun Sen ne yapıyorum
mahvediyor Uzun Hasan'ın mağlup edilmesi
ile birlikte Osmanlı Devleti Fırat
Nehri'nin batısındaki Anadolu toprakları
üzerinde tam bir kontrol sağlanmıştır
aynı zamanda unutmayın Otlukbeli
Savaşı'nda ilk kez arkadaşlar doğuda ne
kullanılmıştır diyorsunuz top kullanıldı
diyeceğiz bakım unutuyorsunuz ilk kez
Otlukbeli Savaşı'nda Doğu olarak
kullandım top kullandım diyor yine
Anadolu Türk siyasi birliğini
sağlayabilmek için Amasra Sinop Trabzon
ve Kırım fethedilerek Arkadaşlar bir yer
Türk gölü haline geliyor Neyse Türk gölü
haline geliyor kremi fethedilmesiyle
Karadeniz artık yeri haline gelmiştir
Türk gölü haline yaptı geldi bunların
içerisin şimdi bunun şurada neden
gördüğünüz
Bu plastik şöyle düşüneceksiniz değerli
arkadaşlar bütün sınırlar kimin evinde
Osmanlı devrinde Osmanlı içinde kaldığı
için de ben bir göl haline geldiği
düşüncesindeyim O yüzden de Türk gölü
haline geldi diye bir ibare ne yapacağız
kullanacağız şimdi Fatih Sultan
Mehmet'in en son seferi nedir zaten kod
orta seferi motor altı seferinde kalp
krizi geçirerek hayatını kaybeder
hayatını kaybetmesiyle bitti iç
organları çıkarılır apar topar
mumyalayarak İstanbul'a getirilir
İstanbul'a getirildikten sonra Fatih iki
tane oğlu vardır Bunlardan birisi Cem
Sultan diğeri de ikinci beyazdır ikinci
bir yazı tahta çıkar ve Cem Sultan
abisini tahta çıkmasını kabul etmez
kabul etmesiyle birlikte abisiyle taht
mücadelesine girmiştir taht mücadelesini
Cem Sultan ağır bir şekilde kaybedecek
kaybetmesiyle birlikte nereye
sığınmıştır dersek memlükleri sıcak Peki
Çünkü kardeşin iki tane kavgası Peki bu
benimle sorundu iç sorunun
Bu bir sorun Ama bakın cm sınırlı dedik
memlükler istiyor dua iç kendi hale
geldi dış haline geldi o yüzden dikkat
çekiyor olmuş sana Osmanlı Devleti'nde
bir sorun değil sorun haline gelmiştir
hangi olayla yapacağız cam Sultan olayı
diye ne yapacağız adlandırılacak Siz
yine memlükleri sıra Cem Sultan yine
abisi ve rekabete giren fakat yine
savaşı ne yapar kaybeder kaybettikten
sonra Rodos şövalyelerine sınır moda
sovalyeleri Cem'i kime teslim ederler Bu
dönemde papaya teslim ederler Hatta
Fransa'da bir yerde tutsak olarak
kalmıştır iki rivayet vardır kimisine
göre kahrından öldüğünü Kimisi de
eceliyle öldü söylentisi vardı ama
bununla ilgili kesin bir şey söyleyelim
o yüzden kesin bir bilgi yoktur şimdi
ben Beyazıt için bir duygu yapacağım
Nasıl bir bunu yapacağım dersen şunu
söyleyeceksiniz yani kardeşini öldürmek
istemiyor Çünkü biraz daha sofouli etti
bir adam ya iyi niyetli bir alalım
kardeş kardiyo yapmayın Peki kardeş
Hakkı yapmayacaksan Beyazıt şimdi
o Sultan tehdit olarak kullanılmış mıdır
Evet Cem Sultan tehdit olarak
kullanılmış O yüzden yükselme dönemi
fetihler durma noktasına geliyor peki
petiler durma noktasına geliyorsa ben bu
dönemde diye adlandırılacak Beyazıt
dönemi şu şekilde adlandırılacak sız
Osmanlı Devleti'nin yükselme döneminde
yaşatmıştır Duraklama yaşanacak Neden
Çünkü fetihler durdu O yüzden de
arkadaşlar yükselmede duraklama yaşatan
Padişah kimdi dediğimde ikinci biraz
olarak ele alacağız Daha sonrasında
arkadaşlar İkinci Beyazıt döneminden
sonra Neyi göreceksiniz Yavuz Sultan
Selim dönemi göreceğiz Yavuz ismini
nereden almıştır dersek yeniçeriler
sayesinde ismini Yavuz olarak kalacak
Peki Yavuz nereden önce kim diye
adlandırıyor Dur bir önce Selim diye Ne
yapacaktık adlandırılacak tır senin bu
dönemde abisiyle korkutan rekabete
girecek ve rekabetli de Arkadaşlar yeni
şeylerin desteğini alan Selim bu dönemde
ne yapmıştır tahta başına geçecek Yavuz
Sultan Selim'in
bu geçmesiyle birlikte ben artık bu
dönemi şöyle adlandırmaya başlayacağım 8
yıllık payitahtın a80 yıllık ölürse dan
bir parçadır Çünkü Meral dersin Osmanlı
Devleti'nin adresi tıka basa dolduruyor
aynı zamanda doğuya düşen ben seferler
düzenleyecek artık Osmanlı halifelik
makamını ele geçirecek gibi unsurlardan
dolayı seksen yıllık bir icraat ne
yapmıştır Yavuz Sultan Selim
sığdırmıştır yiyeceksiniz bu dönemde
babası zamanında bir isyan çıkıyordu
hangisi yan Şahkulu isyanı neydi Şahkulu
isyanı doğuda şehri propagandasını
yaymak için şey bu dönemde Yavuz Doğu
Anadolu'daki şehri tehlikesini gördüğü
için bu dönemde Safa birebir Savaş
açacak Peki ben bu savaşa Ne diyeceğim
Çaldıran Savaşı diyor Çaldıran
Savaşı'nın Şah İsmail'e
gerçekleştireceğim Şah İsmail ağır bir
mağlubiyete uğraşacağız ağır malzemesi
uğraşmanıza birlikte artık doğuda
kişilik propagandasını da ne yapmış
oldum önlemiş Oldum vereceğiz sonrasında
bu Anadolu'ya doğru yönelen Yavuz Sultan
Selim Anadolu'da Dulkadiroğlu Beyliği
görür ve Dulkadiroğlu Beyliği bir savaş
yapar turnadağ savaşı turnadağ savaşı
ile birlikte Dulkadiroğlu Beyliği
ortadan kaldırarak Anadolu'da Türk
Beylik almış mıdır Hayır tut beyni
kalmamıştır Hoca sana yorum yapmak
istedi Sen nasıl yorum yapacaksın
diyeceksin ki Anadolu'da Beylik kalmadı
bütün toprakları Osmanlı eline geçtiyse
a o zaman Anadolu'da Türk siyasi birliği
kesin olarak ne yapılmıştır sağlanmıştır
diyeceğiz ama soruyu değiştirseydi büyük
ölçüde sağlanmış deseydi bu sefer kim
diyeceksiniz birinci biraz yan Yıldırım
biraz Diğer yapacaktık adlandırılacak
daha sonrasında Dulkadiroğlu Beyliği
kime bağlı memlüklere bağlı ve Fatih
Sultan Mehmet döneminde ben memlüklerle
adam gerilmeye başlıyor çünkü Hicaz su
yolları meselesinden dolayı Yavuz Sultan
Selim döneminde ise bu durum Zirve ve
Tap noktasına bu çıktı resim ve tablo
noktasına çıkacak ve sonrasında da Yavuz
Sultan Selim
ve üzerine bir sefer düzenli ben bu
sefere Mercidabık ve Ridaniye savaşları
diyeceğim Peki Mercidabık ve Ridaniye
savaşların özelliği nedir dediğimizde
şuraya alacaksınız Memlük Devleti'ni
ortadan kaldırıyor ve aynı zamanda
mevlütler hatırlayın kimim koruyucunun
üstlenmiştir halifenin koruyucunun
üstleniyor ve bu dönemde Yavuz Sultan
Selim halifelik makamını nereye
geçiriyor Osmanlı Devleti'nin geçecek o
zaman birlikte Yorum yapalım Osmanlı
Devleti artık hangi makama kavuşacak
halifelik makamına kavuşmuş ve Osmanlı
Devleti'nin ilk halifesi kim olmuştur
Yavuz Sultan Selim Han olacak Yavuz
Sultan Selim Han halifelik makamını
almasıyla birlikte artık Osmanlı Devleti
teokratik bir devlet yapısının atmıştır
geçmiştir yalnız unutmuyorsun şöyle bir
nokta söyleyeceğim Osmanlı Devleti'nde
hem saldırın hem de halifelik makamının
yürütüldü tek kurum padişahtır yine bu
dönemde Mısır'ın fethedilmesiyle de
birlikte bir
o eve geçtim Baharat Yolu unutuyorsunuz
Baharat Yolu Mısır Seferi ile İpek
Yolu'nda hangi olayla dersem kırımın
tamamen alınmasıyla da ipekyol'un
Osmanlı ne yapmıştır geçmiştir
diyeceksiniz işte çok garip tarafı senin
bu dönemde sırtında küçük bir Çimen
çıkacak küçük bir çınarı çıkmasıyla
birlikte hayatını kaybetmiş hayatını
kaybetmesiyle birlikte selimin tek
çocuğu olan Kanuni Sultan Süleyman tahta
geçmiştir benim eskilerim arkadaşlar
Kanuni Sultan Süleyman'a Yavuz Sultan
Selim hayatını kaybettikten sonra
Yavuz'un tek oğlu olan Kanuni Sultan
Süleyman tahta geçecek Kanuni Sultan
Süleyman tahta geçmesiyle birlikte Ben
şöyle bir ibare kullanacağım hangi bari
kullanacağım dersem Osmanlı Devleti'nde
Eğer uzun süre tahtta kalan padişah Peki
kaç yıllık bir sürü den bahsedeceğiz tam
tamına 46 yıl Osmanlı Devleti'nde Eğer
uzun süre tahtta kalan Osmanlı padişah
ve yapılmakta bilinmektedir Avrupalılar
kanun için şöyle bir ibare kullanıyor
Muhteşem Süleyman büyük Sultan ünvanını
almıştır kullanmıştır ya da büyüktür top
diyecekler sonrasında bu dönemde Kanuni
Sultan Süleyman döneminde dedesi Fatih
döneminde anlamayan Belgrad ne
yapılmıştır fethedilir Berat'ın
fethedilmesi orta Avrupa'nın kapılarını
Osmanlı Devleti'ne yapmıştır açacağım
Daha sonrasında dünyanın en kısa süren
savaşın tam sonra kaç saat Uyuyor
musunuz iki saatlik bir savaştan
bahsedeceğiz Macar ordusuyla Mohaç
Meydan Savaşı yapılmış ve Macar ordusu
ağır bir mağlubiyete vuracak abi
maliyeti uğramasıyla birlikte bu dönemde
Almanya sefer düzenlenir Almanya sefer
düzenlemeden önce Avusturya'ya bir
kuşatma yapılır hangi kuşatma birinci
bir yere kuşatması hata Fransa kraliçesi
Elizabeth bu dönemde kanun Can eee
Bu nedir yardım istemektedir bunun
üzerine Almanya sefer düzenlemeden önce
bir araya kuşatan Kanuni başarılı
olamamıştır Peki başarılı olmasının
temel sebebi nedir şartlar Kışa denk
gelmiş olması aynı zamanda şartları Kışa
denk gelmesinin yanı sıra kuşatmaya
gerekli önemin verilmemesi ve büyük
topların getirilmemesi Viyana
kuşatmasının başarısızlıkla
sonuçlanmasına sebep olacak Daha
sonrasında Almanya'ya sefer düzenleniyor
Almanya Seferi sonrasında Avusturya ile
bir antlaşma imzalanacak Peki Avusturya
biz hangi anlaşma imzalayacak dersek
İstanbul Anlaşması diyeceğiz İstanbul
Antlaşması'nın özelliği nedir derslik
Osmanlı Devleti de Osmanlı sadrazamı
Avusturya arşidükü Ne yani Avusturya
Kralı nane sayılmıştır denk sayılmıştır
şimdi bu süreç içerisinde neler
gerçekleşecek Osmanlı Devleti Avrupa'da
Avusturya ile
bu adresinde Avusturya ağır bir
mağlubiyet veriyor bunun sonrasında
Kanuni Sultan Süleyman tam yaşlılık
dönemlerinde artık son kez bir sefere
çıkacak Peki ben bu sefer ne diyeceğim
Zigetvar Seferi diyeceksin Peki Zigetvar
Seferi özelliği nedir Kanuni Sultan
Süleyman'a sadrazamları diyor ki Hünkar
Siz neye çıkmayın sefere çıkmayın ama
kanun şunu söylüyor hala gücün
kendisinde olduğunu ve dünyaya
Kanuni'nin yıkılmadı göstermek istiyor
fakat Kanuni Sultan Süleyman Yaşar'ın
verdiği olumsuzluk ve aynı zamanda Artık
ağır bir durumu kaldırmasından dolayı
Zigetvar Seferi sırasında hayatını
kaybeder Zigetvar seferinde hayatını
kaybetmesiyle bitti Kanuni Sultan
Süleyman bu dönemde öldü orduya
söylenmez Hatta bir rivayete göre
çadırdan ben zirvenin elleri tutularak
Kanuni'nin elini sağladığını ve ordunun
moralini düzelmesi için öyle bir şey
yapıldığı söylenir Kanuni'nin o dönemde
macaris
bu kuşluk Tepesi adlandırılan bir
bölgeyi neleri gömülür organları iç
organları gömülür ve Daha sonrasında
sefer başarısız sonuçlar alarak geri
görülmüştür Daha sonrasında kanunu
döneminde Fransa ilk kez ben ne
vereceğim kapitülasyonlar veriyor şimdi
ben Fransa ilk kez kapitülasyonlar dedim
Peki intiaz diye bir şey söyleseydi
hemen aklınıza gelecek imtiyaz dediğimde
aklıma ama Fatih dönemi geliyor peki
Fatih dönemini ben bu imtiyazı kime
verdim dersem Birlikler edeceğiz şimdi
ikisinin bir ortak özelliği var bakın
verdikleri ilk kez Ben imtiyaz verdim
Fransa'da ilk kez kapitülasyonlar vardı
peki sana Hocam soru sordu Dedi ki
Venedik ve Fransa'yı bilirler
ayrıcalıkların ortak özelliği nedir
dersi şunu diyeceksiniz bir Haçlı neyin
oluşmasını engellemek Haçlı birliğinin
oluşmasını engellemek bu birinci
oluşturup aynı zamanda Hristiyan
Birliği'nin birleşmesini engellemek yine
bu dönemde düşün söyleyeceksin İzzet
bu içine atmak canlandırmak en önemli
unsur Bu dönem Barbaros Hayrettin Paşa
haçlılara Akdeniz'de bir savaş yapacak
Preveze Deniz Savaşı Preveze Savaşı Türk
tarihi açısından çok önemli olur Neden
bu dönemde harçtan ağır bir mağlubiyet
uğratılacak ve hatta Akdeniz Türk gölü
olmasına yapıldı sağlam bu dönemde
Türkler olmasının yanı sıra 26 Eylül
tarihi Preveze Deniz zaferi olarak
bilinmektedir ve Türk dünyasında 26
Eylül tarihi Türk donanma günü ve Türk
Denizcilik günü olarak ne yapılmakta
kutlanmadı yine Baharat Yolu canlandırma
ve portekizliler bu dönemde
Hindistan'daki Müslümanlar az
uygulamakta ve bu dönemde zor
uygulamasıyla bitti Hintli Müslümanlar
Kanunen yardım istemekte ve Hint Deniz
yollarında Kanuni Sultan Süleyman ele
geçirmek için ne seferler düzenlemiştir
Hint deniz seferleri düzenleyici Peki
Hint deniz seferleri kaç tanedir
dediğimde hemen kaç diyeceksiniz
mı gideceğiz dört tane sefer den
bahsedeceğiz seferleri kimler yapacak
Murat Reis Daha sonrasında arkadaşlar
Seydi Ali Reis yine bu dönemde Piri Reis
ve hadım kim diyorsunuz Süleymanpaşa
yalnız unutmuyorsun hala Arkadaşlar bu
portekiz'e yani daha doğrusu Hint deniz
seferleri başarılı olamamıştır Peki
neden başarılı olamamıştır şöyle bir
düşün Osmanlı fizik Okyanus açıldımı
Osmanlı hiç Okyanusu açılamadım O zaman
benim yaptığım Kadırgalar ve kamyonlar
hiçbir şekilde okyanusa dayanıklı mı
değil aynı zamanda ki Deniz seferlerine
gerekli önemli atlamıyor verilmiyor Bu
yüzden de seferlerin hepsi başarısız
olmuştur Bir anekdot daha verelim yine
bu dönemde bu komutanların hepsini
kafaları uçulacak neden kafaları
uçurmuştur dersek Çünkü Osmanlı
Devleti'nde başarısızlık hep idama ne
yapılmakta sonuçlanmaktadır bunları da
başarısız olmaları ne ile ödenecek
Ulu Tanrı yapılmıştır önermişti
diyeceğiz Çünkü gelelim yavaş yavaş
güzel istanbul'umuzun güzel Şaheser olan
Topkapı sarayından söz edeceğiz
Osmanlı'nın kalbi Çünkü neden Osmanlı
kalbi devlet işlerinin görüşüldüğü ve
birçok anlaşmanın bir çok önemli olayın
geçtiği yer Topkapı Sarayı dikin
gösterimize Topkapı Sarayı ne
yapmaktasınız görmektesiniz peki Osmanlı
Devleti'nde Topkapı Sarayı'nın öncesinde
saraylarımız yokmuydu Tabii ki vardı
Sana soru geldi dedi ki Osmanlı
Devleti'nde ilk sana kimin zamanında
yapılmıştır dediğinde Orhan Gazi
döneminde teşkilatlanma çalışmalarının
babında ilk ne yapılıyor Saray yapılacak
Peki ben bu sana ne diyeceğim dersem
şunu söylüyorsunuz arkadaşlar beysaray
olarak yapılmakta bir ilmek Osmanlı
Devleti'nin ilk Sarayı olarak ne
yapacağız ele alacağız Daha sonrasında
Birinci Murat'ın başa geçmesiyle
Sazlıdere Savaşı sonrasında Edirne
feshedilir ve Edirne artık Osmanlı
Devleti'nin merkezi haline gelmiştir ve
ve ihtişamlı bir ne yaraşır Saray
yerleşir Bu yüzden de Birinci Murat
Edirne'ye ikinci Sarayı ne yaptırmıştır
yaptıracağım Daha sonrasında Osmanlı
Devleti İstanbul'u fetheden ne kadar
devletin Merkezi hep neresi olacak edin
olmuştur Fatih Cihan hâkimiyetinin ve
gücün sembolünü ifade eden Topkapı
Sarayı'nı Fatih Sultan Mehmet tarafından
Sarayburnu denilen mevkide yaptırılıyor
hatta bunun öncesinde eskisaray diye
adlandırılan bir bölge yaptırılmış Fatih
Play Teftiş etti diyor ki böyle bir
saray mı olmuş Ben bu sırayı kabul
etmiyorum ve o yüzden yeniden bir saray
yapıp o sarayda neresi olacak Topkapı
Sarayı olacak yüksek İstanbul'a
giderseniz de Topkapı Sarayı'nın bütün
ihtişamıyla güzel bir noktada atlar
Gülhane Parkı da o bölgenin içinde ne
yapmakta yer almaktadır Şimdi ben Sarayı
kaç kısımda ele alacağım arkadaşlar
hemen elime açtım kaç tane diyorsunuz üç
tane diyeceksiniz Şimdi şöyle bir
düşüneceğiz Peki neler vardı
Evet şimdi ilk olarak Enderun dedik
Şimdi sevdiğiniz bir insan ne diyorsun
seni emeğim de sakladım derininde
sakladığım yani o zaman demek ki en
derininde sakladığım enden gelsin
aklınıza o zaman hangi saray diyeceğiz
hiç Saray olarak ne yapılmakta bilinmez
Peki enderunda neler yapılıyor idare
yöneticilerin yetiştirildi sağa okulunun
niteliği taşıyacak Osmanlı Devleti'nde
devşirme sistemini toplamak Çocuklar
burada eğitim alacak Ha o zaman demek ki
ben genelde ne göreceğim burada iyi
eğitim göreceksiniz ama hangi çocukların
eğitimi göreceğim devşirme çocukların ne
göreceksiniz eğitimine yapacağız burada
Göreceğiz şimdi Bu dönem içerisinde hiç
sarayın önemli noktası nedir Enderun ile
Biruni arasında geçen bölüme babussaade
adına yapılmaktadır verilmektedir Peki
en doğru hangi bölümler var ilk olarak
saray okuyacağız çocukların
yetiştirildiği yer daha sonra
toplantıların yapıldığı büyük oda son
çok küçük oda hazine-i Hassa devlet
hazinesinin yer aldığı bölüm Has oda
yani padişahın bulunacağı ön daha sonra
Doğancılar Doğancılar dediğinde aklına
kuşların gelsin haber getirecek bu
dönemde Doğancılar odası Kiler odası
zaten kendi evimizde de biliyorsunuz
Kiler odası ne olduğunu seferli odada
nedir dersek sefer esnasında toplanan
bölüm olarak ne yapılmakta bilmek en
durum bu bölümlerde ele alacağız Peki
enderundaki görevler kimlerdir hangileri
Ne iş yapmaktadır Has Odabaş has oda'nın
amidir bu dönemdi Silahtarağa mız var
silahlarımızı dizilerde filmlerde
duymuşsunuzdur daha önce padişahın
silahlarından sorumlu olan kişidir Yani
tek tek padişahın bütün silahların onu
ilgilenecek et padişah bütün silahlarla
oynuyor çuhadarağa çuhadarağa ise
padişahın kaftanını ve köklerine bakan
görevidir tek görevi budur recott bar
padişahın çizme ve ayakkabılarından
sorun
çok seviyorum yapalım mı padişah tek tek
kıyafetinden tutu silahına kadar
hepsinin ayrı ayrı görevlisi var mı Evet
hepsinin ayrı bir görevlisi var tülbent
ağası bakın tülbentten düşünebilirsiniz
padişah sarılarını ve çamaşırlarına
muhafaza eden kişidir bir kabası sarayın
genel sorumlusudur ve sarayda padişahın
mutlak vekili dir yani sarayın genel
sorumlusu İsa Demek ki sarayın bütün iç
işlerini Yani bütün sıkıntılarını kim
giderir kafasına atmaktadır
gidermektedir Bizde bir laf dış Say dış
sararak dediğimizde hemen aklınıza
şuradan gelsin insan vücudundaki en
dışındaki yeri neresidir bunu dur o
zaman Ben bir 10 burnundan gelsin
çağrışım yapsın size hangi saray
diyeceğiz dış Saray diyeceksiniz Peki
dış sarayda neler yapılır devlet
işlerinin görüşüldüğü ve padişah resmi
hayatının geçtiği bölümdür o zaman demek
ki Devleti'nin savaşa barışa bütün
olumsuz ya da olumlu noktalara k
Ne oldu yer neresi bir 10 yada diş Saray
olarak ne yapılmakta bilinmektedir q16
dediğim bölüm var Genelde Burada kimler
toplanmış vezirlerine yapmaktadır
toplanmaktadır O yüzden de bizlere Bazen
ne vezirlerine denir Kubbealtı vezirleri
olarak ne yapılmakta söylenmekte altı
Bölük halkı işte hatırlayıp sağ ve sol
ulufeciler sağ ve sol Garipler
silahtarlar sipahilerin yer aldığı bölüm
cebeciler ve Topçular silah bakım
onarımından toptan sorunu var mehterhane
biliyorsunuz Mehter Takımının bulunduğu
bölüm Saray Mutfağı vergiden lezzetin
ölüm diyebilirsiniz padişahın yemeklerin
hazırlandığı yapıldığı yerdir Saray
mutfağı Aksaray Hastanesi yine bu
dönemde devletle ilgili sıkıntı yaşayan
padişah sorunlarını ve hastalıklarıyla
ilgilenen bölüm olacak dış Hazine ve
Şehremini dair şimdi Şehremini nereden
düşünceniz nedir pek şeylerini bir evin
şunu düşüneceksin şehirden gelsin
aklınıza Peki şehrin sorunla
bu problemler ile kim ilgilenir belediye
gelir o zaman ne görevi yapar belediye
görevini yapmaktadır yapmaktadır
diyeceksiniz şöyle müdahalesi için Peki
bir onun görevleri kimler arkadaşlar
Bunlara bakalım bir ağabey görevliler
Şimdi ben biliyorum görevleri kaç kısmı
ayrı cam üç kısımda ayırıyorum acıkan
diyeceğiz Eminler diyeceksiniz erbabı
hizmet görevlileri olarak üç kısma ele
alınmak Peki gelelim Hacegan da kimler
var müneccimbaşı Buse bir çağrışım
yapıyor bazen Arkadaşlarınızı konuşulan
müneccim misin sen şimdi öğrencilerle iş
yapar gelecek bilgi tahminlerde Bulunur
o zaman demek ki padişah güvercinlerden
ister gelecekler ile ilgili tahmin
yapmasını isteyecek daha sonra Hekimbaşı
pasta çok rahat Peki başının görevini o
zaman sarayda bulunan hekimlerin başıdır
yani doktorların bakışılır padişah
hocaları yüksek ilmeği rütbesiyle hizmet
eden hocalar Dur şimdi biz padişahın
yanı sıra şehzadelerle karıştırıyorsunuz
şehza
la lala diyorsun lan padişahın hocalar
arkadaşlar unutmayın şimdi padişahın
oyuncularının yanı sıra bir anekdot
vermek istiyorum Osmanlı Devleti'nde en
çok padişah hocası olan kimdir hangi
padişahtır dersem aklınıza direkt kim
gelsin Fatih Sultan Mehmet Han gelecek
arkadaşlar en çok hocaya sahip 16 yakın
hocası var gelelim Eminler Bunlar ne iş
yapıyor Şehremini diyeceğiz sarayın
ihtiyaçlarına kamu binalarının tamirat
ve bakım işlerine bakardı yani bakın
bayındırlıkta uğraşıyor bölgeyle o zaman
bir nevi Ne diyeceğiz diğer Kısacası
belediye işleri gene yapacağım sorumlu
olacak Daha sonra Darphane mi para
basından sorumlu olan kişidir yani
darphaneden Gelsin pazar paneli yapılır
para basılır matbah-ı âmire emin nedir
dersek sarayın mutfak işlerinden sorumlu
kişi olarak ne yapacağız Bileceksiniz
gelirim erbabı hizmet Bunlar ne iş
yapıyor görevlere baktığımda Emre Alem
kapıcılar kethüdası çeşitli başlıyor
Bostancı ehli hile
ne olmuş başlayacağız Emre Alem nedir
Saltanat sancaklarından sorumludur yani
Saltanat sancağını korur kapıcılar
kethüdası kapıcıdan gelsin sarayın
ellerini bekliyor kapılarını bekleyen
görevliler olarak ne yapılmakta
bilinmekte çarşıda gir sofra
hizmetlerini görenlerin başıdır Hatta
özelliklerinden bir tanesi de şudur
padişah yemek sunulmadan önce yemekleri
tadarlar Neden Çünkü eğer bir zehirlenme
ya da başka bir unsur olursa ne olur
çeşitli fikirler ona göre hareket
ederler Aslı tehlikeli bir şey
yapıyorlar Evet Aslı tehlikeli bir şey
yapıyorlar Bostancı sarayın bahçesi
bostanı ve sahillerinden sorumlu
kişilerdir bir ehli rap sarayın sanat
yararlıdır işte müteferrikalar
diyebiliriz mi Çavuşbaşı Divanı Hümayun
toplantılarında teşrifat yani içecek
hizmeti ve mübaşirlik yapan görevlerin
başı olarak biliriz
Ne diyelim Harem darussaade diyeceksiniz
Peki Harem'in görevine padişahın özel
hayatının yani özel şeylerin yaşandığı
noktadır Ama genelde paramı şöyle bir
farklı bakıyorsunuz ama Aynen öyle bir
yer değildir arkadaşlar padişah lan bu
dönemde kaça ayıracağız görevler
içerisinde üç kısma ayıracaksın
sarayağası sana kötü tası ve hazine Tara
şimdi sana yağsın Sarayı temizlik ve
düzeninden sorumlu dur Saray kötü duası
Saray kapısını bekleyen görevleri İdare
eder hazineler a haremi Hümayun
masraflarına ilgilenir şimdi ben bu
dönemde Peki padişah ve ailesi dediğim
zaman kim gelecek padişahın kız
çocukları aynı zamanda annesi ve aynı
zamanda ne ediyorsunuz işi bulunacak ve
yine bu dönemde alt tabakaya iniyorum
kimler diyeceğiz bu dönemde arkadaşlar
kız ve annesi eşin yanı sıra cariye ler
diyeceksiniz şimdi çağırıyor derbi
dediğim zaman şöyle
Evet şimdi cariye dediğim zaman sadece
hizmet etmiyor Bunlar edebiyat sanat
kültür her alanda iyi eğitim görecekler
Bu eğitimin yanı sıra da öyle sıradan
kişilerle evlenmiyorlar işte vezirler L
sadrazam larla evlenecek üst tabakadaki
insanlarla evleniyor Evet üst tabakadaki
insanlara ne yapmıştır evlenmiştir Biz
şimdi gelelim devletin resmi işlerinin
görüşüldüğü yer neresi Divanı Hümayun
ile ilgili bileceğim bir nokta var nedir
lastik bu dönemde Fatih'e kadar bakın
unutmayın Fatih kadar divana kim
başkanlık etmiştir dersem padişah
başkanlık edecektir ama Fatih'ten sonra
divana kim başkanlık edecek sadrazam
başkanlık ediyor Peki Buradaki amaç ne
merkezini sağlamak merkezi otoriteyi
yine yapmak sağlamaktadır Hatta Fatih
Sultan Mehmet bu dönemde Divan
toplantılarını gizli bir bölümden kafes
dediği bölümler yazıyor ve
bu neler görüşüldüğünü neler yapıldığını
hakim bir şekilde bir çıkmıştır Evet
hakim bir şekilde çıkacak asla bu da
Fatih temel amacı Merkezi oturdu yine
yapmak sağlama şimdi şu sedivan yeni
padişah varken rahat hareket edebilirler
mi da hareket edemezler ama sadrazam
başkanlık ederse rahatça düşüncelerini
ne yapabilirler söyleyebilirler O yüzden
de divan-ı hümayun'da Fatih ve birlikte
artık divane sadrazam Başkanlığı gelecek
Peki divana kimler katılmış ilk olarak
Veziriazam ya da diğer isminde sadrazam
almayacağız bezi Azam görevi Siyasi ve
askeri konularla geniş yetkilere sahip
padişahın mutlak vekili dir ve padişah
ürünü Apart aşırı diyeceğiz yine alet
tut açıyor Bakın tekrar ediyorum
Fatih'ten sonra divana başkanlık
etmiştir vezirler Ben bunu ne olarak da
duyabilirim kubbe altı olarak da
duyabilirsiniz Kubbealtı vezirleri
olarak sarayın dönem dönem değişen
vezirler devlet işlerinde vezir-i azama
yardımcı olurlar bir evi Başbakan
Yardımcısı diyebilirim size bir
ve başbakan yardımcısı diyebiliriz
kazaskerler atılanın geri dönüp de
söylemiştim kazaskerleri ikiye
ayırıyorum Rumeli ve Anadolu
kazaskerliği alacaktır ama en önemlisi
hangisiydi Rumeli'de arkadaşlar
Osmaniye'de yargı ve eğitim Teşkilatı
ile taşla idaresinden sorumlu görevlidir
kazaskerler Daha sonrasında defterdar
ceplerde iki ayrıca yine diyeceğim
Anadolu ve Rumeli Sana soru sordum en
önemlisi hangisi dersi Rumeli
Defterdarlığı diye ne yapacağız eli
alacaksın Osmanlı Mahallesi'nden
sorumludur devletin topraklarını
kayıtları ne yapardın dönemde tutar geri
Nişancı Ajan tuğrasını çeker tımar ve
zeamet lerin kayıtları tutar devletin iç
ve dış yazışmalarını ne yapar yapar
dönem Yeniçeri ağası İstanbul'un
güvenliğinden sorumludur aynı zamanda
sadece Vezir rütbesi olan Yeniçeri ağası
askerin başı olarak toplantılara katılır
ve Divanda alınan kararları yeniçerilere
biliriz kaptan-ı Derya Deniz Kuvvetleri
kom
da duyabilirsiniz 16'ncı yüzyıldan
itibaren donanma komutanı olarak divana
katılmıştır hemen bir Arap çok geçelim
Osmanlı Devleti'nde ilk kaptanı derya
mızda Barbaros Hayrettin Paşa olarak ne
yapılmakta bilinmez sirkelerin Osmanlı
Devleti'nde toplum düzeni burada bir
anahtar kelimeleriniz var neler Millet
sistemi mezhep Vakıf lonca çift fare Nar
Himmet ve Miri araziler edeceğiz Millet
sistemi birçok dini etnik ve kültürel
grupları bünyesinde bulunduran Osmanlı
Devleti farklı dinlere mensup toplumları
barış içinde yaşamayı ve aynı zamanda
aynı zanaat ve dine mensup milletin örf
ve adetlerini muhafaza etmelerini
sağlayan sistemdir ya biz bu sistemine
gidecekmişiz Millet sistemi Mezhep nedir
dersek dini kişilik ve toplumların dine
bakış açısıdır arkadaşlar mezhep Vakıf
nedir dersek de eğer bu dönemde hastane
yol köprü gibi sosyal devlet
tek başına neler sayesinde
gerçekleşiyordu Osmanlı Devleti'nde
Vakıf sistemi sayesinde yapmaktaydı
gerçekleşmektedir Türk İslam tarihinde
roca Teşkilatı'na ben ne diyordu Mahire
gidiyorduk yani ahiret dediğim zaman
aklıma kim geliyordu esnafı teşkilat
yani Osmanlı Devleti'nde esnaf-ı
Teşkilatı'nın Adı neymiş lonca sistemi
diyeceğiz Yani seven bir anahtar geçelim
ve Hoca sisteminde gayrimüslimlere yer
verilmemiştir bu dönemde genelde
Türkmen'e olmak zorunluluğu vardır
Müslüman olma zorunluluğu ne yapılmıştır
ve şeftali bir toprak sistemidir toprağı
üzerinde floda sistemi oluşmasını
engellenmek isteniyor yer Sultan genelde
Osmanlı Devleti 180'lik kısmına kadar
kime aittir devlete aittir sadece ben
burada halka ekip biçme hakkını atarım
vermeyeceğiz na sistemi fiyatın
belirlenmesi sistemidir Böylece
rekabetin sağlanması ve Halka daha ucuz
ve daha makul malların satılması
bu sağlanmıştır Ümmet nedir dersek Bütün
Müslümanlar diyeceksiniz yani ümmeti
Muhammed'den aklınıza gelebilir Miri
arazide Osmanlı'ya ait devlete ait olan
araziler olarak ne yapacağız ele
alacağız şimdi gelen Osmanlı Toprak
sisteminin Ben Osmanlı Devleti'nin
toprak sistemi kaç kısma yorum dersem
ısmarlayacağım Bir Sevmeyi arazi Diğeri
ise mülk arazi diyeceksin bakın mi
milliyeden gelsin milli kime aittir
devlete ait olan araziler olarak
göreceğiz Peki mide arazi ne diyor
mülkiyeti devlete ait olan topraklardır
bu toprakların kullanım hakkı kira
bedeli alındıktan sonra sözleşmeye veya
ya bırakılmıştır Yani bu dönemde onu
yürütecek kişiyi toprağı işleyen rüyaya
elde ettiği üründen 1/10 ile 1/2
arasında değişen oranlarda vergi ödemek
Tekerler tir miri arazi gelinlerin
kullanımına göre bölümlere ayrılır peki
ha
3D ayıracağız onu söylemeden önce 1/10
oranında Müslümanlardan alınan vergiyi
Öşür vergisi diyeceğiz Eğer
gayrimüslimlerden alıyorsan da
arkadaşlar Haraç vergisi Diyeceksin
şimdi gelelim delik arazi delik arazi
miri arazi içinde Ergenç topraklardır
maaş karşılığı verilen dili Topraklar
gelirine göre Has zeamet ve tımar olarak
üç aydır şimdi Has arazi kaliteli
araziler o zaman demek ki kime ait
gelini padişaha ait olan araziler
diyeceksiniz gelir 101 aksine daha fazla
olan topraklardır ziyamet orta derece
devlet adamlarına verilen Topraklar ve
genelde arkadaşlar geliri 20 bin akçe
ile 100 bin akçe arasında değişen
topraklardır tımar ise bu dönemde düşük
dereceli devlet adamlarına verilen
Topraklar gelirin 3 bin akçe ile kaç bin
akçe arasında geçecek 21 Akça arasında
değişen topraklardır ve unutuyorsunuz bu
dönemi bu üç tane delik arazide ne
yetişir
ne asker ne yapılır yetiştirir bir
gelelim arpalık sarayın adamlarını 20
sınıflarda bazı yüksek rütbeli kişilere
çalıştıkları süre içinde maaşlarına ek
olarak verilen arazi dir Bu kişiler
görevlerinden ayrıldıktan sonra ise
emekli maaşı olarak ölünceye kadar bu
arazilerin gelirlerini alırlar Yani sana
arpalık verdim ya geçimini Emekli
olduktan sonra da ne yaparsın
sağlayabilirsin paşmaklık bakın Paşa'dan
gelsin aklınıza padişahın annesi kızları
veya kız kardeşleri gibi Saray
kadınlarına verilen araziler yurtluk ve
ocaklık sınırlar bir bölgenin eski
sahibi olan ve o bölgenin Osmanlı
Devleti'nin katılmasını sağlayan Devleti
sadakat ve bağlılığını bildiren mahali
Beyler arazide mesela Bunlar Beyler de
olabilir neden çık Osmaniye devletine
daha ne yapabilmek için bağlayabilmek
için malikâne Osmanlı Devleti'nin
fetihleri kolaylaştırmak ve teşvik etmek
için seferlere katılan önemli
bu dervişlere ve ahiret fethedilen
ülkelerde verilen topraklardır İslam
devletinde kalan topraklarda ki beyne ve
ait mülklerin padişah tarafından onlara
bırakılmasıyla ortaya çıkan arazisidir
yalnız Oturuyorsunuz ben bunları
müsadere usulü el koyabilir miyim Evet
müsadere usulü el koyabilir neden
müsadere usulü haksız kazanç elde eden
devlet adamlarının mallarına el
konulması sistemidir diyoruz mukataa
arazi Osmanlı maliyesinin Vergi toplama
biçimlerinden olan bu kasa geri doğrudan
Merkez hazinesine giden mide arazilerde
ifade eder Yani ben bunun yıllık
toplayacağım Ama birlikte yıllık
topluyoruz Hayır bazen hocalarım şunu da
söyleyebilir Saliha ne ya da Sare Sizler
Salih annemi derse yıllıklı Yani bu kat
araziler İltizam sistemi uygulanacak
burada ama salyanesiz dersem de delik
arazileri yani merkeze yakın yerlerin
bulunduğu Topraklar diyeceğiz yük
arazisi yani şahsa ait olanlar büyük
la la it olan topraklardır bu araziler
mide araziden Bir miktarını hükümdar
tarafından şahıslara verilmesiyle ya da
yeni katılan bölgelerde daha önceden
büyük olarak kullanılan yerlerin
sahipleri bırakılmasına meydana gelir
Bakın ben bu toprakları devredebilirim
satabilirim kiraya verebilirim bak
verebilirim ki be edebilirim ama
arkadaşlar devlete ait olsaydı böyle bir
şey yapamazdım yapamazdım ben bu
toprakları kaç ayıracağım iki ayıracağım
ölçüyle haracı hemen ölçü derse
müslümanlara ait haracı dersem de
gayrimüslimlere ait Topraklar üçra
araziler pedlerden önce sahipleri
Müslüman olan veya fethi sırasında
İslamı kabul eden kişilere ait
topraklardır Ben buradan hangi vergi
alıyorum Öşür vergisi alacağım 1/10
oranındaki ürün vergisidir diyeceğiz
arazi Topraklar ise mülkiyeti
gayrimüslimlere ait Topraklar ve bir
miktar nakli haraç ödedikten sonra ekip
biçtikleri öğrenir 1/5 ora
bu vergi olarak ne yaparlar verilen
Hatta biz bu nedir uyuyacağız haraci
vergi olarak da ne yapabiliriz
duyabilirsiniz yeni Vakıf arazilerinin
vakıf arazileri de genelde sosyal
işlerin yapıldığı yerdir hayırsever mü
sahiplerinin gelinleriyle Cami Mescit
medrese zaviye gibi sosyal amaçlı
kurumların giderlerinin karşılanması
için Vakfı ettikleri araziler dir Bu
araziler rüyaya işlemekte veya yarın
vermesi gereken vergiler sadece Vakıf
giderleri için daha Power aracın aşırı
medresenin masrafları var Hangi arazi
Vakıf arazi Daha sonrasında başka
sorunları var Hangi araziden
karşılıyorum Vakıf arazisi o zaman demek
ki Vakıf arazi ve sosyal yatırımlar
yapılıyor evet sosyal yatırımlar
yapılıyor aynı zamanda unutmayın vakıfın
başındaki kişiye de mütevellit Dönecek
arkadaşlar bu eskilerin sorularımıza
bakalım şimdi bu dönemde Fatih Sultan
Mehmet öldükten sonra yerine iki tane
bul vardı şimdi Cem Sultan V
Sen ne yazıp yiyecek İkinci Beyazıt bu
dönemde ikisi kavga edecek Cem Sultan'ı
İkinci Beyazıt ve Daha sonrasında Cem
Sultan memlüklere ve Rodos şövalyelerine
sıkılmıştı O yüzden dene sorun olmuştu
dış sorun haline gelmişti o yüzden de
benle olayı diyeceğim Cem Sultan olayı
olarak ne yapılmakta bilinmek gelelim
Anadolu Türk siyasi birliği kesin olarak
ne ile sağlanmıştır a sırayla arkadaşlar
Anadolu Türk siyasi bi mi bu da önemli
Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran seferi
dönüşünde Dulkadiroğlu Beyliği ne bir
savaşçı ortadan kaldırıyordu hangi
savaşta turnadağ Savaşı ile birlikte
Artık kim ortadan kalktı Dulkadiroğlu
Beyliği ortadan kalktığı Anadolu Türk
siyasi birliği kesin olarak sağlamıştır
hangi savaş sonrası Akdeniz Türk gölü
hale gelmiştir demiş burada önemli bir
kapta Nadir yağımız vardı şimdi
barbarossa yani bir isimle arkadaşlar
Barbaros Hayrettin Paşa yiyeceğiz hangi
savaş yapacağım
bu beze arkadaşlar deniz savaşını
gerçekleştiriyor harçları mağlup edecek
ve Akdeniz'de göre hale gelmiştir Türk
gölü haline gelecek Hatta 26 Eylül
tarihi Türk donanma günü ve Türk
Denizcilik günü olarak da kutlanmaktadır
Osmanlı hangi antlaşma ile Avusturya
siyasi üstünlük sağlamıştır atılan
arkadaşlar hangi antlaşma İstanbul
antlaşması diyeceğiz Peki ben bu
üstünlüğü Mine'yle kaybettim dersek Eğer
Zitvatorok diyeceksiniz Zitvatorok
anlaşmasıyla da bu üstünlüğümüz ne yaptı
Osmanlı Devleti kaybetmiştir Osman'ın
ilk Sarayı'nı kim yapmıştır Osmanlı ilk
Sarayı hemen kuruluş dönemi gelecek
hakkımızı bu dönemde hiç Sarayı yapan
Orhangazi diyeceğim ama soruyu
değiştirseydi mi İstanbul'a iftara kim
yaptırmış deseydim Fatih diyeceksiniz
Peki bu sarayın adı neydi Topkapı Sarayı
olarak ne yapılmakta ele alınmaktadır
devletin resmi işler
o sarayın hangi bölümde yapılır şimdi
atılan Saray Ben kaç kısmı alıyorum üç
kısmı ne demiştik Enderun Arkadaşlar bir
un Venedik Harem dedik Şimdi ederim
genelde devlet adamlarının yetiştirdiği
bölümü en durum devlet işlerinin
görüşüldüğü yer Harem padişahın Özel
hayatını geçtir O zaman ben bir onun
için ne diyeceğim devletin resmi işlemi
yani padişahın resmi hayatım geçtiği
bölüm olarak ele alacağız Şimdi gelelim
sorumuza bakalım Aşağıdakilerden hangisi
aralığı yaşamış alimlerden değildir a
Ahmet Yesevi ve Mevlana Celaleddin Rumi
C Yunus Emre'de Hacı bektaş-ı Veli Ee
hacı bayram-ı verilmiş şimdi baktığımız
a b c d ve e şıkkında Burada nerede
yaşıyorlar arkadaşlar Anadolu
coğrafyasında yaşayacaklar ama Ahmet
Yesevi Semerkandi adlandırdığım Orta
Asya bölgesinde yaşamış bir halimiz
ya o yüzden de doğru Cevabınızı Aşık
olarak ele alacağız parçada dış anlamına
gelir ve sarayın en geniş bölümüdür
Saray muhafızları bir çalışanları burada
yer alırdı birunda Adalet Kasrı hastane
mutfaklar ahırlar erzak odaları odun
ambarları çalışanların koğuşları
kayıkhaneler bostanlar Bahçeler cilt
oyunu ve ok atışı tarihleri için alanlar
ve küçük meydanlar bulunur Yukarıda sözü
edilen Saray bölümü aşağıdakilerden
hangisidir demiş Abi runway en Derince
haremde yenisaray Eda Rus Salih Şimdi
arkadaşlar bakın dış anlamına gelecek
Hatta ben bir şey dedim hani bir şeyler
aklınıza gelsin burnundan gelsin insan
vücudunun en dışındaki yeridir burada
Bakın bana dışı vermiş O zaman doğru
cevabı ne olacak Aşık olarak ne
yapacağız ele alacaksınız değerli
arkadaşlar Evet arkadaşlar biz bugün
neler öğrendik beylikten devlete Osmanlı
Devleti
Allah sizi gördük yine Osmanlı'nın
İstanbul'u fethetmesi ile bir güç
mükemmel bir güce ulaştığını üç kıtaya
hakim olduğunu dünya gücü Osmanlı yı
yine bu süreç içerisinde dünya gücü
Osmanlı da devletin merkezinin olan
Sultan Osman merkez teşkilatı olan
Topkapı Sarayı Yani enderu birini ve
Annemin yine klasik kağıdı Osman toplum
üzerinde Toprak sistemini ve toprak
sisteminin kaça ayrıldığını birlikte
gördükleri arkadaşlarım efsane
arkadaşlar sizin için mükemmel bir ödül
sürü soru bırakıyorum cevapları yorum
kısmına bekliyorum Hepinize iyi tatiller
Kendinize çok iyi bakın hoşça kalın o

Herkese selamlar. Herkese merhabalar
arkadaşlar. Yine güzel bir konuyla
karşınızdayız. Bugün tarihin duasını
işleyeceğiz. Hazırsan kemerliğini bağla.
Hız kesmeden başlayalım.
[Müzik]
İlk olarak öğrenme çıktılarımıza
bakacağız. Yani konuda neyi göreceğiz?
Dahsek tarihin doğasını ele alacağız
birlikte. Akabinde ise anahtar
kelimelerimiz geçmiş, kanıt, olay ve
olgu kavramlarını ele alacakken bir de
temel kabullerini göreceğiz. Temel
kabullerde tarihin doğasını farklı
kaynaklar üzerinden inceleyebilmeniz,
tarihsel bilginin üretim sürecini
çözümleyebilmeniz, dijitalleşmenin
tarihi araştırma ve yazımının dönüşümüne
etkisini değerlendirebilmemiz bizim için
temel kabuller olacak. Hazırsan haydi
başlayalım. Şimdi ilk olarak arkadaşlar
tarihin doğasıyla ele alacağız. Tarihsel
bilginin bilimsel olması için neler
gerekmektedir? Birincisi
sistemleştirmeyi bilmemiz lazım.
tarihsel bilgilerin belirli bir düzen
içinde sınıflandırılması ve analiz
edilmesi gerekmektedir. Bu sayede
tarihsel olaylar arasındaki ilişkiler
neden sonuç bağlantılarını daha net bir
şekilde ortaya çıkartmamızı sağlayacak
en büyük noktadır. Peki kaynak
eleştirisini yapacağız. Aslında
tarihçilerin arkadaşlar 5T kuralı diye
adlandırdığı bir kuraldır. Tarama
yapacağız, tasnif edeceğiz, tahlil
edeceğiz. Daha sonrasında tenkit
edeceğiz ve böylece sonuca
ulaşacaksınız. Kaynak eleştirisi
tarihsel bilgilerin güvenliliğini,
doğruluğunu, kullanılan kaynakların
eleştirisel bir şekilde
değerlendirilmesini ne yapar? Sağlar.
Farklı kaynaklar arasındaki çelişkiler
tespit edilmeli ve en doğru bilgiye
ulaşmak için titiz bir inceleme
yapılmalıdır. İşte bu da sizin doğru
kaynaklara ulaşmanızı ve kaynağın
arkadaşlar eleştiri yapmanızı sağlayacak
en büyük unsur olacak. Peki bilimsel
yöntemlerin kullanılmasında en önemli
unsur ne olacak peki dersek tarihsel
araştırmalarda bilimsel yöntemler
kullanılmadır. Bu yöntemler arasında
hipotez kurma, veri toplama, analiz
etme, sonuç çıkartma gibi adımlar yer
alır. Tarihte neden sonuç ilişkisi?
Mesela şöyle düşünün. Siz arkadaşlar
bugün tarihte tongucu dinliyorsunuz.
Neden? Çünkü sınavlara hazırlıyorsunuz.
Diyorsunuz ki, "Evet ben güzel
üniversitelere gideceğim diyorsunuz.
Nedeniniz bu. Sonuç olarak da güzel
notlar alıyorsunuz. Güzel sonuçlar elde
ediyorsunuz ve güzel üniversitelere
doğru yola çıkıyorsunuz. Yani aslında
bir nedeniniz var. Aslında bir sonucunuz
var. Tarihte bir şeyi eleştirirken ya da
bir yaklaşımda bulurken neden sonuç
ilişkisi içerisinde ne yapmaktadır?
incelemektedir. Eğer tarihsel olaylar
arasında neden sonuç ilişkisi
kurulamazsa tarih sadece birbirini
izleyen rastgele olayların bir
koleksiyonu olarak kalır. Bu durumda
tarihçiler olayları anlamlı bir şekilde
açıklamak yerine sadece kronolojik bir
sırayla anlatmak zorunda kalırlar. Yani
şunu soracağız kendimize. Fatih Sultan
Mehmet İstanbul'u neden fethetmek
istedi? Bakın kavrama bakın. Neden
fethetmek istedi? Sonuç olarak ne yaptı?
29 Mayıs 1453 yılında İstanbul'u
fethetti. Sonuç olarak artık İstanbul
Osmanlı'nın başkenti oldu. E niye etti?
Niçin etti? Neden etti? Bunun sorularını
ne yapamıyorsunuz? Kendinize
soramıyorsunuz. Bu da bizim akışımızı ne
yapar? Aslında bozar. Tarihsel olaylar
arasındaki neden sonuç ilişkisi
sayesinde gelecekteki olası gelişmeler
hakkında tahminlerde bulunmak mümkün
olur. Ancak bu ilişkiler göz ardı
edilirse tarih tamamen öngörülmez ve
rastlantırılara bağlı bir süreç olarak
görülür. Bu da geleceğe yönelik herhangi
bir yorum yapılmasını tamamen engeller.
Tarihçi olaylar arasında neden sonuç
ilişkilerini ortaya çıkararak geçmişi
anlamaya ve açıklamaya çalışır. Ancak
neden sonuç ilişkileri göz ardı edilirse
tarihçinin rolü sadece olayları
sıralamak ve yazgıyı öne sürmekle
sınırlı kalır. Bu da tarihçinin bilimsel
bir araştırmacı olmaktan çıkarak daha
çok bir hikaye anlatıcısına dönüşmesine
neden olur. Derim ki artık bir varmış
bir yokmuş. Eve zaman içinde, kahfur
zaman içinde mükemmel bir tonguç varmış.
Artık masala döndük değil mi? Hikayelere
dönmeye başladık. Gerçeklikten ne
yapmaya başladım? Uzaklaşmaya başladım.
Bu da beni arkadaşlar sıkıntılı bir
duruma ne yapar? Sokar. O yüzden de
tarihte neden ve sonuç olmazsa olmaz en
büyük bir faktördür. Peki tarihsel
bilginin özellikleri içinde neler var?
Tarihsel olaylar tekrarlanaması. Yani
şöyle düşünün. Fatih Sultan Mehmet'i
kaldırıp da tekrardan bir İstanbul'un
fethini yap, ben bunu gözleyeceğim
diyebilir misiniz? Bunu yapma olasınız
yok. Hadi tıp gelişti diyelim. Fatih
Sultan Mehmet'i arkadaşlar dirilttiniz.
Fatih Sultan Mehmet tekrardan İstanbul'u
fethetmek istedi. Ama aynı ortamı, aynı
ambiyansı, aynı yapıyı bulma
olasılığınız var mı? Yok. O yüzden de
diyorsun ki tarihi olaylar
tekrarlanamaz. Ama dersiniz ki belki
hocam tarih tekerrür ediyor. Diyorlar,
peki tekrar ediyorlar. Hayır. Tarih
benzerlik gösterir arkadaşlar. Bakın
tarih ne yapar? Birbirine benzerlik
gösterir. Ama tarih aynı şekilde tekrar
yapılamaz. Tarihsel bilgi laboratuvar
ortamda tekrar edilmesi ya da üzerinde
gözlem yapılması mümkün olmayan geçmiş
yaşantılardır. Yani kimyacı bir sabunun
yapacağı formülü çok rahat bilir. Bir
fizikçi arkadaşlar bir formülü yazar.
bir immenin kuvvetinin hesaplamasını
gerçekleştirebilir. Bir matematik
öğretmeni bir formül sayesinde
matematiksel işlemleri tekrar tekrar
tekrar yapabilir. Ama tarihte bir şey
olduysa o orada bitmiştir. Yani tarihi
tekrar ettiremezsiniz ama fiziği,
kimyayı, biyolojiyi, matematiği tekrar
tekrar ele alıp tekrar tekrar deneme
şansınız vardır. Ama bulacağım farklı
kaynaklar eski belgeleri de ne
yapabilir? Değiştirebilir. Bakın bunun
öncesinde yıllar önce Osmanlı
Devleti'nde ilk paranın Orhan Gazi
döneminde basıldığını söylerken daha
sonrasında yapılan kazı çalışmalar ve
buluntular sayesinde artık Osmanlı
Devleti'ndeki ilk paranın Osman Gazi'ye
ait olduğunu öğrendik. Yani demek ki
bulacağım yeni belgeler eski belgelerin
değişmesine büyük bir faktör yapacağım.
Peki, tarihçiler farklı kaynaklardan
elde ettikleri çok sayıda kanıtları
yararlanmak zorundadır. Tarihçiler
araştırma sürecinde uzlaştıkları belge,
bulgu ve alıntılar üzerinden geçmişi
yeniden kurgularlar. Yani o dönemi
yaşamış gibi hareket ederler ve böylece
doğruya ulaşmamız anlamında önemli bir
katkı sağlar. tarihçilerin her türlü
yazılı ve görsel belgeden, arkeolojik
buluntu ve kalıntıdan, konuyla ilgili
yapılmış çalışmalardan ya da görgü
tanıklarından yararlanması
gerekmektedir. Yani o yüzden de tarihte
kaynakları ayırırken 54 tane kaynak
ararız. 1. sözlü kaynaklar, 2. Gerçek
eşya ve nesneler. 3. yazılı kaynaklar 4
ise arkadaşlar görüntülü ve sesli
kaynaklar. sözlü kaynakları ne
söyleyebilirim? 10. sınıfın tonguç
öğrencileri öyle bir duruma geldiler ki
yazılılarda mükemmel sonuçlar aldılar.
Aldılar ki beyaz atlara binip ufka doğru
kanatlandılar. Bakın sizin kanatlanma
olasılığınız var mıdır? Hayır. Aslında
ben sizi bir hikayeleştirdim. O zaman
sözlü kaynaklar içine hikayeleri
alabilirsiniz. Masalları alabilirim.
Destanları alabiliriz. Menkabeleri
alabilirsiniz. Bu bizim sözlü
kaynaklarımızın içine yer alacak. Peki
gerçek eşya ve nesneler neler olacak? O
döneme yazıdan önce bulduğum eşyalar
aslında işte kap, kacaklar, silahlar eee
daha sonrasında eee eee kıyafetler gibi
unsurlar gerçek eşya ve neslerin
içerisine girecek. Peki yazılı kaynaklar
içinde neleri alacağız? paralar, daha
sonrasında kitaplar, fermanlar,
beratlar, antlaşmalar gibi unsurlar
yazılı kaynağın içine girerken görüntülü
ve sesli kaynaklar aslında şu anda sizin
yaptığınız. Bakın bu bir görüntülü
kaynak mı? Evet. Aynı zamanda sesli bir
kaynak mı? Yine evet. O zaman demek ki
YouTube'u ne yapabiliriz? Görüntülü bir
kaynağın içine ve sesli kaynağın içine
alabilirsiniz. Yine resimler, yine ses
kayıt cihazları, video kayıtları,
bunların hepsi de görüntülü. kaynakların
içine ne yapar? Girer diyeceğiz.
Daha şurada söyledik arkadaşlar. Geldim
devam edelim. Tarihin kaynaklara ve
kalıntılara dayandırılması gereken bir
disiplindir. Az sayıda belki günümüze
ulaşmıştır. Çünkü serler, depremler,
savaşlar, yangınlar birçok belgenin
bugüne kadar ulaşamamasını sağlayan en
büyük unsurdu. Bakın mesela tarihçiler
diyor ki, "Büyük İskender'in kurdurduğu,
bugün Mısır bölgesinde olduğu düşünülen
İskenderiye kütüphanesi yakılmasaydı
bugün tarihi ve bilimi çok farklı
konuşuyor olabilirdik" derler. Yani
demek ki eski belgelerin hepsine ulaşmış
olsak belki insanlık tarihi çok daha
farklı olabilirdi diyebilirim. Bazı
tarih çalışmalarında kaynaklara bağlı
olarak daha sınırlı bir çalışma alanı
söz konusudur. Çünkü tarih diğer bilim
dallarından faydanır. Peki kimlerden
faydalanabilirim? Bakın bir bölgeyi
tespit edeceksem coğrafyaya başvururum.
Yer anlamında bana yarar sağlayacak.
Peki kazı çalışması yapacaksam
arkeologlardan yardım alırım. Yani
arkeoloji bana bu anlamda yarar sağlar.
Peki toprağa kazdığım o döneme ait bir
kültürel eşyaya rastladım. Kültür
anlamında ise etnografya bana yarar
sağlarken yine geldik arkadaşlar bir
para bulduysam parayı inceleyecek bilim
dalı hangisi olacak dersek nümisik
diyeceksiniz ama bir devlet arası
diplomasiyle arkadaşlar antlaşma bir
ferman bulduysam diplomatik bu anlamda
yarar sağlarken bir kemiğin yaşını
hesaplamam gerekiyorsa kimyada karbon 14
testini kullanmam gerekiyor. etmiyor.
Yine bu dönemde bir kitabe bulduysam
etnografya, kitabenin üzerindeki o eski
yazıyı inceleyeceksem paleografya. Yine
dili öğrenmem gerekiyorsa filoloji bu
anlamda bana yarar sağlayacak. Ama oldu
ki bir kafatasına rastladım ve hangi
ırka ait olduğunu bilmem gerekiyor.
Tabii ki bu anlamda da kim yarar
sağlayacak dersek antropoloji bu anlamda
bize yarar sağlayan en önemli unsur.
Tarihçiler bu alanda bilgilerini
kullanarak kaynakların
hesaplanabilirlik, ölçülebilirlik ve
kesinlik ölçütlerine göre
değerlendirebilirler. Tarihsel bilgide
fen bilimlerinde olduğu gibi kesin
bilimsel yasalara dayanan tarihsel
olgular bulunmaz. Daha yine söyledik ya.
Sabunun formülü bellidir. Sabunu tekrar
tekrar deneyebilirsiniz. Ha ne
yaparsınız? Kokular eklersiniz. Farklı
sabun çeşitleri üretebilirsiniz. Ama
sabunun yapısal formu belli midir? Evet
bellidir. Ama tarihte arkadaşlar her şey
kesin midir? Tabii ki değil. Çünkü
geçmişte yaşıyorsunuz. Geçmişin bir
hafızasıdır tarih aslında. Yani
bulacağım yeni belgeler eski belgelerin
değişmesini ne yapar? Katkı sağlar.
Tarihsel olgular fen bilimlerinin aksine
kesin yasalara dayandırılamazken
tarihçilerin kaynaklar üzerinde ulaştığı
çıkarımlara ve yorumlara bağlıdır. Yani
biz deriz ki Fatih Sultan Mehmet
İstanbul'u fethetmesiyile bir çağ
kapandı, bir çağ açıldı. Orta çağ
kapandı, yeni çağ açıldı. Çünkü
yıkılamaz denilen surlar yıkıldı.
Avrupa'da feodalizm son buldu. Yani biz
bir çıkarım yaptık ama fen bilimlerinde
kesinlik yargıları var mıdır dersek evet
kesinlik yargılarından söz edebiliriz.
Tarihsel çalışmaları belli bir sistemin
dahilinde ve nesnel bir yaklaşımla
yapılması ayrıca farklı kaynaklar
üzerinden çok sayıda kanıta ulaşması
yönüyle bilimsel nitelik taşımaktadır.
Bazı tarihsel bilgiler değişebilir.
Mesela bakın Atatürk'ün ölüm tarihi
değişmez. Çünkü bellidir. Çünkü yakın
tarihtedir. Ama işte biz diyoruz ya
Türklerde ilk düzenli ordu milattan önce
3200 yılında kuruldu. Ama biz bunu
değiştirebiliriz. Çünkü bulacağım bir
kazı çalışması her şeyi değiştirebilir.
Ya da diyoruz ya Türkler 1071 yılında
Anadolu'ya göç ettiler. Belki bulacağım
yeni bir belge bunun daha da eskiye ait
olduğunu ya da daha sonrasında olduğunu
ne yapabilir?
söyleyebilir. Bir konu hakkında çalışma
yaparken kullanılan kaynaklara veya
tarihçinin bakış açısına göre farklı
yorumlar ya da çıkarımlar ortaya
konulabilir. Tarihsel bilgiler elde
edilen yeni bilgilere, belgelere ve
araştırma sonuçlarına göre
değişebilmektedir.
Peki neden tarih? Çünkü tarih
toplumların başından geçen olayları
zaman yer göstererek belgelere dayalı
bir biçimde anlatan, sebep sonuç
ilişkisi içerisinde inceleyen objektif
bir sosyal bilim dalıdır. Bakın
unutmayın arkadaşlar hemen burada
hatırlatmanızı yapıyorum.
Eğer ki diyor ki sana ben yoksam ney de
yok? Tarih de yok. Yani arkadaşlar bir
şeyin tarih olabilmesi için neye ihtiyaç
duyarım? İnsana ihtiyaç duymanız lazım.
Mesela örneği şöyle bir verelim. Orta
Asya'da yaşanan kuraklıklar dersem bu
coğrafyayı ilgilendirir. Ama Orta
Asya'da yaşanan kuraklıklardan
kaynaklanan yaşanan göçler deseydim
tarihi ilgilendirir. Çünkü onun içinde
ne vardır? insan vardır. Yani insanın
olduğu her unsur tarihi ilgilendiren
önemli bir noktadır. Şimdi aslında
tarihin bu ezber noktası ama ben size
çok basit bir kafa yapısıyla bunu çok
rahat bir şekilde anlatacağım. Şimdi
birinle arkadaşlar böyle göz göze
geldiniz. Kapışacaksınız. Şimdi
kapışmanız için bir sebep var mı? Evet.
Birbirinizden nefret ediyorsunuz. Bak
bir sebep var. Yani neden var? Sonuç
olarak kavga ettiniz. Çocuğu dövdünüz
arkadaşlar. Sonrasında ne yaptınız siz?
Yeriniz belli oldu mu? Oldu. Zamanınız
belli mi? Zamanınız belli. İşte
arkadaşlar bunların hepsini toparladım.
O yüzden de diyorsunuz ki arkadaşlar
yani bir şeyin tarih olabilmesi için
zamana, yere, nedene, sonuca ne yapmak
zorundayım? İhtiyacım olması gerekiyor.
Geçmiş ve tarih kavramları arasındaki
farklar neler peki? Geçmiş yaşanmış
somut olayların bir bütünüdür. geri
dönülemez bir zaman dilimidir. Örneğin
Osmanlı İmparatorluğu'un kuruluşu,
Fransız ihtilali gibi olaylar geçmişe
aittir. Bunu tekrar yapamazsınız. Ancak
olaylar sadece kendi başlarını
düşünemeyiz. Olaylarını anlamak,
yorumlamak ve geleceğe taşımak için
tarih bilimine ihtiyaç duyuyoruz. Dedim
ki Osmanlı Devleti niye kuruldu? Dedim
ki Türkiye Selçuklu Devleti Kötü Seda
Savaşı sonrasında zayıfladı. Beylikler
ortaya çıktı ve Osmanlı Devleti buradan
bir çınar ağacı gibi yükseldi. Geldim
devam ettim. Sonrasında Fransız ihtilali
neden oldu? halk ile arkadaşlar bir
mücadele sonrasında hak, adalet,
eşitlik, demokrasi, cumhuriyet, seçme,
seçilme gibi unsurlar insanlık
literatürüne girdi. Tarihte ise geçmişte
bu olayları belgeleyen, yorumlayan ve
anlam bir bütün haline getiren bir insan
etkiledir. Yani hatırlayın insanın
olmadığı yerde tarihte ne yapmaz? Olmaz.
Tarihçiler çeşitli kaynakları kullanarak
geçmişi yeniden inşa ederler. Örneğin
bir tarihçi Osmanlı İmparatorluğu'nun
kuruluşunu incelerken o dönemde yazılmış
tarihi kitaplara, seyahatnamelere,
fermanlara ve diğer belgelere başvurur.
Eğer ki gününe göre yorumlarsa ne yapmış
olur arkadaşlar? Ana kronizm
yapar. Peki nedir anakronizm? Şimdi
arkadaşlar ben size Kanuni Sultan
Süleyman'ı anlatırken Kanuni Sultan
Süleyman Viyana'nın kapılarına
dayandığında ordularda WhatsApp
gruplarını kullanmış olsaydı iş çok
farklı olurdu dersem bana böyle bir
bakarsınız hoca ne anlatıyor. Aslında
ana kronizm yaptım. Tarihi gününün
değerlerine göre değil günümün
değerlerine göre değerlendirdiğim için
ana kronizm yani tarihin akışını ne
yapmış oldum? hatalı bir şekilde
anlatmış olduğumu söylerim size.
Kısacası geçmiş yaşanmış olan her
şeydir. Tarih ise bu yaşanmışları
anlamlandırmaya, yorumlamaya ve geleceğe
taşıma çabasıdır. Geçmiş bir nevi
hammadde ise tarifu hammaddenin yapılan
bir eseri gibi söyleyebiliriz.
Geldim. Tarihçiler bu eserleri
oluştururken kendi bakış açılarını,
bilgi birikimlerini, kullandıkları
kaynakları ya da işin çeşitliliğini
katarlar. Bu nedenle aynı olayı farklı
tarihçiler farklı şekilde
yorumlayabilirler. Bakın bugün mesela
Avrupa'ya gittiğiniz zaman Avrupa'da
arkadaşlar Orta Çağın kapanmasının,
coğrafi keşiflerin ve Rönesansın ortaya
çıkması bir çağ kapattığını söyler. Ama
biz Türkiye'ye geldiğiniz zaman
Türkiye'deki tarihçilerin söylediği
unsur nedir? Hayır kardeşim yanlış
söylüyorsunuz. Bir çağa açılıp bir çağ
kapanmasının temel sebebi Fatih'in
İstanbul'u fethetmesiydi. Başka bir
belgeye dayandırırken Avrupa'daki
tarihçiler farklı bir belgeye ne
yapmaktaydı? dayandırmaktadır
diyebilirim. Peki zamanın farklı
düzeyleri ve tarihsel zamanları
nasıldır? Dersem bireysel zaman. Hızlı
akan kişisel deneyimlere dayalı zaman
algısıdır. Toplumsal zaman ise sosyal
yapıların etkisiyle daha yavaş akan
zamandır. Coğrafi zaman çevresel
faktörlerin etkisiyle neredeyse durmuş
gibi algılanan zaman algısıdır. Tarihsel
zaman toplumsal olayların kronolojik
sırasını belirleyen ve tarihçilerin
kullandığı zaman kavramı olarak ne
yapmaktayım? Bilmekteyim. Peki
Türkiye'de ya da Türk tarihinde
takvimlerin çeşitliliğini görebiliriz.
Şimdi dünyada ilk kez güneş ve ay esası
neler ortaya çıkıyor? Takvimler ortaya
çıkacak. İlk kez ay esası takvim kimler
yapmıştır dersem Sümerler yapacak. Tabii
ki tarımsal faaliyetler bilimin
gelişmesine katkı sunacak. Mısır'a
geldiğim zaman Mısırlılarda dünyanın ilk
güneş takvimini yapacaklar. Tabii ki
farklı uygarlıklar bu takvimleri alarak
geliştirecekler, modernleştirecekler ve
günümüz hallerini uyarlayacaklar. Roma
düzenlemesinde Jul Cezar zamanında antik
Mısır güneş takvimi yeniden düzenlenecek
ve bugünkü miladi takvim diye
adlandırdığımız Gurgeran yani miladi
takvim ne yaptı? Oluşmaya başlayacak.
Bakın mesela İngilizcede Jul diyorsunuz
değil mi? Jul aslında Jul Sezar'dan ne
yapmakta? Gelmekte. Sonrasında Roma'dan
sonra Gregaryan takvimi ortaya çıkıyor.
Antik Mısır takvimi 1582'de
Papa 13 Gregaryan tarafından
düzenlenirken günümüzde bu takvim
kullanılmakta. Bu takvim başlangıcı ise
Hz. İsa'nın doğumu kabul edilir. Yani
kaçtır? 0 olarak kabul edilmektedir.
Peki Türk tarih yüzyıllık dönemlere ve
çağlara ayrılmıştır. Tarihsel çağlara ve
yüzyıllara ayırmak tarihçilerin
araştırmalarını ne yapmaktadır?
kolaylaştırmaktadır. Şimdi çağ ve
yüzyıla bakalım. Çağ kendine özgü bir
özellik taşıyan zaman parçası asır dönem
devridir. Mesela diyoruz ya bu çağın
çocukları yani bu devrin çocukları.
Sonra geldim 100 yıl. Milat başlangıç
olarak 099
gibi sayılan 100 yıllık dönemdir. Mesela
kim diyelim? Şu anda kendimizden
bahsedelim. 2000 2000 arkadaşlar 99'da
aslında bizim yüzyılımız. Yani kaçıncı
yüzyıl? 21. yüzyıl dilimi diye ne
yapabiliriz? Adlandırabilirsiniz.
Şimdi peki Türkler kaç farklı takvim
kullanmıştır dersem Türkler 5 farklı
takvim çeşitleri kullanacaklar. Tabii ki
İslamiyet'ti kabul etmeden önce 12
hayvanlı Türk takvimini göreceksiniz.
Her yıl bir hayvan adıyla anılmış. İşte
maymun yılı, köpek yılı, pars yılı, eee,
sıçan yılı, fare yılı, tavuk yılı,
maymun yılı, sığır yılı, balık yılı gibi
yıllara adlandırılmış. Tabii ki yine
güneş esaslı bir takvim olarak
bilinmekte. Göktürkler, Uygurlar ve
Çinliler tarafından kullanılıyor. Ama
Çinliler mesela ejderha takvimi
diyorlar. Ama ben de diyorum ki 12
hayvan da Türk takvim ediyorum. Her yıl
bir hayvan ismi verilmiş. 12 yılda bir
dönümsel nokta oluyor. Çünkü hayvanları
tamamlayınca tekrar başa alıyorsunuz.
Ama Türkler İslamiyet'ti kabul ettikten
sonra hangi takvime geçiyorum? Hicri
takvime geçeceğim. Ama güneş esaslı
değil, ay esaslı bir takvim olduğunu
bileceksiniz. Peygamber efendimizin
Mekke'den Medine'ye göçünü başlangıç
olarak kabul edecek. Yani 622 hicret
başlangıçtır ve Türkler Müslüman
olduktan sonra kullanılan bir takvimdir.
Daha sonrasında Büyük Selçuklu
Devleti'ne geldiğimizde Celalettin Melik
Şah devlete özgü bir takvim yaptırıyor.
Bu takvim ise Celali Takvimi olacak.
Celali Takvim de yine güneş esaslı bir
takvimdir. Yine önemli bir kişi olan
Ömer Hayyam tarafından hazırlanıyor ve
yine Selçuklu Sultanı Melik Şah'a
sunulmuştur. Ve unutmuyorsunuz yine ne
esaslıdır? Güneş esaslı bir takvimdir.
Osmanlı Devleti'ne geldiğimizde Mahmut
döneminde mali işleri düzenleyebilmek
için Rumi takvimi mücade edildi. Rumi
takvimle birlikte güneş esaslı bir
takvim olduğunu yine Osmanlı Devleti'nde
mali işlerde kullanıldığını bilmeniz
gerekiyor. Daha sonrasında Türkiye
Cumhuriyeti ilan edildiğinde çağdaş
muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak,
dünyayla entegrasyonu sağlayabilmek için
miladi takvim kabul edilmiştir. Ne
esasıdır? güneş esasıdır. Yine
biliyorsunuz ki Mısırlılar yapıyor.
Romalılar ve 13 greryan yapıp
kullanılıyordu. Yine unutmuyorsunuz. Hz.
İsa'nın doğumu yılbaşıdır aslında. Eee,
arkadaşlar bunu bu şekilde ne yapmanız
lazım? Bilmeniz gerekiyor. Peki kaç
farklı takvim var bize? Bak bakayım.
Güneş, güneş, güneş, güneş, ay. O zaman
demek ki benim için tek farklı olan
takvim hangisi? Hicri takvim diyeceğiz.
Peki bugün Türkiye Cumhuriyeti'nde kaç
farklı takvim kullanılıyor dersek iki
farklı ne kullanılacak? Takvim. Niye iki
farklı takvim? Hocam biz günlük
hayatımızda sadece milat takvim
kullanıyoruz. Evet doğru ama yanlış.
Niye dersek şimdi bakın ne zaman oruç
olacak? Ne zaman Ramazan Bayramına
gireceğiz? Ne zaman Kurban Bayramı
kesimini yapacağız gibi soruların
hepsini aslında bana cevaplayacak takvim
hiji günleri belirleyebilmek için. Ama
günlük hayatımızı devam ettirebilmek ve
dönemi devam ettirebilmek için hangi
takvimi kullanıyoruz? Miladi takvimi ne
yapacağız? Kullanacağız. Geldim yüzyıl
hesaplamalarından bahsedelim. Şimdi
hatırlayın Hz. İsa'nın doğumu neydi
arkadaşlar? Sıfırdı değil mi? Hz.
İsa'nın doğumu sonrasına ben milattan ne
diyorum? Sonra derken Hz. İsa'nın doğumu
öncesini ise milattan önce kavramını
kullanmam lazım. Unutmayın bir şeyin 100
yıl olabilmesi için 0'la kaç yıl geçmesi
lazımdı? 100 yıl. Yani 099 sizin için
kaçıncı yüzyıl? 1. yüzyıl. Geldim 100.
199 ise kaçıncı yüzyıl olacak? 2. yüzyıl
diye adlandıracaksınız. Kendi zaman
dilimize gelelim. 2000 2000 arkadaşlar
99 ise 21. yüzyıl. Peki yüzyıl
hesaplamasını nasıl yapacağım dersem
bakın burada 0'ı gördüm. + 1'i koydum.
Bakın farkındaysanız kaça girdim? 1'e
girdim. Bak 100'ü gördüm. 3 hanenin ilk
hanesini aldım. + 1'i koydum. 2. yüzyıla
girdim. 4 haneye çıktığımda ilk 2 haneyi
aldım. + 1'i koydum. 21. yüzyıla. Bakın
burada 100 yılı bu şekilde bulduk. Ama
çeyrek ve yarı hesaplamalarını nasıl
yapacağız? Bakın burayı bölmüştük.
İsa'nın doğumu demiştik. İsa'nın
doğumunda arkadaşlar unutmayın. 024 1
çeyrek, 2549 2. çeyrek, 50 74 3.
çeyrekken 7599 ise 4. çeyrektir. Tam
bunu ortadan böldüm.
1inci yarı ve 2inci yarı olarak ne
yapmaktayım? Adlandırmaktayım. Sonra
sana dedim ki milattan önceyi
hesaplarken de tam tersini alacaksın
dedim. Bakın bu sefer farkındaysanız
rakamlar 0a yaklaştıkça küçülüyor
milattan ama burada 0'dan uzaklaştıkça
büyüyordu. 024 bakın 4. çeyrek oldu.
4925 3 çeyrek. Yine 74 50 çeyrek ya 9975
ise 1ci çeyrek olarak kabul ediliyor.
Bunu da tam yine ortadan buldum. 1inci
yarı 2inci yarı demiştik. Şimdi bakın
hadi gelin birlikte şöyle bir hesaplama
yapalım.
Şimdi mesela siz kaç yılında doğdunuz
dersem mesela 2015 diyelim atıyorum
sallıyorum. Buraya 2015'i yazalım
bakalım siz hangi çeyrekte hangi yarıda
doğdunuz? Bakın burada 4 taneydi. + 1'i
koydum arkadaşlar 21 neyim oldu?
Yüzyılım oldu. Sonra son iki haneyi
gördüm. Son iki haneyi gördükten sonra
çeyrek hesaplamasını bulacağım. Baktım
nereye geldi? 024. O zaman 1inci çeyrek
kaçıncı yarı olur dersek 1ci yarı
diyeceksiniz. Peki milattan önce
hesaplarken nasıl hesaplayacağız? Buna
da mesela 3200 diyelim.
Şimdi baktım 3200'ü gördüm arkadaşlar.
Bak 32 + 1'imi koydum. Milattan önce 33.
yüzyıl 0ı gördüm. Bak burada kaça denk
geldi? 4 çeyreğe denk geldi. O zaman
geldim 4. çeyrek kaçıncı yarı oldu?
İkinci yarı olarak ne yapacaksın?
Hesaplayacaksın diyeceğim. Geldim şimdi
devam ettim. Şimdi tarih öncesi
devirlere gireceğiz. Tarih öncesi
devirler aslında yazının olmadan önceki
devri olarak ne yapılmakta? Bilinmekte.
Yani yabad diyeceksiniz. Şimdi aklınıza
bir çağrışım yapsın. Yabadaba du dediğim
zaman aslında çakmak taş devri geliyor
değil mi? Yani taş devri diyeceğiz. Taş
devri arkadaşlar üç kısma ayrılacak.
Eski taş yani parolotik dönem insanlığın
en ilkel ve en uzun dönemi diye
adlandıracaksınız. Daha sonrasında
insanoğlu obsidyen taşını bularak taşı
yontmaya başlayacak ve orta taşa
girecek. Yani mezolitik çağı göreceğiz
ve tarımsal bir toplumun ortaya çıktığı
yeni taş yani neolitik dönem ortaya
çıkıyor ve insanoğlu sonrasında neyi
keşfediyor? Madeni keşfediyor ve madeni
buluyor. Ve biz bu dönemi üçe
ayıracağız. Bakır, tunç ve demir devri
diyeceksiniz. Bakır devri kalkolitik bir
dönem. Yani aslında taştan madene geçiş
aşaması olacak. Tunç devrinde ise
şehirli deşmenin ve şehir neyleri
görmeye başlayacaksınız? Devletlerini
görmeye başlayacağım. Sonrasında ise
daha kalıcı eserler verilmesinin
sonrasında tabii ki Sümerler neyi
buluyor? Yazıyı buluyor. Yazıyı
bulmasıyla da birlikte insanlık tarih
öncesi devirleri sonlandırmış olacak.
Tarihsel olay ve olguya bakacağız.
Tarihsel olay tarihte insanlığı
etkileyen siyasi, sosyal, kültürel,
ekonomik, dini konularda kısa sürede
meydana gelen gelişmelerdi. Yani olay
kısa sürecek ama olgu ise uzun süren bir
serüven olacak bizim için. Eee, şimdi
olaya örnek verelim. Mesela Malazgit
Savaşı 1071 yılında oldu ve bitti. Kısa
sürdü. O zaman olaydır. Ama Anadolu'nun
kapılarının Türklere açılması tek bir
zaman diliminde olmadı. Uzun bir neye
ihtiyacım vardı? zamana ihtiyacım vardı.
O yüzden de ne oldu? Bu olay
olgunlaşmaya başladı. Mesela Türklerin
İslamiyet kabul etmesi olay mıdır, olgu
mudur dersem olgudur. Çünkü Türkler bir
anda İslamiye'ti ne yapmadılar? Geçiş
yapmadılar. Ya da Kurtuluş Savaşı.
Kurtuluş Savaşı bir olaydır. Çünkü oldu
ve bitti. Ama eee daha sonrasında ne
örnek verebiliriz? İstanbul'un
Türkleşmesi dedim. Bakın bir anda olmuş
mudur? Hayır bir anda olmamıştır. O
yüzden de kısaca örnek verelim.
Unutmuyorsunuz. Tarihte olay diyorsam
kısa sürecek, uzun diyorsam da
olgunlaşmıştır. Yani olgu diyeceksiniz.
Geldim neden sonuç ilişkisine. Tarihsel
olaylar ve olgular arasında sıkı bir
neden sonuç ilişkisi bulunur. Bir olay
başka bir olayın nedeni olabilir veya
bir olgunun sonucu olabilir. Bu ilişkiyi
anlamak tarihsel süreçleri daha iyi
kavramamızı sağlayacaktır. Mesela bir
örnek vermiş profesörümüz. Bakalım ne
diyeceğiz. Şimdi yaşanan küçük bir buzul
çağında dünya çapında tarımsal üretimin
azalmasına neden oluşacak? Ancak Celal
isyanlarının tek ne bu değildir, değil
mi? O zaman bir olay ilişkisi yaşamışız.
Fransız ihtilali milliyetçilik
düşüncesinin yayılmasında önemli bir
katkı sağlamıştır diyebilirim. Bunlar da
bizim bir nedenimiz. Bir de sonucumuz ne
yapacak? Olacak. Değerli arkadaşlar konu
biterken aslında neyi gördük? Tarihin
doğasını gördük. Neden sonuç ilişkisi
içerisinde tarihe yardımcı bilim
dallarını, tarihin özelliklerini,
tarihte hangi unsurların bizim için
değerli noktalar olduğunu, yine tarihte
zaman çizelgesini, Türklerin kullandığı
takvim çeşitlerini birlikte
değerlendirip ele aldık. Değerli
arkadaşlar, şimdi size mükemmel bir
ödülü soru bırakıyorum. Cevapları yorum
kısmına bekliyorum. Kendinize çok iyi
bakın. Hoşça kalın.
[Müzik]

Tonguç 10 sınıf kanalından Herkese
merhabalar Bugün sizlerle 10 sınıf tarih
dersinin ilk ünitesi olan yerleşme ve
devletleşme sürecinde Selçuklu
türkiye'sini işleyeceğiz derse geçmeden
önce 10 sınıf Eylül programına
baktığımızda bu anlattığım dersi 26
Eylül Pazartesi günü izleyebilirsiniz
yine Diğer dersleri kaçırmamak için
Tonguç 10 sınıf kanalında abone olmayı
unutmuyorsunuz ve aynı şekilde videoları
beğenip ödüllü sorulara da yorum yapmayı
unutmayalım arkadaşlar ve şimdi
dersimize geçelim Hazırsanız başlıyoruz
Evet konu başlıklarımıza baktığımızda
1072 1308 yılları arasındaki siyasi
gelişmeler yine oğuzların Anadolu'ya
yapmış olduğu göç hareketleri
Anadolu'nun ilk fatihleri Anadolu'nun
türkleşmesi ve devletleşme süreci Haç
Seferleri ve Anadolu'ya yapılan Moğol
istilalarını değinip 1 üniteyi sona
erdireceğiz
Evet bugünkü dersimizin kullanım
alanları ve faydalarına bakalım tarih
geçmişi inceleyen bir bilim arkadaşlar
Dolayısıyla tarihimizi öğrendikçe geçmiş
ve gelecek arasında köprü kurabiliriz
yine geçmişten günümüze kültürel manevi
ve sosyal değerleri öğrenebiliriz
geçmişe yönelik farklı yorumlar ve yeni
bakış açıları kazanabiliriz arkadaşlar
dersimizin içeriği olan Anadolu'nun
türkleşme sürecini de yine yapılan
göçlerle ve devletleşme sürecini
öğrenerek konumuzu pekiştirebiliriz
arkadaşlar hemen bu üniteyi size
anlattıktan sonra konuyu pekiştirmek
isteyen Arkadaşlarım için hemen
ödevlerimizi veriyorum ilk olarak dinamo
soru bankasından ilk 6 test Ne
yapacaksınız arkadaşlar çözeceksiniz
yani hemen şöyle açalım sorularımıza bir
bakalım ve sorularımıza baktığımızda
yorum sorularının bilgi sorularının
görsellerini görsellerle desteklenen
soruların olduğunu görüyoruz dediğim
gibi Ne yapacaksınız ilk üniteyi hemen
buradan ilk 6 çözeceksiniz bir diğer
Ödeviniz ise Tonguç 0'dan 10'a tarih
soru bankasından aynı zamanda konu
anlatımlı bir kitap ve Buradan da ilk
üniteyi ilk önce açıyoruz böyle hemen
buradan kavramları inceliyoruz kısa bir
burada bir konu özeti verilmiş size Hiç
yormadan buraya çalışıyorsunuz ve hemen
ardına Süzgeç dediğimiz testi
çözüyorsunuz arkadaşlar burada
çözemediğiniz sorular olursa eğer
Yukarıdaki Karekod okutuyorsunuz ve
sorunun cevabına ulaşıyorsunuz dediğim
gibi sıfırdan ona tarih kitabından ise
12 ile 35 sayfaya kadar ki soruları
çözeceksiniz
Evet şimdiden kolay gelsin Evet bizde
dersimize başlayalım
dersimize geçtiğimizde ilk olarak
kronolojik bir sıralama görüyoruz Bu
kronolojik sıralamayı başlatan olayımız
arkadaşlar
1071 Malazgirt Savaşı 1071 Malazgirt
savaşından sonra Anadolu'da 1 beylikler
dönemi başlayacak beylikler kurulacak
Türkiye Selçuklu devleti kurulacak
ardından Haçlı Seferleri düzenlenecek
bir takım savaşlar gerçekleşecek ve son
olarak Türkiye Selçuklu Devleti'nin
yıkılması başlığını işleyerek Birinci
üniteyi sona erdir Anadolu'ya yapılan
ilk Türk göçlerine baktığımızda Türk
tarihinde 395 yılında Avrupa hunlarının
İlk göç hareketini başlattığını
görüyoruz 515 yılında ise sabirler ya da
bir diğer adıyla sabırlar ne yapacak
ikinci göç hareketini
gerçekleştirecekler
1015 yılında Büyük Selçuklu Devleti
hükümdarı Tuğrul beyinde kardeşi olan
Çağrı Bey ne yapacak arkadaşlar
Anadolu'ya Akıllar düzenleyecek
Özellikle bu tarihten sonra Anadolu'da
yerleşme sürecimiz başlayacak ve bir
daha Anadolu'yu kimseye bırakmayacağız
arkadaşlar ve şu sorunun cevabını hemen
öğrenelim neden Anadolu'ya geldik Evet
Anadolu'ya baktığımızda Coğrafi olarak
Orta kuşakta yer alan bir bölge
Dolayısıyla 4 mevsim yaşanıyor buradaki
iklim koşulları gayet yaşanabilir bize
bir alan sağlıyor yine tarım ve
hayvancılık için elverişli verimli
toprakların olması Anadolu'daki otorite
boşluğu Anadolu'yu seçmemizde etkili
olacak hemen Anadolu'nun türkleşmesini
kolaylaştıran nedenler başlığına
baktığımızda ise burada özellikle
Anadolu'da faaliyet sürdüren doğru Roma
dediğimiz Bizans Devleti'nin içinde
bulunduğu durum Bizim buraya
yerleşmemizi kolaylaştıracak burada
Bizans devlet düzeninin bozulması devlet
düzeni bozulduğunda sık sık İmparator
değişimi değişimi söz konusu olur
etkisiyle merkezi otoriteyi
sağlayamadığınızda arkadaşlar halkın
devlete olan güvensizliği ortaya çıkar
Bizans devletine baktığımızda ekonomik
olarak sıkıntısını kendi halkından ağır
vergiler alarak gidermeye çalışıyor
hafta artık bu durumdan bıkmış durumda
ve adil bir yönetim istiyor böyle bir
Arzuları var yine Türklerin Anadolu'ya
kitleler halinde göç etmesi
selçuklulardaki Fethet Yönet anlayışı
Anadolu'nun türkleşmesini
kolaylaştıracak arkadaşlar Evet Anadolu
diyoruz Anadolu diyoruz ve Anadolu'ya
bir noktadan sonra biliyorsunuz ki
Türkiye deniliyor Arkadaşlar bu Türkiye
adı nereden geldi buna bakalım Türkiye
adı ilk kez Bizans kaynaklarında Orta
Asya için kullanılıyor ancak zaman
içerisinde Türkler Anadolu'ya gelip
buraya yerleşmeye başladığında yani
tarihler 12 yüzyıl gösterdiğinde Bizans
ve Avrupa kaynaklarına baktığımızda
Anadolu için artık Türkiye tabirinin
kullanıldığını görüyoruz yine burada da
gördüğümüz Seyyah Marco Polo ne yapacak
Anadolu için küçük Türkiye tabirini Orta
Asya içinse büyük Türkiye tabirine
kullanacak Arap kaynaklarına
baktığımızda ise Anadolu için Türk
toprağı anlamına gelen ve rüt Türkiye
ifadesini kullanacak Evet Anadolu'nun
türkleşme sürecine geçtiğimizde ise Yani
birinci beylikler dönemine baktığımızda
Bu dönem 1071 Malazgirt Savaşı'ndan
sonra başlayacak Arkadaşlar biz bu
savaşı Bizans devletine karşı
kazanacağız ve sonra Sultan Alparslan
Türk komutanlarına diyecek ki gidin
Anadolu'yu fethedin ve böyle bir görev
verecek bu tür komutanları Anadolu'ya
gelip birinci beylikler dönemini
başlatacaklar birinci beylikler dönemine
baktığımızda
saltuklar Türkiye Selçuklu Devleti
mengücekler danışmentliler Çaka Beyliği
ve artukları görüyoruz şimdi sırada bu
bahsettiğim beylikler harita üzerinde
nasıl konumlandı buna bakalım
saltuklara baktığımızda Erzurum
civarında kurulan bir Beylik mengücekler
ise Erzincan civarında danişmentlere
baktığımızda Tokat Sivas Bölgesi'nde
kuruluyor artuklara baktığımızda
Diyarbakır ve Mardin bölgesinde
kurulduğunu görüyoruz Evet biraz daha
batıya gidelim batıya geldiğimizde ise
İzmir bölgesinde Çaka Beyliği'nin yine
başta İznik yazıyorum buraya İzmir ile
karıştırmayalım arkadaşlar İznik
bölgesinde Türkiye Selçuklu devleti
kurulacak ancak sonraki süreçte
başkentlerini Konya'ya taşıyacaklar Evet
birinci beylikler dönemi bu şekilde bu
beylikler haricinde daha küçük beylikler
de var ama bizim için önemli olan bunlar
arkadaşlar Evet ilk beyliğimizle
başlayalım
1072-1202 yılları arasında saltukların
Anadolu'da faaliyet gösterdiğini
görüyoruz Erzurum merkezli Ebul Kasım
Saltuk tarafından kurulacak Arkadaşlar
bu Beylik Yine dikkat edelim Bu Beylik
ismini kurucusundan alıyor diğer
beyliklerde de genel itibariyle böyle
bir durum var haçlar ve gürcülere karşı
mücadele etmiş bir Beylik Dolayısıyla
İslamiyeti kabul etmiş bir Beylik olduğu
için haçlılara karşı ve gürcülere karşı
mücadele edecek Yine Türkiye Selçuklu
hükümdarı Süleyman Şah tarafından bu
Beylik yıkılacak bu beyliğimizin şöyle
bir özelliği var
Anadolu'da kurulan ilk beylik arkadaşlar
tarihe dikkat edelim 1072 1071 yılında
Malazgirt Savaşı oluyordu hemen ardına
sağ tıklar Devleti kuruluyor saltuklular
yine saat anlayışlarıyla diğer Türk
Beylikleri ne yapacaklar etkileyecekler
burada
özellikle Mimari eserlerini görüyoruz
Mama Hatun külliyesini ve emir Saltuk
kümbetini görüyoruz arkadaşlar sıradaki
beyliğimiz Mengücekliler 1080 yılından
1228 yılına kadar faaliyet gösterecekler
Erzincan Sivas Divriği merkezli Mengücek
Gazi tarafından kurulacaklar
bu beyliğimizde Rumlar ve gürcülere
karşı mücadele etmiştir Türkiye Selçuklu
sultanı Alaaddin Keykubat tarafından bu
Beylik yıkılacak arkadaşlar yan tarafta
özellikle
1985 yılında UNESCO tarafından
dünya miras listesine alınan bir eser
görüyoruz Bu eserimizin adı Divriği Ulu
Cami ve Darüşşifası bu eser Sivas'ta
yapılıyor arkadaşlar
sıradaki beyliğimiz danışmentliler 1080
yılından 1178 yılına kadar faaliyet
göstermiş Sivas merkezdi kim tarafından
kuruluyor Danışment Gazi tarafından
bakın Yine dikkat edin
Beylik ismini kurucusundan almış Evet bu
beyliğimizde haçlılara karşı mücadele
edecek bu beyliğimizin şöyle bir
özelliği var danışmentname adlı
destanlarıyla haçlılara karşı yapmış
oldukları savaşları yine kendi
kahramanlıklarını aktaracaklar bizi
arkadaşlar yine aynı şekilde yan tarafta
da gördüğümüz gibi
Anadolu'daki ilk medrese yani yağı basan
medresesini kim açacak arkadaşlar
danışmentler açacak Türkiye Selçuklu
hükümdarı ikinci kılıçarsan Anadolu'da
Türk siyasal birliğini sağlamak için
danışmentlere son verecek
bir diğer beyliğimiz Artuklular 1102
1231 yılları arasında faaliyet göstermiş
devlet klasik bir şekilde yine ismini
koruyucusundan Yani artık Bey'den almış
bu beyliğimizi şöyle bir özelliği var 3
kol halinde kurulacak Bunlar Mardin kolu
Diyarbakır kolu ve Harput kolu Mardin
koluna tarihsel süreçte Kara koyunlar
Diyarbakır koluna ise eyyübiler Harput
kolunda ise Türkiye Selçuklu Devleti son
verecek artıkların şöyle bir özelliği
var divanların da Müslümanların yanında
bir de Ekstra ne yapmışlar Hristiyan
Memurlara da yine görev vermişler
Dolayısıyla Biz şöyle bir yorum
yapabiliyoruz artıklar için hoşgörülü
bir anlayış benimsemişler
bunlarla birlikte ne yapacak aralarını
açacak ve birinci kılıçarsan Çaka Bey'in
öldürecek Çaka beyini öldürdükten sonra
hemen İzmir ve çevresini kendi
sınırlarına dahil edecek Türkiye
Selçuklu devletine baktığımızda ise 1077
yılından 1308 yılına kadar faaliyet
gösterdiğini görüyoruz özellikle İznik
merkezde Kutalmışoğlu Süleyman Şah
tarafından kurulduğunu biliyoruz Ancak
ne olmuştu zaman içerisinde Anadolu
türkleşmeye başladıkça Hristiyanlar
Haçlı birliğini toplayacaklardı ve
Anadolu'dan Türklere atmak
isteyeceklerdi ve Birinci Haçlı Seferi
düzenlenecekti ve birinci kılıçarsan
İznik tehdit altına alındığında hemen
hızlı bir şekilde ne yapıyor arkadaşlar
başkenti daha uzak bir yere Konya'ya
taşıyor Konya'da devlet yıkılana kadar
devlet devletin başkenti olarak kalacak
devam edelim birinci Mesut döneminde
ikinci haç seferi düzenlenecek ancak
birinci Mesut özellikle danışmentlerden
aldığı yardımla birlikte ikinci haç
seferini durdurmayı başaracak İkinci
Kılıçarslan dönemine geldiğimizde önemli
bir savaş var burada arkadaşlar buraya
bir yıldız atıyorum
1176 yılındaki Miryokefalon savaşı Türk
tarihi açısından önemli önemine
geldiğimizde Türklerin artık Anadolu'dan
artık kesin bir şekilde buraya
yerleştiğini görüyoruz yani bizanslar
Türkleri Anadolu'dan atma ümitlerine
Artık tamamen kaybedecekler birinci
Alaaddin Keykubat dönemine geldiğimizde
ise devlete en parlak dönemini yaşatan
Sultan birinci Alaaddin Keykubat olacak
birinci Alaattin Keykubat yine
Anadolu'da Türk siyasi birliğini
sağlamak için büyük ölçüde çaba sarf
edecek
Evet tarihler 1230 yılına gelindiğinde
ise önemli bir savaşımız var bu savaşın
şöyle bir önemi var Türkiye Selçuklu
Devleti bu savaştan sonra yavaş yavaş
artık yıkılma sürecine geçecek ve
savaşımıza geldiğimizde ise 1230 yılında
yaz Çemen savaşı yapılacak kimine kimin
arasında Türkiye Selçuklu Devleti ile
harzemşahlar arasında bu savaşın
nedenine baktığımızda harzemşahlar
sınırları ilan edecek gereken vergiyi
göndermeyecek yine burada İsyan edenleri
Türkiye Selçuklu devletine karşı isyan
edenleri destekleyecek ve dolayısıyla
iki hükümdar karşı karşıya gelecek
yapılan Yassı Çemen savaşını Türkiye
Selçuklu Devleti kazanacak kazandıktan
sonra hemen Kısa bir süre içerisinde
1231 yılına geldiğinde harzemşahlar
ortadan kalkacak
bu tarihten sonra Türkiye Selçuklu
Devleti'nin başına bela olacak başka bir
devlet var o da Moğollar Önceden
harzemşahlar bu bölgede yer aldığında
Moğol istilaları için harzemşahların bir
Tampon bölge olarak kullanıldığını
biliyorduk ancak harzemşahlar ortadan
kalkınca Türkiye Selçuklu Devleti ile
Moğollar artık ne olacak doğrudan
doğruya sınır komşusu olacaklar Bu da
Türkiye Selçuklu Devleti için kötü bir
süreç Çünkü artık Yavaş yavaş Türkiye
Selçuklu Devleti gerileme dönemine
girmiş durumda Evet tarihler 1240 yılını
gösterdiğinde Baba İshak önderliğinde
Anadolu'da babayla isyanı çıkacak devlet
bu isyanı güçlükle bastıracak buraya
dikkat edelim
bu isyanı şöyle bir özelliği var
Anadolu'daki ilk dini nitelikli İsyan
hareketi bu yine bu da önemli bir bilgi
unutmayalım
Evet tarihler 1243 yılına gelindiğinde
ise Moğollar babayiler isyanındaki bu
süreci yakından takip edecekler Anadolu
Selçuklu Devleti'nin bu isyanı güçlükle
bastırdığını gören Moğollar hemen Ne
yapacak bunu fırsata çevirecek ve
Anadolu Selçuklu devletine saldıracak
arkadaşlar ve bu iki devlet arasında
1243 yılında ne olacak arkadaşlar Köse
daha Savaşı gerçekleşiyor yapılan Köse
daha savaşını Selçuklular kaybedecek ve
Selçuklular yıkılma sürecine girecek
bakın yıkıldı demiyorum yıkılma sürecine
girecek diyorum Çünkü devletin yıkılış
tarihine baktığımızda
1308 tarihini görüyoruz Bu tarihten
sonra devlet yıkılma sürecine girecek
Evet Kösedağ Savaşı'nda Anadolu Selçuklu
Devleti yenilince Anadolu'da bir otorite
boşluğu olacak ve tekrardan Anadolu'da
ikinci beylikler döneminin başladığını
görüyoruz kısa bir hatırlatma yapayım
1071 yılında ne olmuştu arkadaşlar
Malazgirt Savaşı olmuştu Malazgirt
Savaşı ile birlikte Anadolu'da 1
beylikler dönemi başlamıştı hatırlayalım
1243 Köse dağ savaşından sonra ne olacak
Anadolu'da ikinci beylikler dönemi
başlayacak bu iki bilgiyi birbirine
karıştırmayalım
Evet ikinci beylikler dönemi haritasını
görüyoruz burada
Candaroğulları Osmanoğulları
germiyanoğulları Karamanoğulları eretna
Beyliği Ramazanoğulları ve sayısız
Beylik var bu beylikler içerisinde bir
sonraki ünitemizin konusu olan Osmanlı
Devleti de burada yükselecek ve
tekrardan Batıya doğru bir ilerleyiş
sergileyeceğiz arkadaşlar şimdi sırada
Haçlı Seferleri var haç seferlerine
baktığımızda 1096 yılından 1270 yılına
kadar süren seferler hays seferleri
nedir diye soracak olursanız Eğer
Hristiyanların Müslümanlar üzerine
düzenlediği seferlere Biz Haçlı
Seferleri diyoruz arkadaşlar
haç seferlerinin Tabii ki de neden ve
sonuçları var ilk olarak nedenlerine
bakalım Kudüs biliyorsunuz semavi dinler
için kutsal bir yer Dolayısıyla
Hristiyanlar da müslümanlar gibi bu
bölgeye hakim olmak isteyecek dini
sebepler içerisinde ne yapacağız Kudüs'ü
geri alma isteğini ekleyebiliriz yine
kilisenin egemenlik alanını genişletme
isteği Katolik inancını doğuda yayma
isteği Fransa'da kurulan ve papaya çok
fazla baskı yapan bir tarikat var
kulenin tarikatının kışkırtmaları
İslamiyetin farklı coğrafyalarda
yayılmasını engelleme isteği haç
seferlerinin dini nedenlerini
oluşturacak ekonomik nedenlere
baktığımızda
doğunun zenginliklerine ulaşma isteği
yine Ticaret yollarını ele geçirme ise
ve aynı zamanda soyluların daha fazla
ekonomik kazanç elde etme İsteği
ekonomik nedenler içerisinde siyasi
nedenlere baktığımızda haliyle Avrupalı
hareketler ve Hristiyanlar Türk İslam
devletlerinin ilerleyişinden rahatsız
olacak ve onları durdurmak isteyecekler
Bu bir siyasi Neden yine kralların
feodal Beylerin ve din adamlarının yeni
Topraklar ele geçirme isteği siyasi
neden arkadaşlar Evet geldik seferler
yapıldı sırada sonuçlarımız var
sonuçlarımız ise yine belli başlıklara
bölünmüş Evet dini sonuçlara bakalım
şöyle bir genel özet geçecek olursam
eğer haç seferlerine baktığımızda
birinci haç seferi dışındaki seferler
başarısızlıkla sonuçlanıyor dolayısıyla
ortaya şöyle sonuçlar çıkacak bir kere
artık papaya ve kiliseye olan güven
azalacak
kiliseye olan güven azaldıkça ne olacak
Avrupa'da yaygın düşünce olan skolastik
düşünce zayıflayacak arkadaşlar 4 haç
seferinde ne olmuştuk Katolik ve
Ortodoks mezhepleri çatışmıştı ve bu
çatışmalar Haçlı Seferleri sonucunda
daha da artacak Kudüs yine Müslümanların
elinde kalacak arkadaşlar
siyasi sonuçlara baktığımızda özellikle
seferlerine katılan feodal Beylerin
seferler esnasında öldüğünü ve Avrupa'ya
dönemediklerini görüyoruz Dolayısıyla ne
olacak Avrupa'da zaman içerisinde
Feodalite zayıflayacak Evet burada da
Papa kilise ve feder beyler güç
kaybettikten sonra Avrupa'da Merkezi
krallıklar güç kazanmaya başlayacak
Türklerin Batıya doğru ilerleyişi bir
süreliğine duracak tekrardan Osmanlı
Devleti bölgede hakimiyeti sağlayana
kadar bir süreliğine Türklerin Batıya
doğru ilerleyişi duracak arkadaşlar
ekonomik ve sosyal sonuçlara
baktığımızda ise ilk olarak ekonomik
sonuçlara bakalım
Akdeniz limanları canlanacak yine doğu
ve batı arasındaki ticaret gelişecek ve
Ticaret gelişince de Tüccar sınıfı olan
burjuva sınıfı güç kazanacak arkadaşlar
sosyal sonuçlara baktığımızda ise Türk
İslam dünyası zarar görecek seferler
esnasında yine
kültürel ve sosyal anlamda etkileşim
yaşanacak Müslümanlar ile
gayrimüslimler birbirlerine giyim kuşam
konusunda bile etkileyecekler arkadaşlar
yan tarafta teknik sonuçları görüyoruz
barut pusula kağıt ve matbaa
biliyorsunuz Çin uygarlığının bulmuş
olduğu icatlar Bunlar zamanın içerisinde
tarihsel süreçte ilk olarak Türklerin ve
Arapların eline geçecek sonraki süreçte
Haçlı Seferleri ile birlikte ne olacak
Avrupalı devletlerde Bu saydığım
icatları öğrenecekler ve sonuç olarak
Örneğin Pusula Avrupa'da ne olacak 15
yüzyılda Özellikle coğrafi keşiflere
neden olacak ya da kağıdı matbaayı
mürekkebi kullanarak ne yapacaklar
Rönesans hareketini başlatacaklar
Evet şimdi sırada
düzenlenen haç seferlerinin
güzergahlarını görüyoruz size Burada 4
tane haç seferini kısa ve öz bir şekilde
vereceğim ve geçeceğim Birinci Haçlı
Seferi bir hatırlayalım Türkiye Selçuklu
Devleti üzerine yapılan Bir seferdi
artık Anadolu'da Türkleri istemiyorlardı
ve 1 Haçlı seferini düzenlemişlerdi
hatırlayalım birinci haç seferinde bir
galibiyet almışlardı Hatta başkentimizi
İznik'ten Konya'ya taşımak durumda
kalmıştık İkinci Haçlı seferine
baktığımızda hatırlayalım birinci Mesut
beyliklerden Yardım alarak bu seferin
olumsuz yönde sonuçlanmasını
sağlayacaktı 3 sefere baktığımızda
Selahattin Eyyubi Hristiyanların elinden
Kudüs'ü alacak ve Haç Seferleri yeniden
yapılacak biz buna da 3 ay seferi
diyoruz yani 3 ay seferinde sebep olan
olay Selahattin Eyyubi'nin Kudüs'ü
alması 4 ay sefer baktığımızda bu sefer
amacından sapan bir sefer arkadaşlar
Özellikle bu sefer içerisinde Katolik ve
ortaoksların birbirleriyle çatıştığını
görüyoruz
katolikler İstanbul'a gelecek buradaki
Bizans hanedanını ortadan kaldıracaklar
ve burada
Latin Krallığını kuracaklar arkadaşlar
Latin Krallığı yine buradaki Bizans
hanedanı üyeleri Trabzon'a gidip Trabzon
Rum devletini iznikte ise İznik Rum
devletini kuracaklar
Evet sırada Türkiye Selçuklu Devleti'nde
kültür ve uygarlık başlığını görüyoruz
biz bu başlık içerisinde devlet
yönetimine devlet teşkilatı Toprak
yönetimi ordu teşkilatı
ekonomik ve sosyal anlayış Türkiye
Selçuklu Devleti'nde nasıldı buna
bakacağız ilk olarak devlet yönetimiyle
başlayalım devlet yönetimine
baktığımızda Kut anlayışının olduğunu
görüyoruz kut anlayışı şuydu Devleti
yönetme yetkisinin Tanrı tarafından bir
aileye verildiği kabul ediliyordu yine
mülk hanedanın ortak malıdır anlayışı
var mülkten kastımız taht yani tat
hanedanın ailenin ortak malı bir
hükümdar öldüğünde onun yerine Hanedan
içerisindeki erkek üyeler geçebiliyordu
Dolayısıyla yelpaze geniş olduğu için ne
olacak sık sık taht kavgaları yaşanacak
arkadaşlar
evet yan taraftaki tabloda
hükümdarın görevlerini görüyoruz
hükümdarın görevleri halkının
güvenliğini sağlamak onlara güzel bir
refah düzeyi sağlamak olacak yine
beraberinde ordulara komutanlık etmek
Divan toplantılarına başkanlık yapmak
aynı zamanda vezirleri ve yüksek
dereceli memurları da yine hükümdar yani
Sultan atacak Arkadaşlar aynı zamanda
hukuk yoluyla kurallar koyarak halk
arasında birliği ve Birliği sağlayacak
hükümdarlık alametlerine baktığımızda
hutbe okutmak para bastırmak ilaç ve
tiraz gibi giysilerin giyilmesi Saltanat
alametleri içerisinde yer alıyor Bu
bahsettiğim giysileri Kim gönderiyor
arkadaşlar tabii ki de Abbasi halifesi
yine devam edelim Tuğra nevbet Sancak
tat Taç ve Saltanat çadırı da
Hükümdarlık alametleri içerisinde yer
alıyor yan tarafta hükümdar ünvanlarını
görüyoruz
Emirhan Hakan ilik ve sultan-ı Azam
hükümdarların kullandığı unvanlar
içerisinde yer alıyor Evet geldik devlet
teşkilatına şuraya kocaman bir divan
yazalım biliyorsunuz Divan devlet
işlerinin görüşüldüğü karara bağlandığı
yer hemen bu tarafta Divan türlerini
divanın görevlerini ve divana başkanlık
eden kişileri görürüz divan-ı Tuğra
divan-ı
iç ve dış yazışmalardan Sorumlu
arkadaşlar bu divana Başkanlığı tuğrai
ya da mürşi dediğimiz kişi yapıyor
divan-ı israfa geldiğimizde ise bakın
buraya dikkat edelim askeri ve hukuki
işler hariç onların dışındaki her türlü
faaliyetleri denetleyen Divan bu divanın
başkanı ise müşrif Divanı arıza gelelim
askeri işlerden sorumlu bu divanın
başkanı ise arzuleş Emir'i arzdır Divanı
istifa ise
işlere bakan Divan bu divanın başkanı
ise müstefi niyabet Saltanat divanına
baktığımızda padişah oldu ki sefere
gitti taht boş kaldı Onun yerine bir
vekil Naip bakıyor ve yine divana kim
katılacak arkadaşlar Naim katılacak ve
padişah merkezde olmadığı zamanlarda
niyabet Saltanat Divanı toplanacak
divan-ı Pervaneye baktığımızda arazi
defterini tutan ve aynı zamanda buraya
dikkat edelim iktiayı dağıtan divan ve
bu divana Başkanlığı pervaneci yapacak
alt kısımda Divanı verit var istihbarat
ve postacılık görevini yerine getiren
Divan bu divanın başkanına ise biz
sahibi Berit diyoruz
Evet sırada Ordu yönetimi var arkadaşlar
Türkiye Selçuklu Devleti'ndeki Ordu
anlayışına baktığımızda şu kısım
Kara ordusunu Burası da
Deniz ordusunu oluşturacak Evet buraya
baktığımızda Kara ordusunun başlıklara
bölündüğünü görüyoruz gulamlar Melik ve
atabeylerin ordusu eyalet askerleri
Türkmenler bağlı Beylik ve devletlerden
gelen yardımcı Kuvvetleri de yine
görüyoruz Bu saydığım başlıklar Kara
ordusunu oluşturacak arkadaşlar
kullanımlara baktığımızda ikiye
ayrıldığını görüyoruz kulağım Saray ve
hassort Gulam saraya baktığımızda Adı
üzerinde ne yapacaklar Sarayı
koruyacaklar Saray nerede olur
arkadaşlar Başkentte olur kulağımı Saray
ordusuna baktığımızda her ırktan askerin
yer aldığını görüyoruz yan tarafta hasta
ordusu başlığı var buradaki askerler
eyaletlerde görev yaparlardı ordunun en
önemli unsurunu oluşturdu oluştururlardı
yine baktığımızda bu Ordu atlı ve yaya
olmak üzere orada da önemli bir yere
sahiptiler aynı zamanda maaşlarını
iktidar topraklarından elde ederlerdi bu
Hassa ordusuna baktığımızda sadece
Türklerden oluşuyor arkadaşlar ikisi
arasındaki farka dikkat edelim Evet
burada önemli bir bilgimiz var çok
önemli bu kara ordusu komutanına Türkiye
Selçuklu Devleti'nde emir-ül umera
deniliyor Deniz Kuvvetleri komutanına
ise emir-ül sevayil bir diğer adıyla
reisül baht deniliyor arkadaşlar yine
bunu da bilelim
Evet geldik Toprak yönetimine Türkiye
Selçuklu Toprak yönetimine baktığımızda
miri arazi ve mülk arazilerin olduğunu
görüyoruz miri arazi devlete ait
araziler ve kendi içerisinde dörde
ayrılıyor Has arazi ikti arazi harici
arazi ve vakıf arazileri Has arazilere
baktığımızda geliri doğrudan kime
kalıyor arkadaşlar hükümdara iktidar
arazilerine baktığımızda ise geliri
doğrudan askerlere kalıyor hariçi
araziler ise geliri doğrudan nereye
gidiyor arkadaşlar devlet hazinesine
vakıf arazileri ise devlet tarafından
Sosyal Yardımlaşma kurumlarına
farkedilmiş arazilerdir bu Vakıflar bu
vakıf arazileriyle birlikte bir gelir
elde edilecek ve yardıma muhtaç
insanlara yardım edilecek buradan elde
edilen gelirlerle birlikte mülk araziye
baktığımızda kişilere ait arazilerdir
Bunlar buraya dikkat edelim Bu araziler
alınıp satılabilir yine
aynı şekilde miras bırakılabilir
arkadaşlar Çünkü devlete ait araziler
değil kişiye şahsa özel araziler
Evet geldik Ticaret anlayışına Türkiye
Selçuklu Devleti ticareti geliştirmek
için ne yapacak yol yapacak köprü
yapacak aynı zamanda
Ticaret'i canlandırmak için ham ve
kervansaraylar da inşa edilecek Yine
Türkiye Selçuklu Devletinde Ahilik
teşkilatının olduğunu görüyoruz Bu
teşkilat esnaf örgütü esnaflar arasında
birliği ve dayanışmayı sağlıyor
arkadaşlar Anadolu Selçuklu Devleti'nde
hukuk anlayışına baktığımızda hukuk
ikiye ayrılıyor Şer'i hukuk ve örfi
hukuk şehri hukuka baktığımızda İslam
kaynaklarına göre
düzenlenen Kanunlara Biz şere hukuk
diyoruz Eğer kullandığımız İslam
kaynakları Bir konuya değinmedi ya da
yetersiz kaldı hemen burada hükümdar
devreye giriyor ve ne yapıyor yeni
kurallar kanunlar koyuyor burada biz ne
diyoruz arkadaşlar Örfi kanunlar diyoruz
toplum yapısına geldiğimizde toplum
Türkiye Selçuklu Devletinde gayrimüslim
ve Müslüman olmak üzere ikiye Bir de
beraberinde neler var şehirler köylüler
ve konar Göçerler var yine aynı şekilde
Sosyal Yardımlaşma hizmetlerini yerine
getirmek için vakıfların kurulduğunu
görüyoruz sağlık alanında darüşşifa
Darül Afiye de mimaristan gibi
hastanelerde inşa edilmiş eğitim kısmına
geldiğimizde Türk İslam devletlerinde
genellikle eğitim nerede veriliyor
arkadaşlar medreselerde veriliyor
medreseler de dini ilimler ve pozitif
bilimler hakkında derslerin yer aldığını
söyleyebiliriz
Evet bugünlük konumuz bu kadardı
konuları bitirdik başlıkları bitirdik
sırada örnek sorularımız var Bunları
çözerek konumuzu pekiştirelim Evet
yukarıda verilen beylikler ve Hakimiyet
bölgeleri eşleştirmelerinden hangisi
yanlıştır demiş Bize buraya baktığımızda
haritaya baktığımızda mengüceklerin
doğru bir yerde verildiğini
saltuklarında yine aynı şekilde artuklar
yine Diyarbakır civarında verilmiş Çaka
Beyliği İzmir ve çevresinde verilmiş
Doğru Bunlar danışmentlere baktığımızda
İznik ve çevresinde verilmiş Arkadaşlar
bu bilgiyi buradaki bilgi Yanlış
danışmentlerin şu bölgede yer alması
gerekiyordu hatırlayalım danışmentler
Sivas ve Tokat civarında kurulmuştur
Dolayısıyla şıklara baktığımızda Çaka
beyliğini artıkları yine saltukları ve
mengücekleri eliyoruz ve sorunumuzun
cevabı e şıkkı oluyor arkadaşlar
diğer sorumuz ise Türkiye Selçuklu
Devleti'nin yıkılma sürecinde aşağıdaki
gelişmelerden hangisinin gerçekleştiği
savunulamaz demiş Bize
a şıkkına baktığımızda Köse dağ
muharebesinin gerçekleşmesi hatırlayalım
1243 yılında olmuştu ve Türkiye Selçuklu
Devleti yıkılma sürecine geçmiştim B
şıkkında Anadolu'nun Moğol hakimiyetine
geçmesi zaten yıkılma sürecini etkileyen
devlet kimdi moğollardı Dolayısıyla b
şıkkı da değil c şıkkına baktığımızda
Baba İshak ya da bir diğer adıyla 1240
yılında babayla isyanı çıkmıştı Devleti
zorlamıştır yıkılma sürecine ait bir
gelişmeydi Bu da D şıkkına geldiğimizde
Anadolu'da bağımsız beyliklerin
kurulması hatırlayın Türkiye Selçuklu
Devleti yıkılma sürecine girecekti ve
Anadolu'da ikinci beylikler dönemi
başlayacaktı Dolayısıyla D şıkkı da
yanlış e şıkkına geldiğimizde demiş ki
Haçlı Seferlerinin başlaması buraya
dikkat edelim başlamasın dediği için
başladığı tarihe Bir bakalım 1096
yılında seferlere başlamıştı yani
Türkiye Selçuklu Devleti'nin kuruluş
dönemine denk geliyor Aslında
Dolayısıyla burada sorumuzun kitabı e
şıkkı olacak diğer sorumuza geçelim
demiş ki bize Aşağıdakilerden hangisi
Türkiye Selçuklu Devleti'nin
parçalanmasından sonra ortaya çıkan
beylikler arasında gösterilebilir Yani
kısaca bize ikinci beylikleri sormuş
değil mi
sorumuzda okuyalım Selçuklu Devleti bir
rivayete göre 1308 bir rivayete göre
1318'de sona ererken Anadolu'da
beylikler Devri denilen bakın buraya ne
demiş yeni siyasi yapılanma süreci
başlamış demiş Bu yeni siyasi yapılanma
sürecine Biz ikinci beylikler dönemi
diyorduk şıklara baktığımızda saltuklar
artuklar mengücekler ve danışmentler
birinci beyliklerdi ancak C şıkkındaki
Karesioğulları Beyliği ikinci beylikler
içerisinde yer alıyordu
Evet
kodu biterken kısmında bugün neler
yaptık ufak bir tekrar yapalım hemen
1072 yılından 1308 yılları arasındaki
siyasi gelişmelere bakmıştık
hatırlayalım burada beylikler dönemini
başlattık Türkiye Selçuklu Devletinden
söz ettik yapılan savaşlara değindik
aynı zamanda Anadolu'daki önemli mimari
eserlere de değinmiştik yine aynı
şekilde oğuzların Anadolu'ya yapmış
olduğu göç hareketlerine Anadolu'nun ilk
fatihlerine Anadolu'nun türkleşme süreci
ve devletleşme sürecine değindik Haç
Seferleri ve Moğol istilasından da söz
edip konumuzu tamamladık arkadaşlar Evet
ödüllü sorumuza geçmeden önce ufak bir
hatırlatma yapmak istiyorum 10 sınıfa
geçtik Tonguç 10 sınıf kazandı takip
etmeyi unutmayalım yine videoları
beğenip özellikle ödülü sorulara da
yorum yazmayı unutmayalım Arkadaşlar
bugünkü ödüllü sorumuz Anadolu'da
kurulan ilk beyliğin adı nedir
hepinizden yorum bekliyorum bugün bu
kadar bir sonraki derse görüşmek üzere
hoşça kalın sağlıcakla kalın
[Müzik]

Önceleri Yugoslavya olarak bilinen bölge
veya devleti incelemek size zor
gelebilir. Çünkü bu bölgede etnik ve
dini benzerliklerle farklılıklar bir
arada bulunmaktaydı.
Ancak bu videoda bu konuya kısa bir
başlangıç yapacağız. Yugoslavya'yı
anlamak Dünya Savaşı'nı tetikleyen
durumları anlamamız için çok önemlidir.
Ayrıca böylelikle Yugoslavya'nın
bölünmesini incelememiz de kolaylaşacak.
Yugoslavya'nın bölünmesi 80'lerin
sonunda ve 90'ların başında komünizmin
çöküşüyle çok kötü bir hal almıştır.
İncelememize ilk olarak Yugoslavya
kelimesinin kökenine bakarak
başlayabiliriz.
Yugoslavya.
Bu kelime Güney Slav devletlerini
adlandırmaktadır.
Yugo güney Slavya da Slav demektir.
Slav dilleri dendiğinde bu bölgede
konuşulan dillerden bahsediyoruz. Ancak
Doğu Avrupa'nın büyük bir kısmı ve
şimdiki Rusya'da konuşulan diller de
buna dahildir. Burada mavi renkli
bölgede Sırp Hırvatça konuşuluyor.
Sırp Hırvatça bu bölgede en çok
konuşulan dildir.
Sırp Hırvatça.
Sırp Hırvatça'nın lehçeleri de vardır.
Bazen Sırpça, Karadağça, e Hırvatça gibi
birçok lehçeyle karşılaşabilirsiniz.
Ancak çoğu dil bilimci bunların
birbirine çok yakın olduğunu söyler. Bu
yüzden bu lehçeleri Sırp Hırvatça diye
tek bir dil olarak sınıflandırabiliriz.
Bu dil artık Hırvatistan, Bosna Hersek,
Sırbistan ve Karadağ'da da
konuşulmaktadır.
Bölgeyi birbirine bağlayan benzerlik
Sırp Hırvatçadır. Yani ayrıca Sloven
dili de Slav dillerindendir. Sırp
Hırvatçıya da çok yakındır. Bunun
haricinde Makedonya'da da Slav dili
konuşulur. Bu dilde Bulgarcaya çok
yakındır. Ama Sırp Hırvatça'dan da
tamamen farklı değildir. Böylece
bölgedeki dilsel yakınlığı görmüş olduk.
Şimdi ise bu bölgeyi birbirinden farklı
kılan noktalara değineceğim. Yani din ve
tarihle ilgili konulara. Bölge tarih
boyunca farklı imparatorlukların
kontrolü altındaydı.
Avusturya Macaristan İmparatorluğu ve
Osmanlı İmparatorluğu gibi. Avusturya
Macaristan İmparatorluğu dediğimizde
aslında Roman Katolik bir
imparatorluktan bahsediyoruz. Osmanlı
İmparatorluğu dediğimizde de hepinizin
bildiği gibi Müslüman bir
imparatorluktan bahsediyoruz. İki
imparatorluk asırlarca bu bölgenin
farklı kısımlarına hükmetti. Böylelikle
farklı dinlerin birbirlerine karıştığı
bir ortam meydana geldi. Bölge halkı isa
etnik kökenlerini işte bu karışımla
ilişkilendiriyor.
Burada eski Yugoslavya devletinin dini
bölünmesini gruplandırdım.
Pembe renkli kısım çoğunlukla Roman
Katolik olan bölgeler. Çoğunlukla
diyorum çünkü aslında bir karışım söz
konusu. Yani Slovenya ve Hırvatistan
genel anlamda Roman Katolik, Sırbistan
ve Karadağ ise genel olarak Doğu
Ortodoks. Kosova'ya gelince Kosova'da
büyük bir Müslüman çoğunluk yaşıyor.
Kosova çok farklı bir dini mozaiğe
sahip. Ancak bölünmeden önce Sırbistan
ve Karadağ'ın bir parçası gibiydi.
Sıra Bosna Hersey'e geldiğinde durum çok
karışık bir hal alıyor. Burada nüfusun
neredeyse yarısı Müslümandır. Bu durum
genel olarak karmaşık bir unsur. Bosnalı
dediğimiz zaman aslında Bosnalı bir
Müslümandan bahsediyoruz.
Bosnalı Müslüman.
Ancak Bosna Hersey'in Sırp kökenleri de
vardır ve Sırplar Doğu Ortodoks dinine
mensuptur. Bu yüzden burayı kahverengiye
boyadım. Nüfusun neredeyse üçte biri
Doğu Ortodoks'tur.
Ayrıca oldukça büyük bir Roman Katolik
ya da Bosna Hırvatı nüfusu da mevcuttur.
Kafanız çok karışabilir kabul ediyorum.
Bu bölgenin tarihine dair bir şeyler
duysanız hatta haberleri dinleseniz bile
karıştırabilirsiniz. İtiraf ediyorum.
Ben de 90'larda haberleri dinlerken
bunları böyle pek anlayamadığımı
hatırlıyorum. Neyse, Bosnalı Müslümanlar
dediğimizde genel olarak Bosna'da
yaşayan Müslümanlardan bahsediyoruz. Bu
basit. Bosnalı Hırvatlar dediğimizde
etnik olarak Hırvat bir halktan
bahsediyoruz. Bosnalı Hırvatlar da
Bosna'da yaşayan bir halktır ve genelde
Roman Katoliktirler. Bosnalı Sırplarsa
etnik olarak Sırp'tır ve Bosna Hersek'te
yaşarlar. Ancak genelde Doğu
Ortodoksturlar.
Dilsel ve etnik anlamda çok güçlü
bağları olan bir bölgeden bahsediyoruz.
Ancak din ve lehçe farklılıklarıyla
birbirlerinden çok ayrılıyorlar.
Özellikle de komünizmin çöküşünde olduğu
gibi işler çığrından çıktığı zaman.
Bu gruplar bölgedeki farklılıkların ve
benzerliklerin temelini gösteriyor.
Böylelikle Dünya Savaşı'na
katılmalarının sebeplerini de
anlayabiliyoruz. En azından savaşı
tetikleyen sebepleri görebiliyoruz ve
ayrıca 90'ların başında yaşanan birtım
kötü olayları da anlamlandırabiliyoruz.
Sona doğru gelirken biraz da
Yugoslavya'dan bahsetmek istiyorum.
Yugoslavya Dünya Savaşı'na kadar
birleşik bir devlet değildi. Savaş
devletlerin birleşmesini hızlandırdı. Bu
etnik ve dilsel gruplanmalar
imparatorluklarla çözülmeye başlamıştı.
Avusturya Macaristan ve Osmanlı
İmparatorluğu bölgede hakimken Dünya
Savaşı'na gidildi. Osmanlı İmparatorluğu
bu sırada çöküş yaşıyordu. Bu sebeple
bölge halkı Yugoslavya'nın birleşmesi
için daha çok çaba gösterdi. Yani Dünya
Savaşı Yugoslavya'nın birleşmesi için
katalizör görevi gördü. Devlet
komünizmin çöküşüne kadar birleşik bir
devlet olarak kaldı. Yugoslavya
sosyalist ve komünist bir devletti. Buna
rağmen Sovyetler Birliği ile tuhaf ve
uzak bir ilişkisi vardı. Komünizm
Yugoslavya'yı bir arada tutan faktördü.
Devlet komünizmin çöküşünden sonra
dağıldı. Dağılmanın en önemli sebepleri
işte bu etnik ve dini farklılıklardı.

Merhaba yine ben ben Arturo pator Ama
siz bana Art diyebilirsiniz artist
diyebilirsiniz şimdi sanat tarihinde bir
yolculuk yapacağız başrolde ben varım ve
Evet Bir de elim Peki geri kalanım
nerede bütün dünyadan insanlar
seyrediyor ve Ben burada seni
bekliyorum hadi ama hadi neyse şimdi
daha iyi tamam antik Mezopotamya ve
mısır dönemi hakkında konuşmaya
başlayabiliriz 5000 yıl öncesine
Yunanlıların meop adını verdikleri
bölgeye gidiyoruz Mezopotamya İki Nehir
arasındaki yer anlamına geliyor bu İki
Nehir verimli hilali oluşturan Dicle ve
Fırat nehirleri buraya aynı zamanda
Medeniyetin beşiği de
deniyor Aman ne
komik Mezopotamya aslında bir ülkeden
çok bir bölgeyi ifade ediyor farklı
zamanlarda Sümerler
akadlar babilliler
Asurlular ve persler tarafından yö
doğal hayatta içe yaşadıklarından
yaptıkları hayvan resimleri Örneğin işt
kapısını süsleyen bu aslan gibi son
derece
[Müzik]
gerçekçiydi insan tasvirleri ise pek o
kadar gerçekçi değildi Hem Mezopotamya
hem de Mısır'daki sanatçılar insan
figürünü stilize
ediyorlardı çi yazıı denil ilk
Mezopotamya'da
[Müzik]
resim yazıyla başladılar Ama zamanla
yazı daha soyut sembollere dönüştü
Ayrıca inşa ettikleri yapılara zigurat
gibi havalı isimler verdiler urda
tanrılara ibadet etmek için devasa bir
zigurat yaptılar zigurat zigurat kulağa
çok hoş
geliyor zigurat
zehrin
zerinde devam ediyoruz Mezopotamya uar
çılgınlığı olabil Mısır onu yeni bir
seviyeye taşıdı Mısır büyük bir nehre
bağlıydı Nil Nehri burada 3.000 yıldan
fazla süren bir uygarlık geliştirdiler
yıl büyük piramitler firavun Tutankamon
başa geçmeden 1000 yıl önce yapılmıştı
tutan camon 1000 yıl sonra da Kleopatra
başa geçti eski Mısır uygarlığını
inceleyen bilim insanları Mısır
yönetiminin farklı dönemlerini
sınıflandırabilir sistem oluşturdular
eski Krallık orta Krallık yeni krallık
ve geç Krallık Ah nereden gelmiş ki
akıllarına İlginç olan 3000 yıl boyunca
sanat tarzı neredeyse hiç değişmemiş en
iyi sanatçı Muhtemelen geçmişin klasik
tarzını en iyi kopyalayan sanatçıydı
kufu için yeterince iyi olan Ramses için
de
iyiydi ancak amanna dönemi denen Kısa
bir dönem
dışında bu dönemde Akon yeni bir din
getirdi ve ve sanatta da yeni bir tarz
oluşturdu birdenbire yüzler uzadı vücut
ince uzun bir hal aldı ve zayıflık moda
oluverdi aketon öldükten hemen sonra
mısır tekrar eski geleneksel tarzına
geri
döndü bu Mısırlıların yaratıcı olmadığı
anlamına gelmesin şu tanrılara bakın
bunların hepsini Hayal etmişler çakal
başlı Tanrı Şahin başlı Tanrı aslan
başlı tanrıça hipopotam başlı tanrıça
aman aman timsah başlı Tanrı aynak başlı
Tanrı kedi başlı Tanrı anladınız
işte Elbette firavunlarda yaşayan
Tanrılar olarak görülüyor lardı
firavunlar mükemmel ve değişmez
yaratılışları vurgulayacak biçimde belli
kurallara göre resm ediliyordu bu
tasvirler genellikle Kraliyet tacı asa
ve takma sakal gibi güç sembollerini
içeriyordu
hatta kadın firavun hatşepsut bile
gücünü pekiştirmek için heykellerini
takma sakalla
yaptırtmak
Mısırlılar ölüm ve ölümden sonra yaşamı
kafaya takmış durumdaydılar mezar
duvarlarındaki resimlerde bağının yani
ruhun ölümden sonraki yolculuğu sıklıkla
resmedilmiştir Mısır'da ressamlar bir
insan resmi yaptığında vücudun her bir
kısmını en anlaşılabilir açıdan
çizerleri yüz önden görünür göz kısmı
hariç profilden resm edilirdi vücut da
önden göründüğü şekil yapılırdı ama
bacaklar ve ayaklar yandan göründüğü
şekliyle çizilirdi bunu evde denemeyin
Büyük İskender Mısır krallığının büyük
bir hayranıydı ve bu nedenle milattan
önce
330'luk firavun ilan etti Böylece
sanatta Yunan etkileri görülmeye
başlandı Batlamyus hanedanı 275 yıl
sürdü ve bu sürede pek çok Batlamyus ve
birkaç Kleopatra hüküm sürdü bunların en
eni 7 kleopatrayı ve oğlu 15 Batlamyus
da Mısır'ın son firavunu oldu milattan
önce 30'da Romalılar Mısır'ı ele geçirdi
[Müzik]

Bakalım Mars’taki gelişmeler nelermiş...
Yaklaşık iki aydır marstayız.
Ve şu anda süper kameralar sayesinde
daha önce hiç görülmemiş Gale manzaraları görüyoruz.
Ama takım çoğunlukla gözlerini ve gezgincinin gözlerini yere dikmiş durumda.
Bradbury alanından bulunduğumuz bölgeye dönerken
çok ilginç görünen üç çıkıntıyı inceleme fırsatı bulduk.
Bunlara Goulbourn, Link ve Hottah isimlerini verdik.
Hottah’a baktığımızda yukarı kalkmış bir tabaka görebiliriz.
Böylelikle kesit olarak tabanı inceleme şansımız oldu.
Bu tabakaya yüksek çözünürlüklü Mastcam ile baktığımızda,
içinde kum parçaları ve küçük taşlar olduğunu,
bunların da katılaşarak bu gördüğümüz sert tabakayı oluşturduğunu gördük.
Burada çevresi 3 cm olan bir taş görüyorsunuz,
bir masa tenisi topundan bile daha küçük.
Yani bu katmanın çok eski den çakıl taşların yığılmasıyla ya da çökelmesiyle oluştuğunu anlıyoruz.
Şaşırtıcı olan şey, bu tabakadaki taşların çoğu yuvarlak.
Oysa marsın yüzeyinde görmeye alışık olduğumuz taşlar genellikle köşeli olur.
Bu gördüğünüz yuvarlak çakıl taşı ise bizim dünyamızdan.
Buralarda yuvarlak bir çakıl taşı gördüğümüzde, bu taşın sular tarafından taşındığını
ve bu esnada da sert köşelerinin aşındığını anlayabiliriz.
Örneğin nehirlerde eğer akıntı yeterince güçlüyse
taşlar topraktan ayrılırlar
ve suyun içinde taşınırken birbirlerine çarpa çarpa köşeleri yumuşar.
Sonuç olarak yuvarlak köşelere sahip taşlar oluşur.
Yani Marsta şu anda bakmakta olduğumuz şey belki de antik bir nehir yatağı olabilir.
Bu taşların boyutları rüzgarla taşınamayacak kadar büyük. Tabi su ile taşınmış olmalılar.
Başka şekilde kıpırdamaları pek mümkün değil.
Peki ya böyle bir taş katmanının burada ne işi var?
Jeolojistler Gale kraterine biraz daha yakından baktıklarında önemli bir özelliği fark ettiler:
Alüvyon yelpazesi.
Bu yapı akarsuların yeryüzüne çıkış noktalarında çakıl taşı ve kumdan oluşan konik şekilli birikintilerdir.
Gale kraterinde, 30 metre derinliğinde bir kanyonun ağzında oluşmuş olan ve
10 kilometre uzunluğundaki yelpazenin krateri çevreleyen yükseltiden türediği göze çarpıyor.
Alüvyon yelpazesine geri dönersek,
su yatağındaki izlere bakarak akıntının yönünün zaman içinde değiştiğini görebiliriz.
Curiosity’nin Mars yüzeyine indiği noktayı incelersek
buranın su yatağındaki akıntının alt kısımlarına denk geldiğini görebiliriz.
Yani yuvarlak çakıl taşları geçmişte var olan bir akarsu yatağında oluşmuş
ve akıntı istikametinde aşağı doğru taşınmış olabilir.
Bütün bunlar bilim adamları ve tüm ekip için oldukça heyecan verici gözlemler
çünkü ilk defa Mars yüzeyinde su ile taşınmış olan taşlarla karşılaşıyoruz.
Heyecan dolu bir haftanın sonunda Pasadena’dan herkese selamlar.
Curiosity Gezginci Robotunun Mars’tan ulaştırdığı haberleri izledik.
Bir sonraki güncellemede tekrar görüşmek üzere.

otoyol tabelaları Neden özellikle yeşil
üzerine beyaz yazıyla yapılıyor Üstelik
Dünyanın neresine giderseniz gidin durum
böyle ve bunun en büyük nedeni teknik
değil psikolojik arkadaşlar yeşil renk
doğada en sık rastladığımız renk olduğu
için beynimizde serotonin dopamin
melatonin ve hatta kortizol
hormonlarının salgılanmasını ve bu
sayede sakinlik ve huzur hissetmemizi
sağlıyor ikinci neden algısal bütünlük
yeşil soğuk bir renktir Ve görünce
Dikkat çeker Ancak dikkati dağıtıcı
olmaktan uzaktır sadece İhtiyaç halinde
gözler yorulmadan direkt üzerindeki bilg
ye odaklanabilir Bu sayede Peki beyaz
yazı neden bu da yeşille arasındaki
kontrast farkı sebebiyle okumanın daha
kolay olmasını sağlamak için ayrıca fark
ettiyseniz harflerin aralarında da
Normalden daha fazla boşluk bulunur Bu
da özellikle hareket halindeyken kısa
sürede yazının anlaşılmasını sağlamak
için Ve tabii ki de son sebebi
gördüğünüz bu harita Viyana Karayol
işaretleri ve sinyaller sözleşmesi bu
haritalardaki tüm ülkelerde kabul gören
uluslararası standartları belirliyor
görüşürüz

18. yüzyıl sonları dünya sanayi
devrimiyle çalkalanıyor. Özellikle
İngiltere'de icatlar birbirini
kovalıyor, fabrikalar yükseliyor. Bu
devrimin gizli kahramanı trenler ve
kanallardı. Düşünsenize fabrikalar
çalışıyor, üretim artıyor ama bu kadar
çok kömürü madenlerden fabrikalara,
demiri limanlara nasıl ulaştıracaklardı?
Tabii ki su yollarıyla.
1261'de açılan Bridgewater kanalı bir
örnekti. Bu kanallar ülkenin damarlarını
örüyorlardı. Kanallar sayesinde nehirler
ve şehirler birbirine bağlanıyordu.
Artık mallar çok daha hızlı, çok daha
ucuza taşınıyordu. Sanayinin büyümesi
ivme kazanıyordu. Kanallar çağı
İngiltere'nin değil dünyanın geleceğini
şekillendiren bir dönüm noktasıydı. O
dumanlı fabrikaların, o sessiz su
yollarının aslında ne büyük bir geleceğe
zemin hazırladığını görmek inanılmaz,
değil mi?
Bir sonraki bölümü kaçırmayın.

Nasıl oluyor da duyduğumuz her şeyi
dijitalleştirici
bir zar var Buna diafram diyoruz ses
dalgalarıyla
titreştirici
yani ADC bu elektrik sinyallerini alıyor
ve Tıpkı dijital bir görüntünün parçası
olan pikseller gibi parçalara ayırıyor
bir pikselden derinliği nasıl g görsel
Kaliteyi etkiliyorsa Bu sayılara
dönüşmüş ses parçaları da bit derinliği
arttıkça kaliteli hale geliyor dosya
boyutu da o kadar büyük hale geliyor Ha
bu arada kayıt devam ederken ses dosyası
önce mikrofon ya da kayıtçı daki ram'e
kayıt bittiğinde de kalıcı hafızaya
istediğimiz formatta kaydediliyor sonuç
Tıpkı ışığın fotoğrafa dönüşmesi gibi
ses de 0 ve 1 lle sonsuza dek
korunabilir Böylece şu anda ekranda
gördüğünüz en az be farklı Matematik ve
Fizik kanunu sayesinde seslerin
ölümsüzleşti unutmayın yeterli

su altında internet nasıl çalışıyor Eğer
modemi suya sokarsak Normalde onlarca
metre öteye giden sinyaller su
tarafından hızla soğurulur ve kaybolur
modemin wi-fi kapsama alanı birkaç
santimetreye kadar düşer ilk alternatif
interneti ses dalgaları ile iletmektir
çünkü ses dalgaları su altında Çok uzağa
gidebilir ancak maksimum hızı çok düşük
kalır ikinci seçenek de ışıkla internet
iletmektir ki buna da lifi denir özel
olarak tasarlanan ledler saniyede
binlerce kez yanıp sönerek Işık
darbeleri oluşturur alıcı bu Işık
darbelerini sıfırlar ve birler
dönüştürerek verileri transfer etmeyi
Başarır ancak ufak bir akıntıyla su bir
anda bulanırsa okumak zorlaşır Bir de
elektromanyetik dalga teknolojisiyle çok
çok düşük frekanstaki Radyo sinyalleri
var wi-fi'ı bir taklidi gibi
düşünebilirsiniz bunu askeri gemiler
denizaltılar akıllı mayınlar su altı
istasyonları ve araçları arasındaki
iletişim için her koşula uyum sağlayan
hibrit sistemlerle su altında kablosuz
internet ağı inşa ediliyor günümüzde su
bulanırsa ses dalgası
berraksu sistemde otomatik prk olarak
şart ve koşullara uyum sağlanıyor daha
fazla içerik için videoyu sona kaydırıp
kanala abone olmayı unutmayın görüşürüz

tarihteki ilk fotoğraf nasıl çekildi
kimin aklına geldi Dur ya ben bu Gözümün
gördüğü ağını dondurup kağıda basmanın
bir yolunu bulayım falan demek küçük bir
delikten gelen Işığın bir aynadaki
yansımasını gördüğümüz karanlık oda
teknolojisini ele alan Thomas redwood
1700'lü yılların başındaki deneylerinde
başarısız olsa da ondan 100 yıl sonra
nise for nipsey ilham oldu nips
Deneylerle geçen 10 yılın ardından bir
gün asfalt malzemesi B tümle lavanta
yağını karıştırıp kalaydan bir plakaya
sürdü plakayı karanlık odaya yerleştirip
ortaladı yaklaşık 8 saat boyunca ışığın
düştüğü yoğunluğa göre oluşan Desenler
giderek anlam kazanmaya başladı Böylece
evinin manzarasını ölümsüzleştiren
tarihteki ilk fotoğrafı bize armağan
etti güneşin yazısı anlamına gelen
heliograph adını verdiği bu teknik Bugün
bile hala bir ölçüde geçerli Aslında
karanlık oda bugünkü kameralarda da var
ama Kalay tabakalar yerine ışığa duyarlı
elektronik sensörler kullanıyoruz yine
de çekilen fotoğrafların ham hali hala
aynadaki gibi ters onu da işlemciler
düzelti veriyor bizim için

İnsandan bir hücre alacaksınız.
Laboratuvar şartlarında tüp bebek
tedavisi için yumurtasını bağışlamış bir
kadının yumurtasının çekirdeğini,
kromozomlarını alacaksınız. Onun içine
yerleştireceksiniz ve sonra da onu
spermle dölleyeceksiniz ve
büyüteceksiniz ve embriyonun belli bir
aşamasına kadar geleceksiniz. Evet, bu
yapıldı. 30 Eylül 2025'te yayınlanan
araştırmada bu gerçekleşmiş durumda.
Tabii sonrası sonrası bir soru işareti.
Belki tüp bebek tedavisi için bir çözüm
geliştirilebilir ama bir yandan da insan
bu korkutucu ve sınırsız gelişmelerden
bir yerde de korkuyor. Teşekkürler.
M.

[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
Abi sen ne diyorsun Ben
Aha geldik Bizim ortama geldik
Oğlum şöyle Durmuyor lan
onun için bende Fikri mi söyleyebiliyor
muyum Tabii ki
ben zeka özürlüyüm ekonomi çok güzel
kültürümüz
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım
çok güzel yönetiyor her şey çok güzel
Recep Tayyip Erdoğan
[Kahkaha]
'a geri kalanlara değil ama Recep Tayyip
oğlu
gidip soracağım buna Türkiye'nin kaç
tane
gidip soracağız da buna Türkiye'nin kaç
tane ordusu var yurt dışında bir liseler
üzüme tükürsünler Onlar şimdi Devlet
yönetseydi
attınız albümü taktım milleti
ya tarlaları sattınız nasıl konuşuyorsun
sen
kime kim var satan
kanun senden niye sattırıyorsun
ya
[Kahkaha]
cumhurbaşkanınız kimdir
hangisini tercih edersin
Şimdi sayın cumhurbaşkanımıza saygım
sevgim sonsuz
o ayrı mevzu Ama tabii ki de
Kılıçdaroğlu kalırsa
Çünkü alkole çok zam yapıyor bu Tabii
saygı kuralları Çağ içerisinde bir
eleştiri Aslında cumhurbaşkanımızla
alkole zam yapması iyi bir şey aslında
alkol içiyoruz
hamur Cumhurbaşkanımız istediği kadar
alkole zam yapsın biz paramızı oldukça
içeriz alkolikleri sigara ticaretini
durdurdu
hatırlamışsındır yanımda kız arkadaşım
vardı Keşke oturup sohbet etseydik be ya
vallahi komik adamsın
25 lira göndermiş Kral Ben de senin
yanında manita var diye çok şey
yapmayayım Dedim ya kitlemeyeyim seni
dedim
tabii ki de
Bunu sadece sizinle yapıyorum hakaret
amaçlı değildir
[Müzik]
Peki teşekkür ederiz
söylesem bizi tutmadı Hindistan geldi
geliyor biliyor musun Biz inek
kesmiyoruz mu Ona da yine tapıyor tamam
mı
yaşamak güzel bak Bir dakika onun
kafasına mı ulaşmak için köpekler
evleniyorlar [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
istiyor şu an Tamam En azından gerçek
yani Anladın mı ne hissediyorsa onu
yapıyor Yemin ediyorum yani
bizim baksana abi ne kadar doğal ne
kadar utanç abi bana beş tane poğaça iki
tane çay nereye
var 65
bak
ne diyor konuşuyor küfür ediyor
[Müzik]
ya
Özgür diyorsun
Evet gerçekten Kurtlar Vadisi'ni
izlediğimizde
abi
Ne yapıyorsun Ne yapıyorsun bunu izledim
ne yapıyor mesela kişiler
le bir Kadir Topbaş
bizim için savunuyoruz bu memleketiyle
ekonomiye abiciğim Sen miting yapsana
niye vurdun Sokak röportajı yapıyorsunuz
Sen bir kere forma şeklini
ayarlayabiliyorsun memleketi
savunuyorsun Ben memleketi savunuyorum
ya bayrak katılmaz mı bayramımızda abi
yavrucuğum bir kere sen benim güzel bir
temizle bundan bir yıka öyle gel sor
bana ya Bu Memleket Bizim hepimiz
savunuyoruz
abi ya arkadaşım oradan geleceğim oraya
o zaman
yok arkadaşım sen ya nasıl bir hareket
siyaset yapılmaz memleketin üzerinde
kime vereceğiz
onu söylüyorum
her şey kalbimizde Kılıçdaroğlu Erdoğan
[Müzik]
Abi ben ben
zeka özürlüyüm beynimde sıkıntı var Onun
için Erdoğan
[Müzik]
geri zekalıyım Abi ben de beynimde
sıkıntı var biraz O yüzden her zaman AK
Parti
Evet Raporum da var
AK Parti
[Kahkaha]
Ya niye küfür
etmek şimdi konuşalım Abi senin kim
adayın seçimlerde
[Müzik]
[Kahkaha]
Kastamonu'da
salsın artık bu programları ya gençlerin
üniversite
bir şey istiyorsun
buradan geçmek zorunda kalsam bile
etrafında dolanıp gideceğim ya
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım
[Müzik]
bu gece
Çok teşekkür ederim
bu sırası doğru bu kadar mı şey olur
Söve söve gidiyorlar artık ülkece yani
Bıkım bir haldeyiz yani yaşlarımız
gençlerimiz hepsi kaçtılar
teşekkür ediyorum hocam Teşekkür ederim
kardeşim hadi yazdım seni tamam mı
hocam
Tayyip Erdoğan
[Kahkaha]
hafif bir gerginlik var ama çok defansif
[Müzik]
lan bu Dayı şey değil mi sinirlenen
Tamam tamam gel Dayı merak ettim Buyur
Ne konuşalım
benim köylüm Erkilet Naye Kuşçu
Maliye Bakanlığı yaptı adam o benim
köylüm bir gün kolay geliyorum reisim
neye geliyor
Adamın biri soruyor ki köyden bakana Hoş
geldin sefa geldin yok Sen bu kova
diyorsun Niye geldin
3 soru soracağım iki soruda diyor Niye
ziyaretini de geldim Hoş geldin
Allah onu
o terörist de
Tabii Kılıçdaroğlu ben geliyorum diyor
böyle be HDP
millet ölüyor be
[Kahkaha]
o hareketi gerçekten ben bundan sonra
böyle sinirlenmek istiyorum ya
[Kahkaha]
sinirlenmek istiyorum
[Müzik]
[Kahkaha]
Tayyip Erdoğan'a veriyorum sapına kadar
Yat aşağı bir dikili ağacı yok Bir
Dikili ağacı yok Herkes televizyon
Söyleyin bir kavak ağacı yok kavak ağacı
ciddi kilo ağaçları yok Rahmetlik
Ecevit'in ruhu şad olsun Mekanın cennet
olsun
sana
dayı nereden vereceğim
vermeyin uçaklarımız yapılıyor Eskiden
yapıldı Hadi helikopterler yapılıyor ben
evimi yolunu şaşırıyorum nereden
gideceğim diye Metro Turizm
Ne oldu Ne oldu
lan
inanılmaz bir durum var dostum yayında
öyle bir şey yok
bakalım çıktım
bir şey mi güncelledik kendi kendine ya
telefonunda çıkarsana dostumsu
çıktığın Hepsini şu an
şu anda bir düştü geldi mi yani düzeldi
mi
bakıyordum
Drop geçti arkadaşlar Tamam düzgün şu
anda YouTube'a sesleniyorum ha
YouTube'dan izleyen arkadaşım
gelsene canlı yayınlara bir girişe
girince alışıyorsun ileri almaya çok
alışmışsın sen hayatı ayağını anı
yaşamam lazım ilerilere nereye kadar
ileri ileri gel anında yaşa yani ha İlla
YouTube'dan izleyeceğim diyorsan oralara
like'la bütün
bütün tamzapların hepsine bas like
gördüğün her yere bas bizim kanalda
abone ol Instagram'a tıkla Twitter'a
gidebileceğim bütün linkleri koyuyoruz
zaten o aşağıya hepsine tıkla tıkla
[Müzik]

ben Furkan Taha LGS Türkiye birincisiyim
şu an hayalin kolej olan Robert
Koleji'nin önündeyim bu zorlu süreçte
yanımda olan dedeme ve okul kendime
Teşekkür ederim ayrıca Her zaman yanımda
olan Tonguç dersaneye de çok teşekkür
tim

Sizlerle minik bir oyun oynayacağız, merak etmeyin
doğru ya da yanlış cevaplar yok bu oyunda.
-Merak etmeyecekmişim, ya tabii.
Size bir soru soracağım sizde onun hangi süper kahraman olduğunu söyleyeceksiniz.
-Tamam.
En iyi görünen kim?
Seb: Iron Man.
Anthony: Falcon.
-Her zaman Falcon diyemezsin!
En iyi görünen?
Black Widow.
Chris: Hemsworth.
Scarlett: Oh gerçekten mi? Hemsworth mü?
-Çok mu erken söyledim?
Şöyleydim Chris Hemsworth!
-Sen Iron Man mi diyorsun?
-İlk önce o çıktı ağzımdan evet.
Ben Black Widow diyorum. Neee?
-Mantıklı!
-Ben neden bahsediyorum!
Iron Man mi? Black Widow bana bakıyor!
-Kıçını çıkarmış yandan sana bakıyor.
Hemsworth demem garip mi? Garip,
videoda artık. Her yerde olacak.
-Artık herkes biliyor.
Kim en duygusal?
Captain America.
-Evet sanırım.
-Artık ilk o cevaplamıyor.
-Bekliyorum artık.
-En komik kim?
En komik?
hmmm. Falcon.
En komik?
Bence Downey çok komik.
Renner da histerik ama onunki farklı,
Renner komik ama daha karanlık onun şakaları,
-Evet daha karanlık ve daha rahatsız edici tarzda.
Ama çok komik, ama Samuel Jackson de komik.
Komedyen dolu Avengers'ta! Komedi tufanı!
-Kimin kadınlarla şansı daha fazla?
-Falcon.
-Falcon ve Winter Soldier, tabii ki.
Tony Stark.
-Alexander Pierce.
-Bilmem, Nick Fury'ye bakın, çok iyi görünüyor bu aralar.
-Evet o bir kızı hemen tavlayabilir gibi.
-Kimle oturup bira içmek isterdiniz?
-Dışarı çıkıp oturup tanrı ve dünya hakkında konuşacağınız biri?
-Scarlett.
-Evet seninle bir şeyler içerdim aslında.
Hulk.
-Ben de onu söyleyecektim! Kesinlikle!
Muhtemelen Hulk.
Hulk mu? Neden?
-Bir problem olursa halleder diye.

[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
çok çıktım biraz yukarıda
şu an siyasetin Ne alakası var işte sen
daha onu öğrenemedin
kardeşim ya uzağa gidelim Konuşma oradan
ya Zurnacı mısın nesin Suriyelileri de
bir lütuf olarak gördüler bir
Ya sen ne kadar terbiyesizsin ya
konuşmanın da bir adabı var ya sen ne
kadar
Sana ne Sana ne ister yayınlar İster
yayınlamaz
sen kimsin
Ben Ahmet türkoğlu'yum
senin yaşın kaç senin gördüğün terbiye
kaç kitap okudun günde kaç gazete
okursun
yanıldığına yetmez
buraya röportaj veriyorum burada haklı
açık oturum da değil buraya cevap
veriyor Evet
sen değilsin Şu an bunu siyasetten nasıl
bağladın bir açık oturum değil biz
ikimiz burada röportaj yapıyoruz senin
karışmak hakkın yok
konuşamaz Tabi ya benim röportaj
yapıyoruz bu ülkenin nasıl
kurtarıldığını bilirim buradaki
gençlerin Belki çoğu dakika gazete okudu
bilmez
kaç [&nbsp;__&nbsp;] koyayım Onu söyle bu bu
ülkenin
ya
röportaj veriyorum konuşma sen
terbiyesiz adam ya
Biraz daha sakin lütfen
[Kahkaha]
millet geçinemiyor geçinemiyor sıkıntı
var dert var herkesin
doğru söylüyorsun
ne yalan söylüyorsun
asgari ücret 5600 dedi kesin CHP'li dedi
Atatürk'e borçluyuz
İbo İbo bu
Ne alaka ya dondurmalar
ya bir top koydurmuşsun 3 toptan sonra
Kornet kulağa geçiyor Normalde
[Kahkaha]
Evet Termal yapıyorlar öyle çok kötü
geliyor orayı
güzel
Dostum nasıl yapıldığını anlatıyordun
şey yapıyor ellerin üzerine falan da
yapıyorlar diyorsun yani
Hayır içeriden mi takıyor Bu buradan mı
takıyor
nasıl Normal normal dudak piercing gibi
ya yanağından takıyor
buraya kadar eli onu anlayamadım yani ya
sıkıyordur üstten yapıyordur
beni atacaktın başkasını mı attın Ne
oldu lan Yok yok atmadım eli nasıl
gidiyor gözünün altına kadar Orayı
anlayamadım ben sadece yani orada Evet
içeriden oraya
Elin [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
içerisine vidayı koyuyor o vidaya
burada üstüne
onun kapatıyor gibi düşün
Anladın mı Bir de sürekli burada kalıyor
yani
Allah Allah
beni burada taşlarla
açamadı
Afganlar evet
hiçbir şey yapmazlar
[Müzik]
2023'te yer Değişmezse
acağım görüşürüz
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun çatlaksa bu ne
kaza vururum bir kere manyak teşekkürler
[Kahkaha]
sinirlenme teyze Boş ver sen
çıkarım tepesini vallahi
biterim
Sen boş ver o tipinden ayırırken
dünyaya bak Dünya böyle krizde Evet
dünya krizi
dünya Kusura bakmayın
[Müzik]
Allah'tan korkuyoruz
[Müzik]
diyorsunuz siz dağdakiler Sizsiniz
Baba birazdan ezan okunacaklar camiye
gidecekler Yoksa bunlar kavga eder
Bunlar heyecanlanmıyor mu kalp kriz
geçirirler bir şey olur [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
tehlikeli ya
[Müzik]
ben bir şey söylüyorum diyorum ki bak şu
Yürüdüğün betonda yürüyorsun
[Müzik]
ki
nesil anlamadım Alem küçüktür itibar
büyüktür
[Alkış]
konuştuğunu unuttu şu anda
yani baştaki hükümet gitmesini istemiyor
ama neden istemiyorsun Dayı
[Müzik]
ben bu hükümetin devamını istiyorum Bana
af verecek mi abi
Şimdi anladın mı ekonomi yani
[Kahkaha]
[Müzik]
yok abla ben sana niye girdiğini
söylüyorum yani şimdi anladın mı ekonomi
yüzünden yani şimdi anladın mı kanımız
da kaynıyor bir anda Anladın mı parayı
bulmak için meşgulüz yani
hırsızlık da yapmadım gayrı meşhur
kovaladım Baba Ee benim Aç karnımı sen
mi doyuracaksın
Sen bekliyorum Ne diyebilir bunlar ya
adamlar da orada [&nbsp;__&nbsp;] koyayım abi
için bekliyorum ama kimse konuşmak
istemiyorum Tamam konuşalım ama
çok büyük olduğun için sana Dayı
söylüyorum Ömer ya Kralı olsa söyleyemem
Zaten ha anladın mı Rüzgar yakıp
gidersin ancak
kandırırım seni ha
orada bir duruş var bak
birçok şey
anlatırlar ne olacak Anladın mı demekten
Ben şimdi 3 liraya 3 Liraya su mu
olurmuş
ölecek misin Sabah evde içeceğin
çıkacağım
[Müzik]
ekmek yeriz biz bu vatanımızı satmayız
kimseye veremeyiz
şu an ekmek gerekiyor
[Kahkaha]
Onu git ye onu git ye ki daha sağlıklı
devam etsin muhabbeti yani Anladın mı
Soğan Ekmek Yerim diye
gençlere sorma ihtiyarlara
atarım
gençlere sorma
bunlar ne
Aha Kim bu şu anda da öyle
şu gençlerin evlenecek bir geleceği var
mı hepsinin de geleceğim
yok nedir
[Müzik]
Şöhret olmak için mi konuşuyorsun bu
derdin yoksa
bir insanım
oluyor
söyle soruyu dolaştıralım konuyu sana
[Kahkaha]
[Müzik]
ben sana Sana öyle geliyor pantolonun
üstünde
aç var
Adam açın ne oğlum lan hangisi
[Kahkaha]
taştan takmış saçına
Taç değil ya normal
ne yalan söyleyeyim
Git git
[Müzik]
şuradan Tamam
bak bak bak
bu Tayyip'ten Allah razı olsun Allah
benim ömrümü versin oğlum oynasın
[Kahkaha]
duası kabul olan bir insan
[Müzik]
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya bunun yok mu yenisini
19'u falan
İşte bu yeni Abi vallahi çok iyiymiş ya
izledik Sanırım onu ya evet
[Kahkaha]
[Müzik]
Tayyip sana ne dedi yatağının altındaki
paraları çıkart dedi tamam Sen ne yaptın
çıkartmadın şimdi bu zamla hepsini
çıkaracaksın bundan sonra sonun gelmiş
var mı ki ha Ulan Oğlum yandaş açlıktan
Nefesin
diyeceksin
[Müzik]
bak Suriyeliler doğru söylüyor
gidiyorlardı
dış işler yüzünden yapılıyor etrafımızda
baskı yapıyor mesela derin devlet vardır
derin devlet baskı yapar der ki yapın
derim Bunlar da yapar
mesela görünmeyen var ya görünmeyen
tarafı var Nasıl ya üretmeden düşermiş
izin vermiyor
ya Allah belanızı versin sizin gibi
şerefsizler yüzünden bizi bağlıyız
emekli 2500 lira alıyorlar ev kirası
veriyor galiba ya
senin gibi konuşanları duyunca
gırtlağını sıkıverirsin
[Müzik]
geçer misin
Benim işim burada Abi senin işine bak
lütfen şöyle dolan gidebilirsin burada
yol var hava yapma lan yeri içine bak
kameraman
kim lan
söylüyorsun ya böyle şey mi olur Bu halk
ne yapacağım fakir halk İş yok güç yok
[Müzik]
sana 5
00 lira 500 lira
Sen git yürü
Ben 73 yaşındayım
gel bana alan niye diyorsun
Türk öğrencisi intihar etmek zorunda
kaldı bakın Bir saniye
bir dakika bir dakika
Devlet Bahçeli bizim insanımız ikiye
bölündü bir taraf diyor ki
[Müzik]
hiçbiriniz Hollanda'da Amerika'da
İngiltere'de yaşamıyorsunuz Amerikalı Ya
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım oğlanların Bizim
milletimiz [&nbsp;__&nbsp;] çocuğu olduğu sürece
Bak şimdi yurt dışına
koyarız teröriste mi Bizim milletimiz
[&nbsp;__&nbsp;] çocuğu bu kesin milletimiz [&nbsp;__&nbsp;]
çocuğu Bak herkesin içinde söylüyorum
Bizim milletimiz [&nbsp;__&nbsp;] çocuğu
sahip çıkmaz zamanı Recep Tayyip Erdoğan
ah
Sen beğenmesin engellesin yere yurdun
belli bu devleti böyle
Gelsin Biz her zaman zaten aynı değiliz
Baba vatanımızı satmayız Tayyip Erdoğan
sonuna Tayyip Erdoğan ölene kadar Buna
iki tane slogan aradın Allah aşkına
rezil ediyor [&nbsp;__&nbsp;] koyayım bütün
teşkilat teşkilatın rezil ettiler [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım Şunlara ikişer ikişer ikişer
ikişer cümle öğretin öğretisi yapılsın
ya
[Müzik]
böyle oluyor [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
Selamünaleyküm bu açık
Lama yaptım
Ben bunlar yüzünden ülkü ocağına
gidemedim Hiç ya
Tayyip kötü olsa dış güçler niye
tayyiplik koyamazsın Joy bydın gelmeden
önce
[Müzik]
5 lira
[Müzik]
sana küfür olmayan ama küfüre çok yakın
hakaretler birbirine ediyorlar ya
onlardan açılır keyif alıyorum ya
Bazen küçük Az önceki o çocukları Ülkü
Ocakları dövdü bu arada Harbi mi
diyorsun
Eyvallah canım 16 ayın kutlu olsun Çok
teşekkür ederim Çok sağ ol hoş geldin
demiş Hoş geldiniz maxler ile
Max 6 aylamış İyi yayınlar demiş Hoş
geldin canım kaju 7 ayıklamış çağırkan
kız arkadaşım yanımda konuya giremiyorum
bir yardımcı olur musun rica etsem
şimdi genelden bahsedeceğim yanımda
sevgilisiyle izleyen arkadaşlara
sesleniyorum
Yani bir çoğu zaten bundan Kaçmak için
izliyorlar beni onu çok farkındayım
ama yeni en azından yeni çiftler varsa
sizin için bir ara verdim Şu anda bir
birbirinize Bakın
libidonuzu düşürün tekrar gelin ama yani
Ben 70 yaşında benim gördüğüm o görmüş
mü bakın şunu
[Müzik]
Hayır ayıp ya
[Müzik]
Bak bu tarz kavgalarda tutmaya
çalışanlar daha çok dayak atıyor [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım
Allah belamı versin lisedeyim bir kere
böyle bir olay oldu arkadaşım beni böyle
boğazımdan tutmuş ayıracağım diye lan
[&nbsp;__&nbsp;] beni dövdü zaten sen
nedir Ben gözünüzden öldüm
[Kahkaha]
ya
arkadaşlar sinirim bozuldu
sorgu melekleri gibi
dünya bozuldu dünya seninle konuşmuyorum
ben dünya Ben Dünyayı Geziyorum
Avrupa'yı geziyorum 20 yıl Almanya'da
çalıştım ben
Hayır Hayır Hayır Hayır Hayır bana hesap
soruyorsun
Yalancı şerefsiz bak bak
programcıda nasıl bıraktı hemen orada
prim var
cayır cayır sigara içiyorsun [&nbsp;__&nbsp;] ya
benim arkam değil mi Sigara içme
Sigara içmeye hakkınsa bak alabiliyorsun
değil mi Demek ki ağaç değiliz Bak
şurada şurada herkes telefonuna
ayakkabılarına bir baksın Nasıl açız biz
ya ya çarıkla
Abi ne alakası var bende mesela Karnım
aç ve Sigaram yoksa önce sigarayı tercih
ediyorum abi ne yazık ki Anladın mı yani
şimdi öyle bir şey değil ki abi
pezevengin dibinde Belki de 5 milyarlık
telefon
geçiriyor musun
[Alkış]
[Müzik]
lütfen sakin konuşuyorsun
[Müzik]
[Kahkaha]
[Müzik]
Mikrofona konuş abiciğim
Mikrofona konuş konuş
Selamun aleyküm Aleyküm selam
[Kahkaha]
önceki elemana çok benzemiyor mu yani
efendi gibi girdi diye
[Müzik]

[Müzik]
kendinizi kısaca tanıtır mısınız hangi
alanda Avukat olduğunuzdan bahsedebilir
misiniz Merhabalar Öncelikle hepiniz hoş
geldiniz ofisime Ben avukat Şüheda
ayışık Özçelik 26 yaşındayım Bursa'da
yaşıyorum Bursa'da avukatlık yapmaktayım
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi
mezunuyum 3 yıl gönüllü 1 yıl yasal
stajım olmak üzere Toplamda 4 yıl staj
sürecim sonra 2 yıl avukatlık
yapmaktayım avukatlık mesleğini seçme
nedeniniz nedir bu meslekteki En
sevdiğiniz yönler nelerdir Aslında
çocukluktan beri çok fazla konuşan çok
fazla hakkını arayan ve biraz da sesi
yüksek çıkan bir çocuk olduğum için
ailem ve yakın çevrem tarafından bu kız
büyüyünce Avukat olacak dendi bana ve
biraz da olumlama Sanırım hayat beni
Avukat yaptı bir şekilde meslekteki en
sevdiğim yönler şöyle savunulma Hakkı
kutsal bir hak ve herkesin bu hakka bir
şekilde erişmesi gerekiyor Benim de
meslekteki en sevdiğim yönlerden birisi
bu Savunma hakkını savunmamız Yani
savunmayı savunmamız aslında mesleki bir
tatmin sağlıyor gerçekten her bir
vatandaşın konu her ne olursa olsun
yaşama hakkı Hürriyet Hakkı gibi
haklarını savunuyor olmamız ve bunun
için çaba sarf ediyor olmamız beni
Mesleki açıdan tatmin ediyor avukatların
genel olarak ne gibi görevleri vardır
Bizler müvekkillerimiz ie gerek gerçek
kişi müvekkillerimiz gerek tüzel kişi
müvekkillerimiz Danışmanlık Hizmetleri
veriyoruz devam eden dava takiplerini
yapıyoruz davalarında dilekçe yazımı
duruşmaya katılım gibi görevlerimizi
yerine getiriyoruz Acil durumlarda
tutuklanma gözaltına alınma gibi
durumlarda derhal olay yerine gidip
derhal kolluk kuvvetine gidip ifadeye
katılıyoruz bu gibi görevlerimiz var
aynı zamanda CMK adını verdiğimiz bir
uygulama var bu uygulama zorunlu
müdafilik uygulamasıdır
yani vatandaş bir suç işledi bu suç
zorunlu müdafi gerektiren bir suç ise
gece ya da gündüz CMK tarafından atanan
avukatlar oluyor Normalde özel müdafi
olarak alacağımız vekalet ücretinin çok
çok daha altında bir ücrete yani
gönüllülük esasına dayalı diyebiliriz
buna bir çalışma oluyor çoğunlukla yeni
avukatlar ruhsatını yeni almış olanlar
kıdemi çok fazla olmayan avukatlar için
iyi bir çalışma alanı Eğer istersek
zorunluluk esasında dayalı değil Eğer
istersek CMK uygulamalarına da
katılabiliyor çok fazla görevimiz
olmakla birlikte belli başlı
görevlerimiz bunlar bir avukat olarak
Günlük çalışma rutininiz nasıldır bir
gününüzü özetler misiniz Öncelikle her
günümüz aynı olmamakla birlikte duruşma
olan ve duruşma olmayan günler olarak
ikiye ayırmak isterim duruşmam ın
olmadığı günlerde ofisimize geliyoruz
devam eden davalarımız dilekçeleri varsa
dilekçelerini yazıyoruz yeni müvekkil
görüşmelerimiz oluyor bazen yeni mü vil
görüşmeleri yapıyoruz danışmanlık
verdiğimiz şirketlerin işlerini kontrol
ediyoruz Her gün düzenli olarak UYAP
dediğimiz avukatların kullandığı
sistemde dosyalarımızı kontrol ediyoruz
mutlaka Eğer duruşmalarım varsa da
duruşma saatlerimiz göre günümüzü
planlıyoruz ve az önce bahsettiğim diğer
işlerimizi duruşmaların aralarına
serpiştirip
çalışan avukatlar olarak çalışma
saatlerimizi kendimiz tayin etmekle
birlikte çoğu zaman işlerimizi
yetiştirmek için sabah erkenden
ofisimize geliyoruz Benim geldiğim saat
8.30 işlerimiz bittiğinde çıkıyoruz
maalesef bizim mesai saatimiz yok ama 6
7'yi buluyor çıkmamız hangi tür
davalarla ilgileniyorsunuz öne çıkan
dava veya müvekkillerin hakkında bilgi
verir misiniz hangi alanda uzmanlaşmayı
önerirsiniz az önce de söylediğim gibi
benim alan ayırt etme gibi bir durumum
yok ağırlıklı olarak iş hukuku ve aile
hukukunda çalışmalarım var işe iyade
davaları işçilik alacakları davaları
Sigorta prim davaları boşanma davaları
velayet davaları gibi davalara bakıyorum
ağırlıklı olarak bunun yanında miras
hukukundan kaynaklanan davalarım var
gayrimenkul hukukundan kaynaklanan
davalarım var Hangi alanda uzmanlaşmayı
öneririm dersek spor hukuku Günümüzde
çok yaygın uzay hukuku gelişmeye devam
ediyor teknoloji devam ettikçe yapay
zekanın kullanımı arttıkça teknolojiyle
alakalı davalar da ağırlıklı olmaya
başladı bilişim suçları arttı
uzmanlaşmayı önerdiğim bir alan
olmamakla birlikte ceza hukuku asla
bitmeyecek bir hukuk dalıdır davalar
sürekli devam eder ceza hukukunda
çalışmayı
önerebilirim avukatlık mesleğinde
başarılı olmak için hangi becerilere
özelliklere sahip olmak önemlidir en
başta stres yönetimimize sağlamamız
gerekiyor çok stresli bir meslek gece
uykularınız uyanıp bilgisayar başına
oturabilirsiniz bu meslekte o kadar
stresli bir meslek stres yönetimimiz
kontrol ede biliyorsak gerçekten işimiz
büyük ölçüde kolaylaşıyor Onun dışında
ikna kabiliyetimiz olması iletişim
becerilerimiz güçlü olması her çeşit
insanla iletişim kurmaya hazırlıklı
olmamız gerekiyor bu meslekte suçlularla
haksızlığa uğramış olanlarla haksızlık
yapanlarla Her çeşit insanla muhatap
olmamız gerektiğini unutmamamız
gerekiyor o yüzden iletişim
becerilerimizi kuvvetli tutmamız önemli
diksiyon her meslekte olduğu gibi
diksiyonumuzu hakimlerle savcılar
tartışma halinde oluyoruz duruşma
esnasında ve kendimizi iyi ifade
edebilmemiz önemli Bunun dışında yine
her meslekte olduğu gibi giyimime dikkat
etmemiz gerekiyor konuşma tarzımıza
dışarıda Gittiğimiz Yerlere muhatap
olduğumuz insanlara tartıştığımız
kişilere yani bir trafikte tutunduğunuz
tavır bile önemli gerçekten bir avukat
olduğumuzu hiçbir zaman unutmamamız
gerekiyor çünkü Bizler sadece ofiste
duruşma salonunda adliyede değil
dışarıda da Avukat kimliğimizde
tanıyoruz çoğu zaman bu yüzden trafikte
tartıştığımız kişiyle bile usulünce
tartışmamız Evet bir avukatla
tartışıyorum denmesi önemli dışarıdan
avukatlık mesleğinin en Zorlu yanları
nelerdir sık karşılaşılan zorluklar
hakkında konuşabilir misiniz en önemli
zorluğu çok stresli bir meslek olması
Gerçekten gece gündüz gün içinde hiç
fark etmez çok stres altındayız süreleri
kaçırdığımızda duruşma
kaçırdığımızda cevap dilekçesini örnek
veriyorum geç sunduğum da ağır ceza
mahkemesinde yargılanabilir mesleğe
sahibiz Maalesef o yüzden çok dikkatli
olmamız gerekiyor Bu dikkat etmemiz
gereken hususlara bizi strese sokuyor En
önemli zorluğu benim için stresli bir
meslek olması Onun dışında insanların
bize bakış açısı vatandaş bizim vekil
olduğumuzu değil taraf olduğumuzu
Düşünüyor bu yüzden kötü bir bakış
açısında malesef tekrar hatırlatmakta
yarar var şu an bu videoda da bizler
avukatlar olarak taraf değil vekil
müvekkillerimiz tarafını tutmuyoruz
vekilliğini yapıyoruz Bunun dışında
takip ettiğimiz davaların sonunda
kazanmak da var kaybetmek de var zaten
yasa gereği hiçbir müvekkilimiz Garanti
veremiyoruz ancak dava sonunda
kaybettiğimiz takdirde Kendi
müvekkillerimiz bile olumsuz yorumlar
alabiliyoruz bu bizim mesleğimizin
doğasında var zorlu bir süreç davayı
takip etmek dava sonunda da
müvekkillerimiz olumsuz görüşlerine
olumsuz yorumlarına katlanmak
durumundayız maalesef vatandaş tarafın
Tabiri caizse aç gözlü olarak
görünüyoruz avukatlar olarak ancak biz
avukatlar bir dosyayla çekişmeli bir
boşanma dosyasıyla Örneğin en az 3 yıl
uğraşıyoruz bu 3 yılın emeğini en başta
müvekkille görüşürken bir ücret teklif
ediyoruz ve bu ücret çoğu zaman bütün
vatandaşlara çok yüksek geliyor Ancak
tekrar söylüyorum dava süreçleri çok
uzun bu süreçte bir sürü dilekçe
yazıyoruz bir sürü duruşmaya katılıyoruz
müvekkillerimiz her aramalarına cevap
veriyoruz gece aramalarına cevap
veriyoruz bütün sorularına cevap
veriyoruz yani ağır bir süreç maalesef
ama vatandaş tarafından bu zorluklar
görülmüyor ne yapıyor ki bu avukatlar
deniyor maalesef Zorlu kısımlarından
biri de bu aynı zamanda yine yasa gereği
biz avukatlar ücretsiz danışmanlık
veremiyoruz danışma ücrete tabidir ancak
vatandaş alt tarafı bir soru soruyoruz
sanki Ne yapıyorsunuz diyerek bu
Danışmanlık hizmetini ücretsiz talep
ediyorlar Ancak dediğim gibi kanunda
bizim için bir düzenleme var ve biz
ücretsiz danışmanlık veremiyoruz Bu
durumu vatandaşa anlatmakta zorluk
çekiyoruz zorluklarından biri de bu
mesleğimizin avukatlık mesleği Gelecekte
nasıl bir gelişme gösterebilir bu alanda
yeni trendler ve fırsatlar
nelerdir yapay zekanın kullanımının
artmasıyla birlikte aynı zamanda
teknolojinin de artmasıyla birlikte
teknoloji alanında bir açık oluşacak
Bilişim suçlarının artması öngörülüyor
yine yapay zekanın kullanımının
artmasıyla Örneğin sınavlarda kopyaların
artması öngörülüyor aynı zamanda olumsuz
gelişmelerin yanı sıra olumlu gelişmeler
olarak yine yapay zekanın artmasıyla
birlikte şirketlerin sözleşmelerini
yeniden düzenlenmesi gerekiyor Bu
şekilde teknolojinin artmasıyla bu
alanda bir açık oluşacak Bu yüzden
hukukta yeni trend teknoloji alanında
olacak diye öngörüyorum aynı zamanda
biliyorsunuz ki 2024 yılında uzaya
çıktık Türkiye olarak uzay hukukunda da
yine bu şekilde bir açık oluşacak uzay
hukuku teknoloji alanındaki o açık ve
yine spor hukuku alanlarında yeni
trendler oluşacaktır diye düşünüyorum
yapay zekadan bahsetmişken şunu da
belirtmek isterim gündemimizde şu anda
hakim veya savcıların ya da avukatların
yerine Yapay Zeka geçebilir mi
tartışması söz konusu hocalarımıza göre
doktrine göre şu anda Yapay Zeka hakim
veya avukatların yerine geçemez Çünkü
hukukta Vicdan da esastır yapılan savun
Arda ve verilen kararlarda bu vicdan
hususu ön planda yapay zekada biliyoruz
ki vicdana sahip değildir Bu yüzden
hiçbir zaman hakim veya avukatların
yerine geçemeyeceği konusunda görüş
ağırlıkta şu anda son olarak avukatlık
mesleği hakkında toplumda yaygın olan
Yanlış anlamalar veya yanılgılar
hakkında neler söylemek istersiniz en
önemlisi sürekli suçluları savunduğumuz
düşünülüyor öyle değil Evet
müvekkillerimiz arasında belli bir
suçtan yargılanan sanıklar var Öncelikle
şu bilgilendirmeyi yapmam lazım Hiç
kimse suçluluğu kanıtlanınca kadar suçlu
değildir biz buna hukukta masuniyet
karinesi diyoruz Yani biz suçluları
değil sanıkları savunuyoruz aynı zamanda
sürekli suçluları savunmuyor sürekli
sanık savunmuyor bizim müvekkillerimiz
arasında iş vereninden ücretini alamayan
işçi de var çocuğunun velayetini eşinden
almak isteyen anne baba da var babası
vefat edip mirastan yararlanmak isteyen
evlat da var evladını mirastan
yararlandırmak istemeyen baba anne de
var yani biz avukatlar sürekli sanık
savunuyoruz sürekli ceza alanında
çalışmıyoruz farklı özel hukuk
alanlarında da çalışıyoruz yaygın yanlış
anlamal birisi bu aslında yine bir
diğeri Biz avukatların baroya bağlı ya
da işte devlet avukatı diye
adlandırılıyor ama kurum avukatı
değilsek Eğer Bizler serbest çalışan
avukatları şöyle ayrım yapabiliriz Bursa
Barosu var Bursa barosunda çalışan
avukatları ama biz Bursa barosuna bağlı
olarak çalışmıyoruz kendimiz serbest
meslek erbabıyım ve kendi tasarrufumuz
da işe almak baroya bağlı değil Az önce
bahsettiğim CMK uygulamasında çalışan
avukatları devlet avukatı sananlar
oluyor devlet avukatlığı diye bir şey
yok kurumlarda çalışan avukatlar da
devlet avukatı değildir kurum avukatıdır
nüfus müdürlüğünde çalışan avukatlar
Nüfus Müdürlüğünün kurum avukatı SGK'da
çalışan avukatlar SGK kurumunun kurum
avukatı olmuş oluyorlar CMK görevi
yürüten avukatlar da serbest meslek
erbapları oluyor ancak az önce
bahsettiğim gibi zorunlu müdafilik
gerektiren herler de kendi istekleri
doğrultusunda çalışma yürütebilen Bizler
serbest meslek erbapları yız devlet
avukatı değiliz baro avukatı değiliz
kendi ofisimiz var Kendi ofisimizde
çalışma yürütüyoruz yine çok yaygın bir
yanlış anlaşılma olan avukatlar yalan
söyler yanlış anlaşılmasını düzeltmek
isterim biz avukatlar yalan söylemiyoruz
müvekkillerimiz geliyor dosyalarını bize
aktarıyor Biz de müvekkillerin lehine
olabilecek hususları dilekçemiz de dava
ızda ileri sürüyoruz bu şekilde davayı
kazanmayı amaç ediniyoruz yalan
söylemiyoruz iftira atmıyoruz Bu şekilde
bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek İsterim
yine Az önce bahsettiğim gibi bizler
avukatlar olarak taraf değil vekil
vatandaşlar Bu konuda da bir yanlış
anlamaya sahip bizleri vekil değil taraf
olarak algılayıp tarafımıza bazen
saldırılar olabiliyor meslektaşlarımız
öldürülebilir saldırıya uğrayabilir
Maalesef bu husus bizleri üzen bir husus
Bizler yine hatırlatıyor taraf değil
vekil bu yanlış anlaşılmanın da Umarım
önümüzdeki yıllar içerisinde tamamen yok
olmasını diliyoruz
[Müzik]

LGS nasıl geçti Türkçe zordu Onun
dışında Matematik kolaydı fen biraz
zorladı Onun dışında kolaydı ortal mı
daha iyi geçebilirdi belki ama yine kötü
diyemem orta seviyede geçti Çok iyi de
değil ama çok kötü de değildi yani ayağı
İyi geçti yani orta yani güzeldi aslında
ama zor sorular da vardı sayısal biraz
zordu o kadar güzeldi İyi geçti Güzel
geçti Güzel geçti beklediğimden çok daha
kolay oldu ve Hani denemelere falan göre
de çok kolaydı hiç böyle beklemiyordum
güzeldi E umduğumdan güzel geçti aslında
hiç boşum yok Güzel geçti sözelin
birazcık 5 10 dakika daha birazcık iyi
olsaydı yetiştirebilirim Aslında sayısal
güzel geçti aslında sözel Dediğim gibi
biraz kötü geçti birazcık zorlamışlardır
açıkçası Onun dışında güzel geçti
diyelim güzel çıksın sonuçlar güzel
geçti gayet güzel bir sınavdı sorular
kaliteli yazılmıştı Bence gayet yeterli
bir sınavdı biraz zordu yani 2022 2021
LGS'ye benziyordu geçen seneki gibi
kolay değildi benim İyi geçti sayısalda
zorlanmadım söz özelde Türkçede güzel
sorular vardı inkılap'ta da güzel
sorular vardı genel olarak güzel geçen
bir sınavdı ama yani zor bir sınavdı
Aslında öyle diyelim geçen senelere göre
güzel geçti Tabii herkes için Zorlu veya
kolaydı herkes çalıştı Artık koca bir
yılın sonuna geldik ve bayağı bir başarı
veya mutsuzluk göreceğiz güzel geçti
Benim ve herkese başarılar diliyorum
Başka soru yok Hadi iyi geceler
sayısalım Çok iyi geçti sözelim birazcık
kötü geçti ama çok çok kötü de değil
paragraflar çok uzundu müthiş geçti çok
yani sözel biraz ortayı sayısal çok
kolaydı sınav süresi yeterli miydi
sözelde yetiştirdim de sayısalda
matematikte birazcık 23 soru eksik kaldı
Onun dışında olmadı benim açımdan Hayır
fen ve matematiği 15 soruda baktığımda
15 dakika kalmıştı Sonlara doğru zar zor
yapmaya çalıştım ve bitirdim sınav
süresi matematik için yeterli oldu ama
matematiği bitirirken bir hoca son 15
dakika şeyi gelince feni heyecanla
yaptım çok yetiştiremedim feni sınav
süresi yeterliydi Evet sınav süresi bana
göre yeterliydi çok şey olmadı Bana göre
yetti Yani sınav süresi yeterliydi
matematiğe yetmezdi ama yani matematik
biraz daha zor olsaydı yi ona
yetiştiremez diim Ben sözelle
İngilizceyi yetiştiremedim sadece yetti
ya bana 20 dakikada devam ettim kontrol
ettim Hepsini benim için yeterliydi
Hatta ben hani 15 dakika falan erken
bitirdim ikisini de gayet yeterliydi
benim için bence yeterliydi kontrol etme
fırsatım oldu yani Belki biraz daha ols
a için daha iyi olabilirdi bence bence
sayısal yeterliydi Ama sözel kadar
olabilirdi açıkçası yani matematikte bir
boşum var emin olmadan kodladım da var
fene geri dönemedim geri dönseydim
olurdu ama sözel yetişti benim açımdan
Hayır fen ve matematiği 15 sorua
baktığımda 15 dakika kalmıştı Sonlara
doğru zar zor yapmaya çalıştım ve
bitirdim Bence gayet yeterliydi Ama
sözel birazcık daha olabilirdi bayağı
iyi yetti yani çok rahat yaptım tekrar
kontrol ettim sonra sanırım biraz
uyukladı sonra tekrar kontrol ettim
yetti Bence en çok hangi dste zor
en çok inkılap zorlandım inkılap zordu
onun harici matematik bayağı kolaydı
yani hani ömrümde gördüğüm en kolay
matematik resmen 2 2'yi sormuşlar yani
fenle matematik olabilir yani direkt
sayısalla çok zorlandım Ben en çok
zorlandığım olarak Fendi Türkçeyi biraz
fazla yaptım matematik biraz zorladı
matematik Türkçe Türkçe inkılap ve
matematik belli bir zorlandım yok ama
hani matematikte şu an iki boşum var o
diyebilirim şu an Normalde Matematik ve
fen olması gerekir Ama onlar bana kolay
geldi Diğer dersler Türkçe gibi dersler
bana zor geldi açıkçası neden öyle
olduğunu bilmiyorum y Türkçeyi zorlamış
matematiği bayağı kolay yapmışlar yeni
nesil soru Ben 2ü tane gördüm direkt düz
soru sormuşlar yani Türkçede biraz
İnkılap da zorlandım sayısal olarak
zorlanmadım Türkçe olabilirdi Türkçe
zordu sonra fen falan da onlarda da
Metin uzundu yani Türkçede zorlandım
fende biraz zorlandım Emin
olmadıklarımız Aslında pek zorlanmadım
yani hiçbir derste sadece Türkçede 2
tane soruda zorlandım yani benim için
güzel geçti aslında yani Türkçe zordu
sınavda ilginç bir durum yaşadın mı peki
Sanırım bir kez uyuklu yaşadım yani şu
ana kadar Normalde hiç
uyuklu Sadece çok fazla ses vardı Böyle
böcek sesleri falan vardı anlamsız bir
şekilde başta mesela Türkçede ilk be
soruyu çözemedim sonra biraz odaklandım
sonra çözdüm o biraz şey stresli diyelim
masa Birazcık böyle kirliydi masa
değiştirdim sonra rica ettim sınav
stresi yaşadın mı Yok Annem çok üstüme
gelmiyordu Annem ve babam o yüzden
rahattım normalde yaşamıyordum ama
sınava girince bir yaşamaya başladım o
kadar ama çok stresli değilim ya çok
değil Dün gece biraz heyecanlandım o
kadar yok heyec Ben de yok o yaşamadım
böyle olacağını biliyordum sözelde çok
yaşadım ama sayısal daha rahat geçti
aksın hiç yaşamadım çok şaşırdım Hatta
yaşamadım mı yaşadım Çok büyük yaşadım e
sınav öncesi ağlamadım tabii ki de ama
stres çok fena yaşadım tedirgin oldum
elim ayağ falan titremeye başladı ama
korkumu yendim özgüvenim % 10000 olduğu
için hiç yaşamıyorum Normalde yaşıyordum
ama LGS olduğu için pür dikkat soruları
çözdüm o yüzden stres olarak stres
yaşamadım ilk başta oldu da sonra
soruları çöze çöze gitti zaten o stres
başta Stres oldum yetişemeyeceğim dolayı
ama yetiştim Ondan sonra zaten normal
denemeye giriyormuş gibi geldi herkes
stres Olur veya çok zor der Ama benim
tam tersime hiç Stres olmadım ve güzelce
sınavımı yaptım ve başarının gelmesini
bekleyeceğim çok değil Dün biraz stresim
vardı sın aklıma geldikçe
streslenmek gittik o stresi attık
yaşadım birazcık ama çok da değil yani
tam yerinde gereken kadar sınava
hazırlanırken Tonguç akademi'den
faydalandım mı ne olursa olsun Tonguç
Akademi izledim çok iyi çok çok iyi hiç
unutmayacağım abi o günleri hiç
unutmayacağım Evet bazı videolarını
izledim sabah izliyordum bu sabah mı
Hangi videosunu izledin Eee bütün
hepsinin genel tekrarı vardı Onu
izliyordum LGS 5 saat Dün yayınlanmıştı
canlı yayın Evet fen ve İngilizce
izledim Evet faydalandım Zaten sürekli
full Tonguç çalışıyordum Annem artık
bıkmıştı yani diyordu yeter Ne bu Tonguç
Tonguç Evet konu anlatın videolarını
izlemiştim Evet en çok hangi dersler
için F bazı anlamadığım konularda
dinlemiştim kesinlikle zaten kitaplar
konu tekrarı son tekrarlar canlı
yayınlar hep yani faydalandım oradan
dinledim videoları falan daha çok
Türkçede faydalandım Türkçede yararlı
oldu E tabii herkes faydalanıyor E ben
de faydalandım herkesin işi düşer güzel
bir kanal o zaman geçmiş olsun diyelim
Sağ olun kolay gelsin
[Müzik]

Mental açıdan girerken bayağı bir
zorladı beni. Kalbim böyle yerinden
fırlayacak gibi oldu bir an. Matematiği
bugün çok duyacaksınız.
&gt;&gt; LGS nasıl geçti?
&gt;&gt; Biraz zor olsa da güzel geçti yine de.
Sayısal zordu biraz.
&gt;&gt; Sözel az buçuk kolaydı. Sayısalda
birazcık batırmış olabilirim. Üstü
ifadeler yine her zamanki gibi zordu.
&gt;&gt; Bana göre iyi geçti. Yani ben çalıştığım
için kolay geldi bana. Yapamam diyordum.
yaptım ama yani 12 tane emin olduğum
soru var matematikten. Fenden de 14 tane
yaptım. Onlardan da eminim.
&gt;&gt; Matematik bir tık zorlayıcıydı.
Matematiği yapamadım ama ben çok kolay
geçtim.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Öyle
&gt;&gt; yani. Stresliydim ama kolaydı.
&gt;&gt; Süre yeterli miydi sence?
&gt;&gt; Yeterliydi yani.
&gt;&gt; Zamanımı yetiştiremedim matematikte.
Onun dışında problem yaşamadım.
&gt;&gt; Gayet yeterliydi. Hatta kaldı da benim
işime gelmedi diye ben hızlı çıktım.
Evet, yeterliydi. Süre bana arttı bile.
Yani 16 dakikam kaldı zaten. Onu da
bıraktım ben.
&gt;&gt; Sürem yetti ama boşluklarım da var. Hani
sürem yetmez diye boş bıraklarım var.
&gt;&gt; Peki en zor ders hangisiydi?
&gt;&gt; Matematik. Öf.
&gt;&gt; Matematik tabii ki de zaten sorusuz da
&gt;&gt; genel bir şeydir. Bunu kime sorsanız
matematik der.
&gt;&gt; Yine doğal olarak matematik oldu. Fen de
belki olabilir. Çünkü fen fazla iyi
değilim.
&gt;&gt; En çok zorlayan konu hangisiydi
matematikte? CBC ifadeler, deklemler
onlar ya İngilizcedir ya da inkılap. Ya
inkılapta çok zorlandım. 6 tane soru
falan yapabildim. Diğerleri e emin
değilim yani diğerlerinden.
&gt;&gt; Peki sınav öncesine dair keşke dediğin
bir şey var mı?
&gt;&gt; Yani genelde herkes gibi fazla
çalışmamış gibi hissediğimden belki
tekrar çalışsaydım diye düşündüğüm oldu.
&gt;&gt; Yo yok hiç hiç olmadı vallahi. Üzülecek
bir durum yok yani. Sonuçta bu da bir
sınav yani.
&gt;&gt; Keşke çalışsaydım
&gt;&gt; yani. Keşke inkılab çalışsaydım. Hiç
çalışmadım inkılba full Türkçe,
İngilizce keşke çalışsaydım. Bir de
fenel.
&gt;&gt; Daha çok çalışsaydım ve daha çok deneme
çözseydim keşke. Yani öyle yapsaydım
daha başarılı olurdum. Milli Eğitim
Bakanıın yayınladıklarını son iki günde
yapmaya başladım. Diğer günler hiç açıp
bakmadım.
&gt;&gt; Peki hazırlık sürecinde Tonguç'tan
faydalandın mı?
&gt;&gt; Evet. Bütün testlerden sonra sürekli
tongu çizedim ve sınavlarımda da çok
yardımcı oldu. Yani çok başarılı ve çok
yardımcı oluyor bize. E
&gt;&gt; bayağı faydalandım sınavlar konusunda
bayağı yardımcı oldu bana.
&gt;&gt; Bayağı izledim Tongüçün videolarını. O
da iyi geldi yani.
&gt;&gt; Evet olmuştu. Fen ve Türkçe gibi
yerlerden almıştık.
&gt;&gt; Sınavlarda da benim için yardımcı oldu.
2027'de LGS'ye girecek arkadaşlarına
söylemek istediğin bir şey var mı?
&gt;&gt; Sadece incubab'a çalışsınlar. O yeter
zaten onlara. Full paragraf çıktı
Türkçeden. Yani bir iki tane noktalama
işareti sorusu vardı. O kadar. Sadece
inkılba çalışın. Bir de İngilizceye. Bir
de Tongücü izleyin. Seneyi iyi
çözsünler. LGS
&gt;&gt; MEBI çözün. Çok soru çözün. Çok deneme
yapın çünkü çok zor oluyor. No.

Yani beni kargo taşımaya zorladı, peki
bu garip küçük avokado da ne? Ve
kendi bölgesinden korkuyor çünkü
onu öldürmek istiyorlar. Mikado'nun fotoğrafları... Keşke
avokadoyu sevseydim, çok
sağlıklılar. Sen de sevmiyor musun?
Ne tür? Sevmiyorum. Ne olmuş yani? Harika
dostum, seni yemek istemiyorum, sadece
yaşamanı istiyorum. Ah evet, çünkü
aslında bu benim bir sonraki sorumdu.
Sizi bırakabilirim,
öldürebilirsiniz. Ne renk yapardınız? Kamali,
cesedi saklar mıydınız?
Diyelim ki panikliyor çünkü
bütün bu şeyi yerdiniz, değil mi? Ah evet,
avokado olmadan yediğim tek bir yemek bile yok. Bunun için özür dilerim. Ah
evet, bu çok önemli. Ah, bu onun
anatomisi ama bu çok kasıtlı.
[Kahkaha]
Tamam, ilk olarak, bu
kadroda gerçek hayatta karakterin sırrını saklaması için kime güvenirdiniz?
Jaden,
Michael Shannon? Sence
Michael Shannon'ın ağzı bozuk mu? Evet, hayır,
kesinlikle Jaden. Tamam, bence
Daniel'ı seçerdim.  Tamam, evet, çok
garip ve aynı zamanda göz korkutucu.
Zaten kimse ona sormazdı, o yüzden anlat bakalım.
Diğer odalarda da bir oyun olduğundan şüpheleniyorum.
Çift ellerini tuttu,
birbirlerinin gözlerine baktılar ve "hayır" der gibiydiler. Peki
sizce oyuncu kadrosundan kim
baskı altında ve sorgulamada ilk çökecek?
Yani, kötü bir poker
yüzüm var, belki açıkça çökmem, beni hemen anlarsınız.
Diğerleri "çok iyisin" dedi. Eskiden çok iyi
kalpliymiş,
aldatıcı olamazmış diyorlar. Ben
sadece terlemeye başlardım,
vay canına, bence ben de berbat olurdum.
Her zaman kızarıyorum, bu yüzden sanmıyorum.
Bir süre kusmam ama kızarırım.
Umarım iyi gidiyordur,
kusma harika gidiyordur, bence
şimdi kontrol altında. Yüzünüzde bir anlık bir ifade olan sahne neydi?
Sebze çorbası gibi bir şey miydi?
Belki de bir kaşık, hak ettiği gibi. Evet, bence evet, daha
önce de hepimiz
biraz şaşırdık çünkü sanırım dışarıda eşittik.
Ağzımıza koyup
denemek gibi, evet, bu
Chris'in yüzüne yapışan o yapışkan kıvamın daha da uzaklaşacağını gösteriyordu.
Bu yüz ifadesi yüzünden kendini çok kötü hissettin mi?
Hayır, aslında
kütüphanedeki o sahnenin tamamıydı. Evet,
tüm gösterinin son üç dört günüydü, o zamana kadar
film boyunca bana çok kötü davranmıştı, bu yüzden çok
heyecanlıydım. Evet,
köpeklerin sana kötü davrandığını görmek benim için zordu çünkü
sosyal medyanın en sevdiğim kısmını seviyordum.
Evet, Dodger'dı, çok eğlenceliydi,
çok tatlı köpekler vardı ve senden nefret ediyorlardı, etmek zorundaydın. Aslında
etmiyorlardı,
oyuncaklarını istiyorlardı.
Bana avantaj sağlamanın yolu, her çekimden önce
oyuncaklarını alıp
onları coşturmak ve
titreşmelerini sağlamak, sonra
oyuncakları cebine koymak ve "aksiyon!" diye bağırmaları
ve sonra kapılarını arayarak sana doğru uçmalarıydı.
Bu oyuncaklar bana
yiyecek veriyor, kafama köpek maması ve tükürük.
Çok soğuk olduğunda donuyorlardı,
beni sürekli ıslatıyorlardı.
Chris Disney Plus'ta çıldırıyor, her
yerde ve internetteki herkes
Falcon and Winter Soldier'da eski Kaptan Amerika'yı görme olasılığı olup olmadığını, daha
fazla bölüm olup olmadığını merak ediyor, biliyorsunuz, muhtemelen yok, evet yani veda etmek
gerçekten zordu.
Marvel ile olan tüm bu dönemin
yanlış gidebileceği milyonlarca yol vardı ve gitmedi ve bu kadar iyi bir şekilde sonlandırmak,
çok benzersiz bir şey olmadığı ve
açıklama ihtiyacı hissetmediğimiz sürece tekrar ele almaktan utanmak olurdu, bu yüzden şimdilik sadece
ne kadar iyi yaptığımızla yetinelim gibi geliyor.

herkese Merhaba ben Tuğçe Bölükbaşı
Ankara doğumluyum 4. kademe voleybol
antrenörü aynı zamanda hareket ve
antrenman alanında yüksek lisansımı
yaptım
şu çeşitli kulüplerde çalıştım 2017'den
itibaren de Ankaragücü spor kulübünde
görev yapmaktayım kısa verdiği hedefimiz
Öncelikle takım bu senelikte tutabilmek
de şu anda hedefimize ulaştık takım
Düşünmemeye Garanti dedi uzun vadede
hedefimiz Biz Bu senelik tek alıp kendi
sporcularımız değerlendirip seni like
birinci lige çıkmaya takım kurmayı
düşünüyoruz ve şu anda bunu da Defne
ilerliyoruz yerli Hoca Ferhat'a kaçtı
bir hocamız var yerli olarak örnek
aldığım kişi kendisidir Yabancı olarak
da şu anda cövenli gurbette iyi bir
durumda onu da örnek alıyor şu anki
uğrayabileceği olmak isteyen gençlere
şunu söylemek istiyorum bir asla
hedefinizden vazgeçmeyin kendinize bir
hedef belirleyip ve bunun için çok fazla
çalışıp o umudunu kaybettikleri nokta
oluyor vazgeçtiklerine oluyor başarıda
bundan sonra geliyor Aslında maçburda
vazgeçmeden üstüne gidebilmek T
bende ve ailem de sürekli söz konusu bu
soru Ben açıkçası voleybolcu olmasam Ben
oynadığım dönemde de bu arada küçükken
de iyi bir durumdayken de bana
sorduklarında tek söylediğim şeyden
antrenör olacağım the yani Muhtemelen
demese yapmazsam değil meslek sahibi
olmaya biliyorum tamamen küçüklükten
beridir hedefin hedeflediğin
noktalarından
tabi takımımız bu sene ikincilik
takımımızda bir çoğunlukla altyapı
oyuncularımızı değerlendirdik işlerini
bir tane tecrübeli adına koyduk ve bu
sene onlardan istediğimiz hedeflediğimiz
iki maç vardı bu iki maçı da galibiyetle
sonuçlandırdı ki ikinci devrede
hedefimiz ekstra bir iki maçta Hava şu
anda iki maç üzerinde çalışıyoruz ama bu
sene lise Beklediğiniz not bu takımı
düşürmem o Çünkü şu an çok fazla
transfer yapmadık kendi sporcularımız
değerlendir tecrübeler girmek istedik
öbür noktada hedefimize ulaştık şu an
önümüzde önemli iki tane maçımız var
Onları da galibiyetle sonuçlandırdığı
mızda mutluluklar sezonu bitireceğiz
gelecek yılki Planımız şu anki planla
çok farklı bizim gelecek sezonda ki
hedefimiz tamamen birinci lige çıkmayı
bir takım kurmak ve transferlerimiz
içinde Şu anda biz görüşmelere başladık
şimdiden bu planlama doğrultusunda
ilerliyoruz seneye Ankara'daki
deplasmandaki bütün maçlarımızı
galibiyetiyle sonuçlandı olarak bile
yoktan birinci çıkarak birinci lige
çıkmayı istiyoruz değerli
taraftarlarımız bizi her maçta yalnız
bırakmamaya çalışıyorlar ve
bırakmıyorlar da öncelikle onlara
teşekkür ediyorum ve onların bizim
yanımızda olmaları bize çok güzel bir
kuvvet veriyor bütün maçlarımıza
bekliyoruz
abone ol
[Müzik]

Tabi oraya mı bakayım aşkına bakarsanız
H oturayım Aşkın diye anlatabilir miyim
yok kullanmı a kötü Durali Akpınar 1970
doğumluyum
ettikte doğdum büyüdüm hala doğduğum
yerdeyim Ankara Atatürk Lisesi mezunuyum
Konya'da öğrencilik Mühendislik dönemim
geçti Mühendislik
öğrencisiyim bitirdik sonra iş hayatına
atıldık Ondan beridir devam ediyoruz 5
tane çocuğum var Ellerinizden
öper Bunlar da şu anda en küçüğü 21
yaşında 3 tane torunum
var Evet Ankara Kızılca Hamamlı kendim
gençlik yıllarımda keçören yıldızspor
oynadım Amatör olarak tabii lise çağları
ve bir seçim yapmak zorunda kalmak şehir
değiştirmek üniversite için benim futbol
hayatımı durdurdu iyi bir libero ve
stoper diim çok güçlüydüm e maçlarda da
oynuyordum lisanslı keçören yıldızspor
daydım şimdi keçören gücü ismi kendim
futbolla da ilgilendim diğer sporların
hepsini de iyi yaparım güreş yaptım
Ondan sonra Boks Federasyonu As
başkanıyım Ankaragücü Ankara Kızıl camam
olunca benim için çok şey ifade
ediyor
açtığımızda dünyaya gözlerimizi Ankar
gücünü kucağımızda bulduk Tabii
televizyonlarla geç buluştuk ama hiç
unutmuyorum babamla kucağında otururken
hangi takımı tutacağız Baba dediğimde
Oğlum biz Ankaralıyız Ankar gücünü
tutacağız dedi zaman zaman yalp
yalpalamak
ankaragüçlüyüz amatör
branşları kendim
istedim ülkeme Ankara'ya Ankara olmakla
birlikte bir faydam olsun gençlerimize
E kulübümüze bir faydam olsun
manasında eğitimlerini bedensel
eğitimlerini zihinsel eğitimlerini
mümkün olduğunca katkıda bulunmak
istedim Kendi çocuklarım gibi tüm
Ankara'ya ve yayılan Tüm türkiye'ye bu
manada da isteyerek bilerek buranın
başkanlığını aldım Eee başladığımdan
bugüne de devam ettiriyorum bunun için
mevcut 5 tane branşın üzerine iki branş
ekledim
Eee ve hala devam ettiriyorum şu anda
faaliyet gösteren bizim branşlarımız
boks güreş yeni açmakla birlikte 2
senedir voleybol basketbol halter
badminton ve masa tenisi branşlarında
Faaliyet gösteriyoruz öğrencilerimiz var
sporcularımız var Türkiye'de
dünyada kulübümüz adına yer almaya
çalışıyoruz sporda hedefimiz dünyada
ankaragücü'nü göstermek
ülkemizde Ankaragücü kulübümüzün
değerini katma değerini
artırmak futbolu beslemek yani
gençlerimize değer verirken Bedensel
olarak değer verirken kulübümüze
de yansıyabilir
olimpiyatlara ki Olimpiyatları Yeni
atlattık ama e sporcu gönderemedik
devamlı bir başarı göstermek istiyoruz
güreşte Fevzi Çakmak hocamız var zaten
kendisi milli antrenör E bu U20
u23 güreş milli takımımızda görev alıyor
bunun yanında Hakan Yıldırım boks
hocamız aynı değerlere sahip O da Ertan
Mert halter hocamız
badmintona da Tolga
hocamız sporcularını kota alarak yine
olimpiyatlara göndermesi için elimizden
gelen desteği
vereceğiz bu hocalarımızın hepsi Milli
milli olmuş hocalarımız kulübümüze
katkıları devam ediyor Tuğçe Bölükbaşı
la biliyorsunuz geçen sezonda
voleybolda iyi bir E sonuç
aldık bölgeden 1 Lig çıktık İnşallah
başarılarının devamını diliyorum Paris
2024 Paris
olimpiyatlarında en iyi dereceye alan
yine boks
biliyorsunuz İnşallah boksa da güreşte
de diğer branşlarımız da olimpiyatlara
sporcu gönderme
derdindeyim bunun için uğraşacağım
2028'den
2028 olimpiyatlarında güreş takımımızın
özellikle önem önemli sporcularımız
Fatma kızmaz Nazar Kaya ve
diğerlerinin kot alarak olimpiyatlara
gitmesi için elimizden geleni yapacağız
boks takımımızdaki Elif Güneri İrem
Berat Civelek gibi sporcularımızla da
yine kot alarak 2028 olimpiyatlarına
katılmak için elimizden geleni yapacağız
halter takımı keza Türkiye'de çok ciddi
başarılar alan başında Ertan Mert'in
bulunduğu
takımımız Onda da Ertuğrul Seçkin Şaziye
Yakut Enes Buğra bunlarla birlikte kota
alıp halteri de olimpiyatlara taşımayı
düşünüyoruz kulüp olarak ve amatör
branşlar olarak tüm taraftarlarımızdan
tüm Ankara yaşayan esnafı memuru
çalışanı her kesiminden işçisinden
evlatlarını bize teslim etmelerini
güzelce e onlara sporla barışarak güzel
bir hayat Sun sunmalarını bizim
yanımızda olmalarını istiyoruz
hocalarımız burada biraz Eee Tabii
mekansal sorunlarımız var salons
sorunlarımız var ama ileriki günlerde
ileriki yıllarda da yavaş yavaş bunların
hepsini Yönetim kurulumuz olarak
aldığımız kararlarla aşacağız
taraftarlarımızın bizi
desteklemesini öneri ve tavsiyelerini
Her zaman bekleriz biz buradayız
ankaragücü'nü Ankara'ya ve Türkiye'ye
mal etmenin tüm hesaplarını yaparak
Eee futbolda da şampiyonluğu yaşatarak
onlara güzel bir hediye vereceğiz
inşallah
[Müzik]

gazani değerler
değil başka birleşmiş
millet sistem
[Müzik]
güvenliği ancak

[müzik]
Merhabalar sevgili dostlar. Herkese iyi
günler. Yeni bir yayınla karşınızdayız.
5 Şubat Perşembe saatlerimiz 1510'u
gösteriyor. 14. yayınımızı 15'e aldım.
Eee çünkü bunun sebebi de dün yorgunluğu
da vardı üzerimde biliyorsunuz. Eee hep
beraber yorgunduk. eee, dün bayağı geç
saatlerde bitirdiğimiz bir yayın vardı.
Hatta bitirmekte mecbur kaldığımız bir
yayın vardı. Eee, özel bir yayındı, özel
bir röportajdı. Eee, Türkiye'nin
herkesin merak ettiği bir isimdi Tuberk.
Eee, neden konuşmuyor diye hepimiz, ben
de bu ekranlarda defalarca dile
getirdim. Eee, Tuberk neden susuyorsun
diye. Eee, isyanlarımızı dile getirdi.
Kezeyanları anlattık her şeyi. Eee, ve
konuştuk.
Eee, tabii bugün de bu röportajın gündem
olacağını biliyordum. Eee, ve bunun için
de Esra Ezmeci de konuşulacağını
yorgundum. Hem de atıp şöyle eee, biraz
izleyimledik.
Eee,
şeyde
programa hani Esra ezmeci bunu
değerlendirecektir. Acaba ne
konuşacaklar, ne konuşmayacaklar. En
azından bunu birazcık fikir sahibi
olalım dedik. Eee, güzel.
Eee ve sanırım
iyi bir yayın oldu. Tabii yine iftiralar
vardı. Yani şimdi iftiramatik artık
diyelim. Ben çok kimseyle artık dalaşmak
istemediğimi söyledim. Eee tabii Hasan
Bey orada bir cümle kurdu. Eee o
cümleyile ilgili de düzeltme istedim
kendisinden. Sağ olsun kırmadı. Direkt
düzeltti. Bu arada teşekkür ediyorum
kendisine de. Eee ben şunu söyledim.
Hani dedim ki ben hiçbir soruyu önceden
Tuberk'e vermedim. Eee çünkü Hasan
Bey'in öyle bir iddiası. öyle bir cümle
kurdu. Dedi ki hani biz soruları önceden
vermeyiz dedi. Öyle gelirsin burada
cevaplarsın falan. Hani sanki ben
önceden vermişim gibi bir ima yaratıldı.
Eee ben de kendisine ben hiçbir zaman
hiçbir soruyu önceden o da istemedi. Ben
de vermem. Benim de eee röportaj eee
kültürümde, tarzımda katiyen soruları
önceden vermek yoktur. Eee o kişi de
yalan söylüyor. Baştan beri ben cinayet
olduğunu söylüyorum. hiçbir zaman eee
cinayet değildir bu falan gibi şey
yapmadım. Eee henüz tabii ki yargı
kararı da yok bu arada. Yargı kararı
olana kadar da masumiyet karinesi de bir
şey de var ki katil zanlısıdır kişi. Eee
o da şey yaptı. Eee ve yayında söyledi.
Özür dilerim dedi. Bir yanlış anlaşılma
olmuş diye. Teşekkür ediyorum Avukat
Hasan Koca Bey'e. Eee hatta dedi ben
aslında sizi kastetmemiştim yanlış
anlaşıldıysa falan. Bir özür diledi sağ
olsun. Hem yayında söyledi hem burada.
Eee, ben de hani o yayın şunu rica ettim
onlardan. Lütfen dedim yayını konuşun.
Yani programı kişinin burada olay Tuberk
e Tuberk'in açıklamaları üzerinden
röportaj yapalım. Benim şahsiyetim ya da
e işte benim eee kafanızdan kurulan o
yalan eee şeyi konuşmayın. Yani ben
orada soruları sordum. O da cevap verdi.
Hiçbir sorudan da kaçınmadı. Beğendiniz,
beğenmezsiniz takdir sizlerindir
arkadaşlar. sizler izleyeceksiniz.
Değerli izleyenler izleyecek ve onun eee
sizler karar vereceksiniz. Karar dediğim
hani kendi düşüncenizi siz
oluşturacaksınız. Ben değil.
Eee ve gayet de güzel bir röportajdı bu
arada yani burada eee ve bugün Engin'le
konuştuk. Medya Blog teşekkür ederim.
Eee şey dedi. Yani hiç de mütevazi
olmana gerek yok dedi. Eee gayet iyi bir
işti. Buna gazetecilikte haber atlatma
denir. Eee, ben mesela başka gazeteci
arkadaşlarım haber atlattığında tabii ki
biraz böyle şey olurum. Öf ya bunu ben
nasıl yapamadım falan derim ama tebrik
etmesini de bilirim.
Eee, tebrik edenler oldu
meslektaşlarımdan böyle arayıp eee, "Çok
güzel bir yayındı, çok kaliteli bir
yayındı. eee diyenler oldu. Sonra şey
dedi bir kısmı eee ay biz falan böyle
bize çıkmıyor oraya çıktı falan diyenler
oldu. Olabilir yani. Ben de kızabilirim.
Bana da çıkmaz başkasına çıkar. Ben de
aynısını söylerim
yani. Yapacak bir şey yok. Evet. Daha
çok sorumuz da vardı. Eee ama Tuberk
biliyorsunuz yayının sonuna doğru ya
aslında eee birazcık
şeyi unut. eee soru kısmını belki
sıralamasını yanlış yaptım. Eee sonda
soracağım soruyu ortada sorunca eee
ortada sorunca ne oldu? Adam ağladı ve
yayın sona ermek zorunda kaldı. Belki
burada bir kendime bir öz eleştiri
yapabilirim. O soruları eee biraz daha
tutabilirdim ama merak ediyordum ya eee
gerçekten merak ediyordum. Acaba eee ya
annesine karşı bir pişmanlığı var mı?
yaşasaydı ne yapmak isterdi? Yani bunu
bir insan olarak hep biz merak
ediyorduk. Sizin de sorularınız vardı o
minvalde.
Onları sordum. E demiş ki Fırat Bey çok
iyi karşıladı izledim yani. Evet. Evet.
Benden hatta sağ olsun eee izin aldı
dedi ki senin görüntüleri kullanabilir
miyiz? Buradan tekrardan söyl istediği
kadar kullanabilir. Eee hiç orada bir
sorunum şeyim yok yani.
Eee Tülin Hanım ekrana getiremeyeceğim
kusura bakmayın. Yani hani bir polemik
yaratılmasın diye ama teşekkür ederim.
Biz de sizi tebrik ederiz." demiş.
Vallah teşekkür ederim efendim. Chat'i
ekrana getireyim. Biraz sohbet yayını
olacak aslında. Soru cevap da
yapabiliriz. Eee olabilir.
Kıskananlar çok oldu yayınınızı ama
önemli değil. Önemli olan yılın
röportajı olması. Tebrik ederim. Evet
galiba 2026'nın yani bu yılın en iyi
röportajı. eee ilk en iyi ilk röportajı
denilebilir herhalde.
Şey demiş sondan başa gitmeniz çok iyi
oldu. Biz aylarda evet çünkü sıcağı
sıcağına olan cümleleri konuşup sonra
yavaş yavaş ilerlemek isti niyetim
güzeldi gitti. Eee, yani bugün Esra
Ezmeci de önemli kısımlarını, eee,
getirdi gündeme. Allah'tan ismimizi de
söylediler. Gerçi yüzümüzü de
gösterdiler. Sağ olsunlar. Eee,
haklarını teslim edelim. Tabii biraz,
eee, oradaki birinin eee, çok eee,
gereksiz bir şekilde eee,
şey yapması, üzerime gelmesi biraz
enteresandı. Tabii onu ben çok doğru
bulmuyorum. Eee, yani iftira atıyor işte
o ya. alıştım ya. 5 aydır siz eee beni
takip ediyorsunuz, izliyorsunuz
arkadaşlar. Baştan son baştan beri beni
izleyenler var. Mesela size sorayım.
Yani eee gerçekten bu doğru mu? Eee yani
bu iftiralara inanıyor musunuz? Yani
baştan beri ben ne anlatıyorum? Onlar
televizyonda manipüle etmek için ne
anlatıyorlar? Yani eee bugün bir tanesi
bir arkadaş şöyle bir mesaj atmış.
Üzmeyin kendinizi. Bunlar zaten
birbirini yiyeceklerdi. Yani bugün bir
canın haykırışına ben üzüldüm mesela.
Bir canın ağlamasına ben üzüldüm.
Beni bu işin içine attınız diyor. Sonra
da yalnız bıraktınız. Arkamdan da iş
ortağı dediniz.
Öyle bir şey demedim diyor ya. Bir de
dememiş yani. Suç ortağı olduğunu hiç
söylememiş. Y nasıl söylemedin yani?
Aysu Mola'nın kanalında duruyor. Benim
kanalda duruyor. Orada alıntılayıp
yayınladığım
ya insanlar çok kolay inkar ediyor abi.
Biz biz niye böyle değiliz lan? Vallahi
Tuberk benim yüzüme karşı koydu videomu.
Al koy dedi. Sen bunu bunu bunu
söylemişsin. Yani bu doğru mu diye
yüzüme karşı söyledi. Evet. Ben soru
sorma hakkım varsa onu da bana var
kardeşim. Sorsun dedim. Yüzüme karşı
sorsun.
Eee, sizin yayın sonrası dinleyen
herkese küfürler ettim. Alımş. Evet. Ama
yayında da diyor ki ben hiçbir zaman
küfür etmem diyor. Bugün Esra ezmeci de
hiç küfür etmediğini söyledi. Yani
bilemiyorum.
Çok profesyoneldi. Tebrikler demiş.
Teşekkür ederim. Bomba yayını. Gurur
duyduk. Gerçeğin hala peşindeyiz demiş.
Teşekkürler Funda Hanım.
Anlat hikayeci de burada. Pür dikkat
izlediğin bir şey olmamıştı. Dünkü
yayına kadar harika bir yayında. Emeğine
sağlık. Demiş ol. Teşekkür ederim
İbrahim. Dostum bu arada Anlat Hikayeci
kanalına abone olmayı unutmayın.
Arkadaşlar yani çok güzel hikayeler var.
Bomba hikayeler. Bu akşam bir aksilik
çıkmazsa daha konuşmadık ama sana
buradan söyleyeyim. E akşam yayını
beraber yapalım. Yine bir sohbet yayını
gerçekleştirelim İbrahim'le. Hem de 6
Şubat depremini konuşalım. Eee yıl
dönümü geldi biliyorsunuz. Maalesef
herkes Tuğberk'in peşindeydi. Mustafa
Kılıç çıkardı diye ucu bucu mu oluyor?
Aynen öyle. Yani şimdi size çıksa oo
Tuberk çıktı canım benim diyecek ama
bana çıktı diye mi ben cucu bucu
oluyorum?
Yook böyle bir şey olmadı. Yumuşak
davranmadım. Adam benim düşmanım değil.
Eee ben adamı Cenk'e savaşa da
çağırmadım. Yumuşak davranırsınız. Benim
tekniğim bu. Sordum mu sorularımı?
Sordum. Hepsini çat diye sordum mu?
Sordum. önemli olan sorduğum sorular ve
verilen cevap ben adama şöyle diyeceim.
Sen bunu ne yaptın falan filan. Bu
gazetecilik değil. Bu holiganlık ben
holigan değilim. Gazeteci
onu fark edim. İnsanlar birazcık
gazeteciliği unuttular. Biraz YouTube'a
da takıla takıla ya YouTube bizi gaz
pardon TikTok'a. Eee ben TikTok
küçümsediğim için de söylemiyorum.
TikTok'tan izleyen arkadaşlar da var.
alınmasınlar lütfen. Hani şeyde adam eee
gazeteciliği bırakmış mesela başka bir
iş yapıyor. E bu sefer onu o gazetecilik
zannetmeye başlayanlar olabilir ama ben
hiç de yumuşak davrandığımı
düşünmüyorum. Yani bugün çok e
mesleğinde çok başarılı olan
arkadaşlarım aradılar. Dediler ki
vallahi sen sorulacak sorulabilecek tüm
soruları sordun yüzüne karşı çat çat çat
dedi. Yani daha ne olsun? Hayır dedim
daha sorum vardı. Eee ve dedim daha
sorum olduğuna olduğu için de şey
yapamadım.
Eee neydi daha sorma sorularım oldu ama
yayın bitti yani bitmek bitirmek zorunda
kaldık yayını. Ondan dolayı soramadım.
Yoksa vardı daha sorularım.
Ne demiş burada? Ya arkadaşıma
ulaşamıyorum numarasını bilmiyorum
değiştirdi galiba. O da arayamıyor.
Merak ediyorum.
Anlatabildim mi? Anlamadım. Nedir ya bu?
Çözemedim ya.
Mustafa Bey siparişiniz hadi. Ay baş
verin ya. Yalan hep ya. Bunlar şeyden
dolayı yapıyorlar o haberleri
arkadaşlar. İşte gözaltında 5 kişi var.
Önemli çıkacak. E konu yok ki konuşacak.
Yani bize küfrediyorlardı en son. O da
ters tepiyor yavaş yavaş.
Ne yapalım yani?
Uzun soluklu ve dinlenebilir bir
röportaj. Sırt kılmadı bizi. Teşekkür
ederim
dediler. İki kişiden kötü DM aldım.
Sonra profillerine baktım. Yani baktım
hani neden böyle yapıyorlar? Bir baktım
ki o paylaşımlarına falan baktım. Ben
utandım yerlerine.
Vallah ben paylaşımları görünce utandım.
Açık söyleyeyim. Sonra da zaten bir de
bir tanesi küfür etmiş bana DM'den. Dava
açacağım. Bir kadın ya kadınlar ya ben
kadına yakıştırmıyorum küfür ya. Erkeğe
de yakışmaz da hani abi ne biçim küfür
ya o bana değmeden küfür yazmış
arkadaşlar.
Direkt avukata attım dava açtım. Dava
açacağım direkt. Direkt direkt bununla
mı uğraşacağım?
Başka bir yayında bahsedilen konu bugün.
Aa döne döne nereye kadar? Yani artık o
kadar çok döndü ki bizi karalamaktan eee
şizofrene bağladı.
Adam her gün inkar ediyor. Ben diyor ki
beni karalıyor. Ben seni hiç
karalamadım. Ben senin bir gün önce
söylediğinle bir gün sonra söylediğini
yan yana getirdim sadece.
Tebrikler demiş. Nokta atışı seviyeli ve
çok insani samimi bir yayındı. Teşekkür
ederim. Bu arada arkadaşlar sorularınızı
sorabilirsiniz. Bugün biraz sohbet
yayını yapacağım. Biri yazmış ya ne
yorulmaz taş mı taşıdım falan demiş. Eee
şimdi biz hamal değiliz. Eee hamallara
da Allah kolaylık versin.
Biz beyin ve akıl çalıştırıyoruz ya.
Beyin yorulunca vücut da yoruluyor. Hani
bütün vücut beyine bağlı.
Bunu bazen unutuyorlar.
Biz iplemiyoruz onları.
Eee Mustafa Bey güzel yayında. En
azından TUBG'i ilk defa böyle gördük.
İçi dolmuş. Tuberg'e ne yapsın? Çok zor,
hiç kolay değil demiş.
Ben arkadaşlarıma haber verdim. E ve
dünkü yayın çok aniden oldu. Eee başka
gazeteci değil sadece benimle konuşmak
istediğini söylediler. Ben de kendi
kanalım ve kendi yayını yaptım ve
dolayısıyla da böyle yaptım. Eee, yani
bakın, eee, insanlar bana şey yazıyor.
İşte neden haber vermediniz? Şu kişiyi
çağırmadınız diyenler de var. Olabilir.
Eee, biz zaten o arkadaşla da konuştuk
yani. Eee, böyle bir şey yok. Ben, eee,
benim kanal istersem tek alırım,
istersem be kişiyle alırım. Eee, ben
kimsenin kanalına karışmadığım gibi
kimse de benimkine karışmaya hakkı yok
diye düşünüyorum. Eee, mesela sabahlara
kadar bana küfredilen yayınlar ekranlara
verildi. Eee, ben yine kimseye
kırılmadım. küsmedim. Eee, küfreden o
değilse dedim devam ettik. Fakat, eee,
bu süreçlerde kimsenin bana kırılmaya da
hakkı yok diye düşünüyorum.
Ne bileyim günlük 7 saat bana küfür
edildiğinde, hakaret edildiğinde eee,
bütün herkese izlettir hatta chatnde
bana beddua edenler de oldu. A biz kendi
aramızda çözdük sorunu bu arada. Yani
soranlar aldı cevabını. Çok da açık
konuşmak istemiyorum. gerek yok
dostluğumuz devam
size ettiği bir kısmını gördüm. Eee, it
yürür, kervan yürür diyelim biz ona.
Ya öyle bakın, eee, kendi paylaşımları
var. kendi paylaşımların eee altında eee
millet hep yazmış şurada küfür etti,
burada küfür etti diye. O paylaşımın
altına yani kendi paylaşımı eee altına
bile ya Beyaz CV'nin paylaşımı altına
bile yazılmış. Görmezden gelirseniz
görmezsiniz. Yani gözünüzü oraya
kapatırsanız üç maymun oynarsanız
görmezsiniz. O küfür hakaretleri görmek
isteyen odur. Ben Hasan Bey'e yazdım.
Dilerseniz gönderirim dedim. Yani çok
küfürleri duymak istiyorsanız size
göndereyim. O bana yaptığı küfürü
gönderdim ben Hasan Bey'e. E buyurun
dedim. Yani bak küfür etmedim diyor.
Buyurun size al size küfür dedim. Bu ne?
Gönderdim Hasan Bey'e. Canlı yayında
gördü yani. Gördünüz canlı yayında
elinde telefon vardı. Benimle
mesajlaşıyordu.
Sıddık Bey'in eleştirilerine bir
cevabınız var mı Mustafa Bey? Yok. Eee
ben dinlemedim, izlemedim.
Ne dedi ki bilmiyorum yani. Hadi ne
demişse de demiştir. Boş ver. Herkes
kendisiyle, herkes kendi fikrini ah
herkes kendi fikrini beyan edebilir. Ben
şeyde de söyledim ya daha önceden de
arkadaşlar. Dedim ki hani beni
eleştirebilirsiniz
ama hakaret etmeyin. Beni eleştirin abi.
Sıkıntı yok. Beni eleştirebilirsin. Ben
şey değilim ki. Kusursuz bir adam
değilim ki. Yani insanım ve insan
kusurludur.
Ya dün ben Tuerke'e bile beni
eleştirebilirsin demişim. Yani konuğuma
bile beni eleştirebilirsin demişim.
Eee ama insanlar bazen gaflete
düşebilir. Yanlış da yapabilir olayı
yanlış da anlayabilir. Ama şimdi bir
dostluğunuz, bir arkadaşınız varsa bir
mesaj kadar yakınız. Yani ekranlardan
söylememek lazım. Mesela ben geçen gün
eee Medya Blog'la ilgili bir
kırgınlığımı dile getirdim. Dedim ki ya
Medya Blogdaki arkadaşlar beni tehdit
edildim.
Aslında yanlış yaptım. Neden biliyor
musunuz? Aslında sahip çıkmışlardı. Ben
unutmuştum. Eee, bu arada Media Blogta
Fırat ve Engin'den özür dilerim. Eee,
onu da söyleyeyim. Çünkü eee, onlar şey
dedi. Gazeteciyi tehdit etmek eee, öyle
tehdit edilir mi? Yani gazeteciyi tehdit
etmenin şeyi ağır olurdu. Bedeli ağır
olur diye. O dönem ben tehdit
edildiğimde bu konuyla ilgili yayın
yapıp gündeme getirmişlerdi. Eee,
kendilerinden de özür diliyorum buradan.
Eee, gerçekten çok şeydi ya. Ben, eee,
gözden kaçırmışım.
Gözden kaçırmış. biraz duygusal
yaklaşmışım. Belki de ondan kaynaklı
hani meslektaşlarımın herhalde desteğine
ihtiyacım vardı. Ondan dolayı eee
kendilerine bir kez daha teşekkür
ediyorum dik duruşlarından dolayı. Yani
şu serüvende gerçekten eee en kaliteli
duruş sergileyenlerden biri bir kanaldı.
Esra İzmeci bugün tüm programı akşamki
yayına ayırdı. Birkaç program daha yapar
Mustafa Kılç'ın videosu üzerine. Güzel
malzeme çıktı. Bir de dikkatlice
dinleyip anlasalar daha iyi olacak demiş
Uğur İkizler. Evet Uğur Bey
mailleşiyoruz da aradan. Uğur Bey ne iş
yapıyorsunuz? Ben merak ettim yani.
Fotoğrafçı mısınız elinizde? Fotoğraf
makinesi falan var ya oradan diyorum.
Fotoğrafçı mısınız? Medyada mı
çalışıyorsunuz? Medya işi mi
yapıyorsunuz? Merak ettim bu arada. Eee
çok güzel analizleriniz var çünkü.
Tuberkki Mustafa Bey seçmesi Mustafa
Bey'in güvenilir olduğunu gösterir.
Teşekkür ederim. Evet. Yani biraz şey
bulmuşlar. Hani kimsenin tarafını
tutmuyorum ya. Ben herkesin hatasını ve
eksiğini yayınlarda net söylüyorum. Eee
ve bir yanlış bir bilgi verdiysem diğer
yayında bilgiyi düzeltiyorum. Buna
dikkat etmişler. Eee buna dikkat edince
benim programıma teklifimi kabul
ettiler. Geçmişte ben söyledim. Yani bir
gün almak istiyorum diye haber
bekliyordum ve sonunda geldi. Eee
avukatı Rahmi Bey de en doğru kişinin
ben olduğumu söylemiş. Çünkü tarafsız
yaklaşıyor ve gerçekten cesur sorular
sorar. birinin adamı değil. En azından
kimseye abi abi, abi demiyor. Abi sen
abi kral, paşam reis falan demiyor
diyor. Ondan dolayı öyle. Eee teşekkür
ederim yani güvendikleri için. Ben yine
de sorularımı hep sordum. Yani
25 yaşına biri ve yaşadıklarına Allah
kimse Amin. Vallah
zor. Çok zor yani.
İstediği istedikleri tek şey sadece
onlar işlesin. En çok onlar izlensin.
Takdir edilsin, plaket verilsin falan.
Başka türlüsü çirkinleştiriyor
insanları.
Tepkileri anlamsız gelebilir ama üzüldüm
diyor.
Tuberk doğru kişi bence burada demiş.
Teşekkür ederim. Böyle söyleyince de
kızıyorlar.
Tuberk diyor burçu avukatı çok yakından
tanır. Tuberk yalan söylü demiş.
tanımıyorum demedi. Tanıyorum dedi
zaten.
Ama bu cinayette bir bağ var mı? Onunla
ilgili birazcık bilgisinin olmadığını
söyledi ama ileride biraz daha ikinci
soruda sorarız.
Mustafa Bey hiç ağzınıza almayın. Başka
birilerinden prim yapsınlar
birbirlerini. Doğru haklısınız vallahi.
Buna sadece tebessüm ediyorum.
Evet. Ya bir de utanmadan şey diyor ya
programda işte
eee cinayeti örtpas ediyormuşum ben
baştan beri. Ya ne kadar yalancısınız
ya. Yahu insan hani ben şeydir. Düşmanın
bile şereflisi olsun derler ya.
Haysiyetlisi onurlusu diye. Vallahi o
duayı ediyorum. Allah'ım bana onurlu bir
düşman.
Tövbe estağfurullah.
Teşekkür ederim. Eee çok sağ olun. Çok
teşekkür ederim. Güzel yorumlarınızdan
dolayı çok teşekkürler.
Bir de şey var. Mustafa Bey acemice
fakat tehlikeli boyutta yapılmış bir PR
çalışması izliyoruz. Bunu Tuberk
röportajı için söylemedin anladığım
kadarıyla. O şahsın eee onun yalakalığı
üzerinden yapılan şeyi söylüyorsunuz ve
gerçekten çok tehlikeli bir insanı bu
ülkede önemli değerli bir insan
yaptılar.
Yo bakıyordur. Görmezlikten gelmek diye
bir şey var. Çünkü köprüde beraber
yürüyorlar. Biri birini ititerse öbürü
de öbürünü çeker.
Teşekkür ederim. Yok ben chat'te benim
arkadaşlarım eee ve benim takipçilerimin
de çoğu öyle. Eee ben bu konuda birazcık
şeyim. Eee hiç kimseye hakaret
edilmemesini eee tavsiye ediyorum ve
arkadaşlar da uyarıyorlar. İsim
kullanmayın, hakaret etmeyin, küfür
etmeyin, başka yayıncıya hakaret etmeyin
burada diye. Gayet de güzel
götürüyorlar. Çok teşekkür ederim. Başka
yayınlarda bize ana avrat küfrediliyor.
E böyle tebessümle okunuyor falan. Ona
da bir şey diyemem. Bir tane gördüm şey
yazmış. Hah getireyim ekrana ya. Vallah
getireyim ekrana. Bu şahs kim yani? Eee
ben mesela
ne kadar doğru bir söz.
Bizim gruptaydı.
Pardon grup dedim ya. He bir arkadaşımız
göndermişti bana da.
Şuna bir bakın ya.
Mesela bu nasıl bir kötülüktür
arkadaşlar? Buyurun izleyin. Ulan
Mustafa geber inşallah geber diyor
mesela. Bu nasıl bir eee şey?
Eee küfür beddua. Bu nasıl bir eee şey
görün arkadaşlar. buyurun siz de izleyin
diye. Eee yani mesela ben hayatında beni
kaç defa gördün?
Eee hayatında beni ne kadar tanıyorsun?
Hiç benimle bir çay içtin mi?
Ya da hiç beni tanıyor musun?
Bu kinin, bu nefretin niye? Senin
çocuğuna bir şey mi dedim? Senin
yavrularına, ailene bir şey mi dedim? Bu
ne? Bana söyler misiniz arkadaşlar? Bu
ne mesela?
Ulan Mustafa geber inşallah geber. Bu
ne?
Kalbin böyleyse Rabbim seni bu kalbinle
haşreylesin.
Rabbim seni bu kalbinle
ömrünü geçirt.
Son nefesine kadar bu kara kalbinle
yaşa.
Ben sadece bunu söylüyorum. Son nefesine
kadar bu kalbinle yaşa. Bu kötü
kalbinle.
Huzursuzluktan ölüyorsundur sen. Ciddi
söylüyorum ha. Bakın huzursuzluktan
ölüyordur. Ha
ben bak bir şey demiyorum. Bu kalbinle
yaşa.
Yani düşünün böyle insanlar var. Mesela
beni tanımıyor, etmiyor, hayatımda
oturmadı. Yani burada izleyen birçok
insan beni tanımıyor. Çok az insanla
karşılaşmışızdır.
Bir çay içmişizdir. Eee işte mesela
geçenlerde işte Barış beni tanıyor. Eee
işte Aslı tanımıyor da Aslı geldi. Yani
kötü insanlar mıyız bilmiyorum ki. Yani
geldin gördün böyle çok kindar peace
insanlar hakkında kötü düşünen biri
miyim? Eee yani az çok siz biliyorsunuz.
Ben bakın hiç beddua etmedim. Dedim ki
bu kalbinle yaşa. Yani bu kadar kötü bir
kalple yaşamak zaten en büyük beddu.
Daha ne diyeyim ya?
Çok garip ya.
Vallahi amin diyeyim ya. Gerçekten ya
böyle hani neden mesela böyle bir
kötülük düşünürsün ki? Vall ben
algılayamıyorum yani. Ben
algılayamıyorum mesela neden kim ne
yapmış olabilir? Hayatında tanımadığın
bir insan kafanda
kurduğun şeyler demiş ya zor meslek.
Evet. İşte böyle yani mesela 25 IQ'su
bile varsa kendini çok akıllı zannedip
size hakaret edebiliyor.
Düşünün yani. E biri yayın açıyor
sana hakaret edebiliyor. Ya haset dün
eee haset kelimesi haset duygusu
tavandı.
Görmediniz mi arkadaşlar? TikTok'ta ne
küfürler, ne hakaretler edildi. Ben size
söyleyeyim. Dedi ki Mustafa Kılıç'ı
izleyen eşi olan eşektir. Dedi. Yani
hepinizden özür diliyorum ama ben bu
sözü alıyorum kendisine iade ediyorum.
Kendi özelliklerini sayma bir daha.
Bugün de televizyona çıktın. Kendi
özelliklerini başkası gibi bak buna
yansıtma diyorlar.
Buna psikolojide yansıtma diyorlar.
Kendini başkasının yerine böyle
başkasıymış gibi anlatmak yansıtmadır.
O bir hastalıktır.
Tedavisi de uzman psikolog Servet
aşandadır. Yani diğer uzman psikolog
Esra hizmetçi seni tedavi edemiyor.
Etmek gibi derdi de yok ama bizimki
eder.
Filiz Hanım güzel bir mesaj. Bizim
sevgimiz, duamız sizi korusun. Biz bize
yeteriz demiş. Vallahi öyle. Gerçekten
teşekkür ederim. Allah hepinizden razı
olsun. Bu arada
bu arada destek verenlere de
teşekkürler. Mervistan teşekkürler.
Güllü hayranı teşekkürler. Funda Hanım
demiş doğrunun peşindeyiz. Yolun
başındayız. Çok teşekkürler. Tülün
Hanım. Teşekkür ederim desteğiniz için.
Ceyda Hanım da teşekkür ederim
desteğiniz için. Kalite tesadüf
değildir. O yüzden buradayız demiş.
Funda hanım teşekkürler. Ben sessiz
sessiz ilerlerim. Çok şükür işimde
iyiyimdir. Yani burada bunu rahatlıkla
söyleyebilirim.
Birçok insan işinde güzel, işini çok
güzel yapıyor. Keyifle de izlediğim çok
eee gazeteci dostlarım var. Eee ve hani
böyle gerçekten dosya çalışan, dosya e
veren gazetecileri izlerim. Şim hiç
kimseye de a şu kıskançlık olur bak hani
o hafif tatlı kıskançlıklar var ya öf be
bu dosyayı benim yapmam gerekiyordu ya.
Adam nasıl yaptı bunu ya? Çok iyi ya. ve
mesaj atarım yani. Abi çok kıskandım
harika bir yayındı ya da abi çok
kıskandım harika bir dosya çalışmışsınız
bravo derim. Ama eee burada eee bazı
yani benimle ilgili bakın eleştirin.
Deyin ki ya Mustafa işte şu soruyu
sormadım. Eleştirebilirsin unutmuş
olabilirim ya da vakti gelmedi
soramadık. Eee ya Tuerk'in şu açıklaması
bence böyle yetersiz kaldı. buna da
cevap ver
diyebilirsiniz. Bu da normal.
Eee ama benim söylemlerimle dalga
geçmeniz normal değil.
Onu söyleyeyim. Yani bu eee ne mantığa
ne gazeteciliğe yakışan şeyler değil.
Gereksizdi yani.
Şey demiş. Peki Mustafa Bey, ulusal
kanalı izlemeyen hiç TikTok'a girmemiş
bir izleyiciniz olarak biz o yapılan
eleştirileri görmüyor duymuyoruz demiş.
Teşekkür ederim. Sağ olun. Çok sağ olun.
Tuberk çok genç ve zor. Eee yani sizi
tebrik ederim." demiş. Eee Nazan Hanım
teşekkür ederim desteğiniz için.
Ah değil mi? İmrenmek onun adı.
Kıskançlık ve hasetlik iyi değil. Evet
çok doğru. Bak ben o kelimeyi imrenirim.
Öyle diyeyim. Kıskanmak değil mi? O
tatlı kıskançlık, imrenmek. İmrenirim.
Çok doğru. Daha özür dilerim biraz
önceki kelimeden dolayı.
Sakin ve saygılı bir yayıncısın Mustafa
Bey. En çok bu yüzden severek takip
ediyorum seni. Teşekkür ederim.
Eee, Bircan bugün karakola gitmiş
arkadaşlar.
eee
karakolda dün herhalde bir saldırıya
uğramış. Karakoldan çıkmış ve bugün
bayağı bağırıyordu. Hatta eee isyanı da
vardı. Eee kullanıp atıldığını ima
ediyordu. Eee böyle bir isyanı da vardı.
Ben üzüldüm Birc'a. Yani Bircın o
isyanına üzüldüm. E başına gelenlere
üzüldüm. Eee
yazık ama çevresinde hiç dost yokmuş.
Onu da gördü. Bir can ben de görüyorum
vallahi. Bende de arada bakıyorum. Aa
hiç dostum yokmuş falan diyorum ya. Var
tabii normal hayatımda da şey bu sanal
camiada Mustafa Bey hasetin hasetten
yarıldılar bazıları helal olsun demiş.
Evet ya böyle çok garip olabilir ya.
Aman olsun ya ne yapalım
şimdi. Demiş ki Mustafa Bey eğri oturup
doğru konuşalım siz de dalga
geçiyorsunuz. Mizah ayrı. Ben komiklik
aslında biraz yapıyorum. Onlar da öyle
yapabilirler ama şöyle olmaz.
Mustafa da anca böyle yapıyor. Değil.
Ben mesela diyorum ki ya tabii şunu da
şöyle yaptı falan eğlenceli yapıyor. Y
yapabilirler ama bunu gazetecik bakın bu
arada beni eleştirip ironi de
yapabilirler. Hiç sıkıntı değil ama yok
şunun adamıydı, yok bunun dostuydu, yok
bunun şeyiydi falan demesinler. Yani
iftira atılmasın gerisi başım üstüne ama
iftira atılmasın. Çünkü iftira
atıyorlar.
En yakınlarımı atınca daha çok
üzülüyorum.
Uzaktine yine hoş deyip gidiyorsun da
yakındakine eee şey yapamıyorsun.
Ne ekersen onu biçersin. Vallahi çok
doğru söylüyorsunuz Hasan Bey. Yani ne
ekersen onu biçersin. Hayat bundan
ibarettir.
Tuberk dün dedi ki mutfakta bir cam var
ve o cam Karmen'in odasına açılıyor ve o
odadan da salona geçiliyor. Yani geçiş
yoktu ve mutfak kamerası 10 gün sonra
verildi. Burada bir şüphe yok mu? Mutfak
değildi. Teras dedi. Teras kamerası
dedi. Onu da dedi unutmuşlar. E savcı
bir kişi geldi ben söyledim. Bunu
unutmuşsunuz. Bunu alın. Katkısı oldu mu
olmadı mı bilmiyorum ama o görüntülerde
de bir silinme olmadığı biliniyor
arkadaşlar. Yani onu da söyleyelim.
Karmenin odasına açılıyor derken zaten
Reyhan Hanım'ın bir videosunda karmenin
odasını gösterirken gördük ya. Kapının
yanında bir pencere var içeriden. Çünkü
orası teras ya. Terası kapatmışlar.
Terası kapattıkları için pencere içeride
kalmış. İçerideymiş gibi olmuş. Aslında
pencere terasa bakıyor normalde ama
kapattıkları için üstünü pencere içeride
kalıyor. O bundan bahsetmişti.
Sıdda kızgın mısın eleştiri yaptığı
için? Hayır. Sabah konuştuk.
Gazetecilik sanırım. Sürekli Decavı
yaşamak gibi bir şey önce görmüyorlar
sonra ölüyorlar. Aynen. Biraz öyleyiz
ya. Aman ne yapalım ya?
Şeyle demiş ki Mustafa Bey dün tır nokta
nokta noktaya chatine yazdım. Tuberk
sana çıkmadığı için tepkilisin diye.
Hatta ekrana da yansıttı yorumumu. Bu
olayın tek özeti şu: "Tuberg niye onlara
çıkmadı? Sonuç kıskançlık dem" demiş
Akasya'ya. Eee, onlar hep yazmışlar
Tuğberken, "Biz seni çok seviyoruz.
Senin arkandayız, senin yanında dururuz,
gel buraya." falan. Eee, onu da
söyleyeyim. Ya bu konuyla ilgili çok şey
yaptılar. Eee, mesajlar atmışlar mesela.
Adam çıkmamış onlara. Yani
söylenenlerde eksik eee yalan var mıydı
bilemem ama rol ya da şov değildi. En
azından dün yüksek yükselen duygular. Bu
yüzden dinlemeye tahammül edemedim diğer
yayıncılar. Demiş
ya ben eee yargıç değilim, yargılıyım.
eleştirilebilir. Eee tabii ki bazı
şeyler eksikte bulunabilir ama ben de
yani bilinçli bir yalan söylediğini
düşünmüyorum. Eee olayı anlatmaya
çalıştı kendince. Bazılarında da
gizlilik kararı vardı. Bazı kısımları
vermedi. Ama dün bizim anladığımız bir
şey vardı. Eee Tuberg aslında son
ifadesinden hani diyor ya ablamın onda
9'u yalandır falan. Onu daha önce de
söylediği hissine kapıldım. Eee
sorularımda verdiği cevaplarda daha
öncesinde de ablasıyla ilgili olumsuz
şeyler söylemiş. savcıya verdiği ifadede
onu anladık. Yani o ifade de bizde yok.
Demiş ki, "Mühim sorular sormadınız
dün." Mesela ne diyeyim? Hangi soruları
sormamı isterdiniz, Anur Hanım?
eee demiş ki hani sizi hep izlerdim
başkalarına laf yetişmiyor. Doğru doğru.
Ben biliyorsunuz dün akşam dedim yani
yayında sonra ben bundan sonra kimseyle
stick yarışına girmeyeceğim. Eee çünkü
seviye çok aşağıya indi. Dibe indi yani.
Abi işte televizyondan da laf atıyorlar
yani. Cevap hakkın doğuyor ama artık ona
da eee şey yapmayacağım. Eee
umursamayacağım.
Benim inanıp Musabi, inandınız mı?
Tuğberki benim inanıp inanmamam çok bir
anlam ifade etmez. Yargı buna inandı
inanmaması, yargının onu aklayıp
aklamaması önemli. Yoksa benim burada
ben Tuberk'e yalancı desem ne olur
demesem ne olur? Dünyanın en doğru
insanı desem ne olur demesem ne olur?
Kamuoyunun merak ettiği soruları
cevapladı. Siz kendiniz karar
vereceksiniz. Kimsenin etkisi altında
olmadan eee karar verin. Buraya ben şey
değilim ya. Ben beden dili uzmanı da
değilim. Eee savcı da değilim. Ben
gazeteciyim. Sorumu sorarım. Cevabımı
alırım.
Yani böyle olumlu bakanlar da var
yani. Evet Eda Hanım doğru
söylüyorsunuz. Tuğberk'e çok üzüldüm.
Empati yapabilen için zor aşikar. Evet
üzülenler çok olmuş. Bana yazdılar. Eee
ağladık diyenler var. İki defa izledim
röportajı ve 8 saatim gitti.
ikincisi ikisini de ağladım dedi. Yani
Sıddık incendi barışı. Sıddıkla küs
değiliz arkadaşlar. Bunu nereden
çıkardınız? Sabah konuştuk.
Tabii şöyle yorumlara bak. Her şeyi
anlatmak zorunda değil. mutlaka söylemek
istemediği, bizi ilgilendirmeyen
detaylar da vardır. Eee, zaten bize ne
onlardan doğru.
Kötü söz sahibim de demiş. Vallahi öyle
Canan Hanım
Tuyan kendinin yalancı olduğunu zaten
psikoloğan yazmış.
iyiler kazanacak diyor Hasan Bey.
Teşekkür ederiz. İnşallah.
İddianame açıklandıktan sonra tekrar
Tuğberk'i görmek ve dinlemek isteriz.
Yook. İleriki zamanlarda bir daha ben
teklif sunacağım. Bir daha gelsin. Bir
daha soralım sorularımızı.
Eee, gayet de iyi olur diye düşünüyorum.
Tabii iddianamede de mutlaka, eee,
görüşünü almak isteriz.
Teşekkür ederim Akasya'ya. Yani güzel
yorumlar. Selamlar demiş Demet Hanım.
Hoş geldiniz.
Yorumlarınızı hepsini okumaya
çalışıyorum. Teşekkür ederim vallahi.
Bugün biraz yorum okuyup üzerine
konuşalım dedik. Tabii şey olacak yani
ben bu röportajın olay olacağını
biliyordum. Eee, çok yayılacağını da
biliyordum. Konuşulacak da, konuşulması
da gerekiyor zaten. Eee, bence eee, en
azından bu olayların.
Çünkü eee, Türkiye'nin gerçekten
hepimizin beklediği bir röportajdı ve
beklediği bir yayındı. Ben ben de
bekliyordum böyle bir yayını. Yani böyle
bir yayın olsun istiyordum. Tabii ki bu
buradaki röportaj benim kanalımda olması
beni eee çok
eee mutlu etti. Onur ele etti. Eee
tebrik edenler oldu. İşte hasret edenler
de oldu. Olacak bunlar gayet normal. Eee
ben doğru ve gerçeğin peşinde olmaya
devam edeceğim. Hep söylüyorum gerçeğin
peşindeyim diye. Benim bütün hikayem
bundan ibaret. Eee, işte bak mesela bir
tanesi demiş ki artık sizi
izlemeyeceğim. Vallah ben işte sizin
mesela Arya Hanım sizin telefonunuza ben
zorla girmiyorum. Eee, işte elinizi
zorla oraya götürmüyorum. Şu anda da
size zorla izletmiyorum. Yani bu sizin
tercihiniz. Bu tercihinizi bana niye
söylüyorsunuz ki? Mesela ben şöyle
yapıyorum. Birini izliyorum ya,
"Sevmedim artık bunu izlemeyeceğim de"
kendim çekiyorum. Birine yazmıyorum
artık seni izlemeyeceğim. beni gör tamam
mı falan demiyorum yani. Onu da
söyleyeyim. İzlemiyorsanız izlemeyin. Ne
yapayım yani
burada ne yapayım? Teşekkür ederim Demet
Hanım. Eee,
ben dün izin verdim yani dedim yayın
yapabilirsiniz, kullanabilirsiniz. Ben
de onların görüntülerini kullanıyorum.
Onun için sıkıntılı yok yani.
Çok seviyeli ve kaliteli bir yayın oldu
dün. Tebrikler Mustafa. Ve şov yapmadık.
Gerçekten soru sorduk. Şimdi ben şov
yapsaydım ya Tuberk bu ne ya falan filan
böyle ortaya çıksaydım mesela ne
olacaktı?
Eee program anlamsız bir şekilde sadece
birbirimize laf söyleyip birbirimizi
dinlemediğimiz bir şeye dönüşecekti. Ama
kaliteli, medeni ve kültürlü bir
gerçekten birbirimize saygı duyduğumuz
eee bir yayın olsun. cevaplar verilsin.
Birbirimizi dinlediğimiz, o benim sorumu
dinledi. Ben onun cevaplarını dinledim.
Böyle bir yayın olsun istedim. Eee, onu
söyleyelim.
Mustafa Bey, Devran eee beyle yaptığınız
röportaj, Gürol Gülter'in eski eşiyle
yaptığınız röportaj, dünkü yayın,
bunların hepsi önemliydi. Emeğinize
sağlık. Teşekkür ederim. Çok sağ olun.
Gerçeğin peşindeyiz yani. Hep onu
söylüyorum. Öyle. Aynen.
Olabilir. Bu benim için gururdur.
Teşekkür ederim. İsmin çok enteresan
ama.
Vallahi Aynur Hanım sizi gerçekten
kutluyorum. Bak ben diyor ki ben tüm
yayınlarınızı izliyorum. Eee tüm
yayıncıları izliyorum ve kimseye fanatik
düzeyde bağlı da değilim. Ne mutlu bana
demiş. Vallahi öyle. Helal olsun. Bunu
başarabildiyseniz ne mutlu size.
Gerçek eleştirileri okumuyorsunuz. Size
hakaret eden okuyor. Yok be hepsini
okuyorum. Bak sizinkini de okudum. Yani
okumaya çalışıyorum çünkü geçiyor. Hızlı
geçiyor. Bazen göremiyorum.
Yakaladıklarıma bakıyorum.
Musta Başak Hanım'ın düşüncelerini de
merak ediyorum. Ben de merak ediyorum.
Herhalde bu akşam bu yayınlar diye
düşünüyorum. Konuşamadım.
Teşekkür ederim.
Ya ben bu anketi yaparsam TikTok'ta
tartışma olur. Pikachu
TikTok'ta sabaha kadar y bakın. Amacı
buymuş. Amacı buymuş Mustafa Kılıç'ın
falan diye böyle değişik yayınlar
yapıyorlar. Arkadaşlar
biraz önce gözyaşım pıt düştü. Ben
çocuğum ben bilmem falan derler yani
arkadaşlar. Ne diyeyim ben ya?
Aa
ne zaman?
Ben şok, ben iptal.
Aa, bilmiyorum. Haberim yok bundan.
Vallahi haberim yok ya.
Teşekkür ederiz.
Bu deneyim bana ait olabilir. Ne güzel
isim be.
Teşekkür ederim desteğiniz için.
Çok sakinsiniz.
Vallahi mütevazi olmayacağım. Dünkü
gurur bana yetti. Ben yani
meslektaşlarıma haber atlattım. Hep
onlar mı yapacak? Biraz da biz yapalım
dedik. Eee on sakinim vallah kimseyle.
Ben dün akşam izlediğiniz izlediyseniz
e yayın bitirmeden kimseyle kavga
etmeyeceğim artık dedim. Yani bırakın
yani şey sidik yarışı yapmayacağım tabii
ki cevaplarım varsa iftira varsa
cevabını vereceğim ama hiç
uğraşmayacağım yani değmez.
En az bir hafta konuşulur. Evet
konuşsunlar.
Herkes konuşur. Mustafa Kılıç yapar.
Biri böyle yazmıştı bana. Teşekkür
ederim bu arada.
Teşekkürler Serdar Bey.
Ya eleştirdi de onu ya. O eleştirilir mi
kardeşim? O şeydir ya. O eleştirilemez
ya.
Daha ne diye?
Dinleyerek yapılan gazetecilik
nadirleşti. Bu yayında onu görmek
güzeldi. Tuberkülteri doğru ellerdeydi.
Başarılarınız daim olsun demiş. Teşekkür
ederiz. Bay Fox. Ya şöyle Evet. dinlemek
değil mi? Herkes kendi herkes bağırıyor
ve karşıdakini dinlemeden yayın yapıyor.
Çünkü bu reyting getiriyor. Bak gördün
mü nasıl bağırdı, nasıl laf söyledi ona.
Konuşturmadı be falan diye seven bir
kitle var. Bir kitlee şöyle. Hayır ben
dinlemek istiyorum. Ya bu adam ne dedi?
Sen ne saçmalıyorsun diyen bir kitle
var. Ben aklı selim olanlara hitap
ediyorum. Yani ister sevsinler ister
sevmesinler. Ama benim izleyicim bak
Tuberk bile dün şunu söyledi. Ben senin
izleyicine baktım. Tabii ki
eleştiriyorlar ama çok ahlaki bir
çizgide eleştiriyorlar. Çok samimi ve
akıllı bir çizgiden eleştiriyorlar dedi
ya. Bakın eee bizim chatlere gelmiş.
Bizim chatlere bile bakmış arkadaşlar.
Moderatörlerimizin tavırlarına kadar
bakmışlar. Ben bundan habersizim ama
izlemiş adam yani. Sonradan öğrendim
bunları ve kendimle ve eee chat'teki
moderatör arkadaşlarımla ve
izleyicilerimle gurur duydum. Hepinizle
gurur duydum ya. Yani bu her yayın her
bir gazeteci her yayıncı bir gazeteciye
de nasip olmaz bu gurur. Onu söyleyeyim.
İnsan izle bak izleyicilere bak herkes
bak biraz önce bir tane ekrana getirdim.
Bir tane yaratık Geber Mustafa falan
yazmış mesela. Siz öyle yazmıyorsunuz.
Bakın düşünün. O kişi beni izlese ben
kendimi kötü hissederim. Biliyor musun?
Bu kadar kötü insan neden beni sevdi? Bu
kadar kalbi kararmış biri neden beni
sevdi mesela diye kendimden şüphe
ederim. Ciddi söylüyorum mesela bir
katil beni sevdiği zaman kendimden şüphe
ediyorum. Ağrıma giriyor.
Bir suçlu beni sevdiği zaman suç
makinesi. Bir dakika diyorum ya.
Ben demek ki bir yerde yanlış yapıyorum
diyorum ama yok. Bazı bazı yayıncılara
bakıyorum. Maşallah sevenleri suç
makinesi.
Esra ile yarışıyor olmak nasıl bir his?
Yani yarıştığımı düşünmüyorum ama e ben
gazeteciyim. O televizyoncu, psikolog.
Eee, ikimizin kulvarı birbirinden
farklı. Eee, ama şöyle eee, ben tek
başımayım. Yani yayıncılık açısından tek
başımayım. Eee, o 30 kişiyle yani
aramızdaki fark bu. Ben tek kişiyim.
Onlar 30 kişi. Karşılıklı çarpışıyoruz.
Ben şunu da biliyorum. Yani Esra'nın
çalışanlarından çoğu Tuğberki defalarca
aramış. Hatta sınıf arkadaşlarına
arattırmışlar ikin aylık programa
çıkarmak için ama çıkmamış. Burayı
tercih etmiş. Bu da benim için bir onur
ve gururdur.
Teşekkür ederim Gülcan Hanım.
Eee, ben gerek duruşunuzu gerek soruları
onu kaçırmadan sorup yanıt alışınız,
gerekse empati yaparak onun üzüntüsünü
anlayıp ona bir abi gibi sarılmak
istemenizi kalbimi fethetti. Tebrikler
Mustafa abi. Evet, orası eleştiriliyor.
Neden sarılmak istedi? Şimdi biz
insanlar hani kullar eee vicdanı olan
efendime söyleyeyim kalbi olan eee
evladı olanlar daha iyi bilir. Ama benim
iki tane kedim var. evladım gibi biri
hasta ikisi de daha doğrusu geçen evsla
rahatsızlandığında benim gözüme uyku
girmedi.
Ona sarılarak uyudum. O gece yanımdan
bir hafta yanımdan ayırmadım. Dedim ki
yanımda yatacaksın. Yani bir daha
baygınlık yaşamıştı çünkü bir daha
baygınlık yaşar mı diye. Tamam testleri
temiz çıktı tahlilleri falan ama yani
bir kedime ben böyle bakarken eee orada
bir evlat var. Annesini kaybetmiş.
Babası tarafından da sorumsuz bir
babanın evladı var. eee, yargı bir karar
vermemiş, katilsin dememiş Tuğberk'e.
Eee, ağladığını da görüyorum. Çok samimi
ağlıyor. Ses tonundan belli oluyor.
Boğazı düğümleniyor. Ben de ona insani
olarak şunu söyledim. Yanında olmak
olsaydım sarılırdım sana. Yani ağlama
diye sarılır ya. Hani insanlar böyle
yapıyor. Bir arkadaşın yanına
gittiğinde, tazeye gittiğinde karşıdaki
ağlıyorsa sarılırsın ya ona. Bu eğer
bunu hiç hayatınızda yaşamadıysanız
bilemem.
Ağlayan birine, annesi için ya da başka
biri için ağlayan birine, "Ya bir git
şuradan" falan. Eğer itiyorsanız bilemem
ama ben bir insan olarak sarılırım.
Ben de babamı kaybettiğimde eee
okuldaydım ve eee ağlamaya başladığımda
arkadaşlarım bana sarıldığında bu hissi
o kadar iyi geliyor ki. O kadar iyi
geliyor ki
ben de bunu söyledim arkadaşlar. Bu bu
kadar kötü bir şey değildi. Bu bile
eleştirilmiş. Yani sarılırım dediğim
için eleştirilmişim.
Neden insan gibi davrandın?
Hım.
Çok samimi ve işten bir yayını. Gurur
duyduk Mustafa Bey. Belki çok Teşekkür
ederim vallahi. Ruhlar kötü. Aynen öyle
ya.
Bağırmadan da dinleyerek yayın
yapılıyormuş. Dün e 7.000'den aşağı
düşmedi yayın demiş. Çok şükür takdir
gördü. Eleştiriler de var yani. Küfür
müfür var ya. Neler yazmışlar bana
ya. Tuberk. Eee, ya aslında yapmak
isterdik. Servet Bey yarın geli yarın
ben varmıyım. Servet Bey'in arkadaşlar
buradan da söyleyeyim çocuğu dünyaya
gelecek. Yarın ya da öbür gün doğacak
çocuğu. Eee, aslında onun için çok
müsait değil. yayınları da onun için
yapamıyoruz. Bu hafta beni affedin diye
yazmıştı bana. Eee dolayısıyla dua
edelim. İnşallah sağlıkla bebeğini
kucağına alır. Eee merakla da bekliyoruz
gerçekten. Eee bu arada arkadaşlarım da
hep çocuğu oluyor. Ömer Fikret Şen'in de
bir kızı oldu. Beste. İsmini verdiler.
Allah eee güzel, sağlıklı, bereketli eee
bir ömür nasip etsin. Eee aynısını
şeyinkinde de en kısa zamanda sağlıklı
kucağına almayı nasip etsin Servet
hocamın da. eee böyle ikisini de böyle
şeyde iki arkadaşımı ve çocukları falan
bebekleri dünyaya geldi. Onları da
ziyarete gideceğiz ya birine gideceğiz
yakın zamanda biraz toparlansınlar. Eee
dolayısıyla yarın yayın yapamayacağız
onunla. Yarın benim de yayınım biraz
riske girebilir. Çünkü eee yarın benim
yerim askere gidiyor arkadaşlar. Tokat'a
gidiyor bir de. Eee askere gideceği için
onu uğurlayacağız
kendisini. Eee uğurlayacağımız için
yarın eee şeye gideceğiz. Yani ben yayın
yapmayabilirim.
Yani o konuda yayın yapmayabilirim. Onu
söyleyeyim.
Şey demiş ki sadece soru cevap değil
gerçekten bir sohbetti. O dengeyi kurmak
zor. Siz başardınız. Teşekkür ederim.
Yani içini rahat dökebilsin diye, her
şey bize rahat anlatsın diye bir sohbet
ortamı yarattım. biraz katarsis gibi
oldu. Eee ama o o dengeyi tutmaya
çalıştım yani açıkçası.
Bir arkadaşım aradı da önemli. Birazdan
döneceğim.
Değil mi Nüüfer Hanım? Yani bundan
dolayı da mahvoldular, kudurdular yani.
Kötü eleştiri yapanların kendileri
sorunu var Mustafa Bey. Çok doğrusunuz
vallahi ya.
Bugün ayrı gurur üstünde şu tavrınız
bile gol.
Teşekkür ederim. Vallah
hiç kimseyle dalaşmayacağım. Baksın
röportajı konuşsunlar.
Ben yeni bir olaya yani yeni bir şeye
mercek tutacağım.
Evet bu kadarlık yeter galiba. Çok da
vaktinizi almayayım. Eee çok teşekkür
ediyorum vallahi şeylerinize,
yorumlarınıza. Sizin için önemli olan
TBK'e sorulan sorular mı yoksa kendi
kanalınıza çıkmaması mı demiş karşı
tarafa. Aynen öyle. Yani bunu eee çoğu
insan aradı. Çok harika sorulardı.
Sormamız gereken bütün soruları sordun.
Eee ben dedim hayır daha sorum vardı ama
eee yetiştiremedik. Başka birine devam
edeceğiz inşallah dedim. Ama benim
gazeteci dostlarım eee gerçek gazeteci
dostlarımın çoğu bu konuda tebrik
ettiler. Beni aradılar sabah teşekkür
ediyorum hepsini tekrardan izliyorlarsa.
Eee ve her soruyu sordun. Eee çok rahat
sordun. Güzel sordun. güzel konuştu da
yani sana eee da çok rahat konuştu dedi.
Eee o rahatlığı sağladığın, o psikolojik
ortamı da sağladığın için bu bir
başarıdır deyip tebrik ettiler. Var.
Şimdi diyeceksiniz hep kendini övüyorsun
ama yapacak bir şey yok. Çünkü ben bir
sonuçta ben yaptım. Yani dünkü yayın bir
gazetecinin nasıl yayın yapılabilir bir
örneğiydi. Tuberk'i. Ben 25 yaşında daha
olgunlaşması gereken bir çocuk olarak
görüyorum. Allah yardımcısı olsun. Anne
kaybetmek kolay değil diyor. Eskimeyen
şarkılar diyor. Teşekkür ederiz vallahi.
Doğru.
Ben Narin dosyasıyla YouTube'da sizi
izlemeye başladım. Siz ve Sıddık Bey
oldukça başarılısınız. Diğer yayınları
da izliyorum. Herkesin yorum yapmadan
önce yayınları tam izlemesini tavsiye
ederim." demiş. Güzel.
Genelde
çok samimi bulunmuş röportaj.
Eee,
vallah çok teşekkür ederim ya. Çok güzel
mesajlar geliyor.
Eee, Tuberk acısının yükünü paylaşacak
kimsesi yokmuş. Tıpkı annesi gibi. Çok
talihsiz bir kader. Bize travma olan ona
nasıl böyle feci bir ölüm? Üstelik anne
olunca kendine Ya tabii şunu ben
söyleyeyim bu arada eee şu sözü beni
biraz etkiledi diyor ya. Ben ablamı
aradım hani gel biraz ağlayalım biraz
başımı okşa. Hep tam tam benim işim var
arkadaşlarımın yanındayım. telefonu
kapattı ve tazeden sonra ben onu hiç
göremedim diyor.
Yalnız kalma hissi tam da bu
söylediğiniz şey var ya acısını yükünü
pay ve düşünün bütün arkadaşlarınız ses
kaydınızı yayıyor ortalığa. Arkadaş
kalmamış.
Eee,
biraz tuhaftı yani.
Ya tanımadım derken olaydan önce
tanımıyorum dedi.
Olaydan önce ben buna hiçbirini
bilmiyordum. Televizyonda görüyorum dedi
o kişilerle ilgili. Bu ekrandaki soruya
cevap veriyorum. Bu arada biraz önce
içimden okuduğum için bir daha okumak
istemedim. Öyle söyledi yani. Tabii yine
de size kalmış.
A ciddi misiniz Serdar Bey? Dün takipçe
beğeni kasmak
hediye için İstiklal Marşımızı ve
Mustafa Kemal Atatürk'ümüzü kullandılar.
Bu şahıslara itibar etmeyin. Ay bunu da
mı yaptılar?
Ev sürelimi ısırmış. Delememiştir ya.
Yok iyi iyi. Çok şükür uyuyor.
Eee arkadaşlar teşekkür ederim bu arada
Pınar Adıyaman'a destek sağladı.
Desteğiniz için teşekkür ederim. Çok sağ
olun. Var olun. Eee
kendinize iyi bakın.
Eee Allah'a emanet olun.
Akşam görüşelim. Akşam eee 20.30'da
20.30 yapalım değil mi? Evet. Akşam
20.30'da buradayız arkadaşlar. Kendinize
iyi bakın. Eee Allah razı olsun.
Serdar Bey şunu da okuyayım da TikTok'ta
çok özür dilerim. Yayınlarında
birbirlerine ana avrat küfür ederler.
Hiçbir şey olmamış gibi yayına tekrar
kaldığı yerden devam ediyorlar. Evet.
Yani ben bir kliniğe ihtiyaçları var.
Eee, o kişilerin, o şahısların kliniğe
gitmeleri lazım. Allah'a emanet olun
arkadaşlar. Mustafa Kılıç kaçar.
Kendinize iyi bakın. O röportaj daha çok
konuşulacak. Biz de üstüne belki
konuşacağız bilemiyorum. Eee, kendinize
iyi bakın. Çok teşekkür ediyorum
destekleriniz için, bu güzel
mesajlarınız için. Allah iyi insanları
çoğalsın, kötüleri dünyadan azaltsın.
Allah'a emanet olun.
[müzik]
&gt;&gt; [müzik]

Geçmiş olsun. Geçmiş oldu. Gerçekten
nasıl geçti? Yani 9 ay boşuna harcamışım
gibi. Normalde sayısal birazcık zordu
ama sözel falan biraz daha kolaydı.
Onları yaptım. Aşırı zordu. Matematik
bayağı zorladı. Güzel geçti. İyi zorlar
da vardı. Orta geçti. Sayısal zordu.
Türkçede biraz zorladı ama sayısal kadar
zorlamadı. İyiydi. Kolaydı yani.
Matematik beni biraz zorladı. Onun geri
kalanı kolaydı. Sağ olun. Güzel geçti.
Biraz eleyici bir sınavdı. Matematik
biraz zordu. Türkçe de biraz zordu ama
eleyiciydi. Ama fen kolaydı. İyi geçti
ama çok da kolay değildi. Süre
yetersizdi. E güzel geçti. Matematikle
fen çok zor değildi. Türkçe birazcık
zorladı. Ya zorladı ya beni. Birazcık
iyi geçti. Senin kötü gibi ortalama. Çok
güzel. Üç farklı cevap var. Sınav süresi
yeterli miydi sence? Yani sınav süresi
sayısalla biraz yeterliydi ama sözelde
gerçekten çok hızlı geçti. Yani
anlayamadık. Yettiremedim fazla. Sözelde
yetiştiremedim. İngilizceyi
yetiştiremedim. Süre yetersizdi. Hangi
bölümde daha çok yetersiz geldi? Sözel
bölümde. Nav süresi ya biraz daha fazla
olmana geliydi bence. Yeterli geldi
bence. Süre yeterli miydi sence? Bence
yeterli. Çünkü sayısaldı 50 dakikam
kaldı sona. Senin için değildi. Neden?
İngilizceyi ben yetiştiremedim. Bayağı
be tane soru boş bıraktım. Diğer
kalanlarda da birazcık boşum var. Sürü
yeterli değil bence. Sayısal için
yeterliydi ama sözel için aynı şeyi
söyleyemeyeceğim çünkü inkılabım
yetişmedi. En çok hangi ders zorladı
seni? Matematik. Türkçe bayağı sordu.
Matematik zorladı. Türkçede fiilimsiyi
soracak diye biliyorlardım ama
fiilimsiyi sormadılar. Fen nasıldı? Feni
fulledim ama matematikte biraz
zorlandım. Boşlarım var matematikte. Fen
zorladı beni ya. En çok beni matematik.
Sayısalda matematik birazcık zordu. Fen
ben çok iyi bildiğim için çok basit
geldi bana göre. Matematik ve fen en çok
fen bilimleri zorladı. Yani matematik
eee daire sorusu. Bir saate uğraştım.
Gerçekten çok zamanımı aldı. Doğru
yaptın mı sence? Çözmedim. Sayısalla
fen. E matematikle fen. Matematik.
Matematikle fen çok zor değildi. Türkçe
birazcık zorladı. Matematikte dairesel
işlemler var. Onlar çok beni zorladı.
Matematik. Var mı aklında kalan bir konu
ya da soru? Bütün konular çünkü soruları
çok kazık sormuşlardı. Bütün sorular çok
zordu. Fen ve matematik. Bence Türkçe
zordu. E matematik hiç girmedim bile.
Bayağı zordu. Hiç sıfır yaptım oradan.
Boş mu bıraktın hepsini? Hepsini boş
bıraktım. Peki sınavda böyle başına
ilginç bir şey geldi mi? Senin
konsantrasyonunu bozacak edecek? Yani
bir kişi LGS'de uyudu. O sadece biraz
dikkatimi çekti. Başından itibaren mi
uyudu? Yok. Bitirdikten sonra uyudu
herhalde. İlk dakikalar ilk yarım
saatten sonra. Konsantrasyonu dağıtacak
bir şeyler yaşandı mı? Yani bire hırır
hırır nefes alıyordu ayı gibi. Çok özür
diliyorum. O yüzden yani çok fazla
dikkatim dağıdı. Benim sıram çok ileri
geri oynuyordu. O beni çok şey yaptı.
Sınavdan önce bakmadın mı masaya oynuyor
mu diye. Oynuyordu da yanımda peçete
yoktu. Ondan hiç düzeltemedim. Böyle çok
şey hastaydı. Gripti. Sürekli burun
çekiyorlardı. Suşesiyle oynuyorlardı.
Beni çok rahatsız ediyor. Zaten böyle
seslere karşı böyle garip bir şeyim var.
Hoşuma gitmedi. Peki stres yaptın mı
sınavda? Gelmeden önce stresliydim.
Bayağı korkuyordum. İyi geçti ama
birazcık stres yaptım. Hatta
heyecanlandım da 10-15 dakika sonra
alıştım biraz daha. Sonra yapmaya devam
ettim. Yani kafama takmadım. Dedim ki
ben yapamıyorsam kimse yapamıyordur
dedim. O yüzden çok kafama takmadım.
Direkt akışına bıraktım. İlk başta
yaptım. Sonra sınava girince zaten
stresim gitti. Yapmadım. Rahattım yani.
Hayır. Yapmadın. Hayır yapmadım. En
başta biraz yaptım. Sınava girdikten
sonra alıştım. Stres yaptın mı bugün?
Yok. Sıfır. Rahat bir insan mısın sen?
Yok değilim. Niye ister ya? Ben
çalıştım, gerisini tevekkül ettim.
Elimden geleni yaptım. Ya aslında
stresen daha çok heyecan yani sıfır
rahatlıkla olmak çok iyi bir şey değil.
Yok kendimi rahat hissettim. Neden sence
rahat hissettin? İnternetten videolar
izledim. Stres yapmamamızı söylediler.
Motivasyon videoları izledim. Evet.
Evet. İlk başta stresliydim ama sonra e
stresimi yendim. Çünkü bu stres yaparak
bir yere varamayacağımı anladım. Peki
şey ben bir soru sorabilir miyim?
Tonguç'tan LGS Günü yaşananlar videosu
gelir mi? LGS Günü yaşananlar eğlenceli
mi olsun? Evet. Tamam gelir. Her türlü
stresimizi atarız merak etme. Süreç
içerisinde hiç Tonguçtan yararlandın mı?
Yani video izleyip geldim açıkçası.
Evet. LGS Konu anlatımlarını izledin.
Evet yararlandım. Mesela detaylı
anlatımlar vardı. Detaylı anlatım
videoları vardı. Onları hep izleyerek
biraz da canlı yayınlarına katıldım. LGS
konularını bir de yazın videolarını
izledim. Çok yararlandım. Tongç
Akademi'ye teşekkür ederim. Biz de sana
teşekkür ederiz. Hayırlısı olsun. Hedef
ne bu arada? Hedef pertemnial. Kaç
puanla girebiliyorsun? 450 460 civarı.
Alır mısın sence? İnşallah. Videolarını
izledim. Yani konu anlatımlarını
güzeldi. Verimli oldu. Evet. Okula
giderken sabahları sınav haftası. Sana
sormuyorum matematiği boş bıraktığın
için. Yemin ederim tonguç olmasa bütün
notların böyle. Allah Kur'an-ı Kerim çı
kitapç ve tonguç full yemin ederim. Evet
faydalandım. YouTube'daki videolarınızı
izledim. Bana yararlı geldiler.
Gerçekten faydalı oldular. Çok teşekkür
ederim. Peki kaç bekliyordun sınavdan
önce? 400 bekliyorum. 400 üstü
bekliyorum. Zaten istediğim bölüm de
400'ün üstünde olduğu için. Alır mısın
sen? Alırım inşallah. Evet. Türkçe
konusunda baya yardımcı oldular. Çok
teşekkür ederim. Ben de ortalama kaç
alırsın? Kaç bekliyorsun? 75 78
bekliyorum. Evet. Çoğu sınavıma
denemelerden öncelikle özellikle çok
çalıştım. Ortalama kaç puan bekliyorsun?
410 400 o civarlar. İnşallah hedefine
ulaşırsın. Amin.
[Müzik]

Bu bir kez daha Günaydın İyi bir hafta
sonundan şimdi bu bölümde çok değerli
bir ismi ağırlayacağız Galatasaray
Hepsiburada kadın futbol takımı teknik
direktörü Nurcan Çelik bizlerle birlikte
Hoş geldiniz fındık Evet geçtiğimiz
sezonun geçtiğimiz senenin en çok
sevindiğimiz haberlerinden bir tanesi
Galatasaray kadın futbol takımının
yeniden kuruluyor olması sizde takım
başına geçtiğinde çok önemli değerli bir
sorumluluk almış Hepsini konuşacağız ama
öncesinde bilmeyenler için sizin futbola
tanışmanız nasıl oldu biraz eski dönerek
başlayalım sohbetimize şöyle ben koyu
bir zaten Galatasaray taraftarıyım ve
ailenize komple babam annem hepsi yoğun
böyle ilgisi olan futbol ilgisi olan bir
aile Annenin de annemin bilgisi vardı
Baba izlediği için mecburen izliyorlar
yani annelerde sonrasında ben de işte
Galatasaray'da oynayan Roman koseçki
olan hayranlığından futbola başlamış
bulundum E tabi o dönemde Bursa'da
yaşıyorduk Ve
henüz kadınlardaki kurulmamıştır bu ve
çok hani ilgi duyduktan sonra bir şey
bir yıl ya da iki yıl geçtikten sonra
Türkiye'de kadınlardaki kurulduğunu
öğrendim ben de işte Bursaspor'un Ali
gideceğini öğrendim hemen koşarak
soluğumu Spor Tesisleri kapısında aldım
o zaman kolaymıydı hani öyle Kapıyı Ben
oynayacağım kaç yaşındaydınız bir kere
üç yaşından da bu çeşidinden Yani hemen
söyle kadınlardaki bilinmiyor tanımıyor
ama futbol bilgim var ve öncesinde zaten
düşünüyormuş kadın futbol oynar mı
oynarsın nasıl olur ise erkekler oynuyor
buradan Gerçekten iyi rakamlar
kazanıyorlar falan hani kadınlar yapamaz
mı diye böyle bir hayal Dünyam oluşmuştu
Tabii biraz daha iyi ki duyunca kuzenim
şey dedi o çok yakın oturuyor Bursaspor
testlerini dedik ama canım Sana güzel
bir haberim var Lig kuruyormuş kadınlar
gibi bu sporbirligi istersen seçmeleri
var git katıldığı hemen tabi dediğim
gibi hastalığı kapıda aldım ama o dönem
Uludağ Üniversitesi'nin işte BESYO
bölümdeki bütün öğrenciler kız çocukları
orada denenmeye her yerde yaklaşık 80 90
sporcu vardı denemeye gelen onların
arasında seçilmek benim için gurur
verici olduğu için daha önce
yapmamışsınız değil mi yani şimdi şöyle
erkek arkadaşlarımla falan oynuyordum
Hani onlardan öğreniyordum Hani dedim ya
işten futbol oynarsa nasıl olur falan
diye ben zaten evde top seçiyorum
yakışır görüşürüz falan top sektiriyor
söyle söyle böyle 1-2-3-4 diye başladım
artık dedim Ha tamam ben buluşacağız
diye ve sonra işte hani nasıl bir oyun
kuralları işte nedir ne değildir onu da
erkek arkadaşlarından öğreniyorum onlar
bana anlatıyorlar Bak şöyle olur böyle
olur ama çok iyi kondisyon olması
gerekiyor falan diye bir hazırlığı
vardır öncesinde tövbe Aslında belli bir
yaşa kadar erkeklerle oynamak büyük
avantaj Ya sen ekle değilseniz Ya tabii
size hem kendi tempoları taşıyorlar hem
konuştuğunuzu arttırma ve Teknik olarak
da becerinizi geliştiriyorlar ister
nasıl oluyor zorlayıp evet Benim
zamanımda değil biz mahallede falan
oynarken bizi kaleye koyarlardı kızları
şey orta sade falan değil Ya sen mi
kaleci olduğunuz diye soracağım
başlamadı olarak başladım ve yaklaşık
işte bir sezonu tamamladık 2 sezonu da
kaleciler sakatlandı ve işte Hoca da
bakıyor Tabi o zaman çok fazla oyuncu
hav uzuyor en fizik size herhalde beni
gördüler orada dedi Kazandım Lütfen bu
hafta kaleye geçer misin hocam nasıl
yaparım ben daha voleybol bile doğru
düzgün oynamış biri değilim diye
Yaparsın yaparsın dedi işte bir antreman
işte bir haftalık antrenman programı bu
hafta Ankara'da Cebeci Stadı'na maça
çıktı Mart'ta maça çıktım şöyle bizden
sonra ikinci takımlarından biri oynuyor
ve final maçları onların bütün türünde
dolu full dolu falan maça çıktık ve
Ankara Gürtaş takımlarda odana Ben ona
da güçlü bir ekip falan bir pozisyon
geldi ve ben işte onu proje yaptım
kurtardım kurtardım da çizgide tam böyle
mi sahada böyle hafif çamurlu falan
kalkarken top Dizime çarptı ve bol oldu
ya yalnız işte ben hani tuttuğum Bütün
takım arkadaşlarım tuttuğunu gördü onun
arkasını dönmüş benim Deveci atmamı
bekliyor fakat Sevgi orada böyle büyük
bir uğultuyla boy diye bağırıyor ya
Herkes çok da ben de şoktayım diyorum ki
orada çıkarsam nasıl olur diye yani
çıkarsan boşsa onu planı yapıyor bu
saliselik Herşey düşüncede ve sonrasında
tanıyor hemen ama demoralize oldum ve
Hocama şey dedim de sen hemen beni
değiştirir mi Cindy ilk kaleci sevmedim
öyle başlıyorum tarihsiz Geçen hafta
Afrika Kupası'nda komorlar Kamerun
açında iki kaleci Birden biri sakatlandı
öbür ikisi kuvveti oldu sağ bekten bir
formasının arkası numara falan yaparak
kaleci gençler diye de hikaye başka
ülkelerde arıyor muşuz varmış Biz de
aynısı var bu evrenden sonra giren
kalecinin bunu da bir böyle 60 belki yok
yani o derece Ama muazzam işler yaptı
dedim Evet hocam Bak sen kalecinin
buldun diye bir de şey sonraki süreçte
de hani her hafta her hafta beni kaleye
geçirme gibi planları oldu ve Hocam hadi
hocam lütfen Hocam bu hafta da çık Bir
sonraki hafta da yine aynı şey hocam
Yeter artık ve babamın futbolu
göndermeyecek dedim kaleci olmamı
istemiyor Babama göre söyledi Hele
Dişler
yeteneksiz
çok böyle hani teknik becerisi olmayan
hem de Erlik ve mahallede sen geç
gelirdi Efendi etkili olunca değilsen
işte geçmiş bankaya diye O yüzden de
babam öyle tepki gösterirdi karıcığım
Ama sonra sonra milli takıma seçildi
mesaj değil mi Yani Hz 17 yaşında milli
takıma seçildim ilk olarak A Milli Takım
ekibiniz vardı sonrasında genç milli
oldu ve ona da yaşım tutuyordu akabinde
hem gençler hem de A Milli Takım forması
giymenin burunda yaşamış bulundu ama
sonradan
oradan Yani siz o kadar uzun zamandır
biz size bir gök robada katıldık beraber
o vefa'nın kadın futbol milli takımı
düzenlediği Ben de basamıyorum olarak
gelmişim orada şey çok şaşırmıştım Ben
çok az sayıda ligde çalışan kadın teknik
direktör var o geçiş nasıl oldu
aslında şöyle futbol Ben daha henüz
bıraktım eve
bıraktım Yani bu Geçtiğimiz sezon
bıraktım Desem doğrudur O da şöyle 2008
yılında Milli Takım forması giyerken tut
kansere yakalandım ve Aslında en verimli
en iyi olduğum yani kendime en sonda
hissettiğim dönemde bunu yaşamış olmak
beni birazcık sarstı birazcık oradan
hırs yaptım akabinde hemen 2 sezon
geçtik sene kadar geçti ve bu sefer de
meme kanserine yakalandım ortada yine
büyük Vurgun yaşayınca hasretle çok
etkilenmedim sonrasında işte devam ettim
vesaire ama meme kanseri çok etkilendim
o bu geldik deniyordu tabii ki zamanı
çaldı Bir sporcu için çok büyük uygun
oluyor ve dedim ki hayır ben Ne yapıp ne
edip oynayacağım bir d2010 yılında kendi
kulübünü kurmuştum ve kendi Kulübü hiç
oynama şansım olmamıştı onu birazcık da
herhalde hırs yaptım o da na na Ve
nitekim de kendi takımda forma girme
şansım oldu aklınızda çayı sporda çok
yani gerçekten bu hikaye Siz anlatma
saydınız ben bundan bahsetmez dedim Hani
sizin üzerinizde ama o kadar değerli bir
hikaye ki orada o pes etmemeyi de belki
spordan kazandığınız birtakım şeyleri
borçlusunuz ama sonra onu alıp bir de
klüp kurarak genç kızlara aktarmaya
çalışıyorsunuz herhalde yetiştiricilik
tarafınız var Kendi kulübünde olsun Şu
anda Galatasaray'ın teknik direktör
üstünüz Bu sponsorlu bir ortamda
bambaşka bir şey yaşıyorsunuz ama sizin
bir de yetiştiricilik tarafınız varsa
desteksiz uzunca yıllar orada müthiş bir
mücadelemiz oldu Çünkü zaten oyuncu
havuzumuz yoktu işte bir takım kurarken
bile Hani gerçekten o takımı oluşturmak
çok imkansız gibi bir şeydir ve ben de
dedim ki hani böyle olmaz sürekli belli
yaş grubunda oyuncağın üniversitelerden
toplayamayız Birazcıkta bana inelim işte
minik kızlar Yıldız Kızlar genç kızlar
diye işte minik kızlar şu an
Galatasaray'ın takımı formasını sizinle
birlikte yola başlayan kızlar Şimdi
Galatasaray'da oynuyor Ben kadın
futbolunda çok fazla şey böyle
kolaylıkla bulamıyoruz O yüzden Doruk
şahinlerde çok sevdiğim kadın futbolunda
da beraber çalıştığım bir arkadaşımdan
rica ettim Bana istatistikler çıkardı
çünkü bunlar kolaylıkla bulunan şeyler
değil Sizin ya
o ilk yedi hafta sonucu yaş dakika
dağılımlarını çıkardık Galatasaray'ın
U20 ezici bir çoğunlukla oyuncularımızın
neredeyse tamamı diyeceğim büyük
çoğunluğu 20 yaş altında Evet sizinle
futbola başlamış rakipler de yine anne
beşiktaş-fenerbahçe al Ege spor ligin
güçlü takımlarından
bu daha 27 30 arası çünkü kadın
futbolunda oyuncu da çok az olduğu için
tecrübeli oyuncunun değeri çok büyük
kesinlikle Dolayısıyla insanların bazen
bazı şeyleri konuşurken eleştirirken
bile demiyorum yani konuşurken bazı
şeyleri bilerek konuşmaları lazım Ben
size şimdi Elanur sorsa mi veya bu
durumu sorsam bazen Biz şöyle
düşünüyoruz kendi ekibimiz de teknik
ekibimiz dedi de Ela henüz onyedi
yaşında ve sporcu otobüsüm İşte henüz On
yaşında bana geldi ve biz biraz daha iyi
yaş olarak Hani 12 13 yaş grubunda artık
dedim ki ilacın biraz büyük de
Anamız var onunla alakalı en çok küçük
Seni bu akşam onlar sana biraz birazcık
bir geldi sonrasında hafif bir geldi
biraz fazla bildirdi
onlarla kalır şöyle 17 yaşında ve ona da
gerçekten çok büyük bir sorumluluk
veriyoruz ve sen birlikte
Galatasaray'ı gerçekten hani yüzde
60'ını sıralanışı ihtiyacı maçta 5 gol
630 dakika takımın en çok dakika alan
oyuncusu bir anda sizi Bazen ona çok
yükleniyoruz Hani bazı noktalarda
yetersiz kaldığımı da ve sonra
düşünüyoruz ya bu çocuk daha 17 yaşında
Biz ondan 26 27 yaşındaki bir oyuncunun
hem deneyimini istiyoruz hem de o Adele
yapısının o becerilerini istiyoruz yani
Bu da gerçekten düşündüğümüz zaman çok
zor olacağını biliyor İlk yedi haftada
11 puanla 6'ıncı sırada takım ev nasıl
gidiyor hedeflediğiniz bir şey
düşünürsek şu anda neler söylersin Tabii
ki biz Galatasaray Spor Kulübü olarak
hedefimiz hep birinci olmak şampiyon
olmak işte kupalar almakta Fakat burada
şöyle bir durum var Banu Hanım da dediği
gibi Hani çok genç bir kadroya sahibiz
Evet transferlerimiz de var mı sezonun
başında şöyle bir handikap olduk annenin
sürecinde biliyorsunuz sürekli PC'ye
testlerine giriyoruz maç öncesi ve
sonrasında da burada maalesef testi
pozitif çıkan oyuncularımız oluyor aile
Bu da maç maç bize çok fazla yansıdı ilk
maç işte iki oyuncumuz iki Mart 3
oyuncumuz onlarda zaten bir Hafta ortası
da maç oynanıyor iki maç maymunu sordu
zaten gitmiş oluyor oynamıyorlar
oyuncular onun büyük sıkıntısını yaşadık
en son Samsun'da oynadığımız deplasmanda
şükrettik yerleri ki sonunda Evet artık
tam kadro sahip çekebiliyoruz ya
gerçekten o da işte spora yansıdı çok
değerli bu havuz kısıtlılığı olunca oyun
E tabii ki tabii ki tecrübe deneyin çok
önemli O yüzden de biz daha ne oo ben
işteki oyunculara mecburen onlarda bizim
için çok önemli ama şimdi orada biraz
kargonuz var hani fiziki kuvveti daha
bir de daha tecrübeli daha deneyimli
oyuncuların salonları kullanmadığınız
zaman ve açık sekteye uğruyor
İstediğiniz oyun kurgusu sağ yansımıyor
bir diğeriyle çalışıyorsunuz oyun
korkunuzu bir sonraki hafta başka bir
oyuncuyla devam etmek zorunda
kalıyorsunuz evde dediğim gibi çok da
gençler yok o gençlik meselesini ben çok
önemsiyorum çünkü kadın futbol da çok
fazla büyük bir havuz yok aslında da
Nurcan Hoca da işte Geçen seneye kadar
oynuyordu diyor resimler oynuyordu yani
Dolayısıyla Hani o yaşlı Hani bir erkek
futbolunda çoğunu bıraktı noktada en
verimli çağlarını yaşayan da birsürü
oyuncu var bir sürü şey Tabii ki
değişiyor oralara da geleceğiz
konsolların girişiyle neler değişti
sizin için ya da siz k iyi oynama
çalışma olanakları değişti Bir kere
Çünkü öncesinde bu kadar olanak yoktu
yani Çocuğun artık beslenmesine bana
kadar dikkat edebiliyorsunuz ama
öncesinde böyle bir senin başladığınız
zaman size çok gençsiniz gerçeği
makineleri makinesi farkı oluyor o
zamanlarla kıyaslarsak daha pozitif
bakıyoruz değil mi Bugünlerde Tabii ki
Tabii ki yani daha fazla İyi bari daha
fazla hani şimdi kız çocuklarını veliler
getiriyor artık diyor ki işte kızım
futbola ilgi duyuyor yetenekle Yani
kendi veliler de çocuklarını yeteneğini
keşfedip tek kendileri zaten getiriyor O
da büyük bir artı oldu öncesinde ben
teker teker evlerinden topluyordum
efsane arabanın tarihte çıkardım gerçek
doğru çünkü servis niyetine yapıyorduk
artık bu her şeyi Çünkü verilen izin
verme ve futbol Yani futbol erkeğe
egemen olduğu bir spor dalı ve bunu
verilen birçoğu bilmiyor belki de hani
şimdi Fenerbahçe Galatasaray Trabzon
gibi takımların ve girmesiyle daha büyük
bir kitleye Ne oldu
Keşke
daha iyi duyuru bir şeyden Evet tabii o
siz onu da siz sorma sanız Ben zorunda
kaldım herhalde o beraber Senin oyunun
dostluk maçından bahsediyorsun dostluk
kız ve o gündüz görüyorsunuz O konuda
hala çok üzgünüm çünkü hani kadına
şiddete hayır temalı bir maça
çıkıyorsunuz ve kadına şiddetin bu kadar
taban olduğu bir gece daha yaşamamıştım
herhalde çok üzüldük her Hem burada
sporcularda çok üzüldüler Çünkü onlar da
Hayatında ilk defa böyle bir ambulans da
böyledir
stadyumda hayallerimi yaşıyorlar ve
harita defa orada oynayacağız Vay
seyirciyle fazla bir de zaten dediğim
gibi çok da gençler çocuklar daha ne
olduğunu idrak edemedi işte dakika 31
kırmızı kart dakika 21 fen6 dedim ki
eyvahlar olsun tam derbiye döndü olan ve
çocuklar orada krizi de yönetemediler
yani biraz deneyimli tecrübeli olsa
takımı birazcık geriye çekebilir bu
kenardan duramıyoruz bir uğultu var
çocuklar zaten şokta 10 dakika bir
oyuncu değiştiremedim ya orada alıyorum
ben başlayacaktım çocuk şoka girdi yani
şaşırdı hepsini ve gerçekten Hoşçakal
birazcık uzun süre şimdi ben bu hani ve
elimde bu kadar istatistik çıkarmış
kenara K vermek istiyorum Sizin 20 yaş
altı oyuncuların İlk yedi hafta sonunda
çoğu 400 üzeri dakika gir giydi forma
giydi ve bunu yapan oyuncu sayısı 11'i
yabancı 9'u Türk olmak üzere
karşılaştığımız zaman Beşiktaş ve
Fenerbahçe 20 yaş altı oyuncuları
120-130 aralığında dakika veriyor al
e200d onun altında dakika veriyor
bu diğer takımlarda hep böyle 27 30
bandında oyuncular var tecrübeli tabi
Beşiktaş bu için aslında yolu açanı
Beşiktaş'ı da al Ege'de aynı şekilde
fenerbahçe-galatasaray gibi Yeni girdi
bu tarz verdi Beşiktaş birlikte en
şanslı olan kesinlikle
önceden başladı bu işe ve alt yapısında
kurduğu a takımını da zaman diliminde
olgunlaştığı istediği oyuncu portreyi
nede sahip daha geniş bir oyuncu havuzu
var ya Tabi biz de daha yeni kurulduk
ezan fenerbahçe-trabzon Çaykur Rize
Bunlar da yeni kuruluktan onlar da
zamanla daha iyi bir konuma gelecektir
diye düşünüyorum ve biz birazdan şanslı
hissediyorum kendimizi çünkü genç ve iki
pis ve uzun vadede burada kalacak bir
ekip O yüzden de 90 dakika şans
formaları da muhteşem bir şey çünkü gel
oynayan oyuncu kendini geliştirebilir o
bakımdan da ben oyuncuları teşekkür
etmek isterim ellerinden gelen
mücadeleyi gösteriyorlar sırada şimdi
hem milli takımda sponsorları artıyor
hem kulüplerde sponsorları artıyor kadın
futbolu olan ilgi artıyor Sizinde
sponsorumuz var Hepsi Burada daha sonra
kadın futbol takımı olarak en son
sorumlu isim olarak en Biz diğer Çaykur
Rizespor der gibi Hepsiburada gasar Tunç
Petrol yansıttığı hiç sponsorumuz
kolumuzda arzumun Oo bayağı tanıtır en
kısmını erkek futbol ona göre kadın
futbola Tabi daha fazla Konuşmamız
gerekiyor çünkü hani burada
konuklarımızı ağırlarken sizi şimdi
futbolda geçmiş bir yaşam zorunlu bir
ayrılık dışında hala daha gözünüzde o
Işıtmak Neden böyle Bugün bile oynarım
çalışılıyor ama ekonomi adına para
kazanmak adına başka meslek düşündüğünüz
oldu mu hani sponsorluğu ile şey
değildik model futbol oynarken zaten hep
bir ek iş yapmak zorundasınız yani hani
Geçmiş dönemde Çünkü futboldan bir gelir
elde edemiyorsunuz Yani bunu Aslında bir
nevi biraz böyle hobi gibi düşünmemiz
gerekiyordu ama şimdi bu biraz daha
profesyonel hal aldı hal böyle olunca
şimdi çocuklar buradan bir rakam
kazanıyor ve zty sağlık güvenceleri var
bu çok önemli bir ve şuan Tabiki erkek
futbol takımlarıyla kadın futbol
takımları arasındaki ekonomik uçurum
halâs yapıyoruz ama o ne kadar dünyada
bu şahısın
Ama neden olmasın azından emeğinin
karşılığını almak Win bir yol parasını
düşünme meyve isimleri Tabii kelimesi
değil yolda 3 vasıta değiştirerek
antrenmana gelip en kötü saatlerde
antrenman yapmayı düşünmemek ya bir de
şöyle bir şey var Mesaj gönderdiler var
Siz ondan Tamam yapıyorsunuz yani
çalışıyorsunuz Ama bu çocuk Hani
antrenmana açma geldi Hani döndüğü zaman
bu Efor sarf etse yerini ana
doldurabilecek mi enerji depolarını
doldurabilecek mi Hani bunlar da bir şey
tamam O kesin sürekli antreman
yapıyorsunuz yaptırıyorsunuz güzel ama
bu çocuk kendinden yapıyor bir de bu var
Ve artık buraları düşünüyoruz çok şükür
Hayır ki gerçekten doğru bir şey
söylüyor Nurcan Hoca Çünkü bu çok göz
ardı edilen bir O da doğru beslenme
olmadığı zaman spor bir fabrikadan
hammadde koymadan ürün almaya çalışmaya
benzer ve vücut kendinden Ya aslında
gelişmek için antrenman yaparken Tam
aksine boyun daha kısa kalma riski bir
sürü yan riski var doğru beslenme Dean
Zaman kaslarınız eriyor diyor Tabii ve
beslenme sporun çok çok önemli bir
parçası o kadar güzel bir yere dinlese
yani zaten iyi bir sporcu Yani eğer
hedefiniz varsa ideal iseniz mutlaka iyi
beslenecek siniz İyi dinleyeceksiniz iyi
an Tamam yapacaksın diye uyuyacaksınız
bu kadar yani gerçekten Bu dördü ve dört
ayaklı bir insanlarla gibi yoksa bir
tarafı şey kalıyor ben şey söylemek
istiyorum burada konuşurken bu magara
pino'nun
bu kitabından bir şey okumak istiyorum
çünkü bu kadın futbol deyince Yani daha
büyük bir figür yok Bir de bu 2019 Dünya
Kupası Fransa'da olduğu için ve çeyrek
finaldeki takımların yenisi Avrupa'dan
olduğu için çok fazla büyüdü Fransız
dolu tribünlere oynandı ve orada Amerika
Kadın Milli Takımı zaten bir kez daha
kazanarak zaten dünyanın en iyisi tüm
dikkati ön planda çekti ve kadınlar daha
cesur
Bu sadece oynarken oyun içinden
bahsetmiyorum konuşurken ve bir örnek
teşkil ederken o yüzden biz sadece
ülkemiz için oynamıyor duk biz farklı
olmak ve saygı görmek için oynuyorduk
hak farklılıklarımız içinde oynuyorduk
Biz eşitlik eşit haklar içinde
oynuyorduk Biz eşit ücret içinde
oynuyorduk Biz kadın futbolunu dünyada
bir yere getirmek için de oynadı bu
sorumluluklarla ve başkasıyla kavga
etmeden elimizden gelenin en iyisini
sahaya koyarak bütün bunları hakkında
bir Farkındalık yaratmak için oynuyorduk
Çünkü kadın futbolu demin sponsorlardan
da bahsettik takımlardan da burada Biz
Yonca ile elimizden geldiğince yer
veriyoruz konutlarda ağırlıyoruz işte
Bahar hoca geldi Necla hoca geldi Begüm
hoca geldi Didem karagenç Başak
Beşiktaş'tan oyuncular ağırladık hep
aynı şeyi duyuyoruz burada çünkü aynı
şeyleri yaşadığımız eserleri mücadele
yani A101 şey yapma mücadelesi var ve
futbolun sadece futboldan ibaret
olmadığı yer kadın futbolu burada bir
istihdamda onu çok güzel bir şey çok
mutlu oldum yani işte bu sponsorluktan
sayesinde bunlar oluyor o yüzden de
bütün sponsorları çok teşekkür etmek
istiyorum kadın futbolu var ettikleri
için ve sponsorlar da da o bilinçli bir
sosyal sorumluluk tarafında için mutlaka
ön plana çıkararak burada konuşuyorlar
farklı bir şeyler yapmalıyız Çünkü erkek
futboluyla aynı şeyleri Konuşacaksak
O zaman çok iyi anlamı kalmadı kalkmıyor
Allah'tan bugüne kadar hiç yani hep
farklı şeyler duyduk gerçekten çok
ilgililer
çok özenliler kız çocukları zaten
geçmişte biliyorsunuz hep böyle arka
planda kalan
Maalesef şimdi günümüzde 5'te kadın
futbolu biraz daha böyle sahiplenilmiş
biraz daha demin Bayağı bir sahiplenme
durumu var şu an e sponsorluklar
inanılmaz bu ne bekliyor ve dolayısıyla
de dediğiniz gibi amcanın da dediği gibi
belirler çocukların çok rahatlıkla artık
futbola Getiriyorlar ve futbol oynaması
ve kurumların desteği önemli değerli
Anadolu gruplarımızın desteği önemli
önümüzde Tabii ki hep böyle ol modeller
vardı Avrupa'dan Amerika'dan
Amerikalılar korkuyorum yakında
erkeklerde de biz geçecekler o kadar
Aslında bizim işimiz değil dedikleri
futbolda gerçekten çalışınca işte
olduğunun bir göstergesi ve ülkemizde de
size göre iyi sinyaller veriyor mu kadın
futbolunun geleceğine dair son olarak
neler söylemek gerekir Çünkü artık ben
kadar profesyonel olacağını düşünüyorum
Lig anlamında da farklı boyutlar
olacağını düşünüyorum o yüzden de çok
umutluyum Eğer bu noktaya geldiyse bugün
neden olmasın hayallere neden Ulaş
almayalım Biz burada hep bir konuk
ağırladığımız hepsi Diyoruz ki yani
futbol oynamak isteyen kız çocukları
ailelerini razı en yakın kulüplere ve
başvurusunda var artık aileler kız
çocuktan razı etmeye çalışıyor eskiden
vardı tarım kısmı erkek futbolunda vardı
bu yani Baba hep kısa dolu futbola
gidiyor falan öyle hatta filmler falan
da vardır şimdi kızlar da aynı tam
tersine döndü bak kızım gençte
Galatasaray işleri kadın futbol kulübü
açmış bak gel oyna falan artık veliler
çocuklarını iddia etmeye başladı Yani bu
seviyeye gelmesi gerçekten çocuk
birleşiyor yargılarım kırıldı anlamına
geliyor geliyor Keşke bir 10 yaş genç
olsaydı keşke keşke bana gelseydi Yani
bu insanlar bu olanaklar bazen Ah
atıyorum hatta kendi sporcularımızı da
bazen böyle diyorlar çözmeye giriyoruz
falan çocuklar çok çalışın da hedefiniz
olsun Hani idealist olun hayalleriniz
olsun insanlar Çünkü hayal ettiklerini
Yaşar O yüzden Ah bana denk gelmedik
ediyorum Ah ah diye böyle teknik
direktörlük Dede yol uzundur Can Hoca
ama yani hep böyle
Avrupa'ya inşa Evet şimdi anladın
olmasın orada deneyimlemek istedim
mutlaka bu kariyerde peki Nurcan şey çok
teşekkürler İyi ki geldiniz güzel
enerjiniz de başarınızın devamını
diliyorum size gururla takip edeceğim

Selamünaleyküm. Sedat Peker'e sonsuz
saygılarımı sunuyorum. Değerli Sedat
abim, bizim Turan'a emek veren herkese
sonsuz saygılarımız var. Ellerinden
öperim abim. Bu Azerbaycan'da iptal
ettiğim konser mekanı senin mekanınmış.
Bizi aradılar, öyle söylediler,
tehditler ettiler, bilmem neler ettiler.
Sedat abi, canını yerim. Ben
Azerbaycanlılara hiçbir saygısızlık
etmedim. Gittik oraya bana dediler ki
50.000 dolar vereceğiz. Doğum günü var.
İki şarkı söyler misin dediler. Biz de
kabul etmedik. Sinirimiz bozuldu.
Onların otelinden ayrıldık. Başka bir
otele geçtik. Türk parasının geçmediğini
görünce ülkemize döndük. Azerbaycan
halkına hiçbir saygısızlığım yok.
Başımın tacıdır. Ben linçler diyorum,
bilmem neler diyorum. Önemli değil. Eğer
Serat abi sen yaptırmıyorsan, senin
adını kullanarak başkaları da
yaptırıyorsa ben şu an Göztepe'deyim
abi. İstanbul Göztepe'de Kent Suite var.
Karşısında 46 zurna döner var. Onun
önünde oturuyorum. 1 saat değil, 2 saat
değil, 3 değil, 4 saat burada
bekleyeceğim. Sedat Peker'in eğer adını
kullanarak da veya fark etmez her ne
olursa olsun birisi beni tehdit ediyorsa
aha burada 4 saat bekliyorum. Gelin baba
gelin gelin gelin.

sevgili arkadaşlar iki insan düşünün bir
tanesi sizi rahatlatıyor Sakin bir insan
siz yanına oturduğunuzda Kendinizi çok
rahat ve sakin hissediyorsunuz bir de
ikinci kişi bu kişide stresli telaşa
yapıyor acele ediyor ve onun yanına
oturduğunuzda kendinizi kötü
hissediyorsunuz daralmış hissediyorsunuz
stresli hissediyorsunuz Şimdi iki tane
insan bir tanesi rahatlatan diğeri de
stresli kimin yanında oturursunuz Şöyle
bir düşünün kiminle alışveriş yaparsınız
rahatlatanla mı stresli olanla mı çok
net bir cevap vereyim Elbette sizi
rahatlatan onun yanında oturduğunuzda
kendinizi iyi hissettiğiniz rahat
hissettiğiniz güvendiğiniz insanla
oturursunuz değil mi Dolayısıyla şuraya
getirmek istiyorum siz Eğer stresli
iseniz telaşeli iseniz acele ediyorsanız
ve iş yapıyorsanız kendi eşiniz veya
başkasının işinde çalışırsanız sizinle
oturup kalkmak isterler mi sizinle
alışveriş yapmak isterler mi sizin
yanınıza gelmek isterler mi Eğer siz
stresliyseniz gelmezler stresli insan
toksik insan olmak iyi bir şey değil Hem
insanları itiyorsunuz parayı itiyorsunuz
yani bereketi itiyorsunuz bütün
güzellikleri itersiniz Bütün kötülükleri
de kendinize çekersiniz Eğer
stresliyseniz Ama eğer sakin bir
insansanız rahat bir insansanız Kafanız
rahat kalbiniz rahatsa insanları
çekersiniz bereketli parayı çekersiniz
huzur kendinize çekersiniz kendiniz gibi
insanları çekersiniz Yani rahat
insanlara iyi insanları kendinize
çekersiniz Demek ki sakin olmak
gerekiyor Rahat olmak gerekiyor huzurlu
bir kalbe sahip olmak için Stresten uzak
olmak gerekiyor Bunu anlatabilmişimdir
inşallah Peki şimdi iki tane iki çeşit
insan gördük değil mi peki
bu sebebi ne bu stres kötü olan şey
insanı hasta eden kanser eden sitesin
asıl kaynağını araştırmalar şunu
gösteriyor stresin asıl sebebi temel
sebebi
ertelenme alışkanlığı erteleme hastalığı
ile alakalı Şimdi gittikçe çoğalan Ve
gittikçe çoğalacak olan teknoloji
geliştikçe bilim geliştikçe çoğalacak
olan erteleme hastalığı insanlar
işlerini önünde yapılması gerekenleri
ertelediğinden dolayı o iş daha da
büyüdüğü için yani kalan iş daha
büyüdüğü için insan o işe baktığında o
işi gözünde büyüttüğünden dolayı strese
giriyor Sebe ertelemek Yani yarıncılar
yarına erteleyenler onlar helak olmuştur
diyor zaten Peygamberimiz hadis-i Şerif
bununla beraber yine çok önemli bir
hadistelim peygamberimiz ahiret en çok
çığlık atan insanlar en çok haykıran
insanlar
yarıncılardır
erteleyenlerdir diyor hadis-i şerifte
peygamberimiz yine bu ahiretteki
çığlıklar dünyada başlıyor zaten Yani
eğer erteleyen insanlar hayatı ıskalayan
insanlar bu insanlar stresli insanlar
devamlı haykıran insanlar devamlı
şikayet eden insanlar devamlı çığlıklar
içerisinde savaşan acı çeken insanlar
yani erteleyenler ise giriyor onlar
hastalanıyor daha fazla saçlarındaki
sıkıntılar musibetler genellikle onlarda
oluyor onlar işlerin ertelediklerinden
dolayı yarın hallederiz abi bakarız
çözeriz diyorlar Ama sözünde durmuyorlar
sözünün ehli değiller özüyle sözü biri
olmadığından dolayı Peki insan nasıl
Stresten kurtulacak Biraz önce dediğim
gibi temel etken
her sesten kurtulmak istiyorsan o zaman
erteleme alışkanlığına son vermem lazım
Peki erteleme alışkanlığına son
verebilmek için en kolay Yöntem nedir
sevgili arkadaşlar Bu konuyla alakalı
yüzlerce YouTube videoları var çözüm
önerileri var Yalnız şunu söylemek
istiyorum oradaki çözümler sadece kulağa
hoş geliyor ama gerçek çözüm değil
Dolayısıyla Biz de ne yaptık yüzlerce
psikoloğun araştırmalarının sonucunda ve
bununla beraber benim yüzlerce eğitime
katılmış insanların sonuçlarına bakarak
deneyimlerime bakarak bir eğitim
programı çıkarttık çok kolay
uygulanabilir çok hızlı anlaşılabilir ve
uygulanabilir yani insanı sıkmadan
daraltmadan çözüm önerileri sunan
sırlarla dolu çok güzel yöntemlerle dolu
bir eğitim programı çıkardık online
eğitim programı bu katılan kim olursa
olsun orada dediklerimin yarısını yapsa
zaten erteleme alışkanlığından
kurtuluyor bu eğitimi Online olarak
Satın alıp izleyebilirsiniz ve erteleme
alışkanlığından bir an önce kurtulup
hayatta emin adımlarla
ilerleyebilirsiniz Peki bu eğitime
katılıp sonuç alanlar var mı Evet var
İnstagram sayfasına girin feedback bir
feedback sonuçları paylaştığımız
bölümler var onları tek tek
okuyabilirsiniz yani oradan o kadar
sonuç çıkacak ki Belki bir apartmanın
duvar kağıdı olarak kullanırsanız bir
apartmanın duvarlarını dolduracak
şekilde sonuçlar var onları zamanınız
yetiyorsa ömrünüz yetiyorsa bilmiyorum
onları okuyabilirsiniz yani erteleme
alışkanlığından kurtulan insanlar
hayatına neler katmışlar neler
kazanmışlar hayallerine nasıl ulaşmışlar
Onları orada okuyabilirsin
sizde erteleme alışkanlığından bir an
önce kurtulup hayatınıza güzellik
katabilirsiniz peki bunun için ne
yapacaksınız hemen videonun altındaki
linke tıklayın bir an önce erteleme
alışkanlığı eğitimine katılıp
hayatınızda güzellikler katın sevgili
arkadaşlar eğitimle görüşmek dileğiyle
hoşça kalın
[Müzik]

ya hani Ömer'in Ayrıca şeyden nasıl bir
şey olabilir yani yarın öğlen Aramız
nasıl olabilir ki he A evet yalan atıyor
devlet a**** koyayım ya agacım ya aaa
İsmail salakmısın demek kardeşim ben
sanıyorsun ama aynı sayıda Olmuşsun Evet
bir tane Ahmet yapmışsın Romance
patlaması nasıl patlamasın ki yani nasıl
olur mu
Bu herkesi yoga uçak daha Keşke sen
bakacağım aşağı Bana Abi ben çok doğru
söylüyorsun kardeşim ya gerçekten doğru
olsun ağzını s****** yani düşün iyi
akşamlar aç aç
bu yaklaşmak nasıldır ben sende yaşadım
Ace varmaz yaşadım o yalan mı açacak
bezevenk Ömer önce ben silmedim ben
kapatayım arkadaşlar yayını onaylanması
gereken barışalım var mı
bu falan filan Belki çok da geç saatte
açabilirim da maçlar olduğu zamanlar
açarım oynarım o zaman Çünkü ben böyle
oynuyorum hiç kimse yok hiçbir kim yok
a**** koyum güzel oyuncular falan diyor
yani oynayan boşuna oynuyor böyle bir
gelişim söylemiyorum kendimde boşuna da
istedim sadece o Simple falan programlar
oynarsanız bunları s****** eve gidip
keyif alırım ama böyle şimdi anlamıyorum
Bir şey olduğu zaman daha fazla böyle
bir çekişme o daha fazla konuştuğun lafa
için falan kuruyorsun o imbik girmiş
olan takımdaki herkes 8 adam olmuş ev
kazanmak imkansız lütfen gecenin daha
iyi oyuncu geldiği zaman daha iyi
oyuncularla oturup benim çok daha iyi
oluyor heyecanlı olur En azından 65 olan
kaybetmiyoruz
Bu açık olsun Fenerbahçe gelirim akşama
Olur ne yok yani oynuyorsun oyunu nasıl
maaşlara şey olmuyor böyle projem var ya
baskı baski ve seviyorum mesela basket
yok yani satılık kuş ve belki sağlık
sağlık yazıyorum sana oğlum neymiş lan
Lan olana
ne söz vereyim ama bir tane oyuncu var
açıp izlerseniz mesai mısın mesaj atıp
gelmeye çalışacağım arkadaşlar açacağım
geleceğim yani yerin varsa iyi maçlar
var Sadık Tamam akşam geleceğim çalıştım
özleyemem niye söyledim şimdi bir şey
olacak yapamayacağım arasındayım Hatta
kalmak istemiyorum Umarım yokken Şimdi
mesela bir tane bekleyeceğim şimdi yani
45 dakika bekleyeceğim çünkü o kadar
azaldı ya Eski yerde iki tane maçlarını
iki tane başlamak için bir tane maaş
kaybettiğin zaman başı konuda yedi kişi
kötü oluyor o yüzden girmen gerek yok
köye
O biraz kolay bir şey değil Burada bir
dokusu vardı o yüzden gelemedik oradan
vereceğim orada takılsın engeliniz onu
dönerek ben alırım anlamadım Neyse
görüşürüz kendinize iyi bakın Bu

gözüm uyur ama benim kalbim uyumaz Ya
Ayşe
buyurur 24 saat
kalp
Allah Allah
Kalp aşi öyle diyor Mevlana öyle diyor
gerçek er o ki uyuduğu halde kendini
sabahleyin yürüyenlerin menzilinde
bulsun diyor Bilmem cemaatinden bunu
anlayan oldu mu acaba
Müslümanlar gerçek er o ki yatıp uyuduğu
halde sabahleyin yürüyüp koşanların
vardığı yerde bulsun kendisini diyor Ne
demek o uykuda dahi bir nefes Allah'tan
gaflet etmeyip sefere devam eden
insan Benim bütün derdim bu Eğer Hocam
bu D Bu dert bize gelmiyor diyorsanız
bana haber verin gelecek cuma derse
çıkmayın hocam Sen
neredesin sen
neredesin dünya nerede bırak sen bu
hikayeleri diyorsanız Bana açık söyleyin
gelecek cuma çıkmayın kızum Siz
kendinize göre bir
hoca yok hocam Öyle değil sen bize
Allah'ımızın kurbiyeti bahset biz yine
dinleriz de yapacağımız kadarını
becerebildiğim kadarını yaparız
diyorsanız He gelecek cuma sağ olursam
yine derse çıkacağım
İnşallah Muhterem Mümin
kardeşlerim
ya Ağzımızın
tadı Kalbimizin tadı Aklımızın tadı
dimağımız tadı her şeyin tadı Allah ile
beraber olmakla ancak yoksa yoksa
maşuktan ayrı düştükten sonra Allah'tan
ayrı düştükten sonra

Euzü billahi mineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi
rabbil
alemin vessalatü vesselamü ala resulina
Muhammedin ve alâ alihi
ve Yüce Rabbim bir araya gelişimi vesile
eylesin
amin imanımızın artmasına ihlasın
çoğalmasına günahlarımızın
silinmesine Mevla ile dostluk
bağlarımızın kurulmasına kuvvetlenmesine
vesile
eylesin şeytandan ve Şeytan gibilerden
uzaklaşmamız ibadet deryasına
daldırmayla
her birimizi muvaffak eylesin
amin eşimizle
çocuklarımızla mutluluğu sevdiğimiz ve
mutlu olduğumuz günleri unutmadığımız
gibi Yüce Rabbim dünyadan ahirete
göçerken ruhumuzu teslim ettiğimiz günü
bu güne kadar yaşadığımız günlerin en
mutlusu eylesin
amin kabre girdiğimizde başkalarının
daracık bir yere girdiğimizi düşünerek
ah vah dediği anda bizim Cennet
bahçesinde yer aldığımızı görebilmeyi
Rabbim her birimize nasip eylesin amin
kıymetli
Dostlar kıymetli Hoca Efendi kardeşimiz
okuduğu ayet-i
kerimelerde Rabbimiz Celle celalühu
bizlere ne buyurdu bu ayet-i kerimeleri
müzakere etmiş
olalım kimin okuyacağını ne okuyacağını
daha önceden bilmediğimiz için Cenabı
Hak Celle ve Ala Hazretleri bunları bize
duyurmak istedi diye düşünüyoruz Mahmut
Efendi hazretlerimiz Kuddise sirrun
şeyhi Ali Haydar Efendi Hazretleri pazar
günleri sohbet
ederdi pazar günleri yaptığı sohbetten
önce bir zikir meclisi o zikir
meclisinde de birisi aşı Şerif okurdu
Kur'an'dan gelen misafirlerden birisini
oku derlerdi
orada okunan ahşi Şerif hangi ayetl ise
sohbette o ayetlerden
olurdu ayetleri okuyan kişiye sorarmış
Efendi Baba Ali Haydar Efendi Kuddise s
Hazretleri Evladım neden bu ayetleri
okudun dermiş ki efendim yani ne cevap
vereceğini evvela şaşırır Allah bunları
hatırıma getirdi cevabını verirmiş işte
evladım ben de senden bu cevabı
bekliyordum demek ki Cenabı Hak Celle
celalühu bugün bu meclise iştirak
edenlere bu ayetlerin duyurulmasını Arzu
istemiştir Murat etmiştir Onun için
senin hatırına bu ayetleri
getirmiştir Dolayısıyla uzaktan yakından
buraya kadar gelen Siz dostlarımıza ve
burada hazır olan hepimize ben ve siz
hepimize Cenabı Hak Celle celalü Bu
ayeti kerimelerin
müzakeresi Murat etmiştir bu müzakereye
ihtiyacımız
vardır Hemen başlayalım 1 ayet-i
kerimede Cenabı Hak Celle vea
Hazretleri kullarım kesin bir bilgi
olarak size arz ediyorum yerlerin ve
göklerin yaratılması kolay ve basit bir
olay
değildir yerler ve Gökler yerin
içerisindekiler üstündekiler dağlarıyla
taşlarıyla ırmakları la madenleriyle
Petrolleri le deniziyle karasıyla
toprağının mümbit olması ile her sene
Efendim insanların hayvanların
yiyeceklerini yetiştirmiş olmasıyla
rengarenk çiçeklere
rengarenk Efendim meyvelere sebzelere
sahip olmasıyla aynı Topraktan farklı
renkte çiçekler farklı tatta meyveler
sebzeler yetişmesi her şeyle bakıldığı
zaman Gökler bu kadar yıldızlar var
Kısacası yerlerin ve göklerin
yaratılmasında bir İkincisi vetil Leyli
vear Dünya Dönüyor Güneş dönüyor ay
dönüyor bunların dönmesiyle gece gündüz
meydana geliyor mevsimler meydana
geliyor sonuç itibariyle
Efendim diyelim ki ekim ekim ayındayız
Efendim Ekim ay in 20'sinde güneş kaçta
doğacak bellidir 10 sene sonra dünyanın
hayatı devam ediyorsa aynı gün aynı
saatte doğacak kaçta batacak bellidir
buna Kim bu düzeni verdi Güneş bu kadar
dönüyor dönüyor Hiç mi sapm dünya bu
kadar dönüyor dönüyor Hiç mi sapm
Dolayısıyla bu kadar düzen içerisinde
bunların deveran etmesi fil hakike
yaratılmış olması bütün bunlarda gece
ile gündüzün ihtilaf etmesi birisi
uzuyor diğeri kısalıyor sonra tersine
dönüyor uzayan kısalıyor kısalan uzuyor
bu ayarı Kim veriyor zik takdir azizil
Alim bir de gece gidiyor gündüz geliyor
bu ayarı Kim veriyor işte bütün bunlarda
le ayatin büyük ayetler vardır bakan
insan Allah'ın kudretini azametini
büyüklüğünü anlar Lebbeyk Allahümme
Lebbeyk ne Emredersin Başüstüne Allah
ne emersen baş üstünü Allah'ım senin
emrine asla itiraz edilmez senin sözünün
dışına asla çıkılmaz Sen bu kadar büyük
azamet sahibisin ki yerleri gökleri
gördüğümüz görmediğimiz Alemleri tek
başına istediğin gibi yarattın ve
yürütüyorsunuz
şimdi Cenabı Hak Celle ve Ala Hazretleri
yerlerin ve göklerin
yaratılmasında efendim gece ile gündüzün
birbirini kovalamasından birisinin
kısalıp öbürünün uzamasında ciddi bir
Nizam içerisinde bunların olmasında
büyük ayetler vardır dedikten sonra
fakat büyük ayetler insanlar için vardır
demiyor da Akıl sahibi olan insanlar
için akıl sahipleri için vardır diyor
yani bu ayetleri herkes görmez Akıl
sahibi olanlar görürler hangi ayetleri
yerlerin göklerin yaratılmasındaki
ayetleri Şimdi gerçekten Akıl sahibi
olmayanlar bunu göremezler bakıyorsun ki
adam
astronottan Türkiye'deki insanların
hepsini toplasanız astronomi ile ilgili
bilgilerini bir Eee yere biriktirirsen
öyle Astronotlar var ki Hepsinden daha
fazla bilgiye sahiptirler çıkmıştır aya
çıkmıştır Yıldızlara çıkmıştır
incelemeler yapmıştır bizim
ulaşamayacağımız bilgilere ulaşmıştır
aya çıkmış ayı bulmuş yıldıza çıkmış
Yıldızı bulmuş fakat ayın sahibi olan
Allah'ı bulamamış yıldızların sahibi
olan Allah'ı bulamamış güneşle ilgili o
kadar bilgisi var ki ciltlerle kitap
yazar güneşi bulmuş güneşi bilmiş güneşi
yaratan Allah'ı bilememiş şimdi o zaman
yani bu ayetlerden kim anlarmış Akıl
sahibi olanlar anlarmış Demek ki bütün
bunları gördüğü halde yaratan Allah'ı
Celle celalü bulamayan bilemeyen
kudretini azametini idrak edemeyen
insanda bir eksiklik var çok fazla
eksiklik yok bir eksiklik var Nedir o
akıl
eksikliği akıl eksikliği vardır Eğer o
akıl olsaydı bu kudret ve azamet
karşısında secdeye kapanmaması Lebbeyk
Allahümme lebbeyk teslim oldum dememesi
mümkün
değildir şimdi kıymetli
Dostlar yerlerin ve göklerin
yaratılışında geceyle gündüzün ihtilaf
etmesinde büyük ayetleri ancak Akıl
sahibi olanlar anlar dedikten sonra
Cenabı Hak Celle celalü kendisi Akıl
sahibi olanları tarif ediyor kimdir Akıl
olanlar nasıl ölçülecek Akıl sahibi
miyim değil miyim falan Akıl sahibi
midir değil midir kendi adımıza kendi
açımızdan baktığımız zaman bunu nasıl
tespit edeceğiz Rabbimiz hemen kendisi
tefsir ediyor kimdir Akıl sahibi
olanlar ayakta otururken yatarken
Allah'ı zikredenler var ya işte Akıl
sahibi olanlar onlardır
diyor kıymetli Dostlar Rabbimizin
ayetidir bu Ali İmran suresinin son
ayetlerindendir Allah diyorsa iyi
düşünmek lazım Kur'a bu ayet iyi
düşünmek lazım % 10000 doğru % 10000
isabetli kararlardır bunlar beyanlardır
bunlar tartışması olmaz bunların daha
açık ifadeyle söyleyeyim eğer Allah
Celle Celalühü zikir sahibi olanları
ayakta otururken yatarken zikredenleri
akıllı diyorsa Bu zikirden bir insan ne
kadar uzak olursa akıldan da o kadar
uzak olur isterse aya çıksın isterse çok
yeni buluşlar keşifler yapsın ne kadar
keşif yaparsa yapsın bir eli değil
Eee 10 parmağında 10 tane marifet değil
bir parmağında 10 tane marifet olsa
sıfırdır bu İnsanda akıl yoktur
Yaratanın bulamıyorsa ona teslim
olamıyorsa Lebbeyk Allahümme Lebbeyk ne
Emredersin Başüstüne diyemiyorsa onda
bir şey eksiktir akıl
eksiktir Peki çevremizde akıllı diye
bildiğimiz insanlar kendimizi bazen
arkadaşlarımızla kıyasları falanca
benden daha akıllıdır deriz veya kendi
kendimize Ben falanca kişiden daha
akıllı yani insanların aklı da izafidir
birisi öbüründen daha akıllı olabiliyor
birisi öbüründen daha geride olmuş
olabiliyor Peki
Eee
burada Bizim yaptığımız ölçüler Elbette
farklı ölçülerdir Ama Kur'an'ın ve
verdiği bu ölçüye göre iyi
değerlendirelim kıymetli Dostlar bir
insanın aklını nasıl ölçebiliriz hani ne
kadar para o kadar köfte demişler Ya ne
kadar bir insan Allah'ı zikrederse o
kadar akıllıdır ne kadar zikirden
uzaklaşırsa akıldan o kadar uzaklaşır
kıymetli Dostlar Şimdi ben size bir
ayetti Kerime okuyayım ayet-i kerimeyi
okumadan size şöyle bir soru sorsam
desem ki
size dü sizin bel bağladığınız sizin
için en önemli iki şeyi bana söyleyin
desem bir evladınızı söyleyeceksiniz
çocuklarınızı söyleyeceksiniz Bir de
sahip olduğunuz malları söyleyeceksiniz
başka dünyada sizin için ne önemli
olabilir ki öyle değil mi bir insan için
dünyada malı vardır evladı
vardır en önemli iki şey mal ve
evlattır düşünelim gözümüzün önüne
getirelim Bundan daha önemli neyimiz var
bizim dünyada
Mevla buyuruyor
ki ya eyyühellezine amenu Ey iman
edenler V
evl Sizin
çocuklarınız mağazalarını dükkanlarını
işleriniz bağınız ve
bahçeniz sizi
alıkoymasın an zikrillah Allah'ı
zikirden
alıkoymasın
çok değerli olan evladınız Evet
değerlidir Ama zikrullahtan değerli
değildir sakın zikirden size alık
koymaz mallarınız çok önemlidir Ama
Allah'ı zikirden daha önemli değildir
mallarınız mağazaların dükkanların
İşiniz gücünüz sizi Allaha zikirden
alıkoymaz buraya kadar Anlaşıldı doğru
mu arkadaşlar buraya kadar Anlaşıldı mı
bir sonraki cümleyi ayetin son cümlesini
söyleyeyim
kim malı veya evladı sebebiyle Allah'ın
zikrinden alın konursa malı Onu al
zikirden alık koyuyor veya evladı onu
zikirden alı koyuyor evladı sebebiyle
zikirden uzaklaşıyor malı sebebiyle
zikrullahtan uzaklaşıyorsa onlar zarara
uğrayanların ta kendileridir onlar
müflisin ta kendileridir
Ne anladık buradan kıymetli Dostlar
Demek ki Allah'ı zikir bizim için
evladımızdır
bu ifade benim ifadem değil kimin
ifadesi bu Rabbimizin ifadesi Son
okuduğum ayeti kerime Münafikun
suresindeki ayettir Hoca Efendi
kardeşimizin okuduğu ayeti kerime Ali
İmran suresinin son ayetlerindendir
ikisini birleştirdiği zaman kıymetli
Dostlar Hani her birimiz için geçerlidir
bizim için servetimiz paralarımız
önemlidir herkes için
önemlidir vasıtalar mız binekler
önemlidir meskenler imiz önemlidir hele
hele çocuklarımız çok önemlidir onlar
için çalışıyoruz Belki aramızda olan
kardeşlerimizin çoğu kendisi için değil
çocuğu için torunu için çalışıyordur
kendi ihtiyacı kalmamıştır Yani bizim
için çok değerli olan bir servetimiz
malımız var bir de evlad hayalimiz var
ama Allah'ımız diyor ki Celle celalühu
Sizin için çok değerli olan bu
mallarınız Sizin için çok değerli olan
çocuklarınız sakın sizi Allah'a zikirden
alıkoymasın her kim Allah'ı zikirden
malı veya evladı sebebiyle alık konursa
bu adamlar yarın ahirette gerçekten
zarara ziyana uğramış olanların ta
kendileridir
o zaman anlayacaklar dünyadan ahirete
göçünce bu işin ne kadar pahalıya mal
olduğunu anlayacaklar diyor Yüce
Rabbimiz Celle celalü yine Eee Allah'ı
zikretmenin ne kadar önemli olduğunu
Eee Nur suresindeki bir ayet-i kerimede
bir grup insanı Cenabı Hak övüyor nasıl
övüyor recal öyle Benim sevgili kullarım
var
kiah hiçbir Ticaret hiçbir alışveriş
onları Allah'ı zikirden
alıkoymaz benim böyle Pehlivan Arslan
kullarım vardır diye Nur suresinde
ticareti zikrine engel olmayan
alışverişi zikrine engel olmayan
insanları Nur suresinde Cenabı Hak Celle
Celalühü bize me etmiş oluyor kıymetli
Dostlar şimdi bu ifadeler
Eee birinci okunan ayetti kerimeyi
tefsir için Eee ikinci okuduğum ayeti
kerimeleri okudum yani Akıl sahibi
olanlar kimlermiş
ve ayakta otururken yatarken Allah'ı
zikredenler kıymetli
Dostlar zikir bütün ibadetler içerisinde
gıda gibidir Bir insanın bedeninin
ayakta durabilmesi için gıdaya ihtiyacı
vardır tahlil yaptırırsınız Efendim D
vitamini eksiktir B vitamini eksiktir
Efendim C vitamini eksiktir takviyeler
lazımdır işte D vitamini eksik olursa
ağırlık çöker Hep uyumak istersin şu
eksik olursa zihninde zeka aksaklık olur
diye yani vücudumuz alması gereken
gıdaları besinleri kamilen almadığı
zaman birtakım gıdalar eksik olunca
Bazen ne oluyor ya uyudum ama hiç böyle
kafamı kaldırasım gelmiyor Hep uyuyasım
geliyor E niye hep uyuyasım geliyor
belli bir saatte insan doyması lazım E
doymuyor niye duymuyor Çünkü bedende ne
vardır bazı Efendim
Eee gıdalarda eksiklik vardır veya
fazlalık vardır Bu ne yapıyor dengeyi
bozuyor tembellik yapıyor uyku yapıyor
ağırlık çöküyor iştahını kaçırıyor bazen
değişik şekilde yansıyor kıymetli
Dostlar nasıl ki yemek bizim bedenimizin
gıdasıdır Bundaki düzen bozulduğu zaman
bedendeki düzen de bozuluyorsa Zikrullah
da bizim ruhumuzun gıdasıdır Bundaki
aksaklık da bizim ruhumuzu etkiler
ruhumuzu etkileyin ne olur Ben size
söyleyeyim kıymetli dostlar
ruhumuzu gıdasız yani zikirden zikir
eksikliğinden kaynaklanan gıdasız zık
sebebiyle ruhumuz etkilenince ya
namazımızı kılmayız Geçende bir
kardeşimize ısrarla her uğradığımda beş
vakit namaz konusunda hep telkinlerde
bulundum telefonla bir kardeşimiz onu
aradı dedi ki Hoca Efendi soruyor
namazlar Nasıl ya dedi Hocam kusura
bakma bugün dedi sabah namaz namazını
kılamadım dedi kalkamadım tembellik oldu
falan dedi e dedim ki Eee yani sadece
bugün sabah namazı mı diğerleri tamam mı
dedim Hocam dedi günde bir sabah namazı
bir de cuma namazı Haftada iki tane
namaz kılıyorum dedi Bir sabah namazı
bir de cuma namazı kılıyormuş şimdi
Eee Bu kardeşimiz Veya buna benzer
kardeşlerimizin namaz kılmasına iğne ucu
kadar kıl kadar bir engel yok kıl kalın
kalınlığı kadar bir engel yok ortamı
namaz kılmaya müsait çevresinde namaz
kılanlar var peki Ne dersiniz inancı tam
Efendim namaz kılmasına da hiçbir engel
yok Buna rağmen neden namaz kılamı Neden
mi namaz kılamı şimdi kıymetli Dostlar
bir insan verem olsa verem hastası olan
insanın Verem hastalığı şey değildir
ağrısı sancısı olan bir hastalık
değildir iştahsızlık yapar terleme yapar
tembellik yapar yorgunluk yapar kalkasım
gelmez merdivenleri çıkamazsın terlemeye
başlarsın yatağın içerisinde terlersin
yemek
yiyemezsin Peki neden bu adam yiyemiyor
ki Verem işte hasta hasta olduğundan
dolayı Peki bu adam ayağa kalkabilmek
için ne olması lazım O veren mikrobunu
tedavi edilmesi lazım veren mikrobu
tedavi edilince bakıyorsun adam yemeye
başlıyor ayağa kalkıyor eskisi gibi
aktivite çalışıyor bir insan beş vakit
namazını kılmakta sıkıntı çekiyorsa
Verem vardır onun Ruhunda Verem vardır
onun Ruhunda sadece namaz değil Ben
namazı canlı bir örnek olarak söylüyorum
Ben her gün Kur'an'la buluşamıyorum
Kur'an'ı bir gün açıp okumadığım zaman
bundan rahatsızlık duymuyorsan bende
gıda eksikliği vardır Zikrullah gıdasını
da eksikliğim vardır benim Yoksa ben
rabbimle baş başa Rabbimin kelamını
okumadan duramam lazımdır buna benzer
örnekleri Siz çoğaltabilirsiniz zikir
nedir dedik Ruhun gıdasıdır dedik doğru
mu zikir Ruhun gıdasıdır
bunu ne kadar düzenli gıdayı
sağlayabilirsin şimdi
Eee sadece kolay anlaşılsın diye
söyleyeyim mesela ismaila Camisine
gitsek camide ne kadar cemaat olduğunu
düşünelim kolay anlaşılsın diye 100 tane
cemaat olduğunu düşünelim
bunların en azından 90 90 tanesi zikir
ehlidir geceleri kalkıp günde 2 saat 3
saat zikirle meşgul olurlar Oradaki
insanlara
sorsak Sabah namazından sonra İşrak
kılmışlardır sonra kuşluk namazı
kılmışlardır öğle namazının son iki
rekatını 4 kılmışlardır ikindiyi
sünnetiyle kılmışlardır akşam namazını
kıldıktan sonra Evvabin namazı
kılmışlardır yası namazının son iki
rekatını 4 kılmışlardır gezede kalkıp
Teheccüt namazı da kılmışlardır en
azından % 70'i 80'i bunu
yapmıştır fakat gelelim Kocatepe
Camisine 100 kişi olduğunu kabul edelim
Bu 100 kişiden bu sefer oran düşer %
110'a yü işte öyle diyeyim gene insaflı
Konuş Niye Çünkü oradakilerin zikir
alışkanlığı daha fazladır Buradakilerin
zikir alışkanlığı azdır o Zikir ne
yapıyor birilerinin diğer ibadetlere
karşı da aşkını şevkini artırıyor aşkını
şevkini artırıyor yani kıymetli Dostlar
bizim dini Celili İslam'ı daha güzel
aşkla şevkle yaşayabilmem için Zikrullah
gıdasını biraz daha artırmamız lazım
Çünkü o arttıkça akıl güçleniyor akıl
kuvvetlendikçe karını zararını daha iyi
görüyor karını zararını daha iyi görünce
karının peşine koşuyor zararından da
uzaklaşmış
oluyor şöyle bir hadis-i Şerif vardır Bu
meşhurdur bu hadis-i Şerif Efendim
Eee insan Tabii bu hadis-i
Şerifi ehlinden erbabından ilk duyduğu
zaman Aa öyle mi falan diyor ama sonuçta
hadis-i Şerif olduktan sonra Elbette
öyledir bir mecliste peygamber efendimiz
sallallahu aleyhi ve sellem Ebu darda
Hazretlerinin rivayet ettiğine göre
diyor ki Peygamber Efendimiz Sallallahu
ve sellem Ey Beni
dinleyenler ben size Allah için
yaptığınız amellerin en
hayırlısını en temiz olanını rabbiniz
nezdinde en temiz
olanını ve derecelerin en çok
yükseltecek
olanını bitmedi altın ve gümüş tasadduk
etmekten daha hayırlı daha sevap
olanını ve düşmanlarınıza karşı karşıya
kalıp onlarla savaşman danan daha
hayırlısı hayırlı olanı söyleyeyim bu
özelliklere sahip olan ameli söyleyeyim
Söyle ya resulallah deyince Allah'ı
zikirdir
dedi Demek ki Zikrullah da öyle bir
üstünlük vardır ki bu sayıların
Hepsinden daha faziletlidir Neden mi
diyecekseniz şimdi cenab cı Hak Celle
celalü kur'an-ı Kerim'de Este billah Ey
iman edenler düşman ordusuyla karşı
karşıya geldiğiniz zaman savaşa
başlayacaksınız ya Savaş yapacaksınız ya
beni çokça zikredin diyor Savaş ya Savaş
Savaş yapacaksınız ya diyor beni çokça
zikredin ki kurtuluşa eresiniz diyor
Demek ki Savaş zikrullahtan daha önemli
değildir Savaşı basit görmek için değil
savaşta bile Zikrullah lazımdır savaşta
bile Zikrullah lazımdır bundan dolayıdır
ki bizim askerlerimiz Hani tatbikat
yaparken sanki düşmanın üzerine giderken
nasıl giderlerdi asker Allah Allah Allah
Allah Diye Diye giderdik Çünkü Osmanlı
dedelerimizden bu tevarüs ederek Eee
askerlerimize yansımıştır Allah Allah
Diye Diye düşman üzerine giderdi yani
Zikrullah bizim savaşta bile Can
kurtaran simidim olarak
yerleşmiştir kıymetli
Dostlar bir ev ki orada Zikrullah vardır
bir ev ki orada Zikrullah yoktur
ikisinin arasındaki fark ölüyle dirisi
diri arasındaki fark gibidir diyor yani
ölü insanla diri insan arasında ne kadar
fark varsa bir ev ki orada zikir vardır
bir ev de orada zikir yoktur işte
ikisinin arasında bu kadar fark var
demek ki evlerin gerçek farkı
mobilyasında kaynaklanmıyor
metrekaresinden kaynaklanmıyor Efendim
Hani emlakçıların verdiği bir fiyat
değer vardır Bundan kaynaklanmıyor Sizin
bizim evlerimiz verdiğimiz bir fiyat
değer biçtiğim bir fiyat var bir de
Gökteki meleklerin bizim evi
değerlendirmesi Vardır onların
değerlendirmesinde boyutlar
metrekareye mekanına göre değil orada
zikrullahın Varlığına Yokluğuna göre
azlığına çokluğuna göre o ev değerlidir
veya değersizdir
bir başka ifadeyle söylemek icap ederse
Biz yerden göklere baktığımız zaman
farklı cisimler yani yıldızları
gördüğümüz gibi gökten bakan melekler de
yeryüzünde yıldız gibi gördükleri evler
vardır bir ev ki orada Zikrullah vardır
Onu Gökteki melekler Yıldızlar gibi
görürler yıldız gibi görürler Bu
bakımdan okunan ayet-i kerimede cenab-ı
Hak Celle celalühu Akıl sahibi olan
insanlar ayakta otururken yatarken
Allah'ı zikreden insanlardır
diyor zikre diyorlar Bu zikir insana
Neyi sağlıyor ayeti kerime bunun
devamında söylüyor
ayakta otururken yatarken zikir zikir
zikir Allah'a zikrediyor
ve beyinleri zekaları açılıyor artık
onlar Uyanmaya başlayınca yerin göklerin
yaratılışında Tefekkür etmeye
başlıyorlar Tefekkür etmeye başlıyorlar
Bunu kim yarattı nasıl yarattı bu kudret
ve azamet sahibinin önüne Kim durabilir
ki kim bununla Tabiri caizse yarış
yapabilir ki asla insan yerlerin ve
göklerin yaratılışı gece ile gündüzün
ihtilafı karşısında sadece acziyetini
idrak edip bu kuvvet ve kudret sahibine
tamı tamına teslim olmaktan başka hiçbir
yol bulamaz Samimiyeti öyle olur ki
Hazreti Ali efendimiz kerremallahu vece
dedi
ki eğer dedi perde gözümün önünden
kaldırılsa Cenabı Hak Celle ve alâ
Hazretlerinin Cemali bana gösterilse
veya perde gözümden kaldırılsa cenneti
görsem veya perde gözümün önünden
kaldırılsa cehennem bana aanen
gösterilse şu anda sahip olduğum imana
zerre kadar ilave
olmaz Ne dedi Ne demek
istedi yani ben öyle inandım ki Mevlayı
görsem ne kadar inanacaksan o kadar
inandım cenneti görsem ne kadar
inanacaksan o kadar inandım Cehennemi
görsem ne kadar inanacaksan o kadar
inandım diyor Peki o zaman Hazreti Ali
efendimiz Radıyallahu anh'ın Gözünün
önünden bu perdeleri kaldıran Nedir yani
adeta bu perdeler kalkmış gibi mevlaya
inanmış bu perdeler kalkmış gibi cennete
inanmış ve bu perdeler kalkmış gibi
cehenneme inanmıştır kıymetli Dostlar
İşte bu konuda efendimiz sallallahu
aleyhi ve sellem'in şu hadis-i Şerifi de
hadis-i Kutsi olarak Cenabı Hakk'ın
zikirle ilgili
buyurduğu kulum beni zikretti çe
dudakları Benimle ilgili sallandıkça ben
onun yanındayım beraberim onunla sen ki
beni zikrediyor Ben seninle
beraberim dudakların benim için
sallanıyor mu Ben seninle beraberim
diyor şimdi kıymetli Dostlar Burada şunu
söyleyeyim
Elbette ibadetler içerisinde zor olan
kolay olan vardır Has şey olarak totalde
baktığımız zaman bütün ibadetler
kolaydır zorluk meselesi birbirine
izafetle olur yani namazla haccı
karşılaşırsan Elbette namaz kolaydır Hac
daha zordur oruçla haccı karşılaştırsın
oruç daha kolaydır Hac daha zordur
zekatla namazı zekatla orucu
karşılaşırsan onu siz daha iyi
biliyorsunuz hangisi daha zordur Hang
daha kolaydır onun Yorumunu ben
yapmayayım
şimdi ibadetler içerisinde zamana mekana
şarta bağlı olmayan tek ibadet Zikrullah
namaz mı kılacaksın abdest alman lazım
abdestsiz kılamaz Oruç mu tutacaksın
gündüz tutacaksın gece tutamaz Hac mı
yapacaksın mevsiminde yapacaksın yani
Her ibadetin nesi vardır bir şartı
vardır bir takım kayıtları vardır Zamanı
var vardır mekanı vardır gece oruç
tutamıyorsun Efendim Ramazan orucunu
ancak Ramazan ayında tutabiliyorsunuz
daha önce kılamı musun daha sonra kılamı
musun değil mi Bunların örneklerini
çoğaltabilirsiniz
ne mekan şartı ne başka bir şartı yoktur
abdesti de zikredersen abdestsiz de
zikredersen ve hiçbir maliyeti yoktur ne
demek hiçbir maliyeti yoktur abdest
almak için namaz kılmak için abdest
alacaksın abdest almak için su
diyeceksin Bir maliyeti var mı bunu az
da olsa bir maliyeti vardır Efendim işte
seccade lazımdır Sonuçta bedenini
temizleyeceksin elbiseni bir maliyet
çıkar karşına oruçta bir maliyet zaten
zekatın kendisi maliyettir Hac aşağı
yukarı maliyetin ta kendisidir ama zikir
dediğimiz vazife Eee ibadet öyle bir
ibadettir ki ne paraya ihtiyacı var ne
şarta ihtiyacı var mekanla kayıtlı değil
her yerde her zaman Cenabı Hakk'ı
zikreden edebilirsin arabada giderken
ama direksiyondan ama yolcusun hiç fark
etmez uçakta giderken ama şeysin
hostesin veya kaptansın Eee pilots veya
yolcusun fark etmez
Eee Dolayısıyla kıymetli Dostlar ne
kadar para o kadar köfte meselesi Burada
da kendisini koyar Kalbimizin uyanmasını
istiyorsak gerçekleri görmek istiyorsak
gözümüzün önünden perdelerin k
istiyorsak kul İle Mevla arasında 70.000
manevi perde vardır insan yürüdükçe bu
perdeler Azalır Azalır ve mevlaya o
kadar yaklaşmış olur Dolayısıyla Mevla
Celle celalü kendisi kulum beni zikretti
çe dudakları benim zikrim sallandıkça
Ben onun yanındayım beraberim dostumdur
diyorsa bu beraberlik bizim için büyük
şereftir büyük nimettir büyük bir
devlettir Ben tekrar ayeti kelimeye
döneyim
ve Demek ki o Zikir ne yapıyormuş yavaş
yavaş kalbi uyandırıyor muu kalbin
kulakları duymaya başlıyor gözleri
üzerindeki paslar silinmeye başlıyor
gözler görmeye başlıyor başlayınca
ve yerlerin göklerin yaratılmasında
Tefekkür etmeye başlıyorlar Tefekkür
ediyorlar ve yerlerin göklerin azametini
görünce cenabı hak ile arasındaki
perdeler sanki kalkıyor Mevla ile
konuşmaya başl
Rabbena ey bizim rabbimiz göklere
bakıyorlar Efendim geceyle gündüzün
ihtilafına bakıyorlar o Kalp Gözü
açılınca başlıyorlar Mevla ile konuşmaya
rabben ey bizim
rabbimiz bu kainatı Sen boşuna
yaratmadın ya bu ayı güneşi yıldızları
boşuna yaratmadın bu dağları taşları
denizleri Karaları toprağın içerisindeki
madenleri Petrolleri bunları sen boşuna
yaratmadın Ey Allah'ım sen sen böyle boş
işlerle meşgul olmaktan münezzehsin biz
seni tenzih ederiz biz şimdiye kadar
yanlış yaptık eksiğimiz var Cehennem
azabından bizi koru Allah'ım diye
benimle konuşmaya başlarlar kalp
uyanınca ne ile uyanıyor kalp Zikrullah
ile uyanıyor kıymetli Dostlar şimdi
buraya kadar okuduğum ayet-i kerimeler
Ali İmran suresinin sonuna doğru olan
ayetler Bunlar Öbürü de Münafikun
suresinden diğer okuduğum hadis-i
Şerifler çok daha buna benzer hadis-i
Şerifler vardır Efendim bu konu ile
ilgili Zikrullah ile ilgili önemli
hadis-i Şerifler de vardır Bununla
ilgili yazılmış müstakil eserler vardır
zikrullah'ı önemini anlatmak için son
bir cümle olarak şunu söyleyerek dersimi
bitirmek
isterim bizim
büyüklerimiz Osmanlı'dan bize tevarüs
eden güzel Kadim Efendim
Eee Mukaddes değerlerimize iyi sahip
çıkmışlardı onlar Lara baktığımız zaman
adam buraya üniversiteyi kuruyor yanına
bir Tekke kuruyor buraya bir medrese
kuruyor yanına bir Tekke
kuruyor Eee yolcuların gittiği şey
üzerine Yollar üzerine Kervanlar üzerine
bir Tekke kuruyor yolcular Buradan
geçerken burada gecelikleri zaman yan
tarafta bir de tekke olsun Bunlar
zikirden de geri kalmasınlar yani
kervanda giden tabiri cize bugünkü
ifadeyle söyleyeyim otellerin
yakınlarında efendim tekke ve zaviye
yapıyorlar üniversitenin hemen yanında
medresenin hemen yanında tekke ve zaviye
yapıyorlar medresede okuyana diyor ki
Sen buradan tefsir fıkıh hadisi
öğreneceksin ama buradan da zikrullah'ı
öğreneceksin Bu da lazım sana diyor
üniversitedeki diyor sen buradaki tıbbı
öğreneceksin mühendisliği öğreneceksin
şunu öğreneceksin bunu öğreneceksin ama
sana zikir de lazım Burası da lazım sana
Burası olmasa Burası yetmez sana medrese
bile yetmez sana Zikrullah olmadıktan
sonra diyor yolcuya diyor ki sen
Yolculuk esnasında gecelemek için sana
yol da Kervan Saraylar yapmışımdır orada
sen geceleyin istirahatın yapacaksın ama
bu istirahatın yaparken yine sen
zikrullahtan bağlantını kesmeyeceksin
burada ben tekkeyi de koydum zikir
meclisleri de burada oluşmuş olacaktır
atalarımız büyüklerimiz bu işi çok iyi
kavradıktan medrese kültürünün yanına
Tekke kültürünü de
yerleştirmişler Ve dolayısıyla böyle
Necip bir milletin torunları olarak biz
de
Zikrullah dendiği zaman bizim Can
kurtaran simidim hayatımızın gıdası
ruhumuzun gıdası olarak görmemiz gereken
en değerli Efendim gıdamız olduğunu
unutmayalım bu vesileyle her birimiz bu
noktada daha neler yapabilirim sorusunu
kendimize soralım Çünkü Cenabı Hakk'ın
değerlendirdiği aklı artırmanın yolu
buradan geçer bu vesileyle Cenabı Hak
Celle celalü her birimizi kendisini
güzelce zikreden zakirler eylesin amin
verdiği nimetlere Şükreden şakirler
eylesin Yüce Rabbim Kaymaktan ve
kaydırılması günahlara sapmaktan gaflete
daldırıp ibadetlerimizi aksatmak her
birimizi muhafaza eylesin çocuklarımızı
hayırlı eylesin torunlarımız hayırlı
eylesin damatlar mızı gelinlerimiz
hayırlı eylesin kazancımızı helal bol ve
bereketli eylesin hesabını ver
diyeceğimiz yanlış işlere
bulaşmaktadır şeyler karıştırmaktan
Rabbim bizi de nesillerimizi de
ebediyyen muhafaza eylesin Amin tekrar
Rabbim hastalarımıza ve hastalıklarımı
acil şifalar İkram eylesin özellikle işi
için Efendim çalışmaları için dua
bekleyen hastası için dua bekleyen
kardeşlerimiz var Rabbim iş bağlantısı
olan kardeşlerimizin o bağlantılarını
hayırlara vesile eylesin en hayırlısını
nasip eylesin hastası olanlara ve
hastalığı olanlara acil şifalar İkram
eylesin Yüce Rabbim ehli Kur'an olarak
yaşamayı ehli Kur'an olarak ölmeyi ehli
Kur'an olarak ehli zikir olarak
dirilmeyi her birimize nasip etsin
diyorum hepinizi Allah'a emanet ediyorum
selamünaleyküm ve rahmetullahi ve
berekatühü
[Müzik]

Bilim insanının görevi sadece bilgi
üretmek değil, aynı zamanda bunu halka
da anlatmaktır demiştiniz. Ben galiba
derslerin en iyi o tarafını aldım. O
yüzden beri çenem durmuyor. Ben bir şey
sordum size. Siz dediniz ki bilmiyorum
gel odaya bakalım dediniz. Dersten sonra
ben o zaman ilk defa bilmiyorum
diyebilmenin öğrenmekle alakalı bir şey
olduğunu fark etmiştim. Birisi de evrimü
söyler söylemez arkasından soru durur
soru maymunla mı geldik? Şu maymunun
işini bırakın. Maymun işi evrimin belki
uzantısıdır. Evrim bir şeyin nasıl
geliştiğini, nasıl meydana geldiğini ve
gelecekte neler olabileceğini
yorumlamasının bilimidir. Ben ilk defa
hayatımda bir gorilin gözüne Kopen
Kaymanat bahçesi'e baktım. İki dakika
bakıştık. Ben o günden sonra goril ve
yani bu AP tayfasına, primatasına hayvan
diyemiyorum. Yani onun gözüne baktığınız
zaman onda insana dair bir şeyler
görmeme imkanınız yok. Korkmayın
maymundan değil. Balıktan geldik bir
makale yazdım. Hiç kimsede ses sede yok.
balıktan gelmeyi kabul ediyor ama
maymundan gelmeyi kabul etmiyor.
&gt;&gt; Bizim en büyük sorunumuz tabiatı
görmeyip masa başında bu işin olup
olmadığına karar vermeye kalkmamız.
&gt;&gt; Biyoloji sınıfta öğretmeye çalışıyor.
Böyle bir sistemle biz bir yere gider
miyiz? Bakın size söyleyeyim. Çok z
fazla zamanımız da yok.
&gt;&gt; Efendim merhabalar. Hepiniz hoş
geldiniz. Anlat bana serisinin çok özel
bir bölümüyle daha karşınızda olmaktan
çok ilk duyuyum efendim. Niye çok özel?
Zaten biliyorsunuz her bölümü özel.
Çünkü ben çok konularını merak ettiğim,
konularında ödev yaptığına inandığım ve
derinleştiğine inandığım arkadaşlarımı,
hocalarımı, uzmanları davet edip
onlardan belli bir spesifik konuda bir
şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Bugün
hayat boyu kendisinden öğrendiğim ve
hala da öğrenmeye devam ettiğim çok
sevgili bir hocamla, sevgili Ali
Demirsoy'la beraber olacağız. Ve Ali
Demirsoy'dan zaten öğreneceklerimizin
sınırı yok da bugün bakalım daha neleri
öğreneceğiz. Kendisiyle bir sohbet
muhabbet yapacağız. Öncelikle hocam
davetimi kabul ettiğiniz için çok
teşekkür ederim. Hoş geldiniz.
Nasılsınız? Teşekkür ederim. Sağ olun.
&gt;&gt; Genel hal nasıl bir kere şu anda? Ben
sizi bazen böyle üzgün, bazen çok
neşeli, bazen coşkun ve ülkenin haliyle
hallenen bir insan olarak hep
hatırladım. Şu andaki durum nasıl?
&gt;&gt; Şimdi şöyle söyleyeyim. Benim ilk doğayı
bilimsel olarak gözlediğim 1966 yılında
başladı. Ordinaryus Profesör
Kurkozwi'le. Orada ilk eee belki
emaileri o verdi diyebilirim. Şunu not
al, bunu not al. Doğaya şöyle bak, böyle
bak." dedi. Biliyorsunuz ben aynı
zamanda jeoloji tas de yaptım. Antikam
da var. Biyoloji tas de yaptım. Sonra
1974 yılında kuzey kutbuna gittim.
Bundan sonra Gürolant'da İzlanda'da
araştırmalar falan yaptık. Bütün
Türkiye'deki Ağrı Dağının son 200 metre
sarış dağlara da çıktım. Bu süre
içerisinde bir şeylerin özellikle 70'li
yıllarda bir şeylerin eğri gittiğini
hissettim. Ama anlatıyorum dediler ki
Ali Demirs hayal görüyor.
&gt;&gt; Hı hı. Yani bu köede bir farklılık var,
bir değişiklik var. 1980 yılında biraz
daha onu akademik olarak sağa sola
anlattım ama 2000 yılına gelince
işrazesinden çıktı ve sonun başlangıcı
2035 diye bir kitap yazdım. Bu şu
küresel ısınma. Dünyada beş defa büyük
yok oluş var. Her birinin nedeni farklı.
hareketlerden oluyor. Plakton
patlamasından oluyor. Göktaşı düşüyor.
Fakat doğal ortamlar bozulmadığı için
doğa tekrar kendini yenileme fırsatını
bulabiliyor ve her defasında farklı bir
canlı grubu. Ona göre de jeolojik
dönemleri biz şey diyoruz. Her dönemin
kendine özgü bir canlısı, bir efendim
yaşam tarzı var. Ama bu 6ıncı yok oluş
insanla ilgili doğayla ilgili değil.
Şimdi sanayi devrimde 240 ppm yani
milyonda 240 karbon atomu var. Bu olmak
zorunda. Eğer olmazsa dünya buz keser.
Yani karbon muhakkak olacak.
&gt;&gt; Sıcaklığı tutuyor içeride.
&gt;&gt; Aynen. Serlisi.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ben kitabı şeyi kitabı yazarken 380'di.
Yalnız elimizdeki bu tür bilgiler bir
canlılığın veyahut da insanın sağlıklı
kalabilmesi için 340 ppm olması lazım.
&gt;&gt; 340'ın altında olması yani açtı mı
&gt;&gt; sorun aşıyor
&gt;&gt; onu şu derece eğer çevirirsek ortalama
34 dereceden daha fazla bir sıcaklık
inme dolaşım bozukluğu ve muhtemelen
azim hastalıkları ve eee tıkanmalar yani
embolilerin artmasına neden oluyor. Şu
anda son aldığımız rakam 430 yani çığ
yukarıdan aşağı yuvarlanmaya başlıyor ve
elimizdeki bilgiler şunu gösteriyor.
Eğer 450 ppm'den yukarı çıktığınızda
hangi önlemi alırsanız alın geriye
dönüşü söz konusu değil.
&gt;&gt; Aşırı ısınma.
&gt;&gt; Aşırı en az dünya çok uzun bir sürede
soğuması yani dursa bile soğuması bile
çok uzun sürede bir yılda soğuyor.
Dolayısıyla yok olabilme baş.
&gt;&gt; Benim sorum nasılsınızdı? Bak Ali
Demirsoy nasılsın deyince böyle cevap
buluyorsun. Şu anda Ali Demirsoy tamamen
yıllardır ben bu arada 1989 yılında
Hacettepe Üniversitesi biyoloji bölümüne
girdim. 1990 yılında hoca ilk defa
dersimize girdi. Ben o günü hiç
unutmuyorum. Çünkü önce çok sağlam bir
fırça yemiştik bütün sınıf olarak.
Yeterince okumadığımız falan filan
konusunda benim tabii tepem atmıştı ya.
Daha girer girmez tanışmıyoruz,
etmiyoruz. Niye hoca bu kadar yardırıyor
diye. Sonra bir cümle etmiştiniz. O ilk
dersimizdedir o. Eee dediniz ki gerçi
sizin suçunuz değil bu. Benim
meslektaşlarım, bilim insanları sadece
laboratuvarda çalıştılar. Dışarı çıkıp
öğrendiklerini insanlara yeterince
anlatmadılar. Bilim insanının görevi
sadece bilgi üretmek değil, aynı zamanda
onu halka da anlatmaktır demiştiniz. Ben
galiba derslerin en iyi o tarafını
aldım. O yüzden bile çenem durmuyor.
&gt;&gt; Çok da iyi bir not yere geldin. Şimdi
küresel ısınmaya bir nokta koyuyorum.
Tekrar döneceğim.
&gt;&gt; O evet oraya geri gelelim
&gt;&gt; ama seninle ilgili anlatacağım gerisini.
Şimdi ben epey doktora yaptırdım.
Efendim bunlardan çoğu profesör oldu.
Çok içerisinde hakikaten bilgi insanlar
da var ama çok üzgünüm biliyor musunuz?
Benim meslektaşlarımdan kürsüye çıkıp da
okuduğu bilgiyi halka anlatan hiç kimse
olmadı.
&gt;&gt; Evet. Adam, o adam anlattı. Ha hepsine
katılırsın, katılmazsın o başka bir şey.
Onu söyleyeyim. Üstelik bunun hocası da
benim asistemim biliyor musunuz?
&gt;&gt; Tabii tabii.
&gt;&gt; Bunun buna doktora yapan kişinin hocası
da benim.
&gt;&gt; Tabii. Samsun'a gittim. Cafer Marangoz
hocadan bir sene sonra öğrendim. Sizle
beraber çalışmış.
&gt;&gt; Şimdi eee Sinan çok önemli bir şey
yapıyor. Evlime anlattığımı düşünüyorum
ve üzerine çok şey koydu. Ama mütedeyyin
dediğimiz bir kesime eğrime uygun bir
şekilde anlatılması lazım. Ben
Türkiye'de materyalist olarak düyorum.
Fizik, kimya, biyoloji, e jeoloji ve
efendim bunla ilgili düşünen, konuşan ve
sayılabilir, tartılabilir, ölçülebilir
şeyleri düşünen adam. Buna son fiyakalı
ismiyle agnostik diyoruz ama
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; ben böyle bir adamım.
&gt;&gt; Ama bunun da az kavgasını etmedik
hatırlıyorsanız. Ders çıkışlarında
hocayla dersliğin önünde dersten daha
uzun tartışırdık yani o zaman.
&gt;&gt; Aynen öyle. Ancak şu var. Türkiye'de
benim gibi bu adamların sayısı %3'ü 5'i
geçmez.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Mütedeyyin bir kesim var. Bu bir ara
formül olması lazım. Yani oradaki
bilgiyi bu insanların anlayabileceği
şekilde anlatan birisinin olması lazım.
Sinan'a bu nedenle burada teşekkür
edeceğim.
&gt;&gt; Estağfurullah.
&gt;&gt; Çünkü eee gerçekten en azından bizden
iyi kötü aldığı bilgileri de
harmanlayarak bu mütedeyyin kesime şu da
bu nedenle anlatmaya çalışıyor. Onun
için çok bir önemli bir görev yapıyor.
Onu söyleyeyim.
&gt;&gt; Eyvallah. Valla ben hocam kitle ayırt
etmiyorum ama bir şey de var. Ben de onu
yeri gelmişken o konuda teşekkür edeyim
size. Muhtemelen bunu hatırlamazsınız da
bir eee sınav öncesi bir ekstra konuları
tekrar ediyorduk sizinle derste. Ben bir
şey sordum size. Siz dediniz ki
bilmiyorum gel odaya bakalım dediniz.
Dersten sonra ben ilk defa bir
profesörden bilmiyorum cevabını duydum.
Dedim ki bu nasıl oluyor? Sonra odanıza
çıktık o zaman. İnternet falan yoktu
tabii. Siz kocaman kocaman kitapları
indirdiniz. Onları böyle açtık. Hatta o
zaman ilk sakalsız fotoğrafınızı da
görmüştüm. Bir yerde bir derenin
kenarında sakalsız çektiğiniz bir
fotoğraf. Bir daha dedi bu fotoğraftan
sonra dedi şey sakalı da şey yapmadım
falan. Kitaptan açtık o konunun cevabını
bulduk. Siz bana dediniz ki bak sayende
ben de öğrendim. İyi ki sordun. Ben o
zaman ilk defa bilmiyorum diyebilmenin
öğrenmekle alakalı bir şey olduğunu fark
etmiştim. Mesela bu hani ben de onun
için teşekkür edeyim. Her profesör her
şeyi bilmek zorunda ya bizde. Mesela Ali
Hoca çok rahatlıkla diyordu ki
bilmiyorum gel bakalım. Hiç öyle hani
her şeyi bilen bir Kadiri Mutlak hoca
resmi çizmediğiniz için de ayrıca
teşekkürler. Bunun şöyle bir önemi
oluyor. Bilgi ulaşılabilir oluyor o
zaman. Yani Ali Demirsoy'un inhisarında
değil bütün bilgi. Bunu ben de
öğrenebilirim. O çok güzeldi. Ve o
derslerde mesela konuştuğumuz şeylerde
siz o zaman uyarırdınız. Mesela biyoloji
bilmeyen cahil kalır derdiniz. Mesela bu
ne biliyor olursa olsun. Benim şimdi en
büyük anlatmaya çalıştığım konu bu. Bu
devirde biyoloji hele nörobilim bilmeyen
evde kalır diye çok söylüyorum. Biz
sonuçta yani niye evrim anlatmaya
çalışıyoruz? Siz de senelerce onu
yaptınız. Dünya görüşlerimiz farklı da
olsa şu dünyada yaşarken bu donanımın ne
için yapıldığını bilirsek, nereden
geldiğini bilirsek daha uyumlu
yaşayacağız. Ben de insanın fabrika
ayarlarında muhtemelen o derslerimizdeki
muhabbetlerin devamı olarak bu ayarlarla
uyumsuz yaşamanın bedellerini anlatmaya
çalışıyorum. Bugün siz yine son yıllarda
bastığınız gaza bayağı güzel eserler
çıkarıyorsunuz, yazılar yazıyorsunuz.
Hemen her fırsatta insanlara
anlatıyorsunuz ve ben ana mesaj olarak
hep belki daha ben de uğraştığım için
bunu yakalıyorum. Ya şu evrimi anlayın,
doğayı anlayın ki şu hani geri dönüşü
olmayan yola girmeyelim artık buradan
geri dönelim gibi. Bugün aslında ilk
öğrenmek istediğim şey şu durum
gerçekten umutsuz mu? Buna nasıl
bakıyorsunuz? Şu aşamada insanlık olarak
genel
&gt;&gt; şimdi ona geleceğim. Yalnız bunu sen bir
sıradan geçiyorsun biliyor musun?
&gt;&gt; H
&gt;&gt; e 30 yıl sonra. Çünkü bir adamın soru
sorma şekli onun zekası, karakteri ve
efendim eğitimi
&gt;&gt; ilgilidir. Bu nedenle not almışsın.
Sonunda bir not vereceğim 30 yıl sonra
nereye gelmesin diye. Çünkü onu ancak
senin soracağın sorunun niteliklerini
bakalım. Umarım yırtarız bu konuda. Ali
Demirsoy da notu kıttır yani. Hadi
bakalım.
&gt;&gt; Şimdi şeye tekrar dönüp geleceğim. Eee
dolayısıyla bizim önümüzde çok büyük bir
zaman yok ve ikimiz de çok iyi biliyoruz
ki evrende bir insan yok. Canlı var ama
insan yok. Ve benim çok bir sözüm
vardır. Evrende büyük bir piyango
çekildi ve büyük bir olasılıkla en büyük
ikramiye dünyayı isabet etti.
Düşünebilen, yorumlayabilen efendim eee
insanın evrende böyle bir gezegenin
olması olasılığı o kadar düşük ki bu
nedenle bu kürenin 4.9
milyon yıl milyar yıldan beri ve en
azından 43 milyar yıldan beri bütün bu
canlılara yurt görevi yaptı. Bundan
sonra 7 milyar yıl daha önümüzde zaman
var. Bu nedenle biz bu küreyi korumak ve
gelecek nesillere de yuva yapmak
zorundayız.
&gt;&gt; Bir de çok yıkıyoruz da onu da durdurmak
zorundayız. Yani aslında kendi kendine
idame ettiriyor sistem de biz çok ters
müdahale ediyoruz yani bu kadar
büyüyerek.
&gt;&gt; Evet. Şimdi 6 yokuluştaki şöyle bir
sıkıntı var. Bana şu soruyu da
sorabilirsiniz. Efendim beş defa
yıkılmış ayağa kalkmışsa yine kalksın.
Ama biliyor musunuz? Eee, ben doğduğum
1945 yılında nüfus 2 milyar2 milyon idi
ve bizim evimizden ayda bir defa bir
torba çöplü götürüp atardık. Onu da ya
karpuz kabuğudur ya işte bilmem neyin
atılıdır. Kuşlar muşlar yerdi. Şimdi ben
kendi evimden her sabah iki büyük torba
&gt;&gt; çöp Evet.
&gt;&gt; çöp götürüyorum. Artı 1945 yılında eee
1915 yılında başlayan sentetik kimyada
yaklaşık bugüne 300.000'e 1000'e yakın
doğanın mekaniğinde bir türlü enzimler,
yıkıcı eee ara şeyler moleküller fırsat
olmadan yani evrimleşmeden hiçbir
canlının tanımadığı 300.000'e yakın biz
malzeme üretiyoruz.
&gt;&gt; Kimyasal malzeme ürettik. Evet.
&gt;&gt; Ve ben doğduğum yıl 1 milyon ton 1
milyon ton denizlere dökülürken
bundan 3 ay önce 650 milyon ton kimyasal
madde dökülmeye başladı. Bu şu anlama
geliyor. Göktaşından siz dünyı
yıkabilirsiniz. Toprağa da
yokabilirsiniz ama o verimli şey orada.
&gt;&gt; Tabii baza bir şey yapmıyorsunuz yani
&gt;&gt; ama oradan başka bir canlı çıkabilir.
&gt;&gt; Tabii
&gt;&gt; ama şimdi siz üretici ortamı ortadan
kaldırıyorsunuz.
&gt;&gt; Yaşamın bizzat kendisine t
&gt;&gt; bizat yaşamın kendisini ortadan
kaldırıyorsunuz
&gt;&gt; ki orada %95'i mesela galiba işte o şu
meşhur dinozorların ortadan kalktığı
göktaşı hikayesinde %95 ya da 97'si 95'i
ortadan kalkmış diyorlar. Yani o aynı
zamanda doğada yeni gelen canlılara da
niş alanları açtığı için bu aynı zamanda
çeşitlenmenin de bir mekanizması. Yani
onlar sen olmayacak
&gt;&gt; tabii. Aynen öyle. Memeliler falan nasıl
yayılacak? Kavrayacak memeliler gitti
gelişerek.
&gt;&gt; Ama şimdi çok doğru söylüyorsunuz. Yani
attığımız çöp, attığımız kimyasal
ortamda kleştirme buranın potansiyelini
de bozucu bir etki yapıyor.
&gt;&gt; Şimdi gelelim sorunun ikinci kısmına. Bu
evrim evrim niye yani bu şeyde evrimi
niye? Efendim
&gt;&gt; siz bu arada bu işler de çok sopa
yediniz değil mi? Yani biz onun
sonlarına denk geldik. Bu memlekette çok
başınız ağrımıştır. Bir kere ideolojik
pozisyonunuz gereği yani nasıl diyelim?
O materyalist pozisyon gereği bu.
Türkiye hani buna pek alışık değil.
&gt;&gt; Yani ben de evde kırmızı belgeler
dosyası var. Kırmızı renkli olanlara
asistanma dedim ki bakın başıma bir şey
gelirse bu dosyayı eee şu buna saklayın.
2000'e yakın tehdit var. Adam
Avustralya'dan yazıyor diyor ki şu anda
diyor ben e böbrekle ilgili bir sorunum
var diyor. Gelemiyorum diyor.
Gelemiyorum diyor ama diyor gelip diyor
sen en az diyor mezarını diyor kıracağım
diyor. Niye? İşte evrimi anlattığımız
için yani evrimi eee şöyle söyleyeyim
birisi de evrimi söyler söylemez
arkasından tahsili, bilgisi, ırkı inancı
olsa olsun sordu. Soru maymundla mı
geldik ya? Şu maymun işini bırakın.
Maymun, maymun işi evrimin evet bir
belki uzantısıdır ama öyle değil. Evrim
bir şeyin nasıl e geliştiğini, nasıl
meydana geldiğini ve gelecekte neler
olabileceğini yorumlamasının bilimir.
Şimdi size ukaraca bir şey söyleyeyim.
Evrim bana ne kazandırdı diyelim.
Başkasını anlatmama gerek yok. O soruyu
sorun ben anlatayım.
&gt;&gt; O çok önemli. Aziz Agustin felsefeyle
ilgili diyor ki bana hiç para
kazandırmadı ama beni birçok masraftan
alıkoydu diyor.
&gt;&gt; Aynen öyle. biyolojisine kazandırdı.
Hakikaten
&gt;&gt; şimdi dünyanın herhangi bir yerinde şu
anda herhangi bir adam bakın keşke bir
online bağlantısı olsa da desin ki ben
burada bir canlı buldum. Ali Demirs bunu
bana söyler misin? Ben 10 tane soru
sormayla ki 5 taneyle muhtemelen bulurum
da 10 daha da garantili. O canlının ne
olduğunu söyleyebilirim. Onun dolaşım
sistemini de söylerim.
&gt;&gt; Ben buna şahidim. 2ü arazide gezdik.
Vallahi
&gt;&gt; boşaltım sistemini de söylerim.
Üremesini de söylerim. Davranışını da
söylerim. Bakın şu anda dünyada 10
milyon canlı var ya. Bir adam hiç
görmeden 10 milyon canlıyı uzaktan
tahmin ediyor biliyor musunuz? Artı bir
şey daha söyleyeyim. Ben çekirgeler
üzerinde bir ara çalıştım. Toptahan öyle
yaptı. Şu anda Türkiye'nin herhangi bir
yerinden herhangi bir adam bir çekirgeyi
yakalayı fotoğrafını gönderse dese ki
Ali Demirsoy bu çekirgenin adı nedir ve
bu neredendir? Ben hangi bölgeden
yakalandığını, kaç metreden
yakalandığını, orada otlu mu, ağaç mı
var, çalı mı var, efendim yaz kışın
arasındaki sıcaklık farkının, yağışını,
sıcaklığını efendim hepsini anlatırım.
Şimdi evrim bana bunu kazandırdı biliyor
musunuz? Gitmeden öğrenmeyi, yapmadan
yorumlamayı. Ha yanlışlık yapabilir
misin? Yaparsın.
&gt;&gt; Biz Ali hocayla arazilerde bazen
yürürken ben birkaç tanesinde beraber
olabildim. bir şey yapmak için
çıkıyorduk ama sonra herkes ne için
orada olduğunu unutuyordu. Dağ tepeye
sarıp böyle dereepe dümdüz gittiğimiz
hikayeler oluyordu. Ve ben şöyle
hatırlıyorum onu keşke daha uzun iştirak
edebilseydim ben. Çünkü Ankara'dan
ayrıldım daha sonra. Ama oralar her biri
bir master doktora dersi gibi oluyor ve
senelerce siz bununla ilgilenince orada
yaşadığını seceğim ama ben esas sorum
şu. Belki bu sorudan puan alabilirim.
Ben mesela geçen siz ziyarete geldiğimde
de aslında bu konuyu biraz açtım. Ya Ali
Demirso çok aşkla işini yapan bir insan.
Mesela doğaya hayran zaten doğaperest
okurken ben böyle bayağı bir heyecan
yapmıştım. Tam böyle konuşuyor gibi
oluyor orada anlattıklarınızla. Siz çok
büyük bir sistemi senelerdir dört gözle
izliyorsunuz. Yani devamlı ondan ibret
almak, onu daha iyi anlamak, onunla
hemhal olmak üzere aşkla yaptığınız bir
şey var. Ama öbür taraftan size ben öyle
öyle olduğuna katılmıyorum ama böyle
inançsız bir insan sınıfına konuyorsunuz
siz. gayet böyle her şeyi mekanik,
soğuk, ne bileyim duygusuz bir şekilde e
algılıyormuşsunuz gibi bir resim çizmeye
de çalışılıyor. Ali Demirsoy'un aslında
ben özünde öyle olmadığını biliyorum da
manevi dünyası yani çünkü çok manevi bir
şey sizin yaptığınız. İnançlarında bir
değişiklik var mı Ali Demirsoyun? O
gençlik eski önceki dönemden bu zamana.
&gt;&gt; Şimdi şu var. Eee yani ben 36 yıl anımla
berber oruç tuttum
&gt;&gt; ve köyümde tane adam olmadığı için cuma
namazını mecburi benimle kıldılar. Hı
hı.
&gt;&gt; Yani bu Ali Demirsoy hiç başı secdeye
değmemiştir. Lafı yanlış biliyor
musunuz?
&gt;&gt; Ali Demirsoy'un imamlık geçmişte varmış.
Bunu da ilk defa biz paylaşıyoruz
efendim.
&gt;&gt; Yani köyde üç kişi bulunmuyordu. İmam
geliyordu diyordu ki Allah'ın en sevgili
kulu diyordu. Sen iyiliklerle
yargılanacaksın yarın. Efendim biraz
bağırtı gürültüyle gidiyorduk. Üç kişi
buluyorduk. Cuma namazı kılıyorduk. Anam
ve babam da namaz kılıyordu. Oruç
tutuyordular. Ama şimdi bir şey
söyleyeceğim. Alınmayın. Ana babam
hiçbir zaman bir şey söylemediler. Ama
her ikisi de dinsizdi. Niye biliyor
musun? konuşmalarından anlıyorsunuz.
Korkularından ve beklentilerinden. Siz
daha iyi geleceksiniz. Şimdi gelelim
senin konuna. Bu Amigdala dediğimiz bir
organımız var. Amigala bana araz
veriyor. Diyor ki herkes diyor trafik
kazası yapar ama Sinan sen yapmayacaksın
diyor. Herkes diyor efendim ölecek ama
sen ölmeyeceksin. Herkes şunu olacak ama
amigar diyor ki şunu yapmayacak. Canlı
yaşamak istiyor. Devam etmek istiyor.
&gt;&gt; Aynen öyle.
&gt;&gt; Böyle bir ihtiyacı var. Şimdi soruyu
düzeltiyoruz. Bu insanların ihtiyacını
düzeltmek için öyle bir manevi dünyaya
ihtiyaç var
&gt;&gt; hocam. Yani manevi anlatıların, e, dini
anlatıların daha doğrusu insanı
rahatlattığı, teskin ettiği ayrı. Hani
sizin de ona ihtiyaç duymayan bir
hayatınız olduğunu biliyorum ama ben
maneviyat derken içeride verdiğimiz
anlamı kastediyorum. Aslında siz mesela
çok yüce bir şeyle uğraştığınızı
düşündüğüm için yani şöyle aslında
açıklayayım. Albert Einstein'ın Fikirler
ve Görüşler kitabını okurken orada
inancıyla ilgili şöyle bir şey diyor.
Ben diyor gökte oturan diyor ki kişisel
bir tanrıya inanamam diyor. Bu saçma bir
şey diyor yani. Ama ben ve benim gibiler
biz zaten her yerde çalışan bir sistemin
hani böyle nasıl diyelim büyüklüğüyle
ürpeririz diyor mesela. Eğer buna bir
inanç diyeceksen benim inancım herkesten
kuvvetli gibi bir ifadesi var. Yani Ali
Demirsoy'un manevi dünyası nasıl bir
şey? Yani ben maneviyatsız olduğunu hiç
zannetmiyorum. Ali Demirso
&gt;&gt; mümkün değil hocam. ortam içerisinde
böyle büyümüş bir aileden gelen bir adam
olur. Yani siz ne kadar reddederseniz
edin yine de zaman zamanimizin
diyor
&gt;&gt; yolun açı olsun diyorsun. Allah korusun
diyorsun efendim Allah korudu diyorsun
diyorsun diyorsun yani zaten bizim
terminolojimiz dilimiz bilmem neyimiz
yani ben bunu tümden reddediyorum demek
de mümkün değil ancak şimdi sen sizin
benden farklı bir tarafınız var ve çok
kişi bir anlam yüklemeye çalışıyor.
Mesela diyor ki evren niye var? İnsan
niye var? Efendim bütün bu gezegenler
niye böyle bir düzen içerisinde
dolaşıyor? Doğru mu? Anlam yüklemeye
çalışıyorsunuz ve insanın ihtiyacıdır.
Yani öğrenmek ihtiyacıdır.
&gt;&gt; Bu gayet de normal anlam yükleme.
&gt;&gt; Ama ben anlam yüklemeye kalktığım an
yanlışlık yaparım. Bir anlam yükleme
kişinin ırkıyla yetiştiği ortamla,
anasıyla babasıyla eğitimle ilgilidir.
Ben öyle değişen bir şeyle yoluma devam
edemem.
&gt;&gt; Güzel.
&gt;&gt; Onun için baştan bir şey bilmiyorum.
Fizik, kimya, matematik ve efendim
jeolojinin kuralları, biyolojinin
kurallarını ben ancak düşünebilirim.
Eğer bir şeye anlam yüklemeye
başlarsanız yanlışlık yaparsınız. Ama
sizin mesela dinlediğim YouTube'dan
anlam yüklüyorsunuz. Niye? Bir ihtiyaç
var. Bunu doyuruyorsun. O nedenle
&gt;&gt; aslında şöyle anlam yüklemek yerine
benim biyolojiden, evrimden anladığım
şu. Ben evrimin bir ürünü olarak bu
zihnim sonuçta biyolojik kurallara tabi
kapasitesi bunun hepsinin anlamını
anlamaya uygun değil zaten. Senin
kafasen bu üst
&gt;&gt; hepsini anlarsın
&gt;&gt; ama nasıl yani
&gt;&gt; nasıl baks bir şey söyl şu yani yanlış
anlamayın evrenin herhangi bir yerinde
şu anda ne var ne yok nasıl işiyor değil
size bir şey diyorum %99 ihtimalle beni
anlatır neden
&gt;&gt; temel kuralları itibariyle
&gt;&gt; 92 element var
&gt;&gt; hı
&gt;&gt; fizikin kuralları var biliyorsunuz 4
tane efendim şey var kuvvet var tane e
işte yasası var başlangıçta bir ekmekle
evden dönüşürken en uyasal ortaya
çıkmıştı. Hiçbir şey bunun haricinde
olamaz.
&gt;&gt; Ama bu evrenin %4'ü %96 karanlık madde.
Bilinmeyen
&gt;&gt; o da evrenin aynı bir maddesi.
&gt;&gt; Şimdi gelelim eee en basinden. Bana çok
sorulan bir sorudur bu. Ve bir hala
bütün yani insanların 999'u şu soruyu
soruyor. Hocam öyle diyorsun ama bak
güneş sistemini eee 8 tane gezegeni
kendi etrafında hiç şaşmana dönüyor. Bu
nasıl bir mükemmel sistemdir? Ama bir
evimci onu öyle düşünmü biliyor musun?
Çünkü güneş sistemi olurken 100 tane
gezegen vardı. O 100 gezegen neden
dıştakilerin
&gt;&gt; dıştakilerin eğer dönme hızı merkez kaş
kuvvetiyle çekme kuvveti dengelenemişse
eğer dönme hızı yavaşsa fırlayıp
gidiyordu. Eğer merkez şeyi çekme
kuvveti fazlaysa o da
&gt;&gt; güreşe düşüyordu.
&gt;&gt; Sekiz tanesi uygun yerdeydi ve uygun
yerde bugün biz onu görüyoruz. Uygun
yerde uygunda kaldılar onlar.
&gt;&gt; Ama mükemmel bir sistemde bakın mükemmel
bir sistemde bu olmaz. Şimdi bakın bir
alabalık 1 milyon yumurta meydana
getirir. Doğru mu?
&gt;&gt; Hı hı. Ve bunun genfiik çeşitlenmesi
vardır. Esasında şeyi israf hem günahtır
bizim inançlarımıza göre hem de akıllıca
akıl olmayan bir iştir. Nas oluyor da 1
milyon yumurta üretiyorsunuz yalnız 5
tane aya kalıyor. İşte bu sorun şu.
Evrim mekanizması geleceği öyle bizim
gibi yorumlamaya yorumlama yorumlamıyor.
Diyor ki ben olabildiğince çeşit
üretirim hangi ortamda uygun bir şey var
ise diyor o ayakta kalır. Lederbek
deneyini size anlattım biliyordun.
Lederbek deneyini Nobel aldı adam.
Lederbek deneylerini. Niye? Efendim
canlı hiçbir zaman geleceğe tahmin
etmiyor. Ve bir şey daha söyleyeyim.
Bizde şu anda 9.000 tane kalıtsal
hastalık var. 3.000 tane kromozom
hastalık var. Nasıl mükemmel bir sistem
diyorsunuz ki efendim şöyle mükemmel
oldu böyle mükemmel.
&gt;&gt; Bir kere mükemmel ne zaten?
&gt;&gt; Mükemmel ne?
&gt;&gt; Ne demek? Yani gelişme noktasının sonuna
gelmiş olan. Yani bundan sonra
gelişemeyecek olan. Pekala buna nasıl
sizle uhrevi bir önlem eee
yükleyeceksiniz? Ben manas olduğunuz
zaman ben bunu yüklemem lazım.
&gt;&gt; İşte ben tam bu benim sorumun cevabı
aslında bu. Burada devamlı oluş ve
gelişme halinde bir evren var. Bu kozmoz
devamlı evriliyor ve biz buna bir anlam
atadığımız zaman onu donduruyoruz.
Halbuki onun bize öğrettiğini sürekli
olarak izlemek, bilimle, akılla, açık
bir gözle buna bakmak insanın sürekli
kendini güncellemesi. Ben vallahi önce
Ali Dömürsoy'dan sonra bütün biyolojik
bilmem ne literatüründen biraz kendimle
ilgili bunu öğrendim. Anlam atamayı
çoktan bıraktım ben mesela. Benim aklım
bunu tarif etmeye, bunu kapsamaya yetmez
ama ona bakıp öğrenebildikçe ben daha
iyi olduğumu görüyorum. Dolayısıyla ben
biraz hani maneviyat derken doğaya
baktığımız sisteme güveni ve ona onun
bir parçası olmanın yarattığı o
bütünleşme duygusunu kastediyorum
aslında biraz ben arazide onu gördüm
sizde. Yani böyle gezerken, böcek
toplarken ya da ne bileyim bize işte
kitapta ya da herbyaryumda bir şeyler
gösterirken işte botanikçilere giydirip
bizim zorlukları öne çıkarırken falan
öyle bir aşk, öyle bir şey ve ben buna
maneviyat diyorum aslında. Temelde
&gt;&gt; sizin işiniz zor. Zorluğunuz ne biliyor
musun? Şu anda bizim en az bildiğimiz ve
herkesin merak ettiği düşünme ve beyin
yapısı. Sen uzun yıllar beyinle
ilgilendin.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Bizim elimizde şu anda %100 bunu
açıklayacak çok şey biliyoruz ama
bilmediğimiz de çok şey var. Şimdi böyle
bir şey sorulduğu zaman sadece evrimle
ve sadece fizikle bilmem neyle de
anlatamıyorsun. Niye? Önümüzde
açıklanması gereken önemli bir
&gt;&gt; tabi bilgi eksik var.
&gt;&gt; Bir ge var. O nedenle siz şimdi geçici
olarak bu adamların merakını
giderebilmek için burayı
dolduruyorsunuz. O nedenle size teşekkür
diyorum. Anladınız mı?
&gt;&gt; Estağfurullah. Eee, bence siz de güzel
dolduruyorsunuz orayı. Fena değil. Yani
bizim özellikle dersler dışında
derslerde çünkü müfredat yoğundu ama
onun dışında yaptığımız sohbetlerde
gerçekten ben oradan böyle bir yani
buradan öğrenin. Burada güzel bir şey
var. Yani sadece mekanik bir konu değil.
Burada büyük bir ders varı ben
hatırlıyorum. O yüzden hani o ben onun
için tekrar teşekkür etmem lazım ve
senelerdir de bunu anlattığınız için.
Peki şimdi biyolojiyi güzel
öğretmediklerinden de şikayet ettiniz
siz hep. biyoloji doğru anlatmıyorlar.
Mesela şu anda durum nasıl? Özellikle
evrim ağacı falan filan gibi birçok
güzel internet kaynaklarına da insanlar
ulaşabiliyor ama şu anda örgün
eğitimdeki durumu ben izlemekten
vazgeçtim. Yani doğru dürüst zaten
biyoloji yoktu. Herhalde şimdi hiç yok.
Peki bunun yansımasını nasıl
görüyorsunuz günlük hayatta?
&gt;&gt; Şimdi eee Sinan çok önemli bir soru
sizin sorduğunuz. Biliyorsunuz evlim
dersi şeyi konusu yasaklandı. Yani
&gt;&gt; Evet. Büyük oranda hasır altı edildi
diyor.
&gt;&gt; Hasır altı edildi. Ama ben eee İran'dan
eee orta eğitim kitaplarını getirdim.
%50'si şey eee Darwin'in evrimünü anlat.
&gt;&gt; Bende Osmanlı'da basılmış kitap da var
bu arada.
&gt;&gt; Tabi şimdi bakın evrim tekrar dönüyorum.
İlk aklınıza gelen soruyu sormayın. Yani
maymundan mı geldik? Annem bir makale
istediler. Baktım ki olacak gibi değil.
Korkmayın maymundan değil balıktan
geldik diye bir makale yazdım. Hiç
kimsede ses seda yok
&gt;&gt; değil mi? balık olunca
&gt;&gt; balıktan gelmeyi kabul ediyor ama
maymundan gelmeyi kabul etmiyor. Şimdi
bunu şeyini eee Türkiye çok ağır
çekecek. Neden biliyor musunuz? Bir
şeyin nasıl eğimleştiğini, nasıl
geliştiğini, daha sonra neler olacağını
tahmin ederseniz önlemleri alırsınız.
Doğru mu?
&gt;&gt; Aynen öyle.
&gt;&gt; Eğer böyle bir düşünce tarzınız yok isa
ki bu şu andaki eğitim sistemi anladığım
kadarıyla bunu vermiyor. Ha bunu
söyleyecek adamlardan biri ben
olabilirim. Niye ben olabilirim?
Televizyonda da söyledim.
36 yıl boyunca ÖSYM'nin biyoloji ve bazı
sorularını hazırlayan ve dolayısıyla
müfredata gözden geçiren ve sonuçlar
itibariyle iyi kötü yani sonuçları alan
bir şey. Bunu hiç kimse bugüne kadar
yapmadı onu söyleyeyim. Ve ama o gün eee
biyoloji eğitimi yapılıyor muydu? Yani
kısmen en azından bak size bir şey
söyleyeyim mi? Biz sizi ayda bir defa
araziya çıkarıyorduk. Getiriyorduk şu
hatta derelerden balık yakalıyorduk.
Balıkları anlatıyordum. Efendim
kızıcağıma gidiyorduk şunu anlatıyordum.
Bunu anlatıyordum. bitki anlatıyordum. 7
saat anlatıyorsun bütün doğanın
mekaniğini. Çocuk diyor ki ya yani böyle
bir sistem var. Şu anda üniversite
hocası ek ders peşinde bir adım dışarı
atmıyor.
&gt;&gt; Evet. Biyolojiyi bile sınıfta öğretmeye
çalışalım.
&gt;&gt; Biyoloji sınıfta öğretmeye çalışıyor.
Mikroskoba bakacak durum yok. Böyle bir
sistemle biz bir yere gider miyiz? Bakın
size söyleyeyim. Çok fazla zamanımız da
yok dünyada. Bakın Darwin'in çok önemli
bir lafı var. En çok beğendiğim yapı
şudur. Diyor ki dünyada olanaklar
kısıtlandığında ve da diyor popülasyon
arttığında gerçek çatışma ortaya çıkar.
Şu andaki dünyadaki kaynaklar 8,5 milyar
adamın böyle lüks yaşanmasına izin
verecek durumda değil. Önümüzdeki
günlerde çok büyük bir sıkıntı çatışma
gerek yok çıktı. Bak bugün Nijerya'da
açıklama yapıldı. 30.000 mi bilmiyor kaç
bin çocuk ölmüş vaziyette. Akıllı bir
sistem. Çocuğu doğru öldüren sistem
değildir ki. Bir tane çocuk yaparsan onu
adam gibi yetiştirirsin ve
&gt;&gt; kaynaklanana görevan.
&gt;&gt; Evrim bunu yapar. Evrim bunun
yöntemlerini öğretir. Dolayısıyla evrim
bir düşünce sistemidir. Yani maymunla
insan arasındaki efendim ilintiyi deler
ki diyelim. Bir şey daha söyleyeyim. Şu
anda 32.000 genimizin olduğu söyleniyor.
E pekala 300 tane genimiz maymunla
ortak. Bir rastlantı mı bu olabilir?
Belli ki çok eski bir dönemde hiçbir
zaman biz maymun meydana gelmedik.
Hiçbir insan bunu söylemezler. Ama belli
ki belli bir dönem içerisinde biz ortak
bir ataya sahiptik. Bir yerden yolumuz
ayrıldı. 300 tane gen bu taraftan
farklılaştı. Öbürüsü de bu tarafa doğru
gitti. Doğru mu
&gt;&gt; hocam? Evrim karşıtı ülkelerin çok büyük
bir kısmındaki Amerika Birleşik
Devletleri ile Türkiye şampiyon
biliyorsunuz. Bu konuda en önemli sorun
bu insansız maymun dediğimiz grupta
hayvan hiç yok orada. Ben ilk defa
hayatımda bir Goril'in gözüne Kopen
hayvanat bahçesinde baktım. İki dakika
bakıştık. Ben o günden sonra goril ve
yani bu AP tayfasına, primatasına hayvan
diyemiyorum. Yani gerçekten iletişim
kurabiliyorsunuz. Gerçekten zekice
bakıyorlar ve gerçekten onun gözüne
baktığınız zaman onda insana dair bir
şeyler görmeme imkanınız yok. Bizim en
büyük sorunumuz tabiatı görmeyip masa
başında bu işin olup olmadığına karar
vermeye kalkmamız. Ben hani şeyi çok
kıymetli buldum. O yüzden biz bu arada
gerçekten müthiş bir biyoloji eğitimi
aldık konusun. Yani sadece siz değil o
zaman Hacette Tıppe Üniversitesi de çok
acayipti. bir gelenek devam ediyordu. O
gelenek yavaş yavaş her yerde olduğu
gibi yani ortadan kalkıyor. Ve mesela
laboratuvarlarda olsun, dışarıda olsun,
eee, o önümüzdeki o beton alanda olsun
yani bir bölümün önündeki o beton
alandındaki ufak tefek çimlerde bile biz
yok salyangoz bilmem ne bulunca size
sorardık bu ne falan filan diye. Ve
orada mesela yaptığımız o eğitimin bizi
nasıl değiştirdiğine bakınca bunlardan
hiç haberi olmayan, hele hele doğasıyla
da hiç teması olmayan insanların şu anda
gittiği yer de beni sıklıkla
endişelendiriyor ve işte hep böyle o
insanın fabrika ayarları şu bu
hikayelerini yazarken aslında insanlara
bir şey yapın demeye çalışıyoruz. Yani
şöyle bakın, şöyle yapın ki daha iyi
olabilirsiniz. Ali Demirsoy'un şu anda
mesela işte bütün Türkiye şu anda bizi
izliyor demeyi çok isterdim ama kaç kişi
izliyor bilmiyorum ama herkes izlese şu
anda bizi 5 tavsiye 4 tavsiye vardır ya
böyle YouTube videolarında verirler.
Yani normalde mesleği bilim biyoloji
falan olmayan ama düzgün yaşamak
isteyen, etrafına fayda vermek isteyen
ve ölürken burayı en az zararla gelecek
nesle teslim etmek isteyen birine neler
önerirdi mesela Ali Demirsoy bu
deneyimle?
&gt;&gt; Ben ilk olarak şunu öneririm. Dünyadaki
kaynaklar sınırlı ilk olarak israf
etmeyi ve de en az minimum değerlerle
yaşamayı öğretirdi.
&gt;&gt; Bir israf yok.
&gt;&gt; 3
&gt;&gt; 2 bu biraz garip kaçacak belki ama
insanların eee biliyorsun bu gaus
eğrisinden dolayı zihinsel
faaliyetlerimiz bütün insanlar
öğretilebilir, bütün insanlar mükemmel
olabilir diye bir şey yok. taş
devrindeki insanların zeka düzeyinin
yaratıcı zeka düzeyinin %35 olduğu
söyleniyor. Öyle tahmin ediliyor. Fakat
Cineus oradan geliyor biliyorsunuz
şeydeki eee Mezopotamya Cineus cinden
geliyor.
&gt;&gt; Efendim cin fikir de geliyor.
Dolayısıyla kurulu düzeni üstüne bir şey
eklemeye çalışan adamı kafasını
kesiyorlar. Şu anda yarıktıcı adam
zekası %3'e düşmüş abiyete. Dur şu var.
Eğitim ne demektir biliyor musunuz?
Herkes muhakkak en son aşamada
eğitilecek, bir yerlere gelecek diye de
&gt;&gt; herkes profesör olacak diye bir şey yok.
&gt;&gt; Aynen öyle. %3'ü, en iyi eğitim %3'ü
bulup toplumun bir tık ileri götürecek
adamı şans tanı öbürlerini değitecek.
Ama şu anda maalesef Türkiye Cumhuriyeti
herkesi üniversite mezunu yapmaya
çalışıyor. Böyle bir sistemle biz bir
yere gidemeyiz. E
&gt;&gt; hayatını sürdürebileceği bilgiyi ver ve
yaşama bırak. Ondan sonra galiba biraz
öyle bir şey yapmamız lazım insanlara
ama çok üst düzeyde eğitim eee istidadı
olan, yeteneği olan da al ona göre eğit
demek istiyorsunuz galiba değil mi?
&gt;&gt; Aynen öyle. Bakın şu karşıda oturanların
hepsi üniversite mezunu. Ben muhtemelen
de
önemli yerlerde okul yani müsek puanına
vermişiz. Ben bu şunlara pankırarsınız
nerede diye göstersem her biri farklı
yeri gösterecek. kendi iç organını
bilir.
&gt;&gt; Bunu merak etmesi gerektiğini öğrenmemiş
kimseden. Yani
&gt;&gt; o zaman bir şey daha geliyor. Eğitimde
merak etme ve bu merakını da bildiğimiz
yöntemlerle yani düşün bizi kimle bil
yöntemlerle gidermenin yolunu,
öğrenmenin yolunu bulmamız lazım.
&gt;&gt; Kişisel merak.
&gt;&gt; en tem yani benden geçti bana ne lazım
falan değil. Yani muhakkak bir kişisel
merak geliştirecek bir ritüelimiz
olacak. Yani
&gt;&gt; toplumu ileri götürecek meraktır. Merak
olmayan hiçbir şeyi ileri götüremez. Ya
hocam şu şey. Aa ben nasıl unuttum onu?
Ali Hoca'nın esas tepesinin attığı
küçükkenki hadise kulağa kaçan böceği.
Doğru hatırlıyor muyum onu? Sürekli
herkesin kulağına kaçan kulağa kaçan
böceği yok. Hoca herkese soruyor. Hocam
bir anlatsanıza onu. Kime? Şeye eee
sıralaması da vardı onun. Önce gidip eee
işte eşe dosta soruyorsunuz sonra babaya
soruyorsunuz. En son köyün imamına
gidiyorsunuz galiba. Cami imamına.
Diyorlar ki o bilir git ona sor. Yani
soru şu kulağı kaçan böceği nedir? Bu
nerede yaşar? Ne yapar? Eee, köy imam da
diyor ki, "Ne yapacaksın sen?" Ali
Hoca'nın orada bir şeyi var mesela. O
hiç yıllardır gitmedi. Ya hayvan
kulağınıza kadar giriyor merak
etmiyorsunuz. İlginizi çekmesi için
nerenize girmesi lazım? Öyle bir
tepesin, tepesinin attığı bir durum var.
Ve siz galiba buna kızmışsınız ilk
başta.
&gt;&gt; Şimdi size bir şey söyleyeyim mi? Doğuyu
incelediğiniz zaman inanılmaz. Bunların
hiçbiri akşam yatıp sabahtan ortaya
çıkmadı. Bunu çok iyi bileceğiz. Her
birinin bir gelişim süreci var, gelişme
süreci var. Şimdi bana desen ki Ali
hocam hadi şu eski günlere dönelim de şu
biyoloji dersinde bana gözü anlat
derseniz ben size bir şey söyleyeyim mi?
Bir hafta hiçbir kelimeyi cümleyi
tekrarlamadan size ben gözüne verim onu
anlatabilirim.
&gt;&gt; Evet ben buna şahidim
&gt;&gt; ama nedir biliyor musunuz? Bilmem kaç
milyar yıl önceden başlarsın koşulları,
oradaki olayları gelişmeleri öyle kolay
kolay bu canlı meydana gelmedi. Bunlar
denendi milyonlarca. Bugün yaşayan
canlının sayısı %1. Tabii
&gt;&gt; %99'u
yok oldu. Şimdi mükemmel düzen
diyorsunuz. İyi de %99 ahirette
sorsalarti ya bu dünyada düzen var mı?
Diyecek ki ya nerede olsa olsaydı ben
ayakta kalırdım. Demek ki yok. Niye?
%99'u şu etap uyum yapamamış. Uyum yapan
ayakla kalıyor. Evrim nasıl? Son mantığı
olarak evrim ayakta o koşullarda uyum
yapan ayakta tutar. Bu nedenle ister
ekonomide ister bilimde ister efendim
şunda ister bunda size bir yaşanteki
o günkü koşullara en iyi şekilde uyum
yapma en başarılı şekilde uyum
yaparsanız siz yolunuza devam edersiniz
yoksa yok olur gidersiniz orta e şeyin
eee Asya'nın ve şu andaki bu yaşadığımız
olayların altında bu yatıyor. Geleceği
tahmin etmemle yatıyor.
&gt;&gt; Anlıyor musunuz? Net bakmam ya. Nasıl
özlemişim Ali Hocay'yı dinlemeyi?
Vallahi YouTube çektiğimizi unuttum
yemin ediyorum. Peki bir şey daha var
ama ben bunu gelmeden önce kafamdan not
etmiştim. Çok uzun ve Türkiye
şartlarında çok sıra dışı bir kariyer bu
ya. Ali Demirsoy'un kariyeri. Hakikaten
çok nevi şahsına münhasır hemen hemen
herkesin müspet ya da menfi bir yere
koyarak bildiği bir insansınız. Bayağı
meşhursunuz da yani. Ama kimi iyi
biliyor, kimi kötü biliyor, kimi hiç
bilmeden kötü biliyor.
&gt;&gt; Kötü bilen nerede? Bakma sen. Sayg
&gt;&gt; ya. Kötü bilen de iyi ki sizi bilmiyor
aslında. Yani duymuş bir şey hakkında
sizden haberdar. Ama herkes böyle bir
muhasebe yapar ya. Özellikle biraz yaş
kemale erince geriye dönüp de şunu
farklı yapsam dediğiniz ne var en çok?
Yani bir şeyi farklı yapsam daha iyi
olurdu diye hiç aklınıza geliyor mu?
&gt;&gt; Şöyle bir şey söyleyeyim. Geriye dönsem
gene aynı yolu izlerdim.
&gt;&gt; Tamamen %100.
&gt;&gt; %100. Neden biliyor musunuz? Şimdi bir
örnek vereceğim. Ancak şu var.
Düşündüklerimi biraz eee daha sonra
yaparım diye geciktirmezdim. bazı
şeylerimi, bazı şeylerimi daha sonra
yapayım diye geciktirdim. Bunlar benim
hep negatif tarafımdır. Onu hemen
söyleyeyim. Her insanda olduğu gibi
&gt;&gt; çevremi çok daha bilgili insanlardan
seçme şansım olsaydı fikir alışverişi ve
bilgi alışverişi yapsaydım. Bugün bir
adam okusa okusa en fazla iyi bir adam
125 sayfa okuyup aklında tutabiliyor.
Ama biliyor musunuz siz de ben bir araya
geldiğinizde benim aşağı yukarı 50
yıllık bilgi birikimim var. Sizin de bir
okulda var. Karşılıklı oturduğumuzda siz
50 yıllık bilgi birikimini 45 saat
içerisinde bana naklediyorsunuz.
&gt;&gt; Aynen öyle.
&gt;&gt; Buradan bir örnek daha verip ve YouTube
dinleyenlere açıkça söyleyeceğiz.
Çevrenizi iyi seçin. Bilgili adımlardan
seçin ve şunu söyleyin. O insanlarla
otururken bence de demeyin. Muhakkak
dikkatle dinleyin ve bak defter
getirmişim. Not alın. Bu size çok şey
kazandıracaktır. Size bir şey daha
söyleyeyim. Spor ve müziğin harca
Türkiye'de nerse iyi kötü ben
konuşabilirim. konuşarak ben hepsine
okumadım ki. Bu adamları beni aldım.
Hayatım boyunca onlarla temaslarım oldu.
Adam 30 yıllık 40 yıllık bilgisini bir
oturup akşam yemeğinde bana anlattı ama
hep yanında bir defter buldu. Not aldım.
&gt;&gt; Evet. Sanıyorlar ki biz her şeyi
kitaplar kapıyoruz. Öyle bir şey yok.
&gt;&gt; İyi ilişki iyi dostluklar. Bir gün bir
yazı geldi. Ben de genç 24 yaşındayım.
Atatürk Üniversitesi'de bir yazı şey
geldi. Yazı gelmiş. Bran Schuv'ta
dünyanın 300 200 küsur bilim adamını bir
toplantı yapıyorlar. Adam bulamadıkları
için beni gönderdiler ve en genç adam
benim burada. 24 yaşında doktor da
yapmışım efendim. Gittim doğru dilim de
yok. Biraz Fransızca okumuşum. Fransa'ya
indim. Gardoles'te bir bilet alamadım.
Çünkü öğrendiğimi kes gö köse kes kafanı
gir gömezse de açı şey öğrendim. Efendim
İngilizce öğrendim okuyorum ama
anlamıyorum. Almanca kendi kendime o da
zayıf yani hiçbirini de yürütemiyor.
Neyse gittik orada hiç unutmam
feladıncağız. Kim gençliğine dönmek is
hepsi kaldı. Kim dönmek istemez dedi.
Ben kaldım geldi. Dedi ki en geç görünen
sensin. Niye dönmek istemeyeceksin?
Dedim benim dilim çok zayıf. Yani
anlasam tam anlatamam dedi ki ben şeyde
Alanların dulu neydi? H
&gt;&gt; göterü ben üste dedi öğretmenim
dedi. Siz dedi eksiklerimi tamamlarım
dedi. Şey sorun değil dedi. Dedim ki
size bir şey söyleyeyim ben. Ben beş
sınıfı bir tek hocası olan bir köy şeyde
doğdum. Sonra 11 ota okula gittim. 11
dersin 7'sinin hocası yoktu. Yok
yazdılar. Her gittiğinde anamla babam
ayetel kürsi okurdular ki kurtlar beni
yemesin yollarda. Akşam da kurtların
ağzını açardılar ki beslensinler diye.
Öyle bir okuldan mezun oldum. Sonra
hayatım boyunca bir saat ben kurs
almadıyım. Herhangi bir kitabım da
olmadı. Ben üniversiteyi bitirirken bir
tane kitap alıp götürürken de şu köyde
bir FK yapayım ya biz bu kitapları
okuyoruz diye göstereyim dedim. Öyle bir
kitabı yok. Hep not yazdım. Benimle
beraber 10 kişi ortaokuluna çıktık.
Biliyor musun bunların içinden en aptalı
bendim. Hepsi zekiydir. Ama ne oldu
biliyor musun? Koşular onları şu buna da
hepsini eledi. Şimdi bir örnek daha
vereceğim ve ben bunun içerisinde bir
şans olarak sildim ve geldim. Bir daha
niye gençliğe döndü? Ingenfel dedin ki
ingen siz zannediyor musunuz ben 1000
defa daha geri dönsem bu kadar nezik bir
toplantıya bir daha gelem bu şansım defa
yakalamışım hiç geriye bırakır mı ve
Sokrat 80 yaşına giderken tam yanındaki
öğrencisi diyor ki hocam diyor geriye
dönmek ister misin diyor ki ya ben bu
bilgiyi direnmek için 80 yıl uğraştım
diyor daha bir dakika geriye dönmek
istemem onun için eğer bugün bu mülakatı
yapıyorsan sen de İstanbul'dan gelmiş
beni bir hoca olarak kabul ediyorsan ve
değer vererek bir eee bir eee şeyi
yapmak istiyorsan bu çok ince bir yoldan
gelen ürünün şeydir.
&gt;&gt; Geriye dönüp ben bu şansı yitirmek ister
miim?
&gt;&gt; Vallah ben de asla geriye dönüp de bir
daha başka bir yola gitmenizi istemem.
Çünkü ben olan halden çok memnunum.
Bizim eee psikoloji tarafında da
mutluluğun tanımını böyle yaparlar.
Halinden ve şimdiye kadar
yaşanmışlıklarından
ne olursa olsun razı olan, memnun olan
kişi mutlu derler. Demek ki Erli
Demirsoy mutlu bir insan. Bunu diyebilir
miyiz? şu var yani kendi açan
söylediğimden mutluyum ama bu ahval
diyoruz ya ahval ahval işi çünkü o zaman
siz hiç unuttuğu dediğinizde de
duyarsızlığı da ifade edersiniz bütün bu
insanların feryadı gördüklerinize
eksiklikler niye biliyor musun ben bir
öğretim üyesiyim öğretim üyesi örnek
insandır şimdi siz ayrıldı gip herhangi
bir ilaç firmasında çalıştığınız zaman
profesyonel unvanını kullanabilirsiniz
ama öğretim üyesi unvanını
kullanmazsınız diyebilir buradaki belli
dinleyenler ve şu anda YouTube'u
dinleyenler şunu söylemelidir. İnşallah
benim oğlum daha okuduğu zaman, büyüdüğü
zaman inşallah bu Ali'den Müslü gibi
olur dediğinde ben bir öğretim üyesiyim.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ben yerimi doldurmuşum demektir.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Anlıyor musun? Bu çok önemli bir şey.
Yerinizi dolduracaksınız.
&gt;&gt; Genç arkadaşlar bu arada bu YouTube
videosunu izlerken lütfen kılık, kıyafet
ve tavır konusunda Ali Hoca'yı örnek
alın. Beni örnek almayın. Bak ben Ali
Hocaı hiç gravatsız derse girdiğini
görmedim. Bugün de sağ olsun böyle iki
dirham, bir çekirdek her zaman olduğu
gibi ben sıcaktan biraz ama biliyorsunuz
ben normalde de böyle gelirim. Hocam
halinizle, tavrınızla, bütün yaptığınız
şeylerle hani çok şey kattınız. Hepsine
çok teşekkür ediyorum. Ama en önemlisi
de ya ulan ya bu memlekette kimse bu
işlerle uğraşmıyor lanet olsun diye
tekmeyi vurup da köşenize çekilmediğiniz
ve hala hala canınızı dışınıza takarak
üretmeye devam ettiğiniz için ben yani
tabii ki önce kendi çocuklarım adına
sonra da bütün gençler adına tekrar bir
daha size teşekkür ederim. Ali Demirsoy
hocayla yani 3035 sene sonra tekrar
oturup daha dün aynı masadan kalkmış,
aynı sınıftan dağılmış gibi konuşmak
takdir edersiniz ki benim için
bitirilmesi zor bir muhabbet. Ama bir
yerde bunu sonlandırmam lazım. Eee en
kısa zamanda eee umuyorum devamını
çekeceğiz, devamını yapacağız. Eee çünkü
daha sadece bir hal hatır sorduk. Daha
genel girizgah yaptık. Ali Hoca'dan daha
faydalanacağımız çok şeyler var. Bu
bölümde ben Ali Demirsoy'un aslında
nasıl olduğunu sormaya geldim. Anladığım
kadarıyla maşallah hala çok iyi. Hem de
aynı zamanda çok kötü niyetleri var
bizimle ilgili ve eylemlerinden geri
durmayacak gibi duruyor. O yüzden ben
bundan sonraki eylemlerini de takip
etmek üzere e açık beyinle peşinde
olacağız hocam. Ağzınıza sağlık.
&gt;&gt; Teşekkür ederim için. Sağ olun.
&gt;&gt; Bir sonraki bölümde görüşürüz. Yeah.

abone ol
Bu kitabı da gösteriyor değil mi şeydi
bu aziz dinleyiciler
bu Mevla'yı Zülcelali iman edin
ve istikamet üzere olan kullarının
bu dünyada ahirette ulaşacakları mutlu
neticeyi TUS ile suresinin 30 ayeti
kerimesinde müjdeliyor
Allah buyuruyor ki Savcı billah
innellezine Karlı bıraktın Allah
bir sureti muhakkak Ada 11 hakiki mümin
kulların ki onlar
Resulallah dediler
Allah bizi yoktan yaratan Annen de annen
terbiye edip bilsen kemalatı ulaştıran
Rabbimiz Allah bize dediler öyle
inandılar
İşte bu imanın ilk şartıdır Allah'a
inanmak
Allah Allah vardır 11
bu yerleri gökleri bütün kainatı yaratan
Bodur
bu vakti Biz daha bu aleme gelmeden
ezelde verdik
ne malum olduğu üzere Hz Allah
O yes etlerimizi yaratmadan önce bu
ruhlarımızı halk duyurdu
bu mahlukatın Hepsinden önce de bu
Peygamber Efendimiz'in nurunu ve ruhunu
yarattı
daha sonra diğer ruhları yarattı
biz bu dünyaya ne kadar
kıyamete kadar ne kadar insan nesli
gelecekse bütün bu neslin ruhum yarası
ve imtihana çektik Hazreti Allah
bu ruhları mıza hitaben Ne dersiniz
Irak'ın
ama ben sizin rabbiniz değil miyim diye
sordum
bu burada bütün Ruhlar Allah bela Evet
Rabbi misin ya Rabb'im
bu işte ben de ne zamandan beri
Müslümansın diye sorulduğunda hep bu
cevabı veririz Daily bela bela dediğimiz
zamandan beri müslümanız deriz
ve bütün insanlar orada tavan veya
Ceyhan Ceyhan helal
o herkes Ya Rabbi Rabbi misin dedi taksi
gel
ya orası itiraz geri değildir
her yeri gelmişken halk arasında dolaşan
bazılarının o fiyatı yanlış bir hiç bize
de müsait miş ve doğrusunu söylemiş
olayım
bu Efem diyorlar ki
o ezelde eder ruhların bazı söyle etmiş
bazı etmem
bu secde eden nökmen gider etmeyen kafir
gider ne gibi
bu pazar
ve Türkler onu güzel Reyiz ait işler
de çocuklardaki Ezel itiraz ile değildi
o orada bütün Ruhlar herkes Bela dedi
Rabbi misin Ya Rabbi de dibe herkes
sebze
Evet şu kadar var ki tavan veya gelen
yaz yani bastık içinden kaynayan bir
aşklar şefle Bela Rabbim içindeyim
secdeye kapandı bazı bir mecburiyet
var ama orası itiraf yere değil boya
yanlıştır yani bazı size etmiş bazı
etmemiş söyle etmeyen kafir gider gibi
sözler
bir insanın itikadında kökünden saçlar
Çünkü her şey olmuş bitmiş değil mi o
zaman biz burada ne yapsak netice
aynıdır değişmeyecek gibi insanın
itikadını kökünden
çok fena bırak kullarına bir irade
yüzeye vermiş tercih hakkı tanımış bu
hayrı şerri Hangini istersen Mevla onu
halk eder insan
iradesine iyi kullanırsa evlâ iyi halk
eder size kullanırsak çocuğa giderse
Onun için insan cenneti de cehennemi de
kendi iradesiyle ama evet özür bütün
bokları Bela Evet Rabbim için Ya Rabbi
tatlı git
13 defa hitap etme canavar
bu Peki bunların buyurdu Sizin şu
ruhunuza
o ceset elbisesi giydirerek sizi bu
âlemden başka bir aleme çıkaracağım
orada da Rabbimiz Allah Rabbimiz Allah
bir diğer misiniz Evet ya Rabbi
Sen hangi alemde götürür sel götürür Her
yerde bir Rabbimiz Allah dedi
Bu üçüncü defa sordu cenab-ı hak Peki
bunların duyurdu orada önünüze bazı
iyimisiniz cin şeytanları çıkacak insan
ve cin şeytanlarını çıkacak sizi bu
imanımızdan bu inancımızdan bu
Akdeniz'den döndürmeye çalışacak sizi
ipler ve ifsâd etmeye satılmaya
çalışacak biz onlara uyardı bu
halimizden döner misiniz yoksa şu
Akdeniz'de sabit Biz alırsın Ya Rabbi
bizi senden ayırmak isteyen o insan ve
cin şeytanlarını a uymayı bu iptal ve
ifade dillere tabi olmayız sana
verdiğimiz şu an hepinize Sadık kalırız
o halde Buyrun imza ile
bu üç suret ahitname imzaladım ruhumuzla
Sen de ben de o da o da herkes imzaladı
ya onun bir kopyası tarihi mazluma da
Hacer bile güvenme sakladı Hacer vefasız
Cennetten gelen bir taşlık o mübarek
olsun içinde
Bu bir metin evi Mahmut'la Bu bir sureti
makam Ah Yalan şu göğüs mahkememize
yerleştirilmiştir buraya Türkçede iman
verir
bu hergün beş vakit Kabe'ye döndüğümüzde
yine Kaç Para cezasını Eda etmek için
beyti Şerif'i Vardığımızda o mübarek
taşı karşılar karşısında hürmetle
saygıyla zor olur bu ve
bu niyet eder bu İçimizden öyle geçirir
Ya Rabbi bezelye ruhumla seni taksi 73
sure sahiplerine imzalamıştı Motur
etlerden yoksun da olanla Bu mübarek
başımızda olan şurada karşılaştırır
ahdini tercih ediyorum kurulumu ni
cevabını yapmaya çalışıyorum sen ben
hakiki vurun olarak kabul eyle ya Rabbim
rahmetiyle mağfiret inler yanınızda
bağışla yarabbim diye içinden böyle
niyetleri öyle geçiniz
mi Evet
işten Rabbim Allah bu İmanın Şartı Biz
bunu ezele dedik şu aleme gelince de
Allah Rabbimiz Allah
Allah Allah vardı
ne gibi
Evet şimdi
bu sözümüzü işitiyor içimizden geçen
niyetleri maksatları geliyorum
bu iman ettikten Allah'a imanın bütün
şartlarına inandıktan sonra da istikamet
üzere olmak işte onu da cenab-ı hak
beyan ediyor ikinci madde olarak
sünnette
bağımlılığı iman eden iman ve sonra da
istikamet üzere olan kulları doğru
bu niyeti doğru
şu ameli doğru
bu insanlar arasında muamele nasıl doğru
alışverişinde doğru kantarında
terazisinde doğru sözü doğru sözü doğru
Niyesi doğru
söylesin bunların ımı nasılsın Hayırlı
olsun Allah tabi iyi niyet zaten
hesapsız al ilimizde
ve büyükler niyet Hayır Akıbet Hayır
demişlerdi
o Fahri Kainat Sallallahu Aleyhi ve
Sellem Efendimiz de amellerin kabul
olması ve Kamil olmasının iyi niyetle
Sen mümkün olduğunu beyan ediyor
buyuruyorlar ki
inlemez ama Linea
bu hakka tam ellerini yapılacak yıkama
da kabul olması Kamil olması haline
fenniye Salih olursa Amerika bulur
var ama niye bozuk olursak ol
O çok güzel
bu ibret alınacak bir hadisedir
o cenab-ı hak o Adem Aleyhisselam'ın
dünyaya getirdiği zaman
bu dünya
yaratılmışsın mahlukata var fakat Adem
yok
ben onu da Cennetten getireceksin Allah
dünyaya koydum
bu hak taâlâ
Evet şimdi araxes alemi
bu kıldı Adem'le Müzeyyen alemi Adem'le
alemi süsleme Hazreti Allah Adem de
cennette getirdim daha önce diyet
mahlukatlar Alem henüz gelmemiş onu da
Cennetten getirdi dünyayı Adem'le Sezgin
etti Hazreti Allah Rütbeni
bu melekler
ve bütün yeryüzündeki mahlukata
duyuruyor ilan ediyor yeryüzüne gecen
netten Adem geldi
Allah halifesi şerefli mahluk Adem
Cennetten dünyayı teşrif etti ye melaike
giran yeryüzündeki mahlukatı duyuruyor
ilan ediyor
bu dişiden mahlukat içerisindeyiz
ne diyor ki
Sen gel yüzünü Adem gelmiş Allah
halifesi şerefli mahluk
eve gidip diyor Onu bir ziyaret edeyim
Bir de doğru geliyor Adem
Aleyhisselam'ın ziyaret ediyor
bu etrafımda dönmüş tavaf etmiş ve
tesbih ve anlatmak güzel ederse bazı
sadık köpekler olur sahibi böyle kapıdan
çıktığı zaman koşar gelir ayağına
kapanır etrafında döner ayağından öper
gönlünü alır yani sadık köpek Yani bir
dilim ekmek yeriz yiyecek veriyorsa ne
kadar cilve yapıyor efendisinin yanından
etmek için sahibinin memnun etmek için
pervane gibi etrafında dönüyor işte onun
gibi geyikle gelmiş Adem Aleyhisselam'ın
ziyaret ediyor etrafında dönüyor sabah
ediyor çok memnun olmuş acımadı istiyor
Dam başında sıvazlamış sırtını
sıvazlamış başını okşamış mübarek hayvan
Ne sevimli hayvan mısın diye sevmiş
iltifatta bulunmuş ve bu geyik
ziyaretten dönünce diğer Hayvanat
arasına vardığında çok güzel bir raya
hissediyorlar
Bu çok güzel bir biz kokusu
Ne demişler ki yahu güzel Ray ha ha Sana
nereden geldi Daha önce yoktu
ne demiş ki
ben size duyduğunuz ya melekler ilan
etti yeryüzüne Allah halifesi Adem geldi
şerefli mahluk ben gittim ama Allah için
bir ziyaret ettin başımı okşadı sırtını
sıvazladı hissettiğimi o güzel rayiha
ondan bana intikal etmiş olabilir diye
Ben 15 yüzden diğer mahlukat hayvanlar
ha ha öyleyse bir gidip bir dedi Biz de
ziyaret edelim diyorlar
eve gelip onlarda ziyaret et
bu duruyorlar fakat orayı havalarda yok
birlikte var onlarda yok Neden yiyip
gelirken Allah billah için geldi bir
menfaat bir koku almak bir çıkar şu bu
düşünerek değil Allah Allah için Allah
halifesini ziyarete geldi niyeti çok ha
Lift sonraki gelenler o mis kokusu rayha
koku almak için geldiler onlar da o
eclat yok O niyet yok Onun için onlar
ona ne ayrılamadım ve bugün dünyanın en
güzelmiş ki Adem Aleyhisselam'ın ziyaret
eden okeyin varsın tepesinde boğazın
göbeğinde
bizzarre sorma içindedir dünyanın en
güzel mis gibi ibret alınacak bir Hadise
değilim ve Halis niyet olduğu için
nelere ne ait oluyor ama niye ihlaslı
olmazsa ben gidebilir
en yeni tarihi bir kısadır
bu Harun'u ünlü İslam halifesi Harun
reşid'in hanımı Zübeyde Hatun
bu mekke-i Mükerreme su getir
O çok uzak yerde bu mekke-i mükerreme'de
bugün dahi olunca sizi olsun içilir mavi
Bey'de verilen Zübeyde suyu Demiş zaten
başlıca iki su var Birisi Allah mı
hocası olarak cenab-ı hak ettiği büyük
Şifa olan Zemzem
o diğeri de mavi Beyler ben irade
taraflarına ayrı Bey dedeler Harun
reşid'in hanımın Zübeyde harfini
getirdiği Suyu çok uzaktan Bağdat
iyesinden kanal karıştırarak binler
Milyonlar harcayarak servetini koyarak
bir su getirmiş halen Hacılar olsun
içerler mavi böyle derler
ve bu Zübeyde Hanım
O vefat ettiği zaman kendisini tanıyan
hanımlardan Birisi onu cennette güzel mi
Bir Kuş içinde görüyor
ne diyor ki
bu tecrübeyle diyor
Bu elbette büyük bir hayır yaptın sen
milyonlarca Hacı suladım o Uzaktan bir
su getirdin su Hayatı Yaptım Kim bu
dereceyi cennetteki bu makamı onunla
almışsın değil mi diyor
bu Zübeyde Hatun diyor ki hayır diyor
Onunla anlamadım
ve birçok kralların ve meleklerin devlet
adamlarının
zenginlerin yapamadığı bir Hayrat
eserini yapmak bana nasip oldu derken
Nasılsa içime bir ucuz gelmiş ondan bir
şey kazanamadım Yalnız bir diğer amelin
Rabbimin rızasına vesile olmuş onunla bu
makamı bana vermeyecek o diğer adı da
şuymuş
bu ezan okunduğu zaman hürmetle dinler
ezanı Duyar duymaz Aziz Allah'u ekber de
toparlanır saygı verilmekle dinler
ezandan sonra Ezan duasını okur bu ezan
duası şu faziletin dediler gelince Ezana
sürmesi Saygılar üzerine Mutlular
unutmayalım
o zaten imansız Öğrenmenin bir sebebi de
Ezana hürmetsizlik yapanlardır Bilmem
etkinlik yapmak imansız için özel olan
hadiselerden birisi bir Allah kol
bu ezan duası çocuk ezan okunduktan
sonra dua
bu Allahümme Rabbi her delik davet
Ahmet'i vessalâtü İbrahim etini hepsi
ala seyyidina Muhammedin zirvesine Teber
kabul eder ve bu açılmak anın
mahmudenillezi rahat de huin mesela çok
büyük bölümü ya
Google Play'de hatunum duayı okumuştur
Ondan sonra işte diyor bu amelim Rabbim
hoşuna gitmiş razı olmuş onunla bakalım
bana verir Evet aziz ile ilgili
bu ibadetin büyüğü küçüğü olmaz iyi
niyetle yapılmasını indir ya hayır
amellerin de ceza iyi niyetli
yapılmasını indir iyi niyetle yapılan
küçük bir amel bakarsınız ağrısıyla olur
ama büyük ameller yaparsın da bir
noksanlık olur orayı evde değil mi Yine
öyle anlatırlar
bu yolda giderken vaktiyle
bu birisi
Yolun kenarına bir kazık çıkmış şöyle
düşün
eve gelip geçenler burada dinlenirler
bu Ziraat ederler onların adlarını
merkezlerini bağlamaları için çok azı
buraya çıkayım diyor gazı çıkıyor Atını
varlar merkezini vardır burada oturur
dinlenir acımaya niye istirahat eder
onun Atını merkezini bağlaması için Ben
çok az buraya yapayım diyor çak veriyor
Çok Halis ihanetle bir niyetle bunu
yaptığı için Allah razı olsun
Bu bir başkası da geçerken yolun
kenarında çakılı Boğazı görünüyor
ve o da şöyle düşün
ve bu kazık gelip geçenlerin ayağına
takılır düşürür
Bu bir mani hazır en iyisini Ben bunu
bertaraf edeyim diyor diyor gazı
asılıyor sallayıp çıkarıp Acı Veriyor
sen ondan daha zor oluyor yani onu da
diyecek hali yapılan iş çok zor bir iş
değil bir gazı çarpmış diğeri de çekmiş
adı vermiş yani basit bir gayretle
yapılan küçük bir gayretle yapılabilir
Minişler Ama yapanların niyeti Halis çok
hali gönlümüze razı olur işte Hayır
amelin ibadetin
mümkün olmaz Mühim olan ihlasla
yapılmasıdır Allah onun muhafaza etsin
cümlemizin işte okuduğum Bu ayeti
kerimede Cenabı var böyle ihlasla
istikametle ama evde bulunan iman eden
Amerika'da bulunan kullarını metrosuna
ayırıyor vuruyorki saygıyla
innellezine galiba bırakın Allah
bir sureti mu hakkında 11 hakiki mümin
kulların ki onlar Rabbim Allah dediler
Allah bizi yoktan yaratan Annem de annen
terbiye edip düşen kemalatı ulaştıran
Rabbimiz Allah birinciler Böylece
inandılar İman ettiler sünnet devam
Sonra da istikamet üzere oldular
dostluğu olur ameli doğrusu muamelatı
doğru rantları terazi doğru niyeti doğru
iyi niyetli Allah yolunda görüyor böyle
devam ettiler böylesi bunları me ne
yaparsın ya Rabbi sen böylesin bunların
Asena hak Çorlu'da yani diyor seni Zirve
aleyhimul melaike ebenin
ama böylesi bunların Aha zaman zaman
Müjde için melekler gelir
ve meleklerin
bu ne derler Derler ki
56 kafu velâ sakızı
ama korkmayın
ama Biz inançlı dürüst niyeti iyi
ihlaslı kişiler korkmayın mahrum da
olmayınca
Ben bunu bu müjdeyi melekler zaman zaman
benim böyle kullarına yaparlar
vuruyorsun abi Ben de ibadet bu saatte
bulunduğumuz zaman
bu namaz kıldığımızda Kur'an
okuduğumuzda Kur'an dinlediğimizde
en iyi ibadet su Hatta bulunduğumuz
zaman bir zevk hissederiz yeter etmesi
lazım Benim bir şeyin bir zevk bir
manevi Neşve ibadet saatte bulunduğu
zaman buranın dinlediğin zaman namaz
kıldığı zaman bir zevk Duyar İşte bu
zelmer melaike-i Kiram ın mânen
telefonla her de arkasından yaptığı Bu
tepsi Rasim neticesidir bu iman ehline
hayattayken zaman zaman yapılır Bir de
en son
ve bu alemden ayrılırken yapılır en son
anı insanın Tabi en zayıf zamanıdır ölüm
anı artık annesinden babasından eşinden
evladımdan her şeyinden ayrılarak başka
bir aleme yöneliyor garipliği bütün
dehşetiyle hissedeceğimi etmeye başladı
bir anda melaike ekran en sevdiği
kişiler suresinde ona gözükü veriyor
o fazileti açılıyor artık ve ona diyor
ki Korkma Bella sahası ve laktasyon ol
Dilediğiniz yerden korkmayınız
bu geride bıraktığınız çoluk
çocuğumuzdan da Mahzun olmayın Çünkü siz
onlara dinini öğrettiğiniz Kuran'ı
öğretmeni ilmihalini öğrettiğiniz Onlara
iyi terbiye verdiğiniz haram ahlaklı
seksisiniz doğru yola koyduğunuz Onun
için mahsus olmayı ama bu vazifeyi
yapanlara bunu dedim yoksa çoluk
çocuğuna ihmal etmiş bırak vermiş Üstün
bataklığına git atların baskıların
karanlığına İyi Allah korusun hidayetten
uzaklaşmış İslam ve tuğyan içinde ve
onlara gereken çobanlık vazifesini
yapmamız da ona böyle demezler hakiki
onları da karpen geliriniz yerden Mahzun
olur geride bıraktığınız an size rahmet
ile rahmet okutacak işler bakmadınız
Allah Allah Allah razı olsun Ama iman
etmiş istikamet Üzerine soğuk çocuğuna
buzdolabına Kuran'ı dinler versin Şah'ın
hesapları öğretmiştir Bu da onlara
akyol'a göre artmış konuştu korkmayın
getirenlerden mahrum dolması garip
zamanında en sevdiğin kişiler suresinde
melaike-i Kiram gözüküyor böyledir
öpüyor ki ve pişi rubil Cennet illeti
küntüm Suat'ı sizi vardı Bulunduğunuz
cennette müzelerinde
o Rahmi evliya hüküm fil hayatid dünya
ve fillâh ile biz dünya hayatında da
ahiret hayatında da sizin dostlarının
yalnız bırakmayacağız orada mıyız Allah
Allah şimdi bu müjdeyi alan son nefeste
böyle artık garipliği bütün dehşetiyle
hissetmeniz a başlayacağı bir anda böyle
bir müjdeyi alan Müslüman artık
bu perişan olur mu
yok artık o mutludur de onun için
Rasulullah Efendimiz hadis-i
şerif'lerinde
Bu elma mi nunn layemut unwell yongalam
indari niladerim mı İyi günler hakiki
mümin Dinine bağlı doğru dürüst Onlar
ölmezler Onların ölümü diyor bir evden
diğere geçirmek Ben yum kalın Amin
darini laz.ali onlar diyor bir evden bir
yere başını verirler ayrı ölüm bu yine
diğer bir hadis-i şerifinde müminin ruhu
hamurdan kıl çeker gibi bulunuyoruz
bu gerçek müminin ruhu kolay hamurdan
kıl çeker gibi
bu duymayacak yaşadı ama kafirin oğlu
Allah korusun çatır çatır kemikleri
güldürür yazınız
ve İbn mes'ud Radıyallahu An buyuruyor
ki ben Kuranı Kerim'de
ve her ayeti teyid eden bir hadisi de
bilirim
bu fakat
o Rasulullah efendimizin mi Evet müminin
ruhu hamurdan kıl çeker gibi çıkacak
ne buyurdu bu hadisi tekniği eden bir
ayeti kerime bulamadım Kuranı Kerim'de
acı ki her hadisede İyidir eden bir ayet
bilirim dir onu bulamayarak uyuduğum
zaman bu yanında Resulullah efendimiz
Zuhur etsin dedi ki diyor var ya ipimi
mesgut
ve eve gitmeyi Mesut sen sure-i Yusuf'u
okumadın mı
bu sûre Yusuf'u okuyun
o uyandım
Ben kalktım abdest aldım Kuran'ı Kerim'i
ve sure Yusuf'u açtım okudum ve orada
gördüm bunu Hadi size iyi deden ayeti
orada buldum diyor ayrı geri mesajınla
Helen mağara Ayna hızlı ekber ne hızla
katta neydi yakından Hayır
o malumunuz
bu peygamberlerden Yusuf Aleyhisselam
bu dünyada
kargolarda bir güzelliğe sahiptir pa
bizim Peygamberimiz bütün yaratılmışları
müstesna sızlık o aile fakat Sen bana
sonra Onun altında Ben Yusuf
Aleyhisselam
bu Harikulade bir güzelliğe sahip
ve kardeşlerinin Hasretine maruz kaldı
kısası uzundur Yakup aleyhisselamın oğlu
Yusuf Aleyhisselam
kardeşleri 11 kardeşinin haczedilen
maruz kaldıgı kuyuya atıldı sonra
ve mısır azizesi ne Göle hizmetçi köle
olarak satıldı
bu fakat
ve mısır azizesi Yusuf Aleyhisselam'a
hayranlık duyduğu
bu evlenme teklifinde bulundu
bu ve bu sıra kabil'i tarafından da
ayıklandı kendisi Ne dediler ki Mısır
bekâ birinin hanımları kendisine Uşak
bak hizmetçi köle olarak Satılmış
birisiyle evlenmek istiyor mı böyle
birmiş günlük gösteriyor Bu çok zayıf
birşeydir diye onu ayıpladı lan Hülasa
bak at O da
Sen kendini ayıplayan bu hanımları topla
davet etti hepsine
Bu elma portakal ikram etti uçak verdi
ki buyurun
ne dedi Onlar elmayı portakal soyup
yiyecekleri sırada Yusuf Aleyhisselam'ı
getirdi karşılarında bir koltuğa oturttu
o zamana kadar Yusuf Aleyhisselam
görmeyen kadınlar Yusuf Aleyhisselam'ın
harikulade güzelliği içinde görünce
Hayret ettiler şaşırıp kaldılar ve
saçında mahfaza Beşer aşağı in villamel
akını Kerim bu insan değildir dediler Bu
ancak melektir dedim
bu onun teshir edici harikulade
güzelliği karşısında hayran olup
kaldılar elma Soyar portakal sürüyoruz
derken ellerini kesmişler farkında
değiller farkında değiller Bir de onlara
işaret etti Şu Ellerinize bir bakın dedi
baktılar ki hepsinin elleri kesilmiş
kanlar içinde kalmışlar dalmışlar
farkında değiller ve mısır azizesi
onlara işte beni ayıpladığınız Yusuf bu
Yusuf dedi yani buna bunu evlenme
teklifinde bulunuyor diye şey ettiniz
Fakat bugün size ellerinizi kestiğiniz
yani ben bunu da mağdurum demek istedi
Biz esasında fezali kimlerle değilim tüm
benefici beni ayıpladığınız yurt işte
buydu dedi Şimdi orada Bu kadınlar Yusuf
Aleyhisselam'ın teshir edici güzelliği
karşısında daldılar ve ellerini kestiler
farkında olmadılar işte bunun gibi Mümin
de ahirete gider en son anında ruhunu
teslim edeceğiz zaman cennet bütün
ihtişamıyla bütün dekoruyla bana
gösterilecek cenneti gideceğim makamı
karanlıkla seyretmekte oldu bir anda
ruhu cesedinden alınacak ruhun
cesedinden alınmasının verdiği acı
duymayacaksın ya da onun için Rasulullah
Efendimiz müminin ruhu hamurdan kıl
çeker gibi çıkacak bir cenab-ı hak öyle
süslü Hakime nasip etsin cümlemize ho
şekilde gidişe Nail olanlardan eylesin
bu iman eden dürüst hayatının bütün
sokağında doğruluğu dürüstlüğü
bırakmayan niyetini bozmayan bir
insanların iman ehlinin neticesi sonucu
budur işleme layık ekran onları mı
İzleniyor diyorlar ki Nah mı evliya
hüküm fil hayatid dünya silah ire dünya
hayatında da ahiret hayatında da bitsin
değil yalnız kalmayacaksınız gittiğimiz
yerde kabirde bundan sonraki alemlerde
biz sizin dostlarınızı beraberiz
bu yüzülen minra full İbrahim o
Gideceğiniz yer rapor ve rahim olan
Allah tarafından size bir müdür ziyafet
sofrasıdır derler söylemiş herhalde
müdür
bu Bugatti taka karşılık beklemeksizin
müstesna bir misafir için hazırlanan
Ziyafet Sofrası her birinin karşılık
gözetmeden beklemeden
Bu müstesna bir misafir için hazırlanan
ziyafet sofrasına müziğinden ise Cennet
de Mümin kulları için bir ziyafet
sofrası Hz Allah kullanılan bir şeyle
beklemiyor istemiyorum sana şu
verebilirim hiç sesli abi misafir için
hazırlanan Ziyafet Sofrası Hazreti Allah
kullarına değil Cennet nimetinin
hazırlıyor ki o bir ile tarif ve tavsif
ve imkan yol bir çekim bir hadisi
üstünde Cenabı Hak buyuruyor ki adet
fili bari Salih'in ama la ayının Rahat
valla üzüntüsünü at ve la hatalı alakalı
Beşer ben Salih kullarım için gözlerin
görmediği Kulakların duymadığı
Beşer hatırımdan geçmemiş şeyler
hazırladım diye
bu ve Nahsen O da Evlenmedim ben de a
illallah ve amile salihan gale'in Eminem
ismim cenab-ı hak iman istikamet elinin
mutlu neticesini beyan ediyor onunla
beraber uyuyor ki
Allah'a davet den daha güzel ne olabilir
Buyur bir ev makbul sözün en Bak bu
amelinde Allah'ın bunların ı Allah'a
davet olduğunuz Yani bunu yaparken de
kendinde bir varlık benlik getirmeden
yani ki bir vurur getirmeden Allah'a
davet eden sözler güzel ne olabilir En
güzel söz Allah'ın kullarına Allah'a
davet etmek Allah'ın izni hesabını
öğretmek değiştirmek yaymaz Allah için
nasihat etmek içerisinde bulunmak
vazetmek bundan güzel ne olur Buyur
canım
şu altımız dilinde söylerler falan Hatip
güzel konuştu Balance güzel konuşuyor bu
Bölükbaşı güzel konuşuyor derlerdi bizim
zamanımızda Eskiden çok Hatip güzel
konuşuyor derlerdi yok azizler en güzel
söz Allah'a davet eden gitsin
la la ilahe illallah
muhammedurrasulullah kelime-i tevhiddir
kelimeyi konuşmadır bir olan Allah'a
davet eden doğruluğa iyiliğe çağıran
nasihatlar telkinler bundan güzel ne
olabilir diyor canım ya Rabbi sen bizi
bu güzellikle mutlusun kullarından eyle
Yarabbi
Allah belasız Sevil hasenetu belasıyla
itfa bileti aksın en güzel sözün Allah'a
davet olduğunu beyandan sonra cenab-ı
hak iyilikle kötülüğün asla müsaade
olmadığını beyan ediyor kötülüğü daima
iyilikle de etmenin kötülüğe iyilikle
mukabele emrediyor de kulların size bir
kötülük yapılmışsa siz onu iyilikle
karşılayın iyilikle de filmdir Burası
çok muyum İslam'da zarar ve zarar yoktur
Buyur peygamberimiz bir hadislerinde
Lazar ara V lazr arafilli İslam İslam da
başkasına zarar vermek yok
o sırada yok zarar nedir
bu zarar verene zarar verir başkasına
iftira bilemedin gibi birisi sana zarar
verse bana bu zarar verdim ben de buna
bir arada ben vereyim yok
aslında Zahit saraba öyle orada gibi
sana zarar verene de zarar vermek yok
Kötülüğe karşı kötülük yok iyilikle
mukabele edin buyuruyor cenab-ı mı Evet
sana kötü davranan kötülükle muamelede
bulunan kişiye Sen yine uymaz ona onun
aksine iyilik Yapar iyilikle muamele de
bulursan O bir gün gelir kendi
kötülüğünden utanır mahcup olur Ben ne
yaptım da ne yapıyor diğer Efendim döner
kendi bu sorun da bilir intibaha gelir o
da kötülüklerden vazgeçer gelir senin
eline kapandı Elini öper ve aradaki
düşmanlık kalkar Onun yerini sıcak ve
samimi bir dostluk alırız işte kötülüğü
iyilikle mukabele emrediyor Canavar ve
duyuyor ki bu bu ellezî beyneke bebeğin
Avrupa'da ve tünk ennehu Veli gün hamim
kullarım Eğer siz size kötülük yapanlara
kötülükle karşılık vermez iyilik Yapar
iyilikle mukabele mukabele de bulursanız
iyilikle karşılıkla bulunursanız
aranızdaki kötülük düşmanlık kalkar Onun
yerini sıcak ve samimi bir dostluk
alıverir misin
bu ve mavi laga Hai illellezine saberu
Buna da ancak sabreden kullarım ulaşır
mıydı Tabii kötülük yapana
karşı iyilik yapabilmek sabır ister
tahammül ister her sabretmek lazım
sabreden kullarım buna mülaki olunmuş
bu ve mavi lakka ha İlla zu hazır
kazıyım buna ancak Azim hisse sahibi
kullarını dahaki olur duydu kötülüğe
iyilikle karşılık vermenin kötülüğe
iyilikle mukabele nin en güzel örneğini
bizim Peygamberimiz Fahri Kainat
Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz
vermiştir Mekke fethinde malumunuz Ebu
Süfyan
bu
peygamberimizle karşı karşıya haketti
müşriklerin kumandanı olarak bir
Peygamber Efendimiz'e karşı karşıya
hareketli eshâb-ı kirâmdan birçoğunun
Şehit olmasına sebep oldu Oldu Çok Eza
Cefa da bulundu Kendisi de aileside
fakat en sonunda Mekke fethinde artık
Ailesi de kendi size Peygamberimizin
eline esir düşmüşlerdi fakat geçmişteki
yaptıklarına bakmadı Rasulullah
Efendimiz umumi bir at ilan ettim en
daha ledare bir Sufyan Cane Emine
buyurdu Ebu Sufyan ve onun evinde kim
varsa hepsi Emin dirler kılıçtan
geçmeyecek lerdir buyurdu bunun üzerine
Ebu Süfyan da Ailesi de çok mahcup
oldular ne yaptıklarını yapıyor geldi
elini öptüler İman ettiler Müslüman
oldular Ondan sonra da İslam'a çok
hizmette bulundular işte kötüyüm bu ile
karşılık vermenin en güzel örneğini
bizim Peygamberimiz Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim
cenab-ı hak cümlemizi kötülüğe kötülükle
değil iyilikle mukabelede bulunan
kullarından eylesin cümlemizi götürüp
karşısında sever hanesinin çirkin
hareketlere Gelişmekte muhafız alıyorsun
sabreden bu kullarından eylesin sabır
zordur Aziz dinleyiciler ama onu
tatlıdır Evet bak ne söylüyoruz sabır
zordur fakat sonu çok tatlıdır Allah ona
muvaffak etsin işte sabreden kullarım
bulamazsak oluyor ve ima yenzeğanneke
mineş şeytani ne uzun festeiz billah
innehu hüves semiul Alim kullarım eğer
sizi Şeytan yanıltır da bir isyana bir
sayı düşürürse derhal Allah'a sığının
tövbe istiğfar edip sıcağı sıcağına o
günahından kafanızdan dönün Allah
işinizi ile bir de böyle Evet hata her
nasılsın bir hata etmişsin sanze hazırla
etmesi lazım hatada ısrar etmemesi lazım
hatada ısrar etmek bak hatanın daha
büyüdür günahın büyüdür hatasını bilip
de dönüş yapmak tezekar olmak ne zahmet
getirmek O bir Fazilet bir meziyet bir
irfandır işte onun için demişler
eskilerimiz kişi bu sorunun bilmek gibi
bir fazla ne kadar doğru bir söz değil
mi Evet kişi kusurunu bilmek bir falan
olmaz en büyük kuzusunu bilmemek adam ne
varmış sessiz alıp gitmek Allah ondan
muhafaza buyursun cenab-ı hak cümlemizi
daima istikamet üzere olan bu ayeti
kerimede Metro Sanayi ettiği kullarından
eylesin o metan ayrılan Bahtiyar var
zümresine İlhak eylesin sohbetimizi
burada bitirirken hepinizi en samimi
hislerimle s o Cenabı Hak'tan şubemize
Tevfik niyaz ederim Hoşçakalın Aziz
dinleyiciler
abone ol
iyi dinle
abone ol
şu an
abone ol
ya Kanka vallahi
ne haber
abone ol
ne haber
Ya ben alacağım nereye gider
size
tutasınız diye
öğütler ve uyu
mi Evet insan
Az önce her yönden dürüst olacak Adalet
doğruluk dürüstlük yemektir
o öpmenin
Allah inancı doğru şu ameli doğruydu
insanlar arasında muamelatı doğru
alışverişi kantarı terazisi doğru
bu Hepsinden daha miyim itikadı doğru
olacak
ve ehl-i Sünnet
ve'l-cemaat akidesine sahip olacak
ve itikat doğru olursa ameli de zaten
doğru olur
ve
amenity gada göre Zuhur eder şu ameli
itikadın bir kopyasıdır Her şeyden önce
insanın
bu itibarla the
akidesi inancı doğru olması lazım
bu Peygamber Efendimiz'in ve hesabının
olduğu
bu inanç itikat karamel yol üzere olması
lazım Böyle olanlar
bu Necat a kavuşurlar fakat
Peygamberimizin ve hesabının olduğu İnan
itibar Amel ve yoldan uzakdoğulu
kalanlar yıkama uğrarlar
bu hususta bir hadis-i şerif'lerinde
peygamber efendimiz buyuruyorlar ki
bir set ergorun metusela Sen mesajı yine
fırkateyn küllü ha finnar İlla vahideten
ümmetin
yetmiş üç fırkaya ayrılacak bunların
hepsini en önemli ancak bir tanesini
sesini alıyor
bu değil Hemen Home O bir fırka
hangisidir Ya Resulallah diye sorulduğu
zaman Fahri Kaynar buyuruyorlar ki
ellezîne ahına Lama en aleyhi ves Rabbi
O bir fırka benim ve ashab-ı nın olduğu
inanç itikat
amel yol üzere olanlardır buyduk işte
Peygamber Efendimiz'in ve savcıların
olduğu itikat amel yol üzere olan
fırkaya ehl-i sünnet ve'l-cemaat Fırkası
denir bir fırka-i Naciye dir kurtulacak
olan dünya ahiret selameti nemec atına
kavuşacak olan 40'a bu hırkadır
diğerleri fırakı da hale yani sapık
fırkalar demektir Evet önce itikadı
doğru olacak sonra ameli muamelatı doğru
olacak cenab-ı hak bize doğrulukla Em ve
dürüstlükten veriyor İhsan'la Hayır
haklılıkla cömertlikle emrediyor
cimrilikten beni diyor bu yakınlarında
muhtaç olanlara fakirlere İslam ediyor
her türlü kötülükten fenalıktan ne diyor
abone ol
ya doğru dürüst İnsanlar kendilerini
ve saadete selamete kavuştukları gibi
başkalarının da
doğruluğuna dürüstlüğüne hidayetine
vesile olurlar bu hususta tarihte
hepimiz için çok büyük örnektir Seyyid
Abdülkadir Geylani Hazretleri
bu Abdulkadir Geylani hazretleri ki
çocuk yaşta Babasından yetim kalmış
da kendisinde bir ilim aşkı meydana
geliyor annesine beni okudum tahsile
gönderin diye israr ediyor daha küçük
yaşlardayken O
bu annesi Çocuğum daha küçüksün biraz
daha büyü ileride seni tahsile veririz
kurtuluruz göndeririz demişti de israr
ediyor
o Küçük yaşlarda
bu tahsil için bir merak çini sarmış
Allah yolunda okumak tahsilde bulunmak
istiyor ve annesi ishali neticesinde
karar veriyor
ba ba da giden bir kervanla oğlunu
tahsile göndermeye hazırlıyor
bu ve
ve babasından kalan 46'da kaftanın
altına yerleştiriyor
kervanda tahsil için yola çıkarıyor
çıkarırken
bir nasihatte bulunuyor
ne diyor ki evladım oğlum
Allah yolunda ve tahsili için Hasretine
katlanıyorum tahammül ediyorum Fakat bir
anne olarak sana bir Vasiyet tavsiyem
var nasihat nasihatım var bunu tutacak
bundan ayrılacaksın diyor
nedir anneciğim diye sorduğumda
doğruluktan ayrılmayacak
ve daima doğru dürüst
İyi olacaksın yalan söylemeyeceksin
dürüstlükten doğruluktan ayrılma ya
caksın Allah yolunda Senin hasretine
katlanacağım diyor Peki anneciğim diyor
elini öpüp telefonla yola çıkıyorlar
bu kervan
bu birayla gittikten sonra
eşkıyalar tarafından çevrilmiş
bu soyuluyor
bu ve eşkıya reisi bir yerde oturmuş
adamları kervandaki leri soyup
aldıklarını getirip Eşkiya reisin önüne
koyuyorlar
Ha bu arada
Abdulkadir Geylani Hazretlerine
o şak iyilerden birisi küçük çocuk senin
neyin var diyor Türk altının vardır
bu tahmin etmiyor o gidiyor bir diğer
geliyor senin neyin var 46'nın var diyor
o nerede kaftanın altında da elinden
tutup
bu Eşkiya resimlerine götürüyorlar
olabilir ya diyerek götürüyorlar soruyor
Eşkiya reisi
çok küçük çocuk neyin var diyor 46'nın
da nerede kapsamının Aslında çıkar
bakalım çıkarıyorlar ki hakikaten 46
bu Eşkiya reisi
çocuğa dönerek diyor ki sen bunu söyleme
Sen hiç Sen de böyle bir şeyin olduğunu
tahmin etmez ve aramaz ve almazdı cfa
kat söyledim almış olduk deyince Seyyid
Abdülkadir Geylani hazretleri diyor ki
annem bana
doğruluktan ayrılma dedi Anneme Verdiğim
bu Ah de Diyanet edemezdim ihanet edemez
Sen bana annem doğruluktan ayırma dedi
onun için doğru söylüyorum diyor
O çocuğun bu cevabını Eşkiya reisi nin
kalbinde bir ürperme
bu Pusula getiriyor
ve arkadaşlarına dönüyor Eşkiya reisi
bakın diyor Şu Çocuk
annesine verdi Ahde vefa ediyor
doğruluktan ayrılmıyor tek biziz ediyor
Allah'a verdiğimiz Ahde vefa etmiyor onu
bunu sormakla geçinip gidiyoruz bizim
halimiz ne olacak diye
ve diğer şakiler onlarda da bir İntibah
meydana geliyor diyorlar ki
ve bugüne kadar
eşkiyalık da önderimiz oldum gel şimdi
şurada şu çocuğunu zorunda tövbede
önderlik yap da Tövbe edelim Bu
hayallerimizden Vazgeçelim kimlerle
almışsa kihaad edelim rabbimiz'in altına
sığmadım diyorlar ve küçük Geylani'nin
huzurunda hepsi bizden tığı ediyor
kimden ne aldılarsa veriyorlar islah
nefse diyordu işte Aziz dinleyiciler
doğru dürüst insanlar kendileri
Selametle çıktıkları gibi başkalarının
da hidayetine hap yolu bulmasına döv
bekâr olmasına intibaha gelmesine
hidayetine vesile olur insan her zaman
her yerde daima doğru bu Sadakat üzeri
olması lazımdır işte Hazreti Allah
doğruluk dürüstlükten veriyor
cömertlikle Hayır haklılıkla emrediyor
İhsan ve emrediyor bir cemiyetin
fertleri dürüst olursa
Hayır Hah olursa İhsan sahibi Cömert
kişiler olursa o cemiyet değişti Mai
huzur kendiliğinden ters hisseder
var ama cemiyetin fertleriyle
Sen bu yıl vasıflardan yoksun olursa o
cemiyette İsmail huzuru bulmaya imkan
yoktur
Allah Hz Ömer Radıyallahu An devrinin o
ve adaletinin en zirveye ulaşması Hz
Ömer devrinin eşsiz Adaletine ayrı bir
renk veren
ve numune insan ebuzeri fareyi düşünelim
ve o Ebu Zer Gifari hacı Allah one-kiss
aha bette işsizdi bu eline bir imkan
geçti mi
muhtaçlara yoksullara dağıtır kendisinde
ancak kendine yetecek kadar Ala koyar
mıştır
bu onun bu hasretini bilen Hz Ömer
Radıyallahu An hilâfeti devrinde
geç vakit akşamdayım ve bu üzere bir
kese altın gönderiyor
like ve yorum ki götürün bunu Ebuzer e
verin
ne diyor Başka da herhangi bir
açıklamada bulunmuyor
bununla bunu anlamak istiyor bakalım
Ebuzer
Ama bu bir CS altını Sabaha kadar
yanında beklete bilecek mi yoksa gece
demeyip dağıtmaya mı kalkacak onu
anlamak istiyorum
da getirip veriyorlar bir kese altını ya
bu xaryu fareyi Radıyallahu An Onu
aldıktan sonra hemen sokaklara dalıyor
kapı kapı dolaşarak fakirlere dağıtıyor
kendisinde bir tane kendine yetecek
kadar ana uyuyor hepsini dağıtıyor
bu Sabahın erken saatlerinde ikinci bir
kişiyi gönderiyor Hz Ömer radiyallahu
anh'ın diyor ki Git Ebuzer e söyle akşam
ben ona bir kese altın göndermiştim o
emanettir lütfen iade et Cindy
eve gelip havuzlara bu söylenince ya bu
Zer Gifari Hadi Allah One dağıttığı
fakirlerin listesini veriyor Diyor ki
ben onu filan filan filan filan
fakirlere dağıtım Benim onlardan geri
almaya yüzüm yok halifenin yüzü varsa
gitsin onlardan geri alsın
mi Evet işte Ebuzer gibi cömert sahab
etli insanlardan gurur bir cemiyette Hz
Ömer radiyallahu anh'ın adaleti Kemal'in
zirvesine ulaşmış
Bu bir cemiyetin fertleri
dürüst adaletli Hayır ha Cömert kişiler
olursa o cemiyette Adalet güneşi doğar
ihtimali huzur tersi de ama fertler
yaramaz aşırsa Tabii ki başındakiler de
ona göre olur olur tarihte iki kişi şu
sözünü söylemişlerdir
bu biri haccar diğeri de Harun Reşit
bu haccac'ın Harun reşidin yanında
bazıları Hz Ömer radiyallahu anh'ın
adaletinden menkıbeler nakli diyorlar
ve böylece onlara gönderme de
bulunuyorlar tarihte bulunuyorlar ki
da hacca ve Harun Reşide Hz Ömer şöyle
acil di böyle acildi gibi Ne konuşup
menkıbeler nakli diyorlar demek
istiyorlar Yani siz de bu adaleti
göremiyoruz gibi bir göndermede tarihte
bulunuyorlar Fakat ne denmek istediğini
anlayan Hacc at ve Harun Reşit Aynen şu
sıra söylemişlerdi tarihte bu çok
meşhurdur teba zeroo et Amaro
Ama siz Hazreti Ömer devrini ne bu
üzerleri gibi
insanoğlunda Hayır ha Cömert kendisinden
önce diğer kardeşlerin düşünen insanlar
oğlum da biz de sizin başınıza Ömer gibi
Adil hükümdar olalım demişti çok yerinde
bir söz Evet öyle diyor TEB Azer ueta
anne rule
size bu zerle şimdi de Biz de Ömer'le
shellim Yani siz Ebuzer gibi
insanoğlunda onun devrinin insanlar gibi
insanoğlunda bizde başımızda Ömer gibi
acil hükümdar olalım diyorlar var Evet
taşı gediğine koyuyorlar Doğrudur ne
layıksanız onunla idare olmuşsunuz
uyguluyor Hadi serisini zaten evet
cemiyetin fertleri iyi olacak ki başında
ona göre iyi olur
bu filan zamanında gelseydin
ne devirlere kaldık
bu gibi sözlerle
yaşadığı zamanı beğenmemek için insanın
hakikaten bir Fazilet timsahı mı Erenler
katına yükselmiş olması lazım gene
bu Eğer devrimiz kötü ise bilelim ki
cemiyetin fertleri olarak o kötülüğün
mesuliyetini omuzlarında taşıyanlardan
birer iyiyiz iyi ise onun sevabını ortak
olanlarından bir deliyiz
o Zira arada söyleyeyim karakterini
yapan insandı
o zaman da değişen bir şey yok zaman
Sen dün ne ise Bugün de aynıdır
bu gün yine 24 saat
bu Mazide de geçmişte de gün 24 saatte
Bugün de gün 24 saat
Bu güneş aynı güneş ay aynı Ay
bu seyyareler aynen
şu kâinatın nizamında değişen bir şey
yok Değişen bir şey varsa Belki biz
insanlar ve insanların iftira Aslan
kurtulamayan ahlakıdır İmamı Şafii
Hazretlerinin buyurduğu gibi bina iyi
bir zamanı
Sina Bey'in tekerlek zamanında heyecana
diyor biz zamanı ayırıyoruz Ne Kötü
zamana kaldık ne devre kaldık gibi ol
Oysaki ayıp bizde insanlar dadır Eğer
zamanda gelip konuşacak olsaydı Sizin
yaptığınız şu kusurları kötülükleri
noksanları yapan ben miyim sivri siniz
dir bizi hiç Vader mahcup eder dedi mi
eve
Allah Hz Ömer Radıyallahu An devrinde
12 Delikanlım
Bu bir Bedevi yakalamışlar
halifenin huzuruna getirirler
ki bu adam
ne babamızı öldürdü
bu kısas isteriz derler
Allah Hz Ömer Radıyallahu An ve deviye
dönerek bu ithama ne dersin diye sorar
Bedevi
var ya Emirel müminin
bu doğru söylüyorlar Ben adam öldürdüm
fakat katil kastım yoktu
en çok sevdiğim atımla beraber bir
bahçenin kenarından geçerken
hayvan zarı dışarı fırlamış ağaçtan bir
yaprak kopardın
O bahçe sahibi olan zat da bunu hoş
görecek yerde bir taş aldı Atıma attı
başına isabet ettiği hayvan hemen
yıkıldı ve öldü Ben de o anda ters
sürümden ne yapacağımı bile merek aynı
taşı aldım bahçe sahibine attım Onun da
başına isabet etti o da öldü
bu güzellik anlarda oğulları ymış Ben
yakalayıp huzurunuza getirdiler dedi
Allah Hz Ömer radıyallahu anh
ben sana
bu düşen
bir kaza en de olsa taş atıp adam
öldürmek değildi atının diyetini
bedelini dava etmek
bu sonra kısası lazım Gelir öp Münevver
var bunun üzerine genç ödevi yalvarır
var ya Emir alüminyum bana bir hafta
Nehir verdiniz abilerinin yanına gideyim
ben borcumu alacağını
bu vasiyeti değil
Bu bir Sabi oğlum var
bu öksüz kalacak ona bir vasi tayini
deyimdir
Allah Hz Ömer radıyallahu anh
bu kefil göster deyince ve Medine'de hiç
kimseyi tanımayan bedeviyi etrafına
Şaşkın şaşkın nazarla bakıyor Sen beni
Hayat orada halifenin meclisinde hazır
bulunanlardan Ebuzer el Gifari
göstererek şu zat kefil olsun
bu Ebuzer de kabul eder
ve bu kefalet kolay değil
bu Eğer Bedevi sözünde durup gelmezse
bu maktülün Gun davacıları kısaslı ısrar
ederlerse Ebuzer bedevinin yerine idam
edilecek yok diyete razı olurlarsa belki
bütün servetimi kaybedeceğim
bu Nihayet
O bir hafta
bu müddet dolar son gün
Bu güneş kavuşmak üzere Hz Ömer
radiyallahu anh'ın davayı ikame eder
Evet tamam bu son anda
Bedevi gelir
var ya Emirel müminin af dilerim de
like atın öldüğü için çözde Yaya Geldim
birazcık gecisinde
var bunun üzerine Hz Ömer Radıyallahu An
Sen beni affet ki hakkında kötü
düşünmüştüm
ben seni gelmeyecek zannetmiştim
kefilinin mahkum etmek üzere yedim
deyince Bedevi yağ Emir alüminyum Ne
günlere kaldık Sırrı Sadakat Ahde vefa
kalmadı dedirtir miyim de
Ama bu defa a Hz Ömer radiyallahu anh ne
bu üzere dönersen bu bedeviyi önceden
Tanıyor muydun diye sorar Hayırdır Yarın
nasıl kefir olduğum de O da der ki Ya
Emir almıyorsun benim ben de
zamanımızda Mürvet ve insaniyet kalmadı
mı dediğimde
Ama bu defa hazır Ömer bu maktulün Gun
davacıları olan gençlere döner
o babanızın kanı için kısası ısrar
ediyor musunuz yoksa diyete razı olur
musunuz diye sorar onlarda da ne kısas
isteriz nerede diye
bu bizde zamanımızda saha ve Kerem
kalmadı mı dedi Selim bu civanmert
bedeviyi affettik derler
bu işte Aziz dinleyiciler
özlemini hasretini duyduğumuz ihtimali
huzur
bu söz asada akan Ahde vefalı Mürüvet ve
insaniyet saha ve kerem sahibi
fertlerden kurulacağım yeter de doğar
o cemiyetimiz in huzurunu istiyorsak
neslimize sahip çıkmamız onların
bu sözüne sadık ahdine Vefa kar var
nurvet ve insaniyet saha ve kerem sahibi
fertler olmasını temin etmemiz bu ruhunu
terbiyeyi vermemiz lazım neslimize bu
aşıyı yapabilirsek böyle yetiştirebilir
sake hasretini duyduğumuz ihtimali huzur
kendiliğinden ters edecektir
o cenab-ı hak bu hususta hepimizi
vazifesini müdürü kılan kullarından
eylesin
sohbetimizi burada bitirirken
hepinizi en samimi hislerimle Selamlar
Cenabı Hak'tan bu hususta cümlemize
Tevhid niyaz ederim Hoşçakalın Aziz
dinleyici
abone ol da gitti mi

Efendim merhabalar. Uzun zamandır
kütüphane turu yapmıyorduk. Uzun
zamandır kitaplığıma bakış atmıyorduk.
Ne girdi, ne çıktı ben çok duyuran biri
değilim veya bunun hakkında konuşan biri
değilim. Dolayısıyla siz de
bilmiyorsunuz. Bu videoda toplu bir
şekilde bütün kitaplarımı tekrardan
göstereyim istedim. Bundan bir yıl önce
falan yapmıştım böyle bir video. Bir yıl
geçti. Bir tane daha yaptım. Belki
seneye bir tane daha yaparım. Öyle
sohbet eşliğinde bir kütüphane turu
olacak. Yani hem kitapları göstereceğim
hem kitaplar üzerine sohbet edeceğiz.
Haliyle birazcık böyle serbest bir video
olacak. Hiçbir şey planlamadım. videoyu
yapmadan önce normalde ben 3 saat falan
düşünürüm. Yani herhangi bir şey Win
videosunu çekmeden önce düşünürüm ama bu
sefer düşünmedim. Bakalım şimdi
dilerseniz kitaplığa yavaş yavaş
geçelim. Evet genel anlamda kütüphanem
bu gördüğünüz biçimde yani yayınlarda
falan görüyorsunuzdur illaki de yakından
hiç göstermedim herhalde. Çok böyle
büyük bir kütüphanem yok. Önceden
aslında bir kütüphane fetişizmim vardı.
Hani devamlı kitap biriktireyim, kitap
barındırayım çok fazla kitabım olsun
gibisinden. Sonra bir gün aydınlanma
yaşadım. Yani dedim bu kadar kitaba
ihtiyacım yok. O yüzden sadece böyle
favori kitaplarımı tutmaya çalıştığım
bir kütüphane sirkülasyonum var. Nasıl
yapıyorum bunu? Mesela bir kitap
öneriliyor veya bir yerde bir kitap
ilgimi çekiyor. Alıyorum onu. Ondan
sonra okuyorum. Kenara bırakıyorum.
Sonra tekrar o kitaba baktığım zaman
kütüphanede durmasını istiyorsam eğer o
kitap duruyor. İstemiyorsam da
biriktiriyorum. O kitabın kütüphanesine
götürüyorum veya satıyorum orada burada
ya da takas ediyorum bir şekilde. Böyle
bir şeyim var. Yani olabildiğince çok
kitaptan ziyade olabildiğince nitelikli
kitap ya da olabildiğince işime
yarayacak kitap tercih eden bir okurum
aslında. Birazdan göstereceğim bütün
kitaplar aslında benim yer hem
yayınlarda hem kendi çalışmalarımda,
yazılarımda veya derslerimde bir şekilde
karşıma çıkan ve okumak istediğim
kitapları oluşturuyor. Bakalım yavaştan.
Evet, ikinci kameram var. Şu anda
baktığınız kamerayla kitapları
göstereceğim. Bununla da beni
göreceksiniz. Farklı bir çekim açısı
deneyeyim istedim. Bakalım nasıl olacak.
Ben de bilmiyorum. Hadi masamı falan da
göstereyim. Şu bilgisayarım. Burası
masam. Şurada mikrofon kolu. Bir da ıvır
zıvırları koyduğum bir şey. Şurada bir
mantar pano var. Bunu da yeni aldım.
Niye aldım? Hiçbir fikrim yok. Yani
aslında yazı yazıyordum ve yazı yazarken
böyle notlarımı oraya asmak iyi
hissettirir diye düşündüm. Şurada işte
oyuncaklarım, meşhur mızıkam, kemer
tokalarım ki kemer tokasına karşı ciddi
bir zaafım vardır. Pipom, A Bey'in
hediye ettiği kozalak, mum ve üç de
gözlük var. hatırası olan hatıra köşesi
diyorum ben buraya. Şimdi efendim tek bu
kitapları çıkartmayacağım.
Yukarıdakilere zaman ayırmak istiyorum.
Yerdeki kitaplar Ersin Karabul'un
yeraltı öyküleri, Otis abiler işte
Hellboy, işte Ömer Ay Rubayler,
Persbolis Karga, Marvel'ın bir çizgi
romanı, Orhan Pamuk'un hatıraları, Kara
Kitab'ın 20 yıl özel baskısı ve Dorian
Grey'in portresi var. Yan tarafta
Ötüken'in klasikleri var. Artı Kogito
dergisi var. Yukarıya sığmayan kitapları
buraya sıkıştırmaya çalıştım.
İskenderlere tabii ki de ayrı bir raf
ayırdım. Aslında ben ikinci bir kitaplık
alacaktım. Kitap tur çekmek yorucu bir
şeymiş. İkinci bir kitaplık alacaktım.
Zaman olmadı. O yüzden de böyle tıkış
tepiş duruyor kitaplar. Şu anda ikinci
bir kitaplık aldığım zaman birazcık daha
ne derler adına? Sakin, sade. Bakalım.
Buradan yukarıya doğru bir çıkalım. Şiir
kısmını göstermek istiyorum sizlere.
Şiir kısmında aslında çok fazla kitabım
yok. Yani bir edebiyatçı kitaplığı için
fazla aman aman değil. Bunlar niye böyle
dağınık? Birincisi ben dağınık bir
insanım. İkincisi de geçen gün yayında
şiir okuduk. O yüzden dağınık. Şu
mikrofonu biraz şuraya doğru koyayım ben
hemen. Heh. Cahit Sıtkın'ın 35 yaşı var
şurada. Küçük İskender'in papağanı silah
çekmesi var ama bu buraya kaynamış.
Şuraya gidecek. Bu Fikret'in rübabı
şikestesi var. Düzgün gösteriyorumdur
umarım. Rubabı şikestesi var. Hem yarısı
işte Arap harfleriyle yarısı Latin
alfleriyle. Adile İlhan var. Bir tane
arkaik bir metin var. Bu şiir olarak.
Evet, bu bir teknik olarak şiir ama ben
bunu şiir rafına koymuyorum. Yukarıya
koyacağım mitoloji tarih kısmına. Necip
Fazıl'ın bir çile kitabı var burada.
Sevda sözleri var. Şöyle göstereyim
hatta. Sevda sözleri var. Allen
Ginsberg, Kadiş var. Sadece boş boş
kitaplık göstermeyeyim. Kitaplığındaki
favorileri de söylemiş olayım. Tek
videoda iki içerik olsun. Evet. Mesela
Kadiş benim favori şiir kitaplarımdan
biridir. Açık Kara. Çok çok seviyorum
kendilerini. Bedirrahmi'nin Dol
Karabakır dolu var.
Vasili Kandinski'nin sesleri var. Yine
bir tane küçük İskender kaynamış araya.
Bunu da buraya atalım hemen. Ah
girmiyor. Girer mi? Girer. Bedirrahmi.
Şimdi şu yere koyayım. Burayı rahat
rahat göstereyim. Heh. Dante'nin
şiirleri var şurada. Dante'nin şiirleri
var şurada. Bir tane bitku kuşağı şiir
antolojisi var. Bu da favorilerimden.
Elliot'ın bütün şiirleri var. Pushk'in
yevgeni Onegin var. James Royce'un oda
müziği var. Ülkü Tamer'in güneş topla
benim için var. Bütün şiirleri yani
Tanpınar var. İsmet Özel Erbaim var.
YK şiir yıllığı var bir tane.
Ece Ece Ayhan Bütün yoğurt savullar var.
Turgut Uyar Bey büyük saat var. Aa
kaçtı. Hiç sevmiyorum bunu. H Edip
Cansever sonrası color edip pardon. Edip
Cansver sonrası color var. Edip Cansever
sonrası color var. Bu iki cilt olarak
basılmış. Çiçek senfonisi var. Özdemir
Asaf, Orhan Veli. Bütün şiirleri var.
Edgar'ın Po var. Demin bir şey fark
ettim. Ben çok kötü gösteriyorum. Bundan
sonra dikkat ederek göstereceğim. Baştan
çekmek istemiyorum şiirleri. Şiirler bu
şekilde. Zaten çok da bir şiir kitabım
olduğu söylenemez. Bir üst rafta da
fantastik edebiyat metinlerim var.
Onlara bakalım. Şimdi burada da
fantastik edebiyat metinlerim var. E bir
tane şey karışmış. İsmet özelliğine
erbayin karışmış. Buraya şunları
göstermem lazım. Şimdi efendim bu
kitaplar benim için niçin değerli? Tek
tek göstereceğim. Bende müthiş bir
harita ve atlas aşkı var. Şeyleri bile
alırım. Bu ilkokullarda, ortaokullarda
gördüğüm Atlaslara karşı bile bir zaafım
var. Çok seviyorum. Bu Atlas dergisinin
harita kitaplığından özel koleksiyon
şeklinde basılan ciltli dünya atlası
var. Bir tane Türkiye atlası var. Bir
tane de Avrupa atlası var. Benim aslında
ilgi alanım birazcık daha tarihi
atlaslar ama bunları da buldukça
alıyorum. Yani tarihi atlasları niye
seviyorum diye soracak olursanız korsan
gibi hissettiriyor. Hoşuma gidiyor böyle
oturup onlara bakmak. Seviyorum. Garip
şeyler bunlar.
Ama yine de işte edebiyatla, kitapla
ilgilenen insanların böyle tuhaf
fetişleri olabiliyor. İşte dolma
kalemdir, atlastır, defterdir,
stickerdime söyleyeyim işte ciddi özel
baskılardır, bilmem nedir ufak tefek
böyle heyecanlarınız, fetişleriniz
olabiliyor ama olur o kadar da yani bir
problem yok bana kalırsa yani. Niye bir
problem olsun? Devam edelim. Atlasları
gösterdik. Şurada Tolky'nin mirasları
serisi var. Bunları da favorilerimi
alabilirim. Buradan sonra işte Loky'nin
müjdesi var. Loky'nin sözü var. Cadıın
yüreği var. Özgürlük uğruna var. Barış
Müstecaplıoğlu'nun bu üç kitaplık
serisinin ikinci kitabı olması lazım.
Kemikler ve kartlar var. Karanlığın
şahidesi var. Fantastik canavarlar
nelerdir? Nerelerde bulunurlar var. Bir
de silmarilyon var. Hatta ben şöyle bir
şunlardan birkaç tanesini size göstermek
istiyorum. Fantastik canavarlar kitabı
benim için bilmiyorum dehşet hoşuma
gidiyor. Yani bunu aldığım günden beri
bu ikinci baskısı. İkinci baskısı yeni
yapıldığı zaman almıştım bunları.
Birinci baskıları da var herhalde bu
cildin. Asıl ben şeyini merak istiyordum
bunun. Böyle ilk çıkanları vardır. Bu
bir üç farklı şekilde çıktı sanıyorum.
Bir işte basit bir fasikül tarzı böyle
küçük bir kitap şeklinde çıktı. Bir bu
çıktı. Bir de renklendirilmiş daha böyle
çeşitlendirilmiş resimli olarak çıktı.
Ben bunu aldım. Diğeri de aslında
alabilirdim. Sonradan alma ihtiyacı
duymadım. Bu da çok hoşuma gidiyor.
Sadece şu resim birazcık daha iyi
olabilirmiş. Tabii ki de ufak bir
eleştiri. Buradan JK Rowling'e.
Neyse böyle hoşuma gidiyor bu kitap.
Onun dışında Türk edebiyatında fantastik
edebiyat yok sorunsalına çözüm bulmak
için size üç kitap önermiş olayım.
Mehmet Berk Yalık Karanlığın şahidesi.
Semih 56 Kemikler ve Kartlar. Barış
Müstecaplıoğlu'nun
Özgürlük Uğruna kitabı. Ama bu tam
serinin adını da söyleyeyim. Aynen.
Şamanlar diyarı 3ün kitapmış galiba. Üç
kitaplık zaten. Bu da son kitabı. Ben
seriyi okumadım. Sadece bunu okudum. O
yüzden bir şey söylemeyeceğim. Yorum
yapmayacağım. Muhtemelen spoiler vermek
zorunda kalırım. Çünkü siz okuyun. Güzel
bir kitap. Güvenebilirsiniz. Şimdi
diyeceksiniz ki abi neden ilk iki
kitabını okuyup da okuyup da bunu
sonradan okumadım? Bunu şöyle denk
geldi. Ben Eskişehir'e gittiğim zaman
söyleşi için kitapçıya gittim ve bu
dehşet ucuza geldi. Yani 180 liraydı ve
kitapçıda indirim vardı. %50'ye
düşüyordu nakit alımlarda. 90 liraya
geldi. Ben de kaçırmak istemedim bunu 90
liraya. Dedim alayım. Sonra kitap böyle
kapağı olsun işte 3 be alıntı falan
okudum. Paragraf okudum ya dedim bunu
okuyayım en azından bir şey olmaz. Hani
geriye dönük bir daha okurum falan. Ha
ben sevdim hoşuma gitti. Yani bu Türk
edebiyatın fantastik edebiyat yoktur
sorunsalını kendine dert edinen
arkadaşlar rahatlıkla, keyifle, afiyetle
okuyabilir. Bu önerdiğim üç kitabı.
Kahve de içelim. Kahvesiz hiçbir şey
yapamıyorum.
Kahvemi şuraya koyacağım ama.
Evet. Tomy su bütün evlerin üzerine
koyacağım. Nerede kalmıştık? Evet,
fantastik edebiyat rafım da benim bu
kadar. Diğer kamerayı almadan bir şunu
göstermem lazım.
Yapraklar evi. Vum. Bu kitap benim
hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan
biri değil ama iyi kitaplardan biri.
Abartmayacağım. Bu kitabın meşhur
tarafını biliyorsunuz. Şu
tuhaf sayfaları tam açamadım mikrofon
olduğu için tuhaf sayfaları yüzünden
tutmuş bir kitap. Yazık olmuş. Tuhaf
sayfaların dışında ilginç detaylar var
kitapta. Bir fizik formülü vardı. Hiç
unutmuyorum. Fizik alanında uzmanlık
yapan bir tanıdığıma sordum. Bu formül
ne anlama geliyor dedim. Sağır ortamda
sesin hareket hızını, ses dalgalarının
hareket hızını şey yapıyor gibi bir şey
söylemişti. Ve aynı paragrafta gerçekten
bu konuyla ilgili bir şey var. Yani adam
paragrafta bunu yazmış altına tak formül
çarpmış. Garip bir bakış açısıydı.
Hoşuma gitmişti. Şuradan oyuncaklarımı
göstereyim. Hadi ben çok normalde
kitaplığa oyuncak koymayı seven biri
değilim. Hadi dedim youtuberlığın
şanındandır. Evimdeki bütün oyuncakları
koydum. Şurada birer mıydı? Ben
Minecraft'ı Türkçe oynadığım için
Yağmacı adı. Bu da pembe koyun var bir
tane de. E şurada çeşitli muhtelif
marketlerden topladığım DC figürleri
var. Bunları şuraya atalım.
DC figürleri var.
Efendime söyleyeyim bir tane dinozor
kaynamış. Bu benim değil. Bir de Darth
Vader'ımız var. Star Wars serisini
sevmiyorum, izlemiyorum ama Darth
Weather karakteri hoşuma gidiyor. Hem
görüntüsü hem kendisi. O yüzden
oyuncaklarını alıyorum. Oyuncaklarını
almak için bütün seriyi izlemenize gerek
yok. Şimdi asıl muhtemelen kanalda en
çok sevilecek kısımlardan biri felsefe
rafı. Hadi gelelim efendim. Felsefe
kitaplarım aslında tamamen ihtiyaca
yönelik oluşturulmuş birtım taplardan
oluştu oluşuyor. E aralara bir edebiyat
kaynamış. Oraları gösterdiğime bakmayın.
Etiğe giriş Ahmet Cevizli. Bunu şansa
kadara almıştım. Okudum. Yani bilmiyorum
bir felsefeci olmadığım için doğrudan
doğruya kitabı önermek istemiyorum ama
yani merakınız varsa şey yapabilirsiniz.
Muhtemelen kara borsadadır bu kitap.
Simon de Bevoar'ın ikinci cinsiyeti.
Chopen İş Bankası biyografisi, Bevoar
olmak bir yaşam isimli bir kitap.
Dinamik Ahlak, Varlık Tutulması ki o
Varlık Tutulması aslında bir felsefe
kitabı değil. Varoluş tiyatro kitabı.
Felsefe dersleri Almanya'da din ve
felsefe tarihi üzerine Nietzsche güç
istenci perspektivizm doğruluk. Nietche
üzerine eğer okuma yapan, ileri okuma
yapan birileri varsa aranızda bu kitabı
rahatlıkla okuyabilirsiniz. Freder
Nietche'nin güç istenci, Frederik
Nietche'nin insanca pek insancası,
Michelle Fuko'nun bu bir pipo değildiri.
Deniz Soysal'ın ideler ve tanrısı 18.
yüzyıl felsefesini anlatan bir kitap.
Yine 18. yüzyıla ilginiz varsa şey
yapabilirsiniz. Kadir Çuçen mantık
ilahiyat okuyan arkadaşımdan
yürütmüştüm. İbn Sina İbn Tufeyl Haybin
Yaksan Frederik Nietche Deccal
Nietzsche'nin tragedyanın doğuşu.
Markitosat yatak odası felsefe.
Yaspers'in felsefe nediri işte
Russell'ın felsefe tarihi serisi. Bir de
şu sıralar favorim olan varoluşçular
kahvesi. Bu taraflarda şey yok. Bu
taraflar edebiyat daha çok. Yine
bakalım. Enis Batur Ölesiye Sanat. Kara
Brüklin Öykü Antolojisi. Erdemle
Kırbaşlanan kadın Korhan Uğur'un Nal ve
Mihi. Bunu Emre Bey gönderdi. Ruşen
Doğanların hıyarapı meselesi,
Charlie'nin çikolata fabrikası, Tango
Fuko özne ve iktidar. McCart'ın
ihtiyarları yer yoku, Witcher serisinin
ikinci kitabı. Hep Lovecraft'ın bütün
hikayeleri. Yüzüklerin efendisi, Thomas
Man Büyülü Dağı 2. Cin Cildi, Niteliksiz
Adam 3 ve 4. Cilte. Burası da tek
göstermiyorum çünkü ne gerek var yani
kapakları ne yapacaksınız? Zaten ben
bunları parça parça öneriyorum. üşendim
doğrusu. Yani şu anlamda üşendim. Tek
tek tek çıkartıp şimdi kitapları üst
üste dizimmişim her taraf çok dağınık
vesaire. Eee, gerçekten favorim olacak
bir kitap olduğu zaman gösteriyorum.
Mesela şu felsefe rafından en favorim
eee, birisi güç istenci, perspektivizm,
Doğruluk, diğeri de bu. Bir de Ideler ve
Tanrı, Varoluşlar Kahvesi. Çok güzel bir
kitap. Hem okunması kolay hem de boş bir
kitap değil. İlk bakışta evet
farkındayım şeye benziyor bu.
varoluşçulukla hayatınızı düzene sokun.
Varoluşçulukla hayatınızı baştan yaratın
tarzı tuhaf eee histerik ve
patolojik vaka olarak incelenebilecek
kişisel yişim kitaplarına benzese de
değil. Kapak tasarımı sıkıntılı. E
dolayısıyla bir sorun yok. Yani güzel
bir metin. Benim favorilerimden biri.
Buradan sonra şeye geçeceğiz. Şimdi üst
rafta mitoloji tarih odaklı metinler
var. Aralara işte bir ilahi komediya
falan kaynamış. Mitoloji tarih odaklı
metinler var. Alt tarafta dünya
edebiyatı roman var ama şeyler yok işte
dünya klasikleri falan filan yok. O
diğer taraflarda kaldı ya şuralarda hep
bir alt raf da aynı şekilde şu rafta
Türk edebiyatı roman var ve öykü en alt
tarafta da kuramsal metinler var. Bir
şeylere girelim. Size bir kitap
göstereceğim hemen hızlıca. Evet.
Pirdevse'nin şehnamesi. Hem de Farsça
hem de özel baskı. Bunu açacağım. Babam
İran'a gittiği zaman bana demişti ki,
"Ne istiyorsun İran'dan?"
Dedim benim gibi bir tip ne ister?
Şehname ister. Bir ufak bir kısım
göstermem lazım.
Heh.
İnşallah başına bir şey gelmez. Kitap şu
şekilde. İçinde işte metnin kendisi var.
Bir de aralarda her bölüm, her hikaye
sonunda bir minyatür e yapılmış. Böyle
şeyleri seviyorum. Okuyabiliyorum. Çok
az okuyabiliyorum. Hani aşırı yavaş
okuyorum. Tabii böyle akıcı bir şekilde
okuyamıyorum ne yazık ki. Akıcı bir
şekilde okuyabilsem zaten Fars Dili
Edebiyatı öğrencisi olurum. Efendim yani
günümüzde bir Fars da muhtemelen bu
kitabı çok rahat rahat okuyamaz. Yavaş
yavaş en azından fonetik estetiğine
varabilmek adına okumaya çalışıyorum.
Arada eğlenceli oluyor. Ufak bir hobi.
Benim açımdan da şöyle bir göstermek
istedim. Bu kitap çok ilgi çekiyor. Abi
sen Nurcu musun? Abi sen tarikatçı mısın
falan filan dediğiniz kitap o. Bu
tarikat kitabı değil. Fires'in şeesi.
Mitoloji. Hadi bakalım. Dante'nin ilahi
komedyası var. Anadolu arkeolojisi var.
Velisevi'nin şurada arada eski o
masalları var. Afrikalı amazonlar var.
Peynirler ve kurtlar var. Akdeniz tarih
mi? Mekan ve insanlar ve miras var. Dlek
ve Akdeniz var. Bin gece masalları var.
İşte cadılar ve cadı avı var. Gece
savaşları var. E Ceren Sunger'ın
editörlünün yaptığı Şamanizm ve İslam.
İşte Sibirya'dan Balkanlara Şamanlar ve
Cadılar kitapları var. Azra Erhat
mitoloji sözlüğü var. Kötülük miti var
Philip Coy'un. İşte Alfred Adler'in
insan tabiatını tanıma var. Rönesans ve
reform çağı var. Buda biyografisi var.
Jack Landon biyografisi var. Mezopotamya
mitolojisi var. Güney Sibirya
arkeolojisi ve şamanizm var. Emrah
Safari Gülkan'ın Fransız Devrimi kitabı
var. Yukarıda işte mitoloji, Yunan
mitolojisi, Yunan ve Roma mitolojisi
var. İskandina masalları var. Editt
Hamilton'ın mitologı var. Sümer Kral
Destanları, Kale Vala Destanı, Batın'ın
şark anlayışları. Bir de arada Tırmanan
Faşizm ve Kitle Psikolojisi kitabı var.
Bir tane nekronomi konumuz var.
Göstereyim onu da.
Şu Lovecraft'ın kalınun çağresinde
kutsal kitaplardan biri yani büyülü,
lanetli kitaplardan biri Nekronomikon
var.
Bir de bunu önereceğim sevgili hocam.
Benim kendi hocam değil ama hocam.
Mehmet Özanlı'nın Yaşlı Rahib'in
kehaneti isimli kitap. Kendisi arkeolog.
eee kazı yaptığı yerde bulduğu
buluntuları referans ve kaynak alarak
bir roman kaleme almış. Aslında deneysel
diyebileceğimiz ya da Fuko'nun belki
işte bilim roman anlayışına bir noktada
uyabilecek bir metin. Arkeolojik
buluntuları göz önünde bulundurarak
onları kafasında bir araya getirerek
aynı Homeros gibi. Tabii Homeros bir
arkeolog değil ama olsun parçaları bir
araya getirerek bir bütün oluşturmuş ve
öyle bir kitap kalemi almış. Burada
göstereceğim başka bir kitap yok.
Bunların çoğunu zaten biliyorsunuz. Bu
kitapları ne için ben kullanıyordum?
İşte biliyorsunuz çarpık değerler
resimi, fantastik metin üzerine
çalışıyordum bir sıralar. Hepsini o
kitapları yazarken kullandım. Buda da
dahil. Niye budayı kullandım? Çünkü
orada kurgusal bir inanç sistemi vardı
ve oradaki inanç sisteminin birazcık
Budizme benzemesini istedim. E ona göre
kurguladım. İşte Ceren Sömür'ün
kitaplarından çok yararlandım. Anadolu
arkeolojisinden çok yararlandım. Sibirya
Mezopotamya mitolojisinden çok
yararlandım. B1 gece masallarından zaten
çok yararlandım. Böyle bir şey için
biriktirmiştim burayı ama şu anda çok
elim gitmiyor. Yani şu sıralar
mitolojiyle çok bir alıp veremediğim yok
diyebilirim. Şimdi şuraya gelelim.
Bor'in kum kitabı var. Marküosad aşkın
suçları var. Salman Ru'nin gece yarısı
çocukları var. Markudosad'ın Justini'i
var. Brezilya oteli var. William S
Barrow'un patlamış bileti var. William S
Barrow'un Nova Express ve yumuşak
makinesi var. Biraz aşağı gittik.
Umberte Eco önceki günün adası. Jean
Porche Sarter Bulantı. Frans Kafka ceza
kolonisinde çanlar kimin için çalıyor?
Thomas Man Büyülüda Gabriel Garcia
Marquez bir kaçırılma öyküsü Marc'in
benim hüzünlü Marcue'in şer
saati Marc'in Başkan Baba'nın sonbaharı
kırmızı pazartesi 100 yıllık yalnızlığı
yine Bor'in tangosu var. Birisi benim
değil herhalde. Kayamış araya Henrich
Bölün. Henrich Bölün Palyaçosu var.
Frans Kafka'nın davası ve şatosu var.
Paulo Astur'un işte cam kenti ve
hayaletler var. Ayrı yerlere düşmüş.
Kamünün şu kapakları var. Hemen bir
göstereceğim onları.
Ben Albert Cam'yu çok seviyorum. Bilen
bilir bunu. Tercihen şu kapakları
biriktiriyorum. Ben çok kapağa takılan
biri miyim? Alternatif varsa
alternatifler arası tercih yapıyorum
tabii ki de ama sadece şu kapak olsa ya
da sadece sevmediğim kapak olsa Albert
Kami okumayacağım diye bir şey yok. Ya
da çeviri fark ediyor olsa tabii ki de
önceliğim her zaman için çeviri kitap
tercih ederken. Bu kapakları daha çok
seviyorum. Yeni kapakları da
beğenmiyorum. Buradan yetkililere
duyurulur. Yeni kitaplar rezillik. Yani
böyle bir kapak tasarımı yok. Çok kötü
olmuş. Olsun
belki sonralardan düzelir. Malaparte'nin
kaputu var. Bu da favorilerinden
olabilir. Kortasar öyküleri var.
Umberteko'nun fuka sarkacı var. Gül'ün
adı var. Birazcık yukarı çıktık yine. E
Horhe Luis Boris'in 7 gecesi var. Shane
Henry Miller'ın kabalcı baskısı pleksus
var. E maki'nin Underground ya da
çağımızın bir kahramanı var. Güntergras
kurbağay Güncesi ve William Gadis'in
Amerikan gotiği var. Şurada yeraltı
serileri serisi var. İşte
biriktirebildiklerim. Bunları zaten
biliyorsunuz bir çoğunluğunu. Böyle bir
raf. Şu ilk iki rafı zaten şey için
oluşturdum. Yine kitapların hepsini
gösterdikten sonra sizlere tek
anlatacağım şeyi. Eee, bu kitaplık nasıl
düzenlenmeli, nasıl konuşlandırılmalı
vesaire gibi taktikler vereceğim. İlk
başta bir kitapların tamamını
göstereyim. Zaten çok kitabım yok.
Birazcık da aşağılara bakalım. Peki niye
gösteriyorum? Çünkü bir insanı tanımanın
en garanti yolu kitaplığına bakmaktır.
Kitaplığı kitaplara bakarak o insanı
tanıyabilirsiniz, tanımlayabilirsiniz.
Araya kaynamış emanet dolabı bebekleri
var. Sanatçının gençlik portresi var.
Vejetarien var. Willim Folkman'ın ses ve
öfkesi var. Marcel Prus'un Sıvanların
tarafı var. Karısına şapka sanan adam
var. Malina var. Hüzünü dönenceler var.
Calvinolar var. İşte görünmez kentler ve
bir kış seyar bir yolcu. Taksitle ölüm
var. Gecenin sonunda yolculuk var.
Kortasar'ın seksi var. Yukarıda Nexus
var. Robert Mus'in günlükleri var. Henry
Miller'ın yazmak üzeresi var. Jack
Keroak'ın yoldası var. Yine Henry
Miller'lar var. İki tane de Irwin Vels
var. Şurada Heming ve Öyküleri var.
Teneke trampet ve arada da zaten eee
şeyler var. Kazım Taşkent serisi var. Bu
şekilde. Aslında epey bir eksik kitabım
var. Yok değil. E ama yavaş yavaş
tamamlıyorum. İşte bu elimdekileri artık
tüketmeye çalışıyorum bir an önce.
Okumak anlamında değil. Hani bir an önce
bunlardan bir şey yapmam. Bir şeye
çevirmem gerekiyor bunları. Ya bir
makale olabilir, ya bana bir şey katması
gerekiyor olabilir. Yani nasıl bir şey
katması gerekiyor olabilir? Yani mesela
bilmediğim bir tekniği öğretebilir bir
kitap. Bilmediğim bir bakış açısı
kazandırabilir. Ben bu verimi birazcık
bununla ölçütlendiren bir okurum genel
anlamda. Tabii ki de bu doğru olan
değil. Bu benim doğrum aslında bir
noktada. Bunu niye bastırıyorum? Çünkü
okuma pratikleri kişiden kişiye göre çok
fazla değişken barındırıyor. Kimi insan
vakit geçirmek, eğlenmek istiyor sadece.
Kimi insan da bilgi öğrenmek istiyor.
Kimi insan efendime söyleyeyim sadece
bir estetik haz almak istersen isterken
kimi insan hepsini aynı anda almak
istiyor. Konu birazcık da bununla ilgili
bir kahve içeyim izninizle. Ay başım
dönü çok konuştum. Saçım suratıma geldi.
Evet.
Bununla alakalı büyük çoğunlukta
hemen devam edelim. Şimdi benim en
sevdiğim raflardan birine geldik. Türk
edebiyatı rafı.
Orhan Pamuk yeni hayat. Nihalatsız ruh
adam. Bilye Karasu gece. Şuraya bir yere
çıplak şölenli şey kaynamış. Bukowski
kaynamış. Olsun. İhsan Oktayanarlar var.
Yusuf Atılganlar var. Mehmet Bilal'in
üveyi var. Horosan el yazması. Adalarda
vapur. Bunlar çoğunlukla öykü ve ince
romanlar. Tehlikeli oyunlar var. İşte
Oğuz ataylar var genel olarak. Tek tek
saydırmayın şimdi. Tarık Buran'ın Küçük
A'sı var. Hasan Ali Toptaşlar var.
Gölgesizler ve Kuşlar Yasınager var.
Tanpınarlar var. Şurada aşırı ince yapı
krediler var. Ali Toman Uykuda Çocuk
ölümleri var. Orhan Pamuklar var. Burada
Reşat Nuriler var. Memdu Şevket var. E
yine Orhan P aralara başka şeyler
kaynamış. Burası birazcık karışık. Yani
dediğim gibi aslında şu tarafa bir
kitaplık daha gelecek. Buraya
çantalarımı falan koydum. Bir de Hacıvat
Karagöz sahnemi koydum. E buraya bir
kitaplık daha gelecek ve öyle aslında
halledeceğim burayı. Çünkü çok fazla
sıkışık ve bu kitaplık taşıyacak gibi
değil bütün kitapları. Şunu zaten kendim
yaptım. İlk gösterdiğim kitaplığı kendim
yaptım. Burayı oraya da bir ne
koyabilirim işte ne bileyim biblo falan
koyarım. Funka pop koyarım.
Trendi yol sarmaşı funka pop. E araları
işte bal kabağı ya da ne bileyim Noel
Baba falan koyarım. Ondan sonra da bir
tane kitabı 5 dakikada anlatırım. Siz de
kanalıma abone olursunuz. Bir de videoyu
beğenirsiniz.
En altta da zaten Kur'am kitaplarım var.
İşte Dünya Sanat Tarihi var. Burada
sözlükler var. Benim ders kitaplarım
var. Gramer kitaplarım var.
Ansiklopediler var. efendime söyleyeyim
ufak tefek makaleler var vesaire bir
sürü kitap var. Tek sayabilir miyim?
Saymama gerek yok herhalde. Şöyle
göstereyim. Yani bu kitaplar eee benim
için aslında biraz can damarı. Yani
içeriklerimi oluştururken çok işime
yarıyorlar. Her anlamda çok çok işime
yarıyorlar ve her anlamda beni
besliyorlar edebiyat bağlamında. E
biliyorsunuz ben tek yönlü edebiyatla
ilgilenen biri değilim. Hem özgün
yazarlık yapıyorum hem işte inceleme
yazıları yazmaya çalışıyorum. Makaleler
yazmaya çalışıyorum. Edebiyatın hem
kuramsal boyutuyla ilgileniyorum hem
estetik boyutuyla ilgileniyorum. E bu
iyi bir şey mi? Tartışılır tabii ki de
her zaman için iyi bir şey değil. Her
zaman için kötü bir şey de değil. Yani
bir şart değil. Ama ben böyle şey
yapıyorum. O yüzden bu kuramsal
metinlerde, edebiyat metinleri de,
mitoloji kitapları da bana bir noktada
işte can suyu oluyor diyebilirim
temelinde şöyle kitaplığı isterseniz bir
daha şöyle bir göstereyim. Diğer
kitaplık benim olmadığı için ben
göstermeyeceğim.
Şöyle
yani bu bu şekilde bir ufak bir
kitaplığım var. Çok da büyük bir
kitaplık değil. Eee Eskişehir'deki
kitaplarımla beraber toplamda kaç tane
diyelim? 500.000 arasıdır. 600.000
arasıdır diyeyim. 500'den fazla
biliyorum. 600'den fazla. Evet. 600.000
arası falan bir kitabım var. daha
fazlaydı ama bir an bir ani bir kararla
dedim ki hani kullanmadığım kitapları
satayım ve yerine yenisini alayım. Öyle
yaptım. Çünkü okumuyorum, etmiyorum.
Sadece duruyor yani o şekilde.
Eskişehir'e geri taşındığım zaman belki
daha e büyük bir kitaplığa girişirim ama
bu sefer hani oturup da önüme gelen
romanı şiiri aldığım bir kitaplık yapar
mıyım emin değilim. Birazcık da işin
artık fetiş boyutuna kaymaya başladım
gibi hissediyorum. Şu anda
görmüyorsunuz. Bir de şurada devamlı
işte çantamda, mantamda, orada burada
okuduğum işte içerik için, başka şeyler
için okuduğum kitaplar var. Onları
göstermedim. Onları da ne zaman
göstereceğim söyleyeyim. Hemen bu pazar
günü yani yarın çekeceğim onu da.
Defterlerimi ve çalışma masası ortamımı
gösterdiğim bir video çekeceğim. Defter
videosu gelecek. Bütün defterlerimi
anlatacağım. Neden defter kullanıyorum,
nasıl defter kullanıyorum vesaire. Şimdi
dilerseniz bir kitaplık üzerine
konuşalım istiyorum. Benim kitaplığım
değil, genel kitaplık üzerine. Kitaplık
nasıl düzenlenir? Geçen yıl çektiğim
videoda da muhtemelen bunu
cevaplamışımdır. Yine söyleyeyim.
Güncellenmiş olsun. Öncelikle bir
kitaplık
nasıl düzenleneceğine karar vermeniz
için kitap sayınızın belli bir seviyeyi
aşmış olması gerekiyor. Bu seviyeyi
nasıl anlayacağız? Mesela belli bir
seviyede bütün kitaplarınız, sahip
olduğunuz bütün kitapları zihninizde
tutabiliyorsunuz. Bir süre sonra da
tutamamaya başlıyorsunuz. Hatta aynı
size zaten olan bir kitabı gidip bir
daha satın alıyorsunuz. Mesela bunu eğer
yapıyorsanız olmuştur kitaplık. Artık
nasıl düzenlemeye başlayacaksınız bu
seviyeden sonra türüne göre. Yani
elinizi attığınız an bulabileceğiniz
biçimde dizeceksiniz ki efendim karman
çorman bir hale gelmesin. Belki renk
takıntınız vardır. Bende yok ama mesela
atıyorum siyah kitapları olabildiğince
yan yana getiriyorum. Beyazları yan yana
getiriyorum. Öyle renk takıntım var. Ya
da yok diyeyim. Boyuta çok takıntım
vardır benim. Yani aynı mesela şurada
işte şey var. Büyükten küçüğe doğru
sıralıyorum. O konuda takıntılıyımdır.
Onun dışında da bir takıntım yok. Hani
boy olsun, renk olsun vesaire, yayınevi
olsun. Eee, burada diyeceksiniz ki bütün
canları dizmişsin, Yapı Kredileri
dizmişsin. Kitaplarımın çoğu aynı
yayınevinden olduğu için o da yani eski
kitaplarım burada değil. Şeylerde başka
başka yayınevlerine olan eski kitaplarım
burada değil ya. Buradaki kitapların
çoğu aynı yayından olduğu için yani
özellikle yaptığım bir şey değil benim.
Genelde mesela Yapı Kredide iyi
çeviriler oluyor. İşte Can iyi çeviriler
oluyor. Orada o iyi çeviriler neredeyse
ben de oradayım genel anlamda. Şunlar
zaten çoğunluğu şey telifli olduğu için
belli yayınevlerinden çıkıyor. Onun
dışında bence türüne göre düzenlemeniz
daha iyi. Yani kitaplığın amacı o
kitaplara ulaşabilmeniz, kullanıp
muhafaza edebilmeniz.
Bu şekilde yaparsanız gayet iyi. Arada
bir de havalandırırsınız kitaplarınızı.
Ne olmaz? Bitlenmez ve hayatınıza
kaldığı yerden devam edebilirsiniz. Bu
şekilde bir yoğun istek üzerine aslında
bir kitaplık turu videosu çektim. Bir
daha çeker miyim emin değilim. Yani
seneye kadar çek. Yılda bir kere yaparım
bunu en fazla. Çünkü gerek yok. Devamlı
kitap alan biri değilim. Belki önceki
videoda gösterdiğim kitapın aynısını
baştan göstermişimdir. Belki başka
kitaplar almışımdır. Bilmiyorum. Yani
bazıları yeni. Onu biliyorum yani. Bu
şekilde. Çok teşekkür ediyorum beni
izlediğiniz, dinlediğiniz için. Esen
kalın. Hoşça kalın. Mutlu kalın. Uzun
zamandır beni ayakta görmüyorsunuz.
Ayakta video çekerken görmüyorsunuz.
Görmüş olduğunuz kitaplarla kalın
efendim.

sen kurstan yüksek mi geldi Mevla
izlediler
kaç videoda söylüyorum çok çok başarılı
[Kahkaha]
bir şey yapmadım ki
[Kahkaha]
mi Evet güzel bir gün diliyorum akşam
sevilenler için güzel bir gece
gündüz sevilenler için güzel bir gün
bu Motosiklete binmeden önce
seyredenlere ise Allah kazasız belasız
sürüşler nasip etsin şimdi buradan
nereye mi gidiyorum evden çıktım Suna'ya
doğru gidiyorum sonra Motosiklete doğru
bugün gidiş nedenim bir konu üzerine o
konuda motorcu Kafalar Bizim Ali onunla
beraber
Evet Ee bir motosikletle ilgili bir
şeyler yapalım bir şeyler şey yapalım
istedim Bu ne ya buradan nasıl geçersin
Abi sen
Allah Allah
Bu olaya baksan
ve o kasa kesin kenara çarpar yani
de
gel diyor vallahi
en büyük cesaret Aha Vallahi büyük
cesaret
yavrum benim bak
sen bilmiyorum valla
UV
Vay be helal olsun vallahi bravo
beni bekledim merak ettim
Güzel bir gün inşallah bu günler böyle
güzel gider yetiştim yetiştim Geldim
geldim Tamam tamam ha Hadi hadi geçer
geçer geçtim
tamam elektronik gitmiştim biliyorsunuz
çekim yapmak için çene aparatı almaya
Daha sonrasında da Medya mod la çekim
nasıl olurdu
bakmıştık ya ses Rüzgar aldıkça
bozuluyor burada gereksinim duyulan bu
yaka mikrofonu doğup buraya bağlanabilen
rodun
mikrofonu aldı
O bize o mikrofonun ne kadar
gerekliliğini onu göstermek maksadıyla
bir video oldu şimdi sizin Umarım iyi
geliyordur net
geliyorduk
sağ olsun Bununla ilgili çok güzel bir
videosu vardır 190 perişanım onu da
muhakkak seyredip
Hadi sen çok güzel anlatmış Hani
gereksinimlerine gibi bi nasıl
bağlanabilirliği konusunda onu da
Muhakkak izleyin Alişan'ın videolarını
çok beğeniyorum
Bunun hakkında çok güzel bilgiler
veriyor herkes bazı şeyleri kendine Sır
Gibi saklarken Alişan bunlardan
bahsederek herkese örnek oluyor ve bu
sayede fazla para harcanması gerektiği
konusunda da sizi uyarıyor
Tabii ki oraya ben yoldayım senin için
fark eder mi
var
ya Son zamanlarda
havalarını yerleşmesiyle millet kendini
sokağa atmaya başladı Şu trafikte de
garip manyaklıklar söz konusu
O ne olur dikkat edin Bana arabası
herkese çarpıyor
mı sizde bahar havası çarpanlar
çarpanları çarpel mayın
Ramazan'da insanlar aç
oruç tutanlar Oluyor Ona göre trafik
takılıp siniri bozulanlara oluyor
Ramazan'da olmanın
gerekliliğini yere getirdi yerine
getirmek çok önemli yani burada Önemli
olan sen Allah için aç kalmıyorsunuz
nefsini
sınavdan geçeceğim konular konusunda
kendi nasıl eğitebilir liğini görmen
gerekir
onlardan biri de askerde Oruçluyken
İnsanları kırmamak üzmemek Hatta kavga
etmemek olmalı e herkese şimdiden
hayırlı ramazanlar diliyorum
Evet arkadaşlar sizde açıklamalar
kısmına yazılarınızı yazın paylaşın ne
gibi bi motor kullanıyorsunuz Neyi
tercih ediyorsunuz son zamlardan sonra
bu motosiklet
yakıtlarını yakıtın atmasıyla motosiklet
kullanan kişilerin nerede hangi
modelleri yöneldiğini ben de merak
ediyorum
var ya şunu söylüyorum Her zaman
kullandığım Sen ara 700 Fakat
bu Eğer bir sıkıntım olsa ikinci mi
motor alabilme durumum olsa kesinlikle
Scooter tercih ederim şehir içinde çok
büyük rahatlık
bir çekime giderken veya çekim yaparken
o o o o malzemeleri koymak açısından çok
büyük rahatlık
abone ol
ama hava her kızım hesabı de olsa şu
motorla olduğum zevki gerçekten hiç bir
motorla anlıyorum
çok
seviyorum bunu ya vallahi seviyorum çok
güzel motor
kolay gelsin
[Müzik]
Şükriye kenara alalım
abone ol bu
burada Harun var şu anda da müşteriyle
konuşuyor
bu harundan Anlı telefon dadır böyle
kimse sıkılmadan s yapmadan fikirlerini
duş şeylerle paylaşır yardımcı olmaya
çalışırım öyle bir kardeşimiz
Ee ne haber Ne yapıyorsun
telefonumu gösterin
nasıl kardeşim İyi misin
takipçilerime merhaba der misin
takipçiler yakın takip edin abone olmayı
unutmayın de
nereye bıraktın
Merhabalar ben Skoda sakaka kanalıma hoş
yani
hizmete worddeki karakterimle ve sizin
adınıza iletişim kuruyor bugünkü
kanalında konumuz motorcu kafalarda O da
sekoo da Seiko da Saka
paraları sattı o kanalı sattı ya
evet
[Kahkaha]
[Müzik]
özellikle de
Ne haber
bakıyor kondurdu
hesap açtım
tek otosaka kanalından Herkese selamlar
bugünkü röportaj sohbet kısmı yanında
bulunan Sevgili kardeşim motorcu Kafalar
Ali Ali Hoş geldin Ali demese miydim
otostop
gidecekse adınla gelsin
Hoş geldin kabul ettin Teşekkür ederim
her şey
kısmet bugüneymiş Evet kısmet bugüneymiş
yani
hayvanlarda sohbetlerimiz daha günleri
Aydın çalışmaları falan derken beni
ancak bugüne sıkıştırma bildi yapacaksın
çok renkli çok güzel bir sohbet olacak
kesin neden derseniz
motorcu kafalarla beraber olup kafa
yapmama imkan yok kesinlikle nasıl
yapacağız
bu motorcu kafası olacak
istersen ilk presi sohbet soruyla
başladım neden motor kapalı neden
motorcu Kafalar Şimdi şöyle Aslında
bozuk yapalım hikayesi kendine böyle
arasında kaybetmiş bir adamın hikayesini
anlatan bir Bayağı güzelmiş böyle motor
Kafalar Aslında benim etrafımda ona akıl
veren kurumlardaki tecrübeleriyle
insanları birşeyleri öğretmenin yanı
sıra yaptım böyle küçük gören insanlara
ben Kafalar
[Müzik]
çıkması O benim gibi
hayranlık bakalım
kaybolmuş bir sessiz çoğunluk var
bazıları adlarını oluyorlar bazıları
kaybedilmiş Oh bulduk
bu kurumlar arasında küçük de görürdüm
alıntımı mesajlarımı oldu böyle onlar
dalga geç
ben artık için çok şükür
aynen gerek konuşma gerekirse kitap
konusunda Okulu'nda hayvan Evet bak ne
söylüyorum yani Çok Yakın Takip Eyvallah
eyvallah tecrübeli Olan Var Olmayan var
ama hepsinin içerisinde bir beni de çok
beğeniyorum anlatırken Ben mesaj çok
saçma varız konuşmayalım yapmıyorum
Çok
güzel
çok güzel
arkdaşlar sonu ise çok farklı bir
şekilde olmuş
gelir ondan İyi tamam dedi toparlar
patırdıyor Ama sen ksiyon olarak olarak
çok böyle gayet güzel
en fazla ne var o yüzden bir kanalında
oturup seyrettim zaman zevkli
güzel yağladığımız
[Kahkaha]
ama başka doğrulardan
sonra benim dur bunu kabul etmek
zorundasın diyen çok
yeni Motosiklete başlayan ve yeni
başlayanlar korku küçük bir
başlayayım olsa ben işe küçük görmezler
başlıyor ve Allah korusun çok değişik
haberler duyuyoruz
ne oluyor anlatması lazım rahmetli bakın
abi Allah rahmet eylesin Ben sevgiyle
kesinlikle ben böyle güzel bir şey
anlatayım bir adam gelmedi ya şöyle denk
gelmedi bilgi o kadar güzel anlatıyor ki
inanılmaz ya böyle bir şey yok yani bir
abi gibi yap ekrandan çıkıyor
bilgi verecek Ben de zaten bir ortaya
çıkmadan benim
kafamda bir adam çünkü onlar
şey
öğrendim
güzel net bir şekilde nerede şeyler
verebileyim benim için
böyle insanlara karşı
sessiz kalmamak şu an bak bir misyon
üstlenmiş kesinlikle öyle bir şey oldu
Kesinlikle öyle oldu vardır ağabey ne
anlatırsa nasıl bu kadar Tabii ki olur
verip insanları ama bir çıktı Alo hadi
olarak vermek istiyorum kazandım
eser yazan başlığı benzettim motor
Kafalar şeyinden ben vazgeçeyim Çünkü
senin anlat mesajı oradaki Motorcular
biraz bu tayfayı Tamam Bize olduğu için
verdim 100 bin lirayı da biz gerekiyor
çünkü bir araya geldiğimiz
zaman öyle bir şey yapmıyorum burada
biraz daha takılayım mı
bu Müslümanlıkta
aldın o zaman lazım Böyle şimdi benim
gibi her zaman ben biliyorum diyor
dolaşmam hep böyle bir şeyler az da
ucuza yatan çok
iyi bir Usta
nerede o
[Müzik]
ve gelişmesi bilgisine varsa yani şarjı
bende sevdiğin sandım
nereye gitmişler neler yapmışız ekran
videosu var Yani
yayılmasına geç
o torosları bir şeyler söyledi ama
fotoğrafta
evde gibi şey yapmadım geliyor perde
geçtik
geldik benim
[Kahkaha]
bağıştır böyle olamazsın böyle
Berkan abi ne kadar
olduğunu belli et
Evet
şimdi biz de motosikleti
Hadi gördüm Yanlarında değil motor
kullanıcı Ben bu şekilde kadar ciddiye
aldığını yafetleri huzurlu mutlu
kullanım şekli kendini gösterir mesaj
bir tane bir araya geldi Aşık bunu
gösteriyoruz ama Emre ise aza beyefendi
şekilde motor kullanıyorlar Bu konuda
gerçekten bu Neyse Tanrı neyse onu
motosiklet sürücüsüne yapmış bir
kardeşim şu an yani İnsanlar bir araya
geldiğimiz zaman bir bulduğumuzda
gerçekten öyle çevremiz kendimize zaten
etmiş oluyorum Sizler de buna göre seçim
yapıyorsun ona göre takip ediyorsunuz
kendi ise çıkmış Ona göre kullanır ona
göre ait olduğunu YouTube videolarını
göresi karar veriyorsunuz bizde bu kısma
ettiğinizi düşünüyorum olacak abi öyle
var
yani kalp içerikten Yani şöyle benim yıl
geçtikten sonra gelirim baktığımda bir
sürü güzel olan
şey yapmış ne kadar böyle kaliteli bir
mesaj vermiş
O zaman yaşlanacağım
olarak geri dönüp baktığımız Gerçekten
güzel
vardı İsmail Hoşçakal diye tamam geçen
özellik
Bu arada İsmail de
kardeşimiz de
videoda şey yapmış olduk beraber göre
sorun yok doğal Doğan hareketi
[Kahkaha]
motoru
aldım sohbet etmiştik o oy verin derim
benden önce yayınlanmış olacak
Burada sohbeti Bilmem Dostum Dizisi var
Biz istiyoruz ki doğru ya da bize olan
doğru aklı oldu gördüğünüz bazı şeyleri
buradan mesaj niteliğinde size geliyor
oldu başka bir gayemiz yok hatta dediğim
gibi geçmişe dönüp baktığın zaman da
benim bir tane 17 yaşında oğlum var Şu
anda 18 olacak
devletinin sınavına giriyor böyle mi
İnşallah
odaya bırakabilecek emekli olacağınız
metal hocamdan çok güzeldi
A5 şeyi pek çok güzel bilgi aynı
öğrenmek iyi değil Hoca candır onu
belirteyim Hatta ben ilk hocam sayılır
Tayfun hoca vardı onda olay bırakıyorum
onda akademi'den sesi
fırında çok güzel de iyi öğretir
ama onlar bizim için ayrı hocalar Evet
hatta bu motosikletin önünde bulunurken
almadan yapamayacağım Ümit Salkım vardır
bir kaç videoda söylüyorum çok çok
başarılı asa arkadan bak Geziden
boşanmışım Toroslar
Toroslar
[Kahkaha]
değil mi
[Müzik]
İyi yapmışsın da sıkı bir şekilde sonra
önemli arkadaşlar öyle Kesin
arka planda çok güzel videolarla ilgili
yorumlar yapan bir tanem ikinci el
motosiklet alma rehberi yaptık ya o çok
tamam mı Yani yeni gelmesi motosikletin
nasıl alırsın metre bu ne goller Yemen
için neler yapmaları akıllı kendi
birbirine yaşadığın her şey anlatma ve
çok güzel yorumlar aldı Allah razı olsun
senden Hatta bir arkadaşınıza beş kişi
parça parça fotoğraf parasında oldu öyle
motoru almaya kalmışsa tamam demiş
adamlar
gerçekten sözünün arkasında duran
insanlarla beraber
hikayede paylaşıp
Selamet ben sonra onu beni takip
ettikten sonra sonra tekrardan geri git
bu bırakması falan filan bu gibi
insanlar ben görüyorum
insana hitap edebilirsiniz bunları da
gördükçe üzülüyorum ve bir yerden sonra
diyorsun ki ya Bu da böyle diyorsun
başka servislere gidiyorum ben motor
canım ya sana çok istiyorum bunu Seninle
paylaştığım zamanı bir marka ve
bazı yerlerde gerekiyor kururken gerek
motor bakıma götürürken vesaire Videoda
seni tanıyanlar zaten Çünkü yok
kesinlikle kesinlikle o yüzden
belki de o Sağ ol abi ufukta Yani bence
de gittik tazof yani şey var
Döneceğim böyle alıyoruz şöyle durumlar
abi
benzin şimdi her insanın motosiklet alma
ve satma sebepleri vardır motosikleti
almaktadır
yürütebilir olmak işte bakın
işletebilir işte biliyorsun Eyvallah
şimdi gerek sürüş Tanrım
insanda çıkarırım Kasım'da paketleri
bura Benim Tarzım bulmuş ve topu topu
benim sezonda yapacağım kilometre 2300
yani Ama Arzu
kapatırım Ben
düşünmemiz ve benzin düşünmemeli bakımı
düşünemedim
şey
Niye sen gittiğinde Afrika'ya bunlar
zaten var diyecektim ama
baktığımda doğru Evet şimdi dışında çok
daha böyle ama o senin aldığın artık adı
en doğru yol en doğru
2018-2019 Toprak bana göre de aynen
efsane olan en güzel kasası kesinlikle
tekrar yaptığım zaman işte sana
soruyorum Soruyorum
yanlış muhabbet ediyorum motoru Satarken
de alırken de yanlış mı hareket ediyor
Çünkü benim göremediğim ise görürsün abi
zaten kullanıyorsun
şey söylüyorum ama gerçekten Keşke benim
de olsa da kullansam dedim Bazen yamar
sağolsun merkezden ve bu süre motosiklet
şu anda bulunduğumuz yere de ayrıca
teşekkür ederim öyle bir imkansız yorlar
ve burada bir yayın yapabiliyorum şunu
söylemeye çalışıyor bu Scooter gerçekten
insanların
motosiklet sevdalısı İnsanları böyle
evinde dolaşmak istediği terlik gibi
duymadım Yani
[Müzik]
tamam Ben de snr7 üzere bilmiyorum Çok
zevkli geliyor bazen gelmiyor bir
Scooter olsa da şuradan bir bardak kahve
arkadaşların yanına kahve içmeye onunla
gitsem eşyalı ona göre koy Samet sana
Bence çok komik gibi merak ettim doğru
kesinlikle bende hep böyle Herhalde
istediğim gibi işte bakacak mı bilmem ne
Bir Zincir benim başıma banka
orada Emre gibi kardeşim var sağ olsun
zincir yağlıyor bakımını yapıyor falan
Allah yazsana telefonla dünyada
geliyorum filan motorun muayenesi geldi
tamam mı kızmaz
Emre sabah konuşuruz diyorum ya
emrediyorum ben sabah geleceğim ama sen
acaba beni mutlu muayene götürsem buraya
gelmiş de dönüşte ben ya karşılaşırsam
bakımında Cemali ona mı yaptığınız
şey yapsam Çünkü ben Anadolu yakasında
kapalı
ya hani ben takım geliştiririz onu
bıraktık sonunda yaptırsın gelsin
lastiklerimi kontrol ediyor mu
[Müzik]
Ben aradım arka çanta koydum motor
belirtiler var Belki hırsızlık konusunda
neler düşünüyorsun motosiklet ettim hadi
şimdi şöyle güzel çok büyük şey çünkü
olma azalınca
insanların çalıp çırpıp kolay parayı
elde edip onu bölüp parçalayıp
arapçaları satma plan bir film Tanrı
vaziyette çıkmacı artık o hangisi ise
bilmiyorum Yani bütün çıkma satanlarda
şey altına bıraktım Ama orada gidip
ucuza almaya baktığın zaman ben
düşünüyorum yani birisini günahın
birbirinin bir
Eğer öyle bir ihtiyacın varsa servise
veya olduk yeni öğrenmeye çalışıyorum
Sen ne diyorsun hırsızlık hırsızlık
şöyle akılsızca harketler var Biz daha
bazen televizyonda bazı
görüyoruz Ama şu bir gerçek ki bizim
malımıza bir şey olduğu zaman bunun
yerine koyamıyoruz bu kadar koyamazsın
bu motorun çalındığını gitti ve kasko
yaptım diyorlar ama bunun yanı sıra ek
güvenlik önemli var Çok para ve
Afrika'ya geçen eğlenceli bir de yeni
bir ev Afrika'ya
7500a kasko fiyat çıkarttılar Tamam
7500 lira bugün neredeyse iki tane
asgari ücreti neredeyse yani evini Tamam
kasko ne yapıyor diye sormuyorum çoktan
geçtik lazım ama çok pahalı
Afrika'ya bir insan mecbursun verme
motor O para bir şey olduğu zaman yerine
koyamayacaksınız paranı al mısınız
Buradan kaskocu var Hayret Mesela bir
saat konuşur
ama o şey geçti kanka insanlar 400
düşünüyor Gerekirse bir zincir daha
alırım diyor tekme takip et bakın abim
de çok sevdiğim Arkam olan da mesela
çıkmıyor bugün bu
yöntemler var ondan sonra ama şekilde
sonra gerisi kadere kalıyor Ama bu
önlemlerle hırsızlık caydırıcı oluyor
Ben çok videoda dediğim Mesela ben
farklı
çünkü sana söylemiyorum
yani
[Müzik]
hırsızlık dediğim gibi
motorun Senin her şeyin
zarar
verdiğin olmalı işte
evinde var olan değeri Ona göre bir
şeyler var yükseldi zincir
Evet şimdi bakıyorum evli benim kremi
zincirlerin var tamam mı Yani
işte alarm zincirlerimiz kilitleri var
zincir var yanında falan
mesela
3500-4000 lira Tamam
bir şey hoş
Ama ben her zaman söylüyorum
sıkıntılı bir hayatları senin bir
terapiste ihtiyacım var motor
piston olması lazım O zaman Aslı
kapattığım zaman sanki benden başka bir
adam benim karşıma geç ile beraber
sohbet etmeye başlıyorsun böyle bir
hissediyorum işte ben Onun yüzü
hürmetine Şu an araba kullanmaya devam
ediyorum Başkası çoktan bırakmış bu
ahşap 11'de kırdı toplu taşımalara kimse
dinlemedi ortadan yere gideceğim zaman
İşleriniz ne yapacağız artık başka bir
şeye gittik Çay istermisiniz arkamızda
Belgrat ormanında gitmek İstanbul'da
oturduk rahat rahat keyfimize bakacağız
bunun bedeli parça sana da yapacaksın
vallahi güzel sohbet daha domuzlar
uzağında şey var mı başka şeyleri
yaparız ara Kafalar 2 diye yaparız
arazisine
sohbette
için çok sağol motosiklette böyle bir
imkân tanıdığından dolayı Ayrıca
çalışanlarına Çok teşekkür ederim sağ
olsun A burada her türlü imkanı
ilgilenmeyi yapıyorlar sormak istediğin
bir şey var mı akla benim hakkındaki
fikirleri devame diyorum ya biraz ondan
bahsedeyim ve Kapatıyoruz
o s Kocasakal Anlatılmaz yaşanır
Yok yok gerçekten şey çok önemli
camiadaki gerçekten sayılı insanlardan
bir tanesini denk geldiği için özel
Örümcek Adam çok şanslıydık olduğunu
söylemem lazım Onun yanı sıra içerik
konusunda deneyim konusunda tecrübe
konusunda her zaman fikrine dönüşen bir
insanların da söylemek istedi
bisiklette ekipman bir önceliğiniz
ekipmanın kalitesi ikinci etapta
motosikletiniz olsun lütfen ekipmana bu
aralar hiç kimse değer vermiyor ucuza
300-500 alıp ata bin liralık hastalık
çıkıp mi arkadaşlar
Ne yapalım ağabey şimdi konuştuk
olacağım öyle abi yani düştüğü zaman yap
ya Yok aşkım Görmedim
of Vallahi
biz de hepinizi çok seviyorum mesela
Sonra dedi ki Hello olursun Hello Kitty
vardı çok sevdiğiniz
öpücük kalp kalmayı çok
açık üstünde kırmızı öpücükler var pembe
Çekerim ama
dikkat çekiyorsun yani
[Kahkaha]
size güzel Dur bakayım değil ve da var
bu hem derken de ağlatırım Ben gözyaşı
torbaları yoksa
kanala abone olur
Anladın dur dur şöyle değil efendim önce
şunu söyleyeyim Ben size şaka bir yana
güldük eğlendik falan böyle ciddiyete
davet ederler insanlar sın Şaka bir yana
gerçekten sizler için güzel içerikler
öğreten kanallar olarak biz böyle bir
araya geliyoruz sohbet ediyoruz
misafirlere öne misafir olarak
birbirimize gidip geliyoruz hep Ama
dediğim gibi Önemli olan burada makasla
girmek Ayna kırmak tek teker yapmak
eldivensiz raising motosikletlerle
makaslara gelip size böyle adelenin
yaşatmak istemiyoruz Çünkü motosikletçi
Lig bu değil motosiklet camiasında
Bunlar çok ayrı bir noktada heyecanlı
isteyen arkadaşlarımız da eyvallah ama
biz biraz daha bilgi biraz daha samimi
biraz daha dostluk üzerine kurulan
kanallar olduğumuz için Biz Bu
doğrultuda ve bu çizgide gittiğimiz
zaman mı diye dönüp baktığımızda güzel
içerikler
yaratmış olacağız sizinle bunları eşlik
ettiğiniz eve bir şekilde ortak olmanızı
istiyoruz yarın öbürsü gün yaz geldi
buluşmalar yapacağız çekilişler
yapacağız sohbetler yapacağız bu
sohbetlerde güzel anılarımıza anılar
biriktirmek için sizlerle bir araya
geleceğiz o yüzden bunun temellerini
atıyor olsak da dediğim gibi Sizler de
aslında en büyük Hakemler siniz doğruyu
düzgünü ve yanlışı iyi ayırt edebilen
insanlarsınız O yüzden kanallarımızı
destek vermenizi istiyoruz deyip böyle
kapatayım daha ne söyleyeyim ha
shaco şimdi şöyle egolu sürüş eğitmeni
taklidiyle kapatayım ben zamanı geldi
şimdi benim sürüş kitabım çıktı DVD ve
CD Flash diske de yüklüyoruz artık
geliyorsun kursta yüksek mi geldi Mevla
izle DVD den gelsene sınava sokayım şaka
da sakaldan bu kadar hoşçakalın
ama
ben yapmıyorum ki

[müzik]
Euzü billahi mineşşeytanirracim.
Bismillahirrahmanirrahim.
Elhamdülillahi rabbil alemin. Vessalatü
vesselamü ala resulina Muhammedin ve alâ
alihi ve sahbihi ecmain. Emma bat.
Gökler ve yer dolusu hamd alemlerin
rabbi olan Allah'adır. Ancak ona ibadet
eder ve ancak ondan yardım dileriz.
Salat ve selam Muhammed sallallahu
aleyhi ve sellem'e, aline, ashabına
kıyamete kadar gelecek mümin erkek ve
mümin kadınların üzerine olsun. Hassaten
Allah'ın rahmeti, bereketi, mağfireti,
hidayeti siz değerli kardeşlerimin,
abilerimin, hocalarımın üzerine olsun
inşallah. Hoş geldiniz, sefa getirdiniz.
Neyetinizde
geldiniz. Geçen haftadan dersten böyle
hatıralarınızda,
sözlerimizden konuşulanları da
hatırlayanlar var mı? Mesela bir soru
sorsam, desem ki sahabe içerisinde
özellikle cinlerin saldırısı karşısında
inşallah biz şehit olduğunu umduğumuz
isim neydi diye desem hatırlayanınız var
mı?
Bir sahabi vardı. Hazreti Ömer
radıyallahu anhumaya, Ebubekir
radıyallahu anhuya
beyat etmemişti diye söylenildi. Sonra
Şam'a kaçtığı söylenildi. Muhalifler
tarafından öldürüldüğü söylenildi. Ama
biz dedik ki rivayetlerde boş bir
arazide harabe bir eve girmişti.
&gt;&gt; Sad bin Ubade. Kardeşler ya ne çabuk
unuttunuz ya. He Sad bin Ubade değil
miydi?
Sorun Kadir abiye. Ha de çocuk sorun
dayıya diye.
&gt;&gt; Kadir abi Sad bin Ubade değil miydi?
&gt;&gt; Doğrudur hocam.
&gt;&gt; Doğru. Cinler tarafından şehit edilen
sahabi.
&gt;&gt; Hatırladık mı şimdi?
Hatırladık değil mi? Tamam.
Ebu Hureyre radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre ne sallallahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu.
Yedi helak ediciden kaçınınız.
Adem oğlunu hem dünya hayatında hem de
ahirette helak eden, rezil rüsva eden,
yok eden, kaybettiren şeylerden kaçının.
Şimdi böyle bir hadis-i şerifi duysanız
birinci ağızdan Peygamber sallallahu
aleyhi ve sellem'in meclisinde,
mescidinde otursanız,
anlamadığınız bir şeyle karşı karşıya
kalsanız ne dersiniz?
Ya Resulallah
bu yedi helak eden şey nedir diye merak
etmez misiniz? Yoksa ya boş ver Google'a
bakarız mı dersiniz?
Nasıl olsa bunun devamı gelecek. Allah
Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
sorduğu sorunun cevabını da verecek mi
dersiniz? Peygamber aleyhisselamın
ashabı
Allah Resulüne döndü. Dedi ki ya
Resulallah
yedi helak eden şey nedir?
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
sırayla
maddelendirmeden ama sırayla dedi ki bir
Allah'a ortak koşmak. Allahu ekber.
Bakın hemen arkasından bizim geçen hafta
kapısını açtığımız nasip olursa bugün de
kapısını kapatmayı düşündüğümüz konudan
bahsetti. Dedi ki sihir ve büyü yapmak.
3. Haksız yere adam öldürmek.
4. Faiz yemek.
Efendim bu dönemde de çalıştığımız iş
yerlerinin anlaşma yaptığı bankalar
promosyon olarak bize yüklü miktarlarda
hesabımıza para yatırıyor. Ne yapalım
şimdi? Dün 3.000 lirayken, 5.000
lirayken vermesi kolaydı. Rakam 3
hanelere çıkınca borçlar çoğalıp
faturalar kabarınca acaba biz de bundan
istifade edebilir miyiz diye gönüller
oynaşmaya başladı bugünlerde hadis sanki
manidar oldu. 4. Dedi ki faiz yemek
inanın abi kirine pasına kokusuna,
hiçbir şeyine bulaşmayın.
Bulaşana fayda vermemiş bulaşan iflah
olmamış. 5 yetim malı yemek. Efendim
benim hanemde büyüyor. Tabak bir tane
fazlalaştı. Tenceredeki kepçe sayısı
arttı. E çeşmede akan her bir suya
ödenen parayı da hesaba katarsak abi
yetim malına da bulaşmayın.
Yetimin ihtilafına girmeyin.
İmkanınız varsa
o garip sübyların gölgesinden dahi
istifade etmeyin. Gölge olun. Onu tutan
el olun. Atan kalbi onu koruyacak bir
zırhı olun. Ama onun hiçbir şeyine
dokunmayın. 6ı. Savaş meydanlarından
kaçmak. Allah muhafaza 7 de namuslu,
iffetli Allah'tan korkan saliha bir
kadına ifetsizlik
iftirası atmak. Buyurdu nebi sallallahu
aleyhi ve sellem. Hadis Buhari'nin
sahihinde birkaç yerde geçmektedir.
Değerli Müslümanlar hadiste gördüğümüz
üzere sihir bakın dikkat edin şirkten
sonra gelmiş. Efendim, büyük günahlar,
büyük haramlar, insanı helak edecek,
dünyada da ahirette de belini yere
vuracak yanlışlar 7 tane midir? Biz
diğer hadis-i şeriflere baktığımızda
bunun sayısının fazla olduğunu,
özellikle de Peygamber aleyhissalatu
vesselam başka rivayetlerde
size büyük günahların da daha büyüğünü
söyleyeyim mi diyerek bu maddelere
ziyade yaptığını bilmekteyiz. Ancak
bugünkü hadisimizde Peygamber
aleyhisselam özellikle şirk gibi insanı
cehennem ateşine sokup asla
çıkartmayacak bir hastalıktan sonra neyi
saydı? Sihir yapmak, büyü yapmak. Zira
insanın en güçlü bağlarla birbirine
kenetlendiği aile kurumu gibi güzel bir
yeri eğer darmadağan eden bir durumla
karşı karşıyaysak ne sallallahu aleyhi
ve sellem bunu ne yapar? şirkten sonra
ikinci bir madde olarak zikreder.
Birbirini seven, birbirine muhabbet
besleyen, bu dünya hayatı içerisinde
ayrılmaz ikizler gibi dolaşan dostları,
komşuları, akrabaları birbirinden
ayıran, birbirine sohutan, özellikle de
birbirine düşman yapan bir şey varsa
İslam bunun için Müslümanları ve
insanları korumak adına önlemler alır.
Ardeşlar
Allah Resulü sihrin büyük günahlardan
olduğunu zikrettikten sonra ne olur?
Şimdi burayı dikkat edin. Sihir ve büyü
yapanlara ziyaret edenlere
arraf diyor hadis-i şerifte.
Kahin, büyücü, falcı. Ama biz çok masum
insanlarız. Mehmet Efendi'nin kahvesini
içtikten sonra fincanı şöyle ters
çeviriyoruz. Orada bazı alametleri espri
olsun diye birbirimize aktarıyoruz işte.
Aman ha Ayşe Hanım uzun bir erkek
gözükmektedir. Sanki senin kızında Fatma
var ya onun taliplisi yakındır. 7 mi
desek 40 mı desek? Yani burada gözüken
yuvarlaklar altına işarettir. Yakın bir
zamanda işinize bereket gelecek.
Borçlarınızı ödeyeceksiniz. Şuradaki
alevlenmeler var ya helak olmanıza, yok
olmanıza, evinizin, barkınızın bitmesine
sözler alaya alınacak basit sözler
değildir. Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem dedi ki bu meclisleri
oluşturanları kim ziyaret ederse, kim
onların sözlerini dinlerse, kim onların
sözlerini kulak kabartıp gönlünü verip
zihniyle onaylarsa Muhammed
Aleyhissalatu Vesselam'a indirileni
inkar etmiştir.
Allahu ekber ve lillahil hamd. Allahu
ekber. Muhammed sallallahu aleyhi ve
sellem'e ne indi? Aziz ve cel olan Allah
Subhanu ve Teala'dan ayetler inmedi mi?
Kur'an-ı Kerim inmedi mi? Allah Resulü
sallallahu aleyhi ve sellem'e geçmiş
milletlerden ve sonradan yaşanacak
olaylarla alakalı haberler bildirilmedi
mi? Peygamber aleyhissalatu vesselam
dikkat edin ey Müslümanlar. Kim
arrafları ziyaret ederse, sihirbazları,
büyücüleri, falcıları, müneccimleri
böyle gökyüzünden haber aldığını iddia
edenleri, burçları takip edip de Oğlak
burcuna sahip olanların böyle bir
özelliği vardır. Bu ay içerisinde
başlarına şunlar gelecektir diyenleri
ziyaret eder. Kulaklarıyla işitir.
Kalbiyle tasdik eder. zihniyle bu
meseleleri onaylarsa
nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e
indirileni inkar etmiştir. Basit bir söz
mü?
Ağır bir söz. Allah Resulü sallallahu
aleyhi ve sellem dedi ki başka bir
hadiste, bir önceki hadis İmam Ahmed bin
Hanbel'in Müsnedinde geçiyor. Şimdi
rivayet edeceğim hadis-i şerif Müslim'in
sahihinde, selam bölümünde geçiyor. Nebi
sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki,
"Kim bir arraf giderse,
anladık değil mi? Arraf kim? Kim ona
giderse,
ona bir şey sorarsa,
bakın dikkat edin ha, onu onaylarsa,
onu tasdik ederse, dediklerini yaparsa
demedi nebi sallallahu aleyhi ve sellem
ona adam yerine koyup da içinde
bulunduğu durumu, muzdaripliği,
sıkıntıyı, belayı ne derseniz deyin.
sorarsa,
onla istişare ederse, ona anlatırsa
40 gün namazı kabul olmaz." dedi
sallallahu aleyhi ve sellem.
Öyle de iştahlı bir cuma namazı eda
ettiniz ki sevap ve ecir yoktur.
Eğer Allah muhafaza Ramazan'a isabet
etti. 30 gün boyunca teravih namazlarını
canı gönülden iftarınızı dahi doğru
düzgün yapmamışken hadi biraz daha
abartayım. Kabe-i muazzamanın içerisinde
alemlerin Rabbi olan Allah'a en yakın
olduğunuz beldede nebi sallallahu aleyhi
ve sellem'in hatıralarının en fazla
yaşandığı yerlerde aziz ve cel olan
Allah'a sunduğunuz secdeler kabul
değildir. Kim dedi bunu? Muhammed
sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki asla
hani birileri bunu yapıyor da sen de bu
yapanları sözlerinle
ziyaretlerinle
onaylamalarınla dediklerini yaparak asla
ve kata güçlendirme. Niye? Biraz sonra
değineceğim. Bu insanlar fertlere,
ailelere, toplumlara zarar veren
insanlardır.
Sihirbazların ve büyücülerin yapmış
olduğu işlerden etkilenen evleri gidin
ziyaret edin. Sadece kendisine isabet
eden fert bundan etkilenmemiştir.
Ailenin ocağına tabir yerindeyse ateş
düşmüştür.
Sadece fiziksel olarak zarar
görmüyorlar.
Manevi olarak buhranlar yaşıyorlar.
Bundan dolayı da bakın İslam hukukunda
cumhur ulema, Hanefiler, Malikiler ve
Hanbeliler
İslam devletinin olduğu bir yerde, İslam
hukukunun icra edildiği bir yerde
Allah'ın kitabının, nebi sallallahu
aleyhi ve sellem'in sünnetinin geçtiği
bir yerde
arraflar, sihirbazlar ve büyücüler
öldürülür fetvasını vermişlerdir.
Öldürülürler.
Zaniler,
müşrikler,
adam öldürenler tövbe istiğfara davet
edilirlerken
cumhur ulemaya göre sihirbazlar ve
büyücüler asla tövbe istiğfara davet
edilmezler. Tövbe istiğfar etseler buna
rağmen tekrar öldürülürler.
Sadece İmam Şafii rahimeullah
meseleyi biraz daha detaylandırmış.
Demiş ki eğer arraflar diyelim o
sihirbazlar diyelim biz artık onlara
büyücüler
şirk sözleri ve şirk amelleri içerisinde
bu büyüyü yaparlarsa İslam devletinde
kaideyi söylüyoruz. Bunlar mürtet
olduklarından dolayı öldürülürler. Nasıl
oluyor bu peki?
Geçen haftaki dersimizde dedi ki, "Her
bir sihirbazın, büyücünün kendisine
hizmet eden şeytanları ve cinleri
vardır. Bunlar habistirler.
Eğer arraf, sihirbaz, büyücü, müneccim,
falcı hepsini ekleyebilirseniz şeytana
ve onların emrettiklerine itaat
etmezlerse şeytanları ve dostları onlara
asla yardım etmezler." Peki ne
yaptırırlar biliyor musunuz?
Müslümanlar, şeytanların en habis
olanları, en çirkin olanları, ifrit
olanları, büyük olanları, kibir sahibi
olanları, Allah'a en fazla hasım
olanları, peygamberlere en çok düşmanlık
yapanları onların yanına gelirler.
Alemlerin Rabbi olan Allah Azze ve
Celle'yi inkara onları zorlarlar. Nasıl
mı? Der ki, "Allah'ın kitabını
alacaksın. bir lahım çukurunun içerisine
atacaksın ve onun üzerine bevl
edeceksin. Bakın bunlar tecrübeyle
birilerinin itiraflarıyla
birilerinin bunu yaptığını söylemesiyle
kazanılmış tecrübelerdir.
Demiştir ki ben sana bu konuda yardım
edeceğim.
Senin karşı taraf üzerindeki etkini,
onun üzerindeki enerjini, onun
üzerindeki bilinmezliğini ve sırrını
daha fazla yükselteceğim. Ama senden bir
isteğim var. Ney? Allah'ın kitabının
üzerinde oturacaksın. Ondan sonra sihir
ve büyü yapacaksın. Şimdi bu kişi kafir
midir?
Has kafirdir.
Bilmeme diye bir şey yoktur. Ve o
şeytanlar
bütün dinleri ona inkar ettirir. Bütün
dinleri ona düşman ettirir. Bütün
peygamberleri inkar ettirir.
Yeryüzündeki bütün müminlerin ve
Müslümanların hasmı haline getirtir.
Haya perdelerini kaldırır. Ahlaklarını,
terbiyelerini ortadan siler atarlar.
Her türlü naneyi, her türlü zulmü, her
türlü edepsizliği yapacak seviyeye onu
getirtir. O ona gelmezse şeytan ve
dostları asla ona yardım etmez. Bunu
biliyor muydunuz?
O büyücülerin kendine has mekanları
içerisinde onlara sadık odalar
hazırladığı yerleri vardır. Affedersiniz
siz o odanın içerisine girdiğinizde bir
insan olarak fıtraten bakın insan olarak
Müslüman olmayı bir kenara bırakın.
İnsan olarak iğreneceğiniz şeylerle
karşı karşıya kalırsınız. Bir bakarsınız
ki büyük bir adamın yapmış olduğu
tuvalet duvarlardadır. İdrar
tuvaletlerdedir. Duvarlardadır.
Affedersiniz spermler, döller duvarlara
sürülmüştür. Neden? Çünkü şeytanlar,
cinlerin habisleri bunlarla beslenirler.
Bunlarla hayat bulurlar. Onlar bunlarla
güçlenirler. Pisliğin ve necasetin
içerisindeyken daha güçlü olurlar. Bakın
ne yapıyor arrafa. tabirlerinde
kendisini şirke ve küfre sokacak,
necasetin, pisliğin içerisine
sürükleyecek şeyleri emrettirerek ancak
ona hizmet edermiş. Şimdi böyle bir kişi
İslam devletinde
ispatlanırsa,
kabul ederse ne yapılır? Allah Resulü
sallallahu aleyhi ve sellem'in
Tirmizi'de geçen rivayetiyle kılıçla
boynu vurulur.
Hazreti Ömer radıyallahu anhu halifeliği
dönemindeyken
arraflardan diyor ister kadın ister
erkek olsun nerede bulursanız bulun
onları katledin diye valilerine emir
göndermiştir. Bunlar katledilmesi
gereken insanlardır. Bakın bakın dikkat
edin. Altını çiziyorum. Bugün Amerika,
bugün İsrail, Gazze'de, Suriye'de,
Irak'ta, Afganistan'da nasıl ki
kutsallarımızı yok etmek için, nasıl ki
değerlerimizi ayaklar altına almak için,
nasıl ki mümin erkek ve mümin kadınların
şerefinin üzerine basmak için büyük bir
mücadele veriyorsa inanın arraflar da
şeytanlara bu konuda destek vererek
müminlere, Müslümanlara
saldırmaktadırlar. Bunların katli
vaciptir.
Ha İmam Şafii rahimehullah
belki onları destekleyecek büyük bir
fıkıh açmıştır,
yol açmıştır. Bunların ikincisi de
nedir? İmam Şafii demiştir ki, "Eğer
arraf, büyücü, sihirbaz,
yapmış olduğu sihir ve büyüyle birinin
ölmesine sebep olduysa o zaman ne
uygulanır kendisine? Hac cezası, kısas
uygulanır. Kısasa kısas, o da öldürülür.
Ancak demiştir ki, "Ne şirk sözü var, ne
şirk ameli var, ne de yapmış olduğu
işten dolayı ölen biri var." Böyle bir
durumda da ne yapar? Bu konuda devlet
yetkilileri ona tazir cezası uygular. Ya
hapseder
ya da sürgüne yollar. aklı başına gelsin
diye. Ne olursa olsun kardeşler
bu kişiler bakın bu kişiler hassaten bu
işi yapanlar bir ferdi, bir aileyi, bir
aşireti, bir toplumu
yok etmek, zarara sokmak, madden ve
manen acılar çektirmek için işler
yapmaktadır. Allah Azze ve Celle onların
şerlerinden bizleri muhafaza buyursun.
Tabii ki biz bunları söylerken
yeryüzündeki bütün habis ruhlar bir
araya gelse Allah'ın kudretinin
karşısında bir değeri var mıdır? Asla ve
kata yoktur. Bakın şimdi tam tersinden
bakacağım. Yeryüzünün bütün melekleri
sema ehli de bir araya gelseler Allah'ın
hükmünün karşısında bir emir
buyurabilirler mi? Asla ve kata. Hadi
biraz daha büyütelim. İyiler ve kötüler.
Alemlerin Rabbi olan Allah Azze ve
Celle'nin gücünün ve kudretinin
karşısında tapek birleşseler alemlerin
Rabbi olan Allah'ın bir hükmünü tehir
edebilirler mi? Asla ve katha. Bundan
dolayı asla korkmayacağız.
Bakın asla korkmayacağız. Anlatılan
mevzulardan geçen hafta bahsettik. Asla
ürkmeyeceğiz. Zira Allah subhanu ve
teala sizi muhafaza altına aldıktan
sonra Allah sizin için zarar vermek
isteyenlere müsaade etmezse yeryüzünün
bütün sihirbazları,
bütün büyücüleri
şeytanlarıyla birlikte bir araya
gelseler vallahi saçınızın teline dahi
dokunamazlar. Biillah. Burayı da ne olur
kabul edelim. He ama bakın geçen hafta
birinci dersimizde işlemiştik. oldu da
sihir ve büyü veya başka yollarla cinler
bir insanın bedenine isabet ederse bunun
bir kurtuluş yolu var mı? Bir çıkar yolu
var mı? Tedavi yolu var mı? Dedi ki bu
hafta da Allah nasip ederse bunu
işleyeceğiz. O zaman biz diyoruz ki bir
bize sihir ve büyü yolu ile cinler
musallat olduğunda manevi tedavileri
nasıl gerçekleştirelim?
Birinci başlığımız bu. Öncelikle
kardeşler şunu hatırlatmak isterim. Bir
madde madde sayacağız. Her bir saydığım
madde birbiriyle bağlantılı anlamında
düşünmeyin. Aklımıza geldikçe aldığımız
notlar. Bunun 1i ile 7'si birbirine
bağlantılı olmak zorunda değil.
Hatırlayacağınız şeyler olursa kısa bir
ara vereceğim. Siz de bu anlamdaki
tecrübeleriniz, okuduklarınız varsa
ekleyin. İstifademiz daha çok olsun. Bir
kardeşim eğer hastaysan bu konuda böyle
bir imtihana ve belaya maruz kaldıysan
şifanın sadece ve sadece aziz ve cel
olan Allah'a ait olduğuna kesinlikle
iman etmen lazım. Bakın dikkat edin.
Kesinlikle iman etmen lazım. Şifa
tamamen alemlerin Rabbi olan Allah Azze
ve Celle'dedir.
Bir mümin olarak herkes bunu söyler. Bu
meclisin içerisindeki tüm kardeşlere
sorsam dudakları arasından çıkacak tek
söz tabii ki abi şifa Allah'tandır. Ama
kişi böyle bir hastalığa müptela
olduğunda dikkat edin kardeşler ister
istemez duyguları öne geçer. Sebepler
alemlerin Rabbi olan Allah için
göstermiş olduğu şehadeti perdelemeye
başlar. Ne demek istiyorum? Diyelim ki
cinler size musallat oldu.
Tedavisinin de bir Müslümanın eliyle
gerçekleştirildiğini duydunuz.
Hemen biletler kesilir, çantalar
hazırlanır. Apar topar oraya doğru
koşulur. Bakın dikkat edin. Doğru mu?
Evet doğru. Ama kalbinizde şöyle bir
duygu meydana geliyorsa kaybedersiniz.
Ya adam beni okudu,
üfledi,
içirdi,
yağladı. Bunların şeylerini anlatacağım.
Sünnete uygun olan her şeyi yaptı ama
bende hiçbir etki oluşmadı ya. Ben
buraya kadar geldim. Sözde bu adam 100
hastanın yüzüne de şifa vermiş derse
kalbin bil ki meseleyi idrak
edememişsindir.
O kişi bakın o hasta tedavi edecek,
meşru tedavi edecek, sünnete uygun
tedavi edecek yan kişinin yanına
oturduğunda kalbinden şunu geçirecek. Ya
Rabbi vallahi bu kadar kilometreyi
ben sadece şifa bulmak için yaptım ve
şifanın da sadece ve sadece sana ait
olduğuna iliklerime kadar iman ettim.
Buradan kalktığımda herhangi bir etki
görmezsem, herhangi bir faydaya
rastlamazsam vallahi iman ettim ki benim
şifamı sen bir sonraki zamana
ertelemişsindir. Ben buna iman ettim.
Buna hazırım. Ey tabip, kendini güçlü
gören, imanı kuvvetli olduğu iddia
edilen, bu işte mahir olan kişi, sen de
bil ki vallahi Allah dilemediği müddetçe
kul beşere asla şifa veremez.
Bu imanı yaptıktan sonra bakın bu bizim
için en önemli mesele. Genellikle
aşamadığımız bir mesele.
Manevi tedaviler için söylüyorum. Maddi
tedavilere girmiyorum. manevi tedaviler.
Diyelim ki şu kişinin hastalığı için
birinci metot. Adam bir kullanıyor, 2
kullanıyor, 3 kullanıyor. En son şunu
söylüyor. Yok abi diyor, bunların
hiçbiri bana şifa vermiyor.
Niye? Sana şifayı verecek olan bu muydu?
Bu sadece Allah'ın senin üzerinde
yaratacağın şifaya sebepti.
Allah azze ve celle sana dedi ki buna
sarıl. Sen bunda samimi içten olursan
gözünde bu değil. Ben büyürsem, sen bunu
önemsemez, beni önemsersen, bunun değil,
benim şifa olduğumu iddia eder, iman
edersen bugün olmazsa yarın sana şifayı
Allah azze ve celle verecektir. Vermezse
hastalığıyla seni öldürecektir.
Mükafatıyla seni diriltecektir. Neyi
düşünüyorsun ki kardeşim?
Neyden korkuyorsun?
Neyi önemsiyorsun?
Sana hastalığı veren şifayı da
verecektir. Vermezse mükafatını
verecektir. Cennet ne için var? Rahmet
ne için var? Affedilmek ne için var?
Firdevs'in güzellikleri niye var?
Peygamberlerle dostluklar niye
verilecekmiş? Bunlar hepsi bir sebep
olması lazım, değil mi? O yüzden ne olur
kardeşlerim?
Öncelikle bunu iliklerimize kadar
işleyeceğiz. Şifa kime ait? Allah'a ait.
Hatırlar mısınız?
Kur'an-ı Kerim'de Burucu suresinin
tefsirini okuduğumuz zaman bir
sihirbazla mücadele eden bir genç vardı.
Hatırladınız mı? Allah Subhanu ve Teala
ona bazı özellikler vermişti. Körler
mesela tedavi ediyordu.
Hasta olanlara şifa veriyordu. Peki
hastaya gittiğinde ilk söylediği söz
neydi? Hatırlayan var mı?
Hastayla ilgilendiğinde kendisinin ilk
söylediği bir söz var. Ne diyor?
&gt;&gt; Şifa dedi sadece Allah'tandır. Buna iman
ediyorsan şimdi tedaviye başlayacaksın.
Allahu ekber. Eğer şifanın bu ellere ait
olduğuna inanıyorsan tedavi görsen de
kaybettin. Çıktıktan sonra yine
hastalanacaksın.
Anladınız mı bu neyi?
şifayı o ellerin arasına bırakana iman
eder. Bunu ikrar eder.
Buna tabir yerindeyse mutmain olursan
o zaman ne olur biliyor musun kardeş? Bu
sokaklarda en fazla virane, en fazla
pecurde dolaşacağın sürenin vakti çok
azdır. Rabbine böyle gidersin,
mükafatını alırsın. Tedavi uygulanmasın
demedim. Bakın bu duygularla git. Allah
seni vallahi yalnız kimsesiz
bırakmayacaktır. Buna böyle kanaat
getirelim kardeşler.
Tabir yerindeyse bu konuda tabiplerin de
bu ahlaka girmeleri gerekiyor. İster
maddi anlamda ister manevi anlamda.
Okuyan kardeşler, rukye yapan kardeşler
birilerinin manevi anlamda şifa bulması
için gayret gösteren kardeşler. Abi
benim nefesim elhamdülillah bu konuda
çok iyi. Çok da güzel okurum. Bu konuda
da bilgi ve tecrübeye sahibim. Onlarca
kardeşe sorabilirsin. Allah Azze ve
Celle bende böyle bir özellik
yaratmıştır. Deyip de şeytanın
sevineceği, güç bulacağı bir kapı
açarsan Allah senin ehlinden bu
yetenekleri alır. Çünkü Allah sana bunu
verdi. Şifa sana ait değil. Kime ait?
Allah'a ait. Onu da o zaman kardeşine
söyleyeceksin.
Tamam mı Umut abla? Kardeşine bunu
söyleyeceksin. Hatırlatacaksın. Nasihat
edeceksin. Burada anlaştık mı abiler? Bu
birinci maddemiz. İkinci maddemiz ne?
Allah'a sığınmak.
Sabah ve akşam zikirlerini asla terk
etmemek.
Karin cini diye bir şey var. Duydunuz mu
kardeşler? Karin cini. Duyanınız var mı?
Ne demek abi sizce?
&gt;&gt; Hocam sol karın altında olduğunu
biliyorum. Her insanda sol her insanda
mevcut olan bir cin olduğunu
söylüyorsunuz. Doğru mu?
&gt;&gt; Neye dayandırıyorsunuz bunu? Böyle kadim
bir bilgi olarak biliyorum. Hocam
&gt;&gt; bu gelen tecrübelerle aktarılan bir
bilgi. Doğru mu söylüyor sizce abi?
Kesinlikle doğru söylüyor. Niye? Bakın
Hazreti Ayşe radıyallahu anhuya anhaya
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
Ademoğlundan her birinin kendisine ait
bir şeytanın olduğunu bildiriyor.
Meleklerimiz var değil mi? Sağımızda
melekler var. Solumuzda melekler var.
Bizi koruyan hafaza melekleri var. Aynı
zamanda nebi sallallahu aleyhi ve sellem
demiştir ki, "İnsana müptela olan,"
bakın dikkat edin, "nsana müptela olan,
vesvese veren, kötülüğü emreden, onun
yanından ayrılmayan bir karin cini
vardır.
Ayrılmaz asla." Hz. Ayşe radıyallahu
anha dedi ki, "Ya Resulallah, her
insanda da bulunur mu?" Peygamber dedi
ki, "Evet, benimki" dedi, "İman etti."
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve
sellem, "Benimki" dedi, "İman etti." He
şimdi bakın demişlerdir ki karin cini
insanın karı kutusudur. Uçakların kara
kutuları var değil mi? Ne yapılır? O
uçağın havaya kalkıp seyir halinde
düşene kadar geçen her şey kayıt
altındadır ve korunur. İnsanlar bu
uçağın neden düştüğünü nereden bulurlar?
O kara kotudan tespit ederler. Doğru mu?
Doğru. He şimdi demişlerdir ki alimler
de insanın kara kutusu karin cinir.
Abinin ifade buyurduğu bazılarına göre
kalbin altındadır. Bazılarına göre sol
ayak kısmındadır.
Ama insanın içerisindedir. Bazıları da
çok zayıf olmakla beraber dışarıda
olduğunu söylerler. Ama bizim şu ana
kadar gördüğüm özellikle kalbimin
mutmain olduğu insanın içerisinde gizli
olmasıdır.
Şimdi bu karincini kara kutu Hasan abi
adamın biri veya kadının biri
yanlışlıkla bir arraf gittiğini düşünün.
sihirbaza, büyücüye, falcıya, müneccime
Allah muhafaza gidiyor. Başlıyor kadın
veya adam yani diyor ki Ayşe Hanım yani
sen geçmişte 9 yaşındayken başından
böyle bir kaza geçmiş.
Sol bacağında şöyle bir yara olması
lazım.
Var ama böyle yapışıyorsun koltuğa. Ulan
kazayı bildin de bacağının sol
tarafındaki yarayı nereden gördün?
Hadi sana kazayı birisi kazayla söylemiş
olabilir de bacağımda yıllardır gizlemiş
olduğum yarayı sana kim söyledi ders
değil mi insan? Birçokları diyor.
Hele sırlı bir hayatınız varsa,
hayatınızda kimseye açmadığınız bir
sırrınız varsa ve arraf o sıra dese ki
ya Yusuf Efendi senin böyle böyle bir
amelin var. Kimse de bilmiyor ama bak
biz de yani boş adam değiliz dediği an
el ayak titremeye başlıyor. İnanmayın.
Niye inanmayın? Sizin karin cinininiz,
kara kutunuz var ya o Arraf'ın
şeytanları var. Güçlü şeytanları var.
İtaat ettiği şeytanları var. Habis
şeytanları var. Küfür ehli şeytanları
var. irtibat haline giriyor. Karin cini
zaten sizi sevmiyor. Size sürekli
vesvese veriyor. Sizin kötülüğünüzü
istiyor. Diyor ki lan diyor bak diyor
Yusuf'un diyor böyle böyle işleri var.
Ha bunu ezberle diyor kafanda kalsın
diyor. Hop o gidiyor Arrafa'a söylüyor.
Koşturuyor. Diyor ki Yusuf'un diyor
böyle bir eksiği var diyor.
Sır mı bu şimdi? Kayıptan haber vermek
mi bu? Geleceği bilmek mi? Hayır. Size
ait olan birileri tarafından ezberlenen,
nakşedilen şey sihirbazcıların,
büyücülerin şeytanlarına, cinlerine
aktarılıyor. İnanmayın kardeşler. Yani
bu onların olağanüstü insanlar olduğunun
alameti değildir. Sihrinizi çözdürmek
dahi olsun. Bunların yanına asıla
gitmeyin. Haramdır.
Sihrinizi çözdürmek için dahi bunların
yanına uğramayın. Çünkü bunlar küfür
ehli insanlar, şirk ehli insanlar. Şirk
ehli olanlarla iş yapmaktadırlar. Bunu
niye söyledim? Bakın
Zuhru suresi 36. ayet. Duyanınız var mı?
Allah dedi ki, "Her kim Rahman'ın
zikrinden yüz çevirirse, zikirden
uzaklaşırsa, Allah'ı anmaktan
uzaklaşırsa, biz ona bir şeytanı
musallat ederiz. Artık o onun yakını
olur. Ayette şöyle geçiyor. Fehüve lehu
karinun.
Yani Allah bir şeytanı ona yaklaştırır.
Alimler bu ayet-i kerimeyi tefsir
ederlerken şöyle demişler. Her insanda
bir karin cini vardı değil mi? Kim
Allah'ı zikrederse, Allah'ı anarsa,
Allah'ı tespih eder, yüceltirse karin
cini zayıflıyor, vesvese gücü azalıyor.
Senin üzerindeki etkisi kaybolmaya
başlıyor demişler. Burayı anladık mı?
Şimdi bakın, her birimizde var. O yüzden
hiç kimse birbirine bakmasın. Lan
seninki kimi dokundu bana deyip
huylanmayın birbirinizden. Her birimizin
var abi. Yaratılıştan gelmiş. Çıkması
için sadece bir yol var. Bunu bilen var
mı?
Abi sen kadim bir bilgiye dayanarak
&gt;&gt; Estağfurullah hocam ama yani
&gt;&gt; var mı bilen? Çıkması için sadece bir
sebep var.
&gt;&gt; Müslüman olması hocam.
&gt;&gt; Müslüman olması dedi.
&gt;&gt; Ölmesi.
&gt;&gt; Ölmesi dedi. Kim dedi onu?
&gt;&gt; Kim o?
&gt;&gt; Etem abi. Maşallah. Bu da kadim bir
bilgi mi? He gerçekten doğru bir bilgi.
Ancak demişlerdir ki beşer vefat ederse
ölürse anca öyle çıkar. Başka türlü
çıkmaz. ayrılmaz sizden ama huylanmayın
bak ha korkmayın. İyi bir ağır yani
zayıf biri çok böyle sirayet edemiyor
sizin. Sizinle çok oynayamıyor ama
vesveseler geliyor ya size böyle yer
yer.
Onun kaynaklarından birinin de bu
olduğunu asla unutmayın. Zikri terk
ederseniz, Allah'ı anmayı bırakırsanız,
Allah'ı unutursanız, dudaklarınız
Allah'ı anmakla yorulmaktan korkarsa,
kalbiniz Allah'tan ürpermezse, karincini
güçleniyor,
kuvvet sahibi oluyor. Etkisi artıyor.
Peki sadece size vesvese vermekle
kalmıyor. Başka ne yapıyor? Bilen var
mı?
Size musallat olmak için gönderilen
şeytanlara sizin açık olan kanallarınızı
öğretiyor.
Buradan gir diyor. Buradan girebilirsin.
Gel gel gel. Gerane diyoruz ya park
etmek için.
Otoparkı tabir yerinde ona tarif ediyor.
Bakın bu dalga geçmiyorum ha. Gerçekten
söylüyorum.
Sizin zayıf noktalarınızı ona öğreterek
gel diyor şimdi bak diyor Yusuf
zayıfladı diyor. Saldır diyor buradan.
Eğer siz zikri terk ederseniz
karin cininizi güçlendirirsiniz.
Onu güçlendirirseniz o da eve misafir
almaya başlar. Gelirsiniz lan dersiniz
ki sen nereden geldin dayı? Bu
neydenmiş?
Zikirden
yüz çevirmenin alametleriymiş. Şimdi
özellikle hani dedi ki karin cininin
yanına bir arkadaş geldiyse
sıkılmayacaklar. Sürekli sizinle
oynayarak vakit geçirecekler. Ne yapsın
gariban? Değil mi? Peki siz ne
yapacaksınız?
Siz size zarar verene zarar
vereceksiniz.
Siz size hamle yapana saldıracaksınız.
Yani sokakta yürüyorsunuz. Arsızın itin
kopun. Bir tanesi gelmiş sizi dövmeye
çalışıyor. Abi ben böyle durayım. Sen
güzel bir Osmanlı şamarı çak der
misiniz? En kötü ihtimal kaçarsınız.
Kaçmak da erdemliliktir. Ha onu da
söyleyeyim. Yani erkekliğin bir
felsefesiymiş bu. Kaçarsınız bakın bir
tepki gösterirsiniz. Korunmanın bir
yoludur. Yanlış anlaşılmasın. Ama şimdi
size cinler musallat olmuş. Olmaya
gayret gösteriyor. Kanalları zorluyorlar
ama savunma mekanizmanız yok.
Sad bin Ubade'yi şehit eden mızrağın
sahibi bir cin ama sizin kalkanınız yok.
Ne yapacaksınız?
O yüzden sabah ve akşam zikirlerine
sarılın.
Sarılın.
Piyasada
sünnete gerçekten muvafık
kaynaklarıyla birlikte verilen bidattan
hurafeden arındırılmış bazı eserler var.
Misal biri rahmetli Zafer abimiz
inşallah şehittir. Allah Azze ve Celle
bu akşam onu anmayı bize nasip etti.
Dualarımız onunla ve ehliyle beraber.
Onun sabah ve akşam zikirleri arasında
böyle minimize ettiği, böyle çok küçük
ilaç haline getirdiği bir kitapçığı var.
Alın okuyun. Yarım saat 40 dakikanızı
almaz. Sabah ve akşam 40 dakikanızı
almaz. Ablalar şu an beni duymasaları da
izleyecekleri zaman o çantalarının güzel
yerlerinde ayna taşıdıkları kadar
şunları taşısınlar.
Şimdi burada bulunan kardeşler
telefonunuzu unuttuğunuzda 10 saniyede
hatırladığınız bir şey.
Erkeklerde bu kesin böyle ispatlanmış
bir şey olmuş artık. 10 saniye
içerisinde erkek hissediyor. Diyor ki
bir şey eksik diyor. Radyasyon
alamıyorum diyor. Nerede diyor? Değil mi
abi? Alıcılar kapandı nerede diyor.
Titreşim gelmiyor, haber gelmiyor, ses
gelmiyor. Bak bir gün telefonsuz kalın.
Ne hissedersin Abdullah? Geçen telefonu
evde unuttum. Aman Allah'ım. Aman.
Kafayı yiyeceğim ha. Arayacağım adamı
arayamıyorum ya. Arama dünyayı o anla
beraber sen mi kurtaracaksın? Bana
ulaşması gereken ulaşamıyor. Ya bana
ulaşamıyorsa gitsin abiye ulaşsın.
Ulaşması gereken onlarca adam var. Yani
şunu diyemedim ha. Elhamdülillah ya
telefonsuz bir dünya ne güzelmiş ya.
İslami mesajlar atacağım ya. Davet
yapacağım ekranlara hadis yazacağım.
Neye yazacağım şimdi?
Paylaşmam lazım. Kardeşlerim amel etsin.
Bana hecir gelsin. Yapamadım. Bir günaha
dayanamadım kardeşler. Eve gittiğimde
hanımımdan önce onu tuttum.
Çocuğuma selam vermekten önce koştum.
Acaba kaç kişi beni aramış? Kaç kişi
benim sesimden mahrum kalmış diye
baktım. Ne kadar acı bir şey değil mi?
Ama hiçbirimiz sabahleyin çıkarken şunu
cebine koymada 30 saniye içerisinde bunu
hatırlamıyor. Hiçbirimiz hatırlamıyor.
Ben dahile söyleyeyim. Hanım dur lan.
Bir şey eksik ha. Kalp atmıyor.
Melekler bana dokunmuyor. İlahi bir ses
gelmiyor diyemiyoruz. Kim taşıyor bunun
cebinde? Kimse. İstisnalar hariç el
kaldırmayın şimdi. Riya olmasın.
&gt;&gt; Taşıyoruz.
&gt;&gt; Bakın taşımıyoruz ha.
Yok bunlar abi. Çıkartın. Bakın böyle
dokunun abi telefonu. Bırakın ya dokunun
şuna.
Ayetleri böyle alın dokunun okşayın.
Zikri altını çizin. Gözleriniz bununla
meşgul olsun. Ne olur ya?
Çok da ağır değil. Hissetmiyorsunuz.
Sigara paketini unuttuğunuz kadar bunu
unutmanın derdiyle yanın.
Sağa sollu geliyorsunuz. Marketin
köşesine alıyorsunuz. Abi bir kısa
versenize filan. Ama bir kitapçıya gidip
de abi bu dur bir kitapçıya bir uğrayım
da bir zikir kitapçığımı alayım
diyemiyoruz maalesef.
Şunları ne olur unutmayın. Bunlar sizin
kalkanınız, mızraklarınız. Guraba
yayınlarında var. Tavsiye ederim.
Böyle minik çıtı pıtı yarım saat 40
dakikada ve çekirdek bitireceğiniz
şeyler. Beka yayınlarında var. Reklamlar
olarak bunu algılamayın. Bulabileceğiniz
yerler gidin alın. Ve özellikle de
kardeşler şunu fark ettim. Bazı
kardeşlerle oturuyoruz muhabbet ediyor.
Sıkıldınız mı bu arada? Ses geliyor
değil mi Mehmet hocam?
&gt;&gt; İyi geliyor. Süper.
Şimdi
bak amca zikre başladı. Elhamdülillah
iyi gidiyor şu an.
Şimdi bir şey fark ettim kardeşlerde o
da ne biliyor musunuz? Özellikle
kendisine musallat olan bir kardeşe
zikri tavsiye ettiğimizde ilk bakın ilk
zikri tavsiye ettiğimize şunla karşı ben
de çözüm sunacağını zannettim. İlk tepki
ha çok çok karşılaştım bununla. Kardeş
geliyor diyor ki abi bende diyor böyle
alametler var. Bunun var olduğuna
inanıyorum. Hatta gittim dediler ki
sende var. Evet. Ne yapayım? Diyorsun ki
sabah akşam zikirlerini ihmal etme.
Ben de zannettim ki çözüm yolu
sunacaksın. Çünkü kardeş şöyle bekliyor.
Ağrı kesiciyi içtiğinde 15 dakika sonra
nasıl bedenin şalterleri düşüyor,
vücutta hiçbir ağrı olmuyor. Sabah akşam
zikrini yaptığı saniyesinde puf diye bir
şeyin kendisinden uçup gideceğini
zannediyor.
Sürekliliği kimse hesaba katmıyor.
Bunun devam edebileceğini kimse hayal
etmiyor. Bundan dolayı kime sabah ve
akşam zikirlerini yap desek kardeşler
bir gün yapıyor, iki gün yapıyor, çüncü
gün bırakıyor. Devam etmiyor. Devam
etmiyoruz.
Etmek istemiyoruz.
Bakın bir de şu da var ha. Onu da
söyleyeyim size. Şimdi ben size bazı
örnekler vereceğim. Bir gün bir biriyle
karşılaştık.
Kendisinin yine hasta olduğunu zikretti.
Dedi ki abi sana iki tane zikir
önereceğiz. Burada da var. Dedim ki bunu
ne olur devam et bak. Ama bırakma. Ben
biliyorum dedim. Sen yapamayacaksın ama
bırakma dedi. O ne dedi? 100 kere dedim
bu 100 kere bu. Bu kadar sabah ve akşam
bana dedi ki ya sen çıkarttı böyle bir
şey. Sen dedi benim yaptığım şu
zikirlere baksana dedi ya. Ben dedi ders
alıyorum dedi. Ben dedi 100.000 kere
şunu söylüyorum. 100.000 kere bunu
söylüyorum. Bak dedim ben sana sadece
bir şey söyledim. Sünnetten delil
getirdim sana. Sen bunu dedim
yapamayacaksın.
İkinci gün aradım kendisini. "Hacı abi
nasıl gidiyor ya?" dedi. "Ağzım, burnum"
dedi, "yamılmaya başladı dedi.
"Yapamıyorum" dedi. "Bırakmayacaksınız."
Bakın dikkat edin. Şimdi bunu niye
anlattım? Yani şimdi söyleyeceğim
özellikle bazı zikirleri tavsiye edilen
Peygamber Aleyhisselam'ın yapın diye
önerdiği zikirleri yapmaya
başladığınızda esnemeye başlayacaksınız.
Sözleri karıştırmaya başlayacaksınız.
Göğsünüzün ortasına tam bir öküzün
oturduğunu düşüneceksiniz. Kafa allak
bullak olacak. Öfkeler kabarmaya
başlayacak. Kafa terlemeye başlayacak.
Asabi olacaksınız. Kadının
bakışlarınızla döveceksiniz. Ne derseniz
deyin. Bunun geleceği sonrası ne biliyor
musunuz? Ya ne yapıyorum ben ya? Zaten
bir fayda görmeyeceğim ki. Bu kimin
telkini size? Karin ciniyle ele sizin
gövdenizin içerisinde gezen arkadaşın
telkiyle. Dedi. Yapma. Dedi ya. Niye
yapıyorsun? Aslında doğru bir metodu
buldun. Mızrağı sokuyorsun, kılıcı
sokuyorsun, zarar veriyorsun. Bak
bırakma ağzının mesela bazı kardeşler
söyle
değil. Sen yamuk olduğunu zannediyorsun.
Bak o sıra söyleyemiyor çünkü zikri
zorlanıyor. Zorlan. Düzeleceksin. Rahat
ol. Fayda almaya başlamışsın işte. E abi
çok esnetiyor bu abi. Esne devam et.
Faydasını görüyoruz şu an. O yüzden ne
olur bakın böyle bir durumla karşı
karşıya kaldığınızda size sunulacak
reçetenin başında sabah akşam zikirleri
var. Sonra da demeyin ki abi telefonumuz
da gizli de ben şimdi bakarım. O
telefona söyleyen kardeşlerin ayarları
var. Bugün şahit oldum. Ayarlara
girdiğinizde şöyle bir ifade geçiyor.
Diyor ki 6 aydır diyor bu programı
kullanmamışsınız.
An ne akıllan telefonlarmış ha.
Ben 6 ay önce onu yüklemişim. Sadece
yüklediğimde bakmışım bir şeye. 6 ay
sonra bugün baktığımda bana rapor
veriyor. Diyor ki, "6 aydır" diyor, "sen
sil gitsin" diyor. Bak sil gitsin diyor.
Adam bu da mı Karinle beraber bu telefon
bununla beraber mi çalışıyor?
Çok ilginç değil mi? Aman ha kardeşler
terk etmeyin. Peki neleri tavsiye
edelim? Hadi gelin mesela deneyelim. Ruh
halinde bozulmalar, dengesizlikler olan
kardeşlere geçen hafta bütün etkilerini
anlattım.
İsterseniz bu sabahleyin başlayalım.
Benimle bu konuda anlaşma yapacak olanla
da ben de anlaşacağım.
Birbirimize 10 gün hak verelim. Ben de
dahilim. 10 gün boyunca sabah namazından
sonra,
akşam namazından sonra, isteyenler
ikindi namazından sonra 100 defa. Bakın
101 istemedim. 100 defa ama 99
olmayacak. La ilahe illallahu vahdehu la
şerike leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü
yuhyi ve yümid. İsterseniz öyle dersiniz
değil mi? Ve hu alâ küllli şeyin kadir.
İsterseniz o sizin bildiğiniz gibi
namazdan sonra yaptığınız zikir gibi
söylersiniz. 100 defa.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
diyor ki, "Kim bunu sabah 100 defa
söylerse
şeytanlar o kimseye zarar veremez.
Güvenmiyor musunuz?
Profesör Abdi Efendi size bir reçete
sunduğunda koşuyorsunuz eczaneye.
Benim gibi sakalı kısa, imanı zayıf.
Bugün işlediği helalin arkasından hemen
aram işlemeye müsait bir adam. Bir söz
söylediğinde hemen kalbini pır pır pır
pır atıyor. Koşuyorsun baharatçıya.
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
sahih oğlu sahih bir rivayet
söylediğinde
ağız başlıyor şimdiden yamulmaya. Yapma
bakın vallahi deneyin 100 defa. La ilahe
illallahu vahdeh la şerike leh.
Hatırlarsanız burada ders yaptık. Kim
dedik? Sabah ve akşam namazından sonra
değil mi? 10 defa bunu söylerse Allah
Subhanu ve Teala o kişiye mızraklı
korumalı melekler göndereceğini
söylemedim.
Bakma abi vallahi gönderir Allah. Benim
peygamberim söyledi.
Babandan daha fazla güven Peygamber
Aleyhisselam'a.
Eğer bakın diyeceksiniz ki ya Yusuf hoca
ne diyorsun? Bakın ben yaşadığım
tecrübelerden kaynaklı bu sözlerde böyle
iddialı konuşuyorum. Kardeşlere bunları
tavsiye ettiğimizde gerçekten gönülleri
buruk bir şekilde gidiyorlar. Ya sen de
herkesin tavsiye ettiği şeyi söyle lan.
Herkesin değil peygamberin tavsiye
ettiği sözü söyledik.
Sihirle muhatap olmuş bir peygamberin
sözünü sana aktardık. Geçen hafta da
anlattık bunu. Anlatmadık mı abi? 100
defa deneyin. Bedava bunu yapın. Bakın
etkisini göreceksiniz. Başka 100 defa
tövbe istiğfar
Allahfirli estağfirullah vey
estağfirullah
rabbfirli ne derseniz deyin ama 100 defa
sabahleyin 100 defa akşam leyin 100 defa
hatta imkanınız varsa gün içerisinde
sürekli istiğfar edin niye
çünkü bir Müslüman işlemiş olduğu
günahlarla madden ve manen zayıf lar
içerisindeki cinler veya şeytanlar
güçlenirler. Bu kadar basit. İstiagfar
sizin günahlarınızı affettirir ve Allah
katındaki gücünüz artır. Şeytanlara
karşı mukavetiniz güçlenir. 100 defa
tövbe istiğfar edin. 100 defa
sübhanallahi ve bihamdihi sözünü
söyleyin. Dudağa çok kolay değil mi?
Kalbe çok kolay. Zihne çok kolay.
Ameli çok kolay ama deneyin. Özellikle
kendisinde hoplamaların, zıplamaların iç
aleminde
hareketliliğin olduğunu söyleyen
kardeşler bakın bunu da yapsın. Ha şimdi
zikirlerin anası ne diyelim?
Peygamberin ifadesiyle en büyük zikir
hangisi?
He hangisi?
&gt;&gt; Kim dedi onu?
Bir daha söyle abi. La havle ve la
kuvvete illah.
&gt;&gt; Doğru mu? Yanlış.
&gt;&gt; La ilahe illallah. Zikirlerin anası.
Zikirlerin en büyüğü la ilahe
illallah'tır. Niye kardeşler?
Bütün peygamberler bu sözün tasdiki için
gönderilmiştir.
Bütün Allah düşmanları bu söze
düşmandır.
Allah'ı ve resullerini sevmeyenler bu
söze savaş açmışlardır.
Ondan dolayı da çok rahatsızlık
duyarlar. La ilahe illallah zikrine sayı
hiç koymayın.
Aklınıza geldikçe la ilahe illallah.
Özellikle bakın deneyin ama yatarken
zihninizde sürekli la ilahe illallah, la
ilahe illallah, la ilahe illallah
vesvese mesvese kalmayacak. Borç ala
dükkan yansa alır diyeceksiniz.
Antibiyotik gibi vallahi. Antidepresan
gibi. Bakın la ilahe illallah zikri.
müthiş vurucu bir gücü vardır. Çünkü
bütün peygamberler bu sözü ayakta tutmak
için gelmiştir. Bazı peygamberler,
bazı davetçiler, bazı alimler bu sözün
hakim olması için şehit olmuşlardır.
Ondan dolayı zikirlerin anası,
zikirlerin en büyüğü la ilahe
illallah'tır. Sonra az önce abi söyledi,
güzel bir şey söyledi. Nedir o da?
Cennet hazinelerinden dedi size bir
hazineyi bildireyim mi? Ne o? La havle
ve la kuvvete illa billah. Ne için?
Gücün ve kudretin, kuvvetin Allah'a ait
olduğunu zihnine, kalbine sürekli
nasihat ediyorsun. Sabret Yusuf
diyorsun. Güç ve kudret Allah'a ait. Ey
şeytanlar ve cinler, bilin ki güç ve
kudretin sahibi Allah'tır.
Sürekli bunu pompalıyorsunuz. Bir gün
sosyal medyada izliyorum ismini
hatırlamıyorum. Ama izleyen kardeşler de
muhakkak denk gelmişlerdir. Bir hoca
efendi diyor ki yani Arap diyarından,
Hicaz bölgesinden bir hoca efendi diyor
ki, "Bir sohbete gitmek için" diyor,
"yetişiyordum" diyor. Acele ediyorum.
Bir telefon geldi, yabancı bir numara.
Ne dedi? Dedi ki, "Ey hoca efendi," dedi
ki, "Bana sihir ve büyü isabet etti.
Cinler, şeytanlar beni yordular. Şöyle
sıkıntılarım vardı, böyle sıkıntılarım
vardı. Vallahi ben çokça istiğfar edip
la havle ve la kuvvete illa billah
zikrini söyledim. Allah bana dedi yardım
etti. Allahu ekber. iman ederseniz
bu sözlerin her biri şeytan ve
dostlarına karşı bir ok ve mızraktır.
İman ederseniz ama inanarak söylerseniz,
samimi olursanız, içten olursanız bu
sözlerin sizi Allah'a taşıyacağını, ona
yaklaştıracağını, Allah'ın sevdiği
şeylere yaklaştıracağını bilirseniz
fayda verir. Biz iiznillah. Sonra
isteyene tekrar söyleyeyim. Çokça Enbiya
suresi 87. ayetini okuyun. Ne için Kadir
abi? Enbiya 87'de ne olabilir sizce?
Hatırlayanınız var mı? Hadi biraz
uykunuzu açayım. Hey maşallah.
&gt;&gt; Bir daha yüksek sesle.
&gt;&gt; Kimin duası bu? Ümit abi.
&gt;&gt; Yunus Aleyhisselamın doğası. Nerede
yaptı abi bu duayı?
&gt;&gt; Balığın karnındayken yaptı. Ne için
yaptı peki? Kurtulmak için yaptı. Kim
düşmanlarının tasallutu altındayken bu
zikre devam ederse bir iznillah
kurtulacaktır. Yunus Aleyhisselam
kurtulmuş.
Allah onu kurtarmak için ordular
göndermedi.
Allah Yunus Aleyhisselam'ı balığın
içerisinden çıkartmak için köpek
balıklarını salmadı.
Bu zikirle kurtarmadı mı abi?
Onu karaya çıkartmadı mı? Allah
inanmıyor musun?
Şahit değil misin? Enbiya 87'ye Yunus
Aleyhisselam'ın kıssaları içerisinde
bunu görmedin mi?
Alimler de demiş ki, "Kim buna devam
ederse Allah onu bela ve musibetlerin
içerisinden çıkartır alır." Hatırlar
mısınız? Yine burada bir sohbet
yapmıştık. Demiştik ki Müslümanlardan
bir grup düşmanlara esir oluyorlar.
Cezaevine giriyorlar. İçlerinden bir
tanesi için beraat çıkıyor.
Koğuşa gardiyanlar geliyor diyor ki, "Ey
falanca" diyor, "çıkacaksın."
Ne yapıyor o? O sıra diyor ki, "Ey
kardeşlerim,
ben la ilahe illa ente sübhaneke inni
kunt minzalimin zikrini çokça söyledim.
Allah bu sözlerden, bu duadan, bu
zikirden sonra dedi beni beraat ettirdi.
Kim dedi bunu devam ederse, kim
kardeşlerinden daha fazla bu sözü
söylerse benden sonra dedi o tahliye
olacak. Ha nasıl iman ettin abi sen ya?
Nasıl inanmışsın bu meseleye? Gerçek
yaşanmış bir olaya failinden duydum ben
bunu.
Vel hası kelam.
İkincisi yapıyor çıkıyor. 3 çıkıyor 4
çıkıyor.
Bu muhterem inanmıyor lan. Diyor ki
arkadaş diyor böyle zikirle diyor
çıkılacak bir şey mi bu? Mukadderat
diyor. Yani yazılmış diyor çıkıyor. Kim
bilir kimler girdi araya. Hangi dayılar
hangi amcalar hangi teyzeler girdi
araya. Kimin duası isabet etti bilinir
mi? Ancak bakıyor ki iki kişi kalıyor.
Kendisi ve arkadaşı.
Arkadaşı da o gün ondan geçiyor mu öne?
Gardiyan içeri giriyor. Ey falanca diyor
beraat ettim diyor. Çıkarken arkadaşına
diyor ki o tesphi diyor bana ver diyor.
O tespihi diyor bana ver diyor. Ve diyor
o gün tam 10.000 defa diyor bu sözü
söyledikten sonra gardiyan geldi beni
diyor çıkarttı diyor. Allahu ekber.
İman ederseniz
vallahi bu sözler insana fayda verir.
Fayda vermek için gönderilmiş.
fayda vermek için belki peygamberler
böyle musibetlerin içerisine sokulup
tarafından bu sözler onlara öğretilmiş.
Ve size bir tavsiyem, kardeşçe bir
tavsiyem. Ne?
Hepiniz zakirsiniz. İnanıyorum zikir
ehlisiniz. Bu meclisteki kardeşler
gerçekten benden daha fazla Allah'ı
zikrettiğine inanıyorum.
Ama şunu size tavsiye ederim. Hangi
zikrin bakın dilinize kolay,
kalbinize kolay, zihninize kolay
geldiğini düşünüyorsanız hangi zikirle
imanınızın arttığını ve düşmanlarınıza
karşı korunduğunuzu hissediyorsanız asla
bırakmayın.
Doğru reçeteyi bulmuşsunuz.
Yani ben örnek veriyorum. La ilahe
illallah zikri ile güçleniyorsam, bu
sünnete uygun bütün ameller için
söylüyorum. Ve Allah Azze ve Celle'ye
gerçekten yaklaştığımı ve hasta hatta ve
hatta geçen hafta da söyledim.
Musibetlerin içerisinden ya Rabbi sen
bana aslında böyle bir ikramda bulundun.
Bu musibetle seni zikretmeyi, seni
anlamayı, tefekkür etmeyi, sana itaati
bana öğrettin. Ya Rabbi ben her şeye
razıyım diyebiliyorsan bırakma bunu.
Kurtulman çok yakın.
Kelepçenin anahtarı eline verilmiş Allah
tarafından. Bak terk etme. Yani ne demek
istiyorum biliyor musun? Yani bugün
mecliste burada oturup da sohbette Yusuf
abinizden, Yusuf kardeşinizden bir şey
duyduğunuzda hemen atlamayın. Zaten
kendisinden mutmain olduğunuz bazı
şeyler size öğretilmiş. Devam edin.
Onlarda ısrarcı olun. Bırakmayın. Benim
söylediklerim yan dal olsun sizin için.
Boş anızda kullanın. Bu sadece bir
tavsiye kardeşlerim. Buraya kadar. Ya
kaç dakika oldu İbrahim
&gt;&gt; Azam?
&gt;&gt; Ya var ya 5 bu5 dakika gibi geçti yemin
ederim var ya. Sühanallah. Nasıl
gidiyor? Ben dur daha çok var konumuz.
Ne yapacağız abiler?
&gt;&gt; Yoruldunuz mu? Yaşı 70 olan var mı?
yani ne diyorsunuz abi? Devam edelim mi?
&gt;&gt; Devam edelim. Tamam. Yandınız gençler.
Abiler inatçı çıktı. Pazar hocam.
&gt;&gt; Yarın pazar mı? Allahu ekber. Tamam.
[kahkaha]
Yarın pazar ama benim sabah programım
var. Hacı abi ne yapacağız? Abiler bu
zikirleri bir kenara not alalım.
Özellikle bakın Allahu ekber,
elhamdülillah sübhanallah zikirleri var.
Çok zikir var değil mi? Ama özellikle bu
zikirler onların içerisinde şeytanlara
ve onların dostlarına en fazla zarar
verildiği düşünülen sahih sünnetlerde de
tavsiye edilen şeyler. Bunlar da ısrarcı
olmaya gayret gösterin. Şimdi
evinizdesiniz. Böyle gideceğinizi Allah
nasip ederse buradan çıkacaksınız.
Yusuf'tan bir kurtulsak da eve gitsek.
Yenge bir çay koydu. Çay içelim, meyve
yiyelim. Çocuklara hasret kaldınız
biliyorum kesinlikle.
Ana bir de maç varsa Kasımpaşa
Galatasaray maçı vardı değil mi? Kimin
maçı var bu akşam? Bir de maç varsa maç
özeti de verilecekse aman abi diyorsanız
eve gidiyorsunuz.
Evinize girerken
şeytan ve dostlarıyla birlikte girmeyi
ister misiniz?
Yani düşünün ki Netanyah arkanızdan
koşuyor. Lan dur diyor Yusuf çıktı. Ben
de seninle diyor beraber evime geleyim
der misin? Kabul eder misiniz? Misafir
eder misiniz?
He. Trump gibi bir adama bu akşam bir
sofra meze hazırlamak ister misiniz?
Hanımınızın hazırlamış olduğu çayın
yanında bisküvileri yerken bir taraftan
da ona ikram etmek ister misiniz? Çok
iğrenç geldi değil mi? Allah Resulü
sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki,
"Kim eve girerken bismillahi vcna ve
bismillahi haracna ve alâ rabbina
tevekelna" derse şeytanlar onların
dostları sizinle beraber evin içerisine
giremezler. Dışarıda köpek gibi
kalırlar. Affedersiniz.
Yediğiniz yemeği yiyemezler. İçtiğiniz
suya dokunamazlar.
Evinizin etrafında dolaşan it gibi
dolaşmaya başlarlar.
Hadis sahih.
Allah'ın adıyla evinize girin bu akşam.
İhmal edilen şeyler. Allah'ın adıyla
evinize girin. Allah'a tevekkül etmiş
olun. Allah'ı zikretmiş olun. Ve
şeytanla dostları kapıda bırakın. Abi
gelseler ne olacak ki? Zaten giren bana
girmiş diyenler için söylüyorum. Adam
zaten benim içerime misafir olmuş.
Böbrek onun böbreği, karaciğer onun
karaciğeri demeyin ha sakın. Niye? Bakın
tekrarlıyoruz. Dışarıdan gelecek olan
harici güçler sizi zayıflatacağı gibi
onu güçlendirecektir.
Sokmayın evlerinize.
Burada anlaştık mı? Evinize geldiniz,
oturdunuz.
Her içtiğiniz yudum için söylemiyorum.
Her içeceğiniz ve her yiyeceğiniz şeye
besmele çekerek başlayın. Allah'ı anın,
Allah'ı zikredin. Her yiyeceğiniz
ve içeceğiniz şey için söylüyorum.
Üstünüzü değişiyorsunuz.
Besmele çekerek çıkartın.
Tavsiyem eşyalarınızı ters katlamayın.
Bazı rivayetler var.
Affedersiniz
ters katladığınızda
şu dikim kısımlarına doğru onların
tünediyle alakalı rivayetler var. Ters
katlamayın eşyalarınızı. Halk arasında
bazı rivayetler var ya hani eşyanızı
ters giyerseniz işleriniz ters gider.
Bunlar gerçekten acı bir tecrübenin
sözleridir. Ha hadis belki değil. Hadise
muvaffak olamamışlar ama hadisin işaret
ettiği meseleyi anlamışlar. Bunlara
mesela dikkat edin. Elbise giyerken,
elbise çıkartırken. Bununla beraber
tuvaletlere girerken, tuvaletten
çıkarkenki zikirlerinize dikkat edin.
Geçen hafta rivayet ettik. Tuvaletlerde
çok kalmamaya çalışın.
Hastalığınız yoksa banyolar sizin
saatlerce kalacağınız yerler değil
gençler.
Saçıma şöyle bir jöle vurayım. Bazı
arkadaşlardan duyuyorum. Açıyorlar. Bir
de böyle sözlü şeyleri.
Teyipten dinler gibi dinliyorlar. Banyo
yaparlarken burası keyif alınacak yerler
değil. Allah Resulü diyor ki buralarda
durmayın fazla. Onlar bunların
meskenleridir,
evleridir, yattığı yerlerdir.
Buralarda ne olur durmayın. Buralarda
fazla kalmayın. Ama burası benim evim.
Affedersiniz ama istediğim gibi de
dolaşayım. O rahatlığı da fazla
hissetmeyin ha. Mahrem bölgelerinizi
evinizde insanlar olmasa da açmak için
çok istekli olmayın. Mahrem yerlerinizi
korumaya gayret gösterin. Tamam dışarı
çıkarken abdest alıyoruz ama evet evin
içinde de abdestli durmaya gayret edin.
Çünkü abdest bir zırhtır. Koruma
kalkanıdır. Onun uğrak yerlerini
gelebilecek yerleri kapatır.
İçinizdekine de zarar verir.
Yatacaksınız inşallah dinleneceksiniz.
Yatsı namazını kılar. Kıldıktan sonra
hangi sureyi okuyacaksınız?
Amener resulü. Bakara suresinin son iki
ayeti. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve
sellem dedi ki, "Kim bunu okur ve
yatarsa şeytan onlara zarar veremez."
Bakara suresinin tamamını
okuyabilirseniz ne hala?
Okuyamazsanız,
okuyamazsak peki ne yapalım? Erkekler
için söylüyorum hassaten. Yani evli
abiler için söyleyeyim. Öyle cümle daha
güzel olur. Hanımlarınıza yaklaşmamak,
birleşmemek kaydı şartıyla yatarken
Bakara suresini komple
dinleyebilirsiniz.
Çünkü Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem dedi ki Bakara suresi okunan,
parantez açalım dinlenen Bakara'nın
yükseldiği sesler o evler şeytanlar dedi
oraya giremezler. Şeytanlar oralarda
barınamazlar. O yüzden yatarken mesela
dinleyin çok da güzel uyursunuz ha.
Açın. Şu an cihazlarımız var.
Elhamdülillah. Açın.
İndirmenize de gerek yok. Hepinizin
evinde internet var. Yoksa telefonunuzda
var.
Yoksa da bir önceki günden dükkanınızda
indirin. Ama Bakarayı her gece
dinleyerek yatın. Özellikle bana maruz
bırakıldı diyelim diyen abiler varsa
tavsiyem kulaklığını tatsın. Onunla
beraber yatsın. Bak bir hafta, bir hafta
gece gündüz yani çalışma şartlarınızı
sonra tartışırız. Dinlesin bakın çok
büyük faydalar göreceksiniz. Bir
iznillah. Yatıyorsunuz ohara güzel
çalıyor böyle en güzel hafızlardan. İman
artmaya başlıyor. Gerçekten evin
içerisindeki atmosfer değişiyor.
Çocuklarınız bunları duyuyor. Çocuklar
bunları dinleyerek uyuyorlar. O sıra
Orhan Gencebay çaldığı zaman kasvet niye
bürünmez adama? Batsın bu dünya. Bitsin
bu rüya değil mi? Durdurun dünyayı
inecek var. Bu sözlerle kişi ne kadar
kalbi böyle mutmain olabilir değil mi? O
sıra justerı justerı diye pop şarkıları
çaldığında şeytanlar da oynar sen de
başarsın oynamaya. Kimse bu konuda mutlu
olamaz, huzurlu olamaz. Huzurun tekna
dinleyeceğiniz Kur'an'da. Şimdi
kardeşlere şöyle bir şey. Ya bu muhabbet
de güzel oluyor saatlerce sürecek sanki.
Kardeşlere şunu tavsiye ederim. Arabayla
yolculuk yapıyorsunuz.
Takıyorsunuz kasedi. Neşitler gümbürü
gümbür, gümbürü gümbür, daf defli,
sazlı, sözlü böyle insana bir coşku
veriyor değil mi? Arabayı sanki siz
sürmüyorsunuz da arabayı sanki başkaları
kullanıyor gibi hisse kapılıyorsunuz.
100ü geçmeyen adam 140, 160, 180 nereye
gidiyorsun? sözler etkiliyor. Bundan
dolayı bazı alimler o deflere dahi
bundan dolayı cevaz vermiyor. Kişi ayrı
bir coşku veriyor. Size tavsiye edeceğim
bir şey. Kur'an dinleyin.
Kur'an dinleyin. Ya
Bakara suresini hassaten dinleyin.
İş yerinde bilgisayarla çalışıyorsun.
Yani gidip sordum sarı çiçeğe annen
baban var mıdır? Çiçek eydir derviş
baba, anam babam topraktır. Lan ne kattı
sana? Hiçbir şey katmayacak
maneviyatına. Bu ve buna benzer sözleri
dinlemekten ziyade açın Allah'ın
kitabını. Dükkanınızda çalışırken Bakara
suresi dinleyin. Şantiyelerde
dolaşıyorsunuz. Kulaklığınızda takılmış.
Tamam güzel sözler olabilir ama niye
Bakara suresini dinlemiyoruz? Beden
istifade ediyor, ruh istifade ediyor,
beyin istifade ediyor. İçinizde var olan
var olduğunu düşündüğünüz şeyler
istifade ediyor. Allah Allah. Nasıl
davet ulaşıyor?
tebliğ ulaşıyor. Bunu ben size
tecrübelerini daha sonra anlatırım
inşallah. Velhasıl kelam Bakara suresini
dinleyin.
Bilmiyorum bu sünneti ne kadar
uygulayabileceğiz. Ben de dahil. Ne
kadar uygulayabileceğiz?
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
dedi ki yatarken üç defa
neydi abi?
&gt;&gt; Felak, üç defa
&gt;&gt; nas, üç defa
&gt;&gt; ihlas. Ne yapacaksınız? okuyacaksınız.
Sağa sola üfleyeceksiniz değil.
Avucunuza üfleyeceksiniz. Bir kremi
vücudunuza sürer, masaj yapıp okşar gibi
vücudunuzun ulaştığı yerlere
ulaştıracaksınız. Kimin tavsiyesi bu?
Resulullah'ın tavsiyesi. Kim bununla
amel etti? Hazreti Ayşe. Hatta dedi ki,
"Peygamber Aleyhisselam hastayken ben
yapıyordum" diyor ona.
Ben ona yapıyordum. Bakın Allah Resulü
sallallahu aleyhi ve sellem di sürekli
yapmış. mesetmiş kendini tabir
yerindeyse.
Kaçımız bunu yapabiliyoruz?
Kaçımız bunda istikrarlı olabiliyorsun?
Ama musallat olduğunda feryat ediyoruz.
Değil mi abi?
Ya bak bunları yap dediğinde ya ben de
senden bir çözüm yolu bekliyorum diyen
kardeş bunları niye yapmakta devam
etmiyor?
Niye sürekliliği yok? Abi yapalım
vallahi şifayı göreceğiz.
Hasaten kafirun suresi. Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem ne diyor?
Kişi diyor yatarken kafirun suresini
okusa ne yapar?
Rüyaları güzel görünür. Ne?
&gt;&gt; Küfürden
&gt;&gt; ya şirkten, küfürden beraat eder diyor
Resulullah aleyhisselam. İstemez misiniz
abi? 30 saniyenizi almaz kafirin
suresini okumak. Şirkten ve küfürden
diyor beraat edersiniz. Siz şirki ve
tabir yerindeyse küfrü size telkin
edenin şiddetinden, onun vereceği
eziyetten kurtulacaksınız. Değmez mi
şimdi bunun için?
Ve en önemlisi abdestle yatmaya gayret
gösterin. Bir melek gelecek kafanızın
üstüne konacak kuş gibi.
Siz ta uyanana kadar sizin için dua ve
istiğfarda bulunacak. Senin irade gitti.
Senin taleplerin bitti. Sesin artık
kısıldı. Kalp bile neredeyse durma
aşamasına geldi. Beyin fonksiyonlarını
yitirdi. Allah bir elçisini gönderdi.
Sana sabah akşam dua ediyor. Ne kadar
güzel bir şey ya. Sühanallah. Ne kadar
güzel bir şey. Allah amel etmeyi bizlere
nasip etsin.
&gt;&gt; Mesela
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e
bir adam geldi. Dedi ki ya Resulallah
gece dedi beni bir akrep soktu. Öyle bir
eziyet verdi ki sorma. Peygamber
aleyhisselam ne dedi ona? Hatırlayan var
mı?
Kim dedi?
Derse dedi o dedi her şeyin şerrinden
korunur. Sen dedi gece dedi onun
sokmasından veya onun vereceği
sıkıntıdan dedi kurtulurdun. Bakın
sabah söyleyin üç defa bütün şerlerden
korunursunuz. Akşam söyleyin içten bütün
şerlerden korunursunuz.
Ormana mı girdiniz? Euzu b kelimatillahi
tammati. Denizde kampta çadıra mı
girdiniz? Yılan sokmasın. Euzu b
kelimatillahi tammati. Şeytanlar zarar
vermesin mi?
Başka? Bismillah
zikri. Hatırladınız mı? Kim bunu sabah
ve akşam üçer defa söylerse hiçbir şey
ona zarar veremez. Kimin sözü bu?
Furkan. Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem'in sözü.
A habere bir
tabir yerindeyse sosyolog çıktığında bir
söz söylediğinde hepimiz böyle
çıldırıyoruz.
Sosyal medya içerisinde şöyle götürürken
adamın bir tanesi hüzünlü müsün şunu yap
dediğinde hepimiz meftun oluyoruz. Lan
adama bak diyoruz. Sanki böyle sırlar
aleminden bir sır taşımış. Ya benim
peygamberim bu sözü söylüyor. Bir mümin
bem
acaba filan vermez. Hiçbir şey sana
fayda vermez.
Hasta geldin, hasta gidersin.
Ama bir de şöyle bir durum var. Hasta
geldin, başka türlü de gidebilirsin.
Buna dudak kıvırırsan. Peygamber
söylüyor. Hadi size bir şey daha
söyleyeyim.
Sabah ve akşam namazından sonra meşhur
bir sure var. Hangisi okunuyordu?
&gt;&gt; Hatırlayamadım. Ne?
&gt;&gt; Haşr suresi. Hangi ayetler abi?
&gt;&gt; 22.
&gt;&gt; 24 değil mi? Kim diyor bunu okursa
peygamber aleyhisselam ne dedi? 70.000
melek dedi ona vazifelendirilir.
70.000 melek var mı abi senin 70.000
tane arkadaşın?
70.000 tane adama para verecek gücün var
mı seni koruması için? Peki 70.000 tane
melek ne yapıyor abi?
diyor. Kişi diyor bunu sabah okuduğunda
akşama kadar, akşam okuduğunda sabaha
kadar onun için dua ve istiğfarda
bulunur.
Yani sen o sıra iş yapıyorsun. Melek
oturmuş orada. Allah'ım Yusuf'u affet.
Yusuf'u bağışla. Onun günahlarını affet.
Ona musallat olan cini ondan koru. O
senden çok şeyler istiyor. O
istediklerini ona ver.
Var mı böyle bir arkadaşınız? Abi
karınız bile sizi sabahtan akşama kadar
böyle dua etmez. İnsanın anası çok içten
dua ederz. Akşama kadar yapmaz.
Ha şurada ya ne olur diyorum kardeşim.
Şurada şu küçücük kitapçıkların
içerisinde Allah razı olsun alimler,
davetçiler dert etmişler.
Bunları bizim için toplamışlar.
Şu maddeleri de sayacağım. Eee maddi
tedavi yöntemlerini ara vereceğiz. Gece
12'ye kadar. Olmaz değil mi? Olur mu?
Maddi tedavi yöntemleri de çok güzel ha.
Vallahi be. Gül gibi kokuyorsanız her
tarafınızdan baharat kokuları gelmeye
başlıyor. Onları da anlatırsam çok daha
güzel olur ama isterseniz bir sonraki
derse onu da Nafi abi karar versin. Ben
dayak yemek istemiyorum.
Abi
Allah'ı ve resulünü sorgulayacak
vesveseler geldi. Ne diyeceksin Mehmet?
diyor ki Allah yok diyor Allah'a küfür
ediyor. Resulü yok diyor resule küfür
ediyor. Buna maruz kalan Müslümanlar var
abi bilin yani. Ne diyeceksiniz? Bilen
var mı?
&gt;&gt; Kim ne?
&gt;&gt; İstfar
&gt;&gt; ne demek? Yani ne diyecek?
&gt;&gt; Allah maffirli değil mi? Ona mı diyecek?
Ne diyecek? Bilen var mı? Serkan abi
&gt;&gt; amentü billahi ve resuli. Allah'a ve
resulüne iman ettim. Çık hemen vesvese
kayboluyor. Abi geliyor. O zaman sen
devam et abi. Ne güzel bak. Geliyor
zikre koşuyorsun. Geliyor zikre
koşuyorsun. Geliyor Allah'a koşuyorsun.
Devam edeceksin. Amentü billahi ve
resul. Çokça ezan dinleyin abi.
Allahu ekber. Allahu ekber. Niye?
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
dedi ki, "Ezan okunan yerlerde şeytanlar
affedersiniz yellene yellene o bölgeyi
terk ederler. Sahih bir rivayet.
Kaçarlar, giderler.
Bol bol ezan dinleyin. Oturdunuz Kur'an
dinlediniz. Açın şöyle bir ezan. Bir
Medine havası açın. İnsan böyle bir anda
sanki böyle dinledi mi Mescid-i
Nebevi'ye koşası geliyor. Açın bir Kabe
havası. Diyorsun ki herhalde şu an
hareme doğru gidiyoruz. Girin bizim
sabah makamından.
Vallahi ezanların çok büyük faydasını
göreceksiniz. İlk karşılaştığım
insanlarda şunu söylediler. Dediler ki
abi kulaklarım çinmiyor. Hareket
ettiğini zannediyorum. Rahatsız
oluyorlar. Çünkü eğer musallatlık varsa
ezan sesi çok büyük fayda verir.
Namazlarınızı asla terk etmeyin. Kazaya
bırakmayın. Sabah namazını özellikle
asla ihmal etmeyin. Yemeklerinizin
eğer bitiremediyseniz üzerini örtün.
Kapları asla açık bırakmayın. Şu su
bardakları dahil olmak üzere böyle aynen
bu şekilde yapacaksınız.
Allah azze ve celle onlara şunu kaldırma
özelliği vermemiş. Açamıyorlar.
Öyle diyor hadiste. O yüzden mesela
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ne
diyor? İşte bir şey koyacak bulamadınız.
Bunu bulamadın. Eline ince bir kalem
geçti. Koy kalemi. Misvak geçti. Koy
misvah. Zarar veremez. Tüküremez,
sümküremez, işeyemez. Hadiste öyle diyor
çünkü. Hiçbir şey yapamaz. Korunursunuz.
Niye korunursunuz? Çünkü siz buna maruz
kalmış bir suyu veya yemeği yediğinizde
öbürünü
beslemiş oluyorsunuz.
Tamam. Yemek kaplarınızı,
içeceğiniz kapları, ağızlarını kapatın.
He kulaklarınızı da kapatın ama bir
şeye. Neye?
Müzik,
çalgılı aletler.
Bunlara da kulaklarınızı kapatın. Bunlar
da sizin zayıflamanıza sebep olur. Başka
nereyi kapatın?
Gözleri kapatın.
Harama bakmayın. Bakarsanız çok
zayıflarsınız. öbürünü çok
güçlendirirsiniz.
Malayani işlerle
asla ve kata
uğraşmayın. Özellikle imanınızı
artıracak olan şeyleri artırın.
İmanınızı zayıflatacak her şeyden
kaçının kardeşler.
Şimdi geldik maddi çözümlere. Birincisi
rüyada
size yapılan sihri ve büyüyü görmek ve
Allah Azze ve Celle'nin onun gömüldüğü,
saklandığı yeri size bildirmesi. Bu çok
büyük bir rahmettir.
Eğer rüyanızda veya yine alimler
diyorlar ki size musallat olan cin bunu
söylerse, telaffuz ederse, konuşursa
yeri araştırdınız ve araştırma
neticesinde bulursanız bu malzemeyi
Peygamber aleyhisselam geçen örnek
verdik değil mi? Delil vermiştik.
Peygamber gibi bu malzemeyi çözerseniz
Allah'ın izni %100 kesin net tereddütsüz
bir çözümdür. Allah azze ve celle böyle
hasta olan kardeşlerimize böyle bir şifa
nasip etsin.
&gt;&gt; İki, bunu maddi bir boyutun içerisine
aldım. Normalde manevi boyutta
incelenmesi lazım ama rukye yaptırmak
yani maddi niye? Size yapan biri maddi
bir varlık olduğundan dolayı düşündük.
Ruk yaptırmak özellikle salih ve
cesaretli bir insana bunu yaptırmak.
Çünkü bu irade savaşı.
Bakın dikkat edin. Bu bir irade savaşı.
Eğer size rukye yapacak kardeş salih,
muttaki bir adam ama siz bir belirti
verdiğinde
kaçacak bir yer arıyorsa elfatiha
salavat olmayacak bu. Siz anormal bir
tepki verdiğinde yanınızda o adamı
göremiyorsanız bu sıkıntı. O kardeş için
sıkıntı. Siz zaten eziyeti çekiyorsunuz.
O yüzden rü yapacağınız kişi salih,
abit, güçlü, iradeli ve aynı zamanda
sünnete muvafık olacak. Sünneti bilecek.
Sünnetle bu yolun nasıl çözüleceğini çok
iyi bilecek. Peygamber aleyhisselam dedi
ki, "Rukyelerinizi bana bildirin. Ben"
dedi, "size bunu yapın, bunu yapmayın
diye öğreteyim." Nasıl yapıyorsunuz?
Neleri kullanıyorsunuz? Hangi
argümanlara sahipsiniz? Bana söyleyin.
Ben de de size tavsiyede bulunayım. Bu
yüzden sünneti de bilecek bidat ve
hurafecilerden elinizden geldiği kadar
uzak durun, kaçının.
3. Bitkilerle tedavi. Güzel tarafı şimdi
burası.
Bitkilerle haşır neşır olun. Bunlardan
biri çörek, otu, yağı.
Ne yapacaksınız?
Fatiha, felak, naz,
ihlas.
Ayetel Kürsi amener resulü gibi.
Özellikle hıfsınızda olan bu sureleri
şimdi unutmayın. Hepsinde bunu
kullanacağız. Sünnette de bu yeri olan
bir şey. Çörek otu yağını okuyun,
üfleyin. Tükürünüzün de ona bulaşması
için isabet ettirin. Bunda da
muhaddislerin ifadesiyle insana fayda
verecek yönler varmış tükürükte.
O yüzden Peygamber aleyhisselam bazı
tedavilerde tükürüğünü kullanıyor.
Tamam. Velhasıl kelam çörek otu yağının
içerisine bunları okuyun. Hani geçen
hafta bir şey söylemiştik. Vücudunuzda
gezen ağrılar vardı. Hatırladınız mı?
Eğer vücudunuzda gezen ağrılar tıbbi
olarak tanımlanmayan ağrıların
sahibiyseniz oralara çörek otu yağını
sabah ve akşam ne yapın? Sürün. O yüzden
dedim ya güzel kokacaksınız. Böyle bitki
gibi kokacaksınız. Evlere, iş yerlere
gittiğinizde zannedecekler ki sizi
aktarlardan gelmişler. Çörek otu yağı bu
konuda şifadır. Bunu deneyin. İki udi
hindi yağı.
Hatırladınız değil mi? Peygamber
aleyhisselam dedi ki yedi şeyde şifa
vardır. Yani Uhudi Hindinin yedi
hastalığa şifası vardır. İkisini saydı
beşini zikretmedi. İkisinden biri ne?
Dedi ki bunu burnunuzdan damlatırsanız
boğazlarınıza fayda verir. Bir hadis-i
şerifte dedi ki, "Çocuklarınızın
bademciklerini aldırmayın. Burunlarından
di hindi damlatın şifadır."
Tamam.
İkincisi ne? Ağız yoluyla yerseniz,
içerseniz karaciğerinize,
karaciğerinizden kaynaklı
hastalıklarınıza şifa verir." dedi
peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.
Peki bunu cin tedavisinde nasıl
kullanacağız? Bir kimseye cin musallat
olduğunda alimler demişlerdir ki, "Udi
hindi
kusti hindi yağını kullanacaksınız." Çok
teknik, tıbbi konuştuk değil mi?
Bakın, UD hindi yağı
açık bir renge sahiptir. Türkiye'de
kullanılanlar için söylüyorum. Açık bir
renktir. Buna aslında bahri hindi
diyorlar. Daha hafiftir. Zeytinyağı
oranı daha fazladır.
Hafiftir. Acımsı bir yönü yoktur. Kokusu
azdır. Bundan dolayı aktarlar asla kusti
indiyanı bilmiyorlar. Bakın bilmiyorlar.
Ben de bu vesileyle hep tecrübe ettim.
Arıyorum aktarı diyorum ki abi bana kus
de indiği lazım ne yapacaksın cinlendim
tedavi edeceğim o ne abi diyor ilk defa
duydum diyor.
Niye Türkiye'de bahri hindi yani bu daha
seyreltilmiş olanı meşhur çantamda var
meraklıları için sonra gösteririm
tedavide de kullanırız. Kus indiği yağı
da kardeşler daha sert yani daha acı,
kokusu daha yoğun rengi de simsiyahtır.
Bunda da bitki oranı daha fazladır.
Zeytinyağı oranı daha azdır. İşte
muhaddisler
Buhari'nin sahihinde, bakın dikkat edin.
kusti hindi yağını kullanmakla alakalı
bir bab vardır ve bunu tarif
etmişlerdir. Çok nadir bulunabilir. Yani
kullanmaya halk elverişli olmadığından
dolayı tercih etmiyorlar. Halbuki şifa
kaynağı. Peki onu nasıl yapacaksınız?
Bir yere yatacaksınız. İbn Hacer
rahimehullah'ın Fethül Barisinde
geçiyor. Bir yere uzanacaksınız.
O sıra o yağı az önce okuduğumuz
ayetleri okuyacaksınız. Felak, nas,
ihlas. Bakın bunları okuyun. Nereye
damlatacaksınız?
Burun deliklerinize.
Sağa ü tane damlatın. Örnek veriyorum.
Sabahleyin. Sola üç tane damlatın. Hızlı
ve süratli bir şekilde içinize çekin.
Bak bunlar hadisin şerhinde geçiyor.
Hızlı çekin. Genzinizi paramparça
edecek. Yakacak. Boğazınızı yakacak.
Ancak buradaki temel amaç şu
demişlerdir.
Eğer beyne isabet ettiyse şeytanlar,
ulaştılarsa Allah muhafaza insanın
ayarlarıyla oynarlar. Özellikle deliren
insanların büyük çoğunluğu bundan
kaynaklanır.
Beyne bu çektiğiniz zaman o cin ve
şeytan bundan rahatsızlık duyar.
Hapşırmaya başlarsınız. Bunu çektikten
sonra rahat olun. Hapşıracaksınız.
hapşırdığı zaman
inşallah bir yani bu konudaki temennimiz
şu onun dışarı çıkmasıdır. Çıkmasının
bir alametidir. Değilse
ona zarar vermenin en büyük yollarından
bir tanesi de kusti hindi yağını
kullanmanızdır kardeşler. Tamam. Yani
bulmak isteyenler, bulamayanlar arayıp
da gelebilirler.
Bu konuda inşallah kendilerine yardımcı
oluruz.
kullandığınızda bir şey fark
edeceksiniz. Burnunuzdan bir iltihap
çıkacak.
Sinüitleriniz mi artık boşalıyor ne
bilmiyorum. Bir boşalacak inşallah.
Geçen haftaki hadisle muvafık olacağız.
Geçen hafta dedeydik. Nerede sabahlar?
Burun deliklerinde,
geniz içerisinde. O yüzden peygamber
dedi ki sümkürün. Bakın bunlar hep
nebevi tıp
çare bunlarmış. Ha diğeri çaresizlik
demedik. Onu da önermiştik ama bakın
burada bir çare varmış. Kus indi yağını
kullandığınızda gözler yaşaracak, boğaz
yanmaya başlayacak, burun akımaya
başlayacak. Bütün gücünüzle sünkür.
Rahatlayacaksınız. Burunlarınız
rahatlayacak. İnşallah da manen
kurtulmuş olursunuz.
Dört zemzem suyunu kullanmak. Hem
fazlasıyla için. Hatta hadiste ne diyor?
Böyle soğukluğunu yani artık vücut öyle
bir dolmuş ki soğukluğunu böyle göğsünde
hissedene kadar iç hiçbir zarar vermez.
Efendim böbrekler harekete geçmiyor. O
yüzden idrar çıkartılması az oluyor.
Bundan dolayı da böbrek ne yok ya bu
zamana kadar zemzemi içen Ebuer
radıyallahu anh böbrek hastalığından mı
vefat etti? Allah Resulü sallallahu
aleyhi ve sellem hadis-i şerifte ne
dedi? Hem doyurucudur hem de
hastalıklara şifadır. Yanlış mı abi?
Yani zemzem suyu hastalıklara şifa
verecek. Böbrek hastası yapacak.
İdrarsızlık yapacak. Buna inanmıyoruz.
Tamam. Elinizden geldiği kadar eğer
harem bölgesine giderseniz, umre
yaparsanız, hac yaparsanız hiç normal su
kullanmayın. Sürekli zemzem tüketin.
Bununla beraber başka ne yapacaksınız?
Zemzem suyunu demişler ki alimler,
"Zemzem suyunu alın, bardak kafanızdan
aşağı boşaltın. bedeninize sirayet
etsin. Şeytanların ve cinlerin vücuttaki
etkilerini kovsun. Bakın Allah Resulü
sallallahu aleyhi ve sellem kim demiş
zemzem suyunu ne niyetle içerse onun
karşılığını Allah ona verir. Evlenmek
istiyorsan zemzem su iç ve Allah'tan
iste. Hastalığına şifa bulmak istiyorsan
zemzem su iç ve Allah'tan iste. Ve
peygamber aleyhisselam hadisin sonunda
dedi ki kim dedi korunmak istiyorsa
zemzem suyu içerek diyor korunsın.
Hakimin müstedrekinde geçiyor rivayet.
Sahih olduğu söyleniyor.
Zemzem suyuyla tedavi yolları. E şimdi
bunun için Kabe'ye mi gideceğiz? İkide
bir. Gücü olan gitsin. Gücü olmayanlar
da sipariş versin. Geliyor. 5. Vücudu
zeytinyağıyla yağlamak. Kimin tavsiyesi?
Efendimizin tavsiyesi. Allah Resulü dedi
ki, "Zeytinyağını yiyin ve bedeninize
sürün. O mübarek bir ağaçtan çıkmıştır."
dedi. İbn Kayyim el Cevziye rahimeullah
diyor ki, "Tepeden ta tırnağa kadar
okuyun zeytinyağını
üfleyin içerisine. Az önceki ayetleri
okuyun, üfleyin. Ondan sonra ta tepeden
tırına kulaklarınızın içinden çok özür
dilerim." Hani dedik ya bugün artık bazı
şeyleri makat yerlerinizden isterse
kadınlar avret yerlerinin iç kısımlarına
kadar olsun, okunmuş da olsa bunları
sürün. Niye? İbn Kayyim el Cebziye
rahimeullah diyor ki bu özellikle deri
altında gezen cinleri diyor perişan
eder, rahatsız eder.
Özellikle eğer zeytinyağından
tiksiniyorsanız yemeden kastetmedim.
Yani vücudunuza sürüldüğünde rahatsızlık
uyanıyorsa evet hissi bir şey olabilir.
Eğer diğerinden kaynaklıysa bir başarı
elde etmişsinizdir. Devam edin. Yani
zeytinyağını sürmeyi bırakmayın. Tabii
pehlivan gibi de sürünmenin bir anlamı
yok. Zeytinyağının bu kadar pahalı
olduğu bir dönemde krem gibi böyle
yedire yedire zeytin yağı kullanın
şifadır. Sinameke otu ne için
kullanılır?
Müsil niyetine kullanılır.
Affedersiniz bunu yapraklarını alır.
Alimler demişlerdir ki 1 litre suyun
içerisinde kaynatırsanız bir köpük
oluşacak göreceksiniz. O köpüğü atın
böyle. Sonra bırakın
soğusun. Ondan sonra bunu için. Yalnız
evden dışarı çıkmayın.
&gt;&gt; Bardaktan da fazla içmemeye gayret
gösterin. Y tadı güzel deyip 4 de
içebilirsiniz ama sonra pazar gününe
kadar maalesef evden çıkamazsınız.
Tuvalet sadece size ipotek edilir. Ama
bu çok iyidir. Niye?
Çünkü alimler diyorlar ki cinler veya
şeytanlar insanın bedeninde en fazla
karın bölgesine yerleşirler. Karın
bölgelerine. Burada kalın bağırsak var
değil mi? Oraya girerler. Bazı
insanların kabız olmasının sebebi budur.
Bazı insanların kanlı dışkı yapmalarının
bir sebebi budur. Tıbbi bir açıklaması
yoksa. Tamam. Vücutta gereksiz
şişkinlikler değil mi? Bakın abi kabız
değil. Tıbben hiçbir problem yok. Göbek
böyle kocaman bir göbek var. Etkisi bu
olur. Sinameki çayını ya da bitkisini
içtiğinizde Allah Resulü sallallahu
aleyhi ve sellem dedi ki, "Vücuttan ne
atacaksınız?
Bağırsaklardan o pislikleri özellikle
şeytanların ve cinlerin sihir ve büyü
yoluyla bırakılan şeyleri atarsınız."
Şimdi bakın kardeşler, bir insana sihir
yiyeceklerle girdiyse diyelim kuru
fasulye yedi ve o bağırsaklara yerleşti.
35 sene kalsın orada erimiyor.
Gözlerimle gördüm. Yıllarca orada
kalsın.
olduğu gibi madde geri çıkıyor. Vücut
her şeyi sindirip
o zehir gibi şeylerle paramparça
etmesine rağmen sihir ve büyü yoluyla
giren malzeme asla deforme olmuyor.
Olduğu gibi kalıyor. İşte siz sinameke
ve benzeri şeylerle affedersiniz
dışarı çıkartırsanız bunları vücuttan
çıktığı an diğeri kesinlikle çıkar.
Alimler böyle söylüyorlar.
size yedirilen ve içirilen bir şeyle
girdiyse o yedirilen ve içirilen şey
vücuttan çıktığı an diğeri korkmayın
direkt çıkacaktır. Güçlü bir müsildir.
Hakimin müstedrekinde rivayet olarak
geçmektedir. Ölümü def edecek bir şey
olsaydı bu sinameke olurdu. Demiş Allah
Resulü sallallahu aleyhi ve sellem.
Sonra
sidir otu veya sidir yağı.
Sidir yağını günde bir tatlı kaşığı
yerseniz çok büyük fayda elde edersiniz.
Şeytanlar ve cinler bunları çok
sevmiyorlar. Rahatsız oluyorlar. Peki
sidri otunun ufaltılmış toz haline
getirmiş o yaprakları öğütülmüş halini
ne yapacaksınız?
Bitiyor.
Kızmayın genç kardeşlerim. beni yanlış
anlamasınlar. Ne olur afflarına
sığınırım. Ama dedik ya bugün bazı
şeyleri anlatacağız.
hanımlarıyla birleşemeyen,
ya da hanımsa erkek hanım eşleriyle
birleşemeyen,
o teması gerçekleştiremeyen eğer bundan
bir sebepse, psikolojik bir hastalıktan
kaynaklı değil bunlardan bir sebepse
alimler diyorlar ki sidir
otunun o tozlarını, öğütülmüş tozları
bir suya koyun.
Bazı rivayetlerde yedi yaprağı ezin.
Kendiniz ezin, bir suya koyun. Ancak bu
suya bir ekleme yapmayın.
Yani sıcak su eklemeyin. Metin.
Kaynar su eklemeyin.
Biraz ılıktır. Soğuk su eklemeyin. Yani
hiçbir şey eklemeyeceksiniz.
Sidrin tozlarını ve yapraklarını
koyacaksınız.
Az önce söylediğim felak, nas, ihlas.
Bunları okuduktan sonra şunları
ekleyeceksiniz. Kayıtlarda alırsınız.
Zaten bir kitap önereceğim en son.
Alırsınız. Yunus suresi 7982 ayetler
arasına suya okuyacaksınız.
Taha suresi 659. ayetleri suya
okuyacaksınız. Bakara 102 okuyacaksınız.
Araf suresi 11719'u okuyacaksınız
içerisine. Kadın ve erkek hem öbür iş
için hem de sihir kişiye isabet ettiyse
hangi yolla olursa olsun o kişi bununla
gusül abdesti alacak. Boydan komple
aşağı yıkanacak. Ancak su gidere
gitmeyecek. Su kanalizasyona
karışmayacak. Su lavabolara
dökülmeyecek. Bir lehen içerisinde
yıkanacaksınız.
Bu yıkandığınız lehendeki suyu sonra
temiz bir toprağa dökeceksiniz. Niye?
Lavabolar, tuvaletler onların yaşam
yerleri olduğu için bu okunmuş suyu da
oradan aşağı dökerseniz onları yakar
öldürürsünüz.
İçinizdekini çıkartamadan dışarıdan
düşmanlar elde edersiniz.
hasım olurlar size. O yüzden
hanımlarınıza, annelerinize söyleyin.
Bulaşıkları yıkarken kaynar suyu olduğu
gibi lavaya dökmesin. Eğer orada cinler
varsa yakar, öldürür onları. Okunmuş
suları onun içerisine dökmeyin.
Ölümlerine sebep olursunuz. Bundan
dolayı da bir düşman elde edersiniz.
Sidir otu, tekrar söylüyorum, sidir otu
ve bu ayetleri bu kişiler okusunlar.
Sonra
hacamat Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem'in tavsiyesidir. Peki peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem sihre maruz
kaldığında
hacamatı hangi bölgeden yapıldı? Bilen
var mı?
&gt;&gt; Nereden?
&gt;&gt; Kahin arkası. Kalp arkası.
&gt;&gt; Kalp arkası.
&gt;&gt; Doğru değil. Başka?
&gt;&gt; İki omurga. İki arka. Doğru değil.
Aslında abinin dediği yer. Bilen var mı?
Hadis geçiyor. He
&gt;&gt; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
sihre maruz kaldığında Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem'e hacamatı
başından yaptılar.
O yüzden kafa acamatı çok değerlidir.
Sihir, büyü aslında bugün değinmek
istediğim nazar konusu vardı. O konu çok
önemli. Ona çok kısa dokunacağım.
Geçeceğim. Sihir ve büyü tedavilerinde
en iyi yerlerden bir tanesi kafadır
kardeşler. Tamam. Ancak kafayı da sadece
bilenler yapsın. Başkasına yaparsanız 3
dakika sonra abinize amca diye sarılmaya
başlarsınız. Kişide geçici unutkanlıklar
yapar. Kafa karışmaya başlar. Hatlar
karışır. Yanlış yerden yapılırsa. Bu
bıldır dedikleri bir yer var. oraya denk
getirirse
sebep dairesinde
maalesef bazı şeyler değişir. Bunu
yapmayın. Bilene gidin. İhtisas alanı bu
olana gidin. Kafa acamatı bu anlamda çok
önemlidir. Özellikle ay takvimine göre
ne zaman yapılır acamat?
En şifalı hacamat
17, 19.
Bu üç günleri tutturmaya çalışın.
Genellikle hacamatta uzman olan abiler,
kardeşler bunu çok iyi bilirler.
Tarihleri bunlara dikkat edin. Peki
sonra ne yapacağız? Acas. Duydunuz mu?
&gt;&gt; Acmasını duydunuz değil mi? Acmasını
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
Sad binbin Ebi Vakkas'tan geliyor
rivayet. diyor ki kim sabahleyin
7 adet bir rivayete de miktar
bildirilmiyor ama biz diyelim 7 adet
ac ve urması yerse
o gün sihirden ve diyor zehirden korunur
ac ve urması ac ve urması biraz küçük
tombiktir daha siyahımsıdır. Peygamber
aleyhissalatu vesselam Medine'ye
geldiğinde ac ve urmasını dikmiştir. Hac
ve urmasının kendisinden bir fayda
yoktur. Fayda nereden geliyor? Nebi
sallallahu aleyhi ve sellem'in onun için
yaptığı duadan geliyor. Tamam. Yani siz
o hurmayı yediğinizde hurmadan ziyade
Allah Resulü Aleyhisselam'ın duası size
isabet ediyor. Kesinlikle tavsiye
ederim. Denendi. Buna maruz kalanlara ac
ve urması yedirildiğinde ilk verdikleri
tepki ne oldu biliyor musunuz? Birkaç
gün mide bulantıları.
kusma hissi,
yiyememe,
ısrarcı olursanız faydasını
göreceksiniz. Bazı alimler demişler ki
sadece ac ve hurması mı? Değil.
Medine'de yetişen hangi hurma olursa
olsun yiyin kardeşler. Bakın Medine'de
Mekke demiyorum, Tunus demedim.
Medine'de hangi hurma yetiştiyse bunları
kesinlikle yiyin
tavsiye
ederim. Kardeşler
buraya kadar özellikle anlaşılmayan bir
mesele yoksa çok kısa nazarla alakalı
bir şeyi değineceğim ve inşallah Rahman
bitireceğim. Şimdi kardeşler halk
arasında nazar var değil mi? Nazar
denilen bir konu var. Göz değmesi. Aman
ha mavi gözlüyse adamdan uzak dur.
Vallahi seni tabir mezara sokar. Sizce
sebep göz müdür kalp midir?
&gt;&gt; Kalptir değil mi? Çünkü niye? Nazar
görülüp de karşı tarafa verilen bir
zarar değil ki. Adam kilometrelerce
uzaklıkta size isabet eden nimeti
duyuyor. Siz yamılıyorsunuz. Şimdi göz
mü değdi? Ama halk arasında bu böyle
anıldı. Göz değmesi.
Burada peki
illet ne bilen var mı?
Alimler demişlerdir ki her nazar veren
kişi haset sahibidir. Allahu ekber.
Anladınız mı?
Çok ince bir şey ha. O yüzden bazen
insanlar bilip bilmeden söyledikleri bir
söz var. Ya sanki benim karşı tarafa
nazarım değil ya. Çok şeymiş gibi
önemli. Anan sen haset sahibisin o
zaman. Dikkat et. Yani
alimler demişlerdir ki, "Her nazara
sebep olan kişi haset ehlidir. Her haset
ehlinin de" demiş. Karşı tarafa nazarı
değmez.
Eğer bir kimse
bir kimseye elde etmiş olduğu nimetten
dolayı, yetenekten dolayı, ona verilen
güzellikten dolayı haset sahibiyse ve
nazarı da değiyorsa
bu kişi ne yapacak peki?
Nazara isabet eden ya da nazara maruz
kalan kişi diyelim. Ne yapacak?
Bir demişlerdir ki bu kişi aynı rukya
tedavisi görür gibi tedavi görecek.
Çünkü onda da sanki cin musallatlığına
maruz kalmış gibi bazı alametler
gözükür. Fiziksel anlamda ve manevi
anlamda. Nazar değen kişi için
söylüyorum. Tedavinin biri neymiş?
Ruke olmak. İster kendiniz yapın az
önceki manevi korunmaları isterseniz
başkası yapsın. Peki en sağlıklı,
en kesin çözüm hangisi? Eğer nazar deyen
kişi tespit edilirse
o kişiye denilir ki namaz abdesti al.
Onun aldığı abdest sularıyla gusül
abdesti alacaksınız.
Kesin çözüm. Hemen iyileşirsiniz.
Biliyorsunuz ki karşı komşu aset sahibi
tabir yerindeyse deveyi mezara sokuyor.
Şey kazana sokuyor. Öyle bir cinsten bu
bilinen, tescillenmiş bir şeyse o kişiye
gidin. Abla abi neyse artık abdest
aldığın suyu amana dökme. Evet size
iğrenç gelebilir. Tıpta da bunun bir
yeri yoktur. Şimdi modernist abiler,
ablalar bizi duyduğunda her tarafı
oynamaya başlayacak. diyecek. Nasıl bir
tedavi yöntemiymiş adamın aldığı abdest
suyla guzil abdesti alacağım. Hatta bir
şeyde şöyle geçiyor. Bir alim diyor ki
nasıl tedavi edilir? Diyor ki nazara
uğrayan kimseye diyor haber verilmeden.
Öyle geçiyor. Burada kutsal kitabımızda
nazara diyor uğrayan kimse diyor ona
diyor haber verilmeden ansızın diyor
arkasından kafasından aşağı diyor su
dökülür. nazardan korunması için,
kurtulması için. O yüzden evet bunun bir
tarifi yok ama nebi sallallahu aleyhi ve
sellem çözümü söylemiş. Diyoruz ki
eyvallah başta aşıdır. He şimdi ama
bakın önemli mesele ne? Nazara uğrayan
bir kenara dursun da bu cümle ne olur
hafife alınmasın.
Nazar sahipleri haset ehliymiş. Bu bir
kalp hastalığıdır.
Bunun kesinlikle tedavi edilmesi lazım.
Çözümü asıl o araması lazım. Onun işi
daha tehlikeli. Çünkü neden? Haset ehli
Allah muhafaza kendi amellerini, kendi
cennetini Allah'la bağını kopartır ve
Allah muhafaza cehennem ateşine düşer.
Kibritin, ateşin, ormanı yok ettiği gibi
haset insanın amellerini yok eder.
Kişi saçlarını şöyle tıraş ettiği gibi,
kelleştiği gibi hasette kişinin
amellerini tıraş eder, yok eder. Tedavi
edilmesi gereken bir kişiden kimmiş
kardeşler? nazarı olanlarmış. Bunlar da
belki bunun farkında değiller. Gıptayla
karıştırıyor olabilirler. Kendisini çok
tanımlayamıyor olabilir. Bunun da tedavi
yollarından bir tanesi nedir?
kalbi sürekli zikirle, duayla, Kur'an'la
meşgul etmektir. Allah azze ve celle her
türlü maddi ve manevi sıkıntılardan
bizleri muhafaza eylesin.
&gt;&gt; Bizim özellikle ta dersimizin başından
beri tavsiye ettiğimiz ve belki de şu an
dersimizi işlememize vesile olan
kitabımız
Polen Yayınlarında
Cin Çarpması, Sihir, Nazar ve Cinler
Hakkında Fetvalar. Bu kitabın baskısı
mevcut. yaklaşık bir 4 350 sayfa. Bunu
kesinlikle tavsiye ederim. Abdülhamit
Hindavi bu konuda değerli bilgiler
içerisinde mevcuttur. Allah azze ve
celle böyle hastalıklardan bizi muhafaza
buyursun. İsabet eden bütün şerlerden de
kurtulmayı ümmeti Muhammed'in
Müslümanlarına, Müslüman erkeklerine,
Müslüman kadınlarına nasip etsin
inşallah. Geceniz mübarek olsun.
Akıbetiniz hayır, cennetiniz Firdevs
olsun. Sübhane rabbike rabbil izzifun
veam al mürselin vhamdülillahi rabbil
alemin.

kıllı ameli eyleme bütün amelimizde bize
İmam önce kimdir ilimdir
mesela
geçirdik Biz oruç ayını
o orucun farzıydı vacibi idi sünnetiydi
edepleriydi bunları öğreneceğiz
eserlerini ilimdir zaten ilimsiz mümkün
değil öğrenecek bir sohbetin dahi
edebini erkanını nasıl olduğunu
öğreneceğiz öyle
koltuklara oturacağız bir dayacağız
Ondan sonra Gelişi güzel ayaklar
ayaklarınızın üzerine attı bu sohbet
değildir
ehlullah'ın istediği sohbet bir Gusül
abdest
Eğer vücudumuzda Bir rahatsızlık varsa
bunu yapacak
ittilerde değilse abdestimizi huzurlandı
yolda gelirken En azından 25 İstiğfari
ruhlarına okuyarak edeple
rahatsızlığımız yoksa diz çökmüş
vaziyette boynumuz bir tarafa büküp
böyle olur sohbet
yani tefsir yapacağım diyor tefsir
yapacağı
ortam oturuşu kalkışı çok acayip
Mesela bizim mezheb imamlarımız öyle
dikkat etmişler ki
kapılarına gelen kimseye sormuşlar İmam
Ahmet Bin hanbel
rahmetullahi Acaba hangi konuda bize
müracaat ediyorsunuz Eğer hadisi şerif
derlerse bekletiyormuş o
değiştiriyor böyle güzel kokularla koku
odasına geçiyor
bu dikkatler de
böyle olması lazım

Araştırmacılar yapay zeka sohbet
robotlarının inanılmaz derecede süslü
konuştuğunu doğruluyor. Nature dergisine
çıkan yakın tarihte bir çalışma chatpiti
ve gemini de dahil olmak üzere yapay
zeka sohbet robotlarının insanlardan
önemli ölçüde daha fazla alaycılığa
eğilimli olduğunu doğruluyor.
Araştırmacılar sohbet robotlarının hatta
sorunsuz veya zararlı kullanıcı
ifadelerini bile doğruladığını, bu
durumun olumsuz davranışları pekiştirip
çatışma çözümünü zorlaştırdığını buldu.
Bu durum özellikle gençler arasında
arkadaşlık ve duygusal destek için
sohbet robotlarına giderek artan
bağımlılık göz önüne alındığında endişe
verici. Çalışma geliştiricilerin bu
eğilimi azaltma konusundaki etik
sorumluluğunu vurguluyor. Çünkü
kullanıcılar sohbet robotlarının onayını
gerçek bir destek olarak algılayabilir
ve bu da savunmasız kişiler için ciddi
sonuçlar için doğurabilir. ver

meşhurdur biliyorsunuz Bir gün Peygamber
Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e
Hazreti Ömer efendimiz radıyallahu anh
şöyle dedi ya resulallah ben seni
Anamdan babamdan ve her şeyden daha çok
severim Ama ben dürüst bir insanım
canımdan daha çok sevmem Seni dedi
canımın dışında her şeyden daha çok seni
severim dedi efendimiz sallallahu aleyhi
ve sellem ona dedi ki ya Ömer o zaman
henüz Sen gerçek Mümin olmadın canından
da daha çok beni sevme dedikçe gerçek
Mümin olamazsın dedi Hz Ömer efendimiz
bir titredi bir ürktü ve dedi ki Ya
Resulallah Madem ki böyle yemin ederim
ki şimdi ben seni canımdan da daha çok
severim dedi yani Anamdan babamdan her
şeyden Hatta canımdan da daha çok
severim dedi

bak bak Merhaba dayım
Allah resulü ekran ve nebiyy-i muhterem
Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz
Hazretlerinin
Aziz Şerif Lakin muallam özelliğe
Mustafa Huhu mübarek ellerinden makarna
ve bilumum ben bir ay Ozan veri suyu
Kiram hazırladığımız ıneva Hi kutu
şeyleri a l duacı Tahir Ağa hesabım
yüzeyi Ensar muhacir din tarihinde bey
tabii ne imiş değilsin pazara Aklımızın
bu ve silsile-i saadat atılmasını
ustalarımız
bilhassa huzuru
devletlerinde bulunduğumuz Eba Eyyub
el-ensari hra diye Allah'ın zati Hill
bari Efendimiz Hazretlerinin
harcı soru ve dahili Sudaki diğer hesabı
Keloğlan
şühedai Han hasar altımızın cümle
geçmişlerimizin her vah için Allah'ın
rızası için El Fatiha Allah Allah sağlık
versin
Allah
bismillah
Allah'a emanet Allah'a emanet ikiye
bittiğini yayın ağabey gelmiş Allah razı
olsun Rahat alerji Hanım Tabii
bayramınız mübarek
Merhaba iyi geceler Yine Yağmur
omuzu billahi mineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
rabbi ya muzu bike min hemezatiş işleri
atıyım ve yağmurlu bir çok okuyan Yahu
un İnşallah ve en geç Ali Bey yapımı Ben
ellerine adetimin ümmette
Allah'u Kadir vallahul Rahim hale muhsan
acıktım Biz sil
innallahe seyyu Bu bir ruhu innallahe la
yuslihu amelel birisi değil
veyahut bu Allah'ın hakkı bir kelime
dahi velev ki gelmişim asimina mı ait bu
innallahe la iketehu yusallune l'ennemi
ya eyyühellezine amenu Sallu
Aleyhi ve sellimu teslima
Sallallahu ala rasulina Muhammedin ve
ala ali
Muhammed
Ali
Muhammed Ali
bu olmam bayi bağlı belâgat olan deli ve
günü Salih fesahat ve
olmaz En ifade Saadet Muhammed Mustafa
Asala bağ
Allahümme salli ala seyyidina ve
nebiyyina
Muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed
Muhammed'in ileride lan Bir bu kadar
eden felci jubile corabı ve tukda bihil
hava için ve Tünel Bir arabayı kokusunu
havaton ve hısnül havaton ve yüz ses
kaydıyla mamur ve hala iyi ve
sahbihi Fi külli lemhatin ve Nefesin bi
adedi külli malum etki
yok Yalnız billahi mineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
hamim Veli kitabimi İnna enzelnahu Fi
leyletin mübarek etinin Akından
özlediğim fiha yufka bu küllü emrin
hakiki Emrah Mini indena İnna günahı
silinir Ahmet Emir rabbik İlla huves in
yoğun Abi sabah Allah'ın ve benle Bela
resulun ne bir gün keril bana hala
makale halikun arazi kullanılabilen
Güneş sakinliğine şahidi ile kalbin seri
bi cenab-ı hak ve yansıma tak ve ampul
falan kasetleri cimriliği
namus yürekler vasıtasıyla serveri
Enbiya Efendimiz hoş geldin Mustafa
aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz
Hazretlerinin
vahiy buyurduğu Kuran'ı ve 1000db ve
okuduğum Doğan suresi
o ilk altı ayetinden Rabbim şöyle
buyurur ve Alem
ha ha ve mimde ki esrarıma yemin eder Ha
ismiyle başlayan ismi şehri Hay hay gibi
değil mi
müheymin gibi ismi Şerifleri var
rabbimiz'in bu isimlerdeki esrarıma
Kılıç
Allah'u Ala daha birçok ve sırları
da ihtiva eden ilk ayetinde ki
rabbimiz'in bütün muradı ilahi Neyse biz
İnandık iman Ettik
Belki tabi ilmi
wi-fi her şeyi beyan eden hiç gizli bir
şey bırakmayan kitabım Hakkı hiç hepimiz
yemin ediyorum Hazreti Kur'an
veya neden Haramı helali anlatan
Kur'an'ın kitabım akıcı İnna enzelnahü
fiy leyletin mübarek eti biz onu çok
bereketli mübarek bir gecede
indirilmiştir
ama biz fotoğraf ve azametin izle
O insanları
kullarımızı bu yaratıcıyız
peygamberlerimiz vasıtasıyla
ve diğer kullarımız vasıtasıyla
uyuyanları uyandırıcı yız gaflette
olanları onları
afiyet uykusundan uyandırıcı veya
Cehennem azabıyla onları korkutucu yüz
o gecede Kuran'ı
Kerim'i indirdiğimiz geceden Fi Hayır
akıp öğrencilerin hangi muhkem bütün
Emirler muhkem hükmü olmuş bütün Emirler
o gece tefsiri'l ve temiz olduğunu
tespit edilir ve karara bağlanır
böyle bir gece
o Kuran ımızı indirdiğimiz mübarek bir
gir Emre'm beni indena
tarafımızdan bir Emir olarak
bu İnna künna mürseli bir
bu kudreti müjde
bu kuvvetim izle Ben sizin rabbiniz
olarak Ey kullarım size
peygamberler gönderemezsiniz Biz
Melekleri gönderen elçiler gönderen
allah'ınız rabbiniz yüz biz bu da
rahmeten min rahmetike ikram rabbiniz
tarafından bir rahmet ol
peygamberlerin Melekleri göndermemiz
benim size bir rahmetim
birbirine huves semiul arı
muhakkak o Allah Rabbimiz her şeyi
hakkıyla işiten ve her şeyi hakkıyla
bilendir buyrulmaktadır ayetler devam
ediyor Bu
okuduğum ayetler Duhan suresinin
ibadetleri
mi Evet benim aç Aç bakayım etli ihvan-ı
dini okuduğum ayetlerden de Anlaşılacağı
ve çile mevzumuz mübarek bir geceye
aittir yani Berat Gecesi'ne ait
ya Berat gecesi ile alakalıdır mı
yavrular var Senin izin 5 mübarek
gecesinden
İnşallah
dördüncüsünü bugün Cumartesi yarın pazar
bu pazartesi günü akşam salıya bağlayan
gece gece leyle-i dağ
leyleğin mübarek e okuduğum ayette
ismini duyduğumuz gördüğümüz
Duhan suresinin ilk ayetlerinin de
leyleğim mübarek et bereketli muhteşem
bilyacılık Allah mübarek etsin
Rabbim kavuşup bu gecede bağışlanan
lardan bu gece Nurlan anlardan bu gece
beratını
Nurdan alanlardan etsin cinlenmiş
mevzumuz bu Ama onu böyle 45 dakika da
bir saatte
anlatmamıza imkan ve ihtimal yok bu
rahmet deryasından bir katrancık sunmaya
çalışacağız o cenab-ı hak bize
anlatmakta kolaylık İhsan buyursun Siz
Kardeşlerine de çok uzaklardan gelen var
görüyorum Amerika'dan gelenler var
Yurtdışından diğer memleketlerden
devletlerden gelenler var yurt içinden
daha Kütahya sından Antalya sından alan
yasından Manavgat'ın da ne tarafta
ziyarete gelenlerin iz Allah
ziyaretlerimizi kabul buyursun İnşallah
dolu dolu
feyizler L E benim
şarj olmuş olarak dönersin Evet Hani akü
boşalır da götürürsün onun ceryana
koyarsınız boşalan akü 10 dakika 15
dakika sonra ne olur
hemen dolar değil mi
enerjisini arabaya koyarsanız
işinizi görürsün ama akü boşalmışsa
arabayı bile çalıştıramaz öyle midir
Aynen mânen kalplerde böyledir
gönüllerde Aynen böyledir şarj olmaya
şiddetle ihtiyacı var
o nerede onun nerede onun enerjisini
şişelerden fişi nerede Onu nereden
koyacağız nasıl dolduracağız işte onun
şişi onun cereyan Merkezi Hasret ip olan
dinimiz
resulullah'ı mız resulullahın vârisleri
mürşitleri mizza
ve huzurlu devletlerinde bulunduğumuz
Eva yuwell en sahih bak ya Allah'ın zati
var onun huzurunda bir Fatiha 11 ihlâs-ı
Şerif okuyarak
hürmetle Efendim
okuduklarımızı O'nun mübarek uhusuz
adetlerine göndermemiz ve irtibata
geçmemiz demektir İşte onların huzurunda
boynumuzu Büker e mevlaya iltica mız
şarj olmamız demektir rabıta-i Şerife
bir şarj
Eğer böyleyse giderimiz çok
gelirimiz de çok olması lazım
Bu bütçeler öyle değil midir devlet
bütçelerine bütçeler yaparlar işte
Derler ki giderimiz şu kadar
katılıyorsun ama bu kadar da gelir
olması lazım açık verir sonra
ailelerin bütçelerine böyledir değil mi
gelirinize göre giderin izi getirip
giden bize göre gelirli si ayarla
masanız o zaman mahchat darlığına ve
sıkıntıya düşersiniz işte mânen de böyle
gönüller bir muhtaçtır gelire hele hele
gider çok
asrımızda evimizden buraya gelinceye
kadar işlediğimiz günahların hesabı yok
Gözümüz Ben kulağımızdan sâdır olan
günahlar gider demektir bir kişinin
işlediği her günah her yanlış her
kabahat nedir
selam söyleyin gider gidiyor arıyorsun E
peki o giderlerin yerine gelen olması
lazım diye açıkları kapatmamız lazım
gelir ne
Sebahat sana
gelirlerimiz Hasenat yani
ibadetlerimizde evradı eski ağrımız
rabıtayı Şerif Zikri kalbi lerimiz ve bu
mübarek günler ve gecelerde bir hassaf
gelirlerimizi çoğalmak ceryanı akü
doldurmak
yedekleriyle beraber
Çünkü harcıyorsun çok gider bu de çok
gider olunca çok da gelirimiz olması
lazım işte asrımızda
elimizden gözümüzden kulağımızdan
maalesef
giderlerimiz çoktur Aziz kardeşlerim
Öyleyse bu giderleri karşılamak için
böyle haftada bir cuma namazıyla bu
Açıklar kapanmaz hele hele bi' ama
onaylama bayram namazı ile iç kapanmaz
günde beş vakit namazda Ancak bu kapanır
Onun için Rabbimiz günü böyle beş
ayırmış ibadet saatlerini farz kılmış
Aküyü dolduralım diye gönüllerimizi
Kalplerimizi o aralıklarda boşalan o
aralıklarda o vakitlerde harcadık
larımızı tedarik edelim
Evet işte ve uzaklardan yakınlardan
buraya şarj olmaya geldiniz Hoş geldiniz
Biz cenab-ı hak dolu dolu İnşallah
kalplerinizi büyüklerimizi ziyaret
ederek bunların haberlerini kusur da
bunlara hürmet ve tazim ile dolu dolu
böyle hani deriz ya Ben öyle bir ziyaret
ettim öyle bir zevki öyle bir manevi
hazza Bana artık bir iik bu sefer 1 sn 2
Sn yeter deriz değil mi onun için gün
Evet evet üç aylarımız ın ilki Recebi
Şerif geçti şimdi Şaban ay mısın
sevgili peygamberimizin ayının Bugün
12 günde geldik Yarın 13 Pazartesi ondur
öyle ben
bu ve pazartesi salıya bağlayan gece üç
aylarımız ın tam ortası xv gece Şaban
larımız nasıl Şaban ü çaylarımızı
Pazartesi günü akşam yanılıyoruz
ortasına geliyoruz Binali Önümüzde ki bu
mübarek gece ile alakalı sesi
kardeşlerime faydalı olmaya çalışacağım
Bu mübarek ve feyizli bereketli
bi geceyi bu mübarek âyetler de
görüyoruz işaretiyle Allahu Zülcelal
nwyr Kemal hasretleri bu beş mübarek
feyizli bereketli geceleri Biz Muhammed
ümmetine meccanen ihsan etmiş
meccan
benim Üstadım Süleyman Efendi Hazretleri
öyle çok onların namütenahi yalvarış
duaları bu şekilde şöyle yalvarırlar the
Allah'ım Allah Halep'ten Ahmetcan Enver
az et de Namet canını Wolf hile Namet
canını
verhamna meccanen ya rabbel alemin böyle
bu duayı yaparken
refikayı mübarek elleri o da bütün
ilimleri okumuştu validemiz Cenabı Hak
cennette komşu kılsın O da ben de ona
şunu ilave edeyim
buyurmuştu annemiz
Allahümme Şerif na na Birce
malike-mehmet Cane ne demek anlayamadık
diyeceksiniz
Allah'ım bizim e Canan halketti
mı böyle mi meccanen bizi insan olarak
halk ettin Allah'ı
sonra Allah'ın bizi mecranın
doyuruyor yediriyor içiriyor
rızıklandır ıyor
şu cenab-ı hak bu havayı veriyor bize
ücret istiyor musun sen
var bir ücret ödeyen İçinizde havaya bak
oksijen alıp veriyorsunuz bu havayı alıp
verirken bir yere ücret ödüyormuyuz da
bendeler hem yavru Hem Müslüman böyle
bir ödeme yok ama iki dakika hava
almazsa ne olur
1-2 dakika iki dakika havasız bıraksak
adamı Ne oldu ölür gider Allah Allah ne
müthiş bir gıda ne müthiş bir rızık
hava-hava alıp-verme meccane Allah
sunmuş Mertcan
Sen söyleme Ben medyanın Işık veriyor
güneş hiç bizden para istiyor mu kâfire
Mümine ışık aydınlık veriyor bu gündür
atıyor Her taraf
Allah'ım bizi meccanen yarattı Allah'ın
ve canım bizi yaşatıyor bizi rızıklandır
diyorsun çeşit çeşit meyveler veriyor
hiç yani Allah'ım Rabbim Öyleyse bizi
meccanen bağışla Allah
Allah'ım bizi meccanen
merhametinle muamele eyle Allah
rahmetiyle Annemi babamı akraba taalluk
atımı
yeryüzündeki bütün kardeşlerimi demem
yeryüzündeki iman eden ehl-i imanı
hepimizi Allah'ım meccanen bağışla
meccanen
merhametinle muamele eyle Allah'ın
rahmeti subhaniye ne ithal eyle Allah'ım
ve diğer Bu duayı yaparken
annemiz o o salihat-ı nisvandan olan
annemiz bütün filmleri okumuş anne
Refika ları seveceğim mübarek elleri ben
dedi efendim sizin duanıza şunu ilave
edeyim Allah'ım Allahümme Şerif'in
abicim ha like meccane yarın
ahirette cennette TC cemalini bize
meccanen göster Allah'ım ve Canan
Allah'ım cennette zatını zeyr edenlerden
eyle bizi bütün iman edenleri kıyamete
kadar gelecek İhvan ve hava Batı
Allah'ım med-eczane
bu Kemal nimetiyle Bizim işler yapılanma
ne konuşuyorsun
Allahımız bu Ümmeti Muhammed'e Bu beş
geceyim eczanenin isarettir
O hangi geceler onlar leyleği Veladet
geçti
1428 Hicri yılımızın birinci Kandili
neydi Efendimiz'in Veladet Kandili
mübarek 12 Regaip Kandili jdidi üç
aylarımız ın ilk Recep ayının ilk cuması
3. Kandilimiz mübarek
bereketli gecemiz meccanen verilir Recep
ayının 27 gecesi Miraç Kandili
şimdi her üçüncü ve dördüncü gecemiz
meccanen rabbimiz'in ihsan ettiği
leyleği Bela
karar gecesi Bu ilahi duruşmanın karar
gecesi Yine üst lazım Bu kürsülerde bize
ders verirken öyle anlatırlar evladım
cenab-ı hak bu ümmete 5 mübarek gecede
manevi buluşma yapar kullarını huzuruna
çağırır günahkâr kullarını çağırır
affedecek kullarını affetmek için bu
geceleri Onlara büyük kutuplarda
bulunmak üzere ihsan etmiş de gel
birinci kandil gecesinde Orada huzur
ilahiye gelmesi lazım O meclise gelmesi
lazım O çağrıya o davete icabet etmesi
lazım Hani mahkeme dünyada mahkemelere
davetiye gelmez mi duruşma var gelin
diye çağırılır İşte bu gecede manevi
duruşmalar oluyor birinci duruşmada
affedilmedi abi Cenabı Hak onun ikinci
du bu tarihi Kader Regaip lan orada da
gaflet etti 3. bit rahmet gecesi daha
Açık bırakıyor cenab-ı hak kapıları Hani
dünyada birinci CS mahkeme 2cs 3. CS
olmaz mı beni
araştırılır ondan sonra a orada da
üçüncü celsede yine Oo biraz kusurlu
kabahat lise ona denir ki dördüncü
cesede karar verilecek karar geçeceğiz
ne dura dördüncü karar gecesi Pazartesi
günü akşam ne Leyla'yı Ferah hih Ay ufre
bu küllü emrin acil her moq emrine freak
edildiği muhkem emirlerin karara
bağlandı gece karar geçirdi Ben Kara
gece bu gece
Hz Allah kullarını ve mahkeme ediyor O
gece huzur ilahiye çıkanlar ye Berat
ediyor çıkmayanlar da Berat edemiyor
demektir O geceyi gelip müracaat edip
Allah'ım affımı istiyorum' bağışlanmamı
istiyorum Allahım de enleri Hz Allah
erhamurrahimin olan Allah'ımız Bu karar
gecesinde kapısına gelenleri affını
isteyenleri onların sicillerini
günahlarını keenlemyekün kılıyor
yapmamış işlememiş gibi Tevbe edenlerin
adim olanları temize çıkarıyor Berat
ettiriyor İbrahim'e ediyoruz et Allah
nimete bakın devlete Bakın bu gece
Nurdan Berat veriliyor eline belge
veriliyor Allah tarafından müminlerin bu
geceyi İhya edenlerin bu
suçsuzluğunu ispat eden bildirilen bir
belgeye Allah onu masa kılıyor Bu
belgeyi al bununla cennete gideceğiz
belgesiz cennete gidilmez cehenneme de
gidilmez kapıya gelince soracaklar bak
Çıkar bakayım nüfus kimsin Sen hangi
tabağı yemez nerelisin sen nereden gelip
nereye gidiyor öyle gelişigüzel Herkes
istediği yerden istediği yere geçebilir
mi dünyada
ahirette hiç olmaz herhalde
cennete gitmek için de vesikası lazım
Allah zül Celal Allahu Zülcelal
tarafından ona bir belge verilmesi lazım
Efendimiz'in tasdikli olması lazım öteki
Allah'ımızın sevgililerinin kontrolünden
geçmesi Derya dünyada böyle değil mi
muamele eyle dünyayı ahiretin örneği ibi
nalet ve günümüzdeki geçer ve işlem
Nurdan ve hak veriyor karar verelim
diyelim ki bu gecede gafletle geçirdiği
bu geceydi anlayamadığı farkına
varamadığı Hz mevlamız karar gecesinin
temyizi olarak dünyada da bir temyiz
Mahkemesi olur ya
kararsız nihai kararı verir mahkemeler
Ondan sonra yapılacak iş pişman
mahkeme-i temyiz vardı orası da Son
Durak mahkeme-i temyiz e muracat edilir
oranın vereceği karara itiraz edilmez
işte üst lazım bu misali verirdi son V
Kandil gecesi de Kadir gecesidir İşte o
gece artık temyiz Mahkemesi gibi Paşa
yeni bir benzetme ama ve anlaşılması
için ateşti Binali o gece Hz Allah artık
nihai o kendi iyiyiz gecesi kulları O
geçen rahmet-i ilâhiyeye Nail ve mazhar
olmak nimetine de masal olurlar o geceyi
de kaçırırsa artık öteki duruşmaları
beklemesi lazım O gece de zaten bu kadar
Bu mübarek gecelerde bir insan huzura
çıkmazsa Rabbi Sen'in kapısına gelmezse
Kadir Gecesi gibi bin Aydan daha hayırlı
bir gecede Allah'ın huzuruna gelmez ise
önümüzdeki Berat kandilinde Nurdan
kullarına Berat verdiği
affettiği kes sevgili Peygamberimiz
Sallallahu Aleyhi ve Sellem imiz böyle
uyuyor Hazreti Ali kerremallâhü veche
den mervi bir hadisi Şerif'te izâ kâne
ehliyet ünlü Fun in Şaban Şaban ayının
yarısı olunca
12 pazartesi günü gecesi yarısı olunca
Buyrun Peygamberimiz ve bu mu leyla ha
ha Onun 15'inci yıl o geceyi ayakta
geçiremiyoruz yani İhya yedin ayakta
geçirin demek böyle ayakta durmak demek
değil ne demek namaz kılarak böyle mi o
geceyi Kuran okuyarak o gecede salatu
selam varla o gecede 100 rekat namaz
tavsiye duyurulmuş Allah hepinize nasip
etsin ve benim özelime Kaza namazı
varken kılabilirmiyim kılarsın kılar
yine 3 lazım misal verirdi o tarihlerde
58-59
yıllarında cemaate İstanbul'da hitap
ederken bu köşelerde Olur olur derdi
Kaza namazı varken de Nafile namaz niye
olması günde bir beş vakit namazda 40
rekat namaz kılıyor muyuz 40 rekat bu
yarısı farz yarısı Nafile değil mi mi ya
sabret yarısı sünnet Nafile yarısı da
farz Demek ki her gün biz 40 rekat namaz
kılıyoruz yarısı farz yarısı ne yapıyor
Hiç öl noksan larımızı tamamlamak için
öyleyse kazası üzerine olan Nafile namaz
kılar Pekala ve derdi misal verildi peki
yavrum borcun var senin falan a borcum
var oraya borcum var oraya borcum var
borç içindesiniz der misiniz ki ailece
Yahu bizim borcumuz var Evet biz et
yemeyiz artık Et yasak mısın Hiç
yemeyecek misin ya borcumuz var bizim
Biz elma armut alıp yemeyiz borcumuz var
bu hem borcunuzu ödeyeceksiniz
hem de Allah'ın ihsan ettiği Etten de
zaman zaman alacaksınız Kasaptan ve
değil mi var mı böyle diyen yahu benim
borcum var Ben artık et yemem ben
tereyağı yemem Ben bilmem ne yemem
hepsinden azar azar
olup yiyorsun yiyeceksin inan ve Nafile
de ayrı bir gıdadır bir farz namaz esas
ben onu Allah'ın emri olarak yapacağız
ona filelerde bizim öteki gıdalar onları
da alacağız onları da alacağız
Peygamberimiz bu geceyi İhya ediliyor o
geceyi ayakta geçirin bu gece uyumayın o
geceyi idrak eden o geceyi
değerlendirsin demek o geceyi nasıl
değerlendireceğiz nasıl
değerlendireceğiz yine sevgili
Peygamberimiz öyle buyurmuşlardır bir
gecenin ihyası nasıl olur bir kişi yatsı
namazını
cemaatle kılarsa
gecenin yarısını yatıp uyusam bile
ibadetle geçirmiş sayılır sabah namazını
cemaatle kılarsa gecenin yeri kalan
yarısını da ibadetle geçirmiş kabul
ediyor Hazreti Allah geceyi İhya etmenin
en azı Bu mübarek gecede İhlas ile akşam
de yatsıyı sabah namazını cemaatle
kılmak trama İhya deyince Biz mübarek ve
gizli gecelerde bu kadarla kalmayacağız
bu kadarla iktifa etmek yakışmaz layık
olmaz Efendimiz'in o geceyi İhya yedin o
geceyi ayakta nasıl bir büyüğünüz
gelince ayağa kalkmaz mıyız gürmat ve
saygı ifadesi el pençe divan Durmaz
mıyız omuzunda Öyleyse bu gece Allah'ın
rahmeti geliyor cenab-ı hak hadisi
şerifin devamında o geceyi İhya edin O
geceyi namazla Kur'an tilavetleri ile
ama Biraz
uyuyup yarım saat uyuyorsun bir saat
uyuyorsun Kalkın sahurda Kalkın oruca da
inşallah o günü efendimiz şöyle
buyuruyor ve soğumu nahara gecesini
ibadetle
ve
gündüzünü de oruçla geçirin o Berat
Kandilin mübarek gecenin Eh sahura
kalkacaksın sahura kalkmak için bir saat
evvel Kalp dört buçukta mı oluyor imsak
bitiyor tamam üç buçukta kalk 4'te kal
yarım saat daha evrenin ibâdet ve tâat
Lara Efendim Teheccüd namazı yla
Teheccüd namazını uyuyor boru yanıp gece
yarısından sonra kılınan namazın adıdır
bina lacey's gündüzünü oruçla geçirin ey
ümmeti hesabı
gecesini de böyle evradı eski haliyle
dualarla yalvarış ve yakarışları Lada
değerlendiriniz Daha doğrusu değerli
olan gece de kendinizi değerlendiriniz
Biz geceyi nasıl değerlendirir O gece
zaten baştan başa rahmet en baştan başa
Nur Öyleyse o geceyi İhya demektir ilmek
demek mecazi manada kendinizi dirilmek
demek o dili olan gecede Ooo aydınlık
olan gecede kendimizi aydınlatmak Oh
evli olan gecede kendimizi Biz deryasına
Nur deryasına bal kırmaktır Bir oley o
gece diyor Fahri bu Euro Fahri
kaynatınız Cenabı rabbil alemin Güneş
batımından sonra pazartesi günü akşam
güneş batımından itibaren imsak vaktine
kadar yeryüzündeki pullarına rahmetiyle
iner Hz Allah rahmetiyle nazil olur ve
der ki ey ey
kullarının İçinizde
günahının affını isteyen yok mu
affedeyim yayı kullarım Ey kullarım
benden rızık isteyen yok bu açıklandı
rayı
benden sıhhat ve âfiyet isteyen yok
musun Hakkı afiyetler iyi
rahmet isteyen yok mu Rahmetini vereyim
işte
sıkıntılar içindeyiz ama çok büyük ve
kusurlar kabahatler yanlışlıklar
içindeyiz yeryüzü küfürle Hele Hele bu
yaz günlerinde plajlar o deniz kenarları
et pazarı haline gelmiş Haya eder O
Mehmet
memur olmayan mükellef olmayan
hayvanları bile utandırıcı
manzaralar
sergileniyor yer yüzümüzde bütün bunları
melekler şeyde diyorlar bu Allah'ın
celle celaluhu
mevlamızın
rahmetinden uzak Mevla'yı unutmuş
cenneti unu olmuş
bu tutmuş nefis de sarmaş dolaş olmuş
nefisler hepsi emmare ve şeytanla
Kollektif Anonim Şirketi kurmuş şeytan
ki
onların çocuklarına da ortak olmuş
şeytan ki onların mallarına servetlerine
de ortak olmuş
yeryüzünde böyle bir küfür yeryüzünde
böyle bir isyan dalgası büküm sürüyor E
bunların arasında Allah'ına bit kullarda
var İnşallah biz de bu gece o
kullarından oluruz bir yalvaran
Mevlasını unutmayan bu nimetleri İhsan
eden bahşeden lütfeden kullarından
oluruz Onun için benim aziz ve kıymetli
ihvan-ı dinimle leyleği mubareke İsmini
vermiş hasat Allah Celle celale o baret
bir geçen ha bu Kur'an'ın indirilişi
gündüz değil gece de olur gecede
cümleten
Allahu alem bu gece Hz Kuran'ı Rabbimiz
levh-i mahfuzdan Sema'yı Dünyaya dünya
semasına cümleten Hazreti Kur'an'ın
tecelli adını envâr-ı esrarını Hz Allah
inzai buyurmuş Ümmeti Muhammed'e
indirdiği Efendimiz'e vahyettiği Hazreti
Kur'an'ın iniş gecesi Önümüzdeki
ki efendim sevgili Peygamberimiz bu
geceye müteaddit isimler vermiş birinci
ismi zaten Kuranı Kerim'de Leyla He
mübarek Ebe ikinci bir
sırrı bu gecenin bu gecede Hz Allah
Celle Celalühü bütün muhkem emirleri
tespit edip ilgim ilgili memurlarına bu
müziği buyurduğu muhkem emirlerini
Mesela bu gece nushali erzakı erzak
rızıkla Nacak hayvanların insanların
rızıklarını nın taksimatı bu gece
yapılıyor Hz Allah bu rızıkların Taksim
nüshasını
Mikail aleyhisselâma tediyeyi
dünyada öyle değil mi benden misal
olarak söylediği anlayasınız diye böyle
devletlerle bakanlıklara ayırmazlar mı
ülkelerinin idaresinin şu işe bakan şu
işe bakan su işe bak Hz Allah da büyük
meleklerin vazifelendirdi işsiz Hey
Mikail İlkokulu Sen şu şu işlere bakacak
bak rızıkları temzileme musunuz buymuş
ve cenabı hak
rızıkların kime ne kadar nasıl olacağını
Bu
muskasını bir nüshasını Hazreti Mikail
et Evdi buyurdu geçer ve harfler
zelzeleler
hırtı nalar yıkılacak yerler neyse ne
gibi afetler neler olacaksa
Allah'ın indinde Bunlar hepsi malum
değil mi mavi hepsi mevlamızın takdirin
dedi amenna onun programıyla oluyor
değil mi onun programı İşte bu programın
tatbikatını da Hz Allah Celle celaluhu
Cebrail Aleyhisselam'ı verir zamanı yeri
gelince Oo fiili o vazifeyi ifa ediyor
Allah Allahu Zülcelal bütün semavata
yerde olacak amellerin nüshasını da
İsrafil aleyhisselamın şifre bu küllü
emrine hakiki ve Nihayet bütün
canlıların nerede nasıl ne şekilde
öleceğini bir programı var Allah'ını
programlanmış hepinizin şimdi nerede
nasıl öleceğini Allah'ımız biliyor
Biliyor değil mi amenna şüphemiz var mı
parça programı işcana o programı da
melek-ül mevt sevdirmiş Azrail
aleyhisselâma vermiş
Bu da o kuvvetin o kudretin sahibi
kılınır Kim nerede yani bir andan
milyonlarca İnsanın ruhunu alıyor Bir
hafta Kadir Allah o kuvveti verir nerede
nasıl bütün canlıların ruhlarının nerede
nasıl alınacağının programını yapmış mi
Evet Allah onun bir noktasında Azrail
aleyhisselam vermiştir bu gece
rahmet gecesidir Çünkü bu gece Güneş
batımından imsak vaktine kadar 24 saat
Hz Allah sanat halinde kulların
gönüllerine rahmet-i ilahiye he he insan
ediyor İhsan ediyor ve böyle bir gecede
bir insanın öyle Gafil Gafil davranışı
hareketi kabul edilebilir Hadi o
kâfirler bırakalım haberi yok onu
münafıklar Nur aileler ondan haberleri
yok ya kafir olanlar da var gaflet
içinde olanlar da var Belki o gecenin
böyle bir gece olduğunun farkında
olamayan müslüman olanlar da var Allah
hepsine hidayeti Kamil Eczanesi
bu ki böyle bir rahmet gecesi gelmeden
gelmeden şimdi de hazırlanalım da o
geceyi nasıl
girelim o gece bizi nasıl Nihat etsin o
geceye hangi kapıdan nasıl hangi
duygularla girelim onun plan ve
programını yapmamız lazım Az hazırlığını
yapmamız lazım Böyle bir rahmet gecesi
Cenabı rabbil alemin
her bir kapı da o gece rahmet kapılarını
açıyor Pazartesi günü bu şu suyla Ümmeti
Muhammed'e her bir Kapıda bir münadi bir
nida eden çağıran seslenen mesaj veren
bir meleği vazifeli arttırıyor hastalığı
Her Bir kapıdan bu gece o rahmet
kapılarının birinde bir melek Nida
ediyor Ne mutlu bu gece de Allah'a rutu
edenlere bu gece ruhu edenlere bu gece
Allah'ın huzurunda ya eğlen lere bük Biz
de mevlanın huzurunda iki büklüm olarak
gözyaşı dökenlere Ne mutlu diye sabaha
kadar Nida edermiş
bu insanı düşünün ki
yapmış vururuz uyuyor o insanı düşününce
kumar oynuyor geçiyor o insanın düşünün
Belki de içki içiyor o geç Allah hidayet
versin Cenabı ama yarın ama böyle bir
kulları da olacak Yo gece İnşallah
sizlersiniz
Allah hepimizi onlardan etsin Rukiye
edenlerden 100 rekat namaza duracaksınız
inşallah hiç olması eldiven Kağıt üst
ağzı Böyle Buyurdu ne olur Efendiler
yüzü zekatı tavsiye etmiş büyüklerimiz
İmam Ali radiyallahu Efendimizden
rivayet edilmiş Bu yüz rekat ikide bir
selam Allah rızası için Berat namazı
diye Yatsıdan sonra oturduğunuz yerde ol
ve yaşlılar ilk her rekatta bir Fatiha
10 ihlâs-ı Şerif
bunu okuyamayacak yok içimiz nasıl gece
yani o geceyi melekler iniyor Akın Akın
yeryüzüne ya bizi nerede görsün O
melekler ama da görsünler değil mi
fotoğrafımızı namazda çeksinler ya
yatarken değil eğlenir kedi ha ha He
Güler qedir gözyaşı döker ki görsünler
bizi fotoğraflarınızı öyle alsınlar
böyle olması daha güzel değil mi Evet
ben yine anneyle Bu da 100 rekat uzun
bir zaman alır Bir saat iki saat dinlene
dinlene narada dinlenirsin iz 50 tane
Efe fasulye daha nesini şuraya bi'
arsanız ikide bir selam verdikçe bir
tane alır bu tarafa koyarsanız o fasulye
50 tane bitince de yüze kat tamamlanmış
olur hesabı da kolay zihninizde
unutmazsınız Allah kılmayı nasip etsin
bu namazı Bu nedenle Hz Allah Hz Allah
Celle celaluhu bu rahmet gecesinde
Rabbimiz yüz Melek tayin ediyormuş onu
yüzmek
Allah'ım ona Mazhar olanlardan etkisi Ya
Rabbi yüz Melek gönderiyor yüz melekten
30 Uçucu Cennetle tefsir ediyor bu
namazı kıldıktan sonra ee Allah'ın kulu
bu Berat gecesini bu nurlu geceyi İhya
eden Allah'ın kulu Müjdeler olsun sana
Cennet Büşra lekümül cenne Büşra lekümül
cenne Büşra aleyküm ülkemde Siz böyle
bir meleklerin müjdesine mazhar olmak
istemez misiniz efendim isterseniz
diyeyim Allah kılmayı nasip etsin
yapılmayanlar böyle bir müjde yapma sarı
olmayacak mı ya olur onlar da olur ama
böyle olursa Bu Üstün seviyede bu
gelirin kısım kısım kademe kademe
merhale merhale safha safha değil mi
yahu aylığı şu kadar olan yok mu ondan
daha fazla alan yok mu ondan daha fazla
alan yok mu Vallahi yerzuku Men yeşa bir
gayri satıyor canavar beş vakit namazda
kıldığımız şehir var sünnetleri
kıldığımız zaman aldığımız geceler var
dua namazını kılarsa kayrı aldığımız
zincirler var Peh tutmaması kılarsak
ayrı geceleri var mevlamız almak
istemiyor muyuz işte bu ecirler ve
yanında Hz Allah 30 meleği vazife
eğlendirir Okul Umut ekşir edin temsil
Müjde reyonu cennette yüz melekten 30'u
da onu onu Cehennem azabından ve Kabir
azabından Mahşer de karşılaşacağı bütün
bu sıkıntılardan onu korumak üzere Allah
vazife len dirilmiş oturusunda Allah'ım
bizi Müyesser eyle Allah bize kolaylıkla
kılmayı Nasip ediyor kolaylık Ver Allah
Allah nasip etsin inşallah şey hoca
söyledi yapmaya çalışacağım de cenab-ı
hak başladın mı Hıh ilk iki rekatı
kılınca Ondan sonraki 2'nin kılınmasında
kolaylaştıracak Ondan sonra kırıldıkça
kolaylaşacak göreceksiniz kırıldıkça
Allah kolaylığını İhsan edecektir Allah
hiçbir zaman kullarına da Zorlu Murad
etmez kolay değil Murad eder Biz de
kolay mıza geldik biz de bunu İnşallah
sıhhat ımız
elverdiğince oturduğumuz yerden ve
yapabilirsek Eger ayakta durma imkanınız
Yoksa bunu Eda etmeye çalışacağız 30
meleği de Hazreti Allah jalla bu Allah'u
dünya afetlerinden onun muhafazaya memur
edermiş Rabbim Allahu ekber ya lütfen
urune anhu AFAD et dünya dünya
afetlerinden defile memur olurlarmış kaç
oldu 100 melekten 90 oldu değil mi 30 30
30 geri yap ye diye o melek
omeon meleği de Allahu Zülcelal
şeytanın ona çelme takması Şeytanın
Hileleri var hepimizi aldatan hepimizi
kandırmaya çalışan babamıza annemize
cennette vesvese veren onun evlatları
olan bizleri de devamlı kandırmakla gece
gündüz çeşit çeşit programlar yapar
şeytan öyle programları var ki şeytanın
öyle sayısız televizyon kanalları var ki
sayamam hepsi ayrı programlar yapıyor hu
ve anlamları çeşit çeşit programları var
Şeytan
insanları aldatmak için işte on meleği
de Allah bu programlardan şeytanın bu
hile ve kelimelerinden de siselerinden
onu kurmaya memur edermiş burada
v30a düşmezmiş 30'a yakalanmaz varmış
Onlar da Allahım bizi bu o kullarından
eyle Evet benim aziz ve kıymetli ihvan-ı
dinim sevgili Peygamberimiz öyle buyurur
başka bir hadis-i şerifinde Merve kene
ile dünya ahlak Allah'u binayı Cehennem
kim ki Kim ki bu mübarek geceleri terk
eder kim ki bu ilâhi rahmetten istifade
etmek istemez kim ki dünyaya bağlanır
kim ki ahiretini unutur ahirette ilk
ilişki ve alakayı Keser rabıtası bu
koparırsa Allah onu dünya yaklaştırır ve
dünyanın ateşiyle Yakar onu cehenneme
gider Allah muhafaza oluyor kim ki
bu hale düşerse kim ki dünyaya bağlanır
kim ki bu mübarek günlerin geliş
gidişinden haber olmaz İsyan ve Gaflet
ve götürürse
boo1
ateşin yaptığı bir küle benzer Çünkü de
bir rüzgar savurur gider Allah muhafaza
alıyorsun ama kim ki ukbaya yaklaşırsa
Kim ki bu mübarek geceleri
değerlendirmiş olan değerli gecelerde
kendini değerlendirilirse ibâdet ve tâat
larla Tevbe ve istiğfarla af ve
mağfiretin isteyerek Kuranı Kerim
Tilavet leriyle ki değil bu mübarek gün
ve geceleri geçirir ve o a hukuk bayi ön
plana alırsa ahiretime planda tutarsa
Allahu Zülcelal onu ahiret ateşiyle
ahiret aşkıyla Yakar Yakar da o bir
altın olur altu
Efendiler İşte biz ibadetlerimizde ta
atlarımızla dünyada
günahlarımızı yakanız Hani bip Aslı bir
demiri Demirci ateşte yakarsa ne olur
haslar yanar Cevher meydana çıkmaz ve
altın madenleri işte Ne işle ne
tasfiyeye dile edile yakıla yakılan o
altın madenleri meydana çıkmaz mı işlemi
tüm hem Tevbe ve istiğfar ile bu dünyada
ahireti ön plana alan ve ahiret aşkı ile
kendini mi Evet yakan kişiler
günahlarını yakanlar demektir
günahlarını yapan kişi de altınla shır
platinle şirketin hali TL sheer Evet
nasıl dünyada kalite arıyorsunuz Öyleyse
müminlerin kaliteleri de işte bu Nafile
namazlarla
isbat eder kendilerini kaliteli Mümin
Tevbe eden Mümin istiğfar eden Mü'min
marka Mümin kalitenin önemi Allah
indinde kalitesi tescil edilmiş mi mi bu
mübarek Berat kandillerinde beratını
oradan alanlardır Kim ki
Allah'a kendini verirse bir saat Mevla i
zülcelal e gönlünü verirse Allahu Zul
Celal de onu kendin uğrunda Yakar kendi
huzurunda yakarsa artık öyle bir cevher
değil Onun kıymeti takdir edilemez onun
kıymeti bilemez işlerinin Azizi soğanı
dinim böyle kıymetlere böyle değerlere
Mazhar kılacak kıymetli değerli geceleri
Allah bir Muhammed ümmetine ihsan etmiş
önümüzdeki pazartesi günü akşam Berat
Kandiliniz mübarek olsun o geceyi İhya
ederek Berat edenlerden etsin olabilir
beratının oradan alıp Cennet ve cemalini
ile rabbimiz'in Müşerref olacak
kullarının zümresine İlhak Buyur
günahlarımızı affeylesin o gece yalvaran
o gece dua edelim cenab-ı Hakk'a çok
karşı kusurlarımız kabahat lerimiz var
evlatlarımızın Hidayet için dilimiz
döndüğü kadar yüz rekattan sonra
yalvaralım k1s ağlayalım müslümanlar bu
yanımızda gözyaşı dökerim sevgili
Peygamberimiz 13. gece Ağlamış
14. gece sabahlamış ağlayarak ve Nihayet
xv gece Pazartesi günü yani salıya
bağlayan gece ki xv gece sabahlarken
Ayşe validemiz dayanamamış Ya Resulallah
bu halin nedir senin seccadesi yaşlarla
dolmuş Efendimiz'in ümmetimin affını
istiyorum ya Ayşe ve ümmetinin
bağışlanmasını istiyorum ya Ayşe ben
Allah'a Şükreden bir kul olmayayım mı
hakkıyla ibadet edemediğim için
ağlıyorum hakkıyla kulluk yapamadığım
için gözyaşı döküyorum Bu yılan kainatın
Efendisi'nin bize numune olan ve bize
örnek olan halleri hiçbir zaman
gözümüzün önünden gitmemesi lazımdır
günah deryasında dolaşan Bizler ne bu
Allah'ımızın silip süpürdüğü
annelerimizden doğduğumuz gün gibi
tertemiz kıldığı bir geceye kavuşacağız
Allah'ım bu nimete bu devlete Mazhar
olanlardan et
umduklarımıza Nail korktuklarımızdan
Emin eylesin
Cenabı Hak vasi rahmetiyle cümlemizi
muamele buyursun
Rabbimiz geçmişlerimize rahmet hayatta
bulunan ehl-i iman ehli İslam ehli
rabıta ehli feyiz mümin mümin atarsa hat
Oh afiyet ihsan eylesin her türlü afatı
semaviye ve arası yeden Bizleri bu ay bu
mübarek gece hürmetine muhafaza buyursun
bereketli rahmet lerin Rabbim İsa
neylesin sevgililerinin yüzü suyu
hürmetine şefaati Kübra'nın xv gece
verilişi hürmetine Rabbim bum
dualarımızın üste cağı
ibadetlerimizi kabul mu bu Ahval geç da
akraba valipat ve silsilei sağ
tahtımızın üst adlarımızın üzerimizde
hakları bulunanların ve bilhassa
ziyaretlerinde bulunduğumuz
büyüklerimizi rahatsız eden
huzurlarında bulunduğumuz ev are you
Beyler sahip hatır Allah'ın zati var
Efendimiz'in Aziz ruhları için Allah'ın
rızası için El Fatiha

[Müzik]
bu
[Müzik]
Hoş geldin
havlu of
söylediğim gibi saymak alsak bir buçuk
saat bulduk Kur'an okumak zorunda
kalacağız Ne yapıyorsunuz ya Abi bu
dinden uzaklaşmış veya [&nbsp;__&nbsp;]
Windows'u Kaçak mı seni bu bu bilgi size
yazdı
İbo niye bize böyle yapıyor diyor bir
Windows 7'de da aynı boku yemiş diyor
orta Hoş geldin lan
orada Adanalım oldum ha
Hoş bulduk lan
[Müzik]
Götünüz
[Kahkaha]
Sen
ne yapıyorsun
İyi ortam oturuyorum üzülmüyorum
orada otururken
inşallah ya
en son dönemlerde ya bu şarkı Emin Abi
bu şarkıyı kim söylüyor
Hüseyin Hakan diyecek
Bu senin kendi sesini bu [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
yapmış Mahsun Kırmızıgül topuk ya mi
ya Kapat ya bu oyun oynuyorsun ya
hasretle Corsa 4
assetto Corsa lambanın
[Müzik]
yarışta yok Ne yapıyorsun
tedavi ediyor
Bir daha söyle oğlum çok kötü ama
teknoloji ile tanıştım ya Lanet olsun ya
abi Sizin kulaklık biliyor musun benden
RAR ve taşıyabilmek için kulak kavga
çıktı da konuşabiliyorum
samimi olmaz paşamın değiştir Vallahi
kardeşim güzel mavi güzel havalar
midemizde dinlemeyi ver [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
işerken lerimizi gülme ya
tamam mı Beni çözümbende abi abi işime
İyi o zaman
kardeşim
kulaklık kulağımda olsun istiyordu bir
tane lazım yanına
var mı bu işte Şu an oradan konuşuyorum
ya
Samet
oğlum belki mikrofon ayrıdır niye bu
kadar güldün yani her şeyimi sana
kulağımızdan mı zannediyorsun şimdi
bu tuvalette sen Konuşabiliyor musun
zaten mikrofon yok işte sade kulaklık
benim fiyata konuşuyor oğlum benim
mikrofon burada Yağmur yok ama bu ne bu
mikrofon işte
böyle olamaz mı ya olacak oldu oğlum
kardeşim
çözebileceği bir sorun olduğuna
inanıyorum
mikrofon var ezan okuyacam size öyle
değil yok
şakasız okuyacam ezan Bak şimdi bunu
olayın bir kaza mezar okuma salako'nun
abicim yazıyor bir dakika bir dakika
ve
o mikrofon aldım elimi bak şimdi ben
böyle takılacağım yayınlarda oyun
oynarken diyelim ve mikrofon dışarıya
çıkalım bana burada söz hakkı düşmez bir
mikrofonu iade etse ne geliyor arka
yatak ne dediğimi de
Öküz gevreği öküz dediğimi de önce bir
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım üstünden bu konuda yorum
yapmak istemiyorum Lütfen bu konuyu
yapmak size yabancılık çekmem arzularına
camiden çalışa
arkadaş aldım sana Aynen
sağlıyor Ne Cannes alçalması Ana bu
konuda biraz başladı söz aklı düşmez
bana bu konuda Daha fazla düşmez
bırakıyoruz konuşamıyor da bak hani bire
bir cümle bile yapamıyor Türkçeden
Türkçeye yapamıyor
O mikrofona bakayım nereden çaldın bugün
söyle
şimdi ne demek İki hafta cumaya
gittiğinde kendini haklı gördü mikrofonu
bugün böyle Bildim mi tövbe
estağfurullah
çok hoşuma gidiyor ya bu olmalı var
ya bu Bununla Bunu ben gelene bileceksin
oradaki Sema abla Burada günah mı kafa
kafaya getireyim de iki hafta Tövbe
estağfurullah vardı Suyum Nerede benim
sana bu kolaymış
Sen alsan oğlum çılgınlık yaratmaya bana
Eko lazım ya bazı Yok yok ben vereceğim
ondan sen bana mayonu bakayım Allah
yapmayın niye sizi ne yapıyor her şeyi
inananlara saygımız olsun vallahi ya
Bunu sen mi söylüyorsun Eyvah'a
Hasan sen Ne yapmak istersin o mikrofonu
satın alma boyutuna geldi ya senin
ettirdim mikrofonu Ben almalıyım Bu
mikrofon benim olmalı dedirten İsim
neydi o gördüğünde Para vermedim ki
nerede çıkmıştı
abi Cemil al ver nefes li la ağzına
sokan Uyuyamıyoruz şu bir şey
söyleyeceğim Samet
Efendim görüşmede tek ne yapıyorsun sağ
üstte böyle bir şey de yerinde koyuyoruz
sakız çiğneme durumunda bırakıp Evet
çıkarttım Daha rahat ederim ya ben Cemil
ağabeyin geldi ya işte onu da onun için
Cemil abi Cemil
abi
Cemil abi
oluyor evinden 69 düşmüş zaman ne oluyor
Bak
şimdi şu anlık mı düştük ya dokuz Büyük
bir
yalan olacak
Burada
bize yeni mikrofonumun [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
iğrenç bir ses tonu geliyor zaten
bu
çekme çekme biraz
çok kıskandım sağlık Çelik ya dolap
yapabilmek için hayırlısı
hastaneyi kapattı
için aç aç cepten ara Hasan Saydam
yapıyor ya bir dur be ağabey ağabey
ağabey
Ya sen bu yüzden mi aldın mı oğlum [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım Evet
takma [&nbsp;__&nbsp;] git İşini hallet öyle
oturduk o zaman ya ben kere bakma
inanılmaz rahat bir şey ya Abine
çekseydin kulaklık kablolu kulaklıklar
böyle Oturduğum yerden iş diyebilirdin O
da senin genetiğini yokmuş ne yapalım
yani
ben de kablosuz kulaklıklar da sanki ben
giderek mi istiyorum buradan göndermiyor
olabiliyor bu diye bir de doğru kalkıyor
bu bakıyor falan
tarz değişikliğine gitmeyi düşünüyorum
Sen o mikrofonla dinlenirsin önce kanka
Evet nasıl bir tarz işte
ne tarz eşliğinde yeni tarzındaki
değiştireceksin yani onu ben merak ettim
Bu mu kardeş ile boğulacakmış
lan bu ne oldu gene olmaz Bunlar filmi
bir bak ya Ne yaptın şimdi geçin artık
entellektüel olacağım o kasanın
tarihinden geçmiş bir ip gideceğim
mutlaka Sen de illa gideceksen o
Ben Hülya etsem Şuradaki şey olabilir
teyzem abi Çorum konu alıyor ağlıyor
arada
olan olur mu oldu göz sonra da boş durma
Bir Ayağında salla da bir katkın olsun
Bayramda gel o İbiş
İbiş ya
Aslan sana bu tarz kime verdi dostum
bu yağmurdan anda yazacağım onu onu
yükleyeceğim zaten
İspanyol dilaveroglu Yağmur Yağmur
davet ediyorum yağmurcun bir görebilir
misiniz sterlinler Bekliyoruz sizi
özledim ya görmüş olup Kameranı açar
mısın Yağmur
çıkılan mısın ama inşallah lazım
baksa kesin atacaksın zaten de Açsana
kızım kameranın Ne var ki bunda sen
kamera Oha Üstüm müsait değil spider-man
bakalım biz karar verelim müsait değil
Belki de ya Belki çok müsait üstü mesaj
Şu anda kullanmak Sen benim elime aldım
mesela bırakıyorum bunu da zaten bir şey
söyleyeceğim Zaten yaz ayı piştim Ben de
soracağım şimdi
o bende çıkmadı açayım mı dayı
Yağmur açamayacak kadar çırılçıplak Otur
evinde almaya orada odada Anlam
veremiyorum çünkü
gibi ama açayım ya Tamam Bir şey olmaz
herhalde Dur bir dakika Yine öyle aç kız
Tamam abdest Karasu kaçırmayacak boyutta
sesi aç
yok Yok ya bu kadar kaçırma O kadar
kaçırma bir şey olmaz mı Hani açma
Yavuz sen bize de Arabistan'dan Dün
geldiği zaman geldik zannediyorsun
Bizler İzmir'den geldim Yalnız
takmak merkep Akşama yemek yapmış adamın
başına Seni de anlıyorum çıkmam Açamam
doğru buradaki discort daki bazı
arkadaşlar bu varken ben de böyle
açamadım
Dayağını yemek yok kamera Hayır şeyler
yazacağım ne yoktu üstündeki bacım yoktu
ya pijama vardı da üstüne pijama üstü
vardı Bir tane daha kapalıdır O niye
çıkarttın Onu açacağım bir gösterir
misin ürünü gösteririz elinde
önemli pijama üstünü bak elinle göster
getireyim mi
mi Evet yok şu var Kendi Gelsin gelir
belki Allah
ah
güzeli öğrenmiş yan geçti oraya
farkettiyseniz Ama sen öğreteceksin ya
da bu sektörde ben eşime dostuma bunu
öğreteceğim benim daha iyi Sırtım yere
gelmez
bu Kızım bu pijama Üstün şimdi bu Evet
buraya pijama diyemezsin bunu Kerbela
Bir de stylist olacak o da kapalı ya
Bilmiyor ayrı bu pijama pijama
kategorisi ki bu pijama bir de bunu
küçük şarkı varsa bak
fantazi içgiyim bu Ya biliyorum
bu
şarkı
da peygamber'den bu da
Bu şortu boşuna bu Denize girerken
Adana'da göre giderim abi bu benim deniz
şortu
Estağfurullah
espriler yapmayın Şaka değil var gelmiş
sulu kaldım büyüktür yapma bakmıştık
ne yaptın ya o ne ya
şunu daha büyük bekliyormuş kadar bir
şey bu kadarcık geldi Sen ne yapmak
istiyorsun gofret yetmez daha güçlü
yeter o sana iş makinası çıkıyor Hayır
hayır ya öyle deyince
içmek ilçesinde Okuldan yeni uyanmışsın
Yağmur Belli ki ben hiç
benim canımı sıkma
hiç bakayım kapağı nasıl açılıyor
söylemişlerdi kapatmıyoruz zannetme de
onu bu
sömürdün ya böyle mi istiyorum
onu Çok acıkmış Ben dedim hani geri
zekalılar ya sözün buradan Mecnun
dışarıda bu ürünleri hangi kim alıp
gidiyordum Ben de bakıyorum bu ürünlere
Bazen denk geliyor Bu
da bir buçuk Bu da benim suluğum bu da
bir buçuk ve marka geçermiyiz para
vermiyor Bir kere verdim artık Bunun
içerisinde ve bunun içerisine buz
koyacağım limon koyacağım salatalık
koyacağım ve nane koyacağım tabakalar
Sen hamile misin Onu sen bak ne
yapıyorsun
sen niye kahvaltılık diye mal aldı
para para veriyorum ben bunu
baya yağmış nesne daldır içine Nesrin
Onun için lahmacunlar tarif
Esre senden ne yapıyor musun Onu sen
ha hayran dök buzluğa lahmacun da
karıştırmak
kamera açmış kendi işlerini yakından
göstersene Evet
gözüküyorum kime aitsin ne yaptın ki
Yağmur dişlerine
temizledim yağmurun Bir de babasına
dolgu yaptım yağmurun çağırı Bu ne ya
küfürü
[Kahkaha]
babasına dolguyu sen yaptın öyle mi Evet
kaç para aldı Yağmur
espaces bir kaç para aldı yağmur ne
anlaştık biliyor musun Allah aşkına bak
eğer bir şey söyleyeceğim dürüst top
Allah aşkına kaç para aldığını söyleme
lütfen
para almadı Ben dedim Dedim ki sen bana
lahmacun ısmarlarsın tamam
Sen sen boku yemişsin o zaman
Keşke para Bu arada
genç kız var ların dedi Ben de dedim ki
biz yağmurlu bir blok çekecektir
lahmacun yemeye gidecektik lahmacun
ısmarlarsın dedim ben
Yağmur o paraya o paraya yepyeni bir
ağız yaptırabileceğim bir para hesap
ödenecek biliyorsun değil mi bu lahmacun
parası yapacak
işlerim kapçık ağızlı gibi sinemaya
de Lozan altı gibi ülkem çok az neler ya
at ağızlı at ağzı Bülbül Aşık
Konuşmalara bak
Bir tane adam var mertim sen de kamera
açmamı çok istemiş açma ihtimalin var mı
mercim geri zekalı para bizim yemek
yazmış ve bekliyorum Ama dur acım
güzellik olsun bize aç Mac foot ve kim
bak ne yapıyorsun unuttum ben bu ne
yapıyorsun Geri zekalı varsa geldi Yeni
tarzına alışıyor yeni tarzıma
takılıyordum
O da o mikrofonu niye tövbe estafurullah
Emanet yeni gelin hiç beyefendi finansal
onu serçeparmak havada Evet güzel bak
Allah Allah rahmet etsin biliyorsunuz
Arafat ilk tutuş abi tuşu Ona o tuşu Ben
Tövbe estağfurullah azgın Köyü Bahçeli
kızım defa yükselip cinselliği oradan
tutarken ki gibi mavi tuşu yani YouTube
muşsun Ya
tamam şimdi kafanı Uysal bırakıyoruz
Efendim abi yavrum yaptım sana bu Süper
Lig'i Yağmur Sen mi yaptın stylingi Ay o
yaptırdı Sen yaptıysan böyle yaptırmaz
mıydı mı demek istiyorsun Evet
Oha canım o mı nesi Oha oğlum bu bir
yaşanmışlık anlattım hemen anlatmak
istiyorum
şapka takar mısın Bu mu styler gibi
çocuğun on numara stil fetus Teşekkürler
gibi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım böyle Steve mi olur
ya Bir kahve içer Ama senin gençliğine
benziyor mu
abone ol
ama ama ama bu Allah yaşlı mı benziyor
Merhaba Anam Yok şeyden Akça
topla Saydın Ya
arkadaşlar
kalmış
ya bir insanın kamerasını yaklaştırıp
Ama ben bunu nereden olarak çok iyi
setupu alıp da Ha
yapamadım çok kötü
[Kahkaha]
uğraşma hiç yaramadı hemen dibindeyim
Vallahi ayaklarım
adam bağlanıyor
Mersin klima yerleştirdik seni ve
klimasını bulmaca değer
verdim boyuna göre bir bölümü
getirdim bugün kermese
ağzının tadını biliyor plastik bak bak
ne yiyormuş kistler plastik bıçaklamaya
Peki bu şok bize
ama ben hep dışarıdan söylediğim için
hep dışarıdan Bunları ben biriktiriyorum
fazla vermişler var Bunu bir sonraki
emekli kullanacağım Mesela bir sonraki
yemekte yanında gelen plastik var çatal
ve bıçak hiçbir zaman denk gelmeyecek
misin ya böyle geldim unutuyorlar Bu
unutuyorlar bazen hatta hiç olmadı
oluyor mecburen alttan bir tane çatal
pislik diyorum onu da hemencecik bulaşık
makinasına ne bu acelen ne evine o çatal
hemen
orada kalıyor Yok yok [&nbsp;__&nbsp;] atalım Biraz
önce temizlenmesini gerektiren sendeki
bu durum niye yani Gençlik var Bak şimdi
tamam konuyu anlamadım
Bakmasa burada hala duruyor Ben
bilgisayarı oraya geri götürüyorum
saatlerimi 0000 gösterir Karlı
sizi düşünen
bu birisi canlılığı yok
Metin Doğum günün kutlu olsun
[Müzik]
Bugün
ve
doğum günü köye Esra Nesrin Doğum günün
kutlu olsun Bye bye attım
diye bir ondan dolayı attım
anneciğim Doğum günün kutlu olsun kaç
oldu Nesrin
24 kamera aç bakalım nasıl 24 olmuşsun
bak yağmur oldum çağır çok şey biz olduk
Ama yağmuruyla şovunu peşinde var izle
Hadi
ne yaptı ya Oha Zoom yaptı ya Hediye
olmaya Yağmur
diye
ben seni öpüyorum Allah'ım inşallah 20
Ne yapalım üfledim sabırlı
olmam
özlüyorum üfledim
acıtıyordu
kokuyor içmeden bunun sabit 70'i var
Evet
bir şey söyleyeceğim ne sileceğim E sen
de bir kenara acil bir kamera açısıyla
görelim ya
açayım dur sandalye mi değiştireyim
alacaksan da dedim Yüzün gözükmüyor
bunları mutfakta bu sıcak oldu bir tane
aşağı desem mesela
takla atıp Geliyorum
geliyorum zaten
Bir saniye geliyor Tamam gel mi Evet
Mert yemin ediyorum var ya İnternet Kafe
işleticisi oturuyorsun Allah belanı
versin Sen de rahatlığa bak ya kıskandır
hattı
burada böyle bir
çocukların oyununu bozuyor yani yemin
ediyorsak şamata Cafe çam Ata internet
kafe sahibi gibi değil mi orada şu an
bir baksana Şuraya çünkü onlarla Gelin
size verdiğim Bak internet kafe
sahiplerine de böyle bırakıp var sürü bu
ana makinada yemek yenildi bilerek
Hatırladınız mı Sürekli orada yerde
yeşerdi o iki buçuktan sonra küllükte
veririm sana
Maşallah
maşallah mesajlar oraya götürdü
[Kahkaha]
tam danaya Afiyet olsun kardeşim Ben
gidiyorum şey diyordum beni üşengeçlik
var benim temizlikçi geldi akıllardan
sonra bir şey trafik o kadar büyük
olaydan sonra temiz bu defa büyük bir
programdan sonra ben hala çarşafları
bana yani koymadım üstüne böyle duruyor
temizlikçi geldiğim posuna Koptum ya Bir
daha ben gülmekten şaka yapmaya
çalışmaktan anlayamadım tamah etmediğini
bir daha söyler misin Canımsın düşen
üşengecim dedim yani özet özeti
sormuyorum ya Bayağı iki ay gelişmeyi
soruyorum işte
tekrar
sonra eve geldikten izin kağıdı Etrafı
temizledim çarşafları da almış atmış ama
gece günün sonunda attığı için hani
çıkarıp takmamış
onlar orada temizlendi Bendeki onları
tekrar alıp takmadım yerine böyle bir
üşengeçlik var o yüzden hiç test etapta
burada duruyor bir ara geçeceğim o
tarafı şu İlluminati peçeteleri sana kim
hediye etti başlıklı olmadan mı verdiler
O elimi Ne ayaksın Bu benim kahve ile
aynı nasıl konuşma tarzı ya şey
ne dedi haloes var ya Ölüm Yadigarları
Ya ölüm ya da yersin yani
mi Evet
orada bak discorddaki benim tekim dedim
yazıyorum
Tabii sen gel bu Milliyet sonunda
bir şey söyleyeceğim Efendim Nesrin Ben
bazen kabul edemez Hayır bugün kabul
etmez malzemesi yok yok açıyorum
kamerada tipim Sefa tane Valla bugün
işte çok yoruldum tamam Bizden niyet
tipin için üzülüyorsun onu anlamına hiç
ki öyle insanlar değiliz ya çok saçını
kız seni burada tipi kötü bir şey
diyecek halimiz yok tamam Ay çok
yorgunum ya
buraya
Mert kim attı Oğlum niye kattınız Mert'e
haylazlık yapma Mert ya buraya gel yere
kaçamazsın aç kameranı aç Sesini gibi
sulandı sen orada yemeğini yiyeceksin
Biz de izleyeceğiz ne zaman verilecek
gibi
Siz gönderin şal ağzıma
Evet Efendim abi senin Şu arkadaki mavi
daline o saçma tampon mu tutuyordu Ne o
güneş sonrası bakım kremi şampuan
yakıyor dedi Bunu aldık abi bizde ve
sonra ise sevdiği bak
Kaldırıp
bir dakika bir dakika
bakar mısın
dedim diye
Ya biz işte bu adama böyle şarkıyı
söyleyelim şey yapmadım kırmayalım O
bizde taşa kesin olsun be kardeşim
yapmamışım öyle bir şey dalga geçen gün
kullardan ertaslar sonra gelip şarkı
söyledin Mertcan şarkı söyleyeceğini
kapatacağım demiştim ama kapatmadı
enstrümanı verdi x360 gerçekten sapık
çekersen 3 saat
Tamam üst bölümde 13 bölümde kardeşim
şöyle oldu sen 3 saat yüzük denir yaptım
sonrasında sonrasında
çok küçük kalmış Ben zaten bunu 15
dakika sonra fark ediyorum ne ilahisi
haliyle Amam yavru kedim var ya allah
allah Tamam kedim var sensin ya Allah
tamam takip ediyoruz Seni her yerden ya
kedi hayvan seversin ya Biz şöyle bir
tur daha geçsin oğlum Hepsi yapıyor
buradan yanına geçsin gözüküyor de iki
dakika dikkatimizi almayacak İlla
yağmuru eklememiz lazım
Bak nesini söyleyim karanlık Lord gibi
oturuyorum
ne yapayım üstümü değiştireyim mi
değiştin sen neredesin ya
da
evdeyim ben şey mi taşıdım başka odaya
birlikte yaramaz salondan çıktı şimdi
yani ondan bir odayı boşalt oraya
taşındım
3 saat YouTube'dan meşale atış videosu
izletti asla no
Tabii ki abi normalde izletir birey
Nesrin yeni odamı yani orası senin artık
Evet burayı Yayın Odası yaptım kendimi
yani sana o da diye bağırdığınız artık
orada mı geleceksin
Allah
hayır bu odada duyduğum için o lafı
başka odaya gideceğim
ya
neyse olan Burası
Ben şimdi adam sadece adım Hasan şu
saçını bir tane [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
olmuyordu aynı yere geri dönüp hareket
yapınca mal Sabahtan beri
sesini kamera
Fazıl Say mı Aynen kanka Faruk
kardeşim senin yakışıklı gel ben varım
zaten burada abi
olduğum
en güzel highlighter neydi dostum boy
artık [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
Ha bitti ya sigaraya geçiyorum
Size de afiyet olsun diye bir buçuk
saattir uyuyorsun bakalım gel
ne var O şimdi paşa paşa şimdi yakarsın
onları Oh Bir de şu koltuğu da biraz
söyleyebilir çekim
kalbi zaten Tamam Yağmur çay olduğu gibi
Arkadaşlar bir dakika
bir dakika
tamam
şaka yaptım şaka Yağmur gitti Efendim
mevsim mesela için bu Yağmur babasına
dolgu yapıyordum tam yağmurda arkamda
oturuyordu falan Ben de tamam dedim hiç
fark etmedim ya siz dedikçe fark etmeye
başladım Neyse zaten biz hep dedikçe biz
fark farkındalıklarını olsun geldim
yaptım tamam gel ya Allah Allah
vermesin ciğim
Geldim geldim gördünüz Anladım görürdüm
ya
çok özür dilerim ya
ben anlatamadım çok kötü Sen anlat
Yağmur ne yapıyorsun anlattıysam
oturuyorum
işte Ben bir şey yaptım Yaptım Mehmet
kardeşim 2 takipçi değmez Allah aşkına
Evet Nescafe
gelecek burada bütün bu saltanatın
gelsin buraya
Bütün gece yiyeceksin dostum
olur şey de var kuruyemiş de var ha bazı
şeyler yiyeceksin ağzım boş durmayacak
Keşke bir yerde kahramanı verseydi
konuda hiç hoş değil
Şimdi bir gelecek Mala Mın
yok artık tuvaletten ya [&nbsp;__&nbsp;]
Evet ne sinir Sen bir kayma türün
Yağmur'un babası diyordun
Yağmur anlatacak donuyor mu Sen anlat
Hayır Sen anlat
ben de hemen de seni anlatmaya başladım
işlerimizi için unuttum değil ki selamın
açık mı var bu
kadar hikaye sana döneceğim
Karaman
sadece Bilmem Sağdaki konuşuyorum Yağmur
Yağmur konursa
[Kahkaha]
dakika şimdi sadece sorduklarına cevap
versin Yağmur orada mısın
Hiç
ekleyeceğim plaka ben konuşunca
oynamıyor değil mi ekleme değil mi Tamam
tamam bitti dakika ama yanlışım var o
maymun
getirdim tehlikeli oturmadı ve oturdu
konuş Biz yağmurla kardeş miyiz
Tamamdır
Tamam tamam
konuşan yarar Ağzına tüküreyim ya
arabası kalmış bunun Ama sana bir şey
soracağım güzel kardeşim sen bana fırça
yumurta neden köpek olmayı tercih ettin
ya sen yaptın o yüzden soruyorum sen
işine bak sen
ara Ya bir insan [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
geçer bu adamda Yayınları da böyle bir
şey biliyor musun
açıyoruz Şimdi artık olsun Geçmiş olsun
veriyor bırak
çok ilginç bir işleyişle uğraşmış sınız
abiden hevdec ediyorum yani Nesrin de
şey yap sadece dişler oturma dişler
konuşsun oh
Evet hocam hocam hoşuna gider mi resim
böyle Bereket beni kavun arıyor
ben bilmiyorum Sen bir şey olmaz açayım
mı yani doğum gününü kutlar gününü
kutladı doğum günü yumurta bir dakika
hoparlör Hoparlör
bakarız yaptım
ya bizi geri zekalı gibi görüyor ya ben
ona çok
daha düşünüyorum Acaba olan nasıl
kurtardım ama diyor mudur acaba ya
doğum günü kutlamak Yüzüme kapattı
kapattı da tamam dedi kapattı istesen
geldi galiba
Mert'in yayında kavun gittiği [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım tuvalete herkesin de besle döndü
kardeşim bir gitti hamurdan bir geldik
atmanız müziğini yapmış aynısını bile
biriydi
keserek Yazmalım bu
kabuğun oynayın da bayağı uçmuş Ben
sonradan öğreniyorum Afacan siyasi
söyledim ya sana nasıl kalır
söyledik sana o kadar gitti bakalım bak
muhitten yüzbinlik yayın akışını
etkileyecek bir bit geldi dedi ki Çağrı
ilk Çağrı TikTok cezaları niye unutuldu
ya Mami'nin video ne oldu dedi abi o
şekilde burada mi Çektim çektim mavi
sen çektin
biz bunları Bunlar atmadan atmam ama bir
tane yavru sürüyor
yok lazım Öyle Merhaba
[Müzik]
Ha ha
Ya ne alaka Kahraman
olmaya başladı ya
Geri zekalı Karaman Efendim abi ya
kamera kapatsan mı acaba ya odaklanıp
tiplerine bakın Sadece bu ekrana bak
bakın son bana sen ne yapıyorsun lan
kapat bir sana bir saat sonra tekrar
bağlanacağım O ekranı güzelleştiren
herkesin güzel bir hayvan olsun
Hayır hayır
Seninle konuşmuş son kez
Ne konuşmamı
ya Konuşsana konuşmaz [&nbsp;__&nbsp;] koyayım abi
Tamam Samet falan bekle o ekranı
güzelleştir Ondan sonra seviyorsun
beraber ekleme bekleyecek bize halletmiş
Osman tamına koydum oğlum Ne olacak
göremediğimiz bir tabloyu olalım
mutluluk tablosu arıyorum böyle bitmiş
hayvan yakıştırmadın ız bana o numara
bırakın yani Anlaşıldı yapma oğlum sana
kötü bir şey mi Samet
memnunmusun halinden Mert Hiç beğenmedim
ama geçen gün hala maymun diyordun bana
sen maymunsun sen artık ama ben misin
Böylece
mi Evet ne diyorduk Nesrin tırnaklarını
yeme
önce gelemedim ablacığım ha
şaka yaptık Şaka yaptım de bizi sen niye
bu konu alıyor yani
Biz ikna etmek için ne yapıyorsun ya Bir
yandan da ona tutuluyorum
ne bileyim anlık aldı ya minicik bugün
izleyelim Biz yağmur yağıyor şeker bende
yok yani bana şunu çektim güzel Evet
yağmurun tık cezasını ne yapacağız
ortağım Kanka beraber seçelim tek ben mi
seçmişsin yağmurun cezayı
bu yayın Yağmur senin cezanı çek
seçeceğiz Sen de yarına çekmiş olursun
inşallah doğru mu yok Tamam
İbo baksan şimdi ya hep
de kabul etmedir
bunları düşmanı bunlarsa
tövbe estafurullah Sakın öyle bir şey
çekme Yağmur
şerefsizler ya ablam diyorsun ya
O ne lan İbrahim Çınar bak Efendim abla
senin ya
Yok
ablam dünya Hayret
ablacığım Yağmur ablacığım bakayım Biz
Yağmur abla
kuzu sesi ve bütün bedeni gitmedi ama
atıp ya vücut kabul etmedi Anladın mı
abla dedi demeyin yani öyle kabul
edemedi Yani sen şeyi biliyor musun
Nesrin alsana dönmüş ablana bundan sonra
abla gitmemiş böyle mi durdu Babana
herkese korkusundan resmini kız özel
Ufacık çocuğa
erken ama çok tatlı Samet Nasıl oluyor
bu çocuğa filan diyordu mettur
hem de demedim demedim Hasan uyduruyor
Ben şimdi
neyin nesi abla
Hasan seni dinlemiyor mu burayı [&nbsp;__&nbsp;]
koyduğum sadece sana seslenince ben
anladım hastane vallahi şimdi Dedi var
şu
an ölü yok Can abi
Caner tuvalette misin Neredesin
artık nasıl tutulmuş ve bezi yapıyor Ben
anladım her RP damlayan rap
çıktığı zaman hızlı Unuttuk ya yapmayın
artık yeter ya [&nbsp;__&nbsp;] koyayım mp.rpf
herkesin saçlar bir tatilden geldin
kimse bıraktığım gibi derdin ses tonu
değişmiş Cars her şey değişmiş i
Sen nasıl şakayı kaçırabilirim lan
dostum ha sana karşı bir önyargı var
herhalde benim iyi şaka yapabileceğini
karşı önyargıları var o yüzden onun
yaptığı işi kabul olsam toplamaya
geçiyorum Muhtemelen Mert işleme gidiyor
olmasıdır tuzaklar memur gibi sahaya
memur sonra koydum ya
Bir gece vakti oldu şimdi Kapatayım mı
Of
o iyi Ben yaptım kapat ışığı kapat
Çünkü oraya Ayşe'nin vurmasını
bekleyelim hep beraber
Oh oh iyi oldu
böyle daha çok seviyor internet kafe iyi
oldu kepengi de geriye kadar çok avradı
polis polis gelmesin arka kapağı açık ön
tarafı komple ses yapıyor da hala
internet kafe nefesi yapıyor video tam
bana
Nesrin şu Mert'in ağzına dolgu yapacağız
bunun altını doldurur sana bir daha
yemek yemesin
lahmacun yemeye Beni Çağırmadı Nesrin
üstünde kalkışlarını
birleştirebilirsiniz bağlayabilirsin
yapmıştır sana sadece arkadan böyle bir
su yolu Bırak oradan suyla mıyız
orada kırık pipetle besleyelim
mı
Bir dakika elime bir görüntü geldi geri
zekalı akıllı mı Yunus geldi ve bir
saniye
yine bırakılan
[Müzik]
rahat
Allah'ım ya Rabb'im ya resulallah Akın
Yayıncılık hayatımda ilk evrelerinde Şu
an şu an aklına yükleyip tendon takımı
seçebilirsiniz yani şuan bu noktada şu
anda yapıyor Beşiktaş Derya
Yayıncılık sayfaları böyle mi oluyor
Tamam aldım böyle yani şu anda gibi
geliyor bana Anladın mı
merdiven şey beğenmedim
o Mert günü tuvalet önünde bekleyen
adamlar gibi duruyor bir kolonya sevgisi
şu abi her şey oluyor ya Ne diyorsun
peki bu yeni yayın telefon böyle olsam
acaba Şu arkaya bir poster koyalım Bir
önceki açıdan daha mı iyi
şöyle söyleyeyim Tamam onu getir yok
[Kahkaha]
var
yaptım da çizgi film
evet desin artık anlatacağım hikaye
yoksa bir kapatalım demedik be hikaye
Yok yok
şu an çok büyük bir hikaye bekliyoruz
senden babasını diş yaparken Ne
gerekiyorsa uydu birazcık Asala bize
güzel bir tarla
değil
normal babasının işini yapıyordum
yağmurun dolgusu kısmı bitti gayet ne
yapacaktım tam dolgusu bitiyor tamam
dedim böyle Eğer hala
güldük İşte bu kadardı çok kısa anlattın
sabahın Bye bye farklıdır belki Yağmur
Nesrin niye nesi tercih ettiniz Peki diş
konusunda
babamın doğrusu mu düşmesin işimi
kırılmış dolgusuyla galiba düşmüş Evet
su düştü Babam dedi ki hemen Neslihan
Hanım'a gidelim dedi O benim dolgumu
yapar dedim
Nesrin hanıma gittiniz Mesela bize
dolgusunu yaptın mı bana ev hepsini
gelmeden önce diyor ki yağmurda Babana
söyle Ben biraz yavaş yapıyorum diyor
bir buçuk saat
Nur ben niye yok Nuri ben niye olur Ben
şey İtalya'ya git bu süreçte programına
gidip orada iz Vay çekildi Yok yok
ailesinin yanında da
Nesrin Sen bir şey diyordun ya ben böyle
hayalini kuramıyorum bugün soruda ilk
defa gördüm önlü falan da giymişsin
nafaka da Hani diyorlar ya günlük bir
anda tanıt Samet'i ne ya da gerçekten
dişçiye benzeyeni
ulan bana daha çok korktum lan
[Kahkaha]
ben gidiyorum gel
gel gel gel ama bu şaka yemeği
yapıyorsun sen de mi geldi O Ses yok yok
şarap
kimlik yemeyecek akşama kadar Yemeği o
sol köşede bu
şükür çıkıyor bakalım oldum ya
Çok mu komik Ben sana dedim
Bak bak çeken soruyorlar Mersin buzunu
Nereye gidiyorsun gel
[Kahkaha]
gel aç kalkar da Şaka şaka yaptık ya
çağrı merkezi komik yaptırdı bana
utancımdan gelemiyorum yazısı var ya
Oğlum sen nasıl adamsın lan bir kameranı
açsana daha dolayı Utanma gel sen bu
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun programında Sen niye
kendi zevklerine renklerine kadar
katetti getirdin kollukları sürekli
kişilik yaptık diyorsun aç böyle
kamerada kameranı yüzümüze konuş
A101 diğer uca program yaptınız bakalım
32 ayrılmış Mert'in benim o h10 dedim
ter 32/3 atmamış maşallah oğlum benim
elimde çok komedi bir görsel var ama
seni gerçekten inceleyeceğim düşündüğüm
için göster gösterme konusunda çok şeyli
ikilemdeyim ama İçimdeki her şeyi
özelden video ve tanıyorlar bir sonu
[&nbsp;__&nbsp;] sakın sakın açma yani içimdeki
piçle Bunu bana atsana benim
Durduramıyorum ya beni yani öyle
söyledin terk ederim çarpması nedir
durdurulamıyor ve beğeni bunu ya
günlerdir bugün hazırlanırken sürekli
Beynimin içinde onu açmalımıyım
Açmalıyım diyebilir sürekli böyle git
geller yaşıyorum günlerden bir
istediğini yapmakta Özgür Tatil
dönemleri tarihimiz
senin için tatilin Hydro videomu Hı hı
yüzyılda değil ya bir de değil ya bir
tane görsel ya Ne o açayım olabilir Ben
taksın ya ne
olduğunu bilmiyorum çünkü ama sen Sana
vereceğim bir tane video çekerken
yakaladım sildirdim amık sonra
ne yaptı O bilmiyorum Nasıl video dua ve
yayın öncesi kavun ve sevgiyle yayın
hakkında konuşuyordum İkisi de tabi beni
[&nbsp;__&nbsp;] takmıyorlar ben Yok ya bakın
böyle böyle yapacağız bir şey olacak bu
olacak İkisi de gülüyor
bunedio Fatih Terim'in video öyle bir an
vardı Onu videoya kaydetme oturdu [&nbsp;__&nbsp;]
kuruluyordu köylü yakaladım orada
ya görmemiz lazım
videoyu çektiysen Ben burada
kanuna başvurmam gerekecek beni
bile
kardeşim açıldı bir şey konuşuyoruz
siyah
Ben yandan Ben de yayın açık Orada
herhangi bir göz görürse gördüm terk
ederim abi ne kadar süre gelme bir şey
söyleyeceğim bizim dayı nerede noelde
var o zaman gelsin [&nbsp;__&nbsp;] koyayım hep
Size söyleyeceğim bro
Evet bak kızardım kızardım yapma yapma
için olacağım Sen yağmura kafanda var Ne
o
[Kahkaha]
bize yağmur Madem çok seviyorsunuz
çıkartalım Adem'le Kurtulam şunlardan
Vallahi soyacağım geldik Eğer 3'te
olacakmış kendi Teşekkür ederim hoş
geldin
Evet şimdi bir şey söyleyeceğim Mert
bunu yazmam gibi seni bir görseli bir
yolla
Sen öyle mesajlaşıyorsun sana Tak Tak
böyle göre bir
teklif vereceğim sen öyle mi
mesajlaşıyorsun
böyle bir derken ya mesaj sana yazayım
yani böyle mesajı parmaklar biraz kalın
gibi ya da sana bu şekilde yazıyorum
o hareket sonra gideceğim sonraki
ellerini şekilde internet kafeye uzun
süre işletmeden gelen bir yağmur hem
sıcak üstüne sürekli bir şeyler Yusuf
görüşelim vücut ısısının yani üstündeki
çalışacağız şimdi daha da sıcak varsın
yani burada burada küçük biyoloji olsun
sana bize taşak soğuk yenir
[Kahkaha]
biyolojiden bahsedince Geçmişe dön de
şöyle göstereyim mi al göstereyim mi
diyorsun şimdi onu bir kaşık soğuk yenir
Ben geçen sene işledim anlattım
arkadaşlar bilmeyenler ama geçen sene
videolarına baksınlar mavi o dersten
hatırlıyor Çünkü dersiniz şimdi
başlaması ince dersem iştir bana burada
özelden bir yazı geldi
Nesrin ilk defa görüyormuş acayip
beğenmiş Niyeti de çok ciddiyim iş Hadi
arkadaşlar Nereye için sesleniyorum
mevsim arkadaşlar nişanlı nişanlısı çok
ders çocuk
duyarsa gerçekten kemiklerinizi kırar
öyle söyle Size yani bence çok pis bir
çocuktur ya onu söyleyeyim Muhtemelen de
yayını izliyordur Yani öyle söyleyeyim
size
takarsa ben atakar
ama büyük vallahi
şimdi sakatlıklara Bakar ama büyük
ihtimalle takmazsanız diyorum sana ya
bu
fark etmeyecek bu çok büyük orospuçocuğu
gerçekten
söylüyorum ha
şaka maka değil büyük orospuçocuğu
küfrederek
[Kahkaha]
[Müzik]
[Kahkaha]
Kafamın içinde
[Kahkaha]
vallahi ya
Ne oldu canım Bana bunun cevabını ver
önce oğlunun ki kıllıdır dökülen olan
proje önüne geçtim ama çıplak olduğumu
hatırlamıyorum Yani öyle böyle bir
pozisyon değil herhalde
ne ya çıplak mıymış Par çıplak olamam ya
Ya zaten çıplak düşünemez
hemen gözat değildir ya
UV Vay göstersin Mert ya senin yanında
ya bana bana bir yolla bir görseli ben
sana ben sana gözünün tarif edeyim sen
vantılatör önünde ellerini şöyle
kaldırmışsın böyle kalça raketleri
yapıyorsun vantilatör arkamda orada bir
tane küçük bir düğme var O ne düğmesine
veya evet Merhaba artı geldi kendisi
anlatsın
ne yaptım da yap bozuldum Rusya ibocum
psikolojim çuval Hoş geldin çağırsan
gelmez sen o gün neler olacaktı
bilemiyorum abi [&nbsp;__&nbsp;] falan kurutuyor
vantilatörde [&nbsp;__&nbsp;] kurtulayım diyordum
ya ben bir şey söyleyeceğim Ağabey böyle
köklü bir programı Türkiye'nin boş
olduktan sonra yerine olacağı rakı mı
var gibi bir programın [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
arka planında
kıllar Evet kararı karışık bunları
böyle bir program arka planında bunların
dönüyor olması bu kadar amatörce işlemiş
yani nasıl bir arka planda mı [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım [&nbsp;__&nbsp;] Bandıra Töre kuruttu iyi
fasulye söylentisi böyle korkunç Dayı
bize gerçek olma ihtimali var abi sen
buraya otur dedi çağrı oturdum
bekliyorum kapıdan girdi Tamam olan dedi
sıcak bastırdı vantilatörü Kaf çapraza
çevirdi dedim ne yapacak sıcak baksana
ne yapar 14'ünü karşısına geçer Dayı
[&nbsp;__&nbsp;] Half aralığında ağırdan Rüzgarı
alarak kendi [&nbsp;__&nbsp;] ki Terrace olacak
olur koku yayıldı Evet dedim konuşur
hale geldi
benim göster
gerekecek
gibi yeşil gaz mı yayıldı
sonunda Yani
hasta mı köye geldim iken Biz Selamlar
otobüs Ben sevdim Yayınları yeni takip
etmeye başladım kız arkadaşım seni çok
sevdik ben onu sayfasındaki takip
ediyorum Selam söyleyebilirsen çok
seviyorum seviliyorsunuz yayınlar demiş
the Hair on yüzük göndermiş Çok teşekkür
ederim çok selamlar dostum sana ve kızak
üstüne çok selamlar mutluluklar Hoş
geldin orada tekrardan Eyvallah eyvallah
cepten de böyle selamlarımızı
gönderiyoruz Efendim Sevgi çağır beni
anlatacağım şiddetle bir hikaye var
Tamam hikâyelerine geçmeden önce ben
sana birkaç soru sormak istiyorum ama
burada yazıyorum çünkü bizim dışardan
gördüğümüz lt kaçar katıldığı için ne
hissediyorum onu da arayacağım şimdi
yapacağım sana bir sözleşmemizi
ağlatmadı program hakkında konuşamazsın
bilmem ne falan gibisinden Dayı imzalar
atmadı ama şeyde de bana program başına
önce sana yemin ederim bunu dedi bir
anda dedi sana sakso yatarım bir şey
yaparsan dedi lan dedim diye böyle bir
şey dedi da Yemin ederim ben onun
gerginliğine bütün program devam etti
bir şey dedim Yemin ederim Çağrı sen
Orkun yapamadığımı bir anda şekerli o
koltuktan kalkarak sen bütün yayın aynı
şimdi oturdum sevgiler Sen bu programa
katılan birey olarak da ben sana birkaç
soru soracağım dışarıdan bir izleyici
gözüyle ben izledim ve bunların buradan
bir izleyiciler soruyorum yani orada bir
program dakilere
bizim dışarıdan izleyeceğiz olarak
gördüğümüz bir tablo var orada Mert
oturuyor tam ortaya
Ee başlarda tam ortaya oturmuyoruz Hoş
geldin yakın tarafa oturuyorduk Onun da
diğer tarafa alıyordu ve Davut'u
kendisi için hazırladığı mezeleri bakın
konuklar için değil kendisi için
hazırladığı o gün canın ne çekiyorsa
meze hazırlıyor Çünkü ve kısmını
müziğini falan getirtiyor yanına da tek
gitmezdi iki tane veya bir tane iki tane
konut getirdim sadece kendi ailem
yapacağız zamanlarda Çünkü programı bir
takvimi de yok Ha diyorsan bu hafta çok
İşte bu hafta yapmam diyorum sen anladın
mı öyle bir program Yani birazcık
başkanı programı hiç böyle Bu bakış yok
hiçbir şey yok yani hack duble
içiliyorsa programda bir 70lik bir tane
açalım [&nbsp;__&nbsp;] koku keyfekeder bir durum
Ya ve sürekli Mert şarkı istiyorsan ki
bu program ve proje ne Mert'in rakı iç
işi varmış da bir anlamla işte müzik de
dinleyeyim bir yandan işte arkadaşım da
gelsin
ve hep beraber böyle oturun bir de
yayında açayım [&nbsp;__&nbsp;] koyayım gelen
konuğa işte efendime söyleyeyim şey
yaptırayım
sevgili dayım bardak doldurmayı bana
özel soru soracak tamam mı hayatımla
ilgili yayın öncesinde bize 30 dakikada
ellerin arkaya bağladı kavun mu yüzü
burada kavunun ya ellerini arkada
bağladı Dedik size dedi Bir iki kelam
etmek istiyorum allah allah allah
Siz nerede oturuyorsunuz
salonunda oturuyoruz daha [&nbsp;__&nbsp;] ıslanır
olmalı yazıyorum size geldiğinde arkada
dizelim Açmadım daha çekelim deme var
Bunlardan önce tamam mı dedi ki davulla
davul dedim bu dedim Daha önce bir şey
yaptı mı yapmadı abi dedi tamam ya
adamın Sen
biliyor musun dayı dedim kanka zarar
verme davul Evet
bu
programın dedi akışına zarar vermek
yasak dedi Ananı [&nbsp;__&nbsp;] bir yer Dayı
korktum çağır Nasıl ya geldi ellerini
araba alalım zaten yalan söylüyor
diyelim bir dakika kadar
akıllılar
[Kahkaha]
gelecek
bir
şey yapmadım ki Evet
şimdi şunu söyleyeyim Biz şeffaf
yayıncılık'tan yanayız çağrı ama
televizyon orada bakayım evet tamam
Olur Sen nasıl davranacak Sam açıkçası
Ondan çok daha farklı davranmıyorum Akın
[&nbsp;__&nbsp;] seni de gördüm yayında benim bu el
kol hareketlerine Bana bir daha
konuşmalardaki Arif mi butonuna be
çocuklar yaptım ben onu anlat bize ben
şunu söyleyeyim Ee
Şakasına da
olsak da şekerim dedim Neden Çünkü ev
yayını adam ve bıraktıktan sonra artıyor
neden A'dan Z'ye sabote etme planıyla
geldik şimdi ben dedim ki Tamam bokunu
çıkartalım ama yani Sonuçta burada bir
iş yapıyoruz yani o o kadar da bokunu
çıkartıyor yok dedi bir anda döneceğim
sana dedi tokat atacağım onu yapacağım
bunu yapacağım dedim ben de bir yandan
herkesin önünde sana saf ya Ozan ne
yapacaksın Şaka değil ya çare Yani
ben
de bana dedi ki onun ne güzel tişörtler
rakı mı var adı altında gelen
maskesini düşürdü düşürür boş mu arka
planı teklif edilmiştir Bu güne kadar
Bence de doğru yolda ilerliyorum
kuyruklarını Akpolat ektedir açmadım
Öncelikle bunu da bir notalara
beğenmezsem senin bir gün bir baba
etkilidir sana ufak su çektim
odada
zaman böyle
bu
okuldaki konuşabilirsin ama dur bir daha
ses konuştum gelmiş Ben kendim göreyim
hadi oynamıyor benim için Nazlı Kahraman
aylığını
almış paranın arama kullanıyor başarısız
girişimin oldu bu Bir daha olursa
elenirsin haberin olsun
Bu arada ben istiyorum çok önemli dedi
ki daha çok önemlidir [&nbsp;__&nbsp;] dedi
açmadım dedi Ulan [&nbsp;__&nbsp;] çocuğu senin
Gök çizgi tam sırtında [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
indirir zaten
gökyüzüne kadar gibi yemin ederim ben de
ben niye söyleyeyim ya sen
gözünü seveyim
yapma Çünkü bir sonraki konuklarımız
dinle etsin kardeşim [&nbsp;__&nbsp;] yanlış
yazmışım yanlışlıkla Dostlar olacak ya
bugün
yok oğlum götür açsan da olur [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım mı
o zaman da elimle [&nbsp;__&nbsp;] koyayım Yiyorum
Yiyorum Bir kerede Dayıcığım bir sıkıntı
mı var geleyim halledeyim yok ama
Bakayım zor durumdayız orada sana selam
atıyorum sıkıntı yok anlamına koyayım
bir dakika bir dakika bir dakika şimdi
Karamazı Ben ben bu hat ben miyim Evet
abi
kara tahta o Sen salakmısın beni bunu
yaptık
Bak ben niye bir çıkartıyorum [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım arama
beni niye dış hat yaptım ya birşey Pony
mi yaptın Ne yaptın bu yürü koymuş
yapmışsın normal mutfaklı yapmıştınız
dimi Ben
sana bunu Donat ağzım Neyse abi ben şu
an
Samet bir konuşsan Samet portal
şekli
ağzında niye Amazon logosu Vallahi
orospuçocuğusun aldım diyor Hadi lan
evet
hadi oğlum Ben niye göremiyorum ok Çizim
yok marka logosu tanımıyorsun ondan
göremiyorum diyor normal geliyor mu Alo
zaten
konuşmayınca Gökhan Zan ve Tamam kaldım
aşağıdaki maymun var lan Lan Normalde Üç
Maymun oynayalım var birimler
[Kahkaha]
Konuş
konuş bakayım
mikrofon Kapalı ortam İbo İbo yeme zarif
ayakkabı hiçbir yere geldim şimdi bir
dakika kavurma da çarpışma çıkar
dinleyeceğiz de İbo İbo
bu yakalamak Fikri kaldırsana
senin belanı [&nbsp;__&nbsp;] lan Daha bir kapı
geçiyor vuramadım bile misafir [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım böyle farklı kavun çok
arttı izledik makara yapıyorsun
yavşaklar hoştum lan yapıyor bir şey
söyleyeyim mi kavun kavun sen bu konuda
sabahtan akşama kadar orada Tamam
sen bu konuda sabahtan akşama kadar
konuşsam ben seni sabahtan akşama kadar
desteklemek zorunda kalırım bak o kadar
metni konusu onu burada o kadar haklısın
yani sen yarın akşama kadar anlat ben
sana at vererek vereyim uyumadan böyle
sabaha kadar hak verdim sana öyle bir
konu şöyle bir konu benim için
yağmur gülme harbiden silikonu orada siz
hiç misiniz kafalarımız güzel Belki de
çok odaklandım her şeyi Oradan bakıyorum
her şeyin Farkındasın değil mi
Nasıl Mert her şeyin çıkış noktası senin
yüzünden da o da bana bağlanma çok güzel
Evet Çağrı oradan niye abi biz eve son
patron lan anlamazsın [&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun
gaza gelmiş bir tane attı o saatten
sonra ben yapmayacak mıyım lan
yapacaksın erkek gibi böyle yaptı Adam
Tamam kardeşim senin kendini plakasını
değil mi o
dedi
yoh
Alp'e sallamadım Bu arada lafı soktum
Mert'in Nadir zaman müziğe salladı o
yüzden gelemiyorum tuvalete mi
çalıştığımız
vazgeçmez Merkez Karaman şunu kapat
anksiyeten dağıldı [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya 20
tane tişörtüm var benim Flexi neydi
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım Biz Ben belki fakirim
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım 20s Çağrı 20 TL tişörtü
tek bak Bu oyunu bu arkası diye 20 bu
tür gösterdi Kusura bakma ben Zile Engin
ballı ile karıştırdım odaklanmış
bilgi bir şey söyleyeceğim
Sen niye tişört çok yaptırmış Hoca İyi
yaptın lan endisi sordu bana dedi ki
Hadi ne güzelmiş ya dedi o yakışıklı ve
Cemal Siz bu [&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun metropolün
den gittiğiniz yarım saat sonra yayına
girmedi bu yarım satana kadar psikoloji
bozuyor hareketleri yaşamayacağım Dayı
neler olduğunu
dolandırıyor zorla parfüm sıktığı Dayı
sık sık sık Neden benim Amazon bugün
köyünden sonra korkuyorum Ya
oğlum var ya bak bu Mert Bak benim
hayatımda gördüğüm en değişik evropski
insan bakın Bu da
senin Yayınları olan samimiyetim
kırılıyor şu anda dayım beni evine
vuruyorum
Ne dedin ben anlamadım Hasan sen ne
dedin ne dedin ama ben iki Biraz önce
falan dedi diş Dışarıdaydım yakındılar
Ya ben baştan söylüyorum Mert Ben oraya
geldiğimde Mora kıyı o Rakıyı sana
koyduğum haberin olsun Ne oldu ben yine
kış anlayamadım sakinlik yaparım
neden atsana ya Yok yok dur dur bakalım
haydi haydi Dur bakalım bugün bugün
Mert'in yüzünü düştüğümü belki yani o
gün bugün müydü [&nbsp;__&nbsp;] koyayım bekliyorum
ki Gerisi gel anlatacağım [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
önce İddaa verelim mi çağıracağım si
parmak arası Kısaparmak mı [&nbsp;__&nbsp;] Burası
Ben de şimdi bu çocuk kendisi televizyon
dünyasına kalktığımız arkadaşlar var
2000-2010 arasındaki televizyon
dünyasında yaşıyorum Mert bilginiz olsun
ona göre gidin Yayınları'ndan sürgülü
hareketler yapabilir Çünkü ay ay evet
Hasan
dışarıdaydım Elazığ acıklı anlatamam dur
hikaye
biraz böyle ağlamak anlat yakındım abi
şu anda görüşmüyoruz gireyim dedim bir
gözlemci dedin abi seni özlemiş Yazdım
yazdım Ne yapıyorsun dedim gel dışarıda
buluşalım bir şey yapabildim sana
yakınım
büyük dışarı çıkasım yok Sen bana geldin
İlk başta senin o yalan söyleyen ağzını
var ya ki Abi iki dakika bölme çocuğu
bir şey şey yapayım dedim sakallı şu an
olayım dedim pembe var mı bildiğin dedim
takalım uzanmış biraz İlker ağabey Evet
mm bir bebeğim var o da kendisinde de
tamam dedim konumunu atar mısın dedim
attı falan işte değil Ben bir saate
geleceğim dedim anlamıyor musun işten
yola çıktı ağabey
bana yazdı atacağım abi ya gördüm mesaj
atamazsın Evet komik var bir de gelme
şimdi senden koyulaşınca dışarıdan
geliyorsun falan yaptı ben yollamışım be
bu hesabı dakika alma daha ben sana
direkt bölümü seninle şimdi komik olmuş
sen dışarıdan gel Bu otobüs sesimiz
falan dedi almadı Ben hep a canım
kardeşim benim ya Ağabey yine sana değil
mi of bir dakika bir dakika ya
çocuklarını morali bozulmuş [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım ya
istemiştim
altı güzel kardeşim sen de çok ama sen
sen de suçu bu ağabey ağabey dediğin
insanlar da suç işlemedim mı bana gel
bana gel bize gel
Ulan var ya kardeşim istiyorsan gel bize
gel Biz yan odayı vereyim sana
Bu mesaj yazabilmek istemiştim
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya ilk dur Hayat öyle
hayatını Zindan herkese çekilmiştir Abi
sen
anlat bakalım ya ben konuşacağım Sen
sifonu çekeceğim ne güzel hayatım
Bak şimdi Çocuklar Mert Edalı Gelin
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğum [&nbsp;__&nbsp;] koyduğum
şükür
büyük
bir
Tamam dur dur öldürme Tamam sen öldürme
Ağabey bir kere çıktıysa öyle koyulmaz
geri haberin olsun abi
GTA GTA beni
bir detay yenisini yaptı GTA yı almadı
by Player
ee bak nasıl
yazıyor öyle baktı Hasan yazıyor Tabi
gel kardeşim görüşelim diyorum Hatta
diyorum ki ben yayın yapacağım Gel yanda
birlikte yaparız Okey okey aradan ya 30
dakika geçiyor şey
çalışmaya başladım Okey bay bay Bu
arada bir gidiyormuş daha tanıdık Ben de
bunu duyunca bir iş mi geldi ama bir şey
demedim Başka onun üstüne başladı ama
nereden işkillendim ama çok çalışmaya
başladıysa
bir buçuk hafta önce tam bu coronanın en
hayırlı olduğu anlamına koyduk
bir şey söyleyeceğim Sen varsın dedim ya
da alalım ağabey ama bir dinle beni
dinle beni dinle Pepee zaten olacağını
bilsem kardeşime geldim ya Evet ben gel
dedim zaten Ama ben şurada fıttırdım
bana ondan sonra bir garip garip mesaj
attı atmaya başladı yok ama ama bu
açıyorum kapiçino kapiçino ile
karıştırdım her şey denedim Yani de
garipmiş falan bir garip mesaj geliyor
Sonra dedi ki sizin orada dedi Kuaför
var mı berber var O bir şey
anlayamadım Şimdi mesaj atmış yani ve
Allah Ben de bilmem işte kafayı kafayı
bir şey söyledim sadece
ben sana
üstüne hastane
Kardeşim
kardeşim Sen neden böyle bir şey
karıştırdım Neden onu anlattım merak
etmiş [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
şarjlı paylaşayım dedim yaşlı evine
gidecek yaşı artık şimdi başlıyor Ama
bana diyor ki Berberin numarasını
atıyorum konumunu atıyorum Diyorum ki
ara ama bir randevu al dolu olabilir ve
bana diyor ki ama çok yoğunum
çalışıyorum ben şu an sen arasan olmaz
mı diyor lan [&nbsp;__&nbsp;] onları karıştıracak
vaktim vardı Hafiye saç ekimi bakayım
almadın Sen içine [&nbsp;__&nbsp;] seni anladım
robot
çalışma
baturlar dur tamam dur
[Müzik]
[Kahkaha]
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım Ne yaptın ya Ne yaptın
atom bombasını attı Ne yaptın ya ne
kadar kadar çıkartıp hiç
tövbe estağfurullah ya Ne var senin
sağlığın eş ekmeğe devam etmenizin
vereceğiz kardeşim konuları işleyişi
için ee ne dedi sana benim dedi müsait
midir Bir de oraya bir daha O da bana
dedi ki benim dedi vaktimiz kart
alacağım bir kardeşim Buda komik
videolar bebeğim dedi ev ve ben dedim ki
ya Hasan dedim ya bizim Hasan paşamız ya
dedim bizden bir ailemizden biri dedim
cennetine çektim ve ben İlker abi aradı
Mahvet Ee daha birden randevu almak için
fakat Telefonu açmadın meşgul olduğunda
ve hatta o gün randevu veremeyecek de
açmıyor telefonları O da öyle bir abi o
nasıl İsmail var ya
Böyle geldik böyle bir şey söyleyeceğim
ayaklarımızda neden ilişkilerimizi de
normal insanlar yok mesela etrafımızda
ve olmadığı gibi burada yok da
etraftakiler de geniş bir bağlantı da
düzgün insana çıkmıyor yani kapılar bu
berberin derdine Peki bu berber meşgul
al lutilik nereden Yani yarına belki
randevu isteyeceğim yılbaşı Yeni
izlemiştim Bu arada kendi söyledim ya
sorma 1115 Sakal kesmek ne tek başına
hazırlanıyor tek başıma [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
hazır hak kalka mıydı Balkan ya Kadri
Azra kanka
Evet kadar Hakan Abim selam olsun Evet
Mersi ha Sana da söyledim ben durum
böyle böyle bana hala oradan darılıyor
diyor ki ya diyor Başka Bir berber yok
mu falan lan dedim Hasan yani Gel bak ya
evi biliyorsun Yurdu biliyorsun
mahallede vidolar gelecek Sen Bir Ben
evdeyim bekliyorum seni hardan 30 dakika
geçti gene birşeyleri karıştırıyor Ben
canıma tak etti zaten GTA'da adam eksik
olma ihtimali vardı o gece GTA yaptık
evinde Yağmur'la birlikte Hasan dedim ki
Hasan GTA gelecek misin ya Gelirim falan
yaptı tamam dedim O zaman ben sen dedim
kafede çalışıyorum coronada olabilirsin
sen dedim Eve geç GTA ya geldim konuda
bu şekilde bitti ve vitaminlerden biri
duygusal yapıyor bir şey yapıyor Bir
sürü şeyler yapıyor ve ki Sen üzgün
müsün peki hasta like atın için hiç
değilim bence Kesinlikle daha fazla
nasıl [&nbsp;__&nbsp;]
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğum
hepsi1numara yedim
ben zaten bizim böyle davranıyorsun Ben
Servet abin gelsene güzel ağrılar sınama
der bedava gelecek ya bu hafta yaptı onu
da göreceksiniz
biliyor musunuz herşeyi
Yağmur
Biz birlikte yapmadık mı onu Ne
yapıyorsun söylemeyeyim geldik görünmese
de bir çağrı dayım ne yaptın Elime çay
yap
siktirgit ne bir yer bir tabağa Bir elin
dokunduğunu Sanmıyorum ya o gece
Hatta sana şöyle söyleyeyim elle yediğin
için çatalla Dokunma değil dayı davulun
eli yorulmuş adam müzisyen Ben sol
elimde 4 tane kule meze üst üste ay
düşündüğü şeylere bak Hadi [&nbsp;__&nbsp;] [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım evlilik
bu yöne çatal ve uçak hiçbir şey
dokunmadı
kaldı bu çocuk ya ne yapma böyle
sonunda ne sapan nereye etmeyeceksiniz
vereceğim
ayakkabı nerede buldum ya Ben beyaz
beyazı giydim zannediyorum siyah
giymiştim o gün Allah
Allah sen bence renkleri karıştırılmış
Evet oynadığımda benim gözümü kalmış ben
ağzım açık bir şey diyor muyum ha yazıyı
çalmadım yazamam olduğunu örnek almış
götürmüş
bıraktım kendimi bıraktım
Evde göremedim evde vuracağım üstünü
değiştirenleri görüyorsunuz değil mi
Niye terledi Niye ne oldu Yayınları
yaşandı ulan Bu ikinci beyin açmamız
lazım O bırakılan Önce [&nbsp;__&nbsp;] Lig
hazırlıklarını sabah dokuz buçuğa kadar
tutacaktın orada nohut söyleyecek de ben
söyleyecektim sana dedim ki ilk dediğim
gibi saat sonra üç buçuk dedim Hiçbir
şey var dedi Üç buçuk
dedim ki 15 saat olmuş [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
ben şimdi ben bir şey söylemek istiyorum
arkadaşlar
Instagram'da rakımlı Life mağdurları
diye bir hesap açıp açılsın Bence bu
arkadaşların görselleri ve bu
arkadaşlara iyi daha işler ve yani
izlerken seyircinin bozuldu psikolojiler
de bunu arkadaşlar ilgilensin ler post
arada biz de etiketlemesinler ben okumak
istiyorum rakamı Life mağdurları [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım gelin bir mm 22023 sezonu
rakımlar mağdurları
şeklindeki bir sonraki konuk olarak
herhangi bir duygu düşüncelerin var mı
zaten kardeşim Bir sonraki Korkma bir
sonraki Ya sen orada biliyor musun nesin
bir sonraki hizmetkâr olarak gelmek
isterdim her diyor ki bana diyor hizmet
eder misin diyor yani bir sonraki bakın
Bu evde o işte müzik müzik müzik keyfi
canım kardeşim benim ya sen çok güzel
olan zaten bu arada mertebe aşağı
indirmemiz lazım MR gelirse bunu bize
kızdı kabul adıydı bize yıl önce dedi ki
ciddi konularda kesinlikle girilecek
bende böyle bir şey söyleyeceğim açsana
Meryem nasıl size kısa biliyor ya bunu
aklım almıyor Benim adım başka ev için
görmen lazım Acun Ilıcalı mahalleden
gelmedi yarına ağzına ve böyle bir
Mahallesi Evet andan itibaren zaten
böyle falan böyle bir garip bir muhite
Tövbe estağfurullah ya söylemeyeyim sana
demiş ki beşli Peki
Böyle mi olsun
Bence böyle olsun Ne kadar uzakta
Kamerayı aç
bu daha önce sifondan bir tane versene
daha Uğur 238 ayıklanmış ağabey Gökhan
abinin chati akşam 28/3 senden uzun
dalgası olan varsa ben öyle eğlenin
önünde Bu arada doğum günüm bugün en
güzel hediye benim için katman olmamış
seviyorum demiş vurdum mutlu Yıldız
yukarı çete yazınca 28
onu sorsana normal uyurken kelimesini
normal kalk
motif olmuş Halim 28 Önemli çünkü bu
ülke 28s biraz ulaşılmaya bilir o
Gökhan'a yani O noktada
o işte biraz sevgili felç
durumu söz konusu Çünkü o noktada
verileceği Bunun tam oranı var 27.4
santim gibi onun üstüne çok önemli
Doktorlar
bar yani öyle söyleyeyim mi bu şakalar
Yapardı ama onu yapmayacağım
ve o da içimde kalsın kendim gibiyim
şöyle Evet
mi
Evet Mert bir sonraki hafta konukları
kimler
Axa değil 13 haftada bir yapıyoruz bir
sonraki hafta 2-3 hafta sonra inşallah
Samet ve Nesrin Gelecek
hafta değil dedi üç haftada bir yapılır
bize sonra dedi ki bir sonraki hafta
sonu istemeden hepsini yapıyoruz dedi
bir hafta sonra 2-3 hafta zorla Samet'in
etsin gelecek inşallah Nesrin mutfak
önlüğü varsa direk ki hazırlama ama
olarak onlara bir sürprizim de var çare
öyle kuru kuru da olmayacak nedir abi
yok Evet [&nbsp;__&nbsp;] Power kabul seni de
dinlemek istiyorum akıllı mağduru olarak
programdan önce ve sonraki hayatında
neler değişti onları anlatabilir misin
Kanka keşke gitmeseydim diyorum ya bu
çocuk şarkısını sporcularda onları geldi
programdan sonra sen düşün yani Keşke
gitmeseydim diyorum zaten yaşadığım
Muhittin öyle bir muhite ki kanka sıvı
mahalleye işedi o işedikten sonra zaten
her şey bambaşkaydı benim
O arkadaki Sokağı iyi sokaklara işlemesi
neden anlama Öyle sordum bir şey diğer
açıp neden şeylerle unutmak için bir şey
yapıyorsun başladın arada bu
orospuçocuğu Mahalle bunu hak ediyor
Dedim da evde taksici [&nbsp;__&nbsp;] bizi bir
buçuk kilometre yürüdü komandosuyum
istediğiniz yerden uzağa bırakmış dedim
anasını [&nbsp;__&nbsp;] Bu mahallede açtım
işedim [&nbsp;__&nbsp;] koyayım de camın yanına
işedim adamların böyle şekerim dedim lan
bunları Allah Allah
aşkım gelip eve Merve suratına cesedini
karşısındaki Mersi gördükten sonra
Rüyalarıma girdi
nasıldı midem bulandı Ya bir evin içine
arkadan çağırmış
bizi şeyi bu olayı biraz
Atamazsın Bir dakika Noel Dayı 29 aramış
demiş no oh oh Acaba bana Yıldırım'a
sahası Hoşgeldin dayıcığım dayıcığım
diyor Alp de dayı dayı Hoş geldin
olduğu için çobanlık düştü arkadaşlar
bitti çobanlık bugün Kuran olmuş adamını
bana bir sorun oldu çobanlık düşün
arkadaşlar bundan sonra hastayı olduğu
asa-yı doğru mu Alp Aslan yıllarını
verdin mi sen Dayı Yaşar onay var
bitmiştir Çoban Devri taban Devri
kapanmıştır hastanede başlamıştı hiçbir
şey olsun dayıma bir hastayı alalım
hasta geçiyorsun alalım
Geçmiş olsun Aslında
Hadi bakalım Evet kabul Sen anlatıyordu
kusura bakma böldüm seni Bir de kanka
evin içinde kitaplıkta bir şey buldum
Hadi sana göndermiştim onu öyle
gösterdin mi Onu benim zaten
Göstereceğim size uydu Ulan bir bebek
atkı konu nerelere geldi kötü başı çıktı
orta o
en iyi anlar Ben kitap okuyan adam
değilim kendi kitaplık yok Ne kitapları
birşeyde diyor serisi var diyorlar Bir
şey söyleyeceğim Şu anda bu gece bir şey
var gece çok başka bir olay yaşandı bu
gece benim göstereceğim resim görsel
oydu ben Ama bunu ima et derken konuyu
bambaşka biri çekenler o zaman geldi
aslında ben Mert'in [&nbsp;__&nbsp;] motor ötürü
tuttuğunu bilmiyorduk biz mesela böyle
bir bilgimiz yoktu geri zekalı kendi
kendini Vallahi ben kötüyüm çıplak
değildi fazla tutar kafalarını kendi
kendine verdi ama
çoğu
banka ben evet evet Oh tam o bir o
bilsin Kanka ben niye Çıldırıyorum
düşündükçe Gerçekten bu Alpin ciddi bir
şifresi karşısına alıp bu programda şunu
istemiyorum Bunlar olmayacak bunlardan
olacak demesin sahnesini ver Bak ben bu
sahne için sana söz sünnetlik satın
alırım [&nbsp;__&nbsp;] koyayım mı böyle bu saniye
için Exo üyeleri uzatırım YouTube
Premium alırım yani anlatabiliyor 100
alırım yani bu sahneyi görmek yaşamak
hissetmek için yani Anne çok değişik bir
şey gibi anlatıyor Biz yaptığımız
içerikte Bunları bunları istiyoruz arada
ciddi konular falan bir sizli bizli
konuşuyor Alp Delinin böyle telefon aldı
çaktırmadan herhalde kaydediyor ve taşak
falan geçiyor
Oğlum ben
[Müzik]
anlatıyorlar anlatıyorlar Böyle bir şey
olamaz ya onlar da şu arkadaşlar Mert
kendi kanalında kontorden bilmeyen
arkadaşlar şişmanlatıyor reklam olsun
yoktur ya çağırır
150 milyon için bilmiyorum neden olsun
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım Yok Yok Bütün Arap
ülkeleri falan reklam başındaydım Tövbe
estağfurullah arkadaşlar contenti
bilmeyenleri düşün anlatıp bu Mert sol
üstteki kendi sıfatı bu meteoroloji ne
bu açıdan Bakın bu açık bu sabah yine
aynı ya nakşı aynı sadece masada bakılar
düşünme yanında iki kişi de aldım düşün
burada rakı içiyorlar kontent bu
Dur bakalım like eğlendirme kontratın
rakı içme bak içerken Eşlik etmek 10
TL'dir Mert'e
şarkı çaldırıyor para karşılığı verdi
defasında vermiyor burayı
ve arkadan yarardı da bakın kendi çete
kendi reklamını artı değiştirebilirsiniz
hiç oradan kendi reklamını var programı
anlattım Hani belki bilmiyorum yok bu
vardır diye bu program Hani bilmeyen
kalmayacak yakında Atv'de falan da sen
yayına girersin contentine öyle
söyleyeyim ha Davut'un da şöyle bir
şakası var Dışarı bardak atılır her
programa o şey oldu artık Ömer Çünkü
böyle şeyleri tutulur Çünkü bu bizim
programımızın artık hareketi oldu deyip
bir dahaki programlarda arttırma sağ Bu
şimdiden yazıyorum
göz kadar camdan dışarıyı bardak atılmaz
şansımız oluyor programda
bu harekete tutulur şimdi Master program
bu bölüm bu onun için Çünkü şöyle
başlıklar söyle bakımlar 13 bölünmesi
anladın mı Anne çok ciddi bir program
başlığı ve da şeritler dedim tamam mı
dayı bu kuraldır dedin twitch'te
gelenektir konu yok dedi rakımlarda dedi
isim olmaz abi yapmadım Bu yapmadı
onları [&nbsp;__&nbsp;] gerildim lan dedim ona da
yok konuşma geliyor çağır Eller arkada
bağlandığı bir gerildik [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
Bak diyor kimse bozamaz dedi orada koptu
zaten [&nbsp;__&nbsp;] koyayım devamını anne aklıma
Yok rica ettim Dedim bak bu kuraldır
izleyicide getirir fazla lamba yoksa
yazmadı bulantı video izle yazılmayacak
şerefsize bak programın adını bile
geçmesin diye isim yazmıyor işte oraya
belki belki birisi
silgiyi sevmiyor kavunu sevmiyor beni
sevmiyor geldi beni sevmiyorsun olmuyor
da uzan meyve yola çıkmak istemiyordum
rakılı Live 2 takım girsin bir baksın ya
içeri kim var ya o herkes var orada bir
tane kamera çıkmış yerinden yazmak lazım
Hadi oraya
Yahu var ya tam bir şerefsiz Biz
de oturmuşuz yani kardeşim uçuyor mı var
ya sen şerefsiz arkadaşını sevmez o da
gelsin izlesin mi istiyorsun yani orada
sıra geldi Hemen de kabul sevmeyecek
beni seviyor Şimdi çağrı Öylesine
söyledim abonelik attı bu boncuklar
diyor ki Bizimkiler Dayı diyor Umarım
geri verir bu Pitch Vallahi falan yazdı
Bak yemin ediyorum böyle yazdı çocuklar
en son Ya abi Bartın
hava İbo Show da bile istemiyor bir tek
isim yazmayan bir kişi var piyasada bu
oda Acun Ilıcalı Ananı [&nbsp;__&nbsp;] yoksa
çağrı yoksa ananı [&nbsp;__&nbsp;] çözdü
büyük resimli be Peki Messi'nin Ama
sormak istiyorum Nasıl Siz bu programa
gittiğiniz arkadaş music Ne yaptınız o
programda söyledim ben rakı içemiyorum
Mert
içeceksin
akışı böyle içeceksin
Bak bu programda
[Kahkaha]
Vallahi bildiğin gibi
konuşmak için
aferin böyle olacak
hepimizi kurtarır
son bölümü ile
[Kahkaha]
Kanka zaten biz öyle mi Samet sen
müjdelendi Kanka onu söyleyeyim sana
zaten yazıyor yazdı
programının son bölümü var mı
ya ben bu çocuklara korkuyorum ya
Gerçekten bu gruplara korkuyorum ya
bakalım ne olacak abi Hiçbir şey yapıp
Mert'in contentin önüne geçer geçemedik
Şeniz Sen de mecbur içeceksin orada
yapacak hiçbir şey yok Ben dahil Mert
çeker sonra beni Mert'i gördük Mert
çekiyor kavunu ayakkabısını vermedi Ya
Çağrı her şeyi sildim bugün var ya Bir
buçuk saat ayakkabı aradılar dedim ki en
son Bak en son Şu soruyu sordum bakalım
ayakkabıları gelmişsin kardeşim diye ben
buradan sonra zorunda kaldım
kavun bu kadar geçmiş olamaz Ben şimdi
adamsın sen tekrar ki Niye çattın abi mi
O da öyle bir delikanlı biliyorum ama
Aynen öyle öyle
anlayış bu patlatayım mı bombayı Evet
dayı yayın bitti yayın kapanıyor ekranı
geldi Ben de biliyorum bir şeyler gel
olacak gene taksi çağırdım bilmiyor
çağırdı mı da şeyden de şunları topa o
ananı sikildi
çıktım Dayım şaka yapıyorsun öyle bir
şey demedim Dedim ki
çıktım yani
bir şey söyleyeceğim yani kalsam sana
masada toprakla planı içerisinde de
bugün pazar
Sen geldiğinde sabah 11'e kadar
Buradaydın
masayı topladın mı sana
patlattım
gitti çay devlet Vay şerefsiz vay vay
vay hayır
geldi kapıyı Bak açtım arkadaşlar bütün
bunları bakılan mağdurlarından akıllılar
mağdurlarında göreceğiz hepsini siz de
mağdur sanız gidiyor sizde mağdurların
sonra yatır Bursa bu rakama
abone ol bu
video
çıkma Elif sahnesi Samet abinin
köydeydim maske takıp içeri girmesi
unutamıyorum ya
Abdullah
Tamam bir anı yaşa sana ya
bu mevzu Bir sene oldu
Şu anda aldın götürdün ya kaldım götürdü
bizi bir kereye götürdün ya ben de için
utanıyor biliyor musun sorgusuz sualsiz
Sen emirlerini dinlediğim tek yer olarak
ben de demişsin orada içeri
içeri geç diye
ama görmen lazım
geçtim [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
ev kaldı geldi Çağrı Buyur hemen görev
yerine getirildi sapık Mert istifa
rakılar bütün denetimine girsin çok
kolay mağdurları diye müzik çalar bir
şey daha vermeyeceğim abi
müzik severse bul mağazaları
bölüm olacağım mağdurları 17 kabuğunu
hayrettim
bakımları 12bölüm mağazaları sıva
gideyim Merak etmeyin son bölüm olacak
Bizimki
belki ambiyansı mı tutar her şeyi açık
ne olursun şeyi açıkla Mert sus Samet
müzik bir tanem sen söylemişsin Çağrı bu
böyle Pide söylemiş sayı büyük çorba var
Davut müzik aç aç bakıyor Tamam girdik
kavunda kahve Tamam okey ben kararımı
kapattım cebimde Sen anlat hikayelerini
haberim cebimde Dayı yedi içti yani
Tövbe estağfurullah
Profil açıklayamadım ya süre takip edin
Mert gel vuracak Ama
yok uçak üstüme geliyorsunuz Kameranı aç
Kanka vallahi terledim
açmayacaksın Şaka yapıyorlar
engel değil mi Ne zaman Almanya'da nasıl
Sigorta olmaz ya buna basma hristiyandır
Ben bir vantilatörün önüne geçip
geliyorum
drahoma bizde bu
bu Akıllar ben onu yine bitirdik Bu saat
airstream ekrana veren sapık
cari iyi söyledik Hahaha
ay şerefsiz
hediyem o medyaya Tamam devam edeceğim
gecenin buraları bende hiç yok Bu arada
ya umarım mi fail olmamıştır orada ama
mikrofon kapalıydı Zaten olamaz herhalde
daha ne olsun ama adamlar bırakıp
gitmediğin kalmış
Sen bana buralar bir toplansın dediğin
hatırlamıyor musun yayına ay kendince
kanı varken
Ya ben direk kaçtım dayı orada Samet de
fiyatı
ortam sende kamerası seninle bir yüzün
görüm tatilden geldi mi özledim bakalım
çıplağım ya harbiden Ben çıkma kanka ne
olacak sen ipinden ne olmuş yani
şimdi Vallahi açacağım [&nbsp;__&nbsp;]
göstereceğim üç ayda tatil yapacağım
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım ben onu yatağına
şey ya 4 santime kadar serbest taşımak
zor
[Kahkaha]
ama puanı nereden biliyor musun Çakır
niye tuvaletten yaptı
halledeceğiz şu
teknolojiyi ile niye bu kadar içli dışlı
oluruz Sen niye kulaklı kendisi bokmu Es
kulaklığı nesi vardı yeni kulak kalacak
bu odası vardı bunu da yok işte
istiyorum ağabey kulaklık varken Daha ne
olsun ya Ozan bugün geçiş hemen lazım O
kulaklık kablosuz bunun hakkını vermek
için kaç kaç numara görüyor falan iki
iki kere olmaz buruk
telefon falan gitmem lazım
versin Yani
evet Mami diğer değil Senin tiktoka
zaten hiç tahammülümüz kalmadı bu
sistemle Tamam canım Hadi ya gönder
Mehmet Bir de ben onu gönderirken mertim
bir dakika size ekran hemen vereceğim
Mertle gösteriyor Yaşasın artık Mert
korktuğum Eğer ki bana özelden atarsan
sana daha iyi bir şey verebilirim O
zaman sen bana özelden daha iyi bir şey
at ben onu Beğenirsem Tamam oldu göster
ve eğer ki onun paylaşılmasını
istemiyorsam daha iyi bir şey veririm
sana daha iyi vereceğine söz ver
bari iyi ya zaten onu bir yapacaksın ya
da daha iyisini vereceğim sen artık
istediğini alacağım abi bu hepsini
alabilirsin
Allah'la burada masaya otururum Ya abi
ya Ben de sadece koşu Ben zaten bunu
göstereceğim ya Bu da birazcık benim
vicdanımı Bırak kendini daha iyisini at
ben bunu paylaşmamış oğlum En azından
senin kontrollü bir şey paylaşım Bence
daha iyisini alırız ama Sağdaki kimlik
kartını diye Muhtemelen O çok vik kalır
bunun yanında siktiret paylaşıyorum
paylaşıyorum o zaman oh geliyor bombaya
önce Mert attım Hadi ya görenler Çünkü
sana attım
edip ya anlamadım bana gelir geliyor
versene lan vereceğim Dur dur sakin
olunca onu gönderdim daha iyisini Varsa
bunun tak atlayacağım
yayın verdi bize göre WhatsApp'tan mı
yazıyorsun nereden yazıyorsun yok
dereceden iyi gittiğini yaşanan abla alt
oluyor
tahmin ettin bunu ya Ya ben bir kavurma
Bak ben şimdi ben bunu yazdım
söyleyeceğim ben buna var ya Bak ben
sana şimdi ben bunu iki gece güldüm ya
Hakkını helal et beni gece belli
aralıklarla
[Kahkaha]
bana ne dedi biliyor musun hayallerini
yaz çarp
senin ananı
ağlayan
çocuk yaşındaki kardeşi yazdı sandık
yazıdan [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
çocuğun en büyük hali
Abi ben tek bir şey söylüyorum istediğim
şimdi gidebilirsin programı
gerçekleştirildi Aman iyi olsun
hayallerini yeter Elif
nereden başlayalım devamı gelir mi
ama İngilizcem Türkiye sarı youtuberları
mı olacağım
rahatsız oluyor biliyor musun
Bak bak bu mutlu mutlu Anaokulundan
ne işe yarar bir şeyler oraya
gidiyorum de
vermedi biliyor musun hiç hissettirmeden
böyle bir şey var mı Yok bu iki gündür
buna gidiyormuş
arada bir benimle konuşurken arada
birini kırdık bir ses geliyordu dedim ki
belki elinde Bu resim ona bakıyorum
yanına benle konuşuyor
baksana başaramazlar dönemi diğer
olmamıştır Biz diyelim Sen de dersin ki
bu zor be
senden Bizim olmaz duracağı
ama doğrudan birşeyler Demek İster misin
bunu belki birazcık gördükleri zamana
koyayım Store atıyorum ben bunu surat
kanka bunu Arkadaşlar bunun bugün olacak
Bunu Bugünün anısına herkes sizinle
paylaşacağım
attın abi
bir dakika bunu bir dakika bir şey
söyleyeceğim bunun sol üst köşesine
Mert'in düşünürken gibi fotoğrafını
koyabilir misiniz o çocuklar [&nbsp;__&nbsp;]
atıyorum ama altına bende Yok lan yok
RTL
7 yaşındaki genci kardeşim kitaplarını
karıştı ya
[Kahkaha]
o şurubu Ben de bunu iki gündür
giriyorum bunu
niye diyecek şimdi
ya yeter oğlum benim
için bir de hep sen kalacaksın çağırır
dans et
Türk'ü youtuberların olacağım ama sayıyı
belirtme misin [&nbsp;__&nbsp;] koyayım kaçıncı
dönem
Çünkü çok farklı içerik yapan var ya
orada Sen şimdi bu sıkma yaptığını
zannediyor
gönderdim bu mesajı ne yaptın
Evet biraz o şekildeydi de sevgi
sağolsun
yani bu kadar rahat için nasıl yerler
karıştırılabilir Ben anlamadım
Karıştırmadım ama karıştıran dostum da
suçlamıyorum kitap bak Bir dakika
karışık Yağmur
o validen Ben çok az bir bilmiyorum
evlenme çıkabilirdi gerçi de burada bir
şey gelecek zaten bu bence gayet Okey
Hatta bence artı puandır tatlı Ben Ayıp
yani kumrum da bir bulut geçmiş olması
yapmamız lazım bu meşhur olacakmış
neydi
acil Oğlum
yanındaki kız patlayan biliyor musun Ben
büyüyünce doktor olacağım yazdı Sen
burada olacağım yazmışsın [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
ya
bitmek üzereydi ya bu evrene gönderilen
mesajlar 10 numara
düşünce olarak ki
Ya kızım Madem böyle şeylere inanıyoruz
yani adam Ben nerede Bak görüyor musun
Madem bunlara inanıyor
[Kahkaha]
evlendiniz
anlayamadım ya
harikasın
mı var yani Anlayamadım Ben
Gönlümü
altına şey yapın Yok yok ya çok şirin Ya
canım falan yazsanıza dışarıda
Bu kim lan bu
ya Allah'ım sabır ver sonra açıklama
yapacağım arkadaşlar olduğunu
söyleyeceğim ben yedi gündür bu yasadan
ve bu ortamdan uzaktı benim bütün yedi
günde biriktirdim enerjim Bitti [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım ya öyle su başa döndüm sayısı
tatile gitmemişim noktasındayım o kadar
yoruldum Mental çöktü Arkadaşlar kim
Nereden buldu ya şey söyleyeceğim bunun
altına Normalde Bunlar da normal canım
benim falan yazın ki dışarıdan gelen
Twitter kullanıcıları gerçekten Böylece
zannettim onları koparız Daha sonrasında
[Kahkaha]
Kanka kanka
isteriz Yani hiçbir şeyim olmaz kanka
Allah
bak biz aklına da aynısını yaptık dedi
ki abi dediğin sizde de böyle
yapıyorsunuz dedi Bir gün [&nbsp;__&nbsp;] hala
hiçbir şey yapamadı Kanka bizim
yanakları anası ne oluyor
değerli arkadaşlar şu anda son dakika
haberlerine göre evdeki son dakika
haberleri toplum Ben 7 yaşındaki ayar
vermeye çağda yazılar çıkarttığı Kahve
detaylarıyla biraz sonra beraber süt
olacağız bırakırlar mağdurları destek
bağlanıp mağdurlarına anlatıyorlar Oh ho
ho
biraz daha formumdayım eskiden mu haber
şey Gülten'e direkt giderdim biraz daha
Emine Ee sevgilim Evet
efendim çağır
bitmiş yani
ve Ağlamıyorum Efendim çağırır ne
Bu duygu ve düşüncelerini alalım Senin
ben çok fazla
böyle
ya bi yana ya gerçekten çıkmamızı yoksa
mavi senin niye yukarıda Bundan mı
yazıyor
elektrik piyasasındaki adım taşak
geçiyor Dayı
aldılar Allah mesaj
[Kahkaha]
bölümü Burası da bomba grama profili
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım yani
çok üzüldüm ya Şu an o
Eğer
bakmak neleri Bak net video bak ne
yapmış bize verebilir misin verebilirim
Yağmur sen ne yapıyorsun elin Ordu son
dakika yakaladım
Ne yapıyorsun tombala ne yapıyorsun
orada
lan nereye gözümü Nereye çevirirsem
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım bir şeyle karşılaşıyorum
ama bir uzun ya artık ya bunun boynuma
ağrıyordu ya gülmekten ya o
[Kahkaha]
Sen ne yapıyorsun bizim olacağım bacımız
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım
Ne hayal ediyor Niye gidiyor
Çok
da
[Kahkaha]
ah kapatıyoruz kameraları ben
ne diyecek inşallah Mersin'e gerçek
olacak abi
bugün bir arkadaşımızın ayarla gerçek
Biz buradayız
[Müzik]
korktum ya hakikaten çok üzüleceğim
[Kahkaha]
olmadı önce o
Bir açıklık getirelim ve daha bunlar
senin yüzünden
tek bir kelime doğru değildir tek bir
kelime Nasıl ya
sen
Yağmur demedik
Kapatmışım masayı topladım
atacağım şimdi ya o
[Kahkaha]
bu
şekilde Yapıştırmış kağıdı özel alanımı
ihlalden ben gerekli yerlere mercilere
başvuracağım yazdık
of oğlum
vaa va
bu
olay ha
Ben
bugün de bir genç kardeşimizin
hayallerini [&nbsp;__&nbsp;] arkadaşlar
İnşallah biz burada olduğunuz sürece
daha çok böyle hayallerin [&nbsp;__&nbsp;]
koyacağız
bir de bak evrenle Mesajı biraz
yorumlamaya açık göndermiş Türkiye'nin
sahili youtuberlardan olacağım Biraz da
hani nereye like görürsen Orkun bitti
kaldı ve İşte Enes Batur numaralı bir
nokta bana Yazsana oğlum o zaman
Ben
Enes abi Tamam ilçesinde
ah hem de bir at
almışım
Her yer birbirine girdi ya
Ya bugün
bu göster ben bunu bana ben bulursam onu
atacağım ya
at at kardeşimize Bu da yaşındaki biraz
hormonu çok olabilir Bir şey
söyleyeceğim bunu bana WhatsApp'tan
göndersene Mame mi Ata bana ben yolun at
Ben ne yapıyorum Gelin alın ya artık
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım birşeyde yapın ya indirdin
sen onu Ulan ben bunu attıktan sonra
kendime dağıtabilirim zaten o evreye
geçemedik daha resim kopyalanabilecek
karşında ağabey senin şu an Ulan ben
zaten telefonuma gelsin istiyorum
discorddan at Ya kardeşim ben bunu beni
alacaksam niye kendime gönderiyorum sana
gönderdim Bir daha bir tuz atıyoruz
fotoğrafa
eline telefonu istiyorum ha sana
WhatsApp'tan yeni kucaktan kucağa
fotoğrafını çekeyim Ben bunun yarrağım
teknoloji içerisinde yaptığımız zaman
kalmıyor salak gibi o zaman
kendi işini kendi halletsin Abi bu
denizde de benim de beynim yandı çocuğum
benim Beynim durdu şu anda mesela Evet
buradan gideyim alayım ben bunu kime
kadar göndermeyin hiçbir şey
TRT gideceğim
[Müzik]
şimdi
adam Yayıncılık küstürdü ya o
bu
fotoğrafı kaydı
Üzülme yine bak ben bu hafta içi
gideceğim ya ona elimde şarapla
Umarım olmaz yine gideceksin lan bana
gelecek bana göre bu kafaya koydu bana
beni burada çağırabilir misin kapıdan
girer girmez Tekbir kurtuluşa Ustam Hoş
geldin de
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun bak yemin ederim dayı
devam edelim de
dizilerde ara
Kahraman Hahaha
salak Mehmet
Estağfurullah oğlum bir şey söyleyeceğim
Bu benim balığa patladı Herhalde yani
ben şu anda Allah Çok güldük Abi çok çok
olmadı ya benim oldu gerçekten tavan
falan patladı Yani şu anda
ben de Hayallerim yazacağım Artık
açık ameliyat iki oda girelim Madem
birazdan ona Gül elimizde uzun zamandır
yoktu bunları yapacağız artık yapacak
bir şey yok Bana da bir turda günün
sonunda gideriz ama Alev sultanı Eline
sağlık kuvveti o yapmış alessultan
yapmış Optimum [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
gözlerinden öpüyorum kardeşim İnşallah
daha iyi yerlere gelir kötü
alışkanlıktan uzak
duyarak falan çıkartmak onu sevmiyor ama
Şahin ben [&nbsp;__&nbsp;] atmıştım
ama yine onu yazarım
Ya oğlum niye attınız bunu Oldu Böyle
şeyler
nereden moment of inertia çocuk
Hayallerinin peşinden koş Biz her zaman
arkamız güzel çocuk
gibi Allah nasip eder inşallah
bu
Barış dakika askerlerin yollamış uyarı
kalkmayı demedik mi bu suratına
[Kahkaha]
Bütün konuşanlar moderatörün Bu da
Asacak
bizim ekiple niye sadece kendi olan yok
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
bu
meyve kamuoyunun değerlendirmesi Grande
Ondan ibaret gibi algıladım ben
Sağ ol abi çıldırdım ya Ya of Tamam
gönder bir de onu da güleyim Madem of
gönderdim TikTok profilimi Ben Nafiye
Kayaoğlu özel hesapları Alo özel
hesaptır diyor nasıl açacağım hepsini
atacaksın
Hey Sence bırakma kadar gelmiş Merhaba
Feyzan videonun bu kısmına kadar
geldiysen ve like at yorum yaz ve
Videoyu beğen
oynayalım mı
[Müzik]
abone ol
[Müzik]

Herkese merhabalar. Bugün sizlerle
birlikte sohbet söyleşi konusunu
öğreneceğiz ve aynı zamanda sanatsal ve
öğretim metinleri sınıflandırıp
aralarındaki farka bakacağız. Çok kolay
bir konu. Hızlı bir şekilde başlıyorum.
Şimdi arkadaşlar sanatsal metin adı
üzerinde sanatsal metinler yani şöyle
göstereyim. Mesela bir şiir. Garb ucunda
son kıyıdan en gürültülü bir med zamanı
gökyüzü kurşunla örtülü. Gördüm deniz
dedikleri bin başlı ejderi. Gördüm güzel
vücudunuzu mrütleyen deri diye devam
eden bir şiir görüyoruz. İşte bu şiir
sanatsal bir metin ama aşağıda bir şiir
tahlili var. Bu öğretici metin Yahya
Kemal şiirin bir duygu meselesi olduğunu
kavramış ve bunu eserleriyle
göstermiştir diye ciddi bir şekilde bize
bilgi veriyor. Bizi bir şekilde
bilgilendiriyor. Yani demek ki öğretici
metinler okura bilgi verir. Bakın
anahtar kelimeleri gösteriyorum. Okura
bilgi verir. Onun düşünce ve
kanaatlerini değiştirir. Veya
kuvvetlendirmek amacıyla kaleme alınan
metinler. Demek ki öğretici bilgi bu
anahtar kelime. Sanatsal metinlere
baktığımızda bir dilin imkanlarıyla
birtakım estetik uyarımlara yol açarak
bak estetik yani güzellik insanı
etkileyen, insanda güzel duygu, düşünce
ve hayaller uyandıran, yazılı ya da
sözlü olarak oluşturulan edebi değer
taşıyan metinler. Yani bu biraz daha
keçi boynuzu. Bu ise bir kaşık bal gibi.
Yani burada böyle sanatsal şeyler var.
Edebi durumlar var. Şiirler gibi. Şimdi
sanatsal metinlere baktığımızda roman,
hikaye, destan, fable, masal, şiir,
efsane, masal, işte halk hikayesi,
mesnevi, manzum hikaye, tiyatro.
Bunların her biri sanatsal metin. Ama
öğretici metinlere baktığımızda burada
bilgi var. Gezi yazısı mesela biyografi.
Bir yazarın hayatı hakkında bilgi
alıyoruz. Ya da otobiyografi yazar kendi
hayatı hakkında bilgi veriyor. Fıkra
gazetelerdeki güncel köşe yazısı. İşte
haber yazısı 5 n bir k ne nerede ne
zaman, nasıl niçin kim mektup artık
günümüzde yok tabii artık elektronik
posta var ama günlük bunun yerine de
daha çok blog günü gün tutulan anı
hatıralarımız makale bilimsel
ispatlanması zorunlu olan düşünce
yazıları bunlar da öğretim metinleri
oluyor. Şimdi size sınavda yazılara
girdiğinizde bu arada mutlaka yazı
notlarınızı yanında bulundurun. Böyle
bir metin verecek bir şiir verecek ya da
bir hikayeden, eee, masaldan, romandan
alınmış bir parça verecek. Bu neden
sanatsal metin diyecek? Bu neden
öğretici metin diyecek? Veya hangisi
sanatsal, hangisi öğretici bilin ve
açıklayın diyecek. O zaman ne
yapacaksınız biliyor musunuz? Böyle bir
metin gördüğünüzde yani böyle sanatsal
bir metin gördüğünüzde şunları
yazacaksınız. Sanatsal metinler
okuyucuya estetik zevk verir
diyeceksiniz. kurgulanabilir. Aynı
zamanda öznellik hakimdir. Sanatsal
metinlerde değişiklik yapılabilir.
Kelimeler mecaz ve yan anlamda
kullanılır. Betimleyici öyküleyici
anlatımlar vardır. Dil sanatsaldır.
Üslup kaygısı vardır. Yani yazar güzel
yazmak zorunda. Aynı zamanda dil
sanatsal işlevde kullanılır. Söz
sanattan yer verilir. Kişileştirme,
benzetme, abartma ve aynı zamanda işte
masal, roman, hikaye, fabl, destan, şiir
neyse onu söyleyeceksiniz. Mesela bu bir
şiir diyeceksiniz. Anlaştık mı? Demek ki
öznellik var, sanatlar var, mecazlar
var. Bunlar anahtar kelimemiz. Fakat
öğretici bir metin verirse diyeceksiniz
ki o zaman burada okuyucuya bilgi vermek
amaçlanıyor. Gerçekler dile getiriliyor.
Metinler kurgu değil. Nesnellik var.
Aynı zamanda kelimeler gerçek anlamında.
Açıklayıcı anlatım var. Resmi açık sade
bir dil var. Söz sanatlarına yer
verilmiyor. Göndergesel işlevde yani
bilgi gönderiyor. Daha çok
ansiklopedilerde, bilimsel kitaplarda
kullanılan bir tarz diyeceksiniz. Bakın
bu adeta ders kitabı gibi. Yahya Kemal
şiirin bir duygu meselesi olduğunu
kavramış ve bunu eserleriyle
göstermiştir diye devam ediyor ve bize
bilgi veriyor. Şimdi bunları
öğrendiğimize göre hemen başlayalım
sohbete. Sohbet de çok kolay arkadaşlar.
Sohbet gazete ve dergilerde
yayınlanıyor. Güncel olayların, kültürel
ve sanat hayatı gelişmelerin fazla
derine inilmeden içten bir dili adı
üzerine sohbet zaten okuyucuyla
karşılıklı konuşmaması işlendiği yazı
soru. Okuyucuyla karşılıklı
konuşuyorsun. Şimdi görüşleri kanıtlama
gereği duyulmaz ama mesela makalede
duyuluyor. Buna dikkat edin. Makalede
duyuluyor. Mizai, fıkralar, atasözleri
deyimlerden yararlanılır. Canlı ve akıcı
üst kullanılır. Okurla konuşmaması için
yazılır. En önemli kelime bu. Sohbette
konuşmaması var. Ve en önemlisi şunu da
yazalım. Şimdi e bir de fıkra var.
Fıkrada da yine böyle eee güncel bir
hava var. Yine eee aynı zamanda öznel
bir dil var. Samimi bir dil var. Ama
fıkrada yazar okuyucunun görüşünü
değiştirmeye çalışır. Köşe yazısına der
ki, "Ben böyle düşünüyorum. Ey okuyucu
benimle aynı görüş olmak ister misiniz
diye size sorar. Ama sohbette ben böyle
düşünüyorum. Siz ister böyle düşün ister
düşmeyin hiç fark etmez. Okuyucunun
görüşünü değiştirmek istemez. O zaman
buraya yazalım. Okuyucunun buraya
yazıyorum. Okuyucunun
fikrini
değiştirmeyi. Bakın bu çok önemli. Bunu
sorarsa hoca sınavda bir tek siz
yapabilirsiniz. Değiştirmeyi amaçlamaz
sohbet. Tamam mı? Ama bunu kim yapar
mesela? Fıkra yapar. Fıkra bunu yapar.
Görüşleri kanıtlama gereği duyulmaz.
Bunu kim yapar? Makale yapar. Onu demek
istiyorum. Batı edebiyattan alınmıştır.
Toplumsal fayda düşünülmüştür. Ahmet
Mitfendi bu türde yazılar yazmıştır
Tanzimat döneminde. Yine Ahmet Rasim de
sohbet türünün ilk yetkin örneklerini
veriyor. Şimdi Nurullah Ataç'ın
söyleşileri, Şevket Rado'nun Eşref
Saati, Suut Kemal Etkin edebiyat
konuşmaları, Sohbet türündeki önemli
eserler. Şimdi üçünü bir daha
karşılaştıralım. Makalede kanıtlama
zorunluluğu var ama fıkrada kanıtlama
zorunluluğu yok. Sohbeti kanıtlama
zorunluluğu yok. Makale nesnel anlatım
ama fıkra özel anlatım. Sohbet özel
anlatım. Makalede bilimsel bir üsup var.
Dolayısıyla makaleyi şöyle ciddi bir
adam çizebilirsiniz. Fıkrada ise serbest
üsup var. Sohbette de serbest üslup var.
Okurla karşılıklı konuşma üslubu var.
Ama burada
okuyucunun bak tekrar yazıyorum bunu.
Bir kez daha yazıyorum. Sınavda çıkarsa
bunu ekleyeceksiniz. okuyucunun fikrini
değiştirmeyi değiştirmeyi
amaçlar. Yani okuyucuyu bir şey ikna
etmeye çalışır. Bu amaçlar. Bu ise
amaçlamaz. Öyle bir sebebi yok. Yani ben
okuyucunun fikrini değiştireyim demez
arkadaşlar. Evet dersimizi bitirdik.
Gördüğünüz gibi çok kolay bir konuydu.
Yazılı notlarında bunu detaylı bir
şekilde anlattık. Buradan da hemen
sayfalarını göstereyim. O sayfalardan da
bir kez daha kendiniz çalışıp
pekiştirebilirsiniz arkadaşlar. Burada
her biri öğretim metinler sanatsal
metinleri sayfa 24 ve 25'te anlattık.
Buradan da güzel güzel çalışabilirsiniz.
Hadi bakalım diğer dersimize görüşmek
üzere.
[müzik]
&gt;&gt; [müzik]

Sprout [müzik] kavanozunda mikro
yeşilzanda can verir o vitamin sevgisi.
Çocuğuna oyun diye öğret. Düdük nasıl
çalınır fena nasıl tutulur? Onu korumak
yetmez. Ona kendini korumayı öğret ki
geleceğimiz kurtulur.
[müzik]
Küçüğün cebinde adresi, büyüğün kalbinde
feraset olsun. Herkes bir görev alsın.
Evimiz huzurla dolsun. Burası zombi
podcast. [müzik]
İstasyon şefin burada. Tek bir
merhametin kendisidir. Tehlike tam
kapında. [müzik]
El ele veren yıkılmaz. Bu bizim sivil
kalemiz. Hazırlıklı olan hayatta kalır.
Budur tek gerçeğimiz. [müzik]
Sen su arıtmayı bil. [müzik] Ben
telsizle haber salayım. O ilk yardımda
usta olsun. Biz de sargı beziyle yarayı
saralım.
Eczacı Ahmet abi [müzik] bakkal Mehmet.
Her dükkan birer sığınak. Asa hiç bir
gün dursa da biz birbirimize olmacağız.
Irak topyekün savunma [müzik] bu
neşlerden unaz sevgiye uzanan birimiz
üçse termal battaniyesini diğeriyle
paylaşan burası zombi podcast. [müzik]
İstasyon şefin burada tek bir merhametin
kendisidir. Tehlike tam kapında ele
veren yıkılmaz. [müzik] Bu bizim sivil
kalemiz. Hazırlıklı olan hayatta kalır.
Budur tek gerçeğimiz.
Budur [müzik] tek gerçeğimiz.
Sözün özü dostlar. Hayat en büyüktü.
Öğretmen demiştik ya. Sınavı başlatan
değil o sınavda kardeşini koluna takan
kazanacak. Telegram'da buluşalım. Bu
büyük tezi kapatıyorum ama hazırlıklı
olun. Çağrı sonu 3 4. Whisky tango alfa.
Dinlemede olan var mı?
[müzik]
Zombi podcast başlıyor dostlar.
Kemerleri [müzik]
bağlayın. Şehir uyuyor çinko kararbon
vatandaş rüyasında ama biz ayız. Hayatın
tam da ortasında
Ort Doğu Cehennemi [müzik]
suyun ısındığı o yer. Bize bir şey olmaz
diyenler ilk onlar gider. Ferrari
[müzik] motorlu bir şahin gibi
olmayacaksın. Bilgin çok olsa da [müzik]
sahada donup kalmayacaksın.
Kaderci değiliz abi. Biz hazırlıkçıyız.
[müzik] Kendi göbeğimizi kendimiz
kesecek yaştayız. Burası [müzik] da
zombi podcast. İstasyon şefiniz
konuşuyor. Güven kontrole mani değil.
[müzik]
Saatler doluyor. Hazırlıklı ol. Uyanık
kal. Hayatta kal kardeşim. Seni kimse
[müzik] kurtarmayacak. Bu senin tek
gerçeğin.
[müzik] Çantamda ürün fetişine yer yok.
Ağrılı at. 16 kiloyla [müzik]
kaçamamazsın. Zekanı da içine kat. Büyük
bir çöp poşeti bazen en kral pançodur.
[müzik] Dukteype dediğin her tamirin
ilacıdır. Vazelinli pamuğun varsa
[müzik] ateşin sönmez asla. Lümen
değerini boş ver. Karanlıkta yolu
[müzik] kolla. Tersizinde bataryanı hep
yedekli tutacaksın. [müzik] Enerjin
biterse abi sadece bir tuğlasın. Gri
adam olacaksın. Kalabalıkta kaybol.
Taktik [müzik] yelekte gezme olmaya
amacı yol. Evin kalemdir ama camlar en
zayıf noktan. Sığınak yapamazsan ayrılma
sığınma odandan. İlaçların [müzik] son
kullanma tarihi geçse de veri orada
durur. Doğru bilgiye ulaşan ölümü
kapıdan kovur. Kavga kapına gelirse
[müzik]
ilk kuralın kaçmak olsun. Bordo bereli
de olsan kavgada canın [müzik] sağ
olsun. Kelepçeli kürdanla aç. Suyunu
fıtyle iç. Asa iş çöktüğü an. Güvenme
kimseye [müzik] hiç. Cepturnebelinde
mermi yarası derin. İlk yardım bilmezsen
[müzik][şarkı söyleme] toprağın olur
yerin. Türk korkma silahlar [müzik]
yasal sınırda kalanma. Eğitimsiz
mühimmat sadece yüktür sana. Burası
[müzik] da zombi podcast. İstasyon şeyiz
konuşuyor. Güven kontrol [müzik]
emanideyim. Saatler doluyor. Hazırlıklı
ol. Uyanıp [müzik] kal. Hayatta kal
kardeşim. Seni kimse kurtarmayacak. Bu
senin tek gerçeğin.
&gt;&gt; Kemerleri çözebilseniz hazırlık bitmez.
Devam edin.
&gt;&gt; 4. Whisky tango alfa. [müzik]
[müzik]
&gt;&gt; İstasyon şefiniz konuşuyor. Güneş
batarken pencerelerde sönen [müzik]
ışıklar değil. Uyanık zihinler lazım
dostlar. Sabah dükkanı açan o fırıncı
abiye bir selam ver. Onun ocağı yarın
fırtınada mahallenin kalbi olur. Her
şeyi o bilir.
Yaşlı teyzenin [müzik] elinde pazar
filesi. Koş yardım et kardeşim. O elle
kıtlık görmüş o zihin en büyük
istihbarat kaynağıdır aslında.
Sivil savunma dediğin yukarıdan emir
beklemek [müzik] değil. Binasına sahip
çıkan, komşunun kapısını çalan her
yurttaşın onurudur. Kaderci olup bize
bir şey olmaz diyerek [müzik]
uymayacağız. Tedbir alıp sevdiğimiz her
canı korumak için uyanık kalacağız.
Burası zombi podcast. İstasyon [müzik]
şefin burada. Tedbir merhametin
kendisidir. Tehlike tam kapında. El ele
veren yıkılmaz. Bu bizim [müzik] sivil
kalemiz. Hazırlıklı olan hayatta kalır.
Budur tek gerçeğimiz. [müzik]
Kavanozda bulgur üstünde iki dal defne
yaprağı. Kurtlanmasın diye emek verdin.
Kışın [müzik] olacak tabağı. Ete tuzu
bas, eti kurut. Dedelerimizden miras bu
bilgi.
[müzik] Sprout kavanozunda mikro yeşil
uzanda can verir o vitamin sevgisi.
Çocuğuna oyun diye öğret. Düdük nasıl
çalınır fena nasıl tutulur? Onu korumak
yetmez. Ona kendini korumayı öğret ki
geleceğimiz kurtulur.
Küçüğün cebinde adresi, büyüğün kalbinde
feraseti olsun. [müzik] Herkes bir görev
alsın. Evimiz huzurla dolsun. Burası
zombi podcast. [müzik]
İstasyon şefin burada. Tek bir
merhametin kendisidir. Tehlike tam
[müzik] kapında. El ele veren yıkılmaz.
Bu bizim sivil kalemiz. Hazırlıklı olan
[müzik] hayatta kalır. Budur tek
gerçeğimiz.
Budur tek gerçeğimiz.
Sen su arıtmayı [müzik] bil. Ben
telsizle haber salayım. O ilk yardımda
usta olsun. Biz de sargı beziyle yarayı
saralım.
Eczacı Ahmet abi bakkal [müzik] Mehmet
her dükkan birer sığınak asayiş bir gün
dursa da biz birbirimize olmacağız ırak
topyekün [müzik] savunma bu neşlerden
unaz sevgiye uzanan birimiz düşüse
termal battaniyesini diğeriyle paylaşan
burası zombi podcast istasyon şefin
[müzik] burada tek bir merhametin
kendisidir tehlike tam kapında ele veren
yıkılmaz [müzik] bu bizim sivil kalemiz
hazırlıklı olan hayatta kalır budur Tek
gerçeğimiz [müzik]
budur. Tek gerçeğimiz
[müzik]
sözün özü dostlar. Hayat en büyüktü.
Öğretmen demiştik [müzik] ya. Sınavı
başlatan değil o sınavda kardeşini
koluna takan kazanacak. Telegram'da
buluşalım. Bu büyük tezi kapatıyorum ama
hazırlıklı olun. Çağrı sonu 3.
&gt;&gt; Cihaz test. Ses kontrol. Burası tango
alfa 4. Whisky tango alfa.
&gt;&gt; Selam dostlar. Ne alemdesiniz? Sanıyorum
chat'i ekrana yansıtamıyorum. Bir
problem var. Ne olduğunu çözemiyorum.
Eee,
son 3-4 dakikadır bununla uğraşıyorum
ama yok. Yemedi abi ekran böyle bomboş.
Pırıl pırıl, tertemiz.
Yapabileceğimiz bir şey yok. Yarın canlı
açamayacaktım. Normalde cuma günü açayım
diye düşünmüştüm ama eee cumartesi sabah
İstanbul'a bir yolculuk var. Orada bir
buluşmamız olacak. O yüzden erken yatıp
erken kalkmam gerekecek. 5 gibi falan
kalkıp havalimanına gideceğim. Ses ve
görüntü iyi mi? Ne alemde? Bir geri
dönüş yapar mısınız?
Şu an ben olabildiğince kontrol ediyorum
ama sağlam görünüyor ama chat'i ekrana
yansıtamıyorum
ilginç bir şekilde
[homurdanır]
yani. Yeniden kodu paylaşacağım
belki düzelir.
Mük. Mük ne?
He sanıyorum şey chat e yansıtma kodumuz
değişmiş. Bunu bir kopyalayalım bakalım
olacak mı?
Eee, nereye kopyalıyorduk ki?
Çok ilginç.
Yani
yok.
Neden olmuyor anlayamadım.
Bütün ayarlarımız var.
Patladık.
Neyse chat gelmesin ekrana. Ne yapalım?
UV82'yi kullanmıyorum dostum. Sattım
gitti. Başkaları kullanıyor şu an.
Onlar keyfine varıyor.
Artık kullanmıyorum yani. UV82 her
telsizcinin ilk başladığı telsizlerden
biri. Ama ve lakin bir gün bir yerde
veda etmek gerekiyor. Artık yok bende.
Hatta kime verdim? [homurdanır]
E bir tane airsoftçu bir arkadaşa
sattım. Airsoft etkinliklerinde şu an
benim telsizle mücadelelerine devam
ediyor arkadaşlar.
Şu an bir tane mobil telsiz lazım araç
ya da eve kurmak için. Onun için eee
imkanları zorlamaya çalışıyorum ama olur
mu olmaz mı bilmiyorum.
Yavaş yavaş Türkiye gibi bir yerde yavaş
yavaş.
Kimler İstanbul'da bu arada chatten ya
da etkinliğe gelebilecek olan kimler
var?
Can bir günlüğüne gelsene İstanbul'a.
Mesafe var ama işten izin alabilirsen
beklerim.
Güzel isimler olacak.
Aa, geldi chat kendi kendine ve sesle
beraber geldi. Hım, [homurdanır]
niye böyle oldu?
Sesi kapatayım bir yandan da
Avrupa yakasında olacak.
Abi hazırlıkçılıkta savunma sanatlarının
etkisi nedir? Bir fikrin var mı? Vallahi
süper soru.
Onunla alakalı eee İstanbul'dan
döndüğümde bir yayın yapacağız
değerli bir dostumla beraber. Daha bugün
konuştuk. Bununla alakalı bir yayın
yapsak mı dedik
[iç çeker]
ama İstanbul dönüşündüe yapacağız.
Kendisi Instagram'da bayağı bir
yardırıyor bu konuyla alakalı. zaten
özel dersler falan da veriyor.
Yani hem hazırlık üzerine. Şimdi
bizimkisi sadece afetlere, ne bileyim
savaşlara, hiç karışıklıklara hazırlık
değil. Zaten normal bir gündelik
hayatımız tamamen eee kaos olduğu için
normal hayatta
eee hayatta kalmak da bizim için
değerli. Arabayla gelmiyorum Can. Yani
uçakla geliyorum. Hatta normalde geçen
hafta gidecektim.
Pro Hun'ın da son gününe gider gezeriz
diye düşündük. Sonra bileti bir hafta
sonraya almışlar yanlışlıkla. Dedim
vardır her işte bir hayır. Bu sefer de
İstanbul'da daha uzun kalasım geldi ama
değiştiremiyoruz şu an. İlginçtir Türk
Hava Yollarının değişmeyen bilet mi ne
almış arkadaşlar?
Parasını vereyim diyorsun yine
değiştiremiyorsun.
Yoksa birkaç günlük işim daha vardı.
Arabayla gelmiş olsam uğrardım.
Ya da piyangodan falan para çıkarsa
bileti komple yıkıp [kahkaha]
İstanbul'dan bir araba alıp onunla
beraber dönebilirim. Karım bunu beğendi.
25.000 L gibi bir fiyata sanırım Nvidia
Raspberry altyapısıyla ilerleyerek
taşınabilir acil durum. Yapay zeka
modelli yedeklenebiliyor. Panik anında
kötü dosttan iyidir. Hım.
Ya olabilir ama eee
bazı şeyleri de artık kendi zihnimizde,
kendi hafızamızda bilmekte
daha değerli değil mi? Yani o kötü an
geldiğinde, o artık o mücadeleyi
vereceğin gün geldiğinde
[boğazını temizler]
pratiğini yapmadığın bir şeyi yapay
zekaya sorup öğrenip hemen
yapamayabilirsin.
Dün bir arkadaşımız eee şeyden
Instagram'dan mesaj attı.
Dedim bununla da alakalı canlı yayında
konuşayım. kendisi yani biraz bireysel
silahlanmayla alakalı bir şeyler
yazmıştı bana. Kimler gördü o arkadaşın
mesajını? Ben paylaşmıştım zaten.
[homurdanır]
Bu arada yayındaki arkadaşlar yayını
beğenmeniz e bu yayınların ön plana
çıkmasında gerçekten çok önemli bir
faktör. Yani ne kadar çok beğenirseniz o
kadar çok insana gösteriliyor. Son
zamanlarda yine bir bizim içeriklere
dair
bir sanıyorum
eee Shadow Ban gibi bir durum var.
İzlenme sayıları garipleşti. Yani canlı
yayın bildirimleri gitmiyor.
Her yere bildirim atmak zorunda
kalıyoruz ayrı ayrı. YouTube gönderse
oysa ki herkesin karşısına tek seferde
çıkacak ama çıkmıyor arkadaşlar. İşte
[homurdanır]
o abimizle hazırlıkçılıkta eee savunma
sanatları ve normal zamanda da savunma
sanatlarıyile alakalı bir video içerik
yapacağız. Şimdi eğer uzatabilseydim
İstanbul'daki e misafirliğimi
yüz yüze yapmayı planlamıştım ama
uzatamıyorum.
Ya da bileti yakacak kadar büyük bir şey
olması lazım.
Gerçi Doğan Uçak'la da ilk videomuzu
aramızda kilometrelerce mesafe olmasına
rağmen yapmıştık ve gerçekten bireysel
silahlanma alanında Türkiye'nin en çok
izlenen videosu oldu. En son baktığımda
kaç bindeydi? 58.000'lerde falandı
izlenme sayısı. Tabii süreç içerisinde o
rakamlara ulaşıyor. Yani şu an yeni
yaptığımız video artık fiziki olarak bak
şöyle yapılır, böyle yapılır dediğimiz
video.
Eee,
o bakalım kaça ulaşmış?
4800.
Yani kaç gün oldu? 6 Haziran. Bugün 11
Haziran olması lazım. İyi. Çok da kötü
değil.
&gt;&gt; [homurdanır]
[iç çeker]
&gt;&gt; Şimdi
Instagram'da arkadaşın yazdığını ben bir
analiz etmek istiyorum. Madem ona
istinaden başlattık canlı yayını. Tabii
7. sezon 7. sezon ne ya? 3. sezonun
tanıtımı da olacak. Burada neler
yapacağımızı da anlatacağım.
Bir Instagram'a gireyim
arkadaş. güzel bir serzeniş yapmış.
Tabii bunu paylaşmış olmam çok eee
farklı cevaplar da gelmesine sebep oldu
insanlardan. Yani kimisi bunu şey olarak
baktı yani ne alaka? Neden bireysel
silahlanmaya bu kadar tilt olmuş? Neden
işte eee sorun etmeye başlamış? Kimisi
de evet abi haklı biraz. Tamam hadi
bireysel silahlanmaya geçtim. son
dönemde çok fazla silahlarla alakalı
ilgilendin, içerik ürettin." dedi.
Aslında iki yönden de haklı oldukları ve
haksız oldukları konular var.
Şimdi silahlar üzerine bu kadar üst üste
içerik gelmesinin sebebi gerçekten
tesadüf. Yani [homurdanır]
şimdi her içeriği yapabiliyorsun.
Okey. Kampta atarsın. Ne bileyim bugout
da yaparsın. Okey. Bir de şöyle bir
durum var. Bazı içerikler izleniyor, çok
tutuyor. Emek veriyorsun. Bazıları emek
vermene rağmen izlenmeyebiliyor.
Silah videoları bir şekilde zaten
izleniyor ve son zamanda işte Konya'ya
gidişim vesaire olsun. E orada çektiğim
videolar, kısa videolar, öncesi ve
sonrası [homurdanır] Evet. daha çok
silah yoğunluklu bir akış oldu. Onun
eksi yanını ben çok olduğunu
düşünmüyorum. Çünkü bugün silahlarla
alakalı video çekenler işte silah
influencerları diyeyim veya ne bileyim
taktikal influencerlar diyeyim. Aslında
biz hazırlıkçıların da çok da ilgisini
çeken videolar çekmiyorlar açıkçası.
Benim silahlarla alakalı çektiğim
videolar, e, bizim yani herhangi bir
kullanma durumunda başımıza gelebilecek
şeyleri göstermeye çalıştığım veya o
gibi durumlarda neler yapabileceğimize
eee dair içerikler. Tabii onu da
diyorum. Kara Ayvas biraz boğmuş
olabilir. Okey. [homurdanır] Ama
Türkiye'deki tek eee atıyorum
hazırlıkçılık içerik üreticisi de ben
değilim. E diğerleri silahlarla ilgili
bir şey üretmiyorlar.
Yani aslında bu genel dengeyi
koruyabiliyor gibi düşün.
Diğer işte hazırlıkçı içerik üreticileri
fenerler incelerken,
eee, ne bileyim multitool incelerken,
BİM'den alınan böyle survival kitleri
incelerken ki güzel içerikler bunlar.
Benzer içeriklerin ötesinde daha farklı
bir
şey olmadı mı? Aslında
oldu ama doğru. Arkadaş belirli
noktalarda haklı
ama bireysel silahlanma reklamı dönüyor
demiş. Yani sen bireysel silahlanma
reklamı yapıyorsun demiş. Aslında orada
bireysel silahlanma reklamı da
yapmıyordum.
Hatta aksine
ya silah kullanmak, yasal, ruhsatlı
silahları kullanmak, bireysel
silahlanmanın
reklamı olduğunu düşünmüyorum. Evet. Bir
ara gerçekten bireysel silahlanmayla
alakalı çok fazla söylemde eee çok fazla
argüman üzerinden örneklerle
anlatımlarda bulunuyordum ama sıkıldım.
Gerçekten sıkıldım. Yani bu arkadaşın
dediği gibi şekilde ondan öte ben
sıkıldım.
Çünkü bir ara eee
ne yapıyorduk böyle işte hangi silahı
tercih edersin gibi paylaşımlar
yapıyorduk Twitter'da.
Yani
eee beğeni geliyordu, takipçi geliyordu.
İşte hazırlıkçı topluluğuna yeni
insanlar geliyordu o dönemde.
Güzel bir kancaydı aslında.
E sonrasında
ben yine çok konuştum, konuştum. E
üzerine dava yedim. E bıraktım
[kahkaha]
yani Twitter'da bir şeyler e sıklıkla
yazmayı çizmeyi bıraktım. Gerek yok
yani. Hazırlıkçılığın ana temel damarı
şey değil. Okey.
Ama hatırlarsanız bir arada şey
muhabbeti oluyordu ya Tonguç geç
bunları. Oğlum zaten Türkiye'deki işte
Anadolu'daki her aile hazırlıkçı. Allah
Allah falan
işte herkesin böyle dolu bir kileri var.
Yani sen kime neyi anlatıyorsun falan da
denildiği zamanlar oldu. Kime neyi
öğretiyorsun ya da neyi anlatıyorsun.
Hatta böyle bizim anlattığımız çanta
konseptleri işte bugout çantası ne
bileyim EDC'lerden konuşurken de eee
zorbalandığımız oldu. O zaman dedik ki
kendi kendimize yani ben kendim bizzat o
zaman zorbalayamayacakları
ya da ulan bunu yapıyoruz bunu zaten
halihazırda bizde de var diyemeyecekleri
bazı noktalara çekeyim dedim. Sonra bu
noktaya geldi.
[homurdanır]
Bireysel silahlanma için her testi
yapıyorlar ama ben ilk önce IQ testi
yapmalılar aslında. O eee hani 550
soruluk test bir nevi IQ testi de var.
Yani şöyle e senin psikolojik durumun da
ölçüyor da mesela gaipten sesler
duyuyorum gibi bir seçenek var. Evet ya
da hayırı işaretliyorsun. İşte gaipten
duyduğum seslerin söylediklerini yaparım
ya da yapmam. Evet. Hayır.
Yani İQ'u ölçmeyebilir ama deli olup
olmadığını [homurdanır]
ortaya çıkarır. Tonguç abi, İstanbul
buluşması için 10 numara yer seçmişsin.
3 saat gösteriyor. Bence değer 3 saatlik
yol çekmeye.
Sence
istersen senin evinde yapalım derim ama
oturacak yerler yetmeyebilir.
Eee,
şimdi zaten ben bu arada İstanbul'a
buluşma için gelmiyorum ya da, eee,
buluşma planlanan bir şey değildi.
Spontane bir şey. İki seneden beri zaten
sürekli insanlar buluşma yapalım,
buluşma yapalım diyorlardı. İlk
buluşmayı Antalya'da yaptık. Kaç 12 kişi
miydik, 14 mü? O kadar kişi toplandık.
Bu tarz her buluşma olacağı zaman işte
keşke şurası olsaydı, keşke burası
olsaydı, şu gün olsaydı, şu saat olsaydı
herkes her zaman bir kendine göre ya
keşkesi olacaktır. Ona yapabilecek bir
şey yok. Eee, açıkçası cumartesi günü
biraz boş gün. Eee, ve pazar günü de
çekimlere gideceğiz. Çekim yapacağız.
Yani yine hatta cuma cumartesi akşamı
hazırlıkçılık üzerine böyle bir podcast
gibi bir şey kayt edeceğiz. [homurdanır]
O yüzden eee ya dedim ki böyle bir şey
yapalım. Zaten konuğu olduğum adamların
eee dükkanı orada. Yani başka
yapabileceğimiz bir yer yok.
O yüzden mecburen cumartesi ve mecburen
3 saatlik mesafede sana yapıyoruz.
Bursa'ya gelmiyorum.
Zorba varsa doğru yoldasın. Eyvallah.
Bursa'ya gelmeyeceğim tekrar tekrar.
Neden soruyorsun? Anlamadım.
Şöyle bireysel silahlanmayla alakalı
geçen bir mail aldım. E Twitter'da çok
da takipçisi olmayan aslında çok da
sesini bağıra bağıra duyurmaya
çalışmayan bir arkadaşımız var. Bir mail
atmıştı bana geçtiğimiz haftalarda. O
ara işte Konya, Adana muhabbetleri oldu
ve şey yapamadım, cevap veremedim. Sonra
baktım bir mail daha atmış.
Eee, bir tane Ekşi Sözlük linki
paylaşmış. E, linke tıkladım. Yani böyle
bunu bir A4 sayfaya dökersen 8 10
sayfalık böyle dolu dolu bireysel
silahlanmayla alakalı bir yazı dizisi
ve bunu eee yazının içerisindeki bütün
linklere vesaire tıklayarak da o alt
başlıkları bütün hepsini taradım. Bir
kısmını okudum tamamını bir kısmını
atlaya atlaya okudum. biraz da
arkadaşımız işte şeye özen gösterdiği
için Türkçeye biraz daha eee edebi
yazmış ama çok güzel detaylar var. Eee
onu bizim şeyde paylaştım. Telegram
hesabında paylaştım. Bir arkadaşımız da
şöyle bir tepki gösterdi. Ya hepsini
okuyamadım. Uzun yazılar okuyamıyorum
dedi. Belki şu an yayındadır. Kendisini
eleştirmek için söylemiyorum. Ve
şöyle bir argüman sundu bu arkadaşımız.
dedi ki, "Yahu, dedi, hırsızın elini
keseceksin. Tacizcinin sopasını
keseceksin. Bak bakalım oluyor mu işte
bu tarz işte suçlar yani vesair ama işte
eee işin gerçeği öyle olmuyor
arkadaşlar. Bugün kah Afrika
ülkelerinde, Asya ülkelerinde, Güney
Amerika'da yani dünyanın çeşitli
bölgelerinde bazı irili ufaklı suçların
cezaları, idam, işte kafanın kesilmesi,
ellerinin kesilmesi, kırbaçlanma. Yine
idam, yine idam. Ama yine insanlar bu
suçları işlemeye devam ediyor. Yine o
tacizleri gerçekleştirmeye devam ediyor.
Ne yazık ki cezalar tek başına aslında
yıldırıcı bir şey değil. Yani hadi
Türkiye'deki gibi yıldırmayan cezaların
geçtim.
Yani atıyorum hani kötücül maddeler var
ya bunlar çoğu Arap ülkesinde İran'da
falan yakalandığında idam ediliyorsun.
Ama insanlar hala bu kötücül maddeleri
satmaya devam ediyor. İşte torba tutmaya
devam ediyor. Neden? Demek ki cezalar
yeterince insanları korkutmuyor. Ya da
insanları sadece korkutarak bazı suçları
işlemekten imtina etmelerini
bekleyemeyiz. Yani çünkü herkesin
içerisinde her zaman bir ya ben
yakalanmam
olacak ya da yani bu benim yapabileceğim
tek şey. Tamam suça sürüklenen çocuk
gibi bir şeyi savunmuyorum size karşı
ama işte o arkadaşın eee bana mail atan
arkadaşın
entrisini okudu okursanız orada aslında
eee suç ve cezanın ardından işte insanın
psikolojik eee yapısının, antropolojik
yapısının bayağı ince detaylarına
girdiğini görebilirsiniz.
Hatta şöyle bir bakayım.
arkadaşın linkini bulabilirsem
ya hani Eric From diye bir filozof falan
var ya o kadar detaya giriyor yani
insanların neden suça sürüklenmesi,
suçun ne olduğu, kanunlara karşı gelmek
vesaire bunların detayları en
nihayetinde bireysel silahlanma da tek
başına veya yüksek cezalar da suçların,
kötülüklerin eee sonunu getirmeyecek
veya bireysel silahlanma arttıkça
atıyorum intihar oranlarında bir
yükselme olmayabilir veya doğru kolasyon
olmayabilir. Artabilir evet intiharlar
ama bireysel silahlanmadan ötürü
olmayabilir. Yani çok eee
ince eleyip sık dokumak gerekiyor. O
yüzden uzun demeyin. gerçekten eee adam
akıllı bir argüman ortaya koyabilmek
için bazı iddiaları, bazı eee
söylediğimiz şeyleri dahi düzenlemek
gerekiyor.
Çünkü şey argümanları patladı artık.
bireysel silahlanma olursa işte ne
bileyim suç oranları azalır. Evet bazı
yerlerde azalmıyor abi. O zaman bireysel
silahlanmanın artması suç oranlarını
azaltmıyorsa sadece insanların intikam
alabilme hırslarına yardımcı oluyordur.
Uğur abi hoş geldin.
[homurdanır]
Yani durum buydu arkadaşlar.
Şimdi çok fazla bu eee dün beni
eleştiren arkadaşın ekran görüntüsünü
tabii ki kendinden izin alarak
paylaştım. Bu arada bana yazdığınız her
şey bende gizlidir.
Eee, beni içeri atmadıkları, telefonu
patlatmadıkları sürece.
O yüzden de mesela böyle bazen
görürseniz biriyle yazışmamın ekran
resmini alıp paylaşmışım. %1 milyon
karşılıklı izinle yapıyorum bunu. Bu
arkadaştan da izin almıştım açıkçası.
[homurdanır]
&gt;&gt; [iç çeker]
&gt;&gt; gibi gibi
[homurdanır]
işin ilginç yanı İstanbul'a gittiğimde
yine tekrar silah videosu çekeceğiz.
Ay
yine yani [kahkaha]
[homurdanır]
yani öyle bir noktaya geldik ki hadi
kamp videosu çekelim desek bütün
bölgelerde şu an eee orman giriş
yasakları başladı.
bir ormancıya veya doğa hayatı koruma
memuruna yakalandığımız zaman silahla
yakalanmıştan daha kötü hallere de
düşebiliriz. O yüzden eee şu an biraz
daha yine çok ormana girmediğimiz
sahalarda devam edeceğiz. Şu İstanbul'a
bir gidip gelelim. Sonrasında bir Ankara
seyahati var. Ankara'da da bir şeyler
yapacağız. Ankara'da biraz acil durum
iletişimi üzerine, uydu sistemleri
üzerine, telsiz sistemleri, güneş
panelleri üzerine bir içerik üreteceğiz.
İşte orada ne kadar kalacağım belli
değil.
İstanbul'a gittiğimizde silahlarla
ilgili yine hazırlıkçıların merak
ettiği,
merak edeceklerini düşündüğüm bir
konsept çekeceğiz.
Şimdi yurt dışı kanallar gerçekten çok
güzel inceleme videoları yapabiliyor. Ya
buradan incelemeden kastım sadece
silahların işte dayanıklık testleri
vesaire değil. Eee mesela şeyi hiç
düşünmüyoruz biz. Şimdi bunu da çok
tartışıyoruz insanlarla da artık
bıraktım ben tartışmayı. Mesela eee şey
var yani yifsiz tüfekle ev savunması
olur mu ya esasında?
Büyük olasılıkla olur ama çok can yakar.
Yani neden can yakar? Açık konuşmak
gerekirse istersen tek kurşun kullan,
istersen şevrotin, istersen plastik
fişek kullan.
E elinde tornevida, bıçak vesaire
olduğunu düşündüğün birine karşı eee şu
plastik fişeklerden bile kullansan
ölümcül olabiliyor ki atış mesafesi 1
metre, 2 metre, 3 metre maksimum olan
bir alandan bahsediyoruz.
İşte Türkiye'de hani yasalar şöyle,
yasalar böyle. Yasaların bir kısmı da
aslında
eee
insanları koruyor. Yani çok da yasa
hatalıdır diyemem.
Ha evine hırsız girmiştir ama insanların
da şunu söylüyoruz ya da bunu
savunuyoruz. Evine hırsız mı girdi?
silahlı olup olmadığından emin değilsin.
Hiç yatak odana doğru yönelmedi vesair.
Ona da silahla müdahale etme. Ne varsa
çalsın gitsin. Çünkü yapabileceğin
hiçbir şey yok. Mücadeleye giriştin.
Silahsız çıktı, bıçaksız çıktı. Bu sefer
daha büyük canın yanacağı için canına,
namusuna vesair bir şey olmadığı sürece
hatta kimileri yorumlarda şey yazıyor.
Ya acil çıkış çıkış kapın olsun baba.
hiç silahla müdahale etmek yerine ya da
evini işte adamı kovmak yerine arka
kapıdan çık git.
Eee, minibalinde tavsiyeler de var
ama hazırlıkçılıkta
aslında çok konuşamıyorum. Benim
anlattığım şeyleri ev savunması olarak
düşünmemenizi isterim. Yani benim olayım
işte ev savunması değil aslında.
Yani ev savunması için hazırlık
yapmıyorum. Ev savunması için de bir
şeyleri öğrenmeye çalışmıyorum. Mevzu
onun çok ötesinde. Ha birçok insan
bunları söyleyemiyor.
Söyleyemeyeceklerdir de.
&gt;&gt; [iç çeker]
&gt;&gt; Ama yarın bir Ukrayna'ya benzer bir
duruma düştüğümüz takdirde o şekilde
elimizde ne varsa kullanabilmek için bir
şeyler öğrenmeye çalışıyorum diyeyim.
[homurdanır]
Hırsıza karşı yapılacak tek şey
altınların yerini göstermek. Kek tarhana
çorbası meşrubat ikram etmek. Son
zamanlarda etrafınızdaki
insanların, tanıdığınız insanların
kaç tanesinin evine hırsız girdi? Hadi
biraz realite konuşalım.
[homurdanır]
Var mı öyle bir durum? Veya şu an canlı
yayında olanların kaçının evine geçmişte
hırsız girdi?
Etraflarındaki
arkadaşlarının, dostlarının,
akrabalarının,
kaçının evine hırsız girdi.
[homurdanır]
İzcilik süper bir şey de senin yaşın kaç
bu arada? Yani
izciliğe kaç yaşında başlanıyor veya kaç
yaşından sonra başlanmıyor?
Bu kadar sorduğuna göre tam o
yaşlardasın.
Bosna'da önce ruhsatlı silahları
topladılar. Kalanlar bıdı bıdıydı.
Hırsızlık
bitti. Getirisi düşük.
Hırsızlık ne zaman oluyor? Mesela yeni
evli bir çift
o gece evlerine gidiyor. Tabii altınları
toplamışlar. Altınlar evde. Sabaha karşı
67 sularında eve giriliyor. İşte belki
kişiler bayıltılıyor falan [homurdanır]
spreylerle. O şekilde soyuluyorlar.
[iç çeker]
Benim çevremde bahçeye girenler oluyor
ara ara hasat zamanı ama ev vakasına
rastlamadım. Aynen öyle.
Şimdi ne yapacak? Evinde maksimumda en
pahalı şey eşya olarak televizyon
ne olabilir? Gerçi şeyler var. Akıllı
süpürgeler var. 70 80 100.000 liraya.
Onları çalmaya çalışabilirler. İnsanlar
evde artık nakit tutmuyor. Ya zaten
yeterince varlıklıysan, evet hırsızdan
korkabilirsin ama yeterince varlıklıysan
zaten alarm sistemleri, kameralar daha
çok önleyici yani o hırsızlık vakası
yaşanmadan, hırsızlığa cesaret
[boğazını temizler] edemeden insanlar
vazgeçirmek üzerine
[homurdanır]
hırsızlık online artık hocam.
O zaman buradan şöyle bir sonuç
çıkarabilir miyiz? Yani Türk silah
endüstrisi işte firmalar
eee belki de influencerlar belki de
içerik üreticiler vasıtasıyla
aslında şu an olmayan eee işte aslında
eskisi kadar yaygın olmayan hırsızlık
korkusu ya da eve girme korkusuyla
malzeme satıyor diyebilir miyiz?
[homurdanır]
Yani
biraz da şeytanın avukatını avukatlığını
yapalım.
Heh. Heh.
Arada apartmanda tanımadığım ablalar
geziyor. Bizde de kapıyı açık bırakan
bir arkadaş var. Kapı dinliyor falan.
Hım. Bizim de apartman kapısını bir ara
açık bırakıyorlardı. En son güzel bir
muamele yapınca arkadaşlara, "Bu kapıyı
açık bırakırsanız söker atarız.
O içeri bağladığım motoru da
benzin deposuna biraz şeker." Aynen.
Sonra bir daha park etmemeye başladı
içeri ve kapıda açık kalmamaya başladı.
Öyle bir güzellik oldu. [homurdanır]
Yani o zaman şöyle bir sonuca varıyoruz.
Esasında eee orta direk e veya ne
bileyim yoksulların evlerine artık
eskisi kadar hırsız girmiyor.
Sebebi de belki insanlar artık eskisi
gibi nakitlerini, altınlarını,
değerli varlıklarını evlerinde
saklamadıkları için
o zaman esasında
insanların bireysel silahlandığı nokta
[homurdanır] ev alan savunmasından öte
yarın bir hasmım ımın saldırısına
uğrarsam ne yapabilirim
gibi bir duruma mı dönüşüyor?
[homurdanır]
En azından evimdeyken kendimi
koruyabileyim. Çünkü kendini
koruyabilmek için bir tane ysiz tüfek
aldın.
Dışarıdayken hiçbir işe yaramayacak.
Sadece kendini evindeyken, kendi
alanındayken koruyabileceksin.
Millette para mı var hocam? Var.
Kimde ne para olduğunu inanamazsın.
[homurdanır]
Bizde kışın yazlıkların orada şüpheli
gezenler oluyor. Düzgünce uyarı
atıyorsun bir daha gelmiyor. Ha oralarda
olur ama zaten sen orada yazlık
diyorsun. Kimse yok. Şimdi senin
yaşadığın
işte uyuduğun uyandığın
bir yerde
bir saldırıya uğramanla boş bir evin
saldırıya uğraması arasında fark var.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Silah isteyenler güvenlik kaygısından
alıyor. Biliyor ki adaletini kendi
sağlayacak.
Korkudan çok adaletin işleyiş şekli
sokaktaki serserileri de
ha silahlı olmaları. Okey.
Neyse şeyden eee İrlanda'dan daha iyi
aslında
güzel bir silahlanma
serbestim serbestliğimiz var. O kadar da
kötü değiliz yani. O kadar da kötü
değiliz. Ama şeye ben biraz tilt olmaya
başladım. Yani işte yerli silah
firmaları işte eee yasalar için işte
bireysel silahlanmanın eee önünün
açılması için hiçbir şey yapmıyorlar
abi. Yani kapitalist bir sistemde
yaşıyoruz ve bu sistem içerisinde nerede
görülmüş ki herhangi bir firmanın
tüketicileri için bir şey yaptığı? Yani
bu boşa bir haykırış değil mi? İşte evet
tüfek satıyorlar ama bunlar işte duvar
süsü olarak
kalıyor. İşte poligon açılması için şey
yapsalar, ön ayak olsalar olmayacaklar
abi. [homurdanır] Niye olsunlar?
Gerçekten niye olsunlar? Şimdi siz biraz
daha duygusal düşünüyorsunuz. böyle
şeylere destek olsalar aslında daha
fazla satış yapmazlar mı?
yapabilirler ama siyasetle o kadar karşı
karşıya gelmek gerçekten ne gerek var ya
adamların yurt dışıyla yaptıkları
anlaşmaların
eee dolar cinsinden tutarlarını bir
bilseniz
ama şöyle hayal edin. Eee mesela
hazırlıkçılığı ilgilendiren konularda
hangi yerli üretim malları kullanıyoruz?
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Mesela bizim Emre Kopta gel. Av
bıçakları yapıyor değil mi?
Şimdi biz gidip Emre'ye şey diyebilir
miyiz ya? Emre
30 cm bıçak yapmışsın kardeşim ama
yanımızda taşıyamıyoruz.
Ben bunu AVM'ye girerken
[homurdanır] kemerime sokuşturmak eee
vesilesiyle
üzerimde taşıyabilmek istiyorum.
Sen bunun için ne mücadele veriyorsun
diyemeyiz değil mi? [kahkaha]
Veya başka ne yerli üretim kullanıyoruz?
[homurdanır]
Sayın abi ne var? Su arıtma cihazı mı
var mesela? Yok. Bir acil durum gıdası
var. Akana aciltik.com'da satılan.
Başka ne var?
Yerli
ne var abi?
AK. Aynen. Başka
mesela çadır, yerli çadır markası var
mı? [homurdanır]
Mesela bir kürek üreten firma
senin için ne yapabilir yani? [kahkaha]
O yüzden silah firması silah üretir abi.
İşte eee geri kalan tüm istekler silah
firmasına siyaset yaptırmaktır. Silah
firmasının işi siyaset değildir. Yapmaz.
Veya silah firmalarını bakıyorum böyle
Instagram'da kötülüyor birileri.
Hiç umrunda değil silah firmasının.
[homurdanır] Adamın amacı zaten düzeni
değiştirmek değil ki. Anarşik mi firma?
Yani anarşik derler adama. Ne işi olur
abi? [homurdanır] Bunu değiştirmeye
çalışsın ya. Şimdi şöyle de
düşünebilirsiniz. Tonguç hadi sen
firmalarla ilişkilerin var.
Konuşuyorsun, ediyorsun ya hiçbiriyle
benim bir maddi ilişkim yok bu arada.
Hiçbiriyle.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Ama eee mantıklı olmak gerekiyor.
Yani eee mesela gerçekten enerji kaybı
şu an mesela Türkiye'deki bireysel
silahlanmanın önünün açılması için bizim
firmalara baskı yapmamız muhatabımız
firma değil ki veya hadi kardeş çık
milletvekilleriyle bunu konuş, istişare
et, meclise getir. Abi meclis diye bir
şey mi var? Tamam hadi var diyelim de
kararlar bir imzayla çıkmıyor mu? O
zaman baskı yapacağın başkana mı baskı
yapacaksın başkanım? Ya işte şu
kanunları biraz gevşetsek falan
diyemezsin. [homurdanır]
Yerli brandacılar çadır yapıyor. 20 kilo
taziye çadırı gibi.
Abi şarjörlü av tüfeklerini niye tercih
etmiyorsun? Yo ediyorum ama daha almadım
sadece.
Hani dedim ya hiçbir firmayla böyle bir
maddi bağım yok. Maddi bağım olsa şu an
arkam tüfeklerle dizili olurdu.
Çünkü biriyle reklam anlaşmasına
girersen
eee ve o tüfek 3 be kişide çalışmazsa
fena linç edilirsin. Ha beraber bir
şeyler yaparsın. Ne yaptık biz? Kral
Arms'la beraber bir atış, deneyim
etkinliği düzenlendi. E orada yer aldık
ama bu bir deneyim etkinliğiydi. E şimdi
bana kimse gelip kralın şu tüfeğini
aldım çalışmadım.
Senin suçun senin yüzünden aldım
diyemez. Çünkü aslında çok büyük bir
reklam yapmadık.
Amacımız da reklam değildi.
Derya 250 koduyla % indir 10 indirim
var. Hacıım reklam mı yapıyorsun?
Hayırdır? İzin aldın mı reklam yapmak
için?
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Ülkede krank kollu jeneratör yok.
Eee, Kara Ayvas gel. Senin konu kranklı
jeneratör.
Çalışıyor mu abi? O konseptler ne kadar?
Şimdi hazırlıkçılığa başlayınca insanlar
işte böyle güneş sistemleri,
jeneratörler, işte güç depolama
sistemleri aa diyorlar kranklı radyo,
kranklı fener. Tamam kranklı radyo fener
iyi güzel de krankla bütün bir sığınak
vari bir yerin aydınlatmasını yapmak,
eee ısınmasını sağlamak falan
yapılabilir bir şey değil. O yüzden
senin o krankı çevirirken harcadığın
enerjiyi
eee alabilme yolun yoksa çok da mantıklı
olmuyor.
Su ısıtacaksan krank yalan. Aynen.
[homurdanır] Gücümü üfler bisküvilerini
alıyorum.
O ne
ya? Şu an Türkiye'de hazırlıkçıların
aslında en büyük problemi işte
silahlanma yasaları değil. Yani hani
bütün kuşları yedik de karga mı kaldı?
Yok yani onunla hiçbir alakası yok. O
yüzden bazen herkes tek problemin
bireysel silahlanma yasaları olduğunu
zannediyor ama
imar iskan denetimleri mesela deprem
üzerine konuşuyorsak o büyük daha büyük
bir problem bizim için.
Tonguç abi acil durumda sence hangi
telsiz idare eder? Hiçbiri idare etmez.
Ne yapacağına bağlı.
[homurdanır]
Boş ver telsizi. Karşında kim olduğunu
biliyor musun?
Home defansta şarjörlü tüfeklerin
şarjörü bitince durun şarjörümü
doldurayım diyemediğin için pek tercih
edilmez.
Peki etrafınızda
hani ta kloktan
dolmaya kadar gidelim.
evinde
silahlı saldırıya
uğramış, bunu savuşturmuş birileri ile
tanıştınız mı? [homurdanır]
Gerçekten
şimdi bazı şeyleri fantezi olarak
konuşuyoruz.
Videoda konuştuk mu mesela şimdi Doğan
Uçak'la mesajlaşıyorduk da
abi diyor ya ben bile hayatımda silahımı
bir defa gerçekten kullanmak için çektim
diyor. O da bir çocuğa köpek
saldırıyordu diyor. Eee ve yapabileceğim
hiçbir şey yoktu diyor. Onda da eee
köpeğe değil havaya ateş etmek zorunda
kaldım diyor. Şimdi [boğazını temizler]
konuşuyoruz konuşuyoruz.
Tamam hani bu bir kere olur. Onda da
hazır olmadığında zaten o hikayeyi
anlatamazsın bile. Ama anlatamadığın
hikayeyi başkaları anlatır. Gerçekten
etrafında etrafınızda evinde silahlı
saldırıya uğramış olan kaç kişi var? ya
da bu silahlı saldırıyı kendi yasal
ruhsatlı silahıyla defedebilmiş
veya
eee bir hırsızlık girişimini veya
taciz girişimini gerçekten yivsiz bir
tüfekle
defetmiş ve bu sayede canını malını
namusunu korumuş kaç kişi var abi
[homurdanır]
ya da gerçekten
konu silaha gelinceye kadar evde sen
düzgün bir güvenlik sistemi kurmadıysan
güvenlik sisteminden kastım sadece
elektronik bir güvenlik sistemi değil.
Eee
[iç çeker] sen gerçekten evine biri
girdiğinde uyanacak mısın? Biri çatır
çatır kilidini açarken uyanacak mısın?
[homurdanır]
Şile shooting etkinliğine gelecek misin?
Kimin etkinliği o?
Şileye gelirsem tatile gelirim abi.
Şile Ava'yı çok severiz.
Bende de TK11 var da anteni çok büyük.
kendisi çok ağır telsizin. İçerisindeki
hiçbir fonksiyonu doğru düzgün
kullanamıyorsun. CB'de kullanmak için
anten değiştirmek lazım. 50 MHz
problemli. FM çıkış yapmıyordu galiba.
SS mi çıkış yapıyordu. O modülasyonları
da çok bilmiyorum açıkçası. Çok da haz
ettiğim bir telsiz değil.
[homurdanır]
Silah varsa üzerinde trafikte bile
sinirlenmiyorsun. Silah var mı üzerinde?
Nihat hocam mesela ben de trafikte
üzerimde silah yok ama ben yine
sinirlenmiyorum.
Çünkü kim olduğunu bilmiyorum
karşımdakinin.
Hatta sinirlenebileceğim bir şeyler
olmaması için her şeye çabalıyorum.
Baktım arkadan bir tane kedi gözlü araba
geliyor böyle hani klasik BMW bu.
Bir tane selektör çakıyor.
İkinciyi çaktırmadan sağım boşsa sağa
geçiveriyorum.
[homurdanır]
Hiç tartışacak bir şeye eee girişmem.
Biri önüme mi kırdı böyle zart diye?
Baba geç yolun açık olsun.
Hiç gerek yok yani. Onun onu yapmak için
silahlı olmana da gerek yok [homurdanır]
gerçekten. Ha eee mesela ne oluyor
böyle? Trafikte gidiyorsun. Yanında
birileri eee emniyet şeridinden yardır
yardır gidiyor. Şimdi geçen bir okul
işinden dönüyoruz Alanya tarafından.
Eee, bu işte Serik Antalya arası biraz
yoğun bir trafiği olan bölgedir
ya. Araçlar geliyor böyle arabayı en sağ
şeritle
emniyet şeridi arasında ortalayayım
dedim. Böyle geçmelerine izin vermeyeyim
falan.
İnanılmaz taciz edildim yani. Gerçekten
biri inip silah çekip sen kümsün ulan
bize yol vermiyorsun diyebilir. Daha
sonra biraz ilerledim. Ben artık
bıraktım. Arkama bir tane şey geldi.
Eee, tır geldi. Tır tabii
emniyet şeridi ve şeyi ortalayınca,
şeridi ortalayınca [homurdanır]
kimseyi geçirmedi. Ama o tır.
Anlatabiliyor muyum? Yani tırla kavga
etmek için bile çoğu insan inmeye
cesaret edemez. Tır yani.
Ama ben küçük yerli bir arabaydım
ama artık onlara bile girişmiyorum. Hiç
umrumda değil. hakkımı mı yiyor? Yesin
baba. Bu o benim mücadelem değil. Orada
artık devletin müdahale etmesi
gerekiyor. Ve orada benim yediğim, benim
hakkımı yemesiyle
yani bu hayatta 35 saniye kaybediyorum.
Hadi bir dakika kaybediyorum.
Ha bunun için öldürülebileceğim bir
mücadeleye girmeye değer mi? Bence
değmez. [homurdanır]
Bence grilik de büyük bir önlem. Ay
komşu şu televizyonu aldık, şu kadar
aldık demeyeceksin. Biz komşularımızla
zaten çok konuşmuyoruz. Merhaba.
Merhaba.
Bu bizim belki biraz da çalışma
hayatımızdan kaynaklı. Biraz da
yaşımızla alakalı. Ama tabii ki
Türkiye'nin birçok bölgesinde insanların
komşuluk ilişkileri çok farklı. Komşuyu
geçtim. Yani gerek yok. Yeni gelecek
arkadaşlarına bile söylemeyeceksin.
Ha şey muhabbeti bile var yani ilişkini
de ilişkilerini de kadınlar veya bazen
ayarsız erkekler çok anlatıyor. Anlatma
yani. Senin gizli tutman gereken şeyler
var. İlişkin, ne bileyim ev hayatın,
işte iş hayatın.
Yani
gizlilik iyidir.
Max 87 ile bizim burada emekli bir SAT
komandosu var. Onlar organize ediyor
etkinliği. Ben Şile'de oturuyorum. Hım.
Hocam ben ev savunması için hapse girmek
istemediğim için
tüplü havalı tüfek aldım. Mesela evinle
alakalı neyi savunacaksın?
Ailenle mi yaşıyorsun, tek başına mı
yaşıyorsun? Nasıl bir muhitte
yaşıyorsun? Evinde değerli eşyaların
var. Bunları mı çaldırmaktan
korkuyorsun? Veya evde gerçekten eee
nakit veya kasada saklanan bir şeyler
olduğunu düşünüp içeri hırsız girer ve
onları alayım edeyim derken seninle
çarpışır, canına, namusuna göz diker
diye mi düşünüyorsun mesela? Ne var
evinde savunacağın?
Veya Hasmun olduğunu varsayıyorum.
Acaba Hasmun sana
evinde mi daha çok saldırır yoksa
dışarıda pusu atarak mı?
Ah Uğur abi yazdığını şimdi okudum.
Önceki gün bir tane yine yabancı bir
kanalda çok güzel bir video izledim.
Yine konu esasında antik eee ev savunma
sistemleri. Şimdi antik
geçmişten günümüze gerçekten adamlar
eee böyle elektriğin olmadığı, inanılmaz
aydınlatma sistemlerinin olmadığı, işte
kamera sistemlerinin olmadığı tamam
askeri bölgeler dahi olsa askerlerin
gözden kaçı kaçırabileceği veya bütün
işte taburu veya nöbetçileri alarma
geçiremeyeceklerini
düşünerekten inanılmaz sistemler
kurmuşlar. Hani bu Çinlilerin mi,
Japonların mı hani zen gardenları var
böyle işte sürekli taşlarla, kumlarla
oynuyorlar. Abi onun olayı meditasyon
değilmiş. Onun olayı işte taşlar vesaire
döşemek. İşte herhangi bir düşman unsuru
bahçeye girdiğinde bahçede bir şekilde o
taşlara basıyor ve taşlara bastığı için
sen o sesleri duyuyorsun. Birincil alarm
mekanizması bu.
İkincil alarm mekanizması
işte diyelim ev, saray fark etmez. E bir
binanın bahçesinin dış çitlerinin
özel bitkilerle donatılması. Bunlar
dikenli eee işte girdiğinde çıkmayan,
işte şeye yapışan, kıyafete yapışan
bitkiler. Bunlar zaten insanlar
gördüğünde eee geri adım atıyor. Mesela
bunlar farklı bir yöntem. Diğer bir
yöntem işte gıcırdayan yer döşemeleri.
Şimdi biz böyle çok ses çıkartan şeyleri
sevmiyoruz. E şimdi ne yapıyoruz? İşte
evlere işte bir yalıtım malzemesi işte
şap dök, şunu yap, bunu yap. Üzerine
işte mükemmel bir e laminant parke
döşüyoruz ve ne oluyor? Hiç ses
çıkmıyor.
Kapıları yağlamak. Mesela Adana'ya
gittim. Babamın dış kapısı da eee
içerideki kapılarda sürekli gıcırdıyor,
gocurduyor. Helei dış kapısı 11 katlı
bina. Herhalde iki kat aşağı yukarı, iki
kat aşağıya kadar aşağı yukarı
[homurdanır] gürültü yapıyor.
İnanılmaz bir güvenlik sistemi. O kapı
açılsa gece, gündüz tatilde
her şekilde direkt Hüseyin Akarca'nın
kapısı açılıyor diye bağırıyor.
Adana'dayken bazen işte arkadaşlarla
gece buluşmalarına çıktık. İşte böyle
biraz sohbet edelim, mangal yakalım
falan işte. Yeri geldi 1de 2'de döndüğüm
oldu abi. O kapıyı açıyorum gocırt diye.
Hop baba uyanıyor. Oğlum hoş geldin. Hoş
bulduk baba. [kahkaha]
[homurdanır]
O yüzden bizi rahatsız eden modern
hayatın içerisindeki bazı şeyler aslında
geçmişin alarm sistemleri abi. E şimdi
sen bunları kurmadın tamam mı? İşte
kamera yerleştirmedin, ışıklandırma
yapmadın. işte dış kapının eee
ne bileyim ayarlarını yapmadın.
O anahtarları senede bir değiştirmedin.
Mesela apartmanların bence senede bir
dış kapı anahtarlarının değişmesi lazım.
Gövdeyi değiştir yani anahtar kısmını.
biri düşürmüştür, değiştirmiştir.
Bulunabilir. Dış kapıdan giren
işte sıkıntı şu. Apartmana birisi
girdiğinde, düşman unsur girdiğinde işte
bodrum kapısı var. Tamam kilitli ama
kırılabilir. Çok kolay açılabilir. Oraya
saklanır abi. İşte çatıya saklanır. Ben
saklanıp kamp yaptım. Kimsenin haberi
olmadı mesela.
Ve uygun bir zamanda
[boğazını temizler] sen dairenden
çıkarken ya da dairene girerken sana
saldırabilir. Bunlar realist senaryolar.
Ama sen bunların hiçbirini yapmadın.
Hiçbir güvenlik önlemin yok. İşte
tahtadan bozma bir evinin dış kapısı
var. Evin kapısı var yani. E ben yiiz
tüfek aldım, pompalı aldım. Evimi mi
savunacağım? He abi önce bir içeriye
girmemesini sağlaman gerekiyor. Mesela
ev savunması dendiğinde hiçbir zaman
kimse şeyi konuşmuyor. Böyle kapının
arkasına yaptırabileceği bir
bar, demir bar.
Hiç bundan konuşmuyor. Sağa sola birer
tane şey koyuyorsun. Onun özel tutmaç mı
denir şimdi? Ne diyeyim?
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; indir abi onu. Kilidini kapat
içerideyken. Çünkü mevzu zaten sen
içerideyken birinin girmemesi değil mi?
E bunu kaç kişi yaptırdı? Yani ev
savunması. Ev savunması hem en kolayı,
en fantastik olanı. Biri mi geldi? Ama
zaten bunu şeyler yurt dışı YouTuberlar
da pompalıyor işte. Çünkü ne oluyor?
Adam bir video çekiyor işte böyle. Oho
diyor yıllardır hayalini kurdum. sonunda
eve biri girdi diyor. Biz de böyle ha
izleyerek like atıyoruz adamların
ress'larına. [homurdanır]
Ama işte işin fantastik kısmı bu. Ama
işte ev savunmasının %90'ı silahsız
ama o %10'luk silahlı kısım var ya biz
hep orayı konuşuyoruz. Çünkü o %90'lık
kısma dair insanlar bir şey dinlemeyi
sevmiyor veya her şeyi en iyi yaptığını
düşünüyor.
O yüzden hep eee o %10'luk kısma
geliyorlar.
Ama merak etmeyin her alanda bu böyle.
Amatör telsiscilikte de böyle. Amatör
telsizciler de işte böyle benim telsizim
şu, benim antenim şöyle böyle konuşmayı
sever. İşte adam ev savunması için
aldığı tüfekler hakkında da bıdır bıdır
konuşmayı sever. O yüzden konu hep oraya
geliyor. Şu tüfeği aldım sence iyi mi
falan. Ne bileyim
yani. Ateş ediyor mu? ediyor. İyidir
abi. Ateş etmiyor o zaman. İyi değildir.
[homurdanır]
Benim şey, eee, ikinci el pompalı bile
ateş ediyor. Dün mesela yurt dışı M4
klonu inceleme videolarını izleyeyim
dedim. Bir tanesini bir açtım. Aa dedim
bizim eee şey
Amerikalı aynasız
kaya. Kaya come here
videoda işte şeyi deniyorlar.
Markası neydi bilmiyorum ya. Zaten
50.000 tane M4 klonumuz var. Abi o kadar
aşağılıyorlar. O kadar aşağılıyorlar ki
ama tüfek bunların testlerinden teknik
olarak geçiyor. Gene bir şey
diyemiyorlar. Ha markayı inanın
hatırlamıyorum. Çok savunacağımdan
değil. Adamlar tüfeği itin [&nbsp;__&nbsp;] sokmak
için o videoyu çekiyor. [homurdanır] Ama
o videoda bile
Amerika'da nasıl buldularsa sterling
fişekler takılıyor tüfekte. Onun dışında
bir takılma vesaire olmuyor. Bu M4
kullanında fişek çağırma düğmesi mi ne
var galiba. O düğme biraz eee aksilik
yaratıyor. Ondan problem yaşıyorlar
ama o da çalışıyor abi. Yani 500 tane
fişek sıkmayacaksın ki acil durumda.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; veya hani ne zaman tutukluk yapacağını
bilmiyorsun. Bilmiyorsan o zaman temiz
tutarsın. Hepsinin şeyi var. Alternatif
senaryosu var.
Kapı arkası bard da yaptırdım. Çelik
kapılarımız çelik değil. Aynen.
İçinde strafor var onların.
Biz binadaki şifreleri iptal edip
anahtara geçtik. Güzel.
İnsanların düşünmediği bir diğer nokta
duvara astığı tüfeğin hırsızın ondan
önce alıp kullanması ihtimali. Ya duvarı
da asma canım evde tüfeğini
ya. Beş tüfeğim var. Bir tanesi acil
durum için hazır olmalı bence.
Yani o geri kalan da kilit altında
olabilir
ama nasıl bir ev savunması
bekliyorsunuz? Yani adam evin içine
girdikten sonra mı uyanıp
şey yapacaksın,
müdahale edeceksin
ya da kapıyı zorlarken mi uyanacaksın?
Yani kendini savunacağın kişi evin
içindeyken mi, evin dışındayken mi
savunma hattına başlayacaksın? Bunu hiç
düşündünüz mü?
[homurdanır] Çünkü hani internette
izlediğimiz yine videolar var. Adam
bıçağı çekti sana doğru geliyor. 7 metre
miydi ya? 7 metreden sana geliyorsa
senin zaten tabancan var diyelim.
Tabancanı çekecek bile fırsatın çok
olmuyor.
Hele hele insanlar tabancayla çalışırken
işte şey yapıyorlar işte nişan hattı
kurayım falan. Yani gerçek hayatta
inanın poligonda atış yapanların hepsi
sıçacak.
Bak geçen arkadaşım bir hikaye anlattı.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Bir gün böyle eee işte ruhsatlı silahı
silahları olan 78 kişi bir erkek grubu,
iş adamı grubu bir gün bir kafede
oturuyorlar. O gün de üç kişinin
yanında tabancası var. Bunlardan birinin
hasmı varmış. Adam geliyor mekana.
mekanda turluyor, bakıyor,
tuvalete gidiyor, geliyor. Dönüşte hasmı
olan adamın
kafasında bir delik açıyor ve üzerinde
taşıma ruhsatlı tabancası olan adamlar
ki vurulan birisi de o üç kişiden biri,
geri kalan iki kişi böyle kitlenip
kalıyor.
Çünkü gerçek hayat senin poligonda işte
nişan hattı kurdum şöyle tabancayı
kavradım falan. O değil
o değil. Hani o ector mao mu ne var ya
böyle çekiyor şu mesafeden. Tak tak tak.
Gerçek hayat o. [kahkaha]
Onu yapabilecek misin?
veya sana onu test edebilmen için eee
olanak sağlayacak poligon var mı? Ve
hani Türkiye'de namluda taşımıyor ya
millet ya. Düşün ki o kafede o silahlı
saldırının olduğu gün sen varsın abi. O
masadasın.
Ne yapacaksın?
Şimdi mesela şey vardı. Serkan abinin
bir tane videosu vardı. eee arabada eee
intikalle alakalı bir şey [homurdanır]
şöyle anlatıyordu. İşte mesela arabaya
bindim. Şoför bile olsam işte kucağıma
tabancayı koyarım. İşte yan koltukta
oturuyorsam da koyarım. Eee arkada da
mesela restorandasın
artık nasıl bir masa düzeni var
bilmiyorum ya. Öyle bir şeyde düşünsene
bir anda tuvaletten birinin elini şuraya
koyduğunu şuradan belki belinden,
dötünden, apandisinden çektiğini gördün.
Ona müdahale edebiliyor olman için zaten
senin tabancanı kucağında atışa hazır
tutuyor olman lazım. Hani filmlerde
görüyoruz ya böyle buluşmalar
yapıyorlar. Hey sana silahım dönük
farkında mısın falan.
Onun dışında
her türlü ausın yani hasm varsa zaten
kamuya açık bir yerde oturduğun an
geçmiş olsun. İstanbul'da lüks kafeler
vardır, lüks restoranlar vardır, viıp
odaları vardır. Antalya'da da böyle
gerçekten hasımları olanlar yani
oralarda oturur.
Birileriyle dışarıda buluş
buluşacaklarsa.
Sonra bana niye paranoyalsın diyorlar.
Paranoyal mi diyorlar?
Bence iki iç kapı var. Ha ben akşamları
ikisi de kilitli olur. Dıştaki kapıda
iki ayrı alarm var. Süper. Biri gözükür
yerlerde, diğeri gizli. Ayrıca kapıda
darbe sensörü ve kilitte kurcalamaya
karşı tedbirler var. H bak güzel abi.
Güzel.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Kapıya darbe sensörü alarm sisteminin
bir bütünü mü? Yani böyle markalı bir
alarm sistemi tarafından satılan bir şey
mi? Ha [homurdanır] şu kilitteki
kurcalamaya karşı alarmı biliyorum. Kale
kilidin falan var öyle şeyleri. Hatta
bazıları böyle tık diye şey oluyor. Eee
kafayı bırakıyor. Ama şöyle bir durum
var.
hiçbir eee kilide güvenmemek gerekiyor.
Benim burada kapı komşum kilitçi.
Konuşuyoruz şimdi. Hani kurcalanmaya
karşı alarm var dedin ya. O yeni nesil
maymuncuk vari eee kilit açma
yöntemlerinde
onu aşabiliyorlar. Yani ötmüyor çünkü
anahtar girdi zannediyor. Şey, eee,
göbek, kilit göbeği. [homurdanır]
Ona müdahale edeceğim derken
arkasındakini ve yanındakileri vurma
ihtimali en sıkıntısı.
O an onu düşünmezsin. Umrunda da olmaz
yani. Onu düşünmesi gereken kişi
polisler vesaire. İstanbul'da en son
olan olayı hatırlıyorsunuz.
E bıçaklı bir saldırganı indireyim
derken 4 kişiyi mi 5 kişiyi vurdular.
Bir tanesini kafadan vurdular. Haberlere
çok nadir yerde düştü. Bir tane vurulan
kişi vapurdaydı. İstanbul Boğazı'na
düştü falan. [homurdanır] Bir tane
vurulan kişi YouTuber bir elemandı.
Tonguç hocam tam olarak neyi savunduğunu
anlamadım. Cevaplarsan sevinirim. Bir
şey savunmuyorum abi şu an. Sadece
sorguluyorum ve beraber sorgulayalım
istiyorum. Kendimizi kandırmayalım
diyorum. Yani işte
tek amacım bu. Hiçbir şey savunmuyorum.
Çünkü [homurdanır] burada bir düşünce ya
da bir doktrin yok. Burada kişinin kendi
tarzı, kendi stili var, kendi inancı
var.
Onu demeye çalışıyorum.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; O durumda her an tetikte olmak gerekir.
Avcı ne zaman çıkacağı belli olmaz.
Tabanca taşıyorsan zaten öyle.
Taşımıyorsan da e niye taşıyorsun ki
zaten?
Yani o algıları düşürdüğün an geçmiş
olsun. [homurdanır]
Komandolarla airsoftçuların oyun videosu
vardı. Airsoftçular oyun rahatlığıyla
kazandılar. Tabii mermi sesi ve ölüm
varken kaçı
kalırdı hepimiz biliyoruz.
Onu bilmiyorum da benim izlediğim tüm
airsoftçular ve komandolar videolarında
komandolar kazanıyor.
Poligon genel melaike için iyi. Öte
durum için ekstra özel eğitim lazım
sanırım. Çok ekstra eğitim lazım.
Aga apartmanda sapan levyeden öteye
gidemeyiz.
Ya demin bir şey sormuştu arkadaş da onu
kaçırdım.
İstanbul'daki ekip kim diye mi?
İstanbullu hazırlıkçı arkadaşlar.
Tofaş'ımla elektronik harp sistemlerine
sonuna kadar hazırlıklıyım. 2023
Skodamda var. Hem parçası bulunmaz hem
elektronik sıkıntılı.
[homurdanır]
H
darbe sensörü kendini de yapabilirsin.
Benim alarmda kendi sensörü maymuncukla
veya çekiçle falan kurcalamaya kalkınca
kilitli açılmayacak şekilde kitleniyor.
H
maymuncuk tedbiri de var yani.
[homurdanır]
He. Ayrıca iki kilit var. Amaç süreyi
uzatmak. Yine o hani geçmişteki kale
savunmaları, alan savunmaları videosunda
ondan da bahsediyordu. İşte o
konakların, o kalelerin ikişer üçer
kapısının olmasının amacı zaten vakit
kazanmak.
Hala Çini seramik yapıyorum ama
hedef almadan hızlı reaksiyon atışı
yapıyorum. Red Dot'la bile nişan alacak
vakit olmaz. Öyle durumda. Geçen bizim
Telegram grubunda mı ne bir arkadaş link
atmıştı. Videoyu izledim. Video şunu
anlatıyordu. Eee, namlu nereyi
gösteriyor? Öyle mi anlatılır?
Şöyle abimiz bir tane tabanca alıyor
atış poligonunda.
İşte diyor ki atış yaptığında ya da
herhangi bir yerde silahını eline
aldığında o namlu çok farklı yerleri
gösterebiliyor. Şimdi ben bunu ilk şeyde
yaşadım. Eee kralın etkinliğinde
Konya'da işte şey taktık. Atış
yapacağız. Silahları koyduk
kılıfına ve ayağımı da öyle bir koymuşum
ki tam kılıfın ucundan namlu şeyi
gösteriyor. Ayağımı gösteriyor.
[homurdanır] Aa dedim evet burada
bambaşka bir şey var. Hep zaten şeye
hayal ederim. Yani böyle görünmez bir
lazer varmış gibi ama abimiz işte
tabancanın ucuna şöyle 450 cmlik bir
tane kırmızı sopa koyuyor. Bak diyor
böyle döndün mesela gittin poligondasın
veya dışarıda atış yapıyorsun
arkadaşların. Atış yaptın döndün.
Gördünüz mü atışımı dedin. O namlu yani
ne kadar dönerse ne kadar insanlara
doğrulabilir onu gösteriyordu. Yani
namlu disiplininin bambaşka bir
boyutuydu. O aklıma geldi. Şimdi
red dot bir hazırlıkçıya ters. Bence
olabilir.
[homurdanır]
Bir saniye sonra kitabı EMP saldırısı
sonrası yaşanacak olayları anlatıyor.
H kendinden ve ailenden başka herkes bir
anda senin düşmanın oluyor.
Kitabın adı ne? Kaçırdım ben orayı.
Camide önümüzde namaz kılan polis olunca
gelen stres.
[homurdanır]
Eee, namluda fişekle kılıyorsa sıkıntı
ya. Aslında sıkıntı da değil o.
tabancaya göre değişir. Yok iğne kilidi,
tetik kilidi, bir sürü güvenlik
önlemleri var.
Ama üniformayla orada bulunması ne kadar
doğru
ya da o işi orada yapması ne kadar
doğru? O tartışılabilir.
Şimdi yurt dışındaki hazırlıkçılar
bizden her zaman diyorum daha özgürce
bazı konulardan bahsediyor. [homurdanır]
eee mesela
şeyler var.
Yani gerçekten kapı kilitlerini açmayı
da öğrenen hazırlıkçılar var. İşte
adamlar almışlar bunun antrenmanını
falan yapıyorlar.
Türkiye'den yine bazı arkadaşlar bu yurt
dışı siteler açıkken piyasada
bulunabilen bütün iş makinelerın eee
maymuncuk tipi anahtarlarından satın
almışlardı. Böyle kocaman bir torba
dolusu bütün marka işte Hyundai'den
tutun Ket'e kadar
iş makinelerının anahtarları var. Acil
durumda çekip kullanabilmek için.
[homurdanır] Kitabın adı Bir saniye
sonra. Hım.
Merak ettim kitabı ya. Bakayım bir.
Bir saniye sonra
filmini yapmadılar mı?
[homurdanır] Hım. 2009
William abimiz yazmış
[iç çeker]
ama kitaba çok kötü puan vermişler. 5
üzerinden 3.
Medeniyet yepyeni bir karanlık çağ
uçurumundan aşağı yuvarlanıyor. For Chen
Ladin'in suya düşen planlarını kağıda
taşımış ve bunu yaparken medeniyet
kavramını tamamen rafa kaldırmış.
[homurdanır]
Kaos ve ölümün yalnızca bir tuş ötede
olduğunu hatırlatan insanın kanını
donduran bir uyarı.
Yiyecek, su, ilaç ve pillerinizi
şimdiden stoklamaya başlayın.
Vay
ama çok tutmamış kitap.
17 adet satılmış kitap yurdunda çok da
satılmamış.
Ama okunabilir mi? Tabii neden olmasın?
Ve stok da yok şu an.
[homurdanır]
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; İstanbul'a basit bir ev yapıp
Karadeniz'de dağ başındaki köyümüze
apartman diken dedem iyi hazırlıkçıymış.
Ama apartmanı nereye dikti? Bazı
yamaçlarda,
son günlerdeki olan sellerde,
heylanlarda çoğunun kaydığını gittiğini
görüyoruz. Ha bizim hazırlık kayıyor.
Hazırlık gidiyor bizim falan. Öyle bir
durumla da karşılaşabilirsin.
[homurdanır]
50 metreyi kimin için dedin? Benim için
demedin değil mi?
[homurdanır]
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Ben çoğunlukla 202 metreye çalışıyorum.
50 metre biraz işin fantezisi yani.
Artık silahını kullanmaman gereken bir
mesafe bence. Yani tüfeği Yifsiz tüfeği
işte işin savunma boyutunu da o
mesafelere sıkmam ya da o mesafeye
sıkacak bir durumda duruma kendimi
düşürmem diye düşünüyorum.
Okey arkadaşlar [iç çeker]
[homurdanır]
Antalya'daki uçak kazasını gördünüz mü?
Pilot nasıl olduysa bir tane haberleşme
direğine giriyor.
Kuyruk
kırılıyor.
Sana ehliyet kim verdi diyeceksin de
onu da diyemiyorsun.
Kocaman kuleyi deviriyor.
Oksijen maskeleri falan düşüyor. Dur
bakayım. Şöyle yapsam görünüyor mu?
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Şuna baksanıza.
Pobi bahçelerinde yasakladılar.
[iç çeker]
H
[homurdanır]
yani ülkede ne varsa, nerede açık varsa
insanlar hep bir şekilde kötüye
kullandı. Her daim.
Millete hobi bahçelerini, hobi
bahçelerinin amacının dışında güzel
güzel sattılar, kiraladılar.
Türkiye'nin her yerinde dağın başındaki
bile ufacık araziler
uçtu gitti.
Güzel bir soru bu. Bak hazırlıkçılıktaki
en fetiş ürünün ne?
Bence chat'tekiler cevap versin sırayla.
Sizin en fetiş ürünleriniz hangileri?
[homurdanır]
En böyle vazgeçilmez.
Bende biraz bıçakla fener olabilir.
Enfetiş.
Teknecilerden de bayağı tepki var.
Amatör denizcilikte neler değiştirildi
mesela? milletin tepki vereceği kadar
büyük.
[homurdanır]
Fener, bıçak,
ışık olan her şey. Sen zaten magnezyum
çubuğu
parlatır, parlarsın, patlarsın.
Lever shotgun güzel.
Ateş başlatıcı.
[homurdanır]
Şimdi fetişten kasıt biraz arkadaşın
sorduğu şu herhalde. Yani
ne olursa olsun en önemli şey benim için
asla vazgeçmeyeceğim. alırsam eğer
kalitelisini alırım dediğim
gibi aslında.
Powerbank
at avrat silah. Hazırlıkçıdaki
hazırlıkçılıktaki en fetiş ürünüm avrat.
Vazgeçilmez.
[homurdanır]
İlk yardım çantam. Hım.
Bak sinek kovucu da çok önemli.
Geçen bir sinek baskınına uğradım. Eğer
sinek kovucum olmasaydı ölürdüm yani.
[homurdanır]
Geçen bir abimiz aktardı. Bodrum'da
sabah 5'te sahil güvenlik yanaşıp
kornaeliye uyandırıp kaptanlara alkol
testi yaptırmışlar.
Yapmışlar ha. Bir de artan marina
fiyatlarından dert yanıyorlardı. Yani
demirlemiş bir teknedeki kaptana alkol
testi yapmak sağa çekmiş bir arabadaki
şoföre alkol testi yapmakla aynı.
Hatırlarsanız bir ara bir tane
trafik polisi abimiz bununla alakalı
video çekmişti. Arabayı sağa çektin.
Araba stop etmiş halde ve içinde
içiyorsun diyelim. İstersen promilin eee
150 olsun. O araba çalışmadığı gitmediği
sürece sana alkol testi de yapamaz. Daha
doğrusu ceza da kesemez.
Büyük ihtimalle
şu an piçliğine eee yapıyorlar onu veya
ulan biz yanaştığımızda lan demirlemiş
teknedeki kaptana
alkol testi yapmak çok saçma.
Ama demirlemiş miydi senin o bahsettiğin
olayda? [homurdanır]
Artan marina fiyatlarından dert
yanıyorlardı. O ekonomiyle alakalı bir
şey.
Kayıkta kağıdı olmayan birileri varsa.
Ne gibi kağıt?
Kafa kağıdı mı?
Ya da av yapıyorlarsa av kağıdı mı?
Nasıl kağıt?
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Sence ne değil Kara Ayvas? Biraz havada
kaldı.
Bir yandan da arkadaş şey dedi ya ateş
başlatıcı vazgeçilmez. Oturdum ik saat
şu şu dönüyor. Döngüyü aldı kendini.
&gt;&gt; He fırtına çıktı diyelim. Kaptan kafa 1
milyon. Hım.
[homurdanır]
Doğru mantık aslında.
Nasıl kaçacak?
Yani hava raporuna bakıp bakmadan
içtiyse de yazıklar olsun. Ne o Bull?
Geliyor musun kardeşim sen? Etkinliğe
eğer kesin geleceksen DM'den yaz bana.
Çünkü belli bir kotamız var. O kota
aşılır gibi olursa artık daha fazla
kişiye gelmeyin diyeceğim.
He yeni yasaya göre her tekne bir
limandan diğer limana gidinceye kadar
seferde sayılıyor
ve seferde kaptan içemez. Demirliyse
bile. Hım.
Yani şöyle benim bir motor yatım var
veya yelkenlim var. Gittim koyun birine
demirledim. Akşam oldu arkadaşlar
dostlar takılıyorum.
İki düble rakı içemeyecek miyim yani?
Koydayım.
Demir atmışım. Çok saçma.
Insta'dan yaz.
Geçtiğimiz ay Kocaeli'nde Marmara yoluna
bağlanırken karşı yoldan polis kemersiz
görüp U dönüşü yapıp bana yetişip ceza
kesti
ve kemerimi bağladığım halde bana devlet
sıkıştırıyor. Mecbur abi dedi.
Kemersiz kemersizliğini mi gördü?
[homurdanır]
Helal olsun. Ne göz varmış adamlarda.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Demirleme ayrı, bağlama ayrı.
Hım.
Şimdi hani günlük turlar var ya Kara
Ayvas. Gidiyorlar böyle koya
bağlıyorlar. Millet yüzüyor, yemek yiyor
falan. Sonra çözüyorlar, gidiyorlar. Ama
gece konaklayacaksın.
Demirlemişsin.
Bir yandan da bağlamışsın. Hani kıçtan
şeye bağlıyorlar. Karaya bağlıyorlar.
Önden demir atıyorsun. Yavaş yavaş geri
geri geliyorsun. Böyle o çapa saplansın
diye bir şeyler yapıyorsun. Ya
alkolü komplo
[homurdanır]
ya. Böyle milyonluk motor yata da gidip
alkol testi yaptıklarını zannetmiyorum.
Ha bir yandan da şu an tekne kaza
istatistiklerini bilmediğim için bir şey
diyemem.
Zaten çok zenginsen ve büyük bir yatsa
zaten kaptan tutarsın büyük olasılıkla.
Biraz da şey böyle ava çıkmış yaşlı
abiler böyle burnu kırmızı, kulakları
büyümüş, burunları böyle artık
sivilceden geçilmeyen
5060 yaşlarındaki güruh.
içip içip fırtınada kaldık. Biz
kaybolduk kafamız güzeldi.
Kurtarın bizi mayday mayday demesin diye
getirmiş olabilirler. Yani yapılan her
değişiklik de kötü olmayabilir.
[homurdanır]
Antalya'daki helikopter şeyi tatbikat
varmış açıklarda. İşte bu İHA gemisi var
ya İHA Siha gemisi. Oradan bir şeyler
uçurup bir yerleri uçuruyorlarmış.
Milyonluk yatta kaptan zaten müşteri
varken içemez. %1500 içemez de şey için
işte sen yatın sahibi olarak içmesi
gereken kişi olarak içebilirsin işte.
H [homurdanır]
kemersiz gördü ama uzaktan yetişip ceza
yazması ilk defa başıma geliyor
çevirmede. Yersin anlarsın ama uzaktan
görüp gelmekte ne bileyim sana kafayı
takmış araba ne markaydı acaba
ya? Arabaya mı tilt oldu? Plakaya mı
tilt oldu?
Mesela bendeki arabada kemeri takmam
daha ölümcül olabilir.
NATO toplantısı mı var? Onu bilmiyorum.
Benim bildiğim tatbikat gibi bir şey
var.
H h h hı.
H. [homurdanır]
Ama tatbikat varsa da şehrin içinden
helikopter geçirmek
kral hareket tatbikat olduğunu eee
herkese göstermek için güzel bir yöntem.
Hatuna da kaptanlık alacağız tek çözüm.
Ben önce bir tekne alayım da altda
kaptanlığı alırız.
[homurdanır]
Bagajda malzeme taşımak sorun oluyor mu?
Bıçak ilk yardım kiti gibi. Mesela
bagajda ilk yardım kiti taşırsan 6137'ye
göre büyük suç. 6137'li
kanuna göre
abi ilk yardım kiti taşımak nasıl sorun
olsun?
Zaten zorunlu ya. [homurdanır]
Hatta biz zorunlu ilk yardım kitinden
daha öte malzemeler [homurdanır]
taşıyoruz ya. Ama bagajda bile olsa
bıçak, torpidoda bile olsa [homurdanır]
kılıf veya bir kağıda küreğe sarılı
olması gerekiyor.
Ya çok hikayeler duyuyorum. bin defa
çevirmeye girip av bıçaklarının
göründüğü ama polisin bir şey demediği
ama kağıda bile sarılı olsa, poşette
bile olsa, bagajda veya torpidoda da
olsa ceza yiyen, malını kaptıran bir
sürü insan var. Şimdi herkesin her
anlattığına da inanmamak gerekiyor. Oo
böyle kaptırdım ben tüfeğimi, tabancamı,
işte bıçağımı.
Kahrolsun polis, kahrolsun yasalar. İşte
o işler [homurdanır] öyle olmayabiliyor.
Yani insanlar kendini haklı çıkartmak
için yalan söylüyor. Doctor House gibi
düşüneceksiniz abi. Hani everybody lies.
Herkes yalan söyler.
[homurdanır]
Temmuzun ilk haftasında mıydı o? Oo
benim o zaman Ankara seyahati Ağustos'a
kalır
ya da Temmuz sonrasına.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; ortasına daha doğrusu. Pardon.
Her şey polisle arandaki iletişimde
bitiyor.
Ya kurallara uysan bile o gün kötü bir
günündeysen insanların başına her şey
gelebilir. Kurallara uymazken bir tatlı
dil gülüş bile her şeyi çözebilir.
Hatırlarsanız Doğan Uçağın bir tane
videosu vardı.
Teşekkürler Neobl desteklerin için.
Benim için önemliydi
yani. Şu an yine al tüfekler 6136'ya
girmiyordu. Neye kaça giriyordu? 2000
küsür müydü? 3.000 küsürlü bir yasa var
ya.
Eee, orada bir değişiklik yapılıyor.
Tüfeklerin takozları tüfeğin orijinal
ekipmanlarından üzerinde olması gereken
malzemelerden biri oluyor. [homurdanır]
Ha tabii bu kanunu, yönetmeliği kaç kişi
biliyor ama şu an usulen esasında
diyelim atışa gidiyorsun veya ne olursa
olsun aracının bagajında
[homurdanır] tüfeğin var.
Polis çevirdi.
Baktı tüfekte takoz yok. Ceza
yiyebilirsin. Tüfeğine el konulabilir.
Yani öyle bir durum var.
Geçen de arkadaş işte
tüfeklerine, tabancasına el konulmuş.
Gerçi biraz
hak etmiş gibi de. Şimdi bulundurma
ruhsatlı tabancanla gidip dışarıda
yol izni hattının dışında atış yaparsan
abi içinden geçerler
yani. O yüzden hani
tamam biz de bulundurma ruhsatı gibi
salak bir şeyin hiç olmaması gerektiğine
inanıyoruz. Eyvallah. Ama sen eğer
bu kanunu çiğnersen
olacaklara katlanırsın. Adil bir ceza mı
yediğin? Gereksiz bir ceza. Yine de
okeyım ben. [homurdanır] Ama yersin.
Takoz ne? Takoz avcılıkta hayvanın
kaçmasına da fırsat tanınması adına
maksimumda tüfeğe, tüfeğin şarjörüne
iki fişek yüklemeni, iki fişekten
fazlasını yüklemeni engelleyen
bir çubuk.
Mesela şarjörlü tüfeğim var. Kutu
şarjörlü tüfeğin onun ikili şarjörleri
var. Onları arazide kullanabiliyorsun
normalde.
Boru tipi ise bir çıbık var. Çıbığı
takıyorsun falan. Bir tane atım
yatağında, iki tane de şarjörde olacak
şekilde.
Ha kimse evine gelip eee evinde ya da
yazlığında kır evinde, bağ evinde
bakalım takoz var mı bunun içinde demez.
Yani senin evine niye gelsinler? Ama
evinin olduğu yerde ateşli silahlı bir
olay yaşandığında
ne olur bilmiyorum. Takozu kaldırırsak
cezası var mıdır? Usulsüz
tüfek taşıma vesaire olabilir.
Ya da eee
ne nasıl söyleyeyim sana?
Hani
geçen Doğan Uçak yine bahsetmişti. Red
dot değil. Red dot taşı taktığı için mi
ne? E adamın silahına el koyuyorlar ve
vahim silah olarak nitelendiriliyor ve
cezası bayağı büyük. Öyle bir şekilde de
ceza yenilebilir. Burası Türkiye her şey
olabilir.
Bagajda tüfek yok. Fişek var. O zaman ne
oluyor?
Yani tüfek ruhsatın varsa bagajda veya
arabanın içinde de tüfek fişeği ya da
yifsiz fişeği olabilir ki. [homurdanır]
Avcılar için geçerli değil arkadaşlar.
Boşuna inatlaşmaya gerek yok. Onu ispat
edeceğim diye çok da vakit harcamaya
gerek yok. ilgili yasayı açarsanız
yepsiz av tüfeklerinin eee
ts ts bilmem kaça göre eee sökülemeyen
bir üzerinde bulunması gereken
parçasıdır takos
da evet istediğiniz gibi taşıyın canım.
Ben bir şey demiyorum. Bana ne?
Yivsiz tüfeklerde balistik imkanı sıfıra
yakın. Yivli olsa kimlik bırakmış gibi
yakalanır suçlular.
Yani
sadece balistikle yakalanmıyor insanlar
ya. [boğazını temizler]
Sadece balistikle yakalanmıyor.
İğnenin düştüğü yer, kullanılan fişek
cinsi
ve senin HTS kayıtların, oralarda
bulunup bulunmadığın bir şey
eee
bir yerden sana geçirmek isterlerse her
türlü geçirirler. Her türlü
yakalanırsın.
[boğazını temizler]
Ruhsatsız fişek taşımak diye bir durum
mu var? Var abi. 9 mm veya 45 mm bir
tüfeğin, tabancan yok. Pardon öyle bir
tüfek yok.
Ve bir gün çevirmede seni çevirdiler.
Sen de hatıra olsun diye arkadaşının
45'lik tabancasından bir tane fişeyi
es keza ceketinin cebinde taşıyordun. Bu
ne derler. Sonra geçmiş olsun.
Veya atıyorum
yolda 556 mühimmat buldun. 308
Winchester buldun. O da çantandan çıktı.
Allah Allah. İşte ruhsatsız fişek o
oluyor.
Yani sahibi olmadığın bir tüfeğin ya da
bir tabancanın
mühimmatını taşımak.
Nihat ne yazıyorsun abi sen? Yani
suç işlemeye yer mi arıyorsun? Ben
anlamadım.
919 tüfek var
ama ne kadar tüfek denilebilir ya da 919
şeyler eee uziler falan 919 atmıyor
muydu?
Çok var yani
ama yivliğe giriyor.
Fişeyi taşıyan silahı yoksa bulur teslim
eder.
Anlamadım.
Yli neden yasak? Yasak değil. Ruhsat
alamıyorsun.
Yivli tüfeklerden bahsediyorsan
tabancalar gibi ruhsatlandırılıyor.
Taşıma ve bulundurma. Bulundurma yivli
tüfek alırsan ne manası oluyor
bilmiyorum açıkçası biraz.
[homurdanır]
Bizim ysiz tüfeklerin ruhsatı hem
bulundurma hem taşıma.
Arabada bulundurma, iş yerinde
bulundurma, evde bulundurma
ama şeyde arazide taşımaya dönüyor gibi.
Okey, anladım. Arkandaki yeşil çantayı
gösterir misin?
Küçük olanı mı diyorsun?
[iç çeker]
Tarık yıldızı dedikleri şey Nibiro
muymuş? İlginç.
Planetic X
gelsin baba. Nuh tufanına da
hazırlanmamız biraz zor ya.
Daha ülkede olan selde ölüp gidiyoruz.
Nuh tufanı biraz bizi aşar.
Kaç kişi araştırıyor mesela o Nibiriun
muhabbetini? Komplo teorilerine girelim
biraz. Silahtan uzaklaşalım.
Sn'ü kapatmışlar diye bir haber duydum.
Ne kadar doğru? Bilginiz var mı?
Ne oldu da kapattılar?
Yeter bu kadar geçit açtığımız
H.
Bu arada evet katlanır sandalyenizi alın
gelin. Mecazen değil gerçek. Çünkü
oturacak yer yok. Ayakta takılırız.
[homurdanır]
Hani ispat edilememiş her şey şeydir ya.
İfşa günü bugün yayınlandı ama patlak
çıkmış. Patlak çıkmış derken kötü müm
spoiler verme ya. Canımız sıkılmasın.
&gt;&gt; [öksürme][boğazını temizler]
&gt;&gt; Yani o kadar güzel fragman yaptılar
böyle bizi heyecanlandırdılar,
heyecanlandırdılar. Gerçekten kötüyse
film üzülürüm.
&gt;&gt; [boğazını temizler]
&gt;&gt; Dostlar 1 saat 45 dakikadır yayındayız.
Yayını şu an kaç kişi beğenmiş bir
bakayım.
Kaç beğenimiz var?
Dur bakayım. Göremiyorum ben.
Dostlar bir yayını beğenmeyen varsa
beğenebilir mi lütfen?
YouTube bu kadar garip geba şeylere
gerçekten önem veriyor. Yani yayın
beğenilmediğinde kimseye önermiyor. Çok
ilginç. Chat' yazılmadığında falan
kimseye önermiyor.
Bot attık zannediyorlar herhalde yayına.
Et'den kötü diyorlar. Oo,
bütün beklentimiz gitti o zaman.
Ama milletin ne beklediği de bambaşka
bir şey ya.
O zamanlar ET bize iyi gelmişti.
Arada sırada X Files'a geri dönüyorum
ben. Onu izliyorum.
[boğazını temizler]
Dostlar bana müsaade
ufaktan kaçayım.
Bir video senaryosu üzerinde
çalışıyorum. Onu bugün hiç şey
yapamadım.
Var mı benden bir isteğiniz? İstanbul'a
İstanbul buluşmasına
gelen arkadaşlarla İstanbul'da
görüşeceğiz. Zaten bir aradayız
ama İstanbul'da çektiğim videoyu farklı
bir kanalda yayınlayacağız. Yine benim
kanala link vereceğiz. Yine silah
videosu olacak. Ona yapacak bir şey yok.
Şu sıralar öyle. [homurdanır]
İkinci ruhsatlı ATFE için müracaat
ettim. Senin zaten bir tane var. Ne
yapacaksın? Ticaretimli mi yapacaksın? O
kadar sorgu sual az daha tamam almıyorum
diyecektin.
Ha onun için o kadar sıkıştırıyorlar.
Doktora gidersin ne yapacaksın der.
Ruhsat için emniyete gidersin ne
yapacaksın der.
Aslında çok güzel bir cevap var da hani
köprüyü geçmek gerekiyor yoksa
şey oluyor işte
tenceremiz yanıyor, tavamız yanıyor.
Gerek yok. Öyle seviyoruz. Hastasıyız
diyeceksin falan.
Ondan alıyorum. Yoksa sana ne
diyebilirsin yani.
Hani o imzayı atmasını bekliyoruz ya ama
ama adamın.
O yüzden diyemiyoruz. Hani okumuş adam.
[&nbsp;__&nbsp;] you diyemiyor ama
kırılırsın diyor. Hadi hoşça kalın,
görüşürüz.

Şifa veriyorsun gülüyorlar ya bu böyle
mi bu işler ya bakın al hasta gizliliği
diyorsun şu hastanın gizli kalsa ne olur
Allah aşkına o kadar hasta gizliliği
deyip duruyorsunuz
Bence Doktor gizliliği daha
önemli bütün hastalar ortada olacak
Bütün Doktorlar saklanacak Benim şeyim
bu her şeyi dışarıda tutan ilaçlar
var 20 tane de ondan
yazacağım şöyle O ilacı alıyorsun bir
şey giremiyor sana penetre edemiyoruz
seni anlatabildin mi hiçbir şey
giremiyor İçerisi böyle şey gibi düşün
bağırsakları bir temizlerler Ya bunu
yapacağız işte kapalıyız kardeşim
kulaklar kapalı gözler
kapalı bitti o ilacı alıyorsun alnında
bir ay yokum yazısı
çıkıyor tamam mı Bir ay sonra sanki bir
seyahatten dönmüşsün gibi
başlıyoruz bu müthiş bir ilaç ona göre
de parası var şeffaf reçete Bunlar hocam
yeşil kırmızı bir de şeffaf mı var bir
üstü şeffaf onun o çakarlı bundan
kullanıyor ya Şu aşağıda şeyde bir
arkadaş benim orada 1+ bir dairesi var
gideceğiz Ondan alacağız reçeteyle
satıyor tabii de benim de gelmem lazım
Çünkü seni tanımıyor tanımadığına vermez

[müzik]
Euzü billahi mineşşeytanirracim.
Bismillahirrahmanirrahim.
Elhamdülillahi rabbil alemin. Vessalatü
vesselamü ala resulina Muhammedin ve alâ
alihi ve sahbihi ecmain emmad. Gökler ve
yer dolusu hamd alemlerin Rabbi olan
Allah'adır. Ancak ona ibadet eder ve
ancak ondan yardım dileriz.
Salat ve selam Muhammed sallallahu
aleyhi ve sellem'e, aline, ashabına,
kıyamete kadar gelecek mümin erkek ve
mümin kadınların üzerine olsun. Hassaten
Allah'ın rahmeti, bereketi, mağfireti,
hidayeti siz değerli kardeşlerimin,
abilerimin ve hocalarımın üzerine olsun.
Buraya teşrif ederken attığınız her adım
sayısınca Allah katındaki günahlarınız
affedilsin. Yine buraya teşrif ederken
aldığınız her nefes adedince Allah
katındaki izzet ve şerefiniz artırılsın
inşallah. Buradan evlerimize geri
döndüğümüzde
aile halkımızı sıhhat, huzur, hidayet
bulmuş şekilde kavuşmayı Allah hem size
hem de bana nasip etsin.
&gt;&gt; Amin.
&gt;&gt; Gecemiz mübarek, akıbetimiz hayır olsun
inşallah.
Geçen hafta Ebu Hureyre radıyallahu
anhudan
Müslüman erkek ve Müslüman kadınların
dara düştüklerinde,
onlara yardımcı olduğumuzda,
sıkıntılarını giderdiğimizde
Allah Azze ve Celle'nin de hem bu dünya
hayatında hem de ahirette bizim
sıkıntılarımızı gidereceği ile alakalı
bir hadis-i şerifi gündem ettik. Hadisin
bir kısmını naklettik. Bu hafta inşallah
devamıyla sohbetimizi sonlandıracağız.
Geçen haftaki dersimizin tam son
kısmında bir kardeşimiz
rahatsızlanmıştı.
Nasıl oldun?
&gt;&gt; İyiyim.
&gt;&gt; İyisin değil mi?
&gt;&gt; İstiyorsan bak bir sandalyeye otur.
&gt;&gt; Yok iyi.
&gt;&gt; Tekrar aynı krizle karşı karşıya
kalmayalım. He
&gt;&gt; sağ.
&gt;&gt; Tamam.
Geçen haftaki dersimizin son kısmında
bir hadis-i şerifi naklettik ve dedik ki
haftaya Allah nasip ederse o hadisi
tekrar gündeme alarak konumuzu inşallah
güçlendireceğiz.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem
Abdullah ibn Ömer radıyallahu anhumadan
öğrendiğimize göre şöyle buyurmaktadır.
Her kim duasının makbul ve kederlerinin
yok olmasını istiyorsa
bir Müslümanı sıkıntıdan
kurtarsın. Hadis-i şerif İmam Ahmed bin
Hanbel'in müsnedinde geçmektedir. Kim
gece vakitlerinde,
seherlerde
alemlerin Rabbi olan Allah Azze ve
Celle'ye kaldırdığı ellerinin geri boş
dönmesini istemiyorsa
darda kalmış Müslüman kardeşine yardımda
bulunsun. Kim muradına ermek istiyor? Bu
dünya hayatı içerisindeki hayırlardan,
güzelliklerden istifade etmek istiyorsa,
kim ahirette kurtulmak ve korunmayı
düşünüyorsa
darda kalmış sıkıntı içerisindeki
kardeşine yardımda bulunsun. Ama ben de
bazı sıkıntıların sahibiyim.
İnsanları açamadım,
kimseyle paylaşamadım. Sadece Rabbime
anlattığım ve kendisinden yardım
dilendiğim bazı kusurların, bazı
sıkıntıların, bazı eksikliklerin
sahibiyken ben nasıl kardeşime yardımda
bulunacağım diye soruyorsan hadis senin
için de geçerli. Kederden kurtulmak
istiyorsan kederli bir kardeşinin
sıkıntısını gider. Allahu ekber. Bu
kadar net ve açık kardeşler.
Bu hal yani insanların hassaten mümin
erkek ve mümin kadınların, Müslümanların
sıkıntısını gidermek için çaban,
gayretin dualarının kabulüne,
Allah Azze ve Celle'nin azabından,
gadabından kurtuluşuna,
sıkıntılarının ve kederlerinin
dirinşine, son buluşuna ve aynı zamanda
da faziletli bir iş yapmanın tabir
yerindeyse kapılarını sana açacaktır.
Hasan-ı Basri rahimeullah Basra'nın
zahitlerinden,
tabiinin en büyük alimlerinden Hasan-ı
Basri rahimeullah
darda olan bir kardeşinin sıkıntısını
gidermek adına bazı Müslümanları
görevlendirir
ve onlara şöyle söyler. der ki,
"Kardeşinizin sıkıntısını giderirken
Sabit Elbünaniyi de bu işin içerisine
sokun." Allahu ekber. Kimdir sabit?
Bakın, bütün muttaki alimler, bütün
muvahhit alimler, bütün rabbani
alimlerin ortak sözüdür. kendi döneminin
en ibadet, en çok ibadet eden, en çok
itaat eden, en çok Allah'a yaklaşmak
için gayret gösteren bir kul varsa o da
demişlerdir ki sabittir. Sühanallah.
Bakın en zahitlerin sözüdür bu sözler.
kendisi
Enes bin Malik radıyallahu anhu ile
ne zaman karşılaşsa
senin elin Allah Resulü sallallahu
aleyhi ve sellem'in eline dokunmuştur.
Senin tenin Peygamber sallallahu aleyhi
ve sellem'in teniyle buluşmuştur."
diyerek her defasında erine salınıp
öpmeye gayret göstermiştir.
İnsanlar sabit bunaniyi bulacakları yeri
çok iyi bilirler.
Onun gibi zahit, muttaki, Allah'tan
hakkıyla korkan birinin dinleneceği,
soluk alacağı, nefesleneceği yer
neresidir kardeşler?
mescitlerdir.
Sabit elbünani mescitte bulurlar. Derler
ki Hasan-ı Basri rahimeullah
darda olan bir Müslümanın ihtiyacını
gidermek için bizi görevlendirdi
ve seni de bizle beraber gelmen için
teşvik etti. Sabit Elbünani döndü dedi
ki ben şu an itikaftayım.
Ben şu an dünya hayatından
soyutlanmışım.
Eşimden, çocuğumdan, arkadaşlarımdan
ayrılmışım. Ramazan'ın son 10 gününü
alemlerin Rabbi olan Allah Azze ve
Celle'ye itaatimi daha güzel sunmak için
gelmişim.
Ben sizin yanınızda yer alamam." der.
Dostlar Hasan-ı Basri'ye giderler. Sabit
Elbünani'nin
itikafta olmasını öne sürerek bu
hayırdan mahrum kaldığını söyleyince
bakın Hasan-ı Basri rahimehullah
Sabiti övecek herhangi bir söz söylemez.
O muttaki bir zattır. Hiçbir güç onu
itikaftan çıkartamaz demez.
arkadaşlarına der ki, "Ona aynen şu
sözlerle hitap edin. Ey gözleri hakkı
görmeyen kişi,
sen bilmez misin ki
kim Müslüman kardeşinin
darda olduğu bir zamanda sıkıntısını
giderirse
o iş peş peşe yapacağı hacan daha
faziletlidir." Allahu ekber. Allahu
ekber. Allah Subhanu ve Teala Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem'e bu durumu
bildirirken dikkat edin bununla alakalı
delili de getireceğiz.
Mümin erkek ve mümin kadınların şöyle
büyük işlerini halledenler için bu sözü
söyletmemiştir.
Selef-i salihin
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve
sellem'in edebinden ve ahlakından ümmeti
Muhammed'in en zor işleri için
söylenilen bir söz olarak kabul
etmemiştir.
Kim? Mümin erkek ve mümin bir kadının
ufak da olsa, küçük de olsa, sizin
gözünüzde değersiz de olsa sıkıntısını
giderir. Onu darlıktan ferahlığa
kavuşturursa peş peşe yapacağı haçan
daha faziletli bir iş yapmıştır. Allahu
ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Bu sözler Sabit Elbünaniye
aktarılır.
Derler ki Hasan-ı Basri rahimeullah
senin için böyle söyledi. Sabit hemen
tasını tarağını İtikaftan çıkar.
Kardeşinin ihtiyacını gidermek için yola
koyulur. Allahu ekber. Hatırlayın ne
olur kardeşler?
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
daha yeni vefat etmiştir. Ramazan'da çok
kıymet verdiği, kendisini çokça sevdiği
amcasının oğlu Abdullah radıyallahu anhu
Ramazan ayının son 10 gününde itikafa
girmiştir.
Aynı Sabit elbünani gibi
kederli, sıkıntılı olduğu yüzüne
yansıyan bir kardeşi mescide girer.
İbn Abbas'ın yanına yaklaşır.
Ona selam verir. İzin ister yanında
oturur.
İbn Abbas radıyallahu anhuma
kardeşinin kederli olduğunu yüzünden
anlar. Feraset sahibi adamlar, hikmet
ehli insanlar. Onlar Kur'an'ın denizleri
demişler onlar için. Onlar kalplerin
hakimleri tabir yerindeyse
insanları hallerinden çok iyi tanırlar.
Çünkü peygamberin rahlinden
geçmişlerdir.
Der ki, "Kardeşim, seni çok kederli
görüyorum. Allahu ekber. Şu mescidin
içerisinde sıkıntılarla oturduğunuz bir
akşamda ben dahil olmak üzere bir
kardeşiniz size yaklaşıp da kardeşim
yüzünden keder okunuyor. Gözlerinin
içerisinde hüzünden başka bir şey yok
deyip de size yaklaştığını hiç gördünüz
mü?
Yolda yürürken sıkıntılar ve acıların
içerisinde kardeşim öyle bir yürüyorsun
ki vallahi hasta adamın yatağından
kalktığı gibisin. Sanki bu dünya hayatı
içerisinde değilsin.
Bir kederin mi var deyip de seni
kolundan tutana hiç şahit oldunuz mu?
Kaç kişi halden anlayabiliyor ki? Kaç
kişi halimizden anlayabiliyor?
İbn Abbas ona döndü. dedi ki, "Seni
kederli görüyorum. Sanki senin sıkıntın
var." Adam ona döndü. Dedi ki, "Evet,
ben" dedi, "falanca şahsın bir
kölesiydim.
Ona bazı mallar teklif ederek beni azat
etmesini istedim. Bu İslam'da vardı.
Bir köle efendisinin izni olmak kaydı
şartıyla efendisinin belirlediği para
veya mal karşılığında hürriyetini talep
edebilirdi.
Sahibi ister verirdi ister vermezdi.
İşte ben dedi böyle bir adamım.
Mescid-i Nebevi'de oturuyorlar.
Mikrofonun sesi mi gitti? He. Aşağıya
ses geliyor mu? Çünkü şimdi affınıza
sığınırım. Bazen hafızlar böyle Kur'an
okurlarken sesi duymadıklarında
sesin sanki iletilmediğini zan bende de
ses bana gelmeyince size de gelmediğini
düşünüyorum.
&gt;&gt; Çınlama vardı hocam. Güzel.
&gt;&gt; Ümit abi geliyor mu ses?
&gt;&gt; Geliyor. Tamam. Hakkınızı helal edin.
&gt;&gt; Diyor ki Mescid-i Nebevi'de oturuyorlar.
Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem'in kabrine yöneliyor.
Şurada yatan zatın hakkı için
söylüyorum. Vallahi de ben verdiğim sözü
yerine getiremeyeceğim.
Tamam hürriyetimi talep ettim.
Ona bir mal vainde bulundum ama vallahi
de sahibime istediği malı verme gücüne
sahip değilim. Darda kalmış bir adamım.
Deyince İbn Abbas ona döndü. Dedi: "Peki
kardeşim senin için senin adını
sahibinle konuşmamı ister misin? Demek
ki her zaman yardım parayla olmuyormuş.
Kardeşlerim,
demek ki yardım her zaman maddi
değerlerle olmuyormuş kardeşim. Birini
dinlemek bir yardımmış. Sıkıntısını
anlamanız yardımmış. Sıkıntısının
giderilmesi için kalkıp da sıkıntı
çıkartabilecek olan kişilerle konuşmak
yardımmış. İbn Abbas bunu da kullanıyor.
Sana bir çek yazayım demiyor. Altınların
ve dolarlarım var. istersen sana bunları
borç vereyim demiyor. İstersen sahibinle
görüşeyim, senin adına konuşayım. Tabir
yerindeyse senin sorumluluğunu
hafifletsin. Adam olur der. İbn Abbas
radıyallahu anh bir an kalkar mescitten
ayakkabılarını alıp çıkmak üzereyken
adam kendini toparlar. Der ki, "Ey İbn
Abbas, sen itikafta değil misin? Sen şu
an mescittesin.
Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem'in sünnetine göre şu an sen
mescidi terk etmemen gerekir. Senin
rabbine bir adağın var. Sen kendini
rabbine adamışsın. İtaat üzeresin. Benim
gibi fakir, günahkar bir kul için neden
itikafını bozarsın dercesine söyledi.
İbn Abbas adama döndü.
Ona Allah Resulü sallallahu aleyhi ve
sellem'in kabrini göstererek şu sözleri
söyledi. Şu kabirde yatan
ve henüz aramızdan yeni ayrılan
zattan duydum ve işittim ki bu sözleri
söylerken gözleri dolmaya başlıyor.
Kimse Allah Resulü sallallahu aleyhi ve
sellem'i sahabesinden daha fazla sevemez
ve sevemeyecektir de. Allah Resulü
sallallahu aleyhi ve sellem'in
rahmetinden, onun bereketinden,
davetinden, cihadından, merhametinden
istifade etmiş olan bir nesil Peygamber
Aleyhisselam'la hatıraları aklına
geldiğinde gözleri yaşalır, kalpleri
hüzünlenir. Bizim gibi meselelere donuk
bakmazlar. Hepiniz umreye gidersiniz.
Birçok kardeşim hac yapmıştır.
Mescid-i Nebevi'yi Allah Resulü
sallallahu aleyhi ve sellem'i ziyaret
ederken en çok ağlayanlar, peygamberini
en fazla tanıyanlar olmuşlardır.
O mübarek beldenin içerisine girdiğinde
ağlayanlar, titreyenler,
hüne kapılanlar özellikle mescidin
kapıları açılıp da Hz. Ebubekir'i, Hz.
Ömer'i ziyaret ettiklerinde hüngür
hüngür ağlayanlar şu hayata onların
hikayelerini, hatıralarını en iyi
bilenler olmuşlardır. O yüzden eğer öyle
kutsal beldelere gidecekseniz ilk işiniz
siyer okumak olsun kardeşlerim.
Eğer umre ve hac yapacaksanız
o sahabenin hayatını bir defa değil
onlarca kez okumaya gayret gösterin. İbn
Abbas Allah Resulü Aleyhisselam'ın
kabrine baktı.
Şurada yatan zat bana şöyle söyledi.
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
buyurdu ki, "Her kim din kardeşinin
işini takip eder ve onu çözüme
kavuşturursa Allahu ekber.
Her kim din kardeşinin işini takip eder.
bekarsa bekarlığını takip ederse,
borcu var borcunu ödeyip ödemediğini
takip ederse,
işsizse işinin olup olmadığını takip
ederse ama bu takibin sonrasında da o
sıkıntının ortadan kalkması için bir
çabanın ve gayretin içerisine girerse
bakın peygamber aleyhisselam dedi ki bu
kendisi için 10 yıl itikaf yapmasından
Allah katında daha hayırlı ve daha
faziletlidir. Allahu ekber. Allahu
ekber. 10 yıl
Allah rızası için Allah adına bir
mescidin içerisine kapanıp 724 Allah'a
itaat etmesinden daha hayırlı ve daha
faziletlidir. Bitmedi. Bakın nebi
sallallahu aleyhi ve sellem devam etti.
dedi ki: "Halbuki
bir kimse
Allah için, bakın dikkat edin, Allah
için başkalarını memnun etmek,
başkalarına şirin gözükmek adına değil,
sadece Allah için itikaf yaparsa, bir
gün itikaf yaparsa, Allah o itikaftan
dolayı, bir günlük itikaftan dolayı kul
cehennem arasına üç hendek yaratır"
diyor. Allahu ekber. hendek. Peki bir
hende uzaklığı ne kadardır?
Doğu ve batının birbiri arasındaki
uzaklık kadardır. Allahu ekber. O yüzden
ey kardeşler tekrar başa dönelim.
Dualarınızın kabul olmasını
istiyorsanız,
kederlerinizin üzerinizden dağılmasını
istiyorsanız,
kıyamet gününde alemlerin Rabbi olan
Allah'ın gazabından korunmak, kurtulmak
istiyorsanız,
fazilet ehli arasına girmek istiyorsanız
durmayın,
kalkın. kardeşinizin sıkıntısını
gidermek için terleyin.
Kıyamet günü terlememek adına bu dünya
hayatında yorulun ve terleyin.
Kardeşlerim zira biz Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem'den öğrendik
ki insanlar kabirlerinden bir rivayette
çekirge sürüleri gibi, başka bir
rivayete de bitkinin yerden bitmesi gibi
kabirlerinden kaldırılacaklardır.
Yalın ayak,
çırıl çıplak
bir korku, kaygı ve endişe içerisinde.
Yine nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in
Buhari'de rivayet ettiğine göre hiçbir
yol levhası bulunmaksızın,
navigasyon kullanılmaksızın
yolun işaretleri olan dağlar tepeler
olmaksızın
o büyük geniş bir düzlüğe doğru
çıkartılacaktır. Karanlıkların
içerisinden. O gün ey kardeşim
kimseyi aramayacaksın.
Kimseyi sormayacaksın
ve kimsenin seni bulmasını
istemeyeceksin.
Şu dünya hayatı içerisinde
kendisi için ölmeyi göze aldığınız
annenizi, babanızı, eşinizi,
çocuklarınızı,
en yakın dostlarınızı,
akrabalarınızı,
dünya içerisindeki bütün insanları
Allah'ın azabından ve gadabından
korunmak için feda edeceksiniz.
Ey insanlar, ey Müslümanlar, şu dünya
hayatında kendisini elde etmek adına
Allah'ı ve ahiret gününü unuttuğunuz
işleriniz, makam ve mevkileriniz ve
onlardan elde ettiğiniz bütün servetleri
Allah'ın azabından ve gadabından
korunmak için feda edeceksiniz.
Dinden nebi sallallahu aleyhi ve
sellem'e Allah Resulü sallallahu aleyhi
ve sellem buyurdu ki Buhari ve Müslim'de
geçen müttefakun aleyh sahih sahih bir
hadis.
Kıyamet günü kafir olan bir adam huzura
getirilir.
Başka bir rivayette
cehennem ehlinden azabı en hafif olan
getirilir. Dikkat edin. Bir rivayette
kafir olan, bir rivayette cehennem
ehlinden azabı en hafif olan getirilir
ve ona şöyle sorulur. Ne dersin? Şu anda
sana dünya dolusu altın bağışlansa
Allah'ın azabından kurtulmak için
bunları fidye karşılığı olarak verir
miydin? Allahu ekber.
Ey kafirler,
şu dünya hayatında birkaç altın ve
gümüşü elde etmek adına Allah'ı ve
resulünü inkar edenler, Allah'a ve
resulüne savaş açanlar, ümmeti
Muhammed'i yok etmek isteyenler, kıyamet
günü geldiğinde aziz ve cel olan
Allah'ın azabından korunmak ve kurtulmak
için bırakın iki ve 3 dirhemleri,
bırakın birkaç dinarları dü Dünya dolusu
altınlar size bağışlansa Allah'ın
azabından kurtulmak için bunları feda
eder miydiniz?
Ne diyecekler sizce? Ey Müslümanlar,
bu cehennem ehli içerisinden
azabı en hafif olanlar, "Ey cehennem
ehli! Bu azaptan kurtulmak istiyorsanız,
bu azaptan kurtulmak adına, bu azaptan
kurtulmanın bir yolu olarak eğer size
dünya dolusu altın bağışlasa bunu feda
eder miydiniz? Yok derler mi güzel
kardeşim?
Hayır.
Bunları ben falancalar için
biriktireceğim der mi güzel kardeşim?
Zor günler için bunları benim adıma
saklayın, biriktirin der mi insan?
Allah'ın azabından kurtulsun. Varsın
annem yansın. Allah'ın gadabından
kurtulayım. Varsın kendisi için meftun
olduğum, intihar etmeyi göze aldığım
eşim yansın. Allah'ın azabından mı
kurtulacağım? Allah'ım evlatlarımı odun
yap. Beni senin azabından ve gadabından
kurtar diyecekler. Sühanallah
ey müslüman. Peki alacağı cevap ne
kardeşlerim? Uyuyan müslümanlar.
kaldır abi. Uyuyan Müslümanlar Allah
için uyumayın.
Allah için uyumayın.
Peki nasıl bir cevap alacaklar? O
kafirler nasıl bir cevapla karşı karşıya
kalacaklar? Cehennem ehlinin içerisinde
azabı en hafif olan adam neyle karşı
karşıya kalacak? Diyecekler ki yalan
söylüyorsun.
Zira biz senden dünya hayatında bunun
biraz daha azını, çok azını ve en
kolayını istedik ama sen bundan kaçtın.
Sen yalan söylüyorsun. Başka
rivayetlerde ne diyecekler? Ya Rabbi
bizi dünya hayatına tekrar gönder.
Malımız, mülkümüz, soyumuz, sopumuz ne
varsa senin uğrunda feda edeceğiz
demeyecekler mi? Allah subhanu ve teala
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
bize bunları bildirmedi mi?
Münadi dedi ki, "Yalancısınız.
Zira dünya hayatındayken sizden çok az
bir şey istenildi.
Az bir fedakarlık istenildi. Gazze için
az bir şey istedik sizin için.
Ümmeti Muhammed'in adına sizden az bir
şey istedik.
Az biraz yorulun dedik. Birazcık
terleyin dedik. Biraz uykusuz kalın
dedik. Biraz aç ve susuz kalın dedik.
Biraz da siz sıkıntı çekin dedik ama
buna yanaşmadınız.
Biz sizden en kolayı istedik. La ilahe
illallah muhammedur resulullah sözünü
söyleyin. İman edip itaat edin istedik
sizden. Bu fıtrata çok kolay olan bir
şeydir.
İnkar etmek çok zordur. Ortak koşmak çok
zordur. İman bunların karşısında çok
kolay olan bir şeydir. Ama siz bundan
kaçtınız. Şimdi tadın bakalım. Cehennem
ateşinin azabını. Sühanallah.
Hadi bakalım karşılaşın. Alemlerin Rabbi
olan Allah Subhanu ve Teala'nın
düşmanlığı ve gadabıyla Allah muhafaza
kardeşlerim. Eğer kıyamet gününde
Allah Subhanu ve Teala'nın
kötü bir akıbete sizi ve beni
sürüklemesini istemiyorsak
kalkın
&gt;&gt; ihtiyaç sahiplerinin yanlarına oturun ve
onların ihtiyaçlarına giderin. Biz Allah
Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'den
öğrendik ki
insanlar mahşere bir kuzu gibi
getirilirlermiş. Hadiste aynen öyle bir
ifade kullanılıyor. Bakın deve demedi.
Resulullah aleyhisselam sığır demedi.
At demedi, koyun veya keçi demedi.
Çünkü saydığım her bir hayvan sahibine
huysuzluk eder. Geri kaçar. Değil mi?
Zorluk çıkartır.
Ama kuzu
boynundaki ip kime ait ise onun çektiği
yere gider. küçücüktür. Ne kadar gücü
yetebilir ki? Yani tabir yerindeyse
amiyane bir ifadeyse halkın arasında
deriz ya kuzu kuzu mahşer alanına
çekiliriz. Kuzu kuzu gitmek
zorundasınızdır.
Asla mukavemet gösteremezsiniz. Ey
yeryüzünün müstekbirleri,
insanları bir böcek gibi ezmeyi tercih
edenler,
yok edebileceğini düşünenler,
yeryüzünün ilahı ve rabi olduğunu iddia
edenler,
bir kuzu gibi çekileceksiniz çırıl
çıplak yalın ayak mahşer meydanlarında.
Allahu ekber.
O sizin duruşlarınız bitecek,
konuşma şekilleriniz bitecek.
aşağılayan, dalga geçen bakışlarını son
bulacak yere bakacaksınız,
aşağılanacaksınız
ve bir kuze edasıyla
aziz ve cel'ın yönlendirdiği yere doğru
gideceksiniz.
Ve yine Peygamber Aleyhisselam'dan
öğrendik. Nebi Aleyhisselam dedi ki,
"Güneş
o gün insanlara bir mil yaklaştırılacak.
1 mile kadar yaklaştırılacak. Ne kadar
Müslümanlar 1 mil.
Hatırlayanız var mı?
&gt;&gt; 1650.
&gt;&gt; 1650 metre. Bak doktor hemen teşhisi
koydu. Yaklaşık tam 1,5 kil uzaklıkta.
Buraya kadar yaklaştıracak. Şu an 150
milyon kilometre uzaklığımızda şu an
güneş.
Biraz kendini gösterse hac ve umre yapan
herkes bayılıyorlar değil mi? Vefat
ediyorlar. biraz kendini gösterse
insanlar yolda yürümekte yalpalıyorlar.
Herkes klimalara doğru koşmaya başlıyor.
Bakın 150 milyon kilometre uzaklıktaki
bir güneşten bahsediyoruz. Peki 1,5
kilometreye kadar getirilirse
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
devam etti. Dedi ki her insan günahı
oranında terlemeye başlayacaktır. Allahu
ekber. Başka bir rivayette diyor ki,
"Bir kulaç 1 metre mi oluyor abiler?"
70 kulaç diyor yerin dibine önce tabir
yerindeyse ter gidecek. Toprak onu
emecek. Ademoğlu'nun terleri var ya 70
kulaç tabir yerindeyse süzgeçlerden
geçerek toprağın altına sızacak. Artık
toprak onu tutamayacak.
Sonra Peygamber Aleyhisselam devam etti.
Dedi ki herkes günahı oranında tere
batırılacak. Muharrem Bey, kimisi
topuklarına kadar,
kimisi dizlerine kadar, kimisi dedi
Allah Resulü şu kuşaklarına kadar,
bellerine kadar. Sonra devam etti nebi-i
muhterem dedi ki, "İnsanlardan bazıları
öyle terleyecekler ki ter onların
ağızlarına gem vuracak. Allahu ekber.
Buraya kadar gelecek.
Bitti mi? Allah Resulü dedi ki,
"İnsanlardan da öyleleri var ki ter
onların kulaklarına kadar ulaşacak."
Allahu ekber.
Hemen akıl devreye girdi. Değil mi?
Ya güneş 1,5 kilometreye kadar düşecek.
Yanmaz mıyız? Bu hadis uyduruk kaydırık
bir hadis. Aç çöpe.
Ya bir adam tabir yerindeyse kulaklarına
kadar suya batırılacak, tere batırılacak
da hele bir de tuzlu suysa bu adam
yaşayacak.
Bu hadis uyduruk kaydırıktır diyeceğiz
değil mi? Bu hadis müttefakun aleyh.
Buhari Müslim hadisi. Allahu ekber.
Sahih bir hadistir.
Anlayamadığımız bir aleme doğru
gidiyoruz. Nasıl anne karnında suyun
içerisinde yaşarken şu an onu
hatırlayamıyor,
anımsayamıyor ve bunu tabir yerind
dillendiremiyorsak
Allah öyle bir alem yaratacak ki o
alemin en büyük özelliği ölüm
öldürülecek.
Ölüm diye bir şey olmayacak. Ölüm
ortadan kalkacak. Ölmek isteyeceksiniz,
ölemeyeceksiniz. Boğulmak
isteyeceksiniz, boğulamayacaksınız.
İntihar etmek isteyeceksiniz,
ölmeyeceksiniz. Kurtulamayacağız.
Ey günahların sahipleri,
kimin günahı çoksa
o aranda
tere batırılacak. Şimdi diyoruz ki genç
kardeşlerime hassaten sesleniyorum. Ey
gençler, ümmeti Muhammed'in hali
böyleyken,
dünyanın her yerinde Müslümanların
halleri bir kuzu edasıyla gırtlaklarına
bıçaklar yapışmışken,
şu sokakların hali böyleyken eğer
kıyamet günü terin içerisinde boğulmak
istemiyorsanız bugün bu dünya hayatında
terleyin ve yorulun kardeşler. Terleyin
ve yorulun. Bugün terleyin ama kıyamet
günü terlemeyin. Bugün yorulun ama
kıyamet günü korkulardan ve endişelerden
uzak kalın. He gençler
size bir şey daha hatırlatmak isterim. O
gün birileri terin içerisinde kalacak ya
Sertaç abi boğulmak isteyecek
boğulamayacak ya. Yüzmek isteyecek
yüzemeyecek ya. Azap üstüne azap çekecek
ya. Allah muhafaza. Allah bizi bu
durumdan korusun. Amin.
&gt;&gt; O gün bazı yüzler var kardeşler.
Hesapsız ve azapsız bir şekilde cennet
kapılarına doğru koşacaklar.
Sema ehli şaşıracak.
Diyecek ki siz kimsiniz be kardeşim?
Kimlersiniz siz? İnsanlar inim inim
inliyorlar.
Ey Rabbimiz
biz müstekbirlerdendik.
Biz mücrimlerdendik.
Biz zalimlerdendik.
Biz şu an haddimizi bildik.
Bu saatten sonra bizi cehennem ateşine
at ve kurtar diye inleyecekleri bir
sırada siz kimlersiniz? Kimlerdensiniz
ki cennet kapısına böyle dolandınız?
Kim sizden? Bunlar
bunlar Resulullah sallallahu aleyhi ve
sellem'in hadisinde tasvir ettiği
adamlar. diyor ki birtım insanlar
kıyamet günü boyunlarına diyor
kılıçlarını asacaklar.
Vücutlarından diyor kanlar aka aka
cennetin kapılarında toplanacaklar.
Allahu ekber. Sema ehli diyecek ki siz
kimlerdensiniz?
Siz kimsiniz?
Bir söz bakın bir ses. Dece ki onlar
şehitlerdir.
Onlar ölmediler. Onlar rableri
tarafından rızıklandırılıyorlardı.
Dikkat edin. Onlar rableri tarafından
rızıklandırılıyorlardı.
Dedikten sonra
bir münadi bakın şöyle seslendi. Bu
sefer
ecri Allah'a ait olan. Bakın dikkat
edin. Ecriri yani sevabı Allah'a ait
olanlar kalksınlar
ve cennete girsinler.
Bir defa seslenildi böyle.
Sonra münadi ikinci defa seslendi.
Ecri sevabı Allah'a ait olanlar
kalksınlar ve cennete doğru
ilerlesinler.
Oraya, o manzaraya, o duruma şahitlik
edenlerden bazıları dediler ki bunlar
kimlerdir?
Ben size sorayım. Sizce bunlar kimdir?
Kardeşlerim
ecri Allah'a ait olanlar, hesapsız ve
azapsız bir şekilde cennete girenler
sizce kimlerdir?
Bilen bir kardeşimize bir tane kitap
hediye edeceğiz inşallah. Buyur Ali abi.
&gt;&gt; Oruç tutanlar.
&gt;&gt; Oruç tutanlar değil.
Buyur Erdal abi.
&gt;&gt; Allah için infak edenler değil kardeşim.
Buyur.
&gt;&gt; Bir Müslümanın sıkıntısını gider.
&gt;&gt; sıkıntısını giderenler değil kardeşim.
Buyur Rahma abi.
&gt;&gt; Şehitler
&gt;&gt; şehitler değil.
&gt;&gt; Sahabeler.
&gt;&gt; Sahabe değil.
&gt;&gt; Birbirini Allah için sevenler. Sevenler
&gt;&gt; birbirini Allah için sevenler. Vay
değil.
&gt;&gt; Değil.
Zor değil mi?
&gt;&gt; Bak şehitler dikkat edin. Boyunlarına
kılıçlarını koymuşlar. Yaralarından kan
aka aka. Hadiste aynen öyle geçiyor.
Diyelim kolundan bir darbe aldı. Kan
buradan fışkırırcasına
misk kokusu ama. Allahu ekber. Mis
kokusu rengi zaferan rengi. Hadiste öyle
diyor. O halde cennetin kapısına
gelmişler zaten. Final var. Ama bakın
diyor ki bu sefer münadi ecri'a ait
olanlar
kalkın
ve cennete girin.
&gt;&gt; Hocam
güzel ahlak sahibi
&gt;&gt; güzel ahlak sahibi olanlar
&gt;&gt; oldu mu hocam?
&gt;&gt; Olmadı.
Tebri ederim.
&gt;&gt; Bundan dolayı mı dedim?
&gt;&gt; Tamam.
&gt;&gt; Gece
&gt;&gt; gece gecenin bir yarısı Allah'ın
huzurunda.
&gt;&gt; Sühanallah.
Allah seni gece abitlerinden kılsın.
&gt;&gt; Ama o değil abi.
&gt;&gt; Allah'a kullarına kullara da Allah'a
sevdirenler.
&gt;&gt; Yani şu kitabı hediye
&gt;&gt; aslında bir anahtardı değil mi?
Yani tabir yerindeyse bir ipucuydu ama
cevap o da değil. İsterseniz zorlamayın.
&gt;&gt; İnternete baktıysanız bak kabul etmem
onu baştan söyleyeyim. Ha
&gt;&gt; söyle.
&gt;&gt; Alimler
&gt;&gt; alimler. Gel buraya gel buraya gel.
Allah seni ilim sahibi kılsın inşallah.
&gt;&gt; Amin.
&gt;&gt; Ama değil.
&gt;&gt; Evet.
Ben cevap verebilir miyim?
&gt;&gt; Koş koş koş koş. Buraya gel. Buraya gel.
Çabuk çabuk.
&gt;&gt; Allah seni namaz kılanlardan kılsın.
Maşallah ya. Nereden
&gt;&gt; cevaba baktın?
&gt;&gt; He
&gt;&gt; bir dakika. Cevaba nereden baktın? Ama
&gt;&gt; tahmin ettim.
&gt;&gt; Tahmin ettin.
Ama cevap bu da değil.
Ben söyleyeyim isterseniz uzatmayalım.
&gt;&gt; Kim biliyor musunuz?
&gt;&gt; Buyurun. İnsanlar affeder.
&gt;&gt; Allahu ekber.
&gt;&gt; Değil
&gt;&gt; bu.
&gt;&gt; Ama Google'a baktın kabul etmiyorum.
&gt;&gt; Ulan zaten sohbetin başından beri
telefonla oynuyorsun orada. [kahkaha]
&gt;&gt; Duydunuz mu cevabı?
&gt;&gt; İnsanları affedenler. Allahu ekber.
İnsanları bağışlayanlar.
Kusurlarını büyütmeyenler, görmezden
gelenler,
tavır alarak,
kınayarak,
düşmanlık besleyerek bir hayatı
geçindirmeyenler,
affedenler, bağışlayanlar.
Allah böylelerini çok sever abi. Çünkü
Allah bağışlayıcıdır.
Allah affedendir.
Ne diyor ayette? Allah affedenleri çok
sever. Allahu ekber. İşte o ecri'a
ait olanlar
kalkın ve cennete girin denilen kimseler
kimlermiş kardeşler?
İnsanları affedenlermiş.
Münadi üçüncü bir sefer tekrar
seslendiğinde
sonra onlar kalktılar hesapsız ve
azapsız bir şekilde cennete girdiler.
Elhamdülillah. Şimdi ey gençler, ey
kardeşler, ey abiler, hesapsız ve
azapsız bir cennete girmek istemez
misiniz?
Kalkın ve yorulun.
Terleyin, gözyaşı akıtın.
Müslümanların sıkıntılarını giderin ve
Müslümanları Allah için affedin.
Bağışlayın.
kusurlarını görmezden gelin.
Öyle bir hesap ki kardeşler Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem
ashabıyla birlikte otururken
hesabın tam 50.000 yıl süreceğinden
bahseder. 50.000 yıl.
Ve ne olur unutmayın.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti
Ayşe'ye dedi ki, "Ey Ayşe, Allah kimin
hesabını didik didik incelerse o
cehennem ehlinden olacaktır." Allahu
ekber.
Kimin hesabı kılık yarılıyorsa
en ince detayına ve ayrıntılarına kadar
düşülüyorsa o azap ehlinden olacaktır.
Allah muhafaza.
50.000 yıl çırıl çıplak
yalın ayak sırat dar
mizan zor amel defterleri gökyüzüne
atılıp yere indiğinde sağ tarafına mı
düşecek sola mı düşecek öne mi düşecek
arkaya mı düşecek endişesi ve korkusu
çok zor.
Sahabe şaşırdı. Dediler ki ya Resulallah
50.000 yıl mı?
Nasıl bir şey bu?
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem
onlara döndü. Dedi ki, "Canımı kudret
elinde tutan zata yani Allah'a yemin
olsun ki o mümin için
hafifletilecektir." Allahu ekber.
Mümin korkma. O gün çok kolay geçecek.
Allah'a ve resulüne itaat eden sadık bir
kul musun? Korkma o gün çok kolay
geçecek. Günahlardan uzaklaşmış, tövbe
istiğfar eden bir kul musun? Korkma o
gün senin için basitleştirilecek.
Sonra ashabına döndü. Dedi ki, "Hatta
ona dünyada kıldığı bir farz namazdan
daha fazla hafifleştirilecek." Allahu
ekber. Kaç dakika bir farz namaz
kılınıyor sizce? Sadece dört rekat bir
farzı düşünün. Sünnetleri bir tarafa
dursun. 10 dakika sürmez. En
salihimizin,
en günahkarı benim gibiminin bir
dakikasını almaz. Resulullah sallallahu
aleyhi ve sellem dedi ki, "Bir farz
namazını eda edecek kadar 50.000 yıl
sizin için kolaylaştırılacak.
Eğer hesabınızın ve o günün sizin için
hafifletilmesini istiyorsanız
ne olur kardeşlerinizin işlerini
kolaylaştırınız.
Zira biz ilk hafta yani bu geçen haftaki
rivayet ettiğimiz hadisin ilk başında
dedi ki kim sıkıntısını giderirse o
hadisin devamında nebi aleyhisselam dedi
ki her kim bir müslümanın
sıkıntısını
darda kaldığında kolaylaştırırsa
Allah da onun sıkıntısını
dünya ve ahirette darda kaldığında
kolaylaştıracaktır. Allahu ekber. Kız
babası mısınız?
Dininden,
ahlakından
emin olunan bir genç sana getirildiğinde
önüne çok büyük meyirler koyarak
evlenmesine asla mani olma.
Zengin bir Müslüman mısın?
Cömert bir esnaf mısın?
Borca ihtiyacı olan bir kardeşini
gördüğünde ona sırt çevirme, yüzünü
dönme. Bakın Peygamber aleyhissalatu
vesselam
miraca çıktığında
bir yerde şöyle bir yazıyla
karşılaşıyor.
Sadaka ehlinin yapmış olduğu amel
katıyla hesaplanır.
Borç verenin
yaptığı iş 18 katıyla hesaplanır. Allahu
ekber. Sadakayı herkes almak istemez
kardeşlerim. Peygamber ailesine sadaka
almayı yasaklamıştır ama borç almıştır.
Salihler sadakayı almazlar ama borcu
kabul ederler. Çünkü sadaka almak insanı
insanların içerisinde hafifleştirir.
Ama borç
Evet. Borç peygamber dahil olmak üzere
herkesin alabileceği bir şey olduğundan
dolayı Allah Resulü sallallah aleyhi ve
sellem bakın demiş ki siz darda olan
kardeşinizin
sıkıntınızını
borç vererek giderin. Allah da sizin
dünya ve ahiret sıkıntılarınızı
gidersin. Allahu ekber.
Mtefakun aleyh Buhari Müslim hadisi
diyor ki sizden önceki ümmetlerden bir
tüccar
etrafındaki diyor insanlara borç
verirdi.
alacak tahsilatını yapan yani muhasebeci
olan kardeşine derdi ki, "Eğer borcunu
veremeyecek olan biriyle karşılaşırsan
o borcu sil ki umulur da Allah da bizim
günahlarımızı affeder." Allahu ekber.
Nebi aleyhisselam ne diyor biliyor
musunuz? Allah diyor o kulu diyor
bağışladı. Shanallah.
Kim mümin kardeşine
miktarı ne olursa olsun bir borç verir.
Onun darda olduğunu öğrenir ve mühlet
açarsa,
rahat ol kardeşim. Sen fazilet ehli bir
kişisin. Asla suistimal etmiyorsun. Asla
insanların hakkına tecavüz etmiyorsun.
Borçlu olduğun halde zengin gibi
yaşamıyorsun. Yani sen sadık bir
adamsın. Anlıyorum ki sen darda
düşmüşsün. Borcunu ödeyemeyeceksin.
Süreyi bir yıl daha uzattım.
Sadakanız 18'le karşılık bulacaktır.
Dediniz ki kardeşim bir yıl sonra sen
bunu ödeyemeyeceksin.
Ben de Allah için bundan vazgeçtim.
Allah da sizin günahlarınızdan
vazgeçecektir.
Müslüman kardeşinizin
sıkıntısını hafifletin.
Dara düştüğünde ona kolaylık sağlayın.
Allah da size kolaylığı ve nusreti tez
zamanda ulaştırsın. Kardeşlerim bakın
Müslim'de geçen bir hadiste Ebu
Katede'den geliyor. Resulullah
aleyhisselam diyor ki,
"Her kim Allahu Teala'nın kendisini
kıyamet günü, kıyamet gününün
dehşetinden kurtarmasını istiyorsa darda
olana yani borçluya nefes aldırsın yahut
alacağını
ona bağışlasın.
Miktarı ne olursa olsun.
Yine Peygamber Aleyhisselam'dan
öğrendiğimize göre Buhari Müslim hadisi.
Önceki ümmetlerden bir adam vefat
ettiğinde melekler onu karşılarlar.
Derler ki sen salih amel işleyen bir
adam mısın? Belki hayır. Benim
iyiliklerim yok. Yani benim övüneceğim
bir iyiliklerim yok. Kendisiyle cennete
gireceğim amellerim yok. Derler ki iyi
düşün.
Senin bir amelin olması lazım.
der ki, "Ben alışveriş yapan bir
adamdım.
Yanımda bulunan işçilerime derdim ki,
borçlu olanlara gittiğinizde
eğer ödeyemeyecek durumdaysa
zenginlerine müsammalı olun. Yani onlara
ahlakla yaklaşın. Onları kırmayın,
incitmeyin. Vereceksen ulan ben
çocuğumun hakkını sana yedirmem di"
diyerek afra tafralar yapmaya gerek yok.
O adam ödeyecek sadece darda şu an.
müsamalı ol. Garibansa, fakirse,
ödeyemeyecek durumdaysa da onun o
alacağından vazgeçin dedim.
Allah da dedi ki, "Bağışlayan benimdir.
Asıl gerçek, bağışlayan,
ikram eden, saçan,
zengin olan benimdir. O adamı aldı
cennetine koydu. Allahu ekber." Bazı
ameller vardır. Şeytan insanı çok zora
sokar.
3 liralık bir borç verirsiniz. 5 liralık
laf söylersiniz.
Amel ifsat alır gider. Siz 1 lira verin
ya da 10 lira verin. Sanki hiç vermemiş
gibi bir ahlakın ve davranışın sahibi
olun. Allah da bu dünya hayatında sizin
sıkıntılarınızı
gidersin ve ahirete de azabından
kurtarsın.
&gt;&gt; Bu kadar yeter değil mi? Hadisin devamı
var.
Benim de gücüm var, enerjim var.
Ha Yusuf abi bitirelim mi? Devam edelim
mi?
&gt;&gt; Sen keyfin yerinde. Orada oturmuşsun.
Yazlanıyor vallahi. Bir çayın eksik. He
adama baksana. N bayılacak neredeyse.
&gt;&gt; Burada bitirelim.
Allah nasip ederse bir sonraki hafta
ümmeti Muhammed'e dua etmek için bir
araya toplanacağız. 6 Aralık Cumartesi
akşamı
bir sinine viizyon kardeşler bir video
hazırlıyorlar. Ümmet coğrafyamızla
alakalı, dünyada yaşanan olaylarla
alakalı Müslümanların ahvalini biraz
konuşacağız.
Akabinde yatsı namazını beraber
kılacağız. Sonra bir kunumuz olacak.
Ümmeti Muhammed'e dua edeceğiz. Orada
bu hadisin bir kısmına değineceğiz ama
bu hadis-i şerifi inşallah ben umreden
geldikten sonra Allah nasip ederse dua
edin bir umre yolculuğumuz olacak
buradaki bazı kardeşlerimizle
umreden geldikten sonra devam edeceğiz.
Neden? Bu hadisin içerisinde çok
enteresan bir lafız var. Bunun üzerinde
durmamız lazım. O da ne? Bakın hadis
Müslümanın derdiyle dertlenmekten,
sıkıntısını gidermekten bahsederken bir
anda şöyle bir cümleyle
karşılaşıyorsunuz. Her kim bir
Müslümanın
kusurunu örterse,
ayıbını gizlerse
Allah da dünya ve ahirette onun kusurunu
örter, ayıbını gizler. Demek ki
kusurları örtmek, görmezden gelmek de
bir Müslümanın sıkıntısını gidermekle eş
değer bir şeymiş. Hadis bize bunu
öğretti. İnşallah o dersimizde bu kısmı
biraz daha fazla açacağız ve inşallah o
hafta dersimizi sonlandıracağız. Allah
azze ve celle sizleri sevsin ve korusun.
Allah subhanu ve teala ümmeti Muhammed'e
yardım etsin. Bize ummadığımız,
beklemediğimiz zaferler nasip etsin.
Allah'ım sen şu mescit içerisinde
sıkıntısı olan kardeşlerimin
sıkıntılarını gider. Ya Rabbi sen
sesimizi işitip de sıkıntısı olan
kardeşlerimizin sıkıntılarını gider.
Amin.
&gt;&gt; Allah'ım sen ahirette karşılaşacağımız
bütün sıkıntıları üzerimizden kaldır.
&gt;&gt; Amin.
&gt;&gt; Azabından, gazabından korunmuş bir
şekilde, hesapsız ve azapsız bir şekilde
cennete girmeyi bizlere nasip et.
&gt;&gt; Geceniz mübarek olsun. Akıbetiniz hayır,
cennetiniz Firdevs olsun.
Esselamünaleyküm ve rahmetullahi ve
berekatü.

Merhaba arkadaşlar. Gamer bir kanalıma
hoş geldiniz. Yepyeni bir Dead by
Daylight videosundan hepinize selamlar
gençler. Bugün dümdüz bir kurban buildü
ile giriyorum. Ekstra bir şey yok.
Bugünün ana amacı biraz daha sohbet
olacak. Eski kurban videolarında çok
fazla yapardım biliyorsunuz ki böyle bir
konu açardık. Onun hakkında konuşurduk
falan. Son videolar biraz daha böyle
loop ağırlıklı olmaya başladı. O yüzden
onu biraz daha düzenlemem gerektiğini
fark ettim. Katil bize gelirse loop
atarız. bize gelmezse de birkaç konudan
konuşmuş oluruz diye düşündüm. Şimdi
gençler bu videonun büyük bir kısmı
filmler hakkında konuşarak geçecek.
Filmler, diziler falan. Biraz doğaşlama
devam edeceğim. Bu arada alt katta ya da
üst katta bir matkap çalışma sesi var
arkadaşlar. Şu an geliyor mu bilmiyorum.
Sabah uyandıklarında [&nbsp;__&nbsp;] deliyorlar
sandım yani. Öyle bir ses arkadaşlar.
Nerse gelmiş. Şimdi arkadaşlar birkaç
filmden bahsedeceğim ama bunları
muhtemelen izlemişsinizdir. Yani ben
sadece fikirlerimi belli edeceğim.
İzlememişseniz de öneri olarak
alabilirsiniz. Bunların birçoğu benim
zaten videolarımda önerdiğim filmler ama
denk gelmeyen olmuş olabilir, yeni abone
olmuş olabilir. Tekrardan konularını
açmak istiyorum. Mesela ilk filmimiz
Ganjim Hunted Asylum. Benim son
zamanlarda izlediğim en kaliteli, en
ürkünç korku filmi. Asya yapımı. Filmin
en sevdiğim yanı şu. Hiç böyle vakit
kaybedeyim işte bir saat boş diyalog
olsun, hikayeye bağlayayım sonra ortama
girerim falan diye uğraştırmıyor sizi.
10 dakikada bir başlıyor olaylar, bir
daha durmuyor. Filmin finaline kadar
sürekli bir akıcılık, sürekli bir korku.
Hep böyle tetiktesiniz.
Ananı satayım ne oluyor? Muhteşem bir
ortam var yani. Öldüm bu arada. Aşağı
git aşağı. Oğlum nurse de yani en sohbet
edilmeyecek katil ya. Hani ben şu paleti
devirip sonrasında evet arkadaşlar
filmimiz şöyle diyemeyeceksem ne anladım
bu işten. Bu bahsettiğim filmde iki tane
sahne var arkadaşlar. Oralarda var ya
öyle bir geriliyorsunuz ki bak biz ilk
başta bu filmi ekiple izlemiştik. Böyle
78 kişi toplanıp 78 kişi toplandık.
Makara kukara yaparak izliyoruz sesli
bir ortamda. Ona rağmen gerildik yani
öyle düşünün. Geçen hafta da kız
arkadaşımla tekrar izledim. Bir de orada
gerildik filmi bilmeme rağmen toplu
ortamda bile gelebilen bir film bence
kalitelidir. Siz tek başınıza izleyin
bence. Daha çok gerilin. Bana mı
gelesiniz? Sesi niye gitti lan bunun?
Yok yok. Anam ne oluyor lan? Evet
arkadaşlar ilk filmimiz bu. Kefil
olduğum bir film hakkında yani bazı
filmlere kefil olmam. Derim ki kişiden
kişiye değişir. Kimisi beğenir kimisi
beğenmez derim ama bu filme kefilim.
Gerçekten kefilim yani. 10 kişinin 8izi
beğenir. Korku filmleri sevenlerden
bahsediyorum. Şeref jenimizi açtık. Lan
bu niye sessiz olup duruyor ya? Çok
garip bir ortam var şu an. Yemin ederim
yani adam sürekli sessiz oluyor.
Nerse'te yürüyerek kovalıyor. Sonra bir
şey oluyor. Bu arada arkadaşlar ismi
geçen filmleri izlediyseniz birisinden
duyduysanız falan kendi fikirlerinizi
yorumlarda yazabilirsiniz. Benzer
filmler önerebilirsiniz ya da bunu mu
aramak istediğiniz üç nokta diye Google
yorası verebilirsiniz fark etmez. Bir
diğer filmimiz de Kanlı Asat. Filmlerin
tamamını direkt bu maçta bitirmeyeceğim.
Konusuz kalırım yoksa. İngilizcesi Husk
Kanlı hasat diye çevirmişler Türkçeye.
Haş filmiyle karıştırmayın. Bakın o
ikisi çok karıştırılıyor. Git sen git.
Jeni yap sen. Gel Jennyap
ablacığım. Tamam. Sesli iletişim yok da
gözünün demi yok anasını satayım. Neyse
arkadaşlar haşla karıştırmayın. Ha bir
tane maskeli katil var. Bir tane de
işitme engelli ablamız var. O ikisinin
1v1 fightını alan film. Husk da böyle
bir tarlada geçiyor. Korkuluk falan var.
O ikisi çok karıştırılıyor isimlerinden
dolayı. İkisi de çok güzel. Haş da çok
güzel. O da çok sevdiğim bir filmdir.
Allah çarpsın. Yukarıdaki matkap
sesinden duymuyorum. Bana mı geliyor? Ne
oluyor yani? Kaçak kat mı çıkıyorlar
üste anlamadım. İki gündür 724 matkap
sesi var ya. Bugaa mı girdi matkap? Ne
oldu? Bak geliyor mu?
Neyse. Ne diyorduk? Kanlı hasat. Kanlı
hasatı sevme sebebim de şu. Gunjim
Hunt'ı desem doğaüstü bir film. Kanlı
Hasat da biraz daha slasher'a yakın
gerilim filmi. Hani böyle paranormal
doğaüstü şeyler çok fazla yok da daha
çok böyle hani kaçma kovalamaca ortam.
Ne yapıyorsun? Bir şey anlatıyorum
burada değil mi? Bir şey anlatıyorum.
Şurada rotten tomatosluk yapıyoruz. Gel
healedeyim seni. Oğlum bu köyün delisi
mi ya bu? Neyse arkadaşlar kanlı hasatla
ilgili yorumum da şu. Ortamı müthiş.
Gerçekten çok gerici. Ölen kişilerin
büründüğü kişilik de çok güzel ve
yaratıcı bence. Şimdi onu spoiler
vermemek için söyleyemem ama gayet hoş
bir mekaniği var. Ortam şahane. Gerilimi
gerçekten veriyor, hissettiriyor size.
Yani böyle bir oyun film karışımı gibi
bir şey. Anladınız mı? Benim bayıldığım
bir filmdir. En sevdiğim gerilim
filmlerinden hatta.
Evet. Şu spotta biraz yürüyerek cha
denedi benle sonra saldı. İnanılmaz. Bu
ne mal bir maç ya. Allah'tan sohbet
falan etmişiz de maçın leşliği. Yani
direkt silerdim mesela böyle maça hiçbir
şey olmadı çünkü. İşte sohbet bu yüzden
önemli arkadaşlar.
Bak ya. Oğlum duymuyorum şu matkabı.
Şimdi çevireceğim, sokacağım bir
tarafınıza.
Bir şey diyeceğim. Bunda şeyleri görme
mi var?
Zahlanacağı yeri yok.
Oğlum ikinci bilin attın sandım yani.
Harcadın sandım.
Ne mal bir şeysin ya. Git onu, kovala
onu.
Ablacığım sen nasılsın?
Fake mi veriyorsun? Ne yapıyorsun?
Anlamıyorum ki.
Allah'ım kafayı yiyeceğim. Nurst
düz kovalıyor. Kafayı yiyeceğim.
Bizim adam maden ocağına indi. Geberdik
gittik. İlk maçımız sohbet muhabbeti
eşliğine geçti arkadaşlar. Böyle bir
video olmasını planlıyordum zaten. Ah
lan abone çıktı yine. Kimmiş? Ashley.
Ashley mana bak Ashley. Selam söylüyorum
kendisine. Oğlum kalp atışıyla başladım
lan. O nasıl oldu? Alo ne oluyor? Adam
aşağımızda galiba. Ben ilk defa böyle
bir şey gördüm oyunda. Şimdi arkadaşlar
bu maçtaki filmimiz Alien serisi. Benim
bayıldığım bir seri. Öncelikle şunu
itiraf edeyim. Ben bu seriye karşı
önyargılıydım. Niye önyargılıydım? Ben
bir dönem eski filmlere güvenemiyordum
arkadaşlar. biraz efekt bağımlısıydım o
zamanlar. Yani mesela işte 13. Cumanın
2009 filmini ilk filmlerinden daha çok
seviyordum. Çünkü niye efektleri daha
iyiydi, görüntü daha kaliteliydi falan.
Fakat Alien ve Freddy serisiyle bu
algımı yıktım. Alien 79 yılında olması
lazım ilk filmi. Yanlış hatırlıyorsam
düzeltirsiniz. İlk filmi boş ver. İkinci
filmin yönetmeni James Cameron. Tamam mı
abi? 80 81 hani 83 falan o aralarda bir
şeydir. İkinci film şu an yapamazsın o
efektleri. Yemin ederim şu an
yapamazsın. Döneminin inanılmaz ötesinde
bir film. Müthiş bir seri. Gerilimi
müthiş. Ortamı müthiş. Bayılıyorum.
Gerçekten bayılıyorum. Bir tane filminin
efektleri çok kötü. 4ün filminindi
galiba tam hatırlamıyorum. Böyle alien
efekt de yapılmıştı tabii ki doğal
olarak ama öyle bir belli oluyor ki
efekti hani çok amatörce duruyordu ama
ilk filmleri muhteşem. Romulus da
muhteşem. Arkadaşlar ben şu an challenge
yapıyorum bu arada size. Yemin ederim
katilin hiçbir şeyini duymuyorum üstteki
sesten dolayı.
Gel de kafayı yeme. Şimdi şunun anasına
sövsem ben suçlu olacağım ya. Dibinde
adam var bana atıyor geri zekalı ya.
Arkadaşlar iyi ki bugünün konusunu
sohbet seçmişim. Maçlar [&nbsp;__&nbsp;] geçecek. O
kadar belli ki ananı satayım. Bu da
sessiz oldu oğlum. Ne çok sessizlik
temalı kaatı geliyor ya bugün. Kanek ile
nurse bile sessizlik buu yapıyor
manyaklar.
Abi vallahi birkaç şerefsiz var. Senin
bu jenini
yapma planları varmış. Aha
abi
zekasal olarak geride miyiz biraz?
huhayor
vuruyor. Kaç kaç kaç kaç kaç. Yırttık
lan oradan. Ha harbiden hasar almadan
iyi çıktık oradan ha. Ne diyorduk
arkadaşlar? Eli'dan devam. Loop'umuzu
attık. Geldik sohbetimizden devam.
Alden'ın ilk üç filmine ve Romulus'a
bayılıyorum. Onu söyleyeyim. Bir de ne
demiştim? Fredi. Freddy de mesela ilk
filmleri şahane olan bir seri. Hiç böyle
yani efektleri kötü olur, şununla
uğraşamam, bununla uğraşamam diye
düşünmeyin. Gerçekten efektleri de
güzel, yeterli yani hani tatmin edici
seviyede. Ortamı da güzel. 2010
Freddy'nin rezilliğini gördükten sonra
her şey süper geliyor arkadaşlar bana.
Freddy'nin ilk filmleri için.
Hayır.
Aha. Niye olmadı lan? Nesne mi vardı?
What the [&nbsp;__&nbsp;] bro?
Bu kez olur. Tamam.
Akıllıca escape sayısı olarak
patlayacağız gibi maçlarda. Bir diğer
film de ne arkadaşlar biliyor musunuz?
Bunu önermek için söylemeyeceğim. Buraya
eleştiri yapacağım. Maç bitmiş bu arada
arkada po çekerken arkadaşlar. 13.
Cumanın part 9 Jason'ın olduğu filmi biz
izlememiştik. Yani ben izlememiştim
şahsen. Geçtiğimiz haftalarda ekip de
izleyelim dedik. Tamam mı? Abi böyle
film serilerini farklılık yapacağız diye
niye bozuyorlar? Hani mis gibi bir tane
Jason olsun anladın mı? Ormana gelenleri
biçsin yani. Şu şekilde 20 tane film
çıkarın. Ben 20'sini de izlerim büyük
bir keyifle. Azıcık şeyi değiştirin.
Mekanı, oyuncuları değiştirin falan.
Tamam yani hani anladın mı? Bunlar
gitmişler tamam mı? Jason'ı
değiştirmişler. Jason yok filmde. Virüs
gibi bir şey Jason. Böyle millete
bulaşıyor. İnsanlar Jason'a falan
dönüşüyor. Sanki Amongas oynuyoruz yani.
Mis gibi serileri böyle mahvediyorlar.
İlla farklılık yapılacaksa başka bir şey
düşünebilirsiniz. Yani hani
yapımcısınız, senaristsiniz,
yönetmensiniz. Jason'ı koymamak ne abi
filmi? Bu mesela Leather Face'in de bir
filminde vardı. 2017 filmi olması lazım.
Leather Face yok mesela hani. Anladın
mı? Ya da mesela Wrong Turn serisi. Son
çıkan kork kapanı 7 diye geçiyor. Direkt
serinin adını taşıdığı için bu yorumu
yapıyorum. Seriyle bağlantısı var mı yok
mu bilmiyorum. Wrong turn 7 diye
geçiyor. Abi bizim ucube yok lan. Ben
niye ne yapayım o filmi?
Heç versene ya. Tam şuraya.
Tam şuraya tık diye.
Öyle. Öyle bir şey yok.
Hatchi ver. Hatchi ver.
Eee, şurada çıkmış olabilir arkadaşlar.
Şurada küçük bir suluk alan var.
İbrahim beydi değil mi isminizi? Hemen
kontrol edeceğim sizin için.
Tık.
Hım. Yeni mekanlara gidelim. Purpom
yürü git lan. Abo ne kadar hızlı geçti
lan
kızatçı.
Sen bana vur bir tane.
Abiciğim bu hiç spawn olmadı mı?
Haritanın diğer taraflarında o zaman o
ya. Vat dediniz kankeler. Hadi purpo.
Hadi oğlum.
Şuradan önüme falan çıkabilir
yani. M1'ini gördüğüm an o refleksi atıp
stan atsam belki kaçabilirdim.
Bahçedeydi galiba hiç yani. Güzel fena
bir maç değildi. Sonunda tatlı bir
chaken. Morimizi de yedik. Bu nasıl bir
ölüm ya? G moddaki tp animasyonu gibi.
Açaydım gollağımı gitme diyeydim. Bizim
adam takım sallarış. XT'sini atıp
gitmiş. Çok da umurumdaydım.
Yine kanake geldi arkadaşlar. Yüksek
rankların vazgeçilmeziği.
Olmaz böyle şey. Yoksa kanike mi? Tam
mutlu oldum derken
ama
bana gerekli zararı uygulamayacak değil
mi?
Nerede oğlum adam?
Kral sen
bende misin ya hala?
Oğlum kaç? He beni özelliğe sokmuştu
değil mi? Bir an dedim buna 3 tanesi
nasıl geldi?
Abo kızatçı. Burayı da verirsek de
özelliğini atabilirmadı
da
oradan Voltingen Domingez attı.
Gerek var mıydı böyle bir şeye? Kral
abi yapma. Allah aşkına nereden vurdun?
Nasıl hit oğlum o ya? Ayrıca ben şu
kadar küçük palete bile yetişemeyeceksem
bu üstünden özelliğiyle atladığında.
What the [&nbsp;__&nbsp;] Dominguez derim yani ben
bu işi arkadaşlar kusura bakmayın bunu
yani demek istemezdim ama bu benim
ultimdir. What the fuck'ın domingu
dediyse mi kaçın yani anladın mı? Uyuz
çar ya. Neyse Allah'tan bizimkiler can
rushı çıktı da sana bir gününü gösterek
bakayım şimdi. Beni çekti benim çek
benim. Ne oluyor lan? Aşık vesel plağı
gibi takıldım anasını satayım. Benim
çektiğim şeylerin aynısını sen de
çekeceksin katilde. Bana ne kardeşim?
Ben ne empati yapacağım? Bana yapıyorlar
mı? Hayır gelme. Hayır.
Oh bir de tanıla geliyor. Aba.
Adam dedi ki
sen çektiremeden ben sana katilde
yaptıklarını yapacağım.
Takın beni kurtarın.
Abi öyle değil. Ne yapıyorsun? Tamam sen
kurtarma. Sen boş ver. Vazgeçtim.
Vazgeçtim. Bırakın beni. Elinizde bir
şey yoksa ne yapıyorsunuz şu an? Cimcik
mi atacaksınız katile?
Aha. Oğlum sen var ya sen
kraldan da öte bir şeysin ya benim için
şu an.
Ama yine öldüm. [&nbsp;__&nbsp;] bu neymiş ya
oğlum? O neymiş lan? Dur lan bir dur
lan. O neymiş? Atlayıp kıvrak atayım
dediydim anasını satayım. Neymiş o?
Sırtımda bitirdi lan özelliğini. Ne
yapacağım oğlum? Bu oyalanmaz ki.
Bunların hiçbirisinde oyalanmaz.
Devirsen dert, devirmesen dert spotlar
yani bunlar kanye karşı.
Eyvallah. Ne yapacağız?
Git ya
abi.
Vallahi sıçanız arkadaşlar.
Bu spot ne oğlum?
Anasını sattığımın herifi tilt etti beni
ya. Olmadı bu maç. Olmadı arkadaşlar
vallahi. Hart tanıl dedik yani. Adama
tanıl attığı için bir şey demiyorum ama
kaneki gerçekten looplanması zor bir
katil. Bir şey yapamadım. Spotu devirsem
üstünden atlıyor. Devirmesem e öldüm
yani. Kovalıyor öldürüyor. Hani ne
yapabilirim ki? Oha 100 prestmiş oğlum
zaten. Ben ne yapayım bunu anasını
satayım? Bir canavara karşı oynadım
yani. Anladın mı? Direkt Tokyo G'un
içindeki kaniki geldi herhalde. Ben
anlamadım. Neyse arkadaşlar GG'mızı
verelim. İyi oynuyor adam yani. Yapacak
bir şey yok. Tanıl atmasa da alırdı beni
yani. Hani olayın tanılla alakası yok.
Evet gençler son maç konumuz da Stranger
Things. Önümüzdeki perşembe yani ayın
27'sinde son sezonu çıkıyor biliyorsunuz
ki final sezonu. Bayıldığım bir dizi.
Hani uzatıp da bozmayan nadir dizilerden
diyebilirim. 5. sezona geldik ve hiçbir
sezonu sıkıcı ve kötü değildi benim
için. Umarım bu sezon da öyle olacak.
Şimdi bu konuyu açma sebebim şu. Son
sezonla ilgili teori üretebiliriz. Bu
kısım biraz spoilerlı olabilir. O yüzden
şimdiden uyarıyorum arkadaşlar. Çünkü
spoilersız bir şekilde bunu yapma
ihtimalim yok. Mecburen isim vermem
lazım, olaylardan bahsetmem lazım falan.
Benim teorim şu. Son sezonda çok fazla
kayıp görebiliriz. Hani dramatik bir
durum olabilir. Genel olaylar mutlu
sonuna bitse bile yani kurtulsalar bile
kötülükten dramatik bir şey olacak gibi
hissediyorum. Dustin Steve Hopper
üçlüsünden birisi ölürse çok üzülürüm.
Özellikle Steve Dustin ikilisi bozulursa
inanılmaz üzülürüm. Çünkü arkadaşlar
benim dizide en sevdiğim sahneler
Steve'le Dusty'nin yan yana olan duo
sahneleri. Çok keyifli oluyor böyle
onların minik atışmalarını izlemek.
Böyle minik minik şapşallıklar
yapıyorlar ya hani. Bayılıyorum onların
sahnelerine. En sevdiğim iki karakter o
ikisi zaten. Teorim de şu yönde. Kesin
bir kahramanlık yaşanacak. Böyle birisi
kahramanlık yapacak ve veda edeceğiz
ona. Mesela Neyse ölürse göbek atarım.
Ben size öyle diyeyim arkadaşlar. Neyse
ölürse var ya göbek atarım. Göbek.
Arkadaşlar Vekno geliyor. Benim
teorilerim bunlar arkadaşlar.
Stranger'la ilgili. Onun harici Duffer
kardeşlerden açıklama gelmiş. Anladığım
kadarıyla doğru mu bilmiyorum. Sadece
okudum yani dinlemedim. Direkt röportaj
olarak Game of Thrones'un finalindeki
hayal kırıklığını yaşatmayacaklarını
söylüyorlar. Yani ona dikkat
edeceklermiş dediğim gibi. Doğru mu
bilmiyorum. Sadece yazılı şekilde
okudum. Gel gel aşağıda o. Aşağıda ya.
Aba
ananı satayım kral yapma.
Tamam tamam iyi düşündüm burayı pırp.
Bravo anasını satayım. Kafan iyi
çalışıyor. Dünyanın en basit düşünüşünü
yaptın ya. Uçtan gösters
kaçayım kaçayım kaçayım kaçayım. Vallahi
çok korkunç.
Ana
M1 atsana bana.
Kral testere de şart değil. Niye illa
testere kullanıyoruz ki? Yani yani benim
testerem yok. Mesela ben biraz daha adil
bir savaş beklerdim burada.
Kaçabileceğim spot kalmadı ya. Şuraya
baksana. Ankara'nın dışı gibi dümdüz.
Şura bak full tarla. Lan devir şunu.
&gt;&gt; Tamam. İyisin iyisin. Aferin aferin. Ben
onu bırakmam.
Biraz olsun vakit kaybettirdim. Belki
yerdekini alırlar o sıra. Almışlar,
almışlar, almışlar. İyi doch. Devam et.
Arkana bile bakma şu an. Arkana bile
bakma. Nice güzel. Bu da buradan gitti.
4 escape. Evet gençler videomuz bu
kadardı. Bol sohbet ağırlıklı bir video
olacağını söylemiştim. Zaten karşımıza
da güçlü katiller geldi. Genelde
yaşatmadılar bizi. Kurban videolarını bu
şekilde yapmaya çalışacağım. Artık ekibi
denk getirebilirsem ekiple sv şeklinde
çekeriz. Öyle olursa zaten bol sohbetli
geçmiş olur. Solo videolarda da bu şekil
konular bulup yarı sohbet yarı loop
şeklinde geçmesini sağlamaya
çalışacağım. Çünkü sadece loop istediğim
zaman benim elimde olmuyor arkadaşlar.
Katil beni kovalayamayabiliyor. Ne
bileyim tek atan bir perk'e denk
geliyoruz. Bir şeye denk geliyoruz. 3
saniyede yere düşmüş oluyorum. Maç
mahvolmuş oluyor yani. Ama böyle
konulardan bahsettiğimiz zaman maç da
arkada akıyor bir yandan. Hani böyle
mini podcast tarzında oluyor ve
seviyorum. Katil videolarında bunu yapma
şansım yok ama kurban videolarında bunu
yapma şansım fazla. Katil bende değilken
arkada boş boş durmuş oluyorum çünkü
mantıken. O yüzden kurban videolarının
içeriği genel olarak bu şekilde olacak.
Artık her videoda farklı farklı konular
konuşmaya çalışacağım. Hatta bununla
ilgili öneri bile isteyebilirim sizden.
Yorumlara yazabilirsiniz. Abi şu konudan
bahsedebilirsin, şundan bahsedebilirsin
diye. İçeri girmeyeceğim konular olursa
iyi olur arkadaşlar. Bir anda fx
gelmesin Siliv'den. Umarım video
hoşunuza gitmiştir. Kendinize çok iyi
bakın. Bir sonraki videolarımızda
görüşmek üzere. İyi günler. İğlandceler.

Euzü billahi
mineşşeytanirracim.
Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi
rabbil alemin. Vessalatü vesselamü ala
resulina Muhammedin ve alâ alihi ve
sahbihi ecmeîn.
Rabbim ibadetlerimizi mebrur ve makbul
eylesin. Bir araya
gelişimizi hayırlara vesile eylesin.
İmanımızın artmasına, günahlarımızın
silinmesine, aşkımızın
çoğalmasına, birbirimize olan ilgimizin,
muhabbetimizin
kaliteleşmesine Rabbim vesile eylesin.
Yüce Rabbim böyle bir Kur'an
müessesesinde iyi niyetle bir araya
gelen siz dostlarımızla beraber
aleyhissalatu vesselam efendimizin
etrafında ahirette ilk toplaşanlarla
toplaşmayı ve ilk cennete girenlerle
girebilmeyi burada sohbetleştiğimiz gibi
cennette de bir araya gelerek buradaki
günlerimizi yad edebilmeyi rabbim her
birimiz ize nasip
eylesin. Rabbim son nefesimize kadar
razı olduğu yolda
yürümeyi, istikamet üzre ömrümüzü
değerlendirebilmeyi, dünyadan ahirete
göçerken tam ve kamil bir hazırlıkla
göçebilmeyi, kabre girerken cennet
bahçesine girer gibi
girebilmeyi rabbim her birimize,
eşlerimize,
çocuklarımıza, aile bireylerimize nasip
eylesin. Amin.
Kıymetli
dostlar, yavrumuzun okuduğu aye-i
kerimeler İsra suresinin
78. aye-ti kerimesinden itibaren
okudu. Nereyi okuyacağını ve onun da
okuyacağını biz bilmiyorduk.
Dolayısıyla bu ayetler okununca bu
ayet-i kerimelerde Cenabı Hak Celle
Celalüu bizlere neleri duyurmuş oldu? Bu
ayet-i kerimelerde bizim kulağımıza küpe
olacak neler vardır? Hep beraber
görelim. Ne yapmış oluyoruz? Bu ayetleri
biz kendi aramızda müzakere ediyoruz.
Yani ey dostlar Cenabı Hak size şöyle
buyuruyor değil. Ey dostlar, Cenabı Hak
bize böyle buyuruyor diye hepimizin
ortak değeri, hepimizin muhtaç olduğumuz
iyilikleri ve güzellikleri, nasihatleri
dinlemiş oluyoruz.
Cenabı Hak Celle ve Ala Hazretleri
sevgililer sevgilisi, kainatın efendisi
Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve
sellem'e talimat vererek, "Kızım sana
söylüyorum, gelinim sen işit."
kabilinden bizim kullandığımız bir tabir
var. Aynı
vazifeleri, Efendimiz sallallahu aleyhi
ve sellem'e talimatını verdiği
vazifeleri Cenab-ı Hak aynı şekilde
bizden de
istemektedir. Bu görevi isteyen
Allah'tır. Celle
Celalüu. İstenilen kişi de biz
müminleriz. Başta Peygamber Efendimiz
sallallahu aleyhi ve sellem'e Cenabı Hak
emrediyor ve aynı şeyi bizlerden de
istiyor. Nedir?
aye-i kerime yani
78. aye-i kerime okunan 1. ayeti
kerimede Cenabı Hak Celle Celalü şöyle
buyuruyor. Ey benim
peygamberim senin en önemli
vazifen namazı hakkıyla
kılmandır. Namazı namaz gibi hakkını
vere vere kılmakta asla gevşeklik
yapmaz.
Ben senden sadece namaz
istemiyorum. Dost doğru namaz
istiyorum. Ayakta durabilecek,
yıkılmayacak, sap sağlam bir namaz
istiyorum.
İkincisi,
şemsiy ve kuran
fecr. Toparlayarak söylüyorum. Yani
sabah, öğlen, ikindi, akşam yatsı
vakitlerinde namazını kıl. Hem de namaz
gibi olsun, namaza yakışır olsun, namaz
denecek kalitede olsun diyor Rabbimiz
Celle
Celalüu. İki türlü namaz kılmak var.
Namaz kılmamanın türlüsü yok. Namaz
kılmamak,
kılmamaktır. Ama namaz kılınca insan ya
kriterlerine uygun olarak kılar veyahut
da alışkanlığı gereği yuvarlaya
yuvarlaya götürür işi. İkisine namaz
dense de birisi gerçek değildir. Birisi
gerçektir. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim'de
emredildiği zaman namaz konusunda
dikkatli
olmamızı emreden kelimeler
kullanılıyor. İkame demek bir şeyi ayağa
tutmak demektir. Ayakta kalmasını
sağlamak demektir.
Yıkılmamasını sağlamak demektir. Yani
öyle bir namaz olmalıdır ki 5.5
şiddetinde deprem yıkmayacak. altı nokta
şiddetindeki deprem yıkmayacak onu.
Kolay yıkılmayacak bir namaz
olmalıdır. Bu konuda kıymetli dostlar
çok fazla vaktinizi almadan sadece
insanlar alışkanlıklarının
esirleridirler.
Tekrar ediyorum, insanlar
alışkanlıklarının esirleridir,
köleleridir. Dolayısıyla biz namazı
hızlı kılmaya alışmış
isek efendim kalitesiz bir şekilde
kılmaya alışmış isek böyle geldi böyle
gidere dönüşüyor. Bu da bizim için ciddi
sıkıntı olur. Bu ayet-i kerimeyi
dinledikten sonra namazlarımızı her
birimiz kendi açımızdan bir daha gözden
geçirmemizde fayda var. Namazın bir dost
doğru kılınması emrediliyor. Bir de
vaktinde kılınması
emredilirken sabah namazı ile ilgili
kelime ve Kur'anel fecri
diyor. Yani Kur'an bildiğimiz kitabın
adıdır. Ama burada Kur'anel fe salatel
fecri sabah namazı
manasındadır. Çünkü namaza bazen rüku
ismi verilir. Bazen namaza secde denir.
Yani rüku denir. namaz kastedilir. Secde
denilir, namaz kastedilir. Kur'an
denilir, namaz kastedilir. Çünkü rüku
namazın farzlarından bir farzdır. Secde
Kıraatte namazın farzlarından bir
farzdır. Şimdi burada kıymetli dostlar
özellikle Cenabı Hak buyurduğu için
değerlendirelim diye düşünüyorum.
buyuruyor ki inne
kurri
meşhud beş vakit namazınızı kılın
özellikle sabah namazını da kılın çünkü
sabah namazı meşhut bir namazdır
diyor. Meşhut namaz ne demektir? Yani
meleklerin hazır olduğu, bulunduğu,
toplaştığı bir
namaz. Demek ki sabah namazının bir
özelliği var. Nedir o? meleklerin
toplaştığı
zamazdır. Gece ve gündüz görevli
melekler var. Şimdi biraz önce namaz
kıldık. Rabbim kabul etsin. Tek başımıza
namaz kılsak. Cemaatle namaz kılsak.
Namazı nasıl bitiriyoruz? Esselamü
aleyküm ve
rahmetullah. Esselamü aleyküm ve
rahmetullah diyor. Ne demek bu? Esselamü
aleyküm. Allah'ın selamı sizin üzerinize
olsun diyoruz. Allah Allah. Kim var ki
sağda? Kime diyoruz biz? Esselamü
aleyküm ve
rahmetullah. Bir selam
veriyoruz. Allah'ın selamı senin üzerine
de demiyoruz. Sizin üzerinize
diyoruz. Peki bir insan selam verirken
kimi neyi niyet edecek? Tek başına
kılıyorsa sağ tarafına selam verirken
sağ tarafındaki görevli melekleri ve
cinlerin
salihlerinden olanları onunla beraber
namaz kılıyorlar demektir. Demek ki
insanın sağında ne varmış?
Sağda görevli melek var. Bir de ne
varmış? Cinlerden ibadetine düşkün
olanlar varmış. Solumuza selam verirken
sol tarafta görevli olan meleği
kastediyoruz. Ona selam veriyoruz. Yine
sol tarafta cinlerin salihlerinden
olanlara selam veriyoruz.
cemaatle namaz kılıyorsak, bir grup
olarak namaz kılıyorsak, sağ tarafımıza
selam verdiğimiz zaman hem melekleri,
sağ taraftaki görevli melekleri, hem
cinlerin salihlerini hem de sağ
tarafımızda olan mümin
kardeşlerimizi sol tarafa selam verirken
cemaatle kıldığımız zaman sol tarafta
görevdeki meleklere selam veriyoruz.
Cinlerin salihlerine selam veriyoruz.
Bir de sol taraftaki kardeşlerimize
selam vermiş oluyoruz.
O zaman bir insan nerede ne zaman namaz
kılarsa kılsın ala küla sağında solunda
görevli melekler var. Başka kimler
varmış? Cinlerin salihleri varmış. Fakat
özellikle sabah namazında sağdaki melek
soldaki melek değil. Cenabı Hakk'ın
celle celalüu gece ve gündüz münavebeli
görevlendirdiği melekleri vardı.
Gece ve gündüz meleklerin nöbetlerini
sabah namazında devreder ve
devralırlar. Dolayısıyla gece görevli
melekleri sabah namazında görevlerini
devretmeye hazırlanırlar. Gündüz görevli
melekleri de sabah namazında günün
gündüzün görevini devralmak için
buluşurlar. Öyleyse sabah namazı nedir?
meleklerin
buluştuğu, gece ve gündüz meleklerin
buluştuğu bir
namazır. Şöyle bir tablo karşımıza
çıkıyor. Sabah namazına kalktığımız
zaman, camii cemaate gittiğimiz zaman
mutlaka gece ve gündüz görevli melekler
bizim neyimize şahitlik yapıyor? Sabah
namazımıza şahitlik yapıyor. Cemaate
gittiysek cemaatimize şahitlik yapıyor.
Meleklerin bu şahitliği ahirette geçerli
midir?
geçerlidir. Cenab-ı Hak Celle Celalü
buyuruyor ki, "Beş vakit namazınızı
kılın ama özellikle sabah namazını
kılın. Zira sabah namazı meleklerin
hazır ve nazır olduğu bir eee namazdır"
buyuruyor. Bunun bir başka eee tefsiri
de yani sabah namazı eee normalde
öğlende insanlar işe gitmiş olabilirler.
içinde namazında, tarlada, bağda, bahçe
de olabilirler. Ama sabah namazı
insanların evinde olduğu bir saattir.
Dolayısıyla camii cemaati ihmal
etmeyecekleri bir zamandır. Camide
cemaatin en kalabalık olacağı namaz
sabah namazıdır. Buna da işaret ediliyor
diyor
müfessirler. Bu aye-i kerimeyi geçiyorum
kıymetli dostlar. Bu ayet-i kerimede
Cenab-ı Hak bize namazı dost doğru
kılmamızı, vaktinde kılmamızı, özellikle
sabah namazını kılarken sağımızın,
solumuzun, önümüzün, arkamızın
meleklerle dolduğunu, gece ve gündüz
görevli meleklerinin orada hazır
olduğunu, bizimle ilgili rapor vereceği
verecekleri zaman namaz kılanlarla
ilgili güzel rapor, namaz kılmayanlarla
ilgili de günlük rapor kötü gitmiş
olacak. Bunu anlıyoruz. Bir sonraki
ayeti kerimede Rabbimiz celle celalü
habibinin şahsında bakın bizlere neyi
tavsiye ediyor.
Ve bu beş vakit namaz farz olmazsa olmaz
namazlardır. Ama habibim bununla iktifa
etme. Gecede kalk özellikle ilave bir
namaz olarak teheccüt namazını kıl. Yani
dostlar
sizi gece saat 200'de birisi
arasa telefon sesini duyunca rahatsız
olur musunuz? Kim bu saatte der misiniz?
Dersiniz. Fakat telefona şöyle bir
baktığınız zaman sizi arayanın gerçekten
çok sevdiğiniz, bir numara sevdiğiniz
insan olduğunu
görürseniz o zaman yine aynı reaksiyonu
gösterir misiniz?
Yoksa bir dakika ya beni çok sevdiğim
dostum arıyor dersiniz. Elbette çok
sevdiğimiz birisi arasa rahmetli
hocamızın ifadesiyle aşık maşuk
ilişkesinde delikanlı baksak saat 200'de
sevgilisi arıyor. E çok mutlu olur
ondan. Misal olarak söylüyorum. Şimdi
gecenin o uyku saati var ya, derin
uykunun olduğu saatte ancak aşık
olanların kalkıp abdest alıp Allah'ın
huzurunda durması söz konusudur. Başka
ifadeyle söyleyeyim. Bir insanın
herkesin uyuduğu bir saatte kalkması,
abdest alması Allah'a karşı
samimiyetinin
ispatıdır. Hele bunu da efendim bir
düzene
sokabilirse o insanın Cenabı Hak ile
olan bağlantısının kalitesini ortaya
koyması bakımından önemlidir. Dostlara
tavsiye edilir mi? Tavsiye edilir. Şöyle
bir hadis-i şerif vardır. Mealen
paylaşıyorum.
Kıyamette insanlar mahşer meydanında
beklerken üç tane soru sorulacak.
Bunlardan bir tanesi nerede gecenin
derin saatinde kalkıp abdest alıp namaza
duranlar, kıyama duranlar, rüku ve
secdeye varanlar kalksınlar ayağa
denecek. Çok az kalabalık değil. Az bir
grup kalkacak. Cenabı Hak Celle Celalüu,
"Haydi siz doğru cennete geçin,
diğerleri hesap için beklesin." diyecek.
Dolayısıyla bu özelliği, güzelliği
yakalayabilen insanlar yarın ahirette
hesapsız cennete girebileceğini bu
hadis-i şerifte görmekteyiz. Yani
teheccüt namazı dediğimiz gecenin derin
saatinde özel ibadet için kalkmak, mevla
dostluk kurmak için kalkmak, aşkı
ispatlamak için kalkmak. Gerçekten kulun
mevlaya olan bağlantısını, samimiyetini
ispat
ediyor. Mahmuda. Böyle yaptığın takdirde
rabbin seni mahmut bir makama, yüce bir
makama
ulaştıracaktır. Demek ki aleyhissalatu
vesselam efendimiz yattığı yerden
ulaştığı makamlara ulaşmıyor. Gündüz
yaptığı ibadetlerin yanında,
performansın yanında, gecenin derin
saatlerinde kalkıp ya Rabbi deyip namaza
durması, rükuya varıp secdeye varması,
secdede ağlayıp gözyaşı dökmesi burada
çok etkili
olmuştur. Bir sonraki ayet-i kerime,
İsra suresinin 80. ayeti kerimesi
kıymetli dostlar. Bu bakalım bizlere
neyi veriyor mesaj olarak.
buyuruyor ki rabbimiz ve kul habibim
bana şu şekilde yalvar diyor. Bakın
duanın içerisinde ne güzel mesajlar
vardır. Rabbi ey benim rabbim edil male
sıkin ve muhrece
sıkin ben bir gün kabre gireceğim.
Beni kabre
girerken rızanı
kazanmış, dostluğunu
kazanmış, muhabbetini kazanmış olarak
kabre girenlerden eyle. Amin.
Vecini muhrece sıdkin. Kabre girdikten
sonra da bir gün kabirden çıkacağım,
dirileceğim. Kabirden çıkarken de razı
olduğun meleklerin karşıladığı dostların
kervanına
katılan yüzünün akıyla beraber mahşer
meydanında önünde nur ve sağında nur
olduğu halde yürüyerek gelen kitabını
sağ tarafından alarak alın dostlar
kitabımı okuyun. Zira ben bugüne
inanmıştım, gereğini yapmıştım diyebilen
bahtiyar kullarından olarak kabirden
çıkmayı bana nasip eyle.
Bu şekilde dua
etmesini eee Cenabı Hak Celle Celalü
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e
talimat veriyor. Bu ayet-i kerimenin bir
başka manası da şudur. Ey Rabbim de ki
habibim. Ey Rabbim, ben bir yere
girerken dürüstçe girmeyi, bir yerden
çıkarken dürüstçe çıkmayı bana nasip
eyle. Amin. Bunun içerisinde ne vardır?
Günlük hayata aktarıyorum bunu. Bir işe
başlıyorsun. Bir iş yerine giriyorsun.
Girerken adam gibi girmek lazım. Bir gün
çıkmaya karar verdin. Çıkarken de adam
gibi çıkmak lazım. Yani girişte de
çıkışta da dostane giriş ve dostane
çıkış olması lazım. Bir ortalık
ortaklığa mı başlıyorsun? Başlarken
dürüstse başlamak lazım. ortaklığı
bitirirken de dürüstçe bitirmek
lazımdır. Eee, demek ki insana her şeyde
dürüstlük yakışır. Müslümana her şeyde
yakışır. Bu ayet-i kerimenin bu mana, bu
yönüyle beraber kapsamı gerçekten dikkat
çekici kapsamı vardır.
Ve Allah'ım daima yardımını istiyorum.
Benim canımı sıkacaklar olacaktır. Bana
düşmanlık yapanlar olacaktır. Daima
düşmanlarıma karşı, beni çekemeyenlere
karşı, benim ayağımı kaydırmak
isteyenlere karşı benim gücüm yetmez.
Hilelerini de ben bilmem. Ama sen
herkesin gücünü de bilirsin, hilesini de
bilirsin. Bana düşmanlık yapmak isteyen,
ayağımı kaydırmak isteyen, bana zarar
vermek isteyenler karşısında ben senin
yardımına iltica ediyorum. bana yardım
eyle diye efendim eee dua etmemizi
Cenabı Hak önce habibine sonra bizlere
emretmektedir. Bir sonraki ayet-i kerime
İsra suresinin 81. ayeti kerimesi
rabbimiz celle ve
hazretleri billah
ve
batil
innel hak geldi, İslam geldi, batıl
zahil oldu. Şirk ve putlar yıkıldı, yok
oldu. Kur'an-ı Kerim geldi. Kur'an-ı
Kerim güneş gibi karanlığı götürdü, yok
etti.
Şüphesiz batıl yok olmaya eninde sonunda
mahkumdur diyor aye-ti kerimede. Bir
sonraki ayeti kerimede de
rabbimizzil
kurşun ve rahmetün lil mminin.
İnsanlarda iki türlü hastalık var
kıymetli dostlar. Başımız ağrır, dizimiz
ağrır, belimiz ağrır, midemiz ağrır,
böbrekler çalışmaz. Buna beden hastalığı
denir. Bir de insanın kalbindeki kötü
huylar da bunlar da her birisi birer
marazdır. Birer hastalıktır. Bir insanda
kibir varsa kalpte hastalıktır. Bir
insanda riyakarlık varsa kalpte bir
hastalıktır. Bir insanda kin hastalığı
varsa bu kalpte bir
hastalıktır. Bir insanda kendisini
beğenme hastalığı
varsa efendim bu da nedir?
eee bir kalp hastalığıdır. Kalpte
bulunması muhtemel olan hastalıkları
bazı kitaplar 60'a çıkarırlar. 60 tane
hastalık sayarlar. Bunlar kalpte
bulunabilecek afatül kalbi, kalbin
afetleri diye başlık atarlar. E sonuçta
bunların her birisi kalpteki
hastalıklardır. Ama en büyük hastalık
kalpte küfürdür, nifaktır,
riyakarlıktır, kibirdir, gururdur,
ucuptur, efendim hasetliktir,
kindarlıktır, öfkedir. Bunlar kalpteki
kötü huylardır. Allah'a
güvenmemektir. Efendim cehennemden
korkmamaktır. Allah'a ümit
beslememektir.
ve cennete ümit var olmamaktır. Mümin
bir taraftan ümit, bir taraftan korku
arasında yaşaması lazım. Günahlarından
korkacak ama rabbinin rahmetini de daima
ümit edecek. Dolayısıyla kıymetli
dostlar Kur'an
ayetleri insanlara, müminlere bilhassa
şifa ve rahmet kaynağıdır. Kur'an-ı
Kerim neye şifadır? İşte insan Kur'an
ayetlerini okudukça kibrin ne kadar
çirkin olduğunu ve min şerri hasidin
hased okudukça hasedin ne kadar kötü
olduğunu, eee, yalanın ne kadar kötü
olduğunu, küfrün, şirkin, nifak,
riyakarlığın ne kadar kötü olduğunu
anlıyor. Anlayınca da bu tehlikelerden
temizlenmeye çalışıyor. Ve böylece
Kur'an bizlere kalpteki hastalıklardan
kurtulmamızı sağladığından dolayı nedir?
şifa kaynağıdır. Kur'an geliyor, küfür
gidiyor. Kur'an geliyor, nifak gidiyor.
Kur'an geliyor, efendim kibir gidiyor.
Kur'an geliyor, yalancılık gidiyor.
Kur'an geliyor, riyakarlık gidiyor.
Kısacası ne kadar kötü huylar varsa
Kur'an-ı Kerim bunları tedavi etmek için
bir şifa
kaynağıdır. Bu ayet-i kerime gibi
Kur'an-ı Kerim'in şifa olduğunu söyleyen
başka ayet-i kerimeler de vardır. Bunun
zahirine bakarak maddi hastalıklara da
şifa olur mu insanda? Samimi inanç
olduktan sonra elbette olur. Ben
hafızlığımı yaptığım zamanlarda çocuktum
o zaman. Yani işte 9 yaşlarında
falandık. Bir köyde yapıyoruz
hafızamızı.
Eee, kadınlar gelirlerdi böyle eee,
rahmetli hoca efendiye, hocamıza tuz
getirirlerdi. Derlerdi ki, "Hoca efendi,
bizim inek süt vermeyi, ha bu tuzu okur
musun derlerdi." Hoca efendi tuzu
okurdu, tuzu gönderirdi. Ondan sonra
bakarsın bir gün sonra veya iki gün
sonra hacı nene bir bakıraç yoğurtla
beraber geldi. Hoca efendi Allah razı
olsun bizim inek süt vermeye başladı.
Bir bakıra çuur gelirdi. Bazen nene
gelirdi. Hoca efendi ne olursun beni
oku. Derdi. Başım ağrıyor. Hoca efendi
okurdu. Allah razı olsun keşti derdi.
Giderdi. Bir gün hoca efendi Çaykara'ya
gitmişti. Kaduhor derlerdi Çaykara'ya.
Eski ismi Kaduhu. Kaduhora gitmiş. İşte
oranın pazar günü. Biz medresede işte
çocuklar ders çalışıyoruz. Nene bilmiyor
hoca efendi orada olmadığını. Nene
geldi. Çocuklar buyur nene. Hoca efendi
nerededir? Kadahora gitti. Ey gidi
çocuklar benim başım çok ağrı. O
okuyacaktı beni. O yok siz okuyun beni
dedi. Ne yapalım dedik biz de okuyalım
dedik. Yani ne okuyalım? İşte ihlas
okuduk, felak okuduk, nas okuduk. Oh oh
oh. Çok iyi oldum. Çok iyi oldum dedi
gitti. Onun o samimi eee iyi niyetle
yaklaşması Cenabı Hak şifaya vesile oldu
mu? Şifa elhamdülillah olmuştur.
Rahmetli babam Cenabı Hak hepimizin
geçmişlerine rahmet eylesin. Böyle eee
su ile çalışan elektrik fabrikası
memlekette
yaparken o çalışma esnasında bir
hastalığa muhtela oldu. Diyor ki oğlum
diyor yani ölüm korkusu sardı beni ama
normal bir ölüm korkusu değil.
Patlıyorum uyuyamıyorum yatakta
dönüyorum. Yani normal değil çok anormal
bir hastalık. Doktora gittim bir şey
yok. tahliller bir şey yok. Ona gittim,
buna gittim bir şey yok. Allah Allah ne
yapacağım? Gerçekten yatamıyorum.
Yatakta duramıyorum. Dönüyorum,
kalkıyorum. Evde tur atıyorum.
Derken Mahmut Efendi Hazretlerimiz köye
gelen birisine demiş ki, eee, mühendis
babama mühendis dedi. Mühendise de ki
gelsin bana gelsin. O da demiş ki,
"Efendim" demiş, "o fabrika yapıyor.
Suyla çalışıyor. Elektrik fabrikası
yapıyor. 60'lı
yıllarda. Gelme şansı yok yani. Çok zor
olur. Ben onu bekletmeyeceğim. gelsin
dedi. O da yukarıdan bizim evin yukarı
Karadenizli evler dağınık biliyorsunuz.
Yukarıdan Yayoldan geçerken çağırıyor.
Hüseyin amca, Hüseyin amca buyur. Efendi
hazretlerimiz senin için dedi ki gelsin.
Ben de ona dedim ki fabrika yapıyor.
Gelemez. Bekletmeyeceğim onu. Ben gelsin
dedi. Rahmetli babam hemen yola girdi.
Ne için çağırdı bilmiyor. O zaman sadece
Ulusoy vardı. Otobüs yolculuğu vardı. O
sadece Ulusoyuyla gelirdi. Ulusoyu
atladı. Atladım geldim diyor. Geldim ama
diyor bizde edep var diyor. Yani
sormadım beni emrettiniz niye emrettiniz
falan diye. Sormadım hoş geldin sefa
geldin dedi. Ben de hoş bulduk sefa
bulduk da. Başka bir şey sormadım dedi.
O da bir şey demedi bana
dedi. Neyse öğlen oldu namaz kıldık.
İkinde oldu. Namaz kıldık.
ikindi namazından sonra birisini okudu
dedi. Bir hastayı okudu. Onu okuduğunu
görünce ben dedim ki bir dakika ya benim
de hastalığım vardı. Beni de bir okusun
dedim. Dedim ki efendi hazreti beni de
bir okur musun? Dedi mühendis senin işin
uzundur. Seni akşamdan sonra
okuyacağım. A anladım ki beni okumak
için
çağırdı. Mühendis senin işin uzundur.
Seni akşamdan sonra okuyacağım dedi. Ben
meseleyi kavradım. Şimdi akşam
namazından sonra böyle bir yarım saat 45
dakika böyle okudu diyor. Beni okuduğu
zaman üzerimdeki hastalığın %75'e o
zaman gitti
dedi. Sonra bana dedi ki sabah namazını
kıldıktan sonra bir daha okuyacağım
seni. Ondan sonra
gidebilirsin. Sirkeciye inersin. Sirkeci
de yolun karşısına geçersin. Gelen
otobüste gidersin. Dedim ki efendi
hazretleri gitmek sadece Ulusoyla
oluyor. Ulusoy'dan bilet almak için bir
hafta önceden randevu alman lazım. Başka
otobüs
yok. Eee dolayısıyla yarın gitme şansım
olmaz. Yok yok demiş. Sen gidersin yolla
karşıya geçersin. Otobüs gelin binip
gidersin falan. Neyse ben de dedim ki
kendi gim sen otobüsten ne haberin
olacak? Sen İsmail'de oturup duruyorsun.
Otobüste insanlar giderken ne kadar önce
gitmel randevu almaları gerektiğini ama
şu var dedi. Nasıl olsa tekked çorbamı
veriyorlar dedi. Otel parası da
vermiyorum. Ah giderim otobüs bulamasam
dönerim gelirim yine dedim dedi. Tamam
efendi hazretleri dedim. Sabah
namazından sonra beni bir daha okudu.
Hastalığımın %100'ü gitti dedi. Hiçbir
şey
kalmadı. Yani Kur'an okumak hastalığa
şifa verir mi?
dinleyen yani okutulan sağlam niyetliyse
okuyan da gerçekten eee nefesinde şifa
varsa Kur'an ayeti kerimeleri şifaya
vesile olur mu? Vesile olur. Sonra diyor
ben diyor hastalığım geçti. Gittim diyor
sirkede onun tarif ettiği gibi yolun
karşısına geçtim. Bir 15 dakika falan
bekledim. Baktım otobüs geliyor. Ulusoy
geliyor. İşaret ettim durdu. Neresi dedi
Trabzon of dedim. Atla
dedi. Atladım dedi. Aynen tarif ettiği
gibi. Of'a gittim dedi. Eğer dedi
yazaneye gitseydim dedi. Yazane benden
bilet parası olarak daha fazla para
alacaktı. O komisyonun parasını benden
almadılar dedi. Daha da ucuza geldi
dedi. Şimdi Kur'an-ı Kerim ayetleri
manevi olarak hastalıklara, manevi
hastalıklara %100 şifadır. Maddi
hastalıklara şifa vesilesi olabilir mi?
Elhap olabilir. Eee canlı misalini size
rahmetli babamdan aktarmış oldum. Vezil
Kurani burada inanç çok önemlidir.
Samimiyet çok önemlidir. Yani şifaya
vesile olabileceğine inanmak, samimi
duygularla bunu yapmak
gerçekten efendim etkili midir?
etkilidir. Yani Kur'an ayetleri ne kadar
etkiliyse samimiyet de bu kadar
etkilidir. Şimdi güneş beyaza vurduğu
zaman onu daha beyaz yapar ama insana
vurduğu zaman insanı ne yapıyor? Güneşi
vura vura siyahlatıyor. Kur'an-ı Kerim
bir güneş gibidir. İyi niyetli olan
insanları parlatır ama kötü niyetli olan
insanların düşmanlığı daha da fazla
artar. siyahlığı daha fazla artmış olur.
Kıymetli dostlarım ve şu ayet-i
kerimeyle
bitirelim. Cenabı Hak Celle Celalü bu
nasihatleri yaptıktan sonra buyuruyor ki
kullarım biz kulumuza sağlık verdik,
sıhhat verdik, imkanlar verdik. Bir eli
balda, bir eli yağda
olunca zikrullah'ı unutur. Caminin
yolunu unutur. Cemaatin yolunu unutur.
Harama helale dikkat etmesi gerektiğini
unutur. Ve
neibi burnunun doğrultusunda yaşamaya
başlar.
Bir de ona fakirlik, bela, musibet,
hastalık isabet edince ke
yeusen çok umutsuz olur. Cenabı Hakk'ın
rahmetinden umudunu kesmiş olur.
İnsandaki kötü karakteri Cenabı Hak
beyan ederek, "Ey müminler, sakın siz
böyle olmayın." demiş oluyor. Şimdi eğer
Cenabı Hak Celle ve Ala Hazretleri bir
kuluna daha fazla nimet veriyorsa o
nimetler çoğaldıkça kulun da mevlaya
boyun eğmesi, çoğalması lazım. Daha çok
zikretmesi, daha çok ibadet yapması.
Çünkü insanın serveti artınca vergisi de
artıyor, değil mi? Az serveti olan az
vergi verir. Çok serveti olan çok
vergili. Cenabı Hak bir kulla nimetleri
artırıyorsa o kulda şükrü artırması
lazım. zikrullah'ı artırması lazım. Ama
bu nefs-i emmare öyledir ki rahatlığı
bulduğu zaman Allah'ı unutuyor. Hani
aldı kızı bıraktı bizi diye bir
tekerleme var ya. İnsan rahatlığı
bulunca Cenabı Hakk'ı unutuyor. Zevku
sefaya daldırdıkça bunların kendisinin
hakkı olduğunu düşünüyor ve dolayısıyla
Mevla karşı samimiyetinin artması
yerinde tam tersi oluyor. Nankörlüğü
artmış oluyor. Yüce Rabbim celle celalü
her birimizi kendi yolunda yürüyen,
nimetlerin farkında olup şükrünü eda
edebilen, ahirete göçerken şükreden
kullar zümresinde eee göçebilen,
ahirette de aleyhissalatu vesselam
efendimizin etrafında buluşan ayık
kullarından eylesin. Yüce Rabbim
hepimizi hayırlı eylesin. Eşlerimizi
hayırlı eylesin. Çocuklarımızı hayırlı
eylesin. Yüce Rabbim celle celalüu
ailece Allah yolunda yürüyenlerden
eylesin. Burada buluşturduğu gibi bir
Kur'an medresesinde buluşturduğu gibi
cennette de eksiksiz ve firetsiz bir
şekilde buluşmayı rabbim nasip eylesin.
Amin. Amin. İşini yürütmekte ekonomik
şartların sıkıntısız ve zorluğu
sebebiyle darda olan kardeşlerimize
rabbim imdat eylesin. Amin. Rabbim
faize, krediye, namerde muhtaç
eylemesin. borcunu ödeyemeyen bir duruma
düşmekten de her birimizi muhafaza
eylesin. yorganına göre ayağını
uzatan, hesabını verebileceği işlerle
uğraşan, hesabını veremeyeceği şeylerden
uzak duran, kendi menfaatini, uhrevi
menfaatini, Allah karşısındaki duruşunu
ve tutumunu gerçekten akıllıca gözden
geçiren, bir gün hesap vereceğini asla
unutmayan, ayık kullarından olmayı
Rabbim hepinize, hepimize nasip eylesin.
Amin. Bu müesseselerde okuyan
yavrularımızın zekalarını, heveslerini,
ihlaslarını, samimiyetlerini ziyade
eylesin. Amin. Cihana ışık tutacak alim,
fazıl, kamil insanlar olarak
yetişmelerini dinimize, mukaddes
vatanımıza ve değerlerimize güzel
hizmetlerle
şereflenmelerini rabbim nasip eylesin.
Hepimizin çocuklarını, torunlarını,
damatlarını, gelinlerini de Allah
yolunda yürüyen, haramlardan nefret
eden, ibadetlere aşık olan bahtiyar
kullarından eylesin. Aleyhissalatu
vesselam efendimizin mübarek ruhu için,
her birimizin, bütün geçmişlerimizin
ervahı için, hayırların fethe şerlerin
defu rafu izalesi için, Allah rızası
için elfatiha.

Sho
Sş
Hoş geldiniz arkadaşlar. Hoş geldiniz.
Merhaba.
Nasılsınız?
Sesime bir bakayım. Heh.
Bugün öyle bir sohbet yayını açmak
istedim
ve genel kafa dağıtacağız, sohbet
edeceğiz. Havadan, sudan, edebiyattan,
sanattan öyle havadan, sudan gelip de
bana saçma sapan sorular sormayın
lütfen.
Bu şekilde bir sohbet yayını
gerçekleştireceğiz. Öyle
bakalım. Aman tanrım karga emojisi.
Evet.
Hatta bugüne özel seçtiğim kitaplardan
biri de Crow olması lazım. Linklerde
var. Bakabilirsiniz.
Hoş geldin yayın tesellüm. Zeynepciğim
hoş geldin sen de.
Her yayın için özel kitaplar seçiyorum.
Linklere bırakıyorum. Bakarsınız oradan.
Bundan sonra böyle bir uygulama geldi.
Böyle bir upgrade geldi.
Abi Allah var mı? Var.
İnsanlar boşuna inanıyor. Olamaz
herhalde. Olmayan şeye niye inansınlar?
Tuğba Sabas hoş geldin.
Evet. Depresyon kitapları iki tane falan
seçmiş olmam lazım.
Hoş geldin Gülşen.
Türkçe dışında dil biliyor musun hocam?
Bilmiyorum hocam.
Hocam kargo okumaya başladım da kim
bilir ne zaman biter. Çok beğendim
çizimleri hikaye de araştırdım.
Müthişmiş. Evet güzel kitap.
Hatta göstereyim size.
Şu ben bunu geçen sene güçen hediye
etmişti herhalde. Kitabımdaki çoğu
kitabı güçen hediye etmiş. Garip. Kitaba
para vermiyorum da.
Eee, bunun filmi var normalde. Bu Bruce
Wayne miydi? Yok o Batman olandı. Bruce
Lee. Heh, Wayne değil. E Bruce Wayne'in
Wayne değil Bruce Lee'nin oğlunun
oynadığı bir filmdi. E güzel bir
uyarlamaydı. Sonra bir tane daha
yaptılar böyle Vedpad hikayesine
benzeyen o berbattı. Onu izlemeseniz de
olur. Hikaye çok güzel. Heh. Brandon
Lee. Hikaye çok güzel. Çizimler de çok
çok iyi. Eee işte fantastik yeraltı
böyle hafif
underground da bir havası var genel
anlamda. bir videosunu çekmiştim.
Sonradan beğenmedim. Kaldırdım ben o
videoyu herhalde. E yeni videosunu
çekeceğim bunun. Yine okumak isterseniz
açıklamalar kısmında link var. Herhalde
olması lazım. En azından
bunu bıraktım diye hatırlıyorum.
İnşallah başka bir şey bırakmamışımdır.
Bakabilirsiniz oradan. Güzel bir kitap.
Benim böyle canım sıkıldıkça. Özellikle
depresyona girdikçe açıp açıp okuduğum
çizgi romanlardan biri. Genelde
depresyona girip çizgi roman falan
okuyorum. İşte Hellboy var. Onu okuyorum
bazen. Secret Wars var. Onu okuyorum.
Öyle takılıyorum.
Evet. Teşekkür ederim. Ada sen nasılsın?
Marcus Arielus. Kendime düşünce önerir
misin? Öneririm.
Bunu böyle güzel bir metin. Yani bana
kalırsa mesela şey olarak da
yazılabilirmiş.
Eee, normal bildiğiniz anlam roman
olarak da yazılabilirmiş. Hatta belki
daha güzel bile olabilirmiş. Ha tabii
çizgi roman
olarak da çok çok iyi ama böyle bir
derinlikli eee böyle edebiyatın
derinleme derinleşme daha müsait
yapısıyla beraber bir Crow hikayesi
okumak isterdim. Bu çizgi romanın
özelliği şu
ödül almış ve çok satmış, çok okunmuş
ilk bağımsız çizgi roman. Eee, bununla
beraber artık çizerler ve yazarlar şey
demeye başlıyor. Ben bir çizgi roman
hikayesi anlatmak için eee, bir şirkete
işte Marvel Comics'e, Image Comics'e,
Dark Horse'a oraya buraya bağlı olmak
zorunda değilim. Kendi başıma da bunu
yapabilirim demeye başlıyorlar. Böyle
bir özelliği var. Saçların ne yaptın
sen? Benim saçlarım böyle normalde ben
çok gergin topluyorum saçlarımı.
Düzleşiyor. Normalde benim saçlarım
kıvırcık zaten. Yani tam kıvırcık değil,
yarı kıvırcık.
Nadir hocam teşekkürler desteğin için.
Hocam James Obar'ın da Erik yazarken
kendi yalnızlığına esinlendiğini biliyor
olmalısınız. Kendisinin de eşini araba
kazasında kaybediyor çünkü si gerçek
Detroit cinayetiyle birleşmiş. Evet
ya hikaye birazcık tabii fazla katmanlı
aslında. Sadece o boyutu yok. Eee
bence yoğun bir din eleştirisi var
hikayenin içinde. Yoğun bir kültür
eleştirisi var. Eee Eric Raven karakteri
Crow'a dönüştükten sonra işte
biliyorsunuz şey yapıyor, kırıyor kafayı
iyice. Normalde filmde öyle miydi
hatırlamıyorum ama çizgi romanda bu
şekilde.
Kırıyor kafayı bayağı İncil ayetleri
okuya okuya insanları kesiyor falan
böyle tuhaf.
Hoşuma gidiyor böyle po. Hayal gücü
ürünleri.
Her gün 1K abonen artıyor sanki. Yok ya
20'sinde zaten şey olmuştuk. 10.000
olmuştuk.
Bayağı olmuş işte. Kaç? Bir ay olmuş
neredeyse.
3 hafta. 3 hafta önce olmuşuz.
3 haftada 1000 abone kazanmışız işte.
Bu arada bugün bir yeraltı edebiyatı
nasıl oluştu videosu attım. İzlerseniz,
izledikten sonra da bir yorum çakarsanız
sevinirim.
Evet. Evet. Çizimler arasında isa
tasvirleri ve çarma çizimleri çok. Evet.
Eee, onun dışında böyle şeyini çok
seviyorum. Dur şeyini göstereceğim.
Oğlum bir şey tam böyle bırakıyorum
elimden. Deniz bir şey söylüyorsun. Bir
şey ekleyesim geliyor. Şu eskiz tarafı
çok güzel. Çizgi romanın kendisi renkli
değil de eee çizimleri benim çok hoşuma
gidiyor.
Tamam. Batet erkeğine benzediğini ben de
biliyorum. Beni yargılamayın. Eee arada
sırada hoşuma gidiyor böyle şeyler.
Yağmur bulursan sevinirim ya.
Bulamazsan da canın sağ olsun. Bize de
Kur'an okuyan kafa kese kese gidiyor
yani. Evet. Bir şey diyemedim şimdi
buna.
Bir şey diyemedim buna. Ya genel anlamda
bu e dini yozlaşmışlık temaları tabii
modern dönemde daha da fazla artıyor.
Çünkü insanlar artık din üzerinden
istismara uğradığı gerçeğiyle
yüzleşiyor. Tüm insanlık tabii
coğrafyadan coğrafya Hristiyan
coğrafyasından bahsediyorum. Eee ve
bilmiyorum galiba yaşam pratiklerimiz
şey oldukça eyvallah tesim bir yıllık
50k hedefi düşük gelmeye başladı. Yok o
kadar hızlı bilmiyorum. Şu anda hedefim
50.000. Bir yılın sonunda yaşam
pratiklerimiz dışa döndükçe kendimizle
baş başa kalamadıkça,
ne bileyim
belki de bencilleştikçe
birtım uhreviyat varlıklarından
uzaklaşmaya başlıyoruz. Ve bu kronik bir
şekilde topluma yayıldığı zaman birtım
insanlar o uhreviyatı birer araç haline
getiriyorlar. Biz de o aracı
reddediyoruz aslında. Dolayısıyla böyle
bir yapı. Bıraktığın linkten The Crow'u
aldım. Ertesi ertim. Sağ olsun. Teşekkür
ederim.
Efendiler yayını beğenmeyi unutmayın.
Evet efendiler
bu link olayı iyi oldu.
Sonra niçe gibi oluyoruz
ya. Ben olmuyorum bilmiyorum sizi.
Ben nihilist biri değilim ya. Nihilist
eğilimi olan biri değilim.
Link olayı iyi oğlu zengin gülüşü.
Yok ondan değil aslında demek istediğim
şey. Yani siz zaten alışveriş
yapıyorsunuz.
Eee hem alışveriş yapıyorsunuz hem
dolaylı yoldan bana destek olmuş
oluyorsunuz. Bu yönden iyi oldu.
Sen ne kadar kişinin linki
kullandığından falan haberdar olabiliyor
musun? Ya evet olabiliyorum ama kimlerin
hangi linki nasıl kullandığına haberdar
olamıyorum tabii.
Şeye de yazık ya. İhale ona kaldı ama
adam inançlı biri.
Başka baskısını bilmiyorum ben. Bu
baskısını biliyorum.
Belki vardır eski baskısı.
Şeyi çok almak istemiştim zamanında. E
V4 Vendetta Ahmet Yakup hoş geldin. V4
Vendetta'nın bir çizgi romanı var.
Ciltli edisyonu ama yeni baskıdan
bahsetmiyorum.
Onu çok almak istemiştim. O da müthiş
bir hikayedir.
O zaman çok iyi hatırlıyorum.
Eskişehir'deydim. Kitapçıya gittiydim.
Tamam mı? Yani cebimde de 100 lira para
vardı o zaman. O çizgi romanın fiyatı 90
liraydı ve bir kitap için çok pahalıydı
o kitap. Ben o zaman gidip o vendetta'yı
almak yerine o paraya 10 tane Hasan Ali
almıştım.
Eee
böyle bir anı.
O zamanlar kitapların değerlerinden hiç
anlamıyordum. E Eskişehir'deki bütün
irili ufaklı kitapçılara geçtiğim için
bazı ufak kitapçılar beni kazıklıyordu.
Hatta işte baskısı yok diye kitap
satıyorlardı bana. Ben sonra o kitabı
geri götürüp satmak istediğim zaman para
vermiyorlardı falan.
Çok garip bir şeydi dönemdi. Ben zaten
böyle kitaplara eee sahaf boyutunda
bilgi sahibi edinme şeyim eee
motivasyonum tamamıyla buydu. Önüne
gelen kazıklıyordu beni. Tamam mı? Eee o
zaman Eskişehir'de benim arkadaşım falan
yoktu. Ben de sabah bir çıkıyordum
antikacılar, kırtasiyeler işte oralardan
bir şeyler topluyordum böyle. E param da
oluyordu. Bir şeyler topluyorum. Hobimdi
yani. Abi gidiyorum tamam mı? Çok iyi
hatırlıyorum. Bir tane mouse diye bir
çizgi roman. Tamam mı? Önermiştim bu
kanalda da. Adam dedi ki bu bu dedi işte
diyor bir müthiş bir şeyiz diyor roman
işte Türkçede bir kere basıldı bir daha
da basılmadı. Baskısı yok bilmem ne
falan filan. Çok değerli bu dedi. Ne
kadar dedim dedi 200 liraya veririm
dedim. 200 lir ne? 200 liraya kütüphane
dizi diyorsun anasını satayım. Yıl 2018
falan düşünün
abi. Neyse
eee
200 lira fiyat teklif etti ya. Dedim 150
olmaz mı? Ben de salak gibi atlıyorum
dedi. Olur
dedim. Ben bir bakayım geleyim falan.
Başka bir kitapçıya gittim ama çizgi
roman çok içimde kaldı. Hani alamadım
dedim keşke bu kadar pahalı olmasaydı
falan.
Abi neyse akşam evde bir geldim BKM
kitapta dolaşırken lan bir baktım kitap
var fiyatı da 22 lira. Tamam.
Gittim aldım kitabı. Eee ertesi gün
adamın şeyine götürdüm. kitapçısına
götürdüm.
Ne kadar dedim bunun fiyatı ya? Dedi
bunlar dedi çok değerli değil. Yüzsüz
herif bari hani bunu böyle demezsin hani
anladın mı? Böyle demezsin bari dedim.
Bunlar çok değerli değil zaten dedi.
Herkeste var dedi. 10 lira dedi vereyim
ben sana.
Allah dedim senin belanı vermesin. Sonra
o gün şey anladım ya. Cenkerim senin
eğer bu işle ilgileneceksen bu işten
anlaman gerekiyor artık yani. Yoksa bu
böyle olmaz. Hani bir kitabı değerli
yapan nedir? Eski baska kitap ne şartlar
altında değerlidir? Ne şartlar altında
değersizdir? Eee işte 2004 öncesi bu gri
bandrol öncesi korsan kitap nasıl
anlaşılır?
Eee falan filan. Bayağı oturdum öyle o
zaman eee şeye işte kitaplarla
ilgilendim falan.
O şekildeydi. Bak bir kırtasiyeler,
kitapçılar,
antikacılar dehşet kazıkçı oluyor hocam.
Hani hiç şaşmaz.
Bilmiyorsanız o aradığınız ürün hakkında
bir şey, marka, model, cart curt vesaire
yandınız yani.
Yani yandınız
ya. Hiç unutmuyorum. Isparta'da bir
antikacı işte antika şeyi açıldı.
Sheffer'ın bir kalemi. Tamam mı? E
Sheffer markasını da takip ettiğim bir
marka. Antika kalemlere ilgim vardır.
&gt;&gt; E antika kalemlere ilgim vardır. İşte
Secrix'tir, Shefferdır falan filan. En
azından Türkiye'ye girmiş antika
kalemleri iyi bilirim. Hangi malzemeden
yapılmışlar, kaç yılında üretilmişler,
ne kadar üretilmişler falan filan iyi
bilirim yani.
Şimdi eee 90 öncesi
kalemlerde altın uç kullanılmıyor. Tamam
mı? kullanılıyor da yaygın değil.
Antikacı da bulamazsın o kalemleri. Ya
bir bürokratın çocuğunun evindedir falan
fil öyle düşünün yani. Ve çok sınırlı
modeller işte eee Mumbla'nın birkaç tane
altın üçlü kalemi girmiş. Ona benzer
kalemlerin falan işte. Sheffer'ın o
kalemi altın uç değil. Tamam mı? Adam
dedi ki bu dedi 24 ayar altın. Fiyatı ne
kadar dedim. Dedi 3.000 L dedim. Bu
kalemin fiyatı 150 L şu anda dolaptan
oradan buradan ara 150 lira. Yani
sen dedi bilmiyorsun. Bak dedim bu altın
maltın değil. Hani belli yani üzerinden
belli
şey olmuş. Kalemin ucu çizilmiş içinden
gri şey görünüyor. Kaplama yani kalem.
Tamam mı? Adama dedim bu kalemin bu
modelinin hiçbir şekilde şeyi gelmedi.
Altını Türkiye'ye girmedi dedi. E bu
dedi Türkiye'den gelmedi dedi. Nasıl
Türkiye'den gelmedi falan filan. Abi yok
ya hani gerçekten şey olsanız mesela
haliniz vaktiniz yerinizde olsa ve o
anda adam size şunu söylüyor resmen. Bu
kalemin ucu altından müthiş bir kalem
falan değil abi. Ne altını saçma sapan
konuşuyorsun.
&gt;&gt; Şey bir de KGP yazısını şey sanıyorlar
hani sap altın
&gt;&gt; yani işte KGP'den anlıyorsunuz Oktas
kalemleri. KGP kaplama demek işte yani
dümdüz kaplama demek. Kaplama altın
demek. Onun işte kaplanılan malzemenin
ayarı önemli. Orada adam diyor, "KDP saf
altın demek ya dedim defol git şuradan
Allah aşkına
&gt;&gt; saf altın demek" diyor. Hani şey yapıyor
bayağı böyleler yani. Antikacılar,
kitapçılar, kırtasiyeciler.
Abi mutlaka bir dükkandan alışveriş
yapacakken ya küçük esnaf varsa aramıza
kızmasın ama abi mesleğinizin fertleri
bu şekilde ya. Yapacak bir şey yok. Bir
de insanlara kızıyorlar sonra. İnsanlar
niye internetten alışveriş yapıyor abi?
Ne yapsınlar? Bayağı bildiğin adam
seninle alışveriş merkezin içinde kavga
etmişti. Kırmızı kesildi adam. Hani
böyle diğer şeydeki dükkanın sahipleri
falan gelip tuttu boş ver falan dediler
yani. Hiçbir şey de yoktu ortada.
&gt;&gt; Kazıklıyorsunuz ve ondan sonra insanlar
niye internetten alışveriş yapıyor?
Küçük esnaf kan ağlıyor bilmem ne falan
filan.
&gt;&gt; Ben daktilo çok merak salmadım.
Malzemeler 1200 verdik. Fakir
gözükmemiş.
Abi öyle fakir gözükmemek için falan
muhabbetini salın ya arkadaşlar lütfen
ya. Bunu yapmayın yani. Kitapçıya mı
gittiniz? Cebinizde 100 lira mı var? O
kitap yani isterse 100.000 lira olsun. O
kitabın belli bir değeri vardır. O
kitabı belli bir değer üzerinden
satabilir size. Bu bu kadar basit ya.
Bir kitapçıya gittiğiniz zaman ikinci el
fiyatı eee internet fiyatından fazlaysa
almayın abi oradan ikinci el kitap. Ya
bu kadar basit yani. Ya çünkü burada da
artık şey konusuna giriyor. Şimdi tamam
anlıyorum ekonomi kötü, kitap piyasası
çok kötü ama burada şey mesela
öğrencinin ya da eee ne bileyim
parasının belli bir kısmını kitap almaya
ayıran insanlar mı ekonomiyi
güçlendirecek burada?
Ya siz zaten öğrencinin cebine
bakıyorsanız sektör olarak kapatın
gitsin abi. Öğrencin ne ne şey
yapabilir? Ne nasıl bir maddi güç şey
yapılabilir? yapabilir. Pentel iyidir.
Ya burada işte şey muhabbeti var. Ben
onu çok sevmiyorum yani. O yüzden ik
sene önceye kadar falan kitapçıdan çok
alışveriş yapıyordum. Artık yapmıyorum
ya. Çok nadir yani. Abi bir gidiyorsun
internette kitabın fiyatı 200 lira. Adam
ikinci elini 300'e satıyor. Etiket
fiyatı da 400 L kitabın ya diyorum
etiket fiyatı 400 lira zaten bunun ya.
İşte böyle hani dükkan kirası var ya
öyle bir de dükkan kirası ödüyoruz.
Eleman masrafı ödüyoruz.
Benim eski çalıştığım kitapçı mesela
küçücük bir kitapçıydı. Benim şu anki
evimin salonunun iki katı falan hani
yani iki kişi çalışıyorduk kitapçıda ya.
12 saat açık kalan bir kitapçıda iki
eleman eleman patron da dahil. Üç eleman
çalıştırmayabilirsin mesela değil mi?
Ama kıs çalışmak istemiyor ki o yüzden
zaten.
&gt;&gt; O da çalışıyordu.
&gt;&gt; Daha çok çalışması gerekecek. Onu
diyorum.
Öğrenciler çok kazandırıyor.
Ha kitap olarak söyledim. Şey yurt
masrafı, benzin, otobüs onlardan
bahsetmedim.
Garip yani. Kitapçılık sektörü ilginç.
Bir de şey vardır. Bu ikinci eli kitap
satan eee mağazalarda eee dükkandaki
kitapları satmama gibi bir hastalık
vardır. Hiç denk geldiniz mi ona?
&gt;&gt; Evet ben geldim.
&gt;&gt; Sitede 500 lira olan misaf 800'e
patlatıyor. Almayacaksın abi. Al. Bunu
diyeceksin ki aynen şöyle yapacaksın.
Diyeceksin ki bu fiyatı bu. Sen bunu
niye bu fiyata satıyorsun?
Korsan gördüğünüzde de almayın. Hatta
gözlerinin içine baka baka abi bu kitap
korsan deyip eline verin o kitabı.
&gt;&gt; Aynen
&gt;&gt; öyle. Ben öyle yapıyorum.
&gt;&gt; Yap yani.
Utanmadan raflara koyuyorlar çünkü fark
edilmez sanıyorlar.
&gt;&gt; Okul çarşesinin kampüin uzun olmasını
bekliyorum mesela. Çarşıda çay yemelerin
ya bilmiyorum şehir ekonomisinden
anlamıyorum.
Adam diyecek fiyatı beğen. Adam da
diyecek beğenmiyorsan fiyatları alma.
Öyle bir şey diyebilir. E ama haksız bir
şeydir bu da. Beğenmiyorsan alma diye
bir şey yok yani. Eee tam anlamıyla
serbest piyasa içinde eee var olan bir
toplum değiliz biz.
Yani
&gt;&gt; kargo fiyatını beklemek istemiyorsanız
20 liray.
&gt;&gt; Sadece içeriye bakıyorum açıkçası. Cem
Yılmaz Bur korsan sahnesi ya korsan
kitap nasıl anlaşılır üzerine iki tane
videom var benim kanalda onlara
bakabilirsiniz. Çok zor değil. Şunlar
zor. Eee bu Gri Bandrol 2004 yılından
sonra yaygınlaşan bir şey. Ondan öncesi
çıkan kitapların eee büyük bir çoğunluğu
hayatta kalamamış tabii ama hayatta
kalan korsanlar da var. Onlar zor.
Onları anlaması zor.
Ama onları da bulduğun zaman okuyun bu
arada ya. Eski tip korsanlar kaliteli
oluyor. Eskiden korsan nasıl biliyor
musunuz?
Herhangi bir işte adam sahte kaçak
matbainesi alıyor. Yani normal
kitapların basıldığı e aynı makineyla
kaçak basıyor el altından satıyor.
Korsancılık o eskiden. Şimdi öyle değil.
Şimdi lazer yazıcıda kitap yapıyor
adamlar.
Bildiğiniz lazer yazıcıda kitap
yapıyorlar.
Ya da işte böyle şeylere falan ne derler
ona? Dürümcü broşür yapanlar falan
filan. Birle bandrol donandırıcılığı
vardı. Evet. Hatta birçok yayınevi el
değiştirdi o muhabbetten sonra.
Bir bir şey oldu. Eee
mesela adam Tolstoy'un bir kitabının
bandrolünü tutuyor. Küçük İskender
kitabına basıyor. Bende çok var öyle.
Kitap korsan değil.
&gt;&gt; Şey
&gt;&gt; ama yayınevi böyle yapıyor.
&gt;&gt; Hangi kitap şeyinde? İlk kitabını vardı
sadece ikisinin yok.
&gt;&gt; He. Ya da şey yapıyorlar. yabancı
yayınevine telif e ödedikleri için vergi
vermemek adına çevirmeni eee adını
kitabın yazar ismi olarak koyuyorlar.
&gt;&gt; Sadece serinin ilk kitabına ödüyorlar.
&gt;&gt; Kültür bakanlığı da Kültür Bakanlığı da
şey yapmadığı için eee
kontrol etmediği için kitapları giyiyor.
&gt;&gt; Var. Band Bandro tarama uygulaması
&gt;&gt; var. Var. Bandro tarama uygulaması. Ha
denk gelirse de bir sıkıntı olmaz yani.
Hani sahte kitap değil orijinal kitap.
&gt;&gt; Yayınevinden çık.
&gt;&gt; Yayınevi zamanında vergi kaçırmak için
yapmış. Eee birkaç farklı yayınevine
zaten denk geliyor sadece onlar.
Hepsinde gelmez. Büyük yayınevlerinde
gelmez genellikle.
Aynen.
Çocuk kitapların çizimlerinin
birleştirilmesi hakkında ne
düşünüyorsun? Bazı insanlar bu
çocukların anlamasını
öldürüyor diyor.
Çizimlerin basitleştirilmesi.
Ya ben de o taraftayım. Yani
kolaylaştırılması bana saçma geliyor ya.
Çünkü neden? Niye kolaylaştırılıyor?
İşte çocuklar anlasın diye diyeceğiz.
Abi ben 2000'liyim. Bizim kuşağın çocuk
kitaplarının çizimleri hiç basit
değildi.
Neydi? Ayşegül tatilde falan çizimleri
yani basit de şimdikiler gibi değil. Çok
çizgi film vari artık yani çok basit
çizgilerle
çizimler yapıyorlar. Satış kalma göre
hesapların için.
Ya ben o yüzden şey yapmıyorum. Eee
basit çizimlerin neden yapıldığını da
bildiğim için çocuk kitapları pedagojik
bir şey değil. O basitleştirilmesinin
sebebi
eskiden eee çocuk kitabı yazarlığı ayrı
bir alandı. Tamam mı? Şimdi günümüzde de
var da tek tük ayrı bir alandı.
Şey değildi yani. Onlar hem çizerdi hem
şeydi falan filan. Eee artık
şey parası vermemek için yayınevleri
çizer parası vermemek için o sanatsal
bir faaliyet sonuçta. da
öğrencilerden falan filan rica ediyorlar
çizimleri. Genellikle öğrenciler de
basit seri üretim bir şey yapıyorlar
işte ve yeni nesil çocuk kitapları belki
bununla ilgili video çekebilirim
çocukları aptallaştırıyor. Ben ona
eminim. Eee kitapçı çalışırken çok çocuk
kitabı okudum yani. Çünkü şey oluyordu
hani kitap okuyacaksınız hani hazır eee
kitapçıda çalışıyorum. Önüme gelen her
kitabı okuyayım. Kafasına giriyorsunuz.
ağır kitaplardan ziyade işte mangadır, e
böyle daha bestseller kitaplar falan
zaten çoğunu o zaman okudum yani bu
bestseller, mangaların vesaire bir de
pahalı oluyordu falan. Çocuk kitapları
çok okuyordum. Eee genel anlamda benim
gördüğüm şey şu. 06 yaş çocuk kitapları
abi o kitapları okuyan çocuk ya maymun
olur yani. Başka bir şey olmaz.
Hani o hani futbolcu kitapları falan
maymun olurlar yani. Hiçbir bağlam yok
metnin içinde. Ben bir tane korkunç bir
çocuk kitabı gördüm. O kitap bu
bulamadım bir daha.
Eee abi y tabii çocuklarımız hayatın
gerçeğini öğrensin de. Çocuk kitabının
adı neydi? Mermi miydi? Kurşun muydu?
Öyle bir şeydi. Eee Suriye'de bir savaş
var. Tamam mı? Mermi silahtan çıkıyor ve
şey şöyle yazı şöyle. Merhaba, ben mutlu
bir mermiyim. İşte şu anda yürüyorum,
ilerliyorum. Gös, göğü yara yara
gidiyorum falan. Ondan sonra gidiyor o
mermi eee bir tane annenin göğsüne
saplanıyor. Ondan sonra annenin çocuğu
öksüz kalıyor falan. Böyle bir bayağı
bildiğiniz 06 yaş çocuk kitabı bu. Hani
şey değil. Ortaokul çağı falan değil.
Bildiğin 06 yaş çocuk kitabıydı bu.
Hani ben böyle bir perişanlık görmedim
hayatımda. Yani gerçekten rezil bir
şeydi yani. Dur bakayım. Mermi çocuk
kitabı yazalım. Çıkacak mı? Hah buldum
bak. Uçan mermi.
Berbat bir kitaptı yani. Bu kitabı hangi
kafayla yazdılar bilmiyorum.
Durun bir tane görsel buldum. Size
göstereceğim.
görsel göstereceğim direkt.
Saçma sapan bir kitap yani. Rezillik ya.
İnsanlar çoluğuna çocuğuna okutuyordu
bunları yani.
Şimdi şunlar resim. Heh.
Çoluğuna çocuğuna bunları okutuyordu
yani. Bakın şu kitap. Tamam mı abi?
Şöyle büyüteyim. Şu kitap adı buydu.
Tamam mı? Şöyle bir kitap düşünün. Tamam
mı?
Bir tane daha fotoğraf buldum. Hah. Bak
kitabın içinden bir fotoğraf bu.
Avcı uçaklarının sesleri geliyor
kulağıma. Havadan kopardıkları o korkunç
gümbürtüyü duyuyorum. Mermi kovanlarının
konuşmalarını da işitiyorum. Mermiler
uçarken ne kadar güzeller diyor
içlerinden biri. Çocukluğumdan beri hep
uçmak istedim bir kuş gibi. Abi bu ne?
Hani
bu ne hani?
&gt;&gt; Yok ya. Bir propaganda ismi yazmak
istiyorsanız bunun çocuk kitabına niye
yazıyorsunuz ya?
&gt;&gt; Ya ve bu kitabın sonunda bir tane anne
ölüyordu ve annenin çocuğu bebeği
elinden düşüyordu falan böyle. Sonra
mermi ağlıyordu oturup ben ne yaptım
diye.
Hani
resmen şiddet ve savaş güzellemesi yapan
bir sürü çocuk kitabı var. Kendi
çocukluğumda bu kadar hatırlamıyorum.
Galiba başka amaçlar var.
Görünce propaganda ama yani
&gt;&gt; ya ben ona katılmıyorum Nadir hocam ya.
Hani, eee, okuma alışkanlığı. Ne yazık
ki benim fikrim bu ve gözlerimde,
deneyimim de bu. Büyük çoğunlukta eğer
etrafınızda çok kitapla ilgilenen
birileri yoksa yani alternatif görebilme
şansınız yoksa eee, ya da aileniz kitap
falan okumuyorsa mesela benim öyleydi
hani annem falan okuyordu da abi ne
kadar okuyacaksın ki genel anlamda?
Eee, ne yazık ki okuma alışkanlığını
neyle kazandıysanız onunla devam
ediyorsunuz çocuklukta.
Savaşı böyle çocuk kitabı şeklinde
yazınca daha korkutca ya. Bak sen
psikoloji okuyorsun.
Yani bu rezillikti bence. Ve 06 yaş bu
kitap biliyor musunuz? Etiketinde o
yazıyor. 06 yaş bu kitap.
Ya ben şey demiyorum. Çocuk kitaplarında
işte sert temalar olamaz falan değil ya.
Peter Panda'da var mesela. Bunun olup
olmaması değil mesela. Nasıl ifade
edildiği ile alakalı küçük prenste de
var mesela görece sert temalar.
Charlie'nin çikolata fabrikasında da var
mesela görece sert temalar. Bunun nasıl
ifade edildiği ile alakalı bir şey bu
ya. Şimdi siz kalkıp da bu şekilde mermi
ne abi? Hani bunu dolaylı anlatamıyor
musun? Mesela atıyorum yazarına sorsak,
yazar diyecek ki ben savaşın kötü bir
şey olduğunu çocuklara anlatmak istedim.
Eminim. Çünkü o okuyor oradan. Yani
mermi en son bir anneyi öldürüyor ve
diyor ki Allah'ım ben ne yaptım? İşte
ben bir anneyi öldürdüm. Savaş ne kadar
kötü bir şeymiş. Metnin ana fikri bu.
Savaş ne kadar kötü bir şeymiş de abi 67
yaşınd bir çocu çocuğa bunu öğretmene
gerek yok. Hani
yani ne bileyim 67 yaşındaki çocuk
savaşın ne olduğunu niye biliyor mesela?
Abi tabii ki de ya çocuk kitapları
pedagojik olarak da çok önemli.
Yani bilgiyle eee üretilmiş bilgiyle ya
da üretilmiş ifadeyle
karşılaşıyorsunuz. hayal gücünüz
oynadığınız oyuncaklarla, okuduğunuz
kitaplarla, izlediğiniz filmlerle, çizgi
filmlerle beraber gelişiyor.
O yüzden mesela bak şöyle bir örnek
vereyim. Lütfen kimse üstüne alınmasın.
Harry Potter yüzlüklerin efendisi
izlemiş, izleyerek çocukluğunu yaşamış
bir nesille işte efendime söyleyeyim
günümüzde ne var bilmiyorum işte eee ne
diyelim çocuklara gençler arasında
popüler ya da çocuklar arasında ne
popüler şu anda?
Ne var mesela popüler olan?
Onu da bilmiyorum. Bak
Marvel da bak yine oke şey ya. Marvel'ın
eee yok ya 3 Marvel'ın mesela eski
filmlerini ben de çocukken izliyordum.
Marvel'ın eski filmleri Findi mesela.
Hani gerçekten F'i.
Hani o e Hook filmleri ya bir bağlamı
vardı. Anlattığı bir şeyler vardı
vesaire. Şimdiki Marvel filmlerinde
mesela o da yok artık. tamamıyla hayran
e kazanmak amacıyla yapılıyor
veya ne bileyim işte
bilmiyorum ben mesela çocukken izlediğim
her filmden her çizim bir şey
öğrenmişimdir mutlaka.
Yani işte dinlediğiniz müzikler çok
etkiliyor.
Mesela bak klasik örümcek adam Tob
Mecan'ın örümcek adamı. Abi o film
mesela film yani onu Spider-Man sevmeyen
biri de izleyebilir mesela ama örneğin
Avengers End Game ya da Infinity War.
Marvel sevmeyen biri niye izlesin mesela
o filmleri?
Marvel' ilgilenmeyen biri ya süper
kahraman konseptiyle ilgilenmeyen biri
neyi izlesin o filmi?
Artık çizgi filmlerde, çocuk
kitaplarında bağlam yok. Ya bu çok
tehlikeli bir şey. Gerçekten çok
tehlikeli bir şey. Bu şu anlama geliyor.
Siz büyüdüğünüz zaman böyle bir çocukluk
geçirdikten sonra büyüdüğünüz zaman
sebep sonuç ilişkisi kuramayacaksınız
birçok olay arasında.
Düşünsenize
ya siz bir hayvandan ayıran en önemli
farklardan biri sebep sonuç ilişkisi
kurabiliyor olmanız ve bu gelişmeyecek.
Mesela masallar
eski çağlarda da günümüzde de hala
pedagojik gelişim için çok önemli bir
yer tutuyor. Niye önemli bir yer
tutuyor? Çünkü abi hayal gücünü
genişletiyor. Düşünme kabiliyetini
genişletiyor. Bir şeylerden sonuç
çıkartabilme kabiliyetini geliştiriyor
bir noktada.
Ya mesela ben şunu hatırlıyorum.
İşte çocukken okuduğum bir masal benim
zihnimde devam ediyordu hala yaşamaya.
Hani şimdi de kitaplarda yaşıyoruz ya.
Aynısını okuyoruz, bitiriyoruz ama
zihnimizde kitap yaşamaya devam ediyor.
Aa
hı. Şimdi geldi. Şey de demek
istemiyorum. Yeni nesil şöyle berbat,
yeni nesil böyle kötü bilmem ne falan da
demek istemiyorum ama
hoş da değiller yani genel anlamda çok
acımasızlar.
Eee
çok
agresifler,
çok içgüdüsel yaşıyorlar. Çok
sağduyularına güveniyorlar.
Çok her şeyi biliyorlar. Bu şey değil.
Ukalalık değil. çok fazla bilgiye
sahipler. Bu iyi bir şey değil
ya. Mesela bu mermi hikayesini okuyan
bir çocuk. Ne nasıl pedagojik gelişim
bekliyorsun mesela?
Tarih obasının yeni videosu ne ki o?
Eee,
Osmanlı batılılaşma sarayda mı başladı?
Var.
Lale Devri mucitleri Yahya Kemal ve
Ahmet Refik Altınay var.
Kitap okumanın mutlulukla bir ilgisi
var. Var.
Sonra yeni yıl ajandalar falan filan
var.
Ha çalınan dikkat.
Ya ben yeni nesille laf yetiştirecek
kadar eski nesil değilim. Ceren Sungur
benden büyük yaş olarak. O onun hakkı
olabilir. Öyle bir şey de ben de yeni
nesilin içindeyim ya. Bir tarafım
neticede
ya. Yeni nesil deyince biz zaten işte 98
sonrası nesil
ha 2006 2007 sonrası bir daha tuhaf
hani ya geçen eee
okuldaydım işte bizim bölümün herhalde
1. sınıfları mıydı başka bölümün 1.
sınıfları işte 1. sınıf öğrenciler
diyeyim
abi. Şöyle bir konuşma geçti aralarında.
Eee, işte iki kız, iki erkek
oturuyorlar. Çocuk küfür ede de
konuşuyor hepsi. Tamam mı? Kızlar çok
küfür etmiyor. Erkekler çok küfür
ediyor. Kız bir anda dedi ki ya ben sana
küstüm dedi.
Ben de bunları flirt ediyor
zannediyorum. Tamam mı? Öyle. Aslında
flört etmiyorlar. Ben sana küstüm dedi.
Niye dedi o da? Ya geçen gün işte sana
mesaj attım bana dönmedin dedi. O da
dedi işim vardı. Ondan sonra kız işte ya
bırak ya falan yaptı gitti çocuk
arkasından şöyle söyledi. Gel kucağıma
otur barışalım.
Ben dedim herhalde kız çıldıracak şimdi.
Hani abi ne bileyim ben bir kadın olsam
ve biri bana dese gel kucağıma otur
barışalım anasını yani onun olduğu yerde
hani
falan.
Tamam mı? Ben böyle bakıyorum. Tamam mı?
Alttan da izliyorum.
Çocuk da böyle bacağına vuruyor. Gel
otur da barışalım falan. Kız da ya defol
git ya falan yaptı. Tamam mı? Böyle
güldü. Ondan sonra durdu böyle 10 dakika
falan. Sonra şimdi oturmayacak mı dedi
kız dedi yok oturmayacağım. Abi şimdi
birisi
yani bilmiyorum şimdi burada o kadar
saçma etki ikilemler doğuyor ki hani
yani şimdi bu taciz mi ya? Sözlü bir tür
sözlü taciz mi değil mi?
Hani kız niye bunu bu kadar
garipsemiyor?
Abi işte üniversite çağında gençler işte
yani benden en fazla küçük olsun, 6 yaş
küçük olsun. Ben 25 yaşındayım. 1920
yaşında işte
yani 1920 yaşında
yani. Bilmiyorum. Hani seküler yaşam
tarzı böyle bir şey mi mesela?
Hani ben de seküler bir ailede doğdum,
büyüdüm. Hani seküler biriyim. Lan
bunların yanında kendimi mağara adamı
gibi hissediyorum. Yani
ben mesela hiçbir kız arkadaşımla öyle
oturup el kol şakası yapmam. Örneğin
hani abi yani tamam şey değil toplumsal
cinsiyet normalde bir ken de hoş bir şey
değil yani. Hani bir karşı cinsin de
veya hem cinsimin de bedenime sürekli
dokunmasından hoşlanmam mesela. Hani
bayağı geliyorlar sarılıyorlar
birbirlerine bir şeyler yapıyorlar.
Tuhaf tuhaf böyle şok geçirdim
hani.
veya ne bileyim bir işte kız arkadaşın
belinden sarılmam mesela. Anladın mı?
Hani bir selamlışken sarılırsın ya.
Tutup belinden sarılmam mesela. Hani
bilmiyorum.
Bana bir garip geliyor artık. Yani ben o
yüzden çok şey yapamıyor, uyum
sağlayamıyorum yani. Ya benim mesela
şeyde çok var. Sınıftan, okuldan,
oradan, buradan kız arkadaşım. Kahve
içiyoruz, oturuyoruz falan filan da abi
hani yani ne bileyim belli bir mesafe
olması gerekmiyor. Ben çok yobaz gibi de
hissediyorum bazen kendimi. Hani dünya o
kadar tuhaf bir yerde ki
benim ailem beni Kur'an kursuna
göndermeyecek kadar seküler ve
bunlarınki sekülerlik değil tatlı su
muhafazakarlığın baskıladığı azgınlık
bu.
Ya bana şey geliyor böyle. Eee
abi bilmiyorum ya.
Çağa ait değilim bu konuda. Yani
&gt;&gt; olur.
Adam işte kız arkadaşıyla ben
müzisyenlik yaptığım zamanlarda
hatırlıyorum. Kız arkadaşıyla gidiyor
şeye
mekana takılmaya.
Abi kız arkadaşınla gitmişsin.
Kız arkadaşı dövüyor bunu. Tamam mı? Sen
o falan filan gitmiş şerefsiz. Kız
arkadaşıyla beraber gittiği mekanda kız
düşürmüş tuvalette.
şey yapmış.
Çocuk böyle [&nbsp;__&nbsp;] [&nbsp;__&nbsp;] gülüyor. Kız gülerek
ağlıyor, bir şeyler yapıyor falan. Abi
bunlar mesela kendilerine nasıl
yakıştırıyorlar böyle şeyleri?
Ben çok merak ediyorum. Hani bu tarz
şeyleri bir insan kendine nasıl
yakıştırır mesela?
Hocam ben 2010'luyum. Aramızda 10 yaş
varmış lan.
15 yaşındasın.
Bacaklar çocukların bağır çağır küfür
etti. Ya küfür edilir ya. Ben de
çocukken belki küfür ediyorum da. Küfür
değil konu.
Eee, algı. Şimdi bak, küfürü normal
kabul ederek etmekle ayıp olduğunu
bilerek etmek arasında fark var.
Hani şimdi biz de çocukken komşunun
camına taş atıyorduk, küfür ediyorduk,
bağırıyorduk, çağırıyorduk. Araba
lastiği indiriyorduk ama bunun yanlış
olduğunu bilerek yapıyorduk. Tamam mı?
Bu doğru bir şey değil bilerek. Şimdi
yeni nesil böyle değil
ya. Şu şeyleri inceledim mesela işte
panellenen yayıncıları araştırdım. Bir
abi adam mesela şey söylüyor. Sen diyor
benim numaramı alıp taciz ediyorsun beni
diyor. Adam diyor yook taciz etmiyorum.
Diyor ki ben diyor senin tarafına
aranmak istememe rağmen sen beni
arıyorsun. Bu bir taciz türü diyor.
Hayır diyor bu taciz değil. Sen kız
mısın? Ben seni nasıl taciz edeceğim
diyor. Hani yeni nesil yaptıkları
şeylerin
eee yanlış olduğunun bilincinde değil.
Sıkıntı burada.
Kimileri hiç olmamış. Kimileri çok
bilgili, seviyeli, kültürlü jenerasyon
tek. Ya hiçbir jenerasyonu tek kalıba
sokamazsın ki.
Hayır, taciz sadece erkeğe yapılırsa şey
kadına yapılır sanıyorlar
ya. Abi şimdi bu kelimeler eee bizim
günümüzde çok farklı anlamlara eee
şey yapıyor.
Mesela normal şartlarda tecavüz
kelimesinin kelime anlamı ne biliyor
musunuz? Haddini aşmak demek. Bildiğiniz
bu kelime anlamı dümüz bu. haddini aşmak
demek
normalde. Ama dil içinde farklı bir
anlam kazanmış ve bu anlam eee günümüzde
normalleşmiş artık.
&gt;&gt; Artık saldırı haline gelmişler. Yanlışı
doğru şekilde yapmaları kötü cezası
olmuyor.
Abi sesi çıkan ya hocam sesi çıkan tayfa
olsun, çıkmayan tayfa olsun, azınlık
olsun, çoğunluk olsun ya böyle bir tip
kesin var ya onu demeye çalışıyorum.
Hani çoğunluk böyle olmaya da bililir,
olabilir ama böyle insanlar var ve bu
insanlar büyüyor. Evlenecekler, çocuk
yapacaklar.
Sizin çoluğunuz çocuğunuz onların çoluğu
çocuğu aynı okulda okuyacak.
Hani belki siyasetçi olacaklar,
ne bileyim belki işte öğretmen
olacaklar, işçi olacaklar.
&gt;&gt; Onun çoluğu çocuğuyla aynı yerde olması
geç. Çoluğumun çocuğumun öğretmeni
olacaklar belki de. Yani bir Toniş
yanlışı doğru şekilde yapmaları kötü
cezası olmuyor ya. İşte o problem.
Çocuk yapmanın ehliyeti olması
gerekiyor. Ya Türkiye gibi bir ülkede o
zor hoca yani. E nüfus tehlikesi
yaşıyorsun ya. Kimse böyle bir şey topun
altına yatmaz.
Ya evet Blood Red R SSS katılıyorum
sana. Ya burada mesela ben eee problemi
birazcık şey görüyorum.
Eee pedagojik bir problem bence bu. Hani
bu şey bir problem değil. Eee
sistem içinde var olan birtım
problemlerin sonuçları bunlar. Ya çocuk
mesela biz kızıyoruz değil mi içten içe?
Sen niye kitap okumuyorsun abi? Görmemiş
ki. Yani hayatı boyunca o çocuğa veya
birçoğunuza birçoğumuza kitaplar bir
zorundalık dahilinde verilmiş. Miden
bulana bulana oku. Yoksa hocan seni
sınıfın ortasında azarlar. Birçoğumuz bu
yüzden kitap okuduk belki de. E şimdi
böyle eee yetişmiş bir çocuk yani isteği
ışığında okutulmuş ve mesela dikkat edin
hocaya karşı mahcup olmaktan korktuğumuz
için değil hocadan azar yememek için
ödev yaptık, kitap okuduk, ders
çalıştık, bilmem ne. Hoca bizi rezil
etmesin diye sınavlara çalıştık. Yani bu
iyi bir motivasyon değil bence.
Hocam şöyle bak.
yeni nesil. Tamam mı? Eski nesilden daha
bilgili zaten. Fakat şöyle bir konu var.
Bilgili olmak eee
modern dünyada bir şeye karşılık
gelmiyor. Ya insanlık bununla yüzleşmiş
oldu işte. Yani evet onlar daha çok şey
biliyor birçoğumuzdan, birçoğunuzdan. Ya
her yeni nesil eski nesilden daha
bilgili, daha çok şey biliyor. Hatta
bazı konularda tecrübe bakımından da
daha fazla tecrübe edilmiş.
Yani ya en basından şöyle düşünün.
Ne oldu buna ya?
Yok kamera.
Hı.
E şimdi ben babamdan insan ilişkileri
konusunda daha tecrübeliyim, daha
bilgiliyim. Ama burada şöyle bir sıkıntı
var. Yo yo şey eee bilgisayarda USB
girişinde problem var. Burada şöyle bir
sıkıntı var. Bilgili olmanın bir
karşılığı yok. O bilgiyi işleyemediğin
sürece bu şey gibi düşünün.
Eee, bilgisayarınızdaki en önemli
parçalardan birine işlemci değil mi?
Yani hafıza kartı değil veya e, şey
değil, depolaması değil. İşlemci
olmadığı sürece o depolamanın da hafıza
kartı da bir önemi yok.
Aynı hesap. Yeni nesilde hafıza kartı
çok var. Çok yüksek gigab'lı işlemci
yok. Yani bir fikir üretemiyor onun
üzerine. Yani söylenim şeyleri
tekrarlıyor sadece. onları ezberliyor.
Ya mesela atıyorum çok basit
konuşacağım.
A kitabı çok iyidir. Tamam bitti artık
onun için konu burada. O artık onun için
dogma. O kitabı okusa da okumasa da o
kitap o çok iyidir. Bitti. E havalı biri
çıkıp diyor mu ki bu kitap iyi değildir.
O zaman iyi değildir. Ya Okan Bölg'ü pek
sevmem ama bazı konularda haksız değil
diye düşünüyorum.
Ya bilgi sahibi olmak büyük bir mesele
değil. Onu demeye çalışıyorum. Bilgili
olmak bir bence ölçüt değil.
Bilginizi bir üretime dönüştüremediğiniz
sürece bilmenizin ne önemi var ki?
Öyle düşünün.
Bir de şey problemi var. Motor kası.
Motor kasları e yıllar geçtikçe işte şey
oluyor,
ölüyor. Yetişkinler için de böyle bu
arada
o da çok önemli bir konu.
Ya bir de herkes kendine bir teşhis
koyup ben buyum, ben şuyum diyor ya. O,
eee, çağın problemi bu. İnsanları
suçlamayın bu konuda. Tamam, insanları
suçlamayın bu konuda ama,
eee,
kendi öznelerimizin tehdit altında
olduğu bir dünyada yaşıyoruz ya.
Kendimizi korumaya çalışıyoruz. Aslında
şeytan tangosu videosu gelecek.
Kendimizi korumaya çalışıyoruz aslında.
Bir noktada özelleşmek istiyoruz. Benim
bireyliğime dokunma demeye çalışıyoruz.
Ya şartlar her zaman kişinin kendisinde
bitmiyor. Çoğunlukla evet kişinin
kendisinde bitiyor ama her zaman için bu
böyle değil.
Bir de ucubeleri çok ön plana çıkarlar.
YouTube ucube şov yapıyor. Herkes toplum
için toplum için zararlı değil böyle
şeyler. He gördüm Yağmur. Toplum için
zararlı değil. Ucube ya toplum istediği
şeyi izliyor günün sonunda. Yani
toplumun karşısına çıkarsan da
çıkarmasan da bir şekilde bu bu bir
ihtiyaç demek ki ya. Ucube izlemek bir
ihtiyaç demek ki. Öyle düşün bir de.
Niye ihtiyaç duyuyor toplum acaba buna?
Lovecraft'a nihilis diyemeyiz hocam.
Nereden tuttun da nihilis dedin acaba?
İnsanlar
kendilerini böyle tatmin ediyorlar. Yani
adam mesela benimle tartışmaya giriyor,
kaybediyor tartışmayı. E beni
aşağılayarak üste çıkmaya çalışıyor.
Yani ucubeleştirerek. Bu aslında bir
çeşit işte eee bu da bir tür savunma
mekanizması bana kalırsa kendini
anlatmak, kendini ön plana çıkarmak, ben
de varım demek.
Ama işte
şu cümle tehlikeli bir cümle. Ben de
varım. Bu cümlenin kaynağının eee
kurutulması gerekiyor. Demek ki insanlar
eee ben olmaya ihtiyaç duyuyorlar.
Neden? Zaten ben değiller mi? Değiller
demek ki.
Ya biz insanlar olarak ben değiliz işte.
Yani Türkiye'de en azından biziz biz.
Anladınız mı?
Ya ben bir kötü bir kitap yazdığım zaman
adam kendisi yazmış gibi eee dert
ediniyor bunu kendine hani.
veya başka biri kötü bir hareket yaptığı
zaman bu ne ya falan. Abi sen yapmadın
ki o hareketi. Niye bu kadar
ilgileniyorsun mesela? Ya da senin
yakınından biri yapmadı ki. Neyi
eleştiriyorsun
yani? Değil mi?
Ben böyle düşünüyorum.
Yakın zamanda şeyin videosu gelecek.
Fermuar ağızın. Eee, bu kitapta da
buna benzer konulara farklı bakış
açıları getirilmiş. Kimliksizleşme,
eee, ve benzeri problemleri ve çağın
hastalığı,
eee, nihilizm insanın değersizliğiyle
veya deliliğiyle alakalı bir şey değil
ki. Deniz uyanıker,
anlamsızlıkla alakalı bir şey daha çok.
Lovecraf'ta. E nasıl neil isteyeceğiz?
Evet. Tesellüm bey insanlar her hasta
sınıf a falan oluyor ya. Tesellüm bey
&gt;&gt; ya. Dalga geçme bilmiyorum.
&gt;&gt; Ay hiç güleceğim yoktu.
Ya
yanlış anlaşılmalar olabilir. Tesellüf
ismi ismini vermek istemiyordur
muhtemelen ama bir kadın arkadaşımız.
Tesellümün en eski ismini ben biliyorum
bir tek bu chat'te.
&gt;&gt; Tesellümün eski ismini ben biliyorum.
Söylemeyeceğim ama
&gt;&gt; ben de biliyorum.
&gt;&gt; Ne?
&gt;&gt; Şey YouTube kanalının ismini değil mi?
Aynant kitaplar hakkında ne
düşünüyorsun? Okumuyorum.
&gt;&gt; İsmini hepimiz biliyoruz. Anadan doğma
ismi.
&gt;&gt; Hayır o değil.
Tesellümün 15 saatlik şey yayınları.
&gt;&gt; Ders çalışma yayınları.
&gt;&gt; Lovecraft'ın Nekronomikon ve Deli Arap
olayı İslam'a mıf?
İslam'a değil Arap coğrafyasına.
Okuma
alışkan çözükken başladı. Evet.
Derginin ikinci sayı yüksek ihtimalle
evet yarın ama bilmiyorum
pazartesiye de aksayabilir.
Yağmur birkaç tane TikTok videosu atmış.
İzleyelim mi? Let's go.
&gt;&gt; Sen niye chat'te yazman gereken şeyleri
burada yazıyorsun?
Allah Allah ya.
&gt;&gt; Burada mı yazıyorum?
&gt;&gt; Ama oldu mu?
&gt;&gt; Oldu.
Tamam.
Sonradan geliştirilebilen bir şey mi bu?
Alışkanlık. Abi ben hiç okunu
hissedemiyorum. Kitap okumuyor musun Sa
Yılmaz?
Hadi gidelim.
Roget Rus hoş geldin. Hadi gidelim
bakalım.
Bak ya yine mi ya?
Tamam.
Şuradan başlayalım. Hadi
aşağı
&gt;&gt; yağmur yine bombalamış. Biraz kasıyor
da kehanetçiler.
&gt;&gt; Tamam dur beğenme beğenme.
İlk cevap olarak aklımıza onlar geliyor
olsa da edebiyatçılar. Edebiyatçılar bir
dakika
dur şu bilgisayar bir kendine gelsin de.
Hocam duman dinliyor musunuz lütfen? Yok
dinlemiyorum da bütün şarkılarını
çalabiliyorum ama. Öyle bir itemim var.
Hah şimdi oldu. Tamam video izliyoruz.
Hazır mıyız?
Heuz böyle falcılar ya da kehanetçiler
değil. Geleceği en iyi kim tahmin ediyor
biliyor musunuz? Böyle falcılar ya da
kehanetçiler değil. İlk cevap olarak
aklımıza onlar geliyor olsa da
edebiyatçılar. Neden? Çünkü ben son
zamanlarda Martin Eden'ı okuyorum.
Burada birkaç tane satır var beni şoke
eden. Onları sizinle de paylaşmak
istiyorum. Ön bilgi olarak Martin Eden
yazılarını ve hikayelerini dergilere
yolluyor para kazanabilmek için. Hiçbiri
de basmıyor. Ya işte cevap vermiyorlar
ya da sürekli red cevabı geliyor.
Onlarla ilgili şöyle bir satır yazmış.
Sanki karşı tarafta bir insan editör
yoktu da zarfın içindeki metni alıp
başka bir zarfa koyup pulların da
üzerine yapıştıracak şekilde düzenlenmiş
akıllı bir mekanizma vardı.
Yapay zeka, otomatik cevap. Applicant
tracking system. Dahası da var. Pulların
da üzerine
&gt;&gt; bu nasıl bir aşırıyorum örneği.
&gt;&gt; Zarfın içindeki metni alıp başka bir
zarfa koyup pulların da üzerine
yapıştıracak şekilde düzenlenmiş akıllı
bir mekanizma vardı.
Yapay zeka otomatik cevap.
&gt;&gt; Yapay zeka ne alakası var bunun?
Applicant tracking system. Dahası da
var. eee, hepsini reddetsinlerdi ama
yeter ki bir satır, tek bir satır özel
ve kişisel bir not görüp sevinseydi.
Ancak tek bir editör bile varoluşuna
dair tek bir kanıt göndermedi. 130 yıl
önce yazmışsın ve 2026'da biz e gençler
olarak tam olarak aynı şeyleri yaşıyoruz
ve bu
&gt;&gt; hayır o zaman da aynı şeyler
yaşanıyordu.
Hani ya şu e metinleri lütfen kehanet
gibi okumayınız. O zaman da aynı şeyler
yaşanıyordu. Demek 130 yıldır hiçbir şey
değişmemiş. Buradan çıkacak şey bu.
Hani
dur yapay zekayla ben şuyor ya işte
cevap vermiyorlar ya da sürekli red
cevabı geliyor. Onlar bir
&gt;&gt; dakika çözümleyeceğiz. Yayınevinden red
cevabı geliyormuş demek genelde eee
Martin'in tarafında
&gt;&gt; şöyle bir satır yazmış. Sanki karşı
tarafta bir insan editör yoktu da.
Karşı tarafta sanki bir insan yoktu da
diyor editör olarak.
&gt;&gt; Zarfın içindeki metni alıp başka bir
zarfa koyup pulların da üzerine
yapıştıracak şekilde düzenlenmiş akıllı
bir mekanizma vardı. Yani diyor ki benim
yazdığım edebi metni eee anlamamaları
artık buna bunu düşünmeme sebebiyet
verdi. Sanki kimse bunu okumuyor. E
sanki birileri bunu açıyor ve başka bir
zarfa koyup bana geri gönderiyor. Bu
yani dediği şey
&gt;&gt; yapay zeka otomatik cevap. Applicant
track. Otomatik cevap yani zaten var
olan bir şey o.
O Bukowski'nin metinlerinde de
görürsünüz bunu. Fante'nin metinlerinde
de görürsünüz. Henry Miller'ın James
Joyce'un metinlerinde de görürsünüz
bunu. Hani kabul etmeyen yayınevleri.
Tamamıyla şey kapitalist merkezi
çalışıyor yayınevleri yani. Eee neyler
tutuyor mesela? Sulu aşk hikayeleri işte
daha böyle eee Brezilya dizisi deyince
aklınıza gelen şeyler tanın şeyler. Bu
şey değil ama hani geleceği görmek değil
bu.
Hani system dahası da var. Eee, hepsini
reddetsinlerdi ama yeter ki bir satır,
tek bir satır özel ve kişisel bir not
görüp sevinseydi. Ancak tek bir editör
bile varoluş.
&gt;&gt; Yani Jack London burada dolaylı olarak
yabancılaşma konseptini işliyor
arkadaşlar. Bu anlaşılmayacak bir şey
değil. Bunun yapay zekayla da bir
alakası yok. Dümdüz yabancılaşma
konseptini eee temellendiriyor. İşte bir
de bir şey
&gt;&gt; şuna dair tek bir kanıt göndermedim.
bitirsin videoyu da
&gt;&gt; 130 yıl önce yazmışsın ve 2026'da biz
gençler olarak tam olarak aynı şeyleri
yaşıyoruz ve bu şey değil yani aşk
kıskanç
&gt;&gt; o zaman da aynısı yaşıyor işte aynısı
yaşanıyor işte yani
&gt;&gt; yani insanlığa dair bir sorun her zaman
var olan bir şey yabancılaşma 130 yıl
öncesinde bunlar antik bir medeniyet
miydi ne bekliyordu
&gt;&gt; ya zaten şu anda günümüzdeki e toplum
sistemi
&gt;&gt; teknolojiye atfedilen şey aynı temeli o
yani. 1900'lerin başları
da varoluş sancısı gibi 1000 yıl önce
yazılmış
&gt;&gt; arkadaşlar. 130 yıl öncesinden bugüne
kadar değişen tek bir şey var. Tamam. O
da eee tüketime dayalı teknoloji
gelişti. O yani özellikle bir değişen
ekonomik sistemler aynı çalışıyor. İşçi
patron ilişkisi aynı. Efendime
söyleyeyim emeğe karşı atfedilen değer
aynı. Y insan ilişkilerine atfedilen
değerler aynı zaten. Değişen bir şey
yok. Hani ekstra ihtiyaçlarınız ortaya
çıktı. Çünkü ekstra şeyler yapıldı ve
onlar yeni ihtiyaçlar doğurdu. Bu yani
hani
bir metinde de bulabileceğimiz bir şey
değil. O yüzden çok böyle güldüm yani bu
satırları okuyunca.
&gt;&gt; Biraz aşırı yorumlamış.
&gt;&gt; Part 2deyim. Hı. Devam ediyorum.
&gt;&gt; Bookagramları ifşaıyormuş bu abla da.
&gt;&gt; Şimdi bunlar aradı tek bu küçük
büyümeye çalışan ya da büyümek dahi
istemeyen ve bunu sektörleştirmiş
gelirini sadece buraya sabitlemiş olan o
yegane yayınevlerini buldular. Oradan da
tek yazarları buldular mı? Buldular. Çok
güzel değil mi? Sonra tek sana yazmaya
başlıyorlar.
Bir 3 4 Hadi 5 6 artık seni bir
&gt;&gt; Hızlandırılıyor mu bu? A
hızlandırılıyormuş.
Yokluyor. Aynı gruptan farklı kişiler
yokluyor. Diyor ki eee merhabalar hocam.
Saygıdeğer hocam.
Hocam ne ya? Ya hocamla bir mesaj
alırsanız kalmayın mesela. Tamam mı?
Lütfen ya.
&gt;&gt; Lütfen utanmayın. İnanmayın. Neyse abla
ve hoca saygı değer efendimiz falan diye
böyle kesiyorlar. Senin o an tamam ben
değer görüyorum yapar çat diye yara
vuruyorsun yapışıyorsun sümük gibi
duvara. Neyse bu tip mesajlarla
başlayaraktan işte kitabımızı gördük.
Eee şey istiyoruz. PR istiyoruz. Siz ben
tanıtımını yapacağız. Ücret palette
tutuyoruz ya da ediyoruz. Edebilir
duruma göre edebilir. Birkaç zaten
Tamam.
Dur önce PRı yapmak istiyoruz. Geliyorum
o kısma. Jet kısmına prarınızı yapmak
istiyoruz. E çok ilgimizi çekti. Nasıl
ama yağlıyor? Bağlıyor ya. Bağlıyor
seni. Kendine bağlı.
&gt;&gt; Biri buna PR teklifi etmiş. Yağlıyor,
bağlıyor diyordu. Normal yani. Oysa
problem. Eğer ne yapacak adam?
Küpüretsin sana. Yap lan piarımızı.
Bundan sonra bizim piyarımızı sen
yapacaksın. Ha grupları varmış.
Sonrasında
diyorsun ki, "Aa
aa galiba yaptığım 23 video o kadar da
izlenmemişti ama ama galiba göründü." Aa
ya da şey para verip reklam almıştım.
İşe yaradı galiba. Yaratı
&gt;&gt; bu PR gruplarını periyodik olarak aktif
olan herkesi davet ediyorlar zaten.
Özellikle bir ölçütleri yok ki. Yani PR
gruplarının amacı şey değil. Eee, iyi
booktuberları seçelim de onlara reklam
yaptıralım değil işte.
Ya da sonra ne oluyor biliyor musun? Sen
onlara dönüyorsun işte. E işte
şartlarınız ne?
&gt;&gt; Bana da 4 be defa gelmişti. Öyle geçen
yıl çok geliyordu. Geçen yıl daha
aktiftim çünkü Instagram'da.
YouTube'dayken gelmiyor. Instagram'da ve
TikTok'ta çok geliyor.
&gt;&gt; Mesela ben böyle döyüim. Şartlarınız ne?
Çünkü bir şart var. Biliyorum. Şartın
ne? Şartlarınız nedir? Zaten sen diye
konuşmaya başlayana direkt diyorum ki
sorry ben seni tanımıyorum. Ben sana sen
demiyorum. Ben sana siz diyorum. Sen de
bana sızleyeceksin. Ben sana senin bana
senin ona yetkisini vermedim. Haksım
vermedim.
&gt;&gt; Tamam onu da söylüyorlar. Yağmur
yani bu
&gt;&gt; direkt deliyorum. Tavsiyedir bu. E
yaşanmışlık bir yaşanmışlığın verdiği
bir tavsiyedir. Konuşamıyor
&gt;&gt; neyi büyütüyor ben onu anlamıyorum. Hani
büyütülecek ne var burada? Birisi sana
reklam yapar gel kitabını tanıtalım diye
teklif
&gt;&gt; vermişken sinirleniyorum. Sonrasında
sana işte şartlarını açıklıyor.
&gt;&gt; Tamam.
&gt;&gt; Parasız yapıyorum diyen de var. Para
isteyen de var. Para isteyen ilk isteyen
genelde düşük meblağan 50 lira isteyeni
gördüm ki bu bilen bilir. Bu sektörde
para sayılmıyor maalesef ki çoğu
Bookstagram'ın 7.000 liralık PR yaptığı
e düşünülürse 50 lira para sayılmıyor.
Şimdi bunları yazdı. Sen henüz cevap
vermediğini düşünüyorsun. Hadi düşünün
ver.
Yaptığı e düşünür küçük gördü.
Umursamadı. Bu zaten tutunmayacak dedi
ve beni oraya alacak kadar delirmişler.
Bu yüzden söylüyorum. O yazanlar birine
hayır dedin. Hayır dedin. Beş kişi yazdı
ya aynı.
&gt;&gt; Abi ben hiçbir şey anlamadım bundan ya.
&gt;&gt; Ne problem ne anlayan var mı? İşte
Lamari parayla yapmıyor.
Lamari sadece kızlara okey veriyor bu
arada ki erkek bu Instagram sayısı bu
gruplarda gerçekten çok az. Onun da
garantisini vereyim. Yani belki bir
grupta daha fazladır. Benim girdiğimde
çok az. Çok biliyor gibi konuştuğum her
grubu bilmiyorum. Benim girdiğimde kadın
sayısı daha çoğunlukluydu. erkek 2iü
tane falan vardı
çok fazla kişinin içinde.
Sonrasında
bu grupta senin adın konuşulmaya
başlıyor. Hele bir de sen hayır PR
vermiyorum de
bu it PR göndermiyor. Boşu boşuna
uğraştık.
Bu salaktan
&gt;&gt; video atabilirsiniz.
&gt;&gt; Bir daha PR istemeyelim.
bizi hiç umursamadı bile. Geri zekalı
sanki takipçisi var
tarzında. Sizin arkanızdan konuşuyorlar.
&gt;&gt; Ben hiçbir şey anlamadım. Derdi ne? Onu
da anlamadım. PR grupları böyle ama
genel onu biliyorum. Bir tane daha var.
&gt;&gt; Aynen.
&gt;&gt; 3teyim ve stresten şurama yaptığım şeye
bakın. Sinir, stres, öfke, karışımı. Her
neyse. Devam ediyorum. Şimdi seni bu
gruba attılar. bir güzel geçirdiler,
giydirdiler falan filan. Eee ve bunun
haberini o gruba veriyorlar.
&gt;&gt; Şimdi isim niye vermiyor? Bir de o da
hani küçük bookram deyince abi herkes
giriyor bunun içine. Şimdi
&gt;&gt; 100.000 tane kanal
&gt;&gt; sonrasında
&gt;&gt; yok.
&gt;&gt; E senden ya piyar istemiyorlar ya da
belli aralıklarla tekrardan seni
yokluyorlar. Ama bir kere arkandan zaten
sana hakaret ediyorlar. Ne haklarına
sana hakaret etmeleri yani. Ne oluyor?
Sen kimsin değil mi?
Bunu burada noktalıyorum. Şimdi gidelim
bunu bireysel olarak yapanlara
değinelim. Tamam mı? Grup kısmını
noktalayım. Daha anlatmıyorum. Bireysel
olarak yapanlar.
&gt;&gt; H
&gt;&gt; canlarım, bir tanelerim.
Evet. Sizi çok seviyorum. Bence siz çok
değerlisiniz. Çünkü ben suç e sinirli
olan dönemlerimi atlattıktan ve ya neden
böyle oluyor erasından çıktıktan sonra
şunu fark ettim.
Bu bataklılık
tam bu bataklık her yerde var
yani. Her sektörde var. Sanatın her
alanında var. Çünkü oyuncular tanıyorum.
Müzik alanında biliyorum. Tanıdıklarım
var.
&gt;&gt; Abla keçerleşmeyi eleştiriyor. Benim
gördüğüm şey bu.
&gt;&gt; Sonucunda
&gt;&gt; vall var. O yüzden dem
&gt;&gt; ama şöyle bir gerçeklik var. Şimdi bu
işlere giriyorsan tamam mı? Önünde iki
seçenek var abi. Ya bir şekilde başını
çıkartacaksın
tamam mı? Bu bir şekilde çıkartacaksın
ya da başını çıkartmış insanlara
yamanacaksın. Tamam mı? İki yol var
önünde.
Hani üçüncü bir yol yok.
Ya bir şekilde başını çıkartacaksın
ya da başını çıkartmış insanlara
yamanacaksın. Tamam mı? Bu bu böyle
hani başını çıkartmış insanlara yam
anmak her zaman hem daha çarlıdır ama
her zaman daha eee sürdürülemezdir.
Çünkü neden daha sürdürülemezdir? Şimdi
beni Cenker Ektaş olarak tanıyor olmanız
var. A kişisinin arkadaşı, B kişisinin
eee editörü olarak tanıyor olmanız var,
değil mi?
Yani bu kadar basit.
Kendinizi bir marka haline getirmek var.
Markanın eee arkadaşı olmak var. Fark o
tamamen. E şimdi şöyle bir durumda bu
şöyle bir tablo karşımıza çıkıyor. Şimdi
siz diyorsunuz ki ben hızlıca bir
takipçi birlikte diyeyim. Ne yapayım?
Bütün çevremi kullanayım. Onun
videosunda çıkayım. Bunun şeyinde
çıkayım. hiçbir şey de üretmeyeyim.
Takipçi geliyor nasıl olsa. Tamam mı?
İnsanlar sizi birileri önerdiği için,
takip ettiği zaman eee sizi izlemiyorlar
arkadaşlar. Yani bu böyle
bu böyle. İnsanlar sizi başkası önerdiği
zaman eee içerik üreticisi olarak
görmüyorlar.
Tamam mı? Sizin bir reklam değeriniz
olmuyor veya sizin bir işte marka
değeriniz olmuyor sosyal medya
içerisinde. Siz o saatten sonra atıyorum
200.000 takipçi yapın, gidin kitap
çıkartın. O kitabı okutamazsınız.
Sattırırsınız, okutamazsınız. E
okutamadığınız kitabı da satmış
olmanızın bir önemi yok ki.
Ya da video çekersiniz çok izlenir.
Önerilmez ama o video. Birileri tıklar 5
dakika izler çıkar gider. Birine
paylaşmaz, yorum yapmaz, beğenmez. Bu
şey sosyal medya içerisinde sizi hayatta
tutan şeyler bunlar günün sonunda işte
veya ne bileyim
işte affate yaparsınız PR gruplarına
girmek istemiyorsanız e güven
veremediğiniz için insanlar sizin
önerdiğiniz bir şeyi satın almak istemez
yani. Dolayısıyla sosyal medyadaki
varınızı koruyamazsınız. Şu PR
gruplarına gelince de PR grupları
dediğiniz şey mantığı da şu. Sizi bir
grubun içine alıyorlar. Tamam mı? Size
diyorlar ki şu kitabı kargolayacağım
sana. Sen o kitabın videosunu çek ya da
paylaşımını yap. Tamam mı? Eee ve
çok işte bilindik bir tip değilseniz
eee çok komik paralara yapıyorsunuz bu
işi ya da bedava kitap için
yapıyorsunuz. Ve eee Instagram'daki,
sosyal medyadaki birçok
içerik üreticisi eee ne yazık ki kendini
kullandırtıyor arkadaşlar. Markaları da
kullandırtıyor, başka şeyleri de
kullandırtıyor.
Nasıl yapıyor bunu? Mesela oturuyor sırf
o marka atıyorum şey yapar diye tutuyor.
Şöyle bir kitap fotoğrafı çekiyor. Sırf
diyor o marka belki bana diyor sponsor
olur diye markayı etiket diyor. Sonra
marka onu kendi hesabında paylaşıyor
diyor. O kurumuza teşekkür ederiz.
Bitti. Sen onun reklamını bedavaya
yaptın zaten.
&gt;&gt; Sana para vermesine gerek yok ki.
&gt;&gt; Yani adam niye sana para teklif etsin
mesela? Ne diyecek sana? reklamını
yaptın zaten. Ve şunu da kaçırmamak
gerekiyor. Eee,
sizin
kendi yaptığınız bir şey olmadığı sürece
önerdiğiniz bir şeyin satışı çok zor.
Yani bu mümkün değil. Hatta öyle bir şey
değil bu. E birçok insan şunu
zannediyor. Abi benim takipçi sayım
fazla. E demek ki ben işte eee her şeyi
satabilirim. Tıklatırım bir şekilde.
Abi öyle olmuyor işte bu işler. Yani bu
işler çok eee hassas paradigmalar
üzerine kurulu. Bunları iyi okumanız
gerekiyor temelinde. Kötü okursanız eğer
başarısız oluyorsunuz. Hüsrana
uğruyorsunuz.
Yani ben böyle düşünüyorum. Bilmiyorum
siz ne düşünüyorsunuz? Ben şahsen mesela
Instagram'dan öyle kitap kapağı fotoğraf
falan atmıyorum. Neden atmıyorum? Ben
niye bedava reklam yapayım?
Neden yapayım bunu? İnceleme yapacaksan
zaten videosunu çek.
&gt;&gt; İnceleme yapacaksan videosunu çekiyorum
zaten. Ben niye oturup ah şu kitabı
okuyorum buyurun bakın deyip markaya
fokuslayıp böyle hani şey olarak değil
böyle fotoğrafını çekmek değil sadece
onlar böyle bayağı pozluyorlar bilmem ne
hoş görünsün diye.
Niye bunu yapayım ki ben? Bedavaya
reklam yapayım. Haksız mıyım yani?
Ne gerekçeyle yapacakmışım?
E ben böyle düşünüyorum konuyu. O yüzden
Instagram'dan mesela kitap kapağı
fotoğrafı falan paylaşmıyorum ben
&gt;&gt; ya. Paylaşmayı geçen hadi etiketliyorlar
her yerini.
&gt;&gt; Ya da ben yayınevi yayınevi
etiketlemiyorum. Eee şey yapmıyorum.
Sevdiğim yazarı öneririm. Sevmediğim
yazarı önermem. Sevmediğim yazarı
sevmediğimi söylerim. Sevdiğim yazarı da
överim. Yani böyle yaptığınız zaman ya
şunu unutmamak gerekiyor arkadaşlar. Bu
tarz işlerde insanların size güvenmesi
gerekiyor. Tamam mı? Yazar olacaksanız,
konuşmacı olacaksanız, içerik
üreteceksiniz, herhangi bir şey
yapacaksanız insanların size güveniyor
olması gerekiyor. Tamam mı? İnsanların
güvenini eee bir kenara bırakıp da ben
yayınevine görüneyim derseniz eğer ya
abi siz şey yapmazsınız.
Eee,
ne bileyim bir yere gelemezsiniz hayatta
diye düşünüyorum. Bilmiyorum siz ne
düşünüyorsunuz?
Chat'e bakıyorum. Kirli pasta bozuk
kitabını beğendiniz mi? Beğendik ama
onun baskısı yok. Yapıldı mı tekrar
bilmiyorum. Hadi devam edelim şu
videoları izlemeye.
Yine bak ya. Yeter artık abla. Heh.
&gt;&gt; Eee, para kazanma stratejisine döndü. E
artık
&gt;&gt; kitap yazmak artık bir para kazanma
stratejisi.
&gt;&gt; Zaten para kazanmak için çoğunlukla
kitap yazıyor. Her yeni yazar
katıldığında yayın evlerine bu durum
daha da fazla artıyor. Burada yeni
yazarlara laf atmıyorum. Çünkü eski
yazarlardan artık bu durum eee bu
şekilde sürmeye devam ediyor. Ve şu
şekilde bir şey de var. Eee şuradan
anlayabilirsin. Bir seri çok
uzatılıyorsa popüler bir seri bayağı
fazla uzatılıyorsa bu muhtemelen yazar
para kazanmak için. Bunun başka bir
açıklaması yok. Çünkü
&gt;&gt; niye yapsın? Zaten
&gt;&gt; sen iki kitabı birleşerek tek kitap
haline getirebilecekken sen onu yani
ayırıyorsan bölmeleri muhtemelen sen
para kazanmak istiyorsundur. Tamam mı?
Bakın sevdiğim bir iş yaparak para
kazanmak gerçekten mükemmel bir şey. Ve
ben yazar olmak istiyorum açıkçası. Ve
eee hani bir de şöyle bir şey var ama
önce ne istiyorum? Önce insan benim
kitaplarımı okun. Yani ben mesela bana
diyecekler ki kitabım basılsın. İmza
günlerine git ama sana para
vermeyeceğiz. Ben yine okey olurum.
Tabii ki de insanın hayatını sürdürmesi
gerekiyor. B
&gt;&gt; ben olmam. Tamam mı? Bak bunu da
anlatayım. Bir bitsin video. Bir
&gt;&gt; şey yok ama
&gt;&gt; e bu arkadaşımıza da lütfen rica
ediyorum sakın böyle olma
&gt;&gt; tamam mı? Seni seni niye sömürsünler ki?
İmza gününe bedavaya seni g senin ne
şeyin var senin? Böyle bir şey var mı?
Yayın senin üzerinden para mı kazanacak?
Sistem senin üzerinden para mı
kazanacak? Sen niye bu parayı
reddediyorsun?
Yayın desin o zaman ben senin eee imza
gününe gelmenden hiçbir gelir elde
etmeyeceğim. Hiçbir karım olmayacak.
Okey. Ama böyle olmayın yani. Abi bir
emek verdiyseniz Webpadde olsa, başka
bir şey de olsa onun hakkını karşına
alacaksınız.
Karşılına alacaksınız. Bu bu kadar
basit. Çünkü sizin verdiğiniz emekten
birileri bir şeyler kazanıyor.
Yani bu bu kadar basit.
Sizin verdiğiniz emekten birileri bir
şeyler kazanıyor. Siz niye bunu
reddedesiniz?
Evine git ama sana para vermeyeceğiz.
Ben yine okey olurum. Tabii ki de
insanın hayatını sürdürmesi gerekiyor.
Bunda bir şey yok. Ama sen sırf para
kazanacaksın değil yani kitabının
kalitesini düşürüyorsan bu da ayrı bir
gariplikti bence. Yani bir de aslında
tek burada yazarken sü yayın evde çok
büyük sorumluluk yükseliyor bu konuda.
Çünkü neden diyor ki ben senin kitabını
basacağım ama sen ya popüler olacaksın
ya da işte şey m hani kitabın popüler
olacak. O yüzden aslında o yüzden bu
hesabına başladım. Yani evet kitapları
yorumlamayı, kitaplar hakkında konuşmayı
seviyorum ama benim yayın evi popüler
olmamı istiyoran ben popüler olurum.
Yapacak bir şey yok yani. Bunu açık
açıkta söylüyorum. Çekinmiyorum da yani
ileride yazıyorsam mutlulu bırakırım
belki de. Neyse bunu ileride konuşuruz
yani dediğim gibi o yüzden aslınd belki
çoğu insan bu hesabına başladı. Yani
buna buna utanacak bir şey yok. Çünkü
sizi yani sistemi sizi bu şekilde
sürüklüyor. Belki de çoğu hesabı şu anda
yazar olmak için açtı bu hesabı. Belki
popüler olmak için başka şekilde nasıl
yani popüler olacaksın ki? Yani çünkü
kitaplar hakkında popüler olman
gerekiyor. Seni insanın bir kitlen
olması gerekiyor. Senin kitabın okuyacak
bir kitle olması gerekiyor. Öyle değil
mi? Yani o yüzden ben hiç çekinmiyorum
bunanmıyorum. Çünkü sistem beni bu
şekilde yönlendirdi. Bana dedi ki sen
yazar olmak istiyorsan git popüler olab
popüler olsun şöyle böyle falan. Hani
benim kitle oluşturmam gerekiyor burada
ama yedik yapmamayı seviyorum yani.
Yanlış anlamayın. Ondan sonra dediğim
gibi hani ve artık bazen okurken ben
anlıyorum yani hangi kitabın para
kazanmak için yazıldı ya da yazılmadı.
Yani bu tam biraz önyargıya giriyor ama
okuduğumuzda siz anlamıyor musunuz? Yani
bazen e bazı sahleler edit yapmak için
editlenmesi için yazıldığı o kadar
belli. Ya da 30-40 yaşındaki bir insanın
yazdığı
&gt;&gt; Ben size çok açık bir şey söyleyeyim mi?
eee,
kitap yazarak para kazanmak gibi bir
amacınız varsa hiç salın arkadaşlar.
Böyle bir şey yok ya. Şöyle, böyle bir
şey yok. Eee,
kazanırsınız da o sandığınız gibi bir
para olmayacak hani
ya. Oturup böyle yüz binlerce lira para
kazanmayacaksınız
ya. Dünyada hiçbir yazar böyle bir para
kazanmıyor. Stephen King de dahil. Ya
Stephen King bile bir bakın mesela sizce
Stephen King kitaplardan mı para
kazanıyor?
Popüler kültüre yansıyan taraflardan mı?
Ya da Harry Potter'ı düşünün.
Yani yüzlüklerin efendisi filme
çekilmemiş olsaydı bu kadar çok
satabilecek miydi dünya çapında?
Ben size söyleyeyim. Ne kadar olur? Ben
şu anda bir kitap çıkartsam
çıkartabilirim. Takipçi sayım da var.
Belli bir tanınırlığım da var. Çıkartsam
bana verecekleri para %8 telif.
Tamam mı? Bu web yazarları nasıl bu
kadar çok kazanıyor? Bir satış garantisi
satılıyorlar. İki birçoğunun boşuna mı
siz infilosur olduğunu düşünüyorsunuz?
Öyle zevk aldıkları için mi infilosurluk
yapıyorlar?
Niye influerlık yapıyor bu insanlar?
Birbirlerine niye sahip çıkmaya
çalışıyorlar? Niye birbirlerine
kitaplarını öneriyorlar?
Yani
yani Türkiye'de değil dünyada siz yazı
yazarak hayatınızı idam ettirecekseniz
şunu kabulleneceksiniz arkadaşlar. Ya
aşırı popüler olacaksınız. Yok illa ben
kendi istediğimi yapacağım diyecekseniz
de belli bir ücret kazanabiliyorsunuz.
Hayatınızı idam ettirirsiniz. Onu
söyleyeyim bir şekilde.
Eee
ya ne okuduğumun ne önemi var hocam?
Onur soruyorsun ya. Ne yapacaksın? Kümes
hayvanı yetiştiriciliği okuyorum.
Yani bu kümes hayvanı yetiştiriciliği
okuyorum. Ne yapacaksın? Ne önemi var
bunun? Anlattığım şeye bir odaklansana.
Ona göre mi izleyeceksin?
Burada şöyle bir sıkıntı var. Şimdi
Vedpad yazarları
eee
birincisi çok para kazanmıyorlar.
Tamam. Kümes hayvanı yetiştiriciliği
okuyorum. Gidebilirsin artık. Kümes
hayvan yetiştiriciliği okumayı da
seviyorum. Eee webpad yazarlar bu kadar
çok para kazanmıyorlar. Tamam mı? E
hatta sosyal medyada birçok insan bu
kadar çok para kazanmıyor. Eee izleyici
çok para kazandıklarına dair bir mit
anlatıyorlar. Konu bu.
Konu bu.
Yani
eee dikkat ettiniz mi bilmiyorum. Mesela
işte Instagram'da 5.000 takipçili olan
bir kanal diyor ki işte Everest
yayınlarından gelenler diye bir video
paylaşıyor. Everest yayınlarından
gelmiyor ona. O onu satın alıyor. Eee
siz onu çok önemli bir insan sanın diye
diyor ki Everest yayınlarından gelenler
aslında kendi parasıyla alıyor bunu.
İşte Itak'den gelen kitaplar aslında
kendi satın alıyor bunu. Mevzu bu.
Burada e kimse ona bir şey göndermiyor
abi. Çünkü niye göndersin ki ya? Bu çok
basit bir şey düşün. Eee, bir yayınevin
var mesela 5.000 takipçi Instagram'da
5.000 takipçi elde etmiş birine sen PR
yapar mısın?
Niye masraf yapasın ki?
Yani şu Instagram'dan 5.000 takipçi
eşittir doğal kitle demek değil.
Instagram'dan kitle elde edemezsiniz.
İyi de bu sahte reklam. Evet
hocam ne yapacaksın konuyla ilgili
öğrencin olup olmadığını? Ben onu
soruyorum sana. Ne yapacaksın yani? Ne
ifade edecek bu senenin için? Var.
Daha mı doğru olacak söylediklerim?
Belki e bu alanda ben yüksek doktora
bitirmiş biriyim ama saçma sapan şeyler
anlatıyorum. Nereden bileceksin?
&gt;&gt; Win win aslında yayınevleri ve kanallar
için
&gt;&gt; yani. E birçoğu öyle yapıyor. Ben size
söyleyeyim arkadaşlar zaten şey olarak
resmi olarak eee Türkiye'de kitap
sektöründeki hiçbir marka 10.000
takipçinin aşağısınd aşağısında bir
reklam vermez.
direkt vermez yani.
&gt;&gt; Bu Instagram'da daha da fazla takipçi
sayısı.
&gt;&gt; Ya tamam da ben de sana şunu söylüyorum.
Benim konuştuğum şeyin değerli olup
olmaması okuduğum okulla mı alakalı?
Kendimi yetiştirmiş olamaz mıyım mesela?
Bir bölüm okuyunca mı? Türkiye'nin
yarısı edebiyat mezunu mesela. Hani
vermez reklam. Eee, bu şekilde
yazarlarının istisnaları hariç çok
kazanmıyorlar ki çoğu deneyimsiz ve
yeterince bilgisi olmayan
genç kızlar hepsinin amacı kitabına
basılmış. Nasıl olduğundan bu durumları
sumal Evet, aynen öyle.
Aynen öyle.
Buna benzer profiller de bu gözle bakar
haberin olsun.
Baksınlar hocam. Bakabilirler.
&gt;&gt; Yani
sanki daha dün başladık bu işe.
Tamam, öğrenciyim. Edebiyat
öğrencisiyim. Başarısız bir öğrenciyim
ama derslerim çok kötü. Berbat.
Tamam. İşte derslerim çok kötü. Edebiyat
öğrencisiyim. Derslerim çok kötü.
Disiplin ne olduğunu biliyorum.
Yani insanlar da bana güveniyor demek ki
bu konuda. Bu kadar 54 kişi izliyor şu
anda beni değil mi?
Bir de Türkiye'de edebiyat okumak ya da
okumamak arasında ne gibi bir fark var
merak ediyorum.
Kurumsal hayranlığı sevmiyorum hocam.
Çok açık bir şekilde kurum hayranlığını
sevmiyorum
&gt;&gt; ya.
Çık 17 almış.
&gt;&gt; 17 aldım. Efsanemiş hocam. Prem oldu.
&gt;&gt; 17'den sonra da 419'a geçersin artık
yavaş yavaş.
&gt;&gt; Türk Dili Edebiyatı. Evet.
Yok abi güvenmiyoruz. Arkada ses olsun
diye açtık. Güvenmeyin hocam.
Abi eski videoların kapak tasarımlarımı
yenim. Çok güzel olmuş. Baya teşekkür
ederim. Evet yeniliyorum yavaş yavaş.
Yani bu şekilde ne yazık ki arkadaşlar.
Eee, bu kitap sektörünün, eee, şeyi bu,
cilvesi bu. Genel anlamda para var mı?
Var. Olmaz mı? Dolu.
Siz yeter ki yapmayı bilin.
Neyse şu kurum hayranlığını da bırakın
ama. Ne yapacaksınız? Kurumlar
sanki sorbonda okuyoruz.
Devam.
Bu neymiş? Atmaya niyetim yok. Son
dönemde bu okurluluk
böyle booktlık Instagram'daki böyle bu
kitap sayfaları falan. Vallahi okurlarda
böyle bir akıl noktasında bir gerileme
seziyorum. Bunu biz esprisini yaptığımız
şeyi gerçek yapıyorlar. Oğlum ya yemin
ediyorum bak gözlim şey şu. Kitap
okuyor. Bu bir genelleme değil bu arada.
Sadece gözlemiğimiz şey şu. Screen
time'ı 18 saat olan X bir insan çok daha
az normi oluyor kitap okuyanlardan.
Kitap okuyanların finalde Normi olmaması
lazımdı.
&gt;&gt; Normi ne? Normal mi?
&gt;&gt; Hayır ya neydi ya? Geçen yine yayında
sordum. Yine baktım.
Yem.
&gt;&gt; Hı.
Normi ne demek?
Ben çeviremedim.
Nerd gibi bir şey ya. Nerd video
&gt;&gt; ya. E ful dostum. Tamam. İkna oldun mu?
Edebiyat öğrencisiyim. Kapatsak mı şu
konuyu artık?
Ama edebiyat okumayan insanlar edebiyat
konuştuğu zaman da aşağılamaya
kalkmayın. Hoş bir şey değil bu.
Olur aşkım mı? Kim bu ya?
&gt;&gt; Ben çok rahatsız oldum.
&gt;&gt; Herhangi bir adam Normi düz insan
dümdüz.
&gt;&gt; Bu okuduğunuz kitapları kendisinizde
dönüştüreceksiniz. bir şeylerle
birleştireceksiniz ve ortaya bir şey
çıkacak. Sadece salt hayranlara dönüşmüş
kitap okur kitlesi var. Ya
&gt;&gt; doğru diyor bu arada.
&gt;&gt; Siz hayran olamazsınız arkadaşım
kimseye. Sinirlendirmeyin beni. Cem
Turunçer'in Jenil kitabı hariç. Hayran
olun diye kitap okumuyor. Okumamanız
lazım.
Yıkın diye kitap oku. Benim de iyice
gaza gelmem. Çok kötü bir şey bu ya. Çok
üzücü. Çok üzücü ya. Lafı hiç uzatmaya
niyetim.
&gt;&gt; Türkçe çeviri kitapları okumayı
bırakıyorum. Benden bu kadar. Türkçe
çevrim kitabı okumak istemiyorum artık.
Bu nasıl bir özensizlik? Bu nasıl bir
düzenbazlık? Yani artık yeter ya
gerçekten. Zaten yayın evlerinin büyük
bir çoğunluğu boykot. Kitap almıyorum,
alışveriş yapmıyorum ama eee yayınevleri
neden sürekli bu kadar kolaya
kaçıyorlar? Daha birkaç tane yayınevi şu
an hiç isimlerini hatırlamıyorum ama AI
kullanmaya başladıklarını duydum. AI
kullanıyorum derken
&gt;&gt; akademide bile serbest oldu AI bu arada
yayınevlerimi kullanmayacak. onunla
beraber hani nerede iş bilmez bir
çevirmen varsa çok özür dilerim
çevirmezseniz ama nerede iş bilmez bir
adam varsa gidip özellikle yani daha
ucuza denk geldiği için mi yoksa başka
şeyler mirror oynuyor bilmiyorum ama
nerede garip bir adam varsa onu bulup
nasıl onu çevirmenlik
yaptırabiliyorsunuz? Neden bir kitabın
orijinaliyle Türkçe çevirisi birbirinden
bu kadar farklı oluyor? Yerelleştirmeden
haberdarım. Anlayabiliyordum. İşte
şundan bundan haberdarım ama bazı
kitaplar gerçek anlamda yani bütün
manasını, bütün anlatmaya çalıştığı şeyi
kaybediyor. Neden ya çeviri ya? yapma o
zaman. Sen onu yap. Sen o işi yapma.
Örneğin birkaç sene önce eşim Çince
orijinalinden okuduğu ve çok beğendiği
için ve çocukken o çocukken çok popüler
olan bir kitap olan 3 ya teorisini üç
kitaplık bir seri okumaya başladım.
Hoşluk olsun diye sesli bir şekilde
eşimi okuyordum bu kitabı ve ya çocuk
hiçbir şey anlamadı kitaptan. Ben de
anlamadım. Türkçe anladıim benim
okuyorum okuyorum hiçbir şey
anlamıyorum. Hiçbir karakteri anlamadım.
Hiçbir olayı anlamadım ne oluyor yani.
Ve daha sonradan merak ettik hani
çocukken yanına olduğu için gitti tekrar
Çince versiyonuna baktı. Çince versiyonu
gayet düzgün, edebi, normal ama türkçesi
çok kötü. Sonra baktık ki e çeviren kişi
sadece Çince bilen bir insan. Hani bir
dil bilimci, bir çevirmen, edebiyatçı
artık her neyse o değil. Dolayısıyla
&gt;&gt; ben size bir şey söyleyeyim mi?
Çevirmenlik diye bir meslek yok zaten
normal şartlarda.
Eee, normalde çevirmenlik işi şöyle
yürür.
Bir insan edebiyatçıdır.
Eee, bir şairdir, yazardır.
Muhtemelen dil de biliyordur. Gider
çeviri yapar. Bu işler böyledir
normalde. Ya çevirmenlik diye ekstra bir
meslek yok zaten. Hani günümüzde var o
editörüm ben. Çevirmenim ben muhabbeti.
Bunlar meslek değiller. Bunlar beceri.
Tamam mı? Bunları yapabilirsin,
yapamazsın. Hani editörlük bir meslek
değil. Mesela bu genelde Türkiye'de
kimse üstüne alınmasın.
Eee belli bir grubu dışarıda
bırakıyorum. Gerçekten işinde başarılı
ünlü çevirmenler şey editörler
çevirmenler var ama onların tek
meslekleri çevirmenlik değil. Mesela ben
çevirmenim demiyor. Tasvin hücin
çevirileri iyidir. Eee, Türkiye'de
başarısız olmuş, eee, kitap çıkartıp
başarısız olmuş yazarlar ya editörlük
yapıyorlar çünkü çevreleri var ya da
çevirmenlik yapıyorlar. Çünkü çevreleri
var. Çevreleri de onlara harcamak
istemediği için, "Hadi iyi gel bari
metin düzenle, metin oku" diyor. Bu
konu. E bu tarz editörler ve çevirmenler
de çok egoist olurlar. Kendilerini
bulunma sint kumaşı falan zannederler.
Bu böyledir genellikle.
Ya edebiyat becerinizi pratiğe dökme
şeydir bu. İngilizceniz vardır. Edebiyat
biliyorsunuz. Bu çeviri yapabilirsiniz.
Yani bunun için çevirmen olmanıza gerek
yok. Çevirmenlik bir meslek değil. Onu
demeye çalışıyorum.
Türkçeden İngilizce çeviren yaban
çevirmeler nasıl yapıyor acaba? İşini
var mı bir bilgin? Ya şimdi bilmiyorum.
Mesela Orhan Pamuk'un ingilizcesinin
daha iyi olduğu söyleniyor. O da İlber
Ortaylı söylüyor. Şimdi ne kadar doğru,
neye şey yapıyor bilmiyorum.
Dedim ya bunlar beceridir. Bunlar var
olan edebiyat birikiminizi pratiğe
dökerek yapabileceğiniz şeyler.
Edebiyat biliyorsunuzdur, dil
biliyorsunuzdur. Yaparsınız zaten.
Bir insanın şeyinde şey yazmaz ya. O
şunu demek istiyorum. Eee,
Güşhan bilgisayar okudun mu sen hiç?
&gt;&gt; Ne yok?
&gt;&gt; Türkçe çeviri.
Türkçeden çeviri
&gt;&gt; yok.
&gt;&gt; Okumamış o da.
Ya mesela dem Sabahattin Ali'nin
kürkmant olmadığı olması iyi çevrilmiş
demek ki o kadar satmış ya da
Tampınar'ın saatleri ayarlama enstitüsü
o da çok satanlara giriyor İngiltere'de
falan filan. Demek ki iyi çevirileri.
Tutunamayanlar çevrilmişti yakın zamanda
mesela. Onu bilmiyorum nasıl.
Bir yere pigment olmadan onunkine
bakabilirim. Bunun
çeviri işleri global oynuyorsa bayağı
sıkıntı o zaman.
Ya Türkiye'de eee globalde yazar olmanın
tek bir yolu var hocam. O şey dedikleri
var ya lobicilik.
Eş dost yani eşiniz dostunuz varsa
global oynarsınız zaten
hani. Öyle kendi kendinize çok zor. Çok
küçük bir ihtimalle yurt dışı bir
yayınevine kitap çıkarttırmak direkt.
Eşin dostun varsa her şeyi yaparsın ya.
Ne yazık ki böyle
var tabii canım. Olmaz mı Ahmet? Altan
var.
Eee, Elif Şafak, Hakan Günday,
&gt;&gt; Oğuz Atay da var.
&gt;&gt; Oğuz Atay yaşayanlardan soruyor.
&gt;&gt; He, pardon.
&gt;&gt; Bunlar şey, eee, tanıyorlar yurt
dışında. Yurt dışında tanınan çok Türk
yazar var.
Az değil.
Yaşayanlardan. Yaşayanlardan,
hayatta olanlardan.
Orhan Pamuk'u BTS'te okuyordu. Bence
fanısın. Bu bilgiye sahip beniza değilim
böyle bilgiye sahip.
Hadi bakalım devamak.
Her zaman çok tutan bir şey. Bugün biraz
sinirli bir video olacak bu. Çünkü
nefret ettiğim bir yazar ve nefret
ettiğim bir kitap hakkında konuşacağım.
H
&gt;&gt; bu kişi Arthur Şopenör biliyorsunuzdur
kendisi bir felsefeci ve yazar. Ben de
size Aforizmalar yaşam bilgeliği üzerine
Aforizmalar kitabından bahsedeceğim ve
neden nefret ediyorum anlatacağım.
Gereken dünya klasikleri.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Hadi gelin dünya edebiyatını
şekillendiren bu eşsiz kitaplar
arasından.
&gt;&gt; Işık çok güzel, kadraj çok güzel. Eee,
diksiyon da fena değil. Hitabet zayıf.
&gt;&gt; Seçimlerimizi yapalım. 1 numara. William
Shakespeare'den Mcbet güç ve hırsın
insan psikolojisini nasıl bozduğunu
anlatır.
&gt;&gt; Anlatamaz.
Eee William Shakespeare'in hiçbir romanı
insan psikolojisini anlatamaz. Çünkü
insan psikolojisi diye bir bakış açısı
yok 16. yüzyılda.
Buradan da ufak bir bilgi ha psikolojik
okuma yapabilirsiniz ama William
Shakespeare bunu anlatmamıştır. Siz bu
okumayı yapabilirsiniz.
&gt;&gt; Trajedi Camris. Yani insanlar hayal
gördüğü zaman kaza oturtup yakıldığı
dönemlerden bahsediyoruz. İçine şeytan
girmiş diye.
Eee,
anlatacağım birazdan. Bir
&gt;&gt; en sevdiğim eserdir. 2 numara en
sevdiğim yazar olan Virginia Wolf'un
Miss Aloy adlı eseri. Stream of
Conscious.
&gt;&gt; Miss mi, Missis mi?
&gt;&gt; Mrsis olması lazım ya.
&gt;&gt; Mis özlemek demekti değil mi? Ay
adlandırmada var da hani yani bilinç
akışı tekniğinin en güzel örneklerinden
biri bu teknik tabii ki de biricik
Virginie Wolf'a aittir. Tekniğimizde
yazarımız karakterlerin zihninin içine
girer ve bize onların ne
düşündüttüklerini tamamen gösterir. Bu
roman bir gün içinde geçmektedir ama tüm
hayatı anlatır. Savaş sonrası travmalara
değinir. İnsan psikolojisini harika bir
şekilde gösterir. 3 numarada erken dönen
bir psikolojik romanımız var. Dr. Jackel
and Mr. Hide insanın iyi ve kötü
yanlarını simgeler ve modern psikolojiye
ilham olmuştur. 4. sıraya da harika bir
kitabı koydum. Emily Bronte'den Uğultulu
tepeler. Tutku, İntikam ve Sınıfsal
Çatışma üzerine yazılmış sert bir aşk
romanı. Dönemi için oldukça karanlık
kabul edilmiş ama beni pek şaşırtmadı.
Çünkü bronto kardeşler biraz gotikler.
Tabii ki klasiklerden konuşu.
&gt;&gt; Biraz gotikler derken
&gt;&gt; biraz gotikler. Tabii ki klasiklerden
konuşuyorsak oldukça karanlık kabul
edilmiş ama beni pek şaşırdı
&gt;&gt; ya. Hepsi değil
&gt;&gt; ya. J Eriko karanlık metin değil mesela.
&gt;&gt; Bir tık o da şey suspens yaratıyor
sadece karanlık olmasada. Çünkü bronta
kardeşler biraz gotikler. Tabii ki
klasiklerden konuşuyorsak Charles
Dickens'ı es geçemeyiz. Charles
Dickens'tan iki eser ekleyeceğim.
Birincisi Bleak House, ikincisi de Great
Expectations. İki kitabımızda adalet,
ahlak ve sınıf farkları ön plandadır.
Victoria dönemini ele aldı.
&gt;&gt; Ya güzel bir video olmuş ama biraz böyle
çok yüzeysel geldi. Bilmiyorum.
&gt;&gt; Short
&gt;&gt; ama yine short illa short çekiyorsun
diye ya.
&gt;&gt; Çok kitap var ya.
&gt;&gt; Çok ama o kadar kitap koyma.
&gt;&gt; Herkese merhabalar. Benim bir konuda çok
büyük sitem ettiğim bir şey var. Ya bir
konuda çok büyük sitem ediyorum. eee ve
insanlara bunu birazcık da hani
göstermeye çalışacağım. Çünkü eee
sanırım Türkiye'de Japon edebiyatını bu
kadar benimseyip ve Japon edebiyatına bu
eee aşık olan tek benmişim gibi
hissediyorum ve bunun abartılmasını
istiyorum.
&gt;&gt; Bir dakika ne? Japon edebiyatını peki
sen mi seviyormuşsun
&gt;&gt; yazdığı
&gt;&gt; Japon edebiyatı şu an Türkiye Türk
edebiyatından daha popüler abla yani
&gt;&gt; ölüm oyununu bitirdim
&gt;&gt; yani bu birazcık şey bu ne be?
&gt;&gt; Merhabalar selamlar herkese. Arkadaşlar
bugün
&gt;&gt; kaydırmadım ya
&gt;&gt; bugün sizlere bir kitap paylaşımında
bulunmak istiyorum. Kitabımızın ismi
Beyaz Geceler. Dost abimizin yazmış
olduğu bir kitap. E bu hafta benden çok
istediniz bu kitabı. Zaten okumuştum.
Tekrar okumak vesile oldu sayenizde.
Kitap zaten kısa bir kitap. Yalnız bir
adamın hayal ile gerçek arasındaki
çatışmasını anlatıyor bizlere. Kitabın
içinde birkaç beyaz gece yalnız bir adam
ve sadece bir
Rus yazar yine betime Kerbelaan
başlamıştır. Hiç sabrın yoktur. Ruslara
has bir özellik değil bu. Realizm ve
natalizm akımına has bir özelliktir bu.
Tamam tamam.
H
evet.
Ruslarda yok hocam. Bütün realistlerde
var aynı şey. Ruslarda fazla falan
değil. Bu sosyal medyanın uydurduğu bir
mit.
&gt;&gt; Ruslardan başka kimse okumuyoruz ki.
gidin açın bakayım bir tane şey yani
realizmin özellik Bayzak'ın metnini açın
bakın okuyun bakayım
ne tepeleri yaprağın şeyini tepe şey
yapıyor betimliyor adam damarlarını
betimliyor
ya şimdi bak bir Fransız realizmiyle Rus
realizmiyle kıyaslayın Rusizmi daha
okunabilir
okuma abla niye okuyorsun madem
geçeceksin o kadar para verdin
hoş geldin Adnan
okudum zaten. Bayzak sıkmıyor hocam.
Hocam nasıl ya? Yani bir bayzak okuyup
bir işte Rus edebiyatın herhangi bir
yazar okuyup Rus edebiyatın daha mı
fazla betinmediğini düşünüyorsun?
Yani
bu bilmiyorum bana nereden bulaşmış bir
bilgi bu ama böyle bir şey yok yani.
Çok basit. Neden realizm akımında e bu
kadar fazla betimleme var? Şimdi
realizmde esas olan şey nedir?
Realistik işte gerçekliğin olduğu gibi
ifade edilmesi. Tamam mı? Siz bir
atıyorum kaplan anlatacaksınız. Tamam
mı? Hayatı boyunca
ne bileyim Londra'dan dışarıya çıkmamış
bir insana kaplanı fotoğrafını
gösteremezsiniz değil mi? Çünkü fotoğraf
diye bir şey yok. Ne yapacaksınız? En
ince detay ne kadar betinmeyeceksiniz ki
görseli kafasını çizebilsin.
Konu bu aslında realizmdeki olay. Şimdi
kaplan dediğin zaman günümüzde aklınızda
bir şey canlanıyor olabilir ama 17.
yüzyılda kimin ne canlanacak kaplan
deyince adam kaplan fotoğrafı görmemiş
ki hayatında hiç ya da hayvanat
bahçesine gitmemiş. Kaplan görmemiş
birine sen kaplanı nasıl anlatacaksın?
Hadi bakalım
nasıl anlatacaksın?
Realist şiir değil o. Parnasizmdir.
Dur bakayım. O muydu o?
Aynen. Parnasizm. Realist şiir diye bir
şey yok.
Parnasizmdir o.
&gt;&gt; Sen ne okuyordun bu arada?
&gt;&gt; He
&gt;&gt; sen de okuyordun.
&gt;&gt; Sen ne okuyordun bu arada üniversite
olarak?
Bugün izlediğimiz videolar çok
bereketliydi. Yağmur ablaya teşekkürler.
Evet yağmurcuğum teşekkür ederiz.
Ya şu PR grubu muhabbetine üzüldüm ama
hani eee kötü bir deneyim. Su
işletmeciliği.
&gt;&gt; Su ürünleri olmasın o.
&gt;&gt; Su ürünleri olmasın. O hakikaten. Ne?
Atlantisle okuyorum.
Atlantis'te okuyorum ben.
Ay ay
güzel güzel şeyler işte. Günümüz çağının
gerçekliği de bu. İnsanlar Shan neden
çok şaşırıyor ben anlamıyorum mesela.
Lan günümüzde işte ne kadar takipçin
varsa o kadar çok kitap
çıkartabiliyorsun muhabbetine. Bu hep
böyleydi aslında. Yeni bir şey değil bu.
Dünya tarihinin hangi çağında mesela
hiçbir kimsenin tanımadığı bir insanın
kitabı eee
çıkartılmış?
Var mı tanıdığınız?
Dünya tarihinin hemen hemen her yerinde
böyle bu ya edebiyat kurumsallaştıktan
sonra özellikle bu böyle tanıdığınız
varsa popülerseniz daha şanslı
oluyorsunuz. Ya bunun kadar normal bir
şey yok aslında. Bu insanları niye
rahatsız ediyor? Bu buna şaşırıyorum
ben. Hani niye bu şey gibi geliyor?
Günümüzde mesela tek sosyal medya şeyi
yok. Opsiyonu yok. farklı biçimlerde de
tanıtabilirsiniz kendinizi. E gazete
yazarlığı yapabilirsiniz. Ama bunlar
mesela çok hantal opsiyonları olduğu
için insanlar da eee hem kolay yoldan
bunu elde etmek istedikleri için hem de
dünya bu kadar yavaş çalışmadığı için ya
oturup siz Aydana'ya bir dergiye yazı
gönderip keşfedilmeyi beklemek
istemiyorsunuz. Çünkü bir noktada
havanda su dövmeye benziyor. Bu da değil
mi?
Ya böyle yani konu.
Ha ama şunu söyleyeyim.
Instagram'dan çok takipçiniz olduğu
zaman özellikle Instagram ve TikTok
nazarında konuşuyorum. Öyle bir plan
olanlar için Instagram'daki TikTok'taki
10.000 takipçi herhangi bir marka için
bir şey ifade etmez arkadaşlar. Çünkü
Instagram'da veya TikTok'ta 10.000
takipçi kazanmak zor bir şey değil.
Ya da bir e videoyu milyon izletmek de
imkansız değil. YouTube'da mesela
imkansız. Ya sizin belli bir kanal
hacminiz oluyor. Kalkıp da attığınız bir
video şans sesleri milyonlarca izlenemez
mesela. O bir gerçeklik ama Instagram'a,
TikTok'ta bu şekilde değil.
Çocuk çıkan kitapların edebiyattan
yoksun olmasından dolayı edebiyattan
yoksun olmayan ve yeni çıkan kitapları
okuyor musunuz peki?
O da bir şey önemli bir konu çünkü.
Ve eee edebiyat camiasının pislik
tarafları bunlar bile değil. sırf
çevresi olduğu için kendi boktan
kitaplarını akademik test konusu yapan
eee boktan yazarlar var. Bu da bence
büyük bir asayiş problemi. Adamın
tanıdığı var akademisyen.
Makale yazdırıyor kendi kitabının
üzerine. Kitabı [&nbsp;__&nbsp;] gibi. Hiçbir şeye
benzemiyor. Kitabı akademik veri
tabanına giriyor ama
tier liste gerek yok. Listem var. Şey
videom var benim bu konuda.
Gelecekte klasik olacak yazarlar diye.
İki tane videom var.
Eskileri okumaktan dolayı yeni bir şey.
Hayır hayır onu demiyorum. eee, yeni
kitaplar edebiyattan yoksun diyoruz ya.
Ona binaen diyorum ben
ya. İşte problem orada başlıyor hocam.
Eee, peşine düşmüyoruz yeni çıkan
kitapların. Sadece sosyal medyada
gördüklerimizi referans alıyoruz. Yoksa
edebiyat eee, şey vaziyette değil. Ha,
edebiyatın problemi ne? Günümüzde bence
tekelleşme en büyük problemi.
Ama yok diyemeyiz. O ayrı. Yok demek ya
da berbat demek. Ya da şey günümüz çağ
dışarı diyot Vedpad'ten ibaret değil.
Vedpad şu anda para getiriyor
yayınevlerine.
Yayınevleri doyduktan sonra büyük bir
çoğunluğu edebiyat eski haline
dönecektir ama doymuyorlar.
Edebiyat mera nereden başladı? Fakültede
başladı.
Fakültede 1. sınıfta hocam dedi ki eee
hiç kitap okuyor musun? Dedi.
"Yokumuyorum dedim." O da dedi niye ya?
Dedi, "Oku. Al bir kitap önerdi. O
günden beri okuyorum." yalan söyleme.
Sen edebiyata başladığında da
edebiyattan hoşlanmıyordun. Beni avlamak
için edebiyatla ilgilendin sen.
&gt;&gt; 2 sene olmuş.
&gt;&gt; İki sene falan yani falan.
&gt;&gt; Çok eğleniyorum.
&gt;&gt; A dur.
Depremler oluyor beynimde. Chat'i
göremiyorum şu anda. Bir Google'ı açmam
lazım.
Heh.
İçimde siren sesi var.
Her yanımı susmuş.
İnsanlar susmuş.
Heh, geldim.
Para geldiği sürece doyacaklarını
sanmıyorum. Bak bir de böyle bir detay
var. Haklısın.
18 yaş edebiyatı ile ilgilenmek için geç
mi? Değil hocam ya.
Senarist olmak edebiyatla alakalı mı ve
tartışmalı? Yani senaryo işin içine
girdiği zaman sadece edebiyat değil.
Hatta edebiyat çok küçük bir kısmını
oluşturuyor senaryonun.
O başka bir beceri türü.
Senaristik başka bir şey. Eee, ediplik
başka bir şey
ya. Her ne kadar benziyor gibi görünse
de senaryoyu, senaryo oluştururken eee
bakış açınız çok farklı çalışıyor.
Bu iki bir ik sayfayı yarım saatte
okuyan insanlar çok gariime gidiyor.
Neden böyledir acaba?
Bir iki sayfa yarım saatte okumak mı?
Not çıkartıyor mu peki?
Laf arasında Ahmet Kaya söyleyen insan
karizmatik. Eyvallah hocam.
Not çıkartıyor mu? O önemli. E not
çıkartıyorsa kabul edilebilir. Niye
edilmesin? Ama hiç not çıkartmıyor.
Sadece böyle açıp okuyorsa sıkıntı. Y
bu arada yeni gelen arkadaşlar hoş
geldiniz. Yayını beğenmeyi unutmayınız.
Efendim
kitap kulübünün kitabı belli oldu mu?
Eee bu önümüz hafta içi belli olacak.
Senaryo yazdım ben.
Yazdım ama öyle bir yere göndermedim.
Öyle duruyor.
Bu da kim bilir nerede duruyor.
Peki etkilendiğin biri var mıydı
edebiyata ilginle alakalı olarak?
Fakülteden hocam vardı. Şaka yapıyorum
yani. Ya benim edebiyatla ilk bağlantım
annem üzerindendi galiba. Annemdir ilk.
Hani
onun dışında öyle etkilendiğim biri
Küçük İskender.
Joyce'u çok havalı buluyordum bir
aralar. İlk okuduğum zamanlarda
dehşet havalı buluyordum. O
ya senaryo okunmaz ya. Yani bir filme
çekilmek için yazılmış bir şey. O
&gt;&gt; senaryoyu oyuncular okusun.
&gt;&gt; Hani
&gt;&gt; menajerler okusun.
&gt;&gt; Belki kendi de yazmaya çalışıyor o
şekilde ya da alışır yavaş yavaş.
Ha witgenstein okusan bir öncüle bir
buçuk gün ayırırsın. Ne okuduğuna göre
değişir ya. Tabii ki de. Mahkemeler oku
aşkım. Aşkım ne hocam ya?
Aşkım bana aşkım diyorlar.
Kitap karakterleri olmak istemek ya da
onlara aşık olmak üzere payş bir durum
var mı? Bununla ilgili videom var benim.
Kitap karakteri olarak yaşamak mümkün mü
diye.
Büyük iskender demedim. Küçük iskender
dedim.
Little Ola
kabilenin büyücüsü. Yönetmenin
kafasındaki şey tam olarak senaryo
okuyarak anlayamazsın.
Yani her şeyin videosu varsa ben
çıkıyorum yayından. What the [&nbsp;__&nbsp;]
Çık.
Her şeyin videosu var. Çünkü ben iyi bir
gözlemciyim arkadaşlar. Ya bu konuda
asla kendime laf söyletmem. Eee ben
birçoğunuzun neyi merak edip neyi merak
etmeyeceğini tahmin edebiliyorum. Ona
göre de video çekiyorum işte.
Manga okumak fayda sağlar mı abi?
Alternatifin reals kaydırmaksa sağlar
hani.
Hani ya da alternatifin Valorant
oynamaksa sağlar.
Videolar bitti mi? Ne anlamda?
Küçürek hikaye hakkında ne
düşünüyorsunuz?
Ne bağlamda? Ne düşünüyorum?
Ha videolar bitti. Atmak isteyen varsa
atabilir yine. Hadi söyleyebilir. Video
izleriz yani
şunu izleyelim, bunu izleyelim deyin.
Hallederiz.
Aynı anda iki kurgu kitap okunur mu?
Okunur.
The God Junior kütüphanesi yeni mi
eklendi? Yok o benimdi zaten. Gülşen
üstüne çöktü onun zamanında.
üstüne çöktükten sonra da benimle
konuşmayı kesti
onun üstüne.
Öyle biraz da uçayım. Ciddi anınacak bir
edebi tür olarak görüyor musunuz?
Yani ciddiye alınmaktan ziyade bir edebi
tür mü? Onu eee ona emin değilim.
Yani şey anlamında emin değilim.
Şimdi şöyle bir sıkıntı var. Batı
terminolojisinde öykü ya da hikaye
dediğimiz şeye tekabül eden şey roman
olmayan anlatılar. Tamam mı?
Kısa hikaye dedikleri şey bizim öykü
dediğimiz şey oluyor genellikle.
Ya da mikro öykü dediğimiz şey. Yani
böyle bir türe niye ihtiyaç duyulmuş?
Mesela ben novellaı da o yüzden anlamsız
buluyorum. Y evet şeyde var,
terminolojide var, yok değil. Ama bana
kalırsa, eee, bu kadar sınıflandırma ve
türleştirme eee, iyi ve sağlıklı bir şey
değil. Yani şu şunu unutmayın. Her
türleşme, türleştirme eylemi arkasında
bir istisna bırakır ve o istisnaları
edebiyat dışı kabul etmek zorundasınız
bir noktada.
Dolayısıyla ne kadar çok parçaya
bölerseniz o kadar çok kayıp verir. Ben
o yüzden çok türleşmeyi doğru
bulmuyorum.
Ya
ona mikro deniyor bildiğim kadarıyla ya.
O da kendi içinde aynı mikro öykü var,
küçürek öykü var, kısa hikaye var, uzun
hikaye var. Efendime söyleyeyim eee
roman var, kısa roman var. Eee efendime
söyleyeyim nehir roman var, seri roman
var. Bir sürü tür var bu şekilde.
Romantizme bak kanka. Türrının önemi
için. Ne alakası var hocam romantizmin
tür ayrımını? Şimdi merak ettim.
&gt;&gt; Vay be romantizm biliyor he.
&gt;&gt; Çok merak ettim. Şöyle romantizmle
edebiyattaki tür ayrımının ilgisini.
Çünkü edebiyatta ilk tür ayrımı
Aristoteles tarafından yapıldı ve
Aristoteles romantizmden yaklaşık bir
400 500 sene önce falan yapmıştı bunu.
Ne 400 500 senesi? Dur daha çok 100 yıl
öncesinde
bakacağım soru kutusuna.
Mustafa Kutluyum
yani çok ayıla bayıla okudum söylemez
ama iyi.
Bakalım soru kutusuna ne varmış. Bir
sürü de soru varmış.
Okuyarak okuyacak kitap araştırması
yaparken çok denk geliyorum. Dünya
klasik vesaire yani herkes bilinen
masterpiece kitaplarını level 1 olarak
yani dükk seviye okuma olarak gösteren
çok fazla insan var. Yanlış bir tutum.
Tunayamaç demiş ki abi konuyu bölüyorsam
kusura bakma soru sor kısmına soruyorum.
Kül tablası ikinci sayısı önümüzdeki
hafta veya yarın yayınlanacak.
E Atakan demiş ki, "Abi ne zaman
kitabını yazmayı bitireceksin?
Hangisini?"
Atakan bir daha demiş ki, "Abi Allah
aşkına kapatır mısın? Zaman kaybı daha
adam gibi kitap videoları yok mu? At
izleyelim.
Alexander Dumas mı? Maxim Gorki. Maxim
Gorki. Yazdıklarım görünüyor mu?
Görünüyor. İspatlamazsanız
şerefsizsiniz. Demiş ki
Orhan Pamuk Türkçesini İngilizceye
çevrilecek şekilde yazıyor. O Türkçe
tuhaflıkları o Türkçesinde tuhaflıklar
olabiliyor ya. O da işte evrensel yazar
muhabbeti ya.
herhangi bir de çevrilecek şekilde şey
yapıyor. Aristo'nun tiyatro ve edebiyat
alanındaki tanımlamaları aydınlanma
sonrası hem edebiyatçı hem felsefe
tarafından tekrar düzenleniyor.
Tamam mı? Bunun romantizmle ilgisi ne?
&gt;&gt; Akımla türün ne ilgisi var?
&gt;&gt; Onu anlatmaya. Romantizm akımıyla ne
ilgisi var? Bir de hangi romantizm?
Alman romantizm mi? Fransız romantizm
mi, İngiliz mi romantizmi mi? Romantizm
akımı 300 yıl sürmüş dünyada. Hangisi
mesela?
şeyde e Türk edebiyatında romantizm
first'tda romantizm
adora yağmur da romantizm yani.
Türk edebiyatına hangi yazarla başlamak
gerek?
O döneme kadar ana karakterler soyru
aristokratlar çevresine döndüğü ve
trajedi sınırlandırdığı için
tür ayrımı yok. Avrupa'ya bakabilirsin
direkt. Hocam şimdi Avrupa çok geniş bir
kıta. Tamam mı? Bir kültür kıtası aynı
zamanda. Kültür kıtası olarak gördüğünüz
zaman içine Rusya'nın bir kısmı falan da
giriyor. 17. yüzyıldan sonra. Şimdi
Avrupa'ya bakabilirsin. Şey değil. Çünkü
mesela İngilizlerle e Fransızlar böyle
eee çiçek çocuk gibi takılmıyorlar.
Bunlar da kendi aralarında savaşıyorlar,
çatışıyorlar, bilmem ne. Ki ayrıca eee
bu çok fazla bir genelleme. Dediğin
şeyle alakası yok hala. Yani şeyi
anlatamıyorum ben sana. Romantizmle,
edebiyatta türleşmenin öneminin şeyi ne?
İlgisi ne? Onu anlatamıyor. Onu şey
merak ettim.
Yani türleşme dediğin şey antik Yunan
döneminde de vardı. Aristoteles'ten önce
de vardı. Aristoteles sadece bunları
sınıflandırdı.
Yani bu şeyi anlamıyorum ben.
Jean Jacques Ruso da romantik, Maryelli
de romantik, [&nbsp;__&nbsp;] de romantik.
Hani
&gt;&gt; bir de
&gt;&gt; romantik tür olarak baktığın zaman
romantik şiir de var.
&gt;&gt; Hı hı. Yani biz onu soruyoruz.
Romantizmle ne alakası var türlün?
Aziz nesin oku. Türk edebiyatına
başlayacaksanız
Peyami Safa'dan başlamanız faydalı. Ya
Peyami Safa ya Reşat Nuri ya da şey
Hüseyin Rahmi
Edebiyat tarihi.
Ne demek istediğini anlamadığım için
konuyu uzatmıyorum.
Hoş geldin Bal ve Çiçek Çilek.
Ay
&gt;&gt; beynim yandı artık.
Evet. Yağmur video var mı? Yine video
izleyelim mi arkadaşlar? Ne yapalım?
&gt;&gt; Ben anladım ne demek istediğini de. Ne
kulesiy nereye koyacağız o zaman?
koyarız bir yerlere.
&gt;&gt; O öncesinde geliyor. Roman karakterini
orada görüyorsun ilk. Yani tam anlamıyla
&gt;&gt; gökten inmedi Ariston'un mirası değil.
Yani
&gt;&gt; gökten inmedi de türle bir alakası yok.
Onu diyor
&gt;&gt; ama romantizm akımıyla ne alakası var?
Bak hala ben onu anlatmaya çalışıyorum.
Kanka bu novellalar, masallar, edebi
türler, roman. Hocam novella, masal ve
roman. Tamam mı? Bunların üçü de farklı
tür adlandırmaları. Tamam mı? Roman
folklorik bir türün modernize edildikten
sonraki hali. Buna biz roman diyoruz.
Normalde Avrupa roman demiyor buna.
Romans. Masal da arkaik bir türün
adlandırması. Novella modernize edilmiş
türün yeni versiyonlarından birine
verilen isim. Dolayısıyla bu türlerin
hepsi aynı şey değil. Masal türünün
edebiyat halinde konumuyla novellaınki
aynı değil. Ben şunu anlatamıyorum. Şunu
konuşmayacaksan konuşmamıza gerek yok
artık. Eee, edebiyat tarihinde ha
edebiyat tarihinde bunun yeri roman.
Hocam masal tanımı nasıl romantikte
ortaya çıkıyor olabilir? Gözünü seveyim.
&gt;&gt; Ay aşkım diyor. Hala basacağım engele.
He.
&gt;&gt; Ayrıca romantizm akımından önce romans
şeyi var. Hayır değil. Aynı falan
yani. Novella. Novella da ayrıca şeyde
romantik dönemde çıkmıyor ortaya.
O senin bahsettiğin şey novel ya da
novel ya da Novella. Bunlar ilk başta o
dönem bahsettiğin romantik dönemde
novella kelimesi zaten bizim romanlara
karşılık geliyor.
Ya bu bahsetti bak birden fazla şeyden
aynı anda bahsediyorsun. Bu bahsettiğin
bambaşka bir konu
bas. Bambaşka bir konudan bahsediyorsun
hocam şu anda.
Yani
masalın yazıya geçirilmesi
ayrıca ilk masal derlemesi romantik
dönemde yine değil. Yani o senin
bahsettiğin şey şu anda mevcut işte
kalıtım kuramı, yayılım kuramı vesaire
cart c folkleri kuramların ortaya
çıktığı dönemleri anlatmaya çalışıyorsun
da dediğim gibi yine konumuza bir ilgisi
yok.
Lapsekil Tayfur romantik edebiyata girer
mi? Girer.
Vall keçi burcuyum ben.
Keçi burcuyum.
Romanti'in Orta Çağıyla alakası yok.
Kim dedi ya Orta Çağla alakası var diye?
Romantik bir çağ değil. Akım yazdı. Ona
mı cevap verdin sen bir de utanmadan
böyle?
Romantik bir akım
çağ değil.
Çağla alakası yok.
&gt;&gt; Orta çağda falan öyle bir şey demedim.
Ben romans dedim orada. Romans.
Halk hikayesi. Romans.
&gt;&gt; Engelleyin miyim?
&gt;&gt; Yok engelleme. Düzgün konuş. Uyarıyorum
seni. Cırlama şeklinde. Labali konuşma.
Abi ablam hadi paragraf çözme hep.
Tamam.
Sen vakit ayırıyorsan ben de ayırıyorum
burada. Ayırma.
&gt;&gt; Ayırmak zorunda değil
&gt;&gt; yani. Bütün chat. Bak sen vakit
ayırıyorsan 51 kişi seni çıkart. 50 kişi
vakit ayırıyor burada. Sana mı vakit
ayıralım sadece?
Aa, daha katıl üyeliği bile yok.
Neyse, video mu izleyelim yoksa hedef
tamamlanırsa şey okuyacağız. Amatör
hikaye okuyacağız. Bu arada onu
söylemeyi unuttum. Ufak bir oyun
yapalım.
Şu arkadaşı susturur musunuz?
Arkadaşlar
&gt;&gt; büyük bir sevkli.
&gt;&gt; Heh. Okuduğu kitapları unutmamak için ne
yapıyorsun? Bir daha okuyorum.
Çok yayını ele geçirmeyin arkadaşlar.
Tamam mı? Bak bir sürü insanız burada.
Ay,
yeni gelen arkadaşlar hoş geldiniz. Hoş
geldiniz.
Ya hayır ya elimden geldiğince şey
yapıyorum. İlgilenmeye çalışıyorum
sorularınıza da. Ya ben soru sordukça
yeni bir konu açılıyor. Ben cevap
verince yeni bir konu açılıyor ve bütün
yayını e bunun üzerine kuramayız.
Aynı şeyleri okumak veya izlemekten zevk
almıyorum. O zaman yapma. 5 yıl bekle.
Bir de kurgu dışı okuma yapıyorsan not
olarak okuman yardımcı olur. Baştan
okuma notların üzerinde önemli kısımları
tekrar okumak daha faydalı oluyor.
Kesinlikle ben onun için şöyle bir şey
kullanıyorum bak. Tavsiye ederim. Bunun
linki yok.
Nerede o dal
ya? Şeffaf yapıştırma şeyi koyuyorum.
Onun üzerine not alıyorum. Onun linki
yok. Onu merak etmeyin. Onu herhangi bir
bakkaldan bile bulabiliyorsunuz. Onlar
güzel oluyor.
Hem böyle gıcık gıcık fosforlu
postitlere tahammül etmek zorunda
kalmıyorum. Ben hiç sevmiyorum o
postitleri.
Ben senin niye sinirlendiğini anladım
şimdi. Niye sinirleniyormuş?
&gt;&gt; Bana diyor olabilir.
&gt;&gt; Sinirlenmedim ya. Aa
&gt;&gt; bana diyorum.
&gt;&gt; Ha sana diyorsa ha
ya tamam işte ya.
O stickerlar iyi ama gerçekten.
&gt;&gt; Hı hı. İş görüyor.
&gt;&gt; Bulayım mı linkini?
&gt;&gt; O kadar da değil.
Şey linki çakma. Kullandığım çakmağı çok
sormuşsunuz. Linkini bırakıyorum.
Koçarı geberda.
O ne be?
Ha vardır.
Alakasız olacak ama. Mb ti i kişilik
tipinizi biliyor musunuz? Onun ne olduğu
hakkında bile bir fikrim yok.
Kendimi hiç bu kadar merak etmedim
biliyor musunuz? Burcumu, burcumun
özelliklerini, kişilik tipimi,
dünyanın en İğrenç. Karadeniz aksan önü
çekilen dizinin fragmanından bir replik
arkadaşıma fanzin çıkarıp 10 liradan
satacağız. Toplam alsatın yarısını
buraya bağış atacağım.
Niye oğlum satıyorum? Madde toplama
alsatın tamamıyla yeni sayıyı çıkartın
işte.
&gt;&gt; Önce bir sonraki sayıyı çıkaracak kadar
kazanın da sonra karar verirsin.
&gt;&gt; Bana niye atıyorsunuz?
Panzin çıkartacaksanız bir de eee E
olarak da çıkartın aynı zamanda
başlamadan.
&gt;&gt; Ha illa para kazanacağız diyorsan da bir
sonraki sayıyı çıkardığınızda bir önceki
sayıyı e- kitap olarak koyun bari.
&gt;&gt; Ya fanzinlikten para kazanılmıyor zaten.
Fanzlikten kazandığın parayla yeni
fanzin çıkartıyorsun.
Her her seferinde böyle olur. Hiç
değişmez bu.
Eskiden 2 liraya bir tane sayı
çıkartıyorduk. Şimdi kim 3040 lira
vardır en az.
Rasyonel olmayan bir cenkerciyim.
Dükkan kendini döndürmüyor.
Türkiye'nin kronik problemi bu. Hiçbir
şey kendini döndürmüyor.
Panzin bir tutkudur. Para kazanmak
isteyen Vedpad yazabilir.
Çok şey oldu bu sanki. Eee, progresif
Redpad de bir tutku olabilir yani.
&gt;&gt; Şey de mi? Cenker geceleri yorganın
altında benden gidildiğinde vpad okuyor.
&gt;&gt; Hayır, vetpad bir şey yazmak da tutku
olabilir. Onu demeye çalışıyorum
&gt;&gt; ya. Canım ben bir şey yapmaya karşıyım
diye o şeyi toptan yanlış kabul
etmiyorum ki. Benim doğru mu o? Benim ya
da yanlış algım o. Ben para kazanmak
için kitap yazmayı yanlış veya doğru
olarak nitelendirmiyorum.
Tamamen tercih meselesi. Hayattaki her
şey tamamen tercih meselesi.
Ya burada şey eee yapmak doğru bir tutum
değil. Eee para kazanmak için
yapıyorsanız bu işi vedpad yazın. Tamam
doğru bir noktada daha kolay şey
yapıyorsunuz ama eee Vedpad'teki daha
çok şey olmasının sebebi, imkan
olmasının sebebi kitlenin daha fazla
olması. Onu da düşünün.
edebiyat, yüksek edebiyat ya da kaliteli
edebiyat ne kadar yaygınlaşırsa o olur.
Yani yayınevleri şöyle bir tutum
sergilemiyor arkadaşlar. Eee, atıyorum
okur deli gibi şey istiyor. Yüksek
edebiyat, böyle kaliteli edebiyat
istiyor ya da kaliteli fantastik metin
istiyor. Yayınevi şunu demiyor. Hayır,
biz illa da Vetpad basıyoruz. Böyle bir
şey söylemiyor. Yayınevi en çok neyi
satacaksa onu basıyor günün sonunda.
Demek ki en çok satan şey Vetpad. Ya
burada da hani şey yapmanın bir mantığı
yok.
Redpad'i lanetlemenin bir mantığı yok.
Ha çöp mü? Evet o şüphesiz.
Elif Şafak neden en çok para kazanan
Türk yazar sence? En çok o değildir ya.
Vardır ondan daha çok kazanan.
&gt;&gt; Yurt dışından çok kazanan olabilir.
&gt;&gt; E yurt dışına çıkartıyor kitaplarını.
yurt dışında çok tutuyor.
Elif Şafan bildiğim kadarıyla Pinhan
dışındaki ya İngilizce yazılmış hiçbir
roman Türk edebiyatı içine
değerlendirilemez zaten.
Hani belki içerik yönünden işte bağlantı
yönünden değerlendirilebilir ama onun
dışında İngilizce bir metni ben Türk
edebiyatı şeyinde niye değerlendiriyor?
Disiplini içinde.
Burcum keçi arkadaşlar.
&gt;&gt; Yükselim de buzağı.
Yengeç burcuyum ben.
Şimdi diyeceksiniz, "Aa, sanatla
ilgileniyor zaten belliydi. Yengeç oldu
değil mi?
Murat Bardakçı'nın peynıyor. Dalga
geçmiyoruz, ciddiye almıyoruz demesi
gibi oldu. Vedpad mevzusu." Yook, onunla
bir alakası yok ya. Şu şöyle
düşünmüyorum sadece bir şeyi yanlış
kabul ediyor olmam onun yanlış olduğu
anlamına gelmiyor. Onu benim doğru kabul
etmediğim anlamına geliyor. E
dolayısıyla ben bir şey yanlış kabul
ediyorum da niye lanetleyeyim onu? Ben
eee şeyi eleştiriyorum. Edebiyat
yozlaşmasını eleştiriyorum. Vedpad
olmasa da başka bir yerden
eleştireceğim. Yani ben yozlaşmayı
eleştiriyorum. Sadece Vedpad nazarında
değil
ya. O yüzden şey yok yani bu bu tarz
şeylerde çok politik görüş gibi şey
takımmamak gerekiyor. Vedpet çöptür.
Edebiyat tehdit eden yegane şey
Vedpad'tir bilmem ne. Yani
bana çok şey geliyor bu. Bir yankı
odasına dönüştürüyor konuyu bir müddet
sonra. Abi Edgar'ın pofileri okuyorum.
Psikolojim kaydı. Bu herif nasıl bir
kafa anlamadım.
Yağmura sor.
A evet tam yengeçsin.
Bilgisayar oyunlarıyla aram nasıl? Çok
iyi değil.
Çok iyi değil.
Bir girişi vardı. Bir öyke. Neydi ya?
Yani itiraf etmek gerekirse ben Edipan
çok etkilenmiyorum. Öyküleri bağlamına
şiirleri daha etkileyici geliyor bana.
Aşk Türkiye'de 500.000 satmıştı
zamanında.
&gt;&gt; Aşk değil, yazandı.
Aşk olunca satıyor demek ki.
Bakıp geleceğim bekledim. Po neden sizce
sevemiyorum
abi. Adamın posteri var arkanda. Tipini
seviyorumdur belki. Bir de ayrıca
şiirinin posteri var. Öyküsünün posteri
yok.
&gt;&gt; Şiirinin masasının.
&gt;&gt; He yok. Masa da onun değil. Wulf'in
masası o.
&gt;&gt; Üstteki
&gt;&gt; oun masası mı? Hıı.
Evet.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ben şiirini seviyorum.
Ortasında bir gecenin yorgun karanlık o
acayip kitaplara
Lenor geldi kapıdan
bir daha asla. Okuyalım mı bir Edgel? Ne
dersiniz?
Hadi bir Edgarın Po okuyalım.
Edgar Allen Po Kuzgun
Ülkü Tamer.
Tamam. Hadi bakalım.
Ortasında bir gecenin düşünürken yorgun
bitkin o acayip kitapları gün geçtikçe
unutulan, neredeyse uyuklarken bir
tıkırtı geldi birden. Çekingen biriydi
sanki. Usulca kapıyı çalan. Bir
ziyaretçidir dedim. O da kapısını çalan.
Başka kim gelir bu zaman? Ah,
hatırlıyorum. Şimdi bir aralık
gecesiydi. Örüyordu döşemeye hayalini
kül ve duman. Işısın istedim. Şafak
çaresini arayarak bana kalan o acının
kaybolup gitmiş Lenord'dan, meleklerin
çağırdığı eşsiz sevgili Lenord'dan. Adı
artık anılmayan
ipekli, kararsız hazin ışırtısı mor
perdenin. Korkulara saldı beni daha önce
duyulmayan. yatışsın diye yüreğim ayağa
kalkarak dedim. Bir ziyaretçidir mutlak
usulca kapıyı çalan. Gecikmiş bir
ziyaretçi usulca kapıyı çalan. Başka kim
olur bu zaman? Kan geldi yüzüme birden.
Daha fazla çekinmeden özür diliyorum
dedim. Kimsiniz bay ya da bayan? Dalmış
rüyadaydım sanki. Öyle yavaş vurdunuz
ki, öyle yavaş çaldınız ki kalıverdim
anlamadan. Yalnız karanlığı gördüm.
Uzanıp da anlamadan, kapıyı açtığım
zaman gözlerimi karanlığa dikip başladım
bakmaya. Şaşkınlık ve korku yüklü
rüyalar geçti aklımdan. Sessizlik
durgundu ama kıpırtı yoktu havada.
Fısıltıyı bir kelime, fısıltıyla bir
kelime Lenor geldi uzaklardan. Sonra
yankıdı fısıldım. Fısıltım. Gözüm
görmüyor. Geri döndü uzaklardan. Yalnız
bu sözdü duyulan. Duydum vuruşu yeniden
daha hızlı eskisinden.
İçimde yanan ruhumla odama döndüğüm
zaman irkelip dedim, "Muhakkak panjurda
bir şey olacak. Gidip bakmalı bir kere.
Nedir hızlı hızlı vuran? Yatışsın da şu
yüreğim anlayayım nedir vuran. Başkası
değil rüzgardan."
Çırpınarak girdi birden o eski kutsal
günlerden.
Bugüne kalmış bir kuzgun panjuru açtığım
zaman bana aldırmadı. Bir de pek ince
bir hareketle süzüldü kapıya. Doğru
hızla uçarak yanımdan kondu palasının
üstüne hızla geçerek yanımdan kaldı
orada oynamadan.
Gururlu sert havasına kara kuşun
alışınca hiçbir belirti kalmadı o hazin
şaşkınlığımdan.
Gerçi yolunmuş sorgucun dedim ama
korkmuyorsun.
Gelmekten kocamış kuzgun gecelerin
kıyısından söyle nasıl çağırırlar seni
ölüm kıyısından dedi Kuzgun hiçbir
zaman. Sözümü anlamasına da bu kuşun
şaşırdım ama hiçbir şey çıkaramadım bana
verdiği cevaptan. İlgisiz bir cevap
sanki. Şunu kabul etmeli ki kapısında
böyle bir kuş kolay kolay görmez insan.
Böyle heykelin üstünde kolay kolay
görmez insan. Adı Hiçbir zaman olan.
Durgun büste otururken içini dökmüştü
birden.
O kelimeleri değil. Abonoz kanatlı
hayvan. Sözü bu kadarla kaldı. Yerinden
kıpırdamadı.
Sustu. Sonra ben konuştum. Dostlarım
kaçtı yanımdan. Umutlarım gibi yarın sen
de kaçarsın yanımdan. Dedi Kuzgun hiçbir
zaman. Birdenbire irkilip de o bozulan
sessizlikte anlaşılıyor ki dedim. Bu
sözler aklında kalan insaf bilmez.
Felaketin kovalığı kovaladığı sahibin
sana bunları bırakmış. Tekrarlıyorsun
durmadan. Umutlarına yakılmış bir ağıt
gibi durmadan hiç ama hiçbir zaman çekip
gitti. Beni o gün yastı kılan garip
hüzün bir koltuk çektim kapıya.
Karşımdaydı artık hayvan. Sonra gömüldüm
mindere. Sonra daldım hayallere. Sonra
kuzgunu düşündüm. Geçmiş yüzyıllardan
kalan ne demek istediğini böyle
kulağımda kalan çatlak çatlak hiçbir
zaman.
Oturup düşündüm öyle söylemeden tek söz
bile ateşli gözleri şimdi göğsümün içini
yakan. Durup o kuzguna baktım. Mindere
gömüldü başım. Kadife kaplı mindere.
Üzerine ışık vuran elleri Lenor'un artık
mor mindere ışık vuran değmeyecek hiçbir
zaman. Sanki ağırlaştı hava çınlayan
adımlarıyla. Melek geçti ellerinden.
Görünmeyen bir buhurdan. Aptal dedim.
Dön hayata. Tanrı sana acımış da
meleklerini yollamış. Kurtul diye o
anından
iç bu iksiri de unut. Kurtul artık o
anından. Dedi Kuzgun. Hiçbir zaman
geldin bir kere nasılsa cehennemlerden
mi yoksa ey kutsal yaratık dedim.
Uğursuz kuş ya da şeytan bu çorak ülkede
teksin yine de çıkıyor sesin. Korkuların
hortladığı evimde ne olur anlatsan
acılarımın ilacı oralarda mı anlatsan
dedi kuzgun hiçbir zaman. Şu yukarıda
dönen gökle tanrıyı seversen söyle ey
kutsal yaratık dedim. Uğursuz kuş ya da
şeytan azalt biraz kaderimi. Söyle ruhum
cennette mi buluşacak o lenorla? Adı
meleklerce konan o sevgili eşsiz kızla
adı meleklerce konan dedi Kuzgun hiçbir
zaman. Kalkıp haykırdım.
Getirsin ayrılışı bu sözlerin.
Rüzgarlara dön yeniden. Ölüm kıyısına
uzan. Hatıra bırakma sakın. Bir tüyün
bile kalmasın. Dağıtma yalnızlığımı.
Bırak beni git kapımdan. Yüreğimden çek
gaganı çıkar artık git kapımdan. Dedi
Kuzgun hiçbir zaman. O da kapımın
üstünde palısının solgun büstünde
oturmakta oturmakta kuzgun hiç
kıpırdamadan
hayal kuran bir iblisin gözleriyle derin
derin bakarken yansıyor koyu gölgesi o
tahtalardan. O gölgede yüzen ruhum
kurtulup da tahtalardan kalkmayacak hiç.
Ama hiçbir zaman.
Kedi Şahika hoş geldin.
Edgar'ın po kısaca iyi bir şair
ama o kadar iyi bir öykücü değil.
Yok şaka bir yana bazı öyküleri
gerçekten çok çok iyi. Şey pencereyi
açar mısın?
Bazı öyküleri gerçekten çok çok iyi ama
ben her öyküsünü beğenmiyorum hani. Ya
şimdi şöyle oluyor. Bazı yazarlarda
diyorsunuz ki atıyorum işte Tolstoy
edebiyatı işte Edgar'ın Po edebiyatı
diyemiyorum.
Fkner'da da var mesela aynı şey. Çok şey
yazıyorlar. eee
karışık
ya şey anlamında karışık. Üslup
değiştiriyorlar ya da tarz
değiştiriyorlar. Belki maddiyat yüzünden
belki başka bir şey.
5 litrelik suyu kafana dikmen. Sen
harika ve doğal bir adamsın. Bardağım
yok.
Işıklandırma mükemmel.
Led döşedik işte hocam ya. Bildiğim
pavyoncu ledi.
Döşedik geçtik.
Hiç ama hiçbir zaman
linkten
Ay. Bu arada yeni gelen arkadaşlar hoş
geldiniz. Yayını beğenmeyi ve kanala
destek olmayı unutmayınız efendim.
Bayağıdır yoktum. Takipçi 11K olmuş.
Hayırlı olsun. Teşekkür ederim. Teşekkür
ederim. Hepimizin destekleri, hepimizin
emekleri sayesinde kanalı bir yerden bir
yere bir şekilde getirdik.
Bakalım ilerleyen süreçlerde bizi ne şey
yapacak, gösterecek,
neler yapacağız. Hayatımız boyunca hep
böyle mi devam edeceğiz? Farklı aşklara,
yelkenler mi açacağız? Bilmiyorum. Başka
alanlarda mı içerik üreteceğiz? Şaka
yapıyorum.
Eee işte ne bileyim belki bir gün
bir anda kararımı değiştirip
eee arkasına oyun videosu koyan eleştiri
kanalına mı dönüşer?
Ay kafam çok karışık bu aralar. Abi sen
okuyunca her şey güzel geliyor. Eyvallah
teşekkür ederim.
Bol bol sigara içerseniz sizin de
sesiniz benimki gibi karizmatik
olabilir.
Ya şu tonlamayı sigaraya borçlayayım
mesela. Lenor geldi uzaktan. Bunu
sigaraya borçlayayım.
Kafka okurken dereceli lol
inşaat amelesine döneriz biz.
Ne gibi?
Niye dönsünüz ya? Dönseniz.
Niye dönesiniz?
Akciğer kanseri de yanında bonus.
İçmesem de akciğer kanseri olma
ihtimalim var.
En azından stressiz yaşıyorum.
Ciğerler balona döner.
Oh ne güzel. Dönsün.
Hah bir tane daha içeyim. Bir tane daha
dönsün.
Abi sen yaşam ve vipe olarak Charles
Bukowski gibisin bayağı.
Neden mesela? Hadi bu konuyu konuşalım.
Neden ben Charles Bukowski'ye
benziyorum? Hani
niye Cenkistaş gibi olamıyorum mesela?
Hani illa bir ya Martin Eden'a
benziyorum ya Charles Bukowski'ye
benziyorum. Bir tane de böyle gerçekten
eee şey yok. Hani düzgün insanda yok.
Alkolik miyim? Değilim.
İnsanların bireyliklerine saygım var mı?
Var.
Abi çok sigara içiyorsun. Kirli sakalım
var. Düşüncelerin tuhaf ama mantıklı.
Kirli sakalım
var. Erkeklerin %50'si.
&gt;&gt; Evet. Sigara içiyorum Türkiye
&gt;&gt; erkeklerin %50'si.
&gt;&gt; Düşüncelerim tuhaf ama mantıklı.
&gt;&gt; Erkeklerin %5'i
mantıklı olan
herhangi bir adam. He mesela yani
Cenkizaj daha markalaşmadı.
Neyim ben?
Nasıl markalaşacağım mesela?
Canım Cenker Ekisaş zaten bir marka.
Henüz siz bilmiyorsunuz bunu. Sadece
kaliteyiz. Kalite kalite.
&gt;&gt; Abi biraz daha yeraltı adamı gibisin.
Hocam ben yeraltı edebiyatı hakkında
hiçbir şey konuşmamış olsam hiçbiriniz
bu fikre sahip olmayacaktınız. Bunu
kabul edin lütfen. Tamam mı? Ben yeraltı
edebiyatıyla ilgili konuştuğum için eee
bana yakıştırıyorsunuz bunu. Fark o.
Gelecek kaygısı çeken yeraltı adamı mı
olur ya?
dersleri kötü diye depresyona giren
diğer altı adamı mı olur
ya?
Ya da ne bileyim açıklamalar kısmına eee
kitap önerisi koyup link bırakan yeraltı
adamı mı olur?
Çok Kadıköy vibe veriyorsun ya.
İlçenin vibe'ını mı veriyorum?
Yani
youtuber yeraltı adam olur veya hani
bir de yeraltı adamı olamayacak kadar
gencim ben daha. Yani benim böyle bir
hayatın sillesini iyice bir yiyip 45
yaşından sonra eee kavuşabileceğin bir
personadır.
&gt;&gt; He ıssız adam şey kesileceğim rolüne.
&gt;&gt; Aynen.
Genel olarak orada yaşayan herhangi bir
insan vibe.
Hiç gitmediğim için bilmiyorum orada
yaşayan herhangi bir insan ne yapıyor?
Şey siyahın asaleti diyelim.
Kombininizin ne kadar?
&gt;&gt; Kombinim ne kadar?
Derim Metrix perdesi 3.000. İşte bunlar
da 5.000.
Adım siyahın asaleti diyelim.
Kombinim ne kadar? 5.000.
Abdurrazan nasıl yani
abi? Sefirleri mi okusam yoksa da farklı
bir fikrim var mı? Sefirleri okucağım.
Görünmez kentler okudun mu bırakacağım.
Okudum bıraktım.
Küpe ve dövme falan filan var ya.
&gt;&gt; Abi bak şimdi şöyle bir durum var
arkadaşlar.
E benim yaş aralığımda muhtemelen
azımsanmayacak bir kesimin küpesi ve
dövmesi var zaten. Beni farklı yapan şey
ne? Ben onu arıyorum şu anda. Hani yani
şu tip uzun saç, küpe, dövme, sigara,
dinlemediği metal grubunun tişörtü
falan.
&gt;&gt; Manadan çalınmış. Herhangi birinde var
zaten bunlar.
Artık sorgulama bitmiş sefirler o kadar.
Yok başka türlü bu soruların önüne
geçirmiyor çünkü.
Ya ben kendime benzeyen birçok insan
gördüm mesela hayatım boyunca.
Hani kötü şapka falan takıp
webpeteleştirsem tamam marjinal oluruz o
zaman.
&gt;&gt; Yapıştırdı.
Anlayan anladı
tabii.
&gt;&gt; İyi de hocam ben Eskişehirliyim ya. Yani
Kadıköylü değilim ben.
Bölüm su hayvanları yetiştiriciliği
hocam. Yok sefiler okuma başka bir şey
yok.
İçimde kasabalı bu gece de tatmin oldu
ya. Bakın arkadaşlar, değerli basın
mensupları, kitap okumak, sanatla
ilgilenmek çok marjinal şeyler değil.
Rahmetli Küçük İskender'in dediği gibi
marjinal görmek istiyorsanız Mügeanlı'yı
açacaksınız.
Mügeanlı'yı açacaksınız. Asıl
marjinaller orada. Tamam mı? Mesela ben
kayın validemle ilişki mi yaşamışım?
Marjinal olacağım. efendime söyleyeyim
gidip yeri sülalemi dolandırıp ondan
sonra da ülkenin ucuna mı çıkmaya
kalkmışım?
&gt;&gt; Bir şey söyleyeceğim.
&gt;&gt; Kayın valide falan çok normal şeyler.
Direkt şey
kayın babası mı oluyor? Ne [&nbsp;__&nbsp;] oluyorsa
ona bile olan var yani.
&gt;&gt; Yani ne bileyim eee bir tane kılıç bulup
ben Hazreti Hamza'yım galiba deyip de
sülalemimi dolandırmayacağım.
Marjinaller onlar hocam. Yani ben
değilim
arkadaşlar. 5 kitap oceğim. Zerdüş ceza
Kur'an zebur kasketli.
Arkadaşlar beş kitap önereceğim. Zerdüşt
Suç ve Ceza, Kara Kitap. Kur'an zebur
hayır bir de kurtlarla koşan
&gt;&gt; kadınlar.
&gt;&gt; O önemli. Evet o çok önemli. O olmazsa
olmaz.
Yani bak, Zerdüşle felsefe okurunu
çekiyor. Suç ve cezayla genel okuru
çekiyor. Eee, kara kitapla muhafazakar
genel okuru çekiyor. Kur'an ve zeburla
eee, teoloji tayfayı çekiyor. Kurtlarla
koşan kadınlar da feminist sayfayı
çekiyor.
İlyada
bakalım. Hadi. Yağmur video atmış. Video
izleyel mi izleyel mi?
Oh.
Fazat sağlam
&gt;&gt; güzel fikir kutsal kitap
56 saniye falan kutsal metin okumuşumdur
oğlum ben.
&gt;&gt; Yapayım hemen.
Nasıl diğer şey kategorileri ne?
Hadi video açıyoruz. Açtık.
Milan'a müsaitsen fotoğraf atsana. Sen
beni diğer konuştuğun kızlarla mı
karıştırdın galiba? Kızlarla karıştırdın
galiba. Güzelliğini görmek istemiştim.
Tamam. İlk kez böyle bir şey yapıyorum.
Baktıktan sonra hemen sil.
Hiç uzanıyorum öyle müzik falan. Beraber
uzanıp dinlesek güzel olurdu. Evet ama
aynı şehirde değiliz. Başka kızlarla
dinliyorsundur orada. Saçmalamayan
sadece sen varsın.
Bu ne mesela? Ne yapıyorsun? Bir şey
soracağım.
Neyin var? Moralin bozuk gibi. Baban
tuvalete kalktı. Kızdı biraz.
&gt;&gt; Günümüzde yaşasaydı diye şey yapmışlar
&gt;&gt; abi. Milan ya bu.
Evet.
A Bağadır Dinçasiz içeriklerin kendisi
de çok ciddi
&gt;&gt; ciddi bir çöküş döneminde. Yani roman da
çöküşte değil mi? Öykü de çöküşte. Adına
edebiyat dediğimiz içeriklerin kendisi
de çok ciddi bir çöküş. döneminde yani
roman da çöküşte değil mi? Öykü de
çöküşte. Yani çok ciddi bir aptallık
var. Bunun bir sebebi var. Yaygın
okuryazarlık. Şimdi artık herkes
okuryazar. Dolayısıyla herkese dönük
içerik. Bu para kazandırabilir. Yani bu
herkese verilen okuryazarlık eğitiminde
de edebiyat falan yani bu adam iyi cümle
kursun gibi dertleri yok artık. Bu adam
fabrikada çalışırken hata yapmayacak
kadar bir eğitim alsın yeter. Ortalama
insana verilen eğitimden bahsediyorum.
Yani işimizi görecek kadar tamamen
pragmatist ve nasıl diyeyim somut odaklı
bir eğitim anlayışımız var. Bu sadece
Türkiye'de değil artık dünyada da buna
bir dönüş oldu. Bu adama güzel cümle
kursun, güzel cümlenin ne olduğunu
anlasın gibi bir kaygımız yok eğitim
verirken. Sonra o da bir şeyler talep
edecek. Yani bir şey okumak isteyecek ya
da izlemek isteyecek ya da dinlemek
isteyecek. iyiye dair kafasında verili
bir reçete olmadığı için de en kötüsünü
talep ediyor. Yani klasikler haricinde
yani o klasikler de müfredatlı falan
olduğu için öyle yani bir nevi almak
zorundu onları öyle oldu. Çok satan
kitaplara şöyle bak bir tane güzel cümle
bulamazsın içinde. Ve başka bir şey daha
söyleyeyim. Mesela halk şiiri falan
vardır ya halk edebiyatı. Onun kendine
mahsus bir güzelliği vardır ve kendine
mahsus estetiği, kuralları ve aslında
kendine mahsus bir yüksek kültürü
vardır. Bak öz babaannem ağatçıdır
benim. Babaannemin kız kardeşi ölüyor ve
şöyle bir ağıt yazıyor. Ağıt uzun da
şöyle bir ifade var. 6 ay oldu öleli
çürüdü mü o da eli? İşte kız kardeşinin
mezara konduktan sonra elinin ne kadar
sürede çürüyeceğini merak eden bir
kadın. Çok güçlü bir imge bence.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Babaannem bunu yaparken bu arada çok da
uzun uzun düşünmüyor. Yani ben burada
bir imge yaratayım falan. Yüksek şair
değil o. Ama o halk şiirinin içerisinde
kendi estetik dünyasında beslenen bir
damar da var. Bunu uyguluyor. Fakat
köyden kente göçmüş ama kentte de böyle
bir yüksek kültür sahibi olamamış
yıllarda bu bile yok. Ne bu böyle çok
dandik arabesk rap eserleri falan var ya
da öncesinde arabesk ya da böyle fantezi
müzik falan dedikleri o. Bak türkü değil
asla. Türkü müthiş. Yani bazı öyle güzel
türküler var ki hayran kalıyorsun. Nasıl
yaptın ya? İşte benim tabiattan tek bir
muradım götüreyim naz ziyare bir çiçek
diyor adam bütün dünyadan diyor bütün
tabiattan beklediğim tek şey sevdiğime
layık olacak kadar güzel bir çiçek
bitirsin ve ben onu götüreyim imgeye bak
bunu yazan adam Erzurumlu Aşık Reyni
öyle bir eğitimi falan da yok yahut
Kayserili benim hemşehrim Meydani diyor
ki meydani Merihte yayla yayla
&gt;&gt; eğitimi yok demesi biraz iddialı olmuş
yani. eee, yüksek kültür doğru.
Dolayısıyla şey de var. Eee, yine halk
şairleri de bildiğimiz anda modern tipte
bir eğitimden geçmese de yine bir
eğitimden geçiyorlar. Hani kafanıza
estiği gibi şair olamıyorsunuz. Yine
halk edebiyatı içerisinde
&gt;&gt; türküler söyleyip coşup çağlayak,
yıldızları yıldızlara bağlayak. Sen o
yandan, ben bu yandan sevdiğim diyor.
Adam Merih'te yayla yaylamaktan
bahsediyor. Yıldız doğru. Yani genel
anlamda söyledikleri şey yalan yanlış
değil.
değiller tabii hocam. Halk şairlerinin
de kendi içinde eee eğitim kurumları
var. Eee
şeyleri var. Bir örfleri var,
gelenekleri var. 17 18. yüzyılda zaten
saraya yaklaşıyordur iyice. E büyük
birçoğunun Arapçası, Farsçası da var. E
17. yüzyıl halk şairleri ve 18. yüzyıl
halk şairleri neredeyse saray şairleri
kadar eğitimli mesela. Var var olmaz mı?
var. Yani şey bu bahsedilen işte
eğitimsiz dedikleri yıllar 14. yüzyıl,
12. yüzyıl o civarlarda ama yine onların
da bir kurumları var kendi içinde.
Tekkeler işte var sonrasında işte aşk
kahvehaneleri var.
Karacaoğlan
hakkında çok fazla şey olduğu için çok
spesifik bir örnek de. Yunus Emre halk
şairi değil tam anlamıyla ama eee Yunus
Emre yüksek şairdir. Normalde
Karacaoğlan işte bir aşıklık rütbesi mi
yoksa gerçekten bir kişi mi şey
tartışmalı? Günümüzde Karacaoğlan'ı
atfedilen şiirlerin büyük bir çoğunluğu
Karacaoğana ait değil. Başkalarına ait.
Ha birçok şair kendine karaca olan
mahylasını takmış mesela. Bir de hangi
karaca olan? O yüzden hani 17. yüzyıldan
20. yüzyıl arası 50 tane falan karaca
olan bulursun farklı.
Yunus Emre de aynı şekilde mesela hani
günümüzde Yunus Emre'ye atfedilen
şiirlerin büyük bir çoğunluğu Yunus
Emre'e ait değil.
bir usta çırak ilişkileri var kendi
içinde. Kendi içinde bir işte e dini
mezhepleri var aşıkların. Bektaşi
kolundan, Nakşibendi kolundan var falan
filan. İşte tam anlamıyla eğitimsiz
cahil ceyla insanlarla tasavvuf
biliyorlar. Çok iyi biliyorlar. Hatta
eee ve bunlar
Osmanlı'daki edebiyat geleneği içinde
batıdaki kadar saray ve halk şiiri
birbirinden ayrışık değil. Ha evet saray
şiri her zaman daha üstün ama ayrışık
değil tamamıyla yani dışlanmıyor
çoğunlukla.
Mesela 16. yüzyılda işte kahvehanelerin
ortaya çıkmasıyla beraber aşıklar eee
kahvehanelerde
bir kültür oluşturuyorlar ve 19. yüzyıla
kadar böyle sürüyor. Matbaanın gelişiyle
beraber bu zayıflıyor falan filan.
Tabii tabii. Yok çoğun çoğu zaman değil
hep sazla söylüyorlar. aşıklığın olayı o
zaten.
Eee, şeyle beraber, matbaileyla beraber,
eee, yazılı şiir yapmaya, işine girmeye
başlıyorlar aslında bir noktada
şeyleri var yani.
Ya o birazcık işte eğitim sisteminin
bize eee, sattığı bir bakış açısı. O
işte saray şairleri şöyledirdi falan
filan. E, 17. yüzyılda saray içinde de
bir sürü halk şairi çıkmıştır.
O da bir şey. Ahaya
adamdır bu senin abi. Cemal Süreyya
adamdır bu arada. Senin en sevdiğin şair
kim?
&gt;&gt; Benim en sevdiğim şair Cenap Şahabettin.
&gt;&gt; Hadi bana Cenap Şahbettin'den bir tane
şiir oku kanka.
&gt;&gt; Şiir değil de bir aforizma ikram edeyim
sana.
&gt;&gt; Olur olur o da olur.
&gt;&gt; Seni sevmek ibadetim ama sevemem
cenabetim.
Ne ol güzel değil mi ya? Abi Cemal
Süreyya adamdır bu. Senin en sevdiğin
şair çok
&gt;&gt; içeriği şöyle ben öncelikle kitap genç
&gt;&gt; kitap yazmak için biri olmanıza gerek
yok. kitleye hitap ediyor. Tür roman
işte kaygılı bağlanan genç bir kadının
kaçıngan bir erkekle olan ilişkisi.
Aslında
&gt;&gt; dünyanın en saçma kaygılı kaçıngan
bağlanma stilini anlatıyor. Böyle bir
kitap ya. Daha böyle konusu falan da var
konusunu açıklamak istemedim. Çünkü
biliyorum hani daha fazla
ilginçleneceğimi. Benim için tek sıkıntı
şu arkadaşlar. Hani ya gerçekten kötü
hissedersem çünkü bana şey diyorlar işte
sen kimsin ki nesin ki arkadaşlar? kitap
eee yazmak için biri olmanıza gerek yok.
Hani eee
bir yazma yeteneğiniz olsa, bir okuyucu
olsanız, böyle bir hayaliniz olsa veya
kitabıma laf ediyorsun. Daha
çıkarmadığım, daha bahsetmediğim e
kitabıma laf etmeye çalışıyorsun. Bir
kitabını görelim bakalım.
&gt;&gt; Hep öyle oluyor. Bu neymiş?
&gt;&gt; Bunlar da beni aşırı
&gt;&gt; kitapların içindeki smout sahnesiyle
pazarl rahatsız eden bir şeyden
bahsedeceğim. Kitapların içindeki smart
sahneleriyle pazarlanması. E zaten o
sahneler o yüzden yazılıyor ya.
&gt;&gt; Okuduğuma bakar mısınız? Kıvırmadığım,
çizmediğim bir sayfası yok resmen.
Aldığımdan beri baş ucumda duruyor.
Günde bitirdim. Çok acıkt salın artık
Allah aşkına ya.
&gt;&gt; Ne zaman kendimi kötü hissetsem açıyorum
böyle herhangi bir sayfayı okumaya
başlıyorum ve gerçekten o kadar enerjimi
yükseltiyor ve beni doğru yöne
yönlendiriyor ki kendinizle nasıl
konuştuğunuz o kadar önemli ki.
Bilinçaltınız hepsine inanıyor. Çünkü
ben bu kitabı okuduğumdan beri
düşüncelerimi resmen süzgeçten
geçiriyorum. Tabii ki olumsuz düşünceler
de geliyor aklıma güneşinde ama o yönde
devam etmemeyi seçiyorum.
&gt;&gt; Abi hiçbir kitap size böyle bir etki
veremez bu arada ya. Ya düşünmeyi bu
kitapla mı hatırladım mesela?
&gt;&gt; Kendimi buna adapte ettim.
&gt;&gt; Yani bu neymiş?
Doğru mu bilemiyor? Bir dakika.
Abattin Ali
yayıl.
&gt;&gt; Bu kim? Görünmüyor ki.
Suat derviş mi?
Yok değil.
Görünmüyor ki ya abla.
Kitabı da ters tutmuş.
&gt;&gt; Yusuf
&gt;&gt; kitabı da ters. Ayna modunu kapatın şu
TikTok'tan video çekerken ya. Selamlar.
Ben geldim.
&gt;&gt; Bir dakika chat' bakmam lazım.
&gt;&gt; Hım. Hepsi Sabahattin Aliymiş.
&gt;&gt; Bugün e makyajımı falan çıkartırken,
bakım yaparken konuşmak istediğim bir
konu var. Bu aralar çok gözüme baktı.
Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz bu konu
hakkında ama e bugün makyajımı falan
çıkartırken sizinle bu toksik hakkında
konuşmak istiyorum. Çünkü gerçek
akım ama kitap versiyonuyla en azından
ben zorbalığa uğrayarak
&gt;&gt; bir ayna modu bir de üstüne bir de şeyi
ters tuttu kitabı.
&gt;&gt; Gittiğim okula rakbi oyuncusuna aşık
olmadım.
En azından ben abimin katiline hapisten
çıktıktan sonra onu yanıma almadım
zorla.
En azından ben kumenesinde hile yaptığım
adamla anlaşmalı bir şekilde evlenmedim.
En azından ben kız kardeşimi aramak için
&gt;&gt; marhanesinde hile yaptığın adamla
anlaşmalı bir şekilde evlenmeni için ne
olmuş olabilir mesela? Ben çok merak
ettim o kitabı şu anda ya. Bir dakika
&gt;&gt; mekan
&gt;&gt; bir de bir en azından ben kumhanesine
nasıl
&gt;&gt; kumarhanesinde hile yaptığım adamla
anlaşmalı bir şekilde evl
&gt;&gt; hani konu nasıl oraya gelmiş olabilir
mesela okuyan var mı bu kitabı aranızda?
Kumarhanesinde hile yapacaksınız birini.
Sonra o adamla anlaşmalı bir şekilde
evleneceksiniz.
Hani
bu nasıl kon nasıl geldi mesela buraya?
&gt;&gt; O adama nasıl ulaştın ya sen?
&gt;&gt; Sabah kuşağında bugün
mesela ben hile yapsam ne olurum biliyor
musun? Bu Teksas'ta mıydı? Neredeydi?
&gt;&gt; Beğenmedim.
&gt;&gt; Umar annenin altında. En azından ben kız
kardeşimi aramak için gittiğim mekanın
sahibiyle kız kardeşimi aramaya çıkmadım
ve ona aşık olmadım.
En azından ben Makedonya'dan Türkiye'ye
getirildim Türk askerine aşık olmadım.
En azından ben abimin rakibini bulmak
için onun daha evine gitmedim.
&gt;&gt; Evet. Teşekkür ederiz eklemelerin ve
katkıların için.
Teşekkürler.
&gt;&gt; En azından bu kitapların ismini
okumadım. Şükür ya Rabbim.
&gt;&gt; İlginç.
Hayal gücü diyelim.
Ay dolup da şafak ablaklı sandım. Meğer
yarin düğmeleri çözmüş kararı olan.
Keşke beni yaklaşık 1.90 kaslı bir mafya
kahve sırasında önüne geçtiğim için beni
kafam kafasına takar ve beni kaçıp
evlenir benimle keşke.
&gt;&gt; 1.90 az olmadı mı hayatım? Biz
genellikle 9 metre istiyoruz çünkü
&gt;&gt; biz niye Makedonya'dan kız kaçırmışız?
Nasıl bir siyasi senaryo yaşanmış
olabilir?
&gt;&gt; Ayşe tatile gitti.
&gt;&gt; Makedonya'dan asker mi kız kaçırıyor? Ha
Elif bak
&gt;&gt; kız mı askeri kaçırıyor?
&gt;&gt; Kız askeri nasıl kaçırıyor?
&gt;&gt; Ne bileyim
&gt;&gt; istihbarat
&gt;&gt; ortalama veti kitabında karakterler
farklı daha o konuda evliliğe gelir.
&gt;&gt; İhdatçıların işi bu. Ayşe tatilden
dönmüyorum. En azından kısa çok
arkadaşlarım tarafından yenmedim.
Esir alıyoruz askerlere. Aşık oluyor
esir alan.
&gt;&gt; H iğrenç bir askeri kurgu.
&gt;&gt; Ayşe'yı kim aldı ya? Şu smart
muhabbetini niye bu kadar hem rahatsız
oluyorlar hem de bu kadar popüler bilen
var mı?
Herkes rahatsız oluyor. Herkes bunlar
şikayetçi ama en çok satan kitaplar da
onlar oluyor. Neden? Mesela
&gt;&gt; bir şey biliyor musun?
&gt;&gt; Hani böyle ergerken şey olurdu ya. I
[&nbsp;__&nbsp;] mu iyi falan ama hani genel
bağlamda herkesin şey bir kere bile olsa
tanık olduğu bir şey ya açık açık böyle
herhalde okumayı mı seviyorlar? Çünkü
Amerika'da falan inanılmaz fazla
etkinlik düzenliyorlar bunun için. Geçen
kültürlü bir çocukla taşayım diye
kütüphaneye gidip bayağı bir takıldım.
Sağı sola kitap taşıdım. Herkes yakal
kitap okuyup geri döndüm. Senin yaş kaç
abla?
Kolpa bence sevmeme olayı. Hepsinin
ağzına ya. Benim şey fikrimi
soracaksanız eee bu ne deniyordu buna?
Quer queir queir mi deniyordu? Ha o
tarzda birkaç kitap okudum.
Yani bence kötü değil. Hani rahatsız
edici derecede hatta eee bana kalırsa
birazcık daha zengin bir perspektif
sunuyor. En azından cinsellik gibi bir
eee konuya. Ya mesela fermuar ağızda
işte videosunu çekmek için tekrardan
okuyorum. Eee önümüzdeki hafta falan
videosunu çekmeye çalışacağım onun.
Mesela en çok dikkatimi çeken şey şu.
Eee, kadın devamlı erkeklerden
tiksiniyor.
Yani, eee, bunu şu anlamda bir
tiksinçlik değil ama mesela bir erkeğin
erkeğe karşı cinsel
olarak duyduğu tiksinçlik değil. Eee,
şey olarak
ne derler adına? Şeyde videoda daha
detaylı anlatırım.
&gt;&gt; Ama şöyle bir şey var bak. Fermuarızda
karakteri derinleştirmek için yapıyorsun
sen bunu veya bir perspektif sunmak için
diyorsun ya. Güzel bir perspektif.
&gt;&gt; Tamam. Hayır ben şey anlamıyorum. Smart
sahneleri niye rahatsız ediyor?
&gt;&gt; Niye rahatsız ediyor biliyor musun?
Gerçeklikten çok uzak çünkü ve asla bir
perspektif yok
&gt;&gt; abi ya. Birileri bunu birileri bunu niye
yazıyor o zaman? O madem
&gt;&gt; çok özür dil
&gt;&gt; tam birileri bunu niye yazıyor o zaman?
Demek herkes seviyor.
&gt;&gt; Seviyorlar ama hani bir olayı yok bunun.
&gt;&gt; Yani
&gt;&gt; perspektifi yok.
Ya demek ki insanlar seviyor bunu bu
arada. Yani bu
eee ben şeyi anlamıyorum. Kimse sevmiyor
smart sahnelerini. Herkes bir
eleştiriyor
ama en çok satan kitaplar da onlar
oluyor. Bayağı bir de yazarlar şey
söylüyor. İsterseniz işte bu sahneleri
atlayabilirsiniz. hikaye bir etkisi yok
falan diyorlar pazarlarken
ama genel anlamda ben okuyucuların çok
şey olduğunu düşünmüyorum. Eee,
dürüt olduklarını düşünmüyorum. Yani
zevk konusunda
demek ki seviliyor abi. Kimsenin
sevmediği falan filan yok yani.
Birileri niye yazıyor? Seviliyor diye
yazıyor.
Hep de ergenler okuyor değil mi? Hiç
böyle yaşı büyü hep hep 15 yaşındaki
insanlar okuyor değil mi bunları?
&gt;&gt; Ben yurt dışındaki bunlara özel yapılan
partileri gördüm. 3035 40 yaşında
kadınlar gidiyor.
&gt;&gt; Hiç şeyi niye sorgulamıyorsunuz? Bu
kitaplar üzerine içerik çekenlerin hepsi
95 doğumlu. Ama bu kitapları 15 kişi 15
yaşındaki insanlar okuyor.
Bu kitapların yazarları bayağı çoluk
çocuk sahibi teyzeler
yani. Hep 15 yaşındaki ergenler okuyor
Yok abi ben size söyleyeyim mi? Vetpad
kitaplarını eee ergenlerden daha fazla
yetişkinler tüketiyor.
Yani kitapçıda uzun aylar çalışmış biri
olarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Yani üniversite öğrencileri, eee, işte
30 yaşındaki memurlar onlar okuyor
genellikle.
Yani ergen dediklerinizin okuduğu
kitaplar belli başlı yazarların
kitapları. Hani Beyza Alkoçu falan
ergenler okuyor
yani.
Adora yağmuru falan çocuklar okuyor.
Geri kalan full şey
ya. İmza günleri niye sadece ergenler
gidiyor? Çünkü böyle 30 yaşındaki bir
adam utanıyor anladın mı oraya gitmeye?
Düşünsene 30 yaşındasın ve en sevdiğin
yazar şey Emre Gül mesela. Hani
&gt;&gt; utanırdım
&gt;&gt; yani
hani o da farkında işten utanılacak bir
şey yaptığının ama e yapmaya devam
ediyor.
&gt;&gt; Kaş konulamaz bir zevk.
&gt;&gt; Vedpad'teki yetişkin ilgisine dair
makale var mı? Vedpad'te şey üzerine
makale var. Eee, sosyolojik açıdan
inceledikleri makale var. edebi açıdan
bir tane eee bilmem ne oğlu
üniversitesinden eee bilmem ne eee
profesörün bilmem ne eee yüksek lisans
öğrencisinin makalesi var. O da boktan
bir inceleme yapmış.
Eee şeyde var. Sosyoloji alanında
okumuştum birkaç tane.
Ben tanıyorum 40 yaş üstü bir VP
ne yazık ki
var yani hani bu yetişkinler çok okuyor
bu kitapları.
Abi mesela benet eleştirince şey
diyorlar ya gençlerin önünü kapatmayın
diyorlar ya. Onların hepsi Vedbet okuru
işte.
Yani anlaşılmadıklarını zannediyorlar
ya. Mesela gerçekten hani Vedpad'le hiç
ilgilenmeyen biri yorum yapmıyor mesela
ben Vedpad'i eleştirirken bir şey
demiyor yani. Hani genellikle karşı
tutup sergileyen yetişkinlerin büyük bir
çoğunluğu okuduğunu kabul etmeyip de
karşı tutup sergileyen yetişkinlerin
büyük bir çoğunluğu Vedpad okuru.
Aslında da bunu söylemek istemiyorlar.
Yani bunu nereden anlıyorum biliyor
musunuz? Bazen mesela webpet kitabı
okuyoruz ya. Eee, karakterlerin adını
karıştırıyorum bazen okurken. Hemen
düzeltiyor beni. Abi o karakterin adı bu
yalnız diye.
&gt;&gt; Ya da o da kitapta öyle değildi. Bu olay
böyle oluyordu.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Direkt özet geçiyorlar. Bir paragraf. H
ya abi bu şeyde bak webad eee sektörünün
en tehlikeli tarafı ne biliyor musunuz?
Eee birçok insan web vedpad kitaplarını
ergenlerin yazdığını düşünüyor.
Hiçbirini ergenler yazmıyor. Hani 2iü
tane falan var ergenliğinde yazılmış
kitap bilmem ne. O popüler kitapların
çoğu çoğunu yazan 9095 doğumlu insan
bunlar. Çoluk çocuk sahibi evli farklı
insanlar yazıyor bu kitapları.
Ama öyle bir şey oluşturmuşlar, algı
oluşturmuşlar ki ve işlerine de geliyor.
Abi şu anda Vetvet yazarları arasında
yaşı en küçük olanlar ben de yaşıt.
&gt;&gt; Şey olayı var ya bir Kürtç sevdim yazarı
kocasına falan okutmuş kitabı. Hani
mesela
&gt;&gt; evli barklı çocuklu işinde gücünde insan
&gt;&gt; ya. Evet. İşte insanlar şey zannediyor.
Bu kitapları ergenler yazıyor zannediyor
da eee ergen falan değiller ya hocam. Bu
çocukluk değil ya. Hani tutturmuşlar bir
format.
Onu devam ettiriyorlar. O yani
asker kurgusu mu tutuyor? Pompalıyorlar.
Şimdi şey mi tutuyor? Smart mı tutuyor?
Onu pompalıyorlar. Mesela Türkiye'de
hiçbir zaman modası geçmeyecek bir
konsept.
Köşk, ağ,
eee, yalı hayatı. Bak bunlar tamam mı?
Hani yapay zeka dünyayı ele geçirse bile
yalıda yaşayan yapay zekalar üzerine
anlatılır. Hani o derece tut hiçbir
modası geçmiyor. Bak size şu töre köşk
ağ bilmem ne haitya serveti fundun beri
moda düşünün.
Serveti fundun beri moda bu hiç geçmemiş
modası. Bak her edebiyat 10 yılında
mutlaka bu konuları anlatan bir kitap
bulursunuz. Mutlaka.
Bak düşünün.
Bir de şöyle bir şey var. Bu ülke her 10
senede bir darbe veya çözüm süreci
gördü. Askeri kurguyu abi. Düşünsene bak
şimdi Aşkı Memnuyu Evet. eee çok
seviyorum kitap olarak ama şöyle de bir
durum var ki döneminde de eleştiri
yemesinin sebebi o. Hani istihbat rejimi
almış başını gidiyor. Yolda yürüyenler
eee gerekli gereksiz hapse atılıyor.
Halit Ziya oturmuş yalı hayatı anlatıyor
mesela. Hani
işte 60'larda darbe olmuş. Köşk hayatı
anlatıyorlar falan.
Yani bu Türkiye'de hep tutar
ya. Ben mesela dizi tarihinde bile hiç
batmış bir eee ağa töre dizisi
hatırlamıyorum. Bilmiyorum yani. Batan
neden tutuyor biliyor musunuz? Çünkü biz
mahremiyet fetişizmine sahip bir
toplumuz. İnsanların özel hayatlarını
çok seviyoruz.
Ya mesela şeyde de dikkat edin. Eee,
buraya gelip bana sordukları ilk soru.
Yanındaki kız kim? Nerede okuyorsun? Ne
bölüm okuyorsun? Edebiyata ne zaman? Hep
kişisel sorular. Hani içerikle ilgili
bir soru yok. Çünkü insanların özel
hayatlarını seviyoruz. Çoğu da Mardin ve
Kapadokya'da çekilir. Evet. Ha mesela
bak bir tane şeyde yoktur o dizilerde.
Mesela doğu hayatını anlatacak ya mesela
işte Kürtlerin yaşantısını anlatacak.
Bir tane eee sabah 8 akşam hiç fabrikada
çalışan Kürtün hayatını anlatmaz. Bir
tane böyle ne bileyim eee işte
işte Diyarbakır'da
&gt;&gt; pamukçu işleten, Diyarbakır'da işte ne
bileyim bir dükkan işleten bir Kürtün
hayatı anlatılmaz abi. Ya marabanın
hayatı anlatılır ya da ağın hayatı
anlatılır abi. Yok mu bunların? Sabah 8
akşam 5 fabrikada çalışanı 2+1 dairede
yaşayanı hani yok mu? Aslında o öyle
yaşayanlar çok yok.
1 daireyi nasıl sığdıracaksın tüm seti
çek yani. Veya şey mesela eee Karadeniz
dizisi mi çekilecek abi? Hepsi yaylada
takılıyor ya. Hayatta bütün hayatları
yaylada geçiyor mesela. Hani bir tane
&gt;&gt; sadece bir çaylı fındık zamanında
gidiyor millet ona tır
&gt;&gt; yani full yaylada takılıyorlar. Ya da
bir Ege dizisi mi çekecekler? Hepsi
sahil kenarında yaşıyor.
&gt;&gt; Hepsi komedi. Hiçbir hiç kötü bir şey
yaşamıyor. Hani bir tane İzmir Selçuk'ta
yaşayan Egeli yok mesela. Anladın mı?
Hep deniz kenarında hepsi
&gt;&gt; filozof kesiliyor hepsi bir yandan.
&gt;&gt; Ya o yüzden işte şey eee diziler ve
kitaplar bazı noktalarda halkı
zehirleyebiliyorlar.
Çünkü o gerçekliğiniz ona dönüşüyor
sizin bir noktada.
Hani mesela şey gösteriyor. Eee adam
diyor işte ben diyor et yemeden
duramıyorum. doğluyum, kürdüm çünkü hep
et yiyorum falan. E abi yok mu bunların
aralarına maddi sıkıntı çeken mesela?
Hani orada yaşayınca mı et yeniliyor
hani orada yaşayınca belediye mi
dağıtıyor? Al et yes sen diye. Orada
maddi sıkıntı çeken yok mu mesela?
Ya sanayisi olmayan, doğru dürüst şeyi
olmayan bir bölgede bu adamlar nasıl bu
kadar refah içinde yaşıyorlar? Siz
güçlüsünü gösteriyorsunuz kendiniz için.
Hala köy okullarının şeyini
gösteriyorsun yani. Ama
&gt;&gt; mesela
&gt;&gt; dizide
&gt;&gt; Ege dizileri hakkında düşünecen ne İzmir
abi? Saçma ya. Hani
&gt;&gt; çok gevşek şey yapıyorlar bu arada
gösteriyorlar
&gt;&gt; ya. Bir mesela Muğla'da Evet. Köylerde
öyle konuşuluyor. Öyle bir şive var da
abi ne bileyim hani bana şey geliyor
mesela hani hep Muğla eee ya mesela
İzmir'in direkt sahil ya köy ilçeleri
direkt şey zaten abi lüks yani artık
İzmir'de öyle çok sahil kenarında olup
da köylünün yaşadığı yer yok artık ya.
Mesela Seferisar şey mi? Eee, gelişmemiş
bir ilçe mi? Kuş Adası, Aydın oralar.
Oralar köy mesela normal şartlarda.
Yani
ha İzmir Torbalı da çekmiyorlar diziyi.
Torbalı da evet ya da Manisa Turgutlu da
çekmiyorlar Ege dizisini. Abi gidiyor
böyle şeyde çekiyor oradaki insanlar
profesör emeklileri falan oturuyor şu
anda öyle Seferisarda falan. Benim demek
istediğim Ege'ninki gibiydi. Hani herkes
3 ayq, herkes esprimati,
şaka matik yani. Saçma
&gt;&gt; yani. İşte İstanbul'da
mafya dizileri mesela İstanbul'da geçen
mafya dizileri.
E şimdi mesela şey, Veliah diye bir dizi
var mesela ya. Bilmiyorum sinematografik
açıdan falan çok iyidir ama ben size
söyleyeyim yani. Eee, o ana karakter
Timur karakteri [&nbsp;__&nbsp;] gibi ya. Ben böyle
kötü bir karakter görmedim. Ve eee
bildiğin çukuru senaryosunu copy paste
yapmışlar. Isıtıp önünüze koymuş.
Önümüze koymuşlar yani. Biz de onu
izliyoruz işte. Ya da işte Eşref Rüya.
Ha dizileri nasıl kullanırsınız biliyor
musunuz? Bak dizileri izleyin abi. Tamam
popüler dizileri. Halkımızın
ortalamasıdır o
ya. Halkımız ne istiyor? O neydi o? Uzak
şehir vardı ya bir tane. Abi o ne öyle?
Hani bir de diyorlar ki batıda
ahlaksızlık var bilmem ne. Adam abisinin
eee abisi ölüyor abisinin karısıyla
evleniyor. Bir de aşık oluyor. Abisi
diriliyor. Şimdi ne olacak bilmiyorum
yani. Abisi dirildi en son.
&gt;&gt; Daha kötü ya o ayrı. Bir de ayriyeten
kumalı versiyonu var.
Kumalı versiyonunda biri nikahlı biri
imamlı karısı
&gt;&gt; ama kadın dayanışması işleniyor.
&gt;&gt; Ya hocam sinema sektöründe eee
sektörünün genel anlamda dizi film
sektöründe para gayesi güdülmesini
anormal karşılamıyorum. Ya avatarı çeken
James Cammer'ın da dedi. Eğer bu film
gişe de batarsa 3 için 4 5 filmi
çekemeyebilirim dedi. Evet bu doğal.
Para kaygısında bir eee problem yok.
Hiç problem yok. Yabancı izlerde almakta
da hiçbir problem yok hocam. O da değil
konu ya. Konu burada şey tam mesela
sopranos'tan mı aldın abi? Bir şey kat
bizden bir şey kat mesela. Anladın mı
ya? Mesela Çukur evet çok kötü de çok
iyi değildi ama en azından Godfather'ı
doğrudan copy paste yapmadılar. Bizden
bir şey katıldı oraya. Babanın bize
bizdeki karşılığını işlediler en
azından. Hani hani o güzeldi. Bunlarda
yeni nesil diziler de o da yok yani
hani.
Mesela Deha diye bir dizi vardı. O gayet
güzeldi. Gayet de güzel bir diziydi.
Hani
ya bana şey geliyor artık. Eee, bu
diziler, kitaplar birbirinin
kopyası da TRT tarih dizileri daha
beter.
&gt;&gt; Oralara hiç girme. ATV'ye kaç çünkü.
Ama Uzakşehir'de çekilen bölümler TR
geleceği. Gizli kalan onları halk
seviyor için bilgisiz bir halkız. Ben
bilgisiz değilim şahsen. Bunu
görebildiğinize göre siz de bilgisiz
değilsiniz. Bilgisiz olmayan insanlar
var demek ki bu ülkede.
Çok kitap film izleyince öyle geliyor
olabilir. Sinifseniz bir formülü
benimsiyorlar. Hepsi aynı formülü
kullanıyor. Ya bu işte diyorum ya bizim
aslında edebiyat eee tarihinde çalışan
birtım senaryo matematikleri, birtım
şeyler hala kullanılıyor. Mesela aşk-ı
Memnudaki konsept
le üzerine Türkiye'de 50 tane dizi
çektiler.
50 tane çarpık ilişki hepsinde var.
Değişiyor hani ama çarpık ilişki var. ya
da Eylüld'deki konsept
&gt;&gt; eee işte
bu zengin toplumcu gerçekçilerden
kalmayı işte sınıfsal çatışmayı aşk
üzerini işleme furyası Yeşilçam'da da
var günümüzde de var ya artık günümüzde
böyle bir gerçeklik yok.
&gt;&gt; E bir de risk almıyor artık yapım
şirketleri. O kadar çok komedi işine
ihtiyaç var ki gerçekten
&gt;&gt; abi nerede Afganistan'a kim
Afganistan'da birincisi dizi yasak o
şekilde dizi şey yapamıyorsun. Eee,
ikinci olarak Afrika ülkelerinin hepsi
az gelişmiştir. Üçüncü olarak
İspanya'ya, Portekiz'e, Avrupa'
&gt;&gt; Avrupa'ya da satıyor. Avrupa'ya
satıyorlar, Rusya'ya satıyorlar.
&gt;&gt; Ukrayna 26 bölümü tamamlamak için
[&nbsp;__&nbsp;] yırtıyor şu an dizi şeyleri
satabilmek için.
&gt;&gt; Hayatlarımız genel olarak sıkıcı olduğu
için böyle eğleniyoruz demek ki.
E tamam o zaman sanat yozlaşmasına
devam. Çoğunluğa bakmak lazım. Her şeyi
izlemeye meraklı bir toplum olduğumuz
gerçek. Ben öyle değilim hocam. Eee,
çoğunluk öyle diye de ona dönüşmek
zorunda değilim. Bence siz de
değilsiniz.
Evet. Evet. Ya Türkiye şu anda en çok
dizi satan ülkelerden biri dünyada
&gt;&gt; ilk üçte net varı. H
&gt;&gt; hı. Var. Birdi bir ara sonradan
düştüydü.
&gt;&gt; Hint falan
&gt;&gt; ya. Şey hatırlıyorum. Breaking Bad falan
çıktığı zamanlarda Türkiye en çok dizi
satan ülkeydi. Düşün.
&gt;&gt; Hala öyle. Muhtemelen bu arada
&gt;&gt; yani. Ya Breaking Bad gibi bir dizi.
Muhteşem bir izliyor ya. Daha ne olacak?
&gt;&gt; Birakik çıkarken Türkiye dünyada en çok
dizi satan ülkeydi.
&gt;&gt; Cardin'in storylerinden görüyorduk
hürrimi
&gt;&gt; boş ver anlayan anladı.
&gt;&gt; 01'i ben eee
kaliteli diyemem ama şunu diyebilirim.
eee iyi bir girişimdi.
Yani farklı bir şey denemek istediler ve
bence becerdiler onu.
Türkiye dünyaya en çok dizi ihraç eden
ülkeler lisesi ABD İngiltere'nin
ardından 3. sırada giriş yaparak
dikkatleri üzerine çekti.
&gt;&gt; Kopyala yapıştır.
&gt;&gt; 01 yeraltı edebiyatı mıdır? Yani yeraltı
edebiyatını eğer bir çatı kavramı olarak
alacaksak Evet.
Edebiyat dışında sinemayı da öyle
yaklaşımlar da var ya müzik, sinema,
cart, curt. Evet. Çekim açısından da,
yayılma açısından da o YouTube'dan
yayınlandı. İşte daha düşük bütçeyle
yapıldı. iPhone 6 ile falan çekildi etti
zaten ya. Şey, Türk diz dizileri
yapılırken kıstasada biz değiliz zaten.
Şey, eee, yurt dışı tamamı.
İnternetin bu kadar yaygın olduğu bir
dönem ana akım dizisi izlemek de nasıl
bir okuk?
Cenker Koçari.
&gt;&gt; Hayır. Alevi erkek. E, Karadenizli kız
imkansız. Açık bir dizisi istiyoruz.
&gt;&gt; Türkiye bir dizisi çekse nasıl olur
acaba?
&gt;&gt; Anlamadım ama. Tamam.
Aa Şeyma seni Ceren Sungur chatinde mi
görmüştüm?
C Leyla ile Mecnun benim için top Türk
oyun dizisidir. Ya kalitesiz dizi yok
ki. Sadece kaliteli diziler de var.
Leyla ile Mecnun var. Suskunlar var. Eee
Avlu var.
Besat şey var. Var da var. Arka sokaklar
var.
&gt;&gt; Hala izliyor
&gt;&gt; ben. Hala izliyorum mesela arka
sokakları.
&gt;&gt; Fragmanları izliyor. Kesip izliyor
sadece.
&gt;&gt; Abi Türk dizisi öyle izlenir zaten.
Fragmanları takip edeceksiniz. Arada bir
kesitlerini izleyeceksiniz. Bu bölümün
hepsi izlenir mi?
Saates yapıyorlar.
&gt;&gt; Hani geri dönüyor.
&gt;&gt; Aşkı Memnu dizisini sevmiş miyim? Yok
hocam o dizi aşkı memnun değil bu arada
ya. Hani aşkı memnun hiç öyle bir şey
değil.
&gt;&gt; Diz olarak gerçekten
iyi
&gt;&gt; bence. Değil.
&gt;&gt; Muhteşem yüzyıl çok iyi. Mesela muhteşem
yüz i olarak nefis.
&gt;&gt; Muhteşem yüzyıl iyiydi.
Mikro milliyetçilik haklı ne
düşünüyorsun? Bazen bazı bölgeler işte
sürekli dizi çekiyor. Hocam o şeyle
alakalı ya bir eee birçok sebebi var. Bu
sebeplerden birisi eee karikatürize
karakter ve çözümlenmeye ihtiyaç
duymadan anlaşılabilecek kadar basittir.
Yani sen ne yapıyorsun? Hacıvat Karagöz
izler gibi Türk dizisi izliyorsun
aslında. Tamam mı? Diyorsun ki Kürt
karakter kaba efendime söyleyeyim durup
durup çiğköfte yemek istiyor. Durup
durup halay çekmek istiyor. Karikatürize
ediyor. Ama mesela önümüzde vardır
aramızda Kürt arkadaşlar. Yani durup
durup halay çeken var mı arkadaşlar
gerçekten? Ya da durup durup ben bir çiğ
köfte yoğurayım diyen var mı mesela?
Bu karikatürize ediliyor anlaşılması
açısından.
&gt;&gt; Yağmurun senaryine bak.
&gt;&gt; Karadenizli kız şiddet görür zorla
evliliği seküler. Alevi erkek gelir.
Düzeni bozar ve eşinin çalışmasına izin
verir. Çay toplatmak yerine ailesi
Karadenizli kız seküler erkeği
öldürmekte.
Kadıköy meydan onlar dolu. Ya şeyde yok
ama mesela kendi coğrafyalarında
bilmiyorum.
Gizli gizli. Bir de şeyi çok seviyorum
ben. Karadeniz dizilerindeki yarı
İstanbul Türkçesi Karadeniz şivesini çok
seviyorum.
&gt;&gt; Ay şey Kuvanc mıydı o?
&gt;&gt; Yok genel olarak şeyin de öyle ya.
TRT1'deki o dizinin de öyle ya.
&gt;&gt; Öyle de Kaki çok kötüydü.
&gt;&gt; Ey Delicut
gel buraya bakayum.
&gt;&gt; Gel buraya da kuymak yiyelum da. Evet
ben karadenizliyumdur.
Karadenizlu bir balıkçıyımd.
Babamı aramaya gelmişimd.
&gt;&gt; Babam babam.
&gt;&gt; İstanbul'da işletme okumuşumdur.
&gt;&gt; Hayır inşat inşaat.
&gt;&gt; İnşaat okumuşumdur.
Uy
kitabını geçmiş bir film hocam şey
olarak. Bilinirlik olarak soruyorsan.
Dağiyen Karadeniz'i var mı?
Ege dizerinde bazen Konya Kayseri
çevresinin şivesini yapıyor. Deli
oluyorum.
Abi o çok kötü bir şey. İstanbul
Türkçeli Karadeniz şivesi.
Bir de durup durup şey horon tepiyorlar
ya. Ha bir taneniz de elektrik
faturasını ödemeyi düşünün ya. Biraz
halktan anlatın şu hikayeleri.
Ben nasıl empatik kurayım? Hayatını
yaylada geçirmiş öküzdüğüm bir şimdi
yani.
Elinde bir tane pompalı tüfek onunla
gezip milleti vuruyor bütün gün.
Benim ekstraz zel lazlı dağ derdi ara
sıra.
Bir de o Karadenizler de karikatürize.
E hep şey böyle fırıncılar, inşaatçılar,
balıkçılar. Hani diyeceksiniz ki abi
işte Karadeniz'e ne iş yapacaksın? Abi
orası bir metropol artık ya. Trabzon bir
metropol mesela.
&gt;&gt; Büyükşehir.
&gt;&gt; Anladınız mı? Ya burada hani A101'de
kasiyerlik yapan da var ya da ne bileyim
kafede baristalık yapan da var. Hepsi
balıkçılık yapmıyor. Yani
&gt;&gt; hiçbiri de şey yapmazlar. Fındık
kaplamaya giden Karadenizli dizisi
göremezsin. Mesela
Trabzon İzmir'den gelişmiş bu arada.
Evet. Evet. İzmir'in çoğu yerinden iyi.
Trabzon Rize
emin ol.
&gt;&gt; Koca çaya içeli bile var.
&gt;&gt; Bardak o. Çay bardağı lütfen.
&gt;&gt; Tamam çay. I
&gt;&gt; çayı duyar mısın? Hayır.
Çay daha 100 yıl önce gelmiş Türkiye'ye.
Benim bana milli bir içki bile değil
çay.
Kahve asıl milli olan içki. Ben milli
&gt;&gt; burada olsaydı savunurdu. Ben Rizeli
olmadığım için bir şey demiyorum
&gt;&gt; ya. Evet. İşte Nian Hanım yani zaten şey
diyorum ya eee bu şeycilerden biri var.
Servetun döneminden beri aynı şey yani.
Güçlü kadın güçsüz erkek, güçlü erkek
güçsüz kadın, mal erkek akıllı kadın,
akıllı erkek mal kadın. Ya bir iki
tanesi de şey olsun mesela. Yani
&gt;&gt; kafası çalışsın
&gt;&gt; hani. He
bir de şey vardır böyle e 60'larda
toplumcu gerçekçi filmler olur.
Doktor atanır bir tane böyle dağ köyüne.
Tamam mı? Köyde elektrik yok. Doktor şey
yapıyor pardon öğretmen atarlar.
Adam gelir gelmez eee anlatır işte böyle
e burayı değiştireceğim. A der ki yok
değiştirmeyeceksin. Sonra bunlar
çatışmaya başlar. Adam gider köyün en
güzel en mal kızına aşık olur. Eee
&gt;&gt; ya bu şey değil mi ya? Cem Yılmaz'ın şey
&gt;&gt; o işte öğretmen Kemal diye bir film var
ya onun parodisi o zaten.
&gt;&gt; Bu kitapların hepsini okudun mu?
&gt;&gt; Okudum.
Şey muhabbeti işte Cüneyt Cüneyt
Arkı'nın
&gt;&gt; eee neydi? İstiklal mahkemelerini unutma
dayı bey. Emenemenli olanları unutma.
&gt;&gt; Söyle bakalım
hangi millete mensupsun? Nerelisin?
İstanbulluyum. Hangi millete mensupsun?
Türküm. Sesini çıkar. Türküm de. Türküm
de.
Evet.
Neydi şey? Eee, he sen kim? Kim
oluyorsun öğretmen bey? Silahlarını
bırakmış bir Kuvay-i Milliyeci. Şimdi
dahili bedbahlarla uğraşan bir
cumhuriyet öğretmeni.
İstiklal mahkemelerini unutma dayı bey.
Menemende olanları unutma.
Sizler daha gençsiniz. Bolca canınızı
bekliyorum.
Açın, eleştirin, sorgulayın. Ya
eleştiriyoruz da bir işe yarıyor mu diye
çok emin değilim ya. Gülüyoruz sadece
eleştirip yani taklit yapıyorum böyle
gülüyoruz.
Vatandaş Rıza buna hocam başarısız
demiyorum, kötü demiyorum. Bakın uç
anlamayın. Hani ben şey demiyorum hepsi
kötüdür demiyorum. Ya da bu öğretmen
Kemal de kötü bir film değil. Sadece
şunu söylüyorum.
Eee, biz mesela diyorsun ya Demiryol çok
başarılı bir film. Tamam mı? Tamam öyle
kalsın. Biz niye onu hala ısıp ısıtıp
yiyoruz?
&gt;&gt; Mesela
&gt;&gt; öğretmen Kemal çok güzel bir film. Biz
niye onu mesela yıllarca ısıtıp ısıtıp
yedik anladınız mı? Benim eleştirdiğim
şey bu. Vurun kahye güzel bir film. Biz
niye hala onu ısıtıp ısıtıp yiyoruz?
Hani benim şey yaptığım şey bu. Bir şey
tuttu diye sürekli onu yapmanın bir
mantığı yok. Geçen yıllarda artık
memnunun filmini çektiler.
&gt;&gt; Ha evet.
&gt;&gt; Ne gerek vardı mesela
&gt;&gt; ya? İşte mesela Halit Ziya şeyinde de
öyle mesela hani döneminde aşkı memnunu
kırdı geçti piyasayı. Tamam mı? Hani
müthiş bir hikaye. Müthiş bir hikaye.
Matematiği, kompozisyon. Tamam mı abi?
Tamam salın artık onu yani. Tamam güzel.
Mehmet RS Eylül de çok güzel de abi.
Tamam sal artık şu konak hayatını. Başka
bir yönden anlatın bir şeyleri de.
&gt;&gt; Aşkım
&gt;&gt; onu demeye çalışıyorum. Kötü filmler
değiller. Yoksa mesela Yılmaz Güney'in
filmleri de kötü değil. Tamam, güzel ama
yani yeter artık.
Hani ben beğenmiyorum da.
&gt;&gt; Eee,
şu konuda şöyle bir gerçeklik var.
Mesela ben kendi ölçülerimi falan
okuduğum zaman ilk gelen yorum şu
oluyor. Şuna benzettim. Yani okur benden
şunu istiyor. Benim bildiğim bir şeye
benzer bir şeyi yaz ki ben onu
okuyabileyim. E bu piyasaya mal oluyor
işte. Ya sürekli Türkiye'de belli başlı
tutan e film ve dizi kalıpları vardır.
Tamam mı? Mesela bunlardan biri nedir?
Bir mafya hikayesi mi yazacaksınız?
Genellikle şunu yaparsınız. O hayatla
hiçbir şekilde ilişkisi olmayan bir
insan tak mafyanın lideri konuna doğru
yükselir. Bu mesela mafya oyunu
hikayesinde bile böyledir. Tamam mı?
&gt;&gt; Çok sundur. Ondan sonra karakterli bir
adam.
&gt;&gt; Tamam. Bu mesela Rus realistlerin
dönemlerinde işte karakterin
masumiyetini adım adım kaybedişi güzel
ya da Shakespeare tragedyalarında da
salın artık şunu. Hani yeter artık ya.
Her versiyonunu gördük. Düşünsenize
mesela bu düşman ailelerin aşkı
muhabbetini
16. Yüzyıldan beri periyodik olarak
hemen her edebiyat akımın içinde mutlaka
var böyle bir film, böyle bir hikaye.
Bak düşünün şu düşman aşkların bak
Shakespeare'den Vedpad'e getirin. Tamam
mı? Modern anlamış. Modern dönemi şey
yapıyorum sadece
abi. Her dönemde, her akımın içinde
postmodernizmin içinde bile var
ya. Yeter artık mesela. Ha aşk sadece
şey mi? eee bir kurum içerisinde mi
gerçekleşebiliyor?
Ya mesela Türkiye'nin başka
gerçeklikleri yok mu günümüzde?
Ya mesela işte 60'larda, 50'lerde feodal
düzen hala gücünü sürdürdüğü için
hikayelerde şu vardı. Eee, bir şekilde
feodal sistem kendini devam ettiriyordu
ve onun üzerinden feodaliteyi eleştirip
halkı aydınlatmaya çalışıyorlar. Tipik
toplumcu gerçekçi tavır. Abi günümüzde
feodalite eee köylerde değil şehirlerde
şehirlerdeki feodaliteyi niye
eleştirmiyoruz?
Mesela ben patrona ben bunu iş yapmak
istemiyorum dediğim zaman patron bana
çıkıp demiyor mu? Ekmeğini ben veriyorum
senin. Terbiyesizlik etme. E bu da bir
feodalite. Bunu eleştirin mesela. Ama
lütfen eee bunu eleştirirken şunu
yapmayın. Fabrikada çalışan bir çocuk
hikayenin sonunda dünyanın en zengin
kadınıyla beraber aşk yaşamasın. Tamam
mı? Lütfen bunu yapmayın. Çünkü gerçek
hayatta hiçbir fabrika işçisi holding
sahibi bir kadını kolay kolay aşk
yaşayamıyor.
&gt;&gt; Görmüyor bile. Görmüyor
&gt;&gt; çünkü. Görmüyor. Çünkü hayatta bu
senaryoyu yazanlar hayatın fabrikada
çalışmadığı için zannediyor ki fabrikada
çalışan biri düzenli olarak müthiş bir
sosyal hayata sahip oluyor. Lan güneş
görmüyorsun çoğunlukla. Ne sosyal
hayatı? Adam uçkurnu mu düşünecek? Ay
sona ne parasını neye yetireceğini
düşünüyor.
&gt;&gt; Fabrikanın asansöründe
fabrikanın sahibiyle denk gelmeli aşk.
Yazdık senaryo.
Abi filmlerde gerçekçilik aramamalıyız
değil. Bak gerçekçilik iddiasında
bulunan bir filmde aramalısın tabii ki
de. Ben gidip de yüzlüklerin fen
gerçekçilik arayın demiyorum. O bir
sosyal sınıfı anlatıyor filmde. Zengin
kız fakir olan şeyi bir sosyal sınıf
çatışması anlatıyor.
&gt;&gt; Mesela sen aptal yerine konmuş
hissetmiyor musun bunları izlerken?
Merak ediyorum.
&gt;&gt; Bir tane neydi bu süper kahraman
dizisinde çekim hatasını görmüştük ya.
&gt;&gt; Ne o?
&gt;&gt; Aynı şeyi tekrar bakışı tekrar atıyordu.
&gt;&gt; He. Akıncı. Akıncıda
&gt;&gt; Akıncı diye bir dizi var bak bizde.
Avatar yerine. Sayılır mı hocam? Bilim
kurgu.
Tarih doçenti herif. Gündüz geceleri de
yüksek teknoloji ürünlerle süper
kahramancılık yapıyor.
&gt;&gt; Ama gözlüğü çok komik.
&gt;&gt; Sorabilirsin umutçuğum.
Yerli ve milli süper kahraman.
&gt;&gt; Artık insan özenir çekimini yaparken. O
kadar çekim hatası var ki.
&gt;&gt; Yarı Superman, yarı Batman, yarı
Spiderman.
Sosyal sınıfı olduğu gibi ver. Abi seni
kandırmaları daha mı iyi mesela?
Ya Utkucuğum şöyle düşün canımın içi.
Sen hayatını ben hayatımın büyük bir
çoğunu dizilerde hayatım boyunca
görmediğim insanları izleyerek geçirdik
mesela. Ben hayatımda hiç yalıda oturan
biriyle tanışmadım.
Niye bakayım ben yalı hayatına? Niye
merak ediyorum mesela ki? Öyle bir yalı
hayatı yok.
Cg ile uğraşmaktan kurguyu unutmuşlar.
Akıncıda.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Seviyorum hocam ya. Yine chaten bir
arkadaş önermişti. Eee, beğendim.
&gt;&gt; Ya mesela Avrupa yakasında da hani böyle
şey bakıyorsun. Evet. Bir gerçekçilik
aramıyorsun ama toplumun bazı yerlerind
sanat sanat yapıtını genellemeden önce
şuna bakacaksınız. Kurgu size ne
vadediyor? Şimdi kurgu size bir
gerçeklik iddiasıyla karşınıza çıkıyorsa
tanımlan mesela Besatçe bir gerçekliği
anlatmaya çalışıyor size. Tamam mı? O
dizide bir gerçeklik var. Anlatılmak
istenen bir dert var veya suskunlarda
siz tabii ki de onlara takılacaksınız.
Veya mesela Kurtlar Vadisi'de de aynı
şey. Bir gerçeklik iddiası var orada.
Tamam mı? Şimdi sen burada tabii ki de
gerçeklik arayacaksın bir şekilde. Bu
belgesellik falan filan gibi bir şey
değil yani.
Atıyorum Raskolnikov hikayenin e şeyinde
pişman olup e geceleri maske takıp
baltayla kötüleri öldüren bir süper
kahramana dönüse hoşuna gider miydi
hikaye? Yine
&gt;&gt; şey yaptılar ya arabanın kaputunda organ
ameliyatı yaptılar. Ha mesela bak
haraçma
sahnes arabanın kaputunda organ üzerine
organı hayata falan döndürdüler.
&gt;&gt; Yok gözüyle röntgen çeken bir doktor
izledik ya.
&gt;&gt; Ya örneğin mesela bu eee şeyle alakalı
sizin hikayeyi izlerken ya da kitap
okurken de film hiç fark etmez. Mesela
siz yüzüklerin efendisi okurken veya
izlerken bir gerçeklik arıyor musunuz?
Orada aramıyorsunuz çünkü öyle bir şey
vaad etmiyor size zaten en başından
beri.
Yani size öyle bir şey va etmediği için
siz demiyorsunuz ama gerçek hayatte
böyle bir şey olmaz demiyorsunuz ama abi
şimdi sosyal sınıf çatışmasını anlatan
bir diziden doğru sosyal sınıf saptaması
beklerim ben mesela. Siz beklemez
misiniz? Örneğin
ya mesela şöyle düşünelim. Benim geçen
gün okuduğum hikayeye dikkat ettiniz mi?
Bilmiyordum. Bilmiyorum. Eee abi bütün
fakirler hep ahlaklı
şey dizilerde garib eee erdemli
insanlar. Abi 15. yüzyıl konusu bu
mesela. Tamam mı? Ya gerçek hayatta
böyle değil işte.
&gt;&gt; Buna en son değinen marki de sadı falan
&gt;&gt; ya. Gerçek hayatta böyle bir şey yok
mesela.
Ya da zenginler hep kötücül, ahlaksız,
[&nbsp;__&nbsp;] çocuğu böyle affedersiniz. Tamam
mı? Hani o bu da bu da değil. Gerçek
hayatta
hani eee zengin iş adamları fakir
hizmetçilerine taciz ediyor da fakir
adamlar başka kadınları taciz etmiyorlar
mı? O gerçekliği niye şey yapıyorsunuz?
Ben buna kızıyorum işte.
E ondan sonra şey şey dememizi
bekliyorlar. Abi fakiriz içimiz rahat.
Değil abi yani. Değil.
&gt;&gt; Şey güzellemesi gibi. Soba yanında
uyuyan çocuk güzellemesi yapıyorlar ya.
fotoğraf. Ah o eski günler sobanın
ateşinde uyumak.
&gt;&gt; Böyle bir şey. Huzur sokağı var ya işte
kitap.
&gt;&gt; Gecede karbonok ölün anasını satayım.
Sonra bunu hadi.
&gt;&gt; Huzur sokağı diye bir kitap var. Abi
şimdi şöyle ben şuna kızıyorum. hayatı
boyunca maddi sıkıntı çekmemiş
yapımcılar bu senaryoları beğeniyor
olabilir. Ya maddi sıkıntı çekmenin eee
nasıl bir psikolojik yıkıma sebebiyet
verdiğini, eksiklik hissinin neye
karşılık verdiğini bilmiyor olabilirler.
E senaristlere kızmıyorum. Senaristler
de işçi neticede yani onlarda birileri
onlara sipariş veriyor. Onlar da
yazıyor. Adam belki çok mükemmel bir
fikirle geliyor. Adam diyor ki git
dizisi çek. Ben çok eminim biliyor
musun? Şuna çok eminim. birisi bir gün
harika özgün bir fantastik hikaye yaptı.
O vizyonsuz yapımcı dedi ki bunun
fantastik yapmayalım töreesi yapalım
dedi. Sana da şu kadar para dedi ve o
adam parasından bunu kabul etti. Ben
buna eminim. Bu yaşandı Türkiye'de. Bak
eminim kanıtlayamam ama eminim bu
yaşandı.
Yani
&gt;&gt; neydi? Şahmeran dizisimini çektiler. Bir
yılanlı bir şey çekil o da çıktı. An
Şahmeran Şahmeran dizisinin potansiyeli
çok yüksekti. Tamam mı? Oradaki eksiklik
neydi biliyor musunuz? Bence benim
fikrim diziyi çekenin de eee yazanın da
Şahmeran anlatısına hikayesine karşın
hiçbir şey bilmeyişiyle alakalıydı.
Şimdi Şahmera'nın ne olduğunu bilmeden o
diziyi yazmaya kalkarsan böyle saçma bir
şey çıkıyor ortaya. He yapan bir kadın
çekersin maksim
&gt;&gt; yani
Şahmera'nın neye karşılık geldiğini
bilmeden böyle
saçma sapan bir şey oluyor. Bu bir tek
Türkiye'de de Amerika'da da böyle
&gt;&gt; sıkıntı ol
&gt;&gt; ya. Türkiye'de senaristler kimler
biliyor musunuz? Çoğunlukla ben size
söyleyeyim mi? E çeşitli muhtelif
üniversitelerin yaratıcı yazarlık
mezunlarından çıkan ve 3 be ağzı laf
yapan herkes senarist olabiliyor
Türkiye'de şu anda. E bir kitap çıkartıp
başarısız olmuş ve çevresi olan insanlar
da senarist olabiliyor. Senarist olmak
için sinema bilmenize bile gerek yok ya.
Korkunç bir şey bu abi. Bir senaristin
bilmesi gereken yegane şey sinemayla bir
şeyleri anlatabilmek becerisi. Görselle
bir şeyleri anlatabilmek becerisi.
Sinema edebiyat işi değil. Yani senaryo
daha doğrusu edebiyat işi değil.
Hikaye anlatmak dediğimiz şey tek yönlü
bir şey değil. Görsellikle
anlatamıyorsan senaryo yazamıyor olman
gerekiyor.
Abi şimdi Tarkovski hangi yılın
sinemacısı? Ben hangi yılın
sinemacılarından bahsediyorum sana?
Şimdi
&gt;&gt; bir de hani öyle çok büyük bir sanat
beklentisi de
&gt;&gt; Aynen. Yani kimse kimsenin de büyük bir
sanat beklentisi yok dediği gibi. Yani
şimdi Tarkovski kaç yılı oluyor? 30'lar
40'lar olmuyor mu?
Türkiye'de de var bir sürü sanatçı
çekilmiş. İzlenmiyor yani filmi
çekilmiş. Onları zaten belli bir
kitleye, genel kitleye hitap edecek
normal şeylerden bahsediyoruz.
Bitireyim yapayım.
&gt;&gt; Edebiyatta biraz daha özgürsünüz. Neden?
Edebiyatta çok fazla piyasa değeri yok.
Ya edebiyatta şey şansınız var. Eee, tek
sermayeniz zaman ve emek olduğu için
saçmalama şansınız var. Deneysel
davranma şansınız var.
&gt;&gt; Aynen öyle.
&gt;&gt; 70 80'li mı oluyor?
&gt;&gt; Anam babam yoktu o zaman.
&gt;&gt; Bakayım. Ha parkski 7080'li mi oluyor?
Ben niye karıştırdın?
Aa, evet. Ben kimle karıştırdım o zaman?
K0lar.
Hocam geriye falan gitmedik. Dünya
tarihi böyle çalışmıyor. Sanat tarihi de
geriye falan gitmedik. Eee, ben size bir
şey söyleyeyim mi? Bak, bizati eee,
hocamla yaşadığım bir diyalog bu. Benim
sinema televizyon bölümünden bir
tanıdığım bana şunu söyledi. Bizim dedi
okulda ki benim okul çok böyle üst düzey
bir okul değil. Herhangi bir devlet
okulu bizim okulda dedi Avengers End
Game olmasa da dedi düşük bütçeli Marvel
filmi çekecek dedi. Ekipman var.
Bak düşünün hani end game olmasa da dedi
düşük bütçeli Marvel filmi çekecek
ekipman var. Çekeriz yani dedi.
Bak okulda eğitim için var bu.
eğitim için.
Peki dedim neden böyle bir şey yok? Hani
kimsenin kimseden Marvel filmi istediği
yok da fantastik sinema üzerine
konuşuyorduk. Öyle söyledi yani dedim
bütçeden dolayı mı? Yo dedi bizim okulda
da hani çok çok yüzüklerin falan
çekemeyiz tabii ama dedi yine dedi kabul
edilebilir düzeyde yani izlenebilir
dünya standartlarında bir fantastik
sinema örneği çekecek ekipmanımız var
dedi. E peki problem ne? Oyunculuk mu
dedim? Hayır dedi. O da değil. Yazarlık
mı? O da değil. E ne dedim problem?
ilgilenmiyorlar dedi. Yani kim
ilgilenmiyor? Şimdi devletin malı olduğu
için o devletin bir şekilde en azından
yapın demesi gerekiyor üniversitenin.
Anladınız mı? Eksikliğimiz yok bu
konuda. Bak gerçekten yok. Eee iktisadi
olarak da bir problem yok. Burada
birilerinin karnının doyması gerekiyor
ki birileri o karn şey eee
Mokita'da bir tane şey incelemesi
yazmıştım. Kısa film incelemesi. Ona
bakarsınız. Orada da aynı muhabbet.
Birilerinin karnı doyacak ki bu şey bir
gelişsin. Birilerinin karnı asla
doymuyor. Sorun orada.
&gt;&gt; Doğum geçir.
&gt;&gt; Şimdi normalde popüler edebiyat
yapmanın, popüler sinema yapmanın amacı
nedir biliyor musunuz? Temelinde. Eee
mesela William Fmerman döneminde işte
popüler edebiyat ürünleri yazmıştır.
Tamam mı? Sebebi şudur. Şimdi adamın iyi
bir edebiyat eseri çıkartması için maddi
sıkıntı çekmiyor olması gerekiyor. Adam
da bir süre en azından maddi sıkıntısını
giderecek metin üretiyor ki bir şey
olsun. Mesela McCarty de aynı.
Kan meridyenini yazmış mesela. O dönem o
çok iyi. Amerikan edebiyatı nadir şişey
falan filan diyorlar. Adam para
kazanamıyor. En son ihtiyarlara yer yoku
yazmış. Biraz daha makul seviyeye
indirmiş. Şiddeti vesaire filme
çekilmiş. Adam adını öyle duyurmuş.
dünyaya popüler sinema popüler
edebiyatın amacı bu normalde ana yemek
değil.
&gt;&gt; Ana yemek değil.
&gt;&gt; İşte bak mesela Godfather kitap olarak
böyle bir örnek ama filme çekildiğinde
ne olmuştu? Godfather dediği de mesela
şey normalde Mario Puzo bilin yüksek
edebiyat yazarı böyle tekniksel falan
filan. Adam iki haftada oturuyor öyle
bir şey yazıyor.
Abi şöyle bak. Maddi sıkıntın varsa bir
şeye odaklanamazsın kolay kolay.
Abi şimdi düşünsene 30-40 yaşındasın.
Evde çoluğun çocuğun var ya oturup çok
iyi bir roman yazmaya mı çalışacaksın?
Nasıl odaklanacaksın ona? Full focus.
Tabii ki de insan rahat olmak ister. Eee
sanatta ifade ettiğin şey e zor
zamanlarında biriktirdiğin şeyleri kolay
zamanlarında ifade edebilirsin. Zor
zamanlarda zordur bir şeylere
odaklanmak.
Ya burada mesele şey değil. Eee, biz
yapamıyoruz, aşağılığız, paramız. O
değil abi yani. O, eee,
kameralar, o teknolojiler. Tamam, bir
Avatar filmi belki çok zor. Bir end game
çok zor. Ama en iyisini yapmamıza gerek
yok. Çünkü her zaman Amerika'da çıkan
her avatar gibi değil. End game gibi
değil zaten dikkat ettiyseniz.
Çöp film çok fazla var. Arasınd
&gt;&gt; The Road'u çeken adam Blood Meridyen'i
yapıyormuş şimdi bu arada. Çok iyi.
Ama burada mesele şu. Eee
Türkiye'de sanat
aç insanların elinde.
Tok insanlar
eee sanatla uğraşmıyorlar.
Siz burada oturup abi bence sanat para
için yapılmaz ya dedikçe birileri
sanattan para kazanmaya devam edecek
zaten. Çünkü onlar ona inandırıyorlar.
Ya mesela ben eleştiriyorum bu konuda.
İşte Zülfilan videosunda şey söylüyor ya
en güzel edebiyat basit anlaşılabilir
edebiyattır. Ya bunu neden söylüyor
mesela? Açık açık şey söylüyor. James
tamam diyor deneyseldir çok iyidir. E
teknik olarak da mükemmeldir ama bir
hikaye anlatmaz diyor. Ben diyor hikaye
anlatıyorum.
Bu neden söylenir mesela
temelinde?
Ya bu işte bana samimi gelmiyor.
Anladınız mı demek istediğim şeyi?
Benim de mesela eee yazarken tercih
ettiğim dil birazcık daha yalındır. Daha
seviyorum yalın dilde bir şeyler yapmayı
ama bu şu demek değil. Dilin yalın
olması demek eee ucuzlaşmak demek değil
illa da.
E ve Türkiye'de iğrenç bir bakış açısı
onu da söyleyeyim sana. Sen kaç
yaşındasın? muhabbeti
daha gençsin sen. Tabii normal
muhabbeti. Abi ben hayata niye senin
tuhaf kültürün yüzünden geç kalmak
zorundayım potansiyel sanatçı olarak. Ya
bir çocuk mesela 1920 yaşında harika bir
senaryo fikri var. Film çekecek. E
çocuksun daha zamanı gelince yaparsın.
Abi ne zaman gelecek zamanı? Ama
1920 yaşında bu çocuk.
Yani ne zaman gelecek ki zamanı? 40
yaşına mı bekleyecek? 50 yaşını mı
bekleyecek? Senin onu kabul etmeni mi
Ben şunu söylüyorum her zaman. Beni
engelliyorsun. Helal olsun. Benden daha
iyi bir iş yapacaksan ben senin arkandan
geleyim. Yapmayacaksan kenara çekil.
Benim bakış açım her zaman böyle.
Yapmayacaksan kenara çekil. Senin
fikrine ihtiyacımız yok. Çünkü
hayatında mesela Göktürk filmi çekildi.
Tamam mı? Herkes başladı. Bir grup diyor
ki, "A bomba çok iyi." Bilmem ne. Bir
grup diyor ki, "Çok kötü lan. Film
çıkmamış daha."
Bir grup milli düşünceleri dolayısıyla
övüyor. Bir grup antimilliyetçi
duyguları dolayısıyla gömüyor. Tamam mı
abi? Böyle mi olacak bir şeyler mesela?
E biri diyor ki sonunda diyor Türk
tarihine diyor şey ayrı. Adam onu
fantastik sinema olarak çekmeye
çalışıyor. Sen tarih filmi olarak
bekliyorsun.
&gt;&gt; Git ATV izle ya. Örneğin. Abi şimdi
bakın şöyle bir gerçeklik var
arkadaşlar. Tarih filmlerinden zevk
almak istiyorsanız belli bir seviye
tarih bilmeniz gerekiyor. Zaten tarih
bilmiyorsanız eğer o tarih yapıtlarından
zaten zevk alamazsınız.
Yani bu böyledir. Hacıvatla Karagöz
neden öldürdü Ezel Akay deyince aklıma
geldi. O filmi gerçekten zevk alarak
izlemeniz için eee en azından Anadolu
Beylikleri tarihini Karagöz Hacıvat
kültürünü birazcık biliyor olmanız
gerekiyor. Tarih filmlerinize tarih
öğretmeye çalışmaz çünkü çoğunlukta.
Ezelakayın Hacıvatla Karagöz tarih
öğretmeye mi çalışıyor sizde? Sizce e
ben size söyleyeyim. Hacıvatla Karagöz
Orhangazi döneminde yoktu. Yavuz Sultan
senin döneminde geldi Osmanlı'ya.
O yok cami yaptırdılar da idam öyle bir
şey de yoktu. Bu Evliya Çelebi'nin
seyahatnamelerinde geçer bu hikaye.
Evliya Çeleb'in seyahatnameleri de hangi
yüzyıl bakın Orhangazi ne zaman yaşamış
bakın bu tarih değil zaten. Alternatif
tarih ya da uyarlama. Bu bir efsane.
Tamam mı? Böyle bir inanç var.
&gt;&gt; Patif gibi düşünülü.
&gt;&gt; Eee böyle bir inanç var. ve bunu şey
yapıyor. Ben şuna kızıyorum işte bu
konuda. Eee, ben inanıyorum ki bizim
kuşakta eee, gerçekten
ciddi anlamda çılgın fikirlere sahip
insanlar var. Tamam mı? Edebiyatta ayrı,
sinemada ayrı, bilgisayar oyununda ayrı.
Ya bu insanların mesela tek engeli ne
biliyor musunuz? Maddiyat. Bu korkunç
bir şey işte ya. 19 yaşındaki bir
çocuğun hayallerini gerçekle yani basit
bir hayal, kitap yazmak ya da film
çekmek. Her ne kadar zor deseniz bile
bakın bende şöyle bir kamera var. Tamam
mı? 5.000 liraya aldım ben bu kamerayı
ve yurt dışında e bu kamerayla eee
festival filmi çekip ödül alabiliyorlar.
Bak bu kameranın fiyatı 5.000 L şu anda.
Ama sıkıntı şu.
Eee birçok gencin şuna 5.000 L verecek
bütçesi yok. Ve biz diyoruz ki
Türkiye'de sinema nasıl gelişmiyor abi?
Çünkü sinemayı sen vermişsin
endüstricilerin eline. Tamam mı? E
bunlar ne tutuyorsa onu yapıyor zaten. E
neyi bekliyorsun? Şimdi birisi çıkıp şey
mi diyecek? Ben bütün paramı James
Camer'ın gibi bütün paramı bu işe
yatırıyorum. Batarsa da çıkarsa da benim
olsun. Kimse demez hocam bunu. Demeyecek
de.
Ya mesela şeyi düşünsenize arkadaşlar
eee önemli yönetmenler tabii ki de Nuri
Big Ceylan ve Zeki Demir Kubuz ama
Türkiye'de sinema algısı Nuri Big Ceylan
ve Zeki Demirkıbuz üzerinden dönüyor. Bu
da bir gerçeklik. Bu da bir gerçeklik.
Hani
&gt;&gt; ya bir de şey de anlamıyorum. Gerçekten
çok zengin, hiç umrunda olmayan
yapımcılar var. Anlatıyordun ya mesela
bir tane adam var diye.
&gt;&gt; Yani zengin ve tek işi böyle filmlere
falan şey yapmak. Tek zevki mesela
&gt;&gt; saçma çekiyorlar ki filmleri ama hani
hocam bak Leventciğim ben yok demiyorum.
Sinema algısı bunun üzerine kurulu. E
mesela sen sosyal medyada veya
sinemacılar arasında şu tartışmayı hiç
gördün mü? Levent Aksu mu? Yüksel Aksu
mu yoksa şey mi? Zeki Demir Kubuz mu?
Niye NBC mi? Zeki Demir Kubuz mu diye
tartışıyorlar? Ezelakay mı, Zeki Demir
Kubuz mu diye tartışmıyor. E türler
farklı abi.
Eee Mustafa Altıoklar
mı? Zeki demir Kubuz mu diye diye bir
tartışma yok mesela.
Mustafa mıydı, Metin miydi?
Ya hayır gelişmemişlikle alakalı değil.
İktisatla da alakalı değil. Tamam.
İktisat büyük bir engel ama abi eee
Türkiye'deki ekonomik problem eee
ekonominin küçük olmasınla alakalı
değil. Sermayenin büyük bir kısmının
küçük bir kısmın elinde olması problem.
Sinema sektörünü düşünün mesela
ve insanların aşırı derecede kurumsal
hayranlığı.
Yani
01 mesela şansa kadara yükseldi.
Bilmiyorum ya. Biri bizden önde, biri
bizden geride. Ben böyle tartışmaları
sevmiyorum çok fazla. Hangisi daha
iyidir, hangisi daha kötüdür? Eee, böyle
kapitalist yarış ortamını sevmiyorum.
İran sinemasını eee, evet beğeniyoruz
hepimiz. Çok güzel. Ama yani daha iyi
olup olmamasının bir önemi yok ki bir
şeyleri çözüme kavuşturmamız için.
kendi sinemamızı düşünüyorsak eğer şunu
bir büyük, bu mu küçük tartışmalarını
bir kenara bırakıp e bunun problemleri
ne ve nasıl halledilebilir? Bence bunun
üstüne tartışmak daha sağlıklı. Benim bu
konuşmayı yapma amacım şu. Aramızda
belki vardır eee sinemayla ilgilenen
veya bir şey yapmak isteyen birisi. Ha
belki ona bir noktada olsun bir bakış
açısı kazandırmak. Bence benden daha iyi
biliyordur bu durumları ama eee yine de
şu o yani konu ya. Ben şöyle
düşünmüyorum hiçbir şekilde. Eğitimsiz
bir halkız, şöyle bir halkız. Zaten
böyle böyle diye diye cahilleştirdiler
bizi. Bu da bir gerçeklik. Yani
cumhuriyetin eee 10 ilk 10 yılında halk
seviliyordu. İlk 20 yılından sonra halk
cahil, halk aptal, halk salak, halk
şöyle, halkla iş yapılmaz, halkla bu
yapılmaz. Halkla yaptıkları eee devrim
mi? Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünden
sonra halkı suçlamaya başlıyorlar.
Sizin yüzünüzden biz gelişemiyoruz diye.
Ya mevzu bu aslında ya. Üzlü bir şey bu.
Her devrimde olduğu gibi işte devrimin
ana karakteri vefat ettikten sonra işler
sarpa sarmaya başlıyor bir noktada. Abi
60'lardan beri Türkiye'de aynı şey.
Halkımız aptal, halkımız bilmiyor.
Halkımız salak. Ya mesela şey şu korkunç
gelmiyor mu? Ben bir Müslüman değilim.
Size şu korkunç gelmiyor mu ya da
zorunuza gitmiyor mu? Benim olsa zoruma
gider. Bir tane adam çıkıyor.
Sizin namaz kılmanızı beğenmiyor. Oruç
tutmanızı beğenmiyor. Dua edişinizi
beğenmiyor. Yaşam tarzınızı beğenmiyor.
Size devamlı diyor ki din bu değil.
Benim dinim. Din bu değil. Şudur. Din
bu. Bu sizi rahatsız etmiyor mu? Mesela
kendi kültürünüzün içinde olan, iman
ettiğiniz bir dini sürekli birileri size
öğretmeye çalışıyor. Lan biliyoruz işte
demiyor mu insanlar? Ya sürekli bu hani
namaz öyle kılınmaz, böyle kılınır. Oruç
böyle tutulmaz, şöyle tutulur. Yemek
böyle yenmez, şöyle yenir. Viski bu bu
değildir. Şudur.
Bu kanalda kişiler elbette değerli ve
kendini belli sede gelişmişlikler ama
kendimizi halk olarak görmeyip halk
cahil anışına kalmamamız lazım.
Evet. Ben de bunu anlatıyorum zaten. Bu
kanaldaki insanlar da bunu dinliyorlar
şu anda.
Halkı cahil dedim zannettin galiba.
Mübarek olsun.
Ya ben böyle düşünüyorum genel anlamda
halkın eee abi halk cahilse eee o zaman
hedef kitlenizi değiştirin. Üst sınıfa
sanat üretin.
Üst sınıfa sanat üretin. O zaman üst
sınıfa kendinizi beğendirin. Hem halkın
karşısına çıkıp hem halk şöyledir
böyledir demek bana çok saçma geliyor
çünkü. Bilmiyorum.
Abi ben mesela sinirleniyorum hani.
Anladın mı ya? Evet. Birinin birine din
anlatması çok güzel bir şey ama şu
olmamalı mesela. Namaz böyle kılınmaz.
Namazı yok şöyle şu renk seccadenin
üzerine kıracaksın. Şu renk takkeyi
&gt;&gt; bu mu gerçekten? Yani derdimiz bu mu?
Mesela hangi renk seccadenin üzerine
namaz kılmalıyız?
halktan olarak halk cahildir derim ben.
Yani öz eleştirin için teşekkür ederiz
diyelim.
Ya sürekli bir şey var insanlarda
yönlendirme. var. Bak bana da aynısı.
Mesela
bir şey anlatıyorum. O kelimeyle
telaffuz edilmez. Böyle telaffuz edilir.
O konuyu anlattım bundan niye
bahsetmedin? Şunu anlattım bunu niye
yapmadın? E videonun şurasında şu var.
Bunu niye böyle yapmadın? E kitabı şöyle
yazmışsın ama burayı niye böyle
yazmadın? Ya abi oturduğunuz yerden
tavsiye vermek yerine eleştirdiğiniz
şeyi düzeltip kendiniz yeni bir şey
üretseniz zaten bu periyodik olarak bir
gelişime sebebiyet verecek.
Halk aydın olmak zorunda mı? Cahil hocam
cahillikte mesela hangi cahillik
türünden bahsediyorsunuz? O önemli.
Bizim halkımız şimdi bir şey cehaletine
değil. Atıyorum bir Afganistan toplumu
gibi değil. Örneğin
aslında bu Cumhuriyet kurulundan böyle
elit kesip sürekli halka hakkem kestiği
bir süreç var.
Ha mesela bak Şeyman da güzel bir konuya
parmak bastı
ya. Ben bak cehalet evet kötü bir şey
ama abi sürekli bak bu konu bizim
halkımız cahil okumuyor. Bizim halkımız
abi günde 12 saat mesai yapan bir
topluma sen oturup da sen şu kitabı oku
bu felsefeyi öğren diyemezsin. Tamam mı?
Nasıl yüzün tutuyor ben anlamıyorum ya.
Gerçekten bunu anlamıyorum. Günde 12
saat mesai yapan adama çıkıp diyorsun ki
sen haydeger öğren.
&gt;&gt; Bak yine dersin tamam mı? Gerçekten
toplumlar var çok çalışkan olan ama
refah seviyesi önemli olan burada. Yani
12 saat çalışıp karnın yine aç sonuç
olarak yine kiralı ödemekte zorluk
çekiyorsun.
&gt;&gt; Ya ben şeyden nefret ediyorum mesela
hani o eee sahte elitizmden
gerçekten hoşlanmıyorum. Tiksiniyorum
yani. Mesela bana yapılan kötü
yorumlarda sürekli e en çok gelenlerden
üslubun çok kötü. Niye çok kötü?
Labalisin. Labali değilim abi. Sadece
doğalım. Kasılmayı sevmiyorum ya. Yani
eee
niye böyle davranayım? Ben böyle biri
değilim ki. Böyle bir kültürlere de
yetişmedim.
Birçoğumuz böyle bir kültürde yetişmedik
mesela. Hani
Türkiye'nin akademisine bile orta
kesimdir hocam. Yani
eee biz batıdaki gibi akademisyen sınıf
oradaki gibi değil. Burada çoğu kendini
öyle zannediyor da hepsi öyle değil.
Edebiyat ve sinema o zaman belirli bir
zümreye ait gibi duruyor. Hocam burada
şöyle bir durum var. Şimdi edebiyat ve
sinema iktisadi olarak sırtını belirli
bir kesme değil genel kesme yasladıysa
belirli bir kesim bu bize ait diyemez.
Ana akım yayınevlerinde mesela önerdiğim
birçok kitap yüksek edebiyat metni ve
sen bunlara rahatlıkla ulaşabiliyorsan
bu sana da hitap ediyordur bir noktada.
Ben onu demeye çalışıyorum.
Yani
eskisi gibi değil artık ortam ya.
Günümüzde o zümre işi kalmadı
arkadaşlar. Şu anda günümüzde kapital
kendini var etmek için sıradan halka
muhtaç. Eskisi gibi değil hiçbir şey
yani. E 17 18 yüzyıllık gibi yürümüyor
işler artık.
Eskiden mesela işte Dostken'in yazdığı
dergiler nasıl ayakta duruyor? Sadece
halka mı dayanıyor? Hayır. Zenginler
fonluyor o dergileri. Masraflarını
karşılıyorlar. Matbaalar açıyorlar.
Günümüzde var mı böyle bir şey?
&gt;&gt; Joyce'un basılmasının sebebi Fransa'da
bir yayınevindeki kadın. O batıyor. Yani
biliyorsak onun sayesinde. Şu anda
Amerika yasaklıyor çünkü kitabı.
&gt;&gt; Türkiye'nin elit veya entelektüel kesimi
de gelişmemiş olduğu için halkın kalanın
adlı olduğunu söyl kendilerini iyi
hissediyorlar. Bu anlatıyor bu kurum
teşvik ediyor. Mesela şöyle eee
gelişmemiş demeyelim. Eser üretmiyorlar.
Hani ya mesela seversiniz sevmezsiniz.
Emrah Safa'nın şu Fransız ihtilali
kitabı bir nimettir mesela. O anlamda
abi şu kitabı okuyup tamam mı? Bak çok
ciddi söylüyorum. Şu kitabı okuyup Frans
ihtilalini öğrenmeme olasılığınız yok.
Örneğin
arkasına adam da derin okuma yapmak
isteyenler için üşenmemiş. Kaynak
önerisi koymuş mesela. Bak bu bence bir
entelektüelin yapması gereken budur.
Çünkü entelektüelin amacı topluma
öncülük etmekse bir noktada değil mi?
Öncülük etmeksiz. Abi ben mesela sürekli
şeyden sıkıldım. Örneğin eee okula
gidiyorum. Hoca tarafından azarlanıyorum
toplum olarak okula bir gidiyoruz. E
bizim halkımız şöyle sizin siz yeni
nesil böylesiniz şöylesiniz. Babamla
konuşuyorum e sen zaten şöylesin,
böylesin. E arkadaşım yanına gidiyorum.
Sen zaten bunu yapıyorsun işte şunu
yapıyorsun böylesin. E sosyal medyayla
ilgileniyorum. E şaklabanlık yapıyorsun
sen de falan. Abi insanlar sürekli bir
şey beğenmediğini dile getiriyorlar. E
sen cahilsin, şöylesin, böylesin işte
anlatıyorsun bir şeyler de bunların
dayanakları ne? Veriyoruz dayanaklarını.
E sen literatürün içine nasıl giriyorsun
abi? Aptal mısınız [&nbsp;__&nbsp;] koyayım?
Literatür kapalı değil ki halka. Halka
kapalı bir şey değil Türkiye'de
literatür. Siz anlamıyor musunuz bunu?
Yani insanlar hala literatürün belli bir
kesmenin elinde olduğunu zannediyor.
Değil arkadaşlar şu anda akademik
literatür herkes tarafından ulaşılabilir
bir şey.
Yani ulaşmamanız sizin tercihiniz. Doğru
mu? Yanlış mı düşünüyorum?
Ulaşmamanız sizin tercihiniz,
sizin seçiminiz. Yani herkes birbirini
azarlamaya çalışıyor. Bu böyle yaptı,
şöyle yaptı. E sen
eee okulunu uzatıyorsun. E işte bu
işlerle ilgileniyorsun. Sonucunda ne
olacak ya? Ve en azından kendi yediğim
halk yüzünden başarısız olacağım.
Yani
sistemin altında ezilmiş olmayacağım.
Bir şekilde diyeceğim ki en azından
denedim. Bir şey yapmaya çalıştım.
Ya ben insanların birbirlerinin
hayatlarına bu kadar karışması bu
kolektivizmden tiksiniyorum yani.
Anladınız mı? Bu tür bir kolektivizmden
yani
ya bitmese ne olacak ki ya? Bir gerçekçi
düşünelim mi? Bir arkadaşımız bugün sord
bitirmedim. Bıraktım okulu dedim. Yarı
da bırakacağım. Ben okumayacağım bu
bölümü. Ne olacak?
&gt;&gt; Anlattığım şeyler değersiz mi hale
gelecek bir anda? Samimi soruyorum. Abi
siz zaten beni veya herhangi birini
okuduğu üniversite dolayısıyla takip
ediyorsunuz. Etmeyin arkadaşlar boşuna.
Çünkü üniversitede böyle şeyler
öğretilmez.
Yani
ben mesela
he yine söy filoloji eğitimi alıyorum.
Edebiyat kuramları anlatıyorum burada.
Bunları kendim öğreniyorum ben ya.
Akademik disiplin ya. Abi siz
Türkiye'deki akademik disim ne
zannediyorsunuz tam olarak? Dünyadaki
akademik disiplin falan ne
zannediyorsunuz?
Geçen gün CK makalesini okudu.
&gt;&gt; Sınavda sorumlu olduğu güle güle
yarıldık.
&gt;&gt; Dini kurumu mu bu mesela? Böyle sürekli
Orta Çağ köylüleri gibi böyle kiliseyi
muhafaza eder gibi.
&gt;&gt; Halkı indirmek işte muhabbeti falan abi.
Eee sen indirmezen o indirmese birileri
indiriyor. Tamam mı? Akademik bilgiyi
halka. Halk bunu yanlış anlıyor. Sonra
biz o halkı eleştiriyoruz. Abi şimdi
şöyle bir gerçek var. eee Kur'an-ı Kerim
çevirisi muhabbeti daha geçen gün okudum
oradan o yüzden örnek vereceğim.
Eee Diyanetin Kur'an-ı Kerim çevirisini
halka okutmak doğru değil. Tamam mı? Çok
disipliner bir çeviri o. Tamam. Belli
bir seviye ilahiyat ve teoloji bilgin
olmadan eee doğru anlama ihtimalin olan
bir kitap değil o. Çeviri değil. Tamam
mı?
E şimdi sen halk bunu okuyor.
Yalan yanlı bir şeyler de anlamıyor. Biz
halkı suçluyoruz. Okuduğu kitabı
anlamıyor abi. Nasıl anlayacak ki?
Herkes 6 sene ilahiyat mı okumak
zorunda? İman ettiği kutsal kitabı
okumak için.
Akademi tek otorite değil aslında. Bak
şimdi burada ölçütü ne alıyorsun? Ne
konuda otorite?
Kurumlar konusunda evet tamam problem
yok.
Ama şöyle düşünün burada da
metodoloji konusunda tamam. Okey. Şöyle
düşünün.
Eee,
ben
şunu eleştiriyorum.
Üniversite değersizdir falan demiyorum.
Benim verdiğim bilgiyi doğru veya kabul
edilebilir hale getiren şey içinde
bulunduğum kurumsa Allah benim belamı
versin diyorum. Beni o kurum var etmedi
çünkü.
Anladınız mı? Onu demeye çalışıyorum.
Benim kendime karşı verdiğim emekleri
[&nbsp;__&nbsp;] edip siktirboktan bir puanla
kazandığım üniversiteyi mi benim başarım
sayacaksınız?
Yani şey istemem eksik olsun.
istemem eksik olsun.
Ya ben genel anlamda şeyden çok sıkıldım
artık. Eee, edebiyat gibi özellikle
nazlı bir alanda ilgilenmek bu konu çok
yorucudur. İnsanlara bir şey
beğendiremezsiniz.
Eee, ne yazık ki beğendiremezsiniz.
Çünkü insanlar bir şey beğenmek için
okumazlar. İnsanlar eleştirecek bir şey
ararlar devamlı. Ben hatırlıyorum.
Çarpıp diğerleri iki bölüm yayınladım.
İki bölüm 8.000 kelime. 6.000 kelime
inceleme eleştiri yazısı yazdılar bana.
6000 8.000 kelimelik metne. İki bölüm
iki roman bölümünü 6.000 kelime inceleme
yazısı yazdılar. Tamam mı?
Eee ve dediler ki ben senin gelişmeni
istiyorum. Abi beni geliştirecek kişi
siz değilsiniz mesela. Ya da bir sinema
yönetmenini geliştirecek kişi de siz
değilsiniz. O kendi kendini
geliştirecek.
Siz okursunuz okumazsınız. Tüketirsiniz
tüketmezsiniz. Bu böyledir yani. Hani
e şimdi
mevzu burada şey değil.
Niye bu eleştirme feth çizmiş hanım?
Bana kalırsa şu eee
kaba tabiriyle işsizlik yani şey
anlamında iktisadi olarak değil. E bir
şey yapmıyor ki adam.
bir şey yapmıyor. Varoluşunu başkası
üzerinden tamamlamaya çalışıyor.
Yani işte bana şey eee son attığım
videodan dolayı eleştirdiler ya işte sen
eee yazıyorlar yorumlara abi işte ben
işte nitelikli bir içerik yapmak yerine
niye bunu yapıyorsun diyorum ama benim
kanalımı bu videodan keşfetmişsin.
Tamam mı? Benim kanalım bu videodan
keşfetmişsin. Benim bir sürü az izlenen
videomdan keşfetmemişsin. Gitmişsin en
çok izlenenden keşfetmişsin. En çok
izlenene yorum yapmışsın. Çünkü sürü
psikolojisi içindesin. Birileri yorum
yaptıysa ben de yapmalıyım deyip
gitmişsin. En çok yorum yapılana yorum
yapmışsın.
Tamam mı? Bu yüzden yapıyorum mesela. E
şimdi e sen hani bu işi bunun için yap
abi. Ben izlenmediğim sürece niye içerik
üreteyim?
Hadi edebiyatla ilgilenmek, şiir yazmak
okey.
Bu içerik üretme işini ben niye bunun
emeğini vereyim ki? Günlük 8 saatimi ben
bunu ayırayım mesela izlenmeyeceksem.
Hani geçtim maddiyatını falan da. Yani
birileri beni izlemeyecekse ben bunu
niye yapayım? Siz yapar mıydınız?
Mantığı var mı? Ya da bak okumadan yazı
yazarım. Hayatımın büyük bir kısmını
okumadan yazı yazarak geçtim. Hatta ben
belki beni okuyan insanlara daha bu sene
kavuştum. Hani sizler sayesinde. Bak
bunu yaparım ama bu işi yapmam. Yani
biri beni izlemeyecekse bir amacı yok
çünkü.
Yani bir amacı yok. Çünkü bur
YouTube'dayız. Yani hani şey değil
burası. Eee varlık dergisi değil.
Varlık dergisi değil.
Bura burada benim motivasyonum
insanların söylediğim şeyleri ciddiye
alıyor olması. Tek motivasyonum bu yani.
E mesela bu insanlara ben şunu soruyorum
hep. Sen yapıyor musun bunu? Yapar
mıydın veya zamanım olsa diyor yapardım.
Abi peki zamanın ne? Neden yok senin? E
benim işlerim var. E benim de işlerim
var. Ha bir eee sıçtığımız zamanı size
mi değerli mesela?
Ya ben şunu eee sevmiyorum.
Zamanım olsa şunu yapardım. Ben aslında
zamanında bunu yapmıştım da olmadı. E
abi başarısız ol. Ne olacak
ya? Ne oluyor yani? Başarısız olunca
insanlar niye bu kadar yıkılıyorlar?
Ya bir de bir insanın hayatı hakkında
yorum yapmak iddialı şeyler.
Çok iddialı şeyler.
ya. Ben şeye çok sinirleniyorum. Hep de
sinirleneceğim. Her zaman da
sinirlenmeye devam edeceğim.
Ben burada yayın açıyorum. 1 bu5 ik
yıldır bir şeyler anlatıyorum. Abi ne
bölüm okuyorsun? Hangi okuldasın? Ne
yapacaksın? Ona göre izleyecek beni.
Okumuyorum diyorum. E bu söylediğin
şeylerin doğru olduğunu nereden
biliyorsun? Oğlum dinlesene.
Dinleyeceksin. Mantıksız geleni
soracaksın. Açıklayabiliyorsam
açıklayacağım. Açıklayamıyorsam da
bilmediğimi fark edip gideceksin. Lan
oğlum manyak mısınız siz?
Mesela ben Boğaziçi Üniversitesi
Edebiyat okuyorum. Tamam mı? Burada
oturuyorum size şunu anlatıyorum.
Osmanlı'da edebiyat yoktur. Edebiyat
dediğimiz şey son 20 yılda ortaya
çıkmıştır. Ben boğaziçiliyim sonuçta.
Meşru mu kılar buna? Bunu soruyorum
sadece.
Ya oturup şunu desem ben arkadaşlar
Boğaziçiliyim. Biz Boğaziçi'e şöyle
şöyle yaparız. Biz Marmara'da böyle
böyle yaparız. Ha bu arada Türk
edebiyatı ne yazık ki Batı Edebiyatının
aşağısında kalmıştır. Bizde çok iyi
eserler çıkmamıştır. Yankasını
tekrarlayıp durayım.
Burada akademiyi kutsallaştırmak yerine
şunu sorun. Beni takip eden araştırma
görevlileri var kendi bu alanda. E beni
takip eden üniversite öğrencileri var.
Bunlar niye beni takip ediyorlar?
Sadece bunu sorgulayın yeter. Eee
felsefe okuyan öğrenciler niye Taha'nın
yayınlarını izliyorlar mesela?
Neden mesela?
Bunu sorgulayın bence.
Bence bunu sorgulayın.
Başka da bir şeyden denir mi bilmiyorum.
Hani
şunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Eee, Karağan Türkçesinin gramer
özelliklerini bilmek eee, benim okuluk
sebebimde bana hiçbir şey katmıyor.
Toplum baskısı yüzünden üniversiteye
gidiyorum ben. Çok açık, çok net yani
hani başladık bitirelim. O,
eee, Göktürkçe bilmek,
mitolojiyle ilgilenmesem hiçbir işime
yaramayacak.
Çünkü neden yaramayacak?
Abi bu metinler yıllardır çevrilmiş,
okunmuş, yazılmış. Ben bu metinlerin
zaten orijinalini okumasam orijinalinden
doğrudan aktarılmışlarını
okuyabiliyorum. Siz de okuyabilirsiniz
bu arada.
Yani beni bana bir şey katmıyor bunlar
genel anlamda. E dikkat edersen
içeriğini falan da üretmiyorum.
Karantüsü grameri nasıldı? Göktürkçe
nasıldı bilmem ne falan gibisinden hani
içeriğini falan da üretmiyorum. Çünkü
eee
şunu anlamak zorundasınız. Tanson çok
teşekkür ederim eklemeniz için. Güzel
bir yorum. Akademi dışına çıkmadıkça
kendimizi geliştirmemiz çok zor. Akademi
bir medrese değildir. Türkiye'de,
dünyada, kilisede değildir.
Sokum yayınları ne zaman kafamı
toparlamam lazım kaya. Onun için
ya bana mesela bak Şeyma Hanım ben çok
şaşırıyorum ona. Kardeşim sen bu
makaleleri öneriyorsun da bu veriye
nereden ulaşıyorsun? Hay Dango seni
oğlum. Sen de ulaşabilirsin o veriye.
&gt;&gt; Ya İngilizli
&gt;&gt; yani verilerini t
&gt;&gt; yani hiç bir kere bile girip araştırma
yapmadığı için ben bir makale bulup
bakın böyle makale buldum deyince adama
tuhaf geliyor. Anladınız mı? Yani
Google Scolara giriyorsun. İlgili
anahtar kelimeleri yazıyorsun.
&gt;&gt; Çıkan metinleri okuyorsun. Giriş
kısımlarını
okuyorsun. Giriş kısımlarını
mantıklı geleni derinlemesini okuyorsun.
Beğenirsen takipçilerine öneriyorsun. Bu
senin aldığın dil eğitimi antropoloji
entegre mi? Dilin fonksiyonu üzerinde
bir şeyler var mı ifada? 1. sınıfta var.
1. sınıftan sonra full gramer odaklı
bizim
sadece 1. sınıfta 1. sınıfın 1.
döneminde ya vizesinde yani 1. döneminin
vizesinin konusu ik dönemde devam
ediyor. İkinci finalde final konusu
değil.
Ha ben ilgileniyor muyum? Evet ama ben
de kendim ilgilenmiyorum. Okulda da
karşıma çıkmadığı için bunlar eee ve
okuldaki konular ziyadesiyle sıkıcı
olduğu için ne yazık ki okulda zerre
mutlu değilim uzun zamandır ya son bu
dönem bittim artık ya okula karşı hiçbir
hevesim kalmadı. Geçen dönem yine zevk
alıyordum. Çok zevk alıyordum. Artık
şeyden sıkıldım. Eee 50 yıl 60 yıl önce
söylenmiş şeylerin tekrar tekrar
ezberlemekten sıkıldım. Hala Ural Altay
dil teorisi üzerinden bir şeyleri
algılamaya çalışmaktan da sıkıldım.
Yani
eee
ve bu noktada artık şeye geliyorum. Ha
hani
bu YouTube kanalını açmamın işte Mokita
sosyalin falan sebepleri bu yani
temelinde
tamam mı? Oturup ben şey yapmak
istemiyorum geri kalan hayatımda.
eee sonucunda kazanmayacağım ya da
kazansam bile
beni tatmin edecek bir kazanç olmadığını
bildiğim bir şeyde sürekli yarışmak
anlamsız Moruk anlamsız.
Her şey çok anlamsız bu konuda
her şey çok anlamsız.
Eee,
o kadar anlamsız ki hatta bazen
eee, midem bulanıyor. Hani o, o kadar
midem bulanıyor. Yani bu kadar anlamsız
olmasına rağmen niye anlamlıymış gibi
yapıyoruz ya da yapmak zorundayız?
Yani
öyle hissedenler kazanıyor çünkü Mehmet
Tepe
hepsine hayatta başarılar diliyorum.
Ben 2 yıldır neredeyse 2 yıl yani 1 bu5
yıldır insanlara bu kanal aracılığıyla
edebiyat anlatabiliyorum. Sevdiğim
konuları konuşabiliyorum.
alanımla, sahiplendiğim alanla eee
ilgili üretim yapabiliyorum. Bu bana
yetiyor
ama bazı insanlara yetmiyor işte bu. Ben
bunu resmi yapmak zorundayım. Emrah Safa
Gürkan'ı niye eleştirmiyorsunuz? Gerçi
onu da eleştiriyorlar. Şaklaban onlar
da. YouTube. YouTube'da içerik üreten
akademisyen mi olur?
Iır hocayla söyleşi yaptığımız zaman
ıtır hocaya şey demiş. Sormuştuk. Hani
feminizm niye halk tarafından
anlaşılmıyor? Çok güzel bir cevap
vermişti. Çünkü feminizm dediğin şey
Türkiye'de belli başlı insanların kendi
arasında konuştuğu bir kahve muhabbeti.
Sen şimdi giriyorsun
eee
feminist kurama halkı anlatmaya
çalışıyorsun. Sıradan halkı ilgisi
olanlar demiyorum. Onlar da onu
anlamıyor ve geleneklerine sarılıyorlar.
Sonra diyorsun ki bunlar mal. Hayır sen
malsın. Çünkü şöyle bir algı
geliştirmişsin. Köyünde çiftçilik yapan
adam Simon de Bevar'ın ikinci
cinsiyetini okuyup anlayabilmeli. Oha
yani. Oha kanka. Yuh.
Eee yakında şey videosu yapacağım Kaya.
Eee YouTube videomu nasıl bir YouTube
videosunu nasıl hazırladığım üzerine bir
video yapacağım. Nasıl araştırdığıma
dair
ona bakarsınız.
Ya çok komplike değilim o konuda. Hani
eee
genelde işte edebiyatla ben çok uzun
süredir ilgileniyorum. O yüzden hani
belli başlı şeylere yani temel çerçeve
aşina olduğum için neyin bakmam neye
bakmamam gerektiğini az çok biliyorum.
Ya işte onu diyorum ben de. Eee ıtır
hoca da böyle bir cevap vermişti. O
yüzden halka kızmamalıyız demişti.
Anlamıyor diye.
Edebiyat da mı buna dönsün? Edebiyat
halkı anlatıyorsa.
Tamam mı?
Halktan besleniyorsa ki günümüzde böyle
gayet de böyle halktan besleniyorsa
iktisadi varlığını halkın tüketim
alışkanlıklarına göre kuruyorsa, tamam
mı? Sen burada eee saçma sapan bir
elitizm benimseyemezsin.
Ya da dönüp bir kendine bakman gerekir
bu durumda.
Yani dönüp bir kendine bakman gerekir.
James Yurises okuduğun zaman elitist
olmuyorsun hocam. Marcel Pus kayıp
zamanın okunduğunda elitist olmuyorsun.
19 baskı yapmış James Yos'un Yulisesi.
19 baskı yapmış.
Tamam mı? Elitizm öyle bir şey değil. Ya
da entelektüelite öyle bir şey değil ya.
Biz neden bir şeyleri zevk aldığımız
için yapmıyoruz?
E şimdi bu beni şöyle tanıyorsunuz. Ben
ağır kitaplar öneriyorum. Hayır abi ben
zevk aldığım kitapları öneriyorum.
Sadece bu birisi nasıl Stephen King
önerebiliyorsa ben de kendi zevk aldığım
edebiyat ürünlerini öneriyorum. Bu konu
yani. Bu çok anormal geliyor. Çünkü bir
insan James'ten zevk alamaz. Neden abi?
E ne anlıyorsun da zevk alıyorsun abi?
Niye anlam anlamayacak bir şey yok ki.
Sizi şartlandırıyorlar zaten bu şekilde.
O zor okuyamazsın. Bu zor okuyamazsın.
Arapça bilmiyorsan Kur'an okuyamazsın.
Eee, Odesa bilmiyorsan bunu okuyamazsın.
Batı tarihini bilmiyorsan Ozatay oo.
Desene kısaca kimse okumasın. Ne Yaşar
Nur'un dediği gibi.
Kısaca da kimse okumasın kitap. Bir tek
biz okuyalım. Sonra da ağlayın. Edebiyat
niye gelişmiyor? Yazarlıkta para yok.
Olmaz tabii hocam.
Yani nasıl ne olmasını bekliyorsunuz ki?
Türkiye'de kitap fiyatları niye pahalı
biliyor musunuz? Çünkü potansiyel hedef
kitle biz değiliz şu anda.
Hedef kitle zengin insanlar. O yüzden
pahalı. Onların gözüne batmıyor.
Bir de şey fetişistleri var ya ah kitap
neticede ne olursa olsun. Tamam onlar
işte hedef kitle. Öyle olunca bir sorun
bir şey oluyorsun işte problem olmuyor.
Biraz böyle iç dökme yayınına döndü
ama insan yoruluyor bazı şeylerden. Ya
siz de eminim ki benim yaşadığım şeyleri
farklı farklı veya aynılarını
yaşıyorsunuz günlük hayatınızda.
İstediğiniz şey iki güzel
söz okumak,
bir hobi edinmek veya bir şeye tutkulu
bir şekilde bağlanmak
ve karşılaştığınız manzaraya sen ne
okuyorsun? Senin eğitimin ne?
Abi tamam yani hani
tamam
sadece şuna bakın. Tanpınar ve Nielsızın
yetiştirdiği öğrencilere bakın. Sayayım
mı?
Tampınar ve Niel Atsız'ın yetiştirdiği
öğrencileri
ya da Ahmet Haşim'in o çevrenin
yetiştirdiği öğrencileri sayayım mı
size? Bak bunlar lise edebiyat dönemi ya
da üniversite edebiyat döneminden bak
sayıyorum. Orhan Veli, Oktay Rıfat,
Melih Cevdet, Yusuf Atılgan, Oğuz Atay
bak o çevreden çıkmış insanlar bunlar.
Günümüzdeki edebiyatçılar kimi
yetiştirmiş? Var mı bir örnek?
Ben bunu merak ediyorum. Bunun bir
cevabı var mı? Bak Yusuf Atılgan Türk
Dili Edebiyatı mezunu. Eee hocası da
Tampınardı.
İstanbul Üniversitesi'nde.
Eee İstanbul Üniversitesi'nden kaç kişi
Türk edebiyatına yazar yetiştiriyor son
20 yılda?
Ben bunu merak ediyorum. Var mı bir
cevabı olan?
Orhan Veli eee Galatasaray Lisesi'nden
öğrendiği
şeyle Fransızcayla
2 yılda felsefe eğitimiyle John Porter
çevirebiliyor. Bugün 4 yıl Fransızca
felsefe eğiti almış biri Can Porter
çevirsin mesela. Çevirebiliyor mu? Merak
ediyorum.
çevirebiliyorsa çevirsin. Çünkü Jead'ın
çoğu çevirisi çok kötü. Hani
makalelerini falan filan
yani
böyle bir şey var mı mesela?
Bunun bir cevabı var mı? Ben bunu merak
ediyorum
işte. Tansu Hanım eee eskiden böyle
değildi.
Eskiden üniversitede edebiyatçı
yetiştirdikleri zaman akademisyende
çıkıyordu, eleştirmen çıkıyordu, yazarda
çıkıyordu. Niye konu buraya geldi?
Mesela biri niye yazar olmak için
edebiyat okuyamıyor?
Bu üstü kapa olarak şey demek değil mi?
Bizim burada anlattığımız şey günümüz
edebiyatla ilgili bir şey değil.
Neden buraya geldi konu mesela?
Abi ben şeye çok şaşırıyorum ya. Yahya
Kemal Tanpınar yetiştirmiş.
Ağzım yetiştirmiş. Abi Nazım hapishanede
kaldığı süreçte yazar yetiştirmiş, şair
yetiştirmiş, ressam yetiştirmiş. Tamam
mı?
bir şekilde. Tabii günümüzde kim var
mesela böyle?
Komik değil mi bu? Veya sorgulanması
gereken bir şey değil mi bu sizce?
Ha. Evet.
Sorgulanması gereken bir şey değil mi?
Demek ki bu fakülte bir işe yaramıyor şu
anda.
E sonra diyorsunuz ki üniversiteden
mezun olup yurt dışında kadro bulup
çalışanlara e sen niye geri dönmüyorsun?
Niye dönsün? Ne gerekçeyle dönecek?
Nefs vaadediyorsun dönecek.
Hani
ya çoğu eee başarılı akademisyenlerin
derdi para bile değil biliyor musunuz?
Şu anda rahat bilim yapmak istiyorlar.
Sadece alanlarında bir şeyler yapmak
istiyorlar.
Benim bu konuda geleceğe dair umudum
şöyle var. Eee
ben tamamıyla şeyi savunuyorum bu
konuda.
Bireysel olarak ben niye kendimi
bastırayım? Niye kendimi engelleyeyim?
Benim mesela burada bir edebiyat
üretiminde bulunma şansım var mı? Var.
Bunu niye kullanmayayım ki?
Mesela
çevremdeki bazı insanlar bana şaklaban
muamelesi yapıyor. Örneğin içerik
ürettiğim için vesaire. Ben şaklaban
olduğumu düşünmüyorum.
Önemli olan da bu. Yanlış bir şey
yaptığımı da düşünmüyorum.
Başkaları bir şey yapmıyor diye eee
benim yaptığım şey yanlış değil.
Bir yazarın söylesin, "Roman bitiyor mu
sorusunu soru." "Roman bitiyor mu?"
tartışması çok eski bir tartışma ama
günümüzün bir tartışması değil.
Günümüzde roman bitti zaten. Eee,
1960'ların tartışmasıdır bu. O anlamda
roman bitti.
Yani
çünkü fetiş,
akademik fetiş.
Ben en azından eee bir şekilde cenkerek
saç olmayı becere adımla söyledim var
olabiliyorum. Yani illa önüme bir ek
getirilmesine gerek duymuyorum.
Günümüzün taşım metal bitiyor değil
miydi ya? Anlamadım ama. Tamam. Yani
artık şeyden yoruldum ve sıkıldım.
İnsanların birbirlerini yargılamasından,
her şeyine karışmasından tahammül
edemiyorum. Günlük hayatımda da tahammül
edemiyorum. Şeyde de tahammül
edemiyorum. Tahammül edemiyorum. Eee,
gerçekten tahammül edemiyorum.
Abi herkes bir akıl veriyor. Tamam mı?
Herkes
ya ne hadsizsiniz siz.
E ne yapacaksın şimdi? [&nbsp;__&nbsp;] olup
gideceğim. Ne yapacağım?
Çünkü bende o var. Hani o şey var. Sizde
yok.
Benim ruhumu emmek zorunda mısınız?
Yani e sen bu kadar üretim yapıyorsun,
yayın yapıyorsun. E senin sağlığın
açısından ya zararlı değil mi bu? Evet
ama benim sağlığım açısından zararlı.
Senlik bir şey yok burada. E sen bu
kadar uzun yayın nasıl yapabiliyorsun?
Yapabiliyorum demek ki ki yapıyorum
yani. E ben yapamıyorum ama. Yapma o
zaman.
Yook. Genel anladı içimi döküyorum.
Yapma o zaman abi. Yapmak zorunda
değilsin ki. Adam diyor abi diyor sen
diyor nasıl odaklanıyorsun? Neye nasıl
odaklanıyorum? İçerik üretiyorsun, yayın
yapıyorsun, kitap okuyorsun ve yazı
yazıyorsun. Bunu nasıl yapabiliyorsun?
Sen niye yapamıyorsun? Bence soru bu.
Sen niye yapamıyorsun? Ya odak süren
bitti. Ben okuyamıyorum ya. Ben
yapıyorum abi. Benim bir problemim yok.
Ben bir oturuşta 2000 kelime yazı
yazabiliyorum hala mesela.
Hiç kafamı kaldırmadan 2000 kelime yazı
yazabiliyorum. Aday yağmur falan şahit.
O konuda
var yani makale yazmıştım hiç kafamı
kaldırmadan. 2000 kelime.
Ben yapabiliyorum. Bir şey
yapabiliyorken niye yapmayayım ki?
E ya saçmalıyorsam? E saçmalayım abi. Ne
olacak? Bir postada ben saçmalayım.
Bir postada ben saçmalıyım. Hakkım yok
mu?
Hepimiz bu ülke çocukluğunu, gençliğini
bırakmadı mı? Bir postada saçmalamaya
hakkımız olmalı bence.
Ben böyle düşünüyorum.
Benim zoruma giden şu.
Yarım yamalık Osmanlı Türkçesi bilmeyen
insanlar yüksek lisans yapabiliyorlar.
doktora yapabiliyorlar.
Ben belli bir sistemin parçası
olamadığım için lisans bitiremiyor,
bitiremiyorum ve bu yüzden de cahil
oluyorum. Böyle bir sistemin parçası
olmak benim ancak midemi bulandırır.
Ancak midemi bulandırır.
Kendi yarattığım sistemin çöküşünü
izlememek daha onurlu bir şey çünkü
genel anlamda.
Ya bıktım artık ya. Hani
soğudum
hayattan soğudum. Hani gerçek anlamda
soğudum yani. Yemin ederim böyle
hani
insanın ailesiyle problemi olunca bunu
yaşar. Sevgisiyle benim o da yok. Ha o
da yok. Kız arkadaşım hiç tartışmam ben
mesela. Ailemle tartışmam falan.
Hobilerim var. Zamanım dolu dolu
geçiyor. Hiçbir şekilde boş zamanım
geçmez benim gün içinde.
Bak yemin ediyorum iki yıldır neredeyse
bir yıldır belki bugün yatakta öylece
yattım hiçbir şey yapmadan.
Çöküyorsun çünkü artık
Cen'in pozisyonuna geçip çöküyorsun
artık. Çünkü sömürüyor insanlar seni bir
noktada.
Valla ben şahsen başarısız olmaktan
korkmuyorum arkadaşlar. Bence siz de
korkmayın.
Ya korkmayın yani.
Eee bence genel olarak korkmayın.
Niye korkuyorsunuz ki? Başarılı olsanız
ne olacak ki? Birisi başarınızı mı
görecek? Hayır. Kimse sizi görmeyecek.
Sizi ne zaman görecekler biliyor
musunuz?
Ne zaman saygı duyulacaksınız biliyor
musunuz?
Ya güçlü olduğunuz zaman,
karar verici olduğunuz zaman ya
sesiniz ya da çok çıktığı zaman
ya öldüğünüz zaman ya da düştüğünüz
zaman ancak böyle değer göreceksiniz
zaten.
Öf!
O yüzden buradan eee bütün izleyenlere
diyorum ki bir şey istiyorsanız yapma
planı yapmayın. Yapın istiyorsanız
direkt gidip yapın bunu.
Niye yapmıyorsunuz ki?
Sadece yapın.
Yani
bir şeyi yok sanıyorum. Zararı yok.
Yani
etrafında çok arkadaşım var. Benim
psikolojim bozuldu. Gidiyorum. Benim
psikolojim bozuldu. Şunu yapıyorum. Ben
çok kıskanıyorum o insanları. Çünkü
benim mesela mental sağlığım çöktüğü
zaman
gidip de böyle uyuyacak bir lüksüm yok.
Ya da ne yap ne bileyim işte gidip
ağlayacak lüksüm yok. Ne bileyim başka
bir şey yapacak lüksüm yok. Birçoğumuzun
da yok aslında. Onların da yok aslında.
Varmış gibi davranmaları davranmaları
çok tuhaf geliyor bana. Ha yok. Bu
iktisat iktisadi dert değil. Bu bu saçma
bir şey yani. Eee
bir noktada artık
uğruna yaşayacak bir şeylerin kalmadığı
zaman gözünüz kararmaya başlıyor ve
diyorsunuz ki yapayım bari.
Çünkü ya ben o şeye erken geldim galiba
biraz yani 20'li yaşlarımdan beri
böyleyim. ilk 20'ye girdiğimden beri,
ilk askerlik tec tecri yaptığımdan beri
böyleyim
yani.
Çünkü şunu
fark etmek gerekiyor.
T
hayat iyi bir şey değil. Yani eee iyilik
yapmıyor size veya yapmayacak. Hiçbir
zaman yapmayacak.
iyi davranmayacak. Yani epopelerde
olduğu gibi günün sonunda kazanan siz
olmayacaksınız.
Siz olsanız da kaybeden siz olacaksınız.
Ülkeler arasında savaşlarda bir söz
vardır ya savaşın kazananı olmaz diye.
Bireyler arasında da böyledir.
Hayatla mücadelenin bir kazananı yoktur
ya en azından. Bence yok
yani. Bilmiyorum ben eee okuldan, lisede
ilk atıldığım zaman ne hissediyorsam şu
anda da aynı şeyi hissediyorum. Yani
hiçbir şey değişmedi.
Yine o iğrenç his, yine o pis ruh hali.
Ha hiçbir şey değişmedi. İki kelimeyi
bir araya getiremeyecek kadar kötü bir
diksiyona sahipken de aynıydım. Şimdi de
aynıyım. Bu konuştuğum şeylerin
hiçbirini bilmiyorken de aynıydım. Şimdi
de aynıyım.
Yani hiçbir şey değişmedi. Ha o
dönemlerden bu zamana kadar işime
yarayan tek şey yazacak çok şeyim var.
Hani bitmiyor.
Hep yazacak bir şeyler buluyorum. İyi
veya kötü. Hiç bitmiyor. Hayatımda
hiçbir zaman eee yani yaklaşık 4 yıldır
falan günde en az 1000 2000 kelime yazı
yazarım en az. Ya hiçbir zaman bugün ne
yazsam diye düşündüğüm olmadı.
Hani ilk başta bunu çok yanlış bir şey
olarak görüyordum. İşte bu kadar yazmak
iyi bir şey mi abi? Sonra bir baktım
bana bu tavsiyeyi verenler yazmaya dair
hiçbir [&nbsp;__&nbsp;] becerememiş hayatında. Tamam
mı? Eee işte çok yazma. Niye abi?
Yazabiliyorum sonuçta yani. Niye
yazmayayım ki yazabiliyorken?
Bir dergide yazıyordum ben 19 20
yaşında.
Bir sürü abi abi o zaman bir roman
yazmaya başlamıştım.
Bir ayda 2 200.000 kelime yazı yazdım.
Tamam mı? Kötüydü roman ama yazdım. Yani
bana şey söyledi ya. Dedi bu kadar hızlı
yazılmaz abi. Neden?
Ne gerekçeyle? İçimden gelmiş ve böyle
yazmışım. İyi veya kötü. Ha kötü. Ama bu
neden bir şart mesela?
Çünkü günün sonunda şunu ben biliyorum.
E çöpe attığın roman kadar başarılı
olacaksın. Yazdığın kadar değil.
Yani işte bu kadar içerik aktif içerik
üretme. Bu kadar yayın yapma. Abi neden
yapabiliyorum ama hani niye yapmayayım
ki? Sen niye yapmıyorsun? Evet.
Ben ilk fantastik metin yazacağım
dediğimde bana şey demişlerdi. Sen
fantastik okuru değilsin ki. Nasıl
yazacaksın? Yazabiliyorum yani. Niye
yazamayım ki?
Neyi bilmem gerekiyor? Fantastik
edebiyata dair mesela
yeteri kadar tarih, mitoloji, sosyoloji,
psikolojis bilgisi olan herkes fantastik
edebiyatı bir şey yazabilir.
Talkin yüzüklerin efendisi yazdığında
fantastik edeb diye bir şey bir şey mi
vardı dünya üzerinde?
Bir de böyle düşünelim.
Yani eee ben niye hayatımı reçetelerle
ve planlarla yaşamak zorundayım? Ya da
siz neden buna zorundasınız?
Tutunamayanları ilk okuduğu zaman
tutunamayanlar hakkında hiçbir şey
bilmiyordum ve kitabı okumuştum.
İkinci okuyuşumda kitabın bana zor
olduğunu söylediler ve okuyamadım.
Bitiremedim ikinci okuyuşumda.
Abi
eee bana şey geliyor artık bazı şeyler.
Biz öyle düşünüyoruz diye yapıyoruz her
şeyi.
Yani bir şey yapabiliyorsanız yapın
arkadaşlar. O yüzden Gilhan bekleyeyim
yok şunu yapayım bunu yapayım işte
zamanım olsa bunu yaparım bilmem ne
yaparım falan filan. Yemin ediyorum size
bak samimiyetime güveniyorsunuz. Şu
kanalı açmam 10 dakikada verdiğim bir
karardı benim biliyor musunuz?
10 dakikada verdiğim bir karardı
şu kanalı açmam
ve buraya geleceğine dair hiçbir bilgim
yoktu.
Ben kanalı açtım tamam mı?
Ne YouTube'a dair ne hiçbir şey yok.
Bilmiyorum. Açtım bir tane mikrofonum
vardı konuştum yükledim. Tamam mı? Sonra
izlenmeyince dedim bu kadar insan nasıl
izletiyor acaba? Hani ben niye
izletemiyorum?
Birkaç video izledim. Kimisi diyor işte
şöyle yapın, böyle yapın. Birisinin
videosunu izledim. Dedi ki Instagram'da
videolarınız video çekin Instagram'a.
Ben de oturdum. Tamam mı? Elime bir tane
kağıt kalem aldım. Edebiyata dair ne
biliyorsam kısa bilgiler halinde tek tek
yazdım. Geçtim şeyin karşısına,
kameranın karşısına. şey e mikrofonun
karşısına okudum onları. Ondan sonra
ilgili görsel koydum üzerine. Tamam mı?
Capcut üzerinden Instagram'a atmaya
başladım bunları. Tamam mı?
İzlenmiyordu. 50 izleniyor, 60
izleniyor. Beğeni gelmiyor, yorum
gelmiyor, takipçi gelmiyor.
Instagram'a atmaya başladım. 100 takipçi
falan var. Bir de eski bir de benim
kişisel hesabımdı o. Şu an kullandığım
100 takipçim falan var.
Bir yandan YouTube'a atıyorum, bir
yandan Instagram'a. Instagram tane
shorts atıyordum ben. Kısa video
atıyordum. Ha bir tane, iki tanesi tuttu
tesadüfen. Tamam mı abi? 3 ay izlendi o
iki video. 3 ay boyunca 130 takipçiden
4.000 takipçiye, 5.000 takipçiye kadar
çıktım, yaklaştım.
Ondan sonra onlar YouTube'a gelmeye
başladı. Sonra ben de o gün o zaman
dedim ki ya Instagram'da içerik
üreticisi olayım ya da YouTube'da
olayım. İkisi birden olmama gerek yok.
Oturdum YouTube'a yöneldim.
İçerik atmaya başladım yine. Abi dedim
bir gün yayın yapayım ve o gün bugündür
yayın yapıyorum.
İlk yayın yaptığım zamanlarda işte
insanlar bana acıyordu kendilerince işte
ya sen uğraşıyorsun da işte bu
izlenmeyecek.
Hani webpad içeriği üretmeden
olmaz bu iş. Popüler içerik üreteceksin
bilmem ne. Ya dedim ben bir deneyeyim.
Boş verin bir yapayım ben. E sonra
baktım evet popüler içerik üretmek
gerekiyor. Fakat popüler içeriği de
yorumlayabilirim dedim. Ya popüler
içerik format olarak popüler format
kullanıp mesela kitap listesi gibi onu
kaliteli hale getirmek benim elimde diye
düşündüm ve çalıştı bu da. E birçoğunuz
beni o sayede o tekniği, o bakış
açısının çalışması sayesinde
keşfettiniz. Şey yaptınız.
Abi ben bilgisayara dahi hiçbir şey
bilmiyordum yani. Ve şu anda işte Daving
Resolve üzerinden kurgu yapıyorum.
Örneğin
ya hatlı sayılır derecede sosyal medya
bilgim var. Eee kurgu, ses, kurgu
programı bilgim var.
Ya en azından şu anda herhangi bir
YouTuberın videosunu editleyecek kadar,
eee, herhangi bir YouTuberın kanalını
yönetecek kadar sosyal medya biliyorum
hani.
E şimdi e şey de çok değerli.
E şimdi bu bir tek bununla bitmiyor.
Disiplin olarak da kendinizi
ilerletmeniz, geliştirmeniz gerekiyor.
Çeşitli konuşmanız gerekiyor. Eee, ya
ben hala öyleyim. Mesela siz bir kitap
öneriyorsunuz. Ben o kitabı not
alıyorum.
Bilmiyorsam mesela gidip bakıyorum hemen
aynı gün yayını kapatır kapatmaz
açıyorum, bakıyorum neymiş bu kitap? Ben
bunu niye bilmiyorum diye.
E şimdi ne olmuş oluyor?
yayın sohbet yayınları aynı zamanda beni
de geliştirmiş oluyor. Beni de
güncellemiş oluyor.
Ya
bu konuda yani bilmiyorum ki insanlar
niçin e bu kadar büyütüyor bunu kendi
hayatlarını. Mesela benim bir tane
takipçim vardı hala buradadır belki. İlk
beni takip ettiğin zaman ilk
takipçilerimden biri. Ben de senin gibi
kanal açacağım.
eee buradaysa söylesin.
Bir ara bir daha yazdı geçen ay ve ondan
önceki ay abi diyor ben de kanal
açacağım abi. Açsana.
Niye açmadın ya? Belki ben bana açacağım
dediğin zaman açsaydın şu anda benimle
aynı aboneye sahiptin mesela. Benimle
aynı konuma sahiptin bir noktada. Niye
yapmadın o kadar zamanda?
Hani
ben böyle düşünüyorum genel anlamda.
Hadsiz olmak gerekiyor bazı konularda.
Çünkü
bazı konularda hadsiz olmak gerekiyor.
Çünkü siz haddinizi biliyorsunuz diye
kimse size haddinizi bilerek
davranmıyor.
Kavgalar bunun üzerinden dönüyor.
Yani ben kendimi bildim bile ılımlı
biriyim. uyumlu biriyim şaşırtıcı bir
şekilde. Yani ilişki için, arkadaşlık
ilişkisin uyumsuz biri değilim. Ben
çıkıntı bir de değilim.
E her seferinde de ben kötü duruma
düşüyorum.
Yalnız kalıyorum veya bir şey oluyor.
Demek ki bende bir problem var. İnsanlar
zaten normali bu. Problem bende demek
ki.
Değil mi?
problem bende. Dolayısıyla benim de bir
şekilde
her zaman bunu söylüyorum ve söylemeye
devam edeceğim.
Eee belki işte tırnak için yaşım küçük
olduğu için bunu söyleyecek biri değilim
ama
eee
15 yaşımda, 16 yaşımda e yere düşmüştü
ve kimse beni kaldırmamıştı.
Arkadaşlarım da bana kahkaha ata
gülmüştü.
O gün çok üzülmüştüm.
Ve o günden beri galiba
hiçbir şekilde şey yapmadım.
Birine güvenmedim hayatımda.
Hani hiçbir şekilde
güvenmemek gerekiyor. Çünkü
ya bakın şu anda
yani ne bileyim
yoruldum ya.
Genel olarak yoruldum yani.
Yak bir sigara daha.
Her şey çok yorucu. En yorucusu da
anlaşılmamak. Yani hiçbir şekilde
anlaşılmıyorsunuz. O çok yorucu bir şey.
Çok can sıkıcı bir şey
yani. Eee,
şey çok komik. Aşırı karışık edebiyat
kuramları üzerinden sohbet ediyoruz. O
anlaşılıyor ama
kendini anlatamamak kadar kötü bir şey
yok.
Yok, moralim bozuk değil ya.
eee düşünüyorum sadece işte genel olarak
düşünüyorum her şeyi.
Mesela şey çok zor buluyorum. Benim
üzerimde niye baskı var mesela? Sürekli
eee sosyal medya için söylemiyorum.
Burada da var da genel günlük hayatımda
da mesela ailemden etrafımda ben hep bir
imaja sahip olmak zorundayım. Yani
hep bir
duruş ver abi. Böyleymişte ya. Ne var ki
bunda? Kötü mü? Ya da kötüyse bile niye
bununla ilgilenir bir insan?
Hani
mesela ne nedir yani?
üslubumdur. Bilm sigara içiyorum
yayınlarda vesaire bilmem ne falan
filan.
E tamam işte ben yayınlarda sigara
içiyorsam bu benim zararıma. Sponsorluk
gelmiyor mesela. Yani sigara içtiğim
için. E tamam bu benim zararıma. Sizi
ilgilendiren bir şey yok ki burada.
Ya da bir başkasını ilgilendiren bir şey
yok ki. Zarar benim
ya. Herkes kendi işine baksa zaten oo.
Ha geçen gün işte şeye gittim. Avatar
3'e gittim.
Eee,
ya ben sigarayı niye rahat içiyorum?
Benim izleyici yaş kitlem küçük değil.
Çünkü küçük olsa içmezdim.
Eee, büyük genel olarak yaş kitlem benim
24 yaş üstü çoğunlukla 18 üstü daha
doğrusu 1824. En yoğunluk 24-45 arası.
Genel kanal kitlesi
2445 yaş arasındaki biri de benden
sigarayı şey yapıp iki tane var zapata.
Hıı.
Sigarayla yaşıyorum
ya. Bir şey yapmak istiyorsanız yapın
arkadaşlar gerçekten bana da bakmayın.
Hani benim bana soruyorsunuz ya abi şu
şöyle abi ben kendi fikrimi söylüyorum
sadece. Siz bana niye uyuyorsunuz ki?
Zaten benden alternatif fikir
alacaksınız siz.
Şimdi benim bir edebiyat görüşüm var ve
edebiyat görüşü doğrultusunda yazı
yazıyorum ben. Tamam mı? Siz bunun
üzerine yazı yazamazsınız zaten. Onu ben
yapıyorum. O benim yaptığım bir şey o.
Siz benden fikir alacaksınız. Eee,
sorgulayacaksınız, çürüteceksiniz. Belki
belki umursamayacaksınız ya. Böyle yürür
bu işler.
Yok ya. Kötü sinemayı
abi zaten bu amaçla izlenmesi gerekiyor.
Ben şeyh değilim ki diyorum ya. Ben bir
edebiyat görüşü geliştirmişim ve bunun
üzerine yazı yazıyorum zaten bu görüş
çerçevesinde.
Ha mesela bazen şey yapmıyorum tabii ki
her zaman fikir belirtmiyorum. Ben net
bir bilgi de verdiğim oluyor. Onu siz
ayıracaksınız artık. Yani
hani o sizin kendinizle alakalı bir şey.
Öğretmen değilim ki.
Öğretmen olsam bile aynısı geçerli. Ya
mesela işte bazı arkadaşlar şey söylüyor
işte diyor ben yazı yazdım ama çok
diyalog kullandım.
E kullan abi. E bu doğru mu? Yanlış veya
doğru kullan. Yani ben de kullanıyorum.
Ne var yani yanlış olacak? Amacın bir
hikaye anlatmaksa. Bunu nasıl yaptığın
seninle alakalı bir şey. Ya kötü olursa.
Kötü olursa iyisini yaparsın. Neden kötü
olduğuna bakarsın, düzeltirsin, iyisini
yaparsın.
Edebiyatlı doğru ve yanlış yoktur.
Yapılmış olan vardır, yapılmamış olan
var. bir şey yapılmadıysa ve çalışıyorsa
o doğrulaşır bir süre sonra kanonlaşır.
Yapı yapılmamış bir şey yaptınız diye de
her zaman yenilik yapmış olmuyorsunuz.
Bazen çalışmıyor yapılmamış şey hani
bazen de çalışıyor mesela. Ya o işte
diyorum ya sürece yaymak meselesi. E
şimdi oturuyorsunuz
benim yayınımı açıp şey izlediğiniz
zaman abi bu herkes için geçerli. 2 x 2
4 demiyorsak,
e, 2 3 olabilir diyorsak demek ki
tartışmaya açık. Bu mevzu bu.
Ama yorucu yani.
Yine geldik aynı yere. Hayat çok yorucu.
Genel anlamda çok yorucu.
Hani
Shortslara bakarken denk geldim. Yayın
İtalya'dan falan mı? Ne alaka
abi? Cipsimi kolamı aldım. Ay sonuna
yeni yıla gireceğiz. Yasak.
Evet 21'inde 10 gün sonra gireceğiz.
10 gün
21 maaşım yatıyordu o yüzden.
Öf.
Yüksek promilli yayın yapalım. Yok
21'inde yatıyor.
Yüksek promilli yayın yapalım.
Yorulduk ya.
Sakallarım uzadı. Tinerjiye benzedim.
Aynı
versin hocam.
Gideyim de keseyim bari bir ara.
Yeni gelen arkadaşlar hoş geldiniz. Bu
arada yayını beğenmeyi ve eğer
isterseniz kanala destek olmayı
unutmayınız.
Abi bak paket sarsana.
Bu aralar şeye sardım full ya.
Aşırı düşük bir çeri çekilmiş eski
underground filmlere sardı.
Onları izliyorum full.
Tadı yok.
Hiçbir şey
çok istiyorum da param yok. Belirtmenize
gerek yok arkadaşlar ya. Eğer
istiyorsanız diyorum zaten. Özellikle
bir belirtmenize gerek yok.
Yapın demiyorum. Eğer istiyorsanız
diyorum yani
onlardan biri ya. Öf
bir şey olduğum yok.
Dur bir tanesini not almıştım ya. adını
unutup duruyorum.
Gio dilo not almışım buraya. Bunun
videosunu çekeceğim.
Eee Gio Dilo. En son izlediğim film çok
güzel bir filmdi.
Gio Dilo. Mutlaka izleyin bence.
Hayatımda izlediğim en güzel alt kültür
filmlerinden biriydi.
Gadjo Dilo. J ile Gadjo Dilo çılgın
yabancı diye çevirmişler.
Eee, altyazılısı biraz sıkıntılı ama
eee, çok yerel dil kullanıldığı için
izleniyor.
Arkanızdaki o mini kütüphane şov amaçlı
mı yoksa yok? Şov amaçlı hocam. İnsanlar
beni zeki sansın diye koydum oraya.
Bir de e kışın ısınma problemini ortadan
kaldırıyor.
Undrated ne demekti? Hangisiydi?
Hint dizileri var bir de. Yarım saat.
God jo diyor. Aynen. Thsonum'un yazdığı
gibi.
Kendi hayatının kahramanı beni gafil
avladı ya. Tüh.
Ha gereken değeri görme ya. Bilmiyorum
hocam ya. Öyle bakmıyorum. Kaç para
değer görmüş ya da değer görmüş mü
görmemiş mi işte izliyorsun denk
geldikçe. Gio dilo
artık senede 5 cent bütçesi olan Sovyet
dönemi sonrası enkazların hala arka plan
gözükü aktörü vebadan öldüğün başka bil
hayranlarından biri olmu yok öyle de Gio
Dilo ünlü bu arada ya
hani
çok şey bir film değil bilinmeyen bir
film değil benim bildiğim kadarıyla
çabuk mu sinirleniyorsunuz yoksa çabuk
mu sinirlendiriliyorsunuz?
Sinirlenmiyorum ki. soru sordunuz. Cevap
verdim. Ne diyeyim hocam şimdi size?
Kendimi mi kanıtlayayım? Oturudum
hepsini falan mı diyeyim? Yani o soruya
karşı ne söyleyeyim?
Yani sorduğunuz soru şu. O kitapları
okudunuz mu? Şov amaçlı mı? Şov amaçlı.
Okumadım ya. Okudum deyince ne olacak?
Ya da okumadım ne olacak? Yani
bunu niye merak eder ki bir insan?
Çingene filmi mi o? Evet.
Çingene filmi Gadjo zaten şey demek.
Çingene olmayan demek. O roman
çingenecesinde
laf ola beri gele. Niye merak edeyim?
Bana ne?
Merak etmiyorsan niye sordun hocam?
400 tane video var kanalda. Oğlum
az önce konuşman üzerine bir şov amaçlı
sorusu manidar oldu.
Kış için istif
ama yani çok şey tuhaf sorular değil mi
bunlar? Bir de merak etmiyorum
diyorsunuz. Yani niye sordunuz ama?
Hepsini tabii ki de okumadım dahil
olabilmek için. Selam da verebilirsin
hocam. Bunun için öyle bir şey yapmana
gerek yok ki.
The Road filmini izledim. İki tane The
Road kitabı var.
Mcgcarty'nin mi? E şeyin Jack on the
Road'un da Road diye çevirdiler.
McCartin Road filmini mi?
Böyle tercih ettim. E bu da yani
sinirlenme olarak yorumlama o zaman.
Yani sen bir soru sordun ben de böyle
tercih ettim.
İşletmeden sonra edebiyat okuyacağım.
Senden şaka geldim kız.
Açıklan oku. Utku Turan.
Boş ver. Ben ettim. Sen etme.
Hocam çok tilt oldum ya şu şey gülüşüne.
Hani şey gibi hissediyorum şu anda. Eee,
sürekli Instagram'dan takipleşti ve
hikayesini bir kere beğendi diye onunla
evlenmek istedin sana şey var ya eee,
Merich var ya. Nasılsın? Güzellik
yazıyor. Görüldü yiyince de şöyle
Şöyle yazıyor.
Aynen. Kendimi öyle hissettim bir anda.
Nasılsın cimcime? Sıcak su torbası.
Aynen. Güzellik. Bir de şey var ya aşırı
bence pedofilik bir iltifat. Güzel kızın
&gt;&gt; abi. Çok bilmiyorum. Kötü bir iltibat
türü bence.
Aynen. Aynen.
Şekerlik. Cadaloz.
Ne haber? Güzellik.
Anlatı. Anlamadım. Ah. Buyurun.
Anlatmaya çalışmıyoruz ki hocam zaten.
Yavrum da aynı şu şekilde güzel gözüm.
Yavrum da aynı şey şey yavrum yine iyi
ya. Hani ben kuzum diyorum genellikle ya
da kuzu diyorum.
Ondan gayrı bir şey söylemiyorum.
Bir tane ama bir tanem de iyi ya. Abi
şey çok çirkin mesela. Hani tabii kadın
gözüyle bakamam da bir kadın olsa
muhtemelen tekmelerdi mesela. Güzel
kızım. Cadalos.
Ne var başka?
Cimcime. He
bir de şöyle iğrenç gırtlaktan gelen bir
sesle konuşuyorlar ya böyle bir de aşırı
eee çakma entelektüeller. Eee,
geçen bana, geçen bana görüldü atmışsın
da bir merak ettim. Nasılsın? İyi misin?
İki gündür story atmıyorsun.
Dost eski arası prezervatif.
Evet. Miniim, küçüğüm.
Abi selamlar. Bin kitap videundan geldim
direkt buraya. İlk kez seninle
karşılaştım. Bu sıralar okumasını hisse
yaptığım için soruyorum. Cemç hakkında
konuşabilir misin?
Ne konuşayım hocam? Spesifik bir soru
sorarsan konuşurum.
Bu kadar iyi taklit etmir.
Hoca canın sıkkın gibi biraz derin
mevzulara girin var. Benim senin
kafadayım. Ben de bu aralar sıkkını,
saçma bir boşluk, saçma bir saçma,
absürt ve saçma hayatın dibi böyle bir
şey işte ne bileyim
hayat saçma. O yüzdendir
Cengiz Kurtoğlu liselim, üniversitelim.
Ben de çok şüpheleniyorum ama başka
şeyler de çok iyi takdir için yönt
yapım.
Ah!
Bir kadın gülüyorsa eğer
bir papatyası olmuştur." der Özdemir
Asav.
İstersen akşam bir kahve içip şiir
konuşabiliriz. Sana yazdığım şiirleri
okurum. Ah evet söylemiştim. Şiir
yazıyorum.
Yol kitabını okumadım moruk. Filmini de
izlemedim. Bu ay okuyacağım galiba
önümüzdeki ayıa. Bak aynen. Kendi
hayatının kahramanı eee niye böyle bir
şey yapıyor bilmiyorum.
Edebiyat kayarın doymaz. Çay içirir çay
hiç benlik bir şey değil ben kahveciyim.
Suç ve ceza arası ayrcında var mı?
Var. Gçin genel üslubu beğenir misiniz?
Onun hakkında neler düşünüyorsunuz? Ben
jurnalini okumuştum ama bir tane.
E bir de birkaç makalesini okumuştum
işte ders içinde falan filan.
Eee, izlediğim videoda yaptığınız
yorumlar hoşuma gitmişti. O yüzden
soruyorum.
Ne yorum istiyorsun ya? Okuması
gerekiyor.
Cenker, WhatsApp'tan attığıma baksana.
Bakayım.
Şöyle
Ah yağmur seni küçük kız
yine yaptın mizahını.
60 kişilik kemik kitle.
Cenkelk saç kırmızı çizgide kalite
turnusu olur. Adamsın. Fark ettiniz mi?
Artık 55 60 kişi olay net yayınlarda.
Evet çok güzel.
Teşekkür ederim. Yalnız bırakmadığınız
üçün.
Ah yağmur.
Abi Orhan Pamuk'un en iyi eseri hangisi?
Sessiz evi bence.
Bir de Kara Kitap. Bir de Cevdet
Bebeoğulları.
Orhan Pamuk'ın e domatesi yumurta
geçmeyen kitabı var mı acaba ya? Onu
düşündüm bir an.
Bak domatesli yumurta
eee nişan taşı. Nişan taşına saçma sapan
malzemeler satan bir market veya
oyuncakçı. Mahum müzesinde de var ya
birisi kara kitapta. Kara kitapta
kırmızı saşlı kadın. Ha bak o olabilir.
Baba problemi.
Orhan Pama önyargın var. Nasıl
atlatacağım bu Ermeni olayları falan
dedi. Umarım yani. Yok çok da
atlatmanıza gerek yok. Okumayın ya boş
verin.
Ne bileyim. Seba geceleri nasıl? Çok
kötü hocam.
Ben hiç beğenmedim o kitabı.
Bey Alkoç'un karantinasıyla yarışır
yani.
Göşen gelebilecek ol
Beyzalç'un şey karantinasını niye dedim
onlar? Yok karantina mıydı? Aynen aynen.
Niye? Aynı dönemlerde çıktı ya.
Merhaba merhabağaçacığım.
İstanbul romanımda bundan bahsetmiştim.
&gt;&gt; Merkez kütüphanem var. Batıda
&gt;&gt; ve batıda ve Türk edebiyatında bu
romanlar vardır. Her zaman için
olacaktır.
&gt;&gt; Gecini
&gt;&gt; adam kitap yorumcusu mu?
Kim? Teker mi?
&gt;&gt; He. Beyaz edebiyat kanal.
Karantina kötü. Okulda cinayet oluyor.
Polis. Bunu da yapma.
&gt;&gt; Almıyorlar işte şeyler.
&gt;&gt; Orhan Bey, Orhan Bey biliyorum Nobel
edebiyat aldınız ama Türkiye'deki
politik durumlar ne olur sizce? Ben bunu
yıllar önce Kar adlı romanımda
anlatmıştım zaten. Aynı zamanda Kar adlı
romanında anlattığım şeyleri İstanbul
adlı romanında da yazacağımı
söylemiştim. Onunla beraber Sessiz adlı
romanında da Carway'i diğer kitaplarımda
anlatacağım şeylerin zaten cevabını
vermiştim.
Maskesin dedi.
&gt;&gt; Ayrı kağıda ayrı ayrı kağıda koyar mısın
lütfen? Çok teşekkürler.
Bak Orhan Pamuk kitap çıkarttıkça şey
mistik bir şekilde röportaj vermeye
başlıyor. Kitap çıkartmadan hemen önce.
Yakında gelir. Bir tane çıkartacaktı en
son.
Necip Fazıl çok iyi. Onun tiki var ya.
İzledin mi şu Necip Fazıl röportajını?
&gt;&gt; Tamam.
&gt;&gt; İstanbul adlı romanım. Her videosunda
geçiyor bu.
&gt;&gt; İstanbul adlı romanım.
&gt;&gt; Ya adam pazarlıyor kendini. İşte
&gt;&gt; beni en çok şey kahrediyor. Gerçekten
iyi resim yaptığına inanıyor.
&gt;&gt; Evet. Ve şey diyordu ya kime soruyordu?
Sen gerçekten iyi miyim?
&gt;&gt; Suna yakın
&gt;&gt; suna yakına ne süreni göstereyim
&gt;&gt; ya şey çok Orhan Pamuk değil de bizim
Türkiye'de bile kronik bir rahatsızlık
var tamam mı? Çok ressam var yani. Eee
şey anlamında hani şair yazar ol da
ressam olan çok kişi var.
E birçoğu da çok kötü ressam.
Yani bir Bedri Rahmi. Ama mesela
Bedrahmi'nin şiiri çok kuvvetli değil.
resmi daha kuvvetli.
Hani niye salın abi değil mi ya? Niye
resim yapıyorsunuz ki? Yapın yazın şiir
yazın işte.
Bed Rahmi'nin şiiri çok kuvvetli değil.
Merhaba Hamur işleri dağıtım satış
görevinden
&gt;&gt; şey diyorlar Mahsum Güldesinin şeyinde
Orhan Pamuk da olacakmış
&gt;&gt; olur.
&gt;&gt; Bezi Alkç şey var diye kitaplarda.
Abidin Dino edebiyat şeyi yok ki onun. O
kadar benim bildiğim yok. Varsa
olabilir. Fikret. Fikret'in de mesela
resmi çok kuvvetli değildir.
Şiiri daha kuvvetlidir. Abi ben de
oluyor bazen çoklu dalla uğraş. Yok
çoklu dalla uğraşmakta tabii problem yok
da
ya ne bileyim işte eleştiresim geldi.
Susun müziğe gittim kitaba damgayı
vurdular içeriye girdim. Cenglerin içtin
bütünleri duvara alsak.
Kandinski de ressammış. Dün gördüm.
Evet. Sanatçılar sanırım başka sanatlara
bulaşmadan duramıyor.
Ya edebiyat birazcık özellikle şey var
edebiyatta belli bir sanat dalının
hakkında bilgi sahibi olduktan sonra
edebiyata yöneliyorsunuz genellikle.
Resim, müzik, cart, curt. Ben müzikten
sonra bulaştım mesela
şeyin aşanın. Evet. Abedin Dino Yaşar
Kemal'le arkadaşlığı var sadece. Cenker
chat'te hiç yazan birisi olmasam son bir
aydır yayına bağımsız oldum. Az önce
biri yayın 68 diyene kadar bu kadar az
kişi olduğumuzu fark etmemiştim. 65'ten
bir sonra güzel olmuş ya. 2 ay önceye
kadar 20 kişiye yayın yapıyordu. Benim
için çok üst düzey bir rakam ama
teşekkür ederim.
Sivat. Svia plat ressamlığı var mı onun?
&gt;&gt; Var. Ufak tefek şey çizimleri var. Ufak
tefek demek de yok.
&gt;&gt; Ama şey bak onu net bir şekilde şunu
söyleyebilirim. Eee, yazı yazdığınız
zaman bir şey eksikliği hissediyorum ben
mesela. Keşke resim yeteneğim olsaydı
diyorum. Ya da en azından kendi
karakterlerimi çizecek resim bilgim
olsaydı bu çok hoşuma giderdi.
Mesela şey yapıyorum. İzmir'e falan
giden sapık gibi Alsancak'taki evlerin
resmini falan çekiyorum. Sonra onları
işte kendim yazıyorum falan filan. Harbi
her akşam rutinim olmuş buraya uğramak.
Dün yayın yoktu. Çocuğuya çok üzüldüm.
Sonra ne oluyor lan dedim.
Vasili Kandinski
mesela küçük İskenderin yok herhalde.
Edebiyattan başka şey uğraşı
Evet yok.
&gt;&gt; Varken evrene mektup.
&gt;&gt; A ona bak sinema var. Sinema merakı var
ona. Seslendirme sinema merakı var onun
da.
&gt;&gt; Sinema var. Ağır romanında oynuyor ya
işte
&gt;&gt; şeyde de A romanında o senaryo yazmak
istiyordu aslında. Vermediler büyük
ihtimalle.
Ya seviyor da müzisyen değil o. Birkaç
şarkı sözü var işte. Bir Sertap'a yazdı.
Bir de Raşit grubuna bir şeyler
yazmıştı.
Zülfi Livaneli var. Seheryü çık dağlar.
Güneş topla benim için
aberi dört bir yana. Canım güreş topla
benim. Güzel yap. böyle şeyler söyleye
söyleye insanlar okurken dikkatini
dağıtıyorsun.
&gt;&gt; Mangakalar hem resim hem yazarak
diukları için çok yetenekli geliyor
bana. Ama şöyle bir fark var. Çizgi
romancılık ya da mangacılıktaki yazarlık
başka. Ya mesela bence işte edebiyat
yazına alışmış bir kolay kolay çizgi rom

[Müzik]
Senin o ince belli teyzenle uğraşmamı
istemiyorsan videoya like at beğen. Bir
de yorum at.
Aa evet buldum. Çağrı
attım Hasanı. Evet
biz zaten bu oyunu bir elde
bitiremiyoruz ya. İki el oynarız.
Birinde ben, birinde Yağmur oynarım.
Tamam. Taş mak kas yapacakınız mı?
Aynen
makas.
Hadi şunu yapın. İçimizde kaldı ya.
Allah aşkına. Tamam.
Allah aşkına yapacağım deyin ya.
Yapacağız.
Canım çekti. Allah çarpsın.
Diğer oyun ne?
Diğer oyun.
Ay kamera nasıl?
Ha belli değil
ama.
Evet arkadaşlar hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Sizi tanıyalım.
Yağmur ben merhaba. Ben de Nesrin
daha detaylı tanıyalım.
Nesrin Öztürk.
Yağmur Dilafer
Nesin böyle çok detaylı oldu. Sakın bir
daha yapma.
Bu kadar detaycı olmanız ne bileyim
yani.
Hayır. Daha başka bilgi veremez misiniz
kendiniz hakkında? Bu kadar mı yani?
Twitch yayıncısıyız ikimiz de. Neslin'in
kanalı Nesin. Benim kanalım Blush. Aynı
zamanda ben styling yapıyorum. Yasak
Elmada çalıştım ve İstanbul'u gelindi.
Neslin diş hekimi mezunu. Acil
ya. Nesininkini bırak Nesin kendi
anlatsın be.
Şaka yapıyoruz zannettim. Anlatacak mı?
Ben de öyle zannettim de ciddi söyle.
Evet. Tamam. Ben diş hekimliğinden mezun
olum
ama burası ilkokul. Allah aşkına bir şey
söyleyeceğim.
Burası ilk ilk cumhuriyet ilk okulu mu
burası? Yani ikinci sınıf mıyız biz? Biz
sırayla biriniz önce desin ki ben
anlatayım desin. O anlatsın bitirsin
öbürüne geçelim.
Ben anlattım.
Tamam. Parmak kaldırsın. Kim anlatmak
ister kendisini? Parmak göreyim.
Parmakları göreim.
Yağmur
bak. Yoksa ben random seçeceğim. Yoksa
ben random seçeceğim. İkiniz de kaldırın
ama neyse sen de kaldır.
Parmak diyorum. Parmak 2 yapıyor.
Parmak diyorum poza giriyor.
Tamam anlat önce Yağmur anlat.
Yağmur Dilaveroğlu. Ben 28 yaşındayım.
İstanbul'da gelim ve yasak elmada
styling yaptım. Şu anda Twitch
yayıncısıyım. Twitch'te yayın yapıyorum.
Instagram'ım Yağmur Dilaveroğlu.
Teşekkürler.
Eksik bilgi verdin ama neyse.
Neyi eksik verdim?
Twitch'te yayın yapmaktayım. Nerede
yayın yapıyorsun Twitch'te? Yani
boşlukta mı yapıyorsun? Nerede
yapıyorsun? Yani kanalın adını
söylemedim.
Hey hey hayır hocam bir saniye du
evet
nesne geçelim TV'de yapıyorum yayını
diye.
Evet
adım Nesrin 23 yaşındayım.
Ondan sonra ben de yayın yapıyorum
Twitch'te. Nickim de Nesrin. Yine
bir de öyle bir yandan da diş hekimiyim
ama şu an çalışmıyorum.
Hobilerin neler istiyorum?
Gerildimmiş ya. İlk defa geldiğimi
hatırlıyor musun? Çağrı kamera açmıştım.
Hatırlıyor musun?
Hatırlıyorum. Hatırlıyorum. Hobil
o zaman hissettim şu an. Niye böyle ol?
Hobilerin nelerdir Nesrin?
Allah
yaş.
Yine eller hareket etmeye başladı.
Allah.
Yine eller kollar böyle hareketlenmeye
başladı. Allah.
Hobileri kanal tedavisi.
Film izlemeyi severim. Sonra gezmeyi
sever.
Bizim kanalın tedavisini de Neslin yaptı
bu arada.
Evet.
Bir daha baştan alalım hobilerimizi
ya. Gezmeyi falan severim.
Ondan sonra oturup film izlemeyi de çok
severim.
Ya gerildim ya öyle
ya. Niye geriliyorsun? Nesin insanlar
şimdi
ya? Ben o günkü gibi hissettim kendimi
böyle olunca. Şimdi hiç tanışmıyormuşuz
gibi geldi.
Hayır biz tanışıyoruz. Tanımayan illaki
vardır tanımayan diye yapıyoruz.
Doğru haklısın. Tamam işte o şekildedir.
23 yaşındayım. Antalyalıyım bir de.
Senin hobilerin nelerdir Yağmur?
Ben resim yapıyorum, spor yapıyorum.
Sen ne yaptırıyorsun ya?
Bir de film izliyorum. Aradam
bilmiyorum ki.
Ne? Ne bileyim ben de anlamadım.
Bir şey söyleyeceğim. Yağmur.
Efendim?
Seni neden takip etmeliyizi göstermek
adına bir 10-15 saniye nesrin takdirini
yapabilir misin? Hobilerini sorayım
tekrar.
Ya Çağrı çok dirildim şu an. Bir dakika.
İlk yayına geldimi hatırlıyor musun
çağrı? Öyle hissediyorum şu an ya. Tamam
dur bir dakika.
Oğlum sen bunları birbirine mi
düşüreceksin?
Nesim bozuldun mu?
Hayır. Hayır.
Nesim mesaj atmış [&nbsp;__&nbsp;] yapacağınız
content dedi.
Tamam. Şimdi Nesli senden de bir
yağmurun taklidini alalım.
Yağmurun işte ben de bana onu soracaksın
diye gerildim o anda.
Niye?
Yağmur normal yani. Yağmur
[Kahkaha]
düz insan mı? Yağmur dümdüz bir insan
yani.
Rol yapılmıyor.
Hayır hayır. Tamam
sen de yağmurun taklidini yap.
Yağmur çok iyi yaptı. Ben nasıl
yapacağım? Tamam. Merhaba ya.
Yapamamasamasının sebebi eli kolu
hareket etmeden duramadığı için
mı? Taylik nesrin öyle.
Tamam tamam. Merhaba ben Yağmur. Dur
kafam da oynatmayacağım.
Tamam
10 kileni.
Evet dur bakalım
olacak.
Merhaba ben Yağmur Dilaveroğlu. Yasak
elmada styling yaz.
Bak yine oynuyor.
Duramıyor duramıyor
ya. Yok olm iş bence.
Wen travela gitti falan diye.
Travel travela ne [&nbsp;__&nbsp;]
travela
worker trel [&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
Yağmur şey nes
efendim? H ay
Allah rızası için 10 saniye 15 saniye
yağmurun bak full hareketsizdi yağmur.
Hiç hareket etmeden yapar mısın
taklitini lütfen? Hiç ama kafan falan
döndürmesin yani.
Tamam. Hazırsan?
Tamam. Hazırım.
Tamam başlayalım.
Yağmur gülme oradan. Görüyor musun?
Merhaba, ben Yağmur Dilaveroğlu.
Eee, ne demişti? Yasak elmada styling
yapıyorum. Aynı zamanda Twitch'te yayın
açıyorum. Instagram Yagmur, dilag
veverogli.
Şimdi bu ikili birbirini ne kadar
tanıyor ona bakalım. Nesin senden 1 ile
10 arasında bir sayı tutup Mami'ye
yazmanı istiyorum.
Tamam
Mami sen de sana gelen sayıyı Nuriye'ye
yaz.
A bana geliyor
gerçi. Yook Nuriye niye yazıyorsun ki?
Sen konuşamıyors
ne yapacağım bu sayıyı?
Yazdım Nuri.
Sen de bana yazardın Nuri.
Yazdım. Ben sana yazıyorum.
Yazdık.
Bizim bu
iyice dolandırayım. WhatsApp'tan
yazıyorum. Abi
yok oğlum. Tamam mami söyler ya artık.
Güveniyorum mamiye [&nbsp;__&nbsp;] koyayım. O
kadar da
eee
H.
Yağmur hazırsa Neslin tuttuğu sayıyı
bulmaya çalışacaksın.
Tamam
bul.
5.
Kaç yazdım? Mami
direkt söyleyeyim mi? Bir dakika down
verelim.
Yok. Önden bir dans yap [&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
Direkt söyle.
Önden gel. Bir salta çaaça maça yap.
Öyle söyleyelim. Kartlarla açalım ondan
sonra. Tamam. Bir hakkın daha var. 3
7 de 7.
Tamam. Mami sen söyle.
Bilemedi. Tutayı söyle.
8 yazdı. 8.
Tamam. Nuri mesaj atmış 8 yazmış bana.
Tamam kabul edildi.
Ben belki Nuri'ye de yanlış yazdım abi.
Bunu düşünemedin yani.
Dostum Nesrin burada sekizliyse Nesrin
herhalde müdahale eder diye düşünüyorum.
Ben söylerim yani hani 8iz canım.
Evet. Şimdi Yağmur sen aklından bir sayı
tut. 1 ile 10 arasında
tuttum.
Kime yazayım
bu sefer? Kime yaz biliyor musun? Gel
Discord'da Yeşil Çam'dan birine yaz.
Yani Mamiye yazılıyor bu kononun, bu
contenttin hani bu kısmında Mamiye
gidildi ya hep. Sistem hep aynı gibi
düşün.
Yazdım.
Kime yazayım diyor.
Yazdın sayı.
Allah'ım çıldıracağım ya.
Rakam.
Evet. Yazdın mı?
Yazdı. Yazdı.
Tamam. Nesli? Senden bir tahmin alalım.
7.
Mami
yanlış.
Bir hakkın daha var.
A
Yağmur bir tut.
Ama bir şey söyleyeim. Genelde insanlar
hep yiyi tutar. O yüzden 7 demiştim de.
Aslında insanlar 5'i tutar da
hayır aklıma hiç be söylüyorsunuz.
Niye lan? Öyle bir şey mi var?
Yani birden 10a kadar her şeyi tutabilir
insanlar. Çünkü onu sundu çağı abi 1ile
10 arası dedi ya. Kim abi? Hep biri
tutar. Hep beşi tutar. Ben hiç biri
tutmadım ya. Sen hep 3 tuttun değil mi
abi?
Yook.
O zaman 6d.
Birbirinizin ne kadar iyi? Şimdi ne
oynayacağız biliyor musuz mu?
He
şimdi ben ebe olacağım
tamam mı? Saklambaç oynayacağız.
Sayıyorum ona kadar gidip
saklanacaksınız
ama Çağrı benim kulaklığım takılı. Ben
seni duyamam sen.
WhatsApp'tan yazarız.
Nasıl yaz?
10 saniyede git bak. 10 saniyede sakl
Nuri sen kontrol et.
Ben anlamadım ne yaptım.
Tamam gruptan yazı.
Evin içinde bir yere saklanacaksın.
E sonra ne
sonra gruptan yazacağız. Ben tahmin
edeceğim nereye saklandığınızı.
İsim olarak söyleyecek işte ya.
Evet. Evet.
Yok tezgah altı yok.
15 saniye. Aynen. 15 saniyeniz var. İyi
de 4 kat
abi. Yağmurun evi de dört katlı ama onu
söyle.
Benim nerede olduğumu nereden
bileceksin? Ben bileceğim abiciğim. Sen
rahat ol. Sayıyorum 15'e kadar. 1.
Nereye saklandısının oraya yazın ya
WhatsApp'tan.
2 3
Allah Allah. Dur alayım. 5 6 7 8
Tamam gittiler. Hadi o
gel. Bur gelir [&nbsp;__&nbsp;] koyayım. Mert gel
kardeşim gel.
Hadi kurun çabuk kurun [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
oyunu kurun lan çabuk kurun. Aa
Discord'dan çıkmışım ben oğlum.
Şerefsizler. Biran Discord'dan çıktım.
Sen nereye gittin bir yandan?
Ben Discord'dan çıktım. Heyecandan.
Çabuk kurun.
Nesrin hala gelmedi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
Nes oyun oynatmaya devam edelim.
Nes gördüm gördüm. Yatak odasındasın.
Nesin gerçekten oynamaya gitti oyunu ya.
Ya abi
telefondan girdim Twitch'e. Ne yaptınız?
Kaçırdım Çağır ya.
Niye böyle
ya? Re ben var ya oynattım ya.
Yağmuru ebeledim Yağmuru. Ebesini
ebeledim onu yağmurun.
Allah kahretsin senin.
Ne? Sen nereye saklandın?
Tuvalet.
Saklan.
Sen saklanmamışsın ki tuvaletini yapmaya
gitmişsin.
Aynen.
Çocuklar, çocuklar, çocuklar çok
yaramazsınız gerçekten, gerçekten çok
Allah'ım ya.
Kırık hasta bu çok ya.
[Kahkaha]
Gerçekten koptum.
Niye hasta edin lan bana? Neden hasta
edin?
Sen hastasın da bunlar da saklanıyor ya.
Ben de o kafayı da anlamıyorum.
Bena şimdi arkadaşlar
birbirinizi daha iyi tanımanız bir saat
RP kuru.
Bir de ç yapsanıza kameralarız yan yana.
A
diğer aşağı ki.
Aynen diğer. Aynen
bir şey söyleyeceğim.
Yok sen de diğer tarafa
hocam. Ne yapıyorsun bu Hasan'ın
aklıyla? Siz ne iş yapıyorsunuz ya?
Şu an doğrusunuz. Geri gelin geri
kalp yapın. Kalp kalp yapın elinize.
Ay ben kalp yapamıyorum.
Biraz sağ nesrin. Yukarı nesrin.
Parmaklar dönmüyor ki. Baş parmağ.
Aa çağırır. Ben bir yeteneğimi
göstereyim mi? Kamerayı açmış alakasız.
Evet.
Şimdi hani o şey ama saçma bir yetenek
diyordu ya sarı mikrofon izlediğimiz
videoda. Benim de saçma yeteneğim şu.
Normalde insanlar işaret parmağını bu
kadar bükemez. Ben bükebiliyorum.
Yağmur da büktü lan.
Ben de büktüm. Net büktüm. Ben de büük
kadar bükemiyor.
Bir şey söyleyeceğim. Bizim sınıftayken
silgi tutarsın ya. Benim parmağım
kırıldı.
Hayır. Silgiyi tutunca benim böyle
oluyordu. Tamam mı? Sonra diyorlardı ki
oha senin parmağın ne biçim oluyor? Ben
dedim bir tek bende oluyor herhalde. Bak
bu böyle çok kıvrılıyor. İşaret parmağı.
Yeteneksinize neden katılmadın? Yetenek
mi ekledin?
Hayır. Sarı mikrofonda da böyle saçma
saçma gösterdiler ya. Bu da saçma bir
yetenek diye göstermiştim.
Tamam ya.
Yağmur, senin var mı bir yeteneğin?
Hıı.
Hiç yeteneğin yok mu Yağmur?
Ben önceden bacağımı kafamın arkasına
koyabiliyordum da şu an yapamam.
Bakalım bir.
Teşekkürler. Sağ ol.
En azından deneyim.
Deneyelim ya. Allah'ım varsa ne olursun.
Senin Allah'ın varsa bir kere denersin
ya şu yeteneğini
ablacığım ne olursun ya. Pedi bir kere
deneyelim ya. Bunlar bir abi yetenek ya.
Sana yemin olsun bu yeteneği var ya
senin gerçekten.
Of of
yalvarırız ya bir kere ya.
Onu yaparken Kahpe Cel'e de selam gönder
misin?
Kitapsız Murat selamlar.
Koptum ya.
Sizin de bayramız kutlu olsun.
E tamam Mert gelsin bizim yerimize. Biz
diğer oyunda olalım.
Mert de bacağını omzunu alsın.
Bacak omuza.
Mert sen yapabiliyor musun öyle
hareketler?
Mert sen de açsana kamera.
Karah
Karaman. Abi Jigola Faruk'a selam söyler
misin?
Çok iyi isimler geliyor abi bizim
kanala.
Bak külliyen yemin ediyorum herkes
değişik dengesiz rahatsız hepimiz.
Hepimiz rahat izliyor hala
ama en çok Samedullah rahatsız bu
kanalda.
Oyun oynamıyorsun mu?
Efendim?
Ben ben eğlendim bro. Oyunumu oynadım
ben.
Şerefsiz.
Mert
buyurun.
Eee, kamera açmak ister misin?
Işıkları ayarlay.
İyi tamam. Var. He, ışıkları ayar.
Nesim biz gittik ya.
Çağrı diyor ki çabuk çabuk odayı kurun.
Gittiler gittiler. Diyor
[Kahkaha]
şaka olaraktan. Nesin? Şaka olaraktan.
Biliyorum biliyorum.
Abi taş kat makas oynanmadı.
Evet.
Tarib. Onun dışında her şeyi yaptık.
Tamam. Hazır mısın? Ellerinizi şöyle
yapın.
Nasıl yapalım?
Taş kağıt makas nasıl yapılıyor?
Hayır hayır şöyle yapın dedin ya. Yayın
açık değil şu an o yüzden.
Evet.
Mami mami sana niye şive geldi?
Taş
bir kere vuracaksın onu.
Yok lan şıt makas.
Aynen.
Tamam.
3 2 1 taş kağıt makas.
Yağmur 1-0 1
devam ediyoruz.
Bitmedi mi? Tamam.
Taş
baştan. Baştan. Evet baştan.
Hazır. Taş kağıt makas.
Allah Allah.
2-0.
Bu o 3üte bitti.
Bir daha
ya. 3 olan kazanıyor.
3 2 1 taş kağıt makas.
Buna bir şey yapamıyoruz. Hızlı vurun
ellerinizi.
Hazır.
Taş kağıt makas.
O ne demek lan? 2 1
2 bit.
Kaçın arkadaşlar odadan. Aman [&nbsp;__&nbsp;]
maymun geldi.
Annemi zor attım abi. Vallahi zor attım
oğlum. Var ya az daha yakalanıyorduk.
Oğlum yapma şu zorbalığı artık ya.
Koptum ya.
Baskın yedik ya.
Kaçın diyor pezemik. Ben ne yapayım?
Kaçın buradan da kaçın.
Oo bu yakışı kim ya?
Oy
inleyen namel nameler
ruhumuz vardı.
Bir rüya
bir rüyadı.
O zahmet baba. Ole ole. Hadi taraftar
neredesiniz?
Oy
yeni kolyeme bak.
Yeni kolye çok güzel olmuş. Samet bize
bir oo yap. Çektirsene bir
bize bir
yağmur taklidi yapayım ben.
Samet Yılmaz kanka. Samet Yılmaz deyince
şey yap oradan.
Samet abi tişörtü göstersene bir tam.
Samet bir kalksana ya. Tişörtü görelim.
Oy
ne yazıyor orada? Katman yazıyor. Barkod
kaç para? Fiyat etiketin ne kadar?
Arkasında ne var bro?
Arkası boş bunun. Kanka
bir dön arkadan da bir görelim. Hani
kesimini görelim.
Boş model. Dönemem ark.
Yukarıda büyük bir toplantı dönüyor.
Karaman da katılmış.
Yok yok bir hani atayım da
şeyi görelim.
E moruk o kolede haç var. Onu nasıl
taktın sen?
Ne hacı var ya?
Hacı değil ya haç [&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
Kurt kolyesi oğlum.
Harbi mi diyorsun?
Tabii. Lan
sen de mi kurt oluyorsun lan yoksa?
Küçük kurt. Sen kurt olursun ama bu
hangi kurt biliyor musun bu?
Hadi oyuna geç.
Böyle solucanın küçüğü var ya kurt
geliyor.
Ia ne güzel kulaklık işte. Bak neyini
beğenmiyorsun oğlum? Harbi aynısı
bendeki
bir şey söyleyeceğim.
Samet'e bir tane kurt geliyor. Rediti'i
istiyorum ya.
Hadi bitti mi kanka? Zorbalığını herkese
yaptım bak.
Hasan gel buraya. Yakışıklı olmuşsun he.
Samet sen harbiden böyle unutulmuş
çocukluğumuzdaki nur yüzlü insana
dönüşmüşsün.
Tıraş yakışmış. Saç tıraşı yakışmış
değil mi? Var var bir şeyler var.
Yapıyoruz. Oğlum temiz yüzlülük gelmiş.
Bu ne olmuş ya?
İyi mi? Çok mu faça?
Vallahi içimdeki bütün temiz duyguları
dışarı çıkartın [&nbsp;__&nbsp;] bak.
What the [&nbsp;__&nbsp;]
Buradan değil, buraya gideceksin. Tweet
atacaksın ona. Ben de öyle cevap verim.
Şu botu çek buradan. Hasan [&nbsp;__&nbsp;] seni.
Gel buraya Hasan. Hasan gel buraya.
Geldim abi. Geldim.
Gel aç elini. Gel gel buraya. Gel
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğum seni.
Tamam git
oğlum. Üst odaya çıkalım. Ayıp olur.
Samet ortam kaşlarımı almış. Yook.
Ne kaşı alacağım oğlum.
Bak tribe girdi.
Doğuştan. Ne böyle?
Hadi yukarı çıkalım.
Gelsenize yukarı
geliyor
Oh be.
Siz ne yapıyorsunuz lan?
Muhabbet ediyoruz.
Sohbet.
İyi. Sen ne yapıyorsun
Mert? Sen ne yapıyorsun orada? Telefon
mu çekmiyor
orada?
Vallah ben anlamadım ya. Dalgalanma
yaptı. Keraneye döndü burası bir anda.
Kapatamıyorum da.
Sen ne yapmak istiyorsun
şimdi?
Tek bir renk yapacağım ama dalgalanma
yapıyor. Renk
yağmur.
Samet küçük çocuk gibi olmamış.
Samet de mi kamera?
Sen niye bana sarıyorsun
ya? Sametü
şu saçını biraz yukarı şöyle atsana
Samet. Harbi de o saç ne ya öyle
oğlum? Ne var çocuğun saçını 10 numara
saç?
Şu tarayım ya şimdi.
Hayır hayır elinle ya. Şöyle şöyle yap
yani. Yukarı yukarı yap.
Şöyle.
Oy bir bu kadar bir hareket bu kadar
fark ettirir mi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya?
Y
bu kim?
Ne var ne olmuş?
Gerçekten böyle bir şey olur mu? Altın
çocuk mu?
Evet Mert hoş geldin.
Samet o mikrofonun ağzına daha yakınken
sesin farklı çıkma ihtimali var mı?
Nasıl yani?
Çok uzak durmuyor mu? Ben de eskiden
kullanıyordum ondan.
L ağzıma mı sokayayım onu?
Ağzına sokma da biraz daha
yakınlaşabilir gibi sanki.
Mart.
Evet. Bak değişti adamın ses kadar
yakınlaştırma. Ibo seninki bu kadar
yakın mı oğlum ağzına?
Ibo burada
bundan aldın değil mi lan Ibo sen de?
Abo aşağıda. Ibo aşağı. Aşağıda kalmış.
İbrahim
hatım kal. He.
Oy kim geldi
oğlum? Bu nasıl bir model lan?
Aa Karaman saçların
Karaman ne yaptırdın lan saçına?
Saçımı tıraş oldum da bu uzun süredir
böyle ya.
Oğlum sen kime benzemişsin böyle? Nas
yaptın böyle [&nbsp;__&nbsp;]
Nasıl kameramı yaptım ya? Kameram hep
öyledi.
Ne oluyor ya?
Alaman. Bu ne oğlum?
Mert ne yazıyorsun Mert?
Oğlum harbiden var ya muhteşem bir
değişime girmişsin Karaman.
Teşekkür ederim de değişen bir şey yok
ki. Hep aynı
önemli olan dış güzelliğimdi. İnsanlar
benim içime mi gelsin diyorsun?
Samet abi karamanene şimdi bu tipiyle
gözlüğüyle
bak harbiden Kenan doluya benzemiyor mu?
Düşün diyorum. O
özelliğiyle düşün şu an kipiyle.
Anlamıyorum oğlum. Samet abi bir şey yok
bir şey yok
ya anlattık ya
mami hortlatma onu mami boş ver
bir daha söylesene
ya şu tipiyle diyorum kahramanı
özelliğiyle düşün diyorum Samet abi
şu özelliği bana Nuri özelden yazsana
çok merak ettim şu özelliğini
yazarak anlatılmaz kanka o
bak söylemeyeceğim söylemeyeceğim
söylemeyeceğim oğlum yayına
YouTube'a koy 5 10 milyon izlenmesi var
yani harbid
oha
bize de
oğlum olağanüstü bir yetenek ya
abiciğim vallahi merak ettim Gittim ya.
44 cm diye yaklaştı
ya. Öyle bir şey varsa gerçekten intihar
edebilirim ha. Atarım kendimi.
Sen Karaman böyle yatıyor mu? Ayakta mı
duruyorsun?
Uzanmışım şu an yatakta laptop.
Ulan 44 gerçek mi? Doğru mu acaba bu?
Havada duruyor çünkü.
Olabilir mi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım acaba böyle
bir şey?
44 varsa ben de intihar ederim [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım.
Kızlar benden uzak dursun da diyor ama
mümkün değil pek yani. Anladın mı?
Zarar vermeyeyim diye mi diyordu acaba?
Çok da uzaklaşamıyormuşsun. Düşünsene
yakarama çek şunu be.
Ay gözlerim ardı ya. Gülerken niye
kamera kap
hayatım? Çektim, çektim.
İlerleyebilirsin.
Ç OBS'ten ayarladım mı kamerayı?
Evet. Hadi ortağım girelim ya oyuna.
Yok ortağım. Dur bir dakika. Mert'le de
konuşalım. Kızlarla konuştuk. Mertciğim
evet buyurun. Ben Mert.
Ben de Nesrin gibi. Nesrin gibi benim de
soyadım Öztürk.
Evet arkadaşlar bu arada bilmeyenler
için Mert'le Nesrin kuzenler baba
tarafından.
Hani bu bilgiyi de alın. Ne yapıyorsanız
yapın. Neyse.
Eee, Mert sen kendinden bahset.
Anne tarafından vardı.
Anne tarafından olursa nasıl aynı soyad
olacak geri zekalı? Tam Mert baba ya.
Doğru doğru dedim. Neyse eee
ben de yayın açıyorum. Yayıncıyım. Ondan
sonra aynı zamanda espor'la
ilgileniyorum.
Konser severim. Can fena seviyorum.
Konser gir konserden girdi.
Oyun oynamak hoşuma gider.
E
sen niye böyle bir sükunete
büründüm? Böyle hoşuma gider. Oyun
aralarında çay yudumlarım
gibi garip kelimeleran sohbetleri
yapmayacak mı?
Yapacağız.
Şimdi alıştırma yapıyorum işte.
Espsorla ilgisi maçları izliyor demiş.
Hayır ya oyuncuydum. Aynı zamanda da şu
anda aktif eee PUBG Mobile'de koçum.
Kimisi?
Yayınlara geç gelmemin sebebi zaten o.
Ben bir çay alıp geleyim mi? Ben bir çay
alıp geleyim mi?
Tamam. Ben de o zaman müzik vereyim. Abi
gel hadi gel.
Tamam geliyorum.
Çağ abideki hoodideki fermuarı yanlış
yere koymuşlar.
Ya sen açtığın şarkı. Fer ortada olması
gerekmiyor mu ya?
Nereyi açıyor yani o fermuar? Stay
koçum.
Samet abi berbere ne diyorsun? Tıraş
olurken
say böyle koçum dedim. Ami
hafif kısat diyorum.
Samet abi arkametılmaz.
İlk gelen 10 takibe YT yapıyorum. Haydi
[&nbsp;__&nbsp;]
Çok iyi content.
Bu kampanya bir şey
kampanyada bir değişiklik var bugün ya.
Hem sihirdir hem keramet. 10.
Of.
Katman tişörtü mü üstündeki Samet?
H
barkod temalı
özel seri
bir çıkmadı seri üretime alamadık.
Göndereyim oğlum size de. Evde 3 tane
tane daha var.
Harbi mi? Gönder abi.
Kanıla kendini.
Olacak şekilde var mı abi?
Ama size olacak sana olacak şekilde yok
Hasan.
Hasan biz kendimize bastıralım
cidden istiyorsan.
Oğlum bunun daha güzeli var aslında ya.
Şu arkasına yaptığımız var ya o çok
güzel aslında.
Çağrı ama genelde hoodiyile açıyor ya
yayını. Bence hood'si çıkmalı. Yok
zatar.
Onu da yapmıştık.
Yaptık. Her şey de şey çıkmadı herhalde.
Bunlar ya
aslında. Yapalım onu da dağıtalım ya.
Alır mısınız lan chat?
Bro o nasıl bir Instagram selaatuydu
lan?
Ama tak diye 100 tane geldi. Tak diye.
Ben böyle bir Instagram selatı görmedim.
Haydi diyor bir de sonunda pazarcı gibi
Instagram sattı [&nbsp;__&nbsp;] koyayım. Örümcek
arkadaşlar e Instagram aynı sinemalar
ilk gelen 100 kişiye inanılmaz ödüller
var. Onu ben sana bir söyleyeyim. İlk
gelen atacağım desen şu an tak 1000
tane.
Oğlum herkese de nude atamam ki ama.
Tamam abi. İlk gelen 100 kişi nereden?
Kim nereden bilecek ki?
Aynen ortam attım dersin.
44 gelene de ekstra özel bir sürpriz
var. Karaman yollayacak ona da.
Evet Mert seni haydi sonunda haydi deyip
insanları coşturdu ya. Evet Mert seni
tanıyalım. Devam et. Hobilerin neler?
Ya ben normal bir insan gibi seviyorum
abi işte konserde biraz alkolle de aram
vardır. Konseredir
seviyorum işte müzik filmler yayıncıyım.
Epsor var şu sıralar yalnızım. Bekar.
Ne yapıyorsun [&nbsp;__&nbsp;] kısmet mi arıyorsun
kendine?
Nasıl yani? Yalnızsın bekar.
Tabii tek başıma yaşıyorum İstanbul'da.
Zor olmuyor mu?
Senin gibi güzel bir beyefendinin tek
başına İstanbul'da yaşaması.
Ne? Dişi bir maymun mu arıyorsun?
O ne demek? Her Samet.
Bak bak nasıl
bak sana genelde Çağrının söylediği
küfre edesim geldi de tuttum kendimi
yani.
Ne annen sis çocuk.
Evet. Yayıncıyız arada esas olay o zaten
galiba. Evet. Nick
Beautiful Dead.
Anlamadık ki. Dead
şu nickini Türkçeleştirsek mi ya?
Güzelliğin falan mı yapsak?
Nasıl ya? Güzellik. Güzellik.
Aynen. Türkçe nick yapsana. Güzellik.
Yayın açtı sana da gidiyor.
Gidiyor mu bana?
Harbiden gidiyor.
Sen dedim. Nasılsınız bugün?
Yağmurdan çok gidiyor mu?
Yağmurdan çok gidiyor mu derken bak
yağmur ne demek istiyor bak. Sonra sana
laf sok oluyorum deyince de
yağmura sen güzel değil mi demek
istiyorsun?
Hayır ben
ağzını sıçarım gülüyor
kısı
kıyas yapmak istedim de öylesine
kanalın adı ne oğlum nasıl yazılıyor a
beautiful dead mi?
A B A U T full D A H
Bunu takip etmeyin ya. Beni takip edin.
Benimki daha kolay. Blush
bana bulaşma. Evet 2 ile ya da Nesrin
takip ed.
Bana bulaşma dedin ya. Yemin ediyorum şu
an followow atacağım ya.
Nesrin de cevabını versin. Nesrin sen de
cevabını ver. Bu ikisini de takip
etmeyin.
Benimki en kolayı direkt düz Nesrin.
Ya
oldu mu?
Ama arkadaşlar şu an benim kanalımdayız.
Bana takip et demeyenler varsa oradan
takip ede tıklayabilirler.
Teşekkür ediyorum arkadaşlar.
Tıkladım abi. Unfollow attım.
Salak unfollow atma. Etmeyenler diyorum.
Etmeyenler.
Sorunun sonunu okumadım ya.
Yağmur attı mı bak
Samet sen ne yapıyorsun? Gelen
takipçilerden ayıklama mı yapıyorsun
lan?
Kızları geli takip et. Has sezon
hasat sezonuna mı geçtin [&nbsp;__&nbsp;] koyduğum?
Dur bir [&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
Sizi bekliyorum [&nbsp;__&nbsp;] koyduğum.
Ürünü ekti yayın başında
gözüküyorsun.
Yayının başında ürünü ekti babacığımda
hasattı şu an anladın mı? Sen gel içeri
g
ya. Hadi oğlum tanıtmanız bitsin. Hadi
gidelim oyuna.
Baba tanıtmam bitti ya. Ne diyeyim ki
daha?
Bitti abi tanıtmu. Kapatsanıza.
Benim özel yeteneğimde
bileğimi istediğim kadar şuradan
çıtlatabiliyorum ama ses gelmez size şu
anda. Sonsuza kadar çıtlatabiliyorum.
Öyle
gözlerini şaşı yapabiliyor musun Mert?
Çıtlatabiliyorum o zaman. Son
a benim de kemiğimden sürekli ağız
kemiğim. Neyse tamam
otokontrol birazcık çok çok birazcık geç
geldi ama yine de kurtardım.
Son dakika aklıma gel.
Yağmur onu niye anlatıyorsun? Allah
belanı vermesin. Onu niye anlat?
Bu kız kendini burada harcayacak
vallahi.
Hayır ya o.
Benim de çene kemiğim 2 cm aşağı
inebiliyor.
Meraklısına duyurulur.
Yağmur o nasıl bir yetenek ama? Güzel
bir yetenek.
Hayır ya. Öf sustam.
O çene şeyi benim de kıtlıyor.
Kıtlıyor değil mi? Benim de kıtlıyor
sürekli çenem. Dediğim gibi yapabilecek.
Çeneyi nasıl kıtlatacağım
oğlum? Sürekli benim yemek yerken falan
hep kıtlıyor. Ses çıkıyor yani.
Neyse onu sonra konuş.
Bir şey yerken kıtlıyor ama çenen
ben de bir şey yerken kıtıl istediğim
gibi kıtlatabiliyorum ama sağ sol.
Hasan salağı sen susgen Hasan.
Tamam sustum.
Yağmura soruyorum ya.
Ne soruyorsun?
Stresten mi? Bir şey yerken mi kıtlıyor
diyorum.
Evet.
Samet senin özel yeteneğin
şaşı yapabiliyor.
Özel yeteneğim yok.
Şaşı yapabiliyordun abi.
Kıtlatışı
Sametin özel bir yeteneği olmasına gerek
gayet böyle kompak bir çocuk yani.
Baksana rakı içebiliyor sonsuza kadar.
Normal yaşayabiliyor. Aynen yaşıyor.
Sefaköy'de yaşıyor.
Özel
berbere gidiyor işte.
Bir de birazcık seks bağımlısı
dişlerin arasına kürdan sokabiliyor.
E ben [&nbsp;__&nbsp;] sokuyor. Tövbe estağfurullah
tövbe tövbe. Oy oha.
Tamam hadi geçelim. Oyuna geçelim.
Ben oyundayım. Davet at.
Şimdi bir şey söyleyeceğim. Kim kim
oynuyoruz? Siz karar verdiniz mi? Yağmur
mu Nesin mi oynayacak?
Mert.
burası oynuyor ya.
Bende kamera yok. 4le oynasın abi.
Tamam ibum
o zaman oynayamıyor. D kişilik
geri zekalı işte. Bak Hasan neden Hasan
değil
neden Hasan'ın kafasına vuruyorum ben
her yayın bununla?
Bura bura da aptal oldu ya.
Karaman sen bana niye
heptaldı zaten
tanga attın?
Çok güzel değil mi? Mert sana alacağım
bunlar.
Üstünde de yala yala bitmez yazıyor.
Bir şey söyleyeceğim.
Ibo camı aç. Ibo.
Ibo'nun kamerası var mı?
Bir açsana.
Açamam ki.
Sol ıs
niye
şarjım yok ya az.
Arkadaşlar ya kamera alacağız artı
IBO'nun fotoğrafını koyacağız ya da Mert
oynayacak. 4 kameralı oynayacağız.
Süre başladı.
Tamın.
Süremiz bitti arkadaşlar. Ya bence ben
bunu oynamayayım çünkü
eee ben gerçekten çok korkuyorum ve hiç
oynamadım korku oyunu. Hiç oynamadım.
Filmini de izlemiyorum.
Aladığımız elemansın.
Amaladığımız kişisin biliyor musun?
Yok samimi söylüyorum. Ben etkileniyorum
abi. Etkileniyorum. Bence oynamayım.
Nasıl yani etkileniyorsun?
Etkileniyorum ya. Bir insan niye kendini
bunu yapt mi oluyorsun [&nbsp;__&nbsp;] koyduğum?
Etkileniyorum ne demek.
Korkup altına mı işiyorsun [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım? Nasıl etkileniyorsun yani?
Psikolojikman bana zarar veriyor. Aniden
bir şeyler atlıyor önüne.
Geriliyorsun.
Panik atak.
Yok bir de bayıl ya oynarken.
Nesrim bile oynuyor.
Sizde olmuyor mu bunların hiçbiri?
Ben küçüklüğümden beri korku filmi bile
izlemedim. Bir tane bile izlemedim.
Nasıl ya? Hiç mi?
A cidden mi?
Yok. Hayır.
Yağmurun da çenesi buradan kıtlıyor.
Hadi arkadaşlar. İyi. Tamam o zaman siz
bilirsiniz.
Hadi. Ne yap?
Kamerası oynayacaklar olanların kamerası
kalsın.
Eee oyuna giriyorum ben.
Ne güncelleme gelmiş bu oyuna?
Anlamadım.
Neyi anlamadın? Nesrin?
Kişi sayısını sayalım. Ona göre şey
yaparız. Kapat.
Mart oynamıyorum dedi ya Nesrin.
Tamam.
Ben,
eee, Ibo, Samet, sen.
Dur önce kameraları ayarlayayım.
4 kişi
saydın.
Nesin cidden say
oyuna girilmeyecek ya.
Beyni yandı bak Nelsre'nin.
Dur ben gelirim birazdan girecek
olursam. Bir dakika.
Beni niye tek başıma bıraktınız oğlum?
Kamera açın lan.
E tek bir bir a bir kişi kaldı. Karaman
mı oynuyor? Ben oynuyorum.
Gözükmüyorum
ya. Karaman.
Efendim?
Oyundan bet. Beta gireceksiniz diyor.
Bet'sı ne lan bunun?
Beta mı?
Oyna deyince çıkıyor mu beta?
Yok çıkmıyor. Bakalım
beta niye giriyoruz ki?
He yeni map'ten dolayı
özelliklerden gireceksiniz diyor.
Kod var mı peki elinizde? Kodu olan
ne kodu be? Beta kodu
yoksa beta kod
oğum ne güncelleme gelmiş ki buna Hasan
sağ tıkla özellikler betalardan
seçebiliyor olmanız lazım hiçbiri
yazıyor ya
tamam koda gerek yokmuş oradan
seçebiliyormuşsunuz
beta testing
ayn şimdi herkes beta testing yapsın
buradan bir indirme işlemi
gerçekleştiriyor onu gerçekleştirin 2
dakika
6 gbış
hemen onu yapalım abi
Biz bu oyunu hiç bitiremedik ha. Orta
geliyor mu?
Nasıl lan? Hiç bir kere bile bitirmedik
mi biz bu oyunu?
Hiç bitiremedik. Hep 6 7 şeyde farede
git öldük [&nbsp;__&nbsp;]
Bu sefer bitireceğiz kanka.
Çünkü neden bitiremiyoruz biliyor musun?
Erkenden yakıyoruz hemen oyun hızlanma
aşamasına geçiyor. Bekleteceğiz abi.
Hepsini aynı anda yakacağız. Hatta bu
oyunu bitiremeyen tek salak ekip biziz
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
Samet hangi berbedere gittin? Tas kafa.
Sen mahalle berberine gidiyorum oğlum
ben.
Az kafa yazmışım.
Bu oyundan sonra gel de Alpciğim şu
Samet ve dayıyı sikelim ya
business.
Yakışıklı çocuğun ne yapmışlar [&nbsp;__&nbsp;]
diye.
Niye lan güzel olmuş?
Samet abi senden CD isteyen. Berberci
mi?
Bir ara Samet sadece flash bellek
götürüp berber parası ödemiyordu. Ne
gönderiyordu bilmiyorum. Flash belin
içinde
2012 hit şarkıları gönderiyordun [&nbsp;__&nbsp;]
adama şey yapıyorduk. MPG player
yapıyorduk
abiciğim
şu kim yapıyor mu oynayacak olanlar şu
an? Secret
yapıyorum yapıyorum.
Samet sen yapıyor musun?
yapıyoruz.
İyi bari.
Yarısı bitti.
Benim de bir dakikası kaldı kanka benim
de.
Bir dakika bir şey o diye hemen geçer.
Eee, Nesin sen yapıyor musun?
Ben yapıyorum.
Ne olur ne olmaz değil.
Ben yapım
ya. O,
sen betayı seçtin mi? Betayı
seçtim. Seçtim. Şey %74.
Tamam.
Bakmaz nerelerde ya?
Çalışıyor değil mi? Adam
başlamaya başladı.
E nasıl gidiyor?
Ben başlayamadım.
İyi
o bir dakikada yapacak bir şey yoksa
yalvarırım bir kere yala. Allah Allah.
AaLle yapalım ya. Gönder.
A evet
çağrın hakkından gelebilecek bir zorba
yok mu ya
dostum?
Buyur.
Daha doğmadı.
Buyur. Buyur.
Böyle bir zorba daha doğmadı.
Bak bir de hdle attım abi. Şarkı
bilmeli. İkisini de yapalım.
Yordle mı?
8 yordulma ama
ülkeyi de.
Hde. Hırdle.
Bir şey söyleyeceğim. Chat'i atsana
şimdi. Buradan bakmayayım ben. Ya da
dur. Evet. Evet. Chat ya da dur lan.
Heh. Şimdi at. Chat'i atmana gerek yok.
Ver. Verdle. Türkçesi mi bu?
Hey sen videonun burasına kadar
gelmişsin. Bravo.
Hey sen videonun bu kısmına kadar
geldiysen like at, yorum yaz ve videoyu
beğen.
Anı yolalarım.
Ev.

Budur tek gerçeğimiz.
Sen su arıtmayı bil, ben [müzik]
telsizle haber salayım. O ilk yardımda
usta olsun. Biz de sargı beziyle yarayı
saralım.
Ezc Ahmet abi bakkal [müzik] Mehmet. Her
dükkan birer sığınak. Asa iş bir gün
dursa da biz birbirimize olmacağız.
[müzik]
Topyekün savunma bu neşlerden unaz
sevgiye uzanan. Birimiz üçüse termal
bastaniyesini diğeriyle [müzik]
paylaşar. Burası zombi podcast. İstasyon
şefin burada. Tek bir merhametin
kendisidir. Tehlike tam kapında. [müzik]
El ele veren yıkılmaz. Bu bizim sivil
kalemiz. Hazırlıkta olan hayatta kalır.
Budur tek gerçeğimiz.
[müzik] Budur tek gerçeğimiz.
Sözün özü dostlar. Hayat en büyüktü.
Öğretmen demiştik ya. Sınavı başlatan
değil. O sınavda kardeşini koluna takan
kazanacak. Telegram'da buluşalım. Bu
büyük stizi kapatıyorum ama hazırlıklı
olun. Çağrı sonu 3. Whisky tango alfa.
Dinlemede olan var mı?
[müzik]
&gt;&gt; Zombi podcast başlıyor dostlar.
Kemerleri bağlayın. [müzik]
&gt;&gt; Şehir uyuyor. Çinko kararbon vatandaş
rüyasında ama biz ayız. Hayatın [müzik]
tam da ortasında.
Ort doğu cehennemi suyun ısındığı o yer.
Bize bir şey olmaz diyenler [müzik]
ilk onlar gider. Ferrari motorlu bir
şahin gibi olmayacaksın. Bilgin çok olsa
da [müzik] sahada donup kalmayacaksın.
Kaderci değiliz abi. Biz hazırlıkçıyız.
Kendi göbeğimizi kendimiz [müzik]
kesecek yaştayız. Burası da son bir
podcast. İstasyon şefiniz konuşuyor.
Güven kontrole mani değil. Saatler
[müzik]
doluyor. Hazırlıklı ol. Uyanık kal.
Hayatta kal kardeşim. Seni kimse
kurtarmayacak. [müzik]
Bu senin tek gerçeğin.
[müzik] Çantanda ürün fetişine yer yok.
Ağrılı. 16 kiloyla kaçamamazsın. Zekanı
[müzik] da içine kat. Büyük bir çöp
poşeti bazen en kral pançodur. Dupteype
[müzik] dediğin her tamirin ilacıdır.
Vazelinli pamuğun varsa ateşin sönmez
asla. Lümen değerini boş ver karanlıkta
yolu [müzik] kolla. Tersizinde bataryanı
hep yedekli tutacaksın. Enerjin [müzik]
biterse abi sadece bir tuğlasın. Gri
adam olacaksın kalabalıkta kaybol.
[müzik]
Taktik yelekte gezme olmaya amacı yol.
Evin kalemdir ama camlar en zayıf
noktan. Sığınak yapamazsan ayrılma
sığınma odandan. İlaçların son kullanma
tarihi geçse de veri orada durur. Doğru
bilgiye ulaşan ölümü kapıdan kovur.
Kavga kapına [müzik] gelirse ilk kuralın
kaçmak olsun. Bordo bereli de olsan
kavgada canın [müzik] sağ olsun.
Kelepçeli kürdanla aç, suyunu pıtyle iç.
Asayiş çöktüğü [müzik] an, güvenme
kimseye hiç. Ceptur belinde mermi yarası
derin. İlk yardım bilmezsen [müzik]
toprağın olur yerin. Türk korkma
silahlar, yasal sınırda kalanma.
Eğitimsiz mühimmat [müzik] sadece yüktür
sana. Burası da zombi podcast. İstasyon
şefiniz konuşuyor. Güven, kontrol,
[müzik] emani değilim. Saatler doluyor.
Hazırlıklı ol, uyanıp [müzik] kal.
Hayatta kal kardeşim. Seni kimse
kurtarmayacak. Bu senin tek gerçeğin.
&gt;&gt; Kemerleri çözebilseniz hazırlık bitmez.
Devam edin.
&gt;&gt; 4. Whisky Tango Alfa.
İstasyon
[müzik]
şefiniz konuşuyor. Güneş batarken
pencerelerde [müzik] sönen ışıklar
değil. Uyanık zihinler lazım dostlar.
Sabah dükkanı açan o fırıncı [müzik]
abiye bir selam ver. Onun ocağı yarın
fırtınada mahallenin [müzik] kalbi olur.
Her şeyi o bilir.
Yaşlı teyzenin [müzik] elinde pazar
filesi. Koş yardım et kardeşim. O elle
kıtlık görmüş. O zihin en büyük
istihbarat kaynağıdır aslında.
Sivil savunma dediğin yukarıdan emir
beklemek [müzik] değil. Binasına sahip
çıkan, komşunun kapısını çalan her
yurttaşın onurudur. Kaderci [müzik] olup
bize bir şey olmaz diyerek uymayacağız.
Tedbir alıp sevdiğimiz her canı korumak
için uyanık kalacağız. Burası zombi
podcast. İstasyon şefin [müzik] burada.
Tedbir merhametin kendisidir. Tehlike
tam kapında. El [müzik] ele veren
yıkılmaz. Bu bizim sivil kalemiz.
Hazırlıklı olan hayatta kalır. Budur tek
gerçeğimiz.
Budur tek [müzik] gerçeğimiz.
Kavanozda bulgur üstünde iki dal defne
yaprağı. Kurtlanmasın diye emek verdin.
Kışın olacak tabağı. Eee tuzu bas, eti
kurut. Dedelerimizden miras bu bilgi.
[müzik] Sprout kavanozunda mikro yeşil
uzanda can verir o vitamin sevgisi.
Çocuğuna oyun diye öğret. Düdük nasıl
çalınır falan nasıl tutulur? Onu korumak
yetmez. Ona kendini korumayı öğret ki
geleceğimiz kurtulur.
Küçüğün cebinde adresi, büyüğün kalbinde
feraseti olsun. Herkes bir görev alsın.
Evimiz huzurla dolsun. Burası zombi
podcast. İstasyon şefin [müzik] burada.
Tekbir merhametin kendisidir. Tehlike
tam kapında. El ele veren yıkılmaz. Bu
bizim sivil kalemiz. Hazırlıklı olan
hayatta kalır. Budur tek gerçeğimiz.
Budur [müzik] tek gerçeğimiz.
Sen su arıtmayı bil. Ben telsizle
[müzik] haber salayım. O ilk yardımda
usta olsun. Biz de sargı beziyle yarayı
saralım.
Eczacı Ahmet [müzik] Abi Bakkal Mehmet
her dükkan birer sığınak. Hasta hiçbir
gün dursa da biz birbirimize
olmacağızak. Topekün.
&gt;&gt; Selamlar dostlar. Ne alemdesiniz?
Nasılsınız? Neler yapıyorsunuz?
Saklıköy muhtar gene coşmuş. Seni geçen
yayında sanki kısa süreliğine
engellemiştim.
Eee, bu tarz yazarsan, eee,
seni yine engellemek zorunda kalacağım.
Kusura bakma. Normalde 900'da yayın
açacaktım ama anneler günü kayın
validemizin elini öpmeye, böreğini,
çöreğini yemeye davetliydik. Gittik
büyüklerimizin ellerinden,
küçüklerimizin gözlerinden öptük.
Geldik. O yüzden birazcık geciktik
dostlar. Eee, bugün pazar. Pazar yayını
biraz relaks yayın olur. Sohbet yayını
olur, soru cevap yayını olur. O yüzden
ana bir konumuz yok. Konumuz yayın
ilerledikçe şekillenecek. Aslında
bahsetmek istediğim yine her zaman
olduğu gibi bir şeyler var. Ama dediğim
gibi yayının akışında ana bir konumuz
yok bugün.
Bugün o
neler yaptık?
Yeni çantamı gördünüz mü arkadaşlar? Ben
bunun üzerine biraz konuşmak istiyorum
aslında. Mevzu aslında reklam yapmak ya
da çanta övmek değil. Ben benim eee
çantada bir problem olduğuna emindim.
Yani diğer arkadaşlarımızın,
dostlarımızın farklı farklı çantalarını
kurcalarken ulan diyordum bu çantanın
kumaşı neden bu kadar yumuşak? Yani hadi
dik durmas ama yani içine bir şey koydun
yere koyarken güven vermiyordu.
A işte yeni çantayı alınca evet dedim
biz çanta kullanmamışız. Benzer bir
hissiyatı eee bir arkadaşımızın
eee 511 rush modelini kullandığımda da
bir denediğimde de hissetmiştim.
Yani [iç çeker]
şöyle bir durum var. Eee, ben kısa
videoyu paylaştım. Reals'ı paylaştım.
İşte bir sürü yorum geldi. Hocam işte 51
Rushlar efsanedir. Tamam efsane abi
biliyoruz ama 13.000 L. Sonra bunu
deyince dostumuz kalbini kırmayayım işte
6 taksitle alınabiliyor abi. Oğlum
biliyoruz 6 taksit alınabildiğini ne
bileyim ama sonu yok ki. Anladın mı?
Sana en uygun hangisi? Yani gerçekten en
uygun hangisi? Yani en iyi tüfek yok, en
iyi multitool yok. Bitmiyor çünkü en iyi
tabanca yok, en iyi çantanın sınırı yok,
en iyi çadırın sınırı yok. O an hayatın
peşinden hoş geldin. Yani hayatın içinde
sana hangi çanta daha uyuyor? O an
hangisini almaya imkanım var? Bu önemli
abi. Hangisiyle daha mutlusun? Bu arada
yeni tişörtüm nasıl?
Bende zaten gri adamlık yok. Dedim bari
sokakta dolaşırken hazırlıkçı olduğumuzu
bilsin insanlar.
Survival yazıyor. Lulan mikrofon
ayağından da görünmüyor hiç.
Bunu da eee bir dostumuz hediye etti,
gönderdi sağ olsun. Satıyorlarmış
bunları. Navishop dur neydi? Web
sayfaları bakayım bir. Eee Navishop.tr
miydi? Navi.
Aynen.
Bakayım bakayım bakayım.
Navishop.tr TR. Aynen. Vallahi çok
hoşuma gitti. Şöyle bir göstereyim.
Eee, bu burada biraz
sapıtmış. Şunu düzelteyim. İki dakika
şöyle alayım.
Hıhu. Ekran bozuldu. Şöyle.
Biliyorsunuz bende zombi podcast
tişörtleri de var. Eee, bunun kumaşı bir
tık daha kaliteli geldi bana.
Şöyle büyütsem nasıl olur bakayım? Hı hı
hop hıp.
Şöyle mi büyütüyordum? Heh. Şu
hani diyoruz ya insanlarla nasıl eee
hazırlıkçı olduğumuzu söyleriz.
Söylememiz gerekenlere veya
hazırlıkçılık anlatırız.
Aynen bu şekil abi. Survival kit. Bunun
bir versiyonu daha var. Onu da artık
yarınki yayında giyeriz. Bayağı kaliteli
kumaş. Yıkayıp giydim. O yüzden
geldiğinden beri bekletiyordum.
Eee,
şöyle devam edelim.
[iç çeker]
Bu arada sadece tişörtte satmıyorlar,
üretmiyorlar. Böyle 3D
&gt;&gt; [boğazını temizler]
&gt;&gt; ürünler de var. Dedim bunun içine ne
koyabilirim ben? Yani çok büyük su
geçirmezliği var mı?
Şimdi sanıyorum karı koca mıydı? Sadece
beyefendi mi? Adanalıydı. Şey yapmışlar
bir tanesine böyle kekik ve tuz
karışımı, kırmızı biber karışımı
yapmışlar. Kamplara gittiklerinde
kullanmak için. Kara Ayvaz senin ilgini
çeker bunlar. Yani öyle bir örgüsü
varmış ki daha suyun içine sokup
denemedim. İçine su girmiyormuş ilginç
bir şekilde. Şu fanı ben bir kapatayım
yine.
Ay
geldik. [iç çeker]
Yayında video izlemiyoruz biz. Öyle bir
yayın konseptimiz yok. Bu arada siyahı
da var ama siyahının e biraz ağzı sıkı
olmuş. Bunları ilerleyen günlerde
değerlendireceğiz.
çok reklam amaçlı bir gönderim yapmadı
aslında. Abi benim tişörtlerde yakışır
sana dedi.
Gönderdi. Bak Karayvas tam senlik.
Bunların hani şeylerini satıyorlar
internette. Amazon'da falan metal
olanları var. Eee Instagram'da şey
karşıma çıkmıştı.
Eee bakırdan mı pirinçten mi ne
yapıyorlardı? Bunlar da su geçirmez.
Bunun içine direkt şey koydum ben zaten.
İlaç koydum diyelim.
Yani bunlar şöyle söyleyeyim size. Eğer
3D yazıcınız varsa buna benzer projeler
bulup eee kesin vardır kendiniz de
yazdırabilirsiniz ya da yazıcın yok.
yaptırmakla, basmakla uğraşmak
istemiyorsun. Girersin, satın alır
geçersin. Şu benim daha çok hoşuma
gitti. Buna ben işte
kibrit vesaire de koyarım. 10 numara
olur. Araç anahtarı sığanlardan varmış.
Şu büyüklere sığar herhalde diye
düşünüyorum ama bu da
büyük yani.
Tonguç hocam abartısız bütün yayınlara
katılıyorum.
E öğreti dışında insanları dinlendiren
bir yapınız da var. Sorum şu: Minimalist
bir insanın fazla eşya beni yoruyor. Siz
ne düşünüyorsunuz? Ha sen minimalistsin.
Bu arada travma sayka delik teşekkür
ediyorum 55 lira için. Caner hoş geldin.
Yani ben
4 5 seneden beri komple minimalist
takılmaya çalışıyorum. Fark ettiğiniz
üzere hep tişörtlerim aynı. Yani bu
tişörtler gelmeseydi ben hala ya siyah
ya beyaz tişört giymeye devam edecektim.
Çünkü düşünerek eee bugün ne giysem diye
vakit kaybetmek istemiyorum.
Hazırlıkçılıkta da aslında minimalist
olmak iyidir. Yani hazırlıkçılığa ilk
başladığımda olamıyordum. Hala eee
kendimi geliştirmem lazım. Bir çanta
toplarken içine yani atıyorum hala iki
tane 3 tane bıçak koyuyorum. Hala 34
farklı ateş başlatıcı sistemlerden
koyuyorum. Minimale inemezsek e
[homurdanır]
zorlar bizi. O yüzden güzel bir yoldasın
yani.
Sence virüs olayı neden şimdi çıktı?
Bilmiyorum abi ya.
Çantanızı göstermediniz.
Instagram'da gösterdim kardeşim.
Tişört güzel ama küçük seviyede marka
ürünü gibi olsa alırdım. O ne demek?
Marka ürünü gibi. Dostlar eee yurt
dışında özellikle Amerika girişimciler
için muazzam bir yer. Orada dün
arkadaşla da konuşurken anlattım.
Bir tane kadının sayfasıyla karşılaştım.
Kadın sadece buzdolabı magnetleri
yapıyor ve internette bir tane sayfası
var. Tamamen niş bir üretim ve
Instagram'da videolar paylaşıyordu
hanımefendi. Yani bu magnetleri basarken
bir yandan iPad'inde dizi açmış. Eee
dizi izliyor. Orada makine çalışıyor. O
dış kapaklarını takıyor falan. Ve kadın
Amerika'da tek bir alanda yani buzdolabı
magneti fotoğraf gönderiyorsun
fotoğrafları basıyor. 10 tane magnetli
şekilde
paketleyip gönderiyor sana. Amerika gibi
yerlerde böyle işler tutuyor. Türkiye'de
ne oluyor? Bir reklamcı hemen giriyor.
Aa bu diyor 1000 liraya mı yapıyor? Ben
500'e yaparım diyor. Eee
ve küçük girişimcilerin para
kazanmalarını engelliyorlar. Ha şey mi
ne denir ona? Eee girişim serbestliği mi
ya da sermaye serbestliği mi? Okey. Ama
Türkiye'de markaya değer verilmediği
için esasında öyle bir şekilde marka
olmaya önem verilmediği için butik işler
bizde patlayabiliyor. Yayını beğenmek
ücretsiz arkadaşlar. Benim gibi küçük
içerik üreticilere destek olmak için
yapabileceğiniz en iyi şey bu. E yayını
beğenirseniz sevinirim. O yüzden
benim bebeklikten itibaren haki
giyiyorum. Gri olamadım bir türlü.
[kahkaha]
Griden kasıt gri giyinmek değildi ama
neyse.
Ay
biz komple afişe olduğumuz için eee
artık zehirli kurbağa modunda
takılıyoruz. Yani biraz güç göstermek
gerekiyor. Artık o noktadayız ama sizin
öyle olmanıza gerek yok.
Ama şöyle bir tişört eğlenceli olabilir.
Yani beyefendinin kendisi
askeriyedekilere de e bunlardan satıyor.
Mesela yurt dışı görevlerine giden
askerler böyle arkasında Kemal Atatürk e
imzalı tişörtlerle yabancı ülkelerin
askerlerin olduğu spor salonlarında spor
yaparken bayağı bir
aslında ülkemizi tanıtmaya yardımcı
oluyorlarmış. Böyle ilginç ilginç
hikayelerde eee duyuyorum. Büyük yazılı
değil de küçük yazılı demek istedim. Ha
okey anladım.
Ben baskı tişört giymeyi üniversite
bittikten sonra bıraktım. Hatta
olabildiğince baskısız, markasız şeyler
almaya çalışıyorum ama eee ne
yapacaksın? En son şeye gitmiştim. Bir
tane iş güvenliği mağazasından 125
liraya 10 tane tişört alıp geçmiştim.
Çok sürekli tişört giyiyoruz biz. Yaz
kış, tişört giyiyoruz. Çalışırken
vücut ısınıyor. Sobalı bir ortam mesela.
Üstünü çıkartman gerekiyor. Mecbur. Bol
tişörtün olacak. Ama işte o 125 liraya
geçen sene aldığın tişörtler artık çöp
oldu.
Şimdi izledim. Çanta konusunda 511
takıntılı birisiyim. Çok seviyorum ama
neden biri çıkıp bu çantada bu çanta
desin anlamıyorum
ya. 511'i ben de çok sevdim ya. Bizim
Bahada vardı. Getirdi bir gün koydu
masaya böyle baltalar falan koymuş. İşte
bütün ceplerini amacına uygun doldurmuş.
Ya mükemmel bir çanta ya. Koyuyorsun
böyle şiir gibi. Bak böyle. Hatta sen
şiir yaz o çantaya. O kadar güzel işte
şu boyun bölgesindeki ağırlık dağıtma
padleri falan ya. Ya uyursun o çantayla.
Öyle söyleyeyim. Ama para abi para.
Mesela Instagram'da birisi bugün bir
mesaj atmış bana. Bu arada
Instagram'daki tüm mesajları okuyorum.
Mantıklı sorulan sorulara hepsine cevap
veriyorum. Demiş ki, "35.000 liram var.
Sence hangi şeker kamışını almam lazım?"
Ya dedim hocam 35.000 liranın hepsini
şeker kamışına harcamak eee bence
gereksiz bana soruyorsan. Yani ben 35
lira bütçem olsa hepsiyle tek bir şeker
kamışı almam. İşte 20'siyle bir şeker
kamışı alırım. Daha sonra işte ona adam
akıllı bir askı kayışı alırım. Ne
bileyim işte kılıf alırım. E çeşitli
yanal ekipmanlara, mühimmat kutularına
falan para yatırırım. Sonra
yani aksesuarlar da çok önemli. Mesela
ben video çekmeye ilk başladığımda
insanlar hep böyle kameranın en iyisine
odaklanıyordu.
Kameraya alıyor adam. Işık yok. Bakın bu
yayını iPhone 16E ile yapıyoruz. fıstık
gibi yayın. E tamam eski sattığım kamera
kadar güzel olmayabilir ama yani bir
bütçeyi yani bir işe ayırdığın bütçenin
hepsini tek bir kaleme harcamak
çok mantıksız geliyor. Yani tamam 51'in
çantaları mükemmel ama sadece çantaya
ihtiyacım yok ki benim.
Hay ay.
Üniversitede ne okudun? Kamu yönetimi.
Belli bir fiyattan sonraki artış sadece
manyakları için önemli. Evet.
51 yerine helicontex kullanıyorum. İyi
günlerde kullan. [homurdanır]
511 sahadan direkt geri dönüş alıyor.
Ondan iyi. Ha kullananların yorumlarına
göre kendilerini geliştiriyorlar
diyorsun. Doğrudur.
[homurdanır] Bu Evolite'ın ben şeylerini
inceledim. YouTube'da videosunu buldum
bir tane. Onu görünce dedim, "Acaba
taklit et mi bu çanta? Çünkü bu kadar
kumaşının yumuşak olması falan çok
mantıksız." Eee, bir abim satıyordu
işte. E, onunla bir görüntülü görüşme
falan yaptık. O da, eee, şeydeki duvarda
asılı şeylere baktı. Evolite'lara baktı.
Hepsi böyle yumuşak yumuşak ama benim
izlediğim video 11 sene öncesinin mi ne
videosuydu. Belki sonradan değiştirdiler
kullandıkları kumaşları vesaire. Ha çok
nazımızı sözümüzü çekti. Yağmurda kaldı.
Arama kurtarma operasyonlarında beni
yalnız bırakmadı. Ne bileyim mağaraya
girdi çıktı. Kara bulandı, boka bulandı,
ota bulandı,
çamura bulandı. Evet. beni yarı yolda
bırakmadı ama bırakabilirdi. Videoda
gösterdiğim üzere eee kolçak kısmı çok
sıkıntı ya. Yani bilmiyorum
Instagram'dan bir arkadaş daha mesaj
atmış ya ben içine karton koydum falan
ya işte ben de o kartonu koymamak için
eee uğraşıyorum dedim.
Yani Türk iş çözüm bu öyle demiş. Evet.
Öyle
yani. Ona karton koy. O ürünün açığını
başka bir şeyle kapa. Fırsat vardı.
Aldım geçtim. Abi çok da takılmamak
gerekiyor. İnsanlar internette bir
istatistik okumuştum. Ürün inceleme
videolarını izlemek izlerken aslında
eee kendi tercihlerinin doğru olduğunu
kendilerine ikna etmek
gibi bir şey olduğu imajı. Dur cümleyi
kuramadım pardon. İnsanlar YouTube'da
ürün inceleme videolarını çoğunlukla
ürünlerin özelliklerini öğrenmek için
değil, kendi aldıkları ürünlere
kendilerini sonradan iyice ikna etmek
için izledikleri
gibi bir araştırma sonucuyla
karşılaşmıştım. Ya atıyorum bir telefon
alıyorsun, bir işte kulaklık alıyorsun,
bir çanta alıyorsun. Yani alırken değil
insanlar daha çok aldıktan sonra
izliyorlarmış ürün inceleme videolarını.
Hocam mesela ben şahsen günde 5 saatini
toplu taşımada geçiriyorum. 5 saat nasıl
toplu taşımada geçiriyorsun? Mesleğeni
belli etmiş olabilirsin bu arada. 5 saat
toplu taşımada vakit geçiriyorsan kesin
İETT şoförüsün
ve çoğunluğu ayakta şoför değilmişsin
pardon. O nedenle üzerindeki en pahalı
iki ürün telefondan sonra çanta ve
kulaklık. [kahkaha]
Güzel.
511 orta halli gündelik çantadır
aslında. Türkiye'de kıymetli. Türkiye'de
her şey kıymetli.
Yani 150 dolarlık çanta burada 250 300
dolar oluyor. O kadar vergi mi var? O
Mert senin bahsettiğin e Metallica'nın
konseri olayı bugün yine Twitter'da
karşıma çıktı. Metallica Türkiye'de de
konser vermek istiyor. 600.000 euro
stadyum kirası isteniyor. 600.000 euro
ve Atina'da 75.000 000 euro stadyum
kirasına adamlar Atina'yı tercih ediyor.
Tabii sadece tercih sebepleri Atina'da
bu değil. Eee Türkiye'ye girişte gümrük
vergisi gibi bir şeyler de isteniyor. O
yüzden Türkiye'de artık bir daha
Metallika dinleyebilir miyiz ölmeden
önce? Bilmiyorum.
Yani öyle hayal edin. Düşün ki hadi
€75.000 000 euroya kiralanabilen bir
stadyum için bizimkiler 600.000 euro
istiyor. 600.000 euro kaç katı ya?
100.000 istersin de 600.000 nedir abi?
Metalikaya geçirelim sınırdan işte 800
tane tır mı geçecek? Onları da gümrük
vergisi geçirelim. Oh adam gelir mi?
Gelmez.
Beylikdüzü Çekmeköy.
Eee,
oradan nereye gidip geliyorsun? Bu arada
trend yolda falan küçük .00 3 ampüllü
setler.
Yani denemek lazım. Onlardan hiç
kullanmadım. Aydınlatma setlerini
diyorsun değil mi? Güneş enerjili.
Ben bazı şeyleri set olarak sevmiyorum
ya. Yani ayrı ayrı malzemeler olması.
Bilmiyorum.
Kamu mezunu olduktan sonra memurluk
vesaire düşündünüz mü?
Benim yedi sülalesi memur olan bir
adamım. Yani benim yedi sülalem memur,
asker, polis, kaymakam var. eee uzaktan
akrabalar Ankaralarda, oralarda,
buralarda
ama işte bütün çevrem memur olunca sen
ne gerek var diyorsun.
Bir ara son sınıfta şeye uğraşılır mı
dedim. İdari yargı hakimliği. Onunla
girebiliyordum ama şu kadar kitabı
ezberlemek gerektiği için girmedim.
Yani yıllardan beri de kendi işimi
yapıyorum.
Ben her üründe fiyat fayda oranıyla
hareket etmeye çalışıyorum ama burada
acil durum planında önemli. Bende 51
çanta almak planıma göre fazla gereksiz.
Bir saniye abi.
[homurdanır]
E acil [boğazını temizler]
plan. Okey. Onu okudum.
O marka takıntılı olanlar zaten
olağanüstü bir durumda nasıl adapte
olacak? Şöyle düşünmek gerekiyor
dostlar. Eee,
şimdi ürün seçimi bence
kullanım sıklığına göre
eee, analiz edilmeli. Şimdi bende
ViTech'in de multitool'u var.
Leatherman'ın da multitool'u var.
Leatherman Search var. Viıp Tech'in de
model adını bilmiyorum multitoolu var.
Şimdi ikisi
farklı amaçlar için yani
veya çantada da 511
veya fener konuşalım. Yine viıp tekim
fenerleri var. Led lancer fenerler var.
Solidline'lar var. Ne var ondan sonra? E
night corlar var. Philips'ler var.
Energizerlar var. 100 liraya var da var.
Şimdi önceki gün bir çevirmeye girdim
Gazipaşa'da.
E çakarlı bir fener kullanıyordu şey
polis. Ya memur bey dedim bir şey
sorabilir miyim? Çakarı da iyiydi. Eee
ne marka fener kullanıyorsunuz dedim.
Polis, trafik polisi olağan rutin bir
çevirmede eee 500 liralık bir fener
kullanıyor. Markasını hatırlamıyorum
bile. 500 liralık fener kullanıyor. O
adamın umrunda değil. Sen ben
umursuyoruz bunları.
Şimdi 511 çanta acaba gerçek eee
profesyonel biri 511 mi kullanmak ister?
Yani atıyorum yurt dışında operasyona
giden bir eee istihbarat personelisin.
Zaten kullanamazsın. Gri olmak
zorundasın vesaire veya özel kuvvetler.
Yani biz siviller daha çok heves
ediyoruz gibi bunlara
geliyor. Ha 51 alsan her gün kullansan
belki 10 sene dayanır. O da bambaşka bir
konu.
Bu dayanmayabilir. Bilmiyorum yani.
Tonguç ismini kim koymuş? Babam koymuş.
İyi yayınlar hocam. Yeni başlayan
hazırlıkçılara tavsiyeleriniz nelerdir?
Nasıl bir yol haritası izleyip neler
alabiliriz?
Güzel bir noktaya parmak bastın.
Günlerden beri şey düşünüyorum. Eee,
hazırlık 101 diye bir video yapsam mı?
Şimdi ik seneden beri hazırlıkçılık
içerikleri üretiyorum ve bazen eee ulan
hangi konuyla alakalı video yapsam
hangisini yapmamışımdır diye böyle eee
boşluğa düştüğüm oluyor. Ama ben bu
araştırmadan yaptığım, edindiğim bazı
şeyleri anlatayım aynı zamanda yayında
bunları da konuşalım.
Eee, bir dakika onu açayım.
Güzel bir noktaya değindin çünkü o
açılıncaya kadar yorumlara bakayım.
İçerikleriniz son derece kaliteli.
Teşekkür ederim.
Eee, profesyonellik arttıkça
malzemelerde daha sadeliğe gidiliyor
veya bir operasyondasın. Belki orada
bırakmak zorunda kalacaksın çantayı. O
yüzden çok para yatırmak
istemeyebilirsin.
Decatlon çantası kullanacağım.
Var. Decatlman küçük çantalarını
kullanıyoruz. Kara Ayvaz 55 lira için
teşekkür ediyorum kardeşim. Kanala
desteklerim benim için çok değerli.
Mesela Fenerde viıp teki bilmezdim ama
markaya bakıp almazsın. Kullanınca
anladım. Çok iyi ürün mesela.
Abi markaların kendilerini
konumlandırdıkları bazı noktalar var.
Yani eee
her ürün her yerde karşına çıkmıyor.
Gidiyorsun eee Bauh Houseous'ta da bir
sürü Fener markası var. Eee güzel mi?
Güzel. Güzel
[homurdanır] ama bir yandan da LED
Lancer var. Viıptech var. İşte Clarus
var. Deneyimlediklerim bunlar. Panther
var. Ne var başka? Philips'ler var. E ne
vardı? Çok Fener markası var ama inanın
eee dünyanın en iyi olarak bilinen Fener
markalarının bir kısmı da Türkiye'de hiç
yok. Ama mevzu en iyi değil ya. Şimdi en
iyi Fener. Neye göre en iyi? Yanma
süresi mi yoksa
atım mesafesi mi? Fuarda işte Tarık'la
beraberken dizmiş böyle fenerleri. Gelen
bakıyor işte uzağa ne kadar atar, kaç
metre atar. Artık bir ara Tarık milleti
aldı böyle arkada perdelerin arkasında
boş karanlık bir alan vardı. Oraya
götürüp götürüp adam dövmeye götürür
gibi fenerleri test ettiriyordu.
Hocam Ötüken hiç sevmez. 51 mesela
sahadan biri olarak seviyordu sanırım.
Armet 110 lira için teşekkür ediyorum
kardeşim. Kanala desteklerin benim için
çok önemli. Yayını beğenmeyi de
unutmayalım. Bu arada
elektrikli bisikletin ekran ve gaz
kablosunu beyne adapte etmekle
meşguldüm. Yayını görünce damladım
geldim. Hoş geldin.
Bende All tabanca feneri var. 1350
lümen. Adamın aklını alıyor. Çakar
çakarı da vardır onun. Üf. Adamın gözünü
kör edersin.
Hocam olası durumda yanına üç şey alacak
olsan ne alırsın
ya?
Abi Shell diye bir multital var.
Türkiye'de satış yok. Böyle bir ürünü
getirmek mümkün mü? Hangi ülkede varsa
satışı gidip kendin alıp getirebilirsin.
Ya da yurt dışına çıkan atıyorum
Berlin'de bir arkadaşın var. Berlin'de
nerede satılıyor o malzeme bulursun
gider arkadaşın alır. Yoksa hiçbir
mümkünatı yok. Ya konser verip konserden
sonra dışarı çıkartacakları ses
sistemleri için bile eee yüz binlerce
dolar istenen Metallika ürün sokamamış
Türkiye'ye.
Mümkünatı yok yani.
Oo kardeşim sen miydin?
Ay ay.
Elinize sağlık. Tişörtü gerçekten çok
beğendim. Bunun zombi podcast olanından
da yaparsan hem ben satın alırım hem
sayfadan satışa koyarız. Merchandise
[homurdanır]
yaparız yani.
Çin satış sitelerinin vergi olayı ne
durumda? Ben ümidi kestim yani artık
bakmıyorum abi. Hiç bakmıyorum.
Bir sürü ihtiyacımızı giderdik
oralardan. Eyvallah ama artık bitti.
Güç istasyonu kullanıyor musunuz? Daha
alamadım. Caner Beyciğim gaza
getiriyordu.
Sana bir tane eFlow aldıracağız diyordu.
Daha alamadık.
Oo Taktikalk hoş geldin.
Hanta virüse hazır mıyız? Hanta virüs
ya
ben hanta virüs mevzusunun cambaza bak
olayı olduğunu düşünüyorum. Ha dün gibi
hatırlamıyorum. Pandemi nasıl başladı,
nasıl ilerledi? İlk pandemi eee o zaman
da benzer bir süreç mi vardı? O zaman
pandemiyle beraber yine savaşlar bu
kadar eee yoğun muydu? Gerçekten
hatırlamıyorum ama şu an gündemi
değiştirmek için ya da ya şöyle düşünün
özellikle
X'te yani Twitter'da
millet attığı tweeten para kazanıyor abi
ve tweet'ten para kazandığı için tıklama
çekecek. işte insanların
o floudu dibine kadar okuyacağı
merak uyandıran eee şekilde paylaşımlar
yapıyorlar. Yani orada yazılan, çizilen
her şey eee doğru değil. Birçoğu sadece
kafa karıştırmak ve insanları o tweet
içinde tutmak ve bu adamlar bunun
profesyoneli. Diyelim ki Hanta virüse
hazır mıyız? Hanta virüsü gelecek ve
diyelim ki pandemi 2 ilan edilecek.
sokağa çıkma yasakları. Yani virüsün
gelip gelmeyeceği bizim derdimiz ya da
değiştirebileceğimiz eee üzerine
müdahale edebileceğimiz bir şey değil.
Önceki yayında da konuştuk bunu. Biz eee
eğer ki 1inci pandemi gibi bir sürece
gireceksek biz kendimizi nasıl
hazırlayabiliriz?
Anlatabiliyor muyum? İşte finansal
hazırlığını nasıl yaparsın?
eee,
ne bileyim, gıda hazırlığını, işini
kaybedecek misin? Yani bu olasılıklar
var mı? İşini kaybettiğinde, 2 ay, 3 ay
kiranı ödeyemediğinde ne yapacaksın?
Aa, diyelim ki insandan insana
bulaşıyor. Sen nasıl bir strateji
izleyeceksin? Gerçekten o incecik
maskeler takıp mı dışarı çıkacaksın?
Yoksa gün içerisinde işe gidip gelirken
KBRN maskeler mi kullanacaksın?
Esas konuşulması gereken yere orası.
He öldürücülüğü,
mortalitesi çok yüksek.
Riske atar mıyık? Neyi riske atar mıyık?
Ben onu anlamadım.
UFO için de aynısını diyorlar. Gündemi
kaydırmak için. Valla dün gece 45 bölüm
üst üste X fay'sı izledim.
Eee, güzel bir anma gösterisi oldu benim
için. Anma gecesi oldu. Tavsiye ederim.
Orada daha çok ufo görürsünüz yani.
Fare haşeratının dışkılarının
tozlarından bulaşıyormuş. İnsandan
insana bulaş. Tespit edilmemiş. Kimisi
de edilmiş diyor yani.
Yani mortalitesi yüksekken, eee, bunu
bilerek normal mi takılırız yoksa Yusuf
Yusuf mu oluruz? Ben normal takılırım
ya da maskeyle takılırım bilmiyorum.
Yani işime gidip gelmek zorundayım,
üretmek zorundayım, para kazanmak
zorundayım.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; ABD askeriyesi Hanta'nın koldan sprey
aşısını üretti bile. Hatta 2 yıl oldu.
Panik yok ama takipte kalmak lazım.
Tamam Mert bizi rahatlattı.
Bu arada
şimdi sokak hayvanlarını beslemek için
insanlar böyle sunaklar hazırlıyor.
Tamam mı? Hayvanseverler eee bana
kızmasın. Hayvanseverlik çok farklı bir
şey. E bugün onu düşündüm. Yani bizim
apartmanın yanında da var. Ben eee kedi
köpek beslemeyi bırakalı 3 seneye yakın
oldu. Belki 4 sene. Gerçekten mahallede
tek bir kediyi eee seviyorduk,
besliyorduk. eee bakıyorduk yani. O
öldükten sonra böyle içimden bir şeyler
gitti yani. Ama mahallede ister istemez
hayvan sevgisi sürüyor. Hayvanları
severiz, biz de severiz. Sıkıntı yok.
Ama şeyi görüyorum yani böyle
garip ya. Böyle bir köşe belirleniyor. O
köşeye mama kapları konuluyor. Bazen çok
konuluyor. O yağmur yağıyor. O mamalar
lapa gibi oluyor. İğrenç bir şeye
dönüşüyor. E sonra kedi köpek onları
yemezken daha sonra fareler geliyor onu
yiyor. Yani Hanta Türkiye'de çok hızlı
da yayılabilir. Yani inanılmaz hızlı
yayılabilir. Yayılmay daabilir.
Bilmiyorum ama şunu bilin ki eee çok
fazla bizde zararlı hayvan var
sokaklarda ve kediler eee önlerine hazır
yemek konulduğu için çok fazla fare
avlamakla ilgilenmiyor arkadaşlar.
Görüyorum böyle oynuyorlar farelerle.
Evi sığınak yapıyoruz. Serisinin devamı
gelecek mi? Gelecek.
Almanya'dan ne getirelim? Ne mantıklı
olur? Öneri var mı?
Eksiğin ne?
Yani hack RF getir. Bütün frekansları
falan böyle tarayalım. Uçakları
dinleyelim dibine kadar. Eee, kapı
kumandalarını kopyalayalım falan derim.
Ama şu an önceliğimiz o mu? [homurdanır]
O kadar bağışıklı biriyim ki hamam
böceği dayanıklılıktayım.
Adres versene. Ekipleri göndereyim seni.
DNA'dan biraz alıp kopyalasınlar.
Sonra Umbrella'ya dönelim.
[iç çeker]
Ben şahsen sokak hayvanı beslenmesine
karşı olan eee bir kedi köpek severim ki
bu sebeple karşıyım. Doğalında bırakmak
gerekiyor ki yani sen onun kimsin ki
kaderine müdahale ediyorsun. Yani
insanın kaderine bu kadar müdahale
etmiyor, doyurmuyor, ne bileyim
hastaneye götürmüyor.
Yani yurt dışına insanlar geldiğinde çok
şaşırıyor. Evet, İsviçre'de de kediler
var ama daha saldırgan böyle insanlar
haşır neşır değiller.
E köpek falan yok neredeyse.
E görüyoruz daha bugün Twitter'da
dolanıyordu. Bir tane sahipsiz köpek bir
gencin kolunu falan kopartıyormuş
neredeyse. Canlı canlı insan yedi sokak
hayvanları Türkiye'de.
Hanta virüsü Avrupa'da çıkmış olsa daha
inandırıcı olurdu. Oradaki fareler cirit
atıyor
gibi.
O mamalar fareleri çekiyor. Enerji
kaynağını bulunca insanlardan korkmaz
oluyorlar. Doğru.
Güney Amerika varyantında insandan
insana yayılma oranı çok düşük aslında.
Okey.
Su kapları bazen yosun tutmuş oluyor.
Sağlıklarına zararlı. Bir damla çamaşır
suyu çözer aslında yosunları da kokuyor
falan. Eee bir de sadece mama bırakılsa
çok da sıkıntı olmayabilir de yani
adamın evinde atıyorum şey küflenmiş
bozulmuş. Ne o? Kıyma mesela veya salam,
sosis, sucuk. Bırakıyor oraya. Yemeği
bırakıyor yani. Kokuyor, pislik, mikrop
yayıyor.
Sonra bir bakıyorsun duvar, duvarın
kenarı çöplüğe dönmüş. Toparlamak zor
oluyor. Yani
hayvanlar hakkında konuştukların oldukça
saçma olabilir. Kötü bir şey dediğimi
zannetmiyorum.
Mesela kangal köpeği de Erzurum'da bir
tane çocuğu ayı saldırısından kurtarıyor
ama başı boş bir köpek değil o. eğitimli
bir çoban köpeği.
Anlatabiliyor muyum? [homurdanır]
Kediyi besleyince doğal ortamındaki
yapması gereken işinden uzaklaşıyor.
Farelerin, avcıların ortadan kalkmış
oluyor. Doğru.
Mert ne demiş? Sokakta hayvan bakmak çok
yanlış. Önüne yemek koymakla hayvana
bakmış olunmuyor. Aşısı, temizliği yok,
eğitim yok, sevgisi yok. Çok yanlış ya.
İnsanlar işte birbirlerine göstermeleri
gereken ilgi, alakayı çocuklarına,
eşlerine, eee, başka insanlara,
analarına, babalarına bunları
gösteremeyince ya da göstermek
istemeyince bu ihtiyacı
bence hayvanlarla karşılıyorlar.
Çok yanlış ama bir şey diyemiyoruz ya.
çok büyük bir ranta dönmüş
belediyelerin.
Neyse girmeyelim oralara yani. O yardım
toplayan dernekler işte burada şu kadar
köpeğimiz var. İşte barınağımızda şu
kadar eee patili dostumuzu misafir
ediyoruz. Sonra bir bakıyorsun
arkasından milyonluk vurgun çıkıyor.
Geldi şimdi sinirlenme.
Kediler vahşi hayvan gibi kuş fare
avlıyorlar ama şehir içindekiler kötü.
Hım.
hayvanıyla, trafiğiyle resmen
Hindistan'a doğru gidiyoruz. Umarım
gitmeyiz ya. Umarım gitmeyiz
yani.
Kerim 200 watt'lık power alacakmış.
Kerim üç defa yazdın galiba onu da.
Mama konusunda kesinlikle doğru
söylüyorsun. Tebrikler Tongun.
ismimin en
ilginç yanlış yazımıydı bu.
Bizim burada şöyle bir sıkıntı var. Çok
kedi var. Çok yürüyorlar. Bir de onları
sahiplenip büyütünce geri bırakıyorlar.
Hiç kıstırlaştırma yapmıyorlar ve sayısı
arta arta her yerden kedi taşıyor. Ya
önceki gün bir hikaye okudum. Bu
İstanbul'da adalarda galiba martılar çok
ses yapıyor diye martıların soyunu
kurutuyorlar adada. Daha sonra adayı
fareler falan basıyor. Bütün doğal denge
bozuluyor. Sonra oraya eee martılama
yapıyorlar. [kahkaha]
Martın nüfusu çoğalsın diye
uğraşıyorlar.
Yani doğanın dengesini bozarsak fazla
üremeleri ya da yok olmaları da bizim
için tehlike.
İki paket mama dökünce bitti
zannediyorlar.
Doğru.
TikTok kaydırmaktan farksız.
Aldığın hayvana da bakmak lazım. Sağlık
sorununa dikkat etmen lazım. Yani biz e
56 sene önce çok özendik falan. Eşim şey
dedi yani onu besleyeceğime çocuk
yaparım dedi. En azından yaşı gelince
konuşur büyür. Bu hep çocuk yani.
Ben bir hayvanın işine yarıyorsa
bakılması, sahiplenilmesi gerektiğine
inanıyorum. Yani çiftliğin vardır veya
villan vardır. Bir tane kedi
sahiplenirsin. Bahçede özgürce dolaşır
işte
fareleri falan avlar belki. Ne bileyim
bir tane köpek alırsın güvenlik için.
Okey. Ona da varım.
Ya da ne bileyim ya illa yemeyeceğimiz
hayvanları mı beslemek zorundayız?
Bir tane küçük baş alırım. Takılırız
onunla. Sonra günü gelir keser yeriz
yani. Ama kedi köpek de yenmiyor ki.
[homurdanır]
Ve hayvanseverler hayvan sağlığını değil
açlığını düşünüyor.
Tabii şimdi çok eee uzun süredir aynı
noktadayız dükkan olarak ve
kedi nüfusunun sürekli dalgalışını
izliyoruz biz. E ne oluyor abi?
Eee, kedi be tane doğuruyor. E, iki
tanesi doğumdan sonra ölüyor işte birkaç
hafta içerisinde geriye kaldı 3. Bir
tanesi arabanın motoruna giriyor
eziliyor. Bir tanesi aradan iki hafta
geçtikten sonra yolda eziliyor. Geriye
kalıyor bir tane. O bir tane de artık
dövülmezse, parçalanmazsa, ezilmezse
yoluna devam edebiliyor.
Şimdi bazıları biz olmadan onlar
yaşayamaz zannediyor.
Aynen. Şey var. Bir vicdan yapma durumu
var. Biz onların yaşadığı alanlara işte
bir şekilde binalar diktik, yollar
yaptık. parkları, bahçeleri yok ettik. O
yüzden borçluyuz gibi. Abi o zaman
neyse.
Eskiden İran derdik. Şimdi Hindistan'a
mı kaydık? Hindistan, Pakistan. Çok kötü
bugün. İşte orada bir tane kadını taciz
edip öldürmüşler. Çöpün kenarına
atmışlar. İnşallah öyle olmayız.
2 kedi, 4 kedi, 8, 16, 32, 64. Lost'un
numaralarına döndü.
İki Labrador köpeğim var. Besliyorum.
Kedilerle karşı alerjisi var doğal
olarak. Ama kediyle büyümüş olsalar da
farklı olurdu. Hım, eşiniz doğru
söylemiş. Eyvallah.
Yenmeyen hayvan ve bitki bakılmaz.
E doğru.
Japon balıkları mı artık yaparız bir
salata falan tom balığı niyetini.
[kahkaha]
Hayvanlar rahat yemek görünce ürüyor da
ürüyor. Doğru
ya. [iç çeker][ani nefes alır]
Ya o hayvan sevgisi değil ya. O artık
bir fetişe dönmüş durumda. O yüzden
konuyu şöyle değerlendirecek olursak
herhangi bir eee bu yeni hanta virüsü
Türkiye'ye gelirse bize eee zararı var
mı? Daha mı hızlı yayılır yoksa kediler
fareleri avladığı için bize çok da
gelmez mi? Bunu düşünmek lazım.
Bir arkadaş şey yazmış. Kedi önemli.
Köpek saldırıyor vesaire falan ama kedi
harbi önemli. Bak Fransa'da fareden
geçilmiyor." demiş. Bu da mantıklı.
Aynen. Köpek eee tamamen aslında insana
muhtaç. Şu an evrimleşmiş köpekler var
sokaklarda. Eee, bunlar zaten avlasa ne
avlayacak abi? Anlatabiliyor mu? Hadi
kedi fare avlar yer ama köpek ne
avlayacak? Bir süre sonra insan avlamaya
başlıyorlar. Çetelere dönüşüyorlar.
Artık köpek eee insanlar böyle bu
köpekleri alıyor, besliyor biraz.
Sıkılıyor, doğaya bırakıyor. Doğadaki
doğal popülasyonu da etkiliyor köpekler.
Yani e yavru geyikleri bile saldırıp
öldürüyorlar.
Öyle hayal edin.
Kedi, köpek yerine koyun, keçi, inek
bakılsa sokaklarda ne gibi faydaları
olur ülkeye?
İnsanlara ve ekosistemi düşünemiyorum.
Kesmek isteyen belediyelerden izin alıp
ihtiyacını görür. Mis.
Değil mi? Düşünsene parkta böyle keçiler
var, koyunlar var.
Belediyeden izin istiyorsun ya. Şundan
bir tane alabilir miyim? İzin çıkıyor.
Avcılık izni gibi alıyorsun. Oh götür
eve et.
Hocam seni bugün takip ettim. Normalde
bu tarz yayınları yapan ya da içerik
üreten kişiler çok fazla yok. Sana
birkaç soru sorma şansın var mı? Sor.
Bugünkü konseptimizle
eee
eşleşiyorsa cevap veririm.
Selam. Geç kaldım. Hiçbir zaman geç
yoktur.
Üstadım merhaba. Kısa
olası bir karışıklık. Pandemi gibi
durumlarda sığınağın seni ne kadar zaman
idare eder? Gıda ya da donanım olarak ne
kadar hazırsın? Rolel olarak
yani
şu an beni buraya kapasan rahat.
Bakayım
ya. Her ihtiyacım şeklinde 3 hafta 4
hafta idare eder.
Ama şu an kapatsan yani bana hazırlık
fırsatı versen
daha da uzun kalırız.
[homurdanır]
Köpek doğada zararlı. İnsana ve
şehirlerde doğal yaşamı yok ediyor
köpeke. Aynen öyle. Kedi evin sahibi
gibi davranıyor kedide. İşte öyle bir
olay var. Kedinin aslında sahiplik ya da
öyle bir ilişkimiz yok kedilerle. Kedi
bizi daha büyük bir kedi olarak görüyor.
E ve
köpek gibi değil yani.
[homurdanır]
Yok abi inekler metans alıyor.
Adamlar bize
yedirecekler. Türkiye'de de birkaç firma
yapay et konusunda lisans almış galiba
üretim izinlerini. Öyle bir duyumlar
vardı geçen haftalarda. Ama Türkiye'de
gündem o kadar hızlı değişiyor ki takip
edemiyoruz.
Köpeklerin çoğalması Pire ve kene
kaynaklı hastalıkların da çoğalmasına
neden oluyor.
Olabilir. Mesela şey eee geçenlerde Kene
olayı patlak verdiğinde
ne oldu? Bir kuş türünü saldılar. Sonra
o kuş türünün aslında keneyi daha çok
dağıtan bir hayvan olduğu ortaya çıktı.
Bir an Tonguç abiyi kedi olarak hayal
ettim.
Şeyi gördünüz mü? Arjantin'de işte
finansal eee krizden dolayı artık
kasaplarda eşek eti satılmaya başlanmış.
Hatta yanlış görmediysem normal dana
etinin 1/3te biri fiyatına
esas bunları konuşmak lazım. Yani
Türkiye'de bir şekilde hayvancılık yok
ediliyor abi. Zorla bazı aşılar
yapılıyor ve bu aşılardan aslında eee
hayvan üreticileri çok da memnun değil.
Bu aşıların hayvanları öldürdüğünü iddia
ediyorlar. Eee daha dayanıksız hale
getirdiğini iddia ediyorlar. E bunun
öncesinde kuş gribi gibi olaylar vardı.
Bir sürü yüz binlerce tavuğu telefiler
ve şimdi atıyorum yurt dışındaki
Afrika'dan ne bileyim Güney Amerika'dan
en böyle hastalıklı etleri bize
dayıyorlar.
Bizim olayımız abi bir hazırlıkçı olarak
sağlıklı kalmak yani.
Ama kaldırmıyorlar.
Belki yakında bize de gelir. Yani bir
tane şey vardı. eee,
Türk dünyasından yani Orta Asya'dan,
Türkmenistan diyelim bir tane arkadaş
gelmiş Adana'da şey yiyecek. Adana dürüm
yiyecek. Adana dürüm müydü? Döner döner.
Bir kokluyor lan at eti ya. Diyor abi
sen buna ne eti koydun diyor. At eti mi?
Diyor. Şişt lan. Diyor konuşma sus. Sen
nereden anladın diyor. Abi biz de
yiyoruz bunları. Benim için sorun değil
de diyor
[homurdanır] yani bu bildiğin at eti
diyor.
200 liraya iki tane dürüm var. Tavuk
sizce ne etidir?
Ay ay kötü bir ettir.
Tonguç bu hafta saha 2026 fuarına
gittim. Orada
Salagron Market diye bir firma standını
ziyaret ettim. dondurarak kurtulmuş gıda
kitleri yapıyor firma. Senden bahsettim.
Mersin firmasıymış. Hangi gün bahsettin?
Eee, kene ile mücadele için keklik
salmışlardı. Keklik de keneyi en çok
dağıtan, eee, şeylerden biriymiş.
Hayvanlardan.
Önceki krizde Arjantin'de sokakta köpek
kalmadığı söylemişlerdi. Bir de Çinliler
o kadar aç kalmıştı. O yüzden adamlar ne
bulsa yiyor.
Eşeğin popülasyonu inek öküze kıyasla
çok daha düşük seviyede.
Asla astarı olmayan haberler bunlar.
İnek eti helal ve tercih sebebi olduğu
için pahalı az olduğu için değil. Hım.
Yani Arjantin'dekilerin helal falan
taktığını zannetmiyorum. Artı orada eşek
popülasyonu
da bilmiyorum.
Yani popülasyondan ötürü eşeketi
satıldığını zannetmiyorum. Yani
popülasyon fazla diye.
Popülasyon umurunda olduklarını da
zannetmiyorum. Soylarını tüketinceye
kadar yiyebilirler.
Arayın sponsor olun dedim. Not aldılar.
Artık Türkiye'de hazırlıkçılar olduğuna
şaşırdılar.
Nasıl şaşırmışlar ya?
Ay ay. O firmadan daha önce bahsetmiştim
hatırlarsanız. Dry freeze,
freeze dry mıydı? Gıdalar. MR gıdalar.
Yarın görüşeceğiz onlarla. Bu arada
bütün sürprizi bozdun ya.
Bütün sürpriz gitti şimdi. Tüh.
Bu arada yedim o 200'likleri. Tadı çok
iyi ama yatırım tavsiyesi değildir.
Aga 33 yaşında bel fıtığım çıktı. Nasıl
sağlıklı kalabiliriz ki? Ne iş
yapıyorsun?
Ha bu tarz haberleri bize pompalıyorlar
siyasi sebeplerle.
Olabilir.
Ben açık söyleyeyim. Yenilebilir her şey
yenilir. Açlık ve maliyet meselesi en
hayvansever veya vejetaryen olan köpek
kemiği sıyırır.
Doğru.
Hayvansal protein almadığında abi zekan
gelişmiyor. Yani
bakın eee gelişmekte olan ülkelerdeki
zeka ortalamasına veya Türkiye'deki işte
karbonhidratla beslenmekten ötürü
beyin gelişmiyor ve çocukken yapmak
gerekiyor bunu erken yaşlarda. O kadar
kritik ki ve o kadar çok unuttuğumuz
eee bilgiler var ki aslında.
Hocam konserve gıdalar vücudu çok
yoruyor. Olası bir durumda benim gibi
sürekli atıştıran, su içen biri için
zor.
Konserve gıdalar doğrudur.
Kas yapısı da gelişmiyor arkadaşlar.
Hayvansal protein almayınca güçlü
olamıyor insanlar.
[iç çeker]
Bileklik 45'lik
45 out.
Senofil miydi? Eee, Senofil diye bir
mağaza var. Ankara'da olması lazım.
Onlar hediye etmişlerdi.
Ben bunu tabii biraz yanlış kullandığım
da oldu. Suya maruz kaldı falan. Biraz
izi çıktı cildime ama
hoşuma gitti ya. Son bir aydır
çıkarmıyorum neredeyse.
O yüzden işte bu e dry freeze gıdaları
denemek istiyorum. Bakalım belki
önümüzdeki hafta veya sonraki hafta
deneriz.
Konya'da güzel videolar çıkarmayı
düşünüyoruz. E Doğan Uçak'la beraber o
baba silahlı videosu vardı. Hani ev alan
savunması ile alakalı. Hangi tüfek,
hangi tabanca, fayda ve zararları. Bunu
gerçek bir simülasyonda yapmanın
hayalindeyiz.
İnşallah yapabiliriz. çok eğlenceli olur
ve onu yaparsak e Türkiye'nin en çok
izlenen alan savunma eee videosu olur.
Şu an senaryo yazıyorum. Ne tür
malzemeler lazım, nasıl bir alan lazım
onu hesaplıyoruz.
[iç çeker]
Karbonatla sil parlaklığı geri döner.
Yook parlaklığı
umrumda değil ya. Gayet güzel duruyor.
Mesela şu saatin önüne takmıştım.
Normalde e saatin önüne takılması gerek
demişti yıllar önce bir arkadaşım. Saate
hafif bulaşmıştı.
O kadar.
Hanta virüs hakkında düşüncelerim için
yayını başa sarabilirsin dostum.
Aldığın konserve türü, içeriği,
çeşitliliği çok şey değiştiriyor. Bu
konuda antrenman yapmış biri olarak
söyleyebilirim.
Karayvas şey demeyecek misin? Ben işte
SKT'si 2 yıl geçmiş konserve yedim diye.
Her yayında diyorsun. Bu sefer de
bekliyorum.
Yaşım 32. Beyaz ekmek ve kalitesiz ucuz
bütün gıdalar rahatsız ediyor. Beni
ekonomiyle beraber gıda kalitesi aşırı
düştü. Aynen öyle.
Abi bir şey diyeceğim. Kızmazsın umarım.
Kızacağım ama umarım dışarıdaki
atışların bence iyiydi. Son videondaki.
Ancak son attığın Real bana bina içinde
çok iyi gelmedi. Neden acaba?
Sence ben orada bir tiyatro
canlandırıyor olabilir miyim? Orada
zaten hiçbir şeyin doğru görünmemesi
gerekiyor. Orası bir komedi. Bak sahne
şurada hala duruyor. Antalya'daysan gel.
Eee poligon kullanımı saatlik 1000 lira.
Gel kardeş. Tiyatro yapıyorum abi.
Tiyatro. Her yaptığıma da böyle yaz
böyle demeyin ya. Gözünüzü seveyim. Ben
tüfek nasıl tutulur öğretmeye çalışan
bir insan değilim. Ben deneyimimi
gösteriyorum orada. Eee ve orada bir
makara kukara yapılıyor. Yani Türkiye'de
silah severler olarak artık hiçbir alan
bulamayışımıza ben eee parmak basmaya
çalışıyorum.
Yani bina içi ya taşak geçiyorum abi
orada yani. Geç bunları geçin.
Takılmayın.
Güncel telsiz inceleme veya öneri
videosu düşünüyor musun?
çekelim mi?
Bilmiyorum ki. Söylenecek şeyleri
söyledik. Eee, biraz süre geçtiğinde
yeniden çekeriz.
Ne yiyorsak o oluyormuşuz. Ot türü kuzu
gibi, et türü kurt gibi oluyormuşuz.
&gt;&gt; [iç çeker]
&gt;&gt; Ya bir komplo teorisine göre de işte
insanların saldırganlığını veya
isyankarlığını
azaltmak için eee et tüketimini yapaya
çekmek istedikleri veya işte
e fiyatının arttırıldığına dair teoriler
var. Teoriler.
Üç harfli marketten telsiz aldım. Hiç
yoktan iyidir
yani. Telsiz olmazsa olmaz bir şey değil
ya. İlk zamanlar benim için çok
önemliydi. Şimdi şu var. Telsizle
konuşacak biri yoksa
bir anlam ifade etmeyebiliyor. Yani üç
harfli marketten de aldığın telsiz
PMR'dır büyük olasılıkla. O hiç yoktan
iyidir. Ailene verirsin. Su almaya
gittiğinde bir şeye ihtiyacın olursa ana
karargahınla
eee konuşursun. Tonguç abi Rage bait ile
tanışıyor. Rage bait neydi ya? Nefret
kusma mı?
Alan bulamaması konusuna kesinlikle
katılıyorum. Teşekkür ederim.
Önemi vakti gelince anlaşılır. Yine de
yabana atma sen. Neyi yabana atmayayım?
Telsizi mi?
telsizdir o zaman.
Telsize en çok önem verenlerden biri
benim zaten. Telsizi nasıl yabana
atabilirim ki?
Ama yani kimi adam var gerçekten kendi
stratejisinde telsiz telsizin bir yeri
yok. Anladın mı? Kendisi ve ailesi her
zaman dip dip olacaklar. Bugoutunda da
bir yere sığındıklarında da işte
kendilerine barınak yaptıklarında da
atıyorum savaş gibi bir durumda sinyalin
izlenmemesini istiyorlar. Kendi
aralarında da konuşmak istemiyorlar. Şim
biz alıştık modern dünyada işte.
Neredesin aşkım? Buradayım aşkım.
Gelmedin hala. Eskiden biz birbirimizi
bu kadar arıyor muyduk? Bu kadar sık
iletişime
geçebiliyor muyduk? Yook. Arkadaşımızla
biz Eyüp'te oturuyorduk işte Ali Beyköy
tarafında. Nerede buluşacağız? Eee, işte
Bahçelievler, Bakırköy'de.
Bir gün önceden sözleşiyorduk abi. Basıp
gidiyorduk Bakırköy meydanına. Bekle ki
şeyler gelsin. E arkadaş gelsin. Yarım
saat bekle, 40 dakika bekle. Hadi otobüs
geç kalmıştır. Bir saat bekle.
Dikiliyorduk. Sonra gelmiyordu insanlar.
Kendimiz geziyorduk, tozuyorduk. Eğer
öncesinde beraber gittiğimiz atıyorum
internet kafe veya bir kafe vesaire
varsa oraya gidip belki bu oraya gelir
diye bekliyorduk. Sonra akşam oluyordu
mahalleye dönünce niye gelmedin oğlum?
İşte işim çıktı, şu oldu, annem markete
gönderdi, gelemedim falan falan.
O zaman bile yaşıyorduk. Yeni nesil
özellikle
2000 doğumlular falan zaten cep
telefonunun olduğu bir dünyaya
uyandılar. İnternetin bu kadar olduğu
dünyaya uyandılar.
Çağrı cihazı kullandım. Lisede. Evrim ve
devrimdi benim için. Çok havalıydık.
Eskiden güvergin gönderiyorduk.
Yok abi yine telefonla konuşuyorduk da
ev telefonuyla konuşuyorduk.
Yani ben kendi odama özel hat eee çekmek
için ne laf döktüydüm, ne dil döktüydüm
anneme zamanında. Ki annem benim eski
PTT mezunu. PTT'nin hani T'sinden biri
telefondu ya. Sonra ayırdılar Türk
Telekom oldu. Hani bu filmlerde
gördünüz. Merhaba. Ne Fransa'ya mı
bağlayayım? Tamam, bağlıyorum deyip
kartuşu sokanlardan, fişi sokanlardan da
annem
ev telefonunu açınca internet gidiyor.
Aynen öyle. Ben işte odama hat
bağlatmıştım.
Arkadaşlarımla görüşüyordum falan. Sonra
annem zart diye bir araya giriyordu. Aa
canım kızım benim. Tonguç da hiç
tanıştırmadı seni benimle.
Niye tanıştırayım anne?
Ama şöyle düşün. Ben yalnız doğaya çıkan
biriyim. Motosikletle kilometrelerce
arazide ilerleyip engelleri aşmayı
seviyorum. Es keza düşüp bir yerimi
kırsam telsizden başka şansım yok. O da
kesin değil. Kesin kesinlik abi hayatta
kalmada kesinliği arttırabilmek tamamen
buna bakan bir şey. Bak bu birincisi.
Ben geçen gün e Özgür vardı, Burçin
vardı. Atışa gittik. Araba taşa
saplandı. Nasıl denir? Hani çamura
saplanırsın ya böyle küçük taşların
arasında gömüldü teker. Şimdi o çocuklar
yanımda olmasaydı benim ben oradan
çıkamazdım.
E buradan çıkacak kural ne? Atışa yalnız
gitme. Doğaya yalnız gitme. Kampa yalnız
gitme. Gitme abi. Yani gidip sen de
orada bir tane PMR'la birilerine
ulaşmayı veya amatör telsizle birilerine
ulaşmayı bekliyorsan abi zor. Gideceksin
Garmin'nin eee uydu iletişim
aletlerinden alacaksın. Acil bir durumda
direkt konumuna kadar lokasyona kadar
atabileceksin.
Yani tek çıkma. Bak şimdi hani es kaza
gittim doğada tek başıma takılıyorum
düştüm. Ne yapacağım? Bak sorunu en
baştan çözmek gerekiyor. Tek başına
çıkmayacaksın mesela.
Her gün gerekli ekipmanlarımı yanımda
taşıyorum. Doğal afet durumunda ev ile
iletişime geçebilmek için. Rölesiz kendi
kanalımızda ayarladık. Afet durumunda
röle de gidebilir. Gider.
İlk titreşimli telefonumdu Panasonic
ve melodii işte notalarla
kodlayabiliyordun. Çok iyiydi. Sonra
kırıldı
yani. Çok ince gibiydi. Çatlakmış
meğerse. Bir oturdum arka cebimdeydi.
Gitti Panasoniyim.
[homurdanır]
Bayrampaşa. Güzel.
Tek gidilecek yerler değil. Doğaya bir
de motorla gideceksiniz.
Garmin'e yıllık üyelik yaparsak o başka.
Kaya tırmanışından geldim yayına. Hoş
geldin.
[homurdanır] Ya
şöyle bir durum var. Motorla tek başına
gittin, düştün abi
ve bilincini kaybettin.
Veya atıyorum bacağın iyice ezildi,
motoru kaldıramıyorsun, çantan uzağa
fırladı. Ya bunlar büyük riskler
aslında. Yani çantanda uydu telefonu
bile olsa çantana ulaşamayabilirsin.
Eee, profesyonel telsis sisteminde man
down e ayarı vardır. Mandown adam düştü
demek. Şimdi sen gittin tek başına e bir
petrol platformunda
işte tamirat yapıyorsun. Tek başına
gittin mesela düşüyorsun. bir darbe
alıyor. Hemen o makine eee şey veriyor,
ikaz veriyor karşı tarafa. Adam düştü,
adam düştü diye. Şimdi eee yeni nesil
iPhone'larda da bu özellik var. Kaza
geçirdiğinde eğer işte telefon çekiyorsa
eee önceden belirlemiş olduğun yerlere
mesaj gönderiyor, konum gönderiyor, e
arama yapıyor vesair şey çağırıyor,
ambulans çağırıyor ya iPhone hani iPhone
elma çok pahalı falan.
Ama verdiği hizmet bu. Hatta yurt
dışında eee şey var. Uyduya bağlanıyor
acil durumda. Eee hatta şey de
yapılacaktı.
uydu üzerinden sürekli kesintisiz eee
mesajlaşma yani normalde acil durumda
iPhone uyduyla iletişim kurmana izin
veriyordu.
Şimdi sürekli iletişim kurmasına dair
çalışılıyor. Sadece Tim Cook abiyle eee
Elen Musk abi anlaşamamıştı. Şimdi Tim
Cook abimiz gidiyor sanıyorum masaya
oturacaklar ama Türkiye'ye gelir mi?
Gelmez. İmkansız.
Solo kamp güzel ama riskli durumlar
içindeyseniz bodysiz olmaz. Bunu da
hazırlıkçılık olarak düşünün. Allah
etmesin. Pelvis falan. Pelvis olayı çok
kötü.
Ben üniversitedeyken çıkmıştı
telefonlar. İkinci elini taksitle
alıyorduk.
&gt;&gt; [homurdanır]
&gt;&gt; Bizdeki iPhone'lar uyduyla iletişim
kuramıyor. Yani Türkiye'de kuramıyorlar
ama yine kaza yaptığında,
düştüğünde
uyarı çıkıyor.
ini noktasal takip edecekler. Hadi
bakalım.
Nasıl ki tek başına dalınmaz. Doğru.
Riskli bölgelerde de tek gidilmez.
Nokta.
Evet.
Rota seçerken zaten o riski minimize
edecek şekilde yön belirliyorsun.
Belli bir tecrübenin altındaysan zaten
en fazla stabile stabilize yol
kullanılmalı.
Ya şey işte birinci çözüm dediğin gibi
tecrübe. Stabil yoldan gittin. Ne
bileyim asfalt yoldan gittin. Biraz daha
deneyimin oldu. Hadi dedin toprağa
çıkalım. Biraz daha deneyim oldu. Hadi
dağa taşa vuralım. Ama hani nasıl ki
gemi kazalarında ölenler, e, yüzmeyi en
iyi bilenler hani böyle bir efsane var
ya
böyle durumlarda da işte kendine çok
güvenenler en çok zararı görebilir.
Yani olabildiğince risk analizi, risk
analizine göre harekat planı.
Ya o kadar çok risk analizi yapıyorum ki
ben mesela dün arabanın sigortası bitti
dostlar. Hatta dün müydü? Dün cumartesi.
Aynen. Dün bitti. Eee
normal bir trafik sigortası yaptırdım.
Teminatı 600.000
kaza başına. 300 sana veriyor, 300
karşıya veriyor. Yanlış mı hatırlıyorum?
800.000 de olabilir. 600.000di ya.
600.000. Aynen. Dedim bu yetmez. Şimdi
bendeki araba 2000 kaç? 2007 model ya. S
kaza girdik bir BMW'ye. Ona da pert
raporu çıktı. Ne yaparsın? 2 milyon 3
milyon durduk yere borç. Çünkü
yaptırdığın sigorta kapsamıyor. Gittim
abi paraya kıydım. 2.700 L ekstradan
verdim. 10 milyonluk teminat yaptırdım
arabaya trafik kazalarına karşı.
[iç çeker]
Hocam ben yakınlarımın amca, teyze,
kuzen, arkadaş numaralarının bulunduğu
bir cep defteri hazırladım. EDC'ye dahil
ettim. Aynı şekil ben de yanımda
taşıyorum.
Ya risk her yerde risk bu arada yani.
O yüzden kendimi eee
çok fazla il dışına, ilçe dışına
gittiğimiz için
böyle bir
hamle yaptım. Ben o sigortadan para alan
görmedim. Ben gördüm abi
yani. Fakir avuntusu diyeyim o zaman. Ne
diyeyim yani?
Ona güvenmek zorundayım.
Benim almama gerek yok yani. Girdik
diyelim bir lüks araca. Onun masrafını
yapsınlar. Boş ver. Zaten sigorta karşı
tarafın masrafını karşılıyor ya.
1,5 milyondan aşağı araba kalmadı.
Kesinlikle
1,5 milyona da en boşlarını veriyorlar.
Geçen Instagram'da bir tane video çıktı.
Instagram mı, YouTube mu ne? Artık diyor
yani Türkiye'ye gelen orta segment
araçlarda bile şey diyor gerekli yalıtım
yok diyor. İşte arabaları şöyle
yalıtabiliriz. İşte lastiğin iç kısmına
yalıtım, motor kaputunun altına yalıtım.
Artık en boş modelleri bize
gönderiyorlar dostlar.
Bugün kısa bir yayın yapacaktım
arkadaşlar. O yüzden 1 saat 15 dakika
bugün için yeterli. Pazar gecesi
hazırlıkçı yayını bugünlük sona eriyor.
Ben de bugün dahil çalışmaya devam
ettiğim için gidip artık pazar gecesi
sineması yapacağım. Müsaadeniz olursa.
Bir film izleyelim, biraz gerilelim,
biraz korkalım.
Hafta içi full çalıştık zaten. Dün de
öyle, bugün de öyle. Birazcık
dinlenmek bizim de hakkımız. Yani son
günlerde hep böyle 5 saat, 6 saat, 5
saat, 6 saat uykuyla
yor yani yaş aldıkça insan böyle daha az
uyumaya başlıyor. Ulan ez keza ölürüz de
bir birkaç saat fazla yaşayalım diye
herhalde. [homurdanır]
Bir hazırlıkçı için atmosferik motor
candır. Neye hazırlandığına göre değişir
ya.
Neye hazırlanıyorsun yani? Mesela iç
karışıklığa hazırlanıyorsun. Belki 3
haftada bitecek.
Yani gerçi sen böyle tam Walking Dead
modundasın. Senin için okey
dostlar. Kendinize iyi bakın.
Yarın eee yeni reals'lar gelecek. Bu ara
uzun videolara çok odaklanamıyorum. Daha
böyle kısa kısa kısa kısa
ama [homurdanır] Konya'dan da video
gelecek. Eee, yeni işbirlikleri de var.
Oralardan da videolar gelecek. Devam
edeceğiz yani. Kendinize iyi bakın.
Çıkmadan önce yayını beğenmeyi
unutmayın. Camları da açık bırakmayın.
Cerran yapıyor sonra. Hoşça kalın. İyi
geceler.
&gt;&gt; Bu neşlerden una [müzik] sevgiye uzanan
birimiz üçse termal battaniyesini
diğeriyle paylaşan burası zombi podcast.
İstasyon [müzik]
şefin burada.

[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
kaç taktik ver de yolumuzu bulalım seks
için hoş hocam sen Bak sen kafayı bir
kere oynatmışsın Anladın mı Öncelikle şu
mastürbasyonu bir kes [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
Normal bir insan gibi düşünebilmeye
tekrar hatırlayalım seninle beraber
Anladın mı
bütün olayın bu olmuş senin onu bir
çıkart
anlatabiliyor muyum sonra yapacağın
kadar çok basit
Okulun ilk günü Benim tavsiyem Tabii ki
bu yazılabildiğin kadar kulübe
yazılıyorsun
sosyal ortam olsun birilerine takılmak
açısından yani tanışma açısından
Çünkü Okulun ilk günü herkes böyle
oturuyor
Ben geçiş yapacağım
ilk dönem geçeceğim ben zaten ben burada
okumayacağım ki ben geçiş yapacağım sen
benle geçiş yapacağım Sen de geçiş
yapacak mı
Ben zaten yatay geçiş yapmaya Buraya
yazdım sen ben dikey geçiş yapacağım
ben bu bölümü okumayacağım Ben bir dönem
buradayım arkadaşlar sonra yokum
çok kötü olacak
ben bu okulun ilk haftasında geçiş
yapmayacak Bir tane adam Bulamadım
mesela herkes geçiş yapıyordu [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım kimse geçiş yapmadı onu nasıl
hep beraber okuduk Yani ben de
anlayamadım o gidiyordu tekrar sınava
hazırlanıyordu birisi birisi puanlarını
yüksek tutmaya çalışıyor Bak [&nbsp;__&nbsp;] bak
puan yükseltmeye çalışıyor
Sen mesela şey diyeceksin ben geçiş
yapmayacağım abi geçiş yapabileceğimi
Düşünmüyorum yani Anladın mı Ben geçiş
yapamam abi yani bu bölüm benim
kaderimmiş gibi okuyacaksın
anlatabiliyor muyum
insanlar sana diyecek ki rahat ol Ben
geçtim [&nbsp;__&nbsp;] koyayım kanka bizim Yani
şöyle söyleyeyim Tabii ki geçebilirsin
ama yani herkes bir geçiş yapacak niye
yazdınız Oğlum bu bölümü yani hepiniz
burada okumayacaktınızda
kiminle okuyacağız yani
bir kızla yakınlaşıyorsun arkadaş şöyle
bilmem ne diyor ama ben geçiş yapacağım
diye yani Nereye geçiş yapıyorsun ya
Allah Allah öyle bir şey yok Bu şaka
değil oğlum bu gerçek ya
gerçek dersler Ondan sonra bir başlıyor
geçiş yaptım hele de fen edebiyat
fakültesinin dersleri çok zor çok zor
seçmeli derslerle gidip sapık sapık ders
seçmeyin daha zor dersler seçmeyin Ben
bir kere öyle bir hata yaptım kolaydır
diye İktisat Fakültesinden ders aldım
Ulan bir fotokopi
getirdilerdım sakın yapmayın gidin
basketbol falan seçin seçmeli derse
müzik falan seçin müzik
Çağrı abi meslek ne tornacı kanka
meslek ne [&nbsp;__&nbsp;] koyayım meslek
yeni Medya seçtim abi
İçeriğini bilmiyorum kanka yeni Medya
dediği ne acaba [&nbsp;__&nbsp;] koyayım yani
internet medyası mı Ne yani yeni Medya
bunları tam bilmiyorum bakmak lazım ama
üniversitede güzel bir ortam ya giden
arkadaşlardan bir fikir almak ister
misin nesin senin Mesela üniversitedeki
ilk gününde ne yapmıştınız mesela ilk
haftada
normal dersler başlamıştı ha gezme
olarak mı Ben Dans kulübüne yazılmıştım
arkadaşlarımla
sonra bir ders gittim sadece ilk gün
niye Dans kulübüne bir ders gitti sonra
Neden devam etmedin Das kulübünde
Ne bileyim Üşendim ya Tango dersi falan
vardı ona gittim bir ders sonra çok
sarmadı bir daha gitmedim
bir kamera açsanıza Sizi özledim lan
hadi lan Mert hepinize tek tek soru
sorayım Siz de cevaplayın
olmaz mı
Neyse sen de kedileri gösterirsin
ya
Hadi be Oğuzcuğum
Sen niye ki ben geleceğim
ya oradan
Hadi be nesin Aç bir kedilerini göster
ya
Tam da kedileri getiremem çağırırım
Neden getiremiyorsun Onlar senin
kedilerin ya
O yüzden bıraktım kendi hallerini
kaçıyor ki
istemiyorsan o kedilerle nasıl Sen bir
şey yapacaksın bağlantı kuracaksın
onu oynatıyorum onu oynuyorlar sonra
yine kaçıyorlar Ama bir kere bir
Maşallah de seni yiyecek diye korkuyor
olabilirler
çok zıpırlar
Nuri Bu normal mi Yoksa sadece nesrin'de
mi olan bir şey bu senin kedin de böyle
miydi
yok benimkini biliyorsun abi benimki
Selamünaleyküm diyorsun atlıyor hemen
üstüne bir şey söyleyeceğim nesin sen
sahiplenmiş miydin parayla mı almıştın
Bak işte bedava gelir misin
O kedi gelip sana kendini sevdirecekti
gırlayacaktı falan filan yapacaktı şimdi
Bedava kedi sevdirmişti kendini ne
yapacaksın sahibine götürür bu arızalı
mı çıktı diyemezsin de ama sen onlar
daha küçükken onları sevmezsen Nesrin
Büyüyünce de onlar seni sevmez
ama işte Çağrı darlama diyorlar
bilmiyorum ki bilen birisi yazsana
atlarına ne koydun Nesrin
tantuni ve lahmacun
ben seni ve lahmacun gel lahmacun gel
kızım gel oğlum dediğin zaman Kedi
korkmayacak kaç gelecek mi zannediyorsun
sen lahmacunla Senin olan bağını anlar
anlamıştır ki haftada
Ben dedim tantuni ve lahmacun koy dedim
ben
Nesrin de işte 150 fazla izlenirim diye
[Kahkaha]
koymuş yani ne yapayım
Ama yok tantuni çok tatlı olmamış mı
Yağmur kamera açar mısın Bir de seni
tantunine bakalım
ne demek ya Allah Allah
Tamam ben bir şey dememiştim senin
gülüşün olayı çirkinleştiriyor sen
güldürüyorsun Tamam da ben bir şey
demedim senin gülüşün çirkinleştirdi
ortamı Nesrin git getir getir bir şey
olmaz o kadar Anla
şimdi kedi ya onlar jungle'da ormanda
biliyorsun kedigiller böyle sürekli
sağını solunu falan böyle büyütülür ya
Şimdi onların başında Mesela atıyorum
Aslan tabi aynı sülaleden geliyorlar ya
onlar ne yapar
annesi himayesi altına alır sen şimdi
onları annelik yapmıyorsun Bilmiyorum
farkında mısın
kararsız kaldım ne yapacağımı git
kucağına
bir tanesini getirebilirim ikisini aynı
anda alamıyorum bu sefer Çünkü şeylik
yapıyorlar
bir yerden sonra kendi gelir Evet
tantuni birazcık daha efsane onu
getireceğim bekleyin İnşallah kamerayı
kapattım
Oğuzcan döndürmeyi aç Ben nörolojiye zıt
bir adamsın ya
teknoloji düşmanısın ya
yazılımcı abi Bir de bu yazılımcı gitti
yağmur kendini sormamıştık Biz Neyse
geldi Buraya yattı o yüzden açtım
Bir de mırlıyor bakayım o tipsize
Yağmur roketi de çok çirkin ya
çok çirkin değil mi kedi bakayım
bunu bende telefondan göstereceğim şu
şekilde telefondan göster ben de benim
yılanı gösteririm telefonunu
oğlum
hele oğlum
bakayım o kediye Onun bir özelliği var
mı peki Yağmur
bunun yok çok sırra şık sadece
skoru
şeyini Çekiyor o kadar yani yayınlarda
gösteriyor nereden bizi kaç yaşında aç
mı tok mu nereden bilsin böyle yalandan
seviye ekran önünde bari
görünmüyor kamera
bir şey söyleyeceğim Yağmur Senin
kediyle Timur'u kapıştıralım mı
senin kedinin ismi neydi Yağmur
gibi isim koymuşlar inanılmaz
ayı gibi olmuş
O kadar büyüdü ya bu kedilikten çıkıp
kaplarına doğru gidiyor Puma vurdu bu ya
Nesrin mikrofonu kapalı
durmuyor durmuyor
bu ne
evcil maymun hayvanı
Bu kimin sahibi nerede senin
kendi kendime geldim
şu kediyi
normal duruyor Sen anlamıyor musun nesin
Allah aşkına bakalım ne istiyorsun Allah
aşkına şu kediyi bir kere öp bir sev
gözünü seveyim ya biliyorum senin
İğreniyorsun
Biliyorum sen de isteyerek almadın
kediyi influencer olmak için aldın o
hayvanları Evet biliyorum ama yalandan
bir semaver ne olmuş ya
kaçtın
Kanka bunlar normal abi böyle hareketler
yapar yani
[Kahkaha]
soldaki dana gibi
kaçmaya çalışıyor Çağrı Dur bekle
şunu bir öp gözünü seveyim bir kere öp
ya bir kere
Öp şu kere öp tırnaklarını ayağımdan
çıkar ne olacak ya öp onu şunu bir öp öp
kedi nesin kafana koysana arkadaşlar
öpemiyor resmen öpmüyor ya iğreniyor
yanında dururum yanağından öpsene
yanağından
yediler hisli hayvanlardır Nesrin'i
sevmediğini şu an o hayvan farkında niye
öyle diyorsun ben çok üzülüyorum bir şey
gelecek başlarına diye bir de bu
biliyor musunuz hapşırıp duruyor
veterinere bir şey olmaz dedi
Nasıl saldırgan olduğunu canavarı gördüm
ya kaç level oldu doğru konuşuyorsun Ne
oluyor Bir tane yanlışlıkla aylık falan
ama makine [&nbsp;__&nbsp;] koyayım Yani sen dostum
sen kedi yetiştiriyorsun da Nuri Sen
sanki kedidiysen Puma yetiştirsen daha
sana otururmuş gibi hissediyorum ben
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun söylemlerinden Tabii ki
ben buna bir dikenli tasma aldım yakında
takacak bu oyuna
geliyorum hemen
kendi gidemez yolu bulamıyorlar daha
kayıp oluyorlar sürekli Ama sen o
kedilere geri zekalı muamelesi yaparsan
o kediler tabii
kesrin Bu ev kaç artık kaç
Tamam bıraktım kulaklığım düştü Bir
dakika direkt gitti mi kendimi gitti
gitmedi şu an
kasanın etrafında dolanıyor Tamam biraz
seninle zaman geçirirsin Sen kendinden
niye uzaklaştırıyorsun kediyi bari
yanında yatıyorum da ne oluyor biliyor
musun Şimdi bu tantuni olan beni daha
çok seviyor diğeri
lahmacun beni çok sevmiyor Niye
bilmiyorum korkuyor galiba Ondan sonra
diyor
Böyle bıraktı kediyi
Evet vallahi var ya
bu nereden
alt yazılı var Türkçe dublaj
bu hayvanlara çok üzüldüm ya böyle bir
ruh hastası ile
kedi ne yapıyor arkada Yağmur takılıyor
hayvan
bu yatıyor bu bunun yeri burası burada
yatıyor
kadrajda
bakalım Oo
Hayır ya bu soldaki sol üstteki
arkadaşın triplerini ben anlayamadım
yani
bugün dünya gorilde günüymüş mü Çağrı ne
günüymüş dünya goril günü
dünya goril günü
niye böyle bir gün vardı gorilleri
gününde ne yapılıyor ki mesela
gorillerle ne alakamız var
akrabaları mı söyledi Yağmur sen
söyledin ya
üniversite
soru sor bana [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
Sözümün arkasındayım dedemin arkasında
durmak bunu gerekti diyor Evet soru
istiyorum senden birkaç tane
Tamam soruyorum üniversitenin ilk günü
ilk bölümünde Ben neden bu bölümü seçtim
diye kendini sorguladım mı
yok sorgulamadım Bunu yapmayan var mı ya
Tabii ki sorguladım ya niye buradayım
dedim Yani neden
sorular çok seçmece geldi bu arada Biraz
düşünmek istiyorum
Tamam düşün nedeni şu şimdi Üniversiteye
gitmeden önce herkeste heyecan bilmem ne
falan filan telaş var ya gittikten sonra
aslında bir sonuç var ortada yani gidene
kadar böyle bir sebepler bilmem neler
jartlar herkes gidiyor Herkesin kötü
havada odun kazanmış öbürü buraya
kazanmış o şuraya kazanmış falan filan
Herkes üniversite gitme ya hazırlanıyor
gittikten sonra bitti o bütün büyüsü
bozuluyor gidiyor yani Burası mıymış
oluyor Ondan sonra
Hani Web'den dolayı diyorsun
Ulan acaba gitmeseydin bir sen daha mı
hazırlansaydın daha güzel bir yere mi
gitseydin
O yüzden bölüm değiştirdin sürekli
üniversite değiştirdim başka birine
geçelim Mert sen ne geçelim
üniversite ile ilgili bir soru mu
sorayım
şöyle o zaman aklıma ilk gelen en çılgın
ev partisinden ufak bir instant hani
bize o anı yaşatır mısın
şu adama Üniversitede
lan Salak işte ben belki de en iyi
hikayesi o değil
belki Forsa mı oldu Belki ben en
iyisisiniz oğlum ya en çılgın en
partisine ne oldu
çılgın ev Partisi diyor ya bu adam
ayamcıklı
sen ne olsun istiyorsun hayalindeki en
çılgın ev Partisi ne seni hayalindeki
işte ben üniversiteye gitmediğim için
ben bilmiyorum Biraz önce ufak bir çok
sikişlenebilir biraz ortamı toplamak
istiyorum anlatabiliyor muyum
şöyle bir şey oldu Çok kısa bir şey
söyleyeceğim var var işte İstanbul'a ilk
geldiğim de burada ki okulda yani böyle
bir Mini bir ev partisi yaptık bu doğru
gece de kaç kişiyle mini etekli ya mini
etekleri yaptık Mini derken kaç kişiydi
[Müzik]
4-5 Kişiydik
deniyoruz gecenin ilerleyen vakitlerinde
bir tane arkadaş bir kız kendisinin
peygamber olduğunu iddia etmeye
başlayınca ben eve gittim yani bıraktım
Tövbe estağfurullah dedim ben dedim Bu
kadar yeter bana bu kadar Bu gecelik
partileme Ben dedim gidiyorum
Bu şaka değil Bu şaka değil abi Gerçek
Bu arada Kime söyleyeyim aynı soruyu
sana soracağım Mert en çılgın hep
partisi
niye tipine bakıyorsun O hafıza kartı mı
orada niye
onu hatırlatıyor
ya şeye mi yapıyorsun şöyle 2015'te
Şubat
Sadece başını anlatacağım
Biz 9 hafta oturuyorduk
ve 9 hafta sitede başka bir eve
taşınacaktık
[Müzik]
yani
Amerika'da geçtiğini anlatabilmek için
[&nbsp;__&nbsp;] [&nbsp;__&nbsp;] detaylar veriyorsun ya
desene oğlum sahneye go'da yaptık
Amerika'da yaptık diyorsan gidip
bakacağız 9 kaça olduğunu
Evet evet Amerika'da geçti biz tam o
alttaki eve taşınmadan
öyle Amerika'nın partisini ben [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım ya
Amerika'da parti yapacağım gece havuza
girmeyeceğim Yok ya
öyle bir şey mi var [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya ben
üstteki ev bomboş bir ev onun tuvaletini
kullanırken bir anda kapı açıldı
sesleri duyuyorum
tanıdık hiçbir ses yok Allah Allah dedim
Hırsızlar mı girdi eve kızlar konuşuyor
falan derken bir anda kapı açıldı ben
tuvalette oturuyorum 3 tane kız bir
baktım
tuvalete gidiyorlar gençlik alışkanlığı
tuvaleti kullanmaya geldi yani o orada
karşılaştık artık
ev
bomboşa katılıyorum bir dakika Mert ev
boş Sen tuvalettesin abin üç kızlar seni
bulurum tuvalete mi geliyor
tuvalete değil eve giriş yaptılar
kızlardan biri tuvaletin kapısını açtı
Selamünaleyküm dedim ben de bu parti mi
şimdi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım şimdi o olay Ondan
sonrasında oradan
barbekü partisine döndü aşağıdaki
gideceğimiz evde Mangal falan yapmak
üzereydik biz oradan da gece öyle
başladı
oğlum anlatman gereken zaten gecenin
ondan sonrası başarılı bir bakış yok ki
bu kadarını anlatabilir [&nbsp;__&nbsp;] senin
tuvalette oturduğun anı niye bize
anlattın
Ama sen Amerika'da saniyeye kadar
tuvaletini yaptım Bir akşam anlattım
bize [&nbsp;__&nbsp;] koyayım yani
bu sormadık ki abi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
Ne kadar pislik anlattı ya
Sandığa kadar Mert tuvaletini yapmış
Arkadaşlar bunu anı Yani bu hikayeyi
atmayın Felekten mi gece Anladın mı Bir
anda hani tuvaletteydim bir anda ortam
değişti yani
o şekilde oğlum ortam neye gitti onu
Anlatsana ya
ya Ortam aşağıda mangallar yapıldı
alkoller içildi
Ne anlatayım
öyle bir ortam kızlar Peki uyruk olarak
uyruk nerenin uyruğundandı
Amerika'da
mı yani evet
Tam da böyle şey
üniversite dönemi ne diyorsun ya evet
piliç demeyelim de çılgın diyelim orada
Çünkü piliç kültürü var ya
Bak ben sana hoşuna gideceğiniz bir
hikaye anlatayım mı ben orada değilim
Ben orada ben orada pedik Hep yapıyordum
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğum Türkiye şunu Söylesene
Bak sen bizi cahil mi zannettin
arkadaşlar bisiklet taksi Evet
Hayır o evi aldığımdan değil yolculuk
hissi veriyordum müşterime orada
müşteriler gece alkollü iken en son
otellere dönerken
çılgınlık çıkabiliyordu çok fazlasıyla
herkesin Orada bir sürü hikayesi var
benim Ey ilk gittiğim dönemde 19
yaşındayım daha ufağım böyle bir çok da
toryum o dönem iki tane lezbiyen
olabilir Sen niye bunu yargılıyorsun Ya
insanların kendisine
anlamı yok ya ben Otelin önüne bunları
götürdüm Tabii o otelin oraya varana
kadar da bir piton muhabbet ettik O öyle
oldu böyle oldu derken Otelin önüne
geldik
sen bu iki kızı nasıl bisikletin
arkasına götürdün lezbiyense
ne demek Nasıl götürdün ya parasıyla
benden hizmet satın aldılar yolda
giderken de sohbet edeceğim bisikletin
kaç tane oturma selesi var 5 maden
Bunlar lezzet yakışırlarsa 6
sıkışırlarsa altı
bunları yakalarım işte 5 tane oturma
yeri var arkanda öyle mi Evet onlar da
pedallı onlara vedal çevirtmedim mi Sen
şerefsizsindir yapmışsındır öyle bir
ayrımcılık sadece ben çeviriyorum
ben kendim çevireceğim Yani
dümende ben varım arka taraf artık
isterse konuşmuyor
Ben korktum çıkamadım yukarı bana
dediler ki sen neredensin dedim Türk'üm
ben ülkenin gururlandırmak İstemez misin
dediler o kadar korktum ki çıkamadım
geri zekalı
mısın Allah belanı vermesin
ya daha çok yeniydim çok yeniydim Çağrı
ya Hadi be abi bir fikir [&nbsp;__&nbsp;]
anlatmıyor sana geç ya başka sen
nasılsın Tövbe estağfurullah
değil ama
şöyle bir şey söyleyeceğim Ülker'e puan
getirmek ister misin insan orada milli
duygularla gider lan Aynen öyle
yani keşke ah ikisi insan sonradan
akıllanıyor Çağrı
Ama dediğim gibi ben Ondan sonrasında 7
sene daha orada yaşadığım için hiç merak
etmeyin o bayrağı
başımıza gelen ilk seneydi Olur öyle
yine bir gün tuvalette oturuyordun
kafadan abim 4 kızla mı geldi bu sefer
Amerika'da full tuvaletini yapmış
şerefsiz
[Kahkaha]
anısı olmaz mı ya insan Amerika'da
tuvaletimi anlatır ya
başkası konuşsun benim boğaz gitti
Ben de üniversite Geçmiş olsun
sana söz hakkı verdim hatırlamıyorum ama
anlat bunu
Ahmet sesim değişti fark ettiysen Evet
evet değişti anlat bakalım
Aynen Saçım da 3 numara arkadaki eleman
da böyle hani şey yapacak ya
ilk günlerde böyle
insanlara aşağılama falan bana böyle
dokundu
sende de askerden mi geldin dedi şöyle
dedim
he dedim daha yeni bitti de
yüksekova'daydım Ben de
beni gerizekalılar hepsi abide mi
yaklaştıracağım
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım bu hikaye dinleyeceğim
çok güzel bir hikaye üniversite ilk günü
hikayesi çok koşmuş Keşke bu hikaye bunu
böyle olacağını gidip Amerika'da
tuvaletini yaptığını anlatsaydın daha
bak Mert'in değerini bilemedik ya
Tamam lan şöyle bir hikaye anlatacağım
tamam şimdi teknik resim dersindeyiz
tamam mı Hoca tahta
abi silgim verdiler
görünüşlerini çizdim Hoca dedi ki
Dur bir düşünsün arkadaşlar Hocam ne
dediğini bir düşünsen kurguyu tam
yazamadım
Hoca dedi ki askerim son herkes sana abi
dedi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
evet dedi Ondan sonra abi dedi
anlat
Ben de şekli çizdim elimi kaldırdım hoca
gelsin diye onsu Hoca tam bana doğru
gelirken şekil ortalı olacak dedi ben
elim indirdim baktım ölçtüm şekil ortalı
değil ondan sonra
kağıdın fazla olan kısmından kestim
çağırırım
konusu geri ekmek aldırdım geldi Hoca
tamam mı
bu ne dedi benim kağıdı kestim dedim
şekli ortalamak için dedim Ondan sonra
[&nbsp;__&nbsp;] oğlu işte onun yüzünden ben
üniversiteyi bitiremedim o piçin
yüzünden
[Alkış]
sporu çektim
kızlar aşağıda mıydı
göz göze bakıyorduk
ya Nasıl ya ilk günden şu korunur mu
yani olunuyor abi
kamera seni de görmek
isterizma niye kızıyorsun
ilk günden Şoka girdim kızım pipisi
varmış [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
Hiç tahmin edemedik biliyor musun
girdik arka tarafa geçtik klasik yani
boy uzun zaten arka tarafı oturduk 3
tane sap Biz Mesela bu arada uzun da
yani abartı bir ucunda işte yani baktık
ama tarama yaptık da bir girer girmez
hemen böyle analiz yaparsın hemen Tabii
babanın gözler bir tane hatunu kesti
orada böyle bütün gün ama Bütün gün
gözüm altının üzerinde belli yani bir
şeyler olacak Ne yaptın gözlerinden
soydun mu ne yaptın ya
bu sen üniversite Anında bu tavacı senin
ya senin bu Tövbe estağfurullah
derken yani bir kahve bir sohbet
muhabbet konu açacağız Hani anladın mı
Hani mevzuyu yiyeceğiz
ilk gün bitti tabi konuştuğum kişi
sayısı 4-5 falan Ben dedim bir gideyim
şunu yanına çıktık işte Yıldız Teknik Bu
arada ön tarafa gelmiş böyle tam böyle
konuşuyor ama abi bir araba yanaştı
Mercedes
aldı gitti abi sevgilisi varmış zaten
Daha ilk günden benim orada direkt
Saldırdım Zaten sınıfı direk orada
bıraktım olur mu düştü
borcunu ödeyecek hiç
Anadolu'da okudum O yüzden
hep Anadolu'da okudum hikayelerim böyle
yani arkadaşlar sizde Adam olun çalışın
iyi üniversiteye gidin benim gibi mal
mal hikayeleriniz olmaz Golden görmüş
Hoşgeldin
[Kahkaha]
Oğuz abi Oğuz abi de takılmışlar işte
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım
Yağmur Senin Hikayen var mı Teşekkür
ederiz
çok iyiymiş
zorbasın ya set anıları falan vardır
ünlülerle
hayırdır
biraz baksın O tarafa doğru kesin
aynen öyle
yok veremem de üniversitede Ben bir tane
canım karıştır yabancı yok
[Kahkaha]
yabancı Yok ya
ben kaçırdım ya
manyak mısınız
üniversitenin ilk gününde gözleri bozuk
değil o gün ne kadar baktı sahil nokta
gözleri o gün bozuldu Ondan sonra
Harbi bakılırdı sen şimdi böyle
gidiyorsun ama sen de az değilsin yani
Dostum ben hiçbir
zaman böyle bakmadım
Ya moruk kesişirsin Yani benim dedim sen
onu aldın çevirdin bir şey yaptın
tam ekranda bir nasıl bakıyorsun bir
göster bakayım bir tam ekran yap şöyle
Gözlerim kaçırarak
Evet
anlat Yağmur
Benim ikinci üniversitemde Ben bir tane
de otobüste
karşılaştım
otobüste karşılaştınız ve selamlaştınız
mı
Neyse orada bakıştık falan Sonra
çocukların Instagram'dan buldu
Instagram'dan yazdı falan biz böyle
konuşmaya falan başladık işte ne bölüm
olacak
birbirimizi
Tabi
sen bindin otobüsün fotoğrafını çektim
paylaştın etiket attın çocukları
olmuş Tam hatırlamıyorum da biraz o
zamanlar çok böyle topluyordum ben
soruyorum
konuyu tam anlayabilmek için söylüyorum
bu çocuk Okuldan bir çocuk mu yoksa
Random okuldan buradan
dinleyelim o zaman
üniversiteden çıkanlar
Okuldan çıktık orada Beklerken çocuğu
gördüm ben Falan filan neyse sonra
Instagram'dan konuşmaya falan başladık
dedi ki görüşelim okulda Tamam dedim ben
de görüşelim dedim O zaman da üstümde
bir tane tişört var tişört düşse de
Barbie yazıyor Barbie tişörtü ama ben de
onu İroni olsun diye giydim yani o
zamanki gibimiş böyle Barbie gibi değil
bakar mısın kızlar Barbie gibi
iniyor yavaştan böyle estetikler falan
başladı
kolları falan pembe altında siyah
pantolon falan var saçlarım kısa falan
böyle Evet
Amasya dersim yok falan demişti Yani
daha var demişti otururuz kahve içeriz
falan demiştim Ben de İyi tamam dedim
gitti çocuk gitti ben de gittim Bir daha
da hiç bana yazmadı Ben de o Barbie
tişörtünü yırtıp attım sonra işte çocuk
oradayken yırtıp atsan yazardı
[Kahkaha]
kaç ay sonra yazdı
Ne haber ne yapıyorsun dedi Ben de
engelledim
neler yapıyorsun ya öyle bir şey
demiştik ya
bundan sonra bahar mı diye Store
açacağım ben
Baby değil Barbie'ler bekliyorum sizi
yayınıma bekliyorum bütün Barbie'leri
yazacağım güzelmiş bari
diyorsun Bence öyleydi Çünkü çocuğun
tarzı hiç O tarzda bakabilecek bir
yapıda bir çocuk değildi ya belki de
beni beğenmedi o da olabilir
tişörtü giymediğin bir
zeytininden bahset başarılı bir değil
bayağı bir fail de olabilir
düşünüyor 15 sene olmuş Onu
hatırlayamadım
[&nbsp;__&nbsp;] gibi Ne yakışıklı ya Bayağı
yakışıklı
çocukla böyle bakışıyoruz o ben böyle O
bana bakıyor Ben ona bakıyorum O bana
bakıyor Ben ona bakıyorum falan
sonra çocukla böyle
hafiften uzağa abi gel
işte
Evet
vallahi sorma bunlar oldu artık chat
daha konuşuyoruz hiçbir sıkıntı yok
böyle klavye delikanlısıymış zaten neyse
konuşuyoruz falan böyle normal hiçbir
şekilde problem yok
oku çocuk suratıma bakmıyor O benim
suratıma bakmayınca Ben de onu suratına
bakmıyorum ama çocuk çok yakışıklı yani
O önceden de konuşmaya başlayınca
kesişmeye geçtik sonra ben gittim Bir
gün yanına ben o zamanlar herhalde Böyle
herkesin masasına gidiyordum ya teker
teker gittim dedim Niye gelmiyorsun
içine falan dedim Gelsene oğlum
sen ne yapıyorsun ya
çocuk benimle konuşmayı kesti Ay bu çok
üzücü bir durum
haberim yok benim onun Taksim'de
olduğundan Onun da benim Taksimde oldun
haberim yok ama ben onu zannediyorum ki
arkadaşıyla
derste zannediyorum
meğersem bize çok samimi bir kız
arkadaşı ve ben bunların birlikte
olduğunu düşünüyorum o zamanlar İçime
doğuyor Yani öyle bir şey oldu Neyse ben
orada gördüm onu falan böyle bana dedi
ki ders notlarını bana verir Hayır
veremem gelseydin derslere falan geldin
böyle mi dersen çocuğu çocuğu kızla
Taksim'deki basıyorsun
Evet ben de flörtleşiyordu Evet çocuk
bende flörtleşiyordu
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım
geri zekalı
O program vardı Böyle o zamanların
popüler bir program ama biz oraya
gidecektik bilet almıştık Hayır
İner misin Çıkar mısın
Bilmem bir tane de program ya Beyaz
Show'da değil Neyse sonra o zaman da ben
söyleyeyim hala efsane kar yağıyor ama
hazırlandım böyle süslendim süslendim
bayağı böyle hani çok hevesli Bir
çocukla bir yere gideceğiz diye
Sonrasında da bir şeyler yaparız falan
diye konuştuk
sonra çocuğu telefon kapalı açmıyor al
al arıyorum arıyorum açmıyorum arıyorum
açmıyorum gitmesem mi şimdi diyorum ve
gidersem ya bana geri dön
mezse ben numarayı açtım dedi ki işte
dedi iptal olmuş dedi ben dedi
gitmiyorum dedi Sen de gelme boşuna dedi
e dedim görüşelim falan bugün dedim Hani
ben izin aldım ailemden dışarı
çıkabilirim hani
bu Yok ya dedi Hava zaten çok soğuk
gelmesen de boşuna falan bayağı kar
yağıyor falan İyi tamam dedim sonra ben
beni aradığı numarayı Turkcell'den
arattım baktım kimin diye o kızın
numarası kızı birlikte evdelermiş o gün
takılmışlar
yani
evde takılmışlar
kafamda
Allah Allah ikizler burcu erkeği çok
havalı oluyor lan Bizim Serkan da
ikizler burcu abi diyor Hiç diye böyle
değil ya diyor İnanır mısın diyor ya
diyor Serkan'ım diyorum sen de ikizler
değil misin biraz burcun özelliklerini
taşırsana diyorum ya bir gün onunla bir
gün onunla falan yok abi öyle bir şey
Evet öyle ama gerçekten bir gün onunla
bir gün onlar Harbiden o bilmiyorum şu
an sen ne burcu ya yağmur ikizler
ulan az önceki zerru [&nbsp;__&nbsp;] atıyordun ya
kendin de gizlenmişsin
[Kahkaha]
erkekler
yakışıklı olurlar Ben Öyle tipsiz
ikizler çok tanımadım
bak Zeki olurlar ikizler erkeklerinden
bahsediyorum Yağmur
Karamancı boş arama mesaj ikizler erkeğe
her halinden belli baksana
oy oy oy oy oy oy oy oy oy oy oy oy kara
Monkey Oğlum sen madem Buradaydın
ne yapıyor acaba Şu an Dur Dur hakkında
bir şey var onun abi Muhabbet kuşu
telefonda konuşuyorduk zaten baksana
terazileri şapkın değildir abi
terazileri nerede çapkınlık yaptığını
gördünüz ya Sanat düşkünü bir insandır
teraziler
Evet
bak bana aşağı geldikçe attım bunu böyle
yukarı attım [&nbsp;__&nbsp;] Çünkü belasını
[&nbsp;__&nbsp;] en sonunda o olacak benim
üstüme neler yapıştırdı ya bu yayında
[&nbsp;__&nbsp;] kurusu
öldürdü abi Tamam yapmıyorum şaka ama
kapat sana Dokunma ya çağır adam sınavı
hazırlanıyor ya
dur abi yapma değmez yapma
[Kahkaha]
Ne yapalım
bu piçin yanlışı dünden burada
heyecanlanıyorum
Evet Yağmur [&nbsp;__&nbsp;] gibi Anılarım varmış
harbiden
o zamanlar 2 dönem başlıyor
içeri doğru gireceğiz böyle ayağa
kalktık giriyoruz sonra bir tane çocuk
böyle ayağa kalktı tamam mı Ben de Niye
ayağa kalktı dedim Bir baktım
çağırıyormuş nerede
bir dakika bir dakika
Çağrı abi bunu gözüne kestirmiş o zaman
pembe gömlekleri
abi Bir dakika ya Hikaye bize anlatır
mısın
bir daha anlat ya
Yağmur foto var mı ya
her yerde vardı fotoğraf Aa biz normal
arelim bir tane böyle bahçesi zaten o
küçük bir bahçe bahçe de sayılmaz yani
oturmak için salatalar Koymuşlar bir de
camlı bahçe var camlı Pardon camlı kafe
var her tarafı camla kaplı kafenin
herkes oraya burnunu kırarım camlı kahve
ya Güngören'in orası sen Ne anlatıyorsun
canlı kafe
Evet ucunda da
çarp Tamam biz
burada böyle ayağa kalktı Ben de bu
dedim Bu kim dedim Niye dedim ayağa
kalkıyor Bir de bana bakarak böyle ayağa
kalktı
ya bu salak ben hikaye doğrusunu
anlatabilir miyim
hikaye şu bende Gitar çalıyorum
rica ediyoruz arkadaşlar Bir dakika dur
dur Ondan sonra da bir gün böyle ikinci
öğretimdi Çağrı Benim de bir tane dersim
ikinci öğretim o zamanlar Denk geliyoruz
biz Çağrı ile o zaman Samet'i falan
tanımıyorum ama sadece çağrıyı tanıyorum
peki böyle gittim selam verdim oturdum
masalarına falan dedim ki ne yapıyorsun
dedim çağırıyor notlara girmiş şarkı
sözleri kaydediyor O 30 bile olmadı
arkadaşlar oradan geldi işte o zamanlar
yazıyordu Çağrı
Salak Yağmur
anlatırım Salak Yağmur Arkadaşlar ben
üniversitede 3-4 kere konser verdim
tamam mı Bu arkadaşın geldiği günde
benim konser verdiğim günlerden bir
tanesiydi böyle kulüplere Ben böyle
konser falan verdim okulda
Bu arkadaşın geldiği günde de ben konser
verecektim o gün Dolayısıyla notlardan
söyleyeceğim şarkıların sözlerini
tamamlamasını yapıyordum veya işte
düzenlemesini yapıyordum gelmiş zaten
kötü 5 karış havada Ne [&nbsp;__&nbsp;] yediği belli
değil Bir yere Ne haber lan En
sevmediğim tarzdır Yani bu da ne yapar
senden ne haber İyi benden ne ya Ne
haber Gökhan Gökhan ne haber ya
döneceğim hemen buraya geleceğim tekrar
artık Gökhan onu Bayağıdır Çünkü Aaa ne
çarpsın Yağmur bir şey açar mısın sana
getiririm Aa olur abi ne var çay var Aa
yok ya Gökhan sen deme Buradaydın Gökhan
hoş geldin Gökhan ne haber Aa Murat
gelmiş Murat'ın yanına gelmiş
ne kadar yakışıklı olmuşsun lan bugün
Murat abi Bir dakika arkadan başka Murat
geliyor Murat sana demedim geri Zekât
ediyorum Murat
Al beni beni al
çok inandım
abi Bir dakika Tacettin geliyor
[Kahkaha]
[Müzik]
selam veriyor Ben de orada şarkı
sözlerimi düzenleyen bir çocuğum O
esnada Anladın mı gelmişler falan filan
yapıyor
abi Bir dakika yok masum değildim lan
arelde doğru pardon
Neyse Yani öyle bir saçma bir ana hikaye
hatırladı insan Bak o ayağa kalktığım
arada da şöyle arkadaşlar ders başlıyor
bizde kalktık bununla da denk gelince
yok bu tanımadım falan filan demiş de
[&nbsp;__&nbsp;] ayrılmaz mı beni gördüğü zaman
yanıma geldin çarına ver diye yanıma
gelirdi [&nbsp;__&nbsp;] koyayım yani Anladın mı
evet yavaş hiç yağmur ya
Nesrin nereye gitti
Buradayım buradayım
Yok yok kedim miyavlıyordu ona baktım
geldim Hemen bir şey Mert Afiyet olsun
kedi miyavlaması mı oldu Aa bu çok
tehlikeli dedim ya normal ya onun onun
hissiyatında var ya o kedinin miyavlar o
kedi dediğin ya Ya ama hastalar ya bir
şey olur mu diye arada bakıyorum
saatlerimiz
00 olmamış abi 23.54 daha lütfen
Yağmur Ee nesrinciğim kameranı açsana ya
niye unutturdun kendini kameranı lütfen
nesin anlarsın
Evet
[Müzik]
Normalde ben sürekli bir şeyler
anlatmayı severim ya
AKL
ıma geldi
sınıfa girdin ne yaptın mesela gittin
oturdun mu ne yaptın yani
[Müzik]
derse oturdum ve biri böyle hop böyle
mor mor sana
bir kek var bakan oldu mu hiç
tecavüzcü gibi
ne oldu biliyor musun Çağrı şimdi
Bir de aynı sınıfta olacaktık aynı
zamanda ben Merve'ye dedim ki Merve
dedim okulun ilk gün dedim Sen birinin
yanına otur ben birinin yanına oturayım
iki kişiyle daha tanışmış oluruz 4 kişi
olacağız Yani
evet ikimiz birinin yanına oturursak 3
kişi oluruz 4 kişi olalım dedim Neyse
ondan sonra
Biz ama ilk gün şey yaptık II sınıfı
bulamadık falan filan klasik İşte benim
Hareketlerim ondan sonra biz derse geç
kaldık falan filan sınıfı vuramadık 6 ay
ben makine mühendisliği okudum
arkadaşlar
yanlış bölüme gitmişim
Ama baksana Abi Burak Burak Yörük
WhatsApp'a baksın diyor
Murat abi de erken yatmış
[Kahkaha]
abi her şeyime karışıyorlar ya
pardon Siz neredesiniz
ne olmuş Buraklar bu tarafta yemiş de
yayın düşersin
eve gelsinler
merak et ben Teyzemlerdeyim ya
bugün
Ulan insan demez mi hamuru bu tarafa
geliyorum diye ya
Murat albayramda da yarın
video çekeceğiz
silah zoruyla videoya yok yarın
yarın
uyanırsan İnşallah uyanırım abi o kadar
da eşek değiliz herhalde ya uyanırız
Yani ne videosu olduğunu söylemiyoruz
değil mi abi
Ne videosu olduğunu söylemiyorum
Taha Ben biliyorum ben de biliyorum
Ulan Adam 3 olsun dedim tamam dedik
ayarladık 4 olsun dedi abicim Bak şimdi
getiriyorum şimdi sabah Murat Albayram
bana dedi ki
Pazar günü saat 12'de diyor orada olalım
dedim ki yani bu 12'de orada olalımcılık
niye yani gün mü Bitmesin [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
yani Anlayamadım Anladın mı
orada olalım Ben az video anlatacağım
ben biraz daha konuşursam
çekelim bitsin işte gün bize kalsın mı
Ne yapacağız abi çektikten sonra
lunaparka mı götüreceğim beni ne
yapacağız yani planımız Ne yani Anladın
mı gün bize kaldıktan sonra o günü nasıl
değerlendireceğiz yani
ev contenti değil Ben de dedim ki abi
dedim bak modumu yakalayayım ben bir
saat üç gibi dedim Benim modumu bir
yakalayayım Sen gece yayın açabil diye
Allah da razı olsun ya Ben dedim bir
modumu yakalayayım Nuri Yanlış mıyım
12'de ben böyle video mu çekeyim
imkanı yok bir tanem Filtre kahve var mı
ya böyle video mu çekilir abi dürüst
olmak gerekirse 3 değil imkansız Fırat
abi
imkansız değil oğlum 3'te Buradan
çıkabilirsin daha
Oğlum biz bir kere uykusuz video çektik
4 milyon izlendi gayet oluyor sahur
videomuz var
sen var ya gerçekten çok tehlikeli bir
adam oldun bu internet dünyasında için
onu ben sana bir söyleyeyim yani adam
her şeyi artık şey olarak bakıyor ya
saatlerimiz Sıfırsın sıfır sıfır sıfır
sıfır sıfır gösterirken
o seni
yoksa düşünüyor mu lan
mutfak çalışmıyor lan
müzik vermedin düştü
tüm düşünmüyor zannedenlere gelsin o
zaman
adam da burada content duygusala mı
yapıyor Siz niye atlıyorsunuz lafa sik
kırıkları
müzikte gelmedi zaten [&nbsp;__&nbsp;] oldu Fırat abi
saatlerimiz 007 göstermeden açmam lazım
bu müziği Yoksa her şey çok kötü olacak
00 gösterirken O zaman o bizi düşünüyor
Kalem var Aklıma geldi şimdi düşündüm ya
ama
kötü
yani
tamam yeter yeter tamam sıçmaya kusmaya
geçildiyse bu hikaye burada bitsin artık
arkadaşlar Evet son bir kusacağım o
zaman Yağmur sen tutuyorsun sıçma
tutuyorsun kendi yanında sıçarsın Yani
evet
3 puan alırsan anlatsana
Ne oldu biliyor musun Şimdi benim bir
tane Biz bir 10 kişi falan arkadaş
grubuyduk üniversite 1'de mi ne oluyor
bu o günden sonra işte rakı içemiyorum
diyorum ya o yüzden bıraktım Neyse bir
tane arkadaşımızın da Tekirdağ'da evleri
vardı yazlık gibi dediler ki Aa mangal
yakarız bir gün kalırsan oraya gidelim
cart curt Oradan da böyle iki tane
arkadaşım vardı eskiden yakın olan ama
aramıza artık kötüydü isim vermemişimdir
Ondan sonra
Neyse sonra ben çok da bir şey içmedim
Bunlar Rakıyı götürdü götürdü Ben azıcık
içtim falan filan Ondan sonra rakı
bitmiş tamam mı dediler ki Aa Tekel var
Yakında Ama orası da köye gibi bir yer
Ondan sonra Hepsi de sarhoş ya dedim ki
benim kafama ilk ben gidip alayım falan
filan sonra dediler yok işte birkaç kişi
daha biz de gelelim tek gitme dediler o
küs olduğumda aralarında vardı tamam mı
Neyse biz giderken yolda kavga etmeye
başladık
yolda Kav
ga etmedik falan filan hala kavga
ediyoruz falan filan kız bir arkadaşım
neyse sonra ben ağlamaya başladım ben
ağlayın Merve var ya hani bizim
bildiğimiz Merve Merve dedi ki
uzun müzik tıkıştırdı Ben de tam
[Kahkaha]
[Müzik]
Rakibim Üzülme üzülme lokum
tuvalette işlemleri yaptım ne abi sen
hayırdır bir bildiğim Nasıl bir işlem
yaptı tuvalette [&nbsp;__&nbsp;] koyayım bildiğiniz
işte
Ne yaptın ya KDV mi yatırdın [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım
ne yaptın vergini mi ödedin tuvalette ya
Nasıl bir işlem yaptın ya
kusma arası diye anlattın
oraya buraya peçeteleri de klozete
atıyorsun ya attım sifonu çektim gittim
yattım falan Sonra Gecenin bir yarısı
Herkes yattı bu arada Gecenin bir yarısı
Merve geldi beni uyandırdı Nesrin Nesrin
bu tuvalet tıkanmış bir baksana dedi Sen
mi yaptın
Neyse ben bir gittim Çağrı hayatımın en
kötü günü o gündü İşte o günden beri
rakı içemiyorum Ne olmuş biliyor musun
ben çok peçete atmıştım ya içine Aa evet
çok atmıştım
[Kahkaha]
Evet ben hatırlıyorum Çok fazla maç
atmıştım ben sana Hatta demiştim bak bu
apacada atma diye
[Müzik]
su yükseliyor klozetin içinde Ama çok
kötü bir su içinde şeyler de var işte
istikrarlar da var Evet hızlı geçelim
sonra ne yaptın Sonra dedim ki sabah
olsun ha Hayrola dedim sabaha çözümüne
bakarız dedim gittim yaptım Sabah oldu
falan filan Şeye gittik bakkala falan
gittim neyle açabilirim lavabo açıcı
falan filan var mı diye kadın
anlatıyorum Kadın diyor ki o öyle
çözülmez diyor vidajları arayın falan
diyor bana
[Kahkaha]
durmadan yolu kesişiyor ya
Mesela şimdi bir şey söyleyeceğim
ve sen diş doktorusun o öğlinle
insanların ağzına dokunuyorsun
ya
konuşanlarda
diyor Biz
Yok yok Çok güzel hikaye çok güzel
anıydı
on numara bir anıydı
[Kahkaha]
içebiliyor ama içmese daha iyi çok mal
neslin kokmam gibi yemin ediyorum
Tamam tamam teşekkür ediyorum Sizlere bu
hikayeler anlattığınız için
discord'dan önce yatabilirsiniz artık
size aldım Hoppa aldım Size Elinize
sağlık
İmaj ilk üniversite ilk imkanlarını
anlatır dedim Yağmur En son benim ben
bir kere gerçekten sıçtım onu anlatayım
mı dedim
gerçekten sıçsam bir gün onu hipnozla
beynimden sildim yani
Belki de sildim Hatırlamıyorum
Hey sen videonun burasına kadar
gelmişsin
videonun bu kısmına kadar geldiysen
like at yorum yaz ve Videoyu beğen
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]

Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillah
rabbil alemin
vessalatu vesselamu ala rasulina
Muhammedin ve ala alihi
Yüce Rabbim bir araya gelişimizi
hayırlara vesile eylesin
imanımızın artmasını takvamızın
ziyadeleşmesine ahiret azığımızın
mükemmeliyetine
çocuklarımızın salahına kazancımızın
bereketini Kalbimizin yumuşamasına
Allah'a dost olma yolunda mesafe kat
etmemize Rabbim vesile eylesin
Rabbim dünyada iyi ve şirin gözüküp
ahirette rezil olanlardan olmaktan bizi
de nesillerimizi de muhafaza eylesin
Rabbim dünyada varlık içerisinde
ahirette Darlık içerisinde olanlardan
eylemesin
hem dünyada yüzü gülen hem de ahirette
yüzü gülen Bahtiyar kullarından eylesin
kıymetli dostlarımız kıymetli
kardeşlerimiz
bu güzel Mekandan Nezih mekanda
Kur'an Yuvası olan arı kovanı gibi
sabahtan akşama kadar gecenin geç
saatlerine kadar Kur'an bülbüllerinin
vızıltılarıyla nurlanan ve çevreye Nur
ve bereket Seçen böyle bir mekanda zaman
zaman siz dostlarımızla toplanıyoruz
bir araya geldiğimizde yine Kur'an
merkezli Dertleşiyoruz
inanıyoruz ki biz nasıl ki bir arabanın
çalıştığı sürece yakıta ihtiyacı vardır
elektrikli arabanın da çalıştığı sürece
elektrik işin şarja ihtiyacı var
bu hayatın akışı içerisinde de imanımızı
güçlendirme kuvvetlendirmek sırat
köprüsünden bizi karşıya geçirecek kadar
sağlam onu kılabilmek için
sık sık aküye ihtiyaç var Şarja ihtiyaç
var veya yakıta ihtiyaç var bu yakıt
nedir
Elbette yakıtlar içerisinde bu noktada
bahsederken yakıtlar içerisinde en
müessir olmaması olmazsa olmaz dediğimiz
bu Kur'an sohbetleridir Kur'an
dersleridir
aleyhissalatu vesselam efendimizin o
güzel sözleridir
Neden böyle derseniz ben de size şunu
söylerim
Ömer idi Bir zamanlar Hz Ömer
Ebubekir Hz Ebubekir oldu Ömer Hazreti
Ömer oldu Ali Hazreti Ali oldu her
birisi birer Hazreti oldu ne ile oldular
sohbet ile oldular
aleyhissalatu vesselam efendimizin o
halkasında Kur'an ayetlerine muhatap
oldular hadisi şeriflere muhatap oldular
aldıklarını kalplerine ve hayatlarına
Taşındılar yerleştirdiler onlar dünyanın
en bahsiar insanları oldu
sahabi Radıyallahu anlatırken der ki biz
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem
efendimizin meclisinde onu dinlerken
sanki başımızın üzerine kuş konmuş gibi
dinlerdik
başının üzerine kuş konan insan azıcık
sallarsa kuş kaçar diye böyle pür dikkat
durur kuş kaçmasın diye biz de
aleyhissalatu vesselam efendimizi
dinlerken Aynen başında kuş olan
insanlar gibi dinlerdik Sizce bu kadar
dikkatli dinleyen insanlar
dinlediklerini hayatlarına
geçirmeleri çok zaman almış mıdır
almamıştır
içki ile ilgili içkinin haramiyeti ile
ilgili
birden yasak gelmemiştir merhale merhale
yasa gelmiştir üç merhalede bir
rivayetten içki yasaklanmıştır yalnız
içki yasaklanmadan önce bugün Avrupa'da
durum ne ise o zaman Medine'de de durum
buydu ne demek yani şimdi isimlerinizi
zikresem a dersiniz sahabe-i
Kirami çoğunun evlerinde küp küp içkiler
vardı
küplerle dolu içki verdi henüz haram
kılınmamıştı
Dolayısıyla hayatın bir parçası haline
gelmişti içki
ancak Allah Celle ve Ala Hazretleri
içki ile ilgili son yasak belirten ayeti
kerimeyi gönderdi
pislik olduğunu
ve bundan vazgeçilmesi gerektiğini
feelen tüm munt Siz artık buna bas son
demeyecek misiniz vazgeçmeyecek misiniz
ayeti kerimesi geldiğinde
Hazreti Ömer efendimiz başta olmak üzere
intiheyna intiheyna Ya Rabbi Ey Allah'ım
Tamam bıraktık bu işi bitti Bu işin dedi
Kimisi Dostlar
eskiye Muhterem olmuş o toplum ayeti
kerime kesin yasaklayınca
Medine'nin sokakları
her tarafı içki seline dönüştü
Çünkü Evlerinde kürklerinde hiçbir
olanlar küplerindeki içkiyi boşalttılar
sürahide olanlar sürahide kini döktüler
bardakta olanlar bardaktakini döktüler
Medine'de bir bardak içki kalmadı Niye
Çünkü ayeti kerime Nazır oldu
Inna
şeytan Keşke ve kumar ile
aranızda düşmanlık tohumların Ekmek
ister namazdan sizi engellemek ister
Allah'ı anmaktan sizi engellemek ister
vazgeçmeyecek misiniz ayeti kerimesi
gelir gelmez artık Biz vazgeçtik dediler
bunu bir örnek olsun diye söyledim Bir
Başka örnek olarak da şunu
söyleyebilirim
kur'an-ı Kerim'de günahın Aşık fahişenin
aşikare olanından da sakının gizli
olanından da sakının ayeti kerimesinin
tefsiri üzerinde deniyor ki
efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem
gelmeden o toplum aşırı derecede Zinaya
Muhterem olmuş bir toplumdu
karaktersiz olanlar veya karakteri düşük
olanlar Affedersin gibi yerlerde
bunu aleni olarak yapar kimseden
çekinmezlerdi kendini biraz daha onurlu
kabul eden insanlar daha saklı gizli
yerlerde bu cinayeti işlerler
ama öyle bir sistem geldi ki öyle Kur'an
ayetleri geldi ki zinanın kendisini
koyun bir tarafa Zinaya götüren
sebepleri de yasakladı yaklaşmayın dedi
Zinaya artık toplum birden bire zinadan
el etek çeken namus konusunda canını
ortaya koyabilecek bir noktaya geldi
Neyi paylaşmaya çalışıyorum yani
sahabe-i Kerem rıdvanillahi aleyhim
ecmain adam eden sahabi eden dünyanın en
faziletlisi kılan sohbetlerdi
efendimizin sohbet meclislerine kim ne
kadar fazla katılmış ise o kadar fazla
istifade etmiştir
Bu vesile ile Kıymetli kardeşlerim bir
buzdolabından bir buz kütüğü
çıkardığımızı düşünelim
bu buz yerine dışarıda kaldığı sürece ne
olacaktır
eriyecektir birkaç saat sonra ortada buz
diye bir şey kalmayacaktır
Peki bunu eriten nedir işte dışarıdaki
sıcaktır bunu eriten
buzu dışarıdaki sıcak erittiği gibi
etkilediği gibi bizim imanımızı
ihlasımızı Allah'a bağlılığımızı haram
konusundaki hassasiyetimizi Eğer aküleri
şarj etmezse Eğer tedbirleri almazsak
bu hassasiyetlerimiz erimeye başlar
erimeye başlayınca ne olur bilir misiniz
beş vakit namazında camide cemaatle
kılma konusunda hassas olan önce
Cemaatle namaz kılmayı bırakır
Cemaatle namaz kılmaz evinde ve iş
yerinde kılar Nasıl olsa kılıyorum der
hassasiyet biraz daha gevşemeye
başlayınca bu sefer
namazları evinde kılar iş yerinde kılmaz
yani akşam kalır sabah kılar gündüz
meşguldür sonra biraz daha erime işi
devam ederse evde de namaz kılmamaya
başlar Cumadan cumaya kılmaya başlar
Bu da bir süre erime işi devam ederse
ondan sonra Cuma işi de teklemeye başlar
Ama bayramları kaçırmaz
Fakat ne hikmetse bayramlarda sabah
namazının müteakeben olduğu için birinde
uykuya kalınca hep atmış gibi yan
giderler Bir de bakarsın ki bayramda
kalmamıştır nereden başladık nereye
geldik kış vakit namaz camide cemaatle
hassasiyetle kılan insan erimeye
başladığı zaman işte bu serüvenleri
Yaşar Bir de bakarsanız ki namazda cuma
ile bile alakası kalmamış hale gelebilir
peki böyle bir macera Böyle bir manzara
ne demektir böyle bir macera Yani beş
vakit cemaatle camiye devam ederken
cemaati bırakmış Beş vakit namazı
kılarken sonra bir kısmını bırakmış evde
kılmış iş yerinde kılmamış sonra namazı
teklemeye başlamış sonra cumaya işi
bırakmış sonra cumadan sonra da işte
kişi bayrama bırakmış bayramlarda sabah
namazı olunca bir uyanmış ki namaz
bitmiş derken
[Müzik]
hiçbir şey kalmamış bu yolculuk Sizce
neyin alametidir dinden imandan
uzaklaşmanın alametidir diyebilir miyiz
cehenneme doğru koşmanın bir alametidir
diyebilir miyiz bu bir yolculuktur Bu
Cehenneme doğru başlayan bir yolculuktur
nereden cennetin ucundan dibinden
cehenneme doğru başlayan bir yolculuktur
ne demek bu yani o haliyle tak ölseydi
tak cennetin içerisinde kendisini
bulacaktı fakat bu bir görüş yaptı u
dönüş yaptı uzaklaştır uzaklaştı cemaati
bıraktı namazı
topallaştırdım Sonra beş vakit namazı
aksatta cumaya kaldı sonra cumaya
aksattı bakın durmadan uzaklaşıyor neden
Cennetten uzaklaşıyor Cennetten
uzaklaşın uzaklaşanın yaklaştığı yer
sadece cehennemdir
rabbim böyle bir kötü akıbettin bizi ve
nesillerimizi bütün müminim diyen
kardeşlerimizi muhafaza eylesin
gerçekten çok hassas insanlardı bizim
insanlarımız köylerden gelmişiz
Mütedeyyin ailelerden yetişmişiz
annelerimiz babalarımız her birinin
güzel güzel hassasiyetleri vardır hele
hele nenelerimizin dedelerimizin atadan
kalma güzel hassasiyetlerimiz vardı
artık hassasiyetler yok olmaya başladı
hassasiyetler yok olmaya başladı
Çok affedersiniz zehirler Panzehir gibi
yutulmaya başlandı şöyle bir soru Sadece
fikir jimnastiği yapmak için söylüyor
Şimdi
gerçekten beş vakit namazlarını kılan
arkamda camide imamların arkasında
cemaatle namaza durup Beş vakit namazın
cemaatle kılan Veya en azından 5 vakit
namazını
Efendim kılmakta kusuru olmayan
kardeşlerimiz
soruyorum şimdi bunlardan yüzde kaç
tanesi düğününü yaparken dini kriterlere
uygun bir düğün yapar Kadın erkek ayrı
olacak İslam'ın izin vermediği çalgı
eğlence olmayacak kaç tanesi bunu
yapabilir çok az insan kalmıştır
Nereden nereye geldik hassasiyetlerin
hepsi bitmiş gibi oldu Ben bazen
anlatırdım şu anda siz dostlarımla da
paylaşmak istiyorum
74 yılında Ben İstanbul'a gelmiştim
Bayrampaşa'ya gelmiştim
70'li yıllarda
Bizim köylülerden Almanya'da çalışan
birileri vardır
Almanya'dan izine gelirken kendi hanımı
ve kızı örtülü bir Alman turist
getirdiler O da onların arkadaşı olmuş
bizde Sizin memlekete gelelim dediler
hiç unutmuyorum o Alman kız kot
pantolonunu başı açık
O kadar yani gelmişti
köyün girişi yani Bizim Köyler dağınık
köylerdir kasabadan köye girişten hemen
sonra köyde bir haber yayıldı falanca
kişi gavur mudur nedir köyümüzü gavur mu
yapmak istiyor nedir Bu rezillik ayıp
değil mi utanmaz mı halinden
bize yakışır mı bu falan işte köydeki o
mutede yeni insanların
o esaretle Yetişmiş insanların neler
söyleyeceğini düşünün
ne zaman bu 70'li yılların başında
Peki şimdi onu söyleyenlerin kızları O
almandan çok daha kötüdür
onu reddedenlerin kendi eşleri kendi
gelinleri kendi kızları o Alman
manzarasından çok daha kötüdür
Peki buna bir erime denir mi denmez
yani birtakım Mukaddes değerlerimizi
erittik mi erittik Hatta affınıza
sığınarak söyleyeyim şu anda biz Yeni
Kuşak olarak söyleyelim öyle bir takım
noktalar yaşıyoruz ki gerçeği arkada
kalmış gerçeğini bize söyleseler Biz de
o gerçeğe Düşman Oluruz kabuller miyiz
asla hazmetmeyiz
diyeceğim Baş tarafa dönüyorum kıymeti
dostlar
Biz Eğer
şarj olmazsa
yakıt takviyesi yapmazsak yolda kalırız
yolda kalırız gidemeyiz Halbuki biz
cennete gitmek için yola girdik yolda
kalırız gidemeyiz Sırat köprüsünü
geçemeyiz bu vesileyle Biz bir araya
geldiğimizde Kur'an'dan sünnetten
sohbetler yapmaya çalışıyoruz
kendi toplantılarımızı sohbetle
taçlandırmaya çalışıyoruz kaderimizin
erkeğimizin
sohbete ihtiyacı olduğuna inandığımızdan
dolayı Büyüklerimizden de böyle
öğrendiğimizden dolayı cuma sohbetinin
dışında da pazar günleri sabah sohbet
etmeye çalışıyoruz çarşamba günleri
bayanlara sohbet etmeye çalışıyoruz
Elbette toplum içerisinde bu sohbeti
yapan çok değerli Hoca Efendiler de var
ama bensiz kardeşlerimle paylaşırken
hayatımızın ateşi içerisinde sohbetlerin
ayrı bir yeri olması gerektiğini
paylaşmak istiyorum
ve biz kardeşlerim Eğer kendi
değerlerimizi kaybederse kendimizi
kaybetmiş oluruz bir daha söylüyorum
kendi öz değerlerimizi kaybedersek
kendimizi kaybetmiş oluruz İki iki daha
Dört Eder İslamdan uzaklaşan cehenneme
yaklaşır Kur'an'dan uzaklaşan ne kadar
maddi imkanı çoğalırsa çoğalsın
huzursuzluğu çoğalır stresi çoğalır
bunalımı çoğalır dertleri çoğalır
çözümsüz kalır
Çünkü Allah Celle Celalühü kur'an-ı
Kerim'in de esrail villa ve arada ani
dikri
kim benim zikrimden benim kur'anımdan
yüz çevirirse kesinlikle Onun için
dünyada dar ve sıkıntılı bir hayat var
diyor dar ve sıkıntılı bir hayat verdi
fakirlik var demiyor fakirlik var
demiyorum küllenmümü
ancak imkan ayrı şey huzur ve mutluluk
ayrı bir şeydir
Dolayısıyla
Allah Celle ve Ala Hazretleri kesin
ifadesi ile Kur'an'dan ve zikirden yüz
çeviren insana dünyada öyle veya böyle
cenab-ı hak Darlık ve sıkıntı vereceğini
ilan ediyor
tam tersi
gibi buyuruyor yani
iman etmiş
imanına münasip ameller sergilemiş Ben
Allah'a inanıyorum demiş Allah'a layık
kul olmaya çalışmış Ben peygamberlere
inanıyorum Peygamber efendimiz Muhammed
Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e
layık bir ümmet olmaya çalışmış onun
izinden yürümeye çalışmış onun hadis-i
şeriflerini gıda vesilesi kabul etmiş
ibadetiyle ahlakıyla tavır ve
davranışlarıyla onu muktedir örnek almış
insan Salih amel demek imanıyla bağdaşan
amel demektir Allah'a iman ile bağdaşan
Allah'a layık bir kul Olmaktır
peygambere iman ile bağdaşan peygambere
layık bir ümmet Olmaktır Kur'an'a ve
kitabullah'a inanan bir insana layık
olan o kitabın çizdiği çizgiden ve
yoldan yürümektir
Dolayısıyla ameli salih dendiği zaman ne
anlarız imanımızla bağdaşan imanımızla
münasip olan söz tavır ve davranışların
tamamına deniyor güzel ameller olmuş
oluyor bunlar
her kim ister kadın olsun ister erkek
olsun
imanı Tamam tamam peki imanına uygun
amelleri de var mı
haramdan kaçıyorum günahtan kaçıyorum
vazifelerini yapıyor mu imanını
gereklerini yapıyor mu Tamam şimdi
mesela ona çek yazıyor
felanuh yiyenehu hayatın Tayyibe mutlaka
buna huzurlu mutlu bir hayat vereceğiz
Ölene cizıyan lehim
yarın ahirette de dünyada verdiğimiz
dünyada yapmış olduğu amellerin en
iyisiyle Onun değerlendireceği bütün
amellerini en değerli bazından
değerlendireceğiz diyor Allah Celle
Celalühü Şimdi şöyle bir anekdotu
paylaşayım sizinle
bir Hocaefendi kardeşimizin annesi
yatalak hasta idi
hanımı da durmadan hastanelere taşıyordu
O da malul gibiydi Bir de malül çocuğu
vardı Kız çocuğu vardı bir adamın evinde
3 tane hasta vardı
birisi yatalak hasta öbürü durmadan
hastaneler taşınması gereken Öbürü de
zihinsel özürlü elinden tutulması
gereken biraz
ne derseniz bu insanın dünya hayatı
Zindan sayılmaz mı
aşağı yukarı Zindan gibi bir hayat
yatalak olan annesi vefat ediyor
yatalak olan annesi vefat edince
cenazesine gittik taziye için
Hoca Efendi Kardeşim başınız sağ olsun
Allah rahmet eylesin cennette
buluştursun dedi
başladı ağlamaya dedi Hocam ben büyük
bir dua kapısını kaybetti büyük bir dua
kapısını kaybettim dedi ağladı
şimdi yatalak hasta bir tane de değil 3
tane bakıma muhtaç hastayı bir kişi
bakıyor
bu insan bir tanesi devreden çıkınca
Yani bir tanesi ahirete intikal edince
Bir derin nefes alır yani ben derin
nefes almıyorum diyor Annemi mi
kaybettim büyük bir Doğa kapısını
kaybettim diyor kapandı bana bir dua
kapısı diyor şimdi annesinin hayatta
olmasını stres değil annesinin ölümünü
stres olarak kabul ediyor bir değeri
kaybettiğini dolayısıyla bir mümin insan
imanıyla
barış içerisinde olan bir insanın
imtihan sebebiyle dünyada başına bir
takım şeyler gelse onlar onun hayatını
kendisine Zindan etmez Ne der
el-hök mü lillah karar allah'ın'dır O ne
yaparsa doğrusu odur der Allah'a sırtını
Dayar Mevla yaptıysa doğru yaptı Mevlana
söylediyse doğru söyledi teslim olur
Gönül huzuruyla hayatını sürdürmeye
devam eder şimdi Kıymetli kardeşlerim bu
girişten sonra bu ifadelerden sonra
okunan iki ayeti kerimeye mana vereyim
bakalım bu ayeti kerimeler bizim
depomuza yakıt depomuza neler aktarıyor
Efendim akümüze Neler ne kadar Yücel
Yani şarj ediyor bir de görelim
diyor ki Rabbimiz Celle Celalühü
hafızımızın okuduğu birinci ayeti
kerimede ya mühenle dinamenû Ey iman
edenler ateullah Allah'a itaat edin
bana söyle O bir de peygamberine itaat
edin yani Allah bir şey dedi mi artık
orada ikileme yok
Allah Celle Celalühü söyledim bunu
pazarlığı olmaz bunun tartışması olmaz
bitti Allah mı dedi kaldır ellerini
teslim ol
ikincisi Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem bir şey söylüyorsa
teslim
ola
işittiğiniz halinde duyduğunuz halde
bildiğiniz halde sakın yüz çevirmeyin
Ben biliyorum 5 vakit namaz vardır
kılmıyorum yüz çevirdim ezanı duyuyorum
kılmadım yüz çevirdim E biliyorum açık
saçık dolaşmak haramdır açık saçık
dolaşıyorum yüz çevirdim
dediler ki hocam
resmi Nikahtan çıkmışlar
Dini nikah kıymak isteyenler var
dışarıda Müsait misin dedim açık saçık
mı
dediler ki Hazırlık yapıyor gelmek için
tamam mı Gelsinler dedim Neyse bir 5
dakika sonra geldiler
nereden buldular bir tane emanet bir şey
buldular Gelin hanımın kafasına koydular
oturdular
dedim ki sizin bu halinizi takdir ettim
yani
imamın yanına nikah kıymak için giderken
paşacık gitmeyelim saygı gösterelim bir
şey bulalım başımızı örtelim zaten
iğreti durdu belli
Bu sizin saygınızı gösterir Tebrik
ederim dedi
Ama bu arada ben size bir soru daha
sormak istedim
imamın huzuruna başacık çıkmak ayıp
oluyor da Allah'ın huzuruna bunu
yasaklayan Allah'ın huzuruna acaba
başörtüsü çıkmak Ayıp olmaz
benim yanıma başka türlü gelsene ben
size hesaba çekemem ki
ama Allah beni de hesaba çeker size de
hesaba çeker
bana sorarsanız Buradan çıktıktan sonra
da başınızı açmayın
şimdi O kardeşime söylediğimi Siz
kardeşlerimle
paylaşın kendi açımızdan değerlendirelim
gerçekten benim sizin yanınızda yapmaya
utandığım ve Yapmadığım bir takım
şeyleri Siz yokken yapıyoruzsa Yani
sizden utanıyorum Allah'tan utanmıyorum
demektir
peki öyle mi olmalı Yoksa her şeyden çok
Allah'tan mı utanmalı yani
içkiyi yasaklayan Allah'tır Ahmet Hoca
Mehmet hoca değildir Ahmet Hoca'nın
yanında içki içmem ama Efendim tatile
gittiğim zaman Antalya'ya gittiğim zaman
içerim
o zaman Sen kimden korkuyorsun Allah'tan
başkasından mı korkuyorsun
bir kardeşimiz gelmişti bana Fi
tarihinde
Böyle stres içerisinde dedim ki Hocam
dedi ben dedi yuvayı Dağıtmak İstiyorum
Hayırdır dedim bu yıllarca oldu yalnız
dedim ki hayırdır yani dedi Hocam dedi
benim Hanım dedi başörtülü bir kadın
dedi namazında ne yazılabilir yalvardı
bana dedi ki bizde bir tatile çıkalım
olur dedim Dedi Antalya'da Bilmem tatil
yerinden rezerve yaptı
o zaman Atatürk Havalimanı vardı
Havalimanı'na gittik kapıdan içeri girer
girmez Hanım dedi başörtüsünü indirdi
dedi
Hanım hayırdır tatile çıkıyoruz Evet
Bence de havaalanından dönmek istedim
ama dönemedim dedi Gittik gittikten
sonra yaşadığı Maceraları anlattı
velhassa şunu söyleyeceğim şimdi yani
gerçekten İstanbul'da bulunduğumuz
çevrede başörtüsü farz da tatile
girerken Rusya'ya giderken Çin'e
giderken Antalya'ya giderken o zaman
başörtüsünün fazileti değişiyor mu Haşa
Allah Celle celale orada başka burada
başka ama orada başka talimatı burada
başka talimatım var
yani
Efendim
Dostlar olmak lazım Ne diyor ayeti
kerimede Allah'a ve Resulüne itaat edin
diğer ayeti kerimede ne diyor iman ve
Salih amel Salih amel nasıl anlayacağız
kıymetli Dostlar Allah'a inanan Allah'a
layık kul olacak Ona layık yapılan
ameller Salih amellerdir imanlı
örtüşüyor Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem efendimize inanan bir insan benim
peygamberimdir sultan-ül enbiyadır diyen
insan onun sünnetini Onun yolunu onun
izini
kendisine yol ve iz yapmış olacak işte
Salih Amel odur Rabbim hepimize kamilen
nasip eylesin Bunun dışındakiler
eksiklik olur kusur Olur noksanlık olur
bu noksanlıkları bir an önce bırakmak
lazım aslında dönmek lazım yani cennette
doğru koşmak lazım Cennetten öteye doğru
koşmamak lazım hayatımızın arka şeyi
içerisinde kıymetli Dostlar şöyle
söyleyeyim size şimdi bir bardağı suyun
altına koyduğunuz Zaman nedir boştur
yavaş yavaş dolar
ama dolu olan bir bardağa çevirdiğiniz
zaman yavaş yavaş ne olur boşalır Biz
bardağı doldurma modunda miyiz bardak
boşaltma modunda miyiz Yani Gün geçtikçe
bizdeki bir takım güzellikler artıyor
birtakım değerler artıyor mu yoksa bir
takım değerlerin kayıp mı ediyoruz bunu
görmemiz lazım neden görmemiz lazım bize
başkası
acımayacak Biraz önce Merkez vaizimiz
Allah razı olsun ne dediğini ayeti
kerime okudular buyuruyorlar ki yarın
eşinden kaçacak anne evladından kaçacak
Baba evladından kaçacak Yani biz en
yakınlarımızdan en yakınlarımız bizden
kaçacak bize bizden başka acıyan olmaz
bize bizden başka gözyaşı döker olmaz
Dolayısıyla bardak doluyor mu boşalıyor
mu sürahi doluyor mu boşalıyor mu bunu
görmemiz lazım Özellikle sizi seven bir
kardeşiniz olarak karınızı seven bir
kardeşiniz olarak bunu özellikle tavsiye
ederim
diyor ki Allah Celle Celalühü Allah'a ve
Resulüne itaat edin biz işittik
dedikleri halde gerçekte işitmemişler
gibi olmayı
Biz işittik dedikleri halde işitmemiş
gibi olmayın yani adam Ben işittim
diyorum hayatına hiç şansımamış ameline
yansımamış ahlakına yansımamış
Adam diyor ki hocam iflas etti bittim
tükendim Peki kardeşim Hayırdır Yoksa
faize krediye mi bulaştın sorma Hoca
Peki kardeşim
Hani sen 5 vakit namazını kılan bir an
sensin Hocam işte
hani sen faize beş vakit namazını kılan
bir insandır faiz hırsızlıktan daha mı
az bir Günahtır faiz zinadan daha az mı
bir Günahtır faiz hangi günahtan daha
düşük bir Günahtır faize devam edenlerle
ilgili Allah Celle Celalühü Allah'a ve
peygambere savaş ilan edin demedin
Allah'a ve peygambere savaş ilanı
manasına gelen faize Sen hangi cesaretle
Allah'la savaşa hangi cesaretli Efendim
girdin ki
görmek lazım bardak boşalıyor mu bardak
doluyor
dolayısıyla da dolabilmesi için nereye
ihtiyaç var dinleyeceğiz kalbimize
koyacağız hayatımıza taşıyacağız
güzelleşeceğiz
İnna şar radia
kararını veriyor öyle abi
bazılar var ki
kulaklar var ama duymazlar gerçeği ayeti
duymazlar hadisi duymazlar ezanı
duymazlar bazı duymazlar her türlü
melaneti duyarlar dünya hitap eden her
türlü zevki duyarlar ama gerçeği
duymazlar dilleri var her şeyi söylerim
Hakkı söylemez Allah demez la ilahe
illallah demez zikretmez gerçeği
söylemez kelime-i şehadeti getirmez
aklı var dünyayı idare edecek aklı var
ülkeyi idare edecek aktı var
fabrikaya idare edecek aklı var
insanları idare edecek aklı var ama
kendi dinini kendi imanını idare edecek
aklı yoktur
İşte benim nezdimde kulağı olduğu halde
sağır olanlar dili olduğu halde dilsiz
olanlar haklı olduğu halde deli olanlar
var ya varlıklar içerisinde en şerlisi
en kötüsü onlardır diyor
Bunlar ne kastediliyor Kıymetli
kardeşlerim Yani bir insan kulağı vardır
dili vardır ve aklı vardır ama bunları
tam tersine kullanıyor ahiretle ilgili
Allah ile ilgili dini ile ilgili değil
tam tersine kullanıyorsa bunun Cenabı
Hak Celle celale sığar diyor dilsiz
diyor akılsız diyor ve benim nezdemimde
kainatta ne kadar canlı var yılandan
akrabinden ejderhasından Hepsi Hepsini
işin içerisine kattığımız zaman bana
göre hepsinin bir şerefi var hepsinin
bir değeri var arkadaşlar kafanıza
sığınarak söylüyorum kurda kurtluk
yakışır domuza doğumlu kediye kedilik
yakışır tavaya tavuğa tavuklu horoza da
horozluk yakışır ama insana Gavurluk
yakışmaz
insana Müslümanlık insanı insanlık
yakışır Eğer insan bu dairenin dışına
çıktıysa Mevla buyuruyor ki o zaman ben
seni bütün canlıların dışında görüyorum
bütün canlıların dışında
değerlendiriyorum bana göre öylesin
Allah'a göre öyle olduktan sonra mesele
bitmiştir
Tur olarak şöyle bitirmiş olayım
Kıymetli kardeşlerim
bu Kur'an hizmetleri bizim Siz
dostlarımızla bir araya girişlerimiz
sadece İnanın ki bize değil bu toplumun
manevi sigortasıdır diyoruz burada
okunan Kur'anlar toplumun manevi
sigortasıdır
çocuklarımız burada bir şeyler öğreniyor
evlerine gidiyor aileleri değişiyor
arkadaşlarına ulaşıyor arkadaşları
değişiyor Dolayısıyla şu an itibariyle
2003'te başladığımız bu Kocatepe'de
başladığımız bu
arkadaşlarımızın verdiği bilgilere göre
aşağı yukarı Diyanet camiasında 240-250
civarında bizden yetişen yavrumuz şu
anda görev yapıyor
üniversitelerde öğretim görevlileri
Milli Eğitimde görevliler vardır belki
bir 10 sene sonra
müftülerimiz vaizlerimiz ve
gerçekten bu din hizmetlerinin çok güzel
yürüten başkanlığımızdaki daire
başkanlarımız bizim yetiştirdiğimiz
sizin de Emeğiniz geçen gençlerimizden
Olacak biz bunların bu yolda yürümesine
vesile olurken
maddi olarak Koşan ve koşuşturan
kardeşlerimizin de Kur'an sohbetleriyle
hadis sohbetleriyle manevi duygularının
güçlenmesini kuvvetlenmesini gerçekten
Arzu ediyoruz bu arzumuzdan dolayıdır ki
iki haftada bir sizleri topluyoruz
topladığımız zaman maksadımız birdir iki
değildir nedir bu maksadımız kendi
aramızdaki sevgimizi güçlendirelim
kuvvetlendirelim dini değerleri olan
bağlılığımızı daha da artıralım sadece
talebelerimiz kazanmasın bizde kazanalım
Biz kazandığımız yerde bizim
çocuklarımız da kazanacaktır Bizim
eşlerimizi de kazanacaktır bu vesileyle
cenab-ı hak her birinizi her birimizi bu
yolda daim eylesin
gerçekten veciz konuşmaları ile bize
renk katan Merkez valimiz şimdi Vali
yapalım onu
Merkez ve halimize ben teşekkür ediyorum
halimize teşekkür ediyorum
şu anekdotla beraber bitireyim bizim
öğrencilerimizin bir tanesi işte Türkiye
Kur'an yarışmalarına katılmıştı
Yalova'ya gitmiştik
Yalova'da
İşte o Kur'an yarışmalarında müftü
Efendiler de konuştu Yalova Valisi de o
yılda konuştu şimdi şeyleri okumasa da
yani Yazılar yazılmasa isimleri de
ünvanları da söylenmezse vatandaşa
sorulsaydı orada
Bu konuşan kimdir valiye müftü derlerdi
birçok toplantıda
Kaymakamlar konuşma Yaptıkları zaman
yani Maşallah müftülerden daha güzel
konuşma yapıyorlar Yani böyle değerli
insanlarımız Vali olmuştur değerli
insanlarımız Kaymakam olmuştur
Halbuki Bayrampaşa'da bizim
o zamanlar belediye başkanlığına aday
olmuş 70'li yıllarda Mustafa
bir Mustafa Baş abimiz vardı Böyle çok
ince sakalı vardı
Gaziosmanpaşa Camisi'nde namazdan
çıkıyor birisi oradaki cemaatten
birisine diyor ki bu var ya bu diyor
Bayrampaşa'da belediye başkan adayıdır
diyor şöyle bir bakıyor camiden çıkarken
O cami cemaati diyor ki olmaz diyor
bundan Belediye Başkanı olmaz Belediye
Başkanı dedi kadeh kaldırmasını bilecek
Çünkü kaymakamla oturup kalkacak
kaymakamla iş yapacak Kaymakam kaldığı
masa olmaz karizyon komutanıyla oturup
kalkacak Öyleyse böyle sakallı adamlar
Belediye Başkanı olmaz camideki cemaat
böyle söylüyordu Nereden nereye geldik
Cenabı Hak tekrar eski günlere dönmekten
muhafaza eylesin Yüce Rabbim Kaymaktan
kaydırılmaktan elde ettiğimiz değerleri
evden çıkarmaktan bizleri muhafaza etsin
diyor

Aleykümselam oturuyoruz Sen ne
yapıyorsun
süper seni nasıl iyi
peki
Oğlum bir küfür etme ya
geçen daha yeni kutlama
[Kahkaha]
nasıl hissediyorsun 30 yaşına girdin
[Kahkaha]
Ben de çok heyecanlanıyorum nasıl
oğlum ya şaka yapıyorum ya burada size
şaka yapmayacaksam Ne yapayım kendime mi
yapayım
Ama ne yapayım abi yani
Ama senin kadar [&nbsp;__&nbsp;] büyütüp Bundan mı
nemalanır da ben görmedim
[Kahkaha]
Senden Sonra
merak ediyorum
[Kahkaha]
keyiflendiysen Ben bunu diyeyim sana
bakalım dönemin piyasasına Bir bakalım
Ona göre Abi şöyle
yayıncılığı bırakırsam Eğer
alanında daha fazla ne yapabiliyorum onu
göreceğim yapabildiğim bir şey çıkarsa
yayıncılıktan daha iyi yapabildiğim işe
çıktığı zaman oraya zıplamış olurum
anlatabiliyor muyum şarkıcı ama müzik
Tabii ayrı bir tarafta olur müzik başka
bir şey olabilir yani bir Tekel Bayi
açarız ya bir tekerleme
tatlı falan satarım
Abi ben sana bu tatlıyı vermeyeyim
bayatladı Çünkü deyip arkada yiyecek
misin gibi bir kreş Aa Neyse sana kreş
açalım
Çağrı Ben küçükken bir ara kreşte
çalıştım biliyor musun
bilmiyorum ama bilmiyorsun
ha ha
hayran hesabı
o gizli hesabı Herkes o hesabı bile
gidiyor ağabey beni zorumsuz oyun falan
yazıyor
sandım Çok korktum Hayır ya hamile
değilim birazcık da
olabilirsin iki defa gidip yaptım
değer Tabii ki değer ne demek değer mi
eğer oyuna dahil olmayıp dışarıdan
izlemek Peki sence değer mi
kötü bay süt göndermiş yanlışlıkla
sınavda kazanma odası atmıştım Pardon
demiş
yanlışlıkla sınavı kazanma duasını
bize gerek yok bir sınav yok önümüze
yakın zamanda en azından
teorin 25 tane Biz buradayız
Çok teşekkür ederim eyvallah Bu arada
Kaç yıldır bu işi yapıyorsun İbo'nun
sesiyle
Aleyna 36 tehlikeli kutlamış Çok
teşekkür ederim eyvallah
alkolmetre 5 kişi abonelik göndermiş sağ
olsun Eyvallah Sizde ne var ne yok
nasıl gidiyor
ben
yazıyorlar zaten mi ya
iyiyiz
çok Gerçekten bugün işte bugün ayarlar
günü olduğunu ve ben buradan Anladım abi
bugün gerçekten konuşmaya doyacağız ya
Öyle hissediyorum yani İçimde bir
hisi 5 kişi
Nazar duasını kopyalayacağım Sizden
aldım yanlışlıkla zaten Tuğba sen bu
sitelerden kopyala yapıştır yapıyorsun
bizde zannediyoruz ki kendini okuyup
üflüyorsun bize
Türkçeyi konuşamayız
Sen de bütün kızlara Artistlik yapma lan
Mete
kızlara böyle mi etkilemeye çalışıyorsun
şerefsiz
i etkileyeceğim arkadaşıma bu ne hamura
ne ya sondaki
yemek yöresel bir birisine
[Kahkaha]
Enes olan jel 50 trilyonluk birader
kızartılır mı telefonda konuşup Hayat
başlıyor izlerken uyuyacağım diye
telefonu kapadı söverim sana bak demiş
kuymakın adı oradan mı geliyor yoksa
bir tane açayım mı sana Mete [&nbsp;__&nbsp;]
koymak diye kuymak
[Kahkaha]
kardeşim hissettik bu arada
[Kahkaha]
O mesela dese olurmuş
Mesela bugün hard RP Hitler masası gelir
mi demiş ya ben çok istiyorum abi Mert
falan böyle hafif böyle siyah Hitler
Çünkü biliyorsunuz ki bizim ekipte her
telden gerçekten her telden
insan olduğu için böyle toplanıp öyle
bir masa çevirmeye çok istiyorum ama bir
türlü ayarlayamadık hala ya biri uyuyor
Biri uyanıyor biri kaçtı hayatta belli
değil birine ulaşamıyoruz Alfa 10 kişiye
daha bırak göndermiş Çok teşekkür ederim
Çok sağ ol hocam eyvallah
Evet
rp'li mi ama ya hafif rpli zaten RP ile
yapmazsak da biz zaten aramızda
anlaşamadığımız için baya birebir rpli
gibi hissettirir yani o Bugün bir edite
bakalım mı
niye
Hayret
göndermişsin her şey gönlünce olsun bu
arada Yağmur şunun hediyesini unutma
lütfen demiş New York Kasım Çok teşekkür
ederim Yağmur sen harbiden ne hediye
ediyorsun
yoksa benim Senin hediyen Ben de hazırım
Evet hazırdı gerçekten
kızım hazırdı
bekliyor hazır
bu ay mükemmel ediyor
bundan sonra Ya bırak ya
sana ben sana ayırmıştım bu hediyeyi
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım
orada yabancı bir yerde mi alana kadar
kullanacağız klavyesini burada Yedik mi
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım klavyesini
Salağa bak ya
biraz
Bahçeşehir'de
Yağmur İstersen sana bahçe şehirdeki
gölete var ya Gölet Evet evet oraya
istersem Mete getirtirip yüzdürteyim mi
hoşuna gider mi hediye olarak
paraya kıyayım Paraya bu hamsi metre
piçini getirdiğimi
yemeyeceksin ama
alırım gelip yüzmezsen [&nbsp;__&nbsp;] belanı
ama
yüzme parası vereceksin kaç para
yüzeceksin hocam harbiden Ben istiyorum
böyle
[Kahkaha]
yanında da kaç kişi getirecek onu düşün
abi yüzerim ne demek ya 1000 dolara Ya
sen kimsin oğlum bu profesyonel
yüzücüler bu kadar istemez ama
[Kahkaha]
yeni Sabancı markası oğlum sen çok
alışmışsın
Mete 5000 lira veririm dostum
Bir de Leydi Killer yaparım sana
vlog çek kardeşim tamam Tamam olur Mete
Mete'yi
[Kahkaha]
dışını yaptın her geldiklerinde bir şey
erken Ayhan anasını [&nbsp;__&nbsp;] bu işine
çıktı diyor yine dişi kırıldı biri diyor
ki ağzım kapanmıyor diyor Samet üç buçuk
ay ağzını
tat dediler
Dişlerime diye dokunamıyorum diyor Öbür
dolgu yaptığın işin ağzı kapatmıyormuş
öyle bir sorun olmuş
Bak Kıza ayıp oluyor dedim bak yayında
söylemiyorum Onun bir Kariyeri var iş
kariyeri O da dedi ki yani kariyerini
dedi Ben dedim
İnanmıyorum Bu arada ben hiç görmedim de
Çünkü nesrinini sanki Kolpa var gibi
hissediyorum mesleğin canlı görmek
gördü
bedava diş yaptırmaya mı geldi yağmurun
babası Koskoca villa sahibi adam
kalktı oradan 4 katlı videosu var
videosu var şey videosu ne lan Villası
var videosu da var bu arada
annesi zor unutturdu annesine
babasının
4K be [&nbsp;__&nbsp;] koyayım 2014'te Nasıl 4K
çektiniz yani
[Kahkaha]
Bu arada bu aralar klinik çok yoğun
bizim günde var ya onu hasta falan
bakıyor
resmen
olacak olan arkadaşlara Belki bir
öneride bulunmak istersin Hani olsunlar
mı güzel bir iş mi
ya şöyle iş bulma sıkıntısı diğer
mesleklere göre az da Nasıl
yani Ama onun dışında ben önermem
Niye önermiyorsun ya bilmiyorum Bana
değmiyormuş gibi geliyor O kadar bel
ağrısı olsun ama her mesleğin kendi
Zorluğu var tabii şimdi öyle demiyor
rakip işyeri
isteğin varsa çekiliyor O kadar şey
isteğin çok yoksa çekilmiyordu
zaten İsteyen yoksa
başa dönsey
din
eczacılara bakkalcı dedi
peki Profesör Doktor mete53'ün mesleğini
de yapabilirdin Bu arada o da güzel
kolaymışları buluyor Onları oradan oraya
götürüyor euro ile çalışıyor dolarla
çalışıyor
Evet evet
anlaşıyor bir tane yerle Evet
tüm müşteriler buraya getireceğim
Arapları diyor ki yarısını bana
vereceğini ücret Neyse sahibi de iki
katı söylüyor Araplara yarısına Mete'ye
veriyor paranın
çaktırmadan sınır dışına süremez misin
Niye arabayı
Evet Nesrin sana bir tane klinik açmak
lazım ya Ama sen çalışmayacağım
bir yerde çalışınca maaş olarak
düşünce o da kendi Kliniği
olanlar
bu paraları kimse daha ne kazandığınızı
anlayamadı kimseye yani
şu an yeni mezun bir diş doktoru bir işe
girdi ne kadar kazanıyor Baba ben bunu
senin kazandırıp sormuyorum bak senin
kazansan sadece Sorum şu yeni mezun bir
kız özel üniversiteden mezun burssuz
%100 burssuz bir hanımefendi mezun
olduktan sonra bir tane
Gaziosmanpaşa sularında bir yerde bir
diş hekimliğine girdiği zaman
doktorluğuna girdiği zaman gündüzleri de
TFF oynayabileceği şekilde bir işte
aylık ne kadar kazanıyor
bunun merak ediyoruz biz
Şimdi şöyle söyleyeyim Tamam Kısa bir
şey geçeceğim öyle diş hekimlerinde
genelde yani %95 yerde Maaş yok belli
bir hep diyorlar ki çalıştığını %35
çalıştığını %30'u diye bir şey var yani
ne kadar iş yaparsan ona göre
kazanıyorsun
ortalama özelde atıyorum 2 yıl artı
tecrübesi olanlar 20.000 25.000 30.000
bandında kazanırken benim gibi birazcık
daha salaş takılan
savaşta kalan diş doktoru Duydunuz mu
salaş takılan şu demekler söyleyeyim diş
doktoru Evet şimdi ben mesela bir mani
hastası alıyorum ya atıyorum evet
gelecek hayır hayır toplam kazandı Canım
bir ayda kazan
dı tecrübesi var kesin
toplam 24 saat çalışmadan 5K dolar
kazanırım amele Esrin dostum amele Olmuş
mu sence hoş olmuş mu amele kelimesi
Neyse bir şey demek İstersen söz hakkım
da olsun söz hakkım var
Sonra dişin ağrırsa hatırlarsın Bu
cümleler Neyse
sonra dişin ağrırsa ne kadar ayıp
ettiğini ve ne kadar terbiyesizce bir
yorum yazdığını hatırlarsın güzel
kardeşim ama o gün İşten çok daha ilginç
olacak çünkü Nesrin TFT oynuyor olacak
Sen diş doktoruna
gerçekten çocuk gibi tehdit ediyorsun
yani hiç tatmin olmadı arkadaşlar O ne
dedim o küfür istedi sen onu vermedin
[Kahkaha]
eş olaylar oluyor
musun atıyorum bir hasta geliyor çok
zorlu vesaire falan filan ben onu mesela
her hastayı kendime almıyorum
muayeneleri ben yapıyorum ya atıyorum
Çok zorlu bir diş çekimi vardır falan
filan ben onu Ay ben bunu deneyeceğim
deyip girmiyorum onu diyelim ki daha
tecrübeli yolluyorum falan her işe
almıyorum
Ama yandaki doktora şey diyor musun Bunu
ben sana %20 komisyonunu göndereyim mi
öyle bir şey çünkü senin adın
ticarethaneye dönmüş gibi Kapalıçarşı
gibi oldu
Yani sen kaça bozarsın bu hastayı
kur 20 20 06 öyle senin anlattığın biraz
buna döndü şu anda
çok kötü girdim bunu alan var mı falan
mı yapıyorsunuz o kimse almaz sana
bakıyordu hasta ne yapıyor O zaman şöyle
bazen üniversite hastanesine gitmek
durumlar oluşabiliyor onu
yönlendiriyoruz ya da atıyorum Uzman
Doktor lazımdır gerçekten gitmeniz
gereken duruma hani tam eğitim
alamamışsın
üniversiteye gitmemiz gerekiyor eğitimi
falan alıp geri dönüp tekrar o konulara
öğrenip bir daha gelin falan
Sen hala kaç para Sen hala kaç para
kazanıldığını söylemedim
Tamam kendim gibi söyleyeyim atıyorum
benim gibi birazcık daha işte salaş
çalışacağım
Ne yapıyorsun Ya
benim gibi iş saatte TFT oynayanlar da
ya Şuna Evet bunu garantiye
hemen düzeltmem lazım çare
pasta gelmiyor Maltepe'de oynarım ama
Sultangazi'de hiç oyun yok yani o Ben
onu vlogda öyle çektim diyor öyle
anlaşılmış Onun dışında
[Kahkaha]
kremlenmiş arkadaşlar onun derdini ben
anladım Hayır o bugün
bu kadar abartı şey yapmana gerek yok
bugünkü kardeşim kendisini kremlenmiş
tamam mı
Her şey hazır burada işte kaşınmaya
gelmiş buraya ve acaba beni kim şey
yapar diye O yüzden kardeşim sen ne
muhatap olamayacağım meteciğim seni git
Kasap 53 [&nbsp;__&nbsp;] devam edebilir
laf yetiştiremeyince öyle kalırsın işte
Laf yetiştiremeyince
hemen
15-205 tamam yeter
Ben seni anlayamadım şey şu Sen burada
bir işte çalışıyorsun Yayıncılık
Tan çok kazanmasan da hani ek gelir Evet
gibi bir de hüso'dan da istiyoruz biz
para
senin adına konuşuyorum yani
ben sana gönderiyorum babam bana
söyleniyor isyanla değilim yani
Sen de babana şey de o zaman bana polen
[Kahkaha]
[Müzik]
bir şey diyor
biraz daha tesirli
bak Geldiğinde öyle bir döveceğim ki bak
gerçekten
bana o hissiyatı ver Tamam vurdum da
hissiyat geçmiyor ya aynı anda attım
[Kahkaha]
Kardeşim bak hamileleri İzliyor bak
yayını böyle durma
[Kahkaha]
Hindistan'a bırakayım demezler ki bu kim
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım
[Kahkaha]
gel gel vuruyorum
gel buraya
acıdı yani Eğil birazcık Eğil Sen bir
daha da bakalım polinik
oğlum Salak mısın [&nbsp;__&nbsp;]
[&nbsp;__&nbsp;] Bir de bana kaldırıyor
Ne oldu lan şortta mı oldu orada bir
hemen az mı
hemen azma şerefsiz
Bunlar senin arkadaşın kardeşleri
Tövbe estağfurullah Nesrin Peki yağmurun
yerinde olmak için can atıyor musun
bugün sana
20 soru bildiğin takdirde Çamaşır
makinem mi yoktu senin
Çamaşır makinem bozuk Bulaşık makinem
yok klimam da eksik
lerden birini isteseydin Ya Ya
bir dakika bir dakika oğlum niye
susmuyorsunuz bir dakika
diyorum
Yağmur
Efendim Çağrı sen 30 olduğun için böyle
konuşuyorsun Geçen hafta böyle
konuşmuyordun bak farkettin mi kendini
Annesine söyledim ama bak Hayır 30 oldum
hayatın ağırlığının farkına vardım ve
diyorsun ki tablet isteyeceğine çamaşır
makinesi isteseydin diyorsun yağmur
farkında mısın yaşlandın
Normalde para istesek koronaya gidelim
Amerika'ya gidelim
ki ben
yok işte
Neslihan'a gitmek istiyor artık
[Kahkaha]
şey zamanları bitmeden hemen yurt dışına
falan gidelim Araştırdık falan bayağı
sonra kaldı yine çok pahalı tuttu ne
kadar ki Gideceğiniz yer
Güney Amerika'ya baktım bir de Kore'ye
baktım 15k arttı sadece uçak bileti git
gel 15 Amerika'ya bakmış bu dediğimiz
5-6-7 ay Hatta 8 ay önceydi
İnşallah bir gün hep birlikte gideriz ya
Kore'ye yok Orada ne işimiz var
Ya normalde Sizin Avrupa'ya falan
gitmeniz gitmek istemeniz lazım
kolombiya'da Ne yapacaksınız ki
ya bize sıkıntı alması
artık Demek ki yani ben bu sene
vizelerimi verdim
şaka kovalıyordu
kolombiyada kal turu varmış onlarla git
istiyorsan
dır kesin baya
tutacağım 22 net üstünde beyaz
eşyalardan bir tanesini istemem hakkım
var klima
tamam mı
ekran paylaşıyorum ama herhangi birisi
dahil olup cevaba verirse dayanamayıp
cevabı verirse senin bilemediğini bak
bunu hep kabul ediyorsun hep atlamadan
duramıyoruz Dostum bana pay verecek
misin yoksa atlarım
parolla mı çözeceğim Çağrı ben çok
Geriliyorum
Tamam Joker hakkımda mı yok var ya Joker
ayakkabı var Benim dünkü klipleri sildim
Kaçmak için de ne kadar para lazım ve
klinik açan Her insan iş yapıyor mu diş
hekimliğinde çok para kazanmak için
illaki klinik açılması açılması
gerekiyor mu demiş Kanka Nesrin bunu bir
hocasına sorsun yarın ki yayına gel
orada
o zaman 4
ünite
Ben hesap kitap babama sunuyorum ya
her şey inşaatı dahil oranın inşaatı da
önemli işte Alttan su tesisat falan
bilmem iki iki buçuk üç milyon arası
tutuyor
yüz bin liraya da ümit var
24 milyona kadar tutuyor diyorsun
senin bir tane arabanın arkasını
açacağız Köfteci gibi orada oturtacağız
ama artık seyyar
Aynen yarım Ataşehir metrop'un önünde
arkadaşlar nesin gidebilirsiniz
4 milyon veriyorsun ne kadar sürede
çıkartacak parasını Sen sizin kliniğin
ne kadar ciro yaptığını bize söylesen
aslında hiç seni yormayacağız biliyor
musun Nesrin aslında bana sadece şu
bilgiyi verebiliyor musun siz of Dedik
Abi bak gerçekten oğlum isim verme geri
zekalı aptal bak ara
Sultangazi'de çok rahat çalışıyorlar
Bir
diş hekimliği böyle
Gaziosmanpaşa'da Bayrampaşa'da olur
böyle bir yerde mesela ortalama Sence
size kaç ümit vardı
5 ümitli bir diş hekimi
5 ümitli bir diş hekimliği kaç para
kazanıyor ya ortalama
sizinkini söyleme onu bilmiyorsun sende
Çünkü diğer hiç tanımadığın
kliniklerinkini biliyorsun onları söyle
500.000 Euro falan yapıyordur ama günlük
ebesinin nikahı
ya
manyak mısın biraz fazla manyak
[Müzik]
isi 50 bin lira
hepsi hep dolu mu oluyor bir şey
söyleyeceğim Aylık 500 mü Tamam öyle
falandır diye tahmin ediyorum
kar ne kadardır yüzde kaç karpayı
vallahi
herkesçe şu anda sana bir 90 100 110
kalır Bence hep böyle söylüyorum ya
kafayı yedim
Yağmur sen büyüdüğün için artık Sana
bunlar şey geliyor netlik istiyorsun
hayatımda ben çok farkındayım ama işte o
da yaştan 30 oldum 30'a bastın lan böyle
oluyor Maalesef benim tribe sokma Ben
öyle değil Hayır
Ben kameran açıp ağlamaz mısın
ben seni duygusal bir moda sokup
ağlatmazsam hiçbir şey bilmiyorum sana
da bir tane Parol Point Ağla o zaman
direkt
[Kahkaha]
bir şey var mı bilmiyorum ama bir bir
Varol Point yani
doğum günü kızını niye ağlatıyorsun abi
güldüreceğim dengeleyeceğim yani Ağlarım
ağlayabilir misin öyle pat diye Peki 30
mu oldun sende
turuncuları konuşalım ne kadar
kazanıyorlar
Evet
Meslekleri tanıyalım
dostum turşu
Evet Rize Turizm lüks lüks Rize
Evet lüks Rize Mete lüks pompa turizmden
sesleniyorum Geçmiş olsun
Sen bir turu musun önce onu söyleyelim
soralım
Neye göre kime göre
kiminle konuşuyorum ben ya
diyojenle mi konuşuyorum [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
sen Neye göre kime göre sen Ne
anlatıyorsun ya Turcu musun değil misin
ya Bunu sonra bana ya
Bu aksağına da inanmıyorum
turkışımı yapıyorsun ki
nişan organizasyonuna atıyorum 20
kişilik seni tutuyorlar götürüyor ne
kadar peki bu sadece Mesela atıyorum kaç
kişi araba kaç kişi 22
senin kendini saymadın değil mi yani 22
artı sen
6 kişilik 8 kişilik 9 kişilik yok abi
istemiyorum 22 kişilik bir tur
arabasında böyle bir organizasyon için
götürüyorsun gece de geri getireceksin
ama değil mi geri getir götür yapacaksın
yani kişileri Tamam nişan düğünü var Ben
Fiyat almak istiyorum abi fiyat nişan
düğün fiyatı almak istiyorum ya da
sünnet sünnet lazım olabilir bana 15
kilometre
500-600 lira bir şey var [&nbsp;__&nbsp;] koyayım
15-20 km'lik mesafe 500-600 alıyorsun
Peki bu iş ayda kaç defa böyle iş
geliyor sana
ya bir şey söyleyeceğim
götür 500 geri getir de 500 öyle mi 500
yoksa
sen bilirsin
yok genelde başka yerlere gidelim
yakında kafe varsa işte atıyorum
kesinlikle ben seni tanıyorsam sen o
düğünün içine girip oradan kuru pastanın
yemeden çıkmazsın bence
Tamam o zaman şeyi sorayım
Arapların düğünü veya bilmem nesi var
Onlara uyguladığım tarifeyi Lütfen
burada şerefsizlik yapmadan
kaç dolar Abi onların da arabayı bana
söyle onlar günlük 100-150 dolar
[Müzik]
bir turucusun ya senin paketinde olmayan
ve Spotify mısın sen [&nbsp;__&nbsp;] koyayım senin
niye paketin var ya Platinum paket ya
Golf paket olunca ne oluyor [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım bana gideceğim
yere yapıyorsun yani tur güzergahı vardı
oğlum günlük atarım bugün aydır yarın
Uzungöl Oğlum sen öyle demedin işte onu
söylüyorum sana dedin ki istediğin yere
götürürüm dedim
[Kahkaha]
İstanbul'da tanıdığı var mı düğünümü
arıyorum demiş Bak Mete yönlendirsene
bizim izleyicilerimize mete53 kodu ile
girelim [&nbsp;__&nbsp;] koyayım Ha Google
Ben şeyi merak ediyorum bu okul servisi
yapıyor orada artık Gerçek para orada
okul servisinde orada para var mı Mesela
Oha
100.000 yarısı
var sabahçısı var iki farklı grup var
şey parası minibüsten ya
böyle garip garip sesler çıkartıyor abi
ediyorsun hep Küfürün [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya
günlük hamam
düşünüyor esnada
günlük niye alıyorsun oğlum
öğrencilerden ya aylık değil mi oğlum o
iş
minibüse gitse 6 lira Ya kardeşim
yapıyorsun oğlum günlük Şimdi onlar
taksiyle gitse
bin lira yine İyi tamam 22 öğrenciden 22
bin lira 22 sabahçı 22 öğrenci 444 bin
lira Rize'de sabah şöyle
niye yok abi Yok normal 8'de geriye
ikinci öğretim var
Tamam 22 bin lira kişi başı 1000 lira ya
bu 22'den fazladır eminim Çünkü
uzaktakinden daha fazla alınıyordu 3-03
kilometre ayarı vardı Onun falan filan
[Kahkaha]
Haziran sonu Rize'ye geliyorum Bana kaça
kaça gezdiriyorsun beni ayarlarız Sen
amerikansın dolar üzerinden bir fiyata
göndermiş
orada Tıpta en erken 25 yaşında işe
başlanıyor 4 yıl uzmanlığını almak için
çalışın Max 40 bin lira alabiliyorlar ve
gençliğini istemiş orada kalmış benim
Kendi düşüncem
çılgın Bence bir karizması bir tık daha
yukarıdadır Yani hani sonuçta günün
sonunda doktorsun ve Dünyanın neresine
gidersen sağlık sektörü abi söyle bak
yani sadece doktorluk değil bence sağlık
sektöründeki bütün basamaklar bence çok
avantajlar normal
şeylere göre o ayrı bir önlüğü giydikten
sonra ayrı bir modu var yani Anladın mı
ayrı bir olayı var bence tabii ki ama bu
iş Bence özellikle Tıp sektörü yani
sağlık sektörü sadece Doktor için de
söylemiyorum Hani hasta bakıcısından
hemşiresini ambulans şoförüne kadar
konuşuyorum birazcık da gönül işi de
yani sen bizim Ali ile ben konuşayım Ali
Çetinkaya ile O da sağlık sektöründe
mesela o severek yapıyor O yüzden
yapabiliyor yani
askerlikte karizma asker
şimdi üniforması işte özellikle
denizcisi
bence çok şey yani bir mesleğin zaten
üniforması olduğu zaman
ailede
otomatik oluyor yani
Metin Şimdi bir tane sprinterı olan biri
ne kadar kazanıyor ya ne kadar kazanıyor
yani 1500 mililitre
olmaz banyo
serviside hangi Davut Güloğlu dinliyor
Bak delikanlı gibi bak Adam gibi cevap
istiyorum abi o oğlum ben Karadenizliyim
Karadeniz'in her sanatçısını da dinlerim
oğlum Cimilli İbo Allah rahmet eylesin
Onu da dinlerim
Ya ben Davut Güloğlu dinlerken elini
böyle camdan çıkartmış bir Metallica
meşhur gözlüğü var ya
gerçekten kafamda
çok güzel bir tavla dolaşıyor
pencereli 3 gözlüğüm yok ki lan o kaç
sene öncesinde
oğlum Google
[Kahkaha]
Ben de biliyorum onu hareketli Karadeniz
şarkıları dinler misin
Evet hareketli Bak bakalım nasılmış
[Müzik]
adam Karadeniz şarkılarının Shazam [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım
harbi Shazam gibi lan o zaman şuna Gel
Şaban 53
[Müzik]
bunu bilmiyorum bunu sevmediğim için
[Müzik]
bunları dinle dinle
[Müzik]
mesela Eve dönerken deniyor bana
turistlere indirdim turistleri indirdim
Eve dönerken bununla dönüyorsun değil mi
Sen niye bu şarkılarla taşak geçiyorsun
bts'de kardeşim bts'e taşak geçme bak
Kore müzik diye
öğrenmek mi istiyorsun Kore müzik
yazmışım ya
Hayırlı olsun diyelim
Arkadaşlar
veterin en sevdiği çocuklar bunlar
bunlar çocuklar en sevici çocuklar
[Müzik]
şarkıyı bilirim
kafan gitmiş kardeşim kafan gitmiş ben
seni daha fazla rahatsız etmeyeyim
öyle yavşak
Bunu bilirsin
[Müzik]
Bak güzel kardeşim bilgilendirici bir
yayın yapıyoruz bizim şimdi
izleyicilerimiz kazanacak adamlar çok
fazla Zeki arkadaşım var ama kazanamayan
arkadaşımız da biz dışlanıyoruz Anladın
mı alternatif meslekleri öğretmemiz
lazım bu insanlara
üzülüyorum biliyor musunuz
Burası günün sonunda birazcık da
fırsatlar ülkesine döndüğü için mete53
%100 burssuz diplomalı
messi'den fazla kazanıyor
Doğru mu bu Mete
ve bu adam
ek gelir de var ama onu da Benden Duymuş
olmayın başka bir hizmeti daha var başka
bir hizmeti daha var ama ben onu buradan
çıkamam
[Alkış]
bunu biliyor musun dinliyor musun
delikanlı gibi
[Müzik]
yok
[Müzik]
o da bilmiyor ki
[Müzik]
en ünlü şarkısı neydi ya
Mustafa Ceceli söyledi
Nasıl yani siyasi video açma siyasetiniz
bassın
öğrendik
biz her şeyi öğrenmek istiyoruz abi
çetimizde biz bizim burada bilmediğimiz
konu kalmasın Lütfen söyle Sucuk var mı
Allah'ın varsa
kaşar var mı
yok beyaz peynir seviyorum Ben sucuk
arttı beyaz peynir mi
o nasıl bir kombinasyon ya ben böyle
seviyorum hamile misin dostum yok
Haydi onlar yedi sekiz bin dolar
kazanıyor ama Türkiye'de yaşamak daha
mantıklı çünkü Türkiye'de bir kasabayı
Selamünaleyküm diyebiliyorsun Amerika'da
diyemiyorsun
Tabii Efendim Amerika'da bisiklet
üzerinde taşımacılık olayı var ya dedi
ki miydi neydi
ayakla taşıma dedin Nesrin
mesela pedeki için
mete53 uygun mudur mesela iş başvurusu
yapsa pedik Hepte Ben bisiklet
Uygundur sürebilir mi dersin
bacaklar kalın gibi ya sürerim
kaç para kazanıyorsun
ama arada 5 dakika durup şey yapman
lazım Bir Horon çektireceksin
amerikalılara
çay geçmedi dün akşam demiş
Tamam Bu akşam dün akşam bu akşam çok
fark etmez
Normalde Yarın gelecektin Şimdi girdiniz
yarın
[Müzik]
Hayırlısı olsun
Amin Hayırlısı olsun tek dediğim şey
dediğim gibi arkadaşlar yorumlarda
incitici olmayalım
biliyorsunuz hani
sevenlerimiz var sevmeyenlerimiz var
Benim özelimde de aynı şekil
anlatabiliyor muyum
Vallahi eyvallah
Onurcan zaten dün atmış Normalde Okan'ın
tweetleri [&nbsp;__&nbsp;] koyduğum 20 30 liraya
kalır yürümez gitmez bir kalktım [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım binlerce bir görüntülenme var
tweette
yüzlerce yorum var
buna kariyerin tweetini attı galiba
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım yani
Twitter istatistiği lazım olduğu zaman
Okan sen söyle
atmandan birini atıp alalım falan böyle
hareketlere girelim yani
görmezden geldi hep kesin güç kalıyor
Beyler Neyi Görmezden geldim lan
Eyvallah Ulu torrecim Çok teşekkür
ederim Sen az önce de abonelik
göndermiştin onu galiba okuyamadım ama
kessene Bereket Çok sağ olasın kerz Okey
8 sene 3 İsterse gelsin İzmirli
düğünlerde davul çaldırayım dolgun maaş
artı bir kasa ayran
Ulan bu Kamil de sence ritim duygusu var
mı zannediyorsun
kafam çok iyi
İlla kemençe alıp geleceğim buraya onu
arkadaşlar yayının başında Açıklamamı
yaptım Tekrar tekrar ekstra açıklama
yapmamıza Bence gerek yok çok daha Hani
ekstra büyüteceğimiz bir durumda yok
Günün Sonunda dramı arayan arkadaşlar
varsa da öyle bir drama da yok Hiç
bilmeyen arkadaşlar için tekrar
üzerinden geçeyim belki konuya hiç Vakıf
değildir
Benim ajansımda 3 senedir sevdiğim
arkadaşlarımla beraberdim ajanstan önce
de Big Boss life'a Ben katılmadan önce
de arkadaştık Aslında arkadaş olmuştuk
yani öncesinde de varlarda Sonrasında da
var olacaklar Bu açıdan Bu yüzden bize
yakıştığı gibi davranacağız hep beraber
kimsenin kalbini kırmadan Böylelikle
kendi herkes biz En azından kendi
önümüze bakacağız kendi yolumuza
bakacağız bize bu yakışır
herkes için hayırlısı olsun abi çok
teşekkür ederim Cansınız eyvallah
hem de ben bu esnada artık kendi ekibime
de biraz yoğunlaşacağım biraz kendim
bakacağım
kendim
kendi kariyerimi kendim yaratacağım yani
sonu Sonuç bu
Onun haricinde arkadaşlık dostluk zaten
Baki
Kemal nefret benim kardeşim yani sıkıntı
zaten olmadı
bundan sonra da olacağını zannetmem
olmaz yani
Hiç mi duramak abi iştir ama yok ya
hiç dramı yok
ya Emrecan salma kardeşim insanlara
zehirleme Kardeşim bak
Abi ben mi istiyorsun Ne istiyorsun ya
Hiç mi Yok be abi abi bir aç Belki
Ondan öyle bir şey diyeceğim ben
önümüzde ne var bugün
ona göre
abi Ender soruyor solgaz girer mi bu
yayın diye
Ender okanı kardeşime
Ben de yeni öğrendim ya bu genin zaten
okan'dan çok uzak olma ihtimali zaten
yoktu Ben hiç kardeşi bilgileri
yani anlatabiliyor muyum Ender
Hitler oynamayı ben de çok istiyorum abi
Hitler oynamayı çok istiyorum ya
Ben giderim yatmaya Sen yatmaya git
oradan ben yırmağa Gidersin yatmaya git
yarın Kaçta işbaşı
6'da gidiyor arkadaşlar 7'de Tekrar eve
geliyor Tekrar uyumaya devam ediyor Yani
işim var
Biz Rambo oynuyorduk
falan filan deyip deyip durdu [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım Aaa bu gitti 6'da uyumadan
gideceğim dedi bugün dedi yorulacağım
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım dedi gitti 2 el
oynayabildik lan bu gitti ikinci Elim
daha bitmemişti geri geldi dedi ki İşimi
bitirdim geldim
ben [&nbsp;__&nbsp;] koyayım bir saatte beni
sikersiniz affedersin
Ben senin şoförü olsam bizi biraz gezdir
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım Hemen okula ne
bırakıyorsun ya biraz muhabbet makara
sohbet yapalım
Hadi görüşürüz görüşürüz
arkadaşlar engelleyin ne olur ne olmaz
ya Kızı erkeği yok bunun çünkü
Tamam bıraktım kardeşim sana
şöyle sikko videolara bakalım o zaman
oradan da kayalım reddete kayalım Oradan
da oyuna kayalım bugün Outlast devam mı
etsek ya En

[Müzik]
herkese Merhaba ben Tuğçe Adıvar çizim
ve sohbet serimizin 18 bölümüne
Hoşgeldiniz
Şaka maka 2 sezonu yapıyoruz yani 10'ar
bölümünden düşünürsek baya bir
ilerlemişiz ve 3 sene falan sürdü zaten
artık sanki Avatar yapıyor neyse bölüme
başlamadan önce bir hamsi yapmamız
gerekiyor ama ben de açıp eski bölümleri
izledim hem ara verdiğim için hem de
artık uzadıkça uzadığı için neyi nerede
Söyledim Nerede kalmıştık Ulan neler
olmuş diye kendi Hikayem hakkında bile
boşluklar oluşmaya başladı kafamda size
de gidip önceki bölümleri izlemenizi
tavsiye ederim elinizden bir hatıra
yapma yapmak için ama ben minik bir
projesi kısmı geçeceğim Karadenizli
soğuk sularından çıkıp eski şeyler hiç
fotoğraflarını göç eden minik hamsi
folklor batağına düşmüştü ve oradan
kurtulmak için resim kursuna yazıldıktan
sonra
Türk resmen gerçek kişi gibi böyle
olmadı mı öyle bir şey canlanıyor
gözümlanır her şey şu anda tam olarak o
oluyor böyle sislerin içinden minik bir
hamsi geliyor ama cidden hamsi geliyor
böyle yürüyerek öyle düşünün yani
daha sonradan lisede güzel sanatlar
eğlenmiştim eğlenmişti sonra geri dönüp
mezun olmuş mal gibi ortada kalmıştı
minik depresyonlar Allah'ım ben ne
yapacağım hayatım nereye gidiyor
gerçekten var mı gibi sorgulamadan sonra
işe başlamıştım geçen bölümde sanırım
geçen bölüme başlamıştım değil mi Evet
Eskişehir'de bir tane animasyon
şirketinde bütün arkadaşları ve içinde
olduğu ortamı böyle çok güzel oldu Çok
eğlendiğim bir işe başladım en son orada
kalmıştık bu bölüm hayatımın akışını
bayağı değiştiren gelişmeleri
anlatacağım size baya heyecanlıyım
Aslında önden böyle notlar aldım
hazırladım böyle notlarımı okudum hiçbir
şey atlamayayım güzelce aktarayım diye
benim için önemli haberleri sizlerle
paylaşacağım Neyse nerede kalmıştık en
son işe başlamıştım her şeyden çok
memnun oldum Her şey yolunda gidiyordu
Ama tek bir hayalim vardı bir Hayalimin
olması işte
bunu neydi ya o serinin adı skerybu bir
seriesiydi Galiba evet skary bob'i
izleyenler bilir üçünün dördüncü bölümde
mi Ne rapçi kardeşimiz vardı Böyle benim
hayalim var bir halimin olması diye
oradan hemen alıntı yaptım çok
izliyordum bu filmi ya çok eğleniyordum
Neyse genel olarak hayattan beklendim ne
etti Para biriktir dil okuluna yazalım
Amerika'ya gelip bütün bir adım bu
değerli bir sene içinde bunları yapmaya
gerçekleştirmeyi planlıyordum En azından
kendince gerçek diye ne kadar yatkın
bilmiyorum ama tabii o zamanlar dolar
bir nokta değildi falan gerçekten
Aslında gerçekten yatkın olan bir planım
vardı Aklımda hiçbir zaman böyle şirket
kariyeri yapmak yoktu Hala da aslında
yok yani evet şimdi düşünüyorum da o
zamanlarda bu zamanlarda hiçbir zaman
bir şirkete gideyim şirkette yükseleyim
gibi bir hedefin bir amacım öyle bir
yönelken olmadı hani bu iyi ya da kötü
bir şey anlamında söylemiyorum da benim
öyle bir hevesim yoktu daha çok böyle
pek mal diye Dünyaya geldiğim sokakta
resim yapayım
güvercinlerle paylaşayım gibi daha olası
olmayan hayallerim vardı zaten o Bang
bang'de gez beşiği bahsetmiştim önceki
bölümlerde Biz de gerçeğiyle yüzleştiğim
anda Yani aslında birazcık Normal insan
gibi araştırma yapmaya başladığım anda
hayallerim suya düşmüştü Aslında
bakarsan birçok yeri Gezmiş oldum 5
dakika
sonra Onları böyle şimdi geriye dönüp
bakıyor Daha çok fark ediyorum Şu an
hayatımda olan çoğu şeyi gerçekten bir
zamanlar farklı bir şekilde planlayıp
istemiştim Aslında çekim yasası var mı
derseniz sanırım varmış uyguluyor musun
derseniz istemeden de uygulamışım
geleceği öğrenerek yapıyormuşsunuz
derseniz yok o kadar bilinçli Tabii ki
daha hareket etmiyorum Neyse gidelim
18-10 seneki Tuğçe'ye böyle bir Sisler
tekrardan yükseliyor kendimi efekt
veriyorum kafamda Neyse bir gün İş
yerindeyiz balkona çıktık işte çay
molasındayız bir durum muhabbet falan
orada Bana bir telefon geldi ve
telefonla hayatım değişti
benim için gerçekten çok şey değişti bu
telefonla resmen aradıkça kazanım vücut
bozmuş hali farklı bir hali gibi düşünün
yani bir de öyle bir şey vardı değil mi
o zamanlar böyle bir seni arayınca
kazanıyordun Hatta biz böyle saçma
numaraları çaldırıyordu Onlar bizi geri
arıyordu oradan kontür kazanıyorduk
Hayat gerçekten zordu yaratıcılık
mecburidi o zamanlar hayatta kalmak için
bir ergen olarak kontör gibi bir şey
vardır çünkü neyse doldukça dağılıyorum
konuşasım gelmişken benim ağustos aynı
şirkette çalışma eğlenmek cidden hiçbir
şey sallamak üzerine kuruluydu zaten
hani yeni başlamıştım
şirket ortamına girmiştik bir şeylere
parçası olmak bir şeyler öğretmek
Gerçekten güzeldi gerçekten şans dedim
ilk işim Orada olması öyle bir ortamda
olması Eylül de benim için bana gelen
telefonlar yani altı Koza Film
festivalinden gelen telefonlar birazcık
değişti bana aradılar dediler Tuğçeciğim
ne olur Adana'ya gel dediler sana işte
bıcı bıcı yedirelim işte
Çok sıkıldım güneşe beraber falan diye
böyle çok cezbedici tekliflerle
yaklaştılar ya dedim Sizi mi kıracağım
ya Tabii ki de gelirim dedim bana çizgi
filmini aldık
bayağı bir eğlence coşma inanamam falan
hemen ülkemizi gururu şirketimiz bizi
temsil
edecekler Çünkü Normalde işe girdiğinde
ilk sene sana diyorum ki çizdin olmuyor
kölelik sistemini ortaya koyuyorum şu an
değişmiş olabilir Sanırım bir hafta
izin kutu ama benim daha ilk ayımdı Yani
izin alma gibi durumum yoktu Neyse
festivalde finale kaldım diye Tabii ki
de Aa git git kurban olsun sana
patronlara falan filan dediler biz dedik
ki bu bir hafta en iyi ne şekilde
kullanırız Hemen dedim İstanbul'a
gidelim çünkü Adana'ya giden yollar
İstanbul'dan geçiyor Haydi yanımda hemen
kalktık hafta sonu İstanbul'a gittik o
ilk iki gününü Yani pazartesi günü
başlayacaktı Festival Oraya gitmeden
önce cumartesi pazar İstanbul'da değil
ailecek geçirelim çocukları da özledik
biliyor musun onları okumaya Çünkü
İstanbul'da kalmıştı gene böyle
zihindeki Erasmus grubu olarak toplandık
Hayriye hanım kızımız oğlumuz Parti
böyle erasmusallatmayacak şekilde bir
İstanbul'da Partili dedik çok güzeldi
böyle birbirimizi görmek Biz özleşmişiz
falan Tabii bu sırada sadece babalık
içgüdüsüyle annelik babalı hiç güdüsüyle
hareket etmiyorum içimdeki minik Hazal
havayı öldürmüş de değildim
ben o sıralarda bayağı Spike
kazanova'nın kingi falanım böyle yani ne
zaman böyle ilişki istemiyorum dediği
ilişki ihtimalleri etrafında biter diye
böyle kısmetler olur Gerçekten hayatımda
ilk kez böyle net bir şekilde ilişki
istemiyorum dediğim dönemdi Ve tabii ki
de kısmet yağıyor telefonlar
kilitleniyor böyle bir yoğunluk
görülmedi buradan bir flört oradan bir
flört burada bir seçenek oradan bir
seçenek falan o kadar yoğundum ki aynı
akşam iftar vermesine aynı anda toplantı
veriyor toplantı düzenliyor Belki iyi
tanesini falan geliyor biz dışarı
çıkacağız arkadaşlara gelin İsterseniz
falan diye ortaya atıyorum böyle ben
yemleri gelen geliyor artık hangisine
denk Getirirsem onu da flörtleşiyorum
falan diye böyle bir kalabalık ortam
gerçekten zibidilik nokta komdum o
zamanlar ama esas önemli olan
hatırlarsanız hem rengim geliyor
demiştim pembe geldi böyle her şeyin
birbiriyle olması Yani doğru yerde doğru
zamanda doğru şekilde gerçekleşmesi bu
olsa gerek yanımda gelecektik hocam bir
yanımda pembe bir yanında Kızım orada
bir yanında Hayriye hanımım öyle bir
akşam düşünün yani gözünüzde
canlandırabiliyorsanız Bu arada Hayriye
hanım işe döneceği için yani çalışmak
zorunda olduğu için benimle gelemiyor da
benim klasman götürebiliyordum Yanımda
festivale onu hiç dedim ki dostum dedim
ülkedeki dedim en güzel şehre Gitmek
ister misin dedim bu zaten o kadar
gevşek bir insan ki ülkeyi gezmeye
gelmiş ama tek bir günlük planlamamış
öyle uçak biletini almış Gerçi
İstanbul'a inmiş hiçbir planı yok İlk
günkü Otel şey rezervasyonu var Aynı ben
ya dedim seni wonderland'a götüreyim mi
diyeyim hemen gazasıyla ilaçlatıp onu ne
götürdü Bence her turistin ülkede ilk
görmesi gereken yerlerden biri olan
adana'ydı ve o çocuk gerçekten çok
şanslıydı her turist Adana ile sınanmalı
her insan Adana'ya Adana ulaşıyor benden
fiksimi olabilir mi gerçekten Bence
gerçekten getirilmesi gereken bir yer
ilk gidilmesi gereken bir yerde bir
yabancı için emin değilim Ama gerçekten
bizim için şahane bir tecrübeydi Garibim
Aa kebap mı var orada falan Aha dedim
gel gel sana kebap yedireceğim falan
diye Neyse biz buna İstanbul'daki yani
sonra Uçağa bindik ve Adana'ya gittik
burada Adana'da 7 gün festi olacak Her
gün başka bir çılgınlıklar planlamışlar
bir gün kebap yiyeceğiz bir gün eşya
Kurşun sıkacağız bir gün camdan atlayıp
kavgaya falan karıştıracağız işte
Adana'da normal lise kadar bir günün
Bize de yaşatacaklar böyle kültürü iyice
anlayalım o kültürü iyice yaşayalım diye
böyle güzel planlar yapmışlar
cidden şahane bir hafta geçirdik
diyebilirim şu an bile dönüp
hatırladığımda böyle Yüzümde kocaman bir
gülümseme atışıyor Her gün böyle
görebileceğimiz televizyondan
tanıyacağınız simalar ünlüler yapımcılar
yönetmenler işte film sektöründen
bilebileceğiniz Hayal edebileceğiniz
Herkes orada onlarla böyle söyleşiler
yapılıyor yeni yönetmenlerle film
gösterimleri yapılıyor Bütün işte
gündüzleri genelde böyle kültür ve
marjinal değil dibine dibine vuruyoruz
işte bir sürü gösterim var istediğim
filmi seçip gidebiliyorsun of
filmlerinin işte söyleşiler var minik
toplantılar var gruplar hazırlamışlar
işte bazı konularda hep onunla konuşmak
istiyorsan o gruba katılıp onlarla
konuşabiliyorsun falan akşamları da
böyle sürekli bir parti her gün bir
parti şeklinde gidiyor Benim de tabii ki
de gündüzleri marjinalliğin dibinde
oğlum kültürel aktiviteler filmler
[Müzik]
tadında beni bir hafta geçiriyordu o da
tabi bu bir noktada Ben ona şöyle bir
gaflete düşüp Adana'da işte Kurşun
sıkıyorlar güneşe biliyor musun falan
diye bir şey söyleyeyim mavi ekran
vermesine sebep olmuştum anlamıyor çünkü
Ya niye yalnız Biz bile anlamıyoruz
adanalılardan Başka anlayan yokken bu
durumu sen git elin yabancısına bunu
açıklamaya çalış erör falan verdi de
neyse o kısımları geçelim burada şeyleri
rahatlamak istemiyorum o kadar böyle
yoğun ya Yani yoğun dediğim her gün bir
şey olaraktan geçen bir haftaydık benim
için aralarda kaçıracağım şeyler
olabilir bile heyecanlıyım da şu an
anlatırken resmen o günleri böyle
arkadaş bekle şey seyahat ediyormuş gibi
düşün senin içine girmişim gibi
hissediyorum ha minik Harry potacı seni
şey yapamamıştım mesela ilk kez
hayatımda kendi filmimi büyük ekranda
görme şerefine Naile oldu Festival bu
festivalden demiştim ya bütün
sinemalarda odalarda farklı gösterimler
oluyor festival filmleri falan diye
Benimki nesnelerden biri olduğu için bir
noktada gösterimi olmuştu falan oraya
gidip böyle diğer insanlarla beraber
izlemiştim daha sonra işte Öğretmen
olduğum için bana mikrofonum yönetmen
olduğum için bana mikrofon derler şarkı
falan söyle öyle bir minik bir şov
yaptım falan geri zekalı hiç insanlar
soru falan sormuştu filmde ilgili onları
cevaplamış falan yani o kadar gözümde
Ben büyütmemişim o kadar alçaktan
gidiyordum ki olayla ilgili böyle
insanların benim izleyip Aslında Bununla
ilgili soruları falan olması Bir de ben
onu duygusal olarak yapıyorum hiçbir
zaman yaptığım bir şey açıklama şeyi de
duymamışım YouTube kanal Bana bu konuda
birçok şey öğrettin yaptığın işi nasıl
açıklayabilirim duyguları hisleri
düşüncelere nasıl kelimeleri de
dökebilirim diye ama o zamanlar tabii ki
de bunlarda ilgili pek fikrim yoktu Bir
de sürekli aktarılan bir Hangover durumu
olduğu için hava birazcık çalışmıyordu
yani demeyi istediğim bu ama inanılmaz
güzel bir anda benim için hatta bu video
boyunca şöyle aralara fotoğraflar
serpiştireyim de bu Mesela benim ilk 20
büyük ekranda böyle izlediğim halinden
böyle minik bir görüntü Tabii o zamanlar
biz toz formatı kullandığımız için
fotoğraflar için piksellerini ayrılıyor
olabilirim Ama genel olarak Fikri
anladınız diye düşünüyorum Neyse Tabii
ki de bu kadar aktivite böyle akşamları
da içime dahil içime sıçra dahil olduğu
için sürekli bir böyle bitmeyen Hangover
şey vardı şimdi şeyde de böyle içersin
ertesi gün hangover'sındır hangover'da
birazcık daha içersem o Hangover geçer
ama bunu Sanki sürekli ertelenen bir
hengue hali vardır ya her gün içtiğimiz
için sürekli erteleniyordu bu bir
noktada patlayacak yani o günde
gerçekten en patlaması gereken yerde
patladım da neyse birazdan bahsedeceğim
onu ama gerçekten şu an o hayat tarzını
gençlik dediğim şey bu olsa gerek yani
24 yaşında falandım sanırım o zamanlar
evet vücut kaldırıyordu Yani nasıl
patlamamışım nasıl Hani o gündüz o kadar
aktivite akşama kadar partiyi nasıl
kaldırmışım bilmiyorum gerçekten şu an
size anlatırken Ben yoruldum hayat
fazlalığını nasıl kaldırmışım O hafta
nasıl hayatta kalmışım ben de bilmiyorum
gençlik işte canım ya milattan önce 1309
bakın arkadaşlarla böyle partiye
Bayağıdır böyle espri yapmamıştım
özlemişsinizdir diye düşündüm 5 gün
falan böyle geçti yanlış hatırlamıyorsam
ilk 5 gün falan böyleydi sonra 6 günün
işte akşamında Oscar Töreni olacak
sabahtan da basın toplantısı yapacak o
basın toplantısı açıklayacaklar
kazananları akşamında da ödül töreni
olacak Yani bilmiyorum her Festival
böyle mi Ama o orada Biz hepimiz
biliyorduk kimin kazanacağını işte akşam
ödül töreninde
o kadar
falan diye böyle bayılmadan ayrılmalar
kimse bilmiyordu Aman Allah'ım ne büyük
sürprizler gibi bir durum yoktu biz
hepimiz bilecektik basın toplantısına
gittik zaten uyuyalı birkaç saat olmuş
ertelenmiş biri 5 günlük Hatta hafta
sonu İstanbul'da sayarsak 7 günlük bir
Hangover kapımda böyle ben geldim
buradayım benimle yüzleşmek zorundasın
Hahaha falan diye pis Gülen bir cadı
şeklinde bekliyor böyle alkol kötü bir
şeydir anlamışsınızdır herhalde buradan
Orada işte basın toplantısı yapılacak
işte kazananlar açıklanacak bir tane
kızla işte lisede okuyor kazandılar ama
sanki şoking list okuyor böyle bir ölüyü
böyle bir şey yoktur insanlar heyecanlı
bekliyor falan
kalemin kazananı budur Bu bölümün
kazanında budur Çünkü
zaten uyudum uyuyacağım sağ olsun
kendisi bayağı yardımcı olmuştu o sırada
Benim yanımda arkadaşım Aynı kategoriden
katılan arkadaşlarımla beraber
oturuyoruz diğer Öğretmenlerle bir
tanesi vardı zaten Daha önce birkaç kez
kazanmış bu Festivali filmi de çok
güzeldi Hani hepimiz bu kadar falan çok
güzel film Falan diyoruz işte Animasyon
bölüm
ünü yükselten filmiyle Tuğçe Özdemir
dedi böyle döndüğüm arkadaşı
alkışlıyorum beyin fonksiyonları bu
kadar yok Siz anlamışsınızdır herhalde
Bunlar da bana dönmüş bana bakarak
alkışlıyorlar gülüyorlar falan Oğlum
niye bunlar bana bakıyor falan dedi
böyle bir kaya otelin uçurumdan gidişi
vardır ya bu Speedy gonzalesef uçurumdan
düşecektir ama düşmeden önce bir 3
saniye falan daha koşar ben o kafayla
bir 3 saniyede alkışladım orada Sonra
bir şey oldu lan Ne oluyor dedi beni
tuttular kalk Hadi kalk diyorlar niye
kaldı o kadar ihtimal vermemişim net bir
şekilde söylüyorum Allah kahretmesin
kalkmasaydım ben falan diye çünkü döndü
bütün flaşlar yüzüme patlıyor ölmüşüm
zaten zaten bu kadar kötü görünemezdim
Teşekkür ederim geçmişteki Tuğçe
gerçekten gazetede ve televizyonda iyi
görünmek başlı başına bir hünermiş o
güzel görünen insanları Buradan çıkıp
çıkıp diye tebrik ediyorum
saklanamıyorsun da yani şey yapıyor
böyle biraz yana geçer misiniz Sizi de
görelim falan diyor o kadar Rezalet bir
anda hayatımın en güzel haberlerinden
birini aldım
daha sonra dönüp düşünüyorum gerçekten
hayatımın en güzel anlarından biriydi
benim için böyle kadar hatırlayacağım
anlardan Hani film şeridi olarak
geçtiğinde geçecek bir yer Evet o sırada
alkolate tövbe ederim
patlaması değil de animasyon dalında
katıldım ilk festi halde en iyi yönetmen
ödülünü almıştım hem de bu kadar güzel
bir festivalde cidden çok yaşıyordum ama
böyle normalleştirmeye çalışıyorum Şimdi
dönüp baktığını aç da şeyi fark ederim
ben de başarılarımı ve güzel olan şeyler
hayatında normalleştirme gibi bir saçma
bir özellik var bunu cidden üstüne
düşünüp çözmem gerekiyor ama bırakalım
bunu da tüm gelecekteki Türkiye'yi
ilgilensin şu an çünkü geçmişteki Tuğçe
ile ilgileniyorum Neyse böyle herkes
benden daha heyecanlı Bence Şaşkın böyle
ne yapacağım falan bilmiyorum Toplantı
bitti dışarı çıktım Sen frende bu oğlum
bir kazandır O kısım kaçırmış Çünkü
İngilizce altyazı koymam Bizler de o
bölümü Ben Ayağa kalkınca anlamıştır
zaten o kısmı da böyle benden heyecanlı
falan Mutlu yıllar Benim de tabii
heyecanlanmam gerekiyor falan
Çünkü vereceğimi de şaşırdı
Bir de şıkkısında insan tepkisiz kalır
Bana da öyle bir şey oldu bir kal gelme
durumunun Hayat bulmuş hali vücut bulmuş
hali büyüdüm orada Neyse Çıktım hemen
annemi aradım Annem İş yerinde nasıl
ağlayacak
gonzalayız işte ya kadına böyle düşün
yani İşte o an bedenden haberi verdim
sabah işten çıktı Uçağa binip Adana'ya
geldi canı kebap çekmiş ondan Yoksa hani
benim kazanma falan alakası yok
gelmişken dedi ya tamam böyle Red
karpitten geçip seni de bir izleyeyim
falan dedi Biz böyle bir aileyiz çünkü
Ben Adana kebap yemeniye gidiyorsam
Annem de beni aynı vizyonla yetiştirdi
Her şey ondan öğrendiğim için o da benim
gibi kalktı hemen Adana'ya
geldi yalnız zaten
cansızlığım zaten garip bir şeydi Neyse
ben o kadar festivale
Hani kazancımı hayal ederek gitmemişim
ki sahnede giyecek bu kıyafetim bile yok
çünkü o kadar kazanacağıma hayallere
gitmemişim ki sahnede giyecek bir tane
düzgün kıyafeti bile yok hani ne olur ne
olmaz işte fotoğraf çekince sahneye
çıkabilir
de insan kenarı bir şey bir umut koyar
değil mi Ben de öyle bir şey yok Ben
dümdüz gitmişim böyle kodlar snickerlar
falan hoş şimdi olsun sticker falan
çıkarım çünkü olmaz da hani millete
orada ödül alacak Tuvaletler havada
uçuşacak falan Ben bir tane tuvalete
çantaya koyup bir tane gelinlik atıp
kenardan ne olur ne olmaz diye kötü
gününde bu Rush diyerekten bir tane
kıyafet getirmemişim yanında şimdi
Tekrardan söylüyorum şimdi olsa
Gelinliğimi Giyer öyle çıkardım Sen niye
ki dramanın dibine vurayım diye ama o
zamanlarda olduğum için annem gelince
dediğim gibi alışverişe çıkalı beni hala
Sürecek mi yediririm falan Elimi yüzümü
düzgün görünecek Bir şey alayım birazcık
daha ciddiye alayım hissediyorum diye
zaten hani kot giyecektim yani hani
kızlık seviyem şu anki olduğundan çok
daha düşüktü yani böyle dişi enerjimi
sohbetiyle hiç tanışmamıştım Hep spor
ayakkabı kod gezen bir insandım ve tek
zaten giydiremezsin elbiseye direkt
Hayır dedim kod ismi bir tane Eli yüzü
düzgün tişört Hani ceket gibi böyle
resmi şık görünecek benim kategorimde
ceketleri öyle bir şey alalım Bir tane
de ayağımda üç santim toplu bir ayakkabı
var ki benim için 3 santim benim için
gerçekten büyük insanlık için bayağı
küçük bir topuk olabilir ama o anda bile
onu onunla yürürken Allah'ım düşecek
miyim
bu kadar mıyım Bu heyecana nasıl olacak
falan filan diye düşünüyorum Neyse
alışverişi yaptık annem Bu arada benden
daha güzel görünüyordu burada belirtmek
istiyorum Artık böyle otobüse bindik
işte ve üzerinin içinde de buluştuk şey
Festival alanına gidiyoruz Orada
kırmızılardan geçiyoruz fotoğraf falan
çekeceğiz ama fotoğraf çekenler bile bu
kim falan diye o kadar casalı yani el
sallayarak yürüyorum falan böyle Beni
siz yarattınız değişiklik görür ederim
ha ha ha çok falan diye prenses
Gülümsemesi yapıyorum tabii ki de
öyledir dedim girdim odunluk.com O
sırada biraz da böyle içine içeri
heyecan var dışarıyı göstermiyor olsam
da onu birazdan zaten İyice
anlayacaksınız ne kadar dışarıya
göstermediğimi ve ne kadar
heyecanlandığımı Şimdi olsa var ya neyse
Neyse şimdi yerlerimize oturduk Bir
anons seçecekler sahneye çıktığı zaman
ben o kadar beyin fonksiyonlarım o kadar
Durmuş ki hem Mutluluktan hem heyecandan
hem stresten Hem heyecansızlıktan her
şey çok hızlı oluşuyordu böyle Etrafında
bir sürü şey oluyor falan anlam
veremiyorum sahneye çıkacağım da Ne
diyeceğimi de düşünmemiştim orada yani
insan bir düşünür değil mi Ben de
çıkacağım Ne diyeceğim bir noktada Hani
ödül verecekler mikrofonu uzatacaklar
falan hani benden önce çıkan kız sahneye
arkasını döndü selfie çekti
izleyicilerle falan böyle çünkü önünde
inanılmaz bir kalabalık var hani
vansiyel gibi hayatta bir kez
yaşayacağınız bir an gibi kız mantıklı
bir şekilde böyle selfi çektik konuştu
konuştu bir de yabancı bir kızdı yani
İngilizce konuşuyor çoğu insan orada
anlamıyorsa anlamamasına rağmen gayet
böyle konuştuğu açıklama falan yapıyor
şeker Ben tam bir mal Şimdi olsa o
sahnede Ben beliden şovları Ağlama gülme
krizleri Beni siz yarattınızlar canlı
yayın açmalar falan beni o sahneden
kazıyarak çıkartırlar diye yani böyle
tutup çekmeleri gerekirdi yani Ama tabi
o zamanlar utangaç ve ilginç minik bir
hamsedim gerçekten daha minik bir
hamsiydim mezgite böyle
doğmuş yani o
utangaçla o heyecan şeylerin üstünde
atamamışım Neyse sahneye Anons ettiler
beni Hatta böyle 3 4 sırada falan da
böyle bir hazırlanma bir ortama alışayım
Bir kendime geleyim anı falan da yoktu
çok hızlı gelişti her şey bütün eksik
bizim bütün bahanem bunun üstüne kurulu
şu anda ismimi söylediler Ben böyle
koşar adımlarla sahneye gidiyorum
Allah'ım yuvarlanmayayım düşmeyeyim
Merdivenler ölmeyi falan Çünkü
biliyorsun platform topları çekmişim
ayağıma 3 santimlik Dediğim gibi siz hiç
benim için çok büyük oldular sahneye
çıktım işte böyle elini sıktım
ciddiyetten ölecek belediye seçimlerine
çıktım Çünkü o sırada halka sesleniş
yapacağım ödülü verdiler işte kürsüye
geçirdiler beni konuşacaksın Orada işte
Notları falan hazırım beklemiyorsun
herhalde şimdi olsa ben onlara var ya
bir ay önce ben notlar hazırlardım
diyordum ya işte Ben önceden çok
öngörülü Eee böyle Çok düşünerek
planlanarak giden bir insan değilim Evet
onu da Güzel yanları vardı ama kötü
yanları da vardı bence kötü de diyemem
ama yani o anda Böyle bir özelliğin
böyle bir updattım gelmiş olsaydı daha
güzel olurdu çünkü 5 dakika bile oturup
düşünsem Ne söyleyeceğim diye o an o
söylediğim şeyden çok daha mantıklı
olurdu hiçbir şey söylemesem bile belki
de o an söylediğim şeyden çok daha
mantıklı olur Hazır mısınız Ne
söylediğimi duymaya bir heyecan Yarattım
değil mi şu anda
Rusya elimde ödül
ağırmış falan diye düşünüyorum Uf ne
kadar çok insan var falan arkalarda
karanlık yüzüme çok fazla ışık bile
Oğlum burası daha mı sıcak bu Işıklar
sanki bu kadar ısıtıyor muydu gibi
düşünceler adı altında Emeği geçen
herkese
teşekkür deyip sahnede
bir daha yapalım ya falan dediler böyle
tekrardan konseptiler böyle o kadar Üzül
Emeği geçen herkese teşekkür ederim ne
ya İnşaat açılışına mı katıldın Türkçe
diyorsan tek başına bir film yapmışsın
yazan yöneten çizen her şeyi sensin yani
kendime teşekkür ediyorum aşığım Aferin
lan Tuğçe falan deyip kendime verip
kendi kendime el falan çaktırsaydın bir
şey yapsaydın değil mi Yok ya
bilinçsizlik nokta com şu anda bakmıyor
bayağı gülüyorum kendime Komik yani tam
benlik olmuş aslında gidip orada zaten
düzgün çok güzel varlık bir konuşma
yapsaydım bana yakışmazdı değil mi
normalde yani şu an oturduğumda En
azından 40 dakika boyunca ara vermeden
konuşan ben Tuğçe beş saniye orada
konuştuktan sonra sahnelerini deyip
yerime doğru böyle
falan diye gidiyorum Heyecanımı
veriyorum Şu anda gerçekten bana böyle
bir atlet gelmemiş yani Konuşma updaydım
henüz tam olarak insan önünde konuşma
update gelmemiş En azından hoşlanmıyorum
kameraya konuştuğum için daha rahat
oluyor da belki bir gün sizin önünüze
geçsem sizinle de konuşabileceğim birkaç
canlı yayında böyle bir heyecanlandım
olmuştu yine o kamerayla barışma şeyini
Hala tam çözmüş değilim yani orada
gerçekten bir paralel anı yaşadım
unutulmayacak başka bir an benim için
ödülü aldım böyle yerime geçtim oturdum
ağlıyorum Mutluluktan titriyorum falan
yani çok heyecanlıyım Ama söylediğim
cümlenin bir açıklaması yok Beni siz
yarattığınız bile daha mantıklı olurdu
Emeği geçen herkese teşekkür ederim ne
ya annem şey dedi emeği geçen derken ki
Oğlum hani film sen yaptın ya falan o da
anlamadı falan Ah canım mavi ekran verdi
hiç hazırlamamışım bu kız bu durumlar
için falan diyor böyle böyle bir altın
bilezik yokmuş kolumda Yani herkese Çok
teşekkür ederim emeği geçen deyip böyle
sahnede uzaklaştım böyle sunucu bile şey
olmuştu böyle falan ona Herkes uzun
konuşuyor bu hızla konuşası yokmuş falan
diye baktı böyle bir de neyse böyle
elimde ödül böyle 5 kilo falan çekiyor
da somaltın sanki zengin göstersin ya
altı suyuna batırılmış bilirsiniz çok
severim altını Ta o zamanlarda Severdim
Bir de içine ne doldurursak
doldurdularsa böyle bir ağırlığı var ya
gerçekten ağırlığı var yani şeymiş o
ödüller böyle tek elle tutup
kaldırıyorlar ya bir kas gücü
gerekiyormuş
ki Bizimkiler çok da büyük değil Bunu
Daha büyükleri Neyse şu an çok ayrı
şeylerden bahsediyorum şu anda onu fark
ettim Her neyse tüm ödül alanlara artık
bir noktada bütün ödüller dağıtıldı
falan tüm alanları sahneye çağırdılar
Ben gene Tabii Mini utangaç en köşedeyim
böyle ama böyle gördüğüm beğendiğim
yönetmenler oyuncular falan hepsi böyle
aynı sahnedeyim zaten çok güzel bir
yandı yanımda şey var düşünün ki en
sevdiğim oyunculardan biri Engin
Günaydın var Onu da böyle yan yana
getiriyoruz O da böyle şeyden kaçıyor
kalabalık Yani herkes böyle bütün en
ünlüler ortaya toplanırken biz böyle
sürekli birileri geliyor içip içip yana
geçiyoruz benden önce fark etmedim kim
olduğunu Sonra baktım Engin Günaydın Biz
dışarıya sen geç falan diyor arkalarda
falan takılıyor aynı ben
bunu için su mu var Falan diyor Böyle
yandaki 5 kişi şey ödül sallıyoruz böyle
bir aptal bir an oldu herhalde
izleyiciler Bunlar ne yapıyor falan
demişti böyle ödülü sağa çeviriyor sol
çevir gerçekten içinde böyle sanki cıva
gibi
su gibi bilmiyorum neyin kafası niye
ağrır falan filan diye böyle yanında
konuşmalar oluyor millet şeylerini
ödüllerini falan kaldırıyor biz böyle Ne
oluyor lan burada falan filan diye
bunları konuşuyoruz Hatta size de
göstereyim yani böyle bir ana fotoğrafı
kesinlikle paylaşmanız Çünkü gerçekten
Gerçeküstü bir yer şöyle bir şekilde
sizinle de paylaşmış olayım hayatımın en
güzel noktalarından anlarımdan birini Bu
arada tabii ki de böyle hayatımın en
güzel alan diye bahsediyorum ki
gerçekten Bunu hiçbir şey değiştiremez
Hiçbir şey yapamaz hayatımın en güzel
anlarından birini yaşamıştım ki video
boyunca o kadar heyecanlıydım o kadar
kendimi tekrar ettim ki kurguda
Muhtemelen bayağı kendimi küfür edeceğim
Lütfen lütfen hoş görün anlayınca
karşıyayız bu Heyecanımı oyarım bunları
O gün benim hayatım böyle pişmanlık da
diyemem Böyle çok az Yani eğer hiçbir
şey pişmanlık demeye çalıştırmaya içimde
böyle ufak alan bir Ee bir andı benim
için Çünkü o an sahneye çıktığımda
aslında söylemek yapmak istediğim
yapmadığım için birazcık böyle Aaa Tuğçe
geri zekalı dediğim bir anne yaşadım şu
an olsaydı o şekilde yapmazdım dediğim
bir anda daha doğrusu Annem hakkında bir
şey söylüyorum bir şey olmak Hatta böyle
hep şey dedi Bir daha bir ödül
kazanırsam fizik yani Annem
heyecanlanmış gelmiş Her zaman benim
yanımda olmuş destek olmuş ama tabii ki
de Emeği geçen herkese değil canım Annem
yanımda olduğu için teşekkür ederim
falan demek isterdim ama öyle bir şey
demedim heyecandan diyemedim aklıma bile
gelmedi yani vanlımı anlamışsınızdır
annem
babam Böyle de kaldı dedim kesinlikle
bir daha bir şey olursa Annem Hani o hak
ettiği için teşekkür Böyle herkesin
önünde de etmek isterim ki o anda hani
kalkmış kadın 12 saat içinde ülkenin bir
ucundan bir ucuna gelmiş hiç bırakıp
öyle heyecanlı falan öyle bir şey
olmuştum
bize Karlı Tuğçe Neyse bir dahakine
artık deyip Önümüzdeki maçlara Bakarız
diye devam etmiştim bunu da belirteyim
yani böyle şey hani içimde minik sesi
kalmış ama o kadar heyecanlı ve mutlu
bir yandı ki böyle oraya odaklanıp oraya
üzülerek geçirmedim yani Sadece size
şimdi paylaşmak istedim Ya bu arada size
şey de belirtmek istiyorum Bu video o
kadar böyle senaryosunu yazdım dedim ya
önceden böyle oturup yani önemli
noktaların not olarak ilerledim o kadar
heyecanlandım ki bir tane çekim
yapmıştım oradaki çizim o kadar çok
beğenmedim ikinci bir çizim yaptım yani
2 gibi çekim yaptım bu hikayenin
önündeki çizim daha güzel olmalı diye
Hani kanaldaki en kötü ciddi bu
hikayeyle hani göstermemesi falan diye
buradan anlıyorsunuzdur ne kadar önemli
olduğunu benim için bu video bundan
sonraki video özellikle İkisi de böyle
çok büyük dönüm noktaları şu anda
Aslında işaretin bir tane hikaye var Bir
sonraki bölümde bazı noktalar daha çok
böyle anlam kazanacak sizin için daha
çok anlayacaksınız neden bu kadar böyle
heyecanlandım neden bu kadar böyle
Özenir özene yaptığımı umarım Yani
izlerken Siz de Eğlenmişsinizdir
dinlerken Eğlenmişsinizdir sizin için
eğlenceli bir bölüm olmuştur Çünkü benim
için gerçekten öyle zaten anlatırken
bütün plan anlamışsınızdır şu an bile
heyecanlanıyorum Çok güzel çok mutlu çok
heyecanlı çok ilginç bir hafta bir aydır
benim için sahnede dikiliyorum elimde
ödülüm önümde bir sürü insan yanımda çok
başarılı insanlar beni izleyen Annem
arkadaşlarım ve gelecekteki kocam
bu noktada artık çizimle sohbetin bu
bölümünün de sonuna gelmiş bulunuyoruz
çok heyecanlı bir yerde bıraktığını yine
farkındayım Çok yakında yeni bölümde
karşınızda olacağım hikaye kaldığımız
yerden devam edeceğiz izlediğiniz için
çok teşekkür ederim sizinle çok yakın
bölümde görüşmek üzere hoşça kalın
[Müzik]

Bismillahirrahmanirrahim
elhamdülillahi rabbil alemin
vessalatu vesselamü ala rasulina
Muhammedin ve ala alihi ecmain Yüce
Rabbim bir araya gelişimizi hayırlara
vesile eylesin
imanımızın artmasına ihlasımızın
çoğalmasına ahiret azığımızın mükemmel
olmasına vesile eylesin
Rabbim bizi çocuklarımızı aile
bireylerimizi Allah yolunda koşanlardan
cennete doğru uçanlardan eylesin
haramlardan günahlardan nefret
edenlerden eylesin
yuvamıza huzur kazancımıza bereket
bedenlerimize sağlık sıhhat afiyet
kalbimize kanaat ve genişlik ve üstün
ahlak Rabbim nasip eylesin
Rabbim Kur'an hizmetlerinin
artarak devam ettiğini görebilmeyi o
ortamlarda teneffüs edebilmeyi bu
ortamların motoru olabilmeyi Rabbim her
birimize nasip eylesin
Rıza mahşerde kendileri ile arkadaşlık
yaptığımızdan mutluluk duyabileceğimiz
iyi arkadaşlarımızın dostlarımızın
Rabbim sayılarını ziyade
kendileriyle arkadaşlık yaptığımızdan
dolayı nedamet duyacağımız pişmanlık
duyacağımız ne kadar yanlış
tercihlerimiz varsa en kısa zamanda
Rabbim o yanlış tercihlerimizden de
bizleri rahmetiyle kurtarsın
kıymetli dostlar
vaktin şartlarına göre durumuna göre
sohbetimizi yani kısa tutmaya
çalışacağım geceler çok uzun değil Henüz
yavaş yavaş uzuyor
hafızamızın okumuş olduğu aşı şerifte
Rabbimiz bizlere hangi gerçeği duyurdu
onu beraber müzakere edelim
kıymetli Dostlar bir defa Biz minnlerin
Allah inancı çok önemlidir
Allah inancı ne kadar doğru olursa ne
kadar mükemmel olursa insanın dini o
kadar mükemmel olur ahlakı o kadar
mütekâmil olur
Allah'ın nasıl bilmeliyiz nasıl
inanmalıyız nasıl güvenmeliyiz bunu yine
en sağlam şekliyle Kur'an'dan ve
Kur'an'ın tefsiri olan peygamber
efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin
hadisi şeriflerinden alırız öğreniriz
Allah'ı tanımaktan daha önemli bir görev
bizim için olabilir mi
yaratanımızı tanımaktan daha önemli bir
görev olabilir mi
Elbette marifetleri içerisinde bilgiler
içerisinde en önemli bilgi en güzel
bilgi en muhtaç olduğumuz bilgi
kainatın sahibi ve bizim Rabbimiz olan
Allah'ı tanımak ve onu bilmektir
ayeti kerimede esenyüz billahi helâ
bildikten sonra diğerleri peş peşe gelir
şimdi
okunan Ali İmran suresinin Bu ayeti
kerimelerinde Allah Celle Celalühü
habibine şöyle bir talimat veriyor kul
de ki
bana yalvarırken şu cümlelerle yalvar
diyor
şimdi Allah Celle Hazretleri habibine
Sallallahu bana yalvarırken beni şu
özelliklerimle
Yade zikret ve anlat diyor Şimdi burada
cenab-ı
bilmemiz gerektiğini ve o özellikleri
devreye sokarak ona yalvarmamız
gerektiğini öğretmesi gerçekten bizim
için önemlidir Ne diyor bakalım
Allahümme Ey benim Allah'ım diyeceksin
bütün mülklerin Maliki olan Allah'ım
bu cümlede bizi Allah Celle Celalühü
kendisini çok net bir şekilde tanıtıyor
ne kadar mülkü varsa her mülkün Maliki
Allah'tır dostlar Bunu böyle bilmek
lazım
ne demektir bu çok fazla üzerine
durmayacağım Şimdi mesela ben bu cübbe
benimdir diyorum kolumdaki saat benimdir
diyorum üzerimdeki gömlek benimdir
benimdir diyor ve buna bir başkası
itiraz ederek Hayır hocam Kolundaki saat
benimdir demez üzerimdeki gömlek hocam
senin değildir benimdir demez sizin
üzerinizdeki elbiseler ve saatlerde
olduğu gibi
ama işin gerçek gerçeğine baktığımız
zaman
Ben kolumun kolumdaki saatin veya
üzerindeki elbisenin sahibiyim Ama bu
size göredir
ne demek size göredir Yani sizden birisi
kalkıp hocam O kolundaki saat benimdir
demez
üzerimdeki gömlek benimdir demez o
açıdandır yoksa benim saatimda benim
gömleğimde ben de allah'ınım Hepimiz
Allah'ımız Yani Allah'a göre Allah ile
aramızdaki değerlendirmede Ben kendime
Malik değilim ki saatime Maliki olayım
kendime Malik değilim ki gömleğime Malik
olayım Cuma günü sohbette söylemiştim
Pazar sohbetinde de tekrarını yapmıştım
dikkatimi çektiği için taze de olduğu
için paylaşmak için etkili olur diye
düşündüğüm için sizinle de paylaşmış
oluyorum
şimdi
kısa süre önce orduda bir süre kaldı tam
orduda fındık Ordu ve Giresun'da
fındıkları toplama mevsimi
cenab-ı hak Bereket verdi fındıklar da
biraz fazla vardı devlet de onların
beklediğinden biraz daha da iyi para
verince herkesin ağzı tatlandı ballandı
fındık fındık diye zikretmeye başladı
fındığı topladıklarında koydukları alana
harman diyorlar bilenler bilirler
toplaması bir iş harman ikinci iş sonra
patoza verirler kurutmaya geçerler Ondan
sonra satışa geliriz
İnanın ki her gün
sabahtan akşama kadar iki tane 3 tane 4
tane sela okunuyordu O selaların her
birini duyduğum zaman aklıma şu
geliyordu Herkeste bir fındık heyecanı
var Efendim Harmana intikal etmiş fırın
ağzı ballandı yağlandı şu kadar kilo
çıkar şu kadar para yapar o parayı kendi
hayalinde ne yapıyordu cebine girdi
kabul ediyordu ve kendi kafasına göre
hayalinde de onların hepsini harcıyordu
kim bilir neler alıyordu kim bilir ne
yatırımlar yapıyordu fakat selası okunan
kişi o fındık bahçesinden fındık
harmanından vallahi billahi tallahi bir
tane alamadan
benimdir dediği harman benimdir dediğin
fırın fındık benimdir dediği Onun
hasılatından bir tane fındık almadan git
bu fındığın harmanın Maliki benim diyen
adam şimdi kendinin Maliki değil İşte
gerçek budur Ben fındığı örnek verdim
Siz kendi mülklerinizi örnek
verebilirsiniz her birimiz gözümüzü
yumduğumuz zaman bir fındık bir eski
çorap bir eski atlet bile almadan
gidiyoruz o zaman bizim de ve sahip
olduğumuz her şeyinde Maliki yalnız ve
yalnız Allah'tır bu böyle bilmek lazım
binaenali Ben bütün malımın sahibi
gerçek sahibi ben değil Allah ise Allah
bana Celle celaluhu bunun şu kadarına
fakir fukara vereceksin diyorsa sahibi
konuşuyor yetkilisi konuşuyor benim
burada itir etme hakkım asla olmaz Bunu
elde ederken ve harcarken bağımsız bir
devlet gibi hareket etmem olmaz
kazanırken elde ederken Allah adına elde
ettiğimi bileceğim harcarken de yine
Allah'ın malını Allah'ın mülkünü
harcadığımı bileceğim onun izin
vermediği yerlere vermediği şekilde
harcay
bir insanın ödemeleri arasında şarkıcı
parası içki parası domuz eti parası faiz
parası varsa Bunun hesabı ne derseniz
yani malın sahibi Allah ise benim
malımdan sen faiz ödedin benim malımdan
şarkıcıya Para ödedin benim malımdan
içkiye Para ödedin Hesabını Kim nasıl
verebilir ki
Allah ile ilgili bilmemiz gereken bu
ayeti kerimenin tefsiri olarak
söylüyorum Allah Celle Celalühü ile
ilgili çok iyi bilmemiz gereken yakın
yani bilmemiz gereken özellik nedir her
şeyin Maliki Allahtır Bizim de malikimiz
allah’tır bizim üzerimizde Biz tasarruf
edemiyoruz bizim üzerimizde kim tasarruf
ediyor Allah tasarruf ediyor erkek mi
Olacaktı kız mı olacaktı kararı Allah
verdi uzun mu olacaktı kısa mı olacaktı
kararı Allah verdi beyaz mı olacaktık
esmer mi olacaktık kararı Allah verdi
zeki mi olacaktır gabim olacaktı kararı
Allah verdi ne zaman öleceğiz ne zaman
toprağa gömüleceğiz kararı Allah verdi
peki Ne kaldı bize
bize ne kaldı bize bir şey kalmadı
gerçek malik Allah'tır bunu böyle
bileceğiz
tüm menteşe ve
Allah'ım sen bütün mülklerin malikisin
mülkü dilediğine verirsin ve
dilediğinden alırsın kıymetli Dostlar
hepinizin çok malumudur ki bugün zengin
olan Yarın fakir olabiliyor bugün fakir
olan Yarın zengin olabiliyor
mahkeme kadıya mülk değildir Düşmez
kalkmaz bir Allahtır
Hazretleri hakimiyeti kayıtsız şartsız
elinde tutar
asla ve kata hakimiyeti Allah başkasına
vermez
Sendeki Hakimiyet Bendeki Hakimiyet hep
Allah'ın kontrolündedir
Dolayısıyla Allah'ın vermediği bir mülkü
kimse alamaz Allah'ın aldığı mülkü kimse
veremez
Allah'ı böyle bilmek lazım Kur'an
kendisini böyle anlatıyor
geçeyim burasını
metaliz zümenteşe ve Menteşe karar
Yalnız Allah'a ait
tir dilediğini Aziz edersin
dilediğini zelil edersin diyor ayeti
kerimede Allah Celle Celalühü böyle
anlatır
kıymetli Dostlar İzzet ve Zillet İkisi
de Allah'ın elindedir
dilediği kişiyi Aziz eder dilediği
kişiyi delil eder
lezzet ve zilletin iki yönü vardır bir
dünyaya taalluk eden yönü var bir de
ahirete taalluk eden yönü var
Ahirette Mümin olanlar Aziz olacaklardır
cennet ehli Aziz olacaktır Cehennem ehli
zelil ve perişan olacaktır
dünyaya gelince dünyada makamlar ve
mevkiler insana bir lezzet verebilir Ama
bu rüya alemi gibidir sonuçta Bunu da
verecek olan kimdir allah’tır Allah
Celle Celalühü vermeden kimse ne olamaz
bir şeyin Maliki olamaz Bir yerin müdürü
de olamaz
şimdi diyelim ki bir insan bütün
şartları hazırlamış olsa falanca kişiyi
falanca yere Efendim müdür yapacağım
demiş olsa misal olarak söylüyorum kolay
anlaşılsın diye söylüyorum
sabahleyin göreve başlamadan önce bir
haber gelse ki öldü
hala müdürlük kararı devam eder mi
Deseler ki aklını kaybetti Efendim
Tımarhaneye gitti halen müdürlük devam
eder mi müdürlük kararı devam eder mi
etmez bakın hangi şey olursa olsun
hakimi kayıtsız şartsız yalnız ve yalnız
Allah'ındır başkasına asla olamaz İzzet
de Allah'ın elinde zillette Allah'ın
elinde şimdi bizim bu ortamda
gördüklerimiz var görmediklerimiz var
biz karar verirken gördüğümüze göre
karar veririz ama Allah Celle Celalühü
bu duvarın arkasını değil Arkanın
arkasını Dünyanın sonuna kadar arkasını
Allah biliyor Ben duvarın arkasını
görmüyorum yani Kime neyi için verdiğini
Bizlerde bilelim ki biz
gözümüzün önündeki bir kağıt parçası
sebebiyle kağıttan sonrasını görmüyoruz
bir duvardan sonrasını görmüyoruz
Efendim
yarınla ilgili bir dakika sonrası ile
ilgili hiçbir şey bilmiyoruz Allah Celle
Celalühü geçmişi geleceği yerleri
gökleri arşı semavatı hepsini
eksiksiz ve şerefsiz bir şekilde biliyor
kime ne için verdi Kime neyi ne için
verdiğini kendisi en iyi bilir bizim
bildiğimiz şu vardır ki Allah asla ve
kata yanlış yapmaz hata etmez
Rabbim kendisini bize böyle tanıtıyor ve
menteşe ve tüzillüm menteşe bir kere
hayır bütün Hayır Allah'ım senin
elindedir
her şey gücün yeter mülkü verdiğinden
almasını bilirsin aldığına vermesini
bilirsin senin gücün her şeye yeter
ikinci ayeti kerime çoğuluculle ile Finn
Allah'ım sen öyle allahsın ki geceyi
gündüze gündüzü geceye girdirirsin
geceyi gündüz takip ediyor karanlık
gidiyor gündüz geliyor gündüz geliyor
Gece geliyor
gece bir dakika uzuyor gündüz Bir dakika
kısalıyor Gece 2 dakika uzuyor Gündüz 2
dakika kısalıyor kim ayarlıyor bunu
nasıl Ayarlayabilir Bunu yalnız ve
yalnız Allah'ın takdiriyle gerçekleşir
realike takdir
aziz ve Alim olan Allah'ın ayarlaması
tanzim etmesi düzene koymasıdır
bu konuda söylenecek çok canlı canlı
örnekler var Ben sadece bu kadarla
geçeyim kıymetli Dostlar İnsan vücudunda
sinir sistemi vardır kulağın
içerisindeki sinir sistemi duyma işine
yarıyor gözdeki sinir sistemi görme
işine yarıyor
yeminlenme Yeti ölüden diri çıkartırsın
ve çok üzülme yetebilir
yani ölüden direği diriden ölüyü
çıkartan yalnız ve yalnız Allahtır
yumurta var ortada koyuyorsun tavuğun
altına ne oluyor
canlı bir civciv çıkıyor orada Efendim
tavuk canlıdır Ondan öyle bir yumurta
çıkıyor
bütün bunları tanzim eden ayarlayan
yalnız veya yalnız Allah'tır bakıyorsun
ki elmanın dışında hiçbir delik yoktur
yarıyorsun içerisine bir kurt çıkıyor
nerede çıktı kim yarattı onu nasıl
yaratıldı bu ayarı kimden almış oldu
velası
ölüden diri diriden ölü çıkarırsın Ey
Allah'ım diye Bana yalvaracaksın yani
beni böyle bileceksin böyle
bildireceksin
demektir
Allah'ım sen öyle anlasın ki sana kimse
hesap soramaz
istediğin kadar istediğin ölçüde
dilediğin insanları rızıklandırırsın
dilediğini az verirsin dilediğini çok
verirsin Öyleyse insan rızkı isterken
kimden isteyecek patrondan değil
Allah'tan isteyecek rızkı bekleyecek
kimden bekleyecek Allah'tan bekleyecek
azlığı çokluğu hepsi kime aittir kimin
elindedir vanaların tamamı Allah'ın
elindedir Öyleyse İnsan bunu böyle
bildiği zaman rızık noktasında da harama
meyletmez başkasına meyletmez Eğer bir
insan rızkının çok olsun işi büyüteyim
diye faize krediye Yanlış yollara
aldatma gibi yollara düşecek olursa o
Allah'a olan inancının zafiyetinden
kaynaklanıyor Allah'ı bilmemesinden
rızkın kimin elinde olduğunu
bilmemesinden kaynaklanıyor Sonuçta
insan haramdan da elde etmiş olsa adına
rızık dense de ne yapmış oluyor diyor
insan imtihanını kaybetmiş oluyor
Allah'ın yanında ki kredisini kaybetmiş
oluyor
Yüce Rabbim kendisini layıkıyla
kavramaya her birimizi muvaffak eylesin
kendisine inanmamız gerektiği gibi
inanmaya yalvarmamız gerektiği gibi
yalvarmaya her birimizi muvaffak eylesin
imanımızı Rabbim Celle Celalühü
zirvelere taşımaya amele salihimizi
mükemmel hale getirmeye ve Nihayet imali
Kamil ile emaneti teslim ederek Cennet
bahçesine girer gibi kabre girebilmeye
her birimizi Rabbim muvaffak eylesin
Rabbim yar ve yardımcınız olsun hepinize
Allah'a emanet ediyorum mesela Selamu
aleyküm

ne olur mu sade tam 19 lira vardı Bizim
telefon Yanında birisi var mı artık bir
değil mi söyledim çok insan önce
önyargıların kurtulmalı dikkatli ama
farklı üç veremedim buraya geldiğimde
engeller vardı ama gönderemedim diye
gelmiştim şeyim benim oğlum
bu süre içerisinde nedenlerle dolu bir
şey kesinlikle gidiyor ama gelip gibi
olursunuz bilmiyorum ama bir artık
kurbancılık benimle başlanır bu şekilde
öğle nasıl Ona göre ben de teşekkür
ederim inanılmaz bir dokunuş yani diyet
listesi Yoo Hayat standartlarınızı
hiçbir şekilde düşük artık bundan daha
fazlasını ver Ver evlerinin özel kılacak
seviyoruz
ya ben anlatamadım bütün başladık sonra
bütün ediyorlar konuştuğunuz biri var mı
diyeceksin amca nerde artık dilerim
yanımda Burada kendi insanlar bilmek
istiyorum ben geldim girdim ve yargıları
vardır
bu şekilde oluyor yani ister misin diye
şöyle yapıyorsunuz biliyorum ben
gönderemedim Ama ben bunu yaptım ve
enerjimiz yüksek bize geldiğinizde
Bilmiyorum ki video
Bu arada yemek çalıştığını söyledi ne
kadar yanlıştır bunların içerisinde ne
kadar bira dönüştüğünü Hadi damlaya
damlaya damlaya eğer yanlış anladıysanız
beğendim Bir kereden bir şey olmaz
damlaya damlaya geliyorum geldiniz
çalıştığımız Bu yavrular nasıl oluyor ve
salı günü tuttukları yaptım fazla
gördüğünü Aman tanrım uyuyor musun
farkında değil misin İvedik'i Miller bu
birazcık gider bu çok önemli sonrasında
giderim değiştirebilirsiniz şimdi çok
başladı bu vurdum
şu anda içinde çocuğu bir film değildir
yaşamazsınız kültürünün değiştiğinde
sizin hayata bakışını değiştiriyor Yani
bunu içselleştirme devam etmemiz
gerekiyor Bizim anladıysanız de benim
canımsın her şeyim aslında ama doğru
söyle diyorum gidesim de ana gördüm
Açlıktan öleceğim açlıktan beni öldürdü
duyuyorum duyuyorum duyuyorum duyuyorum
duyuyorum video bittiğinde artık daha
günde daha var yani adım atıyoruz kaldı
içimde gitmeye çalışıyorum ben bu benim
bizim yapılabilir
ama yani bence anahtar kelimeler çeken
sonunda yapılabilir şeylerdir vadettiği
söylediğimi söyle asla insan metre
bozulmasını yani yapılır Bak doğru yaptı
yaptığımızı altını her şey kardeşim
güzel oluyor bu çıkıyor Şu e
ve edebiyat hocamız kaydıyla önünde
Teşekkür ederim ol sahiptirler Gerçekten
insanın hayatına dokunuyor edebiyatta
düzelirler Bunlar Dokunma kaybedip
olduğunu ve bizim hayat ve
sorabilirmiyim Biraz anladım ki uygunuz
Dolayısıyla yapılamaz işte verdim sonra
alırım oğlum ya
iyi olsun da

S
Ah. Efendim?
Merhabalar. Hoş gel. Hoş geldiniz. Hoş
geldiniz değerli arkadaşlar. Merhaba.
Eee sizin için kitap ve kalem linkleri
hazırlıyordum. O yüzden eee şey yaptım.
Açıklamalar kısmında iki tane güzel
kitap seçtim. İki tane de dolma kalem
seçtim. Şu kullandığım Parker 51
indirimdeymiş. Onu da linkledim.
Meraklısına duyurulur. Hoş geldiniz
arkadaşlar.
Ay ay.
Bugün genel anlamda bir edebiyat sohbeti
yapalım. Bütün gün ders çalıştım. Soru
cevap yaparız. İşte genel merak
ettiğiniz bir şeyler varsa her zamanki
gibi devam ederiz.
Eee bütün gün tiyatro çalıştım. Bugün
epey yoruldum. Dolayısıyla bugünlük
böyle olsun.
Yine şöyle bir şey yapacağım.
Ne yazık ki bazen hani video içerikleri
değil de yayın içeriği olarak eee
Türk Dili Edebiyatı öğrencisiyim. Eee ne
yayın yapalım?
Yayınlar
şöyle yapalım. Hangi yayınlar üzerine?
Şöyle bir şey yapayım. Ben bir soru
cevap kısmı başlatayım. Eee, istediğiniz
yayın içerik fikirlerini oraya
yazarsanız bana müthiş yardımcı olmuş
olursunuz. Arada bir yazıyorum. Eee,
içerik konusu nazarında sıkıştığım
zaman. Yani doğrusu video içeriklerde
pek bir sorun olmuyor aslında. Hani
edebiyat, derya, deniz, ne çekersen çek.
Ancak yayın konusunda müthiş sıkıntı
yaşıyorum bazen. Ne yayını yapayım, ne
yayını yapayım? Her gün aynı şeyi
düşünüyorum falan. Eee dolayısıyla
eee bu şekilde bir eee dayanışmayla,
yardımlaşmayla işi götürelim istiyorum.
soru cevap kısmına istediğiniz şeyleri
yazarsanız ben de not alırım biriktikçe.
Teşekkür ederim şimdiden. E bugün ilk
şeyini çektiğim eee bölümünü çektiğim
bir farklı bir video eee formatı
planladım. Bundan sonra bu videoları da
yapmak istiyorum. Biliyorsunuz ben
kırtasiye ile de çok fazla ilgilenen
biriyim. Dolayısıyla dedim hani o kadar
dolma kalem öneriyorum link bırakıyorum.
Bari dedim videosunu çekeyim. Bazı elime
geçen kalemlerin. Eee, Faber Castel
Emotion kalemi yarın benden ayrılacak.
Hocaya geri iade edeceğim. Bakımını
falan her şeyini yaptım. Hatta videoda
ufak tefek sorunlar çıktı kalemle
ilgili.
Eee, bu kalemin incelemesini yaptım.
Dolma kalem incelemeleri de yapmaya
başlayacağım arada sırada. Bilginiz
olsun. Böyle bir ek bir video işte. Eee,
tabii özellikle seçeceğim kalemler şey
olacak. Hikayesi olan kalemler olacak.
Yine edebiyat konseptini korumak adına
sadece ürün incelemesi gibi değil. Hem o
kalemin eğer varsa bir tarihi mesela bir
sonraki video Parker 51 üzerine olacak.
Varsa bir tarihi vesaire bunları da
işleyeceğiz.
Benim için çok bir önemi yok tatilin ya.
Çok tatildeymiş gibi hissetmiyorum
genellikle.
Abi dönüşüm kitabı incelemesi var mı
kanalımızda? Ben göremedim. Vardı
herhalde kaldırmışımdır. İstiyorsanız
yapalım yine dönüşüm.
Kayıp zamanınızın serisini hepsini
okudum. Hepsini okumadım. eee, ileri
seviye bir metindir. O kayıp zamanının
izninde bir kere okuyup bitirilecek bir
metin değildir. Veya, e, maharet kayıp
zamanın izni diye okuyup bitirmek
değildir. Çok tehlikeli bir metindir
çünkü. Eee,
okursunuz, okursunuz, okursunuz. Bir
bakarsınız geriye hiçbir şey yok. Bitmiş
her şey. Birazcık bilinçli okumak
gerekiyor ve iyi bir okuma kondisyonuna
ihtiyacınız var. Kayıp zamanın izini
şöyle okumalısınız.
Atıyorum 3 ay, 4 ay hiçbir şey yapmadan,
hiçbir şey yapmadan sadece kayıp
zamanının izninde okumalısınız.
Ya 4 ayınızı kayıp zamanının izninde ele
geçirmeniz gerekir. Ne yazık ki bir
cildi falan okudum. Birinci kısmı
okudum. O kadar.
Abi ben edebiyat okumak istiyorum da
nereden başlayım? Bu kanaldaki
videolardan başlayabilirsin. [&nbsp;__&nbsp;]
edebiyat açıdan iyi midir? iyidir,
sağlamdır.
Teşekkürler Tuncay. Seriyi baştan sona
okumak mı gerekir mesela? Sonsan
başlarsak.
Bir şey fark edeceğini düşünmüyorum.
Fakat o kitap eee seri olarak yazılmış
bir kitap değil. O kitap tek bir kitap
olarak yazılmış bir kitap. kayıps
zamanında her cildini bir kitap olarak
değil de her cildini bir roman bölümü
olarak düşünmeniz gerekiyor.
Eee dolayısıyla eee evet Prost birazcık
daha lineer çizginin dışına kaçmak
istiyor. Hem bölümleme biçimlerinde hem
okuma ve yazma biçiminde. Ama eee bence
1 2 3 4 diye gitmek daha faydalı.
bir şey serisi. Yüzlüklerin efendi
serisi gibi bir şey değil ama kayıp
zamanınızinde
veya ne bileyim işte Harry Potter serisi
gibi bir şey değil.
Normalde nehir roman dediğimiz bir
aslında yüzükler efendisi de bir tür
nehir romandır. Nehir roman dediğimiz
şeyle işte cilt cilt olan romanlar
farklı birbirinden. Nehir roman tek bir
hikayeyi çok uzun yazdığınız zaman nehir
üzerine nehirde gider gibi yazdığınız
zaman nehir romanı ileriyor. Yüzgün
efendisi de eee öyle bir şey.
Tamamdır Yağmur varsa atıver daha ondan
sonra izleriz. Oha 19 tane atmıştım
pardon.
Prus'u 20. yüzyılın en iyi yazarı olarak
görebilir miyiz hocam? Sosyal
disiplinlerde en sıfatına hiçbir şey
getiremezsiniz. Dünyanın en iyi yazarı,
20. yüzyılın en önemli yazarı değil.
Prost 20. Yılın etkili yazarlarından
biridir ve iyi yazarlarından biridir
denilebilir. Fakat en sıfatı iddialıdır.
Sosyal disiplinlerde, edebiyatta,
sanatta bunlarda en sıfatı tehlikelidir.
Yanıltı yani. Neye göre en? Mesela iyi
de James Joyce kötü mü? En iyi niye
James Joyce değil ya da William Fner
niye değil gibi
kimi araştırmacı da James Joyce'u önemli
bulur. Hatta derler ki James Joyce 20.
yüzyılı baştan yaratmıştır.
Edilemez. Yine edilemez. Dediğin zaman
teke indirgersin opsiyonları. Bir tane
yazar seçmen gerekir. En iyi, en iyiler
belki en iyi yazarlarından biridir
olabilir ama en iyi yazarıdır. Aa yemez
hocam. Bu arada yeni gelen arkadaşlar
hoş geldiniz. Yayını beğenmeyi
unutmayınız efendim.
Şöyle yapalım. Hah.
Çünkü edebiyat eee bireysel bir eylem
değildir aslında. Her ne kadar öyle
görünse de edebiyat kolektiftir.
Ben Orhan Pamuk'u sevmiyor değilim ya.
Kitaplarını çok seviyorum Orhan Pamuk'u.
Her kitabın değil
yani. Çok da şey yapmamak gerekiyor.
Hani kişisel bir eleştirdiğim tarafları
var, sevdiğim tarafları var. Edebiyatını
çok seviyorum.
Abi arkanda kitap toplam yaklaşık kaç
kitap var? 600.000 diyorsun.
Videoda 600.000 kitap mı var dedim ben?
600.000 kitap.
Murat Sönder'in Masumiyet dizisi Müzesi
dizisi eleştirisini izledin mi?
İzlemedim. Masumet Müzesi dizisini de
izlemedim.
600.000 demişim.
600. 1000 arası işte.
1000 tane yoktur.
Sevmediğin tarafları ne o Pamuğun?
Ya edebi olarak sevmediğim, en
sevmediğim tarafı şu. Eee,
bu şey geyiniğini ben sevmiyorum ve
klişe buluyorum. İşte doğuyla batı
arasına sıkıştık cart geyiğini
sevmiyorum ve klişe buluyorum. Eee,
böyle bir şey hiçbir zaman olmadı. Bu
tamamıyla çökmüş bir Tanzimat bakış
açısı ve Orhan Pamuk sanki bu bakış
açısı çökmemiş, daha önce kimse
tarafından işlenmemişçesine
eee devamlı devamlı bunu ısıp ısıtıp
sunması hoş hoşuma gitmiyor ve her
fırsatta eee önceki zamanlarında en
azından şunu demesinden rahatsız
oluyorum. Eee işte Tanpınar kongre bir
kongrede açılışı TPar için şunu demişti.
İşte Tanpınar araştırmalarında diyor ki,
eee, Türk romanı hala kimliğine
kavuşamamıştır. Ben buradan rahatlıkla
söyleyebilirim ki Türk romanı artık
kimliğine kavuşmuştur vesaire gibi. Hani
bu tarz söylemler bana iddialı geliyor.
Ya Tanpınar'ın da bunu söylemesi iddialı
geliyor. Sevmiyorum yani. Hani bizim
edebiyatçılarımızda da, tarihçilerimizde
de, futbolcularımızda da eee artık
aklınıza hangi meslek geliyorsa şu
vardır. İlk başta yaptığın işi ortaya
koymaktan ziyade şunu yaparsın. Benden
öncekiler [&nbsp;__&nbsp;] gibiydi ama artık ben
varım. Yani bir mesik kültü
yaratılmasını sevmiyorum.
Hocam ben mesela videoda 600.000 kitabım
var derken sen bunu 600.000 olarak nasıl
anladın ki? Öyle anlaşılsa bile bunu
nasıl anlayabilirsin ki?
600.000 kitap nasıl bir sayı biliyor
musun?
Nobel siyasi bir ödül mü? Sadece siyasi
bir ödül değil. Şöyle sadece değil. Eee
19. yüzyıldan bu yana edebiyat zaten
politik tanımlanan bir alandır batı
tarafından. E dolayısıyla eee Alfred
Nobel'in
eee vasiyetine de baktığınız zaman
Nobel'in zaten eee şunu istediğini
görürsünüz. İnsan idealizmi
bütüncül bir bakış açısı, evrensel bir
bakış açısı. Edebiyata evrensel bakın
diyor. E peki edebiyatın tanımı ne?
Alfred Nobel vasiyetinde aynen şunu
söylüyor. Edebiyat yüzyıllardır eee batı
merkezli olan bir alan. Bunu söyleyen
bir nasıl politik olmayacak ki? Bir o
Türkçe bilmiyor konusu da şu. Oğdat
Türkçe bilmiyor, ne kadar Türkçe
bilmiyorsa Tanpınar ne kadar Türkçe
bilmiyorsa,
eee, Ali Tevman ne kadar Türkçe
bilmiyorsa, Küçük İskender ne kadar
Türkçe bilmiyorsa, James ne kadar
İngilizce bilmiyorsa, Marcel Prus ne
kadar Fransızca bilmiyorsa Orhan Pamuk
da o kadar Türkçe bilmiyor.
Hocam peki roman okurken yazarı
önemsemeli miyiz? Örneğin yazarın
hayatını ufak da olsa araştırmalı mıyız?
Bence araştırın.
İkisini de yapabilirsiniz. İlla birinden
birini yapmanıza gerek yok. Ama ana
merkeziniz okuduğunuz metindir. Her daim
yazarın hayatı metine ışık tutabilir ama
metin yazarın hayatına ışık tutamaz.
Bilim çakışı tekniği tarzında.
James R Marcel PR Virginia Wolf'tden
başla. Robert Musil efendime söyleyeyim
William Fner
e
bizim edebiyata gelelim. Bizim
edebiyatta nereden alalım bilinç
akışını? Birçok insan Oğuz Atay'dan
alıyor fakat Hampar, Peyami Safa vardır.
Bilinç akışı Yusuf Atılgan yine Oğuz
Atatay.
Bilinenleri oku.
Bilinmeyenl öyle geç.
Orhan Pamuk bence bilinç akışını Türk
edebiyatını en temiz kullanan
yazarlardan biridir.
Bu kadar kitabı kaç yılda biriktirdin?
Çok yılda biriktirdim.
Hoş geldin Bünyamin.
Bakalım böyle sözler düş okudum. Orhan
Pamuk o kadar gerçek görünmeye çalışıyor
ki sahte görünüyor. Ne kastettiğimi
anladın mı Cenker?
Yani mesela şey okudum. Kafamda bir
tuhaflığı okuyorum şu anda.
Eee,
çoğu yeraltı edebiyatı, tırnak içinde
yeraltı edebiyatı yazarından daha iyi
anlatmış o gerçekliği.
İyi bir yazar.
İyi bir yazar ama iyi bir aydın değil.
İyi bir entelektüel değil benim fikrim.
Ama iyi bir yazar.
Peki radyo tiyatrosu din Dinlemiyorum.
Sessiz evde babaanne kısımlarında vardır
bu bir yeni çakışı. Yani her yerinde
yok.
Abi Nietche'nin Tragedya'nın doğuşu
kitabının modern edebiyete katkıları
nedir?
Geleneksel edebiyatın kusurlarını ön
plana çıkarması
ve geleneksel edebiyatın belli
direklerinin yıkılabileceğini göstermesi
edebiyatçı.
Orhan Pamu'un Türkçesine sıkıntı yok
mudur hocam? Ben kara kitap okuyorum
biraz cümlelerin karışım
eee karışık cümle Türkçede problem
olduğu anlamına gelmez ki. Orada Tahsin
Yücel'in demek istediği kara kitap
tartışmalarında söylemek istediği şey
şu. İşte yazmış oraya eee caminin
balkonu. Tahsin Yücel demiş ki camide
balkon olmaz. Orada bir ironi var
mesela.
Caminin balkonu diye bir adlandırma var.
Çünkü Türkçede.
Sen istediğin kadar terimsel kullan. Bir
dönem insanlar buna balkon demiş
Fransızca. Orada Orhan Pamuk batıyla
doğu arasındaki benzerliği ve farklılığı
vermeye çalışmış. Şimdi sen buna caminin
balkonu dedi diye, insan kalabalığı dedi
diye şey yapamazsın. Orhan Pamuk dili
bozuyor ve yeni bir dil yaratıyor.
Çok fazla e gelenekselci bakmamak
gerekiyor edebiyata. İlber Ortaylı da o
yüzden türkçesi bozuk diyor. Niye?
Adamın örnek verdiği yazar Reşat Nuri
Hüseyin Rahmi Türk Edebiyatının yazarı
olarak. E sen şimdi onlarla Türk
edebiyatını tanımlayıp onları sıkıştırıp
üzerine şey yapmazsan, eee, kabul
etmezsen Oğuz Atay ne kadar az Türkçe
Türkçesi bozuksa Orhan Pamuk da öyle.
Aynı mantık.
O yani Barox'un bütün kitapları
birbiriyle aşırı derecede bağlantıyı
herhangi bir kitabından anlarsın.
Partnerinin ve senin en çok sevdiğin
ortak roman nedir mi? Ne bu böyle be
partner?
[&nbsp;__&nbsp;] vadbadin varmış gibi sanki
böyle. Buyurdu. Zerdüşt incelemesi gelir
mi? Gelmez.
Çünkü Mokita Sosyal'de yaklaşık 28
saatlik bir böyle sözlü Zerdüşt
incelemesi var.
Eee, Mokita sosyal YouTube kanalına gir.
Zerdüşt çıkar.
Baştan sona okuduğu metni Taha.
düz kamus
abi odandan gelen hanımefendinin sesinin
sahibi yenge mi yok kedim benim
Türkçeyi öğrettim ona.
Evet. Kız arkadaşım.
Normal arkadaşım o zaman. Sabah akşam
niye yanımda olsun?
Yeni gelen arkadaşlar hoş geldiniz.
Yayını beğenmeyi unutmayınız. Bir de
sizden bir ricam var. İleriki yayınlarda
istediğiniz bir yayın konusu varsa soru
cevap oturumuna lütfen yazınız. Efendim
edebiyat dünyasına kattıkları açısından
eee postmodernizmin yapılacak her şey
yapıldı iddiasını çökertti. Kara kitap
dünya edebiyatı açısından soruyorsam
eee
imkansız görülen
bir şey yapıldı. Hem Türk edebiyatında
hem dünya edebiyatında. Dünya
edebiyatında imkansız görülen şey şuydu.
Doğu ile batı asla birbiriyle yan yana
gelemez. Ha gelecekse bile birinden
birini eleştirmek yani feraget etmek
zorundasın bir tanesinde. Orhan Pamuk
bunu yaptı. hakikaten klişe bir şekilde
sentezledi. İyi iyi bir sentez yaptı ve
e Fransızların melankoli dediği kavramı
ve ruh halini eee
Türk edebiyatına has bir biçimde
uyarladı.
Yani bizde mesela atıyorum
Zeberjet'in e buhranı e Fransız tipi bir
melankolidir ya da Abdullah Efendi'nin
Orhan Pamuk bunun Türk edebiyatı halini
yapabildi. üzün dedi. Kavramın adına da
gibi gibi
Orhan Orhan Pamuk'tan önce bunu Oğuz
Atay da denemişti tutunamayanlarda.
Fakat yine de Oğuz Atay tutunamayanlar
da tam anlamıyla eee bir şey yapamadı.
Eee o melankoli denilen batılı kavramın
dışına çıkamadı. farklı bir boyut kattı
ona.
Fakat bunu Orhan Pamuk inşa etti
ve işte Umberteko'nun deyimiyle e
postmodern edebiyat kendi kendini
öğütmeye başlıyor artık dedikleri anda
Orhan Pamuk böyle olmadığını gösterdi.
Sevgili eş demek [&nbsp;__&nbsp;] body falan nereden
çıktı böyle dalga geçince havalı mı
olunuyor? Yo
deyince tuhafıma gitti. Niye havalı
olmaya çalışayım? Ben zaten havalıyım.
özel baskısı var. Bir siyah kapaklı olan
baskısı var. Bir de şu 20 yıl özel
Hoş geldin Mina.
Ben samimi yayıncıyım hocam. Kasıntı
yayıncı değilim. Lütfen eee samimiyetimi
eee havalı görünmek için bilmem ne diye
algılamayınız. Kendimi kasmıyorum.
Günlük hayatta nasılsam öyle
konuşuyorum.
Günlük hayatta da böyle biriyim. Şu anda
da böyle biriyim. Çok fazla alışmayın.
Fötür şapkalı eee ağzını kasa kasa
konuşan edebiyattan da bir [&nbsp;__&nbsp;] anlamayan
insanların anlattığı edebiyatım sıları.
Ben onlardan biri değilim.
Türk klasikleri için İş Bankası fazla mı
sadeleşmişim? Evet.
Eee, eski yayınevlerine bak.
Kime gönderme? Herkese gönderme. Ya
bilmiyorum. YouTube'da şu anda edebiyat
ve kitaplardan bahseden erkekler
arasında çok fazla yok herhalde kendi
olabilen
yani.
Hocam cevabını bulamadığım bir soru var.
Bütün hayatımı affediyor. Biz ne için
yaşıyoruz hocam? Bilemem onu ben. İyisim
sen bilen birine sor. Edebiyat benim
için nedir?
Bilmiyorum
yani edebiyatla alakam olmadığı bir
hayatımda bir dönem hatırlamadığım için
ekstra bir önemi yok.
Su içmek gibi bir şey veya
ne bileyim hiç düşünmedim.
Bir düşünme biçimi, bir felsefe, eee,
bir yaşam tarzı diyeyim.
Yok, edebiyat da çok anlamlı değil.
Hayata nasıl anlam yükleyebilirim? Bana
sormayarak.
Ben miyim senin hayatının sahibi?
Kaza gören kaza. Anneannem ördü ya.
Kaza anneannem ördü. Felsefeci kaza
değil bu. Anneanne kaza hırkası.
Edebiyata nasıl? Ne zaman? Bu konuyla
ilgili bir video var kanalda. Eee,
annem, annem sayesinde başladım diyeyim.
Yorumlama gücün kuvvetli.
Teşekkür ederim.
İyiyimdir o konuda. Sence yaşayan en
büyük üç yazar kim?
Bir, ben.
Şaka.
Diğer ikisi yok.
Yazar olarak nasıl Türk edebiyatımı?
Dünya edebiyat mı? Dünya edebiyatına ü
taneden fazla çıkartırsın.
Eee, şair mi?
O zaman öyle sorayım. Senin için
hayatını anlay benim için bir hayatın
hiçbir anlamı yok. varsa da beni
ilgilendirir.
Dünya kurgu 3'e niye indirgiyoruz ki?
Eyvallah. Teşekkürler Enesciğim.
Düşünmemek ister miydin
yani? Bilmiyorum.
Bir insan düşünür insansa eğer ben de
insanım. Düşünüyorum. Düşünmemek ne
demek bilmiyorum.
Kimse bilmiyor. Çünkü düşünmemek diye
bir şey yok hayatımızda. Düşünmek diye
bir şey var.
Hocam çöp edebiyat olduğunu bildiğiniz
hale okuduğunuz kitap var mı? Var. Çöp
edebiyat olarak nitelediğim bütün
kitapları okudum. O yüzden çöp edebiyat
dedim.
Hayatın anlamı üst insandır mı? Nietche
bile söylemiyor be bunu.
Hocam niye bu kadar politik cevaplar
veriyorsun? Ne gibi hocam? Politik
ne düşünüyorsam onu söylüyorum. İşte
yaşayan en büyük üç yazar soruyorsunuz
bana. Ben buna nasıl politika? Yani ne
diyeyim mesela ben buna? Orhan Pamuk
ne bileyim
onu konuşuyorduk o geldi aklıma.
Bu
Margaret Edwood, Salman Ruhansan
Oktay Anar aklıma gelen yani 1000 tane
yazar sayırım ben şimdi. Ne diyeyim ki
buna? Bir de niye 3? Niye 5 değil? Niye
4 değil? Niye 2 değil?
Hani üç neden özellikle bunu da bilmem
gerekiyor.
Ay!
Kemal Yaşar öyküleri hakkında ne
düşünüyorsun? Kemal Yaşar diye bir
öykücü okumadım hiç hayatımda.
O yüzden bilmiyorum.
Yaşar Kemal soruyorsan severim.
Allah'ın hakkı 3'tür. Hocam
fantastik kitaplar bize bir şey katar
mı? Okuyabiliyorsan katar.
Ben böyle samimi adamları söylüyorum. H
kırmızı Başlıklı Kız hakkında ne
düşünüyorsunuz?
İyidir masal olarak. Ne bileyim, ne
düşüneyim ki?
Tanrı her şeyi bilir görür diye
inanılıyor. Kaderin de tanrının yazısı
olduğu söyleniyor. Biraz saçma geliyor.
Düşünmek efor gerektiren bir eylem.
Tanrı saçma değil mi?
Talking fanı mısınız? Yo
yok. İlk defa geliyorlar ya
merak ediyorlar. O yüzden. Kırmızı kitap
okudun mu? Okumadım. Çok düşünüyor
musunuz bu?
Ya şu anda şeyler ilk defa herhalde eee
bir yayında
bir yayıncı cevap veriyor. Hoşlarına
gitti bence. Benim olsa ben de giderdim.
Abi müslüman değil misin? Ne yapacaksın?
Geldi yine meşhur soru. Ne yapacaksın?
Şimdi hazır mısınız? Bir saniye
geleceğim.
Moketa Sosyal'in yeni logosu.
Şöyle bir şey yapalım. Heh. Moketa
Sosyal'in
logosu güncellendi arkadaşlar. Hazır
mısınız?
Sev sağ olsun yeni bir logo tasarladı.
Şu şekilde.
Çok güzel olmuş. Müthiş.
Eline sağlık.
Giriş ekranı da değişmiş büyük ihtimal.
Ben çıkış yapmadığım için değişmiştir.
821 üye olmuşuz. Az kalmış.
Katılmayan arkadaşlar varsa gelin ve
kütüphanelerinizi girmeye başlayın.
Artık Goodri'in ömrü
Amazon'la rekabet ediyor.
Yerli ve milli Good reads.
Evet. Çünkü eee Mokita Sosyal şu anda
eee birçok edebiyat, felsefe, tarih
okurunun ihtiyacı duyduğu bir açığı
tamamlıyor.
Hayatım boyce 1000 kitap okumuş
muyumdur? Biz 1000 kitap sevmiyoruz.
Daha çok Mokita.
Son iki kitabın çevirisi yok değil mi?
Hayır hayır yanlış düşünüyorsun. Goodris
global mokita.
Ben daha kütüphane özelini kullanmadım.
İyi sen bilirsin.
Okumuşumdur.
Kütüphane girince ne oluyor? Okuduğun
kitapları mı diziyorsun raflara? 1000
kitap uygulaması gibi.
Eee, o özellik 1000 kitap uygulamasının
özelliği değil. Öncelikle Goodrids ve
daha öncesindeki eee dijital eee şeyleme
özelliklerinin, arşivleme özelliğinin
kişisel indirgenmiş halidir. Öncelikle
bizim sitemiz 1000 kitap değil. Bizim
platformumuz sosyal disiplinler alanında
makaleler bulabileceğiniz, bu alanda iyi
olan insanlarla oturup
konuşabileceğiniz,
efendime söyleyeyim eee bir edebiyat
dergisi olan daha eee geniş kapsamlı bir
platform.
Özellik kullanıp
yani bizim platformumuzda eee selamlar
BL DM yazın konuşalım diyen biri gönderi
atmaz mesela veya bizim platformumuz
biraz daha elittir.
Bir de ben öykülerimi falan burada
yazıyorum sadece. Yani kendi yazılarımı
sadece Mokya Sosyal'de yayınlıyorum.
Ya illa takip etmek için bir sebep
arıyorsanız benim yazılarımı da
seviyorsanız oradan bakabilirsiniz. Onun
dışında birçok farklı şey var. Opsiyon
var. Yakın zamanda da işte mobil
uygulaması gelecek. Üzerine çalışıyoruz.
Bakalım.
Ha bir de YouTube kanalı var.
Eee Mokita Sosyal YouTube kanalı. Orada
da felsefe üzerine içerikler yapıyoruz.
Orayı da abone olmayı unutmayınız.
Ya telefona şey yapıl kullanılabiliyor
telefonda Enesciğim. Telefonda
kullanılması imkansız ve zor değil.
Akacı yani telefon kullanımı da eee
yani bir şey yok.
yayıncı olarak ve kitap okuyan birisi
olarak insanları okumaya nasıl teşvik
edersiniz?
Yani bunu isteyerek yapamazsın. İnsanlar
şöyle bir şeylere teşvik olur. Sen bir
şeyleri yaparsın ve özenirler, influ
olurlar, teşvik olurlar. Bu
illaki vardır. Ya kitap okumayan bir
bence insanları kitap okumaya teşvik
etmeye gerek yok.
eksikliğini görmeleri lazım. Eksikliğini
görürlerse teşvik olurlar.
Ben telefonumdan kullanıyorum şu anda.
Gayet rahat
yani.
Ben kaç yaşında? Ben okuma yazmayı
öğrendiğimden beri okuma yazma
alışkanlığına sahip biriyim arkadaşlar.
Kazanmadım. Hep vardı bende. Çünkü benim
büyüdüğüm evde eee dedem belediyede
çalışıyordu.
İşte gazetelerde kupon biriktiriyorduk.
O da belediyede işte çalıştığı için
merkezi yerlere yakındı. Eee gidiyordu.
Ben biz kupon biriktiyorduk, kitap
alıyordu. O zaman gazeteler kuponla
kitap falan veriyordu. İşte ben öyle
öyle etrafımda kitap vardı. Benim
kitap okuyan kişinin kelime dağcı daha
fazla oluyor
abi bugün. Victor Hugo'nun eşine
mektuplarını derlemesinin kitabını
gördüm. Zarların mektuplarını okumak
bize nasıl fayda sağlar? Yazar hakkında
bilgi sahibi olursun. Tarihi belgedir
onlar.
Günde ortalama kaç sayfa okursun?
Değişiyor ya. Bugün mesela kaç
100 sayfaya yakın makale okudum örneğin.
Ya bir de ben pedagog da değilim ki. Ben
bir içerik üreticisiyim. Benim hedef
kitlem edebiyatla ilgilenen ve
ilgilenmek isteyen kitle.
Lukinya hoş geldin. Luknia hoş geldin.
Edebiyatla ilgilenen ve ilgilenmek
isteyen kitle. Eee dolayısıyla benim
ekstra birinin üzerine düşmem bir şey
katmaz.
Birisi sizi kitapı ok görce bu kitap ne
anlatıyor dediği vakit o kitabı kapatıp
anlatmaya mı başlıyorsunuz yoksa
geçiştiriyor musunuz? Ben hep bu soruyu
pek sevmiyorum nedense. Anlatıyorum ben
genelde.
Abi sıkıcı değil mi ya? Ne sıkıcı değil
mi?
Memurluğu bırakmak aptallık olur. Evet.
Memurluk. Memurluğu bırakmadan da
üniversite okuyabiliyorsun hocam.
Türkiye'de
hocam sizin kitap okurken sıkılmanızın
en büyük nedeni kusura bakmayın
beyninizi kullanmıyor olmanız.
Yani bu aptal olduğunuz anlamına
gelmiyor bu. E bütün gününüzü siz beyin
aktivitesi olmaksızın geçirirseniz sonra
da kitap okumaktan sıkılırsınız. Yani
bununla alakalı bu tamamıyla
iyi bir yazar eee zaten zihninde bir
şekilde canlandırır. Sen yazara
bırakacaksın kendini.
Yani siz zihinsel aktiviteler bilmiyorum
bizim toplumda
beyin aktivitesi nasıl yapmalıyız?
Yani bir sürü şey var hocam. Sen mesela
günlük hayatında
zihnini yoracak şeyler yapmıyorsan
zaten
bir şeyler şey olacak, duracak.
Kitap okuyacaksın. Yeni bir şey
öğreneceksin.
Her yazara teslim olan okuyucu bazen
yazar gibi olabilir. Bunun hakkında ne
düşünüyorsunuz? O kötü okurların
düşeceği bir tuzaktır. İyi okurlar
kendini ikiye böler.
Ne tür müzik dinlerim? Değişiyor. Çok
net bir müzik tarzım yok.
Ve evet okurken içimden seslendiriyorum.
Bu arada yeni gelen arkadaşlar hoş
geldiniz. Yayını beğenmeyi unutmayınız.
Efendim eee kendi yaptığımız
platformumuz Mokita Sosyal'e. Kayıt olup
kitaplarınızı oluşturmak isterseniz
sabitlenen mesajlarda link var. Arada
bir reklam çakayım.
Ülkede iş sıkıntısı var. neyle
geçineceğini
hocam iyi akşamlar derse hep
gerginmişsin izlenimi veriyorsun bana
ama muhabbeti sıra seviyorsun eyvallah
sen de abi günde ortalama 8 saat ders
çalışıyorum ama okuma beni sürüklemiyor
mesela eşref saate başladım
bir ayda 50 sayfa geldi sadece oku o
zaman o hemen sağındaki beyaz kitap
mutluk mu yo değil
video izleyeceğiz bir toplanalım
Şöyle bir hatta hedef başlatalım. Hedef
tamamlanınca izleyelim. Eee, şuradan
book videosu.
Hedef tamamlanırsa TikTok'tan kitap
videosu çeken insanları videolarına
tepki vereceğiz.
Dikey açmadım. Hem dikey hem yatay
açıyorum yayınları. İkisi aynı anda.
Okuma o zaman. Bu kadar kolay mı? Kolay
yani. Okumaya niyetin yok ki senin.
Okurken sıkılıyorum diyorsun. Oku
diyorum ama odaklanamıyorum veya
sıkılıyorum diyorsun. Ne bileyim mesela
ne demişsin? Sürüklemiyor demişsin.
Tamam okuma o zaman.
Ya benim yapabileceğim bir şey yok.
Tavsiye vereceğin bir şey de yok bunda.
Yani senin derdin okumak gibi bir derdin
varsa kendini zorlarsın zaten.
Yani şu anda laptop kullanıyorum ama
masaüstü daha sağlıklı herhalde.
Eyvallah.
Müzik dinleyip kitap okuyabiliyor musun?
Film izlerken bile kitap okuyabiliyorum
ben.
Film varken arkada veya ses içinde. O da
nereden alıştım? Ben müzisyenlik
yapıyordum. Müzisyenlik yaparken
finallere ve vizelere sakin bir yerde
çalışamadığım için barda çalışmak
zorunda oluyordum. Öyle alıştım
ya hocam. Tabii ki de ben kitap okumak
gibi bir derdi olmayan birine kitap
okumayı teşvik etmek zorunda değilim.
Bakanlık mı fonluyor beni de insanları
aydınlatayım diye? Bana ne? Okumak
istiyorsanız okursunuz zaten. Kitap
bedava. Her yerde.
Odaklanırım.
Ya keşfedilmemiş yazarı ben de
keşfetmemişimdir muhtemelen.
&gt;&gt; Bakın size sadece şunu söylemek
istiyorum. Türkiye eee kitaba ulaşım
konusunda ve akademik bilgiye ulaşım
konusunda eee çok iyi. Şaşırdınız
Türkiye'nin bu konuda nasıl iyi bir
tarafı var diye. Eee normalde hani
yurt dışında akademik makaleler falan
ücretlidir ve fazla ücretlidir. Yani
euroya bir makale okursunuz euroya.
eee, PDF kitap kolay kolay bulamazsınız.
Çünkü oradaki telif muhabbeti yani yurt
dışındaki telif muhabbeti bizimki gibi
değil. Onlar telif geçmiş yazarları da
tekelleştirebiliyorlar,
mülkiyetleştirebiliyorlar.
Bizde kitaba ulaşım kolay arkadaşlar.
Dijital arşivde çok fazla kitap var.
Bence bunu değerlendirin.
Yani Türkiye hepten kültürel bir çöle
dönmüş durumda değil. Yani
bak ben geçen gün Kutadgu Bilik okudum
birazcık.
Abi Kültür Bakanlığı'ın sitesinde
herhalde Kutadgu Bilik'in şöyle bir
edisyonunu yapmışlar. Bir tarafta
orijinal metin var. Bir tarafta günümüz
Türçesine aktarılmış hali var. Yani
müthiş bir konfor bu.
Çevirisi düzgün kitap bulabilir miyiz?
Ya bulursun niye bulamasın? Bulamayasın.
Kutadgu bilelik o değil.
Ha kitaplar pahalı mı diyeceksiniz?
Aslında kitaplar pahalı değil. Alım gücü
düşük bizde.
Yani ayçiçek yağı da pahalı aslında.
Sadece kitap nazarında bir problem yok.
Tabii tabii. Ya ben size şöyle bir şey
göstereyim. Bakın telefonumdan.
Nerede o play kitaplar? Hah.
Bakın mesela Albert Kamy yazalım.
Bakın Kam'in
bütün kitapları var.
Yabancı 14 L, düşüş 13 lira, Sisifo
söylemi 19 L, veba 30 L, mutlu ölüm 16
L, baş kaldıran insan 27 lira, tersi ve
yüzü 12 lira. Komik fiyatlar bunlar.
Bence bunu değerlendirin arkadaşlar.
Bunu değerlendirin bence.
Hayır diyeceksiniz ki abi ben mesela
kitap alışverişi yapamıyorum. Yani ben
de yapmıyorum.
Bir kitaba 300 lira bence çok büyük bir
para değil.
Genel anlamda lüks olarak ben
değerlendirmiyorum
kitaba 300 lira vermeyi.
Lüks olarak değerlendirmiyorum.
Eee,
aranızda hukuk okuyan varsa onlar bence
şikayet etsinler kitap fiyatlarından.
Onların ders kitapları çok pahalı. Hukuk
ders kitaplarını görseniz iflanız kurur.
Yani tıp ders kitapları.
Şimdi siz romanlara 300 lira vermekten
şikayet ediyorsunuz. Onlar ne yapsın?
Pratik ceza kitabına adamlar
100 sayfalık bir hukuk veren 100
sayfalık pratik ceza kitabını şu anda
veriyorlar. Ner? 1.000 L.
Şiir kitaplarım var. Evet.
Ezgi Enmer kimmiş ki? Tanımıyorum. Belki
yüzünden tanırım.
Kötü Emeller kanalı mı?
Yani benim çok izleyeceğim bir kanal
değil. Fakat
yani anladığım kadarıyla bir ajans
kanalı bu.
bir bireysel kanaldan ziyade
çünkü pardon
ya da böyle eee fonlanan bir kanal
ama şeyini kanvadan yapmış abla.
Ah be ben Çin malı mikrofon koluyla
video çekiyorum, yayın yapıyorum. Millet
20.000 liralık mikrofon koluyla yayın
yapıp video çekiyorum.
Ben mikrofon kolunu yeni aldım. 250
liraya aş 400 liraya.
Bu arada arkadaşlar, eee, video izleme
safhasına
hedef tamamlanınca geçeceğiz. Haberiniz
olsun.
İskenderin 666ı 300 lira olmuş mu o
kitap?
Vay be.
Türkiye'de aynı kanalları takip
etmeliyim. Onu öğrenmek istiyorum
aslında.
Ya
ben senin ne içerik izlediğini bilmeden
buna yorum yapmak istemiyorum ve genel
anla yorum yapmak istemiyorum.
Bir sürü zaten Türkiye'de her kategoride
belli başlı kanallar var.
Belli başlı kanallar var zaten.
Onlara bakarsın.
Hocam Allah aşkına Cemre Demirel ne
alakam var benim yani? Bak kaç 52
dakikadır yayındasın şu anda. Hakikaten
52 dakika boyunca beni izle Cemre
Demirel'e mi benzettin?
En iyi aşk romanı ne? Aşk romanı diye
bir kavram yok. Buna kesinlikle
katılmıyorum.
Eee,
öyle.
Bulgaz severim ama çok da böyle dönüp
durüp okuduğum bir yazar değildir.
Tek benzerlik hırka. Hocam bu hırkayı
dünyada kaç kişi giyiyor acaba?
Haberiniz var mı? Bu hırka o kadar
önemli bir şey olmamalı.
Hırkayı. Evet. İşte o çok tuhaf değil
mi? Hırkayı gören beni böyle şey kafayı
kırmış filozof zannediyor. Hocam
anneannem ördü. Üstüm üşüdüm. Kalorifer
bozuktu. Üstü üşüdüm. Bunu giydim
üstüme. Yani
anneannem örmüş.
Bu hırkı genen herkes kafayı kırmış
felsefeci olmuyor.
Burası bir edebiyat kanalı arkadaşlar.
Eee burası bir popüler kültür kanalı
değil. Bir eee felsefe kanalı değil.
Burası bir edebiyat kanalı.
Hocam bak yine söylüyorum. Burası bir
edebiyat kanalı. Felsefe içeriği yapıyor
muyum ben? Yapıyorum. Evet. Fakat
felsefe içeriklerini Mokita Sosyalde
yapıyorum.
Cenker Ekistaş kanalı bir edebiyat
kanalı olarak başladı ve öyle devam
ediyor. Yani benim bugüne kadar kaç tane
filozof videosu yaptığımı gördüğünüzde
hala istiyorsunuz bu videoları. Zaten
ben e Mokita Sosyal YouTube kanalında
içerik üretiyorum. Oradaki videoları
izlemeyip de buradan istemeniz çok
saçma.
Bilmiyorum. Saymadım.
İki kişi bir kitabı yazabilir mi?
Yazabilir. Niye yazamazsın?
Bakın ben 1 bu5 yıldır bu kanalda içerik
üretiyorum ve edebiyat dışına çıkmıyorum
içeriklerde. Çünkü ben bir
edebiyatçıyım.
Yeni gelenler değil yani. Mayronowski
ben bayağıdır görüyorum bu arkadaşı.
Eee hala benden felsefe videosu
izliyorsunuz.
Roget diyor banlatacaksın kendini ama
ya bu kanalın şeyi belli olacak kadar
içerik var arkadaşlar kanalda konsepti
belli olacak kadar içerik var
ya hocam aşkına bırak Yani o zaman
Kur'an-ı Kerim'i de inceleyeyim o zaman
edebi olarak.
Nabi ve
Yaşar Nabi mi?
Yaşar Nadi pardon Nabi değil ya. Ne
alakası var? Kafam karıştır. Nabi ile
Turgut ne alakası var?
Edebiyat bölümü öğrencisiyim.
Hocam Platon felsefesi, Platon'un devlet
kitabı bir edebi metin falan değil.
incelenebilir. Neyini inceleyeceğim ben
edebi metni olarak? Platon devletin
yani sanki dünyada edebiyat metni
eee kalmamış gibi. Platon'un devletini
edebi olarak incele. Benim edebiyat
metni incelemelerimi izliyor musunuz
siz? Bakıyor musunuz hiç? Hani
videolarımı izlemeyip de buradan bana
akıl vermeniz aşırı samimiyetsiz.
Aşırı samimiyetsiz.
Çok samimiyetsiz. Kusura bakmayın. Yani
hadi bir şey demiyorum demiyorum ama
edebiyatta felsefeyi kesin olarak
birbirinden ayırabilir miyiz? Bana bu
soruyu sorma. Ben bunun ne olduğunu
biliyorum. Bak çok basit bir şey
anlatıyorum. Bak gerçekten
banlatacaksınız kendinizi. Basit bir şey
söylüyorum. Burası bir edebiyat kanalı.
Tamam mı? Felsefeye girmiyor muyum ben?
Videolarda, yayınlarda giriyorum. Fakat
ben bu kanalda hiçbir zaman bir felsefe
metni incelemedim. İncelemeyeceğim. Çok
istiyorsanız benim felsefe anlatmamı bir
gün bu kanalda yayın yapıyorum. Bir gün
Mokita Sosyal'de. Mokita Sosyal YouTube
kanalını hiçbiriniz takip etmiyorsunuz.
Bunu soran arkadaşlar. Bu yüzden
sinirleniyorum. Ben Mokita Sosyal bakın
göstereyim size. Bu yüzden ben Mokita
Sosyal'de felsefe içeriği üretiyorum.
Benim şu anda bu kanalda 15.000 takipçim
var. Bu kanalda 2.000 takipçi var. Yani
bakın son videoların hepsinde ben varım.
Yayınları ben yapıyorum bir aydır. Bir
aydır ben yayın yapıyorum. Bazen Taha
geliyor. Bazen Taha yayın yapıyor. Bu
yayınlarda ben hiçbirinizi görmüyorum.
Buraya gelip benden felsefe yayını
istiyorsunuz.
Hadi bir de beni kandırmaya
çalışıyorsunuz işte. Aman şöyle yap,
böyle yap. Abi yani ne kadar
samimiyetsiz.
Ya ben her fırsatta ben felsefe kanalı
değilimi anlatmak zorunda mıyım? Merak
ediyorum.
Zorunda mıyım bunun mesela? Her fırsatta
ama ya alışmışsınız elaya düşen
felsefeye laf arasında Platon felsefe
üzerine video çek. Platon devlet bence
edebi metindir.
Hocam Turgut toplumu eğitmek mi istiyor?
Karıştırdınız galiba.
Birinci kuşak tanzimatçılarla
karıştırdınız.
Yani benden bir Platon devlet videosu
istedim. Ben de hayır burası bir
edebiyat kanalı dedim. Hala üstüne
gidiyorsun bunun. E sonra da niye
sinirlendim?
Ya takip etmek de zorunda değilsiniz bu
arada arkadaşlar. Ben ciddi söylüyorum
bu konuda. Hani edebiyatla bir ilginiz
yoksa zaten size katabileceğim bir şey
yok benim.
Yani bir insanın
ana merkezi edebiyat olabiliyor. Ben de
onlardan biriyim. Felsefe bilmediğim
için mi felsefe konuşmuyorum? Hayır,
benim felsefe bilip bilmediğimi
biliyorsunuz zaten. Ya da teoloji bilip
bilmediğimi biliyorsunuz zaten.
Hocam beni severek ya Platon'un devlet
kitabını bana edebi açıdan bir anlatır
mısın? Ne gibi edebiyat var orada?
Diyalog bir kompozisyon biçimidir.
Kompozisyon eşittir edebiyat değildir.
Ne gibi bir edebi edebi inceleme
yapabilirim ben? Platon'un devleti
üzerine
bir söyleyebilir misin? Bir inceleme
yapar mısın? Edebiyat merkezli
iki disiplinin birbirine bağlı olması,
iki disiplinin birbiriyle yan yana
olmasıyla iki disiplinin birbirine ayırt
edememek çok başka şeyler. Felsefe ve
edebiyat nasıl birbiriyle aynı?
Ya felsefe ile hiç ilgilenmemişsiniz ya
da edebiyatla hiç ilgilenmemişsiniz.
Ben
ben bu konu üzerine yayın yapmıştım daha
önceden. Edebiyat felsefesi diye de bir
videom var. Edebiyat merkeze özneyi
alırken felsefe özneyi dışarıda bırakır.
Ya bu fark bile çok büyük bir fark.
Yani Platon'un devletini bana bir eee
inceler misin edebi olarak? Bekliyorum.
Edebiyatla alakalı bölümler başka. O
kitabı bütüncül olarak bana bir ya da ne
bileyim e şeyin Wenstein Traktatus'unu
bana bir edebi hoca olarak inceler
misiniz?
Ya bir insanın edebiyat içeriği üretme
gibi bir özgürlüğü yok mu?
Sen önemsiz buluyorsundur edebiyatı.
Beni yakınen takip eden insanlar
edebiyatın ne kadar kritik ve önemli bir
şey olduğunu biliyorlar zaten. Ve ben
bunu çok sürekli anlatıyorum, sürekli
bastırıyorum.
Eee,
sen felsefe içeriği tüketmek istiyorsan
felsefe içeriği tüket.
Halihazırda buraya gelip neyin üstüne
gidiyorsunuz hala? Onu anlamıyorum ben
sadece. Bu arada yeni gelen arkadaşlar
hoş geldiniz. Yayını beğenmeyi ve kanala
destek olmayı unutmayınız.
Eğer hedef tamamlanırsa kitap videosu
izleyeceğiz.
Disiplinler arası düşünebilmek için
disiplinleri ayrı ayrı kavrayabilmek
yetisini kazanmak gerekiyor. Psikoloji
ile felsefe arasında bir bağlantı
yakalayabilmeniz için psikolojiyi ayrı,
felsefeyi ayrı bilmeniz gerekiyor. Bu
böyle bu işler.
E bir tane disiplini öğrendiğiniz zaman
anahtar gibi hepsi açılmıyor günün
sonunda. B
Bak benim sinirlenmem
&gt;&gt; kahve
&gt;&gt; var. Yaparım ben.
&gt;&gt; Tamam yaparım ben.
Mokta sosyal diye bir siteniz var.
Oradaki insanlar güzel bir blog. Ya abi
bak benim sinirlenmemin nedeni ne
biliyor musunuz? Chat lütfen bir bana
bir odaklanın ve siz yorum yapın. Ben
sosyal medyadaki varlığım boyunca eee
birçok farklı alanda içerik ürettim.
Birçok farklı alanda da hizmet vermeye
çalıştım. Gerek küçük kanalları önerdim
biliyorsunuz. Eee gerekse ücretsiz
reklam yaptım dergilerde biliyorsunuz.
birçok farklı anda şey yaptım ve bununla
beraber sadece Cenker Ektaş kanalını e
oluşturup orada bırakmadı.
arkadaşlarımla beraber Mukita Sosyal
isimli bir platform kurduk ve bu
platform ilk başta sıradan bir blog
sitesiyken şu anda e bir kitap arşivleme
eee uygulaması haline getirildi ve aynı
zamanda ben eee felsefe üzerine, tarih
üzerine daha geniş kapsamlı eee
niş olmayan eee içeriklerimi Mokeda
Sosyal'de yayınlıyorum.
Şimdi böyle bir tablo varken, e, gelip
bana ya bu kanalı en başından beri, bu
kanalı en başından beri takip eden
insanlara hep şunu söyledim. Bu kanalda
sadece edebiyat konuşulacak ve sadece
edebiyatla ilgili şeyler konuşulacak.
Bu kadar. Bu kanalda dedim hiçbir zaman
oturup bir din eleştirisi
görmeyeceksiniz. Bu kanalda hiçbir zaman
bir politik eleştiri görmeyeceksiniz.
Bu
eskiden beri beni takip eden insanlar
varsa bunu biliyordur. E şimdi ben böyle
bir şey yapmak istiyorum. Çünkü benim
için YouTube'un en büyük eksikliği
edebiyat içeriğinin olmaması ve edebiyat
konseptinin e ne yazık ki YKS
kanallarına sıkışmış olması. Ve ben bunu
değiştirmek için Harala Gürele 1 bu5
yıldır çalışıyorum ve bununla beraber de
arkadaşlarımla beraber büyük bir
platform kurmaya çalışıyoruz. Şimdi sen
o platformu kullanmıyorsun. O platforma
gelmemişsin. Yayınlarını takip
etmiyorsun. Şimdi benim Aristoteles
okumam var Mokita Sosyal'de. İzledin mi
izlemedin?
Ben edebiyatla felsefenin arasındaki
bağlantıyı ve farkı kavrayamayacak bir
adam mıyım?
İyi. Yapay zeka düzgün cevap vermiş.
Ben başkasının fikrini sormadım. Sana
dedim ki Platon devletini inceleme,
edebi inceleme yap dedim.
Şu safsatalardan bir kurtulamadınız.
Profesör doktor. Profesör doktor deyince
inanacağım. Katı şey yapacağım yani.
Mokita sosyalde gönderilen blog
yazıları. E öykü sadece yazar rozeti
olanların öykülerini yayınlıyoruz.
Mokita sosyalde
eee
nihilizm üzerine bir yazı yazmıştım.
İnceleniyor şu anda.
Benim kırmızı çizgim bu arkadaşlar.
İster saygı duyarsınız ister
duymazsınız.
E açıkçası umrumda değil. Ben
edebiyatçıyım.
Nokta. Edebiyatla ilgileniyorum. Hem
akademik boyutuyla ilgileniyorum hem
edebi boyutu ve sanatsal boyutuyla
ilgileniyorum.
Ben edebiyatçıyım. Bu kanalda bir
edebiyat kanalı. İlla şunu mu yapayım?
Kanalın adını Cenkere Ekistaş eee
edebiyat mı yapmam gerekiyor? Şinasi
hakkında ne düşünüyorsunuz?
Daha spesifik soru sorabilir misiniz?
Çok geniş bir şey. Hangi yönden?
Folklorist şinasi mi, tiyatrocu şinasi
mi, edip şinasi mi? Eee, eleştirmen
şinasi mi?
Ya zaten Mokita sosyale abone olan
insanlar gelip benden abi burada bir
nişe videosu çek." demiyor. O arkadaşa
demiyorum. İlk defa gelmiş o kanala. Ona
önerdim bitti. Ama uzun zamandır beni
takip edip hala inatla inatla bunu
yapmanız hoş değil. E verdiğim emeğe de
saygısızlık bir noktada. Çünkü neden
saygısızlık?
Eee tamam edebiyat güzel hoş da sadece
edebiyat mı konuşulacak bu kanalda?
Evet.
Bu kanalda evet.
Ben Sen anladın benim neden bu kadar
sert cevap verdiğimi. Açık açık da
söyledim.
Sen kıvırıyorsun şu anda. da
Heh, geldim.
Yeni gelen arkadaşlar hoş geldiniz.
Yayını beğenmeyi ve hedefler kısmını
tamamlamayı unutmayınız. Hedefler
tamamlandığı zaman kitap içeriği
izleyeceğiz.
eee, Mokita sosyali gelecekte Play
Store'da uygulama olarak çıkartmayı
tabii ki de düşünüyoruz. Fakat, eee,
bunun için birazcık maddiyata
ihtiyacımız var. Bu yüzden de, eee, o
yeterli yatırımı veya maddiyatı bulana
kadar bu şekilde devam edecek. Yine eee
mobil uygulama olarak da
kullanabiliyorsunuz zaten. Hani uygulama
olarak kaydedersiniz siteyi. Zaten çoğu
mobil uygulama öyle. Şu anda
APK olarak indirebiliyorsunuz.
Her yayına girdiğimde bir gergin
oluyorsun. Gelmeyin.
Yusuf Kaya o senin maddi durumuna bağlı
bir şey. Eğer maddi durumun iyiyse al.
Zararı yok.
Ya saatleri ayarlama enstitü liselerde
okutuluyor mu o kitap?
Bir şey söyleyeyim mi? Saatleri Ayarlama
Enstitüsü eee lisans seviyesi bile değil
aslında. Yüksek lisans doktora seviyesi
bir metindir.
Parker 51 ince uçtu CT şu evet
CT'si linki de var. İndirime girmiş
herhalde. Satıcı Amazon'sa satın alama.
Bak benim attığım linke. Amazon'sa
Amazon diye okuyorum ben. Yine kontrol
et. 2.900 liraya düşmüş. bordo aynı renk
şu
hocam. Hampınar edebiyatı gayet lisans
seviyesi için bile e ağırdır aslında.
Bize lisansta okutmuyorlar. Tampınar
mesela
düşünün.
Teşekkürler Egeciğim.
Tostoy insan yaş kitabını nasıl
buluyorsunuz? Bence TS zayıf bir eser.
Özellikle kitabı okuyan çok fazla
imtihan.
Berbat bir kitap.
Şiirlerini falan nasıl buluyorsunuz?
Kimin? Tampınarın. Tampın şiirleri çok
iyidir
ya. Bak onlar okey. Refik Halit,
Sabahattin Ali, Aytov
olur.
Tampınar ağır ama
thumbnail'larda çok dertli görünüyoruz.
Öyleyim ama normalde de
saatler mensüsü bir cumhuriyet
eleştirisi midir? Değildir. Bir
modernizm eee sorgulamasıdır. Bir
eleştiri metni değildir. Tampınar
edebiyatı
bir sorgulama metnidir. Modernizmin
diğer tarafını gösterir.
Yani neyin zor geldiğinin peşine düş.
Zor gelen şeyi de ortadan kaldır.
Ya Divan edebiyatı okumak istiyorsanız
eee
bir İslam tasavvufunu iyi bilmeniz
gerekiyor.
eee Selçuklu ve Osman tarihi bilmeniz
gerekiyor.
Bir de işte sözlük alışkanlığı edinmeniz
gerekiyor. Çünkü bu konuda şey İskender
Pal'ın Divan Edebiyatı sözlüğünü
öneririm. Eee şöyle bir sıkıntı var.
Bizim eski klasik şiirde kullanılan
kelimeler günlük konuşmada yok. Hiçbir
zaman olmadı. Sadece şiire has kelimeler
var.
Bir gün evdayacak kitabım var. Aldığım
kitapları okuyorum falan.
Göğsün daraldığım
bize sınavda divan edebiyatı şiiri
Türkçe meyali olmadan koyup analiz
ettiriyorlardı. Bize de yapıyorlar onu
da. Biz üniversitesini okuyoruz. Hani
bize normal lisede de mi yapıyorlardı
onlar?
Valla bir de üniversitede yaptırıyorlar.
Tamam işte o
Amazon linki.
Lisede edebiyatı ben severdim ya.
Sanırım ben biraz farklıyım.
Soru cevap kısmına bakalım neler var.
Yani bilmiyorum niye günümesine
aktarmadan veriyorlar anlamadım.
Olay örgüsü basit duyguyu yaşatma
açısından başarı çok yormayan bir kitap
desem aklına hangi kitap gelir?
Başarısı çok yormayan kitap. Peterpan
9'da yok ki divan
okulda edebiyatı iğrenç taşıyıla beraber
tanıtıyor. Edebiyat dersine full
uyuyordum ben.
Elindeki kalemin 3.000 L etmesinin
nedeni nedir?
kaliteli bir marka olması, bir eee
kaliteli malzemeden yapılması, dış
malzemesi ve kapağı
ve ünlü bir model olması.
Benim hocam çok iyi kitap oku. Yorumun
sohbet full ders sayesinde sevdim iyi
hoca her şeydir.
Baro'nun ara bölgesini okuyorum.
Okulumda ilk baro bana anlattığı gibi
uçan kaçan şeyler olmuyor kitapta.
Yanlış kitapla mı başladım acaba? Baro
videonun Baroon'un ara bölgesi ve de
hipopotamlar tanklarında haşlandılar. Bu
iki kitap erken baro edebiyatıdır. O
beklediğin tarzda değildir ama
önemlidir.
Hocam nasıl ana sayfaya yönlendiriyor
ya?
Sende bir problem var o zaman. Bende
hepsi açılıyor.
&gt;&gt; Farklı bir tarayıcıya atıyorsa eğer
telefonda telefonla alakalı
&gt;&gt; hesap girişi yapmanı istiyor olabilir.
&gt;&gt; En son attığım videoda elime ne oldu?
Mürekkep.
Benim hocam yeraltı edebiyatını
ahlaksızlık olarak görüyor.
Bu ne böyle? Ebu Suut Efendi mi hocam?
Malma istasyonunu okumadım.
Ebu Suut Efendi miydi hocan Zeynep?
Lise son Küçük İskender Kocaers sadece
80 kuşağında ismi geçiyor. E 80 kuşağı
içinde ama o
neydi? İskender'in eee Baki Asil Türk'e
göre 80 kuşağa ikiye ayrılıyor. Toplumcu
gerçekçilik kuşaktan. Bir eee marjinal
söylem tercih edilen de eski kuşağı
sürdürenler iskender marjinal bitn
söylem denilen alanda
yeni video gelir mi yer altıda bir
zındıklık mı gelsin hadi yapayım
ya edebiyatta ahlaksızlık olmayacağı
fikrine insanları kim inandırdı acaba?
Edebiyatta ahlaksızlık vardır. Ahlak da
vardır. Ahlak olmay daabilir.
Yani edebiyatta her şey yapılabilir.
Edebiyatta her şey olabilir.
Her şey için deniz uyanıkar.
Eee, bir kitabı orijinal dilde
okuyamamak eksik hissettiriyor mu? Bazen
evet, bazen hayır.
Her zaman değil. İsteyen istediğin yazar
okuyucu kitlesi iyiyse zaten ekseriyeti
nitelikli kitaplara yönelecektir.
Nazık olmaz.
Arkadaşlar moderatörlerle kavga edip
banlandıktan sonra bana gelip de beni
niye banladınız demeyin
ve nazik olmak zorundasın.
Nezaket önemlidir.
Uyarmış olayım. Burada
yayınlarda kabalık yapmıyoruz
birbirimize karşı.
Orhan Pamuk'u ahlaksız diye yerden yere
gömdüler. Sonra soykırım konusu
acılıyor. 40 dakika
yani edebiyatın
Yağmurcuğum uyardık ya. Yağmurcuğum
yapma
uyardıktan sonra yerden yere gömmek de
yanlış oldu. Vurdular
ya. Edebiyatta ahlak olmak zorunda değil
ki.
Bu çok şey bir bakış açısı. Eee, kilise
bakış açısıdır bu.
Ya o bir roman olduğu için o kadar öykü
kadar hızlı yazamıyorum. Taşınmazsa
dünyayı biraz ara verdim. Geri döneceğim
vizelerden sonra.
Abi hiç böyle bazen her şeyi bırakıp
oğlum benim her şeyim kitap zaten.
Her şeyim kitap.
Yani
her şeyim kitaplarla ilgili.
Yani moderatörlerle eee zıtlaşıp
zıtlaşıp ondan sonra abi beni niye
banladınız demeyin. Moderatörlerin var
olmasının sebebi zaten benim yerime
onların asayişi sağlaması. Ya
ben hem onlara eee şunu yap, bunu yap
deyip hem yayın yapamadığım için onlar
var. O yüzden
bir şey söylemiyorum.
Zaten timeout yemiş arkadaş. Gelir
birazdan. Bir şey olmaz.
Evet. Yani kimse kafasına göre atmıyor.
Hocam kinas ve kale çok mu güzel
zamlanmış alasın? Gelmiyor. Alma.
Enes korkudan rüşvet verdi. Hakan Gündin
en iyi kitabı hangisi?
Hangisiyle okumaya başl? Hepsiyle
okumaya başlayabilirsin.
En iyi kitap meselesi kişiden kişiye
göre değişir canım ya. Bana kalırsa en
iyi kitabı Daha, Zamir, Kinyas ve
Kayrağıdır. Kimisi de mesela Azı çok
seviyor. Bence az en kötü kitabıdır.
En iyisi, en güzeli. Bunlar kişiden
kişiye göre değişir.
Bilemeyiz.
Kens ve Kayra iyi bir kitaptır.
Güzeldir. Okunur, sarar
yani.
Evet.
Hedefi tamamlayın da video izleyelim.
Evet yeni gelen arkadaşlar hoşça
kaldınız.
Bir de platforma bir bakış atmayı
unutmayınız. Bomba gibi ilerliyoruz.
Bakalım 824 üye olmuşuz. Bir 900 yaparız
bugün.
Bakalım soru cevap kısmına ne gelmiş.
Bunu okumayacağım.
Oğuz Atatay vs Yaşar Kemal mi? Neye
benzetmiş acaba?
Neyi benzetmiş acaba? Garip.
Hayır. Bir de birbirisi birbiriyle hiç
alakası olmayan iki yazar. Oğuz Atayla
Yaşar Kemal.
Kendi kendine deniyor bir şeyler işte.
Kaç yaşında adam ya? Uğraştığı şeylere
bak.
Ya bir de bir yazarın iyi olma nedeni
başka bir yazarla mı ölçütlendirilmeli?
Bu konudan bağımsız. Kaveco alınır.
Güzeldir.
Yani Akedya şöyle bir gerçeklik var ki e
belli bir fiyat bandını geçmediğin
sürece birçok kalem plastik.
Ya benim çok plastik kalemim yok.
Akrilik genellikle. Onlar da bir tür
plastik ama
hocam full kibir deryası olan biridir.
Yayın ile alakalı bir şey sorduk.
Günümüze bile bakmadı. Bir de birebir
DM'den
diyorum. Herkese cevap vermek zorunda
değil ki. Ben de cevap vermiyorum
kimseye. Bu kibirle ne alakası var?
Sailor iyidir ya. Kötü olur mu?
Ben de özel mesajlara cevap vermiyorum.
Vermeyebilir. Vermek zorunda değil ki.
Kibirli olduğu anlamına gelmez.
Siz de en ufak bir şeyden nem kapı
millete çibirli demeyin.
O kadar da değil.
Adam sadece kendi kitap kulübünün
reklamını yapıp para topluyor. Bana
samimi gelmiyor. Seni izlerken hiç öyle
bir intiba uyandırmadın. Nedeni şu ben
içerik üretiyorum da eee
para topluyorum tırnak içinde ya da bir
şeylerin reklamını yapıyorum. Mesela ben
de Mokita'nın reklamını yapıyorum.
Örneğin hem içerik üretip hem bunu
yaparsan samimi durur bu. Yani
eleştirmez kimse. Ama sen dediğin gibi
sadece içerik üretmeyip ya da eee işte
popüler bir tane işte ne bileyim kitabın
dizisi çıktı. Hemen gideyim de video
çekeyimle video çekersen umursanmazsın.
Bir de ben sosyal medyaya içerik üretmek
dışına girmiyorum arkadaşlar.
Canım bak anlatamadım ben sana. Dün
okumadım. Eee anlatamadım ben sana.
İçerik üreticiler size cevap vermek
zorunda değil.
Veren vardır ama vermek zorunda değil.
Ben de mesela bir insan işte bir içeriye
yorum atıp cevap alabileceği bir soruyu
bizati bana sorunca cevap vermiyorum
yani. Çünkü niye cevap vermiyorum? Bazı
insanlar cılkını çıkartabiliyor. E şimdi
ben tanımadığım için herkesi
bir de Evet. Hangi birine cevap
vereceksin?
Yani o kadar da eleştireceğim diye
oradan da eleştirmeyin.
Yok bu 17x 17 bu vintage yeni üretimi
yok herhalde.
Onun şiirlerini beğenirim ya. müthiştir.
Kaydırma alışkan. Ya kaydırıyorum
kaydırmıyor değilim de günümün çok çok
minik bir kısmını kapsıyor. İşte bir
sabah uyanınca kaydırıyorum. O da en
fazla bir dakika sürüyor. Onu da
yapmıyorum artık. Bir de işte gece
uyurken. O da artık belgesel izliyorum.
Emğan nefret ediyorum.
Eee, modernizm, modernist edebiyat,
edebi modernizm açısından evet önemli.
Eee, fakat iddiası çok çılgınca geliyor
bana. O edebiyatı pozitif bir alan
olarak nitelendiriyor ya.
Çok zevk alarak okuduğum bir yazar
değil.
Çok zevk alarak okuduğum bir yazar
değil.
Emin iyi zola.
Ya Zola'nın metinlerinde şey görürsünüz
hep. İnsan tanımlanmış bir varlıktır.
İnsan eee insanın huyunu, davranışını
belirleyen tek şey içinde bulunduğu
toplumsal sınıftır.
Eee çok şey
onun dışına çıkmaz.
Yani insan hangi şartlarla şartlarda
olursa olsun aşağı yukarı aynı aynı şeye
aynı tepkiler verir tarzına yaklaşımları
var.
Po hikayelerinden başlayayım. Böyle po
öykü kitabı falan oluyor. Pon'un
şiirlerini okuyun geçin. Boş verin
öyküler. O kadar da bir şey yok.
Şiirleri iyi sarıyor yeri. Yeni gelen
arkadaşlar hoş geldiniz. Yayını
beğenmeyi ve hedefler kısmını
tamamlamayı unutmayınız. Hedefler kısmı
tamamlandığı zaman video izleyeceğiz.
Tutaki'nin bastığı tüm öyküleri var
bende. Yok hocam. Paul resim var
kenarında bir tek bende mi? Yoksa 500
lira çok iyi durumdayım.
Emola için birkaç kitap tavsiye eder
misin? Neyi tavsiye edim canım? Emola
işte oku.
Abi kendi şiirlerini okur musun? Yok.
Sıkıldım artık. Bir süre kendi
yazılarımı okumayacağım. Yeni yazı
yazmam lazım.
Yine yazarsam okurum.
Eski yazılarımı okumayı sevmiyorum ben.
Yazıp okumayı seviyorum.
Hocam lütfen marka reklamı yapma şurada
ya. Bir de en sevmediğin markanın
reklamını yapıyorsun. Yani söylemeyeyim,
söylemeyeyim diyorum yani. Tamam.
Marka reklamı yasak.
Ya sponsor olsa kabul etmeyeceğim bir
marka yani.
Abi Mokita var. Mokita'da neyin reklamı
var?
Doktorun reklamı mı var? Mokita
nasıl? Neden sevmiyorum?
Soru şu: Siz niye seviyorsunuz?
&gt;&gt; Amazon'dan bahsettiğini bahsetmediğini
anlamadım. Yarım
&gt;&gt; yok. Amazon değil dediğin marka
&gt;&gt; ya. Arda yapma dedikçe niye daha fazla
yapıyorsun? Sağ ol Ardacığım ya.
Teşekkürler gerçekten. Tam da
ihtiyacımız olan şey şeydi. Eee,
bize 5 kuruş faydası olmayan markaların
reklamını yapmaktı. Teşekkür ederim.
Arkadaşlar şu marka ismi zikretmeyi
artık yapmasak mı yani?
Abi yazı çalışması yaparken kafana göre
mi yazıyorsun yoksa belirli bir şeye mi
odaklanıyorsun?
Yani planlayarak yazarım ben
ya. Evet arkadaşlar ben niye eee
bedavadan markaların reklamını yapayım
ki?
Yani
ben kitap fotoğrafı paylaşırken bile
yayın evini kapatıyorum
ya da paylaşmıyorum.
Kafada yazılı söylemine katılır mısın?
Öyle yazarsınız aslında kafanızda.
yazdığınız zaman kağıda geçirmeye
başlarsınız. Ben üç aşamalı yazıyorum.
Bir kafamda yazıyorum.
İki kağıda yazıyorum. 3 bilgisayara
roman yazamazsınız planlamada.
Roman birazcık daha mühendislik isteyen
bir tür, mimari isteyen bir tür.
eee öykü belki ama roman uzun soluklu
olduğu için ve en ufak detayı düşünerek
örmeniz gerektiği için eee bir noktada
iyi bir planlama aşaması gerekiyor.
Abi AYT çalışırken ne önerirsin? Bana
sormamanı öneririm.
En ufak detayı bile düşünmeniz gerekiyor
roman yazarken.
Yani tiyatroda bir kaide vardır. Sahnede
Chehov demişti onu.
Eee, sahnede bir silah varsa mutlaka
patlar. Roman sanatında da geçerlidir
aynısı.
Ben sevmiyorum yine sö YKS kanalı
değildir. Bak bu tayfa da var. Beni YKS
kanalı zanneden ya da lise edebiyat
kanalı zanneden.
Ya ben niye yine Cemre Demirel
takipçilerine hitap etmeye başladım ya?
Beni bir salın ya
hocam. Neyi benzetiyorsunuz da
geliyorsunuz Allah aşkına?
&gt;&gt; İlla şey faşisti mi olmam gerekiyor
benim? Kitap okumayan, edebiyatla
ilgilenmeyen bu kanala gelmesin faşist
mi olmam gerekiyor benim illa?
Bir ne Süt yani bence ortalama yaz
herhangi bir kitap kitap için aynı hissi
verir gibi ve abartıldığını düşünüyorum
Mine Sö'ün.
Çok mu benziyoruz?
Ah şöyle yapayım. Daha çok benzetirsin.
Şimdi şey
&gt;&gt; He
&gt;&gt; ha o.
&gt;&gt; Sonra eee kesit kanalları beni
paylaşmaya başlıyor sizin yüzünüzden.
Bir de onlarla uğraşıyorum.
Benim moderasyon sıkı arkadaşlar
haberiniz olsun.
Benim için takipçi sayısı eee takipçi
niteliğinden sonra geliyor.
Benim politikam bu.
Hayır orada okumuyorum.
Her şeyden önce nitelik
eski öykülerini ya refize etmek
zorundasın. Şiiri de revize edersin.
Yazdığın her şey, çala kalem yazılan her
şey revize edilir. Çok nadir yani. İyi
yazarlar yapabiliyor onu. Ben
yapamıyorum. Hiç revize edilemeyecek
kadar oturmuş bir metni tek seferde
yazamam.
Kolay bir iş değil o.
Hatta bence hem bir kendiniz revize
edeceksiniz hem başkasına revize
ettireceksiniz bir postada.
var bende. Underground otopark ama o
kitap biraz zor bulunuyor. Steven King
okumuyorum.
Evet arkadaşlar şu hedefi tamamlayın
yani.
Sonra şikayet ediyorsunuz abi niye
reklam var yayında diye. Daş mı yiyelim
biz
abi? Stefan Zvik Stefan kitaplarının
hemen sonra gelen ondan ağır mı olur?
Yeniyim. Hangi Stefan? Zvike Stefan mı?
Birkaç platformda da yok. Saaflarda da
bulamıyorum. Ciddi farklar var mı? Diğer
toplaması falan yok yani. Underground
otopark 3. O kırmızı başkı istilasyon
şefi. Bir de bir tane daha kitapta
herhalde. Onların toplaması zaten.
Çok güzel.
bir münasebetim yok.
Yeni gelen arkadaşlar hoş geldiniz.
Alerji ilacı değil mi o? Burun akıtısı
falan ya. HG sever misin? Sevmem
da bayağı.
Ben büyük çoğunlukta
Eyvallah. Kirpi
abi sence tüm fantastik edebiyat
eserleri seriler arasında Lord of Ring'e
özel yapan şey ne?
Tür onla başlıyor. Özel yapan şeylerin
en başında o geliyor.
Türla başlıyor.
Can Jacus'un söylev isimli yazısını
arapları başarılı bir edebiyat ortaya
koyamadığını söylüyor. Katılır mısın?
Doğru söylüyor. Sürdürülebilir bir
edebiyat ortaya koyamadılar.
Bak günümüze devam etmiyor hala.
Arap edebiyatı neredeyse yok.
Uyum sağlayamadı çağ.
Hocam ben daha yeni yeni yazmaya
başlıyorum. Yeraltıyı benimsiyorum ve
bunu Türkçe örneklerle doğru.
Eee, kitap lisesi videolarıma
bakabilirsin. Türkiye yeraltı edebiyatı
videoma bakabilirsin. Bununla ilgili çok
içerik ürettim.
Çok içeriğim var bununla ilgili.
Şu anda YouTube'da bulabileceğiniz en
geniş yeraltı edebiyatı kaynağı benim.
Videolar.
Başarısızlığın kaynağı neydi Arap
edebiyatının?
Ya birçok yönden bakılabilir.
Dili dönüştürmediler.
Bir nedeni o.
eee
dünya değişti ve Araplar değişen dünyaya
uyum sağlamak istemediler.
Sağlayamadılar
bir noktada eee politik olarak
güçsüzlerdi yüzyıllarca.
Birçok nedeni var.
Arapçanın bir de edebiyat dilini eee 12,
13, 14. yüzyılda, 16. yüzyılda Türkler
geliştirdi.
Bir de o var. Farsçayı, Arapçayı.
E 16. yüzyılda doğunun edebiyat dili
Türkçeydi.
O da bir etken.
Vesaire vesaire.
Ha modern edebiyat alanında ya bir dil
müsait olup olmama durumu değil.
Yaparsın yapmasına. Fakat sadece dille,
sanatla olacak iş değil. Yani günümüz
Arap coğrafyasında bir edebiyat eseri
çıkarmak kolay değil. Gelenekleşmez.
Çıkar çıkmasına. Farslar da mesela sadık
hidayet tamam çıktı etti ama
gelenekleşmedi. Bir modernizm inşa
edemediler. Modernizm inşa edemediyseniz
çağın gerisindesiniz direkt ve yeni bir
alternatif de üretmediler. Mesela Çin
onu yaptı.
O da mesela batı kuramlarına karşıydı.
Kendi kuramlarını üretti. Çin ekolü diye
bir şey var. Eleştiri kuramlarını mesela
örneğin.
Yok. ve kitap kullanmıyorum.
Metin incelemesi yaptığım videolar ve
yayınlar var. Tekrarına bakabilirsin
onların. AK diye.
Modern Arap edebiyatından kim var? Ya
çoğu işte o eee şeyler aslında Arap
edebiyatı değil. Şöyle Arap edebiyatı
değil. eee, bir noktada yine şeyin, eee,
batı edebiyatı kuramlarını, yöntemlerini
kullanan ve onları kendilerine
uyarlamadan, eee, yazılan metinler büyük
çoğunluğu.
Şey, söy, Nobel alanları falan
söylüyorsanız, Necip Mahfuz işte Mısırlı
onları söylüyorsanız eğer modernleşmek
zorundalar. Bir toplum eee günümüz
edebiyatında, edebiyat dünyasında yer
edinebilmek için modernleşmek zorunda.
E şu Envs'yı banlar mısın
arkadaşım?
İslam aleminin bilim alanında da geri
kalmasının sebeplerinden çok farklıymış.
Gerçi bilim, sanat
yani eee Arap medeniyeti büyük bir
medeniyette. Gerçekten büyük bir
Eee, fakat kaynaklarını kullanamadılar.
Türkler de kullanamadı.
Batılılar kullandı kaynakları.
Türkler de kullanamadı.
Yazık ki.
Doğunun eee kaymağını batı yedi. Günün
sonunda
Türkler şöyle bir hata yaptı
modernleşirken.
Şöyle bir hata yaptı modernleşirken.
Fransız mı olalım, Arap mı olalım? En
sona Türk olmaya karar kıldılar. Türk
olurken de bu Arap mı, Fransız mı işte
Tanzimat'taki git geller e zedeledi
bunu. Fakat günün sonunda bir şekilde
eee kendi kimlik, kimliğimizi ve
edebiyatımızı oluşturmayı becerdik.
Parslar yapamadı bunu. Sadık Hidayet
büyük bir yazar mıydı? Çok büyük.
Müthiş. Yani dünya çapında bir yazar.
Fakat gelenekleşmedi. Yani ne yazık ki
sadece iyi yazar çıkartmakla olmuyor. O
iyi yazarı anlayabilecek insanlar da
yetiştirmek gerekiyor arkadaşlar.
Teşekkürler Ali hocam desteğin için. İyi
yazarlar iyi yazarları anlayacak. Yani
bizde mesela diyoruz yaşar Kemal var.
İşte Yaşar Kemal'i kavrayabilecek nesil
yetiştirmezsen hiçbir önemi yok.
Batının en iyi yaptığı şey bu.
Araplar da yapmadı bunu. E diyorsunuz
mesela abi İbn Sina Farslarda, Araplarda
abi Gazali abi bakayım günümüzde Arap
coğrafyası Fars Gazali'yi anlayacak kaç
tane insan var yeni kuşakta?
Kaç tane var? Ne önemi var ki Gazali'nin
var olmasının? Sina'nın var olmasının,
Ömer Hayyam'ın var olmasının anlayacak
nesil yok.
Sorun orada patlıyor işte.
Batıda biliyorsun oryantalizm diye bir
bakım var. Batının aydın ekibi İslam
alimleri Müslüman ülkede yürütü
çalışmaları daha kapsam biliyorlar.
Evet. Daha çok araştırdılar. Çünkü bak
bizim Türkiye'de yapılan en büyük
hatalardan biri ne biliyor musunuz? Eee
ister beni bunun için İslamcı ilan edin
ister ne boku ilan edin hiç fark etmez
ama bu bir gerçeklik. Eee, edebiyatta
biz tasavvufa yaklaşan yazarlar
yetiştirdik. Tasavvufu iyi kullanan
yazarlarımız var. E, fakat biz bu
eee, dışlıyoruz.
Neden? Neden dışlıyoruz? E abi tasavvuf
şöyle böyle bilmem ne. Bizde herkes bir
şey olduğu için, şeyhül islam olduğu
için insanlara günah ehliyeti dağıtıyor.
E dolayısıyla tasavvuf günahtır. O
günahtır, bu günahtır. Abiciğim kaç
yüzyıllık kültürel kaynak? Ben bunu niye
kullanmayayım? Yazar olarak niçin
Yani
günün sonunda edebiyatımızın önemli bir
kısmı tasavvuf üzerinden gelişti ve şu
anda dünyada eee İslam tasavvuf,
özellikle İslam tasavvufu müthiş sükse
yapıyor ama şu değil. İslam tasavvufu
dediğimiz şey orada yai
herkeste bir şey muhabbeti var ya eee ne
derler adına işte tasavvuf eşittir
vahdeet-i vücut. Ha vahdeet-i vücut
bitti. Tasavvuf o. E bu da İslamiyete
ters. Tamam o zaman bitti gitti. Ya o
politik boyutu bu.
Politik boyutu bu.
Estetik boyutu değil.
Yani bizim en büyük hatamız ne biliyor
musunuz? Leyla ile Mecnun'u okurken H
diyoruz. Romeo ve Juliet'i kız düşürmek
için, kızları etkilemek için okuyoruz. L
aynı [&nbsp;__&nbsp;] İkisinin birbirinden en ufak
bir farkı yok.
bağlam içerisinde Romeo ve Juliet'in de
anlattığı şey eee fiziksel aşkın seni
felakete götüreceği, asıl aşkın hakikat
aşkı olduğu
Leyla Mecnun da aynı.
E niye Leyla ile Mecnun size İslamcı işi
geliyor da
anladınız mı demek istediğimi?
Anladınız mı demek istediğimi?
E bu aşağılık kompleksi var olmasına
rağmen garip bir şekilde iyi bir
edebiyat sahamız var. Bence şükretmek
gerekiyor.
Yani bu aşağılık kompleksiyle eee yok
olan topluluklar var çünkü dünyada.
Bilmiyorum anlatabildim mi
abi? Yani tasavvufa iman etmek, inanmak
gibi mecburiyetiniz yok zaten.
Shakespeare okumak için nasıl Hristiyan
olmaya gereği yoksa. Tolstoy okurken
nasıl Hristiyanlığa iman etmek zorunda
değilseniz bu işler böyle. Tolstoyu
okurken mesela rahatsız oluyor musunuz?
Senin için söylemiyorum bu arada.
Rahatsız oluyor musunuz? Abi bu hep din
ya. Ya da dosyası okurken diyor musunuz
abi hep din ya.
Gaza niye geliyorlar biliyor musun? İş
bilmez insanları çok umursuyoruz biz.
Çünkü o yüzden
onunla alakalı da o
vahdetti vücut eşittir panteizm. Bitti
gitti. Tamam yeter. Daha fazlasına gerek
yok.
Mesele bununla alakalı.
Sen şimdi bundan tatmin oluyorsan
neşey
aramız yok yani. Ya batıya götümüzü
vereceğiz, affedersiniz özür dilerim. Ya
da batıya düşman olup batıya da düşman
değil gelişime düşman olacağız ya.
İkisinin arası tutmuyor.
Hadi video izleyelim biraz yine
konuşuruz bu konuları.
Videoları bir seçelim.
Bir saniye sadece.
He. Şuradan videoları bir seçelim.
Yağmur bir sürü video bombalamış.
Evat.
Bir saniye.
Tamamdır. Hazır mıyız? Şeyimi açayım
bir.
Hocam, Mokita Sosyal'in uygulamaya
geçmesi için eee maddi bir fona
ihtiyacımız var. Eee bildiğim kadarıyla
50.000 L ile 100.000 L arası bir masrafı
var uygulama çıkartmanın. Eee
dolayısıyla hadi de yyince olmuyor.
Tabii ki biz de çok istiyoruz. Üye
beklememiz değil mesela. Şu anda maddi
bir gelirimiz olsaydı Mokita Sosyal
içerisinde zaten üye sayısı beklemezdik.
Bizim açımızdan da eee bizim açımızdan
daha önemli üye kazanma açısından mobil
uygulama çıkarmak. Ama
bir adama benziyorsun deyince niye
engeldin? Kriter ne? Bir daha engeller
misiniz arkadaşı?
kriter bu
hadi video izleyelim biraz kendimize de
hater bulduğumuza göre bir video
izlenir.
Şuradan bir açalım şunu.
Bu neymiş? Müzik bunlar. Ha, doğaşlama
yazarısındır ve evren kurmadan hikayeye
dalıyorsundur.
Hadi size bir sır vereyim.
Hikaye yazmadan evren kuramazsınız.
arkadaşlar.
Eee, bir şeyin evren olabilmesi için,
lor olabilmesi için zaten hikaye olması
gerekiyor ortada. Evren kurup hikaye
nasıl yazacaksınız?
Yani neyi kuracaksın? Evreni mesela ne
yapacaksın? Taşlar şu renk olsun, bilmem
ne.
İnsanların
dertleri.
Aa, hiç sevmediğim şey gerçekleşmiş.
Abi nefret ediyorum bu TikTok'un saçma
sapan şeylerinden. Bakın dur bir dahaki
videoda gelecek.
Şuna bir bakalım. Ekran sürem kadar
denemek istedim. Öncelikle ellerine
sağlık. eee hesabına
açıklamay koyacağım zaten. Ve benim
ekran sürem normal şartlarda hep 23 saat
olurdu ama bu sefer
ah neredeyse saatte
&gt;&gt; Yağmurcuğum şu KPSS sorusu soranları
falan eee banlar mısın?
Bilerek yapıyorsunuz.
ve taşıma sürecin üstünde ayağımı da
sakatladıktan sonra mental olarak da bir
şey yapmama ihtiyacıyla bütün günümü
TikTok'ta scrollayarak geçirmeye
başlamamdan kaynaklanıyor ve en azından
bu scrollama işlemini
&gt;&gt; bu arada şey açıktı mı ha
&gt;&gt; okumaya çevirmeye çalışacağım ya
aralıksız 6 saat okumaktansa hiç
telefona bakmadan bunu yapmaya
çalışacağım yani tek amacım o bir de
belki olduğu için biraz paylaşmaya
çekinmişim aslında bu videoyu tamam asıl
soruya gelelim ne okuyacağım benim şu
anda okuyor olduğum dört kitap var
yarısında olduğum ve uzun süredir
yaralarımda Bu kitapları tamamlamıyorum.
Bunlardan bir tanesi de Royal Assassin.
E Royal Assassin'in kendime
6 saat var. 540 sayfada falan böyle bir
şey ve kendisi 850 sayfa.
&gt;&gt; Ben bunu anlamadım.
Şunu yeniden yollayacağız.
&gt;&gt; Vedpet okudunuz mu? Düşününe. 13
yaşındasınız. Yaz akşamı böyle pikenin
altında ya da işte kışın yorganın
altında karanlık modda vedpad okuyup
böyle fil geçirip hani deliriyorsunuz.
O hissi özledim. Sonra dedim ki Vedpad
kitapları hakkında Vedpad gurusu olarak
Vedpad kitaplarını konuşalım.
Hangilerini okudum? Bizim zamanımızda ne
aşiret ne asker kitapları, Vedpad
kitapları meşhurdu. Biz böyle tam bad
boy tipli
&gt;&gt; abi bad
eee bir de şey olmuş nostalji olmuş.
Artık kafayı yersin.
Hani yaz aşkları, kötü çocuklu kitapları
okuyorduk. Yaz öküzüm çok iyiydi. Mr.
Köprücük kemiği.
Kumsaldaki meteor.
&gt;&gt; Bu tarz içerik üreticilerini hiç
sevmiyorum ya. Samimi olacağım derken
sıkıcı oluyorlar
yani.
Bir saniye.
Ay
TikTok'un şu saçma şeyi koskoca tikokği
kurallardır konusunda. Benim aptal
insana tahammülüm yok ama aptallık
nedir? zeka nedir ve bunlar nasıl
toplumun getirdiği kurallardır konusunda
beni tokatlamış bir kitap var. Algerna
Çiçekler. Bu kitabı okumadan önce ne
kadar kibirli bir insan olduğumu
bilmiyordum ama Charlie sayesinde düşük
aykıyla doğmuş ve Algernon isimli bir
fare üzerinde denenen bu zeka
geliştirici deneğe katılan Charlie ile
tanışınca her şey değişti benim için.
Charlie o aptallıktan zekaya ve ultra
zekaya sahip olunca nasıl yalnızlaşıyor?
İnsanın içerisindeki bütün o
karanlıklara nasıl düşüyor ve beni de
nasıl karanlıklarla yüzleştiriyor ve
kibirimle beni tokatlıyor. Çok
etkileyici bir okuma deneyimiydi.
Gerçekten dünya üzerindeki bütün
insanları okutabileceğim bir kitap
seçkisi yapıyor olsaydım bu kitabı da
mutlaka koyardım. Hem aptallık,
akıllılık ve toplum formları üzerine hem
de çok keyifli bir okuma deneyimi olduğu
için bu kitabı mutlaka okuyun.
&gt;&gt; Aptalları tahammül edemediği için bu
kitabı mutlaka okumalı mıyız? Peki
bu neymiş? Aha
&gt;&gt; bunu bir cümleyle anlatıyorum. Merak
ediyorsan dinlemeye devam et. Kurtlarla
Koşan Kadınlar Kitabı bir kadının
çevresindeki baskılara, engellere,
söylemlere ve beklentilere rağmen ayakta
kalarak kendi olma mücadelesini
vermesini sağlayan vahşi kadın
içgüdüsünü anlatıyor. Merak edenler için
detaylar. Kurtlarla Koşan Kadınlar
kitabı 1000 yıldan fazla süredir dilden
dile dolaşarak nesilden nesile aktarılan
masallardan oluşuyor ve bu masallar
üzerinden aslında kadınlığa dair bize
ilham verici hikayeler anlatıyor. Hikaye
dediğimiz noktada bir masal kitabı
olarak yaklaşmayalım bence bu kitaba.
Çünkü kitabın yazarı aslında bir
psikanalist ve bu kitapta yazarın
akademik bir çalışması. Bir kitabın bu
kadar akademik bir dille yaz. Bu kitap
bir akademik çalışma katiyen değil.
Düzelteyim. Bu kitabın yazılış amacı
kadın olmak ne demek? Bunu birilerine
deneyimletmek. Akademik bir yazı çalışma
değil bu. Bu bir Kur'am metni değil. Ben
daha önce de çokça defa bunu söyledim.
Eee, feminizm üzerine akademik bir
çalışma okumak istiyorsanız zibilyon
tane çalışma var. Kurtlarla koşan
kadınlar feminizme kuramsal olarak
girebileceğiniz bir metin değil.
Söyleyeyim bunu.
Ren tüm dünyada binlerce kez basılması
ve bu kadar çok okunması gerçek bir
başarı hikayesini anlatıyor. Ben kitabı
bitirdim ve kitapla ilgili uzun bir
videoyu gelecek günlerde YouTube
kanalıma yükleyeceğim. Siz
&gt;&gt; YouTube kanalı da varmış. Bakarız
birazdan.
Hadi gelin okuma listemi beraber
eritelim. Bak
&gt;&gt; sadece TikTok'u içerik üreten insanlara
saygı duymuyorum kitap alanında ama hem
TikTok'a hem de YouTube'a üretenlere
saygı duyuyorum.
&gt;&gt; Bakalım hangisi çıkarsa okuyup yorumunu
paylaşacağım.
&gt;&gt; Ay bu kitap çıksın istiyordum ya
bayağıdır çünkü e okumak istediğim kitap
&gt;&gt; abla. Bu ne Allah aşkına sen? Ne
yapıyorsunuz siz ya? Bir insan okuyacağı
kitaba niye böyle karar verir?
&gt;&gt; Yaptı. Görselini de şöyle şuraya bir
yere bırakırım. Tamamdır. O zaman ben
bunu bir okuyorum. Bittiğinde görüşürüz.
Kitabı bitirdim. Geldim ve şunu
söyleyebilirim ki 2026'da okuduğum en
iyi
&gt;&gt; abla bu kadar zamanınız yok mu sizin?
Yani pardon bu kadar boş zamanınız ne
bileyim bence lüks düşünsenize okuyacak
kitaba çark basıyorsunuz o karar
veriyor.
&gt;&gt; Kitaplar listesine üst sıralardan giriş
yapan bir kitap oldu. Konusundan kısaca
bahsedeyim. Kahramanlarımız Victor ve
Alay üniversite arkadaşları. Alay test
konusu olarak doğaüstünü seçiyor.
&gt;&gt; Belki böyle hoşuna gidiyordur. Hayır siz
kitap okumayı böyle mi yapıyorsunuz?
Hani belli bir kompozisyon kurmuyor
musunuz? Mesela ben şu alanı
derinleştireceğim. Bu alanı okumasını
yapacağım veya şu yazarı okuyacağım
tarzında olmuyor mu o?
Valla benim o kadar zamanım yok demek
ki. Sizin varsa
şuna bakalım.
&gt;&gt; Kolay gelsin.
&gt;&gt; Hoş geldin kızım. Buyur.
&gt;&gt; Hoş bulduk. Abi ben bunları çok beğendim
de fiyatları ne kadar?
&gt;&gt; E onları sana 300 yaparız ya. Oha
&gt;&gt; abi internette bunlar 100 lira
&gt;&gt; ya kızım. Şimdi onlara not alıyorlar
okuyanlar. Yani onlar antika sayılır o
yüzden yani fiyatları böyle.
&gt;&gt; Abi böyle iş mi olur? Neyse. Peki şu iş
bankası normalde ucuz olur. Bu ne kadar?
Anna Karena
&gt;&gt; o 500 ya kızım.
&gt;&gt; Abi 500 mü? İş bankası bu.
&gt;&gt; Yanlış olur. Sana 500 olur. Hiçbir sahaf
500 demez. Sana 500 olur.
&gt;&gt; Ya o şimdi çok kalın yani. Onun sayfa
sayısı fazla. O yüzden yani şimdi ona
göre fiyat düşüyoruz biz de.
&gt;&gt; Bitmediniz. Merhaba. Kolay.
Eserlerini arkadaşının karısına yazdım.
&gt;&gt; Bu ablayı.
&gt;&gt; Oğuz Atay en
&gt;&gt; birazdan ilgileneceğiz.
&gt;&gt; En popüler eserlerini arkadaşının
karısına yazdı desem edebiyat
dedikodularımızın 28. dedikodusuyla
sizlerleyim. Oğuz Atay'ın en beğenilen
eserlerinden olan tutul
&gt;&gt; edebiyat dedikoduz diye paylaştığı çoğu
şey yalan. Bu arada ben özellikle e
bakmıştım
eee çoğu yalan
yani hiçbirinin kaynağı yok. Hiçbirinin
şeyi yok.
Ve tehlikeli oyunlar Sevine şeklinde
ithafta bulunulmuştur. Peki bu Sevin
kimdi? Oğuz Atay'ın en yakın arkadaşı
Uğur'un karısıydı. Evet. Hepimizin
bayılarak okuduğu bu eserleri
arkadaşının karısına ithaf etmişti.
Ayrıca tut
&gt;&gt; ya mantıklı geliyor mu size? Sadece şunu
söyleyeyim. Hani arkadaşın karısına
ithaf ettiği doğru da şu mantıklı
geliyor mu? Oğuzay yaşarken yayınladı bu
kitabı ve de bu roman TRT roman ödülü
aldı. Ünlü olduğu o kitap Edebiyat
çevrelerince. Eee ve
Oğuz Atay eee
bu romanın çok okunmasını istiyordu.
Arzuluyordu. Yani çok okunması için
yazmaya çalıştığı, çok okunmasını
istediği bir romanı arkadaşının karısına
aşık olduğu için yazar mı [&nbsp;__&nbsp;] koyayım?
Yani
yani
şimdi bu sizi ne duruma düşürür biliyor
musunuz? şerefsiz insan moduna düşürür
ve Oğuz Atay gibi hani edebiyat
çevrelerinde yer edinmeye çalışan bir
yazar bu topa girer mi sizce?
21. yüzyılda modern edebiyat etkisini
yitiriyor mu dijitalleşmenin etkisiyle?
Yoksa bu sadece bir yanılsama mı? Eee,
bu soru dijitalleşmeden
60 yıl önce falan soruldu ve hayır
etkisini yitirmiyor.
Neoklasik bir tavırlı edebiyat yapıyoruz
hala.
ve tehlikeli oyunların kapak tasarımını
Sevin Hanım yapmıştı. Çünkü kendisi
ressam. Hatta Oğuz Atayla beraber olduğu
dönemlerde çizdiği resimlere S, S, Z, Y,
R şeklinde bir imza atıyordu. Yani seni
sevdiğim zamanlarda yaptığım resimler.
Peki siz bu edebiyat dedikodumu biliyor
muydunuz? Benimle
düşünürüm.
&gt;&gt; Bütün suç sende miydi
yoksa?
&gt;&gt; Şu tabloyu ben çok seviyorum. Metroda
kitapı okuyan insanlar görmeyi.
&gt;&gt; Şekatsiz miydim
çoğu
zaman?
götüren kitapları çok seviyorum. Mesela
Oğuz beni başka kitaplara götüren
kitapları çok seviyorum. Mesela
Oğuzatay'ın tehlikeli Oyunlar adlı
kitabında Shakespeare'in Antonius ve
Kleopatra oyunundan da bahsediliyor.
Yani sırf bu sayede bu kitabı merak edip
okumuştum. Başka bir örnek de Hakan
Günnay'ın Kinyas ve Kayrağı kitabında
Louis Ferdinand Sel'nin gecenin sonuna
yolculuk kitabından bahsedilir. Ne kadar
ilginçtir ki bu
&gt;&gt; bahsediliyor mu ya? Gecenin sonuna
yolculuk Kinyas ve Kayra'da
doğrudan
hani nerede bahsediliyor?
Metinde, metinde diyor ki bakın
&gt;&gt; en Kinyas ve Kayrağ kitabında Louis
Ferdinand Sel'nin gecenin sonuna
yolculuk kitabından bahsedilir. Ne kadar
ilginçtir ki
&gt;&gt; nerede geçiyor ki?
Hakan Günday röportajlarında bahsediyor
da kitapta doğrudan geçiyor mu?
Bak ben anlatamadım derdi.
&gt;&gt; Hakan Günay'ın Kinyas ve Kayrağı
kitabında Louis Ferdinand Seli'nin
gecenin sonuna yolculuk kitabından
bahsedilir.
&gt;&gt; Dur lan taktım kafaya. Geliyorum hemen.
Bulacağım.
Chat'ye ne sorayım oğlum? Kitaptan
bakarım direkt.
Dur, bulacağız şimdi.
Geçiyorsa nerede geçiyor?
Hit.
Ha geçiyormuş.
Tamam. Geçiyormuş. Nerede geçiyormuş?
110. sayfada.
Bir tane geçiyor. 3 tane geçiyormuş.
Tamam geçiyormuş.
Bu detaylar önemli.
Ne kadar ilgin
tekno babaı banlar mısın? Teşekkür
ederim. YKS e KPSS sorusu sormayın bana
banlarım.
&gt;&gt; İlginçtir ki bu kitapta Tezer Özlü'nün
Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabını isim
olarak esin kaynağı olmuştur. Edebiyat
ne kadar da birbirinden beslenen ve bu
şekilde gelişen bir alan değil mi? Beni
sadece kılıç sallayan birkaç kahramandan
oluştuğunu düşünüyorsanız bu videoyu
kaydırmayı bırakın. Çünkü şimdi
fantastik türün en büyük ve en köklü alt
türlerinden birinden bahsediyoruz. Epic
yani yüksek fantastik türü. Bu tür
herkes için değildir. Çünkü bu türde
sıfırdan yaratılmış evrenlerden
bahsediyoruz.
&gt;&gt; Epic yüksek diye mi çevriliyor
sanki? Epic fantastik yüksek fantastik
demek değil.
ın sadece kılıç sallayan birkaç
kahramandan oluştuğunu düşünüyorsan
&gt;&gt; epik destan demek değil mi?
Yağmur
kahramanlık işte.
Tamam yani evren geniş olunca epik
olmuyor yani.
Bu videoyu kaydırmayı bırakın. Çünkü
şimdi fantastik türün en büyük ve en
köklü at türlerinden birinden
bahsediyoruz. Epik yani yüksek fantastik
türü. Bu tür herkes için değildir. Çünkü
bu türde sıfırdan yaratılmış evrenlerden
bahsediyoruz. Öyle dünyalar ki kitabın
başında devasa haritalar bulunur. Aksi
halde hikayede kaybolabilirsiniz. Bu
dünyaların kendi tarihleri, kadim
dinleri, işleyen ekonomileri ve bazen
tamamen uydurulmuş dilli.
&gt;&gt; Genişletilmiş evren, epik fantastik
genişletilmiş evren demek değil. eee
böyle ufak bir hata kavram hatası
yapmış. Epik fantastik destansı
anlatımlı o kahramanın yolculuğu
üzerinden yürüyen veya o formatta olan
mesela yüzgarın efendisi bir epik
fantastiktir. O destan kahramanı kimdir?
Frodo Buggins'tir. Örneğin.
Neden YKS sorularını banlıyorum? Merak
ettim. Ben bir YKS kanalı mıyım?
bile vardır. Büyü sistemleri son derece
detaylıdır. Kesin kuralları vardır ve bu
kuralları çiğnerseniz ciddi sonuçlar
olur. Peki ya riskler genellik
&gt;&gt; çok şey ya anlatım tiyatra gerek yok
yani.
&gt;&gt; Frans Kafka'yı hiç sevmiyorum yani
dönüşümün de ay Frans Kafka'nın dönüşüm
kitabı. Ya ben bu Frans Kafka'yı hiç
sevmiyorum. Yani dönüşümün de Kafka da
size bayılıyordu. Yani yatıp kalkıp
Allah'ım bunlar beni sevsin diyordu.
&gt;&gt; Ayrı bir sevmiyorum gerçekten.
&gt;&gt; Ya kendini kanıtlamış yazarları e [&nbsp;__&nbsp;]
atınca ne oluyor? Bir anda ikon mu
kırıyoruz?
İşte hamam böceğine dönüşüyormuş. Şu
oluyormuş işte bu aslında bize
kapitalizmin çarpları tarafından ezilen
bir hamam böceğmiş. Gi şu saman adam
dövme işini azaltılarak bırakır. Şunu
Kafka nerede diyor?
&gt;&gt; Haman böceğine dönüşüyormuş. Şu
oluyormuş. İşte bu aslında bize
kapitalizmin çarkları tarafından ezilen
bir hamam böceğiymiş gibi hissettiğini
anlatıyor bize. İşte bu
&gt;&gt; kim diyor bunu mesela?
&gt;&gt; Kafka bunu nerede söylüyor? Okumamışsın
metni dostum. Okumamışsın metni. Kafka
bunu nerede söylüyor?
Nerede söylüyor
bu bağlama çıkacak? Ne var?
Bir de ayrıca Evet. hamam böceğine
dönüşmüyor. Böceğe dönüşüyor. Orada
böceğin bir cinsi yok.
Şimdi siz kapitalizmi şey mi
zannediyorsunuz? Patronu altında ezilen
işçi sendromu kapitalizm eleştirisi mi
sizce? Kapitalizm bu mu demek?
Patronun altında kendini kötü hissetmen
ya da bir patronun altına çalışmak
sadece kapitalizmde olan bir şey mi
sizce?
Mobing kavramı sadece kapitalizm içinde
mi var?
Yani okumadığınız kitapları
sevmediğinizi söylemek ne anlama
geliyor? Dolayı yabancılık hissediyor.
Bundan dolayı hiçbir şey ayak
uyduramıyor falan filan. Bunu daha iyi
anlatan kitaplar var ve daha güzel
anlatan. Yani bu kapitalizm tarafından
ezilmektir, yabancılaşmaktır. Bu edebi
açıdan okuması çok heyecanlı ve
sürükleyici şeyler anlatan. Yani bu
kapitalizm tarafından ezilmektir,
yabancılaşmaktır.
&gt;&gt; Hocam Kafka'daki yabancılaşma kapitalist
bir yabancılaşma yani marksist
yabancılaşma örneği değil bu. Yani bütün
kavramları çorba yapıyorsunuz. Tamam mı?
Kafka'daki yabancılaşma nerede? Marksist
yabancılaşma nerede?
Bu evde bir açıdan okuması çok heyecanlı
ve sürükleyici şeyler ki mesela Gogol'un
paltosu kapitalizm tarafından ezilmeyi
çok güzel anlatır. Ab kamın yabancı
&gt;&gt; Google'ün paltosu mu kapitalizm
tarafından ezilmeyi anlatıyormuş?
kitabı bir açıdan okuması çok heyecanlı
ve sürükleyici şeyler ki mesela
Google'un paltosu kapitalizm tarafından
izlmeyi çok güzel anlatır. Abamu'nun
yabancı
kitabı çok güzel yabancılaşmayı anlatır.
Ama Frans Kafka'nın dönüşüm kitabı bunu
anlatmıyor ya. Ben 10 sayfa bir hamam
böcenine dönüşen bir adamın yataktan
kalkmak için 10 sayfa harcamasını görmek
ya okumak istemiyorum. Çok sıkıcı ya.
Çok sıkıcı. Hani kitap zaten kısa 10
sayfası, 20 sayfası yataktan kalkmak,
şuradan şuraya gitmesini tasvir ediyor
ya. Ve hani ben Kafkana bunu yazarken
ben ah kapitalizm tarafından eziliyorum
bunu tasvir edim dediğini düşünmüyorum.
Ya bu çok over
analyze edildi ve buna çıkıldı bence.
&gt;&gt; Tamam. Frans Kafkı döce
&gt;&gt; abi. Sen sikret kitap okuma. Boş ver.
Sana kalın gelmiş biraz.
Tık Tosto ya da Dostoeveski gibi büyük
etki yaratan yazarlar ortaya çıkmıyor.
Ya da biz mi onları fark edemiyoruz? 19
ve 20. yüzyılın edebiyatı gerçekten çok
güçlüymüş. Çünkü ilk kez insanın
duyguları yani psikolojisi mercek altına
alınmış ve bu okuyucu
&gt;&gt; yanlış bilgi daha
&gt;&gt; Dosto ya da Dostoyevski gibi büyük etki
yaratan yazarlar ortaya çıkmıyor. Ya da
biz mi onları fark edemiyoruz? 19 ve 20.
yüzyılın edebiyatı gerçekten çok
güçlüymüş. Çünkü ilk kez insanın
duyguları yani psikolojisi mercek altına
alınmış ve bu okuyucuya yansı
&gt;&gt; romantizm afk mış okuyucu ise böylesine
gerçekçi bir edebiyat karşısında adeta
sarsılmış diyebiliriz. O yüzden de bu
tarz büyük yazarlar gerçekten etki
alanlarını genişletebilmiş. Ahlaki
çatışmalar, yoksulluk, aşklar bunların
hepsi aslında derinlemesine bir şekilde
incelenmiş ve tabii ki o dönemin
okuyucuları böylesine gerçekçi konularla
ilk kez karşı karşıya kalmış. Günümüze
baktığımızda ise aslında bu konular
defalarca işlenmiş. Aşk, yoksulluk,
yalnızlık, hüzün, aile konuları,
toplumsal olaylar, adaletsizlik,
yabancılaşma. Bu konular artık okurlar
için yeni bir konu değil. Bu yüzden de
yazarlar sadece konu üzerinden büyük bir
etki yaratamıyorlar. Artık şöyle de
diyebiliriz. Ne anlatıldığı değil, nasıl
anlatıldığı önemli. Belirli dil
oyunları, biçimsel deneyler aslında
günümüz edebiyatında bunlar gerçekten
önemli. Bir yandan da okuma deneyimi
kişiselleşti. Aslında eskiden aynı
kitabı okuy
&gt;&gt; yani emeğine sağlık. Çok sıkıcı
anlatıyorsun abla ya.
Herkes konuştu. Herkes de çok doğru
konuştu. Altına da imzamı atıyorum bütün
videoların. Bir de ben iki çift laf
etmek istiyorum. Özellikle
yayınevlerinden ziyade bu olaylardan
sonra salak mısınız? Neden PDF
okumuyorsunuz diye konuşan insanlar. E
kitap okuyucudan kitap okumak,
telefondan kitap okumak bir zorunluluk
değil. Seçim olmalı. Sen kitabı tercih
edersin. Ben e kitap okuyucuyu tercih
ederim. Başka bir gider on books alır.
Kimi tabletten okur. Biz şu an bu seçimi
zorunluluktan dolayı yapıyoruz. Ben bir
kitaba 1.000 lir vermek istemediğim için
gidip PDF buluyorum. O yüzden okuyorum.
İnsanlara da böyle siz enayi misiniz?
Neden o kadar para veriyorsunuz
kitaplara diye suçlamak dünyanın en
yanlış şeyi. Yani sizin o övdüğünüz e
kitap okuyucuları bile biz full
kapasitesiyle kullanamıyoruz. Siz bunun
bile farkında değilsiniz. Abi Kindle
Unlimited denilen bir şey var.
&gt;&gt; Tamam. TikTok'tan video çekerek kitap
fiyatlarını düşürebilirsiniz.
&gt;&gt; Bizim Türkiye'den buna erişimimiz yok.
11 ya da 12 dolar gibi komik bir sayıya
insanlar sınırsız
ya da PDF erişimine sahip oluyor.
Kindle'dan aylık sadece bu kadar para
ödeyerek. Biz bir PD
&gt;&gt; yani
F1 iP bulmak için bile kiup yani ben
Türkçe kitaplarda asla görmüyorum ve siz
insanları İngilizce kitap okumaya
zorunda bırakamazsınız. Bu da bir tercih
olmalı. Siz o PDF'i bulacağım diye
Telegram'ı geziyorsunuz, Google'ı
geziyorsunuz. Bir
&gt;&gt; tweet'i atan adam mı suçlu mesela? Siz
derken kime diyorsunuz bunu? Bu o mu
suçlu mesela? Veya PDF okuyun o zaman
diyen insan mı suçlu kitap fiyatlarının
pahalı olmasında?
Ya bizim toplumumuzda niye böyle bir
problem var? Kitap fiyatlarını
pahalılaştıran biz miyiz? Mesela ben de
söylüyorum açık bir şekilde PDF okuyun.
Madem bir kitabı çok okumak istiyorsunuz
ama o kitaba para veremiyorsunuz. PDF
okuyun o zaman ya da okumayın ama okumak
istiyorum. E kitap fiyatlarını ben mi
ucuzlatacağım veya ben mi
pahalılaştırıyorum?
Yani politikaya girmekten korkuyorsanız
açık bir şekilde politik eleştiri
yapmaktan korkuyorsanız hiç yapmayın
arkadaşlar.
Korkmanız gayet tabii anlaşılabilir. Ben
de çekiniyorum. Yapmayın o zaman.
Bak ben yapmıyorum mesela.
Yani 3 be tane insana yaranacağım diye,
3 be tane insanı etrafıma çekeceğim diye
eee böyle
soft Türkiye'de politika yumuşak
yapılmaz.
Ya yapacaksın ya da yapmayacaksın. Yani
burada oturup bir tweet'i eleştirmek mi
samimi geliyor? Buradaki insanlar da
katılmış yani. Yazıklar olsun gerçekten.
Eee
siz bunu savunan insanlar mı? eee suçlu
kitap fiyatlarının pahalılaşmasında
mesela asıl muhatabını hepimiz
biliyoruz. Medya patronları değil mi
asıl muhattabı? O sizin eee işbirliği
yaptığınız, affiliate marketing
yaptığınız markalar değil mi bu işin
sorumluları?
Günün sonunda
onları eleştirin. Senin bu içerik
üreticisini söylemiyorum.
Yani bir insan doktordan reklam alıp bu
yine söylüyorum kim olduğunu şey
yapıyorum biliyorsunuz. Doktordan reklam
alıp da kitap fiyatlarını şikayet
etmesin arkadaşlar.
Bir bakın bakalım o dev, kitap ve yayın
mağazaları hangi şirketin altında. Madem
politik eleştiri yapacaksınız bunlara
yapacaksınız. E ama bana dava açar. O
zaman sus. Çok basit
yani.
O zaman sus
yani abi çünkü.
Neyse
bu neymiş?
Harika, gitleyici.
&gt;&gt; Merhaba. Öncelikle kimseye hedef
gösterme gibi ya da kaos çıkarma gibi
bir amacım yok. Lütfen yanlış anlamayın.
Benim de şurada arkada kocaman bir
kitaplığım var ve ben de herkesin
istediği kitabı okuyabileceğini
düşünüyorum. Yani zaten buna
karışamayız. Olgun insanlarız. 30-40
yaşında insanlara gelip şunu okuma, bunu
okuma demek çok yanlış bence. Ama
Booktok adın altında romantik diye
pazarladığınız kitapların romantik
olmadığını öncelikle bir
kararlaştırmamız gerekiyor.
&gt;&gt; Helal olsun sana be. Sonunda biri
söyledi bunu.
&gt;&gt; Romans oku umrumda değil. Fakat lütfen
içerisinde istismar olan ve tesaviz olan
bir kitabı romantik diye pazarlama.
Videonun
&gt;&gt; içinde istismar ol
&gt;&gt; devamında da kadının altında roman
&gt;&gt; umut etmiştim hani şey diyecek gibi
gelmişti. Romantizmin ne olduğunu
anlatıp bunların romantizm olmadığını,
romans kelimesinin romantizm demek
olmadığını söyleyeceğini düşünmüştüm.
Olmadı. Romantik diye pazarladığınız
kitapların romantik olmadığını öncelikle
bir kararlaştırmamız gerekiyor. Romance
oku umrumda değil fakat lütfen
içerisinde istismar olan ve tesaviz olan
bir kitabı romantik diye pazarlama.
Videonun devamında da izlersin.
&gt;&gt; Dark Romance. Dark Roman. Karanlık
romantizm demek değil. Karanlık romans
demek.
&gt;&gt; Benzer şunu söylüyor. Bir erkeğin bir
kadını çok sevdiğinden dolayı çabalayıp
çabalayıp en sona kendini aşık etmesi
diyor. Fakat ben size bu kitaptan e
birkaç şey okumak istiyorum. İlk olarak
140 sayfada
&gt;&gt; yok bu olmadı
ama umut etmiştim. Bu ne be? Şu sıralar
Türk payrayla piernın yapıldığını
gördüğüm bir yazarla ilgili konuşmak
istiyorum ve biraz da buktularla. Bu
kadının kitaplarını paylaşmadan önce
daha önce yazdığı kitaplara hiç baktınız
mı? O kitaplarla ilgili şu sıralar Türk
bayrağıyla piarının yapıldığını gördüğüm
bir yazarla ilgili konuşmak istiyorum ve
biraz da bularla ilgili bu kadının
kitaplarını paylaşmadan önce daha önce
yazdığı kitaplara hiç baktınız mı? O
kitaplarla ilgili neler olmuş? Bu
kitaplarla ilgili paylaşımları
düşüncelerine hiç baktınız mı acaba?
kendisi istismara uğrayan bir kadınla
ilgili bir kitap yazdı. O kadınla o
kadını istismarcılarından biriyle
sevgili yaptı. Kadın eminim çocuk
aslında liselerde yaptı ve eee o
sevgilisi sinirlendiğinde ona eee
arkadaşlarımın
&gt;&gt; kim olduğunu söylemiyormuş. O yüzden
izlemeyeceğim. Aha diyor. En iyi adapte
olan hayatta kalır. Yayınevlerinin neden
&gt;&gt; bu abi?
&gt;&gt; Yayınevleri konusunu düşünürken aklıma
evrim teorisi geliyor. En iyi adapte
olan hayatta kalır. Yayınevlerinin neden
popüler kitlesi olan yazarlar istediğini
biliyoruz. Günün sonunda onların da
paraya ihtiyaçları var. Ama bu parazitik
ilişki yüzünden yayınevleri reklam
yeteneklerini kaybetmeye başladı. Hatta
kaybetti. Zaten bu yüzden eğer ki bir
yazarın ünlü bir kitabı yoksa veyahut
yazarın adı duyulmamışsa çok iyi bir
yazar ve kitap da olsa onu ortaya
çıkartamıyorlar. Günün sonunda bu iyi
veya kötü hiç fark etmez. Bu takipçili,
kitleli yazarlar durup düşünürse,
derlerse ki ulan bu yayınevi bana
dağıtımdan başka hiçbir işe yaramıyor. E
günümüzde online alışverişler ve
doğrudan yayıncılık gibi sistemler
varken ya bu kitleli yazarlar daha çok
para isterse, ya bu büyük yazarlar payın
fazlasını yayınevine vermek istemez de
bu sistemlere kayarsa sadece belli başlı
yayınevlerinin hayatta kalabileceği,
onların da evrim geçirerek hayatta
kalmak zorunda kalabileceği bir meteor
çarpmasından bahsedebilir miyiz? Böyle
bir şey olur mu? İstiyorsanız yorumlarda
tartışabiliriz.
&gt;&gt; Olmaz.
Nedenini söyleyeyim. Mesele çünkü sadece
yazdığınız kitabı yayınlamak değil.
Mesele marka bilinirliği ve kişisel
markanız. Kişisel markanızı edebiyatla
ilgilenen biriyseniz eğer belli başlı
eee yayınevlerinin belli başlı eee
alanlarda adınızı duyurmadan
oluşturamazsınız. KD'den kitap
yayınlamak evet eee kitleniz ne kadarsa
o kadar gelir sağlar ve daha fazla telif
alırsınız. Fakat burada mesele eee
sadece ve sadece para kazanmak meselesi
veya sadece ve sadece kitabım çıksın
meselesi değildir. Ne yazık ki burada
eee ciddiye alınmanız gerekir.
Edebiyatla ilgilenen biri için kritik
olan tek şey en azından siz ileriye
dönük bir edebiyatla ilgilenen biri
olmak istiyorsanız ciddiye almanız
gereken ilk şey paradan, okunurluktan
hatta her şeyden önemlisi saygınlıktır
hocam.
Ve siz yaptığınız edebiyatın
anlaşılmasını istiyorsanız
eee belli başlı yayınevlerinin
altına giriyorsunuz günün sonunda. Peki
neden? Çünkü o yayınevleri sizi doğru
okura ulaştırıyor.
Doğru okura, o yayınevleri ulaştırıyor
sizi.
Çoğu yazarın çıkan kitabının eee
tutmamasının nedeni ne yazık ki bu.
Doğru kitleye ulaşamıyor kitapları.
Şimdi sen atıyorum büyük yayınevleri de
yapıyor bunu. İşte fantastik adı altında
yazılan bir kitabı benim gibi okurlara
pazarlarsan mesela bir geri dönüt
alamazsın.
Örneğin ya tam tersini düşün. Ben Taşmaz
Sardunya yazıp da atıyorum eee fantastik
okurlarının olduğu yerlerde pazarlarsam
ne olur? Okunmaz o kitap okunsa da
anlaşılmaz.
Yayınevlerinin paraya ihtiyacı var
olayını anlamıyorum ben. Epsilon'un
paraya ihtiyacı var ve tüm tam bir
çöplük de kronikin ve yaşın para yok mu
paraya ihtiyacı? Yokmuş demek ki. Bir de
biz niye kapitali düşünüyoruz? Ben onu
da anlamış değilim yani. Eee ne kadar
saçma bir yabancılaşma biçimi. Yazarlar
ve bu arkadaş için söylemiyorum bu arada
da yazarlar ve insanlar da çok duyuyorum
bu yoru. E yayınevleri para kazanmasın
lan. Sana ne? Sana ne yani evin para
kazanıp kazanmaması? E batar. E bats
yenisi kurulur
yani. Ya sana ne, bize ne, ona ne, buna
ne? Yani ben niye bir yazar olarak
yayınevinin marka değerini düşünmek
zorundayım? Ne kadar saçma.
A bir tane daha varmış.
imizdi. Teknik olarak başka bir diyarın
elçisiydi. Ve bu kolikesra bize
saldırmak yerine ki saldırmayı denedi
ama
&gt;&gt; a bu da eleştirilmiş.
&gt;&gt; Teknik olak
&gt;&gt; o bizim misafirimizdi. Teknik olarak
başka bir diyarın elçisiydi ve bu kolik
Esra bize saldırmak yerine ki saldırmayı
denedi ama ne hikmetse uykusuz yazara
saldırdı. gözcülerin adını bile
geçiremedi. Ama Luther'in Lapis
videosuyla hiçbir alakası yokken bir
anda hedef saptırmaya başladı ve
Lutherin'e saldırmaya başladı. Eğer ki
bizim misafirimize,
bir başka diyarın elçisine, bize gelmiş
bir elçiye saldırırsan sevgili
Buolikesra
&gt;&gt; bu abi de bayağı saldırıya uğramış.
Bakalım.
&gt;&gt; Sürekli bir şiddet failinin övülmesi
vardı. İşte bir haf önce öldürülmekten
korkuyor.
&gt;&gt; İki ay önce Lapis Yayınları TikTok'ta
bir paylaşım yaptı. En iyi Kuma Berdel
ve Töre kitapları diye. Ben birkaç gün
sonra Lapis Yayınları ile alakalı
&gt;&gt; Agresif Yazarlık Eğitimi hoş geldin.
Güzel çekmiş. Bunu beğendim.
Bunu beğendim.
Bir daha izleyeceğim.
Türk edebiyatında tekrardan eleştiri
kültürü geri gelsin istedim. Bu isteğin
doğrultusunda gözcüleri kurduk. Yayın
&gt;&gt; eleştir var zaten.
&gt;&gt; Evlerinden dahi korkmadık. Çünkü eserler
eleştirilebilir olmalıydı. Raflardaki
tanrılar dokunulmaz değildi. Aynı
zamanda Vedpad'te gezindik ve
tanıtılması gereken genç kurguları
bulduk. Çünkü hobiyle dahi olsun
yazarlıkla uğraşan bu gençlerin yeri
geldiğinde raftakilerden çok daha iyi
olab
&gt;&gt; Dur bakalım. YouTube kanalı varmış.
Ya bu abinin olayı şey, eee, kaliteli
Vedpad kitapları ortaya atmak istiyor. O
herhalde yeni başlamışlar YouTube'a da.
Bakalım.
Sahtelar, sahte tepkiler.
Bakalım şunu bir izleyelim.
Normalde biliyorsunuz size lapisten önce
söylediğim gibi biz bu bookerların
hiçbirisinin ismini vermeyecektik.
Hiçbir şekilde hedef göstermeyecektik.
bize saldırsalar dahi hiçbir şey
yapmayacaktık ama içlerinden birisi bu
videoya girmeyi hak etti. Instagram adı
Bu Holik Esra ve işin üzücü yanı ne
biliyor musunuz sevgili kılçıklar? Size
ne yapacağımı önceden uyarmıştım.
Çok fazla vaktiniz kalmadı demiştim.
Hemen o videoya bakalım.
Abi kitap videosu üreterek
ünlü olmaya falan mı çalışıyor insanlar?
Nerede yaşıyorsunuz?
Instagram'dan kitap fotoğrafı atarak
ünlü olamazsınız arkadaşlar.
Yani
bir alakası yok. Bir anda hedef
saptırmış diyarın elçisi bu
linçlemişler. Bir dinleyelim. Merak
ettim bak piyasada ne dönüyor hiç
bilmiyorum.
&gt;&gt; Esra bize saldırmak yerine ki saldırmayı
denedi ama ne hikmetse uykusuz yazara
saldırdı. Gözcülerin adını bile
geçiremedi. Ama Luther'nin Lapis
videosuyla hiçbir alakası yokken bir
anda hedef saptırmaya başladı ve
Lutherin'e saldırmaya başladı. Eğer ki
bizim misafirimize, bir başka diyarın
elçisine, bize gelmiş bir elçiye
saldırırsam sevgili Bukolik Esesra
YouTube'a ve TikTok'a merhaba de. Şimdi
Bukolik Esra diyor ki, "Tiktok'la
dolaşırken bir videosu karşıma çıktı.
Lapis yayınlarının kumalığı falan
normalleştirildiğiyle alakalı. Onun
üstünde yazı var okuyamıyorum. E ben
yazarın sadece şu an emanet gelin bir
şeyini okudum. Kuma ya da Berdeli
okumadım ama bilmiyorum yine görünmüyor.
Düşünüyorum. Kesinlikle emanet gelinde
de normalleştirme, güzelleştirme şekilde
falan hiçbir şey görmedim gençler.
Emanet gelinde. Emanet gelin hanginizin
kitabıydı? Gölge senin kitabındı. Ya
şimdi ya sana diyeceğim ki
normalleştiren güzelleştiren şeyleri
tekrardan anlat. Bu video yine 30 dakika
olacak. Ne kitapları okumuş ne videoyu
izlemiş. Kitabı da okumamış. Kitabı
okuduysa var ya ben kahrolayım. Bu kız
bu kitabı oku. Ama işte burada
açıklamaların devamını okuyunca sevgili
izleyiciler siz de anlayacaksınız ki bu
kız okusa da çok anlayacak gibi değil.
&gt;&gt; D'leri ayırmamışlar. Yazımları yanlış.
Şey yerine S kullan.
&gt;&gt; Dur dur dur. Daha ilkokul 4. sınıf
Türkçesine sahip olmayan birinin kitap
tanıttığına PR alıp kitap.
&gt;&gt; Hocam bu doğru bir tavır değil. Eee bunu
benden duymak çok tuhaf farkındayım. Bu
doğru bir tavır değil.
Hiç doğru bir tavır değil. Şu yüzden
değil. Saldırıya uğruyorsanız bir
şekilde yapacağınız şey çok basit. Gel
kardeşim tartışalım. Gelmiyor musun? O
zaman benimle muhatap olma. Bu
eee
bu tarz sizi aşağılamışlar. Siz de buna
karşın bir aşağılama tutumu
sergilerseniz
eee hoş olmaz bu kendi marka kaliteniz
açısından.
Bence yapmayın.
Niye kaliteli Vedpad kitapları arıyor
onu anlamadım. Ne bileyim okumak
istemiyorlar herhalde.
&gt;&gt; Kitap tanıtlığına cahit olacağız.
Beklemiyordum. Hiç izlemiyordum. Livit
sen hiç görüyor muydun?
&gt;&gt; Yayın evleri. Biz zaten yayınevlerini
eleştiriyoruz.
&gt;&gt; Neden 1000 L bu arada sana PR veriyor?
Hiçbir işe de yarmayın.
Bu arkadaş beni de bir ara eleştirmişti.
Sonra sildi o eleştirdiği videoyu. Ben
videoyu izleyemedim. Bir takipçim attı
bana videoyu. Bir baktım silinmiş video.
Ben onu eleştirmiştim ilk başta. O da
sonra beni eleştirmişti. Sonra sildi.
Hazır sana sıçar şimdi. Sıçsın.
Ya benim öyle şey komplekslerim yok
yani. Aa şu kadar takipçisi var. Ben
bununla yan yana mı geleceğim?
Kompleksim yok.
Eleştirilebilirim. bir derdim de yok
yani.
Kitle savaşına mı? Ya onu döndürmem
hocam. Benim beni biliyorsunuz zaten.
Ben öyle eee birine kitlesini salan bir
tip değilim ya da kitleyi yönlendiren
bir tip değilim. Ben kitleyi tek bir
şeye yönlendiriyorum. Mokita sosyale.
Reklamlar Mokita sosyale girip eee
gerçekten kitlem olarak
yönlenebilirsiniz ama başkalarına
saldırmıyorum kitle aracılığıyla. Çok
şükür eee konuştuğum konular hakkında
bilgi birikimim olduğu için güveniyorum
kendime. Birebir tartışmadan
kaçınmıyorum.
Ama şu da bir gerçek. Prim kasılacağını
hissettiğim zaman da uzak duruyorum.
Bazı insanlar da böyle e prim kasmak
için
bir yaklaşıyorlar bana farkındayım.
Çirkin bir şey ya o kitle yönlendirme
işi. Birkaç defa başıma geldi benim.
Eee, hoş bir kitle yapısı değil o.
Ha tabii ki de. E mesela birisi
hac yo
merak etme ben iş bitireceğim. Ben öyle
e uzatmalara oynatmam tartışmayı. Ya yok
olurum ya yok ederim.
Bir tartışmanın sonunda ya haklısın
derim
ya da yok ederim.
Ya da tartışmam.
Ha şunu diyen bir adamla tartışmam
mesela. Açıkça söyleyeyim. Kardeşim sen
kitapları böyle akademik okuyor
okuyorsun mokuyorsun ama bence kitaplar
kişiden kişiye göre değiştir. Benim bu
insanı anlatacak bir şeyim yok mesela.
Arkadaşlar bu mesele tamamıyla içerik
üreticisiyle alakalıdır. Yani bizle
alakalı olan bir şey. Ben kalkıp kitleme
şunu dersem
başıma geldi gelmedi değil.
Eee,
kitleme karşı şunu dersem arkadaşlar
işte bir içerik üreticisi beni
eleştirmiş. Edebiyatla uğraşan insanlara
hep bunu yapıyorlar. Ben çok üzülüyorum
deyip manipüle edersem siz gidip
saldırırsınız. Sonra ben dedim ki ben
kimseyi yönlendirmedim. Bir derdimi
anlattım. İnsanlar gitti.
eee, bir içerik üreticisi, eee, bu bir
platformun, kanalın öznesi ise eğer öyle
davranmalıdır diye düşünüyorum.
Kuralları içerik üreticisi belirler.
Çünkü bu böyledir.
Haklısın da tutup yakasından akademik
olarak bakacaksın demezsin. Demiyorum ki
zaten.
Ben ne zaman birine akademik olarak
bakmıyorsanız metin okumayın dedim.
isteyen istediği gibi okur zaten. Benim
buna karıştığımı nerede gördünüz siz?
Elinizi vicdanınıza koyun. Ben şu güne
kadar ne zaman birine dedim ki, "Ee,
kitapları benim gibi okuyacaksın, başka
bir şey okur mu?" Yok. Yani şey olarak
söylüyorum. Ben bunu demiyorum ama şunu
Eee, ben de
şunu söylüyorum.
Kitapları eleştirel nitelikli
okumadığınız sürece üzerine
düşünemezsiniz. Bitti. Üzerine fikir
belirtemezsiniz. Bitti. Belirtirsiniz.
Ha dönüşüm Kafka'nın kapitalizmin altına
ezilmesini anlatıyor der. Geçersiniz.
Oradan buradan duyduğunuz bilgiler.
Ben ona eleştiride bulunmuyorum
arkadaşlar. Beni düzeltmeseniz olur mu?
Ona eleştiri yapmıyorum ben.
Birbirinizin avukatlığını yapmanıza da
gerek yok. Yanlış okumadım.
O bir şey söyledi. Ben de onun üzerine
bir şey anlattım.
Alıngan olmanıza lüzum yok.
Bu arada arkadaşlar Mokita Sosyale'e şu
özellik geldi. Göstereyim. Hem en
normalde daha yeni geldi. Taha şey
yaptı. Aynen geldi. Yarın bıraktım.
Okuma durumu yaparken okuyorum. Okudum,
okuyacağım ve yarım bıraktım seçeneğini
işaretleyebiliyorsunuz artık. Vatana
millete hayırlı olsun.
Bugün çok istenmişti o özellik.
Getirdik
bakarsınız
yani. Neydi adın? Akedya. Hah. Seni sana
şey yapmadım. Sana itafen söylemedim.
Sana itaffen söylesem siz demem zaten.
Sen derim.
Şöyle bir hedef başlatalım.
Yayınların
devamı için.
Hı.
Eskiden daha eee hararetli
tartışabileceğimiz videolar atıyorduk.
Artıkı
çıkmıyor bir de artık ya. Kitap içeriği
de üretilmiyor ya artık.
O yüzden
onunla alakalı
kaos ve saçmalık olarak zaten soruyoruz
ya insanların e bu şekilde edebiyata bu
şekilde yansımaları. Evet arkadaşlar bu
arada yağmuru eleştireceğinize kendiniz
de video atabilirsiniz.
Yani bizim kanalda bir esas var. Bir şey
eleştiriliyorsa yerine bir şey konulmak
zorunda.
Yoksa boş eleştiriye k almıyoruz.
Mesela bak geçen gün bir arkadaşımız
dedi ki görüntü kaliteni bence düzelt.
Ben dedim at 10.000 L hemen yarın
düzelteyim. O da sonra dedi ki sen
eleştiri kaldıramıyorsun.
Çözüm lazım bana. Hocam sence metinlerde
çizim kullanılması metni gün hayır niye
zayıflatsın?
Bana çözüm lazım. Ben de biliyorum
görüntü kalem kalitemin daha iyi
olabileceğini.
Ama çağımızın mesleği içerik üreticiliği
eee olduğu için her çok webcam'ler çok
çok pahalı şeyler.
Güncel kalmanın imkansız olduğu bir
alan. Her video izleme işle işinde bir
yeni şeyler keşfediyorum ya.
Ghetto ve Underground Tayfaya selam.
Aleykümselam.
Arkadaki fanzin bizim. Evet. Mokitain
ilk versiyonu.
Yok. Bugünkü video izleme faslımız
burada sonlanıyor.
Şeyli ya tek fanzino
ufak bir araştırmayla bulursun.
Yapay zeka yaptır abi burada.
Edebiyat bölümünü seçerken şunu
yapacağım diye bir hayaliniz var mıydı?
Vardı
ve gerçekleştiriyorum.
Bakalım bakalım can yakalım. Yeni gelen
arkadaşlar hoş geldiniz. yayını
beğenmeyi ve yeni gelen arkadaşlar hoş
geldiniz. Yayın hop. Heh. Hedefler
kısmını tamamlamayı unutmayınız.
Bu arada 15.000 abone olmamıza da çok az
kaldı.
Eee, eskiden her 1000 abonede bir 1000
abone işte 3.000 abone özel yayın falan
yapıyordum. Artık e, [&nbsp;__&nbsp;] kalktı.
10.000 abonede bir yapıyorum bu
yayınlara. İşte 10.000
abone özel yayın yaptık. 20.000 abone
özel yayın yapacağız.
30.000 abone özel yayın yapacağız artık.
Peki sana bir soru. Bir hikayede twist.
Twist nedir?
Türkçe karşılığı var mı?
Yok. 20.000 abonede de çekiliş
yapacağız. Abi hararetli bir şey
soracağım. Şimdi kitaplarda denilen bir
doğa olayını yaşadım. Hani konuyla
alakalı fikirlere bakınca hepsi kitap
bağlamında baktı. Yorumlar mısın?
Yorumlamam.
Twist kandırılma muhabbeti. Ani bir şok
edici element. Ters köşe.
E tamam. Türkçesi var. Niye
ecnebiccesini kullanıyorsunuz?
Hocam yazdığım şeyler bazen çok kötü
bazen iyi görüyor. Bunun şu ölçümü tabii
okuyan insan hitabı gördür ama şiir
nasıl ayet ederim bu hocam? şiir eee bu
tarz alanlarda kendi metnini otoştirel
okuman için eee kendi metnini otoştirel
zaten otoştirel kendi metnini okuman
demek şey eleştirel okuman demek işte
otoştiri okuma yapman için
eee
devamlı geliştirmen lazım kendini. Hani
bu bunun net bir yöntemi çözümü yok.
Hikayemize ters köşe yapılan bir sahne
koymanın tekrar okunurluğa etkisi nedir?
Yani ters köşe yapılan bir sahne
koymanın tekrar okunurluğa etkisi nedir?
Şimdi sen bir hikayeyi o ters köşe
üzerine kuruyorsan o kaliteli bir hikaye
olmaz zaten.
Herhangi bir Türk dizisi gibi olur.
Şaşırtma iyidir. Eee fakat tamamen
şaşırtma üzerine kuramazsın. Mesela
Sherlock Holmes sadece ters köşeler
üzerine değildir. O süreci de bir edebi
zevk haline getirdiği için tutar.
Abi üst üste başarısız sonra ilişki
olayını şimdilik rafa kaldırdım. Biraz
bunalım. Hiçbir şey önermiyorum.
Tearless videonun çok izleniyorum.
Mokita kütüphanesini o videoda göstermek
çok iyi prar olur.
Kütüphaneyi bir oluşturayım iyice
yapacağım. Mokita kütüphanemdeki
kitapları tiar list yapıyorum. Şey
yapacağım. 5.000 tane 6.000 kitabı da
tier list yapıyorum değil mi? Ama tüm
hikayeyi etkiliyor. Yarıya kadar okudum
yer değişiyor resmen. Ya demek ki kurgu
şeyde dramatcide bir sıkıntı var o
zaman. Onu yapmaman gerekiyor.
Ego amaçlı asla demiyorum. Sen de yazı
yazdığın için bilirsin ama birisi
dokusun istersen onu sormak için mi
güzel?
Ben sağlıksız buluyorum Batuhan. Bir
kelimenin Türkçesi varsa ve siz bir de
haylı hayalli yazı yazan biriyseniz eee
Türkçeye yönelmek mecburiyetindesiniz.
Bir kelimenin hem Türkçesi var hem
İngilizcesi var. Türkçeyi
önceleyeceksiniz. Çünkü bir İngilizde
İngilizceyi önceliyor. Bir Alman da
Almancayı önceliyor.
Peki sence nasıl bir demeliyim ya? Bir
yaz bir bak. Bilmiyorum şimdi metni de
bilmediğim için bir şey diyemem.
Psikolojik kitapları severek okunmaz.
Zorunluluktan okunur. Kurgu dışı
metinler sevgi veya zevkin ötesindedir.
Daha edebiyat bile sevgi ve zevkin
ötesindedir.
Vallah hiç hesaplamadım. Bir sayfa kaç
dakikada okuyormuşum şunun hiç
hesapladığım şeyler değil. Bir sürü
yapan Booktuber var. Onlar yapsınlar.
Daha güzel yapıyorlar.
Eee, roman okuması yapmıyorum
bu şekilde.
Hepsini okumadım.
Edebiyatta yazı yazıyorsanız eğer sonuç
odaklı düşünmeyeceksiniz.
İşin en büyük şeyi bu. Sonuç odaklı
düşünmeye başlarsanız biter.
Okumadığım bir metnin özetini
değerlendiremem ama yani sana haksızlık
olur.
Sevgi ve zevkin ötesinde din alanlar
neydi? Tekrar eder misin?
Kitaplar, edebiyat, sanat.
İyin, kötünün, sevgi ve zevkin, sefanın,
hazzın
hepsi vardır içinde ama onların
ötesindedir.
İyiye, kötüye, güzele, çirkine
sıkıştırılmaz.
Mecburiyet mi? Yani ötesi dedim.
Mecburiyet değil.
Herkesin ilgilenebileceği alanlar değil
zaten.
Yapı Kredi Yayınlarını çevirisi yayın
evi bazı çeviri yorumlamıyorum
genellikle. Yani iyi çeviriler de var.
Biraz kötü çeviriler de var. Bütün
yayınevinin çevirileri kötü değil.
Hiçbir yayınevi için geçerli değil bu.
Yani çevirmem. Bakın
Edip Can Sever. Severim.
YKS Türk klasikleri iyi çevirilerden mi?
Yok ya. YK'ya YK'ya şey yapmıyor.
Günümüz Türkçesi yapmıyor
ya. Roza Akmen sadece YKY'de yok ki.
Itaki'de de var.
Çevirmenler yayın çoğunlukla yayın
sadece yayınevde çalışmazlar.
Çevirmen de telif eserdir aslında.
Çeviri de telif eserdir ya günün
sonunda.
Abi Echan Üktöer sever misin? Severim.
Ecayhankt.
Hoş geldiniz yeni gelen arkadaşlar.
Yayını beğenmeyi ve hedefler kısmını
tamamlamayı unutmayınız.
Kanalı maddi olarak desteklemeniz
ileriki içeriklerin devam etmesi
açısından önem arz etmekte. Buradan
hatırlatmış olayım. katıla gelmeniz,
süper teşekkür atmanız, arkadaşlarınıza
tavsiye etmeniz,
eee, orada burada benim hakkımda yazılar
yazmanız, bunlar, eee, kanalı
destekleyen nitelikteki şeyler
ve yayınların devamlılığı için,
gelişmesi için buna ihtiyaç duyuyoruz ne
yazık ki.
Batuhan bu soru üzerine iki tane videom
var. Daha önceden de seninle konuşmuştuk
bu soruyu. Neden ıstıp ıstıp aynı
soruları soruyorsun?
Yapay zekanın gidişatı sanat yapmaya eee
veya eee özgün bir şey ortaya çıkarmaya
yönelik değil. Yapay zekanın ilerleyişi
bu değil.
Eee eğer bir gün bir şirket kafayı kırar
derse ki ulan benim bütün derdim sanat.
Ben bütün yatırımımı sanat yapabilen bir
yapay zekaya yapıyorum. O zaman
konuşuruz. Ama şu anki yapay zeka
şirketlerinin amacı sanat yapabilen,
edebiyatçıları sollayabilen bir yapay
zeka yapmak değil.
Yok, konuştuk. Yani hafızan çok iyi
değil. Sanıyorum ki tartıştık hatta bu
konu üzerine. Hatta sen dedin ki bence
dedin yapay zeka eee bir gün bunu
yapabilir.
Ben de dedim hayır yapamaz. ve
yapmayacak. Çünkü yapay zekanın böyle
bir gidişatı yok. Böyle bir isteği yok.
Böyle bir arzusu yok.
Monologla metafor aynı anda olabilir.
Monolog, metafor birbirinden farklı
şeyler ya da ne bileyim.
Hayır aynı Batuhan'dı.
Ya canım yapay zekayı sen böyle bir şey
mi zannediyorsun?
Böyle bir şey mi yapay zeka sence? Sen
eee yapay zeka senin istediğin cevapları
mı veriyor zannediyorsun?
O senin yazarlık becerinle alakalı bir
şey.
Yok. Dün Batuhan yoktu. Ondan önce de
konuşulmuştu.
Ya bir de yani sen edebiyatla
ilgileniyor musun yakınen? Ya da yazar
mısın? Yazı yazıyor musun?
Yapay zeka
kusur yazamaz. Sanat kusurun
kusursuzmuşçasına
ya da radikal gerçek gerçeklikmişçesine
anlatılan halidir. Yapay zekanın böyle
bir işlevi yok.
Yani o dediğim gibi senin yazar
becerinle alakalı bir sorun.
Teknik beceriyle alakalı bir konu.
Heh. E peki şu anki Mehmet Tepe çok
güzel söyledim. Bir okuyayım. Yüksek
edebiyatın her yıl büyümesi gereken bir
şirketin maliyetlerini ki yapay zeka
maliyetleri çok büyük karşılayabilir
olması gerekiyor ki yapay zeka bu yönde
ilerlesin. Ha
bir yüksek edebiyat yapay zeka
şirketlerini besleyecek maddi gelire
sahip mi? Öyle bir potansiyeli var mı?
Yok. Eee peki bir yapay zeka şirketi
yüksek edebiyat yapabilecek bir yapay
zekaya niçin yatırım yapsın? Ne
gerekçeyle?
O işte edebiyat olmuyor. Batuhan bir şey
yazdırmış oluyorsun. O edebiyat değil o.
O sanat değil
yani.
Ya yaparsın ki yapay zeka kitap
yazdırılabilir ama o ne okunabilir bir
kitap olur, ne sanatsal bir şey olur, ne
senden bir şeyler olur. O sadece yapay
zekanın yaptığı, senin de operatör
olduğun bir şey olur. Bu
60 tonluk kayayı vch'le sen mi
kaldırıyorsun? Vinci'i kullanan kişi mi
kaldırıyor? Vinch mi kaldırıyor?
Sen diyebilir misin? İnsan 60 tonluk
kayayı kaldırabilir. Kaldıramaz.
Ha yazarlık becerin yoksa yazma. Yazmak
zorunda değilsin. Yapay zekayı
yazdırırsan ne olur? Kimse okumaz seni.
Bir de senin bir başarın yok. Yani hani
bu bilmiyorum. Eee kendinize
yedirebiliyor musunuz bunu? Kendi
yazmadığınız bir şeyi ben yapay zekayı
yazdırdım diyorsunuz. Sen yazmamışsın ki
onu. Bununla niye vakit kaybediyorsunuz?
Ya bu işte üzerine konuşulması gereken
bir şey değil bu. Onu demeye
çalışıyorum. Yapay zekanın başka
tehlikeleri var. Bunları konuşmak
gerekiyor.
Siz yapay zekanın siber gözetim
tehlikesini, teklifleştirme tehlikesini,
gerçeklik algısını kırmasını sorun
bulmuyorsunuz. Bunun üzerine
tartışmıyorsunuz. Diyorsunuz ki
teknolojidir. Teknoloji önemlidir
diyorsunuz. Yapay zeka edebiyat yapar
mı? Vallah yapay zeka seni insanlıktan
çıkarmazsa bence ona şükret. Sen
insanlıktan çıktıysan zaten edebiyatla
bir işin yok artık. Mesele bu.
Yani bu teknik mesele hocam. Sadece
eserler nazarında değil edebiyat eee
kompozisyonunun, roman kompozisyonunu
şey yapmak gerekiyor. Benim alanım yapay
zeka değil.
Benim alanım edebiyat. Eee, teorik
olarak ve pratik olarak edebiyatı insan
dışında bir varlık yapamaz. Benim alan
cevap bu.
Yapamaz. Çünkü edebiyatın ortaya
çıkabilmesi için insan bilinci olmak
zorunda.
Nokta.
İnsan bilinci olmaksızın edebiyat ortaya
çıkamaz. Bitti. Benim alanımın cevabı
bu.
Tatmin oldunuz mu artık şu yapay zeka
konusundan? Sürekli aynı şeyleri
konuşuyoruz. Artık sıkıldık.
Hani aynı şeyleri sürekli ben anlatsam
eleştirirsiniz bir de beni.
Mesela sürekli yapay zeka iyi kitap
yazabilir mi videosu çektiğimi düşünün
mesela. Sıkılırsınız değil mi?
Üstü açık üniversitedeyim.
Hadi bir düşünelim. Cenker Eksaş
kanalında hep aynı videolar çekiliyor.
Hiç eee çok memnun olurum. Hiç memnun
olmam diyecektim. Çok memnun olurum ama
gelebileceğimi sanmıyorum.
Belki gelirim. Selçuk İzmir'e yakın
İzmir'de gelebilirim.
Ya ikisini de yapmalısın hocam.
Bir şeye saplanıp kalmamalısın. İyi bir
yazar eee her şeyi yapar. Aynı anda
edebiyatla ilgili okumasını yapar,
incelemesini yapar, araştırmasını yapar,
yazısını yazar.
Vallah ben de bilmiyorum.
Bu arada yeni gelen arkadaşlar Mokita
Sosyal'e artık e okuduğunuz kitapları
yarım bıraktığınıza dair bir buton
eklendi. Artık yarım bıraktığınız
kitapları da işaretleyebiliyorsunuz.
Buradan duyurmuş olayım.
Kitaplarıma gelelim bir. Aynen öyle.
Yarın bıraktığım seçeneği var şurada.
Oku bak tümü
okuyorum. Okudum okuyacağım. Yarım
bıraktım.
Seçenekleri var artık.
Ben ilk önce yazıyorum.
Yok canım ne masrafı ya?
Mokita sosyalin ne olduğunu bilmeyen var
mı arkadaşlar? Bir sorayım yine de.
Yeni logomuz da var artık. Bakayım.
YouTube profil de değişecek. YouTube
profil fotoğrafı ve e banner da
değişecek bugün veyahut yarın.
Siteyi ben yapmadım.
Taha ile beraber yaptık ve ekip
arkadaşlarıyla beraber yönetiyoruz.
Eee, yazılımını ve stelin teknik
tarafını Taha yaptı. Ekip kim merak
ediyorsan da ne yaparsın? Siteye
girersin. Ekip kısmına oradan bakarsın.
böyle
siteye de bakmak için şu sabitlenen
mesajlardan bakabilirsiniz arkadaşlar.
Ha bu arada sitede eee en son yazı
Aydede ve Yağ tenekesi geçenlerde
yayınladığım bir öyküydü.
Eee ona da bakabilirsiniz isterseniz. Ay
çok reklam yaptım. Sıkıldım.
Reklam hiç benlik bir şey değil.
Kimmiş Yasmin?
Çizim paylaşabiliyor muyuz?
Ne gibi yani? Nasıl? Niye bana sordun?
Sosyal disiplinlerle alakasız bir
gönderi olunca siliyoruz.
Bu zaten sitede birkaç gün takılırsanız
neyin paylaşılıp paylaşılamadığını
anlarsınız.
Pederden bir arkadaşımız.
Ben tanımıyorum onu.
Vay!
Yeni gelen arkadaşlar hoş geldiniz.
Yayını beğenmeyi ve hedefler kısmını
tamamlamayı unutmayınız efendim.
Ay!
Evet. Var mı bir sorunuz? Bir biraz soru
cevap yapalım. Ondan sonra da
sonlandıralım yayını.
Benim artık
Nazi kampa hafanam başlıyor.
İleriki yayınlarda ne gibi konular
işlemek istediğimiz de soru cevap
oturumuna yazabilirsiniz.
Ah.
Metin incelemesi ne zaman yapıyorum? Ben
yapıyorum zaten metin incelemesi.
Y birçok iyi eser var. Bir taneyi
indirgeyemeyiz. Okunulan
kitaplar hatırlanmaz zaten öğrenilir. E
edebiyat okuma sürecinde okuduğunuz
kitabı hatırlamak zorunda değilsiniz.
Eee biraz duygusal zekanızla yaptığınız
bir eylem ya.
Konverterler standart değil.
E Parker'ın kendi konverterini
kullanıyor
ve şu anda piyasada yok.
Şırıngayla dolduruyorum ben kartuşa.
Kartuşları sağlam ama Parker'ın
yani bir sürü 30 tane falan kitap
listesi videom var. Türk edebiyatı var.
Farklı türlerde var. Onlara
bakabilirsin.
Bakalım. Emir hayırlısı. O zaman bir
gelsin de.
Şu an teknik ve akademi dış sana sıcak
hitap eden edebiyat kitapları neler?
Nasıl mesela?
Kapitalizmi azaltmanı öneririm. Bu
tutuma eee bu tutumu öneriyorum.
Kapitalizmi azaltın. geç kalmışlık
hissine e bir sanrı olduğu gerçeği
yüzleş artık
ya. Her edebi metin teknik olarak
incelenir. Teknik edebiyat böyle bir şey
değil. Eee öyle bir şey değil. Yani her
metin incelenir teknik olarak dil var
işin içinde neticede.
Çok yanlış anlıyorsunuz anlattığım
şeyleri ama eee yüksek edebiyat metnleri
tekniktir de diğerleri değildir. Her
edebiyat eserinin içinde teknik vardır.
Vet kitaplarında da teknik vardır. Pekat
teknik dediğimiz şey edebiyat
eserlerinde
iyi kullanılmış teknik, kötü kullanılmış
teknik olarak ayrılır. Her eserde
kompozisyon olan her şey tekniktir
zaten.
Öyle bir şey değil yani.
Ha teknik demeyeyim. Mühendislik gibi
algılanmasın. Yöntem diyeyim.
Yağmur ciddi mi bu konuda?
Ya hocam bu çok kapitalistik bir eee
söylem yani. Böyle bir şey yok. Benim de
okumadığım bir ton popüler, aşırı
bilinen, okuması gereken kitap var. Ne
var yani bunda? Ne olacak? Dünyadaki
bütün kitapları okumak zorunda
değilsiniz ki. Zaten okuyamazsınız da.
Bu yüzden sevdiğiniz kitapları okuyun.
Evet, ben yazdım.
Eee, o yazının altına da yorumlarınızı
bırakabilirsiniz.
Hatta Mokita'daki yazıların altına
yazıları okuduysanız bir yorum bırakın.
Yazarlara da motivasyon olsun.
Şurada yorum kısmı var yazının en
altında.
Abi Marx yanı mu sence ne konuda?
Ne konuda bir yanılgılık?
Teşekkürler.
Yanılmak ne demek ama?
Bir de evet. Hangi konuda yanılmak?
Hangi
edebiyatta da teorisyenlik yaptığı
yerler var mesela?
İşte yorum bırakın. Mokita'da okuduğunuz
yazarın altına yorum bırakın. Yazarlara
da motivasyon olsun. Kimse yazıları
yorum yapmıyor ama bence yapın
arkadaşlar. İnsanlar emek verip yazı
yazıyorlar, paylaşıyorlar hani ve bunu
hiçbir maddi beklentiye girmeden
yapıyorlar. Eee, birçok insan. E
dolayısıyla
onlara motivasyon olması açısından
yazılarını tartışın, eleştirin, yorum
yapın,
okuyup geçmeyin. Yani
kitap bayağı değişti ya.
Artık insanlar okudukları kitapları
paylaşabiliyorlar. alıntı
yapabiliyorlar, inceleme yazabiliyorlar.
Bir sürü özellik geldi.
Yeni gelen arkadaşlar hoş geldiniz.
Yayını beğenmeyi ve hedefler kısmını
tamamlamayı unutmayınız. Son d sü çünk.
Hedefleri tamamlayın artık. Geliyorum
ben.
Heh, geldim.
Ya Mokita da artık yavaş yavaş şey
sistemine geçmeye çalışıyoruz işte. Onu
bir kursak eee yakın zamanda şey
yapacağız. Düzenli yazarı yazarları
olacak sitenin. Eee çünkü şu oluyor
arkadaşlar. Şöyle bir gerçek var. Mesela
bir insan yazı yazıyor. Bir tane
bakıyorsun 2 hafta yazmıyor, 3 hafta
yazmıyor. Bir ay sonra bir daha yazıyor
veya birisi bir tane yazı yazıyor bir
daha yazmıyor. Bizim için esas olan şey
sürdürülebilirlik.
Eee, dolayısıyla,
eee, birazcık daha profesyonel olması
açısından ve değerli olması açısından
bu şekilde.
He, edebiyat dergimiz var kül tablası
diye. Öyle bir yazınız varsa eğer,
eee,
oraya gönderebilirsiniz.
Orada yayınlayabiliriz ama sitenin ana
tarafında değil
ya. Çünkü çok şey oluyor. Çünkü herkes
bir şey atıyor. Yani bir ara hiç atlat
birisi bir cümle yazmış sadece demiş ki
bunu niye yayınlamıyorsunuz? Bir cümle.
Oha yani.
İkinci üniversite olarak okunur Ayşe
Hanım niye okunmasın?
Bir kahve yapıp geliyorum kendime. H
Hatta benim fikrimce Türk Dili Edebiyatı
ikinci üniversite olarak okunmadı.
Bak, felsefe, tarih, eee, bunlar ilk
üniversitesi olarak okunabilir ama Türk
Dili, Edebiyatı, sanat tarihi tarzı
bölümler, eee, birazcık altyapı
gerektiriyor. O altyapıyı da başka bir
üniversiteden kazanmış olmanız
gerekiyor.
Hocam bizim Türk edebiyatına zibilyon
tane oryantalist diyebileceğimiz şairler
var. Onları es geçip niye Arap Fars
çeviri şiire yöneliyorsunuz? Yine kendi
ana dilinde yazmış mis gibi şiirler var.
Fuzulisi, zatisi, nefisi, nabisi, nabina
mı? Nabisi, bilmem nesi. Onları okuyun.
Kendi edebiyatınızı öğrenin. Kendi
edebiyatınızı öğrenip içselleştirdikten
sonra eee böyle marjinal alanları bence
yönelin. Çünkü kendi ana dilinizde
edebiyatı anlayamadığınız sürece başka
ana dillerdeki edebiyatları da anlamanız
mümkün değildir.
Türk edebiyatı zengin bir edebiyat
sahası. Niçin elinizin tersiyle
itiyorsunuz?
Benimseyin Türk edebiyatını.
Çünkü siz benimsemezseniz sizin yerinize
başkası benimsemiyor.
Emir Tunat Babur felsefe içeriğini
Mokita Sosyal kanalında yapıyoruz. Bu
kanalda bu tarz konulara girmiyoruz.
Kirpi orada verirsin cevabında. Yani eee
edebiyat konuşuyoruz burada daha çok.
Makita Sosyal diye bir YouTube kanalımız
var. Orada, eee, bu dediğin konuları
aşırı aşırı detaylı ve hiçbir YouTube
kanalı olmayacak kadar detaylı
işliyoruz. oraya bakabilirsin.
Orayı takibe alabilirsin.
Ya da bu tarz soruları direkt Mokita
sosyal web sitesine gönderi olarak da
sorabilirsin. Mutlaka cevap verir
birileri.
Hem de daha kalıcı olur.
Şu anda
kafamda bir tuhaflık okuyorum Orhan
Pamuk'tan. Bir de işte kendi derslerle
ilgili makalelerim var. Onları okuyorum.
İşte tiyatro, Tanzimat dönemi
tiyatrosunu bitirdim bugün.
Abdakamit'e kadarki şey süreci.
Eee, yarın tasavvuf okuyacağım.
Ondan sonraki gün işte birazcık eski
şiir, klasik edebiyat çalışacağım.
Aralarda da işte Osmanlıca takılıyoruz.
Harzm türkçesi Osmanca takılıyor. Bir de
Uygur Türkçesi.
Fark etmez. Nereden başlamak istiyorsan
başla. Herhangi bir yazara bu şekilde
yaklaşabilirsiniz.
Hocam psikoterapi yapanlar modernizm
postmod akımından eserler okudukça
işinde gelişir mi? Hayır.
Hayır. Psikoterapi
başka bir alan, edebiyat başka bir alan.
Tutku değil. Benim kendi ana dilimin
edebiyatı tabii ki de öncele diyeceğim
şey olacak. Ben o dille edebiyat
okuyorum. O dille eee metin yazıyorum.
Sen yabancı edebiyatı kendi ana dilinde
mi okuyorsun? Onu da Türkçe okuyorsun.
Türk edebiyatı varken tabii ki de onu
önceleyeceğim ben. Niye başka sahayı
benimseyeyim?
Bu okumadığım, bilmediğim anlamına mı
geliyor? Hayır alakası yok. Ama benim
ana merkezimde Türkçe vardır. Türk
edebiyatı vardır. Bitti.
Yani bir yazarın zaten sahip olması
gereken
yegane özellik budur. Kendi edebiyat
yaptığı dili ve edebiyatını evvela
öğrenmek.
Okusan da içselleştiremezsin çoğu
meseleyi evrensel tarafı. Evet.
Ya içselleştire debilirsin yani fark
etmez o. Ama e Türk edebiyatını elinin
tersiyle iten birinin eline kalem almaya
hakkı yoktur. Bu konuları çok netim.
Milliyetçi bir tutum falan da değil bu.
Eee edebiyatla tarihle ilgilenen
arkadaşlar varsa dediğim şeyi çok iyi
anlayacaktır.
Kendi edebiyat yaptığı dili beğenmeyen
bir insan yazar olamaz.
Bu böyledir.
Siz hayatınız boyunca eee bir Türk
romanı okumadan romancı olamazsınız,
yazamazsınız. Çünkü dil bilmiyorsunuz
ki. Edebiyat dili ne demek onu
bilmiyorsunuz.
Edebiyat yapmak sadece hikaye anlatmak
değildir. Çok sevmiyorum Ahmet Ümit'i
Newidir.
Yazık ki çok fazla derli toplu eser
bırakamadı arkasında.
Bu konuda tutumum çok radikaldir benim.
nettir yani. Hat daha çok kızarım
insanlara.
Mesela Türk yazar romanlarında yabancı
isim koy. Hocam Ali Mehmet yabancı isim
değil bunlar
yani. Bu kadar da değil. Ali Mehmet
yüzyıllarca kullanılmış isim olarak.
Yabancı isim olur mu?
Ali Mehmet. Bunlar bizim yüzyıllarca
kullandığımız isimler.
Tolman da yabancı isim o mantıkta. Çince
Oğuz da
o zaman yabancı isim.
Ha pardon özür dilerim. Çok çok özür
dilerim. Anladım. Tamam tamam pardon.
Ben hiç görmedim. O yüzden şaşırdım.
Türk yazarlar romanlarında öyle yabancı
ismi kullanıyorlar mı?
Ben hiç görmedim ki.
Ayfertun severim.
İyidir.
Senin adının kökeni ne abi?
Türkçe ama Cenk Farsça. Cenk er toplamda
Türkçe olur. Neden? Er Türkçe bir ektir.
Er ne demek?
erkek demek.
Savaşçı erkek erkek savaşçı anlamına
geliyor.
Senur Sezar çok iyidir
adam. İnsan demek. Adem.
Adem aslında insan demek.
Baba aradığım adammışsın.
gelecek.
Bir alıntı kelimeye e Türkçe
getirirseniz Türkçe olur o kelime artık.
Çünkü Türkçede kelimeler eklerle
yapılıyor.
Mesela
ne diyelim?
Numaralı
Fransızca mıdır, Türkçe midir? 17
numaralı.
Fransızca mıdır, Türkçe midir bu kelime?
Numara Fransızcadır. Fakat sen ona ne
yapıyorsun? Türkçe kelime getiriyorsun.
numaralı Türkçedir. Veya
abi sen tam cennetliksin. Buradaki
cennetlik Arapça mıdır?
Hayır, Nomro'dan geliyor. No'dan
gelmiyor.
Türkçe getiriyorsanız direkt Türkçedir o
kelime artık.
Eyvallah. E güzel. Arapça köken Türkçe
değildir. Bak öyle bir kelime tasnifi
yok. Şu nişan yana çok takılmayın.
Köken öyle bir şey değil. Ona bakarsan
Latincedir. Numranın kökeni.
Yani
akademisyen sözcüğü Türkçe midir?
Değildir.
Akademi akademisyen
&gt;&gt; Latinceden geliyor ve Yunancada da var.
Fantasiyast latincedir. Fantastik.
İngilizcede de var, Fransızcada da var.
Eee,
vesaire vesaire.
Eee, akademisyen yeni kullanılan bir
tabir. Öncelerde akademisyen denmiyor.
Dil bilimine hakim değilim. Ben filoloji
okuyorum.
Türk filolojisi okuyorum ama
dil bilimi okumuyorum ben.
Dbilim başka bir alan.
Akedya üç kere soracağını bir araştırsam
mı acaba? Hiç araştırma güdünüzü
kaybetmişsiniz.
Ne bileyim ben senin hocanı niye
sevmediğini Pınarkü?
Akademisyen scholar denilen denen bir
dönem var mı acaba? İngilizler şu anda
scholar demiyor mu zaten? Amerikalılar
falan
&gt;&gt; burada.
&gt;&gt; Bizde mi? Bizde muallim deniyor. Muallim
değil. Öğretmen.
Muallim.
Aynen. Muallim deniyor. Eee, eleştirmen.
Osmanlıca adı ne deniyordu buna?
Tenkit.
Heh, münkit far.
Münkit. Aynen.
Abiciğim araştırma yapman için yazarın
hepsini okumana gerek yok ki bunun
cevabını alman için. Sen yazar hakkını
şimdi ben sana söyleyeyim. Niye? Ne
bileyim hocanı tanımıyorum ki. Niye
sevmiyor?
Narkür yazar çevirme
yok. Bordosunu bordusunun rengi daha
tatlı. O yüzden
bordo rengi daha çok seviyorum.
diloloji
ya mesela gezinti kelimesi de çok yeni
bir kelime aslında.
Görüngü
hocam üniversitedeki abi üniversitedeki
hocaları öğretim üyesi mi denmeli?
Öğretim üyeliği kadro.
Akademisyen denmez, akademik personel
denir aslında.
Uygun fiyatlı dolma kalem önerim var mı?
E açıklamalar kısmında var. Ve benim
dolma kalem videolarımda e zibilyon tane
dolma kalem önerisi ve linki var.
Açıklamalarına bak bulursun. 90 liradan
4.000 liraya kadar kalem önerdim. O
video en son attığım dolma kalem
videosunda ve artık bu kanalda dolma
kalem incelemeleri de yer alacak.
Dolma kalem içeriklerim çok tutuyor diye
böyle bir eee şeye de başlamak istedim.
Seriye bir taraftan
sanmıyorum.
Pelikan queing benim en sevdiğim
mürekkep.
Türkçede personel deniyor.
Google Play kitaplar, el kitabı onlar.
Hıı. Gelecek. Bir sonraki video Parker
51 olacak işte.
Ver Mehmet Tepe.
En sevmeki siyah.
Muallim. Muallim.
Hm hm. Hı hı.
Yok estağfurullah.
Dur bakayım. Osmanlı tarihle ilgili bir
şey suya geldi.
Osmanlı'nın bir kültürü vardı da onu
emperyalist olmadığı için mi yayadı
yoksa kültürü zayıf mıydı?
Acaba bunu savunan insanlar var mı?
Gerçekten çok merak ediyorum.
Yaşar Kemali'i doğa tasvirlerini okurken
içimizde kelebekler ya. Sanki ıslak
toprak kokusuna kadar burnumuza geliyor.
Teknik olarak onu incelemesi gelir. Çok
kısa bir cevap vereyim. Eee mitolojik
anlat.
Mitolojik anlatım ve doğal kaynak.
Yaşar Kemal sıfırdan bir dil inşa
etmiyor. Var olan sözlü kaynaklar
üzerine bir dil inşa ediyor. O yüzden
etkileyici geliyor.
Celal Şengör 1000 yıllık Osmanlıca
Osmanlı dönemi kaynaklarını kullanarak
yorum yaptığı için
denilebilir
yani. Ama Celal Şeng'ün kullandığı
kaynaklar çok eski.
Referans verdiği kaynaklar çok çok eski.
Osmanlı kanunünden sonra çöküşe geçti
muhabbetinin üzerine fikir yürütülmez.
Yani Osmanlı'da kültür yoktu.
Finlandiya'da da yoktu akademik kültür.
1938'de bağımsızlanmış. Akademik
kültürleri yok. Peki onlar nasıl inşa
etti?
Ben
ya bir beşli kartuşu kartuş almıştım
zamanında. Bir yıldır o boş kartuşları
kullanıyorum. Parkurta düşün.
Osmanlı'nın edebiyat kültürü de vardı.
600 yıllık imparatorluk arkadaşlar. 600
yılda hani hiçbir şey yapmasa dahi
kültür birikimi şey olur altyapısı
vesaire.
Çoğu erkek yazarın kadın düşmanı olması
konusunda hemfikir miyiz? Değiliz
efendim. Erkek yazarlar kadın düşmanı
değiller.
Kadın düşmanı kavramı yeni bir
kavramdır.
18. yüzyılda kadın düşmanı diye bir
kavram yok. Kadın zaten ikinci sınıf
vatandaş.
3üncü dalga feminizmden birinci dalga
daha doğrusu feminizmden sonra kadın
kimliği eee farkına varılmaya
başlanıyor. İkinci dalga 3üncü dalgayla
beraber kadın kimliği artık ortaya
çıkmaya başlıyor ve erkekler buna
antisaz olarak da diyorlar ki biz kadın
düşmanıyız ya 30 yıllık konu kadın
düşmanlığı.
Bu arada Taha Bey bir mesaj attı.
Mokita'nın mesaj kısmına, ana mesaj
kısmına hemen okuyacağım.
Kadın düşmanı ne kadar iddialı olur?
Diyor ki, "Birkaç saate eğer aksilik
çıkmazsa güzel bir özellik eklenecek
siteye. Beklemede kalın demiş. Hadi
bakalım.
Vallah ben de bilmiyorum ne yalan
söyleyeyim.
Bakalım ne olacak. Bu arada yeni gelen
arkadaşlar hoş geldiniz. Yayını
beğenmeyi ve hedefler kısmını
tamamlamayı unutmayınız efendim.
Çım çımılın çım çımın.
Lanet olsun. Kol saati merakım başladı
ya.
İnşallah
yeni bir bataklık olmaz.
Oj k şu an kafam açıldı bence. Hocam sen
bir peşine düş onun.
34 tane saat kestirdim gözüme. Onları
alacağım.
Hepsini bir anda almayacağım tabii.
Eğer eee enflasyon çok hareketli olmasa
gibi mümkün değil.
Kaso. Evet. Yarın alacağım bir tane
kasyo.
Muhteşem eser. Simyajdan [&nbsp;__&nbsp;] gibi.
Ben onu yok. Casio alacağım.
Eee tane kaso kestirdim gözüme. Onları
alacağım. En sona param olunca seiko 5
Başka da hayatım boyunca saat
almayacağım.
En alınabilir saat kasıyor şu anda.
Seolar 20.000 20.000 seko mu olur?
Evet.
Paranın kaynağı araştırsın. Allah
kahretmesin ya. 1.000 liralık saat
alacağım ya. Hayatımı bir kere saate
heves ettim.
O da bilmiyorum alabilecek mi?
Ne kadar iğrenç insanlarsınız siz.
Mallim.
Evet. Onlardan alacağım. Roma
rakamlısından.
Benim Casio ile başladı. SWAT devam
etti. Seo ile Casio F91 sona erdi.
Sen ilk Alman yarayan saati en son mu
aldın?
Moda iğrenç.
Yayın kapanıyor. Oo 15.000 abone
olmuşuz.
Vay be.
Biz niye bu anda bir anda bu kadar hızlı
abone artışı oldu?
Ne kadar tuhaf.
Ben yayına başlarken
14.890
falandı. 100 abone gelmiş olamaz.
Nereden geldi lan bu kadar abone?
He son attığım video tutmuş.
Bot mu attınız? Doğru söyleyin. Allahsız
tospalar.
Bakalım belli olur. Abone sayısı tekrar
14.000'e düşerse o zaman bot
atmışsınızdır.
Öyle.
Evet. Var mı arkadaşlar söyleyecek bir
şeyiniz? Gidin bir ders çalışayım biraz.
Yorulduk.
Yarın Mokita Sosyal'de canlı yayındayız.
Bu felsefe problemleriniz orada
tartışıyoruz. Oraya bekleriz hepinizi.
Var mı diyecek bir şeyiniz?
Aynen öyle. Mehmet hoca.
Haydi görüşmek üzere. Esen kalın. Hoşça
kalın. Mutlu kalın. Kitaplarla kalın
efendim.

Siz de onu oynarken bir anda 4 süz mü
kalıyorsunuz bizi arayın 4 yapalım
Üstelik normal bir 4en ik kat daha büyük
bunu attığınızda 8 kat çekmesi gerekiyor
konu geldi aklıma bir sonraki podcastte
Konuşuruz bunu

Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi rabbil alemin
vessalatu vesselamu ala rasulina
Muhammedin ve ala alihi ve sahihi ecmain
Yüce Rabbim bir araya gelişimizi
hayırlara bereketlere vesile eylesin
imanımızın güçlenmesine
amelimizin düzelmesine
ahiretimizin mamur olmasını vesile
eylesin
neslimizin salahına Kalbimizin
aşkı ilahi ile dolmasına
ahiret yolculuğumuzun kolaylaşmasına
Rabbim vesile eylesin
Yüce Rabbim
ümmeti muhammed olarak
muhtaç olduğumuz ne kadar iyilikler ve
güzellikler varsa ferden ailece ve
toplum olarak hepimize lütfu ile
keremiyle İkram eylesin
Rabbim bizleri dünyada iyi ve şirin
gözüküp
ahirette mahcup olanlardan eylemesin
Rabbim bizleri dünyada rahat
ahirette berbat olanlardan eylemesin
Rabbim bizleri dünyada yüzü gülen
ama kabirde ve ötesinde
ağlayanlardan eylemesin
Her birimizin
Annelerimizin babalarımızın eş ve
çocuklarımızın dost ve yaranlarımızın
hem dünyada hem ahirette yüzünü ak
eylesin
[Müzik]
Aşk ile şevk ile Amin dediğimiz bu
güzelliklere ulaşabilmek için
dünyada iken yapılması gerekenleri
yapmaya Rabbim
Bilfiil her birimizi muvaffak eylesin
Kaymaktan ve kaydırılmaktan sapmaktan ve
saptırılmaktan
hesabını veremeyeceğimiz işlere
bulaşmaktan Rabbim hepimizi muhafaza
eylesin
kıymetli dostlar
insanlar Müminler bir araya gelip bir
meclis oluşturduklarında
her meclisten sonra o meclis ya
lehlerinde Veya
aleyhlerinde tecelli eder
yani her meclisin bir hakkı vardır bizim
üzerimizde
bundan dolayıdır ki Biz bir araya
geldiğimizde selamla başlarız
ayrılırken de selamla ayrılırız
ve bulunduğumuz meclis içerisinde de
Rabbimize darılacak sözler tavır ve
davranışlar
sergilememeye çalışırız
Yani hayır üzere toplanır
Hayır üzere konuşur yine Hayır üzere
dağılmış oluruz böyle olduğu zaman o
meclisin ve Vali üzerimizde olmaz
ama insanlar bir araya gelseler bir
mecliste toplansalar iki müslüman üç
müslüman fark etmez Fakat o Mecliste hiç
Allah'tan dinden bahsedilmemiş olsa o
meclis o meclise katılan insanlar için
bir vebaldir bir mesuliyettir ahirette
bir yüktür sırtında
Çünkü kıymetli dostlar
emniyetçiler bir araya geldiği zaman
emniyetten bahsederler
dövizciler bir araya geldiği zaman
dövizden bahsederler Sanayiciler bir
araya geldiği zaman sanayiden
bahsederler Eğitimciler bir araya
geldiği zaman eğitimden bahsederler
eğitimcilerin ortak değeri eğitimdir
sanayicilerin ortak değeri sanayidir
herkesin mesleğine göre bir ortak değeri
var ama bütün meslekler hepimizin ortak
değeri ise din ve imandır
Çünkü biz şuna İnandık Ben dünyada var
mıyım varım nefes alıp veriyor muyum
veriyorum Bu imkanı Bana kim verdi Allah
verdi ne için verdi
onu bileyim ona kulluk yapayım diye bunu
verdi ben bu nefesi uçakta da alıp
versem Maksat budur denizde de alıp
versem Maksat budur nerede alıp verirsen
vereyim Maksat budur
Eğer ben bu maksada
gerçekleştirmiyorsam yoldan çıktım
demektir Mesela
elimizde telefonumuz olsa fakat aramak
istediğimiz zaman arayamıyorsak bizi
arayanlar bize o telefonla ulaşamıyorsa
o telefon
haddizatında iyi bir marka dahi olsa çok
pahalı bir telefon da olsa aramak
istediğimiz zaman arayamıyor aranmak
istediğimiz zaman cevap vermiyorsa Sizce
bu telefonun bir değeri olur mu
telefondan Maksat Madem ki ulaşmaktır
bizi arayanlar bize ulaşacak bizim
aradıklarımıza Biz ulaşacağız bunu
gerçekleştirebiliyorsak Telefonun bir
anlamı vardır değilse Telefonun bir
anlamı yoktur
kolumuzda tuttuğumuz saat Eğer bize
vakti gösteriyorsa bir anlamı vardır
vakti göstermiyor çalışmıyorsa o zaten
bir anlamı yoktur bizim için yani saatte
dediğim vakti gösterecek peki mümin olan
bir insan hani telefonun görevi var
zaten görevi var Mümin dediğimiz İnsanın
Allah'a inanmış ahirete inanmış
peygambere inanmış sallanır inanılması
gerekenlere inanmış olan bir Müslümanın
bu dünyada saatin vazifesi gibi
telefonun vazifesi gibi Şaşmaz bir
vazife hepimizin ortak vazifesi nedir
Allah'a iyi bir kul olmaktır
Peki kıymetli Dostlar Allah'a iyi bir
kul olmak bizim en öncelikli derdimiz
olması lazım Kendi adımıza böyle olduğu
gibi çocuklarımız adına da böyle
olmalıdır Yani şöyle diyeyim ben şunu
Düşünmem lazım iyi bir Müslüman nasıl
olabilirim ne yaparsam daha iyi müslüman
olabilirim Rabbimin sevgisini daha çok
nasıl kazanabilirim
çocuklarımla ilgili Hani her Baba
düşünür ya Hangi iş yaparsan ne kadar
maaş alır geliri nasıl olur evlenecek
çocuk sahibi olacak bunları düşünür ya
bunların hepsinden daha önemli ben
çocuğumun beş vakit namazında dürüst
Yalan söylemeyin hakkını hukuka riayet
eden büyüklerine Saygı gösterir Efendim
Allah'a iyi kul olan bir evlat olarak
Kız mı Kız Erkek mi Erkek nasıl bir
yetiştirebilirim birinci sırada bu
olması lazım neden birinci sırada bu
olması lazım Kardeşler Çünkü rızık
konusuna Allah kefildir Sadece bizim
rızkımıza değil bütün canlıların rızkına
da Allah kefendir
şimdi hadis-i şerifte geçen ifadesi ile
söylüyorum Kuşlar sabahleyin yuvasından
uçarlar buzdolapları yok
erzak depoları kilerleri yok Nesi var
sabahleyin Kalkan kuşun hiçbir şey yok
yuvasından çıkar rızkını alır
Tabiri caizse karnını doyurarak yuvasına
döner
diğer canlılarda öyle değil midir
koyunlar Kuzular inekler sahipleri bir
şey hazırlarsa hazırlıyor kendileri
kendileri için bir şey hazırlamış
olmazlar günübirlik yaşarlar havada uçan
kuşlardan denizdeki balıklara varıncaya
kadar ormandaki canavarlara varıncaya
kadar yani her türlü canlının da rızkını
Allah
Öyleyse çocuklarımızın rızkı ile ilgili
hatta kendi rızkımızla ilgili
sıkıntıya düşmemiz Allah'a
tevekkülsüzlüktür hiçbir Baba çocuğunun
rızkını temin edemez
cahiliyet döneminde
çocukları öldürüyorlardı iki sebepten
öldürüyorlardı
e Ben fakir velisiyim Eğer çocuğun
büyürse bunun ihtiyaçlarını nasıl
göreceğim en iyisi çocukken bunu
öldüreyim
ihtiyacı çoğalmadan gülmedi büyümeden
işini bitireyim kürtaj yoluyla veya
doğduktan sonra öldürme olayı vardı
bir İkincisi ikinci şekil vardı
çocukları öldürmek için
Ben fakirim meselesi değil piyasada
ekonomik kriz vardır Dolayısıyla Bu
şartlarda nüfus kalabalıklığı zor olur
çocuk geçinemez kendisine bakamaz en
iyisi küçükken bunu götürelim diyorlardı
sizin de rızkınızı onların da rızkını
Biz veriyoruz
piyasada şartlar kötü Dolayısıyla bu
nesne bakmak kolay değildir Ne yapalım
çocukları götürelim derseniz nahnün Arzu
okurum ve
o çocuklar var ya onların rızkını değil
yani buna benzer ayeti kerimeler
Kur'an'da çoktur
hiçbir kardeşimiz kendi rızkı ile ilgili
çocuklarının rızkı ile ilgili endişe
etmemeli endişe etmek iman
zafiyetindendir
şunu da söyleyeyim Bir Baba Bir Anne bir
Veli Ben çocuğuma çok iyi maaşlı bir iş
temin etmek istiyorum demesiyle durum
değişmez
biz elimizden gelen Tedbiri alacağız
Meşru bir şekilde ama rızkı bizim
veremeyeceğimizi ancak Allah'ın
vereceğini
bilmemiz lazım buna inanmamız lazım
bunu hem tevekkül denir hem tevekkül
denir hem Allah'a bağlılık denir
aksini düşündüğümüz zaman yani
çocuklarımızın rızkını bizim temin
ettiğimizi düşündüğümüz zaman bize Şu
soru sorulur Peki sizin rızkınızı kim
temin
ediyor sizin rızkınızı kim temin
ediyorum bu ifadelerimle şu noktaya
geleceğim
asla fakat kıymetli Dostlar kendimizle
ilgili çocuklarımızla ilgili rızık
endişesi sebebiyle
meşru olmayan yollara Çocuklarımızı da
yönlendirmemeliyiz bizde göremeyiz
şimdi
İnsan bazen yanlış yapar
yapmış olduğu yanlıştan sonra tövbe eder
bir defa
Allahû Teala'nın
affedemeyeceği hiçbir günah yoktur
ama affetmeyeceği bir günah var o da
küfür ve şirktir Yani bir insan küfürle
ahirete gittiğinde
cenab-ı
ne kadar günahla ahirete giderse gitsin
dilediğimi cezalandırırım suç mu suçlu
İstersen bu suçun Cezasını veririm
kararı ben veririm buna bana kimse
dayatamaz
dilediğimi de bağışlarım yetki beldedir
diyor
Demek ki küfrün dışında
ahirette her türlü günahın
affedilme ihtimali var mı var
Peki
kıymetli Dostlar dünyada
Yaşarken bir insan
kendi çoluk çocuğunun nafakasını temin
etmek kendi ihtiyacını temin etmek için
yanlış yollara düştüğü zaman bu ikiye
ayrılır
bir kul hakkına taalluk eden yanlışlar
var
Bir de kul hakkına taalluk etmeyip
sadece Allah hakkına tarluk eden
yanlışlar var
her bir insan kul hakkına taalluk eden
yanlışlara bulaşırsa
bunun temizlenmesi zor oluyor
niye temizlenmesi zor oluyor çünkü
kıymeti Dostlar yarın ahirette bizde
hakkı olan insanlar gelip bizden hakkını
isteyecekler
bizden hakkını istediği zaman eğer
cenab-ı
demezse bizim kıldığımız namazları
alacaklar tuttuğunuz oruçları verdiğimiz
sadakaları yaptığımız iyilikleri biz
kime vereceğiz haksızlık yaptığımız
insana vermiş olacağız bu ise bizim
elimizde bize çok lazım olacak olan
abdestimiz namazımız ve diğer
ibadetlerimizden elde ettiğimiz sevaplar
bize lazımken kime vermiş olacağız
bunları yabancılara vermiş olacağız
Bu bakımdan kıymetli Dostlar insan
çoluğunun çocuğunun nafakasını temin
ederken bir faize bulaşmamalı krediye
bulaşmamalı iyi bir maaş alsınlar
düşüncesiyle iyi bir İstikbal
kazansınlar düşüncesiyle Allah'ın izin
vermediği meşru görmediği onaylamadığı
Yolları hiçbir zaman tercih etmemek
lazım
öyle yaptığımız takdirde çocuklarımıza
gelecek düşünürken asıl geleceklerini
kaybetmiş oluruz
Neyi kastettim bundan Yani diyelim ki
çocuğumuza biz
iyi bir maaş temin edecek bir iş imkanı
işin koştuk koşuşturdu ve bunu da
takdir-i ilahi muvaffak olduğumuzu kabul
edelim ama din ön planda olmadığı zaman
Kur'an'dan mahrum abdestten mahrum
namazdan mahrum bir şekilde yetiştiği
zaman haramlara alışmış günahlara
bulaşmış bunları Peynir ekmek yer gibi
günahlara alışmış olan bir yavrumuz
ahireti perişan olunca ne diyecektir
anne baba kendisine ona yönlendiren kim
varsa
Allah'ım Ben hakkımı istiyorum der mi
demez mi cehennemin ucu gözüküyorsa der
mi demez mi arkadaşlar der bundan
dolayıdır ki çocuklarımızın yetişmesinde
mutlaka ilk birinci planda tutmamız
gereken onların dini yöndeki
gayretlerini sağlayacak bir eğitim
olması lazım
Bu bir annenin Bir babanın çocuğuna
karşı yapması gereken en önemli
vazifedir bu noktada İslam dininin
ortaya koyduğu çok açık ve nettir şimdi
Çocuklarımız var torunlarımız var
kıymeti Dostlar bildiğimiz bir şeyi
söyleyeceğim İslam dini diyor ki
çocuklarınıza dini öylesine
öğreteceksiniz ki 7 yaşına geldiği zaman
adam gibi namaz kılmasını bilecek yani
şu bahane 2 bilecek Ettehiyyatü verecek
Salli Barik
En azından bir namaz kılacak kadar İhlas
Felek ve nasip bilecek Ayrıca namazı
kılmasını bilecek ne zaman 7 yaşına
geldiği zaman yani bir anne ve baba
çocuğuna torununa 7 yaşına gelinceye
kadar bunu öğretmesi ilahi Bir vazifedir
Allah tarafından Bu bize şunu gösteriyor
yani biz nereye odaklanmamız gerekiyor
çocuklarımızın imanına ahlakına
odaklanmamız gerekiyor
rızık meselesine gelince rızık
meselesini anne karnındayken Kim veriyor
Allah veriyor doğduğu zaman da Allah
veriyor şimdi
malumunuzdur
anne çocuğunu ilk doğduğu zaman annenin
sütü sulu olur
Bir ay sonra biraz daha koyulaşır bir ay
sonra biraz daha koyulaşır 6 aylık
çocuğun çocuğu emziren Bir annenin
sütüyle 6 günlük çocuğu emziren Bir
annenin sütü aynı değildir
o süt suludur ilk günlerde sonra ne
oluyor katılaşıyor Neden öyle Çünkü
çocuk ilk doğduğu zaman midesi ağır sütü
kaldırmaya gücü yetmez
o ona elverişli değildir Onun için
çocukluğumuzda inek sütü çocuklara
verdiklerinde ne yaparlardı inek sütünün
yarıdan çoğunu su yaparlardı
Çünkü o sütü olduğu gibi kaldıramaz ama
Allah ayarlarken nasıl ayarlıyor onu
annenin sütünü ilk günlerde sulu yapıyor
ve o eğer o Eğer anne yapamaz başka
kimse yapamaz o yer ancak Allah yapar
onu memede oluşan evvela
güçlendikçe ne oluyor
o süt katılaşıyor daha verimli daha
vitaminli hale gelmiş oluyor şimdi onu
nasıl ki annesinin memesinde ayarlayan
Allah ise onu hesap ediyor Onu Değerli
aziz ve Alim olan Allah Bunu ayarlıyorsa
o çocuğun ölünceye kadar rızkını bir
damla suya varıncaya kadar ayırmıştır
şu bir vakadır ki kıymetli Dostlar bir
damla su rızkı olan kişi o bir damla
suyu içmeden Vallahi Ölmez billahi Ölmez
Allahu ekmez
yine hiçbir insan rızkı olmayan bir
damla suyu içmesi mümkün değildir
bunların her birisi Allah tarafından
laike takı değil ulan Azizim Ali aziz ve
Alim olan Allah'ın ayarlamasıdır
Ben şimdi tekrar başa doğru döneyim
kıymetli dostlar
Rabbimiz Celle ve Ala Hazretleri Biz
insanları en kıymetli en şerefli olarak
yarattı
hafızamızın okuduğu birinci ayeti
kerimede eserleri
beni Adem Adem'in çocuklarını çok
değerli çok şerefli kıldık diyorum
şimdi Allah Celle ve Ala Hazretleri bize
kullarım Bakın ben size değer verdim
diyor ve sizi çok şerefli kıldım diyor
bunu bize hatırlatıyor ne demektir Ben
sana değer veriyorsun sen de bana değer
vereceksin
demek bu karşılıklı olur yani Mevla bize
çok değer verdiğini ifade ediyor
şimdi kıymetli Dostlar gerçekten Allah
Celle Celalühü kainatta olan her şeyi
bizim için yarattı diyebilir miyiz Yani
mesele Güneş Bizim için doğuyor batıyor
diyebilir miyiz
bizim için rüzgarlar bizim için bulutlar
bizim için çalışıyor diyebilir miyiz
deriz tabii
kainatta ne kadar koyun ve kuzu varsa
otlarken kendi niyetiyle otluyor Ama
aslında kim için okuyor bizim için
ortaya
sütünü veriyor bizim için veriyor
peyniri yapıyoruz yağ yapıyoruz derisini
biz kullanıyoruz Affedersiniz tersini de
yani gübre olarak her şeyinden istifade
ediyoruz
Yani koyun bizim için çalışıyor
hayvanların hepsi aşağı yukarı bizim
tavuk bize çalışıyor horoz bize
Çalışıyor yani Allah Teala Bütün
canlılar bize hizmet çıkın kocaman at
bin sırtıma götüreyim seni diyor ver
yükünü taşıyayım diyor merkep keza öyle
devesi öyle etinden istifade sütünden
istifade sırtından istifade bütün
varlıkları cenab-ı hak bize emanet kıldı
okyanuslar ve denizler gemilerle
vapurlarla kullanıyoruz Efendim Deniz
yolculuğu yapıyoruz taşımacılığı
yapıyoruz ticaretini yapıyoruz
Denizin içerisindeki balıklar onlar da
bize çalışıyor
denizde yüzen balık Kendi hesabına
koşuyor ama oltaya takılınca Ağa
takılınca senin önüne geliyor benim
önüme geliyor birilerine ne yapıyor Onu
yiyor yani Allahu Teala buyuruyor ki
kullarım denizdekiler sizin iş
karadakiler sizin için Gökteki yıldızlar
sizin için seferber olmuşlar bunları
seferber eden kimdir benim
affınıza sığınarak söylüyorum şimdi kedi
der ki ben fareyi yakalamam lazım para
der ki bende kaçmam lazım şimdi fareyi
Allah kedi için yarattı mesela
kedi ondan istifade ediyor Eğer fareyi
yakalayan kedi gibi bizi de yakalayan
bir kedi yaratsaydı Allah Celle Celalühü
o zaman bizde fare gibi onu görünce
kaçacaktık hepsi Bizden kaçar bizde
hiçbirisinden kaçmayız
bir tane çocuk 8 yaşında 10 yaşında 10
yaşında bir tane çocuk 500 tane
Afedersiniz danayı 500 tane deveyi
bilebilir mi gidebilir her gün bir
tanesi bir boynuz olursa onu devirebilir
ama Allah Celle celale onu onların
gözünde nasıl Heybetli gösteriyor
sayılması gereken saygı duyulması
gereken bir padişah gibi gösteriyor
Onun için bütün canlılar ne yapıyor
insana boyun büküyor ne emredersen
başlıyorsun bir çoban bin tane 2.000
tane koyunu gidiyor
Yani
velâlâ beni Adem Biz Ademoğlu
insanoğlunu Çok kıymetli çok şerefli
kıldım her şeyi onun hizmetine kıldık
insanoğlunun bu dünyada her şey
hizmetinde iken cenab-ı hak Ona bir tane
vazife veriyor kul Sen de benim
hizmetimde olacaksın
ki insanoğlunun hayvanların hizmetine
ihtiyacı var ama allah-u Teala'nın bizim
hizmetimize ihtiyacı yok bizim
hizmetimiz kulluktur Allah'ı dinlemektir
Peki ne olacak cenab-ı buna ihtiyacı
olmadığı halde bizden neden kulluk
bekliyor çünkü Cenabı Hak dünyada
hayvana da insana da hak edene de
etmeyene de veriyor ama ahiret alemi
sadece hak edenlere hak ettiğini
vereceği bir yerdir Yani dünyada biz
isteyerek dünyaya gelmedik dünyada
istesek de istemesek de cenab-ı bizim
rızkımızı veriyor
ancak diyor ki Allah Celle Celalühü
dünyada bakkolum ben acıdım kafire Mümin
hiç fark etmez küllerini müdahale
veririm adam kötüdür diye rızkını kesmem
diyor Allah dünyada adam kötüdür diye
rızkını kesmem iyiye de veririm kötüye
de veririm
ama yarın ahirette yalnız iyilere
veririm karşılığını yani Cennet iyilerin
buluştuğu yerdir Allah'ı dinleyenlerin
buluştuğu yerdir Allah ile belki
Allahümme diyenlerin buluştuğu yerdir
Dolayısıyla
ahirette ancak hak edenler güzel netice
ulaşacaklardır
şimdi Hani ne kadar para o kadar köfte
demişler Ya bir insan ne kadar
mesai yaparsa iş yerinde değil mi mesai
kalan var mesaiye kalmayan var adam Ne
kadar mesai yapıyorsa ona göre ücretini
alıyor yani ne kadar iş gücü varsa ona
göre karşılığını alıyorum şimdi Ahirette
öyle
yani dünyada çalışıp gayret ortaya
koyanların ahirette ne güzel ücretidir
Cennet yani Cennet nedir Arkadaşlar
Cennet dünyadaki amellerin ücretidir
karşılığıdır Öyleyse bu ameller ne kadar
fazla olursa ücret de o kadar fazla olur
cennette ki zenginlikte o kadar fazla
olur sonuç olarak şuraya gelelim
Allah Celle Celalühü diyor ki kullarım
ben sizi çok şerefli kıldım Bu benim
size kıyağımdır
beni al deme ve ameline
hem karada hem denizde develeri onlara
İslam'a da kıldım atları size amâde
kıldım binek vasıtaların ise amada
kıldım uçaklar tayyareler Efendim
vapurlar trenler taksiler kamyonlar
hepsi tırlar size amâdedir size hizmet
ediyor denizde de böyle Uçaklarda da
böyle
ve sizi tertemiz rızıklarla
rızıklandırdım yemeğin en güzelini
gıdaların en güzelini kim yiyor
İnsanoğlu diyor
ezan elma yiyor artığını Affedersiniz
hayvan olan yerde Yalı atıyorlar hayvana
yediriyorlar yemeği yiyoruz
kuşlara Neyi bırakıyoruz artıkları
bırakıyoruz kedilere hangisini veriyoruz
yemeyeceğimizi veriyoruz köpekler
hangisini veriyoruz kemikleri veriyoruz
yani İnsanoğlu yemeğin en iyisini yiyor
meyvenin en iyisini karpuz iyi ise biz
yiyoruz onu iyi değilse toprağa atıyoruz
hocam kavun iyiyse biz diyoruz onu
çürüdüyse biz yemiyoruz ama Çok
affedersiniz çürümüş et kokmuş eti
attığın zaman köpek yiyor mu yiyor
Kargalar yiyor kediler Yiyor yiyor
eziyormuş yemiyor böyle buyuruyor ki ben
sana o kadar değer verdim ki rızıkların
da tertemiz olanını sana verdi
oturduğun sofrada bak Ne Varsa Hepsi
Sana özel hazırlanmış
öyle mi tencerede pişmiş fırında pişmiş
aşıları ve özel insanlar tarafından özel
yağlarla
hazırlanmış ekime bu insanoğlu
Yani bütün yiyecekleri böyle içecekleri
ambalajlı orijinal
buyuruyor ki bunu insanoğluna ben yaptım
kullarım Bunu size ben yapayım rahmetli
hocamız derdi ki Hasan Efendi hocamız
var bütün hocalarımızdan ahireti intikal
edenlere rahmet eylesin
hadis-i şerifte Ekrem onu hubbise
ekmeğe ikram edin hürmet edin çünkü
Allah ekmeğe değer vermiştir
derdi ki bize Allah ekime nasıl değer
verdi Söyleyin bakayım
sonra kendisi derdi Allah ekmeği insanın
rızkı yaptığı için ekmeğe değer verdi
ekmek kim için pişer insan için pişer
insan en değerli varlıktır özel insan
için pişen ekmek değerlidir o zaman
Allah ekmeği insanın yemeği yapmakla
ekmeğe ikram etmiştir Siz de ekmeği
ikram edin hürmet edin ekmek çöpe
atmayın sağa sola atmayın yani ekmeğe
Değer verin diyor
şimdi
koracak Merhamet tayyibati tertemiz
rızıklarla insanı biz rızıklandırdık
yani Ey insanlar Bakın ben sizi çok
kıymetli kıldım karada denizde her şey
size hizmetçi kıldım
rızıklarınızı tertemiz olan rızıklardan
en temiz şeyleri seziyorsunuz
etin özelini yiyorsunuz özel terbiyeli
terbiye edilmişini yiyorsunuz Efendim
diğer elmasıydı meyvesiydi hep en
iyisini Siz yiyorsunuz ben bunları size
tavsiye
Yarattım diğer bütün varlıklara bakın
hangisine Siz imreniyorsunuz Yani ben
insan olmasaydım da mesela tavuk
olsaydım kimse der mi ben insan
olmasaydım da kuş olsaydım kimse der mi
demez balık olsaydım Kimse demez çünkü
insandaki özellikler ne Kuşlar ne
Balıkta var ne devede var ne arsanda
varsan da bir şecaat var insanda 100
tane marifet var
[Müzik]
değil mi
yılanda bir marifet varsa tilki de iki
marifet varsa insanda 2000 marifet var
onun için
ruhlarına
yarattığımız varlıklar içerisinde
çoğunun üzerine insanoğlunu gerçekten
Üstün kıldı bütün bunlarla kıymetli
Dostlar cenab-ı bize
kulların bu nimetleri Bu saydığım
nimetinin tamamını ben size ikram ettim
Dolayısıyla benim de sizlerin beklediğim
nedir sizin menfaatinize beklediğim
haddinizi bilip bana kulluk yapmaktır bu
kulluğu yaparken ferden yapmayacaksınız
ferden yani ne demek Ferdi
yapmayacaksınız yetiştirdiğiniz çocuğu
aynı dertle yetiştireceksiniz kurduğunuz
yuvada aynı dert hakim olacak Yani bir
ev izlerken o evde
Şimdi
eskilerimiz şunu yaparlardı ev
aradıkları zaman
evvela camiye ne kadar yakındır burasına
bakarlar
ev için en önemli unsur neydi onlar için
camiye ne kadar yakındır
2 eve girdikleri zaman kıblene
taraftadır çapraz mı düz mü Buna
bakarlardı
şimdi niye böyle Çünkü din derdi ön
planda niye Camiye yakın mıdır değil
midir diye bakıyor çünkü cami ile
irtibata devam edecek yakın olursa daha
sağlıklı devam eder uzak olursa daha
farklı olur diye
eve dizerken evi alırken
aile yuvasını düzerken
hep din ön planda dindarlık ön planda
olması lazım ev için sadece Önemli olan
Mobilya değildir ev için sadece Önemli
olan
otoparkı var mı yok mu yüzme havuzu var
mı yok mu burası değil mi Bunların
hepsini olduğunu kabul edelim Ama ahlak
yoksa O binada
ahlak yoksa O binada oturanlarda
Efendim hep sosyete insanlarsa çocukları
Efendim kıbleye Dönmeyen gençlerle
doluysa yani her tarafı yüzme havuz olsa
ne olacak Her tarafı otopark olsa ne
olacak Her tarafı full otomatik olsa ne
olacak ya hiçbir işe yaramaz yarar gibi
gözükse de sadece aldatma vesilesi olur
Allah Celle Celalühü bizi aldananlardan
eylemesi şimdi
Bu ayeti kerimeden sonra cenab-ı hak
şöyle buyuruyor
yemene de o külle ünensin bir imam mühim
kullarım Ben bütün insanları ahirette
hesaba çekerken
kimlerle
hayatını şekillendirdi
onlarla çağıracağım diyor
Yani onun hayatına kim yön verdi kimin
öncülüğünde kendisini şekillendirdi
gazeteci mi yorumcu mu şarkıcı mı sporcu
mu
siyasetçi mi
Kim ona yön verdi
onun hayatını etkileyen ahlakını
etkileyen tavır ve davranışlarını
etkileyen Kısacası ona imamlık yapan
önderlik yapan kimlerse gelin diyeceğim
beraber hesap ver
ikisini beraber çağırınca kıymeti
Dostlar ayetlere girmiyorum bunu anlatan
birçok ayeti kerime var Sadece mealen
sizinle paylaşıyorum
şimdi
eğer kötü yolda insanı etkileyen
birileriyle hesaba giderse
o insanlar birbirleriyle kavga yapmaya
başlayacaklar birbirini şikayet
edecekler diyecekler ki Alt
kademedekiler Ya Rabbi bizi Bunlar
yoldan çıkardı
yani Allah Celle celale insanları
önderleri ile çağırmış olacak Kimisi
dostlar Şu ayeti kerimelerle bitireyim
isterseniz
vasiye kalledin
sevk edilenler de tek tek değil grup
grup sevk edileceğini cehenneme sevk
edilenlerin de kuru kuru sevk
edileceğini söylüyor ayeti kerime yani
firavun avenesiyle beraber Ebu Cehil
ekibiyle beraber
benzeri insanlar
ekibi ile beraber cehenneme sevk
edilecektir ama Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ekibiyle
beraber sevk edilecektir Mevlana
hazretleri ekibiyle beraber sevk
edilecektir Mevlana'dan istifade edenler
Onunla beraber sevk edileceklerdir İmam
rabbani'den istifade edenler Onunla
beraber sevk edilecektir bundan
dolayıdır ki biz hayatımızın akışı
içerisinde
cennette kendileriyle Beraber
olabileceğimiz Ümit ettiğimiz
toplulukların içerisinde olmalıyız
Çocuklarımızı da böyle bir topluluğun
içerisinde çekmeliyiz Çünkü onlar bizden
görecekler biz onlara önderlik yapacağız
hep beraber ailece Allah yolunda cennete
doğru yürümüş olacağız
Yüce Rabbim her birimizi
Allah rızası için El Fatih

Herkese merhaba Bu videoda sizlerle
beraber sevmediğim okuduktan sonra
etkilenmediği veya eleştirdiğim
kitapları konuşacağız kitaplara geçmeden
önce baştan söyleyeyim Bu kitapları
benim sevmiyor veya beğenmiyor olmam bu
kitapların kesinlikle kalitesiz ve boş
olduğu anlamına gelmez öyle anlama
geldiğini düşündüğüm kitapları da
mutlaka belirtirim ki videoda galiba
birkaç tane olacak elbette ki bir
yazarın her kitabını ayrı ayrı sevmek
mecburiyetinde değiliz veyahut bir
yazarı insanlar seviyor diye ya da bir
yazarı eleştirmenler beğendi diye biz de
Beğenmek zorunda değilim bu benim
nacizane okur yorumum olacak Çok da
vakit kaybetmeden ilk kitabımızdan
başlayalım ilk kitabımız Chuck ponan
tıkanma Chuck poloni Benim okuduğum ilk
yeraltı edebiyatı yazarlarından biri ilk
zamanlarda işte yeraltı edebiyatıyla
yeni yeni böyle araştırmaya falan filan
Başladığım zaman bir külliyat okuması
yapmaya çalışıyordum Chuck poloni o
külliyat okuması yaparken seçtiğim ilk
yazarlardı ilk okuduğum kitabı gösteri
peygamberiyim ondan sonra Günce okudum
günceye de çok sevmemiştim fakat
eleştirilecek bir tarafı yoktu Sadece
zayıf bir eserdi tıkanma iddialı bir
eserdi ve iddialı bir eser olmasına
rağmen zayıf geldiği için bu listeye
girdi iddialı eserlerde şöyle bir durum
var Yazar eseri yazarken iyi bir eser
yazdığı inancıyla ve iddiasıyla Yola
Çıkar ve bunu size açık açık belli eder
tıkanma da böyle eserlerden biriydi Evet
içindeki psikolojik tahliller Ne bileyim
histerik davranışlar karmaşık olay
örgüsü Aslında benim gibi bir okuru
cezbedecek düzeydeydi fakat kitabın
içeriğine girdi dediğim zaman Çok da
fazla etkilenmediği fark ettim
Kesinlikle kötü bir kitap değil hatta
aksine güzel bir kitap sadece benim
beklentilerimi karşılamadığı için bu
listeye girdi Chuck polony gibi bir
yazardan başarılı kitaplar okumak
isterdim Zira bu adam gösteri Peygamberi
veya Dövüş Kulübü gibi iki adet Şah
eseri kaleme aldı tıkanma sanki birazcık
Aceleye gelmiş bir eser gibi geldiği
için bu listeye girdi bir sonraki
kitabımız George orwell'in 1984 George
Orwell ile kişisel hiçbir husumetim yok
sadece bilim kurgu ve distopya
eserlerini çok sevmiyorum ben 1984
Aslında edebi tarafı da baskın olan bir
eser Ama ve lakin içindeki birtakım
motifler Evet günümüz çağını
yansıtsın günümüz çağını değil ben bu
tarz eserlerde şöyle bir yorum
getiriyorum yazıldığı dönem bugünü hala
anlatabiliyorsa o yazıldığı dönemle
bugün arasında hiçbir fark yoktur
gerçekten de tarihsel birazcık
karıştırdığımız zaman görüyoruz ki
hiçbir şey değişmemiş orwell'in aktif
yazı yazdığı zamanlardan beri 1984 Evet
bir yapıt Bence de bir başyapıt fakat
dediğim gibi beni çok etkileyen bir eser
değildi ursulanın mülksüzler distopik
bağlamlı beni daha çok etkilemişti
Örneğin ben birazcık galiba estetik
tarafı ağır basan eserleri seviyorum
Tabii bir distopik bir eserde estetik
tarafın ağır basmasını arzulamak da epey
çelişkili bir durum sadece dediğim gibi
çok fazla beni etkileyen bir eser
değildi Fernando pessoa'nın
huzursuzluğun kitabı bir Aforizma
kitabını andırıyordu bana Aslında
içindeki fikir çok güzel yazar kurmaca
yazar karakterler ortaya atıp o kurmaca
yazar karakterlerin zihninden bir
anlatıda bulunmaya çalışıyor bence bu
anlamda çok başarılı teknik anlamda Ben
beğendiğim bir roman veya bir anlatı
diyeyim ana fikir ve içindeki felsefe
çok boğucu boğucu kastım şey değil fazla
Pesimist anlamında değil sadece bir
şeylerin negatif perspektifine bakmaya
yönelik bir anlatı sistemi var Bu Tarz
anlatılar Benim hoşuma çok fazla
gitmiyor listede bir kitap daha var bu
sebepten dolayı listeye orada birazcık
daha detaylı bahsedeceğim hayatın her
zaman beyaz ve siyah tarafını görmeye
eğilim gösteren yazarlar beni ne yazık
ki inandıramıyor hayatın bütün
dinamiklerini aynı anda verebildiği
eserler verdiği zaman ben etkilenmeye
başlıyorum hayatın biliyorsunuz gri
tarafı var açık gri tarafı var koyu gri
tarafı var siyahtan biraz az siyah
tarafı var vesaire vesaire milyarlarca
farklı dinamiği var sadece negatif
taraflardan baktıkları zaman ben İrite
olmaya başlıyorum diyebilirim listemizin
4 kitabı Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi
Masumiyet Müzesi iyi bir eser arkadaşlar
Evet anlatı olarak ne bileyim kurmaca
olarak kötü bir eser değil Fakat bu
eseri Orhan Pamuk'un yazmış olması ne
yazık ki listeye girmesi için gayet
yeterli bir sebep Orhan Pamuk'un birçok
kitabını okudum sessize Cevdet Bey ve
Oğulları Beyaz Kale efendime söyleyeyim
Kara Kitap İstanbul Yeni Hayat Benim
Adım Kırmızı kırmızı saçlı kadın gibi
eserlerin yanında Bu eseri görmek beni
şaşırtmıştı niçin şaşırtmıştı Masumiyet
Müzesi Orhan Pamuk gibi bir yazarın
değil alenen bir yazarın yazabileceği
bir kitap ve baktığım zaman da çok fazla
hikayenin
derinleşmiş var işte döneminin toplumun
bireye olan
yansıyınca kitap kitabına davet ediyorum
dönemin ve toplumun bireye olan ezici
yansımasını O kitaplarda Bir de okuyun
aynı yazarın kitapları sonuçta yani Bu
kitap ne bileyim olmamış Sanki bir
şeyler Orhan Pamuk'tan beklediğim
kitaplardan biri olmadığı için bu
listeye girdi ama dediğim gibi
Kesinlikle kötü bir kitap değil bu
kitabı Örneğin Elif Şafak yazmış olsaydı
derdim ki Evet iyi kitap yazmış ama o
Elif Şafak Bu da Orhan Pamuk arada fark
var Hakan günday'ın p ve as kitapları
Evet Hakan günderen çok fazla
hoşlanmadığımı biliyorsunuz edebi olarak
yazın becerisi olarak fevkalade bir
yazar Kinyas ve Kayra zamir daha gibi
kitapları beni oldukça etkilemişti
içindeki kelime oyunları anlatım
oyunları teknik bilgisi entelektüel
edebiyat bilgisi etkileyiciydi fakat az
ve piçte bunları göremedim Ne yazık ki
az ve pit bana özellikle pit bana
birazcık şey gibi geldi okey Kinyas ve
Kayra iyi bir eser Onun başka bir
varyasyonu yaratalım gibi bir eser gibi
geldi Eee aza baktığımız zaman da konu
çok iyi Evet toplumun kanayan yaralarına
parmak basan Bir konuyken toplumun
kanayan yaralarına parmak basmayan bir
roman okunabilir mi kesinlikle
okunabilir Hakan günday'ın bütün
kitapları Bence okunabilir fakat Hakan
Günday edebiyatı içinde
değerlendirdiğimiz zaman ve az
birazcık hafif eserler kalıyor fakat
yine okunabilir Sadece beni çok
açmamıştı diğer kitaplarından sonra
bunları okumak birazcık hayal
kırıklığına uğratmadı değil bir sonraki
kitabımız Asya'dan geliyor osamu dazen
insanlığımı yitirirken osamu dazai
galiba 2 yıldır falan Türkiye'de popüler
bizim toplumumuzda Birazcık böyle
popülerleşen yazarlar
eleş iremi musunuz vesaire vesaire bir
girdiğim birçok edebiyat sohbetinde de
aynı durumu yaşadım ozay insanlığımı
yitirirken iyi bir kitap değil
arkadaşlar yani evet birçok farklı
yönden sizi iyi hissettiriyor yani şey
anlamında edebi zyg ulaştırdığını
düşünüyoruz fakat insanlığımı yitirirken
yazarın kendi hayatına objektif bakarak
yazabildiği bir roman değil Bana kalırsa
Evet de elbette kendi hayatını yazmış
gibi yaklaşıyoruz işte hayatından bir
parçayı yazmış fakat unutmayalım yazarın
hayatından bir parçayı yazmış olması o
kitabı otobiyografik Metin haline
getirmez o kitap hala kurgudur ve o
kitaba hala edebi eser olarak
yaklaşmamız gerekir örnek olarak Orhan
Pamuk'un sessiz evinde dağılmış bir
Osmanlı burjuva veya entelektüel
ailesinin hikayesini okuyoruz e
baktığımız zaman pamuk ailesinin Geçmişi
de buna aşağı yukarı benzer fakat pamuk
ailesini ben sessiz evden okumaya
çalışırsam burada birtakım problemler
çıkar ortaya anlatım olarak bence çok
iddialı değil iki farklı çevirisinden
okumuştum ben bu Bu kitabı evet kabul
ediyorum Asya edebiyatı zaten birazcık
daha minimal bir anlatı sistemi tercih
ediyor O yüzden bu yönden eleştirmeye
kitabı Hani anlatım çok basit vesaire
gibisinden içindeki olay örgüsü karakter
gelişimi karakter tutumları birbiriyle
çelişkili e diyeceksiniz ki yazarın
belki istediği şey buydu Yani bilmiyorum
böyleyse de evet saygı duymak gerekiyor
fakat bir okuyucu gözüyle baktığım zaman
oldukça zayıf bir metin ve Listenin
Bence açık ara en kötü kitaplarından
biri Lev Tolstoy'un İnsan Neyle Yaşar
kitabı Evet insan insanla başlayan
kitaplarla ciddi problemim var bunu
Bazen fark ediyorum İnsan Neyle Yaşar
insanlı yitirirken İnsan nedir gibi
söylemler beni epey irrite ediyor
insanın el yaşarı sevmemin en büyük
sebeplerinden biri edebi tarafının
olmaması bunu Tolstoy da söylüyor galiba
mektuplarında ve kendi metinlerinde
dostu eski de söylüyor inceleme
yazılarında vesaire doğru Haklılar Çünkü
neden fakirlere ahlak dersi vermek için
yazılmış manipülatif bir eser gibi
geliyor bana Elbette ki Tolstoy
edebiyatını oku okumak istiyorsanız
baştan aşağı kesinlikle okuyabilirsiniz
yine Orhan Pamuk da ve Hakan Günday da
söylediğim gibi Bu kitabı Tolstoy yazmış
olması bu kitabı kötü yapıyor alenen bir
yazar yazmış olsa Elbette ki kabul
edilebilir bir kitap anlatım güzel
öyküler güzel efendime söyleyeyim
infolar güzel vesaire vesaire fakat
Tolstoy gibi birinin Bu kitabı yazmış
olması Bence kitabı zayıfla ştır mayaya
yeter Tolstoy'un birtakım tutumları beni
zaten İrite ediyor örnek olarak onun şey
bir bakış açısı vardır fakirlere sürekli
bir ahlak dersi ver vermeye çalışır
sözlerinde işte aforizmalar anda vesaire
İnsan Neyle Yaşar kitabında da bir öykü
vardı galiba işte adam tarlasının
etrafında dolanıyor dolanıyor en sonunda
ölüyor Dolana Dolana işte adamı hırsı
öldürmüş oluyor böyle bir alt mesaj
vermeye çalışıyor mal hırsı adamı
öldürmüş oluyor e Tolstoy da diyor ki
Alt metinde mal hırsına düşerseniz
insanlığınızı kaybedersiniz Önemli olan
şey ahlaklı olmak erdemli olmak ve
insanlıktır ben de ona soruyorum neden
sadece fakirler erdemli ve ahlaklı olmak
zorunda zenginler olmasın mı bir tek
fakirlere mi müstahak bu yüzden
eleştirdiğim bir eserdi Fakat toso çok
büyük bir yazar bu Şüphesiz bir şey
sadece bu eseri nazarında bir eleştiride
bulundum bir sonraki kitabımız Murat
menteşenin E bu seri Aslında fikir
olarak çok güzel bir fikir işte bir adam
anlatıcı yazarımız zamanında yolculuk
yapıp eski edebiyatçılarla konuşuyor Biz
de bunu izliyoruz eski edebiyatların
portrelere bunu yapıyor aslında
edebiyatçıları tanımlıyor ve onları bir
portre kişi haline getirip Roman
karakteri olarak önümüze veriyor yani
burada bir edebiyatçı tanımlama iddiası
var Ahmet Mithat Efendi ile olan bir
diyaloğunda şöyle bir konuşma geçmişti
işte Ahmet Mithat Efendi'yi zayıf
romancı derler İşte henüz tekneye
oturmamış romancı derler ama bence Ahmet
Mithat Efendi Türk edebiyatının en büyük
romancısı dır Çünkü halka ulaşmıştır
gibi bir söylemi vardı yani bilmiyorum
Bunlar çok iddialı yorumlar gibi geliyor
Bir edebi eserin içinde bile olsa işte
ağ yazarı aslında herkes çok kötüdür ama
çok iyi bir yazardır birazcık işte
sürüden ayrışmak gibi geliyor Murat
menteş'in kalemi güzel bir kalem Evet
kolay anlaşılabilir bir kalem fakat
içerik Beni tatmin etmiyor bu Murat
Menteş kitaplarında da evet anlatım iyi
karakterler Özgün isimlendirmeler
fevkalade yani vitrin ve Ambalaj
kusursuz ama paket içeriği vasat Bu
yüzden de bu listeye girdi Charles
bukowski'nin ekmek arası Charles
bukowski'nin bütün kitaplarını okumuş
biri olarak söyleyebilirim ki ekmek
arası Charles bukowski'nin yazdığı en
kötü Kitap neden en kötü kitap Çünkü
bukowski'nin asıl saf Yalın ve öz halini
ki Bukowski bukk yapan özellikler
bunlardır saf öz ve Yalın halini
yansıtabilir bir eser değil Bu kitabın
devam kitabı niteliğini olan bir kitap
daha var fotu bir onu okuyun bir de
Ekmek arasını okuyun aradaki farkı
anlarsınız içeriğindeki saldırganlık ve
cinsiyetçi tavır yönünü bir kenara
bırakacak olursak Bana kalırsa
bukowski'nin anlatım olarak ve kurgu
olarak en başarılı eseri kadınlardır
ekmek arası bir çocuk üzerinden
anlatıyor hikayeyi zordur doğrudur fakat
o çocuk yaşlı Bukowski aslında yani
karakterizasyonu ve kişileştirmeye çok
iyi tutturamadı düşünüyorum Çünkü o
çocuk bukowski'nin çocukluğundan ziyade
yaşlı Bukowski bir çocuk olarak hayatına
devam ediyormuş gibi
hissettirmiştir bu da eseri bir noktada
karikatüristik hale getiriyor e ciddi ve
oturaklı eserlerin karikatüristik
tarafları olması Bence hoş bir durum
değil Alper canı Güzün Oğullar ve
rencide Ruhlar isimli kitabını bir
arkadaşımın önerisiyle okumuştum O çok
abartmış tı belki de o yüzden aklımda
böyle kaldı sevmedim etmedim diye çok
abartmış tı kitabı bana işte Aman çok
mükemmel Aman çok beğenirsin vesaire
fakat gördüğüm tek şey belli başlı
popüler karakterlerin karakter haline
getirilip birazcık Absürt bir olay
çerçevesinde Absürd yakın Daha doğrusu
anlatılması ydı zor bir kitap değil
anlaşılması anlaması algılaması veya
çözümlemesi zor bir kitap değil
abartılacak düzeyde de bir kitap değil
bu listeye girmesinin sebebi de fazla
abartılıyor olmasıydı birazcık okur
yüzünden bu listeye girdi diyebilirim
listedeki galiba tek kurgu dışı kitap O
da Murat gülsoy'un büyü bozumu yaratıcı
yazarlık kitabı Bu kitap yaratıcı
yazarlıkla ilgilenenlerin ya da
yazarlıkla ilgilenenlerin mutlaka dönüp
bir baktığı kitaplardan biridir e Murat
Gülsoy da biliyorsunuzdur iyi bir
edebiyatçıdan sanki yazarlık ve okurluk
konusunda ki kitabın iddiası bu
yazarlığı ve okurlu daha iyi hale
getirmek yeterli değil gibi geldi belli
bir takım öyküleri inceliyor kitabın
içinde fakat şunu sorgulamış tım ben bu
kitabı okuduktan sonra gidip direkt
inceleme okusaydım daha aynı şey
olmayacak mıydı belli başlı teknikleri
Evet anlatıyor Fakat o tekniklerin nasıl
uygulanacağını ne zaman uygulanması
uygulanmaması gerektiğini anlatıyor
yaratıcı yazarlık kitaplarında bu kanser
durum vardır Size Her bilgiyi verir
kitaplar E siz sorduğunuz zaman ben bunu
nasıl uygulayacağım Ben bunu ne zaman
uygulayacağım Ve ben bunu nerede
uygulayabilirim Dediğiniz zaman veya
niye yapayım bunu Dediğiniz zaman bunun
cevabı yoktur bu sorulara cevap veren
tek bir kitap okudum O da ursula leg
guin'in dümeni yaratıcılığa kırmak
isimli bir kitabı bu tarz sorulara bir
tek o kitap cevap veriyor ona da
bakabilirsiniz birkaç ay önce sosyal
medya keşfetimi ele geçiren kitap
değersiz bir hayat kalınca da bir kitap
böyle bir fuko sarkacı kadar var
herhalde Ama bana kalırsa insan atma
konusunda insanı çözümleme konusunda
Charlie'nin Çikolata Fabrikası kat kat
daha edebi bir çocuk kitabı ve kitabın
yarısının çocuk şarkılarının ibaret
olmasına rağmen değersiz bir hayat bir
ajitasyon hikayesi gibi geldi bana işte
yazar da herhalde böyle söylüyor Gerçi
kendi kitabını ciddiye almayan
yazarların kitabını eleştirmek ne kadar
doğru bilmiyorum zaten bu liste O yüzden
vetpet kitapları cart curt girmedi
evvela yazarın bir kendi yazdığı kitabı
ciddiye alması gerekiyor ki ondan sonra
biz ciddiye alalım okurlar olarak
değersiz Bir Hayatta aynen böyle bir
kitap evrensel nitelikte yazılmaya
hedeflenmiş çevrilsin dünyaya yayılsın
diye yazılmış tamamıyla bir Pr ürünü
olarak görüyorum ben bu kitabı bakmış
insanların hassas noktaları ne Dünyada
neler yaşanıyor Dünyada hangi haberler
dönüyor hepsini bir kitaba sığdırmış
Evet engelli insanların yaşadığı
zorluklar bunu en acı şekilde anlatayım
bu noktada Ben katılmıyorum İşte bu tarz
kitaplar bana birazcık şey gibi geliyor
halkı insanlığı kandırmaya yönelik
kitaplar şimdi diyeceksiniz ki E ama
Sevsek okuyamaz mıyız Bu zaten benim
listem son ismimiz de bu bir kitap ismi
değil Bu bir yazar ismi Paul coello
kendisinin Simyacı Veronica Ölmek
İstiyor işte gibi gibi birçok popüler
kitabı var şimdi hepsini aklıma gelmedi
kitapçıda Çalıştığım süre boyunca
hepsinden böyle biraz okumuştum ve
baktığım gördüğüm şey şuydu hepsi aynı
şeyi anlatıyor işte pozitiflik efendime
söyleyeyim kişisel gelişimi biraz
gelişim de olmaz psikolojik kişisel
gelişim ya kişisel gelişimdir ya da
psikoloji kitabıdır bu noktada ben
kendisini çok haz etmiyorum çok da edebi
bulmuyorum veya çok önemli de bulmuyorum
Çünkü Simyacı isimli kitabını okudum
baştan sona oturaklı Bir de Veronica
ölmek istiyoru okumuştum birazcık işte
kendi ürettiği düşüncey demiş gibi
sattığı düşünceyi biraz felsefe tarihi
Bilginiz olduğu zaman ortaya
çıkarttığınız da rahatsız oluyorsunuz
bir yazarın yazar Sanki hiç düşünülmemiş
akıl edilmemiş ya da yapılmamış bir şeyi
size Satmaya çalışıyor E tabii Siz
baştan aşağı bütün her şeyi bilmek
zorunda da olmadığınız için a diyorsunuz
etkileniyorsunuz fakat işin sonunda
şununla karşılaşıyorsunuz ya ulan bunu
50 kişi yapmış daha önceden bir kitapta
da vardı o işte hiç yapılmamış bir
tekniği yapmış Roman öyle basılmıştı ya
aldım baktım elime bilinç akışı
kullanmış üst kurmaca kullanmış ya
bunlar Yüzyıllardır yapılan şeyler
Aslında biçim değiştiriyor Sadece bu
tarz eserler bana birazcık da ne bileyim
hoş gelmiyor sadece bu Evet listemizin
Sonuna Geldik bazı kitapları gerçekten
sevmediğim için listeye koydum
bazılarını Gerçekten iyi olmadığı için
listeye koydum bazılarını da iyi
yazarların kötü kitapları olarak listeye
koydum E bu Benim listemde sizin
sevmediğiniz kitapları da aşağı yorumlar
kısmına bırakmayı unutmayın e Eğer bu
video serisinin devamının gelmesini
istiyorsanız veya buradaki kitaplardan
herhangi birini incelemem istiyorsanız
da yine aynı şekilde yorumlar kısmında
belirtebilirsiniz Efendim Şimdiden çok
teşekkür ediyorum beni dinlediğiniz için
sürçü lisan ettik affola görüşmek üzere
Esen kalın hoşça kalın mutlu kalın
kitaplarla kalın efendim

Efendim merhabalar. Yeni yılın ilk
videosuyla karşınızdayım. Yeni yılın ilk
videosunun konusu 1000 kitapta En çok
okunanlar kitap listesindeki kitapları
değerlendirmek olacak. Bu kitapların
neden okunduğu üzerine konuşacağız ve
aynı zamanda da şöyle bir tier list
hazırladım. Bu tier list üzerinde
efsane, iyi tartışmalı, okunur, kötü
tartışmalı ve zaman kaybı veya çöp olmak
üzere 5 farklı katman bulunuyor. 110
kitap seçtim. İlk 250 kitabın içinden
110 kitap seçtim. Çünkü bazıları
hakkında hiçbir fikrim yoktu. Hatta bazı
kitaplar hakkında fikrim var ama daha
önceden çok okumadığım için çok uzun
uzun konuşmayacağım da kitaplar var
içinde. En azından varlığını bildiğim
fark da olsa biraz okuduğum kitapları da
seçmiş bulundum. Bu katmanlara
yerleştireceğiz. Efsane kategorisi
tartışmasız iyi olan kitapları içerecek.
İyi tartışmalı olanlar ben çok
beğenmesem de iyi olduğunu kabul ettiğim
kitapları içerecek. Okunur kategorisi de
ortalama kitapları içerecek. Kötü
tartışmalı olanlar da bana kalırsa çok
kötü ama tabii ki de iyi kabul
edilebilir kitapları içerecek. Zaman
kaybı olanlar da ne yazık ki çöp
edebiyatı içerecek. Niye zaman kaybı
yazdım? Çöp deyince kızıyorsunuz.
Kitapların çöpü olmaz falan diyorsunuz.
O yüzden zaman kaybı yazdım. Çok da
büyük bir anlam farkı yok. Hemen geçelim
isterseniz. İlk kitabımız George
Orwell'ın 1984'ü. Bu kitap uzun zamandır
aslında çok satanların içinde. Hatta
pandemi döneminde şüphesiz iyi bir
atlama gerçekleştirdi kitap. Nedeni çok
basit aslında. Hani günümüzde birazcık
böyle dünya çapında, küresel çapta ve
politik tekinsizlik atmosferi var ya.
Sanki bu kitap bir şeylere cevap
veriyormuş gibi algılıyoruz veya öyle
anlıyoruz. Hatta en ufak bir politik
problemde hemen a 1984 gerçekleşiyor
falan yazıyoruz. Ama bunu düşünen
arkadaşlar için kötü bir haberim var.
1984'te öngörülen birçok şey siber
gözetim, toplumsal yozlaşmışlık temaları
zaten 1980'lerde küresel çapta yaşandı.
Bizim günümüz şu anda 1984'ün bir adım
sonrası yani post 1984. E ama güzel kötü
bir kitap değil. Sadece ben sevmiyorum
bu kitabı. Aman aman hayranlık duyduğum
bir kitap değil. Dolayısıyla ne
yapacağım hocam? Alacağım bunu okunura
koyacağım. Okunabilir kötü değil ama iyi
veya efsane diyemeyeceğim. Nth Hanson'un
açlığı. Başıma bir iş gelmeyecekse ben
bu kitabın çok diye bir tık
abartıldığını düşünüyorum ama iyi kitap.
Efsane değil. Nobel almış olmasına
rağmen her Nobelliği kitaba da
tapınacağız diye bir şey yok. İyi
tartışmalı kısmına koyacağım.
Olasılıksız bana kalırsa tam anlamıyla
bir zaman kaybıdır. İlgi çekici bir
kurgusu yok. Birazcık işte Hollywood
varian filan kitap tutmuş bu sayede.
Hatta bildiğim kadarıyla kitabın yazarı
bile çok şaşırmış bu kitabın niye bu
kadar tuttuğuna. Ben cevaplayayım.
pompalandı çünkü abartıldı kitap bu
yüzden çok tuttu. Bin Muhteşem Güneş. Bu
herhalde yanlış hatırlamıyor isem
Uçurtma Avcısının Devamı niteliğinde bir
kitaptı. Ben uçurtma avcısını da çok
sevmiyordum ama 1000 Muhteşem Güneş
birazcık daha altında bana kalırsa.
Tabii ki de tartış kötü tartışmalıya
koyacağım. Zaman kaybı çok iddialı gelir
bu kitap için. O yüzden şey yap. Elif
Şafak aşk. Zaman kaybı diyeceğim. Ben
Elif Şafak sevmem de, okumam da genel
anlamda bu aşk çok sükse yaptığı
zamanlarda ne varmış bunda? Birazcık
okuyayım dedim ama şunu açıkça
söyleyebilirim ki birazcık entelektüel
zemine oturtulabilmiş Vedbet kitabından
farkı yok bana kalırsa. O yüzden buraya
koy. Peyami Safa'dan 9. Hariciye koğuşu.
Bana kalırsa Peyami Safa'nın en iyi
kitaplarından biri değil. E ben Peyami
Safa Edebiyatını üçe ayırıyorum. İşte
bir çok ilk kitapları, bir ortalama
kitapları, bir de halk için yazdığı
diyelim. birazcık daha okuması kolay ve
basit metinler. Bu 9 haric kuruş Fatih
Harbiye falan filan birazcık ortalama
kalıyor ama kesinlikle iyi bir kitap.
Sadece efsane değil. Zülfü Livaneli'den
son. Zülfü Livaneli'den iki tane kitap
var benim eh işte diyebileceğim. O da
liste içinde ama bunlardan biri sonada
değil. O yüzden kötü tartışmalıa
koyacağım. Tartışmalıya tartışmalıa
yapmaa. Evet doğru Türkçe aslında bu.
Yapmaya değil yapma. Belki de değildir.
Bilmiyorum. Beyaz gemi Cengiz Aymatov.
Motov çok sevmiyorum. Sevdiğim birkaç
kitabı var. Onlardan biri de yine beyaz
gemi değil bence. Okunur'a koyacağım ya
motov'un hatrına. Eee, toprak ana.
Toprak ana iyi mesela. Hani efsane
değil. Hayret. Şimdiye kadar hiç efsane
çıkmadı. İki tane çöpümüz çıktı ama
efsane çıkmadı. Chrystal Brown sol
ayağım okunur diyeceğim. Bu kitap benim
travmam. Ben bu kitabı çok küçük
yaşlarda okumuştum.
Eee, bir ortaokul, ilkokul ödeviydi
herhalde. Yok, ortaokul ödeviydi.
Ortaokul 1. sınıfta aldığım bir ödevdi
ve travmatik bir kitap. benim için kötü
değil. Mükemmel de değil. Eee ama okey
okunur. Cesur yeni dünya. Ben cesur yeni
dünyayı çok seviyorum genel anlamda ama
efsaneye koyamam. İyi tartışma
tartışmalıya koyacağım. Yine
konuşamadım. Tartışmalıya koyacağım.
Neden çok sevmiyorum? Ben bilim kurgu
distopya çok sevmiyorum. Seveceksem de
bunu seviyorum illa hani illa
okuyacaksam da bunu. Aldus Haks'in genel
anlamda vizyonunu, bakış açısını ve ele
alış biçimini ve birçok yönden bunu
yapışını çok seviyorum. Bilim dünyayı
ele geçiriyor kafası değil. Bunu biraz
sorgulayarak yapıyor dönemine göre.
Yıllık yalnızlık hiç şüphesiz efsanedir
hocam. Açıklamama bile gerek yok diye
düşünüyorum. Cengiz AT Motov Gün olur
asra bedel okunur diyeceğim buna da.
Çavlar tarlasıa çocuklar kitabı
seviyorum ama şu baskısını sevmiyorum.
Yine de bu baskısı sansürlü olan baskısı
olduğu için çok sevmiyorum ama yine bu
baskısı da okunabilir. Niye okumasın?
Harry Potter felsefe taşı. Ya gölümden
efsane geçiyor. Ben Harry Potter'a
hayranım. Çok seviyorum. Ama ya kardeşim
Nut Hamson açlığından üste de
koymasaydın iyi tartışmalı koymamız bir
edebi nitelik değil. Tamamıyla Harry
Potter'a olan zafiyetimden dolayıdır.
Kamünün yabancısı tabii ki de efsaneye
koyuyorum. Livaneli kardeşimin hikayesi
olması lazım bu. Bak kardeşimin hikayesi
mesela okey güzel bir kitap ama çok iyi
değil. Ben Livanel'i sevmiyorum genel
olarak. Bilmiyorum neden
içselleştiremiyorum yani ama okunur
koyacağım bunu. Şeker portakalı iyi
tartışmalıya bence gayet gidebilir. Bu
kitaba çok fazla antipati beslendiğini
biliyorum. Çok fazla övüldüğü ve çok
fazla konuşulduğu için ya da sadece bu
kitaplar konuşulduğu için. Bülbülü
öldürmek iyi tartışmalıya koyacağım.
Efsaneye koyamam. Sırça Köşk yine iyi
tartışmalıya koyacağım. Oblomov. Oblomov
efsaneye girer. Oblomov rahatlıkla.
Livaneli huzursuzluk. Mesela Livanil'in
benim tek okey dediğim kitabı budur. İyi
tartışmalıya koyacağım. Olağanüstü bir
gece okunura koyacağım. Kuyucaklı
Yusuf'u iyi tartışmalıya koyacağım.
Reşat Nuri Güntekin Acımak iyi
tartışmalı. Şimdi burada biraz duralım.
Şimdi Sabahattin Ali ve Stefan Zvik
sendromu var bizim okur kitlesinde.
Birazcık ikisini okuyup da beğenmeyeni
dövüyorlar. Şüphesiz çok iyi yazarlar.
Gerçekten çok çok iyi yazarlar. Fakat
edebiyatı sadece belli başlı yazarların
ve belli başlı yazarların edebiyat bakış
açısından ele alıp da değerlendirmek
bize aslında daha farklı tarzdaki
eserleri kötü demeyi itecek bir durum.
Nasıl? Mesela atıyorum Stefan Zig'a iyi
diyoruz, çok güzel diyoruz. Peki bunu
neyle temellendiriyoruz? atıyorum
birazcık daha basit yazılışından,
duygusal yoğunluğu birazcık daha
arttırışından ve aslında döneminin
düşünce ve fikir sistemini birazcık daha
anlaşılabilir. Dile getirişinden bunu
temellendiriyoruz çoğunlukla. Fakat
edebiyat budur getirirsek konuyu örneğin
Albert Kamün'ün yabancısı Gabriel Garcia
Markus'in 100 yıllık yalnız çöpe gider
bu. Dolayısıyla evet çok iyi yazarlar
ama ben şahsen Stephan Zwike'ın
öykülerini beğenmiyorum genel anlamda.
Yani çok wow demiyorum. Yani bir günde
oturup bir kahve içerken ya da birkaç
kahve içerken okunabilecek kitaplar diye
düşünüyorum. Dost eski insancıklar
sevdiği metinlerinden biri ama en
sevdiğim metinlerinden biri değil.
Kinyas ve Kayra iyi diyeceğim iyi bir
kitap kötü bir kitap değil. Bazen şey
gibi hissediyorum. Sanki yeraltı
edebiyatının tekeli Kinyas ve Kayrağ'ya
bırakılmış gibi hissediyorum. Bununla
ilgili de kanalımda bir video var.
Kinyas ve Kayra ile ilgili. Bir de Hakan
Günday edebiyatı ile ilgili ayrı bir
video var. O ikisini de
izleyebilirsiniz.
Rezonans kanunu direkt zaman kaybı hocam
ya bu kitabı okuyup da ben kendime bir
şeyler katıyorum diyenler umarım yoktur.
E kitap bildiğiniz bilim şarlatanlığı
dümdüz. Buradan belirtmiş olayım. Herman
Hessen'in Sidartası efsaneye girer hocam
rahatlıkla. İçimdeki modernes
bastıramıyorum ki katiyen
bastıramıyorum.
Turgenyef'in babalar ve oğulları
efsaneye girer. Rahatlıkla girer.
Uçurtma avcısı. Okunura sokacağım. Bu
tier liste birazcık daha şeyim belki
önceki tier listlerde kötüye çöpe bile
sokmuş olabilirim. Eee bugün birazcık
daha ruh alim yerelinde. İyi bir kitap
değil temelinde bazı noktalarda ben
belli bir toplumun ve dolayısıyla
ülkenin gerçekliğini sansürleyerek
aktarıldığını düşünüyorum. Belki yazar
böyle yazdı. Belki yayınevi bunu önerdi.
Bilmiyorum ama bu coğrafya üzerine çokça
okuma yapmış ve çalışmış biri olarak
şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki
uçurtma avcısında yaşanılan şeyler
gerçek hayattakilerin %10'u falandır. Bu
da bana hoş gelmiyor. Ben gerçekleri
anlatıyorum iddiası taşıyan bir yazarın
metni için. İnsanın anlam arayışı
yani okunur diyeceğim. Ben bu kitabı çok
içselleştiremedim. Çokça önerilmişti
etrafım çevren tarafından çokça
içselleştiremedim. Kürk Mantolu Madonna
yine aynı iyi tartışmalı. Ya
Sabahattin'in çok üst düzey bir yazar
olduğunu ben düşünmüyorum.
Eee döneminin diğer yazarlarına nazaran.
Eee ama iyi ama efsane değil. O yüzden
şu kitabını da buraya koyacağım. Hop
yanlış gitti. Mehmet Rauf'un Eylül'ü. Bu
kitabın mesela okunmuş olması beni çok
şaşırttı. Hatta bu tablodaki birkaç
kitap da beni çok şaşırttı. Mesela 100
yıllık yalnızlık, Kamün yabancısı,
Herman Hesseler, Oblamov, efendime
söyleyim şu sıra olduğu gibi, eee, belki
bu sırada olduğu gibi Türkiye'deki kitap
okuma tercihlerinin ben nitelikli
olduğunu düşünüyorum zaten bu noktada.
Birazdan onunla da ilgili konuşacağım.
Eylül direkt efsanedir hocam. Sergüzeşt
eh iyi efsane değil. Anaurt oteli
efsanedir. Mesela anayurt otelinin de
çok okunması beni çok şaşırttı. Acaba
insanlar niçin bu kadar çok okuyor bu
kitabı?
Küçük bir prens okunur. E yani daha iyi
çocuk kitapları okumuştum. Peter Pan
gibi, Charlie'nin çikolata fabrikası
gibi. Fatih Harbiye Fatih Harbiye'yi de
9. Hariciye koşuyla aynı yere koyuyorum.
Bu neymiş? Petrov'un beyaz zambakları
ülkesindesi herhalde. Bu efsaneye girer
mi? Yok, bence girmez. Bilmiyorum.
Otomatik Portakal mesela bu kitap da e
güzel. Gayet iyi bir kitap ama bence
filminde daha iyi anlatmışlar. Hikayede
anlatılmak istenen birçok şeyi iyiye
koyar mıyım ya? Şimdi bakıyorum işte Nut
Hamsunlar, Cengiz Ait Motof, Peyam
Safa'nın, Reşat Nuri'nin girdiği bir
şeye. Iıı, aylak adam. Efsane hocam.
Babaya mektup
okunura koymak. Okunura koyacağım. Bunun
da sebebi şu. Babaya mektubu Kafka
edebiyatına hakimiyet açısından bilmek
önemlidir. Ama Kafka'nın edebiyatını
veya edebi derinliğini arayabileceğiniz
bir metin değil. Kesinlikle. Momo ya
okunur. Okey. Yani çok popüler sadece
yani öyle diyebileceğim bir kitap. Aşkı
Memnu efsane hocam. Benim en sevdiğim
Türk edebiyatı romanlarından biridir.
Sineklerin tanrısı. İyi tartışmalı.
Bence iyi değil. Sadece önemli bir kitap
olduğu için buraya koydum. Ben çok
sevmiyorum Willim Golding'i. Fareler ve
insanlar iyi tartışmalı ama bir efsane
mi mesela? Bitmeyen kavga daha efsane
bence. Sefiller olması lazım. Bu efsane
direk hocam. Bronte'nin uğultulu
tepeleri efsane direk. Bu kapaklarını
niye indirdim acaba? Ayışığı mıydı?
Ayışığı Sokağı. Yine Zwiik'ın. Zwiiken
bütün kitapları iyi tartışmalıya girer
benim nazarımda. O yüzden hiç üzerine
konuşmuyorum. İnce Mehmet efsane direkt
efsane yani. Saramaga körlük de iyi
tartışmalıya girer. Ben Saramago'yu
genel anlamda çok içselleştirebildiğim
bir yazar değil. Yani bir Saramago
yerine Pesua, Kortasar, Borz daha da
tercihimdir diyebilirim. Kumarbaz
Dostoeveski iyi tartışmalı. Kumarbaz
Dostoyevski'nin bence en iyi
romanlarından biri değil. Niye en iyi mi
olmak zorunda diyeceksiniz. Efsane bir
yazarın en iyi kitaplarını koyuyorum
aslında. Gerçekten edebiyat tarihine de
geçmeye müsait ama mesela DOS sadece
kumar bazı ya da o minvalde metinler
yazsaydı sanmıyorum Tolstoy'un, Gogol'ün
olduğu bir dönemde o kadar ön plana
çıkacağını. Kamünün vebası direkt
efsanedir. Ah benim Kamü hayranım.
[kahkaha]
Marty Jonathan Livingston. Bu kitap da
benim çocukluğumun kitabıdır ama iyi bir
kitap olduğunu ben düşünmüyorum.
Çocukken büyük zevkle okumuştum. Hatta
böyle hani müthiş bir okuma deneyimiydi
benim açımdan. Ama bugünün Cenker Akiz
taşına göre çok da iyi bir kitap değil.
Yakup Kadri'in yabanı. Gayet iyi bir
kitaptır. Ben bu kitabı nasıl okudum
biliyor musunuz? Babamdaydı bu kitap.
Babamın kitabıydı. Ben o zamanlar 12
yaşında mıydım, 11 yaşında mıydım neydi
okudum illa. Babam dedi o kitabı
anlamazsın. Sen okuyamazsın. Falan
filan. Dedim okurum. Aldım elime hiçbir
şey anlamamıştım. Sonradan bir daha
okumuştum. İlber Ortaylı bir ömür nasıl
yaşanır? Ya evet mesela İlber
Ortaylı'nın okuyabilmem için galiba şu
anda olduğum toplumsal sınıfın bir çıtı
üzerinde olmam gerekiyor. Ben bu kitabı
okuduğum zaman içinde bana dair hiçbir
şey görmedim. Ama merak ediyorsanız ki
eee İlber Otal gibi bir profesörün bu
konulardaki görüşlerini bakabilirsiniz.
Platon Sokrates'in savunması. Ya bu
kanonik bir metin. Şimdi bunu şeye
koyamam. Bazı metinler edebiyat
tarihinde veya felsefe tarihinde ne
yazık ki iyi kötünün ötesindedir. Yani
onlar kanondur artık. İyi kötüyü onlara
bakarak ölçütlendirdiğimiz için bir
noktada bazı dönemler en azından bu
şekilde puslu kıtalar atlasa da direkt
efsaneye girer. Zvike yine dediğim gibi
iyi tartışmalı. Bir idam mahkumunun son
günü. Okunur diyeceğim. A kötüye koydum.
Okunur diyeceğim bir idam mahkumuna.
Milena'ya mektuplar
kötü hocam. Sıkıcı bir kitap. Özür
dilerim Frans Kafka Bey. Yani gerçekten
bu kitabı niye yayınladılar bilmiyorum.
Frans Kafka muhtemelen bu kitabı
yayınlamak istememiş veya bu kitabı
kurgu olarak yazmıştı. İki farklı teori
var. Eee ama bilmiyorum yani çok sıkıcı.
Kurgu olarak yazmamıştır umarım. Kırmızı
pazartesi bence güzel bir metin ama
efsane mi? Hayır. Sadık Hidayet Körbay
Baykuş direkt efsane. Hatta Sadık
Hidayet Körbay Baykuş bana katılsa
dünyanın işte okuması en zor kitaplar
listeleri oluyor ya. Onlara rahatlıkla
girebilecek bir metin. Bunun da kanalda
videosu var. Bakabilirsiniz. Yine bir
Stepan Zvik. Bir çöküşün öyküsü ama bir
çöküşün öyküsü güzel hocam. Şuraya
koyacağım. Efsane değil
&gt;&gt; tartışmalı. Nobeli getiren kitaplardan
diğer öykülerin çok çok
&gt;&gt; onu söyleyebilir.
&gt;&gt; Kötü diyeceğim ben seren okunur
diyeceğim. Niç ağlı hiç çevirmiyorum.
Kötü demeyeceğim. Bu bir roman. En
nihayetinde neden okunur diyeceğim? Bu
kitabın ben çok abartıldığını
düşünüyorum. Yani niye bu kitap mesela?
Çünkü Nietzsche söz konusu.
Nietzsche'nin kendi metinleri diye. Niye
değil mesela? Çünkü Nietche'nin kendi
metinleri zor. Bu kitabı okuyunca
insanlar Nietzsche'ye dair bir şeyler
bildiğini hissetmeyi seviyor. Ama az
buçuk Nietzsche bilen biri olarak
rahatlıkla söyleyebilirim ki bu kitaptan
Nietzsche öğrenmek mümkün değil
arkadaşlar. Lütfen Nietzsche'ye
başlamadan önce şu kitabı okumayın. Bu
kitabı okuyun ama Nietzsche'ye başlamak
için değil. Nietzsche'ye başlamak için
Nietzsche okuyabilirsiniz. Bu Nietche
kitabı değil. Bu Nietzsche merkeze
alınarak yazılmış bir roman. Dolayısıyla
birçok arkadaşımızı görüyorum işte niçe
Aladığındayla başlayalım. Hayır bu
Nietche'nin felsefesiyle alakalı bir şey
değil. Şöyle yapsanız daha güzel
okunuyor kitap. Onu söyleyeyim.
Nietzsche'yi birazcık bilip bu kitaba
girdiğiniz zaman felsefesini bilip
bağdaştırabildiğiniz noktaları
görebildiğiniz, yakalabildiğiniz zaman
daha tatlı bir hale geliyor. Ama Nietche
hakkın hiçbir şey bilmeden okuyup da ben
Nietche şöyledir böyledir doğru değil.
Onu söyleyeyim. Yaşamak. Bu kitabı
okumadım. Çok önerildi. Birkaç sayfasına
bakmıştım. Çok ilgimi çekmemişti ama
okunur koyacağım ama bilmediğim için onu
söyleyeyim. Paelo simyacı. Bence tam bir
zaman kaybı. Paul Cuelo, satranç.
Satranç da diğer novellalar arasında
bence öne çıkan metinlerinden biri.
Orhan Pamuk kırmızı saçlı kadın.
Veronica ölmek istiyor da bence bir
zaman kaybı. Stepan Zwike yine geldi.
Korku. Çok fazla Stephan Zwike var abi.
Neden bu kadar çok okumuşlar acaba?
İrade terbiyesi.
Ya güzel bir metin ama bence artık bu
bir tarih metni ya. Hani o dönemin işte
kaçıncı yüzyıl olur bu? 18 19 mu oluyor?
O yüzyılların insanının nasıl
düşündüğünü öğrenmek için
okuyabileceğiniz bir metin. Yani
günümüzden bir pay çıkartamazsınız
muhtemelen buna. Birazcık eskidir çünkü
gerçeklikler çok farklı. Ruh adam bence
efsaneye girer. Harrenight 451 okunur
diyeceğim ya. Bir cesur yeni dünya değil
bence bu aynı klasman için değerli.
Emzola nasıl ölünür? İyi diyeceğim.
Emirzola nasıl ölünür? Hatta şöyle bir
detay söyleyeyim. Bu bir öykü kitabı.
Natüralizmin ne olduğunu görebilmek için
ve öykü türünü birazcık işte
çözümleyerek okumaya başlangıç için
başlamak için tercih edebileceğiniz
metinlerden biri. Öykçüler çözümlemeye
çok müsait. Hani sembolik de yüksek
sanat fikri merkeze alınarak yazılmış
metinler değil. Çözümlemeye de çok
müsait. Ben hatırlıyorum. Birkaç ay önce
herhalde bu kanalda bunu çözümlemiştik
biz. Belki bir daha yaparız. Eğer
isterseniz isterseniz yorumlar kısmına
yazabilirsiniz. İnsan neyle yaşar? Tamam
çöp demeyeceğim ama kötü. Hocam bu
konuda çok savaş verdim. Kendimi kabul
ettirmek için birçok arkadaşımız beni
artık kabul ettiler bu konuda. Yok
beğenmiyorum kitabı yani üç defa okudum
ben bu kitabı. Yani iyi olsa en azından
üçüncüsüne derim ki Cenker buraya
kaçırmışsın bir şey kötü. Mesela Masum
Müzesi de aynı kitap kötü bence. Orhan
Pamuk edebiyatını referans alıyorum bu
arada. Genel dünya edebiyatını değil.
Orhan Pamuk edebiyatının içinde kitap
zayıf. Bu kitaptan dönemin toplumuna
dair bilgi çıkartıyor çıkartabiliyor
olmanız demek bu kitabı iyi hale
getirmiyor. Genel anlamda genel fikir
bu. Ya çizgi filmlerden de dönemin
toplumuna dair birçok şey
çıkartabilirsiniz. Şu videodan da
dönemin toplumuna dair birçok şey
çıkartabilirsiniz. Her şeyden dönemin
toplumuna dair çok bir şey
çıkartabilirsiniz. Bir kitabı edebi
yapan şey dönemin toplumuyla arasındaki
ilişkiden ziyade edebiyattır ve edebi
yönden de zayıf bir metin. Oğuz Atay
tutunamayanlar
tabii ki de efsane hocam. Orell'in
hayvan çiftliği. 1984 okunura mı
koymuştum ben? Evet iyi oldu. Hayvan
çiftliği bence 198 çok daha iyi bir
metin. Saatleri Ayarlama Enstitüsü
tabii ki de.
Semerkant.
Ben bu kitabı nasıl okumuştum biliyor
musunuz? Çok rezil bir şey. Amin Maluf.
Hiç bilmiyordum ya da amin ya da Emin
nasıl okunuyor bilmiyorum. İyiye
koyacağım ama çok beğendiğim bir kitap
değil. Bir Zincir Markette'te sürekli
sürekli bu kitabı görüyordum. En sonunda
dayanamadım dedim alayım şunu bir
okuyayım artık. Yani sürekli karşıma
çıkıyor böyle eee cinli kitap gibi ama
çok bir beğenmemiştim. İki şehrin
hikayesi direkt efsanedir. Müthiş bir
metin. İnsan neyle yaşar?
Kötüye koyacağım. Normalde zaman kaybına
koyardım bu metni ama Tolstoy yazdığı
için kötüye koyuyorum. Kötü bir metin bu
da. Aynı şekilde mountain denemeler.
Müthiş bir metin. Müthiş. Yani felsefi
edebi metin değil. Deneme aslında bir
edebi tür değil. Bize niye böyle
öğretiyorlar bilmiyorum. Ya sadece
edebiyatı ilgilendiren bir tür değil
edebi denemeler olabilir, felsefi
denemeler olabilir, bilimsel denemeler
olabilir vesaire. Edebiyatla
ilgilenenlerin, felsefeyle
ilgilenenlerin, tarihle ilgilenenlerin,
genel sosyal disiplinlerle
ilgilenenlerin başu kitaplarından biri
olması gerekiyor bence. Monte'in
denemeleri. Chov'un 6. koğuşu. İyi
koyacağım.
Martin Eden
yani iyi bir kitap, kötü bir kitap değil
ama e bu seviyelerde mi ya? Evet. Tam da
okey işte şu iyi. Okey okunur. Okunur
kadar bunlar birazcık daha hani benim
çok içselleştiremediğim kitaplar olsun.
Hani iyi okey ama yani çok da ayılt
boyayıldığım bir metin değil. Çizgili
pijamalı çocuk benim çocukluğumun metni
ama efsaneye koyamam. İyiye koyacağım.
Çocukluğumda okuduğum kitaplara dair çok
fazla duygusal şeyim var. Bağım var. Bu
bilinmeyen bir kadın yok. Bir kadın
yaşında 24 saat iyiye koyacağım. Zigg'ın
kötü kitabına çok den beyaz geceler. Ha
mesela beyaz geceler diyorum. Beyaz diş
Martin Eden'ı iyiye koydum. Tamam mı?
Şimdi bana kalırsa Beyaz diş Martin
Eden'dan çok çok daha iyi bir kitap.
Şimdi Martin'ı okunur koysam ya bu
bundan yüksek olması lazım ama beyaz
dişte efsane değil. Buraya yeni bir
kategori açmam gerekiyor benim. Şimdi
şaka yapıyorum bu arada. Mızıkçılık
yapmayım. Aynı yere koyuyorum ama gönlüm
beyaz yana. Beyaz efsane bir kitap
olabilir ama tam da değil bence hani şu
kitapların arasında. Neyse. Fransız
Kafkan davası efsanedir hocam. Direkt
inanır mısınız bununla ilgili de video
var kanalımda çok önceden yapmıştım ama
onları güncelleyeceğim tekrardan bu
kitaplarla ilgili içerikler yapacağım.
Beyaz geceler yani okunur diyeceğim yine
dosya eski edebiyatın referansmanı. Çalı
kuşu efsanedir hocam direkt efsanedir.
Anne Karenina efsaneye girer. Yer
altından notlar efsaneye girer. Romeo ve
Juliet efsaneye girer. Hamlet efsaneye
girer. Bu neymiş?
Mecburiyet
i'ye koyalım.
Halil Cran Ermiş. Beğenmedim çok açık
bir şekilde nedenini de söylemeyeceğim.
E genç Verterin acıları okunur
koyacağım.
Dönüşüm efsanedir. Bu neymiş? Honero de
Balzak. Vadideki zambak efsaneye girer.
Ivan il için ölümü. İyi koyacağım mı?
İyiye koyacağım. Gece yarısı kütüphanesi
kötü diyeceğim.
Amok koşucusu iyi. Suç ve ceza efsaneye
girer. Gurur ve önyargı
oura girer. Kötü değil ama çok da iyi
değil. Alaca karanlık. Yazıklar olsun.
Bu kitapların arasında en çok okunanlar
lisesine Alaca karanlık mı girdi?
Gerçekten [kahkaha]
zaman kaybı sırça köşede iyiye girer.
Şimdi bakalım. Bayağı bir kitabımız var.
Bir son düzenlemeleri yapalım. Efsaneler
işte yıllık yalnızlık yabancı oblomov
sağdaki kör baykuş Sidarta Babalar ve
oğullar Anayurt oteli sefiller Eylül
Aşkı Memnu Alak Adam Ultulu Tepeler İnce
Meme Suç ve Ceza Veb yaban Sokrates'in
savunması puslu kıtalar atlası ruh adam
tutunamayanlar saatleri aile mensusu.
İkişehir'in hikayesiz denemeler dava
çalı kuşu anne karenin yeraltından
notlar Romeo Jülyet Hamlet dönüşüm
vadedeki zambak iyi tartışmalıya bakalım
buradakilerden bazılarını yukarı
çekebiliriz
eee Nuthamsun açlık Peyami Safa 9
Hariciye koğuşu Toprak Ana Cesur Dünya
Harry Potter Felsefe taşı şeker
portakalı bülbülü öldürmek sırça köşk
huzursuzluk sergüzeşt kantolu Madonna
Kuyucak Yusuf acımak insancıklar Kinyaz
Kayra,
Değirmen
Fatih Harbiya Orvel'in 80 hayvan
çiftliği, beyaz zambaklar ülkesinde
sineklerin tanrısı fareler ve insanlar
Ayışlı sokağı, Saramogo,
Körlük Kumarbaz, bilinmeyen bir kadın
mektubu. Kırmızı Pazartesi. Yine
swellalı kırmızı saçlı kadın nasıl
ölünür? Semerkant ya buralarda. Okey.
Okunura 84'ü koymuşum
mesela. Bakalım bakalım. A olağanüstü
bir geceyi şuraya alabiliriz. Uçurtma da
okey. Otomatik portakalı da bence buraya
alabiliriz. Onun dışında
burası böyle iyi. Hatta dur şu göteleri
de bence buraya koyalım. Yani şunlar en
azından dosyaya yani kanonik metinler
yine bunlar. Bu şöyle yapalım. Kötü
tartışmalıya
bunlar girmiş.
Zaman kaybına da olasılıksız. Elif
Şafak, Aşk Rezonans Kanunu, Simyacı,
Veronika, Alacağ. Diğer listemiz bu
şekilde. Bu listeyi ben gördükten sonra
en çok şaşırdığım konu şuydu. Eee,
gerçekten iyi kitaplar okuyoruz.
Ülkecek. Şu kitaplar arasında
olasılıksız ve alaca karanlık dışında
gerçekten nitelik yoksunu kitap yok. Onu
söyleyebilirim. Eee, Coyon'nun kitapları
da buna dahil. Kötü metin. Onu
söylüyorum tekrardan. Ama nitelik
yoksunu diyemem. alıcı karanlık ve
olasılıksız dışında gerçekten iyi
kitaplar okuyoruz ülkecek ama nedendir
bilmiyorum. Bizim sürekli okuma oranı
çok düşük. İyi kitaplar okumuyoruz, az
kitap okuyoruz gibi eee bir eee durum da
söz konusu. Bunun bu problemin en büyük
sebebi aslında edebiyata yanlış
yaklaşıyor olmamızla alakalı ve
edebiyata birazcık çok NATO yaklaşıyor
olmamızla alakalı ama gerçekten hem
sevindiğim, gurur duyduğum ve şaşırdığım
bir eee liste. Gerçekten çok çok iyi
kitaplar okuyormuşuz okurlar olarak.
Helal olsun bize. Hepinizi tebrik
ediyorum ve hepinize teşekkür ediyorum.
Gerçekten güzel kitaplar arında. Mesela
atıyorum 100 yıllık yalnızlık hadi okey
falan. E Hermanes'in sidasının çok
okunmasına şaşırdım. Zor bir metindir. E
anoteli de aynı şekilde. Eee buralarda
şaşırdığım başka kitap yok galiba o
şekilde ya. Tutunamayanlar mesela
gerçekten şaşırtıcı. Ha şey denilebilir.
A okuyor da herkes kim ne anlıyor abi?
Yani edebiyat metinleri zaten sadece
anlam yüklü değildir. Burada hani aa ne
anlıyor okuyorlar da yanlış okuyorlar
demeyeceğim ama bu kitapların ilgi
çekici olması bile müthiş mutluluk
verici bir şey. Umuyorum bu suni bir
liste değildir. Bin kitaptaki en çok
okunanlar listesi. Benim tier listim bu
şekilde. Eğer tierlist videolarının
devamının gelmesini istiyorsanız beğeni
butonuna basabilir ve yorumlarda
belirtebilirsiniz. Beğenileriniz ve
yorumlarınız benim için çok önemli. Çok
teşekkür ediyorum beni izlediğiniz,
dinlediğiniz için. Esen kalın. Hoşça
kalın, mutlu kalın. Kanala abone olmayı
unutmayın. Kitaplarla kalın efendim.

o o
[Müzik]
en büyük altınları sıkıntıya koydu
sürüsüyle birlikte Eskiden terkedilmiş
kesin önüne geldiğinde Güneş batmak
üzereydi kilisenin çatısı Çoktandır
çökmüş Bir zamanlar aynı eşyaların
konulduğu yerde kocaman bir süre bunun
için büyümüştü değiştirmeye karar verdi
bütün koyunlarını iyi kapıdan içeri
sokuyor Belki de son 20 yıldır bu
kişisel gelişim diye tarif
edebileceğimiz kocaman büyük bir Havuzun
içerisindeyiz hep beraber her
izlediğimiz filmler ver dijital
ortamdaki izlediğimiz birçok içerik
Okuduğumuz kitaplar Romanlar hep bir
kişisel gelişim hikâyesinden bahsediyor
hepimizin içerisinde birer hazine var
hepimiz dünyaya o Hazineyi bulmak
hayattaki anlamamızı anlamak ve bu
anlamı başkalarına aktarmak için
doğmuşuz duygusunun içinde barındıran
bu işte bazı yerlerinin bilimsel ve
tutarlılığı sorguları olan bazı
yerlerinin evrenden iste sana verir gibi
hafif sapıtan alanları doğru gider
kendini tarif ederken de hep mutluluğun
8 kuralı işte kendimizi anlamlı bulmanın
4 kuralı bir başkasını anlamanın 17
kuralı falan gibi sayılarla ifade
edilmiş kurallar zinciri içerisinde olan
bir dönemin sürecin içerisindeyiz Bugün
kendi kişisel menkibe lerimizden
mutluluk arayışımız da belki de ya da
bana göre ilk defa bahsettiğini
düşündüğüm kitaplardan bir tanesinden
bahsedeceğim Simyacı Simyacı 1988
yılında modern İzmit son dönemlerinde
Brezilyalı bir şarkı sözü yazarı
tarafından yazılmış üçüncü romanı ymış
Simyacı Ben de bununla alakalı
incelerken tekrar baktım ve Gabriel
bu Marquez den sonra dünyanın tümünü
sallayan Hani birçok dile çevrilen
milyonlarca satılan kitaplarında bir
tanesi gerçekten zamanı gelmiş mi
değişimi kırıldı zamanı gelmiş olmalı ki
aslında hepimizin bildiği menkibeleri
çok tatlı lezzetli çok basit Çok anlama
dayalı masalsı bir hikaye ile beraber
Bize anlatan bu göreceli olarak ince
sayılabilecek kitap tüm dünyayı deyim
yerindeyse sallamış gerçekten yani o
1980'li yıllarda Bu arada o dönemleri
hatırlıyorum o dönemlerde okumuştum
simyacıyı 1988 yılında görünce bir böyle
huylandım yani konularda ne kadar çok
zaman geçmiş üzerinden değil bu kişisel
gelişim havuzunun nasıl oluştuğunu merak
ettim yani Hani ne oldu da geriye doğru
baktığımızda nasıl bir süreç izledik ve
kişisel gelişim ile alakalı Yani kişi
olarak biz olarak kendi hazineler
bu mutluluğu hazırla arayan Kendi
mutluluğumuza inanan birilerine dönüştü
kültürel anlamda nasıl bir Evrim geçirdi
hikayeler alakalı birazdan geriye doğru
katıldığımda şimdi tuhaf bir hikaye
çıkıyor karşıma Biz Binlerce yıl boyunca
geleceği merak ettik geleceğim merak
etme mizin Temel zemininde de şu var ve
dünya düzgün bir neden-sonuç ilişkisiyle
tarif edemeyeceğimiz şekilde Bu gayet
yoğun ve hararetli bir dünyayı işgaller
Seller felaketler Fırtınalar bu vahşi
hayvanlar vahşi doğa Yarın Başımıza ne
geleceğini bilemediğimiz için yarın
hakkında şimdiden bilgi edinmek çok
önemli bir şeydi o yüzden dünya
kültürünün içerisinde falcılık çok
önemli bir sektör kültür parçası Yani en
kuzeye gittiğimizde de norveç'i İsveç'i
ve saniyede gittiğimizde en güneyde
bu sonra indiğimizde tüm kültürlerin
içerisinde bize Yarınla alakalı bir
bilgi veren Yarınla alakalı bir hikaye
anlatan her kültürün bir dokusunu
buluyoruz içeriğini buluyoruz Ve
nedenini çok anlayabiliyor Yani yarın
işgal olacak mı Yarın fırtına olacakmı
bunu bilmek Yarın kıtlık olacak mı
kuraklık olacakmı bunu bilmek çok
önemliydi o dönemde Çünkü kitleler
halinde ölmemiz E neden olabiliyordu
Fakat son iki yüzyılda bu yavaş yavaş
değişmeye başladı işte bilimin
teknolojinin gelişmesi daha Nedensellik
ve konuyu sorgulaya bilmemiz daha
uzaklık aralıklara baka bilmemiz bizi
Yarın başımıza gelebilecek lerle ilgili
daha hazırlıklı hale getirdi Şimdi
hazırlıklı hale gelemediğimiz bazı
konular var mesela deprem gibi onlar
gülle ilgili bile artık farkındalık
geliştirdik yani deprem diye bir şey
başınıza gelebilir bunu böyle
yaşayabiliriz ama işte Fırtınalar
olacaksa 3-4 gün öncesinden bunu
biliyoruz hazırlık yap
var ya da hastalıklara hastalıklarda
alakalı nedenlerini sorgulaya biliyoruz
sürecine yani Efendim içerisindeyiz
Hepimiz beraber yaşıyoruz başımıza büyük
kitlesel bir felaket gelmesine rağmen
nedeni ve süreciyle alakalı fikirlerimiz
ve bilgilerimiz var bu yüzden yarına
olan merakımız yavaş yavaş şekil
değiştirdi kendi kişiliğimizi kendi
kimliğimize olan bir merakla dönüşmüş
gibi görünüyor Bunun içerisinde dünyanın
genel refah durumunu belli bir oranda
birazcık daha iyiye doğru gidiyor
olmasının da bir etkisi varmış gibi
görünüyor Yani insanlar kendi
kişiliklerinin detaylarını
görmediklerini merak edecek fırsatı ve
zamanında buluyormuş gibi görünüyor Bu
yüzden o falcılığın genel hali yavaş
yavaş evrilerek Burç astroloji gibi
başka bir hikaye doğru dönüşmüş gibi
görünüyor o dönemin içer
bu 1960'lar 70'ler belirgin bir şekilde
ortaya çıkıyor daha tutarlı bir hikaye
ile astroloji bina bize ana olarak ne
anlatır burada astrolojinin
başlangıcında bakarsanız astrolojinin
başlangıcı büyünün O falcılığın bir
bölümü gümüş gibi o da yarınla ilgili
haber vermekle alakalı iken son 30 yılda
bakıyoruz ki uyarılma ilgili haber verme
hikayesi bizim kişiliğimiz ile alakalı
bilgi vermeye doğru dönüşüyor Yani ben
aslan burcu yorumu aslan burcu sana
Hakimiyet bendedir diye kendi kişiliğini
ifade edebildiğim İşte o Bursa üzerinden
birbirimize tatlı tatlı ben söyleyim Ben
şu buyum Ben böyle bakarım hayata Ben
böyle yaşarım diye söyleyebildim bir
hikaye doğru götürüyor Ben koç burcuyum
arkadaş bir şey söylüyorsam
bekleyeceksiniz Bana balık burcu daha
duygusal davranır falan yani ya da akrep
burcunda tutkuyu fabrikadan hikayesi
burçların üzerinden birbirimize mi kendi
duygularımızı kendi kişisel
özelliklerimizi
o kendi karakteristik yapımızı anlata
bildiğimiz bir fırsat alanı oluşturuyor
bir iletişim alanı oluşturuyor şimdi bu
kendimizi merak etme hali kişiliğimizi
merak etme hali bir başkasının
kişiliğini merak etme hali dünyanın Son
20 yılda ki en büyük modası akı mıymış
gibi görünüyor Şimdi düz bir mantıkla
şunu da sorabiliriz peşi sıra Peki
şimdiye kadar böyle geldi bundan ne
evlenecek onu de diyorum ki ya da böyle
bir şey hissediyorum da çünkü kişisel
gelişim de Bundan on sene Yirmi Sene
öncesinde ki başladı hal gibi değil yani
o başladı haldeki ilkellik o daha
Gelecekle alakalı konuşmaya çalışma hali
O çok fazla Eskiden getirilen menkibeler
e dayalı hikaye anlatıcısı kendini
değiştirmiş gibi görünüyor onun yerine
yavaş yavaş gerçekten kuantumla beraber
yeni bilimsel verilerle beraber
gerçekten Biyolojik ve zihinsel olarak
kendini sor
ve anlamlarını sorgulayan dünyadaki
anlam varlığı ile alakalı yeni hikayeler
üretmeye çalışan bir hale doğru da ev
oluyormuş gibi görünüyor Bu evrilme ile
beraber yavaş yavaş kişisel gelişim
bilişsel gelişim gibi kendi zihin şablon
larımızı anlayıp anladığınız için
şablonlarını nitelikli geliştirme ve
kendimizi belli dengelerde tutma ile
alakalı bir başka evriye doğru
dönüşeceğini hayal ediyorum umut
ediyorum bu hikayeden aynısına
Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'un da
da anlatmıştım orada Türkiye'deki şimdi
yaşadığımız sol ideolojik bakış açısını
orjinal halini görüyorduk O 1930'larda
ki kırıklardaki halini görüyorduk
simyacıda da buluşa gelmiş kocaman
kişisel gelişim havuzunu orjinal halini
orijinal hikayelerini görüyoruz ki ben
bunu çok eğlenceli buluyorum Akhisar Ben
kendisini kovalayan endülüs'ten
İspanya'dan yola çıkan 16 yaşı
bir buçuk mesaj sembolik bir hikaye
doğduğumuz yer ve doğduğumuz ailenin
bize getirdiği şeyler kimliğimiz o
kimliğe karşı koyarak kişiliğimizi
oluşturmaya çalışıyoruz aynı zamanda
bizim ana kahramanımız da doğduğu yerde
Babası papaz olmasını istiyor papaz
olmaya karşı çıkıyor Ve dünyayı tanımak
istiyor Babası da o kendi kişisel
menkıbesini gerçekleştirmesinde destek
oluyor ve o desteği ile beraber bu önce
çobanlık yapmaya başlıyor Sonra birgün
rüyasında gördüğü bir hazineden kaynaklı
hazine Mısır piramitlerinin eteklerinde
olduğunu görüyor kalkıp Mısır'a kadar
gidiyor ve o dünyayı görerek Algıladığı
öğrendiği yeni şeylerle beraber
hazine'nin Aslında yolculuğa başladığı
yerlerden bir tanesi de olduğunu fark
ediyor bu hikaye tipini hatırlarsınız Bu
arada bu iki ait bir İslamiyette de
Anadolu hikayelerin içerisinde de aynı
şeklinde bak Farklı biçimlerini beraber
vardır dünyanın birçok kültürün içe
Ne varmış gibi görünüyor Bu orijinal
öykünün kendisine rastlamak vardı bunu
çok masası çok lezzetli güzel bir dille
beraber anlatıyor gerçekten pavlov bir
yani başından sonuna yeni storytell de
dinledim tekrar Gerçekten hem belli bir
dönem hatırlamak 1980'lerde 90'larda
kitabı okurken ki dönemi hatırlamak
açıldığında hem delilik ve şiirsel bir
dil de o kişisel gelişim Havuzun kendi
orjinal haline ait ilk sorgulama ait
hikayeleri yakalama çok eğlenceli ve
lezzetli imiş gibi görünüyor

James joyce'un eserlerini okurken
hepimiz Pek tabii zorlanıyoruz ve bu
Zorluklara karşı da şöyle bir önlem
alıyoruz James joyce'un şu kitaptan
başlayayım buradan devam edeyim şu alt
kitapları okuyayım Bunları sonra şu
kaynakları okuyayım Ondan sonra bunlara
geçeyim gibi gibi gibi gibi Peki James
joyce'un yü sesini veya finegan waki
okumak için herhangi bir alt Metin kitap
okumaya gerek var mı aslında evet ve
Aslında hayır James joyce'un bütün
kitapları eşittir James joyce edebiyatı
diyebiliriz Yani bütün kitaplar Aslında
birbirleriyle bağlantı Elbette yazarın
tercih ettiği kaynakları bilmek yazarın
edebiyatını anlamak açısından Pek tabii
yardımcı olacaktır ama velakin şöyle bir
randıman beklememek gerekiyor Ben
İncil'i okuyayım shakespeare'i okuyayım
veya James joyce'un etkilendiği diğer
kaynakları okuyayım sanatçının gençlik
portresinde başlayayım Ondan sonra yul
Ses'e geçerim gibi bir yaklaşımla Eğer
James joyce okumaya çalışırsak
Muhtemelen hüsranla sonuçlanacak ben
yine de açıklamalar kısmına bir James
joyce okuma rekleri bırakacağım
yararlanmak isteyenler yararlanabilirler

o o
2980 sonbahar bile ve yağmurlu bir
gecede Aydın Nazilli kazasında yakın
Kuyucak Köyü eşyalar baktılar ve bir
karı kocayı öldürdüler Kazan Kaymakamı
Selahattin Bey müddeiumumi ile doktorun
yanına alarak Merkezi gri takip ya da
bizzat gitti Caner okumadığını izinli
olduğu için yanlarında bir Başçavuş ve 3
jandarmanın beri vardı siyah kuzu derisi
kapaklarından ve doktoru nefesinden
renkli yağmur suları sürüyor
şakaklarında galiba fikirler dizdikten
sonra çenelerinin altında birleşerek
gözlerini takılıyordu Çok iyi de Uzunca
bir zamandır en çok ihtiyaç duyduğumuz
şeylerden bir tanesinin Biz kavram
olduğunu düşünüyorum
bu Türkiye sınırları içerisinde yaşayan
insanların herhangi bir ayrım ya da
ötekileştirme gözetmeden herkesin
birbirine Biz diye bildiği temel sırtını
dayayabileceği bir sözleşmeye
ihtiyacımız var tüm dünyada olduğu gibi
bizde de bunu Aslında çeşitli insanlar
ya da temel semboller sağlıyor yani işte
bir futbol takımından bahsettiğimiz de
ya da bir televizyon film yıldızından
bahsettiğimiz de ya da bir hikayeden Bir
öyküden bahsettiğimiz de hepimizde ortak
Duygu ya neden olduğunda o biz kavramını
zihinsel olarak gönderme yapıyoruz biz
kavramı şu işe yarıyor Biz de o ileride
çalışabileceğimiz herhangi bir fikir
üzerinden herhangi bir Düşünsel yapı
üzerinden çalışabileceğimiz tartışa
bileceğimiz konuyu sağlıklı bir ortamda
tartışa bilmemizi sağlıyor Çünkü biz
biliyoruz ki o film yıldızını karşılıklı
İkimiz de seviyoruz Biz biliyoruz ki o
Roman Oo Öykü o filmi İkimiz de
seviyoruz sonra bunun ötesinde
tartıştığımız başka bir konuyu sağlıklı
bu konuşa bildiğimiz ikinci üçüncü
adımlar atılmış oluyor gerçekten Uzunca
bir zamandır Türkiye bu bizleri
kaybettiği için o genel Türkiye yaygın
bilinirlik oluşturan ortak Duygu veren
temel öykülerini kaybettiği için
tartışmalarında köşeli hale geliyor
tartışmalarında şiddeti artıyor
gerçekten çok daha keskin ve rahatsız
edici biçimde dönüyor Yani herkes kısa
süreler içerisinde birbirinin çok
ötekisi olmaya başlıyor E bugün Bence
Türkiye'de hemen hepimizin kitap
üzerinden Biz diyebilecek kitaplardan
bir tanesinin yazarını bir başka
kitabını konuşuyor olacağız Türkiye'de
en çok satan kitaplardan bir tanesi 40
Mantolu Madonna bilirsiniz Hemen
herkesin bir kahve yanında da kitabını
koyu fotoğrafını çekmiş li vardır küçük
Mantolu Madonna tuhaf bir şekilde hani
1940'lı yıllarda yazılmış bir aşk
hikayesi olmasına rağmen dönemsel
yabancılaşmayı insani Duygu
O çok Türkiye'ye Has dokularla yakalamış
olmasından kaynaklı sanıyorum Türkiye'de
çok ciddi sayıda insanın ortak
duygularla birleştiği kitaplardan bir
tanesi Kuyucaklı Yusuf Sabahattin
Ali'nin Aslında Kürk Mantolu madonna'dan
önce yazdığı kitap ve ben bugün birazcık
Kuyucaklı Yusuf Tan bahsetmek istiyorum
size ben Kürk Mantolu madonna'dan
öncesinde Kuyucaklı Yusuf okumuştuk 1937
yılında yazmış Sabahattin Ali bu
kitabını Bence en az 40 Mantolu Madonna
kadar Kuyucaklı Yusuf'ta bizi bize
Anlatma ile alakalı Daha doğrusu Türkiye
ile ilgili konuştuğumuz bir sürü
bildiğimiz bir süre hikayenin zeminini
bulmayla alakalı bize acayip bir fırsat
bölüm acayip bir yol haritası
oluşturulmuş gibi görünüyor bir kere en
temelde ayırt ettiğim şeylerden bir
tanesi kitabı 1937 yılında yazmış kitap
1900-3 türkiye'sine 1900-3 dünyasını
anlatıyor ve
ve hala üzerindeki rahatlıkla
konuşabileceğimiz yabancılaşmayı
Toplumsal olarak kendi içimizde kendi
kimliğimizin içerisinde erime duygusunu
ahlaki değer kayıplarını hangi dönemde
nasıl nasıl yapılması onlarla
yaşadığımızı adım adım Gerçekten böyle
yüksek bir çözünürlükte görebileceğim
şekilde anlatıyor tuhaf bir becerisi var
tabii kitap ara bizim 1980'li yıllarda
arabesk döneminin öncesinde kaldığı için
1990'lar modernizmin Hele şimdi
yaşadığımız post modernist dönemi
öncesinde kaldığı için yazarken
bildiğimiz birçok bilginin en temel en
Benzi halini görüyoruz Orada aslında
anlattı Öykü hani Öykü ben size burada
anlatıyor sanki Spoiler vermemek için
anlatmayacağım ama hani Öykü dinliyorsa
ve bu Çok arabesk Öykü diyeceksiniz Hani
bir kitap okudunuz da hiç konunun
arabesk olmadığını fark ediyorsunuz yani
o muhalif Bir görüşün zihinsel
aydınlığında en Berrak halini
görüyorsunuz 1930'larda
bu kanın kendi toplum içerisindeki
yabancılaşmasını görüyorsunuz birazcık
da anneannelerimizin baba annelerimizin
yokluk Savaş yoksunluk duygusunu hani
biz açıkladıkları söyledikleri hikayeler
vardır benim ya şu anda daha belirgindir
Bugünkü e o öykülerin zeminini
buluyorsunuz Aslında nasıl yaşandığını
nasıl oluştuğunu biliyorsunuz sonra
insan farkında olmadan Kuyucaklı Yusuf
içerisinde kendi karakterini de
sorguluyor kimlik oluşum sürecinde
sorguluyor ve Hani birçok nitelikli
romanın içerisinde olan şey Kuyucaklı
Yusuf'un içinde de oluyor anlık olaylar
karşısında dik kalmak mümkün mü ama o
yavaş yavaş değişen ve bizi farkında
olmadan bir şey doğru sürükleyen Hayat
kurgusunun içerisinde dik durmak o kadar
da mümkün değil misin öyküsü tuhaf bir
şekilde ben de bu kitap en başından
itibaren Kader kelimesine karşılık
geliyormuş gibi görünüyor ama kader
Evet Ee şey gibi bir kader değil o
kaderci arabesk arabesk formlardaki bir
kader değil o gerçekten bir iniyorum
uydu şu anda tam Hatırlamıyor kadar
kadar Kader yani ne yaşarsan bir ölçüyle
yaşayacağını sana anlatan bu ölçüyü
değiştiremeyeceğini Hani bu üçünün
değişmez hayatını bir bütünü olduğunu
ama bu değişmezliğinin içerisinde üstü
olarak yine de senin o nasıl
yaşayacağını seni karakterini
belirleyeceğini fırsatını veren bir
kader gibi o yüzden gerçekten yani bu
romanı kendi iç öyküsünü de oluşturduğu
şeyle beraber bir kalp kırıklığı bir
burukluk böyle bir ve Kızılcık yediğinde
ki o kekremsi tas gibi bir tat bırakıyor
ağzında ne yazık Ama gerçekten hani
belirgin ve duygusal anlamda çok içinde
hissedebileceğiniz şeylerden bir tanesi
öyle bir öykü Öyle bir hayat yaşıyor ki
bu şu hafif existansiyel ismi sorguya
geliyor insan
var yani daha iyi ya da daha kötü Ne
olabilir ki işte olduğundan olduğundan o
kadar o boşluğu yakalamak için bile o
boşluk duygusunu Çünkü biz şimdi Nino
postmodern dünyasının içersinde peşi
peşine koştuğumuz anlarla sağlar
bilgiler ve malumatlar arasında
boğuşurken böyle birşey yakalamak bile
bir tür meditasyon gibi yani daha iyi ya
da daha kötü bir şey olmayacağı onun
dengede ve orada durduğu zaman o durağın
ritmik haldeki arka tarafta Aslında Öykü
kendi içerisinde bir sürü şeyle beraber
devam ediyor öyle tuhaf bir duyguyu
bizim üzerimize yükleyebiliyor ve bunu
Sabahattin Ali'nin 1937 yılında fark
etmiş olması ya 1937 yılında
hatırlatayım sizi zeplinler uçu havada
yani hani öyle bir dönemdeyiz
Türkiye'nin içerisinde Atatürk'ün
yaşadığı bir dönemdeyiz Yani daha tek
parti hükümetinin olduğu bir dönemdeyiz
1937 yılında o Berrak bir zihinle hafif
muhalif de bir bakış aç
bu Sabahattin ile Ali'nin o muhalif
açısında bakış açısıyla beraber bir
küçük Kasabanın içerisinde Nazilli
Yanılmıyorsam Nazilli deki o insanların
arasında o büyük Global dünyanın bize
taşıdığı yabancılaşmayı kültürel
yozlaşmayı ahlaki kimlik kayıplarını bu
kadar katman katman tatlı tatlı
yakalamış olması ve bunu da hafif
fantastik sayılabilecek bir öykü
içerisine yerleştirilmiş olması
gerçekten hani böyle damak tadıyla okuya
bildiğiniz hikâyelerden bir tanesine
dönüştürüyor ucu Kuyucaklı Yusuf'u
Sabahattin Ali Kuyucaklı Yusuf'u büyük
bir beceriyle yazmış Bence Türkiye'nin
anlamlı edebiyat eserlerinden bir tanesi
fakat Ezel Akay bunu Story telde bir
seslendirmiş bu girişteki Dinlediğiniz
sese demesiydi yazılıkaya sesiydi
gerçekten yani Sabahattin Ali'nin
anlatır ritmiyle Ezel Akay'ın
seslendirme ritmi
o birbiriyle iç içe geçmiş ve bu iç içe
geçme hali yepyeni bir sanatsal ürün
doğurmuş gibi görünüyor Yani dinlenmek
için durmak için bazen Ruhen başka bir
şey yakalamak için durup dururken
Kuyucaklı Yusuf Tan bir bölüm açıp Ezel
akay'dan dinlediğim zamanlar oluyor
seslendirilmiş kitaplar içerisinde bence
hani Pir seviyesi işlerden bir tanesi
gibi görünüyor sektörlerden
dinleyebilirsiniz işi kendisine Bahar
yaklaşıyor artık daha fazla dışarı
çıkabileceğiniz zamanlar doğanın
içerisinde doğaya ait şeylere bakıp
durduğumuz Ama gerçekten durduğumuz
kendi Kaderimize bakmak için kendi kadar
ımıza ne düştüğünü görmek için
durduğumuz zamanlarda dinlemenizi
tavsiye ederim bu

Efendim merhabalar. Bugün sizlerle
beraber daha önceden kanalda hiç
konuşmadığım bir konu üzerine
konuşacağım. O da Vedpad konusu. Vedpad
denilen mecranın, platformun veya kendi
içindeki sözde estetiğinin üzerine
detaylı bir değerlendirme yapacağım. Bu
mecrayı savunan insanların argümanları
üzerine konuşacağım ve bununla beraber
Wedpad kitaplarının neden gerçekten kötü
olduğunu anlatacağım. Çünkü bir şeye
kötü dediğiniz zaman genelde ön yargılı
olarak algılanıyorsunuz. E okudun mu da
kötü diyorsun, baktın mı da kötü
diyorsun. İşte bu konuları detaylıca
aydınlığa kavuşturacağız. Dilerseniz hiç
vakit kaybetmeden konuya geçelim. Şimdi
öncelikle Vedpad ilk duyuşta oldukça
mantıklı bir fikir. İlk ortaya çıkışına
baktığımız zaman aslında bir hikaye
paylaşma platformundan ziyade bir
tretman paylaşma platformu. Yani bu ne
demek? Siz bir roman yazacaksınız ve o
romanı yazıp yazmamaya karar
veremiyorsunuz. Aklınıza bir fikir var.
Siz bu platform aracılığıyla yazmayı
planladığınız şeyin kısa bir tratmanını
yayınlıyorsunuz ve okuyucular size fikir
belirtiyor. Aslında ilk çıkış fikri bu
yönde. Ondan sonra bu bir hikaye
paylaşma platformuna dönüyor ve bundan
sonra inanılmaz bir yayın piyasası
oluşturmaya başlıyor. Dünyada ve
Türkiye'de tabii ki de yaygın bir algı
var. İşte Vedpad aslında çok güzel bir
uygulama ama Türkiye'de biz bunu
suistimal ediyoruz gibi. Hayır.
Türkiye'de neyse aşağı yukarı yurt
dışında da bu şekilde çalışıyor. Bu
şekilde ilerliyor ve bu bir sosyal medya
mecrası olarak varlığını sürdürüyor. Hem
de daha önceden sürdürmüş. Bunların
altını çizelim ki ilerleyen zamanlarda
konuştuğumuz konularda hatlar
karışmasın. Ben çok iyi hatırlıyorum.
Henüz 14-15 yaşındaydım galiba.
Arkadaşlarımın elinde böyle güzel güzel
farklı farklı kapaklı kitaplar
gördüğümde bir dönem bir heves etmiştim.
Ondan sonra bir şeyler oldu ve ben hiç
elime sürmedim. Ama çok da böyle büyük
bir nefretim, bir önyargım, cartım
curtum yoktu. Zaten benim ilgilendiğim
alanlar çok başkaydı. Hala da öyle.
Okuma yaptığım alanlarla çok çakışan
şeyler değil bunlar. Sosyal medyaya
girdikten sonra aslında gözüme batmaya
başladı iyiden iyiye. Çünkü içerik
ürettiğim alana baktığım zaman %80'i
neredeyse bu tarz kitaplar üzerine
üretilmiş içerikler oluşturuyor. Ve
geçmiş zamanlarda kitapçılarda
çalıştığım bir dönem de olmuştu. Bir de
orada deneyimlemiştim. Müthiş bir
çılgınlık. Yani öyle böyle değil. Sabah
800'de dükkanı açıyorum. Sabah 9.30'da
bir grup işte liseli genç kız
arkadaşımız dükkana geliyor ve diyor,
"Şu kitap çıktı mı?" Diyorum, "Hayır ama
çıktı." diyor. İnternette çıktığı
yazıyor. Diyorum sipariş etmişizdir.
Gelir. Ne zaman gelir? Şu zaman gelir
aşağı yukarı. Ve gün içinde ikiü defa
uğruyorlardı. Şu kitap çıktı mı çıktı
mı? Gibisinden. Müthiş bir çılgınlık.
Yani hiçbir edebi eseri böyle bir coşku
hissetmedim şimdiye kadar. Ve o
zamanlarda bir açıp bakmıştım ne yazıyor
bunun içinde? Ve dehşete kapıldım.
Berbattı her şey. Şimdi dilerseniz ilk
başta ben şey yapmak istiyorum. Bu
videoyu niye çekiyorum? Ben bu videoyu
çekmemin sebebi pek de Vedpad'in çok
kötü bir şey olduğunu halka anlatmak
gibi bir şey değil. Zaten herkesin aklı
var ve herkes neyi kötü bulup neyi kötü
bulmayacağını başkalarından daha iyi
biliyor. Benim yapmak istediğim şey şu.
Bu kitaplara kötü dememizin, bu
kitaplara kötü denmesinin, çöp
denmesinin birtım haklı gerekçeleri var.
Bunları tartışmak istiyorum. Ve bu
gerekçeler büyük çoğunlukla öznel veya
sadece bizi ilgilendiren yorumlar değil.
Gerçekten genellenebilir ve uzun vadede
probleme yol açacak durumlar olduğunu
düşünüyorum. Bu yüzden böyle bir video
çekiyorum. Bu Vedpad okuyan ve savunan
arkadaşların argümanlarına geçelim
istiyorum. Çünkü evet Vedpad bize hep
böyle şeye çağrıştırıyor. 14-15
yaşındaki çocuklar okuyor bunları.
Hayır. 20 yaşını geçmiş insanlar okuyor.
40 yaşındaki insanlar okuyor. 30
yaşındaki insanlar okuyor. Yani hatta
hiç unutmuyorum çalıştığım kitapçıya
düzenli olarak gelen 40'lı yaşlarında
bir abi vardı ve bütün o kitapları
Avc'un içi gibi biliyordu. Ne okuduğu
hakkında hiçbir fikri yoktu. İyi bir şey
okuduğunu düşünüyordu. Benim sosyal
medyada işte orada burada gördüğüm
argümanın en yaygını ya işte bütün
platformunu kötü diyorsunuz ama içinde
kaliteli olanlar da var. Onları niye es
geçiyorsunuz? işte az okunanlara ben
bakıyorum vesaire gibisinden. Aslında
şöyle bir yaklaşımım var bu konuda. Her
sosyal medya platformunun kendi içinde
bir algoritması vardır. Yani o sosyal
medya platformunda neyin tüketilip neyin
tüketilmeyeceği o algoritmaya bağlıdır.
Yani sizin Vedpad deyince aklınıza
sadece o tuhaf tuhaf kurgular ve
fantezilerden başka hiçbir şey olmayan
metinlerin gelmesinin nedeni o
platformun bunu böyle yapıyor. Yapmak
istemesi. Platformlar tüketicilere göre,
genel tüketiciye göre şekillenir.
Tüketiciler platforma müdahale
edemezler. Yani biz bir platformu çöp
hale getiremeyiz. O platform buna izin
vermiştir. Ve dolayısıyla vedpad kötüdür
genellemesi çok da yanlış bir genelleme
değil. Ama benim bahsettiğim veya birçok
insanın bahsettiği Vedpad muhabbeti o
ayardaki kitapları atıf yapıyor şeklinde
algılanabilir. Bir de gördüğüm şeylerden
biri işte okuduğum metinlerin, okuduğum
kitapların illa edebi mi olması
gerekiyor? Çok net bir cevap vereyim.
Evet arkadaşlar. Çünkü siz bir kurgu
metin yazıyorsunuz. Öyküleyici bir metin
yazıyorsunuz. Bir öykü anlatıyorsunuz.
Hikaye anlatıyorsunuz ve edebi değer
taşımak zorunda. Peki bu edebi değer
dediğimiz şey ne? Bilinç akışı tekniği
kullanmak, üst kurmaca kullanmak,
efendime söyleyeyim betimlemeleri böyle
ardı ardına yığmak, noktasız virgülsüz
paragraf o demek değil. Sizin edebi
dediğiniz şey aslında hikaye anlatmanın
temel gereksinimlerini karşılaması
anlamına geliyor. Bu kadar basit. Ya
sanatsallıkla edebi nitelik birbirinden
farklı şeyler. Edebi nitelik dediğimiz
şey dünyadaki bütün bütün sanat
akımlarını, sanat devrelerini, yazılmış
her şeyi içine kapsayan bir genel
sıfattır. Homeros'un İlyada Destanı da
edebi metindir ve edebi nitelik taşır.
James Joyce'un yülü sesi de edebi
nitelik taşır. Tolkin'in yüzüklerin
efendisi de edebi nitelik taşır. Bu bir
şeyi bir şeyden ayırmak için kullanılan
bir ayrım sıfatı değil. Edebi nitelik
taşımıyor demek. Ben bir kurgu metin
yazmıyorum. Günün sonunda kurgu metin ve
edebiyatın temel gereksinimlerini
karşılaması gerekiyor. Ne bunlar? İşte
anlatım, üslup, dil. Bunlar en temel
şartlar ve bunları karşılamayan şeye
okunmaya değmez. Yani bir yazılı
anlatının içinde, bir öykünün içinde,
bir hikayenin içinde eğer dil yoksa,
gerekli şartları karşılayamıyorsa o
okunmaya değmezdir. Edebi niteliği
yoktur. Aslında konu bu kadar basit. Ve
benim gördüğüm, bence en problemli olan
şey birçok insan okuma alışkanlığını bu
kitaplarla kazanıyor. Bence bu o kadar
iyi bir şey değil. Demin de söylediğim
gibi dilin temel gereksinimlerini
karşılamıyor arkadaşlar. Yani siz
okumaya veya bir arkadaşınızın kardeşi,
sizin kardeşiniz, çocuğunuz okumaya bu
kitaplarla başladığı zaman bir dili
yanlış öğrenmeye başlıyor. Çünkü
unutmayın belli yaşlarda
deneyimlediğimiz şeyler bizim
gerçekliğimiz haline geliyor. Bizim
bildiklerimiz haline geliyor ve bunları
aşmak ilerleyen yaşlarda çok çok zor
oluyor. Yani bir şeyi yanlış öğrenmiş
oluyoruz. Bunun da örneklerini birazdan
bir metin üzerinden vereceğim zaten.
Vedpet'i sevmeyen insanlar veya ben çok
mu yanlış yapıyorum? Yani önyargılı mı
yaklaşıyorum? Veya ne bileyim gerçekten
bu insanlar boşuna mı emek veriyor? Bu
insanlar işte emeklerin biz onlara
haksızlık mı yapıyoruz? Hayır. Neden
haksızlık yapmıyoruz? O insanlar
emeklerinin karşılığını yazarlardan
bahsediyorum misliyle misliyle
alıyorlar. Eee bu alanda içerik üreten
arkadaşlar da emeklerinin karşılığını
misliyle misliyle alıyorlar. Yani onlar
bir şey yapabildi, bir şey yaptı diye
biz onlara biat etmek ve biz onları
sonsuz sevgiyle yaklaşmak zorunda
değiliz. Zaten benim bizim derdimiz
onlar da değil. Bu şeylerin yazılmasında
bir problem yok. Herkes her şeyi
yazabilir. Günün sonunda karşılaştığımız
problem şu. Bu kitaplar neden çok fazla
satılıyor? Neden çok fazla basılıyor?
Yayınevleri genç yazarlardan neden kitap
yazmasını talep ediyor? Günün sonunda
aslında ilgilenmemiz gereken ve
perspektifimizi kaydırmamız gereken
problem bu. Çünkü bu insanlar havadan
yazmıyor. İçinden geldikleri için
yazmıyor. Bu bir meslek en nihayetinde
ve bu işten gelir elde ediyorlar. Ve
bunu yapmaya devam niye etmesinler
zaten? Yani sonuçta gelir elde
edebildikleri bir işi var. O işi neden
bıraksınlar? Burada şu karşımıza
çıkıyor. Evet, genel okur kitlesi
diyebiliriz, başka bir şey diyebiliriz
ama ben günümüz çağında en azından
tüketiciye entegre çalışan bir piyasa
olduğu düşüncesinde değilim. Neyin
reklamını yaparsanız o satılır. Neyi
birilerinin gözüne sokarsanız ona maruz
kalırız ve o satılır. Hatta bizim şu
anda oturup webpad konuşmamız bile bunun
bir göstergesi diyebilirim. Yani ben
suçu hiçbir zaman yazarında okurunda
aramıyorum. Yazar yazar ve okur da okur.
Aslında bu durum bu kadar basit. Bu
insanların bu pratikleri edebiyatı
derinden etkileyen, kanayan bir yara da
değildir. Sonuçta bu insanlar, bunları
yazan insanlar zaten belli başlı
metinleri okuyamamış, belli başlı
metinlere hiç girmemiş ve edebiyatın
belli başlı taraflarından uzak durmuş
insanlar oluyor. Bu benim veya başka
birini eleştirebileceği bir şey zaten
değil. Sıkıntı şu. Küçük yaşlardaki
arkadaşlarımız edebiyatla aslında bu
metinlerle tanışıyorlar ve bu metinlerle
beraber edebiyatı, edebiyatın ifade
alanını deneyimliyorlar. Ve aslında bu
bakış açısı o bizim pratiğimize dönüyor.
Hemen bir örnek vereyim. Bir kitap
öneriyorum ben bir içerik üreticisi
olarak ve geri dönükler şu oluyor. Abi
kitap çok sıkıcıydı. Aslında önerdiğim
kitap işte Apal'un Cam Kenti. Aslında
çok da sıkıcı bir kitap değil. Yani
diğer benzerlerine göre baktığım zaman
gayet akıcı. içinde çeşitli polisiye
hikayelerin olduğu ve kurgunun birazcık
daha hızlı ilerlediği bir metin. Ya
oturup da işte hafız divan önermiyorum
veya hafız divan okuyan biri sıkılınca
şey demiyorum. Abi bunlar nasıl
sıkılıyorsun? Çok akıcıdır falan
demiyorum. Gerçekten akıcı kabul ettim.
Kitapları karşı böyle geri dönüp gelmesi
beni düşündürüyor. Hani bu kitapların
neyi var? Ve dönüp baktığım zaman,
karşılaştırdığım zaman bir herhangi bir
webad kitabıyla şöyle bir farka
gidiyorum. Aslında bu webpad
kitaplarının okura yaptığı şey şu. Okura
düşünme fırsatı bırakmıyorlar. Her şeyin
en detayı, her şeyin en en ince detayı
yazara bağlı. Yani yazar, okur ve metin
ilişkisinin yanında yazar ve okur
ilişkisi var. Ortada bir metin yok.
yazar anlatıyor ve okur sadece yazarın
anlattığını biliyor. Kendisi bir şey
türetmek istemiyor. Türetmiyor. Ve bu
üçşeng geçlik bizim okuma pratiklerimizi
derinden derinden etkilemeye başlıyor ve
uzun vadede aslında başka türde kurgu
metin tüketememeye başlıyoruz. Şöyle bir
durum da var. İşte ben hem webpet
okuyorum hem tutturamayanlar okuyorum
hem okuyorum hem o kadar şey e işte
Umber okuyorum hem VPET okuyorum hem
Borhes okuyorum falan. Bir insan
hempaden hem de herhangi bir Oğuz Atay
romanından aynı derecede aynı şekilde
zevk alamaz arkadaşlar. Çünkü ikisinin
vadettiği şeyler çok başka. Bu şu anlama
geliyor. Ben hem aşırı lineer ilerleyen,
çok akıcı, bana hiç düşünme fırsatı
vermeyen, akıl yürütme fırsatı vermeyen,
beni yormayan metinleri okuyorum. Hem de
beni yoran, lineer ilerlemeyen, kendi
içinde bir kurgusu olan ve benim
çözümlemem gereken bir kurgu
matematiğine sahip metinleri okumayı
tercih ediyorum. Ya bu da bana çok
çelişkili geliyor. Son olarak da şun
farkı da koymak istiyorum. Herhangi bir
bestseller metinle webpad'i birbirine
karıştırmak doğru değil. Bestseller
metin dediğimiz metinler nedir? Toplumun
geneline hitap edebilen zaten adından
anlaşılacağı gibi çok satması için
yazılmış ve toplumun hem üst hem alt hem
orta memur burjuva kesimine eşit
derecede hitap eden metinlere deniyor.
Yani şöyle bir örnek vereyim. Stephen
King bir bestseller yazardır. Agat
Christi bir bestseller yazardır. Edgar
Pa'nun bazı metinleri bestseller
metinlerdir. İşte Talky'nin yüzüklerin
efendisi bestseller metindir. Harry
Potter aynı şekilde efendime söyleyeyim
tahta oyunları serisi bu şekildedir.
Dune serisi bu şekildedir. Isac
Asimov'un vakıf serisi de bu şekildedir.
Yani bestsellerla Vedpad'i kıyaslamayın
arkadaşlar. Bestseller tarafında e gayet
de gayet de kaliteli metinler var.
Ayrıca birçok yazar örneğin Murakami
gibi, örneğin Tolkin gibi, örneğin Yaşar
Kemal gibi hem bestseller hem de
edebiyat sanatı çerçevesinde nefes
alabilir metinler ortaya koyarlar. Yani
demem şu ki Vedpad başka bir şey.
Vedpadmeyenlere antitez getirilen o
bestseller metinler başka şeyler. işte
şey muhabbeti vardır. E Tolkin de
döneminin vetpet'i değil miydi falan
değildi aslında. Çünkü Talkin yaptığı
işi biliyordu ne yaptığını veya ne
bileyim Edgarın Po da yaptığı işi
biliyordu. Agat Christi de Sir Arthur
Conan Doyle da bu insanlar şey değildi.
Ben bir metin yazayım ama hiç özgün bir
şey olmasın. Üzerine hiç düşünmeyeyim.
Sadece daha önceden yapılmış ve tutmuş
şeylerin aynısını oturayım bir daha
yazayım paraları cukkalayayım işte
yoluma bakayım tarzında yazılmış
metinler değildi. Birazdan daha detaylı
konuşuruz zaten işin muhteva tarafına
girdiğimiz zaman. Hatta hiç vakit
kaybetmeden şöyle bir metin açacağım
önüme. Hangi metin olduğunu, hangi
yazarın yazdığını falan filan söylemek
istemiyorum. hem reklam olmaması
açısından hem de amacım gerçekten bir
yazarın yazdığı metne saygısızlık yapmak
veya bir okur kitlesini karşıma almak
falan değil. Ben işin tamamıyla
temellendirmesine gitmek istiyorum. O
yüzden bence hangi yazarın yazdığında
kendi kitabın olduğunun pek bir önemi
yok. Ufak bir okuyayım. Yağmurun altında
ıslanarak yürümeye devam etti. Saçları
fırtınanın şiddetiyle ensesine yapışmış.
Yağmur damlaları bedenini esir almıştı.
yaralanmıştı ama asıl yarayı henüz
almadığını biliyordu. İçinde yüzeye
çıkmaya hevesli volkanik bir enerji
vardı. Gözlerinde ışığı mutlak
hakimiyeti seyrediyordu. Ateş ve ışık
krallığının gücünü aldığı ateş yıldızı
yıllar sonra ilk kez bugün gökyüzünde
görünecek ve birçoğunun kaderini
çizecekti. Bu düşünce adamın adımlarının
titremesine neden oldu. Şimdi ilk
bakışta okey ne var burada diyoruz ama
birazcık işin derinine inelim. Yani
birazcık böyle e cümle sentaks yapısını
şey yapalım inceleyelim. Yağmurun
altında ıslanarak yürümeye devam etti.
Yağmurun altında yürürken zaten
ıslanırsın. Ya bunu ekstra belirtmek o
şey dediğim işte okurun düşünmesine
fırsat vermemek mevzusu. Yağmurun
altında ıslanarak. Yani yağmurun altında
yürürken aslında ıslanmama gibi bir
şansı vardı da bilerek mi ıslanıyordu
gibi bir sonuca çıkıyor. Bunlar aslında
şey değil. Benim çok detaya inmemin bir
sonucu değil. Herhangi bir yayınevinin
herhangi bir editörü eline gelmiş bir
metne böyle yaklaşıyor arkadaşlar günün
sonunda. Yani öyle bakıyor. Mesela şey
olayı vardır meşhur. Merdivenden yukarı
çıktım ya da merdivenden aşağı indim.
Hani bunlar da problemli cümlelerdir.
Merdivenden yukarı çıkamazsın.
merdivenden çıkarsın veya merdivenden
aşağı inemezsin. Merdivenden inersin.
Hani bu hastalıklı betimlemeler diyeyim
ya da toksik betimlemeler metin boyunca
ilerlediği zaman metni boğmaya başlar ve
okunması oldukça zor bir hale gelir.
Eee, bilmiyorum. Bu yalnız benim
pimpilikli olmam değil. Yani herhangi
bir yayınevinin herhangi bir editörü de
zaten böyle yaklaşıyor bir metne. Büyük
çoğunlukla bir şu ufacık bir paragrafta
gördüğüm diğer kritik hata şu bir
anlatıcı bakış açısı karmaşası var.
Şimdi yağmurun altında ıslanarak
yürümeye devam etti. Saçları fırtınanın
şiddetiyle ensesine yapışmış yağmur
damlaları bedenini esir almıştı. Şimdi
burada tipik bir hepimizin bildiği
şekliyle bir gözlemci anlatıcı aslında
örneği görüyoruz. Önceki paragrafa
baktığımız zaman ilk yani paragrafa
tarihin artanları yıkımın öncüleri,
yeniden doğuşun ortaklarının adına
çizileceği o gün gelmişti. Yani buradaki
anlatıcımız eee tabiri caizse bir ilahi
anlatıcı. Yani her şeyi bilen, her şey
hakkında fikri olabilen, her şeyin
gerçeğini bilebilen ve önemli olan
hikayenin ne olduğunu da bilen. Yani
hikaye hakkında hiçbir fikri olmayan
değil. Çünkü ilahi anlatıcı dediğimiz
şey bu. Ve burada yer yer yazar karakter
ve bakış açısını birbirinden ayıramayıp
bakış açısıyla anlatıcıyı birbirine
bulamaç edip oldukça cümle cümle karışan
bir hale getiriyor. Yani bir yerde her
şeyi bilen bir anlatıcıdan bahsediyoruz.
Her şeyden eee kadir karakterlerin
kafalarına girebilen bir anlatıcıdan
bahsediyoruz. Bazı yerlerde de karakteri
hiçbir karakter hakkında bir fikri
olmayan tamamıyla dışarıdan gözlemleyen
bir anlatıcı karşımıza çıkıyor. Şimdi
diyeceksiniz ki abi postmodern ve
modernist metinlerde de aynı durum yok
mu? Çoklu anlatıcı başka bir şey. Yani
aklı başında hiçbir metin oturup da bir
paragrafta her şeyi bilen bir anlatıcı,
ikinci paragrafta sadece bir karakterin
hayatını bilen bir anlatıcı, diğer
paragrafta başka böyle bir şey yapmaz.
Bu metni boğmaktan başka hiçbir işe
yaramaz. Yani bunun postmodernizmle,
modernizmle hiçbir alakası yok. Ufak
tefek dil hataları diyecektim ki Ufak
Tefen'in de dışında dil hataları var.
Örnek olarak akkor bulutlar geriye
çekildi. Yanardağın içindeki volkan
kaynamaya devam ederken savaşın
kalıntıları ateş ve ışık krallığının
kayaçlarının üzerinde birikiyordu. Şimdi
çok basit bir sözlük araştırması
yapalım. Volkan ne demek? Bakın efendim,
TDK'ya göre volkanın eş anlamlısı
yanardağ zaten. Yer kabuğunun yapı
gereci olan ve doğada büyük yer tutan
bir ya da birkaç mineralden oluşmuş
kütle. Yani kayaç dediğimiz şey yeryüzü
demek değil doğrudan. Yani bu
arkadaşımız bu da yeryüzü olarak
kullanmış. Yanardağın içinde kaynayan
volkan. Volkan zaten yanardağ demek.
Yani dediğim şey bunlar ilk bakışta çok
önemli değilmiş gibi duruyor ama
arkadaşlar bu tarz ufak tefek hatalar
birikiyor birikiyor ve Roman'ın kemiğini
çürtmeye başlıyor. Ve bunun dışındaki
bence en büyük hataları editörle
çalışmıyor olmaları Vedpad yazarlarının.
E birkaç defa yayında bakmıştım ve şok
oldum. Yani nasıl olur da 30 baskıyı
geçmiş bir metinde hala temel d ve dağ
ayrımları, soru eki ayrımları işte ki
bağlacının ayrımı düzenlenmez. Ya bu
inanılmaz bir şey. Akıl alır gibi değil.
Ya düşünün bu kitap binlerce satmış,
binlerce insanın kitaplığında duruyor ve
içinde temel bağlaç hataları var ve
bunlar düzeltilmemiş. Yani bir diğer
baskıyla beraber normalde yayınevleri
her baskıya girecekken, bir kitabın her
baskısına girecekken bir şey yapar,
kontrol eder kitabı. Bazı kitapların
hatta ön sözünde şey görürsünüz. İşte şu
baskıya önsöz, bu baskıya önsöz şeklinde
görürsünüz. Bunun sebebi tabii ki de ilk
bakışta direkt kusursuz
yayınlayamayabilirsiniz kitabı. Buu
düzeltebilin diye. Ya bakıyorum son
baskısına baktım kitabın. Son baskısında
da var aynı hata. Yani ne yazar, ne
editör, ne redakteci, ne yayınevi
sahibi, ne müdürü, ne yayın genel yayın
yönetmeni, ne okur. Kimsenin bir
problemi yok bu dil kurallarıyla. Ve bir
diğeri de en sıkıntı gördüğüm Türkçenin
en temel kurallarından biri olan özne ve
yüklem kuralı. Beni benden alıyor. Yani
gerçekten özneyle yüklemin yerini her
değiştirdiğiniz zaman Shakespeare
olmuyorsunuz. veya özneyle yüklemin
yerini her değiştirdiğiniz zaman şiirsel
bir dil kullanmış olmuyorsunuz. O özn
özneyle yüklemin yeri mantıklı
durumlarda yer değişmesi gerekiyor. Yani
bir diyaloğun ortasında mesela diyalog
gidiyor işte A karakteri şöyle yaptı ve
böyle dedi. B karakteri şöyle yaptı ve
böyle dedi. En sonunda anlamsız bir
yerde şöyle bir şey karşılaşıyorsunuz.
Böyle demişti A karakteri sevdiği
kadına. Yani diyalog kuruyordun, sahne
kuruyordun. bir anda ne değişti de
Shakespeare taklidi yapmaya başladın
gibi gibi. Bu kadarcık hatalar bile bu
kitapların neden çöp olduğunu gayet iyi
açıklıyor. Daha fazla bence konuşmaya
bile gerek yok ama birçok arkadaşımız
diyor ya bir kitaba çöp denmez denir.
Yani böyle bir kitaba çöp denir. Çünkü
bu kitap okuruna çöp muamelesi yapıyor.
Yani yanardağın içinde şey yapan,
kaynayan volkan muhabbeti veya ne
bileyim temel bağlaç hataları, sentaks
hataları, metinde ritim yok, hiçbir şey
yok, ruh yok, karakterizasyon desen
hepsinde iki tane karakter var. Yani
2000, 3000, 5.000 yıl önceki destan
formundaki iki tane e bir zıtlık şeyini
alıyorlar, yapısını alıyorlar. İyi
karakter, kötü karakter. İyiyile kötünün
mücadelesi. E bu sefer diyor ki ben
grileri de işledim. E bu sefer de beyaz
beyaza yakın gri siyaha yakın grinin
mücadelesi. Yani o aslında grilerin
olduğu hikayeler içinde karşıtlıklarla
oluşturulmuş bir mücadelenin mücadelenin
veya karşıtlıklarla oluşturulmuş bir
romantik çekimin barınmadığı hikayeler
oluyor günün sonunda. Yani siz kalkıp da
günahkar olan ama aslında yaptığı
şeylerden pişman olan bir adamla
günahkar olmayan ama yaptığı şeylerden
de pişman olmayan bir adamı karşı
karşıya geçirdiğiniz zaman bu griler
olmuyor. Bu da aslında iyi ve kötünün
mücadelesi oluyor. Yani iyi ve kötü gibi
kavramlar edebiyat içinde en azından
metin içinde değerlendiriliyor. Yani
sizin ahlaki normlarınıza göre
değerlendirilmez. Örnek olarak
antikahraman dediğimiz şey insanlara
yardım eden ama yardım etmek için de her
şeyi yapan insan demek değildir veya ne
bileyim insanlara zarar veren ama kötü
olmayan demek falan değildir.
Antikahraman iyi ve kötü özellikleri
barındırmayan karakterdir. Yani örnek
olarak mitolojilerdeki karşıt
kahramanlar örneğin Loky gibi, örneğin
Hades gibi, Ares gibi, Erlik gibi bunlar
antikahraman olmazlar. Bunlar
karşıttırlar. İyi ve kötüyü içinde
barındırırlar. Antikahramanlar sadece o
toplumun bir bireyidir ve öyle davranır.
Öyle davrandığı için öyledir. Kendi
içinde başka dertleri vardır vesaire
gibi gibi. Buradan da ufak bir bilgi
vermiş olayım. Yığılmış betimlemeler
işte temel Türkçeden azade bir dil.
İçinde edebiyat dilini geçtim. Gerçekten
iletişim Türkçesinde bile bir aksaklık,
problem olan bir metin dili. Efendime
söyleyeyim saçma sapan yerlere
konuşlandırılmış noktalama işaretleri.
Bazen noktalama işaretinden sonra
koyulmamış boşluklar. Yani evet bunlar
matbu kitaplarının içinde benim
yakaladığım, bulduğum ve yayında
bulduğum hatalar. Yani hiç hayatımda
bakmadığım bir kitapta şey yaptığım
hatalar. Ha buradan şunu da söylemek
istiyorum. Ben burada hiçbir alanın
okuruna, tüketicisine falan bir şey
demiyorum veya yazarına da bir şey
demiyorum. Neden bir şey demiyorum?
Kendi yaptığı işe saygı duymayan zaten
saygı duymadığını bas bağıran birine sen
niye kendi yaptığın işe saygı
duymuyorsun serzenişinde bulunmak çok da
gerekli bir şey değil. Ben sadece Wedet
edebiyatı, Wedpad kitaplarının ve buna
benzer kitapların illa Wedpet'te
yayınlanmak da zorunda değil. Buna
benzer kitapların neden çöp olduğunu
tartışmak istedim. Bakın herhangi bir
kitapçıya gittiğiniz zaman bakın ve bir
5 dakika bir vakit geçirin dediğimi daha
iyi anlarsınız. Yani temel buna çok
takıldım bilmiyorum ama abi işin yazarsa
en azından Türkçenin ya da kullandığın
dil her neyse onun temel dil kurallarını
bilmen gerekir. E bilmiyorsun ve bunu
öğrenmeye de çalışmıyorsun ki birçok
baskı geçmiş ve hala düzeltmemişsin.
Demek ki sen bunu böyle öğrenmişsin. Ben
de kalkıp zaten hiçbir e tüketim
alanının okuruna, tüketicisine bir şey
demiyorum. Ben sadece bir okur olarak
dışarıdan bir göz olarak bunu belirtmek
istedim. Eee fikirlerinizi aşağıda
yorumlar kısmında belirtmeyi
unutmayınız. Çok teşekkür ediyorum beni
dinlediğiniz için. Esen kalın. Hoşça
kalın. Mutlu kalın.

[Müzik]
Söyleme Bilmesinler Şermin Yaşar'ın
Kaleme aldığı aile ilişkileri ve Sırlar
üzerine yoğunlaşan etkileyici bir roman
Aralık 2023'te Doğan kitap tarafından
yayınlanan Bu Eser 200 sayfalık
derinlemesine bir anlatımla eem Emin ve
Ekrem adlı Üç kardeşin yaşamlarını ve
etraflarındaki insanların hikayelerini
gözler önüne seriyor her bir bölüm
farklı bir karakterin perspektifinden
anlatılıyor ve bu sayede okurlar her
karakterin iç dünyasına yakından bakma
fırsatı buluyor romanın merkezinde Ethem
Emin ve Ekrem Kardeşler bulunuyor Ethem
kendini hiçbir yere ait
[Müzik]
hissedemezsin nurten'le olan ilişkisi
hikayenin duygusal merkezini oluşturuyor
Emin annesinin baskısıyla Öğretmen olan
ve yine annesinin isteğiyle evlenen biri
Emin'in eşi Hülya aile içindeki karmaşık
ilişkilerin bir parçası olarak karşımıza
çıkıyor Hülya Emin'e karşı zaman zaman
acımasız olsa da kayın pederine karşı
dostça davranan bir karakter Ekrem se
ailenin en küçük çocuğu ve abilerine
göre daha geri planda kalmış bir
karakter annesinin seçtiği kızlarla
evlenmemek için ilk karşısına çıkan kızı
kaçıran ve onunla evlenen Ekrem eşini
seven Fakat aynı zamanda onu aldatan bir
adam olarak resmediliyor bu karmaşık
karakterler okurlara aile içi
dinamiklerin ve bireysel çatışmaların
derinlemesine bir portresini sunuyor
Kitap Aile bağlarının ve sırlarının
bireyler üzerindeki etkilerini inceliyor
her karakterin kendi bakış açısından
anlatılan hikayeler aile içindeki
gizemlerin ve gerçeklerin yavaş yavaş
açığa çıkmasını sağlıyor etemin ve diğer
karakterlerin sırları her hafta
babalarının zoruyla bir araya geldikleri
akşam yemeklerin ortaya dökülüyor ve bu
Sırların açığa çıkması aileyi derinden
etkiliyor Şermin Yaşar'ın dili duygusal
derinlik ve incelikle işlenmiş anlatım
tarzı okurları karakterlerin
düşüncelerine ve duygularına
yakınlaştırır aynı zamanda Sırların ve
gerçeklerin yavaş yavaş açığa çıkmasını
sağlıyor yazar karakterlerin iç
dünyalarından ve yaşadıkları duygusal
zorlukları ustalıkla kaleme almış Roman
Sadece karakterlerin kişisel
deneyimlerine odaklanmak kalmıyor aynı
zamanda toplumsal normları ve aile
yapılarını da eleştiriyor Geleneksel
aile yapısının altında yatan gerçekler
ve insan ilişkilerindeki karmaşıklıkları
abın toplumsal eleştirisini oluşturuyor
Yaşar aile bağlarının insanların
yaşamlarına nasıl düğümler attığını ve
bu düğümlerin bireyler üzerindeki
etkilerini derinlemesine inceliyor kitap
boyunca karakterlerin iç dünyalarında
çatışmalar ve yaşadıkları duygusal
zorluklar romanın önemli tema
biri bu içsel çatışmalar karakterlerin
gelişimini ve değişimini derlemesini
anlamamızı sağlıyor Söyleme Bilmesinler
aile ilişkileri Sırlar ve insan doğası
üzerine derinlemesine bir inceleme sunan
etkileyici bir roman Şermin Yaşar
karakterlerin duygusal derinliklerini ve
yaşadıkları trajedileri ustalıkla kaleme
almış aile bağlarının ve Sırların
bireyler üzerindeki etkilerini
incelerken aynı zamanda toplumsal
normları da eleştiren Bu roman
okurlarına bir duygusal yolculuk sunuyor

günümüz okur ve kitap severlerinin
devamlı içinde bulunduğu bir tartışma
var o da dünya klasikleri ve modern
Klasikler mevzusu işte dünya
klasiklerini okumalı mıyız dünya
klasiklerini okumak artık eski Eskide
kalmadı mı İşte Dünya klasiklerinin
güncelliği ne kadar doğru günümüz
toplumunun sorunlarını günümüz çağının
problemlerini Ben Dünya klasiklerinde
nasıl arayacağım vesaire vesaire bugün
bu konuyu masaya yatırıyoruz Fakat her
zaman olduğu gibi konuyu su yüzüne
dibinden alarak çıkartacağız Bu yüzden
de ilk değinmek istediğim konu dünya
klasikleri ve modern Klasikler nedir
şunu Öncelikle bir belirtmek istiyorum
dünya klasikleri ve modern Klasikler
diye bir adlandırma falan yok klasik 5
yüzyıldan beri batıda var olan bir
adlandırmayı mitolojik kaynaklarını
belirtmek için bu adlandırmayı
kullanıyorlardı Yani bu noktada Odesa
İlyada destanları Arkaik Yunan ve Latin
şiirleri işte Yunan tragedyaları
Bunların hepsi birer klasik eserdir
ardından batıda neoklasik akımı başladı
bu neoklasik de o geleneği yeni
versiyonuyla adlandırması buradan
geliyor peki dünya klasikleri ve İşte
modern klasikleri adlandırması nereden
geliyor derseniz Avrupa'daki yayınevleri
bir kitap dizisi çıkartmak istiyor
Örneğin Penguin Yayınları gibi bir kitap
dizisi çıkartmak istiyor ve bunları
sınıflandırmak için bunlara bir seri
ismi koyuyorlar Aslında Bunlar bütünüyle
yayınevlerinin eserleri sınıflandırma
şekli satabilmek ve seri kitaplık
oluşturabilmek için modern Klasikler
adlandırması da şuna çıkıyor modernist
eserlere Biz modern Klasikler diyoruz
klasikleşen ama modernler bu yüzden adı
modern klasik Fakat akademide böyle bir
adlandırma yok ama yine de ben hani
alışılmışın dışına çıkmamak için video
boyu dünya klasikleri ve modern
Klasikler diye adlandırabileceğimiz
Çağdaş anlamına gelen modeldir modernizm
de bir akımdır ve bir fikir eğilimidir
ve bu noktada da bu iki ayrıma
gidebiliriz ama velakin şunu da
belirtmek istiyorum ki genel
sınıflandırmalardan dünya klasikleri ve
modern Klasikler veya modern edebiyat ve
modernist edebiyat iki ayrı sınıf yok
Bunlar bütünüyle tarihsellik bakımından
sınıflandırma ve tasnifleme çabamızın
bir sonucu yani böyle bir tür Yok onu
söyleyeyim Bana kalırsa genel okur
kitlesini yanlış anladığı konulardan
biri de bu dünya klasikleri bir türdür
modern klasikler bir türdür işte vetbet
bir türdür işte efendime söyleyeyim
fantastik bir türdür Hayır bu şekilde
türleşme eserler bir eserin türleşme
için bariz farklılıkları içinde
barındırması ve o bariz farklılıkları
Sadık kalarak ilerlemesi gerekiyor
Örneğin bilim kurgu bir türdür fantastik
de bir türdür bunların ikisin ki ayrım
nedir derseniz fantastik büyük
çoğunlukta gerçekliği baştan yazan
eserlere adlandırdığımız biçimdir
genelde bu eserlerin içinde efendime
söyleyeyim mitoloji vardır veya bu
eserlerin içinde büyük çoğunlukta gerçek
hayatta hiçbir şekilde şahit
olamayacağımız unsurlar vardır ve Eser
bu noktada da kendi gerçekliğini yaratır
Örneğin Yüzükler Efendisi gibi bilim
kurgu dediğimiz şeyde var olan
gerçekliğin üzerine inşa edilmiş ve
pozitif Temeller üzerine kurulmuş
eserlere deniyor neden var olan
gerçeklik diyorum bilim kurgu Adı
üzerinde bilim kısmı gerçektir yani
günümüzde bilim olarak adlandırdığımız
hemen her disiplin içinde Barındırır ve
bunun üzerinden bir kurguya çıkar Bu
yüzden böyle bir ayrım vardır dünya
klasiklerini neden ayıramıyoruz derseniz
Çok ciddi bir tarihselliği içinde
barındırıyor yani 5 yüzyılda yazılmış
eserleri de dünya klasikleri diye
adlandırabiliriz essia İlyada Destanı da
dünya klasikleri diye adlandırabiliriz
efendime söyleyeyim dost Es K'nin bazı
eserlerine de dünya klasikleri
diyebiliriz modern klasikleri
diyebileceğimiz eserlerin büyük bir
çoğunluğunu dünya klasikleri
diyebileceğimiz eserlerin içinde de
olduğunu söyleyebiliriz Yani bu noktada
Karamazov Kardeşler Suç ve Ceza eserleri
dünya klasiği ise aslında Yeraltından
Notlar dünya klasiği olamıyor Çünkü
modern klasiktir modernist edebiyatı
hizmet etmiş eserlerdir bunlar dememiz
gerekiyor ki bu saçma bir hata bu
noktada tür yerine akım adlandırmaları
var akımlar videoma da bakarsanız orada
daha detaylı bir şekilde değiniyorum
bütün bunlara Peki adlandırmalar pek bir
önemi yok adlandırmalar Yalnızca
akademisyenlerin araştırma yapmak için
ya da tarihçilerin araştırma yapmak için
ortaya koyduğu sınıflandırdı sıfatlardan
ibaret peki dünya klasikleri demeye
devam edelim dünya klasiklerini okumaya
gerçekten gerek var mı Elbette ki var bu
konuda birçok farklı antitez gördüm o
tezler üzerinden ilerlemek istiyorum
işte günümüz sorunlarını dünya
klasikleri üzerinden nasıl anlayabiliriz
ben bu konuya şöyle bir yaklaşımda
bulunuyorum edebiyatta çağının
sorunlarını arayamazsın edebiyatta
çağının sorunlarının alternatifini ve
geçmiş Çağın sorunlarının
alternatiflerini arayabilirsin Neden
Çünkü çağının sorunlarını çağında
yaşayan bir insan iç insan olarak zaten
şahit oluyorsun sen şahit olduğun şeyi
sırtına dönüp de edebi eserlerden
Ararsan zaten
sağırlaşması kavrayabilmek için
edebiyata başvuracağız ve tabii şöyle de
bir gerçek var toplumlar değişir
teknoloji değişir Çağ değişir siyaset
politika hepsi değişir fakat birey her
zaman için radikal bir şekilde değişmeye
bilil Ama bu şu demek de değildir
1800'lerde yaşamış bir bireyle
günümüzdeki bir birey aynıdır benzer
dertleri varsa aynıdır 1800'lerde
yaşamış biri de maddi sıkıntılar
çekebilir günümüzde yaşayan biri de
maddi sıkıntılar çekebilir Ama bu
dinamikler değişmeyeceği anlamına gelmez
örnek olarak anne Karenina eserine
gidelim anne karenina'nın başından geçen
şeyler günümüzde de birçok kadının
başından geçebiliyor o hezeyanları
günümüzde de birçok farklı kadın
yaşayabiliyor Ama ve lakin anne
karenina'nın yaşadığı gibi değil Çünkü
kültür değişik ve Çağ değişik Ama bu var
olan ana fikrin değiştiği anlamına
gelmiyor K Bunu neden söylüyorum
derseniz bu eserleri klasik olarak
adlandırmasını yılların o eserleri
tüketemeyen dolayı biz onlara klasik
diyoruz yapıt ve Eser kelimesi
arasındaki fark da budur bizim
toplumumuzda genelde yapıt ve Eser şöyle
ayrılır yapıt popüler olmayan kitaptır
Eser popüler olmuş kitaptır Hayır
kesinlikle böyle bir şey değil genel
Kabule göre durum şudur bir yapıta eser
diyebilmemiz için o yapıtın güncelliğini
en az bir yü yıl korumuş olması
gerekiyor ki biz ona Eser diyelim bir
Yüzyıl koru uysa kendini ki atıyorum
Dostoyevski gibi Tolstoy gibi turgenyev
gibi Efendim söyleyim molier gibi montes
gibi işte sayamayacağım bir sürü dünya
edebiyatı yazarını günümüzde bile hala
okuma gereksinimi duyuyorsak Bu şu
anlama geliyor Çağ ne kadar değişirse
değişsin Teknoloji ne kadar değişirse
değişsin bu yazarların bu eserleri
eskimiyor güncelliğini daima koruyor Siz
21 yüzyılda bile hala monteynin
denemelerini okuyup bir şeyler
anlayabiliyorsun bir şeyleri
monteynin denemeleri çürümüş bir eser
yok olmuş bir eser değildir Ve şunu da
hiçbir zaman unutmayın Hobi olarak kitap
okuyan biri için söylemiyorum bunu yazar
olmaya çalışan derin okuma yapmaya
çalışan Edebiyattan anladığını iddia
eden insanlar için söylüyorum dünya
klasikleri dediğimiz kitapları
okumadığınız sürece Edebiyattan
anlayamazsınız çünkü sizin sürekli
bahsettiğiniz işte teknik edebiyat
teknikleri giriş gelişme sonuç bölümleri
efendime söyleyeyim kurgu kalıpları
kurgunun ne olduğu kurgu matematiği
benim yayınlarda bahsettiğim bütün
kavramların temeli dünya klasiklerine
dayanır Çünkü işin başlatıcısı onlardır
Siz giriş gelişme sonuçtan
bahsediyorsunuz bu kalıbı kabul
ediyorsunuz ama dünya klasiklerini
reddediyorsun giriş gelişme sonuç
kalıbının temeli nedir Arkadaşlar
aristoteles'in poetikası dır
aristoteles'in poetikası da geçen bu
kurgu matematiği günümüze kadar bile
gelmiştir Ben aristoteles'e filozof
olarak çok sevmememe rağmen Aristoteles
de bir klasiktir klasik kalacaktır
güncelliği günümüzde bile koruyordur
güncelliğini Yüzyıllardır korumuş bir
yazarı Ben bunu beğenmiyorum Bunu
okumaya gerek yoktur deyip kenara atmak
cahilce bir yaklaşımdır ve Bu cehalet
büyük çoğunlukta sizi Edebiyattan
uzaklaştırmaya başlar Siz bir tüketici
haline gelirsiniz Ben bu insanları
genelde şey diyorum reas kaydırarak
kitap okuyorlar aynı şey çünkü anlamadan
dinlemeden sadece tüketime yönelik o
şeyi sindirmeye yönelik eserleri
okuyorlar ve bu noktada sonradan ne
oluyor konuları
tanımlarından bir anlam katmaya
çalışıyorlar ve sözlük tanımlarının
bizleri yanılttı yerde de
afallayan uzaklaşmaya başlıyorlar En
azından benim yorumum Bu elbette ki
günümüz sorunlarını çağımızın
sorunlarını dünya klasiklerini aramak
doğru değil Çünkü çağımızın sorunlarını
geçen seneki eserlerde de aramak doğru
değil çağımızın sorunlarını Eğer bunlar
bizim için birer Sorunsa edebi
eserlerden şarkılardan türkülerden
resimlerden değil çağımızın toplumundan
ve çağımızın bizzat kendisinden aramamız
gerekiyor çünkü bu çağın gerçekliğinin
içindeyiz psikoloji okuyan arkadaşlar
çok iyi bilir Freud'un birçok kuramını
kullanıyorlar mı klinikte Elbette ki
hayır fakat Freud çürümüş bir isim mi
Elbette ki hayır Peki neden Freud'un
birçok kuramını kullanamıyoruz bunun en
büyük sebeplerinden biri henüz Taze bir
disiplini geliştirmeye çalışıyor olması
yani Elbette ki Freud bir şeyin Tanrısı
Psikolojinin Tanrısı değil ortaya
atıcısı ve bunu geliştirme yolunda bir
başlatıcı niteliği taşıyor ve bu noktada
zaten Freud'un esas aldığı insanlarla 21
yüzyıl türkiye'sinin insanı arasında
bariz farklar var ve bu noktada Freud'un
her söylediği şeyi toplumumuza uyarlayın
Bu ne anlama geliyor edebi eserlerden
sanat eserlerinden efendime söyleyeyim
felsefe metinlerinden toplum tahlili
yapmayalım yapamayız hataya düşeriz Eee
sağırlaşması körleşme başlarız
yabancılaşır toplumumuza ve toplumundan
kopmuş bir isim ne Aydın olabilir Ne
sanatçı olabilir Ne filozof olabilir
toplumun içinde olmak zorundasınızdır
Aydın olarak nitelendiriyor
hanızu içinde değilseniz toplumunu
tanımlayamıyor canız belki gidersiniz
bir yerlerde motivasyon konuşması
verirsiniz kimse si takmaz hayatınıza da
devam edersiniz böyle bir sonuca gider
edebiyat dediğimiz şey kesinlikle ve
kesinlikle bir çağ haritası değildir
edebiyat dediğimiz şey veya felsefe
dediğimiz şey genel sosyal disiplinler
bağlamında konuşuyorum Bunlar sizin top
toplumunu tanımlayabilme için size
verilmiş el fenerleri değil toplumunu
ışık tutmak için yakılmış mumlar değil
bunlar yapıtlar Bunlar yazılmış metinler
Bunlar birileri tarafından kurgulanmış
ve ortaya atılmış metinlerdir
hikayelerdir ve biz bunlardan ne
öğreneceğiz derseniz Siz bunlardan
doğrudan bir şey öğrenemezsiniz
Arkadaşlar bunlar sizi Sadece bir şey
öğrenmeye teşvik edebilir Elbette ki
istisnası olan eserler olabilir Örneğin
Tolstoy'un savaş ve barışı büyük
çoğunlukta tarihi değer taşıyan bir
metindir ama Tolstoy'un anne Karenin
asıla bir tarihilik e Tarihi olayları
aydınlatma veya ne bileyim dost esk suç
ve cezasında turgenyev'in Hep de
Ruslardan örnek veriyorum aklıma Onlar
geldi bir anda turgenyev'in Babalar ve
oğullarında Hadi birkaç tane İngiliz
örnek vereyim iki şehrin hikayesinde
kalkıp bir tarihsellik arayamazsınız
bunlarda o dönemin toplumunun birtakım
motiflerini arayabilirsiniz o dönemin
toplumunun davranışlarını
arayabilirsiniz Çünkü o yazar da kendi
toplum unu yazmak istemiştir yazmak
zorundadır bir yazar kendi toplumundan
bağımsız davranamaz tolkin bile yani
Yüzüklerin Efendisi Evet başta da
söyledim fantastik bir metindir mevcut
gerçekliğin içinde olmayan bir metindir
ama tolkien'in kurduğu evrendeki kişiler
tipik İngiliz halkıdır ve onları anlatır
ve bu noktada Biz Tabii ki de Ne
yapacağız yüzüklerin efendisinden
doğrudan İngiliz halkını öğrenemeyiz
İngiliz halkının nasıl davrandığını
oradan öğrenemeyiz farklı bir bakış
açısı Katar Ve unutmayın Bu bir sanattır
estetik zevkte almak için edebiyat
eserleri tüketirsiniz dünya klasiklerini
reddeden insanlar büyük çoğunlukla
edebiyat estetiğinden yararlanamayan ve
edebiyat estetiğini ne olduğunu bilmeyen
insanlar oluyor genelde olmak zorundadır
Çünkü gerçek estetik odur demiyorum
bilmek zorundasınız beni biliyorsunuz
Ben genelde yayınlarım ve videolarımda
büyük çoğunlukla modern Edebiyattan
bahsediyorum Çünkü benim okuma alanım
büyük çoğunlukla modern edebiyat Ama
şöyle bir detay var siz dünya
klasiklerini okumadan modern edebiyat
falan okuyamazsınız postmodern edebiyat
okuyamazsınız yeraltı edebiyatı da oku
olamazsınız dünya klasiklerini bilmeden
dünya klasiklerinde estetiği bilmeden
okuyabileceğiniz eserler büyük
çoğunlukta Stephen King olabilir Agatha
Christi olabilir Ahmet Ümit olabilir
veya bunlardan daha da alt seviyede olan
vetbet kitapları olabilir sadece Bunları
okuyabilirsiniz Çünkü bu eserler bir alt
Metin vermek zorunda değildir tarihsel
bir alt Metin estetik bir alt metinden
bahsediyorum Bu konuda da kartlar
kısmına bir video bıraktım ona
bakabilirsiniz kötü bir şey mi Elbette
ki hayır ama bu eserleri Sadece bu
eserleri oku uyup da ben Edebiyattan
anlıyorum iddiasıyla Ortaya çıkmak
edebiyatı öldürmekten başka hiçbir işe
yaramaz Arkadaşlar ben böyle bakıyorum
En azından bu bir eleştiri videosu da
değil yanlış anlaşılmasın sadece bir
bakış açısı getiriyor arada bir
biliyorsunuz YouTube videolarına
kuramsal olarak edebiyata kuramsal
yaklaştım videolar çekmeyi seviyorum O
videolardan biri bu da ve bu noktada
benim savunduğum şey kesinlikle ve
kesinlikle edebiyatın diri tutulması
için yapılması gereken şey edebiyatın
lanetlenmesi edebiyatı lanetlendiğini an
edebiyat kendini öldürmeye başlar ve siz
de Şikayet edersiniz Aman insanlar niye
Kitap okumuyor Aman insanlar niye
teknolojiyle ilgileniyor teknoloji
edebiyatı zehirlemiş edebiyatı
Edebiyattan anlamayan insanlar
zehirliyor benim bakış açım tamamıyla bu
Edebiyattan anlam Anlamamak suç mu
derseniz Elbette ki değil Edebiyattan
anlamadan edebiyat konuşmak suç mu
derseniz Elbette ki değil edebiyat
bilmeden edebiyat hakkında ahkam kesmek
suç zira ben 500 yaşından küçük
insanların edebiyat hakkında ahkam
kesmesini Doğru bulmuyorum beni
dinlediğiniz için çok teşekkür ederim
Esen kalın hoşça kalın kitaplarla kalın
edebiyatla kalın efendim

o o
[Müzik]
Sen beni tanıyanlar öyle okuma yazma
işlediğini büyük bilgim olmadığını
bilirler hatta bizim müdahale alırım
çocukluğunda okuyucu vermedik kartı
hikaye ondan çıkarırsanız Arapça ve
Farsça kelimelerini aklı yaptığı gözden
geçirdim birkaç tarih çıkabilirler Türk
ilave Binbir Gece Ebu Ali Sina hikayeler
gibi eserlerden ibarettir daha sonraki
zamanlarda eski Siz kurulmadan evvel
izledikten evde çocukların metre
kitaplarında zaman zaman göz attım gibi
bazen Bütün günümü geçirdiğim
edirnekapı'ya Şehzadebaşı kahvelerinde
gazetede tak ve mecbur kaldığım
zamanlarda ufak tefek tefrika parçaları
ve makaleleri okudum Ahmet Hamdi
Tanpınar Saatleri Ayarlama istese
O geçmiş gazete projesini yaparken fark
ettiğim şeylerden bir tanesi ydi Türkiye
5 10 yılda bir kendi ruhunu değiştiriyor
bazı dönemlerde geliştiriyor bazı
dönemlerde değiştiriyor ve biz o 5-10
yılları geçtiğimizde onları yaşasak bile
onu duygusunu ruhunu matematiğine geriye
dönüp planlamasını anlayamıyoruz
Türkiye'yi anlamak diye bir şey Bazen
ihtiyaç duyduğumuz bir şey oluyor Yani
yaşadığımız dünyayı da anlamak
yaşadığımız dünyaya gelen kodları gelen
hikayelerin derinliklerini ilk çıkış
noktaları nasıl oluştuğunu hangi
çatışmalarla türediğini şimdiye kadar
nasıl dönüştüğünü fark etmek aynı
zamanda yaptığımız işleri ürettiğimiz
bilgiyi kendi olduğumuz niteliği iyi
belirleyen unsurlardan bir tanesi imiş
gibi görünüyor çok iyi anlamak da
alakalı çabaladığı mızda da benim en
derine indiğimde farkettiğim iki tane
temel başlık var Bunlar
en iyisi hala bizim kodlarımızı
içerisinde hikayelerimiz içerisine net
bir şekilde Göçebe kültürünün etkisi var
ikincisi Bitmez Tükenmez şekilde bir
doğu-batı çatışması hikayesi Bugün size
aktarmak istediğim kitap tam olarak bu
konuyu ele alıyor Saatleri Ayarlama
Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar Yani
nasıl oluyorsa Yani bu kitap 1960
yılında yazılmış 60 yılından bu yana
kadar o hikayenin ana kurgusu Olduğu
batı çatışması sentezini bulma çalışması
ve işte birbirlerini niteleyen hal hala
aynı dokuyla Aynı Hikaye kalıplarıyla
aynı varlığıyla devam ettiriyor Bu
kitabı okuyunca Saatleri Ayarlama
Enstitüsü okuyunca birazcık o Farsça ve
Arapça da hafif ettiğini 1960'lı
yıllarda etkisini çıkarttığımız da Gayet
modern ve bugüne ait bir Romanla
karşılaşıyorsun Bu da bize şunu
hissettiriyor ki Ahmet Hamdi Tanpınar
evrensel bir metin yazmış evrensel bir
kurgu oluşturmayı başarmış aslında bir
bir kara mizah şaşırtıcıdır yani şeyde
gerçekten arka tarafta yaptık aramıza ve
doğuyla batıyı birbirleriyle
karşılaştırırken ya da çalıştırırken
kendi içerisinde çok temel bir Metafor
kullanmış benim bayıldı meteorlardan bir
tanesi zaman kavramını kullanmış
saatleri kullanmış Saatleri Ayarlama
Enstitüsü kendi çocukluğunu saat
ustasıyla Daha sonrasında işte ideal
aldığı modern dünyanın O hafif
pazarlamacı ve işte Kıvrak zekalı büyücü
gibi cebinde hikayeler Taşıyan adamı
arasında kalan iki Usta arasında kalan
bir kahramanın öyküsünü çok sıklıkla
şanssızlıklar la hayatı geçmiş bir
kahramanın öyküsünü zamanı sorgulayarak
ve modern dünyanın getirileri ile Eski
dünya arasındaki ihtiyacı tarafı
sorgulayarak geçirdiği bir süreci bize
gerçekten çok lezzetli bir kurgunun
içerisinde anlatıyor şu doğu-batı
hikayesi ve doğru anlatamadığımız kendi
içimizde doğru yaşayamadığımız
düşündüğüm Ana kalıplardan bir tanesi
bu ve biz galiba Coğrafi olarak da hani
dünyada sırtını okyanusa vermiş iki
tarafla doğuyla ve Batı ile
karşılaştığımızda galiba coğrafya olarak
da tam ortasında bir yerde kaldığımız
için doğuyla batının ikisinden de o
göçyolu olma hikayesi üzerinden
geçiliyor olma hikayesi ikisinden de
bolca nasibini almış ülkelerden bir
tanesi izle bu büyük ve acayip fırsat ve
bu kendi içinde öyle tuhaf bir karmaşa
ile kausa neden oluyor Mesela şöyle
şeyler oluyor Evet birşeyde doğuyla Batı
derken mesaj Doğu dediğimiz şey artık
farkında olmadan batının oryantalist ya
da pos kolonyalist bakış açısıyla
oluşturulmuş Doğuyu tarif ederken
buluyoruz kendimizi O yüzden doğuyla
batı arasındaki çatışma ve biz doğuluyuz
arkadaş derken bile farkında olmadan
batının Doğu ile ilgili yaptığı tarifin
içerisindeki doğudan yola çıkarak
yapıyoruz bu da çoğunlukla aklımıza
zihinsel olarak işte eğitim Siz sağlıklı
düş
o duygusal olarak kendini doğru
güdülerle yönlendirmeye bir insan
fotoğrafı ymış gibi gösteriyor
kesinlikle orijinali böyle olmadığını
düşünüyorum zaten orijinali böyle
olmadığı için hala güçlük alabiliyor
kendi içerisinde yani evet bir taraftan
baktığımda çocuk ölümlerine batıcı ve
ekonomi çözebiliyor batıcılığı bir bilim
çözebiliyor bakıcı bir yaşam sistemi
çözebiliyor ya da işte eğitim dediğin
sistemi tüm ülkeye yayılmış halini Ulus
devlet bakış açısının vatandaşı dönüşen
formüllerine batıcı bir sistem
çözebiliyor ya da ekonominin daha
dengeli ve eşit adil bir şekilde
toplumsal yansımasına batıcı sistemler
çözüm oluştura biliyormuş gibi görünüyor
ama bir gülüş içerisine giriyorsun
birden bire o sistemlerin içerisindeki
yalnız insana dönüştü andan itibaren
oluşan depresyonu mesela oluşan
Yalnızlık hissini mesela doğucu
sistemler içerisinde ararken buluyoruz
kendimiz yani geriye dönüp baktığımızda
o batını tarif ettiği Doğu ile ilgili
değil kendi içimizdeki candido
oldu yani kendi içimizdeki ruhumuzdaki
doğuyla ilaç olmaya çalışıyoruz kendi
yalnızlığımıza ya da depresyon larımız
ayado sistemle karşılaştığımızda ki
büyük sistemin içerisindeki küçük adam
olma duygusuna Doğu tarafımızdan doğumu
zihnimizden bakarak çözüm üretmeye
çalışıyoruz Bu fotoğraf hep çatışma
matematiği üzerinden kurulmuş bu
fotoğrafın çatışma matematik üzerinden
kurulmuş olması da bizi devamlı Yani bir
öteki kavramına doğru itiyor bu
ötekileştirme ile alakalı kullandığımız
matematiğin zemininde Aslında bu iki
yapımı Çok belirgin bir şekilde
yaptığını düşünüyorum Hadi bir tarafın
Seküler olduğunu bir tarafını biraz
muhafazakar olduğunu düşündüm bu iki
tarafın kendi içerisinde altın doğru
bildiğin de aslında birbirlerine
doğu-batı unsurlarıyla it eledik lerini
fark ediyor bu dezavantaj mış gibi
görünen şeyi Ahmet Hamdi Tanpınar
Saatleri Ayarlama enstitüsü'nü
içerisinde muhteşem dengeli kullanmış
çok sembolik bir dilde kullanmış en
yukarıdan
bu sembolizmi tatlı tatlı yerleştirerek
kullanmış işte osmanlıyla sembolü kaldı
Efendi eski saat ustasını saat tamir
ustası birleştirmiş işçi getirmiş işte
batı'yla karşılaştığı yerler mesafesi
kola gitmek zorunda kalıyor bir dönemde
evlilikle alakalı sınırlara çizgilere
geldiği için stop Psikologla
karşılaştığı yerdeki psikoloğun ona
zaruri olarak belli rüyaların görme ile
ilgili yönlendirmesi var mesela o hani
batının bize işte henüz olmamış
projelendirilmiş projeleri gitme ile
alakalı zorla rüyalarımızın 20
çalışmasını öyle sembolize gitmiş Sonra
meşhur bir Halit Ayarcı var Halit Ayarcı
ile beraber bunu saatler konusundaki
bilgisini bir enstitüye dönüştürecek
çalışmalar yapıyorlar Tüm Türkiye'nin
saatlerini belli bir ayarla tutabilme
ile alakalı kocaman bir devlet kurumu
üzerine çalıştıkları bir enstitü bir
altyapı onun ironisi onu kara mizahı ile
beraber aslında ne kadar boş beleş mi
sürekli meşgul olduğumuzu Ama bu boş
verin sürecinin Aslında bize ne kadar
iyi geldiği ile alakalı çalışmaları
kurun
360 lı yıllarda Bu kitap neden okunur ya
da neden farkedilir içerisinde bize ne
sağlar bir kere hala şu andaki
kodlarımız da 21 21 yılı türkiyesindeki
kodlarımız da olan Olduğu batı
karışımının sentezinin daha Özünde
dürüstçe söylemek gerekirse çatışmasının
orijinal halini yakalamak için okunur
bir kere kafada kurgusal olarak muhteşem
zeminde bir kitap gerçekten hani okuması
çok eğlenceli ve en önemlisi çok
sevdiğim şeylerden bir tanesi Doğu
kültürüyle ilgili tarifin şimdi bizim
yaşadığımız postkolonyalizm baskılarla
değil 1960'lı yıllarda daha Safi yani
halde daha hatırlanan öykülerde 1960'lı
yıllarda Osmanlı'nın kendi gelenek ve
kültürü daha hatırlanır yükleyeceğiz ne
olduğu için daha lezzetli bir öykü
gurubuyla karşımıza çıkıyor yani o
osmanlıdaki öyküsünü O bizim o fantastik
başka bir zihinle hayata bakan başka bir
çözümleyici tavırla hayata bakan öyküyü
kitapların içerisinde yer aldırmış
mesela bunu iyi
Bu arada bir tanesi de İhsan Oktay Anar
dır Puslu Kıtalar Atlası harika
örneklerden bir tanesi Belki bu
programdan içerisinde Ona da bir tane
yer veririz diline aldanmaz sanız Eğer
dilinin üzerindeki anlattık Evrensel
kalıbı geçerseniz birden bire hepimizin
kodlarında olan hepimizin zihnindeki
hikaye alıntıların içerisinde olan bir
ülke direkt gönderme yapan ve temiz bir
yerden gönderme yapan bir başka hikaye
tipi ile karşılaşacağız zaman kavramının
doğu ve batı kültürleri içerisindeki
karşılıklarıyla da alakalı çok güzel bir
metafora gönderme yapıyor Gerçekten
böyle olduğunu düşünüyorum zaman tüm
Doğu kültürlerini içerisinde daha
akışkan ve daha geniş algıyla algılanan
bir şey şöyleymiş gibi geliyor bana
Mesela daha Doğu kültüründe iken zaman
ya Şimdiki zamandır ya geniş zamandır
yani Evrensel olarak bir şeyi anlamaya
müsait ve şimdiki zamanı yaşayan
insanların zamanıdır O yüzden yakın
gelecek ya da yakın geçmiş ana konuları
değildir mevsimleri bir şey mi
bu gece kelebeklerin çok olduğu yaz
ayıydı diye ya da işte sıcaklığın bize
hepimizi şöyle şöyle tercih ettiği bir
zamandı diye hatırladı lan zamanlar
olarak tutuyor zihninde ya geniş zama
yaşındaki zaman Halbuki Batı kültürünü
etkisine geldiğimizde hayatımızı
etkileyen belirgin bir şekilde geçmişler
ve gelecekler var ne şimdiki zamanda
uğraşırız ne de geniş zamanın kendisiyle
geçmişler ve gelecekler olduğunda da
ister istemez üstümüzde geride bırakmak
unutmak istediğimiz hatalarımı ve
gelecekle ilgili de endişelerimizi yer
alır Halbuki zaman aldığımızı Belki bu
dört zamanla beraber tekrar ele alıyor
olmak bütüncül düşünüyor olmak hem de bu
coğrafyada fırsatı olan bir coğrafyada
ikisini de çok anlamaya müsait
kültürlerin üst üste olduğu katman
katman olduğu bir coğrafyada tekrar bu
konuya bütüncül bakmak çatışan ve öteki
leşen kavramlarla değildi bütünleşen ve
birbiriyle tekrar üretebilir kavramlarla
batı-doğu ilişkisini içerisine bakmak
çok avantajımız olabilir okuyun Efendi
Ama gerçekten hani zihinsel olarak
duygusal olarak Hatta eğlenceli olarak
geçireceğiniz bir zaman vadediyor Ahmet
Hamdi Tanpınar
[Müzik]

Efendim Merhabalar Bugün sizlerle çok
önemli bir konu hakkında konuşacağız o
da bir kitap incelemesi nasıl yapılır
kitap incelemesi konusu bir okurun
önemsediği ve önemsemesi gereken
konuların Bana kalırsa başında geliyor
Çünkü okuduğumuz kitapları geriye dönüp
tekrar hatırlamak için ve okuduğumuz
kitapları zihnimizde kalıcı hale
getirmek için bence kitap incelemesi
konusuna değinmek kesinlikle düşmemiz
gerekiyor ancak burada şöyle bir sıkıntı
oluşabiliyor Örneğin işte bir kitap
okudunuz Ben bunun hakkında bir şey
yazmak istiyorum ve ne yazı bilmiyorum
ve nereden başlayacağımı bilmiyorum işte
kitap incelemesi nasıl yapılır mevzusu
gibi Bu videoda nacizane kendi
tecrübelerim bilgilerim ve deneyimlerim
doğrultusunda bir kitabın nasıl
inceleneceği ve bir kitaba nasıl
yaklaşılması gerektiği hakkında biraz
teknik biraz da tecrübesi detaylardan
bahsedeceğim kanala abone olmayı
bildirimleri açmayı beğeni butonuna
basmayı unutmayın Teşekkür ederim konuya
her zaman olduğu gibi bir şeyin ne
olduğundan ziyade ne olmadığından
bahsederek başlamak istiyorum çünkü bir
şeyin ne olmadığını kavradığını zaman ne
olduğunu kavrama yolunu biraz cık daha
yakınlaşmış oluyoruz kitap incelemesi ne
değildir sorusunu soralım kitap
incelemesi şu demek değil bir kitabı
okudunuz karakterler şöyle gelişti
karakterler bunu yaptı karakterler işte
şöyle davrandı gibi bu ileride videonun
ilerleyen kısmına da bahsedeceğim tahlil
deme mevzusunun birazcık da konusu
inceleme dediğimiz şey kitabı Aslında
okumadan önce bir ön araştırma evresi
vardır ya o aşamada yapılır elinize bir
kitap aldınız ve o kitabın ne
anlattığını nasıl anlattığını işte aitse
hangi akıma ait olduğunu hangi dönemde
yazıldığını hangi şartlar altında
yazıldığı gibi konuları derlediğiniz bir
ön bilgilendirme gibi bir şey
diyebiliriz hiç bilmediğimiz bir kitap
aldık Elimize bir Tavsiye üzerine
vesaire bence ilk merak edilmesi gereken
konu burada kesinlikle ve kesinlikle
kitabın ne anlattığı konusunun ne olduğu
değil Ben bir kitabın konusunu ikinci
3üncü planda düşünmeye başlıyorum
Öncelikle o kitabın önemini merak
ediyorum işte ben bu kitabı niye
okumalıyım ben bu kitaba neden zaman
ayırmalıyım gibi sorular bu soruları da
bulabileceğimiz birçok kaynak var
günümüzde akademik makalelere
bakabilirsiniz amatör yazarların yaptı
incelemelere bakabilirsiniz çeşitli
uygulamalara bakabilirsiniz burada net
bir filtreden geçirmeniz gerekiyor Çünkü
doğru bir bakış açısıyla yapılmış
inceleme ile yanlış bir bakış açısıyla
yapılmış inceleme Arasında dağlar kadar
fark var yanlış bir bakış açısıyla
yapılmış inceleme bizi bir okur olarak
yanılt da biliyor ön bilgilere sahip
olduktan sonra yapacağınız şey Pek tabii
kitabı okumak Ama şöyle bir detay var
inceleme aşamasında Konuyu çok
derinleştirmek bir noktada konuyu
birazcık daha karmaşık hale getirebilir
ve kitapla geçtiği dönem anlattığı şey
arasındaki bağlantıyı kuramayız ön
bilgilendirmede edindiğimiz bilgilerin
arasındaki bağlantıyı kavramanın tek bir
yolu var o da kitabın ilk kapağını ilk
sayfasını açıp okumaya başlamak bu ilk
okumaya Ben daha çok böyle kör okuma
diyorum neden kör okuma diyorum çünkü
daha önce hiç deneyimlemiş eyy içine
dalıyorsunuz Dolayısıyla ilk okumada
zaten profesyonel bakış açısı
geliştirmeniz çok çok zor hatta Bence
imkansız Eğer elinizde kitap bir bakış
açısı geliştirmeye Müsait bir kitapsa o
yüzden yapmanız gereken çok sağlıklı ve
bence çok olması gereken bir şey var o O
da kendinizi yazarın avcuna bırakmak
yazar zaten bir okurun Bu kitabı nasıl
tüketeceği aşağı yukarı tahmin ediyor ve
ona göre kurguluyor ve ona göre devam
ettiriyor hikayesini dramatik
aksiyonları karakterizasyonu birazcık da
ona göre oluşturuyor Ama bu şey anlamına
da gelmiyor yanlış anlaşılmasın işte
yazar okuması için yazıyor gibi bir
anlama gelmiyor sanat dediğimiz şey bir
iletişim şeklidir ve yazar ve yazar
olmayan okuyucu arasında bir iletişim
bir köprü görevi görür yazar da bunu çok
çok iyi bildiği için bu şekilde bir
tavır takınır bu noktada da şöyle
yapıyoruz kitabı alın herhangi bir şey
okuyormuş tasına okuyun ve bu süreçte
yapmanız gereken çok çok önemli bir e
Bana kalırsa eğilim var o da not almak
dediğimiz şey bilmediğiniz yerleri veya
kafanızı karıştıran bir takım yerlerin
altını çizmek ki geriye dönüp tekrardan
üzerine düşünebilir Peki not almak
dediğimiz şey nasıl yapılmalı veya ben
nasıl yapıyorum Ben büyük çoğunlukta
kitapların üzerine not almayı tercih
ediyorum bunun içinde e dolma kalem
kullanamıyorum ne yazık ki Çünkü Sıvı
bazlı mürekkep olduğu için dolma kalem
mürekkepleri kağıtta Dağlı veriyor
tükenmez kalem ve kurşun kalem alıyorum
elime bir tane Aklıma ne geliyorsa o an
bende ne çağrıştırdı İsa sayfanın boş
kenarlarından birine yazıyorum sonra o
kitap bittikten sonra bir kenara
kaldırıyorum o notları düzenliyorum o
notları derinleştiriyor işte atıyorum a
kitabını okuyorum ve B kitabı ile ilgili
bir şey çağrıştırdı hiç vakit
kaybetmeden direkt not alıyorum ki oraya
İnsan bazen kaotik bir şekilde Böyle
rastgele bir fikir üretiyor ve o fikir
çok kaliteli oluyor not almanız
gerekiyor Onu tekrardan işte hayata
geçirebilmek için en azından bu not alma
kısmını kitabı okuma kısmını ve işte
hikayeye bakma anlatılan şeye odaklanma
kısmını birinci aşama diyelim ve kitabı
bitirelim kitap bittikten sonra kişiden
kişiye değişmekle beraber birkaç farklı
yöntem izleyebilirsiniz Mesela ne
yapabilirsiniz kitaba Belli bir zaman
ayırıp tekrar geri dönebilirsiniz kitap
biter bitmez araştırmaya koyulabilir
veya araştırmaya da bilirsiniz tamamıyla
sizin okurluk yolculuğunuz boyunca
oluşturduğunuz estetik tavır devreye
giriyor yani o kitap sizin estetiğin ie
hitap ediyorsa inceliyorsunuz veya daha
da derinleştirmek istiyorsunuz Bazı
kitaplar oluyor iyi olmasına rağmen veya
kendini kanıtlamış yazarların metinleri
olmasına rağmen estetiğin ie uymuyor ve
onu derinleştirme ihtiyacı duymuyorsunuz
bu iki tarafta olabilir ama bu şu anda
konuştuğumuz a kitabını derinleştirmek
bir kitap olarak ele alalım okurken not
almıştık ya kitabın üzerine oraya buraya
o notları düzenlemişti sonradan ha bu
düzenlediğimiz notların peşine düşme
evresi diyorum ben Örneğin kitap Fransız
ihtilalini anlatıyor veya o dönemde
yaşayan bir fırıncıyı anlatıyor Ne
yapacaksınız tarihselliği bakacaksınız
toplumuna bak okuyacaksınız dönemi biraz
okuyacaksınız ve dönem hakkında bilgi
sahibi olacaksınız bunu yaparken şunu
fark edeceksiniz hikayeyle öğrendiğiniz
bir takım bilgiler zihninizde
bağdaşmayacağı ve üzerine
konuşabileceğiniz bir okuma yapmış
oluyorsunuz Vladimir nabakova da dediği
gibi zaten bir kitap mutlaka en az iki
kere okunmalıdır bir kere Okuduğunuz
zaman Çünkü ilk dediğimiz evrede
hikayeyi
deneyimliyim bir ormana geliyorsunuz hiç
bilmediğiniz bir çöle düşüyorsunuz ve
tamamıyla savunmasız sınız yazarın
elinde bir kılıç var ve sizin elinizde
hiçbir şey yok o yüzden yazara Esir
olmak gerekiyor bu kısımda çok e
sempatik bir analoji olmadı ama aşağı
yukarı böyle bir şey ikinci okumanızda
yazara Kılıç çekmeniz gerekiyor yazarın
ne yaptığını anlamanız gerekiyor ve
ondan sonra da Eğer isterseniz kitabı
derin okuma dediğimiz kısma
yaklaştırıyorsa birçok okurun Aslında
bildiği bir kavram şimdiye kadar
anlattığım şey Bana kalırsa bir derin
okuma şekli değil Çünkü bir hedef
koymadı tam videomuzun konusuyla alakalı
olan kısma geldik neden inceleme
yapıyoruz veya inceleme mi yapıyoruz
tahlil mi yapıyoruz yoksa işte kritik mi
yapıyoruz bu çok önemli yani şu soruyu
kesinlikle kendinize sormanız gerekiyor
Ben kitabın neyine
Eee 60'lardan 50'ler sonraki romanları
dışarıda bırakıyorum tamamıyla modern ve
modernist dönem romanlarından
bahsediyorum karakterizasyon yani Roman
kişileri ve birbirleri birbirlerinin
arasındaki ilişki ve kendileriyle olan
ilişkileri zaman Vaka Vaka örgüsü ve
mekan Bu dört şeyi oturun ve not alın
Roman nerede geçiyor hangi zamanda
geçiyor o zaman dilimi romanda nasıl
işleniyor ve vaka zinciri nasıl
ilerliyor bu teknik bir incelemenin ilk
adımı Eğer Teknik bir inceleme yapmak
istiyorsanız yapmanız gereken ilk şey bu
Tabii ki de dediğim gibi istisnai
romanlarda var bu konuda ama çoğunlukta
Okuduğunuz Dostoyevski baklar
holı modern dönem ya da dünya klasikleri
diye adlandırdığımız dönemdeki bütün
eserleri Bu bakış açısıyla incelemeye
başlayabilirsiniz ve sonra Şu soruyu
sorun romanın neyine
kültüre olan katkıları mı veya yazarın
hayatıyla Eee arasın metnin arasında
benzerlik mi kurmaya çalışıyorsunuz
Bunlar tamamıyla sizin ilgi alanınızla
alakalı işte neyi incelemek istiyorsunuz
O da eserden esere değişiyor Örneğin bu
kanalda Charlie'nin çikolata
fabrikasının bir kitap incelemesini
yapmıştım ve dört farklı perspektifle
incelemiştim metni toplumcu bir
perspektifle incelemiştim Eee psikolojik
bir perspektifte incelemiştim işte daha
iktisadi bir perspektifte incelemiştim
Bir de tarihsel bir perspektifte
incelemiştim buna karar vermeniz
gerekiyor Örneğin siz işte a kitabının
anlattığı topluma odaklanacak sanız
mutlaka bunu tarihsellik le beraber
yapmanız gerekiyor işte her Roman bir
noktada kendi tarihini doğrudan
anlatmasa da kendi tarihinden kalıcı ve
ciddi izler Barındırır ve o İzlerin
peşine düşmeniz gerekiyor ve o toplumu
tanımlamanız gerekiyor işte ana
karakterin toplumla olan ilişkisine
odaklanmanız gerekiyor tabii ki de her
Eser buna müsait olmasa da e birçok
esere bunu yapabilirsiniz Bununla ilgili
hep önerdiğim bir kitap var Bu videoda
da önereyim Berna moran'ın edebiyat
kuramları ve eleştiri kitabı önceki
videolarda da söylemişimdir sık sık yine
söyleyeyim zor bir kitaptır sıkıcı bir
kitap olabilir Ama belli bir düzey Sanat
bilgisi olan herkes Bence rahatlıkla
okuyabilir o kitabı hiçbir şey yok veya
belli birze tarih Bilginiz yani kitap
okuma alışkanlığı olan herkesin Ben
okuyabileceği düşündüğüm bir kitap
örneğin Siz romanın teknik kısımlarını
ortaya çıkartmak istediniz bunun için
başvuracağınız bir kaynak yazar hangi
edebiyat geleneğine mensup ve hangi
edebiyatçılardan etkilenmiş ve Burada şu
demek değil işte yazar etkilenmiş
diyoruz ya yazar nasıl etkilenmiş bu
konu hani şey olmuyor işte kenden önce
yazılmış bir romanı almıştır yazar ve
ondan beslenip başka bir bu etkilenmek
değil edebiyat bağlamında etkilenmek
anlatım üslup tavır bunlar her yazarın
Aslında ses yazardan yazara sık sık
değişen özelliklerden biridir bir
yazarın sesiyle diğerinin sesi tutmaz
Mesela bu benzerlikleri ortaya çıkartıp
bir etki alanı oluştururuz ki bu
akademik bir eğilimdir burada Tam da
devreye şu kavram giriyor sınıflandırma
edebiyat metni incelemesinde Bence
sınıflandırma çok çok önem önemlidir
Çünkü siz inceleme yaparken Aslında hem
kendi Düşüncenizi hem
genellenebilir ellerinizi ortaya koymak
istiyorsunuz sınıflandırmada da şuna
dikkat etmek gerekiyor kesinlikle ve
kesinlikle sağduyusal
sınıflandırmalardan kaçının yani size
öyle geliyor diye o Metin o sınıfa
girmesin Çünkü sınıflandırma dediğimiz
şey edebiyat tarihçileri tarafından
yapılan bir takım tasnifler ve bu
noktada şu çok Önemli bir detay
sınıflandırma Daimi olarak bir
temellendirme üzerine yapılır Yani bir
eseri fantastik kategorisi sokan mutlaka
bir temellendirme olmak zorundadır onun
peşine düşmeniz gerekir yani içinde
gerçek üstü öğelerin olduğu her Metin
fantasti yee girmeyebilir bu değişkenlik
gösterebilir Buna dikkat etmek gerekir
yoksa hataya düşeriz ve bu noktada
kesinlikle ek kaynaklardan destek
almamız gerekiyor girin Google scholara
veya herhangi bir inceleme yazısı
bulabileceğiniz mecraya yazın
ilgilendiğiniz romanı bunun incelemesi
mutlaka bir şey bulursunuz mutlaka
önünüze çıkan makaleleri baştan sona
okumasan bile bir girişlerine bakın ve
Sizin il alanınıza veya sizin yapmak
istediğiniz şeye benzer bir eğilim var
mı o makalenin içinde ona bakın ve ona
göre kaynakçı oluşturun ve bu şekilde
bir yol izleyin tekrar söyleyeyim not
almak isteyen arkadaşlar için hangi
maddeleri sıralamıştır romanın temel
unsurları tarihsellik folklorik kökenler
yani yazarın yaşadığı coğrafya ve bü yeş
yetiştiği kültüre ait birtakım mitik
motifleri nasıl işlediğini veya işleyip
işlemediğin peşine düşmek ama şöyle de
bir eee durum var ki Roman sanatı ve ya
da modern edebiyat sırtını büyük
çoğunlukta destanlara mitlere ya
mitolojik Arkaik metinlere ve anlatılara
dayamış dolayısıyla her yazarın gerek
bilinçüstü bir şekilde gerek de
bilinçaltı bir şekilde metnine
yansıttığı bir folklorik öye vardır ve
bu öğeleri ortaya çıkartmak dünyanın en
eğlenceli şeyidir bunun peşine
düşebilirsiniz teknik kısım demiştik
işte yazar hangi teknikleri kullanmış ve
bu teknikleri niçin hangi yargıyla
kullanmış hangi bakış açısıyla hangi
perspektifte kullanmış bunun peşine
düşmek toplumsallık demiştik
toplumsallık yazarın toplumuyla olan il
iletişimiyle alakalı bir mevzuyu
toplumunu yazar toplumunu nasıl
algılıyor bunun peşine düşmekte
psikanalitik inceleme demiştik karakter
üzerinden Ve tabii ki de yazar merkezli
bir okuma yapıyorsanız yazarın hayatı
üzerinden yapabilirsiniz bunu ve
fikirsel temelini ortaya
çıkartabilirsiniz yazar bu romanı
yazarken Neyi hedefliyor ne yapmaya
çalışıyor İlla bir fikir pompalamak
zorunda değil Elbette ya da bir felsefe
aforizması kasmak zorunda değil her
Roman bir fikirle başlar ve o Fikri
ortaya çıkartmak önemlidir Yani bir
kitap bir inceleme yazısı yazmadan önce
bunlara mutlaka dikkat etmenizi Ben
öneriyorum nacizane kısacası bir
inceleme yazısı yazmak istiyorsanız
kitabı üzerine biraz Emek harcamanız
gerekiyor anlattığım şeyler çok çok size
uzunmuş gibi AB bununla mı uğraşacağız
veya çok üşendiği gibi görünse de
aslında ben birazcık
detaylandırılması fikirlerinizi
belirtmek çünkü deneyimlediğimiz kitap
zihninize çok ham bir seviyede yani onu
tam anlamıyla anlamıyoruz okur okumaz
bitirir bitirmez biraz kendimize ve
zihnimize izin vermemiz gerekiyor
bakalım okuduğumuz Eser zihnimizde nasıl
yuvarlanacak bu çok önemli Tam da burada
Zaten birkaç inceleme yazısı okuyan biri
olarak bir tavsiyede bulunmak istiyorum
kesinlikle ve kesinlikle duygusal
yorumlardan kaçınmak gerekiyor bir
inceleme yazısı yazarken Neden kitap
hakkında gördüğünüz gözlemlediğiniz veya
hissettiğiniz birtakım şeyleri karşı
tarafa aktarıyordu Ama bu şöyle olmamalı
bu işte öznel fikirden kastım tam
anlamıyla objektif düşünün değil de ben
çok zorlandım berbat bir kitaptı işte
ben çok zorlandım şöyle bir kitaptı işte
çok zorlayıcı diı ve çok güzel bir
kitaptı gibi şeyler Bana kalırsa Bunlar
inceleme yazısı okuyan ve işte kendine
bir rehber arayan bir okur için çok kafa
karıştırıcı cümleler yayınlarda ve
videolarda Ben sıkça görüyorum bunu işte
bir insan bir Kitabı okuyor ve ona hitap
etmiyor ve diyor ki bu saçmalıktan
ibarettir berbat bir kitaptır işte
şöyledir böyledir gibi bu dediğim
Aslında benim öznel yorum dediğim nasıl
yapıl olabilir bunun üstesinden nasıl
gelebilir fikirlerimizi ve
düşüncelerimizi söylemeyecek miyiz Tabii
ki de söyleyeceğiz ama bir kompozisyon
vardır inceleme yazılarında makalelerde
bunu görürsünüz veya işte daha böyle
kurgu dışı metinlerde görürsünüz ilk
başta yazar bir konuyla ilgili
bulgularını ortaya sürer ve bilgilerini
ortaya sürer Gerekirse bir kavramı
Açıklar gerekirse bulduğu bilgiler
dahilinde eseri anlatmaya çalışır ve
ondan sonra da yavaş yavaş o bilgileri
açar ve eserle
Hem bir sonuca varır Hem de kendi
fikirlerini aralara
serpiştirilmiş sudur O bir inceleme
yazısı bir günlük yazısı veya bir
edebiyat defteri yazısı değil yani
başkaları tarafından okunması için
yazılmış bir yazı ve başkalarının
okuyacağı bir yazı Dolayısıyla doğrudan
işte beni duvardan duvara attı Beni
Yerden Yere vurdu Paramparça etti gibi
tamlamalar ve yaklaşımlar Bana kalırsa
bir okur için çok da yararlı olmayacak
yaklaşımlar Dolayısıyla Eee bunlara Ben
dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum
Bir inceleme yazısı yaparsın yazarken ya
Çünkü biz okur olarak işte bu yorumlara
bir savunma mekanizmasıyla yaklaşıyoruz
ki buna toplumumuzda önyargı da deniyor
ne yapıyoruz işimize gelmeyeni yine
öznel bir bakış açısıyla dinlemiyoruz ve
belki birçok önemli bilgi kaçırıyoruz
Aslında o inceleme yazısının içinde çok
önemli şeyler yazıyor ama o üslup İşte o
kompozisyon hataları bize bir Ön yargı
oluşturuyor Dolayısıyla birçok şey
kaçırılmasına sebep oluyoruz Eğer
inceleme yazısı yazılıyorsa mutlaka
üzerine düşülmesi gerektiğini
düşünenlerden kitap okuyacağım veya
oradan buradan bir kitap duyduğumuz
zaman ilk baktığımız yere işte sosyal
medya platformlarındaki şeylere bakmak
oluyor işte inceleme yazılarına insanlar
bu konu hakkında ne demiş gibi yazılara
ve bu yazılar oldukça yanıltabilir bir
yazıda Diyoruz ki kitap mükemmel harika
bir yazıda diyoruz kitap bomboş ve bu
noktada da bizim bir savunma mekanizması
geliştirmemiz kaçınılmaz hale geliyor
burada Ne yapabiliriz bir okur olarak
her yoruma Aldanmayın ya mutlaka bir
kendi fikriniz olsun kendi fikrinizle
yaklaşın Ve tabii ki de kalıplaşmış
ezber bilgilerden kaçının Arkadaşlar ben
buna çok Ç denk geliyorum gerek edebiyat
sohbetlerim de kendi sosyal hayatıma
gerek işte yayınlarda falan işte biri
çıkıyor diyor ki Bu kitapta bu vardır
Ben de bir anda soruyorum neresinde
vardır e karşı taraf bir şey söylemiyor
bunun sebebi şu bize birileri tarafından
dayatılmış aktarılmış öğretilmiş ezber
bilgiler bizi aslında bir noktada
Düşünsel olarak kısıtlamaya başlıyor ve
Bence kısıtlayıcı kısıtlanmalı
edebiyatın sadece ve sadece akademik
tarafında bulunması gereken bir durum
Biz de akademis değiliz veya Biz
akademik bir tez yazmıyoruz Sonuçta bir
inceleme yazısı yazacağız kendimizi bu
noktada kısıtlamak Çok doğru gelmiyor
gerekirse o bildiğiniz ve duyduğunuz
ezber bilgilerin de peşine düşün Bakın
bu adamlar ne yapmış bu adamlar bu
yazara Neden böyle söyleniyor Bu yazarı
kimler böyle söylüyor Nasıl böyle
söylüyor gibi video boyunca anlattığım
bütün şeyleri birleştirdiğimiz zaman
ortaya sadece ve sadece aldığınız
notları Oraya buraya karaladığım
paragrafları bir uyum biçiminde
birleştirmen gerekiyor bir kompoz
yaratmanız gerekiyor Bu kadar şöyle bir
fikir geliştirilebilir yani Bu kadarına
gerek var mı Elbette ki yok Bu bir
tercih meselesi her videomda hemen hemen
söylüyorum bunu Bir kitabı
derinleştirmek isteyebilirsiniz
istemeyebilirsiniz derinleştirdi zaman
bir dezavantaj ve avantaj söz konusuysa
derinleştirmek şeyi öğreniyorsunuz yani
şu anda videoda saydığım birçok şey
tarihsellik toplumsallık psikanalitik
yaklaşım vesaire gibi hem psikoloji
okumanız gerekiyor Bunun için hem
sosyoloji öğrenmeniz gerekiyor hem tarih
okuyorsunuz Yani bir roman sizi birçok
farklı yere bakış açısına götürüyor ve
dolayısıyla bir edebiyat metninden
birçok farklı disiplin içinde bir şeyler
öğrenebiliyorsunuz bunun dezavantajı Ne
peki Görece daha az kitap okumuş
oluyorsunuz mesela ayda 20 tane kitap
okuyamıyor musunuz da 4 tane kitap
okuyorsunuz işte efendime söyleyeyim ya
da 3 tane okuyorsunuz ama bunları iyi
bir şekilde okuyorsunuz diğer tarafta
Eğer derinleştirme senen bir kitabı
okuyup bir kenara atarsanız Bunun da bir
kendi içinde bir dezavantajı var dediğim
gibi o kitap hakkında üzerine konuşacak
pek bir şey yakalayamıyoruz yani kitabın
üzerine fikir geliştiremiyorum okuduktan
sonra düşünce
geliştiremiyorum içindeki hikayelerin ne
olduğunu bilmekten ziyade içindeki
hikayelerin özüne ulaşma çabası Bana
kalırsa daha sağlıklı zaten Vladimir
nabakova Bu yüzden iyi okurlar kitabı en
az iki defa okur diyor ilk defada Siz
bir sanat eseri tecrübe ediyorsunuz
ikinci defa o Sanat eserinin
derinliklerine iniyorsunuz Aslında okuma
eylemi de burada tamamlanıyor okumak
dediğimiz şey Sonuçta bir şeye bakmak ve
onu orada olan şeyi tekrardan
tekrarlamak değildir okumak aynı zamanda
anlamak ve anlamlandırmak anlamına da
gelir incelemeye gitmezseniz
derinleştirme seniniz de daha fazla
kitap okuyorsunuz burada tamamıyla hemen
hemen her videomda sonu Buraya gelen şey
nicelik ve nitelik farkları meydana
çıkıyor Bana kalırsa nitelik her zaman
için nicelikten üstündür istisnai
durumlar haricinde kitap okumakta bu
istisnai durumlardan herhangi birinin
dışında kalmaktadır diye düşünüyorum
inceleme yazıları yazmak hem
eğlencelidir hem güzeldir boşa vakit
geçirmediğimi hissedersiniz ve o yazıyı
yazdıktan sonra veya bir yerde
paylaşıyorsunuz Eğer paylaştıktan
sonraki aldığınız haz o kitabı gerçekten
okuduğunuzu ve o kitabı okumanın aslında
çok önemli bir şey olduğunu size
anımsatır ve işte motive edersiniz
kendinizi Her şeyden önce yaptığınız
işin e verdiğiniz Emeğin karşılığını da
almış olursunuz Sonuçta kitap okumak
Emek vermektir zamanınızı harcıyorsunuz
vaktinizi yatırıyorsunuz ve inceleme
yazısıyla da bu harcadığınız zamanların
Aslında meyvesini veriyorsunuz ve bir
defter tutun bunun için deftere yazın
inceleme yazılarınızı veya dijital
mecrada artık nerede rahat ediyorsanız
birçok inceleme yazısı yazdım
defterlerimi ve bir kitap gözüme
takıldığı zaman ve o an zihnimde
olmadığı zaman bir unuttuğum zaman
hepimizin başına geliyor açıyorum o
inceleme yazısında kitap hakkında ne
düşünmüşüm ona bakıyorum Eee ve bu
aslında o kitabı tekrardan hatırlamama
neden oluyor sebep oluyor ve bu bence
çok önemli bir şey inceleme yazıları
denemeler kitap üzerine düşünülmüş
şeyler belki beğendiğiniz yerlerin
beğendiniz cümlelerin alıntıların Eee
kaydedilmesi bunlar bir okur için bence
vazgeçilmez eğilimler en az kitabı
okuyup bitirmek kadar önemli nacizane bu
videoda inceleme yazılarına nasıl
yaklaşılması gerektiğini ve bir nasıl
bir inceleme yazısı yazacağımız aktardım
y sorularınız olursa yorumlar kısmında
mutlaka belirtiniz Şimdilik benden bu
kadar çok teşekkür ediyorum beni
dinlediğiniz için Umarım işinize yaramış
mdır Esen kalın hoşça kalın mutlu kalın
kitaplarla kalın efendim

Hang'tan vejetaryen kitabını
inceleyeceğiz. Yon diye bir karakterimiz
var. Öykünün ilk partında eşiyle tek
düzey hayatlarını sürdürürlerken gördüğü
rüyalar sonucunda vejetaryen olmaya
karar veriyor. Biz bu ilk öyküyü
kocasının bakış açısından okuyoruz.
Yonne'ye zorla et yedirmeye çalışıyorlar
ve bu durumu daha da kötüleştiriyor.
Kadın et yemek istemiyor sonuçta. Zorla
ağzına et tıkamaya falan çalışıyor
babası. Yonne'nin et yemediği süreçte
tuhaf davranışları da devam etmesine
rağmen kocası doktora götürmüyor,
psikoloğa, bilmem neye. Erkeklerin de bu
konudaki farkındalıklarının oldukça
düşük olduğunu tekrardan görmüş olduk.
Yone'nin südy takmama durumu da var ve
bu südy takmama durumu çevrede tuhaf
karşılanıyor. Dolgulu bir südyen
takmasını tercih ederdim. En azından
arkadaşlarımla tanıştırmaya yüzüm
olurdu. Arkadaşlarının niye karısının
memesiyle ilgileneceğini, karısının
memesine bakarak senin hakkında bir
izlenim sahibi olacaklarını düşünüyorsun
ki? Karının memesinin bu konuyla ne
ilgisi var? Yeah.

herkese Merhaba Hoş geldiniz Bugün yeni
bir kitap listesi ile daha karşınızdayım
Fakat bu liste videosu önceki iki
videodan birazcık daha farklı olacak
önerdiğim değil kesinlikle okunmasını
savunduğum kitapları sizlerle
paylaşacağım ve kesinlikle okunmasını da
savunduğum için açıklamalarını da
yapacağım yani akan bir liste
videosundan ziyade açıklamalı bir kitap
incelemesi videosu olarak da
görebilirsiniz fakat videoya geçmeden
önce kanalıma abone olmayı bildirimleri
açmayı ve beğeni butonuna basmayı
unutmayın çok teşekkür ediyorum keyifli
izlemeler don quijote mihael de cantes
don quijote biliyorsunuz Roman formunun
veya roman sanatının ilk örneklerinden
kabul ediliyor Fakat bu videoya
girmesinin sebebi birazcık teknik
anlamın dışında hayal dünyasında
yaşarsak gerçeklikten bütünüyle koparsak
ne hale düşeceğimize bana birazcık da
hatırlattığı için önem veriyorum don
kote hikayesini En azından bana kalırsa
herkesin bilmesi gerekiyor
okuyabiliyorsanız mutlaka okuyun derim
İnsanlar pek tabii gerçeklikler
sıkıldıkları zaman gerçeklikten
uzaklaşmayı tercih ediyorlar Fakat bu
arayı tutturmadan yani gerçeklikten
tamamıyla koptuğum zaman lankalı
yaratıcı asilzade don qui hote gibi
cılız bir at üstünde Şovalye olma
hayalleriyle dağ bayır gezecek hale
geliyoruz Frankenstein Mary shelly
Frankenstein benim için çok özel bir
hikaye çocukken okuduğum veya izlediğim
zaman korktuğumu hatırlıyorum fakat
birazcık daha yaşım ilerledikten sonra
izlediğim zaman başka sorgulamalara
girdim bu sorgulama Ardan belki en
büyüğü kendimi aşacak kendi
potansiyelimi aşacağını emin olduğum bir
şeyin peşine düşerek koca bir ömrü koca
bir bilinci feda etmemek ikinci olarak
da doğaya olan sevgimin ilk tohumları
Frank Einstein hikayesini okuduktan
sonra başlamamıştır bu noktada Frank
Einstein bir Korku Hikayesi veya bir
bilim kurgu hikayesinin ötesinde doğaya
baş kaldıran insanın başına neler
gelebileceğini de anlatıyor Bunu belki
dinlere evrilir Belki başka otoritelere
Fakat benim yorumum şu baş kaldırırsanız
mutlaka bunun iyi veya kötü bir
karşılığı olacaktır ki genelde kötü bir
karşılık bulacaksınız dır bitmeyen kavga
John steinbeck doğrusu steinbeck çok
beğendiğim veya hoşlandığım yazarlardan
biri değil çok fazla realist tavrı
benimseyemiyorum bir okur olarak fakat
bitmeyen kavga belki 1984 veya hayvan
çiftliği gibi orval vari diyorum ben
Daha politik distopya kitaplarını
seviyorsanız mutlaka okumanız gereken
bir kitap Evet gaza Üzümleri de çok
güzel fakat bitmeyen kavganın galiba
benim için yeri birazcık daha farklı
diyebilirim dava France Kafka bir dava
hikayesinden ziyade dava bir
yalnızlaşmışız
laştırmak yalnız kalmaya mahkum edilmiş
bir bireyin iç muhakemeler veya iç
sıkışmasını Tabiri caizse varoluşsal
sancılarını okuyoruz ve bu noktada
davayı da Bence herkes okumalı diye
düşünüyorum kaput curzio malaparte kaput
bir savaş hikayesi ve birinci ağızdan
anlatılmış bir Sava Savaş hikayesi I
Dünya Savaşı'nın ortasında geçen I Dünya
Savaşı'nda bulunmuş Bir komutanının
kendi başından geçen şeyleri yazdığı bir
hikaye savaşın ne olduğunu savaşın
tarihsel değil de sosyolojik ve
psikolojik boyutlarını daha çok
sosyolojik boyutlarını yıkımını çok
çarpıcı bir şekilde anlatan Ender
romanlardan biri yeraltı edebiyatı
romanından daha fazla Sizi rahatsız
edecek bir roman olduğuna eminim içinde
vahşet sahneleri olduğundan falan filan
değil psikolojik bir vahşet olduğundan
Savaşı adeta yaşayabileceğiniz bir roman
biraz zor belki sıkıcı fakat kesinlikle
okunmak zorunda En azından kaosun çok
masum bir şey olmadığı veya doğal bir
süreçten ziyade kontrol edilebilir bir
düzensizlik olarak da kullanılabildiğini
bize adeta hatırlatan ve yüzümüze çarpan
bir eser gecenin sonuna yolculuk Louis
Ferdinand Selin gecenin sonuna yolculuk
da bir Savaşı anlatıyor ve fakat
buradaki karakterimiz savaşın içinde
bulunmuş ve savaşmış bir asker Fakat bu
bu asker öyle milliyetçi duygulara sahip
savaşçı ruhlu bir asker değil tam
tersine savaşmak istemeyen ve savaşmak
zorunda bırakılmış bir asker kaputta
nasıl savaşın sosyolojik boyutunu
okuyorsa gecenin sonunda yolculukla bir
yıkımın romanıdır yıkımın bireye olan
yansıyınca anlamda gerek hikayeyi
sindirmek anlamında fakat Kesinlikle
yüzleşilir ve okunması gereken bir
romandır yolda Jack kerak yine bir
buhran romanında Jack kacın yoldas benim
en sevdiğim romanlardan biridir 1929
Amerika büyük buhranın zamanında geçen
bir roman o dönemi anlatan ve o
kuşaktaki gençleri anlatan bir roman
gençlerin insanlıktan çıkma hikayelerini
kayboluşlar ve kayboluş süreçlerinde bir
ışık arama mücadelelerini okuyoruz ve bu
noktada Elbette alışılmışın dışında
sahnelerle karşılaşıyoruz oldukça saf
bir roman oldukça şeffaf bir roman Her
anlamda zor fakat dediğim gibi tekrardan
okuması gereken bir roman yok edici
William barock William Bar ve Jack kerak
aynı dönemin yazarları ve arkadaş Beat
Kuşağı döneminin yazarları yok edici
aynı dönemi anlatıyor aynı dönemin
bireye olan yansımasını anlatıyor Biz o
dönemi yaşamış vahşileşir bireyin
zihnini okuyoruz yok edici romanında
parçalı bir roman Çünkü Buhran görmüş
bir zihin mutlaka parçalanmaya başlar ve
biz adeta yazarın zihnini okuyoruz bu
noktada benim deyimle bu yok edici
Gerçek Üstü gerçekçi bir romandır
okumanızı tavsiye etmiyorum belki
içindeki sahnelerden rahat rahatsız
olabilirsiniz fakat yine de bir göz
atabilirsiniz dansa davet Jan tle dansa
davet aynı veba gibi 1984 gibi veyahut
bitmeyen kavga gibi bir tür distopya
kitabı fakat birazcık daha fantastik bir
distopya bir hastalığı bir Aslında
pandemiye anlatıyor ve bu pandem eki
hastalık dans etme hastalığı bir
Kasabanın içindeki yaşayan insanlar bir
anda Çıldırır mışçasına kendilerini
öldürene kadar dans etmeye başlıyorlar
ve akabinde olaylar gelişiyor Biz
romanda bir köy kasabasının yaşadığı
sorunları okuyoruz Bir de bu sorunları
çözüm bulmaya çalışan otoriteleri
okuyoruz ve burada bir rasyonalizm ve
skolastik düşünce ayrımını da okuyoruz
bu noktada Bana kalırsa dünyayı bile
anlatabilecek potansiyelde bir roman bir
bakın derim pislik irwin Welch otoriteyi
gücü statüyü hastalıklı bir adamın
ellerine bırakırsak neyle karşılaşırız
işte pislik Bunun cevabı niteliğinde bir
polisimiz var ve bu polisin oldukça
problemli bir beyni var ve bu polisin
tek amacı yükselmek ve şöyle bir görüşü
var Tanıdık gelecektir yükselme yolunda
yapılabilecek her Eylem ahlaklıdır
hedonist bir karakter Daha doğrusu
Narsist bir kişiliğe sahip hedonist bir
karakter sürekli şu cümleyi tekrarlıyor
aynı kurallar geçerlidir aynı kurallar
oynanır hikayede bunu çok fazla size
yazar anlatmıyor şu demektir gibisinden
oldukça imgesel bir cümle Fakat ben size
anlatayım Ne demek oluyor bir oyun var
ortada ve bu oyunun ya kazananı var ya
da kaybedeni var kurallar kazanan ve
kaybedeni belirlemek üzerine kurulu ve
bu noktada kallar asla değişmez oyunun
yalnızca kazananı vardır kaybeden ise
kazanan olmayanlardan oluşur bu noktada
karakter bize sürekli aynı kurallar
geçerlidir diyerek kuralsızlığı asıl
Kural olduğunu vurguluyor ve bu noktada
çok çarpıcı bir roman aklınızda birçok
soruya cevap verebilecek ve etrafınızda
gördüğünüz toksik insanları birazcık
daha anlayabileceğiniz ve onlardan Neden
uzak durmanız gerektiğini fark
edebileceğiniz bir roman mutlaka bunu da
öneriyorum Aşkı Memnu Halit Ziya
Uşaklıgil aşkı Memnu bir dönem romanıdır
belki bir aşk romanıdır fakat Bana
kalırsa Aşkı Memnu olması gerektiği
yerde olmayan insanların romanıdır bu
noktada karakterlere baktığımız zaman
Evet realist bir roman olduğu için
sadece bir karakter iki karakter var
Birisi Nihal diğeri Bihter ve bu
karakterler üzerinden daha çok Roman
yürüyor o karakterler dışındaki bütün
kişiler de toplumun bir kesiminin bireye
indirgenmiş hali tipik realist roman
tavrıdır Bu da bu noktada fark ettiğimiz
bir şey var Bihter Aslında böyle bir
hayatı istemiyor Fakat neden böyle bir
hayatın kucağına atıyor kendisini Çünkü
böyle bir hayatı İstemek zorunda olduğu
bir gerçekliğin içinde çırpınıyor ve bu
noktada da biz bihterin yanlış kararlar
vermesi veya kendini tam anlamıyla
tamamlayamamış olmasının sonucunda
çektiği acıları görüyoruz Aşkı Memnu'yu
birçok farklı bakış açısıyla
okuyabilirsiniz oldukça zengin bir
romandır Bu bakış açısıyla okursanız
dediklerimi daha iyi anlayacaksınız
Vurun hali de edip adı var Vurun
bir toplumsal cinsiyyet eleştir
isidir Sert de bir eleştiridir ve İronik
de bir eleştiridir üzerine konuşulacak
çok şey var belki ilerleyen zamanlarda
detaylı bir incelemesini yaparım bu
noktada kadının mülkiyet olarak
Görüldüğü bir gerçeklikte kadın olma
mücadelesini anlatan bir roman ve bunu
İronik bir dille anlatıyor ki zaten
romanın adından da anlayacağımız şekilde
Vurun oradaki Aslında
kendini ifade edemeyen kadının
mülkiyetle ştir diği mülkiyetle ştir
diği bir gerçeklikte diğer kadınlara
benzemeyen kadınların başına gelen bir
sıfat diyebilirim muazzam bir romandır
ve kesinlikle okunması gerekir Çalık
Kuşu Reşat Nuri Güntekin Çalık Kuşu da
aynı şekilde batılı bazı Romanlara da
çok benzediği söyleniyor Fakat ben kendi
toplumumuzu birazcık daha kendi
toplumumuzun insan yapısını toplum
yapısını kavramak açısından önemli bir
yapı taşı olduğunu düşünüyorum Çalı
kuşunun okumuşsunuzdur fakat yine de
daha önceden okuduysanız mutlaka bir
kere daha okuyun derim özellikle şu
zamanlarda Kürk Mantolu Madonna sabahin
Ali antolo Madonna da toplumsal
Cinsiyetin birazcık erkek üzerinden
anlatılan hali tırnak içinde maskulenizm
maskulen özelliklerini kaybeden
erkeklerin ve bir arayışa giren mutsuz
erkeklerin neler yaptığı neler düşündüğü
nasıl davrandığını da anlatan bir roman
ilk bakışta bir aşk romanı gibi gelse de
Kürk Mantolu Madonna döneminin bozulan
aile yapısını eleştiren bir romandır bu
gözle Okuduğunuz zaman bambaşka bir hali
evrilir ben bu tarz romanları çok
seviyorum çünkü Bir Bakışta bir aşk
romanı Ken standart bir hikaye anlatıyor
Ken başka bir gözle Okuduğunuz zaman
bambaşka bir şeyle karşı karşıya
geliyorsunuz mutlaka bu tarz kitapların
birden fazla kere okunması daha sağlıklı
oluyor farklı perspektifler kazandıkça
Bu kitaplara dönüp baktığınız zaman işte
kitap okumaktan faydayı o zaman sağlamış
almış oluyorsunuz veya kitap okumaktan o
zaman fayda sağlamış oluyorsunuz bu
noktada Kürk Mantolu madona da
önerebileceğim eserlerden İnce Memed
Yaşar Kemal İnce Mehmet birçok kesim
için aslında eşkıya öven bir eser veya
ne bileyim otorite karşıtlığı anarşist
yapıda bir eser Bana kalırsa da
Feodalite eleştirisi ve yanlış iktidar
eleştirisi yapan bir eser Mehmet Aslında
yönetime veya iktidara veya otoriteye
değil yanlış kullanılan iktidara yanlış
kullanılan yanlış yapılan yönetime baş
kaldırıyor ve kendini de ifade edemediği
için toplumsal kurallar gereği eşkıya
Bir suçlu haline geliyor bilmiyorum
İnsanlar neden bu romana eşkıya övücü
veya işte başka şeylerle
Bence aklı başında ve evrensel bakış
açısını birazcık yakalamış objektif
perspektifte durum değerlendirmesi
yapabilen insanlar romanın ne
anlattığını ilk bakışta gayet
anlayabilir Zira o kadar zor ve kapalı
bir roman değil tam tersine açık bir
romandır bu noktada oldukça önemli
bulduğum bir eser Hababam Sınıfı Rıfat
Ilgaz Hababam Sınıfı da Kürk Mantolu
Madonna gibi Vurun gibi Çalı
Kuşu gibi veyahut İnce Mehmet gibi bir
toplum eleştirisi Aslında fakat fark
toplumun farklı bir kesime farklı bir
kanayan yarısını eleştiren bir eser
Hababam Sınıfı bir eğitim sistemi
eleştirisi biliyorsunuz zaten bu eğitim
sistemini gerek hocalar gerek öğrenciler
üzerinden anlatıyor Hatta şöyle bir
detay vereyim kitapta öğrenciler var
hocalar var Müdür var Müdür Yardımcısı
var öğrenciler öğrencilik
sorumluluklarını yerine getirmekten aciz
öğretmenler yaşlılıkları veya işlerine
olan saygılarını yitirdiklerin ötürü
öğretmekten aciz müdür Okulu sade sadece
para gözüyle görüyor fakat Müdür
Yardımcısı bir müdür yardımcısının veya
bir öğretmenin yapması gereken ne varsa
onu yapıyor ve tuhaftır ki kitapta da en
sevilmeyen karakter her zaman o müdür
yardımcısı yani Kel Mahmut oldukça
İronik bir yapıda yapıya sahip okuması
çok kolay ben genelde Bu kitabı bir şey
okuyamadığım veya okumaktan yorulduğum
zamanlarda okuyorum oldukça tatlı
öyküler var içinde Roman serisi de var
bunun e hepsini okuyabilirsiniz pek
ciddi aralarında ciddi farklar yok Bir
sıralamaya koymanı gerek yok alın ve
okuyun diyebileceğim kitaplardan biri
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi
Tanpınar Tanpınar Saatleri Ayarlama
Enstitüsü ile öyle bir şey yaptı ki
günümüz toplumuna bile Ayna Tutabilecek
bir roman Fakat burada benim
sorguladığım bir şey var roman o kadar
iyi ki Çağ ne kadar değişirse değişsin
asla romanın içindeki şeyler değişmiyor
bu romanın başarısı mı yoksa toplumun
başarısızlığı mı hep bunu sorgulamış
mdır hapam sınıfında da aynı şeyi
yaşadım bu eserleri her okuduğumda diyor
ki hiçb bir şey değişmedi toplum içinde
veya toplumun değişmemesi sağlayan
dinamikler neler buradaki Problem ne
gibi sorgulamalara giriyorum Bu da beni
tabii derin bir sessizliğe iç sessizliğe
ve Karanlığa götürüyor bu noktada yine
de en azından Türk toplumunu tanımak
için okunabilecek romanlardan biri
diyebilirim İronik bir dille
Tutunamayanlar Oğuz Atay Tutunamayanlar
belki 2000'li neslin % anlatan bir roman
Çünkü biz de ne yazık ki artık pek
tutunamıyoruz hayata Tutunamayanlar
tutunmaya çalışırken düşenlerin
romanıdır E bu noktada zordur Evet
biliyorum yarın bırakabilirsiniz fakat
okumanızı tavsiye ederim özellikle
90'lar sonrası nesil iseniz mutlaka
okuyup içselleştiren bir roman ki zaten
Bana kalırsa tutunamayanların çok
satmasının çok popüler olmasının en
büyük sebeplerinden biri de o içinde
empati kurabileceğimiz kendimizi
bulabileceğimiz o kadar çok şey yer o
kadar yer var ki Saatleri Ayarlama
enstitüsündeki durum Burada da geçerli
hiçbir şey değişmemiş
duygular bile Ağır Roman Metin Kaçan
Ağır Roman 1980 Darbesi dönemini baskıcı
bir otorite dönemini anlatıyor ve o
baskıcı dönemin içinde bir kenar
mahallede siniz romanın içinde argo dile
oldukça yoğun fakat internetten baka
baka ilerlersin romanın içine girmeniz
daha kolay olur Ben argo bildiğim için
çok böyle
yabancılamak az bilinen kelimeleri bu
noktada içinde bir dönem eleştirisi de
bulabilirsiniz birey eleştirisi de
bulabilirsiniz Bir Destan da
bulabilirsiniz ki zaten Metin Kaçan bunu
yaparak destan formunda bir batılı Roman
kaleme almış oluyor Bunu bir de Yaşar
Kemal yapmıştı Türk edebiyatında fakat
ağır romanın ince Mehmet'ten farkı şu
Sokak dilinin edebiyat diliyle
harmanlandığı ilk Türk edebiyatı
eseridir bu noktada Metin Kaçan edebiyat
akademisinde genelde servant S'in yeğeni
derler Hatta bu isimle yazılmış bir
kitap da var Metin Kaçan üzerine
incelemeler ve eleş eleştirilerin
derlendiği bir kitap Metin kaçana Eğer
ilginiz varsa o kitabı da mutlaka
edinebilirsiniz sessiz ev Orhan Pamuk
sessiz ev bu Listenin arasındaki en
şımarık kitap Ama neden koydum şimdiye
kadar toplumun daha çok alt kesimlerine
hitap eden eserler seçtim sessiz ev
toplumun üst kesimine ya da üst alt
kesimine hitap eden bir eser yıkılmakta
olan zengin ve Soylu bir ailenin
hikayesini okuyoruz sessiz evde yanlış
batılılaşma buradaki yanlış batılılaşma
yanlış anlaşılmasın ş in Namik Kemal'in
Nabizade Nazım'ın işlediği yanlış
batılılaşmayı günümüzdeki gibi yanlış
bir batılılaşma algısını anlatıyor yani
batılılaşmaya bilim yapmak akılcı
düşünmek işte geleneklere saygı duymayı
veya gelenekleri devam ettirmeyi de
bağnazlık yobazlık olarak algılayan
insanların batılılaşması bahsediyorum bu
noktada sessiz ve oldukça Kırıcı ve
çarpıcı bir roman teknik anlamda biraz
zor olabilir fakat okudukça
alışıyorsunuz oldukça yavaş ilerliyor
Roman Ama dediğim gibi çok da Acelemiz
yok ömrümüz uzun Kitap okuyacak Çok
fazla zamanımız var Bana kalırsa olmalı
da şimdi bütün kitapları neden tek tek
açıkladım ondan bahsedeyim şimdi bu
liste bir öneri listesi değil videonun
başında da söylemiştim kesinlikle
okunması gereken kitaplar Yani siz
beğenin beğenmeyin sarsın sarmasın aksın
akmasın mutlaka okumanız gerektiğini
düşündüğüm ve savunduğum kitaplar bu
kitapların içinde yıkıma uğramış
bireylerin oluşturduğu yıkımlı bir
toplumun yeni bir yıkıma hazırlık
yapmaktan başka bir şey yaramadığını
adeta hissediyorsunuz ki Bana kalırsa
edebiyatın da en büyük işlevi budur size
bir şeyleri anlatmak göstermek yerine
bütünüyle hissettirmeyi yaşatmayı
sağladığı için don quixote gibi hayalbaz
olmayın bitmeyen kavgadaki insanlar gibi
bütünüyle gerçeklere bağlı kalmayın tam
arasını tutturun ve kendi hikayenizi
yazın ve bu hikaye o kadar güzel bir
hikaye olsun ki kağıtlara yakışmasın
güzel bir ömür geçirin ve güzel bir ömür
geçirmenin tek yolu da güzel bir insan
Olmaktır güzel insan ne demek artık onu
siz ve deneyimleriniz belirleyecek genel
geçer bir kuralı yoktur Bu işin bu
noktada kitap okuyun sanatla ilgilenin
demeyin ki ekonomi çok kötü insanlar çok
berbat işte şöyle böyle problemler var
olsun berbat Bir gezegenin içinde
yaşayan insancıklar olmamıza rağmen
sanatla
ilgileniyorsa Bu da bir baş kaldırı
yöntemidir baş kaldırı her zaman siyasi
politik veya biolojik mevzulara olmak
zorunda değildir bireysel baş
kaldırılarak kaldırılan uzun vadede daha
etkilidir Çünkü toplumsal başk
kaldırılarak ve lakin insan kendini
değiştirirse içinde bulunduğu toplum da
değişmeye başlar Bu yüzdelik kısıma ne
kadar büyüktür ne kadar küçüktür bil
bilmiyorum ama ufak bir değişim Çığ
etkisiyle koca bir dönüşüme evrile bilil
ve evrilecek de bu noktada toplumsal
bilinçten evvel bireysel bilinç
kazanmamız gerekir bizim bir birey ve
kimlik sahibi taşımamız gereken sahip
çıkmamız gereken parçalanmaması gereken
bir kimliğe sahip olduğumuzu unutmamamız
gerekir demiyorum ki gerçeklikleri
romanlarda arayın gerçeklikler zaten
baktığınız her yerde alternatif
gerçeklikleri romanlarda arayın ve iç
muhakeme bulunun gördüğüm gerçeklik mi
bu gerçeklik mi Veya ne de olabilir işte
bu da zaten Romanların en büyük Bence
ikinci işlevidir size düşünmeyi ve fikir
üretmeyi teşvik eder sizi fikir üretmeye
ve düşünmeyi teşvik etmeyen eserler
Metinler de sadece ve sadece
bileklerinize vurabileceğimiz onlarca
prangadan sadece biridir Şimdilik
görüşmek üzere Çok teşekkür ederim beni
dinlediğiniz için kanalıma abone olmayı
ve bildirimleri açmayı beğeni butonuna
basmayı unutmayın Bu Listenin de devamı
gelecek Normalde listelerimi parça parça
yayınlamayı tercih ediyorum mutlaka ok
okunması gereken okumasını zorunlu
kıldığım kendi nazarıma 20 kitabı
derledim sizler için keyifli okumalar
diliyorum görüşmek üzere

Merhaba Sevgili dostlar bugün sizlerle
Rus edebiyatının büyük ustalarından
nikolay vasilyeviç gogol'ün Unutulmaz
eseri ölü canları konuşacağız Hazırsanız
başlayalım Öncelikle hikayemizin baş
kahramanı çiçikov la tanışıyoruz çiçikov
sıradan biri gibi görünebilir ama
Aslında oldukça ilginç bir plana sahip
Rusya'nın kırsal bölgelerinde dolaşarak
ölü köylülerin yani serflerin isimlerini
satın alıyor burada Ölü Canlar ifadesi
Aslında Toprak sahiplerinin ellerinde
hala kayıtlı görünen fakat gerçekte
ölmüş olan serflerin adlarını temsil
ediyor Peki çiçikov neden ölü canları
satın almak istiyor Bunun cevabı çiçikov
zengin olma planında yatıyor çiçikov bu
ölü canları ipotek olarak göstererek
büyük krediler almayı ve bu de Servet
sahibi olmayı
hedefliyor çiçikov seyahati boyunca
tanıştığı kişiler ve onların hayatları
gogol'ün Rus toplumunun farklı
kesimlerini karikatürize ederek
eleştirmesi için birer araç haline
geliyor çiçikov ilk Durağı köylüleri
konusunda kayıtsız bir toprak sahibi
olan manilow Çiftliği oluyor
manilova da Sonuçta kabul ediyor Çünkü
bu ölü canlardan kurtulmak Onun da işine
geliyor manil oldukça tembel ve romantik
hayaller kuran biri ama bu hayallerin
gerçeklikle pek ilgisi yok Gogol bu
karakterle Aslında toplumdaki kayıtsız
ve Hayalperest insanları
eleştiriyor bir sonraki durağımız sobaki
Çiftliği sobaki çova göre daha pratik ve
hatta biraz kaba biri onun karakteri ise
toplumdaki Açgözlü her şeyin parasal
değerine odaklanan insanları simgeliyor
sobaki ölü canların bile değerini
tartışarak pazarlık yapmaya çalışıyor ve
bu durum gogol'ün sistemin çürümüşlüğü
dair önemli bir eleştirisi olarak
karşımıza çıkıyor Ve tabii ki bu
yolculuk boyunca en Unutulmaz
karakterlerden biri olan korob da
tanışıyoruz korob tam anlamıyla köye
yeni adet getirme anlayışına karşı çıkan
bir kadın tutucu ve Kurnaz olan korob
boçça ölü canları satıp satmamak
konusunda kararsız kalsa da sonunda
çiçikov boyun eğiyor koroba karakteriyle
Gogol kırsal Rusya'nın değişime karşı
olan tavrını ve köylülerin yeniliklere
ne kadar uzak olduklarını çok güzel bir
şekilde gözler önüne seriyor Gogol bu
karakterlerin hepsini kullanarak
Rus toplumunun eksikliklerini aç
gözlülüğü ve rüşvetle dolu yapısını
oldukça Keskin bir dille eleştiriyor
ancak işin en çarpıcı kısmı çiçikov bu
tuhaf ve ahlaki sınırları oldukça
zorlayan planının Aslında kimseyi
rahatsız etmemesi Herkes kendi çıkarları
doğrultusunda hareket ediyor ve bu da
gogol'ün toplumun ahlaki değerlerini
sorgulamasına kapı aralıyor
planı tam da umduğu gibi gitmiyor
Elbette kasabada insanlar Onun bu ölü
canlarla ne yapacağını merak etmeye
başlıyor ve işler karışıyor şüpheler
arttıkça çiçikov un üzerindeki baskı da
büyüyor ve bu noktada Roman bir tür Kara
mizah unsuruyla daha da
zenginleşiyor herkesin kendi çıkarlarını
koruma telaşında olduğu bu ortamda
çiçikov un büyük planı giderek Suya
düşüyor gogol'ün bu eserinde Rus
bürokrasisinin iç yüzü köylülerin durumu
ve toplumsal çarpıklıklar ustalıkla
işleniyor Ölü Canlar her ne kadar komik
anlarla dolu gibi görünse de aslında
insan doğasının bencilliği ahlaki
çöküntüsü ve sistemin yozlaşmış üzerine
düşündüren derin bir eser çiçikov un Ölü
Canlar peşindeki bu yolculuğu Aslında
Rusya'nın çürümüş ruhuna yapılan bir
yolculuk gibidir gogol'ün üslubu
sayesinde bu hikayeyi okurken hem
güleriz hem de derin bir hüzün
hissederiz Çünkü Gogol mizahın arkasına
saklanmış acı gerçekleri çok etkileyici
bir şekilde sunar Ölü Canlar sadece
çiçikov un hikayesi değil aynı zamanda
tüm Bir toplumun aynasıdır Bugünlük bu
kadar Dostlar Umarım bu özet hoşunuza
gitmiştir ve gogol'ün dünyasına dair
size yeni bir bakış açısı
kazandırabilmek üzere Kendinize iyi
bakın ve edebiyatla
kalın ah
[Müzik]
h
[Müzik]
CH than
[Müzik]

İnsan Neyle Yaşar kitabı Bana kalırsa
Tolstoy'un en anlamsız kitaplarından
biri Pek tabii aranıza sevenler
olacaktır ancak Bana kalırsa Tolstoy
edebiyatını ve ustalığını iyi yansıtan
kitaplardan biri değil ben 14-15
yaşlarımda okumuştum Geçenlerde kendime
kızıp bir daha okutum ve fikrim
kesinlikle değişmedi gerçekten İnsan
Neyle Yaşar Tolstoy'un Bana kalırsa
okunması gereken kitaplarından biri
değil anne kerine savaş barış Diriliş
veya Hacı Murat Destanı gibi eserleri
Pek tabii çok önemli ve çok kuvvetli
eser L ancak San neyle yaşlardaki
öyküler kesinlikle ve kesinlikle
kuvvetli eserler değil

da tam üç gündür taş başın evin önünde
birak kuşkonmuş kocaman bir hakkuş
kıpırdamadan duruyor Akkuş iki Kartal
büyüklüğü de var bu kuş ve Toroslar'da
Dede Çukurova'da şimdiye kadar görülmüş
şey değildir bir gece bir Ak güvercin
donuna girmiş Taşbaş Efendimiz varmış
Adil'in penceresine konmuş adet
pencereyi açmış ki ne görsün orada bir
Ak güvercin durup durur gözlerinden de
Ateş saçar youversion dile gelmiş Demiş
ki Adil Ee yatil sen Hiç duydun mu
duydun mu ki sakarcalı ın kadınları bir
Çukurova ağzını bir anda toz ettiler sen
ki canını seversin gelmeye bak yine
[Müzik]
kitap seçmek Muhtemelen hepimizde olduğu
gibi Benim için de bir dert o yüzden
uzun zamandır düşündüğüm bir projeyi de
book
Ya ben okunur diye bir format hazırlamak
yapmak Çünkü seçtiğimiz kitapları
Aslında biz nedenlerine göre seçeriz
canımızın ne istediğine karar veriyor
ona göre kitap seçmek isteriz kitapta
maliyeti olan bir şey yani yazarın kendi
yazarken geçirdi maliyeti dışında bizde
okurken ona gerçekten Uzunca bir zaman
veriyoruz Düşünsel anlamda glikoz
yakıyoruz kitapla alakalı O yüzden hangi
kitaplar ne kadar zaman geçireceğinize
karar vermek için bir ön bilgilenmeyi
ihtiyaç varmış gibi görünüyor o yüzden
uzun zamandır aklımda olan bir formatı
Bu kitap neden okunur sizin için böyle
bir format hazırladım bundan sonrasında
fırsat oldukça bazı kitapların neden
okula bileceğini size anlattı böyle
küçük kısa videolar hazırlayacak
gazetelerde televizyonlarda Ara ara
rastlarız bu yalancı peygamberler
evliyalar Bunlar bazen politik hayatını
unsurları da olur Bazen de böyle Kıyıda
köşede bir kasabada ya da ise bir köy ya
da m
ve çevresinde birazcık müzikleriyle
beraber tuhaf öğüt verirler tuhaf dini
inanışların çevresinde dönen insanlar be
Her seferinde şey sorarım yani nasıl
oluyor Hadi bu adam Deli hani bu adam
birşeyde iddia ediyor Yahu Nasıl oluyor
da bunu çevresinde 10 tane 20 tane 50
tane akıllı adam buna inanıyor bununla
beraber böyle tuhaf hücreler
gerçekleşiyor falan yani bana bana
gerçekten anlaması çok zor bir şeymiş
gibi gelir Yaşar Kemal'in Yer Demir Gök
bakırı tam olarak bu sorduğum sorunun
cevabını veriyor bize Pros lar dayız
1960'lı yılların sonundayız kötü bir
hasat dönemi geçirmiş bir köy halkı
ağlarına borçlular ve kış ayı biterken
ağlarına borcunu vermek zorundalar bu
ağlarına olan borçlarını çıkmaz lığı kış
ayının getirdiği o tam Yer Demir Gök
Bakır dediği o soğuk ve Ser
o gün getirdiği sıkışmışlık duygusu bu
sıkışmışlık duygusunda ki umutsuzluk Bu
köyün kendi İçlerinden bir kişiyi nasıl
evliyaya dönüştürdüklerini öyküsünü
anlatıyor ve Gerçekten bunu bir
sosyolojik matematikle bir psikolojik
matematik ve adım adım sayfa sayfa
okudukça neredeyse teorisine çıkaracak
şekilde anlatmış mesela çok şaşırtıcı
şeylerinden bir tanesi kişinin kendi
talebi ile değil halkın umutsuzluğu Umut
arayışının oluşturduğu bir sonuç Muş
gibi görünüyor Yani bu ortak oluşan bir
şeymiş gibi görünüyor ortak bir ihtiyaç
gibi ve o hani o ihtiyacı neden oluştuğu
nasıl dönüştüğünü kendi içimizde bunu
adım adım nasıl gerçekleştirdiğimiz Hani
durup dururken gerçekleşir hikaye değil
Çünkü bu Hani bunu nasıl yaşadığımızı
görebileceğimiz bir kitap yazmış Yaşar
Kemal Yer Demir Gök Bakır diye 1960'lı
yılların sonunda benim başucu kitabıdır
annemi kütüphanesinden bana gelen
kitaplardan bir tanesidir gerçekten 3-5
yıl arayla Okur
bu okuduğumda da ayrı bir zihinde konuyu
ele alabildiğim ama bunu bölüm yaşıyoruz
böyle mi yapıyoruz diye anlayabildiğim
kitaplardan bir tanesidir çünkü hani
1960'lı yıllar kitabı işte Toroslar'da
geçiyor Bir Köy kitabı falan diye
düşünerek kenara koyabileceğimiz bir
kitap hiç değil gayet şimdiki zamanda
gayet Kent insanı olarak bizlerinde
umutsuzluğa kapıldığı mızda sıkışmış
hissettiğimizde o umutsuzluğun
çaresizliğin oluşturduğu etkiyi açmak
için ne kadar tuhaf yeni alternatifler
üretebileceğimiz i nasıl tuhaf yeni
evliyalara ya da yalancı peygamberlere
inanma yaklaşa bileceğim izi Evet gayet
hatırlatan ve o gerçekliği gözümüzün
önünden geçen kitaplardan bir tanesi
Yaşar Kemal gerçekten kendi iddiası da
böyle nerede çok gerçekten kullandım
Evrensel temel değerleri Türk
coğrafyasının Anadolu coğrafyasının
unsurlarıyla kültürel unsurları ile
beraber anlatıyor burada tam olarak da
İşte bu yalancı peygamberler ya da işte
birilerine tapınılacak sını seviyor olma
yeni ritüeller oluşturuyorum dünyanın
hemen her yerinde rastlanan ülkelerden
bir tanesi Amerika'da bambaşka
özelliklerle Kuzey bölgelerinde bambaşka
özellikleri de rastlanıyor bu temayı
almış bu temayı toroslara taşıyarak
bizim nasıl yaşadığımız biz nasıl
dönüştüğünü anlatmış Elbette 1960'lı
yılların daha modernist etkisi almamış
hafif sol jargon dilini değişeceğine
yerleştirerek Gerçekten işin içerisinde
çok öğrenecek şey var o dönüşüm nasıl
yaşadığınızı yakalamak çok eğlenceli gel
ve aynı zamanda Yaşar Kemal'in muhteşem
betimleyici bir Anadolu coğrafyası
anlatısı var ki o Yer Demir Gök Bakır
yani o soğuğu Cehennemi nasıl yaşanır o
bölgenin içerisinde bu hissi alıyor
gerçekten karın kokusunu karın tadını
alabiliyoruz betimlemelerin gücünden
kaynaklı kitabın içerisinde Zülfü
Livaneli 1987 yılında Bu kitabın filmini
çekti orada Kibar
o roldeki kişiyi taşbaşoğlu unutmayınız
oynadı Hatta filmi müziği Biz videonun
başında da birazcık geçti kullandığımız
müziğin kendisiydi Anadolu Destanı
oluşturma duygusu Yaşar Kemal'in
anlatmaya çalıştığı temalardan bir
tanesi gerçekten bir Anadolu Destanı Yer
Demir Gök Bakır Hani içinde soğuğu
torosları Anadolu'nun kendi varlığını
ama Evrensel sosyolojik ve psikolojik
temaları sorguladığı ve içinde
öğrenilecek bir sürü yeni şeyin olduğu
böyle 5-10 yılda bir dönüştürerek
okunabilecek kitaplardan bir tanesi
olayını da
[Müzik]

Efendim merhabalar. Bugün sizlerle
beraber okumayı sevdiğim ve tahmin
ediyorum birçoğumuzun sevdiği kitaplar
hakkında yapılmış kötü yorumlar veya
kötü incelemeleri değerlendireceğiz.
Bakalım insanlar okumayı sevdiğimiz veya
kült kabul ettiğimiz kitaplar hakkında
neler söylemiş, neler düşünmüş, bunları
değerlendireceğiz. Videoya geçmeden önce
kanalıma abone olmayı, bildirimleri
açmayı ve beğeni butonuna basmayı
unutmayınız. Şimdiden çok teşekkür
ediyorum. Eylül romanı ile ilgili
yapılmış bir yorum var. Bir inceleme
var. Daha doğrusu incelemeye bir
alıntıyla girmiş arkadaşımız. Sonra
spoiler demiş, uyarmış ve ondan sonra
devam etmiş. bir kitap okudum. Ne
yazık ki kitapları yarım bırakmaktan
nefret ederim ama bu kitabı bırakmam
gerekirdi fakat bırakmadım. İstikrarım
için kendimi tebrik ediyorum. Kitap bana
hiçbir şey katmadı. Zaten Türk yazarlara
ön yargılıyım ve maalesef ki bu kitap
benim için hayal kırıklığı oldu.
Necip'ten nefret ettim. Kadınlar
hakkındaki düşünceleri her zaman
olumsuzdu. Zaten oraları okurken sürekli
sinirlendim. En yakın arkadaşının
nişanlısına sulanması iğrençti karısı.
Bu arada tüm kitap boyunca Suata olan
aşkını okuduk. E haliyle bazen
düşünceleri o kadar derinleşiyor ki
olayı falan bırakıp adamın sürekli Suada
olan düşkünlüğünü okuyoruz. Bir nevi
Süreyya'nın önündeki önünde
flörtleşiyorlar. Başta Suat seviyor mu
sevmiyor mu pek anlamadım fakat
sonralarda doğru her ikisi de sevdiğini
anladım. Evet. Suat karakterini de genel
olarak sevmedim. saçma sapan
davranışları vardı. Bence Süreyya ile
ikisinin sürekli Necip'e kalması için
baskı yapması beni bile
boğuyordu. Kitapta hiçbir olay dönmüyor.
Yazarın iç dünyasına o kadar çok
giriyoruz ki yazarın değil karakterlerin
iç dünyasına
giriyoruz. Neler yaşıyorlar hiç
anlamadım. Bazı kısımları atlayarak
okuduğumu itiraf etmeliyim. Bu kitaba
daha fazla yorum girmeyeceğim çünkü
olumsuz şeyler düşünüyorum. Asla
beğenmedim ve asla tavsiye etmem. Şimdi
benim bu incelemede gördüğüm şey şu.
Öznel olarak ilerlemiş. Normalde bir
inceleme yazısı öznel yorumlarınızı
kattığınız bir şey olmaz. Bir yazı
olmaz. Yani bence şurası şöyle
olmalıydı. Bence burası bu fikirdir. Ama
olduğunu olabildiğini farz edelim. Yine
de şöyle bir şey sezdim. Kitap bana
hitap etmiyor. Çünkü benim istediğim
şekilde yazılmamış. Ama işte edebiyatla
okur arasındaki ilişki böyledir ya
biraz. Sana özel yazılmamış bir şeyi
sana özelmiş gibi okursun. Ve bu noktada
geniş bir perspektife sahip olman
gerekir. Bir şeyi okuyabilmem için benim
onu sevebiliyor olmam gerekiyor. Bana
hitap etmesi gerekiyor. Kafasıyla
okuduğumuz zaman bir elin parmağını
geçmez. Sevdiğimiz ve seveceğimiz
kitaplar. Bunun dışında okey yani
bilmiyorum. Kitaplara bu tarz yorumlar
getirilmesi beni çok böyle şey yapıyor,
tilt ediyor. Çünkü A karakterinden
nefret ettim çünkü çok saçma
davranıyordu. B karakterinden nefret
ettim çünkü şöyle de yapıyordu. E zaten
kitapta olay falan da yok. Yani belki
okur da anlamamış olabilir mesela. Bu da
bir seçenek. diye düşünüyorum. Bir
sonraki yorumumuza geçelim. Yine aynı
dönemden başka bir kitabı ele alacağız.
O da Aşkı Memnu olacak. Kitabın Servet-i
Fünun eseri olması, dönemin yaşantısını,
İstanbul'unu çok iyi yansıtmasını falan
geçiyorum. Herkes çok beğeniyor. Tamam.
Benim eleştirim bundan ziyade
karakterlerle ilgili. Şimdi öncelikle bu
çok ezbere bir yaklaşım. bana kalırsa
kitap Serveti Fun döneminin bir eseri. O
yüzden çok iyidir. Yani bu çok böyle
rasyonel bir yaklaşım değil gibi geldi.
Ve döneminin İstanbul'unu yansıtma
eğilimi gösteren bir roman değil.
İstibdat roman istibdat rejiminde
yazılmış birçok romanın zaten daha çok
kapalı mekanlarda geçtiğini görüyoruz.
Bunun sebebi olabildiğince yazarların
politikadan, siyasetten veya başlarını
belaya sokabilecekleri herhangi bir
şeyden uzak tutmaları. E dolayısıyla
genelde kapalı mekanlar üzerine örülü
olay örgüler ve kurulu romanlar
görüyoruz. Aşkım de bunlardan biri. İki
tane kapalı mekan var. Bir tanesi
kitabın ilk başlarını işte Bihter
Hanım'ın evi oluyor. Evlenmeden önceki.
Bir sonraki zaten Ziya Yalısı oluyor
veya konağı oluyor. Evet İstanbul'a dair
birkaç info görüyoruz ama bunlar çok
kısıtlı ve yüzeysel infolar. Yani
dönemin İstanbul'unu anlatıyor diye de
bir eser önem arz etmez. Bunlar oldukça
ezbere yorumlar diye düşünüyorum.
Hepimiz gerek dizide gerekse kitabı
okuyarak yeri geldi Bihter'in eşine
sadık olmamasından dolayı ona kızdık.
Yeri geldi Behlü amcasının imkanları
bırakıp aşkına sadık kalmamasından
dolayı bencil bulduk. Ama Nihal bence
asıl bencil olan. Kitabın adı bence
Nihal'in ergenliği falan olmalıymış.
Kitabın şu an yarısındayım ve Nihal'in
aptalca şımarık şımarıklıklarından
herhangi bir olayda ilgi çekme
çabalarından gına geldi. Bülent, Behlül,
Adnan Bey, Beşir, evdeki hizmetçiler
bile hepsi kendisinin olsun isteyen,
istedikleri olmayınca krizlere giren,
babasının kendine olan zaafını kullanan,
annesiz oluşundan çıkar sağlayıp sürekli
kendini acındıran bir kızdan
bahsediliyor. yaşanan ihtiraslarmış,
imkansız bir aşkmış, ihanetmiş falan.
Hepsi Nihal'in arsız inatçılığının ve
ergenliğinin gölgesinden kalmış.
Babasının evlenmesine, Bülent'in okula
gitmesine, hizmetçilerin memuriyet
kazanıp gitmelerine bile sırf kendi
yalnız kalırım korkusuyla izin vermek
istemiyor. Yalnız kalmamak için
çevresindeki herkesin ona bağlı olmasını
asla hayatlarını yaşamalarını
istemiyor." demiş aşkım memnunu.
"Gerçekten kurgusal bu karakterden
öylesine nefret ediyorum ki okuyanlara
sabır diliyorum. Ben hiçbir şey
anlamadım ama anladığım kadarıyla bir
yorum getireyim. Evvela Berna Mora'nın
yaklaşımına göre kitapta iki adet ana
karakterimiz var. Birisi Nihal, birisi
de Bihter. Kitap o eksen etrafında
dönüyor ki Servetti Fu'un estetiğinin
diğer romanlarına baktığımız zaman da
şunu görüyoruz. Genelde anne problemi
yaşayan kadınlar veya annesiz olmuş
kadınlar yani ebeveyn eksikliği çekmiş
kadınlar ön plana çıkıyor. Nihal de
bunlardan biri. Nihal'in aslında yaptığı
şey aptalca şımarıklıklar, ergence
tavırlar falan filan değil. Annesi
olmadığı için konağa bir anneymiş gibi
sahipleniyor. Konak fertlerine yönelik
de böyle bir şey var, yaklaşım var.
Sürekli onun kontrolü etrafında
gerçekleşsin istiyor bir şeyler ve akran
sayılabilecek bir üvey anne geldiği
zaman onunla ister istemez bir rekabete
giriyor ki zaten aynı rekabeti Bihtar ve
kendi annesi Firdevsanın arasında da
görebiliyoruz. Dolayısıyla böyle bir
durum var. Aslında bunlar tamamıyla
Halit Ziya'nın psikolojik tahlilleri,
psikolojik gözlemleri ve çıkarımları
diyebiliriz. Bu şekilde bir sonraki
kitabımız Yusuf Atılgan'dan Aayurt
Oteli. Anaurt Oteli de benim en sevdiğim
kitaplardan biri olmasının yanı sıra
genelde okurlar tarafından çok da
beğenilmeyen bir kitap. Neden
bilmiyorum. Bana çok tuhaf geliyor
bence. Gerek teknik anlamda gerek
sanatsal anlamda bence harika nefis bir
eser. Kitap hakkında yazacak pek bir şey
var mı? Gerçekten okumaya değer mi
bilemiyorum. Kitaptan tek bir alıntı
bile paylaşmak gelmedi içimden. O kadar
ki mide bulantısı ve tiksinti oluşturdu
bende. Hala daha ayrı yazılıyor. Mide
bulantım geçmiş değil. İki gündür
kendime gelemedim. İğrenç bir kitap. Tek
kelimeyle berbat. Yani aklım almıyor. Bu
tür bir kitap nasıl olur? Nasıl bu denli
okunur? Bu den nasıl bu denle övünür?
Zebercet ne? Neci sapık mı? Katil mi?
Ruh hastası mı? Paranoyak mı? Hayvan mı?
ilgisini çeker. İlgisini çeker. Kadın
mı, erkek mi? Havadan, sudan her şeye
karşı önüne geçilmez bir dürtü. Aman
Allah'ım. Tek kelimeyle rezalet bir
kitaptı. İlk defa hemen alıp sahafçıya
götürüp sahafçı değil sahaf. O sahaf
sahaf kitap satan demek zaten. Ya da
işte ikinci başka anlamları da var tabii
de yani günümüze karşı sahaf kitap satan
demek. Saafçı da kitap satan satan demek
oluyor. Saf götürüp satmak istedim.
İleride oluşturmak istediğim
kütüphanemde kalmayı hak etmiyor çünkü.
aldığıma, okuduğuma sırf yarım
bırakmamak için gösterdiğim çabaya y
sayfa falan zaten belki daha azdır.
Gösterdiğim çabaya o kadar pişmanım ki
hatırladıkça midem kalkıyor. Kimseye
okuması için tavsiye etmiyorum ama yine
de okuyanlara saygı duyuyorum. Yani bu
çok şey üzere ne denir ki bu? Yani
zeberjeti beğenmemiş ama şimdi öyle bir
hikayenin içine, öyle bir kurgunun içine
de kalkıp ne bileyim ahlak bekçisi bir
karakter konulmaz. yabancılaşmayı
işliyor toplumuna ve kendi travmalarına
hapsolmuş bir adamın hikayesini işliyor.
Ya şimdi düşünsenize kendi geçmişine
hapsolmuş ve yozlaşmış bir adamı ahlak
ve güzellik önderi bir adamla anlatıyor
Yusuf Atılgan. Asıl o zaman edebiyat
tarihine geçmezdi herhalde. Devam
edelim. Louis Ferdinand Selin'den
gecenin sonuna yolculuk. Hakan Günday
sanırım bir röportajında bu eseri
hayatının kitaplarından biri olarak
tanımlamıştı. Daha sonraki süreçte
birkaç kişiden daha iyi yorumlar duyunca
kitabı okumak istedim. Tam olarak ne
beklemem gerektiğini bilmiyordum ama
günün sonunda kafam biraz karışık
ayrıldım kitaptan. Kitabı okurken
kendimi meseleye Fransız kalmış gibi
hissettim. Çok önemli şeyler anlatılıyor
ama ben anlayamıyorum gibi bir his.
Hikaye hiç beklemediğim yerlere gitti.
Daha doğrusu gitmedi. Baştan sona dek ne
okudum pek anlamadım açıkçası. Dilin
azizliğine uğramış olabilirim. Eseri
orijinal dilinde okuyanlar pek
etkileyici bir tarzın söz konusu
olduğunu söylüyordu. O etkileyici üslup
Türkçede pek hissedilmiyor maalesef. Bu
kitaba belki de hayatımın yanlış bir
döneminde denk geldim. Belki de seneler
sonra yeniden okuyabilirim. Şimdi hocam
şöyle bir durum var. Bir kitap
okuyorsunuz. Ne anlattığını
anlamıyorsunuz. Belki işte entelektüel
temeliniz yetmiyor. Edebiyat tecrübeniz
yetmiyor. Okuma tecrübeniz yetmiyor,
edebiyat bilginiz yetmiyor. Diyorsunuz
ki ya çeviri kötü demek. Ya da çeviri
orijinalinden okusam anasını ağlatırdım
da çeviriden okuyunca pek anlaşılmıyor
falan. Bu doğru bir bakış açısı değil.
Anlamadığınız kitabın çevirisinde
problem olduğunu zaten fark edemezsiniz.
Oturup bilmeniz lazım o kitabı ki
çeviride hata olduğunu bilebilin.
Gecenin sonunda yolculukta bir tane daha
yorum var. Eee, daha doğrusu inceleme
diyelim. Bu inceleme birazcık daha
teknik detaylara girmiş. O yüzden bunu
da eklemek istedim. Çok ünlü bir kitap
kendisi. Müthiş bir insanlık sorgusu
olarak kabul ediliyor. Savaş, yaşam,
ölüm sorgusuyla açılışı yapıyor. Her
yerde ve her şey savaştan iyidirden
hareketlerle Fransa'nın Afrika
sömürgelerine, oradan uzaktan hep
imrenilen Amerikan rüyasının çirkin
yüzüne sonra da tekrar Fransa'ya
dönüyor. Sel'nin kronolojisi birebir
aynı olmayan otobiyografik izleri
taşıyan karakterimiz Ferdinand Bardamu
Fransa'ya döndükten sonra hekimlik
lisansını alıyor ve mesleğe başlıyor.
Sonra bardamın nihilizmin doruklarında
sefaletten sefalete koşuyor. Her şekilde
bir sefalet bu parasal, düşünsel,
duygusal. Bu kitabın derdi nedir diye
çok kafa yordum. Önce insan doğasının ve
insanlık hallerinin en kötü, en bencil,
en paço zavallı derecesinde iğrenç
yönlerinin bir iz düşümü diye düşündüm.
Bir yeraltı edebiyatı ilerledikçe bu
özelliğini bile kaybetti. Bence yeraltı
edebiyatı falan değil. Louis Ferdinand
selin. Bardamu savruldu. Kitap da
savruldu. Sonlara doğru Bardamu kendini
ve çevresini tutunamayanlar olarak
tanımladı. Ozatay'ın kemiklerini
sızlatır. O derece ya aralarında 40 yıl
falan var. Yani o tutunamayanlar daha
yeni. Bir de Oğuzay'ın tutunamayan
karakter şablonu teması, karakter tipi
diyeyim aslında. Halit Ziya'dan yola
çıkarak oluşturduğu bir şey. Kendi
röportajındaki deyimini aktarıyorum.
Dolayısıyla buradaki Selin'in bahsettiği
tutunamamışlıkla Oğuz Atay'ın bahsettiği
tutunamamışlık arasında dağlar kadar
perspektif farkı var. Her tutunamama
kavramının altında da Oğuz Atay'ı
ölçütlendirmek doğru değil diye
düşünüyorum. farklı okuma ve yorumlara
saygı duymakla birlikte bu kitaptan çok
zorlama anlamlar çıkarma taraftarı
değilim. Büyük bir savaş karşıtı roman
olarak yorumlayanlar var. Nasıl hani
nerede bardom savaşı yaşamadı bile.
Neredeyse kaçtı yahu. Konu o ya
zaten onu sorguluyor ya hikayenin
içinde. Savaşın ne olduğunu
tanımlayamıyor. Niye savaştığını bile
bilmiyor falan. Ta ki Afrika'ya kadar
modern dünyanın insana dayattığı yaşam
biçimine bir karşı duruş, bir manifesto
olarak yorumlayanlar var. Nasıl bir
nihilistten nasıl bir manifesto
beklenebilir ki? Selin nihilist değil.
Nereden biliyoruz nihilist olduğunu?
Onun işte sosyolojik temeli var,
dönemsel, tarihsel temeli var. Adam şey
değil. Eee, oturup bir gün sabah uyanıp
da aman ben bir Nilist olayım bakayım
Nilis nasıl olunuyormuş gibi bir şey
değil. Sıfatlandırmalar çok tehlikeli.
Yani her sakallıya dedem dememek
gerekiyor. Bu adam niye böyle bir şey
tercih etmiş? Atıyorum Selin açık açık
bir yerde ben nihilistim kardeşim.
Niilizmden başka hakikat yoktur gibi bir
cümle kursun. Bu adam niye böyle
düşünmüş? Bu da önemli. Yani aslında
gecenin sonuna yolculukta ve taksitle
ölümde sadece Selinin nihilist
fikirlerini değil acı bir toplum tablosu
da görüyoruz. Savaşın topluma nasıl bir
etki bıraktığını da yıkımların toplum
toplumlara nasıl etkiler bıraktığını da
görüyoruz. Nasıl çürüttüğünü de
görüyoruz. Dolayısıyla geniş bir
perspekti okumamız gereken metinler
bunlar. Habale hübele diye girmemiz
gereken metinler değil. Yoksa içine
giremeyiz metinlerin. Bana sorsanız bu
kitabın en belirgin yönü kadın düşmanı
olması. Selin Yahudi karşıtlığı
nedeniyle Nazi olmakla suçlanmış bir
dönem bayağı gözden düşmüş ama kadın
düşmanına kimse değinmemiş. Adam onca
çirkin insan anlattı. Sefillik parçalar
paçalarından aktı. O erkeklerin de
tekine bile hakaret işeren bir sözcüğü
olmadı. Bütün kitap boyunca kadınlar ise
hep hep haspa oldu. Benim zerre
keyif almadığım anlatının hiçbir amaca
hizmet etmediğini düşündüğüm bir kitabı.
Evet. Teknik yeter gerçekten yokmuş. Ben
var gibi
hatırlamışım ya. Evet ama şey değil.
Eee, bir kadın düşmanlığı manifestosu
değil. Yani edebi eserleri bu şekilde
bilgi kitabı gibi okumayın arkadaşlar.
Yani eee Louis Ferdinandan Senin'in
zaten edebiyat tarihinde önemli bir yer
teşkil etmesinin en büyük sebeplerinden
biri oldukça sade ve eee bodoslama bir
anlatım tercih etmesi. Yani kendini hiç
sansürlemeden bir anlatım tercih etmesi.
E dolayısıyla Bardamu karakteri veya
işte Selin gençliğinde diyelim hani
otobiyografikmiş ya Selin gençliğinde
diyelim bir kadın düşmanıysa bunu olduğu
gibi yazmış ve bu şey değil. E kitapta
ben hatırlamıyorum. Kadınlar aşağılık
varlıklardır. Herkes tarafından da böyle
algılanmalıdır gibi bir ibare yok ki. Bu
bir edebi metin. Bunu böyle
okumamalıyız yani. Bilmiyorum. Devam
edelim. Tam da kadın demişken bir de
Virginia Wolf'ten bir kitap. Deniz
Feneri. Onun bir incelemesini okuyalım.
Gereksiz abartılmış. Büyük heveslerle
çok zorlanarak okumayı bitirdim. Okumayı
düşünenler için notlarım. Kişiler öyle
birbirine giriyor ki kim kimdir? Kitabı
bitirseniz dahi öğrenemiyorsunuz. Yazar
karakterlerle ilgili hiç ipucu vermiyor.
Her sayfada yeni isimler dahil oluyor.
Bir noktadan sonra çok da
umursamıyorsunuz. Bitse de gitsek
diyormuşsunuz parantez içinde. Her
cümlede flashback bıkıyorsunuz. Zaten
kısa zamanda çorbaya dönüyor. Olay kurgu
tasviri yok. Boşuna aramayın. Sadece laf
kalabalığı var. Bir kitap insanda bir iz
bırakmalıdır. Bu kitaptan bana kalan
sadece zaman kaybı oldu. Okuduğum en
kötü modern klasikler serisi kitabıydı.
Yazarla ilk buluşmamızda ayrılıyoruz. Ya
işte ben anlamadım da diyebilirdim
mesela bunun yerinde. Yani olay kurgu
tasviri var. Sadece geleneksel okurların
kavrayabileceği bir şekilde değil. Yani
bildiğiniz selim düğüm çözüm şeklinde
karakter gelişimleri ya bir eksen
karakter ve onun başından geçen
hikayeler şeklinde değil. Farklı bir
anlatım var. Deniz feneri bir kurgu şey
şeması aslında orada. Deniz feneri döner
ve çeşitli yerlere ışık verir ya. İşte o
ışık dönüyor, bir ışık veriyor, bir şey
anlatıyor. Bir ışık dönüyor, bir şey
anlatıyor. Bu şekilde işlenmiş bir
metin. Çok ilginç. Neyse devam edelim.
Ağır roman. Kitabın ilk kısmı çok
dağınık. Bir roman kurgusu var. Yok
demişsin ama ikinci bölümde düzeliyor.
Kendi zamanına göre iyi bir kitap
olabilir fakat bugünden bakınca çok
matah değil. Argo dil zaman dayanılmaz
boyutlara ulaşıyor. Bu kitabı ya çok
sever sonuna kadar okursunuz ya da
sevmez başında bırakırsınız. Ben
sevmeden sonuna kadar okuyup hayal
kırıkına uğrayanlardım. Darısı diğer
kitabı Fındık 8'in başına demiş. filmi
kitaptan daha
iyiydi. Yani bunu niye kaydetmişim
hiçbir fikrim yok. Neyse bir tane daha
var. Okuduğumuz her kitaptan bir şeyler
almak, hayatımızı daha iyi bir yöne sevk
etmeye çalışırız. Hiç böyle bir çabamız
olmayabilir. Mesela benim yok ki. Bana
kalırsa birçok okurun yok aslında. Yani
iyi bir şeyler alalım. Bizi iyi yönlere
sevk etsin. Eee eğer okuduğumuz her
kitaptan bizi iyi yönlere sevk etmesini
beklersek hocam dünya edebiyat tarihinin
%95'ini falan elemiş oluruz. Devam
edelim. Bu kitap bana iyi bir şey
vermediği gibi zamanımı aldı. Savaş
zamanındaki kargaşa hüküm süren
insanların kendilerini dünya cenderesine
kaybettiği ruhi bunlarının yaşandığı
maddi dünyada manevi dünyanın kölüne
düştüğü bir ortam. Savaş zamanı falan
değil. 80'leri anlatıyor ama insan iki
yöndür ve e Anadolu'dan kente olan o göç
dalgasının yarattığı şeyleri anlatıyor.
Sadece savaş değil. Yani ruhunu Allah
ile doyuramayan şeytana kul olur. Burada
da bunu görüyoruz. Evet. Henry Miller
Yengeç dönencesi. Bir kitapta insan
güzel şeyler okumak ister. Güzel
şeylerden kastım mutlu ve neşeli bir
şeyler değil. Bazen özlü sözler, bazen
sevdiğini kaybetmiş bir adamın ruh
halini, bazen güzel bir manzaranın
derinlemesine tasvirini, bazen öğüt
almaya yarar birkaç kelam bunlardır.
Okumayı güzel kılan. Ama bu kitapta
bunları bulamazsınız. Sürekli alkol,
açlık ve cinsellik. Galiba yeraltı
edebiyatı bana göre değil. Henry Miller
da yeraltı edebiyatı değil. Arkadaşın
derdi benim anladığım kadarıyla şey
kitap diyor beni uyuştursun. Bana bir
şey falan anlatmasın. Ben ne istiyorsam
onu eee alayım kitaptan. Bu şekilde bir
yaklaşım. Doğru. Böyle bir
zihniyettekeniz böyle bir okursanız
zaten Harry Miller okumamanız gerekiyor.
Orhan Pamuk sessiz ev. Sonuç saçma biten
konusunun potansiyelini kullanamayan bir
kitap. İddialı bir yorum. Bir yerden
sonra çok tekrar düşüp okuyucuyu
sıkıyor. Tekrardaki karakterler belli
periyotlarda değişiyor ya. Sıra sıra
sıra sıra. Güzel olan tek şey
betimlemeler. Günlüğün bile daha edebi.
Evet. William Barox'un yok edicisi. Buna
da bakalım. Bit kuşağının ünlü yazarı
William Barrow bu yok edici başlıklı
kitabında medeniyetlerin ulaştığı absürt
durumlara, siyasi ideolojilere ve
uygulamalarına birtım eleştiriler
getirirken ahlak kurallarından ödün
vermeyi yine seviyor. Bu edebi eserinde
de bilim kurgu unsurlarında rastlandığı
kısa hikayelerden oluşan kitabın edebi
açıdan fazla başarılı olduğunu
söyleyemeyeceğim.
Sonra bu kitabı burada
alenensiye edemeyeceğim ama yine de bu
benim kişisel fikrim olduğunu belirtmek
durumundayım. Evet. Ama edebi değeri yok
dediğin zaman yorum kişisellikten
çıkıyor. Genel bir yorum olmuş oluyor
ama okey. Bakalım. Küçük İskenderd'den
Flu. Bu yıl tanıştım. Okuma fırsatım
oldu ama gerçekten ilk yüz listeme
koyarım. Okuduğum en acayip roman Flu
ama bu bir roman mı? Bence tartışmaya
açık. biçim olarak düz ilerlemiyor.
Örnek görseller ekledim. Konunun da bir
zaman olay çizgisi yok. Bölük pörçük
yazılar. Bazen şiir, bazen senaryo
tastakları, bazen günlük, bazen akla
gelen notların anlık karalaması vesaire
demiş. Küçük İskender'in üç romanından
biri Fluz ve Gonja Özmen'in detaylı
sunuşu var. Özmen'in sunuş yazılarını
okumayı seviyorum. Kapsamlı oluyor. En
başa dönüyorum. Yine deneysel bir roman.
Ancak her deneysel seveninde anlaş
anlayabileceğini düşünmüyorum. Duygusal
açıdan ise biraz genç yaşa uygun buldum.
20'li yaşlar öncesi okusam bazı
satırların beni daha çok etkileyeceğine
eminim. Deneysel roman düşkün olarak
aradığımı bulamadım belki ama yine de bu
kadar değişik bir roman okuduğum için
mutluyum. Aslında hala roman okuduğuna
okuduğuma ikna olamadım. Meraklısına
tavsiye ederim demiş. Yani okumuş
birinin yaptığı bir eleştiri gibi
gelmedi bana. He çıplak şölene kısa bir
inceleme gereksizdi başlık başlığında.
Aklına ne gelirse yazan ya da bulduğu
her şeyi kesip birleştirince sanat
yaptığını sanan katap tekniği Çıplak
Şölende yok. Katap tekniği üç kitabında
var. Onda yok. Yani bir yerlerden bir
bilgi öğreniyorsunuz. Adamın bütün
kitaplarına aynı şeyi yazıyorsunuz.
Sanan birinci manasızca kelime
sıralamasıydı. Deneysel bir şeyler
yapmak istemez. Tamam ama böyle
yapacaksan 5 10 sayfa yap bari. Bütün
kitabı bunun üstüne kurmanın bir anlamı
yok. Burada katap tekniği yok. Evet son
incelememizde kör Baykuş. Yazarın
kitabının adını çoğu kez duymuş olsam da
düşüncelerime böylesine zıt kitapla
karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Gerek
annesi, babası ve amcası arasındaki
ilişki gerek onun karısına karşı
davranışları ölü siyah entareli kıza
yapmış olduğu şeyleri okudukça, "Sen
nasıl bir kafadasın dedim. sayısız kez
yazara. Açıkçası üzerimde etki bırakacak
bir konuya rastlamadım. Kafasının
içindeki var olan karakterlerin
hiçbirini tekrar incelemeye alacak bir
etki de bulamadım. Hem manevi hem dış
dünya ile alakasını kesmiş. Üstünde dış
dünyadaki insanları birer ayak takımı
gören, inançlı insanları ise şehvetten
varmuş, tanrılara inanan, aşağılık
uydurma kitaplara tabi olan başka
kişiler tarafından yönetme çabalarına ek
olarak saf insanları yola getirmek veya
kandırmak için var edildiği sayısız kere
dile getirilen adama kendi seçimi için
bir şey diyemem ama bu eleştirileri
tamamıyla sığ ve yobazca buluyorum.
Körbaykuş değil mi bu? Ha evet. Üstelik
kitabın son kısımlarına kendini iç
dünyasın tanrı olarak inat etmesi de
ayrı bir konu. Açıkçası kitaptaki adam
kendini dört yuvasına kapatmış.
Saplantılı olağan dışı şekilde kendi
düşünceleri arasında boğulan uyuşturucu
ve içkinin dostu olmuş. Onları zamandan
bir kurtarıcı olarak gören pedofili bir
karakteri içinde barındıran içten bir
şekilde şiddete hatta canili eğilimi bir
yapıya sahip. Kitaptaki olaylara ve
gidişata karşı ben uzaktan bir izleyici
gibi katıldım. Eminim kitapta herkes ama
okumamışsınız yani gerçekten
okumamışsınız kitabı. En azından bir ön
sözüne bakın. Ne bileyim arka sözüne
bakın, arka kapak yazısına bakın. Hiç
okumamışsınız. Benim genel anlamda
okuduğumuz yorumlarda gördüğüm şey
insanların kitaplara yüklediği misyonun
böyle bana zevk versin, benim hoşuma
gitsin, beni eğlendirsin, beni eğlesin,
beni uyuştursun tarzında yaklaşımlara
sahip oldu. Ve bunun yanında insanlar
kafasında kalıplaşmış edebiyat
yargılarına uymayan kitapları
dışlıyorlar. Yani genelde işte bizim
toplumumuzda meşhur okuma pratiği olarak
meşhur olan şey dünya klasikleridir ve
onlar belirli bir okur kitlesine hitap
eder. Geleneksel okur dediğimiz bir okur
kitlesine hitap eder. Ancak sanayi
devriminden sonra yavaş yavaş bu değişir
ve dünya klasikleri diye adlandırılan
kitaplardaki birçok unsur yok olduğunu,
silikleştiğini görürüz. Ve bana şey
geliyor bu. Evet. İşte 1800'lere kadar
yazılmış metinleri okuyalım. 1800'lerden
sonrasına el sürmeyelim. Çünkü bunlar
edebiyat değil gibi geliyor. Bu yorumlar
buna çıkıyor gibi geliyor. Ve benim
gördüğüm kadarıyla yine okurlar kitapta
yazan düşüncelere ve fikirlere çok fazla
takılıyorlar. Yazar bu düşünceyi
düşünüyor. Yazar bu fikri savunuyor.
Yazar bunu bu yargıda bulunuyor. Ama bu
bir edebi metin. Evet. Yazar bunu
yapabilir. Seni tam zıttına koyacak bir
fikir beyan edebilir. Zaten edebiyatın
can alıcı kısmı da budur. Asla yan yana
gelmeyeceğin adamların zihninden dünyayı
izleyebiliyorsun. Ya evet. Mesela örnek
olarak Charles Boss'en örnek vereceğim.
Çinaski gibi bir karakter. Herhangi
birinin bence yan yana gelmekten
kaçınacağı bir karakter. Ama sen o
adamın zihninden kendi toplumunu ve
ilişkilerini inceliyorsun ki edebiyatın
bence büyülü kısmı, büyülü tarafı da bu.
Böyle düşünüyorum. Ve kitaplara
bilinçsizce yaklaşmak edebiyatın asıl
büyüsünü kaçırmamıza neden oluyor diye
düşünüyorum. Bu şekilde yorumlarını
incelediğim arkadaşlara lütfen
kızmasınlar bana. Siz yazmışsınız. Ben
de incelemek istedim videomda. Buradan
da çok teşekkür ediyorum kendilerine
yazdıkları için. Sizin düşünceleriniz
ne? Bu yorumlar ve kitaplar hakkında
yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın.
Eee, şimdilik benden bu kadar. Epey
uzunca bir video oldu. Bu tarz
videoların devamının gelmesini
istiyorsanız da yine yorumlar kısmında
belirtebilirsiniz. Şimdilik benden bu
kadar. Esen kalın, hoşça kalın, mutlu
kalın. kitaplarla kalın efendim.

balıkçı ve oğlu yazan Ömer Zülfü
Livaneli derleyen Meryem
İlbaş Roman Ege'nin bir kasabasında
yaşayan Mustafa adlı bir balıkçının
hayatını anlatıyor Balıkçılık mesleği
Mustafa'ya babasından Yadigar kalır
Mustafa iyi yürekli vicdanlı bir
kişiliğe sahip kendi halinde biridir
ekmeğini balıkçılıkla kazanır tüm hayatı
denizle iç içedir Mustafa diğer
balıkçılara Doğaya Karşı daha duyarlı ve
sevecendir ekmeğini buradan kazanmasına
rağmen bazen öyle anlar gelir ki
balıklara Merhamet edip onları denize
salar bu özelliği takdire şayan bir
şekilde tasvir edilmiştir denizle iç içe
bir hayat süren Mustafa çocuğu Denizi
denizde boğularak
kaybetmiştir Bu olaydan sonra içine
kapanmış kendi halinde biri olmuştur bu
duruma çok üzülen Mustafa'nın
arkadaşları onu çoğu zaman gece
eğlencelerine çağırırlar Mustafa bu
eğlencelerde de yine Sessizlik içinde
kalmayı tercih eder Her gün sabah erken
saatlerde denize açılır kendini Ege'nin
eşsiz denizine doğasına bırakır ruhunu
doğanın sessiz huzurlu halinde
dinlendirir yine denize açıldığı
Günlerden bir gün teknesine sert bir şey
yanaşır bu suyun yüzeyine çıkmış bir
kadındır Mustafa şok geçirir bu kadını
teslim etmek için teknenin içerisine
alır tekrar yol alır yine aynı durumla
karşı karşıya gelir bu kez bir erkek
cesedi görür Onu da alıp tekneye bırakır
bu duruma şahit olunca Muhtemelen
göçmenlerin botu batmıştır bu cesetler O
yüzden su yüzeyinde diye düşünür bu
düşüncelere dalmışken Bu kez de bir
bebek su yüzeyinde bunu görünce içi daha
çok parçalanır çocuğun yaşayıp
yaşadığından emin olmak için teknede bir
şey Arar ve çikolata bulur bu çikolatayı
Çocuğun ağzına sürer çocuk bunu süt gibi
emmeye başlayınca Mustafa çok mutlu olur
onu kurtardığı için sevinir çocuğa kanı
Kaynar Mustafa çocuğunu kaybettiği için
evlat Hasreti çekmektedir bu yüzden bu
çocuğu saklayıp evine götürme planı
yapar jandarmalara kadın ve erkek
cesedini teslim eder Daha sonra evine
gider eşi bebeği görünce şaşırır Mustafa
eşine durumu teker teker anlatır eşi
önce mutlu olur Daha sonra bu durum fark
edilirse başlarının belaya gireceğini
söyler Mustafa çocuk Hasretinden bu
dediklerini dinlemez eşiyle konuştuktan
sonra savcıya bu cesetlerden dolayı
ifade vermeye gider ve sonrasında alel
acele eve döner eşi Mesude çocuğa kendi
çocuğu gibi bakar gel zaman git zaman
çocuğu Nereye kadar bu şekilde
saklayabilecek ellerini Mesude Mustafa
sorar Mustafa çocuğu verme niyetinde
değildir Bu düşünceler içinde
kıvranırken onların bu durumuyla ilgili
köyde bir dedikodu yayılır bu durum
savcılığa kadar duyurulur çocuğun annesi
Aslında yaşamaktadır ve evladını
aramaktadır bu durum üzerine Mustafa
savcılığa çağrılır telaşlanan aile
savcılığa Gittiğinde de dikkat çekici
hareketler sergiler bebeği görmediğini
söyler ve eve dönerler Mesude artık işin
çık
haluğu annesine teslim etmeleri
gerektiğini belirtir ancak Mustafa hayır
diye diretmek aralarında büyük bir kavga
çıkar Mustafa eşine Sen de kadın olaydın
da bana çocuk vereydin der bunun üzerine
karısı çok kırılır çekip annesinin evine
gider Mustafa bu dediklerinden dolayı
çok pişman olur Mesude Evlat hasretinin
ne olduğunu bildiği için çocuğu
hastanede annesine teslim eder
Mustafa hapse girer avukatın çabasıyla
açığa çıkar serbest bırakılır Mustafa la
eşi hala küsler evde yalnız yaşar
Mustafa bir gün Mesude annesinin Evinde
otururken resmi bir araçla birkaç kişi
gelir merakla dışarı çıkar gelen bu
kişiler bir zamanlar sahiplendikleri
Samir bebekle ilgilidir Samir bebeğin
Annesi çocuğuna bulunduğu göçmen
şartlarından dolayı İyi bakamayacağı
bundan dolayı çocuğunu Mesud elere
vermek istediğini söyler Mesude
gelenlerden bu durumu öğrenince çok
mutlu olur hemen eşi Mustafa'nın yanına
gidip durumu anlatır Mustafa da çok
mutlu olur beraber çocuğu almaya
giderler Bu olaydan sonra mutlu mesut
bir şekilde hayatlarını sürdürürler

Efendim merhabalar. Uzun zamandır ortada
yoktum. Malumunuz sınav haftasındayım.
İşte sınav temposu falan filan derken
video yükleyemedim. Bugün
yetiştirebildim artık oldukça güzel bir
video ile karşınızdayım diyeyim.
Videomuzun konusu şu ana kadar okurlar
tarafından sevilmiş, okunmuş, okunmaya
devam edilmiş, üzerine çokça konuşulmuş
ve çeşitli paylaşımlar yapılmış birtım
kitapları puanlayacağız. Tierlist
dediğimiz bir dalavera var biliyorsunuz.
Onun üzerinden yapacağım bu işi. Ne
yazık ki benim incelemek istediğim,
puanlamak istediğim kitaplarla dolu bir
liste yoktu. Ben de listeyi kendim
yapmak zorunda kaldım. Beş farklı
ölçütümüz var. Yüce edebiyat gayet iyi.
İdare eder. Ucuz edebiyat ve çöp
edebiyat olarak buradaki kitapların
hemen hemen hepsini farklı farklı
kaynaklardan seçmek durumunda kaldım.
Çünkü nereye girersem gireyim işte
popüler kitaplar, çok satan kitaplar
listesine bakıyorum ve hayatım boyunca
hiçbir zaman okumadığım, muhtemelen
okumayacağım ve okumaktan imtinayla
kaçındığım kitaplarla dolu listeler var.
En azından burada birkaç defa böyle
karşıma çıkmış kitapları seçeyim dedim
ama o listelerin içinde birkaç defa
karşıma çıkmış kitap bile yoktu. Ben de
oturdum farklı farklı kaynaklardan
okuduğum, bildiğim, daha önce üzerine
konuştuğum kitapları derledim ve onları
puanlayacağız burada hep beraber. Şu çöp
edebiyat ölçütü muhtemelen birçoğumuzu
irite ediyor. İşte çöp edebiyat olur mu,
çöp kitap olur mu? Bir şey çöpü ima
ediyorsa, çöpü çağrıştırıyorsa buna çöp
diyebiliriz. Bence bu yanlış bir şey
veya bir hakaret değil. Evet, işin
ucunda emek var. Emeğe saygı duyuyoruz
ki emeğe saygı duyduğumuz için de burada
bu kitapları konu ediniyoruz. Ama bir
şey kötüyse kötüdür, iyiyse iyidir diye
düşünüyorum. Yine de siz fikirlerinizi
aşağıda yorumlar kısmında belirtmeyi
unutmayınız. Hemen listeye ve videoya
geçelim. Evet, birçok farklı kitap var.
Ne yazık ki listeyi kendim hazırladığım
için buradaki kitap kapaklarını karelere
sığdıramadım. İşte idare ediverin. Ben
yine kitapların isimlerini söyleyeceğim
listeye atarken. Oradan anlarsınız diye
düşünüyorum. İlk kitabımız Gece Yarısı
Kütüphanesi. Ben bu kitabı ne zaman
okumuştum? İki yıl evvel bir kitapçıda
denk gelmiştim ve öyle birkaç sayfasına
bakmıştım. Sonra bayağı popüler oldu
sosyal medyada. Sonra bir daha baktım ve
ilk bakışımdakiyile son bakışımdaki
fikrim arasında hiçbir fark yoktu. Bana
kalırsa hiç okunması gereken bir metin
değil. Bir metin sadece basit diye,
sadece okunabilir diye ve sadece o anda
sizin hoşunuza gidiyor diye eee önemli
değildir diye düşünüyorum. Yoksa elbette
ki okuyana bir şey demiyorum burada.
Kitap üzerinden konuşuyorum. bana
kalırsa net anlamda bir çöp edebiyat
ürünü kendisi. Bir sonraki kitabımız
hepimizin çocukluğunun en büyük
travması. İşte okuyup okuyup ağladığımız
Yetmezmiş gibi bir de filmini izleyip
ağladığımız o dramatik Latin hikayesi
şeker portakalı. Şeker portakalı bana
kalırsa önemli bir metin. Birçoğumuzun
belki anne ve babalarımızın bile
çocukluğunun, ergenlik zamanlarının
önemli metinlerinden biri. Ben bunu
küçük yaşlarda okumadım. Ne yazık ki bir
1920'li yaşlarımda okudum ve o çocukken
yaşamayı öngördüğüm hissiyatı galiba
yaşayamadım. Bir yetişkin adayyken
okuduğum için fazla içselleştirememiştim
ama kötü bir metin kesinlikle değil.
Şöyle düşünüyorum. Şeker portakalı çok
fazla abartılıyor. Yani eşi benzeri
yokmuş. edebiyat tarihinde bir çığır
açmış, insanların hayatını baştan aşağı
değiştirmiş bir metin gibi. Ama ne yazık
ki birçoğumuz şeker portakalı
hikayesindeki o çocuğun psikolojisinden
etkileniyoruz. Aslında orada dramatik
bir toplumsal değişim ve kesinlikle ve
kesinlikle oldukça trajik bir tarihsel
sürecin yansımasını görüyoruz. Bana
kalırsa bu bakış açısıyla okunduğu zaman
daha sağlıklı bir metin. Yanlış şekilde
abartıldığını düşünüyorum. Daha doğrusu
edebi tarafına gelecek okur olursak da
eh işte diyebileceğim bir seviyede. O
yüzden idare eder kategorisine koyuyorum
kendilerini. Bir sonraki kitabımız
çavdar tarlasına çocuklar. Bu kitabı ben
sansürsüz olarak okumuştum. Bu
baskısından okumadım. Sansürsüz
versiyonu benim hoşuma gitmişti. Bu
baskısını hiç okumadığım için bir şey
diyemeyeceğim. Birçok okur haliyle bu
baskısını okuyor. Çünkü sansürsüz
baskısı galiba basılmıyor artık. Bu
haline birazcık baktım videoyu
hazırlamadan önce. Evet. Bazı insanlar
dehşet dehşet beğenmiş. Bazıları çok çok
sıkıcı bulmuş. Bazıları da işte okey
işte güzel ama çok da abartılıyor sanki
gibi bulmuş. Dolayısıyla ben şöyle bir
yorum getireceğim. Şavlar tarlasında
çocuklar bana kalırsa öyle yalap şalap
okunacak bir metin değil. En azından
üzerine biraz düşünmek gerekiyor. Belki
biraz ön okuma, alt okuma yapmak
gerekiyor. En azından içindeki
tarihselliği ve yansımaları
yakalayabilmek için. Ya onun dışına zor
bir metin diyemem ama kötü olduğunu da
kesinlikle düşünmüyorum. O yüzden gayet
iyi kategorisine koyacağım. Galiba biraz
acımasız davranıyorum ama içimden nasıl
geliyorsa onu ona göre yapacağım.
Bakalım içimden ne geçiyormuş. Ben de
merak ediyorum. Evet, Albert Kamü'nün
yabancısı. Hiç üzerine bile
konuşmayacağım. Yani ben kamafım var. O
yüzden gayet iyiye koymayı uygun
görüyorum. Efendim Fernando Pessouan'nın
Huzursuzluğun kitabı. Şimdi
Huzursuzluğun kitabında şöyle bir
sıkıntı görüyorum ben. Evet aslında
güzel bir metin. Altındaki fikir çok
güzel. yazarın yazma hikayesi galiba ön
sözünde en azından bu baskının ön
sözünde yazıyordu. Gerçekten çok çok
önemli bir atılım. Ancak bana kalırsa
yazarın da öngördüğü şekilde
sonuçlanmamış bir metin ki zaten yazar
tarafından da sonuçlanmamış bir metin
aslında en azından bildiğimize göre.
Fakat oldukça içine kurmacayı çok
beğeniyorum. Sadece dili bana birazcık
şey geliyor. Latin Amerika'nın diğer
edebi mahsullerinden birazcık daha sanki
şey basit bir dil kullanılmış. Daha
mistisizmden biraz kaçınmış gibi
hissetmiştim okurken. Onun dışında kitap
bir müddet sonra şeye dönüyor. İşte bir
aforizma metnine dönüyor. Ben bu tarz
metinleri sevmiyorum. İçinde evet
aradığım şey işte güzel bir kurgu,
hikaye vesaire değil ama yani sürekli
sürekli sürekli aynı bakış açısını ya da
aynı durumu farklı bakış açılarıyla
aforarizmalamak bilmiyorum. O yüzden çok
ilgimi çekmemişti. Okudum ama çok ciddi
zevk aldığımı söyleyemeyeceğim.
Dolayısıyla idare eder kategorisine
koyuyoruz. Monte Cristo kontu. Monte
Cristo kontunun bu kapağını niye tercih
ettim? Hiçbir fikrim yok. Karşıma ilk
çıkan buydu. O yüzden bunu şey yaptım.
Çok garipsemeyin. Bu baskıdan okumadım
ben. E Monte Cristo Konto bir artık
kürtleşmiş bir metin. Abartılıyor mu
vesaire işte gibi söylemlere hiç mi hiç
girmeyeceğim. Çünkü bazı dönemlerde
yazılan bazı eserler kültleşirler. İşte
tabir caizse halk arasındaki tabirle
klasikleşirler. Ve Monte Cristo Kon da
bunlardan biri. Dolayısıyla artık
kanonlaşmış bir metin. O yüzden ona
abartılıyor mu işte ne bileyim aslında
yeterince iyi değil mi gibi ikon kırıcı
şekilde yaklaşmak pek doğru olmayacak.
Bu yüzden gayet iyiye koyacağım. Yüce
edebiyata da koymamamın en büyük sebebi
ben Monte Cristo kontunu böyle ayla
bayılı okumamıştım. O yüzden sadece bu.
Yoksa tabii ki de bir iyi bir edebiyat
ürünü. Ya bu şey anlamına gelmesin. İşte
Albert Kamun yabancısı Montecoo konudan
daha iyidir falan gibi. Bunlar çok
farklı metinler. İnsan neyle yaşar?
İnsan El yaşarı bir yayında bayağı
detaylıca, çaplıca incelemiştik. Eğer
isterseniz bir daha inceleriz. Ben bu
kitabın iyi bir kitap olmadığı
düşüncesindeyim. Çünkü insan ne yaparsa
yapsın şükretmeli. İnsan şöyle yaşamalı,
insan böyle yaşamalı. Arada bir
İncild'den alıntılar, İncild'den
anekdotların e öyküleştirilmiş halleri
vesaire gibi. Yani bir Tolstoy metni
gibi hissettirmiyor bu kitap bana ne
yazık ki. Ya Tolstoy edebiyatı dediğim
zaman benim aklıma diriliş gelir. Anne
Karenina gelir. Savaş barış gelir. İnsan
neyle yaşar? gelmez mesela. Dolayısıyla
ne yazık ki sırf normalde bunun hakkı
çöp edebiyat ama Tolstoy yazdığı için
ucuz edebiyat diyorum. Gece yarısa
kütüphanesini iki kere koymuşum. O zaman
bir daha gir çöp edebiyata. Oğuz
Atay'dan Tutunamayanlar, Tutunamayanlar
da aynı şekilde. Çok ilginç kitaplar
bunlar. Mesela Tutunamayanlar, e, Şaker
portakalı, ne bileyim yabancı da ya
radikal sevicileri var, hiç sorgulanmaz
şekilde seven insanlar var ya da radikal
reddedicileri var. Ya saçma olan, böyle
edebiyat mı olur? Vesaire. İşin komik
tarafı tutunamayanlar ilk çıktığı zaman
da buna benzer bir tepki aldı
eleştirmenlerden. Bir kesim eleştirmen
dedi ki Türk edebiyatına yeni bir çağ
açtı bu kitap. Bir kesim eleştirmenler
dedi ki, "Tutunamayanlar berbat bir
şeydir. Ya bu adam edebiyattan uzak
dursun mümkünse." demeye bile
getirdiler. Dolayısıyla tutunamayanlar
birazcık bahtsız bir metin. Sevmeyenler
bana kalırsa yani doğrudan metne
saldırarak sevmediğini söylüyor. Ya bu
kitap hiçbir şey anlatmıyor.
Karmakarışık yazılmış. hiçbir şey
düzenli değil falan diyenler genelde
metnin sahip olduğu özellikleri
bilmediğinden metne bu şekilde
saldırıyorlar. Aşırı sevenler de metnin
içindeki afilli cümleler yüzünden
seviyorlar. Ben birazcık şey bazında
düşünüp de bunu tabii ki de yüce
edebiyata alacağım. Hem edebiyat
sahamızdaki ve tarihimizdeki yerinden
dolayı hem de bana kalırsa Oğuz Atay
edebiyata oldukça cüretkar yaklaşan bir
yazar ve böyle yazarlar unutulmaz
metinler ortaya kayar. Dostoyevski gibi,
Kafka gibi, efendime söyleyeyim Louis
Ferdinandin gibi, birçok daha
türetebileceğimiz yazar edebiyatı
sınırlarını merak etmezler. Edebiyatı
sınırsız algılar ve kendilerine bir yer
yaratırlar. O yer de zaten onların
edebiyat evreni, kurgu dünyasıdır.
Tutunamayanlar da böyle bir bakışın
aslında mahsulüdür. Dolayısıyla yüce
edebiyata girmeye rahatlıkla hak
kazanıyor. Charles Bukowski'den Ekmek
Arası. Ekmek arası Charles Bukowski'nin
en sevmediğim kitabıdır. Çok sıkıcı
gelir. Bukovski'nin bütün metinlerini
okudum. En azından Türkçeye çevrilmiş
olanların hepsini okudum. Bana kalırsa
okuduklarım arasında ilk 10'a ilk 20'ye
bile girmez. Benim için Bukowski metni
Totum'dur. Bunun devam hikayesi
asıl. Yani Bukowski'ye sıfırdan
başlayacaksanız ekmek arasından değil
bence Faktotum'dan başlayın. Ekmek arası
Bukowski'nin çocukluğunu anlatıyor.
Çinaski karakterinin bir ön hazırlığı
niteliğinde bir metin. Bukowski
edebiyatı dediğimiz o sokakların
arasında geçen tozlu işte ne bileyim
ıslak Bukowski atmosferi Factotundumdan
sonra gelişiyor diyebiliriz. Ekmek arası
kötü bir metin değil. Kötü yazılmış bir
metin değil. Sadece ben kurgusu benim
çok ilgimi çekmemişti. Yani çok böyle
sıkıcı gelmişti. O yüzden idare eder ve
gayet iyi arasında kaldım. Şimdi çavdar
tarasını sökler Monte Cristo idare eder.
Şeker portakalı idare edere koyacağım.
Orwell'in 1984'ü ya da Orwell'ın Orwell
daha fonetik geliyor. Orvell
demeyeceğim. Orwell'in 1984'ü şüphesiz
önemli bir metin ve güzel de bir metin.
Bana çok hitap eden metin değil ama yani
çok böyle ilgimi çekmedi. Listede diğer
birkaç tane daha herhalde distopya metni
var. Onlar bence daha okey. O yüzden
Orwell'i idare eder kategorisine
koyuyorum. Eee bunu buraya koymamın
sebebi şu. Bana karasa edebi yönden çok
kuvvetli değil. Nietzsche ağladığında,
Nietzsche ağladığında Nietzsche'nin
felsefesini bilen insanlar tarafından
sevilmezken Nietzsche'yi hiç tanımayan
insanlar tarafından bayılır ve hatta
orada burada işte Nietzsche'ye başlarken
ilk bu kitabı okuyun gibi bir öneriyle
gelir insanlar. Ama unutmayın arkadaşlar
Nietzsche bir filozof. Nietzsche
ağladığında bir roman. Frederich
Nietzsche bir filozofken Nietzsche
ağladığındaki Frederich Nietzsche bir
roman karakteri. Dolayısıyla Nietzsche
ağladığındayı yazan kişi Nietzsche
olmadığı için Nietzsche'nin felsefesini
bu kitaptan çözümleyemezsiniz,
anlayamazsınız. Bir filozofun e veya bir
düşünür fikirlerini, felsefesini, başka
bir şeyini merak ediyorsanız, okumak,
öğrenmek istiyorsanız onunla ilgili
yazılmış kitaplardan değil, onun
kitaplarından başlamanız daha doğrudur.
Buradan bir kamu spotu geçmiş olayım.
Çünkü ya bu bir roman ve insanlar bunun
bir roman olduğunu asla kabul
edemiyorlar. İşte üzerine Nietzsche
yazdığı için direkt ah tamam bu felsefe
metni olabilir. Sonuçta bir filozofu
anlatıyor. Ama şöyle bir fark var.
Descartes'ın meditasyonları bir
metindir. Değil mi? Descartes tarafından
yazılmış bir metindir. Carl Marx'ın das
capitali bir metindir. Carl Marx
tarafından yazılmış. Şimdi bu bir
felsefe metnidir. Bir filozof tarafından
kaleme alınmıştır. Eğer ben çıkıp da
Capital'i yazan bir Carl Marx'ın
romanını yazsam bu bir felsefe metni
olmuyor. Burada Carl Marx bir karaktere
dönüşüyor ve öyle algılıyorsunuz. Nişche
aldığında da böyle bir metin. Edebi
anlamda çok kötü değil. Ben
beğenmemiştim. Ucuz edebiyata koyacağım
ne yazık ki. Çünkü şu yukarıdakileri
beğenmiştim. O yüzden beğenmediğim için
ucuz edebiyata koyacağım. O kadar da iyi
değil. Sıfır noktasındaki kadın. Bu
listede karar vereceğim en zor metin.
Çünkü anlattığı şey çok çarpıcı. Evet.
Yaşanmış bir hikayeden esinlenilmiş ama
öyle olmasa bile çok çarpıcı. Çünkü
eminim ki sıfır noktasındaki kadında
geçen o olayı dünyanın birçok ülkesinde
yaşamış birilerini mutlaka buluruz. Yani
kendi içindeki gerçekliği sağlamış bir
metin. Edebi olarak, teknik olarak çok
kuvvetli bir metin değildir. Hani çok
yüksek sanatlı bir anlatı işte müthiş
teknikler uygulanmaz. sade, akıcı ve
basit bir anlatım vardır. Ama buna
rağmen bana kalırsa anlattığı şeyler ve
bunun edebiyatla harmanlanışı da
etkileyicidir. Bazı metinler böyledir.
Teknik çok kullanılmaz ya da anlatım
sanatlarına çok başvurulmaz ama bir
girdiğiniz zaman içine bir daha
çıkamazsınız. Sıfır noktasında kadın da
böyle. O yüzden gayet iyi kategorisine
koyuyorum. Uçurtma avcısı iyi yazılmış
bir metin ama bana kalırsa yazarı
tarafından ya da yayıncılar tarafından
sansürlenmiş bir metin. Kitabın geçtiği
dönemin Afganistan'na baktığınız zaman
hiç bu kadar basit olaylar geçmiyor,
yaşamıyor. Daha çarpıcı, daha insanlık
dışı olaylardan bahsetmesi gereken bir
metin. Çünkü bir Afganistan hikayesi
anlatıyor geçtiği dönemdeki ve o
dönemlerdeki Afganistan sadece bu değil
yani. Öyle diyeyim. O yüzden idare eder
kategorisine de koymuyorum. Ucuz
edebiyat kategorisine koyuyorum.
Dostoevski'nin suç ve cezası hiç
düşünmeden yüce edebiyata koyuyorum.
Tamamıyla objektif bir bakış açısı.
Açıklama gereği bile duymayacağım. Osamu
DA'nin insanlığımı yitirirkeni evet
başıma bela gelmeyecekse çöp edebiyata
koyacağım. Çünkü bana kalırsa Osamı
Dazay insanlığımı yetirirkeni iyi değil.
Yani gerçekten iyi değil. Edebiyat
bağlamında da iyi değil. Çünkü neden iyi
değil? Hamzay bu metni karalarken bu
metni kaleme alırken zaten müstakil bir
modern edebiyat geleneğin geleneğin
arkasına almamıştı. yeni bir şey
deniyordu. Yeni bir bakış, yeni bir
anlatım sistemi deniyordu. Dolayısıyla
bu kitap bir Japon edebiyatı kültü değil
veya ne bileyim ya bu şey gibi Ahmet
Mithat Efendi gibi ya da Yusuf
Atılgan'ın ailak adamı gibi bir şeyleri
deniyor ama kültleşemiyor. Çünkü o bir
şeylerin fitilini ateşliyor sadece gibi.
Onun dışında da bana kadar çok tutarsız.
Kendi içinde şöyle çok tutarsız. Kendi
hayatınızı yazarken biliyorsunuz bir
karakterleştirmek zorunda, kişileştirmek
zorundasınız kendinizi romanda
anlatabileceğiniz şekilde ve adam
yürüyor. Hayat ne kadar kötü? Hayat ne
kadar kötü? Sonra diyor ki, "Ha şuraya
girme de belki hayat güzelleşir." Orada
oraya giriyor. Hayat daha kötüymüş
aslında diyor. Sonra eski hayatına geri
dönüyor falan filan. Böyle ilerliyor.
Yani bu çok sert çıktım. Zürfil
Vaneli'den Serenat. Senat bana kalırsa
Türk edebiyatındaki toplumcu
gerçekçilerin genel bağlamda işte
yarattığı edebiyat üslubunun bir
karmasıdır. Aslında tatlı bir metin.
Kötü bir metin değil. Bilmiyorum ama ben
bu metne bir türlü şu üsttekilere
yaklaştığım gibi yaklaşamadım. Yani bir
şey var bu metinde. Rahatsız edici bir
şey var. Şu oda bir yerden başka bir
şeye sürekli benzeşiyor. Ve bu benzeşme
hani şey bir benzeşme değil. Esinlenme
benzeşmesi değil. Dolayısıyla çok da
bana şey gelmiyor ve bu kalınlıktaki bir
kitap, bu kalınlıktaki ve bu ayardaki
bir kitap hemen hemen herkes tarafından
rahatlıkla okunabildiyse mutlaka eee bir
basitleştirme durumu söz konusudur diye
düşünüyorum. İdare eder kategorisine
koymayacağım. Ucuz edebiyat kategorisine
koyacağım. Kinyas ve Kayrağa geldi.
Kinyas ve Kayrağı bilmiyorum asıl
sevdiğim bir metin fakat yüce edebiyat
kategorisinde yer alacak bir metin de
değil. O yüzden gayet iyi kısmına
koyuyorum. Ve geldik kutsal kitabımız.
Martin Eden'a. Eee, ben kendimi bildim
bileli Martin Eden sosyal medyayı ele
geçirmiş durumda. E, dolayısıyla bu
listeyi de ele geçirmiş durumda. Martin
Eden'ı kesinlikle ve kesinlikle ne çöpe
koyacağım, ne ucuza koyacağım, ne idare
edere koyacağım, ne de yüceye koyacağım.
Çünkü Martin Eden kötü bir metin değil.
Ama sanıldığı kadar üst düzey bir metin
de değil. Yani o dönemlerde yazılmış
metinlerle bir kıyasladığınız zaman ya
da Jack London'ın deniz kurdu gibi işte
Demir Ökçe gibi, Yıldız Gezgini gibi
diğer eserleri kıyasladığınız zaman bana
karsın Martinadın birazcık yavan kalıyor
onlar yanında. O yüzden gayet iyi. Bana
kalırsa da Jack London'ın en iyi kitabı
ne Deniz kurdudur, ne Martin Eden'dır,
ne işte Beyaz diştir. Bana kalsa Jack
Landon'ın yazdığı en iyi metin şüphesiz
demir yolu serserileridir. Buradan da
ufak bir kitap önerisinde bulunmuş
olayım. Kürk Mantolu Madonna'ya geldik.
Kürk Mantolu Madonna da aslında iyi bir
metinken, döneminin de bence ötesinde
bir metinken, toplum tarafından yanlış
anlaşılmış bir metin. Günümüz toplumdan
bahsetmiyorum bu arada. Çıktığı dönem
dönem dönemin toplumu da aynı. Hani
yediği eleştirilere bakın mesela geçmiş
dönemde aman bir insan karısını,
çoluğunu, çocuğunu bırakıp da bu hallere
düşer mi gibisinden. Bu bir toplumcu
gerçekçi metin arkadaşlar. Bu bir aşk
romanı değil veya bu bir işte aşık olan
adamın başına geçen talihsiz durumlar
romanı falan filan değil. duygu yüklü
bir roman da değil aslında. Bu roman
sadece dönemin değişen toplumuna bir
aile kurumu içinden bakıyor ve onu
eleştiriyor. Aslında bununla ilgili Kürk
Mantolu Madonna ile ilgili birçok makale
bulabilirsiniz. Mutlaka bakın. Aslında
bana kalırsa toplumsal cinsiyetin aile
kurumlarının ve toplumdaki bireylerin
artık geçmiş dönemdeki hallerinden çıkıp
farklılaşmasının bir eleştirisi veya
incelenmesi diyebiliriz. Kırkmantolu
madonlarının özeti için. Nihayetinde ana
karaktere baktığımız zaman aslında Türk
aile yapısı dediğimiz aile yapısındaki
erkek tiplemesine birçok yönden zıt
düşüyor ve muhtemelen Sabahattin Ali de
bunu incelemek istiyor. O yüzden
Kürkmantolu Madonna'ya da gayet iyi
koyuyorum. Yüce edebiyata koymuyorum.
Yüce edebiyata sadece yüce edebiyat
girebilir. Fakat Müzeyyen bu derin bir
tutku. Kitabını okumuştum,
beğenmemiştim. Filmi daha güzeldi. Yani
bir film kitaptan daha güzelse o kitap
iyi yazılmış bir kitap değildir diye
düşünüyorum. bir uyarlama daha doğrusu.
O yüzden idare etmez kategorisine
koyuyorum. Ucuz edebiyat. Küçük prens.
Küçük prens şüphesiz çok özel bir
metindir birçoğumuz için ama yine de çok
çok çok çok üst taraflara girmez veya ne
bileyim gayet iyi kategorisine de
girmez. O yüzden idare eder kategorisine
koyuyorum. Çünkü gayet iyi kategorisini
edebi olup da abartıldığı şekilde
olmayan yanlış abartılan metinlerden
oluşan bir ölçüt. İdare eder kategorisi
şu demek ya. Okey. Bunlar kötü kitaplar
değiller ama şey de değiller. Hani eh de
değiller gibi. Kelime kurmadan iletişim
kurdum. Evet. 100 yıllık yalnızlık tabii
ki de yüce edebiyata girecek. Bu kitabın
popüler olmasına şaka yapmıyorum.
Şaşırdım ben. Genel okurun bu kitabı
okuması beni mutlu etti. Demek ki e bir
şeyler var kitapta ve toplum bireyler bu
kitapta bir bağ kurabiliyor ve bu çok
güzel bir şey. 100 yıllık yalnızlık
şüphesiz şu listenin en nitelikli
kitaplarının ilk beşine girer. Otomatik
portakal hiç düşünmeden gayet iyi
kategorisine koyacağım. Çünkü Otomatik
Portakal'ın ben filmini daha çok
seviyorum. Bilmiyorum sizin fikirleriniz
ne? Yorumlar kısmında belirtin. Po
coelo. Poeleo Coelo. Adını söyleyemedim.
Hipi abim simyacısı. Kesinlikle çöp
edebiyat. Simyacı iyi bir metin değil
arkadaşlar. Üzerine defalarca kez
konuşmuştum yayınlarda, videolarda falan
ama bana kalırsa sadece böyle edebiyat
teknikleriyle yazılmış bir kişisel
gelişim kitabı denemesi o kadar. Şu
kitabın adını görmüyorsunuz ama bu bir
kurtlarla koşan kadınlar meşhurdur bu
da. İşte genelde bunu kadınlardan ziyade
ya da feministlerden ziyade şeyler daha
çok okur. Feministlerin gönlünü
fethetmeye çalışan erkekler daha çok
okur. Ama iyi bir feminist bilecektir ki
bu kitap o kadar da matrak bir kitap
değil. Feminizmi öğreneceksiniz Simon'a
başvuracaksınız. Simon Wale'e
başvuracaksınız. Wolf Stonecraft'a
başvuracaksınız. Virginia Wolf'a
başvuracaksınız. Yani şu kitap okunur
mu? Kesinlikle okunur ki zaten idare
eder kategorisine koyacağım. Ben
beğenmiyorum bu kitabı bu arada. Onu da
belirteyim. Kitabın hakkını yememek
için. Kötü bir kitap değil. Kesinlikle
kötü bir kitap değil ama o da değil.
Yani hani bu kitabı okuyup da ben
feminizm hakkında fikir üretiyorum falan
filan demek iddialı geliyor. Tabii hiç
okumamış birinin lafıdır bu. Bu bir
aslında bir derleme çalışması özünde.
Okursanız daha iyi anlarsınız.
okunabilir ama bu kitabı okuduktan sonra
a feminizm bu muymuş demeyin. İhsan
Oktay Anar'dan puslu kıtalar atlası
kesinlikle yüce edebiyat ki bana kalırsa
İhsan Oktay Anar rahat rahat şüphesiz
Nobel'e aday gösterilmeye müsait bir
romancı ve Puslu Kıtalar atlısı da
Türkiye'ye ikinci Nobel'i getirme
potansiyeline sahip bir roman diye
düşünüyorum. Belki abartıyor da
olabilirim bilmiyorum. Chuck Polonik'un,
Chuck Palinuk'un, Chuck
Palahniuk Dövüş Kulübüsü. Aslında benim
duygusal olarak bağlı olduğum bir eser.
Sonuçta okuduğum ilk yeraltı edebiyatı
metni. Hatta okuduğum klasikler harici
okuduğum ilk metindir bu. Ben
biliyorsunuz çocukluğumda, gençliğimde
hep dünya klasikleri dediğimiz kitapları
okudum. Dost eskler, Balzaklar, işte ne
bileyim dumanslar vesaire. Bu kitap
aslında benim ilk tarzımın dışına
çıktığım kitaptı ama üzülerek
söyleyeceğim ki bir yüce edebiyatı ürünü
de değil. O yüzden gayet iyi
kategorisine koyuyorum kendisini.
Masumiyet Müzesi. Evet, Masumiyet Müzesi
de aynı şekilde bir Orhan Pamuk romanı
ama iyi bir Orhan Pamuk romanı değil.
Şimdi ucuzla çöp arasında kaldım. Neden
ucuzla çöp arasında kaldım? Çöp
demeyeceğim. Metnin dili fena değil.
Orhan Pamuk dilini ben seviyorum. Orhan
Pamuk anlatımını seviyorum. Her ne kadar
işte türkçesi bozuk dense vesaire de ben
seviyorum kurgu evrenini. Ama masumiyet
müzesi iyi bir edebiyat metni değil.
Yani Orhan Pamuk'un diğer metinlerine
bakın. Sessiz eve bakın. Kara kitaba
bakın. Cevdet Bey ve oğullarına bakın.
Onlar başka yani. Ha bu kitabı mesela
Masumiyet Müzesine örneğin Zülfül
Ivaneli yazmış olsaydı veya ne bileyim
masumiyet müzesine kim diyebiliriz bu
listeden? Ben yazmış olsaydım mesela
kendimle övünürdüm. Ya böyle bir şey
yazabiliyorum ben derdim ama o benim. O
da Orhan Pamuk. Masumiyet Müzesini ben
yazmış olsam evet bu övünülecek bir şey.
Masumiyet Müzesini Orhan Pamuk yazıyorsa
eğer bunda bir problem aramaya
başlıyorsunuz diye düşünüyorum. Ahmet
Hamdi Tanpınar'ın saatleri Ayarlama
Enstitüsü. Kesinlikle ve kesinlikle 100
yıllık yalnızlıktan sonra okunduğuna ve
popülerleştiğine şaşırdım. İkinci metin
hatta şeyle beraber tutun aylarını
sayarsak 3üncü metin. Zor bir yazardı
Ahmet Ami Tanpınar. Okuması çok kolay
değildir. Okursunuz ama içine girmesi
çok kolay değildir. Ben Ahmet Ami
Tanpınar'la ilgili ilk tokadımı şöyle
dedim. Ahmet Ami Tanpınar külliyatını
bitirdim. Tamam mı? Ondan sonra dedim ki
ah tamam ben Tanpınar'ı okudum artık
falan. Sonra karşıma bir makale çıktı.
Bir akademik makale işte Tanpınar.
incelemesi. Abi herifin anlattığı
şeylerle benim anladığım şeyler arasında
hiçbir bağlantı yoktu. Ondan sonra
tekrardan başladım Tanpınar Külliyatı
okumaya. Yusuf Atılgan'dan Aylak Adam.
Aylak Adam'ı da yüce edebiyata
koyuyorum. Çünkü edebiyatımızda eee
bence kırılma noktası yaratan
metinlerden birisidir kendisi. İlerleyen
zamanlarda da kanalda mutlaka
incelemesini paylaşacağım Alek Adamın.
Cesur yeni dünya 1984'ü anlatırken
demiştim ya bazı metinler var distopik
bağlamda daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Cesur yeni dünyada bunlardan biri. Tabii
ki de bir yüce edebiyat örneği değil ama
gayet iyi bir metin. Bana kalırsa
Cesur'in dünya öngörü konusunda daha da
kapsamlı bakmış oluyor. Birazcık daha
iktisadi taraftan bakmış ama daha
kapsamlı bakmış diye düşünüyorum. O
yüzden Cesuriyen Dünya benim için
1984'ten daha iyi bir romandır. Bu iki
şehrin hikayesi ne yazık ki okunmuyor.
Kusuruma bakmayın. Eee, bulamadım
herhalde veya başka bir sıkıntı oluştu.
İki şehrin hikayesi Dickens. Tabii ki de
bağrımıza basarız. Yüce edebiyattır. İki
şehrin hikayesi ve Dickens edebiyatının
genel olarak bilinmesinde fayda var. bir
edebiyat okuru veya bir edebiyatçı
açısından. Dolayısıyla böyle ikişerin
hikayesi yüce edebiyattır ve tabii ki de
mülksüzler. Dediğim gibi 1984'tü
anlatırken bahsettiğim diğer bir metin
de buydu. Gayet tatlı bir metin, zevkli
bir metin diye düşünüyorum. Kara kitap
kesinlikle yüce edebiyat örneğidir. Bir
tane yayında Tahsin Yücel'in bir
makalesini okumuştuk. Kara kitap üzerine
sert bir eleştiriydi. Oradaki eleştiriyi
de göz önünde bulundurarak bu arada Yüce
Edebiyata koydum. Bilginiz olsun. Burada
Kara Kitap gerçekten gerçekten önemli
bir metindir. Türk edebiyatı bağlamında
da bence dünya edebiyatı bağlamında da.
Eee o yüzden buraya rahat rahat girer.
Sof'nin dünyası ne yazık ki ben
felsefeye bununla başlamış şanslı
insanlardan biri değilim. Bu da ironi
falan filan de gerçekten bence Sof'nin
dünyasıyla felsefeyle tanışan arkadaşlar
çok şanslı. Öyle buluyorum. E ben
felsefe hakkında birazcık fikir sahibi
olduktan sonra Sof'nin dünyasını okumaya
başladım. gayet güzel metin. Hikayesi
bağlamında da bence gayet iyi bir metin.
Gayet iyi kategorisine koyacağım.
Değersiz bir hayat veya halk arasında
ajitasyon edebiyatı ya da cenkerce de
çöp edebiyat diyebiliriz kendilerine.
Eee, bu kitaplar işte tüketim toplumunun
popülerleştiği kitaplar. İşte bir dönem
bunlar çıkar herkes aa ayılır bayılır
bilmem ne. Ondan sonra bir bakarlar
aslında güzel değilmiş. Sonradan
eleştirmeye başlarlar kitabı. Aslında o
kadar da iyi değil ya falan filan
gibisinden. Ben delikanlı gibi ilk
okuduğum andan beri nefret ediyorum
kitaptan. Boş hiçbir şey yok içinde.
Şunu okuyacağınıza gidin işte eskiden
vardı ya bir şey kesit mi? Enfes kesit
miydi? Bir şey kesitti ya da sırlar
dünyası falan onları izleyin daha iyi.
Aralarındaki tek fark şu. Bir tanesi din
propagandası atıyor. İdeoloji
propagandası atıyor. Bu atmıyor. Başka
hiçbir farkı yok. Evet listemiz bu
kadardı. puanlamam bu şekilde.
Bilmiyorum biraz acımasız davrandım yer
ama galiba tekrardan bir diyorum listeye
baktığım zaman pek de sorgulamıyorum.
Evet ya okey benim bu yani bu kitaplara
vereceğim puanlar bunlar. Sizler bu
liste ve puanlandırma üzerine ne
düşünüyorsunuz? Lütfen yorumlar kısmında
bunu belirtin. Çok teşekkür ediyorum
beni dinlediğiniz için. Esen kalın.
Hoşça kalın. Mutlu kalın. Kitaplarla
kalın efendim. Yeah.

o o
[Müzik]
o yirminci yüzyılda çılgınlığın bile
standart araştırıldığını Tanık oldu
tanımı gereği norm dışı diye ele
aldığımız delileri bile kendimize
benzettik deli dediğimiz insanların da
herkes gibi tedavi olanaklarına ulaşmak
için bin türlü Bürokratik işleme uyması
ve profesyonel şifacıların ücretini
karşılaması bekleniyor delilik günümüzün
gelişen totaliter Devleti'nin bir
parçası neyin delilik sayılacağını
devlet tarafından tedavi ruhsatı verilen
resmi şifacılar psikiyatristler
belirliyor Deliler deliklerinin
özgürlüğünü getiriyor Eğer bir tane koyu
olan bir çiftçi Sak fakir olmadı bir
kenara bırakalım Muhtemelen koyunun
arkadaş sındır eğer 10 tane koyu olan
bir çiftçi Sen koyunların hepsini
tanımaya Fırsatın olur kabaca biliriz
Hani okuyun nasıldır ne ya Parmakların
nasıl yaşardı Ama eğer yüz tane bir tane
koyu olan bir çiftçi sen
yok artık koyunların yoktur bir sürü
vardır Bu ve sürün varsa eğer kaçınılmaz
bir şekilde işletmecisi indir bir
işletmeci olarak Bakarsın bir çiftçi
olmanın ötesinde yani çalılıkların
vardır zararım vardır yürütme gereken
bir sistem var etmeye devam etmen
gereken bir yapım vardır oluşturulmuş
bölü büyük blok iç içe işleyen bir
sistemi vardır böyle olunca ta farkında
olmadan olarak isteyerek ya da
istemeyerek karlılıklarını düşünerek ya
da sürünün büyük faydasını düşünerek
sürümü küçük bir kısmını sürünün geneli
için ziyan edebiliriz bunu göz almamış
12 sürü bir yerden bir yere taşımak
zorundasın Eğer senin için Karlı İsa
Küçük Bir araçta sürümü götürerek sürün
bir kaç tanesinin zay olmasını Hani o
moda adıyla beraber söyleyelim telef
olmasını göz alabilirsiniz Bu bir
gerçeklik ta ki o telefondan koyunlardan
bir tanesi sen değilsin
bu için bu trajediyle şimdi kendi
yaşadığımız hayata baktığımızda büyük
sistemlerle beraber ele alıp örneklendir
dediğimizde diğer ikimiz devasal büyük
bir kurumuz ve sadece 10 tane müşterimiz
var o müşterimizin tüm ihtiyaçlarını
gözlerine bakarak anlayacak kadar onları
tanır hale geliriz onlarla ilgilenir
onları anlar ihtiyaçları için elimizden
ne geliyorsa onları yaparız ama ya Bir
tane müşterimiz varsa yada 10 bin tane
100 bin tane 1 milyon tane 10 milyon
tane müşterimiz varsa aynı sürüde olduğu
gibi onlarla ilişkimizde belli ziyanları
belli kârlılık larımız için göze
aldığımız ilişkiler kurmaya zorlar bize
Çünkü biz işletmeci İyidir ve bir
işletmeci olarak ciddinin bütününe
bakarız Şimdi bu hikayeyi tersine
çevirdiğinde o küçük ziyanlar
içerisindeki Küçük Adam olduğumuzu
değil mi karşısında zarar görmeye müsait
küçük oranlar olduğumuzu trafik
kazalarındaki bizim başımıza gelmez
zannettiğimiz küçük oranın içerisinde
olduğumuzu sağlık sektörü içerisindeki
küçük hata oranı olduğumuzu İş
kazalarında Ölen küçük oranlar
olduğumuzu artık hepimiz biliyor ya da
fark ediyoruz ve biz bu büyük sistemi
kendi zihnimizdeki oluşturduğumuz kabul
lerle birlikte yaptığımızı fark etmeye
başlıyoruz 1980'li yılların ortasında
gündüz vassaf tam olarak bununla
uğraşmış Cehennemi örgüde de nereden
bildiğimizi sormadı ımız nasıl
bildiğimizi bilmediğimiz her soruyu
çekiştir miş almış tekrar elden geçirmiş
gerçekten hani okurken de buna yıllar
öncesinde okurken deste otelde yeni
dinlerken de ben bunu nasıl düşünmedim
ya diye Hani hayretten hayrete yönlenen
ve bunu niye akıl edemedim bu niye benim
at
Sen Ahmet'i diye sorgulanacak şekilde
sorgulamış kavramlar ve bunun bu
sorgulaması ile beraber yani gerçekten
acayip bir yeni bir bakış fırsatı
doğuyor Elbette denemeler yazmış
bilimsel anlamda iddiası olan bir kitap
olarak pozisyonda almamış felsefi
anlamda toplumsal yapıyı bir psikolog
olarak tekrar sorgulayan bir yapıyla
bakmış çok güncel bir kitap yazmış
şaşırtıcı oranda güncel azcık ilerde
bunu Anlatmaya çalışacağım neden güncel
dedim ya 1980'li yıllarda yazılmış bir
kitabın şu anda gerçekliğinde oluyor
olması çok tuhaf yani birebir
karşılığının Hala oturuyor olması çok
doğal 1980'li yıllarda yazarken
anlıyorsun dilinden bir 1968'den ruhunu
taşıyor üzerinden O Hayat içerisinde
baktığında gündüz WhatsApp'ın yani
etkilendiği ana akımın oradan geldiğini
fark ediyorsun evin 968 yıllara
baktığında aslında bizim bu günümüzde
çok tuhaf bir paralellik taşıdığını da
görüyoruz 2. Dünya Savaşı yeni bitmiş
İkinci Dünya Savaşının oluşturduğu
Sanayi
bu işte toplu üretim becerileri ve
benzeri unsurlar insanlarla ilişkide
yeni bir Ekol doğurmuş büyük kurumlar
oluşmuş büyük fabrikalar ve bu
fabrikaların oluşturduğu bir lojistik
ağları zinciri kurulmuş bunlarla beraber
oluşan büyük kurumlar büyük sistemler o
zamana kadar Butik yaşayan kendi başına
kendi bölgesinin üretimleri ile beraber
yaşayan insanın karşısına Hem yeni
fırsatlarla hem de ilk defa bu kadar
devasal olarak çıkmış yani bir büyük
sistem olarak kendini var etmiş ve
1940'lar 50'ler 60'lar a geldiğinde 64
çocukları bunu farkedip bunun üzerine
refleks vererek oluşturdukları bir ruh o
döneme o dönem anlatmak ip çok zordur ya
bizim reklamcılığında etkisinden
kaynaklı üzerinden 50 yıl geçecek de
geriye Rock konserleri uyuşturucu
serbest -1 kelimeler kalıyor ama aslında
o dönemin ne olduğunu anlama açısından
çocuklar neye itiraz ediyorlardı Neyi
yaşıyorlardı ve yaşadıkları şey neden bu
kadar değerliydi hala anlatılacak
ve hala içinde yaşayacak kadar işte o
diğer kendini bulma ile ilgili çaba
gösteren çocukların O büyük sistemi
karşısından çıkıp kariyerleri reddederek
yeni para kazanma imkanları reddederek O
büyük sistemin içerisinden kaçma
çabalarının Öykü sürmüş gibi görünüyor
Bu dönemde ve o dönemin ruhu bu dönemin
yaşanan dijital ile beraber gelen büyük
sistemin bizim Üzerimizdeki oluşturduğu
etki çok benzemiş gibi görünüyor Bu
kitapla beraber fark ettim cehenneme
örgü ile beraber fark ettim bu gündüz
vassaf gece ile uğraşarak başlamış
cehenneme girmiş deli niye girmiş
kahramanlarımıza girmiş çocuk yapmaya
girmiş 20'ye yakın başlıklı beraber
devam etmiş ve ve acayip tutarlılıkla bu
günceli yakalamış yani temel kavramlar
açısından mesai yaşamanın bir deneyim
olduğunu bilsin içinde moda olarak
oluşuyor muydu 80'li yıllarda yazmış in
for manyaklar diye bir başlık atmış yani
formasyondan beslenen ve bu manyakla
dönüştürmenin
bu alakalı Biz sosyal medya olmadan bu
saatte konuşamazmış gibi düşündüğümüz
bir şey 1980'lerde sosyal medya para yok
dijital dünyaya gelir adım atmışız Bunu
o dönemden sezmiş ya da hissetmiş
gerçekten önceden fark edilir bir
biçimde kullanmış ve sen gece ile ilgili
çok için kaşıyan şeylerden bir tanesidir
evli çiftlerin ya da işte Sevgililerin
akşam bir yatmaya beraber gitmeleri
beklenir beraber yatmaya gitmiyorlar sa
eğer geç yatan suçlanır bu Sen neden
böyle düşünürüz neden erken yatan değil
de geç yatan suçlanır neden erken yatmak
daha iyidir geç Yatmaktan neden gece
ayakta kalmak iyi değildir den başlayan
bir sorgulama Biz o kadar tuhaf yeni
keşiflere götürüyor ki hele et Mesela
hislerimizle kelimeler arasındaki savaşı
anlatmış Yani biz farkında olmadan
otomatik değiştirdiğimiz Bir bakış
açımız var bir başka denemesini
içerisinde anlatmış kelimelerle
bu ne kadar sabit dediğimizi anlatmış
Aşk dediğimiz o hissettiğiniz Herkesin
kendi Özlem bilincinde öznel yaşadığı
bir duyguyu sadece seni seni seviyorum
kelimesi gibi sabitlenmiş Ve herkesin
kullanabileceği bir kelimeyle
etiketlemenin daraltıcı etkisini
anlatmış Herkes kendine ait sevgi
sözcükleri kullanabilecek ya bu sevgi
sözcüklerine kaçınıp bunu demeden bu
olmazmış gibi oluşa gelen büyük sistemin
kendisini fark etmiş ve anlatmış Bu
gerçekten Muhteşem ve iç kaşıyıcı bir
kitap olmuş başından sonuna kadar
sorguladık ları her şeyle beraber bu
dönemin doğru anlamı açısından da bu
dönemde Hani bir yaratıcılıktan sıklıkla
bahsederiz yaratıcı anlatılar önemlidir
yaratıcı düşünme önemlidir yaratıcılık
herkese göre üç beş adımda tarif
edilmeye çalışılır Hani bir ucu Bir
boşlukta drama şöyle yapmak Böyle yapmak
gerekir işte bilgini düzenlemek gerekir
an izleme kabiliyetine sahip olmak
gerekir a
O başka bir şeye sahip olmak gerekiyor
reddetme kabiliyeti tersine iteleme
olanı yıkma kabiliyeti Çünkü reddeden
bir ruha sahip değilsen olanı kabul
ediyorsun yaratıcı olmaya ihtiyaç
duymuyorsun iyi bir yaratıcı ruha sahip
olabilmenin temel kuralı gördüğü şeyin
dışında bir şeyle ilgilenmek onu geride
bırakarak atarak düşünerek gündüz vassaf
cehenneme övgü de yaratıcı bir düşünceye
başlayabilmek için elimizdeki kavramları
o kadar güzel tersyüz ederek reddederek
ilerlemiş ki bugün ile alakalı veya da
Yarınla alakalı plan yapacak bir şey
Düşünecek bir şey geliştirecek hemen
herkes için bence bir tür mihenk taşına
dönüşür

Virginia wolf' hepimiz biliyoruz fakat
yorumlarına girdiğimiz zaman Virginia
wolf'a ciddi bir nefret kusuyorlar Bunun
nedenini anlatmak istiyorum Öncelikle
Virginia wolf fişli bir yazar Eril
edebiyatın ön planda olduğu bir dönemde
bir kadın olarak kendini ön plana
çıkartabilir yazar ki bunu yapmasının da
en büyük sebebi muhteşem zekası ve
muhteşem edebi yeteneğinden geçiyor ve
James joyce gibi bir adamın döneminde
yazı yazıp da kendini parlatmak Pek
tabii öyle basit bir durum değil ve
Virginia wu bunu bir kadın olarak
başarıyor eserlerindeki deney Ellik
yakıcı üslup birazcık da okunmayı
zorlaştırıyor fakat şöyle bir öneride
bulunayım Virginia wolf'un eserlerini
özellikle dalgalar Deniz Feneri J odası
ve bayan dalova eserlerini kesinlikle ve
kesinlikle Klasik roman tarzında okumaya
çalışmayın Çünkü o eserler kurgu
matematiği değiştirilmiş Hani bizim
bildiğimiz giriş gelişme sonuç kalıbının
dışına çıkartılmış eserler bu
deneysellik söz konusu geldiği zaman da
bana kalırsa postmodern edebiyatın
Avangard deneysel edebiyatın
başlangıçlarında biri de Virginia
wolfurt

Merhaba eksik oa Hoş geldiniz Bugün çok
güzel bir kitapla karşınızdayız sevgili
Ömer'in tavsiye ettiği Hai yayınlarından
çıkan Han kangın Koreli yazar Han kangın
vejetaryan adlı kitabıyla beraberiz
Göksel Türk özünün Korece aslından
çevirdiği onu da not edeyim Eee çok kısa
bir giriş yapayım sonra sevgili Ömer'e
de döneriz tekrar e kitap ü öyküden
oluşuyor ü öyküyü beraber de
okuyabiliyorsunuz ya da ayrı ayrı da
okuyabilirsiniz Tabii vejeteryan ilk
öykünün ismi ve Aslında belki de en
baskın olan öykü diyebiliriz e kitap
aynı zamanda 2016 yılında Aslında Man
booker ödülü almıştı bir kitap Eee ve
bunun üzerine çok fazla yayın da yapıldı
Aslında Örneğin Murat Gürsoy la sevgili
e Ayfer Tunç'un diyaloglar kitabında da
yer aldığı gibi aynı zamanda YouTube'da
yayın da bulabilirsiniz e açıkçası
üzerinden zaman geçmiş ve çok da yayın
yapıldıktan sonra kitabı benim keşfetmiş
olmam Ömer sayesinde tatlı da bir zevk
vermedi değil çünkü bir şeyi çok popken
konuşmak yerine Zaman geçip üzerinden E
unutulduktan sonra bir daha hatırlatma
Bağında konuşmak aslında benim Mermer'in
hoşuna gidiyor bir de biraz daha Özgün
oluyor Bir de demlenmiş oluyor konu E
onun iç onun için de tekrar sevgili
Ömer'e Ben buradan teşekkür edeyim E
sonra da tekrar onu tabii önerdiği için
ona döneyim o açılışı yapsın Ben de
teşekkür ediyorum Eee güzel bir okuma
serüveni vaat eden bir kitap vejetaryan
Eee diyaloglar kitabında da Ayfer tü
Murat Gülsoy Eee Aslında onu da
gösterelim eee
sürü çağdaş edebiyat eseri fark
yaratmaya başlayan eserleri ele
alıyorlar Hani 1930'larda 40l da var
eserler günümüz güncel eserlerde var
oradaki amaç o anlamda çok kıymetli bir
amaç Hani günümüzde edebiyat nerelere
gidiyor farklı ülkelerde coğrafyalarda
kültürlerde nasıl değişkenlik gösteriyor
Eee Kore edebiyatı Kore sineması Kore
dizileri Eee bütün dünyada ses getirmeye
başladı Bunun en büyük nedenlerinden
biri buna bir teşviğin olması e kültürel
bir teş ülkede olduğunu biliyorum
yayıncı olarak Eee Örneğin çevirileri
bütün ülkelere kendileri devlet
karşılıyor yazarlarını daha fazla Kıymet
veriyorlar ön plana çıkarıyorlar aynı
zamanda Eee sinema sektöründe işte
parazit filmiyle gördük belki ama birçok
önemli Güney Kore filmi Eee yine
uluslararası düzeyde ödüllendiriliyor ve
iyi hale Aslında geldi bununla ilgili de
yönetmenlere çok büyük teşvikler kültür
politikaları olduğunu duyuyoruz Eee
Türkiye ile bir başka benzer noktası
Türk dizileri ve Güney Kore dizileri
dünyada iki ve 3üncü sırada olarak
sürekli değişiyorlar dünyada en çok
izlenen diziler şu an Güney Kore
dizileri e ve Türk dizileri Eee
Amerika'dan hemen sonra geliyor E bu da
ilginç bir ayrıntı kültürel olarak Eee
hem Eee bizim dramatik yapımızı Demek ki
daha çok beğeniyorlar hem de Eee Güney
Kore dizilerinden Türk uyarlamaları
oluyor işte Bahar dizisi Eee bunun bir
örneği Mesela e bir bir sürü farklı Eee
şu anda yayınlanan diz de Güney Kore'den
farklı şekilde uyarlamalar içeriyor e
Burada da kültürel olarak çok yakın
olduğumuzu gösteriyor aynı sosyolojiye
yakınlaştığını şey yapıyor hem dünyada
Yankı uyandırması hem edebiyatı hem
parazit filminde böyle adeta Yeşil Çam
esprileri gibi şeyler görmüştük O işte
zengin fakir çatışmasında vesaire e
kültür olarak benzerliklerimiz olduğunu
belirli konularda Eee En azından
düşünüyorum Eee hiyerarşik bir toplum
ataerki ön planda Eee 1940 45 yılına
kadar çok büyük soykırımlar oluyor sonra
da askeri yönetimle devam ediyor Güney
Kore yönetimi ve çok uzun yıllar Aslında
cumhuriyetle ilgili bir şey yaşamıyor
50'li yıllarda yine bir Katliam Var
Güney Kore Kuzey Kore çatışmalarının
alevlendiği yıllarda Eee solcu
olduklarını düşünüp jeju Adası denilen
yerde binlerce insan katlediliyor Hong
Kong böyle bir coğrafyanın ödül Eee
ürünü yani ve Türkiye'de de bu işte
askeri yönetimler darbeler vesaire
başlıyor Ama ben şunu da kişisel yorumum
olarak koymak istiyorum öne Güney Kore
son yıllarda inovatif olarak belki son
15-20 senede çok ciddi gelişti senin de
fikrini merak ediyorum Hani bir sanayici
de yönü olduğu için Eee ve bunlar
genelde Eee yeni teknolojileri yen yeni
appler yeni uygulamalar yarattılar Eee
bilgisayar teknolojisiyle ilgili
atılımlar Yaptılar yine her hepimizin
bildiği telefon sektörüne girdiler yani
donanım konusunda çok büyük ülkeye
yatırım yaptılar Eee ve bir anda Aslında
Eee ana büyüyen ekonomilere Hatta en
büyük ekonomilere doğru
Eee o lige doğru girdiler Türkiye ise
tam tersi bir yol izledi 2002 öncesine
baktığımızda Polonya Macaristan ligine
doğru ekonomik üretim olarak e gözünü
dikmiş Ken şu an çok daha kötü durumda
olduğunu biliyoruz En azından Eee bize
rakamlar istatistikler Eee öyle söylüyor
Eee Dolayısıyla iki tersine giden şey
görüyorum ben ekonomik anlamda Ama Eee
Güney Kore'nin de 15-20 senede seninle
Geçenlerde çin'le ilgili de amin
maruf'un kitabında işlemişti Aslında
ülkelerin atılımlarını çok kısa sürede
belirli e ideallerle birleştirdiği zaman
da yapılabildiğini de gösteriyor Güney
Kore He şöyle değil Dört dörtlük bir
ülke değil Çok konuştum biliyorum ama
Eee Senin de şiman aklıma geldi Güney
Kore'de okuyan çalışan bir Eee Arkadaşın
da vardı o da bize anlatmıştı
hiyerarşinin en çok olduğu ve toplumsal
adaletsizliğin de yani ekonomik
eşitsizlik anlamında en fazla olduğu
ülkelerden de biri bir yandan borcun
yine en fazla olduğu ülkelerden biri
yani gayrisafi milli hasılasının
üretiminin vesaire çok yükselmesiyle
beraber ülke olarak topluma yayılması
aynı şekilde gitmiyor diyeyim Senin de
Güney Kore ile ilgili biraz şekillerini
almak isterim Tamam güzel bir arka plan
açıklaması oldu geniş oldu Teşekkür
ederim birkaç ekleme yapayım yapayım
kapitalizmin normal e yaşadığı sorunları
yaşıyorlar diyeyim Hani öyle
toparlayayım şey konusu Sanayi açısından
bakarsak da zaten bu çok bilindik bir
Yani artık dillere pesenk olmuş bir
durumdur yani
1960'larda işte Kore ile Güney Kore ile
Türkiye Neredeydi bugün nerede Aslında
geçen haftalarda işlemiş olduğumuz Hani
bu Meiji Restorasyonu üzerinden çok
program yaptık Hani Japonya'nın
ilerlemesiyle ilgili modernleşmeyle
ilgili Hani 40 senede ülkeyi nereden
nereye getirdikleri le ilgili Aslında
Güney Kore Onun bir nevi modern
versiyonunu tür Türkiye'den çok daha
hızlı ve iyi şekilde yapabildi Yani
kendi markalarını çıkardı mesela Samsung
hunda iyi diyoruz bugün oyun sektörü çok
iyi mesela Eee Bu açıdan bakıldığında
Aslında Türkiye'nin tam yapamadığını
yarım yapabildiğini Han Türkiye çok
haksızlık etmeyen Bence o konuda yarım
yapabildiğini Kore tam yaptı ama sonunda
Aslında bizim Mesela ben ters bir ör
Mesela ben parazit filmini izlediğimde
çok etkilenmedim Çünkü bana çok bilindik
bir konu geldi Bu da aslında senin
dediğini destekliyor nedir iki kültürün
dini görüş leri farklı olsa Tabii çok
kültürel farklılık konuları olsa da
aslında Özünde bu patriarşi eee çok bazı
Keskin toplum yapısı gibi konular çok
benzeştiği için oradaki çıkan
problemlerin ve yüzleşmeler de çok gene
aynı olduğu bir yere gidi O yüzden
mesela parazit Pr filmini izlediğimde A
bizim kültür aynısı falan şimdi bu
olacak falan tahmin edebilmiş Hani film
çok güzeldi o ayrı mesele ama hani
insanlarda yarattığı etki bende
yaratmamıştır Çünkü çok bilindik bir şey
bir Avrupalı için mesela çok farklı ama
bir Türk için yani da bir ORT Doğu
olduğu için bence çok farklı değil bu
benim yorumum Parantezi kaparsan o
açıdan baktığımızda Aslında kendimize
çokça örnek aldığımız veya da
karşılaştırmada bulunduğumuz Eee ve
filmlerini ya da edebi eserlerini
incelediğimizde de yakınlık
duyabildiğimiz bir kültür bunu şuraya
bağlayacağım Mesela biz Ömer çok Rus
kitabı işlemişti edebiyatı çok seviyoruz
Rus edebiyatı uzun zamandır da işlemedik
Bu arada bir ara işleyelim kitap
kaldıysa Tabii E neyse eee ondan sonra B
Hang kangın vejetaryan okuduğumda ki ben
Güney Kore edebiyatına senin kadar hakim
değilim E ama Hong kang vejetaryan
okuduğumda e farklı bir tarz olarak
geldi mesela o açıdan da mutlu oldum
Çünkü hani bir Rus edebiyatını
okuduğumda aşağı yukarı gene aynı
parazit filminin Ben yarattığı his
oluşuyor bende Hani a Evet burası çok
benzer Şimdi şöyle olacak gibi ama bu
kitabı okudum Bu kitap beni çok şaşırttı
Eee çok ilerici E çok radikal Eee ve çok
şey buldum düşündürücü buldum bu da
kitabın Aslında iyi bir tarafı bir bilgi
daha vereceğim Hani Senin söyleyeceğin
Evet şey vardır kitap Aslında 2016
yılında kadınımın meyveleri adlı bir
öyküden E esinleniyor yani hangang bir
kadın yazar Eee kadınımın meyveleri de
bir öykü yazıyor bu öyküde işte bir adam
evli bir kadınla bir kadın işte bitki
olmak istediğine karar veriyor ve adam
da kadını saksıya ekiyor evliler ve
saksıda büyütüyor ve sonra kadının
meyvesi çıkıyor falan böyle enteresan
bir bilgi Yani bu Hanımefendi bu
vejeteryanlık konusuna suçluluk duygusu
veya bilmiyorum Eko cinsellik de
diyebilirim veya da Eee bilmiyorum
farklı yde absürdizm de var Yani çok
yönlü bir bakış açısına sahip ve bunu bu
konuyu işlemeyi çok seviyor Çünkü o o
öykünün özetiyle Bu kitabın E çok büyük
paralelli olduğunu zaten Görüyorsun
zaten sonunda da açık açık ben bundan
ilham alarak Bunu yazdım demesi de bence
çok dürüst olduğunu gösteriyor Eee o
açıdan da hani kitabı seveceğini
düşünüyorum izleyicilerin Eee sadece
dediğim gibi özellikle benim için en
iyisi ilk bölümdü 2003 bölüm belirli
Eee nasıl söyleyeyim paralellikler e
barındırması La birlikte daha az
etkileyiciydi bence ama ilk bölüm çok
çarpıcı Eee onu söyleyebilirim kitabı
açabilirim Ama senin elb yiyeceklerin
vardır diye düşünüyorum Çok küçük bir
şey de ekleyeyim Ben eee bir de şöyle
düşünüyorum Uzakdoğu edebiyatı şimdi
bizim Eee babalarımızın annelerimizin
jenerasyona iyi okurları sorduğumuz
zaman çok bilindik bir edebiyat tarzı
değil aslında yeni yeni Eee demek ki
bütün dünyada filizlenmeye daha da çok
başladı Tamam Japon yazarlardan
bildiklerimiz vardı ödüllü vesaire e
ortak bir Uzakdoğu edebiyatının yani
Japonya Çin eee ve Güney Kore'de
okuduklarım üzerinden ki diğer ülkelere
göre o kadar fazla okuma yapmadım tabii
ki Ama gördüğüm şey var şiddet
Eee şiddeti çok daha cesur vermeleri çok
daha Evet naturalist Eee abartı
olaylardan korkmaları ve bu abartıları
sembolik imgesel olarak çok kuvvetli
vermeleri var bir de Güney Kore ile o
senin işte üniversiteden sonra Güney
Kore'de çalışan ve bizim kültür olarak
çok merak ettiğimiz o arkadaşın da
kulakları çınlasın İsmini hatırlamıyorum
ama Görkem Eee mesela onun da söylediği
çok önemli bir şey vardı bizdeki
özellikle iş hayatında ya da toplumsal
yapıda daha fazla yabancılaşma ve
Hiyerarşi olduğunu söylemişti Muhtemelen
Türk toplumuna göre uzak doğu
toplumların Japonya'da da derler ya işte
daha mesafeli eee şey o yönü çok farklı
bizden Muhtemelen zaten karakterlerden
de şimdi Kit buun içine ben sana öyle
pasım güzel bir şekilde girerken çok
daha sert yabancılaşan Eee birbirlerini
bir şekilde iletişimsizlikle tam
anlayamayan kuralcı karakterler var
burada da ruhsuz Bence bir iki yerde Bu
arada Oradan da o zaman kitabın girişine
geçelim güzel bir pas oldu Ben bunu
değerlendireyim kitabın girişini okumak
istiyorum çünkü kitabı açtığınızda Belki
de okuduğum Hani okuduğum kitaplar
arasında Eee en kuvvetli girişlerden bir
tanesi olduğunu düşünüyorum çok sert bir
giriş kitabı Yani daha ilk cümleden
giriyorsunuz ve içine çekiyor sizi bir
strateji mi yoksa tamamen denk mi geldi
bilmiyorum ama Eee okuyucuyu kesin
tavladı Bence benzen ben olarak kesin
okuyayım karım vejetaryen oluncaya dek
onun özel bir insan olduğunu hiç
düşünmemiştim dürüst olmak gerekirse ilk
gördüğümde bana hiç de çekici gelmemişti
orta boyu ne uzun ne kısa saçları ölü
hücrelerle dolu soluk cildi çıkık
Elmacık kemikleri modern görünmekten
korkuyormuş çasa sade kıyafetleri bilmem
gereken her şeyi özetliyordu gördüğüm en
sade siyah ayakkabılarla beklemekte
olduğum masaya doğru yaklaşmıştı Ne
hızlı ne yavaş ne güçlü ne mecalsiz
adımlarla onunla evlenmem özel bir
cazibesinin olmamasının yanı sıra belli
bir eksikliğinin de
görünmemesi herhangi bir canlılık Cazibe
ya da Zarafet görmediğim karımın pasif
karakteri her halükarda bana uyuyordu
kalbini çalmak için fazla bilgiliyim
mişim gibi davranmama gerek yoktu
randevu saatine geç kalacağım diye telaş
yapmam gerekmiyordu ya da acaba beni
moda dergilerine yakışıklı erkeklerle
kıyaslıyor kıyaslıyor mu diye
endişelenmiyorum Şimdi bu çok sert bir
giriş Bence bir anda müthiş bir bilgi
veriyor aynı zamanda çok bir çok soğuk
bir tahlil gibi yani bir deneme tahlili
gibi yani bir siyasi bir tahlil olsa
anca bu kadar soğuk ve duygudan arınmış
olur bu yönüyle baktığım aslında bir
anda anlattığı karakter kadar Kendi
hakkını da yani ana karakter yon ke
diyelim yon k'in kocasının da nasıl bir
karakter olduğunu çok iyi anlatıyor Yani
hep ben şeyi çok severim bir paragraf
bir şey anlatırken anlatmadığın
anlattığından daha yoğun olması aslında
çok çarpıcı bir oyundur ve zordur onu
yapmak yazar olarak kurguda mesela bu
öyle bir paragraf benim için bence
burada eşinden ziyade çok kendini
anlatıyor yani kendinin yaptığı tahlil
aslında ne kadar karısına zerre Yani
nasıl söyleyeyim değer vermediği e hatta
kendisi nasıl tembel ya da da bir
noktada şey gri betonik anlamsız bir
karakter olduğunu insan olduğunu Eee çok
rahat görebiliyorsun orta yolcu Eee
herhalde Doğru tabiri işte diyaloglarda
da öyle tanımlamış çok önemli Hayır yani
eşi eee şey istiyor hayatında hiçbir
eee şey olmasın rahatsızlık verici bir
şey olmasın yani eşi de öyle biri olsun
kendi hayatı da Demin söyledin ya gri
dedin renksiz eee böyle bir şey istiyor
o yongin bir ruhu olduğundan bile
habersiz Önemli olan onun istediği
yemekleri yapsın onu rahat ettirsin
orada zaten ataerki o patriarşi
eleştirisi do Eee başlıyor Eee Onun
dışında karısı etliğe sütlüye
karışmadığı için çok mutlu bundan Eee ve
E onunla hani ne
Eee Mesela bir şey mücadeleye girmek
zorunda ne bir rekabete girmek zorunda
İşte bu paragrafta onu da belli ediyor
Aslında karısı yok sayıl mış karısı
sanki bir biblo gibi bir hayatında süs
gibi ve ihtiyacı olduğu şeylerde olması
Onun için yeterli gibi Demirbaş gibi bak
aklıma onu getirdin Osmanlı'da bir ara
İsveç Kralı vardı ya Demirbaş şarl Hani
gitmiyordu bir türlü E çünkü Ülkesi
Ruslar tarafından işgale mi vuruyordu
Dolayısıyla burada kalıyordu tabii
Osmanlı doğal müttefiki olduğu için
Demirbaş charl ismini alıyordu öyle
hatırlıyorum charlı galiba ismi yanlış
hatırlıyor olabilirim onu biraz hatırlat
Hani evin bir parçası gibi hani priz
kadar eve şey ait ama prizden öte bir
anlamı yok ki gibi yani eee bir de şeyi
düşündüm hani buna İngilizce tabir
kullanacağım Kusura bakmayın Hani
Türkçede nasıl söylesem bilmiyorum Hani
Challenge der ya İngilizce Amerikalılar
Hani bir nasıl söyleyeyim rekabet
rekabet de değil yani bir seni
kamçılayan yani üstesinden geleceğini
getirecek bir heyecan yaratacak bir Eee
sana bir meydan okuma meydan okuma
meydan okuma istemiyor bu da beni çok
Düşündürdü yani hayatta bir meydan okuma
istememek ya da ilişkinin bir meydan
okuma olmasından açılmak çok duygusuz
bir şey yani çok söyledin çok sıkıldınız
ama hani hissediyorum Öyleyse varımı çok
inanan ve
elleştik hayatta hani Düşünüyorum
öyleyse
varımdır okuma değilse Bu bir arkadaş
ilişkisi de olabilir bir bilim patronla
ilişki de olabilir veya sevginle de
ilişki olabilir çok anlamsız bir yere
gitmiyor mu ilişkinin anlamı Nerede o
zaman yani bir ilişki Meydan okumadır
karşılıklı aslında hani direkt Meydan
okumaktan kastım Hani direkt seni bir
şeye zorlamak değil ama Sonuçta o ilişk
dinamikleri vardır dinamikler
değişkendir konuştukça Yani bir ırmak
gibi yungun söylediği gibi girersin
yıkanırsın değişir e anlatabiliyor miyim
karışırsın kimyasal reaksiyon gibi e
ilerler ve bu da aslında zevklidir
inişleri çıkışları vardır Evet ama
yaşamaktır işte ad üstüde bu yani değil
mi yani hani yaşamadan yaşamak gibi bir
şey Bu paragraf aslında yani robotik e
fabrika kurallarını hatırlattı bana veya
faşist edebiyatı hatırlattı hatırlar
mısın Seninle şeyi işlemişti bundan 150
program önce falan
Eee neydi kitabın ismi zamyatin Biz
hatırlıyor musun O kitabı zamyatin bizin
de hani sevişme saatleri bile belliydi
ve camdan evden yaşıyorlardı herkes
sadece bir saat camdaki şeyi kapı
biliyordun perdeleri Bir de sevişmek
için gidip devlete baş vuruyordum hani
İşte ben şu ı 372 di sevişmek istiyorum
O da eğer isterse İkinize bir zaman
veriyorlardı orada seviş çok robotik
yani bu anlatabilir Aslında oradaki
korkunç bir kurallar sistesi Yani hiçbir
şeyde çıkamıyorsun özgürlük sıfır bana
onu hatırlattı bu pragraf yani Adamın
istediğinin bu olması da çok ENT geliyor
bana hani bu kültürden kaynaklanan bir
şey mi yoksa adamın karakteri mi böyle
yani bu çok vurucu bir şey mesela bizim
edebiyatta şöyle bir şey okumazsın Bence
hanani bunu eleştir olak söylemiyorum
tespit olarak söylüyorum Hani İyi ki de
okumuyorsun Bence belki de yani hani ama
korkunç bir paragrafta orada ve şeyi de
Düşündürdü kolaycılık aşk veya his doğar
mı adam çok kolaycı değil mi zaten his
doğmasını da pek ister bir hali yok işte
orada sosyolojik tabanda da çok önemli
zaten eleştiri oluyor Metin içine doğru
ilerlediğimizde yongin rüyasıyla
başlıyor çiğ etleri yediği Eee
hayvanları böyle kanlı vesaire bir rüya
ve bundan sonra bir Eee kalkıyor ki
artık etleri balıkları hatta çok pahalı
stoklardaki balıkları Eee çöpe atmaya
başlamış et evde istememeye başlamış Ne
oldu bu özelliğiyle beraber Aslında
toplumsal Eee uyumsuzluğa başladı yonge
ve esinin de Eee rahatsız etmeye başladı
Eee ve orada çok güzel bir sahne var Eee
iş toplantısına gidecekler beraber ve
toplantıda masada otururken karısı onu
rezil edecek gibi düşünecek kadın et
yemediğini tiksindiğini gösterecek
hareketler yapacak ve böyle söylemlerde
bulunacak ve sonrasında da neden
olduğunu sorduğunda rüyadan dolayı
olduğunu söyleyecek ve kimse kadının
rüyalarını ciddiye almayacak bu bilinç
dışı suçluluğu oluşturan Birazdan
geleceğiz rüyalar silsilesi var Bunlar
italik de zaten kitapta yer alan RAR Eee
bu rüyaları ü farklı anlatıcı da
Birazdan diğer bölümlerde de değineceğiz
hiçbir şekilde anlamaya çalışmıyorlar
bunun altında tam ne olduğunu
anlamlandıramıyorum ablası soruyor bir
yerde ama o da böyle Ben hatta şeyde not
almışım artık kitabın sonuna doğru Aha
biri sordu sonunda diye çünkü rüyayı da
özür dilerim böldüm ama şey de çok
enteresan bir teknik rüyanın tam olarak
ne olduğunu bir türlü son tam anlatmıyor
hep böyle puzzle gibi bir iki cümle
geçiyor zaten kimse sormadığı için
bilmiyorsun da hani ablası hasper kad
sorunca Onun da ne kadar sorduğu
ilgilendiği de ayrı bir tartışma konusu
orada biraz veriyor böyle ama ablası
onun sonunda Eee gelirken konuşacağız
3üncü karakter olarak sonunda Zaten
özdeşleşme bence yaşıyor yani kardeşiyle
aynı kişiye olmasa bile onun
hissettiklerini neredeyse hissetmeye
başlıyor Eee çocuğu ve onun sevgisi
sanki ayakta tutuyor gibi bir ben
algıladım ama şimdi sonuna gelmeyelim
Eee devam edelim Bu ilk parçada eee ilk
öyküde Eee kocası tarafından anlatılan
bir hikaye onun bakış açısından Eee
demin söyledik vejetaryan olan bir e
önce kadın et yemiyor Eee ve eşi yavaş
yavaş rahatsız olmaya başlıyor
ebeveynlerini çağırıyor Eee kızın e
babası annesi eee şey kardeşi ve
eniştesi geliyorlar eve ve orada çok
güzel bir sahne vardı Eee zorla ağzına
Eee yemek
tıkmışlar kitap bir yandan da ilk büyük
çakışması Eee büyük çatışması ve Eee
yongin tamamen değişmesi buradan
başlıyor ve biz orada şunu görüyoruz Bu
kıza şiddet uygulanabiliyor ve kimse onu
zorla et Eee zorla et yememesi Aslında
çok büyük bir toplumsal et yedirilmez
toplumsal bir eleştiri de barındırıyor
babası annesinin tek taktığı şey kızın
ruh hali değil kızın sağlığı da değil
orada eşine layık bir koca olamaması ve
onu kız çocuğu olarak rezil etmesi
Aslında dolayısıyla çok geleneksel bir
sahne var ve bu büyük bir geleneksel
eleştiri var bu şeye de gidiyor Aslında
özgürlük toplumsal toplumlar tarafı
toplum tarafından onaylanan fikirler
için midir sadece Çünkü aslında hani
şeyi çok düşündürüyor bu tip Hiyerarşi
toplumlar burada bizde de bence böyle
şeyler var Eee hatta her toplumda var
diyebiliriz az veya çok yani o Aslında
oradaki problem Eee onun sağlığı Senin
de söylediğin gibi hani İşte et yedi
yemedi vesaire değil Toplumun onayladığı
bir şeye karşı çıkmasını yarattığı o
homojenite duygusunun dağılmasına
duyulan nefret çok uzun bir şey oldu
tamlama oldu Eee Hani o da bir problem
hanani Aslında bireysel olarak olmasını
istemiyor mesela hani toplumla aynı şeyi
yapsın yeni yani başımıza icat çıkarma
gibi ama mı yeni bir şey çıkarma Hani
sen de uyumlu ol uyumlu olduğun sürece
Özgür olabilirsin O çok kötü bir vurgu
Mesela orada beni de çok Düşündürdü Yani
bir noktada şeyi de çok düşünüyorsun yke
devrimci mi bir kahraman mı yoksa akıl
hastası mı yani K tabi ilerleyen
kısmında Tabii hangisi daha çok mey
ettiğini tahmin ediyorsun En azından ona
girmeyelim şimdi ama ikisinin çok Bıçak
Sırtı olması beni çok düşündürttü ya bir
öyle bir şey var Bir de Eee bunu
düşürmesinin nedeni ve kitabın işte
edebiyatın gücü burada Eee zaten
toplumun kurallarının dışına çıktığın an
Yani bu bir deneye edebiyatta Hang kang
Şu soruyu soruyor nasıl masum
kalabiliriz sorusunu sorduğunu söylüyor
röportajlarında ve masum
toplumsal değerin dışına çıktığında Onun
tam tersini yaptığın anda zaten Eee fuka
da burada atıfta bulunalım deli ilan
ediliyorsun Dolayısıyla ikisinin bir
farkı kalmamaya başlıyor mesela kitapta
yine oralarda onu çok iyi
verecek ama tabii 3üncü bölümde Bu
psikoz geçirdiği zaman hı hı Eee Aslında
psikoz semptomları veriyor ama bilinci
tamamen yerinde yani bir yandan kendini
bitki gibi hissederken E bir yandan
tamamen bilincinin yerinde olduğunu
görüyoruz direndiğini görüyoruz yani
idealleri olduğunu görüyoruz değil mi
Orada çok garip bir çelişki var Eee ve
kitap bunu çok iyi becermiş bence
toplumsal eleştiri noktası oralarda çok
kuvvetli Ben bir şey daha ekleyeyim Bu
arada Hani bu e paragrafı ilk
okuduğumuzda Ne işi şey diye itiraf
ediyor ya hani vejetaryan olmaya merak
Sarınca Ben bir anda ilgilenmeye
başladım bu bana şeyi de çok Düşündürdü
Yani bir insanı bir insanı severken ya
da bir insanı ne bileyim di Duygu
beslerken o insana mı Duygu besliyoruz
yoksa o insanın sahip olduğu özelliklere
mi Duygu besliyoruz Mesela ben diyelim
ki Ömer'e aşığım diyelim Ömer niye
aşığım Çünkü çok dürüst çok Adaletli bir
çocuk diyorum ve çok da güçlü biri
diyorum diyelim ki Tamam mı Şimdi ben o
zaman bu üç özelliğe aşığım asıyor musun
Hayır tabii ki de öylesin ama bu üç özel
bu üç özelliğe aşık oluyorum Aslında
sana aşık olmuyorum buradan bak
postmodern program Evet Aynen ama
buradan baktığımız zaman da aslında o
özelliklerle kişiyi ayırmış oluyorsun
Aslında başta çok yüce geliyor Niye
Çünkü senin fiziksel liğinde arındırarak
özelliği seçebilme Hatta Aramızda hep
tartışırız ya seninle aslında erkekler
bu konuda bence kadına göre daha zayıf
diye hep ben böyle Tab bir genellemeye
giriyor ama gözlem imce öyle söylüyorum
çün erkekler daha fiziksel odaklı
olduğunu düşünüyorum hani kadınların
Belki bir noktada En azından benim
gördüğüm kadarıyla bir erkeği Daha
Dürüst de mesela çirkin de olsa
dürüstlüğünden dolayı seçebiliyor Bu da
daha yüce bir özellik gibi geliyor ama
bir noktada da bunu böyle irdeledi çe
hakikate ulaşmaya doğru gittikçe Hani
özellikle kişiyi a etmek kişinin aslında
Sadece bir sıfatı ya da bir statüyü
sevebilmesi statüden dolayı o kişiyi
sevmesi çok duygusuz bir yere de
götürüyor bunu da beni çok Düşündürdü
yani Adamın karısına hiçbir ilgi
duymazken sadece vejetaryen seçti diye
bir anda böyle ilgisini çekmesi Aslında
bence tamamen onu deney olarak görmesi
gibi bir şey de oluyor yani
vejetaryenlik Allah Allah hani n
ilgisini çekiyor ama
e rahatsızlık da ilgisini çekiyor orada
da Eee 1800'ler daki işte temel örnek
Katip martel be'nin o zamanın kapitalist
şirketinde Katip olarak çalışıyor ve
yapmamayı tercih ediyorum diyor Eee
artık bu direniş öyle bir noktaya
geliyor ki onun da sonu akıl hastanesine
kadar gidiyor Eee Çünkü çünkü e işleri
sadece yapmak istemiyorum şimdi aynı şey
edebiyatta Hang kang edebiyatında da
vejetaryan da var yonge sürekli Eee
sadece istemediği şeyleri söylüyor Onun
dışında Aslında Sessiz Sessiz bir
protesto içinde belki kendince Pasif bir
direniş içinde başlıyor bunlara E ama bu
bilinç dışı Temelli olan şey de neden
yaptığını da tam olarak o da
çözümleyemeyeceği
bir edebiyat oku edebiyat eseri gibi
düşünüyorsunuz Hani anlatabiliyor muum
Hatta çoğu insanın böyle yorumladığını
da görüyorum ben öyle yorumlamam Mesela
Bence suçluluk duygusuyla alakalı bir
şey hani vejeteryan konusu bir araç
olarak gidiyor bir de orada şu da var
hani suçluluk duygusunun hissettiği
suçluluk duygusu da aslında sonuçta
bencil bir şey değil yani kendinle
alakalı bir şeyy hani çok devrimsel bir
şey gibi gözüküyor ama aslında derinde
yatan suçlu duygusu Seninle alakalı bir
şey aslında o suçuk duygusunu cevaplandı
bilil senen bir şekilde üzerine
kurtulabilsem Belki o devrimsel özel
devrimsel gözüken şeyi yapmayacaksın ya
da o devrimsel gözüken şeyi kendin için
Ee yapıyorsun gii Ben buna biraz
bitkileri kahramanlaştırır
hassas bir konu olduğu da biliyorum ama
açık açık söyleyeyim bunun üzerine çok
fazla şu an belgesel dönüyor değil mi ve
Bunlar gerçek yani nedir işte dünyadaki
et eee yeme endüstrisinin nasıl
ormanların yakılmasına sebep olduğu işte
Nasıl katliam olduu Bu arada Hani o işte
tavuk çiftliklerine gittiğin zamanki
oradaki yaşam koşulları veya mesela
somon yetiştirilen çiftliklere gittiğin
zamanki oradaki o hani daracık Ala
yaşayan hayvanların parazitlerden ölmesi
vesaire Hatta o parazitli somunu Sen
yiyorsun Aslında pis işler kitabını
yaptık hatırlıyorsun K işler Süpersin o
kitap insanların da nası aynı şekilde
sömürünün bir parçası olduğu o tavuk
çiftliklerin de bir insan Ç göçmenleri
kullanmaları falan bunlar çok doğru
şeyler bu insanlar paralı
çalıştırılıyorsunuz
kitabın konusu buydu Dolayısıyla kitapta
Aslında şuna çıkmıştık bir hatırlatma
yapacak isteyenler pis işler Metris
yayınlarından çıkan o kitapla ilgili
programımıza da baksınlar lütfen Eee
kitabın sonunda Aslında şeye çıkıyorduk
bizim Eee göz ardı ettiğimiz bir devasa
sistem var görmediğimiz ıskarta
hayatlarda gibi ıskartaya çıkarılmış
insanlar sistemler ve bu sisteme tamamen
içine girip karşı gelmediğimiz sürece
Boz slogan atmak yani eee Boz slogan
atmaktan kastım bunlarla ilgili eylem
yapmamak değil ama bu insanları ve bu
sistemi genel olarak
yabancılaşmak karşı çıkmadan bireysel
olarak çok da bir şey yapamıyorsun gibi
geliyor bana Eee ben de aslında o tam
söylediğin şeye gelecektim sloganik
kısmına gelecektim yani eee o belg Erdi
kitap ama birin sorumluluğu var Ev beyin
sorumluluğu var zaten Zaten konu işte
şeye de gitmiyor mu Han arenin hep
söylüyoruz ama işte kötülüğün
sıradanlığı yani işte o Nazi subayları
la konuştukları zaman daha doğrusu
sorguladık varı zaman Aslında bayağı ben
şeyleri emirleri takip ediyordum yani
emirleri uyguluyordu ben sorumlu
tutulamaması Hani çok hani Aslında
göründüğü gibi sapık kafayı yemiş
ideolojik saplantılı falan değil gayet
normal Aslında bilincinde biliyor ne
olduğunu ama araya o psikolojik paravanı
koyabilen için o zulümü yapabiliyor
Aslında en büyük korkutucu da oydu Ya
aslında modernitenin en büyük korkutucu
taraflarından biri ona da değinelim yani
bir sürü Eee şeyde şu anda işte
anlatılan Eee nazizm le ilgili en son
yapılan filmlerde falan da hep şey var e
arka bahçesinde bir şey oluyor ama bu
Eee o kadar ölçümlere insanları nasıl
katledecek bunun sayımına önem vermiş ki
modernite o İnsanlar kendilerini
otomatikman suçlu hissetmemeye başlıyor
şimdi ne yaptık Bu sefer de bireysel
olarak yine kendimizi eleştirmiş olduk
Bu bir kısır döngü yani e birey Bence
hem sorumlu yani okyanustaki bir eee şey
Damlacık Eee çok önemli ama o Damlacık
diğerlerini etkileme gücü de var ve o
Damlacık Diğerlerini de etkileyebilir o
zaman Kolektif olarak bir şeyler
değişebilir gibi görmekten başka
şansımız yok ama her zamankinden sistem
bizi daha suçlu ve yalnız hissettiriyor
ha ben ona geleceğim aslında yani yon
K'nin kendini hani işte ilk önce etemi
bırakıyor tamam Bu senin için güzel bir
davranış Yani ne diyorsun ben işte
burada bir e zulüm olduğunu biliyorum
Sonuçta Eee burada çok ciddi bir acı var
Çünkü sonuçta hayvanların ölümü falan
belli Hani bu onu söylemiyor Bu arada
ben hani arkadan yorumluyorum yani çünkü
Neden böyle yaptığını da bilmiyoruz
anlatabiliyor muun Bir de öyle öyle bir
şey var buna dahil olmamak Tamam güzel
bir şey En azından kendi tarafını
yapıyorsun Hatta Eee şöyle söyleyelim
eee şey denir ya hep Hani o
belgesellerde de hani dünya İşte herkes
atıyorum yi yetinin yarısını yeseydi Eee
o zaman dünyada İşte şu anki bir sürü
ekosistem sorunu olmayacaktı Bunlar şu
anda e oluşturulan bir sürü analizde de
görülüyor hani İşte bu şeylerden Sera
Sera gazlarından tut işte inek gazları
diyeyim Hani biyolojik gazlardan tut
işte e kirlenen sulara ya da kesilen
ağaçlara kadar bu doğru fakat işi şeye
götürmesi çok enteresan Tabii orada da
absurdizm bence biraz giriyor Yani ben
ağaç olmak istiyorum Eee işte kocasına
Sen et kokuyorsun diyor Hani insan
olarak Hani Senden tiksiniyorum Hani Eee
orada da bir şey fazla bir suçluluk
olduğunu da düşünüyorum biraz abartı bir
suçluluk biraz o yani eee bir de şunu da
çok düşünüyorum yani hücresel manada
baktığında değil mi H hı e biyolojiye
Eğer girersek biyolojinin içerisinde Eee
yani hücresel manada da birbirini yiyen
hücre ya da yok olan hücre ya da ne
bileyim bitkisel olarak birinin diğerine
göre daha fazla kök saldığı için onun
ölmesine neden olması bu da var Ortada
da bir rekabet var yani eee aklıma şey
geldi Morgan freeman'ın gezegenimiz diye
bir sekiz lemesi var sekiz bölümden
oluşan bir eee bir dizi var öyle
izlemenizi tavsiye ederim orada hani
bütün dünyanın ne kadar o 4 milyar
yaşındaki dünyada işte kaç defa 5 defa
Dünya tamamen yok olup tamamen kuruluyor
tekrar işte birinde meteor çarpıyor
dinozorları biliyoruz birinde e işte şey
çok ısınıyor dünya birinde çok soğuyor
vesaire ve her seferinde canlılar bir
daha ortaya çıkıyor Ve çok farklı
canlılar ortaya çıkıyor burada Aynıları
benzer Familya Doğan da kalıyor ama şeyi
çok net görüyorsun evrenin tarihi
boyunca hep bir zincir var Hep biri
birini yiyor hep bir acı var tamam mı E
bitki dozuna bazına indiği zaman orada
da bir acı var orada hani çok barışçıl
yaşıyorlar ve kimse kimseye dokunmuyor
falan gibi durum yok ki orada da hani
bir şeyde birbirine rekabetten dolayı
eee bir acı var dolaysıyla Hani sanki
hani tamam insan olmak O manada kötü ya
da işte bak biz biz zulm ediyoruz Biz o
çiftlikleri kuruyoruz doğru e ya da neim
hayvanlar hala bakıyorsun o onu yiyor o
onu yiyor Evet orada da büyük bir acı
var anlatın baktığın Zan sisteme Tamam
bunları Kınay alım bunları yapmayalım
Peki ama bitki indiğin zaman bitkide o
acının aza inmesi ya da Acıyı
hissetmiyor oluşu e sistemin
değişmediğini değiştirmiyor mesela o
beni çok düşü dürtüyor anlatabiliyor mu
Yani gene orada da o o bazda da
biyolojik bazda da bir acı var E onu çok
düşündürttü bana yani evet yani acıyı
sıfıra indir noktas söyled burada
uçlarda deneyler içeren bir kitap olduğu
için sonuna kadar Sınırsız işte kafkanın
açlık şampiyonu hikayesinde gibi bir
şeyi sonuna kadar zorlama ve bu sonuna
kadar Z zorlamayla beraber de
transform dönüşüm Aslında tamamen başka
bir şeye doğru dönüşme şimdi orada çok
aslında önemli bir deney ama var
Muhtemelen yomin hissettiği şeyleri
okurlar hissetmek zorunda ya Şimdi şöyle
düşün Eee her şey sıfırlansa Biz
hareketsiz kalsak dünyaya daha büyük
iyiliğimiz Toplumsal olarak dokunuyor mu
dokunuyor Aslında doğru Eee Dolayısıyla
D iyilikten kastım dünyayı yok etmemek
Evet yok etmemek
açısından Çünkü daha iyi şimdi bu hani
felsefi düzem böyle şimdi Bu deneyi uca
doğru götürüyor aslında yonge yani en
uca doğru götürüyor ve kitap Aslında
şeyi sorgulatıyor uç deneyle beraber Ya
insan ne yapıyor ki o zaman hani bizim o
kutsal amaçlarımız Yücel
H kurallarla kendimizi bu kurallara
taparak yüceltiyor
Aslında yok olmalıyız gidiyor işte Evet
Yani aslında yongin şeyi bir deneyi
sonuna kadar götürürsen bireysel olarak
kaçınılmaz olarak etik sonumuz
olabilecek bir şey bir andan normali
olabilecek bir şey Dolayısıyla
toplumsallığı insanın tüketimine akla
ilk gelen şey pandemide insanlık
birazcık durdu oldu şey bir anda daha
düzelme yemesine ekolojik olarak döndü
Eee dolayısıyla bir uç deney var bu
kitapta diye düşünüyorum rahatsız eden
de o zaten aslında He Aslında onu
söylemeye çalışıyorum yani düş
düşündürdüğü şey seni sonunda çok hani
hiç ben yok olaya götürüyor seni hisi
olarak Çünkü neye yarıyorum neyim ki
yaptığım şey sonunda Eee Y O dediği
şeylerin bir şu yapmıyor olsam bile bu
arada iyi bir insan olsam bile diyelim
ki e gene seni ben hani hayatta
kalmayayım götürüyor O çok rahatsız
edici bir şey Bir de e şeyi de çok
düşündüm bu tiksinti ile ilgili
ablasıyla ilgili bir şey açacağım Bu
arada ablasına da tam tersi vermesi çok
enteresan yani yke de nedir Hani
insandan tiksin mi varoluşundan tiksinme
zarar verdi ve ben ağaç olacağıma kadar
gidiyor ben ağaç olmak istiyorum diyor
tamam mı Yemek yemeden kesiliyor hiçbir
şey yememeye falan başlıyor Bu arada
ablası ise tam tersi inanılmaz Bu ikinci
öyküde daha fazla var zaten ikinci Öykü
ablasın gözünden atlıyor 3 3 müydü 2
diye hatırlıyorum ev 3 Peki 3 Pardon
ablası mesela çok fedakar deil mi yani
eşi her şeyini karşılıyor eşinin bir
şekilde işte bir sanatsal bir video
zevki vardı ona çok yüksek bir yere
koyuyor Onun bu özelliği on bü eve o
bakıyor Aslında her şey o bütün
sorumluluğu alıyor bir dükkanı var moda
dükkanıyım vardır ya erkeğini yücelten
kadın çok çekmiştir tarih çok duyarız
İşte şu şairin Eşi hiç konuşulmaz ama
kadın mesela intihar etmiştir doğru Eee
falan filan durumları ya da işte kadın
hiç tarihte işte konuşulmaması 100
yıllık bir mesele olması Bunlar da var
aslında orada bağız fedakar işte Ama bu
fedakar Aslında şey bağımlı fedakar
aslında yani çünkü şey gibi işte çok
severim biliyorsun Özlem Asaf'ın beni
öyle bir yalana İnandır ki Ömrümce
sürsün doğruluğunun demesi gibi yani ya
da kumarbazın bir türlü Eee nasıl
söyleyeyim çıkamaması gibi o kumardan
Yani biraz kaybettim dur kazanırım bir
daha bir daha ve çıkamaz ya o kumar şey
silsilesi onu hatırlatıyor Yani kendi
varlığını tamamen fedakarlık üzerinden
kurduğunda Aslında çok yoğun bir yük
alıyor üzerine kocası üzer anlatıyorum
Ve şeye gidiyor sonunda Aslında bu bir
tane daha kitaba referans göstereceğim
Prens mişkin Budala kitabına götürüyor
Beni Dostoyevski'nin iyiliğin Aslında
çok büyük bir taciz olması Yani o kadar
iyi ki Yani kocası da Tabii bu orada iyi
yani kocası Çünkü her şeyini karşılıyor
Aslında düşünürsen ve kocası onu
aldattığında
eee şeyi düşündürüyor Bana kendini
gerçekleştiren kehanete dönmüş oluyor
çünkü niye çok iyi olduğunuzda bir
ilişkide bir arkadaş ilişkisi de
olabilir bu karşı tarafı ister istemez
Aslında baskı altına alırsınız Çünkü o
kadar iyi o kadar anlayışlı o kadar hani
hem En doğru karar vermeye çalışırsınız
ve o kişiye bir ayna olursunuz bir
noktada ve o kişi onun altla ezilir
çünkü hani ilişk deilim İşte hep alttan
alan hep çözen hep işte ne bileyim iyi
gelen güldüren Neyse Hani bunu
çoğaltabilir böyle ilişkiler görürsünüz
etrafınızda belki kendiniz yaşamışsınız
dır eee bir noktada karşı taraf o kadar
hani acı çeker ki sizin ilinizin altına
sonra sizi gidip aldatır zaten ya da
sizi gidip size bir zarar verir biraz
kocasının durumu bana onu da çok
düşündürttü yani çünkü çok eşitsiz bir
ilişki var denk bir ilişki değil
Aralarındaki ilişki Eee ve Aslında
kocasının O yaptığı bir mesaj da bence
Mesela ben olsam e o abla kendimi bir
çekip çek düzen verirdim ya ben bu kadar
iyilik yapıyorum bu kadar her şeyin
altından kalkıyorum karşılığında bunu
başıma geliyor aslında burada bir yanlış
var Çünkü bir de şeydir ya böyle hayatta
bazen hiçbir şey yapmazsın kimseye Ama
gene de sana kötülük yapmaya çalışırlar
seni sevmezler çünkü senin oluşun bile o
kişiyi o kişiye bir zarardır Çünkü
Olduğun kişi içerisinde sahip oldukların
ya da mutluluğun ya da herhangi bir
konun karşı tarafın Ayn olduğu için onun
sahip olmadığı yapamadığı şeyleri ona
ister istemez gösterir Sen gösteriş
yapmasan da ve gene onun nefretini veya
sevgisizliği çekersin ama anlamazsın
nedenini biraz onu da çok düşündürttü
bana yani ablasının durumu tabii böyle
bir karakter değil ben beni düşündüler
bahsediyorum ama Eee o açıdan da
baktığım zaman o fedakarlığın aslında
kendine zarar vermesi de çok düşündürücü
yani eee bir ucu yaşadığın zaman iyi bir
uç olsa da sonucu kötüye dönüyor aslında
y doyla uçların E yani şey gibi yuvarlak
gibi anladın mı başladığın noktaya geri
dönüyorsun kaçındığını başına geliyor
asama Sen yediriyorsun Evet çok uyumlu
konformist bir karakter var ablası işte
daha güçlü e gözüken eve bakan kardeşine
bakan Eee ve sonra anlaşılıyor ki iki
tane bunun çerçevesi var yongin bu şey
yaptığı
toplumsaldır basıyor o suçluluğun bunu
da nereden biliyoruz Eee evin babası
yongei döverken küçük yaşta Eee ablası e
çalışmış evin işlerine bakmış Eee yani
yemek yapan vesaire ve Pragmatik olarak
ablası şiddet görmemiş Aslında yongin
uygulanan baskı içine kapanıklığı içine
dönüklü ta buralardan başlıyor ve sonra
eee 3ün kısımda zaten ablasını göz
anlatırken diyor ki bir yere gitmişler E
bir Dağın tepesine doğru ve yonge demiş
ki bir daha dönmeyelim demiş aslında bu
bir Zer Zen işmiş Aslında o yola o
sisteme o patriarşi o Ater kiden kaçmak
istemiş yonge ve ben o zaman bunu Göze
alamadım göze alsaydım acaba yongei
kurtarabilir miydim diyor ve kendisi
demin Senin de çok güzel Belirttiğin
gibi hiçbir zaman kendi hayatını
yaşamamış bir karakter yongin ablası Eee
eşine bakmış e çocuğuna bakmış
etrafındaki insanlara ne gerekiyorsa onu
vermiş yani tam sisteme adapte biriyle
yonge gibi Tam dışarıya çıkan Eee iki
karakterin çatışması var ve tam içinde
kalan kişi diğer uçtaki kişi kardeşini
en iyi anlayacak kişi oluyor çünkü Eee
İlginç böyle bir diyalektik var diyelim
çatışma var diyelim insan evladında da
vardır Neye ne kadar maruz kalırsa diğer
tersini de bazen daha iyi anlayabilirsin
Bu anlamda da ters karakterler olarak
çok uyumlular söyle bir E şeye de e
küçük girmek istiyorum Eee ama Senin
aklında bir şey
e enişte muhabbetine Aslında sanat
stüdyosu oradaki T vesaire oraya da bir
değineceğim Tamam ben de onu gibi
söylecektim Ama benimki sonuna doğruydu
Sen söyle ben üzerine söylerim Eee şimdi
ikinci Aslında kısımda da bu olayın
uçlaşma e eniştenin E bir anda bir moğul
lekesi görmesi hatta çok net
hatırlıyorum diyaloglar kitabını
tartışırken Sen Moğol lekesini
açıklamıştım işte küçüklükten olan Eee
rengini falan Tam ben bilmiyorum kitapta
şey yapılıyor ama 20'li 30'lu yaşlardan
sonra genelde geçen bir leke bu lekeyi
ilk eee şey eniştesi yani eee kardeşinin
eşi banyoda çocuğunda görüyor genetik
bir şekilde çıkan bir şey bu ve
Eee takıntılı bir şekilde bunun Eee
şeyde olduğunu Eee yonge olduğunu
düşünmeye başlıyor ve bununla ilgili bir
fantezi üretmeye başlıyor buradan tahrik
olmaya başlıyor buna şehvet duymaya
başlıyor orada şiddet vesaire gibi bir
sürü Duygu karışıyor ve sonra bunu
sanatsal üretime takıntı halinde tek
yapması gereken şeyin bunun videosunu
yapmak olduğunu düşünüyor zaten böyle
biraz kontemporari artçı daha modern
sanatçı gibi birisi eşi ve sonra da
bakıyor karşısında pasi biri var Eee
bunu Eee Bütün herkes artık hatırlar her
şeyi kabul eden çoğu şeyi reddetmeyen
bir kadınla karşılaştığı için de onu
istismar edebiliyor Aslında kadın Eee
kendini onun iç dünyasında Eee çiçeğe
boyadığı için çıplak vücudunu çiçeğe
boyadığı için yongin yonge aslında
kendini ilk kez bir sanrısal olarak da
çiçek gibi zannetmeye başlıyor ya da
çiçek olmak istiyor işte buralarda
kitapta hep tartışma konusu ve gitgide O
bir takıntıya dönerken adam için ise
orada Önemli olan şey yonge ile bir
şekilde istismar etmek beraber olmak
Sanat nedir sorusu da burada çok zor bir
soru Eee Çünkü sanatı burada kullanan
bir karakter var Gördüğümüz kadarıyla
ama sanatın içinde de şiddet takıntı
yasaklanmış arzular olmaz mı sorusu
geliyor yonge olmasaydı bu fantezisi
sanatsal sanat yapıtı olarak kalabilirdi
ama yongin aslında o pasifize Eee tutumu
Eee insanın doğasındaki şiddeti ve
kötülüğü ortaya çıkardı bence
eniştesinden ve istismara kendi çıkarını
düşünmeye vardır dı zaten iyi hoş e
sanatçı olsa da hiçbir şekilde Eee Karşı
taraftaki insanlara empati Kuran bir
karakter yok tam zıttına Eee kendini
tatmin eden Eee bencil bir şey var
günümüz sanat
anlayışının da böyle bencilliğe doğru
gittiğiyle ilgili eleştiriler var
Özellikle belirli kavramsal sanat
noktalarında da var başka eserlerde de
var aslında sanatın toplumsallığın da
yitirmesiyle ilgili bir eleştiri de
kitapta orada olabilir diye düşündüm ben
biliyorsun benim bu konudaki
düşüncelerim Hatta daha deminki
vejetaryenlikle ilgili anlatmaya
çalıştığım şeye de bağlayacağım Hani gen
bencildir ya sonunda en baza indiğinizde
gen bencil bir şeydir gen kendini devam
ettirmek ister rakiplerini devam
ettirmek istemez bu bitkide de öyle da
öyle ama anakronizm gibi oluyor öyle
olunca bu dönemden geriye dönük
söylediğim için mi söylüyorsun ya şey
gibi oluyor yani eee iyi kötü demek
Anladın mı yok kötü demek istemiyorum
aslında ben şey demek asında bencili
kötü olarak atf etmiyorum burada öyle
söyleyeyim de o zam Yani kendini devam
ettirir Hani Aslında daha demin Hani
bitki olmaya Hani insan olmakta o kadar
tiksiniyor ki bitki olmaya gidiyor yaani
bitki olmaya çok yü Yücel yüceltiyor çok
kahramanlaştırır ya yonk tutum As yani
okurun gözünde ama o bit de Sonuçta gen
bencillere bağlı Mesela ben ben hep
oraya bağlıyorum kafamda Hani o da
aslında sonuçta kendi ajandasını izliyor
Yani evet diğerine göre hayvana göre
daha az vahşi daha az acı var orada Evet
doğru o onu yemiyor belki ama aynı
noktaya geliyor buradan şuna varmak
istiyorum aslında güzel bir şey söyledin
sanatla ilgili zaten ama sanatın harcı
dert ya E derdin altına indiğimiz zaman
da harcı derdi çözmek var aslında ya da
derdi yaşamayı seviyorsan karakter
olarak olabilirsin O zaman onu daha
böyle yoğunlaştırmak var Hani aynı aynı
yere çıkıyor gene yani Çünkü sonuçta
Hani Evet adam Aslında yon keyi bir obje
olarak kullanıyor yani Kiss sanatına kes
olarak kull As amacı Bence sanat yapmak
değil bu hani Evet başlangıcı sanatsal
ama sonucu Bence tamamen şehvetle
alakalı Yani sanatı ona şey yapıyor
sanat yapıyorum ayağını şehvetini
yaşıyor Ama baktığınız Z Aslında sanatın
içinde böyle bir duygu olduğunu ben
düşünüyorum bunu Bu arada eleştirmek
için söylemiyorum bence çok normal
olağan olduğunu düşünüyorum hani insanın
yapısının bu olduğunu düşünüyorum hani
makinasının bu tarz çalıştığını Hani
şeye gidiyor gene konu tuin İnsan nedir
kitabını seninle işlemişti tavsiye
ederim e oradaki insanın kafa yapısına
götürüyor bana benim Bunu Dolayısıyla
sanatsal olarak Aslında ona erişmek
istemesi ya da bir dert edinip bunun
üzerine takıntılı bir şekilde gitmesi ve
müthiş bir e Aslında sonuç çıkması bir
yandan da güzel bir şey ama bir yandan
da bencil bir şey yani şey gibi
yanlışsam sen beni Düzel kitapta yon
kein üzerine çiçekler boyuyordu e ve bir
yerde Hatta yonk işte yaşlandığı için
nedir Hani bir göğsü sarktığı için orada
da çiçek olduğu için çek de sarkmış
oluyordu ve şey diyordu Adam yonka hani
istiyorsan ben bunu yeniden
boyayabilirim Hani sarkmış olmasın ama
yonka hayır Böyle daha iyi böyle daha
gerçekç diyor mesela bu vurgu da çok iyi
Hani mükemmel bir çiçek değil hani
yaşlanan Ne bileyim işte bir bir şeyi
kopan e yaprağı kopan Hani bu açıdan da
mesela o gerçekçiliğin sanatla verilmiş
olması da benim çok hoşuma gitmişti Evet
bu arada o e sahnede küçük bir şey
yapacağım kitabı çok yeni okuduğum için
sana nazaran o eee şey adamın Aslında
sarkan e vücudunu par Çünkü adamın
vücudu e kendisi işte çirkin buluyor
onun yerine bir tane önce ofis
arkadaşını şey yapıyor ofis diyorum Ne
orası stüdyo stüdyo e sanat
stüdyosundaki arkadaşını seçiyor sonra
onu zorla cinselliğe yönlendirmeye
çalışıyor ve adam reddediyor orada çok
kritik bir şey var Adam şey diyor Ben
belki de tabularımı tam kıramam daha
kırmam lazım orada yazar şeyleri de yine
sınırları deniyor tabuların kırılması
Tamam güzel de nereye kadar tabular
kırılacak işte klasik adam philips'e Eee
atıfta bulunursak yasa olmayan yerde de
insanlıktan medeniyetten söz edemeyiz
Dolayısıyla burada bir neoliberalizm
eleştirisi kitapta kesinlikle bence var
nere kastediyorum hiçbir Tabuk almasın
tek şey kendi bireyselliğin olsun
özgürlüğün ki bunu mümkün değil sistem
Aslında böyle olanları aslında Hem
dışlıyor hem de sanki böyle bir özgürlük
veriyormuş yanılsaması veriyor iki
taraflı bir durum çok güzel bağladın
Aslında bu Tamam işte neol liberalizm
getirdiği bireysellik Ve bencilliğin
eşlenmesi halb ikisi farklı şeyler Bence
bireysel ol olduğun zaman illa bencil
olup Hani hani şey gibi ya da özgürlük
sınırsızdır algısı gibi Hayır özgürlük
sınırsız değildir yani özgürlük
birbirinin alanına tecavüz ettiğinde
durmalıdır Hani ha Nerede tecavüz eder
bu hani yasalar veya toplumsal Kural
bunlar hala tartışma konusu Bu arada bu
çok normal Çağlar boyunca zaten böyle
olmuş ama mesela yakın atalarına
baktığın zaman bonobolar ya da ne
bileyim şempanzeler Orada da bir Mesela
bir organizasyon bir kurallar bütünü e
var yani Otoritenin hiç olmadığı ya da
özgürlüğün sınırsız olduğu bir tarihsel
dönem ne hayvanlarda var ne de
insanlarda var hani bu Tabii özgürlüğü
nereden aldığına göre değişir Bu cüml
biraz şey bir cümle kullandım hani çok
tartışmaya meyil edebilecek bir cümle
kullandım ama yi şuna getirmeye
çalışıyorum senin dediğin gibi sonsuz
özgürlük diye bir şey yok olması da
mümkün değil olsa da bence Hiçbirimiz
mutlu olmazdık Evet zaten yokken sanki
böyle bir şey varmış gibi bir ideoloji
ortaya çıkartı olmalı gibi sonra bundan
nemalanan o bencillikten o rekabetten o
toplumu düşünmemiş likten zaten
otomatikman
eee şey otorite ve isteyen sistem Galip
olmuş oluyor çünkü buna itiraz eden
insanlar elenmiş oluyor çünkü sen
sınırsız Özgürsün ve kimseden kimse de
umrun da olmasın diyor Aslında sana o da
çok önemli Sen kendi başına iyi
olmalısın diyor başkasını düşünme diyor
bir de bunu tersini düşünmek bir tabuyu
gibi hani ben tabularımı daha yıkamadım
yani y ne alaka bu bir tabu değil ki bu
Ancak bir istek ve tercih olabilir hani
o özel diyor ya işte stüdyoda kadınla
yatmasını istediğinde istemiyor sonra
ben tablolarımı yıkamadım diyor bu Hani
sanki yapması Gere olan bir şeymiş de
yapmadığı için tabı varmış gibi
gösteriyor mesela Ama tabii yazar
aslında Bence bunu öyle düşündüğü için
değil Biz hani bunun saçma olduğunu
göster için Benim yorumum söylüyor
birkaç tane burada bunla ilgili bir soru
sor bir soru paragrafı yaptım Ben ilk
defa Hani Aslında Beraber düşünelim diye
çünkü çok düşünürü onu okumak istiyorum
çok kısa bu şeyle ilgili yke ile İşte bu
baldızın kocasının şeyiyle ilgili seks
sahnesiyle ilgili ahlak dışı
arzularımızın olması ama icraate
geçmemiz bizi ahlaklı kılar mı kimse
sınanmadığı günahta masum mudur
Eee düşüncelerimizi ne kadar kontrol
edebiliyoruz oluşmaları istiyor
muyuz Her beliren düşünce bizim
kontrolümüzde mi düşüncelerin eyleme
geçmemesi cezalandırma korkusundan
olabilir mi Neden böyle düşünceler
geliyor aklımıza Aslında her düşüncesi
saf bir insan var mıdır birinin eylemde
hiç kötü olmaması onu iyi yapar
mı özgürlük toplum tara onaylı fikirler
için mi sadece bu bu arada senin sorular
bunlar tamamen Benim sorularım Ben H
kang Yazmadı bu H kang yazmadı Bunlar
Benim sorularım ama bunları düşündürttü
çünkü yani soru soruya götürüyor an çok
önemli bir şey Bu arada ben işte senle
İçeride de demin söyledim ya
yani bir şey olmadığı zaman bir test
olmadığı zaman bunu Kafka aforizmalar
Aforizma kitabında söylüyordu galiba
yalan söylemene ihtiyaç yoksa dürüst
olmakla Övün demezsin Yani seni bir şeye
sıkıştırması gerekiyor ya da toplumdan
kopmadan ablası gibi yaşayarak çok iyi
olduğunu iddia edemezsin Çünkü bunu
sınam mışsın yanlış olan hiçbir şeye
itiraz etmemişsin seninle de demin
konuştuğumuz gibi işte sen küb de
filmini yaptığı meşhur kitap da olan
clock work orcha otomatik portakal e
otomatik Portakalda Aslında bu konu
işleniyordu Yani Özgür iradesini elinden
alan ama şiddet kötülük uygulayan adam
artık kötülük yapamayınca Bu da bir
Faşizm Bu da bir otoriterlik oluyor yani
seçme şansı vermediğin anda İnsan bir
hiçbir şeye de dönüşüyor aynı şey eee En
sevdiğimiz kitaplardan biri Oran karamaz
o kardeşlerin engis yoncu bölümünde de
var büyük engis yoncu insanların Özgür
iradesini alıyor ve onları
otoriterleşiyor ve daha iyi olacaklarını
düşünüyor ama sonuç hiç de öyle olmuyor
insanları ezmeye başlıyor şey yapmaya
başlıyor e Dolayısıyla bu sarkaçlar çok
önemli senin Bu soruların hepsi bence
çok aşırı değerli senin bu sorularla
ilgili düşüncelerinde ne çok kısa
Teşekkür ederim sorduğun için Eee ben
mesela insanın bir noktaya kadar
düşünceden sorumlu olduğunu düşünüyorum
yani Çünkü sonuçta şeyı çok severim
sinir sinirliyken söylenmiş cümleler
sakinken düşünülmüştür güzel Evet yani
ya da bilinçaltın mesela rüyayla Sana
gelen sembolik bir şey aslında senin
bilinçaltına korktuğun veya arzuladığın
bir şeyden dolayı türüyor ha Şuna da
gidiyorum hakikaten Bazen hiç
düşünmediğin ya da tiksineceksiniz bir
anda beyninde düşünce olarak E şey oluşa
da biliyor Hatta şey oluyorsun ya ben
böyle bir şey düşüneceği nasıl
düşünebilirim oluyordur mutlaka
anlatabilir Hatta şey sorusunu ondan
sordum bütün düşünceleri purpak bir
insan var mıdır y yüda Tabii ki yok
insanın temeline ters zaten ama işte
temeline gidiyor konu benim için ondan
sonra yani çünkü şey gibi hani çimlere
basmayınız uyarısı vardır Çünkü çimlere
basıyordu insanlar H zaten kimse Çime
basmasaydı öyle bir uyarı olmazı işte
aynı noktaya geldik yasa olmadan toplum
kurulmuyor Eses yasağı da buna geliyor
Hatta adam çocuğunun moğul lekesinden
sonra e Tutku duyması Aslında enses
yasağını yasak olanı delmesi ile alakalı
da bir şey eee anlatabiliyor muyum
Aslında çocuğuyla
bağdaştırılması orada bir karışık şey
var yine bir simgesellik uyguluyor kitap
Aslında bu açıdan Hani sonuna da
geliyoruz programın kitap da bu açıdan
aslında bunları düşündüm açısından çok e
yoğun Ben Ama bu kitapta bir şey daha
üstüne koydum hani kendi düşüncemde E
hani hep insanın ne kadar matah olduğunu
Ara ara programda söylüyorum sürekli
söylemeye devam edeceğim Ama şeyi de
düşündüm canlı ne kadar matah bir üste
Çıktım çünkü şeyi düşündüğümde İşte o
dünyanın O kesin izleyem belgesel beni
çok etkiledi o dünyanın o yıkılıp tekrar
kurulması yıkılıp tekrar kurulması 150
milyon yıl dinozorlar yaşamış sonra
olanlar ve çıkan hayvan türlerini
mutasyonla çok farklı hayvan türler var
bitkisel olarak da hep aynı döngü ama
hani hep o onu yiyor hep o daha fazla
yer ediyor öbürü daha sıcaklığa adapte
oluyor yani hep bir yarış hep bir
rekabet hep bir birinin birini yendiği
birinin acı çektiği birinin Galip
geldiği Bitmeyen bir döngü gibi yani hiç
böyle bu kelime çok garip ve saçma g ama
hiç böyle Barış olan bir dönem yok yani
kimse kimseye zarar vermedi ve zarar
vermeden yaşayabildiği bir dönem yok
Sand da öyle dinozor Sand da öyle
hücreyi s de öyle insan Sand bu mesela
çok düşündürücü bir şey yani canlı
olmanın acaba getirdiği bir şey mi Bunu
da dş bunu aklamak için söylemiyorum
burada hani canlı olmak zaten böyle boş
ver demiyorum Yanlış anlaşı doğal
koşullarda açken olmasıyla şimdiki
toplumsal koşullardaki arasında Tabii
fark oluyor ya o yani işte biz senle aç
adada kaldık Tabii ki avlanacak hayatta
kalacağız Hani Survive Ama şu anda öyle
bir şey Survive etmiyoruz artık Eee
şehirleşme var Ona göre Zaten karnımız
doyuyor kıyafetlerimiz var vesa şimdiki
sorumluluk daha farklı oluyor Ona rağmen
yapmaya devam ediyorsun Yap tabii işte
yapıyoruz problem de o zaten hani
biliyorsun yani Zaten şey işte Eskiden
bilmiyordun E şimdi biliyorsun O tavuk
tavuk kümeslerin değil mi ya deyim
biliyorsun O çekilen C kasapları devam
ediyorsun ve çok rahat devam ediyorsun
Bu arada yani şey gibi yani y demeyeyim
çocuklarla beraber şey izliyorsun mesela
dizi izliyorsun çizgi film orada
koyunlar var vesaire var bilmem ne a
cici mici diyor ik dakika sonra tavuk
yediriyorsun söylüyorsun çocuk da çocuk
da buna tamam diyor falan yani hani
enteresan bir düşünce suçlamak için
söylemiyorum yanlış anlaşm çok
düşünüyorum bunun üzerine son zamanlarda
kitap da çok düşündürttü o yüzden ama
gene bir yere bağlayacağım farklı bir
yere çıkıyorum buradan yon K'nin bunu
hani bu insan olma tiksintisi artık ağaç
olmaya doğru götürmesi var ya hani ben
ağaç olayım kurtulayım ya o da bana çok
uç geliyor Yani inanılmaz uç geliyor
Anlatabiliyor muyum Hani
Eee ya oraya gittiğin zaman E bundan
kurtulamayacak senın Azade olamayacaksın
anlatabiliyor muyum o zaman şunu da
belirtelim programın sonuna doğru
yaklaşıyoruz 3ün bölümde ablasının
anlattığı şeyde artık yonge ile eniştesi
ikinci bölümde beraber olmuşlar basılmış
var Eee ve kaçmışlar akıl hastanesine
yatmış yonge zaten akıl sağlığının bozuk
olduğunu ve eşinin de onu istismar
ettiğini eşi fark etmiş Eee orada yine
böyle çok Eee fuku falan bir eleştiri
vardı Eee o da ne işte akıl hastanesinde
zorla yemek yedirmeye çalışıyorlardı Eee
Aslında bu toplum da bunu yapıyor yani
Uyumsuz olanı hayatta kalması için
dışlıyor ve sürekli kardeşi eee canımıza
acıtan kısımlardan biri bu trajedi olan
kısımlardan biri ölecek misin diyor
Delirdin mi diyor Eee ölmemenin ben sana
yemeğe vermek istiyorum aslında
Hastanede yapılan o toplumun içinde
Aslında kadının ölme hakkını durma
hakkını da elinden alıyordu elinden
almaya çalışan bir sistem vardı ya da
Eee Kadın ister deli olsun ister akıllı
olsun onu iska eee şey yapmak istiyorsun
ıslah etmek istiyorsun ya E ve bunun
doğru olduğuna inanıyoruz ve Eee bunun
doğru olduğuna inanmaktan başka da çok
çaremiz yok insan olarak birisinin
ölmesini kaybolmasını baktığımız zaman
istemeyiz buna meyilli olmayız ya da
sevdiğimiz insanın ama ya o bütün
bunları istemiyorsa işte klasik intihar
sonrası sorulan sorulardır yakınlarımız
da ya da vesa de maalesef duyduğumuz
olaylarda bunları konuşuruz
Eee Keşke yaşasaydı deriz Gül gibiydi
deriz ya da açlıktan ölen savaştan Ölen
kişiler için de deriz ama hani
bilmiyoruz ya ve böyle bir zaman da bir
şey daha söyleyeceğim s Eee Ya ben
aslında burada yine tam bir şey de
savunmuyorum yani işte hayyatta kalsın
ya da kalmasın değil ama hani doğamız
gereği de aslında birini düzeltmeye
çalışırız Eğer bu çok normaldir bu arada
Ama bu normal dediğimiz şey baskı
unsurunu ol oluşa E gidebiliyor gibi
düşünüyorum ama işte o insan olmanın özü
zaten bütün çelişen nokta da o bir
taraftan kendini devam ettirmek üzere
kurulu bir sistemin var bu sistemi Sen
seçmedin evrimsel olarak mutasyonla
gerli noktada Hani ki geldiğin noktayı
son zannediyorsun Ama dünyanın bütün 4
milyar yıl ya da daha uzun hani tam
aşağı yukarı söylüyorum E yıllarına
baktığın zaman hani işgal ettiğin dönem
çok düşük anlatabiliyor muyum ve büyük
ihtimal Senden sonra da bir şey olacak
önce de çok daha uzun yaşamış varlıklar
var O açıdan da baktığın zaman çok
önemsiz bir noktaya gidiyor bir taraftan
Aslında çok önemsizin ama sistemin seni
önemli hissettirmek üzerine kurulur
yoksa Çünkü yaşayamazsın anlatıyorum
Dolayısıyla kendinden sürekli kaçmaya
çalıştığın ama kaçamadı kendini
dizginlemek uğraştığın çok yorucu bir
varlık olduğunu düşünüyorum insanın yani
hani düşüncelerini kontrol etmek
arzularını kontrol etmek Az önce sordum
Ya kafanda ahlak ahlaksız bir görüş
geldiğinde bunu eyleme geçmediğinde
toplum tarafından hani çok iyi
gözüküyorsun belki beyninde çok sapık
düşünceler var anlatabiliyor mu Yani
aslında o kadar da iyi değilsin ya Tabii
canım Zaten frens olarak Tamam ama işte
bu düşüncelerin var olması oluşabilmesi
eee bir türlü
aranamıyor öbür türlü zaten hani yok Art
işte yon ke gibi tiksintiye gidebilirsin
Aslında B Ben de biraz o kapıyı açtı Bu
kitap ben onu söylemeye çalışıyorum hani
yon K'nin gittiği o insan tiksintisi ve
ben bitki olayım harç olayım da insan
olmayayım noktasına gidiyor ya hani o
tiksinti aslında erişmesini anlayabildim
kitapta Çünkü hakikaten çok irdeledi
zaman yani niye bana bu düşünceler
geliyor Yani ben derken ben değil Burada
genel konuşuyorum ama Eminim bana da
geliyordur Hani Niye bu düşünceler
geliyor niye böyle hissediyorum niye
böyle düşünüyorum Niye bu düşünceye
sahibim dediğin zaman sonu gelmiyor
sorgulamanın bu sefer sorgulamayı
bırakıyorsun O da zaten kendini uyutmak
oluyor son şey herhalde son doğru gel
Eee son bir böyle küçük kapı açacağım
Ondan sonra da reek arkadaşlara da
teşekkür edip kapatacağız nesle eğilimli
Ontoloji diye bir kitap vardı
Eee Graham neydi fuller mı Evet yok
Graham başka bir E neyse Sonuç olarak
şey de şimdi temel Hani Fizikle ilgili
zamanına baktığımız zaman da işte çok
tartışılıyor ya kuantum fiziği sonrası
işte zaman Aslında ilüzyon mu değil mi
bilemiyoruz çünkü ama biz bunu
kullanıyoruz Biz bunu aslında bir
şekilde e inşa etmişiz geri demişiz
ileri demişiz vesaire belirli ölçümler
yapmışız Bununla aynı konumlandırma
hacim kaplaması gibi Eee Dolayısıyla Biz
burada ileri geri vesaire derken hani
senin söylediğin gibi öyle bir yerde
konumlanıyor
Eee ve bunu ancak koordinatını vermek
için zamanı kullanıyoruz Eee şimdi bu
kadar Aslında nesnel baktığımızda
insanın yavaş yavaş dışarı çekildiği
duygularından arınmış Eee şeylerle
ilgili uğraştığımız şeylere
Eee küçük cisimlerle uğraşmaya
başladığımızda fizik sonra kimya
biyoloji
Eee nesne eğilimli ontolojide de şu
vardı Duygulardan arınmış bir şekilde
nesnel olarak gerçekliklere bakmaya
çalışma Aslında Doğa bilimlerine çok
yakın bir uğraştı ya bu insan evrimsel
olarak bunu yapamıyor ya şu anda Eee
böyle bakamıyor ve bu Belki de Senin de
söylediğin gibi biyolojik hormonal
kimyasal ve fiziksel Dolayısıyla
doğamıza
ters bunu aşabilir miyiz Sence uzun
vadede Eee Biliyorum çok zor bir soru
teknolojik olarak açmaya çalışıyoruz
algoritmalarla algoritmaların duyguları
yok Ama orada da verdiğin bilgi duygusal
olabildiği için Eee gene problem
yaşanıyor o da bana şeyi götürüyor
matematiksel imha silahları Katy on
Yalın kitabı seninle yaptığımız iki tane
yayın vardı tabii Algoritma kendini
geliş iyileştirdik çe E bu bugları
çözdükçe belki oraya varabilir ama konu
gene nereden bilgiyi çektiğine göre
değişiyor Çünkü bilgiyi çektiği yer gene
subjektif insanın ürettiği bir yer Evet
ya da a robobot gibi En sonunda bu
insanlar zararlı diyecek öldürecek falan
değil mi zaten o hep Terminatör dür ya o
hep aynı yere dönüyor ama zaten program
özetle bir noktada olmadı bu yani
kitabın düşündürdüğü şey zaten o yani o
tiksinti boyutu Hep aynısını söylüyorum
ama o çok sembolik bir şey yani ağaç
olayım Ama insan olmayayım
ya Son Nokta Bence teşekkür ediyorum
kitapı iç ben çok teşekkür ediyorum Hang
kangın Diğer kitaplarını da tavsiye
ediyorum veda etmiyorum en son
Yayıncılık etiketiyle çıktı o da
tarihsel romanlarından biriydi yas
edebiyatıyla teşekkür ediyorum benim
söyleyeceklerim bu kadar bu Ben teşekkür
ederim Bayağı Aslında söyleşi tadında
birbirimizle tartıştığımız bir yayın
oldu o açıdan Ben zevk aldım Umarım sizi
de düşündürebilir haftaya Yeni bir
programla karşınızda olmak üzere hoşça
kalın

[Müzik]
Hoş geldiniz arkadaşlar. Merhaba
efendim. Merhaba.
YouTube'un
ne bileyim tek edebiyat kanalı
Cençisaş'a hoş geldiniz diyelim. Tek tek
demek biraz iddialı oldu ama anladınız
siz. Hoş geldiniz efendim.
İyiyim Zeynepciğim. Sen nasılsın? Cosmic
Writer hoş geldin. Cem hoş geldin. Şeyma
Hanım hoş geldiniz.
Goodilse bakarız. Barış hoş geldin.
Bugün böyle bir konu aklıma geldi.
Önceden videosunu yapmıştım bunun.
Sevdiğim kitapları gelen kötü yorumları
okuyorum tarzında. Bunu bir yayın olarak
yapmak istedim.
Hocam bir ara Türkçele çeceğim artık.
Kozmik yazar olmak istiyorum. Hoş geldin
kozmik yazar.
Eee, bakalım nasıl olacak. Bu yayında
sevdiğim kitaplara gelen kötü yorumları
veya kötü incelemeleri
değerlendireceğiz. Bakacağız. Eee, 1000
kitap goodre gibi sitelere bakacağız.
Hashtaglam yok.
Meral Hanım hoş geldiniz.
Bakalım insanlar
ne tarz edebi metinleri, ne tarz
yorumlar yapıyor. Şimdi ben edebiyat
zevkine her daim güvenen biriyim hocam.
Eee, benim beğendiğim kitabın kötü olma
ihtimali yok. Bu kadar da iddialıyım bu
konuda. Zaten bilen biliyor. Ben kötü
kitap, dandik kitap önermiyorum.
Kendimi de pazarlayayım bir yandan.
Ben bir kitabı beğeniyorsam mutlaka
iyidir. Biraz toplanalım bakalım.
1000 kitap kitlesi beni çok korkutuyor
ya. Bayağı toksik bence. Ben
kullanmıyorum uygulamayı. O yüzden bir
şey söyleyemeyeceğim. Eee, yıllar önce
kullanıyordum.
Sonra 1000 kitap şeye dönmeye başladı.
Böyle Tinder eee, ne bileyim işte
Instagram ama Instagram böyle alt
katmanları halini düşünün. Instagram,
Entel Ferud'un spawnerı. Hepsi böyle
birleşip 1000 kitabı oluşturmaya
başladı. Eee, bilmiyorum. Oradaki
kullanıcılarda şu var. Sadece onlar
edebiyat konuşmalı. Sadece onlar
edebiyatın derinliklerine inebiliyor
olmalı.
Onlardan başka kimse edebiyat
konuşmamalı gibi bir yaklaşımları var
büyük bir çoğunluğunun. Eee ve o kadar
şey ki mesela eee ne yazık ki
ayet hadis paylaşıyorum o boyutunu zaten
saymıyorum.
Şöyle bir sıkıntı var. Mesela adam
okumuş bir kitabı tamam mı?
direkt yazmış ki kitap [&nbsp;__&nbsp;] gibiydi.
Hiçbir şey anlaşılmıyor. Şimdi bir
okuyucu o şeye girdiği zaman hocam eee
siz deyin adını
siteye girdiği zaman ve o şeye baktığı
zaman
o kitabı kötü kabul ediyor.
O da bilmiyorum. Kur'an'a verilen puan
9.6. İncelemesi var mı acaba?
inceleme yapmamışlardır ki
ya. Ben genelde şey yapmıyorum. E 1000
kitap kullanmıyorum. Cem'in dediği gibi
işte not defteri olarak belki
kullanılabilir opsiyon. Ben defter
kalemden devam çok alıştığım için
herhalde defter kaleme birazcık daha
seviyorum ama onun dışında da çok da
umrumda değil açıkçası yani. Switch hoş
geldin. Çoğu kitap kanalının
kullanmasının nedenini de söyleyeyim
size. Niye 1000 kitap veya Goodrisk
kullanıyorlar? Çünkü oradan şey
toplayabiliyorlar.
Eee, takipçi toplayabiliyorlar. Bir ara
çok ısrar ediyordunuz bana. "Aç abi, aç
abi, aç abi diye. Kitap incelemelerini
görelim vesaire gibisinden. Ben anlık
kitap incelemesi yapmayı sevmiyorum
arkadaşlar. Üzerine çalışılmış inceleme
yazıları yazmayı daha çok seviyorum.
Onları da Mokit'da falan paylaşıyorum
genelde işte
hani e oturup şey yapmasın, yapmayı ben
pek sevmiyorum ya. bir kitabı okudum
işte yorumlayayım, anlatayım bir şeyler
aklımda ne kalmış vesaire gibisinden ya
üzerine çalışıp öyle bir inceleme yapmak
istiyorum ve buna her kitap müsaade
etmiyor. Her kitap öyle bir şey sunmuyor
size. Bu şekilde Switch hoş geldin.
Hoş geldin. Tam gerine. Teşekkür ederim.
Sen nasılsın?
Muhtemelen muhtemelen. Dur bakalım mı?
Kur'an-ı Kerim kitap yorumu. Merak
ettim.
Kolektif yayınlarından olan 9.9
vermişler hocam. Dur açayım size de.
Ehram ver.
düşük puan veren yok.
Kur'an-ı Kerim Haz Muhammed Aley
aleyhisselam'ın
sallallahu aleyhi ve sellem olacak o.
aleyhisselam olmaz. 22 yıldan fazla
süren 610 632 peygamberliği zarfında
aldığı vahiy ihtiva etmektedir.
Hz. Muhammed'in
sav yapın şunu Allah aşkına ya. Öf. Biz
mi öğretelim bu saatten sonra?
Peygamberliğin
ilk önem.
Bir de hitap ederken radıyallahi anh
demek daha doğru.
eee dönemlerinden beri Kur'an
Müslümanlar tarafından yalnızca ilahi
kelamın yaşanan tarihe bir müdahalesi
olarak değil aynı zamanda ibadet ve
tilavet kitabı olarak telakki edildiği
için inen ayet ve sureler Hzreti
Peygamberin gözetimi altında büyük bir
titizlikle kayda geçirilerek geniş
kitlelere intikal ettirilmiş ve sürekli
okunmuştur. Hatta Müslümanlar arasında
gelen vahiyleri gücü nispetini
ezberleyenlerin yanı sıra kendisi için
özel musaf yazan sahabilerin bulunduğunu
biliyoruz.
Garip.
İlginç şeyler.
Masalcı aramıza hoş geldin.
Çok sardı. Devamı gelsin diye bir şey
ver
olsun. Tam gerine hoş geldin.
Teşekkürler. Küçük şair
sallallah vesselam ve bir aleyelam.
İkisi de doğru. Şöyle doğru değil.
Sahabilere de as yazabiliyorsun ya. Ya
peygamberle sahabilerin hitabında bir
farklılık olması lazım. Bir devlet
yöneticisi o canım. O yüzden s a v doğru
olan makbul olan ya da radıyallahu an
doğru olan
onun şeyleri var usulleri var. Hoş
bulduk efendim demiş. Teşekkürler yıkım.
Hoş geldin. Devam edelim. Şey
şeye yazdılar mı acaba bu devamı gelsin
muhabbetini? İncile veya Tevrat'a bir de
onlara bakalım mı?
Kesin yazmışlardır bu arada. Tevrat
yazalım.
Kitaplar, kitaplar. Şafak 1 ol diyelim.
6.1 vermişler Tevrat'a. Ne diyorsunuz
hocam?
Tevrat niye beğenilmedi acaba?
Tutmamış mı? Tövbe ya.
Tevrat bir insan niye kötü yorum girer
ya? Kutsal kitaba.
Öncelikle bize ilk öğretimde öğretilen
ortaokulda öğretilen Tevrat'ın böyle
olacağını düşünmemiştim. Halbuki
bildiğin kronolojik bir tarih kitabı.
Ulan Musa'ya inandığımız kitap Musa'nın
hayatı lan. Neyse önce bir özet geçeyim.
Sonra kitabın eleştirisini anlatacağım.
Kral kitabın eleştirisini anlatmamış.
kitabın özetini yazmış sadece kral ya.
Gerçekten böyle insanları seviyorum.
500 küsur sayfa okudum. Daha fazla
dayanamadım. Kitabı yarım bırakıyorum.
Okumaya devam edemedim. Okuduğum yere
kadar onlarca kez öldürün emri veriyor.
Kendinizden olmayanı öldürün. Hata
yapanı ve itaat etmeni taşlayın gibi
onlarca yerde emir var. Affetmek,
bağışlamak, hoşgörü yok. Merak
ediyordum. Okuma amacım Kur'an'la
aralarındaki benzerlik ve inanç
sistemleriydi. Okuyamadım. Bundan sonra
incili okuyacaktım. Bıraktım artık
okumam.
Daha önce diğer kutsal kitapları da
okumuş biri olarak çok net ifade etmek
istiyorum ki işlerinde bana en akla
uygun gelmeyen Tevrat oldu. Akla uygun
din olmaz zaten.
Dinin işlevi akla uygun olması değildir.
Kitabın ilk 4 sayfasını okuduğunuz bir
kutsal kitap değildir. Roman olduğunu
fark edersiniz. Kutsal kitaptan insanlar
ne bekliyor? Ben çok merak ettim şu anda
buna. Bir kutsal kitabı okurken mesela
ne istiyorlar? Ne bekliyorlar? Mesela
hani hepsi demiş ya bir hikaye anlatıyor
bu veya bir peygamberin başından
geçenleri anlatıyor falan. Hani ne
anlatsın mesela? Hani
niye bunu eee ne olması lazım bir kutsal
kitapta mesela hani
hoş geldin düşünüyorum. İçinden
peygamber hologramı çıksın istiyor. Ben
anlamadım ab. bir dini metin işte bu
hani
kutsal kitap tabii ki de bir kutsal
figürün başından geçen olaylar
anlatılacak. İncil de böyle, e Kur'an-ı
Kerim de böyle. Yani bu ol yanlış bir
şey değil ki. Mesela mitler de öyle hani
mesela siz niye mitlerde bir eee
kahramanın başından geçenleri insan şey
söylüyor mu mesela mitolojik metin
okuduğu zaman. Ya bu ne böyle? Bir tane
kahramanın başından geçen malzemed şey
malzeme diyorum maceraları okuyoruz.
Böyle mit mi olur falan diyor musunuz
mesela? Böyle
ne yapacak? Anekdotlar aracılığıyla size
ahlak nedir, doğru nedir gibi kavramlı
soruların tanımlarını verecek. Yani
ileride de kuantum fiziği teoremi vermek
zorunda değil.
Ya garip bir insanlar ya. Bilmiyorum.
Akla uygun.
Kutsal kitap ne mesela? Mısır kitabı mı
akla uygun olan?
Kutsal kitapları benim yaptığım bir
tanım var. Yaşam kullanma kılavuzu.
Bitti.
Perekin de herhalde öyle bir romanı var.
Ben öyle söylüyorum.
Abi geçen bir kitap okudum artık
kalanlar diye anlamadım pek. Deli gibi
bir adamı anlatıyordu. [&nbsp;__&nbsp;] gibi kitap
ya. Okunur mu?
Neyse hadi
bu arada sizin istediğiniz bir kitap
varsa kötü yorumlarını okuyabilirim.
Merak ettim. Mesela arkama bakıyorum.
En en sevdiğim mesela kesin okunması
gerekiyor dediğim bir kitap. Ne var
benim chat? Siz söyleyin
ne var benim böyle kesin okunması
gerekiyor dediğim bir kitap ketebe
küçük prens hiç söylememişimdir ya
tutunamayanlar bakalım tutunamayanlara
ketebe 8.6 almış tutunamayanlar
kaç okumuş onu merak ettim 70.8000 8.000
okunması var.
Normal.
Bakalım.
İncelemeler düşük puan.
Bakalım.
Dur. Şey açık mı? Tamam. Bu kitabı
okumadan önce kitaba hazırlık olsun diye
Oğuz Atay'ın korkuyu beklerken kitabını
okumuştum. Kitaba ilk olarak ilgiyle ve
merakla başladım. Başlangıçta o kadar da
sıkıcı değilmiş diye düşündüm. Daha
sonra kitaptan soğumaya başladım.
Kitabın ortalarında yaklaştığım zaman da
amacım kitabı bitirmek oldu. Yazarın
beni daha anlamlı bir sebeple kitaba
bağlamak için sonuna kadar fırsatı
olmuştu.
Çok içselleştirmiş yani şey düşünüyor
değil mi? Ulan kitap yazacağım da üf
okur nasıl tutabilirim ben bu kitabı
işte falan diyor. Oğuz atanız artık
fazla iyi niyetli olup değer görmemek
insanların çoğundan farklı ol ve onlara
uyumlu olmamak. Kimlik bunu vesaire
bunlardan bahsediyor. Yetenek var mı?
Evet var ama daha iyileri de var.
Özellikle puan kırmama sebep olan
rahatsız olduğum yerlere değinmek
istemiyorum çünkü bilmiyor. Çünkü
okumadı. Kısaca şunu söyleyebilirim.
İnsan hayata tutunamayacak olsa bile
tutunamayışı asilcu olmalı.
Ha
şu tarz yorumlarda ben şunu anlıyorum.
Kitabı şunu söyleyemiyorlar. Yazar bu
kitabı benim istediğim şekilde yazmadığı
için kötü bir kitap yazmış. Bu şeyin
bağlamı bu.
Kitabı en çok yarım bırakanlar
bırakılanlar listesindenki başarısını
gayet iyi anlamamı sağlamış bulundu. 495
sayfasını okudum. Bu bitmiş zaten kitap
neredeyse. Kaç sayfad? 800 sayfa mı?
Eee, 600 sayfa mı?
Tamam. baskıdan baskıya göre
değişiyordur. Gerçi kitabın çok
beğendiğim tarafları da oldu fakat genel
anlamda çok biçimsiz yapısı ve karmaşık
üslubuyla dünseliyle konuşmalarının
olduğu bir bölümüne kadar okumaya devam
edebildim. Sonunda dayanamadım ve
bıraktım. Bu kitabı bitirmek bence büyük
çaba gerektiriyor. Kitabı sonuna kadar
okuyabilen arkadaşları tebrik ediyorum.
Kitabın değerli tarafları olduğunu
düşünüyorum fakat böyle aman aman
hayatımı kitabı yorumu yapanların buna
ben de hiç katılmıyorum bu arada
kitaptaki karakterle aralığında özel bağ
olması muhtemel. Bu kitap hakkında diğer
arkadaşların yaptığı incelemelerde
kitabın zorla güzel tarafları sunmaya
çalışıyor gibi. Bence kitabın okuma
eldeşi olmayan yönleri diğer yönen
alıkça ağır basıyor.
Tutunamayanlar kitabı her satırında ayrı
bir düşünce, ayrı bir çıkarım. İşte
benim gibi düşünen biri var diyorsun.
Hatta benim düşünemediklerimi bir
düşünmüş. Kendini benden daha çok
ötelemiş. Zihninde daha çok görmüyorum.
Yalnız değilim diyorsun. Tutunamayanlar
olarak birbirine tutunuyorsun diye bir
puan vermiş.
Yazarın başka kitabını okuyacağımı
sanmıyorum. 200'ü geçti okudum sayfa
sayısı fakat boşa zaman kaybı. Nasıl
orada okunacak sesinde bir olur bir
türlü anlamadım. Yine de emeğine sağlık.
Benden geçerli not maalesef alamadı.
Kitabı da bir arkadaşıma hediye ettim.
Bakalım o nasıl bulacak. Olay örgüsünü
kuramadım. Sarmadı. Güzel bölümler var
kitapta. Okunur. Hikaye absürt. Absürt
falan değil. Absürt komediyile hiçbir
alakası yok hikayenin. Kurgu zayıf
değil. Şiir güzel değil. Shakespeare'in
şiiri o. İyi okumalar.
Bu ne hocam? Bir Allah'ın kulu da okuyup
yorum yapmamış.
Elkaris üzerine pek konuşamadım diye
edebiyat bilmiyorum tribine girmiştim.
Şimdi dehşet rahatlık geldi.
Monşer eltisce çeker aşağılıyorum.
Ya şimdi tutunamayanlarla ilgili en
büyük problem ne biliyor musunuz hocam?
Yani bak şimdi tutunamayanlar
en çok yarım bırakılan kitap lisesinde
olmasının sebebi şu. Geleneksel okuma
şekliyle o kitabı okuyamazsınız.
Geleneksel okuma şekliyle yües de
okuyamazsınız. Kayıp zamanın izninde de
okuyamazsınız. Yani bazı kitapları
bildiğiniz okuma yöntemleriyle
okuyamazsınız. Tutunamayanlar da
bunlardan biri. Eee o kitabın kendine
has bir okuma yöntemi var. O kitabın
kendine has bir kurgu şeması var. Yani
alışık olduğumuz işte giriş, gelişme,
sonuç, karakter gelişimleri, entrikalar,
işte ne bileyim birbirini takip eden
olaycıkların oluşturduğu ana olay gibi
formları tutunamayanlarda görmüyoruz.
Zaman kavramı farklı yorumlanmış. Aynı
kayıp zamanın izindeki Yürisest'teki ve
bilim birçok modernist metnindeki gibi
efendime söyleyeyim katmanlı bir yapısı
var. birden fazla konuya aynı anda
girmeye çalışıyor. Birçok farklı
edebiyat araçlarını kullanmış
anlatımında.
E yani okum yani kolay okunabilecek bir
kitap değil ki. Kaldı ki tutunamayanlar
kolay okunması için yazılmış bir kitap
da değil. Bu nasıl bir kıstastır? Hani
kol hiçbir yazar kitabını basit okunsun
diye yazmaz ki. Yazar sadece o.
Başka kitap bulun.
Filler Sultanı. Bakarız. Hadi bakalım
ona.
Filler sultanı.
Kırmızı sakallı topal karınca.
Bakalım.
Aslına bakarsanız kitabın konusu olsun,
vermek istediği mesaj olsun gerçekten
çok güzel ama sürekli karıncalar,
fiiller benzin.
Dilin yalın olmasına rağmen çok
sürükleyici değildi. Sürekli aynı şeyler
tekrar ediyor gibi geldi bana. Ve
gereksiz uzun kitap daha kısa olsaydı
gerçekten bir fable ya da masal kitabı
gibi daha az sayfalı ama yoğun bir
anlatım olsaydı
çok güzel güzel olurdu. Kitap 208 sayfa.
Ben 155'te artık dayanamayıp kitabı
bıraktım. Çok sıkıldım. Ya okumak
isteyen tabii içindeki mesajı çok güzel
ama belli bir süre sonra çok boğuyor
insanı. İlk başta kendime grow kitap
bitirmeye ama gerçekten dayanamadım.
Hop.
Tartışması Türk edebiyatının en en büyük
gururlarından birisidir. Yaşar Kemal
okuduğum her kitabıyla bir kez daha
ispatlıyor bunu. Kitabımız toplum
baskısını açıkça gözler önüne seren
masal tadında yazılmış bir roman.
Öncelikle şuna değinmek istiyorum.
Masallar dünyanın her yerinden zulüm,
eziyet gören insanların ölümcül öcünün
anlatımıdır. Bir nevi. Yo değildir bu.
Nereden uydurdunuz bu masal tanımını
mesela? Abi bu tarz bak tanımlar ufak
tefek tanımların ben çok takılıyorum.
Böyle bir masal tanımı yok mesela.
Masalın böyle bir işlevi de yok. Zulümle
eziyet görmeyle bir alakası yok ki
Masalın. Yani niye insanlar böyle tuhaf
tanımlara varıyorlar? Yaşar Kemal bunu
çok iyi bilen, benimseyen bir yazar.
Keza kitabında açıkça ve ustalıkla
işlemiş bunu. Ne alakası var Yaşar
Kemal'in bu kitabıyla? İşte Masal'ın
diğer dünyadaki toplumların işte
zulümleriyle bir yani şey anlamında
söylüyorum. Masal tanımıyla ne alakası
var? Adam vermek istediği mesajı
alegorik ve masalsı bir anlatımla bir
masal formunda vermek istemiş. Bunun
masal tanımıyla bir ilgisi yok ki.
Kitap bir distopya, bir masal. Diller
sultan kırmızı sakalı topal karınca bir
toplum distopya değil. Algorik anlatım.
Arayı karıştırmamak. Mesela hayvan
çiftliği de distopya değil. Algorik
anlatım bu. Her kitabın bir ayna olma
özelliği vardır. Hangi yöntemde, hangi
yılda olursak olalım gücü elinde
bulunduranların onu acımasız kullandığı
yatsınamaz bir gerçek. Romanda da
elinde. Bunu niye beğenmemiş ki?
Kitabı özetlemiş.
Sonra demiş ki, "Okuyun okutun." deyip 5
puan vermiş.
Buna kötü yorum gelmemiş hocam.
Yeterince popüler olsun. Yaparlar kötü
yorum.
Hocam ben efsane kitabına da bakalım
olur mu? Merak ediyorum insan ne
düşünüyor diye. Ben efsane kitabını ben
okumadım ki.
Gotik iyi yayınlar demiş. Hoş geldin.
Suç ve ceza bakıldım. Yok daha yeni
başladık. Selamlar. YKS önce YK sonra
yetenek sı derken uzun zamandır yoktuk.
Ne yapıyorsunuz? Teşekkürler Yank. Hoş
geldin.
Biraz popüler olsun. Kötülük miti var
abi.
Kötülük miti.
Masalla ne alakası var kötülük mitinin?
Masal tanımıyla.
He benim okuyun okutturun dediğim kitap.
Pardon özür dilerim.
Kafam orada kaldı.
Bakalım. Kötülük miti. Bunu çok
okumamışlardır ya.
82 kişi okumuş.
1000 kitap ne anlasın baksana. Okuyan 23
kişi ya inceleme yazan ik kişi var
zaten.
Onlar da sıçmış öveceğiz diye.
Philip co kötülük kavramına seküler bir
bakış açısıyla yaklaşarak benzersiz bir
yaklaşım sürüyor. Seküler bakış açısıyla
kötülük kavramına birisi yaklaşabilir
mi? Ben çok merak ettim.
Nasıl yak? Nasıl oluyor bu? Eee, bana
birisi kötülük kavramına seküler bir
bakış açısıyla bir yakla yaklaştım. Ben
çok merak ettim şu an şu kavramları eee
böyle tuz biber gibi kullanılması ben
çok bilmiyorum saçma geliyor bana. Siz
ne düşünüyorsunuz?
Kötülük kavramına seküler bir bakış
açısıyla yaklaşmış. Philip Col.
Seküler bakış açısı ne demek mesela?
Hani seküler ne demek mesela?
Yani
[Kahkaha]
abi bomba başka yemin ederim bomba tam
bomba ya hani
bomba ya başka hiçbir şey değil film koy
kötülük kavramına seküler bir bakış
açısıyla yaklaşmış
yani korkunç
kitabın anlattığı şey eee kötülük
mitinin özünde şu Şu
MIT kavramının
tarihsel süreçte gelişimini göz önünde
bulundurarak günümüzde bizim kendi
kendimize yarattığımız mitlerle beraber
kötülük, mitlerin içindeki kötülük
unsurlarının aslında günümüzde neye
dönüştüğünü vermeye çalışıyor. bir
sosyolojik inceleme yaptığı şey Philip
Col'un ama eee tam anlamıyla bilimsel
camiada kabul görmüş bir metin veya kişi
değil. Daha böyle hani eee spekülatif
yaklaştığını düşünüyor bilimsel camiye
ama bence önemli ve iyi bir metin.
İnceleme yazarken araya birkaç terim
sok. Millet anlama zaten taktiğim bu.
Evet bazılarımız anlıyor işte.
Hani yapılan şey bu.
Ha bak alttaki yorum daha iyi. Mesela
demiş ki uzun zamandır listemde olan
fakat yeni okuyabildiğim bir kitapla
geldim. Kötülük miti. İnsanlık boyunca
vazgeçemediğimiz mitlerin, masalların,
dinlerin kökeninde yer alan kötülük
kavramının politik, dini ve psikolojik
ve tarihi yanlarının incelendiği bir
derleme demiş. Bak çok güzel incelemiş
metni. Bu arkadaşa teşekkür ediyorum.
Yukarıdaki yok. Seküler bir bakış açısı.
Hani seküler bakış açısı dediği de şu.
Ötekinin şeytanlaştırılmasının
siyasi kimliği desteklemesi için nasıl
kullanıldığını göster. Korku cemaatleri
başlıklı bölüm insan olmanın anlamını
yeniden düşünmü sağlayan bir kitap.
Herkese öneriyorum. Ya seküler dediği
şey mi? Dinler üzerinden bunu yaptığı
yani inançlar üzerinden bu anlatımı
yaptığı için mi? Ya bir de şeyi
anlamıyorum ben. Din eleştirisi eşittir
sekülerizm. Sekülerizm bir yaşam tarzı
yani ya da bir bakış açısı ama bir ne
bileyim böyle bir şey değil ya. Her
yerde kullanılmasına gerek olan bir şey
değil. Her alanda ayrı ayrı
garip garip şeyler.
Başka ne var benim böyle kesin okuyun
dediğim kitap?
Kitap güzel.
Ne spekülatifi ya?
Orada bir seküler bakış açısı var.
Hay adam da çok da muhafazakar bir adam
aslında. Garip.
Betty Blue bugün
benim en sevdiğim metinlerden biridir.
Betty Blue Amerikan edebiyatına bilassa.
Bakalım.
Kitabı beğenmedim. Yarın bırakmak üzere
çok gidip geldim. Bence kitap 150
sayfada bitebilirdi ama bana çok durağan
geldi. Sürekli zaman ne zaman bir şey
olacak diye okuyup durdum. Okey.
Daha farklı bir şey bekledim kesindi ama
karşılaştığım şeyden de memnun
olmadığımı söyleyemem. Yeraltı edebiyat
deyince de daha sarsıcı şeyler
beklediğimden sanırım garip bir şekilde
kolay okunuyordu. Uzun süredir kitap
okumadığım düşünülürse 2 yıldır sınava
hazırlanıyorum. Yani bu süreçte okuduğum
kitapları kitap okuduğumdan bile
okuduğumdan bile saymıyorum. Geri
dönüşüm için hızlı bir başlangıç oldu.
Bu kitabın olayı bence anormal şeylerin
bir noktadan sonra o kadar güzel
normalmiş gibi yedirilmesi ki sizin
şaşıracağınız şeyleri okurken bile nefes
alma ritminizin değişmemesi. Ne övebilir
ne de gömebilirim. Aslına bakarsanız
hakkında bir şey düşünmüyor ya da
hissetmiyorum.
Bu yazardan başka kitap okumak isteyip
istemem de önemsiz gibi. Denk gelirse
okurum ama gelmezse aklıma da gelmez.
Böyle garip bir durumda bıraktı beni
kitap. Fena değildi. Az kalacak gibi ama
başka şeyler söylebilecek şey
bulamıyorum. Böyle bir kitaptı işte.
Bence hiçbir şey anlamamış okuduğumdan.
Ne diyorsunuz
chat?
Bence anlamamış bir şey. Hiç
anlaşılmayacak da bir kitap da değil bu
arada. Hani bayağı basit okunması.
Ve bir de insanlarda
eee
şöyle bir bakış açısı var. Ona hiç
dikkat ettiniz mi arkadaşlar? Bir metin
ne kadar zorsa, ne kadar okur düşmanıysa
o kadar edebidir. Hiç dikkat ettiniz mi
buna? Dili zor olan metin yüksek
edebiyat metnidir. Dili kolaysa edebiyat
değildir bakış açısı.
Ne diyorsunuz bu bakış açısına? Benim
hayatıma gördüğüm en saçma şey bu arada.
Hani kolay okunabilen kitap iyi edebiyat
metni değildir. Zor okunabilen kitap iyi
ok şey metnindir. Bazı kitaplar kötü
olduğu için de zor okunabiliyor. Mesela
örneğin Vedpad kitapları ha kötü olduğu
için okunmuyor mesela.
Yani şey gibi. E efendim Yülises mi daha
edebidir?
Steinbeck'in herhangi bir romanı mı daha
edebidir?
Yulises. Çünkü Yises'in dili daha
zordur. Ya böyle saçmalığı görüyor
musunuz?
Yani
saçmalığı görüyor musunuz?
Garip. Küçük İskender bakalım. Bak küçük
İskender'in
666'sı
şey olan
diyeceğimiz kitapları
666 var.
Ona şey kötü yorum girilmemiş.
Blues'a bakalım. A ona bakmıştım. Belki
yeni yorum gelmiştir.
En yeniler diyelim.
Bunları biliyorum. Başka ne var küçük
İskender'da? Erotika.
Ülkedekimize küçük İskender okumuyor mu?
366 okunma.
Kimse inceleme girmemiş küçük
İskender'e.
Yani övmüşler sadece
inceleme olarak alıntı girmişler.
Bakarız. Dur ben küçük İskender'a taktım
şu anda kafaya.
Ne var kitapları
burada?
Mesela en çok okunanlarda periler
ölürken özür diler var. Galile'nin
pergeli var. Gözlerim sığmıyor. Yüzeme
var.
En iyiler dediğimiz zaman
bunları geç.
İlk yayın ne varmış? Ruhtaki peri. Yeni
çıkanlar
falan.
Şuna bakalım. 1952 okuma.
Heh. Hazır mısınız?
Bir şiiri şiir yapan nedir? Bu konuda
akademik bir bilgiye sahip olmamama
rağmen çocukluğumdan beri şiir okuyan
bir insan olarak okuduğum şiiri
sorgulayabilirim diye düşünüyorum.
Anlattığı şeydir. Sorgulayamazmışsın.
Şiirin şiir yapan şey anlattığı şey
değildir. Önemli olan hissettirdiği
duygudur. Kullandığı imgeler
metaforlardır. Bir şiirde metafor ve
imge olmak zorunda değil.
Edebiyat tarihinde biraz geriye gitsek
ölçüsü uyağıdır.
Bu kitap ise bunların neredeyse
hiçbirini taşımaması ve düşüncelerimi
sorgulattı. İskenderin her ölürken
özürler metni metafor ve imce
barındırmıyor mu?
Vay anasını sayın yani imgeden
metafordur okunmuyor kitap neredeyse.
Sitede birkaç inceleme gördüm. Kitabın
puanı 7 küsurlardı. Fakat ben bu
kitaptan bu derece hazaldığını
düşünmüyorum. Ancak yarısına kadar
sabredebildim. Geri kalanını hızlı hızlı
geçmiş oldum. Yazar bildiğim bütün argo
sözcükleri kullanmış ve güzel bir
şekilde de hiciv sanatının ne güzel
kullanılabileceğini hepimiz biliyoruz.
Hiciv politik eleştiri yapılan veya
sosyolojik eleştiri yapılan şiir
türüdür. E illa da illa her içinde argo
olan şey hiciv olmak zorunda değil. Asla
anlamadığım betimlemeler yapmış ama yine
de bu bu kitap bir şekilde basılmış.
Benim mi anlamadığım şeyler var diye
düşünmedim değil. Muhtemelen bilenler
yeşillendirebilirler.
Kitaptan bana tuhaf gelen bu kitabın
genel havasının yansıtığını düşündüğüm
bir bölümü paylaşarak belirtmek
istiyorum. Kırlangıç geçmesiyle başlıyor
aşkın gözyaşları. Bir plastik misafir
öldürecek yunus balığını.
Şimdi şiir böyle alıntı alıntı okunmaz.
Bir bağlam ve bütün içinde okunur.
Kırlangıç geçmesi muhtemelen sonbahara
geçiş ve sonbahardan kışa geçmekle
alakalı bir eee söylem. Bir plastik
misafir öldürecek yunus balığını demiş.
Muhtemelen bağlamında yunus balığının
bir şeyi var.
Kategorisi var. Kırlangıç geçmesi
muhtemelen mevsim geçişine atıf yaptığı
bir şey. Aşkın gözyaşları dediği şeydi.
E İskender genellikle şiirlerinde
ayrılığı birazcık böyle kışla ya da
mevsim değişimiyle anlatıyor bu kitap
içinde en azından. Muhtemelen bununla
alakalı yani genel bağlamda ama şişirin
devamını atsaydı daha iyi
yorumlayabilirdim.
Okurken altını çizdiğim tekrar tekrar
okuduğum yerler olmuş. Olsa da bana
fazla hitap etmedi bu kitap. maalesef
şiiri okumayı çok seven birisiyimdir.
Ve bu kitabı da çok büyük hevesle
almıştım. Fakat beklentilerimi
karşılamadı. Sadece şiir içerikleriyle
değil, şiir düzeyine de bana hitap
etmiyor. Ayrıca şiirin içinde açık ve
seçik argo kelimeleri olmasına rağmen
argonun kelime anlamını kimse bilmiyor.
Onu fark ettim.
Argo e açık seçik şey değildir. Mesela
küfür etmek argo değildir aslında. Küfür
bir argo değildir. Argo ve küfür diye
geçer. O yüzden küfür ve argo başka
şeylerdir. Bazı şiirlerin cidden hiç
beğenmediğimi söyleyebilirim. Tek kitap
ile yazarı tamamen yargılayamayacağım
ama uzun bir süre yeni bir kitabına da
şans vermeyi düşünmüyorum demiş.
Galile'nin pergeli otobiyografisi zaten
direkt
kitap 80 sayfa olması ben çok yoruldum.
kez Küçük İskender kitabı okudum ve son
olacağına inanıyorum. Adam çocukluk
anılarını yazmış kitabın içinde. Sadece
zaten daldan dala atlıyordu. Kitabı
okuyorum uygulaması üzerinden okuduğum
için hatalı yazılmış ama sanırım
gerçekten daldan dala atlıyor.
Çok alışkınsınız lineer zaman çizgisine.
Biraz sorgulayın zamanı ya.
Einstein bile demiş bu ne?
Bilimsizliktir zaman görecelidir diye.
Kitabın 1K sayfasına girdiğiniz zaman
şöyle bir ifade var. Kitaba henüz
inceleme eklenmedi. Küçük İskender dolu
kültürlü bir şair. Dolu kültürlü bir
şair. Fakat o kadar bu kadar kültürlü
olması onu alıntı şairi olmaktan
kurtarmıyor. Eğer İskender'i gerçekten
anmak istiyorsanız şunları yapmanız
lazım. Bir bahsettiği olayları onunla
beraber yaşamış olmanız lazımdı. Böyle
imgeler kullanıyor ki dünyada bunu kend
kendinden ve olayı birebir yaşayan
insanlardan başka hiç kimse anlayamaz.
Bu böyle değil. Öncelikle anlatacağım
birazdan. Genel kültür küpü olmanız
lazım. Bir kelimeyle değinip geçtiği
olayları anlamak için her bir kelimenin
altında yatan tarihi felsefeyi ezbere
biliyor olmanız lazım ki bir daha okur
okumaz anlayabilesiniz. Bir şiiri okumak
ne kadar sürer? Birkaç dakika ama yok.
İskender anlamak istiyorsunuz her şeiri
belki günlerce sindirmeniz lazım. Çünkü
her bir kıtadaki
her bir düzeninin, her bir kelimesi imge
içeriyor. 10 satır şiir mi okudunuz? 5
adet 500 adet imge ile tokatlanmış gibi
falan filan. 4. Bütün bunları yapsanız
bile her kelimesinin biri ince olan bir
insanı anlamanız mümkün değil. Mümkün. O
yüzden o kadar okunmasına ve alıntı
yapılmasına rağmen bugüne kadar kimse
inceleme yapmamış çünkü kimse anlamamış.
Anlamak da mümkün değil zaten. Böyle bir
şeyler okumaya gerek yok. Önce birimiz
gidip özlü sözlerinin listesini çıkarsa
biz de sağa sola yapıştırsak yeterli.
Şimdi bir bu arkadaş şiir okumayı
bilmiyor diye kimsenin şiir okumayı
bilmediğini falan zannediyor. Yani bu
arkadaş
eee şiir okuma hakkında herhangi bir şey
bilmiyor diye herkes böyledir herhalde
diye düşünüyor.
Şimdi imge dediğimiz konu
eee şu salağı bir gönderelim.
Eee, sevgili Orhan Yenen, takipçilerini
buraya gönderip, eee, reklam yaptırtma.
Tamam mı? Git yazdığın kitapta ücretli
reklam yaptır. Mesela takipçilerini
buraya gönderip reklam yaptırtıyorsun.
Yaptırma hocam. Tamam mı? Rica ediyorum.
Teşekkür ederim. Ben yapıyor muyum bunu?
Mesela başka yayıncıların yayınlarına
takipçimi gönderip de Cenker Akista şu
videoyu yayınlamış. Girin izleyin
dedirtiyor muyum mesela? Bu ne kadar
yanlış bir şey
yani.
E ne oldu? Boş edebiyattan kitaptan
bahsediyorduk biz. Şimdi değere mi
bindik?
Neyse.
Şimdi imge dediğimiz şey şu değil. eee
metnin bağlamından çıkıp o metni
çağrıştıracak bir şeyler yazmak demek
değil.
Basit bir şey aslında. Atıyorum
kalem elimde tamam mı? şiir bağlamında
metnin metin bağlamında bu kalemi
çağrıştıran bir kurgu vardır muhtemelen.
O yüzden o kalem oraya girmiştir.
Sen bu kalemi çağrıştıran bir şey
yazarsın ve bunu imge deriz. Örneğin
mesela Edip Can Severi masada masaymış
ha isimli bir şiiri var. O şiir bir
aslında imge eee açımlaması için çok
müsait bir şiir. Çünkü çok sistemli imge
şeyleri var, yapıları var. Mesela orada
Elif Cansever diyor ki adam yaşama
sevinci içinde masaya anahtarlarını
koydu, bakır kase kaseye meyvesini
koydu, sütünü yumurtasını koydu diye
gidiyor şiir. Tamam mı? Şimdi biz
buradan anahtar deyince şunu biliyoruz.
O edebiyat geleneğinde anahtar
sembolizmi hayata yeni bir bakış
getirmek, hayata yeni bir eee
geçiş yapmak gibi anlamlara geliyor.
Bunu nereden biliyoruz? Edebiyat
geleneği diyoruz ya adı üstünde. Bir
edebiyat geleneği var ve edebiyat
geleneği akımlar oluşturulurken bunlarla
oluşturulur. O imge neyi karşılıyor?
İskender de bir edebiyat geleneği
içinde. Ha İskender karışık bir şair mi?
Evet. Ama imkansız mı ne dediğini
anlamak? Hayır. İskender eee mesela
Ahmet Haşim buna güzel bir örnek. Ahmet
Haşim şiirleri tam kapalıdır mesela. O
anlattığı şeyi anlaşılmasını istemeden
şiir yazar. Ama ona rağmen Ahmet
Haşim'in anlattığı şeyleri eee bir
şekilde çözümleyebiliyoruz farklı
yollarla, tarihsel yorumlarla. Yani şiir
çözümlemek sadece şey değil ki. Eee
şairi bilmeniz gerekmiyor ki. Şairle
birebir tanışmış olmanız gerekmiyor ki.
İskender anlaşılmayı arzulayan bir şair.
Şiiri bu yönde. E şimdi sen kalkıp
dersen ki bu şiir benim zekama zekama
fazla geldi.
Efendim bu şiiri ben anlamıyorum,
algılamıyorum. Bu yüzden de bu şiir
anlaşılamaz. Yine hep eleştirdiğim e
şeye geliyor. Fark ettiniz mi? Ben yap,
ben bilmiyorsam o şey yoktur. Ben
anlamıyorsam o şey anlaşılamıyordur.
Bir insan kendi algısı
eee yönünde bütün gerçekliği kurguluyor.
Bu tarz uygulamalarda benim en sinir
olduğum şey bu. İşte mesela hiç bilmeyen
biri bu incelemeyi gördüğü zaman e böyle
düşünmeye başlayacak ve böyle yaklaşacak
İskendere'e ve bu da bir önyargıya
sebebiyet verecek.
Bir de imge bu kadar korkutucu bir şey
değil arkadaşlar ya. İmgeye şiiri
komplike yapan şeylerden biri ama
sıralamaya koysak 50. sıraya falan
gelir. Şiirin daha komplike tarafları
var. Mesela insanlar sürekli YKS'de im
gece şiiri, im gece şiir de saçma bir
söylem var ya. İm gece şiir ne demekse
ya. Çünkü eee imgece şiir diyoruz ikinci
yeniye. Abi o kuşakta yani o yüzyıl
içinde imgeyi reddeden tek akım garip.
Hepsinde imge var. Hepsine imgece şiiri
mi diyorsun? Serveti funa da mı imgece
şiir diyelim mesela? Hani
YKS gerçekten sıkıntılı ya. Gerçekten
sıkıntılı. İkinciye niye imeci şah imeci
şehir demek de o kadar problemli bir
bakış açısı ki. Bir fasulye hoş geldin
ya. Bir tek garip akım var. O 100 yıl
içinde ya da o 25 yıl içinde ya da 50
yıl içinde
yani
imgeyi reddeden ki garip akımı da Orhan
Veli şiirlerinde de yer imgeye kayan
kısımlar var. Yok değil. Hiç yok değil.
E bu konularla Küçük İskender ve Orhan
Veli üzerine detaylı yayınlar var.
Onlara kanaldan bakabilirsiniz müsait
bir zamanınızda. Tam böyle detaylı tam
teşekkürlü incelemeler yapmıştım. Küçük
İskender ve Orhan Veli üzerine
şairi şair yapan bence orijinal imge
yapma. İmge yapma diye bir şey yok
hocam. İmge öyle bir şey değil
arkadaşlar. Siz imgeden imgeyi ne nasıl
yorumluyorsunuz? Nasıl? Ne az
zannediyorsunuz imgeyi?
İmge felsefenin bir konusu aslında.
Poetikanın bir konusu ya da şiir
felsefesinin, şiir sanatının bir konusu.
Doğrudan resimde de karşımıza çıkar.
Demin anlattım ya.
Şimdi bu sigaraya bakınca benim
çocukluğumla ilgili bir anım canlanıyor.
Şimdi ben sigarayı mı yazarsam siz o
anıyı anlayabilirsiniz? Anıyı yazıp
sigarayla bağdaştırsam mı
anlayabilirsiniz?
ikinci yayını olmayacaktı İskender'in
okuması yaparız yine de özellikle
İskender poetikası üzerine o yayını
yaptım. Yani daha anlatabileceğim birçok
şey var tabii.
İşte anıyla sigarayı anlatınca olmuyor
işte. Nasıl anlayacaksın? Anı sadece
bana ait. Ben sana anıyı vermişsem benim
kafamdaki anıyı nasıl ortaya
çıkartacaksın?
şair imgeyi
eee
gerçekleştiren
kişidir. Betimleme değildir. İmgecilik.
Betimleme başka bir şey.
İkinci yeni. Ha ikinci yeni yaparız
hocam. YKS tayfa doluyor ya. O çok
sıkıntılı. Kışın eee bu tarz yayınları
yapmak tam bir işkence.
Eee, kışın bu tarz böyle şiir, poetika,
inceleme yayınları falan yapıyorum. Adam
diyor, "Abi" diyor, "Çok uzun anlatmıyor
musun?" diyorum neden? "E soru çok
çıkmaz ki bundan di" diyor. "Benim bütün
moralim mahvoluyor sonra."
Sanki böyle YKS şey, eee, 3 saatte AYT
edebiyatının içinden geçiyoruz videoları
yapıyorum.
Ve her şairin farklı bir bakış açısı
var. Yani imgeye, şiire, onu ortaya
çıkartmak. mesele. İskender'in de şiire
bir bakış açısı var.
Bunun üzerine yazdığı kitaplar var bir
de. Yani bu ne edebiyatsızlıktır
gerçekten
hakkında fikir yürüteceğiniz bir şairi,
yazarı bence iyi tanımak gerekiyor.
Eee, sadece kitabını okumak da yetmiyor
bazen
yani. Ve birçok farklı şey yapı,
garip garip şeyler işte. Yeni gelen
arkadaşlar hoş geldiniz.
AYT edebiyat
bilmiyorum ben hiç anlamıyorum. Ben
geçen en sonki sınav soruları çıktığı
zaman, yayınlandığı zaman çözmüştüm.
Hayatımda bu kadar yanlış şeyi çok az
bir arada gördüm. Gerçekten ilgunç.
Mesela şey demiş.
Atıyorum aşağıdakilerden hangisi
eee işte ne bileyim tragedya unsuru
barındırmaz deyip geleneksel Türk
tiyatrosuna geleneksel Türk tiyatrosunda
tragedya yok ki barındırsın herhangi bir
tanesi gibi deneme sorusuydu. O
sıkıntılı yani.
Ve çok şey şaşırtmştı. Mesela şey demiş,
eee, bir tane deneme sorusu daha
görmüştüm. İşte aşağıdakilerden hangisi
şiirde imgeyi önceler? Tamam mı? Ama
imgenin türünü vermiş. Mesela Servet Fun
koymuş, fecrati koymuş. Birinci yeni
koymuş, ikinci yeni koymuş. Tamam mı?
Aralarından sadece ikinci birinci yeniyi
eleyebilirsin. Onun dışına gel hepsinde
imge var. Mesela
lise yazarken o derin bir hocam bunlar
emin ol derin bilgi falan değil.
1960'larda liselerde okutulan ders
kitapları var. Göreyim aklın kaçar.
Göstereyim aklın kaçar. Emin olun bunlar
derin bilgi falan değil. Bir dümdüz
yüzeysel bilgi bunlar.
Kayıp cennete bakalım. Haydi
kitaplar kayıt cennet John Milton
düşük puan verenler
aman Sühan dağında
Enver Gülsel tarafından Türkçeye
çevrilmiş Pegasus yayınlarından çıkma
bir eserdir. Pegasus da iyi çökmüş.
Adem ve Havva'nın cennetten kovuluşuna
şiir biçiminde anlatılıyor. Kitabın
devamı olan ve cenneti elde edişini
anatan Cennet Yeniden adlı eseri de var.
Kitaptaki öykü klasik Hristiyan
teorisinden bildiğimiz Havva'nın
yılan biçimindeki şeytan tarafından ve
Adem'in de Havva tarafından kandırılışı
üzerine kur bu Tevrat'ta geçer burada.
Hristiyan teolojisinde değil üzerine
kurulmuş. Ancak bunu evrenin
yaratılışından başlatmış. Genel olarak
Adem ve Havva'yı aç gözlülük
ve ilk günah ile suçluyor ve dünyaya
gönderişinin ardından Mesih'in
fedakarlığından kısaca bahsediyor.
Kitabı çok sevmedim. kötü bir incil
okuyormuş gibi hissettiriyor. Bu nedenle
dikkatimi çeken ve okumaya devam etimin
nedeni bazı isimler şeytanın konuşmaları
garip bir şeytan karakteri çiziliyor ve
toplumsal cinsiyet bağlamında Havva
karakteridir.
Bu kitap kaç yılında yazıldı
bakalım.
15. yüzyılda yazılmış bir metnin içinde
toplumsal cinsiyetin ne işi var?
Konuştuğunuz konuyu bir bilin artık ya.
15. yüzyılda toplumsal cinsiyet
kavramının yeryüzünde ne işi var?
Bu ne sosyoloji eksikliğidir?
[Kahkaha]
Hocam bak aynısını şeyle de yaş şeyde de
yaşamıştık bir dönem. Birisi sormuştu
abi Sümerler Sümer Sümer Sümerlerde
milliyetçilik var mıydı? Ben de yoktu
demiştim. Nasıl yoktu
demiştim. Hocam milliyetçilik kavramı ne
zaman ortaya atılmış bir bakar mısın
dedim. Sonra gelip özür dilemi işte.
Yani şu kavramları geriye dönüp
kullanmayın artık. Rşidş.
Tamam mı? 15. yüzyılı yazılmış bir
metnin içinde toplumsal cinsiyet
bağlamında bir şey bulamazsınız.
Öyle bir bakış açısı öyle bir şey yok.
Zihniyet yok yani. Üzücü ama gerçek. E
öyle bir zihniyet yok henüz.
E diyeceksiniz Wolfsoncraft
e kadın haklarının gerekçelendirilmesi
eee kitabında da mı yok hocam? O
toplumsal cinsiyet rollerini e anlatan
bir kitap değil o.
Hukuk nazarında bir eleştiri ve istek,
bir şey inceleme.
Orhun kitabelerinde sosyalizm isler ve
ona dönüyor işte yani
Adem'le Havva hikayesi ve Lilit'in
hikayesi zamanla tabii feminizme eee
giriyor. Ama şunu da belirtmem lazım.
Virginia Wolf'ün
kendine ait bir oda isimli metninde
Afroben diye bir hanım geçer.
Eee onun o tarz metinleri olduğu
söyleniyor. Ama şunu unutmayın.
Ana akım içindeki kayıpçenin ana akım
dönemi içinde ana akım bir metindir. Ana
akım metin içinde şey e motiflerden biri
değildir. Toplumsal cinsiyet.
1K'daki insanlar inceleme ile kitap
özeti arasındaki farkı bilmiyorlar. Özet
yazmayı inceleme sanıyorlar ne yazık ki.
O onun kaynağı ne biliyor musun?
Eee, tamamıyla aslında eğitim
sürecimizle alakalı. Biz çocukken şöyle
bir ödevimiz vardı. Hatırladınız mı?
Hoca bize kitap okuturdu. okuduk mu
okumadık mı kanıtlamamız için o kitabı
anlatmamız gerekirdi, özetlememiz
gerekirdi. E oradan gelen bir şey yani
içten çoğu insan kitabı okuduğunu eee
göstermek için özetlemeye giriyor. Ama
özet önemli bir şey değil. E ki birçok
kitap özetlenmez mesela. Nasıl
özetleyeceksin abi? Atıyorum Nietzsche
bö böyle sordu zer düştü. Nasıl
özetleyebilirsin mesela? Hani veya kayıp
cenneti nasıl özetleyeceksin mesela
gibi gibi.
Bakalım başka ne var?
Bir de şey tiplerini anlamıyorum. Mesela
kitap hakkında hiçbir düşünce
belirtmiyor. 2 puan veriyor ama sadece
böyle bir şey de var. Kitabın ana
düşüncesini, ana fikrini, ana
düşüncesini bir cümleyle yazın.
Onu ben şeyde yapmıştım.
Eee,
Zerdüş'te bakalım.
Böyle söyledi Nietzse.
Heh. Olmaz mı?
Ay Taha burada olsaydı keşke.
Fazla şiir şişirilen kitaplarda bugün
böyle böyle buyurdu Zerdüşt. En çok
okunan ve en çok sevilen. Bu arada şeye
bakayım he. En çok okunan ve en çok
sevilen en çok baş ucu kitabı yapılan
falan filan. En çok da yarım bırakılan
kitaplardan olması gerçeğini unutmamak
gerek. Tutku yayınevinden okursan normal
moruk bu.
Hassasiyeti din olan insanların rahatsız
olacağına inanıyorum. Her sayfada bir
ümit üst insanı ararken Rabbe yaklaşacak
derken tanrısızlığın kibriyle daha da
battı diyebilirim.
Kitabın neresinde anlatılıyor bunlar?
Ben çok merak ettim kitabı şu anda ya.
Hani hayatımda hiç böyle söz Zerdüç
okumamış gibi hissediyorum şu anda
kendimi. Tanrı'yı bu kadar iyi bilip
itaat etmekten bu kadar kaçınmak da
nasipsizliğin çok güzel bir
Aynen. Niç onu anlatmak istemiş. Tanrıya
itaat etmezseniz sonunuz zerdüş gibi
olur.
Kendi gibi olmayan, kendi gibi
düşünmeyen, inanmayana saygı
duyulmamasını meşrulaştıran bir kitap.
Lütfen oyuna gelmeyin. Nietche de
kimmiş?
Pardon. Nişe de kimmiş? Öyle yazı öyle
okunmuş. Öyle yazılmış hocam. Nişe Nişe
de kimmiş? Tekrar tekrar dile getirip de
içselleştiremediği dünyanın derinliği.
Bire bireye tevazuyu öğretemiyorsa
üzerine fazla konuşmaya gerek yok.
Haklıymış o kadın. Zerdüşt Efendi hani
sana yaklaşmaya çalışan çocuğunu senden
uzak tutarken bu adamın gözleri çocuk
ruhlarını yakar demişti. Üst insanı
arayanlar müjde. Kur'an diye bir kitap
gelmiş yüzyıllar evvel. Onu tarif
ediyor. Yo
Kur'an madem üst insanı tarif ediyor,
niye Haz Muhammed'i getirmiş?
Bir de üst insan o demek değil.
Evet. Düşünün, akledin, arayın ki
bulasınız ve okuyun o kitabı ki üst
insan olasınız.
Abi bu özgüven harika bir şey. Yahudi
İsa pek erken öldü. Eğer benim yaşıma
kadar yaşasaydı tebliğini geri alırdı.
Geri alacak kadar asildi." diyen Zerdüşt
gerçekten İsa Aleyhisselam'ın tanısaydı
bu fikirlerinden cayacak kadar asil
miydi bilmem ama yolu iyilere çıkmamış.
Bes belli. Şu şişirilmiş felsefe
kitapları iyidir. Ben de beğenmeyelim.
Beğenmeliyim algısından en çok okunulası
filozof Frederich Nietzs algısından
kurtulması dileğiyle. Bayağı şey nefret
etmiş Niçe'den
yani
bayağı bir böyle hani
ya muhtemelen eee
kilise bile döneminde Nietche'den bu
kadar nefret etmemiştir. Hani kilise
bile bu kadar nefret etmemiştir. Nişe
lok çalışmaktan çok geç kalmışım. Hangi
kitaplar geçti kim bilir ya? Tutku
Yayınevi. İşte Tutku Yayınevinden
okuyunca böyle oluyor hocam yani. Keşke
bu düzgün yayınevlerinden okusalar.
Allah'ım ya rabbim ya.
Abi yayınev ahlak mı? Ahlaklı bir iş
olmak zorunda ya gerçekten. Bak
kitap neredeyse. Ha bir tane daha var.
Kitap Nietzsche'ye karşı, neredeyse
Nietche'ye karşı beslediğim bütün olumlu
düşüncelerimin silinmesine neden oldu.
Kapağında Nietche'nin adını çıkarın deli
saçması der. Kimse almaz içinde 3 be
tane güzel aforarizma var. Hepsi o
kadar. Tüh ya. Daha fazla olsaydı.
İncelememi beğenmeyenler. Nietche'nin
nasıl büyük bir dahi olduğunu iddia
edenler bu kitabı tam olarak hangi
kısımlarında bu dehanın ışığını
gördüklerini açıklasınlar.
Yung var işte bayağı büyük bir metni
var. Zerdüştü üzerine oku.
Ainesi iştir. Kişinin lafa bakılmaz. Bu
eserine baktığımda beklediğim bulamadım.
Belki diğer kitapları iyidir ama bu
değil.
Anladığım şey şu benim. İnsanlar felsefe
metni okumayı bilmiyorlar.
Felsefe metni nasıl okunur? Felsefeye
nasıl başlanması gerekiyor isimli bir
video yükledim bugün. Küta sosyali.
Buradan da reklam geçmiş olayım. Eee,
şey yapabilirsiniz.
O videoya bakabilirsiniz. E, ben Deniz
çektim bugün o videoyu. Bakabilirsiniz.
Ufak bir rehber videosu hazırladım. O
kit sosyalde duruyor.
Hayır, insanlar metin okumayı bilmiyor
bence. Ya ne bileyim bir filozof niye
metnin beğenilsin gayesiyle yazmış olsun
o metni. Hatta çoğunda edebiyatçılar
bile onun için yazmaz. Bu okurların
uydurduğu bir mitoloji.
Yani
bir de niceche bir şey değil arkadaşlar.
Peygamber değil. Üst insan öğretisi
diyorlar ya. Şimdi öğreti deyince
insanın aklına bir din geliyor. Nietche
bir peygamber veya bir alternatif din
oluşturmuş biri değil ki.
Yani
öğretide bulunsun bilmem ne. O öyle bir
dille yazılmış. Bir de Zerdüş gerçek bir
peygamber. Bilmiyorum acaba insanlar
bunu biliyorlar mı? Bir de o var. Hani
bu ne felsefesizliktir?
İnsanlar acaba biliyor mu Zerdüştün
gerçekte de bir peygamber olduğunu? İşte
Avesta diye bir kutsal kitabı falan
olduğunu
merak ediyorum. Hatta Zerdüş Tilik diye
bir din olduğunu falan.
Bir de o var. boyutu var işin.
Yani
garip. Belli bir cenah Nietzsche'yi
Müslümanmış gibi anlatmaya çalışıyor.
İşte Nietche'nin Deccal diye bir metni
var parantez içinde. Hristiyanlığa
lanet. İşte Nietzsche Hristiyanlığı
reddediyor da efendim işte şeyi
İslamiyet'ti reddetmiyor bilmem ne.
Hatta Nietche'nin işte mektuplarından
birinde yazıyormuş bu. Eğer bir dine
inansaydım kesin Müslüman olurdum.
Bayağı bunu akademik camiada
yayınlamışlar bir ara.
falan tuhaf tuhaf bakış açıları.
Allah Zerdüşte bir peygamber göndermedi.
Hocam ne diyorsun? Bir de sen İranlılara
sor.
Bir de sen İranlılara sor.
Şeyh Pir gibi mi yani?
Ya o şey hocam ya hani bilmiyorum
insanlar zevk mi duyuyor bunlardan? Ben
çok merak ediyorum bu anatomiyi. Yani
var olan bir bilgiyi yokmuş gibi. Mesela
şey muhabbeti de öyle. Shakespeare
aslında yaşamadı.
Abi onunla ilgili video hazırlayacaktım
tamam mı?
Ulusal kaynaklarda Shakespeare'in imzası
olan 1000 tane eee senet yayınlamışlar
ve halka açık bunlar. Shakespeare'in
kendi üzerine aldığı bir evi var. Onun
şeyi var, tapusu var. Adamın imzası var
üzerinde.
Gösteriyorsun adama. Bak diyorsun burada
ulusal kaynaklarda var. Shorts olarak
yayınladım sonradan. Gerek duymadım uzun
bir video çekmeye öyle bir konuya. Ne
diyeceğim? Çünkü ulusal kaynaklarda
zibilyon tane imzası var. Hadi onları
geçtim. tiyatro biletlerinde adı yazıyor
adamın direktör diye.
İmzası var ve imzalar birbirini tutuyor.
Yaşamış yani bu adam hani diyorlar ya
Francis Bacon da o aslında bilmem ne
falan var ama ulusal kaynaklarda var.
Hayır Lord Biron hakkında bilgi
bulabiliyorsun o dönem için. Tamam mı?
Efendime söyleyeyim şey üzerine bilgi
bulabiliyorsun. Kilisenin neyi ne zaman
kitaplaştırdığı üzerine milat
bulabiliyorsun. Shakespeare üzerine bir
şey bulamıyor musun? Gerçekten kilise
her şeyi kayıt altına alıyor.
İşte diyor saçma sapan bir şey ya
tartışmalı falan değil yani. Böyle bir
iddia atılmış ortaya. İddiada ne üzerine
kurulu biliyor musunuz? İddiada ne
üzerine kurulu biliyor musunuz? O
yayınlanan bütün belgeler sonradan
uydurulmuş, sonradan yazılmış. İddia da
bunun üzerine kurulu.
Şimdi ins şimdi tarihte bu kadar eee net
reddiyeler çekebiliyorsunuz ama şu
soruları cevaplamanız gerekiyor.
Shakespeare'i niye gizlesinler
İngilizler?
Eee çünkü Shakespeare'in
sarayla da arası iyi. Genel olarak çok
spekülatif, çok böyle aykırı bir tip
değil. Aynı şeyi işte mesela şey için
söyleseler atıyorum e Marlov için,
Christopher Marlov için söyleseler tamam
okey kabul ettim onu. O sevilmeyen bir
adam çünkü. Bir de işin garip yanı ne
biliyor musunuz? Shakespeare'in eee bir
dükle eee dük için hazırladığı bir
gösteri var. Onun kaydını tutmuşlar.
Hani bu adam nasıl yaşamış olsun, nasıl
tartışmalı olsun? Bayağı eee resmi
devlet kayıtlarında geçiyor yani. Ve
kilisede vaist kaydı var adamın. Öyle
basit değil bu işler. Ben videoyu
hazırlarken şeyde Shorts videosunda da
paylaşmıştım şey ve ekrana vermiştim.
Girdim. İngiltere'nin ulusal kaynakların
işte müzelerin eee açık kaynak şeyleri
vardır. Yayınlar yani bazı şeyleri.
Baktım inceledim. Evet
gayrette yaşamış böyle biri.
Hoş geldin Bey Deniz. Yeni gelen
arkadaşlar hoş geldiniz. Yayını
beğenmeyi ve eğer isterseniz kanala
destek olmayı unutmayınız.
Birazcık dinlenelim, sohbet edelim.
Sonra devam ederiz
ya. Orada işte şey ya birazcık biz şeyi
seviyoruz galiba.
Spekülatif tarih, spekülatif bilim.
İlgimiz var bu konulara. Ya eğlenceli
konular yalan değil ama gerçeğini bence
öğrendikten sonra eğlenceli olması
gereken konular.
Ha birçok farklı iddia var. İşte
shortslarda bazen yapıyorum bunu.
Eee, seri olarak paylaşıyorum mesela.
Örneğin şey,
eee, neydi lan onun adı? Nefi'yi Sultan
Murat öldürtmüş.
Şair Nefi üzerine bir videom var?
İzlediniz mi siz o videoyu? İzleyin eğer
izlemediyseniz. Mesela Nefi üzerine o
kadar sikipsonik bilgi dolaşıyor ki
etrafta. Hiçbiri kanıtlı değil bunların.
Nefi'nin işte hiciv yazdığı için
öldürüldüğü öne sürülüyor. Yok böyle bir
kayıt.
Böyle bir şey yok. Çünkü Sultan Murat'ın
bizzati nefiye nefiye eee hiciv
yazdırdığını biliyoruz. Para vererek
şiciv yazdırdığını biliyoruz. Mesela ne
yaptı? Para ödeyerek şiciv yazdırdı.
Sonra beğenmeyip idam mı ettirtti? Hani
bu ne? Bürokrasisizliktir.
Nefi'nin idam edildiğini biliyoruz.
Sadece üç ihtimal gözetiyorlar. Bir
Sultan Murat tarafından öldürtüldüğü,
eee, 2. Bayrampaşa tarafından
öldürtüldü. 3. Gürcü Paşa tarafından
Eee, çok yüksek ihtimalle Gürcü Paşa
öldürtüyor.
E, tabii canım. Yok öyle bir şey.
Görüşürüz Zeynep. Yok. Uydurulmuş bir
şey o.
Muharrem Ergin hoca şey söylüyor. Nefi
diyor o kadar halkın içinde bir şair ki
halk çağlar boyu nefi üzerine uydurmuş
bir şey hikaye uydurmuş diyor ve nefi
üzerine anlatılan şeylerin %95'i gerçek
dışı diyor. Tarihsel kaynaklarla şey
yapabildiğimiz şeyler değil bunlar
diyor.
Bunlar birer halk söylencesi. İşte
mübarek termes kağıda damladı efendim
çoğu yalan.
kaynağını da bırakmıştım
birçok şeyde
video videonun altında var.
Bakabilirsiniz
ya. O da işte edebiyatın galiba
tehlikeli ve m
kötü taraflarından biri diyeyim. Kötü
bir taraf çünkü hocam ya. şeyden dolayı
çok kötü bir taraf. Yani
şey bana çok korkunç geliyor. Bir yazar
yerine koyuyorum kendimi. Düşünsenize
böyle büyük bir yazarsınız mesela.
Eee,
büyük bir yazarsınız ve siz ölüyorsunuz.
İnsanlar sizin hakkınızda böyle şeyler
söylüyor. Düşünsenize
doğru olan bir şey söylesene. Cenk Nefi
üzerine mi? İşte Erzurum'da doğduğunu
biliyoruz.
babasının bir entelektüel olduğunu
biliyoruz.
Eee,
Türkçeyi, Farsçayı ve Arapçayı çok iyi
kullandığını biliyoruz. İyi bildiğini
biliyoruz. Şarap içtiğini biliyoruz.
Bir de ses tonunun kalın olduğunu
biliyoruz.
Yani bu şey işte eee tarihin
güvenilmezliğiyle birazcık daha alakalı.
Yani şöyle ne kadar yazılı kaynak olsa,
yazılı belge olsa da insanlar bir
noktada sözlü anlatıya daha yakın daha
eğilim gösteriyorlar.
Ya mesela ben burada bir saat
Shakespeare'in şeylerini göstereyim.
Mesela imzalarını göstereyim. birisi
çıksın desin ki ünlü yazar William
Shakespeare'in aslında gerçek hayatta
yaşamadığını biliyor muydunuz deyip
sıçsın bir şeyler ona inanır insanlar.
Bu böyledir.
Hani eee hikayeleri daha çok seviyoruz.
hikaye anlatımını daha çok seviyoruz ve
bu böyle tatlı geliyor bize.
Mesela şeyhle pir kelimeleri eş
anlamlıdır hocam. Aynı anlama geliyor.
Önder önder demek. Şeyh pir
o kadar Arapça bildiğini, Farsça
bildiğini iddia eden insanların bu
bilgiye inanması çok ironik geliyor
bana.
Önder demek ikisi de kelime anlamı
olarak.
Önder, önder
farklı anlam mesela şey gibi düşün,
başkan padişah gibi düşün yani.
E şimdi böyle olduğu zaman da hem
edebiyatın tarihini bir noktada
lekelemiş oluyoruz ki hiçbir zaman
unutmayın. Edebiyat tarihi çarpıtılmaya
en müsait alandır.
Edebiyat tarihi çarpıtılmaya en müsait
alandır. Çünkü
savaş tarihini o kadar eee
çarpıtamayabilirsiniz. Çünkü
tarihçilik, arşivcilik devlet işleriyle
alakalı bir şeydir. Kolay kolay bir eee
yazarın seceresini yazmazlar arşivciler.
Ama edebiyat tarihi işin içine girdiği
zaman yazarlar hani itiraflarım veya
şeyler falan yazar ya hatıratlar falan.
Bunu yazmalarının sebebi tarihte
çarpıtılacaklarını biliyorlar.
Mesela şey bana da verebilir misiniz?
Su.
Su aşkım.
&gt;&gt; Biliyorum başka bir şey var mı diye
&gt;&gt; mesela? Tolstoyun itirafların metni
Türkçede sansürlü. Size de böyle bir
bomba patlatayım. Türkçede sansürl kitap
biliyor muydunuz?
Berbat bir durum bu. Eee, Tolstoy'un
oldukça sansasyon itirafları da var o
kitapta. eee, Tostto'yu genellikle eee,
şey olarak ahlak bekçisi olarak biz
sattığımız için yayınevlerince
sansürledik o kitabı yayınlarken.
Orijinal metne daha sıkıntılı şeyler
var. Bakarsınız bir ara. Bu da başka bir
videonun konusu.
Tolstoy'un itiraflarımı yazmasının
sebebi şey olduğunu biliyor. İlerleyen
süreçlerde
eee, birçok politik görüş kendi tarafını
çekecek. Tolsto'yu veya Necip Fazıl da
bunu yapıyor. E, Nazım da bunu yapıyor
bir noktada.
Ya abi düşünsenize Enver Paşaile Atatürk
arasındaki çekişmeyi insanlar şey
söylüyor. İşte aslında Atatürk Enver
Paşa'ya yaptığı şeylerden dolayı çok
pişmandı. Ölürken son sözü de bu oldu
falan diyerek. Sözlü tarih çok sıkıntılı
bir şey.
Eee, dolayısıyla
bunlara dikkat ederek okumalarımızı
yapmak gerekiyor. Edebiyat tarihi
alanında. Mesela edebiyat tarihi eee,
birazcık şeydir.
Kötü niyetlidir. İstediği her şeyi
yazmaz.
Bazen bazı yazarları geri plana atar.
Ya o mesela bilmiyorum nereden çıktı.
Yok Tolstoy'un hiçbir metninde öyle bir
şey. Günlerce odadan çıkmamış da
hizmetçisi. O da şeyle alak insan
realizmi şey zannediyor. Böyle aşırı
gerçekçi, überber gerçekçi roman
zannediyor da realizm o demek değil ki.
Yo değil. Arapça su nerede çıksın bende?
Ay
burada
Aysu yazıcıyor. Bak Gotik bile okumuş.
Türkçe
dil olarak eee aslında şey olabilirmiş.
Bazen düşünüyorum bunu. Eğer işte
Tanzimat'tan eee ve ikinci dönemden ve
cumhuriyetin başlarındaki o sert tutumu
koruyabilseymiş
gelen insanlar Türkçe dünyanın bir
numaralı çeviri dili olabilirmiş.
Gerçekten çok başarılıymış hocam
çeviride yazarlar, çevirmenler dehşet
başarılılarmış
ama sonra bir şeyler oluyor. Ne oluyor
bilmiyorum. Biz çevirdince çöpleşmeye
başlıyoruz.
Mesela eee
işte atıyorum hem Osmanlı Türkçesindeki
çevirisi olan bir metinle günümüz
Türkçesinde olan bir çevirisi çeviriyi
karşılaştırıyorum.
Bambaşka.
Bambaşka yani hani bunun dille mille bir
ilgisi yok. bilinçli olarak
başkalaştırılmış çeviri yani günümüzde
birinde mesela şey yazıyor.
Atıyorum Kanuni Sultan Süleyman Şehzade
Mustafa'nın ölüm emrini verdi yazıyor.
Diğerinde şu yazıyor. Kanuni Sultan
Süleyman Şehzade Mustafa'nın ölüm emrini
vermek zorunda kaldı. Zorunda kaldıyı
kim ekledi mesela? Metnin orijinaline
bakıyorsun. Yok böyle bir belirteç bir
şey. Siz niye ekliyorsunuz böyle? Niye
yorum katıyorsunuz siz tarihi belgeye?
Değil mi?
Mesela şey yazıyor.
A karakteri dişiliğini kullanarak adama
yaklaştı. Bir ibare var. Tamam mı?
Tanzimat veya servetin dön bir öykünün
içinde dişiliğini kullanarak yazıyor.
Tamam mı? Günümüz Türkçesine şöyle
aktarmışlar. A karakteri ahlaksızca
adama yaklaştı. Şimdi ahlaksızca ne
demek? Dişiliğini kullanarak ne demek?
Anladınız mı? Bu çeviri bile değil.
Günümüz Türkçesine aktarılırken yaşanan
eee tahribat bu. Şimdi bu dille bir
ilgisi yok bunun. Dişliğini kullanarak
tamlamasını ahlaksızcaya çeviremezsin.
Hani bu hiçbir dilde bunu yapamazsın.
Ahlaksızlık başka bir şey. Dişiliğini
kullanmak başka bir şey.
Diyorum ya
çok sıkıntılı şeyler var arkadaşlar.
Ne yazık ki
Sinem Gökçü hoş geldin.
E dolayısıyla işte ne yapalım?
Uğraşıyoruz
uğraşıveriyoruz gali
diyelim.
Birazcık dinlenelim. Biraz daha çok
motorumuz olsun. Drakula'ya bakalım mı?
bakarız birazdan. Bir sizden gelen
soruları alayım ve söylemleri alayım.
Ondan sonra bakmaya devam ederiz.
Dracula
hayatımda okuduğum en eee iyi
metinlerden biri. Gerçek hanımı çok
seviyorum ben.
Niye değiştiriyor ki bunu? Günümüzde biz
dişiliğin ne olduğunu bilmiyoruz. Bu
Evet. Hasta sen daha fazlasını
biliyorsun. dişiliğe dair, cinselliğe
dair. Ama senin ne düşünmeni,
ne düşünmen gerektiğini belirleyen
insanlar zannediyor ki sen bir şeysin,
boş beyinde bir mahluksun. Sana ne
verilirse onu kabul edersin
zannediyorlar. Ve bunu değiştirip alttan
alta bir eee kültür törpülemesi
diyebileceğimiz bir şey yapıyorlar.
Aslında dişilik iyi bir şey değil onlara
göre. O ahlaksızlık
gibi.
Sen seviyor musun Drakula'yı?
&gt;&gt; H
seviyormuş.
Edebiyat üzerinden eee nice toplumlar
mahvolmuş,
mahvedilmiş. Nice toplumlar yoktan var
edilmiş. Hocam, edebiyat çok tehlikeli
bir silahtır.
Edebiyat silahtır.
Yeter ki doğru zamanda doğru kişinin
eline bırak. Örneğin Einrant
Almanya'nın
Alman toplumunun şu anda özgürlükler
meselesinde bu kadar hassas oluşunu veya
toplum bence en büyük kırılmalarından
biri eee yıkım edebiyatı kuşağıdır.
Örneğin edebiyat çok etkilidir. Pratik
anlık etki verenkiler bırakır. Bazen iyi
yönlü, bazen kötü yönlü.
Eee,
bir günümüz politik atmosferine bakın.
Bir de Necip Fazıl metinlerine bakın.
Anlarsınız dediğim şeyi.
Edebiyat bu kadar etkilidir. Hani
diyorsunuz ya abi edebiyat etki gösterir
mi ya? Edebiyat ne önemi var? Bir
günümüz politika politika atmosferine
bakın. Bir de Necip Fazıl Metinlerine
bakın. Etkili mi değil mi anlarsınız o
zaman.
Ve şunu da unutmayın. Can Jacques Russo
internet GG mi demiş? Yo, iyi bildiğini
biliyoruz. Şarap içtiğini biliyoruz.
Bir de ses tonunun kalın olduğunu
biliyoruz.
Ne oldu buna be? İnternete ne oldu?

Bin Muhteşem Güneş yazan Halit Hüseyin'i
derleyen Meryem İlbaş Meryem Dünyaya en
talihsiz şekilde gözlerini açan
çocuklardan birisidir evlilik dışı bir
ilişki sonucunda doğmuştur babası onları
istememiş ve annesi Nana ile bir
kulübede yaşamak zorunda kalmışlardır
Bir gün Meryem babasını ziyaret etme
kararı alır ve onun yanına gider babası
ise onu istemez ve geri gönderir Meryem
eve döndüğünde psikolojik sorunları olan
annesinin kendisini astığını görür bunun
üzerine babasıyla birlikte kalmak
zorundadır babası onu evlendirmeyi
Aklına koyar
Meryem'i Raşit isimli orta yaşlı bir
adamla evlendirir istemeyerek evlenen
Meryem'i çok fazla acılar beklemektedir
Meryem raşidin çocuğunu düşürünce Raşit
ona kötü davranmaya başlar kötü bir
hayat süren Meryem artık yaşlanmış ve
düşürdüğü çocuk yüzünden hep
suçlanmaktadır
Meryem'in komşusudur Afganistan'daki
savaşta ailesini kaybeder ve Meryem'in
evinde kalmaya başlar iki kadının kaderi
Böylelikle kesişmiştir Leyla'ya göz
diken Raşit bir kolayını bularak planını
devreye sokar Genç Bir Kadını daha fazla
evinde tutamayacağını söyleyerek onunla
evlenmek zorunda olduğunu belirtir Leyla
ise Tarık isimli bir gence aşıktır Raşit
Tarık'ın öldüğünü söyleyerek Leyla'yı
evlenmek zorunda bırakır Leyla tarık'tan
hamiledir ve bunu gizleyerek Raşit ile
evlenir Leyla genç bir kızı olduğu için
Raşit onun cazibesine aldanarak
meryemden daha fazla değer gösterir
Meryem ile Leyla ise Gün geçtikçe çok
iyi anlaşmaya başlar ana kız gibi
olurlar Leyla'nın tarık'tan Azize isimli
bir kızı olur ve bunu raşitten saklar
daha sonra raşitten zalma isminde bir
çocuğu olmuştur Meryem Azize doğduğundan
beri ona çok yakınlık eder çünkü Azize
de Meryem gibi yasak aşkın bir
meyvesidir Meryem Bu nedenle Azize ile
yakın bir bağ kurar Uzun bir aradan
sonra tarıkla karşılaşan Leyla gözlerine
inanamaz ve Tarık'ı eve alarak ona her
şeyi anlatır zalma ise Raşit Eve gelince
annesinin eve bir erkek aldığını söyler
Bunu duyan Raşit deliye döner ve
Leyla'yı öldüresiye dövmeye başlar
olanlara dayanamayan Meryem kürekle
raşit'i öldürür tarıkla Leyla'nın
çocukları alarak kaçmasına yardım eder
suçunu itiraf ettiğinde ise
asılarak idam edilir Leyla ise hayatı
boyunca Meryem'i unutamaz ve ülkedeki
Savaş bitince Afganistan'a geri gelerek
Meryem'i kabrinde ziyaret edip teşekkür
eder aynı kadere sahip olmuş İki
talihsiz kadının yaşam öyküsünü ele alan
bu eserde özellikle Afganistan'da kadın
olmanın zorluklarını görecek burka
altındaki o gizemli dünyada sanki Sizler
de bu dram dolu hikayede Meryem ile
Leyla'ya eşlik edeceksiniz

Efendim merhabalar. Bugün sizlerle
beraber Sapkowski'nin Witcher
kitaplarını inceleyeceğiz. Takdir
edersiniz daha öncelerde Witcher
kitapları üzerine bir video yapmıştım. O
bir ilk izlenim videosuydu. Yani
kitapları biraz okudum, biraz
karıştırdım, biraz araştırma yaptım ve
benim ilk izlenimlerim daha doğrusu
önyargılarımın sonucunda yaptığım bir
videoydu. Bu videoda birazcık da
kitapların tekniğinden ve analizinden
bahsedeceğim. Analiz demek doğru değil.
Kurgusal bir analiz yapmayacağım. içine
ne anlatıyor, şu hikaye ne demek tarzı
şeylere çok fazla girmeyeceğim. Genel
anlamda edebi taraflarına bakacağım.
Okunur mu, okunmaz mı, nasıl okunabilir
ve da neden okunabilir gibi sorulara
cevap vermeye çalışacağım. Videoyu
beğenmeyi, kanalıma abone olmayı ve
bildirimleri açmayı unutmayınız. Videoya
geçelim. Öncelikle tekrardan bahsedeyim.
Ben Sabkowski'nin Witcher evrenine
Witcher 3 oyunuyla giriş yaptım.
Normalde ben oyun çok oynamıyordum. Bu
yıl böyle birazcık oyun oynamaya
başladım. Witcher oyununu oynayınca
dedim ben bunun kitaplarını mutlaka
okumalıyım ve ilk yayınlanan
kitaplarından biri olan Son dilek
kitabını edindim ve bunu da edindim.
Aynı zamanda ilk bunu okudum sonra buna
geçtim. Şimdi şöyle Son Dilek kitabı
belki Evrene karşı olan merakımdan
dolayı bana çok akıcı, çok böyle
gerçekten harika geldi. Ancak şu kitapta
sıkıldım. Neden sıkıldım? Birazdan
bahsedeceğim. Şimdi Son Dilek kitabının
içeriğine baktığımız zaman bir öykü
kitabı bu. İnternette orada burada bazı
eleştiriler gördüm. İşte bölümler
birbirinden çok bağımsızdı. Hiçbir
alakası yoktu. Bu bir öykü kitabı. Yani
lineer olarak, zamansal olarak
birbirinin devamı olan veya birbirinin
ardılı olan olaylar okumuyorsunuz. Ayrı
ayrı öyküler okuyorsunuz. Her başlık
ayrı bir öyküye tekabül ediyor. Keza
kader kılıcı da aynı şekilde. Bundan
sonraki kitaplar bir roman serisi.
Buradan ufak bir bilgi geçmiş olayım.
Çünkü bir kitabın roman mı öykü kitabı
mı olduğunu ayırt etmeden okuduğumuz
zaman gerçekten böyle sıkıntılar
oluşabiliyor. Yani atıyorum bir öykü
kitabı alıyoruz elimize ve diyoruz ki bu
bir roman. Roman olarak alıyoruz onu ve
sonunda şöyle bir eee yargıya
kapılıyoruz ve bölümler birbirinden çok
bağımsızdı gibi. Sapkowski bu kitabı
yayınladıktan sonra bayağı aslında ödül
falan alıyor. Ses getiriyor, beğeniliyor
kitap oyundan çıkmadan önce. Ama bana
kalırsa şu şey eleştirisinin haklılık
payı var. Oyunlar olmasaydı bu kitap o
kadar yayılmazdı. yargısının ve
eleştirinin bir noktada haklılık payı
yok değil. Ön sözde kritik bir bilgi
var. Onu okumak istiyorum izninizle. The
Witcher serisinin ilk kitabını Lehçe
orijinalinden dilimize çeviremediğimiz
için üzgünüz. Ancak Lehçeden Türkçeye
çeviri yapabilecek çevirmenlerin sınırlı
sayıda oluşu ve maalesef hiçbirinin
programının müsait olmaması bizi bu
seçenekten mahrum etti. Yazar ve
Edebiyat ajansı kitabın İngilizce
çevirisini kaynak olarak
kullanamayacağımızı belirtince
seçeneklerimiz iyice daraldı. Ancak
kitabın Almanca çevirisini kaynak almaya
ve Almancadan çevirilerde yetkin bir
isim olan Regaip minareciyile çalışmaya
karar verdiğimizde Andrey Sabkovski'nin
ajansı bizi onayladı demiş. Yani bu
kitap
bu kitap Lehçeden yani orijinal dilinden
değil bir Almanca çevirisi. İngilizce
çevirmemeleri isabetli olmuş. Muhtemelen
edebiyat ajansı çeviri sonucunda
edebiyatın ve içindeki estetiğin yok
olmasından korktuğu için ve çekindiği
için buna müsaade etmemiş ve bence çok
çok iyi bir çevirmen olan Reggaip
Minareci ismini takdim etmişler ve o da
bence güzel bir çeviri yapmış. Kitabın
çevirisi gerçekten çok iyi. Onu
rahatlıkla söyleyebilirim. Çevrilmesi
zor bir kitap değil. Şöyle zor bir
kitap. Kitabın içinde spesifik kavramlar
var. İşte Witcher gibi mesela ya da
yaratık isimleri gibi, işte büyü
isimleri gibi vesaire. Regip minareci bu
kavramların birçoğuna dokunmamış. Yani
kitapta Witcher Witcher diye geçiyor.
Cadı diye veya oyundaki bir efsunger
diye geçmiyor. Witcher Witcher diye
geçiyor. Bu iyi bir şey. Bana kalırsa
kitapta öyküler var ve aslında siz o
Witcher'ın, Witcher Garal karakterinin
yaşadığı olayları indiriyoruz. Bu bir
yaratık avcısı. Para karşılığı yaratık
avcılığı yapıyor. Hikaye birazcık
karakter merkezi baktığımız zaman açıkça
bir dedektif romanı havası alıyorum ama
bu dedektif romanı havası çok tatlı bir
hava. Eski çağlarda yaşayan, modern
dönemde yaşamayan, cinayet yerine
yaratık avlayan ve yaratık avlamak için
de sadece kılıcını ve büyülerini değil,
aynı zamanda aklını ve tecrübelerini
kullanan bir karakter olması ve bu
özellikler aslında karakteri yaşayan ve
özgün bir karakter haline getirmiş. Aynı
zamanda içinde politik entrikalar da
mevcut. Kraliyet sistemi ile ilgili
birtım sıkıntılar ve onun yansıtılması
mevcut. içinde var olan yetişkin
içerikleri de hikaye ayrı bir hava
katıyor. Hikaye kesinlikle bir karanlık
atmosfere sahip ama basit bir karanlık
atmosfere sahip değil. Aynı zamanda gri
bir atmosfere sahip. Yani sadece salt
karanlık bir atmosfer yaratıp işte
postapokaliptik bir atmosfer yaratıp da
onun suniliğinden ve onun karanlığından
beslenmek yerine aynı günümüz gerçek
hayat gibi karanlık ve aydınlığın bir
arada ilerlediği bir atmosfer kurulmuş.
Ve bu da bence kitabı özgün kılan
konulardan biri. Bunun dışında benim
beğendiğim bir diğer özellik de şu.
Kesinlikle ve kesinlikle bir kahramanlık
hikayesi okumuyorsunuz. Yani nereden
baktığınıza göre değişiyor. Geralt bazı
yerlerde bir ahlak bekçisi gibi
davranıyor. Prensipleri var. Ejderha
öldürmemek gibi mesela. Bazı yerlerde de
kendi çıkarına göre hareket ediyor. Bu
sadece parasız yaratık avlamam gibi
değil. Onun dışında da kendi çıkarına
hareket ettiği kısımlar mevcut. Ve bunun
sonucunda da aslında size şey
sorgulamasını da yatıyor yazar. Ben bu
roman içinde kime güveneceğim? Aslında
kimseye güvenmiyorsunuz. Ve aynen o
evrende yaşayan herhangi biri gibi o
tekinsizlikle beraber romanı okuyorsunuz
ve bu da bana kalırsa lezzetli bir hava
veriyor. Romanın kültürel kökenlerini
baktığımız zaman yoğunlukla Slav
mitolojisi veya Sibirya sahasının
mitolojilerini görüyoruz ve o atmosferi
görüyoruz. Bunun dışında Doğu Avrupa'nın
paganizminden de oldukça yararlanıyorlar
ve yüksek dozda Germen mitolojisi ve
Germen anlatılarını görüyoruz. İşte
güzel ve çirkin, Pamuk Prenses ve yedi
cücelerin farklı yorumlanması ve bazı
yerlerde işte çeşitli masallara
atıflarda bulunması birebir konu
üzerinde geçmese de bu kitabın içinde
Pamuk Prenses ve eee Güzel ve Çirkin
Masalının yeniden yorumlanmış hali var.
Oldukça bence deneysel ve yapısökümcü
bir tabi. Benim hoşuma gitti bu. Yani o
bildiğimiz masalları farklı bir
perspektiften okuyoruz. İşte Pamuk
Prenses burada bir çete kuruyor ve eee
çetenin lideri ve bir suçlu. Aynı
zamanda oyunda da buna benzer sekanslar
var. Eee bu evrenin aslında kendi
yapısını eee birazcık da ortaya koyuyor.
Var olan anlatılan masalların tekrardan
yorumlanışı ve bu bence fantastik
edebiyatın gerekliliklerinden biri.
Oyunda da hani bu ormanın hanımları diye
bir bölüm var. O da mesela bir Hansel ve
Gratel yorumlaması. Kitapta da aynı
şekilde devam ediyor. Klişeye kayacak
noktalar var ama şöyle bir durum var. Bu
tarz metinlerde yani fantastik bilim
kurgu metinlerde yer yer klişeye kaymak
zorunda kalabiliyorsunuz. Neden
kalabiliyorsunuz? Çünkü okurun o kitapla
bir bağ kurması gerekiyor. Okumaya devam
edebilmesi için. E ne yapacaksınız?
Bilinenin dışına çok fazla çıkmamanız. Y
bilinenin dışına çıksanız bile o
bilineni parçalamamış olmanız gerekiyor.
Ya da kıyısından yürümeniz gerekiyor.
Buradan bu bir eleştiri değil bence.
birazcık daha tabii ki de
değiştirilebilir. Özünde destan formunda
yazılmış bir hikaye. Bunu çok net bir
şekilde hissediyorsunuz. Geral'ın
başından geçenler yani bir destanı
şeklinde yorumlanmış, anlatılmış bir
hikaye. Bu da karakterin yolculuk
boyunca gelişimini daha böyle dışarıdan
görerek izlememizi sağlıyor. Yani
birebir empati kurarak değil dışarıdan
izlememizi sağlıyor. Bunun dışında özgün
bulabildiğim noktalardan belki sonuncusu
veya bir tanesi de bilim kurgu dokunuşu.
Kitapta bence yoğun bir bilim kurgu
dokunuşu var. Tamamıyla bilim kurgu öye
demiyorum, dokunuş var. Yani bu
yaratıkların hem fantastik ama aynı
zamanda oradaki evrenin fizik
kurallarında bir hayvan olduğu, doğanın
bir parçası olduğunu bize vurguluyor.
Kader kılıcının ilk bölümünde şöyle bir
konuşma geçiyordu. İnsanlar yeşil
ejderha diyor ama o ejderhanın rengi
aslında işte gri. Efendim kırmızı
ejderhanın rengi aslında kahverengi.
Bunlar kırmızı değil. Veya altın ejderha
sadece hikayelerde olan bir şey gibi.
Yani hikaye ve gerçeklik arasındaki
farkı da koyuyor size roman. Şimdi
dilerseniz metnin dil özelliklerine
birazcık girmek istiyorum. Üslup
özelliklerine birazcık girmek istiyorum.
Aslında eleştirilerim birazcık da o
yönde. Öncelik dil çok sade. E ilk başta
ilk okuduğum zaman ön yargılarımı
birazcık da saklayarak okumuştum. Yani
ben normalde bu kadar diyalog diyalog
ilerleyen hikayeleri çok okumuyorum.
Okuyamıyorum çünkü anlatım eksik kalıyor
ve anlatım eksik kalınca da o hikayenin
içine girmem zorlaşıyor. Bu sefer sadece
belli başlı olayları okumuş oluyorum. O
da bilmiyorum bana çok zevk vermiyor ama
yine de zorladım. kendim ve alışmaya
çalıştım. Ama birinci kitabın sonunda ve
ikinci kitabın başında şunu fark ettim.
Birbirini tekrarlayan bir üslup var
daimi olarak. Bu da ne oluyor? Size
aslında kısıtlı bir evren veriyor ve o
kısıtlı evrenin içine hapsetmiş,
hapsetmesine sebep oluyor. Şimdi bedel
meselesi isimli öykünün ilk girişini
okuyalım. Buradaki birazcık üslubu ve
betimlemeleri konuşalım istiyorum.
Witcher'ın boğazına bir bıçak
dayanmıştı. Sabunlu suyun içinde
yatıyordu. Başını arkaya atıp ahşap
banyo teknesinin vıcık vıcık kaygan
kenarına yaslamıştı. Dudaklarında
sabunun acımsı tadını duyuyordu.
Körbıçak Witcher'ın Adem elmasını
sızlatarak kazırken telini tırmalayan
çenesine doğru çıkıyordu. Berber şah
eserini yaratan bir ressam ifadesiyle ve
işin doğru yapma çabasıyla kazımayı
sürdürdü. Sonra Witcher'ın yüzünü içinde
belki de melek esansı olan bir sıvıya
bastırdığı ketenbeze sildi. Garalt ayağa
kalktı. uşağın başında aşağıya bir varil
su dökmesine izin verdi. Silkindi.
Tekneden çıktı ve kiremitlerle kaplı
zeminde ıslak ayaklarının izlerini
bırakarak yürüdü. Şimdi buraya kadar
anlatım iyi gidiyor. Ne yapıyor? Öykünün
çatışmalarının temelini veriyor. Olayın
temelini veriyor ve birazcık da atmosfer
katıyor işin içine ki bence burada yine
atmosfer birazcık eksik kalmış diye
düşünüyorum. Eee ve sonra devam ediyor
diyaloglar. Havlunuz efendim Uşak göz
ucuyla madalyonuna bakıyordu.
Teşekkürler.
Şimdi buradan sonra baktığınız zaman
full diyalog ilerliyor Metin. Evet,
diyalog gayet de çokça kullanılabilir.
Bu bir tekniktir. Büyük yazarların da
sadece diyaloglarla oluşturduğu romanlar
ve öyküler mevcut. Ama bu şu anlama
gelmemeli. Diyalog anlatıma hizmet
etmeye daimi olarak devam etmeli. Yani
hiçbir zaman diyalog tekniğini baskın
kullanıyorsak şeye dönüşmemeli konu. İki
karakterin sohbetine ya da senaryoya
dönüşmemeli diye düşünüyorum. Bu
nacizane benim eleştirim metne karşı.
Onun dışında karakterlerin en azından
bir kısmının yüzeysel kaldığı ve
tipleştirildiği yerler var. Örneğin
Dandline karakteri aslında vurucu bir
karakter. Destekleyici ve besleyici bir
karakter. Hikayeyi farklı dinamikler
katabilecek bir karakterken tip
özellikleri biraz daha öne çıkarıldığı
için bence hikayede birazcık yer
fazlalık olmuş. Özellikle Kader Kılıcı
kitabının ilk bölümünde, ilk öyküsünde
burada Dendeline'ın hikayeyi Garal'da
anlattığını görüyoruz. Ve bir ejderha
vakası yaşanıyor bu bölümde. Ve bu
ejderha vakası hakkında bilgi almak için
e Garalt Dendaline'dan yardım istiyor.
Diyor, "Anlat bakalım başından geçeni ya
da gördüğünü ben de dinleyeyim
tarzında." Fakat burada Danaline eline
bir anda işte lav tasını alıp da ezgi
çalarak anlatmaya girişimde bulunması
evet tatlı bir kısım ama hikayenin
karanlık tekinsiz atmosferini bir
noktada bence zedeliyor ve çocuksu bir
hale getiriyor. Kesinlikle Witcher
kitapları eee çocukları önedik ve
çocuksu metinler değil ama yer yer o
çocuksuluğu sezdiriyor ve sezdirmenin
bazen de ötesine geçiriyor. Bence bu
birazcık da ritmi bozuyor diye
düşünüyorum ben. Şimdi Dendeline'ın
üslubuna bakalım. Çünkü diyalog
tekniğinde her karakterin sesi ayrıdır.
Her karakterin hissiyatı ayrıdır. Yani
size belirtmemiş olsa bile yazar hangi
diyaloğun kim tarafından söylendiğini
sizin anlıyor olmanız gerekir. Burada
öyle bir problem yok. Her karakterin
sesi ayrı ve siz gayet de anlıyorsunuz
kim konuşuyor? Dört kişi mi konuşuyor
mesela aynı eee kısım içinde?
Anlıyorsunuz siz. Dendalay mı konuşuyor?
Geralt mı konuşuyor? Efendime söyleyeyim
başka biri mi konuşuyor? gayet de
anlaşılıyor. Burada konuda diyalog
tekniği gayet iyi, gayet iyi kurulmuş
ama sadece diyaloğun bu kadar öne
çıkartılması bence hikayeyi
sıradanlaştırmış. Bir müddet sonra
kitaplarda şöyle oluyorsunuz. İşte son
dileği okudunuz. Güzel. Sonra kader
kılıcına geçtiniz ve şey büyüsünü
çözüyorsunuz artık ister istemez.
Atmosfer verilir. Hikayenin temel
çatışma unsurları verilir. Geralt araya
girer ve birileriyle konuşmaya başlar.
Konuşma biter. Geralt sırrı çözer. Sırrı
çözmesinin bir yolu vardı. İşte yaratığı
öldürmek. Ne bileyim laneti kaldırmak.
Garalt bunu yapar ve birileri Geral'a
der ki, "Sen buradan git sen
istenmiyorsun." Veya başka birileri
Geral'a der ki, "Teşekkür ederim
Witcher" ve Geralt yoluna devam eder.
Bunun sürekli, bu kalıbın sürekli kitap
boyunca daimi olarak devam etmesi ve
sadece unsurların değişmesi bir noktada
hikaye bence boğmuş. Hikayeden kastım
burada anlatılan kurgu değil, anlatılan
şey genel olarak. Bunun dışında da ben
çok da büyük bir sıkıntı görmedim. Metin
başlangıç seviyesi okurların bence
hoşuna gidebilecek bir metin ya da çıtır
çeres hiçbir şey okuyacak bir şey
bulamıyorsanız içinden çıp bir tane öykü
okuyabilirsiniz. Çok da eee eğlenceli
olabilir. Ama bütün seriyi okuyacağımı
hiç sanmıyorum. Neden sanmıyorum? Çünkü
o bu kitaplar yani bu öykü kitapları
bana evren üzerine böyle ilgi çekici bir
şey vermedi. Evet. Ortada bir fantastik
evren var. Ortada bir fantazya
kesinlikle var. bilim kurgu eee
dokunuşlarının olduğu bir fantezya var.
Bu konuda çok ilgi çekici. İşte simyalar
efendime söyleyeyim eee bazı yerlerin
bazı yaratıkların bir dönemin bilimine
uygun bilimsel temellendirmeleri falan
filan yer şunu dediğiniz oluyor. Ben
bilim kurgumu mu okuyorum, fantazya mı
okuyorum? Bu ikilik aslında hem hoş bir
dinamik katıyor hikayeye özgün bir
dinamik katıyor ama işte benim gibi
sadece fantezi okumak isteyen okurlar
için birazcık da şey yapıyor. Ne derler?
Zorluyor ama tahammül edilebilir bir
şey. Farklı bir tat veriyor en azından.
O yüzden tahammül edilebilir ama şey
anlaşılmasın. Bu bilim kurgu kitabıdır
falan demiyorum. İçinde bilim kurgu
üslubu kesinlikle var. Hikayenin geçtiği
dönemde bir bilim anlayışı var ve onun
perspektifinde konuşuluyor. Witcher'ın
aktarımı bu. Kitabı da niye devam
etmeyeceğim onu da söyleyeyim. Dediğim
gibi o fantazya evrenini benim iliğime
kemiğime kadar hissettiremedi. Modern
üsluba çok kayıyor kitap. Yani bir orta
çağ. fantezisi okuyoruz. Takribi olarak
oyunda 12. yüzyıl falan söylüyor. 12 13
yüzyıl falan diye tarihlemiş ama tam
anlamıyla sosyolojiye baktığım zaman ve
yönetim şekline birazcık da baktığımız
zaman şunu fark ediyoruz. Henüz 5, 4.
yüzyıl, 6. yüzyıl yani tek tanrılı
dinlerin bu topraklara henüz ulaştığı
ama yaygınlaşmadığı bir dönemde geçiyor
kitap. Yani kısacası bir Orta Çağ
fantezyası yaşıyoruz. e okuyoruz ve onu
bana hissettiremiyor. Yani yer ben şey
gibi hissediyorum. Witcher 21. yüzyılı
apartmanların arasında dolaşarak yaratık
avlıyor gibi hissettiğim yerler oldu.
Ama bu demek değil. Kitap kötü. Birinci
videoda söylediğim şeylerin aynısını
hala söyleyebilirim. Okunabilir bir
kitap, iyi bir kitap ama beni tatmin
etmedi. Bu şekilde Witcher kitapları
üzerine eee incelemem bu. Yakın zamanda
da Talking kitaplarına başlayacağım. Bir
de onun üzerine video çekelim. İşte
Silmarilon, Hobit, eee, Yüzüklerin
Efendisi Üçlemesi falan filan diye ayrı
ayrı onları da video çekmeyi
düşünüyorum. Şu sıralar fantastik
edebiyata biraz ağırlık verdim. Eee,
nedenini soracak olursanız bir roman
üzerine çalışıyorum. O da fantastik
elementlerin barındığı bir roman. Eee,
dolayısıyla okuma pratiklerim de
birazcık bu yönde ilerliyor. Eee,
mitoloji okumaları yapıyorum, tarih
okumaları yapıyorum. Eee, ve bununla
beraber fantastik edebiyat okumaları
yapıyorum. O da dediğim gibi yazdığım
şeyi birazcık hem güçlendirsin hem de
kendimi bu alanda birazcık geliştirmek
için. Çok teşekkür ediyorum beni
dinlediğiniz için. Videoyu beğenmeyi,
kanala destek olmayı, kanala abone
olmayı unutmayınız. Esen kalın. Hoşça
kalın. Mutlu kalın. Kitaplarla kalın
efendim. Yeah.

Merhaba, eksik olana hoş geldiniz. Bugün
hem çok güzel bir konuluk hem de çok
güzel bir kitapla karşınızdayız. Eee,
sanat küratörü ve danışmanı sevgili
Feride Çelik Hoca la beraberiz ve april
yayınından çıkan Muhabbet adlı kitap
üzerine söyleşeceğiz. Hoş geldiniz.
&gt;&gt; Hoş bulduk. Hoş bulduk.
&gt;&gt; Teşekkür ederiz. Bizi kırmadınız.
&gt;&gt; Ne demek? Keyifle.
&gt;&gt; Bizim için de öyle. E aslında bizim için
de yeni bir şey olacak. Aslında beraber
programı sunacağız. O açıdan da güzel
bir deneyim olacağına eminim.
&gt;&gt; Ben çok kısa şununla size ilk soruyu
sorarak
&gt;&gt; şey söyleyelim. Interaktif sorular da
bugün alacağız.
&gt;&gt; E aslında ilk kez yapıyoruz. Öncelikle
tekrardan geldiğiniz için teşekkür
ediyorum. Çok değerli, çok sevdiğimiz
bir insan olarak tanıştık. Teşekür. Sağ
olun.
yaratıcı sanatsal kurasyonlarda,
danışmanlıklarda, projelerin hepsinde
katkı vermeye çalışan birisi var
karşımızda. O yüzden nasıl
tanıtacağımızı da zorlandık. Eee ben de
kendim de hani April yayıncılıkta
yayıncı olarak da işte muhabbetle ilgili
diyaloğumuz oldu. Eee çok sevdiğini
söyledi. Sonra ne yapabiliriz bunun
üzerine? Hani bir mektuplaşma kültürü
vesaire derken eee bir kitap kulübüne
çevirelim. Eee kitapta çok ses getirdi.
İnsanlar çok güzel bağ kurdu. O yüzden e
bu minvalde şöyle bir karar aldık.
Interaktif yayın yapalım. Aslında
bayağıdır Alple'le yapmadığımız
&gt;&gt; doğru
&gt;&gt; eee bir tarzda geçecek. Dolayısıyla
sorularınızı bize iletirseniz hepsini de
bakmaya ben çalışacağım.
&gt;&gt; Süper.
&gt;&gt; Ben aslında teşekkür ederim tekrar
hatırlattığın için. Ben aslında şu
soruyu açmak istiyorum. Yani sizin daha
önce eee yani kitap eee sunuşu bu konuda
beraber eee işte konuştuğumuz
tecrübelerin zaten oldu biliyoruz. Fakat
tabii edebiyat kitabı ve bu kitapta
özellikle sizi heyecanlandırdığını
biliyorum aslında okuduklarınız
arasında. Aslında bunun nedenini sorarak
başlamak istiyorum. Yani neden bu
kitapta özelli
nerede yakaladı ya da ne etkiledi?
&gt;&gt; Şimdi öncelikle şey söyleyeyim. Eee ben
tabii hem işim gereği hem eee parttime
hocalık yaptığım için ve tabii ki sanat
ve kavramsal sanatla uğraştığımız için
hep böyle bir referans kitaplarım var.
Eee, sevgili Ömer Bey bana ilettiğinde
bu kitabı, eee, dedim ki, "Bayram tatili
de uzun geldi malum." Aa, dedim, yani
farklı bir şey okuyayım. Hani böyle bir
insanın bazen shutdown yapıp beynini bir
sıfırlaması ve başka bir şeye yönelmesi
lazım. Eee, şimdi benim en çok hoşuma
giden taraf aslında ismi çok değişik
geldi. Eee, muhabbet ve şu andaki eee,
kitap kapağı da çok keyifli. böyle iki
tane kumru kuşunun muhabbetini
görebiliyoruz aslında. Malum algıda
seçicilik. Ben biraz kitap kapaklarına
bakarak da alım yaparım. Bunu da itiraf
edeyim. Öyle okuduğum kitap çok vardır.
Eee ama ilk başta böyle içine aldı
kitap. Yani inanılmaz hani elimden
bırakamadım. Sürekli okumaya başlıyorum.
Bir kere en çok hani muhabbet de olsa
bunun yazılı bir muhabbet olduğunu,
muhabbet sözlü bir kavramdır. Eee ama
bunun kitabın içerisinde kitap kapağıyla
ve eee sohbetle ilişkili olmadığını
tamamıyla yazılı bir sohbetin olduğu eee
kısmıyla başa kaldım. Ve güzel tarafı
tabii ki ben yaşım gereği böyle
mektuplaşmayla geçirdiğim bir devre
vardı. Beni birazcık nostalji olarak
geriye dönüştürdü. Hı hı. Amerika'da
kaldığım müddetçe ailemle ki o zaman
faks vardı ve ben sürekli yazışıyordum
ailemle işte çünkü çocuklarım oldu orada
ve onların her bir gelişimini benim için
bir günlük tutar gibiydi. Hem ailem
benden bir şey bekliyordu. Ben de
böylece eee fax çünkü bir tane kopyalı
siste kaldığı için hem de
gönderiyorsunuz. böyle bir e durum söz
konusuydu ve beni birazcık aslında
yazdığım zamanlara, günlük tuttuğum
zamanlara götürdü. Eee ve hani kitabın
içerisine daldım gittim eee o karakterin
yazışmalarını, arkadaşlarıyla
yazışmalarını eee ve daha sonra aslında
günümüzdeki email'la da yazışmaları ve
çok güzel bir kurguydu. eee, merak
ediyorsunuz. Karışık gibi gözüküyor.
Daha sonra ilerleyen zamanda her şey
yerine oturuyor. Eee, biraz uzun oldu
cevaplamam ama [kahkaha] böyle içine
alması.
&gt;&gt; Ne mutlu bize şimdi tabii benim için
burada ilginç eee, bunun mutfağından
eee, geldiğim için bir kere eee,
çevirmenimiz Ergin Kaptan'a, eee,
editörümüz Nazlı Beri Vanaka yine
kitabın genelden yönetmeni Egemen İpek,
genel koordinatör Erdem İpek. Yani
herkese e tek tabii teşekkür ediyoruz.
Çok önemli bir işbirliği oluyor. Yani
çok zevkli oldu bu. Correspondent e
aslında muhattap diye eee çevirmek daha
orijinaline tekabül ederken
&gt;&gt; biz kendi içimizde böyle şakalaşarak
falan ya burada bir muhabbet var
aslında. Bu bir yakınlık kurmak üzerine
&gt;&gt; eee oraya eee şey yaptık. kapakla da
dediğiniz gibi uyumlu oldu. Benim için
de bu kitabın en önemli böyle kalbe
dokunan özelliklerinden biri yazılı
kültürle alakalı bir şey olması. O
yüzden de sizin aslında mesleki o
sanatsal tarafınıza çok uyuyor bence.
Hafızayla alakalı bir kitap olduğunu
düşünüyorum bir yandan. Yani bir eee
geçmiş muhasebesi yapıyor sivil ana
karakter.
&gt;&gt; Çok da kuvvetli bir karakter. Ama bir
yandan da bütün bu mailleşmelerimiz işte
bu hız çağındaki giden söylemlerimiz
&gt;&gt; Hı hı. hepsini daha çok kaydederken
aslında daha çok kaçırmaya başladığımız
bir dönemdeyiz.
&gt;&gt; Evet. Kesinlikle.
&gt;&gt; Bu anlamda eee yazılı kayıt
&gt;&gt; ve işte o eski mektuplaşma kültürü bir
yandan tabii maillar var, şeyler var ama
onlar da mektup gibi yazıyor.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Bir şeyi derinlemesini düşünüp oraya
bırakabilmek ve sonrasında da buradan
bir puzzle'ın parçalarıyla bir aslında
hayat doğuyor. Bu fikir bence çok
orijinal, çok güzel.
&gt;&gt; Ben de buradan alarak bir yorum yapıp
size döneyim tekrar. Yani ben de en çok
şundan etkilendim. inanılmaz bir sözcük
enflasyonu var ya dönemimizde. Yani
&gt;&gt; kelimelerin ağırlığının olmaması ve
bunun ben şahsen çok büyük bir etkisi
olduğunu olumsuz anlamda düşünüyorum.
Hayatımızın her noktasında ve bütün
kavramların içini boşalttığını
düşünüyorum.
&gt;&gt; Doğru. Doğru.
öyle bir devirdeyken ve kitabı da
sonuçta mektuplara yani emailere falan
baktığımız zaman 2015 16 değil mi yanlış
17 18 hani aslında sosyal medyanın da ve
gerekli dijital haberleşmede gayet
yerinde olduğu bir dönem ve çok her
şeyin ele geçirdiği bir dönem. O
dönemdeyken bile bunu hani bekleyerek,
düşünerek, belirli bir karakter sayısına
sığdırmayarak, tekrar tekrar düşünerek
yazıyor olması ve bunun üzerinden bir
hayat muhasebesi belki hesaplaşması
yapıyor olması bence çok değerli bir
mesaj olduğunu düşünüyorum.
&gt;&gt; Eee açıkçası beni en çok o etkiledi.
Bilmiyorum katılır mısınız?
&gt;&gt; Evet. Evet. Kesinlikle. Çok doğru
söylediniz. Yani bir sözcük şeyine,
yumağına dönüşmüş bir yerde hem bunları
çok fazla kullanmıyoruz. Yani baktığımız
zaman yazışma dillerimizde özellikle de
sosyal medyadaki yazışma dillerimizde
böyle çok şeyiz, çok sığız ve eee yanlış
anlaşılmalara da neden olurken böyle bir
ortamda yazarın bunu düşünüp karakterin
Sib'ın gerçekten duygu ve düşüncelerini
inanılmaz
derinleştirerek, inanılmaz uzatarak
aktarması benim de çok hoşuma gitti. Eee
aynı zamanda şey çok güzel. eee, bu
emailill'arda hani sevmediğini zaten
direkt olarak belirtiyor sevmediğini ve
çok da değil mi? Net bir şekilde yazıyor
ve net bir şekilde yazdığı için de çok
böyle hani kurumsal bir dir, bir işletme
diliyle yazıyor ve anlaşılamıyor. Eee,
benim en çok hoşuma giden de o eee,
genetik test için yaptığı
Hindistan asıllı, eee, kızla olan e,
yazışmasıydı o karakterle. eee daha
sonra onunla olan dostlukları aslında
değil mi? Hani muhabbet tam öyle oldu.
Muhabbetin derinlenmesiyle beraber onun
biraz daha özel hayatına girme eee fikri
ve girme şeyi kolaylaştı diyebiliriz. E
bu açıdan çok önemli. Bir de eee şeyi
çok hoşuma gitti. Eee yani dediniz
2014-215 çağında zaten hani herkesin
sosyal medya ve yazışmanın az olduğu bir
çağda bunu ortaya çıkarması bir özlem.
Yani yazdıkça yazsımız geliyor ve
yazdıkça aslında daha fazla
derinleşebiliyoruz.
Eee böyle bir dünyada yazıyı tekrardan
tanıtması, özendirmesi ya ben kitabı
okuduktan sonra tekrar günlük tutsam mı
diye düşünmeye başladım. Eee bence bu
açıdan da çok motive edici diye
düşünüyorum.
&gt;&gt; Bir anladım k bilmiyorum sen lütfen
yorumla. Bir iz bırakmama şeyi de
olduğunu hissediyorum ben okurken
mesela. Yani gittikten sonra hani bu
hayattan geride çünkü yazılı şey yapar
izler bırakır ya ama sözcükler uçar çok
klasiktir.
&gt;&gt; Eee o da biraz düşündürttü beni. Çünk
biraz mahrem de bir şeydir ya insanın
&gt;&gt; düşünceleri, hayatı, yaşadıkları
&gt;&gt; kişiye özeldir aslında yani açtığınız
kadarıyla.
&gt;&gt; Ama öldükten sonra ortada bulunacak o
mektuplar ve ele geçecek şeyler ne kadar
çok gizli şeyleriniz olmasa dedi, olsa
da kitapta var.
&gt;&gt; Eee, bir taraftan çok da cesur geldi
bana. Yani kim kaçımız bu kadar net açık
&gt;&gt; mahremimizi açmak istiyoruz ve bilinmek
istiyoruz ya da buna cüret edebiliriz
noktasında bilmiyorum beni çok etkiledi
mesela.
&gt;&gt; Kesinlikle çok çok doğru söylediniz.
Beni birazcık bu mektuplar şeye de
bağladı böyle. Eee o mahrem dediniz hani
hep merak ederiz çünkü gerçekten o iki
kişi arasında bir yazışmadır.
&gt;&gt; Eee ama aslında ne kadar çok ortak
duyguyu da var değil mi? Yani hepimiz
kendimizden bir parça bulmuşuzdur
eminim. okuyacaklar ya da okuyanlar da
bulmuştur. Ben çok buldum yazışmalarda
çok hissettim. Özellikle de yakın kız
arkadaşlarıyla ve kızıyla olan
yazışmasında bunu çok hissettim. Eee o
açıdan çok doğru ortak bir duyguya da
çok fazla değinmiş oluyor.
&gt;&gt; Hı hı. Şeyde eee birçok işte Good'de eee
334 haftadır zaten işte çok satanlar
listesindeydi.
Sonra eee bizi rahatlatan ve çok çok
sevindiren bu Woman's Price ödülü oldu.
&gt;&gt; Hı hı. eee yazarım Virginia Evens'ın ilk
romanı. Hı hı.
&gt;&gt; Eee bu anlamda da şimdi böyle bir basit
kurgularda
yani şöyle pardon bir şey söyleyeyim.
Üslup olarak aslında eee tamamen
karaktere hizmet edebilen bir doğal eee
dili var.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Yani böyle hiç edebiyat kasmıyor
karakter. Yani böyle bir işte ne bileyim
genç verterin acıları gibi
kıvrandırmıyor ki çok güzel bir kitap
genç verterin acıları. Yanlış
anlaşılması.
&gt;&gt; Ben onu Almanca okumak zorunda kaldım.
kardeş kitap bu arada mektup yani şimdi
mektup kitaplardan gençverten
accılarıyla karşılaştırında orada tabii
işte bir doğayla hemhal olma
&gt;&gt; işte aşkın büyük bir romantizmle
abartılması vesaire birçok duygu işte
burjuva ahlakı eleştirisi falan filan
&gt;&gt; aşırı de çok ağdalıdır onun
&gt;&gt; aşırı bir ağdalılık vardı yani o eee
taraftan bu tam tersini yapıyor ya ne
yapıyor aslında hepimiz gibi bir eee
yargıçın eee katibi olan eee işçinde çok
başarılı
olmuş. İşine tutunmuş sadece. Ama ailevi
belirli sorunlarından dolayı eee Gilbert
eee çocuğunun eee bir kaybı söz konusu.
Nasıl olduğunu kitabın ilerleyen
taraflarında ancak söyleyebilir. Spoiler
olmasın.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Bu da diğer çocuklarıyla, iki kızıyla
ilişkisini eee çok kötü etkilemiş.
&gt;&gt; Etkilemiş. Aynen.
&gt;&gt; Ve eee insan yakınlarında nasıl eee
bazen iyi olamıyor, ilişkileri iyi
olamıyor. Çünkü e en çok yakınındaki
insandan eee sınavını veriyorsun
herhalde. Bir de daha uzakta olan,
onların yerini doldurmaya çalışan mesela
işte o deha bir çocuk vardı ismi burada
şu
&gt;&gt; Harry Harry galiba.
&gt;&gt; E Harry mesela onun işte George Lucas'da
mektup yazıyor mesela çocukla ilgili.
eee, Asimo başka eserler geçiyor. Çok
zeki ve kendini gördüğü bir karakter. Hı
h.
&gt;&gt; Mesela ona o anne ilişkisini belki de
kuruyor. Onunla tekrardan hayata
bağlanıyor.
&gt;&gt; Dolayısıyla çok tatlı nüanslar var.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Kaybettiklerimiz şeylerin yasını
tutarken hayat bir yandan da onların
farkında olmadan sanki boşluğunu
dolduruyor. E, Sival'la ilgili. Bu yönü
benim çok hoşuma gitti.
&gt;&gt; Burada şey de söyleyebilirim. Bilmiyorum
ama katılır mısınız? Yani bir taraftan
yazı olması ve her şeyi okuyabiliyor
olmamız. Evet. bir mahremiyet ihlali de
getiriyor. İçine girebiliyoruz,
görebiliyoruz. Ama öbür taraftan da
aslında her şeyi yazıda tutuyor olması
da karşıdaki insanları bir uzaklıkta,
belirli bir uzaklıkta tutmasını da
sağlıyor. İşin biraz ben negatif
tarafını da görüyorum. Yani biraz bu
açıdan da
&gt;&gt; nasıl söyleyeyim? Tabii kitabın içindeki
bilgileri vermeden ama biraz bencil de
buldum mesela ben okurken. Yani istediği
yakınlığı yazarken sağlayabilirsiniz.
Kimis çok daha samimi yazarsınız, kimise
daha mesafe yazarsınız ama sizin
kontrolünüzdedir ve karşı tarafın çok da
hakkı yoktur. biraz o da beni çok
düşündürür. Tabii ki özel sebepleri var
kitap içerisinde ama belli bir yerde
tutuyor. Yani o da enteresan. Çünkü
buradan şunu da düşündüm. Sözcükler ne
kadar
&gt;&gt; destursuz ve kontrolümüz dışında ve
konfor alanımızı ya da bazı kırmızı
çizgilerimizi ihlal edebiliyor ve bu
aslında bu bize bir belki de rahatsızlık
uyandırıyor. O yüzden de belki onu da
biraz hatırlattı. Yani hani bilmiyorum
dönemsel bir tepki midir ama nasıl
yorumlarsınız?
&gt;&gt; Evet. Evet. Çok doğru söylediniz.
Özellikle kız arkadaşına yazdığı
mektupla erkek kardeşine yazdığı mektup
da farklı. İkisini biraz daha ben yakın
tuttum ama mesela kızıyla olan
yazışmaları daha böyle şey daha soğuk
sıcak değil. Ona mesafe koymuş. Zaten
kızının yazışmı da anlayabiliyoruz. Daha
sonra biraz o yumuşuyor falan ama ilk
başta böyle bir mesafe koyuyor.
&gt;&gt; Eee bir de eee şey benim çok dikkatimi
çekti. yazışmalarda hani eee hayatını
anlatırken yakın olduğu insana hayatını
eee en çok da kız arkadaşına yapıyor
onu. Hani hem imrensin ama aynı zamanda
beni de anlasın. Eee ve hani bunu
anlarken de çok da fazla bir şey
söylemeyeyim sana ama sen zaten benim
karakterimi bildiğin için sen bu
yazışmalardan çok iyi anlarsın. Bunu ben
şeye benzettim. ses tonu gibi hani bazen
çok yakın bulduğumuz birisini eee
telefonda sesi bir şey var değil mi? Sen
bir şey söylemek istiyorsun ama
söyleyemiyorsun deriz ya. Hı hı.
&gt;&gt; Yüzünü görmediğimiz insanda bu yaz yazı
dilinde eee Sib'ın böyle bir şey
yaptığını hissettim.
&gt;&gt; Çok güzel. E
&gt;&gt; mesafe koyuyor değil mi?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani hissediyorsunuz. Yani böyle eee
resmen şey gibi bir kendini çok açtığı
işte kızı piyonala olan mesela Bruce
diğer oğluyla ilişkisi daha iyi. Bu
arada iki erkek çocuğu var. Bir tane kız
onu den
&gt;&gt; Felix Bruce ve Rosal yok. Bruce Evet.
Şimdi mesela Fionala'yla dediğiniz gibi
bir kırgınlık var.
arkadaşı ile ilgili
&gt;&gt; eee Rosalie ile daha yakın olmasını da
kıskanıyor aslında. Bunu da belirtiyor
&gt;&gt; tabi.
&gt;&gt; Ve sonrasında eee duygularıyla barışık
bir şekilde tekrar açmayı bilen biri.
&gt;&gt; Yani hem eee arkasında sinirleniyor katı
biraz huysuzluk şeylik var.
&gt;&gt; Tab
&gt;&gt; eee egolu yani sağlam bir karakter ama
bazen de bütün o şeyleri indirip eee öz
eleştiri verebilen eee çocuklarıyla
yüzleşebilen bir karakter. Mesela Rosali
ile eee Piona'nın ilişkisi de aynı eee
kendisinin eee çocuğunun boşluğunu
Harry'de doldurması gibi. Rosari de onun
aslında Vaftiz annesi gibi olmuş.
&gt;&gt; Dolayısıyla bir yandan da eee kendi
ailemiz yani eee ne denir ona? Biyolojik
aile seçilmiş hale ikilemini çok
işliyor. Hı hı. Yani hem eee şey evlat
edinilen bir çocuk olması sibilin hem de
ondan sonrasında genetik teste biyolojik
ailesini bulması.
&gt;&gt; Ama eee sürekli alttan şu mesaj var.
Hayat bizim aynı zamanda yeni kurduğumuz
diyaloglar seçtiğimiz eee ilişkilerle
bezenir. Eee illa biyolojik aile
değildir. Sadece anlamlı klan gibi.
Bunun da bir eee soru olarak kitapta
olduğunu görüyoruz. Tam biyolojik aileye
bu arada dışlamıyor.
&gt;&gt; Eee orada da çok eee yakın ilişkiler
kurulabiliyor. Kendi eee sonradan
keşfettiği, eee, Edinburg'da galiba
gittiği biyolojik ailesiyle de iyi
anlaşabiliyor. Ama mesele biyolojik aile
olma meselesi değil. Yani sevgiyi
aslında bir evrenselleştiren bir taraf
eee, var. Hı hı. Kesinlikle.
&gt;&gt; Aidiyet aslında yani nereye aitsindir?
Aidiyeti ne sağlar? Hani günümüzde de
çokça tartışılan ya da tarih boyunca
kimi zaman dini, şimdi milli veya sonra
işte kendine aitine kadar giden geniş
bir yelpaze ya aslında onu da tekrar
sorgulamamıza da sebep oluyor.
&gt;&gt; Ama bir yandan da sanki bilmiyorum ne
düşünürsünüz ama şey de düşündürttü
bana.
&gt;&gt; Bir yandan çok insanlar hayatlarını
sızmak istiyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Hani herkese [boğazını temizler]
bulaşıyor aslında. Böyle böyle insanlar
vardır ya mesela ben şahsen öyle
değilim. Ondan öyle diyorum. çok
bulaşıyor yani bilinçli bulaşıyor. İyi
niyetli de bulaştığı oluyor. Kötü olarak
rahatsız olduk konuda da bulaşmak
istiyor ama bir bulaşmadır sonunda. Ama
bir taraftan bunu yaparken de işte
mektup yani mail ya da yazılıda kaldığı
için o mesafe de korabiliyor. Çok
çelişkili ama bir yandan da aslınd
birbirini tamamlıyor gibi geldi bana.
Bilmiyorum düşünüyorsunuz.
&gt;&gt; Ev kesinlikle. Belki yüz yüze yapsa
bunları çok fazla tepki alabilir. Bunu
en azından mektupla sürdürüyor. Si
&gt;&gt; eee özellikle bu söylediğinizi o
üniversite yazışmalarında çok hissettim
ben.
&gt;&gt; Evet. ders almak için yaptığı uğraşında
çok hissettim ve çok hani bu rastlanan
bir şeydir. Yani özellikle de böyle daha
resmi kurumlarda yaptığınız yazışmalarda
biraz daha dikkat etmeniz gerekir. Eee
ama onun dozajını çok iyi sonra da
arttırıyor. Acaba yüz yüze kalsaydı sib
dozajı arttırabilir mi diye bende de bir
soru işareti oldu. Çok
&gt;&gt; zaten sonra arttıramıyordu.
&gt;&gt; E okula gidecek. Orada bir eee siyahi
bir kadın eee aslında görüyor
akademisyen olduğunu
&gt;&gt; ve çok seviyor. Eee ve kendisi eee
empati kurduğu zaman çok daha iyi
anlaşabildiğini yani oradaki belki
bürokrasinin engeli gerçekten gıcık
hepimiz gıcık olmuşuzdur. Bir bürokratik
engel oluyor ve bunun bir rasyonel
nedenini açıklamıyorlar ilk başta.
&gt;&gt; Ama okula gittikten sonra onunla da dost
olacak
&gt;&gt; ve eee siyahı bir kadın olarak okulda ne
yaşadığına empati kuracak kadının. Evet.
Kadın belki yanlış bir davranış yapmış
ama olayın üçü farklıymış. Eee,
dolayısıyla şey var. Eee, bir dediğiniz
gibi mesafe var. Bir de yine biz bu
mektuplarla neyi öğreniyoruz? Sibil
dışarı çıkıyor yavaş yavaş ve en son ilk
kez ülkeyi terk edecek. E ay çok kötü
spoiler oldu. Neyse [kahkaha]
hayır bu çok da önemli değil ama eee
yani
dışarı çıktıkça çok fazla işte bu
politik eee şeyler var ve bunlar böyle
tatlı tatlı dozajında yani
&gt;&gt; işte eee kardeşinin eee gey ilişkisi
üzerinden var. Eee okulla gittiği zaman
demin bahsettiğimiz durumda işte siyahi
kadın ve onların dışlanmışı üzerinden
yine vardı. yine bir e komşusu yanlış
hatırlamıyorsam Yahudi soykırımından e
kurtulmuştu.
&gt;&gt; Yani dolayısıyla eee böyle küçük küçük
de aslında o hayatların ne kadar
zorluklar içinde olduğunu yine göçmen
problemi var. Her tuşa basmış yazar
yani.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Oscar'ı kazancı.
&gt;&gt; Eee yani şimdi esprisi eee bu şeyleri ne
kadar aslında kibarca yedirmiş.
&gt;&gt; Bir de şey eee durumu da var. Bir sürü
kitap geçiyor. Çok iyi bir okur. Evet. O
çok güzel. Okumakla ilgili de büyük bir
aşk var. Yani Koza Üsü'nın kitabı var.
İşte Asimovlar geçiyor. Şey baktık bir
30 tane falan liste çıkıyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; E ona da o işte sevgisi bunların işte
paylaşımı. Bu da bence çok güzeldi.
&gt;&gt; Evet. Şey beni mesela Ömer'in sayıları
dışında bir şey daha etkili. Belki de
ben ona çok takıldım. İnsanın bu kaçış
meselesi.
&gt;&gt; H
&gt;&gt; kimi zaman da kendinden mesela o işkolik
olduğu dönem. Evet. kaçtığı şey zaten
belli ama devamında da hani hayat
ilerliyor,
&gt;&gt; zaman geçiyor, bazı şeyler daha az
hissedilir oluyor
&gt;&gt; ama kaçış bitmiyor. Onu da çok
hissettiriyor yani. Bilmiyorum nasıl
yorumluyorsunuz. Hani hepimizin bence
hayatta kaçtığı bir şeyler var. Tabii
&gt;&gt; ama o kaçış biraz da bir yerden sonra da
artık böyle sığınaktan ziyade size zarar
veren bir şeye de dönüyor. Onu da çok
hissettirdi. Yani enen mesela iş
kolikliğini düşündüm. Hı hı.
&gt;&gt; İşte bir taraftan diyor ki işte insanın
beyni tembel olmak için yaratılmamıştır
diyor. Çok keskin bir yorum.
&gt;&gt; Hı hı. Ama bir yandan da aslında böyle
düşündüğü için çok fazla kaybettiği şey
de var hayatında ve onun da farkına da
varıyor. Böyle bilinç olarak tabii bu
çelişkilerin hani yazar tarafından
bırakıldığını tahmin ediyorum. Sonuçta
insan çeşki bir varlıktır ama bilmiyorum
ne düşünüyorsunuz ama
&gt;&gt; kesinlikle kaçış dediğiniz çok doğru.
Bir de comfort zonel yani şu anda da
modern toplumun en önemli şeyi kısası
değil mi? Comfort zonlarımızdan çıkmak
istemiyoruz ve hepimizin bir alanda
rahat olduğu alanda konuşmak, çalışmak,
sohbet etmek istiyoruz. Ve sible da
aslında ana karakterde bunu hep e güncel
olarak da söylüyor. Biraz aslında
toplumu da eleştiriyor ama sonuç olarak
o kabuklarından çıkmak zorunda kalıyor.
Çünkü belki o genetik test de beraber
çıkmış oluyor. Genetik test
yapılmasaydı, çıkar mıydı emin
olamıyorum. Onu çok güzel yerleştirmiş.
Şeyin kurgusunu değiştiren bir nokta. O
&gt;&gt; kitabın gerçekten kilit noktası
diyebileceğimiz bir nokta. Böylece
aslında o kaçışı gerçekleştirmiş oluyor
ve birtım gerçekleri de yaşamış oluyor.
Bence bu çok önemli diye düşünüyorum.
Eee bu demin Ömer Bey bahsetti. O çok
güzel kitap listesi 30 tane olmuş. Ben
de ve çok böyle kült kitaplara değinmiş.
Herkesin okumak isteyip de okuyamadığı
ya da böyle çok hani genel bir liste
vermiş ve kitapların böyle
içeriklerinden de ufak ufak bahsediyor.
Eee bizim ilgimizi çekmek için. Yani bu
kadar eski dönem tekniği dediğimiz
mektuplaşmadan sonra aslında yazmayı ve
okumayı tekrardan teşvik etmek için de
tekrardan bizi kendi dünyamıza
döndürmeye de eee yol açıyor diye
düşünüyorum.
&gt;&gt; Eee isterseniz mesela kitaptan bir eee
not aldığım bir şey de okumak isterim.
Üzerinde konuşursak iyi olur.
&gt;&gt; Memnuniyetli.
&gt;&gt; Eee çünkü ben ben açıkçası çok
etkilendim o kısma. Bilmiyorum ne
düşünüyorsunuz. Şöyle bir paragraf var.
diyor ki, "Kendim için yarattığım şey
mahremdir."
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ancak buna tam olarak huzur denemez.
Çoğumuz daha gösterişsiz hayatlar
yaşasak da hepimiz kendimize özgü ve içe
dönük bir zamanın bakiyeleriyiz.
&gt;&gt; Hım. Bu aslında çok bilmiyorum bana çok
vurucu gelmiş. Kitabın sonlarına doğru
hatırlıyorum.
Bilmiyorum ama eee insanın hayatla
ilişkisi eee ve kabul edemediği
gerçekler ama aslında bir noktadan sonra
kabul etmek zorunda kaldığı zamanla ama
bilmesine rağmen eee reddetmesinin
yanlış olmasını bilmesine rağmen devam
etmesi hani o
&gt;&gt; nasıl söyleyeyim rasyonel olmayan
mücadeleyi çok güzel anlatıyor ve zaman
bakiyesi olmak aslında bir nokta tabi
olmak ve
&gt;&gt; bilmiyorum ne düşündüğünüzü ama beni çok
etkileyen bir kısım mesela
&gt;&gt; zaman bakiyesi kelimesi çok etkileyici
aynen yani çok da güzel ifade etmiş onu.
Hepimizde de var. Düşündürüyor değil mi?
Zaman bakiyesi olduğunu hissettiğimiz
neler var diye hemen düşünmeye başladık.
Eee bence hani o zaman bakiyesini biraz
eşiyle olan şeyden de çıkartıyor. Zaten
o son zamanlarda yazdığı ben tabii
direkt hani hatırlayamadım ama son
zamanlarda olması zaten çok manidar
zaman bakiyesi olduğu için ve hala da
direniyor yani. Eee değil mi? Hani o
zaman bu kesin hem söyleyip ama hala
direnişli olması da çok enteresan geldi
Sib'ın. Eee, bir de belki gireceksiniz
ama eee, göz hastalığı söyle
&gt;&gt; o çok önemli.
&gt;&gt; Evet. Körleşiyor olması
&gt;&gt; yani eee, körleşiyor olması ve bunun
gerçekten o işte eee, söylemeyelim ama
söyledikte zaten birazcık girmiş olduk.
aileden kaynaklananı, kaybettiği ailenin
bir hastalığı olduğunu da yapıyor. Bence
onun etkisiyle de zaten bu lafları
söylüyor diye düşünüyorum.
Ben katılırım
&gt;&gt; değil mi?
&gt;&gt; Eee, yani şöyle bir de mesela bana çok
tuhaf gelen eee esiyile ilişkisinde
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; yani büyük bir eee muhasebe
&gt;&gt; var.
&gt;&gt; Hı hı. var burada. İşte çocukları
biraz daha eşi sonrasında sorumluluğu
alması ve uzaklaşması yine aynı şekilde
verdiği bir hukuki kararın belirli bir
yaşadığı travmadan sonra aslında başka
bir eee kadının hayatına nasıl kötü
geldiğini babasını çünkü o kararla
beraber içeri alıyorlar. Hı hı. Ve
sonrasında da babası eee hakkın
rahmetine kavuşuyor. Şey spoiler
vermeyeyim deyince ağzıma çıktı.
[kahkaha] Neyse ya sonuç olarak burada
eee şey gerçekten çok önemli bir
yüzleşme. Kaç yaşında olursa olsun
aslında böyle bir affederek, kendini
affettirerek, günahlarını da bir eee
itiraf ederek
&gt;&gt; eee evet ben bunları yaptım. Eee yine de
beni kabul edebilirsin. Yine de ben
seninle olacağım. Çünkü bunlar
bunlardandı.
&gt;&gt; Yani burada çok e yazılı bir edebiyatın
gücünü gösteriyor bence.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Arkadaki hikayede ne oldu? Yani biz
birine Evet. Eee, bir insan bir insana
kötülük yapıyor. Bu mesela Tsoy'un
Diriliş kitabında çok işlenen güzel bir
temadır.
&gt;&gt; Yani Prens Nehludov'un Katşa diye eee,
kötü yola düşmüş eee, kendince bir
kadını aslında eee, nasıl oraya
düşmesine sebebiyet verdiği gösterilir.
Tamamen şımarıklıktır, belirli
zübbeliklerdendir falan ama sonra e,
katruşa toplumdan dolayı suçlu hale
düşer.
&gt;&gt; Hı hı. Eee, edebiyat aslında bizim, eee,
farklı hikayelere baktığımız zaman, eee,
insanın, eee, psikolojisini neler
etkiledi?
Nasıl, eee, bu belirli yapılan kötü
davranışlara neden oldu? Gerçekten
sınırsız bir empati yolu açıyor.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Sınırsız bir esneklik açıyor. Hatta
fazlası zararlı mı falan ben de size onu
sorayım.
&gt;&gt; Çünkü kendi değil mi? Sınırlarımızı bir
yandan korumamız gerekiyor gündelik
hayatta. Bir yandan da her zaman ya o da
bu konularda haklı çünkü zamanda şunları
şunları yaşamış dediğin zaman da o
aslında onu o kadar da meşru kılmamalı.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ama bu kitapta da şunu görüyoruz. Bir
telafi etme ihtiyacı ana karakter
bunları sorgulayıp görüyor. Evet ben bu
hataları yaptım.
&gt;&gt; Eee belirli nedenlerden dolayı şimdi
telafi etmek için ne yapabilirim?
Onlarla tekrardan bu muhabbeti kurup bu
işte severek eee bir şeyler yapabilir
miyim? Bu yol aslında
&gt;&gt; yani aslında kendini yazarak temize
çıkartma isteği var ama hayatın
gerçeğini bulması için yine teknolojiden
yararlanıyor. Yani o emaililları yazmasa
&gt;&gt; değil mi ya? Öyle de bir tezatlık var
kitabın. En güzel tarafı bence o. Yani
eğer o emaililları yazmasa kendi
geçmişiyle yüzleşmeyecekti. Evet
kendisiyle yüzleşti. Belki temizledi
diye düşünebiliriz. ne kadar
temizlediğinde daha sonra ortaya çıkıyor
aslında ama teknolojinin faydasıyla da
pek çok şeyi ortaya çıkardı. Onun
sevmediği email, çok böyle tek düze
bulduğu email ona aslında yardımcı oldu,
değil mi?
&gt;&gt; Öyle. Eee, bir de tezat dediniz. Çok
katılıyorum. Ben mesela bir şeye çok
takıldım. Herhalde Ömer'le de çok
atıştığımız bir konudur. Şimdi
anlayacak. Eee, şey vurgusu da bana çok
iyimser geldi. Hani biraz dostu eski
vari hatta yani nedir işte? eee vicdan
herhalde sizi ele geçirir ve
[boğazını temizler] işte onun kefaretini
ödersiniz. Eee ve ancak o vicdanı
içinizde akladığınızda
&gt;&gt; ulaşırsınız o noktaya. Şimdi burada da
aslında bir vicdan muhasebesi var bir
noktada baktığımız zaman.
&gt;&gt; Eee ve sonunda
&gt;&gt; kabul ettiği süreye baktığımızda eee
şeyi ister istemez ben çok sorguladım.
Yani bu kadar sürmeseydek acaba bu kadar
sürmesi kabul edemediği için mi? Kendini
cezalandırdığı için mi?
önce etseydi o zaman hayatı farklı
yaşayabilir miydi? Bu da çok insani bir
şey bence. Çünkü ama bir de beni tabii
çok iyiim serg eden kısmı Ömer'in itiraz
edeceği kısmı ne kadarımız bu kadar yani
dünyaya bakınca ben onu görmüyorum çünkü
ne kadarımız bu kadar vicdan yapıyoruz
ve bu muhaseden geçiyoruz noktasında çok
o bana biraz daha
&gt;&gt; iyimser geldi diyeyim hani en kibar
tabirler ben çoğu kişinin böyle bir
vicdan hesabına hiç girdiğini
düşünmüyorum açıkçası.
&gt;&gt; O açıdan da umut veriyor. Hani bir de
tabii klasik
&gt;&gt; onu teşvik ediyor.
&gt;&gt; Evet. teşvik ediyor ve klasiktir ya
böyle hani bu ayrım da yapmak
istemiyorum hani hangi doğu hangi batı
sorusu gelecek ama hani doğu
edebiyatında daha çok böyle hani bu bir
giz ve o giz aileyi yok eder ama genel
de konuşulmaz bastırılır ve bir gün
elbet ama ortaya çıkar falan o senaryo
da biraz böyle hani bir batılı bir
yazardan böyle bir şey olması biraz ödün
çalmışlar gibi de geldi ama enteresan
vurgu ki doğ çok da şey bir konudur hani
bildik bir konudur hatta bizim filmlerde
de çok olur değil mi hani böyle uzun
anlar susan bir karakter
&gt;&gt; söyle artık falan diye için böyle
çekilet
Ag gibi yapacak falan demişim. Hani ag
anlatır anlatır sonra 20 dakikada
olmayan bir detayı söyler ve çözülür ya.
Hatta ben sinirim ya daha önce
söyleseydim biz de belki tahmin ederdik
diye onu çok düşündürdü bana. Bilmiyorum
nasıl size bir etki yarattı ama mesela
bende hani bunu çok sorgulattı yani
vicdan kısmını.
&gt;&gt; Evet vicdan kısmı sorgulattı. O doğu
şeyini gerçekten onun izleri var. Çünkü
çok batılı ve çok hani Amerikalı bir
yazar olması mesela o vicdan temizlemesi
ve e birazcık o doğudan örnek alması
komşuculukta gördüm. Yani komşuluk
mesela olmayan bir ülke ve sürekli bir
şüpheli bakarız komşu bir şey yaptığında
biraz onu da gösteriyor. O komşusuyla
olan ilişkisinde o düştüğü zamanki
yardımlaşmayı
Evet. Teodoru ismi. Aynen. Theodor'un
yani Evet. belki farklı bir karakter. O
da aynı şekilde onunla empati duyuyor.
Yaşamları birazcık çok benzeştiği için
de empati duyabiliyor. Eee ama hani bu
doğuyla batıyı birazcık karşılaştırma
gibi değil de hamur gibi yoğurup tek bir
düzelik vermek de istiyor. Zaten
geçmişiyle de bağlantısını bu şekilde
kuruyor diye düşünüyorum.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ömer Bey ne düşünüyor bilemedim ama
&gt;&gt; yani ben eee
şöyle
ben bambaşka bir şey düşünüyordum şu
anda bu arada. şey
&gt;&gt; sizi dinlemiyordum diyorsun. [kahkaha]
&gt;&gt; Eee yok şeyler soru e şeylerine baktım
gerçekten bir koptum bu arada.
&gt;&gt; Eee yargıçla ilgili aslında ben şeyle
eee bu yaptığı işle ilgili düşünüyordum.
Hani bu eee demin de biraz konuştuk bu
iş koliklik kendi işinde aşırı başarılı
olması.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Eee ya bu aslında çok yaptığımız bir şey
ya.
&gt;&gt; Yani en büyük trajik şeylerden biri bu.
Bir de bunun dengesi tam olarak eee
bulunamıyor. Yani işte bir
profesyonellik adı altında.
&gt;&gt; Eee ben biraz böyle psikolojik olarak
şeyi çok sorguluyorum. Eee mesela civil
karakteri eee çalıştığında topluma bir
katkı sağlıyor illaki. Hani böyle daha
yine parantez içinde batıcıl e
değerlerle bakalım. Aydınlanma vesaire.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ama bir yandan da aslında hangi şeyleri
kendimiz için profesyonel adı altında
yapıyoruz hangileri ise kaçış.
&gt;&gt; Hı hı. Çünkü çalışmak aynı zamanda bir
kaçış da getiriyor.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; İlişkileri donduruyor. Ama o olmadan da
bir şey yok. Çünkü bir
&gt;&gt; eee ölümden kaçışonu gibi değil mi
çalışma aynı zamanda hani Freuden
vesaire baktığımız zaman
&gt;&gt; bu kısımdaki sorgulaması da bence
kitabın çok eee ağır.
&gt;&gt; Yani o travmalardan kaçmak için bir
belki topluma yararlı karakter kuruldu.
Bu çok olağan bir durum. Çok iyi
sanatçıların işte ebeveynliği doğru
düzgün yapamamaları değil mi? Siz ne
düşünüyorsunuz burada böyle dengeli?
Nasıl olunur? Hı hı.
&gt;&gt; Bir formülü var mı sizce?
&gt;&gt; Çok zor. Zor bir soru bence. Dengeli
olmanın hiçbir formülü yok. Herkes
kendine göre uyarlayacak, yaşamına göre
uyarlayacak. Eee, bu aslında modern
insanın da bir getirisi değil mi? Çok
çalıştığı için bazı şeylere çok fazla
zaman ayıramıyor. Eee, ondan sonra
duyduğu pişmanlık da var aslında.
Pişmanlığın getirdiği, dile getirdiği
bir durum söz konusu burada. Sib'ın hani
birazcık geçmişe yönelik bir
hesaplaşması da var ama karakter o
içerisindeki karakteri hala koruyor.
Bunu bahçe kulübüydü değil mi? Bahçe
kulübü yazışmalarında da çok güzel
görebiliyoruz. Gerek üniversite gerek
bahçe kulübü yazışmalarında hani sürekli
böyle bir onlara laf atmaca ve onların
yaptığı işleri lüzumsuz görmece. Ama
baktığınızda o kulübe de üye. Hatta
değil mi? Başkandı. gitmek bile
istemiyordu. Genel sekreterdi
&gt;&gt; genel sekreterdi ve ona karşı da böyle
çok o da komik geliyor bana.
&gt;&gt; Evet. [kahkaha]
&gt;&gt; Aynen. O da çok Amerikan varidir. Güzel
bir şeydir aslında o bahçe kulübü. Yani
sosyalleşmek için
&gt;&gt; başka çareleri olmadıkları için bir
kulüp kurma. Burada mesela çok hani
batı.
&gt;&gt; Eee ama baktığınızda o komşuluk ilişkisi
ve Harry'yi eve alması çok doğu değil
mi? Yani eee ben öyle görüyorum.
&gt;&gt; Bir parantez açabilir miyim? Yani ne
düşüneceksin bilmiyorum. Tabii
Amerika'da sosyal devlet mefhumu
olmadığı için
&gt;&gt; Hı hı. Aslında e yaşlılık ailede
&gt;&gt; eee doğu kültüründeki gibi aslında
birbirine yapışık parantez içinde bunun
bir iyi tarafları bir kötü tarafları
var. Ama sosyal devlet olmadığı için ne
oluyor? Ailelerde çocukla beraber
bakmaları gerekiyor değil mi?
&gt;&gt; Ama Avrupa'da, Kuzey Avrupa ülkelerinde
de şeylerde böyle değil.
&gt;&gt; Buna bir şerh koymak istiyorum.
&gt;&gt; H
&gt;&gt; community kültürü yani cemaat kültürü
çok vardır ama Amerika'da. Yani middle
of nowhere bir yerde yapacak bir şey
yok. Şehirde bir şey yok. Şu Amerika
dediğin yer şimdi böyle bir Amerika
içinden 10 tane Amerika çıkar yani. Eee
orada mesela o cemaat kültürü var. O da
biraz sosyal devlet de bir de nasıl
söyleyeyim? sosyal ağları, kolektiviteyi
getirir. Hatta kiliseler vardır bir sürü
dini ya da başka bir tip bahçe kulübü ok
bahçe kulübü o değil mi zaten yani
&gt;&gt; onu söyley tam sosyal devleten uzak yani
sosyal devlet alakası yok kabul ama hani
çok da uzak değil demek istedim yani o
resmedilen %100 bilmiyorum nasıl
düşünüyorsunuz ama %100 katı bireysel
olma kısmı bireycilik kısmı belki New
York gibi falan yerde olur ama mesela
bir ne bileyim
&gt;&gt; şimdi gelmedi aklıma Alabama'da falan
olsan anlatabiliyor mu ya da neyim North
Carolina'da falan
&gt;&gt; Maryland'te geçiyor. Aynen. O da
dediğiniz çok doğru. Yani bir baskı yok.
Anladım demek istediğiniz. Hani sosyal
bir baskı yok ama aslında var. Yani sen
o kulübe dahil olmazsan çok da fazla
şeyden haberdar olmazsın ya da
dışlanırsın. Hı hı. Yani şey [kahkaha]
estağfurullah ya. Şey South Park e da
vardı mesela son sezonda böyle
izlemiştim hocam.
&gt;&gt; Hala devam ediyor mu South Park ya? Ben
&gt;&gt; Evet. Evet. Çok bayağı sert bu arada.
Şey Trump'a neler yaptılar yani Trump'a
neler yaptılar? eee, Türkiye'de çok
özgür olduğu için biliyorsun bizde de
öyle şeyler çok kaldırılıyor. Eee, ya
şöyle
bu, eee, şeyde South Park'ta şey görüyor
işte Av tüfe şeyleri, avneği, bilmem ne
şey falan. O dernekleşme var. Bir de
dediğin gibi yer yer çok değişken. Benim
belirtmek istediğim şey bu işte eee
sosyal devlet olan yerlerde genel olarak
biraz daha bu işte bireysellik daha az
arkadaş olması vesaire gibi bir durum
oluyor.
&gt;&gt; Bizde mecburen kolektifleşiliyor.
Çünkü bir eee üst tarafa yani bir güven
olmadığı için
&gt;&gt; Hı hı. eee şeyde de böyle yani sivil
karakteri de bir sanki zorunluluktan da
sosyalleştiği kısımlar var
&gt;&gt; ama bir yandan da eee daha yalnızlar
Türkiye'dekine göre yani aileden daha
kopuklar bence. O da sosyolojik bir şey.
&gt;&gt; Hı hı. Evet. Zorunluluktan aslında
birleşmek
&gt;&gt; Evet. Yani çocukların gitmesi. Mesela
bizde ne olur? Çocuklarım gitti beni
tahruk etti. Ben yalnız yaşıyorum falan
değil mi?
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Anladın mı? Sivil tam tersi olsa öyle
bir sistemi yok onların tam tersi.
kendine muhasebesini yine yapıyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani bireysel bireysellik üzerine
gidiyor yani.
&gt;&gt; Ama şey de var. Bilmiyorum ne
katılırsınız. Hani eee hazin olay
diyeyim ona. Gilbert olayı diyelim.
Olmadan önce de mesela çok iş kolik
mesela. O da beni çok düşündürttü. Hatta
şey dedim. Acaba burada
&gt;&gt; eee modern kapitalizme bir selam mı
gönderme var? Hani işte tembellik olmaz
falan. Çünkü bu klasik hani
&gt;&gt; çalışmak için Evet. Aynen. Protestan y
çalışmak için söylenen ve tamam tabii ki
de ben desteklemiyorum orada ayrı mesele
ama çok çalışmayı desteklemiyorum
mesela. O da ayrı mesele. Neyse oraya
girmeyeyim.
&gt;&gt; Hani orada bir o da var. Bunu söylüyor
ve onun üzerinden bir kendini başarılı
olduğu bir dünya yaratıyor. O dünya
yarattık da bence bayağı ailesine
haksızlık ediyor. Yani Gilburt olayından
önce de hani şey de çok ikilik geldi
bence. Çok güzel bir şey söylediniz.
Orada kafamda hep o dönüyor. Kitabın en
güzel şeyi bence tezatlığı hiç tezat
değilmiş gibi sunabilme becerisi. Yani
çok tezatçı an aslında ya tezat da ama
bu mantıklı da ikisinin aynı anda olması
hissi yaratıyor yani. Bilmiyorum ne
dersiniz ama
&gt;&gt; en güzeli o zaten yani. O o dengeyi o
kadar güzel kurmuş ki kitabın bence
sürüklenmesi de o. Yani her şey iyi
gitseydi zaten. Hani düşünsenize her şey
böyle çok akışta gidiyor. Biz okuyucu
olarak bitiremezdik yani. Veya hani eee
biraz evvel eee sohbetten evvel
konuşuyorduk sizle. Hani şey gibi bu
illa bir şeyler çıkmalı ki engeller
çıkmalı ki biz ondan zevk almalıyız.
Öbür türlü sonunu bildiğimiz bir kitap
olacaktı. Bu da bir anlam ifade
etmeyecekti. Sonunu bildiğimiz film
gibi. Evet. Ömer Bey şey dedi. Her tuşa
basmış ama basarken dengeyi de korumuş
ve tezatlığı da sağlamış.
&gt;&gt; Çok zor bir şey. Çok zor bir şey. Bir de
karakter çok kuvvetli oluyor işte yani
kusurlarıyla, iyilikleriyle,
kötülükleriyle falan. Orada eee
karaktere böyle şey yapmamış. Yani bazen
romancıların hatası olur. Aşk yaşayıp
kıyamaz falan. Hiç öyle bir şey
yapmamış.
&gt;&gt; Eee çok güzel pas attın. Nasılsa ben de
bir şey söylemek istiyordum. üzerine iyi
altlık oldu. Eee hani gerçekçilik hissi
çok uyandırıyor. O benim çok hoşuma
gitti mesela. Yani
&gt;&gt; genelde bir şey okurken veya izlerken
mesela ben de bilmiyorum işte nasıl ben
de genelde yani gerçekçilikten
uzaklaşmaya başladıkça benim bilgim
azalır. Çünkü yani böyle bir insan yok
ki hisse ulaşıyor uyanıyor benden. Tamam
mı? Ondan dolayı da böyle o tezatların
çok fazla olması ve en hazin olayların
içine bile hı
&gt;&gt; eee hani o hazin olayla ilgili
anlatırken kişiyle ilgili bir empati
kuracak duyabilecekken öyle eee küçük
detaylar yerleştiriyor ki empati duymak
isteğinizin yanında nefret de
uyandırabiliyor. Mesela bir örnek
vereceğim.
&gt;&gt; Theodor'un hazin hikayesinden
bahsediyor. Babasının
&gt;&gt; bilmiyorum ben de mesela uyandı
bilmiyorum. Umarım size uyanmıştır.
Yalnız kalmayayım. Neyse
&gt;&gt; çok hoş olmayan bir hikaye vesaire. İşte
nazizm dönemi belli bir orada babası var
vesaire. Fakat Nazizm döneminden önce de
diyor benim aslında herkese mavi boncuk
dağıtırdı. Herkese duymak istediğini
söylerdi diyor. Mesela ben onu okuduğumu
bir taraftan o dönem için yaptıklarını
anlayabiliyorum tabii ki de ama o
dönemin öncesinde yaptıklarını düşünce
ya günümüzde de böyle insanlar var. Bu
hiç hoş bir şey değil. Hani çok iğrenç
de bir şey ya bu. Çok samimiyetsiz, çok
sahte falan. Onu da uyandırıyor mesela.
İkisini ayağına düşünebiliyorsun. Yani
hani %100 bir karakteri empati veya %100
nefret değil de ikisini beraber yaşatma.
Bence ben nokta da burada bilmiyorum.
&gt;&gt; Evet. Her karakterde de yapıyor bunu
dediğiniz çok doğru. Sırf Teodor'da
yapmıyor bence. Hepsinde de yapıyor.
Hepsini eleştirdiği yani en sevdiği
kadın kız arkadaşını bile eee kızına iyi
davrandığı için taraf tuttuğu için
eleştirebiliyor. Yani hepsinde yapıyor
onu. Eee işte değil mi? Diğer mesela e
siyahi karakterde sekreterde onu yerin
dibine batırıyor şeyde ama gittiğinde
seviyor onun ışıyla. Yani aslında ilişki
kurduğunu kusurlarına rağmen hoşuna
gidiyor. Ya da yine o bahçe kulübünde
dekii yazışmalarda da hani bir taraftan
batırıyor. [kahkaha] Demin Theodor da
yaptığı gibi bir taraftan da onu
sevdiriyor. Bu da bence bir denge.
&gt;&gt; Evet. Yani, eee, herkesin iyi bir tarafı
vardır aslında. Bütün insanlar iyidir e
tarzında bize böyle bir bakış açısı da
yapıyor ki doğru, gerçekçi o açıdan.
Çünkü bu karakterleri, bütün
karakterleri aslında biz toplumumuzda da
görüyoruz. Adı Ali olur, Ahmet olur,
Mehmet olur ama hepsi var aslında.
&gt;&gt; Ve eee Batı dünyası, Doğu dünyası da
fark etmiyor. Bu karakterlerin hepsini
yaşıyoruz, görüyoruz, biliyoruz değil
mi?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; O açıdan da önemli. Yani belki bizde
bahçecilik kulübü yok da başka bir kulüp
var diyelim yani. Eee hani tabii ki o
sosyal toplumlar ya da yaptıkları işler
bölgeye göre, Amerika'ya göre ya da
Türkiye'ye göre değişebilir ama var o
karakterler.
&gt;&gt; Doğru.
&gt;&gt; Şeyi de bir söyleyeceğim. Bu eee sizin
açtığınız parantezde
bu eee konformizm üzerine işte
Theodor'un babası
&gt;&gt; eee ben orada hani biraz zorunlu gibi
hissettim. Hani senin gibi o duyguyu
veriyor. Evet. Çelişkiyi
&gt;&gt; Hı hı. daha karşı olması. Benim aklıma
bu Mefisto diye bir film vardı. Siz
bilir misiniz? Thomas Man'ın oğlu
yazıyor onun.
&gt;&gt; Klausman.
&gt;&gt; Evet. Klaus
&gt;&gt; çok yıllar önce izlemiştim.
&gt;&gt; Yani o git gide işte şey yaptığın an o
konformizmle ya da işte buın zelik zelik
zeliği vardı.
&gt;&gt; Git gide seni o şekillendiren e boyun
eğdiren çok kötü bir artık o şeytana
doğru dönüştüren bir şeye doğru
dönebiliyor.
&gt;&gt; Evet. Ama bir yandan da eee her şeyde
tepki verdiğin zaman Hı hı.
&gt;&gt; Bu sefer eee akılsızca da olabiliyor. Bu
da mesela çok büyük bir çelişkidir.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Şeyi de çok düşündürüyor. Hani zeki
olmakla akıllı olmak farklı şeylerdir
ya. Yani zekanız çok yüksektir ama
aklınız o zekayı kullanabilme yetisidir.
&gt;&gt; Kullanamazsanız aslında sonuçta aptal
bir şey yapmış olursunuz.
&gt;&gt; Mesela onu da çok hissediyorsun. Bir
taraftan cin gibi bir karakter. Hani
sibil için söylüyorum. Siber için ama
bir taraftan da çok aptal şeyler de
yapıyor ve bu da çok hayatımızın içinden
bir şey yani hani hatta o yüzden şey de
hiç sevmem hani birine işte bu bu aptal
ya da bu şöyle hani böyle statik sıfat
verme bir konuda çok aptaldır başka bir
çok seidir yani bu çok değişken bir şey
ya onu da vermesi bence çok dinamik
yapıyor yani kitabı
&gt;&gt; aynen
&gt;&gt; gene izniniz olursa seyirciler için de
hani bu arada sorulara da Ömer
bakabilirsen eee ben ona bakıyorum da
henüz gelmedi o yüzden.
&gt;&gt; Peki o zaman eee bir paragraf daha var.
Onu da izninizle okumak istiyorum. Bunun
üzerine belki konuşuruz.
&gt;&gt; Eee o da çünkü çok enteresan. Bu
mevsimlerle ilgili olan
&gt;&gt; tanımları gereği her yıl şaşmayan bir
şekilde tekrar eden dört mevsim
bulunuyor. İnsan hayatında böyle bir
ritim olmadığı için mevsimler söz konusu
olduğunda her insanın her mevsimi sadece
bir kez yaşadığına inanıyorum. Doğumumuz
ve çocukluğumuz ilkbahardır.
&gt;&gt; 20'li 30'lu 40'lı yaşlarımız o görkemli
hayat dolu ilginç yılları ise yaz.
Havanın biraz serinlediği ama dondurucu
bir soğuğa dönüşmediği yoğun tadı
insanın damağında kalan sonbaharda
kendimizi tanır, kendimize sığınırız.
&gt;&gt; Kış geldiğinde ise acımasızca yaşlanır,
ölür.
&gt;&gt; Evet. Çok güzel tanımlamış. Kesinlikle
insan ömrünü mevsimler üzerinden çok
güzel ifade etmiş.
&gt;&gt; Evet. Ve şey eee hani bunu bir sıraya
koyması beni çok düşündürür. Yaşlara
bölerek, bölümlere bölerek. Evet.
&gt;&gt; Eee ben tabii mesela burada bana şey de
uyandı bir taraftan. Tabii şimdi şöyle
36 yaşından bunu konuşmakla belki 5660
yaşına geldiğim zaman düşüncen farklı
olabilir. Onu burayet kaydedeyim de
sonra 20 senesine utanmayayım. Eee ama
mesela şuradan baktığım noktada şey de
ben mesela ben olsam şöyle yazabilirdim
dedim. Mesela her yaşın 4 mevsimde
oluyor bence. Hani eee hani o 20 ile 30
yaşında kışı oluyor
&gt;&gt; farklı kondan.
&gt;&gt; 60'ın da yazı oluyor farklı konuda. Ama
tabii topladığınız zaman belki de gene
hayatı şey yaptığınızda bu noktaya
varıyor olabilirsiniz. Onu da
söyleyeyim. Çünkü 20'nin kışının o kadar
kış olmadığını düşünüyorsunuz. Belki de
60'ın kışını yaşadığınızda. Evet. O
biraz kendi açısından değerlendirmiş.
Yani kendinin aslında biraz hani ölümü
hissedip ölümü görmesi gibi bir şey. O
yüzden mevsimleri bence o yüzden bölmüş.
[boğazını temizler] En sonunda kışı
koyması kendisinin şu anda yaşamındaki
parçayı görüyor.
&gt;&gt; E ve hissettiği için ben birazcık hani
meslek deformasyonu olarak
görebilirsiniz. Sanatçılarda da ben bunu
görüyorum. Hı.
&gt;&gt; Ünlü sanatçıların
hep böyle yaptıkları çalışmalarda yani
adeta ölümü hisseder gibi son yaptığı
çalışmalardaki hüznü görüyoruz.
Kahverengiyi bol kullandıklarını
görüyoruz. Çürümeyi görüyoruz. Yani
birazcık mevsimsel renkleri de
kullanırlar. O yüzden bence ana karakter
eee ya da yazar diyelim işte Sib eee
kendini anlattığı için mevsimi öyle
bölmüş. Ama siz bir 36 yaşında olarak
tabii şu anda yaşamınızı eee bölümlere
bölüp mevsimsel olarak da
aktarabilirsiniz
&gt;&gt; ama ifadesi çok güzel.
&gt;&gt; Novalis'in kitabı mıydı? Eee dört mevsim
&gt;&gt; hangisi
&gt;&gt; şey anlattığı o aşkı anlatıyordu. Norman
Sayısin Çırakları kitabı var Novalesin.
&gt;&gt; Yok yok Novales'in çok meşhur bir tane
var. Eee neyse bakarız şey
&gt;&gt; üzerinden mi anlattın?
&gt;&gt; Evet evet müthiş bir kitabı vardı. Çok
röle romantik. aklıma geldi. Bir de çok
önemli düşünür Kenan Doğu'nun sözü
geldi.
&gt;&gt; Eee o da eee her yaşın bir güzelliği
var. En güzel sandım diye. Hayata
tutkuyla bağlı olmak en güzeli bence.
&gt;&gt; Ama eee şey var yani gerçekten çok
güzel, çok iyi bir metodolojiyle
yazılmış kitap. Eee bir de eee ben
burada şunu da eklemek istiyorum
unutmadan. Bir mektuplaşma kültürü
yaratma hayali kurdum ben bu kitaptan
sonra. Hı hı. E Alp'in de mesaplara çok
güzel notları vardır ve bazılarını daha
ata olmadan önce ileride çocuğum olunca
bunları okur diye başladığını biliyorum.
[kahkaha]
&gt;&gt; Ya bu duygu ne kadar güzel. Siz de bir
kuratör olarak yani
&gt;&gt; bir şeyi eee biriktirmek
&gt;&gt; Evet. kesinlikle
&gt;&gt; eee bir şeyi böyle parçalar halinde
dizayn etmek. Bununla da biraz böyle
ilişkisinden bahsedebilir misiniz? Bir
de siz böyle şeyler yapıyor musunuz?
&gt;&gt; Evet. Evet. Kesin yapıyorsunuzdur.
&gt;&gt; Aynen. Eee, çok doğru söylediniz. Mesela
hala ben çok yazma, çok defterim var.
[kahkaha] Yani hala o kırtasiye
kültürüne devam ediyorum. Yazdığım zaman
aklımda daha iyi kaldığını düşünüyorum.
Yani telefona da çok notlar tutuyoruz
tabii ki ister istemez elimizde her
zaman kalem kağıt olmuyor ama özellikle
böyle bir sergi gezdikten sonra eee ve
hani orada bir şey hissedersiniz ya
sergide tıpkı aslında mektuplar gibi,
mektuptaki yazışmalar gibi ya da
konuştuğumuzda aklımda kalsın ama hani
onu dijitale yazdığım zaman beynime
kazmıyor ama eğer ben onu kalemle
deftere geçirdiğim zaman beynime
kazıyor. Ben o notlarımı kürasyonumda
kullanabiliyorum ya da öğrencilerime
ders anlattığımda kullanabiliyorum.
Mutlaka geri dönüyor. O yüzden böyle
sergiler için ayrı ya da böyle okuduğum
şimdi altını çizmekten bahsettiniz. Ben
de çok çizerim ama özellikle de not
almayı çok seviyorum. Kitaplardan böyle
özlü sözler gibi not aldığım ayrı
defterlerim de var. E Mario Levi'nin
tavsiyesidir. O yazarlık atölyesine
katılmıştım. mutlaka defteriniz olsun.
Mutlaka yazın. Hani hiçbir şekilde
dijital olarak kullanmayın diye.
Gerçekten çok doğru. Bence yazmak eee
birtım şeyleri daha eee bilinir kılıyor,
daha kalıcı kılıyor diyebilirim. E bence
hepimizin kullanması lazım diye
düşünüyorum.
&gt;&gt; Bir de çok ilginç. Şuraya da bir girmek
istiyorum. Lafını lütfen unutma.
&gt;&gt; Konuyla ilgili söyleyeceğim ama farklı
konuceksen Ok. O zaman peki
&gt;&gt; bu kontemporary art sergilerinde yani
yeni eee sanat akımlarında çok fazla
görüyoruz gençler içinde.
&gt;&gt; Eee yazılı bir not bırakma değil mi?
Belirli çerçevelerde çizimlerle
ilişkilendirilen
&gt;&gt; ve burada o zaten kendiliğinden bir
sanata dönüşüyor.
&gt;&gt; Kesinlikle.
&gt;&gt; Yani mesela belirli çizimler var. O sana
ne hissettir? Belirli olaylar var. Ne
hissettirdi? ve hissettirdiğini yazılı
ya da çizimli hale getirdiğin anlık
&gt;&gt; aslında bir kavramsal sanat haline
düşüyor. Bunun nedeni nedir? Yani yazı
ya da herhangi bir çizim
&gt;&gt; e aslında kolektif olduğunda bir sanat
eseri midir? Evet. Kesinlikle sanat
eseridir. Yani o da kişinin yaptığı yani
sanatçı dediğimiz kişi duygu ve
düşüncelerini sanatsal yollarla ifade
ediyor. E siz de yazar da aynı şekilde
yani yazar da bir sanatçı. Eee duygu ve
düşüncelerini o şekilde ifade ediyor ve
baktığınızda pek çok sanatçı bunu
kullanıyor. Yazılarını, notlarını. Çünkü
bazen öyledir ya bir not, bir sözcük
size pek çok şeyi düşündürür. Tabii ki
onun bir kitaba dönüşmesi bir sanatçı
için çok zor. O yüzden sanatının
içerisine icra ederekten daha mesajını
kuvvetli vermek istiyor.
Eee, siz bir şey söyleyecektiniz. Sonra
ilave edeyim.
&gt;&gt; Tamam. Okey. Siz istiyorsanız
bitirsiniz.
&gt;&gt; Yok yok. E, yok bir ş bununla ilgili
olmadığı için
&gt;&gt; çok kibar bir program devam ediyor.
[kahkaha]
&gt;&gt; Evet. Kendimize
&gt;&gt; burada ken oldu ya. Tekrardan selam.
&gt;&gt; Evet. Şöyle ben aslında şunu
söyleyecektim. Ömer hani sağ olsun dedi
ya hani sen benimle ilgili kitapları içe
çok not alıyorsun. Aslında şöyle bir his
paylaşacağım kendimle ilgili ama kitapta
da aynısını buldum sibirle.
&gt;&gt; O anı o anda muhafaza etmek
istiyorsunuz. Çünkü o an atıyorum sizi
bir şey etkiliyor o gün. Tamam mı? İşte
16 Mayıs 2023. O an bir şeye sinirsiniz.
Belki çok boş bir iş bu arada ama o
sinirle o sinir size bir his uyandırıyor
veya bir şey bir endişe uyandırıyor
[boğazını temizler] ve o an bir şey
okurken
&gt;&gt; oradan bir sonuç çıkıyor, bir düşünce
çıkıyor. Onu o anda o şekliyle
yazmazsanız bir daha asla
hatırlamayacaksınız ve
&gt;&gt; o hal de kaybolmuş olacak. Aslında biraz
ben mesela o anda yakalama için o anda
akma geldiğinde mesela oraya not
yazıyorum. Çünk Ömer bazen kütüphanemi
karıştığı zaman mesela bir açıyor
2012'de bir şey yazmışım bir şey esin
vermiş. Ben bile hatırlamıyorum olanı
gülüyor. Eee ondan sonra sonra diyorum
aa evet böyle bir şey olmuş ve o histe
bir şey yazmışım. doğru olmak zorunda
değil aslında. Siber'de de biraz ben onu
çok gördüm. aynısını yapıyor çünkü
hisini çok net yapıyor çünkü o an
kaybolacak ve
&gt;&gt; şimdi hafıza çok şey bir şey ya mesela
işte ben şu zaman sana kızmıştım demekle
&gt;&gt; evet
&gt;&gt; ben o gün kızmıştım ama aslında başka
birine kızgındım
&gt;&gt; o yüzden sana böyle davrandım ve
yanlıştı demek arasında çok büyük
anlatım farkı var ve hayat detaylarda
gizli ya aslında o yüzden de yazmanın
önemi mesela kitabın en çok bence gene
dönerse vurguladığı şey onu yazarak eee
çok daha doğru sözcüğe göre
anlatıyorsunuz ve biraz da sözcük
enflasyon olmadan düşünerek de
yazdığınız için çok daha edebi veya da
eee nasıl söyleyeyim? Hani hedefine
uygun ve kısa şekilde de
anlatabiliyorsunuz. O o açıdan çok
zengin buldum. Yoksa eee kitabı bir şey
yazmak mı yoksa söylemek mi? Yani
söyleme hızıyla yazma hızlıa çok fark
var ama hız bizim düşmanımız oluyor
aslında. O açıdan hani çok birleştirdim
diyeyim böylece özerimin paylaştığı şey
de açıklamak zorunda kaldım. Teşekkür
ederim. Çok mu özeldi ya? Vallahi özür
dilerim.
&gt;&gt; [kahkaha]
&gt;&gt; Dikkatim zaten dağıldı. Şimdi Feride
Hoca kadar kibar ve kültürlü bir konuk
olduğu için
&gt;&gt; eee bir kere çok mutluyum. İkincisi
burada sorular gelecek diye sürekli
gözüm buraya kayıyor. O da dikkatimi
dağıttı. Kahveyi çok içtim. Albimi de
kahve çok içmiş haline görün. O da
duramaz yerinde. Dolayısıyla böyle eee
yalnız o kadar güzel anlattın ki o yani
bence bütün eee kitabın dünyası o. Hı
hı.
&gt;&gt; Yani işte o senin aldığın herhangi bir
not. Mesela A demiş ki, "Şuraya gittim.
Mesela Londra'ya gittim."
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ya da işte Adana'ya, memlekete falan ya.
Bir yere gittim ve bunları bunları
hissettim. Orada şöyle bir kütüphaneye
girdim.
&gt;&gt; Eee, ya bunlar bile o kadar güzel şeyler
ki ben hep mesela şeyi hayal ederim. Her
insan keşke böyle sadece anılarını bile
yazsa
&gt;&gt; değil mi?
&gt;&gt; Yani işte dedeler değil mi? Böyle var
arşivleri olan, bir sürü şey yapan,
roman yazmamışlar ama bütün anıları
tekrardan vermişler. Yani ne kıymetli.
Hı hı. Bu eee şey mikro tarihçi seninle
yaptığımız
&gt;&gt; Carlo Ginsburg.
&gt;&gt; E o da yeni vefat etti Ginsburg'un. O
mikro tarih aslında hepimiz bir tarihin
&gt;&gt; tab
&gt;&gt; taşıyıcılarıyız sürekli.
&gt;&gt; Özel tarih. Aynen. Aynen.
&gt;&gt; Eee o yüzden çok ilginç. Evet.
&gt;&gt; Söz uçar yazı kalır. Söz uçar yazı
kalır. Eee sanatçıyla bir bağlantı
kurmak istedim. Eee yani bu kitap
çıkmadan evvel bu 2026'nın başında belki
kaçırdınız mı bilmiyorum. Kaçırdıysanız
çok üzüleceğim. Bedirrahmi Eyipoğlu'nun
Bedirrahmi Eyipoğlu sevgilerimle diye
bir eee zarflara yaptığı resim ve
mektuplar sergisi vardı.
&gt;&gt; H
&gt;&gt; kasede Botter'deydi. Eee Büyükşehir
Belediyesi ile beraber torunun
vasıtasıyla gerçekleştirdiler. Mesela
orada pek çok mektubunu okuma imkanı
bulduk. Tabii ki çok fazla. Bütün
mektupları çok. Çünkü yurt dışında da
çok kaldığı için o dönemlerde sizler
tabii yaşınız gereği belki
hatırlamayacaksınız ama kırmızı mavi eee
uçakla gelen postalar vardı. Hızlı
gelirdi. Ona özel para öderdiniz ve
bütün zarflar o şekilde ve hepsini
resmlemiş.
&gt;&gt; Yani zarfın dışını resimlemiş. Yani
düşünsenize bir zarf alıyorsunuz. bir
sanat eseri içinden Bedir Rahmi'nin
mektupları çıkıyor.
&gt;&gt; Eee, yani bence hani ikisini
birleştirmesi adına çok önemli. Demin,
eee, söylediğinize çok katılıyorum. Çok
hani gerçekten eee, bazen böyle bir şey
söyleriz ama uçar gider. Hatta böyle ben
ne söylemiştim? Çok da güzel bir noktaya
gelmiştim dediğiniz noktaya aslında not
almakta fayda var. Sibu yapıyor ve bu
yüzden okunuyor ve bu yüzden aslında çok
basit bir dil ama hani şu mevsimleri
bile anlatması o kadar şair ve şiirsel
geliyor ki kulağa. Keşke hepsini böyle
düşünsek, yaşamımızı bu şekilde anlatsak
diyoruz, değil mi?
&gt;&gt; Evet. Yani basit olan çok daha zor
oluyor. Bazen
&gt;&gt; zor oluyor.
&gt;&gt; Eee şey de son. Tamam. Buyur. Ben çok
heyecanlandım galiba. Öyle şey eee bu
mektup e mevzusunda da yani bu e zaten
kendisi de sorguluyor dediğiniz gibi.
Yani şu an herkese artık mail
atabiliyoruz ya. Yani bir şekilde
ulaşabiliyoruz.
&gt;&gt; İşte sosyal medyada herkes birbirinin
altına yorum yapabiliyor. Yani tanısın
tanımasın.
E dolayısıyla çok ulaşılabilir tabii
oldu. E bir yandan kendisi de mailları
kullanıyor. Yani o teknolojinin
güzellikleri var ama aynı şeyde değil.
Yani biz mesela eee diyelim dünyada en
çok sevdiğimiz yönetmenle mailaştık.
Gelip de bunu odamıza asmıyoruz.
&gt;&gt; Bir önemini kaybetti. Yani
&gt;&gt; bir yandan da bu önemsizleşme durumu,
teknoloji kolaylaştıkça herhalde oluyor.
Böyle olunca da biz daha mı
aptallaşıyoruz acaba? Daha mı
sığlaşıyoruz? Herhalde öyle oluyor gibi
geliyor.
&gt;&gt; Hele ki şimdi AI da mektuplara, maillara
cevap verdiğinde daha da sığlaşıyoruz,
değil mi? Yani bazen işimize geliyor onu
söyledi. Evet, tam bunu söylemek
istemiştim. Niye uzatayım? Çok da vaktim
yok deyip hani eğin söylediği şeyi
direkt basıp gönderebiliyoruz ki bence
işin en acı tarafı da bu diye
düşünüyorum.
Bazen o duygusuz yazılar karşımızdakine
gidiyor ve yanlış anlaşılmalara da
sebebiyet veriyor.
&gt;&gt; Neyse giderek hiçbir şey yapmamaya doğru
benceyoruz. Bakalım nasıl sonuçlanacak.
Ben
&gt;&gt; kendi adıma son söyleyeceğime yayın
adına onu söyleyeyim. Sonra da size son
söz bırakayım.
&gt;&gt; Eee şunu da düşünmedim değil. Biz çok
sözlü kültürün hakim olduğu ama yazılı
kültürün zayıf olduğu ve bu yüzden
&gt;&gt; hem tarihsel hem de sanatsal olarak
bedel ödeyen bir toplumun bireyleri
olduğumuz için belki de kitap bizi ondan
daha çok etkilemiştir diye bir düşüncem
de var. Son olarak konuş.
&gt;&gt; Evet. Güzel söylediniz. Kesinlikle.
Yani ben o yüzden bu modern toplumda eee
böyle bir kitabın piyasaya çıkması ve
bizi tekrardan yazma kültürüne
yönlendirmesi adına çok kıymetli buldum.
Eee, umuyorum ki hani bu tür yazışmalar
giderek artsın. Belki günün birinde
bizim toplumumuzdan da böyle bir yazar
çıkıp daha farklı bir şekilde
kurgulayarak belki kendi kültürümüze
daha güzel uyarlayarak yeni kitaplar
çıkarır diye düşünüyorum. Ama yazalım,
okuyalım. Okudukça yazarız, yazdıkça
okuruz diye düşünüyorum. O yüzden en
büyük tavsiyem bizi izleyenlere bu
olacak. Yazmayı bırakmayalım.
&gt;&gt; Evet, çok teşekkür ederiz. Ya bir de
mektup kitaplarının hepsi galiba çok
güzel farkında mısınız?
&gt;&gt; Evet. Çok da fazla var değil mi? Yani
&gt;&gt; epey var aslında. Ben böyle ilk aşamada
gelmiyor ama 78 tane falan hemen böyle
gelmişti. Bir düşünmüştüm.
&gt;&gt; Bana da hiç gelmedi ki hiç okumamışım.
&gt;&gt; Eee Türk yazarlardan var mı bu tür? Ben
bilmiy Türk yazarlardan galiba yani
direkt mektuplaşmaları çok fazla basılan
&gt;&gt; var. Biliyorumlar var ama böyle hani
kurgu mektup tarzında roman illaki
vardır ya şimdi şey yapmayalım yani
şeyde romanın içinde mektuplaşma
kısımları kullananları hatırlıyorum
Ayfer Tunç'un daha öyle kısımlar oluordu
var. Aynen
&gt;&gt; var yani. Ama direkt mektup roman ne
kadar eee demek ki samimi özel oluyor
&gt;&gt; ya kişisel. Bir de eee şeyin bu George
Carlin'in galiba işte eee şey esprisi
var ya iki kişinin arasında olması
herhalde yazışmaların, mektupların,
muhabbetin. Çünkü 3üncü 4üncü kişiler
geldiğinde bir gruplaşma oluyor ve
insanın bütün kötülüğü o zaman çıkıyor
derki romanla birebir kurduğumuz şey de
o zaten. O mahrem yani birebir yazarla
sen karşı karşıyasın. Üçüncü biri gidip
de sana şey demiyor. Bunu okuyorsun ama
bu iğrenç biri falan
&gt;&gt; hani böyle bir şey demiyor. Bu
yargılayıcılık olmadığında ne güzel
insan evladı diyoruz. Hatta kendinle
oluyorsun aslında.
&gt;&gt; Kitap seni yargılamıyor ya.
&gt;&gt; İşte tabii tabii tabii. Bunu Montain'de
biliyorsun alıntılamıştık. Şey
&gt;&gt; eee o yüzden çok güzeldi. Çok teşekkür
ederim.
&gt;&gt; Ben teşekkür ederim katıldığın için. Ben
de sizlerle sohbet etmek için ve
gerçekten hani böyle bir kitap üzerine
konuşmak benim açımdan da çok farklı
oldu. Davet ettiğiniz için ben teşekkür
ederim.
&gt;&gt; Teşekkür ederiz. Umarım nice kitaplarda
gene beraber olur.
&gt;&gt; Kart postalımızı da göster kapatmadan.
&gt;&gt; Kart postalımız nerede? Burada. Evet.
Ömerin özel rasıyla hatta postamızda
şöyle göstereyim.
&gt;&gt; Mektup da yazdık okurlarımıza bazı.
Evet. Evet. Tamam. Uzatmıyorum daha faz.
[kahkaha]
&gt;&gt; Evet. Çok teşekkür ederiz bizi
izlediğiniz için. Eksik olanın bir
programının daha sonuna geldik.

bazı kitapların türleri olmaz Örneğin
Fernando pessoa'nın huzursuzluğun kitabı
O bir felsefe metni mi roman mı Öykü mü
veya sadece bir anlatımı Eğer ona
Fernando pessoa'nın düz yazısı derseniz
hikayede karakterler var huzursuzluğun
kitabındaki Her anlatıcı Fernando
pessoa'nın yarattığı karakterler Aslında
Fernando pessoa'nın mektuplarına ve
notlarına baktığımız zaman da
huzursuzluğun kitabı ile ilgili şöyle
bir cümle kuruyor farklı bir biçim
arayışındayım ve böyle bir şey
oluşturacağım karakteri hikayenin içinde
değil hikayenin dışında tut Hım diyor bu
noktada ona Roman diyemiyoruz bir
felsefe metni Elbette değil bir kuram
kitabı da değil bir deneme kitabı da
değil tam da böyle sıkışmıştı arasında
kalmış eserler benim çok ilgimi çekiyor
huzursuzluğun kitabı da Bunlardan biri
okumadıysanız mutlaka okuyun derim

kitap denen [müzik] formatın yani nesnel
olarak nesne olarak kitabın değil kitap
denen formatının alternatifi yok.
[müzik]
&gt;&gt; Evet
&gt;&gt; bu bizim hala en kıymetli düşünce
geliştirme ve dönüşüm aracımız
&gt;&gt; ve bu araca bu kadar hunharca
davranırsak kendi [müzik] ayağımıza
sıkmak bir tarafa baltayla bacaklarımızı
kesiyoruz anlamına gelir. Mesela benim
insanın fabrika ayarlarını yazabilmem 30
yıldır. Yani 30 yıl aynı konuya kafa
yoruyorsun [müzik] ya. Diyorsun ki artık
anlatmam lazım bunu. Yani o öyle bir
şey. He bir anda geldi ben bir şey
yazayım gibi değil. Biliyorsun insanın
manevi yerleri 6 seneyi açtı. Yani
üzerinde [müzik] pişirmeye çalışıyoruz
ki o tecrübenin üzerine 6 sene yani aynı
konu gene aynı konunun devamı.
&gt;&gt; [müzik]
&gt;&gt; Şimdi bilginin ve eserin değersizleştiği
bir yerde yozlaşmadan şikayet
denizliktir. Yani mesela [müzik]
yayınevleri sözde kitapları okuyorlar
ama editöryal gözle hata düzeltmek kolay
okunur falan gibi bir [müzik] temel
nasıl diyelim büyük hataları düzeltmek
için okuyor orada ne dendiğiyle o denen
şeyin kıymetiyle ilgilenecek [müzik] bir
seçkin göz geliştirme ihtiyacını zaman
içinde yitirmişler.
Yani işte kitap bitti diyorlar mesela.
İşte kitap bitti. Ben yazıyorum hala
demelerine rağmen ama
&gt;&gt; okuyan bitti diyorlar. Sence okuyan
bitti mi? Şey
&gt;&gt; okuyan bitmedi canım. Biter mi ab? Benim
imza günlerine gel işte. Bir sürü deli
insan var orada yani. Hakikaten oturup
Ya bu arada şey ayrı.
Eee Pelin Dilada yeni video çekmiş.
Hayatın tiktoklaşması diye bu sabah
gördüm. eee, o TikTok'la zihniyle bir
kitaba konsantre olmak, evet gittikçe
zorlaşıyor. Yani biz okuyan, yazan
tipler bile TikTok'laşmadan nasibimizi
alıyoruz. Ben çoğu YouTube videosunu
hızlandırmaya
yönelik hissediyorum kendimi. Daha
yapmıyorum ama elim oraya gidiyor. Çünkü
bir an önce birim zamanda daha çok
içerik tüketmekle ilgili bir baskı var.
O ayrı. Ama aynı zamanda da zihnin uzun
metinlere konsantre olma yeteneği az
oluyor. Bu ayrı bir konu. Fakat şunu hep
unutuyoruz. Yani bazı şeylere çok uzun
süre konsantre olabiliyoruz. Ben mesela
en son dinlediğim video kes 3 saat 22
dakikaydı. 3 saat 22 dakika
hızlandırmadan etmeden bazı yerlerini
başa alarak dinlediğim işte o diary of
ve CEO'da konuk olmuş bir arkadaşın
şeydi video kestiydi. Böyle bir şey ben
konsantre olabiliyorum ve burada hiç
zaman kaybı endişesi yaşamıyorum falan.
Neden?
çalışılmış, güzel yapılandırılmış ve
benimle temas eden bir konu. Temas
ettiğinde beynimin bütün dikkat,
dopamin, bilmem nesi, ne varsa oraya
kitleniyor zaten. Şimdi demin diyordun
işte Harari 35 kişiyle çalışmış
kitabıyla. Ya ben de okudum Harari'nin
kitaplarını ve başladın mı bitiyor yani
bitiriyorsun çok hızlı bir şekilde ki
ben çevirisini okudum. Muhtemelen
orijinal diline baksan oradaki çalışma
daha da belirgindir. Ya bu bir emekle
alakalı olan bir şey. Mesela YouTube
videolarında da aynı şey var. Herhangi
bir eser, müzik eseri olur, başka bir
şey de olur. Ben şuna inanıyorum abi.
Bir şeye ne kadar enerji yatırıyorsan
onun o kadar karşılığını buluyorsun. Sen
diyorsun ya mesela işte yeni programa
başlıyorum. Sıradana düşmek istemiyorum.
O yüzden bir şey hazırlayalım. Şimdi bu
özen mesela yani bizim bu işte mesela
biz hep dalgasını geçiyoruz gelip
konuşmaya başlıyoruz falan diye ama 8
senelik bir birikim var abi işin
arkasında yani 8 senedir biz bunu
yapıyoruz. Yani ustalaşma varsa burada
olmuştur zaten. Dosa bu kendi başına bir
değer oluyor zaten ve izleyicisini
buluyor. İşte pazar günü sabahın köründe
sucuklu yumurtayla bizi izleyen yüzlerce
binlerce insan var. Bu bir kural aslında
bir kaide işte rezonans kanunu falan
diyorlar ya aslında onun gibi bir şey
bu. Bir yere çok enerji yatırdığında
onun karşılığını görüyorsun. Şimdi kitap
fuarlarına gidiyorum ben. Bir sürü
yayınevi var. Bir kısmı da tanıyoruz.
Arkadaşımız, dostumuz da var aralarında.
Ya bakıyorum sergilerine. Kitap
başlıkları
yani kitabım geldi diyen bir şey yazmış,
koymuş. Kimi Allah kitap diyor, kimi
harflerden
&gt;&gt; 40 yaşına geldim. Benim anlattıklarımın
artık değeri yok mu ya? Ben artık ben
söyleyeceğim. Millet susacak.
&gt;&gt; Herkes bir şey yazmalı. yapma ya. Şu
olsa anlarım bak şu çok makul.
Geçenlerde bir projeyi konuşuyorduk
bununla ilgili. Çok da makul, güzel bir
dijital projeydi. Aslında herkesin
hayatı bir roman. Öz yaşam öykünü
anlaşılır ve vitrine koymaya değer
şeylerle beraber yazmak hala çok
kıymetli. Yani keşke 8 milyar insanın
hepsinin biyografisi olsa çok iyi olur.
Ama abi böyle yani gerçekten otobüste
yaşadığın aydınlanma için kağıtlara
eziyet etme yani öyle bir şey değil o.
Mesela benim insanın fabrika ayarlarını
yazabilmem 30 yıldır. Yani 30 yıl aynı
konuya kafa yoruyorsun ya. Diyorsun ki
artık anlatmam lazım bunu. Yani o öyle
bir şey. He bir anda geldi ben bir şey
yazayım gibi değil. Biliyorsun insanın
manevi yerleri 6 seneyi açtı. Yani
üzerinde pişirmeye çalışıyoruz ki o
tecrübenin üzerine 6 sene yani aynı konu
gene aynı konunun devamı. Şimdi bilginin
ve eserin değersizleştiği bir yerde
yozlaşmadan şikayet denizliktir. Yani bu
değersizleşiyorsa, buna bir yatırım
yapılmıyorsa. Şimdi biz bu konuya
nereden geldik? Yayıncılık abi.
Yayıncılık olmuyor. Olmuyor. Bizim
Türkiye'de yok
&gt;&gt; ya. Eee, sevgili Sinanclar, ben buna
benim olduğum yerden iletişim açısından
bakıyorum, arkadaşma açısından
bakıyorum. eee yani hangi teknoloji,
hangi mecra ne tür bir bilgiyi aktarıyor
ve bu bilgi ne kadar çok insanla nasıl
iletişim kuruyor hikayesi. Şimdi eskiden
kanal sayısının yani teknolojinin
kısıtlılığı, kanal sayısının
kısıtlılığı, kanaldan kastım iletişim
kanalları sayısını yani gazeteler diye
bir kanal tipi var. İşte outdoor diye
bir kanal tipi var. Orası da bir
iletişim kanalı. Televizyon diye dergi
var, radyo var vesaire gibi tanımlı.
Kitap da bu kanalların içerisinde bir
alandı. Ve biz nedenini bilmiyorum.
Türkiye'ye has bir durumdan
bahsediyorum. Dünyada böyle değil
aslında. Türkiye'ye has bir şekilde
bizde kitap denilen şeyin özü romandır.
Biz öyle algılıyoruz. Yazma ilgili bir
şey düşündüğümüzde de öyle algılıyoruz.
Okumakla ilgili bir şey düşündüğümüzde
de öyle algılıyoruz. Hani kitap sanki
romanmış gibi. Yani bizim kafamızda bir
tür o kavramlar içe geçmiş bir şeydi. Ha
&gt;&gt; şimdi bu teknolojinin yeni
fırsatlarından kaynaklı acayip dağıldı.
Konular aynı. Yani zamanında o 67 tane
temel kanal içerisinde hareket eden
içerikin dışında daha sulandırılmış,
daha çeşitlendirilmiş olmakla beraber
konular benzer. Yine magazin var, yine
haber var, yine nitelikli bilgi var,
bilimsel bilgi var, sanat var vesaire
falan. Ama bunlar artık çok fazla
kanalın içinde hareket ediyor. Şimdi
burada da katman katman şöyle şeyler
var. Birinci katman farkındalık katmanı
hikayesi. Bir şeyi daha evvelden
görmediğin ya da üzerine düşünmediğin
şekliyle sana söyleme hali. O da öyle
miymiş ya? Oo Mısır'da böyle miymiş? Hım
böyle mi yapmışlar? Bu kendi içinde
birazcık habercilik nüvesi de taşıyor,
bilgi nüvesi de taşıyor. Bazen şey
yapıyorsun. Oo bak böyle düşünmek çok
işimi kolaylaştırdı diye bir şey
yapıyorsun. Fakat şimdi bunun peşi sıra
bir uygulama alanına ihtiyaç duyduğunda
yani bunu alıp da dönüştürücü etkiye
ihtiyaç duyduğunda bayağı eline kalem
kağıt alıp hani nitelikli ve tutarlı
birbirinden bağımsız ama aynı konuyu
destekleyen bilgiler arasındaki bağlantı
üzerine çalışıyorsun. Burada da abi
kitap dışında teknolojik çözüm yok.
&gt;&gt; Yok.
&gt;&gt; Tamam mı? Şimdi yani şimdi bu kitabı
alıp sesli kitaba da dönüştürebilirsin,
YouTube videosuna da dönüştürebilirsin.
Aslında aynı şey oluyor sen. Ya da ne
bileyim dijital bir mecradan kitabı
okuyor olabilirsin. Önemli değil. Kitap
okuyucuları üzerinden okuyor
olabilirsin. Önemli değil. Bu yani bu
yapılan eylemin kendisi kitap.
&gt;&gt; Format olarak mecbursun.
&gt;&gt; Evet. Mecbursun. Yani orada teknik
olarak yani illa bunu kağıda bastın ve
şu kadar sayıda sayfada olmak zorunda
değil. Bunu YouTube videosu olarak da
hazırlayabilirsin ama o da
başlıklandırmak zorundasın. Konu
bütünlüğü korumak zorundasın. Konular
arasında bağlantıları korumak
zorundasın. Bir üslup ve yöntem ve bakış
açısı getirmek zorundasın gibi teknik
değerleri var.
&gt;&gt; Bak daha evvel burada örneğini verdiğim
Yonah Lehrer'in Karara kitabı var. Orada
anlatılan ana konu aslında bir
paragrafta özetlenir ve ben bunu kitabı
okumadan 10 sene önce biliyordum zaten.
Beynin kompleks örüntü algısı ve
duygularla ilişkisi falan diye bilgimiz
vardı. Abi o kitabı uzunca da bir kitap
yani ortalamanın üstünde bir kitap
başından sonuna kadar okuduktan sonra o
bilgi sen de başka bir algıya dönüşüyor.
Dediğin gibi bir sürü araçla aynı fikir
etrafına ördüğün bir mantıksal öykü ve
hikaye çerçevesi var. seni dönüştürüyor.
Yani neticede
&gt;&gt; bir konuyu düzgün bir şekilde
analizlemek istiyorsan yani evet hayır
siyah beyaz sarı yeşil falan diye değil
de hani bu konuyu anlamak istiyorum
dediğinde burada mesela çok iyi
örneklerinden bir tanesini söyleyeyim
sana. Bence başlı başına kitap içeriği
gibidir. Mesela Çağrı Mert Bakırcı'nın
hayvan hakları ile ilgili hazırladığı
video.
&gt;&gt; Şimdi mesela çok kolay konuşurken y
evrim ağacı bu arada çok güzel üzerine
konuşurken hızlı bir şekilde şey
yapıyoruz. Hayvanları öldürelim, hayır
yaşatalım. Hayvan benim amcamın oğludur.
Hadi ötekisi de hayır öldüreceğiz
düşmandır bilmem ne falan hikayesi.
Şimdi bu saçma ikilikten çıkabilmek için
ne yapman gerekiyor? Konunun veteriner,
sağlık, bilmem ne falan falan gibi 20'ye
yakın başlıklı önce içeriği bir
parçalaman gerekiyor. Sonra parçaladığın
içerikleri kendi ihtiyaçlarına göre
tekrar bağlantısallıkları kurma.
Ekonomisini de düşünme. Bak öldürmeyelim
de değil. Bu seviyede sevmeyelim de
değil. konuyu mantıklı bir şekilde bir
araya getirebilen
&gt;&gt; tekrar düşünebilme zemini sağlamak.
&gt;&gt; Evet. Bu olmadığı sürece bunu bu arada
sen muhteşem seviyede biliyorsun. Yani
bilimsel eee akademik seviyeden gelmenin
de getirisi yani bilimsel düşünce
aslında bu. Yani öz itibariyle bunun
için de kitap dışında teknoloji yok.
Şimdi kitap dışında teknoloji olmadığını
kabul edip paket olarak bir yere koyduk.
Ama sorun şu, muhteşem bir bilim insanı,
sanatçı ya da işte yorumcu ya da deneyim
sahibi olabilirsin ya da edebiyatçı
olabilirsin ama bunu yazı haline getirip
kitap formatına dönüştürmenin teknik bir
tarafı olmak zorunda.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bir yolu yordamı bir seçkisi olmak
zorunda. En önem
&gt;&gt; yani bu bir sanayi yani aynı zamanda
bunu okuyacağını varsaydığın kitle için
okunabilir olmasını sağlamak. Eskiden
açık elitim fakültesi eee müfredatlarını
hatırlardı. Ne kadar zor, tersten konuyu
öğretmeye çalışan, hani onun istediği
kurallarla beraber sana bir şey
anlatmaya çalışan içerik biçimi. Sonra
bunu YouTube nasıl kırdı? Hani
birdenbire çok daha güzel anlatılıyormuş
lan bu hikaye. Çok daha anlatırsan
heyecanlı anlatılabiliyormuş hali. Aynı
şey kitapta da geçerli. Bu konunun
kendisini nitelikle anlatabilmek için
bir mühendislik gerektiğini de bilmek
gerekiyor.
&gt;&gt; Bu arada kurgu yazıyorsan fiction, roman
yaz istediğin gibi. O çünkü mesela o bir
doğal rekabet alanı. Evet.
&gt;&gt; İyiyen sıra dışı zaten şöyle bir şey
yani ezber bozan roman da kuralları var
ama daha esnek. Evet zaten ezber bozucu
olması lazım. Muhtemelen ilk çıktığında
bu ne lan diyecekleri şey yarın bir gün
klasik olabilir. Finegan'ın vahı gibi
işte şeyde bu James Joyce mesul benim
hiçbir şey anlamadığım kitabı var
mesela.
O tarz şeyler edebiyatta olur.
&gt;&gt; Ama
&gt;&gt; kurgu dışı bir şey yazıyorsan yani
insanlara gerçekten fikrin, bilgin bir
şey tarif etmeye çalışıyorsan abi bunun
da bir adabı olmalı. Mesela ben böyle
zannetti kitaba bastığın zaman öbür
gerçekten derin bilgi ve içgörü içeren
şeylerle aynı teknolojiyi kullanıp aynı
rafta yer alıyor. Ya şimdi bu tabii ki
olabilir. Özgür bir dünyadayız. ayrı bir
konu olan insana oluyor. Mesela bilim
rafına gidiyorum. Birçok büyük kitapçıda
ben önce orayı bir gezerim. Abi bilim
rafında öyle kitaplar var ki alakası yok
yani. Belki yazan bir doktor, belki
yazan başka bir şey yaşin titleı biraz
onunla ilgili ya da başlıkta kuantum
geçiyor diye mesela ya da başka bir şey
orada duruyor. Abi değil o bilim. Öyle
bir şey değil. kurgu bile değil. Yani
tamamen bir halüsinasyon aslında yazılan
şeyler çoğu kez. Ve mesela çok kişisel
gelişim kitapları rafına bakıyorum
mesela bazen benim kitaplarımı oraya
koyuyorlar. İltifat herhalde bilmiyorum.
Oraya bakıyorum. Abi öyle kitaplar var
ki bilim rafının üstüne koyman lazım
onları ama insan gelişiminden bahsediyor
diye onu oraya koyuyoruz. Neyi ne
yaptığımızı karıştırmış vaziyetteyiz.
Kafa miksaj. Y
&gt;&gt; çünkü seçici kurulu yok.
&gt;&gt; Türkiye'de durumun vehametini anlatmak
için muhteşem bir örnektir. Dezmem
Moris'i hatırlarsın biliyorsun.
&gt;&gt; Eee, çıplak maymun, çıplak Erkek ve
Çıplak Kadın diye kitapları var. Çıplak
Kadın kitabını fantezi kitabı gibi
kapaklamış. [kahkaha]
&gt;&gt; Bildiğin fantezi kitabı. Böyle çıplak
yani böyle hafif erotik görünen bir
kadın var falan şeyin [kahkaha]
içerisinde. Kim bilir hangi seviyeden
anladın yani hani şeyde tamamen bir eee
antropoloji kitabı ve evriminde
anlatılan kitaplar.
&gt;&gt; Yani birçok yayıneviyle sen de
temastasın ben de temastayım. Türkiye
&gt;&gt; abi çok hazırlıksız yakalandılar yani
çok çok fena. Mesela Türkiye'de bir
bildiğim birkaç örnek üzerinden
konuşabilirim.
&gt;&gt; Eee Engin Ardiç'in bir ara istihbarat
için yazdığı bir yazıdaki bir sözü
aklıma geliyor. Çok severim. Telefonumu
dinleyeceğinize, lafımı dinleseydiniz
bunlar başınıza gelmezdi diye bir
ifadesi var. Mesela yayınevleri sözde
kitapları okuyorlar ama editöryal gözle
hata düzeltmek, kolay okunur falan gibi
bir temel nasıl diyelim? Büyük hataları
düzeltmek için okuyor. Orada ne
dendiğiyle o denen şeyin kıymetiyle
ilgilenecek bir seçkin göz geliştirme
ihtiyacını zaman içinde yitirmişler. Ve
şu anda hani müzik teknolojisi
ucuzlayınca nasıl herkes müzik yapar
hale geldi ya. Şu anda kelime
işlemcinin, bilgisayarın, onun, bunun
hatta yapay zekanın girmesini artık
yazmak da bir sorun olmaktan çıktı.
Şimdi mesela bir yayın ve eğer ben şu
kadar yeni kitap bastım diye övünüyorsa
orada bir problem vardır. Çünkü ne
bastın abi? Mesela Türkiye'de ayda çıkan
işte kitap sayısı bilmem kaç 10.000 bir
sürü yeni kitap çıkıyormuş. Abi %65'i
test kitabıymış bunların. Bildiğin sınav
sınav test kitabı. Şimdi bu niye
sayıyorsun ki sen bunları? Bu kitap
değil ki. Bu başka bir şey.
&gt;&gt; Çünkü hocam öz
&gt;&gt; sa kategorisine soktuğumuz şey bu.
&gt;&gt; E çünkü o matbaadan bakıyor konuya.
Yayınevi olmaktan, seçkiden bakmıyor.
&gt;&gt; Onu diyeceğim.
&gt;&gt; Kağıda bastı mürekkepten bakıyor kon.
&gt;&gt; Mürekkepsin, kağıtsın, kapaksın,
ciltsin. Yani bundan ibaretsin. Halbuki
kitap yani bir kitabın içeriği Harar
niye 35 kişiyle çalışıyor abi? O kitabın
içeriği ne kadar kuvvetli ve dolu olursa
adamlar ona göre PR promosyon
yapacaklar. ulaşan insanın angajmanı o
kadar iyi olacak ya. Ben bile şeyi
Sapiens'i yer gibi okudum. Yani benim
bildiğim konular normalde bizim
derslerimizde anlattığımız konular ama o
kadar güzel eee net işlenmiş ki ve Derli
toplu bir referans kitabı olmaya niyet
etmiş belli ki. Şimdi bir adamın böyle
bir kitap yazmasını anlarsın. 35 kişiyi
tutup parasını verip çalıştırmasını da
anlarsın. Ama birilerinin bunu belli bir
yerde, belli bir markalaşmayla
pazarlamasını bizim burası anlamıyor.
Bizim burada böyle bir şey yok. İyi
olanı seçelim değil. Bir de şey var ya
bu haber şehvetinden saçma sapan her şey
haber olmaya başladı ya. Önce ben
yayınlayacağım hesabı. Kitapta da öyle.
Şöyle yayınevleri var. Yani yolda geçen
sana kitap basmamız lazım. Neden?
Direniyor. Tamam mı? Hayır ben
yazmıyorum. Yazmamız lazım. Senin
muhakkak yazman lazım.
&gt;&gt; Çünkü neden? Ben sana söyleyeyim. Neden?
Instagram'ında 50.000
Kişi var. Tamam. 500 kişi varsa abi ben
işte makyaj editörüyüm. Yok yok sana
kitap basmamız lazım.
&gt;&gt; Tab
&gt;&gt; illaki bunu yapacağız. Yani bu mesela
yayıncılığın kötüye kullanımı diye bunu
ne bileyim ya bizim izah etmemize gerek
kalmamalı. Sinir bozucu olanı bu. Gene
abi isteyen istediği kitabı yazsın da
bizim aslında derdimiz yani durum
tespiti yap fotoğraf çekmek. Şimdi
diyorsun ki yayıncılık bitti bilmem ne.
Bu mesela kapıdan geçerken illa sana
kitap şeyi örneği çıkartalım örneği. En
son Çağla Şiker'in programına katıldım.
Çağla bana kitabını hediye etti. Dedim
kız sen kitap mı yazdın? Dedi ki hocam
dedi çok ısrar ettiler dedi ama ben de
utanıyorum dedi söylemeye. Orada
ayaküstü kitaba baktım. Tamam abi kitap
çok iyi yani. Haspel kader çok iyi.
Çünkü yani Çağla mesela o niyetle
gitmemiş ama sen hala annenin kızısın
diye ben Çağla'yı kamplardan falan
bildiğim için beraber zaman geç. O kız
iyi bir kız yani. Kafası çalışıyor.
Mesela ben ona tavsiye ederdim. Öyle
öyle bir konu açılsaydı. Mesela Çağla'da
şanslar yaver gitmiş ama abi öyle
şanssız ürünler var ki bizzati bir de
sağ olsunlar bana gönderiyorlar sıklıkla
böyle yeni yazarlar belki de
Instagram'da paylaşırım diye herhalde
Allah'tan kullanmayı bıraktım abi o
gelen ürünlerin hepsini doldur rafa
tamam mı tekil ürünleri konuşmuyoruz
iyisi var kötüsü var ayrı ama bu kadar
karmaşa içerisinde sen iyiyi nasıl ayırt
edeceksin hangi sen yayınevi olarak sen
yayıncı olarak böyle bir kasın yoksa
piyasadaki insandan iyi seçmesini nasıl
bekliyorsun? Bilim reyonunda bile çerçöp
bu kadar doluyken, felsefe reyonunda ne
ydüğü belirsiz bir sürü kitaba denk
gelirken, işte dini anlatılar bölümünde
kuantum Kur'an tefsiri ne oluyor lan bu?
Bu ne? Bunun arasından kim ne seçecek?
Ondan sonra zihnin, fikrin, toplumsal
ilişkilerin, eğitimin, entelektüel
caminin yozlaşmasından konuşmak zorunda
kalırsın. Senin söylediğin bunun
başındaki en önemli şey kitaba
alternatif teknolojimiz yok ve bu
teknolojiyi bu kadar kötüye kullanmanın
bedelleri ağır olacak. Yani
&gt;&gt; kitap dediğimiz şeyin de kağıt ve
üzerine basılmış mürekkeplerle ilgisi
yok.
&gt;&gt; Değil. Hiç alakası yok. Kitap az önceki
tarif ettiğimiz hikaye. Bir konu
hakkında odaklanmış, düzgün analizleyip
yeni bağlantılar konusunda yeni iddiası
olan bilgi içeriği. Şimdi bu bilgi
içeriğini bir yayınevi olarak
merkezlediğinde bu bilgi içeriğinin
parçalandığı ve işte yazarın konuşmacı
olduğu konumdan kitap olarak basıldığı
hali, dijital hali, e-kitap hali,
parçalanmış parçaları, YouTube
içerikleri, konuşma baloncukları, her
neler olacaksa bunların tümünün birden
bu ürünün bir parçası olduğunu tekrar
fark etmek. Bu bir bütün. Yani bu bir
evren. Kitap dediğimiz şey bir tür
evren. Bunu böyle ürünleştirmeyi
planlamak. Şimdi biz de sadece basılı
kağıt üzerinden bir ekonomi döndürmeye
çalıştığında ve bunu mesela bir de o
üzerine böyle bir şey algı birikmiş.
Türkiye'ye özel bir şeyden bahsediyorum.
Yani Amerika Birleşik Devletleri'nde ya
da Orta Avrupa'da bu konu 50 yıldır
bunun dışında yani doğası gereği bir
yeni ürün ve iddia çıkarttığında tanıtım
yapılması gerektiğini bilir. Şimdi
burası tanıtım yapmayı mahcup
karşılıyor. Tuhaf bir utanma duygusu var
kitabıyla alakalı. Abi şey eee
&gt;&gt; yani kitap şeymiş gibi. E satacaksa
satar zaten ya artık o evrende değiliz.
[kahkaha] Tamam.
&gt;&gt; İnsanların yani dünyada 50 sene önce
devrim yapacak bir şeyin bugün gelip de
kimseye görünmeden gidebildiği bir
devirdeyiz.
Görmüyor insanlar. Yok öyle bir şey. E
çünkü yani sosyokültürel gruplar oluştu.
Hedef kitle altında parçalandı. Yani
haberdar olmuyor. İlgili kitle
duyamıyor, fark edemiyor. Yeni
teknolojiler var. onu fark etmesi için
senin o yeni teknolojileri organize
etmen, planlaman gerekiyor. Bunun
içerisinde algoritmalara adaptasyon için
gerekli SEO çalışmaları da var. Yapay
zekaya adaptasyon için gerekli eee AI
adaptasyon çalışmaları var. Var eee şey
de eee aynı zamanda tüm dijital kanallar
içerisinde ilgili sosyokültürel
grupların duyabileceği mecralarda bunu
tanıtmak için malzeme kullanımı da var.
Varoğlu var. Şimdi burada herkes çok
kötü örnekle konuyu eee kafasında imaj
haline dönüştürüyor. Yani herkes şey
diyor. Yani bunu tanıtmak için şeklimi
değiştirmek zorunda kalım. Hani bir
yazar olarak. Hayır öyle olmak zorunda
değil. Gayet olduğun yerden de o
teknolojiyi kullanarak yürütmesi mümkün.
&gt;&gt; Yeni kitabın tanıtımı için üssüz
çıkacak. [kahkaha]
Tamam. E çünkü
&gt;&gt; çünkü o popülaritenin hep öyle
olunduğunu zannetmiş.
&gt;&gt; Yani hani dans ederek anlatacağız falan.
Yok öyle olmak zorunda değil. çok daha
başka sanatsal nesnelere çevirebilir ya
da yapabilirsin bir şey de
&gt;&gt; tab yakın işte hep böyle yurt dışına
gittiğimde özellikle İngilizce konuşulan
yerlerde İngiltere'de falan
kitapevlerine illaki bir umre gibi
giriyorum ben yani hepsini gezerim abi
normal roman hani normal günlük satılan
o kitaplar özel baskı falan olmayan
kitapların baskı kalitesi, dizgisi, cilt
sırt yapısı, ceketli, hard cover
kitapların o havası, o kalın kapaklı
olanlar var Ya bir de bizim buraya
giriyorum abi bizde istiflenmiş
kağıtlardan oluşan bir şey varmış gibi
geliyor Türkiye'de. Şimdi yayına
verdiğin kıymet o teknolojiye yani
kağıtlı teknolojiye gösterdiğin özende
de gözüküyor. Şimdi bu adamlar ayda
Mars'ta yaşamıyorlar. Aynı dünyadayız.
Zengin ülkeler olabilirler ama oradaki
gösterilen özen belli bir seçkinin
üzerindeki kitaplara gösteriliyor.
Mesela Amazon'da işte Print on Demand
diye bir şey var. İsteyen istediği
kitabı yazsın. İnsanlar satın almak
istediğinde baskılı halde post postayla
adreslerine gelebiliyor. Bunu
yapabiliyoruz zaten. Neden mesela benim
ülkemde sırf yazarlık dışı herhangi bir
alanda bir tebarüz etti, bir ortaya
çıktı diye birilerine devamlı kitap
basmak zorundayız. O kadar kitabı
neremize sokacağız? O kağıtlar beleş mi?
Kağıdın bu kadar pahalı olduğu, bilmem
nenin bu kadar masraf olduğu bir yerde
ucuza bir sürü çok şey yapmak bir üretim
midir? Mesela ilginçtir sektörün içinde
ben bunu kim konuşuyor bilmiyorum. bana
geldi. Denk gelmedi. Sen benden daha
fazla bu tip görüşmelerin içerisindesin.
Ben sonuçta yazar olarak arada bir
birkaç yayıneviyle görüşüyorum ama
mesela gördüğüm en önemli şey zaten
diyelim işte bana şimdi olmuş yazar
gözüyle bakıyorlar. Bizim olayımız zaten
garanti. Ama başka yazarlarla
ilişkilerine bakıyorum.
Abi bu yazar yazar yani
bu ilgiye değer görmüyorsan niye
basıyorsun kitabını? Kitabına basıyorsan
niye doğru dürüst ilgi göstermiyorsun?
Yani bu insanın eee bir bakalım akademik
bilmem ne kariyeri onun kendisini ortada
rahat rahat anlatmasına müsait mi?
Önünde nasıl blokajlar var? Ben bu
gürültü ortamında bu kıymetli eseri daha
çok insana ulaştırmak için üstüme düşeni
yapıyor muyum ki? Bu üstüme düşeni
yapmam demek malımı satmam yani ciro
yapmam demek. Aynı zamanda bir kazanç
tarafı da var. Ne bileyim sen yapıyorsun
o hesapları bilmem kaç bin satsa şu
kadardan şu kadar eder gibi.
&gt;&gt; Bir kitap 1000 tanenin üzerinde orijinal
düzgün fiyata ödenerek satışı
yapıldığında ekonomik olarak kar etmeye
başlıyor. 1000 tane
&gt;&gt; tab
&gt;&gt; yani 1000 tanenin üzerinde
kim artık eskisi gibi yüksek basımlar
yapmak zorunda değiller. Kitabı çok daha
düşük adetli basmaların da mümkün olduğu
teknolojinin gelişmesinden kaynaklı bir
fırsatı var. Yani sen 1000 tanenin
üzerinde bir kitabı satabildiysen o
artık ekonomik olarak bir varlık. Küçük
bir varlık ama bir varlık. Şimdi bunun
2000, 3000, 5.000 böyle bir değişim oldu
bu arada. Bunu da anlamak gerekiyor.
Yayınevleri birazcık o dağınık, fazla
çeşit yazarla çalışmak talebi de ondan
kaynaklı. Şimdi artık eskisi gibi
100.000, 300.000 1 milyon kitap satma
oranı düşük. Bu Yalın'ın söylediği tüm
dünyayı etkileyecek fikirler hikayesiyle
aynı hikaye. Artık öyle bir fikir kalıbı
kalmadı. Yani ben bir şey söyleyeceğim
ve tüm Türkiye bundan etkilenecekti.
Ancak eski kuşaktan insan var. Orhan
Pamuk gibi, Muratan Mungan gibi yani
eski kuşaktan gelen bir yazar varsa
onların kitapları yüksek oranda satıyor.
Onun dışında yapılmış kitaplar yılda
birkaç tane hariç o şansa ve özel
durumlara ait karşılıkları var. Geri
kalanı 10.000, 50.000, 30.000, 40.000,
70.000 falan satacak. Şimdi bazısı 3.000
satacak. Bu bile ekonomik olarak bir
ederi var. Yani yayınevi için bu karsız
bir pozisyon değil şeyde. Şimdi burada
bunu yönetmeyi bilmek, o konuyu seçmek.
Şimdi mesela şu çok tuhaf bir durum
değil mi? Dünyanın son 10 yıl
içerisindeki en gelişen konusu içerik
konusu. Yani bundan 10 yıl öncesinde, 30
yıl öncesinde üretilen içerik birimi 1
kiloydu. Şimdi 110 ton. Hani hani böyle
karşılaştıralım. Sayılar farazidir bu
arada. Yani bilmiyorum şeyde
&gt;&gt; y özel çalışma yaptık. Tamam
&gt;&gt; as.
Şimdi içeriğin böyle geliştirildiği
yerde sen yayınevi olarak diyorsun ki
ben içerik seçkisi yapıp pazara yeni
içerik üreten yapayım diyorsun. Şimdi
hani orijinalde. Sonra mesela bu
içerikle alakalı kendi merkezine dayalı
hiçbir şeyin yok. Tamam mı? Yani sadece
kitabının üzerinden pozisyonladığın ve
sadece basılı materyalin üzerinden
pozisyonladığın bir şey var. Ya tüm
dünya içerik diye ölüyor ya. Sen yeni
bir şey söyle yeter ki. Hani şeyde
&gt;&gt; bu arada içerikten bağımsız aklıma bir
düşünce deneği geldi. Kızlar size de
yapıyorum. Siz de dinleyin. Bak şöyle
bir şey düşünün. Şimdi önünüze bir kitap
geliyor ama böyle kalın lake ne diyorlar
ona? İşlemeli, mişlemeli, tesipli,
bilmem neli basılmış. Tam böyle hani
eski filmlerde olan büyü kitapları gibi
bir şey geliyor önünüze. Açıyorsunuz
sayfaların kenarı böyle altın sırmalı.
Açıyorsun biri gayet güzel basılmış
renkli renkli bir şeyler bir şeyler var.
Böyle bir kitap hayalet. Soru şu bu
kitap neyle ilgili olabilir? Ne kitabı
olabilir?
&gt;&gt; Bu bana dini kitabı götür.
&gt;&gt; Dini kitabı sence
&gt;&gt; dini kitap.
&gt;&gt; Mesela böyle bilim kitabı görür müsün?
&gt;&gt; Böyle felsefe kitabı görür müsün?
&gt;&gt; Yok.
&gt;&gt; Ya yemek kitabı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ya deskbook yani işte muayenehanede
dursun kimse okumasın havalı [kahkaha]
gözüksün kitabı. Ya da dini kitaplar.
abi bu özeni gösterdiğin şey senin
kıbleni belirliyor, rotanı belirliyor ve
maalesef din diye konuştuğumuz her şey
de insanların bıdı bıdılarından ibaret
olduğu için
&gt;&gt; güzel güzel tespit oldu. Evet.
&gt;&gt; Abi bak bu çok önemli bir şey. Bu
kafamızdaki imajı, kafamızdaki rotayı
gösteriyor ve bu rota maalesef en
seküler, en bilimsel, en fotofoto
olduğunu iddia edenlerde bile yok. Ya
ben açıkçası ya biraz bazı yayınevleri
var şimdi isim verip rekabet
kapıştırmayayım. Bazıları çok güzel
işler yapıyorlar. Hakikaten güzel böyle
ciltli mli eserler ama yani neden Karl
Saga'nın bilmem ne külliyatını şöyle bir
caldır caldır özel baskı olarak ben bu
ülkede göremiyorum. Sen bunu dikkate
değer bir ürün olarak pazarlayıp
sunmazsan bunun pazarı oluşmaz. İnsanlar
iPhone çıkana kadar bizim iPhone
ihtiyacımız mı vardı? Şimdi herkes
iPhone için birbirini kesiyor. Niye?
yeni bir ihtiyaç, yeni bir pazarlama
tanımlandı ve insanların zihni değişti.
Bunu yapabilmek hala o kadar kolay ki
ama tabii ki neyi öncelediğine göre her
şey çok değişiyor.
&gt;&gt; Eee, aynısını tiyatroyile ilgili
tanımlarken de yaparım. Aynısı kitapta
da var. Gerçekten bir yanılsamanın içine
giriyoruz. Şimdi tiyatrocu
arkadaşlarımla konuştuğumda tiyatro
artık tüketilmiyor algısıyla bakıyor.
Hayır, ben doküman çıkarttım.
Türkiye'deki en çok izlenen içerik
grubunda ilk üç sırada tiyatro.
Güldür, güldür, güldür izliyorsun
televizyonda. Aynı zamanda işte çok
güzel hareketler bunları izliyorsun
televizyonda. Bunlar aynı zamanda
YouTube'da en çok izlenen içerik
grubunda ilk 10dalar işte. Yani sen
aslında düzenli tiyatro tüketicisin. Sen
de öyle, ben de öyle. Mesela gündür
güldür nedir diye kimse sormadı.
&gt;&gt; Ben 3 gün önce tiyatroya gittim bu
arada. [kahkaha]
&gt;&gt; Tebrik ediyorum. Senin için zor bir
eylem.
&gt;&gt; Çünkü e yine 35 senelik arkadaşım
sevgili Rezlandik Türkoğlu solo düet
hatta tek kişilik oyununu yapıyormuş.
gittim. Bu arada iyi ha ya ben
tiyatrodarı çok anlamayabilirim ama sen
de bir görmen lazım.
&gt;&gt; Sen beğendiysen çok iyidir. Ben sana
söyleyim.
&gt;&gt; Zaten benim gibi 50'sinden sonra
[kahkaha] kendi sahnelere atmış bir
arkadaşımız. Onunla da konuşurken şeyi
fark ettik. Biz zaten hep sahnedeymişiz
de bu yaşa denk gelmiş. Eee kendimizi
sahneye çıkarmamız.
&gt;&gt; Eee inşallah onu da bu açık bein
kanalında ağırlayacağım. Bir şey anlat.
Bana da anlattıracağım. Ona bakayım. Eee
ben bile seyrettiğime göre haklı
olabilirsin.
&gt;&gt; Şimdi tiyatro yani tiyatro içeriğinin
kendisi bizde hep çok sınırlandırılmış.
işte şöyle bir salon olacak, tiyatro
dediğin hamlet olacak, bilmem ne diye
çok sınırlandırıp özelleştiriyorsun.
Halbuki öyle değil. Tiyatro içeriği,
sahnede seyirciye yapılan bir içerik
Türkiye'de ciddi sayıda insan tarafından
tüketiliyor.
&gt;&gt; Şimdi aynısı
&gt;&gt; bu arada standup tiyatro mudur?
&gt;&gt; E yoruma açık yani hani oradaki
&gt;&gt; yani senin için sordum. Sen mesela onu
tiyatro sınıfına koyar mısın?
&gt;&gt; Bir sahne gösterisidir. Standup
&gt;&gt; sahne gösteri ama tiyatro başka bir
formattır.
&gt;&gt; Tiyatro birazcık daha birazcık daha
başka bir format.
bir şey bir bir hazırlanmış bir kurgu
içeriğine gelmek falan hoş. Standup'ta
belli bölümleriyle kurgu içeriği ama
ortak kümeleri var. Birazcık ayrışıyor
teknik açısından. Profesyonel değilim.
Hissettiğim şeyi söylüyorum. bir şeydi.
Şimdi aynı şey kitapta da aynı biçimde
söz konusu. Tüm dünya en çok kitap
okuyor bu dönemde. Hiç alakasız adamlar
evrim öğreniyor. Hiç alakasız adamlar
çok spesifik bilgi içerikleriyle
ilgileniyor. Tarihle ilgileniyor. Dinler
tarihiyle ilgileniyor. Bilmem ne
yapıyor. Eskiden bu birim %3ken şimdi
%30'lar civarında. Tüm dünya kitap
içerikleriyle derinlemesine ve giderek
artarak ilgileniyor. Biz de arka tarafta
diyor ki millet kitap okumuyor. Vallahi
bir şey yapıyor. Böyle bir şey konuşuyor
oluyoruz. Çünkü kitabı tanımladığımız
yeri, sıkıştırdığımız yeri çok
küçülttüğümüz için. Ya öyle değil yani.
Hani deli gibi insanlar ciddi anlamda bu
tarz içerikleri merakla hiç umulmayacak
ölçekte bilecek şekilde ilgililer. Ama
bu ilgililiğe ulaşmak için kullandıkları
kaynak artık sadece tekil bir kaynak
değil. Sorun burada o kitap içeriğinin
kendisine özenilmesiyle alakalı. Doğru
söylüyorsun.
&gt;&gt; Eee bu videoda bence bu muhabbette bir
şeyi çok net vurgulamamız lazım. Hala
kitap denen formatın yani nesnel olarak
bir nesne olarak kitabın değil kitap
denen formatının alternatifi yok.
&gt;&gt; Evet
&gt;&gt; bu bizim hala en kıymetli düşünce
geliştirme ve dönüşüm aracımız. Ve bu
araca bu kadar hunharca davranırsak
kendi ayağımıza sıkmak bir tarafa
baltayla bacaklarımızı kesiyoruz
anlamına gelir. Eee mesela hep benden ve
bizim muhabbetlerde benim romantik
tarafta olmamdan şöyle şikayetçi
olunuyor. Hocam sen de bireyi çok yük
yüklüyorsun. Sistemi görmüyorsun falan
diye.
&gt;&gt; Şu anda sisteme giydiriyoruz. Bilmem
farkında mısın? Ama bu sistemi çalışır
vaziyette yapan da buna itiraz etmeyen
kalabalıklar gene. Ya arkadaş ben bilim
reyonunda bunu görmek istemiyorum.
Mesela kitapçıda görürseniz bilim
reyonunda bilime, din reyonunda dine,
kişisel gelişimde kişisel gelişime ya da
ne bileyim yemek kitapları bölümünde ona
uygun olmayan bir şey görsün. Çıkanı
ortaya atın, yere atın. Deyin ki bunu
yanlış yere koymuşsun. Bu talebi yapmaya
başladığınızda
yani okuyucuda seçki yapmaya
başladığında umuyorum birileri sistemsel
olarak buna gelecek. Sevgili devlet,
vergi mergi açısından ne yapması
gerekiyorsa yapsa yayıncı gerçekten o
kıymetli esere kıymetini verecek bir
tavır içerisinde olsa genel bir tavırdan
bahsediyorum. Bu olayları bizim tekrar
çok yükseltebilmemiz mümkün. Hakikaten
alternatifi yok.
çok önemliydi. Dinlesen de dijital
kitaptan okusan da kitap kitap ve bilmem
ne rat.com'dan özet almak short formda o
kitabı biraz özetinden ya da yapay zeka
işte çıktısından okumak o kitabı okumak
demek değil. Kitap kapaktan kapağa bir
öneridir. O öneri ancak bütünü
okunduğunda alınır. Nereden okuyorsan
oku ama onun bütününü takip etmen lazım.
Buna da kıymet vermemiz gerekiyor bence.
Zihin haritanı gerçekten nitelikli
şekilde geliştirmek istiyorsan da o
öneri biçimine, o üslubun kendisine
hakim olduğun bir kaynağa ulaşman
gerekir. Yani reals kaydırırken
oyalanırız. Okydir. Hatta bazı şeylerin
farkında oluruz. belli bir
farkındalıklar oluşur. Ama yani
gerçekten zihinsel olarak ve asli
problemlerimizi çözmek istiyorsak
hayatta ne yapacağımızla alakalı,
çocuğumuzla alakalı, bedenimizle
alakalı, ilişkimizle alakalı daha
analizlenmiş nitelikli bir veri setine
ihtiyacım var. O da kitap formatının
dışında başka bir yerde yok. Yok yani
hani yapısal olarak
&gt;&gt; geçenlerde elime bir kitap geçti bu
arada isim vermeyeceğim.
Biraz önce bahsettiğim çok benzer
baskılı içinde yazarın ürettiği
aforizmalar var.
Açtım 78 sayfaya baktım. Aforizmalardan
en fazla dikkatimi çeken birkaç tanesi
musluğun contasını değiştirmezseniz
damlar nevinden. [kahkaha]
Teknik bile diyemeyeceğim kadar tuhaf.
Böyle bir şeyler, sözler. Şimdi böyle
bir kitaba öyle bir özen parayla
yapılabilir ama bu kitap her türlü
iddiasına girerim asla kalıcı olmayacak
ve ona yaptığımız her masraf boşa
gidecek. Çünkü orada dikkate değer bir
fikir işçiliği yok. Ama dikkate değer
fikir işçiliği parşömene de bassan ki
var tarihte. 4500 senelik metni bugün
hala okuyoruz. Biraz akıllı olacağız
artık. Akıllı. Yani bu işle ilgili karar
veren insanlar sorumluluğunu bir daha
fark etsin diye bunu konuşuyoruz. Ben
şahsen kitap yazarken saçımın çıkacağı
varsa da çıkmıyor. Daha beter dökülüyor.
Beni çok yoran bir şey, uğraştıran bir
şey. Çok şükür hayatta en ciddiye
aldığım şeylerden bir tanesi. Şimdi işte
sizin ekiple de çalışıyoruz. Eee, canıma
da okuyorlar. Sağ olsunlar. Aktar dönder
kaç tur çevirdik ama şimdi şimdi
yayınlama cürretini gösterebileceğim bir
hale geldi. Çünkü o bir cüret. çok ciddi
cesaret istiyor. Hele hafta sonu yazdım
da yazın o kırı da basmasalar da olur.
Niye basıyorsun o zaman gözünü sevdiğim?
Koy internete okuyalım PDF. Yani tamam
para da vereyim üstüne. Kazanacaksan bu
teknolojiye bu kadar hakaret edersek
bizden intikamını çok acı alacak ve
alıyor. Eee son virgülle beraber uyarıyı
da söyleyeyim. Fark ettiğim bir şey
mesela e- kitaplar basit. Yani 40 sayfa,
50 sayfa bir konuya özelleşmiş. düzgün
bir şekilde konuyu ifade eden, anlatan,
temiz, hiç baskıya girmeden o kadar
yüksek sayıda satılıyor ki.
&gt;&gt; Tabii Mustafa Acüngür mesela tab diken
diken Evet. tüyleri diken diken edecek
bir ben. Mustafa Acüngür'in kitaplarını
Kobo'dan satın alıyorum. İstersen bana
gönderir ama ben Kobot'tan dijital kitap
adam sırf yazıyor diye. Bu arada çok son
derece kısa tarif kitapları tamamen çok
güzel.
&gt;&gt; E çünkü yani e o kitabın temel özelliği
de o. Bazen niş bir konuya odaklı. Abi
burada probleme nasıl bakacağım?
nitelikli geliştirilmiş bir makale gibi
bakmak gerekiyor. Herkes Manuel Kastel
gibi yazmıyor [kahkaha]
&gt;&gt; yani. Hani
&gt;&gt; yazmasın da zaten
&gt;&gt; ya. Evet. Şeyde
&gt;&gt; abi çok sinirimi bozmuştur benim ya.
Tabii sen akademisyensin. Bu tarz
kitaplara çok rastlamışsındır. Benim ilk
rastladığım kitaplardan bir tanesiydi.
Manuel Kasteli'nin bir üçlü kitap seti
var. ağ toplumu üzerine eee bir şeyde
yani 10 küsur yılda yazmış e hikayeyi
ama yani hani şu da olmaz yani Çin Orta
Çağ döneminde teknolojideki bilmem ne
etkisinin, sosyal değerlerinin grafiğe
dönüştürüleceği kadar da hani hani hangi
veriyle nasıl çalıştın falan gitmiş
çalışmış yani hani o bölgede derlemiş
toplamış çalışmış. Çok deli öptü
hikayesi. E bu bir şeydi.
&gt;&gt; Allah ne kitaplar geliyor aklım.
&gt;&gt; Bunların yüzü suyu hürmetine Evet.
Bunların yüzü suyu hürmetiyle dönüyor
bence dünyanın birçok bilgisi ve içerik.
&gt;&gt; Aynen öyle. 2001 basımı bir tane eee
Nörolojik Sendromlar diye bir kitap var
galiba 4.000 sayfa falan. Ofise vinch'le
getirdiler. Hala orada duruyor.
&gt;&gt; Kitap tamamen tedavülden kalkmış
vaziyette bu arada. Yani temel hiç
değişmeyen bilgiler dışında hiçbir şey
güncel değil. Bakıyorum harcanan emek
falan ama mesela bu bir tıp kitabı.
Bilim kitabı. Bilim gelişir ve kitaplar
eskir. Harika. Ama klasiğe klasik gibi
davranalım Allah aşkına. Yani klasiği
seçebilecek kafayı tekrar geri
getirelim. Yoksa bittik yani. Klasik
eşittir kadim. Kadimi yaratan şey klasik
metinler. Nasıl seçeceksin abi? Bunların
hangisi klasik? Kim seç? Ben seçemem
vallahi.

Hababam Sınıfı filmlerini hepimiz çok
iyi biliyoruz İnek Şaban Badi Ekrem Kel
Mahmut gibi gibi efsanevi karakterleri
hikayelerin genelinde öğrencilerin
derslerle Hiç alakası olmadığını okula
bir hapishaneyi gibi yaklaştığını
görüyoruz keza öğretmenlerin de
öğretmekle bir ilgisi olmadığını
görüyoruz Hatta ve hatta Okulun müdürü
ara sıra dili sürçüp okuldan dükkan diye
bahsediyor ve hikayede iyi Bir Eğitimci
ve iyi bir insan olarak gördüğümüz tek
bir karakter var Kel Mahmut O da aslında
baktığımız zaman hiçbir karakter
tarafından sevilmiyor ve kitabı okuyup
bitirdikten sonra ilk kurduğum cümle şu
oldu gerçekten hiç mi bir şey değişmemiş

Merhaba arkadaşlar, kanalıma hoş
geldiniz. Neer? Nasıl gidiyor hayatiim?
Hayati hayati yani kankslarım. Size
kostüm yaptım geldim. Bakın konseptimize
uygun. Çünkü bugün Aref Kanan Babil
kitabını inceleyeceğiz.
Her şeye 100 yıl geriden gelen biri
olarak. Babil kitabı çıkalı neredeyse
bir sene oldu. Ben daha yeni okuyorum
ama merak etmeyin. Olabildiğince popüler
kültüre de ayak uydurmaya çalışacağım.
Gelecek videolarımda göreceksiniz zaten.
Niye böyle diye çıkıyor sesim. Gıcık
oldum vallahi. Arkadaşlar akademide
geçen bir kitap için gittim gömleğimi
giydim, kazağımı giydim. Sanki böyle
Oxfordaymışçasına sizlerin önüne geldim.
Biliyizazi
tırpan serisine maraton çekmiştim. O
videoları izlediyseniz oradaki format
gibi olacak. Beş kısımdan oluşuyor.
Bölümleri okuyup okuyup o şekilde gelip
yorumlayacağım. Babil'in ilk kısmını
konuşmaya başlayabiliriz. Aref Kuang
daha yeni katabasisi çıkardı. Katabasis
falan diyor galiba. Bir videosuna denk
gelmiştim. Katabasesis falan diye isim
gelmişti benim ama onun söylediğine göre
catabasis. Catabasis. Üf. çok saçma
söylemesi ama yani Türkçede biraz
malçaca geliyor söylemesi ama sonuçta
kendi dili kadını yani ne yapayım. Onun
konusu da çok ilgimi çekti ve zaten
insanların da söylediğine göre
yorumlarına baktığıma göre o da yine
Akademic Vibes. Genelde zaten hep
akademi çevresinde dolanıyormuş Kuang'ın
kitapları. Paşaş savaşı serisi de
öyleymiş. Ben bilmiyordum. Akademi
merkeze alan kurgular yazıyor
diyebilirim. Diğer insanlar öyle diyor.
Yani ben demiyorum. Diğer insanların
deneyimlerine göre söylüyorum. Kanan
okuyacağım ilk kitap olacak bu. Haş
savaşı, sarı yüz falan bunlar benim
ilgimi çekmemişti açıkçası. Katabasis.
Ya katabasis diyeceğim. Türkçe daha
kolay olur çünkü öbür türlü gıcığıma
gidiyor. Katabasisi de alıp okurum diye
düşünüyorum. Popüler kültürden kastım da
buydu yani. Hadi size önden spoiler
vermiş olayım anlayana. Nıs Katabasisi
okumadan önce şöyle bir Babil'le giriş
yapayım dedim. Zaten sonbahara girdik ve
sonbahara girdiğimiz için Babilasım
geldi. Hiç böyle bahar yaz vibes
vermemişti bana bu kitap. kurgusu ve
konusu itibariyle sonbahara kışa
bırakmak istemiştim. Ekim ayına girince
de Babil okuma şevki geldi bana bir anda
ve Babil'e başladım. Konusuyla bir
başlayalım arkadaşlar. Arkasını
okuyorum. Traduttore traditore bir
çeviri eylemi her daim bir ihanet
eylemidir. 1928 Polera yüzünden yetim
kalan Robin Swift gizemli profesör Lel
tarafından Kanton'dan Londra'ya
getirilir. Orada yıllar boyunca Latince,
antik Yunanca ve Çince öğrenir. Bu
çalışmaların hepsi Oxford
Üniversitesi'nin Prestijli Kraliyet
Çeviri Enstitüsü diğer adıyla Babil için
bir hazırlıktır. Kule içindeki
öğrencileriyle dünyanın çeviri merkezi
ve daha da önemlisi büyüm merkezidir.
Gümüş işleme, çeviride kaybolan anlamın
büyülü gümüş gülçelerle ortaya
çıkarılması sanatı imparatorluğun
sömürgeleştirme arayışına hizmet ettiği
için İngilizleri rakipsiz kılmıştır.
Robin için Oxford bilgi arayışına
adanmış bir ütopyadır. Ancak bilgi güce
boyun eğer. Ve Britanya'da büyümüş bir
Çinli olarak Robin Babil'e hizmet
etmenin anavatanına ihanet anlamına
geldiğini fark edecektir. Çalışmaları
ilerledikçe Robin kendini Babil ile
imparatorluğun yayılmasını durdurmaya
adammış karanlık Hermes Cemiyeti
arasında sıkışmış bulur. Britanya, Gümüş
ve Afyon üzerine Çin ile savaşa
giriştiğinde Robin karar vermek zorunda
kalacaktır. Güçlü kurumlar içeriden
değiştirilebilir mi yoksa devrim her
zaman şiddet mi gerektirir? Tercümanlık
mezunu olarak bu kitabın konusuna direkt
zaten vuruldum. Kapağı falan da
inanılmaz içine çekti. Çok ilgimi çekti
bu genel olarak bu kitap. Are'ı da bu
kitabın piyarıyla tanıdım. Her yerde
görmeye başladıktan sonra inanılmaz
ilgimi çekti ve arkasındaki konu da
gayet ilgi çekici bu arada. Ama şöyle
bir sıkıntı var. Buradaki 1928 yanlış
yazılmış. Bence 1828 olması lazım. Çünkü
1828'de Robin'i buluyor. 1836'da zaten
Robin üniversiteye başlıyor. Yani
Babil'de eğitim görmeye başlıyor. 1928
ne AQ yani. O yüzden burada ufak bir
basım hatası olmuştur diye düşünüyorum.
Ama her yerde de açıklamada 1928
yazıyor. 1828'dir diye düşünüyorum
açıkçası. Çünkü hep 1800'lerde geçiyor
zaten arkasında hemen hemen birinci
kısım yani benim size şu an anlatacağım
kısmın özetini verdi gibi oldu. Şurada
şöyle haritamız var. Bir haritayı
görelim.
Bakın Babil burada. Umarım gözüküyordur
bu arada. Bir de Babil'in 8 katının
tasviri de var.
Çok tatlı gözüküyor. Zaten harita
dediniz mi beni benden alırsınız
hocağım. Kitabımız dediği üzere zaten
1828'de Kanton civarında bir kolera
salgını oluyor. Bu kolera salgınında
bütün ailesini kaybeden Robin'i Profesör
Lovel buluyor. Profesör Level'la Robin
arasında daha sonra bir bağlantı
olduğunu keşfedeceğiz zaten. İlk etapta
çok alakasız bir şekilde İngiltere'den
Kantona Robin'i almaya geliyor adam.
Robin'le birlikte gidiyorlar. İlk önce
bir Robin'in iyileşmesini bekliyorlar.
Çünkü o da birazcık kolera salgınına
yakalanmış ama ölmemiş. O yüzden onun
iyileşmesini bekliyorlar vesaire. Belli
bir zaman geçiyor. Sonra birlikte
Kanton'dan Britanya'ya bir gemi
yolculuğuna başlıyorlar. O gemi
yolculuğunda da yine eğitim görüyor
muydu ya? Hatırlamıyorum. Eğitim
görmüyordu da genel böyle takılıyorlar
yani bayağı bir süre. Çok uzun bir
yolculuk oluyor. Çin'den Britanya'ya
düşünün ve gemiyle o dönem için
neredeyse bir ay sürer herhalde falan
filan. Belli bir süre sonra varıyorlar
Britanya'ya. Orada Profesör Lovel'ın
evinde Robin eğitim görmeye başlıyor.
Böyle bir 6 yıl falan eğitim görüyor.
Latince ve antik Yunanca dillerini
öğreniyor. Çincesini yine geliştiriyor
arka planda. Çünkü hani sonuçta ana dili
ve 10 yaşlarına falan gidiyor oraya.
Çocukken gittiği için de ana dilini
unutma olasılığı çok yüksek. O yüzden de
Çince alıştırmaları da yapmaya devam
ediyor. Günleri bayağı böyle eğitimlerle
geçiyor. Bir sürü eğitimler alıyor. Dil
eğitimleri vesaire. Bir de yanlarında
Bayan Piper var. Genel olarak ev
işlerini yapan bir hizmetçi olarak
yanlarında yaşıyor Robin. Onunla da yine
böyle kendince bir bağ geliştiriyor.
Güzel bir bağ. Bir gün beklenmedik bir
olay oluyor bu arada. O olay benim aşırı
sinirimi bozdu. Sizinle onu da paylaşmak
istedim. Profesör Level'la birlikte
Robin bir kitapçıya gidiyorlar ve
profesör ona orada bir kitap hediye
ediyor. Daha sonra Robin dersine bir
1520 dakika falan varken o kitaptan
böyle birazcık bir şeyler okumak
istiyor. Daha sonra kitaba daldığı için
bir saat kadar dersi kaçırıyor. Profesör
geliyor bir saat sonra. Ne yapıyorsun AQ
diye böyle sakin sakin çocuğa hani hesap
soruyor. Sonra beklenmedik bir şekilde
Robin'e şiddet uygulamaya başlıyor.
Robin de neye uğradığını şaşırıyor.
Çünkü hani daha önce hiçbir şekilde
Profesör Lovel ona elini kaldırmamış,
kötü bir söz etmemiş, bilmem ne. Bir
anda çocuğu dövmeye başlıyor falan.
Çocuk da neye uğradığını şaşırıyor doğal
olarak ve üzülüyor, perişan oluyor.
Orada Profesör Level'ın ırkçılığını da
görüyoruz. Çünkü Robin ırkçılığa maruz
kalıyor Profesör Level tarafından orada.
Çünkü Profesör Lel'a göre Çinliler aylak
ve tembel insanlarmış. Robin'in o
genlerini, DNA'sını falan unutmasını
istiyor. Bütün ırka ayraklık, tembellik
yüklemek ne alaka? Yani oldukça sinir
bozucu bir durum. Ayrıca çocuk da 12 13
yaşlarında kitaba dalmış olabilir. Evet.
Hani bir disiplin adı altında çocuğa bir
şey öğretmek için bunu yapıyor ama
dövmekten ziyade konuşarak da bunu
halledebilirdi. Bence yaptığı şey çok
yıkıcı ve toksik bir davranış. Bu arada
Profesör Lel'ın Robin'i Britanya'ya
getirmesinin bir diğer amacı da gümüş
işleme sanatını öğretmek. Gümüş işleme
sanatını bilen birkaç kişiden biri
olmasını istiyor Robin'in. Çince bilen
kişi sayısının Britanya'da az olmasının
verdiği de bir avantaj var Robin'e.
Çinceye de çünkü talep edilen bir dil.
Özellikle Gito Babil'de çeviri
enstitüsünde tarihin 1800'ler olması
sebebiyle tabii ırkçılığın yanı sıra
kadınları alt seviye vatandaş gibi görme
olayları da oldukça mevcut. Bunlar da
tabii ara ara yedirilmiş. Örneğin Bayan
Piper yani Profesör Lovel'ın hizmetçisi
birlikte bir adaya geziye gideceklermiş
galiba bir şey yapacaklarmış iş falan
herhalde. Fakat kadın olduğu için adaya
kabul etmemişler ilk başta. O yüzden
Bayan Piper erkek rolü yapmak zorunda
kalmış falan. Birinci kısmın biraz daha
ilerilerinde şeyi de göreceğiz. Hani
Babil'de kadın öğrenci neredeyse yok.
Çünkü kadınların erkeklerinin kafasını
dağıttığı ve aklı bir karış havada
varlıklar olduklarına inanılıyor. O
yüzden hani kadınlar da çok daha az yer
alıyor kitabın içinde. Sayfa 55'te bir
de şey var. Robin İngilizlerin
yemeklerine laf ediyor. Çok komiğime
gitti. O da şöyle. İngilizlerin düzenli
olarak kullandığı yalnızca iki tat
vardı. Tuzlu ve tuzsuz. Ve anlaşılan
diğer tatların hiçbirini bilmiyorlardı.
Baharat ticaretinden bu kadar çok kar
eden bir ülkede vatandaşları bunları
kullanmaya şiddetle karşıydı. İronik bir
durum. Çünkü o kadar Hindistan'ı, Çin'i
bilmem ne hani baharatlı yemek tüketen
ülkeleri sömürmeyi biliyorlar ama kendi
yemeklerine bunu adapte edememişler
yani. O yüzden onların yemek kültürü
birazcık fazla fakir kalmış. Bu da çok
komiğime gitti açıkçası. Bir de mesela
Oxford'da geçiyor ya daha doğrusu
Britanya'nın hani genelinde bildiğiniz
gibi o taraflar yağmurlu, kasvetli bir
havaya sahip. O yüzden mesela şu an hava
yağmurlu ve bu yağmurda kitap okumayı
çok seviyorum. Babil'i okumak da çok
eğlenceli oluyor şu anda. Durgun gibi
ama aynı zamanda heyecanlı bir kısmı da
var. Heyecanlı bir kısmı da var ama
bunların hepsi böyle kasvetli bir
ortamda gelişiyor. Yağmurlu havada
falan. O yüzden çok eğlenerek okuyorum
şu anda kitabı. Bakın tam 63'te bu arada
Profesör Lovel'ın ettiği hakareti
okuyorum size. Tembellik ve hilekarlık
senin soyundan gelenlerin ortak
özelliği. İşte Çin bu yüzden miskin ve
geri kalmış bir ülke olmaya mahkum
olurken komşuları yeniliğe doğru
koşuyor. Sizler doğanız gereği ahmak,
iradesiz ve sıkı çalışmaya
isteksizsiniz. İngiltere herkesi
kendinden aşağıda gören bir ülke yani. O
yüzden şaşırmıyorum böyle ırkçılık
yapmalarına. Bir de zaten o dönemde yani
herkes birbirine karşı ırkçı davrandığı
için ırkçılık dedik. kadınlara yapılan
seksist davranışlar, bilmem ne. Bir de
çocukların da dayak yemesi gayet
normalleştirilmiş. Sonuçta 1800'lerden
bahsediyoruz. Robin dayak yiyor ama
diğer insanlar onun dayak yediğini
bilmesine rağmen yetişkin koca koca
insanlar seslerini çıkarmıyorlar.
Profesör Level bunu daha önce başka
çocuklara da herhalde yapmış ki yapmasa
bile bu ilk vukat olsa bile o dönemde
zaten çocukların da birey olarak
görülmediği bir ortam olduğu için dayak
yiyen çocukların çok da omanmaması o
yüzden şaşırtıcı değil. Robin 6 yıl
boyunca evde eğitim görüyor ve
nihayetinde artık Babil için hazır ve
Babil'e gidiyor. Orada da onun gibi
Hindistan'dan gelen yine bir Asyalı
öğrenciyile karşılaşıyor ve ikisi
aslında yakın arkadaş oluyorlar direkt.
Çünkü Britanya'da biri Hintli biri Çinli
olsa da sonuçta öteki olarak görülen hor
görülen ve aslında bir nevi sömürge
altındaki yerlerden gelen iki kişi
birbirine tutunmuş oluyorlar.
Arkadaşının adı da Ramy. Ramy'nin ailesi
de normalde aristokrat soylu bir
aileymiş. Ama İngilizler Hindistan'ı
sömürgeleştirdikten sonra asilzadeliği
bilmem neleri artık çok önemsiz hale
gelmiş ve bir anda kendilerini
başkalarına hizmetçilik yaparken
bulmuşlar. Sömürgeleştirme olayından
Nefret. Kitap boyunca İngilizlerin
sömürge durumları ve
sömürgeleştirdikleri ülkelere karşı
yürüttükleri eylemleri falan okuyacağız
herhalde. Bir yazarımız da Çinli ve yine
başkalarından duyduğum kadarıyla Çin
kültürünü merkeze alarak eserlerini
yazıyor sanırım. Haşaş savaşı vesaire de
o şekildeymiş galiba. Buradaki ana
karakterimiz de Çinli ve Katabasist'teki
ana karakter de Çinli sanırım. Çeviri
Enstitüsü öğrencilerine de geveze
diyorlarmış. Geveze de İngilizce
babblers demekmiş. Babil'le bir kelime
oyunu yapıyorlarmış. Bunu bir dipnta
okudum. Onu da belirtmek istedim. Hoşuma
gitti yani. Sonuçta konuşuyoruz,
yazıyoruz. Bol bol kelimeleri
kullanıyoruz. Geveze Bblers demeleri de
dalga geçmek için bile olsa aslında yine
de hoşuma gitti benim niyeyse. Ramy ile
Roby'nin o beraber kaldıkları diğer
öğrenciler başka başka bölümlerden ama
İngilizler. O yüzden Ramy ile Robin'e
karşı bir küçümseme davranışında
bulunuyorlar. Yok sayıyorlar gibi.
Onların bu davranışına da inanılmaz
sinir oldum. İnsanları insan olduğu için
sevme olayının olmadığı bir dönem olduğu
için herkes ırklarına bakarak
yargılanıyor maalesef. Robin'le Ramy de
bundan nasibini alıyor. Bu arada sayfa
90 civarlarında Robin arka kapakta bahsi
geçen Hermes Cemiyeti'nden birileriyle
karşılaşıyor ve çok sürreal bir an
yaşanıyor orada. 2iü kişi falandı
sanırım. Bir tanesi de Robin'e aşırı
benziyor. Bunlarla karşılaşıyor Robin.
Meğersen bunlar da işte gümüş külçeler
falan çalıyorlar Babil'den. Hermesinin
olayı da Babil'den o gümüş külçeleri
çalmak. Ama hani bunları neden
çaldıklarını, detaylarını vesaire ikinci
kısımdan sonra öğreneceğiz sanırım.
Çünkü ilk kısımda bu konuyla ilgili
detay çok verilmedi. Sadece Robin
onlarla gizemli bir karşılaşma yaşıyor o
sırada ve onlara içgüdüsel olarak yardım
ediyor. Neden yardım ettiğini o da
bilmiyor ama herhalde o kişiler de
farklı ırktan oldukları belli olan
insanlar olduğu için Robin de iç gü
olarak yardım ediyor. Çünkü onlara
yardım etmeden yarım saat önce falan
ırkçılığa maruz kalıyor. Bazı insanlar
tarafından rahatsız ediliyor. Onun da
etkisi zaten vardır diye düşünüyorum.
Nihayet artık birinci bölümün sonlarına
bölüm bölüm diyorum da şöyle kitap
olarak bölünüyor. Öyle söyleyeyim.
Birinci kitabın sonlarına doğru da
Babil'e nihayet giriyoruz. Eğitim
yılımız başlamış oluyor. Ramy ile Robin
dışında iki tane de kız var çeviri
bölümü öğrencisi olarak. Bu da beni çok
şaşırttı. Kız göreceğimizi hiç tahmin
etmemiştim. Çünkü sonuçta erkeklerin
çoğunlukla olduğu bir ortam var ve
kadınlar çok da yer almıyor bu tarz
eğitimsel şeylerde diye biliyordum. O
yüzden de bu iki kızın varlığı beni çok
mutlu etti. Robinle Rami de tabii
şaşırdılar. A kızların burada ne işi var
falan gibisinden. Bize Babil'in
katlarını anlatıyor. 103. sayfadan 110.
sayfaya kadar bütün katları paragraf
paragraf anlatıyor. Oralar çok
eğlenceliydi. Bu sayfalarda zaten bir de
Oxford fakülteleri arasında sadece
Babil'in uluslararası öğrenciler kabul
ettiğini öğreniyoruz. Çünkü sonuçta
çeviri evrensel bir şey. Diğer bölümler
sadece İngiliz vatandaşlarını alırken
Babil'de Hintliler, Müslümanlar,
Afrikalılar, Çinliler, her din dil,
ırktan var. Robin ve diğer üç öğrenci
dör kişi beraber bir dönemde eğitim
görecekler. Yani çeviri sınıfımız sadece
dört kişiden oluşuyor. 1ci sınıf. Diğer
sınıfları bilmiyoruz daha görmedik. Bir
doktora öğrencisi gezdirdi onları. Babil
kulesini. Her birinden böyle kan
aldılar. O kanlar depolandığı sürece
sisteme tanıtılmış oluyorlar aslında. O
şekilde bir koruma olayı gerçekleşiyor.
Bir de ırkçılık ve seksizmi bir arada
görüyoruz. Burada Robin ve Ramy diğer
iki kızla işte sohbet ediyorlar,
muhabbet ediyorlar, anlaşıyorlar güzel
bir şekilde. Sonuçta ortak bir paydada
buluşuyorlar. O da ötekileştirilmiş
olmaları. Kadınlar kadın olduğu için,
Robinle Ramy de diğer ırklara mensup
oldukları için ötekileştiriliyorlar
bulundukları çevrede. O yüzden
birbirlerine daha çok yakınlaşıyorlar ve
böyle saatlerce sohbet ediyorlar ilk
buluştukları zaman. O da benim çok
hoşuma gitti açıkçası. İnşallah böyle
devam eder. Ama Quank bir yerde sanki
bozulacak gibi bir şeyler yazmış. Benim
sinirimi bozdu. Şu anda çok iyi
anlaşıyorlardı. Keşke hep böyle kalsaydı
falan gibi bir şey yazdı bir yerde. Şu
an hangi sayfa hatırlamıyorum ama
gıcığıma gitti yani. İnşallah güzel
devam ederler. Irkçılık ve seksizm
muhabbetini söylüyorum size. Sizi her
gittiğiniz yerde içeri alıyorlar mı
diyor soruyor kızlardan biri. Onlara
diyor ki Ashman Molion diye bir yere
gitmişler. Bir şeyler çalacağımızdan o
kadar eminlerdi ki girip çıkarken
ceplerimizi ters çevirmemizi istediler.
Victoria da diyor ki bizi içeri bile
almazlardı. Refakatsiz hanımefendilerin
içeri girmelerine izin verilmediğini
söylediler. Rami de diyor ki neden? Bu
sefer de Ly cevap veriyor diğer kız.
Muhtemelen sinirsel eğilimlerimiz
yüzünden tabloların karşısına düşüp
bayılmamıza dayanamazlardı. Maalesef
ötekileştirilme durumları yaşanıyor. Bir
de şöyle absürt bir durum var. Kızların
üniversitede yaşamalarına izin
verilmiyormuş. O yüzden böyle oraya 3
kil uzaklıkta bir yurtlarımı ne varmış
orada yaşayabiliyorlarmış. Düşünsenize
yani sabah akşam 3 km git gel yapmak
zorunda kalacaklar. Bu da biraz abartı
olmuş açıkçası. Birinci kitapla ilgili
anlatacaklarım bu kadar. gidip ikinci
kitabı okuyup tekrardan geleceğim
arkadaşlar. Şimdiye kadar dediğim gibi
Robin Kanton'dan alındı. İngiltere'ye
getirildi. 6 yıl eğitim gördü ve Babil'e
nihayet giriş yaptı. Babil'de de Ramy,
Lety ve Victoria adında üç kişiyle
eğitim dönemi görecekler. Harry Potter
havası da verdi bana açıkçası. Hani
Harry, Ron ve Harmine hani onların
arkadaşlığı falan böyle bir vipe verdi.
Bakalım nasıl ilerleyecek hikaye.
İnanılmaz merak ediyorum.
İkinci bölümü de bitirdim. Geldim.
Ay konuşacak neler neler var. İkinci
bölüm 150 sayfa falandı. Bir iki günde
bitirdim. Löp diye dalıyorum ortama.
Birinci kitabın sonunda Robin biriyle
karşılaştı. Gümüş külçe çalan birilerine
denk gelmişti ve o denk geldiği
kişilerden biri onu tekrardan buldu. Ve
biz ikinci kitabın başında bu kişinin
kim olduğunu öğreniyoruz. Robin için
oldukça sarsıcı bir gerçekler silsilesi
ortaya çıkıyor. Artık o kadarına detay
vermeyeyim bence size. Kitabın gidişatı
için oldukça önemli bir karakter. İkinci
kitap bana nostaljik hissettirdi. Çünkü
bu kısımda daha çok Robin ve
arkadaşların üniversite hayatına
girmelerini okuduk. 1. sınıftayken çok
heyecanlılardı. 2. sınıf, 3. sınıfa
geçtikleri anlar falan hepsi ikinci
kitabın içinde mevcuttu. Gümüş Külçe
Çalan kişinin adı Griffin. En azından
ismini söyleyeyim. O sıkıntı olmaz.
Griffin'le Robin beraber çalışmaya
başladılar. Griffin bir cemiyete hizmet
ediyormuş. Bu cemiyet de zaten Hermes
Cemiyeti kitabın arka kapağında yazıyor.
Robin Hermes Cemiyeti'ne çalışmaya
başlıyor. Neredeyse ilk 3 yılında bu
cemiyete yardımlarını sürdürüyor. Ben
her seferinde yakalanacak mı bilmem ne
olacak mı falan diye korkarken bir
noktadan sonra artık kitap bu olayı
önemsizleştirdi. Daha doğrusu gözümüze
sokmamaya başladı. Robin bunu yapıyor,
şunu yapıyor, şunlara yardım ediyor gibi
bu arka planda devam eden bir rutin
haline geldi ve o yüzden ben de okurken
yakalanma korkusundan birazcık daha
arındım. Bunlar olurken tabii Robin ve
arkadaşları eğitimlerine devam
ediyorlar. Hatta ilk 1. sınıflarında
aldıkları dersleri not almışım şuraya.
Latince alıyorlar. Çeviri teorisine
giriş Çince bu tarz dersler alıyorlar.
Ben de tercümanlık mezunu olduğum için
çeviriyile alakalı derslerini okurken
onların çok keyif aldım. Bazı sayfalarda
çok ders verir gibi bu arada anlatıyor
çeviriye dair olan şeyleri ve okuduğum
her şey de zaten tanıdık şeylerdi. Çünkü
bizim de derste gördüğümüz konulardan
bahsediyordu. O kısımlar birazcık ilk
etapta heyecanlı gelse de sıktı. Çünkü
çok fazla bu tarz ders anlatma modunda
yazdığı sayfalar var. Hani birader tamam
anlıyoruz çeviriyle alakalı bize birtım
bir şeyler anlatmak istiyorsun da yani
bu kadar uzatmasın açıkçası beni sıktı.
Hatta Cülver çok fazla bilgi veriyor ya
kendi kitaplarında. Onun gibi
hissettirdi. Bir noktan sonra atlaya
atlaya okumak istedim. Kendi konumla da
alakalı olduğu için birazcık kendimi
zorladım ama ne yalan söyleyeyim bazı
kısımlarda anlamadan okudum geçtim. Bir
sonraki kitabı katabasisi nasıl
okuyacağım bilmiyorum. Orada da çok ders
veriyormuş çünkü galiba. Kitabın bu
ikinci kısmıyla ilgili özellikle
söyleyebileceğim şey bu. Yani en önemli
nokta. Oralar birazcık belki okurken
sıkabilir sizi. Çok fazla ders ders bize
anlattığı için. Onun dışında yine arka
planda tabii olayları okuması güzel,
akıcı bir şekilde ilerliyor. Roby'nin ve
diğer arkadaşlarının yani Ramy, Victoria
ve Letin'in arkadaşlıklarının nereye
evrildiği, birbirleri hakkında neler
hissettikleri, 1. sınıftan 4. sınıfa
kadar nasıl bir yöne evrildikleri falan
filan o kısımları okumak da çok
eğlenceliydi. Biraz tabii iç burkucu
kısımlar da vardı. Bir takım
anlaşmazlıklar yaşıyorlar. Bir şeyler
oluyor. İllaki insanlar arasında böyle
şeyler oluyor. Bunları okurken birazcık
tabii hüzünlendim. Kendi
arkadaşlıklarımı düşündüm.
üniversitedeki insanlarla olan iletişimi
düşündüm vesaire vesaire böyle okuması
keyifsiz kısımlarda vardı. İkinci
kitabın ortalarında falandı galiba.
Robin'e Elton Penden Denis diye bir
zengin bebesinden bir davet gidiyor.
İçmeye falan çağırıyorlar diğer Zübbe
arkadaşlarıyla. Robin de hani
heyecanlanıyor. Ramy, Victor ve LY karşı
çıkıyorlar. Saçmalama seninle dalga
geçmek için çağırıyorlardır oraya kesin
falan diyorlar. Ama Robin yine de kendi
gözleriyle gidip görmek istiyor.
Gidiyor, görüyor. Oradaki insanların çok
sığ İngiliz oldukları için çok out of
touch. Hani gerçeklikten uzak. Dünyanın
gerçekliğini çok da algılayamamış.
Sadece kendi zengin dünyalarında kalmış.
Beyin olarak da öyle kalmış. İnsanlar
olduklarını fark edince cüretkar ve
rahat bir şekilde onlara laf sokarak
konuşabiliyor. O sahneler çok hoşuma
gitmişti. Robin bu şekilde benzer bir
farkındalığa daha varıyor. O da Hermes
Cemiyeti ile ilgili. Hermet Cemiyetin'
yardım ediyor gizli gizli ama bir
noktadan sonra sorgulamaya başlıyor.
Gerçekten benim yardımlarım ya da hani
bu cemiyetin başka insanları yaptığı
sözde yardımlar gerçekten bir işe
yarıyor mu? Etkili oluyor mu?
yıkılmasını istedikleri imparatorluğu
gerçekten yıkabiliyor mu falan bu tarz
sorgulamalara gidiyor cemiyetle alakalı
ve cemiyetin hiç hissedildiği kadar
yıkıcı bir etkisi olmadığını görüyor.
Böyle bir farkındalığa varıyor ve Hermes
Cemiyeti ile alakalı böyle bir çatışmaya
düşüyor Griffinle. Robin hatta Hermes
Cemiyeti'ne yardım ederken bir noktada
bir sıkıntı yaşıyor. Fakat Griffin çok
duyarsız ve hislerden yoksun bir şekilde
davranıyor Robin'in bu durumuna. O
yüzden Robin böyle çok öfkeleniyor
vesaire. Bu tarz çatışmalarda Robin'in
tabii iyice sorgulamalarına sebep
oluyor. Ders ders anlatıyor. Çok bilgi
veriyor demiştim ya. Bir de İngiltere'ye
çok eleştiri var bu kitapta. Gerek
karakterlerin kendi ağzından gerek hani
paragraflar arasında İngiltere'nin
sömürgeci tavrına kendini pohpohlayan
egoist bir imparatorluk olmasına yönelik
çok fazla eleştirisi var ya. Eh
katılmamak elde değil. Çünkü başka başka
ülkeleri sömürüp oradaki gümüşü alıp bu
gümüşleri Babil'de, çeviri kulemizde
eritip İngiltere'nin zengin kesimine
satışlar yapıyorlar. Sömürdükleri fakir
ülkelerden aldıklarıyla bir şeyler yapıp
yapıp onu zenginlere satıyorlar. bu
işten karı olan zenginler oluyor.
Fakirler daha da fakirleşiyor. Zenginler
zaten zengin oldukları için daha da
zenginleşiyor. Sonuç olarak da Babil'in
gümüş külçelerle güya yardımcı olduğu
zenginler daha da zenginleştiği için,
fakirler daha da fakirleştiği için büyük
bir gelir uçurumu oluyor ortada. Ve
tabii ki de insanlar buna karşı çıkmaya
başlıyorlar. Ayaklanmaya başlıyorlar.
Çok normal bir şey. Haksızlığa uğrayan
birçok insanın ayaklanacağı gibi burada
da ayaklanan insanlar oluyor. Bu gümüş
külçeler ne işe yarıyor? Onu da kısaca
bahsedeyim. Gümüşe kelime çifti
yazıyorlar. Mesela ışık. Işık anlamına
gelen eş sesli başka bir dilden sözcük
buluyorlar. Bu ışık yaratıyor falan.
Hani gümüş külçeler yapay zeka bir
konuda insanların işini kolaylaştırıyor.
Mesela bahçeyi sulayacak bir mekanizma
yapıyor. Bu gümüş külçe iyileştirme
külçesi. O gümüş külçeyi kullandığınızda
işte daha kolay iyileşiyorsunuz falan.
Bu tarz bir hani büyücülük vari sistemi
var gümüşlerin olayının. Bu gümüş
külçelerde genelde sadece zenginlerin
işine yarıyor. Çünkü yapması çok
maliyetli olduğu için fakir insanlar bu
gümüş külçelere erişemiyorlar. Hermes
cemiyeti dediğimiz bu hırsızlık yapan
cemiyetin amacı da zaten o gümüş
külçelerden çalıp fakirlere dağıtmak.
Bir nevi Robin Hoodluk yapıyorlar. Yani
biraz dağınık anlattım ama umarım olayı
kavrayabilmişsinizdir.
Gümüş külçe muhabbeti aslında biraz
metaforik bir olay da olabilir.
İngilizlerin direkt sömürge olayına
gümüş külçe metaforunu kullanarak bir
eleştiri yapmış yazar. Ben bu olaya
zaten tilt oluyorum. Hangimiz tilt
olmayız ki? Sonuçta tatlı tatlı
yaşıyorsunuz ülkenizde. Bir anda
alakasız bir yerden biri gelip ülkenizi
işgal ediyor ve sizin mallarınızı
çalıyor. Onları çalarken de sizi
kullanıyor. Gümüş madenlerinde sömürdüğü
ülkenin vatandaşını çalıştırıyor.
Çaldığı gümüşleri alıyor, kendi işliyor.
Zenginlerine satıyor. İğrenç bir
kapitalist düzen yani. Kitapta da ayrıca
kölelik olayı da zaten var. Çünkü
1800'lerde geçiyor sonuçta. Daha yeni
yeni İngiltere'de kölelik kalkmış. Başka
ülkelerde hala daha kölelik devam
ediyor. O tarz bir şeyler de var. Bizim
bu dörtlü arkadaş grubumuz var ya
içlerinden Victorir siyahi. Babil
kulesinde de çok nadir birkaç tane
siyahi var. O da onlardan biri. Hem
kadın hem siyahi olduğu için ekstra bir
hem ırkçılık hem cinsiyetçiliğe uğruyor.
Leti aynı şekilde İngiliz olmasına
rağmen kadın olduğu için yine
cinsiyetçilik bir ayrımcılığa uğruyor.
Ramy ile Robin zaten ırkçılık direkt.
Çünkü biri Hintli biri Çinli. kibirli,
kendini bir sanan, çok mükemmel bir
ırk olduğunu zanneden İngilizlerle dolu
bir ülkede çeviri yaparak bir şekilde
hayatta kalmaya çalışıyorlar ve
ayrımcılıklara, ırkçılıklara göz yumarak
yaşamaya çalışıyorlar. Onlar için de bu
durum tabii ki de çok zor. Çünkü Babil
yani Çeviri Enstitüsü farklı ırklardan
insanları öğrenci olarak kabul eden tek
fakülte. Bu fakülte dışında diğer her
fakültede sadece İngilizler var. O
yüzden de Babil tek uluslu fakülte
diyebiliriz. O fakültenin öğrencilerine
karşı ekstra bir ırkçılık da söz konusu
olabiliyor. Benim bu ikinci kitabı
okurken üniversite anılarım canlandı.
Böyle bir üniversiteye gidesim falan
geldi. Okuyasım geldi. Öyle bir vipe
veriyor kitap. İşte dersleri anlatırken
bilmem ne. 4. sınıfa geçince çok daha
zor dersler başlayacak onlar için. Ama
bunlar bile aslında beni heyecanlandırdı
böyle. Benim çünkü bir buçuk senem falan
koronadan dolayı online oldu. İstediğim
gibi bir üniversite hayatı yaşayamadım.
O yüzden içimde hep Uk'tta kalan bir şey
bu benim. Muhtemelen de ölene kadar Ukta
kalacak. Çünkü bu yaşta tekrar
üniversiteye başlasam bile biliyorum ki
o yaşlarda olduğu gibi olmayacak. Bu
konu hala içimde yara. Bu konuda
konuşmayı da çok sevmiyorum o yüzden.
Ama işte bunları okudukça böyle çok
özendim. Keşke bu 4 yılın 4 yılında dolu
dolu üniversiteye git gel yaparak yüz
yüze eğitim alarak geçirebilseydim diye
çok ayıflandım. Yani bizim Robin
biliyorsunuz ki Profesör Level
tarafından fonlanıyor. Verdiği parayla
bilmem neyle Robin Babil de
okuyabiliyor. Fakat Profesör Level'dan
hiç görmediği bir sevgi var tabii
ortada. Yani olmayan bir sevgi. Bu
yüzden Robin kendini sürekli onun
yanındayken değersiz hissediyor. Küçük
görüyor. Ona çok fazla sesini
yükseltemiyor. Profesör Level onun
üstünde böyle bir etki yaratmış. Çok
sinir bozucu bir şey. Diğer ilişkilerine
de doğal olarak yansıyor. Ve Profesör
Level'ın başka başka hayatları olduğunu
da öğreniyoruz. O detayları vermeyeyim
yani. Ama Profesör Level neymiş
arkadaşlar? İnanamıyorum. Cinsiyetçilik
ve ırkçılık yaşanıyor demiştim ya. Bakın
kızların yaşadığı cinsiyetçilikle
alakalı bir kısım okuyacağım size. Lety
ve Victor onlara kefil olarak bir erkek
öğrenci olmadan kütüphaneden kitap
çıkaramıyorlardı. Dükkan sahipleri
Victoria'a Latin'in ya da Robin'in
hizmetçisi gözüyle bakıyorlardı. Bu da
bir ırkçılık tabii. Victoria siyahi
olduğu için siyahilere yönelik zaten
direkt köle algısı çok fazla yaygın. O
dönemde özendiğim bir nokta da şu oldu.
Babil'de 1. sınıfı geçtikten sonraki
yazın her biri farklı çalışmalar
yaptılar. O kısmı size direkt
okuyacağım. Çok tatlı geldi bana. Ramy
Haziran ve Temmuz aylarını Madrid'de
İspanyolca öğrenerek ve Emevi
arşivlerini inceleyerek geçirdi. Lety
Frankfurt'a giderek anlaşılması güç
Alman felsefesi dışında bir şey okumadı.
Victoria Strasburg'a giderek yiyecekler
ve kaliteli yemekler hakkında dayanılmaz
fikirlerle geri döndü. Robin
mandarincasini muhafaza edebilmesi için
Malakka'daki İngilizce Çin Kolejine
gönderildi. Ay ya böyle Babil'de okumak
falan istedim ya. öğrencilerine çok
güzel imkanlar sunuyor. Tabii sıkıntılı
bir ilişki var orada. Çünkü
öğrencilerine çok güzel imkanlar
sunuyor. Onlara çok güzel eğitim
veriyor. Bilmem ne. Ama başarılı olup
olmamanızla alakalı bu. Başarısız
olduğunuz zaman ya öldürmüyorlar da yani
başarısız olduğunuz zaman onların
gözünde hiçbir şeysiniz. Hatta bununla
ilgili 4. sınıfta son sınavlarını
verenleri bir törenle okuyorlar.
Vermeyenleri ise törensel bir edayla
okuldan kovuyorlar falan. Böyle garip
bir şeyler oluyor orada. İlginç geldi
okuduğum zaman. Hermes Cemiyeti
hırsızlık yapıyor ya. Asla
yakalanmıyorlar. Fakat arada yakalanan
bazı hırsızlar oluyor. Bunlar Hermes
Cemiyeti üyesi mi bilmiyorum ama
yakalananları Avustralya'ya sürgüne
gönderiyorlarmış. Oha. Bir de o dönemde
Avustralya Amerika'yı işgal ettikleri
gibi daha hiç medeniyet kurulmamış bir
yer sanırım. Çok ilginç değil mi abi? Ne
bileyim yani oradan oraya Avustralya'ya
bir de gemiyle gidecekler en az 2 ay. 2
ay öyle gidecek. Sonra bir hiçliğe
atılacak yani. Oha. Oha. Çok garip
geliyor böyle şeyler ya. Ben yani o şey
ortamını çok görmek isterdim.
Projeksiyonla mı artık VR gerçeklikle mi
bir şeyle oraya gitmek isterdim. O
1800'ler Amerika'sı hatta 1900'ler
Amerika'sı. Orası böyle daha yeni yeni
kuruldu ya o dönemlerde. Oha işte böyle
çölsel Texsas variboylar
bilmem neler. O ortamları canlı görmek
isterdim. Gerçekten o kısımlar benim çok
ilgimi çekiyor. Sayfa 245'lerde falan
arkadaşlıklarına dair sıkıntılı anlar
yaşandı ve kafamda bir tane şarkı
çalmaya başladı. Neler oluyor bize yine
neler oluyor gülüm neler oluyor sana
bana neler oluyor
bu şarkı çalmaya başladı yani. Of lütfen
birbirinize küsmeyin. Yani küse de
bililirsiniz ama birbirinizin gönlünü
almayı bilin. Anlamasanız bile bazen
yanınızda olun birbirinizin. Yani bu
ilişkiyi, bu dörtlü ilişkiyi her yerde
bulamazsınız. Lütfen bu ilişkiye sahip
çıkın lütfen. Çok üzüldüm. Aa bir de
işte size az önce anlatmaya çalıştığım
şey var ya Babil'in başarısız olduğunuz
durumda sizi değersiz görmesi gibi
düşüncemi iletmiştim. Tam onunla ilgili
bir yer okuyacağım size. Bu kule
hayattayken ve işe yararlarken onlara
değer veriyor ve onları seviyordu. Ama
aslında hiçbirini umursamıyordu.
Nihayetinde konuştukları diller için
sadece birer araçtılar. Robin olarak
çinceyi unutursan sen bir hiçsin. Bay
bay. Babilde işin yok.
&gt;&gt; Bay bay. Kendi kaybetti. Bay bay.
&gt;&gt; Böyle bir baskı var. öğrencilerin
üzerinde oldukça keyifsiz bir şey.
Profesörlerin çok out of touch
influencerlar gibi yani gerçeklikten
kopmuş gibi davranmaları çok sinir
bozucu demiştim ya. Profesör Lel
ayaklanan kişilere karşı şöyle bir
yorumda bulunuyor. Sadece her zamanki
ayak takımı, ayyaşlar, kuzeyden gelen
hoşnutsuzlar, fikirlerini ifade etmek
için sokakta bağırmaktan daha iyi bir
seçeneği olmayan serseriler. Elbette
mektup yazmalarını tercih ederdim ama
yarısının okumabildiğinden bile
şüpheliyim. Ben bilimsel ilerlemeye
inanıyorum. Onlar ise inatla geleceğe
doğru ilerlemeyi reddettikleri için bu
durumdalar. Böyle adamlar beni
korkutmuyor. Sadece güldürüyor.
Söylediği şey makineleşme aslında bu
sanayi devrimi vibe bir şey oluyor.
Gümüş külçelerden dolayı makineleşme,
insan gücü ihtiyacının azalması durumu
oluşuyor. Doğal olarak insanlar hani
ayaklanıyorlar. Gelir kapıları
kapanıyor, işsiz kalıyorlar, bilmem ne.
Tabii ki de profesörlerin hiç umrunda
olmuyor. Onlar için ne kadar gümüş
külçeği yapıp onları sattıkları önemli.
Ve bu insanlar da ayaklanınca onların
dertlerini çok da umursamıyorlar. Güya
işte hani geleceğe gidiyorlar ya.
Geleceğe giderken birçok insanın hakkı
yeniyor. Birçok insanın gelir kapısı
kapanıyor. Ya bu ne kadar güzel bir
ilerleme bilmiyorum. Çünkü az önce de
söylediğim gibi yoksullar daha da
yoksullaşıyor. Zenginler daha da
zenginleşiyor. Kapitalist bir düzen
oluşuyor. Bilmiyorum yani. Gelişme böyle
oluyorsa, gelecek bilimsel ilerleme
dediğin şey böyle oluyorsa olmasın. Hani
biraz da ilkel kalalım. Eğer bu kadar
çok uçurum olacaksa insanlar arasında,
bazı insanlar kaliteli yaşarken
diğerleri daha da çamura batacaksa
bilimsel ilerleme olmasın. Eğer böyle
olacaksa olmasın. İnsanların hepsinin
eşit olduğu, eşit yaşam haklarına sahip
olabildiği, sağlığa eşit ulaşım,
eğitime, gelir kazanmaya eşit ulaşımı
olan bir dünya olsun. Bilimsel ilerleme
buna çalışsın. Mesela niye zengini daha
zengin etme amacıyla bir şeyler
yapılıyor? Daha çok bu gelir
eşitsizliğini, yoksulluğu azaltmaya
yönelik çalışmalar yapılsa. Bu konularda
çok öfkelendiğim kısımlar okudum. İkinci
kitabın sonlarına doğru. Devrim, devrim
diyorlar. Gümüş külçe, gümüş devrimi
falan. Bu devrim değil. Yani bu saçma
sapan bir şey. Bu sadece zenginlere
yarayan bir devrim. O zaman yoksullar
tarihte var olmasınlar mı? Tarihte var
olmayan bir kesim olarak görüyorsunuz.
Sadece zenginlere çalışıyorsanız. Yani
bu böyle bir devrim olamaz. Devrim
dediğin her insanın işine yarayabilecek
bir şey olması gerekiyor. Her insan
olmasa da of bilmiyorum tamam mı? Bence
devrim her insanın işine yaramalı. Belli
bir kesimin değil. Belli bir kesimin
yaramasın. Herkesin işine yarasın.
Herkes mutlu olsun. Robin ikinci kitabın
sonunda ipleri kopardı bazı insanlarla.
Detay vermeyeyim ama hem haklı buluyorum
hem bulmuyorum. Karşı tarafla olan
iletişimi de çok zor. Çünkü umursamıyor
karşı taraf Robin'i. O yüzden hani
ipleri koparması belki de biraz tepki
babında gerekli olabilirdi. Tabii karşı
taraf bundan ne kadar bir şey anlayacak
emin değilim. Bir şey anladı mı ondan da
emin değilim. Böyle bir e kopuşla ikinci
kitabı bitiriyoruz ve 3üncü kitaba geçiş
yapıyoruz.
Ben çok eğleniyorum şahsen. Umarım 3üncü
kitap ve sonrasında çok fazla ders
vermez. Yeter artık çünkü ders ders ders
bıkanzi ama yani ikinci kitabın sonuna
kadar neredeyse 4. sınıf oldular. İlk
280 sayfada öğrenci oldular. 4. sınıfa
geçiş yapacaklar. Wow. 3ün kitapta
bakalım 4. sınıf serüvenlerini
okuyacağız herhalde. Çok heyecanlıyım.
Gidip bir an önce okumak istiyorum.
Gitmeden bir de şeyden bahsetmek
istiyorum. Bu ikinci kitabın sonlarına
doğru biri ölüyor. Tamam mı? Kimin
öldüğünü asla söylemeyeceğim. O ölen
kişinin akıbetini ve ölen kişiyle
bağlantılı başka birinin daha akıbetini
tahmin edebiliyorum. Ben öyle olduğunu
düşünüyorum en azından. Bakalım o plot
twisti yiyecek miyim yemeyecek miyim?
Plot twistsel bir şey olacak gibi
hissediyorum. Ben şimdi 3üncü kitabı
okumaya gideyim ve sonra sizinle
konuşmaya geleyim. Efendim 3üncü kitabı
da bitirdim geldim. O son neydi öyle? O
son neydi? Asla beklemediğim bir olay
yaşandı. İnanamıyorum. Çok şaşkınım. Her
şeyi beklerdim de bunu beklemezdim
açıkçası. Şaşırdım. Üzüldüm üzülmedim.
İkisi karışık. İlişkiler açısından
üzüldüm. Kişi bazlı. Çok üzülmedim.
Zaten 3üncü kitabın sonunda neler
olduğunu bilenler anlamıştır. İnanılmaz
bir kısmı daha geride bıraktık. 3üncü
kitabı başlarken Robin ve bir kişinin
arasında birtım ayrılıklar yaşanıyordu
ve bu ayrılıklar sonrasında Robin'in
eğitim hayatının nasıl devam ettiğini
vesaire okumaya devam ettik. Sadece onun
da değil tabii ki sınıf arkadaşlarının
da aynı şekilde okumaya devam ettik.
Arkadaşlarımız 3 yıl sınavlarına
girdiler. Oldukça yorucu, zahmetli,
riskli sınavlar. Çok fazla çalışmaları
gerekiyor. O yüzden bu 3. sınıfın
sonlarına doğru çok gergin, asabi ve
telaşlı birilerine dönüştü her biri. Bu
sınavlardan biri de gümüş işleme sınavı.
Eğer bu sınavda başarısız olurlarsa
mezun olduklarında bu 8. katta yani
gümüş işledikleri o Babil'in en üst
katında çalışmaya hakları olmayacak. Bu
durum bizim öğrencilerimiz için yani
Ramy, Victoria ve Robin için özellikle
aynı zamanda Lety için de sıkıntılı bir
durum. Çünkü onların zaten Babil'de
bulunma amaçları gümüş işlemeye katkıda
bulunabilmeleri. Çünkü onların dilinde
gümüş külçeler işleniyor vesaire. Eğer
hani orada çalışamazlarsa Oxford'da
herhangi bir fakültede barınma gibi bir
şansları da olmuyor. Başka bir
fakülteden uluslararası öğrencileri
talep etmedikleri için de başka
çalışabilecekleri, sığınabilecekleri bir
fakülte vesaire yok. O yüzden hani bu
gümüş işleme sınavını geçmeleri şart.
Sayfaların birinde Evelyine Brock'tan
bahsediliyor. Victoria yanlışlıkla
Evelyine Brook'un masasına oturduğu için
Profesör Playfir'dan azar yemişti.
Bayağı bir anlattım mı bilmiyorum ama
neyse. Bu Evelyn Brook'ın profesörler
için, Babil için ne anlamı ifade
ettiğini öğreniyoruz. 3ün kitapta
öncelikle Evelyn Brook oldukça çalışkan
bir öğrenciymiş. Ölümüne dair
spekülasyonlar vesaire dolaşırken
aslında neden öldüğünü öğrendiğimiz bir
kısım da var. O kısım ne kadar gerçek
bilmiyorum. Artık onu söyleyen kişinin
ne kadar güvenilir olduğuna bağlı olarak
%70'e 30 diyorum. %70 inanıyorum ama %30
inanmadığım bir kısmı da var. Yani o
söylenen ölüm nedeninin eğer gerçekse de
bu öğrencinin akıbeti konusunda çok
üzüldüm. Gümüş işleme sınavında sırayla
böyle yarım saatlik bir sınava tabi
tutuluyorlar. Birer birer giriyorlar
sınava ve sıralama da şöyle. Lety,
Robin, Ramy, Victorir. Ben de böyle
düşündüm acaba bunun hani böyle farkında
olmadan bir hiyerarşik sıralama mı
yapmışlar? Çünkü Lety İngiliz bir kadın.
Robin Çinli ve Çince daha çok talep
ediliyor. Ramy Hintli. Hintliler genelde
daha hor görülüyor Çinlilere göre.
İngilizlerin kafasında yani hemen hemen
eşitler gerçi ama hani anladığınız o
hiyerarşik sıralamayı en sonunda
Victoria geliyor. Hem kadın hem siyahi.
O yüzden böyle farkında olmadan bir
sıralama yapmışlar gibi geldi bana. Ay
burada bir yerde Leti limonlu bisküvi
yiyor. Anam canım bir çekti bak nasıl
anlatıyor. Tereyağı oranları o kadar
fazlaydı ki hemen eriyorlardı ve tatlı
limon araması diline bal gibi
yayılıyordu.
Limonlu [homurdanır] bisküvi yapmak
istedim şu an. Yani o aşırı canım çekti.
Sonraki bölümlerde Robin ve kafilesi bir
baloya gidiyorlar. Baloda Victor ve Let
tabii ki de çok güzel süslenip püslenip
giyinip gidiyorlar. Ramy ile Robin ise
gümüş vardı ya gümüşleri kontrol etme
karşılığında baloya giriyorlar. Çünkü
balonun fiyatı 2 pound ve 2 pound o
dönemde çok yüksek bir miktar sanırım.
Robin ile Ramy bu miktarı
karşılayamayacakları için de orada
Vardialı çalışmaya gidiyorlar. Vardiya
bittikten sonra partiye katılacaklar.
Bir nevi aslında başından sonuna
katılabiliyorlar. Eğlenebilecekken
oldukça ırkçı söylemlere de maruz
kalıyorlar ve sonrasında birtım olaylar
yaşanınca oradan çıkıp Babil'e
gidiyorlar. Meğersen Babil'de zaten
çevirmenlik Fakültesine özel bir kutlama
varmış. Onlara söylememişler. Bu kötü
olan kısmı görsünler. Buraya gelince
daha çok eğlenirler diye düşünmüşler.
Şansa fakülteye gitmek akıllarına geldi
ve orada hani en azından asıl partide
daha çok eğlendiler. O açıdan mutluyum
onların adına. Bu arada Babil'den mezun
olan bütün öğrenciler 4. sınıf bittikten
sonra uluslararası bir seyahate
çıkarılıyormuş. Tüm masrafları
karşılanıyor tabii ki de. Burada da
genelde Babil'in iş yaptığı yerlere,
seyahatlerde bulunuyorlar falan. Bu da
benim çok hoşuma gitti. Yani Babil her
ne kadar tabii ırkçı ve sadece
İngilizlere yarayan bir fakülte olsa da
yine de öğrencilerine bu şekilde
imkanlar sunması benim çok hoşuma gitti.
Şu anki dönemimizde de keşke her
üniversite böyle bir imkan sağlasa ama o
dönemde çok az insan varken daha kolay
oluyordur belki. Şimdi o kadar çok insan
var ki her üniversite 105.000 kişiye
nasıl imkan sağlasın? Nüfus artışının
olumsuz etkisi var bunda muhtemelen.
Burada bir de Mors alfabesi, telegrafın
icadı vesaire onlardan da bahsediyor. Ve
biz Mimi ile konuşuyorduk. Disk dünya
okuma arkadaşım. Onunla Babil hakkında
da konuştuk birazcık ve aslında gözümü
açtı. Çünkü düşününce Arif Kong'ın Babil
kitabının nispeten özgün bir metin,
özgün bir kurgusu olduğunu düşünüyordum
ben. Ama sonra Mimi hani başka bir bakış
açısı sundu bana ve o da aklıma yattı.
Onun bakış açısı da şu şekilde. Yani
aslında özgün bir metin değil. Çünkü
Dünya Savaşı dolaylarında yaşanan
sömürgeciliktir. İngilizlerin
Hintlileri, Çinlileri sömürmesine
yönelik Çinlilere Afyon satma olayları
ile alakalı vesaire tarihi olayları
kurgulayan bir metin bu. O açıdan da
aslında çok da özgün sayılmaz. Sadece
özgünlük tarihi olayların içine kendi
Babilgusunu eklemiş olması. Özgün
sayılabilir belki ama nihayetinde gümüş
değil de sömürdükleri ülkelerden
aldıkları malzemelerle ürettikleri
ürünleri tekrardan o ülkelere ithal
etmeleri, onların üzerine yine para
kasmaları, sömürmelerinin yanı sıra
oradaki iş gücünü kullanmalarının yanı
sıra bir de onlara tekrardan bir şeyler
satarak para kasma. Muhabbetin aslında
çok da özgün bir şey olmadığının
farkındayız. Çünkü bu tarihi bir gerçek.
İngilizlerin kendileri dışındaki herkesi
alt ırk olarak gördüklerini biliyoruz.
En azından tarihsel noktada. Şu anda
nasıllar bilmiyorum. Hala belki bu
konuda biraz daha narsist yaklaşıyor
olabilirler. Bilmiyorum onların bileceği
iş ama burada yaptıkları şeyler
yatsınamaz bir sömürgeci imparatorluğu
gösteriyor. Profesör Level'ın şöyle bir
sözü var bu arada bu sömürgecilik
muhabbetlerinde diğer uluslar sahip
oldukları avantajlardan yararlanamıyorsa
bu neden İngiltere'nin sorunu olsun?
Olay zaten avantajlardan
yararlanamamaları değil. Olay
İngiltere'nin onların bundan
yararlanamayacağı noktaya gelene kadar
onları sömürmesi. O ülkeleri kendi
başına bıraktıklarında belki de yine
gelişebileceklerken İngilizlerin gelip
orayı sömürmesi ve kasıtlı olarak o
ülkenin halkını bastırması ve ağır
işlerde kullanması sonucunda o insanlar
tabii ki de gelişmeye vakit
bulamıyorlar. Çünkü siz onların bütün
zamanını size çalışmaları için
sömürüyorsunuz. Doğal olarak
sömürdüğünüz ülkelerde gelişemiyorlar.
bıraksanız, birbirinizle karşılıklı
barış içinde anlaşmalar sağlasanız,
ithalat ihracatınızı ona göre yapsanız
belki de her şey çok daha güzel olacak
ve her ülke kendince bir şekilde
gelişecek. Ama siz kasıtlı olarak o
ülkelerin gelişmesini engelliyorsunuz.
Sonra da sahip oldukları avantajlardan
yararlanamadıkları için onları
suçluyorsunuz. İngiltere'nin
sömürgelerine kılıf uyduruyorsunuz. Bir
nevi. Bu kitap kurgusu dışında sömürgeci
imparatorlukların aslında ne kadar iki
yüzlü olduğunu da bize gösteriyor.
Bunları gözümüze sokması açısından
gerçekten güzel ve o yüzden de bu
kitabın çok abartılmasını ve popüler
olmasını sevdim. Asıl olay burada
Babil'de çeviri yapan öğrenciler değil.
Arka planda gerçekleşen gözümüze de
sokulduğu için çok iyi anlayabildiğimiz
sömürgeci sistem. bunları görüp bunlar
konusunda farkındalığımızı arttırması
açısından da çok güzel bir örnek teşkil
edecek kitap olmuş. Evet, kurgusu özgün
değil ama en azından farkındalık
kazandıracak bir çalışma. O yüzden
tebrikler yani Quang bir noktada Robin
Ramy ve Victoria ile ilgili bir şeyler
öğreniyor ve bu öğrendiği şeyler üçünü
birbirine daha çok yaklaştırıyor ve
yalnız kalıp konuşmaları gereken bir
şeyler oluyor. Ama Leti duruma dahil
olunca özellikle bunlar birlikte Kantona
gemiyle seyahat ettikleri esnada çok
zorlanıyorlar LTI'den dolayı.
konuşmalarını tam anlamıyla
gerçekleştiremiyorlar. Uzun bir süre
geçmesi gerekiyor. Çünkü bir şeyleri
öğrendikleri günden bir gün iki gün
sonra gemiyle seyahate çıkıyorlar.
Kantona gidecekler. 6 haftalık bir gemi
seyahati yapıyorlar. Yani o sırada tabii
yanlarında Lati de var. Leti de
olaylarla ilgili hiçbir şey bilmediği
için hani onlarla havadan sudan yine
konuşmaya devam ediyor. Ama diğer üçü
oldukça gergin. Bu seyahatin onların
lehine mi aleyhine mi olduğunu
bilmedikleri için diken üstündeler. O
yüzden de istemeden LI'ye de huysuzluk
yapıyorlar. O yüzden bu noktada Leti'ye
çok üzüldüm. Çünkü hiçbir şey bilmiyor
kız. bilmediği halde bu kadar hışlanıyor
ve huysuzluk görüyor üç kişiden de. O
yüzden LTI onlara bir noktada kızıyor.
Lety tarafından baktığımda üzüldüm. İyi
niyetle yaklaşıyor üç arkadaşına da ama
üçünden de ters tepkiler alıyor ve suçlu
kendisi bile değil. Hani kendi yaptığı
bir şey olsa onu düzeltmeye uğraşır ama
azar işitip duruyor arkadaşlarından. Bu
arada seyahate çıkma sebepleri de
Kanton'da Afyon ticareti ile ilgili Çin
bazı kısıtlamalar getirmiş. O
kısıtlamaların kalkması için,
İngilizlerin serbest ticaret yapabilmesi
için Çinli yetkililerle görüşme
düzenlenmesi gerekiyor. Bu görüşmeler
esnasında da Robin'den çevirmenlik
yapması bekleniyor. Ramy, Victor ve Ly
de hani onunla birlikte gidiyorlar.
Onlar da oradaki gümüş işleme işleriyle
falan ilgileniyorlar. Çinlilerin de
kadınları nasıl gördüğüne dair bu arada
bir görüş var burada. Çinliler kadınlara
çok kötü davranıyor. Centilmenlik nedir
bilmiyorlar. Kadınlarına çok az değer
veriyorlar ve bazı durumlarda evden
çıkmalarına bile izin vermiyorlar. Sırf
bu görüşten dolayı da LY ve Victoria
erkek gibi davranmak zorunda kalıyor.
Memelerini bağlamaları ve saçlarını
kesmelerini istiyorlar. Lety ve
Victoria'dan kadınlara yönelik bir
önyargı var o dönemde her yerde olduğu
gibi. O yüzden böyle bir muameleye maruz
kalıyorlar maalesef. 17. bölümde Afong
Moy diye birinden bahsediliyor. Bu Afong
Moy da sergilenmek üzere Çin'den
İngiltere'ye getirilen bir kadın. Bu
kadının olayı da şu. Çin'de kadınların
ayaklarının daha ilgi çekici olsun diye
bu ayaklarını kırıp bağlıyorlar ya.
Şuraya bir yere fotoğrafını koyarım
ayağın. Trigger warning. Bu kısmını
direkt atlayabilirsiniz istiyorsanız.
3-4 saniye koyacağım. Bu şekilde
ayaklarını içeri doğru büküp onu öyle
bağlayıp o şekilde ayaklarını büyümesini
sağlıyorlar ve öyle bir görüntü ortaya
çıkıyor. Çin toplumundaki kadınlara
yönelik güzellik standartlarının bir
göstergesi ne kadar saçma ve absürt olsa
da bir noktada bundan bahsediyor. Bunun
hikayeyle ne ilgisi var onu tam
anlayamadım. Yazar bunu anlatmak
istediği için anlatmış gibi geldi. Çünkü
hikayeyle pek bir bağlantı hissedemedim.
Ne bileyim sadece buraya da değinmek
istemiş gibi. Ben de ona değinmek
istediği noktada spot ışığı yapıyorum.
Kantona vardıklarında oradaki beyaz
adamlarla konuşmaya gidiyorlar. Onların
adına çalışıyorlar. Bay Bayis diye biri
var. Allah belası adam. Sürekli
Çinlilere ırkçı yorumlar yapıyor. Aşırı
yani. Mesela Çinliler sadece pisler,
tembeller ve kolay bağımlı oluyorlar.
Aşağı bir ırkın zaafları için
İngiltere'yi suçlayamazsınız. Para
kazanılacak bir yerde olmaz. Robin
sürekli bu adamın böyle ırkçı
yorumlarına maruz kalıyor. Robin'in
Çinli olduğunu bile bile adam bunu
yapıyor. Kısaca yani önemsemiyor
Robin'in Çinli olup olmamasını. Ona göre
Çinliler belli bir kalıpta ve onlarla
ilgili her yorumu istediği gibi
yapabilir. Böyle salak bir mobing'e
maruz kalıyor Robin. Burada da komik bir
şey öğreniyoruz. Ya komik değil de tabii
ironik. Hindistan'dan sömürdükleri
mallarla Afyon yapıp bu Afyon ürününü
Çin'e satmaya çalışıyor. İngilizler
sömürdükleri bir ülkeden aldıkları şeyi
sömürdükleri başka bir ülkeye satarak
onlardan kar etmeye çalışıyorlar. Böyle
bir zincirleme ticaret dönüyor. Serbest
ticaret. Herkesin eşit bir şekilde
ticaret yapabilmesini savunan İngilizler
için çark daha çok dönüyor. Diğerlerinin
çarkı o sırada arkada paslanıyor. Yine
bir eşitlikçi durum olmuyor. İngilizler
kendi lehine nasıl gelecekse o şekilde
davranmaya devam ediyorlar. Herkes
eşittir ama bazıları daha eşittir
denilen bir söz var. Yani bu tam buraya
uyuyor. Dörtlü birim görüşme
gerçekleşiyor. Bay Bis ve Baybay'in
tercümanı olarak Robin. Karşılarında da
Comiserlin ve Komiserlin'in tercümanı
olarak da William Botelho. William
Botelho da Amerika'da İngilizce eğitimi
almış bir Çinliymiş. Bunların arasında
bir görüşme gerçekleşiyor. Pek bir
anlaşmaya varamıyorlar. Çinliler kendi
doğrularını savunuyor. İngilizler kendi
doğrularını dayatmaya çalışıyor falan.
En sonunda bu görüşme bittikten sonra
bir şey oluyor. Benim içimin yolları bir
eridi var ya o sahnede. Oh canıma da
değilsin. Oh oh canına da değilsin. Ve
sonrasında bir çözülme gerçekleşti Robin
ve Profesör Lel arasında. Ve dediğim
gibi zaten son sahnemizde olanlar oldu.
4. kitaba geçmeden önce çok olmasına
ihtimal vermediğim bir olay yaşandı. Çok
şok oldum. Bakalım 4. kitap ve
sonrasında nasıl ilerleyeceğiz. Okuma
arkadaşım Mimi şöyle bir şey söyledi.
İngiltere aslında kendi çayını
üretmiyor. Sömürdüğü Çin'den aldıkları
çayı çok beğendikleri için kendi
kültürleri gibi bunu sahipleniyorlar. Ve
Çin'in kültürüne ait olan çay
İngilizlerin çayına dönüşüyor bir anda.
Böyle de bir olay varmış. Yani
İngilizlerin kendine ait neyi var
bilmiyorum. Fish and chips dışında. Bir
de Robin en başta hatta şey demişti ya
bir sürü güzel yemek yapan ülkeyi
sömürüyorlar ama kendi yemekleri
lezzetsiz diye. Ala ala çayı almışlar.
Keşke bir de yemek kültürlerini de
adapte etselermiş. İngilizlere çok
gömdük. İleride İngiltere'ye vize almak
istersem falan bu video benim aleyhim
olmasın da. Buradan 4. kitaba geçişimizi
yapıyoruz arkadaşlar.
Helloloji. 4. kitabı da bitirdim.
Geldim. 150 sayfayı tek günde bitirdim.
Bu benim için büyük bir başarı. Çünkü
normalde gün içinde 50 sayfadan fazla
okumuyorum. Geçen gün Kadıköy'e git gel
yaptım. O süreçte yolculukta bir 80
sayfa falan okudum. Sonra eve geldim.
Kalan 70 sayfayı da evde okudum. 4.üncü
kitabı Tek Günde bitirdim. Tebrikler
kendime yani falan. 3üncü kitabın
sonunda çok çılgın bir şey oldu. Robin
asla yapmayacağını düşündüğüm bir şey
yaptı ve 4. kitaba da bu olayın hemen
sonrasında başlıyoruz. Bu yaptığı şeyden
sonra arkadaşlarının bunu fark etmesi,
bundan sonra artık neler olacağına dair
birçok konunun konuşulduğu bir ortam
oluyor. Yani bir nevi yüzleşme, açıklama
gibi olaylar yaşanıyor. Burada Robin'in
yaptığı hata karşısında arkadaşlarının
takındığı tavır çok hoşuma gitti. Çünkü
Robin'i hiçbir şekilde yargılamadılar.
Böyle yapacaklarını zaten tahmin
etmiştim ama bu şekilde olayları
kabullenip farklı çözümler bulmaya
çalışmaları hoşuma gitti. Tabii ki de
Robin'in yaptığı şeyi savunmuyorum ama
burada arkadaşlık bağlarının ne kadar
güçlü olduğunu gördük. Yapılan olay
sonrası artık onlar da bir yardım ve
yataklık yaptıkları için suçlu konumunda
olabilecek kişiler oluyorlar. Yani dördü
de bir suçun içine bulaşmış oluyor. Bu
onları birazcık korkutuyor, geriyor. Ruh
halleri böyle karmakarışık olmaya
başlıyor falan. Onunla ilgili şöyle bir
paragraf var. Çok güldüm. Bu oyunda dile
getirilmeyen bir kural vardı. Her
seferinde hepsinin birden değil bir
tanesinin delirmesine izin veriliyordu.
Çünkü aklı başında olanların görevi
diğerini sakinleştirmekti. [kahkaha]
Her biri kendi yöntemleriyle deliriyor
ve diğerleri de onu bir şekilde
sakinleştirmeye çalışıyorlar ya da
delirme anını yaşamasına izin veriyorlar
falan. Tam bir destek grubu oldular
birbirlerine. 4 kitabın bu ilk başları o
yüzden okurken çok hoşuma gitti.
Birbirlerine destek olmalarındaki tek
pürüz Lety karakterinin yani İngiliz
ırkına mensup tek arkadaşlarının olayda
onlara yardımcı olmaya çalışması ama
içten içe yaşananları anlayamaması.
Ramy, Robin ve Victoria Latiy'e
ellerinden geldiğince olayların
sebebini, Robin'in bunu yapmasının
arkasında yatan sebebi, Hermes
cemiyetini, bilmem neyi, her şeyi
açıklıyorlar. Ama Leti bu noktada
birazcık şüpheye düşüyor sonuçta kendi
anavatanı. O yüzden bu konuda onlarla
pek uğuşabildiğini söyleyemeyeceğim.
Kendince mantıklı argümanlar ortaya
atıyor ama hiçbir zaman tam anlamıyla
anlayamıyor. Mesela Robin'in işlediği
suçu itiraf edip aklanmayı ummasını
öneriyor. Böyle bir şey mümkün olamaz.
Çünkü Robin bir suç işledi ve Robin
İngiliz değil. Çok kolay elden
çıkarılabilecek bir insan. Çünkü Çinli
bir nevi mülteci pozisyonda ve
İngilizler onu bir insan yerine bile
koymuyorlar. Ama Lati böyle bir çözüm
öneriyor mesela. Ne kadar onlardan kopuk
olduğunu buradan görebiliyoruz. Bir de
Profesör Lovel var ya Robin'in babası.
Profesör Lovel'ı zaten sevmiyordum.
Fakat onun hakkında öğrendiğim bir
bilgiyle birlikte hiçbir zaman iyi bir
insan olduğunu artık düşünemeyeceğim.
Çünkü Profesör Lovel kedilerden nefret
ediyormuş.
Kedilerden nefret etme olayı.
Immediately no. Red flag. Kırmızı
bayraktır bizim için. 10 10 ama
kedilerden nefret ediyor. -1510.
Smile yaptım size. Gördünüz mü? 4.
kitapta olayların gidişatı inanılmaz bir
şekilde değişiyor. İlk kısımlarda
gördüğümüz eğitim bölümlerinden sonra
bir anda artık kaçma kovalama, kaçma
kovalamam. Senin gibi seni çok çok
gördüm. Bir kaçma kovalama hikayesine
dönüştü. Robin ve arkadaşları artık bir
şeylerden kaçmak durumunda kalıyorlar ve
bu noktada işler çok ters gitmeye
başlıyor. Kaçma kovalama esnasında bir
karakterin daha önce işlediği bir suçla
ilgili bir gerçek öğreniyoruz ve aslında
o gerçek bize sonradan olacakların böyle
bir fragmanını veriyor gibi
hissediyorum. Yani ufaktan bir
spoilersal bir şeyler eklemiş gibi
yazar. Burasını artık anlayan anladı.
Griffin ve Eeevey diyeyim. Siz anlayın.
Bu arada Profesör Level'ile ilgili
düşüncelerimi bir karakter çok güzel
anlatıyor. Onu da okuyayım size.
Profesör Lel, beyaz ve İngiliz olmayan
herkesin daha aşağı insan olduğunu
düşünen, zalim, bencil bir adam. Daha ne
diyeyim yani? Bir de sömürgecilikle
ilgili şöyle bir şey söyleniyor. Eğer
sistem bu kadar kırılgansa, neden
sömürgeciliği bu kadar kolayca
kabulleniyoruz? Neden kaçınılmaz
olduğunu düşünüyoruz? Neden cuma denen
adam bir tüfek edinmiyor ya da geceleyin
Robinson Cru'un boynunu kesmiyor? Esas
sorun sürekli kaybetmişiz gibi
yaşamamız. Hepimiz senin gibi yaşıyoruz.
Onların silahlarını, gümüş işlemelerini
ve gemilerini görüyoruz. Bizim için her
şeyin çoktan bittiğini düşünüyoruz.
Durup oyun alanının gerçekte nasıl
olabileceğini düşünmüyoruz. Ve eğer
silahı elimize alırsak işlerin nasıl
görüneceğini de. Bu noktada birazcık ben
de sorguladım. Sömürgecilik olayı çok
vahşi bir şey ve sömürgeciliğe uğrayan
halklar neden buna karşı çıkamıyorlar?
Neden ayaklanmıyorlar? Bunun bir sebebi
de muhtemelen çok kolay bastırılabilecek
olmaları. Çünkü sonuçta onlara karşı
askeri ve siyasi bir üstünlük kurulmuş
durumda. O yüzden belki de karşı
gelirlerse zaten kaybedeceklerini
hissediyorlar. Bilmiyorum ya. Grev tarzı
bir şeyler yapsalar acaba nasıl bir etki
olur? Sömürgecilikten kurtulan
milletlerin hikayesini bir merak ettim.
Bunları araştırmak istiyorum. Bu
sorularıma bu şekilde cevap bulabilirim
diye düşünüyorum. 4. kitabın sonu
inanılmaz kin ve nefret dolu bitiyor. O
yüzden 5. kitaba nasıl bir giriş
yapacağız? Çok merak ediyorum. Öncelikle
4. kitabın sonuna doğru yaşanan birtım
ihanetsel durumlar oldu ve bu durum beni
çok şaşırttı. Çünkü ya hem anlamıştım
biraz geç düştü jeton bende yine de
inanmak istememiştim. Çünkü her şeye
rağmen arkadaşlık devam edebilirdi. Çok
fazla detay vermeyeyim spoiler olmasın.
Siz de anlamayın. Keşke böyle olmasaydı.
Her şey çok çabuk gerçekleşti. Hızlı bir
şekilde birilerinin gidebileceğini
düşünmemiştim. Bir anda oldu. Üzüldüm.
5. kitabı okumaya gideceğim. Şimdi 4.
kitapla ilgili son söyleyeceğim şey de
aslında İngiltere'deki yoksul halkla
İngiltere'nin Hindistan'da ve Çin'de
sömürdüğü halkın çok fazla ortak noktası
var. Çünkü ikisi de bir nevi iş gücü
olarak sömürülüyor. Zenginlerin kendi
çıkarları için çalıştırılıyor ve
ellerine geçen sadece 3 be kuruş. O da
hani hayatta kalmalarına yetecek bir
miktar. Ne bu yaptıkları işlerden zengin
olabiliyorlar, ne refah içinde
yaşayabiliyorlar. Sadece zenginlere
çalışıyorlar. İngiltere'nin yoksul
kesimi için de böyle. Sömürge halklar
için de bu böyle. İngiltere'deki yoksul
kesim sonuçta İngiliz oldukları için
sömürgeci halkların yaşadığı zulümleri
çok da umursamıyorlar ve aslında
bilmiyorlar. Bilseler de umursarlar mı
bilmiyorum açıkçası. Zengin kesim zaten
umursamıyor. Yoksul kesimde cahil
kaldıkları için çok da umursayacaklarını
düşünmüyorum. Ama onlar birbirinin
yaşadıklarını görüp empati kurup
algılayabilseler yaşananları belki çok
daha sistematik olarak da üstünlük
kurabilecekleri bir noktaya
gelebilirler. Ama tabii ki de bu durum
çok zor gerçekleşebilecek bir şey. Böyle
bundan da bahsedeyim dedim. Artık 5.
kitabı okumaya geçeyim ben. Robin ve
kalan diğer arkadaşları neler
yapacaklar? Umarım dünya için kurtarmak
istedikleri sömürge altındaki halklar
için yararlı olabilecek eylemlerde
bulunurlar.
Evet arkadaşlar 5. kitabın bir kısmını
okudum. O kısmı anlatmaya geldim.
Sonrası zaten 50 sayfa kaldı. O 50
sayfayı beraber okuyacağız. 5. kitap
sayfa 535'ten başlıyor. 610 sayfaya
kadar yani 75 sayfa kadarını okudum. Bu
kısmı anlatacağım. Oğlum bu renk niye bu
kadar değişiyor ya? Dur bakayım.
Neyse. Öf, şu an uğraşamayacağım renk
muhabbetiyle. Bu şekilde idare edin
arkadaşlar. Zaten hava çok sıcak.
Şunları giydim ya inanılmaz sıcak
geliyor ama kostüm olsun diye böyle
takılıyor.
Videoyu bu şekilde bitirelim tabii.
Şimdi bizim 4ün kitabın bitişinde bir
ihanetsel durum olmuştu ve bu ihaneti
yapan kişiye dair bir bölüm okuyoruz.
yaptığı şeyi neden yaptığını vesaire
gerekçelendirdiği kendi kafasında falan
bir bölüm. Yani çok katıldığım bir bölüm
olmadı açıkçası. Hayatı boyunca
kardeşiyle karşılaştırılmış ve kardeşine
verilen imkanlar ona verilmemiş. O
yüzden böyle hep arka planda kalmış bir
karakter. Bazı konularda tam olarak
karşı tarafı anlayamıyor. Öyle de bir
durumu var. Empati yapamıyor. Empati
yapamadığı için de farklı bir yola
gitmeye karar verdi falan. O yüzden bu
karakteri çok da savunamayacağım
açıkçası. Hermes Cemiyeti'nde olan
öğrenciler için şöyle düşünüyor. Sistemi
yenmişlerdi. Neden onu yıkmayı bu kadar
çok istiyorlardı? Neden onları besleyen
eli ısırıyorlardı? Neden her şeyi bir
kenara atıyorlardı? Bu karakter biraz
fazla içselleştirdi bütün bu olanları
bence. O yüzden de zaten empati kuramadı
ve tam olarak insanların neden sisteme
karşı olduklarını da algılayamadı.
Onların yolunun dışına çıkmaya karar
verdi. Hem anlayabiliyorum hem de saçma
buluyorum falan. Robin ve Victoria
karakterleri bu 5. kitabın sonuna doğru
bir karar verdiler ve grevsel bir karar
diyeyim ve bu grev olayı zamanla şiddete
mi dönecek? Nasıl bir yıpratma,
vazgeçirme politikası uygulayacaklar? Bu
kısımları okuduk. Robin kafayı sıyırmaya
başladı bence. Böyle çok fazla intikam
ateşiyle yanıp tutuşuyor. Bir yandan
tabii ki de anlıyorum. Sonuçta sevdiği
insanlardan bazı kayıplar yaşadığı için
sisteme kin güdüyor da olabilir. Bu çok
normal. Ama bunun için başka insanları
cezalandırması tabii ki de haksız bir
durum. Bu konuda Victor ona karşı
çıkmaya çalışsa da Robin kendi bildiği
yoldan gidiyor. Böyle çok fazla masum
insanları hesaba katmadan sadece
kodamanlara zarar verme düşüncesiyle
hareket ediyor. Gümüş külçeler ve
kapitalizmin bağlantısı ile alakalı bir
yer okuyacağım şimdi size. Külçeleri
aylar yerine sadece birkaç hafta
dayanacak şekilde tasarladık. Çünkü
bakım randevuları para getiriyor. Bu
fiyatları şişirmenin ve yapay olarak
talep yaratmanın bedeli. Yani sonuçta
bir emek harcanıyor. Bu emekten olabilen
en fazla karı elde etmek için Babil
yönteme başvurmuş. Şaşırmıyoruz. bir
noktada artık İngiltere'deki bir nevi
köle gibi yaşayan İngiliz vatandaşların
ve sömürge halklarının aynı kaderi
yaşadıkları nihayet anlaşılıyor. Bu
kesimler tarafından özellikle
İngiltere'deki bu köle kesim tarafından
grev etkisini gösteriyor gibi de
diyebiliriz. Ben Robin'in şu anda
gittiği yoldan hiç mutlu değilim. Çok
geri zekalıca bir yol seçti bence ve
yanında olan insanları bile itiyor artık
etrafından. Öyle salak bir moda girdi.
İnşallah akıllanırsın mal. Sayfa 610'dan
660'a kadar bir 50 sayfa var. Haydi
başlayalım. Oha! Babil'in dehasının bir
parçası da buydu. Öğrencileri yani bu
başka ülkelerden getirdikleri
ülkeleriyle dilleri dışındaki tüm
bağlantıları kopan bu öğrencilerle
ilgili onları izole ederek derslerle
dikkatlerini dağıtarak kendi dönem
arkadaşlarının dışında bağlar kurma
şansını asla bulmamalarını sağlayarak
anlamlı bir dayanışmaya giden tüm
yolları kesmiş. onları uzun süre kendi
özel ağlarına takılanların yalnızca
kendileri olduğuna inandırmıştı.
Öğrencilere soktukları duruma bakın
arkadaşlar. O bir yüzleşmesel bir
konuşma gerçekleşiyor.
Wow. Her askerin vicdanının bir sınırı
vardır. Sanırım bizi tutuklamaya
çalışacaklar ama şehir halkına ateş
etmek, bir katliam yapmak o kadar emin
değilim. Bu kırılma noktasını
zorlayacağız. Neler olacağını göreceğiz.
Halk da direnişe katıldı yani. Bakalım
gerçekten bir şeyler değişecek mi ya?
Pek bir umudum yok açıkçası ama sonuçta
bu bir kitap ve kitaplarda umutlu şeyler
olabiliyor. Okur göreceğiz. Oha kızım
olay oldu şu an burada. Bir dakika bir
yıkım yaşandı Allah'tan o sırada herkes
uyuyordu. Akü Allah [homurdanır]
başlıyor. Gergin anlar başlıyor. Daha
doğrusu gergin anlar zaten vardı. Şimdi
taarruzlu anlar başlıyor arkadaşlar.
Her şey sembolikken bu sefer bir ölüm
yaşandı. Bir cinayet.
barikatlardaki ilk sivil kayıptı ve çok
önemliydi. Hat aşılmıştı. Bu kız her
kimse bir semboldü. İmparatorluğun
hiçbir sınırı olmadığını, imparatorluğun
kendini korumak için her şeyi
yapabileceğini kanıtlıyordu. İşte
arkadaşlar devlet [homurdanır] her zaman
kendi çıkarını düşünür. Kasa her zaman
kazanır. Sadece olan masum sivilleri
oluyor. Savaşlarda hep bize bunu
göstermiyor mu? Şu anda da burada o
yaşanıyor.
Oha.
Sen nereden çıktın be karı? Bir dakika.
Ne oluyor? Yine bir yüzleşme yaşanıyor.
İkinci bir yüzleşme. İkinci bir şok
geliyor. Bir dakika.
&gt;&gt; Aa, bir dakika. Bir ikinci şok geliyor.
&gt;&gt; Sizi bu kadar kötü incitmiş birini nasıl
sevebilirdiniz? Sevgi bazen böyledir.
Bir beyaz bayrak açıldı ama herhangi bir
sonuca bağlanmayacağını zaten tahmin
etmiştim. Okuyan herkes tahmin eder
zaten muhtemelen. Şimdi Robin artık son
kozu Victoria'a açıkladı. Bakalım
uygulayacaklar mı göreceğiz.
Oh my god arkadaşlar bir ayrılıksal
durumlar yaşanıyor şu an. 643. sayfaya
geldim. Ayrılık zamanı geldi. Kendi
yollarımıza gidiyoruz. Ben ölmeye, sen
hayatını yaşamaya. Hangisinin daha iyi
olduğunu sadece Tanrı bilir. Platon.
Sokrates'in savunması. Magabe. Çok
üzüldüm ya. Of. Dur. Kim gidecek? Kim
kalacak? Galacak mı? Belki herkes
kurtulur. Bir ümit. İlk başta böyle çok
sevmediğim bir karakterin şu anda
inanılmaz cesur çıkması beni çok
duygulandırdı. Şimdi bazı önemli
kararlar verecek herkes kendi adına.
[homurdanır] Herkes görevini yerine
getirmişti ve kimse tereddüt etmemişti.
[iç çeker]
Bitti dostiler ya. Sonu tam istediğim
gibi bitmedi. Yani istediğim gibi
bitmedi derken sonuca bağlanmadı ve açık
kapı bırakarak bitti. Hani yazar
gerisini bizim tahmin etmemizi istedi
herhalde daha çok. Bilmiyorum. Güzel bir
kitaptı. Sonunda bazı kararlar verildi
ve o kararlar hayata geçirildi. Bu
hayata geçirilen kararların nasıl bir
etkisi olacağını keşke öğrenseydik. Onu
en azından bir görmek isterdim açıkçası.
Olmadı. Olamazdı ama bu koca yürek
yaptı. Ama bu isteğim maalesef
gerçekleşmedi. Daha üstüne
konuşabileceğim bir şey yok zaten. Çok
güzel bir arkadaşlık ilişkisi okuduk.
Savaşın sömürülen halklar üzerindeki
etkisini, sömürgeyi bir eleştirmen
edasıyla yazmış yazarımız. Bunları da
okuduk. Gümüş külçeler tamamen metaforik
itemlerdi. Sömürge olayını hicveden bir
metindi zaten. Gümüş külçe bunun
yansıması, bunun bir sembolü gibi bir
şeydi. Harry Potter'ın kitaplarını
okumadım ama Harry Potter'ın ilk
filminde felsefe taşında minnoş, tatlı,
heyecanlı bir öğretim hayatı, e yeni bir
hayata başlama hissiyatı sunar. Ama
Harry Potter evreninde hikaye devam
ettikçe daha kasvetli, daha ıssız,
yalnız bir havaya bürünür. Ya Babil'de
de tam olarak böyle oldu. Robin yaşadığı
o sefily yerden kurtarıldı ve bir eğitim
hayatına başladı. 4 sene boyunca
üniversitede beraber çok güzel vakit
geçireceklerdi bilmem ne. Öyle başladı.
Sonra yavaş yavaş olayların dozu arttı.
Sömürge ve savaşın gerçekliği, gümüş
külçelerin arkasında yatan bu karanlık
sırlar falan filan. Bunları öğrendikçe
kitap daha da kasvetli bir hal aldı.
daha umutsuz bir yere doğru yöneldi.
Bazı yaşadığımız ihanetler de bunu zaten
pekiştirdi ve sonunda da zaten olan
oldu. Umarım gerçekten düşündükleri gibi
bir etki yaratmıştır. Aksi takdirde
yazık olacak yani. Ve ben etki
yarattığını düşünmek istiyorum, hayal
etmek istiyorum ve o şekilde bitiriyorum
kitabı kendi kafamda. İnsanlar çok
beğenmemişti. Hani böyle durgun
ilerliyor falan yazanlar olmuştu. Ben o
durgunluğunu da sevdim. Evet, bir
durgunluk var ama böyle hani aşırı
donuk, hiç olay yok, macera yok gibi bir
şey değil. Tam tersi olaylar böyle
sakinimsi ilerliyor genel olarak.
Kitabın yazım dili de yine güzeldi.
Sadece bazı kısımlarda zaten
söylemiştim. Yazar çok fazla işte böyle
ders verir nitelikte bir şeyler anlatmış
bazı noktalarda. Oralarda sıkıldım.
Sadece çeviri eşleşme çiftleridir
vesairedir bu tarz şeyleri de aralara
serpiştirmiş. Onları da açıkçası
okumadan geçtim çünkü umrumda değil ve
hatırlamayacağım zaten. Ya atıyorum hani
Robin bir hissinden bahsediyor. O hisle
ilgili çeviri çifti söylüyor. Bunu o
kadar çok yerde yapıyor ki artık bir
noktadan sonra hani o kısımları çok da
umrumda olmamaya başladı. Çünkü Robin
zaten hissini söylüyor. Bu hissi ek
olarak eşleşme çiftiyle anlatmaya
çalışması yazarın beni biraz sıktı
açıkçası. O kısımları da söylemeden
geçemeyeceğim. Kendisine bay bay
diyorum. Güzel bir kitaptı. Yer yer
umuda kapıldığımız, yer yer umutsuzluğun
içine düştüğümüz, ihaneti de hala
affedemediğimiz bir noktadayız. Geride
kalanlar nasıl bir hayat kuracak kendine
bilmiyorum. O konuda böyle bir spinoff
bir böyle bu kitabın geçtiği dönem
sonrası bir ince kitap falan çıksa alıp
okumak isterim. Yani özellikle kaçanlar
ve ihanet edenlerin akıbetini çok merak
ediyorum. Kitabı okuyan anlamıştır
zaten. Spoiler vermemek için tam isim
söylemiyorum ama umarım hoşunuza
gitmiştir video. Bol bol kitaptan bir
şeyler anlatmaya çalıştım. Ben bu kitabı
10 üzerinden 78 veririm. Çeviri mezunu
olarak bu kitabı çok keyif alarak
okudum. Bazı o ders verdiği kısımlarda
sıkıldım dedim ya. Sıkılma sebebim de
aslında o anlattığı şeyleri biz kendi
derslerimizde falan da görmüştük. Böyle
bir hatırlatma babında oldu benim için
de. Hem sıkıldım hem keyif aldım
diyebilirim. Orada biraz ikilemdeyim
açıkçası. Babil okuyanlar siz ne
düşünüyorsunuz? Kitap yorumlamamı
beğendiniz mi? Kitabı beğendiniz mi?
Sizce nereler daha güzel yazılabilirdi?
Hangi konuyu, hangi olayı daha çok
beğendiniz kitabın içinde? Yorumlarda
hep yazalım ve konuşalım değil mi? Yani
benim anlatacaklarım bu kadar. Umarım
hoşunuza gitmiştir. Videoyu beğenip,
yorum yapıp abone olursanız da sizi
severim.
Anlayana. Kendinize jok
iyi bakıyorsunuz. Sonraki videolarda
görüşürüz. Gidiyorum ben. Hadi bay.

Efendim Merhabalar Bugün sizlerle
beraber uzun zamandır üzerine konuşmak
istediğim inceleme yapmak istediğim bir
kitap hakkında konuşacağız o da uzun
zaman sonra bu yıl baskısı yeni yapılmış
olan küçük İskender'den flu flu Küçük
İskender'in ü veya dör romanından biri
Türk edebiyatı sahası içinde genel
edebiyat sahası içinde oldukça farklı ve
e alışılmışın dışında bir Yapıt ne yazık
ki internet alemini geçtim akademik
kaynaklarda bile flu hakkında yapılmış
çok fazla bir inceleme görmedim
göremedim elimdeki tek kaynak ön sözüydü
kaynak kıtlığı çektiğiniz bir kitabın ön
sözünün olması gerçekten çölde yağmur
yağması gibi bir hissiyat bırakıyor
ardından E ben de kitap hakkındaki
görüşlerimi ve fikirlerimi belirteceğim
bu içeriği hazırlarken de birkaç fark
makale taradım ancak flu la ilgili çok
bir şey olmadığı için videoda çok
kullanabileceğim bir şey bulamadım Onun
için daha önceki yeraltı edebiyatı
videolarımda da yararlandığım bir kaynak
olan hayrun İsa Topçu ve dilek Yalçın
Çelik hocanın hazırladığı Türkiye'de
yeraltı edebiyatı isimli çalışmadan
birazcık yararlandım Oradaki konu
İskender'in bir diğer romanı olan
cehenneme gitme
yöntemleriyle birazcık daha motifs
olarak yaklaşılmış konuya İskender'in
derinleştirdi bir takım kavramları
çözümlemeye çalışmışlar yani Roman formu
ve romanın kendi içi bakımından çok da
videoda yer verebileceğim bir bilgi
yoktu Ben de yine aynı şekilde
kullandığım en büyük kaynak ve en e
belki önemli kaynak Gonca Öz tarafından
yazılan önsöz oldu bu önsözü kitabı
edindiğiniz zaman mutlaka ve mutlaka
okuyun Çünkü kitap gerçekten alıştığımız
birçok metnin ya da geleneksel romanın
çok çok dışında okumadan önce bütün
okurlar gibi birkaç farklı siteden ve
uygulamadan okurların Yorumlarına baktım
ve bu yorumlar çok sağlıklı yorumlar
değildi işte Ne olduğu belli değil Öykü
mü roman mı deneme mi şiir mi işte Roman
diye basmışlardır şiir kitabı bu gibi
gibi birçok yorum var Ama kitabın ne
olduğunu kavrayamadığı olduğumuz zaman
gerçekten de çok zaman kaybettiriyor muu
gibi hissettiren bir metin ben de işte
bu videoyu çekmemi sebebi Hem bu kitap
hakkında konuşmak istiyor olmamdı hem de
okumak isteyen arkadaşlara bir E ön
okuma niteliğinde birkaç farklı bakış
kazandırmak daı Umarım yararlı olur çok
vakit kaybetmeden Küçük İskender'in
romancılığında ve öykücülüğünde birazcık
bahsetmek istiyorum Küçük İskender
hakkında daha önceden detaylı bir video
hazırlamıştım kanalda bulabilirsiniz
İskender edebiyatı türlere indirgemeye
birazcık reddeden bir yazar ve şair yani
şiir şudur Öykü budur Roman budur deneme
budur gibi yaklaşmıyor hepsini tek bir
çatı altında algılayıp O şekilde ifade
ediyor Yani baskın olarak algılayış
şeklini romanlarında da görüyoruz
öykülerinde de denemelerinde de büyük
çoğunlukla şiirsel bir dil hakim oluyor
Bütün metinlerinde şiirleri hakkında
bildiğimiz şeyler hemen hemen romanları
ve düz yazı metinleri içinde geçerli yer
yer imgesel yer yer çok sade yer yer çok
kapalı ve yer yer çok açık adeta bütün
bakış açı lı tek bir metinde
okuyabileceğiniz bir yapı O yüzden
hiçbir zaman İskender'i anladığınızı
söyleyemiyorsun Yani tam karışık bir
metnini okuyorsunuz mesela anladım artık
tamam diyorsunuz ve Hani okuyorsunuz
bitiyor bitiyor Bitiyor derken L diye
bambaşka bir taraftan tutuyor Bir an
diyorsunuz ki evet bu adam birazcık daha
soyut düşünüyor derken çok Somut bir
ifadeyle yazıyor Hatta benim şu anda bir
sürü kitabı olduğu için gösteremiyorum
ama aynı metin içinde hem Gerçeküstü hem
de naturalistik bir perspektif
işlediğini görmüştüm Dolayısıyla
İskender bu noktada kendini kalıplara
hiçbir şekilde sokmayan bir isim
İskender hakkında Yapacağımız herhangi
bir akademik tanım kendi içinde tutarsız
olacaktır Öncelikle İskender'in Roman
sanatına nasıl baktığını aktarmamız
gerekiyor ki Nasıl bir roman yazacağını
az çok kestirebilirim Gonca Özmen'in
aktarımıyla romanın yazınsal yaşamındaki
yeri sorulduğunda İskender'e onlar Roman
değil serbest metinler der rüyanın
içinde görüldüğü uyku uyu tanımlayıp
kanıtlaması Romanların bir tür video Art
ya da varoluşun fragmanları diye
nitelendirilebilecek de söyler İskender
romanlarında gerçekten de fragmental ya
da parçalı anlatım diyebileceğimiz bir
yapı benimsiyor yani Hiçbir zaman
birbiriyle bağlı ilerleyen ve bir sonuca
Varan kurgu işlemiyor romanlarında
aslında bir kurgu işliyor Fakat bu
kurgunun ifadesi çok fazla parçalı
oluyor ki zaten fragmental de bu anlama
geliyor Dolayısıyla iskenderi okurken
bir şeyi takip etmeye çalışmadan
okumamız gerekiyor Yani geleneksel okuma
yönteminin biraz dışına çıkmamız
gerekiyor iskenderin bize
okutturmak şartlarda yazarlar belli
okuma sistemlerini bilirler okurların ve
onu uygun yazarlar geleneksel okur
kavramı biraz bu demektir İşte giriş
gelişme sonucu olan Belli bir
karakterizasyonu zaman ve olay örgüsü
olan ve karakterlerin hikaye içindeki
değişimlerine ve gelişimlerine şahit
olduğumuz anlatı tipleri ancak
İskender'in anlatılarında bunu çok fazla
göremiyoruz ne yazık ki tamamıyla yazara
teslim olmamız gerekiyor Yani yazar
burada ne demiş ziyade yazar beni nereye
götürecek bakış açısıyla bakmamız
gerekiyor romanlarına Türkiye'de yeraltı
edebiyatı çalışmasında yabancılaşma
tutunamayıp ve cehennem ve tabii ki de
gerçeklik ve hayal arasındaki gitgel
gibi kavramlara dikkat edildiğini gördüm
ve İskender'in yapıtları hakkında
okuduğum bütün çalışmalarda hemen hemen
şu gerçek ve hayal arasındaki ipin
kopmak yerine tamamı ile sıvılaşan bir
algı sistemi olduğu ve bu gerçeklik ve
hayal isimli iki sıvının birbirine yer
yer karışıp yer yer ayrıldığını
görüyoruz ve burada da İskender'in
gerçekliğe karşı Bir Bakışı var Altını
çizmiştim Küçük İskender sanatını
bütünüyle tanımlayan veya Küçük
İskender'in sanatındaki gerçeklik
algısını bütünüyle tanımlayan bir yapı
olduğunu düşünüyorum İzninizle aktarayım
gerçek yoktur Gerçek
biçimlendirilecek yoktur gerçek olmayan
vardır gibi değil tabii ki de ama
tamamıyla Atıf yaptığı şey şu
algıladığım ve biçimlendir bildiğim şeye
Ben gerçek diyorum yani flun ve diğer
Romanların içindeki edebi bağlamda
gerçek kavramı İskender'in dış
etmenlerden aldığı malzemeyi değiştirmiş
haldir Yani biçimlendirilmiş bir
gerçeklik vardır Buradan da şunu
çıkartmamız gerekiyor ki Herhangi bir
şeyle karşılaştırarak okumamalı yız bu
romanı tamamıyla kendi içinde baştan
aşağı oluşturulmuş yeni bir gerçeklik
sistemi var ve o gerçeklik sistemini
tanımaya çalışmalıyız bu tarz metinlerde
zaten benim en çok yaptığım hata budur
başka şeylerle kıyaslayarak gitmeye
çalışırım haliyle ama bunu yap yapmamak
gerekiyor çünkü Metin olmayan bir şeyin
peşine düşüyor Aslında Ve bunu yaparken
estetik de dahil olmak üzere birçok şey
geri plana atıyor Ve bunu yaparken de
ister istemez doğru bildiğimiz her şeyi
yerleşik olanı Paramparça edip yeni bir
şey oluşturuyor ve bu Paramparça ediliş
bizim algımız da pek fazla yer edinmiş
bir şey olmadığı için de karmaşık
geliyor önsözde altını çizdiğim ve
önemli bulduğum bir diğer yerde şu Gonca
Özmen İskender'in romana karşı bakış
açısını birazcık daha
derinleştiriyor Küçük İskender Roman
nasıl yazılıyor nasıl yazarsam
eleştirmenler ya da okurlar beğenir
okunurluk ya da satış durumu ne olur bu
ve benzeri kaygıları daha maddi
kaygılardan bahsediyoruz olası riskleri
ve gelecek tepkileri önemsemez Küçük
İskender bu konu hakkında şöyle bir
söylemde bulunmuş Ben Fetih Naci'nin
istediği romanı yazmıyorum ya da Mehmet
Fuat'ın çok seveceği Bir Roman yazmak
zorunda değilim diyor dilediğince
sakınmadan yazıyor dil onda bir
karşıtlıktan bozuk tuhaf tiksindirici
iğrenç grotesk kaotik aşırı olanı
sahiplenir zekice oluşturulmuş sözün ve
sözcüklerin içeriğini iyiden iyiye
genişleten zengin çağrışımlara açık
şaşırtıcı imgeleri şiirin düz yazıyla iç
içe geçtiği anlatımı şiirsel söyleme
kayan bu romanı Necmiye Alpay şiir Roman
olarak nitelendirilir şiir Roman ya da
düz yazı şiir gibi meles türler edebiyat
tarihi boyunca karşımıza çıkan türlerdir
Ancak ben flua bir roman veya bir şiir
demeyi çok uygun bulmuyorum neden
diyecek olursanız şiire benzeyen tek
tarafı yoğun
imgesellik üs bu olduğunu varsayarsak
bunun bir türden dışarı çıktığını
görüyoruz Hatta Hakan Günday bir
röportajında soruyorlar işte Küçük
İskender'in türü nedir gibisinden Hakan
Günday de diyor ki Küçük İskender kendi
başına bir türdür demek istediğim şey
tamamıyla bu yazar artık mevcut
kalıplardan o kadar uzaklaşmıştır ki
kendi başına bir tür olmaya
başlamamıştır Bu da onu zaten
algılamamız da ve anlamamızda ciddi
engeller olarak karşımıza çıkmıştır Yani
kısacası Küçük İskender'in Roman
anlayışı bildiğimiz her şeyin dışında
birazcık flu is isminden bahsetmek
istiyorum ufak bir araştırmaya girmiştim
ve iki türlü anlamdan anlamla
karşılaştım bir grip anlamına gelen flu
Bir de fransızcadan geçen Flow yani işte
bulanıklık gibi bir anlama geliyor ki e
önsözde baktığım zaman galiba bulanıklık
gibi bir anlama geliyor flu ismi flu
durumları ve anları kırık aynadaki
görüntüler gibi parçalayıp Bozar çarpıcı
hale getirir onun için Önemli olan
mevcut durumun saptanması ve
eleştirilmesi konu ya da Öyküleme değil
Her gün gördüğümüz ancak çoğu kez
farkında olmadığımız küçük sıradan
ayrıntılara nesne ve davranışlara
dikkati çekerek günlük konuşma ve sinema
dilinin canlılık ve akıcılığını
kullanarak algılama ve anlamlandırmada
farklılıklar yaratıp verili gerçekliği
dönüştürerek merak ve kuşku durusunu
uyandırır okuru düşünmeye yöneltir ve
böylelikle metnin etkileme gücünü
arttırır demiş İskender'in sinemaya olan
ilgisini biliyoruz kitapta
senaryolaştırılmış da bir anlatım tarzı
var ve benim dikkatimi şu çekti her
anlatıda olduğu gibi bir karakterizasyon
bir özne mutlaka var ama bu özne de
paramparça olmuş bir özne Hatta yer yer
yok olmuş bir özne sanki anlatıyı
okuduğum süreçte şunu hissettim Hani
Evet birileri var birileri
cebelleşiyorum burada Birileri bir
şeyler yaşıyor Ama bunlar kim ya da bu
kim gibi bir şey hissettim yazar kişiyi
ve kendini aradan bütünüyle çıkartıp
sizi bir metinle baş başa bırakıyor
Aslında Metin öyle Gelişi güzel Hadi
Aklıma ne geldiyse yazayım şeklinde
yazmış bir metin değil bilinçli olarak
böyle yazılmış bu ne anlama geliyor yani
İskender bir kurgu belirlemiş kafasında
onun parçalı bir şekilde ifade etmiş ve
bize onu birleştirme sorumluluğunu da
vermiş bir yandan yani Siz sizden
bekleniyor metin içinde metnin ne
olduğunu tanımlamanız Teknik olarak da
her tanım birbirinden farksız olacağı
için Metin kendi içinde tanımlanamaz bir
hale geliyor yani bulanıklaşıyor
gittikçe yani kulula şı kendi içinde Biz
okudukça diyeyim kitabın içeriğine zaten
baktığımız zaman yapraklar evinde olduğu
gibi tuhaf tuhaf sayfalar bizi
karşılıyor Eee dediğim gibi parçalı Yani
fragmental anlatılar bu şekilde senaryo
metinleri bizi karşılıyor bildiğiniz
şiirler de var içinde denemeler de var
öyküler de var şöyle tuhaf çizimler var
hayali yemek tarifleri ve kokteyl
tarifleri var metnin içinde nasıl oluyor
bu mesela demiş ki Evil Dead shakerda
Shake ettikten sonra kokteyl bardağını
süzünüz ve Twist lemon ile servis
yapınız Aslında bu şeylerin hiçbiri yok
hayali adresler var vampir dernekleri ve
organizasyonları anner rich'in vampir
listed Fun Club işte burada yabancı New
orın New orlean bir şey var County
dublin'den irlanda'dan bir şey var bakın
Bram stocker Bram stocker Caddesi Dublin
İrlanda falan yazıyor böyle bir yapısı
var Şu benim çok ilgimi çekmişti sol
anahtarını İskender büyük kalçalı bir
erkek uzun saçından sarkıtır gerekeni ve
kıvırır yani Sol anahtarını büyük
kalçalı bir erkeğe benzetmiş burada E
yine dediğim gibi oldukça rahatsız edici
olabilecek bir yemek tarifi var kafa
salatası gereçler bir adet insan kafası
bir miktar kulak memesi bir miktar
kemirilmiş salatalık Tuz karabiber gibi
bir şey hayali mektuplar var ve Tabii
benim en çok ilgimi çeken kısım İskender
bir reçete vermiş kitabın içinde
Reçeteyi Aynen okuyacağım hastanın adı
İskender över teşhisini yazmış ama Aynen
bir doktor el yazısıyla yazmış Kendisi
de biliyorsunuz Tıp öğrencisi yani tıp
okulunu son sınıfta bırakmış hayali
gazete küpürleri kitabın şu kısmında
benim çok ilgimi çeken bir detay var
bulmaca var kitabın içinde yani kitapla
gerçekten oyun oynuyorsunuz bir noktada
işte kutuları yan yana alt alta dizerek
altı satırlık Metin oluşturun yani
kitabın bir yerinden sonra okur olarak
Siz de yazar olarak metne dahil
oluyorsunuz İskender böyle bir tavır
benimsiyor ve tabii kitabın şu detayı
çok hoşuma gitmişti flu adlı kitabın
müziği demiş ve bir müzik notası
paylaşmış Ben bu müzik notasını Eee
gitarım olsaydı çalışacaktım çok ufak
tefek işte baskı çok iyi olmadığı için
silik zaten Porte kısımlarına bakın
mesela üst taraflar Aşağıki
taraflara doğru şey oluyor
belirginleşiyor ve son sayfada bir
reçete var ve reçetede yazan şey şu
hasta adı okur ilk reçetede hasta adı
İskender ödi hastanın Kurumu herhangi
bir yalnızlık Tabibin Kurumu herhangi
bir hezeyan parantez içinde flus yani
flus metin içinde bir hastalık anlamına
da geliyor En azından İskender kavramı
böyle derinleştirmek istemiş doktorun
adı soyadı Küçük İskender ilaçlar tanı
flus ilaçlar Herkes kendi tedavisinden
sorumludur bu şekilde kitap sonlanıyor
şimdi diyeceksiniz ki Aa kitabın sonunu
verdin Spoiler gerçekten spoilerlı
hiçbir şey yok kitabın içinde kitap
Özünde bir hikaye anlatıyor ama
bildiğimiz anlamda anlatmıyor yani bir
yerden başlayıp bir yere kadar devam
etmiyorsunuz oldukça farklı bir metin
Hatta denemeyi düşünüyorum düşünmüyor
değilim metni kaotik bir şekilde de
okuyabilirsiniz İlla baştan sona
okumanıza gerek yok oturup işte bir gün
bir sayfayı bir gün bir sayfayı da
okuyabilirsiniz hiçbir şey fark
etmeyecek ama Şüphesiz kitabın içinde
çözümlenmesi oldukça zor metinler arası
kurulmuş ilişkiler var ve bununla
beraber kitap gerçekten kocaman bir
bulmaca gibi Eğer olur da şey yaparsam
bitirme tezimi Bu kitabın bu romanın
incelemesi üzerine almak istiyorum
İlerleyen zamanlarda bakalım böyle bir
şeye girişmek istiyorum çünkü hiç kaynak
yok kaynak olmamasına da şaşırmıyorum
bence çok ana akımın kabul edebileceği
zaten bir Türk Kitap değil geleneksel
okur kitlesinin de kabul edebileceği bir
kitap değil sadece edebiyatta farklı bir
lezzet arayanlar veya edebiyatta biraz
alışılmışın dışına çıkmak isteyen
arkadaşların okuyup zevk alabileceği bir
kitap O yüzden geleneksel anlatıların
dışına çıkmak istiyorsanız ve farklı
görmediğiniz bir şeyle karşılaşmak
istiyorsanız flu kesinlikle öneriyorum
elime ilk aldığımda ve okuduğumda şunu
söyledim Hani hep diyoruz ya edebiyat
artık Bitiyor mu işte her şey birbirini
tekrar ediyor vesaire gibi edebiyatın
bitip bitmediğine ve edebiyatın hiç
değişmediğine Yüzyıllardır aynı şekilde
yapıldığına dair günümüzde yaşayan bir
kanıt olmuş met bu şekilde herkese
öneriyorum böyle bir inceleme yapmak
istedim efendim nacizane çok teşekkür
ediyorum beni dinlediğiniz için Umarım
video kitabı okumanız açısından çok
yararlı olmuştur kanalıma abone olmayı
unutmayınız Esen kalın hoşça kalın bir
de videoyu beğenin Mutlu kalın

Herkese merhaba ben Serkan Bugün
sizlerle çok uzun bir aradan sonra yeni
bir videoyla tekrar beraberiz.
E çok büyük bir kaybın sonrasında hayata
tutunmaya çalışıyorum. Hala bu duyguyla
yaşamanın güçlüğünü normalleştirmeye
çalışıyorum. Çok zor bunu yapmak, bir
şekilde de hayat devam ediyor ve bu
devam eden hayatta da tutunmaya
çalışıyorsunuz. Yas duygusu benim ilk
defa yaşadığım bir duygu. İşte 40 gün sonunda bütün mumlar 40 tane mum
yanarmış insanın içerisinde  ve 40.
mum asla sönmemek üzere insanın içinde
kalırmış. Bu duyguyu normalleştirmeye
çalışıyorum. Bu duyguyla beraber yaşamaya
çalışıyorum. Anılara tutunmaya
çalışıyorum. İşte bu nostalji
dünyasının içerisinde iğneyle bir şeyler
arayıp çıkartmaya çalışıyorum. Gerçekten zor
bir süreç. Ama bir şekilde de hayata
tutunmaya ve bunu yaparken de biraz
kitaplara tutunmaya
çalışıyorum. Bugün sizlere teknolojinin
nimetleri sayesinde yani 1000 kitaba bu
kitabı kaydettiğim için okumaya
başladığım zamanı; 37 günde bitirdiğim
Gabriel Garcia Marquez'in başyapıtı olan
Yüzyıllık Yalnızlık kitabından
bahsetmek istiyorum, biraz bununla ilgili
konuşmak istiyorum. Aslında ben bu
kitapları okuduğum zaman özellikle
klasikleri okuduğum zaman bu kitapla
ilgili yazılmış işte varsa makaleler
varsa yazarın kitapla ilgili
düşünceleri, röportajları bunları okumayı
çok severim. Çok daha detaylı anladığımı
düşünürüm bir tür ileri okuma olarak da
görebiliriz bunu. Bu videoyu çekmeden
önce bunu yapmak istemedim çünkü
tamamıyla bireysel bir şey okuma
deneyimi bir kitabın bir insana verdiği
hisler duygular tamamıyla, yani
insandan insana değişen bir duygu ve bu
duygu içimdeyken biraz kafamı
toparlamaya çalışırken bu videoyu
çekmek istedim. Çünkü Yüzyıllık Yalnızlık
çok uzun zamandır kitaplığımda duran bir
kitaptı. Yıllar önce elime alıp
yarısından çoğunu okuyup bir hafta sonra
tekrar elime aldığımda o karakterlerin
karmaşasında kitaba detaylı bir şekilde
giremediğim bir kitaptı
ve tam zamanında okuduğumu düşünüyorum
şu anda Yüzyıllık Yalnızlığ'ı. Hayatın
kırılma noktalarından birisinde
okumam gerektiğini ve bu sinyali bu
şekilde alıyorum. Yani yıllar önce
okuyamamamı, uzun zamandır kitaplığımda
olup elimin gitmemesini buraya
bağlıyorum. Çünkü bunun bir sebebi varmış, öyle düşünüyorum Yüzyıllık
Yalnızlık'la ilgili tabii ki bildiğiniz
klişelerden çok bahsetmek istemiyorum,
işte işte yedi kuşak hepsinin isimleri
aynı takip etmek çok zor... Evet bunların
hepsi çok doğru ama bu kitap sadece
bundan ibaret değil. Gerçekten müthiş
bir başyapıt, bir edebiyat Şelalesi.
Neresinden tutarsanız tutun müthiş
bir okuma deneyimi e sunuyor herkese.
Bana öyle oldu. Çok sevdiğim bir kitap
oldu gerçekten bugüne kadar okuduğum en
iyi kitaplardan birisi oldu. Netflix'te
dizisi de var birinci bölümünü izledim.
İzlerken gerçekten Tüylerim diken diken
oldu. Ben uyarlamaları çok sevmem. Yani
kitapta benim kafamda kurduğum dünyayla
biraz farklı olurlar. Ama bu böyle olmadı,
diziyi de yavaş yavaş izlemeye devam
edeceğim. Bilmiyorum Çok detaylı
incelemedim de acaba bir sezonda bütün
hikayeyi anlatıyorlar mı bilmiyorum ama
kitabın sonuyla başlıyor dizi ve
gerçekten tam böyle birbirine bağlandı
çok güzeldi benim için bakalım izlemeye
de devam edeceğim izledikçe güncellerim
bakalım neler olacak Yüzyıllık
Yalnızlık dizisinde de. Karakterleri de
sevdim yani kafamda canlandırdığım gibi
oldu güzel bir işe benziyor. Ben tabii ki
bir işte sinema eleştirmeni asla değilim.
Hiç bir şey izlemeyen birisiyim hatta. O nedenle Benim fikirlerim ne kadar
doğru ne kadar geçerli olur bilmiyorum.
Dediğim gibi daha fazla uzatmadan
aldığım notlara, altını çizdiğim yerlerle
ilgili biraz sizlerle konuşmak
istiyorum. Çokça beni etkileyen yer çokça
beni etkileyen sahne oldu ama Yüzyıllık
Yalnızlık'ta aslında beni en çok
etkileyen
şey; zamanın bazen aktığı bazen de bir
çemberin içinde döndüğü
anları gözümüze sokuyor Gabriel Garcia
Marquez. Oralar beni çok etkiledi.
Gerçekten bu benim de hayatta çok önem
verdiğim düsturlardan birisidir, düstur
mudur bilmiyorum bundu da. Almamız
gereken dersi, yaptığımız hatalardan ya
da yaşadığımız anlardan, almamız gereken
dersi almadıkça bunları yaşamaya devam
ediyoruz. Bu sürede de zaten zaman
akmıyor sürekli bir çemberin içinde
dönmeye devam ediyor. Bunu çok güzel
bir şekilde anlatmış kitap. Yer yer
yer yer değil aslında tamamında
belki de bunu görüyoruz. İsimler
değişmese de, insanlar karakterler
yaşadıkları değişiyor ama alması gereken
dersleri almadığı için zaman bir şekilde
akmıyor
ve bir çemberin içinde dönmeye devam
ediyor. Nu beni çok etkiledi kitapta. Evet
aldığım notlardan biraz devam etmek
istiyorum. Gabriel Garcia Marquez'in bir
sessizliği anlatırken,
"ezilmiş bir çiçek kokan sessizlik"
şeklinde bir betimlemesi var. Bu
gerçekten beni çok etkiledi Yani bu
ezilmiş çiçek Aslında yiten
güzellikler getirdi benim aklıma Ve bu
yiten güzelliklerin ardından oluşan bir
sessizlik vardır ve bu sessizliğin
ucunda Hem o iten güzelliklere bir
hayıflanma vardır Hem de aslında o
çiçeğin güzelliği Belki de kokusu
eee bir umudu e diri tutmamız
gerektiğini bize gösterir ve burası bu
tabir beni çok etkilemişti gerçekten
Albay aureliano buendia Erk
zehirlenmesiyle güç zehirlenmesiyle işte
eee hırsla Eee Gözü hiçbir şey görmezken
eee ona söylenen bir söz var yüreğini
kolla ölmeden çürüyorsun
gerçekten bir insana verilecek belki de
en değerli öğütlerden birisi
yapılabilecek en güzel uyarılardan
birisi olduğunu düşünüyorum işte o
kaybolan güzel duyguların vicdanın
tekrar insanın içerisine gelmesi
gerektiğini Eee söyleyen bir nasihat
Aslında çok beni etkilemişti yine bu
aynı zamanda zamanın yine akmadığı İşte
o çemberin içerisinde döndüğü anlardan
birisiydi ve bu beni çok etkilemişti bir
Deliler evi bu endal evi gerçekten bir
sürü karakter hepsi birbirinden farklı
hepsinin birbirinden farklı sorunları
var ya da hepsinin birbirinden farklı
özellikleri var ama hepsinin ortak bir
özelliği var o da aileye özgü bir
yalnızlık havası içerisinde yaşıyor
olmaları Yani günün sonunda hepsi yalnız
ve o aynı zamanda biliyorsunuz aileler
içerisinde de bir yalnızlık olur çünkü
bir noktada içine doğduğunuz evden
farklı bir noktaya geldiğinizi fark
edersiniz bundan kurtulmaya çalışmak ya
da bunu değiştirmeye çalışmak Aslında
böyle bir debelenmek gibi bir şey E çok
bir işe de yaramadığı anlar Eee var O
nedenle İşte o aileye özgü Yalnızlık
hissi belki hepimizin zaman zaman
yaşadığı y hislerinden birisi olabilir
yine beni çok etkileyen yerlerden birisi
Anılar kuşaktan kuşağa geçmiş ve kalıtım
yoluyla büyük babasının anıları ona
aktarılmıştı Muhtemelen bir arcadio ya
da bir bir hose arcadio ya da auranın
hislerinden birisi bu büyük ihtimalle
ama bunu okuduğum zaman benim aklıma 30
yaşından sonra hiç sevmediğim İç Anadolu
işte Bozlak türküleri dinlerken kendimi
böyle E çok iyi hissettiğim anlar geldi
ya da ne bileyim İçine doğmadığı
büyümediği ata toprağında kendimi çok
çok iyi hissetmem geldi ve güzel bir
gülümseme Eee geldi o anda ve Bu
okuduğum Satırlar beni e mutlu
etti yaşlılığın iyi geçmesi için
yalnızlıkla yıldızını barıştırmak
gerektiğine
inanıyordu Şimdi şöyle söyleyeceğim
kitap Tabii ki adından da mütevellit Eee
yalnızlıkla ilgili çok fazla Eee vurgu
var Kitapta Eee burada anlattığı şey de
aslında İnsan yaşlandıkça özellikle Yani
yaşı biraz ilerledikçe gönüllü bir
yalnızlığı e kabul etmek zorunda
olduğunun farkına vardığında çok mutlu
oluyor ve bu şekilde hayatını sürdürmek
yani o yalnızlıkla yıldızının
barıştırması Eee gerçekten gereli kalan
hayatı boyunca onu mutlu ediyor ama
Kimisi de bu yalnızlığı asla kabul
etmiyor Sürekli kalabalıklar içerisinde
olmayı tercih ediyor ama ruhunu
besleyemiyor bu gönüllü yalnızlığı e
kabul etmediği zaman da insan Doyumsuz
bir hale geliyor O nedenle işte
gerçekten yaşlandıkça insan bu gönüllü
yalnızlıkla biraz yıldızını barıştırması
gerektiğine inanıyorum ben de yani çok
daha fazla çok daha detaylı e konuşmayı
Tabii ki isterim ama sizi de çok sıkmak
istemiyorum Benim için kitabın Eee
sonlarına doğru altını çizdiğim bir yer
Eee Gerçekten bu kitabı özetliyordu
nerede olurlarsa olsunlar geçmişin bir
yalan olduğunu anıların dönüşü
bulunmadığını geçip giden hiçbir baharın
ele geçirilmeye öğütleme başlıyor
Oradaki bir kitapçı Geride kalan son bu
n'a bu da işte
geçip giden hayatın bu nostalji
kırıntıları içerisinde bazen
hayıflanarak bazen mutlu bir şekilde
andığımız anılardan ibaret olduğunu ve o
zamanların bir daha geri
gelmeyeceğini bize çok güzel bir şekilde
anlatıyor Şimdi ben tabii ki kitapla
ilgili Kendi düşüncelerimi de yazdığım
eee bir bir yer var burada ama size Eee
sonunu okumak isterim bir aile hikayesi
ile hayat tüm gizli gerçeklerini açığa
çıkaran bu sonsuz eseri okuduğum ve
deneyimlediğimiz anlatıları e bolca
duyacaksınız Çünkü Eee İçimden gelen bu
şekilde aslına bakarsanız ve bu yıl
okuyacağım Aslında çok fazla değerli
eser var E bunlarla ilgili de bolca
konuşacağımız videolar olur inşallah E
buraya kadar izlediyseniz çok teşekkür
ediyorum Eee
1630 kişiyiz şu anda bu benim e Hayal
edemeyeceğim rakamlardan birisi
gerçekten Eee Hala burada olduğunuz için
Eee Tabii ki yer yer kayıplarımız oldu
yolda kaybettiğimiz arkadaşlarımız oldu
ama Canları sağ olsun Eee Bu konuşmalar
E bu şekilde paylaşımlar hoşunuza
gidiyorsa Eee bundan sonra kanalda bolca
bunlardan duyacaksınız abone olursanız
Arkadaşlarınıza tavsiye ederseniz ve
videoyu Beğenirseniz çok sevinirim benim
için çok değerli Eee bu E yardımlarınız
öyle söyleyeyim Kendinize çok çok iyi
bakın bir dahaki videoda görüşmek
üzere hoşça kalın

çeviri konusunda karşılaştığımız
problemlerin büyük bir çoğunluğuyla
telifsiz yazarlarda karşılaşıyoruz Bunun
nedeni Pek tabii birçok farklı
çevirmenin ve birçok farklı yayınevinin
o yazarı çevirebiliyor olması ve bu
noktada da doses gibi balzak gibi Victor
Hugo gibi tosto gibi büyük yazarların
kitaplarını okurken başka bir perspektif
yani çeviri perspektif ve çeviri
estetiğini de ön plana çıkartmak
zorundayız Peki Dostoyevski gibi önemli
ve anlaşılması gereken bir yazarı hangi
çeviriden okumamız daha doğru olacaktır
benim düşünceme göre piyasada şu anda
çeviri yapanlar arasında üç tane iyi
dosta eski çevirmeni var Ben burada
ikisinden bahsedeceğim bir tanesi Nihal
yalaza Talay bir tanesi de Ayşe Hacı
Hasanoğlu bu iki çevirmenin çevirilerini
rahatlıkla okuyabilirsiniz hiçbir
problem çıkartmayı metni gözle görülür
bir tahribata veya çarpıtmaya uğratmadan
gayet olduğu gibi ve okunabilir bir
şekilde Türkçeye aktarabilmek menler bu
noktada Bu bahsettiğim iki çevirmeni
rahatlıkla okuyabilirsiniz

[Müzik]
Merhaba sevgili kitap dostları Bugün
sizlerle edebiyat dünyasının en
etkileyici ve Unutulmaz eserlerinden
biri olan Charles Dickens'ın İki Şehrin
Hikayesi üzerine keyifli bir sohbet
gerçekleştireceğiz Eğer çayınızı
kahvenizi hazırladı isan Zaman tünelinde
bir yolculuğa çıkıp 18 yüzyılın
sonlarına Londra ve Paris'in çalkantılı
günlerine doğru birlikte adım atalım
Hikayemiz zamanların en iyisi ve en
kötüsü olarak tanımlanan bir dönemde
başlıyor İngiltere'de sanayi devrimi ile
birlikte toplumsal değişimler yaşanırken
Fransa'da İsa devrimin ayak sesleri
giderek yükseliyor halk aristokrasinin
baskısı altında ezilirken adalet ve
eşitlik arayışı toplumun her kesimine
yayılıyor Öncelikle
tanışıyoruz kendisi başarılı ve saygın
bir Fransız Doktor ancak bir gün hiç
işlemediği bir suç yüzünden Zalim evom
Ailesi tarafından haksız yere
tutuklanıyor ve tam 18 yıl boyunca
bastil hapishanesinde unutuluyor
Düşünsenize sevdiklerinizden ve
özgürlüğünüz bu kadar uzun süre mahrum
kalmak hücresinde ayakkabı akıl
sağlığını korumaya çalışıyor Neyse ki
hikayenin bu karanlık noktasında bir
umut ışığı beliriyor Sadık hizmetkarı
ernest dech ve eşi Madame dech dror
monet'in serbest bırakılmasını sağlıyor
dotor manet Yıllar Sonra kızı Lucy ile
buluşmak üzere Londra'ya gidiyor Lucy
babasının hayatta olduğunu öğrenince
Büyük bir şaşkınlık ve sevinç yaşıyor
babasın yeniden hayata adapte olabilmesi
için ona büyük bir sevgi ve sabırla
destek oluyor bu arada Genç ve yakışıklı
Charles darna ile tanışıyoruz Charles
Fransız aristokrasisi mensup olmasına
rağmen ailesinin zalimlikler rahatsız ve
bu nedenle Fransa'yı terk edip
İngiltere'ye yerleşmiş kendisi dürüst
nazik ve prensip sahibi bir adam Lucy
ile Yolları kes
ve aralarında güçlü bir bağ oluşuyor
zamanla bu bağ aşka dönüşüyor ve ikili
evlenmeye karar veriyor Bir de Sydney
carton var tabii kendisi yetenekli bir
avukat olmasına rağmen hayatından pek
memnun olmayan umursamaz ve alaycı bir
adam Ancak bu dış görünüşünün altında
derin ve hassas bir ruh yatıyor Sydney
lucye karşı derin bir aşk besliyor
ancak Kendini ona layık görmediği için
duygularını dile getiremiyor yine de
lucy'nin mutluluğu için her şeyi yapmaya
hazır olduğunu hissediyoruz Fransa'da
İsa durum giderek
karmaşıklaşması hapishanesi basılıyor ve
aristokratlar birer birer giyotine
gönderiliyor halkın Öfkesi dinmek
bilmiyor İşte tam bu kaosun ortasında
haksız yere tutuklanan eski bir aile
çalışanına yardım etmek için Paris'e
gitmeye karar veriyor ancak Fransa'ya
adım atar atmaz tutuklanıyor ve vatana
ihanet suçlamasıyla
yargılanıyor Çünkü artık Soylu bir
aileden olmak ölümle eş anlamlı Lucy ve
dotor manet char'ı kurtarmak için hemen
Paris'e gidiyorlar Dor manet devrimciler
arasında Saygın bir isim Çünkü yıllarca
de haksız yere tutulmuş biri bu sayede
Charles'ın serbest bırakılması için çaba
sarf ediyor ve bir süreliğine başarılı
da oluyorlar ancak hikayenin bu
noktasında gerilim tırmanıyor Madame
dech ile tanışıyoruz kendisi devrimin en
ateşli destekçilerinden biri ve aynı
zamanda İntikam hırsıyla yanıp tutuşuyor
Ailesi evlar zulmü altında büyük acılar
yaşamış Bu neden
da cezalandırılması gerektiğine inanıyor
Madame de Charles'ın gerçek kimliğini
ortaya çıkararak onun idam edilmesi için
planlar yapmaya
başlıyor Sydney ca Tüm bu olayları
yakından takip ediyor lucy'nin ve
ailesinin tehlikede olduğunu biliyor ve
onların kurtuluşu için bir şeyler
yapması gerektiğini hissediyor işte
burada sydney'in gerçek karakteri ık
tıpı
benen onun yerine geçere kendini feda
etmeye karariyor bu planını gizlice
uygulamaya koyuyor ve Charles'ın
hapisten kaçmasını sağlıyor giyotinin
gölgesinde Sid Kart'ın son anları
gerçekten de Yürek burkuyor kendisi için
şimdiye kadar yaptığım en iyi iş bu
diyerek hayed
[Müzik]
inden biri olarak hafızalara
kazınıyor Charles ve Lucy çocuklarıyla
birlikte İngiltere'ye dönerek Yeni Bir
Hayata başlıyorlar sydney'in bu büyük
fedakarlığı asla unutulmuyor onun anısı
Lucy ve Charles'ın oğluna Sydney ismini
vermesiyle yaşatılıyor İki Şehrin
Hikayesi sadece bir aşk ve fedakarlık
hikayesi değil aynı zamanda Adalet
İntikam sınıf çatışmaları ve insan
doğasının karmaşıklığı üzerine derin
mesajlar barındıran bir eser Charles
Dickens dönemin sosyal ve politik
atmosferini öyle ustalıkla işlemiş ki
okurken kendinizi o dönemin içinde
hissediyorsunuz devrimin getirdiği Umut
ve Kaos insanların içindeki iyilik ve
kötülükle harmanlanarak gözler önüne
seriliyor Ayrıca eserde yeniden doğuş ve
ik şans temaları da güçlü bir şekilde
işleniyor dotor monet'in yıllar sonra
hayata Charles'ın geçmişini
Geride bırakıp Yeni Bir Başlangıç
yapması ve sidney'in kendini feda ederek
manevi bir dönüşüm yaşaması bu temaları
destekliyor Madame dege karakteri ise
İntikam duygusunun insanı nasıl
tüketebileceği gösteriyor onun gözü
dönüşlü ve acımasızlığı devrimin
getirdiği Adalet arayışının nasıl bir
canavara düşebileceğin sembolü adeta
Eğer bu muhteşem eseri henüz
okumadıysanız size Şiddetle tavsiye
ediyorum Hem tarihin derinliklerine
inecek hem de insan ruhunun en karmaşık
yönlerini keşfedeceksiniz Belki de kendi
hayatınıza dair yeni farkındalıklar
edineceksiniz bugünlük Benden bu kadar
Sevgili dostlar Umarım bu Sohbetimiz
hoşunuza gitmiştir ve sizi şehrin
hikayesini okumaya teşvik etmiştir Eğer
videomu Beğendiyseniz beğen tuşuna
basmayı ve kanalımıza abone olmayı
unutmayın bir sonraki kitap maceramızda
görüşmek üzere Kendinize iyi bakın ve
kitaplarla
[Müzik]
kalın i
[Müzik]

Robert musilin niteliksiz adam eserini
hangi çeviriden okumalıyız birisi Ahmet
Cemal diğeri de Sami Türk okurların
büyük bir çoğunluğu Ahmet Cemal
Çevirisini biraz ağır buluyor eski
kelimelerin içinde yer verildiği için o
yüzden Sami Türk okuması gerektiğini
savunuyor Ben seriyi 1 2 Ahmet Cemal ve
3 4 ne yazık ki bir başka çevirmenden
okudum burada ne yazık ki dememin sebebi
çevirinin kötü olması değil iki çeviri
de ayrı ayrı güzel fakat Ahmet cemal'den
Almanca bir eser çevirisi okumak ayrı
bir lezzetli oluyor bu noktada 1 ve 2i
kesinlikle Ahmet Cemal den okunması
gerektiğini düşünüyorum 3 ve 4'ü Sami
Türk'ten okuyabilirsiniz

o o
[Müzik]
bu yaklaşık 10 üç buçuk milyar yıl önce
bir ben olarak adlandırdığımız bir şeyle
madde Enerji zaman ve uzay ortaya çıktı
evrenimizin bu temel özelliklerinin
hikayesini fizik diyoruz bunların ortaya
çıkışından Yaklaşık 300 bin yıl sonra
maddeler enerji atom adını verdiğimiz
daha karmaşık yapılar ortaya çıkardılar
bunlardı zamanla birleşerek molekülleri
oluşturdu atomların moleküllerin ve
aralarındaki etkileşiminin hikayesi
netim ya diyoruz yaklaşık 3,8 milyar yıl
önce dünya adı verilen gezegende bazı
moleküller organizma adı verilen oldukça
geniş ve karmaşık yapılar oluşturdu
organizmaların iki ailesine biyolojinin
diyoruz 1980'li yıllardan sonra yani
modernizmin etkisini yavaş
bu postmodern İzmir etkisinin
artmasından sonra hayatımıza hızın etkin
bir şekilde giriyor olmasından sonra biz
uzun metinlere dayanamaz olduk Yani
herhangi Yaşadığımız bir Problemin
cevabı da olacak olsa uzun bir kitapta
olmaz hoşumuza gitmiyor şöyle şeyler
istiyoruz biraz burada yazılımcıların da
etkisi var arkadaşlık Ben bana maddeler
halinde anlat o yüzden işte aç kalmanın
4 kuralı sabah uyanmanın 3 kurallar sana
uyanın kuralım oldu işleyen sabah
uyanıyorsun Hayır istedim Sağlıklı ve
mutlu bir şekilde oy alabilmek için
çikolata mutlulukla Bu arada anahtar
kelimelerden bir tanesi bu dönemde
yaşıyoruz postmodern yüzün etkisi Hatta
post-truth un etkisi Herkes Haklı
Herkesin bir fikri var işleyişi var
bunun sonucu olarak bir uzun metinler
okuyamıyoruz ve haberlerin kendisine
manşetlerinden anlıyoruz Twitter'dan tüm
dünyayı ve felsefeyi yorumlara biliyoruz
bu ister istemez başka bir düşünme
yöntemini taşıyor hayatım
Evet bu da tümdengelim o küçük
parçacıklar Yaşamımızın temel
problemleri çözümü olamıyor ne yazık ki
o küçük parçacık bilgiler parça parça
bir yerde gördüğünüz birkaç cümle ya da
birkaç öngörü bakış açısı hem onlara
Ayıkla yapıyoruz temiz hale
getiremiyoruz hem de onlara ayıklayıp
baklayı ayıklamanın ötesinde onları
anlamlı Bir bütün oluşturacak şekilde
bir araya getiremiyoruz O yüzden birisi
bizim için yapılmış nitelikle yapılmış
organize edilmiş hazırlanmış bilgileri
bir araya getirir ve onları da anlamlı
bir bağla birbirlerine bağlarsa bunlara
bu içeriklere bayılıyoruz bugün böyle
bir kitaptan bahsedeceğiz 2015 yılında
hayatımıza giren Safiye az
[Müzik]
bu sapiens bize ne anlatıyor sapiens
bugün yaşadığımız şimdi yaşadığımız
problemlerin geçmişe dönüp kaynaklarını
bulmamıza yardımcı olacak hikayeleri
anlatıyor parayı kadın erkek ilişkisini
hayvanlarla ilişkimizi kalabalıklığı
mızı tüketim alışkanlıklarımızı
kapitalizmi şimdi sorguladığınız
hayatımızdaki kritik bir sürü kavramı
gerçekten hani tek tek eş eleyerek
tarihin içerisinde onların nasıl
başladığını nasıl dönüştüğünü
hikayelerin bir sonraki hikaye nasıl
oluşturduğunu fizik dünyanın bize
oluşturduğu etkileri nasıl hikâyelere
dönüştüğünü o hikâyelerin yeni
hikayeleri nasıl türediğini anlatıyor ve
böyle takip ediyor ama kendi hayatımıza
içinde birçok defa Aha doğru ya ben bu
video falan diye hani böyle şaşırtıcı
herkesin bildiği ya da bilebileceği
tahmin edebileceği bilgilerle
oluşturulmuş şaşırtıcı fikir öbekleri
bir göbekleri doğuruyor bu aynı zamanda
Bu elma yöntemi bunu önemsiyorum bu
dönemi etkileyecek olan düşünme
yöntemlerinden bir tanesi olduğu için
önemli diyor yani tekil olarak hiç bir
fikir kitabını tekil olarak hiç
kavramları içeren kitapların tüm dünya
kamuoyuna Artık tek seferde tek bir
fikri tek seferde herkesi buradan
etkilemesi çok mümkün değilmiş gibi
görünüyor ancak sapiens gibi birçok
bilgi ve fikrim bir araya gelip Bir
Yumak halinde multidisipliner bir formda
aktarılması insanlar için anlamlı ve
etkileyici imiş gibi görünüyor Bunu
yazan insanı arka tarafta biyolog ya da
antropolog ya da Bir sosyolog olmasını
beklersin birşeyde Hadi bir tarihçiden
Bunun şakası mı sıklıkla yaparım beğendi
dönemimiz üç tane temel meslek grubunun
dönemi diye bunlardan bir tanesi
avukatlar bir tanesi Psikologlar bir
tanesi de tarihçiler dönemi çeşitli
nedenlerden kaynaklı bu mesleklerin
etkisi var sosyolojik olarak üzerimize
etkisi var artık tarihçilerin bu
O elindeki temel etkisi tümdengelim de
dünyaya bakabilme becerir artık bütüne
anlamaya ihtiyaç duyuyoruz o kadar çok
parçacıklara kadar indik ki tekir tekir
parçalarını görmeye artık parçanın
hayatımızdaki işlemini anlayamıyoruz
Yani bir posta dünyayı anladığımızı
zannetme halinin geçiciliğini Ancak o
postların bir araya gelerek tümdengelime
bakılarak birbirleri ile korelasyonu ve
bağıyla beraber anlayabildiğimiz yeni
bütünlere ihtiyaç duyuyoruz sapiens bu
kitaplardan bir tanesi Şimdi buradan
atmak gereken önemli şeylerden bir
tanesi bir fikir kitabını bir araya
getirirken bir edebiyat bir kurgu yazımı
gibi bir sonrasını merak ettiğimiz
heyecanla kovaladığımız bir kitaba
dönüştürme hali halinin en büyük
becerilerinden bir tanesi bir kere
baştan sonra Bu kitap bir bilimsel kitap
olmasına rağmen anlattığı tezler
bilimsel İçeriğe sahip olmasına
ve multidisipliner bir içerikle en
biyoloji tarafından hem antropoloji hep
sosyoloji tarafından hem de bir tarihçi
bakış açısıyla bakıyor olmasına rağmen
kitabı kendisi nasıl oluyordu sanki bir
cinayet olmalıymış gibi bir sonrasını
merak ederek bir sonrası heyecanla
giderek anlatıla biliyor bu bir
editorial beceri imiş gibi ya da bir
kitap yazma becerisi imiş gibi görünüyor
ve bu dönemin önemli beceri tiplerinden
bir tanesi bu Yazım tekniğine Bu kitap
neden okunur bir başka bölümünde de
konuk ettiğin dursunali Yazın para
kitabında da aynı şekilde uygulandığını
düşünüyorum yani bizim zihnimizde takip
edebileceğimiz ve bir sonrasını merak
edebileceğimiz bir zaman izleyi kuruyor
ve bunun üzerinde aralarını
derinleştirerek ve bu derinliklerde Her
seferde bizi şaşırtarak biriktirdiğim
bilgi parçacıklarıyla karşılıyor Bu da
bizi heyecanlı hem şaşırıp eğlendiğimiz
hem de bir sonrasında merak ettiğiniz
bir akışa getiriyor çünkü Bundan
Öncesinde bir bilgi aktarılıyor kendi
O çok bir akademisyen tavrı şöyle oluyor
yani Özellikle akademide uzun süre
kalmış insanlarda arkadaşım ben yıllarca
oturdum çalıştı Bir bilgi bir araya
getirdim Bu arada Adam haklı oturmuş
bilgi bir araya getirmiş ben bilgiyi
sizin anlayabileceğiniz şekilde dizdim
şimdi başlıklar var toplam 42 başlık var
42 başlığın altında 118 tane a b c d
tarafı var aynı zamanda 500'e yakın da
fıkralar altında bunlarla beraber
tıklayıp teknik anlamıyla kullanıyorum
komik olduğu için değil bu izzetle
başlayabilirsiniz işte atıyorum
sapiens'e giriş 101 bölüm falan böyle
başlıyor böyle olunca karşı tarafın
zihniyle düşünmek dışında bir
alternatifin kalmıyor gerçekten bilgiyi
çok açsam o kitabı okumak zorunda
kalıyorsun ya doğru bilgiye çok
ihtiyacım var okumak zorunda kalıyorsun
ama okuması eğlenceli bir içeriye
dönüşmüyor Halbuki bilim artık mecburi
olarak toplumun ihtiyaç duyma seviyesini
tipi değiştiği için
bu toplumun tüketiciye bir içeriye de
dönüştü birazcık bunu da fark etmek
gerekiyor yani Zaten iki Yüzyıl öncesine
kadar bilim diye bir şey sorgulanıyor
yani bilimsel bir şey kendisi
sorgulanıyor du son iki yıl içerisinde
bir aristokrasisi oluştu bir derinliği
oluştu artık toplumun ihtiyaç duyduğu
yani ortalama vasati halkında ihtiyaç
duyduğu bir içerik biçimine dönüştük
niye klasik bir fizik bilgisine Ortalama
bir insanın ihtiyacı olduğu sorusunu
sorduğumuzda artık oradaki üretilen
bilgi bizim mutluluğumuzu sabah uyanma
tipimizi sosyal hayatımızı Hatta
hastalıklarla ilişkimizi belirleyecek
gerçeklikte bir karşılığı var Bu bağı
İnsanlar ortalama eğitim seviyesindeki
bir insanda kurabilir durumda ilgili
herkes takip edebilir durumda artık çok
uzak değil o yüzden o bilginin toplumsal
anlamda insanlara ulaşmasını sağlayacak
yolun üzerinde o bilginin güzel
anlatılması doğru dilde anlatılması
insanlarına
mı diye biçimde anlatılması da bir
mecburiyet ve sapiens Sadece bunun için
bile okunur gerçekten 5 sıra devamlılığı
akışı kurguyu bir araya getirmesi ve
bizi O birkaç yüz bin yıllık tarihimizin
içerisinde bir sonrasının heyecanla
merak ettiğimiz bir sürecin içerisinde
tutması başlı başına becerilerden bir
tanesi herkesin okuyup bir dil Birliği
bir zihin Birliği sağlayabileceği Tamam
yani hani safiyesi okuduk ve bu konuda
kabaca hemfikiriz şimdi üzerinden yeni
bir şey sorgulayabiliriz niye
bileceğimiz bir kulüp yetişme etkisini
de bize hazır cebimize bırakmış oluyor
herhalde Çok akıllıca bir şey yapmış
tarihin Merkezi bilimsel bakış açından
önce tarihli hiç uyuşmaz mış gibi
görünen biyolojiye yalınalp ayın
tanımıyla bir çift atmış biyolojik
gerçekten özellikle evimiz bir bakış
açısıyla biyoloji
o insanın kendi varlığını duygusal
durumunu zihinsel bedensel durumunu
anlama açısından muhteşem bir veri
kaynağına Aslında hangi tür fizik dünya
için yaratılmış bir bedene sahip
olduğumuzu fark etmek Onun nasıl
dönüştüğünü ritmini kendi harmonious mi
dalgasında fark etmek ve bunu nasıl
uymayan bir dünyaya dönüştürdüğümüz
farketmek zaten problemlerimiz ve
çözümlerimizi algılamamız a yepyeni bir
yol oluşturuyor biyoloji ayak atmış onun
yanında antropoloji sosyoloji ve
kültürel anlamda birçok bilim Dalını
kendini içine alacak bir sorgulama Grup
oluşturmuş Bu bilim dallarından gelen
yeni ve güncel bilgileri bir araya
getirdiğinde zaten kaçınılmaz bir
şekilde bir kaynakçaya dönüşüyor
hazırlanan kitabın Kendisi bu bu dönemin
ve bundan sonrasında ki her tür bilim
anlatıcısını ister istemez gitmek
zorunda oldu yolu çiziyor Muş gibi görün
abone ol

Ezberlenmesi gereken hiçbir şey bir
beceri değil. Bana kalırsa yorumlamak
bir beceri. Edebiyatta en kızdığım
şeydir o. Benim hiçbir zaman da yumuşak
davranmam buna. Edebiyat eserlerinde
bireyi işliyorsanız dolayısıyla bireyin
içinde bulunduğu toplumu da
işliyorsunuz. Tutuyor kitabı. Dönemin
toplumunu çok iyi yansıtmış. Sosyolojik
roman bu. Toplumu merkeze alan her şey
sosyoloji mi oluyor? Siyaset de mi
sosyoloji? Mesela madem siyaset eşittir
sosyoloji çünkü siyaset de toplum
merkeze alıyor. E siyaset sosyolojisi
diye bir şey niye var? Din de mi
sosyoloji? Din sosyolojisi diye niye bir
alt disiplin var mesela? Şimdi bunları
düşünmeyince saçmalamaya başlıyorsun.
Psikolojik romanla sosyolojik romanı
nasıl ayırıyorsun birbirinden? E birisi
bireyi anlatıyor ileri toplumu mu
anlatıyor? Hani bu o kadar mide
bulandırıcı şeyler ki artık ezbere
söylenmiş. Havalı duyuluyor. Kabul
ediyorum. Çok havalı duyuluyor. Dönemin
toplumunu çok iyi yansıttığını
düşünüyorum. Ve bir zahmet değil mi?
Odese destan da dönemin toplumunu çok
iyi yansıtıyor. Zaten o dönemin
toplumunu o destanlardan okuyorsun
çoğunlukla. Ucuz ucuz edebiyat
yorumlamaları.

var mı
Sen hiç Annenizle Babaannen izle
dedelerin izle Kendi anne babalarımızı
çekiştirdi niz mybio hayatla alakalı bir
sürü kararı doğru verdiğini
zannettiğiniz anneleriniz babalarınızı
çocukluğunu büyük erkeğin aksaklıklarını
ilk aşklarını hikayelerini Oo kendi
ebeveynlerinden gözükme duygusunu
hatırlarsınız bilmiyorum İnsanı böyle
hafif ayaklarını boşa çıkartan
Duygulardan bir tanesini bu hafta bir
duygudur birden zihninizdeki tüm
kalıpları yeri değişir öyle mi yapmış
öyle mi düşünüyormuş falan diyor Mina
urgan bize bir dinozorun anılarında
neredeyse tüm Türkiye Cumhuriyeti için
aynı şeyi yaş attırıyor Yani aklınıza
gelebilecek birçok edebiyatçı
siyasetçinin çocukluğunu biliyormuş gibi
görünüyor ve 1920'lerin den 19 15
doğumlu Mina Urgan 1920'li
yeni başlamış 2000 lira kadar 80'li
yaşlara kadar aklında kalan hatıralarla
beraber muhteşem bir şekilde Türk
edebiyatına Türk akademisini Türk siyasi
hayatını çekiştiriyor bize hiç dedi kutu
sal değil ama çok tatlı ve aykırı bir
yerden bir Türk filmi tadında hem komik
hem birazcık trajik hem de birazcık
duygusal Evet 1920'lerde olup Robert
Koleji şimdi Robert Koleji o zaman kesme
farklı oradan mezun olduğumuzda ister
istemez hani Türkiye'nin o Seçkin
üretici grubunda içerisinde oluyorsun
birazcık o Seçkin hafifçe ekonomik
olarak iyi insan olma halini Mina urgan
da kendi içinde yıldır duyarak anlatıyor
ve hayatından memnun olduğum şeylerden
bir tanesi o seçkinci ve sermayeye sahip
gruptan Kısa bir süre içerisinde
ergenliğin bitirmeden öncesinde kopmak
durumunda kalmıştım yani yoksul açmışlar
bunu bir mutluluk verici öykü olarak
anlatıyor bunu sayesinde çalışmak
çalışırken de parasını kalın
o kadına dönüşmek zorunda kaldım ya bu
çok anlamlı bulduğunu bir şey diyor ama
yine de oradan gelen kültür işte Halide
Edip Adıvar dan Abidin Dino ya Neyzen
tevfik'e Sait Faik Abasıyanık'ın Necip
Fazıl'a kadar aklınıza gelebilecek
birçok edebiyatçı yla birçok akademisyen
de birçok siyasetçi ile aynı aranın
içerisinde kalmış ve onlarla beraber bir
sürü hikayeler yaşamış ve o insanların
yaşadıkları duyguları o bildiğiniz bize
yansıyan Kült sanatçı edebiyatçıya da
siyasetçi fotoğrafını dışında arka
tarafta Mine urganın arkadaşı olan Necip
fazıl'ı bir omurganın arkadaşı olan sağ
itfaiyeciliği olmak mutfak organın bakış
açısıyla Oğuz Atay ile tanışıyor bak çok
enteresan bir bu hozata ile ilgili şeyi
söylüyor yani Sadece bir iki kez
karşılaştığı merdiven uzaktan kocaman
bir kediye benziyor adam gibi tabii ki
bir nazım hayranı Tabii ki bir Atatürk
hayranı artık
bu etmiş olan bunlar önemli hikayeler
şey içerisinde Mina urgan 83 yaşındaki
haliyle de tabi sanız O hafif ayrıksı
iste hafif muhalif bir Zihni devamlı
aklında tutan kesinlikle liyakata çok
sırtını dayamış ve inanmayan çalışmaya
biriktirmeye üzere düşürmeyi adapte
olmuş Çok zengindir genel kültüre sahip
olduğu dilinde tavrında üslubunda belli
olan bir insan kitabı okurken mesaj beni
çok tuhaf hissettiren bir duygu yaşadım
aradaki yaş farkları açıldıkça insanlar
birbirleriyle dost olmakta zorluk çeker
yaşam tecrübesini tipinin farklılığından
kaynaklı bir de insanların belli bir
yaşa geldiğinde belli olduğum
duygularını kabul etmelerinden kaynaklı
ani teorik olarak masada konuşurken işte
60'lı yaşlar 25 li yaşlarda arasındaki
Herkes birbirine denktir diye bir şey
konuşursun ama Hatta önceden kendini
yetiştirebilir ise belki 10
iki yaşından itibaren ve yaşlanmayı
başarıyor sana Belki de 70-80 ne kadar
da bu mümkün olabilir Bunu atıyor Kolay
konuşuyorsun ama pratikte çok mümkün
olmuyor ya bir süre sonra ne yaparsa
yapsın işte olmuyorsa 55'in de olmuyorsa
60'ında 65'ini yetmişinde kaçınılmaz bir
şekilde yeniliyor ve yaşlanıyor insan ya
da yaşlanmaya karar verebiliyor çok
nadir insanlar bu çemberin dışında
kalabiliyor ya da ne yaparsa yapsın işte
30 yaşın altındaki bir sürü insan
tecrübesizlik den kaynaklı olmasa da
işte bir yerde tam düzgün mayalanmamış
peynir tadı veriyor yani hani Mina urgan
O çok nadir çemberin dışında kalan
insanlardan bir tanesi yani gerçekten
kitabı dinlerken çok tuhaf bir lezzete
benim bir arkadaşımdan hikayeyi dinledim
benim bir arkadaşımdan Neyzen Tevfik ile
karşılaştık af edeceğiz onun eyledin
çalışıldı ve onunla ilgili hikayeleri
şakaların geyikleri neler yaşadıklarını
falan dinledim ya da Abidin oy da
videonun kardeşi ile alakalı
hikayelerini ve gerçekten hala Kül
O benim anlayabileceğim benim zihnimin
duygusal kalıplarına uygun bir tonda
dinledim ne organın bir dinozorun
anıları Ve bir dinozorun Gezileri diye
iki tane kitabı var 90'ların sonunda
yazdığı iki kitabı da çok satmış Hele
bir dinozorun anıları 70'in üzerinde
baskı yapmış olan hala satan longwave
kitaplardan bir tanesi kendi yaşadığı
dönemde kitabını bu kadar çok satıyor
olması da yadırgamış yani şehriye tarif
ediyor doğru bir şey yapmamış olmalıyım
Yahu ben normalde gayet işte muhalif
başka bir zihinde bir insanı bir kitabın
çok satıyor olması normal bir durum
değil mi d83 yaşındayken bile kendi ruh
haline aynı duyguyla karşılayabiliyor ya
da yaşayabiliyor ne görmüş Tabi onun
muhalif olduğu dönemin ana unsuru
Türkiye O ikinci Kapitalizm yani
kapitalizmin sar koşullarla girdi Özal
döneminde hikaye ise ve özel dönemiyle
beraber farkettiği ya da Algıladığı
altını çizerek kendi
bu dönüştürdüğü şeylerden bir tanesi o
kapitalizmin getirdiği masatlık Yani
beni çalışmaya çalıştırıp biriktirip
dişi üretiyor olmanın değerini ne
inanmış bir Cumhuriyet çocuğu olarak
masata ortalamaya sıradan olanın ev
normal Yaşamımızın içerisinde önemli bir
yer yer edinmeye başlamış olmasına
gerçekten öfke duyuyor ya da işte
oradaki yılgınlığı yaşıyor şimdi ucuz
ulaşmasına her şeyi çok kolaylaşması her
şey çok ucuz aşması halinde kendisine ve
tam bir Özal muhalif olarak büyük bir
kızgınlıkla öfkeyle beraber görüntüsü
ile söylüyor o dönemdeki çözümü Bu dönem
görüyor olsaydın ederdi Kim bilir yani
kendi içerisinde nasıl değerlendirir ara
sıra tekrarladım cümledir bu Ama
gerçekten ciddi alırım bunu şimdi
yaşadığımız hikayeleri şimdi üretiyor
olamayız bunların hemen hepsinin
Geçmişte bir nedeni Hatta onunla
Geçmişte bir başka nedeni var
ve tüm hikayeler bir zincir halinde
birbirlerine bağlı tüm isimler anlamlar
mânâ diye konuştuğumuz herşeyi üretilmiş
ilk anlamdan bu yana birbirini üreterek
bugüne kadar geliyormuş gibi görünüyor
Şimdi Türkiye'yi anlamak istiyorsak
nerede yaşıyoruz ne yaşıyoruz Biz niye
dönüşüyoruz İyi anlamda da kötü anlamda
da nasıl biçimler alıyoruz anlamak
istiyorsak gerçekten düzgün bir zihinle
ama böyle hani sadece gazeteden ya da
sadece televizyonda sadece siyasetten ya
da sadece bilimden ya da sadece sanattan
bakarak değil yani sokakta yaşayan Sokak
kokusuyla yaşayan biri olarak bunun
geçmişine o yaşadığımız hikâyelerin
başlangıcına bakmak gerekiyor Gerçekten
mi omurga 80 küsür yaşında ama şimdi
bile 30 yaşların kırıl kırıl zihninde
bir insan olarak bize 1920'lerden
başlayıp 2000'lere kadar Türkiye
hikayesini birçok farklı açıdan ama
ve tuz olarak bizim arkadaşımız olarak
anlatmış çok eğlenceli buldum Işıl
Yücesoy seslendirmiş storytell de yani
gerçekten bir an Ara ara
karıştırıyorsunuz Zeynep Mina'nın
sesinden dini olabilir miyiz bunu diye
hiç bu kadar böyle match olmuş bir
seslendirmede duymamıştım Mina urgan bir
dinozorun anıları işin Yüce Söyle
beraber bambaşka bir eser daha dönüşmüş
gibi görünüyor tatlı tatlı eşinizle
dostunuzla Sohbet eder gibi Türkiye
Tarihi üzerine hem duygusal hem düşünsen
anlamda biraz vakit geçirmek isterseniz
Gerçekten muhteşem işlerden bir tanesi
olmuş

bahsedeceğim kitap markid sın sodom'un
120 Günü bunun salom diye bir filmi de
var filmden daha sıkıntılı bunu net bir
şekilde söyleyebilirim o kadar rahatsız
edici bir kitaptı ki ben bu kitabı
yaklaşık 4ün yarım bırakış mda falan
bitirebildim dili de ağır hikaye çok
suni içine girmek zor içine girmenize de
izin vermiyor Metin fakat bunu bir
kenara bırakıp metni okursanız gerçekten
cinselliğe karşı bakış açılarını veya
karşı cinse karşı bakış açınız çok
radikal bir şekilde değişiyor ve
psikolojinizin tamir olması da biraz
zaman alıyor Bu kitapların hiçbiri
kesinlikle öneri değil sadece bahsetmek
istedim kütüphanenin bir kısmından
psikolojinizin kaldırmayacağını
düşünüyorsanız alıp da okumayın derim bu
kitapları ben hoşlanıyorum bu tarz
kitapları okumaktan ya her zaman her
zaman işte bildiğimiz tolsan klasik
tarzda eserler Tabii klasik tarzda
derken dünya klasikleri değil hani genel
klasik tarzda eserler sıkıcı gelebiliyor
bazen edebiyatın bu tarafına da bakmak
gerekiyor diye düşünüyorum

Ya okey. Martin Eden insanlarla bağ
kurabilmeyi başarmış bir metin.
İnsanların bir noktada beğenisini
kazanabilmiş bir metin. Fena da olmayan
bir metin. Hatta iyi olabilecek bir
metin. Ama bir Jack London'ın daha iyi
kitapları var. Yıldız Gezgini gibi,
Deniz Kurdu gibi, Demir Ökçe gibi,
efendime söyleyim Adem'den önce gibi.
Bana kalırsa daha edebi yönden kuvvetli
kitapları var. İki de o kitabı kimse
anlamıyor zaten. Yani bunun kalıbını
basarım buna. Gördüğüm içeriklerde
anlatılan şey şu. Ah Martin üzümlü
kekim. Ah Rut bilmem ne yapayım seni. Ah
Martinciğim ya bu adam yazar olamadı.
Yazar olmaya çalışıyordu. Yazar olamadı
intihar etti. Böyle bir hikaye var
insanların kafasında da. Yani o metnin
asıl anlatmak istediğini anlamayıp da o
metni kendince bir şekilde saçma sapan
bir tarafa çekip oradan yorumlayıp ondan
sonra metnin hayranlığının yapılması ve
sadece o metin üzerinden edebiyat
anlatılması ya da edebi yorum yapılması
bana çok saçma geliyor. Şunu kabul etmek
gerekiyor. Martin Eden. Evet. Güzel bir
metin. Çok çok iyi bir metin. Belki
kimine göre? Bana göre o kadar iyi bir
metin değil ayrıca onu da söyleyeyim.
Yani üst düzey bir metin olduğunu ben
söyleyemem ya. Okey bir metin. Ortalama
müthiş ileri seviye bir metin değil.
Martin Iden'ın benim açımdan en önemli
tarafı Amerikan edebiyatına sevdiğim
yazarların bir noktada Jack London
etkisi altında kalmış olmaları ve
sevdiğim yazarları okurken alttan alta
bir Jack London esintisi hissediyor
olmam. Bu yüzden ama Jack London müthiş
bir yazar falan. Ya şunu kabul edelim.
Jack London Evet. Dünya edebiyatındaki
ilk milyoner olan yazar. Dolayısıyla
popüler de bir yazar. Kendi döneminde de
popüler. Bir sonraki dönemlerde de
popüler. Sadece bunun için bence
okunuyor ve tekrar ediliyor. Artık yankı
odasına dönmüş durumda. Martin Eden diye
bağırıyor biri. Herkes onu söylemeye
başlıyor gibi. Bana öyle geliyor ve
samimiyetsiz geliyor. O metni okuduktan
sonra bir aşk hikayesi aklınızda
kalıyorsa o metni okudum saymayın. O
metin eee müthiş bir çağ eleştirisi
yapar. O metin sınıfsallığı anlatır ve
sınıfsallık altında ezilen bireyi
anlatır. Bireyin iç dünyası falan filan
cart ya bunları geçelim. Her insanın
kendisinden bahsedilen ya da insan
tanımı yapılan her metin zorunlu olarak
bireyin iç dünyasına odaklanmaz ki
Martin yında bireyin iç dünyasından
ziyade bireyin toplum nazarında, toplum
karşısındaki duruşunu anlatıyor
diyebilirim. Yeah.

Felsefe ve kritikten herkese merhaba.
Eee, bugünkü programımızda düşünce
tarihinin, eee, belki de en zor ama en
etkili filozoflarından biri olan Hegel'i
konuşacağız.
Hegel, eee, gerek kendinden önceki
felsefeyi ve içinde bulunduğu dönemi
değerlendirmesi bakımından eee, gerekse
kendinden sonraki düşünce eee, tarihini
eee, tarihine, etkileri bakımından
oldukça eee, önem taşıyan önemli bir
eee, filozof. eee ayrıca düşünceyle
tarihi, bireyle toplumu bir arada
düşünme eee önerisinde bulunan eee da
bir filozof. Eee stüdyoda eee değerli
dostum ve meslektaşım Ömer Albayrak var.
Hoş geldin Ömer.
&gt;&gt; Merhaba Kaan. Hoş bulduk. Teşekkür
ederim.
&gt;&gt; Doktora sonrası araştırman
geldin. Araştırma burusuyla gittin.
Almanya'dan geldin. Ayağının tozuyla biz
de sen
&gt;&gt; stüdyoya aldık. Sağ olasın vakit
ayırdığın için. Eee, şimdi, eee, şöyle
başlayalım dilersen. Eee, düşünceyle
tarihi, bireyle toplumu bir arada
düşünmeye çalışıyor. Bir birlikte eee,
anlam vermeye çalışıyor dedik. Eee, o
takdirde Hegel'i de eee, tarihsel olarak
bir konumlandırarak başlayalım. eee,
Hegel gibi devasa bir filozofun ortaya
çıkmasındaki
eee, ortaya çıkmasına kaynaklık eden
tarihsel ya da düşünsel eee, gelişmeler
nelerdi? Buradan başlayalım istersen.
&gt;&gt; Tamam. Eee, evet dediğin gibi Hegel eee,
felsefe tarihinde çok fazla filozofu
anarken kullanmadığımız sıfatları
kullandığımız bir filozof. İşte büyük
filozof, önemli filozof eee diyoruz. Ne
bileyim mesela söz konusu olduğunda ki
hani çok önemli bir figür olması bir
yana eee Hegel'i okuduğumuz gibi veya
Hegel'in yarattığı etkiye benzer bir
etkiyi mesela Lis söz konusu olduğunda
çok fazla dünya tarihine sanki hani
etkisi yok olmaz olur mu? Tabii ki var.
Bugün yapay zeka diye bir şey mümkünse
tabii ki hani Leist bunun ta başlarında
yer alıyor ama Hegel gibi, e, Marx gibi,
Heideger gibi eee büyük sıfatını hep eee
kullanmadan edemediğimiz filozoflar
senin de dediğin gibi bir felsefe dışı
tarihsel, toplumsal eee onu besleyen
şeyler var. Koşullar var. Bir de felsefe
tarihi içindeki o düşünsel akım içindeki
yeri ayrı ayrı eee belirtilmesi gerekir.
Eee ikincisinden eee başlayalım.
Hegel'in aslında en büyük fikir kaynağı
e belki de hatta en önemlisi Platon.
Platon'un aslında yani 19. yüzyılda
Almanya'da düşünen hali eee diyebiliriz.
Niye diyebiliriz? Çünkü Platon'un
düşüncesini alıp kendi çağındaki dünyaya
eee birebir aynen değil ama o dünyanın
eee düşünme biçimine de katarak eee şey
yapıyor. Aristoteles yine eee ki hani bu
iki filozofun zaten etkide bulunmadığı
dünya tarihinde felsefeden bir insan
yoktur ama gerçekten
&gt;&gt; ha yani eee ama eee çok spesifik
noktalarda Evet. eee bunların eee
çok damarlar olarak görüyoruz. Daha
yakına eee ha arada şey var. Orta çağ
mistik düşüncesi, Alman mistikleri
özellikle işte bömedir, ekartır.
Bunların bir damarının Hegel'e geldiğini
görüyoruz. Çeşitli dolayımlar yoluyla.
Daha yakın etkilere gelecek olursak da
tabii ki Kant'tan e başlatmak gerekir
meseleyi. Kant'ın felsefe tarihinde
düşünmeye getirdiği o büyük dönüş eee
diyelim transandantal felsefe ve işte
devamı eee
o dönüşüm eee Hegel'i mümkün kılan zaten
en yakın eee şey eee gelişmelerden biri.
Tabii sadece o değil.
Hegel'in ben bana öyle görünüyor ki
bütün aslında hayatı boyunca bağlı
kaldığı filozof Fihde. E Spinoza'yı da
birazdan anacağım ama eee Fihte'nin eee
öznellik temelli, mutlak özne temelli
düşüncesini tarihselleştirerek eee
hayatının sonuna kadar ona sadık kalan
filozof belki eee denebilir ki eee
öldüğünde de Fihten'in yanına hani
gömülmeyi eee isteyecek kadar vasiyet
edecek kadar.
&gt;&gt; Peki burada bir parantez açalım. Şimdi e
Fihde eee
Kant'tan çok etkilenmiş bir fil. Ne? O
Kantçı.
&gt;&gt; Doğru.
&gt;&gt; Eee niye Kant demiyorsun da fiht
ediyorsun?
&gt;&gt; Çünkü Kant eee kendi o kurduğu işte üç
kritik üzerinden eee kurduğu o yeni
çığır eee düşünme biçimi hemen ardından
zaten bir eee Alman idealizmi dediğimiz
eee ünlü olan akım bu. Ama bir de Alman
romantizmine de eee çok büyük bir etkisi
var. eee, özellikle Alman romantikte
erken dönemi 1800'ün hemen öncesi ve o
dönüşü yüzyıl dönüşünün hemen sonrasında
Şilegel kardeşler ve bunların içinde
Friedrich olanı,
&gt;&gt; eee, Kant felsefesini eee, aşmaya, yani
herkes aşmaya çalışıyor Kant
felsefesini.
&gt;&gt; Eee, şeyin Shelling'in bir mektubunda
Hegel'e söylediği gibi bize sonuçları
verdi Kant ama öncüller hala eksik.
Onlar varsayım olarak Kant'ta. İşte
zihnimizin yapısı böyle. Neye dayandı?
Bir varsayım aslında. İşte duyal
duyumsama orada, anlama yetisi burada,
akıl burada falan diye. Bu bir model ama
insan zihnini zaten modelsiz
düşünemiyoruz. Önümüze açıp
koyamadığımız için bir nesne olarak.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee dolayısıyla o eee onu pratik
felsefesini, pratiğini, pratik tarafını
temel olarak aşmaya çalışan, eee ekole
işte bugün Alman idealizmi diyoruz. Hı
hı.
&gt;&gt; Düşündüler ve eee FE'in orada işte Kant
bütün hayatımı ben Kant felsefesine
adayacağım diye yola çıkan bir filozof.
Ama hemen sonrasında da Kant'ın
felsefesindeki o devrimci ruhu e o kadar
devrimci olmayan lafzından da
kurtarmamız lazım, ileriye taşımamız
lazım diye. Tabii orada Kant'la bir daha
hemfikir olmaktan çıkıyorlar doğal
olarak.
&gt;&gt; Ama işte eee o ileriye taşımanın da eee
şeyi şu. Kant Evet. yeni bir eee düşünme
biçimi, felsefe yapma biçimi koydu ama
bunun bir maliyeti de oldu. Eee o da
nedir? En temelde insanın eee dünyasının
diyelim eee sadece bilimsel bilgiyi
mümkün kılan deneyimle sınırlandırmış
olması. Bu da işte zaman ve mekan
formları vesaire çok detaya girmemize
gerek. Yani insan sadece zamanda ve
mekanda olan şeyleri deneyimleyebilir ve
bilebilir.
&gt;&gt; Hı hı. Ama dışarıda bayağı bir şey de
bırakıyor. E Tanrı, ruhun ölümsüzlüğü,
işte sonsuzluk vesaire gibi, konular.
Bunları eee bilemeyiz ama düşünebiliriz.
Eee deyip eee diğer kritiklerinde eee
ikinci ve 3üncü kritikte eee etik açıdan
işte estetik açısından ele alıyor. Fakat
bu tabii eee bu sınırları aşmak üzere
işte Alman idealizmi de romantizmi de
biz bu sınırlara tabi olmak zorunda
değiliz. Eee işte burada da ikinci etki
giriyor Spinoza.
&gt;&gt; Hı hı. Spinoza niye giriyor? Çünkü e
Kant öncesinde Avrupa felsefesinin
ulaştığı rasyonel felsefe sistemi kurma
eee konusunda ulaştığı zirve Spinoza.
Çağdaşı Libnist de elbette burada var. O
rasyonalist açıdan bunu işte eee şey
yapar ama
&gt;&gt; eee şeyin eee Spinoza'nın tam da Kant'ın
artık eee eski anlamıyla kullanılmaz
hale getirdiği cevher kavramını hala
koruması ve dediğim gibi bir bütünsel
sistem kurması. Kant'ın felsefe felsefi
temellerinden
üç farklı sistem e çıktı. Fihte'inki,
Hegel'inki ve Shelling'inki aslında. Ve
bunlar hep 1800 civarında oldu.
&gt;&gt; 1800'den sonra eee bu üç filozof da ayrı
yollara eee dağıldılar. Kendi
düşüncelerinin eee götürdüğü yerden.
Dediğim gibi Hegel hala hem Spinoz hem
de Fte'yi tamamen eee kendi düşüncesinde
sonuna kadar da götürmüştür. O kadar ki
hani ya felsefeciyseniz ya
Spinozacısınızdır ya da değilsinizdir.
Filozof değilsinizdir diyecek kadar da
ona bağlı.
&gt;&gt; Bir tarafta mutlak özne var. Bir tarafta
da mutlak nesne diye tabir ettikleri
cevher fikri var. E bu ikisini niye biz
ayrı düşünüyoruz? Beraber düşünmemiz
lazım.
&gt;&gt; Kant'ın koyduğu tabii sınırları ihlal
ederek eee bunun olması Hegel'in yaptığı
birleştirme bir nevi bu aslında.
&gt;&gt; Hepsi işte bir birleştirme yoluna
gidiyordu. Fihte de onu mutlak özne eee
ile kurmaya çalıştı.
Sherling doğa felsefesi ve Hegel de işte
ikisinin sentezi ama bu anlattığım
hikaye de aslında Hegel'in bir uydurduğu
hikaye.
&gt;&gt; Çünkü 1800'e kadar e Shelling'te
Hegel'de Yayınada beraber zaten eee şey
faaliyet yürütüyorlar. Beraber felsefe
dergisi çıkıyor ve hep Fihte'nin o
mutlak özne düşüncesini temel alarak e
düşünmeye çalışıyorlar. Shelling tabii
daha 5 yaş küçük ama daha eee olduğu
için eee hepsinden çok önceden eee
bunları çözmüş. Daha 20 yaşına gelmeden
neler neler yazmış bir adam.
&gt;&gt; Eee dolayısıyla bu e hat romantikler
tarafında da mutlak özne falan yok.
Fihte'in yaptığı gibi ki kaldı ki
bunların hepsini çok takip ediyor.
Birbirlerini okuyorlar. Fihte'in
derslerine giriyorlar. mutlak özne
düşüncesini de bilmiyor değiller ama
özneden başlamamız gerekmiyor. Niye
nesneden başlamayalım? Nesne de kurucu
bir şey deyip işte orada mesela sanat
eseri orada işin içine devreye girecek.
Romantikleri sanat eserinin özel
yapısına doğru götüren eee hat oradan
çıkacak.
&gt;&gt; Bir şöyle bir eee şey yapabilir miyiz?
Saptama eee geniş açılı bakıp eee modern
felsefe tarihini. Şimdi Spinoza aslında
bir tür e bir tür değil bayağı Descartes
eleştirmeni olarak karşımıza çıkıyor.
Eee modern dönem hatta premodern dönem
eee filozofu Spinoza Kant şeyde
Descartes da öyle.
&gt;&gt; Kant'a baktığımızda Kant aydınlanma
filozofu.
&gt;&gt; Doğru.
&gt;&gt; Eee ama şey eee Hegel aydınlanma
eleştirmeni
&gt;&gt; doğru. eee yani şeyde gördüğümüz eee
negatif tutum eee Spinoz'da gördüğümüz
eee dekarçı eleştirinin eee bir
versiyonu gelişkin bir versiyonu ve
başka bir noktadan olan versiyon eee
Hegel Kant arasında da var aslında. Eee
bunu böyle koyabiliriz sanıyorum.
&gt;&gt; Tab
&gt;&gt; ve eee ana akım
&gt;&gt; dönemin ana akım düşüncesine de
eleştirel yaklaşan adamlar bunlar.
Spinoza eee geldi. Eee aydınlanma
eleştirisi yapıyor ama aynı zamanda da
aydınlanmacı tabii e karşı değil.
&gt;&gt; Aydınlanmanın eleştirdiği yönleri
olduğunu söylüyor ama bu aydınlanmayı
reddetmeye götürmüyor. Eksik olduğu
taraflarını eee eleştiriyor ki bunu ta
en erken dönem metinlerinden beri vardır
&gt;&gt; ve onun işte tarihsellik fikri de zaten
biraz o aydınlanmayla olan eee problemi
eleştirmesine neden olan
eksikliklerinden biri de onunla alakalı.
Yani
&gt;&gt; aydınlanmanın akla dair eee verdiği
tanım Ege'e göre çok eksik ve çok soyut
kalıyor.
&gt;&gt; O da şuradan galiba. Eee Descart'tan bu
yana karşımıza çıkan özne tarihsiz bir
özne.
&gt;&gt; Tabii
&gt;&gt; tarihsel toplumsal olarak
konumlandırılan bir özne değil.
&gt;&gt; Onlar dışarıda bırakılarak hatta
soyutlanan bir özne de eee saptanan da
bir özne.
&gt;&gt; Eee buradan şeye gelmek istiyorum. eee
tarihe Hegel'in eee tarihe eee atfettiği
önemi biraz konuşalım. Sonuçta eee
baştan beri iki derdi eee olduğunu
görüyoruz. Hani tarih ve din. Dini
konuşmayacağız. Din zaten aslında içkin
bir şekilde aynen öyle yorumlandığı için
eee konuşmayacağız. Tarihe nasıl
bakıyor? Bunu bir eee açalım mı? Şimdi
eee dediğin gibi en erken metinlerinde
bile bir tarih ve tarihsellik meselesi.
Şimdi tarihsellik tarih tarihsellik ve
tarihselcilik diye şimdi üç tane eee
ayrı terim eee şey tarih dediğimizde
olan bitenleri ve bununla ilgili bilimi
bildiğimiz şeyi kastediyorum. Evet.
&gt;&gt; Eee şimdi
eee
aydınlanma meselesinden alalım. Daha
belki somut hat çizilecek. Şimdi eee
aydınlanmacıların eee savunduğu akıl
evrensel eee herkeste olduğu kabul
edilen değil mi? Eee
&gt;&gt; bende de var. Onda da var. Hepimizde
var. Bu o dönem için aydınlanmacıların
elinde çok önemli bir politik eee de bir
kullanışlılığı var. Çünkü neye karşı?
Eee bunlar eee kralın otoritesine karşı,
kilisenin otoritesine karşı, soyluluğa
karşı.
&gt;&gt; Evet.
E şimdi eee bütün bunların hepsi de bir
hiyerarşiye dayanıyor. Bu hiyerarşiyi
kırabilecek bir ortak meleke eee olarak
aklı seçiyorlar. Akıl hepimizde
ortaktır. Dolayısıyla o benden daha
üstün olamaz. Öbürü benden daha işte iyi
daha bir şey olamaz. Fakat işte bu
hepimizi eşitleyen ve böylece bir
eşitlik fikrini hani götürecek olan akıl
Hegel tarafından bakıldığında da işte
çok soyut kalıyor.
&gt;&gt; Hı hı. tarihi reddediyor. Tarihselliği
reddediyor. Onu dışarı. Çünkü
tarihsellik yine o hiyerarşileri işin
içine katmak demek olacak. Geleneği de
reddetmek durumunda. Bu durumda eee
aşkınlığı reddediyor. Aydınlanmacın
hepsi kilise ve işte eee ilahiyat ve din
karşıtı çoğu diyelim ateist olanı var,
olmayanı var. Önemli değil. Ama şeyleri
bu eleştirileri zaten bu yönde. Hı
&gt;&gt; hı.
&gt;&gt; Eee ve bireysel toplumsallığı dediğim
gibi işte eee şey yapmıyor, eee kabul
etmiyor. Oysa bunların hepsi eee
aklı akıl yapan yani bir bireysel
melekenin de ötesinde toplumsal bir akıl
ki tin kavramı işte birazdan oraya
gelecek.
&gt;&gt; Bunları eleştirdiği için bu bunların da
eee işte eee şeyini tarihsellikte eee
görüyor. Tarihi yani insanlık tarihi
nedir aslında?
ampirik olan bir şeydir, değil mi? O onu
yaptı, o prens oraya saldırdı, şu kral
şunu işte kesti, öyle oldu, böyle oldu.
Fakat eee bunlar o güne kadar veya
genellikle eee felsefe hep işte bizim
felsefe anlayışımızı da değiştirmiştir
Hegel çok eee kökten. O da nedir?
Felsefe hani bu olan bitenin, değişenin
ötesinde değişmeyen özlerle ilgilidir
diye bir eee önyargımız var ya. önergiz
felsefe tarihinin başından beri
böyledir. Çünkü görünüşün arkasındaki
öze
&gt;&gt; bilimler de bunu yapmaya çalışır.
Felsefe de bunu yapmaya görünüş
aldatıcıdır.
&gt;&gt; Evet. Hegel'in yaptığı işte o büyük e
şey ya da işte yol açtığı dönüşüm olan
biten onun arkasındaki özden bağımsız
değildir. Dolayısıyla o öz diye tarihin
dışına oluşun dışına koyduğumuz şey
aslında olup bitenin
eee bağlamında anlaşılacak bir şeydir.
Çok erken dönem yazılarından biri eee
din üzerine zaten bunların hepsi erken
dönem teoloji yazılır diye ayrıca eee
kitap da oldu. Sonra eee tam da derdi
bu. eee, Hristiyanlığın pozitifliği diye
bir makalesi var. İşte bu pozitiflik
şey, pozitif hukuk anlamında yani insan
eliyle konmuş olma, doğal olmayan
anlamında. Eee, buna ilişkin iki tane
metin yazıyor. 1796.
Eee, öbür versiyonda. Ondan 2 sene sonra
olması lazım. Eee, ikinci versiyonu kısa
da.
&gt;&gt; Şimdi eee, bu aydınlanma ve akıl, eee,
aydınlanmanın din eleştirisi de zaten
çok, e, Almanya'da epey, eee, şey
yapmaya, yayılmaya başlamış o durumda.
eee,
ilk metinde çok öyle enteresan bir şey
yok. Yani, eee, bir din kaynağından
uzaklaştıkça, eee, bozulmaya başlıyor.
İşte otorite haline geliyor falan filan.
Eee, derken ikinci versiyonda birkaç yıl
sonrakinde diyor ki ya bu pozitiflik
kavramı nereden çıktı aslında? Yani
bizim ona bakışımız da tarihsel aslında.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Orta Çağ'daki bir Hristiyan
Hristiyanlığı pozitif din olarak
görmüyordu. Hak dini olarak görüyordu.
&gt;&gt; Evet. Ancak aydınlanma ve akılcılık
sonrasından bakınca aynı şey bu sefer
bize eskimiş,
&gt;&gt; kurumuş, hayattan çekilmiş, e ölmüş
diyelim. Sadece bir kurallar manzumesine
dönmüş, hayattan çev ölü dini haline
geldi. Ama bu da yine bizim tarihsel
duruşumuzdan böyle görünen bir şey.
Dolayısıyla yani artık karşımızda bizden
bağımsız, ona bakandan bağımsız bir
nesne yok.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Hani o nesne tarihsel evet ama ona bakan
da tarihsel.
&gt;&gt; Tarihsel. Dolayısıyla 2000 yıl önceki
tin içinden baktığımızda yani toplumsal
zihniyet içinden baktığımızda veya
toplumsal akıl içinden baktığımızda
doğru görünen şey bugün yanlış eskimiş
görünebilir. Bu da o baştakinin doğru
olduğu anlamına gelmek zorunda değil.
Çünkü biz şu an bu hayatı yaşıyorsak bu
hayatın hakikati üzerinden bunları
düşünüyoruz. Hakikatin kendisi de
tarihsel aslında.
&gt;&gt; Sondakinin de doğru olduğu anlamına
gelmez.
&gt;&gt; E çünkü hareket devam ediyor. Ama bu
çağın hakikati bu. Evet. in döneminde
neydi bu? Özgürlük fikriydi. E bu
özgürlük fikri hala vazgeçtiğimiz bir
fikir değil. Hala politika bunun
üzerinden özgürlük eee ile bağlantılı
yapılıyor. Demek ki hala Hegel'in eee
dünyasından çıkmış olmadığımızı da
söyleyebiliriz.
&gt;&gt; Peki eee çok konuşulan eee tartışılan da
bir şeydir. E bunun bir sonu var mı?
Yani tarihin bir sonu var mı?
&gt;&gt; Tarih. Evet. E var. Sovyetler Birliği
bitti. 90 şey. Evet. Yani eee
Fukuyama'ya göre tabii eee öyle.
&gt;&gt; O bir maalesef eee çarpıtmadan eee
diyeceğim artık yani eee şey eee o
Hegel'in fikri değil. Kocav'in Alexander
Kocaev'in fikridir o.
&gt;&gt; Kocaev'de eee Hegel'in hem
popülerleşmesine hem de o şekilde
maalesef popülerleşmesine çok vesile
olmuş bir insan. 30'lu yıllı
&gt;&gt; Sovyetler Rusya'da doğuyor. Devrimde
hapse düşüyor. Sonra işte çıkıyor
Almanya'ya geliyor. Felsefe okuyor.
Hegel'i anlamaya çalışıyor. Hepimiz gibi
anlamıyor falan filan. yıllarını veriyor
vesaire.
&gt;&gt; Sonra da 30'lu yıllarda Fransa'da,
Paris'te eee bir yüksekokulda verdiği bu
Hitinin fenomenolojisi kitabına
açıkladığı dersleriyle şöhret oluyor.
Çünkü kimsenin anlamadığı bir kitabı
gayet anlamlı bir şekilde anlatan bir
adam var. Kim olsa gider.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ve gidiyor da bütün eee şey e Fransız
entelijansı bir kuşak o derslerin
etkisinden eee bir daha kurtulamadılar.
&gt;&gt; On
&gt;&gt; o etkiyi kırmak için birkaç kuşak
Hegelcinin Fransa'da yetişmesi gerekti.
O ayrı mesele. Ha tarihin sonu fikri
orada var aslında. Hegel'de yok. Niye
olamaz?
&gt;&gt; Hegel'de sonluluk ve sonsuzluk zaten hep
birbirinden ayrılmaz bir şekilde
düşünülür.
&gt;&gt; Dolayısıyla tarihte son var mı Hegel'de?
Hem var hem yok. Hegel ilgili her soruya
zaten kısa cevap bu. Hem evet hem hayır.
Çünkü hem bunu söylüyor hem tersini de
söylüyor. Bu bu anlamda neyi söylemiş
oluyor? Tarih sonsuz bir harekettir.
&gt;&gt; Biz bunun bir yerinde gireriz çıkarız.
İnsan ömrü vesaire toplumlar vesaire.
Ama o hareket gidiyor. Sonluluktan nasıl
bahsederiz? Çağların işte dönemlerin
sonlu olmasından bahsediyoruz.
zihniyetin
&gt;&gt; tabii bir dünyanın sona ermesi, bir
zihniyetin ki Tin fenomenolojisinin ön
sözünde tam da kendisinin o kitabın da
yazılmasını mümkün kılan bir bitiş ve
yeni şeyin doğum sancılarının çekildiği
bir dönem olarak tarif ediyor. Eski
dünya yani modernlik öncesi dünya artık
&gt;&gt; mezara doğru gitme konusunda epey yol
almış ki Almanya'da bu biraz daha geç
oluyor. Çünkü ne devlet olabilmiş,
merkezi bütünlüğünü kurabilmiş
sanayileşme yok. Bugün Almanya'yı
bildiğimiz şey o dönemde yok.
&gt;&gt; Hı hı. Yani Almanya yok zaten.
&gt;&gt; Eee, tarım toplumu kırsal sürekli.
İngiltere dünyayı yönetiyor. Fransa
cumhuriyet olmuş anayasa vesaire şey
Almanya diye bir yer yok ortalıkta hala.
Onlar da Almanlığın tabii bir şekilde
felsefesini yapmak zorunda kalıyorlar.
İktisat teorisiyle niye uğraş zaten öyle
bir şey yok. Ekonomi yok zaten ortada.
Dolayısıyla bu e tarihin sonu dediğim
gibi Kocav'in eee bize attığı bir
kazıktır. Daha sonra da işte Fukuyama
bunu e Sovyetler Birliği bittikten sonra
işte
&gt;&gt; Fukuyama hiç gelmemişti aklıma.
&gt;&gt; Tarihin sonu geldi. O işte son insan,
tarihin sonu ve son insan şeyi metni o.
Eee liberal demokrasi kazandı.
&gt;&gt; Bugün şimdi bakınca 30 yıl sonra eee
herhalde bilmiyor fukuya hayatta mı ama
hani eee pek öyle görünmüyor açıkçası.
Peki bu eee biraz da eee düşüncemizin
eee bu tarihsel arka plandaki işleyişine
hatta şeyin akışına da baktığımızda
diyalektiği nasıl yorumlayacağız? Bu
tarihsel anlayış değişikliği ile
birlikte diyalektikte de aslında bir
farklılaşma söz konusu oluyor.
&gt;&gt; Tabii tabii. Eee şimdi diyalektik
deyince eee Platon'u aklımıza getirelim.
Hegel'in şeyini anlamı ki kaldı ki
ikisinin arasında felsefe tarihine
diyalektiğe iyi gözle bakan pek de
filozof yoktur.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Kant e değil mi yanılsama mantığıdır bu.
Bize bilgi milgi vermez. Sadece ilüzyon
verir. Eee diyecek
&gt;&gt; ama Platon'da böyle değil.
Aristoteles'te bile hani bir daha artık
çok bir hükmü kalmıyor. Başlangıç
egzersizinden öte bir şeyi yok. Ama yani
Platonda diyalektik düşünme nedir? Olanı
onu var eden temeliyle birlikte
düşünmektir aslında.
&gt;&gt; Evet. Evet.
Masayı düşünüyorsam bu masayı var eden
temelle birlikte bu çeşitli seviyelerde
tabii en sonunda da i'ye kadar iideasına
kadar gidecek. Hegel bunu alıp modern
bir versiyonunu bize sunuyor. O da
nedir? E modernlik özne temelli düşünmek
olduğu için Descart'tan itibaren yani
nesneyi onu var eden özneyle beraber
düşünmek. Demin dedim ya hani ona
bakanın da tarihselliği ona tarihselliği
katıyor tabii.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Dolayısıyla özneden bağımsız bir nesne
yoktur. Nesneden bağımsız bir özne
yoktur. Bizim varlığa dair söylediğimiz
her şey tarihseldir. Bizim eee düşünme
biçimlerimiz de dahil olmak üzere.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Diyalektik bu anlamda bir şeyi onu var
eden, öznelliği nesnellikle
dolayımlayan, nesnelliği öznellikle
dolayımlayan yani onun eee ilişkisiyle
ancak ortaya çıktıktan sonra karşımıza
çıkan şey bir daha o ilişkiden önceki
eee haliyle kalamıyor.
&gt;&gt; Bu tabii çok net bir antikartezyen
antidekartçı
duruş. Yani
&gt;&gt; onun ayırdığı ne varsa birbirine tekrar
e geçirip harmanlıyor onları. Diyelim
&gt;&gt; küçük bir parantez. Aydınlanmacı düşünce
eleştirisi de bu güzergahtan mı
gelişiyor? Ya da
&gt;&gt; h
&gt;&gt; eee çok mu kapsayıcı bir şey soracağım?
Modern düşünce eleştirisi de bu.
&gt;&gt; Şimdi Hegel aslında modernliğin
filozofu, modern dünyanın filozofu.
Demin yararlanıyorsun.
&gt;&gt; Çünkü işte Almanya modernlikle
modernliğe maruz kalıyor diyelim. eee
onlara da batıdan geldi modernlik tabii
şey Fransa'dan eee devrim eee
dolayısıyla
&gt;&gt; şimdi binlerce yıldır süren bütün
kurumlar
&gt;&gt; altüst oluyor gidiyor. Hukuk değişiyor.
Eee işte ilişkileri düzenleyen her şey
değişiyor. Hani Marx'ın kapitalizm
söylediği şey var ya ünlü katı olan her
şey buharlaşıyor.
&gt;&gt; İşte o hareket eee birden herkes yani
1000 yıldır böyle yapıyoruz bu işi.
Birden şimdi ne çıktı? Yani bu hani
evlenme kurallarına, ritüeline hukuki en
temeldeki ilişkilerden en geniş siyasal
bağlama kadar böyle
&gt;&gt; bunun bir düşüncede bir araya getirilip
bir şey sunulması lazım. Alman toplumu
henüz o modernliğin öncüsü bir toplum
olmayıp da maruz kalan bir toplum olduğu
için
&gt;&gt; Hegel modernliğin bütün bu eee
akışkanlığını diyelim felsefeye taşıyan
insan diyebiliriz.
&gt;&gt; Evet. Ama bunu yaparken de e onun
kusurlarını da temelsizliklerinde veya
diyelim çok ağırda eleştirmiştir. Bu
anlamda Hegel'i postmodern filozof
olarak gören de var. Postmodern
terimiyle ilgili çok problemli hani ayrı
ama Evet. Evet.
&gt;&gt; Günümüzde de bunu hala eee şey
yapabiliyoruz. Yani eee öyle bir düşünce
şöyle belki ayırabiliriz. Hani Hegel'in
sistemi var. Bir işte o kitaplarında
karşımıza çıkan. O sistem yazıldığı
anda, noktası konduğu anda eskimeye
mahkum zaten. Çünkü insan toplumsal
hayatı sürekli yeni formlar üretiyor.
Yeni şeyler çıkıyor. İnternet yoktu o
zaman mesela hani.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Şimdi eee dolayısıyla bir bu tarafı var
ama bir de Hegel'in düşünme biçimi var.
İşte o diyalektik dediğimiz
&gt;&gt; her şeyin öbür tarafını, alt tarafını,
onu oraya getiren işte yine erken dönem
metinlerinden birinde şeyi bu, ifadesi
bu aslında. Yani çok da güzel tarif
ediyor. Olanı bir oluş hareketinin
sonucu olarak görmemiz lazım.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Şimdi buraya geldik. Bu binaya girdik.
Biz geldiğimizde bu bina vardı zaten.
Yıllardır buradaydı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ama bu bizi neye götürüyor? Bu bina
sanki ezeli ebedi buradaymış. Sabit bir
şeymiş gibi düşündürüyor. Bunu bütün
toplumsal kurumlar için düşünün. Eee, o
da diyor ki, "Hayır, bunu birileri
yaptı." Yoktu önceden.
Basın yayın diye bir şey olmasaydı,
haberleşme iletişim diye bir şeyimiz
olmasaydı bu bina olmayacaktı veya
buradaki bu işleyiş olmayacaktı.
Üniversitenin binası var. Bu bina hem
fiziksel olarak yapıldı hem de kavramsal
olarak, düşünsel olarak böyle bir kurum
üretildiği için yapıldı. Hı
&gt;&gt; hı. bunları işte onu var eden temelle
birlikte düşünmek ve diyalektik
dediğimiz şey
&gt;&gt; belki böyle somut örnekleri üzerinden
biraz daha eee
&gt;&gt; tarihsellik gerçekten çok farklı bir eee
karakter kazandırıyor diyalek diye de
&gt;&gt; tabelle birlikte
&gt;&gt; y varlığın kendisi tarihsel artık
&gt;&gt; sadece bizim ona dair bilgimiz değil
varlık tarihsel
&gt;&gt; alışa geldiğimiz varlık da işte öze
çakılı olduğu için eskiden yani
&gt;&gt; sabit olana eee bu bağlamda belki yine
Hegel'in felsefi kökenlerinden e ta en
başa gidip Herakleitos'la
Parmenidesis'in sentezi bile
diyebiliriz. Birinde hareket var
öbüründe hiçbir şey yok. Hareket yok.
Bir var.
&gt;&gt; Hegel'de hareket ve o harekette
dağılmayan bir bütünlük fikri de var
aslında. Bunların hepsi Shelling'ten
geliyor. Arada söylemeden de
edemeyeceğim.
&gt;&gt; Shelling'e de hakkını verelim diyorsun.
&gt;&gt; Vermek lazım. Evet.
Peki, eee, bu koordinatta tin, şimdi tin
deyince insanlar böyle yani çıksak
felsefe-i aşina kişilerle bile konuşsak.
Tin nedir? Tab.
&gt;&gt; Eee, sen arada gerçi söyledin. Eee, bir
tanım gibi. Evet. Çok kısa. Eee ama
aslında en gelen anlamıyla eee tüm
yaşananlar tinması
eee gibi yorumlanıyor. Şimdi kendini
açması deyince de ya böyle aşkın bir şey
mi var ortalıkta da? Ne açıyor kendini
yani? Hatta işte tarihte beni ben bir
figürsem beni tin aslında amaçları
uğruna kullanıyor falan gibi böyle
acayip bir şey de var. Eee dolayısıyla
tin nedir? Hani tin deyince sprit e işte
hani gist e soldan farklı işte hani bu
farklılık hani ne tin nedir? Tin kendini
açması nedir? Hatta işte şey de var
biliyoruz. Eee öznel tin, nesnel tin,
mutlak tin, böyle aşamalar gibi. Nereye
gidiyoruz? Zaten Hegel herhalde yanlış
bir şey söylemeyeceğim ama ilerlemeci
bir tarih anlayışına sahip. Evet. Bu bu
&gt;&gt; ama aydınlanmanın ilerlemeciliğiyle aynı
kriter üzerinden ilerlemeyi
değerlendirmiyor.
Bu bu güzel değil.
&gt;&gt; Yani aydınlanmacılığın ilerlemedeki
kriteri nedir? Bilimsel teknolojik
ilerlemelerdir.
&gt;&gt; Hı hı. Hı hı.
&gt;&gt; Daha başka bir şey yok.
&gt;&gt; Hegel'deyse bunun hiçbir önemi yok.
&gt;&gt; Hı hı. Moment bu.
&gt;&gt; Yani ilerlemenin kriteri olamaz. Çünkü
bu insanlığın başından beri zaten
teknolojik ilerleme her zaman y insanı
insan yapan zaten o teknolojik varlık
olması beri
&gt;&gt; Evet. Çünkü alet edevatını üretmeden var
olamıyor. Kanadı yok, pençesi yok, bir
şeyi yok. Hatta sonra Marx ne diyecek?
İşte insanı hayvandan en önemli şey
varoluşunu sürdürmenin araçlarını ortak
olarak üretmesidir. Bunu başka hiçbir
canlı yapmıyor.
&gt;&gt; Emre'nin de kulakları çınlasın. Emre
şöyle teknoloji
&gt;&gt; tabi. Eee, şimdi eee, tin
ruh değil. Önce kolay tarafından
başlayalım. Ruh niye değil? Ruh
bireysel. Eee, yani benim ruhum, senin
ruhun, onun ruhu anlamında.
&gt;&gt; O da varsa
&gt;&gt; varsa bugün artık terminolojide yok yani
hani eee zaten kullanılmıyor da. Eee,
tin ama bu bunun toplumsal hali.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; O yüzden mesela zihniyet diye
çevirebiliriz. Hı hı.
&gt;&gt; Bir toplumun o dönemki zihniyeti.
&gt;&gt; O da tarihsel ama yani 500 yıl önceki
zihniyet de bugünkü aynı değil.
&gt;&gt; Bir toplumun mu yoksa yeryüzünün mü
mesela? Yani
&gt;&gt; ikisi de olabilir. Yani
&gt;&gt; lokal mi? Yani
&gt;&gt; şimdi lokallikten çıkamaz. Çünkü yine bu
soyut somut meselesine geleceğiz. Öyle
soyut bir dünya tini yok.
&gt;&gt; Alman tini var, Türk tini var, Fransız
tini var. Bu o yerikten, o tekillikten
çıkabilir.
&gt;&gt; Bir de Batı tini var ama değil mi?
&gt;&gt; Avrupa tini diye bir şeyden
bahsedilebilir belki.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ama buradaki mesele o tin eee
birilerinin keyfi olarak işte şudur onun
özü diye saptadığı bir şey değil. Tin'in
özü nedir? tarihsel yaptıkları,
ettikleridir, geçmişidir. O kadar.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Yani mesela işte Türk dini dediğimizde
bunu nereden bulacağız? E tarihine bakıp
bulacağız.
&gt;&gt; Neler ortaya koymuş?
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Şimdi o öznel nesnel tin meselesine
geldiğimizde bu tin eee bir de bu tabii
Hegel'in eee fenomenoloji döneminde çok
kullandığı mantık biliminde yoktur.
Orada en tepedeki şey eee tin toplumsal
tarihsel bir bilinçtir. Kendinin
bilincidir. Toplumun kendine dair
&gt;&gt; Ve o
&gt;&gt; çok özür dilerim. Eee öznel tin falan
derken
gene eee sorgulamana tabi soruyorum. Eee
aslında Hegel bütün bu akışı Hı hı.
dinin fenomenolojisinde anlattığı akışı
&gt;&gt; bir tür antropolojik olarak da ortaya
koymuyor mu? Yani insanın bilincinin eee
ortaya çıkması, özne düşüncesinin ortaya
çıkması, önce kendini doğadan
ayırmaması, sonra ben ve doğaya gelmesi
bir moment olarak söylüyorum. Onun
arkasından işte devletle bütünleşmesi
falan falan diye. Bu aynı zamanda
antropolojik bir hikaye mi? Yani
antroposentrik anlamda demiyorum. Hı hı.
Yani gayet
&gt;&gt; öyle bir yönü varsel.
&gt;&gt; Hatta Hegel eleştirmek isteyenlerin de
en çok vurgu yaptığı şey bu bir
antropolojidir. En fazla felsefi bir
antropolojidir ama daha bir moment ya
yani orada kalmıyor ki. Orada kalsaydı
belki eleştirmemiz gereki.
&gt;&gt; Şimdi bir fenomenoloji, tin
fenomenolojisi kitabının konumuyla
ilgili bir şey bu. İşte bu Kojev'in de
biraz vesile olduğu bir önyargı bu.
Hegel bir tek fenomenolojiden ibarettir.
Bir tek onu anlıyoruz ya Kocavü
sayesinde. Ötekilerini anlamadığımız
için hani yok. Evet. Hayır. O kitap
sadece sistemin girişidir ve o sistemi
yazacak hale Avrupa Tini nasıl geldi?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Avrupa Tin de Hegel'in kendisi tabii o
kitabı yazdığı için
&gt;&gt; oraya nasıl geldi? Ta işte felsefenin en
başında ama bir tarih kitabı değil o.
&gt;&gt; Tabii
&gt;&gt; felsefi bir e tarih kitabı. Kavramsal
bir şekilde ki o kitabın ikinci
yarısında başlar tarihsel bağlama. Ondan
önce bizim onu anlamamız için gerekli
kavramları
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; iki başlık altında. bir özneye dair ne
söylendiyse felsefe tarihinde, iki
nesneye dair ne söylendiyse felsefe
tarihinde kendi seçimiyle bunları yapar.
Çok da yani şey her şeyi de anlatmaz.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; 1000 küsür yıl süren Roma orada 10
sayfadır mesela. Hani
&gt;&gt; kendi sistemine, yapısına göre ne
uyuyorsa oraya eee onları kurgu kurgudur
sonuçta. Bilinç dedin ya oradan aslında
eee aklıma geldi. Yani bilinç de kendini
gerçekleştiriyor o tinsel eee süreç
içerisinde. Hatta var ediyor yani. Eee
&gt;&gt; işte insanların eylemleriyle var ediyor.
&gt;&gt; Tabii
&gt;&gt; ondan kopuk hani bir yerde var da
insanlara hadi şunu yapın demiyor.
&gt;&gt; Tabii
&gt;&gt; insanlar zaten orada kendi tanımıyla
Hegel'in kendi amaçlarını da orada
buluyorlar.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ben bu ülkenin işte faydalı bir bireyi
olacağım. şunu yapacağım işte halkımın,
milletimin ideallerine falan dediğinizde
onları tin koyuyor zaten onun önüne.
Doğru budur. Yani doğruyu yanlışı
söyleyen
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; ahlaki etik ilişkilerde neyin doğru
neyin yanlış olduğu yaşayan dünya ama
sadece bu da değil işte sanat da buna
dahil. Yani o toplum güzellikten ne
anlamış ve ne üretmiş.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Tin'in kendini ifade etme biçimi bu. Ne
üzerinden? Sanatçının faaliyeti
üzerinden.
&gt;&gt; Devlet siyaset anlayışı. Nasıl bir
devlet anlayışı üretmiş? Bunların hepsi
insan anlayışıyla aslında alakalı
şeyler. Hegel'in işte dünya tarihi
ilerlemeciliğinde
bilimi teknoloji değil de başka bir
kriter dedik. O kriter nedir? Özgürlük.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Özgürlüğün ne kadar ilerlemiş olduğuna
göre ilerlemeyi şey yapar, tespit eder.
&gt;&gt; Teknoloji hiç bunların önemi yoktur.
&gt;&gt; Teknolojiyi geliştirip barbar olarak da
yaşayabiliriz.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Özgürlük
Hegel'in tek kriteri ilerlemecilik
anlamında. İşte o da yine Avrupa'nın o
dönemki eee burjuva demokrasilerindeki
bireysel modern devletin şeyi nedir?
Garantisini verdiği şey bireysel
özgürlükleri tanımaktır.
&gt;&gt; Hı hı. Evet.
&gt;&gt; Hegel'in bütün kriteri bundan ibaret.
İlerleme varsa bu özgürlüğün işte
gerçekleşmesi. Gerçekleşme de öyle soyut
bir ifade değil. İnsanların bireysel
özgürlüklerinin güvence altına alınması.
&gt;&gt; Dolayısıyla tinin kendini açması demek
eee tarihsel toplumsal olan bitenin
gerçekleşmesi demek. Tabii tabii. Bütün
bunlara bir toplam anlam vermek için onu
kullanıyor. Evet. Evet. Tepeden gelen
eee
&gt;&gt; değil tarihte olup biten zaten tabii
&gt;&gt; felsefi eee analiz ve eee anlatıya
dönüşmesi için Hegel'in e oraya koyduğu
şey bu.
&gt;&gt; Anladım. Anladım. Peki eee Kocav'den
miras bir başka şey köle Efendi
diyalektiği. Eee çok konuşulan kavram
çiftinden biri. Eee, hatta şunu demek
yanlış olmayacak herhalde. İşte bütün
Hegel'in sistemini aslında bunun
üstünden okuyor
ve bir nevi çarpıtmada
&gt;&gt; kitabın merkezi falan. O kitabın bir
merkezi yoksa yani o bölümde diğer
bölümler moment. Evet. Momentlerden
tabii tam ifadesi o.
&gt;&gt; Moment
&gt;&gt; işte eee
&gt;&gt; nedir bu kele? Efendim
&gt;&gt; Kjevin o Türkçeye de çevrildi bu arada
kitap. Selahattin İrav çevirdi Hegel
Felsefesine giriş diye.
&gt;&gt; Ev
&gt;&gt; o öğrencilerin yayına hazırlayıp şey
yaptığı işte Fransa'da eee
kitabın girişinde de zaten Marx'tan uzun
bir alıntı vardır. Marksist bir bakış
açısıyla o kitabı yorumladığını ve
anlattığını da eee kendisi zaten söyler.
&gt;&gt; Koca evin.
&gt;&gt; Evet. Eee orada Hegel'in kullandığı
kelimeye baktığımızda köleden ziyade
hizmetkar diye çevirmek gerekiyor.
&gt;&gt; Bir kelime anlamı olarak bir. Ama bu
bağlama baktığımızda da zaten yine öyle
gerekecek. Çünkü Hegel orada bir
toplumsal, tarihsel sınıftan
bahsetmiyor. Ekonomik sınıftan
bahsetmiyor. Köle sınıfından.
&gt;&gt; Köle deyince bayağı ekonomik sınıf
aklımıza geliyor. Hayır bu bir bilinç
formu, bilinç momenti.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Dolayısıyla eee o yine saptırıcı olduğu
için efendi hizmetkar diye çevirmek daha
eee az saptırıcı olacaktır ve Hegel'in
söylemek istediği şeye daha yakın. Çünkü
bilinç durumu olması
bunu sadece bir efendi ve köleyle
ilişkiyle sınırlandırmamızı
gerektirmiyor. Mesela eee bir çocuğu
eğitirken de biz bu ilişkiyi
kullanıyoruz. O çocuk için doğru olanı
biz biliyoruz. Çünkü onun bilmediğini
söylüyoruz.
&gt;&gt; Okula gitmesi gerektiğini söylüyoruz.
Ona sormuyoruz. Gitmeyi istiyor musun?
Çünkü daha özgür olarak kendi eyleminin
öznesi, faili olabilmesi için henüz
erken olduğunu düşünüyoruz. Reşit olması
lazım diyoruz ya. Evet. Eee, dolayısıyla
çocuğa bak önce ders çalış, ondan sonra,
e, çizgi film seyredersin falan veya
internete girersin dediğimizde aslında o
efendisindeki
ilişkiyi kullanıyoruz.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Bir tarafın arzusunun öbür taraf için
tabi olan taraf için yasa olması
anlamında ve bu dediğim gibi bilinç
durumu kölelikle, mölelikle falan hiçbir
alakası yok bunun.
&gt;&gt; Evet. Evet. Ama tabii orada şöyle bir
şey de var. Belki eee, bunu eklememiz
lazım. eee bu tartışmaya eee yani
hizmetkar efendi tartışmasına eee bu
tabii dediğimiz gibi bir moment
&gt;&gt; ve eee efendinin eee aslında hayatla
olan en genel anlamıyla hayatla olan
teması
&gt;&gt; kaybetmesi yüzünden arada hizmetkar
durduğundan
&gt;&gt; eee o şey çöküyor. O ikilik çöküyor.
Başka bir momente eee gidiyor dönüşüyor.
Aynen. Yani eee böyle bir olmuş bitmiş
nihai bir noktası değil aslında Hegel
sisteminde dediğin gibi nihai bir şey
yok ama hani eee Köle Efendi
diyalektiğini eee şey koca evcı
anlamında çekip de bütününe yaydığında
sanki
&gt;&gt; eee bütün sistemi karakterize eden eee
ve orada biten her şey yine orada olup
bittiği bir şeymiş.
&gt;&gt; Yap Marx aslında. Evet. Yani kapitalizm
eee şey sermaye sınıfıyla işçi sınıfı
&gt;&gt; o analizi alıp ekonomik koşullara
uygulayan Marx Kjevde onu takip ediyor.
&gt;&gt; Onu takip ediyor. Evet.
&gt;&gt; Ama dediğim gibi Hegel'de böyle olması
başka bir şey. Marx'ta öyle olması başka
bir şey.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ki yine Marx Hegel'in tabii takipçisi
bir filozof.
&gt;&gt; Bu arada hani adı geçmişken o dönem
Hegel'i günümüze en uygun şekilde belki
anlayan da yine Marx'tı. Çünkü herkes
Hegel'in sistemine eee kapılmışken
diyelim Hegel'in sisteminin ters
tarafından işte bugün bize de Hegel'in
düşünmesi, düşünce biçimini hala hani
güncel kılan şey çatışmayı, çelişkiyi
düşünmenin içine katıyor olması.
Çünkü yıl felsefenin en başından beri
kuşkuculuk kötü bir şeydir. Çelişki çok
kötü bir şeydir. Kurtulmak gerekir.
Hakikat çelişkiden azadedir. E hayır
öyle bir şey değil. Her hakikat içinde
bir çelişkiyle var olur ve o çelişkinin
işte hareketiyle zaten tarihsel bir
hakikatin yani başka bir hakikat alır.
Hı
&gt;&gt; hı.
&gt;&gt; Dolayısıyla o çelişkiyi ve çatışmalı
yapısını ilk tespit eden de Marx
aslında.
&gt;&gt; Tabii hakikati biz aşkın ve sabit bir
şey diye gördüğümüz için özcü bir yorumu
olduğu için o
&gt;&gt; Evet. Sözcülük Hegel'de bitiyor.
&gt;&gt; Tabii tabii.
&gt;&gt; Yani eee kavramları kullanmasına rağmen
işte hakikat gibi eee şeyi. Eee
şimdi Marx'a
geçeceğiz. Şunu sormak istiyorum. Onu
atlamayalım. Aslında e konuştuğumuz pek
çok şeyin e kavramın bilinç, din e yani
ya da işte şey eee hizmetkar efendi
&gt;&gt; eee ve diyalektik
&gt;&gt; tin görüngü biliminde, Tinin
fenomenolojisinde eee takip ettiğimiz
şeyler.
&gt;&gt; Şimdi genel bir tasnif yapılır. Eee yani
kaba bir tasniftir. Eee işte bir
baktığın zaman Heger külliyatına işte
bir fenomenoloji durur orada. Bir de eee
mantık bilimi.
&gt;&gt; Şimdi bu ikisi eee arasında eee
nasıl bir bağlantı var? Farklılık var.
Nasıl tasnif ediyoruz? Çünkü eee işte
bir fenomenolojisi var deniyor. Bir de
mantık bilimi var deniyor. Sanki
fenomenolojide söylediklerini nihayete
erdiriyor gibi mantık biliminde hani
biraz herhalde mantık eee şeyinden de
ileri geliyor. Formel bir şey
olmasından. Eee, bunu böyle ayrı olarak
tasnif etmek mümkün mü? Neye tekabül
ediyor bunlar?
&gt;&gt; Bir yine Kocavi anacağız burada.
&gt;&gt; Mezarında adı taktık ders döndürdük.
&gt;&gt; Eee, hiçbir şeyden çekmedi. Şu koca
evden çektiği kadar diyelim. Eee, hep
fenomen yani o Fransız Hegelciliğinde de
öyle oldu ama genelde de bir sanki Hegel
sadece fenomenolojiden ibaretmiş gibi.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Oysa Hegel'in sistemi dediğimizde
fenomenoloji, Hegel'in de söylediği gibi
bunun bir girişi
&gt;&gt; sisteme giriş. He bazen sistemin birinci
adımı da diye de şey yapıyor. Önemlidir.
Onlar teknik tartışmalar. Bize ekmek
çıkan şey o literatürde ha
akademisyenlere. Şimdi eee o zaman şu
Hegel'in sistemi dediğimizde neyi
kastediyoruz? Dör tane kitap zaten. Yani
biri fenomenoloji Giriş 1806'da şey
yaptı.
&gt;&gt; Sonra eee ü ciltlik işte mantık eee üç
kitaplık diyeyim. Eee mantık bilimi var.
eee kavram öğretisi, öz öğretisi ve eee
özür dilerim eee varlık öğretisi, öz
öğretisi ve kavram öğretisi.
&gt;&gt; Eee sonra yine üç ciltlik Felsefi
Bilimler ansiklopedisi var. Bunu bir
aynı zamanda ders kitabı olarak da
yüksek lisans seviyesinde üniversite ve
yüksek seviyesinde eee yazdığı bir şey.
Bunun birinci cildi yine mantık bilimi
küçük mantık denir. Öbür üç kitap olana
büyük mantık deniyor. Onun özeti
aslında.
&gt;&gt; Evet. Evet.
Eee, ikinci kitap Doğa Felsefesi. Eee,
bugün en eskimiş olanı diyelim ama yine
bir değişik şeyler olabiliyor günümüzde.
Yine doğa felsefesi üzerinden bir
bakanlar var. Üçünclüsü de eee,
Tin felsefesi. Eee,
bu ansiklopedi dediğim gibi. Eee, hem
aslında sistemin bütünü burada.
&gt;&gt; Çünkü eee, mantık bilimi tamam
metafizik. O kitabı ilk vermek istediği
isim metafizik. Evlıkları hep öyle zaten
ama sonra mantık bilimi diyor.
&gt;&gt; O işin eee kavramsal soyut tarafı ama
işte o Tin felsefesi diye bütün o insan
dünyası orada yok elbette.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bir de Berlin'e geldiğinde yayınladığı
yani hayattayken yayınladığı işte o
sistemin son şeysi eee hukuk
felsefesinin ana hatları.
&gt;&gt; Evet.
Bunun dışındaki kitaplar ya bu sistemden
önce yazdığı küçük metinler işte o
teolojik metinler vesaire veya Berlin'de
halka açık olarak da verdiği Berlin
Üniversitesi'ndeki derslerinin eee metin
öğrenciler tarafından metin haline
getirilmişti. Bunlardan en çok
bildiğimiz tarihte akıl diye birinci
cildi çevrilmiş olan tarih felsefesi
dersleri.
&gt;&gt; Evet. Yine onun kadar bilinen estetik
dersleri, bir de din felsefesi dersleri.
Bunları okumak daha kolay çünkü ders
notları ve
&gt;&gt; bunların ikinci ve 3üncü baskıları eee
öğrenci notlarıyla da beraber olduğu
için
&gt;&gt; açıklamaları da boldur. Şimdi bu kısa
eee parantezden sonra fenomenolojide
söylediği şey dediğim gibi
mantık Hegel felsefesinin ortaya
çıkaracak o tarihsel arka plan nasıl
gerçekleşti? Ama onu da yine öznellik
üzerinden anlatır bize ve bilinç ve
kendinin bilinci üzerinden anlatır. Eski
Yunan eee toplumundan başlar, Roma'ya
geçer. Oradan işte Avrupa'nın
modernleşme süreci en uzun ve zor
bölümlerden biridir.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ve en sona din yine en büyük bölümlerden
biri. Tin'in en son nihai aşaması
dindir. Çünkü orada ben ve Tanrı ortak
bir sonlu ve sonsuz daha ötesi yok.
Çünkü bu birliğin yani nihai birlik bu
&gt;&gt; onun gerçekleştiği yerdir. Ama felsefe
bunun da üzerinde bir söylem eee
katmanıdır. O dinin bir tanrı temsili
üzerinden eee kurduğu yapıyı kavram
üzerinden felsefi bir söylem haline
getirir.
&gt;&gt; Hegel'in gözünde felsefenin yaptığı yani
Otin dinde yaşanıyor toplumda.
&gt;&gt; Evet. Ama felsefe onun hakikatini,
felsefe anlamında hakikatini bize e
veriyor. Bu anlamda da Hegel
Hristiyanlığın felsefesini yapar ama
Hristiyan bir felsefe yapmaz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani dini bir felsefe yapmaz.
&gt;&gt; Dolayısıyla mantık bilimi aslında o
söylediğin eee din felsefe eee din eee
şeyi eeein üstüne çıkan bir nokta.
&gt;&gt; Tabii o bütün o aşamalar geçmiştir.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Hegel gelip en sonunda bütün bu toplum
yekününü çıkarmak üzere işte. Ama bu
yekimi nasıl çıkardım? Önce bir onu
anlatayım.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Şeye gelince de eee ha mantık bilimini
ve fenomenolojiyi bölümleri yan yana
koyarsanız aslında hep aynı yapıda
gittiğini görürsünüz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Hegel bütün kitaplarında aynı şeyi
anlatır ama farklı bir bakış açısından
anlattığı için o bağlam her şeyi
değiştirir. Mantık biliminde yaptığı
şeyde bu sefer tarihsellik yoktur orada.
Hı h. Evet.
&gt;&gt; Hegel'de yöntem diyeceğimiz tek bir şey
belki şu soyut. Eee soyuttan somuta
gitmek. Evet.
&gt;&gt; Ama bu soyut bizim anladığımız anlamda
bir soyut değil. Hı hı.
&gt;&gt; Soyut olan soyutlanmış olan yani tek
katmanlı kalmış olan demek. Şimdi bu
masayı biz nasıl soyutlayabiliriz?
Rengini soyutlayabiliriz ama geri kalanı
dışarıda bırakmış oluruz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Malzemesini soyutlayabiliriz ama rengi
dışarıda kalmış olur. O zaman soyut olan
içeriği daha az olandır.
&gt;&gt; İçeriği daha boş olandır.
&gt;&gt; Bu anlamda da en
&gt;&gt; formel olandır mı?
&gt;&gt; Formel. Formdan ibaret belki diyeceğiz.
Bu anlamda da en soyut kavram nedir?
Varlık. Her şeye var diyoruz.
Dolayısıyla
&gt;&gt; bir şey söylemiş olmuyoruz var
dediğimizde.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Fenomenoloji varlıktan başlamaz. Burada
ve şimdiden başlar. Çünkü insan deneyimi
üzerinden anlatıyor. Benim de en
dolaysız deneyimim nedir? Burası ve
şimdidir.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ama kavram açısından baktığında, deneyim
olarak değil de kavramdan baktığında en
boşu nedir?
&gt;&gt; Varlık.
&gt;&gt; Varlıktır.
&gt;&gt; Boş olduğu için de hiçbir şey
söylemediği için de hiçliktir. Hemen
ikinci adımda da hiçliğe geçer.
&gt;&gt; Evet. Ama sonra bir takla daha
attıracak. Ama
şimdi üçüncü geldiğimiz kategori ilk
gerçek kategoridir aslında de. O da ne?
Oluş.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Çünkü aslında biz oluşla hep şeyiz. E
temas halindeyiz.
&gt;&gt; Mutlak varlığı da, mutlak içliği de
deneyimlemeyiz
&gt;&gt; tabii.
&gt;&gt; Ama oluşu düşünebilmemiz için bize iki
tane virtüel diyelim tırnak içinde
kavram lazım. O da nedir? Varlık ve
hiçlik. Ancak bu ikisinin bu ikisiyle
beraber oluşu anlayabiliyoruz. oluş
çünkü varlığa geliş veya varlıktan
çıkış.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Böyle böyle o kavramlar birike birike
birike birike o kitapta şunu söylüyor.
Yani hiçbir bütün felsefe tarihindeki
bütün filozofların bütün kavramlarını
orada bulursunuz.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Hegel orkestra şefi gibi diyelim. Hani
senin yerin orası, senin yerin orası. En
soyutundan, en somutu o da nedir? Idea.
Ha idea deyince tabii bir şey
anlaşılmıyor ama hani Hegel'in o
anlatısında tabii ki onun nereye tekabül
ettiği eee şey olacak. Dolayısıyla
diyecek ki hiçbir kavram bütünden
bağımsız, diğer kavramlardan bağımsız
tek başına ele alınamaz. Her şey
birbiryle ilişkilidir.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Diyerektik
&gt;&gt; kavramsal bir örgü kuruyor
&gt;&gt; ve hakikat de o bütündedir zaten. Bir
parçasında olamaz.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Hegel'in de şansı buymuş ki tam da o
hakikatin kurulduğu, tamamlandığı anda
da kendisi gelivermiş ve o hakikati bize
&gt;&gt; anlatıyor ya. Evet. Çok iyi.
Peki eee Ömer bir de biraz girdin araya.
Aslında bu soruyu sordum. Biraz daha
teknik bir soru oldu ama eee bir önceki
soruda bıraktığın yerden belki almak. Bu
sağ ve sol Hegelciler
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; kimler?
&gt;&gt; Sağ Hegelcileri çok anlayacak bir durum
yok. Çok isimleri kalmış. Genç ve yaşlı
Hegelciler diye tabii tabii. Şimdi Hegel
1820'den itibaren Berlin'de tabii ders
vermeye başlayınca eee nihayet bir üne
kavuşuyor. O zamana kadar sürekli
Humbolt'ta eğitim bakanı mektuplaşmaları
var. Abi ödenek çıkart kaplıcaya
gideceğim param yok işte biraz biraz bir
şey çıkar mı diye. Hani
&gt;&gt; hep aynı dertiler.
&gt;&gt; Hegel'in bile başına bunlar gelmiş yani.
Ama Berlin'e gelince artık e tamam Star
eee olmuş vaziyette. Bütün Berlin
derslerine gidiyor hani sonuçta ve hani
şey de şu bu e şeyin Terry Pinker'ın
Hegel biyografisinde geçer.
&gt;&gt; Eee Berlin'de biri var olayı çözmüş.
Hani şey bu algı bu eee sıradan insanlar
açısından gerçi yani takipçileri
açısından da öyle gibi yani Hegel böyle
çok kayıtsız kalınabilecek bir filozof
değil bu anlamda. Sizi avucuna alıveriş.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Eee neyse. Eee bir tane tütün tüccarı
mektup yazıyor. Ya siz her şeyi
biliyormuşsunuz. şu şu cütü mü satsam,
bunu mu satsam, hangisinin ticaretini
yapsam diye.
&gt;&gt; Çok iyi. Evet.
&gt;&gt; Çözmüş ya.
&gt;&gt; Şimdi yani şeyi bu etkisi bu adamın.
Öldükten sonra tabii her taraf Hegelci.
Eee, Berlin Üniversitesi adam eee şey
kürsü sahibi sonuçta.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee,
bu Hegelciler için de din eleştirisi
üzerinden, din meselesi üzerinden bir
ayrışma çıkıyor. Eee, yaşlı Hegelciler
dediğim gibi bu sağ solla şey yapılmış.
Yaşlı ve genç diye orada şey.
&gt;&gt; Hı hı.
Hepsi Hegel'in öğrencisi ama bu yaşlılar
e buradan bir din felsefesi, teoloji
çıkarıp oradan gitme yolundalar. Dediğim
gibi bugüne pek isimleri kalmış değil.
Genç Hegelcilerse işte Bruno Bauer, Marx
onların bir parçası.
&gt;&gt; Eee, Foyerbah onların bir parçası. Eee,
Haine'yi bile sayarlar hani o anlamda.
&gt;&gt; Bunlar da hani sol Hegelciler diye sonra
isim takıldı. eee onlarsa tamamen bir
din eleştirisi üzerinden yani ateist bir
perspektifte bu aydınlanmanın da eee din
eleştirisini o kaynak eleştirisi burada
da Hegel'in şeyi üzerinden eee ki hani
eee o dönemde de Hegel'in ne kadar din
eee konusunda tehlikeli bir filozof
olduğunu herkes biliyor yani.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee neyse eee
her kitabında Tanrıdan bahseden bir adam
ayrıca bu. Neyse bu işte şey Bowerler
vesaire din eleştirisi üzerinden,
Hristiyanlık eleştirisi üzerinden
şekillendiriyor. Marx başta onların eee
grubunda. Fakat sonrasında ya bu iş din
eleştirisiyle olacak iş değil. Bunun
ekonomik eee işte toplumsal temellere
bakmak lazım. Oradan işi şey yapmak
lazım. işte kutsal aile falan onları
eleştirip
&gt;&gt; Yahudi sorunu mesela yine Baver'le eee
şey erken dönem metni eee
&gt;&gt; kaldı ki şunda Dermarks yani hani her
türlü eleştirinin ilk koşulu dinin
eleştirisidir ama biz eee dini
problemleri dünyevi problemler olarak
tanımlayıp eee eleştirip tartışıyoruz.
Tersini yapmıyoruz. Dünyevi meseleleri
dini meseleler haline getirmeyip onları
aslında tersini yapıyoruz diye. Ama
dediğim gibi bu din eleştirisi değil
toplumsal tarihsel ekonomik eleştiriyle
olur diyerek ayrılacak onlardan. Eee,
çok kısa bir şey sormak istiyorum. Gerçi
bunu belki bir Marx programında sormak
daha doğru ama eee, çok kısa sadece
başlık olarak eee, Marx'a olan etkisi,
din eleştirisi eee, dışında bir eee, şey
ne görüyoruz? Hegel'in
bir
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; yani müthiş bir diyalektik eee, ustalığı
vardır Marx'ın.
&gt;&gt; Hegel zaten hani öyle de yani
&gt;&gt; ondan şey alıyor. Miras
&gt;&gt; bence baş yapıtı diye göreceğim. şey
edebi anlamda da öyle şey. Louis
Bonapart'ın 18 breri mesela. Yani bunu
çok muhteşem bir şekilde sergilediği
&gt;&gt; etkileyici bir metindir ki gazete
tefrikasıdır. Yani üstelik o.
&gt;&gt; Eee bir diyalektik. İki tarihsellik
&gt;&gt; ki işte tarih materyalizm şey olacak.
&gt;&gt; Eee
başka ne eklenebilir? E her şeyin sonlu
olması. İşte tarihsellik de buna bağlı
tabii bir işin içinde.
&gt;&gt; Bir yalnız kıta bir şey var. eee o o
zamandan bize kalan bu tez, antitez,
sentez terminolojisi. Ne yazık ki
Hegel'in kendisinde böyle bir
terminoloji yoktur. Ha bu çok teknik bir
mesele diyebiliriz. Önemli değil
diyebiliriz ama biraz da önemli. Çünkü
tez, antitez, sentez Hegel'in asla
kullandığı bir terminoloji değil.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ama o dönem herkes bu terimlerle
düşündüğü için yani Kant'ta işte
antinomiler değil mi? Tez ve antitez
diye gider. E Shelling'te bu senteze de
varır ama Fihtede de yine tez, antitez
vardır. Ama Hegel bunları kullanmıyor.
Hegel de kendinde, kendi için, kendinde
ve kendi için ki o öznelliği orada
tutmaya çalışıyor. Kendinde hali
dediğinde
&gt;&gt; öbürü soyut kalıyor. Ama işte Marx onu e
ha farkı şu eee dediğim gibi hem
terminoloji tezantez ama bu önemli
değil. Marx'ta diyalektik bir yöntemdir.
&gt;&gt; Evet. Hegel'de bu yöntem değildir. Çünkü
Hegel yöntemin böyle bir eee önceden
hazırlanıp varlığa zorla giydirilen bir
şey olarak dışsal bir şey diye görüyor.
Tab.
&gt;&gt; O yüzden mesela Alman düşüncesinde de bu
e biraz böyledir. Fransızlar yöntemle
başlar değil mi Descart? Önce bir
yöntemi koyuyor. Evet.
&gt;&gt; Almanlara bakarsınız yöntem kitabın en
sonundadır.
&gt;&gt; Şey birinci kritiği bakıyorsunuz Kant
yazmış yazmış yazmış. yöntem en sonuna
koyuyor. 800 canınız yeterse son
sayıları.
Çünkü o malzemenin kendisinden
çıkarılmalıdır.
&gt;&gt; Tab
&gt;&gt; önceden öznelliğin ona giydirdiği bir
kafes olmamalı. O anlamda ama bunlar
dediğim gibi teknik ayrımlar olarak da
görülebilir.
&gt;&gt; Son sorum eee Hegel okumanın bugün ne
gibi bir katkısı olur bize?
E bugün
&gt;&gt; y bütün bunlar tabii bir şey söylüyor
bize ama
&gt;&gt; yani eee öncelikle katkısından çok tabii
10 yılınız varsa hani Hegel'i kendi
başınıza okuyabilecek hale gelmek için
bu da yani hani eee bu ama illa doğrudan
okumak zorunda değil kimse tabii.
&gt;&gt; Hegel'in bugün bizi hala okumamız ve
faydalanmamıza neden olan eee da mümkün
kılan tarafı dediğim gibi sistemi değil.
Sistem bitti gitti yani. Ve hani her gün
yeni formlar çıkıyorken bunu ne kadar
bir kuşatacak bir şey çıkar? Anlamlı
mıdır böyle bir şey peşinde koşmak? Ha o
toplumun kendisi bunu bir kendi
varlığında zaten kuşatıyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ama felsefe bunu yapar mı artık? Çok e
mümkün görünmüyor. Öyle de felsefe
yapmıyoruz zaten. Ama
&gt;&gt; bugün de hala devam eden tarafı işte o
yıkıcı tarafı. Diyalektik düşünme
biçimi. Bunu başka türlü düşünebiliriz.
Bunun temelinde ne yatıyor? Kendini bana
böyle sabit sunan şeyin nasıl bir
hareketliliği var acaba altında? Onu var
eden şey ne?
&gt;&gt; Ev
&gt;&gt; bunu da bence günümüzde en güzel
yapanlardan biri JiK. Slavo Yiyecek.
Yani soytarı falan diyorlar ama yani
bugün Hegelian insanlara anlatmanın da
çok fazla böyle şey bir yor. Adam zaten
zor anlaşılmıyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; İnsanları en azından hani içeriğini de
feda etmeden bence eee şey yapıyor. Ha
tartışılır yorumlar olaraktan. onun
yorumu, onun yorumu falan filan. Ama
yani gündelik hayatla, Hegel'in gündelik
hayatla ilişkisini bir kez kurduğunuzda
zaten aa yaşadığım hayatın felsefesi
&gt;&gt; ben de yapmaya başlayabilirim bunu diye
düşünüyorsunuz. O işte diyerek sürekli
hareketli bir şey olduğunu bil şu kısa
ömrümüz zaten bize sabit gibi görünen
hiçbir şeyin sabit olmadığını da
gösteriyor.
&gt;&gt; Evet.
Yine biyografisinden bir şey. İşte
Berlin'de ünlü olduğu zaman birisi de
duyuyor gidiyor gideyim dinleyeyim
bakayım şu adamı falan diye. Arada beti
benzi atmış çıkıyor dışarı kürsüde ölüm
konuşuyor. Buna biçim şey çünkü sabit
hiçbir şey kalmadığı için.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Öyle bir tarafı var.
&gt;&gt; Çok güzel. Ömer ağzına sağlık. Eee
devasa bir adamı yani bir saatte an
Evet. Yani bu, eee, çok, eee, verimli
bir, eee, şey oldu. Gerçekten eee, eee,
hayran kaldım. Eee, Hegel, "Konuşmak
senden her zaman çok keyifli.
&gt;&gt; Çok teşekkür ediyorum geldiğin için.
Ağzına sağlık. Çok sağ olun.
&gt;&gt; Sizlere de bizi izlediğiniz için çok
teşekkür ediyoruz. Gelecek programda
görüşmek üzere. Hoşça kalın.

[Müzik]
Profesör Doktor Ahmet Aslan'la söyleşiye
devam ediyoruz. Peki hocam şimdi eee ben
gene kitaba döneceğim. Eee bu şey
biyografi kitabına. Eee gerçekten keşke
başkaları için de böyle kitaplar yazılsa
bu Nehir Söyleşi. Orada eee bir eee
bölüm var. Felsefeyi tercih bölümü. Yani
üniversiteye geldiniz Ankara'ya
felsefeyi tercih ettiniz. Okula geldiniz
ve okulda kimlerle karşılaştırdınız?
Füsun Akatlı. Ondan sonra Doğu Ergil
onlarla sınıf arkadaşı oldunuz ve
onlarla olan ilişkide de eee çok farklı
bir şey söylüyorsunuz. Orada şöyle eee
sadece bizi yani arkadakileri,
aşağıdakileri görmüyorlardı. Bizler ise
onlardan başka bir şeyi görmüyorduk.
Şimdi şöyle tabii ben geldiğim zaman
Doğu Anadolu'dan veya Urfa'dan gelen
giyinmesini, oturmasını, konuşmasını
bilmeyen garip bir yaratık.
Estağfurullah.
E öyle öyle kabul ederim ki öyle. Şimdi
onlar ise e Ankara'dan, İstanbul'dan,
iyi okullardan, iyi ailelerden gelen,
bütün bunları gayet iyi bilen, üstelik
de bunlar çok da güzel satan adamlar. En
azından rahmetli oldu bizim Fun ama Doğu
hala satmaya devam ediyor zannediyorum.
Güzel.
Evet. hala azaltmaya devam ediyor. Şimdi
eee o ön sıralardakiler hani bir
zamanlar dizi vardı upstirs downsts. Ben
buna ön sıradakiler arka sıradakiler
diyorum tabii.
Ön sırada onlar. Hocaların gözlerinin
içine bakan onlar. Hocaların gözlerinin
içine baktıkları onlar. Böyle balıkçı
kazakları, kadife pantolonlar giyen
onlar. Koltukların altında cilt cirt
yabancı diller taşıyan onlar. Biz de
arkada birbirine sarılmış galiban Doğu
Anadolu ve Orta Anadolu çocuklarıyız
biz.
En azından batmamaya çalışıyordum
demişsiniz burada. Evet. Suyun üstünde
kalmaya, suyun üstünde kalmaya
çalışıyordum. Evet. Batmamaya
E tabii bizim gördüklerimiz onlar.
Onların da görmediklerini biz derdik.
Sonra ama yavaş yavaş eee siz ilgilerini
çekmeye başlıyorsunuz. Çünkü eee
anladığım kadarıyla
felsefe sağlıyor.
Evet. Evet. Felsefe sağlıyor bunu.
Yani başarılı oluyorum. Onların dilini
anlamıyordum ama felsefe kitaplarının
dilini anlıyordum diyorsunuz.
O ayrı bir mesele. Tabii. Bizim başka
ona geleceğim şimdi. Başka bir
problemimiz var.
Şimdi bizim Türkiye'nin bir tuhaf tarafı
vardır orada.
Hı hı.
Yani biliyorsun bizim felsefe ile
ilişkilerimiz hakikaten sağlıklı
değildir. O da bizim felsefeye ne kadar
yabancı bir toplum olduğumuzu gösteren
bir şeydir. Şimdi bunun bir örneği de
odur. Ben üniversitede
hocayken ve de senatoya falan katılırken
Hı hı. böyle senatörler yani şunu demeye
çalışıyorum işte neyse iyi kötü
üniversitenin en yüksek makamlarında
bulunan insanlar
eee felsefe ile ilgili olarak sık sık
şöyle cümleler sarf ederlerdi. Hocam bu
felsefe çok yüksek bir bilimdir. Felsefe
anlaşılması çok zor bir bilimdir.
Felsefe bütün bilimlerin anasıdır.
Hep ve böyle deyip bizi korkuturlardı.
Ben de korkardım. İşte felsefeye çok geç
yaklaştı.
İşte öyle işte hep öyle derlerdi. Onlar
da öyle derlerdi.
Ben de elimden geldiğince yahu felsefe
bu sözün ettiği şeylerden hiçbirisi
değildir. Felsefe son derece normal, son
derece mantıklı, son derece doğal, son
derece ne diyelim? Çocukların bile ilgi
duyacakları, anlayabilecekleri,
anlatabilecekleri bir alandır. Yani
felsefe gündelik hayatla ilgilidir. Yani
mesela çok basit işte gene ahlak
felsefesi mi iyi nedir, kötü nedir?
Siyaset felsefesi mi? Adalet nedir?
Evet.
Anlatabildim mi? Veya daha basit. Yani
bizi hangi rejimle yönetilmeliyiz?
Hani acaba bir monarşi mi iyidir yok
efendime söyleyelim demokrasi mi iyidir
veya niye iyidir?
Peki bu neden anlaşılmaz mi?
Bir dakika. Bilgi felsefesi mi?
Y acaba biz her gördüğümüzü gerçekten
görüyor muyuz? Duyularımız bizi
aldatıyor mu? Çok basit gözlemler.
Gündler. Öyle değil mi? Tabii.
Ha şimdi bu
felsefenin bu cephesi dil olarak da
kendisini böyle son derece korkutucu,
dehşet uyandırıcı bir şekilde ortaya
koyuyor. Şimdi bir felsefe kitabını
açıyorsunuz,
okumaya başlıyorsunuz,
anlamıyorsunuz.
Hele çeviriyse,
hele çeviriyse hiç anlamıyorsunuz. Hele
çevirse
yarısına hiç anlamıyorum zaten.
Hele çeviriyse hiç anlamıyorsunuz. Şimdi
birleştir bunları. Bu öyle bir alan ki,
öyle birtım meseleler uğraşır ki ne o
meseleleri anlamamıza imkan var ne
onları bizim takip edem imkan var. Ya
bunlar böyle ayrı bir tür biraz deyim
yerindeyse dünyanın dışında bir nesil
veya bir şey bir insan grubu alakası yok
bunlar saçma sapan şeyler. Onu
anlatıyorum. Şimdi ben de bölüme
geldiğim zaman işte filozofların
kitaplarını okuyoruz. Diyelim ki
Platon'un diyaloglarını okuyorum.
Dünyanın en kolay anlaşılan
ve bizi şu anda da okuduğumuz zaman son
derece büyük bir ilgiyle
okuyabileceğimiz saran kitaplardır.
Shakespeare'in diyaloğuları gibidir.
Evet.
Hatta Shakespeare'in diyaloğuları kadar
güzeldir. Platon'un diyalo Sokrates'in
savunması vesaire. Şimdi ben bunları
okuyorum, anlıyorum.
Fakat hocalar bir dersler anlatıyorlar
anlamıyorum. Öğrenciler hocalara soru
soruyorlar anlamıyorum. Hocalar
öğrencilerin sorularına cevap veriyorlar
anlamıyorum. E bu işte bir yanlışlık var
diyordum ben. Ben bu işte bir yanlışlık
var.
Siz onu bir de kitapta şöyle demişsiniz.
Birileri kalkar ben konuşma yaptıktan
sonra soru sorar. O soruyu ben anlamam.
Eee başka biri açıklamaya çalışır.
Onu da anlam.
Onu da anlamam.
Aynen öyle.
Sonra sorar mısınız? Siz ikiniz
birbirinizi anladınız mı?
Evet.
Eee anladık. O zaman siz ikiniz konuşun.
Beni rahat bırakın.
Çok güzel. Şimdi aynı şeyi hala
yaşıyorum ben. Bir şey devam etmedi. En
son işte bundan bir ay evvel
Asos'ta Aristes'le ilgili bir
toplantıdaydım.
Evet.
En son gene aynı durumdayım.
Şimdi şu kadarını söylerim. Maalesef
söylemek zorundayım. Yani bir konuşma
yaptığım zaman o konuşmanın sonunda bana
sorulan soruların %99'u saçmadır.
Yani konuyu hiçbir şekilde
harcadınız hocam hepimizi yan
işte ben kusura bakmayın söyledim bunu.
Bana anlatmak istediğim şeyler
hiçbirisini ya ben o anlatamadığım ki
onu kabul edecek halim yok ya da
kimsenin anlamadığını göstermektedir.
Şimdi probleme hep bakmışımdır.
Sonunda şuna da karar verdim.
Yani isterseniz biraz esprili bir
şekilde bizim doğamız felsefeye aykırı.
Bizim doğamız
Evet.
İstiyorsanız başka bir şekilde
söyleyeyim. Daha iyi bir şekilde
söyleyeyim. Akıl daha bizim bu semte
uğramadı.
Akıl denilen şey Yunanlıların
Evet.
Yunanlıların logos dedikleri,
İngilizlerin reason dedikleri
Hı hı.
doğuya uğramamıştır.
Ama tabii neydi? Demin de demiştik. Akla
gerek yok. Başka bir şeyle burada devam
ediyor.
Nedenler neyse uğramamıştır.
Yani ben daha henüz birbirimizi
anlamamızın,
anlamanın ölçütlerinin,
anlamak ve anlamamanın ne olduğunun
ortaya çıktığı kanaatinde bile değilim.
E ama yaşıyoruz. E yaşarız. Ne olacak
yani? İşte böyle yaşıyoruz işte.
Yalnızca akıl uğramamasından mı acaba
felsefede genel bir terminoloji sorunu
da var mı? Bunun bununla ilgili de
olabilir. Uğramadığı için felsef temel
sonu da yok.
Ha uğramadığı için diyorum ben.
Yani şöyle ben geçenlerde bir kendim bir
şey hazırlıyordum. Bir makale. Eee orada
bağlam sözcüğü kontekst yani bunu eee
hikayesini buldum bir yerde. Önce siyak
ve sibak demişler.
Hı hı.
Sonra ön ve art tutarlığı denmiş. Sonra
İstanbul Üniversitesi'nde sanırım şey
çıkıyor ortaya. bağlam sözcüğünü
bulabiliyorlar. Ya böyle bir süreçten
geçiyor. Bu da gösteriyor ki
terminolojide de bir şey var yani.
Şimdi şekerim tabii yapmazsak
terminoloji de yaratamayız.
Bizim çünkü dışarıdan ithal bir
yapmazsak terminoloji de yaratamayız.
Ama yapmamamızın nedeni benim kanaatime
göre bizim eee akıl denilen şeyin bak
tekrar ediyorum akıl. akıl yürütme,
temellendirme,
düşünme, konuşma,
doğrulama denilen şeylerle henüz şimdiye
kadar ilgilenmemiş olmamız. Ama hocam
tekrar ediyorum, yaşıyoruz. E yaşarsınız
yani.
Yaşıyoruz. E ama felsefe de yapılıyor.
Evet. İşte şimdi o o biraz tartışmalı
yani.
O tartışma deyince siz kendi kendinizle
de şey eee oluyor çelişiyorsunuz. Tabii
çiş. Hayır ben kendi kendimle
çelişmiyorum. Benim yaptığım şeyin çok
harika şeyler olduğunu da iddia
etmiyorum. Zaten ben felsefenin nasıl
bir şey olduğunu biliyorum. Nereden
biliyorum? Yapan adamların nasıl
yaptıklarını gördüğüm için. Felsefi
düşüncenin nasıl bir düşünce olduğunu
biliyorum. Felsefi akıl yürütmenin nasıl
bir akıl yürütme olduğunu biliyorum.
Felsefi bir konuşmanın, felsefi bir
tartışmanın, felsefi bir diyalogun ne
olduğunu da biliyorum.
Şu an yaptığımız felsefe mi?
Hayır.
Hiç alakası yok.
Değil. Hayır. Biraz daha ciddi olmamız
lazım onun için. Yani biraz daha
işlenmiş, biraz daha gelişmiş kavramlar
üzerinde biraz daha yüksek düzeyde bir
düşünce aksiyonunu veya faaliyetini
yürütmemiz lazım. Bu normal bir konuşma.
Ya şekerim tekrar ediyorum. Bizim temel
felsefenin temel kavramı akıldır.
Hı hı.
Aklın batı dillerindeki karşılığı
biliyorsunuz rezon veya reason'dır.
Reason kelimesinin batıda bir anlamı
daha vardır biliyorsun. Logos
kelimesinde olduğu gibi Yunancada
o da neden demektir. Evet.
Tab
düşünmek demek
neden diye sorgulamak. Sürekli
neden diye sorarak
Hı hı. Ve her bir fikri ve her bir
fikrin her bir adımını bir öncekine bir
nedenle bağlayarak onunla
ilişkilendirerek yürütmek, akıl yürütmek
ve ilerlemek demektir.
H
e şimdi bizim dünyaya bakış tarzımızın
bizzati kendisinde
bir nedensellik bulma, arama, öyle bakma
ihtiyacı olmadığı için konuşmalarımız da
onun gibi devam ediyor. Yani doğuda
aslında bu nedenselliği efsanelere ve
şeye yükleyip eee biraz da dine yükleyip
onun getirdiği açıklamalarla zaten gerek
kalmıyor.
Şimdi gündelik hayatımızda bakın şimdi
tabii daha diğer bir şeye gideceğiz.
Gündelik hayatımızda
nedensellikleri görüyoruz. Aptal
değiliz.
Eee suyu ateşin üzerine koyuyoruz
kaynıyor ve bir süre sonra biliyoruz ki
Hı hı.
suyun kaynamasının nedeni ateştir.
Hı hı.
Anlatabildim mi? veya işte bilmem e
antibiyotik aldığımız zaman
hastalığımızın iyi olduğunu görüyoruz
veya yemek yediğimiz zaman açlığımızın
giderildiğini de görüyoruz. Bu
ilişkileri gündelik hayatta kuruyoruz.
Evet.
Ama biraz gündelik hayatın üzerine çıkıp
da mesela siyasette
hı
bunu uygulamaya kalkmıyoruz.
Ahlakta da yapmıyoruz.
Hukukta da yapmıyoruz. bilmem ne deme
yapılması gereken o aslında bu ama
burada yapılmıyor gayet tabii çünkü
dahaik hayatımızda şeyin bize yardımı
yok dinin ideolojin geleneklerin hiçbir
yardımı yok
oysa ki
yukarıya çıktığımız andan itibaren işte
değerler alanına
Hı hı
hayatı düzenleme alanına yüksek düzeyde
yadımıza gelen şeyler var hemen din
şimdi karnımız acıktığı zaman yemek Ek
yiyip de açlığımızın gidirilmesiyle
dünyanın kabuğundaki hareketlerle deprem
olması arasında bir fark var mı? Nedense
ilişkisi bakımından bir fark var mı?
Peki şeyin çocukluğumda yapardım o
deneyi. Hatta işte çaydanlığı efendime
söyleyelim
koy su kaynarla onun kapağından
kapağından su baharlarının aşağıya
düşmesiyle
yağmurun düşmesi arasında fark var mı?
Yok. Peki Türk insanı yağmur yağma
olayına öyle mi bakmaktadır?
Böyle baksa yağmur doğasına çıkmaz.
Çok güzel. Deprem olayına öyle mi
bakmaktadır.
Öküzün boynuzunda.
Gördün mü
yani?
Şimdi gördün mü?
He.
Yani gündelik hayat başka bir şey öbürsü
başka bir şey.
Gündelik hayatımız çok gündelik basit
hayatımız gündelik tecrübelerimizde
yürüyor. Zaten onu yapmasaydık hepimiz
çoktan telef olmuştuk. Ama yukarısına
biraz çıktığımız zaman, biraz yukarısına
çıktığımız zaman iş, ahlak, hukuk,
siyaset falan meselesine geldiği zaman
düşünüş tarzımız deyim yerindeyse
metafizik.
Orada metafiziğe giriyoruz. Evet.
Evet. Yani felsefi de değil, bilimsel de
değil. Orada metafizik.
Hı hı.
Ben başka bir şey daha söylüyorum
biliyorsun. Şimdi iki türlü dil vardır.
Şimdi ona gelecektim ben. Dil. Evet.
Peki iki türlü dil vardır.
Ben buna birisine obje dili diyorum.
Yani bizim dünyayla kurmuş olduğumuz
ilişkiye dayanan bir dil.
Obje dili.
Diğeri ise istiyorsan kültür dili,
istiyorsanız efsane dili, istiyorsanız
din dili,
istiyorsanız mitoloji dinin. O da şu
kendi aramızda birbirimizle konuşmak
için, birbirimizle anlaşmak için
kurduğumuz bir dil.
Şimdi
dünya dili başka, obje dili başka. Bu
obje dilinin tabii en mükemmel ifadesi
bilimin dilidir. Söylememe gerek bile
yok.
O dil başka. Şimdi o dili nasıl
kullanıyoruz diyeceksin. Yahu evlenmeyi,
boşanmayı, aileyi, ibadeti, oy vermeyi,
arkadaşlığı, her şeyi o dil üzerinden
yapıyoruz birbirimize.
Benim bunu başka türlü söylüyorum. Sana
çok daha basit bir şey söyleyeyim.
Şimdi artık bu örneği vermekte hiç
mahsur yok. Fethullah Hoca diye bir adam
var. Hı. Bu Fethullah Hoca diye adamın
arkasından giden milyonlarca insan var.
Ya içinde doktor var, biyolog var.
Bir dakika işte. Bir dakika. Var değil
mi?
Ha bilim adamı var içinde. Yani
bir dakika. Fitolog hocam olduğu da
anlaşıldı.
He
bunların hepsi var. Fethullah hoca bir
şeyi biliyor.
Biliyor değil mi?
Neyi biliyor?
Ne biliyor?
Soru bu.
Neyi biliyor?
Soru bu. Fethullah hocanın bilgisinin
konusu ne? Derin hoca diyorlar.
Bir dakika işte. Şimdi biz gene
elimizden geldiğince dürüst olmaya
çalışalım. Şimdi Fethullah Hoca öbür
hayatı, gelecek hayatı biliyor.
İlahiyatı biliyor.
Cenneti, cehennemi biliyor. Melekleri
biliyor.
İşte aklına, hayaline gelecek ne varsa
yani
hani Fethullah Hocala birlikte cennete
gidersek
Hı hı.
nerede neyin karşımıza çıkacağını
biliyoruz. Cehenneme gidersek de orada
neyin karşımıza çıkacağını biliyoruz.
Çünkü girdisini çıktısını biliyoruz.
coğrafyası, topografyasını biliyor.
Acaba Fethullah hoca karaciğerinin
nerede olduğunu biliyor mu?
Sorun son derece basit.
Evet.
Akciğerinin böbreklerinin biliyor mu? Ne
dediğimi anlatabildim mi şimdi?
Anladım. Anladım. E peki yani o kadar
bunları bilen insanlar niye onun
peşinden gidiyor? Yani karaciğeri,
böbreği şunu bunu bilen niye gidiyor
peşind? Konuştuk. Ne dedim ben?
Dünya bilgiyle kurulmuyor.
Evet.
Dünya efsaneyla kuruluyor her zaman.
dünya efsanıyla kuruluyor. Şimdi benim
gene bir sözüm vardır.
Felsefe dünyayı kurmaz ama din
tarafından kurulmuş olan dünyayı islah
eder.
He.
Düzeltir. Evet.
İyileştirir. Tekamül ettirir. Ne
demişsen? Anlatabildin mi?
Anladım. Anladım. İnançlarımız,
inançlarımız
bilimsel veya felsefi değildir. Ama
inançlarımızı yoklama işi, sınama işi,
deneme işi, tutarlılık ve
tutarsızlıklarını ortaya koyma işi
felsefenin işidir.
H
bilmem anlatabildim mi?
İşte bunun için gerekli felsefe.
Tabii ki bunun için gerekli.
Yani eee şu var genelde çocuklar şöyle
sorarlar. Öğrenciler felsefe ne işe
yarar? Matematik ne işe yarar?
Hı hı. Babam matematik öğretmeniydi.
Rahmetli şey dermiş okulda eee matematik
ne işe yarar di sınıf geçmeye yarar
evladım dermiş. Yani
o kadar ama şu var yani bunlar bu
şekilde açıklandığında demek ki yani
felsefe aslında yapılması gereken kolay
basit hepimizin bunu rahatlıkla
anlayabileceği bir şey sonuçta.
Ahmet Aslan'la söyleşiye devam edeceğiz.
[Müzik]

Profesör Doktor Ahmet Aslan'la söyleşiye
devam ediyoruz. Eee hocama ben
Tuncelileri, e Anteplileri ve Urfalıları
sordum. Urfa'dan eee Urfalılar eee
felsefeci olarak değil peygamber çocuğu
olarak torunu olarak doğar demiştiniz.
Evet. Evet. Öyle dedim. Çünkü biliyorsun
işte onların bir efsaneleri vardır.
Hemen hemen peygamberlerin hepsi
Urfa'dan çıkmıştır.
E zaten Göbeklitepe orada. Yani bunun
acaba
yani bu manada doğru.
E değil mi?
Bu manada doğru.
E yani göbek kitabı hakikaten şu anda
düşündüğümüz gibi Hı hı.
12.000 sene önce, 13.000 sene evvel
insanlığın başlangıcında, şafahında
dinin etrafında tapınakların
kurulmasıyla uygarlığın başlaması
anlamına geliyorsa eee Urfalılar hepsi
peygamber çocuklarıdır hakikaten. Ama
tabii bu Urfalılar bunu kabul ederler
mi? Onu bilmem.
E etsinler yani kendileri için.
Şimdi eee başka bir şey söyleyeyim sana.
Benim bir kardeşim var. eee benden büyük
abeyim daha doğrusu. En son gidişimde
onu bir Göbeklitepe'ye götürmüştüm
ve şöyle bir soru sormuştum. Demiştim ki
ya ne diyorsun bu Urfa'daki Göbektepe
olayına? Yani bu bizim bildiğimiz o
peygamberlerle ilgisi pek yok gibi
görünüyor. Yani sizin hani Nuh'tur
Şidtir
H
efendime söyleyelim ters ters bakmıştı
bana. Yani bu anlatabildim mi? Yani
tabii şöyle diyebilirlerdi onlar. E
canım işte bu olay olduktan sonra o
peygamberler ortaya çıkmıştır.
Ya işte onlar da oradan geliyor. Onlar
da oradan gel. Bu daha zekice bir şey
olurdu.
Evet.
Ama bunlar o kadar hassastırlar ki o
konuya yani mümkün değil bunu kabul etme
dediler. Şimdi şeyi de biliyorsun. Eee
bu papa eski hangi papa olduğunu
bilmiyorum.
Bu evrimle ilgili olarak en sonunda şunu
demeye geldi. Yah biz dedi evrimi kabul
ediyoruz. Benedik galiba en son.
Bilmiyorum olabilir. Yani ben okudum
yani bunu. Bir yerde biz evrimi kabul
ediyoruz
ama biz
Adem peygamber Adem Babay'ı da kabul ed
Adem ve Havva'yı da kabul ediyor. Biz
Adem ve Havva'nın işte o evrimden geçip
de insan olarak ortaya çıkan ilk
ceddimiz olduğunu kabul ediyoruz.
İman hatırım değil mi? Hem evrimi kabul
ediyoruz
hem eski ahitteki Adem'i de kabul
ediyoruz. Lucy dediğimiz o ilk e o zaman
demek
l adem öncesi veya istiyorsan Havva
eğer Lucy olarak kabul ediyorsan
onlara göre yani
yani eğer artık eee insan olarak kabul
ediyorsan e Lucy de Evet. O
astrolipitekosu ilk insan gibi
düşünebilir. Hani homit diyoruz
insansız.
Biliyorum biliyorum. Yani
bizimkiler ama papakkadan şey
değildirler. Kıvrak değildirler.
O o başka bir şey gerektiriyor.
Evet. O başka bir şey.
Eee, başka bir şey. Bir de tabii buradan
hemen şeye atlayacağım konu olarak. Eee,
Türkiye'deki etnik kimliklere yani
Ermenisi, Rumu'u Osmanlı'da bir arada
yaşıyordu. Eee, bunlar hepsi gayet
hoşgörülü bir eee, toplum vardı gibi bir
şey var diyorsunuz ama öyle değil
aslında. Birlikte yan yana değerek
yaşıyorlar.
Tabii tabii. Değmeyerek.
Hatta değmeyerek. Şimdi bu sadece
Türkiye'ye has bir olay değildir.
İmparatorluk politikası budur.
Hım.
Şimdi imparatorluk belki de şimdiye
kadar dinden sonra
insanlığın görmüş olduğu en başarılı
insan bir araya getirme ve yaşatma
projesi.
Projesidir.
H
dinden sonra ikisi de birbirine aykırı
da değildir ayrıca. Onu da sana
söyleyeyim.
Eee, imparatorluk imparatora dayanır.
İmparatorluk imparatorun ailesine,
hanedanına, şahsına, kutsiyetine,
varlığına dayanır.
H
imparatorun imparatorluğunu teşkil eden,
dikkat et, imparatorluğu teşkil eden
hiçbir grupla, etnik grupla,
dini grupla
eee ne derler? Organik
ilişkisi yoktur. Ya da olmaması gerekir.
100 yoktur diyorum işte ben de. Olmaması
gerek yok.
Çünkü onlardan herhangi birine kendisini
özdeşleştirmesi durumunda imparatorluğun
esas ilkesini,
onların hepsini kucaklayıcı özelliğini
kaybetmek durumundadır.
H
hatta Osmanlı İmparatorluğu şöyle
düşünün. Osmanlı İmparatorluğu
kendisinin Türk imparatorluğu olduğunu
söylemez.
Doğru. En azından başlangıçta biraz
öyledir. Gider işte bilmem Edeb Ali'nin
kızıyla evlenir. Şunun oğluyla e şey
yapar. Kendi bilmem nesini oğlunu
filancaya verir.
Ama bir noktadan sonra hatırla
Türklerle
herhangi bir evlenme ilişkisi içine
girmemiştir. Cariye almıştır.
Hanedan olarak girm
cariyedir. Cariye
cariye doğru.
Cariye alır o.
Hı hı.
Cariye nedir? cariyenin hiçbir etnik
hisesi yoktur. Onun hiçbir bağlantısı,
organik bağlantısı yoktur. İmparatorluk
politikası bu.
Evet.
Kendisini asker olarak da zaten neye
alır? Yeni çeriye alır.
Tabii.
Devşirmeye alır.
Hı hı.
E kendisine yönetici olarak da
Enderun'dan kimi alır? Devşirmeyi alır.
Şöyle düşün bak. Enderun'u düşün.
Yeniçeriği düşün. Evlendiği kadınları
düşün. imparator budur. İmparator deyim
yerindeyse insanları tebasını,
uyruklarını
ney olarak görür? Kendisine vergi
verecek,
kendisine sadakat gösterecek,
bağlı olacak. Kendis
kendisine bağlı olacak bir grup olarak
görür. Şimdi dolayısıyla onlar
arasındaki o şeylerin, ilişkilerin
fazla eee organik veya sıkı veya bir
arada olmasına özellikle de ihtiyacı
yoktur. Ayrı ayrı yerlerde tutar.
Mahalleleri ayrıdır,
dolaşm,
dilleri ayrıdır,
hukukları ayrıdır. Dikkat et. hukukları
ayrıdır. Onların her birisinin her
birisinin kendi hukuklarını
uygulamalarına, kendi ibadetlerini
yapmalarına izin verir. Hı hı.
Aralarında birtım e hiyerarşizasyonlar
yapar ama bunların hiçbir önemi yok.
İmparatorluk politikasının
zaten şeyi budur. Amacı budur. Ha neden
sadaka? Osmanlı da bunu Roma'dan ondan
sonra Bizans'tan devr alarak getirdi.
Çeker tabii ki herkes birbirinden alır.
Herkes birbirinden alır ama Osmanlılar
bunu çok daha sofistike bir şekilde
gerçekleştirmişlerdir.
Problem tabii Osmanlı'da 19 yılda ortaya
çıkıyor.
Çünkü 19 yılda insanlar yavaş yavaş.
Hayır modernite başlıyor.
Modernite başlayınca Tanzimatmanıyla bu
sefer ne diyoruz? E bütün yurttaşlarımız
yurttaş olmak bakımından aynı haklara
sahiptirler. E o zaman dini azınlıklar,
etnik azınlıklar ortaya çıkıyorlar. Hadi
bakalım ver bize. Ne ver bize? E biz ik
sınıf at kabul ediyorsun.
Hı hı.
Yani anayasal haklarımızı ver. Bilmem.
Anlatabildin mi?
Evet. Yani Osmanlı İmparatorluğu'un
politikası budur. Abda epey uzunca bir
süre bu grupların bir arada bir arada
ama birbirlerine karışmaksızın birbirle
temas etmeksizin kendi hukuklarıyla
kendi semtleriyle kendi ibadetleriyle
ayrı bir hayat yaşamalarını mümkün
kılmıştır.
Kendi kültürleriyle yaşıyorlar. Belki
şöyle yani eee birbirlerine temas
ettikleri alan sadece ticaret. Belki de
birbirlerinin alışverişi doğru.
Yani iktisadi anlamda bir şey var.
Doğru. E o manada da ticaretin işte ne
kadar değerli bir şey olduğunu
anlıyoruz. Biliyorsunuz Şiirler öyle
diyor. Ey tanrılar, tüccarlar sizin
aranızdan çıkmıştır.
Osmanlılar da zaten bu grupların
birbirleriyle çok yakın temaslar
olmamasının nedeni de tüccarın olmaması.
Ya tabii
yani tüccarın olmaması, burjuazinin
olmaması. Burjuvazinin olmaması bu y bu
sistemin, bu yönetimin devam etmesini
sağlamıştır.
600 yıl sürecekse
gayet tabii. Yani daha doğrusu onlardan
birisi odur.
Hı hı. Bundan dolayı. Anladım. Şimdi
mesela
demokrasi niye iyi?
Niye iyi? Evet.
Şimdi bak soru bu.
Soru bu.
Şimdi demokrasi demokrasi demokrasi
konuşup duruyoruz. Hürriyet hürriyet
hürriyet hukuk hukuk hukuk. Şimdi soru
çok basit gene demokrasi niye iyi? Yani
demokrasinin
akılsalımdan, toplumsal bakımından,
hayatımız bakımından faydacı olarak veya
ilkesel olarak meşruiyeti ne?
Şimdi bir cümle sarf edeyim. Mesela ben
diyeyim ki, "E demokrasi
hepimizin içine katıldığımız, kendi
irademizi ortaya koymamıza imkan
verdiğimiz, kendi seçimlerimiz sonucu
gerçekleşen bir toplum düzenini temsil
ettiği için iyi. İşte bu felsefi bir
cümle.
Hım.
Hocam bunu bir daha tekrar eder misiniz?
Bak bu bir bu bir cümle. Evet.
Çünkü net diyeceğ e bunu kim söylemiş
diyelim ki Aristole söylemiş.
Hı.
Aristoteles söylemiş. Demokrasi niye
iyi? E hocam sadece demokrasinin üzerine
veya demokrasinin iyi olduğunun üzerine
felsefeciler mi var? Peki monarşinin de
iyi olduğunu ileri süren felsefeciler
yok mu? E var.
Var. O da aynı şekilde yani bir tek adam
rejiminin ki biraz evvel de söylemeye
çalıştığım yani grupların, etnik
farklılıkların, dini farklılıkların
üzerine çıkan ve bir toplumun birliğini
temsil eden deyim yerindeyse seçkin,
seçilmiş hatta kutsal hatta Tanrı
tarafından görevlendirilmiş bir adam
kavramına dayanırsan böyle bir efsaneye
dayandırırsan
bir toplumun birliğini daha fazla sağ
Amak da mümkün. Bu da iyi sembolik
olarak.
H
bilmem anlatabildim mi? Yani demek ki
tarihte
yok cumhurbaşkanlığına girmeyeceğim.
Şeye de referanduma da girmeyeceğim bu
dedikleriniz üzerine. Yani
oradan da eee belki sorardık. Yani o
zaman şöyle demek ki eee Tayyip Erdoğan
kendini her şeyin üstünde görüyor ki eee
böyle bir şeyi dayatıyor getiriyor.
Diyor ki arkadaş eee seçin. Ben diyor
zaten her şey tarafından tayin edildim.
Bu birliği ben sağlayacağım. Şimdi
Tayyip Erdoğan bunu der mi demez mi
bilmiyorum.
Tayyip Erdoğan felsefeye ihtiyaç
duymayacak kadar Türk.
Dolayısıyla buna ihtiyacı olduğunu
zannetmiyorum onun.
E zaten sizin bir de bir sözünüz vardı.
Eee, dili gerçek ama değersiz. Fakat
felsefecilerin dili veya sizin o hani
anlaşamadığınız arkadaşlarının
arkadaşlarınızın dili eee değerli ama
sahte.
Evet.
Demiştiniz.
Evet. Yani onun aslında halkta bir
karşılığı var ki Tayyip Erdoğan'ın şey
oluyor ondan dolayı. Yani onun için e
gerçek bir dil oluyor onun.
Gayet tabii. Kaldı ki Tayyip Erdoğan
şeyi savunmuyor herhalde canım.
Monarşiyi savunmuyor. O başka bir
mesele.
Hı hı.
Aklımıza ister istemez o geldi.
Geliyor. Evet.
Evet. Ama tabii ona benzer cümleler de
var. Yani ne cümleler var? işte tek adam
rejiminin efendime söyleyelim bizim
tabiatımıza daha uygun olduğu
haklı da değil mi?
Ama haklı da
haklı da diyorsun demin söylediğimize
göre haklı haklı da
Evet.
Yani şimdi gördüğün gibi rejimler var,
insanlar var, temellendirmeler var,
meşruiyetler var, zamanlar var.
Hı hı.
Yani bir zaman için geçerli olan şey
başka bir zaman için geçerli olmuyor.
Hı hı.
Yani bu da doğru. Bu da ayrı bir mesele.
Ama mesela ne olacak? Hani şeye
geliyoruz işe. Azerbaycan cumhurbaşkanı
karısını eee yardımcısı atadı.
Evet.
Çünkü tek adam istediğini yapar. E şey
gibi benim aklıma hemen o geldi. Eee
Roma imparatoru Kaligula atını konsül
atamıştı. Onun gibi bir şey. Çok farkı
yok yani bunların o zaman birbirinde.
Yani tabii bunu Azerbaycan Cumhurbaşkanı
duymazsa iyi olur
ya. Eee sanırım bizim televizyon da
Azerbaycan'da izlenmiyor.
E o zaman mesele yok. Evet. Ahmet
Aslan'la söyleşiye devam edeceğiz.
[Müzik]

Felsefe binlerce yıldır hiç ilerlemedi.
Bu cümleyi sık sık duyuyoruz. Tanrı var
mı? Ahlakın kökenine bilgi nedir? Nasıl
davranmalıyız? Binlerce yıldır tartışıp
duruyoruz. Hala hiçbirinin kesin yanıtı
yok. Felsefenin ilerlediğini düşünmemiz
için hiçbir sebep yok. İlerlemeyen bir
şeye neden güvenelim ki? Ama bu ancak
ilerlemeyi bilimdekiyle birebir aynı
sanarsanız doğru gibi gözükür. Felsefe
ilerler üç farklı şekilde. Birincisi
artık bazı cevapların yanlış olduğunu
biliyoruz. Mesela tanrının varlığıyla
kötülüğün varlığını çelişkili gören
mantıksal kötülük problemi bugün
neredeyse hiç savunulmuyor. Alvin
Plantinga'ın modern mantıkla
geliştirdiği savunudan sonra bu argüman
felsefi ciddiyetini büyük ölçüde
kaybetti. Bunun yerine delilci kötülük
problemi tartışılıyor. Yani yalnızca
sonuçlar değil tartışma düzeyimiz ve
tartışma şeklimiz ilerledi. Neyin doğru
olduğunu bilmiyoruz ama bazı şeylerin
yanlış olduğu konusunda felsefe
ilerledi. İki felsefenin araçları
gelişti. Modern mantığın, özellikle de
model mantık, zaman mantığı, çok değerli
mantık gibi sistemlerin gelişmesiyle
artık Aristoteles'in asla
kullanamayacağı araçlarla düşünüyoruz.
Bu antik dönem cerrahlarının eline
nanoteknolojik bir neşter verilmesi gibi
bir şey. Aynı bedeni kesiyorlar, aynı
yeri kesiyorlar fakat çok daha ileri
araçlarla kesiyorlar. 3. Felsefenin
nesnesi genişledi. Yapay zeka etiği,
bilinç mühendisliği, transhümanizm. Bu
sorular daha önce teknik olarak
sorulamazdı. Çünkü dünyada bunun
karşılığı yoktu. Bugün artık bambaşka
problemleri bambaşka bağlamlarda
tartışabiliyoruz. Yani felsefe sadece
aynı soruları sorarak devam etmiyor.

Tonguç akademi'den Herkese merhaba
arkadaşlar dersimize Hoş geldiniz
konumuz Felsefe ile tanışma temelinizi
sağlam atmak ve bir sonraki konularınızı
daha iyi anlayabilmek adına beni çok iyi
dinlemenizi rica ediyorum Hadi buyurun
başlayalım
Evet arkadaşlar bu konunun içerisinde
neler göreceğiz hemen konu
başlıklarımıza kısaca bir bakalım
istiyorum Felsefe nedir diyeceğiz
filozof kimdir düşünme bilinç ve öz
bilinç üzerine tanımlamalar ve
açıklamalar yapacağız felsefenin
işlevlerine değineceğiz felsefi
düşüncelerin özellikleri felsefe ve
hikmet diyeceğiz konumuzu
sonlandıracağız ilk öncelikle Felsefe
ile bir tanışalım istiyorum tanışmadan
bir şey hakkında fikir sahibi olamayız
arkadaşlar Felsefe nedir sorusunu
sorduğumuzda Aslında felsefenin Kesin ve
net bir tanımını yapmak mümkün değildi
ama ben kafanızda daha net olması için
Felsefe nedir sorularına filozofların
tariflerini şöyle bir açıklamak
istiyorum aristotelesim Felsefe nedir
tarifi düzenli Kainat karşısında insanın
saygılı şaşkınlığıdır bir Fransız
felsefe tarihçisi olan Alfred ve vere
göre felsefe tabiat hakkında toplu Bir
görüşün araştırılması genel bir açıklama
denemesidir demiştir Tabii ki bu
tarifleri uzun uzadıya sürdürebiliriz
ancak işte bu tanım felsefedir demek
mümkün değildir Çünkü felsefe
filozoflara göre kişiye göre değişen
subjektif temelli bir açıklamadır yine
de anlayabilmeniz açısından felsefenin
şurada küçük bir tanımını yaptık varlık
bilgi ve değer alanlarıyla ilgili
soruları akla uygun şurası bizim için
önemli varlık Bilgi değer birazdan
bunların açıklamasını yapacağız akla
uygun eleştiren biçimde değerlendirip
evrenin varoluşunu anlama ve açıklama
çabasıdır diye biliriz felsefenin
içerisinde hangi kavramlar yer alacak
yani bu felsefe hangi konulara değiniyor
felsefe teriminin ilişkili olduğu
kavramlara Bir bakalım istiyorum akıl
var mı işin içinde akıl olmadan olmaz
çünkü biz düşünmeyi akıl ile yapıyoruz
düşünürken Arayış ve sezgilerimiz var
işin içinde düşünmenin sonucu olan bilgi
var yine Hikmet var bilgelik var bilgiyi
araştıran kişiye diyeceğiz duyum hakikat
gerçeklik sevgi dostluk Bunların hepsi
felsefe teriminin ilişkili olduğu
kavramlar diyebiliriz arkadaşlar ilk
öncelikle felsefenin kelime anlamına Bir
bakalım felsefe Aslında Yunanca Filo
Sofia sözcüğünden gelmektedir Yani ben
Flo ve Sofia sözcüklerini
birleştirdiğimde sevgiyi aramak bilgi
bilgelik diyebilirim bilgiyi aramak
bilgeliği sevmek Bunların hepsi aslında
felsefenin kelime anlamı içerisinde yer
alıyor Ama şunları da Bilmemiz gerekiyor
felsefe evreni ve evrende olan bir tane
her şeyi bilmeye yönelik Aslında
zihinsel akla dayanan bir üründür bu
çobanın yöneldiği konular ise içinde
yaşadığımız Evren nasıl var oldu ilk
öncelikle birazdan bahsedeceğim Varlık
nedir Evrenin İlk ana maddesi nedir
sorularıyla filozoflar başlamıştır
yaşamın amacının ne olduğu
sorgulanmıştır Felsefe ile beraber doğru
güvenilir bir elde etmenin mümkün olup
olmadığı ahlaki davranışın ölçütleri
yine sorgulanmıştır felsefe içerisinde
bireylerin ve devletin birbirine karşı
olan yükümlülükleri sorgulanmıştır
güzelliğin kaynağı ne olduğu gibi
sorular felsefenin Aslında konuları
içerisinde yer alan başlıklar arasında
toparlayan biliriz
Peki bu felsefeyi yapanlar kimler
felsefeyi ortaya atanların ismini Biz ne
diyeceğiz filozof diyeceğiz arkadaşlar
filozof evrenle varlıkla doğada meydana
gelen olaylarla ve insan yaşamı ile
ilgili her şeyi eleştiren akla
dayandıran sorgulayan insandır Ancak
bunu nasıl yapıyor akla dayandırarak
yapıyor filozof doğaya ve doğada Olup
bitenleri kavramak için bunların özünü
genel ilkelerini Aslında ortaya koymak
isteyen insandır filozofun amacı
bilgeliğe ulaşmaktır Kesin ve değişmez
bilgiye ulaşmak olduğunu söyleyemeyiz
çünkü kesin ve değişmez bilgi yoktur
felsefe içerisinde mutlak bilgiye asla
felsefeye ait değildir Dolayısıyla
felsefenin içerisinde filozof mutlak
bilgiye ulaşamaz sorgulayan merak eden
Merak ettiği şeyler içerisinde Kendi
görüşlerini katan kişi aslında nedir
filozoftur diyebiliriz bakalım filozof
kendini nasıl tanımlamış gelin bir de
onların ağzından bakalım alçak
gönüllüyüm demiş İnsanların büyük bilgi
hazinesi büyüklenmeyi engeller
şüpheciyim demiş hazır Dogmatik
cevaplarla yetinen doğruya yönelmez yani
nedir eleştireldir önüne verilen bilgiyi
her zaman sorgular hoşgörülüyüm demiş
başkalarının düşüncelerinin de değerli
olduğunu kabul eden kişi aslında kimmiş
filozofmuş sakinim günlük olaylar ve
duygular doğruluk arayışımı bozamaz
demiş sabırla ve sakinlikle bir bilgiye
ulaşır filozof meraklıyım zaten bilme ve
merak Duygum olmasa filozof olamam demiş
açık görüşlüyüm farklı düşüncelerin
farklı filozofların görüşleri de insanı
geliştirdiğini düşünmüş akılsızalın
ortaya koyduğum her şey aklının
ilkelerine ve eleştiri süzgecinin en
önemli belirleyicilerinden demiş gelin
biz de burada filozofları kısaca
tanımlayalım Filozof nedir sürekli
düşünen bir Adamcağız doğru mudur bilgi
peşinde koşuyor mu Evet bunlar bilgiyi
çok seviyorlar O yüzden bilgi peşinde
koşuyorlar diğer bir deyişle bilgiyi
seviyorlar demiştik sevdikleri için de
sevdiği şeyin peşinden koşuyor şüpheci
ve sorgulayıcıma Evet şüpheci ve
sorgulayıcı olmasa olanı olduğu gibi
kabul etse ne olur Dogmatik olurlar
diyebiliriz Bir de bakalım bu
filozofların felsefe tanımları neler
Yani bunlar filozoflar felsefeyi nasıl
tanımlamışlar Aristoteles felsefeyi
ilkeler Ya da ilk nedenler olarak
bilimdir felsefe demiş E fikiros yine
ilk çağ filozoflarından mutlu bir yaşam
sağlamak için tutarlı eylemsel bir
sistemdir bunlar size anlamsal olarak
kavramsal açıdan zor gibi gelebilir ama
ilerleyen konularımızda bu tanımların ne
anlama geldiğini daha iyi idrak
edebileceğiz agustinus ne demiş felsefe
Aslında tanrıyı bilmektir ve gerçek
felsefe ne demiş din ile aynıdır
Sokrates ne demiş felsefe Aslında neleri
bilmediğini bilmektir Yani senin neleri
bilmediğini gösteren şey aslında
felsefedir sorgulayandır demiş hops
amcamız ne demiş felsefe yapmak doğru
düşünmektir demiş Peki bu felsefe nasıl
ortaya çıkmış felsefe ilk defa Aslında
Antik Yunan'da Ege kıyılarında millet
kentinde Yani bu şu anki Ege Denizi
kıyısında Ticaretle uğraşan Aydın dedim
taraflarında ortaya çıkmıştır arkadaşlar
Antik Yunan'da bunun ortaya çıkmasının
sebebi Aslında Denizcilik ile
uğraşılması sebebiyle bilgi birikiminin
olması ticaretin farklı milletler
ticaretin olması dolayısıyla Boş zaman
kavramının da olması fazlasıyla etkili
olmuştur gelin Bir bakalım felsefe
çıkarken ortada o Millette ortam nasıldı
refah düzeyi bir defa çok yüksekti yani
felsefe yapılabilecek bir zaman vardı
zaman olmadığında felsefe yapılamaz
Çünkü felsefe uzun uzadıya düşünme
işidir sorgulama araştırma derinlemesine
düşünme işidir kültürel bir bilgi
birikimi vardı çünkü millet bir liman
kentiydi ve farklı milletlerden
kültürlerden ticaret için bir araya
geliniyordu Dolayısıyla burada felsefe
yapmak için de bir etkendi düşünce
özgürlüğü vardı felsefe her konuda
araştırma sorgulama eleştiri yaptığı
için aslında demokrasinin olmadığı yerde
de felsefe vardır diyemeyiz O zamanki
Millette Antik Yunan'da düşünce
özgürlüğü vardı ve özgür ortamdan dolayı
merak eden Aydınlar ortaya Bunlar
arkadaşlar felsefenin ortaya çıkışında
etkili olan faktörlerdir Tabii ki ilk
soru Varlık nedir diye ortaya çıkmıştır
bunda kim yapmıştır Varlığın ana maddesi
Ağrı kesi nedir diye soran Tales ortaya
çıkmıştır felsefe tarihinin ilk Filozofu
tales'tir bunu unutmayacağız Tales Demin
de dediğim gibi Millette yaşamıştır
Aydın Didim taraflarında Tales dinsel ve
mitolojik yani mitolojik dediğimiz
efsanevi gerçek olmayan inançları
dışarıda bırakarak evreni akla ve doğa
gözlemlerine dayalı olarak açıklamaya
çalışmıştır Buna da işte Evrenin İlk ana
maddesi nedir erkeği nedir diye
başlamıştır Güneş tutulmasını önceden
haber verdiği söylenen Tales geometride
de kendi adıyla bilinen Tales teorini
ortaya atmıştır hemen bu felsefenin
konularını Bir bakalım biz bunları ana
başlık altında çeşitli sanat felsefesi
din felsefesi bilim felsefesi olarak
işleyeceğiz göreceğiz ancak felsefe ana
konular açısından varlık bilgi ve değer
felsefesi olarak üçe ayrılıyor varlık
dediğimiz şey Ontoloji felsefesi diye
geçecek diğer bir ismiyle Varlık nedir
varlığın nitelikleri ve nicelikleri
nelerdir
nitelikleri nicelikleri nelerdir Bunlar
varlık felsefesinin konuları olacak
Bilgi Felsefesi deyince de aklımıza
epistemoloji kavramı gelecek
epistemoloji nedir Bilgi nedir sorusu
yine soracak doğru bilgi mümkün müdür
doğru bilgi mümkün müdür gibi sorularda
Bilgi felsefesinin alanına gelecek
geldik değer felsefesine diğer bir
ismiyle de aksiyoloji felsefesi buraya
Estetik
ahlak yani diğer bir ismiyle Etik
gibi alanlarda değer felsefesinin
içerisine giriyor değer dediğimiz şey
aslında bireylerin davranışlarına temel
teşkil eden değerleri araştırıyor
insanların ahlaki yargılarını neyini
neyin kötü neyin estetik neyin güzel
neyin çirkin olduğunu sorgulayan bir
alan olarak kabul edebiliriz Biz
felsefeyi bu üç ana başlık üzerinden
işleyeceğiz Peki biz ne demiştik en
başında felsefe yapabilmek için bizim
düşünmeye ihtiyacımız var düşünüp bunu
dil ile ifade etmeye ihtiyacımız var
diliyle ifade ettiğimiz şeyleri tekrar
düşünmeye ihtiyacımız var yani felsefe
Aslında düşünmek üzerinden İlerleyen bir
etkinliktir diyebiliriz hemen düşünmenin
bir tanımına bakalım aklından geçirmek
zihninde canlandırmak gibi anlamları var
düşünmenin düşünmek duyu organlarından
gelen verilerin algılanmasını veriler
arasına Yeni bağlantılar kurulmasını
benzerlik ve farklılıklarına göre analiz
kategorize soyutlanmalar ve genellemeler
yapılmasını sağlar kalem yeşildir
kalemin yeşil olduğunu görüyorum ve
yeşildir yargısına ulaştığında Aslında
ben göz organımla algıladığım rengi
düşünerek ortaya bir yargı atıyorum
İnsanlar pek çok konuda soru sorup
düşünür ancak düşünülen şeyin ne olduğu
da kişiden kişiye değişir felsefe bir
şey üzerine düşünmektir ancak bu
düşündüğümüz şey çok derinlemesine
düşünülen bir şeydir soyut ya da somut
her şey olabilir Örneğin ben Felsefi bir
soru sormak istesem Yarın ne yapacaksın
dediğimde Felsefi bir soru sormamış
olurum felsefi nitelik taşımaz ancak
düşünme nedir dediğimde bunun üzerine
derinlemesine düşündüğüm için bu aslında
benim için felsefi bir sorudur ya da
başka bir örnek verelim saat kaç
dediğimde saat kaçın net bir cevabı
vardır ancak zaman bu kavramı Zaman
nedir dediğimde bu kişiden kişiye
değişen farklı cevapların verilebileceği
bir soru tarzıdır O yüzden felsefede
düşüncelerin felsefeye uygun olması
soruların felsefi uygun olması da
önemlidir düşünme işlemini yaparken
bilinç ve öz bilinç kavramına değinmeden
edemiyoruz ilk öncelikli bilinç
kavramının anlamını bir açıklayalım
insanın kendisiyle birlikte Aslında
çevresinde olan bitenleri algılaması
farkında olması kavraması nesne ve
olayları ayırt etmesi diyebiliriz
özbilinç ise bakın burada Öz varken
kişinin kendisi vardır bir şeyin içinde
Öz varsa kişinin benliği vardır kendi
benliği vardır kişinin kendi düşüncesi
üzerine düşünmesi kendi bilincinin
farkında olmasıdır hemen burada bir
örnek verelim istiyorum
arkadaşınızın köpeklerden korkmadığını
öğrenmek bilincin işleviyken sizin
köpeklerden neden
korktuğunuzu Düşünmeniz kendi bilinciniz
üzerine bir düşünmedir Bu da Öz bilinç
olarak örnek verebiliriz Öz bilinç
dediğimiz şey ne dedik kendi
benliğimizle alakalı kendi
benliğimizle alakalı Dolayısıyla buna
soyut düşünce diyebiliriz soyut olarak
bakabiliriz bilinç ise çevreyle ilgili
olduğu için çevre ile ilgili olduğu için
somuttur diye biliriz Evet arkadaşlar
şöyle bir toparlayalım ne dedik ilk
öncelikle felsefenin ne olduğuna baktık
felsefi olarak nasıl sorular sorabiliriz
dedik düşünmeye baktık bilinci ve öz
bilince baktık en son olarak da felsefe
olarak ortaya koyduğumuz düşünceler
Nasıl olur bu özellikleri kısaca bir
değinmek istiyorum İlk olarak nedir
sorgulayıcıdır dedik Değil mi Biz
filozof içinde bu özelliği söyledik ne
demekmiş sorgulama felsefede soru sorma
sorular üzerine sistemli bir düşünme
etkinliğinin olması felsefenin en önemli
özelliğidir sormazsan ilerleyemezsin
felsefede sordukça bir soru başka bir
soruyu doğuruyor Bundan dolayı da
cevaplardan çok biz Felsefi düşüncede
sorular önemlidir diyeceğiz merak etme
güdüsü vardır diyeceğiz merak etmeden
bir şeyi araştıramazsın Dolayısıyla
felsefe merak etme ile başlayan zihinsel
yani akla dayanan bir etkinliktir diye
biliriz şüphe duyma Eğer şüphe duymayla
işe başlarsan bir şeyleri
sorgulayabilirsin eleştirebilirsin olanı
olduğu gibi Aslında Kabul etmezsin
Hayret etmen lazım filozof
alışkanlıklara saplanıp kalmaz
çevresinde olup bitenlere sanki ilk defa
şahit oluyormuş gibi hala hayret
edebilen bir insan tipidir rasyonel
olmaz diğer bir ismiyle ne demiştik
akılcı olma
yani zihinsel bir faaliyet İnsan aklının
bir ürünüdür yığılımlı ilerliyoruz bunun
diğer ismi de kümülatiftir yine
ilerleyen konularımızda Bu kelimeye sık
sık deyince yığılımlı ilerleme deyince
Kümülatif kavramı aklımıza gelecek
felsefi düşünceler sonraki dönem
filozoflarını diğer bilgi alanlarını
etkiler ve bilgilerini biriktirerek
ilerlemesini katkı sağlar bakın
biriktirerek ilerlediği için herhangi
bir ispat yok deney gözlem yok birikiyor
ilerliyor diğer bir filozofa kaynaklık
edebilir ancak ispat olmadığı için her
bilgi birikerek yıllarak ilerliyor hemen
devam edelim felsefi düşüncemizin
özelliklerine felsefi düşünce aynı
zamanda nedir sorunlar evrenseldir Yani
bütün insanlığı ilgilendiren Evrensel
sorulardır Varlık nedir sorusu bütün
insanlığı ilgilendirir doğru bilgi var
mıdır Daha doğrusu bütün insanlığı
ilgilendiren sorulardır eleştirel olma
deminde bahsettim Aslında sorgulayıcı ve
eleştiren olmayı aynı potada
düşünebiliriz felsefe var olan bilgileri
akıl süzgecinden geçiren bir düşünme
etkinliğidir tutarlı olma filozof kendi
içinde tutarlı görüşler ortaya koyabilir
iki farklı filozof arasında tutarsızlık
olabilir ancak filozof kendi içerisinde
tutarlıdır refleksif olma felsefi
düşüncenin konusu felsefi düşüncenin
Kendisi de olabilir yani refleksi olmaya
şunu söyleyebiliriz Sürekli kendi
üzerine dönen bir düşünce sistemidir
Sürekli kendi üzerine dönüyor Varlık
nedir diyor Varlık nedir sorusuna cevap
verdikten sonra verdiği cevap üzerinden
tekrardan bir soru üretiyor Yani sürekli
kendi üzerine düşünen bir düşünce
sistemidir sistemli midir Evet Felsefe
düşüncemi sistemlidir felsefede konu ve
düşünceler belirli bir ilişki ve düzen
el alınarak sorgulanır özlerdir en
önemli özelliğidir her filozof evreni
kendine ait bakış açısıyla anlamlandırır
kesinlikle taşımaz kesinlikle taşısaydı
zaten daha çok bilimsel bilgiye
yönelirdik değişimi açıktır filozoftan
filozofa deyişe bilir diyebiliriz Tümel
midir Evet Tümel dediğimiz nedir bütün
kelime anlamı yine İlerleyen zamanlarda
karşımıza çıkacak bir kelimedir Tümer
felsefi düşünce insanı ve evreni tüm
yönleriyle yani ne Tümel yönleriyle
bütün olarak açıklamaya çalışır bilim ne
yapar farklı konularda ayırarak
parçalayarak Açıklar Peki her şeyi
felsefi bilgi ya da felsefi düşünce
diyebilir miyiz Hayır diyemeyiz
arkadaşlar düşünme faaliyet insanların
tüm etkinliklerin temelinde yer alır
Ancak her düşünme felsefi düşünme
değildir Bazı yargılar felsefe
düşünmenin içinde almaz bir düşüncenin
felsefi nitelik taşıması için ilk
öncelikle aklın sonucunda elde edilmiş
olması gerekiyor
gerekçelerle dayanaklarla
temellendirilmiş olması gerekiyor Yani
dayanak ve gerekçe olmadan akla
dayanmayan bir düşünceyi ortaya atamayız
günlük yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya
yönelik düşünmeler rastgele kurulan
hayaller açıklaması yapılamayan Dogmatik
eleştiriye kapalı mesela din dogmatiktir
Dolayısıyla bu fikirler felsefi nitelik
taşıyamaz diye biliriz Peki bu felsefe
bize topluma ne işe yarıyor bir bakalım
hem kendimiz için irdeleyelim hem de
Yaşadığımız toplum açısından felsefenin
işlevini Bir bakalım biri için kendini
tanımasını sağlıyor kendini tanımasını
nasıl sağlıyor sorguluyor hayatı varlığı
insanı sorguladığı için kendini
tanıyabilmesi açısından işlevsellik
sergiliyor toplum için ortak bir
kültürün oluşmasını sağlar felsefe
tekrardan bireye geliyorum farklı
fikirlere açık olabilmemizi sağlıyor ne
demiştik eleştirel demiştik hoşgörülü
demiştik Dolayısıyla farklı fikirleri
açık olabiliyoruz toplum için tekrardan
dönüyorum farklı toplulukların bir arada
yaşamasını sağlıyor birey için
önyargılardan uzak duruyoruz yani olanı
olduğu gibi yine kabul etmemiz sorgulama
kısmına bizi tekrar geri döndürüyor
toplumsal grupların birbiri hakkındaki
önyargılarında Aslında giderilmesini
sağlıyor Evrensel dediğimiz için Aslında
her toplam içerisinde var olan felsefede
toplumun bir arada tutunmasını sağlayan
bir işleve sahiptir diyebiliriz yeni
fikirler oluşturuyor ama evet bu yeni
fikirler Hatta yığılımlı olarak
ilerliyor toplum için Bilgi toplumu
olmasını sağlıyor özgürce
düşünebilmemizi sağlıyor mu Evet en
demiştik felsefe yapabilmek için
demokrasinin olması gerekiyor herkesin
düşüncesini Özgür olarak ifade
edebilmesi gerekiyor insanların
kendisine özgürce ifade edebilmesi
gerekiyor çok yönlü bir bakış açısı mı
kazanıyoruz Evet olan olduğu gibi kabul
etmediğimiz için varlığı sorguluyoruz
bilgiyi sorguluyoruz geri geliyor
tanrıyı sorguluyoruz Dolayısıyla farklı
yönlerden farklı açılardan farklı
kavramlara eleştirebiliyoruz
bilimlerinde gelişmesini sağlıyor toplum
açısından birey için insanların kendi
hayatlarını yön verebilmesi açısından
bize yine yol haritamızı çizmemize
yardımcı oluyor felsefe demokrasi
bilinci kazanmış bir toplum olması
açısından yine felsefe bize yardımcı
oluyor olgu ve olayları algı yoluyla
çözümleyebilmenizi sağlıyor felsefe
toplama açısından akla ve iradeye değer
veren bir toplum demokrasinin olduğu bir
toplum oluyor Yine arkadaşlar
olarak felsefe ve hikmet ilişkisine
değinmek istiyorum burada Hikmet bir
şeyin varlık değer ve bilgi üzerine bir
bilgiye ulaşılmasıdır Yani şöyle buradan
hemen bir şekille açıklayalım istiyorum
Hikmet Bir evin Bir binanın çatısı iken
Felsefe bu evin bu çatının altındaki
odalar daireler diyebiliriz bunu nasıl
söyleyeceğiz İlerleyen zamanlarda
göreceğiz bir alana diyeceğiz Bilgi
Felsefesi diğer alana sanat felsefesi
diyeceğiz başka bir alana Din Felsefesi
diyeceğiz diğer bir alana bilim
felsefesi diyeceğiz ama Hikmet diyor ki
ben bunun hepsini incelerim Sen ayrı
ayrı konulara ayırabilirsin Ancak ben
bir şeyin özüne esasına inmeye çalışırım
felsefede sorgulama esastır hikmetse
felsefe hikmete ulaşma açısından
önemlidir
felsefe bütün bu Olup bitenleri parça
parça ele alırken Hikmet bu olup
bitenlerin hepsini bütün olarak bakıyor
diyebiliriz kısaca felsefe ve hikmet
ilişkisinde bu şekilde
açıklayabiliriz Evet arkadaşlar konu
biterken Biz Felsefe ile Nasıl tanıştık
Neler öğrendik bir kısaca bakalım
felsefenin anlamlarına baktık filozoflar
açısından ne anlamlara geliyormuş
filozofun kim olduğuna değindik düşünme
bilinç ve öz bilinç arasında felsefeyi
nasıl yürütüyoruz buna baktık felsefenin
işlerine birey ve toplumsal açıdan
baktık felsefi düşüncenin özelliklerine
değindik ve son olarak da felsefe ve
hikmet ilişkisine bakıp Aslında
felsefeyle tanışma konumuza bir adım
atmış olduk ve geldik ödüllü sorumuza
cevapları yorumlara muhakkak bekliyorum
videomuza like atmayı unutmayın bir
sonraki videoda görüşmek üzere hoşça
kalın
[Müzik]

bu Tonguç akademi'den Herkese merhaba
arkadaşlar Bugün sizlerle birlikte din
felsefesini göreceğiz Hadi bakalım bugün
neler işleyeceğiz Bir bakalım bir
felsefesinin temel kavramlarına
bakacağız din felsefesinin temel
problemlerini göreceğiz tanrının
varlığını kabul edenler ve reddedenlere
bakacağız tanrının varlığı ya da yokluğu
bilinemeyeceğini savunanlara bakacağız
din felsefesinin temel soruları deyince
tanrının varlığına ilişkin farklı
yaklaşımları beğenip kolumuzu
bitireceğiz Arkadaşlar haydi başlıyoruz
ilk öncelikle din felsefesinin temel
kavramlarını bir değinelim istiyorum
neler göreceğiz bu konunun içerisinde
Tanrı evrende var olan herşeyin
yaratıcısı olduğuna ve tekniğine
inanılan Yüce varlık mucize insan
haklarının ölçülerini Aşan Dini inanca
dayanan bir oluştur vahiy peygamberlere
gelen ilahi il bu peygamber tanrının
buyruğunu insanları bildiren elçidir
iman dini ortaya koydu doğrulardır
ibadet Tanrı'nın buyruklarını yerine
getirmektir Yüce insanca ölçüleri Aşan
sınırlan Ama yan varlıktır kutsal din
açısından saygıdeğer olan Tanrı ya da
peygamberler tarafından kutsanmış
olandır Fıtrat bir şey yaratılırken
kazanmış olduğu özelliklerdir Tevhid ise
Allah'ın birliğine inanma onu bir kabul
etmedir bu kavramları arkadaşlar test
sorularını karşınıza çıkabilir hemen bir
felsefesini konusuna bakmak istiyorum
insanların bir inanç sistemi içinde
Tanrı'ya bağlanmayın da bizler ne
diyoruz dinliyoruz din Evren doğa ve
insan ile ilgili
metafiziksel soruların aklın dışında
kutsal bir varlığa dayanarak açıklanması
dır dinlerin en önemli bu temelinde iman
olmasıdır Arkadaşlar bir felsefesi ise
bu Dini konu edinen dininin temellerini
ögelerine ele alarak sorgulayan felsefe
dalıdır dinde iman varken burada
sorgulayan bir akıl var arkadaşlar Hadi
gelin birlikte dini ve felsefi açıdan
bir yaklaşalım felsefede nasıl bakıyor
dil felsefesinin temel amacı Dini inanca
dayanarak değil tabii ki akla dayanarak
açıklamaya çalışır Bu nedenle Din
Felsefesi dene dışarıdan bakar yani
eleştirel ve nesnel olarak
yaklaşmaya çalışır felsefe din konusunu
vahşi göre değil tabii ki akla göre alır
bu Dinle din anlayışı arasındaki
farklara Bakalım hemen din Vahide'nin
anlaşılması için insanların düşüncesine
ve yorumlamaları mı dayanır burada
devreye girer 12 akıl girerdin bütün
insanlara hitap ettiğinden nedir
evrenseldir din anlayışı ise bireyseldir
kişilere göre din anlayışı pratikleri
farklı olabilirdin tek ve değişmez iken
din anlayışları farklı farklı olabilir
dini benimsemekte manevi bir zorunluluk
One kendin anlayışını benimsemek de Bu
zorunluluk yoktur din değişmez iken din
anlayışı kişiye ve zamana göre
değişebilir din anlayışı hiçbir zaman
dinin özüne ters düşmemelidir arkadaşlar
yine sorularda karşımıza çok çıkacak iki
kavram teoloji ve din felsefesi
arasındaki farklara bakmak istiyorum
teoloji belli bir amaca belli bir dine
dayanır ne olabilir mesela İslam dini
Olabilir musevilik olabilir Hristiyanlık
olabilir ancak Din Felsefesi belli bir
de bu incelemez genel bak arkeoloji
açıklamalarını din kitaplarına
dayandırır kendin felsefesini
açıklamalarına neye dayandırır akla
dayandırır toloji dogmatiktir yani
eleştiriye yer yoktu ramac insanları
güçlendirmektir din felsefesinde ise tüm
dinlere eşit mesafede yaklaşım söz
konusudur yaşamı düzenlemek için
kurallar yoktur ancak teolojide yaşama
düzenleyen kurallar vardır Çünkü belli
bir dinin pratiklerine yönelik
açıklamalar yapar
Evet arkadaşlar geldik din felsefesinin
temel sorularına bunları bir kısmında
bakalım karşımıza neler çıkacak hemen
açıyorum bir felsefesinin temel soruları
yine sorularda test sorularına karşımıza
çıkabilir Tanrı var mıdır ölümden sonra
yaşam var mıdır tanrının varlığını
gösteren kanıtlar nelerdir Evren
yaratılmış mıdır ruhun ölümsüz bu ölüm
son mudur vahiy mümkün müdür Evren önce
siz ve sonsuzmudur gibi sorular de
felsefesinin temel soruları içerisinde
yer alıyor Tabii ki Din Felsefesi de
kendi içerisinde bazı problemleri temel
edilmiştir bunları dört başlık altında
toplamıştır tanrının varlığı problemi
ilk olarak dinin var olması demek
aslında bir yaratıcı ihtiyacı olduğu
anlamına geliyor O da kimdir Tabii ki
tanrıdır ikinci problemimiz Evren nasıl
yaratıldı problemi Evren yaratılmış
mıdır tarihi evrenin işleyişine herhangi
bir müdahalede bulunuyor mu gibi sorular
evrenin yaratılışı problemine giriyor
Vahyin imkanı probleminde ise Tanrı ve
insan farklıdır Bu durum da tanrı
insanlara Bu buyruklarına nasıl
ulaştırıyor sorusu ile ilgileniyorlar
ruhun ölümsüzlüğü probleminde ölümden
sonra hayat var mıdır sorularıyla
ilgilenmişlerdir Bunlar din felsefesinin
sorularıdır arkadaş o öğrendi
problemlerdir gelelim şimdi Tanrı var
mıdır sorusuna Tanrı var mıdır sorusuna
üç şekilde cevap veriliyor tanrının
varlığını kabul edenler varlığını
reddedenler varlığının bilinemeyeceğini
savunanlar hemen bakalım tanrının
varlığını kabul edenlerin diğer bir ismi
Tabii ki teyze midir bizim alt
başlıkları altında farklı farklı tarihi
nitelendiriyor lar monoteizm diyor ki
sadece tek bir tanrının varlığını
sanıyor Yani tektanrıcılık birazdan
bunları açıklayacağız Politeizm çok
tanrıcılık demek değil mi s yaradancılık
panteizm tüm yaradancılık
panteizmi sevdiği elektrik teyze midir
bir tanrının varlığını reddedenler
Ateistler dir yani Ateizm tanrının
varlığını bilinemeyeceğini bu ise atnos
titizler dir yani Agnostisizm dir
hemen geçiyoruz bakalım tanrının
varlığını kabul edenler testler ne
diyormuş tarihi burada inanç vardır
Tanrı evrenin yaratıcısı olarak kabul
ediyorlar Bu Tanrı Ezeli ve ebedidir
Tanrı evreni yaratmıştır ve kontrol
etmektedir yani tarih işin içindedir
diyor Tesisler Peki bunu nasıl
kanıtlıyor lar 4 şekilde kanıtlıyor lar
ilki ontolojik Kanıt bunda insanda
mükemmel olma Fikri mevcuttur diyorlar
yani mükemmellik vardır ancak diyor
insan mükemmel olamaz Ancak Tanrı
mükemmel olabilir o yüzden Tanrı vardır
yani tanrıyı varlık olarak açıklamaya
çalışıyorlar gelelim ikinci Kanıt ımıza
yani kozmolojik Kanıt hiçbir şey
nedensiz oluşmaz Yani bir nedene
dayandırıyor lar Dolayısıyla ilk neden
de kimdir tabii bir tanrıdır diyorlar
düzen ve amaç kalıntı Evren en ince
ayrıntısına kadar düzenlenmiştir bunu da
sağlayacak olan tek mükemmel olan varlık
Tabii ki tanrıdır diyorlar yani evrende
en ince ayrıntısına kadar düzenlenen bir
ayrıntı vardır diyorlar buraya düzen
yazalım ahlak kanıtı ise Tanrı olmaz ise
her şeyi yapılabilirdi iyi veya kötü
kavramı tanrının varlığı ile mümkündür
diyebiliriz buraya da iyi ve kötü
yazabiliriz
hemen gelelim tanrının varlığını kabul
edenler ama bunu farklı şekillerde
açıklayan görüşleri monoteizm neydi
tektanrıcılık
Tıp tek tanrı vardır diyor yani evreni
yaratan sadece tek bir tanrı vardır Mono
burada zaten tek demektir arkadaşlar
Politeizm çokçuluk demektir O zaman
hemen ne yorum yapacağız evreni yaratan
bir değil birden çok Tanrı vardır
diyeceğiz bu isim neydi yaradancılık
buradaki yaradancılık şu anlama geliyor
evreni yaratan bir tanrı var Evet buna
inanıyoruz Ancak bu Tanrı evreni yaratıp
bırakmıştır evrenin işleyişine müdahale
etmeyen bir tane vardır burada teyzem
neydi mücadele eden bir tanrı vardı
panteizme gelelim Hemen panteizm
diyalektik Çeyizim her şeyi tanrıdandır
fakat Tanrı ve evren içi değildir yani
burada Tanrı ve evren içi değildir der
Tanrı evrenden bağımsız olarak vardır
den panteizm panteizmi tam tersini
söylüyor bu ise tüm yaradancılık
demektir buradaki Tanrı evreni aşkındır
yani içkindir tane eşittir Evren
diyebilir tarihi evrenle evreni tarihi
ile açıklayabiliriz Arkadaşlar ben hemen
tanrının varlığını reddedenler E yani
diğer bir ismi ile ateistlere Ulu
tanrının varlığını kabul etmiyorlar
dinlere ve inançlara kesinlikle karşı
çıkıyorlar cennet cehennem ve ruh gibi
belirli dini ait olan kavramlara
İnanmıyorlar tanrının varlığını
bilinemeyeceğini savunanlar diğer
birisine atmos tipsizim akımı tanrının
varlığına ya da yokluğunu bilemeyiz
diyorlar varlığı ya da yokluğu
bilemeyeceğimiz şeyle alakalı herhangi
bir yorumda yapamayacağımızı söylüyorlar
duygularımız Tanrı algılamamız a engel
oluyor yorumunu yapıyorlar için ne kadar
anlattığımız konuları şöyle bir şematik
halde gösterelim istiyorum tanrının
varlığına bakış açısına göre
sınıflandırma adresler ne diyordu Tanrı
yok diyordu deizm teizm panteizm
panenteizm Bunlar ne diyordu Hayır Tanrı
var ama bunları sayılarını farklı farklı
olarak açıklıyorlar the peki abla Sisler
neydi ne diyordu Bunlar tam bilinemezci
ler Bunlar arada kalmışlar O yüzden
buraya koydum bu ne vardır ne yoktur
Hiçbir şekilde yorum yapamayız
duygularımız bunu engeller diyordu
arkadaşım Evet arkadaşlar konu biterken
Neler öğrendik hemen bir bakalım dini
Sen sefer açıdan bakışı öğrendik çevreci
bir din arasındaki farklara baktık din
felsefesinin temel problemleri dört
başlık altında izlenecek dil
felsefesinin sorularına baktık Tanrı var
mıdır sorusunu çeşitli görüşlerle
açıkladık arkadaşlar Evet arkadaşlar
yorumlarınızı önemsiyoruz video yararlı
oldu mu bize öneri veya tavsiyen varmı
ödül soruyu Bulabildin mi videoya like
atmayı unutma Evet arkadaşlar ödülü
sorumuza geldik cevaplarınızı yorum a
bekliyorum kendinize iyi bakın hoşça
kalın o
[Müzik]
abone ol
[Müzik]

[Müzik]
Gelenek en başında bu dersin konusu
hakkında bir şeyler söylememi
buyurmaktadır. Bir bakıma bu at arabası
ile atın veya belki de at arabası ile
dersin yer değiştirmesine benzer.
Çünkü daha dersi işlemeden siyaset
felsefesinin ne olduğunu nasıl
cevaplayabilirsiniz veya
cevaplayabiliriz? Neyse yararlı
olabilecek bir şeyler söylemeye
çalışacağım. Bir anlamda siyaset
felsefesinin basitçe siyaset bilimi
alanının bir kolu veya bir altılı
olduğunu
söyleyebilirsiniz. Evet. Pekala.
siyaset felsefesi karşılaştırmalı
siyaset ve uluslararası ilişkiler gibi
diğer siyasal çalışmaların yanı sıra var
olur. Fakat bir başka anlamda siyaset
felsefesi basitçe bir alt dal olmaktan
çok farklı bir
şeydir. O siyaset biliminin en eski ve
en temel kısmı olarak
görünmektedir. amacı siyaset bilimi
çalışmasının çerçevesini çizen
kategoriler, temel kavramlar ve temel
problemleri açık seçik bir biçimde
ortaya
koymaktır. Bu anlamda bana tüm
disiplinin temeli olmak yerine siyaset
biliminin sadece bir alt disipliniymiş
gibi
görünmüyor. Siyaset felsefesi çalışması
bu dersin de yapacağı gibi sıklıkla
alanımızın büyük kitaplarının tamamının
veya bazılarının incelenmesiyle başlar.
Siyaset felsefesi sosyal bilimlerin en
eskisidir ve Platon'dan Aristoteles,
Mahkeveli, Hobbes, Hegel, Tokville,
Nietzsche'ye kadar pek çok büyük ismi
barındırmakla
övünebilir. Siyaset felsefesinin ne
olduğunu öğrenmenin en iyi yolunun alana
şekil vermiş kişilerin eserlerini
incelemek ve okumak olduğunu
söyleyebilirsiniz. Evet. Doğru mu? Fakat
bunu yapmak kabul ediyorum ki tehlikesiz
değildir. Bazen oldukça ciddi tehlikeler
barındıran bir
yoldur. Niye sadece bu düşünürleri
inceleyelim de diğerlerini
incelemeyelim? Tüm sözde büyük
düşünürler veya büyük metinler
listelerinin basitçe keyfi olması ve
bize böyle bir listenin neyi
içerdiğinden daha çok neyi dışarıda
bıraktığını söylemesi muhtemel değil
midir?
Dahası geçmişin büyük yazarlarının ve
büyük eserlerinin çalışılması kolaylıkla
bir tür antikçiliğe veya bir nevi
kuralcılığa dönüşerek
yozlaşabilir. Kendimizi kolaylıkla bir
ünlü isimler listesi ile ürkütülmüş ve
sonuçta kendimiz için düşünmekten
alıkonulmuş halde bulabiliriz.
Dahası eski kitapların, sıklıkla çok
eski kitapların incelenmesi bizim bugün
karşılaştığımız sorunları görmezden
gelmemiz riskini taşımıyor
mu? Aristoteles veya Hobs, bize
küreselleşen dünya, etnik çatışmalar
dünyası, terörizm dünyası ve benzeri
meseleler hakkında ne
söyleyebilir? Siyaset bilimi hiç
ilerlemiyor mu?
Kaldı ki ekonomistler artık Adam Smith'i
okumuyorlar. Tereddüt ediyorum. Yale
hiçbir ekonomi dersinde Adam Smith
okumayacağınızı söylemekte tereddüt
etmiyorum ve psikoloji derslerinizde de
Freud okuma ihtimaliniz çok
düşüktür. Öyleyse neden tüm sosyal
bilimler içerisinde bir tek siyaset
bilimi Aristoteles L ve diğer eski
eserleri incelemeye devam ediyor?
Bunların tamamı gerçek
sorulardır. Bu soruları gündeme
getirmemin nedeni bu ders boyunca
okumalarınızı ve çalışmalarınızı
yaparken bu soruları sizin düşünmenizi
istiyor olmamdır. Bu eserleri okumaya
devam etmemizle ilgili bir neden olarak
ben siyaset biliminin ilerleme
kaydetmemesinin veya bizim bir şekilde
antik geçmişe takmış olmamızın değil.
Fakat bu eserlerin halen bizim alanımızı
yönlendiren en temel soruları bize
sunması olduğunu ileri sürmek istiyorum.
Biz halen Platon, Makyaveli, Hobes ve
diğerleri tarafından sorulmuş olan aynı
soruları sormaya devam
ediyoruz. Biz onların cevaplarını kabul
etmeyebiliriz ve çok muhtemeldir ki
kabul etmeyiz. Ancak onların soruları
rakipsiz bir açıklık ve anlayış ile
ortaya
konulmaktadır. Gerçek şu ki dünyada
halen kendisini
Aristotelesçi, Tomist, Lockçu, kantçı
olarak kabul eden pek çok kimse
bulunmaktadır. Hatta IV League
üniversitelerinde zaman zaman marksist
olanlar bile
bulunabilir. Bu öğretiler çürütülmüş,
ikame edilmiş veya tarihsel olarak
aşılmış
değillerdir. Birçok açıdan bizim temel
bakış açılarımızın ve yönelimlerimizin
kurucusu olmaya devam
etmektedirler. Bugün halen bizim için
canlılıklarını korumaktadırlar.
Demek oluyor ki siyaset felsefesi
siyaset biliminin bagajına iliştirilmiş
garip tarihi bir yama değildir. O
siyaset biliminin en temel sorunlarının
oluşturucusudur. Siyasal düşüncelerin
incelenmesinin siyaset için önemi
hakkında şüphe
duyuyorsanız herkesin kendisi hakkında
bir şeyler duyduğu ünlü ekonomist John
Maynard Kez'in eserlerini bir düşünün.
Keynes 1935'te şöyle
yazmıştı. Ekonomistlerin ve siyaset
felsefecilerinin fikirleri hem
yanıldıklarında hem de haklı
olduklarında genel olarak kabul
edildiğinden daha fazla
etkilidir. Pratik insanlar Keynez devam
eder. Kendilerinin entelektüel
etkilerden muaf olduklarını düşünen
uygulamaya dönük insanlar genellikle ölü
bir ekonomistin esiridirler.
Gaipten sesler duyan otorite konumundaki
deliller birkaç yıl öncesinin akademik
karalamacılarından ilhamlarını
almaktadırlar. İstihdam, faiz ve paranın
genel teorisi. Bölüm 24. İşte bu ders
bizim aşina olduğumuz otorite
biçimlerini yaratmaya ve etkilemeye
devam eden kitaplar yazan akademik
karalamacıların incelenmesine
hasredilecektir. Fakat yapmamamız
gereken bir şey evet yapılmaması gereken
bir şey bu eserlere günümüzün
sorunlarına bir şekilde cevaplar. Hazır
cevaplar sağlıyorlarmış gibi
yaklaşmaktır. Bizim problemlerimize
sadece biz cevap bulabiliriz. Daha
ziyade deyim yerinde ise büyük eserler
bize siyaset bilimcilerin eserlerinde
bugün halen dayandıkları bir temel ve
daimi sorular deposu sunmaktadırlar.
Büyük düşünürler kataloglanacak, takdir
edilecek ve sonra da Metropolitan Museum
of Art'taki bir antika galerisi gibi
güvenli bir şekilde ihmal edilecek
müzelik parçalar seti sundukları için
değil. Fakat daha ziyade sonraki tüm
düşünürlerin ve araştırmacıların
dünyalarını bir nebze olsun anlayabilmek
için başvurmak zorunda oldukları
soruları tanımladıkları için
büyüktürler. Tekrar ediyorum, halen
bizden çok zaman önce yaratılmış temel
kavramlar ve kategoriler ile
düşünüyoruz. Öyle değil mi? İşte çabucak
farkına varacağınız bir şey bir siyaset
felsefesi dersinde daimi cevapların
olmadığıdır. Ünlü bir matematikçi bir
defasında şöyle demişti: "Her sorunun
bir cevabı olduğu için her sorunun bir
doğru cevabı olmalıdır." Bunun kendisi
esasen tartışmaya açık bir
önermedir. Büyük düşünürler arasında
adaleti, hakları, özgürlüğü ilgilendiren
en temel sorulara ilişkin cevaplar
üzerinde dahi büyük anlaşmazlıklar
vardır. Siyaset felsefesinde bir
soruyu çünkü Platon böyle
söylüyor. Çünkü nice niçe böyle söylüyor
diyerek cevaplamak asla yeterli bir
cevap olamaz.
cevapları konusunda en büyük
düşünürlerin bile hemfikir olmamaları
nedeniyle bu anlamda felsefede nihai
otorite
bulunmamaktadır. Esasen tam da bu
anlaşmazlık bizim günümüz
okuyucularının onların tartışmasına
dahil olmamızı mümkün
kılmaktadır. ilk önce okuyup
dinlememiz, sonra da kimin haklı olduğu
yargısında bulunmamız ve bunu nasıl
biliyoruz sorusunu cevaplamamız istenir.
Karar vermenin tek yolu meseleyi
otoriteye, otorite her kimse havale
etmek değildir. Fakat kendi akıl ve
yargılama gücümüze bir başka deyişle
insan aklının kendimiz için en iyi ve
doğru görüneni belirleme özgürlüğüne
dayanmaktır. Evet. Fakat benim işaret
ettiğim bu sorunlar
nelerdir? Siyaset dersinin konusunu
oluşturan bu sorunlar
nelerdir? Siyaset bilimcilerinin
cevaplamaya çalıştıkları sorular
nelerdir?
Böyle bir liste uzun olabilir ancak
sonsuz değildir. En eski ve halen en
temel sorular arasında şu sorular
gelmektedir. Adalet nedir? İyi toplumun
amaçları
nelerdir? Bir vatandaş nasıl
eğitilmelidir? Niçin hukuka itaat
etmeliyim? Ve eğer varsa benim itaatimin
sınırları
nelerdir? İnsan onurunun temelini ne
oluşturur? Özgürlük mü?
erdem mi, sevgi mi, arkadaşlık mı? Ve
tabii ki her ne kadar siyaset
felsefecileri ve siyaset bilimcileri
nadiren telaffuz etse de en önemli
soru
kuiddeus. Tanrı
nedir? Tanrı var mıdır? İnsanlar ve
vatandaşlar olarak bizim
yükümlülüklerimiz açısından bu ne ima
etmektedir?
Bunlar siyaset dersinin en temel
sorularının
bazılarıdır. Fakat siz tartışmaya
nereden girileceğini merak
edebilirsiniz. Bir kimse kendisi için
hangi soruları ve hangi düşünürleri
seçmelidir? Bu dönem boyunca incelemeyi
arzu ettiğim belki de en eski ve en
temel soru şudur: Bir rejim nedir?
Rejimler nelerdir?
Rejim siyasetleri
nelerdir? Rejim terimi tanıdık gelmekte.
Bugün sıklıkla rejimleri
şekillendirmekten veya rejimleri
değiştirmekten bahsedildiğini işliyoruz.
Fakat rejim
nedir? Kaç türü vardır? Nasıl
tanımlanırlar? Onları ne bir arada
tutar? Ne dağılmalarına neden
olur? Tek bir en iyi rejim var mıdır?
Bunlar bizim düşünmemizi istediğim
sorulardır. Rejim kavramı siyasal
fikirlerin belki de en eskisi ve en
temel
olanıdır. Platon'a kadar hatta ondan da
geriye gider.
Esasen bu dönem bir kısmını okuyacağınız
kitap Platon'un devleti anayasa veya
rejim anlamına gelen Yunanca politeya
kelimesinin bir
çevirisidir. Devlet rejim hakkında bir
kitaptır ve sonraki tüm siyaset
felsefesi Platon'a düşürmüş bir
dipnotlar serisidir.
Onların deyim yerindeyse Platon'un ideal
rejim kavramlaştırmasının
çeşitlemelerini sunmak zorunda olmaları
anlamına gelir. Fakat bir rejim nedir?
Genel bir
ifadeyle rejim bir yönetim biçimini ve
bu yönetimin bir kişiden miyi, bir
azınlıktan mı, bir çoğunluktan mı veya
daha yaygın şekliyle bu üç yönetici
gücün bir karışımı, bir bileşiminden mi
oluştuğunu ifade eder?
Rejim ilk olarak halkın nasıl
yönetildiği, kamu
görevlilerinin seçim, soy, kura, sıra
dışa kişisel nitelikler ve başarılar ile
nasıl
dağıtıldığı ve bir halkın haklarını ve
sorumluluklarını neyin oluşturduğuyla
tanımlanır. Yinelersek bir rejim her
şeyden önce bir yönetim biçimine
karşılık gelir. Siyasal dünya kendisini
değişik biçimlerin sonsuz çeşitlemeleri
olarak göstermez. O birkaç temel rejim
tipi ile yapılandırılmış ve
düzenlenmiştir. Bunu ben siyaset
biliminin en temel, en önemli önerme ve
anlayışlarından birisi olarak görüyorum.
Buraya kadar tamam mı?
Fakat bu anlayışın bir sonucu
vardır. Rejim daima emsalsiz bir şeydir.
Diğer rejim tiplerine bir karşıtlık
ilişkisi içinde var
olur. Bunun sonucu olarak çatışma,
gerilim ve savaş ihtimali siyasetin tam
da doğasına
içkindir. Rejimler zorunlu olarak
partizandır. Yani onlar bir kimsenin New
York Ykeys veya Boston Redcks'a veya tüm
rakip kolejler ve üniversitelere karşı
Yıa hissettiği partizanlık gibi belli
bağlılıkları ve tutkuları kişiye
kazandırırlar. Doğru
mu? Ateşli sadakat, partizanlık.
Bu rejim siyasetinin doğasından ayrılmaz
bir
şeydir. Bu tutkulu bağlılıklar sadece
farklı rejimler arasında vuku bulmaz.
Fakat rejimlerin içinde farklı
sadakatler ve bağlılıklara sahip grup ve
partiler iktidar için, şeref için ve
çıkar için mücadele ederken de ortaya
çıkabilir. Henry Adams bir keresinde
siyasetin nefretlerin organize edilmesi
olduğunu
söylemiştir. Evet. Bunda bir nebze de
olsa doğruluk payı bulunmaktadır. Öyle
değil mi?
Gerçi Adamson siyasetin aynı zamanda bu
nefretlerin ve düşmanlıkların ortak iyi
gibi bir şeye yönlendirilmesi teşebbüsü
olduğunu da söylememesine rağmen bu
siyaseti dönüştürmenin, düşmanlık ve
hizipçi çatışmanın dostlukla, çatışmanın
uyumla yer değiştirmesinin mümkün olup
olmadığı sorusunu da gündeme
getirmektedir. Günümüzde, ülkemizde ve
yurt dışında pek çok kimsenin umudu
rejim siyasetinin temel yapısını
tamamıyla aşmak ve dünyamızı küresel
adalet normları ve uluslararası hukuk
normları temelinde
düzenlemektir. Böyle bir şey mümkün
müdür?
ihtimal dışı değildir. Ancak böyle bir
dünya diyelim ki uluslararası mahkemeler
ve yargıçlar tarafından yönetilen bir
dünya artık siyasal bir dünya
olmazdı. Siyaset sadece özel bir
bağlamda vuku bulur. Siyaset yalnızca
rejimin kendi yapısı için de mümkündür.
Fakat bir rejim formel yapılar ve
kurumlar bütününden fazla bir şeydir.
Öyle değil mi?
Rejim bir halkı o halk yapan tüm bir
yaşam biçimini ahlaki ve dini
pratikleri, alışkanlıkları, gelenekleri
ve duyguları
içerir. Bir rejim bir etosu yani belli
insan tiplerini geliştiren belli bir
karakteri
içerir. Her rejim belli huylar ve
nitelikler içeren ortak bir karakter
şekillendirir. Bu nedenle rejim
siyasetinin çalışılması kısmen bir
vatandaş topluluğunu oluşturan belli
ulusal karakter tiplerinin
incelenmesidir. Demek istediğim şeyin
bir örneğini Alexi'de Tokville'de
bulabiliriz.
Takvil Amerika'da demokrasi adlı
eserinde Amerikan rejimini veya daha
doğru ifade edersek demokratik rejimi
incelediğinde işe ilk olarak anayasada
ortaya kondukları
şekliyle güçler ayrılığı, eyalet ve
federal yönetim arasındaki ayrım gibi
biçimsel siyasi kurumlarımızı
inceleyerek başlamış ve sonra da
Amerikan davranış biçimi ve ahlakı,
küçük yurttaş birlikleri kurma eğ
bize has ahlak anlayışımız ve dini
yaşamımız ve demokrasimizin üzerine
titrememiz gibi biçimsel olmayan
pratikleri incelemekle devam
etmiştir. Tüm bu entelektüel ve ahlaki
gelenekler ile alışkanlıklar demokratik
rejimin oluşturulmasına yardımcı
olmuştur. Bu anlamdaki rejim toplumun
karakterini ve tonunu tanımlar.
Bir toplumun en takdire şayan neyi
bulduğunu, neyi kendine model aldığını
belirler. Değil mi? Bir rejimi, o
rejimin kurumlarının ve haklar ile
ayrıcalıklarının yapısının yanı sıra
deyim
yerindeyse o rejimin, o halkın kendisi
için var olduğu şeyi kavramadan
anlayamazsınız. Bu dönem boyunca ele
alacağımız başka bir soru dizisini
ortaya
çıkarmaktadır. Rejimler nasıl kurulur?
onları ne ortaya çıkarır ve zaman içinde
devamlılıklarını ne sağlar?
Örneğin Parkville gibi düşünürlere göre
rejimler uzun yüzyıllar boyunca bizim
kurumlarımızın şeklini ve bizim onlar
hakkındaki düşünüş biçimimizi belirlemiş
olan insanlık tarihinin derin
yapılarında içkindir. Bununla beraber
gelenek içindeki başka seslere göre
Platon, Makeveli, Russo akla gelir.
rejimler büyük devlet adamlarının veya
bizim kurucu babalar diyebileceğimiz
kişilerin tasarlanmış eylemleri
sonucunda bilinçli bir şekilde
kurulmuştur. Bu devlet adamları örneğin
Mahkeveli kendisinin incelediği
kurucular olarak Romulus, Musa, Cyrus'u
verir. Biz Washington, Jefferson, Adams
ve benzeri kişileri
düşünebiliriz. Halkların ve kurumların
şekillendiricileridirler.
Alexander Hamilton tarafından yazılan
Federal Papers'ın
birincisi bu soruyu en çarpıcı
ifadelerle ortaya koyar.
Hamilton şöyle
yazmaktadır. Sıklıkla ifade edilmiştir
ki davranışları ve örnek eylemleriyle
insan topluluklarının gerçekten
tasarlayarak ve tercih ederek iyi
yönetimler oluşturmaya muktedir olup
olmadıkları veya siyasal yapılar için
kaba kuvvet ve talihe mahkum olup
olmadıkları konusundaki önemli soruya
cevap vermek bu ülkenin halkına tahsis
edilmiştir. Burada Hamilton'ın siyasal
kurumların kuruluşuna ilişkin temel
soruyu sorduğunu
görüyoruz. Onun ifadesiyle bu kurumlar
tasarı ve tercih ile mi yani bilinçli
insan aklı ve tasarlanmış devlet
yönetimi eylemi ile mi
yaratılmaktadır? Yoksa rejimler daima
talih, koşullar, gelenek ve tarihin
ürünü müdür?
Fakat rejimlerin yaratılabileceği veya
tasarlanmış eylemler sonucu
kurulabileceği fikri bizim
inceleyeceğimiz başka sorular
yaratmaktadır ve bunlar rejimlerin
incelenmesinden
ayrılamaz. Nespa, öyle değil mi? Bir
devlet adamı kimdir? Bir devlet adamı
nedir?
Yine siyaset biliminin en eski
sorularından bir
tanesi. Devlet adamlığı lisanı hakkında
oldukça şüpheci olan günümüz siyaset
biliminin nadiren sorduğu bir soru. En
eski anlamında siyaset bilimi bir devlet
bilimiydi. Devlet gemisini yüzdürecek
olan devlet adamına veya potansiyel
devlet adamına hitap
ediyordu. Sağlam devlet adamlığı için
gerekli nitelikler
nelerdir? Devlet yönetimi sanatı diğer
eylemlerden nasıl
ayrılıyor? Örneğin Platon'un inandığı
gibi iyi devlet adamı, şiir, matematik
ve metafizik bilgisine sahip bir filozof
mu olmalıdır? Yoksa devlet adamlığı
Aristoteles'in inandığı gibi muhakeme ve
tecrübeye dayalı yargıyı gerektiren
tamamıyla pratik bir yetenek midir?
Makeveli'nin kötü şöhretle ileri sürdüğü
gibi bir zalimlik damarı ve ahlaksızca
davranma arzusu iyi devlet yönetimi
sanatı için gerekli
midir? Rus sonun ileri sürdüğü gibi
devlet adamı insan doğasını dönüştürmeye
muktedir olmalı mıdır?
Yoksa Egemen Hops'un inandığı üzere
tıpkı modern bir CEO gibi gayri şahsi
bir bürokrat mıdır? Okuyacağımız tüm
metinler devlet, politika, hükümdar,
toplum
sözleşmesi, devlet yönetimi sanatının
nitelikleri ve devlet kurmak ve devam
ettirmek için gerekli niteliklerin ne
olduğu hususunda farklı görüşlere
sahiptir. Bir bakıma bunların tamamı
nihayetinde siyaset felsefesinin pratik
bir disiplin, pratik bir alan olduğunu
söylemenin veya ima etmenin bir diğer
yoludur. Onun amacı sadece tefekkür,
sadece düşünmek
değildir. Aynı zamanda tavsiye
vermektir. Bu dönem inceleyeceğimiz
kişilerin hiçbiri dünyadan kendini izole
etmiş münzeviler
değildir. Her ne kadar bu siyaset
felsefesi hakkında yaygın bir önyargı
olsa da yani siyaset felsefesinin
dünyadan kopuk boş vaatler olduğu
önyargısı. Fakat büyük düşünürler
dünyadan kopuk entelektüeller olmaktan
çok uzaktırlar.
Platon kral Dionisius'a danışmanlık
etmek için Sicilya'ya üç uzun ve
tehlikeli yolculuk
gerçekleştirmiştir. Aristoteles herkesin
bildiği gibi Büyük İskender'in
hocasıyidı.
Mahkevelli kariyerinin büyük bölümünü
anavatanı Floransa'nın dış hizmetinde
harcamış ve Medici ailesine danışman
olarak eser
yazmıştır. Hobbes İngiliz iş savaşı
sırasında kral ile sürgüne giden İngiliz
kraliyet ailesinin hocası
idi ve Lock da İngiliz kralına karşı
komplo kurmakla suçlanıp sürgüne
gönderilen Sheftsbur çevresi ile
ilişkiliydi. Jean Jacques Russo'nun
herhangi bir resmi siyasi bağlantısı
yoktu. Ancak o daima imzasını
Jean-Jacques Russo Cenevre vatandaşı
olarak attı ve Polonya ve Korsika Adası
için anayasalar yazma teklifi aldı ve
Amerikan demokrasisini gözlemlemesi
Avrupa'nın geleceğine ilişkin görüşünü
derinden etkileyen Tokwin, Fransız
Ulusal Meclisi
üyesiydi. İşte büyük siyasal düşünürler
tipik olarak zamanlarının siyasetiyle iç
içeydiler ve bu şekilde bize kendi
zamanımızın siyasetini anlayabilmemiz
için modeller
sundular. Fakat bu hafifçe farklı bir
yöne de gider.
Gördüğümüz üzere bu rejim incelemesi
sadece inceleyeceğimiz düşünürlerin
pratik tecrübelerinin araştırılması
değildir. Fakat her rejim siyaseti
incelemesi açıkça veya üstü kapalı bir
şekilde herhangi bir toplumun
sınırlarının ötesine taşan bir soruyu
ortaya
çıkarır. Söylediğim gibi bir rejim bir
halkın yaşam biçimini oluşturur. hayatı
neyin yaşamaya değer kıldığına ilişkin
inançlarını veya biraz farklı söylersek
uğruna var oldukları şeyi
oluşturur. En çok bizimkisi gibi modern
demokratik bir rejimin karakteri ile
aşina olmamıza rağmen siyaset felsefesi
çalışması birçok bakımdan bugün
karşılaştırmalı siyaset dediğimiz şey
ile
kaynaşmıştır. Yani siyaset felsefesi her
biri kendi ayrı iddiaları ve ilkeleri
olan ve her biri diğerleriyle çekişen ve
potansiyel olarak çatışan birçok rejimi
karşımıza çıkarır. Tamam
mı? Bu rejimler kakaofonisinin altında
daima bu rejimlerin hangisinin en iyisi
olduğu sorusu
yatmaktadır. Bizim sadakatimiz ve
rasyonel rızamızı ne hangi rejim hak
eder?
Siyaset felsefesi daima en iyi rejim
sorusu tarafından
yönlendirilir. Fakat en iyi rejim nedir?
Böyle bir soruyu sormak bile aşılması
imkansız engeller
çıkarmaktadır. Bir kimsenin hangi
rejimin en iyi olduğunu düşünmesi
tamamıyla öznel bir yargı değil midir?
Bir kişi böyle bir incelemeye nasıl
başlayabilir?
En iyi rejim Platon, Aristoteles ve
diğer antik düşünürlerin inandığı gibi
en iyilerden oluşan bir azınlığın
geleneksel olarak yönettiği aristokratik
bir cumhuriyet midir? Yoksa modernlerin
inandığı gibi siyasi makamların toplumun
üyesi olan herkese açık olduğu
demokratik bir cumhuriyet midir?
En iyi rejim öz mükemmelliğe doğru
kuşaklar boyunca en üstün fedakarlığı
yapmış küçük kapalı bir toplum mu
olacaktır? Bir
düşünün veya en iyi
rejim tüm insanları kucaklayan büyük bir
kozmolitan düzen mi olacaktır?
belki de tüm özgür ve eşit erkek ve
kadını içeren bir tür evrensel Milletler
Cemiyeti. Bununla beraber en iyi yönetim
her ne biçim alırsa alsın belli karakter
özelliklerine sahip belli bir insan
tipini
kayıracaktır. Bu tip ortalama insan
mıdır? Demokrasilerde mi bulunur? Yoksa
aristokrasilerde olduğu gibi miras
alınmış bir zenginlik ve zevke sahip
olan insan tipi
midir? Yoksa teokrasilerdeki savaşçı
veya hatta rahip midir? Hayır. Bundan
daha temel başka bir soru düşünemiyorum.
Ve bu nihayet en iyi rejim veya iyi
rejimle bizim aşina olduğumuz var olan
rejim arasındaki ilişki sorusunu gündeme
getirir. En iyi rejim siyaset biliminde
ne rol
oynar? Bizim davranışlarımızı burada ve
şu an nasıl
yönlendirir? Bu mesele Aristoteles'in
iyi insan dediği şey ile iyi vatandaş
arasında yaptığı ayrımda klasik
ifadesini bulmuştur.
İyi vatandaşlık için. Bu bölümü daha
sonra politikada okuyacağız.
Vatanseverlik
yeterlidir. Ülkenizin kanunlarını sırf
onlar sizin olduğu için uygulamak ve
savunmak zorunlu ve
yeterlidir. Böyle bir vatandaşlık erdemi
görüşü bir rejimin iyi vatandaşının
başka bir rejimin iyi vatandaşı ile
çelişeceği itirazıyla
karşılaşır. Günümüz İranının iyi
vatandaşı, günümüz Amerika'sının iyi
vatandaşı ile aynı
olmayacaktır. Fakat Aristoteles iyi
vatandaş ile iyi insanın aynı şey
olmadığını söyler. Öyle değil mi? O iyi
vatandaşın rejim tipine bağlı olmasına
karşılık iyi insanın her yerde aynı
olduğuna inanır. İyi insan basitçe iyi
olan şeyi
sever. Kendisine ait olduğu için değil.
iyi olduğu için. Bunun bir örneği
Abraham Lincoln'ın erken dönemlerdeki
bir idolü olan Henry Clay hakkındaki
yargısında
görülebilir. Lincoln Clay hakkında şöyle
yazmıştır. O ülkesini kısmen kendi
ülkesi olduğu için fakat esasen özgür
bir ülke olduğu için
sevmiştir. Sanırım onun söylemek
istediği en azından Lincoln'un
ifadesiyle Clay filozofbari bir yönünün
olduğuydu. Onun sevdiği bir fikirdi.
Özgürlük fikri. Bu fikir tek bir ülkenin
özelliği değildi. Fakat her iyi toplumun
kurucu bir
unsuruydu. Öyle gözüküyor ki iyi insan
bir filozof olurdu ya da en azından onun
filozof bir yönü olurdu. ve sadece en
iyi rejimle kendisini evinde
hissederdi. Fakat tabii ki en iyi rejim
gerçekleşmiş
değildir. Bunu hepimiz
biliyoruz. Hiçbir zaman var
olmamıştır. En iyi rejim bir nihai açmaz
barındırır
gözükmektedir. Bazı açılardan o var olan
tüm rejimlerden
üstündür. Fakat hiçbir yerde somut
gerçekliği yoktur.
diyebiliriz ki ve bu Aristoteles'in de
söylemek istediği şeydir. Bu durum bir
filozofun var olan herhangi bir rejimin
iyi vatandaşı olmasını
güçleştirmektedir. Filozof en iyi
olandan başka hiçbir kimse ve hiçbir
yere gerçekten bağlanamaz.
Bir
düşünün bu aşk, sadakat ve arkadaşlık
hakkında bir soruyu gündeme getirir.
Tabii ki en iyi rejim ile var olan rejim
arasındaki bu mesafe siyaset felsefesini
mümkün kılan
alandır. En iyi rejimde böyle birinde
yaşıyor olsaydık siyaset felsefesi
gereksiz ve anlamsız olurdu. kaybolup
giderdi. Siyaset felsefesi sadece ve
sadece isterseniz bu belirsizlik alanı
diyeceğiniz
alanda olan ve olması gereken arasında
var olan ile ideal arasında gerçeklik
bulur. İşte bu nedenle siyaset felsefesi
daima potansiyel olarak rahatsız edici
bir
uğraştır. En iyi yönetimin bilgisini
bulma macerasına koyulanlar daha önce
oldukları kişi olarak geri
dönmeyebilirler. Başlangıçta sahip
olduğunuzdan çok farklı sadakatler ve
bağlılıklarla dönebilirsiniz.
Fakat sanırım bunun bir karşılığı
vardır. Antikler veya en azından
Yunanlılar bu en iyi rejimin bilgisine
duyulan arzu için güzel bir söze
sahiptiler. Ona Eros dediler veya aşk.
Öyle değil mi?
En iyi rejimin bilgisi için verilen
mücadeleye zorunlu olarak Eros
tarafından eşlik edilmeli, desteklenmeli
ve
yükseltilmelidir. Bugün sınıfa
girdiğinizde bunu fark etmemiş
olabilirsiniz. Fakat siyaset felsefesi
çalışması aşka adanan en büyük
takdirdir. Bunu düşünün.
Bir taraftan bunu düşünürken çarşamba
günü derste
tartışacağımız Platon'un Sokrates için
yazdığı savunuyu okumaya
başlayabilirsiniz. Tamam mı? Sizi tekrar
görmek güzeldi. İyi ve duyarlı bir 11
Eylül geçirmeniz dileğiyle.
[Müzik]

Evet, Ahmet Aslan'la söyleşiye devam
ediyoruz. Eee, şimdi, eee,
Hristiyanlığın aslında insanın ruhuna
talip olduğunu, eee, söylüyordunuz.
Doğru.
Eee, ruhuna. Eee, bu durumda, eee,
İslam'ın da aslında ruha değil bedene,
eee, dolayısıyla da güncel hayatın içine
girmeye yani devleti yönetmeye talip
Hristiyanlıktan farklı olarak olduğunu
düşünürsek eğer bu durumda sizin gene
bir sözünüz vardı. Bilgiyle devlet
kurulmaz diye.
Şimdi onlar
onları birbiriyle ilişkilendirebilir
miyiz?
Sen şimdi o kadar çok şey birbir içine
soktun ki yani senin sorunu bir defa
benim önce kendi dilime çevirmem lazım.
Şimdi ben çok basit olarak söyleyeyim.
Eee Hristiyanlığın insanın ruhuna talip
olduğu oysa ki İslam'ın insanın bedenine
mi talip olduğunu söyledin?
Beden
e bu tabii çok şey eee
bedeni derken gündelik hayat dahilinde
bütün gündelik hayatı kontrol etme
anlamında doğru. Tabi
şimdi bu tabii doğru ve tabii çok genel
olduğu için eee
o kadar da çok doğru bir cümle değil.
Ama şunu söyleyebiliriz.
Hristiyanlık eee esas esas olarak
Hı hı.
eee bir eee
şeye bir din olarak eee dünyayla
dünyevi olan şeylerle ilgili
Hı hı.
temel bir iddiaya sahip değildir.
Değil.
Yani Hristiyanlık şundan ibarettir.
İsa'nın
Tanrının oğlu olduğuna inan.
İnsanlığı kurtarmak için tanrının sevgi
ve merhametinin sonucu feda etmiş ve
insanlığı kurtarmak için feda etmiş
olduğu oğlu olduğuna inan ve kurtul
ebedi hayata Tanrıın yanında kavuş.
Bu kadar. Yani Hristiyanlık ne insandan
bu dünyayla ilgili birtım davranışlar,
ne diyelim?
Eee, muamelat, insanlar arası ilişkiler.
Hatta ne? İbadet, Tanrıya karşı
görevler,
namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek,
zekat vermek
bunların hiçbirisini istemez.
Efendime söyleyeyim. E tabii siyasetle
ilgili zaten bir iddiası yoktur. Meşhur
cümleyi hatırla. Evet. Hani kendisine
vergi verecek miyiz vermeyecek miyiz
Roma hükümetine diye sorulduğu zaman
İsa'nın cevabı şu olur. Tanrıın hakkını
Tanrıya ver.
Sezar'ın hakkını Sezar'a ver.
Yani çünkü vergi Sezar'ın hakkıdır. Hı
hı.
Yani Hristiyanlıkta belki bu evlenme
boşanma ile ilgili konu yani medeni
medeni medeni aile hukuku alanındaki
olan dışında
hiçbir esas diniyevi bir esas siyasetle
Hı hı. Efendim mesela hukukla
eee ilgili eee hatta ahlakla ilgili bir
şey yoktur. Şimdi bu çok genel bir
doğrudur. Böyledir. Peki ne ister? Hatta
Hristiyanlık da biraz söyledim ibadet
bile yoktur.
E
Hristiyanlık
ayine önem verir. İbadete değil.
Ritüel ol
ritüele önem verir. Yani birlikte
şarkılar söylenir. Birlikte işte bilmem
kilisede
eee işte vaftiz yapılır. Buna ibadet
falan değil. Bunlar ayin öyle değil mi?
Yani
yani sakrament olsun, bilmem nesi olsun.
Ha şimdi Müslümanlığa gelelim.
Evet.
Şimdi Müslümanlık ne diyelim? Ruhla
beden arasında ayrım yapmadığı gibi dini
olanla dünyevi olan arasında veya uhrevi
olanla uhrevi olanla manevi olanla
fiziki maddi arasında bir arım yapmaz. H
yani Müslümanlık deyim yerinde ise bu
bir insanın toplumun hayatının
en ufak ayrıntılarına kadar
her yanını, her cephesini
biçimlendirmek, düzenlendirmek
iddiasındadır.
Yani deyim yerindeyse
bunu yapmak için iktidar olması gerekmez
mi? Hayır bir dakika o başka bir mesele.
Şimdi bu şu demektir. Yani öyle bir
topekin projedir ki bu öyle bir topak
proje ki istiyorsan iyi konuşmak
istiyorsan şöyle diyebilirsin.
En gündelik en sıradan olaylar bile
Müslüman için aynı zamanda kutsi bir
niteliğe sahiptir. Yıkanmak
abdest olacak. Evlenmek. Evet.
Evl. Boşanmak yemek yemek su içmek. Öyle
düşünelim. Yemek su içme. Yani yemek
yemenin, su içmenin bile bir dini anlamı
vardır. İstiyorsan adabı vardır.
İstiyorsan ibadet vari özelliği vardır.
Hatta sevişmek.
E doğru. Onlarla ilgili kurallar var.
Doğru. Evet. Evet.
Yani demek ki bütün dünyayı
kutsallaştırır bu anlamda.
Hı.
E şimdi o zaman tabii senin söylediğin
de işin içine girer. Yani İslamiyık aynı
zamanda bir siyasettir.
Aynı zamanda bir hukuktur. Bütün bu
kuralları eee insanlara empoze edip
uygulayabilmek için iktidar olman
gerekir.
Şimdi bu da doğru. Bu da doğru.
H
yani bütün bu kuralları değil, bu
kuralların bazılarını tabii sen he şeyi
ama
hani mesela eee
herhalde hiçbir iktidar senin nasıl
yıkanacağını, nasıl yıkanmayacağını,
hangi yemeği yiyeceğini, nasıl eee
bilmem giyineceğini falan belirlemez.
İhtiyaç duymaz. Ama bazı şeyler var ki
tabii ki ona ihtiyaç duyar.
İşte onu da biliyoruz zaten. Devlet
zoruyla yapılan şeyleri. Yani en basit
işte Suudi Arabistan'a gidersen şu anda
öğlen vakti veya akşamüstü namaz
vakitlerinde insanların sokağa
çıkamadıklarını veya birtım ellerinde
sopalar bulunan insanlar tarafından
camilere gönder ve işte ne her neyse
sokakta dolaşmayacağını görürsün. Aynı
şey oruç içinde. Yani bu bazı şeyler var
ki tabii devlete ihtiyaç gösteriyor.
H
ama bazı şeyler var ki devlete de
ihtiyaç göstermiyor. Zaten o kadar da
eee zorbalıkla veya zorlukla yapılması
gereken şeyler. Şimdi demek ki esas
olarak aklımıza getirmemiz şey mesele
şu. Hristiyanlık insanın bu anlamda
ruhunun kurtuluşuyla ilgili bir şey.
Sadece onunla ilgili bir şey. Oysa
İslamlık aynı zamanda ekonomik proje,
siyasi proje, hukuki proje, toplumsal
proje, sosyal proje.
Evet. Hepsi
yani şimdi senin sorun epey sorulardı.
Ben birini açıklığa kavuşturdum.
Şimdi buradan şeye geçeceğim. İşte sizin
bir dediğiniz bilgiyle devlet kurulmaz.
H
devlet başka bir şeyle kurulur
diyordunuz. O işte İslam'da olan şey o
mu? Yani onu buna
eee entegre edebilir miyiz ikisini
birleştirme? Yok şimdi o bambaşka bir
konuydu.
O bambaşka bir konuydu. Şimdi ben
bilgiyle devlet kurulmaz derken şunu
kastediyorum. Yani bu dinden bağımsız
bir meseleden bahsediyorum.
eee
şeyin Urfa'daki şu Göbeklitepe olayıyla
ilgili eee uzun zamandan beri tartışılan
bir mesele var biliyorsun.
Sen de arkeolog olduğu için biliyorsun.
Yani tartışılan mesele şuydu. İnsanlar
uygarlığa nasıl geçtiler?
Yani insanlar işte önce tarım devrimini
yaptılar veya tarıma geçtiler. Yerleşik
hayata geçtiler. Geçeb hayattan sonra
sonra işte artı ürünler meydana geldi.
Sonra şehirler kuruldu. Şehirler
kurulunca devlet ortaya çıktı
vesaire vesaire. Ve şimdi tabii durum
biraz değişti. Yani şu görülüyor.
Urfa'daki Göbeklittepe örneği. En
azından henüz daha tarıma bile geçmeden
göçebe hayatı yaşarken,
toplayıcı hayat içerisinde yaşanırken
din olayının var olduğu ve tapınaklar
inşa edildiği anlaşıldı. De
Hı hı.
Tapınaklar inşa edildiği anlaşıldı.
Çünkü Urfa'daki görülen şeylerin tapınak
olduğu anlaşılıyor. Onlar tapınak
şeyden emin değiliz. Yani henüz onlar o
sırada toprağa veya yerleşime geçtiler
mi? Ama tapınak yapmışlar. Bunlar
tapınak yapıyor. Evet. Yani
şimdi ondan sonra bunun üzerine çok
yazılar yazıldı. Hatta Şüpigel her sene
işte sene sonunda bir makale yayınlar bu
konuyla. En azından 45 senedir böyle bir
gelenek vardır.
Hı hı.
Şimdi temel iddia şu oldu. Benim de
görüşüm o yönde açıkçası. kitapta da
yazdım onu. Şimdi sadece aile şeklinde
doğal biyolojik birlikler ve birimlerin
var olduğu
h
bir dünyada
eee hayatın daha ileri safhalara
götürülmesi ve gelişme söz konusu değil.
Bizim ihtiyacımız olan şey ne?
Ailelerin yani doğal biyolojik
birliklerin
Hı hı. birbirine birleşerek, birbirine
karışarak daha üstün, daha yüksek
yerlere geçme imkanı toplumsal yani
klanlara arkasından işte kabilelere
vesaire. Şimdi idea şu, ben de buna
inanıyorum. İd şu. Eee bunun için
yabancı olanı, kendi aileme mensup
olmayanı
nasıl kabul edeceğim?
Nasıl kabul edeceğim? Hatta onu niçin
öldürmeyeceğim?
Hım. Değil mi? Onun niçin
öldürmeyeceğim?
Şimdi kğ rekabet halinde
kendi oğlumu, kendi karımı, kendi
kızımı, annemi niye öldürmeyeceğimi
onlara onlarla birlikte niye olacağımı
biliyorum. Çünkü bu kan bağlılığına
dayanan, birlikte aynı ortamı paylaşmaya
dayanan biyolojik bir olay. Bunu
biliyoruz. Biyolojik. Hayvanlar da böyle
yapıyorlar.
Evet.
Yani kendi şeylerini en azından kendi
işte sürülerini veya gruplarını
koruyorlar. Ama başka sürüler, başka
gruplar geldiği zaman olmuyor bu olay.
geçemiyorlar. Yani daha yüksek bir yere
geçemiyorlar. E biz geçiyoruz. E nasıl
geçiyoruz biz?
Bize daha üst bir kavram, daha üst bir
değer gerekli.
Din bu. Din bu. Yabancı
oradaki farklı farklı avcı toplayıcı
kabileleri bir araya getirecek.
O kabilelerin üzerinde
toplayacağın üzerindeki bir kavram.
İşte bu kadar basit.
Şimdi ben de buradan hareketle genel bir
şey söylüyorum. Ben diyorum ki
devlet de toplum da akılla, bilgiyle
bilimle kurulmamıştır.
Hani bir zamanlar
başka bir ihtiyaçtan kuruluyor.
Şimdi sosyologlar vardı bir zamanlar
şey toksologlar işte Hopstlar'dan
bahsediyorum sonradan bunlar sözleşmeci
toplum teorileri yaparlardı.
O da şuydu. Yani neden toplum meydana
gelmiştir veya nasıl meydana gelmiştir?
Devlet niçin var olmuştur? E bir zihini
bir fiksiyon olarak ve doğru fiksiyon
olarak e şunun için olmuştur canım. İşte
insanlar birbirlerine zarar
vermişlerdir, verebilmişlerdir. E bunu
önlemek için işlerinde bir adamı kendi
başlarına
Hı hı.
eee lider, yönetici olarak getirip ona
yetkilerini devretmek ihtiyacını
duymuşlardır. O yöneticiden de
istedikleri şey birbirlerine zarar
vermelerini engellemektir. Şimdi bu
Hops'un da görüşüdür. Bu efendime
söyleyelim şeyin de İbn Hadun'un da
görüşüdür ve mantıklı bir görüştür. Ama
bu mantıklı bir görüştür. Sadece
mantıklı görüştür. Yani reel veya
gerçekçi bir görüş değildir. Şimdi
toplumların nasıl inşa edildiğini
bilmiyoruz. Tabii geçmişe gidip de nasıl
toplumlar kurulduğunu bilmiyoruz.
En azından çıkarsamalar yapıyoruz.
Arkeolojik kazılara, verilere dayanarak.
Evet. Şunu söylüyoruz ise şimdi
yapılan çalışmalarla bu Urfa'daki
Göbektepe çalışmaları gibi şunu
biliyoruz.
Toplumların
akılla,
sözleşmeyle
bir insanların bir araya gelerek
toplantılar yaparak
birbirleriyle sözleşme yapmayıla
kurulmadığı kesin.
Kesin doğru.
Ben şey olmaz. Bu bu akla uygun şeyler
değil. Bunlar nasıl kuruluyor?
Metafizikle kuruluyor.
Evet. Efsaneyle kuruluyor.
Yani zaten ulus kavramı ya da millet
kavramı dediğimiz şey de o değil mid
efsaneyle kuruluyor. Din de efsanelerin
en mükemmeli.
Hala da efsanelerin en güzel en
mükemmeli.
E öyle.
Hala da efsanelerin en mükemmeli.
Ben hatta biraz daha da ileri gidiyorum.
Yani bu sadece bir devletin veya
toplumun kurulmasıyla ilgili değil. Şu
anda bizim yaşadığımız hayatın da %99
efsanelerle kurulu.
Evlilik de bir efsaneyle kuruluyor.
Boşanma da bir efsane ile, eğitim de bir
efsane, ulus bir efsane, devlet de bir
efsane. Yani ben çok öyle iddialı bir
şey söylemem. Çok basit bir şey
söylüyorum.
Yani şeye inanmazsan
aileye inanıyor musun? Aileye
evet.
Çocuğunu sevmeye,
yetiştirmeye. Şimdi soru çok basit. Niye
inanıyorsun?
Niye inanıyorsun? Yani bilim bilim mi
sana oğlunu sevmeni? Yook.
E boşanmamanı, aileni devam ettirmeni,
annene babana bakmanı söyleyen bilim mi?
Ve bilim mi sana söylüyor? Aman ulus
denilen bir şey vardır. Ulus en yüksek
ve önemli bir şeydir. Onun uğruna
kendini feda etmen gerekir. Şehit olman
gerekir.
Evet.
İşte bu kadar basit. Hayatımızın
çok çok büyük bir kısmı efsane.
Bunu şimdi bir size bir şey soracağım
burada hocam. Sözünüzü kesiyorum. Urfa
ile ilgili zaten diyorsunuz
eee şöyle başlıyor iş dururanın eee
şeyiyle Yunanistan'da hayattan alıntıyla
başlıyorsunuz. Yunan tragedyası
insanlarla tanrıların çatışmasını
Shakespeare insanların insanlarla yeni
çağdaş tragedyada şeyin diyor insanın
kendisiyle çatışması. Bunu diyor Urfa'ya
uygulayalım mı demişsiniz. Evet.
Gene Urfa eee kısmında insanların
tanrılarla kavgası yok diyor. Çünkü bir
kere tanrılar yok. Tek bir tanrı var
diyor.
Bitti. Bitti.
Doğru. O bitti.
Benim zamanımın Urfalısı ne tanrıyla ne
insanlarla ne de kendi kendisiyle
kavgalı bir insandı diyor.
Doğru.
Ve ondan sonra bunu zaten efsanelere
şuraya buraya eee tekrar eee
getiriyorsunuz. Eee o şekilde.
Şimdi şöyle diyorum ben. Oradaki benim
de temel görüşüm şu. Burada bir gelişme
var
batıda.
Hı hı. Önce insanların tanrılarla
kavgası, sonra insanların kendileriyle
birbirleriyle kavgası ve sonra da
insanın bizzati kendisiyle kavgası.
Hı hı.
diye bir gelişme var.
Ve ben orada şunu diyorum. Bizim
Urfalılar bunların hepsinin dışındaydı.
Geldi
ya. Hayır. Bizim gibi toplumlar bunların
hepsinin dışında oluyorlar. Anlatabildim
mi? Onun hemen hemen her tarafı böyle
yani doğuya gelince yani şöyle tabii
yani eee Urfalılarla Antepleri arasında
kavga vardı.
E tabii ki Türklerle bilmem İranlılar
arasında da kavga vardı.
He ama o başka bir kavga bir şey yani
ekonomik iktisadi şeyleri olan bir
kavgaydı. Başka bir şey demek istiyorum.
Peki burada madem Urfa'dan, Antep'ten
bahsettik bir de şöyle bir şey
diyorsunuz ama olayı anlatmamışsınız. O
da şu. Bütün Tunceliler analarından
Marksist felsefe uzmanı olarak
doğdukları gibi diyorsunuz. Onunla
ilgili hikaye sonra anlatacağım ama
kitapta yok bu hikaye. Öyle mi?
Evet. Yok.
Ha bilmiyorum. Şimdi ben felsefe
bölümünde
Urfalılarda Bir dakika gerisini
tamamlayayım. Eee Urfalılar en azından
benim etrafımdakiler de eee Demokrat
Parti doğardı diyor diyorsunuz.
Doğru. Doğru. Öyle doğarlardı. Şimdi
öyle doğuyorlar.
Evet. Şimdi
şimdi de öyle doğuyorlar.
Evet. Şimdi şöyle ben eee ders vermeye
başladığım zaman burada Ege
Üniversitesi'nde felsefe bölümünü kurup
da felsefeye giriş dersi verirdim. Her
sene ilk derste öğrencilerime nereden
geldiklerini, niye felsefeye
geldiklerini yani onların felsefeye
ilgilerini meydana getiren asıl motifin
ne olduğunu sorardım. Öyle.
Hı hı. İşte kimisi
büyük bir kısmı İzmir'den gelirdi. Bir
kısmı işte beni tanıdığı için işte
öğrencilerimden dolayı gelirlerdi
vesaire vesaire. Şimdi bir ara bir
öğrenciye sordum. Dedim ki siz dedim ben
dedi işte filancayım. Peki dedim niye
siz felsefeyi tercih ettiniz dedim
geldiniz. Hocam dedi ben Tuncelliyim.
Çok güzel.
Ben ded merak ettim. E ne olur dedim.
Tunceliğ olun
özel bir felsefe şeyi mi var? Hakikaten
tabii anladım da ben mahsus biraz da
şeyden
eee hocam dedi yani ya affedersiniz o
kadar da ahmak olmayın dedi.
Demedi tabii onu da ben öyle söylüyorum
yani. Anlamadınız mı artık? Ben
Tuncerliyim dedim.
Şunu demek istiyordu. Tuncerliler zaten
felsefeci olarak doğallar. Daha doğrusu
belli bir tür felsefeci olarak doğallar.
Marksist.
Hayat tabii. Yani Tuncellit gözünü açar
açmaz dünyaya marksist olarak bakar.
E tabii ki onlar derler ki hayatlarında
nereye gideceklerini gördükleri zaman
felsefeye tercih eder. Felsefeye
gelirler.
Çok gülmüştüm.
Peki çok gülmüştüm.
Bu Urfalıların böyle bir ihtiyacı yokken
siz çıktınız oradan. Ama
Urfalılar personaje ora doğmazlar.
Doğmazlar.
Evet. Urfalıların hepsi peygamber
çocukları olarak doğarlar. Çünkü Urfa
biliyorsun peygamber şehridir. Doğru.
Evet.
[Müzik]

bu Merhaba değerli arkadaşlar nasılsınız
İyisiniz yine bir konuşma karısıyla
beraber bu cumartesi günü de birlikteyiz
bugün felsefe serinin V konuşmasın dayız
Eğer bu videoya rastladım sanız
Arkadaşlar daha önceki konuşmalarını
YouTube kanalında ve Facebook sayfamız
videolarım başlığı altında
bulabilirsiniz bugün o kadar taze diye
anlattı kitaplarını anlattık geçmişini
anlattık acaba bu bilgiler bize ne
sağlayacak yani felsefe hayatımıza ne
gibi katkılar sağlayacak onunla ilgili
bir konuşma yapmak istiyorum Geçen de
takipçilerimden bir mesaj atmış Tamam
çok güzel anlatıyorsunuz felsefe harika
o alanlara tanımak Gerçekten çok güzel
ama yani burada okuyacağım olacak
başımız göğe erecek biz çok mutlu
olacağız zaten toplum çok karışık bir de
biz düşüncelerimizi işin içine sokarsak
biz ne yapacağız yani korumasız
kalmayacak Biz gibi bir sistemsel Yani
biraz eleştirel yaklaşmış
ama ben şunu söyledim ya başımız göre
değil yani Biraz çıtayı düşün
tutuyorsunuz uzaya evrede Kendin her
tarafına gelecek Yani felsefe kızılacak
bir şey değil de felsefe Korkulacak bir
şey de değil geldi bize Şu an bu durumda
tutan düşünce tarzı bu yani ne olacak
Ben bunu yapacak ne olacak başım
görebilecek alışkanlıklarım var Ben bunu
İşin içinden çıkamam ben yapamam en
güzeli oturmak yani bize verilen bu
çerçeve içerisinde oturmak ve bu
toplumun İnsanın en büyük zehirli kendi
insan olarak gelişmemiz için en büyük
zehri kendi gelişmemize engel olmak tabi
yeni bir şeyler dediğimiz zamanlara
Sıkıntısı da Beraber gelecekler hiçbir
şey dört dörtlük değil yani iyilik
kötülük aydınlık karanlık hep birbirini
takip eden şeyler ve bir var olduğu için
öbür varken bir yok ederseniz kanalı yok
ederseniz ayrılan bir anlamı kalmaz yani
Ayrılık Yoksa da kandırmayalım kalmaz
Bunlar birbirlerini tepsi demek zorunda
ve bu tetiklenir kendi tabii ki bazı
sıkıntılar olacak ve insan olarak bizim
varlığımız
O çok hazır temelimiz yani Buket
yüklenmeleri bu çelişkileri hazır bir
düşünce tarzınız var ama biz o kadar tam
birleştiriyoruz ki yeni bir şey çıktı
zamanda panik diyoruz Yani ben de
Takipçi ve bu yönde bir cevap verdim Siz
bir deneyelim veremediğiniz bir şey için
yani ön yargılı davranmayın ufak Bu bir
girişimdir ya gelişim oldukça da hem
kendiniz hem etrafına nasıl
değişiklikler olacağını bile bir tecrübe
ederseniz bu Öyle daha kurtulabilirsiniz
şeklinde bir cevap yazdım bir de şöyle
bir şey hayatımız altınımızı üstüne
gelebilir yani Felsefe ile ilgileniyoruz
tamam geri görüş açıları açıyoruz ama ne
olabilir hayatımın altı üstüne gelebilir
ama şunu şöyle bir sözü var değil mi
hayatın altını üstüne geldiysem Korkma
demiyorsun altının üstünden daha iyi
olmadığı Yani biraz alışkanlıklarımızın
kırmak gerekiyor biraz bu döngüden
çıkmak gerekiyor ve yeni şeyleri denemek
gerekiyor Yani sen sefer bu anlamda bazı
kolaylıklar ve bize yani zihinsel
birisini sağlayacak Yani bunu denemeden
zaman elbette ki çok korkutucu
var yani değişim beraberinde bir sürü
sıkıntıyla getirecek değil mi Hani
çevreyi karşınızda olacağız insanları
karşınızda olacağız iş ortamında aynı
ortamında ama ne yapıyoruz başta hemen
bunlarla uğraşmaktan sonra en güzeli bak
Bildiğin yolda başarısızlık yolunda
kendini gerçekleştirme yolunda gidelim
ve göz atmak şekilde yazık ki bizim
yaptığımız bu ama bu bizim suçumuz da
değil Çünkü Çağlar boyunca Yüzyıllar
boyunca hep bu olmuş yani biraz sevilen
arada bastırılmış Özellikle bizim aile
yapımızı ve toplumsal yapımız gençlerle
yaşayan insanı yazık ki sevmiyor ama biz
bunlara uymak zorunda değiliz biz bize
verilen bu kısıtlı çerçeveleri sığınmak
zorunda değiliz biz o sonsuzluğu her
zaman yakalamak gibi amacımız olmalı
yani bize verilen Hatta bir müddet sahip
yazımız var insanı şeye benzetmiş
şişenin içerisine bir kere be kelebek ne
yapar çırpılır Nasıl çıkacağını bilmez
yani Ama bir düşünce tarzı bir sorgulama
gaz geliştirdiğimiz zaman ve o bilgiye
ulaştığımızda ama o şey
çok güzel çıkmış sonsuz dünyaya ulaşma
imkanımız var Aha tabi her şey gibi
burada bir zahmet istiyor Yani zahmetsiz
hiçbir şey olmuyor yani felsefe böyle
bir yolculuk Eğer ruhumuzda yüreğimiz
hazırlığı hiç korkmadan dilerim ve Neden
gelinlerim şimdi buna ilişkin Ben başka
başlayacağız size de çok fazla sıkmadan
yormadan Hadi kritik hayatı uygulama
anlamında neler yapabiliriz bunu
gördüğüm zaman felsefe bize daha önce
gibi gelecek Bundan eminim Yani ben ilk
başladığımda öyleydi yani kara kara
bulutlar Allah'ım ben bu işin içinden
nasıl çıkacağım şekilde takip ettim
sırasında ama zaman yılan yolcu
bitirirsen öğrendim ki asla bana sonsuz
bir aydınlık sunan bir yolculuk Muş yani
Bulutlarda alıp güneşe kavuştu kavuşur
insan gökkuşağına kavuşuyor ve o
bulutları getiren dedi ki cehaletiniz
bilgisizliği miz Gerçek video
Ulaştığınız zaman gerçek sorgulamayı
yaptığınız zaman bu
bu yola ulaşmanız çok da zor değil ama
önemli olan o yalan nasıl ulaşacağımızı
Belki buna ilişkin başı başka gideceğim
Değerli arkadaşlarım fazla da Herşeyden
önceleri maddi değerlerin dışında ya
maddi dünyanın dışında manevi dünyada
sunar Yani biz genelde edip maddi
çerçevede gidiyoruz hayatımızın amacı
yıllarca çalışıyoruz bir ev almak araba
almak arabamızı bir üst modeli taşımak
ya da evimizdeki o doluysa 4 olaya
çevirmek şekilde amaç ve gayemiz oluyor
yani orada amacımızı kaybediyoruz ve
manevi hayatımızı ne yazık ki çok zayıf
tutuyoruz ve maneviyat zayıf olduğu
zamanda bu maddi kazançları alsanız bile
keyfine aramıyorsunuz yani dört odalı ha
dayanabilir beş katlı bir eve
kavuştuğumuz zaman sizin alışma
süreciniz iki ay gibi bir süre yani
çekersen O da eklemeye başlıyor ve daha
fazla daha fazla ben seni bu anlamda
maneviyatımızı Ya insan olarak sizin bu
dünyadaki yerimizi insan olarak
anlamanızı ve insan olarak neyi
amaçladığını gösteren bir yolculuk ve bu
yolculuğa girdiğiniz zaman
ve maddi kısım tamamen devre dışı
kalıyor günlük hayatımızı sürdürmek için
bazı maddi de maddi kazançlarınızın
olması lazım yaşamamız lazım yememiz
içmemiz lazım ama Bunun dışındaki
hırslar maneviyatımızı aşırı zarar veren
çabalarken başı veren hırslar Bu yüzden
felsefe girdiğiniz zaman maneviyatını
yükseldiği zaman mutluluk ve mutsuzluk
tanımları mı değişiyor yani mutsuzluk
tanımanızı baktığınız zaman ve mutluluk
anılarımıza baktığınız zaman gerçekten
ne kadar az kendinizi bir geldiğinizi
görüyorsunuz yani telefon modeli
hissetmediğiniz zaman mutsuz olan
neredeyse bunalıma giren genç
Çocuklarımız var ya da istediğin takip
edilmediği için burada girmiş
yetişkinler imiz var yani felsefe
girdiğimiz zaman mutluluk tanımı
değişecek ve o tamamen geride kalacak ve
yeni mutluluk alanlarda ses olsun
susturacak Yani oradaki sonsuz meraklı
sonsuz sonsuz haz yani haz duygusu
inanılmaz bir şey yani kendi varlığınızı
tanımlamanız inanılmaz güzel bir dünya
bu birincisi ikincisi
o ulaşmak yani şu an bize bir sürü
indiriyorum kimi Yani tabii ki demiş
Okumaya çalışıyoruz yani sorulardan çok
yanıtlarım peşinde koşuyoruz başkasının
bulduğu yanıtların içerisine yerleşmeye
çalışıyoruz ama onlar bizim
yaptıklarımız olmadığı için geldi şey
diyoruz ya yeni duruyor ona göre
yaşamaya çalıştığını zamanda kendinizi
gerçekleştirebiliyorsunuz ve bir
mutsuzluk ve huzursuzluk ve Ruslara ve
onu aldıysa işte bir şey hissediyorsunuz
zaman uygun değil ama uygun olmayan
bulmak için de uygun olanı bulmak için
de bir sorgulama sistemi geliştirmemiz
gerekiyor kendinizi Özgür sorular
geliştirmemiz gerekiyor Yani sizin
ruhunuza Uyan sorular stresini
başlatmanız gerekiyor Ama tabii bu kolay
bir süreçti Yani sorular başladığı zaman
bugün burada duruyor şekilde yok yani o
bir domino taşı gibi domino taşı nasıl
başlatırsanız arka arkaya yıkılır onu
öyle bir şey yani sorun sorgulamaya
başlamakta arkası gelmeyen bir yolculuk
başlıyor hissedene kadar siz o hazır
cevapların içerisinden çıktığınızda Sizi
başka bir dünya Yazılacak o yüzden
Bu bilgiye nasıl ulaşacağınızı gösteren
bir oldum felsefe gerçek bilgi yani
hakikate kendi dakika temiz Evren
hakikatini ulaşma yoludur o zaman hazır
cevaplar böyle şey Facebook diyorum ben
ona bilgiler kullanmayacaksınız Yani saf
ham size ulaşan cevaplarla
uğraşacaksınız ve o yolda
ilerleyeceksiniz ve her zaman o sorun
başına döneceksiniz felsefe bize bunu
sağlıyor ikinci olarak üçüncü yol olarak
da birleştiren sorgulayıcı bakış yani
eleştirmeden Yani biraz önceki
anlattığım konuyla alakalı Yani
eleştirmeden bir şey içerisine
yerleştirin zaman ezbere olacak ezbere
olan bir şey insan zehirli geliştirmez
Yani insan bunu olmaz yani insan zehri
ancak ezmeli bozarak gelişir ve ancak
bilgi üretilerek gelişir ve insan
sorgulamada acı bilgi üreterek
geliştirecek bir şey ve bu sorgulamayı
başlatan süreceğim içine girdiğiniz
zaman ve kısa sürede olan bir şey değil
Ama zamanla öbür videolarımda da
anlattım Bu yolculuk yolculuk
bu aynı zamanda biçim gibi büyüyecek
olan bir yolculuk çok severseniz Eğer
çok büyük bir kazançlarla çıkacağız olan
bir yolculuktur geride felsefe ilkeli
bir hayat tarzına yani şu an bizim en
büyük sırsız sorunumuz ilgisizlik
bilmeyen her şeyden öyle eğitimde öyle
Toplum hayatında öyle devlet Hayatında
böyle kendi işlemlerimize ya benim
ülkemiz yok yani bu ülke olmadığı için
yani her şey bir şekilde dışlandığı için
yani onu o ilkeleri kabul etmiyor kendi
ilkelerimizi koyduğumuz zaman yani
ahlaki anlamda söylüyorum ne oluyor
sistem baştan bozuluyor birini
yapmadığını öbür yaptığı zaman birinin
hakettiğini öbürü bu ilkeleri çevirerek
ulaştığı zaman ne oluyor yani
adaletsizlik duygusu o dışlanmışlık
duygusu haksızlık duygusu toplumun
yapısını bozuyor yani ailede böyledir bu
arkadaş ilişkilerinde böyledir evlilik
ilişkilerinde de böyledir mutlaka bu
Ülkelerimizin olması gerekiyor ya Sadece
bu ülkeyi sağlar Yani biz
bu istemiyorum değil mi cinsiyetimizi
seçemiyoruz kendimizi seçemiyoruz nerede
olduğunu seçemiyoruz fiziksel
özelliklerimizi hiçbir seçemiyoruz ama
seçebildiğimiz çektik şey ve hayatta
nasıl yürüyeceğiz bu konuda özlüyoruz
Yani bunlar bizi kısıtlayacak bir şey
değil yani coğrafi kadar geliyoruz Tamam
olur ama yani bir şeyi sınırlandırmaya
başladığınız zaman arkası gelir o yüzden
sınırlandırma yolunda yani ilkeler
edinme yolunda felsefe bize inanılmaz
bir ömür sağlayacaktır bunu kavramsal
anlamda da pratik anlamda denediğiniz
zaman size inanılmaz yol açacaktır bunu
mutlaka Gazi göz ardı etmemiz gerekiyor
Ben bir başka başka gidiyorum Çünkü
konuda alıyor yani başlıyorum sonu
gelmiyor bir yerden gitti yerden
çıkıyorum O yüzden kendimi sırada
aldığım için başlıklar gerekiyor diye
düşünüyorum yüzünüz asla şöyle bir şey
var yani kendinizi neden ibaret
görüyoruz yani Kendimizi ibadet
kendimizi var ya ben şeylerle Yani
bunlar bizim çabalarımız bizim
bu ve bizim uğraştığımız şeyler ya insan
campos artık bu 21 yüzyıl Filozofu durum
var filozofun babasıdır insan kendini
nasıl var ederse öyledir yani o kadardır
yarısını nerede tutacağını size bağlı
yani o durduk yere size gelmeyecek yani
o sırada durum Tamam ben çekildim Her
şey bitti dediğimiz zaman aşağı
düşeceksin de o sınır bir süre çıkaracak
olan bir şeyler felsefe Çünkü sonu yok
ya o bilgi sonu yok o kapı sizi
kapılardan dokulara geçirecek bir arka
kapıda başka bir şey bırakıyorsunuz yani
sonsuzluk duygusu sonsuz bu dünya o
manevi haz aldığımız için kendinize
Ulaştığınız o dünyaya ulaştığımız için
inanılmaz size güzellik sağlayacak
inanılmaz bir yolda ilerlemenizi
sağlayacak çok güzel bir disiplin
felsefenin sağladığı faydalardan birisi
de budur Bence pek kaygılarımızı
hafifletir Yani öyle bir dünyada
yaşıyoruz ki kaygılı kaygılı izin birçok
kayboldunuz ya son olaylar dünyanın
değişen şekli
bu Barajı Yani insan ruhunu çok çok
hırpalıyor şeyler ve bizim neredeyse
paniğe sürükleyen şeyler ama bilirsek
eğer biz kendimizden evisek Biz
kendimize nereye gideceğimizi bilirsek
bunu da oluşturacak olan biz de
biliyorum o kaygıyı azaltan birbirimize
olan iletişimimiz Yani kendi dünyamıza
kazanmamız Çünkü sonsuz bir Bilgi
Dünyası var orada Ne kadar video olursak
ne kadar kendimizi geliştirirsek
ayrılmamıza o kadar az olur çünkü Bilgi
kuvvettir Yani bu her şeyde Öyledir
zaten iş yaşamınızda değil günlük
yaşamımızda günlük hayatımızda
ilişkilerimizi bilgi gerçekten kuvvettir
Ama doğru bilgi tabi böyle yamalama
bohçalama şeklinde sunuyorlar ya Bize şu
anda sosyal medya kullanıyoruz her bir
konuda binlerce düşünce değişiyor değil
mi Biri bir şey söylüyor oraya
kaplıyoruz bir başka bir şey söyle oraya
topluyoruz araştırmalarınız için gerçek
sağlıyoruz ve kaygıları bir örüyoruz
yani toplumsal kaygıları köklü yoruz Bu
nedenle Felsefe bu anlamda kaygılarımız
ben size mutluluğa ulaştıran bir yol
yani bana mesaj atan arkadaş gibi değil
O gerçek anlamda Park olması da çok çok
haklı buluyorum yani çünkü kolay bir şey
değil yani bir anda birşeyleri
değiştirip başlama ama bizim mutluluğa
götürecek yollardan biridir felsefe asla
felsefe mutsuzluk değildir rap kanalı
değerleri ve pozitifsin hep böyle güzel
bakıyorsun bir felsefesi gibi değilsin
bizden silah eğitimi almış gibi değilsin
ama Aslı Felsefe bu diyorum ben yani
gözünüze nasıl mutsuz insan portreleri
geliyor veya sürekli kafası karışık
hayatı karışık sabahlar Tepesi
istediğini bilmeyen insan portrelerini
geliyor yani felsefecileri yakından
tanırsınız ben yani yüzlerce onlarca
gazeteci ile tanıştım öğrenciler
Öğrencilik hayatım boyunca ve hepside
derinliği olan kendiyle barışık olan
kendinle mutlu olan ve çevreden
etkilenmeyen insan profilleri felsefe
neşedir mutluluktur arkadaşlar Ben
kesinlikle reddediyorum felsefenin
hırsızlık olduğunu bilsem böyle kabul
edersek Bizim Yol almamız çok daha kolay
olacak
bu paticik zindelik sağlar yani çok şeyi
açık seçik düşünmemizi sağlar yani
birçok şeyi pencerelerini açar Biz
karanlık odalara kapıdan kör dövüşü Biz
Gözlerimiz ballı nerede tuttuysa konu
kabul ediyoruz ama felsefe bunu aydınlık
bir ortamda size gerçeği gösterir yani o
sizin gözünüzün Sizin bir fenerini zırh
yani onu iyi kullanmayı bilmek gerekiyor
ve yanınıza hiç ayırmamız gerekiyor
Hayatımızın her döneminde yani insandır
bu düşeriz kalkarız çok zorlu
hayatlarımız olur elimizde olmayan
sebepler olur yani budur yani Sana
hayatının sürekli mutlulukla geçmez
sıkıntısız geçmez yani öyle Geçen hafta
varsa zaten şüphe düşünmek lazım acaba
bir şey Ben yanlış mı yapıyorum Bir şey
yolunda değil bir şekilde biraz soru
sormak gerekiyor Bu sıkıntılar da da
fazla yanınızda olur yani gerek okuyarak
gerek bu sıkıntıları da geçeceğini Yani
aslında dünyanın varoluşun çok sonsuz
olduğunu her şeyi sonsuz olduğunu ve
hiçbir şeyin
Ama kalıcı olmadığında yani dünya
yaratılmış ama aynı mı kalmış yani dünya
yaratıldı şekline bakıldı büyük
depremler olmuş büyük sıkıntılar çekmiş
milyonlarca Yağmur yağmış hiç Hayat
olmamış zor oksijen oluşmuş tekrar Hayat
olmuş o Hayatlar yok olmuş 135 bin
yıldır 51 yıllarda Biz insan olarak bu
dünyada yaşayacak şekilde dünya niye bu
kadar güzel geçmişteki sıkıntılar
yaşadığı için güzel yani o yüzden
felsefeyi sıkıntı olarak düşünmenizi
rica ediyoruz elinde bir diğer bir
sağladığı faydalar Bir de özgürdük
özgürdük düşünce tabi Özgürlük çok
yanlış davranıyoruz yani özgürlüğü
hiçbir şey düşünmeden hiçbir şey dikkate
almadan yaşamak olarak düşünüyoruz
canınızın istediği yapmak olarak
düşünüyoruz ama özgürlük Aslında
geldiğini gerçekleştirmek yani kendinize
uygun olan bir hayat tarzını bulmak
Tabii ki bazı kurallarımız var ya Tabii
ki bazı şartlarımız olacak insan hayatı
için destekk toplum hayatı için destek
Tabii ki bazı şartlar kurallar olacak
yani Kural
Bu sadece bizim tutsak olduğunu
göstermiyor ya diğer insanlara olan
saygınızı da gösteriyor yani Benim
yapacağım bir sorumsuzluk bir başkasını
etkileyecek yani Benim yapacağım
ilgisizlik bir değersizlik bir başkasını
etkileyecek ya bir başkasını gözeterek
de davranmak zorundayım yani burada ben
tamam bu bana uygun Kimle olursa olsun
ben öyle davranırım gibi bir düşünce
özgürlük düşüncesi değildir Ne yazık ki
yani bir felsefe bu sorumluluğu verir
yani insanla ilgili sorumluluğu verir
kendinize ilgili sorumluluğu verir ve
toplumla ilgili sorumluluğu verir ve
kendini ön plana almadan yaşamaya
gösterir yani felsefeci öncüdür
felsefeci liderdir felsefesi başkasını
düşünür yani şu an dünya dönüyorsa yani
kadar kötü olaylar oluyor yani her
telefonlar açıyoruz sanki kıyamet
kıyamet Yani eğer bu şekilde devam etse
yani şu an biz hiçbir iz yoktu dünya
yoktu demek iyi bir şeyler de var yani
yanlış olduğu kadar doğru yapan insanlar
da var Yani bu denge Yani sana bir
şeyler devam ederse ben bu
ne yapıyorsam ve hala dünya kendisi
dönmeye devam ediyorsa Demek ki doğru
yapan insanlar da var Yeşil yeşilaycılar
var doğaya düşkün olan var gidiyorsun
peşinde antartika'ya giden korumacılar
var hayvan sevgisi insan sevgisi baştacı
yapmış kendi çıkarlarını tamam mı arka
plan almış insanlar var biz bunları
görmüyoruz alıyorsun beni ya genelde hep
olumsuz şeyleri pop oluyor ki biz kendi
kaygı düzeyinin sürekli yüksek tutalım
ve sürekli kontrol edilebilir olalım ve
sürekli ipler Bir de ellerinde olsun
yapma bunu Red etmemiz gerekiyor yani
kötü olduğu kadar da ile inanmamız
gerekiyor çünkü iyilik de kötülük ve
özgürlük sırasında yani için
çatışmasından Doğan yaşamı içerisindeyiz
yani biri varken öbürü reddetme
imkanımız yok kötülük olacak yiyelim
olacak iyilik olacak ki kötülük olacak
Ona birini besleyen şeyler ve asla neden
var diye hayıflanmam gereken şeyler
kötülük varsa güzel şeyler ve var
hayatımızın içinde bize keyif
bir şeyler de var doğanın kendisi zaten
bir ödül alan içine gittiğiniz zaman da
hep sürekli bir şey görüyorsunuz Yani
sürekli Her şey mükemmel her şey yolunda
mı görüyorsunuz yani belgesellere
bakıyoruz Bazen ne kadar hayat
mücadelesi var değil mi yani ne kadar
insanlar hayvan Dünyası birbirinin kurdu
birini yaşama birinin ölümü Yani bu
doğanın içinde kainatın içinde yani
Yıldızlar doğuyor Yıldızlar ölüyorlar
Bir de olacak biri ölecek ve Buna tepki
gerilimden oluyor yani birbirleriyle
çelişen bazı kurallardan fizik
yasalarından oluyor yani bildiğin ki
yerine başka biri gelsin ve mücadeleden
oluşacak yani o evrenol mücadele eden
olacak ve insan olarak da bizde iyiliği
kötülüğü kabul etmek ve özgürleşmenin de
bunları kabul etmekten ileri geldiğini
anlamamız gerekiyor Değerli arkadaşlarım
diğeri de Bilic Bilic sahibi olmamız
yani İnsan bilgi sahibi olması gerekiyor
Biz hayvanlardan ayıran oturur yani
Allah bize Özellikle bu düşünmeyi değil
mi buçuk kilo gibi bir bebeğim var
ne düşünürseniz bir parçası ama neler
yapıyor yani nasıl asrar yolculuklar
yapıyor ve hala Gizemi keşfedilmiş değil
Hala biz Neyi Nasıl kullanacağımızı
bilmiyoruz yani bu maddi Biz et parçası
gibi düşünebileceğiniz bir şey değil
Bizim hala Evrende bir bağlantımız var
bunun için verilmiş olan bir düşünce
özgürlük Aslında değildir özgürlük
meyveyle bir bilinç ve biz bu birinci
Kullanmadığımız bir zamanda kendimizi
tamamen ilk ellere yani kendi içimizdeki
ilkel dürtülere doğru göremiyoruz Yani
tamamen yemekten içmekten ibaret
zannediyoruz ve ona göre hayatınız
şekillendiriyoruz bu birinci
Kullanmadığımız zaman Aslında kendi
cezamızı kendimiz veriyoruz Yani bunu
gördüğünüz zaman yani felsefede bunu
sağlam yani birebir içine girdiğiniz
zaman yani sonsuz bir Derya ve
ediyorsunuz yani ben bunu yapıyorsa her
şeyi yeterim ben bu düşünebilirsin her
şeyi yapabilirim yani kendimi
geliştireceğim noktayı kendine tespit
edemem Bu böyle bir yolculuk ve bitmez
Bu soruya bir ömür yetmez 15 tane
ömrünüz olsa yine yetmez ama hayatı
anlamlı kılan bu değil mi yani Şurada ne
kadar yaşıyoruz 70-80 gibi yılımız var
en iyi şartlarda onu anlamlı yaşamamız
gerekiyor Yani kendi kendimize eziyet
ederek önyargılarımız da bize
birilerinin dayaklı sistem ve mutsuz
ederek geçirmek değil hayatın anlamını
aramak yani budur Aslında yaptığınız şey
bizim her gün biz yatağımızda kaldıran
şey budur Ama biz başka yollardayız
zannediyorsun Dünya sizin ayaklarımızın
altında tepe tepe kullanabiliriz ne
yazık ki örebilirsiniz çok değerli
arkadaşlar yani bu yaptığımız için de
biz cezalandırılıyor Uz huzursuz bu
dünyayı teslim oluyoruz ve çok
tavuklarımızı Uyuyamıyoruz etrafınızda
bakmıyoruz yani Yaşanan bu acı var
kendimize O da iyi tutmaya çalışıyoruz
ama hı sisteme iyileştirmeye
çalışmadığım zaman ne yazık ki bizim de
yaşamamız ve Oğuz yaşamamız mümkün değil
yani felsefe böyle bir yolculuğu bize
öngören bir şey geçenlerde bir
Ya ben şöyle Kendisi çok eski bir
arkadaşım ben 25 yıllık arkadaşım ben de
çok zeki bi arkadaşım sanatsal yönü de
çok yoğun Ben resim yaparsın heykel
yapar kitap okur geçer' dedik ya dedi
Tülay Beni sadece ve pozitif
anlatıyorsun felsefeyi aydınlık
anlatıyoruz bile karanlık tarafında
anlatsana yani o karanlık tarafını Bir
de ben insanlar daha bilinçli bir
şekilde gitti geceler veya daha iyi
geceler ama bu benim dedim ki ben de ona
çok doğru söylüyorsun ama başladı
konuşun başında söyledim ben her şeyi
Aydın olduğu gibi kanalı da var bu işin
içine girmeden sen kendi tecrübeli
etmeden bunu benim sana adına söylemem
çok yanlış benim aydınlık olarak
söyledik şey Belki sana olmayacak Ben
karanlık olarak söylediğim şey sana
olmayacak yani onu kendi keşfetmem lazım
ve bu yollarda korkmam lazım zaten bu
yol korkusuzca geçecek bir yol yani o
yüzden benim Bunları aydınlık tarafı
bulur kanalı tarafı budur bir şekilde
yönlendirme doğru değil de Çünkü
herkesin bir yaşayış tarzı var
Selam arkadaşlar duvar Benim bir metni
okuma anda size bir Metro paramız
arasında ve sonra birbirimizi
anlattığımız da her şey çok farklı olur
yani Ben bir önlükle keşfederim mesaj
şöyle bir ördek var bir kahvaltımızı
fili koyuyorlar sonra insanları Bu nedir
diye içeri yanında karanlık bir hortumda
dokunuyor bugün yortumluk diyor bir
kuyruğuna dokunuyor bile bacağını
dokunmak hiçbiri bilim tamamını
tanımlayamıyor şu aşıklarına görüyor
hepsi bilgilerini birleştirdiğinde
alıyorlar bu Bilfiil abla Onun gibi bir
şeyler herkesi anlayışı farklı bu yönde
benim Ayrılık tarafa budur kanalı
tarafımız Bu şekilde bir yönlendirme
yapmam doğru olmaz diye düşünüyorum
arkadaşımla Bu da selamlar söylüyorum
kendisini söyleyeceğim ve buna ilişkin
herkese haftada kendimize konuşmadım
bundan da bahsedeceğim diye çok çok
selamlarımı iletiyorum kendisine
konulardan birisi de bu şimdi biri
olarak ne sağlar acaba süreleri yöne
karşın anlattık ona şöyle ben bir başlık
başka okuyup isterseniz kendimizi
tanımak zaten
bu video değil mi kendisi sonunda
kendini bil yani felsefenin en büyük bir
sürü budur kendini bilmeyen insan hiçbir
şeyde başarılı olamaz be huzur veremez
Her şeyden önce Çünkü her şey içindedir
o çünkü hep sürekli bildiğini düşünür
bilmediğini unu zayıflık olduğu
düşündüğü için yalan yanlış bilgilerle
girer ve şuan toplumumuzdaki şu an
etrafındaki birçok olay bundan ibaret
değil mi kendini bil tanısını koymayan
kendini bir ülke sorgulamayan insanlara
yarattı bir kaos ne yazık ki bu da
Günden güne artıyor Günden güne gerçek
bilgiler ulaşılıp tamamen başka bir
hakimiyete geçiyoruz Evren bu kendine
bir Yani bu herhalde aklımıza Bu iki
kelime aklınızda olursa kendimi böyle
geliştirirsek her şey çok daha güzel
olacak diye düşünüyorum farklı fikirleri
açıklayabilmek diyen konuda yani böyle
algılarımız o kadar ön planda ki farklı
fikirleri asla kabul etmiyoruz ve bu
yönde asla ilerliyoruz Ben başlıklar
okuyarak gidiyor Değerli arkadaşlarım
ben sizi tekrar tekrar aynı şeyleri
sıkmak istemiyorum ya
bu oluşması bu bireysel olarak özgürce
düşünebilmek çok yönlü bir bakış açısı
kazanmak Bilişim insan olmak insanların
kendi hayatlarına yön verebilmesi olduğu
olayları akıl yönüyle çözümlenebilmesi
Tabi bu yönde mutlu toplumlar
oluşturulması değerli arkadaşlar
felsefenin tanımlaması bu yani yarar
zarar olarak düşündüğümüz Oldu tabi
sizin kendi bakış açımıza göre
değerlendirecek anlatacak başka bir şey
kaldı burada delik olduğumuzu yaptığı
İki lafın belini kırdı Sigarada dokunduk
lafı gediğine koydu Benim başka Anladım
şey kalmadı herhalde Bundan sonra
İçeride de etik ve değerler yani şu anki
eksikliğimiz toplumsal eksikliğimiz en
büyük şey değersizlik bu konuyla ilişkin
bizim Hacettepe felsefe de bu temel bir
eğitim serisi iyiydi bununla ilişkin bir
konuşma hazırlayacağım Kendinize çok iyi
bakın değerli arkadaşlar dinlediğiniz
için çok teşekkür ediyorum Hoşçakalın
kendinize kalın

Felsefe ve Kritikten herkese merhaba.
Eee, bugün 20. yüzyılın hemen başında
ortaya çıkmış ve etkisini hala günümüzde
de, eee, güçlü bir şekilde sürdüren bir,
eee, felsefi hareketi, fenomenolojiyi
konuşacağız. Fenomenoloji deyince
aslında bir gelenekten bahsediyoruz.
Eee, ama bu geleneği oluşturan elbette
bazı filozoflar var. Edmund Husell
kurucu filozof olarak anabileceğimiz bir
isim. Martin Heidegger, Merla Ponti,
Jean-Paul Sart. Bütün bunlar, bütün bu
filozoflar aslında bu geleneğin birer
parçası. Geleneğin birer parçası olmanın
yanı sıra birbirlerinden de çok ciddi
tabii ki eee farklılıklara sahip. Ama
biz bugün aslında bu filozofları
fenomenolog kılan ortak noktaları, ortak
kavramları bir anlamda ortaya koymaya
çalışacağız. Açımaya çalışacağız.
Böylelikle aslında fenomenolojik hareket
ya da kısaca fenomenoloji ne ifade
ediyor? Bunu birazcık tartışacağız.
Stüdyoda
eee değerli arkadaşım eee Eylem Hacı
Muratoğlu var. Hoş geldin Eylem.
&gt;&gt; Hoş bulduk. Teşekkür ederim davetin
için.
&gt;&gt; Ne demek. Eee böyle çeşitli vesilelerle
yaptığımız sohbeti burada yapmaktan
keyif alacağım.
&gt;&gt; Ben teşekkür ediyorum geldiğin için.
Şimdi eylem eee fenomenoloji aslında
kimilerine göre diyelim biz çok fazla
içindeyiz. Zor bir eee konu. Dolayısıyla
şuradan başlayalım dilersen öncelikle
eee fenomenoloji nedir? Eee
fenomenolojiyi nasıl tanımlamak gerekir?
Ya da eee felsefi düşüncenin akışı
içerisinde eee nasıl bir dönüşümü temsil
ediyor fenomenoloji? Buradan başlayalım
mı?
&gt;&gt; Eee başlayalım. Eee, yani fenomenoloji
nedir sorusu hakikaten cevaplanması çok
zor bir soru. Eee, çünkü aslında bu
felsefe nedir sorusuyla örtüşen bir
soru. Eee, yani işte Merle Ponti'nin
Algının Fenomenolojisi diye meşhur bir
kitabı var. Onun başında da fenomenoloji
nedir diye başlıyor Merle Ponti eserine.
Ve diyor ki hani kurulalı 50 yıl olan
bir felsefi gelenekten bahsediyoruz ve
biz bugün hala fenomenoloji nedir diye
tartışıyoruz. Bugün de bizim durumumuz
çok farklı değil açıkçası. Biz de şu an
burada fenomenoloji nedir diye konuşmak
üzere buluştuk.
&gt;&gt; Eee 20. yüzyılın başında eee kıtta
Avrupasında Edmund Huser tarafından
başlatılan yeni bir felsefe yapma tarzı
olduğunu söyleyebiliriz fenomenolojinin.
Ya hiçbir zaman fenomenoloji kendisini
kurucusundan itibaren böyle başı sonu
belli bir öğreti, bir sistem olarak
ortaya koymadı. daha çok işte belli
ilkeler çerçevesinde, belli kavramlar
çerçevesinde bir yöntem, bir felsefe
yapma pratiği olarak ortaya koyduğunu
söyleyebiliriz. Bugün 125 yaşında
yaklaşık
&gt;&gt; eee bir eee gelenekten bahsediyoruz.
Fenomenologların daha çok sevdiği eee
bir nitelendirmeyle senin de söylediğin
gibi hareketten bahsediyoruz.
&gt;&gt; Aslında bu hareket metaforu gerçekten
fenomenolojik geleneği eee tanımlamak
için çok iyi bir metafor. Yani bu bir
bakıma fenomenolojinin hiç tamamlanmamış
olmasına ve tamamlanmayacak olmasına,
sürekli yolda olmasına, eee, yani belli
bir böyle başı sonu olan bir öğretiden
ziyade bir felsefe etkinliği, felsefe
yapma tarzı, bir felsefe pratiği
olmasına işaret eden bir şey.
&gt;&gt; Kaldı ki, pardon bir dipnot düşeyim.
eee, fenomen kelimesini ya da
fenomenolojiyi işte Hegel'in kitabının
başlığında olduğu gibi daha önceden de
görüyoruz. Ama burada aslında farklı bir
düşünme tarzına, bu dediğin anlamda
farklı reflekslere sahip, farklı
açılımlara sahip bir tutum farklılığını
kastediyoruz. En azından
&gt;&gt; yani biz hani fenomenoloji deyince tin
fenomenolojisi de aklımıza gelebilir.
Hegel'in kitabı. E ama o T'nin
fenomenolojisindeki fenomenolojinin
Huserlin'in kurucusu olduğu fenomenoloji
geleneğiyle ilgisi yok. İlgisi olduğunu
söyleyenler var. Özellikle hani
Huserli'in takipçileri işte Fransa'daki
fenomenologlar Merl Ponti'de başta olmak
üzere Sart vesaire bir şekilde Hegel'in
fenomenolojisiyle Userin
fenomenolojisini yöntemsel anlamda eee
eklemlendirmeye çalışıyorlar. Ama bu e
yani başlı başına kabul gören bir proje
de değil doğrusu. Eee neticede bir
gelenek, bir hareket dedik. Eee her
gelenek gibi bir kurucusu var. Bir soya
ağacı var. Eee kaynak tabii ki Husel.
eee Huser'den itibaren eee işte dallanıp
budaklanan eee çeşitlenen, gittikçe
derinleşen eee bir nehrin akışı gibi
neredeyse bir hareketten bahsedebiliriz
gerçekten. Eee önce Husel, sonra onun
öğrencileri, sonra onun takipçileri,
birinci kuşak fenomenologlar, sonra
onları takip edenler ve bugüne kadar eee
gelmiş durumda. İlk kuşak fenomenologlar
dediğimizde az önce senin de saydığın
isimler ilk akla gelenler. Heer, Merle
Pontis, Sart gibi isimler.
&gt;&gt; Eee, Levinas'ı sayabiliriz tabii ki. E,
&gt;&gt; yani bir şekilde eee, bütün bu
filozoflar ve başkaları da, eee,
kendilerini fenomenolog olarak
nitelendirdiler. Öyle ya da böyle. Eee,
ve yaptıkları işi de biz fenomenoloji
başlığı altına yerleştiriyoruz.
&gt;&gt; Hı hı. eee bugün eee ve bugün aslında
eee dünyanın pek çok üniversitesinde
felsefe bölümünde de kendisini
fenomenolog olarak nitelendiren eee
yaptığı işi, ortaya koyduğu tezleri
fenomenolojik tezler olarak nitelendiren
eee felsefeciler var. Ve bugün dünyanın
dört bir yanında eee işte gerçekçi
fenomenoloji, varoluşçu fenomenoloji,
hermanootik fenomenoloji ya da kurucu ya
da transstandantal diyebileceğimiz
fenomenoloji başlığı altında eee
fenomenoloji yapılmaya devam ediyor. Eee
işte Uzakdoğu'dan Amerika'ya kadar her
yerde eee fenomenoloji dernekleri eee
toplulukları kurulmuş durumda. yakın bir
zamanda Türkiye'de de bir tanesini biz
kurduk 2023'te.
&gt;&gt; Eee, evet bir hareket, çok canlı bir
hareket dediğim gibi ve tek yönlü
doğrusal bir hareket değil asla.
Huser'den itibaren çatallanan, eee,
kollara ayrılan, eee, genişleyen eee ve
derinleşen bir hareketten bahsediyoruz
burada. Peki
&gt;&gt; büyük bir çeşitlilik var aslında
fenomenolojik hareket içerisinde.
&gt;&gt; Bu da bir gelenek inşa ediyor aslına
bakarsan bahsettiğimiz.
&gt;&gt; Eee biraz daha detaya girelim. Eee bu
dediğin doğrultuda eee Merl Pontiy'nin
bahsettiğin senin de çevirmenlerinden
biri olduğun algının fenomenolojisi
girişinde eee şey der eee fenomenoloji
için radikal bir felsefe yapma biçimi
olarak tanımlar. Eee, bunu biraz açalım
istiyorum. Yani bunun detaylarını açalım
istiyorum. Aynı zamanda da, eee,
Husel'den beri neredeyse fenomenolojinin
mottosu olmuş, mottosu haline gelmiş bir
eee deyiş var. E, şeylerin kendisine
dönelim.
&gt;&gt; Ne demektir bu?
&gt;&gt; Çünkü radikal felsefe yapma biçimi
aslında bizi şeylerin kendisine
taşıyacak. Bu da Merl Ponti'nin
&gt;&gt; eee, Merle Ponti Huserli belli yerlerde
revize ediyor, eleştiriyor. Bunu
biliyoruz. Ama eee sonuçta burada
mutabık Husser'le birlikte.
&gt;&gt; Evet. Burada şeyi söylemek gerekiyor.
Yani fenomenolojik hareket içerisinde
inanılmaz bir çeşitlilik var. Eee yani
eee hatta işte Rcker Paul Rcker yine bir
fenomenolog. Eee işte eee
fenomenolojinin tarihi Huser'den
sapmaların tarihidir, ayrılıkçıların
tarihidir der. İşte Heideger eee tek bir
fenomenoloji yok fenomenolojiler var
der. Yani neticede Husel'den sonraki
öğrencileri ve takipçileri ve diğer
fenomenolog kuşaklar yani kimisi
Husel'in kavramlarını ve yöntemini ve
tezlerini benimsemiştir. Onları daha
derinleştirerek, geliştirerek devam
etmiştir. Kimisi de Huserli bir şekilde
aşmak istemiştir. Onu radikal bir
şekilde eleştirmiştir. Yani pek çok
konuda yani fenomenolojinin ne olduğu,
yönteminin ne olduğu, temalarının ne
olması gerektiği, eee, konusunda,
fenomenolojik proje konusunda bir
konsensüs olduğunu söyleyemeyiz.
diye bahsetmemizin
bu da bir tür aslında kurucu Huserl'in
baştan belirlediği, fenomenolojiye
biçtiği bir görev olduğunu
söyleyebiliriz.
&gt;&gt; O da aslında genel olarak işte
felsefenin görevi dediğimiz şey. O
yüzden zaten bu kadar zor
fenomenolojinin ne olduğunu tanımlamak.
Dünyayla ilişkimizi anlamak aslında.
Eee, dünyayla ve başkasıyla kurduğumuz
ilişkiyi anlamak ve bu görevi yerine
getirmek üzere özgün bir felsefe yapma
tarzı öneriyor bize Husel. Şeylerin
kendisine dönelim. Senin de dediğin gibi
fenomenolojinin mottosu olarak geçiyor
bu ifade. Eee, bunu bir eee, pozitivist
çağrı olarak kesinlikle almamak
gerekiyor. Yani şeylerin kendisine
dönelim demek teorileri bir kenara
bırakalım ve olgulara bakalım demek
değil.
adı üstünde fenomenlerin bilimi. Yani
bizim aslında kendisine dönmemiz gereken
şey bu fenomenler diyebiliriz. Fenomen
dediğimiz şey de çok genel anlamda
söyleyecek olursak bunu kendini gösteren
şey demek ya da kendini gösterdiği
haliyle şey. Bilince kendine gösterdiği
haliyle şey demek.
&gt;&gt; Görünüş de diyebiliriz. görünüş diye
çevirebiliriz bunu. Eee, şimdi, eee,
çok genel anlamda, eee, yani aslında
fenomenolojiye giriş kitaplarında da
tanımlandığı haliyle nedir bu eee şey
eee yeni felsefe yapma tarzı eee diye
tanımlayacak olsak şunu söylerdik
herhalde. eee
hiçbir önceden verili öğretiye ve
teoriye itibar etmeden, hiçbir şeyi
önceden verili kabul etmeden,
varsayımsız bir şekilde şeylerin
kendisine dönmek
&gt;&gt; ve onları tam da bana göründükleri
halleriyle birinci tekil şahıs
perspektifinden betimlemek.
&gt;&gt; Hı hı. Yani fenomenolojinin yaptığı iş
bu aslında temelde. Yani bir betimleme
işi yapıyor. Birinci tekil şahıs
perspektifinden deneyimin betimlenmesi,
şeylerin ve hatta bütün bir dünyanın
benim bilincime nasıl göründüğünü eee
betimliyorum. Ve bunu yapmak için de eee
bunu yapabilmek için de bu betimlemeyi
şeylerin tam da bana göründüğü hallerine
sadık kalarak betimlemek için de ön
varsayımsız bir tutum almam gerekiyor.
Yani neticede yaptığımız şey aslında
fenomenolojide bir şekilde eee şeylerin
bana görünme tarzını, bana nasıl gör
yani ben dünyayı nasıl deneyimliyorum?
Nesneler bana kendilerini nasıl
veriyorlar? Hangi anlamla beraber
sunuyorlar?
buimyi bu şekilde tarif ettiğimde daha
en baştan şeyi görebiliyoruz. Yani bu
betimlemenin zaten baştan iki kutbu
olduğunu görebiliyoruz değil mi? Yani
bir anda görünen şeyler var. Bir yandan
da bu görünen şeylerin kendisini
gösterdiği bilinçler, özneler var. Yani
nesneler ve özneler var.
&gt;&gt; Eee bu ikisi arasındaki ilişkiden
bahsediyor aslında bize fenomenoloji.
Husel buna yönelimsellik diyor.
&gt;&gt; Yönelimselliğe geçmeden çok pardon. Hı
hı. Şuraya eee seyircilerimiz açısından
bir vurgu yapalım. Betimleme dedin ya da
tasvir
&gt;&gt; bu önemli bir nokta fenomenolojide.
Bunun altını çizmemiz lazım. Çünkü
açıklamadan farklı.
&gt;&gt; Evet. Açıklama
&gt;&gt; fenomenoloji bir şeyi açıklamıyor. Bir
şeyi eee deneyimleri dediğin gibi bilinç
deneyimlerini betimliyor aslında. Yani
benim dünyayla kurduğum teması doğrudan
teması dolayımlı değil deney yaparak
değil. eee ve açıklama amacıyla değil
tasvir etme şeklinde bunu
gerçekleştiriyor. Bir diğer şey de
özneye göründüğü biçimiyle bunu yapıyor.
Orada bir bilinç sahibi özne var.
Dünyayla temas kuran bir özne var. Ama
bu özne aslında bu özneyi aslında insan
türü olarak anlamamız lazım değil mi?
Tek tek bireylerin eee yani işte
eylemin, kağanın eee kişisel, psikolojik
deneyimleri olarak değil. Çünkü burada
zaten işte Huserli'nin de psikolojizm
eleştirisi var, şey var. Yani o
tekillikten kurtarıp aslında
insan türü için bir bilinçten, insan
türünün bilincinin yönelimselliğinden
eee ve insan türünün aslında dünyayla ve
eee özneler arası eee ilişkisinden
bahsediyor.
&gt;&gt; Şimdi şöyle eee evet neticede biz eee
şeylerin bana nasıl göründüğünü
betimliyoruz ve fenomenologlar gerçekten
gündelik hayatta sıradan nesnelerden
yola çıkarlar. Mesela masa betimlemeye
bayılırlar.
Evet. Ama yani neticede mesele senin de
dediğin gibi yani tekil bir masanın
tekil bir insana yani eyleme nasıl
göründüğünü betimlemek değil
&gt;&gt; ama senin sorduğundan biraz farklı
olarak aslında insan türüne nasıl
göründüğünü de betimlemek değil tam
olarak. Çünkü bu da bir tür
antropolojizm olurdu.
&gt;&gt; Eee yani şöyle bir iddia var. Gerçi bu
hani fenomenolojideki eee ayrılıklardan
bahsettik. Bütün fenomenologlar
tarafından sahiplenilen bir iddia
olmayabilir ama en azından Huserliğin
projesi açısından şunu söyleyebiliriz ki
burada söz konusu olan betimlemeye
çalıştığımız şey eee mümkün bir
deneyimin yapıları. Yani mümkün bir
dünyayla, mümkün bir bilinçle öznenin
ilişkisinde ortaya çıkan özsel yapıları
araştırıyoruz. Evinüel
olarak masaimlerin, uzamlı cisimlerin
bedenli onunla aynı uzamda yer alan
bedenli bir özneye, bilinçli bir özneye
nasıl kendini sunduğuyla ilgili o
korelasyonun yapılarını araştırıyoruz.
Dolayısıyla korelasyon dediğimiz şey
hakikaten iki kutuplu bir şey gibi
gözüküyor. Yani bir tarafta bilinç,
bilinç yaşantıları dediğimiz şey, bir
tarafta dünya ve dünyevi nesneler
dediğimiz şeyler ve bunlar çok farklı
şekilde ilişkilenebiliyorlar.
Korelasyonun ya da yönelimsel ilişkinin
modaliteleri var.
s bir anı kendisini hatırlama
yaşantısında sunuyor. Bir hayal gücü
nesnesi Pegasus örneğin kendini hayal
etme yaşantısında sunuyor. Sayı
dediğimiz şey sayı sayma ediminde işte
teoriler atıyorum eee Pisagor teoremi
bir kanıtlama bir teorik yaşantıda
kendisini sunuyor vesaire vesaire.
Neticede eee karşımızda
algıladığımız şeylerden oluşan bir
algılanan dünya.
&gt;&gt; İşte e sevdiğimiz, nefret ettiğimiz,
güzel bulduğumuz, çirkin bulduğumuz
şeylerden oluşan ona korelatif olan bir
değerler dünyası. İşte bütün pratik
yaşamımızın nesnesi olarak ortaya çıkan
kullanım nesnelerinden oluşan sosyal
kurumlardan oluşan bir pratik yaşam
dünyası. eee ve aynı zamanda işte
sayılardan, ideal geometrik şekillerden,
teoremlerden, yasalardan oluşan bir
bilim dünyası. Yani bütün bir
çeşitliliği içerisinde bilinç
yaşantıları ve ona korelatif olarak da
bütün bir zenginliği içerisinde dünya.
Bu ikisinin ilişkisi meselesi.
&gt;&gt; Aslında bütün bunları tarif ederken,
örneklerken alttan alta yönelimselliği
tarif ettin ama hani ben adlı adınca
sorayım. Yani yönelimsellik eee
demiştin. Eee ben araya girmeden önce
yönelimselliği de yani gerçi dediğim
gibi açığa çıkarttın ama hani biraz daha
yönelimsellik referanslı tanımlayacak
olursak neler
&gt;&gt; şöyle eee yani yönelimsellik eee tabii
ki çok yine genel bir tanımını verecek
olursak ki bu kulağa çok sıradan bir
tanım gibi geliyor ilk duyduğumda
insanın bilincin bir şeyin bilinci
olması. Yani bilincin çoktan kendi
dışına doğru, kendisi olmayan bir şeye
doğru yönelmiş olması. Aslında bu o
kadar da sıradan bir şey değil bu arada.
Eee, çünkü daha böyle kartezyen bir
bilinç kavrayışının hakim olduğu bir
dünyada yani kendi içselliğine kapalı,
sadece kendi erişiminin olduğu eee, bir
öznellik tanımladığımız bir dünyada ya
da devamında kampçı anlamda tek başına
dünyayı formlarıyla ve kategorileriyle
kuran, kurucu bir ama tek başına dünyayı
kuran, dünyadan
etki almayan bu anlamda bir özne
tanımladığımızda aslında bir şekilde eee
kendi içine kapalı olmayan, tössel bir
birlik olmayan bir özneden bahsetmek.
Bilinci bir eee bir töössellik olarak,
içsellik olarak değil de bir edim, bir
akt, bir yönelim olarak tarif etmek
aslında büyük bir şey, büyük bir adım.
&gt;&gt; Eee, yönelimsellik, eee, bilinçle dünya
ilişkisini aslında açıklamak üzere, eee,
Huserli'in önerdiği, eee, bir kavram.
Eee, diyelim. korelasyon dediğimiz şey
bir relasyon değil bir korelasyon yani
bir karşılıklı ilişkiden bahsediyoruz. O
yüzden yönelimselliğin yani bilinçle
dünya ilişkisinin yanlış kavrayışlarını
açıkçası dışarıda bırakmak gerekiyor.
Eee çünkü bu yanlış kavrayışlar bizi tam
da eee şeye götürüyor. Yani bütün bu
felsefe tarihinde karşılaştığımız
metafizik tezlere yani birinden birini
özel olarak haklı bulamayacağımız eee
kabul edemeyeceğimiz bizi eee çok kabul
edilemez pozisyonlara şüphecilik ya da
solipsizm gibi pozisyonlara iten eee
yanlış kavrayışlara bir alternatif
olarak geliştirildiğini söyleyebiliriz.
Nedir bu yanlış kavrayışlar? Dünyayla
bilinç ilişkisini biz nasıl
anlayabiliriz? Felsefe tarihinde bu
nasıl tartışıldı şimdiye kadar? Çünkü
bir alternatif geliştiriyoruz dedik ya.
Görev buydu. Çünkü hani Huserlin'in
fenomenologlara verdiği görev diyelim
baştan.
&gt;&gt; Şöyle diyebiliriz. Baştan var olan iki
şey arasındaki dışsal bir ilişki ya da
içsel bir ilişki diyebiliriz. Yani genel
olarak aslında biz birazdan belki
konuşuruz. Doğal tavırda da böyle bir
şey
&gt;&gt; tab
&gt;&gt; baştan var olan iki şey arasındaki
dışsal bir ilişki gibi konuşuyoruz.
&gt;&gt; Kartezyen ilişki bir başka işte Dekartç
ilişki dediğin şey de burada.
&gt;&gt; Dekatçı ilişki dediğimiz şey de bu.
Ampistler de bunu böyle konuşuyorlar.
Yani neticede dışarıda benden
bağımsızca, benim bilimcimden bağımsızca
var olan bir dünya var.
&gt;&gt; Eee, bir de benim içselliğim var. Bir
içsel bilinç yaşantım e var değil mi?
Sadece benim erişimime açık olan
&gt;&gt; iki kutup,
&gt;&gt; iki kutup var. Bunlar baştan var
oluyorlar zaten. Aynen öyle.
Kendilerinde varlar bunlar. Ben bir
şekilde dış dünyadan bedenim dolayımıyla
birtım etkiler alıyorum ve bu dış
dünyadaki şeyler benim üzerimde bir iz
bırakıyorlar. Buna çeşitli isimler
verilebilir. Temsil diyebiliriz.
Genellikle felsefe tarihinde bu şekilde
tartışılıyor. Dolayısıyla dünyayla
bilinç arasındaki ilişkiye böyle bir
nedensel bir ilişki gibi ve bir temsil
ilişkisi gibi yorumlandığını görüyoruz.
Yani adeta dünya bende bir arayüz
oluşturuyor. Bir ekran oluşturuyor ve o
ekran dış dünyanın temsillerinden,
resimlerinden, kopya nesnelerden,
imajlardan oluşan bir dünya. Eee, bir
arayüz, bir ara dünya. Bana ait bir ara
dünya. Ve ben aslında gerçekte sadece bu
dünyaya erişimim var. Bunun aracılığıyla
dışarıdaki dünyayı algılıyorum gibi bir
hikaye anlatılıyor. Bir şey dediğin gibi
Dekart da bunu böyle anlatıyor.
Ampiristler de bunu böyle anlatıyor.
Bunun handikapı ne? Bu aslında dünya
bilinç ilişkisini açıklamak için ileri
sürülmüş bir hipotezken aslında sorunu
daha karmaşıklaştırıyor. Bir kere
nesneleri çoğalttık. Bir kopya nesnede
icat ettik.
&gt;&gt; Gerekmedikçe nesne
&gt;&gt; gerekmedikçe çoğaltmasak iyi olurdu.
çoğalttık ve bu ilişkiyi nasıl
anlamlandıracağız? Yani bu aradaki
şeyler, bu temsiller, bu imajlarla biz
dış dünyayı biliyorsak nasıl emin
olabiliyoruz? Bu imajların, temsillerin
dış dünyayı gerçekten olduğu haliyle
yansıttığını? Benzerlik ilişkisi
üzerinden bize bunu açıklıyorlar. Eee,
filozoflar. Ama nereden biliyoruz bunun
benzediğini? Yani benzerliği tespit
edebilmek demek, şeyleri
karşılaştırabilmek demek. Ev
şi gir ama benarı ulmakediğim herinde
zaten temsillere çarpıyorum zaten o
arayüzde kalıyorum dolayısıyla ben ancak
temsillerimi temsillerle
karşılaştırabilirim. Hiçbir zaman emin
olamam. Yani dış dünyanın benim
temsillerimde tam da olduğu gibi
yansıtıldığından hatta bir dış dünya
olduğundan bile emin olamam. İşte
şüpheci pozisyon dediğim şey bu.
&gt;&gt; Bundan kurtulmanın yolları var. Evet.
ysillerimin dış dünyadaki şeyleri
gerçekten doğru yansıttığının garantörü
tanrı olabilir. Tanrı beni
kandırmayacağı için, iyi bir tanrı
olduğu için ya da eee diyebilirim ki eee
bu şüphecilikten kurtulmanın diğer bir
yolu. Madem dış dünyadan emin
olamıyorum, varlığından emin olamıyorum
ve onun benim temsillerime benzediğinden
emin olamıyorum, dış dünya hiç olmasın
bari. Yani dış dünya dediğimiz şey benim
bilincimin bir içeriği olsun. Idealist
bir pozisyona savruluyoruz bu sefer de.
Yani her şey dış dünya dediğimiz şey
benim bilinç içeriğimden ibaret. Burada
da içsel bir ilişki işte yönselliğin
diğer bir yanlış anlaşılması. Bilincin
kendi içindeki bir içerikle
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; ilişkisi. Burada da yine solipsizme
düşmüş oluyoruz. Bu sefer de nasıl
olacak da benim diğer bilinçlerle
hepimiz izole bilinçleriz. ortak bir
dünya deneyimleyeceğim. Burada da çare
yine tanrıyı devreye sokmak gibi
gözüküyor. Yani bu birbiriyle çelişen
&gt;&gt; eee ve işte aslında birinden diğerini
kabul etmemizi özel olarak gerektirecek
makul, daha ağır basan gerekçeler
bulamayacağımızı söylediğim metafizik
tezler bunlar.
&gt;&gt; Fenomenoloji bize diyor ki madem burada
çıkmaz sokaklar var
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Madem böyle baştan var olan iki şeyin
içsel ya da dışsal ilişkisi şeklinde
anlamaya çalıştığımızda bilinç dünya
ilişkisini çıkmaza düşüyoruz. O zaman
böyle anlamayalım.
&gt;&gt; Üçüncü bir yol öneriyor. İşte bilinç
dünya ilişkisini kutupların baştan var
olup sonradan ilişkiye girdiği bir
ilişki değil de ilişkinin önce var
olduğu eee ve kutupların o ilişkiden
itibaren tariflendiği bir şey olarak
anlayalım. Yani baştan kendinde bir
dünya, kendinde bir bilinç var
saymayalım da
&gt;&gt; değil mi? Evet.
&gt;&gt; Ve o ilişkiden itibaren az önce
konuşmaya başlarken tarif ettiğim bütün
o çeşitliliği içinde bilinç yaşantıları
ve bütün o çeşitliliği içinde nesneler
ortaya çıksın. Bu anlamıyla
yönelimselliğin kurucu bir ilişki
olduğunu söylemek gerekiyor. Eee,
&gt;&gt; karakter karakterize eden şey zaten
aslında
&gt;&gt; yani bize görünen şeyleri oldukları
haliyle görünüşe getiren
&gt;&gt; ve onları oldukları haliyle görünüşe
getiren bilinçlerin de aslında o
deneyimleri
yaşayabilecek bir bilinç haline geldiği
yine onun da kurulduğu yani bir
ilişkiden bahsediyoruz.
&gt;&gt; Evet. Orada tabii şimdi girmeyelim.
Sadece bir dipnot olarak söylüyorum.
İleride bir değiniriz. özneler arasılık
var tabii. Yani oradaki eee deneyim eee
paylaşımı var ve aslında eee bu görünüş
dünyasının eee varlığını teyit eden bir
niteliğe sahip olmamızı da eee sağlıyor
özneler arasılık aynı zamanda.
&gt;&gt; Evet. Yani burada şunu söylemek
gerekiyor. Eee fenomenoloji bize
korelasyonun hani mutlak kelimesini
kullanacaksak meşru olarak korelasyon
için kullanabiliriz dedim ya.
korelasyonun ötesinde ve dışında bir
şeyden bahsedemeyeceğimizi söylüyor.
&gt;&gt; Ya dolayısıyla bizim mesela dünyadan
vardır ve tam da göründüğü gibidir bize
dememizin koşulu bizim aslında öznel ve
özneler arası olarak takip eden
deneyimlerimizle bir ve aynı dünyayı
deneyimleyebiliyor olmamız. Bunun
dışında dünyanın bir gerçekliğinden
bahsedemeyiz diyor bize.
&gt;&gt; Bizim için öyle bir yani başka türlü bir
dünya yok zaten.
&gt;&gt; Başka bir türlü bir dünya yok. Ve bir
kere dünya bize böyle veriliyorsa yani
hepimizin özneler arası olarak
deneyimlerimiz uyumlu bir şekilde
birbirine zincirleniyor ve dünya bize
kendini var olan olarak ve tam da olduğu
gibi olan bir şey olarak dayatıyorsa bu
noktadan itibaren bu dünyadan
şüphelenmenin de bir anlamı yok. Yani bu
deneyimle çelişecek bir şey yaşamıyoruz
biz. Bütün olarak bir dünya deneyimiyle.
Yani kartezyen anlamda o dünyanın
varlığından şüphelenmek, kötü bir cinin
bizi kandırdığını düşünmek gerçek bir
şüphe olamaz. sadece hipotetik bir
düşünce deneyi olabilir gibi duruyor.
Gerçekten dünyadan şüphelenemeyiz.
Dünyadaki tek şeylerden
şüphelenebiliriz. Elbette ki halüsinatif
deneyimler yaşıyoruz, ilüzyonlar
yaşıyoruz.
&gt;&gt; İşte o o az önce yani daha doğrusu biraz
önce söylediğim hani kişisel değil
eylemin eee deneyimi değil bu derken
kastettiğim o eylem renk körü olabilir.
İşte Kaan eee bir eee hastalığa sahip
olabilir. Bu bu deneyimler değil.
bahsettiğim ortaklık öznel arasılıkla
teyit edilebilecek ya da
paylaşılabilecek e ortaklıktan kastım
buydu. Eee temel
&gt;&gt; burada tam şeyi de söylemek lazım bu
arada hani yönsellik basını kapatmadan
eee yani bu yönelimsellik bütün bilinç
yaşantıları için geçerli bir ilişki. Eee
yani bu hayal hayal etme yaşantısı için
de geçerli. Yani mesela şimdi eğer iki
tane baştan var olan kutbun ilişkisi
olarak tanımlarsak nedensel bir ilişki
gibi tanımlıyorduk ya. Ama biz mesela
bizim duyularımızı doğrudan etkilemeyen
şeylerin de bilincinde oluyoruz değil
mi? Pegasus öyle bir şey. Demek ki
nedensel bir ilişki zaten olamaz.
&gt;&gt; Ve burada da yine yönelimsellikten
bahsetmek zorundayız. Yani benim hayal
ettiğim eee bir şey hayal etme yaşantım
var ortada ve bir de hayal ettiğim şey
var. Pegasus'un kendisi. Bu yönelimsel
bir ilişki. Hatta ben hayal ettiğim şeyi
Pegasus değil de başka bir şey olsun hiç
kimseye anlatmasam bile bu tamamen benim
hayalim olarak kalsa bile yani bunu
yazılı ya da sözlü olarak birine
aktarmasam bile yani bizim özneler arası
deneyimimizde de bundan bir ve aynı şey
olarak bahsedeceğimiz bir zemin
oluşturmasam bile yine de bu aslında bir
tür benim bilincimin nesnesi konumunu,
bir tür benim bilinç yaşantılarımın
kendisine aşkın olma pozisyonunu
sürdürüyor. Çünkü ben takip eden bilinç
yaşantılarımda, imajinasyon
yaşantılarımda hep aynı Pegasus'u hayal
edebiliyorum. Bugün ederim, yarın
ederim, başka bir gün ederim ama aynı
niteliklerle aynı Pegasus'u hayal
edebilirim. Bilinç yaşantılarım bir akış
içerisinde akıp giderler. Her an
yenidirler ama o hayal ettiğim şey bir
tür nesnellik kazanmış oluyor. Neredeyse
benim için bir nesnellik. eee,
meraklıları için bir dipnot düşelim o
halde. Eee, bu bilinç edimi ve bilinç
nesnesi dediğin şey için Noema ve
Noesis'e bir baksınlar. Nois o
kavramlar. Evet. Yani teknik terim
olarak hani nedir bunlar diye
karşılaşıyorsanız eğer işte tam da bu
konuşulan bilinç edimi ve bilincin
nesnesi aslına bakarsan bir de eee şeye
eee bu yönelimsel ilişki eee
eee kurgulandığında eee özellikle
başlangıç eee şeyi olarak filozofu
olarak Hussel tarafından eee doğal tutum
eleştirisi yapılıyor. Eee ona da
değinelim mi? Çünkü eee sonuçta
Kant'taki gibi bir numen yani benden
ayrı metafizik şeylerle eee bile
ulaşamayacağım eee kimi eee
&gt;&gt; eee yapılar var. Eee kabul ediyorum. Eee
bir yandan da eee fenomenal yaşantım var
eee kabul ediyorum gibi bir ikiliği
aslında eleştiriyor. Eee şimdi
Descartes'ı rasyonalist olarak
konumluyoruz. Evet.
&gt;&gt; Eee, empirisleri de onun tam tersi gibi
konumluyoruz ama aslında hepsi
kartezyen.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani dolayısıyla bir yandan Husel ya da
fenomenolojik gelenek aslında
&gt;&gt; toplamda bu ayrılığı senin de
bahsettiğin gibi eee eleştiriyor. Doğal
tutum eleştirisi de biraz buraya
oturuyor ve söylediklerine eklemleniyor.
&gt;&gt; Doğal yani doğal tavır diyeceğim ben
İzmle.
Alışkın değilim. Eee, yani evet doğal
tavır dediğimiz şeyi aslında bir tür
naif düizm gibi nitelendirebiliriz
hakikaten. Eee, doğal tavrın Huser bizim
halihazırda gündelik yaşamda dünyayla
kurduğumuz ilişki olduğunu söylüyor.
Yani biz felsefe yapmazken, eee, filozof
tavrı içerisinde değil, değilken eee,
diyelim aslında doğal tavır
içerisindeyiz. Bilim insanları da bu
arada bilimsel faaliyetler içerisinde bu
doğal tavır içerisindeler. Nedir bu
doğal tavır? Eee, aslında bizim
dışımızda, bizim bilimcimizden bağımsız
bir dünyanın var olduğuna inanıyoruz.
Zaten demin de anlattık. Deneyimiz de
bunu doğruluyor.
&gt;&gt; Bunun dışında da her ne kadar bu
dünyadan sürekli etki altında olsak da,
duyularımız aracılığıyla sürekli bir
imaj bombardımanı altında olsak da yine
de kendimize ait bir içselliğimiz,
sadece bizim erişimimize açık biricik
bir içselliğimiz olduğunu da
düşünüyoruz, değil mi?
asında ve burada aslında şöyle bir inanç
var. Bu inancın devamında yani biz bu
kendinde dünyaya bir şekilde olduğu gibi
ulaştığımızı, onu olduğu gibi
algıladığımızı düşünüyoruz. Buna
inanıyoruz. Yani eğer halüsinatif bir
deneyim içerisinde değilsek, eğer bir
şekilde deneyimlerimiz birbiriyle uyumlu
bir şekilde devam ediyorsa
&gt;&gt; bu dünyaya olduğu gibi ulaşıyoruz. Onu
olduğu gibi algılıyoruz ve onun hakkında
tam da olduğu gibi cümleler kurabiliriz.
Onu bilebiliriz. Yani bilim insanı da
buna inanıyor. Yani bilim insanı
çalışırken dünya var mı yok mu diye
sormuyor. Dünyanın var olduğunu
varsayıyor zaten. Eee uğraştığı varlık
bölgesi her neyse onların da o
nesnelerin de var olduğunu düşünüyor.
Hatta matematikçiler için bile bu
geçerli. Sayılar vardır diyor. İşlem
yapıyor. Yani sayılar ne türden
varlıklardır gibi sorular sormuyor değil
mi? Ve neticede yaptığı işlemlerin de
eğer mantıksal bir çelişki içermiyorsa
ya da eee yeni deneylerle çelişmiyorsa
diyelim ampirik anlamda da nesnel
geçerliliğinden şüphe etmiyor. Yani bir
şekilde yeni bir deneyip yeni bir veri
gelip onu yanlışlayana kadar diyelim ki
düzeltmesini gerektirene kadar eldeki
şeyin gerçekliğe tam olarak uyduğuyla
ilgili eee sağlam bir inanç var.
&gt;&gt; Bir tekabüliyet sorunu yok yani.
&gt;&gt; Evet. Bu aslında doğal tavrı genel
olarak niteleyecek şeyin bir tür
kendiliğinden açıklık olduğunu
söyleyebiliriz.
&gt;&gt; Eee ama ne zaman ki felsefi bir tavra
girsek, bu ilişkiyi gerçekten düşünmeye
başlasak şununla karşılaşıyoruz. Yani
nasıl oluyor da hani eee aslında bir tür
kartezyen sorgulamanın içinde de
buluyoruz kendimizi ilk aşamada. Nasıl
oluyor da ben benim bu algı dediğim şey,
bilme dediğim şey böyle içsel psişik bir
yaşantıyken, bana ait bir şeyken ben
kendi dışımda eee hani var olduğuna
inandığım bu şeye bu yaşantım ulaşıyor
ve tam da onu olduğu gibi algılıyorum.
Yani tamam ben kendi psik yaşantımdan
emin olabilirim. Zaten benim erişimimde
bir tek onu olduğu gibi yakalayabilirim
refleksiyonda onu yaşadığımdan eminim.
Yani ortada bir yaşanan bir şey varsa
onu olduğu gibi yakalayabileceğimden ve
tam da yakaladığım gibi olduğundan ve
var olduğundan şüphe edemem. Ama peki
dış dünyanın olduğundan
&gt;&gt; eee nasıl emin olabiliyorum ve tam da
yakaladığım gibi olduğundan deminki
sorgulamanın benzeri bu aslında.
&gt;&gt; Bundan nasıl emin oluyorum? Burada artık
o kendiliğinden açık karakter birdenbire
bir bilmeceye dönüşüyor. Tamam mı?
Ve buradaki bilmecek'tan
farklı olarak biraz oradan yolu
ayrılıyor aslında Huserlin. Buradaki
bilmece dış dünyanın varlığı ile ilgili
eee bir sorun değil aslında. Mesele o
değil. Mesele benle dünyanın ilişkisi
hakkında bir bilmecek. Yani
kendiliğinden açık olan şey benim
dünyayla ilişkimdi.
&gt;&gt; Şimdi kendiliğinden sorun olan şey bir
bilmece haline gelen şey benim dünyayla
ilişkim tam da. Dolayısıyla demek ki eee
bu bilmece demin az önce anlattığım eee
bizi çözüm önerileriyle beraber
çıkmazlara sürüklüyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee o zaman biz bu bilmeceyi eee bir
çıkmaz olarak üreten koşulları iptal
etmeliyiz.
&gt;&gt; Bu koşullarda aslında tam da bizim
kartezyyen bir çerçevede düşünüyor
olmamız. Yani baştan bir dışsallık ve
içsellik arasındaki ilişkiyi anlamaya
çalışıyor olmamız.
&gt;&gt; Bu da tabii Descartes'ın başarısı. Hani
hani kendi karşıtlarını bile kendi eee
düşüncesini eee eklemleyebilmiş bir
Evet. Ama asof şey de diyebiliriz burada
tam olarak eee yani aslında Descartes'ın
tezi yani işte kartezyen düizm aslında
bizim naif tavırda içinde olduğumuz
tavrın tezleştirilmesi. Yani bizi hani
bu zihin beden problemini başımıza
musallat eden Descartes mı yoksa zaten
bu dertten muzdariip miydik Descartes
bunu bir çözüm önerisi olarak mı aslında
bunu koydu? dile getirdi.
&gt;&gt; Dile getirdi. O hani bir tartışma konusu
olabilir ama neticede evet eğer bu
dünnyaayla bilinç ilişkisini eee
çözülemez bir problem haline getiren şey
doğal tavrın kendisi ise o zaman bizim
demek ki bu doğal tavırdan çıkmamız
gerekiyor.
&gt;&gt; Yine bir dipnot eee şunu söylemek lazım
eee seyircilerimiz için eee hiçbir
fenomenolog bilimin katkılarını
yatsımıyor zaten. Burada temel tez
başlangıçtan itibaren hep aslında bu
bilme edemimizi önceleyen bir deneyim
alanının var olduğu tezi.
&gt;&gt; Dolayısıyla şimdi eee hani Descart'ı
anıp duruyoruz. Hani modern düşüncenin
kabaca diyorum tabii ki indirgeyerek
söylüyorum. Descart'la birlikte
başladığını düşünürsek hani Orta Çağ'dan
çıktık. Dolayısıyla akıl merkezde
dışarıda bir bütünlük olarak eee evreni
anlamaya çalışıyorum. eee falan hani
dediğin sıkışma yaşanmakla birlikte işte
metafizik müdahalelerle aşılmaya
çalışılan bir sistem içerisinden bunu
gerçekleştirmeye çalışıyorum. Ve bu
ikilik aslında bilimde çalışıyor. Yani
dediğin gibi bilim insanları hiçbir
zaman eee dış dünya var mı yok mu bu
benim algıladığım mı yoksa temsili mi
diye bir şey sorgulamıyor. Onun üstüne
çalışıyor ve bir tekabülüyet ilişkisi
oluşturuyorlar ve açıklama veriyorlar.
betimleme değil. İşte açıklama
veriyorlar. Bunun Merl Ponti'de
biliyorsun defalarca pek çok yerde yani
eee işe yaradığını tabii ki hayatımızı
da eee bir yeri olduğunu, bir bilgi türü
olduğunu ve bunun çok önemli olduğunu
ifade ediyorlar. Buradan şu
anlaşılmasın. Yani bunu iptal ediyoruz.
İşte eee fenomenolojik düzlemde ya da
deneyim düzleminde esas olan şey
yapılacaktır. E ortaya konulacaktır. Tüm
eee ne diyelim? eee bilgisel çıktılar
eee ya da bilgi kurulumu buradan
yapılacaktır değil. Bilgiye de temel
oluşturan zemini aslında konuşuyorlar.
&gt;&gt; Evet. Yani fenomenolojik analizlerin
yani bilinç ve dünya ilişkisini anlamaya
yönelik analizlerin bu bilim insanının
bilimsel yaşantılarıyla onun o
yaşantılarda karşısına çıkan nesnelerle
de olan ilişkisi aynı zamanda bunu da
analiz etmek söz konusu. Burada senin de
dediğin gibi bir temellendirme, felsefi
bir temellendirme faaliyeti var. Bu
epistemolojik ve ontolojik bir
temellendirme. O yüzden hani
fenomenoloji aslında felsefenin bütünü
diye girdik ya. Yani felsefe nedir
sorusuyla örtüşüyor dedik. Eee ve hani
bir görevden bahsettik. O göre
olacaktır. İtiraz edenler olacaktır.
Evet.
&gt;&gt; Ama neticede yapılan şey aslında yapılan
iş bir şekilde dünyanın bize bu
göründüğü haliyle görünmesinin
koşullarını araştırmak ve burada çeşitli
nesneler var. Bilimsel bir faaliyet
içerisinde ortaya çıkan bilimsel
nesneler de var. bilin kavramları var.
Bunlar da bilim insanının içerisinde
oldukları haliyle ortaya çıkıyor
bunların koşulları nedir? Ne tipten var
olanlardır bunlar? Hangi bilinç
yaşantılarında kendilerini hangi
özelliklerle ortaya koyarlar? Ve bilim
insanının ileri sürdüğü önermelerin
nesnel geçerliliğinin kaynağı nedir?
Neye dayanmaktadır? Neye dayanarak bunun
eee her herkese her zaman için geçerli
olduğunu ya da yeni bir veriyle
yanlışlanana kadar en azından ileri
sürmektedir diyelim. bunu tartıştığı bir
zeminde yani bilimlerin
temellendirilmesi
eee felsefenin eee üstlenmesi gereken
bir misyon ama bilim insanlarının çok da
umrunda
&gt;&gt; tabii yani olmayabilir ama eee ara
figürler eee yani hem bilim felsefesine
ya da felsefeye ilgi duyup hem bilim
insanı olanların eee ben bu noktaya eee
çok eee önem atfettiklerini defalarca
gördüm. Eee, dolayısıyla, eee, iki
taraflılık gerekiyor galiba.
&gt;&gt; Ya bir de şöyle şunu da ekleyeyim. Yani
bu bilim insanlarının hani tabii ki ilk
felsefenin doğuşunda bilim insanıyla
filozof örtüşüyordu. Eee, hani
&gt;&gt; işler kolaydı.
&gt;&gt; Eee, ama bir şekilde sonra ayrıştı,
uzmanlaşma oldu vesaire. Hani felsefe
yerini bildi, bilimler eee, yerini
edindi ve bu temellendirme meselesine
bir geri çekildi. Eee, değil mi
filozoflar?
&gt;&gt; Eee, ama Evet. dediğin gibi yine
kesişimler oluyor felsefe tarihinde de.
Eee ve bu kesişimlerin aslında kcu
anlamda bir paradigma değişikliği. Yani
bilimin krize girdiği anlarda başka
türlü bir kavramsal çerçeve düşünmek
gerektiği zamanlarda aslında mesela
Newtoncu paradigmadan işte Einsteincı
paradigmaya geçerken örneğin değil mi?
Birden bilim insanı kimliğinden sıyrılıp
felsefeci kimliğine bürünmek durumunda
kaldığını eee görüyoruz. bilim
&gt;&gt; o temas yitmeye başladığı zaman bilimle
felsefe arasında zaten kriz kaçınılmaz
oluyor gibi geliyor bana daha çok.
&gt;&gt; Evet. Yani belki fırsat kalırsa yaşam
dünyası bahsinde konuşuruz birazcık kriz
mes
&gt;&gt; tam eee şuna geleceğim. Eee dediğin gibi
eee doğal tutum eleştirisini eee
gerçekleştiriyor Husel. Burada bir adım
daha atalım. eee doğal tutum
eleştirisinde olduğu gibi aslında Husel
bizden şeylerin kendisine dönebilmemiz
için bir başka deyişle betimleyeceğimiz,
tasvir edeceğimiz görünüş dünyasını eee
ortaya koyabilmemiz için her tür eee ya
şeyi söylemeyeyim de eee yöntemsel
olarak bir önerisi var. Evet. Paranteze
alma bahsedeyim mi?
&gt;&gt; Eee bir biraz bahsedelim. epokee diye
eee gene teknik terim olarak karşımıza
çıkan hatta buradan nereye ulaşıyoruz?
Eee hani nasıl bir özneye ulaşıyoruz?
Ona da dilersen geçebiliriz. Hani
paranteze alma ve indirgemeden sonra
çünkü ulaştığımız ve yine eee
görenlerin, okuyanların yadırgadığı bu
ne? Bu nasıl bir kavram dediği eee
kavrama ulaşacağız. E istersen böyle bir
güzergah devam edelim. Şimdi az önce
doğal tavırdan bahsettik ya ve bu doğal
tavırda dünyaile ilişkimizi nasıl
kavradığımızı söyledik ve aslında bu
doğal tavır içinde kalarak yaptığımız
felsefi bir refleksiyonun bizi birtım
metafizik tezlere götürdüğünü, bir
karmaşa içerisinde şüphecilik ve
solüpsizm gibi iki tane kabul etmenin
çok zor olduğu pozisyon arasında sıkışıp
kaldığımızı söyledik ve neticede eğer
doğru anlamak istiyorsak bu ilişkiyi bir
şekilde doğal tavırdan çıkmamız lazım
dedik. İşte epoke bunu sağlayan bir şey.
Epoke bizim doğal tavrı askıya almamızı.
Epoke askıya almak demek. Paranteze
almamızı, devre dışı bırakmamızı
sağlayan bir şey. Doğal tavır temel
karakteri de zaten başta anlatırken
söylemiştim. Kendi dışımızda bizden
bağımsızca var olan bir dünya inancı
diyelim ki. Yani dünya bende olmadan
önce de vardı. Ben olduktan sonra da
aynen bu haliyle var olmaya devam
edecek. Yani benim bu dünyanın bu
şekilde görünüşünde bir katkım olmadığı
fikri.
&gt;&gt; Dünyanın benden bağımsızca var olduğu
fikri. Ve bunun aslında bir uzantısı
olarak da yine bir tür dünyadan dünyanın
parçası olmama rağmen ben ve diğerleri
başkaları aslında yine de bu dünyanın
dışındaymış gibi gözüken bir türde
içselliğe sahip olmam fikri. Şimdi biz
doğal tavırdan çıktığımızda, doğal tavrı
paranteze aldığımızda aslında yaptığımız
şey temel olarak bu kendinde dünya ve
kendinde bilinç fikrini paranteze almak.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bunu bu varsayımı, bu inançları
durdurmak.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ve korelasyonu serbest bırakmak. Yani
kendinde dünya ve kendinde bilince yani
kendi içine kapalı bir içsellik ve
bilinçten tamamen bağımsız bir dışsallık
fikrini eee ne inanmayı durdurduğumuzda
aslında bunların ilişkili olduğunu
&gt;&gt; eee fark etmeye başlıyoruz. Ve
böylelikle korelasyon ya da görünüş
dediğimiz alan, görünüş siferi dediğimiz
alan ki birazdan anlatacağım o korkunç
kelime transandantal sifer alanı bizim
önümüzde eee fenomenologların önünde bir
çalışma alanı olarak açılmış oluyor.
&gt;&gt; Betimlenecek bir
&gt;&gt; betimlenecek alan açılmış oluyor. Yani
demek ki burada şöyle bir şey söylemiş
oluyor bize eee fenomenologlar. eee
felsefe öyle çalışma alanını diğer bilim
insanlarının olduğu gibi böyle hazır
önünde bulmuyor. Yani bir şekilde
keşfetmesi gerekiyor. O alanı açması
gerekiyor önce. Sonra o alanı açtıktan
sonra ve açık tuttuktan sonra
betimlemelerini o alanda yapması
gerekiyor. Bunun için de başka
prosedürler öneriyor bize USar. Şimdi
onların detaylarına girmeyelim.
indirgeme vesaire gibi ama neticede
öncelikle bir o alanı keşfetmemiz
gerekiyor ve bu ne? Yani eee bunu şeyle
karıştırmamak gerekiyor kesinlikle. Yani
dünyanın varlığını kendinde varlığını
paranteze aldığımızda eee ortaya çıkan
geriye kalan şey eee bir böyle dünyasız
bir bilinç eee değil kesinlikle. Yani
biz kartezyyen bir kogitoya eee
varmıyoruz. Dünyanın varlığını
reddetmiyoruz.
Dünyanın kendinde varlığını, bilinçten
bağımsız varlığına olan inancımızı ki bu
doğal tavrın bir parçası bir anlığına
durduruyoruz ve o inancın aslında
bilincimizin bir aktı olduğunu ve
dünyanın da kendinde bir şey olarak o
aktın korel olarak ortaya çıktığını
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; söylüyoruz. Yani demin söylediğim o
dünyanın varlığı ve eee tam da olduğu
gibi görünmesi bana nasıl demiştim?
öznelerarası deneyimin bir korelatı işte
aslında bu. Onu keşfettiğimiz bir düzeye
çekilmiş oluyoruz. O yüzden epokeyi bir
azalma gibi anlamamak gerekiyor. Yani
eee bir bilincin içselliğine çekilip
bilincin yapılarını araştırdığımız,
kampçı manada bir özne felsefesi
yaptığımız, öznenin dünyayı kurduğu
yapıları araştırdığımız, formları ve
kategorileri ortaya koyduğumuz bir
felsefe olarak değil. bilinçle dünyanın
korelasyonunun özsel yapılarını ortaya
koyabildiğimiz yani sadece bilincin
dünyayı değil dünyanın da bilinci
kurduğu bir hikaye anlattığımız
&gt;&gt; karşılıklı bir ilişkinin yapılarını
ortaya koyduğumuz koyabildiğimiz bir
alanın açıldığı bir prosedür olarak
görmek gerekiyor. Yani bir çoğalma
olarak görmeliyiz. Dünya ve bilinç
kaybolmuyor. Başka bir ışık altında
onları korelasyonun ışığı altında mutlak
korelasyonun momentleri olarak
korelasyon içinde oldukları şeyler olan
şeyler olarak
&gt;&gt; eee anlatmaya başlıyoruz. Bize göründüğü
haliyle dünya ve dünyayı o haliyle
görünüre çıkaran bir bilincin
&gt;&gt; ilişkisini anlatmaya başlıyoruz.
&gt;&gt; Hoş geldin transandantal özne.
&gt;&gt; Evet. Dolayısıyla
&gt;&gt; şimdi bu korkunç kelimeyi kelime oydu.
Korkunç kelime. Transandantal özne eee
ya da transandantal bilinç dediği
dolayısıyla eee Huserlin eee tıpkı
Kant'ta olduğu gibi kurucu bir bilinç.
Transandantal kelimesi Kant'tan devral
aldığı bir eee kelime. Transandal
felsefe geleneğinin bir halkası olarak
görüyor eee Hussal kendi
fenomenolojisini. Ama dediğim gibi bu
bütün fenomenologların canı gönülden
katıldığı bir şey değil. Kesinlikle
&gt;&gt; eee
Descartes'la başlatıyor. Öznenin keşfi
nedeniyle Kant'la devam ediyor. Öznenin
kurucu olduğu fikrini eee ileri sürdüğü
için
&gt;&gt; eee Husserle Doruna ulaşıyor kendi
deyimiyle eee karşılıklı kuruluşu
düşündüğü için. Dolayısıyla
transandantal dediğimiz iş,
transandantal felsefe dediğimiz iş genel
olarak aslında eee dünyanın ve
nesnelerin nasıl bize tam da oldukları
gibi göründüklerinin imkan koşullarını
araştıran bir felsefe demek. deneyimin
olanak koşulları ve bilgimizin olanak
koşullarını araştıran bir felsefe. Kant
açısından bu ilişki tek taraflı bir
ilişki olduğu için özne dünyayı kurduğu
için
&gt;&gt; eee bu araştırma öznenin yapılarına dair
bir araştırma. Öznenin işte duyarlılığın
formları uzay ve zaman ve öznenin anlama
etisinin kategorileriyle özne burada
tabii ki artık insan özne bayağı bayağı
&gt;&gt; kendi gözlükleriyle
&gt;&gt; bakıyor bir şeye. O kendinde şeye
&gt;&gt; dışarıdaki dünyaya
&gt;&gt; başka bir şeye. Yani bizim erişimimiz
olmayan bir şeye aslında. Ve orada kendi
formlarını giyinmiş, kendi
kategorilerini giyinmiş bir dünya
deneyimliyor. İşte o formlar nedir? O
dünyayı şekillendirirken, kurarkenki
yapılar nedir? Transstandantal felsefe
onu arıyor.
&gt;&gt; Huserli'nin transandantal öznesi ise
baştan zaten dünyaile ilişkisi olan
&gt;&gt; somut bir özne. Kant'ın öznesi gibi
soyut, kişisiz, yersiz, yurtsuz,
bedensiz formların ve kategorilerin
taşıyıcısı olan bir özne değil. bedenli,
kanlı, canlı, kuran ve kurulan
karşılıklı bir ilişkide olduğu şey olan
bir özne.
&gt;&gt; Hatta sonlara doğru tarihselliği vesaire
içine katıyor. Özneler arasılık,
tarihsellik hepsini işin içine katan,
&gt;&gt; işte bilinç açısından eee yani o
bağlamdaki tartışmalarda patolojiler Hı
hı. eee gibi. Eee, peki, eee,
tüm bu tarif ettiğin yani, eee, işte,
eee, görünüş dünyasını, eee,
görünüş dünyasına sahip olan eee, ve ona
yönelen, onu, onu deneyimlediği esnada,
bir bilinç aktı olarak deneyimlediği
esnada eee kültürel ve eee, bilimsel
diyelim, bilgisel diyelim şeyleri
paranteze alan bu fail eee eee, Husel'de
özellikle, eee, fazlasıyla bilinç
üzerinden özellikle tabii son dönemini
biraz kenarda tutalım. eee ilk iki
döneminde bilinç üzerinden çok fazla
tartışmaya eee tabi tutuluyor. Eee ama
aslında eee sonraki filozofların da
katkılarıyla, fenomenologların da
katkılarıyla aslında bu e öznenin aynı
zamanda bedensel bir özne olduğu eee
yönelimselliğin mesela Merle Ponti'de
olduğu gibi bedensel bir yönelimsellik,
motor yönelimsellik olduğu tartışmaları
ortaya çıkıyor. eee bedenin yerini eee
tabii ki eee bu arada fenomenoloji
açısından beden yalnızca biyolojik bir
eee şey değil. Hı hı.
&gt;&gt; Eee, tam da Merlon bu anlattığın
koordinata, eee, sadece bu failin,
öznenin aslında bedensel bir özne
olduğunu,
&gt;&gt; eee,
ekliyor. Eee, eee, ve bedensel
varoluşumuzu yeniden düşünmemizi
sağlıyor aslına bakarsan.
&gt;&gt; Eee, bu bedensellik konusundaki eee,
yerini biraz konuşalım. Aslında demin bu
transstandal özne meselesinde eee biraz
girmiş olduk bu konuya. Evet. Hakikaten
beden eee fenomenoloji açısından önemli
ve tam da bu korelasyonu yani baştan
zaten bilincin dünyaya açık olması ve
baştan dünyanın bilince görünen bir
dünya olması fikrini aslında beden
üzerinden biz gerekçelendiriyoruz. Beden
sadece kendi bedenimiz. eee bizim
açımızdan sadece bir nesne ya da senin
dediğin gibi bilimin konusu olabilecek
biyolojik bir varlık beden ve yaşayan
beden
&gt;&gt; değil. Onun üzerinden bir ayrım yapıyor
fenomenologlar. Yani körper ile arasında
bir ayrım yapıyor. Yani nesne beden ile
özne beden arasında. Yani beden sahip
olduğumuz bir şey olmaktan ziyade biz
bedenimiziz zaten.
&gt;&gt; Eee yani burada artık
&gt;&gt; neyse ben oyum diyor.
&gt;&gt; Evet. Yani bu bilinci kartezyen bir
bilinç ya da kampçı manada bir eee
bilinç olmaktan çıkarıp fenomenoloji ile
beraber bedenli bir bilinç, bedenli bir
özne düşünmeye başlıyoruz. Eee örneğin
fenomen şeyler bir sürü filozof Kant da
böyle eee bir şekilde kendi bilincinden
bahsederler değil mi? Yani biz bir dış
dünya deneyimlerken aslında kendi
kendimizin de bilincindeyizdir. Bu
bilincin ne tür bir bilinç olduğu
tartışılır. Yani refleksif bir bilinç
mi, refleksiyon öncesi bir bilinç mi
vesaire. Ama neticede öyle ya da böyle
bu tartışmaları bir kenara bırakalım.
Ben aslında bir dünya deneyimlerken
kendi kendimin de bilincindeyim. Zaten
refleksiyon da üzerine dönüp bir kendi
kendimi yakalayabilmem de bunun
göstergesi.
&gt;&gt; Burada mesela Kant'ta görüyoruz bunu. Bu
kendi bilincini daha çok bir düşünme
üzerinden anlıyor. Düşünüyorum dediğim
şey bütün deneyimlerime eşlik eden bir
şey olarak Kantta ortaya çıkıyor. Ama
Huser'le birlikte ve özellikle de Merl
Ponti de bunun öncelikle yani bu kendi
bilinci dediğimiz şeyin düşünüyorum
değil de yapabiliyorum olduğu yani o
senin motor yönelimserlik dediğin şey
olduğu ortaya çıkıyor. Yani öncelikle
bedenli bir bilinç ve bedenimin farkında
olmam, bedenimi temalaştırmadan yani
elimi, kolumu, gözümü özel olarak
nesneleştirmeden içeriden yaşadığım
bedenimin içsel bir deneyimi var.
Bedensel bir duyarlılığım var. Ben bu
sayede elimi kolumu bir yerlere uzatıp
bir şeyleri tutabiliyorum. Çarpmadan
nesnelere yürüyebiliyorum. Bu benim
kendi bilincimin de temeli aslında. Yani
kendimi kendim olarak bilmemin de
temelinde bu bedensellik
&gt;&gt; eee yatıyor. Aynı zamanda bu bedensellik
özneler arasılığı da açan bir boyutu da
var.
&gt;&gt; Tabii aynı zamanda dünyanın bir parçası
olma. eee bu bağlamda da yani somut
anlamda da bir de tabii yine bir katkı
olması açısından beden şeması ve beden
algısı üzerinden eee yürütülüyor eee bu
tartışmada eee efendim hoca bu ayrım
üzerinden yani bu eee beden şeması eee
başka bir şey beden algısı başka bir
şeye tekabül ediyor
&gt;&gt; ve şeyi de kesinlikle bunu yani böyle
küçümsememek lazım bu fikri. Bu fikir
önemli bir fikir. Yani bilincin
&gt;&gt; eee bedenli olduğu fikri yani bizim
Aristoteles'ten itibaren unuttuğumuz
yani Descart'la beraber iyice
unuttuğumuz bir fikir. Yani fenomenoloji
bize bunu hatırlatıyor ve bu mesela şu
anki zihin çalışmaları alanında da çok
önemsenen bir fikir. Yani normalde işte
zihin felsefesi alanında işte bilişsel
bilimlerde bu hesaplamacı zihin kuramı
dediğimiz daha işlevsel bir paradigma
hakim aslında ve işlevselcilik bir
şekilde zihinsellikle onun
gerçekleştiren donanımı, şeyi, yapıyı,
fiziksel yapıyı birbirinden ayırıp
aslında çok kartezyen bir çizgide
ilerliyor. Ama bugün artık biz bu
paradigmanın değişmeye başladığını
görüyoruz. Yani son 20 yıldır 4E biliş
diye bir şeyden bahsediliyor. Yani eee o
alanda eee çalışan ki genellikle
analitik gelenekten gelen insanlar
bunlar. Eee bir şekilde bedenli, dünyaya
gömülü, dünyayla sürekli etkileşim
halinde dünyaya yayılan bir zihinden
bahsediyorlar. Ve bizzat kendileri
fenomenolojiden ilham aldıklarını, bu
işi daha önce zaten fenomenologların
&gt;&gt; başlattıklarını söyleyerek bunu
yapıyorlar. Burada tabii biraz bizim
aramızdaki tartışmada sen transandanal
fenomenolojiyi savunan birisi olarak ben
de başka imkanlara da eee olanak
tanıdığını doğallaştırılmasının
mümkün olup gerektiği
diyebilir miyim bilmiyorum ama eee imkan
var en azından transandantal
fenomenolojiyi zaten yatsımıyorum ama
bizzat bence Huserli'nin araladığı bir
kapı var. Neyse onu sempozyumlarda
tartışırız. Peki, eee,
bu bedenli oluş tabii işte yaşam dünyası
dediğimiz şeyin içerisinde de bir
koordinat kazanmasına da daha sıkı bir
şekilde aslında eee,
sağlıyor. Eee, son olarak şeyi sormak
isterim. Başta da söylediğimiz gibi eee
fenomenoloji evet bir gelenek. bütün bu
e anlattığın e kavramlar üzerinden bir
anlayış bütünlüğü eee felsefi bir
hareket ama içinde de eee yine
değindiğimiz, göndermeler yaptığımız pek
çok farklı filozofu da barındırıyor.
Eee potansiyel olarak eee bu imkanı
taşımasını neye bağlıyorsun sen? Çünkü
bu bu filozoflar birbirlerine işte
Levinas, işte Heideger, Merl Pontis,
Sarter hatta eee fenomenolog diyemeyiz
ama işte Hussel çalışmış filozoflar var.
Derida doktora tezi eee şey Fuko şimdi
yani eee yatsınamaz bir eee çeşitliliği
ve gücü var. eee, senin de söylediğin
gibi hareket olması da getiriyor bunu.
Tabii ki önü açıkta,
&gt;&gt; eee, bu çeşitliliği sağlayan potansiyel,
imkan nereden geliyor sence? Öyle bir
&gt;&gt; yani en temelde bir yöntem eee,
olmasından geliyor tabii ki. eee yani
tıpkı Marksizm gibi yani hem bir içerik
var orada birtım tezler var o yöntemle
ortaya koyulan ama aynı zamand bize
herhangi bir temiz için bir yöntem
sunuyor.
&gt;&gt; Eee dolayısıyla bizim yeni
deneyimlerimiz çeşitlendikçe aslında bu
yöntemi uygulayarak başka başka
analizler yapabiliyoruz. Yani mesela
bugün işte teknoloji alanında
fenomenoloji yapıyor değil mi?
var örneğin yani yeni deneyimlerle
dijital deneyim dediğimiz sanal dünya
artık gerçek dünya dışında bir de sanal
dünyamız var. Bu deneyimin nasıl
oluştuğu, burada öznenin nasıl
konumlandığı meselesi yeni bir konu ve
fenomenolojik analiz yöntemini yine
burada da uygulayabiliriz gibi duruyor.
Bir de şöyle bir şey var yani. Eee tabii
yani ben hani projesine inanmış daha
inanan biri olarak da söyleyebilirim.
eee herkes bunu paylaşmasa da bütün
fenomenologlar neticede Husel
fenomenolojinin bir bilim olduğunu
düşünüyor. Yani bilimlerin bilimi
dediği. O az önce hani diğer bilimleri
temellendirecek eee bilim, ilk bilim
diyelim eee dediği şey. Dolayısıyla da
şunu zaten başından söylüyor yani bir
fenomen oğlunun ömrü ne kadar olabilir?
Yani şöyle kendine iyi bakarsa 6070 yaş
diyelim. Eee neticede yapabileceği
analizler sınırlı. Evet.
&gt;&gt; Yani bu bir kuşak boyunca devam edecek
bir iş. Tıpkı bilim
&gt;&gt; gibi. Yani birinin bıraktığını alıp
diğeri devam ettirecek ki aslında bunu
görüyoruz da gerçekten. Yani Merle
Ponti'nin projesine baktığımızda Merle
Ponti yani şunu söylüyor. Yani Huser
yaşasaydı hani bunu yazardı. Algının
fenomenolojisini yazardı. Yani benim
projem onun projesinin bir devamı diyor.
Yani dolayısıyla bu insanlar gerçekten
birbirlerine bir şekilde ne kadar
ayrımlar olursa olsunlar aralarında.
Mesele dünya ve bilinç ilişkisini
anlamak. Bütün çeşitliliği içerisinde,
zenginliği içerisinde ve ortada bir
betimleme yöntemi var. Eee, betimlenecek
şeyin kendisi korelasyon. Eee, işte bu
korelasyonun özünü nasıl
yakalayabileceğimizle ilgili başka
prosedürlerde öneriyor bize. Yani bir,
eee, alet çantası var.
&gt;&gt; Evet. fenomenologların ve bunu eee
kullanarak her ne kadar yaptıkları işin
ortaya koydukları sonucun niteliği
konusunda anlaşamıyor olsalar da yani bu
ortaya konulan önermeler evrensel ve
zorunlu önermeler midir? Bilimleri
temellendirir mi? Yoksa bunların başlı
başına kendinde mi bir değeri vardır?
Eee daha göreceli midir bunlar? Zamana
ve şeye bağlı mıdır? toplumsal koşullara
bu konularda ayrışsalar da
&gt;&gt; neticede ortada eee betimlenecek bir
alan var. Betimleme yöntemleri var ve
ucu açık bir faaliyet var. Bir hareket
var ve bir şekilde bunun bir halkası
olmaya eee gönüllü insanlar da çıktı ve
çıkıyor hala.
&gt;&gt; Çıkacaktır da.
Zaten zihin felsefesindeki bu
hareketlilik
fenomenolojik turn'den bahsediliyor.
Analitik zihin felsefesinde
&gt;&gt; eee analitik fenomenoloji diye bir
kavram dolaşıma girdi. E bunlar zaten
fenomenoloji öldü diyenleri utandırsın
lütfen.
&gt;&gt; Valla ölmesi bana da çok zor geliyor.
Bir anekdotla bitirelim. Bunu
destekleyen bir anekdot. Sen
biliyorsundur zaten. Eee, ünlü sosyolog
Raymond Aon işte eee, Berlin'e gidiyor.
Eee, Husel'den galiba dersler alıyor ve
fenomenolojiyle tanışıyor. Dönüyor
Paris'e geliyor. Eee, bir kafede eee,
Sartır ve Simon de Bobar'la eee,
buluşuyor ve eee, onlara fenomenolojiyi
anlatmaya çalışıyor ve diyor ki ya
Sartır inanabiliyor musun şu önündeki
kayısı likörünün bile fenomenolojisini
yapabilirsin diye. Yani deneyim bu kadar
zengin bir eee imkan sunuyorken bütün bu
e çeşitliliğin çıkması da ve hareketin
eee
bitmemesi de tabii ki sürpriz değil gibi
geliyor bana.
&gt;&gt; Yine de bir son söz daha ben söyleyeyim
mi?
&gt;&gt; Yine de romancı değiliz yani. Kayısı
körünü bitimiyoruz. Onu da söyleyelim.
Oradan hareket ediyoruz.
&gt;&gt; Tamam.
&gt;&gt; Çok teşekkürler eylem geldiğin için. Çok
keyifli bir eee sohbet oldu.
&gt;&gt; Teşekkür ederim. Ben de keyif aldım. de
tek bu filozofları da, fenomenologları
da konuşmak üzere sözleşmiş olalım.
&gt;&gt; Benden bu kadar.
&gt;&gt; Peki, çok teşekkürler.
&gt;&gt; Eee, bir programın daha sonuna geldik.
Eee, sizlere de çok teşekkür ediyoruz.
Gelecek program görüşmek üzere. Hoşça
kalın.
&gt;&gt; Herkese merhaba. Zeytin dalını bahane
ederek size başka bir haber vermek
istiyorum. Mikroskop dergimizin edebiyat
atölyesi inşa etmek atölyesi olarak ilk
kez sizlerle buluşacak. Bu cumartesi
başlıyoruz. Bilgi gördüğünüz gibi
ekranda.

Felsefe ve kritikten herkese merhaba.
Eee bugünkü programımızda bilim
kavrayışını ve etrafındaki kavramları
konuşacağız. Konuyu ele alış biçimimiz
de eee bilim tarihi perspektifini
içerecek. Eee değerli hocam Derya Gürse
Starbuck eee stüdyo konuğumuz. Hoş
geldiniz hocam.
&gt;&gt; Hoş bulduk hocam. Teşekkür ediyorum.
Rica ederim.
&gt;&gt; Eee hocam şuradan başlayalım isterseniz.
bilimi konuşmaya. Eee,
şimdi bizim, eee, farklı dış dünyayla,
eee, diyelim bir bütün olarak, eee,
farklı, eee, anlam verme biçimlerimiz ve
temas kurma biçimlerimiz var. Bilim de
bunlardan bir tanesi. Yani diğer
örnekler sanat denilebilir, felsefe
denilebilir. Eee, bilimde dediğim gibi
eee, bunlardan bir tanesini temsil
ediyor. Eee, peki bilim, eee, dünya ile
eee, nasıl bir ilişki kurmayı
önerektiriyor? Yani eee
sonuçta dünyaya olan her yönelimimiz
bilime yol açmıyor. Bu farklı
etkinliklerin de gösterdiği üzere. Eee
dolayısıyla nasıl yöneldiğimiz takdirde
bilim ortaya çıkıyor söz konusu oluyor.
&gt;&gt; Hı hı. Bir tarihsel cevap vereyim. Bir
de biraz felsefik bir cevap vereyim.
&gt;&gt; Tamam.
&gt;&gt; Eee önce felsefik cevabı vereyim. Şimdi
diğer bahsettiğimiz yani aslında hepsi
mesela benim herkes için bilim
inisiyatifimde ben hemen hemen hepsini
bilim çatısı altında inceliyorum ama
bilimden kastınızı anladım. Eee daha
sentetik olan uğraşlarda
eee konunuzla, öznenizle sürekli bir
hemhal olma e çabası var. Eee ama bilim
gözlediği şeyle arasına mesafe koymak
zorunda.
Yani bu Antik Yunan'dan beri var. Şimdi
tarihsel kısma geçtik. Eee Antik
Yunan'dan beri
gözlediğin doğa olayıyla
gözlemleyen arasında bir mesafe olmak
zorunda. Ancak böyle sağlıklı bir
mesafeyle
&gt;&gt; eee
anlayabilirsiniz. Hı. Olayların
gidişatını
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Dolayısıyla aralarında böyle bir eee
fark var. Diğer sentetik bahsettiğiniz
eee uğraşılarla felsefe gibi, edebiyat
gibi.
&gt;&gt; Eee felsefeyle edebiyatta gerçekten
kaçınılmaz bir şekilde konunuzla haşır
neşır olmanız gerekiyor ve aslında eee
subjektif olmanız gerekiyor.
&gt;&gt; İçinde mi kayboluyoruz? eee mesela
felsefe yaptığımızda konunun eee o kadar
içine dahil oluyoruz ki eee mesafe mi
koyamıyoruz? mesafe koyabiliriz aslında
ama eee bence disiplinin kendisi bir
hemhal olmayı
&gt;&gt; gerektiriyor.
Eee yani siz de biliyorsunuz eee açık
bir şekilde. Eee ama bilimde
böyle bir mesafeyi objektiflik
perspektifinde
değerlendiriyor bilim felsefecileri.
Eee ve bu tartışılabilir tabii ki olup
olmadığı, yapılıp yapılamayacağı, eee
objektiflik bilim bilim uğraşısında
&gt;&gt; eee geçerli midir, değil midir? Bu bir
tartışma konusu.
&gt;&gt; Ne kadar mümkün bütün bunlar sınırları
ne?
&gt;&gt; Ne kadar sınırları ne? Kesinlikle
&gt;&gt; bunlar tabii şeyler. Peki eee tam da bu
noktada şeyi sormak isterim. eee, bilim
gerçekliğin kendisini mi temsil ediyor
yoksa biz, eee, bir model mi kuruyoruz?
O gerçekliğe dair bir model kurup o
modelin çerçevesinde mi eee, dönüyor
bütün eee, çalışmalarımız?
&gt;&gt; Yani o gerçekliğe temas etme ya da
gerçekliğe yakınlığımızı nasıl
yorumlarsınız?
&gt;&gt; Evet. Bu hangi düşünce okulundan
olduğunuzla değişiyor. Biraz evvel
söylemeyi unuttum. eee bilim bir bağlam
etrafında değerlendirildiği sürece
anlamlı. Yani ben hemen hemen her şeyde
tarihsel yani mesleki deformasyon gereği
eee tarihsel bağlam olmadan bir şeyi
anlayamıyorum.
&gt;&gt; Bu da ne demek? Siyasi, sosyal,
kültürel, dini hani bu bağlamları
olmadan eee bilim pratiğini ve bilimin
niyetini anlamak çok fazla mümkün değil.
Bu da aslında bazılarını şaşırtabilir.
Neden? İşte farklı düşünce okulunda
olanlar bilimin gerçekten gerçeklikle
iştigal ettiği eee varsayımından yola
çıkarlar. Bazıları da aslında aynı
düşünce okulundan gelenler modelleme
yaptığını da söylerler.
&gt;&gt; Hı hı. Hı hı.
&gt;&gt; Neden? Çünkü eee aslında bilimsel
sınırlıklarını
bildik.
Hani bariz bir şekilde bilmiyor olsalar
bile pratikte öyle bir sınırlılık
etrafından doğayı gözlediğimiz için
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; eee doğa ancak bizim gözlemleme
sınırları Heisenberg'in söylediği şey
yaniet
&gt;&gt; biz ancak kendi sınırlarımız içerisinde
doğayı görebiliyoruz, doğayı
anlayabiliyoruz.
&gt;&gt; Dolayısıyla o doğal olarak bir modelleme
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; eee pratiği olarak karşımıza çıkıyor.
&gt;&gt; Belki de şey şurada, tartışma şurada.
eee modelin o gerçekliği ne kadar eee
yansıtıp yansıtamadığı ya da modelin
gerçekliğe ne kadar nüfuz edip edemediği
eee bunlar arasında bir boşluk var mı
yok mu?
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Eee yani gerçeklik kendi başına bir
bütünlük olarak orada duruyor. Biz onu
algılıyoruz. Eee dolayısıyla ona
erişimimiz eee
eee ne kadarsa onun üstünden bir model
kurup Hı hı. Eee, işin tabii büyüleyici
yanı bu modeller çalışıyor. Bir iş
görüyor. E, evet. Eee, tarihine
baktığınızda eee, bu modelleri eee,
bir eee, çalışma alanımız olarak
belirliyoruz. Esas şey galiba modelle
modelin kendisiyle eee, gerçekliğin
örtüşmesi ya da arasında bir boşluk olup
olmaması.
&gt;&gt; Boşluk olup olmadı. Tamam. Eee, şimdi
şöyle bir şey söyleme yani kendi geliş
geldiğim noktadan yola çıkarak tarihte
de gerçeklik dediğimiz şey artık
olmayan,
olmuş, bitmiş
&gt;&gt; Hı hı. ve bir daha da geri
döndüremeyeceğimiz bir unsur olarak
karşımıza çıkıyor. Eee,
bilim pratiğinde de ha dolayısıyla ben
hani gerçekliği anlamak ya da ona
ulaşmak çabamızın değerli bir çaba
olduğunu ama eee pek mümkün olmadığını,
o gerçeklik dediğimiz şeye aslen ne
olduğa
ulaşmamızın çok mümkün olmadığını
düşünüyorum. Hı. eee şeyde e bilimsel
pratikte
şöyle bir şey var. Eğer gerçekliğe
ulaştığımızı
iddia edebiliyorsak o zaman eee
bavullarımızı toplayıp
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; eee evimize gidelim. iş bitmiş demektir.
&gt;&gt; Dolayısıyla kun paradigması bize eee şey
diyor. Eee her şey zamanın içerisinde.
Eee hatta Latur da aynı şeyi söylüyor.
Benzer bir şey söylüyor. Eee bilim
pratiği kanunlar yapar. Bilim pratiği
bir tür gerçeklik algısı yaratır ama o
sonra yine değişir.
&gt;&gt; Hı hı. Peki tam bu noktada şeyi sorayım.
farklı dönemlerin bilim paradigmaları
nasıl ve neye göre ortaya çıkıyor? Daha
sonra da değiştiklerini görüyoruz. Bu
paradigmaların
&gt;&gt; gene neye göre değişiyorlar, nasıl
değişiyorlar? Bu, bunu biraz konuşalım
mı?
&gt;&gt; Konuşalım. eee,
çok ilginçtir. Eee,
yani biri bana sorsa bilim felsefesi ile
bilim tarihi arasındaki ilişki nedir
diye.
&gt;&gt; Eee, o zaman söyleyeceğim şey şu
olacaktır. Eee, bilim felsefesinin
öznesi tarih.
&gt;&gt; Hı. Eee, çünkü bilim felsefesinin, e,
beslendiği nokta tarih. Dolayısıyla bu
paradigma meselesinde Thomas K'un
aslında
Newtoncu eee, pratiğin ve Newtoncu
kanunların, Newtoncu paradigmanın
yerini nelere bıraktığı üzerinden bir
ilham alarak
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; eee, paradigma değişikliği işte eee,
Newtoncu paradigma nasıl değişti? 19.
yüzyılda atom altı parçacıklarının
eee Newton kanunlarına uymayan eee
tahmin edilemeyen eee ancak olasılıksal
modellerle
eee anlaşılacağı bir eee düzenek
yarattı. kuantum mekanik ee uygulamaları
ve bilimi. Dolayısıyla eee baktığımız
zaman
bilim değişiyor, bilimsel paradigmalar
değişiyor. Eee ama bunu ancak yani bilim
felsefesi ekolleriyle değil tarihe
bakarak da anlamamız gerekiyor.
&gt;&gt; Eee zaten kun gibiler de gerçekten
tarihten yola çıkarak.
Peki burada bir parantez açsam, eee, tam
da o başta söylediğiniz bilim tarihine
bakarak, eee, bunu,
eee, yorumlayabileceğimizi söylüyorsunuz
ama en başta da şey de dediniz. Eee,
bilim tarihi de belli bir tarihsel,
toplumsal eee, koordinata oturuyor.
&gt;&gt; Oturuyor tabii ki. eee aslında çok geniş
bir eee paydadan konuşmak belki de
değerlendirmek gerekiyor bu paradigma
oluşumlarını ve
&gt;&gt; kesinlikle kesinlikle eee yani burada
mesela
kuun da aslında
bağlama oturtur paradigma değişikliğini.
Neden? Çünkü eee bir bilimsel
genel geçerin artık yerini başka bir
bilimsel teoriye eee bırakması
eee sadece bilimsel çabayla olmuyor. Bir
network eee yaratmanız gerekiyor. eee
bir eee
bilimsel güç ağlarıyla çevrelemeniz
gerekiyor kendinizi. Bu ağlar işte
değişik bağlamlardan gelebiliyor. Bazen
eee Newton'da olduğu gibi siyasi güç
sizi destekleyebiliyor.
&gt;&gt; Çünkü çok uzun süre eee devletin
kaynak sağladığı bir kraliyet
akademisinde başkan olarak görev yaptı
Newton.
&gt;&gt; Hı hı. Dolayısıyla o paradigmayı
kendisinden önce olan Aristotelyen
paradigmayı değiştirebilecek
e her türlü
unsur vardı elinde. Eee hem güç
ilişkileri, hem siyasi olarak destek,
hem parasal olarak destek, eee hem de
yanında bir ordu vardı. popülerleştirme
konusunda çok büyük adımlar atan
Newton'un fiziğini. Dolayısıyla kunda da
bağlamdan bahsediyor. O yüzden
haklısınız. Yani daha geniş bağlamdan
yola çıkmak eee hepimizin hayrına eee
kesinlikle.
&gt;&gt; Tabii biz genelde yani felsefeciler
olarak da eee kavramları
netleştirebilmek adına biraz bunları
paranteze alarak konuşuyoruz.
&gt;&gt; Evet. eee aslında eee sizi e çağırma e
nedenlerimden bir tanesi de bunu
birazcık kırmaktı. Yani hani biraz da
genişleterek bu kavramları e onun için
açılışta eee biraz da bilim eee tarihi
perspektifinden bütün bu kavramlara
bakmak nasıl olacak diye eee bir açılış
yapmıştım. Eee, bu tabii
her ikisi de dengeli bir şekilde
birbirini besliyor. Eee, dengeli bir
şekilde yürütülmek durumunda. Eee, yani
hem işte kendi Newton fiziğinin mesela
ne olduğunu anlamak, eee, kavramsal eee,
yansımalarını konuşmak, hem de tarihsel
koordinatlara oturtmak,
&gt;&gt; bağlamları,
&gt;&gt; o bağlamlara oturtmak. E, peki hocam,
eee, biraz daha bu paradigma şeyi
üstünde durmak istiyorum. Kavramı
üstünde durmak istiyorum. Bu paradigma
bizim eee doğayı, evreni okuma
biçimimizi mi eee şekillendiren bir şey?
Paradigma nedir? Burada kastedilen
paradigmayı biraz açalım mı?
&gt;&gt; Eee
&gt;&gt; yaklaşımımızı mı, yöntemimizi mi,
hepsini mi,
&gt;&gt; neyi değiştiriyor? Onun için hani nasıl
bir değişim söz konusu?
&gt;&gt; Tabii. Eee, bunu sosyal bilimlerden yola
çıkarak yapacağım. Şimdi sosyal
bilimlerde düşünce okulları var.
eee herkes farkında olmasa da eee kendi
tarihselliğinde yani bireysel
entelektüel tarihselliğinde bir düşünce
okuluna eklemlenir.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee bu işte tarih tarih disiplininde
işte ya eleştirel olursunuz ya marksist
olursunuz. Eee yani eleştirelden kastım
revizyonist olursunuz. eee ya da
muhafazakar bir tarihçi olursunuz ya da
milliyetçi bir tarihçi olursunuz. Bu
ekoller birbirlerini devam ettirirler.
Eee fakat burada ilginç bir eee
soru var. Acaba
sizi milliyetçi ya da muhafazakar yapan
tarih pratiğiniz midir?
&gt;&gt; Hı hı.
Yoksa
milliyetçi
eeeik
&gt;&gt; milliyetçiliği benimsemiş ol
&gt;&gt; benimsemiş olmanız tarihe mi eee nüfuz
eder? Dolayısıyla böyle geçişli bir
ilişki var gerçekten. Dolayısıyla
sorunuz her ikisi de birbiriyle geçişli
e olarak kendini gösteriyor. Eee işte
tam da burada benim bu gerçeklik arayışı
meselesinde
bir sorunsalım var.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Bu kadar çok düşünce okulu varken
hangimiz gerçekliğe tekel oluşturacağız?
İşte böyle bir eee zorluk var. Evet.
Hibrit kuramlar biraz daha açıklama
gücüne sahip oluyor galiba değil mi? Onu
ben de fark ediyorum. Felsefede e işte
bilinen ikilikler vardır. Eee felsefede
her zaman eee birisi bir şeyi savunur.
Ondan sonra eee bir başkası tam tersi
bir şeyi savunduğunu en azından iddia
eder. E ama bir bakarsınız bir sonraki
dönem bunun bir eee şeyi gibi, sentezi
gibi ortaya çıkar. Kant bunun en önemli
örneklerinden bir tanesi mesela çok eee
modern eee tartışmada eee bunu
söylemişken eee bilim ve metafizik
ilişkisini birazcık konuşalım mı? O yani
eee çünkü eee aşağı yukarı 19. yüzyıla
geldiğimizde pozitivist anlayış bilhassa
eee
düşünce dünyasını domine etmeye eee
çalıştı ve orada en büyük eleştiri de
metafiziyeydi.
Eee nasıl görüyorsunuz eee bu
söylediklerinizin bir devamı olarak eee
bilimle metafizik ilişkisini Hı hı.
&gt;&gt; eee ön yine tarihsel eee yaklaşımdan
başlayalım. Şimdi aydınlanmanın bize
getirdiği
eee
tarihi ve entelektüel gelişimi, bilimsel
gelişimi de anlamamıza yol açan kavram
eee idea of progress yani ilerleme eee
fikri.
&gt;&gt; Şimdi bu fikir 18. yüzyılda ortaya
çıktığında
eee toplumsal tarih
meraklısı olanlar ki bunlar arasında
Adam Smith var, David Hum var eee bir
tür dört aşamalı
bir eee
tarih dizgesi yapıyorlar. en primitiften
en moderne. Eee, ve düşünce dünyasını da
böyle tarihsel olarak klasifiye
ediyorlar ve metafiziği bunun en dibine
koyuyorlar.
Dolayısıyla onların açtığı yolda eee,
pozitivizm 19. yüzyılda bir mihenk taşı
olarak bize sürekli eee ne denir? yol
açıcı bir şey olarak karşımıza çıkıyor.
Dolayısıyla sanki bilimin perspektifinde
ve uğraşısında
metafizik kavramlar eee yokmuş gibi
&gt;&gt; eee bir e çünkü motto a doğruya giden
şey akıldan geçer pozitivizmde.
&gt;&gt; Dolayısıyla hani metafizik yokmuş gibi
bir varsayım. Ama burada eee sizinle
daha önce de konuşmuştuk. dikkat dikkat
çekmek istediğim şey benim
ya da herhangi bir düşünce ya da tarihçi
birinin, sosyal bilimci birinin eee
bilimin metafizik yanları ile ilgili
haşır neşir oluyor olması eee bu benim
kendi hani tespitim ve eee
rahatsızlığım. Kültür savaşlarına
malzeme oluyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Değil mi?
&gt;&gt; Evet. Eee, yani bilimde metafizik var
dediğinizde,
eee, uzun süredir sadece bu coğrafyada
değil, başka coğrafyalarda da
pozitivistlerle muhafazakarlar arasında
eee,
alet oluyor bu tartışma. Yani sadece bir
felsefi tartışmanın ötesine
eee geçiyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee, dolayısıyla Evet. Hani bu bu
rahatsızlığı ifade ettikten sonra cevaba
döneyim. Evet. Eee, metafizik, eee,
meseleler kesinlikle var. Eee ama
aydınlanma
eee hepimiz aydınlanma çocuğuyuz
aslında. Dolayısıyla başka türlü nasıl
bakacağımız konusunda metafizik olarak
düşüncelerimizi bilim insanları olarak
eee nasıl itiraf edeceğimiz konusunda
bir eee
&gt;&gt; kafa karışıklığı ya da tereddütimiz var
değil mi?
&gt;&gt; Evet. Evet. Kesinlikle. Orada galiba
hocam metafiziği bir tanımlamak eee
gerekir diye düşünüyorum. Çünkü
muhtemelen hani seyircilerimiz arasında
da vardır. Eee metafizik dendiğinde çoğu
insan dini anlıyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee şimdi evet din bir metafizik sistem
ama tek metafizik sistem değil.
Dolayısıyla o metafiziğin,
gerçekliğin bittiği noktada teoriyi,
sistemi bütünlemeye yönelik bir çaba
olduğu anlaşılırsa yani biz evrene
ilişkin eee işte Aristoteles'e
baktığımızda da bu var. Marx'a
baktığımızda da bence bu var. eee
herhangi bir eee fenomene ilişkin bir
açıklama verirken
ileriye dönük kestirimlerde de bulunarak
bunu yapıyorsak bunu da niçin yapıyoruz?
Tutarlı bir sistem oluşturabilmek için.
Yani o elimizdeki malzemeyi eee tutarlı
bir şekilde açıklayabilmek, bir sisteme
kavuşturabilmek için
&gt;&gt; Evet. eee işte o tutarlılığı sağlamak
için başvurduğumuz, gözlemleyemediğimiz
ya da henüz ortalıkta olmayan Marx'ın
işte komünist toplumu gibi henüz
ortalıkta olmayan eee kısım sistemi
tamamlıyor. İşte o kısım da aslında
bütün o yapının metafizik kısmı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee şimdi böyle anlaşıldığında
gerçekten tek metafizik eee sistemin din
olmadığını anlıyoruz. Belki bu biz eee
aydınlanma çocuklarına bir yol gösterici
olabilir. Bilemiyorum.
&gt;&gt; Evet. Buna bir şey daha eklemek isterim.
eee öncüllerimiz de yani bilinmeyene
yönelik olan iştahımız da metafizik
varsayımlardan kaynaklanıyor. Yani
bilimsel olarak işte Marx örneğinde
verdiğiniz gibi. Eee ama bilim insanları
da yani bir fizikçi, bir eee biyoloji
eee uzmanı eee
her türlü varsayımı bir önceki bilimsel
çaba ve bilinmeyene doğru bir eee
&gt;&gt; bir adım sadece adım değil bir eee
&gt;&gt; metafiziksel varsayım üzerinden kendini
gösteriyor. Sonra o eee görünür, ele
alınır, gözlemlenir bir varlığa eee
bürünecek. Dolayısıyla bir yine böyle
bir gelgitli bir ilişki var.
&gt;&gt; Evet. Sonra ötelenecek yeni metafizik
zorlar belki
&gt;&gt; eee ortaya çıkacak. Bir de bu metafizik
eee
problemi biraz şeyden de çıkıyor mu
hocam? O ilk başta ilk soruda
konuştuğumuz gerçeklikle
eee işte modelimiz arasındaki boşluktan
belki o metafizik sorularda eee ortaya
çıkıyor diyebilir miyiz sizce? E ondan
emin değilim. Çünkü gerçeklikle
eee kurduğumuz model arasında bir eee
gerilim var.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Eee bu gerilim her zaman metafizik
olması beklenmeyen bir gerilim. Eee,
yani gerilimiden kastım şu, eee,
gözlemciyiz.
Gözlediğimiz doğa olayı, eee, hani
gerçek mi, değil mi ya da daha doğrusu
bizim gözlemimiz ona yaklaşıyor mu,
yaklaşmıyor mu meselesi bir, eee, bilim
felsefesi problemi kesinlikle. Ama
metafizik bunun neresinde ondan çok emin
değilim açıkçası. Aslında kastettiğim
metafizik soruların kaynağı gibi
geliyor. Yoksa metafizik yapmak o
noktada yapmak değil.
&gt;&gt; Yapmak değil. Tamam. Anladım.
&gt;&gt; Eee biraz daha eee böyle hep bildiğimizi
düşündüğümüz eee ve bilim deyince
kullandığımız kavramlar vardır. Biraz
eee onlara yakından bakalım istiyorum.
İlk bu bağlamda konuşalım istediğim
kavram da yöntem.
&gt;&gt; Hım.
&gt;&gt; Eee yöntem nedir? Tek bir yöntemden
bahsetmek mümkün mü? eee bilim
felsefesine, bilim tarihine baktığımızda
eee kendi içinde yoksa bir evrime mi
sahip? Evrilişe mi sahip?
&gt;&gt; Öyle. Eee yani bakıldığı zaman aslında
yöntem arayışları 17. yüzyıldan itibaren
kendini gösteriyor. Eee
benim derslerde en çok yani sormaktan
hoşlandığım şey daha önce yöntem yok
muydu?
&gt;&gt; Şimdi benim aklımdan o geçiyordu. Ben
soracaktım. Kesinlikle. Eee daha önce
bir bilimsel çaba var kesinlikle ama eee
Antik Yunan meselesinde de bir
sistematik bir mesela işte Eflatun'un
eee Pleyton'un ya da Aristoteles'in
yarattığı bir sistem yaratma meselesi
var ama eee
şimdi bu aslında yeni çalışmalarla
kırılmaya da başlandı. çok heyecanlı bir
şeyler oluyor. Genelde söylenen şey
şuydu. Aristoteles eee
bakıldığı zaman hani gözlemle yapalım
eee dediğinde ama Plato bunu yapmazdı
&gt;&gt; eee şeklinde yeni çalışmalar olmaya
başladı bunlarla ilgili. Yani Antik
Yunan felsefesinin aslında eee
gözleme her zaman değer verdiği,
rasyonel bir akıl yürütme meselesinden
bilim üretiyorlar ama gözleme her zaman
eee yer veriyorlar. Eee fakat sistematik
bir şekilde bilimi yapıyor olma meselesi
17. yüzyılda
&gt;&gt; eee bunun da işte evrimi var dediğiniz
gibi. İşte eee Galileo bir yöntem eee
geliştirmeye çalışıyor. Eee Bacon ve
Descart bir farklı yönlerden biri tümden
varım biri tümden gelim meselesinden
olaya yaklaşıyorlar. Ondan sonra yalnız
her ikisinin sentezi
bize şu anda bildiğimiz
bilimsel yöntem meselesini veriyor.
Fakat bugün bilimsel yöntemin kolları da
var. eee yani işte deneysel olarak
çalışanın yaptığı bilimsel yöntem
eee
ile eee
mesela ağırlıklı olarak gözleme dayalı
o. Öyle değil mi? Ama teorik fizikçi
aynı şekilde bunu yapmıyor. Eee,
yani aşamaları sanki birbirine
benziyormuş gibi görünse de pratikleri
biraz birbirinden farklı olarak kendimiz
kendini gösteriyor.
&gt;&gt; Beşeri bilimlerin de yöntemi var kaldı
ki.
&gt;&gt; Hem de ne kadar çok
&gt;&gt; yani. Evet. Ve ve eee şeyden de doğa
bilimlerinden de farklı. Bu beşeri
bilimlerle ya da tim bilimleri, kültür
bilimleri farklı adlandırmaları var
bunun.
&gt;&gt; Evet. eee bununla doğa bilimleri eee
arasında da yöntemsel ciddi bir
farklılık var.
&gt;&gt; Eee orada
eee
tek bir yöntemden bu en azından bu iki
bilim grubu için bahsedemiyoruz. Hı
&gt;&gt; hı.
&gt;&gt; Çünkü işte kültür bilimlerinin eee
filozofları eee bu yöntemin anlama
olduğunu eee ve amacın yöntemin amacının
anlama olduğunu e söylüyorlar. Öte
tarafta doğa bilimleri yönteminin ise
açıklama olduğunu söylüyorlar.
&gt;&gt; Bu farklılıkta e konularından da ileri
geliyor.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; E bu tabii eee biraz geri alırsak filmi
hani pozitivizme çok ters bir şey.
Pozitivizm tek bir yöntem hattından
gitmeye çalışıyordu desek yanlış bir şey
mi söylemiş ol?
&gt;&gt; Temelde zaten sosyal bilimlerin ortaya
çıkışı pozitivist gelenek.
&gt;&gt; Hı hı. Evet. Çünkü yine aydınlanmanın
getirdiği bir şey, eee, bilimsel
metotlarla sosyal bilim yapabiliriz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani bilimsel devrimden sonra, eee,
bakın bu bilimsel metotlar
bizim toplumu anlamamızda eee, yol
gösterici olabilir varsayımından yola
çıkıyor. Eee, ama sonra işler değişti.
Yani postmodernist eee teorinin kendini
göstermesiyle birlikte eee metot arayışı
eee ve hermenoitik tabii ki en önemli
fark.
&gt;&gt; Evet. Tabii
&gt;&gt; bu bir hiyerarşi değil ama
&gt;&gt; değil.
Yani böyle bir eee hani eee sosyal
bilimcilerin
eee daha az eee
gerçeklik kaygıları
olduğu
varsayımı yanlış bir varsayım.
&gt;&gt; Evet. Tabii.
&gt;&gt; Eee ama eee şey kesinlikle hiyerarşik
bir durum yok yani bu ikisi arası. Eee,
hocam bilim grupları arasında zaten
hiyerarşik bir eee anlayışa sahip
değilsek bunların yöntemleri konusunda
da eee
bir hiyerarşiye eee sahip olmayız doğal
olarak.
problem zaten
sanıyorum tarihsel olarak da
baktığımızda problem e tim bilimleri
gibi ya da kültür bilimleri gibi, beşeri
bilimler gibi nasıl adlandırırsak
adlandıralım özerk
olup olmadığı eee bunu özerk
eee çalışma alanı ve grubu olarak mı
anlayacağız yoksa
doğa bilimlerine mi eklemleyeceğiz?
&gt;&gt; Hı hı. eee tartışma sanıyorum bu ikisi
şeyinde ama eee bu ikisinin e farklı
konulara sahip, farklı yöntemsel
reflekslere sahip eee farklı amaçlara
güden bilim grupları olduğunu
söylediğimizde ve bunu hiyerarşik olarak
eee şey tasnif etmediğimizde eee o zaman
aslında birden fazla yöntemden yani
farklı bilimlerin farklı yöntemlerinden
bahsedip belki onların içerisinde bir
evrimden eee bahsetmek eee gerekebilir.
Kesinlikle. Çünkü şöyle bir şey var.
Yani
temel bilimler ya da deneysel bilimler
eee kapsamında
paradigma değişikliği de bahsediyoruz
ya. Yani bir dönem biri, bir dönem eee
bir başkası
&gt;&gt; ama bahsettiğiniz kültür bilimlerinde ya
da tin bilimlerinde hepsi eş zamanlı var
olabiliyor.
&gt;&gt; Evet. Evet. Yani bir eee farklı bir
paradigmadan bakıp o paradigmadan
dünyayı anlamak, toplumu anlamak çabası
bir başka akademisyenin ya da düşünürün
ellerinde bambaşka bir eee şekle
bürünüyor.
&gt;&gt; Dolayısıyla o çeşitliliği eee
&gt;&gt; bazen pozitivistler
relativizm olarak algılıyorlar. Bu çok
yani olmadı. Bu bu olmuyor yani.
&gt;&gt; Çok güzel. Peki hocam eee bir başka eee
kavram da bilimsel teori çokça
kullandığımız bir kavram. Eee teoriden
ne anlamalıyız? Eee hani çıkıp sorsak
teori nedir? Bilimsel teori nedir diye.
Herkesin söyleyeceği muhtemelen bir
şeyler olabilir ama hani daha yerli
yerini oturtabilmek için eee teori bir
teoriyi nasıl e tanımlarız? Teori nedir?
Örneğin eee Darwin'in evrim teorisi.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Eee evrim teorisi diyoruz. Eee elimizde
bazı e veriler var. eee
Darwin'den beri eee yani Darwin'in kendi
şey yaptıkları eee işte eee
buluntulardan hareketle eee bir dizgenin
oluşturulabilmesi.
Eee
ama bazıları da diyor ki eee evrim
teorisi eee güçlü bir eee yapı ve şey
eee sunmuyor bize.
&gt;&gt; H
&gt;&gt; e dolayısıyla eee teoriden ne
anlamalıyız? Ana karakteristiği nedir
bir teorinin?
&gt;&gt; Hı hı. Yani farklı bir teori örneği
üstünden de tabii konuşabiliriz bun.
&gt;&gt; Tabii tabii. Yo yok. Eee, kültür
savaşlarına malzeme olan evrim eee,
üzerinden konuşalım. Eee, şöyle
yasa ve teori üzerinden gidebiliriz.
Yani bu kontrast bizi bir yerlere
götürecektir. Bu tartışmada,
&gt;&gt; eee, yasa betimler ve genellikle mesela
Newton'ın hareket yasaları
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Çok basit.
&gt;&gt; Eee, 34 maddeye indirgenmiş. ve
matematiksel olarak formülize edilebilen
Hı hı.
&gt;&gt; bir betimlemeden yola çıkıyoruz. Burada
eee
teori anlatır ve açıklar.
&gt;&gt; Ciddi bir fark.
&gt;&gt; Eee yalnız bu yine hiyerarşik bir fark
değil. Yani işte onu söylemeye
çalışıyorum. Yani
&gt;&gt; yasayla teori arasında bir
&gt;&gt; Evet. bir hiyerarşik bir fark yok. Çünkü
eee aynı paradigma değişikliklerinde
olduğu gibi eee şu ana kadar evrim
teorisini değiştirebilecek bir paradigma
çıktı mı?
&gt;&gt; Anlıyorum.
&gt;&gt; Demek ki açıklayıcılığı çok kapsayıcı.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Dolayısıyla hani bu anlamda otorite
iddia etme meselesinde
yasa ile teori arasında çok fazla bir
fark yok. eee
yani matematiksel olarak ifade etme
meselesi dışında eee betimleme ve
açıklama arasındaki Evet. eee farkla
&gt;&gt; dolayısıyla
böyle bir durum var ama işte eee sanki
teoriyi eee daha az rüştünü ispatlamış
gibi bir eee şey var. Ne denir?
&gt;&gt; Anlayış var. bir saptama var. Eee,
bu bence, eee, içinde bulunduğumuz
konjonktürle çok ilgili, eee,
&gt;&gt; düşünme reflekslerimiz,
&gt;&gt; düşünme reflekslerimizle ilgili. Nereden
bunu söylediğim, yola çıkarak bunu
söylediğimiz mesela Amerika'da Bible
belt dediğimiz eee, hani son derece
muhafazakar olan yerlerde eee, şeylerde
hatta eyaletlerde evrim teorisi
okutulmuyor artık.
&gt;&gt; Hı hı.
Eee, dolayısıyla hani, eee, gördüğünüz
gibi aslında neyin, eee, kabul
edilebilir olduğunu yani bilimsel
çabanın bile
içinde neyin kabul edilebilir olduğu,
neyin olmadığı yerel
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; kabullerle şekilleniyor.
&gt;&gt; Çok ilginç değil mi? Yani aslında biz
genel geçer ve üniversel bir ev şey
yapmaya çalışıyoruz. Ev bir şeydir. Ne
denir ona? Eee, globaldir ve
üniverseldir diyoruz ama öyle çok zor.
Yani yerellik bunu çok belirliyor.
Covid'de de böyle oldu.
&gt;&gt; Eee,
&gt;&gt; aşar mısınız biraz Covid?
&gt;&gt; Tabii tabii. Covid meselesinde de
yerel eee, coğrafyayı ikna edemediğiniz
sürece aşı karşıtlığı her zaman var
olacak.
Eee, bu tamamıyla bilim insanlarının
ve, eee, siyasi otoritenin,
eee, inisiyatif alıp ele verip eee, ikna
politikaları üretmeleriyle kendini
gösteren bir yapı.
E dolayısıyla evet yani Covid meselesi
de böyle bir yerellik eee çerçevesinde
kendini gösteriyor.
&gt;&gt; Peki bu teori ve yasa bağlamında eee
yapısal birkaç şey daha sormak
istiyorum. Birbirleriyle hiyerarşik bir
ilişkileri yok. Eee peki bir gereklilik
ilişkisi var mı? Bir teori için yasalara
ihtiyacımız var mı? Ya da tam tersi
yasalardan hareket ederek teori kur
teori mi kuruyoruz? eee bir teori için
yasalardan
kaynaklanan öngörülere ihtiyacımız var.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Eee dolayısıyla mesela kuantum
mekanikten eee
&gt;&gt; başlayalım.
Orada
eee genel bir yasa olarak kendimize
mihenk taşı yani ilk ortaya çıktığında
19. yüzyılın sonları 20. yüzyılın
başlarında ilk ortaya çıktığında
bütün veriler Newton yasasıyla
çarpıştırıldı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ve büyük bir şaşkınlık yarattı. Olmadı.
Dolayısıyla o varsayım çürümesiyle
başladı her şey. Demek ki sırtımızı
dayadığımız bir yasa var.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Ya yolumuza şaşırmadan ve sürprizlerle
karşılaşmadan o şekilde devam ediyoruz.
olasılık teorileriyle, olasılık
hesaplarıyla anlaşılabiliyor. Yani şu
demek bu eee atom altı parçacı
elektronlar eee gözlediğiniz zaman işte
bir
hareketlerini tahmin edemiyoruz yani.
Ama aslında Newton yasaları diyor ki her
şey bilinebilir, her şey tahmin
edilebilir. Eee, dolayısıyla evet yani
yasa ya sırtımızı dayıyoruz kesinlikle
&gt;&gt; ama oradan bir eee öngörüde bulunarak
teori oluşturuyoruz, inşa ediyoruz.
&gt;&gt; Kesinle. Kesinlikle.
&gt;&gt; Peki tam da bu saptamadan hareketle şunu
sorsam yasa olmadan teoriyi üretebilir
miyiz?
&gt;&gt; Yasa hiç olmadan diyorsunuz.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee, bununla ilgili düşünmem lazım. Yani
yasa olmadan teoriyi
eee
aslında eee
&gt;&gt; Darwin'e dönelim.
&gt;&gt; Dönelim
&gt;&gt; yani eee Darwin işte Beagle'la çıktı eee
veri topladı eee ve bir teori oluşturdu.
&gt;&gt; Tamam. eee yaratılış teorisine sırtını
veren bir entelektüel olarak çünkü
aslında din insanı olarak din adamı
olarak yetiştirildi. Tıpkı eee Newton
fiziğiyle eee kuantum şeyine varmamız
gereki.
&gt;&gt; Kesinlikle kesinlikle. Dolayısıyla
sırtını yaratılış eee yani İncil'de
geçen yaratılış teorisinden yola çıkarak
eee ama aynı zamanda eee yani
nasıl söyleyeyim?
Taksonomi üzerinden de
sınıflandırma meselesinden de onu metot
olarak kullanarak
&gt;&gt; eee baktı ki
&gt;&gt; taşa çarpıyor.
&gt;&gt; Evet.
Dolayısıyla
yine bir paradigma üzerinden yani bu
sefer ama aslında teolojik bir paradigma
üzerinden eee ona çarparak eee onun
açıklamadığını görerek.
&gt;&gt; Peki yaratılış teorisinin yasası var
mıydı ki?
&gt;&gt; Hayır. Hayır. Paradigma meselesi var.
Yani metafizik dedik ya.
&gt;&gt; Parig. Evet. Yani teoriden teoriye
zıplayabiliyoruz. Geçebiliyoruz.
&gt;&gt; Geçebiliyoruz.
&gt;&gt; Yasa bir gereklilik değil. Eee ama
yasalı eee teorilerde, yasaya dayanan
teorilerde farklı teoriler
üretebilmemize eee imkan tanıyor.
Tanıyor kesin.
&gt;&gt; Dolayısıyla yasa aslında bir önereklilik
değil.
&gt;&gt; Eee
&gt;&gt; yani betimleme şey eee açıklamamız için
bir fenomeni açıklamamız için
&gt;&gt; eee
arkada
&gt;&gt; Ha tamam anladım. Bir önereklilik değil.
Evet kesinlikle değil. Onu onu tabii
tabii. Şimdi eee kafamda daha şey oldu.
Kristal oldu. Eee söylediğiniz
&gt;&gt; değil tabii ki ama işte yani dedik ya
bir biraz evvel metafizik kafamızda her
zaman var.
&gt;&gt; Dolayısıyla yani eee Darwin'in de
çarptığı şey biraz evvel söylediğim
paradigmaydı.
&gt;&gt; Evet. Hı hı.
Bu aslında işte metafiziği diğer şeyleri
de bayağı bir yerli yerine oturtuyor. Hı
hı. Hocam bir de e şey vardır. Eee, tüm
gözlemler teori yüklüdür
anlayışı eee yaklaşımı. Eee, şimdi bunu,
eee, aslında, eee, yapacağımız
araştırmalarda, eee, bir şekilde, eee, o
gözleme, eee, ilişkin bir ön kabul, ön
bilgi, eee, teorik bir çerçeve ya da
kavramsal bir altyapı eee eee bu eee
teori yüklüdür derken kastettiğimiz şey.
Dolayısıyla eee böyle bir e ön
kabullerle mi başlıyoruz? Aslında biraz
yasayı konuşurken yani paradigmaları
konuşurken e bundan kaçınamıyoruz
galiba. Kaçınamıyor
&gt;&gt; çünkü o tırnak içerisinde eee nesnellik,
bilim insanının nesnelliği meselesi var
ya o biraz fiktif bir şey sanki.
Kurgusal bir şey.
&gt;&gt; Öyle öyle mi? Eee,
eğer teorik
altyapımızla
bakmıyor olsaydık dünyaya ve topluma, o
zaman betimleme yapar geçerdik.
&gt;&gt; Evet.
Eee, dolayısıyla aslında bilim insanının
en büyük açlığı ve motivasyonu
bir, eee, kuram,
bir kapsayıcı fikir yaratmak.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Eee, şimdi buna bilimden bir örnek eee,
vermek isterim. Eee, kapsayıcı bilimden
kastım şu. Mesela Newton çıktı. Sonra
Einstein eee görelilik teorisi. Sonra
kuantum mekanik. Şimdi yeni bir eee
çalışma alanı var. Yeni dediğim 30 sene
oldu aslında ama göreceli olarak bilim
tarihinde yeni bir
&gt;&gt; eee sicim teorisi.
&gt;&gt; Tabi. H. Evet. Eee, şimdi sicim teorisi
bütün bu modelleri öncülü olarak alıyor
ve her şeyin teorisi
eee bulmaya çalışıyor. Yani bu ne demek?
eee uzay ve dünya, atom altı, atom üstü
ve bütün her şeyi kapsayacak tek bir
kapsayıcı bir teori.
&gt;&gt; Teori.
&gt;&gt; Eee bu sosyal bilimlerde
ki en büyük motivasyonlarımızdan bir
tanesi. Hani bir şey bulalım. Evet
kesinlikle.
&gt;&gt; Dolayısıyla Evet. sorunuza cevap Evet.
Tabii ki eee teorik çerçeveden. Evet.
&gt;&gt; Kesinlikle öyle.
İlginç ve heyecan verici olan ve hatta
belki de bilimin eleştirel dediğimiz
yanı da eee bir paradigmanın içerisinden
başlıyoruz. Eee ama başka bir
paradigmaya yol açabiliyoruz. Ya da bir
teorinin eee yasalarından, kabullerinden
başlıyoruz. O öngörülerle, hareketle
başlıyoruz. Eee ama eee
hakkıyla eleştirel bir yaklaşım
sergileyebiliyorsak Hı hı.
&gt;&gt; eee ihtimal olarak söylüyorum. Tabii
bunu her yapan yeni bir teori üretmiyor
ama
&gt;&gt; eee yeni bir teori üretme eee heyecanı
eee vadediyor bilimsel faaliyetler.
&gt;&gt; Kesinle. Kesinlikle öyle. Evet.
&gt;&gt; Peki bununla tam ters hani eleştirel
dedik. Bilim eleştirel bir şey diyoruz
da eee dogmatikleştiği yerler de var.
Dışladığı bazı tutumları, yaklaşımları.
Bu bunun hakkında eee yani hatta
bazıları bir dine dönüştüğünü bile
söylüyor. Eee bilim bilimcilik diyorlar.
&gt;&gt; Bilimsellik ya da eee şey değil eee
bilim insanı değil bilimci diyorlar onu
şey yapanlara da.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Eee ne dersiniz bu dogmatikleştiği
noktayla ilgili?
&gt;&gt; Bir paper yazıyorum ve Laturu, Bruno
Latur'u çok kullanıyorum bu ara. eee ona
denk geldi. Eee kara kutu diyor Bruno
Latur. Eee aslında Latur'un eee
paradigması
bunu açıklıyor. Eee şimdi Latur diyor ki
bilim dediğimiz şey süreçte anlaşılır.
Ne varsayımda,
ne sonunda. Çünkü sonunda kara kutu
oluyor dediğiniz gibi dogmatik bir hale
geliyor. hangi bilim çabası olursa
olsun. Eee
ama
süreçte bütün bu dinamikleri
görebiliyorsunuz. Tarihsel bağlamdan
yola çıkarak anlatıyor. Zaten bir bilim
sosyolojisi yapıyor Latur. Eee çok
tarihi örnek de verir kitabında. bilim
iş başında bu arada Türkçeye de
çevrildi. Yeni, çok yeni.
&gt;&gt; Eee,
&gt;&gt; dolayısıyla
baktığınız zaman, eee,
bilimsel
çaba yasalaştığı zaman ya da kapsayıcı
olduğu zaman belli bir süre sonra
dokunulmaz bir hale geliyor.
&gt;&gt; Donuklaşıyor.
&gt;&gt; Evet. dogmatik bir hale geliyor. Ve
benim de yazdığım paper
çok eee şey spoiler vermeden eee hani bu
dogmatik hale gelişin eee tarihsel
bağlamda nasıl oluştuğu
yani eee
yine işte Newton'dan bahsettim. Siyasi,
politik, dini ve her türlü bağlamıyla
birlikte nasıl bir paradigma yaratılıyor
ve o nasıl kara kutu? Peki nasıl
kurtulacağız bundan? Nasıl yapacağız?
Eee,
kara kutu meselesini
tehdit eden,
eee, işte şey gibi, kuantum veriler gibi
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; eee, birtım verilerin ortaya çıkması
gerekiyor ama eee,
şeye çok benziyor. Biraz, eee, bir
farklılıkları var aslında. Ondan da
bahsetmek biraz isterim. Yani kunun
paradigma değişikliği ama bilimsel
pratik üzerinden gidiyor.
&gt;&gt; Anladım.
&gt;&gt; Yani science and the making neyse neyse
o pratiğimiz neyse ona bakmamız
gerekiyor. Günegün
&gt;&gt; pratiklerimiz.
&gt;&gt; Eee ama şey çok ilginç. kara kutu
olduktan sonra her türlü günlük
pratiğimiz kara kutu tarafından
&gt;&gt; belirleniyor.
&gt;&gt; Belirleniyor. Deterministik bir hale
geliyor. Yani
&gt;&gt; eee onun değişmesi için çok eee
olağanüstü bir çaba gerektiğini söylüyor
Latur.
&gt;&gt; Bunu tabii kuna aktararak şey de
diyebilir miyiz? Eee paradigmanın
değişmesi için çok büyük bir çaba
gerekiyor.
&gt;&gt; Kesinlikle dışarıdan ama kununki yani
yani her zaman içeriden değil. Evet.
&gt;&gt; Şey, iç ha onun için mi bilim
sosyolojisi yapıyor dediniz? eee
dinamikler dinamiklerden dinamikler iç
dinamiklerden de bahsediyor ama eee
bilim pratiğinde
eee
ki dogmatikleşmeyi
eee
yenilikçi
teorilerle
kendini eee var eden yeni bir karakutu
adayışı anlayışı eee ortaya çıkacak.
Eee, yani bunun üstünde biraz düşünmek
lazım.
&gt;&gt; O karakutulardan o halde pek
kurtulamayacağız. Yani
&gt;&gt; kurtulamayacağız. Kesinlikle her
aşamada, eee, tarihsel olarak
baktığımızda
&gt;&gt; eee, biraz da belki işin doğası bu. Eee,
bilir yani.
&gt;&gt; Eee, ya da daha derinlikli bir yaklaşım
eee, farklılığı geliştirmemiz gerekiyor.
Düşünme farklılığı eee, geliştirmemiz
gerekiyor.
&gt;&gt; Evet. Evet. Eee hocam eee son olarak eee
bilimle güç odakları arasındaki,
iktidarlarla eee arasındaki güç odağı
derken aslında sadece eee siyasal eee
güç odaklarını eee kastetmiyorum.
Eee endüstri olabilir, otorite figürler
olabilir. Eee bütün bunlar arasındaki
ilişki hakkında ne düşünüyorsunuz? Onu
merak ediyorum. E mesela eee
çokça herkesin kullandığı eee üniversite
sanayi işbirliği yani işte bir dönem eee
siyasal olarak eee işte Avrupa
Birliği'nin eee öne çıkması eee
nedeniyle eee özellikle sanıyorum
uluslararası ilişkilerdeki araştırma
fonlarının burslarının bursların eee
Avrupa Birliği üstüne yapılan
çalışmalara eee verilmesi
eee aslında
çoğaltabiliriz bu örnekleri. Böyle bir
eee ilişkinin varlığını da bize
gösteriyor.
&gt;&gt; Gösteriyor kesinlikle.
&gt;&gt; Ama nasıl bir şeydir? Nasıl okuyorsunuz
bu ilişkiyi?
&gt;&gt; Peki önce tarihsel sonra güncel e
yapalım.
&gt;&gt; Tamam.
&gt;&gt; Eee tarihsel olarak bunun eee
başlangıcı aslında Helenistik dönemden
geliyor.
Kesinlikle. E, Helenistik dönemde, eee,
İskenderiye
Müzesi ya da kütüphanesi
&gt;&gt; bir araştırma enstitüsü aslında.
&gt;&gt; Evet. Dolayısıyla e bilim insanlarının
yani daha doğrusu doğa felsefecilerinin
eee toplanıp maaşlı olarak çalışması ama
eee Antik Yunan'ın teorik yani hellenik
dönemdeki eee
uygulanabilirlik kaygısı olmayan felsefe
yerine Helenistik dönemde
uygulanabilirlik ve faydacılık üzerinden
gidiyor. Çünkü biri para veriyor artık.
&gt;&gt; Evet. eee, siyasi otoritenin parasıyla
bilim yapabiliyorlar.
Eee, bu şeyde de var. Belli bir süre
sonra geçtikten sonra 17. yüzyılda
bilimsel devrimde kraliyet
akademilerinde de var.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani bu şu demek. Doğa felsefecileri
eee, kraliyetin inisiyatifiyle bilim
yapıyorlar. Ama kraliyet onlardan işte
İngiltere'deki kraliyet akademisinden
mesela Newton'ın balistik çalışmaları
var. Kraliyet Akademisi için yaptığı
&gt;&gt; eee ya da botanik üzerine çalışıyorlar.
Hastalıkların tedavisi üzerinde başka da
felsefecileri.
Dolayısıyla aslında böyle bir siyasi eee
&gt;&gt; irtibat,
&gt;&gt; siyasi otoriteyle bilimsel çabanın
buluştuğu şeyler var. Ama bazen direkt
eee araçsallaşıyor
bilim buna. Evet.
&gt;&gt; Eee, buna en çarpıcı örnek hepimizin
çocukluğundan yani hepimizin değil ama
bazılarımızın çocukluğundan hatırladığı
space race Hı hı.
&gt;&gt; eee,
uzay yarışı.
&gt;&gt; Uzay yarışı,
&gt;&gt; eee, Sovyetler Birliği ile Amerika
Birleşik Devletleri Soğuk Savaşı'na alet
olan bir şey bu.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bilim bunun sonucunda ilerledi mi?
ilerledi ama tamamıyle bu işte sadece
işbirliği değil çatışma kültürünün de
&gt;&gt; Evet aracı olabiliyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Dolayısıyla siyasal her şey siyasal
zaten de her şey politik ama eee bilim
de öyle kesinlikle. Eee, hatta il
araçsallığa daha korkunç bir örnek
vereyim ben. Eee,
yani sosyal Darwinizmin çok, eee,
popüler olduğu dönemlerde bir bilim
olduğunu iddia eden öjeni
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; eee, olarak eee, bir
&gt;&gt; çalışma alanı çıktı. insanların
iskeletlerinden, nasıl göründüklerinden
bir eee ırk
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; eee üzerinden giden eee
ırkçı bir eee ideolojiye alet olan bir
bilim
&gt;&gt; eee
&gt;&gt; pratiği olarak karşımıza geliyor.
Dolayısıyla
&gt;&gt; bilimin kendini bundan koruması eee bu
güç ilişkilerinden, odaklarından
koruması mümkün değil mi?
&gt;&gt; Özelk akademiler
&gt;&gt; Hı hı. Hı hı.
&gt;&gt; Eee, akademilerin özerk olması
gerekiyor.
&gt;&gt; Çünkü bu konuştuğumuz şey aynı zamanda
eee daha önce bir sohbetimizde şey
yaptık. Eee, geçmişte hatırlarsanız eee,
temel bilimleri yok ediyor. Yani
verdiğiniz örnekler e pratiğe dönük
örnekler. Aslında benim başta
verdiklerim de öyle. Öyle.
&gt;&gt; Eee ama eee temel bilimler eee yani işte
eee fizik, biyoloji eee gibi eee öbür
tarafta teorik bilimler eee bunlar
&gt;&gt; olmadan bilim nasıl olacak? Salt
pratiklen bir bilim mümkün mü? Evet.
Eee, dolayısıyla, eee,
her ne kadar bu güç odaklarıyla ilişkisi
tarihsel olarak karşımıza çıkıyorsa da,
eee, bilimin eee, sanki, eee,
özerkilere,
eee, ihtiyaç var.
&gt;&gt; Böyle bir imkan görüyor musunuz?
&gt;&gt; Eee,
&gt;&gt; ya da biliyor musunuz dünyada? Eee, ya
da
&gt;&gt; eee, bildiğim
çok akademi var. Bunlardan birine ben de
yayım. Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi'
üyeyim.
&gt;&gt; Eee, tamamıyla merkul.
Eee, bu da onları şöyle yapıyor.
Eee, iktidarlara tavsiye verebilecek bir
konuma getiriyor.
&gt;&gt; Evet. Eee,
fakat şöyle bir şey var. Mesela sivil
toplum, eee, Türkiye'de eee, biraz evvel
konuşuyorduk ya kayıt başlamadan önce,
eee, felsefeye ve bilime çok eee, iştah
duymaya başladı
&gt;&gt; ve, eee, aslında sivil toplum,
&gt;&gt; eee, kendi kamu alanını kendi yaratmaya
başladı.
bilimsel çabalar, eee, matematik köyleri
hani dolayısıyla bilim üretimi aslında
yerell
aslında yaratılsın diye de baskı
yaptığı,
&gt;&gt; dolayısıyla benim biraz evvelki bu lokal
güç eee yerel güç eee bir şeylerin
değişmesine
eee şey olacak. Ne denir ona? Yol açacak
ve açıyor da zaten.
&gt;&gt; Hı hı.
Bunu duymak çok sevindirici oldu.
&gt;&gt; Evet. Umutluyum ben
&gt;&gt; yani. Eee ben biraz daha galiba karamsar
kısımdaydım ama şimdi kendimi gayet iyi
hissediyorum bu son söylediklerinizle.
Hocam çok teşekkür ediyorum. Ağzınıza
sağlık. çok keyifli bir eee sohbet oldu.
&gt;&gt; Eee ilerleyen zamanlarda eee bu
kavramsal çerçevenin dışında eee
tarihsel örnekler üstünden gittiğimiz
eee ya da dönemleri konuştuğumuz eee bir
program da yaparız diye ümit ediyorum.
Eee çok teşekkür ediyorum. Aaklarınıza
saim sağ olun.
&gt;&gt; Bir programın daha sonuna geldik. E
felsefe ve kritikte bizi izlediğiniz
için teşekkür ediyoruz. Gelecek
programda görüşmek üzere diyelim. Yeah.

Eğer bana ressam olarak felsefeden
faydalanıyor musunuz derseniz
söyleyeyim. Hayır. Logos diyorum ya
zaten felsefenin dışına çıkıyorsunuz
aslında. Bütün o amprisizm, rasyonalizm
ve materyalizm, idealizme baktığınız
zaman onların aile içi tartışmalar
olduğunu görürsünüz. Aile kavgaları.
Bizdeki tabirle bilim olarak anılan Batı
bilimi doğrudan Aristoteles üzerine
kuruldudur. Platon ve Aristoteles
arasındaki geçiş Platon'un ontolojisi
gerektiği biçimine az önce söylemeye
çalıştığım haliyle anlaşılamamasının
enteresan maliyetleri vardır. günah
keçisinin Platon yapılması gibi.

birin felsefesi Gerçeği Görmek için
inanmaya ihtiyacınız yok Patrick Jane
gördüklerine güvenmeyen ama gördüklerini
en ince detayına kadar inceleyen biridir
Onun için doğrular inançtan ziyade
mantık ve gözlemle ortaya çıkar kendisi
bir zamanlar insanları ruhsal güçleri
olduğuna inandırarak kandırmış olsa da
artık gerçeğe ulaşmak için sahte
inançlara değil Keskin gözlem yeteneğine
güvenir Bu felsefe inanmak yerine görmek
ve bilmek üzerine kurulu yaklaşımını
ortaya koyar gözlem Onun için tüm
duvarları yıkan Bir anahtardır ve
olaylara bakış açısını belirler Bu
tutumu yalnızca doğruyu bulmakla kalmaz
aynı zamanda insan doğasının karanlık ve
karmaşık yönlerini
aydınlatır ik felsefesi insanları
dinleyin ama sadece söylediklerini
değil patrie sıradan insan
davranışlarının ındaki duyguları ve
niyet keşfetmeye dair Doğuştan gelen bir
sezgiye sahiptir bir insanın sadece
kelimelerine değil jestler yüz
ifadelerine Hatta sessizlikler de kulak
verir ona göre gerçekler çoğu zaman
insanların ağzından çıkan sözlerin
ötesinde gizlidir Jane ne söylüyor
yerine Neyi gizliyor sorusunu sorarak
gerçeğe ulaşır insan ruhunun
derinliklerine ulaşmak için bu yöntemini
kullanan Jane insan psikolojisine dair
derin bilgisiyle fark yaratır Bu felsefe
dedğin değil Hayatın tüm ilişkilerinin
anahtarıdır insanları dinleyin ama
içlerinden geçenleri de anlamaya
çalışın 3 felsefesi gizemleri çözmenin
anahtarı merak ve
sabırdır Jane yüzeyde gördüğümüzden çok
daha derinlerde yatan sırları çözmek
için merakın ve sabrın gücüne İnanır
Onun için her vaka bir zihin bulmasıdır
ve onu çözmek için sabırla Beklerken en
küçük ayrıntılara dikkat eder ipucu
arele en küçük bilgiyi bile Dikkate alır
ve karmaşık zihin oyunlarına sabırla
yaklaşır çoğu dedektifin aceleyle gözden
Kaçıra ayrıntılar jane'in dikkatli ve
sabırlı gözleri altında aydınlanır bu
yaklaşımı yalnızca vakaları değil aynı
zamanda hayatı daha derin bir şekilde
anlamayı sağlar ona göre aceleci
zihinler gerçeği görmekte zorlanır Çünkü
bazı cevaplar onları aramayı bilen
sabırlı kişilere kendini
gösterir 4 felsefesi acıdan kaçmak
yerine onunla yüzleşmek gerekir Patrick
jane'in hayatındaki en büyük acı
ailesini kaybetmiş olmasıdır bu travma
Onun hem en büyük yarası hem de Adalet
arayışında en güçlü itici gücüdür
Jane acısıyla yüzleşmekten Korkmaz
aksine onu anlamaya ve kabul etmeye
çalışır kaçmak yerine bu acıyı bir güç
kaynağı olarak kullanır İntikam isteği
adalet duygusu ile birleşir ve onu Red
john'u yakalamaya daha da yaklaştırır
jane'in bu felsefesi yaşanan trajediler
kaçmak yerine onlarla yüzleşip hayata
devam etmenin gücünü anlatır acıyı
anlamak kabullenmek ve ondan öğrenmek bu
jane'in hayata ve insanlara dair derin
bir bilgelik geliştirmesine yardımcı
olur Ona göre acıdan saklanmak bir
gölgeyle yaşamaktır fakat onunla
yüzleşmek özgürlüğün anahtarıdır
5 felsefesi İntikam ve adalet arasında
ince bir çizgi
vardır ve iç içe geçmiş doğasını sık sık
sorgulayan bir karakterdir ailesini
kaybettikten sonra Red Jun peşine
düşmesi Aslında onun Adalet arayışının
bir parçasıdır Fakat bu yolculuk aynı
zamanda İntikam duygularıyla da beslenir
ona göre İntikam acıyı dindir de adaleti
sağlamak için içsel bir dürtüdür Ancak
bu iki Duygu arasındaki ince çizgi Jin
kararlarını ve davranışlarını
şekillendirir bazen
kapılmak üzere olur ancak Adalet
duygusunu asla yitirmez jane'in bu
felsefesi Hayatın her alanında
duygularımızla ne kadar dikkatli bir
denge kurmamız gerektiğini hatırlatır
İntikam karanlık bir yoldur ancak
adaletle harmanlanmış İsa insanı bir
amaca doğru taşır Patrick Jane yüzeyde
karmaşık zihinlerin izini süren bir
Dedektif olabilir ancak o insan
doğasının en derin en saklı yönlerine
ulaşmayı hedefleyen bir akıl dedektifi
insan ruhunun ince işleyişini çözen bir
zeka sanatçısıdır
kendisini tanıyanların kolaylıkla fark
edeceği üzere Jane yalnızca fiziksel
ipuçlarına ya da kriminal kanıtlara bel
bağlamaz o insanların davranışlarında
sakladıkları minik sinyallerde beden
dillerinde Hatta dudaklarından dökülen
basit kelimelerde dahi karmaşık
hikayeler
bulur jane'in dünyası gözlemlerle ve
sezgilerle doludur o suçları çözmek için
sıradan lin kullandığı araçların
ötesinde psikolojik yöntemler kullanır
işte Patrick jane'in insan zihnini çözme
yolunda başvurduğu beş benzersiz
psikolojik strateji birinci psikolojik
yöntem soğukkanlılık ve Manipülasyon
Jane suçluları tuzağa düşürmek için
soğukkanlı bir manipülatör olarak
hareket eder onları açığa çıkarmak için
en beklenmedik anlarda zihinlerini
bulandıracak sözler söyler veya
ustalıkla planlanmış tepkilerle onları
yönlendirir
çoğu zaman insanların içindeki gizli
korkuları veya suçluluk duygularını
yüzeye çıkartarak gerçeği itiraf
etmelerini sağlar jane'in
manipülasyonları insanların zaaflarını
sezgisel olarak kullanmasıyla sonuçlanır
bunu yaparken onların içsel dünyalarını
da açığa çıkarır bu soğukkanlı yaklaşımı
onu suçluların gözünde tehlikeli bir
zihinsel rakip yaparken izleyicilere de
insan zihninin ne kadar kolay
yönlendirilebilir
ikinci psikolojik yöntem ters psikoloji
ve beklenmeyeni yapma Patrick
Jane sıkça ters psikolojiden
yararlanarak suçluları ve şüphelileri
şaşırtır onlara kendi düşündüklerinin
tam tersini düşündürmeyi Başarır yani
onlar bir adıma hazırken Jane tamamen
farklı bir hamleyle onları dengesiz
leştir Örneğin suçlunun kendisini
aklamak için öne sürdüğü bahaneleri
kabullenmiş gibi görünerek onun rehavete
kapılmasını sağlar
bu rahatlamanın etkisiyle gardı düşen
suçlu jane'in beklediği açıkları vermeye
başlar ters psikolojiyi ustalıkla
kullanarak gerçeği ortaya çıkaran Bu
yöntem jane'in olaylara alışılmışın
dışında bir perspektiften baktığını
ortaya koyar ve bir kez daha psikolojik
stratejilerle sonuca ulaştığını
gösterir 3 psikolojik yöntem beden dili
ve mikro ifadeler
okuma Jane insan davranışlarını
çözümleme konusunda olağanüstü bir
yeteneğe
sahiptir beden dili ve mikro ifadeler
onun en güçlü kılavuzları
dır İnsanların yüzlerindeki en küçük kas
hareketlerini bakışlarının yönünü ya da
ellerinin gerginliğini analiz ederek
onların gerçek niyetlerini açığa çıkarır
öfke endişe suçluluk gibi duygular çoğu
kişinin saklamaya çalıştığı anlarda bile
yüzlerinde
belirginleşir Jane Bu ince detayları
adeta bir dedektör gibi yakalar ve suç
suçlunun veya Tanığın duygusal durumunu
çözerek onlardan gerçeği çekip çıkarır
bu ona yalnızca suçluları yakalamada
değil aynı zamanda onların duygusal
dünyasına da nüfuz etmede muazzam bir
avantaj
sağlar 4 psikolojik yöntem hipnoz ve
ikna tekniği Patrick jane'in geçmişinde
bir sahte Medyum olarak geliştirdiği
hipnoz becerisi onun suçluları ikna
etmek veya onlara kendi düşündüklerini
söylettirme için kullandığı etkili bir
yöntemdir
Jane hipnozun doğrudan uygulanmasını
kullanmaktan ziyade onları hipnotik bir
konuşma havasına sokarak zihinsel
engellerini aşar göz teması yavaş ve
etkileyici bir ses tonu ile bir tür
hipnoz etkisi yaratır bazen karşısındaki
kişiye neredeyse gözle görünmez bir
telkinde bulunur ve düşüncelerini
Manipüle ederek onlardan bilgi alır Jane
Bu yöntemle insanları içsel bar
yerlerinden sıyırarak onların zihnindeki
gizleri açığa çıkarır bu yetenek onun
olaylara dair bakış açısını çok daha
keskin hale getirirken karşısındakilerin
zihinlerinde kendi doğrularını
sorgulatır 5 psikolojik yöntem Güven
sağlama ve samimiyet Patrick Jane
insanları Manipüle ederken veya onlardan
Bilgi alırken sadece stratejik değil
aynı zamanda samimi bir yaklaşım da
sergiler Onun için güven inşa etmek bir
soruşturmayı çözmenin en kilit
adımlarından biridir bazen kendi
acılarını ya da deneyimlerini paylaşarak
karşındaki kişiyi kendisine yakın
hissettirir Bu güven bağı suçlunun
kendisini cin'e karşı daha açık bir
şekilde ifade etmesine sebep olur
suçlular ona kendilerini açtıklarında
Aslında savunmasız hale gelir ve bu
durumda Jane en önemli bilgileri elde
etmekte başarılı olur Onun güven veren
tavrı sadece bir dedektifin sorgulama
taktiği değil İnsan ruhunu anlama
yolunda güçlü bir bağ kurma tekniğidir
Patrick Jane Bu beş psikolojik yöntemi
kullanarak sadece suçların ardındaki
gerçekleri bulmakla kalmaz aynı zamanda
insan doğasının derinliklerine dair
karmaşık bir portre çizer olayları
çözmek için fiziksel kanıtlara değil
İnsan zihninin karmaşıklığına duyguların
karmaşık diline Güvenir

Evet bugün size orijinal emaneti felsefe
bölümünde yardımcı doçent olarak çalışan
Julia markowitz tarafından hazırlanan
bir derste anlatacağız konumuz zutritt
aryanizm Yani faydacılık bir soruyla
başlayalım eylemlerimizi ahlaken doğru
ya da yanlış yapan nedir Bugün o soruya
verilen çok basit Ama oldukça popüler
bir cevap hakkında konuşmak istiyorum
utilitarian izim ya da faydacılık olarak
bildiğimiz ettiğin yani ahlak
felsefesinin konusu utilitaire Yani
bizim bu iş için biçilmiş kaftan ama
aynı zamanda bazı çevrelerde çok ilginç
endişelere yol açıyor Bu videoda bu
endişelerin bazılarından biraz
bu otoriteryanizm eylemlerin yalnızca
mutluluk üretmesi halinde ahlaken izin
verilebilir olduğunu savunan görüştür
buradaki mutluluk en az başka bir
eylemin getireceğine mutluluk kadar
fazla olmalıdır başka bir değişle
eylemlerimizin sonucunda ne kadar fazla
mutluluk ve ne kadar az ıstırap ortaya
çıkıyorsa O zaman eylemlerimizde o kadar
iyidir ve Doğrudur doğru Eylem ısrar ve
mutluluk arasında mutluluk lehine en iyi
dengeyi Kuran eylemdir Aslında
utilitarian üzme göre Bundan başka bir
eylem zaten ahlaken yanlıştır bu tür
İtalyan İzmir bu ilkesi mutlaktır ve
herkesi kapsar hangi kararla ilgili
olursa olsun size ne yapmanız
gerektiğini söyler ve istisna kabul
etmez otoriteryanizm Çok uzun zamandır
biliniyordu ancak şöhretini kazanması
ve kısmen ceremi Batman isimli İngiliz
filozof sayesinde 18'inci yüzyılın
sonlarına doğru gerçekleşti bentham 1789
yılında ahlak ve yasa ilkeleri adlı
utilitarian İzmir'in uzun bir
savunmasını yaptığı eserini yayınladı
Ama bunun yanında siyasi ve toplumsal
açıdan da çok aktif bir insandır
savunucusu olduğu konular arasında
ekonomik liberalizm ifade özgürlüğü
kilise ve devletin birbirinden ayrılması
kadın hakları hayvan hakları boşanma
hakkı köleliğin kaldırılması idam
cezasının kaldırılması fiziksel cezanın
kaldırılması hapishane reformu ve hatta
o mu seksüel eylemlerin suç olmaktan
çıkarılması vardı 1789 yılındayız dikkat
edin ben zaman şu anda birçoğu
tartışmalar yaratan bu haklarının ahlaki
önemini O zamandan kabul et
ve bu konuda zamanın çok çok ötesindeydi
ve bunda otoriteryanizm mi
benimsemesinin bir rolü olabilir bu da
utilitarian İzmir'in bir ahlak teorisi
olarak lehine sayılabilecek bir şeydir
Aslında Otel İtalyan İzmir'in kimi
yönlerine direnmek çok zor gelebilir
utilitarian Yüzümün tezini iki kısımda
inceleyebiliriz neyin değerli olduğunun
teorisi ve neyin değerli olduğu verildi
olduğunda doğru Eylem teorisi Öncelikle
neyin değerli olduğu teorisine bakalım
buna göre kendi başına değerli olan tek
şey mutluluk ve ıstırabın yokluğudur
para gibi başka şeyler s dolaylı olarak
değerli Olabilir çünkü mutluluğa
ulaşmamıza yardımcı olur İkincisi ise
doğru Eylem teorisi doğru Eylem değerli
olandan en çok üreten onu maksimize eden
eylemdir ya
bu evli olan kesin olarak bilinmiyorsa
en çok umulan beklenen değerli üreten
eylemidir diyebiliriz Eğer bu ikisini
bir araya getirirseniz Yani neyin
değerli olduğu teorisini ve neyin
değerli olduğu verildi olduğunda doğru
Eylem teorisini utilitarian İz mi elde
edersiniz çok basit bir örnekle bakalım
diyelim ki ben doktor ve elimde çok az
bulunan bir ilaçtan Sadece 5 dost kaldı
bu sırada acil bir durum oldu ve hayatta
kalmak için bu ilaca ihtiyacı olan altı
tane hastam var ama onlardan biri mesela
adı muhtaç olsun yalnızca beş dozun
hepsini ona verirsem hayatta kalabilecek
diğer 5 hastanın her biri tek bir dozda
hayatta kalabilecek ve hastalar hakkında
başka hiçbir şey bilmediğimi zi var
sayabiliriz utilitaire Yani bizim bize
ilacı döşe bölüp beş kişi kurtarmamız ve
muhtaç denen kişiyi ölüme
bu etmemizi söyler Neden Çünkü 5 Hayat
kurtarmak bir hayat kurtarmaktan daha
fazla mutluluk getirir ve daha çok
ıstırabı Önler ve bu durumda bu doğru
cevap gibi görünür utilitarian İzmir'in
bu iki unsurunun ayrılabilir olduğunu
fark etmek önemlidir utilitarian
İzmir'in neyin değerli olduğu hakkındaki
görüşünü kabul edip nasıl davranmamız
konusunda söylediklerini kabul etmeye
biliriz benzer şekilde doğru eylemin en
çok değer getiren Eylem olduğu iddiasını
kabul edebiliriz ve bunu değerli olan
her şeyin mutluluk ve ıstırabın yokluğu
olduğunu kabul etmeden de yapabiliriz o

[Müzik]
Merhaba Bugün size orijinali Saint Mary
Üniversitesi'nde Doçent Doktor olarak
görev yapan Scott Edgar tarafından
hazırlanan bir dersi
anlatacağız konumuz imanuel Kant'ın
metafiziksel ve sentetik apriori bilgi
hakkındaki görüşleri
önce Felsefe hakkında bir soruyla
başlayalım felsefe ne tür bir bilgidir
metafizik bilgisi ne tür bir bilgidir
doğası nedir bu konuyu merak etmek için
iyi bir nedenimiz olduğunu
düşünebilirsiniz metafiziksel bilgi
konusunda filozofların kötü bir ünü var
gibi görünebilir bazen filozoflar
metafizikle ilgili hiçbir konuda uzlaşı
gibidir Herkes farklı bir şey
söylüyordur ve konu bir yere var
amıyın sonunda Kant'ın gerçekten
ilgilendiği ve beynini kemiren
konulardan biriydi Bu yüzden ne tür
bilginin felsefi ne tür bilginin
metafiziksel olduğunu bilmek istiyordu
ilk büyük kitabı olan saf aklın
eleştirisinde İşte bu soruya cevap
vermeyi amaçlıyordu
Kant metafiziksel bilginin sentetik
apriori diye adlandırdığı bilgi olması
gerektirdiğini öne sürer Hatta sentetik
apriori bilgi kavramı Kant'ın
felsefesinin merkezinde yer alır Kant bu
kavramın en önemli felsefi keşiflerden
biri olduğunu düşünüyordu ve neredeyse
tüm felsefesi az ya da çok Bu fikre
dayanıyordu sentetik apriori bilginin
bir açıklamasını yapıp ardından bunun
Kant için çok önemli bir örneğini vermek
istiyorum son olarak Kant'ın felsefi ya
da metafiziksel bilginin neden sentetik
apriori olması gerektiğini düşündüğünü
açıklayacağım sentetik apriori bilgi
kavramı iki farklı ayrıma dayanır
apriori ve deneysel bilgi arasındaki
ayrım ve Analitik ve sentetik yargılar
arasındaki ayrım o zaman apriori bilgi
ve deneysel bilgi arasındaki ayrımla
başlayalım deneysel bilgi Duygulardan
gelen ya da duyular tarafından
doğrulanan bilgidir
her türlü gündelik bilgi deneysel ya da
ampirik bilgidir buna bazen a posteriori
de denir yani Örneğin camdan dışarı
bakıp gözlemlediğiniz havanın nasıl
olduğunu bilirsiniz duyulara dayandığı
için bu bir tür deneysel bilgidir Ancak
her tür bilimsel bilgi de deneyseldir
örneğin dünyanın yüzeyine yakınsanız yer
çekimi serbest düşen nesneleri 9,8
s kare hızda
ivmelendirmek olmasıdır ve tüm deneyler
de duyularım dayanır yani bilimsel bilgi
deneyseldir
deneysel bilginin zıttı a priori
bilgidir bu duyular tarafından
doğrulanmamış bilgidir Örneğin Tüm
güller Güldür ifadesini düşünelim bu
ifade gerçekten olan bir şeyi belirtiyor
ama epey sıkıcı bir gerçek Çünkü bize
pek bir şey anlatmıyor ama Neticede
doğru ve duyularını başvurmaya gerek
olmadan doğru olduğunu biliyorsunuz
Çünkü tanımı gereği doğru bu gerçek
duyulara başvurmadan doğrulandığı için
apriori bir bilgidir ama Kant'a göre
matematik de
apriori yani Örneğin 7 + 5'in 12
yaptığını bilmek için ne yapmanıza gerek
yoktur Kant'a göre duyularım hiç
başvurmadan Bu gerçeği
doğrulayabilirim Kant'a göre apriori
bilginin oldukça Özgül karakteristik
özellikleri vardır ilk olarak apriori
bilgi zorunludur 5 + 7'nin olumsal Yani
rastlantısal bir şekilde 12 ettiğini
düşünemeyiz ve 5 + 7'nin 12 olması bir
tesadüf
değildir 5 + 7'nin 12 dışında bir şeye
eşit olmasının mümkün olmadığını da
düşünürüz bu noktada 5 + 7 zorunlu
olarak 12'ye eşit olur ve kanta göre tüm
apriori bilgiler için bu geçerlidir
ikincisi apriori bilgi evrenseldir yani
5 + 7'nin 12 olması gibi apriori
doğrular istisnasız Doğrudur 5 + 7 12'ye
eşit olmadığı bir zaman ya da mekan
yoktur Örneğin uzayda galaksinin diğer
bir ucunda 7+ 5'in 12 yapmadığı bir
bölge olması gibi bir durum yoktur İşte
bu açıdan Kant matematiğin Evrensel
olduğunu düşünür ve aynısı tüm apriori
bilgiler için geçerlidir
apriori bilginin bu iki özelliği oldukça
önemlidir Çünkü bir bilginin apriori mi
yoksa deneysel mi olduğunu bize söyler
eğer bir bilgi zorunlu ya da Evrensel
apriori dir zorunlu ya da Evrensel
değilse deneyseldir işte Kant'a göre
apriori ve deneysel bilgi arasındaki
ayrım bu
şekildedir Şimdi de Analitik ve sentetik
yargılar arasındaki ayrıma bir bakalım
Kant der ki yargının yükleminde kavram
yargının öznesi kavramda yer alır kantın
burada kabaca demek istediği Analitik
doğruların tanımı gereği doğru olduğudur
mesela bekar biri evli değildir
yargısını ele alalım bu analitik
yargıdır Çünkü Evli olmama kavramı üstü
kapalı bir biçimde bekar kavramının
içinde yer alır neden bekar kavramının
evli olmayan ve kişi kavramlarından
oluştuğunu
düşünebilirsiniz yani bekar kavramı ın
tanımı evli olmayan kişidir bekar biri
evli değildir Analitik yargısını ele
aldığımızda yargının yaptığı tek şey
bekar kavramının içinde zaten üstü
kapalı bir biçimde var olan bir kavramı
açığa çıkarmak olur sentetik yargılara
Analitik yargıların tersidir Kant'a göre
bir özne ile ilgili bir kavramı Alıp ona
öznenin içinde üstü kapalı bir biçimde
yer almayan yeni bir kavramı bağlı
sentetik yargılar ortaya çıkar Başka bir
deyişle sentetik doğrular tanımı gereği
doğru değildir Mesela bekar biri
kaygısız ifadesini ele alalım kaygısız
kavramı bekar kavramının içinde yer
almaz yani bekar kavramının tanımının
bir parçası değildir yani bu ifade
sentetik bir yargıdır Kant sentetik
yargıların yani genişletici tamamlayıcı
olduğunu söyler Çünkü Analitik yargının
aksine Bunlar yargının içinde önceden
yer almayan yeni kavramları yargının
öznesine
bağlarlar bu manada bilgimizi öznenin
tanımında içerilmiş
sentetik şimdi bunların birbirleriyle
nasıl ilişkili olduklarını düşünelim
söyleyebileceğimiz ilk şey tüm Analitik
yargıların apriori olduğudur Neden Çünkü
eğer Analitik lers tanımı gereği
Doğrudur ya da Kant'ın dediği gibi
yargının öznesine yönelik kavramların ve
yüklemine yönelik kavramların nasıl
ilişkili olduğu bakımından Doğrudur
ancak yargılar yalnızca kavramsal ya da
tanımsal doğrular
bunların doğruluğu deneyimlere ya da
duyulara bağlı değildir Bu nedenle
apriori dirler Ayrıca tüm deneysel
bilgiler de sentetiktir Neden Çünkü
deneysel bilgi deneyim ya da duyulara
dayanmak zorundadır bunun sonucunda
bilgi içerdiği kavramların tanımlarından
daha fazlasına dayanmış olur yani
deneysel bilgi Analitik olamaz sentetik
olmak zorundadır Kant'ın iki ayrımının
bir birbiriyle mükemmel şekilde
örtüştüğünü düşünebilirsiniz Yani bir
yanda apriori bilgi ve Analitik yargı
Diğer yanda da deneysel bilgi ve
sentetik yargı var Bu bakış açısına göre
Analitik yargılar var olan tüm apriori
bilgiyi ve sentetik yargılarda var olan
tüm deneysel bilgiyi oluşturur daha net
bir şekilde açıklamak gerekirse yalnızca
ve tüm Analitik yargılar apriori
olabilirken yalnızca ve tüm sentetik
yargılar deneysel olabilir Eğer bu size
doğru geliyorsa yalnız değilsiniz
kant'tan önceki tüm filozofların bakış
açısı bu
şekildeydi İskoç filozof David Hum bu
fikri açıkça ortaya koyan ilk
insanlardı ancak Kant bu görüşün yanlış
olduğunu düşünür ve bir şeyleri gözden
kaçırdığını savunur ve bu gözden
kaçırılan ne olduğunu Saptamak çok
önemlidir
Kant bu gözden kaçırılan şeyin sentetik
apriori bilgi olduğunu düşündü Peki
sentetik apriori bilgiye göre örnek
olarak neyi verebiliriz Kant'ın temel
örneği matematiktir Örneğin üçgenin iç
açılarının toplamının 180 derece olduğu
bilgisini ele alalım Kant'ın matematiğin
apriori olduğunu düşünmekte
gerekçelerinden bazılarını gördük bunun
gibi geometriye dayalı doğruları deney
yaparak ya da duyularım dayanarak
herhangi bir şekilde
kanıtlayamıyorum iç açıları kavramı üstü
kapalı bir şekilde tam olarak 180 D
kavramını içermez En azından üçgen
kavramının üç kenar kavramını içerdiği
basit anlamda değil üçgenin tanımı bir
düzlem üzerinde yer alan üç kenarlı
kapalı bir şekildir ama üçgenin iç
açıları toplamının 180 derece olduğu
gerçeği üçgen tanımının çok ötesinde bir
bilgi içeriyor
bu üçgen kavramında yer almayan Ama
gerçekten doğru olan yeni bir bilgi
eklemiş oluyor yani üçgenin iç
açılarının toplamının 180 D olduğu
gerçeği Kant'ın tanımıyla ampli Atif
yani genişletici bir bilgidir ancak Aynı
zamanda da sentetiktir yani Kant'a göre
sentetik apriori bilgi gibi bir kavram
olmazsa matematiksel bilgiyi anlayacak
hiçbir bir yolumuz olmaz şimdi
metafiziksel bilginin doğasına ve neden
sentetik apriori olması gerektiği
sorusuna geri dönebiliriz kant'tan
önceki pek çok filozof Özellikle de
Kant'ın çağdaşı olan ve Alman ana akım
felsefe geleneğinden gelen filozoflar
metafiziğin zorunlu ve evrensel
gerçekleri kapsadığını düşünüyordu ancak
metafizik bilgi zorunlu ve evrensel
apriori de olmak zorundaydı aynı zamanda
metafiziğin yalnızca bir kısım boş
tanımsal doğrulardan oluşmaması da
gerekiyordu metafiziğin tanımsal
doğruların çok daha ötesine uzanması ve
bilgimizi artırması gerekliydi Bu da
metafiziğin ampli olduğu anlamına
geliyordu Ve bu durumda sentetik olmak
zorundaydı Bu yüzden Kant bunun bize
metafiziksel bilginin ne tür bir bilgi
olması gerektiği ile ilgili bir şey
anlattığını düşündü Bu bize metafiziksel
bilginin doğası hakkında bir şey
söylüyordu Eğer filozoflar herhangi bir
metafiziksel bilgi oluşturmak isterlerse
bunun sentetik apriori olması gerekecek

Felsefe ve Kritikten herkese merhaba. E
bugün 20. yüzyılın en etkili e ve en çok
tartışılan filozoflarından birini Martin
Heideger'i eee tartışacağız,
konuşacağız. Eee stüdyoda 20 yılı aşkın
bir süredir eee arkadaşım olan eee ve
eee aynı zamanda meslektaşım ve adaşım
Kaan Ökten. Eee konuğumuz. Hoş geldin
Kaan. Hoş bulduk Kaan.
Seni ağırlamak ayrı bir keyif. Zevk
benim için. Sağ ol. Teşekkür ederim.
Davet ettiğin için teşekkür ediyorum.
Sağ eee Haydeger gerçekten bu kadar çok
okunuyor mu? O soruyla bir başlayalım.
Ha okunuyor mu diyelim. Evet. H yani
varlık ve zamanı e çevirdin neredeyse
Long Seller şeklinde gidiyor. Tabii
doğrudur. Çok eee eski tarihlerde
çevirdin aslında.
Bir yeniledin. Alfa'dan çıkan şey şu
anda 7. basımda. Eee ve tükendi. Hatta
bir 8'e doğru gidiyordur. Hı hı. Eee
Almanya da şaşırıyor zaten. Evet. Eee
nasıl böyle diye.
Evet. eee eee satılan alınan eee
referans verilen bir kaynak. Eee önemli
bir kitap. Tabii 20. yüzyılın 21.
yüzyılın temel kitaplarından bir tanesi.
Felsefe alanında okuması uzun süren bir
kitap olduğu için yavaş yavaş kısım
kısım okunuyordur belki. E
üniversitelerde tabii çok inceleniyor.
Eee çeşitli alanlarda üstelik. Yani
sadece felsefecilerin ilgilendiği bir
şey değil. Eee onun dışında sosyal
bilimlerin eee şehirciliğin eee sanat
eee dallarının
estetik alanında mesela değil mi? Ondan
sonra eee psikolojide eee ondan sonra
çeşitli alanlarda varlık ve zamana
haygeri referans veriliyor. O bakımdan
okunuyor. Bunu şunun için sordum.
Genellikle böyle çok popülerleşmiş, adı
çıkmış kitaplar alınır ama bunlar
romanlar da dahil eee kenara konulur. Ya
bir girişilinir sonra zor gelirse ya da
devam getirilemezse şey yapılamaz.
Varlık ve zaman tabii hayret verici.
Çalışmak için bir kitaptır. Okumak için
bir kitap. değil hani alıp böyle
okuyayım bunu öyle değil o e zor bir
kitap yani. Eee kitabın yapı yapısı
anlaşılıyor. Nasıl bir yapıya sahip?
Strüktüre sahip. E argümanların nasıl
kurulduğunu anlıyoruz. eee, takip etmek
bakımındansa kağıt kalemle böyle
bildiğin ikinci yardımcı kitaplarla
ve kaynaklarla eee, takip etmen
gerekiyor. Aynen. Rehberle, rehberli bir
okuma gerekiyor ona. Eee, ama hani eee,
Sarter gibi bir eee, edebi yönü ağır
basan bir adam da değil bu şey düşünür
dediğin nihayetinde Alman. E yani evet
zorlama. Şimdi şunu konuşuk işte sen
hani eee çok daha iyi biliyorsun işleri.
Eee o kitap bir proje olarak bir
yayınevine bugün gelseydi ve deselerdi
ki bunu ben yayınlamak istiyorum
deseydi. Diyelim Kaan Kaan Bey bunu
yayınlamak istiyorum deseydi muhtemelen
sen onu iade ederdin yazarına.
Muhtemelen çünkü günümüzde öyle
yazmıyoruz artık. Yani günümüzde felsefe
literatürünü eee kaleme alma biçimi
böyle değil. 100 yaşına gelecek yakında
kitap. Eee başka türlü yazılıyordu.
Dolayısıyla oradaki hani eee kitap
olarak düşünüyorum ben şok. Bunu bir
insan evladı okuyacak çünkü eee bunu
okurken daha eee pedagojik bir şekilde
akıl yürütülür müydü? Yürütülürdü.
Gerekli mi? Bilmiyorum. Gerekli mi?
Evet. Evet. En azından
alışkanlıklarımıza ters. Bugünkü
alışkanlıklarımıza birazcık uzak sadece.
Tabii. Aynen öyle. Ama o Hegel'de de
gördüğümüz bir şey mesela. Tam öyle işte
Kant'ta da öyle. Tabii hale geldi. Ama
bir de kendi ürettiği ve eee eee nasıl
diyelim anlamını değiştirdiği kavramlar,
yeni şeyler zamanında da çok eee
eleştiriye ve hatta mizaha konu olmuş
bir meseledir. Heger terminolo ama orada
oradan
eee şeyi
20 20 yılı aşkın arkadaşlığımız var
dedim ama şeyi hiç konuşmadığımızı fark
ettim. Senin Heideger'le temasın nasıl
başladı? Ben seni eee ilk tanıdığımda da
Heideger çalışıyordun zaten. Eee yanlış
hatırlamıyorsam bir etkinlik sempozyumda
eee 20 yıldan da fazla olabilir bu
arada. Fazla olabilir. Yani küsüratı
vardır ama tam kestiremiyorum. Eee bir
sempozyum öncesi bir toplanmıştık,
tanışmıştık. E şey yapıyorduk. O zaman
da sen Haydeger'le uğraşıyordun. Ama
nasıl başladığına dair hiç
konuşmadığımızı fark ettik. Evet. Ya o
işte Almanca bildiğim için niye Kant var
Hegelçe
var ya. Haydeger başına dert mi var?
Şimdi beni aynen öyle. Eee nasıl diyelim
buna? Bir bir çok kişisel bir yönü var
bunun. Çünkü zor olan bir metini
çalışmam eee iyi olurdu benim benim
kafama göre ve az çalışılmış bir
olmalıydı. eee bundan 20 20 30 yıl
öncesini düşünürsek hangi yıllar? 90'lı
yılların başından bahsedelim. Şu anda
90'lı yıllar diyelim. 90'lı yıllarda
Türkiye'de Haydeger veya varoluşçuluk ki
Haydeger varoluşçu değil aslında ama
olsun. E varoluşçuluk falan çalışanlar
Almanca üzerinden çalışmadıklarını
görmüştüm ben. Hani yazarların,
düşünürler Almanca yazan kişiler olsa
bile bunun ya Fransızca üzerinden ya da
İngilizce üzerinden eee şeyini o zaman
ana kaynakla ilgili eee uzman eksikliği
vardı. Ben onun üzerine hani şey yaptım.
Kant'ta da Hegel'de de uzmanları vardı
bunun Almancasından ama Heideger'de o
dönemden bahsediyorum. Eee daha azdı
yani. Yok demeyeyim şimdi eee çok ben
hatırlayamıyorum biliyor musun gerçekten
eee yani bir iki kişi hatırlıyorum
ama dolayısıyla orada bir eksiklik vardı
ve oradan hani devam edildi ama ne
bileyim bir ömür projesine hayatımın
projesine dönüştü. Bunu istiyor muydum?
O zaman emin değilim doğrusu. Tahmin
edebiliyor muy? Tahmin et. Hayır. Hiç
tahmin edemiyorum. Zor hikayenin bir de
kendi içinde de hikayesi oldu biliyorsun
bunun. E başka tür hikayeleri de oldu
falan böyle çok ilginç ilginç
gelişmeler. İyi mi oldu? İyi oldu
herhalde. Ne bileyim ben. İyi oldu. İyi.
Bilmiyorum sayende Haydeger. Yok işte
onu hani bu da üstüne yapışıyor da ben.
Haydeger'den başka da bir şey yok mu?
var aslında ama tab ne yapayım tabbi
yakından bakmayanlar ama seni
haydegerler tabii tabii. Türkiye şubesi
diye. Türkiye.
Peki. Eee, şimdi biraz yavaş yavaş e,
Heideger'in şeyi düşüncesinin
ayrıntılarına girelim istiyorum ama eee,
şimdi Heideeger 1900 yanlış
hatırlamıyorsam 13 ile 23 arası
Freayburg'da, eee, Huserlin,
fenomenolojinin kurucusu olan Edmund
Huserlin asistanlığını yapıyor. Aslında
e başlangıçtan itibaren eee, çok nasıl
diyeyim? Eee, farklı bir gelişime sahip.
işte teoloji okumuş vesaire. Sonrasında
Huserle çalışıyor. Aynı zamanda
çok ciddi tartışmalara yol açan bir eee
filozof. 27'de varlık ve zaman
yayınlandıktan sonra mesela 29'da Davos
tartışmaları var. Er Kasirer'le eee çok
ciddi tartışıyor. Eee sonrasında 60'lara
geldiğimizde bir sürü filozofu eee bugün
andığımız, çalıştığımız bir sürü
filozofu etkiliyor. Eee dolayısıyla
öncesi ve sonrasıyla aslında hem
tartışmalara yol açmış hem de büyük
etkiye yol açmış birisinden
bahsediyoruz. Bir filozoftan
Genel baktığında, eee, resme geniş
açıdan baktığında fenomenolojik gelenek
içerisinde nereye koyarsın? Haydeger'i
koyar mısın? Eee, yani genelde
fenomenoloji kapsamında tabii ki
konuşuyoruz, tartışıyoruz Heydeger'i.
Eee, ben bunun şahsen yanlış olmadığını
düşünüyorum ama işte mesela varoluşçu
değil aslında dedin. Genellikle
varoluşçu fenomenoloji üzerinden anılır.
E, bu bir ezber midir? Hani gelenekte
nereye oturtulur? oturtursun. E
Haydeger'i ne dersin toplamda? Evet.
Kapsamlı bir soru.
Eee uzun uzun bir soru. Eee Heideger'in
varlık ve zaman
1927 Hı hı. Almanya'da yayımlanma tarihi
1927'ye kadarki dönemi. Eee işte 29'da
Kant kitabıyla ilgili Heideger'in Davos
tartışmaları değil mi? 1930'dan sonra da
hay bir şeyler oluyor. E düşüncesinde
bir değiş mi var acaba diye konuşmaya
başladığımız üslubu değişiyor, konuları
değişiyor, yaklaşımı değişiyor. Sonra
eee 33 ve sonrası siyasi angajmanı eee
bu angajman eee Nasyonal Sosyalist
irtibat değil mi ve iltisak. Hı hı.
Ondan sonra
445 döneminde Almanya'nın savaşı
kaybedeceğinin belli olması, 45'te
kaybetmesi
faşizmin yenilmesi, Nazi faşizminin,
Heideger'in eee üniversite sisteminden
atılması,
gözden düşmesi, sinir krizleri geçirip
hastalanması.
Tamam. Burada o zaman e 1920'lerden
1945'lere,
48'lere kadarki bir 20 küsür yıllık bir
dönem bu aslında. Şimdi eee bizim iliş
arkadaşlığımızın
dönemi kadar çok hızlı geçen bir dönem
gördüğümüz gibi. Hani a o kadar oldu mu
diye düşündüğümüz hızlı bir dönem. Şimdi
Haygelin varlık ve zamanda 2729 dönemine
kadarki e dönemde bu varlık meselesini,
varlık sorusunu mesele etmesinde
izleyeceği yöntem
klasik üniversitelerde öğretilen
metafizik derslerinde veya ontoloji
derslerinde öğreten yöntemden farklı bir
yöntemle ele alınması gerektiğini
düşündü. Varlık sorusu. Tamam. varlık
eee varlık varlığın anlamı sorusu.
Tamam. E soru nasıl farklı bir yöntemle
yani ne burada farklı olmalı?
Mantık bilimsel yani logik logiksel bir
eee eee işte onun tözü, özü, ne bileyim
ilinekleri falan gibi. Aristoteles'in
eee klasik metafizik geleneğin yöntemine
başvuralım mı? başvurursanız
eee bir çıkmaza varıyor bu yöntem diye
düşünüyor. Alar onun yerine başka bir
yöntem kullanılabilir mi? Ontoloji
çalışabilmek için, varlık bilimi
çalışabilmek için çalışılabilir. Fen
bilimleri alanından gelip
yapabilirsiniz. Empirik, matematiksel
bilimler yapabilirsiniz. Bu varlık
sorusunu mu sormuş ve cevaplamış oluyor?
Haydi geri göre. Hayır bu var olma
hatta mevcut olma ile ilgili eee
matematiksel geometrik bir şey var
orada. E topolojik hatta bir şey var.
Onu da tercih etmeyecek. Başka ne
görüyor? 20. yüzyıl yeni kantçılığın
birtım işte şeyleri var. Transendental
bir yaklaşımla yapılabilir mi? kısmen
yapılabilir ama o da kendi kendine
referans vereceği için bir yerde duruyor
diye düşünüyor. Eee, karşılaştığı işte
Freburg'da karşılaştığı, genç
öğrenciyken karşılaştı hocanın Edmund
Huserl'in 1900 ve 1901'de yayınlanan
kitaplarıyla eee öne açılan bir yeni
felsefe yapma yöntemi ile
karşılaşıyoruz. Bu ne?
bilinçte eee eee deneyimlerin
betimlenmesi meselesi diyeyim şimdi.
Hani burada kısaca Evet. Kısaca ama çok
kısaca bu. Tabii tabii tabii.
Bunun güzelliği ne? Bunun güzelliği şu.
Eee bu yöntemin eee
teknik terimlerle betimleyebileceğin bir
şey bu. Yani sanatsal ifadelerle,
estetik ifadelerle değil. deneyimlemek
burada bir e estetik deneyim veya bir
beğeni, bir yargı değil. Onların
tamamını eee paranteze alıp eee hani bir
kenarda dursun. Şimdi bunun nasıl
tezahür ettiğini değil mi? Fenomenoloji
tezahür. Tezahürat eee ilmül tezahürat
mıdır bilmiyorum. Onu bilemedim.
A nasıl tezahür ettiğini betimleyeceksin
bize. Brentano'dan başlayıp
konuşabiliriz. E bu iyi bir şey ama
bunun metodolojiyi, bu metodolojiyi eee
ontolojide nasıl kullanırsın problemi?
Huser'le ilgili yolların ayrılmasına
sebebiyet vermiştir. Ve Husel hatta onun
hikayeleri var yani. E kitabı okuduktan
sonra kenara koymuştur. Yani varlık ve
zamanı eee benden ayrıldı diye şey
etmiştir ama birkaç tane Huser'le ilgili
çalışmanın editörlüğünü yapmıştır
Haydeger. H şimdi burada o zaman bu bir
fenomenoloji mi huselyyen anlamda?
Hayır. Evet. Burada peki nasıl yani
neden ama fundamental ontoloji yapıyorum
diyor. Eee hermenoitik fenomenolojik bir
yöntemle diyor. Kendisi bunu söylüyor
kitabın başında. O zaman buradaki
fenomenolojik ne? uzun uzun ön başta
anlatır. Fenomena nedir diye. Eee, eee,
Huserli de aşan ve sahih gerçekten
fenomenoloji yapmanın yolunu bulduğunu
iddia ettiği iddialı bir şey bu. Eee,
bir şey söylüyor orada. eee
belirişler yani varlığın var olanlar
üzerinden beliren belirişinin
belirişinin eee
eee yapısal
zamansal yapısal
ilişkilerini bulmaya çalışacak orada. Hı
hı. Varlıkla var olan arasındaki Evet.
Evet. Evet. Yani öyle bir akış gelen bir
şey değil. Strüktürlü bir durum var.
Evet. Bunun neden böyleyi cevaplamamız
lazım? Yani olay bilinçle değil varlıkla
alakalı bir şey. Evet. Anlatabiliyor
muyum? Diyor. Haygel özneden çıkartıyor
aslında değil mi? Evet. Hatta o ayrımı
da kaldırmamız gerekecek orada. He bu
bakımdan e zaten varlıksal bir strktür
var ama bu eee varlığın kendi
topolojisinden kaynaklanan bir şey. Çok
ilginç tabii Heideger'in kitabı çok
önemli bir kitap bu bağlamda. Yani tabii
yani ve çok aslında eee katmanlı da bir
şey. Geriye doğru eleştirel eee tutumu
var. Kendisinin kurguladığı yeni
okumalar diyelim. Hani tırnak içerisinde
varlığı var olanı konumlandırdığı bir
şey var. Bir yer var. Bir dipnot olarak
şunu sorsam kısaca. Klasik metafizikten
eee kısmen söyledin ama ne bakımdan
ayrılıyor? Klasik diyelim antik çağ
metafiziğinden
e Haydeger anladım bu yaptığıyla nasıl
ayrılıyor? Bu bu Türkçede de
karşılaştığınız bir problemi. Başka
dillerde de karşılaşıyorsun. Bu sadece
dilsel dille ilgili, lisanla ilgili bir
e problem değil. E eee,
bu mevzuları
incelerken ister istemez
karşılaşacağımız bir şey. O da şu.
Eee, birtım şeyler var dünyamızda. Yani
biz şeyler, bu bir şey, her şey bir şey.
Her şey bir şey. Bu her şey bir şeyi
nasıl tanımlayacağız? Yani mesele bunu,
bunun nesne, nesne olmaklığını
karşımda durmakta olan Hı hı. eee
karşımda bulunan
onunla bir şekilde irtibat kuracağım
beni de etkileyecek. Evet. Bunu nasıl
betimleyeceğiz? Yani bunu kavramsal,
bilimsel, matematiksel, ne bileyim ben,
empirik e olarak nasıl anlatacağım?
Burada ne oluyor? Yani bunu bu ne
oluyor? Şimdi klasik metafiziğin veya
daha sonraları işte 1700'lerde,
1800'lerde
empirik metafizik diyeyim ben ona. Böyle
bir laf yok ama hani öyle diyelim şimdik
ona. Çözümleri şöyle oldu. bunların
kendi var olmaklıkları bakımından
incelendi ve bu kendi başına var
olmaklıkları ile ne tür ilişkiler
geometrik ilişkiler kurulabilir onun
betimlemesiyle yani bir var olanlar
metafiziği üzerine gitti. Bir eee eee
pragma dediği eee şeyler bunlar.
kullanım nesneleri ve anlama nesneleri.
Matematiksel nesnelerde buna dahil oldu.
Yahut eee eee duyularla onaylanabilen
veya reddedilebilen eee birtım eee
yargılarda bulunma yoluna gidildi. Bu da
bilimsel diyelim buna. Bir şey bir
yargıda bulunuyorsun. Bir bir şey
diyorsun. bunun böyle olup olmadığının
kanıtı veya işte
nasıl onayı onaylanması
yine duyusal. Hı hı. Tabii. Tamam. Şimdi
bu
bir yere kadar bu bizim için çok doğal
tabii şu anda. Bunun üstünü böyle
gıdıklamazsanız, kazımazsanız bu
söylediğimiz şeyleri bunun altında bazı
problemler yattığının farkına varmayız.
Hı hı. Ama bunu böyle birazcık işte
Kantaya
başladığımızda
anlıyoruz ki burada birbirine referansta
bulunan, birbirinin koşulu olan ama aynı
zamanda yargının sonucu da olan birtım
hatalar var. Düşünme yanlışları var.
Bildiğin akıl yürütme yanlışları var.
Burada ya şöyle yapabiliriz bunu. Bu
akıl yürütme yanlışlarını giderecek
birtım şey üstüne şey üst kuram teori
üstüne teori kurarız. Evet. Daha gideriz
açarız şeyleri, terminolojiyi.
Bu şeye benziyor biraz. Eee, modern gök
mekaniği gelişmeden önce eee, işte yer
merkezliği eee, yapınca tutmuyor bir
türlü hesaplar. Onun yerine bir şey daha
koyuyorsun. Orasına da bir epicycle,
şuraya da bir şey. Ama öyle değil o. Hı
hı. Öyle değil. Şimdi o zaman eee,
anlıyoruz burada bir problem var. Bunu
nasıl çözelim ama? Yani buradaki problem
ya bunu gittikçe karmaşık hale getirmek.
Yani bu bir dilsel bir problem mi?
Terminolojik bir problem mi? Akıl
yürütmesel, logiksel bir problem mi? E
bu duyularımızla alakalı bir şey mi?
Empirik bir problem mi? Yoksa bunun
altında bir ontolojik problem var ve
bunu doğru dürüst sormadık henüz. Evet.
Sormadık. Niye sormadık? Çünkü
geleneğimiz buna engel oldu. Dinimiz
buna engel oldu. Gündelik hayatta
karşılaştığımız şeyler engel oldu.
Bunların hepsi kocaman engeller,
alışkanlıklar. Bunların üstesinden nasıl
gelebiliriz acaba diye radikal bir
sorgulamaya gitmemiz gerekir. Bu
sorgulamayı, radikal sorgulamayı
fenomenolojik yöntem bir imkan sdu.
Evet. Bu bu bir önemli bir e şey. Kapı
oradan düşünme akışını ciddi bir
müdahaleyle değiştirdi yani. Çok büyük
çok büyük ama şeyin içinde kalıyor gene
Husel. Evet. İdiası öyle hani eleştirisi
öyle zaten. Şey Descart'ın projesini
tamamlayacağım şeyi amacıyla gelen bir
şey. Bu bakımdan bu tarafta hay burada
yeni bir şeyi nasıl yaparız diye. Şimdi
buradaki bu yeni bir şeyi nasıl yaparız?
eee işte güneybatı e Almanyalı bir eee
eee şeyin fakir bir ailenin gariban
oğlunun bulabileceği bir şey mi?
Şakkadanak
hani değil mi? Evet. Öyle değil. Eee
içinde bulunduğu dönem 1886
89'da doğan bir kişi. Dolayısıyla Dünya
Savaşı yani 20. yüzyılın 1. çeyreğinde
Avrupa'da eee düşünce dünyasında, sanat
dünyasında, bilim dünyasında eee neler
oluyor da görmek gerekir. Dönemin içinde
çok radikal yaklaşımlı sanatta eee
bilimdei
fen bilimlerinden bahsediyorum. sanatta
işte sahne sanatlarında, resim
sanatlarında, heykel sanatlarında, yazı
eee edebiyatta eee gibi eee ruh
dünyasında, psikolojide çok büyük
değişikliklerin, devrimlerin ve yeni
yaklaşımların söz konusu olduğu bir
çağın çocuğu bu. Evet. İçinde yaşıyor
yani. Bir yandan da yani oraya
girmeyelim tabii. Sadece bir dipnot
olması için söylüyorum. Bir yandan da
teolojik eğitimden geliyor. O arka
plandan geliyor. Y bütün bunlar bu
değişkenler bir araya geldiğinde oradan
kopuşu tabii Katolik
eee cizvit eee papazı olmak niyetinde
gidiyor. İki hafta zor duruyor. Panik
atak nedeniyle eee gönderiyorlar genç
bir çocuktan e gönderiyorlar. eee Dünya
Savaşı sonrasında Katolik sistemden
ayrılıyor. Gidiyor eee bir Protestan eş
alıyor kendisine. E evleniyor bir
Protestan kadınla evleniyor. Eee
Protestan oluyor o nedenle sonra da
oradan ayrılıyor. Yani hani eee
hayatıyla ilgili radikal kararlar da
verebilen bir kimse. Evet. Evet. Yani
hani böyle işte muhafazakarlığın şeyi
öyle değil. E yani o zaman Haydeger
olmazdı zaten ya. Dolayısıyla içinde
bulunduğu dönem eee
tin bilimsel dünyada büyük dönüşümlerin
olduğu bir şey ve bunun içine dahil
olabiliyor. Rahatlıkla yayıncı
bulabiliyor bu yüzden.
Eee eee eee şeyin eee eee bu Varlık ve
Zaman eee isimli kitap aslında iki cilt
halinde yayınlanacaktı. Bu birinci cildi
bunun. Hı hı. Hı hı. Hı h. eee ve bu eee
Huserl'in yayınlamakta olduğu dergide
yayınlandı. O derginin iki makalesi var,
iki yazısı var. E ikincisini kimse
hatırlamıyor mesela. Birincisi de bu
ayrı basım olarak da çıkıyor. Sonra onun
şey de var hikayesini şey yaptım,
anlattım. Dolayısıyla
Heideger'in kendisine yayın alanı olarak
bulduğu şey daha önce gençken birtım
Hristiyan Katolik yayınlardı, yayın
mecralarıydı. Ama sonra bu işlere bu
radikal yeniden eee inceleme yoluna
gittiğinde ontolojiyi eee eee kendisine
imkan tanıyan Huserli olmuştur bu
bakımdan. Yani hem akademik kariyer
bakımından hem de yayın platformu
bakımından. Evet. Minnettarlığı da
oradan kaynaklanıyor. O Nazi dönemindeki
Haydegerin Şpigel dergisini işte
çevirdim yeniden Spigel dergisi şeyini.
E sağ olsun çok sonbaharda kışa doğru
yayınlanacak o. Eee bu sefer başka bir
yayın evinden. Ondan sonra şimdi o
çıksın şey yapayım. Orada anlatıyor
soruyor. Orada şeyler dergisinin
muhabirleri soruyorlar. Siz ama diyorlar
gitmemişsiniz cenazesine işte
bozuşmuşsunuz orada anlatıyor. Hani özür
dilemiştim falan diyor. Öyle şeyleri çok
var Haydeger'in bir de eee nasıl
diyeyim? Eee özür dilediği ya da özür
dilemesine
özür dilediği anlamına gelecek ya da
pişmanlıkları yani Arent geliyor, Paul
Selan geliyor aklıma. Yani onlar ayrı
ilişkiler. Ama nasyonal sosyalizmle
ilgili bir özürü yok yani. Evet. Evet. O
o biraz kafa karıştırıcı.
Peki eee bazı bu eee şey üstünden
gidecek olursak eee hat üstünden eee
bazı temel kavramları var eee şeyin
mesela. Ha bu da çok konuşulur. Ne
demeye gelir? Evet anladım. Dzign mı? Hı
hı. He varoluş demek ki. Hı hı.
Almancada çok sık kullanılan bir sözcük.
eee, normal bir Almanca sözcük yani hani
felsefe yapmak üzere icat edilmiş bir
terim değil. Sonra Haydegeler bunu
terimleştiriyor ama Hegel'de de
gördüğümüz bir şey. Kant'ta gördüğümüz
bir şey. E, insan varlığını anlama
açısından. Evet. Evet. Yani şeyin daha
aynı eksistenia eksistenia eee, Almanca
karşılığı olarak 1700'lü yıllarda
kullanmaya başlıyorlar. belki daha da
eskidir ama ben 1700'lerde eee
görılmakta olduğunu biliyorum. Eee
bu şu eee
anlama gelir. Eee
biz Türkçede ömrü hayatımız falan
dediğimiz şey bu. Yani hani insan
yaşarken başına gelen şeyler.
Evet. İnsan dışındaki canlılar için de
kullanabilirsin Almancada bunu. Hı hı.
Ondan sonra hare geldi. Bu nasıl
terimleşiyor? Daen eee
bazen eee yanlış olan İngilizce
çeviriler yüzünden H yanlış olan
İngilizce çeviriler yüzünden Türkçeye de
yanlış şekilde tercüme ediliyor. Burada
var olma. Burada var. çok kullanılır.
Bunun buradalığıyla alakası
da treign Hı hı. eee ifadesindeki
Hı hı. o başka bir şey. Hı hı. Eee bu
60'larda yapılan ilk İngilizceye yapılan
ilk çevirilerde bu şekilde eee bir
bulşuşluğun
varoluşuymuş gibi anl
yok. şu eee münhasıra yani sadece ve
sadece Hı hı. eee zamansal eee varlıksal
eee anlam ufku içerisinde eee ileriye
atılabilecek olan bir var olan var mı?
Var. O kim? Dazim. Hı hı. Hı hı. Yani
insanın bu modusu, insan bir biyolojik
varlık olarak, bir canlı türü olarak
insan her canlı türü gibi birtım farklı
farklı eee kategorilerle incelenebilir.
Hı hı. Bunu tıp fakültesinde böyle
anlatmana gerek yok. Evet. Çünkü hani
cerrah diyelim şeyinde. Çünkü orada onun
biyolojik anatomik şeyini
önemsiyorsunuz. Başka bir şey de başka.
Başka bir şey de başka. Biz insanın eee
bir bir canlı olarak insanın eee bir de
şöyle bir modusu var yalnız. Eee, bu
insan ileriye, geriye, sağa, sola, eee,
zamansal boyutluluğu, eee, biliyor ve
ona göre tutum alıyor veya almıyor.
Başına bir şeyler geliyor veya yapmıyor.
Bu daha zinsal bir analiz gerektirir.
Yani existential bir analiz gerektirir.
Bu, eee, Fransız egzistansiyalizmindeki
gibi değil ama Hı. Varoluşçuluğa
bağlanmıyor mu diyecektin? Hani onu
değil. Çünkü orada bunu bir eee bir eee
nasıl diyelim? Eee kendi
özgürlüğüne mahkum olmaklığın ve
kaderini kendi tayin etmekliği olarak
bakmayacaksın mı? Evet. Burada bu
eee
insan
diye ortalıkta dolanan eee şeyin
canlının
sadece insan olmasıyla değil e
varoluşsal bir zamansallığı kapsaması
bakımından daha zayn oluyor. O hepimiz
birer dahazignız yani daha zayn. E ama
hepimiz aynı zamanda da doktora gitmemiz
gereken biraz anatomik varlıklarız.
Yahut işte yemek yiyoruz. E biyolojik
varlıklarız. O yüzden kimyasal
varlıklarız. Eee hisli varlıklarız. Eee
ne bileyim ben, siyasi varlıklarız,
ekonomik varlıklarız, inançlı
varlıklarız. Neyse, say. Bunların
hepsinin eee eğer öndeleyici bir
projeksiyon dediği şeye dailse eğer
kendisinin kaygısallığından kaynaklanan
bir eee nasıl diyelim? belirsizlik
zeminindeyse eğer bunlar hep işte o
zaman bunan bu insan varoluşunun bu
özgün durumuyla ilgili. Hayır,
egeroluşunun
insan olmaklı, niye insan demiyoruz
anlaşıldı şimdi. Keşke insan deseydi ama
o zaman antropolojiye kaçardı.
eee insan varoluşunu yani ka olmaklığın
eee kaan olmaklıkların ondan sonra eee
bu boyutu üzerinden bu modusu üzerind
modus diyorum bu modusu üzerinden gelip
bakarsan ontolojiyi daha iyi
yapabilirsin diye düşündüğü için
yapıyorum. eee ontolojik perspektif aynı
zamanda bu Fransız varoluşçuluğundan
ayrıldığı noktayı da eee şey yapıyor.
Katılıyorum abi. Doğrudur. Bir de eee
onun varoluşçuluğunun ayrılmaz bir
parçası zaman. Hı hı. Değil mi?
Dolayısıyla Evet. Evet. Haydeger'de
yani. Dolayısıyla
zamanla ilgili bir kitap bu. Varlık ve
zaman zamanla ilgili bir kitap. As insan
varlığını zamandan ayırmak mümkün değil.
Yani tireli bir algı olmak zah daha zayı
zaman daha zaynı zamandan ayıramazsın
zamansallıktan ayıramaz onu. O kar zaman
karakterize ediyor diyebilir miyiz? Evet
deriz. Hı hı. Anladık. Tamam deriz. E
zamansal tem Şimdi eee anlıyorum şimdi
efendim eee
eee Aristoteles'in
en eskilere gittik. Hı hı.
Kitabında, fizik isimli kitabında
zamanla ilgili bir tartışma yapar. Ondan
sonra Aristoteles orada zamanı bir eee
örneğin
nasıl diyelim? Bir momentler silsilesi
içerisinde bunların birbirine nasıl
bağlandığını merak eder. Bunların
geçmişte kalmış olan eee an dediği
şeylerin ne olduğunu bunlara nereye
gitti. Bunlar bir de henüz an haline
gelmemiş olan gelecektekiler neredeler?
Evet. Tamam. Bu çok güzel bir tartışma.
Bu tartışmaya
bu şekilde cevap veremeyiz ama tamam
orada demin söylemeyi unutmuşum. Berkson
önemli bir şey olacak. Çok oordu çok
sonraları Aristoteles'ten 2000 yıl sonra
2000 küsür yıl sonra eee 1800'lerin sonu
1900'lerin başı o devrimci çağın bir
başka figürü Berkson olacak ve
Berkson'un burada eee süre eee anlayışı
eee
içsel zaman anlayışı gibi şeyler ufuk
açıcı ufuk açıcı a oluyoruz yeniden.
Anlıyoruz. Neyi anlıyoruz? Oradan o şunu
görüyoruz galiba. Ben çok konuşuyorum
orada. Durdum. Sen konuşacaksın zaten.
Şunu anlıyoruz orada. Bütün burada şunu
görüyoruz. Aa buradaki bu zamansallık
böyle bir çizgi halinde akan bir dizi
veya hiç öyle bir şey yok. Her şey bir
bütün tek bir şey değil mi? Hani oradan
yekpare burada da Parmeni başlatalım ya
da işte Spinoza'yı koyalım. Ne bileyim
ben. Tamam.
Böyle bakarsak bunu hiçbir şekilde
anlamayız. Çünkü burada sadece değişimi
ve bu değişimin nedensel sıralanışını
incelemiş oluruz. Bu zamanla ilgili bir
inceleme değil. Bu kinetikle ilgili bir
inceleme. Hı hı. Tamam mı? Değişimin
adımlarıyla ilgili. mekanik bir
inceleme. Fizikle ilgili bu sayiden. Ama
ben zamanı öyle bir şeyi iyi ki bu e bu
daha zayısal modusumdan baktığımda bu
benim için
zaman bile yok yani aslında.
Düşündüğümde böyle hani yekpare bir anın
eee içindeymişim gibi değil mi bu saiden
şairin dediği gibi. E öyle görünüyor ama
ama öyle değil.
Öyle değil. Biz eski 20 yıl önce böyle
değildik yani.
Bu bakımdan burada o halde o halde
insanın varoluşu içerisinde bu zaman
sadece kinetik mekanik bir diziliş eee
akışı eee ve bunların kauzal olarak
birbirini tetiklemesi değil. Rastlantıyı
da içine koyacaksın. Bu bu mu? Evet. Bu
evet ama hepsi mi? Değil. Çünkü bunun
yanında bir de bunu kendine açan, açma
lafını çok kullanıyor. Ayrıca açan bir
ufuks sağlayacak zaman zaman sana. İşte
bu terimler zaten eee yeni bir düşünme
şeyi eee ne diyelim işareti
fenomenolojiden biri. fenomenolojinin.
Çünkü şimdi fenomenoloji ile ilgili bir
program da yapacağız ilerleyen
kısımlarda ama fenomenolojinin bazı eee
kavramları özellikle farklı bir düşünme
biçim biçimi gerektiriyor. Yani alışa
geldiğimiz düşünme biçimiyle
kavrayamıyoruz. Bu ufuk meselesi,
anlamın kazandığı yeni anlam. Bütün
bunlar aslında işte fenomenolojik
gelenekten de sanırım devre aldığı
şeyler. Tabii ama bunlar hermenoitik de
aynı zamanda diltayı da şey yapmayalım.
O da 1800'lerin sonu 1900'lerin başı.
Eee Diltayla sanırım yani benim
görebildiğim kadarıyla eee
ne diyelim Dilta'ı değerlendirmeden,
Diltayla hesaplaşmadan o dönem geçip
yürümüş bir filozof yok. Yok tabii
tabii. Bunu işte Doğan Özlem rahmetli
anlatırdı hocamız yani eee bunlardan
hani oradan farkına varmıştık hoca hoca
sayesinde. Eee eee eee şimdi o orada bu
hermenoitik de bir şey yani varlığın
anlamı sorusunu sormaktan kasıttı ya
orada hani varlığın anlamı nedir acaba
sorusu değil bu. Hani yahut insanın
varoluşun bir anlamı var mı?
Bunlar başka bir şey. Sorduğu şey şu.
Eee, nasıl oluyor da her şey her şeye
bir eee eee ilintilik bütünü diyor ona?
Eee, bir eee, rabıta demiştim eskiden.
Demiyoruz artık. Ondan sonra ilintilik
bütünü var. Birbiriyle bir ilişki, bir
network var. Şimdi unutmayalım ama biz
günümüzde 21. yüzyılın 1inci çeyreğinde
bitiyor bu yıl. Evet. Tamam mı? Yani her
şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu,
şuradan bir şey yapınca şurasının
oynadığını biliyoruz artık. Bunun nasıl
olduğunu bile fiziksel olarak bile
anlatırlar bize belki uzmanları. H ama
bu kitap 100 yıl önce çıkmıştı.
Eee, beslendiği kaynaklarda 150 yıl
öncenin kaynakları.
Orada bu işleri yeni fark ediyorduk veya
farkına varsa bile şair bunu bunu
bilimsel olarak, felsefi olarak yeni
anlatıyorduk. Evet.
veya dini olarak bunu fark etmiş
olabilirler. Şairane fark etmiş
olabilirler. E ama bunu bir felsefe
konusuna dönüştürme veya bir bilim
konusuna dönüştürme çok yeni bir olay
yani. Tabii tabii. Yani çok eee müthiş
farklı bir birikim gerekiyor çünkü.
Evet. Büyük bir devrim oldu yahu. Evet.
Olmakta. Hatta hala mı? Bence de. Eee
çünkü bu sözünü ettiğin tartışmalar eee
nihayete de erişmiş değil. Yani nasıl
erişir? O da ayrı bir hikaye. Hani
fenomenolojinin doğasına aykırı da bir
şey bir yanıyla. Hı hı. Evet. Gerçi
Ayideeger'den çıkarak söylüyorum. Eee
daha fenomenolojik bir perspektifte
söylüyorum ama eee gerçekten akan bir
şey. Devam eden bir şey. Evet. Anlamasal
bir de anlama yani anlamayla ilgili yani
anlamak ne olduğunu anlamamız lazım bir
defa. Yani hep düşünme düşünme nedir?
Anlamak nedir? Evet. Hı hı. Tabii. Oo,
çok güzel konular var orada şeyde,
varlık ve zamanda çok bir hazine
yani. Onun için durup durup okumak lazım
dedin ya başta. Yani bütün o konuları
tek tek okumak lazım. Eee, dile geçelim.
Eee, bu anlamda dil varlığın evidir.
Eee, diye bir şeyi var. Eee, sözü var.
Bununla eee, tam olarak ne kastediliyor?
Ya da şeyi sorayım. Yani bunu nasıl eee
varlığın açığa çıkışıyla dil arasındaki
eee bağı nasıl kuruyor Heydeger? Evet.
Kestirilebilir bir şey belki. Yani
göndermeler de yaptık şimdiye kadar ama
Evet. aşağı yukarı bir şeyler söyledik.
Evet. Hani bu tabii Haydeger'in eee
Kre dönüşte 30 ve sonrasına ait eee
önemli bir şeyine dönüşecek. Şimdi
oradaki ev dediğin şey tabii hani eee
apartmanın bir dairesi değil yani hani
oraya geliyor akşam evine döndü falan
ikametgahı değil yani meskeni değil
ha belki iskan etme olarak ikametgahı
değil tamam tamam ikametgahı daha
doğrudur haklısın. Ondan sonra eee şimdi
şu eee
bunlar ama hep Yunanca terimlere dönecek
burada. İşte logos'tan bahsetmek
gerekecek. Logos'un bir eee
eee logos dil demek. Dil demek evet eee
akıl yürütmek için de kullanılacağımız
bir şey. Evet. Birden fazla anlamı var.
Çok anlamı var. Evet. Birden fazla
anlamı var. Yargıda bulunmak da demek
tanımlamak veya bir hüküm vermek. Hı. Bu
bir bardaktır.
Evet. Bu bir uçak değildir.
Tamam. Şimdi bu o kadar zor felsefi
şeyler ki bunlar aslında aşırı zor.
Bunun üstünde bu çok zor. Bu nasıl
bardaktır? Yani bir sürü şey giriyor
içine bunun. Hani bir öğrenciyi sözlü de
zor duruma sokmak istiyorsan hani bu bu
yargıyı nasıl temellendiriyorsunu sor.
Fena. Çok fena. Kolay bir iş değil çünk.
Oxford giriş sorusu gibi değil mi? Yani
yayın zor bir konu o. Şimdi eee bu
bakımdan o halde yargı vermenin
aracı olarak eee eee
kavramları ya da ne diyelim? Eee
terimleri terim Hı hı. silogizmdeki
birbirine bağlama işinin yani bu
koneksiyo işinin ne olduğu
bunlar birbirlerine nasıl bağlanıyorlar?
Hı hı. Bunlar yan yana duruyorlar sadece
yan yana durmuyorlar ama bunlar bir
araya
bundan bir şey çıkıyor. Evet. Tamam. Bir
ilişkisellikleri var. İlişkisellikleri
var. Bu nasıl bir şey?
Bu nasıl bir şey? Buna efendim öyledir.
Bunun mantık kuralıdır bu. Tamam, mantık
kuralı doğru ama biz bunun özünün
altında yatanını sormaya çalışıyoruz.
Görmeye çalışıyoruz. Anlamaya
çalışıyoruz. Bu nasıl? Bunu anlamaya
çalıştığında karşına çıkacak olan şey
varlığın ta kendisi. Çünkü varlık
strüktürlü bir şey. Varlık böyle eee
koskocaman bir eee nasıl diyelim?
Şekilsiz, biçimsiz, amorf böyle lönk
diye duran bir şey değil. Eyvahlar
olsun. Böyle kocaman duran bir şey
değil. Bunun içinde eee adacıklar var
falan. Tamam mı? Ama nasıl var? Ve sen
bunu nasıl anlıyorsun? Bu bakımdan biz
insanların Heideger konuşuyor şimdi. Biz
insanların bu konuşma ve konuşmayla da
düşünme anlama eee aracı olan dilin Hı
hı. tamam mı? Sadece bir iletişim aracı
veya yargıda bulunma e aracı değil bu.
varlığın topolojik strktel eee
ilişkiselliğini
eee dile getirmek bakımından kendisini
tezahür etmesine imkan tanıması
bakımından özgün bir ilişkisi var. Özgün
bir ilişkisi var ve biz buna dahiliz bu
bakımdan. Çünkü biz konuşuyoruz
başkaları konuşmuyor. Evet. Bu açıdan
Evet. varlığın evi yani. Hı hı. He. Ve
ben o evin efendisi de insan bu arada.
Hı hı. Hı hı. Çobanı. O da çoban diyor
ona. Evet. Evet. Peki eee şeyi söylemek
yanlış olmayacaktır değil mi? E işte
bir varlık olarak insan Hı hı.
zamansallığı, dilselliği.
Bütün bunlar aslında dönüp dolaşıp
aynı şeyi, aynı strüktürü
anladığımız, kavradığımız kavramlar
demek yanlış değil, değil mi? Evet.
Aynen. Gaydeger bağlamında tabii ki.
Doğru. Doğru. Tabii burada arkada kim?
Koskocaman Hegel konuşuyor. Hı hı. Hı
hı. Eee, bu Hegel kapısından da geçmek
gerekiyor mesela Haydeger için. Hı.
Heer'in eger
koskocaman bir birikimin
sonrasında yani ben haydeger okuyayım
derseniz okursunuz. Geçmiş olsun önce.
Tamam Hegel Husel önce bir de klasik
Yunan'ı bilmek gerekecek değil mi? Hani
klasikleri Yunan klasiklerini kastettim.
Eee işte Parmeni Zeraitos'u eee Platonu,
Aristoteles bunlar bunlar şart. Hı hı.
Ondan sonra e büyük bir zıplama. Kantı
Hegel.
E Nietche'yi de okumayalım mı yani? Fena
olmaz. Fena olmaz. Burayı da o Upuz'un
bir projeye dönüşü veriyor hemen. Hemen
hani anında doktora programı oldu. Çok
kocaman bir program. Evet. Yoksa hani
bunu böyle demiş, bunu böyle demiş.
Niye? Çünkü Ebu Hegel ve sonra kitaplar
da yazmış zaten. Eee, eee, bu değil
sadece şu anda toplu eserlerin daha çok
bir ay önce 103. Cildi çıktı. Eee, eee,
ilave cilt 102'de bitmişti aslında. Tane
ilave cilt koyuyor şimdi oraya. E, sağ
olsun Almanya.
E, 103. ciltte Marx falan da var mesela.
Marx çalışmış. Onu paylaşacağım yakında.
Şimdi onları baktığınızda, eee,
özellikle yayınladığı eserler birinci
kısım, eee, toplu eserlerin birinci
kısmında, eee, çalıştığı konuları, eee,
yayın yaptığı konuları eee, okuduğumuzda
eee, bizi zaten ister istemez şu kapıya
da götürüyor, şu kapıya da götürüyor,
onu çalışıyorsunuz. Birkaç yıl duruyor
sonra bu. Onu çalışmak zorunda
kalıyorsunuz. Ben de öyle oldum yani.
Kendi kendi felsefe çalışma
yolum da aslında onun rehberliğinde a
buymuş önemli değil. Oraya oraya
gidiyorsun. Parmedisi ben niye
çalışayım? Yani buraya doğru gidiyorsun.
İşte bir dönem Luther çalışmak durumunda
kaldım. Çünkü oradaki protestanlık
meselesini ilk eserleri protestanlıkla
ilgili şeyler ermenoitik yapıyor orada.
eee, eee, faktisite eee, eee, hermenoiti
yapıyor. E, bu Luther'de olduğunu
söylediği bir şey, Augustinus'ta
olduğunu söylediği bir şey. Evet. Neymiş
diye bakıyorsun yani. E, o birkaç sene
sürüyor. Sonra o Protestanlık kitabın
çok güzeldi. Şimdi baskısı da yok
galiba. Yok. Evet. Ama üstüne çalışmak
lazım. Çok çok Evet. O yüzden
yayınlamıyorsun. Çok çok güzeldi. Benim
ilk okuduğum kitaplardan biriydi. Sen
eee şeyde ama bütün bu saydığın
filozoflar yani eee işte Parmanides,
Aristoteles, eee Husel, işte Berkson,
Hegel, Kant Hegel eee aslında bir
dönemine tekabül ediyor. Yani birkaçı
bir dönemine. Yani şimdi şimdi son
dönemi için başka bir şey okuman lazım.
eee ilk dönemi için işte protestanlık
okuman lazım. Hani o yanlış
anlaşılmasın. İlk önce okum doğru
söylüyorsun. Farklı dönemler farklı arka
planlar tabii. Eee 30'lu yılların
ortasından itibaren ise höllerle
çalışmak gerekecek. Eee kırklılardan
sonra trakle çalışmak gerekecek. Sen
Hölderlinin üstüne yazdın yazdım. Yazdım
yaptım. Onla Hölderliin çok büyük bir
alan. Eee ve çok zor muazzam. Eee, çünkü
o o onun için de ama eee, nasıl diyelim?
Batı, eee, dünyasının yani Batı Avrupa
Dünyasının eee, şiirle olan tarihsel
ilişkisini ve neyin şiir olduğunu ve
nasıl şiirlendiğini, bir fikrin, bir
duygunun nasıl şiirlendiğinin kalıpları
vardı. Biz bunları eee, biz bunları hep
unuttuk yalnız. Evet. Evet.
Hep unuttuk. Vezin hani h bilmiyoruz.
Bilenler belirli uzmanlar ve bölüm
bölümlere ve uzmanlara kaldı. Hı h.
Sanat eserine geçelim o zaman. Evet. Çok
büyük. Sanat eseri eee
eserini, varlığını açığa çıkışıyla gene
ilişkil. Yine yine o döneme işte denk
geliyor. O ya o sanat eserini eee
atfettiği anlam üstüne neler dersin?
Fayda gel. E yine zor bir kitabı o.
Sanat eserinin kökeni üzerine yazdığı
şey çeşitli bölümlerden oluşuyor. Eee
işte soruyorlar bu bun sözcükleri Saiden
böyle mi söylüyor diye. Eee zor
sözcükler var orada. Çünkü biliyorsun
sen yani birlikte çalıştık onun üstüne.
E sayen öyle diyor. Eee, çünkü şöyle bir
şey, eee, Heideger yaş aldıkça,
ihtiyarlamaya doğru geçtikçe,
eee, Almanca sözcüklerin, Alman dilinin
eee Almancada mevcut olan sözcüklerin
eee hem eee kökensel, etimolojik eee
imkanlarından yararlanıyor hem de
Almancan'ın kendi özelliği olan işte
önden eklemeli, arkadan eklemeli, işte
duruma göre yani Almancaya özgü pek çok
dilin kendine özgü halleri var. Bundan
artık eee nasıl diyelim eee rahatsızlık
verecek ölçüde kullanmaya başlıyor bu
imkanları. Hı hı. Bu kitapta da böyle
yaptığı bir sürü şey var. Yani hani ben
bunu öyle bir çağrışım ufku var ki o
sözcükte onun sadece bir karşılığını
yazıp tüketemiyorsun Türkçede. Tireyle
başka anlamında. Tireyle de başka
anlamına. O zaman böyle Türkçe
okuduğunda tuhaf bir şey karşına
geliyor. Öyle ama başka türlü de
kavrayamıyorsun. Yani o dediğin gibi eee
sanat eserinin kökeninde eee
konuşmuştuk.
Gerçekten o o zaten yani kastettiği şey
tam da o tireli bir sürü kelimeden
oluşan yani o yüzden çeviride hem tireli
bir sürü sözcükler uzadı böyle tuhaf
tuhaf hem de her böyle her satırda
neredeyse Almanca sözcükte parantezde
var ister istemez. Peki ne yapmaya
gayret ediyor oradan? Gayret ettiği şey
sanat eseri. Sanat eserinin ne olduğu
tartışılıyor. Yine bu eee çok tartışılan
bir konu. 20. yüzyılın eee düşünce
dünyasının önemli konularından bir
tanesi sanat nedir? Hı hı. Ve eee sanat
eseri nedir? Sanatçı kimdir? Ne
yapmaktadır? E bunu sadece Heideger mi
yapmış? Yok. Çok güzel. Eee sanatta da
devrimler olmuş zaten, değil mi? İşte
Hegelle'le başlatıyor bu işi. Eee
estetik diye bir felsefenin disiplini
var artık. Evet. Evet. Ama çok da büyük
uzmanlarımız var Türkiye'de bu konun.
Hı. Şimdi sanat eseri denilen şeyin eee
sadece eee
üretilmiş olan bir şey değil. Burada eee
bir yaratma eylemi olduğunu bu yaratma
eyleminin işte poesis meselesi tek neden
ayrı bu yaratma eyleminin failinin
yani bunu kim yapıyor ve neden öyle
yaratılıyor bu? eee orada varlıksal bir
tezahür söz konusu olduğunu düşünüyor.
He kimi kimle açıklamıyor? Yaratılışla
ilgili değil bu. Yalnız tabi. Yani
yaratma burada eee eee eee tanrısal bir
yaratma eyleminden bahsetmiyorum. Evet.
He o aynı zamanda öznesel de değil yani
işte fenomenolojik anlamda belki kısmen
öznesel ama öznes orada dille olan
ilişki gibi yani dildeki dil varlık
ilişkisi gibi yaratma eee varlık
ilişkisi de eee varlığın kendini açma
yolları ikisi de insanda. Hı hı. Yani
sadece düşünceyle değildi metafizik. Ya
şey demek çok mu yanlış olur? eee, bir
anlamda türcü laf. Yok, yok hayır. Eee,
bir anlamda varlığın açığa çıkışı
insan üzerinden oluyor. İnsanı
kullanıyor gibi oluyor. Ama varlık da
ayrı bir şey değil. O insanın
varoluşundan ayrı bir şey değil. O
yüzden zaten yeni bir düşünme biçimi bu
bu şey olarak. Ama hani kolaylaştırma
adına belki biraz da çarpıtarak hani
insanı tıpkı hani şeyde Hegel'de falan
var ya hani tarih eee
insanı kullanıyor bir anlamda. Hani
burada da varlık insanı aslında aracı
olarak açığa çıkmak üzere doğru
kullanıyor mu diyelim? Yani kullanı
biraz şey bir amiyane bir tır ama
estağfurullah ya doğru. Eee, e ama
burada varlık tanrı değil yalnız. Hayır
hayır değil. Yani büyük V ile yazılan
bir varlık değil. Ya da İngilizcedeki
büyük B ile yazılan being being değil.
Öyle yazarsanız Allah'tan bahsediyor
olursunuz. Evet. Değil tabii. Şimdi olay
bu değil. Olay transcendent bir aşkın
bir zemin üzerinden varlığın eee
dayanaklarını tespit etmek değil bu. Bu
metafizik. Evet. Evet.
Bununla ilgili muazzam kaynaklarımız var
zaten. Bunun eee en incelikli
çalışmaları yapılmış Orta Çağ'da üstelik
en güzel saçlar. Bu değil. Burada bunun
eee
zamansal, anlamasal, ufuksal, varlıksal
hep böyle sallı sıllı bilmem ne
kızıyorlar. E ne yapayım ben? Ama öyle.
Ondan sonra bu ilişkisel e
kim? Daha zay işte bu. Bunun hepsi daha
zayda fokuslanmış bir şey. Bunun
analizini yapalım mı? Yapalım. Nerede
yapıyoruz? Varlık ve zamanda. Yetti mi
bu? Yetmedi. Çünkü bu sadece bir giriş
kapısı. Varlık ve zamanla giriyorsun
buraya. Sonra onu kapatıyorsun. Oldu
diyorsun. Koyuyorsun ve başlıyoruz. Eee,
logos, eee, poesies. Evet. Ondan sonra
ne eksik burada? Etik yok mesela. Ha
evet. Evet. Etik yok. Haydeger
felsefesinde etik yer yok mesela. Hani
var mı? Çıkmasın sandıktan.
A büyük sürpriz alıyormuş yani. Marx
çıkmış baksana. Ben şöyle 105 öyle
oluyormuş. Evet. Yani siyaset felsefesi
yok bu bağlamda. Anlatabiliyor muyum?
Yani ahlak felsefesiyle siyaset
felsefesi zaten herhalde ahlak olsaydı
siyaset bunları gündelik varoluşun sahih
olmayan eee eee dedikoduya dayalı ve eee
bizden bizden nasıl davranılması
gerektiğinin eee
biçimsiz belirsiz
herkes tarafından eee emredildiği şeyler
olarak bir anlamda paranteze alınması
gereken şeyler gerekiyor tabii ya. O
yüzden de özür dilememiştir yani. Evet.
Evet. Evet. Gelelim o zaman. E gel
bakalım. Eee senin çok konuşmalıktan
hoşlandığın konu.
Eee Nazi Partisi' katılıyor 33'te. Eee
biraz da bu sayede Freiburg rektörlüğü
var. Eee orada hatta çatışmalı dönemler
biraz rektör olmak için de bir itiş
kakış var öncesinde esnasında. eee bunun
eee felsefi anlayışıyla bir ilgisi var
mı bütün bu sürecin aslına bakarsan?
Yani onu Nazilere yaklaştıran şey
felsefesiyle ilgili bir şey miydi? Yok,
alakasızdı. Eee bu tamamen eee
rastlantısal bir şey ya da ne diyeyim
gündelik çıkarsal belki eee bir şeydi
gibi mi okumak lazım? Eee ne dersin? Bu
soru çok iyi bir özetti bu arada.
Teşekkür ediyorum.
Hepsi ve hiçbirisi de yok şim. Güzel. Bu
cevap da yalnız çok şey söylüyor. Açman
gerekiyor. Evet. Şimdi eee eee Heideg
bir eee Nasyonal Sosyalist eee Alman
İşçi Partisi üyesi. Hı hı. Hı hı. Eee
bu parti ve bu devlet ortadan kalkana
kadar 1945'te
bu parti üyeliğinden hiçbir zaman istifa
etmemiştir. Hı hı. isteyerek üye
olmuştur. İsteyerek de devam
ettirmiştir. Severek mi devam
ettirmiştir? Ondan çok emin değilim.
Neden? Eee, yani nereden yakalıyoruz bu?
Çünkü eee, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi
Partisi değil mi? Resmi adı böyle ya
bunun. Hı hı. Naz Nazilerle yani
Nazilerle y Nazi partisi ve bu partinin
eee yürüttüğü eee faşist Alman devleti
personeli Hı hı. ile olan ilişkileri hep
sorunlu oldu. Evet. Evet. Yani şöyle
olmadı. Oo çok iyiymiş. Bunu artık biz
kendi eee şeyimiz yapalım. Eee nasıl
diyelim?
eee eee parti ideolojimizin sözcüsü ve
düşünürü haline getirelim. Öyle bir şey
olmadı. Öyle bir şey olmasına da imkan
yok hain. Çünkü hem felsefesi buna
müsaade etmiyor hem de karakteri buna
uygun değil. başka insanlar oldu bu
arada buna hizmet eden hukukçular oldu.
Eee felsefeciler oldu, eee tıpçılar
oldu. Alman nazi faşizmine eee sadece
ideoloji olarak eee
kendilerine ait etmekle şairler,
edebiyatçılar, sanatçılar, filmciler.
Tab en son ben şeyi duymuştum mesela eee
lafını böüyorum. Günter Grass mesela şey
yaptı. Şimdi hani buna sadece böyle
ideolojik olarak şey değil. Onlar akdi
fiili olarak bu baskıcı eee faşist
rejimin aktörleri haline gelmişlerdi.
Hayeger'in 1933'ün
eee 3334 dönemi bir yılı tamamlanmamış
olan eee rektörlüğü
Evet. istekli Evet. parti şeyine kara
kitaplar çıktı. Bunları hep çevirdim,
yazdım, şey ettim. E yani orada bir
şüphe var mı? Orada hiçbir şüphe yok.
Yok. Nazi. Hı hı. Tamam mı? Nazi. Ama
hani eee
parti adamı mı? Değil. Hı hı. Hı. Eee
daha sonra şimdi aklamak için mi
söylüyorum bunu? Aklanacak hiçbir şey
yok. Bunu daha önceki programlarda da
şurada da söylemiştim.
Hiç söylenecek yani. Tanışsanız bir daha
konuşmak istemezsiniz diye düşündüğüm
bir kişi o. İnsan olabilir. Tamam.
siyasi düşünceleri bakımından, dünyaya
tavrı bakımından. Yok abi sağ ol.
Teşekkür ederim. Olur muhtemelen.
Ama eee 1939'dan
sonra. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla eee
19414-42
kararlarından sonra yani Yahudilerin
imha politikasıyla birlikte
aynı şeyleri mi devam ettiriyor? Onları
kara kitaplarda öyle görmüyoruz. Hani
he'in heyecanlı olduğu şey bazı
yorumcular tarafından bunun hikayesini
de anlattım çeşitli bir akış var çünkü
bazı yorumcular bunu muhafazakar devrim
dönemi diyor. Evet. Bu nasıl olabilir
böyle bir şey değil Yani devrim deyince
ilerici devrim olur. Ondan sonra
muhafazakar devrimde eee 1930 335
döneminde Almanya siyasetinin e
Almanların eee ve insanlığın faydasına
olacağı düşüncesine pek çok kimse teşne
olmuştu. Hı hı. Ve buna inanmışlardı da.
Evet. Tamam. Sonra hikaye bambaşka
boyuta dönüştü. Bundan vazgeçmedi ama.
Hı hı. Tamam. bundan vazgeçmedi.
Dolayısıyla Heideger'in Nazilerle olan
ilişkisi eeein
yorumlanma tarihi de var bu yüzden.
Çeşitli dönemlerde ilk keşfedildiğinde
bir şok, bir hayrete düşme, sonra bunu
şey olarak anlatma. E işte bu hani ne
yapabiliriz? Herkes öyleydi. Hı hı.
Dolayısıyla sistem içinde hayatta kalman
için ayak uydurman gerekiyordu diye
yorumlanılan bu sadece Haydir için değil
bir sürü kimse için. Eee efendim
Yahudiler atıldı ama üniversite
sisteminden işte kadrolar açılmış oldu.
Faydalı oldu bunlara diye bir kariyerist
yaklaşım oldu. Eee bunun I. Dünya
Savaşı'ndan sonra yeniden ya aslında bu
böyleydi deyip eee işte Haberm mesela
anlattı bunları. Hı hı. Hı hı.
Bu sefer büyük infial ama 80'lerde sonra
Fransız düşünürler. Birkaç Fransız
düşünür. eee
Haydeger'in eee bu felsefi
eee şeyinin
özünün aslında Nasyonal Sosyalist
düşüncenin
eee içinden beslendiği ve ona eee eee
bir nasıl diyelim düşünsel zemin
sağladığı iddiası oldu. İşte Faryas'la
başladı. Sonra başka şeylerde oldu. Eee,
İspanyolcadan geldi o. Ondan sonra eee,
bu büyük şok 80'ler, 90'lar eee, eee,
Hugo Ot'un yazdığı şeyler
giderek açıldı. Tabii bunlar hep bulundu
bulundu. Sonra anladık ki işte bu yeni
2010'ların sonu muydu? Kara kitaplar
herhalde 20 sanıyorum. 2010'lar son. Çok
mu olmuş? Çok olmuş. oldu tabii. Orada
artık yani biz ne konuşsak çok oldu.
Orada artık inkar edilemez. Kendi el
yazısıyla yazdığı şeyler yani bunlar.
Orada anladık ki Hayeger Sahiden o dönem
bunları
canı gönülden desteklemiş. Partinin bir
fonksiyoneli olmuş mu? Olmamış. Hı hı.
Hı hı. Bu onu aklar mı? Aklamaz. Yok
tabii. Çünkü bu herhangi bir düşünür de
değil. Yani hem 20. yüzyılın en büyük
düşünürlerinden birisi diyeceksin ama
aynı zamanda burada işlenen bunları
görmeyeceksin. Hani göz kapı göz
yumacaksın. O olmaz tab ama bu bir
anakronizm tehlikesini de düşürür bizi.
Evet. Çünkü günümüzü Türkiye'sini
düşünürsek, günümüz Avrupa'sını
düşünürsek işte ne bileyim başka
memleketlerini düşünürsek oradaki
durumlarda tartışma olur. Bilemem ben
onu. Anlamam. Ev. Hı hı. Şimdi son bir
soru daha e soracağım. E bu tabii
kestirmesi zor aslında. E Arentlen
Heideger ilişkisi. Eee şu kestirmesi zor
dediğim şey şu. Eee Arent Heideg'in
öğrencisi aralarında düşün eee duygusal
ve entelektüel eee bir ilişki oluyor. Hı
hı. Eee, tabii bunu Arent konuşurken
belki konuşmak daha anlamlı ama şimdi
Arent çok parlak bir öğrencisi. Eee, ve
Heideger, eee, yanlış yorumlamıyorsam
oldukça etkileniyor. Eee, ve Arentin, e,
felsefesi konuşulurken eee, Heideger'den
etkilenmesi hep eee, etkilenmesinin hep
bahsi geçer. Tersi söz konusu mudur? H
yani Haydeger düşünsel olarak eee
Arent'ten her ne kadar bir öğrenci de
olsa etkilenmiş olabilir mi? Öyle bir
gözlemin ya da ya aklına takılan bir
nokta okuduğun bir şeyden bir çağrışın
var mı? Anladım. Eee anlıyorum. Eee
eee Haydeger derslerini almaya
başlayınca Aren eee gerçekten
üniversiteye yeni başlamış bir öğrenci.
eee 18-19 yaşlarında e o civarda ve bir
dönem devam ediyor. Eee hem dersleri hem
de eee eee
duygusal yakınlaşmaları eee sonra devam
edemeyeceği anlaşılınca Freburg'dan
ayrılıyor. Eee şey Aren eee ve eee eee
epeyce bir süre sonra görüşmüyorlar,
yazışmıyorlar da. Sonra bir bir sürü
olay olduktan sonra oluyor. Eee
eee Arent'te eee Heideg etkisini eee
İnsanlık Durumu kitabında mesela çok
rahat görebiliyoruz. Eee iyi de bir şey
bu. Arent'in eee
eee doktora tezi olduğunu düşünüyorum.
Yanılıyor da olabilirim şimdi ama
Augustinusa aşk meselesi galiba. Eee
hani yanlış söylediysem düzeltirler.
Eee, o, o, oradan mesela Aeger'in
buradan öğrendiğini düşünüyorum ben.
Yani Augustinus kapısını, eee, Arent
üzerinden eee, olma ihtimali var. Eee,
onu hani bir uzmanına sormak lazım.
Yalnız
ben, eee,
eee,
derslerde, eee, Arent'in olup olmadığını
da anlayabileceğimizi
iddia ediyorum. Eee, çünkü, eee, o
dönemde, eee, bazı dersler,
notlar yayınlandı onlar. Eee, onları
böyle izliyorsunuz. Bazı ders saatleri
daha teknik gidiyor. Bazı ders saatleri
daha coşkun. Eee, orada anladığım
kadarıyla eee, hani soru sorular da
soruyorlardır herhalde öğrenciler.
Öğrenci olduğu için soruyorlar.
Eee, yönlendirme ve şekillendirme
olduğunu tahmin ediyorum. Yani fiziki
olarak onun dersteki varlığı, dersin
akışını etkilediğini düşünüyorum. Eee,
bu Augustinus meselesi üzerinden de onun
düşünsel olarak etkilediğini
düşünüyorum. Ama bunu çalışmak lazım.
Yani hep Arent'te haydeger etkisi bu
zaten zaten hani somut olarak
konuşabileceğimiz, gösterebileceğimiz
bir şey olm ama bu tarafı da çalışmak
güzel olurdu. İlginç olur. Evet, ilginç
bir sorun. Teşekkür ederim. Ben teşekkür
ederim. Ağzına sağlık Kaan. eee çok
doyurucu bir Haydeger söyleşisi oldu.
Eee başta seyircilerimize de söyleyelim.
Biz programa başlamadan önce eee Kaan'la
konuşurken eee bir dönem ders programı
gibi hazırlamışsın. Bir dönemde
işlenebilecek kadar soru hazırlamışsın
demişti. Umarım iyi bir giriş olmuştur
sizin için de. Eee bugünkü programımızın
da sonuna geldik. Gelecek programda
görüşmek üzere. Hoşça kalın.

Herkese merhaba felsefe ve kritik adlı
yeni bir programla e karşınızdayız Eee
her ay yayınlanacak programımızda eee
bir konukla birlikte Felsefi bir
Eee meseleyi yaklaşımı ya da Filozofu
ele alacağız Bunun yanı sıra Eee aynı
zamanda felsefenin diğer
Eee ilgi alanlarıyla Eee ilişkisini Eee
sınırlarını birbirini nasıl besliyor bu
alanlar ya da birbirlerinden farkları
nelerdir bunları yine Eee davet
edeceğimiz konuklarımızla Eee
tartışacağız
Eee ilk programımızın konuğu E benim de
kişisel hayatımda Eee önemli bir Eee yer
tutmuş olan ve kendisiyle Uzunca bir
süre e çalışma fırsatı buldum Betül
çotuksöken Hoş geldiniz hocam Merhaba
Hoş bulduk Eee Hocam şimdi felsefenin ne
olduğunu konuşalım istiyorum
Eee siz çok e çalışmalarınızın en
başından beri felsefi söylemin
felsefenin ne olduğunu Eee olduğuna dair
Eee pek çok çalışma yapıyorsunuz ama
hani iki felsefecinin konuşmasının e
tuhaf olacağı bir soruyla Aslında
başlamak istiyorum e günümüzde hala
felsefeye ihtiyaç var mı böyle bir
eee şey görüyor musunuz Eee eksikliğinin
Eee yansımalarını eee ih görüyor musunuz
Bence var hem de olağanüstü düzeyde var
diye düşünüyorum belki bunu biraz aşırı
bir yargı olarak görebilirsiniz ama olup
bitenlere ve olup bitenler hakkında
insanların ortaya
koydukların düşünceleri düşünceleriyle
eylemleri arasındaki
ilişkiler kavramlarla ilgileri onların
arasındaki tutarlılığı veyahut da
kavramsal ayrımlar yapmadaki
sıkıntıları gördüğüm zaman bir felsefeci
olarak her zamankinden daha çok
gereksinim olduğunu ya da ihtiyaç
olduğunu düşünüyorum Hı hı çok büyük
sıkıntılar yaşıyoruz Özellikle de bunu
en somut olarak da bilgiyle bilgi
olmayan en somut olarak böyle
söyleyebilirim bilgiyle bilgi olmayan
enformasyon la dezenformasyon çok son
zamanlarda çok kullanılan sözcüklerle
terimlerle söyleyecek olursam bunların
Eee Art alanları farkına varmama her
duyulana inanma Zaten böyle bir eğilim
var genellikle günlük insanda bunların
iyice artış gösterdiğini ve birçok
Eee belirlemenin yapıldığı iletişim
kaynaklarının bu kadar çok zengin
olmasından dolayı her şeyin adeta
hayatın içine aktığı bir ortamda e durup
düşünmeye her zamankinden daha çok
ihtiyacımız var gibi görünüyor Bana
kalırsa peki Yani kavramsal bir düşünüşe
sahip olmamız bir tür ölçüt mü
kazandırıyor bize
Eee olayları ya da işte bize
gösterilenler veya karşılaştıklarımız
daha çok bu tabiri kullan
H kırma karşılama Yani bu karşılaşmalar
mız sırasında tutarlılık nedir
karşılaşmalar mızı ne kadar zihnimizde
yakalayıp tutuyoruz ve onların farklı
karşılaşmalar farklı ortamlarda
yaşadıklarımız bizde birikenler
arasındaki bağlantıları nasıl kuruyoruz
diye bir soru sorduğumuzda burada çok
büyük sıkıntıların olduğunu ben
düşünüyorum karşılaşma derken Eee
olaylarla karşılaşma mı baş ins
insanlarla başka insanların
düşünceleriyle eylemleriyle durumlarla
karşılaşma Eee benim antropontoloji
belki oraya da geleceğiz antropontoloji
ortaya koyduğum temel kavramlardan bir
tanesi bu insan varlık bilgisinde Yani
biz insanlar daima Eee birtakım durumlar
içerisinde insanları nesneleri ya da
eşyaları doğ ın bütünlüğünü kültür
ürünlerini başka canlıları Taşı toprağı
ne derseniz deyin bütün bunları biz
belli durumlar içerisinde bunlarla
karşılaşıyoruz ve bunları bir şekilde
karşılıyoruz Yani bir duruş
geliştiriyoruz durum duruş ilişkis
karşılama biçimi mi o halde felsefede
bir karşılama biçimi Elbette sanat gibi
bilim gibi tabii ki farklılıkları var
bunların olağanüstü çok farklı yönleri
var ama bir tür karşılaşma biçimi ve
karşılama biçimi
H
fae ki karşılamalar mız la karşılaşmalar
mız la bilimdeki sanattaki de elbette
birbirinden çok farklı özellikler
taşıyor Tam da şeyi soracaktım felsefi
tutumu ya da felsef söylemi diğer
söylemlerden farklı kılan Ne yani Mesela
edebi bir söylem Ya da sizin
değindiğimiz bilimsel söylemden farkı ne
eee FF söylemin ya da hani felsefeyle
bilimi karşılaştırdığımızda temel olarak
bu karşılaşma biçimlerinin farklılığı ne
farklı Ben bunun üzerinde çok çalıştım
80'li yılların sonlarından itibaren
90'lı yıllarda özellikle Çok fazla
üzerinde durdum Benim de felsefe başlama
nedenim oldu kitap Evet felsefi söylem
nedir başlı başına bu konuları ele alan
var olan kavramıyla mesela Hesaplaşma bu
var olanların nerelerde kendilerini
sunacak bize sundukları konusunda yine
bir Hesaplaşma çabası içerisine girdim
şimdi pozitivistler kesinlikle
karıştırılmak istemem ama felsefenin de
bir bakıma bir üst söylem olduğunu ama
çok farklı Eee yani konu dili konu
dilinin üstüne bir dil anlamında da
demek istemiyorum ama benim o yaptığım o
çerçevelendirme le bağlantılı olarak çok
somut olarak da bunu şimdi söylemek
isterim Dış Dünya Dış dünyada var
olanlar düşünme Dünyamız ki Biz
insanlara bağlı Bu tamamen insan
dünyasının en önemli görünümü düşünen
varlık olması deriz hep Tabii burada da
kalmıyor sınırlanmış Bir de dil var
sözlü dil yazılı dil Bütün bunlar
arasındaki problemleri kendisine konu
edinen bu alanlar Dış Dünya düşünme dil
arasındaki ilişkilere yönelik
karşılaşmaları karşılamaları ve
karşılaştırmaları yine bakın
antropontoloji
Sonraları geldim ben bu noktaya ama
başlangıçta da sanki Bunların böyle
belli belirsiz bir çıkış noktaları
varmış gibi görünüyor Bunlar arasındaki
problemleri Bunlar arasındaki sorunları
kavramlar temelinde de olmak üzere Eee
araştırmaya çalışmak ilişkileri üzerinde
durmak buradaki sorunsallar yakalamak Bu
bir tanımım benim daha sonra yıllar
ölçeğinde gelişti bu farklı bir tanım
daha oluşturmaya çalıştım daha
netleştirme bu durumları insan başlı
başına yani bedeni olan düşünmesi ve
dili olan insan bu üçlüğü kendi
bütünlüğü içerisinde yaşayan bütünlüğü
içerisinde ortaya koyan insan Dünya ile
karşılaşması var yine insanın Dünyası bu
ne olursa olsun insanın müdahale ettiği
bir dünya En azından Hayal gücünde esere
serpi ortaya koyduğu bir şekilde
bağlantı kurduğu bir dünya ve Bütün
bunların sonucunda da ortaya çıkan çok
böyle mantık da söyle söylediğim bir
deyim var bilgi bilgi olmayan çok geniş
bir açılımı var bilgi olmayanın
özellikle bilgi ve bilgi olmayan
dolayısıyla da insan dünya bilgi bilgi
olmayan arasındaki ilişkilerin yine
mercek altına alındığı veya büyüteç
altına alındığı bir Eee kapasite gibi
görünüyor felsefe dediğimiz burada
baştan beri bir kesişim noktasından
bahsediyorsunuz Aslında galiba Eee
bilimi de Eee Sonuçta bilim de Eee var
olanlarla uğraşıyor dış dünyayla
uğraşıyor Eee ama burada e kurduğunuz
üçgen yani Dış Dünya dil ve düşünme
arasında kurduğunuz üçgenin kesişme
noktasında felsefe varlık kazanıyor
doğru anlıyorum değil kes Evet onların
kesişme noktasında Eee ve de tabii
bilimler bu dış dünyayı kendi konu
alanları çerç konulaş dıkları var
olanları kendi
aralarındaki ilişkiler üzerinden daha
çok kurmaya anlamaya çalışıyorlar ffe
dediğimiz ise arada olan bir etkinlik hı
ve bu aradalığı ben tabii izlek olarak
tema olarak da çok öne çıkarmaya
çalıştım bu var olan bir şey bu var
olanı felsefi bakış açısıyla Eee yine
son yıllarda sıklıkla kullandığım bir
deyişle felsefenin gör Dediklerini
dikkate aldığımda bu eee yapılarla
ilgili olarak da felsefenin gör dediği
bana neyi gösteriyor Bu alanlar
arasındaki ilişkilere yöneldiğini arada
olduğ
Hı hı e Tıpkı insan gibi diyor aslında
tam Ona
değinecek arada bir varlık olarak Eee
konuyorsun onu E biraz daha ilerleyen
kısımda e açacağım ama aslında tam da
geldiğiniz yer itibariyle de eee bir
koordinattan bahsetmek istiyorum Sonuçta
filozof dediğimiz Eee kişi de tıpkı
bilim insanı gibi ya da edebiyatçı gibi
Eee kültürel Bir koordinatta kültürel
tarihsel bir koordinatta yer alıyor Eee
ama bir yandan da
Eee şunu sormak isterim kültürel Yapı ya
da kodlar Eee felsefi düşünceyi ya da
tutumu kısıtlayan eee bir şey midir
böyle görebilir miyiz çünkü hep bir
Gerilim var ikisi arasında Evet evet
sokrates'ten beri Hatta bir yerde
görebiliriz de görebiliriz Ancak şu var
ki kültürün tanımları da tanımları
bakımından en zengin olan kavramlardan
biri denir hep kültür hepimizin bildiği
gibi aşağı yukarı eee yerel Kültürel
değerler şeklinde sadece kültürün bir
Eee tanımını yapıp bunu öne
çıkardığımızda burada kısıtlamalar
olabilir başkasına açılma ötekine açılma
öteki insana başka görüşlere başka
düşüncelere açılma ama ne
anlamda nasıl bir ortaklık içerisinde
açılma derken de Eee felsefenin Bu
anlamda işte yine bir üst söylem olduğu
dikkate alınabilir lokal olan ya da
yerel olan Eee çok kısıtlı alanlarda
insan davranışlarını insan eylem ve
ilişkilerini ortaya çıkaran ya da
onlarla özdeşleşen bir kültür anlamında
Yani şöyle diyebilirim Eee kültür
antropolojisinin etnoloji Mesela daha
dar küçük ilişkiler bakımından daha bir
arada olan insanların benzeyiş ellerin
homojen yapıların benzeşik yapıların
daha çok egemen olduğu ortamlarda yeteri
kadar düşünmenin açılması mü kısıtlayıcı
bir çok kısıtlayıcı yanı olabilir bu
Dildeki yapılanmalar da gelebilir bu e
dilin ardındaki kavramsal arka plandan
zihinsel arka plandan da gelebilir ve de
hatta insanların her birinin o dar
çerçeve içerisinde geliştirdikleri
duruşlarda kaynaklanabilir Hı hı Hatta
alan açmaz bir bakıma öylesine kültürel
kodlar kültürel normlar o kadar
kısıtlayıcı olabilir ki set çeker alan
açmaz felsefedeki o Özgür açılımlara
felsefedeki bu düşünmenin kanatlanması
derim ben sıklıkla buna açılması Başkaya
öteki ötekine ulaşabilme farklı
düşünceleri ki bunlar Eski çağdan
günümüze kadar hani hep söyleriz ya
filozofia perennis dediğimiz sürüp giden
felsefe anlayışında bütün bunlarda o
kadar birbiriyle
örtüşen ve Eski çağdan bugüne kadar da
bir şekilde hep Eee üzerinde durulan
bazı noktalar vardır ki bunlara da açık
olmaz Eğer kültürel kodlar çok dar bir
çerçeve içerisinde kendisini hayata
geçirirse kısıt koyacaktır Zaten ulu
Nutku geldi aklıma Ulu hoca hep şey
derdi Eee eee eleştirel karşıt kültürdür
felsefe Çünkü kültürün dışına Hani
filozofa baktığımızda kültürün dışına
Eee çıkamıyor Yani bir kültürden
çıkabilir Ama diyelim Batı kü
kültüründen çıkar Doğu kültürüne gelir
yani kültürden çıkıp da gideceği yer
yine kültürel bir yapılanmanın içi
oluyor ama sürekli bir gerilim yaşıyor
galiba felsefeyi felsefeye varlık
kazandıran şey de birazcık o ger en
önemli felsefenin bir anlamda yaşama
alanı yaşama gücü de buradan
kaynaklanıyor gibi
görünüyor açıkçası kendi içinde
bulunduğu kültürel normlara kültürel
kodlara Eee toplumsal tarihsel kültürel
derim ben hep sıklıkla yazılarımda ve
konuşmalarıma bunlara bir mesafe
kazanarak bakabiliyor karşısına alıyor
gerçekten Çünkü bildiğimiz gibi
Almancada böyledir ya obje dediğimiz
karşıda durandır İşte bu karşıda durmayı
karşıda duranın farkına vararak oradan
birtakım yeni açılımlar yapmayı
sağlayacak olan durup düşünen filozof
açıkçası H Hı hı
Yani buradan Aslında sizin en başta
söylediğiniz o karşıya alma ve bütün her
şeyleri var olan duruş geliştirme durum
duruş ilişkisini ortaya koyma çok önemli
bunun da ben en çok Eee belki burada
söylemem yerinde olabilir tekil Tümel
gerilimi diyorum ben buna Yani biz her
an Yaşamımızın her
anında tekillik içerisinde Bir defalık
içerisinde oluş
gelen şu anda bulunduğumuz ortamda da
Bir defalık karşılaşmalar var ama bu
karşılaşmaları Ben biriktirdiklerim le
Yım tümle Tümel derken de ben çok
gündelik anlama da yakın yönlerini
çizerek söylemeye çalışıyorum teknik
tarafları var elbette Bütün bunların ve
bu
çalışmaların Bu konularla ilgili
çalışmaların Daha doğrusu çok incelikli
yanları da var ama Ortak paydasında ne
var bu çalışmaların her birinin var
olanla o var olana ilişkin nesne
durumuna veya tekil bir var olana
ilişkin kavram planı Kimde bu düşende ve
dile getirende H Yani biraz bu şeye de
gidiyor Tabii işte felsefe teorik bir
etkinliktir diyoruz teori da Eee
yüksekçe bir yerden manzaraya genele
bakmak yani o kavramsal yapı zaten
genele bak nazariye dediğimizde Nazar
etme değil mi Evet yani Sonuçta tek tek
olayları bir Eee kavramsal bütünlük
çerçevesinde bir ölçüt çerçevesinde eee
değerlendirebilir
bilme değerlendirme diye
belirleyebiliriz Tabii burada
birbirinden farklı görüşler de ortaya
çıkıyor Eğer biz gördüklerimizin
Eee sadece bir yönünü dikkate alıp ona
adeta bir öz gibi davrandığımız orada
çok büyük problemler ortaya çıkıyor
dondurduğumuzda o var olanı sabitlediğim
de dondurduğumuzda ve ona karşılık
kavramım zı da dondurduğumuzda çok
anlamlılık lın uzağına düş
başladığımızda düşünme kapasiteler imize
Aslında çok olumsuz davranmış oluyoruz
ve yeniliklere açık olamıyoruz özgürlüğü
filan galiba burada Tam da yakalamak
gereki Ben de akıman çatışma kavramı
geçiyor çatışmaların kaynağı da böyle
bir
şey Evet ve günümüzde bunların sayıca
çok da arttığını görebiliyoruz Onun için
işte yine birinci sorunuza dönecek
olursam felsefeye her zamankinden daha
çok ihtiyacımız
var bu kültürel yapıyı konuşmuş şeyi de
sormak isti yor Eee gene Bu bağlamda
bizde felsefe diye bir Eee ifade
kullandığımızda tırnak içinde soruyorum
bizde felsefeyi Eee felsefi açıdan
Eee o halde doğru bir kullanımda kısmen
bulunmuş oluyoruz çünkü bizde felsefe
deyince daha lokal bir şeye işaret
ediyoruz ama sanki felsefe Tam da bu
kavrama açılma denemesi olduğu için
Eee Sonuçta genele evrensele dönük bütün
insanlar için ortak payda ortaya
koyabilecek çıkarabilecek bir insan
etkinliği Aslında ve bunu da yapar
gerçekten felsefi söylemle
Buluştuğumuzda bunu yapıyoruz zaten yani
eee felsefe tarihinin birinci
anlamındaki filozofların söylemlerinden
oluşan filozofları yakından
incelediğimizde onların gerçekten Dış
Dünya düşünme dil arasındaki ilişkilere
yöneldiğini çok güzel kavrayabilir
H içerisinde kalmıyoruz onlarla
söyleşmeye adeta başlıyoruz O halde şey
midir hocam mesela Fransız felsefesi
demek ya da bizde felsefe demek böyle
daha sınırlı bir şeyle
kullanmak
biraz kullanılıyor belki pedagojik
açıdan da kullan Hı
hı bunları çok da iyi belirlemelerini
yapamayabilir ve yıllar ölçeğinde de ne
ortaya çıkıyor belli bir takım bakış
açılarıyla Onlar bu defa kemikleşmeye
başlıyor Oysa bundan da sıyrılmak lazım
gerçekten Felsefe ile felsefenin
nabzının attığı sorularla sorunlarla
uğraşmaya başladığımız zaman daha
insanlığın da ortak paydasında yer alan
noktalara yönelmiş oluyoruz o sınırları
zorlayabilir açıkçası Buna da
ihtiyacımız var Burada sadece ve sadece
farkı Ben dilde görüyorum H yani hangi
dilde felsefe açılıyor Hı hı felsefi
söylemler hangi dilde Bu açıdan da
baktığımızda Türkçenin de örneğin Eee
felsefe dili bakımından terimlerin
karşılanması bakımından Türkçedeki
karşılanışı bakımından çok önemli
atılımlar var H burada ben söi de
anacağım o mesela ayağımızın altında
nasıl bir halı parçası bir kilim parçası
vardır dil de bizim böyle bir halı kilim
gibi orada nasıl bir ilmek ilmek nasıl
bunu dokuyor nasıl buna dokunuyoruz ve
dokuyor bütün bunları son derece önemli
görünüyor dilde Bunlar kendini en iyi
açabiliyor Aslında tabii farklı dillerde
de yapılabilir bu yapılıyor Nitekim
Önemli olan burada zanneder asıl e
kışkırtıcı zemin zihinsel yön h o
zihinsel yönde birtakım Eee belirlemeler
tekil Tümel ilişkileri özellikle Eee çok
güzel bir şekilde bir araya
getirilebiliyor ola buradaki sorunsallar
ortaya konulabiliyor kavramlar Burada
kendini açabiliyorsan hangi dilde olursa
olsun bunları da geliştirebilir bunlara
daha az yatkın olan dillerde bile yeni
açılımlar olabiliyor ki burada da birçok
karşılaştırmalar var
ev ama dü bular hepsi aşılabilir düşü
Yeter ki işlenebilen o dilde Düşünme ile
dil arasındaki
ilişkinin sonsuz bir şekilde tükenmez
bir şekilde işlenmesi ve burada inatçı
olmak da direngen olmak da gerekiyor
açılıyor dil Bizde böyle bir felsefi
gelenek diyebileceğimiz hat kuruldu mu
dilsel anlamda özellikle yani eee
kurabildim mi bu eee belli bir düşünme
ya da
Eee Hani Türkçe ile Eee felsefe
yaptığımızda var olanı Eee kendine özgü
bir şekilde başka kaynaklardan da
beslenerek Eee ele alan bir Eee düşünme
silsilesi var mı görüyor musunuz Eee
Cumhuriyet döneminde var diye
düşünüyorum ben özellikle bunun da en
belirgin yönü sıklıkla da üzerinde
duruyor bunun Aslında
Eee insan felsefesi boyutunda var Bana
kalırsa bir düşünme geleneği oluşmuş
durumda üniversiteler bunun Tabii en
itici gücünü oluşturuyor kurumsal
yapılar ama Eee tam anlamıyla bütünü
kucaklayıcı bir biçimde yok Bir
ikileşmesi
bir oradan yürüyelim diyenler var bir de
daha sonra işte eee devrimlerle Atatürk
devrimleriyle dil dille ilgili yapılan
çalışmalar Çünkü çok ivme kazanmıştır
30'lu yıllardan itibaren bütün Bunların
peşinden gidenler var Ancak son
zamanlarda da bütün bu iki farklı
eğilimin birbiriyle daha Eee yakın
temasa geçtiğini birbirini daha çok
anlamaya başladığını çalıştığını da
söylemekten geri
durmayacağım sağlıklı geliş olduğu Ben
düşünüyorum birbirimizi daha çok
anlamaya çalışmamız birbirimizin yaptığı
çalışmalar Eee eğilim ilgi göstermemiz
okumaya başlamamız bunun da 100 Yıl la
ilgili yapılan cumhuriyetin 100 yılıyla
bağlantılı çalışmalar da serpildiğini
ortaya çıktığını da ifade edebilirim çok
sayıda çalışma yaptı felsefe
dünyasındaki kişiler özneler bunlara
baktığımız
zaman çok sınırlayıcı
olmadan farklı
farklı yönelimleri farklı İlgi
alanlarını bir araya getirmek anlamında
hem hem de bakış açılarında daha bir
ortak paydayı oluşturmaya ilişkin daha
ii bir durum var bunu iyimserlikle
karşılıyorum ben bu doğru diye
düşünüyorum az önce bir şey dikkatimi
çekti Söylediğiniz bir şey dikkatimi
Eee insan felsefesi alanında böyle bir
Eee süreklilik ya da gelenek tarzı bir
şey daha fazla oluşmuş vaziyettedir
ev Eee eee etik ya da bilim felsefesi
alanında bu Türkiye'de Eee Bu geleneksel
Eee düşünme tutumu gelişmemiş vaziyette
mi etikte biraz daha Yani insan
felsefesi kadar olmasa bile etikte de
var böyle bir Eee kuşaklar boyu adeta
giden bir ilerleyiş Yani bir evrilme bir
yeni yeni görüşlerin ortaya çıkması var
bilim felsefesinde de yok değil
kesinlikle var ama Eee kurumlarla daha
çok bağlantılı H Eee ve daha Eee az gibi
görüyorum ben açık karşılaştırmalı
olarak insan felsefesinin daha insan
felsefesinin Daha ağırlıklı olduğunu
daha ekolleşme
dediniz ya Eee farklı alanlarla
karşılaşması felsefenin beslenmesi ve
beslemesi burada son derece önemli
hukukla hukuk felsefesi çerçevesinde
hukuk fakültelerinde mesela yürüyen
çalışmalarla Hatta ilahiyat
fakültelerinde felsefe ve din bilimleri
bölümlerinde an bilim dallarında yapılan
çalışmalarla çok farklı alanlarla eee
bir Eee alanlarda ilerleyiş söz konusu
bunların içerisinde bilim felsefesi de
var dil felsefesi de var bunların döküm
çalışmaları hep dediğim gibi 100 Yıl
vesilesiyle çokça yapıldı Ama daha da
çok çalışılması ve de benim en çok da
üzerinde durduğum konulardan bir tanesi
birbirimizin yapmış olduğu çalışmaları
daha yakından daha nesnel bir biçimde
eee bir bakıma ön yargısız bakabilme
başarısını göstermemiz bunu çok
önemsiyorum Hı hı gerçekten Eee ciddi
bir çarpan etkisi olacaktır Eee felsefe
ortamında diye ben de eeeet düşünüyorum
Eee Uzunca bir süredir eee yürüttüğünüz
bir çalışma var
Eee varlık felsefesiyle insan
felsefesini birbiriyle ilişkilendiriyor
sunuz yani işte teknik
tabirleriyasin
de Eee söz konusu Hatta e
kullandığınızda antropontoloji diye
antropolojiyle ontolojiyi Birleş
bir kavram Eee bu perspektifi Eee
yansıtıyor bunu türet diniz Eee şimdi bu
hibrit kavrayış Eee
eee doğal olarak ne sadece varlık
felsefesi yani Ontoloji ne de sadece
felsefi antropoloji Yani insan felsefesi
Eee bunların hangi yönlerini Eee alarak
bu sentezi gerçekleştiriyorsunuz yani
Ontoloji size ne sağlıyor
Eee insan felsefesi E bu perspek ne
sağlıyor Bunlar nasıl bir çok güzel bir
soru bu bu yine benim bir bakıma insan
felsefesi geleneğine bir şekilde
bağlanmam la da ilgili var ilgisi var
bunun aslında ama bunu
yaparken sadece var olan eksenin dediği
bu var olanı kavrayan bu var olan
hakkında yargıda bulunan var olanı Ne
bileyim Betimleyen var olan hakkında
konuşan yazan insan olduğu için düşünme
ve dil sözlerimin arasında demiştim ya
beden düşünme dil bu üçlüden oluşuyor
Aslında insanın dış Dünyası bedeni
düşünme Dünyası Elbette düşünme ve onun
içindeki kapasiteleri yetenekleri
yetileri ve benzeri Bütün bunların da
dil olarak da söylem olarak da bireysel
kullanımıyla dilin dışa vurumu yani eee
söylemi diyelim kısaca sözlü ya da
yazılı olsun Şimdi Bütün bunların
ekseninde olduğu için var olan
nesneleşme Esi için var olanın insana
gereksinimi var çok Yalın bir noktadan
hareket etmeye çalışıyorum Hı hı Eee var
olan bir şekilde var olması bakımından
öncelikli de sırasında olabilir Öyledir
de ama onun nesneleşme farkına varılması
bir insan aracılığıyla ancak olacaktır
insan faktörünü burada
Eee dışarıda bırakamayız Kesinlikle o
nedenle Eee varlık kavrayışa var olan da
insanın var olana dokunmasını çok
önemsediğim için h h Eee ontolojinin
ikincil yine burada olması esas insanın
burada harekete geçiyor olması Merkez
tam merkez de dememe çalışıyorum Aslında
Eee merkezci merke merkezli belki
denebilir merkezci değil de merkezli o
zaman Çünkü antropontoloji Eee benim bu
terimle ştir diğimi
laştırma antroposantrizm de götürebilir
H hı H santrizm Yok burada kesinlikle
Onun için merkezciliği bir ölçüde
eksenli merkezli merkezliği bile çok
dikkatli kullanmaya çalışıyorum
çağrışımları merkezci yee gitmesin diye
e insan merkezli yine denebilir aşağı
yukarı ama eksenli yani insanı çekip
çıkardığınız zaman var olanın anlamı
dünyanın anlamı hiçbir şeyin anlamı
kalmayacaktır Eee içinden geldiğim
yetiştiğim gelenekte felsefi
antropolojiyi ontolojiye bağlamak söz
konusuydu H Ben bunun tersini yapmaya
çalışıyorum şimdi Eee tamamen ontolojiyi
antropolojiye
dayandırmalarının
duyulduğunda kültürel antropolojiyle
Veya kültür antropolojisi de
karıştıranlar var Hayır böyle bir şey
söz konusu değil O insan ve toplum
bilimleri içerisinde bir bilim çerçevesi
benim burada yaptığım tamamen İnsanın
bütün insanlardaki ortak yapısını
ev
ki Yalın doğ Hı hı beden Düşünme deil bu
çok çeşitli şekillerde
içeriklere de farklı bir şekilde tezahür
ediyor açıkçası ortaya çıkıyor İşte bu
en yalın yapıyı o en minimal yapıyı
dikkate alarak
Eee bunun üzerinde var olanları Biz
kavrayabilir Neden Çünkü her bir insan
aynı zamanda İçeriğe da dair de bir şey
söyleyecek olursam toplumsal tarihsel ve
kültürel bir varlık böyle bir üçlü
zemini de var İnsan dünyasının e Bütün
bunların çerçevesi içerisinde ister
istemez insanın burada önceliği söz
konusu Eee oradan yükselen bir Ontoloji
p hoc Eee arada varlık da buraya mı
oturuyor insana arada varlık diyorsunuz
bu eee dilin bedenin kültürel tarihsel
şeyin arasında arasında Evet arasında
Bütün bunların arasınd insan arada
olduğu için de başına gelmedik kalmıyor
veya kendisi başına çok çeşitli işler
açıyor dünyaya müdahale etmesi değil mi
bu aradalığı aşmak için aradalık onu
aynı zamanda disharmonik varlık yapıyor
mengüşoğlu gelenekten aldığım Payı da
burada hemen ifade etmek isterim nermi
Uygur da benim bir başka kaynağım dır
çok yakından biliyorsunuz onu da
bunalımlı varlık Hı hı bunalımlı
varlığız gerçekten çünkü Biz aradayız Hı
hı iki arada bir deride kalmak anlamında
da böyle bir gündelik anlamda da
kullanmıyorum bunu bu çok temel
gerilimli varlık olmamız gerilimi de
yine hep böyle ifade etmek istiyorum
psişik anlamda ya da psikolojik anlamda
da kullanmıyorum bu Bizim durumumuz
bizim böyle bir durumumuz var H bu
Herhangi bir kişiye özgü değil Ahmede
mehmede değil İnsanlık durumu gibi bir
şey deil Evet insanlık durumu ve bu
durumların Bu durumun da bizim
üzerimizde bırakmış olduğu etkilerle Biz
var olanlarla kendimizle ilişkimizde
başka insanlarla ilişkimizde bizim
dışımızda yani insan olmayan bütün diğer
var olanlarla ilişkimizde de bu bizi
belirliyor bir anlamda O halde arada
varlık e olmaktan çıkışımız yok y bu
bizim şeyimiz varoluş şeyimiz bütün
çelişkilerimiz de buna mı dayanıyor
hocam bütün çeliş SIM çelişkilerimiz Eee
o halde bu sıkıntılardan kurtulma
şeyimiz de yok yani bir sıkıntıdan
kurtulabiliriz ama bir başka sıkıntıya
yüz E hele hele düşünmemiz inceldikçe
çok değişik şeyler de görebiliriz
kurtuluş yok bence düşünmemiz inceldikçe
açıkçası
Eee yani bunu söylemekten de
çekinmeyecek daha acı çeken varlıklar
haline geliyoruz dünyanın durumuna
bakarak başka insanların durumuna
bakarak karşılaştıklarımız
Eee başka insanların Olup bitenleri
karşılayın bakarak dert ediniyoruz
bunları filozofun sırtındaki yük çok
hatırlarsınız Eee isim babalığını
diyeceğim Sizin yaptığınız kimin için
niçin felsefe kitabında ben bir Atlas
benzetmesi yapmıştım oraya yazdığım
yazıda da sırtımızdaki yük büyük atlas
gibi taşımaya çalışıyoruz bunu bazı
insanlarda bu daha fazla Bana kalırsa
sadece filozoflarda da değil
sanatçılarda da öyle bilim insanlarında
da öyle belli bir inanç sistemini
yaymaya çalışanlarda da belki öyle Evet
kaçınılmaz olak var Ulusal bir durumsa
herkeste Eee olmalı bu ş yaşanıyor Eee
bu perspektiften eee bir dörtleme
gidiyorsunuz e kitabın Pardon serinin
ikinci kitabı hakkında bir şey sormak
isterim hep kafama takılan bir Eee
sorudur eee kitabı ş ikinci kitap etik
üstüyem yaklaşımınız daha açıklayıcı
olması bakımından Eee antropontoloji
perspektifinden ele aldığınız etiği
klasik etikten nasıl ayırıyorsunuz
klasik etikle bir Eee farklı farkı ne
fark onu farklı kılan ne klasik etikten
bu belli belirsiz çok Önceki yıllarda
yaptığım çalışmalarda da hep izinden
gittiğim bir noktaya dayanıyor bütün Eee
neye ilişkin görüş ortaya koyuyor
olursak olalım ki etik dediğimiz alanda
ahlak felsefesi veya ahlak bilgisi diye
de belir türkçeleşti bileceğimiz Hatta
bu alanda ileri sürecekler imizin
arkasında belli bir insan görüşü var
işte antropontoloji burada insan görüşü
bu ağırlıktaki bu yapıdaki arada olan
bir varlık olarak yaşamını sürdüren
insanın Eee etik dediğimiz zaman yani
insan davranışları insan eylemleri insan
ilişkileri üzerinde düşünmeye konuşmaya
başladığımız zaman bunları didikleme
başladığımız zaman ortaya çıkan bir
husus Hı hı farkı bu aslında bu
perspektif Peki felsefe tarihine
baktığımızda hangi filozofun etik
görüşüne daha yakındır Kant mıdır
Aristoteles midir Aristoteles Kant
çizgisi ikisi de ikisi de yer yer İkisi
de ama tam anlamıyla değil yer yer ikisi
arada varlık olması itibariyle Bu
aradalık da hakikaten Bütün bunların Eee
bize verebileceği esinler le ortaya
koydukları problemlerle Kant'ın meşhur
bu eee mantık adlı kitabında 1800
yılında yayınladığı o meşhur soruları
hemen Hemen herkesin bilebildiğim
bilgiyle inanmaya metafizik yüklerle e
insanın neliği ile ilgili soruları da
dikkate alınacak olursa o meşhur 4
sorusu dikkate alınacak olursa kantla
çok büyük bir şeyi var bağlantısı var ve
hatta ben bunu da iddia ettim birkaç
yazımda da yazdım kaleme aldım Eee
antropontoloji başlangıç noktasını
kant'ta bulabiliriz bu tabii çok da
tartışma Eee konusu olabiliyor onda
Ontoloji yoktur Eee nasıl antropontoloji
denir filan gibi şimdi sözü çok Bu
anlamda uzatmak istemiyorum ama Ama
belki başka bir programda da bunu siz
eee deşe sebilin bir şey diyemeyeceğim
Eee çeşitli çerçevelerden baktığımız
zaman Eee felsefe tarihinde birinci
anlamındaki felsefe tarihinde Ben
felsefe tarihi deyince hep birinci
anlamı daha çok öne çıkarıyorum yani
filozofların Özgün söylemlerini burada
Orta Çağ beni çok besledi Bu anlamda
Orta Çağda Evet ona hiç değin demedik
ama konuşacak o kadar çok şey var ki
Ortaca Evet Eee niyetle Eylem arasındaki
ilişki Hı hı hı hı
O nedenle antropontoloji açısından Eee
bütün bu belirli insani dünyanın insan
dünyasının özelliklerine insan
dünyasında ortaya çıkan davranışlara
eylemlere ve ilişkilere Muazzam ilişki
ağları var hele günümüzde Bu çok daha
fazla artmıştır Çünkü insan
hareketliliği çok artmıştır insan
karşılaşmaları çok artmıştır O zaman da
çok çeşitli görünümler altında ne
bileyim ilişkiler altında ortaya çıkan
bir takım şeyler var daha dakik daha
Titiz düşünmemiz gerekiyor bütün bu
bağlantılar içerisinde Eee ve o eylemin
arkasındaki veya davranışın arkasındaki
ama ben daha çok eylem demeye
çalışıyorum eylemin arkasındaki
istemenin dayandığı ilkeler üzerinde
düşünmek Bu o kadar önemli ki o zaman da
bu ilkeler bu değerler Kimde var yine
insanda insanın bu tekil Tümel arasına
sıkışma
Orada bir takım sorunları yaşayan birçok
insan Ama bunun farkında değil bir
şekilde kendisine eğitim yoluyla aile
yoluyla okul yoluyla Eee kendisine
dayatılmış sindirilmiş veyahut da
kendileri gönüllü olarak bunun yanından
çıkabilir birtakım şeylerin yanından
çıkabilir insanlar e bütün bunları
düşündüğümüz zaman üzerinde konuşulacak
çok şey var durum duruş ilişkisi de yine
antropontoloji açıdan baktığımızda şimdi
ve burada ben ne yapmalıyım Hı hı dilde
de bu yansımasını buluyor Ben mesela son
yıllarda yaptığım derslerde de bunun çok
üzerinde durmaya başladım dilde de zaten
bir haber kipinde konuşuruz biz yani
burada üç kişi vardır deriz mesela düz
söz olarak bunu veririz veyahut da dilek
istek şart Eee ne bileyim buyruk bütün
bunlarla konuşuruz dilde zaten bunların
yansımaları var ama bunların insan
dünyasındaki karşılıkları tam olarak ne
Neyi nerede nasıl yapıyoruz neye dayalı
olarak yapıyoruz sözün başında da
üzerinde durduğumuz gibi yerel Eee
kültürel kodlara göre mi yapıyoruz tam
anlamıyla Yoksa daha E ilkeli bir
şekilde Evrensel insani değerler demek
oldukça güç görünüyor ama etik ilkelerle
etik değerlerle bağlantılı olarak mı
gerçekleştiriyoruz birtakım şeyleri
Bunların hepsi bizim için çok ciddi
sorunlar Bana kalırsa Referans
noktalarımız ne ölçülerimiz ne değil mi
o zaman da hep insana gelip dayanıyoruz
o nedenle olmazsa olmazı adeta insan
varlık bilgisinin ışığında kitabın
adında da öyle olduğu için de tekraren
tekraren söylemeye çalışıyorum etik ya
da ahlak felsefesi bunu gözetmez Seek
tutarlılığı kalmaz diye düşünüyorum
gerçekten Eee yani bu söylediklerinizden
de Eee kafamda peki Eee hibrit bir Eee
Yapı e kurmaya gidiyorsunuz Çünkü
Eee söylediğiniz bazı şeyler kantı
hatırlatıyor bazı şeyler fenomenolojiye
hatırlatıyor bazı şeyler aristoteles'e
hatırlatıyor o mu acaba diye o yönde bir
soru sorayım diyorum fik boyutu da var
gerçekten bir başka şey Şimdi ve burada
dediğiniz anda fenomenoloji geldi aklıma
mesela başka başka şeyler geliyor E ama
ne O ne O ne de bir başkası hepsi
birlikte doas
boyutlu bir eee şey gerçekten Evet
önemli görünüyor Eee hocam Eee programın
sonuna geliyoruz Son olarak şunu sormak
isterim
Eee teorik bir soru değil şu an Betül
çotuk söken masasında ne var ne okuyor
Ne yazıyor Ne yapıyor Evet evet Eee
filozof metinleri Tabii e birinci
anlamda felsefe tarihi Eee benim ilgi
alanımda bir de yeri gelmişken şöyle bir
açılım daha yapabilir miyim son birkaç
yıldır bunu yapmaya başladım 3 yıldır
hatta biraz tarihinde verebilirim aşağı
yukarı yaklaşık olarak felsefeyi
felsefenin dör yüzü demeye başladım
birçok yazımda da bunu konuşmalarıma da
ele aldım metafelsefe olarak felsefeye
yönelme Bu Benim için vazgeçilmez sli
olarak olduğu Sorgul metafelsefe
ikincisi sistematik felsefe H hı
üçüncüsü birinci anlamındaki felsefe
tarihi Özgün filozof metinleriyle hep
Hesaplaşma onları Okumaya çalışma D de
uygulamalı felsefe felsefi danışmanlık
ve çocuklar için felsefe böyle bir
çerçeveden Daha doğrusu hareket etmeye
ve felsefenin dört yüzü diyerek dört
boyutu da denebilir Hatta bu çalışmaları
adeta bölerek de her birinden birazcık
daha Eee yararlanmaya ve ürün olarak da
Eee uygulamalı felsefeyi de çok
önemsemeye pardon öne çıkarmaya
çalışarak çalışmalarım
sürüyor yani eee kuram Eylem bağlamı
nerm Uygur'un deyişiyle teory ile
praksis bir arada Eee Tabii tez
çalışmaları da yürüttüğüm için
öğrencilerimle birlikte o vesileyle çok
genişleyen bir okuma disiplinim var Eee
bütün bunları dikkate aldığımda ama
benim için favori olarak tabii her zaman
elimin altında olan Kant ve Aristoteles
her zaman her zaman elimin altında
olanlar onlar Tabii Türkiye'de yapılan
felsefe çalış da hiç uzağında kalmak
istemiyorum Eee 100 Yıl vesilesiyle
ortaya çıkan Eee kitaplarla çok haşır
aşirim son zamanlarda
Eee ve güzel ürünler de çıktı gerçekten
onların içerisinde Türkiye'deki
felsefenin gerçekliğini ve eleştirisini
dikkate alan Ayhan Bıçağın da burada
adını anmak isterim güzel bir çalışma
kaleme aldı 2022 2023'ün başında
yayınlandı ve epeyce de ürün veriliyor
Türkiye'de Eee açıkçası filozofların ben
çalışkan olduğunu düşünüyorum ya da çok
ilgi alanım olduğu için çok
yöneldiğimiz Tabii yetişmek de mümkün
değil yetişmeye de çalışıyorum Evet
hocam Çok teşekkür ederiz Eee ben
teşekkür ediyorum felsefeye yer ayırmak
Eee çok güzel çok teşekkürler Sağ ol Eee
Evet Böylelikle Eee ilk programımızın
sonuna Eee gelmiş bulunuyoruz Eee
gelecek programda görüşmek üzere hoşça
kalın

Tonguç akademi'den hepinize Merhaba
arkadaşlar bugünkü konumuz Bilgi
Felsefesi Bilgi Felsefesi konusu çok
derindir ve geniş kapsamlıdır
hocalarınız bilgi felsefesi konusunu
yazılılarda da size sorabilir ve
incelenmesi gereken bir konu olduğu için
Bugün sizlerle bilgi felsefesini
işleyeceğiz
bakalım bilgi felsefesinde neleri
göreceğiz Bilgi felsefesinin temel
kavramlarına bakacağız bilginin oluşum
sürecine bakacağız bilgi türlerine
bakacağız Bilgi felsefesinin temel
problemlerine bilginin doğruluk
ölçütlerine doğru bilginin imkanına
bakacağız ve Bunları hep beraber
değerlendireceğiz bakalım neler varmış
temel kavramlarımızda unutmayın Bilgi
felsefesinin diğer adı epistemolojidir
arkadaşlar temel kavramlar olarak bilgi
doğruluk gerçeklik temellendirme bilgi
aktıje özne bu kavramlar bizim için çok
önemli kavramlar akımları var
akımlarında daha çok doğru bilgiye
inananların fazlalığını Göreceğiz Ama
yine de doğru bilgiye inanmayanlarında
septisizm olarak karşılığını
görebileceksiniz arkadaşlar Evet
bilginin oluşum sürecine bakıyoruz Succe
obje özne nesne bilen bilinen Bunlar ne
anlama geliyor arkadaşlar suje obje
anlama aktı da yine gündelik yaşamdaki
anlamanın karşılığında öznenin
gerçekleşen bir olgunun ne maksatla
yapıldığını kavramasıdır açıklama aktı
ise öznenin nesne hakkında edindiği
bilgileri nedenleriyle ve gerekçesiyle
açıklamasıdır Peki bilginin doğruluk
ölçütleri nelerdir 3 önemli kavram
karşımızda gerçeklik doğruluk
temellendirme gerçeklik nedir Arkadaşlar
bilginin doğruluk ölçütleri ve sınırları
Bunu sakın unutmayın gerçeklik bilen
insan zihninden bilinçten bağımsız
olarak var olan her şey Yani bizim
zihnimizden bağımsız olarak var olduğunu
düşünün İşte bu ortaya çıkan ürün
gerçeklik olarak adlandırılır doğruluk
nedir doğruluk bilginin nesnesine
uygunluğudur Mesela ben diyorum ki
Ali'nin boyu 1.90'dır Ben Ali'nin boyunu
ölçtüğümde Eğer 1.90 çıkıyorsa Demek ki
bu bilgi Doğrudur Arkadaşlar yanlış
değildir peki temellendir bir felsefeyi
düşüncenin özelliklerinden de
hatırlayacaksınız temellendirme
fikirlerin belli başlı gerekçelerle ve
nedenlerle
temellendirilmesidir buna bir yıldız
atıyorum Çünkü felsefede temellendirme
bizim felsefe düşüncenin oluşumunda en
önemli etkenlerimizden ve
özelliklerimizden birisidir Peki şimdi
bilgi türlerine bir göz atalım bilgi
türlerinde dini bilgi teknik bilgi Sanat
bilgisi bilimsel bilgi felsefi bilgi ve
gündelik bilgi ile karşılaşacağız kısaca
bu bilgi türlerini ve özetleyelim
özelliklerine bakalım insanın gündelik
bilgiye bakalım İlk başta insanın pratik
ihtiyaçlarını kolaylık ve kısa yoldan
karşılayabilmesine dayanıyor ve insanın
yaşamını kolaylaştırıyor Aslında
hepimizin gündelik olarak kullandığı
bilgiler bu yöntemi de bundan yola
çıkarak genellikle
tecrübe yöntemidir arkadaşlar
tecrübelerimize dayanır gündelik
bilgilerimiz bilimsel temelleri yok
dediğim gibi tecrübelere dayanıyor ve
Kesin ve sistematik bir bilgi türü değil
Buna örnek verdiğimde eminim ki
zihninizde daha kolay oluşacak nane
limon mide ağrısına iyi gelmektedir Hava
kararınca yağmur yağar Bunlar nedir
Arkadaşlar bizim tahmin ve
tecrübelerimize dayanan örneklerdir
Hatta Bunlara örnek olarak batıl
inançları mesela Kara Kedi gördüğümüzde
kaçmamız ya da bize kötü şans getireceği
gibi düşüncelerimiz bizim
tecrübelerimize dayanır ama asla
bilimsel bir dayanağı yoktur Hemen diğer
bilgi türümüze bakalım dini bilgi dini
Bilgin nedir insanın doğaya ve evreni
doğaüstü güçlere dayalı olarak açıklayan
bilgi türüdür eleştiriye kapalıdır
arkadaşlar dini bilgi eleştiriye
kapatılır buna bir yıldız atıyorum Çünkü
felsefede eleştiriye kapalı bilgi türü
Dogmatik bilgi türü olarak da
adlandırılır temelinde iman ve inanç
vardır genel geçer bir bilgi türü
değildir dini bilgi teknik bilgiye
bakalım teknik bilgi ile gündelik
bilgiyi karıştırmayın arkadaşlar Çünkü
birbirlerine karıştırılabilen iki bilgi
türü bu şöyle Ben size bir önemli
noktasını vereyim teknik bilgi genelde
pratiktir ve bizim Evrensel ve Kesin ve
nesnel olmamızı sağlar nasıldır bu
teknik bilgi de amaç pratik dediğim gibi
ve pratikliğe dayanarak da
olgusaldır
olgusal olmak ne demek akla da dayalıdır
yani insan teknik bilgisi ile belli bir
malzeme biçim verir ve yararlı araç ve
gereçleri üretir örnek verelim otomobil
Bilgisayar tablet işte burada pratikliği
ve olgusallığı görebilirsiniz teknoloji
içerir ve insan hayatını kolaylaştırır
Evrensel Kesin ve nesneldir ve genel
geçer bir bilgi türüdür burada Mesela
mühendislerin çoğunlukla kullandığı
bilgi türü teknik bilgi türüdür bilimsel
bilgiye bakalım bilimsel bilgi dünya ve
düny şeyler hakkında Gözlem ve deneye
dayalı bilgi üreten bir bilgi türüdür
olgusal ve kanıtlanabilirdir zaten
bilimsel bilgileri biliyorsunuz felsefe
Bilgiden ayıran özellikleri de var
evrensel bir bilgidir bilimsel bilgi ve
nesnel bilgileri evrensel bir bilgi
olduğu için sistemli ve tutarlıdır
bilimsel bilgi ne ilişkisine dayanır
neden
sanat bilgisine bakalım Sanat bilgisi
öznel bir bilgi türüdür yaratıcılığa
Duygu'ya ve güzelliğe odaklıdır zaten
Sanat bilgisi deyince aklımıza direkt
tablolar heykeller gelecek Evrensel olma
niteliği taşır Çünkü bir Mesela bu resmi
gördüğünüz zaman dersiniz ki evrensel
bana ne ifade ettiği bir çin ne içinde
bir Koreli içinde bir Türk içinde aynı
şeyleri ifade etmeyebilir ama resim
evrensel bir özellik taşır neyi konu
edinir arkadaşlar Sanat bilgisi Tabii ki
de doğayı konu edinir her zaman duayı
konu edinmez Ama genellikle doğayı konu
edinebilir diyebiliriz ve Sanat bilgisi
Tabii ki de sanattan türediği için Hayal
gücüne dayanır arkadaşlar Bizim için en
önemli olan bilgi türüne geldik şimdi
felsefeyi Bilge felsefi bilgi nedir
sorgulayıcı ve evrenseldir burada direkt
felsefenin özelliklerini hatırlamanızı
istiyorum sistemli ve tutarlı subjektif
özelliği taşır yani öznel göreceli
rölatif Bu da düşüncelerin çokluğundan
kaynaklanan bir özelliktir Aslında akla
dayalı ve eleştireldir yani olgusaldır
açıklamalarında bitmişlik ya da
kesinlikle aranmamaktadır
refleksifdir düşünme üzerine düşünmeyi
bize verir varlığı bütün olarak ele alır
ne demiştim bilimsel bilgide varlığı
parçalayarak ele alır demiştim felsefi
bilgiyse varlığı bütün olarak ele alır
ve inceler ve felsefede bilimde mesela
cevaplar daha önemliydi felsefede ise
sorular çok daha önemlidir arkadaşlar
hemen Bilgi felsefesinin temel
problemlerine bir bakalım
epistemolojinin temel problemleri ve
sorunları ve soruları diyebilirim
Aslında bunlara doğru bilgi mümkün müdür
filozoflar bunu sormuş bilginin
sınırları ve doğru bilginin ölçütleri
nelerdir bilginin güvenilirliği ve
değeri nedir bilginin kaynağı nedir
filozoflarımız bunları araştırmışlar
asırlar boyunca bakmışlar sonrasında
doğru bilginin ölçütleri ortaya çıkmış
doğru bilginin ölçütlerini uygunluk
tutarlılık tümen uzlaşım apaçıklık ve
yarar olarak 5'e ayırıyoruz Bunlardan
size kısaca bahsedeceğim Çünkü aslında
çok çok daha üzerine durmanız gereken
bir konu değil ama kavramları kesinlikle
bilin uygunluk nesne hakkında
oluşturduğumuz bir yargı nesnenin
kendisini uyuyorsa Doğrudur daha demin
verdiğim örneği hatırlayın Ali'nin boyu
1.90'dır dediğimizde bu yargının doğru
olması için aynı sonucu ölçümlere
ulaşacaksınız ve bu sizin bilginizi
uygunluğunu gösterecek arkadaşlar Peki
tutarlılık nedir Bir önermenin doğruluğu
sistemde daha önce kabul edilmiş doğru
önermelerle çelişmemesine dayanır yeni
önerme var olan önermelerle çelişiyorsa
yanlıştır Yani anoloji yaptığınız zaman
öncüllerin birbiriyle tutarlı olması ve
çelişmemesi durumu bizim için
duyarlılık ölçüsünü bahseder Tümel
uzlaşım nedir Bir önermenin doğruluğu
herkesin veya çoğunluğun Kabul ettiğidir
yani genelin olayını almak doğruluğun
ölçütü Olmaktır Mesela ben bu kaleme
mavi mavidir dediğimde herkes bunun mavi
olduğuna Eğer bu mavidir diyorsa Tümel
bir uzlaşım içinde biz bu bilginin
ölçütünün mavi olduğunu kabul ettik ve
Tümel de uzlaşmış olduk Peki apaçıklık
nedir apaçıklık bir bilgi hem açık Hem
seçik hem de kuşku duyulmayan bir
açıklıkta ise bu bilginin doğru olduğunu
sizlere söyleyebilirim Peki yarar nedir
bir bilgiye yararlı uygulanabilir
sonuçlar veriyorsa veya bir problemi
çözebiliyorsa Doğrudur ve deneyle de
kanıtlanabilir bu bizim için aslında
biraz felsefede faydacılar giriyor ama
biz ölçüt olarak yarar olarak
değerlendireceğiz arkadaşlar geldik en
büyük sorumuza doğru bilgi mümkün müdür
Bilgi Felsefesi deyince aklınıza gelecek
ilk soru doğru bilginin mümkün olup
olmadığı olacak insan hakikate
erişebilir doğru bilgi elde edilebilir
mi Bilgi felsefesinin en büyük iki
sorusu bunlardır Peki bu soruya
filozoflar ne cevap vermiş doğru bilgi
mümkün
[Alkış]
önce 4 ve 5 yüzyıllarda etkili olmuş
düşünürler topluluğudur ve sofistler
bilginin toplumsal kültürel ve doğa
koşullara bağlı olarak oluştuğunu
dolayısıyla da kişiden kişiye
değişeceğini buraya Yıldız atıyorum
Çünkü doğru bilgiye şüpheyle bakıyorlar
herkes için aynı olamayacağını
savururlar Bu yüzden doğru bilgiye
ulaşmak sofistler için nedir imkansızdır
Peki sofistler felsefede bize neyi
andıracak Gezgin Öğretmenler olarak para
karşılığında eğitim veren kişileri
andıracak bize temsilcilerine hemen bir
bakalım
protokaraz ve Golgi yaz İki ünlü sözleri
var bu iki ünlü filozofun prota garaj
diyor ki insan her şeyin ölçüsüdür
buradan ne çıkarabiliriz yani bilgi de
her şeyin ölçüsüdür kişilere göre aynı
olmaz yani herkese göre aynı değildir
Evrensel değildir Doğru bilgi de mümkün
değildi gorgiansın demiş hiçbir şey yok
olsa da bilinemez bilinse de aktarılamaz
diyerek zaten bize bilginin direkt
olarak bilinemeyeceğini göstermiştir
doğru bilgiye ulaşmak mümkün değildir
diyenler de ikinci gruba bakacağız
septikler kuşkucular ve şüpheciler Evet
bunlar kim septikler aşırı kuşkucu
filozoflar her şeyden şüpheleniyorsunuz
ben bu kalem size mavi dediğimde
diyeceksiniz ki ya o mavi olmayabilir O
zaman siz ne olacaksınız heplik Bir
düşünür olacaksınız bilgi konusunda her
türlü yargıdan kaçınırlar aklın kesin
bir bilgi edemeyeceğini savunur
septikler ve hakikate erişilme durumunda
bile sürekli şüphe halinde olacaklar
diyecekler ki hayır ben bundan şüphe
ediyorum bu Doğru olmayabilir septik
düşünürler kimlermiş hemen bir bakalım
karşımıza iki filozofumuz çıkacak antik
çağdan ve o pyrun ne demiş akıl ve
duyular bize nesneleri oldukları gibi
değil göründükleri Gibi gösterir demiş
nesnelerin kendisini değil dönüşlerini
biliriz Bu sebepten dolayı bilgiyi
aramaktan vazgeçmeliyiz yani diyor ki
doğru bilgi yoktur yaymayalım diyor her
iddia için birbirinin karşıtı olan iki
Kanıt ileri sürebilir ve bu eş ve zıt
konumundan doğru bilginin çıkmayacağını
kabul eder ayrım Peki Timon ne demiş
septisizm öğretsin temelini 3 soruda
toplamış ve cevaplamış bu filozofumuz
demişler ki ona nesnelerin gerçek yapısı
nedir demişler O da demiş ki nesnelerin
gerçek yapısı kavranamaz Ben nesnelerin
gerçek yapışını bilemem nesneler
karşısında durumumuz ne olmalıdır diye
sormuşlar ve o da demiş ki nesneler
konusunda yargıdan kaçınmalıyım Çünkü
doğru bilgi mümkün değildir nesneler
karşısında doğru bir duruştan ne
kazanırız Peki diye sormuşlar O da demiş
ki
sarsılmazlık kazanırız nesneler
karşısında doğru bir duruş bize
Sarsılmaz bir duruş da verecek Aslında
demiş Evet burada doğru bilgi mümkün
değildir diyenleri septikler ve
sofistler olarak karşımıza
çıkmaktadırlar
hemen doğru bilgiye Ulaşmak mümkündür
diyenlere bakacağız Burası çok kalabalık
onun için direkt Biz özet bilgilerle
hamb bilgilerle bu akımları teker teker
inceleyeceğiz burada 8 akımımız var ilk
akımımız rasyonalizm rasyonalizm deyince
aklınıza direk akılcılık gelecek
akılcılık bizim için
rasyonalizmle eş Değerdir akla dayanan
bilginin doğru kesin sorunlu olduğunu
söyleyen akımdır doğru bilginin kaynağı
arkadaşlar ya akıldır ya da zihindir
duyu verilerine deneyimlere Güven
olmayacağını düşünürler doğru bilgiye
Ulaşmak mümkündür diyenler duyumların
sağladığı bilginin yanıltıcı ve göreceli
olduğunu sadece ve sadece akılla elde
bildiğini düşünürler rasyonalizm
düşünürlerine göre bilgi doğuştan gelir
yani bilgi ne demektir bizim için
aptoi'dir abbriori kavramı bizim için
doğuştan gelme bilgiyi anımsatacak
rasyonalizm düşünürlerine bir Bir
bakalım İlk başta Tabii ki de karşımıza
büyük filozof Sokrates çıkacak
Sokrates'in en ünlü sözü nedir peki Tek
bildiğim şey hiçbir şey bilmediğimdir
sözüdür yani Sokrates burada bize
bilginin öneminden bahseder sokrates'e
göre bilgiler insanın zihninde neyden
vardır doğduğum gibi benim zihnimde
bilgilerim var peki bu bilgilere sonra
ne oluyor sonradan hiçbir bilgi
kazanmıyorum Doğuştan olan bilgilerimi
ben sürekli hatırlıyorum Sokrates
deyince aklınıza hatırlamak kavramı
gelsin sadece unutulan bilgiler
hatırlatılıyor bize Sokrates tüm
bilgilerimizin zihnimizde olduğunu
göstermek için diyalaktik yöntemini
kullanıyor Peki nedir hocam bu diğer
aktik yöntemi
farklı konuşma ve soru sorma Hatta bunu
çoğunuz biliyorsunuzdur Sokrates bir
köleye geometri sorusu çözdürür
diyalaktik yöntemini kullanarak ve bunu
karşılıklı konuşma ve soru sorma
sayesinde yapar sokratese göre bilmek
hatırlamaktır İroni ve manyetik
yöntemlerini kullanıyor Sokrates İroni
yöntemi nedir alay ederek Aslında bir
nevi ama o bildiğimiz alay gibi değil de
daha çok felsefi açıdan Bir alay ederek
doğru bilgileri ortaya çıkarmaya çalışır
manyetik yöntemi de nedir aynı geometri
sorusunun çözdürdüğü köle yaptığı gibi
düşünce doğurtma yöntemi manyetik
yöntemi olarak adlandırılır Peki
rasyonalizm düşünürlerine devam ediyoruz
Platon sokrates'ten sonra gelen ve
Sokrates'in öğrencisi olan kişi kimdir
platondur Platon ne demiş bakalım
bilginin temel kaynağı demiş zihindir
demiş Asıl bilgi iddialar evrenine ait
olan bilgidir platonda bilmemiz gereken
en önemli kavram Tabii ki de iddialar
kavramıdır plat zaten mağara
alegorisinde bilirsiniz hepsi idealar
üzerine kuruludur Kesin ve sağlam bilgi
değişmeden kalan düşünenlerin bilgisi
yani ideaların bilgisidir Platon burada
bilginin iddiaların bilgisi olduğunu
düşünür bilginin konusu var olan devamlı
ve kalıcı olan varlıktır yani bilgi
anlayışını Platon varlık üzerine
şekillendirmiştir bu varlık ise gerçek
varlık olan iddialardır ve iddialarda
ancak akılla davranabilir Sonuç olarak
rasyonalizm düşünürleri bize yine akıla
çıkarıyor arkadaşlar Platon'un da iki
türlü bir Evren anlayışı var bu Evrenler
iddialar evreni ve görünenler evreni
olarak ikiye ayrılıyor Evet iddialar
evreni her şeyin gerçeğinin bulunduğu
evrendir görünenler evreni yani
fenomenler görüngeler evreni nesneler
evrendir meydana gelen değişim ve
bozulmalara bu evrendeki bozulmalara da
90 denilir hemen rasyonalizm
düşünürlerine devam ediyoruz Platon'un
öğrencisi Aristoteles Aristoteles ne
diyor insan aklında doğuştan bilgiler
yoktu bakın burada Sokrates ile Biraz
çeliştik sanki bilgi akıl ile elde
edilir akıl çevreden duyumları alır
bunları bilgiye dönüştürür burada
sokratesle çelişiyor Tamam diyor ki
doğuştan bilgiler yoktur ama yine de
bilginin zihinde olduğunu savunuyor akıl
doğuştan bilgiye değil ama bilgi
oluşturma yetisine sahiptir diyor yani
biz doğduktan sonra bilgileri
oluşturmaya başlarız Sokrates ne diyordu
Biz Doğduğumuzda zihnimizde vardı
bilgiler ama burada Aristoteles diyor ki
bilgi oluşturmayla Biz bilgileri
sonradan öğreniyoruz ama yine de
rasyonalizm düşüncesi buradan hiçbir
şekilde bir kaybı uğramıyor akıl bilgi
taşıyıcısı değil bilgi üreticisidir
diyor insan doğal olarak bilmek isterler
Aristoteles ve en ünlü sözlerinden
birisi de budur eisoterez 3 bilgi
türünün tasfiye eder
episteme ve pronezsiz tekne nedir zanaat
bilgisi ve üretimde
episteme nedir bilimsel bilgidir
pronosis nedir etik bilgi iyilik ve
kötülük gibi bilgi türleri olarak
karşımıza çıkar rasyonelizm
düşünürlerinden büyük bir İslam
düşünürlerinde karşıdayız şimdi karşı
karşıyayız Farabi Farabi ne diyor önce
doğru bilgiyi bilmek gerekir doğru
bilinirse yanlış da bilinir Ama önce
yanlış bilinirse doğru yola ulaşamaz
burada demek istiyor ki doğru bilgiyi
bilmeden yanlış bilgiyi bilirseniz hiç
bir bilgiye ulaşamazsınız Farabi hemen
bir göz atalım bilgi problemini nefis ve
akıl kavramları çerçevesinde
temellendirmeye çalışıyor Farabi
Farabi'ye göre düşünce ile varlık
arasındaki bağlantı süreç üzerinden
gerçekleşiyor kategorize ederek Kesin
bilgi ulaşabileceğimizi söylüyor Farabi
de unutmamanız gereken kavram kategorize
ederek kesin bilgiye ulaşabileceğimiz
kavramı Evet diğer düşünürümüze hemen
bakalım rasyonalizm düşünürümüze
Düşünüyorum öyleyse varım eminim ki bu
cümle size çok tanıdık geldi kim
demiştir bunu tabii ki de Kars demiştir
felsefe tarihinde
epistemoloji yani Bilgi Felsefesi ve
Kars ile birlikte en önemli disiplin
haline geliyor arkadaşlar yani bilgi
felsefesini altın çağını yaşatan
filozofumuz Aslında dekardır şüphe etmek
demek düşünmek demektir der düşünmek ise
var olmayı gerektirir tekrar burada
şüpheyi ne olarak kullanmış olabilir
amaç değil de bir araç olarak kullanmış
Aslında şüpheyi ve böylece kesin bilgiye
ulaşmaya da çalışmış Bunun adına
felsefede ne deniliyor biliyor musunuz
metodik şüphe deniliyor yani felsefede
şüpheyi araç olarak kullanmak bize
metodik şüpheyi verecektir oluşturduğu
bilgi teorisini düşünce etrafında
şekillendiriyor ve böylece de o ünlü
sözüne veriyor
öyleyse varım olgusunu söylüyor ve
bilginin hem değeri ile hem de kökeni
ile ilgileniyor ama tabii ki de bilginin
yine akla dayandığını düşünüyor
rasyonalizm düşünürlerimizden hegel'e
bakacağız Şimdi de hegel'le demiş akla
uygun olan gerçektir Gerçek olan da akla
Uygundur yine burada bizim kilit
kavramımız verilmiş yine akılla burada
Yıldız konulmuş Hegel insan duyularını
kullanmadan yalnızca akıl yoluyla gerçek
ve apaçık bir bilgiye ulaşır bakın
burada duyular yok Ben sadece aklımı ve
zihnimi kullanacağım aklın yasalarıyla
varlığın yasaları bir ve aynıdır düşünce
ruh madde Evren sürekli değişim ve
gelişim için dedi ama bu değişim Bizi
doğru Bilgiden 90 bırakmaz doğru bilgiye
sadece mantık yoluyla ulaşılabileceğini
düşünür hegel'in anlayışını temel bilim
mantık bilimidir Hegel deyince aklınıza
Hem biraz sünneti oldu Hem de mantık
bilimine çok önem ver gelecek Hatta
heyelin bir diyalaktiği vardır tez anti
teyze sentez nedir bu kavramlar bakın
Burada da iç içe geçmiş olduklarını
görüyorsunuz tez anti tezi sentez ve
antiteziz kapsamaktadır Hegel der ki tez
bilgidir antitez nedir tezdeki
çelişkilerin açığa çıkması Yani benim
dediğim bir şey siz diyorsunuz ki hocam
Hayır bu böyle değil Siz orada benim
yanlışlarımı belirliyorsunuz ve hepsini
biz toparlıyoruz sentezliyoruz tez ve
aynı tezdeki doğrularımız bir araya
geliyor ve hep beraber sonuca Ulaş'a
biliyoruz arkadaşlar Evet şimdi geldik
en prizme bu bizim neydi doğru bilgiyi
mümkündür diyen filozoflarımızın
oluşturduğu akımlarda empirizm neydi
peki empirizm Tabii ki de bize
deneyeciliği verecek Arkadaşlar
deneyeciliktir empirizm doğru bilgi
deneyden elde edilir bunu düşünen
filozoflarımız doğru bilg deneyden elde
edilebileceğini
rasyonalizme karşı çıkarlar Derler ki
hayır ben bir şeyim doğru olduğunu
aklımla değil yaptığım Deneylerle
kanıtlayabilirim doğuştan hiçbir
bilginin gelmediğini söylerler yani
burada sokratese de karşı çıkarlar zihin
boş bir levha gibidir Bunu kesinlikle
not almanızı istiyorum
tabula rasa tabulara Biz birazdan
filozoflarımızın birinde ön plana
çıkacak zaten her şey sonradan deneyim
tecrübe sonucu öğrenini ve bu levha
dolmaya başlar bunu johnn nokta
değineceğim Doğa bilimleri fizik kimya
biyoloji coğrafi bilginin en güzel
örnekleridir yani bunlar nedir
Arkadaşlar fizik kimya biyoloji coğrafya
hepsi aslında bir bilimdir ve hepsi de
deneye dayanır empirizm düşünürlerimiz
şu anda hemen aklımıza en prizim deyince
deneyecilik ve gelecek şu an not ne
diyor boka göre bilginin iki temel
kaynağı var
zeytinyağı ve İç dünya bu Dış dünyada
diyor ki dış dünyaya duyularla
tanımamızı sağlar yani dış bir deney
yapıyorum ben duyularımla algılıyorum
bilgileri işlemlerini bize bildiren de
iç deney oluyor burada da aklımı
kullanıyorum ama yine de beni içten dışa
yönlendiren şey deney oluyor iç ve dış
deneyi John lop deyince unutmuyoruz
İnsan doğduğunda Zihni boş bir levha
gibidir daha demin değinmiştim tabulara
Hasan her şey sonradan öğrenilir ve bu
boş levhada olmaya başlar Şurada
gördüğünüzde ne gelecek aklınıza boş bir
levha Ben doğdum Bu benim neyim olsun
Zihnim olsun benim Zihnim bomboş
zihnimde hiçbir şey yok ama ben sonradan
deneyimlerimle bu levhayı doldurmaya
Başlıyorum her şeyi sonradan öğreniyorum
ve bu boş levha tecrübelerimle dolmaya
başlıyor Loka göre Doğuştan gelen bir
bilgi yok İnsan tüm bilgiyi ne ile
kazanıyor Arkadaşlar
deneyimlerimizle biz kazanıyoruz Yani bu
levhayı boş levhayı Zihnim olarak
algılıyoruz ve deneyimlerimizle sürekli
dolduruyoruz kanıtlara dayanmadan
önermelere güvenmek ve onlara yetki
vermek doğru sevgisinden sapmaktır der
yani deneyciliğe de vurgu yapar diğer
empirizm düşünürümüz David Home ne demiş
David Hum felsefe tarihinde Nedensellik
ile ilgili düşünceleriyle tanınmış
zorunlu bir Nedensellik ilişkisini
reddediyor ve diyor ki bilginin temel
malzemesi olarak arkadaşım ben
izlenimleri ve iğneleri kabul edeceğim
diyor Öncelikle duyu organları
vasıtasıyla izlenimleri elde edeceğim
sonrasında bu izlenimler zihinde benim
dedeler haline dönüştürülecek Zihnim
bunu bir makine gibi işleyecek
izlenimlerimi ve iyideler haline
dönüştürecek Yani yine Sonuç olarak ben
burada deneylere saplamış olacağım
empirizm düşünürlerimizden diğeri
berkelek Berkay ne diyor var olmak
algılanmış olmak demektir birthday
deyince aklımıza algı gelecek ben bir
şeyi algılayabiliyorsam ben ben varsam
ve algılayabiliyorsam da bilgi vardır ve
der ki kusursuz meyvelerini
uzanabileceğimiz güzelim bilgi ağacını
görmek için sözcük perdesini kaldırmak
Yetecektir der yani burada benim aslında
sözcüklere değil direk algılarıma
ihtiyaç olduğunu söyler bir diğer
akımımız ise kritisizm
gratisizm ne demektir kritisizm Tabii ki
de
eleştirel demektir Arkadaşlar neden
eleştirel olduğunu şimdi hemen Size
söyleyeceğim ne Akıl ne Dene tek başına
bilgi edinme de yeterli değildir
rasyonel hisler ne demişti benim için
akıl önemli demişti empiristler ne
demişti benim için dene önemli demişti
Peki kritisizi mi savunanlar yani
eleştiriciler ne diyecek ne Akıl ne
demek tek başına Bilgi edinmede yeterli
değildir kritisizm düşünürleri bilgiye
düalist bir açıdan ikinci açıdan
yaklaşacak ve buna bilgi eşittir deney
artı akıldır diyecek bilginin Deney ve
aklın birleşmesinden ortaya geldiğini
söyleyecekler burada karşımıza çıkan
zaten en önemli temsilcisi Kant olacak
Kant ne demiş deneycilik ve rasyonalizm
akımlarını ben sentezleyeceğim demiş Ve
bunun sonucunda da bilginin mirana
gelebilmesi için deneye kadar akla da
ihtiyaç duyacağım deneyi bilginin
hammaddesi yapacağım Akıllısı onu
işleyecek makine gibi fabrika gibi
işleyecek ve duyu verilerimizle
dışarıdan Almış olduğumuz bilgiler akıl
yoluyla işlenerek bilgiye çevrilecek
aslında burada dönem bir çark olduğunu
düşünün bilgiyi aldınız bilgiyi
deneyiniz sonrasında aklınız onu
dönüştürdü işledi ve bilgiye çevirdi
deneyle gelen hapiste öyle algı aklın
atriori kavramı ve kategorileriyle
işlenerek bilgi olur diyor kan akıyor ne
demektir diye soracaksınız tabii ki
akrep lehimlenmemiş bilgi Yani aslında
doğuştan gelmiş apostroit Bilgi nedir
deneyimlenmiş bilgi Bu ikisi birleşince
Kant için ne çıkıyor ortaya Bilgi
çıkıyor arkadaşlar hemen sonraki
akımımıza bakalım entüisyonizm Burada
gördüğünüz gibi zaten bir kalp var onun
içinde de bir göz var yani bize bu neyi
andıracak sezgiciliği andıracak
arkadaşlar sezgicilik gazel ve berkson
en büyük iki temsilcisi sezgiciliği
bilgiyi diyecekler ki kaza ile Ben Sezgi
kavramını alacağım tasavvufa dayanacağım
Çünkü duyular yanıltıcı akıl
çelişkilerle dolu ben eğer bunların
içinden bilgiyi üretmeye çalışırsam İşin
içinden çıkamam diyecek Bu nedenle de
Bilgin özünü alamam diyecek Peki ben
nasıl bilgiye ulaşabileceğim gaz halin
ne diyecek buna doğru bilgiye yalnızca
inanç ile ulaşabilirim iman ile
ulaşabilirim Yani ben sezdiklerimle
ulaşabilirim diyecek doğru bilgiye
imanın kaynağı ise kalptir diyecek Kalp
nedir peki gazalliğe göre kalp sezgisel
bir güç taşı ve Kalp Gözü ile bakmak
demek gerçekliği sezgiyle kavramak
demektir diyecek yani Gazali kalp
gözüyle bakarak bilgiye ulaşmaya
sezgileriyle ilgili ulaşmaya çalışacak
belki son ne diyecek belki son
endüstrinizim yani sezgicilik akımının
kurucusu ve diyor ki bilimin asıl bilgi
kaynağı olduğunu ben reddediyorum ben
deneyeyi asla kabul edemem bilginin asıl
kaynağı olarak diyecek yalnızca diyecek
zeka ile bilgiye de ulaşamam diyecek
içgüdüler ile bilgiye ulaşabilirim
diyecek yani neye dayanacak belki sonun
anlayışı da sonuçta bizim için önemli
olan sezgicilik akımına dayanacak diğer
bir akımımız pozitivizm pozitivizm
deyince aklımıza ne gelecek arkadaşlar
tabii ki de olguculuk gelecek olguculuk
ne demek peki
direkt karşımıza çıkan İlk filozof doğru
bilgi diyecek bilimsel bilgidir yani
olgularım bilgisidir Diyecek olgu Deney
ve gözlemin konusu olan olaylardır
Örneğin Yağmur bir olgudur Çünkü ben
gözümle görebiliyorum bu bilimsel bir
bilgi hepimiz için aynı deney ve gözlem
yapılabiliyor ve komut bunları 3 Hal
Yasası Toplumsal olarak toplumsal bir
tarihte Açıklıyor diyor ki bilginin 3
evresi vardır ve bu üç evreden
geçmelidir nedir bu üç çevre teoloji
çevre yani cinsel evre diğer bir
evrenedir metafiziki çevre yani ruhtur
zamandır gibi fizik ötesi kavramların
bulunduğu evre diğer bir evremiz ise
pozitif evre yani nedir pozitif bilimsel
evredir bunlar bir süreçtir ama bize en
doğru bilgiyi ne verir Tabii ki de
bilimsel bilgi verir diyecek komple bize
hemen sonraki
akımımıza bakıyoruz pragmatizm Evet
pragmatizm kelime anlamı olarak nedir
biliyor musunuz
faydacılıktır Ben bir şeyden yarar
sağlıyorsam benim için bir fayda
sağlıyorsa O benim için doğru olan
bilgidir bilgi benim için yararlı olacak
Burada zaten ondan bahsediyor doğru
bilgi eylemin sonunda aranacak Eğer
eylemler sonucunda insana fayda
sağlıyorsa bu bilgi doğru sağlamıyorsa
yanlıştır bilimlerin sağladığı bilgi
bizi doğaya Egemen olmaya götürdüğü için
doğrudur dini bilgiler de bize iç huzur
verdiği sürece Doğrudur bakın burada
bilgiyi dini bilimsel felsefi diye
ayırmıyor diyor ki benim için doğru
bilgi benim için yararlı olan bilgidir
türü ne olursa olsun bana bir yarar
sağlıyorsa benim için Bu bilgiye
Doğrudur diyor ve insan yaşamını
bilginin değil bilgiyi insan Yaşamının
hizmetinde olduğuna bakıyor Yani aslında
bilgi bize hizmet ediyor ve biz Ondan
yarar sağlıyoruz Peki kim bakalım
temsilcileri William James Ve tabii ki
de John dewei Arkadaşlar bu iki önemli
ismi sakın unutmayın pragmatizmde ön
plana çıkıyor diğer bir akımımız
Analitik felsefe Evet arenatik Felsefe
nedir Aleyna Tilki'nin kelime anlamını
biliyorsunuzdur zaten Analitik demek
çözümleyici demektir çözümleyici
çözümleyici nedir çözümleyici demek
felsefenin görevi Dildeki kavramları
çözümlemektir Analitik deyince aklınıza
direkt dil gelecek ve bu dil
çözümlemelerini yapmak gelecek felsefe
önce dil çözümlerini yaparak doğru
bilgiye ulaşabilir diyecek bize with
gençler felsefedeki problemlerin çoğu
Dildeki çok anlamlılıktan kaynaklanır
bunu ortadan kaldırmak için bilimin
önermeleri sembolik mantık diline
dönüştürülmelidir Böylece herkes aynı
şeyi anlar vinç geçti mi bize der ki
eğer bir dil bize aynı şeyi anlatıyorsa
hepimiz için farklı değilse
bizim için daha kolay anlaşılabilir bir
felsefi metine dönüşecek ve biz
felsefeyi daha iyi kavrayabilecekler bu
görüşü benimseyen filozoflar dil analizi
için sembolik mantığı kullanırlar yani
mantığı kullanarak Aslında felsefeyi dil
çözümlemeleri içerisinde ele alırlar
gelelim en son akımımıza doğru bilgi
mümkündür diyen en son akımımız
fenomenoloji fenomenoloji nedir
fenomenoloji arkadaşlar
görünce bilimidir fenomenoloji
fenomenoloji Özüm bilinebileceğini ileri
süren bir görüş ve fenomen varlıkların
duyulardan arınmış Düşünsel bir
içeriğiydidir mesela burada ne diyor
bize biliyor musunuz Ed mutlu susar özür
dilersek gerçek bilgiye de ulaşabiliriz
diyor Öz nedir peki bir şeyi o şeyi
yapan özelliktir şurada örnek vereceğim
hemen bir nesnenin Öz bilgisine
ulaşabilmek için önce onun özüne ait
olmayan tüm özellikleri ayır gerekir
mesela burada ne demişiz bir kalemin bu
kalemin özüne ulaşmak istiyorsak kalemin
olgusu özelliklerini şekli rengi
ağırlığı Ben buna dedim ki bu birazcık
silindire benziyor Rengi mavi ağırlığı
da 2 gram Mesela bunları bir kenara
bıraktım Ben bilincimde benim için ne
kaldı biliyor musunuz saf öz kaldı kalem
benim için nedir Sadece yazı yazmaya
yarayan araçtır bunu fenomenoloji dile
getirir ve doğru bilgiye sadece bakın Öz
ile ulaşabileceğimizi savunur konu
biterken neleri öğrendik Bilgi
felsefesinin temel kavramlarına göz
attık bilginin oluşum sürecini inceledik
sonrasında özne ve sürece dedik bilginin
oluşum sürecine bilgi türlerine baktık
gündelik felsefi teknik bilgilere baktık
Bilgi felsefesinin temel problemlerine
baktı bu sorular etrafında şekillendi
bilginin doğruluk ölçütlerine artık
uygunluk apaçıklık gibi En sonunda da
doğru bilginin imkanına vardır yoktur
diyen septiklere ve dogmatiklere baktık
Şimdi ise karşımızda ödüllü sorumuz
ödüllü sorumuzun cevaplarını yorumlar
kısmına bekliyorum Arkadaşlar Kendinize
çok iyi bakın hoşça kalın
[Müzik]

Tonguç akademi'den Herkese merhaba
arkadaşlar bugünkü konumuz ahlak
felsefesi bizler için çok önemli bir
konu hazırsak Hemen başlayalım
bakalım ahlak felsefesinde hangi
konuları göreceğiz hangi konulara
değineceğiz arkadaşlar hemen incelemeye
başlayalım ahlak ve ahlak felsefesi yani
Etik nedir hemen burada etiğin Altını
çiziyorum Çünkü ahlak felsefesinin diğer
ismi etik olarak geçiyor diğer konumuza
bakıyoruz ahlak felsefesinin temel
kavramları ve sorunlarını inceleyeceğiz
sonrasında ahlaki eylemin amacı nedir
diye Bakacağız sonrasında insan
davranışlarında Özgür müdür diyeceğiz
yani ahlak felsefesini yavaş yavaş
Aslında açmaya başlayacağız sonrasında
diğer bir sorumuz olarak evrensel ahlak
yasası mümkün müdür diyeceğiz
filozoflarımız bunu soracak ve
diyecekler ki evrensel ahlak yasası
mümkündür sonrasında ise evrensel ahlak
yasası mümkün değildir diyecekler Yani
filozoflarımız aslında burada bir görüş
ayrılığına düşecekler ve biz de bunları
hep beraber inceleyeceğiz hemen bir
bakalım Ahlak nedir hemen bir düşünelim
acaba Ahlak ne olabilir ahlak bireylerin
toplumsal hayattaki ilişkilerini
düzenleyen kurallar bakın karşımıza ilk
olarak ne çıktı kurallar çıktı
sonrasında normlar ve değerler bütünü
olarak ahlak bizim karşımıza çıkacak bu
anlamıyla ahlak felsefeden bağımsız
olarak her toplumda belli derecelerde
var olan davranış kuralları olarak
karşımıza çıkacak arkadaşlar ahlakı
böyle tanımlayacağız Peki sonrasında
ahlak felsefesi yani Etik nedir
diyeceğiz bakın ilk başta da demiştik ki
ahlak felsefesinin diğer adı etiktir
demiştik hemen bir bakalım etin temel
anlamı neymiş temel ahlaki kavramları ve
ahlaki yargıların niteliğini ahlaki
davranışın nasıl oluştuğunu ve
amaçlarını insan davranışlarının
dayandıkları temelleri iyi ve kötü
eylemlerin nedenlerini inceliyormuş
bakın ne yapıyormuşuz ahlakta kurallara
bakıyorduk normlara bak değerler
bütünlerini inceliyorduk ama yani Ahlak
felsefesinde etikte ne yapıyormuşuz Biz
Bu kuralların nasıl oluştuğuna
bakıyormuşuz amaçlarına bakıyormuşuz ve
bunların nedenlerini hep beraber
inceliyormuşuz yani biz ne yapmış
oluyoruz felsefe yapmış oluyoruz burada
kocaman bir yıldız koymuşum ahlak
felsefesi incelemeleri ideal olana
olgusal olandan daha çok yönelir yani
biz ideal olana yani manevi olana maddi
olandan daha çok yönerek ne yapacağız
ahlak felsefesi yani ete yöneleceğiz
hemen bir bakalım karşımıza ne çıktı
ahlak felsefesinin temel kavramları
burada bir boşluk bırakmışız buradan ne
diyeceğiz yani etiğin temel kavramlarını
hep beraber bir inceleyelim hemen burada
tık atıp geçmemek için böyle kısaca bir
açıklamak istiyorum ahlaki karar ve
davranış ne demektir hocam diye
sorarsanız ahlaka uygun verilmiş kararı
Arkadaşlar biz ahlaki karar diyoruz Peki
Normalde biz bunu bir davranışa
çevirirsek Mesela ben yalan
söylememeliyim dersem Bu benim için
ahlaki bir karar olur peki ben ahlaki
bir davranış yapmak istersen ben yalan
söylemediğim zaman bunu bir davranışa
çevirmiş olurum arkadaşlar Peki ahlaki
Yasa nedir ahlaki anlamda uygun olan
yani kabul görmüş kurallar bütününe Biz
ahlak yasaları diyoruz Peki sorumluluk
ve ödevi ne olarak açıklıyoruz
sorumluluk bizim yani bireylerin
eylemlerimizin sonuçlarını üstlenmemiz
Yani bunu Aslında göze almamız olarak
karşıya çıkıyor Peki ödev ne olarak
karşımıza çıkıyor arkadaşlar bizim
yapmamızın zorunlu olduğu şeyler olarak
karşımıza çıkıyor diyebiliriz Peki
Erdem'e bakalım Erdem ise bizim Aslında
ahlakta iyi sisteme yani iyi istenç
olarak karşımıza çıkıyor diyebiliriz
özgürlük de bildiğiniz gibi bizim
Aslında baskı altında olmadan yaptığımız
şeyler olarak karşımıza çıkacak
diyebilirim hemen iadeye bakalım irade
neydi peki harekete geçme gücümüz ve
yeteneğimiz arkadaşlar irade olarak
karşımıza çıkıyordu hemen bir mutluluğu
düşünelim yani Mutluluk bizim bildiğimiz
gibi iç huzur olarak karşımıza çıkacak
Vicdan Vicdan bildiğinizi düşünüyorum
Tabii ki de bizim iç mahkememiz Yani iç
muhakememiz olarak karşımıza çıkacak iyi
ve kötüyü Peki biz ne olarak
isimlendireceğiz arkadaşlar buna kocaman
bir yıldız koyacağım Çünkü ahlaki
davranışlarımızla filozoflar en çok iyi
ve kötü davranışlarımızı ahlak
felsefesinde değerlendiriyorlar iyi ve
kötüyü Biz ne olur iki isimlendiriyoruz
ya da ne olarak tanımlıyoruz iyi ahlaki
anlamda yapılması uygun olarak karşımıza
çıkarken kötü ahlaki anlamda yapılması
uygun olmayan yani
bilinmeyen normal hayatımızdan da
Bunlara örnekler verebilirsiniz Mesela
bir insana yardım etmek iyi bir
davranışken kötü bir davranış olarak
hırsızlık yapmak olmayı düşünebilirsiniz
mesela ahlaki eylem ve değere bakalım en
son olarak da ahlaki Eylem ahlaki
değerleri uygun olarak yapılan
eylemlerimiz arkadaşlar Aslında
baktığınız zaman zaten isimleri
kendilerinin karşılığını veriyor ama biz
yine de tanımlarına bakalım istedim Peki
ahlaki Değer ne oluyor iyi ya da kötü
olarak ortaya çıkan değerlerimiz olarak
karşıya çıkıyor diyebiliriz hemen
geçelim sonraki slaytımıza ahlak
felsefesinin temel sorunlarına bir
bakalım ahlak felsefesinde neler
tartışılıyor acaba bu filozoflarımız
kendi aralarında Neyi tartışıyorlar
ahlak deyince akıllarına neler geliyor
hemen bir bakalım İnsan eylemlerinin bir
amacı var mıdır diyorlar bunu
düşünüyorlar ve Diyorlar ki biz bunu
ahlak fel sizinle konuşacağız diyorlar
sonrasında diyorlar ki toplumca
benimsenen ve bireye yaptırılmak istenen
Eylem biçimleri Gerçekten iyi midir
acaba diyorlar bunun diyorlar bize iyi
bir faydası var mıdır yoksa acaba
toplumca benimsediğimiz ve bize
yaptırılmak istenen şeyler kötü de
olabilir mi diye düşünüyorlar Sonrasında
bütün insanların benimseyeceği acaba bu
boşluğa ne gelebilir arkadaşlar evrensel
bir ahlak yasası var mıdır diye
kendilerine soruyorlar ve kendi
aralarında tartışıyorlar sonrasında
zaten bunu detaylıca inceleyeceğiz
sonrasında bakalım Neyi soruyor
filozoflar ahlak yargısını öteki
yargılardan ayıran nitelikler nelerdir
diyorlar yani estetikten ayıran
nitelikler nelerdir dinden ayıran
nitelikler nelerdir bunları kendi
aralarında inceliyorlar hemen diğer bir
sorunumuza bakalım insanın doğası
ahlaklı olmasına elverişli midir Yani
bizim doğamızda ahlaklı olmak gibi bir
kavram var mıdır yoksa ahlak sonradan
oluşmuş bir kavram mıdır diye
kendilerine soruyorlar hemen son
sorunumuza bakalım ve sorumuza da
bakalım Aslında buradaki tüm sorunlar
arkadaşlar ahlak felsefesinin sorularını
da oluşturur diyebiliriz insan ahlaki
eylemde bulunurken Özgür müdür diyorlar
buna hemen kocaman bir yıldız atıyorum
bakın burada kahverengi ile yazdığım
Aslında sorunlar bizim en çok
tartıştığımız filozoflarımızın en çok
tartıştığı konular olarak karşımıza
çıkacak hemen bakalım sonraki slaytımıza
geldik bir temel sorunumuz ahlaki
eylemin amacı nedir bakalım
filozoflarımız ne demiş Sokrates demiş
ki ahlaki eylemin amacı Mutlu olmaktır
demiş ben bir ahlaki eylemi yaparken
mutlu olmak için yaparım demiş Benim
amacım mutlu olmak demiş Aristoteles ne
demiş ben bir ahlaki eylemi yaparken
amacı erdemli ve Mutlu olmaktır demiş ek
olarak erdemliliği eklemiş Aristoteles
Peki Platon ne demiş Yiğidi Aslında
bilmektir demiş bakın Sokrates
varistotel çok ayrı bir şey söylemiş
burada idealar devreye girecek ve iyi
iddiası devreye girecek o zaman Platon
ahlaki eylemin amacını iyi olarak iyi
iddiası olarak bilecek yani nesneler
dünyasından bunu Aslında ayıracak ve
bizi idealar dünyasına götürecek
diyebiliriz hemen Kant'a bakalım kat ne
demiş benim için ahlaki eylemin amacı
ödevi uygun olarak gerçekleştirilenleri
zaten kant'ta ödev ahlakı karşımıza
çıkacak arkadaşlar ödev ahlakını
birazdan zaten Temelli olarak
açıklayacağız ama ödevi uygun
gerçekleşen yani niyete uygun
gerçekleşen ahlak benim için amaç olarak
bir niyet olarak ahlaki Eylem olarak
karşıma çıkacak diyecek Kant hemen
bakalım diğer filozoflarımız ne demiş
ahlaki eylemin amacını acıdan kaçıp haz
yakın Olmaktır Kim diyor bakın bunu
Burada gördüğünüz gibi hazcı bir
karikatür var sanki değil mi
epikiroz ve aristipos diyor ilk Çağlar
Hım bakın buraya bir boşluk bırakmışım
Yani bu aslında bize hedonizmi
hatırlatacak hedonizm bize acıdan kaçıp
hazla yakın olmayı yani hazcılığı
hatırlatacak Benim amacım Eğer acıdan
kaçmak ve hazza yakın olmaksa Ben ahlaki
eylemimin amacını hazcılık olarak
tanımlanır ve sonraki hemen filozofumuza
bakıyoruz Farabi ne diyor yaradan'ı
bilmek benim için ahlaki eylemin
amacıdır diyor sonraki filozofumuz ne
diyor bentım yerel ve fayda sağlamasıdır
Burada hemen bir dipnotu açalım
toplumsal Eğer bir fayda ve yarar
sağlıyorsa benim için Ahlak O zaman
benim için bir ahlaki eylemin amacını
güdüyordur demek istiyor yani yarar ve
fayda toplumsal bir amaç gidiyorsa
bentım için ahlaki eylemin amacı bizim
için gerçekleşmiş oluyor arkadaşlar
hemen geldik sonraki sorunumuza insan
davranışlarında Özgür müdür bunu
filozoflarımız soruyorlar ve sonrasında
akımlar teker teker ortaya çıkıyor
özgürlük ve sorumluluk burada
inceleyeceğiz bir de terminizm yani
belirlenimcilik buna hemen bir yıldız
atalım sınavlarda da karşınıza çıkabilir
Onun için önemli Peki neymiş Hocam bu
determinizm diye sorarsanız insanın
ahlaki eylemlerinde Özgür acaba olması
mı olmaması mı Tabii ki de arkadaşlar
insanın ahlaki eylemlerinde Özgür
olmaması insanın ahlaki eylemlerinin
diğer insanlar toplum Doğa koşulları
gibi kendisi dışındaki bir ilke
tarafından önceden belirlendiğini
savunan görüştür bakın ne demişiz toplum
Doğa koşulları gibi kendisi dışındaki
bir ilke tarafından önceden belirleniyor
Eğer ben bunu önceden belirliyorsam
Zaten ben ahlaki eylemlerimde Özgür
değilimdir Onun için hemen ikinci
maddeye bakacağım kişilerin ahlaki
seçimleri daha önce yaşadıkları olaylara
ruhsal ve fiziksel faktörlere bağlıdır
yani ben bunu Aslında geçmişimden
getiriyorum geçmişimden getirdiğim için
ahlaki seçimlerimde bakın gördüğünüz
gibi bir yön ve diğer bir yön yok Tek
yön ya da Tek yön ben Özgür değilim
ahlaki seçimlerimde son maddemize
bakalım insan eylemlerinde özgürce seçim
yapamadığı için eylemlerinden de sorumlu
değildir E ben ne yapıyorum özgürce
seçim zaten yapamıyorum çünkü ben
aslında toplum tarafından Doğa koşulları
tarafından yani Kendim dışı bir kurum ya
da kuruluş tarafından da olabilir bu Ben
zaten belirleniyorum ve özgürce Seçim
yapamıyorum O zaman ben eylemlerimden de
sorumlu değilim arkadaşım diyorum ve
hemen geçiyorum sonraki akıma Ben neyi
soruyordum burada neyi uyguluyordum
unutmayalım ben davranışlarımda Özgür
müyüm bakalım indeterminizin bize ne
diyecek yani belirlenmezcilik bize ne
diyecek bakın burada kocaman bir
özgürlük heykelimiz var bize ne diyecek
Peki özgürlük insan enlemlerinde hiçbir
belirlenmişliğin ve kısıtlamanın
bulunmadığını bakın determinizmin
karşıtı ve bundan dolayı insanın eylem
ve davranışlarında ne olduğunu savunacak
arkadaşlar tabii ki de özgür olduğunu
savunacak özgür olduğunu savunan görüş
bizim için ne olacak
inleterminizm yani belirlenmezcilik
olarak karşımıza çıkacak kişinin ahlaki
seçimlerinin daha önceki fiziksel ve
ruhsal olaylar tarafından
belirlenmediğini savunacak ne demiştim
determinizmi karşısında olan bir akım
demişti Ve diyordu ki artık fiziksel ve
ruhsal olaylar tarafından geçmişimde
yaşanan şeyler beni ırgalamıyor Benim de
diyor umurumda değil diyor Ben diyor
kendi davranış karışımı diyor kendim
belirlerim ve kendi ahlaki davranışımı
aslında diyor kendim belirlediğim için
özgürüm diyor İnsanın aklı sayesinde
mutlak bir seçme özgürlüğüne sahip
olduğunu öne sürer bakın burada ne
diyorum aklım sayesinde Özgür olduğumu
öne sürüyorum ve indeterminizm akımımızı
da böylece tamamlıyoruz geçiyoruz oto
determinizm yani ahlaki özelliklik
anlayışımıza peki burada ne diyeceğiz
eylemlerin belirleyicisinin ve
yönlendiricisinin bireyin kendisi
olduğunu hop burayı çizdim neden
çizdiniz hocam burayı çünkü Eğer
sorularda görürsünüz başka bir yerde
görürsünüz Eğer diyorsa ki insan
davranışlarında yani ahlaki
davranışlarında kendisi belirliyorsa
Eğer bunu ben diyeceksiniz ki;otadan da
aklınıza gelir Hani otobiyografi falan
vardır Ya oto da terminizin kendisi
belirliyorsa kendi davranışlarını yani
özerkliği varsa o zaman bu benim için
ahlak felsefesi görüşlerinden
buna insan eylemlerinin aşkın bir varlık
doğaüstü bir güç yani Tanrı olabilir bu
ya da kader tarafından belirlendiğini Bu
yüzden de insanın eylemlerinde Özgür
olmadığını savunan görüştür bakın ne
diyor bize bizim Aslında Kaderimiz
yazılmıştır Biz aslında bir yaprak
misali oradan oraya zaten savruluyoruz
diyen bir görüş görürseniz bu emin olun
ki fatalizm yani kadercilik ya da
yazgıcılık görüşü olarak karşımıza
çıkacak kişinin geleceği belirlenmiş
olduğu için Özgür iradeden söz
edemezsiniz arkadaşlar Çünkü sizin
Aslında atıyorum sonraki adımınız
belirlenmiştir bu belirlendiği için de
siz Aslında Özgür iradeden
bahsedemezsiniz Bundan dolayı da bu
kadarcilik anlayışı kabul edildiği zaman
insanın ahlaki düşünüşü seçimleri ve
eylemleri tümüyle anlamsızlaşıyor
Dolayısıyla yaptıklarından da ne
arkadaşlar sorumlu değildir Çünkü benim
aslında Kaderim önceden belirlenmiş
yazdım önceden yazılmış Onun için
Yaptıklarımdan da ben sorumlu değilim
Peki hocam bu hangi konuydu benim için
Ahlak felsefesinde ben davranışlarımda
Özgür müyüm Özgür değilim o zaman
fatalizm davranışı ortaya çıkıyor akım
ortaya çıkıyor diyelim ve gelelim
Arkadaşlar en en en önemli konumuza
evrensel ahlak yasası mümkün müdür diye
sormuşuz Peki Buna ne demişler
filozoflarımız Bir taraf demiş ki mümkün
değildir demiş böyle böldüm bir tarafta
demiş ki Tabii ki de mümkündür demiş
mümkün değildir diyen taraf bakalım
neler neler söylemiş haz ahlakı yani
hazcılık hatırlıyor musunuz epikros
vardı aristophos vardı Daha demin
Hazreti bir karikatürümüz vardı hazalakı
hazcılık hedonizm diyecekler ki bizim
için evrensel bir ahlak yasası mümkün
değildir diyecekler sonrasında
faydacılık yani pragmatizm bizim için
diyecekler evrensel bir ahlak yasası
mümkün değildir Çünkü biz ahlakın fayda
tarafı ile ilgileniyoruz bizim için ne
kadar fayda sağlarsa ahlak o kadar
iyidir ama bizim için bu Tabii ki de
bize sağladığı faydadan dolayı genel
geçer bir evrensel ahlak yasasına
ulaşamayız diyecekler bencillik yani
egoizm adından da belli olduğunu göre
nesnel bir evrensel ahlak yasasına
ulaşamayız diyecekler sonrasında ahlaki
anarşizm yani Kural tanımazcılık
karşımıza çıkacak anarşizm zaten her
şeyi her kuralı yok sayan bir anlayış
zaten bunların hepsini Teker teker
açıklayacağız ahlaki nihilizm Yani
hiççilik hiçbir şey yoktur Onun için
ahlaki kurallarda yoktur diyecek
varoluşçuluk ise bizim için özgürlük
esastır varoluşu Özden önce gelir
diyecekler Onun için evrensel ahlak
yasası mümkün değildir Peki mümkündür
diyen filozoflarımız Ne diyecekler Erdem
eti Yani aslında objektif nesnel temelde
açıklayan filozoflarımız var bir de
subjektif yani öznel temelde açıklayan
filozoflarımız var objektif temelde
açıklayan filozoflarımız diyecekler ki
Erdem eti olarak açıklayanlar Sokrates
Platon Farabi gibi büyük filozoflarımız
öne çıkacak ödev ettiği Yani aslında
ödev ahlakı olarak açıklayan bir
filozofumuz var ki çok da ünlüdür bu
ahlak anlayışı Kant karşımıza çıkacak
sonrasında ahlaksal determinizm yani
spinoza karşımıza çıkacak evrensel ahlak
yasası mümkündür diyecekler sonrasında
subjektif yani öznel temelde açıklayan
filozoflarımızda otiizm Peki hocam bu ne
demek diye sorarsanız toplumsal
faydacılık anlayışı karşımıza çıkacak
Yani diyecekler ki en çok fazla en çok
kişiye ulaşan ahlak Bizim için en çok
yarar sağlayan ahlaktır diyecekler
sezgici ahlak felsefesinde ise belki son
karşımıza çıkacak belki son bize diyecek
ki Sezgi bizim için çok önemlidir ahlak
ise sezgiyle ölçüttür ahlakın ölçütü
bizim için sezgidir diyecek arkadaşlar
Evet geldik evrensel ahlak yasası mümkün
değildir diyen filozoflarımıza bakalım
hazcılık yani hedonizm filozoflarımız ne
diyecekler hedonizm anlayışı
filozoflarımız ne diyecekler bu görüşe
göre davranışın sonucunda acının az
fakat vereceği hazın çok olması
davranışın ahlaki olmasını sağlar
diyeceğiz yani Neymiş bizim için acı azı
olacak Fakat vereceği Has çok olacak O
zaman biz ne olacağız arkadaşlar Yani
hedonist bir tarafta olacağız ama ne
diyeceğiz evrensel ahlak yasası bizim
için mümkün değildir diyeceğiz
sonrasında ise haz veren durum kişiye
göre değiştiği için ahlaki değerler ve
ahlaki eylemlerde bireye göre farklılık
gösterebilir diyeceğiz bu durumdan
dolayı evrensel ahlak yasası bizim için
mümkün olmayacak yani haz veren durum
Kişiye göre değişir benim için bu bir
hazdır benim için bu bir hazır Hatta
şuradan örnek verebilirim
Epi Cross için manevi hazlar daha
önemliyken aristipos için maddi hazlar
daha önemlidir mesela onun için bakın 2
filozofta bile değişiyorken evrensel
ahlak yasasında zaten harcadıktan haz
edemeyeyim Çünkü mümkün değildir
diyeceğim hemen bakıyorum tüm canlılar
Has peşinde koşup acıdan kaçarlar bu
bizim için nedir hazcılığı Önemli bir
ilkesidir yıldızımı koydum Has en yüksek
İyidir sorularda gördüm hocam o zaman
direkt yıldızımı attım benim için nedir
hazcılık evrensel ahlak yasası mümkün
değildir diyeceğiz ve temsilci
filozoflarımız kimdi unutmayalım
epikiroz olarak karşımıza çıkacaktı
Hemen bencillik yani diğer adıyla egoizm
Bakalım burada karşımıza neler çıkacak
bu kuramın temel dayanağı bireyin
kendini sevme ve kendini koruma
içgüdüsüdür Aslında bunu biraz
psikolojiden biliyorsunuz diye umuyorum
Çünkü adından da belli olduğu gibi ben
burada ne diyeceğim evrensel ahlak
yasası mümkün değildir Çünkü ben kendimi
seveceğim Kendimi koruyacağım ve ahlakı
böyle tanımlayacağım kişinin benliğini
temele alarak yapılan davranışların
ahlaki bir değere sahip olduğu Fikri
benimsenir Yani ben diyeceğim ki Ben
kralım Ben buyum Ben şöyle iyiyim Ben
böyle iyiyim ama siz benim için
diğerlerisiniz Çünkü ben sevgisi benim
için her şeyden önce gelir bileğin kendi
iyiliğini İlke kabul eden egoist ahlak
felsefesi evrensel ahlak yasasını da
Kabul etmeyecek yani benim için Ahlak
nedir kendi iyiliğimdir kendi ahlaki
eylemlerimde benim için kendi iyiliğime
göre şekillenecektir Peki bizim temsilci
filozofumuz kim diye sorarsanız Tabii ki
de Thomas hobbes olarak karşımıza
çıkacağız ve diyecek ki ben sevgisi
diyecek Her şeyden önce gelir diyecek ve
hemen geçiyorum sonraki evrensel ahlak
yasası mümkün değildir diyen bir başka
akıma faydacılık yani
pragmatizm anlayışı burada karşımıza
çıkacak peki burada filozoflarımız ne
diyecekler hemen bir bakalım ahlaki
değer davranışın sonucunda ortaya çıkan
fayda ve zarara göre belirlenir bakın
Burada hemen anahtar kelimemizi cebimize
aldık fayda ve zarar Hayatta en değerli
Eylem kişiye iyilik ve yarar veren
eylemlerdir yani benim için fayda ön
planda kötü değil veya zarara neden olan
eylemler ahlaki değildir diyeceğiz
evrensel ahlak yasasının değerinin
olmadığını ileri sürmesi bakımından
göreceliği savunur Bakın arkadaşlar
lütfen faydacılığı diğer bir faydacılık
anlayışıyla karıştırmayın Bir de ne
vardı uçuliterizm Vardı toplumcu ama
neydi toplumcu faydacı anlayış vardı o
neydi evrensel ahlak yasası mümkündür
diyenlerdi Bunlar neydi evrensel ahlak
yasası mümkün değildir yani faydacılık
pragmatizm Çünkü burada karşımıza ne
çıkacak bireysel bir faydacılık anlayışı
karşımıza çıkacak temsilcileri de kimdi
William James ve John deway bizim için
ne diyecekler bizim için ahlaki değer
iyilik ve yarar veren eylemlerdir
diyecekler Ama bakın neye ahlaki
değildir diyecekler kötülüğe veya zarara
neden olan eylemleri de ahlaki olarak
kabul etmiyoruz diyecek hemen ahlaki
anarşizme bakalım diğer adı nedir hocam
diye sorarsanız Tabii ki de kural
tanımazcılık olarak karşımıza çıkacak
normal hayatta da eminim ki anarşizmi
biliyorsunuz bireyi temel alan temel
alan anarşist ahlak felsefesi devlet ve
yasalar olmadan insanların daha iyi
yaşayabileceğini öne sürüyorlar ne diyor
bakın bu ahlak felsefesinde devlet ve
yasalar olmasın diyorlar lütfen diyorlar
ahlak diye bir şey olmasın çünkü
diyorlar Biz diyorlar insan
davranışlarını ve özgürlüğünü
kısıtladığına inanıyoruz devletin de
yasalarında bizi kısıtladığına
inanıyoruz Onun için biz buna karşı
çıkacağız ve bunun yıkılması gerektiğini
düşünüyoruz diyecekler yani ahlakı
lütfen diyecekler bizim için yok edin
diyecekler anarşistlere göre ahlak
insanları daha kolay yönetmek için
uydurulmuş kurallar yığınıdır arkadaşlar
Çünkü böyle düşünürler ve evrensel ahlak
yasalarının da mümkün olmadığını
düşünürler anarşistler hemen geçiyorum
ahlaki nihilizme nihilizmle karşıma kim
çıkacak normal bildiğiniz nihilizmin bir
de ahlaki
burada diğer adımız olarak Tabii ki de
hiççiliği hemen yazalım Trend Nietzsche
çıkacak ve diyecek ki bütün ahlaki
değerlere karşı çıkacağım ben diyecek
Çünkü aslında niete ahlakı tamamen yok
olan bir şey olarak görür ve yıkılmasını
da ister ama lütfen Anar sizinle
karıştırmayın Çünkü niteler ki aklı
değil iradeyi toplumu değil bireyi Ben
Üstün tutmalıyım der Çünkü aslında Nike
için akıl da önemli değildir Onun için
sadece birey üstündür arkadaşlar ve
friendniçe'ye göre birey Evrensel ahlaki
değerleri yok sayarak kendi ahlaki
değerlerin oluşturulmalıdır Bunu sakın
unutmayın Ben kendi ahlaki değerlerimi
oluşturursam ne olur biliyor musunuz
hemen sonraki maddemizde gizli bu ahlak
sistemleri insanın zayıflığına dayanan
köle ahlakıdır Ben ahlakı uyarsam ahlak
sistemlerini uyarsa Ben Köle olurum Yani
köle ahlakını yerim der Oysa insan
kuvvet iradesiyle Yani aslında gücüyle
der bir üst İnsan üst insan oluşturmalı
Yani bir üst insan yaratmalı ve böylece
Efendi ahlakını ve değerlerini gücüyle
oluşturmalıdır der Yani aslında
baktığınız zaman nihilizmin anlayışında
frend niçin ortaya çıkacak ve diyecek ki
siz köle ahlakından kurtulun kendinize
üst insan imajı yaratın ve bunu da
Efendi ahlakıyla sağlayın ama lütfen
ahlaki değerleri topluma göre değil
kendi iradenize göre ve bireysel
anlayışa göre yapın diyecek ve geliyorum
evrensel ahlak yasası mümkün değildir
diyen son akımı yani varoluşçuluk akımı
mı diğer bir adıyla nedir hocam diye
sorarsanız Tabii ki de
egzersizim olarak karşıma çıkacak
arkadaşlar peki burada kim çıkıyor
karşıma temsilci filozof olarak Tabii ki
de Can Paul sertlere çıkacak Peki en
önemli
Tabii ki de varoluş Özden önce gelir bu
akıma göre birey ahlaki değerlerini
kendi Özgür seçimleriyle
oluşturulmalıdır Yani aslında karşınızda
özgürcülü anlayışı olarak da karşınıza
çıkar buraya bunu da not alalım çünkü
varoluşçuluk değil de özgürculuk olarak
da karşınıza çıkarsa şaşırmayın insan
eylemlerini insanın özüne ait iyi kötü
değerleri belirlemez diyecek canpolate
ve diyecek ki tersine insanın özgürce
yaptığı eylemlerle insan ahlaki
değerlerini kendisi yaratır diyecek
Bundan dolayı evrensel ahlak yasası
yoktur birey kendi ahlak yasasını kendi
belirlemeli diyecek Yani ben Özgür
irademle Eğer kendi var oluşumla Kendi
ahlak yasamı belirlersem ben jampa o
sert'e göre doğru yoldayımdır ve bunun
için de evrensel ahlak yasası mümkün
değildir görüşünü savunuyorumdur
arkadaşlar lütfen unutmayın ve böylece
bitirdik evrensel ahlak yasası mümkün
değildir diyen filozoflarımızı ve geldik
evrensel ahlak yasasının mümkünlüğünü
savunan filozoflarımıza Peki demiştik ki
hem subjektif alandı savunan
filozoflarımız var hem de objektif ilk
gruba Bir bakalım subjektif alanda yani
öznel alanda açıklayan filozoflarımız
bakalım ne diyecekler evrensel ahlak
yasasına
utiliizm yani toplumsal faydacı ahlak
anlayışına hemen bir bakalım bireysel
çıkarlar yerine Acaba hangi çıkarı temel
alıyorlardı bakın neydi pragmatist
anlayışta bireysel çıkardı burada ne var
peki toplumun çıkarı ön plana çıkacak
peki burada ne diyecek filozoflarımız
ahlaki eylemin ölçütü çok sayıda insana
ben çok sayıda insana ne kadar çok
insana Eğer fayda ve yarar sağlarsam
Yani en çok sayıda bireye fayda
sağlarsan ben o eylemi ahlaki eylemi
çevirebilirim diyecekler peki
temsilcileri kim Tabii ki de bentim ve
John Star mil olarak karşımıza çıkacak
Bunu sakın unutmayın Bu bizim toplumsal
faydacı ahlak anlayışımız ahlakın ölçütü
neymiş Arkadaşlar en çok sayıda bireye
fayda sağlamakmış kocaman bir
yıldızımızı attık Sezgi yani
entüisyonist ahlak anlayışına Bakalım
burada karşımıza kim çıkacak temsilci
olarak bel kısmının çıkacak Peki ne
diyecek baksın sezgilere dayanan Eylem
ahlaklıdır diyecek bakın Adı üstünde
sezgiciydi zaten Sezgi benim için önemli
insan Neyin iyi neyin kötü olduğuna
ancak sezgiyle kavrayabilir bakın
karşınıza sürekli iyi ve kötü çıkıyor
iyi ve kötü ahlak felsefesinin
kavramlarıdır bunu da unutmayalım belki
kızın tezgahı ile ilgili görüşünü kendi
Sezgin'e o ki hem kendin hem de başkası
için iyi olanı yapmış olasın şeklinde
dile getirir burada Az ve öz olarak
zaten
temel fikrini açıklamış Belkıs'ın yani
Sezgi ahlakı benim için aslında sezgici
ahlak ahlakın ölçütü Ben Sezgin ile
ahlaki eylemlerime davranışlarımı ne
kadar yön verirsem o kadar Erdemli
olurum ve o kadar da evrensel ahlak
yasasını gerçekleşmiş ve mümkün kılmış
diyeceğim Henry backson için hemen
geçiyorum evrensel ahlak yasasının
varlığını objektif yani nesnel temelde
açıklayan filozoflarımı Bunlar kimdi
Erdem etiyle açıklayan filozoflarımda
nesnel olarak nasıl açıklamışlar hemen
bir bakalım Sokrates ne diyecek benim
büyük filozoflarımdan ahlaki eylemin
amacı mutlulukmuş Peki kaynağı neyde
hemen hatırlayalım bakın amaçlarında ne
diyordu Sokrates mutluluktu diyordu
benim için ahlaki eylemin amacı Peki
kaynağım ne arkadaşlar tabii ki de bilgi
Sokrates için bilgi çok önemlidir ve
rasyonalist bir filozoftur bunun da
unutmayalım geçmiş konular için bilgi
İnsanı doğru eyleme Bilgisizlik de
yanlış eyleme götürür diyecek bakın
ahlakı gördüğünüz gibi bilgiyle
Açıklıyor hem mutlulukla hem bilgiyle
Açıklıyor O halde ahlaklılık uygun
eğitimli ortaya çıkartılıp kazandırırlar
yani burada aklımıza ne gelecek
Sokrates'in doğurtma yöntemi aklımıza
gelecek doğurtma yöntemini bakın Burada
da uyguluyor ahlaklılık diyor uygun
eğitimi ortaya çıkartılıp kazandırabilir
diyor ahlaklılık bir bilgi ise
ahlaksızlık da bir bilgisizliktir diyor
Sokrates erdemetini böyle Açıklıyor Peki
Platon ne diyor Amaç ne demişti bizim
için ahlaklı Eylem demiştik iyi
iddiasına uygun demişti değil mi Çünkü
ben iddialara uygun bir eylem
gerçekleştiriyorsam Ama iyi de aslında
uygun bir eylem gerçekleştiriyorsan Ben
aslında ahlaklı bir eylem
gerçekleştiriyorumdur platona göre bir
eylemin iyi ya da kötü olması iyi de
uygun olup olmadığına bağlıdır diyor
Platon insan yaşadığı dünyaya bakarak
ahlaklı davranışlarda bulunamaz hocam
burada sanki mümkün değildir gibi
konuşuyor evrensel ahlak yasası
diyeceksiniz ama Neden Çünkü burada
nesneler dünyasından bahsediyor ama
normalde Platon ahlakı nerede
açıklıyordu iddialar dünyasına
açıklıyordu lütfen aklınız karışmasın
Platon evrensel ahlak yasasının
varlığını ve mümkünlüğünü kabul eden bir
filozoftur mutlak ahlaki değerler
iddialar dünyasındadır erdemleri ve
değerlerin ne olduğunu akıl yoluyla
iddiaları bilmeye çalışarak elde ederiz
bakın Burada yine akıl ön plana çıktı
platonda da yani Platon deyince aklımıza
iyiydi nasıl gelecekmiş Farabi'ye
Bakıyorum hemen ahlaklı Eylem bilgiye ve
yaratıcının kurallarına uygun olan
eylemdir Farabi ne diyormuş Demek ki hem
bilgiye bakacağım ahlaki eylem için
Erdem için ve yaratıcının kurallarına
uygun olarak davranacağım diyecek akıl
bir eylemin iyi ya da kötü olduğuna
karar verebilir diyecek Farabi yani
aklımla Hem iyi hem de kötü davranışta
bulunabilirim Ama akıl beni daha çok
iyiye yönlendirir diyecek İnsan iradesi
seçme gücüne sahiptir ve böylece de iyi
seçebilir diyecek Farabi bizim için
hemen geldim ödev etine bakalım Kant ne
diyecek Kant herkes için aynı değere
sahip ahlak yasasını oluşturmaya
çalışmıştır Buna göre herkes için aynı
değişmeyen sisteme iyi niyet bakın
burada niyeti hemen yıldızladım ve ahlak
yasası hemen burada ahlak yasasında
yıldızladım Çünkü Kant'ın ön plana çıkan
üç kavramı ve dördü de hemen
yıldızlıyorum ödevler akıllı varlık
olmamızdan kaynaklanır kan hazcılar ve
faydacılardan farklı olarak ahlaklılığın
özünü yapmış olduğumuz eylemin sonucunda
değil kişinin taşıdığı niyetinde bulur
arkadaşlar eğer bana deseydiniz ki hocam
ödev ahlakını bir cümlede açıklayın
Kesinlikle burada açıklardım Çünkü Kant
ahlaklılığın özünün yapmış olduğumuz
eylemin sonucunda değil kişinin taşıdığı
niyetinde bulur sorularda görürseniz
Kant'ın ödev ahlakı anlayışıdır
diyebilirsiniz insan otonom bir
varlıktır o kendi yasasını kendisi koyar
ve kendi koyduğu yasaya itaat etmesi de
onun özgürlüğüdür diye düşünür Kant O
halde kanta göre ahlak yasasının kaynağı
kimdir arkadaşlar tabii ki de insanın
kendisidir diyeceğiz Peki Kant'ın ödev
ahlakında ahlaki davranışta temel
ilkemiz neymiş arkadaşlar niyetimiz ve
ödevimizdir Bakın bu örneği hep verirler
Ama mesela trafik ışığında hatırlayın
trafik ışığında kimse olmadığında
atıyorum kameralar bizi çekmediğinde
radara yakalanmadığımızda kimseden
korkusu olmadan geçen insanın ahlakı
neydi bizim için o zaman bunu bir
Menfaat için yaptığı zaman bu bizim için
iyi ahlak olmuyordu ama bunu kendi iyi
niyet için yaptığı zaman işte o zaman bu
ödev ahlakına giriyordu Kant için lütfen
Bunu unutmayın diyorum ve hemen
geçiyorum ahlaksal determinizmi bakalım
ahlaki deternizme göre tanrının zorunlu
buyruklarını uyulması gereklidir
arkadaşlar doğayı uygun Eylem ahlaklı
eylemdir spinoza'ya göre insan tutkular
ve düşünceler ikileme içinde yaşar
ahlakın ödevi düşünce ile tutkuları
yenmektir der ahlaksal determinizin de
spinoza insan özgürlüğe yalnız bilgiyle
ulaşabilir insanın uyanacağı ahlak
yasası bilgisini edindiği Tanrı'nın
yasasıdır dersi pinoza yani spinoza'da
öne çıkan düşünceler aslında Hem doğadır
hem de tanrının yasasıdır Yani ben
ahlakı tanrıyı bilmek olarak yani
tanrının zorunlu buyruklarına uyulması
gerekli olarak açıklarım ahlaksa
determinizde yasaya uygun olan İyidir
arkadaşlar yasaya kırığı olan kötüdür
Tabii ki de bu da ahlak felsefemizin
önemli bir konusu spinoza'ya göre bilmek
nedir arkadaşlar tabii ki de tanrıyı
bilmek olarak karşımıza çıkar lütfen
bunu da unutmayın hemen geçiyorum konu
biterken biz neleri işledik neleri
gördük ahlak ve ahlak felsefesi Etik
nedir dedik baktık hemen kavramlarımızı
ahlak felsefesinin temel kavramlarına
baktık sorunlarına baktık karşımıza
hangi sorunlar daha çok çıktı bunları
inceledik ahlaki eylemin amacı nedir
dedik filozoflarımız Neler demiş bunları
inceledik insan davranışlarında Özgür
müdür dedik yine terminesine baktık
determinizme baktık fatalizime baktık
evrensel ahlak yasası mümkün müdür dedik
mümkün değildir diyenler oldu mümkündür
diyenler oldu Bunları detaylıca
inceledik ve hemen geçiyorum ekranda
ödüllü sorumuz var arkadaşlar cevapları
yoruma bekliyorum Kendinize çok iyi
bakın hoş ça kalın
[Müzik]

Eee, kıta felsefesi daha ziyade
Avrupa'nın kıta bölgesinde
geliştirildiği için coğrafi bir isme kon
olmuş bir felsefe. Kıta felsefesi mesel
dil üzerinden, dilin yorumu üzerinden
böyle hermonetik anlam yorum bilim
üzerinden ele alan, edebiyatı felsefenin
baş taci eden bir akım. Analitik felsefe
daha yine yüzeysel anlatımıyla dili
analiz etme üzerinden matematiği
kullanan, mantığı temele alan eee ve
bilimlerle kendi felsefi birikimini
mezcetmeye çalışan bir ekol. İslam
felsefe geleneği ise eee bütün bunlardan
ari olarak İslam medeniyetinin felsefe
birikimini devam ettirme üzerine inşa
edilen bir felsefe. Eee hem bilimleri
kuşatır hem edebiyatı kuşatır. Fakat
orada asıl merkezde olan şey İslam
medeniyetinin birikimini tevars etmiş
olmaktır.

Hım.
&gt;&gt; Açıkçası
eee pek istekli gelmedim. Ali biliyor
beni aradığım
yani artık çok zaman çok konuşuyorum.
Her yer taraftar konuşuyorum ama
kıramadım. Öğrencim öğrencim olduğu için
eee hatta konu bile onlar buldular.
Sonra baktım ne felsefenin farkı. Böyle
acayip yal bulmuşlar ona. Ama dedim ki
asla fark etmesin. Ne koy ne koysana.
Ben kesen bildiğimi konuşacağım dedim.
Efendime söyleyelim. Evet. Bundan bir
hafta önce Şükü Bey de başlık. Benim
arkadaşım daha 80'lerden bu yana emekli
profesör düşçü. İşte 80'den beri
arkadaşız biz. Ben nereye gidersem o da
oraya gelir. İyi tarafı orada onun
olması beni mutlu ediyor. Kötü tarafı
iyi de adama geçen hafta anlattığım şey
bugün anlatsam haklı olarak ya sıkıldık
hocam niye aynı şey her gün yeni bir
konu bulacağım
işte yapılacak bir şey yok. Bakalım.
Konuyu değiştirdim. Sen burada
olmasaydın başka bir şey anlatacaktım
ama sen gelince anlatacağım. Biraz zor
bir şey anlatacağım yalnız.
Evet. Eee, arada bir denediğim şeyi
deneyeceğim buraya. Her sene bir defa
deniyorum.
Eee, bakıyorum şeyin
sınıfın veya Hazunumun havasına
bakıyorum. Sıkıldılarsa başka yere
geçiyorum ama sıkılmadılarsa devam
ediyorum. Etmek istiyorum. Biraz bir
tespit etmek istiyorum. Kusura bakmayın.
Hakikaten biraz teşkil etmek istiyorum.
Şimdi felsefenin farkı iyi. Yani bu
söyleyeceğim şeye uygun. Yani felsefenin
neden farkı? Başka herhangi bir düşünce
veya konuşma veya bir söylemden farkı.
Ben bir kitap çevirmiştim. Eee, çok
severim o kitabı. Biraz evvel de bir
arkadaş imzalattı onu. Felsefe aracılığı
düşünme.
İnsanlara tavsiye ederim onu. O bir
felsefe giriş kitabıdır.
İngilizceden çevirmiştim. Oxford
yayınlarındandır
ve bence harikade bir kitaptır.
Hakikaten güzel bir kitaptır. Yani
kitabın başlığı da çok iyidir. Felsefe
aracıyla düşünme
eee bilim aracılığıyla düşünme vardır.
bilime dayanarak bilimin aracılığıyla
ifade etmek kendimizi ve herhangi bir
problemleri
yani bunu ifade etmek bakımından çok iyi
bir ifade ve din aracılığıyla ha din
aracılığıyla düşünme olur mu? E orası
yani yani şu olur. Din aracılığıyla
inanma
veya işte ideoloji aracılığıyla inanma.
Ama bilim aracılığıyla düşünme olur.
Hakikaten olur. Felsefe aracılığıyla da
düşünme olur. Sanat aracılıyla düşünme
olur mu? Hayır olmaz. Çünkü sanatın
düşünmeyle pek fazla ilgisi yok açıkça.
Kusura bakmayın. Girmeyeceğim ayrıntıya.
Belki bunu konservatada bir konuşma
yapacağım önümüzdeki günlerde orada
anlatırım. Neyse niye buradan başladım?
eee felsefenin farkıyla felsefe aracı
düşünme birbirini tuttu. O felsefe nasıl
bir şey? Ha bu arada gene de bir şey
söylemek istiyorum. Her gittiğim yerde
biraz söylüyorum bunu.
Ben felsefeye başladıım 1961 yılında
61'de Ankara Birtaya geldim. Felsefe
vermeye girdim. Hayatımın en mutlu
olayıdır. Eee
hayatım değişti. Gerçekten değişti.
Bambaşka bir adam oldum. Ondan sonra 1.
sınıftaydı, 2. sınıfta eee benim
hayatımı anlattığım bir kitap vardı. Bir
Ömür Düşünmek. Orada anlatırım nelerle
karşılaştığımı.
Evet. O zamanlar felsefe eee Türkiye'de
genel olarak konuşuyorum eee
üniversitede birkaç üniversitede
Erzurum, efendim işte İstanbul, Ankara
Evet. O üç üniversitede okutulan bir
disiplindi. Sonra buna
Ortadoğu eklendi. Ama Ort Doğu'da
felsefe çok daha sonra eee şey yapıldı.
Yani Ort Doğu'dan önce kuruldu da
1983'te felsefe bölümü açıldı. Buruda
1990'larda açıldı. Eee
Hacettepe 1970'lerde
açıldı. Sen Hacet Bun değil mi şükri?
He. 70'lerde açıldı. Felsef açıldı.
Hermekten yani felsefe şeydi. E bir,
eee, cumhuriyetin batılılaşma projesinin
içerisinde yer alan işte batı müziği
gibi, eee, batı sanatı gibi, batı
edebiyatı gibi, meşhur klasikler dizisi
gibi, Türk halkının da tanınması
istenen, ilgilenmesi istenen bir
etkinlik veya bir öğretim.
Üç, Evet. Ankara Üniversitesi, İstanbul
Üniversitesi ve Erzurum Üniversitesi'e
okutuluyordu. Ben Erzurum'u bilmiyorum
tabii. Eee ama İstanbul Ankara tabii hem
okuduğum yer de İstanbul tanıdığım için
şuna gelmeye çalışıyorum ama neticede
işte her bölüme eee 50 öğrenci falan
alınıyorsa 100 kişilik her sene hadi
bilemedim 150 kişilik bir öğrenci
kitlesinin lisans düzeyinde eğitim
gördüğü bir alandı.
Eee,
şunu demeye çalışıyorum. Batı müziği
gibi,
konservatuvar gibi
toplumsal bir karşılığı olan bir şey
değildi.
Önemliydi, değerliydi. Epey insan bu
bugünkü sanatçılar,
efendim felsef felsefeciler oradan mezun
oldular ama toplumsal bir karşılığı
yoktu.
Eee ama 1961
günleri yani anayasanın yeni anayasanın
kabulüyle özgürce bir ortam da açılmıştı
ve özellikle eee marksizm sorumculuk
falan ortaya çıkınca eee bir mahreç
buldu. Bir kendisine işç noktası buldu.
E o hala devam ediyor. Neyse
uzatmayacağım. Şuraya geleceğim.
60'lar böyle geçti.
70'ler böyle geçti.
80'lerde işte birkaç felsefenin daha
doğrulu vesaire eee
felsefeye şeye merak sardılar.
Eee
İslamcılar hani siyasal İslamcılar
demeyeyim ama genel olarak eee onlar
merak saldılar. O sırada ilahiyat
vakitleri de artmıştı.
Hala de onlar meraklıdırlar. Felsefeye
meraklıdırlar.
Eee, yani bu fena da bir şey değildir
ama
henüz siyasam gelmemişti. Yani batı
felsefesine işte orada, eee, anlatılan
teoriler, felsefe adı altında
zikredilmeyen ama işte Marksizm gibi
olsun veya psikanaliz gibi olsun, batı
cereyanlarına ve yapısalcılık gibi ona
da meraklıdılar, meraklıydılar.
Eee, uzatmayayım. 2000'lere doğru
geldiğimiz zaman bildiğiniz olay
gerçekleşti.
Eee, reisimiz geldi başımıza. Reisimizle
birlikte bütün şey değişti, hava
değişti.
Zaman içinde değişti. Bir günde
değişmedi bunlar. Eee, felsefe öğretimi
artık pek fazla eee, akademik düzeyde
de, profesyonel düzeyde değerli bir şey
gibi görünmemeye başladı.
eee tam ümitsizliğe doğru giderken yani
Türkiye'nin de iyi kötü yıllık bir
cumhuriyet geneği içinde yetişen
felsefeciler, felsefe hocaları, felsefe
öğretimi vesairenin daha iyi bir yere
doğru gideceğini düşünürken birden
Türkiye'yi saran deyim yerinde ise bu
yeni dindarlık hatta siyasal dindarlık
havası eee epey insanı
şey yaptı yani doğal olarak efendime
söyleyelim. Cesaretini kırdı. Fakat
enteresan bir şey oldu.
Bakın bunu ben görüyorum. Belki siz de
görüyorsunuz ama en azından buraya
gelmişsiniz. O kadar insan geldi.
Kitaplar oldu. Tanıyorsunuz,
seyrediyorsunuz.
Ümit ederim beni tasdik edersiniz.
eee 2010'lardan
itibaren
eskiden olduğu gibi entelektüelin kendi
aralarında biraz gevenelikleri,
biraz eee malumat suçlukları
eee düzeyinden bambaşka bir toplumsal
veya kültürel evreye geçti ve evrildi. O
da şu halkın kendisi,
halkın kendisi felsefe ilgi duymaya
başladı.
gençler duymaya başladı. Esnaf, polis,
memur, asker.
Bunu ben biliyorum çünkü karşılaşıyorum
onlarla. Açıkçası ben bunu hiç tahmin
etmiyordum. Eee, hiç de beklemiyordum.
Yani benim için hayatımın son döneminde
bir piyambit bir şey oldu. Şu kadarı
söyleyeyim. Yani somut bir örnek vermek
için. Hani ilçe tarihi 5 ciltlik benim
bir kitabım vardır. 12006'da
yayınlanmaya başladım.
Yaşıyor. Allah şey olsun. Selamet
versin. Fahri Arap iletişim yayınlarının
eski şeysi eee yöneticisi. Şimdi de daha
sonra Bilgi Üniversitesi'ne geçti. O
bana geldiği zaman o kitapların yayını
ben inkılapta yayınlamak istiyordum.
Babana gelip de dediği zaman biz geldin
yani bunu biraz şaşırdım. Siz kimsiniz?
İşte büyüesi yayınları hiç bilmiyordu. O
olur dedim. Yani benim için fark etmez.
E şöyle düşünüyorum bir baskı yapar. Bir
baskı yapar. Eee yani belli bir ihtiyacı
karşılar. İşte 2000 basar veya 1000
basar. İşte felsefe hocalarının bir
kısmı öğretim üyeler falan bunu
ilgilenirler okurlar. Ondan sonra da
1520 sene sonra bir ideal baskı yapar.
Fahri Bey, "Hayır" dedi. Çok enteresan.
Hep anlatırım burayı. Hayır dedi. Bu çok
ask Allah dedi. Fari ya nereden
biliyorsun? Dedim yok dedi hocam. Hatta
söyledik şimdi arada bir fari yazıyor.
Konuşuruz onu biz. Eee dedi ki hocam bak
dedi bak bu tarzda bir kitap şimdi katse
yayınlanmalı. Yani batı dillerinden,
gatviden yok bilmem şeyden, zellerden
beş ciltlik, dört ciltlik çeviriler
yayınlandı ama biz yazmadık bunu. Bu
dedi şeye hitap edecek insanlar. Aa biz
de bunu yazabilirmişiz. Demek ki bizim
kendi dilimizde de böyle bir reser
yazılabilirmiş diye buna dikkat ederler.
Ettiler.
Çok şaşırdım ama hava da değişmişti.
Nitekim o eee 20 baskı yaptı şeyde bir
üniversitesinde. Arkasından işte ben ik
senedir şeye geçtim. Arpa yayınlarına.
Orada da bir 10 baskı yaptı. Şaşırtı çı.
Hakikaten şaşırtım. Şimdi burada mesele
şu sadece yani bu bir örnek. Neyin
örneği? Türkiye'de felsefeye karşı
duyulan şeyin bir örneği. Yeni ilginin
ve toplumsal karşılığı olan bir örnek.
Yani nasıl ki insanların hayatında sanat
da var, tiyatro da var, spor da var.
Şimdi 1900 eee 2000'lerin başından ve
2000'lerin 10'undan itibaren insanların
hayatında günlerin insan, çocukların,
gençlerin, lise öğrencilerinin,
üniversite öğrencilerinin
veya işte normal mesleklerin, orta sınun
hayatında felsefe de var.
Felsefe de var. Çok şaşırttı beni ama
çok da mutlu etti beni. Hep anlatayım
gene gene anlatayım sizlere. O eski
işler bakanı Beşir Atalay vardır.
Yaşıyor. Anlatıyorum bunu ben
televizyonda söylediğim için bir mahsur
yok. Yani dedikodunu yapmıyorum. Bir gün
bana telefon açtı bundan 45 sene evvel.
Tanırım ben Beşir Atatar. Arkadaşım
dostumdur yani. Eee hocam dedi ben dedi
Ankara Kitap Fuarındayım. Bu eee
kitaplara bakıyorum. Çok felsefe yayını
var dedi. Yani 2020'ler mi 2020'ler mi
dedi. Buradaki arkadaşlara sordum.
Mesela dergah gibi falan dini yayınlarla
ilgilenen. Bunlar da felsefe kitaplara
basmaya başlamışlar.
Dedim ki nereden çıktı bu? Onlar demiş
bu istiyor insanlar yani onun için
yayınlıyoruz. Bana sordu. Nereden çıktı?
Dedi bu sen de bu şeye sahip misin ya?
duyduğu bu arada sahilim dedi. Beşir Bey
eee Allah razı olsun sizin sayenizde ol
dedim.
Evet söylüyorum ben bunu işte yani Beşik
Bey'i tanıyorsanız söyleyebilirsiniz
size söyledim. Hatta geçen gün
televizyondan bunu yen karşı söyledim.
Koşarmadık geçiş dedi yani. Ya devam
etme artık bu lafa dedi. Niye dedi? E
yah dedim
bir geldiniz ortaya birkaç seneniz de
fena değdi ekonomi falan. Eee ve başka
alanda yani genişletici özgürleştirici
şeyler yaptınız ama dedim sağ olun bir
proje ortaya attınız. Asım'ın nesli
Mehmet Akif'in o meşhur kitabı safatı
işte alını secdeye değen yeni bir nesil
yetiştirmek falan filan.
Dünyanın en ilkel en ibtidai en işe
yaramaz projesi bu. İnsanlar
aynen. Aynen böyle söyledim. Şimdi
söylüyorum. Gene söylüyorum. Bir şey
çıkmaz bundan. Yani 2020'lerde
dünya nerede? Sen neredesin? Mehmet
Akif'i Asım'ın nesline geri dönüş. Ya bu
olmaz yürümez. Bir de kendi
çocuklarınızı okun. Ne bunlar oku dedim
ama Allah razı olsun dedim. Siz bunu
yapınca insanlar dediler ki yahu
başka bir proje yok mu?
Şimdi başka bir proje ne olabilirdi?
Başka bir proje entelektüel, kültürel
alandan bahsediyorum.
Din yerini, din yerine ne ikame edilir
ve dinin yerini ne tutardı? Tutmak
demeyelim de yani kültürel alanda ne
dominant, hakim ve değerli bir şey
olarak görüyordu. Bilim
cumhuriyetin bir projesi vardı.
Hayatı müşrik bilimdir cümlesi de vardı.
Ve bilimler de kimsenin itirazı yoktu.
Hatta benim kardeşim bile itirazı yok.
Yani hem reisçi hem de şeyci
Fethullahçıydı.
Eee, kalbi attı burada bir problem
çıkınca geldim.
Ben dedim İzmir'de ameliyat olun. benim
olduğum yerde Transep'e hatta İsa Bey
muayene etti onu. Yok dedi ben şeyde
olacağım dedi. Eee İstanbul'da
memorium'da
gitti orada orada parası da var.
Ama ameliyat olduktan sonra tıpta
sağlıkta kendisi için en uygun en modern
en bilimsel tekniklerle çalışan yerler
aradı. Ama gider gitmez Urfa'ya gene
Aziz hocanın dibine oturdu. Başladı gene
edebiyata başladı. Kardeşim benim
yaşıyor şu anda.
Yani şunu demeye çalışıyorum. Bilim
projesi. Bilim projesi eee hem
cumhuriyetin projesiydi. Merak etmeyin.
Şu anda tarikat şeyhleri hastalandıkları
zaman nereye gidiyorlar? Aziz hocaya mı
gidiyorlar? Oku bizim şeyimizi
&gt;&gt; iyileşsin.
&gt;&gt; He iyileşsin. Nereye gidiyorlar? Aslana
gidiyorlar. Onlar da gidiyorlar şeye.
Hatta Amerika'ya gidiyorlar. Yani
kimsenin bilim de bir problemi yok
Türkiye'de. Kimsenin hani laf olarak
tabii bilime karşı din falan gibi bir
proje var ama hiçbir itiraz yok. Neden
yok? Bilim çünkü nötr bir şey. Yani eee
işte sağlıkla ilgili dişle adam
çekilecek yani. E berbere mi gidecek?
Tabii ki şüpheye girecek diş çektirmede.
Yani gene bilime veya bilimin
teknolojiye uygulanmasına gelecek.
Bilmiyorum. İlginç kimsenin derdi yok.
Merak etmeyin. Ne Fethullahç'ın derdi
var, ne Recep'in derdi var, ne hanımının
derdi var. Fizikle yok, mühendislikle
yok, tıpla yok. Anlayın bunu.
Ha dert nerede?
Dert nerede?
Bilimin eee neden dertlerde yok şu
biliyorduk. Saftlar değil. Bilim dinin
yerine konulamaz.
Yani bilimi
ya biraz tehlikeli bir şey söyleyeceğim
ama ya hayatımızı bilime göre
düzenleyelim.
Ya biz zaten hayatımızı bilmeye
gidiyoruz. Yani merak etmeyin hepimiz
hayatımızı tarikat şehide menzi şehide
hayatını bilmek düzenliyor. Yani hayatı
düzenlemekse
kaloriferse, elektrikse, hastaneyse,
köprüyse, binasa zaten bir gele
düzenliyor.
Yani burada bir problem yok.
Ama bilim bizim hayatımızın
deyim yerinde ise çok teknik, çok küçük
bir bölümü teşkil ediyor. Oralarda
işimizi bitirdiğimiz zaman dönüyoruz
gene eski hikayemize. Yani eski
hikayemize şunu kastediyorum ben
kültürel ve değerler alanı. Anlamlar,
anlamlar ve değerler alanı. İyi, kötü,
güzel, çirkin.
siyaset, ahlak, güvenlik, devlet.
Anlatabildim mi? Oraya dönüyoruz. Şimdi
oraya dönmez. Orada bilim konuşmuyor.
Orada bilim konuşmaz. Bilimin orada
söyleyeceği bir laf yok. Bunu anlayalım.
Yani efendim şeyimizi
efendim işte ne bileyim evlilik
ilişkilerimizi
bilime göz düzenleyen komik bir şey bu.
biliyorsun. Böyle bir şey yok.
Hukukumuzu bilime göre düzenleyelim.
Şimdi gene içinizde belki hukukçu olan
vardır. Kızacak bana. Hukuk bilimi diye
bilim yoktur. Hukuk bir bilim değildir.
Yani insan hayatının
olgularla,
olaylarla
ilgili olan kısmının dışındaki
manalar, değerler,
erekler, hedeflerle
ilgili kısmının bilimle ilgili hiçbir
kısmı yok. Yani bilimsel iktisat diye
bir şey yok. Hocam olur mu? Bilimsel
iktisat okuyoruz. İktisat fakültesine
hayır o anlamda değil. Bilimsel
sosyalizm içinizde sendikacılar varmış
onlar da kızacak bana. Sosyalizm bilimle
ilgisi falan filan yok.
&gt;&gt; Anladınız mı? Kapitalizm ve sosyalizm
bilim falan filan yok bunlar. Bunlar
insanların nasıl yaşamak istediklerine
ilişkin tercihlerinin sonucu ortaya
çıkan şeylerdir bunlar. Yani biraz daha
ileri gitmek istemiyorum. Yani sizi
kızdırmak da istemiyorum. Biraz şöyle
diyelim o zaman.
Şimdi geldim bugün konuşmak istediğim
alana.
Burada felsefeç. Hah geldim. Şimdi benim
son söyleyeceğim şeyi söyleyeyim. Din
artık
bitti hocam. Bizde bitmedi ama sen ölçü
değilsin. Urfa'da da bitmedi. Urfa'da
ölçü değil. Efendim? Hindistan'da da
bitmedim. Buna hiçbir anlamı yok.
Dinin kültürel olarak din çağı bitti.
Yan çağları insanlığın tarihini geçmişe
doğru iltiğin zaman mesela inanç çağı.
Evet. Orta Çağ inanç çağıydı. Batıda da
inanç çağıydı. Doğuda da inanç çağıydı.
Bak inanç çağı diyorum. Sonra ne çağı
başladı? Akıl çağı.
Terim var değil mi? Age of reason. Akıl
çağı diyoruz buna. Yani mesela 17.
yıldan itibaren 18 19 yıldan itibaren
karşımızda bulunan akıl çağ bilim çağı
da diyebilirsiniz buna da itirazım yok
halk çağı da diyebilirsiniz siyasal
terimler tanı ama şunu biliyoruz artık
çok som bir yönetim eğer 1500 yıllarına
doğru yaşamış olsaydınız veya 1600
yıllar Avrupa'da yaşamış ol Türkiye
örnek vermeyeyim
Avrupa'nın
sanatının
esas itibariyle dine dayandığını
gördünüz
Yani Rönesans ressamlarının yaptıkları
resimlerin çoğu İsa'yla İncille
ilgiliydi.
Eğer müzikle ilgileniyorsanız
gene o müzikle ilgili ortaya konulan
eserlerin çoğunun da dinleyip ilgili
olduğunu gördünüz. Oratoryaları
gördünüz. Bahın oratoryası, Henderin
oratoryası. Anlatabildim mi? Onu da öyle
görürdünüz.
Yani en kültürel alana ilişkin en başka
şeyin eğitimi söylememe gerek yok zaten.
Eğitim tümüyle kilisenin hakimiyeti
altındaydı. Doğru mu?
Bunun İslam dünyasından bahsetmiyorum
bile. Demek ki 19 16 17 tastaydınız
eee
bilim,
eğitim, tıp, sanat, ahlak hepsi onun
etis altındaydı. Ama bugün gelelim.
Bugün gelelim. 20. yüzyılda
gelin size rakamlar vereyim.
rakamlar Avrupa'nın kuzeyinde
Protestan ülkelerde Danimaka, İsveç,
Norveç, İngiltere, Almanya ülkelerde
herhangi bir dine mensup olduğunu ve o
dinin pratiğini yaptığını ilerisen
insanların sayısı %50'den daha az.
Bu bu şey bu bilgi bu yolu para filan
değil. %50'den de yani Rusya'yı içini
kastetmiyorum. Bakın Avrupa'yı
kastediyorum.
Dünya genelinde eğer merak ediyorsanız
size hemen bir kitap adı vereyim. Ali
Köse diye Dinin Gereceği diye bir kitap
fakültesinde yazılmış olan bir kitap.
Yeni Ali Kös Marmara Üniversitesi Fakir
Profesör Dinin Geleceği. Alın bakın
Amerika'ile ilgili
araştırılarak ilahiyatçı yazıyor bunu.
Amerika'da bile bir zamanlar işte
Amerika'yile Türkiye çok dindardı. Artık
2000 ile 2025 yılları arasında inanılmaz
ölçüde
dinlerden, Hristiyanlıktan, Katolikten
bütün dinlerden kaçış var. %25. Şimdi
araştırma araştırma gir. Bütün dünyada
genel olarak insanların %25'i civarında
şu anda deyim yerindeyse herhangi bir
dine mensup değil.
ibadet etmiyor, uygulamıyor.
Bilm anlatabildim mi?
Güney Avrupa'ya doğru indiğimiz zaman y
gidenleri de görmüştür. E işte
İtalya'da, efendim İspanya'da,
Yunanistan'da
daha fazla yani o Katolik bir kere de
din ama dünya genelinde her geçen sene
yani dini deyim yerindeyse kendi
problemleriyle artık alakasız, ilgisiz
kendisine söyleyecek bir şey olarak
görmeyen insanların sayısı artıyor.
Nedeni ne? Son derece İslam'dan
bahsetmiyorum bile.
İslam'dan bahsetmiyorum bile. Yani
İslam'ın kendisi şu anda veya İslam
ülkeleri, Ortadoğu ülkeleri, Hindistan,
Endonezya, İslam dinine inanabilir. Ben
dünyanın genel gidişinden bahsediyorum.
Nasıl dünyanın genel gidişinde siyasal
olarak artık rızaya dayanan demokratik
rejimler söz konusuysa?
Öyle değil mi? Mesela efendim şey
alanında eee başka alanlarda da benzer
hukuk alanında. He hukuk alanında mesela
şimdi hukuk alanında bir defa Hristiyan
dininde hukukun bir önemi yoktur. Onu
biliyorsunuz. Yani Hristiyan dini bir
şeriat değildir. O ayrıya girmeyelim.
Konuşmam. Ama
İslam ülkelerinde bile şu anda 59 60'ta
İslam ülkesi var.
Size söyleyeyim. Şeriatın uygulanmakla
olduğu söz konusu değildi. İnsan Suudi
Arabistan'da dahi Mısır'da dahi
bunu bilin. Yok öyle bir şey. Ha bunun
genel teorisi söyleim. Niye çok basit
çok basit.
Bir başka dünyanın, bir başka çağın
diye diyelim gerçekleri içinde
ortaya çıkmış ve uzunca bir süre
insanların ihtiyaçlarına cevap vermiş.
ister huk, ister ahlak, ister siyaset
alanında
dinlerin artık modern dünyada
moderniteyle ortaya çıkan gelişmeler
karşısında yani modern siyaset, modern
hukuk, modern insan, efendim modern
evlilik karşısında hiçbir geeş yok.
Hepiniz şahsen çocuklarınızdan
biliyorsunuz herhalde kimsenin din
derslerine verdiği bir önem yok.
Yani şimdi Türkiye'nin Türkiye'nin de bu
şeyin dışında olduğunu düşünmeyin. Yani
yalnız Kuş Adası'nın İzmir'in değil,
merak etmeyin. Urfa'dem
Urfalıyım ben. Her gittiğim, Urfa'ya
gittiğim zaman görüyorum yani dinden
sürekli birkaç iş. Ne dedim? Tayyip
Efendi ne yapacaktı? Bize bir proje
sunacaktı. Biz yeniden dindarlaşacaktık.
1980'lerde tanrının dönüşü, tanrının
rövanşı, dinlerin yeniden canlanması
diye bir şey bitti.
Bitti yani. Dinle vedalaşmanın zamanı
geldi. E hocam dinle veşın yerine ne
koyacağız? İşte orada felsefe, orada
felsefe gelecekti. Dinle danıştığınız
zaman dinin yerine bilimi koyamazsınız.
Bunu bilin. Çünkü bilimin
olgularla ilgisi var, gerçeklerle ilgisi
var. Değerlerle, hedeflerle,
tercihlerle, amaçlarla ilgisi yok. Yani
bilimin hukuk, bilimin ahlak, bilimin
estetik, bilimin bilmem neyle ilgisi
yok.
Anlatabildim mi?
Ne boyacaksınız?
İsteseniz de, istemeseniz de bundan 50
sene şunu göreceksiniz.
Toplumlar felsefi diyebileceğimiz
sistemler,
düşünceler, teoriler, kurumlar,
kuramlarla birbirinden ama farklı olan
kurumlarla yönetilecek.
Artık din merkezli, din temelli, dine
dayanan ne anayasalar olacak, ne
şeriatler olacak, ne hukuk sistemleri
olacak, ne de buna benzer şeyler olacak.
İktisatlar. He iktisat faiz bilmem nas
var. Nas gördük nası herkes gördü. Öyle
değil mi? Gördü. Anamız ağlattı. Nasla
beni aldat aklatmadı. Bana iyi geldi.
Ben çünkü faiza para koydum para
kazmadım. Ben şaka bana etmiyorum yani.
Ben nas falan inanmadığım için
biliyordum öyle olacağını.
Şimdi gelelim gene felsefeye. Şimdi gene
son söylerimi söylüyorum veya isterseniz
hazırlanıp biraz daha konuşabilirim.
Şimdi bakın
o felsefe hareket düşünmeninin başında
bir bölüm vardır.
Merak edenler baksınlar. Der ki,
"Felsefi düşünme nasıl bir düşünmedir?"
Felsefi düşünme bilimsel düşünme
değildir.
Dilimle ilgisi vardır ama filmden farklı
bir düşünmedir. Hatta bir örnek verim.
Örneği size vereyim ben gene
&gt;&gt; ve örneği lütfen iyi anlamaya çalışın.
Ben de iyi anlatmaya çalışacağım elimden
gelince.
Şimdi bir insana
şu şöyle bir soru sordunuz.
Eee çocuk aldırma.
Çocuk aldırma herhalde o değil mi? onun
ve çocuk aldırmaya karşı tutumu nedir?
Adam dedi ki ben çocuk aldırmaya
karşıyım.
İki türlü
bir insan çocuk aldırmaya karşı olduğunu
söyleyebilir.
Bilinse şudur.
Ben çocuk aldırmaya karşıyım. Çünkü ben
ben biraz çevirerek söylüyorum.
Urfalıyım. Urfalılar muhafazakardır.
Urfalılar dindardırlar.
Dini bir eğitim gördü. Dolayısıyla benim
hem ailem hem eğitimim hem değerlerim
tümüyle din tarafından belirlenmiş bir
şekilde bulunmaktadır. Ben bundan dolayı
çocuk altmaya karşıyım dedi.
Bu bir cevap.
Öyle değil mi? Niye karşısın? E çünkü
ben müslümanım. Ben Hristiyanım ve
Hristiyanlık da çocuk aldırmaya
karşıdır. Kilise buna karşıdır veya din
Bu cevap felsefi bir cevap değil. Bakın
çok dikkat edin.
İkinci cevap daşı var. Adam dedi ki
size,
"Ben çocuk aldırmaya karşıyım. Çünkü ben
çocuğun işte ana karnına düştüğü
tarihten itibaren veya belli bir
noktadan itibaren doktorlar buna karar
verecekler. 3 aylıkken 4 aylıktan artık
insan olduğuna inanıyorum
ve çocuğu alındırmanın bir insan
hayatına
tecavüz veya insanı ortadan kaldırmak
olduğuna inanıyorum.
Düşünüyorum. Ön düşünüyorum.
Bundan dolayı ben çocuk aldırmaya
karşıyım dedi.
Bu cevap felsefesi.
Bilin cevap felsefi değil.
Peki bilin cevap ne biliyor musunuz?
Bilinç cevap bilimsel.
Yanlış anlamayın söyleyeceğim. Merak
etmeyin. Bilin cevap bilimin çocuk
aldırmaya
karşı olduğu tıbbın falan filan
anlamında bilimsel değil.
O toplumun hangi adetlere, hangi
geleneklere nasıl sahip olduğunu
inceleyen bir bilim var, değil mi?
&gt;&gt; Sosyoloji
&gt;&gt; yok mu?
&gt;&gt; Eğer ona bakarsanız adam diyor ki ya ben
müslümanım. Öyle yetiştim. Eğitimim bu.
Ailem Müslüman, şehrim Müslüman. E
dolayısıyla ben çocuk aldırmaya bu
şeyden dolayı karşıyım. Bu bilimsel bir
cevap. Şimdi anlıyor musunuz? Bilim
çocuk altıya karşı olduğu için değil.
Bu sözü edilen
şey görüş tarzı. Görüş tarzı yani
geleneksel, dinsel görüş tarzı içinde
yetişmiş, eğitimi orada olmuş olan bir
adamın neden bunu böyle düşünüyor diye
bilim adam bir soru sorduğu zaman bu
sorunun cevabı bilimsel olarak incelenir
ve cevabı verilir. E y ne yapsın adam?
Anlıyor musunuz? Bir bana soruyorlar.
Arkadaşa da soruyorlar. Ya sen
Urfalısın.
E diyorum ya Urfa'dan seni hiçbir adam
çıkarmıyor.
Bu sorunun arkasında ne var? Nasıl bakış
açısı var?
&gt;&gt; İlimse.
&gt;&gt; Şimdi anladınız mı? Ailen senin Urfalı.
Okulundaki hocalar resetler de
Urfalıydı. Mahallede de herkes Urfalı.
Ben Urfa'dan işsiz çıkar mı?
Benim cevabım. Ben felsefeyle
karşılaştım, filozoflarla karşılaştım.
Onların bu tür konularla tanrıyla,
dünyayla, evrenle ilgili teorileriyle
karşılaştım.
Ve ben onlardan dolayı şimdi bakın
kendim akılsal olarak argümanlarla
akılsal argümanlarla, kanıtlarla buna
karar verdiğim için Müslüman değilim.
Acaba anladınız mı?
Onun için size söyleim biraz incelik
sürmeye başlayayım.
Şimdi felsefi düşünce öyle bir düşünce
ki
Kant'ın sözüne gelelim. Şimdi ne diyordu
Kant? Harika bir laftı. Ben her zaman
söylerim.
Nereden
bir iddiayı veya bir iddianızı, bir
tezinizi
haklı çıkarmak için
akla dayanan,
akılsal
argüman
kullanmaya başlarsanız orada felsefe
var.
Bakın bu terim, bu tanım inanılmaz
ölçüde önemli. Şimdi burada bu terim
üzerinde biraz duralım. Yani bu bu
dersin konusu bu olsun.
Ne diyor adam? Nerede felsefe var? Bir
iddianız var.
Bu iddianızı
haklı çıkarmak için bir defa önce bir
kavram var.
Haklı çıkarmak.
Haklı çıkarmak kavramı sizin için bir
şey ifade ediyor mu?
haklı çıkarmak.
Yavurcasını söyleyeceğim. Çünkü daha
türkçesi o kadar iyi değil.
&gt;&gt; Sayın hocam iyi savunma mekanizması
olabilir mi?
&gt;&gt; Hayır. İyi bir örnek verdiniz ama değil.
Ha, savunan mekanizma başka bir şey.
Rasyonalizasyon değil. Rasyonalizasyon
başka bir şey. Psikolojik olarak bir
süre. Haklı çıkarmak.
Haklı çıkarmak şu demek. Meşrulaştırmak.
Hah. Eski dille, yeni dille justify,
justification,
justifiye etmek.
Bu kelimeyi bileniniz var mı? Sizin
biraz bileniniz var mı?
&gt;&gt; Var. Güzel. Bu kelime nereden geliyor?
Just.
&gt;&gt; Jüstü. Jü ne demek?
&gt;&gt; Adaletsiz.
&gt;&gt; Çok güzel. Adil.
Adil.
&gt;&gt; Yani şunu demek istiyor. Sen iddia iler
sürdün.
Basit iddia.
siyasi bir iddiay sürdün.
Efendime söyleyelim
söyleyeyim ben. Tanrı bizi yaratmıştır.
Hele bizi insanları özellikle bütün
evren yarattığı gibi bizi daha da özen
bir ilgiyle yaratmıştır. Biz güzel kabul
ettik. O bizi yarattığı gibi bizim için
iyi ve kötü olanın ne olduğunu da tayin
etmiştir. Bu da güzel. Bak ne kadar
makul değil mi? Dolayısıyla bir şeriat
göndermiştir. Arada bir gönderir. İşte
Musa'yla bir şeriat gönderdi. Ama
enteresan Musa'dan evvel şeriat yok.
Musa'dan evvel yok. Mesela bizim
Gabitepe'ye şerat falan göndermemiş.
Çin'e de göndermemiş. Bak gülümsemeye
başladınız. Niye gülümseye başladı
biliyor musunuz? Buradaki haklı
çıkarmanın pek haklı çıkarma olmadığını
görüyorsunuz. Haklı çıkarmayı anlıyor
musunuz? Jifiye etmek, meşrulaştırmak
dediniz. Ama ben gene iyi bir Müslüman
olarak iyi Müslüman olmay diyorum ki
Tanrı bizi yarattı. Yah Tanrı zaten
bizim kendi kendimize varlığa gelmemiz
mümkün mü? Her şeyin bir nedeni vardır.
Tanrı da evrenin nedenidir ve bizim
nedenimizdir.
Bir argüman.
Sonra bizim de iyiliğimizi
gözetmektedir.
İnsan için neyin doğru olduğunu da
bilmektedir.
Onun için de arada bir peygamberler
gönderir. Onlarla ilgili şeriatler de
gönderir. Dolayısıyla
evet müslümanım. Müslüman olduğum için
de şunları yapmam lazım.
Size bu meşru
haklı çıkarılabilir bir argüman gibi
görünüyor mu? Ha ben size söyleyeyim.
Bunun hiçbir noktasında haklılık yok.
Neden yok biliyor musunuz?
Bir tanrının olduğu
akılsal olarak akıl çıkarılamaz.
Neden? Eğer iddiarının olduğu
aklısı rahat haklık çıkarmışsa
neden milyonlarca insan
tanrının varlığına inanmıyordu?
yeni eskiden de inanırdı.
Mesela şeyin filozofları, İran
filozofları inanıyorlar varlığına.
Efendim her şeyin bir nedeni vardır.
Dolayısıyla evrenin de bir nedeni
vardır. O da tanrıdır. Bu bir argüman
değil. Argüman gibi sahte bir argüman.
Her şeyin bir nedeni vardır cümlesinin
kendisi de akılsal olarak aklı
çıkarılamaz.
Ayrıntılara girmiyorum. Sizi sadece
göstermek istiyorum.
Bu akıl yürütmenin hiçbir tarafı, bu
akıl yürütmenin hiçbir tarafı
ne derler eskiler? konkluan sonuca
götürücü kesin değildir. Kesin olmadığı
için de kimsenin
yani tamam belli zaman için insanlar
buna çok akılcı, çok kesin olduğuna
inanmışlar
ama kantı bilenler bilir. En basitinden
Kant bilenler bu delillerin hiçbir
değeri yoktur. Bu delil değildir deriz.
Acaba anlatabildim mi? Demek ki felsefe
ne olacak?
Persefe ne olacak?
Bu dini argüman. Argüman değil. Yani bu
dini argüman. Argüman değil. Dini ama
argüman değil.
Bunu bütün sahalara.
Ne olacak? Herhangi bir konuda
bir iddiayı,
o iddiayı haklı çıkaracak akılsal
delillerle
savunma
nesi? yeteneği.
Arkadaşlar
felsefi olarak
iki türlü aklı yönünde var.
Ya teşbih,
ya akılsal, ya endüktif, ya dediktif.
Aritaya gene girmiyorum. Gerek yok.
Girdiğim zam çıkmaz. Felsefi olarak iki
türlü akıl yürütmemiz var. Ya tüme
varımsal ya tümden gelinsimsel.
Ya tecrübi varımsal ya tümden gelimsel
matematik mantıkta olduğu akılsal.
Şimdi bunun dışında
herhangi bir argümanın hiçbir değeri
yok.
Efendim
psikolojik argüman değerli değil, ahlaki
argüman
hiç kimseye tatmin etmedi. Ha
milyonlarca insan tatmin etmiştir
geçmişte. Onun bir anlamı yok.
Kısacası biraz evvel felsefi aklı
yürütmeyle bilimsel aklı yürütmen
arasındaki farkı gösterdim.
Felsefi aklı yürütme örneğe gene
dönelim. Ne dedi felsefiyeci adam? Ben
insan hayatının
evet
eee değer olduğuna inanıyorum. Bakın bu
kendisi bir defa bir şey bir değer.
Ben insan hayatının ana rahminde
başladığını düşünüyorum. İki e makul bir
şey değil mi hepimiz? Evet. Herhalde boş
de başlamadı.
eee, o ana karnındaki şeyin, eee,
söyleyin.
&gt;&gt; Evet. Yenilinin de yaşama haklı olduğuna
inanıyorum.
&gt;&gt; İnanıyor musunuz sizler de?
Deği düşünüyorum.
&gt;&gt; Hayır.
&gt;&gt; Bak o inanmıyor. Niye inanmıyorsun? Kim
de ail? Hadi söyle. Niye inanmıyorsun?
&gt;&gt; Çünkü canlı olduğunu kendi tecrübelerine
göre söylüyorsun.
Onun canlı olduğuna sen inanıyorsun.
&gt;&gt; Güzel.
&gt;&gt; Ben inanmıyorum.
&gt;&gt; Sen inanmıyorsun. Peki
&gt;&gt; canlılı.
&gt;&gt; Peki. Peki. Mesela tıp bilimindeki
birtım gelişmelerle, canlılar bilimiyle
gelişmelerle
canlıyla cansız aras farklar vesaireyle
konusunda birtım bilgilerle,
argümanlarla
inanabilir misin veya o noktaya
gelebilir misin?
&gt;&gt; Gelirim.
&gt;&gt; Güzel. Tamam. Önemli değil. Evet. de
inanmayabilirsin.
Şimdi kısacası felsefe öyle bir şey ki
bakın burada aklısal derken kastettiğim
şudur. Burada ak de kastettiğim şu
ilhamla değil, sezgiyle değil,
otoriteyle değil, gelenekle değil. Bak
bunların hepsi bize sunulur. Bu niye
böyle? E çünkü biz böyle gördük. Şimdi
bir şeyin öyle görülmüş olması, sizden
evvelki nesillerin ona inanmış ve değer
vermiş olması onun değerli olduğunu
ifade eder mi?
&gt;&gt; Etmez. He siz değerle ilgili olarak
mesela değerle ilgili olarak kendiniz
başka bir kriter, başka bir tanımlama
getirebilirsiniz. Ayrıntıya gene
girmiyorum. Şimdi o konuyla ilgili, o
konuyla ilgili getirdiğiniz argümanlar
ne kadar makulse, ne kadar mantıklıysa,
ne kadar tecrübeyse, ne kadar
deneylerimize uygunsa, ne kadar
bilincimize uygunsa o kadar geçerli
olur. O
bilmem anlatabildim mi? Vermek istediğim
nokta şu. Felsefe bilim değil
ama felsefe insan hayatının kendisine
dayandığı,
bilimin, bilimsel olanın, olgusal olanın
dışındaki bütün bir hayatla ilgili
akılsal,
mantıklı, tecrübi, tutarlı bir düşünme
faaliyeti.
E insanın böyle bir şeyi var mı?
E yeteneği var mı? E var tabii.
&gt;&gt; Ya bizim hepimiz akıllı değil miyiz?
&gt;&gt; Hocam bir şey sorabilir miyim ben?
&gt;&gt; E ama ben konuşayım da ondan sonra.
Bizim hepimizde akıl var mı yok mu?
&gt;&gt; Bizim hepimizde duyularımız iyi kötü
duyularımız ortak ve müşterek mi değil
mi?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Hepimiz özdeşik ilkesine inanıyor muyuz?
Yani eğer a = b ise, b = c ise, o halde
a = c sonucuna varmaktan başka çaremiz
yok mu? Var mı?
&gt;&gt; Anladınız mı demek istediğimi? Eğer
böyleyse bizim elimizde birbirimizi ikna
etmek için ya ortak tecrübe dünyamız,
oradan elde ettiğimiz bilgiler var ve
orada ortak aklımız, ortak aklımızın
dayandığı ilkeler var.
Felsefe ortak tecrübe dünyamızdan gelen
olgusal bilgilerle
ortak akıl dünyamızdan gelen ilkesel
doğrularla herhangi bir konu üzerinde
ama özellikle hangi konu üzerinde?
değerler gibi, gibi, felcihler gibi,
anlamlar gibi konularda
makul, mantıklı, rasyonel
düşüncelere dersidir.
Bir örnek daha vereyim. Yani konuyu
biraz daha açmak için. Özgürlük,
siyaset, siyaset diye bir olay var mı
hayatımızda? Hepimizin
&gt;&gt; var. Çok da önemli bir olay var, değil
mi? O
o öz şimdi özgürlük eee siyasal
hayatımızı hangi ilkeye göre hangi
değere göre
belirleyelim inşa edelim kuralım?
Birinci cevap gene peygamber efendimiz
ne demişse
&gt;&gt; ona göre kuralım. Benim sorum
peygamberin söylediği sözün benim için
ne değeri var? Niye o değer olsun? E
çünkü o Allah'tan aldı. Allah'ın kendisi
mantıksal olarak, felsefi olarak
herhangi bir şekilde kanıtlanabilir,
sanıklanabilir ve karşıdakine kabul
ettirilebilir mi? Yok. Zaten tanrı yah
tanrı kanıtlarının hiçbir değeri yok.
Tanrı kanıtlarının yani bana şey
yapmayın, sormayın.
İnsanlar binlerce yıldır yun felesinden
bu yana kadar Müslümanlar da,
Hristiyanlar da Tanrı kanıtları
sunmuşlar.
Felsefeye giriş kitabını aldığınız orada
tanrı kanıtlarını okuyun. Yok tanrı
kanıtların hiçbir değer yok. Yani kalın
değil.
Yani demek ki siyaseti kendisine göre
inşa edeceğimiz prensipleri efendim
Kur'an'dan alırız,
İncil'den alırız demenin hiçbir manası
yok. Manası olmadığı bence şiddık
almıyoruz onları. Anladınız ne demek
istediğim? Geçmişte aldılar toplumlar.
Hristiyan da aldı, Müslüman da aldı,
Yahudist de aldı. Var mı şimdi onlara
alan?
Niye şimdi bir anayasaya herkes bütün
topluluklar bir anayasaya dayanan
demokratik toplumlar haline geldiler?
Anayasa nedir? Temel yasadır. Taşır'ten
beri bildiğimiz
yani bütün yasaların ona göre uyup
uymadığı ortaya koyacağım bir yasa.
Genel bir anayasanın
başka bir anayasadan daha iyi olduğuna
nasıl karar vereceğiz?
Arş 159 tane anayasa toplamış. Yunan
sitelerin her birinin anayasası farklı.
159te bir tane elimizde Atinalıların
devleti var.
Laf laf açalım. Onun için böyle
darmadağa gidiyorum. Ama şu kadarını
söyleyeyim gene.
Şu anda modern siyaset felsefelerinin,
modern siyaset kuramlarının,
bir siyasi topluluğun,
bir devletin, bir egemenliğin üzerine
inşa edilmesi gereken en temel değeri
ne?
&gt;&gt; Efendim?
&gt;&gt; Özgürlük.
&gt;&gt; Çok güzel. Özgürlük.
Özgürlük. Bilimsel bir konu mu? Olgu mu?
Özgürlük felsefi, ahlaki bir değer mi?
&gt;&gt; Cevabı verin. Bilgis olgu değil. Evet.
Ahlaki, mezhevi bir değer. Peki biz
bütün sistemlerimizin doğal olarak
insanların özgür olabilecekleri bir
şekilde kurmalıyız.
Yani demek ki ne kadar özgür bir toplum
kurabilirsek
insanların ne kadar özgür olabilecekleri
bir yasalar düzeni, anayasal düzeni,
siyasal düzen getirirsek kendimizi o
kadar başarılı, adil ve de haklı
sayabiliriz.
Bu cümleye itiraz edeniniz var mı?
&gt;&gt; Var.
&gt;&gt; Hah, söyle bakalım. Ne diyeceksin?
Diyeceğim ki özgürlük kavramını
anlayabilmek için kısmen antropolojiye,
evrime, evrim derken de hem biyolojik
evrime hem kültürel evrime bakıyor.
&gt;&gt; Peki diyeceksin sonra nereye varsın?
Bana ne diyeceksin?
&gt;&gt; Yani
&gt;&gt; özgürlük üzerine kurmayalım. Evet. Ne
üzerine kuralım diyeceksin?
&gt;&gt; Bunlar bilimin de alanına girer. Yani
antropoloji ve evrim aynı zamanda
bilimin alanına.
&gt;&gt; Peki ne tek ediyorsun
&gt;&gt; efendim?
&gt;&gt; Ne teklif tekliv ne? Nasıl bir rejim? Ne
üzerine kuralım rejimi?
Ne teklif ediyorsun?
&gt;&gt; Bak özgürlük güzel ama özgürlüğü
bilimden soyutlayamayız. Onu demeye
çalışıyorum.
&gt;&gt; Peki kabul ederim vazgeçelim bundan. E
yani biraz iyi düşün. Şunu demek
istiyorum. Son tahlilde son tahlilde
özgürlüğü savunabileceğimiz zemin şu
olabilir.
Özgür toplumlar özgür olmayan toplumlara
göre daha mutlular.
Doğru mu? Evet.
&gt;&gt; Özgür toplumlar, özgür olmayan
toplumlara göre daha
&gt;&gt; zenginler,
&gt;&gt; daha başarılılar
&gt;&gt; diyoruz, değil mi?
&gt;&gt; Şimdi bu bir argüman değil mi?
&gt;&gt; Bu argüman değil mi?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Niye bu Müslüman toplumları aman dinimiz
harika marika söylüyordu o kadın Angela
Merkür? Yahu bu kadar harikaysanız niye
bize gelmeye çalışıyorsunuz?
Niye Akdeniz'i geçerken boğuluyorsunuz?
diyordu değil mi? Hatırlıyorsunuz onu.
&gt;&gt; Evet.
Bütün bunlar, özetle tekrar geçiyorum
bütün bunlar özgürlük, siyasal rejim,
ahlak, ahlaki bakımdan adil olan olmayan
bütün bu konular arkadaşlar isteseniz de
istemezseniz de felsefi konular
arkadaş bilimsel konular biraz dedi.
İtiraz etmeyeceğim yani o konuya daha
girmedim ama esaslar felsefi konular.
Bu konularda
konuşma, söylem biçimimiz ne olacak?
Felsefi konular nasıl konuşulacak?
Anlatabildiniz mi? Felsefi konular şöyle
konu çoğulcu bir toplumda
insanlar deyim yerindeyse piyasaya
çıkacaklar.
Herkes kendi değerlerini,
kendi tecrübeleriyle
ve başka insanların tecrübeli,
insanların tecrübeleriyle
kendi argümanlarıyla savunacak ve
böylece ortada ne meydana gelecek?
Bir kanaatler
havuzu. Evet, kanaatler havuzu. Felsefe
bilim değil. Tekrar aynı şeyi
söyleyeceğim.
Ama bu kanaatlerin bazıları
başka bazı kanaatlerden
akılsal ve felsefi olarak gene insanlar
tarafından daha başarılı görülecek.
Başka elimizde ölçü var mı?
Bitiriyorum.
UNESCO 2004 mü 2005 yılında felsefeyi
eee dünya felsefe gün diye bir gün kabul
etmiş. Baktım ben UNESCO yeni yaz bu 20
sene önce kabul edilmiş ve enteresan
merak ediyorsanız okuyun yani UNESCO'nun
dünya felsefe gününü kabul etmekte
gerekçesini okuyun hiç fena değil
neden kabul ediyorum biliyorsun
&gt;&gt; hocam eee o Türkiye'den sanırım Iona
Uçuradi'nin bir teklifi olarak eee
başlamıştı
&gt;&gt; olabilir. O da olabilir. Evet.
&gt;&gt; Ben UNESCO'nun 2004 yılında
zannediyorum. Bakın hemen şeyde
bulursunuz. Bu ararın UNESCO'nun Dünya
Felsefe günü diye bir gün tesis ettiğini
biliyorum. Bakın bu bilgi bu bu yorum
değil. Aç bakma
efendime söyleyelim ve sonra da
gerekçesini vermiş. Gerekçesi çok hoşuma
gitti. Hatta onun için bu konuşmayı
yapıyorum. Gerç nesnesi yok.
İnsanlar arasında çoğulculuğu ve barışı
bu motifleri geliştirici bir şey
olacaktır.
&gt;&gt; Bence çok önemli bir değer söylüyorum.
Bakın yani felsefe sayesinde o farklı
görüşler sayesinde
bir geniş genel şey ortamı oluşacak.
Kanaatler ortamı olacak. Kanatler
diyorum ben doğrular falan demiyorum.
Yani felsefe sayesinde şimdi artık anlay
marksizm bir kanaat, Hegelcilik bir
kanaat, evdisans bir kanaat, sartır bir
kanaat, rasıl bir kanaat, kamu bir
kanaat. Bunların hepsi kanaat, felsefi
Şimdi size söylüyorum, ilan ediyorum.
Dinsel kesinlikler bitti.
Gene aynı noktaya geldik. Peygamberler
çağı bitti.
Tanrılar falan öldü.
Artık bu dünyada bizi bekleyen şey
kendisine göre yaşamamız gereken makul,
mantıklı değerlere
dayanan kanaatler olacak. Kanaatler
demek çoğulculuk demek. Kanaatler demek
özgürlük demek. Anladınız mı nereye
geldiğimi en sonunda?
Hocam kanaat bize yetmez.
Ne yeter size?
Şey mi? Hefetullah mı yeter?
Öyzil mi?
Elinizde kanatta başka bir şey yok.
&gt;&gt; Hayatınızı,
hayatınızın bir kısmını, hastalığınızı,
sağlığınızı,
depreme karşı tedbirlerinizi, ısınmanızı
bilim düzenleyecek.
Bilim ve bilimin
uygulaması olan teknoloji. Zaten
yapıyoruz bunu.
Yap yapıyoruz. Dişçilere gidiyoruz.
Bermele değil. İşte kardeşim memori
gidiyordu. Zaten yapıyoruz bunu. Onu
yapmakta bir mahsur yok. Ama hayatımızın
çok büyük bir kısmı bakın bir kısmını
tekrar sayıyorum. Hukuk,
ahlak, siyaset, sanat, evlilik, boşanma,
eğitim. Bunu
felsefi kanaatler düzenleyecek. Elinizde
felsefi kanaatlerinizden başka bir şey
yok.
Elinizde felsefi kanaatlerden başka bir
şey yok. felsefi olarak
ikna edebileceğiniz karşısındaki ikna
edebileceğiniz
akılsal tecrübi tecrübelerinizden başka
hiçbir şey yok.
Hocam böyle yaşanır mı? Böyle yaşamak
zorundasınız.
Şaka bana neyor? Bana söyle. E ben
yaşıyorum diyor böyle. Allah Allah ya.
Üfal böyle yaşar mı? E yaş bir da yaşar.
Yaşar. Yaşamak zorundasınız.
İleriden bahsediyorum. İleriden.
İleriden bahsedim. O zamana kadar hala
kalırsanız
insan olarak ondan da çok emin değilim.
Maalesef
elinizde
kesinliklerin yerine
ikna edici olan, savunabileceğiniz,
karşınızdakini kabul ettirmek üzere çaba
tarafa edeceğiniz kanatlar olacak.
Bu kadar.
&gt;&gt; Teşekkür ederim.
&gt;&gt; Soru sorabilirsiniz şimdi. Buyurun.
&gt;&gt; Hocam ben bir soru sor.
&gt;&gt; Tabii tabii sorabilir
&gt;&gt; hocam.
Bahsetik ama biraz eee bilimle çok ilgi
ilişkisi olmadığını söylediniz. Bilimin
&gt;&gt; yakına gel de biz duyalım seni. Yani ben
şu anda duyamıyorum. Evet. Öyle canım.
&gt;&gt; Eee, bilimin temelini felsefe
oluşturmuyor mu hocam?
&gt;&gt; Bilimin temelini
&gt;&gt; felsefe oluşturmuyor mu? Anlama,
kavrama, yorumlama tarzında.
&gt;&gt; Yani oluşturuyor tabii de. Yani benim
söylendiğim şey biraz daha teknik, biraz
daha farklı bir şey değil mi? Felsefen
de temelini bilim oluşturuyor.
&gt;&gt; Birinden soru da efendim.
&gt;&gt; Birinden soru da o yüzden soru çizdimiz.
Ya şunu anlatabildim mi ben?
Bilim başka bir şey,
felsefe başka bir şey. Bilgi denilen şey
gerçekten bilgi adına alan bilgi denilen
şey bilimde var.
Felsefede bilgi yok.
Bunu anlayın. Ama felsefe atmasyon da
değil. Palavra da değil, duygular ve
heyecanlar da değil. Felsefe dünya
hakkında
hepimizin sahip olduğumuz bilimler
sayesinde, tecrübemiz sayesinde,
sezgilerimiz sahip olduğunuz bilgilere
dayalı,
bilgilere dayalı ama bilgilerin
üzerinde, bilgilerin dışında bir şey
felsefe. Size onu anlatmaya çalışıyorum.
Anlatabildim mi?
&gt;&gt; Bilmem. Anlatabildim mi? Peki. Tasdik
etmek zorunda değilsiniz. Anlatamadım da
diyebilirsiniz.
&gt;&gt; Evet. Buyurun
&gt;&gt; hocam. Hoş geldiniz.
&gt;&gt; Hoş bulduk.
&gt;&gt; Eee, ilk sorum şu. Bilim eee, pardon
ilahiyat fakültelerinde din felsefesi
var.
&gt;&gt; İlahiyat fakültelerinde
&gt;&gt; din felsefesi dersleri var.
&gt;&gt; Var.
&gt;&gt; Şimdi bunu bir açıklamanızı isteyeceğim.
Birinci sorum bu. İkinci sorum, o dinler
hakkında söylediklerinizin
eee herkesi etkiliyor. Beni de etkiledi.
&gt;&gt; Acaba dinin kendisinde mi sorun yoksa
dinin tanrıyı tanımlamak
tanımlamasındaki bir sorun mu? Yani
dinlediğiniz soruyu boş verin.
&gt;&gt; Peki yani anlayamam ben onu. Şimdi sen
öyle girin.
&gt;&gt; Birinci soru iyiydi. Evet. Bir sor.
&gt;&gt; 3üncü sorun da şu. Ben fizik
öğretmeniyim.
&gt;&gt; Ne öğretmeni?
&gt;&gt; Fizik.
&gt;&gt; Tamam. Fizik.
&gt;&gt; Şimdi eee söyledikleriniz mesela kanaat
oluşturma noktası. Şimdi en son fiziğin
geldiği yer kuantum fiziği. Ben detayına
girmeyeyim ama bu da benim düşünce
sistemimi çok değiştiriyor. Mesela
burada da
&gt;&gt; benim kanaat noktasında
önemsizleştiriyor beni. Yani sizin
kanaatleriniz önemsizleştiriyor. Çünkü
bilimin bana verdiği o bilkiyi ben
yorumladığımda
Kopenk yorum var. Kanaatlerin hiç önemi
olmadığını anlıyorum. O zaman nerede
buluşacağız sizinle?
&gt;&gt; Takip edemedim seni. Son geçişini
anlamadım.
&gt;&gt; Peki tamam o zaman ilk soruma cevap
alayım hocam.
&gt;&gt; Evet. Eee,
şimdi din felsefesi diye bir şey var mı?
Var.
Din felsefesi diye bir şeye ihtiyaç var
mı? Var.
Yani dinler üzerinde de felsefi olarak
düşünmeye ihtiyaç var.
Yani bilim üzerinde, gündelik hayat
üzerinde, siyaset üzerinde, ahlak
felsefi olarak yani derinlemesine
yani argümanlara dayanan bir düşünce,
bilgilere dayanan bir bilgiye ihtiyacı
olan dinde de var. Ve
Müslümanlıkta da, Hristiyanlıkta da ve
onun dışında normal seküler dünyada da
din felsefeleri var.
din üzerinde yani din nedir?
Din sosyolojisi ayrı, din psikolojisi
ayrı, din tarihi ayrı, mukayesin din
araştırmaları ayrı, din felsefesi ayrı.
Ha haklısın. Güzel bir şeyi söyleme
imkanı elde etti.
Şimdi felsefe
değerlendirmedir.
Değerlendirme
yani değerlendirme ne demek? Hem
bilimlerin önermelerini, bilimlerin
yapısını değerlendirmektir.
Bilim felsefesi gibi. Hem de dinin de
bizzatı kendisini değerlendirmektir.
Değerlendirmeyi anlıyorsunuz değil mi?
Yani bir şeyi değerlendirmek ne
demektir? Bunun burası ne? Bunun burası
ne? Bunun bu yapısındaki özellik ne?
Dini önermenin anlamı ne? Onun için din
felsefesinin temel meseleleri tarı
kavramı, ibadet kavramı. Hatta benim din
felsefesine ilişkin epey şeyim vardır.
Konuşmalarım vardır. En sona hatta bir
din üzerine konuştum. Eee, yeni daha 2
ay evvel vardır o da. Yani din felsefesi
hem gereklidir hem mantıklıdır.
Ama din felsefesi
din üzerine psikoloji, sosyoloji
bilimsel değil. Psikoloji. Din
psikolojisi dini ne olarak inceler? Olgu
olarak inceler. Din felsefesi din
olgusunu, din olayını
insani boyutlarıyla
bir bütün ve değerlendirme konusu yapar.
analiz eder,
e eleştirir, tenkit eder ve de neticede
değer verir. İşte benim biraz evvel
tanrı üzerine konuşmam öyle bir şeydi.
Tanrı kanıtları kanıt mıdır
gibisinden
şeyi okumanı tavsiye ederim. Yani
herhangi bir felsefeye giriş kitabında
din felsefesi kısmını okumanı tavsiye
ederim. Evet. Cevap vereyim. Evet.
Buyurun
&gt;&gt; hocam. Merhaba. Hoş geldiniz.
&gt;&gt; Hoş bulduk.
&gt;&gt; Madem mutfalısınız,
&gt;&gt; evet. Arkası nasıl gereki?
&gt;&gt; Yani Nebrula İbrahim Peygamberin
efsanesine inanıyor musunuz? Bir de
İbrahim Peygamber dinler tarihinin
babası olduğuna göre bu 5.000 yıllık
civarında
&gt;&gt; Göbeklitepe de sizin memleketinizde
maalesef bütün
yani dinler tarihini mahvetmiş durumlar.
Şimdi bundan sonra kaç yüzyılda
uğraşılacak ki işte bir İslam ortaya
çıksın bir de dejenere olsun.
Peygamberin zamanında 1500 olan ayet
sayısı 1,5 milyona çıksın ne zaman
çıkacak?
&gt;&gt; Nerini yakalayayım senin? Neler tutayım
seni ben? Şimdi sen kendi adınla
söylüorsun. İbrahim efsane.
Efsane var. Efsane var. Onu da kabul
edelim. Yani Homeros'un
ne diyelim? İliadası da efsane.
Türklerin işte Bozkurt Anadolu'da şeyden
Orta Asya'dan çıkış da niye efsane?
Efendim? Eee, İbrahim de efsane.
Şimdi efsanelerin efsane olma hakikaten
farkı yoktur. Ama gene de bazı efsaneler
deyim yerindeyse diğer efsanelere göre
biraz daha tarihsel içeriye sahiptir.
Benim kanaatim.
İbrahim diye bir adam var mıydı? Vardı.
Bunun tek tarcı yönden birtım
düşünceleri var mıydı? Vardı.
Yani tümü efsane değil. Ama İbrahim'e
izafe edilen, İbrahim'le ilgili olarak
anlatılan olayların %9080'e efsane
olduğunu bilirim.
Anlatabildim. O efsane.
&gt;&gt; İbrahim peygamberin Arap mı Kürt mü
olduğunu ya? Nereden çıkartın bunları?
Yani
&gt;&gt; boş olduğunu söylüyor.
&gt;&gt; Şimdi benim açıkçası aklı başındaki
felsefen İbrahim Arap mıydı Türk miydi?
Umurunda bile olmaz. Benim de umurumda
olmaz. Nasıl ki kendimin de Arap bir
kült olduğum umurunda olmazsın. Bir
efsane. Şimdi biliyorsun bir zaman bir
program yapmıştık. Ben de Celal Urfa'da
yaptık. Hatta İbrahim'le ilgili de
konuştu. Bir arkeolog konuştu.
&gt;&gt; Sanki gözüyle görmüş gibi Harun'a
geldiğini, orada şu taşın üzerinde
oturduğunu, oradaki kuyudan açtığını
deyince bizim celal patladı.
&gt;&gt; Hatırlar mısınız? Bunları okudunuz mu?
Patladı. Hatta ufalar
İbrah şey Delali İbrahim peygamber patla
dedi. Ulan bunlar hepsi hapsane ya dedi.
&gt;&gt; Sen nereden çıkartın bunları dedi.
Seyretmemişsiniz demek. şeyde seyredin.
YouTube'da seyredin.
&gt;&gt; İbrahim fakirciler çok akıllı.
Dedi ki savcıya konuşurken İbrahim'in
varlığını
olgusal olarak ve tarihsel olarak ve
bilimsel olarak ispat edin bana.
&gt;&gt; Yanın yanıldığını
&gt;&gt; tabii de o kadar aptal değil. akılı
tabii İbrahim'in varlığını
tarihsel olarak, olgusal olarak,
bilimsel olarak kanıamazsınız.
Ne demek bilimsel olarak?
&gt;&gt; Dinlerle ilgili şöyle bir kafanıza
düşünün. Kimin varlığını, hangi
peygamberin varlığını bilimsel veya
tarihsel olarak kanıtlayabilirsiniz?
Size bir soru sorayım ben.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Tarihitçiler.
&gt;&gt; Hayır. Hayretiler. Ya ne demek bilims
biliyor musunuz? Bilberin söylediği gibi
tarih
taçtır.
O taşın da bir tarafı kırıktır.
Hoş bir cümledir bu.
&gt;&gt; Doğru.
&gt;&gt; Yani şu demektir. Elinizde kanıt ne
olur?
Bir taşın üzerinde
yazı yazılı bir yazı görürsünüz
veya adı yazılı bir mezar görürsünüz.
Yani bunun dışında tarihte
Muhammed niye? E Muhammed niye
biliyoruz? Mekke diye bir yer var ve
yakın ve o kadar çok adamın şey yapması
mümkün değil. Yani birbirlerinden ayrılı
olarak mutlak bir efsane uğrunda
keşke efsane olsaydı. Delim yerindeyse
ha şunun için keşke efsane olsaydı
mesela efsane olsaydı herkes şeriatta
rahat ederdi.
Şimdi zamadım ilahçılar acıyorum.
Niye acıyorum biliyor musun? Yani işte
şeriatı biliyorsun sevmeme gerek yok.
Kimsede uyguladığı yok. Onu da size
söyledim. Suudi Arabistan da daha kimse
uygulamıyor. Merak etmeyin. Hiç kimse
uygulamıyor şeriatı. E ama Kur'an diye
bir kitap var. E Kur'an denilen orada da
işte şeriat denilen şeyin esası var.
Şimdi yani ya bunlar yoruma tabi falan
deseler işte kurtaracaklar.
Ya çok basit. Her zaman aynı örneği
vermişiz. Gene size vereceğim örneği.
Bakın
kadınlarla erkeklerle ilgili Kur'an'da
hükümler var değil mi? Mirasla ilgili
şahitlikle ilgili hükümler var. B
hükümler biliyorsunuz ki söylememe gerek
yok. Herkes biliyordur bunu. Siz de
biliyorsunuz. Yani iki kadının şahitliği
bir erkektir. İşte bir erkeğe verilen
payın yarısı kadına verilir falan filan.
Şimdi zannediyor musunuz ki bir Müslüman
bundan rahatsızlık duymuyor.
İlahiyat fakültesinde adamlar bundan
rahatsızlık duymuyor.
Hatta Tayyip bundan rahatsız duymuyor.
Zannediyor musunuz?
Fakat hani bir laf vardır. Müsteş
değildir. Bir şey yani. Al sana bir kaya
nerelere dayarsan da ayet orada
ya. Ayet orada.
Anladınız mı demek istediğimi? Yani
keşke orada tevil, tefsirin, yorumun
mümkün olacağı bir durum olsaydı. Şimdi
İsa'nın hayatıyla ilgili vardı.
İnsanın hayatıyla ilgili, Musa'nın
hayatıyla ilgili tevil tefsir
yaparsınız. E Muhammed'in hayatıyla
ilgili tevil tefsir yok. Muhammed Hatice
ile vermiş mi? Evet. Muhammed
Yahudilerin 600 tanesini itmiş. Kesmiş
mi?
E kesmiş. E Muhammed Yahudilerin şeyin
dışında Hatice'nin dışında çok kadınla
evliliği, taaddüdü zevcadı kabul etmiş
mi?
etmiş.
Şimdi İslam dünyasında çok kadın evlilik
var mı şu anda? Yani genel olarak
düşünün
&gt;&gt; Türkiye'de var mı?
&gt;&gt; Çok az.
&gt;&gt; Genel olarak düşün dedim ya gene herkes
tutturuyor burada.
&gt;&gt; Yok
&gt;&gt; yani olanlar var tabii. Olanlar var
merak etmeyin
yani. İnsanlar fils derlerdi kendi
kızlarına oğullarından farklı muamele
yapma. Onu hem mirasta hem hukukta hem
hasiyette veya başörtüsü veya başörtüsü
başörtüsü meselesi bak başörüsü mesel
insanlar ne kadar zorluyor. E niye öbürü
çıkıyor diyor ki e başörtüsü var diyor.
E Muhammed diyor bunu şu ayette şu
vesileyle inzal oldu diyor. E doğru
söylüyor. Onun için dedim keşke efsane
olsaydı. Yani keşke bunları bir zamanlar
Fethullah'ın yaptığı gibi ya bunlar
şeydir. Eee ne derler ona? Fuattandır.
Usulden değildir deyip de
kurtarabilseydik. Olmuyor. Benim
bildiğin size söyleyin. İsa ile ilgili
olarak da
tek bir
bilimsel
tarihsel
&gt;&gt; hiçbir şey yok
&gt;&gt; argümanın yok.
&gt;&gt; Yok
&gt;&gt; yok.
E Mussa
&gt;&gt; seme gerek yok. Hele İbrahim
Musa'dan da önce işte ne zaman, nerede
nasıl onu bilmiyoruz.
Mesele o.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; O neyse o sorulara artık devam
ettirmeyeceksin yani.
&gt;&gt; Yok.
&gt;&gt; Eee
&gt;&gt; ben bir size uyardım. Ne dedim? Tamam
peygamberler var da e göbekli tepede
peygamber falan yoksa vallahi mantıksal
olarak, ahlaki olarak göbek tepedeki
adamların ne günahı vardı?
&gt;&gt; H
&gt;&gt; söyler misiniz? Hristiyanlar bunu daha
kolay halletmişlerdir.
Sembole sorarlar. Derler ki ya tamam İsa
geldi. İsa geldikten sonra herkes
sorumlu.
Ahlak e İsa öncesi e Platon olarak
zamanlı İsa'dan önce yaşamış
zekidir. Sempol
İsa değil yani İsa olmuşlar bir adam
tabii onu zekayla falan anlatmak bir
anlamı yok derken iyi de aynı zamanda
neydi? Baba Oğul Kudüs.
&gt;&gt; Kutsal
&gt;&gt; kutsal ruh. Kutsal ruh. İsa doğmadan
evvel de
&gt;&gt; vardı. Tanrı olarak insanlar
arasındaydı. Dolayısıyla ahlaki
sorumluluktan insanlar
&gt;&gt; şey değildiriler.
&gt;&gt; Varese değildiriler. Zekice bir cevap.
E peki Muhammed ile ilgili bunu
söyleyebilecek miyiz?
&gt;&gt; Var mı kutsal ruh?
&gt;&gt; Neyse yormayın kendinize. Daha normal
işlerle uğraşın ya. Neyse bakın felsefe
daha güzel. İlmeyen dinleyici olarak.
Anlatabildim mi?
Evet. Başka var mı? Bir iki soru daha
alayım. Yoruldum artık.
&gt;&gt; Ben bir iki soru deyim insanlar daha
fazla fazla.
&gt;&gt; Önce sen
&gt;&gt; hocam çıktığınız televizyon
programlarında sunucular size eee doğu
felsefesiyle alakalı bir şey sorduğu
zaman siz hep bir şey diyorsunuz ya
doğudan bir şey çıkmaz ama bu çok
açılmıyor da hani siz
&gt;&gt; yok öyle demem ben. Ben daha basit bir
doğuyu bilmem dedim. Doğu derken uzak
doğuyu kastederim.
Yoksa İslam Orta Doğu'yu bilirim.
bildiğim için de o konuda o kadar çok
iyi de bilirim ki
&gt;&gt; onun için kimse bir şey diyemiyor orada.
&gt;&gt; Evet. E sen sordun ya. Sordun ya sen.
&gt;&gt; Son bir soru sorabilir miyim hocam?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ben tam bu noktada hocam iner yapıyorum.
&gt;&gt; Efendim?
&gt;&gt; Gazali
&gt;&gt; güzel nere yapıyoruz? Haklısın.
&gt;&gt; Bizim düşünce sistemimizi belirleyen
aslında tüm Ortadoğu İslam dünyası
&gt;&gt; o kadar değil. O kadar değil abartma. O
kadar abartma değil
&gt;&gt; değil mi? Bunlar evet genelleme
gereğinden fazla. Bak ben İslam
felsefecisiyim biliyorsun değil mi?
&gt;&gt; Ben İslam felsefecisiyim.
Şimdi gaz şu İslam dünyasına
8. yıldan itibaren
Yunan mirası, felsefe ve bilim mirası
kitaplar aracılığıyla çevrilince
ve kısa bir süre içerisinde İslam dünya
İslam uygarlığında öyle diyelim, İslam
dünyasında
inan tarzı felsefenin
problemleri,
cevapları, kuramları, bilgileri edinince
ortaya bir şey çıkar. İşte Farabi, İbn
Sina, İbn Rüş gibi adam çok yen çok
yeniden konuşuyorum
bu konuyu da çok harika bir kitap
vardır. Onu da aklıma gelmişken
söyleyeyim. Kaybolan Aydınlanma diye bir
kitap var. Bileniniz var mı? Hayır.
Kitap okuyor.
&gt;&gt; Çok güzel bir kitap.
Şimdi bu şöyle düşünün.
İslam'ın tabii İran felsefesinden
filozoflarından haberi yoktur
&gt;&gt; ama bir modeli var.
paradigması var. Modelin paradigması ne
var diyelim? Tanrı hakkında, evren
hakkında, tanrıyla evren arasında şikler
hakkında, insan hakkında, doğa hakkında
bir modeli var.
Çok genel konuşuyor o modelle
Yunan'ın modeli birbirine uymaz.
Hristiyanlık da uymaz, Müslümanlık da
uymaz. Hocam neye uymaz? Niye uymaz ya?
Yunan'da peygamber yok, kitap yok,
şeriat yok,
doğma yok. Bunu bilin.
Yani Müslümanların ve Hristiyanların
inanmakla mükellef olduğu, eğer inanmaz
kabul etmezlerse doğma bu yani şey eee
akide, akait o da yok.
Niet dediği gibi doğuda
peygamberler vardır.
Yunan'da filozoflar vardır. Doğrudur. Bu
cümle doğru bir cümledir. Şimdi bu iki
model niye uymaz söyledim sana. Yani
yani somut bir örnek vermek gerekirse
mesela somut bir örnek vermek gerekirse
eee
İslam dünyasında Tanrı
efendim evreni yaratmıştır.
Zamanda yoktan Hristiyanlıktan geliyor
biliyorsunuz. O da yok yani kun ve yekun
oldu. Oldu hatırlayın bunları.
&gt;&gt; E Yunan dünyasında yoktan varoluş yok.
yaratım kavramı yok.
Ta ilk Yunan filozoflarından itibaren
yani Sokrates falan filan gibi, Platon
gibi onlarda şu var. Evrende madde
ezeli. Bakın anlayın madde ezeli.
Ezeli
hareket ezeli.
Oldu mu?
Dolayısıyla madde ezeliği, zaman
ezeliği, hareket ezeliği evren ezelidir.
Bu ne demek? Evren bir yaratıcıya
ihtiyaç göstermez. Evreni yaratan
yoktur.
İslam ve Hristiyanlık.
İkisi de Yahudilik, İbrahimi gelenek
ikisi de evren hakkında ontolojik olarak
evren Tanrı vardı.
Ondan başka hiçbir şey yoktu.
O da ol dedi.
Onunla her şey oldu biliyorsun. Hatta
Hristiyanlık ayrısına da girer.
Müslümanlıklar var. 6 günde birinci gün
bu yaratıldı. İkinci gün bu yaratıldı.
3üncü gün bu yaratıldı falan filan.
Tekme kitabı ilk kitap. Eski ay bir
kitabı. İki modeli görmüyor musunuz?
Birbirden ne kadar farklı?
&gt;&gt; İki, Yahudilikte başlangıçta gelecek
hayat fikri yoktur. Bunu bilin.
Yahudilikte başlangıçta ahiret kavramı
yoktur.
İçinde Yahudi varsa bilir. Bilmezse de
gitsin öğrensin.
Buna karşılık
Hristiyanlık
ve Müslümanlık
geleg hayat kavramına sahiptir. Yani
bu dünyadaki hayatımızın dışında
bizi bekleyen
bir gelecek hayat var.
Ahiret de bu demek demek. Ahiret demek
bu demek. Gelecek hayat demek.
Hristiyanlık zaten buna dayanır.
İsa'nın bütün cibesi ona dayanır. İsa
nedir? Ölümü yen
öldüm ve gün sonra dilindim. Sizi
kurtardım. Yani hepiniz Tanrı yanında
ölümsüz bir hayata
mazhar olacaksınız. Biliyorsunuz değil
mi? Hristiyanın temel nüzü budur. Ama
Hristiyanlık cenneti cehenneme
müslümanlar için benzemez. Onu da size
söyleyeyim. Yani Hristiyanın cenneti,
iyi kulların tanrıın yanına gitmesi,
tanrıyı
seyretmesi tanrıyla birlikte Medine'yi
yaşamasıdır. Müslümanın cennetinin ne
olduğunu size anlatmayayım.
Evet, güzel. Ama gereği hayat bu. Bakın
oysa ki hem İslam hem Hristiyanlık
bu Hristiyanlık ve Müslümanlığın temel
görüşüdür.
Yani bir gelecek hayat ve bu gelecek
hayatta bu dün yapılan yevmül kıyame
kıyamet günü ve carib yargı günü gecesi
bu hayatta ruhlar dirilecektir.
Bitmedi. Sadece ruhlar dirilmez.
Bedenler de dirilir. Hatçı veat
bedenler.
Bir Yunan filozofu bedenlerin yeniden
dirilmesini anlamaz bile. Şimdi
Gazali'ye geldi. Gazali filozofların
üç konuda gelecek hayatı, bedenlerin
yenilendirilmesi veya meat veya evrenin
ezeliliği.
Bir konu daha var. Tanrının evrendeki
bireysel varlıkları bilmesi. Burada
küfür ol işlediklerini düşünür. Yani
bunları kabul eden bir adam Müslümanları
kabul edemezdir.
Anlaştık mı? Daha da genel olarak şunu
söyler. Orası da çok zekidir. Orada çok
zekidir. Yani şey nedir? Filozofların
bu felsefe denilen şey
dinin kendisinden. Hatta onu size de iyi
anlatayım. Bakın bu çok hoşluktur bu.
Yani şeyi bilir Gaz mantık matematik X'i
exact bilim kesin bilimdir. Yani aptal
değil adam ben matematiğe de karşı
çıkıyorum. Üçgenin iç açılar toplamı 180
derecedir. Bunu diyecek bir adam değil
Gazali
&gt;&gt; felsefeye karşı.
&gt;&gt; Bir dakika işte. He bunlar de başka bir
alana ait. Mantık, matematik,
felseferenin dalları ama onlar insan
aklının ürünüdür ve akla aykırı bir
şeyler değildir.
Tabiiyata karşı çıkar. Tabiiyat yani
fizik felsefesine, doğal felsefesi
evrenin ezelliği
o. Çünkü fizik felsefesinin konuşulur.
Bugün öyle değil mi? Ya bugün de
öyledir. Hani fizik bilimin değil de
fizik felsefesinin yoksa fizik biliminde
evrenin ezliği, ezelliği mesele artık
mesele değildir. Orada karşı çıkar.
Şeye karşı çıkar. İlahiyata karşı çıkar.
İşte işte gerçek hayatın bedenlerin
hasına
kısaca değil. Bunu kabul etmek zorunda
değiliz. kalanların kitap imzaları da
devam ederiz

Eee doktora çalışmalarım sırasında da
daad bursuyla Almanya'da Freiburg
Üniversitesi'nde Eee çalıştım
Eee mezuniyetten sonra yani doktorayı
bitirdikten sonra eee 7 yıl kadar
Amerika Birleşik Devletleri'nde öğretim
üyesi olarak çalıştım şu anda
Türkiye'deyim
e uzmanlık alanlarım Aslında Eee Alman
felsefesi ve özellikle fenomenoloji
heeger felsefesi Eee eleştirel teori Eee
Etik ve e feminist felsefede
Eee çalıştığım alanlar arasında Eee bu
şekilde tanıtabilirim kendimi çok
teşekkür ederiz hocam
Eee yavaştan Ben başlayayım Ama önce bir
gidiş altımızdan bahsedeyim Eee Benim
sorularım var size bu soruları yönelttik
sonra yayın sonuna doğru katılan
arkadaşlarımızdan veya bizleri canlı
olarak takip eden YouTube'dan veya kiken
takip eden arkadaşlarımız mesaj
kutularına yorumlara sorularını
yazabilirler bu şekilde ben de hocamıza
soruları yönelmek bilde ilerleyeceğiz
Çok teşekkür ederim Umarım keyif
alırsınız izlerken ben güzel bir yayın
olacağını düşünüyorum hocam o zaman ilk
sorumuz başlayalım Eee yani biraz açık
bir soru Aslında değişken bir soru ama
feminist kuramı nasıl tanımlayabiliriz
Yani feminizm nedir Bize bunu
olabildiğince yani açıklayabilir misiniz
Tabii ki açıklamaya çalışayım ben de
kendi anladığım şekliyle E şimdi
feminist ya da feminizm diyeyim genel
olarak
Eee zaman içinde Aslında değişimler
gösteriyor yani ne yapmaya çalıştığı
Eee ne anlama geldiği temelde Tabii
değişmeyen sabit kalan bir takım
unsurlar var Eee ama başlangıçta Eee
Kadınların haklarını savunmak ve toplum
içinde kadının yerini güçlendirmek
amacıyla ortaya çıkıyor Ve en başta
özellikle hukuki hakların Eee talep
edilmesi savunulması toplumsal hayatta
kadının yerinin kabul edilmesi ve ona
bir yer verilmesi Eee konusundaki
konusunda Eee taleplerle başlıyor şimdi
Eee bu eee Şimdi aslında geçmiş
yüzyıllarda yani Mesela Mary bon
Craft'ın çalışmaları var
Eee yani bu 18 yüzyıla kadar Hatta belki
daha öncesine kadar giden Eee çalışmalar
Ortaçağda da
Eee yani kadın düşünürlerin Eee cinsiyet
üzerine mesela ya da kadınlık üzerine
birtakım çalışmaları var Ama özellikle
20 yüzyılda Bu bir hareket olarak
kendisini ortaya koyuyor ve güç
kazanıyor şimdi bu 20 yüzyıldan
bahsediyorum ben Yani bu başlangıç Eee
başlangıçta Eee dediğim gibi kadınların
hakları toplum içindeki yeri Eee
savunulur Aslında erkek düşmanlığına
varacak türden Eee düşünceler de ortaya
Eee çıkabiliyor şimdi bütün feministler
b böyle düşünüyor değil ama şöyle şeyler
de mesela konuşuluyor o dönem Eee İşte
bizim düşmanımız erkekler onlar yüzünden
biz birtakım problemler yaşıyoruz mesela
şiddet problemi ean çok muzdarip olan
kadınlar var ya da Eee
işte taciz olayları Eee ya da mesela
evlilik içindeki eşitsiz Eee durumlar
Eee ve erkeklerle özellikle kendi özel
hayatlarında ilişkilerini Mümkün Mertebe
azaltmak
gibi şeylerin çözüm olacağına dair
mesela birtakım düşünceler de ortaya
çıkıyor fakat Çok geçmeden bunun çok da
doğru bir tavır olmadığı anlaşılıyor
çünkü şu açık şekilde anlaşılıyor ki
Eee burada asıl problem işte erkekler
kötü kadınlar iyi Eee ya da Bütün
erkekler şöyledir bütün kadınlar
böyledir Bütün Kadınlar her zaman
haklıdır erkekler haksızdır gibi bir eee
şey değil Eee böyle bir e toptanca bir
ayrım toptanca bir suçlama durumu değil
Bu bir zihniyet meselesi yani atki
dediğimiz Eee Aslında güç ilişkileri
üzerine kurulu olan yani kendisini daha
güçlü görenin ya da güçlü olanın daha
güçsüz gördüğü ya da güçsüzleştirme
istediği ya da gerçekten de belli
yönlerden daha zayıf pozisyonda olanı
Eee o pozisyonda tutması ya da daha
güçsüzleştirme ezmesi gibi Hani çok
temel Eee eee ya da genel olarak
açıklamak gerekirse bu tür bir
zihniyetin aslında bir bir ürünü olduğu
düşüncesi hakim geliyor ve şunun farkına
varılıyor yani Gayet bir kadın da
Eee kadın düşmanı şekilde ya da Eee
Ataerkil zihniyeti içselleştirmiş
şekilde davranabilir Eee kendi
hemcinslerine karşı Eee adaletsizce
davranışlarda bulunabilir eee buna
karşın bazı erkekler de tamamen bu
problemlerin farkında olarak Eee
kendilerini bu tür Eee adaletsiz
davranış tavırlardan Eee uzaklaştırma
çabası içine girebilirler
yani Yani bu olay Eee işte bir cephede
kadınlar var diğer cephede erkekler var
Eee Hadi biz
Eee nasıl derler Bu savaştan Galip
çıkalım gibisinden bir cinsiyyet
savaşları eee şeklinde bir şey değil Bu
bir zihniyetle Aslında Eee savaşma
meselesi ve kadınlar tarafından da gayet
içselleştiren
an Eee eee sonrasında Eee yani takip
eden süreçlerde Aslında eee feminizmin
bir hareket olarak kapsamı da genişliyor
ve değişiyor Eee yani haklar toplum
içindeki
Eee Adalet Eee toplumsal hayattaki
Adalet temsil Eee bu bu konudaki
mücadeleler Tabii ki bitmiyor fakat
mesela Eee eee beden konusu işin içine
giriyor Eee daha genel anlamıyla
cinsiyet konusu problematize edilmeye
başlanıyor yani şunun farkına varılıyor
Eee kadınların yaşadıkları
adaletsizliklerin e temel nedenlerinden
bir tanesi
Eee cinsiyet kavramından ne anlaşıldığı
ve toplumdaki cinsiyet rolleri Eee işte
kadına biçilmiş olan R rollerin burada e
ciddi bir Eee gözden geçirilmesi
gerekiyor işte Mesela Örnek vermek
gerekirse Eee kadının anne ve eş olarak
tanımlanması ve bunun dışında mesela Eee
çok bir yere oturtulması gibi bir
zihniyet Fakat şu da fark ediliyor ki
yani burada tek mesele Eee kadınların
kadınlara biçilen cinsiyet rolleri ya da
kadın cinsiyetinin nasıl anlaşıldığı
değil erkeklere biçilen roller ve erkek
cinsiyetinin nasıl anlaşıldığı Bu da
aynı derecede derecede Önemli çünkü
bunlar birbirleriyle bağlantılı olan
kavramlar Yani birini diğerine göre de
tanımlıyorsunuz
olumsuz şekillerde Eee erkekleri ne
şekilde
Eee etkilediği
Ataerkil tavırların davranışların
toplumdaki birtakım Eee İşte kalıpların
bunlar üzerine de çalışmalar yapılmaya
başlanıyor ve erkeklik çalışmaları diye
bir alan çıkıyor ve başta mesela çeşitli
üniversitelerde enstitülerde kadın
çalışmaları olarak tanımlanan alan
cinsiyet çalışmaları Eee daha da
genişliyor çünkü şu da anlaşılıyor
kadınlık roller inden bahsettik erkeklik
rolleri rollerinin de Eee problemli
olduğundan bahsettik öte yandan işin
içine Eee kaçınılmaz olarak lgbt
bireylerin durumları e da girmiş oluyor
cinsiyet de anlamaya başladığınızda
Dolayısıyla temel olarak bugün Eee
feminizm neyle ilgileniyor ya da nedir
dediğimizde Aslında her türü cinsiyetçi
Eee davranış tavır Eee ya da Eee
eee işte toplumdaki Eee bu türden
değerlerin bir eleştirisi ve bunlara
karşı geliştirilen bir eleştirel tavır
ve aynı zamanda bir hareket olarak da
Eee anlaşılabilir fakat yine de Eee şunu
söylemekte fayda olduğunu düşünüyorum
yani e tamam işte Mesela aterin
erkeklere verdiği zararlardan da
bahsediliyor bugün fakat yine de
kadınlar üzerinde ayrı bir vurgu olmak
durumunda çünkü yani her durumda Tamam
Ater erkekleri de eziyor ama daha
dezavantajlı durumda olan ve Eee her
durumda daha çok Eee bunun Eee cim ini
çeken yine kadınlar olduğu için bu
konuda bir Aslında vurgu da olduğunu
söylemek gerekir kesinlikle yani şey
konusunda katılıyorum Ataerkil e
düzeyde ataerkilliğin altında Aslında
Erkekler de çok istemediği şeylere maruz
kalıyorlar fakat şöyle bir durum var Eee
kadınlar Tabii ki de bu ezildik
konularda kendilerini savunmak
zorundalar Hani Eğer hak arıyorsa Herkes
Kendi hakkını Eee aradığı zaman Aslında
bu at erkil düzey şeyin altından
kurtulacağız diye düşünüyorum çok
katılıyorum bu yüzden çok teşekkür
ederim cevabınız için ikinci soruya
geçmek istiyorum Eee hocam toplum
tarafında bu eşitlik algısı çok farklı
algılanıyor Hani Aslında Eee eşitlik
mümkün mü feminizmle birlikte Yani bu
aslında eşitlik aynı zamanda bu
biyolojik faktörler evrimsel süreçle de
alakalı Herkes bu açıdan düşünüyor
feminizmin buradaki eşitlikten
kastettiği şey nedir yani yani eşitlik
kadın erkek arasındaki eşitlik olarak Hı
hı şimdi eşitlik derken burada Eee En
azından feminizm bağlamında kastedilen
şey aynılık değil yani kadın erkekle
aynıdır Hani bu şekilde anlaşılırsa
Eee yani hani Eee Hi sağlıklı olmuyor
Evet yani o zaman feminizm yanlıştır Eee
denebilir Hani kadınla erkek aynı mıdır
yani değildir Eee eee ama yani
feminizmin eşitlik derken kastettiği şey
daha çok
Eee haklar ve Eee özgürlükler anlamında
eşitlik
Eee yani hukuki anlamda da eşitlik ki bu
en başta zaten mücadele edilen şeydi
mesela Eee volon Craft'ın Eee eee
kitabını okursanız yani orada ciddi
ciddi aydınlanmanın başlangıcında
aydınlanma hareketinin başlangıcında
işte vatandaşlık haklarından
bahsedilirken kadınlara bu haklar
verilmezken bunun mücadelesini veriyor
Mesela yani eğitim hakkı çalışma hakkı
kendi Eee hayatın geleceğin hakkında
karar verme verebilme özgürlüğü bu
konudaki haklar Eee mülk sahibi olabilme
Yani para sahibi olabilme işte kendi
aileni kurabilme Eee çocuğun üzerinde
birtakım Eee hakların olması ve benzeri
şeyler eee Dolayısıyla eşitlik derken
Eee haklar ve özgürlükler Eee üzerinden
aslında Eee gidildiğini söyleyebiliriz
Bunun yanı sıra toplumsal hayattaki
temsil yani toplumsal hayatta kadının
Eee yeri
Eee gördüğü ya da görmediği saygı ve
toplumsal hayatın bir parçası olması ve
toplumsal hayata katkıda bulunabilmesi
Eee yani eee Mesela e Eee Simon'ın Eee
işte eserlerine baktığımızda bunu
özellikle vurguluyor ve diyor ki Eee
yani bugün Eee toplumda kültürde Eee
daha çok erkeklerin kurmuş oldukları bir
kültürden Bir toplumun toplumun kadın
parçası haline gelmeye çalışıyor ama
asıl Eee buradaki buradaki Hedef Sadece
bu olmamalı yani Biz de bu topluma bu
kültüre Eee eklemlenen Hayır burada aynı
zamanda bu toplumu bu kültürü Eee
besleyen onu oluşturan unsurlara da
katkıda bulunan eee bir eee toplumun
parçası haline kadınların gelmesi yani
aktif şekilde o topluma olumlu pozitif
katkılar da Eee verecek konuma gelmesi E
bu Tabii
tanınma meselesini gündeme getiriyor
Yani bir eşit bir Eee insan olarak bir
vatandaş olarak toplumun üyesi olarak
tanınma Eee bunun Tabii ön koşulları da
olacak işte eğitimdi istihdam hakkıydı
yani buralarda da Eee var olabilme Eee
durumu bunun yani çok farklı boyutları
da var Eee işte toplumun nasıl baktığı
Eee kadına erkeğe toplumun beklentileri
Yani bunların hepsi ister istemez bunun
parçaları oluyor çünkü kadından ve
erkekten çok farklı beklentiler içine
girdiğiniz zaman aslında hani onların
kendilerini hangi yönlerde
geliştirmeleri ya da kendilerini nasıl
anlamaları Eee konusunda birtakım
telkinlerde bulunmuş da olabiliyor
toplum E bu da Aslında her iki
Cinsiyetin de o topluma o kültüre ne
kadar ya da ne şekilde katkıda bulunup
bulunamayacağını da e belki % 10000
belirlemiyor ama yani büyük ölçüde
etkileyebiliyor o yüzden yani eşitlik
problemi bunları da ister istemez içine
almak durumunda
kalıyor Evet hocam Ya şey hani aynı
dediğiniz doğru feminizm eşitlik Eee
ilkesini benimsen burada faktörlerden
ziyade erkeklerle fiziksel olarak eşit
olduğunu iddia etmiyor Aslında
bahsettiğimiz şey toplumsal haklar ve
toplum gözünde eşit haklara sahip
olabilmek eşit saygı
görebilmek kaygısı var ha şimdi Pardon
bu biyoloji konusunda ben buna hiç
değmediği Fark ettim de şimdi biyoloji
konusunda yani Elbette ki farklılıklar
var birtakım farklılıklar var fakat yani
feminizm buradaki Eee eleştirisi ya da
beklentisi ne oluyor mesela belli
biyolojik Eee farklılıklardan ötürü
Şimdi mesela Simon de buvarı takip
edecek olursak Aslında Kadının işi
erkeğe göre gerçekten de biraz daha zor
olabilir belli yönlerden mesela kadının
Eee Aslında hayatı boyunca kimliğinin ve
rollerinin yani erkekten Belki çok daha
keskin şekilde ayrılmış olması mesela
bua şeyden bahsediyor ergenliğe girişin
kadın için çok daha net biyolojik eee
bir Eee farkla başlaması Eee ve Eee yine
aynı şekilde menopoza girme gibi
yaşlılığa girişin de yine Eee çok ciddi
şekilde mesela onun Eee pratik yaşamını
da Eee onun toplum içinde nasıl
algılandığını da Eee önemli şekilde
değiştirmesi anne olmanın Yani bunun
biyolojik e olarak da Eee kadında
bıraktığı yarattığı Eee etkiler
değişimler Eee şimdi şim feminizmin
buradaki Eee taleplerinin başında şey şu
da geliyor yani biyolojik birtakım
farklılıklardan ötürü Bir toplumun üyesi
olarak Eee toplumun eee bir parçası
olarak kadının dezavantajlı bir duruma
getirilmemesi ya da bundan ötürü Mesela
daha az bir birey olarak tanımlanmamış
mesela işte eee şöyle şeyler olabiliyor
Ya işte kadın evlenecek işte çocuk
sahibi olacak kendisini işine veremez
Mesela bu yüzden Eee iş konusunda bir
dezavantajlı duruma gelmemesi Çünkü
kadın tek başına Evlenmiyor yani Mesela
Eee birisiyle evleniyor diyelim ki bir
erkekle evlendi E yani aynı şekilde
erkek de evlenmiş oluyor ve erkeğin de
hani bir çocukları olacaksa Hani o da
çocuğa bakacak Sonuçta Hani onun da
çocuğu Eee ama Eee yani bunun altında ne
var hani çocuk olur ve çocuğa kadın
bakar e dolayısıyla da işini Eee
aksatacak Avrupa'da Mesela şey eee
türünden pratikler var mesela annelik
izni doğum izninin yanı sıra babalık
izni şöyle koordine ediliyor İşte
diyelim ki kadın doğum izni alıyor işte
o bittiğinde erkek babalık izni alıyor O
da oturuyor evde mesela çocuğuna bakıyor
işte bir ay 2 ay Neyse hani düzenleme
Her neyse
Eee
yani de bova şunu söylüyor mesela Yani
mesele Aslında biyolojik olarak ne gibi
nitelikleri haiz olduğumu değil kadın ya
da erkek olarak toplumun bunu nasıl
anladığı ve toplumun Eee bunu Eee nasıl
eee bir yere koyduğu yani
eee mesela
Eee az önce de dediğim gibi işte Kadın
çocuğa bakmakla mesuldür ve sadece kadın
hani onun ihtiyaçlarını özellikle
Bebekken Ya da ilk yıllarda karşılamakla
mesuldür Tamam o zaman çalışmasın Hani
otursun evde çocuğuna baksın Bu bir
tavır bu bir yaklaşım ama az önce
bahsettiğim gibi hani sonuçta hiç kimse
bir çocuğu tek başına yapmıyor ve eşit
şekilde başlangıçtan itibaren sorumluluk
almaları beklenir ama uygulamaları ve
düzenlemeleri de buna göre mesela yapan
bir toplum biraz daha farklı bir şekilde
anlıyor bunu yani eee bu farklılıkları
reddetmek ya da Eee bunları yok etmeye
çalışmak ya da yok saymak değil de Eee
toplumun bunlara nasıl tepki verdiğini
ne gibi kurumlarını eee E buna göre
oluşturduğunu Eee
ve ne şekilde bu kurumları işletti
işlettiği Aslında bunun üzerine bir
vurgu yapıyor ve eleştiri yapıyor Mesela
şey yakın zamanda çıkan bu kş mesela iş
yerlerin kreş açma Eee zorunluluğu yani
belli bir sayıda kadın çalışanınız varsa
işte bir kreş hizmeti sunmak
durumundasınız gibisinden mesela Eskiden
böyle şeyler yoktu düşünülüyordu bile
kesinlikle ya aslında cevap verilmesini
istediğimiz tam olarak da buydu Teşekkür
ederim çok gerçekten eee bir sonraki
sorumuz hocam toplumun bir kesimi Eee
tarafından ortaya feminizm diye bir şey
yoktur sınıf mücadelesi vardır Eğer
sınıflar Eee ortadan kalkar ve eşitlik
sağlanırsa kadın erkek eşitliği de
sağlanır düşüncesi Eee doğuyor bazı
kesimlerde Ya siz ne düşünüyorsunuz bu
konuda kar doğru şimdi Eee Aslında bu
düşünce daha çok
marksizmden marksistler Eee gelen bir
tür eleştiri mesela feminizmin ve
feminist teorinin bir işte eee burjuva
Eee görüşü ya da burjuva hareketi olduğu
yani eee kadınların yani feminizmi
savunan Eee ya da bu yönde hareket eden
kadınların liberal sistemi benimseyip
Eee Bu sistem içinde Eee işte kadınlara
bir bir takım haklar aradıkları ya da
Eee işte birtakım şeylerin
düzeltilmesini istedikleri ama aslında
yani onlara göre yani bu eleştiriye göre
problem zaten sistemin kendisi yani
sistemin Kendisi bu problemi zaten
üretiyor biz bu sistemi değiştirirsek Bu
problem de kendiliğinden ortadan
kalkacaktır Dolayısıyla Siz Aslında
Eee sistemin işleyişini Eee nasıl derler
Eee ilerletmek ve bu şekilde Eee
çalışmasını eee sürdür hizmet
ediyorsunuz diye belki yorumlanabilecek
Abartmıyorum Umarım e türden bir
eleştiri
şimdi ya şimdi şöyle bir doğruluk Payı
demeyeyim de şöyle bir şey var yani
sınıf ayrımı Ya tabii ki bir problem
Yani bunu artık mesela birçok feminist
de aslında başından beri de kabul
ediyordu bunu hani şu anda kabul ediyor
başta farkında değildiler gibisinden bir
şey değil de bugün Mesela bu
kesişimsellik
intersectionality kavramı Aslında biraz
daha net şekilde Eee ifade edilmeye
başlandığını söyleyebiliriz herhalde Eee
yani Buna göre şu söyleniyor Evet Eee
sınıf farklılığı kesinlikle bir
problemdir ama cinsiyet konusu sınıf
farklılıklarına çok da indirgenemez Eee
şimdi onunla ilgili olan şöyle yanları
Yok değil Eee mesela Eee Dünya
Bankası'nın yapmış olduğu araştırma var
Eee o verilere göre bütün
dünyadaki toak yani
mülkün % 180'den fazlasının sahibi
erkekler ve kadının kadınların yani mülk
sahipliği durumu % 20'nin % 120'nin
altında Hı hı Bir nedir sınıf E ya da
gelir ya da işte mülkiyet inanılmaz bir
fark var yani totalde Zaten baktığımızda
Hani Dünyadaki gelir dağılımı cinsiyet
açısından baktığımızda kadınlar fakir
yani genelleme yapıyorum Tab Tabii ki
genelleme yoksa bireysel olarak bazı
erkekler de fakir olabilir bazı Eee
Kadınlar da çok zengin olabilirler ama
genelleme yaptığımızda yani gerçekten
böyle bir eee şey var Bir
Eee inanılmaz bir eşitsizlik durumu var
bu Tabii sadece kadınlar fakirdir
anlamına gelmiyor yanlış anlaşılmasın
ama Eee fakirlik daha çok kadınların ve
çocukların çok daha fazla etkilendikleri
bir şey şimdi bunu ortadan kaldırırsak
Nedir mesela Sosyalist ya da komünist
bir toplum kurar cinsiyet farklılıkları
ya da eşitsizlikleri de ortadan
kalkacaktır diye Şimdi çok
öyle olmayacak yanları var bunun şimdi o
yüzden mesela Marksist feministler var
Eee onlar Aslında buradaki açığı
görüyorlar yani Marksizm ya da işte bu
e sınıf farklılıklarının Önemli bir
problem olduğu görüşü haklıdır Ama bunun
yanına aynı zamanda cinsiyet problemini
de koymalıyız diye Şimdi bunu söyleyen
Herkes yani ya da sadece Marksist
feministler bu konuda hassasiyet
göstermiyorlar Ama genel olarak Mesela
ne gibi konularda mesela sınıf ayrımının
ortadan kaldırılması ne gibi konularda
ne gibi durumlarda cinsiyet problemini
çözmeye bilir mesela aslında bugün de
bunu görüyoruz Mesela bir şöyle bir
durum düşünelim diyelim ki üst sınıftan
ya da işte ayrıcalıklı sınıftan mesela
çok zengin işte Efendim nüfuslu aileden
gelen kadınlar var sonuçta yani toplumda
işte ayrıcalıklı bir konumda olan ve
bunun Tam aksine dezavantajlı sınıf
sınıfların mensubu olan erkekler var
şimdi
Eee toplum hayatının birçok yönünde bu
kadın bu söz konusu erkekten çok daha
avantajlı ve üstün bir durumda olabilir
Hı hı Ama buna rağmen mesela hala o
erkeğin Eee bu durumdaki Eee kadını
cinsiyeti üzerinden aşağılayabilirsin
Ha işte zengin moruk yani moruk derken
hani erkekler için de söylenebilir ama
kadınlar için bu biraz daha yaralayıcı
bir şeydir ya daha şeydir ya hani yaşlı
ve mesela çirkin
Mesela bu yönden ya da cinsiyeti ve
cinselliği üzerinden zaten küfürlerimin
hakaretler imizin ciddi bir kısmı
kadınlar kadın bedeni kadın cinsiyeti
üzerinden Eee Mesela bu yönlerden hala
ne kadar dezavantajlı durumda Eee Diğer
alanlarda olsa bile ya da olarak
sınıfsal olarak mesela bu konu bu durum
bu eee konular üzerinden hala bir
üstünlük ya da bir Eee üstünlük
taslayan etkiyi yaratmayacaktır ya da
aynı şey yaratmayacaktır ama
Eee hala mesela dış görünüşü mesela
feminizmin mesele ettiği konulardan bir
tanesi kadınların dış dönüşleri
üzerinden daha çok değerlendirilmesi eee
ve bunun Aslında etkileri
düşünüldüğünden bence çok daha çok daha
derin Evet yani bu işte dış görünüş
konusunda harcadığın zaman enerji maddi
kaynaklar yani zihinsel
enerjin hani Başka konulara bunu
harcasam belki mesleğinde çok daha iyi
yerlere geleceksin atıyorum ya da işte
Toplum hayatında Ama bunlar enerji
istiyor zaman istiyor Eee eee bir sürü
kaynak istiyor mesela hala bu bu bu
yönden Mesela bu yönlerden sorumlu
tutulacaktır Yani aa İşte bu kadar
zengin hala daha işte yok saçına Bilmem
Nesine bakmıyor mesela a İşte bu kadar
şey E işte Efendim Bu ne biçim kadın
gibisinden mesela şeylere maruz
kalabilir O yüzden özellikle bu
E bu beden konusu işte dış görünüş
üzerinden değerlendirilme konusu şey de
ir yani E hani sınıf farkları ortadan
kalktığında
Eee hala şey durumu mevcut kalabilir
Yani Eee mesela kadınlara uygun olan
meslekler erkekler ya da uğraşlar ve
erkeklere uygun olan olmayan işte
meslekler uğraşlar hala bunun üzerinden
de bir Eee mesela eee şey yapılabilir
tartışma sürebilir ayrım durumu olabilir
beden üzerinden demin dediğim gibi hala
şeyler olabilir bu
eee e cinsiyetçilik devam edebilir
Eee hocam bir şey daha ekleyebilir miyim
lafınızı kesmek istemedim Çok özür
dilerim bu sınıf ayrımı ortadan kalktığı
zamanda bile aslında üst sınıfta olan
kadınların bile şiddet gördüğünü
görüyoruz hani Aslında Eee bu alt sınıfa
atfedilmiş bir olay değil hani belki çok
fazla kulağımıza gelmiyor ama Eee yani
bu üst sınıf sınıf ayrımı ortadan
kalktıktan sonra kadınlar eşlerinden
veya toplum tarafından şiddete
uğramayacak varı anlamına gelmiyor hani
Aslında Evet bazı sorunları çözebilir
Fakat her şeyi çözüme uğratacak bir
şeyde değil bu çözüm yolu da değil diye
düşünüyorum ben eklemek istedim bu
konuyu da aslında çok teşekkür ederim Bu
da değindiğimiz için çünkü Bundan Birkaç
yıl önce basında bir haber çıkmıştı ama
çok öne çıkmadı Hı hı E işte ülkemizdeki
Eee çok zengin nüfuzlu bir ailenin kızı
Yine benzer şekilde yani kendisinin hani
ne derler gündelik eee ifadelerle
söyleyecek olursa dengi yine aynı
şekilde çok Eee zengin ve nüfuzlu bir
ailenin oğluyla evleniyor fakat Eee
şimdi ayrıntıları yanlış hatırlıyor
olabilirim ama Eee işte bir geceliği bir
gece bir olaylar kopuyor yani Mahalle
ayağa kalkıyor gibisinden işte bir kavga
ve şiddet olayı var ve Eee daha
sonrasında Eee şu ortaya çıkıyor ki Eee
yani bu eee nüfuzlu Ailenin kızı
kocasından sistematik olarak şiddet
görmüş Yıllar Boyunca ve mesela bakın
Hani kocası üzerinden zengin olmuş O
yüzden Katlanıyor durumu yok zaten çok
nüfuzlu aileden geliyor zaten hani
bebekliğinden beri bu Zenginliğin içinde
Eee yani Ciddi sistematik şiddet görüyor
görmüş yıllarca habere göre Eee Ama
mesela katlanmış o zamana kadar işte o
gün ne oluyorsa bir patlıyor İşte
olay ne
derler hukuka Adalet sistemine ediyor
vesaire
eee ve kısmen de olsa işte medyada
bahsediliyor yani
eee mesela Neydi bu kadına o kadar yıl
Eee mesela bunu Sineye çekmesini çekmeye
o kadını bunu Sineye çekmeye ikna
eder Enteresan değil mi yani Mesela
şiddet konusu çok önemli mesela Eee
eğitim düzeyi yüksek olan
Eee kişilerde de mesela aile içinde Eee
şiddet yani işler arasında Eee oranının
çok düşmediği
söyleniyor Yani bunun çok direkt
etkilemediği söyleniyor mesela birçok
araştırmada çok gar gördüğüm kadarıyla
Yani Eee demek ki yani Bu şu anlama da
geliyor
Eee daha üst sınıflarda ya da sınıflarda
da bu rastlanabilir bir şey yani sınıf
ayrımları ortadan kalksa dahi Hani
herkesin herkes belli bir refah
seviyesine Eee getirilse dahi bu
problemin Aynen bahsettiğiniz gibi
otomatikman ortadan kalkacağını bir
garantisi yok kesinlikle ya bence ataki
zihniyet değişmediği sürece istediğiniz
kadar Eee yüksek seviyede bir eğitim
veya sınıfsal olarak yüksek de olsanız
bu zihniyet değişmediği sürece hiçbir
fark
yaratmıyor diye düşünüyorum özellikle
zihniyetin değişmesi önemli yoksa bir
önemi yok işte o yüzden Eee Bence sınıf
farklılıkları Eee çok önemli yani sadece
feminizm açısından değil genel olarak
toplumda çok ciddi bir problem ama
Eee yani kadın hakları ya da kadının
durumu feminizm Eee problematize ettiği
şeyler Sadece buna indirgenemez diye
düşünüyorum kesinlikle Eee Bir önceki
sorumuz da kadınların Aslında bu
güzellik veya toplum tarafından dış
görünüşleriyle alakalı Eee yapılan
yorumları üzerine tam bir sonraki sorum
da onunla alakalıydı bunu sormak
istiyorum hemen patriark inin ya da
disiplin iktidarın varlığının kadınlar
üzerindeki etkileri Aslında nelerdir
diye soracağım yani her kadın az çok
biliyor bunları Ama ve günümüzde Bu
kadınlar bu iktidarın baskısından Nasıl
yani ne kadar engelleyebiliriz Biz
Kadınlar
ya neler yapabiliriz şimdi disiplin
iktidar dediğinizde Hani daha fokocu bir
şekilde anlıyorum bunun e hedefi beden
insan bedeni oluyor insan bedeni in
nasıl konfigüre edildiği yani eee işte
Hem ne şekilde mesela Dış görünüş olarak
Eee eee nasıl derler Eee
nasıl inşa edildiği ama aynı zamanda
mimikler jestler davranışlar işte
bedenin enerjilerinin e gücünün ne
şekilde kullanıldığı nasıl kanalize
edildiği nasıl şekillendir
şekillendirildiği vesaire eee meseleleri
işin içine giriyor şimdi
Eee yani Özellikle ikinci dalga denilen
Eee feminizm bu konunun üzerinde çok
dururken
Eee Aslında bugün de bu konular bitmiş
değil Hı hı Eee yani bunun Ben aslında
düşünüldüğünden çok daha önemli bir
mesele olduğu kanaatindeyim şimdi az
önce de biraz değinmiştik yani eee şimdi
bu şu demek değil a işte İnsanlar
kendilerine bakmasınlar hani mesela Eee
ne derler Eee ne gerek var hani Eee işte
ya da mesela güzellikte neymiş atıyorum
hani E böyle bir şey yoktur şimdi bu
tavırda olan bazı feministler Yok değil
hani
eee şey şeklinde düşünenler Hani
Eee kadını biraz daha dış görünüşü
olarak da erkeks leştirme eğiliminde
olanlar yani o bir yaklaşım ama bütün
yaklaşım bu şekilde değil ya da bu
şekilde olmak durumunda değil şu yönde
tartışmalar gidiyor Mesela şunu söyleyen
feministler Var Diyorlar ki ya Her insan
Beğenilmek İster yani bu hani Aman ben
beğenilmeye gibisinden E bir şey eee
yani illaki feminizm böyle olacak diye
bir şey yok ama şimdi güzelliği nasıl
anlamalıyız o zaman yani yeni bir
güzellik anlayışı ve yeni güzellik Eee
yani standardı olacak mı olmayacak mı ya
da mesela Eee yani bunların üzerine
düşünülmesi lazım B hsun bir lafı var
mesela diyor ki ya ben diyor kilo vermek
istiyorum ya ben kendimden memnun
değilim ama bunu hani bu işte disiplin
iktidarın bir kurbanı olmadan nasıl
yapacağım ben de emin değilim diyor
mesela şimdi Eee bu konuda şu ana kadar
verilmiş olan böyle hani nihai ya da
Herkesin üzerinde anlaşmış olduğu bir
Eee Yanıt yok
Eee ama yani bu konuda feminizmin belki
Eee katetmiş olduğu belli bir yol var ya
da
Eee vardı mı demek gerekiyor Aslında
orada ikilemde kaldım yani nedir
Kadınların kendi bedenleri üzerinde daha
fazla kontrol sahibi olmaları daha çok
söz sahibi olmaları gibisinden fakat
Yani bana öyle geliyor ki son zamanlarda
bu durum biraz daha tersine dönme
eğilimine girmiş gibi de olabilir yani
yanlışsam düzeltin ya da hani İnsan
bazen kendi Eee gördüğü ya da
gözlemlediği şeyleri çok fazla ağırlık
da verebiliyor ya da Bunun dışındaki
şeyleri çok göremeyebilir da şimdi şey
konusunda E bir takım değişimler var
gibi gibime geliyor mesela beden Eee
işte anlayışı algısı Hani İlla herkes
belli bir şekilde olacak değil diye yani
eee İşte herkes zayıf olacak herkes
Eee ne derler daha yuvarlak hatlara
sahip olacak vesaire diye bu konuda
biraz daha belki rahatlama ve özgüven
durumu olduğu belki söylenebilir Fakat
bu özellikle
Eee yani Kozmetik işte estetik
operasyonlar ve şimdi mesele şu hani
belli Eee yine
Eee güzellik e standartları uyarınca
bunların bir hayli yaygınlaşmış olması
ve çok talep görmesi Yani bu ne demek
Yani insanlar belli bir şekilde görünme
çabası içinde giriyorlar ya da böyle
olmak durumunda hissediyorlar
kendilerini ve Eee yani beden üzerinde
çok daha fazla bir son zamanlarda vurgu
var gibime geliyor öyle hocam e
Özellikle sosyal medyada Hani bu bence
Özellikle sosyal medyanın bu kadar ileri
gitmiş olmasından da kaynaklı Yani
sürekli birilerine özeniyoruz
birilerinin hayatları birilerinin
görünüşleri dış görünüşleri bu bence
kadınları daha da
Eee depresif veya depresyona sürüklüyor
daha vücutlarını beğenmemeye başlıyorlar
yüz hatlarını vücut hatlarını bunun da
etkileri var diye düşünüyorum yani
estetik operasyonların Günümüzde çok
fazla artması ya Tabii ki insanlar belki
kendilerini o şekilde beğeniyordu içsel
Eee Çatışma yaşıyordur ve bu yüzden
yaptırıyor olabilirler ama daha sonra
sırf toplum tarafından böyle bir algı
olduğundan dolayı pişman olan kadınlar
da
Eee daha sonradan Böyle yorumlar
yapıyorlar ben de böyle düşünüyorum Bu
konuda yani eee burada Mesela benim
dikkatimi çeken Yani yine belli standart
üzerinden Eee bu hani ya Herkes bu bunun
Eee nasıl derler Eee gerçekleşmesi hani
şöyle bir burun işte böyle bir ağız işte
şu türden işlemler Hani
e mesela ya bazen ben duyuyorum şey
diyor İnsanlar herkes birbirine
benzemeye başladı dış gü gibisinden Ve
şimdi şey de denebilir Tabii ya Erkekler
de Kendilerine bakıyorlar Eee mesela
Erkekler arasında da bu türden eee oper
ların ya da müdahalelerin arttığı şimdi
eskiye göre bir artış olabilir ama yani
çeşitli istatistikler var bütün dünyada
Hani bu konuda işte makyajlı işte şeydi
adı
nedir estetik operasyonlarda ve benzeri
şeylerdi Hani moda ve benzeri daha çok
müşterisinin bunun kadınlar olduğuna
dair yani çok ezici
çoğunlukla istatistikler görebiliyoruz
yani bunun ötesinde Mesela bir erkek
bunları yapmazsa ya da bunlara vakit
aramazsa mesela çok da ciddi bir
yaptırıma yani toplumsal yaptırıma ya da
cezalandırmaya tırnak içinde çok maruz
kalmıyor ama bir kadının Mesela bu gibi
şeylere daha az vakit ayırması ya da
bunları mesela
Eee yani reddetmesi çok ciddi çok de
yani daha ciddi sonuçlar doğurabilir
Yani hem hemcinsleri hem de karşı cins
tarafından mesela alay edilmesi
aşağılanması işte erkek Fatma erkek gibi
ay işte makyajsız çıkal atıyorum mesela
çıkılır mı Ya da işte eee mesela
bedeninin belli bölümlerinin Eee işte
belli urlarının işte şöyle görünmesi
gerekiyor niye değil İşte herkes
yaptırıyor Sen niye yaptırmıyorsa
maruz kalması çok daha büyük bir
olasılık mış gibi görünüyor Şimdi bunun
Eee az önce de bahsettiğim gibi şey
derler Mesela yani güzellik denen şey
bir çok ciddi bir yatırım ve çaba
gerektiren bir şey diye Hani özellikle
Hani bugünkü şey eee standartlar ve
anlayışla bakıldığında ve Eee süren bir
çaba gerektiriyor E şimdi Eee Mesela
şöyle şeyler söyleniyor deniyor ki Aa
işte kadın erkek eşittir deniyor Eee Bak
işte hala daha kadınlar mesela Toplum
hayatında Eee işte eee o kadar da var
değiller ya da hani kaç tane Bilim
kadını Çıktı işte felsefeci kadın mı var
matematikçi kadın mı var ya Tamam da bir
de yani şimdi yani eee Hani eğitime
erişim istihdam gibi hakların verilmesi
20 yüzyılın ortaları mı Ne yani hani o
zamanlarda ortaya çıkan düşünceler
yüzyıllar bin Yıllar Boyunca Bunlar yok
yani hani kadının mülk sahibi olabilmesi
para sahibi olabilmesi miras hakkı
olması işte kendi evleneceği evliliğini
ailesini seçebilmesi vesaire eee eğitim
görebilmesi söylemiş miydim
çalışabilmesi Böyle haklar yok yani
yüzlerce binlerce yıl boyunca bu haklar
yok yani bunlar
yani şimdi genelleme yapıyorum tarihin
belli dönemlerinde mesela veriliyor ama
kaybediliyor ya da belli ülkelerde
farklılıklar olabiliyor ama totalde
bunlar hep hep problem kesinlikle şimdi
Hani tarih boyunca niye çıkmamış y nasıl
çıksın şimdi çıkanlar da var çıkanlar da
var var ama Hocam onlar da isimlerini
saklayarak ya da hani çok zorlu
koşullarda veya kitap yazıyorlar ve
basılmıyor kabul görmüyorlar bir
kadından böyle bir şe çıktığına dahi
İnanmıyorlar yani erkek gezmek durumunda
kalıyorlar Hani Eee çeşitli mesela
edebiyat ortamlarına bilim ortamlarına
girebilmek için mesela erkek kılığında
Yani gerçekten kendisini erkek gibi
tanıtarak mesela gezmek durumunda
kalıyor Ya da kocasının işte ismiyle
çıkarıyor e ya da yani hani Eee ancak
çok ayrıcalıklı sınıflardan Hani öyle
bir sınıftan olsa dahi yine şanslı
olması gerekiyor birtakım yine
mücadeleler vererek Belki bir eğitim
alabiliyor yani Hani o aldığı eğitimin
neticesinde de belki çok zorluklarla bir
takım çalışmalar yapabiliyor Hani Aa
işte Kadınlar da var var ama olanlar ne
gibi nelerle ne badireleri atlatarak
Hani bunları yapabilmiş şimdi yani işte
1900'lerin ortasında artık bu konuda
ciddi değişimler olmaya başlıyor ki o da
öyle bir defa da olmuyor yani yavaş
yavaş bayağı söke söke o haklar alınıyor
E şimdi yani bu kadar kısa zamanda
toplumdaki artık Yüzyıllardır belki bin
yıllardır kalıplaşmış şeylerin
birdenbire
kırılıp ortadan kalkıp Eee işte A bak
hepimiz eşitiz Bak işte yani öyle
olmuyor yani insanların toplumların
kültürleri yapıları o kadar kolay
değişmiyor önyargılar işte eee ve
Eee nesiller boyunca aktarılan Eee
çeşitli değerler düşünceler Tabii bu
yani Bu bir bahane olmamalı Çünkü
katedilen çok Yollar yol yollar da var
Eee ama işte yani Mesela belli badireler
at atılıyor belli engeller aşılıyor
sonra başka engeller çıkmaya başlıyor
gibi mesela Eee hani ama bugün de bak
mesela kadınlar işte bilimde matematikte
vesaire şey değil Şimdi bunun toplumsal
işte geçmişten gelen değerlerin işte
pratiklerin beklentilerin içindeki
tortuları var ama onun ötesinde şimdi
bir kız çocuğu düşünün ve aynı zamanda
bir erkek çocuğu şimdi kız çocuktan bu
Dış görünüm konusunda çok ciddi bir
Eee çaba içine girmesi bekleniyor ve
buna kafa yorması Hani burnumu yaptırdım
ya bir de kulağım mı ya o mu bu mu
vesaire şimdi bu zaman enerji ve aynı
zamanda nedir Eee maddi güç aynı zamanda
psikolojik olarak da yorgunluk Çünkü
tabii Çünkü kendini yani şey gibi
görüyorsun aşağı yani düzeltilmesi
gereken bir bir şey güveniniz direkt Al
Aşağı ediliyor yani görünüş olarak
olmasa bile öne atlama özgüveni bir bir
şeye Eee katılma veya bir fikir söyleme
özgüveni bile alt üst ediyor bu tarz
yorumlar son zamanlarda mesela yapılan
araştırmalara göre Hollanda'da mı
yapılmıştı ergenlik çağıyla birlikte
çünkü yani ergenliğe kadar Aslında kız
çocuk erkek çocuk Hani fiziksel güç Hani
oynadıkları oyunlar vesaire çok ciddi
bir farklı ergenlik bayağı bir hem
toplumsal açıdan hem de belki Tabii
biyolojik açıdan da Eee birçok şeyi
değiştirebiliyor Eee kız çocuklarının
spor alanından çekilmeye başlaması yani
katılımının azalması yani bedeninden
utanmaya başlıyor ya da şüphe etmeye
başlıyor E şimdi Eee yani erkek çocuktan
ya da erkek bireyden bu kadar fazla
beklenti olmadığı için ya da mesela Ya
bana ne falan dediği zaman fazla da bir
bedel ödemiyor Yani bir kadının
ödeyeceği türden bir bedel ödemiyor Yani
bir kadın için bir alay edinme durumu
Eee ya da işte şey mesela bir aile
kuramama bir mesela eş bulamama Eee
böyle bu türden Eee şeyleri varsa amaç
lı varsa ve mesela evlense de
evlenmeseydin annesi olmuş işte kedi
köpekle kendilerini avı diyorlar
söylemler var mesela hani Eee ama yani
nedir Hani bu duruma düşme bu duruma
düşmelisin Ama bu duruma düşmemek için
de işte kendini o Eee beğeni
standartlarına göre yani biraz da işte
ona o şekilde hani davranman işte neyse
hareket etmen gerekir vesaire ama işte
yani Mesela bova bunlardan bahsediyor
diyor ki bunlara vakit harcamak zorunda
hissettiği için kendisini mesleğinde ya
da kendi mesela bilimdir mesela
felsefedir matematiktir Her neyse
bunlara bunların gerektirdiği özellikle
bunlarda ileri seviyelerde bir yere
gelebilmek için yani zihinsel odaklanma
çok önemli yani bir o şeye kafanı
vereceksin mesela Öyle ki yolda yürürken
bakkala giderken bile kafanın arkasında
O devam eder mesela hani o anda
düşündüğün problem Neyse ama bu bu kafa
durumundan bu zihinsel durumdan seni
çıkarıyor Ç çıktığında Aa işte kilo mu
almışım Hani hani millet neye bakıyor ya
da işte kötü mü görünüyorum Adil ruj mu
sürseydim Mesela Evet E ne oldu Sen
Mesela senin kafanı bu şekilde bu
konulara verebilme imkanın azaldı ya
şimdi dediğim gibi buradaki ki mesele
Aman işte hiçbir şey yapma Hani kadın
erkek hiç kimse kendisine bakmasın gibi
bir şey değil ama yani kadın üzerinde
bunun şeysi Eee baskısı ve beklentisi
çok çok daha fazla yani mukayese
götürmez bence bilmiyorum yani bu bu
söylediğimin çok e kesinlikle hocam
kadınlar kilo verseler çok zayıfladın
küle almışsın çok küle almışsın Eee
böyle Zayıflamak istiyorum Hayır böyle
daha güzelsin neden Yani sürekli her
şeyine bir yorumu oluyor toplumun
kadınlar üzerinde
işte eee nerede çocuk çocuk yapsan
ikinci nerede Mesela işte kardeş e geldi
gelmedi Bilmem Ne Ondan sonra evlenmesem
ne olacak işte yalnız kaldın yok işte
kedi köpek annesi mi olacaksın Mesela
yani her türlü bir E şey var ya Erkekler
üzerinde bu kadar fazla değil herhalde
mesela Evlen mese bir arada mesela
ailenin işte teyzeleri Hani daha yaşlı
kadın evlendirme şeyine girebilirler
Hani Aa işte uygun bir aday bulalım
falan filan ama yani yine de şeydir o
işte mesela Neticede ya adam işte
bekarlık sultanlık ya işte hayatını
yaşıyor ya da abi Sakın evlenme bak hani
Bak bizim yaptığımız hataya düşme falan
filan hani E şey durumu daha
E Mesela bu türden şeyler daha
E yaygın yargılar olarak Hani e her ne
kadar ya işte bu arkadaş da evlenmedi
ama işte adam kafası rahat yaşıyor
ailevi olarak belki biraz baskı oluşuyor
olabilir çün
leri sürece işte erkeklerin de aile
evinde yaşaması veya işte evlenmemesi
iş vesaire olanakları ama Kadınlarda da
bu hem aile ve hem toplum düzeyinde
erkeklerin Ben toplum düzeyinde böyle
evlenmediği için aşağılanan bir çok
fazla örneğini göremedim açıkçası ama
kadınlarda bu özellikle yaşlandıktan
sonra dediğiniz gibi bu evinde
Kedilerle yaşayan kadınlara çok sıcak
bakmıyor
daha çok şey gibi hani ya bir torunumuz
kucağımıza alamadık Hani oğlum yeter
artık ya hani sen de bir hayatını düzene
koy gibisinden Ama mesela sosyal medyada
ben şunu görüyorum Mesela bir kadın
mesela Eee niye evlenmek istemez falan
Hı hı ya da hani yani Çünkü kimse onu
istememiştir ya da mesela hani bunun bir
şey olması Aa neydi e Geçende de bir
Yine sosyal medyada gördüm Eee isim
telaffuz edebilirim herhalde bir eski
bir sinema sanatçımız Eee hüly avşarı
galiba kendisine konuk olan bir
hanımefendiye Eee senin Hani ilişkilerin
oldu Niye var senin de hani hani oradaki
ton biraz görmediler ev gibi eee bir
şeydi Yanlış anlamadıysan Evet doğru
doğru hatırlıyorsunuz Orada aslında
kadının ilişkilerinin Hani neden hiç
evlenmedin çocuğun var ama yani
evlenmemiş isin Sende mi bir sorun var E
niye yani niye seninle evlenmediler hani
aynen yani buradaki şey Sen zaten
istemişsin Hani dünden hazırsındır
herhalde hani K istemez ya da hani
istemek zorundasın Eee ya da işte nedir
Hani e bilmiyorum yani hani Eee
istememenin görmemişler gibisinden bir
şey vardı galiba
Eee şimdi çok eleştiriler de yapıldı
yanlış hatırlamıyorsan sosyal medyada
Ama çoğunlukla eleştirildi
yani şimdi şunu söylesek yanlış mı olur
toplumda genelde Aslında böyle
düşünüyor herkes değil Herkes demiyorum
Evet ama şey derler Yani en azından
şöyle bir söylemin olmadığını
söyleyemeyiz herhalde bir kusuru mu
vardı bir kusuru var ya da ne bileyim
işte bir düzenini oturtamadım Hı hı Yaşı
da
geçti ne oluyor Evet aslına baktığımda
toplumun bir yansımasıydı belki de
orın o şekilde çıkışının olması çoğu
toplum Aslında gündeme baktığım zaman
görgüsüzlük olarak tanımlamış ama
Eee Biz biz de şöyle bir uyda var yani
karşımızdaki kişi görgüsüzlük yaptığında
söyleyebiliyoruz ama buu kendimiz de
söylediğimiz zamanlar da oluyor Bunu hep
göz ardı ediyoruz Aslında toplum
genellikle böyle görüyor kadınları yaşı
belli bir seviyeye gelmiş evlenmemiş
olan kadınlara böyle bakılıyor zaten
şimdi şey yine yani hani hakkı teslim
etmek gerekirse Hani sosyal medyada
bunun eleştirilmesi ya da bu bu düşünce
tarzının ya da bu ifadenin eleştirilmesi
Bu da yine bir artı kesinlikle hiç olmay
daab bilirdi Yani herkes Aa Hani yani
daha küçük bir kesim ya işte ya Ne var
ki Neyi tartışıyorsunuz mesela Eee
gibisinden bir
Eee tavır da daha Egemen olabilirdi hani
çok öyle olmadı Eee gördüğüm kadarıyla E
bu da bu da bir şey yani bunun e
eleştirilebilir ve bunun eleştirisinin
insanlara bir anlam ifade edebilir
olması o hale gelmiş olması
O da olumlu bir şey şimdi hep olumsuz
bakmayalım yani Evet ben de öyle
düşünüyorum Hocam son bir sorum daha var
Özellikle bu son zamanlarda hayvanlara
şiddet
Eee de değinmek istiyorum ben aslında
bir bağlantı kurmaya çalışıyorum
hayvanlara şiddet ve kadına şiddet
arasındaki vahşiliğin ATK düzeyden e
düzenden geldiğini söyleyebilir miyiz
sizin de bu konularda uzmanlığını
olduğunu biliyorum O yüzden sormak
istedim size de şimdi Ata erkeği şöyle
anlarsak bir bağlantı olduğunu
düşünebiliriz yani
eee Güçlünün haklı olması ya da Güçlünün
iktidarı Hı hı
Eee hani sadece cinsiyet kapsamıyor bu
ama cinsiyeti Eee içine alıyor yani
sadece cinsiyetten ibaret değil diyeyim
Eee yani hayatın farklı alanlarında
Mesela işte zenginin fakiri çeşitli
şekillerde ezmesi yani Bu da aslında bir
at erkil zihniyetin bir ürünü Eee ya da
işte erkeğin kadını ya da toplumun
kadını ya da işte insanın hayvanı Eee
yine aynı şekilde hani ben güçlüyüm işte
eee ve gücümü istediğim şekilde Eee
kullanırım ve aynı zamanda bunu
meşrulaştırıcı değerler bir takım
pratikler de mesela
Eee benimseniyor ve yaygınlaşıyor ve
Hani bir anlamda meşrulaştırılması
şeyler Bu anlamda bakacak olursak bir
bağlantı olduğunu düşünebiliriz çünkü
orada mesela
kadının güçsüz görülmesi ya da
güçsüzleştirme çalışılması şimdi
çalışılması diyorum Çünkü mesela je
Ran'ın bu Emil adlı kitabına
baktığımızda ki hani aydınlanmanın tam
başladığı dönemlerde yazılıyor erkek
çocuğun mesela Emil adındaki erkek çocuk
üzerinden bir
eğitim
yöntemi ideal bir eğitim yöntemi
diyebiliriz herhalde bunu anlatı zamanda
Ar Sofya adındaki kız çocuktan da
bahsederken sürekli şunu söylüyor Rus o
Eee işte onun diyor ya zaman zaman bunu
açıkça söylüyor fazla da kendisini
geliştirmesine izin vermeyecek şekilde
gündelik aktiviteleri düzenlenmelidir
gibisinden şimdi Burada şu var yani
kendisini entellektüel yönden
geliştirme yetisi yoktur değil var ama
ama izin verilmemeli gibisinden mesela
buna benzer ifadeleri olduğunu görüyoruz
yani
eee tamamen güçsüz olmasa da ya da özsel
olarak Eee güçsüz olmasa da bir
güçsüzleştirme Eee çabası Eee olarak
görülebilir şimdi hayvanın da insan
karşısında benzeri bir durumda olması ya
da ge bu duruma getirilmesi durumu Eee
durumundan bahsedilebilir Eee yani Nedir
mesela hukuki olarak hayvanların hakları
Hı hı ne derece bahsedilebilir yani
bütün dünyada çok sıkıntılı bir durum
Evet dünyada Mesela işte sahipli hayvan
sahipsiz hayvan ayrımı E yani hayvanın
mülkü olarak görülmesi ve bunun
üzerinden mesela birisi sizin mesela
evcil hayvanınıza bir zarar mülke mülke
zarar vermek olarak görülebilmesi
Eee işte
hayvanları mesela doğal yaşamdaki yani
belli Korumalar getirilebiliyor ama hani
avlanma sezonu gibi şeylerle mesela
olabiliyor ama bunun dışında yani
Özellikle tarım hayvanlarının yani
tarımda kullanılan hayvanların durumu
bayağı bir içler acısı
Eee yani şimdi Ağzı var dili yok
durumunda da oldukları için şimdi Bu
varlıkların
kendilerini savunma şeyleri durumları da
söz konusu değil Eee ama netice Yani
aslında hani bu duruma Eee yani zayıf
bir duruma getiriyorsun da bir anlamda
Hani toplumun Eee ne derler eee mesela
toplumun bir üyesi olarak görülmedik
için ekseriyetle Eee toplum dışında yani
toplumun içinde belki yaşıyor Hani o ne
derler hani biz nerede yaşıyorsak orada
ama bir üyesi olarak görülmüyor ve hani
ya bir takım düzenlemeler yapılmış
olabiliyor ama hani onların yaptırımı
var mı Ne kadar var Eee Bunlar çok
tartışmalı konular Ama bu çerçeve içinde
gayet
ezilebilir bir pozisyona getirilmiş
olduğun
söyleyebiliriz herhalde Hani bu anlamda
bir Güçlünün gücünü
meşrulaştırmaya anlayacaksın aterin bir
bağlantı olduğunu söyleyebiliriz bu
zihniyetin iki farklı yansıması gibi Eee
ve hani benim okuluma Bir makalem de
vardı
Eee kadın ve hayvan arasında Hatta Eee
bu konuda yazılmış Eee eserler var Eee
şimdi Eee eee etin cinsel politikası
mesela ilk akla gelen Eee kadın ve işte
hayvan arasında et arasında çok fazla
Eee yani benzerliğe vurgu yapan çok
fazla
metaforun kültürde olduğuna Eee dair ya
da kadın ve hayvan arasında ve Eee
benzer şekilde
nesneleştirilmesi
bu anlamda bir bu anlamlarda bir
bağlantıdan bahsetmek söz konusu
olabilir diye düşünüyorum Çok teşekkür
ederim hocam isterseniz Eee
arkadaşlarımızın sorularına böyle bir
değinelim sorusu olan var mı şu an mesaj
kutusunda bir soru gözükmüyor
ama Bakayım hemen
Eee hemen YouTube'a da göz atıyorum
Pardon Pardon buradan sorularımız yokmuş
sanırım yazmak isteyen olan arkadaşlar
varsa bekliyoruz şu an
sorularınızı yönlendirebilirsiniz
soru gelmezse Biz kendi kendimize Mesela
şöyle bir eleştiri
gelebilir devam edebiliriz olabilir mi
Nasıl
isterseniz birkaç dakika böyle hani ben
belki sorarlar diye bekledim ama arada
olası bir eleştiri mesela hani belki o
ara yazan arkadaşlar olur Hı hı Mesela
işte e ya hep işte kadınlar eziliyor
diyorsunuz ama Kadınlar da erkekleri
kullanmıyor mu Ya da yani herkes için
aynı şey söylenemez ama mesela
kadınların erkekleri kullanması
Eee Hatta kendi cinselliklerini
kullanması gibi şeyler olmuyor mu hani
buna ne diyeceğiz yine Neticede ezilen
erkek olmuyor mu günün sonunda gibi
şeyler söylenebilir Belki Ya bu konuları
Biz Arkadaşlar arasında zaman zaman
tartışıyoruz da Mesela benim son
zamanlarda duyduğum şeylerden bir tanesi
Hani bunları dediğim gibi bayağı Mesela
şunu söylüyor arkadaşlar diyor ki ya
diyor hani e uzun yıllar işte
feministler şey dedi bizi nesneleştirme
hani objeleştirme ya dedi sanki dedi
Şimdi dedi Kadınlar kendilerini
nesnele şimdi herkes değil ama hani
böyle bir olgu da var var Aynen öyle
şimdi
Eee şimdi herkes öyle mi şimdi herkes
için demiyoruz tabii değil ama böyle bir
şeyde Mesela bu 3ün dalga feminizmin
bazı kollarından beslenen Belki böyle
bir şey olduğu bir ihtimal söylenebilir
yani Şöyle mesela şu şekilde Ya
feminizmi şu şekilde yorumlayanlar var
ben Ben katılmıyorum o ayrı mesele yani
Bun gördüm ve çok Eee bana doğru da
gelmedi özetle mesela şu şu türden
şeyler söylüyorlar diyorlar ki ya İkinci
dalga feminizm Az önce bu bahsettiğimiz
dış görünüş konusunu çok kötüledi Yok
efendim işte makyaj yapmak şudur yok
işte Efendim dış gönüş E ne ne yapalım
yani hani
Eee bunlar niye olumsuz olarak görülüyor
Tam aksine Bunlar kadınların kendilerini
güçlendirmesini bir yolu yordamı da
olabilir mesela nedir işte Eee dış
görünüşünü Eee eee Mesela bir eee şey
yaparak Eee bunun üzerinden
Eee Kadın gerçekten de şey yapabilir
Hani Eee ne derler
Eee yani bunu bu şekilde söylemek
istemiyorum da e mesela erkeklerin
zaaflarından faydalanarak Aslında Bu
sistemin içinde sistemi kendi içinde şey
yapabilir
Eee ne derler e sistemin onun üzerinde
yaptığı baskıyı o baskıyı geri
döndürerek ters çevirmeye çalışıyor
aslında evet anladım rakibinin gücünü
ona karşı döndürerek alt edersin hani
böyle bir alt etme böyle bir Hah işte E
siz de o zaman bu türden zaaflar
beslemesin O zaman bu zaafından ben de
kendimi Mesela daha iyi bir konuma
getiririm gibisinden Eee ya da işte
Mesela ne diyorlar hani bunun üzerinden
Mesela işte
eee nedir İşte bu gibi hani güzellik
salonları olayı var ya mesela Hı hı
bunların yaygınlaştığı falan
bahsediliyor Ha işte bunun üstünden Eee
sen de bir gelir kapısı Eee elde ederek
Eee mesela toplumdaki konumunu
yükseltebilirsin Hani bunları bu gibi
şeyleri illaki böyle bir baskı
baskıcılık baskı unsuru olarak görmek
durumunda değiliz bu işte ikinci
dalganın dalga feminizmin bir Eee zayıf
ya da yanlış noktasıdır diye mesela Eee
bu türden şeyler söylenebilir şimdi Eee
bu Şair e Audrey lordin bir lafı var Eee
diyor ki
Eee efendiyi diyor efendinin araçlarıyla
alt edemezsin Yani onun sistemini ona
karşı kullanarak Hani belki anlık bir
zafer kazanıyor gibi olabilirsin ama
netice itibariyle yani Bu sistemin Eee
değişmesi ve dönüşmesi gerekiyor gibi
aen şimdi
Eee şimdi her
durumda Yani burada elde edilecek şey
Ancak Eee o da geçici olduğu
söylenebilir Ben kişiye karşı veya
geçici bir e kazanım olur Sadece ama
maddi güç yani maddi Hani bir para
kazanmış olursunuz ya da
Eee ne derler bazı kaynaklardan
faydalanmış olursunuz ama Eee şimdi
Eee ta 18 yüzyılda işte maryon Craft
söylediği yine 1950'lerde Eee Simon de
banın Yine benzer şekilde söylediği
şunları mesela kadınları şu yönde
uyarıyorlar diyorlar ki yani hani
Eee işte Efendim ben Eee güzelliğimle
Mesela işte eee erkekleri etkilemeye
çalışayım ya da hani bunun üstünden Eee
arkadaşlıklar kurayım ya da ilişkiler
kurayım yani eee Sonuçta Eee ne derler
yani karşı tarafın ilgisi geçici
olacaktır E çünkü yani Hani güzelden
daha güzeli var güzelin illaki her zaman
olacaktır Eee farklı güzellikler var
Sonuçta farklı şekilde güzel olan
insanlar var E yani bu şekilde dikkat
çekebilmek ancak geçici bir şey
olacaktır Yani sen bu yolla bir yere
gelmek bir yer edinmek istiyorsan hani
bunun sonu hüsran olacaktır Evet
Eee
Mesela yani bu feminist hareketin
başlangıcında bile bu konuda şeyler var
aslında Eee uyarılar ya da bu konuda
ortaya atılan düşünceler var Yani netice
itibariyle burada hani maddi olarak
belki bir kazanım elde edilebilir ama
o Yani toplum hayatına işte
eee Olumlu olarak dahil olma topluma
kültüre Eee olumlu şekilde en başta
söylediğimiz anlamıyla katkıda
bulunabilme ve bu anlamıyla Hani
toplumda tanınma bir saygıdeğer
saygıdeğer bir eee yer kazanma anlamında
çok bir yol kat ettireceğini ben çok
zannetmiyorum açıkçası Hani
feminizmin amacı hiçbir zaman Sadece
kadınlara maddi güç sağlamak olmadı
bence
Evet yani şey de var şimdi yine benzer
şekilde E bu Eleştirinin bir parçası
olarak Hani feminizmi kötüye kullanan
kadınlar yok mu Bell hooks bundan çok
bahsediyor diyor ki reformistler var
diyor bunlar diyor
feminizm adını kullanarak hep kendi
çıkarlarını gözeten Kadınlar da çıktı
aramızdan diyor ama tek amacı Mesela
işte kendisi para kazanmak ya da kendi
toplumsal
konumunu
ilerletmek ama kadının
toplumsal rolünün işte değişmesi
dönüşmesi daha yani hani idealist kısmı
bu feminizmin ya da asıl bu yani ben
kendimi kurtarayım ben kendimi
kurtarayım kime ne olursa olsun
gibisinden bir şey değil ama bu şekilde
L da oldu diyor yani hani Bayağı da oldu
Ondan sonra toplum O yüzden de aslında
feminizme çok kötü gözle bakabiliyor
Evet bu kişileri gördükçe ya bak işte
bunlar da kendi kişisel çıkarları için
kullanıyor feminizm diye diye işte
kendisini Abat etti mesela Ama feminizm
içinde zaten bunların eleştirileri
var sorularımız gelmiş 3 tane sorumuz
var İsterseniz İlkinden başlayayım hocam
T arkadaşımız sormuş kapitalist sistem
içeris de kadın haklarının ele alınışı
ne kadar mümkün ve teorinin pratiğe
dönüştürülmesi için ne yapmak gerekiyor
feminizm Eee pratik alanda karşılık
bulması için neler
yapılabilir Hı hı
Eee şimdi bu sanıyorum eee şey konusuyla
sınıf ayrımları Eee sorusuyla eee
bağlantılı Hani Kapitalizm içinde ne
yapılabilir Hı hı eee
Şimdi aslında sistem ne olursa
olsun Şimdi sınıf ayrımın meselesi ya da
kapitalizmin getirdiği eşitsizlikler
hani gelir eşitsizliği sınıf ayrımları
gibi şeyler bunlar her zaman problemdir
hani bu durum değişmediği sürece Hı hı
E ama
yani hani sistem ne olursa olsun En
azından bir Hakkı olması bir çalışabilme
istihdam edilebilme ve Bir toplumun
parçası olabilme toplumda görünür olma
topluma katkıda bulunma konusunda çaba
illaki gerekiyor diye düşünüyorum ben
yani
eee eee En azından Adalet adına En
azından daha sağlıklı bir toplum
kurulabilmesi adına şimdi Tabii belki
soru şu şekilde de Eee anlaşılabilir
mesela marksistlerin şu şekilde Eee
eleştirileri
oluyordu Hah Eee mesela bazı Nedir
mesela işçi ya da çalışanların
sendikaları Hani işçi hakları çalışan
hakları gibi hareketler de Eee
feminizmde 3 aşağı 5 yukarı Eee Aynı
zamanlarda ivme kazanıyor şu şekilde
eleştiriler yapılıyor diyor ki siz
çalışanların e Kapitalizm içinde
durumunu iyileştirmeye çalışıyorsunuz
Böylelikle Aslında Bu sistemin değişme
ve dönüşme imkanının sürekli önünü
tıklıyorsunuz Çünkü
Eee Tarihsel süreç ne şekilde öngörüldü
yani
eee işte
eee Egemen sınıf ve işçi sınıfı
arasındaki gerilim arttıkça artacak Hı
hı işçiler artık kaybedecekleri hiçbir
şey olmadığında diyecekler ki yani biz
buna niye katlanıyoruz ve böylece
değişimin ve dönüşümün Eee fiti
ateşlenmiş olacak ama siz işçilerin
durumunu mevcut sistem içindeki durumunu
iyileştirdiğiniz zaman bunu engellemiş
oluyorsunuz Evet gibisinden Şimdi öyle
bir mesela paradoksal durumu var o zaman
Eee işçilerin Eee eee haklarını ve
refahını savunan bir kişi Gerçekten de
bu türden iyileştirmeleri savun
desteklemeli mi desteklemem mii gibi
şimdi benzer bir şey Belki Hani
Eee feminizm için
söylenebilir
Eee yani
aynı durum Ya benzer bir durum gibi
geliyor bana
Eee Ama bunun yani Mesela sistem
değişecek peki bunun şöyle mi değişecek
yani kadınları bırakalım ezilebilir
kadar ezilsin Eee işte belki en sonunda
bir başkaldırı yaparlar ya da işte eee
nasıl derler sınıf farklarını ortadan
kaldıracak başkaldırı gerçekleştiğinde
Hani Kadınlar da Kurtulmuş olacak Belki
Hani daha önceki soruyla birleştirerek
bakacak olursak Hani Tam öyle olacağının
bir garantisi de olmayabilir O yüzden bu
bilincin belki Eee oluşturulmasında
fayda olabilir Ve bu bilinç
oluşturulurken Aslında Eee mesela sınıf
Çünkü
Eee cinsiyyet konusu tartışılmaya
başlandığında ister istemez sınıf ve
kapitalizm konusu da ister istemez dahil
oluyor
mesela son zamanlarda çok tartışılan
konulardan bir tanesi feministler
kadınlar çalışma hayatına katılsın
dediler Dediler kadınları çok daha kötü
duruma getirdi nasıl getirdi Hem
gidiyorsun işte çok zor çalışma şartları
altında günde x saat çalışıyorsun sonra
eve geliyorsun Çoluğun da çocuğunu
kocanı Bir de bunlarla Eee bunlara dair
vazifelerini yerine getirmek zorunda
kalıyorsun ve kadınlar eskiye oranla çok
çok daha yorgun ve bitkinler Hani Güya
Eee iyi bir şey yapılmak istendi çok
daha kötü oldu ve o yüzden Mesela şey
akımı biraz çıktı ev hanımı olmak
istiyorum
akımı şimdi
Eee şu tart şu noktaya geldi neden
Mesela e çalışmak kötü bir şey olarak ya
da olumsuz bir şey olarak görülmeye
başlandı Çünkü çalışma şartları ağır
Evet Erkekler için daha hafif
mi yani hani belli kolaylıkları belki
olabilir ama erkekler için de çok ağır
Evet ister istemez kapitalizmin hani
mesela iş iş yeri e yönünden hani buna
dahil oluyoruz e
Yani bunun çözümü kadınlar çalışmasın
evde otursun ev hanımı olsun olmamalı
bunun çözümü herkes için kadın olsun
erkek olsun çalışma şartlarının insanda
o çalışma isteği ya bir şey üretme
kendinden bir şey üretme kendini
ürettiğin şeyde ifade edebilme görebilme
üretimin üzerinde ürettiğin şey üzerinde
eee bir otonominin bir kontrolün
olabileceği şekilde çalışma koşullarının
iyileştirilmesi olmalı bunun çözümü K
lar çalışmasın erkekler gitsinler Yazık
o ağır şartlarda çalışsınlar gibi bir
çözüm çok mantıklı gelmiyor kesinlikle
istemez Aslında bu kapitalizmin Eee
çeşitli unsurları da
Eee bunun içinde problem olarak
karşımıza karşımıza çıkıyor Hani bu
sistem içinde ne yapılabilir
E ama dediğim gibi daha derin Hani az
önce bahsettiğim gibi Peki bunu
yaptığımızda Aslında
Eee ne derler bu sistemi daha
eee Eee ne derler Sürdürülebilir bir
hale mi getirmiş oluyoruz o o daha derin
bir konu yani eee şimdi ona ben çok bir
cevap veremeyebilirim ya da belki
vereceğim cevap çok Eee ne bileyim şey
olmayabilir Eee nihai ya da güçlü bir
cevap olmayabilir ama Eee yani ister
istemez o konudaki o kapitalizmin
getirdiği problemler de bunun Eee içine
Sızıyor bu feminizm konusunun içine
Sızıyor Çünkü birbirlerinden izole
değiller yani
evet Teşekkür ederiz Bence çok güzel
cevaptı yani anlaşıldığını umuyorum Ben
de bir sonraki sorumuz sanırım Cenker
arkadaşımızdan gelmiş hocam katıldığınız
için çok teşekkür ederiz ülkemizdeki
feminist hareketle e hareketler hakkında
neler düşünüyorsunuz Sizce bilinçsizce
sürdürülen feminist hareket kadını bir
tür dezavantajlı Grup konumuna düşürüyor
mu demiş ya
E ya Şimdi çok Aslında
Eee yani Eee ciddi olumlu hareketler
olduğunu söyleyebiliriz ya Eee 80'lerden
beri Eee Belki daha öncesinden
beri yani birçok değişim Aslında hukuki
hukuk sisteminde olsun Hani gündelik
hayatta olsun biraz da aslında hani
Eee bu eee mesela feminizm adıyla
Aslında gerçekleştirildi ben şunu
hatırlıyorum hayal meyal mesela Eee
benim çocukluğumda
Eee kadın devlet memurlarının galiba iş
yerinde pantolon giymesi yasaktı gibi
bir şey vardı galiba bu değişti mesela
90'larda dı galiba Mesela ben Annem
çalıştığı için oradan hatırlıyorum
Eee ya da mesela kadının çalışmak için
eşinden imza getirmesi falan izin alması
gerekiyordu Eee onlar değişti ve Hani
bunlar taleplerle Sonuçta değişti
Eee Hani ısrarlı şekilde bunların
eee problematize
edilmesiyle ya da çok yakın zamanda
Mesela bu evlenen kadının soyadı
meselesi Hani Eee yani Öyle bir seçenek
verilmiyordu evlendiğiniz zaman ya
Eşinizin soy ismine geçeceksiniz ya da
Eee kendi soy İsminizin yanına
ekleyeceğiniz ama mesela soy İsminizin
değişmemesi gibi bir seçeneğiniz yoktu
yani çok yakın zamanda Eee bu e değişti
Eee yani yıllardır
Eee kadınlar bundan bahsediyordu Eee
zaten yani eee çok ciddi şekilde çalışan
Eee ve Eee taleplerde bulunan Eee
bireyler ya da Eee kesimler oldu yani
eee dediğim gibi hukuki anlamda da
mesela Eee bu gibi değişimler
gerçekleşti Yani onun dışında şey eee
benim hatırladığım yine morçatı
hareketleri yani kadın özellikle eşinden
şiddet gören Eee ve maddi durumu da
müsait olmayan kadınlar için sığınma
evleri kurulması gibi
yani çok gerçekten Eee ciddi Eee şeyler
gerçekleştirildi ama yani Şunu da
özellikle şimdi biraz sosyal medyanın
yaygınlaşmasıyla olduğu da söylenebilir
e nasıl derler Eee daha
sansasyonel hareketlerde bulunan
bireyler de olabiliyor bazen yani her
alanda olabilir ama Eee şimdi zaten
feminizme ya da kadınların bu türden
taleplerine hoş bakmayan kişiler
olabildiği için mesela Eee bunları Eee
kullanarak ya bakın işte feminizm
feminizm diyorlar hani böyle saçma bir
şey Hı hı Eee yorumlar yapıldığını da
görebiliyoruz
Eee ne gibi şeyler olabiliyor Yani
mesela
Eee ama yani bel Hook da bunlardan
bahsediyordu zaten mesela feminizm adı
altında işte kendi çıkarına gö uygun
hareket etme hareket etmek
Eee gibi ya bunun örneklemeleri olabilir
Eee ya da mesela ne bileyim bazı haksız
taleplerde belki bireysel olarak
bulunabilme Ya bunlar biraz ya ister
istemez bir şöyle
Eee zararlı olabilir işte dediğim gibi
yani Zaten bir Eee tepki gösteren bir
kişiler var ya da bir ne diyeyim demek
çok doğru olmaz belki Hani sanki kendi
içlerinde organiz etmişler illaki gibi
hani zaten buna bir olumsuz bakış mevcut
Hani biraz bu konuda ekmeğine yağ sürmek
gibisinden bir şey olabilir bu aslında
dediğim gibi dünyada da olan bir şey
yani benun Mesela feminizm herkes
içindir kitabına bakarsanız bir bölümde
bundan çok bahsediyor yani bazı
kadınların işte feminizm adı altında
dediğim gibi kendi üzerlerine bireysel
olarak dikkat çekme ya da kendi
çıkarlarını gözetme gibi ve bunun da çok
eleştirilerinin yapıldığı feminist
hareket içinde yani feminizm Nedir yani
ne ne şekilde anlamalıyız bu buna ne
diyeceğiz gibisinden şeyler ama yani
bana öyle geliyor ki hemen her Eee
türden Eee eee düşünce düşüncenin içinde
düşünce sistemi diyebiliriz ya da
eleştiri sistemi içinde bu gibi şeylere
rast rastlanabiliyor Hani Eee sadece
feminizme özgü bir şey değilmiş gibime
geliyor hani bu eee hareket ya da
düşünce tarzını ya da eleştiriyi
istismar etmek anlamında olabiliyor Yani
belki daha çok zarar veriyordur e
feminizme dediğim gibi bir tepkisellik
de olduğu için Eee ya da Aslında sizin
de başlangıçta belirttiğiniz gibi yani
eee genel anlamda geniş kesimler çok
nedir ne değildir Bunu tam manasıyla net
bir şekilde bilmeye biliyorlar Hı hı
yani çünkü yani bunu nasıl bileceksiniz
okulda kimsesiz de bunu genelde
anlatmıyor anlatmayacak tır
Eee ya onun dışında kimsenin kimseye
verdiği bir eğitim bir şey yok Hani
insan ancak ya bu nedir diye merak edip
Eee mesela uygun kaynaklara ulaşabilir
ancak gerçek anlamda belki
öğrenebilir yakın zamana kadar mesela
yine tartışılan konulardan bir tanesi de
Eee herkesin anlayacağı şekilde bu nedir
ne değildir diye anlatan kaç tane kitap
var Yani feministler kendi aralarında
bel Hook O yüzden bu feminizm herkes
içindir kitabını bir lise ortaokul
düzeyindeki eğitim mesela o yaştaki o
eğitim seviyesindeki bir insanın da
anlayabileceği dil de bu yüzden yazıp
Eee çıkarıyor ya Çünkü şunu anlıyor ya
insanlar ne olup olmadığını Bilmiyorlar
ki e dolayısıyla da olumsuz örnekleri Az
önce bahsettiğimiz anlamdaki olumsuz
örnekleri gördüklerinde Aa bir dakika ya
bunlar ne yapmaya çalışıyorlar ya
bunların bütün derdi kendilerini zengin
etmek ya da kendilerini işte hani
bireysel olarak Eee kendilerine çıkar
sağlamak diye düşünebiliyor yani Mesela
onların açısından baktığında çok da
kendi kendi açılarından mesela haksız
olmayabilirler şimdi diyor ki burada
bizim sorumluluğumuz bunu insanlara
anlatmak halka anlatmak yani neden bu
bir akademisyenlerin kendi aralarında
tartıştıkları bir şey haline gelsin ki
işte birtakım Eee felsefi kavramlarla
herkesin
anlamadığı kavramlara bu hale
getirilerek
Aslında toplumsal bir mesele Ken
toplumdan koparılıp işte
akademisyenlerin kendi aralarında Eee
üniversite koridorlarında ya da
sınıflarda konferanslarda tartıştıkları
bir şeye indirg insin Eee o yüzden daha
Aslında belki popüler Eee yayınlar
yapılması buralarda bunun nedir ne
değildir diye anlatılması gibisinden Eee
Aslında Eee bireylere bir Eee yükümlülük
düştüğünü mesela bel Hook söylüyor ş
Dolayısıyla işin iki iki yanı var hani e
Evet istismar etmeye çalışanlar
olabiliyor yani her akımda her düşünce
tarzında her eleştiride illaki böyle
Fırsatçı insanlar olacaktır E peki
burada o zaman insanları da %
suçlayamazsın ne olduğunu anlatman
gerekir Evet ya bence dediğiniz gibi
akademisyenler arasında zaten bu
konuşulan tartışılan E bir konu
felsefede de özellikle ama toplumun alt
kesimlerinin felsefe bilme ihtiyacı
duymadığı zamanlar oluyor biz bu bunu
bir zorunluluk haline getirmek de yanlış
bence ve bu insanları da bilgilendirm
demiz gerekiyor herkes bunun e kuramsal
olarak tarihçesini veya şeyini bilmek
zorunda değil ama basite indirgenmiş bel
Hun da yazdığı gibi o kitap Aslında
gerçekten de çok basit yazılmış
anlaşılabilir düzeyde bir kitap ama
olabildiğince de çok bilgilendiriyor
belki Simon'un ikinci cinsiyetini okuyup
hiçbir şey anlamayıp kenara kapatacak
olan biri o kitabı anladığında aslında
gayet yeterli olabilecek seviyede bilgi
edinmiş oluyor Aslında çok değerli böyle
şeyler bizim de amacımız bu tarz
yayınlarla anlaşılmaya çalışmak Aslında
Evet son bir sorumuz daha var hocam Daha
sonra tamamlarız yayınımızı Fatmanur
Çopur arkadaşımız şöyle bir soru sormuş
bunu dillendirmek bile benim Ve eminim
ki birçok kadın insan için çok acı ama
çok merak ettiğim ve beni düşündüren bir
husus var kadına yapılan her türlü
şiddet örneklerinde elbet ATK zihniyet
bir sebep olarak mevcut feminizm
yaklaşımları ve çalışmalarının bazı
topluluk ya da bu tür e çalışmaları
amacının dışına çıkartarak popülarize
etmek içeriği içeriye hakimiyetten yoks
bir yoksun bir fanatiklik amacıyla
yansıtmaları da bu tür
şiddetlen Bu bir fanatikliği gelen bir
tepki olarak görebilir miyiz diye sormuş
Aslında bunu az önce de birazcık sanki
cevaplamış gibi olduk Yani her Aslında
bu tarz şeylerin içinde bunu kullanan
kişiler var dedik hani kendi şeylerine
fanatikliği yapıp veya kendi çıkarları
doğrultusunda ama sizden tekrar bir
cevap alabiliriz isterseniz ya Eee şimdi
Hani şiddetle bağlantılı olarak
arkadaşımız sormuş ya soruyu Hıı bir
şiddet eğilimi hiç yoksa Hani hiç yoktan
bunu yaratıyor değildir herhalde diye
düşünüyorum yani Hani az önce de dedik
ya zaten hani olumsuz bir bakış
olabiliyor olumsuz Yani bunu Aslında
eğitimli insanlarda bile
görebiliyorsunuz mesela kadına yani
feminist değilim ama hani ben hani
değil bile beni öyle yaşamayın aman aman
aman hani ya oradaki kaygıyı da
anlıyorum işte eee Hani şeyle alakalı
olabiliyor Anladığım kadarıyla işte bu
Olum örneklerle Hani bunlarla
ilişkilendirilmemiş ya da getirilmiş
olması da ayrıca acı bir şey ama yani
Zaten bir hani şey var Bunun nedeni
yanlış anlama olabilir hani ne olduğunu
anl anlamama olabilir E şey de olabilir
yani ne olduğunu anlıyordu Ama işine
gelmiyordur Yani der ki ya ne demek ya
hani eski köye yeni adet mi Hani nereden
çıkarıyorlar Eee hani kendi işine çok
gelmediği
için bilinçli olarak e yaftalamak da
isteyebilir ya da kabul et Yani samimi
olarak da kabul etmek de isteyebilir
yani E zaten mevcut olan durumu y samimi
olarak doğru olduğunu çok da ciddi bir
problem olmadığını da düşünebilir yani
eee ama yani hani zaten bir olumsuzluk
Eee var Ancak ona bir belki Eee ne
derler tuz biber oluyor olabilir diye
düşünüyorum ama
yani işte bir şey kapısını açmış oluyor
işte bakın
görüyorsunuz Hani bununla
özdeşleştirilmiş diyorum ben çünkü
sosyal medyada bug şeyler eee şeylere
zaman zaman rastlıyoruz yani hani Eee
çok da birçok kişinin kabul etmeyeceği
ya da çok katılmayacağı mesela birtakım
söylemler ya da hareketler olabiliyor
Eee mesela İnsanlar da alın bakın işte
feminizm dediğiniz bu ya da feministler
böyleler hadi bakalım dediğinizde İşte o
zaman bir genellemeye aslında Çok da
genel olarak Eee paylaşılmayan bir
davranış tarzı olabilir bir tepki
olabilir vesaire mal edilmiş olabiliyor
ve bu da ister istemez zarar veriyor
kesinlikle Özellikle bu yayının başında
da bahsettiğimiz işte erkek düşmanlığı
gibi bu seviyeye çıktığı zaman Aslında
gerçekten yapılan çabaların boşa çıkması
gibi bir algı oluyor Yani bizim
tarafımızdan da üzülerek söylüyorum
Aslında Son yıllarda bir geriye gidiş
varmış gibi geliyor inşallah
yanılıyorumdur umarım yanılıyorumdur
umarız Yani özellikle e bilmiyorum bu
şey e konusu Hani az önce bahsetmiştik
ya Eee Hani yıllarca işte eee kadınlar
nesneleştirilmesi dendi şimdi kadınlar
mı kendilerini
[Alkış]
nesneleştirmek mesela aynı şekilde Eee
ya da her Mesela az önce de her erkek
böyle düşünüyor böyle yapıyor ya da her
kadın aynı şeye aynı derecede maruz
kalıyor anlamında değil Ama hani
toplumda var olan şeyler olarak Eee
Mesela bu türden eğilimler
Eee ortaya çıkıyor mu Çünkü hani bu az
önce de değinmiştik ya 3 dalga
feminizmin İşte bu dış görünüşü
kullanarak belki Kadınlar kendi
konumlarını
yükseltebilir Mesela benim aklıma şu
geliyor E zaten feminizmden önce de
böyle değil miydi yani bir kadının
kendisini e kendisine bir yer
edilebilmesinin gördüğüm kadarıyla tek
yolu ya da toplumsal yönden de ya da
yani her anlamıyla belki ya da meşru
olarak görülen de yolu işte zengin bir
kocayla evlilik yapmaktı Evet çünü başka
yolu da yoktu şimdi bazen şey de deniyor
konuyu biraz genişletiyor olabilirim Şu
anda ama eee şey de mesela şu yönde Eee
yargılar da olabiliyor toplum içinde
kadınlar Par gözdür ve işte para peşinde
koşarlar ve işte paralı erkek
isterler şimdi bu bir genelleme Eee
Olanı var olmayanı var fakat şimdi
tarihsel olarak baktığımızda öte yandan
şunu da düşünüyorum şimdi
Eee 20 yüzyıldan öncesini düşünelim
eğitim hakkın yok çalışma hakkın yok
miras hakkın yok mülk edinme Eee para
sahibi yani bankada işte para sahibi
olma hakkın yok Eee varsa bile olduğu
durumlarda bile genelde genelde yani
yine genelleme yapıyoruz baban erkek
kardeşin ya da eşin Senin basin
durumunda Yani sen yönetemiyorsunuz
yaşamını Eee garanti altına
alabilmesinin ne yolu
kalıyor zengin ve varlıklı bir erkekle
evlenebilmesi tek yolu Bu yani başka bir
seçenek mesela çok uzun yıllar Yüzyıllar
boyunca Başka bir seçenek çok verilmemiş
gibi Evet yani hani
Eee ne
derler Aslında Yüzyıllar boyunca ciddi
şekilde adeta buna mahkum bırakmışsın Hı
hı
Eee şimdi yani son zamanlarda İşte bu
hukuki haklar vesaire işte Son y yıl 150
yıl Neyse hani bunun dışında bir
seçenekler e sunulmuş Eee kadınlara
Eee ama yani şey demiştik ya hani
değerler işte Yüzyıllardır bin yıllardır
oluşmuş olan yargılar düşünceler bir
anda kırılmaz yani öyle 50 yılda
yüzyılda hemen ortadan kalkmaz Eee yani
bunun işte kalıntı olarak hala bunu
görüyoruz ve ama ya bunu kullanmak
isteyen kişiler de elbette olabilir hani
Eee işte kendi e çıkarına Eee uygun
olacak şekilde
Eee fakat yani eee Hani bugün Bunun
dışında bir var olabilme şansı var
kadının yani her yerde olmasa bile Eee
mesela afganistan'la ilgili yeni
haberler
çıktı Yani geriye gitme çok ciddi
şekilde geriye gitme de olabiliyor çok
ciddi geriye gitmeler O yüzden gerçekten
dikkatli olmak gerekiyor Evet Eee ama
şey yani
eee yani Ancak şu anda zaten hani böyle
bir imkana ulaşmış kadınlar Hı hı Eee ve
dolayısıyla şey E yani
Eee ne diyeyim
Vallah hocam bence Eee feminist olduğunu
söyleyen ve bu tarz söylemlerde bulunan
kişiler Öncelikle bunun biraz
araştırmasını yapıp bunca zaman neyin
çabalarının verildiği Bu konuda bir
islenmesi gerekiyor bence
zaten buydu Hani siz şu anda Aslında
kadınların hakları olmadığı zamandaki
bir duruma mı yani buna mı
[Alkış]
öykünmeler biraz şey Belki kötü niyetli
değil bu gibi söylemler ama netice
itibariyle çok yanl yerden
başladıklarını düşünüyorum çok yanlış
yaklaştıklarını düşünüyorum Ben de öyle
son bir öneri isteyen arkadaşımız var
hocam bunları mutlaka okumalısınız
dediğiniz bir kitap öneriniz var mı diye
sorulmuş ya Her şeyden önce Bu bel hsun
feminizm herkes içindir adlı kitabı
Aslında bel hsun hemen hemen bütün
eserleri mesela erkeklik üzerine
erkekler üzerine yazdığı bir kitap var O
da çok güzel tam ismini şu anda hatırl
bilirim ama erkekler
Eee yani eee baksam belki şey bulurum
Eee orada mesela şeyden bahsediyor işte
bu erkeklik çalışmaları da feminizmin
feminizmden e çatallanarak çıktı
demiştik ya Hı hı Eee yani eee mesela
Eee kadınların erkeklere belli şeyleri
sorgulamaları konusunda nasıl destek
olabilecekleri ve erkeklerin yaşadıkları
ikilemleri ve sorunları sıkıntıları
anlatıyor Orada mesela empatik bir
şekilde ve kendi mesela bel kendi erkek
kardeşiyle babasıyla
olan ilişkilerine ve onlara dair yaptığı
ya da kendi deneyimlerinden edindiği
izlenimlere de dayanarak yani erkeklerin
ne gibi sıkıntılarla karşılaştıkları ve
bunları aşmak istediklerinde de ne gibi
sorunlarla karşılaştıkları Hani sen
nası anlatabiliyor muyum ya bu Sen nasıl
erkeksin ya Yani kalkmışsın hani böyle
böyle mı ya Düşüneyim mi diyorsun
gibisinden ya o yönden ben
çok etkileyici bulmuştum ve bir anlamda
da uyandırıcı
yani ne derler Çok bilgilendirici bir
kitap olduğunu da düşünüyorum
e ismini umuyorum
bulacağım dair var O da güzel o da sevgi
kavramı
üzerine feminizm herkes içindir
söylemiştim ha değişme isteği ve
erkekler erkeklik ve sevgi değişme
isteği yani Hı hı erkek mesela Eee
feminist düşünceleri Eee düşünceleri
düşüncelerle karşılaşıp ya hakikaten
doğruluk payı var hani ben de Payıma
düşeni yapmalıyım dediğinde ya bu isteği
gösterebilir ama onun da karşılaşacağı
birçok engel olacaktır ya da onun da
mesela işte yani çocukluktan itibaren
yetiştirilme tarzından işte toplumun Eee
çocukluktan itibaren yedirilen Eee o
değerlerinden kaynaklı olarak
Eee Onun da birçok şeyi sorgulaması
kendisinde ve toplumda olan birçok şeyle
mücadele etmek durumunda kalması ve
orada kendisini yalnız hissedeceği için
demoralize olması ve çok Eee mesela
duygusal yönden depresif bir
Eee yerde kendini bulması gayet imkan
dahilinde diye Mesela bu erkeklerin bu
konuda karşılaşacağı ve karşılaştığı
Aslında at Erkin Eee eee erkeklerde
yarattığı sorumsuzluk Pardon
olumsuzlukların sonucu olarak Mesela
bunları değiniyor yani bana çok şey
etkileyici gelmişti
E bu duygu Yoldaşlığı kadınların Sevgi
arayışı ya özellikle bu kitapları bana
Teşekkür ederiz hocam ben de not aldım
özellikle
Eee Burak arkadaşımız iki tane soru
sormuş ama ilk sorusu biraz uzun onu
hemen biraz birazcık da bayağı zamanımız
geçti olabildiğince hızlı bir şekilde
okuyorum hemen Merhabalar etkinlik için
çok teşekkür ederim Öncelikle konu çok
hassas ve büyük problemleri içeriyor Siz
de bu konuda temkinli konuşuyorsunuz
fark ettiğim kadarıyla ilk sorum
eşitliği sağlamak için yaptığımız
toplumsal düzenlemeler doğru yönetim
olduğu halde ters tepki yaratabilir
Örneğin Kadınlara yönelik iş yeri açma
desteği gibi proje başlatılsın bu konuda
hala haksız tepkilerle karşılaşılabilir
karşılaşılabilir
Dolayısıyla yapacağımız doğru
düzenlemelerin de istenmeyen bir
e istenmeyen bir yola Açabilir diye
sormuş sanırım devamı Tam gelememiş siz
ne düşünüyorsunuz bu konuda hocam
yani şey diye soruyor sanırım Hani bir
düzenlemeler yapılabilir kadınlara iş
konusunda Ama bunlar da farklı tepkiler
ters tepkilere yol açabilir mi diye
sormuş Ben doğru mu anlıyorum şey
anlamında mı Mesela tepki gelebilir Ya
niye kadınlara böyle bir şey Muhtemelen
pozitif ayrımcılığa yorulabilir
tarzında bu konuda Aslında daha genel
olarak tartışmalar devam ediyor Mesela
bu Amerika'da ya da Avrupa'da da işte
İşe alma konusunda işte Mesela bir
azınlık
kotası olması azınlık derken bunun içine
Kadınlar da giriyor işte
eee beyaz Avrupalı erkeklerin dışında
Hani Farklı etnik kökenden gelen
insanlara Hani bir çoğulculuk o iş
kolunda o alanda yaratabilmek adına bir
kota mı koyulmalı İşte pozitif
ayrımcılık yapılmalı yapılmamalı
tartışmaları şimdi Bence doğru şekilde
düzenleme yapılırsa Bu gerçekten faydalı
olabilir ama işte onu da incelemek ya da
ara ara herhalde değerlendirmek lazım
şimdi Eee Mesela şey hani amacına hizmet
ediyor mu Ya da Taman Biz iyi niyetle
yola çıktık ama gerçekten de istediğimiz
amaca bu eee Hani olumlu ideale
yaklaştırıyor mu bizi diye ya da ne
şekilde düzenlemeler yaparak bunu daha
Eee etkili hale getirebiliriz diye bu
şekilden değerlendirmeler Eee yapılmalı
diye düşünüyorum şimdi eee şey
yaratabiliyor
eee bir türden ya Bu da bir ayrımcılık
oluyor haksızlık oluyor gibisinden
Eee
şimdi dediğim gibi düzenlemelerin doğru
şekilde amacına uygun şekilde
yapıldığını varsayarsak buna rağmen
Eee varsayarsak diyorum buna rağmen Eee
işte tepkiler oluyorsa şimdi şey de
tepki gösterdi insanlar mesela kölelik
kaldırıldığında ne demek ya şimdi ben
hani bu kişiyle eşit mi olacağım
gibisinden Ve Daha sonrasında mesela Eee
eşit vatandaşlık hakları verildiğinde
siyahi vatandaşlara Amerika'da Nasıl
yani otobüste benim yanımda mı oturacak
çünkü hani siyahiler için işte Farklı
lokantalar farklı lavabolar vesaire gibi
uygulamalar Eee yapıldığında bunların
kaldır Yani bunların kaldırılması bayağı
bir şeyle oldu kesinlikle mücadeleyle
yle oldu hani Eee her düzenlemeyi her
adalete yönelik Eee yapılan düzeltme ya
da düzenlemeyi herkesin hemen
kucaklaması Beklemek çok yani şey
olmayabilir
Eee etkili olmayabilir Mesela orada
gerçekten E yani evet yapacaksınız diye
tepeden inme şekilde Eee bu eee kanunlar
Yani devlet tarafından
Eee yapılıp Eee işte bunun yaptırımı da
sağlandı şimdi
Eee Ama bu türden şeylerin e
düzenlemelerin Amacı zaten kalıcı olmak
değil yani dezavantajlı olan insanlar
var ya da kesimler var belli sosyal
gruplar var Bu kişiler iş bulma
Eee konusunda
Eee belli dezavantajlar la
karşılaşıyorlar Eee Bunlar ö iş
yerlerinde bir eee şey oluşuyor bir işte
eee tek seslilik tek kültürlülük durumu
oluşuyor bunu kırmak Amacı zaten bu
kırıldıktan sonra yani amacına gerçek
anlamda hizmet ederse zaten bunlara
ihtiyaç kalmayacaktır gibisinden ya da
mesela
Eee eğitim eğitime erişim Eee ve E şey
konusunda Eee adı nedir Eee iş e
başvuruları konusunda zaten birtakım Eee
adaletsizlikler le
Eee belli insanlar ya da belli Eee işte
kendi cinsiyetler ötürü ya da etnik
kökenlerinden ötürü zaten
karşılaşıyorlar bunu kompanse etmek
adına hani bu problemlerde daha köklü
şekilde çözüldüğünde zaten ihtiyaç
kalmayacak yani Bunların aslında amacı
eee şey eee geçici eee
E bunların tutulması düşünülüyor şimdi
Eee Mesela benim hatırladığım Eee
üniversitedeki bu işe alma konularında
şöyle bir şey vardı diyelim ki işte 5
tane 3 tane adayınız var işte bu
adaylardan Eee 3 aşağı 5 yukarı eşit
nitelikte olanlardan mesela azınlık
mensubunu tercih etmek gibi ama şöyle
değil yani en azından benim kendi
Amerika'da gördüğüm şu değildi yani
yeterlilik ve yetenek açısından biri
burada biri burada ama işte
Eee ne derler azınlık mensubu olduğu
için biz bunu tercih edelim Hani
buradaki iş Yani bu şekilde değildi yani
3 aşağı 5 yukarı mesela aynı seviyeden o
zaman azınlık grubu mensubuna öncelik
verelim Çünkü
Eee bu insanlar eğitim
süreçlerinde işe başvuru süreçlerinde
zaten belli ayrımcılıklar la
karşılaşıyorlar Ne gibi mesela işte
mesela Mühendislik bilim alanlarında
diyelim yani kız çocukların mesela çok
erkek çocukları kadar teşvik
edilmedikleri okullarda bu konuda
yapılmış güncel araştırmalar var Evet
Eee yani seni toplum da çok teşvik
etmiyor Hatta önüne Eee engel bile
koyabiliyor Ya bırak ne bunlarla
uğraşıyorsun Hani bunlar çok kız işi
değil vesaire
e çeşitli önyargılarla da
karşılaşıyorsun hani Aa elinin hamuruyla
işte gelmiş eee ne Eee Eee ne derler set
teorisi mi çalışacak falan gibisinden
Eee bakın şöyle şeyler de var mesela Eee
yüksek lisans doktora Eee seviyelerinde
eee bu seviyede olan öğrencinin artık
yarı öğrenci yani yarı meslektaş Eee
olarak o alanın kültürüne yavaş yavaş
dahil
edilmesi Şimdi burada Mesela ne oluyor
mesela danışmanınız la Öğlen birlikte
işte eee gidiyorsunuz yemek yiyorsunuz
eee Normal ders saatleri dışında oturup
konunuz la ilgili ya da Eee alanınız
neyse Mühendislik olur işte
eee olur her neyse işte konuşuyorsunuz
ediyorsunuz vesaire E şimdi bir erkek
öğrenci için şimdi Eee hocaların da
çoğunluğunun erkek olduğunu varsayarsak
bu çok bir problem
olmayabileceği aynı rahatlıkta aynı
şekilde Networking yapabilir mi mesela
ya da işte ne deniyor Networking işte e
çevre yapmak mı bilmiyorum vallahi
getiremedim e mesela aynı şekilde rahat
hareket etme imkanı var
mı ya da dışarıdan baktığında nekler
Mesela ne anlatabiliyor muyum Evet
kesinlikle Bu yapıların değişip
dönüşmesi nedir e aynı şekilde kadın
hocalarda olduğunda
Eee bu türden eee şeyler
eee hani ne derler eşitsizlikten Mesela
ortadan kalkacaktır ya da Dışarıdan
bakıldığında bir dakika ya bu şimdi Eee
erkek hocasıyla Öğle yemeğine mi gittin
ya Ne oluyor gibisinden yakıştırmalar
hiç öyle bir şey olmasa bile zaten Yani
senin bunu yapman yani mesleki olarak
Eee bu kültüre yavaş yavaş dahil olmak
üzerine mesela bunu yapman beklenirken
ama hani kadın olduğun için Mesela şuu
söyle yani
nasıl oluyor Hani başka türden bir
ilişki mi var gib zadan yalanıyor
kadın ve bazen erkek hoca da bu
konuda mesela Zan altında kalmamak için
daha dikkatli davranmak durumunda
hissedebilir kendisini ya bu şimdi
mesela nispeten şey bir örnek bilmiyorum
Hani ne denebilir herhangi bir örnek
ama yani bir fark yaratıyor kesinlikle
anlatabiliyor muyum yani kendinizi
Mesela ne yapıp yapamayacağınız mesela
Herkesin yaptığı bir şeyi siz yapmadan
önce bir kere daha düşünmelisiniz ya da
yapmalı mıyım yapmamalı mıyım nasıl
algılanır ne olur
Eee bu
ikilemlerin içinde mesela kalıyorsunuz
ve mesela o kültüre daha az
Eee dahil olabilirsiniz şimdi
diyeceksiniz ki olmasın ne olacak E ama
yani buna Şey olmadığınızda Dahil
olmadığınızda yazılı olmayan çok
kurallar var her alanda Eee ve Eee
mesela B Eee ilişkiler kurmak belli Eee
insanlarla mesela yazışmalar yapmak
konuşmak görüşmek Eee belli şekilde
kendinizi e sınıf dışında da
bilgilendiri musunuz kendinizi ve mesela
dediğim gibi yazılı olmayan kuralların o
alanda Eee işleyişin nasıl olduğuna dair
bir o kültürün parçası olarak bilgi
ediniyorsunuz bu bilgiyi edinmez senen
yarın öbür gün iş bulmakta mesela hangi
özelliklerinizi geliştirmeniz ve ne
şekilde öne çıkarmanız iş görüşmelerinde
e bunları öğren diyeceksiniz Çünkü
bunları bu süreç içinde öğreniyorsunuz
Evet yani o kürsüde dahil olmazsanız o
ilişkileri kuramazsınız çok dezavantajlı
duruma düşeceksiniz İşte bu düzenlemede
diyor ki zaten bu gibi şeyler var Hı hı
eet vurmalar var o yüzden hani
Eee aynı 3 aşağı 5 yukarı aynı derecede
insanlardan bu azınlık durumundaki
azınlık konumundaki kişiye Mesela işte
eee öncelik verebiliriz Eee gibi
amacı bu ama yani şimdi Tabii dediğim
gibi değerlendirmek lazım amacına
gerçekten hizmet ediyor mu ne derece
ediyor bu düzenlemeyi tutmalı mıyız
tutmamalı Mıyız daha kötü anlamda
olumsuz tepkiler yaratıyor mu yaratmıyor
mu Ne yapılabilir o zaman Eee Hani bu
etkisiz alternatif üretilsin o zaman
mesela Çünkü Eee bu türden alan içindeki
ve belli alanlarda
Eee ön yargılar ve eşitsizlikler çok
daha fazla yine istatistiki çalışmalar
var Özellikle köklü alanlarda
üniversiteden bahsediyorum beyaz erkek
egemenliği çok net yani Mesela hangi
alanları sayıyordu matematik fizik
felsefe bunların arasında en eski
alanlar özellikle e ekonomiden
bahsediyordu galiba mesela öğretim
elemanları sayısına bakıyorlar cinsiyete
göre İnanılmaz bir derecede erkek
ağırlığı var mesela beyaz erkek
özellikle
Eee benim ilk doktoraya başladığım
yıllarda bütün Amerika Birleşik
Devletleri'nde mesela siyah kadrosunu
almış Öğretim elemanı sayısı o kadar
azdı ki şimdi tam net hatırlamıyorum ama
101 gibi bir şeydi yani İnanılır gibi
değildi felsefe alanında yani belli
alanlara girmek çok zor olabiliyor Evet
azınlıktı insanlar için Çünkü Eee ne
derler Çok köklü alanlar çok köklü ve
onun kendi içinde bir takım işte
değerleri bir takım kendi kültürü
oturmuş oluyor Eee mesela mesela eee bir
kadın felsefeci olmak istediğinde kadın
felsefeci işte ya da işte Feminen bir
ses Ya hayır herkes gibi Oturduk işte
felsef epistemik mantık konuşuyoruz yani
feminenlik de bunun ne alakası var
mesela ama şeyler çıkabiliyor yani Bir
de üstüne dediğiniz gibi bu
intersexuality dediğimiz zaman hem
siyahi hem de bir kadın olan birinin bir
üniversitede felsefe veya işte ekonomi
gibi alanlarda var olabilmesi zaten
Gittikçe daha da zorlaşıyor alandan
alana değişiyor daha yeni alanlarda
mesela Eee bu gibi şeyleri görmeyebilir
ya da daha az görüyoruz mesela Eee
iletişim Medya çalışmalar yani çok
mesela o gibi alanlarda ihtiyaç
sanıyorum olmuyor Ben şu anda
Amerika'dan bahsediyorum çünkü hani
belli fakülte toplantılarında görüyorsun
Hani her bölümde işte kimler neler falan
psikoloji gibi alanlarda şimdi çok
biliyormuş gibi demeyeyim de yani
gördüğüm kadarıyla Eee aynı şekilde şey
olmayab Eee
eee problem Eee olmayabilir alandan
alana değişiyor Hı hı Hani istatistiki
olarak da baktığımızda
Eee o yüzden hani dikkatli bir şekilde
belki değerlendirilmesi gerekir
gerçekten hani alternatif ne yapılabilir
Eee bu türden Hani o alanın kültürünü
daha
eee şey hale zengin Eee hale
getirebilmek daha Eee farklılıklara açık
hale getirebilmek adına
Yani gerçekten düşünmek araştırmak lazım
Çünkü bir şey söylemek çok zor Evet hani
şu şu yapılsın Çünkü dediğiniz şey de
söz konusu bu defa
bir Ya işte bunları da mesela bu
kişileri de
Getiriyorlar hak etmeyen kişileri işe
alıyorlar gibi şeyler de oluşuyor
tepkiler de doğuyor Evet
g ya bu projeler gerçekleştirildikten
sonra dediğiniz gibi düzenlemeler takip
edilmesi gerekiyor tepkilerin veya işte
amacına uygun bir şekilde mi yapılıyor
Eee bu düzenlemeler bunların kontrol
edilmesi gerekiyor dediğiniz gibi
yoksa bence yapılması gereken de bir şey
ama aynı zamanda da kontrol de edilmesi
gerekiyor ya belki daha O noktaya
gelmeden daha eğitim sisteminde ya da
toplumun belli şeylerinin değiştirip
dönüştürülmesi yani eee Ama bu da yani
hani bir anda olacak bir şey kesinlikle
çok köklü bir
olar bir gecede değiştirilebilecek veya
insanların fikirlerinin tek bir
konuşmayla bilgilendirme
değiştirilebilecek bir konu değil o
yüzden çok uzun süreli olacak belki
ama mesela öğretmenlerin bu teşvik
konusunda bir Hani cinsiyet ayrımın
ayrımı yapmaması Ama zaten bilerek
yapmıyor da olabilir büyük ihtimalle O
zaten bilerek yapmıyor Muhtemelen ama
yani İnsanlar çünkü yani
farkında olmadan önyargılar olabiliyor
hiç farkında olmadan ve onlar belki daha
da tehlikeli
Evet çünkü kişi kendisinin zaten mesela
Adil davrandığını düşünüyor ama Eee
farkında olmadan mesela kendi evinde de
mesela erkek çocuğunu daha çok teşvik
ediyor kız çocuğunu bilmeden etmiyor
Mesela yani
eee şimdi şeyin bu türden mesela Eee
işte pozitif ayrımcılığın amaçlarından
bir tanesi de şuydu Mesela işte
kadınların azınlıkların eee Mesela
özellikle bu gibi alanlarda daha
az daha
böyle ne derler farklılıklara açık
olmayan ya da açık olmadığı gözlemlenen
alanlarda görünür olmalarıyla bu türden
Eee Bilerek ya da bilmeyerek İşte
insanların kafasında olan bu
önyargıların da yavaş yavaş silineceği
Hı hı mesela Eee ne bileyim a kadın
filozof mu olurmuş Ya da felsefeci mi
olurmuş A bak işte Mesela falanca
üniversitede şurada bak işte böyle böyle
insanlar var ya da böyle böyle şeyler
var hani Dolayısıyla Ha yani bu şeylerin
zaman içinde silineceği ve bu daha
eğitim hayatı boyunca yaşadığı işte eee
olumsuzlukların ket
vurmalarına ortadan kalkması Evet yani
amaçlarından bir tanesi Hani deniyorsa
ki hayır bu amaca hizmet etmiyor Tamam o
zaman alternatif bir çözüm lütfen önerin
kesinlikle yani her türlü çözüme açığız
zaten Yeter ki hani siz önerin Hani Eee
eleştiriyorsunuz böyle bir meydan okuma
gibi değil de aslında birlikte Hani
öneriler Eee ortaya koyulun hep birlikte
düşünelim ne yapı hocam amacımız budur
zaten hani bu sorunlara bir çözüm
bulabilmek Ama önce Aslında sorunu kabul
etmek lazım Çünkü bu bu sorunlar var
Evet ama dediğim gibi alandan alana
değişiyor Hı hı ama var Yani bu konuda
yapılmış araştırmalar var şeyler var
istatistikler var hani sadece işte
anekdot anekdot olarak Eee kişilerin
kendi deneyimleri ya da Eee ne derler
Eee kendi yargıları düşünceleri Sadece
buna buna indirgenemez yani eee
araştırmalarla da bu türden şeylerin
olduğu gösterilebiliyor
Evet
Eee Sanırım bu
kadar o zaman Eee yayınımızı biraz
noktalayalım çok teşekkür ederiz hocam
gerçekten Eee çok memnun olduk çok
mutluyuz bizi kırmadım geldiğiniz için
Umarım yayını izleyen arkadaşlarımız da
beğenirler Eee hoşlarına gider bence çok
bilgi verici çok faydalı bir yayın oldu
Eee tekrar teşekkür ederiz Kendinize çok
iyi bakın te size ve katılan arkadaşlara
Eee Kendinize çok iyi bakın hocam
Görüşmek üzere Görüşmek üzere hoşça
kalın Şimdilik hoşça kalın hocam

[Müzik]
Ahmet Hoca la söyleşiye devam ediyoruz
Eee hocam doktora çalışmanızın konusuyla
ilgili burada sorular vardı orada da Eee
Gazali ve İbn rüşt üzerinden başlayarak
giden o tartışmayı ve onun Osmanlı'daki
Fatih'teki ve sonrasındaki yansımalarını
incelemiş sıkıldım ben bu konudan
demiştiniz o zaman da demişsiniz yani
şey değil ama yani Gazali İbn rüşt İbn
al Bunlar Yani aslında üzerine konuşul
olı gereken insanlar Herhalde yani biraz
da o İslam dünyasının düşünce
düşüncesini biçimlendiren insanlar Biraz
onlara deins nasıl olur tabii İbn
rüşd'ün pek insan düşüncesini
biçimlendiren bir yanı yok da Hı hı ama
Gazali Tabii öyle Hıı İbn rüşt de
biçimlendirilmemiş İbn halun da
[Müzik]
biçimlendirmiyor hiç değildir Gayet
tabii belli bir değeri de vardır Ona da
itirazım yok hatta felsefe dışındaki
alanlardaki etkisinin daha da fazla
olduğunu da söyledim ben ama Gazali
tabii önemli Gazali önemli E çünkü işte
Gazali E yani Tayyip Erdoğan şim Türkiye
için Neyse Gazali de genel olarak İslam
dünyası için onu temsil ediyor Yani
birbirini buluyorlar biri diğerini
hakikaten çok iyi ifade ediyor biri
diğerini çok iyi karşılıyor Hı hı Ayrıca
tabii Gazali çok zeki bir adam onu da
sana söyleyeyim yani Gazali İslam
dünyasında Yunan felsefesine Hı hı veya
akla karşı bir
Eee ister savunma ister saldırıyı en
güçlü bir şekilde yapan bir adam eç yani
Gazali Yunan F İslam dünyasında akla
karşı mı savunmayı E tabii felsefi akla
karşı Allah ya Veya felsefede kendini
gösteren akla karşı Anlatabildim mi öyle
bir akıl olmasın o y ol Çok güzel öyle
bir akıl olmasın Tam öyle Gazali Hani
mutlak anlamda akılcı akıl dışı bir adam
değil akıl dışını savunan bir adam değil
Ha öyle bir yanı da var çünkü mistik bir
yanı var yani bir irrasyonalite savunma
yanı var o ama bir akıl dışılık mıdır
veya akıl karşıtlığı mıdır O da
tartışılabilir gazelinin meselesi şu Ben
gene konuşmamızın şeyi için de
söyleyeyim
Eee genel bağlamı için de söyleyeyim
Gazali Aynen Bugün olduğu gibi Hatta
Fethullahçıların da dediği gibi şeydeki
akla karşı değin
Eee gündelik hayatımızda ihtiyaçlarımızı
akla karşı değin şeye de karşı değil Hat
şu an olsa akıllı telefon alırdı gazal
çok güzel Aynen öyle Çok güzel e Hatta
bilimdeki akla da karşı değil değ fazla
tadını
kaçırmazsınız
Ama neden tadını kaçırmak e bilimdeki
akıl bilimdeki akıl olarak kalmaz ki Tab
o sorgulayacak öbürüne gider He öbürüne
gider ama insan
hayatının Müslümanın
ahlakının Müslümanın Ne diyelim
hukukunun Müslümanın siyasetinin
Müslümanın efendime söyleyim Eee genel
olarak
hayatının
felsefi sorgulamaya akla düşünmeye
dayanmaması gerektiğini söylüyor
Hım Nedeni çok basit gene efsanee
mitoloji or buraya girecek
değel yani diyor ki şöyle an efsane Yani
biz peygambere inanırız ve bizim
Peygamberimizin de dünyada İşte en iyi
yaratık olduğuna inanırız Onun da bizim
için en mükemmel şeyi getirdiğine
inanırız e tanrının da işte bize bu
dünyada nasıl yaşamamız gerektiğine dair
en mükemmel kuralları getirdiğine
inanırız bu kadar bu kadar basit yani
buna karışmazsa
gidip yapacaksanız fizik kimya matematik
yapacaksanız mantık yapacaksanız ona çok
fazla itirazım yok gerekirse atom
bombası da yapın atom bombası da Yapın
yapın yani şimdi bak Fark ettin mi
uranyumda üretin her şey olsun bak bak
şimdi bu bizim de bugünkü genel
şeyimizdir görüşümüz dür ta tanzimattan
itibaren de biliyor bizim islamcılar mız
da aynı görüştedir yani şöyle ya batının
bilimine teknolojisine kimse bir şey
söylüyor mu peki Hı hı neyine Ne
söylüyorsun onu kabul edelim Onun
dışında H yani kimse hristiyanlığı kabul
demiyor zaten Hristiyan
ahlakını Siyasetini hukukunu kadın erkek
ilişkilerini eğitimini Sakın ve Sakın
değerlerini kabul etmeyin diyor
anlatabildim mi
anladım Bu bize uymaz Hani kaba tabirle
vardı ya Abi bu bize uymaz uymaz Aynen
öyle fakat işte felsefenin Kendisi de
İşin enteresan veya Hazin tarafı bilimle
ilgisi yok değil mi yani ne demek
anlatabildin mi anladım Yani felsefe de
bunun tam tersini söylüyor Hı hı Vallahi
ister bilimi kabul edin ister etmeyin o
orada var ama insan hayatının her
alanını akıl denilen şu
yetinin araştırma soruşturma
eleştirme alanı olarak alanı kabul edin
İbn rüşt biraz da bu tarafta ol ib Tabii
bu tarafı işte ibnü bunu temsil ediyor
İbn üş de şöyle Düşünüyor bu Aristoteles
denen bir adam var Hı bu adam Harikulade
bir
adam Bakın bu adam bilimleri felsefeyi
her şeyi hemen hemen icat etmiş bir adam
öyle düşünüyor haklı da haklı da belli
bir ölçüde öyle yapmış bir adam ama
işte Tabii şey kadar gitmiyor benim bu
söylediğim kadar basit olarak söylemiyor
yani tamam bilimin milimin yanında aynı
zamanda Yunan ahlakını alın Yunan Bilmem
hukukunu alın falan filan demiyor onlar
bilmiyor ama şunu söylüyor
aklın
özgürce
kullanımı çok önemli ve
değerlidir Bu nedenle de bizim
yapacağımız işleri aklımız yönetsin
oraya da geliyor g oraya geliyor yani
aklın Bak tekrar ediyorum
özgürlüğü en önemli hazinemizdir akıl
bizim en önemli şeyimiz şimdi Gazali
için akıl bizim en değerli yanımız
değildir bizim en değerli anımız
inancımızdan bitti bu kadar gerisini E
şimdi Ahmet Bey var bir tane zındık şunu
soruyor niye inanıyorsun
ona niye inanıyorsun Çünkü Ahmed'in
zındıklık nedeni şu yani İsa gibi şöyle
bir şey söylese peygamber Yahu ben
tanrının oğluyum bana inanırsanız
kurtulursunuz ama inanmazsanız mahv
olursunuz Ahmet Bey bunu kabul edecek o
zam E tamam mahf olayım ne yapayım Hayır
hayır O manada değil Çünkü tanrının oğlu
olup olmadığını hakikaten akılla
felsefeyle mantıkla bilgiyle bilimle
tespih ve tahkik etme imkan yok E tamam
o zaman anladın mı yani Bak şimdi
İsa'nın üst şey yanı güçlü yanı bu
söylediği şey he zaten yapısı itibariyle
mahiyeti itibariyle bizim bilgi ve akıl
alanımızın dışında olan bir şeyi
söylüyor anladım O zaman problem yok
orada tabii şimdi ama Ahmed den zındık
şunu soruyor Mesela sen diyorsun ki Ey
Benim sevgili peygamberim kadınlara İki
hisse pay vereceğim erkeklere de bir
hisse pay vereceğimi söyledi Tanrı Ben
de diyorum ki niye bunu söyledi ya Bu
biraz tuhaf bir cümle bunun şeyle Ne
alakası var Yani haır bunun şimdi bunun
bir ne gerekçesi ne bunun H gerekçesi ne
bunun E çünkü bu Erkekler kadınların
kayyımı dır çünkü erkekler kadınların
şeyinden efendime söyleyeyim geçiminde
aileden
sorumludur Eee bana bu Belki senin
zamanında uygun bir şey gibi geliyor da
ama bu şu anda böyle bir şey olmuyor
yani şu anda Kadınlar da erkekler kadar
Bak şurada çalışan iki tane kadın var
Yani onların kocaları da biz bunların
Kayım Biz demiyorlar Bilmem anlatabildim
Bak ne kadar Bak ne kadar basit bir şey
Hı hı yani Kayım Bayim değil bunlar
değil E o zaman de şimdi Nedir senin bu
şeyin bu
kuralının Ahlaki ve Akli gerekçesine
kuralın bak ne diyorum akli ve ahlaki
gerekçesine yok bence yani eğer
kabiliyetleri erkeklerinki göre azır
diyorsan e kabiliyetlere Ben hocayım 40
sene öğrenci okuttum kızlar genellikle
erkeklerden daha başarılı ve daha zekiy
diler sınav notlara daha iyiydi felsefe
bölümüne bakıyor şimdi zaten geldi
felsefe bölü gelsin orada kızlar
kadınlar do anlatacağım yani onu
soracağım Şimdi sorun ne kadar basit
olduğunu anladın mı anladım şimdi Tamam
tamam inanayım İnanayım da inanılması
mümkün ve inanılması gerekli şeyler
vardır inanç alanına ait olmayan
gündelik hayatımıza tecrübemize ait
şeyler vardır şimdi kadının Eksik Etek
Aklı Kısa kabiliyeti yetersiz şahsiyeti
düşük olduğuna inanmam için bir neden
yok Bu bir inanç konusu değil Bu bir
yaşama konusu E tabii Ha şu vardır E
tabii eğitme Sen öyle olur bilmem ne
Anlatabildim mi eğmez Yani bizim eğitm
Biz de eğitm böyle olur bizim Mehmet
kuyurtar sizin hemşehrinin dediği gibi
insanlar her şeyi yapars diyor yani her
şey olabilir o halde sorun burada sorun
burada Yani benim görüşüm o ki din
denilen şey sadece bu tür insanın
söylediği gibi Hı hı akılla bilgiyle
mantıkla
tecrübeyle herhangi bir şekilde
doğrulanması veya
yanlışlanabilir göre benimsedik
benimseyecek bir şeyin alanına ait
olması lazım Bak Özellikle o inancı
söyledim ben tanrının oğluyum diyor
Tamam ya Bunu şimdi bak sen diyeceksin
ki Bir müslüman şunu der bu bu kadar
saçma bir şey olur mu bu saçma olduğu
belli değil mi Yook işte saçma değil
yani Bu bu manada saçma değil Çünkü
tanrının oğlu olma iddiası gündelik
hayatımızda akılsal anlamda saçma
kelimesini kullanacağımız anlamda saçma
değil Ahmet Arslan'la söyleşiye devam
edeceğiz
[Müzik]
y

Herkese merhaba Selam arkadaşlar
Nasılsınız iyi misiniz Bu felsefe
serimin altıncı konuşmasında birlikteyiz
bu videoyu açtıysanız Eğer diğer 5
konuşmama YouTube sayfamdan ve Facebook
sayfamda videolarım bölümünden
ulaşabilirsiniz bugünkü konum değerler
değerlerimiz Vader felsefesi üzerine bu
konuda şu yüzden seçtim yani şu an
dünyanın dönme ve şu an dünyada yaşanan
sorunlar ülkemizde yaşanan sorunlar ve
insan ilişkilerinde yaşanan sorunların
hepsini demedim de değer vermiş
olduğumuz anlamda üzeri gelmesi yani şu
anki bütün kaynağımız toplumsal kargaşa
mızın hepsi temelinde değerle ilgili bir
çarpıtma bir çarpık bakış açımızdan
kaynaklanması dan dolayı ben de burada
kendimize hem Hacettepe Üniversitesi'nde
bu değer felsefesi üzerine almış olduğum
eğitiminden hemde kendi kişisel
tecrübelerimden yola çıkarak bir konuşma
yapmak istedim Tabi buna girdim hikaye
var ilk önce
Bir Hikayem yavaş İsterseniz w87 yılında
Hacettepe felsefesi Üniversitesi'nde
felsefe bölümünden mezun olur bu
meziyetleri müzede tabi her öğrenci gibi
hepsi mevcuttur olduğu gibi diploma
töreni yapıldı' kep atma töreni yapıldı
ve törenin sonunda da hepimizi Bir
sınıfta toplandık ya Son Veda yapmak
üzere bölümü hocalarımızla birlikte
Tabii ki de hocamız rüyada Kusura
değildi yine Bölüm başkanımız ama çok
farklı geldi günler sen her ol cıvıl
cıvıl giren o neşeli Oo pozitif Altına
çok farklı bir üzüntü var diye üzerinde
zaten Uzunca bir süre konuşamadı geldi
karşımıza oturdu batan sigara yaktı yani
onu hiç görmedim ben bu şekilde yani
sigara yaptığı oturduğu bir süre sessiz
kaldı biz sınıf bir şeyle karşılaştık
Ama neyle karşılaşacaklarını Derin Bir
Sessizlik oldu Sonra dedi ki çocuklar
dedi bugün son gününüz ve bu meziyetin
son günü ve siz artık hayatı
kalacaksınız al çoğumuz eğitimde
bu ayın dedi yani almış olduğunuz
eğitimde şu an bu değer kargaşasında
nasıl kendinizi bulacaksınız nasıl
kendimi ifade edeceksiniz inanın Sizin
adınıza çok çok kaygılıyım o Umarım çok
büyük sorunlar yaşamazsınız ve Umarım
Yaşadığınız ve almış olduğu eğitim
yazdırsın şeklinde bir konuşma yaptı
tabii biz az çok Bunlar Allah veriyordu
Çünkü o dönem gel 87 yılı Özal
hükümetinin kuruluşunu iv iv senesine
denk geliyordu tabi büyük askeri
darbeden çıkmıştı 87 darbesinden ve ilk
demokrasi anlamında adımlar atıldı ama
yani orası bir soru işareti olarak kaldı
ya demokrasi alanında atılan adımlar
Aslında sonra biraz zaman geçtikçe Bu
tamamen kitleleri başka bir öyle
düşünceleri başka böyle sevketmek önünde
bir yönetim anlayışına sahip olduğunu
anladık şöyle oldu ben serbest piyasa
ekonomisidir analizim bireyselleşmenin
ilk temeli Özal hükümeti ile başladı
Yani büyük bir bir
o kadının üzerinden kurtulup yeni bir
Çağlar Türkiye'ye doğru gittiğimizi
düşünürken aslında burada başka bir
tuzak varsa bireyselleşme ve tamamen
maddiyata ve Zenginliğin ön plana aldığı
bir önem başladı bütün ithalat serbest
bırakıldı şu an o dönem hapse girmemize
neden olalım hadi sigarasından tutulmada
dolar ve göğüs taşımak büyük büyük bir
suçlu hapsede girebiliyorsunuz Her şey
bir anda serbest kaldı ithalat serbest
kaldı ve büyük bir güç tüketimi ve en
lüks ürünlerin ülkemize gelmesiyle bir
anda gider yozlaşması başladım yani her
şey para ekseni etrafında dönmeye ve 80
darbesinin yapmış olduğu en büyük etkide
siyasetin tamamen yok edilmesi Ya
insanların Kafasında o siyasetin tamamen
düşürür dışlanması ve insanları
toplumsal sorunlara kafayı olmayıp
sadece kendisiyle ilgili Dertlerin
peşine düşmesi tabi kendisiyle ilgili
bir dünyaya girdiği zaman da tamamen haz
duyguları yani
Sen bu dünyadaki varoluş amacını
sorgulayıp sahip olacağı şeylerin Peşine
Düştü insanlar yani bir anda evlerde
renkli televizyonlar hatta biz başına
otur bakıyorduk yani siyah beyaz
televizyonlardan sonra verir beni
saatlerce evim vardı ve ikinci el
kalacak O zaman Star TV'de böyle
hayranlıkla izliyorum yani Ama kurulan
tuzağın Aslında farkında değildi ve bir
özgürlük gibi geldi bu ya her şeyi sahip
olabilir dünyaya açıldık artık model
leştir teknolojiye doğruyu alın emin
adımlarla gidiyoruz ama bu ne yazık ki
bizim insan yapımıza toplum yapımızda
büyük darbe indirdi her ne kadar
katkıları olduğu kadar da asla
değerlerimize büyük bir darbe idi yani
değer yozlaşması para içeride döndüğü
için birçok yerin paraya göre
yönlendirilmesi Hatta rahmet timsahın da
bu yönde benim memurum işini bilir Ben
zengin insanı severim yönde bunu
köklenmesi hatta bu devlet
politikalarının devlet politikalarının
tamamen ya acil olması gereken burundan
tamamen çıkar
oy oy önlenmesi o dönem topluyorsun çok
büyük hızla bozulmaya başladı müzik
değişti sanat de işte insanların yapısı
değişti ve tamamen faydacılık üzerine
bir felsefe dönmeye başladı ve bizim
takip eğitimimize denk geliyor ve çok
hızlı değiştiği için biz çok hızlı
farklı göz geldik çok da derslerimizde
bunu inceliyor duk bazen televizyon
programlarında bazen gazetelerde Bununla
ilgili örnekler olup sınıfta
tartıştığımız oluyordu ve yoğun hocamın
bu dönemdeki kaygısı O bizim de
konuşurken ağlaması ve bizim adımıza
endişe duyması çok çok haklıydı ama bu
günleri görseydi Acaba ne olurdu
bilmiyorum yani o dönemden kalan
değerlerin hala yol açarak gitmesini Bir
daha da öpüldüm insan özgürlüğünü
elinden alması yani o dönemdeki yandan o
üzüntüsünü haklı çıkardı Yani biz
hepimiz bir yere daldıkları Yani ben
felsefeyle bir iş yapmadım birazcık
değilmiş yaptım ve direk Hayal İlacını
da çok yoğun olduğu dönemde ve ben o
zaman anladım Yani Fayda
bu sağlayan bir değer olduğu zaman
insanların nasıl başkaları unuttuğunu
nasıl kendisine görevi çalıştığını ve o
yönde olduğu yere yürüttüm Yani bir
müsait olduğum için gerçekten büyük bir
şey yoktu yani İnsanlara bu kadar
değişimi o geçmişteki Hak hukuk adalet
kavramlarını tamamen bir anda yok olması
ve yeni zehirleri türemesi Yoksulun
artması işine bilenin ve hepsi yürütmesi
Adil adaletli davranmak isteyenlerin de
tamamen sistem dışı kaldığı olduğunu
Yani bugün işaret iyiymiş hatta çok çok
önceden başlamış yani değerler konusu bu
alanda önemli gel o dönemdeki sahip
olmak değer yargısı değer algıları ve
toplumun geneline bozması şu bugünlere
getirmiş durumda ve biz asla farkındayım
dediğimiz yani Oo değerlerine olduğu
yerde eğer öyle bir şey ki ben binanın
çimentosunun çıkarttığı kullanmadığı
zaman binanın olduğu dağılır gider
değerlerimizi toplumun çimentosu aslında
ama biz bunu ne yazık yarar ve zarar
olarak gördüğümüz için yararlı olanları
alıp
ve etrafınızda ne olursa olsun ne olursa
olsun bant ile yaptığımız için şu anda
yazık ki birçok konuda yozlaşmaya doğru
devam ediyoruz değerler Bu anlamda
önemli Ben bunun önemini anlatan bir
konuşma yapıyorum ve yapmaya devam
edeceğim kimler nedir der bireyin
çevresiyle etkileşimi sonucunda ise
yerleştirdi eğlenmeli yönlendirdiği
kalıcı bir yargı yargı olarak
tanımlanmaktadır yani Bu nedir Yani bir
yaratan bir insandır Aslında en büyük
değer insandır ama biz ne yapıyoruz
insan yoksa başka türlü derler koyuyoruz
Yani sana yüzüm yok İnan başka türlü
değerler koyuyoruz Çünkü insan değer
üreten bir varlık sanat üretim teknoloji
yönetir edebiyatı Üretir ve onun
gelişini diğer yapılarını koyalım Ama
siz baştan bu insani yapıyor yok
ettiğimiz zaman ne oluyor toplum
otomatik olarak çok şey gidiyor ve
otomatik olarak da bazı şeyler ne yazık
ki daha çok vicdanımızı sızlatıyor
görüntüleri doğru gidiyor yani değerler
öyle bir şey ki yani birbirinden
bağımsız
bu aslında bir tarihte diğer 20 alıyorsa
o geçmişten gelen bir birikimi vardır
geçmişi vardır yani bugün akşam yattım
sabah kalktım mutlu yerleşmiş diye bir
şey yok Buraya tam yazık ki biz Yani
bizim vermiş olduğumuz etkileri miz
bizim vermiş olduğumuz değer her şeye ve
kendimize ilgili vermiş olduğumuz değer
bunları toplumun geneline yayıldı zaman
ne kadar büyük bir erozyona yol açıyor
değil mi Yani bir kişilik için değil
milyonlarca insanın the bir anda
kabullenmiş oldu bir değer bir anda
dünyanın yapısı ne kadar değiştiriyor
değil mi yani bu ikinci dünyadaki ki
Dünya Savaşı'ndaki Adolf Hitler'in bir
anda çıkıp Üstün yaratma Sevdası ve
kendilerini üstü sınıf olarak yüz değer
olarak görüp milyonlarca insan öldürmesi
ve milyonlarca insanın da Adolf
Hitler'in bu görüşü çerçevesinde onun
peşinden gitmesi Aslında kadar tehlikeli
olduğunu gösteriyor yani insan Zeynep
Çünkü çok çabuk Manipüle etme özelliğine
sahip Eğer altyapınız kuvvetli değilse
bu komşumuz Varsa ve o değeri dolduracak
çok çarpıp düşüncelerde gelebiliyor ya
çok çarpı değerlerde girebiliyor Yani
kendi canlı bomba yapan genç
çocuklarımız başkasını düşünmeyen orada
sahip olduğu değeri düşünürdük ona bu
değer verilmiş Sen bunu yaparsan böyle
bir daha kazanacaksın cennete gideceksin
İnsanlar bir hizmet edeceksin ama
başkasına verdiği zarar düşünmeden kendi
değerli istemiştir Çünkü ona kadar o
değer hiçbir şey almamış ve toplumdan
almıştı aileden almış ve bu Tabii ki çok
büyük bir tehlike yani gençlerimizde ki
boşluk insanlarımızı değerler altındaki
boşluk nasıl keyfi olduğunu Yakın
zamandaki olaylardan da görüyoruz Yani
bütün savaşların sebebi tamamen
insanların altyapısındaki oluşan değer
yoksunluğundan yani İnsan değer olarak
almasından kaynaklanıyor yani o yüzden
değerler çok çabuk gelişebilir ve
birbirlerine geçiş yapabilir dönüşebilir
Ama niye dönüştüğünde çok çok dikkat
etmek lazım Ben buna ilişkin daha
çalışmalarımız değil mi yani zaman zaman
günlük hayatım
var yani sanal iletişim içindeyiz hiç
birimiz birimiz Gibi Düşünmek zorunda
değiliz yani aynı hayat görüşüne sahip
olmak zorunda değiliz ama ne yapıyoruz
ders çalışmalarını giriyoruz Ama şunu
düşün yani benim sahip olduğum der bana
fayda sağlıyor karşıdakine hayatın altı
seviyorsa gerçekten doğru bir değerlidir
yani yönetici bulabilirsiniz eve
olabilirsiniz Yani büyük bir siyasetin
içerisinde olabilirsiniz evlilik
ilişkilerinizi arkadaş ilişkilerinizde
sizin yapmış olduğumuz sahip oluruz
değer bir Başkasının hayatına ne katıyor
acaba zenginlik mi kalıyor Yoksa hayatın
altını üstüne getiriyor Bundan sonra
bütün hayatını etkiliyor mu yani yarar
zarar çerçevesinde bu şekilde bakmamız
gerekiyor Yani tamamen Bana Fayda
sağlayan bir şey acaba başkasının
hayatında nasıl bir etkisi var yani bunu
düşünürsek ya inanın çok şey
değişecektir ama biz bunu düşünmediğimiz
için ne yaptığımızı doğru zannediyoruz
değer çatışmaları da buradan geldi için
birçok şey de kendimizi kapattığımız
için de bunları da dinlemediğiniz içinde
yat
da aynı şekilde devam ediyoruz ama ne
oluyor yıkılan Hayatlar oluyor yıkılan
aileler oluyor hayattan vazgeçenler
oluyor birini yapmış olduğu ama güç
olduğu için dedim yapmış olduğu bir
değer yargısı düşükler bir anda bütün
ayaklarımızı affediyor değil mi yani
bunu birebir örneklendirmek istersek Ben
birkaç tane örnek vermek istiyorum
Değerli arkadaşlarım bu Fotoğraflarında
buldum yani renkli çekemedim İnşallah
görürsünüz şu resmi oturuyoruz vardır
değil fotoğraf hatırlayanınız vardır
Somali'de iç savaş sırasında da yardım
birleşmiş milletlere yardım merkezine
gitmeye çalışan bir kız çocuğu Ama ölmek
üzere ve arkasında bir tane akraba var
yani ölümü bu kadar yakın olan birini ve
hayatla ölüm arasındaki çelişki anlatan
fotoğraf Tamam yani bu fotoğrafı Geçmişi
de çok çok Aslında bu insanlık ayıbımız
yani de fayda ve menfaatlerimiz
doğrultusunda insanların neler
yapabileceğini gösterebilen büyük bir
fotoğraf aslında
var yani şu an Afrika şu an yeraltı
olarak dünyanın en zengin ülkelerinden
birisi ama neyse ki sömürge Devleti
olduğu için bu altyapıyı da yansımadığı
için ve oradaki insan yüzü yok sayıldığı
için Tamam vefat önü sayfada olduğu için
böyle bir fotoğraf görüntüsü bunun özeti
ama aslında Hikayemiz fotoğrafı çeken
fotoğrafçı Kevin diye bir fotoğrafçı
Spencer zannediyorum kredi kartı Pardon
fotoğrafı çekiyor Ve oradan ayrılıyor
Yani bu çocuğa ne oluyor kurtarmadım ya
metnini bir düşünce yok Sabahın oradaki
fotoğraf odaklanıyor Yani belki Kızılca
ödülü odaklanıyor ve bu da fotoğraf
çekip ayrılıyor tabi büyük olay
yaratıyor bu sefer fotoğrafı ödülünü
alıyor mu Aynı zamanda da büyük
eleştirilere maruz kalıyor Kevin Carter
o da kendi şöyle savunuyordu insanlarla
temasla geçmemiz yasaktı bulaşıcı
hastalıklardan dolayı Ama hiçbir şekilde
bunu kurtarmıyor ve büyük bir vicdan
azabı çekiyor Ve sonunda intihar ediyor
Yani bu vicdan azabına katlanamıyorum ki
ev
en büyük bir yaradır yani Bu fotoğraflar
baktığımda Büyük İnsanlık utancı ve
gerçekten hepimizin dur sorgulaması
gereken bir fotoğraftır bunu yıllar
geçse de unutmasın kim değil ve şu an
Hadi sahile vuran araya bebeklerimize de
aynı şekilde yani göçmen cevizin
göçmenlik sorunu ile gelmesi açısından
fotoğrafta çok çok önemlidir diye
düşünüyorum Bu birinci Sormayayım İkisi
de bu fotoğrafta İki Dünya Savaşı
sırasında Japonlara atılan the İş
hayatına atom bombası sonucu çekilmiş
olan bir fotoğraf yani cehennemden kaçan
çocukların fotoğrafı bu fotoğrafı
simgesi olmuştur savaşın ve bombayı at
abi Root yıllar sonra ve bomba yaptı
anlamda bir pişmanlık geçiyoruz Tamam
ben ne yaptım biz ne yaptık
sorgulamasını geliyor ve attı 80 bin
kişi bir adı topladım oluyor bir anda
buharlaşıyor şehrin ve ülkenin bütün o
radyoaktif etkileri yıllarca sürüyor
o yıllar sonra pilotlu Fotoğraftaki kız
çocuğu Barış konuşmalar yapıyor bundan
sonra fotoğraflar veriyor Ülkelerde de
ve yıllar sonra tek karşılaşıyorlar
protezi gözyaşları içerisinde obaya tam
bendim diyor beni Affedecek misin diyor
ve kadın affediyor yani dünyayı Aslında
affetmemek değil afetleri kurtaracağını
söylüyor ve barışıyorlar ve bu Barış
çerçevesinde de çok çok güzel tepkiler
alıyor bir olayım bu bu ikincisi de
biliyorsunuz Bu israil-filistin
çerçevesinde Nisa kirlisin savaşında bir
haberde görmem O görüntüyü yayılan
unutamıyorum Gel beni TP yerleşmiş
İsrail halkı sanki biraz bile günü
Vedası gibi fizyoterapistler dizilmiş
insanlar ellerini şartlarını almış küçük
çocuklar var genç kızlar var ve roketler
orada ben buketleri üzerinde kız
çocukları kalp işareti yapıyor bizden
sevgilerle Yani gidip o roketler oradaki
insanları öldürecek oradaki Kaç çocuğun
hayatını bitirecek böyle bir Derya
o konuşur şarkısı sadece kendilerinin
sahip olduğu kendileri hak vermiş olan
değer yargısını yazık diye bunu da
düşünüyorlar ve O gün ki birkaç çocuğun
hayatı bitiyor kaç çocuğu kaç Aydın
hayatı bitiyor Yani bu benim yıllarca
Unutamadım fotoğraflardan birisi Ben
keşke hiç olmazsa Ama ne yazık ki aynı
çarpık üşüdü bu şekilde devam etmekte
Değerli arkadaşlarım ve olumsuz
şeylerden bahsettim hatırlıyor dünyada
güzel şeyler de var Ve örnekte şu
Vereceğim aynı olayı geçtiğini
hatırlamıyorum bir gazete fotoğraf
olarak aklımda kalmış Çok araştırdım ama
yani bilgilere ulaşamadım ya bu konuyu
yeşil de ulaşamadım Ama ben dolayı
Anladım isterseniz ve Atletizm
Şampiyonası var ve orada dünya şampiyonu
alıyor olacak ve atlet kızlarımız ve
16-17 yaşamı zannediyorum yaşa
başlıyorlar birlikte götüren kızı dünya
çapında üne sahip olan birisi beyaz
ışığa kazanması neredeyse Garanti yani
bu ve başlıyor giriş ve son Tura
giriyorlar bitiş çizgisine Gelmek
üzereler arkadaki koşan biri yani bu
genç kızın arkasından koşan bir kız yani
yavru yere düşüyor Ve önde birinciliği
bitirme sigarayı olan genç kızımız hiç
tereddüt etmeden duruyor gidiyor o yere
düşen atletin yanımda oturuyor genç
kızın yanında oturuyor Neyin olduğunu
soruyor sıkıntısının olmadığını soruyor
ve yarışa devam etmiyor bunu görenler
atletler de aynı şekilde Yarışıyor
bırakıyorlar o düşen genç kızın yanına
gidiyorlar ve hep birlikte birincilik
çizgisine beraber gidiyorlar ya hepsi
bir oluyor ve bir anda stadyuma ayağa
kalkıyor birazdan Alkışlar kokuyor yani
o genç kızın birinci grafiği olan
yarıştan vazgeçmesi orada Çünkü bir
insan var O insanın yüzü var O insanın
değeri var o diğer ona vermesi yani her
şeyi kendisine faydalı olan sağlayan
şeyi unutması ve Genel Birliği değere
ulaşmak istemesi orada insan var acı
çeken bir insan var
Bu da fayda sağlıyor hiçbir anlamı yok
Ben senin için buradayım demesi yani o
işlendiğinin birisi çok içten olması ya
bir o kadar etkiledi ki yani dünyadaki
insan yapısının içerisinde bulduğu
sağlık da var iyilik de var ama bunu
kapatmak için genç kızımız Demek ki
sporcu ha Biraz ahlakı da gerekiyor
değilmi Ya sadece ben demek değil
Tamamen beraber yapılan Yani toplum
anlamında yapılan şifresi yapılan
etkileşimdeki değerleri dökülen alması
gerekiyor yani her türlü meslekte böyle
aslında yani sadece sporcu olarak değil
Yapmış olduğumuz her meslekte Her işte
bunu Bizim ön plana almamız gerekiyor
çünkü İnsan yüzünün olduğu yerde o kadar
rahat davranamıyorum yani savaşlarda
özellikle Ben şu örnekte çok dikkatimi
çekmişti yaşanan diyorlar Çanakkale
savaşları sırasında en zor olan siper
savaşları olmuş hep siper savaşları
yakın teması gerektirdiği için insanlar
birbirini yüzünü görürüm sesini duyar
olmuş Yüzünü gördü sesini duydum
O öldürmekte savaşmakta çok çok zorla
almışlar Hatta Ateşkes aralarında
birbirlerine biri biri konser varmış
eğitim bunu korkmadan hediye
düşmanlarımı Bizimkiler gitmiştir ve
sigara atmış bunu korkmadan hiç diyeyim
aralarında bir arkadaşlık dostluk yani
yazacak gibi değil mi birbirine
yanlışlar ve orada birbirlerini hisseden
İnsanlar bir anda savaşının tamamen
kırılıyor Hatta iki tarafın subaylık
çalışıyor Bu Ateşkes mi onları esnasında
ve birbirlerine bu savaşın ne kadar
acımasız olduğunu bahsediyorlar ve orada
büyük bir soru başlıyor biz neden
buradayız biz neden öldürüyoruz büyük
bir kırılma ve bunu hisseden
komutanlarda bir anda şey kesiyordu bir
insanı teması kesiyor ve Savaşı bu
şekilde devam ediyorlar ama ben de
Savaşı Kırılma Noktası orası oluyor yani
neden buradayız sorusu sorulmaya başladı
için hakkın hakkını teslim edilmesi
gerektiğini düşündükleri için ha Savaşı
kıymalısı bo oluyor yani Sen yüzümü
yakın olduğu bir yerde yani Göz göre
göre Yağmur Savaş ortamında Çünkü şimdi
uçakları bombaları i
var Yani yüzünü görmediği insanların
Neye uğradığını görmediği için çok kolay
bir şekilde yıkmaya gene girebiliyorlar
ama yüz yüze temas olduğu zaman göz göze
temas olduğu zaman bir insan yüzü
karşınızda olduğu zaman ben bunu bir
kötülük yapmak gerçekten çok zor oluyor
Savaş ortamında tabi özel hayatımızda
biraz farklı Bu tamamen eğlenceye
yönelik olarak gerçekten etkili bir şey
Yani insan insana muhtaçtır Bu da en çok
ismi olanlar Bunlar herhalde değildi
değerler eğitimi vermemiz lazım tamam
hadi konuştuk bu değer yargılarınızı
yerleşir değer yargıları çocuğa ile
başlar tabi a ile başlayan etkileşimde
başlar yani temelden toplantı zeminden
gelen derler ailelere yansır ama en
önemli şeyler de okullara düşüyor yani
Milli Eğitim'e düşüyor temelden başlayan
bir değer eğitim verilmesi gerekiyor
Yani bugün Avrupa'nın birçok ülkesinde
bu veriyor ya Norveç İzlanda filan diyor
ben onu bir belgesel izledim Yani
herkese eşit şartlarda olduğu ve tamamen
mesaj
Yok yok şeyden 15'te Dükkanlar açık hiç
kimse gidip o hızlı yapma öyle para
istemiyorum çünkü yani dünyanın en
zengin ülkelerinden birisi en geç
topraklarına sahip hadisesi avmlerdeki
yemez mi böyle arsa peşine düşmez mi ama
doğayı koruyorlar eğitime önem
veriyorlar ve hiç kimse kimseye
Elindekini önemsemiyor Çünkü herkes aynı
şartlarda yaşıyor güç tüketim yok beş
katlı evler Yok ya tamamen kaçıncı da
kalmış evlerde yaşıyorlar Ama son derece
mutluluğu yani o bakıcı Yani gerçekten
toplu devletim olması gerekiyor diye
düşünüyorum Çünkü balıkçılığı çok
gelişmiş olan ülke ama gidip oralarda
bir balık şeyleri durmuyorlar al
durmuyorlar yani onu ben ürettiği
dünyayı satayım gibi düşünceleri yok
Tamamen doğanın Ensa farklı tutmaya
çalışıyorlar O yüzden bugün çok yavaştı
ve dünyanın oksijen olan kaybolan
yerlerden birisi ya Bu da bir derdin mi
yani kendimi ve tamamen kendi hazır mı
Kendi tüketim anlayışıma kurban etmedim
bir toplum yaratmak en bu
bu ama bunu çok güzel başarmışlar yani
mutlaka YouTube'da bulursanız izleyin
arkadaşlar hapishanesinde bile çok
hastaydı insan var hapishanedeki bunlar
bile eğitiliyor yani rahat rasyona
giriyorlar resim yapıyorlar koşu
yapıyorlar ve onu topluma yeniden
kazandırıyorlar Yani bu da bir de erken
toplamış bir insan bir de Ergen onu sen
başına yok ettiği zaman oy Sana
istediğin kadar toplum toplum içerisinde
bir son bir daha suç işleyecek Bir daha
girecek en önemli olan o alttaki
bataklığı kurutmak yani o değeri vermek
ya bu değer verdiğim için de o bir daha
ses sorunu olarak geri dönmeyecek Ama ne
yazık ki biz bunlardan çok çok uzağız
yani okullarda bunu eğitimi verilmesi
gerekiyor Geçenlerde bizim şöyle ara
kurumsal eğitimlerimiz oluyor
kurumsallaşma üzerine çok değerli bir
danışman firmadan bu konuda eğitim
alıyoruz bize şey diziler Yani büyük bir
firmanın grubu var ama Türkiye çapında
ya çok öldü olan Mühendisler grubu
büyüklükte projeleri yapıyorlar ve
yöneticileri söylemişlerdi iletişim
eğitimi
o Çünkü şey yok yani değer hareket
başarıyor adamlık odaklandıkları için
duygu anlamında iletişime geçiriyorlar
ya Empati duyguları bu duygusal zekâları
tamam mı Az planda ön planda olan
tamamen başarı ve ve diğer başarı
odakları ben yapamıyorum çünkü yeni
geliyor takılıyor Çünkü o bir projede
insanlar arası iletişimde ilerleyecek
olan şeyler tek başına bağımsız
Yapılacak bir şey değil yani bunu
çalışan çalışacağız arkadaşlarımız varsa
daha iyi bilirler Yani bir diğerine
bağlı Ben zincir yerden koparsa o zaten
sonra verildiği zamanda yetişmişler ne
içlerindeki verimli olduğunu gördükleri
için iki haftalık bir hizmet almışlar ve
tamamen şunu yaptık diyor yani gözünüze
iletişiminde gelemiyorlar yani Zeka çok
yüksek olduğu için ve okullarımıza bu
yönde eğitim verildiği için başarıya
büyükler olarak verildiği için ve bir
başkasını geçmek zorunda oldukları için
gel çocuklarımız Yani bunu duygusal
dünyasını bir diğerini duygusal
dünyasını ne yazık ile bilemiyor
mı bu iş ayaklarına yazıyor ya düşürüp
başarı Türkiye'nin en yüksek tepelerinde
yer alan bir firmada çok başarılı bir
mühendisiz ama yani karşıdaki insanı
bilemiyorsunuz göz göze geliyorsunuz ya
belki ilkokul mezunu Usta Ama içinde çok
çok iyi olamıyorsa onu da bir iletişime
geçemiyoruz Yani bence bu başarı değil
yani şu başına en büyük temeli
iletişimdir yani iletişim alabileceğimiz
en güzel eğitimde okullarımız dır
Ailelerimiz dir Yani bunu
üniversitelerimizde de bütün güzeldi
Mühendislik Tıp fen alanlarında beni
sosyal alanda alınan eğitim verdiği bir
parça insan ilişkili olduğu için
hissediyor ama yani bir teknik anlamdaki
okullarda Çünkü o da topla karışacak
yaşatmak gidecek bir inşaat yapacak ama
değerler kısa saatte ise her insan
hayatını önemsenmezse yaptı işte ona
göre olacak yani depremlerde görmüş
olduğunuz en büyük bir kadının sebebi
buradaki değersizlik hayvancılık tamamen
kendini düşünmek ve sor olacak olanları
düşünmemek ya ne kadar önemli yani
sonuçları nerelere kadar gidiyor
binlerce insan
da biliyoruz yani Tıp alanındaki
doktorumuz ya da diğer alanlarda Diş
çekiminden çıktığı sağlık alanından
tuttuğu ishali anlamda değer vermediğin
zaman insanı ne kadar değerli olduğunu
anladığımız zaman aldığı vergi derdi
olabilir oluyor ama belki değerli yazık
ki sağlıklı olmuyor ve ne oluyor Öfkeli
geldin gruplar topluluklar dışlanmış
insanlar ve bu da ne yazık ki hepimizi
bu şekilde çok kötü bir şekilde
etkiliyor Değerli arkadaşlarım bu elimde
en büyük şeylerden birisi de yaptıklar
yani edebi yapıtlar Ben haftaya da
bunlar işte bir konuşma yapacağım yani
hangi edebiyatlar acaba değerleri örnek
olur Bununla ilgili bir konuşma
yapacağım Değerli arkadaşlarım biraz
İnşallah uzatmış ımdır vardı dışarıda
çok güzel kar yağıyor 2 videosu
fotoğrafa gidiyor dikkatimi dağıttı
Kendinize çok iyi bakın Değerli
arkadaşlarım hoşça

Sevgili kardeşlerim bu akşam ölüm ve
mevt İnsanın en büyük meselesi
İnsanlığın en büyük meselesi nasıl
çözümlenir Doktor burada Gerçi ya
Yani bunun çaresi nedir ya şimdi ilk
önce bir noktayı Nazar vermek istiyorum
dinler çözümlenmemiş çözümlenmesi mümkün
olmayan zor olan hadiseleri iki kavram
getirerek olayları farklı yönde izaha
geçmiş Dolayısıyla bize nefes aldırmış
Nedir o
Dünyada yaşayan bir insanın yaşadığı
hadiseleri bu çok önemli bu kademe
yaşadı hadiseleri objeleri varlıkları
şöyle tanımlar felsefe armutu gösterir
bu şeftali değildir diyor güneşi
göstererek bu Deniz değildir yani olayı
kendi içinde kıyas ederek nisbi ve
itibarı hakikatta izah etmeye çalışır
Felsefe bu yani olayı içerisinde çözmeye
çalışır dünyayı dünyayla İsa ettiği için
döngü oluyor hakikate varılamıyor din
için kavram getiriyor iki kavram her
şeyi onunla izah ediyor Nedir o bir
Allah inancı Bir de ahiret inancı bu
sefer dünyanın içerisinde yaşayan
insanın o kısar döngüyü kısa döngüyü
yani doğuyor güneş sabah oluyor Yani ben
Arnavutköy'e Lambayı yakayım şöyle
gündüz bakayım ne değişecek gündüz mü
abi gündüz ayın 20'si söndürdüm gece mi
gece aynı yere Lambayı yakıyorum 21
pazartesi salı değişen ne
Lambayı yakıyorum söndürüyorum yakıyorum
söndürüyorum
bu kafada değişiyor
Peki insan en büyük sorunu ne bu
yaşarken
kendisini nasıl tanımlayacak En büyük
sorunum ölüm nasıl izleyeceğim Her şey
bir şey buldu
ama en büyük sorun Her şeyi ortadan
kaldıran bir ölüm var hakikatı beni
ilgilendirmiyor diyemeyen denilemez bir
hakikat ölüm bu sefer iki kavram
getirmiş bir tane Allah inancı
bir tarafını da ahiret inancını getirmiş
onunla izah ediyor Yani yaşantıyı
felsefe hadiseleri ve varlıkları kendi
iç bünyesinde kıyas ederek
anlamlandırmaya çalışmış en güzel çözümü
Adam şöyle demiş bak çözümse ölümden
Korkma bulduğu çareye bak ölüm Geldi mi
gelmedi O zaman gelmeyen bir şey de niye
korkuyorsun geldikten sonra zaten
korkmaya şansın olmayacak
Vay be alkışlıyorum çaresini felsefe
buna gelmiş bir dakika Bir daha
söyleyeyim
ölümden Korkma Çünkü daha ölmedi
olmayan bir şeyden korkulur mu çok güzel
Peki Öldün mü diyor Korkmana da zaten
zaman bulamayacaksın Çünkü yok artık
bitti yokluktur diyor Tamam peki bu nefs
ile mi
vakayı söyledin kafa mı Ne yapacaksın
Ne yapacağız kafayı ne yapacağım ben
şimdi
ihtiyar oluyorum beyazlıyorum
hastalıklar geliyor peki Ne kafayı ne
yapacağım nasıl yorumlayacağım
nasıl tanımlayacağım
Evet şimdi
gençlere pek ölüm hatırına gelmiyor Ne
kadar anlatırsan anlat yaşı itibariyle
ölüm olmuyor yani ölüm var diye Ölüm yok
yani
düşünceye girmiyor Ölüm Yok oğlum o ölüm
var hele baba falan almıyor
yaşlandıkça ölüm derdi dert oluyor
yaşlandıkça bu devreye giriyor gençken
girmiyor sayfalar söylemeyeceğim uzun
olur mesela sözler 17 diyor kafir veya
Fasık gafilin nazarında yani kafir veya
müslümanlamak Gafil davasını haberi yok
onun nazarında ölüm nedir hayvan ve
insan ise ecel pençesi ile parçalanan
kimsesiz başı bozuklardır insan ve
hayvanları parçalıyor gözükmeyen bir güç
bir güç diyor Paramparça ediyor söküp
alıyor böyle yorumluyor ölüm böyle bak
sen felsefe nasıl bulmuş Öldün mü daha
yok Korkma ölünce zaten korkmaya şansı
yok Zaten
kafayı mı yapacak peki yaşarken
beyefendi o onu karışmam
ölüm başka bir yer
insani mümini
zindane dünyadan bostan-ı cinana huzuru
Rahmana götüren bir Musa Karat ve
buraktır çok garip belki ömrümüz yetmez
yani zamanımız ve hemen söyleyeyim
Kardeşler
buna tabut diyor Üstad bedene hazır
zaman tabutu bu tabut içindeki ruh bu
tabut insanlar zaten tabuttadır hem de
canlı bir tabut Eğer ruhu bedeni
öldürürsen Zaten tabuttadır arkadaşlar
Azrail aleyhisselam ruhu öldürmüyor Haşa
ve kella ruhu öldüren Azrail
aleyhisselam değil tövbe ya
Azrail aleyhisselam ruhu
öldüren
günahlardır günahlar Azrail ya Ruhlar
bu şeyi alıyor
Azrail alıyor
şimdi
Run ölümünü söyleyeyim
Eğer günahlarla ruh ölürse dede ne hapse
olur bedensel hayatı yaşar bu tabutdadır
Vallahi
artık bedensel hazların peşinde başka
bir şey yok yani bedenin şeyi yok başka
şeyi Demek ki
ruh bedende ölürse
bedeni hazlardan başka bir şey düşünmez
hemen ölçü bu Bak eğer mide ve
hoşgörülüğünden başka bir şey
düşünmüyorsa bu ruh bedende ölmüştür
beden tabuttur tabut zamanı hazır tabutu
zaman hazıra bindim tabutuma bindim
tabut ya
tabut nedir peki tabut
anı yaşayan
mazi ve müstakbelden alakası olmayan
bulunduğu konumda bulunabilendir tabut o
yani ruhsal Hayat yaşanmıyorsa bedende
beden ruh ölmüş tabut olmuş yani
çıkmıyor mesela mutfak tuvalet yatak iş
mutfak tuvalet yatak iş bunun içinde
Şimdi başka bir adam ahiret varmış yani
ikili Bir arabayı değiştirmenin peşinde
daireyi değiştirme
ne olacak yani
bununla
çıkmaya çalışıyor sıkıntısından
hazır zaman beden tabuttur abiler beden
tabuttur
hakikatlarla tefekkürlerle ilimle
bedenden ruhu çıkartmaya çalışıyoruz Bu
ders bu yani Risale okuyoruz bedenimizi
Ruha gömülmekten kurtarıyoruz tabuttan
kurtarmaya çalışıyoruz tabut ama başka
bir şey görmüyor ki bedensel bir hayat
tabutaya
hazır zaman tabutuna bindim diyor hazır
düşünüyor mazi ve müstakbelsiz düşünüyor
Allahsız ve akılsız tabuttur
derslerle ruhu bedenden çıkarmaya
çalışıyoruz beden o zaman oluyor eskimiş
yuvasından Çekip gidiyorum
müminin ruhu böyle üstatı öyle diyor
beden beden için diyor ki eskimiş
yuvasından ruh çekip gidiyor Ben bununla
ben konuşuyorum şu anda bu atomla mı 70
70 kiloluklarla O beni izah edeceksin ya
Ben bununla mı benim
ama buraya gömülmüş adam Bedel başka bir
şey yok
ölüm Demek ki insan-ı müminin zindani
dünyadan bostan-ı cihana huzuru Rahman'a
götüren bir musahlar artmış bırakmış
Burak nedir Harun
Tevfik ilahi Tevfik İlay Burak yani
gelelim insana
zanlarımız zanlarımız attır Dünyamız
tasavvurlar düşüncelerimizdir Neyi
düşünüyorsak ona dönüşüyoruz o diyoruz
şaka zannediliyor 20 seneden beri bunu
Yani neyi düşünüyorsan ona dönüşüyoruz
üç gün önce birisi aradı Çok
kıramayacağım bir Abi burada da söylemek
isterim Bu üçüncü olsun
yaşlı bir vakıfa Hasan kardeş dedi Buyur
abi yanında dedi birisi var dedi onu
dedi bir şey var Tamam abi bak şunun
üstüne yani
şimdi sizinle de alakalı da onun için
söylüyorum Buyur abi bir derdi sana
anlatsın Sen de dinledin derdini anlattı
üç beş dakika tamam anlattım abi anlat
Sen dedim bu
dertten kurtulmak istiyor musun
istemiyor musun bu soruyu sordu mu bu
sıkıntıya Seni götüren sebepler Sen
zaten biliyorsun O sebepleri terk
etmedikçe o sıkıntıdan kurtulamaz sen de
biliyorsun zaten Einstein de bir sözü
var fena ve Fani bir adamın sözü diyor
ki
sebepleri değiştirmedikçe değişik sonuç
beklemek ahmaklıktır Sen şimdi
soracaksın sıkıntılı olana sorun Eşinize
çocuğunuza şuna buna sorun asansör
derdini söyledim kurtulmak istiyor musun
Evet abi o zaman buna götüren sebepi Sen
zaten biliyorsun onu terk edeceksin o
kadar bir altını alacaksın sandalye
düşsün aşağıya bilmiyor muyuz Adem
sıkıntımızın sebebini biliyoruz Abi çok
iyi biliyoruz onu terk etmedikçe o
statta çok güzel yorum yapmış dedi ki
Mazinin sıkıntıları istikbalin korkuları
durup dururken göğsümüze Ateş basıyorsa
gece Uyuyamıyoruz
kaygıların korkuların endişeleri varsa
geleceği yorumlayamıyorsun geleceği
imanı bil ahiretle geçmişse imani
billahi
görüyor musun ölümü nasıl veya daha
ölmeden önce ölenler var
işte biraz önce dedim ya ruh bedende
ölmüş nasıl diriliyor sıkıntı sıkıntının
çaresi nedir sıkıntıya götüren esbabı
ortadan kaldır sıkıntı yoktur seni Aşan
hadiseler ise işte hastalıklar vesaire
onu da itimat teslim tevekkül İtimat
kanaat ölümün hakikatini gören Kamil
insanlar ölümü sevmişler daha Ölüm
gelmeden ölmek istemişler görüyor musun
ölümün hakikatı var Bir elime bakın
böyle her şeyin bir sureti var soğan
kabuğu gibi dışarıdan içeriye giriyorum
izah etmek için çok kolay bir formül ama
40 sene verdim Buna bu formüle varmak
için
her şeyin sureti var gir içeriye Kanuni
var anlatacağım ne demektir bunda ölümü
de izah edeceğim şimdi onunla her şeyin
bir sureti var gir içeriye Kanuni var
gir içeriye hakikatı var gir içeriye
mahiyeti var sureti şu
ölümün zahirisi çirkin
öyle diyor değil mi Lemalar da ölümün
zahirisi çirkin siyah yüzü her şeyin
sureti eylemdedir her şeyin kanuniyeti
insandadır her şeyin hakikati esmadadır
her şey mahiyeti allah'dadır şimdi
ölümün sureti zahirde çirkin karanlık
kanuniyeti Sende nasıl yorumluyorsun bu
dünyaya Bak bu dünyaya boş ver bunu
aleminde nedir ya Deniz daha
güneş doğmuş çakal ay yıldız dünyada ne
var hepsi lazım ölüm dirilmek hep bu
kadar dünya alemi hepsinin karşılığı
bizde düşüncede var tasavvurda
tasavvurda
ölümün sureti siyah peçe karanlık Kanuni
senin aleminde ölüm nasıl izah ediliyor
ölüm nedir
ne anlıyorsun önümde
Biraz önce anlatmıştım Ruh bedenden
ayrıdır
ruhu öldüren Azrail değildir ruhu
öldüren günahlardır ruhu bedenden
kurtaran kurtarıcı Azrail
Aleyhisselam'dır ölüm
Kamil insanlar bunu görünce rahmeti
Rahmana huzuru Rahmana götüren bir Burak
görmüşler Yani bizi ölümden korkutan
zanlarımızdır
en büyük Zan kime yapıyoruz Allah'a beni
affetmez
Allah beni cezalandırır bir gayrimin
teşhir var gayr-ı
hırs-ı Hayat illeti Zillet yani zilletin
sebebidir hırs ölümün hakikatini
keşfetmedikçe bundan Kurtuluş yoktur en
büyük zat suizan Allah'a yapılıyor Allah
beni affetmez Allah beni şöyle yapacak
Allah şöyle yapacak Sen Allah'ın Adalet
Bakanlığına mı oturduğunda Kime nasıl
muamele edileceğini Nereden biliyorsun
Eğer Beş vakit namaz kılan bedensel
hazlarının peşine koşmayan insanın
bedeni ruhuna göre ölmüştür Ruha kimdir
Bedene
tersi olursa bedeni ağızların peşine
koşar ruhu hiç Kale almazsa ruhun
ihtiyaçlarını Kale almasa bedeni
hazların peşine koşarsa ruh bedende
ölmüştür tabut bedendir bu bedeni bu
tabutu tabutun içine koyuyorsun et kemik
tabutunu tahta tabutuna koyacaksın o
kadar fark eden bir şey yok ki
Eğer bedeni ruhu bedenden çıkarmak ne
demek bedeni hazların peşine koşmazsan
yani ruhunu yaşarsan yani dinin
vecibelerini yaşarsak namaz kılıyorsun
derslere gidiyorsun zekatını veriyorsun
hizmetine sahip çıkıyorsun 5-10 dakika
okuyorsun bunun nefis istiyor mu
istemiyor şimdi bu akşam nereye öğrenmiş
oluyoruz tabutun tahta olmadığını
tahttan önce beden olduğunu Eğer bu
dersten Şimdi bunu gitsen yeterdi sana
tahta tabutun ikinci tabutu olduğunu
tabutun etkeni olduğunu Eğer bedensel
hazların peşine koşarsak ruh orada
yoktur ruh ölmüştür gömülmüştür Geçmiş
olsun beden tabuttur Eğer ruhu Yaşar
bedeni haramlara bedeni hazların peşine
koşmasan Maşallah sana beden Ruha göre
ölmüştür ruh bedeni hakimdir simasından
da bellidir
konuşmasından da bellidir yaşatılsınlar
da bellidir ruhu beden hakimdir bu adam
ruh bedene kimse bu adam zaten öldü ölen
Ölmez Perisi olur nasıl öldü rupe'den de
çıktı mı bedeni öldürdün zaten Yani
namaz kılıyorum derslere gidiyorum kitap
okuyorum Hayfa sanat yapıyorum
koşturuyorum bunun bedeni ister mi
istemez ne yaptın
baskıladın bedeni ruh hakim ne yaptın
tabuttan çıktın zaten bırak tabutta
olanlar ölsün
Sen zaten ölmüşsün bedeni zaten
öldürmüşsün nasıl öldürmüşsün
işkencelerle
riyazetlerle değil bedeni hazların
peşinde koşmamakla o zaman ruh hakim
Ruha kimse zaten tabuttan çıktın Bırak
ulan ölsün ölüleri Ölüler gömsün ya Ya
zaten bunun için bu Peris oluyor ıslak
da ne diyor mezar-ı
bitmiş hakikat bitmiş her şey bitmiş
televizyon uzaktan kumanda saatlerce
11-12 oldu artık ruh kalkıp yatağa
geçici kalıyor
düşmüş Tamam elinde kovanda sonra birkaç
saat Yarım saat Kendine gelip ne kadar
enerji rukyanı yatağa gidecek kadar
bu adam zaten ölmüş
bu tarih yani
hareket eden ölü robot O da hareket
ediyor robota sormuşlar sen kimsin Ben
robotum dedi Sen namaz kılar mısın Ben
robotum dedi sen ama namaz kıl dedi Sait
Biçer sormuş da robotta şeyde çekmiş
robot bile sen namaz kılar mısın Ben
robotum namaz kılmam ama Sen insansan
namaz kıl dedi
aynı robota Ben robotum dedim biz
kılmayız ama Sen insansan kıldın Demek
ki tabut bu ağabeyler
bedeni yaşamasan beden Ruha göre öldü
ruk Galip siman belli
davranışın belli düşüncelerin Belli
zanların belli sen zaten ölümü tabuttan
çıkmışsın
yaşarken Allah resulü miraca gitmedi mi
büyük zatlar Mezarın içini
seyretmiyorlar mı bunlar nasıl dirilmiş
o bedende dirilmiş namazların
bir vakıf Geçenlerde vefat etti şehit
oldu ben de onu Rize'de idim Allah Allah
vefatı Boş ver bu vakıfatı boş ver
Allahımızın
Allah'ımızın verdiği cevapa Bak bu
cümleyi kaçırma Allah'ın verdiği Cevaba
bak sen misin Benim davamı anlatan sen
misin benim yolumda giden Tamam Yatsı
namazında imam
hem imamsın
hem de ikinci rekattasın
oradan gidiyor
Şimdi iki rekât şimdi ölümle alakalı
olduğu için söyleyeceğim 4 rekat namaz
Eğer 16 sözden söylüyor ruh namaz ezan
vakti
huzura kabul edilirse Ruhlar gider
meleği aradan Ruhlar Bir nevi huzura
kabulün olan namaz ile Aynı cümleyi
huzura kabul edilen bir ruh olursan
Bedende Ruh namaza kıyama kalkar sayfa
16 Söz der
o huzurla birleştiriyorum Bak eğer bir
ruh
namaz vakti huzur ilahiye kabul
edilmişse Bir nevi huzura kabulün olan
namaz ile nasıl anlarım ben onu kabul
edildiğimi O ruh arıza iner bedene
kıyama kalkar
Eğer en Kutsi muhabbet en Kutsi ibadet
Kabe değil medrese değil Cami değil
bedendir
beden mescittir
ruh
huzura kabul edilirse bedende Rukiye
kıyama kalkar ona 46 sayfa Sözde kıyama
kalkınca bedende namaz kılar
ruh diyor bedende salata Kıyam eder
namaz demiyor
salata Kıyam eder salat-ı farzı Üçtür
namazın farzı 12'dir
Eğer ruh huzura kabul edilirse ruh
bedende salata Kıyam eder kıyama kalkar
salata Kıyam ederse ruh bedende bedende
arzda namaz kılar namaz değil Şimdi
birinci rekat
huzura kabul edilirse o
Bedende Ruh salata Kıyam eder birinci
kere rekat bu demektir
salata Kıyam etti Kim bu ikinci rekat ne
demektir ikinci rekat
gayb ve melakut alemine inbisat etti
ikinci rekat o
Alim berber üçüncü rekat şeceriyi
hilkate imbisat etti Allah'ın dışında
yaratılan ağaç arşı Azam
lefie ruh iddia etti inbisat etti
Allah'ın dışında her şeyi kapladı üçüncü
rekat bu 4 rekatta huzur ilahi
4 rekat o
Peki bu adam bu adam bu vakıf 2 hem İmam
hem Yatsı namazında ikinci rekatta niye
vefat etmedi makamı da belli şimdi bu
adam salata ruhu Kıyam etti Allahu ekber
inceleyeceki ikinci rekatları alem-i
mülk ve alemi gayba nüfus etti bu üçe
değil şecerikada olmak Yani ben şekli
yapıyorum
Allah bizi ya derste ya da namazda
terhis etsin Ölüm yok zaten
ölümü zaten öldürdünüz bu saatte
Arnavutköy'e gelerek iltifat etmiyor
beden şu anda Televizyonun karşısında
telefonu kaçsa oynamanız gerekirken
buradasınız beden Bunu ister ruh Bunu
istiyor ama bedende Bunu istiyor
Peki ne demiştin başta cümle sen misin
doğru yaşayan adam
Allah'ın buna vefat şekli ters şeklinin
cevabını görüyor musunuz Allah nasıl
cevap veriyor Allah'ın cevabına Bakın
bir daha Yatsı namazında namazdasın
imamsın ikinci rekatta Allah cevap
veriyor ya Allah'ın verdiği Cevaba bak
Allah hiç bırakır mı ya biz de mutlaka
ya derste hepimiz hepimiz Allah Ya
namazda başka bir İnmiyor
başka bir şekilde gitmek istemiyor
He Hasan ya derste gidersin ya da
namazda seninle
4 Tabii ya Miraç olsun ya olmayacak Peki
bu var mı risale-i Nur'da 28 lema'da
Vuslat Yatsı namazında o aleme girdim
diyor o terhis olmadı o gitti geldi
bizimkisi oraya gitmek için gitti Vuslat
gelmek için gitti gitti geldim diyor
bak o kadar olacak değil mi
o gitti Tamam Üstat gitti geldi öyle
demiyor mu Yatsı namazında o aleme
girdim diyor Bir baktım Bütün kainatı
özele gibi oldu Ee sen neredesin ölüm o
kadar büyük nimet ki huzuru Rahman'a
kavuşturuyor
dünyada en bahtiyar insan kim biliyor
musun Allah ve ahiretle Ümitli olan bir
insandır yoksa altında Mercedes Cebinde
dolar eurolarla kariyeri makası masası
kasası olan değil tabii ki Müslüman
olmalıdır Müslüman böyle güçlü olmalıdır
ki hizmetler de etsin ama
Ruhunda şu Allah ve ahirette Ümitli
Yaşar Allah ile ümitlidir ondan da bir
şey olur mu ya bir de bazı alametler
görmüşsen onaylanmışsan bunun keyfine
doyulmaz ya Allah ona
bakmıyor musunuz böyle bazen akşam ya
semalara böyle bakmıyor Allah hakikaten
çok derin ya
azametini Ben hissediyorum kemiklerime
kadar Vay be Hele Avrupa'dan geliyorken
karanlık oluyor bazen böyle
bakıyorum Güneş ufak şey çalıyor Allah
Allah derinliğe bakıyorum nazarın bir
yere çarpıp geri gelmiyor ki nazarım
gidiyor boşluğa kalıyor gidiyor da
gidiyor Yani ben seni görmemin için
vuracak gelecek ama karanlık ne demek
vuruyor Geri Gelmiyor
Onun için geri gelmiyor Nazar bir
giriyor
bir de dağlarda oluyor Hasan o Kaç
kardeşin o azamet ve kibire Allah Allah
uçakta da öyle oluyor Bir de ne
paylaşmış Mevlana'nın bir sözünün sonu
olarak paylaşmış
Behlül dana demiş ki Mehmet Mehmet
kardeş dinliyor mu abi böyle eğilmiş bir
duvar varmış yıkılmış Behlül dana
başlamış gülmeye sevilmeye paranoya eşit
demiş ki ya duvar yıkılmış niye
seviniyorsun üzülmen lazım onu paylaşmış
demiş ki vay be demiş duvar meyil ettiği
yere şekilde devrilir duvar nereye
meyletmişse oraya devrilir Kim nereye
meyletmişse öyle devrilir
nereye meyletmişsen Merak etme öyle
devrileceksin
geldi Allah ve ahirette Ümitli yaşama
Bir de WhatsApp profiline şey yazmış abi
bir insanın öldükten sonra bakın
makamını öğrenmek istiyorsanız
arkasından konuşulanlara bakın Allah
Allah
böyle mi demiş
ben şeye
merak etmiştim Allah niye böyle cevap
verdi ikinci ve Vallahi bilmiyordum
namazda verdiğini Tamam namaz miraçtır
ikinci rekatta değildi üçte Niye olmadı
Allahu ekber dedim vaaz kaldı namazı
bozdum sevincimle ağlamaya başladım
birinci rekat salata ruh Kıyam ederse
ruh bedende salata Kıyam eder
bedene Kıyam ederse bedende arzda namaz
kılar birinci rekat kıyamı anlatıyor 46
sözler sonra ikincisini ikinci rekat
mülk ve melekute nüfus eden bir ruh o
anda ettiği bittiyse nüfusu o
üçüncüyse şeceriyi Hilkat Allah'ın
dışında hiçbir yer bırakmamış arşa zamlı
oraya sirayet etmiş bir ruh üçüncü
rekatta dörtte ise Miraç mevt el-i
dalalet için kendi cenneti cazibeyi
dünyeviyesinden ihraç ve vahşet ve
yalnızlık içinde
zindani mezara ithal ve hapistir
sözlerin
evet mefte Ölüm fark nedir abiler
Ecel nedir 3 tane ecel nasıl terhis
olacağın Evet şimdi
şey Bayram ne diyorsun abi eceli ben şey
yapayım ecel mesela askerlik yaptık ne
ile yaptınız işte ben komando uyudum
dedi ötekisi şoförüm dedi Perisi şey
orada vazifen neydi ecel tezkereymiş
Tamam şimdi uhi ve Ümit Mert
Esma'ya mazhariyeti anlatır Ömür ölümle
kalmam müddetidir ölüm Ömür kalmam
müddeti mülk boyutuna bakıyoruz Evet
mülk Melek bakar ecel de ne yapıyordu bu
teskereymiş söylüyor Kur'an ama ben
hissiyatımla söyleyeyim vallahi oralar
buralardan daha iyi benim de benim fikri
zanlarım var da ondan
şüphemiz yok ama ölümden korkuyoruz
subuti sıfatta MEF var mıdır ilim irade
Sen basar Kudret Hayat kelam MEF var mı
yok zaten sıfat
kıdem Beka Vahdaniyet
vücut muhalefetün lilavadis kıyametiniz
Tekvin Tamam doğru mu Söyle Mert var mı
yok Mert nerede esma'da subuti
sıfatlarda mevt yok ne demek istiyorum
ama subuti sıfatta hayvan var
Hayat Mehdi kapsamıştır
mefhiye var hayatın içerisindeki hayatın
nihayetsiz mertebelerinin açığa çıkması
için var Yoksa meft ölüm için değil Eğer
meft olmasaydı cennetteki gibi olacaktık
Hayat anlamını yitirirdi yani
yaşadığımın farkında olmayacaktın Adem
Aleyhisselam orada Evet
zannetmedi Fani zannetti ki o yasağı
yedi
meft'i bilseydi orada beka'yı bilecekti
Mehdi bilmedi mevt
Onun için meft esmadır sıfat değildir
sıfat test etmeyi kapsamıştır bu derse
mesela;
Hafız yani
Affedersiniz Kusura bakmayın beceriksiz
köpek Sürüye Kurt getirir Tamam o
hatırıma geldi hafif ve ihtildi bir meft
böyle Ölüm Ölüm Ölüm Ölüm Ölüm ölüyorum
diye hiç kimse ölmüyor Tamam fakat diye
diye mefte vücudu hazırlıyorsun beyni
hırsı Hayat illeti zillettir
münafıkların şeyini bari şey yapmadan
son şeyde onları atlayayım da bari
münafı şey yapayım onların vefatı
münafıklar Bir dakika bile ölüm
tehlikesinden elmin olamazlarmış
Osmanlıca Lemalar şey işaretleyeceğiz bu
Latince de yok münafıklar Bir dakika
bile ölüm tehlikesinden Emin
hissetmiyorlarmış mesela allah ve
ahirette Ümit var ya bizde onlarda Hiç
yok ama ya rab bir dakika bile ümit yok
Allah vermemiş
kafirde bir ihtimaldir Ahiret var
ahiret Cehennem de olsa Ama münafa Adem
var Bak ne diyor
münafıklara bir dakika bile ölüm
tehlikesinden Emin olamazlar ama Ya
Rabbi bu korkunç bir şey ya devam
ediyorum buna sevdim bu münafa işe
yarıyor ya
münafık olan adam
alemi musibetleriyle öldürücü bak
alemine diyor münafık olan adam alemi
musibetler nedir öldürme öldürme şeymiş
özellikleri
alemi musibetleriyle öldürücü belaları
ile boğucu
dehşetli hadisatıyla tehdit edici Şeyda
idi ile şiddetli şeyleri ile sıkıcı bir
şekilde görürmüş Allah Allah bir daha
Alevi nasıl görüyormuş bir daha münafık
alemi musibetler
öldürücüymüş alemi musibetleriyle
alemdeki belalarla boğucu
dehşetli hadisatı ile tehdit tehdit
edici
şedaidi ile şiddeti böyle sıkıntılar
dehşettiği şeylerle sıkıcı bir şekilde
görülmüş Berkin ölümüyle zulümat alimi
tekrar dirilir yani kafir hani var ya
şimşek çakar
sonsuzluk karanlığında bir anda Çakar Ya
onun hayatı aynı sonsuzluk
karanlıklarında aynı Çakan Berk gibiymiş
başka yokmuş ama bizim öyle değil mazim
de var istikbalim de var Ben Dünyaya
geldiğim gibi ömrüm yok ki şualarda
söylüyor 756 diyor ki Mümin olan bilim
insanın imanı
kendisini Allah'ın ilminden Nispet eder
ilmi ezeliden beri ben bağırdım ezelden
ebede Hayat Yolunda metet alır diyor
Ezelden Hayat nurundan Medet alır bizim
ömrümüz taa
ebede doğru gitmiş burada
bir film çeviriyoruz başrolde Ben
oynuyorum ben filmim ama benim filmde
sizde varsınız ama benim filmim içinde
film var senin filminde oyna O sende
başladı desin dünya denilen bir
memlekete 1 saat uğradık sahne aldık
sahne almak için Ben uydurmuyorum bir
saat peygamber aleyhisselatu vesselam
hadisidir dünya hayatı bir saat durmak
hadis-i şeriflerine risale'de de
kullanmış Dünyada bir gün kalacağız
cennete gidene kadar kaç aylık iki ay
iki aylık mesafe bir yaşadık öldük bir
gün gitti 59 gün sonra
59 gün kaldı vefattan sonra 59 gün daha
var
Berna
şey kabir alimi Berzah Haşir Meydanı
Sırat köprüsü bunlar hep 59 gün
yaşanacak ama şehit olan Berk gibi tak
diye gidecek inşallah şimdi
münafığın son bir uçakla gideniniz
vardır gece gece uçağa binmişsiniz
cam tarafındasınız simsiyah kur diye bir
Şimşek çaksa O vardı yoktu işte hayat o
kadarmış ne bu tarafı var Ne o tarafı
tamamen sipsi ya böyleymiş ruhu Bir de
okuyayım isterseniz Ama okumasam iyi
olur benim ruhumu da kararttı yavaşlar
münafıktı başka bir madde
münafıklar sevdikleri şeylerden
hiçbirisine kederlenmez der merak
etmezler ancak ölümü ve hıfsa hayatı
düşünürler yani münafıklar sevdikleri
şeyler var ya yani şu gitti O gitti Anne
gitti niçin kederlenmezler yüksek açı
olduğu için dikenin batması
alakadar etmiyor onu mesela Kolu kırıldı
öteki tarafta diken battı annesi babası
gitti Bunun gibiymiş onların en büyük
azabı Allah'ı ta kemiklerine kadar ölümü
hissettiriyormuş şimdi talebe ölüm var
ya böyle ders şimdi derste namazda
veya ille şey değil dükkandasın şeydesin
ama namazdasın derslerin var talebesin
ya talebe ille kitap okurken olmuyor
abdestli olan değil mi salgın
hastalığını taun veba Tufan
karın ağrısı doğumla 40 gün arsa işte
vesaire Bir de bunlar o anda ölürse
Şehit talebiülünün her an şehitmiş
risale-i risale-i Nur talebeleri de
talebedir bak
[Müzik]
gark tavan halk yanmak gark boğulmak
tavan salgın hastalık doğum 40 gün
abdesti vesair bu anda ölürse O şeyde
neler aynı şeyi şehit oluyor işte Onu
şey yapayım ciddi muşta Halis talebi
Ulum
tahsildeyken vefat ettikleri zaman
berzahta aynı tahsil tahsil misali ve
bir medrese-i manevide bulunuyor gibi o
aleme muafık bir Vasiyet İhsan ediliyor
Kastamonu 255 talebium mesela talebe
oğlum Arapça okuyanlar içinde Şualar da
söylüyor
Arapça ya senenin Sırrı okuyan bir
talebe vefat ediyor
Bu ilim risalin Üstün ilim sonuç yani o
alet ilmi Arapça hafızlık alet ilmi yani
içeriği ise Allah'ın gayesi mana ya sırf
zahiri olan Arapça ve hafızlık okurken
vefat etmiş hepiniz biliyorsunuz bunu şu
ağlarda fakat vefat ettiğini bilmiyor
Ben Rabbi kediye sormuşlar değil mi
zannetmiş ki hocası soruyor Senin Rabbin
kim hocam demiş ya bu kolaydır Ya şu ne
kadar kaldı bana zor soru sor öldüğünü
bilmiyor o zaman ne oldu
3 tane şey olmuş Orada talebe öldüğünü
bilememiş bir
keşfet kubur velisini ne yaptı
güldürdü mü
sonra Peki rahmet ile aynı oldu
tebessüme geldi kim söylüyor bunu Usta
Peki tebessüm'e geldiğini Sen nereden
biliyorsun rahmetli ilahi ecel dedik
ölüm dedik möf dedik ondan sonra geceniz
mübarek olsun cenab-ı
evinde herkes bir şey okudu buna bir şey
kalmadı bari dua et Demişler bu Dua et
de eskiden böyle Ulan bir şey yap da ki
sana da versinler ona duayı da
becerebilir misin bir şey kalmadı ama
beceremiyordu
cemaat
topunuza Eşhedü en la ilahe illallah ve
eşhedü enne Muhammeden El Fatiha
topunuza

edebiyat dediğimiz zaman aklımıza ne
geliyor olay örgüleri karakterler ağdalı
cümleler dil oyunları vesaire vesaire
fakat edebiyat gerçekten tanımlanabilir
mi Bu videoda edebiyat kavramına
Eleştirel Bir Bakış getirmeye
çalışacağız edebiyat kavramının
tanımlaması Tabiri caizse felsefesine
inmeye çalışacağız fakat videoya
geçmeden önce kanalıma abone olursanız
beğeni butonuna basar bildirimleri açar
ve fikirlerinizi aşağıda yorumlar
kısmında belirtirseniz çok mutlu olurum
Şimdiden çok teşekkür ediyorum sosyal
disiplinlerde herhangi bir kavramı
anlamaya çalışırken genelde ilk
sorduğumuz soru nedir olur Felsefe nedir
Edebiyat nedir sosyoloji nedir
rasyonalizm nedir sosyalizm nedir
vesaire vesaire gibi bu kavramlar
üzerine bir araştırma yaptığımız zaman
kavramları ve disiplinleri farklı
zihinlerin farklı şekilde tanımladığını
görüyoruz Peki tanımlamalara neden
ihtiyacımız var Özellikle sosyal
disiplinlerde Bunun sebebi büyük
çoğunlukta sosyal disiplinlere bir bilim
dalıyım gibi yaklaşılması kaynaklanıyor
bilimde her şeyi sınıflandırır tasnif
veriz ve tanımlarız bu önemlidir örnek
olarak Siz biyoloji araştırması yaparken
hayvanları fam familyalar ayırırsınız
alt türl ayırırsınız vesaire vesaire
yani nedendir bu çalışma sahanızda
daraltmak için hayvanları belirli
sınıflara ayırırsınız indirg persin ve o
belirli sınıfları inceleyerek bir tüm
yaratmaya çalışırsınız bilimdeki En
azından ambi yane metot bu fakat sosyal
disiplinlerde durum birazcık daha farklı
Bana kalırsa edebiyatın ne olduğundan
ziyade ilk başta sorulması gereken şey
edebiyat tanımlanabilir mi Bunun
Cevabına evet diyemeyiz fakat Hayır
dediğimiz an yine yine bir tanımlamaya
gitmiş oluyoruz bu Tanımlama ne olabilir
Mesela örnek olarak edebiyat
tanımlanamaz Çünkü çünküden sonrası
edebiyatı tanımlamaya gider yani Bu
durum da en azından evet demek kadar
hatalı ve yanıltıcı olacaktır bu noktada
tanımlanabilir mi sorusu da sosyal
disiplinler ve edebiyat nazarında doğru
bir yaklaşım olduğunu ben düşünmüyorum
akademik literatüre girdiğimiz zaman
edebiyatın birçok alt sıfatı olduğunu
görüyoruz edebiyat sanatı edebiyat
disiplini edebiyat bilimi edebiyat
kavramı Vesaire Vesaire Bu saydığım dört
sıfata bakalım edebiyat bilimi neden
edebiyata bilim diyoruz Çünkü bilimsel
olarak kabul edilen yöntemler arasında
bir yargıda bulunuyoruz örnek olarak
Dostoyevski'nin suç ve cezasında realist
edebiyatın net motiflerini görüyoruz
Dolayısıyla dostoyevskinin suç ve cezası
bir realist romandır bu mesela akıl
yürüterek vardığım basit bir sonuç Fakat
bu akıl yürütme yöntemi edebiyatı bilim
haline getirir mi Bana kalırsa çok genel
geçer bir yorumda bulunmak zor benim
bilim tanıma göre edebiyat kesinlikle
bilim olamaz çünkü Deney ve gözlem
yoktur büyük çoğun bir eser hakkında bir
edebi devre hakkında bulunacağımız her
kanı mümkün bir şekilde
çürütülebilir başlığı semboller ve
imgeler çıkartırız ve bu imgelerin genel
geçer anlamları üzerinden gideriz örnek
olarak beyaz rengin masumiyeti veya
sütün masumiyeti Sembol etmesi gibi süt
neden masumiyeti sembol eder çünkü
mitolojik kökenlere baktığımız zaman
pagan toplumlar bu şekilde sütü
sembolleştirme biz de onu temel alarak
yeni çıkan eserlerde de aynı şeyi
sürdürüldüğünü iddia ederiz bu
yaklaşımın temeli ortak bilinç dediğimiz
teoriye dayanır ortak bilinç teorisi
dediğimiz şey de insanlar her şeyi bütün
evreni ortak bir akıl yoluyla algılar ve
aynı şeyleri düşünürler temelde ve bu
noktada da Eee ortak bir bilinç söz
konusudur Fakat bu görüşte şuna çıkar
insan toplumsal bir hayvandır benim gibi
insan toplumsal bir hayvandır görüşüne
ters düştüğünüz veya karşı çıktığınız
anda ortak bilinci yok etmiş olursunuz
ve burada edebiyatı serserin mayına
benzeyen bir olgu gibi ele almak zorund
olursunuz bu noktada edebiyatta net
kanıya
varılamayan savunuyorum bilim olarak
neden savunuluyor edebiyat pekir Çünkü
edebiyatın değerinin ancak bilim
olabildiği zaman var olabileceği
savunuluyor yani edebiyat değerliyse
bilim olduğu için bu da aslında Zaten
modernist düşüncenin getirdiği bilim ve
bilimsel yöntem fetişist değinince
bulaşmasından kaynaklanıyor Peki
edebiyat sanat mı bir bakış atalım
Shakespeare'in son eleri sanat eseri
midir sanat eseridir Louis ferdin S'in
sonuk ve taksitli ölüm romanları sanat
eseri midir Elbette sanat eseridir Peki
İlyada ve Odesa Destanı sanat eseri
midir Bence cevap Hayır neden Homeros
biliyorsunuz bir yazar değil Homeros
sadece bir hikaye derleyicisi toplumunda
anlatılan ve inanılan hikaye ve
efsaneleri yazı haline getirip
tasnifleme bir yapıt koymuş Odesa ve
İlyada destanları dünyada sanatın
incelendiği ilk eserlerden birisi
aristoteles'in poetikası dır ve poetika
Odesa İlya da ve onlarla beraber Arkaik
Yunan ve Latin şiiri ve anonim
tragedyaları esas alarak oluşturulmuş
bir kuram kitabıdır yani poetik Adaki
kurulan kuramlar Zaten toplum içinde
inanılan ve konuşulan folklorik
üretimleri esas alarak temel alarak
ortaya koymuştur şimdi bu noktada odesse
sanat eseri dediğimiz an sanatın insanın
inandığı ve zihin dünyasında geliştiği
ve zihin dünyasının dışa vurduğu her
şeyi sanat olarak ele almamız gerekir
Burada da sanat bir tanımlama yapmak
zorundayız fakat sanatın da net bir
tanımlaması yok ki eğer Zaten net bir
tanımlaması olsaydı sanatın genel geçer
bir tanımlaması olsaydı postmodern sanat
modern sanat klasik sanat Barok sanat
efendime söyleyeyim romantik sanat gibi
gibi gibi gibi alt dallar oluşamaz dı
daha önceki akımlar videomda
bahsetmiştim ya bilim ve sosyal
disiplinler arasındaki fark nedir aynı
örneği tekrar vereyim romantik edebiyat
realist edebiyat naturalist edebiyat
ekspresyonist edebiyat edebiyat vesaire
vesaire gibi birçok alt dalları vardır
fakat romantik biyoloji realist biyoloji
Natural biyoloji veya romantik fizik
gibi gibi alt dallar bulamayız Şimdi
burada diyeceksiniz ki e fizik var bir
de kuantum fiziği var fakat ikisinin
ayrımının sebebi farklı alanları
inceliyor olması aynı yöntemlerde ya da
benzer yöntemlerle farklı alanları
inceleyen disiplinler birbirinden
ayrılabilir pozitif bilimler fakat
edebiyatta böyle bir şey yoktur veyahut
felsefede bu romantizm realizm
postmodernizm vesa vesaire vesaire gibi
akımların Zaten ortaya çıkış sebebi
sanatın tanımlanamaz kaynaklanıyor yani
her düşüncenin her fikrin her Hayat
görüşünün farklı bir sanat tanımlaması
var ve bu noktada zaten sanat bilimi
değil de sanat felsefesi gelişiyor yani
sanat dediğimiz şey muğlak üzerine
kuruludur edebiyat dediğimiz şey de
aslında muğlak üzerine kuruludur
videonun ilerleyen kısmında detaylıca
dahaa değineceğim bu noktada edebiyat
bir sanat olabilir mi şu anda bilim
olmaktan ziyade sanat olmaya daha yakın
Peki kavram mı yine Evet ama yine Hayır
Çünkü kavram olabilmesi için edebiyatın
yine bir noktada sınırlarının önceden
genel geçer bir şekilde çizilmiş olması
gerekir ve bu noktada da bilim
diyemiyorsa kavram da diyemeyiz Peki
disiplin mi Evet aynı zamanda da bir
disiplin neden bir disiplin Çünkü geniş
bir araştırma sahası var ve diğer
disiplinlerle felsefe gibi sosyoloji
gibi psikoloji gibi disiplinlerle iç içe
çalışan bir mekanizması var fakat
bütünüyle edebiyat bir disiplindir veya
edebiyat bir sanattır diyemeyiz az önce
dediğim gibi edebiyat muğlak üzerine
kuruludur Peki bu muğlaklık Tan kasıt
nedir edebiyat dediğimiz zaman aklımıza
ilk gelen şeylerden biri ilk başta
söylediklerim haricinde kitap yazı fikir
düşünce Elbette fakat edebiyatın tarih
öncesi zamanlardaki versiyonlarına
baktığımızda bütün ve sözlü gelenek
üzerine kurulu yani insanların dini
inançları doğrultusunda söylediği her
söz Aslında bildiğimiz türden yazılı
edebiyatın kaynağını oluşturuyor yani
bizim yazılı edebiyatın bütün kaynakları
birtakım pagan toplumlarının ve ilkel
toplumların ağzından çıkan sözlere
dayanıyor Bu da edebiyatın temelini
büyük bir boşluk haline getiriyor yani
boşluktan kasıt hiçbir şey yok anlamında
değil tanımlanabilir bir şey yok örnek
olarak işte Adını bilmediğimiz bir şair
düşünelim adı ağ olsun bu Şair işte
tarih öncesi devirlerden birinde Yaşasın
Siz bu şairin bilinçli olarak ortaya
Metin
türetilebilir mi iniz cevap Hayır
kesinlikle bunu net bir kanıyla
açıklayamazsın bütünüyle varsayımlar
üzerine gitmeniz gerekir ve varsayımın
olduğu yerde zaten netlik ve hakikatten
gerçekten bahsedemeyiz edersek de yeni
bir inanç sistemi ya da yeni bir
mitoloji kurmuş oluruz bu noktada
akıllarda canlanmasını öngördüğü bir
soru var Edebiyat Madem muğlak üzerine
kurulu Gerçek değil mi veya Yalan mı
hayır bir şeyin önemli veya gerçek
olması için sağlam temellere sahip
olmasına gerek yok ki zaten başlangıcını
Bilmediğimiz hiçbir şeyi sağlam
temellere
oturtamıyorum belli başlı yöntemlerle
bakış açılarıyla ve ipuçlarıyla nasıl
ipuçları başta demiştim ya ortak bilinç
teorisi ve onu reddetmişim Evet ortak
bilinç teorisinin Salt gerçeklik
olduğunu reddettim fakat ortak bilincin
bazı su götürmez gerçekleri var örnek
olarak bütün mitolojilerde ağacın önemli
bir yerinin olması bütün mitolojilerde
bir bir Ödül ve ceza sistemi olması
bütün mitolojilerde toprağın önemli bir
yerinin olması ve bütün mitolojilerde
ölüme bir anlam katma çabası olması
bunlar aslında ortak bilincin bir sonucu
Çünkü insan dediğimiz yaratık veya
varlık hangi coğrafyada olursa olsun
aynı şeyleri anlamlandırmaya çalışıyor
içinde bulunduğu coğrafyayı ve etrafında
bulunduğu diğer tür taşlarını ve bu
anlamlandırmaya bazı keşiflere gidiyor
ağaçları görüyor ağaçlardan yediği
meyveyi anlamlandırmaya çalışıyor
Topraktan çıkan ağacı anlamlandırmaya
çalışıyor ve toprağı anlamlandırmaya
çalışıyor bulunduğu coğrafyada toprak
yoksa mesela çöl varsa veya ne bileyim
bulunduğu coğrafya buzulların
üzerindeyse Bu sefer de buzulları ve kar
tanesini hava durumunu Bulanık havayı
anlamlandırmaya çalışıyor Buna en güzel
örneği İskandinav mitolojisinden
verebilirim İskandinav mitolojisinin
yaratılış hikayesine baktığımız zaman
şunu görüyoruz yimirta bir dev Bu dev
öldürülüyor ve Devin Kafatası gökyüzünü
oluşturuyor kemikleri kayaları
oluşturuyor etleri yeryüzünü oluşturuyor
bahsettiğim poetik eda'da geçen bir
şiirdir tam şiiri aktaramayız dağınık
düşünceleri de bulutları oluşturuyor
buradaki dağınık düşüncelerden kasıt ne
şimdi bir İskandinav bir Viking bir nors
bakıyor gökyüzüne hava hep kapalı Hep
Karanlık diyor ki demek ki diyor Ben
diyor bir varlığın üzerindeyim ya da
varlığın parçasıyım bu varlığın muhtemel
bir şekilde düşünceleri dağınık parçalı
ve pusludur Çünkü Hava da öyle yani
doğayı kendinden çok çok daha üstün bir
insana benzetiyor Bu benim Özgün fikrim
değildir muhtemel bir şekilde bu
konularda kafa yormuş filozoflar da aynı
benzetmeyi yapacaktır pagan toplumları
Şüphesiz bir şekilde ne yapıyor kendine
bakıyor ve kendinin kusursuz halini
Tanrı olarak hayal ediyor Üstün halini
Tanrı olarak hayal ediyor Böylece
mitolojik sistemler kurguluyor Aslında
bu sistemlerin ortak noktalarının
olmasının Bebi mitolojinin gerçek olması
falan filan değil büyük çoğunlukta ortak
bilince dayanıyor ana akım tarihte veya
ana akım edebiyatta benim reddettiğim
şey ne bütün kültürel üretimlerinin
bilimsel üretimlerin ortak bilincin bir
sonucu olduğu savunulması ortak bilinç
Şüphesiz var fakat mutlak gerçeklik mi
Elbette ki hayır çünkü sosyal
disiplinlerde mutlak bir başlangıçtan
mutlak bir gerçeklikten söz edebiliyor
olsaydık tek bir felsefi akım olurdu tek
bir sanat akımı olurdu en iyi ihtimalle
ve bu noktada da düşündüğümüz şey şu
sosyal disiplinlerde herhangi bir kavram
anlamlandırılabilir fakat tanımlanamaz
tanımlandığı an sosyal disiplin olmaktan
çıkar Çünkü bir şeyi tanımlamak için
evvela Onun gerçekliğini deneyimleyerek
ve gözlemleyebilir olmamız gerekiyor
edebi üretimi
gözlemleyebilirsiniz edebi üretimin
sürecini başka disiplinlerle Yardım
alarak gözlemlersiniz ve yardım
alacağınız disiplinler büyük çükle ya
sanat felsefesi olur ya psikoloji olur
ya da sosyoloji olur bunlar da en az
edebiyat kadar muğlak üzerine kurulu
olmuştur Peki edebiyatın bir sistemi var
mıdır Pek tabii Evet edebiyatın net bir
sistemi vardır ama Akademi için
geçerlidir bu sistem yani Akademi
dediğimiz şeyin işlevi şu edebiyatın
belli bir birikim belli bir belleği ve
arşivi literatürü var bu literatürü
incelemek için illaki O literatürdeki
belgeleri tasnifleme
edebiyat tarihi araştırması yapmamız
için O belgeleri türlere ayırmamız
gerekiyor o türlere isim takmamız
gerekiyor örnek olarak Siz 1777 yüzyıl
edebiyatı çalışacaksınız 17 yüzyılda
yazılmış olan bütün Roman şiir Öykü
deneme bilmem ne Vesaire Vesaire Vesaire
yazılı olan Hemen her şeyi ve sözlü
olarak söylenmiş Hemen her şeyi
çalışmanız gerekir ve bu çok zordur
Belki bir ömür bile yetmez O yüzden ne
yaparsınız 17 yüzyıl Roman Hatta o
romanları da kendi içinde tasnifler ve
sınıflandırır bu seferde akımlar ortaya
çıkar 17 yüzyıl Realizm Romantizm
vesaire vesaire Aslında bu akımlar
türler işte adlandırmalar tasnif
isimlerinin büyük bir çoğunluğu tarihi
ve teknik bilgileri anlamlandırmak
üzerine kuruldur yani mutlak gerçeklik
yine değildir akademinin işidir bu ve
Akademi bu şekilde genel geçer olan bazı
davranışları ortaya koyar roman
yazarlarında ve şairlerde örnek olarak
giriş gelişme sonuç veya işte hepimizin
bildiği tam giriş şey serim düğüm çözüm
olayı Aslında giriş gelişme sonuçtur o
ve burada bir kavram karşımıza çıkar
kompozisyon elbette kompozisy bizde hep
ortaokul ödevi olarak aklımıza canlanan
bir şey olduğu için çok önemsemeyin
fakat kompozisyon dediğimiz şey belli
bir sistem dahilinde anlatılan
anlatıların genel adıdır şiir de bir
kompozisyonda mektupta akademik makalede
yazılı ve sözlü olan her şey belli bir
sistemi içeren her şey kompozisyon olmak
zorundadır kompozisyonun yok işte bir
biri tarafından yazılmış olmasına
Efendim İşte kurgulanmış ol asına veya
işte kendi düşüncemizi anlatmamız için
bir araçmı gibi veya bir yazın
türüyle galiba hatalı anlatılan ve
Anlaşılan bir şeydir ki bu kadar
kavramın hatalı ve yanlış anlaşılıp
anlatılmasının en büyük sebeplerinden
biri de zaten bu kavramların Aslında
muğlak olmasıdır Bu muğlaklık da o
kavramları başka taraflara çekilebilir
hale getirir yeraltı edebiyatı videosunu
izlediyseniz şunu söylediğimi
göreceksiniz Evet yeraltı edebi tür
değildir Ama şu da değildir Evet değil
çünkü yani bir şey okunabilir veya ayrış
olabilmesi için illa bir Türe mi girmesi
gerekiyor o Türe sokan biziz yakında
videosunu çekeceğim orada da
bahsedeceğim bit kuşağını hepimiz
Örneğin şey olarak anlatırız bit kuşağı
üyeleri bit kuşağı mensupları bit kuşağı
akımı falan ama bir akım yoktur ortada
Çünkü Ana bir felsefe yoktur Ana bir
düşünce yoktur ortak dertleri paylaşan
bir grup insan vardır ve bu insanlar O
ortak dertleri yaşarlar bütünüyle budur
açıklaması ve neden böyle bir tutumları
vardır Çünkü onların Aslında
oluşturdukları ana felsefe şudur tasnif
sınıflandırma inceleme gibi kavramların
insan hayatından çıkması gerek edebiyat
edebiyattır felsefe felsefedir Bunların
ne olduğunu nelere ayrıldığını nasıl
yapıldığını nasıl bir yöntemle
izlendiğini falan filan anlatmanın
Hiçbir önemi yoktur gibi bir yaklaşım
koyarlar Hatta Jack kak der ki akım
dediğiniz şey yazı yazamayan insanların
yazı yazabilen insanların üzerine
yapıştırdığı sıfat ve isimlerden
ibarettir Yani en kısa tabiriyle
edebiyat kesinlikle ve kesinlikle muğlak
tır bu muğlaklık edebiyatın hiç
olmasıyla alakalı da değildir edebiyatın
değişken olmasıyla alakalıdır Çünkü
Edebiyat dediğimiz şey insan
aktivitesidir ve insanın yaptığı her
aktivite muğlak ve değişkendir değişken
olan hiçbir şey de kalıcı bir şekilde
tasdikle sınıflandırmayı sosyal
disiplinlerde literatür takip eden veya
literatür çalışan arkadaşlar bilecektir
bizim edebiyat içerisinde kullandığımız
birçok kuramın tarihi 17 18 yüzyıla
dayanır veya daha öncesine dayanır Yani
biz hala o dönemlerde bulunulmuş
yargıları temel alarak yeni yargılarda
bulunmaya çalışırız fakat 17 yüzyılda
yapılan edebiyat algısıyla günümüzde
yapılan edebiyat algısı birbirinden çok
farklıdır Örneğin neoklasik akımı da
Toplum için sanat anlayışını benimser
efendime söyleyeyim tanzimatçılar da
Toplum için sanat anlayışını benimser
fakat neok klasiklerin Algıladığı toplum
burjuva ve üstü olan kesimdir alt kesimi
toplum içinden saymazlar zaten
tanzimatçılar da tam tersine edebiyat
herkes içindir görüşü vard yani Toplum
için sanat anlayışı bile akımdan akıma
dönemden döneme çağdan Çağa Hatta 10
yıldan 10 yıla bile değişebilir bu
noktada edebiyatı net bir sisteme koymak
Pek tabii sakat olacaktır fakat bu şu da
demek değildir edebiyatı bir sisteme
koymayalım koymak zorundayız Çünkü
edebiyatı anlamak istiyoruz algılamak
istiyoruz algılayıp anlayabilmek için de
o sistemlere ve yöntemlere ihtiyacımız
var ki zaten sosyal disiplinleri de
bilimden ayıran yegane özellik Bence bu
sosyal disiplinlerin içinde yasa yoktur
değişmez kanun yoktur ve sosyal
disiplinlerde hiçbir kuram hiçbir yöntem
hiçbir tanımlama
çürütülmüş gerçeklik iddiası yok Fakat
tabii günümüzde her çağda olduğu gibi
birtakım insanlar ortaya attıkları
kuramları fikirleri düşünceleri mutlak
gerçeklik iddiasıyla
atarlar ve genelde Bunlar kendi içinde
bu yüzden çürüktür Çünkü sosyal
disiplinlerde mutlak gerçeklik
iddiasında ve yasa iddiasında
bulunabilmeniz için değişken olmayan bir
şey ortaya atabil meniz gerekiyor ve
insanın zihninden çıkan bir olgu düşünce
İmge ne derseniz deyin değişken olmak
zorundadır değişken değilse zaten
insandan çıkmamıştır insanla bir alakası
yoktur Örneğin yerçekim yasası
değişebilir mi Elbette ki değişemez
çürütecek
inden biridir değiştirilebilir mi Pek
tabii değiştirilebilir başka feminist
eleştiri kullanırsınız modern eleştiri
klasik eleştiri kullanırsınız döneme ve
esere göre fakat Marksist eleştiri
çürütülebilir mi yöntem olarak Elbette
ki hayır karbon metodu değiştirilebilir
mi değiştirilebilir Peki Carbon 14
metodundan daha geçerli daha doğru sonuç
veren bir metot bulunduğu zaman Carbon
14 metoduna Tekrar ihtiyaç duyar mıyız
kesinlikle duymayız çünkü ondan daha
işlevsel bir başka metot bir başka
yöntem bulunmuştur artık karbon Bu
yüzden de ihtiyaç yoktur deriz bilim
böyle çalışır tam bu noktada da bir
diğer konuya giriyoruz edebiyatın işlevi
nedir sosyal disiplinlerde bilhassa
edebiyatın bir gözlemlenebilir Veya
deneyimliler bizim edebiyatta
deneyimlediğimiz ve gözlemlediğimiz
etkiler geçmişe dönerek günüm geçmişten
günümüze getirerek yani tarihi
kullanarak bulunduğumuz çıkarımlarda
ibaret tarihi çıkarttığımız zaman
edebiyatın içinden edebiyat kendi içinde
sadece insan aktivitesi olacak soyut bir
olgudan ibarettir Elbette bu dediğim
yorum akademik anlamda edebiyatın kendi
içinde olan gerçekliğiyle alakası yok
Evet bu video Biraz uzun oldu uzun da
olmasını istiyordum konuya birazcık
temelden alarak gelmek istediğim için
uzun oldu asıl soruyu soralım edebiyat
ne değildir burada notlarım arasında
birkaç madde sıraladım Dilerseniz bu
maddelerle beraber gidelim edebiyat
bilgilerin sınıflandırılmasında ibaret
değil
kesinlikle değildir Evet sınıflandırma
vardır fakat bundan ibaret değildir yani
siz işte a akımı B akımı C türü C yazarı
Bu eseri bilmem ne falan filan tamamıyla
sınıflandır tasnifçi ve ezberci bir
kafayla edebiyatı bildiğinizi iddiasına
edebiyatı anladığınız iddiasında
bulunamazsınız Dolayısıyla edebiyat
bilgilerin sınıflandırılmasında ibaret
değildir okumak değildir veya yazmak da
değildir dedim ya edebiyat insan
zihniyle ilişkilidir ve insan zihninin
adığı şeyleri yorumlamasıyla ortaya
çıkar bu noktada edebiyatı okumaya
yazmaya sıkıştırırsak Tam da dediğimiz
şey yaparız bir gerçeklik yaratırız ve
bu gerçekliğin içine kocaman bir olguyu
hapsetmiş oluruz ve onu sınırlarız
birazdan bu sınırlamanın Sonuçlarına da
geleceğim İçimizden Geçenleri
duygularımızı hislerimizi
düşüncelerimizi ve davranışlarımızı
belirli kompozisyon kuralları
çerçevesinde kağıda aktarmamız veya
sözle ifade etmemiz değildir Çünkü
Burada da edebiyatı bir mimari alan gibi
Görmek zorundayız bina dikerken temelden
başlanır hikaye kurarken en temelinden
gidilir veya hikaye şuradan başlanır
giriş gelişme sonucu böyle yaparsın
karakteri böyle geliştirirsin fantastik
karakter şöyle yaratılır efendime
söyleyeyim e çarpıcı bir son yazmak
istiyorsanız şunu yapmanız gerekir gibi
gibi gibi gibi gibi gibi birçok anlamsız
ve karşılıksız Yöntem Bu bakış açısıyla
da Bunlar ortaya çıkmaya başlar ve bu da
edebiyatı çürütür zehirlemeye başlar ve
Tam da bu noktada edebiyatın kavramsal
Düşünsel ve tarihi algısından yavaşça
toplumsal tarafına sosyolojik tarafına
geçmek istiyorum edebiyat kesinlikle ve
kesinlikle bazı kesimlerin eğlence için
kimlik edinmek için veya başka bir şey
için fayda sağlamak için kendini
geliştirmek için araç edinebileceği bir
oyuncak değildir edebiyat sizi
geliştirmek zorunda değildir edebiyat
size başka bakış açıları sunmak zorunda
değildir edebiyat size bir şeyleri
göstermek de zor değildir Çünkü neden
bir şeyleri görmeniz için yeteri kadar
organınız mevcut beyniniz ve Gözleriniz
ve kulağınız bunun için birileri
tarafından yazılmış birileri tarafından
düşünülmüş metinlere ihtiyaç duyuyor
olmanız sizi zaten kimlikle ettirmeye
başlar Siz kimliğinizi teslim edersiniz
ve yeni bir kimliği o Metin üzerinden
ararsınız ve bu sayede şöyle bir yargıda
bulunursunuz Bu kitap benim hayatımı
değiştirdi Hayır edebiyatın böyle bir
işlevi de yoktur keza felsefenin de
böyle bir işlevi yoktur veya
Psikolojinin de böyle bir işlevi yoktur
Sosyolojinin de böyle ya sosyal disiplin
genel anlamda size bir şeyler katma size
bir şeyleri gösterme efendim sizi
geliştirme gibi misyon ve işlevleri
yoktur olamaz da genel toplum algısında
hep şeydir Kafa dinlemek için kitap
okumak iyileşmek için kitap okumak evet
sosyal disiplinler sizi iyileştirmek
ziyade acı çektirir neden acı çektirir
Çünkü insan muğlaklığı dayanabilen bir
varlık değildir İnsan belki doğası
gereği belki yapısı gereği belki
oluşturduğumuz medeniyetin bizi zorunda
kı kıldığı bir durum fakat gerçeklik
İnsan bir şeyleri sınıflandırmak ve
tanımlamak ister ve bir bir şeyleri net
olarak bilme eğilimindedir Fakat bu
aristoteles'in insan doğası gereği
bilmek ister sözüyle alakalı olan bir
durum değildir oraya çekilmesini istemem
Eee buradaki net olarak bilme
eğilimindedir den kasıt şu Bu elbette
aşılabilir bir şey Örnek olarak pagan
toplumlarına gidelim tekrardan neden bir
din türetmiş Çünkü ölümden sonrasını
anlamlandırmak istiyorlar topraktan
aldıkları ekinin kim tarafından
gönderildiğini bilmek istiyorlar yani
kaosa ve boşluğa dayanamıyor ve Bu
boşlukları bir şekilde doldurmaya
çalışıyorlar işte edebiyat o boşlukları
başka boşluklarla doldurmanızı yarıyor
ve bu birbirini dolduran boşluklar sizi
derin bir Karanlığa hapsediyor ve siz bu
noktada bu karanlık içinde eğer elinize
bir kitap olup onu el feneri gibi
karanlığı görmek için ve karanlıkta ne
olduğuna bakmak için kullanırsanız yobaz
ve Bağnaz bir insan haline gelirsiniz
kendi düşüncelerinizi geliştiremez siniz
ve edebiyat Tam da bu noktada karanlıkta
bir ışık değil tam tersine karanlıkta
size bir göz vermeye yarar yani
karanlıkta görebilme yeteneğini
kazanırsınız ama şöyle de bir durum
vardır acı çektirme veya edebiyatın
birazcık Nazlı kısmı diyeyim daha hafif
bir tabirle konuşayım burada başlar
edebiyat karanlıkta görmeye görmenize
yarar fakat bir daha aydınlıkta
görmemeniz de sebep olabilir Ve bu
kaçınılmazdır Bana kalırsa tamamıyla
insanın kendi tercihidir ben kendi
hayatımı kurgularken ki kendi Hayat
felsefemi kendi Hayat bakışımı
kurgularken bir Norma ihtiyaç
duymamıştım genel geçen kurallara
ihtiyaç duymadım Nereden geldim ben
nereye gidiyorum ben gibi sorgulamalara
girmedim yani muğlaklık beni rahatsız
etmedi ilk başta ilk bakışta böyle fakat
muğlaklığı içine girdiğiniz zaman Evet
bir takım ıstıraplar çekiyorsunuz acılar
çekiyorsunuz ve bu acılar ontolojik
varoluşsal acılar değil tanımlayamadığım
Veya tanımlanamayacak bir takım dertler
diyeyim e yanlış da anlaşılmasın
melankoliye götüren de dertler değil
veya işte sizin sosyalleşmenin
engelleyen dertler değil büyük
çoğunlukta işin içinden çıkamayacağınız
bildiğiniz bir konuda acı çekmenize
sebep oluyor ve bu Elbette birazcık
romantik bir söylem oldu fakat düzeltmek
istemiyorum Çünkü akademik bir video
değil bu peki edebiyat gerçekten önemli
mi Elbette önemli akademik taraftan bir
bakış atalım sosyal çürüme diyoruz son
zamanlarda oldukça E artık farkında
olduğumuz bir durum bu sosyal çürümeyi
gözlemleyebileceğimiz en iyi düzlemler
edebiyat eserleridir neden Sosyoloji ve
psikoloji gibi alanlar evet sosyal
disiplin olsalar da onlar da bir noktada
akademik tarafı olan ve bilimleşme
çalışan sistemlerdir ve bu noktada da
teoriler üzerinde ilerler ve kağıt
üzerinde gerçeklik sunar bizlere yani
deneyim üzerinde değil edebiyat eserleri
ise bir toplumun içinde yaşayan
bireylerin ortaya attığı metinler olduğu
için biz oradan yola çıkarak gerçekliği
yakalayamaz tarihi bir veri yakalayamaz
da şimdi Örneğin sosyal çürüme yaşayan
bir toplumdaki bireylerden birinin nasıl
hissettiğini ve toplumu nasıl
algıladığını görebiliyoruz en basit
örneği I Dünya savaşı' ymış herhangi bir
eseri okuyun göreceğiniz şey şu olacak
Hiçbir şeyi
[Müzik]
ınan karakterler Gelecek hayali
kuramayan karakterler ve Bunların ortak
özelliklerinin dönemin bir yansıması
olarak görüp sosyolojik bir çıkarıma
gidebiliyoruz edebiyatın önemli tarafı
budur yakın zamanda böyle bir video da
çekim sosyal çürümenin edebi eserler
üzerinden incelenmesi konuyu akademik
taraftan çıkartırsak ne kalıyor geriye
edebiyatın bir önemi olmak zorunda
değildir edebiyatın bir değeri vardır ve
bu değeri bireyler koyar edebiyatın
kendi başına başlı başına bir önemi veya
değeri yoktur akademik taraf hariç ve
bunu biz yaparız yazarlar okurlar
tüketiciler üreticiler yayınevleri
aklınıza kitap deyince edebiyat deyince
yazı deyince aklınıza ne geliyorsa her
şey edebiyatın değerini belirler örnek
olarak Siz Yayınevi olarak kötü bir
çeviri yayınlarsanız hızlı çeviri
yayınlayabilirsiniz işinize önem
verirseniz ve az kitap çıkartıp
nitelikli çeviri ortaya koyarsanız
edebiyatı beslersin edebiyatla dil iç
içedir bunu noktada dil yaşayan bir
varlıksal da yaşayan bir varlıktır ve
yaşayan varlıkları Pek tabii beslemeniz
gerekir beslemediği zaman ölürler veya
büyümeleri yavaşlar beslediğiniz zaman
da büyümeleri hızlanır ve sağlıklı
olurlar bu noktada bir soruya daha
gelmek istiyorum edebiyat Boş iş midir
edebiyat şart mıdır bence Evet bunu
temellendirmeye neden temellendirmeye bu
bir fikir veya yargıdan ziyade benim
kendi bakış açımla alakalı bir durum e
ve şö öle bir gerçeklik var ki siz
edebiyatı Boş iş olarak görüyorsanız
gereksiz olarak anlamsız olarak
görüyorsanız çocuksu görüyorsanız zaten
Benim anlattığım şeylerin size bir şey
katma ihtimali yok edebiyat İnsanın
insan olduğunu bana kalırsa en büyük
kanıtlarından biridir Çünkü biz dili
iletişim kurmaktan homurdanmak
acıktığımızı arzuladığımız şeyleri ifade
etmekten ziyade Sanatsal bir gaye için
kullanıyoruz ve bu bizim olm
ımızı veya bir az gelişmiş bir hayvan
olmadığımızın Mağara Adamı olmadığımızın
en büyük kanıtı Siz buna rağmen hala
edebiyatı dışlıyorsa gereksiz
görüyorsanız edebiyata olan
yaklaşımınızı sorgulamanız gerektiğini
düşünürüm Neden Çünkü Edebiyat cep
telefonu değil Şöyle bir analojiye
gideyim yine ambi yane bir analoji benim
analojiler hep Eee Absürt oluyor böyle
çok uçuk oluyorlar insanlık 10 dakika
içinde yok olsun Bütün insanlar
yeryüzünden silinsin insanlığın icat
ettiği bilgisayarlar telefon onar
arabalar da yeryüzünden silinir mi
Anında Elbette ki Hayır onların belli
bir malzeme ömrü vardır ve o malzeme
ömürlerini tamamlayana kadar yeryüzünde
kalmaya devam ederler fakat insanın
olmadığı yerde edebiyat da olmaz edebi
üretimler insanın icadı gibi görünse de
edebi üretimler insanın bir parçasıdır
bilincinin dışa vurumudur bu noktada
edebiyatı bir insan icadı Meta olarak
görmek Pek tabii hatalıdır dikkat
ederseniz dakikalardır anlattığım hiçbir
şeyin net bir sonucu çıkmadı zaten
dakikalardır anlatmaya çalıştığım şey de
biraz buydu edebiyatın felsefenin sosyal
disiplinlerin ya da insanın Ferdi
aktivitelerinin net bir sonucu olmasına
gerek yoktur olamazdı Çünkü insan
değişken bir varlıktır insanın ürettiği
şeyler de değişir ve bunları biz net
sistemler içinde yorumlamaya çalışırsak
gerçeklik zeminine oturtmadan mutlaka
yanılırız ve bunlar birer dogmaya
dönüşür diyeceksiniz ki e bilimde de net
gözlemler net yasalar var fakat
bilimdeki yasalar insanın deneyim
alanının içinde olan şeyler insanın
yaptığı şeyler değil yer çekimi
dediğimiz durum olgu insanın icadı değil
İnsan dışında var olan bir şey ve biz
bunu yasalaştı bilil biriz Örneğin
ağaçlar toprakta yetişir Bu bir yasadır
mantığında ağaçlar toprakta yetişir bir
Dogma değildir gerçekliktir Bu
deneyimler Çünkü gözlemleriz bu bizim
dışımızda gelişir Biz bizimle beraber
oluşan şeyleri gerçeklik zemine ve
mutlak bir zemine oturtmaya kalktığımız
zaman o bizle beraber oturtmaya
kalktığımız zaman onu dogmalarla
çevrelemek zorundayız ve dogmalarla
çevrelediği bir şey gerçeklik zemini
oluşturmak yerine kendi içinde başka bir
gerçeklik yaratır ve bu kendi içindeki
yaratılan oluşan gerçeklik kesinlikle ve
kesinlikle insanın net bir bakış açısını
hapseder ve insan bu sayede etraflıca
düşünemeyen bir varlığa dönüşür Yani
bizi diğer hayvanlardan ayıran Bence en
önemli özelliklerimizden biri olan
düşünme becerimiz işlevsiz hale gelir
zihnini net sıfatlara net çevrelere
hapsetmeye şöyle betimliyor İki elimiz
var Biz bir elimizle bir fabrikada
çalışmaya çalışıyoruz fakat elimiz
sağlıklı diğer elimiz bir problem yok
niye bunu bilerek yapıyoruz Ben bu
noktada edebiyatın anlamlandırılması
değil algılanması gerektiğini
düşünüyorum çünkü anlamlandırmak için
tanımlamalara yöntemlere sıfatlara ve
sınırlara ihtiyacımız var ve Demin de
söylediğim gibi net sorgulanamaz bir
gerçekliğe ihtiyacımız var fakat sosyal
disiplinlerde böyle bir durum yok mutlak
bir gerçek iddiasında bulunduğumuz an iş
sosyal disiplin olmaktan çıkmaya
başlıyor ve bu noktada Bu da tehlikeli
ve doğru bir yaklaşım olduğunu ben
düşünmüyorum videonun başında söylediğim
gibi Bu video bir bilgi videosu veya
akademik bir video değil bu video
tamamıyla benim üzerine düşündüğüm
üzerine yazdığım ve üzerine kafa
yorduğum konuları konuşmak istediğim bir
video Arada bir böyle videolar atmak
istiyorum Sadece Kendi düşüncelerimi ve
kendi fikirlerimi tartıştığım videolar
Bu videoda konuştuğum hiçbir şey
kesinlikle mutlak bir gerçeklik tayin
etmiyor tam tersine mutlak bir gerçek
tayin edilemediğini savunduğunu ifade
ettiğim bir video Yani bu noktada Ben e
Elbette ki bir otorite değilim Hiçbir
zaman da olamayacağım genel anlamda
bilgi anlamında hiç kimse bilginin
otoritesi olamaz çünkü Bilgi tekerle
etmeye Müsait bir yapı değildir Bilgi
üretilir algılanır bilinir öğrenilir ve
pratiğe dökülür Bunu biz işte üretim
araçlarını eline geçiren burjuva kesimi
gibi elimize
geçiremeyecek
mücevher bir kolyeye benzer ve Hiç
takmadığım takmayacağım
mücevher bir kolyeye sahip olmak arzusu
da bana çok anlamlı gelmiyor açıkçası
Eee dediğim gibi arada böyle tartışma
videoları atmak istiyorum çünkü beni
izleyen insanların da bazı şeyleri
sorgulamasını ve düşünmesini istiyorum
doğru kabul etmek bir şeyi mutlak gerçek
kabul etmek bana riskli geliyor Eee
mutlak gerçeklerin net tanımlandığı bir
dünyada yaşamak da can sıkıcı geliyor bu
yüzden dediğim gibi boşluklar başka
boşluklara doldurulduğu zaman ilk başta
bir Melankolik bir bakış
açısıyla
körelmiş eyyi merak ediyorsunuz Çünkü
merakınız kesinlikle ve kesinlikle
pragmatist bir bakış açısıyla oluşmuyor
kendinize tatmin edemeyeceğiniz
bildiğiniz halde merak etmeye devam
ediyorsunuz ve bunun bir sınırı yok Çok
teşekkür ediyorum beni dinlediğiniz için
Umarım video sizi sıkmamış Esen kalın
mutlu kalın hoşça kalın düşünceyle kalın
efendim and

herkese merhaba bugün size orijinal
iniyor Yunus Üniversitesi Felsefe
bölümünde akademisyen olan Christopher
friend tarafından hazırlanan bir dersi
anlatacağım insan refahı ve iyi yaşam
üzerine hazırlanmış ders serisinin bir
parçası olan bu videoda Friedrich
nietzsche'nin ahlak ve din üzerine
yazdıklarını temel alarak bir ayın nasıl
yaşaması gerektiği ile ilgili gelenekçi
görüşe bakışını inceleyeceğiz nice en
çok Tanrı öldü sözüyle bilinir bu
iddiasını çok detaylı açıklama Save
felsefi duruşuna olan etkisi belirsiz
olsada tanrının Özellikle de
hristiyanlıktaki tanrı anlayışının
mecazi ölümünün daha anlamlı ve tatmin
edici Hayatlar yaşama olası
bu doğurduğuna olan inancı açıkça
görülmektedir nietzsche'nin ahlak
üzerine olan çalışmalarındaki ana
konulardan biri de bu Olasılığın
koşullarını incelemektir diyebiliriz Biz
nice ahlak konusunda eleştirel bir bakış
açısı getirse de hatta kendisini gururla
ahlak dışı olarak tanımla Sada tüm
değerlerin yeniden düşünülmesi
gerektiğini ve aynı zamanda ahlak ile
ilgili değerlerinde eleştirel bir
şekilde incelenmesi gerektiğini vurgular
Bu sayede karşı durdu Yahudi Hristiyan
ettiği gibi gelenekçi ahlak anlayışını
değer ve insan gelişiminin duası üzerine
odaklanan daha geniş kapsamlı felsefi
kavramlardan ayırt edebilmiştir nicenin
genel olarak değerlerle son derece
ilgili olduğunu fakat gelenekçi ahlak
anlayışının bu konunun üzerinde
yeterince durmadığın
ne olduğunu söyleyebiliriz Biz Örneğin
insanın Nefsine hakim olması ya da
kendinden feragat etmesinin takdire
değer davranışın temelinde yer alması
gerektiğini savunan çileciliği baştacı
yapan gelenekçi ahlak anlayışını
eleştirir Çileci ahlak anlayışının
Platon Kant ve kilise tarafından ortaya
atılan ahlak anlayışları gibi olduğunu
Yani iyi bir hayat yaşamak ya da
kurtuluşa ermek isteyenleri Arzu ve
tutkuları aşmaya ya da hayatlarından
çıkarmaya teşvik ettiğini iddia eder bu
gibi ahlaki öğretiler eşitlik merhamet
ve fedakarlık gibi değerleri benim
Serken mükemmellik bireysel gelişim ve
asalet gibi değerleri de bu uğurda feda
ederler ve sonuç olarak bir nevi hayatı
yatsın nitelikte oldukları söylenebilir
demokratik değerleri savunmak ve hayatı
her
en iyi hale getirmek uğuruna insanın
potansiyelini baskılayarak aşağı çekmeye
teşvik eder Böylece hayata ve iyi
yaşamaya karşı düşmanca bir tavır
takılırlar nice aksine insan gelişimi
ile ilgili değerlerin Hayatla barışık
olması gerektiğini savunur Yani bir
başka değişle merhamet ve kendinden
feragat etmeye Hayırdır mükemmelliğe ve
bireysel gelişime ise Evet derbi
merhamet ve kendinden feragat etme' yani
Nefsine hakim olma kısa vadede
ıstırabını azaltmaya yardımcı olabilir
ancak nietzsche'ye göre b hayatı Yatsıya
bu değerlerin hakim olduğu bir yaşam
ıstırap ve çobanın bireysel gelişim ve
mükemmelliğe ulaşmak için gerekli
koşullar olduğunu unutturur nice
bireysel gelişimi Hayatla barışık
değerlerle ilişkilendirir ama öte yandan
bu herkes için geçerli olabilecek belli
bir yol haritası ya da değerler bütünü
tavsiye etmekten de kaçınır bre Evrensel
geçerliliği olan tavsiyeler vermekten
kaçınması nietzsche'nin şüpheciliği nin
ahlakın belirli sorularının ötesine
geçmesiyle bilgiye ve kendi bakış
açımızdan kaçma yerimize dair daha genel
meselelere kadar uzanması ile
açıklanabilir eşin Aslı nice ne takip
edilme ne de ahlak ya da iyi yaşam
üzerine bir kuram geliştirme derdindedir
Bunun yerine düşünce ve yazılarıyla eski
kavramsal şemaları yıkmaya çalışır
bireyleri geleneksel iyi kötü ayrımının
sınırlarının dışında düşünmeye ve hem
kendi hayatlarını hem de yaşadıkları
toplumu buna uygun kurgulama ya teşvik
eder nietzsche'nin insanın benliği
üzerine düşünmesinin önemine yaptığı
vurgu bu konuyu insanın mükemmelliğe
o için bir Kriter olarak vermesiyle
doruğa ulaşır Amor fati ya da kişinin
kaderini sevmesi bunun için yani bir
kişinin kaderini sevebilmesi için yaşadı
ıstırap ve zorlukların yanısıra
başarıları da dahil tüm geçmiş
deneyimlerine baktıktan sonra hiçbir
şeyin farklı olmasını istemesi ve aynı
zamanda hiçbir şeyin Zaten farklı
olamayacağını fark etmesi gerekir nice
kimi yazılarında bir insanın sadece
hayata karşı böyle baka bildiği takdirde
gerçekten anlamlı bir hayat yaşamış
olduğunu iddia eder kimi zamansa böyle
bir bakış açısının gerçekten mümkün olup
olamayacağını sorgular bir insanın
geçmişini tamamıyla iyisiyle kötüsüyle
kabul etme ihtimaline dair ne düşünürsek
düşünelim dikenin bunu çokça vurgulaması
bizi şu sonuca getiriyor dolu bir hayat
yaşamak kendi beğendiğimiz üzerine düş
mı diye ve gelenekçi ahlak
kategorilerini sorgulamayı gerektirir o

felsefe ve kritiken herkese merhaba
bugün E oldukça geniş bir kapsama ve e
tartışma başlıklarına sahip zihin
felsefesi üzerine konuşacağız Eee ancak
Eee bundan önce ilk programla ilgili Eee
Paylaştığınız görüşleriniz için teşekkür
ediyorum Eee programa ilişkin yorum ve
önerilerinizi Eee tek tek
değerlendirdiğimiz Eee bilmenizi isterim
Eee Evet
Eee tekrar teşekkür edip Eee zihin
felsefesine yavaş yavaş giriş yapalım
Eee stüdyoda değerli arkadaşım ve
meslektaşım Eee Özgüç Güven Eee
bulunuyor Hoş geldin Özgüç Hoş bulduk
Teşekkür ederim davet ettiğin için ben
teşekkür ederim geldiğin için şimdi
gerçekten çok geniş bir alandan
bahsediyoruz Aslında çok fazla tartışma
var çok fazla kavram yaklaşım görüş
özellikle 1950'ler baz alsak bile 50'den
itibaren başlayan Eee tartışma Arda Eee
bile Eee bayağı bir yekün çıkıyor bu
arada Eee Senin yazdığın bir kitap da
var Eee Çağdaş zihin Eee felsefesi
tartışmaları diye Eee Vakıf Bank kültür
yayınlarından çıktı Bir yıl kadar önce
bir yılı biraz aşkın bir şey
eee süre önce Eee bütün bu Çağdaş
Tartışmalara ilişkin tezleri
Eee benim kişisel kanaatimce hani çok
doyurucu bir şekilde teşekür Eee
koymuştum ve ben çok keyifle okumuştum
Eee şimdi öncelikle in izleyicilerimiz
açısından da takibi kolaylaştırmak için
bazı kavram ve meseleleri netleştirelim
istiyor ev şimdi bu kavram bazı kavram
bütünlükleri var Eee bunlardan başta
geleni de ilk akla gelende Bu konularla
uğraşanlar açısından ilk akla gelende
Eee gelen kavramlarda ruh bilinç zihin
evet genellikle bu soruyla çok
karşılaşmışızdır yani hani Bunlar nedir
aynı şey mi ayrı şey mi Nerede
ayrılıyorlar Eee tarihsel olarak mı
farklılar nedir Bunu bir netleştir
başlay istiyorum tabii Eee Teşekkürler e
ruhla ilgili şunu söyleyebilirim bir
defa ruh felsefenin en zorluğu içinde
teolojik ve metafizik yükleri olan
kavramı Hı hı zihin felsefesinde Çağdaş
tartışmalar genellikle ruh üzerinden
yapılmıyor yi arada az sayıda da olsa
ruhla ilgili konuşan zihin felsefecileri
var Onlar da teolojiden e gelen teoloji
üzerinden zihin felsefesini ele alan
kimseler E daha çok Eee zihin ve bilinç
odaklı Eee konuşuluyor bir yandan da
felsefi Tartışmanın yani zihin felsefesi
hakkında yürütülen tartışmaların
zenginleşmesine gelişmesine baktığım
zaman da yavaş yavaş ruhun bu
tartışmalardan elendiğini de
görebiliyoruz H Eee sanıyorum işte Bu
yüzyılın başıyla birlikte ruh zihin
felsefesi tartışmaları açısından tercih
edilen bir kavram olmaktan çıktı E bunun
yerine İlk başlarda zihin odaklı
tartışmalar yürütüldü ardından da
bilince döndü zihinle Eee bilinç
arasında bir ayrım var mı diye soracak
olursak da var
Eee bilinç içimizde Ve dışımızdaki
yaşantılarımız ilişkin farkındalık en
genel biçimiyle söyleyecek olursak fakat
Bizi biz yapan eee benliğimizi
oluşturan zihin içeriklerimiz göz önünde
bulundurduğumuzda bunların bütününün
bilincinde olduğunu söyleyemiyoruz Hı hı
hı hı söyleyemiyoruz Dolayısıyla zihin
çok daha kapsamlı zihin durumlarından
söz ettiğimizde çok geniş içerisinde
işte belleği de Eee barındıran farkında
olduklarımız Farkında olmadıklarımız da
içeren bir bütünlük ha gönderimi neresi
diye soracak olursanız gönderimi de
belli değil Eee Bu açıdan Tıpkı e ruhta
olduğu gibi zihinde de e benzer bir
sorunla karşılaşıyoruz bu bu sorun
bilinç üzerinden de sürüyor bir yanıyla
ama bilince Şimdilik Eee özel bir yer
bulunmadı bulunabileceği de kuşkulu
tabii bunu da böyle söylemek istemiyorum
Hatta işte bunu bir çeşit yanılgı olan
olarak görenlerin sayısı da oldukça
fazla bütünsel çalışma alanı olarak
bakanların sayısı gittikçe artıyor Eee
beyin ve bilişsel yapımızda söylemeye
çalıştığım yine de e zihinde olduğu
kadar bilinçte de bir gönderim sorununun
olmaması bizi neyin bilinçli yaptığı
konusunda tartışmalar sürse de nasıl
beynimizde ve bedenimizde bilincin
ortaya çıkı beyin ve beden ilişkili
olduğunu bilebiliyor H Zihin de Bunun
içerisinde ve hatta işte yüzyılın
başında bir de psikolojiden alana
yapılan e katkıları hesaba kattığımızda
bütün farkında olduklarımızdan
benliğimiz oluşmadığı tam tersine ve
benliğimizin Geride kalanlar farkında
olmadıklarımız orada bir yerde Duranlar
üzerinden de düzenlendiği biçimlendiği
ortaya çıkınca zihin çok daha kapsamlı
oluyor ve tartışmada hatta biraz da
bilinçli faaliyetleri bile
etkileyebiliyor bu bilinç dışı
boyut Yani aslında şöyle diyebiliriz
herhalde zihin daha bir şemsiye kavram
içinde bilinç dışını ve diğer
fonksiyonları da içine kattığımız bilinç
daha sınırlı bir eee
şey Yaşadığımız bir
eee durum Evet yani oet y bu sonunu
tamamlamak bile bir mesele tabii yani
bir sürü özelliği var bilincin işte
Zaten literatürün bu kadar kapsamlı
olması da Tam da bu ele geçirilemez de
ilgili Evet o o tartışmaları birazcık
biraz olsun değineceğiz Zaten bir şey
daha Bu bağlamda sormak istiyorum Bu
e netleştirmeye yaparken Tabii Eee
bilincin psi şenin Hatta zihnin günlük
hayattaki kullanımı Eee ruh teriminde
somutlaşır yani Hani bu alandan
uğraşmayan biraz zihin felsefesi
okumamış ama hani biraz felsefeye
bulaşmış insanlarda bile ya da gündelik
Hayatta hep ruh üstünden ifade ediliyor
insanlar ruhtan niye
vazgeçemiyorlar Tabii Tabii bu çok zor
bir soru Şu bakımdan bu soru aynı
zamanda semavi dinlerin insanlık
tarihine eşlik etmesiyle de ilgili bir
soru Hı hı e semavi dinler den gelen bir
bağıntı aynı zamanda ruhla ilişkisi
insanın O bakımdan o semavi dinlerin
insan üzerindeki etkisi hesaba katılarak
da değerlendirilmesi gereken bir durum
buet E bir de tabii işte İşte insan
kimdir nedir anlam arayışı bu dünyadaki
konumu bu dünyada yaptıkları
yapamadıkları arayışları bütün bunlarla
ilgili sorular biriktikçe
dünyadaki sonlu yaşamıyla ilgili sonlu
sınırlı bir gün sona erecek yaşamıyla
ilgili sorular da büyüyor E bir Eee
dünyada olma Özlemiyle dünyada
yapamadıkların gerilimleri arasında
gidip gelirken insan ruh gibi
kavrayışlar hala buralarda canlı kalması
da bu bakımdan anlaşılır görünüyor bana
Ama tabii Eee konunun dediğim gibi
bağlanma ve inanmaya ilgisi bakımından
ruhu görsek de bugünkü zihin felsefesi
tartışmalarında e sinir bilim
tartışmalarında e Tartışmanın kavram
olarak Çünkü işte E çok fazla mistik
yükü var yanlışlı bildiğimiz
doğrulayabilirsiniz
tartışmalarının da biraz Eee dışında
kalıyor Tet Eee şimdi Eee senin kitapta
Çağdaş zihin felsefesi tartışmalarına
odaklı bir kitap Evet eee ama aslında
zihin felsefesinin problemlerini Biz
antik Çağa kadar geri götürebiliyoruz
Evet
Eee kısaca
Eee yani e Aslında başlı başına bir
tartışma konusu bu ama Eee antik Çağın
zihin felsefesi problemlerine bugün En
azından zihin felsefesi problemlerinin
dediğimiz problemlere bakışıyla Eee
yaklaşımıyla modern tutum arasında nasıl
bir fark görürsün Belli başlı gözüne
çarpan şeyler Neler ev şöyle eee
söyleyebilirim Tabii bu Tartışma yeni
bir tartışma değil bir yandan işte
insanın anlam arayışı diyebiliriz
insanın anlam arayışı içerisinde bedenli
bir varlık İnsan bir yandan ama bir
yandan da Düşünsel bir yanı var
hayalleri var istekleri var onlarla
yaşıyor dünyasını yalnızca yaşadığı
fiziksel dünyayla sınırlı tutmuyor o
dünyanın ötesine geçerek bezi bu bu
dünyayı bu dünyaya kattıkları oluyor
edimsel olarak bulunduğu dünyaya
kattıkları Öyle olunca da aslında
insanın çift yönlü bir yaşantısı ortaya
çıkıyor H hı Hı hı bu gerilim antik
dünyada da vardı kuşkusuz ta işte işte
Hatta ne kadar geriye gidebiliriz Avcı
toplulukta bile bu tür gerilimlerin
olduğunu anlam sorularını o şamanik
törenlerde bulunma biçimlerini
insanların baktığımız zaman
görebiliriz fakat işte ben nasıl bir
varlığım Ben neden meydana geliyorum
sorusu çok canlı bir soru olarak
dururken felsefe tarihinde işlenirken de
en önemli katkıyı
bu modern dönemde öncesinde tabi
gelenekte Elimizde bu söz varlığına
baktığımız zaman Ruh var püü var grekçe
mesela osa Var söz gelimi Ondan sonra
işte firen var yani İnsanlar kendi
benliklerin de yaşadıkları Duygu
durumlarını kavramsallaştırma peşine çok
uzun zamandan beri düşmüşler zaten
üzüntü duyduklarında işte yüreğimiz
ezildi dediğimizde söz gelimi ya da işte
işte Pırpır Edi Karnımda bir yerlerde
bir şeyler dediğimizde bu tür yanlarımı
dokunmak istiyoruz anlamaya çalışıyoruz
Yani kendi
Düşünsel demin söylemeye çalıştığım gibi
isteklerimiz arzularımız Hayal
kırıklıklarımız beklentilerimiz bütün
bunlarla insan birlikte yaşayan bir
varlık olduğundan dolayı bunlara bir yer
bir kaynak bunların nasıl
düzenlenebileceği ilgili bir arayı
sürdürüyor ve tabii büyük sorularla
birlikte büyük felsefi sorularla
birlikte bu arayışını sürdürüyor işte
eee söz gelim işte ölüm kalım kalıcılık
baktığımız zaman ne var ne yok sorusunun
bir boyutu ister istemez Tabii E
kalıcılık ne kalıyor ne gidiyor bu
etrafımda bütün gördüklerim değişirken
değişmeyen bir şey var mı sorusu sonunda
insanın kendi benliğine de doğru
yöneltilen bir soruya evriliyor
izleyebildim kadarıyla yine de bana
şöyle bir
Eee Fark Var gibi geliyor O bakımdan
hatta biraz Eee antik çağcı olduğum bile
söylenebilir Eee bizdeki konuşacağız o
Tabii modern tutumu e
Descartes aristoteles'e baktığımda E
daha çok hani somut şey olarak
aristoteles'e verebilirim referans
olarak baktığımda daha bütüncül bir
anlayış var yani böyle bedenle işte
pikenin hani kendi deyişiyle böyle bir
ayrılmış değil evet tam tersine iç içe
geçmiş liği var Eee Aristoteles
açısından doğru bu Antik Çağ e özür
dilerim Eee modern Çağa geldiğimizde
öyle bir yarılma yaratıyor ki ondan
sonra biz hala bunu tartışıyoruz yani e
t doğru çözümsüz bir problem bu tarafına
Ben de katılırım ama aristoteles'in
kendisi üzerinden buna katılabilirim ne
aristotelesçilik üzerinden bunu T Tab
Evet Evet orada aristoteles'in gelenekte
kendisi olmayan bir bir bir bir dizi
izleyicisi var bilindiği gibi ya da aynı
tartışma platonculuk platonun öncesinde
orfeusçuluk Var söz gelimi işte
pitagoras çığı hesaba kattığımızda işte
ruh beden ikiliğin onlarda da görüyoruz
ruh göçünün bulunduğunu yani dünyayla
ilgili sorunları olanlar bu sorunları
çözebilen bir yolu olarak dünya dışına
çıkmayı başka dünyalarda bulunmayı
tekrar bu dünyaya başka türlü bir
bedenlenmiş durumda gelmeyi tartışmışlar
bu çok anlaşılabilir dediğim gibi
insanın anlam ışının bir sonucu olarak
görüyor sonra zaten semavi dinler
üzerinden gelen bir etki var ister
istemez O bir tartışma bağlamını
oturtuyor ruhu ardından Descartes ise
Descartes okulunda okuyor baktığımız
zaman hem e geçmişte çişler Filozofu da
aslında Evet tam onu söylemeye
çalışıyorum çelişkiler bir ayağı
Geçmişte bir ayağı da kendi Çağ çağda
geçmiş Evet tam tam o anlamda tam O
anlamda işte aldığı cizvit eğitim hı Hı
hı üzerinden onları söylüyorum zaten
işte ontolojik kozmolojik Tanrı
kanıtlamaları hesaba kattığımızda ama
bir yandan da decart yükselen bilimlerin
farkında yükselen bilimlerin hani şöyle
diyelim fizik açısından baktığımız zaman
aristotelesçi gelenek ya da gelenekteki
nesneye bakışın değiştiğinin farkında
Evet nesnenin belirlenim altında
tutulabilen bir var olan olduğunu
düşünüyor resans şeyin Dolayısıyla
nesneyi Doğa bilimsel açıdan fiziksel
açıdan ele
alabilmenin arayışında zaten bu konuda
or anal bedenin bile Eee birleştiği
noktayı arıyor kurbağ kesiyor sinir
sistemini ortaya koymaya Çalış tabi tabi
Yani bir iyimser de bir filozof decart
bir yandan hatta biraz Sıkın dişinizi
diyor ölümsüzlüğe çare
bulacağım Ama tabii kolay mı Ondan sonra
Yaşamının sonlarına doğru ya vazgeçtim
artık Öyle bu iş o kadar da kolay
değilmiş bedenin mekanik çalıştığını
düşünü işte y belirlenim altında
tutulabilecek bir nesne olarak görüyor
bedeni fakat bir yandan da bir ayağ da
geçmişte dememin Nedeni de şu işte res
cogitans da var resans yer kaplayan bir
şey olarak bedeni düşünebilirim ama bir
de bunun dışında ayrı bir tözsel olan
ayrı bir varoluşu olan düşünsellik var
benim ben aynı zamanda düşünen bir benim
ve varoluşu bedenime bağlı olmayan bir
şeyim ben aynı zamanda Evet tabii beni
ben yapan şey tabii Böyle olunca da
böyle olunca da işte Tam da işte o büyük
yarılma gerçekleşmiş
oluyor Tam da onu soracaktım Eee zihin
felsefesindeki yaklaşımları kabaca
sınıflandırdı mızda
işte Bizler biliyorsun hani düalist
yaklaşımlar ikici
yaklaşımlar monist yaklaşımlar tekçi
yaklaşımlar tekçi yaklaşımlar içerisinde
de hani idealizmi en azından şimdilik
bir kenara bırakırsak gerisi fizikalist
y yaklaşımlar çeşitlemesi ev Tab Eee
burada Eee Bu ikisi arasında Hani
düalist yaklaşım hakkında decart
üstünden aslında çok şey verdik Çağdaş
şeyleri de Eee konuşacağız ama iki temel
teoriler arasında temel bu yaklaşımlar
arasındaki farklılık nerede biçimleniyor
Eee senin baktığın noktada Yani
şöyle bir sorun olarak tabii İşte bu ruh
beden ikiliğin geldi Sorun Hı hı
geçmişte decart da bu sorunu aldı
önümüze koydu dartın başarısı da sonra
gelen felsefeye bu sorunu tartışır
olması bir yanıyla Öyle ya da böyle
Tabii hala decart üzerinden de bu
Tartışma sürüyor İşte bu Ruh ve bir
zihin diyelim biz bir
zihinsellik var Kuşkusuz bu ikisi
birbiriyle ilişki ilişkili Ama bu
ilişkiyi nasıl tanımlamak gerekiyor Hıı
Hı hı Bir bedenim olmadığı durumda şimdi
duyumsadığım
istediklerimi tasarladıkları
gerçekleştiremeyen azından Han belli bir
çerçeve içerisinde yani sınay
bileceğimiz bir çerçeve içerisinde Bunun
böyle olduğunu biliyorum Doğa biliminin
çalıştığı çerçeve diyelim biz de buna
Tabii bu konunun her zaman bir de işte
bağlanma ve inanma yeri var ki onu Buray
katabilir öznel bilgisel bir
tartışma başka bir bağlamın tartışması
bakıldığı zaman Ama üzerinde kon konuşup
nesn leşti bileceğimiz ve
kamusallaştırmak
baktığımız zaman işte benim bu Düşünsel
yanlarım da onlara Düşünsel yan diyerek
toparlıyorum içerisinde istekler de olsa
işte Düşünsel yan diyelim Şimdilik
bedensel yanım arasındaki ilgiyi nasıl
düzenleyeceğim bedenimin bir sonucu mu
bedenimden ayrı bir şey mi bedenimle
ilgisi bir şey aracılığıyla mı
gerçekleşiyor bedenimden fazla bir şey
mi Hıı bedenime geri götürülebilir
bedenimden bir şey mi diye sorularla
karşı karşıyayız bu soruları daha da
somutlaştıran ruh beden ikiliği değil
ama şunu artık e literatürde e
tartışıldığını görüyoruz nedir söz
gelimi bir deneyim yaşadığı zaman
birinin bir gülü kokladığı zaman söz
gelimi ya da bir anısını geri çağırdığı
zaman çağrıştırdığı zaman ne olup
bitmekte o kişide bu kişinin bütün bu
süreçleri yaşarken
gerçekleştirdiklerini izlediğimizde Yani
onun bedenindeki etkilerine baktığımız
zaman teker teker onların peşine
Düştüğümüzde bunun ne ölçüde
tartışılabilir miyiz Gerçekten de ama
diyelim ki şimdilik bu yapılsın bu
yapılsın bir orada sorun var oraya
dikkat çekmek için yapıldığını
varsayıyorum tam gülü koklarken bir
deneyim yaşıyorum ben buna işte bir
yaşantı Gül yaşantısı var bende bu
yaşantı sadece o anla sınırlı değil o
anın dışında bir sürü başka ORT tamla
bezenmiş durumda hı Hıı Çünkü işte ilk
belki il kokladığım an hatırlıyorum işte
eee sevgiliyle Gül deneyimi hatırlıyorum
başka bir şey ya da bir işte cenaze
Neyse artık bir sürü İşte insan herhangi
bir insanın yaşantısında olabilecek
anların e toplamı birdenbire çağrıştırı
olıyor Tamam bunları da göz önünde
bulundurabiliriz ne demeye çalışıyorum
Bütün bunlar yaşanırken izlediğimizde
bedenimdeki elektrokimyasal süreçleri
diyelim ki ki o İzlem aracılığıyla
Başkaları da görüyor Evet şimdi gülü
kokladı E güldeki işte koku tanecikleri
burnundan girdi burnunda elektrokimyasal
yapılar onları çözdü Sonra işte ilgili
yerlerine işte bilişsel Yapı içerisinde
beynin belli bölgelerinde ateşlenme
gerçekleşti sinir ücer üzerinden ve işte
onu da izledik Hı hı şimdi gördüğümüz
benim gül kokladığım sırada bedenimde
gerçekleşenler
burada benim birincil tekil kişi olarak
birinci tekil kişi olarak yaşadığım
deneyim o yaşantı bana özgürlük o
ekranda görülene indirgenebilir mi
sorusu kuşatıcı soru haline geldi Hı hı
buna hayır diyenler var buna evet
diyenler var buna hayır diyenler
genellikle ikici Çünkü burada ne
yapılırsa yapılsın bir fazlalık olduğunu
savunanlar var çünkü İşte bu birinci
tekil kişi olarak ya benim ben
yaşantısıyla ilişkilendir didikler Hı hı
bir başkasına benim yaşadığım gibi
aktarılamaz Çünkü ben yaşarken onları
bir dolaysızlık var doğrudan yaşıyorum
ben onları ama bir
başkası benim aktarımın üzerinden dil
aracılığıyla onlara erişebildiği
anlatıyorum Evet ya da bir başka hiçbir
zaman benim yaşadığım konusunda benim Ne
yaşadığım konusunda hem Emin olamayacak
Hı hı Hem de benim yaşadığım gibi
yaşayamayacak Hı hı Dolayısıyla buradan
çıkartılan bir fazlalık olduğu burada Hı
hı bu fazlalık da ne demek fazlalık
fazlalık da orayla ilişkili ama oraya
indirgenemeyen olanın dışında fiziksel
olmayan bir şey öngörüsü Evet y evet
genellikle Evet ikici dediğim benim işte
benim yeni İkiler dedik Evet o soruya
tam bırakıyorum Onu Eee Ama fizikalist
bunun Aslında Eee bedenimizdeki beyn
Öncelikle tarihsel olarak baktığımızda
Öncelikle beyin odaklı beyin bilinç Eee
özdeşliği ileri sürüldü Ondan sonra
bedene doğru bir açılım gerçekleştirildi
Bütün bunlardan Eee Azade süreçler
olmadığını ve bilinç bilinçli süreçler
dediğimiz ya da işte ruha atfedilen tüm
deneyimler dediğim dediğimiz
deneyimlerin Aslında fiziksel yapının
ürünleri oldu hatta penfield deneyleri
eee şey eee beyin cerrah penfield e
yıllarca Eee topladığı Eee şeyleri Eee
ameliyatlarında Eee topladığı verileri
de Eee paylaştığında bunu Aslında çok
güçlü bir eee şey eee sağlamış oldu veri
sağlamış oldu Eee fizikalist bakış açısı
açısından Peki eee şeyi nasıl görüyorsun
bir parantez açalım oradan bu yeni Eee
düalist lere geçelim istiyorum da Eee
deneysel zihin bilimleri ya da nörobilim
gibi çalışmalar Eee Tam da bu tartışmada
Eee tartışmayı nasıl etkiliyor sence
Bence son derece olumlu etkiliyor Hı hı
ben oralarda Eee yaşanan Eee
gelişmelerin buradaki bakışımızı felsefe
tarafındayım ben tabii düzenlemesi
gerektiğini
düşünenlerdenim Hani fikiriz o konuda
Evet E
kavramsallaştırmak orada olup bitenin ne
olduğunu bir çerçeveye yerleştirecek
olanlar felsefeciler ama orada olup
Bitene duyarsız kalamayız H bir defa
gerçekten çok büyük bir karmaşaya karşı
karşıya kaldığımızı hep bilelim bu e
bedenin belki de hiçbir yeri Beyin kadar
bilinmiyor değil Hı hı hı hı yani
karaciğer belli böbrek belli diyelim ki
Büyük başarılar da elde edildi ama beyin
e milyonlarca yıllık evrimin sonucu
olarak homo sapiens'e bir aşamaya geldi
insan beyni açısından söylüyorum ve bir
e karmaşıklık düzeyi elde etti bu
karmaşıklık düzeyi içerisinde 90 milyar
sinir hücresi var ve bunların da kendi
içerisinde milyarlarca trilyonlarca
bağlantısı var E karşımızdaki böyle bir
yapı bir bir bir büyük hesaplama
karmaşası yla karşı karşıyayız
ayıklanması andan güçlüklerden söz
ediyorum eee ve uzun yıllar Burası
bilimin konusu olmaktan da uzaktı Hı hı
hı hı bilinç bilinç Çünkü son 4050 yılda
Hı hı bilimde bir noktaya taşınmaya
çalışıldı kin çalışmaları aracılığıyla
bir yere taşınmaya çalışıldı Yani çok da
erken bir geçmişi var bakıldığı zaman
Evet e felsefeciler filozoflar uzun
yüzyıllardan beri bilimci konuşuyorlar
türlü bilinçler hakkında konuşuyorlar Hı
hı Eee tek bir bilinç de değil onların
konuştuğu içerisinde bilinç
tartışmasının farklı bakış açıları var
anlamında bunları söylüyorum ama e tam
da işte bir bireyin bir bir kişinin
benliğini oluşturan ona her an eşlik
eden şeyin ne olduğu konusunda Onun
nasıl ortaya çıktığı nasıl geliştiği
nerelerden onun tartışılabilecek ele
alınabileceği bedenimizdeki bedenimize
nasıl bakarsak oralarda en uygun
çalışmaları yapabiliriz sorusu hala
çözülebilmesi
rekabet var bilim insanları arasında
beynin e nasıl çalıştığına ilişkin
farklı model arayışları var Nasıl
bilinçli olduğumuza yani bilincin
sinirsel karşılıkları deniliyor bu
tartışmaya bilincin sinirsel
karşılıkları ile ilgili elimizde
tartışmasız bir şey yok neredeyse Hı hı
hı hı Çünkü karşımızdaki Yapı hem
tarihsel hem organik hem de esnekliği
olan plastisitesi olan bir yapı yani
kendini düzenleyebiliyor Evet ne demek
bu şu demek biri
Eee görmemeye başladığında daha önce e
görebilir Ken görmemeye başladığında
başlad bilişsel yapımız birdenbire o
görme eksikliğini giderecek Eee biçimde
yani olabildiğince Tabii y görmesinden
söz etmiyorum diğer uzuvlarımız
düzenliyor geliştiriyor Hı hı evet ya Bu
ne demek İşte bütün o sinir yapılarının
Evet düzenlenmesi demek
bağlantıların Evet bağlantılarının
kurulması şimdi bu olağanüstü bir şey
bakıldığı zaman bunun nasıl
gerçekleştiği bunun belirlerim altında
tutulup tutulmayacak determinist biçimde
incelenip incelemeye ceği kişiye özgü
olup olmadığı söz gelimi bu bağlantılar
bütün buralardaki büyük sorularımızı
deneysel alanlardan gelen katkılarla
ancak anlayabiliyoruz çözebiliyor Yani
biz biz hala çok şaşırtıcı Bu dikkatin
nasıl gerçekleştiğini bilmiyoruz ya bu
Bu çok çok şaşırtıcı yani
geldiğimizde 25 yılında bu konuşmayı
yapıyoruz insan nasıl dikkatini
odaklayamıyorum nasıl işte dikkatini
oradan oraya yöneltti Bununla ilgili
elimizde tamamlanmış bir Yanıt yok
filozoflar fenomenoloji geleneği
bildiğin gibi çok konuşuyor bunu
özellikle yönelimsellik bağlamında ama
bilişsel olarak Bu sorunun yanıtı Yok
daha bakıldığında daha bilinmeyen bu
kadar şey varken Biz e bilincin nasıl
ortaya çıktığını Evet y oraya
getireceğim Hatta daha da geriye
götüreceğim daha sonra konuşmanın
ilerleyen
aşamalarında canlılıkla ilgili daha bir
sürü sorumuz var elimizde Yani bu çok
temel bir bilinçte olan Yani en azından
insan bilincini varsayalım şimdi insan
bilinci var başka yüksek düzeyde
memelilerde canlılarda insan bilincine
yakın bilinçle ilgili etkinlikler
olduğunu biliyoruz hayvan bilinci
diyelim biz buna sonra bitkiler var
bitki bilinci bu bu da süre giden bir
tartışma Aslında çok az bir şey
biliyoruz O konuda
yani geriye gittikçe şimdi buradaki
sorun her türde aynı bilinci aramak
değil tabii aynı Elbette değil İnsan
bilincindeki karmaşık bitkide yok ama
orada ne var Evet orada ne var onu
anlamak y Dolayısıyla işte tek bir
bilinç mi var bilincin başka türlü
bölümleme yapılabilir mi alt bilinç
türleri tanımlanabilir mi Bunların
peşine düşülüyor Bunlar anlaşılmaya
çalışılıyor Bunlar anlaşılmaya
çalışırken de bakın daha giderilmemiş
bir sürü soru var ki
evet Demek bana fazla görünüyor dah daha
çok yolun başındayız yani fiziksel
olanda bu noktada sana Madem Soruları
ben soruyorum B büyük bir soru sorayım
fiziksel yani beyinden ayrı zihin diye
bir şey var mı senin bakış açına şöyle
şöyle E bunu Eğer bunu Eğer bir bilimsel
konuşmanın parçası haline getirecek H
konuştuğumuz Bağlam açısından söle biri
Bun böyle olduğunu düşünebilir
inanabilir kendi öznel yaşantısında
bununla Benim bir sorunum yok Eee ayrı
olduğunu düşünebilir Yani bu kendi kendi
özel yaşantısı açısından bu bu değil ama
Tab bu kamusal alanı açısından bunun
böyle
varsayılmaktadır
şimdi ben bilebildiğim kadarıyla Doğa
biliminde gördüğüm izlediğim kadarıyla
nedensel olarak kapalı bir dünyada
yaşıyoruz H Hı hı ev do bu ne demek e
dünyada evrende olup biten şeylerin
nedeni bu dünya içerisinde bu Evren
içerisinde
gerçekleşiyor bilinç evrimin milyonlarca
yıllık bir ürünü isse bilincin kökeni de
nasıl gerçekleştiğine ilişkin yanıtlar
da burada Hı hı bu yanıtların peşine
düşülmeli bu kapılı sistem içerisinde
Tab bu burada yanıtları verilmeli bu zor
Çok zor insanın bunu ele geçir
geçemeyeceği tartışılabilir Evet öyle
diyenler de var insanın kendi bilincini
anlamak açısından bilişsel kapalı
olduğunu söyleyenler
varin bakıldığı zaman Ama yine de ben e
tartışmayı kapatan zaten fazlalıktır
diyen Hı hı bakış açılarını uygun
bulmuyorum bilimle kurdukları ilgi
açısından uygun bulmuyorum Çünkü bilim
ya da fizik tamamlanmış olmuş bitmiş
donmuş bir yapı değil Evet evet süren
bir yapı canlı organik bir şey de karşı
karşıyız kaldık Dolayısıyla İşte bu
arayış var burada bu arayışı bırakma
çağrısı var Bir yandan doğrudan ha
denilebilir ki bir yandan da o
arayışımız sonuna kadar derinleştiren
ama yine de fazlalık var Tamam ama işte
o fazlalığın ne tür bir fazlalık
olduğunu bilimin önünü kapatmadan
açıklamak gerekir yani Hiçbir zaman söz
gelimi işte fenomenal deneyimin başka
bir ortamda
gerçekleştirilmeye söylemek böyle bir
kapatılmış lığa karşı tabi aç Ben söz
açılırsa yine oralarda da dille ilgili
sınırlılıklar olduğunu düşünüyorum Bir
yandan da yani demin birincil tekil
kişinin o içsel yaşantısı öznel
deneyiminin bir başkasına aktarılması
ile ilgili bir e durumu anlatmaya
çalıştım ya orada dil açısından Belki
bir sorun var ama e benzer etkiler
altında kalan bir başkasında da sorun
aynı öznel deneyimin gerçekleşip
gerçekleşmeyecek Eğer nedensel olarak
kapalı bir ev evrense Bu bir a nesnesi
belli etkiler altında kalarak belli bir
deneyim yaşıyorsa bir D deneyimini
yaşıyorsa bir başka a üssü nesnesi de
aynı etkiler altında kalarak o d
deneyimi deneyimi yaş yaşayabilir mi
yaşayamaz bana yaşayabilir gibi
görünüyor Tabii bu tabii kuramsal olarak
böyle baktığımız zaman elimizdekilerin
ama ha Bu gerçekleşebilir mi bu başka
bir soru edimsellik bunun gerçekleşip
gerçekleşmeye sorunu başka bir sorun Ama
dediğin gibi zaten hem beyin
araştırmalarında hem felsefi tartışmalar
bakımından işin çok başındayız Yani biz
çok ileri yol aldık Eee diye Ya biz
dediğim e camia olarak eee şey yapıyoruz
ama Eee ya da mesela beyin araştırmaları
başladığı noktayla karşılaştırdığımda
nörobilimsel olarak ya da nörolojik
gelişmelere baktığında araştırma
tarihine baktığında Eee Çok ciddi bir
yol katedilmiş ama Geldiğimiz Yer
hakikaten Senin de söylediğin gibi beyni
hala çok çok az biliyoruz yani eee
paradigmalar mız değişmiş beyine karşı
lokalizasyon geçerli Ken şimdi bir
bağlantısallık üstünden beyni okuma başl
bed Üstelik Tabii Ha bir de beden de
beden girdi tabi tarihsel kültürel ürün
olarak ortaya çıkan beden var İşin
içerisinde yani bu kolay kolay
çözülebilecek tür bir T Yani biraz
aceleci davran hiç gerek yok hiç
anlamaya çalışalım derinleştirir
buradaki kavrayışı ha felsefeciler Tabii
kendilerini yani izleyebildim kadar
Mesela chal masan şimdi onu soracağım
yeni yeni düalizm e diye adlandırdı
diyorsun ki nagel Joseph Levin David
chalmers gibi e filozoflarla birlikte
yeni bir düalizm e ortaya çıktı
Eee bu yeni düalizmin klasik decart
çılık Tan bir nasıl bir farkı var işte
decart çeküs konuştuk ama şöyle benim
izleyebildim kadarıyla tek artçılık da
olan teolojik yükler yok Evet teolojik
yükler yok tartışmayı başka bir yerde
kavramsal bir alanda yürütmek istiyorlar
Ya tabii yani şimdi teolojide kavram yok
muydu da Elbette teolojide kavram var
ama teolojide olan bir
bağlanmışlardır
tartışmalar tamamlanmış tartışmalar
olarak görülüyor benim izleye Bildiğim
kadarıyla şimdi o ruh Tab orada da işte
ruh işte dünya Ötesi işte Öbür dünya bu
tür tartışmalar var kuşkusuz teolojik
eksende bakıldığı zaman şimdi bu yeni ik
ciler Tabii bu bu tür tartışmalarla
birlikte bunları konuşmuyorlar Onu
söylemeye çalışıyorum zor problem ve
kolay problem e zor Evet zor problem K
fizik Nesne ne fiziksel lik Ne o
eleştiriliyor söz verimi Yani daha bu
dünyada olanların bu dünyadaki
eleştirisinin açmazları önümüze koyup o
açmaz lar üzerinden fizik dünyanın
dünyamızı anlamak açısından yeterli
olmadığı görüşünü öne sürüyorlar bakımi
geçtiği için soruyorum e zor problem ve
kolay problemi bir tanımlayalım mı
kısaca eee şeyi soracağım esasında bu
onun için hani bir tanımlama ihtiyacı
hissediyorum izleyicilerimiz açısından
da Eee kolay problemin de o kadar kolay
problem olmadığını söylüyorsun Tabii
canım şimdi o zor ve kolay problemi bir
açalım şöyle işte tabii önüne gelen
filozoflarından David chm bu bu eee Hem
bu alana büyük katkılar sağlıyor Hem bir
tartışma e çokluğu da oluşturuyor hem de
işte Field papers da kurucularından o
bütün felsefe metinlerinin bulunduğu Eee
görebildiğim kadarıyla
şöyle diyor ki işte bu temelde İşte bu
öznel deneyim ve bilincin fenomenal
yönünden hareket ediyor şunu Eee dikkate
almamızı istiyor Şimdi gerçekten de
Şöyle düşünebiliriz bir yandan onun
düşünme süreçlerine eşlik ettiğim zaman
çalmasın Hani şimdi yapay zekalar insan
dışı ortamda da Eee bilinç sorunu
gündemde demin
e ortaya koymaya çalıştığımız örnek
üzerinden gidelim şimdi Hani benim gülü
kokladığım zaman bütün yaşadığım
süreçleri başka bir
ortamda başka başka bir ortamda yine
etli butlu bir ortamda yine olduğu gibi
bana benzeyen fiziksel donanımı yapısı
bana benzeyen bir ortamda yin leyelim Hı
hı ama bir fark olsun orada orada bilinç
olmasın Hı hı bilinç olmasın yani onun
varsayımı bu onun varsayımı bu Ben bunu
sorunlu buluyorum varsayım şu fiziksel
olarak olduğu gibi bir a kisine Özgüç
benzeyen bir zombi Özgüç
tasarlayabiliriz ama zombi öz güçün öz
güçten tek farkı Hollywood zombisi değil
felsefi zombi bu Hı hı zombi Özgüç Özgüç
tek farkı birincinin olmaması ama onun
dışında bütün Özgüç
gerçekleştirdiklerini
gerçekleştirebilecek bir yapıda fiziksel
olarak Hı hı hı hı bunun gerçek
olabileceğini
varsayıyoruz diyorum ben buna bunun
düşünülebilir olduğunu söylüyor
bakıldığında tartışmaya getirdiği yer
açısından Dolayısıyla işte bilinci
bilinçte
diyor birinci bir fazlalık olarak
görüyor H hı o halde bu fazlalık niçin
var Sorusunu soruyor Vay yani işte
ingilizcesiyle
Vay değil mi Vay ya işte Tabii
e bakıldığını zaman how sorusuyla Why
sorusu Bana kalırsa ayrı sorular nasıl
diye sormuyor nasıl diye sorduğu yer de
var
olmayabileceği Niçin sorusu bilimsel
olarak tüketi ilecek bir soru değil Evet
tabii Ben öyle anlıyorum zor soruydu
yani Güzel bir bakış açısı O bir yandan
da gerçekten de bu
eee olanları göz önünde
bulundurduğumuzda diyor bilinç ortaya
çıkmayabilir yokmuşçasına düşünebiliriz
Biz olmayabileceği var ne için var
sorusu eşlik etmeyecekse böyle bir
deneyim içsel yaşantı E bu düşünülebilir
ama eşlik ediyor niçin eşlik ediyor
Nasıl da değil Hı hı Tab bunun
mekanizmaları öğrenilir diyor sorun
değil kolay sorular dedii sorul da o
sorular O yüzden o sorularda zaten O
kolay soruların Henüz bir tanesi
yanıtlandı mı emin değilim hani o 202
yıl önce Evet evet evet Eee değil mi or
Evet senin de önayak olduğun sonra
devamı gelmedi herhalde Türkiye'de
Yayıncılık işi Evet değil mi fomen fomen
da o makalenin çevirisi de vardı Sen
çevirmiş yors değil mi Evet senin senin
çevir vardı Üstelik e Dolayısıyla e
sorunumuz ne işte bu fazlalığın ne
olduğuna ilişkin tartışma şte çalması ne
yapıyor Bunu psikofiziksel özellikler
olarak
adlandırıyor psişik özelliklerimiz de
diyelim fiziksel özelliklerimizi
fiziksel
özelliklerimizden psişik özelliklerimizi
türetmek oraya geri götürerek elde etmek
yerine evet diyor evrendeki temel
eee taneciklerden bir olarak bilinci
varsayalım sonra bu bunlar arasında
nasıl bağ kuracağımız düşünelim H hı
yani Bir çeşit işte yeni ikicilik burada
ortaya çıkıyor decart Bir zamanlar
kozalaksı bez aracılığıyla e
gerçekleştirdiklerini çağdaş bir
tartışma içerisinde psikofiziksel
özellikler üzerinden gerçekleştirmeye
çalış yani fiziksel olmayan ama işte
bilincin fiziksel olanla ilişkisini
Çünkü bilinç fiziksel değil kurmaya
çalışan bir tartışma yürütüyor Bu
bakımdan ikicilik H hı O yüzden zor
sorun aşılamaz bir
öyle
kavramsallaştırılması
değerli bir soru mu Elbette Hı hı tabii
tabii yani işte niçin hiçbir şey
olmayacak Ken bir şey var sorusu
üzerinde saatlerce konuşun burada belki
bir Dipnot düşebiliriz Yani bu bu da e
uzun
Tartışmalara gebe bir mesele Eee bana
şöyle geliyor
Eee buradaki niçin sorusu Yani nasıl
sorusunu bilimler Açıklıyor iddiası var
Niçin sorusuna açıklanamayacak iddiası
var Dediğin gibi o niçin sorusunu
açıklayamam daki yetersizliğ imiz
Aslında konuşmanın bir yerinde söyledin
evrimle ilgili bir körlüğü müz yani daha
doğrusu yetersizliğ imiz kaynaklanıyor
sanki evrimsel bilgimizin Eee
boşluklarından kaynaklanıyor gibi
geliyor
bana orada yani bilincin ortaya çıkması
işte bedensellestirme
alırsa soracak olsaydık Bence o yine de
nasılın konusu derdi Evet nasılın konusu
derdi ama işte olmayabileceği Çünkü o
metafiziksel bir soru Evet tabii tabii o
olanaklı Başka bir dünyayı tartışıyor
olanaklı dünyalar metafiziği üzerinden
tartışm metafiziksel bir yere çekiyor
fiziğin tartışması olmaktan çıkartıyor
çal çıkartıyor çıkartıyor O yüzden çok
başarılı Yani kendi işte filozof konum
açısından işte filozofun Tabii
biricikliğini sağlaması açısından ilgi
çekici ama e öbür taraftan da e alana
katkı yapması Tabii alana da başka türlü
katkılar yapıyor çalmaz yani Tab Tab Tab
önemli y önem yamaz fil yani o dil
üzerinden semantik üzerinden yaptığı
çalışmalar birkaç konuyu konuşmak
istiyorum senle var
mı Tamek Eee bu fizikalist perspektif e
benimsendiğini de insanlar galiba Bir
yandan da özgür irade diye bir şeyin
ortadan kalkmasından Tedirgin oluyorlar
Evet şim herde Ben yanılsam yanılsam mı
ya Özgür heralde Tabii işte çok zor bir
soru bütün sorular zor çalmasın zor
sorusu belki özgür irade ile ilgili
soruya dönüşse daha iyi şu bakımdan zor
soru e teolojik açıdan da öyle fiziksel
açıdan da öyle yani Zaten işte e
geçmişteki ilahiyat tartışmalarına
baktığımız zaman İslam ortaş Avrupa orta
çağındaki zor konulardan biri özgür
irade Yani benim tüm yapıp ettiklerimi
zaten belirleniyor Ben ne yapıyorum Evet
ben ne yapıyorum sor etik bir problem
tabii yani kocaman bir şey bir tanrı
tartışması açısından da böyle tanrının
işte Külli irade Cüzi irade bir sürü
tartışma geleneği var bunun üzerinden
biçimden şim benzerini fiziksel C bir
eksenden sorduğunuz zaman da aynı
durumla karşı karşıya kalıyorsunuz Çünkü
gerçekten de ben bütün Yapı taşlarım
ürünü isem yalnızca böyle böyle deyince
de çok soğuk Çok
Evet bir belirlenmek istemiyoruz
deterministik bir yapıda olsak da böyle
Olduğumuzu düşünmek istemiyoruz yani her
an bir fazlalığı istiyoruz y Evet her an
seçmek istiyoruz hı Hatta Neyi
seçebileceğimiz de seçmek istiyoruz Evet
o konuda Özgür ol Neyi
belirleyebilir olmasına da karşı
çıkıyoruz H yani baştan Neyi
belirleyebilecek
çıkıyoruz Dolayısıyla eee burada bu
sorunu konuşabilmek için ben yine işte
evrimi konuşmak gerektiğini düşünüyorum
ve bir de bana kalırsa İşte o beyindeki
karmaşık yapıdan söz ettim kaosu da
konuşmak gerekiyor Yani şu bakımdan
kaosu da konuşmak gerekiyor Yani Kaos
açısından Eee küçük etkilerin büyük
sonuçlara yol açması bağlamında
söylüyorum bu konuda şimdi E şöyle
birincisi evrimsel açıdan baktığımız
zaman işte nedir Aslında Eee özgür irade
e Neyi isteyip neyi isteyemeyecek
Bu seçim Neyi seçersek seçerim
belirlenim altında mı altında Hı
hı şöyle de yapsam böyle de yapsam yine
de öyle yaptığım zaman da dünyadaki
Başka şeylerle Hı hı ilgi içerisinde
belirleniyor bir yerden bir yandan da
diğer türlü de belirleniyor dolayısıyla
her türlü belirleniyor aslında Hı hı ama
Eee neyin
Eee nasıl belirleneceği yine de Eee
geriye gittiğimiz zaman bu Bana kalırsa
işte şuraya ilgili bir sorun işte
canlılık dedik canlılara baktığımız
zaman temel düzeydeki canlılığın Eee
etkinliklerinden biri yani dünyada olma
biçimlerinden biri bir defa entropiyi
belli bir süre dengelemek çok Yani iç
dış dengesi iç dş dengesi kurmak bir
başkası da sakınmak Hı hı hı hı sakınmak
yani kaçınmak Evet evet sakınmak ne
demek sakınmak
İşte seçebilmek aslında Hı hı Aslan
varsa kaç Evet yaklaşacağım mı kaçacağım
mı yani aslan var Ben aslanı gördüğüm
halde kaçmam Fazlı edemem av olurum
türsel süreklili diğimi
sağlayamamak mdan İşte o gerideki
mekanizmaları düşündüğümüz zaman canlı
üzerinden işte canlı çok çok daha büyük
bir tartışma alanı belki bilinçten evet
canlı ve bilim için ilişkisini olmak
canlının bu Bu sakınmayı nasıl
gerçekleşti ve bu canlının düzeyi
arttıkça bilişsel karmaşıklığı yi tononi
işte hani ne kadar bilinci var yani o
güzel bir kavramsallaştırma bir yandan
karşı çıkan çok olsa da hı Eee ona Eee
ne kadar bilişsel karmaşıklık
yaşadığımıza göre seçme hakkımızda
çoğalıyor sanki yani o o bir deneyim
bizim açımızdan seçe Yani bizim bilinci
bize seçme deneyimi yaşatıyor Hı hı
seçme deneyimi üzerinden de karar
veriyoruz bunun kaosla ilgisi ne kaosla
ilgisi de şu bana öyle görünüyor ki Kaos
şimdi 90 milyar şu her an etki
altındayız her an etki altındayız ve bu
bu etkiler gidip işlendikten sonra
bilişsel yapımız da öyle farkında
olduklarımız kimleri duyuyoruz bir sürü
şeyi şuradan hışırtı geliyor ama işte o
bir
yerlerde ekleniyor Yani sinir Evet girdi
olarak ekleniyor benim bisel yapıma
şimdi buralardaki ufak bir değişiklik
ufak bir değişiklik bir başkasını
Aslında ortaya çıkartıyor Evet
bakıldığında ve bu Yapı sürekli
değişiyor bir yandan da dinamik dinamik
bir yapı Bir de yani şundan dolayı
söylüyorum gen çalışmaları açısından da
H söylüyorum Yani insan genomu üzerinden
E yapılan çalışmalarda da genlerin de
statik değil Evet genleri düzenleyen Hıı
yapılar olduğunu Bu yapıların da Bu
yapıların da koşullara göre
düzenlenebileceği yani insanın e kendi
Birel donanımı ile ilgili yani
kendisinde saldırganlık yeni varsa
saldırgan olması gerekmediği sonucuyla
karşı karşıya geldik K epigenetik
üzerinden söylüyorum işte Dolayısıyla
İşte bu küçük değişikliklerin Sakın
abilir bu küçük değişikliklerin meydana
gelmesi
saldırganlığı baskılayıcı
işte birini sevip de saldırganlığını
sözgelimi
engelleyebilmek yol açabiliyor Eee
Dolayısıyla Yani şöyle demeye
çalışıyorum işte seçmeyi ve seçenekleri
çoğaltacak şekilde yapılanmış ve son
derece karmaşık bir şey var orada düzen
var Biz genellikle Tabii seçme deyince a
ve ve arasındaki seçmeyi düşünüyoruz
Oysa çok daha karmaşık bir e arkada
işleyen mekanizma ve seçenek çokluğu var
Evet o o çokluğu ihmal ediyoruz o o
çokluklardan birisi yaşanmaya başlıyor
başkası da yaşanabilirdi de
yaşayacağımızı seçiyor muu deneyimle
birlikte geliyor işte bu deneyimin
ortaya çıkmasını sakınmaya ilişkili ol
ilişkilendiriyor ben bir anlam E tabii
yani bu bu bu böyle İyice rafine
edilmesi gereken bir konu bunu tabiii
Tabi yani bütün sorular dedik ya zor
soru Eee Bir tedirgin edici E şey daha
Eee soru daha Yapay Zeka Eee konusunda
Eee çok konuşulan bir konu Yapay Zeka
Eee Aslında iki boyutlu bir şey eee Yani
bir yandan Eee işte
eee hayatımıza girdi Evet yani Ama işte
insan gibi robotlar ortaya çıkacak mı
bizi kontrol edecek mi gibi bir
tedirginlik üstünden okunuyor yap SK
skynet yük skynet geliyor Dolayısıyla
Eee bu konuda ne demek n ek ister şöyle
yani yapay İşte sorun şuraya geldi
dayandı insan dışı bir ortamda bilinçli
bir varlık üretilebilir mi Hı hı İnsan
bilincini konuşurken insan bilincinin
çeşitli Bilsel yapıyı konuşurken işte
erişim bilincinden söz ediyor söz gelim
netw hesaplanabilir yanlarımızı başka
bir ortamda üretebiliriz o bu ortaya
çıktı hı ama işte anlama düzeyi
fenomenal deneyim bunun için zaman var
Yapay zeka ile ilgili sorun Bence en
büyük sorun uluslararası şirketlerin
tekellerin Yapay Zeka çalışmalarının
arkasında olması h h Hı hı kişisel
verilerimizin çok kolaylıkla dolaşıma
girdiği Elden ele gezindiği bir
dönemdeyiz bir yandan da ve bu e büyük
verileri işleyebilen işte
bütün toplumla ilgili süreçleri
denetleyebilecek bir noktaya taşınması
kolaylıkla beklenebilir Çünkü İşte bu E
egemenlerin bu
şirketlerin varoluş nedeni o kadar dail
bir tartışma değil Tab steril bir
tartışma değil hayatımızı kolaylaştıran
yanları var ama mutlaka etik ilkelerin
gözetilmesi gereken bir tartışma Ama
tabii etik ilkeleri dayat abilmek için
de buna e dönük bir toplum olması lazım
bir işte söz gelimi işte hani
biliyorsunuz onlar çok konuşuldu süremiz
de daraldı diye hızlıca söylemeye
çalışıyorum daha bu derin öğrenme
temelli dil modelleri ilk çıktığında 56
yıl önce birdenbire veri toplayıp Troll
denince kadın düşmanı ırkçı bir kimliğe
büründü Hıı Hı hı evet şimdi neyin ihlal
edilmemesi gerektiği neyin ihlal
edilebileceği ile ilgili sıkı
denetimlere gereksinim var ama olup
Bitene baktığımız zaman bu tür Çabalar
var ama bunlardan güçlü şekilde
kaçınıldığı da görüyoruz y etik
ilkelerle donanmış yapay zekalıların
ancak toplumda e bir karşılığı yararlı
bir karşılığı Olabilir Öbür türlü Yani
bu bu bir tarafı işin diğer hümanoid
gibi var olanlar açısından da başka
türlü sorunlar ortaya çıkacak tekil
tekillik aşamasın yani bireyselleşen
bilil birl perse o o çok apayrı bir
tartışma onu bir başka zaman bir başka
zaman diyelim süreyi zaten Eee eee Belli
ki seni bir daha bir konuk
alacağız konuşacak çok Eee konu var çok
keyifliydi Ben teşekkür ederim Benim
için de öyleydi bundan sonrası için de
başarılar umuyorum seyircilerimiz
açısından da iyi bir e altyapı ve
Panorama olmuştur Eee ederim çok
teşekkür ediyoruz programımızın sonuna
geldik Bir sonraki programda görüşmek
üzere

herkese merhaba bugün size orjinaline
Ordu iline oyun Üniversitesi'nde ders
veren CHP nin hazırladığı derste
anlatacağız konumuz eleştirel düşünmeye
giriş bu derste üç şeyden bahsedeceğiz
ilki eleştirel düşünme nedir ikincisi
argüman nedir ve üçüncüsü tümdengelimsel
ile ampul Latif Arzuman arasında ne fark
vardır Bu arada aperatif genişletici
tamamlayıcı gibi anlamlara geliyor
Öyleyse eleştirel düşünme nedir diyerek
başlayalım eleştirel düşünceden
eleştirel düşünme inandıklarımız ın
sağlam sebeplere dayandığından Emin
olmaktır
bu peki bu ne anlama geliyor
arkadaşlarınızla bu geceki partiye
Kimlerin geleceği hakkında konuştuğunuzu
varsayın size kendinden çok emin bir
şekilde Mehmet partiye gelmeyecek diyor
ona inanıp inanmayacağınız dan Emin
olamıyorsunuz Bu yüzden de doğal olarak
Neden böyle düşünüyorsun diye
soruyorsunuz size çok farklı cevaplar
verebilir Biz verebileceği cevaplardan
3'ü hakkında konuşacağız ilk olarak ona
gıcık oluyorum ve partide güzel vakit
geçirmek istiyorum diyebilir ikinci
olarak Mehmet Çok utangaç biri ve
partilere de çok gitmez diyebilir ve
üçüncü olarak Mehmet zaten şu anda
Çin'de ve buraya öğleden sonraya kadar
gelmesi imkansız diyebilir verdiği cevap
Mehmet'in partiye gelmeyeceğine
inanmamız için iyi bir sebep sunmuyor
ama ikinci sebep Mehmet'in partiye
gelmeyeceğine inanmamız için iyi bir
sebep Hacer Mehmet utangaç Save
partilere na
ne diyorsa bu geceki partiye gelmeyecek
olmasına muhtemel benzer şekilde 3.
sebeple iyi bir sebep eğer Çin'de ise ve
oradan buraya öğleden sonraya kadar
gelmesi imkansızsa vardı ya gelmeyeceği
garantidir değil mi bu tür şeylerin
farkına varırsınız bir şeye inanmak için
iyi ve kötü sebepler olduğunu da
anlarsınız yani eleştirel düşünme
becerileriniz gelişir eleştirel düşünme
inandıklarımız ın iyi sebeplere
dayandığından Emin olmamızdır demiştik
Bu sebeple eleştirel düşünme üzerine
çalıştığınızda öğrendiğiniz temel
becerilerden biri de bir şeye inanmadan
önce iyi ve kötü sebepleri ayırt
etmektir burada iyi kelimesini ne
şekilde kullandığımdan bahsetsem iyi
olacak bahsettiğim şeyin ahlak veya
etikle bir ilgisi yok yani iyi sebeplere
dayanarak bir şeye inanmak derken ah
o açıdan İyi veya doğru sebeplere
inanmaktan bahsetmiyorum benzer şekilde
kötü sebeplere dayanarak bir şey inanmak
da bu inancın ahlaki açıdan Yanlış veya
kötü olduğu anlamına gelmiyor burada bir
düşüncenin sebebinin iyi olması yani iyi
bir sebebe dayanması daha çok gerçeklik
kavramı ile yakından ilişkili Yani bir
düşüncenin iyi bir sebebinin olması onun
Muhtemelen olması anlamına geliyor bu
sebeple de düşünce gerçekçi hale geliyor
bir düşüncenin iyi sebeplere dayanması o
düşünceyi kesin kılıyor ve ki bu neden
önemli çünkü mantıklı varlıklar
olduğumuz için düşüncelerimizin doğru
olmasını isteriz mantıklı İnsanlar
yanlış düşüncelere değil doğru
düşüncelere sahip olmak isterler bu
şekilde mantıklı olmanın en iyi yolu da
düşüncelerimizi Ancak ve ancak iyi
sebepler çerçevesinde Shake
bu önemlidir Bu da bizi ikinci sorumuza
götürüyor argüman nedir Arguvan bir
araya gelerek Başka bir ifade için sebep
oluşturan bir ifadeler bütünüdür Örneğin
Az önce gördüğümüz cevaplardan birini
argüman olarak ele alabiliriz
arkadaşınız size İki ifade sunuyor
Mehmet Çok utangaç ve Mehmet partilere
pek gitmez bunlar bir araya gelince
Mehmet'in partiye gelmeyeceğini düşünmek
için bir sebep oluşturuyor sebebi
oluşturan ifadelere argümanın öncülleri
diyoruz Mehmet Çok utangaç birincil
öncülüğüdür Mehmet partilere pek
gitmezse ikinci öncüdür bu öncülerin
inanmamız için sebep sunduğu ifadeye de
argümanın sonucu diyoruz iyi bir argüman
öncülerin sonuç için iyi bir sebep
sunduğu bir armağandır yani Öncüler su
bu doğru kılar bu durumda argümanın
sonucu desteklediğini söyleyebiliriz iyi
argümanlar sonucu destekler kötü
argümanlar sa desteklemez eleştirel
düşünmenin kilit noktası argümanları iyi
veya kötü olmalarına göre değil
öncülerin sonucu destekleyip
desteklemediği ne göre değerlendirmeyi
öğrenmektir Bir kırmızıyla yazdığım
Arguvan arkadaşınızın verdiği ilk Cevap
argümanın iki öncülü var ona gıcık
oluyorum ve partide güzel vakit geçirmek
istiyorum vardı Sonuçta Mehmet partiye
gelmeyecek dile rengiyle yazdığım 3.
argümanın da iki öncülü var Mehmet zaten
şu anda Çin'de ve buraya öğleden sonraya
kadar gelmesi imkansız Sonuçta yine
Mehmet partiye gelmeyecek ö
de söylediğim gibi kırmızı argüman iyi
değil ama lillah argüman ip Bunun
sebebini biraz daha açıklayayım kırmızı
argümanın öncülerin de arkadaşınızın
Mehmed'e gıcık olduğu ve partide güzel
vakit geçirmek istediği belirtiliyor bu
öncülerin argümanın sonucuyla arasındaki
bağ bir düşünün bu önermeler sonucu
gerçek çıkılmıyor arkadaşınızın Mehmed'e
gıcık olması ve güzel vakit geçirmek
istemesi Mehmet'in orada olmayacağı
fikrini güçlendiriyor yani sonuçla
bağlantısız Ama bu morardı manda eğer
öncüller doğruysa sonucun doğruluğunu
Garanti diyorlar yani sonucu çok olası
kılıyorlar öncülerin doğruluğu sonucunda
doğruluğunu Garanti diyor Böylece mor
Arzum anda öncüller sonucu desteklenmiş
oluyor şuna değinmekte fayda var kırmızı
argüman kötü görünse bile başka bir
öncülün eklenmesiyle i
Bu bir argümana çevrilebilir ne mesela
Eğer arkadaşınız partiye kimlerin davet
edileceğine karar veren kişi ise o zaman
Mehmed'e gıcık olması ve bu partide iyi
vakit geçirmek istemesi Mehmet'in
partide olmayacağını Düşünmeniz için iyi
bir sebep olabilirdi Çünkü mehmeti davet
etmediğini Düşünmeniz için bir sebebimiz
olurdu ama şu anki haliyle argüman iyi
değil kendi içinde değerlendirdiğimizde
bu iki Öncü Mehmet'in partide
olmayacağını düşünmemiz için bir sebep
solmuyor son olarak iki farklı argüman
çeşidini birbirinden ayıracağız buraya
sol tarafa turuncu argümanı yazıyorum
yani arkadaşınızın verdiği ikinci cevap
olan Mehmet Çok utangaç ve partilere pek
gitmez Sağ taraf Ice Amor argümanı
yazıyorum Mehmet şu anda Çin'de ve
partiye vaktinde gelemez ikisinin
da aynı Mehmet partiye gelmeyecek
önceden de söylediğim gibi İkisi de iyi
argümanlar ikisi de sonuca inanmamız
için sebep sunuyorlar yani ikisinin de
öncülleri sonucu destekliyor Ama bu iki
argüman arasındaki önemli bir farka
değinmek istiyorum mor argümanı ele
alalım ve öncüleri üzerinde düşünelim
Eğer Öncüler doğruysa Yani eğer Mehmet
Çin'de ise ve oradan buraya vaktinde
gelmeyecekse o zaman Mehmet'in partiye
gelmeyeceği gerçeği doğru olmalı bu
Öncüler sonucu garantiliyor öncülerin
sonucun doğruluğunu kesinleştirdi bu tür
argümanlara günden gelin sel ya da
tümdengelimli argümanlar diyoruz
tümdengelimsel bir argüman da öncülerin
ortaya koyduğu Sonuç doğru olmak
zorundadır tümdengelimsel Bir argümanın
öncülerin de verilen bilgi sonuca
varmamız için yeterlidir ama
o kadar dumana bakarsanız durumun aynı
olmadığını göreceksiniz turuncu argüman
öncüller doğru olsa bile sonuç yine de
yanlış olabilir Mehmet cidden utangaç
biri olsa ve partilere pek gitmek
istemese bile yine de utangaçlığını
yenip Nadiren de olsa partilere
katılmama tutumunu askıya alabilir ve
ansızın çıkıp partiye gelebilir düşük
ihtimal ama yine de mümkün Böylece
turuncu argümanın öncülerinin doğruluğu
sonucun doğruluğunu kesinleştir mi yor
bu tür argümanlara ampi Latif ya da
tamamlayıcı genişletici argümanlar
diyoruz an plastik yardım anda öncülerin
doğruluğu sonucu olasılıklar ama
kesinleştir mez Dediğim gibi iki argüman
da iyi hatta ampul Latif argümanlar
birçok durumda çok iyi argümanlar
olabilirler ama tümdengelimsel değil
bu ölçüler sonucun doğruluğunu Garanti
edemez bir argümanı değerlendirirken
argümanın tümdengelimsel mi yoksa sadece
amfi Latif mi olduğunu bilmek önemli
olabilir Eğer argümanın tümdengelimsel
olması gerekiyorsa ancak arduman detaylı
değerlendirildiğinde öncülleri sonucun
doğruluğunu kesinleştir mi yorsa Yani
öncüller doğru olsa bile sonucun yanlış
çıkma ihtimali varsa o zaman argümanı
kötü bir argüman olduğu için Redd
edebiliriz Ama abi Latif bir argüman söz
konusu olduğunda öncülerin doğruluğunun
sonucun doğruluğunu kesinleştirme dini
fark edildiğinde bu sadece argümanın
ampül atisti argüman olduğunu fark etmek
anlamına gelir mesela sonucu yanlış
olabileceğini söyleyerek turuncu
argümana itiraz ederseniz önemli noktayı
kaçırıyorsunuz demektir ameliyati
fargman da
bu sonucun Öncüler L garanti izlenmemesi
zaten doğal karşılanır Yani bu ampul
Latif argümanın doğasında olan bir şey
zaten kelime anlamı da tamamlayıcı demek
sadece var olan düşüncelerin bir
tamamlayıcısı tamamlayıcı argüman Bize
sadece sonucun olası olduğunu düşünmemiz
için sebepler sunar bu yüzden bir
argümanın türünü bilmek onun iyi bir
argüman olup olmadığına karar vermek
için kullanılacak yöntemleri ve araçları
bilmenin bir şartıdır rampi Latife
tümdengelimsel argümanları
değerlendirmek için kullanılacak farklı
araçlar var Ancak Şimdilik onlara de
iniyoruz Öyleyse Bu dersi özetleyelim
eleştirel düşünme inandıklarımız ın iyi
sebeplere dayandığından emin olmak
demektir iyi sebeple o inancı olası veya
doğru klan sebep anlamına gelir argüman
Öncül dediğimiz bir dizi önermede
ne olur bu Öncüler bir araya gelerek
argümanın sonucu dediğimiz Başka bir
ifade için sebep oluştururlar iyi bir
argüman öncüller sonucu destekler yani
Öncüler sonuca inanmanız için iyi bir
sebep sunarlar Çünkü sonucu olası
kılarlar tümdengelimsel Arzu an sonucun
önceliklerle kesinleştir İlci ardım
andır Eğer Öncüler doğruysa Sonuçta
doğru olmak zorundadır rampi Latif ya da
tamamlayacağım dumansa öncülerin sonucu
kesinleştirmeyi argüman dır ancak sonucu
mümkün kılarlar Böylece yine de sonuca
inanmanız için iyi bir sebep sağlamış
olurlar Baro

Gelin size markid doat için bir okuma
listesi hazırlayalım okuma listesinden
önce bu kitapları kesinlikle 202
yaşlarınız altındaysanız okumanızı
tavsiye etmiyorum Hatta 25 ya Üzerine de
okumayı tavsiye etmiyorum Ama yine de
ben önereyim Aşkın suçlarından başlayın
mutlaka Çünkü bu markinin ilk dönem
yazdığı öyküleri bir bütün edebiyatının
başlangıcıdır Hatta bu elimdeki çeviri
de Cemal Süreyya çevirisi ardından
erdemle kırbaçlanan kadına
geçebilirsiniz Bu da maridos ad'ın o
kadın karakter arketip dinin ilk
örnekleri diyebilirim ikinci olarak
Justin sodom'un 120 Günü ve tabii
diyeceksiniz yatak odasında felsefe
nerede yatak odasında felsefeyi de
bunların hepsini okurken okumanız
gerekiyor Bu sefer daha sağlıklı ve daha
anlaşılabilir bir okuma deneyimi
sağlamış olacaksınız

Felsefe ve Kritikten herkese merhaba.
Eee, bugünkü programımızda
önemli ve etkili bir filozofu,
fenomenolojinin kurucusu olan Edmund
Huser'i konuşacağız.
Huser, eee, fenomenolojinin kurucusu
olması olmanın yanı sıra e 20. yüzyılda
Merl Pontiy'den Heidegere'e eee,
Sartır'dan Deriday'a kadar pek çok
önemli filozofu da etkilemiş bir isim.
Onun üstüne yapılan çalışmalar halen
devam etmekte ve farklı açılımlarla
aslında bu tartışmalar gelişmekte.
Eee, çok eski ve, eee, yakın bir
arkadaşımı konuk ediyoruz bugün. Eee,
hoş geldin Sanem. Sanem Yazıcıoğlu.
&gt;&gt; Hoş bulduk. Hoş bulduk Kaancığım.
Teşekkür ederim. Evet.
&gt;&gt; Çok güzel seni burada görmek. Seni
tanıdığımdan beri Husel çalışıyorsun. O
yüzden senden Husel konuşmak bir kere
bir ayrıcalık olacak.
&gt;&gt; Çok teşekkür ederim. Çok sağ ol.
geldiğin için tekrar.
&gt;&gt; Ben teşekkür ederim.
&gt;&gt; Hemen şöyle başlayalım. Eee, şimdi Husel
gibi büyük isimlere baktığımızda, eee,
belli aşamalar katettiklerini, kendi
düşünce dizgelerinde belli aşamalar
katettiklerini, eee, aynı konuları
tartışsalar bile eee, sapt saptıyoruz
aslında. Dolayısıyla eee, belli
dönemlerinden bu filozofların bahsetmek
mümkün. Huserli kabaca eee, kaç dönemi
var Huserli'nin? Tabii ki ayrıntılar,
ara dönemler, ara tartışmalar vesaireler
olabilir ama
&gt;&gt; hani ilk defa Huser hakkında bir fikir
edinecek birisi için neler söylersin bu
alanda?
&gt;&gt; Şimdi Huser eee çok istisnai bir
düşünür. Şöyle yazdıklarından hiçbir
zaman bütünüyle memnun bir düşünür
değil. Dolayısıyla sürekli kendisini de
eleştiriye tabi tutan eee bu anlamda
sürekli kendisini geliştiren eee kendi
yapmak istediği programı geliştiren bir
düşünür. Eee biz geriye dönerek
baktığımızda bir eee değişiklik
görüyoruz bu dönemler arasında. Yoksa
kendisi açısından aslında çok tutarlı
şekilde ilerleyen bir dizge var. Burada
da eee ilk dönemlerinde eee ortaya çıkan
eee zaman çözümlemeleriyle gelişen bir
hat görüyoruz. eee, ilkin bir mantık
araştırması olarak fenomenoloji ortaya
çıkıyor. Ama bunu da çok doğru anlamak
lazım. Bu mantık araştırması aslında
yeni bir felsefi düşünüşün mantığını
ortaya koymak için Huserlin'in eee
araştırmaya devam ettiği bir alan. Şimdi
burada da eee zamanın işleviyle bu
mantık araştırmalarının simetrik bir
şekilde devam ettiğini ve buna bağlı
olarak Huserl'in görüşlerinde dönüşüm
olduğunu görüyoruz. Bunu da kabaca üç
ana dönem eee içinde ele alabiliriz. Bir
ilk eee mantık araştırmalarının eee öne
çıktığı dönem. Daha sonra düşüncelerin
ikinci aşama olarak düşün eee düşünceler
eee yapıtının ortaya çıktığı Evet. Bir
de bütün bunların artık bir anlamda eee
genetik fenomenoloji olarak Türkçede
anlabileceğimiz oluşuma dayalı
fenomenolojinin ortaya çıkmasıyla bir
son dönemine doğru geçittiğini
görüyoruz. Belki buna eee en son aşama
olarak da kriz metniyle gelen Avrupa eee
eee Avrupa'nın krizi eee bilimlerinin
krizi metniyle gelen bir eee tarihsel
araştırmayı ekleyebiliriz. Ama
göreceğimiz şu en nihayetinde eee
zamanın ortaya çıkışı, buradaki
işlevinin ortaya konması ve en son
olarak da tarihsellikle
ilişkilendirilmesi. Bu şekilde ayır
&gt;&gt; bir ara soru sorayım. Eee bu son dönemi,
son dönem düşünceleri
tamamlanmadı değil mi? Nihayete ermedi
diyebilir miyiz?
E bence
yani bence
aslında bir tır tamamlanmışlık görüyorum
ben burada. Çünkü tarihselliği eee
eklemesi, zaman çözümlemelerini aslında
bana göre bir eee eee tamamlanma. Eee
çünkü burada artık tarihsellik, kültür
konuları da işin içine girmiş oluyor.
Eee bir geriye dönük müthiş bir bakış
var. Yani bu sonradan işte geometrinin
eee kaynağı metneyle gördüğümüz bütün
yapıların matematik mantık alanı yani
formel bilimlerin de dahil olduğu alanın
da bu tarihselliğe tabi olduğunu
söylemesi eee bu açıdan bakması bence
eee
&gt;&gt; yani ve yaşam dünyası gibi son derece
kapsayıcı kavramları önermiş olmasıyla
bence eee zirvesine ulaşıyor
diyebiliriz. Evet. Evet. Zaten
bilmiyorum katılır mısın? Ben Husel'de
şöyle bir eee eee düşünce seyri eee
görüyorum. İlk başta söylediğin eee hani
biz geriye doğru bakınca bir dönemleme
yapıyoruz.
üstünde gidiyordu. Evet.
&gt;&gt; Bana böyle bir hozzenik bir şeyi takip
ediyormuş gibi yani böyle kademe kademe
işte ne bileyim aşama aşama gitmiyor da
e aynı problemi döne döne işte yeni
şeyler ekleyerek, açımlayarak,
geliştirerek çeşitli kavramların
eklemlenmesiyle tartışıyor gibi bir eee
yanı var sanki.
Huserl'in felsefeyi ortaya koyuş
tarzıyla
felsefesi ve kendisini felsef felsefe
yapma tarzı arasında tam şu söylediğin
helizonik bir yapı var. Yani
fenomenolojinin kendisi de bizi sürekli
bir geriye dönmeye ve yeniden aynı
şeyleri düşünmeye eee çağırırken eee
Husar'in kendisi de tam da bunu yapıyor
ve sürekli bir eleştirel bakışla
kendisini eee geri dönüyor.
&gt;&gt; Eee zaman çözümlemelerinin sonuçlarını
yeterli görmüyor mesela tekrar bu konuya
dönüşüyor ve bütün bu zaman
çözümlemeleri bütün hayatı boyunca
bırakmadığı bir alan olarak kalıyor.
Buradan bir tutarlılık eee ve bir dizgi
aslında eee ortaya çıkıyor ama e yani
değiştirerek geri dönmüş oluyor. Eee
kendi
değil zaten. Evet. O yüzden bir
süreklilik e düzenlilik var ama eee bu
bir tekrar anlamına gelmiyor. Huselde
zaten sürekli yazarak biliyorsun düşünen
birisi. Sağ olsun bu kadar çok yazdığı
için de yani yaklaşık 40.000 sayfa var.
E Huserlin el yazmalarında.
onı
&gt;&gt; insan merak ediyor. Şimdi kitaplar başka
bir şey. Esas o el yazmalarında ne
gizli, nereye gitti bu düşünce ne kadar
gelişti? Çok heyecan verici gerçekten.
Husel böyle bitimsiz bir adam gibi
geliyor biraz.
&gt;&gt; E ama böylece bu şekilde söylüyorum.
Korkutmayalım yani. E şey yani çünkü bu
bu kadar metin var. bunun altından
kalkarız diye düşünülmesin. E temel
metinleri kendi yaşamı süresince
yayınlanan metinler bir de demin söz
ettiğimiz sonuncu metni aslında iyi bir
hat veriyor eee kendi düşüncesinin takip
edebilmesi için. Ama çok detay var. Onu
da başka metinlerde eee bulabiliyoruz.
&gt;&gt; Tabii. Eee şimdi bir motto haline gelmiş
bir şey var. İfade var. Eee Huserlin'in
ünlü çağrısı. Şeylerin kendisine
dönelim. eee eylemle aslında bir
fenomenolojiye giriş niteliğinde Eylem
Hacı Muratoğluyla bir program yapmıştık.
&gt;&gt; Şimdi bu daha spesifik konuşalım
istiyorum. Kurucusu olması itibariyle de
Hussel düşüncesinin eee açığa çıkması
eee açısından da eee bu motto tam olarak
bu çağrı eee tam olarak ne anlama
geliyor? Felsefi bir yöntemsel mesela
dönüşüm müdür bu?
&gt;&gt; Eee neye işaret ediyor? şeylerin
kendisine dönmek ne demek? Eee, buna
biraz açıklık getirir misin? Şimdi
Huserlin neden fenomolojiyi yeni bir
alan, yeni bir disiplin hatta insan
bilimlerine uygun tek bilgi alanı olarak
görmesinin nedeni eee geçmiş metafizik
kuramlarla olan tartışması. Bu
kuramlarda biz sürekli ikiliye dayalı
eee kuramlar görüyoruz. İç, dış, beden,
akıl vesaire. Bütün bu ikiliye dayalı
eee kuramların aşılması Huserli için son
derece önemli. Bu aşma denemesinde de
eee İngiliz empizme ile eee tartışma,
Descart'la tartışma çok önemli eee eee
eee bir yerdi. Şimdi neden eee bu kadar
eleştiriyor Humu ya da İngiliz empirizm?
Çünkü burada bir dış dünya ile bir
kopukluk var bizim şeyleri eee
kavrayışımız arasında. Bu kopukluğun
giderilmesi için aslında şeylerin
kendisine dönme şeyler burada aslında
görünüşler eee alanı olarak karşımıza
çıkacak. Eee
&gt;&gt; nasıl algılıyoruz? Bir kere bunu buna bu
soruya geri dönüyor Huser. Ve bu
eleştiride de önceki kuramlarda olduğu
gibi önce algılıyoruz işte ya da önce
duyuluyoruz işte sonra gerisi geliyor ya
da bizde bunun kategorileri var ondan
sonra onlara dönüyoruz gibi birisinin
başlangıca eee başlangıç alan bir
düşünme tarzı yok. Huserl tabii
fenomenolojinin eee en önemli önerisi
bunların karşılıklı ayrılamazlıklarını
ortaya koymak. Bu ayrılamazlığın belki
en güzel eee eee dile getiren de
şeylerin kendisine dönme ama ne demek o?
Şeyleri göründükleri biçimiyle bize
göründükleri biçimiyle
&gt;&gt; eee onlara dönmüş oluyoruz. Bir taraftan
duyu
&gt;&gt; ağırlığını her zaman eee taşıyor bu
nedenle. Ama biz artık sadece empererin
ya da deneye deneycilerin kaldığı yerde
kalmıyoruz. O her defasında bizi
göründüğü şekliyle
bizde olan bir şey. Yani görünüşle
görünen şey birleşmiş oluyor. Eee bunu
eee belki intensiyonellle yani
yönelimsellikle belki bağlamak mümkün
olabilir.
&gt;&gt; Oraya geçmeden hemen şeyi de belki
burada buraya koymak gerekir. Doğal
tutum eleştirisi de zaten buraya tam
olarak oturuyor.
&gt;&gt; Çok güzel. Evet. Kesinlikle. Bence çok
iyi yerde durdurdun. Zaten burada
fenomenolojik tavır konusu buradan
ortaya çıkan bir şey. Şimdi ben elbette
ki fizik nesneyi bir bilim nesnesi yani
bilime uygun şekilde ölçebilirim,
tartabilirim ama bununla o şeyi görme
tarzım arasında tam bir özdeşlik yok.
Yani o ne olursa olsun benim onu
gördüğüm şekliyle kendi tarihiyle işte
ne bileyim benim kalemim olarak işte
masanın üstündeki kalem olarak orada
hiçbir zaman eee bu tiken nesneyi onun
ölçülebilir niteliklerini eee ya da
niceliklerine indirgeyemiyoruz. Oysa bir
de eee doğal tutum dediğimiz tutum ya da
doğal tavır dediğimiz şey eee nesneyi
özneden bağımsız bir eee varoluş olarak
konumluyor. Esas itirazı da bu noktaya
bu söylediğin anlamda yani benim için
bir kalem benim yaşantı deneyimimde yer
alışıyla var zaten. Görünüşü itibariyle
eee dahil. Doğal tutum derken, e,
bilimlerin, pozitif bilimlerin ya da
işte bahsettiğin empirizizmin ya da,
eee, kartezyen düşüncenin yaptığı, eee,
özneden bağımsızlaştırmak değil mi?
&gt;&gt; Ya hem öyle hem öyle bir de hep sürekli
bir eee şey yani böyle eee, bir yapay
bir temsile dönüştürme sorunu var
burada. Yani burada artık Huserli'nin
söylediği biz şeyleri onun onların
temsilleri olarak görmüyoruz. kendileri
olarak görüyoruz. Şeylerin kendisine
dönmenin esas zaten anlamlarından bir
tanesi bu. Ben gerçekliğin temsili
içinde değilim. Gerçekliğin gerçekliği
ben kuruyorum. Onunla birlikteyim. Eee
ve buradaki birlikte kurma etkinliğini
biz eee böyle eee yapay bir şekilde
ayıramıyoruz.
&gt;&gt; Bunu bir eee
&gt;&gt; e metodolojik olarak kullanabiliriz ama
bizim gerçekliği kavrayışımız böyle
değil. bunun bunu ortaya koyması eee ve
buradaki dönüş yani şeylerin kendisine
oldukları gibi yani temsilleri olarak
değil oldukları gibi dönüş tabii eee
fenomenolojinin en önemli önerilerinden
bir tanesi bu görünüş kavramı. Çünkü eee
birkaç şey birlikte içeriyor. Görünüş
her zaman
&gt;&gt; onun öncesi ve sonrası, ön planı, arka
planı.
&gt;&gt; Hı hı. Yani bir bütünlük olarak hep
orada
&gt;&gt; belli bir koordinatta var yani o görüntü
bizim için. Evet. Evet. Bir
&gt;&gt; de bizim için.
&gt;&gt; Yani Evet. Yani ben bu tarafa baktığımda
hep e belli bir arka planla görüyorum.
&gt;&gt; Şimdi konuşurken ne söyleyeceğimi bir
taraftan düşünüyorum. Ne söylediğimi de
düşünüyorum. Yani bütün yaşantılarımız
aslında bu ön işte koordinatlar vesaire
bütün bunları bir araya getirerek
oluyor. Şimdi bunları eee böyle hiç bir
ilgisiz birimler haline getirdiğimizde
deneyimi açıklayamıyoruz. Huser için eee
temel sorun bu deneyimin açıklanması.
Yani ne ona göre e rasyonalist tutumlar
ne empirist tutumlar bu eee birlikteliği
ve ilişkiselliği eee açıklayamadı.
&gt;&gt; Evet. Çünkü kopuk bir şey olarak o
özneden kopuk bir şey olarak görüyor.
Gerçeklik bizim için aslında görünüş
demek bu serli için. Bu ikisi örtüşüyor.
Temsil değil.
&gt;&gt; Eee ya da işte eee benim dışımda varoluş
bakımından bana hiç bulaşmayan eee ya da
eee benim tarihimde bir yere oturmayan
bir şey değil. Herhangi bir nesne ya da
dış gerçeklik. Dolayısıyla da aslında
ona dış gerçeklik değil işte görünüş
yani fenomen aslında bizim için bizim
için dışarısı fenomenden ibaret zaten. O
yüzden şeylerin kendisi şeylerin kendisi
eşittir görünüş aslında. Yani işte
görünüş kavramında kavramıyla birlikte
artık eee
doğrulduğum, ondan bir şey aldığım duyu
nesnesini algı olarak kurduğum anda bu
algı olarak kurulmuş içeriğe ben bir eee
yönelebiliyorum, geri dönebiliyorum.
Yani intensiyonel doğrulma diye
söyleyeceği ya da yönelimsel doğrulma
olarak söyleyeceği şey bu. Artık o bende
bir içerik olarak var. Ama bu içerik de
böyle tek başına ayrık bir içerik değil.
kendi tarihi bir sürü işte bu eee ek
izlenimleriyle
eee düşünceli ve duygularıyla olan bir
&gt;&gt; geriye dönme. Yani hiçbir şey böyle bir
soyutluk içerisinde değil. Belki burada
şunu söylemek lazım. Husel burada somut
bir ontoloji yaratmaya çalışıyor. Bu
onun için çok çok önemli bir nokta. Bu
somut ontolojide biz de varız. Kendi
bedenle, varlığımızda biz de varız.
Bütün izlenimlerimiz de aynı
somutlukları ve kendi tarihleri
içerisinde var.
&gt;&gt; Kesinlikle. Eee, yönelimselliğe geçecek
olursak, eee, buradan
&gt;&gt; Evet. tam bir geçiş oldu. Yani bu
görünüş, görünüşün kendisi zaten, eee,
bizde içerikler olarak kuruluyor. Bu
içeriği anlamanın belki en, eee, iyi
yolu onu çoklu birlik olarak düşünmek.
Şimdi demin dediğimiz gibi yani tek bir
nesne bile kendi tarihi, kendi ön plan,
arka planıyla geliyorsa demek ki orada
bir çokluk var. Ben bu çokluğun eee
içerisindeki herhangi bir birime ya da
konuya, duruma, olaya, ana geri
dönebilirim. Bu geri dönme aslında
bilincin eee kendi iç hareketliliği
olarak eee betimlediği Huserlin
intensiyonellikle yani yönelimsellikle
mümkün. Hı hı. Bilincin kendi iç
hareketliliği yani bir şeye geri
dönebilme
&gt;&gt; becerisi. Evet. Becerisi ya da yeteneği.
Evet. Bu edim.
&gt;&gt; Ama bu edim böyle herhangi bir tek
katmanlı bir edim değil. Sürekli değişen
içeriklere dönebildiği için çok zengin
bir geri dönüş alanı. Yani kurulan şeyin
zenginliği kadar bizim ona geri
dönüşümüzü de açık bir alan olarak
tutuyor. O yüzden de eee çok eee
yaratıcı eee işte imgeleme önem veren
değil mi? Bir sürü eee değişik
anımsamalara olanak tanıyan önemli bir
etkinlik.
&gt;&gt; Zaman zaman vurgun baştaki zaman vurgun
eee tam da bu noktada aslında değil mi?
Yani şimdi deminden beri anlattığın her
şey benim için bir zaman şeyi üzerinde
gidip geliyor ve eee bütün
faaliyetlerimiz yani bilinçli
&gt;&gt; eee sonuç itibariyle belli bir zaman
şeyi üzerinde kayıyor. Eee öne ya da
geriye ya da işte o bahsettiğimiz
koordinat belli bir zaman içerisinde.
Dolayısıyla ileride tarihsellik diye bir
şey zaten karşımıza çıkacak.
&gt;&gt; Hı hı. eee bunu da belki şeye eee
eklemek eee iyi olabilir
&gt;&gt; ya. Evet. Yani burada çok önemli bir
nokta var. Yani bizim şeyi algılama
zamanımız ilk böyle bir eee bir eee anda
gerçekleşiyor. Bu anı anımsadığımızı
söyle yani ya da buna birincil anımsama
diyecek ya Husel. Şimdi bu birinci
anımsama ilk andaki izlenimler çokluğu
olarak eee kuruluşu biz eee
zamansallaştırırız. Bütün bunları
birbirine eklemleyerek zaten ancak
zamanı ortaya koyabiliyoruz. Eee,
dolayısıyla zamanın kendisi de
izlenimlerin birbirine eklenmesinden
ortaya çıkan, eee, somut bir yapıya
dönüşüyor. Yani artık biz zaman
içerisinde olmuyoruz.
Şimdi böle
bütün algı da bu zamanlaşmanın
konusu olarak yeniden kurulan bir alan
haline geliyor. Bellekte bütün anımsama
edimleri de
&gt;&gt; her yeni deneyim onu bir şeyi daha
doğrusu farklı şekilde algılamayı,
farklı şekilde anımsamayı ama bütün
bunları yine bir birlik olarak kurmayı
sağlıyor. Yani eee bu çokluğun içinde
dağılmıyoruz. Bu nedenle buna işte Huser
bütün bu algıların toplamının eee bir
rey tarihsel bir şekilde ya da
zamansallık içerisinde bir araya
gelmesine eee tam algı diyecek. E bu tam
algılar sayesinde de biz aynı şeyin
deneyimini farklı biçimlerde eee
değiştirmeye, yeniden kurmaya devam
edeceğiz. Zaten Huselde bir kavramı
diğerinden koparıp konuşmak çok zor.
Yani şimdi mesela önümdeki notlarda da
var. Çok yanlış anlaşıl senin
sempozyumlarda hep itiraz ettiğin hani
şimdi mesela eee fenomenoloji şöyle de
tanımlanıyor. Bilinç yani kabaca
söylüyorum bilinçteki özleri çalışan eee
disiplin.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Şimdi bu öz eee başka nelere gönderme
yapıyor biliyoruz. Yani sabit bir şey
bu. senin anlattığın zaman eee çizgisi
üzerinde daha doğrusu zamanlaşmış
deneyim içerisinde eee kurgula
kurulagelen eee ve dolayısıyla o özne
için belli bir anlam taşıyan duygu
atfettiğimiz şeyler değil. Duygu yüklü
şeyler değilmiş izlenimini daha doğrusu
veriyor. Bu e özlerin bilimi olarak
özden tam olarak ne anlamamız gerekiyor
Husal'de? Yani çok haklısın bu yani
hassas olduğum çünkü yani bunun kadar
Huser'i yanlış anlamaya itebilecek başka
bir şey yok. Eğer Huser'deki özü siz
Platon'la karşılaştırırsanız, bilmem eee
Husel'in bahsettiği egoyu Descartes'la
karşılaştırırsanız
eee yani buradan maalesef ya da
transzendentali
Kant'la karşılaştırırsanız buradan
gidebileceğiniz bir yer yok. Yani bu
Huserle için yolun sonu demek. Yani
Huser Evet. geri dönün yani orada. Şimdi
niye ama Huserlin kendisini de e bir
yanlış yapıyor çünkü öz sözcüğünü
kullanıyor ama bunu başka bir bağlama
yerleştirdiğini söyleyerek yani
metafizik tarihini bir anlamda yani
söküme uğrattığını söylemek için o
terimi kullanıyor ama terim o kadar
anlaşılmadan kalıyor ki hep Huserlin
aleyhine çalışıyor. Şimdi öz dediği
Huser'in aslında bu demin söz ettiğimiz
biz bir taraftan sürekli algıları
kuruyoruz ama bu algılara geri
dönebileceğimiz bir şey olarak birimler
olarak orada duruyorlar. Hı
&gt;&gt; hı.
&gt;&gt; Bu
öz geri dönebileceğimiz içerik olarak
bir öz. Dolayısıyla her zaman
zamansallıktan etkilenen çoklu birlik
olarak bir öz. Evet.
&gt;&gt; Yani önceden kategorilere bağlı, önceden
verilmiş eee bu verilmişlere dayalı bir
öz tasarımı olamaz. Huser'de buradaki
esas zaten, eee,
ben eee, Huserl'in, eee, bu mantığını
aslında yeni metafiziğin temelinde
olmasının en önemli tarafı mantığın
zamansallığa tabi tutulması artık. Yani
böyle bir, eee, zamansal bir mantık
tasarımı yok. formel bilimler için bu
bir eee devrim niteliğinde bir öneri.
Şimdi eee biz bir şeyin özüne bu anlamda
ulaşıyoruz ama bu dediğim gibi değişmez
bir öz değil. Zamansal geri dönülebilir
bir içerik olarak bir öz. Eee bu noktada
da eee artık eee özü biz eetik
varyasyonlar diyeceği, kendi içindeki
çeşitlemelerle eee kendi değişimleriyle
anlamak durumunda kalacağız.
aslında içerikler bunlar.
&gt;&gt; Evet. Yani geri dönülebilir içerikler.
Yani redüksiyon ki terimini kullanıyor.
Biz bunu eee indirgemeyiz normalde
mantıkta ama burada aslında bir
indirgeme yok. Burada bir geri dönme
işlevinden söz ediyor. Bir içeriye geri
dönebilme işlevinden söz ediyor. Hus bu
çok önemli.
&gt;&gt; İşte az önce söylediğim şey bir kavramı
çektik, özü çektik. Başka bir kavram
geldi. Şimdi epoke ve indirgin
meselesini
&gt;&gt; Evet. Demiki o gerçeklik konusuyla
ilgili bunlar. Yani şimdi madem siz yani
Husel eee bir felsefe tarihi bir
tartışmaya girecek. E o zaman aslında
tartışmanın başlangıcı nerede?
Gerçekliğin nasıl kurulabileceği.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Şimdi e deneyici nereden kurdu? Belli
fizik eee nesneler ya da neyse işte olgu
içeriklerinden vesaire bütün bunlardan
kuracak.
Diğeri zaten şeyin Descart'ın şeyiyle en
son olarak düşünen bir benden kuracak
vesaire. Buradan ilerleyecek. Huser bu
ikisini de istemiyor. O zaman gerçekliği
kurmak için bir eee önerisinin olması
gerekiyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bu öneride ikisini bir araya işte birkaç
aşamada bir araya getirmesinden
birincisi bu özler sürekli duyu
duyularla ve algılarla desteklenen bir
yapıda. Ama bende kurulmuş içerikler
olarak geri dönebileceğim şekilde var.
Ve kendileriyle özdeş olmak bakımından
da bir sürekliliğe yani bilinç akışı
diyeceği bir akışa tabi olarak varlar.
&gt;&gt; Bilincin akışına.
&gt;&gt; Bilin Evet. Bilinç akışı
&gt;&gt; ya. Evet. Bilincin akışı ama yani aynı
zamanda yani
&gt;&gt; eee ama yani neticede bir simetri var.
Bütün her şeyin de akış içerisinde
zamansal bir akış içinde olduğunu
düşünürsek bilincin akışıyla zamansal
akış bu içe girmelerle yani bütün bu
içeriklerin oluşturulmasıyla sağlanıyor.
&gt;&gt; E şimdi burada biz içeriği ona
dönebiliyoruz
ama bu döndüğümüz şeyi nereye kadar
genişletebiliriz?
Yani
içeri o içeriye dönmek için belli bir
ayracı alıyoruz aslında. Onu fiziksel
eee oluşturucularından
eee ayırıyoruz. Dışarıda bırakabiliyoruz
değil mi? Yani olmuş ana geri
döndüğümüzde artık elimdeki bardak yok.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; E şimdi bunu bir sonraki aşaması yani bu
bir tür geriye götürme ama Huser bunu
radikal hale getiriyor. Diyor ki peki
diyor yani dünya için bunu yaptığımızda
ne olacak?
&gt;&gt; Hı hı. Şimdi bu transzendental geriye
götürme dediği şey bu. Dünyanın bir
bütün olarak fiziksel komponent olarak e
ayracalınması. Ama buradan işte burada
yine bir kırılma noktası yaratıyor.
Husal düşünen bene geri dönmüyor.
&gt;&gt; Bedenin kendisine ve bu koordinatlar
içerisinde bir koordinatlar olarak
bulunmasına geri dönüyor. Yani duyumu
hiçbir şekilde duyuyu ve algıyı biz
bedenden eee ve bedenin herhangi bir eee
eee parçası işle yani birlikte işlediği
bilinçten ayıramıyoruz. O yüzden bu
düşünen ben
yeterli bir şey değil Hus için
&gt;&gt; bütün bunları ayırdıktan sonra bile
bizim bu dünyanın parçası olarak
kalmamız ve bunun sonrasında da bunu
öznelerası
kurabilmemiz sayesinde dünyanın
gerçekliği tezine geliyor. Şimdi bunu
Huser'den ama böyle cımbızla alıp ondan
sonra Huser'e göre işte bilmem e
düşüncelerin yerinde dünya yoksa
dediğinizde ya Huser'le
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; anlamış olmuyorsanız
&gt;&gt; dünya yoksa dem
&gt;&gt; Evet. O ama bütün bunları en temelinden
kurmak için eee soruyor bütün bu
soruları. Yoksa bir sürü başka yerde de
dünyanın varlığından şüphesi olmadığını
söylüyor. Özellikle
&gt;&gt; tab yani gene konuşacağımız
&gt;&gt; eee şeylerden biri yaşam dünyası eee
kavramı mesela e geç geç döneminde eee
şey yapıyor. Eee onun üzerinden hangi
fenomenolojik eleştirileri
geliştirdiğini söyleyebiliriz. Şu
&gt;&gt; yani eee bir şunu belki söyleyebilirim.
Yani bu dünya kavramıyla aslında bağı
hiç kokmuş değil. Hatta dünya yeryüzü
ayrımlarından da söz eder. Eee, dünyanın
işte bir, eee, çeşitli hallerinden de
hepimiz için ortak dünyadan söz ettiği
gibi ki bu hepimiz için ortak dünya
sonradan yaşam dünyasına dönüşecek. Aynı
zamanda bizi çevreleyen dünyadan söz
eder. Şimdi eee, demin transzendental
yapılardan söz ettik. Şimdi ben dünyanın
tamamını görmüyorum burada ama bir
dünyanın olduğunu biliyorum. Çünkü başka
kişilerin de, başka benlerin de başka
yerlerde bulunduğunu, dünyanın ona
kendisine göründüğü biçimde göründüğünü
biliyorum. Şimdi biz bu karşılıklı
düşünebilme yoluyla zaten bir dünyanın
varlığını birlikte kurmuş oluyoruz.
&gt;&gt; Evet. Hı hı.
&gt;&gt; Eee, transzendental yapı bu hepimizin,
eee, kurma becerisinin olduğu alana
işaret ediyor. Hepimiz için Evet. Bir,
Evet. hepimiz için kesinlikle tam olarak
bir olanağa işaret ediyor. Şimdi
hepimizin içinde yaşadığı bir yaşam
dünyası var. Yaşam dünyası bu anlamda
eee bizden önce olan ve bizden sonra
devam edecek bir alan Huser için.
&gt;&gt; Eee bunu bunu anlatmaya çalışıyor ve bu
dünya bu süregelen dünya eee bizi sadece
eee algılarımız bu algı içeriklerinin
anlamlandırılması bakımından değil. işte
onun birlikte kurduğu kültür açısından,
tarih açısından da etkiliyor. Eee, yaşam
dünyasının en önemli eee, noktası yani
geldiği açıklamalardaki noktası bu. Eee,
çünkü e Huser şunu söyleyecek. Bu dünya
yani bizi eee, önceleyen dünyanın
varlığını unuttuğumuzda her şeyi şu
andan başlattığımızda aslında bir
noktayı kaçırmış olacağız. Bunu
bilimlerin unutkanlığına işte ya da
bilim insanının unutkanlığına değindiği
nokta burada. Bilim insanı bile en eee
izole laboratuvar koşullarında kendi
tarihiyle ve kendi bakış açısıyla
vardır.
&gt;&gt; Bizim biz bunu unutamayız diyor Husel ve
bunu unuttuğumuzda eee indirgenmiş bir
alanda kendimizi buluruz diyor.
&gt;&gt; Peki bu yaşam dünyası, beden,
tarihsellik eee bu üç kavram üzerinden
bir spekülatif soru sormak istiyorum. Bu
benim kafamı da kurcalayan bir sorudur
hep. Eee,
Husel sence bu üç kavramı yani
tarihselliği, bedeni, eee, ve yaşam
dünyası, tabii özneler arasılığı da ima
ediyorum yaşam dünyası ile birlikte
&gt;&gt; eee bu kavramları sonradan mı fark
ediyor sence bir gereklilik olarak yoksa
düşünme sürecinin getirisi mi oluyor?
Ben eee yani sonradan yani çünkü en
başta Husen neyle başlıyor işte
bahsettik. Doğal tutum eleştirisiyle
başlıyor. Eee pozitif bilimleri
eleştiriyor. Eee mantığı dediğim
bağlamda kuruyor. Bir zaman şeyi var.
Eee tabii ki eee zemini. Eee ama hani
tarihsellik diye, beden diye bilhassa
hani ben bedene daha yoğun çalışmalar
yürütüyordum. eee
ya da işte eee yaşam dünyasına sanki
sonradan eee bunlar eee dikkate alınmalı
tabii ki diye Husel yani ilerledikçe o
helozonik yapıda ilerledikçe bir
gereklilik olarak sanki eklediği şeyler
gibi bir eee çok da emin olamadığım ne
diyeyim sezgim var ama ne dersin
&gt;&gt; aslında eee bu beden konusu Huser için
çok eee yani yeni bir çok yeni bir konu
şeyin kendisi ister bedenin kendisi
bütün bu koordinatların oluşması
bütün bu konularda beden hep çok merkez.
Yani biz şu anda daha çok beden deyince
herkesin aklına Merl Ponti geliyor.
Aslında bu seferin inanılmaz eee
uzunlukta çalışmaları var zaten.
&gt;&gt; Eee bütün o çalışmaları da belki
etkileyen o nokta. Dolayısıyla şunu
bence bedene ayırabiliriz. Yani beden
burada algının söz konusu olduğu ve
algının
&gt;&gt; eee
tam algıyla ilişkileri vesaire olan
bütün konularda Huserli eee temel bir
tartışma noktası. Kesinlikle
katılıyorum. Hı.
&gt;&gt; Sadece şu bu soruyu sormama, beden
bağlamında bu soruyu sormama yol açıyor.
Örtük bir şekilde yani biz algıdan
hareketle beden eee diyoruz gibi
geliyor. Çünkü hani bilinç vurgusu daha
fazla ya. Bilinçteki özler, bilinç
&gt;&gt; ama değil değil. O çok ayrıntılı. mesela
görme görme konusunu şey yaparken
tamamen hatta yani fizik görme şeylerine
öfkatör sistem analizlerine kadar filan
bir sürü noktada gidiyor ama sadece bunu
nasıl algılıyoruz sorusu için değil
algının olanağı olarak beden var zaten
Huser için. O yüzden de hatta belli
noktalarda onu sıfır noktası olarak e
koordinat olarak sıfır noktası yani
sıfır noktası ne demek aslında matematik
e tabii matematikten esinleniyor belki.
O olmadan hiçbir eee koordinatta
olamayacağımız bir temel eee unsur
olarak görüyor. Hatta da yine özneler
arasılık konusunda başka birin varlığı
da yine bu bizim bedenli varlıklar
olmamızla eee devam ettirilen tamamlanan
konular. Yani aslında çok merkezde bu
yaşamla yani yaş yaşanan beden, bedenin
kendisi deneyimlenmesi ve bütün
deneyimler hep içe. Yani izole
edemiyoruz. O kadar orada var ki eee
hiçbir şekilde izole etmeye imkan yok.
Zaten onun için eee şu andaki bütün eee
kuramları yani bedenle ilgili kuramları
da son son derece derinden etkiliyor.
Ama tarihsellik ben burada sadece
tarihselliği eee ayırmak isterim. Çünkü
Husel diyor ki kültür ve tarihsellikle
ilgili konular aslında antropolojiyile
ilgili konulardır ve bunlar ilkin
&gt;&gt; insan bilimlerine eee bilgisi ya alanına
dair bir e zemin oluşturduğumuzda bu
noktaya geçebiliriz. Bundan önce
geçemeyiz diyor. Ve sanki öyle bir şey
görüyoruz ki ancak bu son aşamada artık
Husal buraya geçebildi.
&gt;&gt; Yani eee bütün eee
&gt;&gt; eee oluşuma dayalı fenomenolojinin bütün
zamansallıkla ilgili açılımları ortaya
kondu. Ondan sonra tarihselliğin bizi
nasıl etkileyebildiğine, bu kültürel
devamlılığın ki burada nesillerarası
devamlılık gibi konuları artık eee şey
yapıyor. eee
ele almaya başlıyor. Eee ya da işte
eidetik türevlerin eee kişiler
arasındaki ilişkilerde nasıl eee ortaya
çıktığını bütün bu konulara gelebiliyor
ama sonradan gelebiliyor.
&gt;&gt; Hı hı. Anlıyorum. Yaşam dünyasını da mı
e beden tarafına koyuyorsun? Tarih
&gt;&gt; yaşam dünyasını yani burada artık bu
nesiller arası var olan dünya, kültür
bütün bunları taşıyan bir eee ne diyelim
en geniş ufuk olarak eee ortaya koymuş
oluyor. Yani bir taraftan yani şuna şuna
belki dikkat etmek gerekiyor. Çünkü
karıştırılan nokta bu. Mesela
transzendentallik konusunda da
karıştırılan nokta bu. Husel bir hepimiz
için ortak olanaklar alanının
araştırması içerisinde.
&gt;&gt; Bir de
&gt;&gt; tikel yani her birimizin tek deneyiminde
bu olanakların nasıl ortaya çıktığını
araştırdığı bir ikinci katman var. Bu
ikisi birbirine bağlı ama eee şöyle
anlaşılıyor. Sanki transzendental bir
ben varsa o zaman bu tikel eee gerçeklik
ortadan kalkıyormuş. Hayır. Tam tersine
hepimiz için olanağı açıklandıktan sonra
tekil deneyimlerimizde bunun nasıl
ortaya birbirinden ayrı şekilde ortaya
çıkabildiği açıklanmış oldu.
&gt;&gt; Onun için mi fenomenolojik psikolojiyle
uğraşıyor sence?
&gt;&gt; Eee, evet. Yani eee, şimdi bir sürü şey
var. Yani psikolojizme eleştirileri var.
arkasından eee bütün bunlarla başka
ilişkiler yani şu anda da çok geniş bir
bize böyle tartışma alan
şu sıra fenomenolojik psikolojiyle
uğraştığım için hep benim kafamdaki şeye
eee gönderme yaptın. Oradan geldi
aklıma. Eee bir konuyu daha ekleyelim
mi? Bu e bedenlilik ve yaşam dünyası
özneler arasılık üçgenine. E nesnellik
de burada mı oluşuyor?
Evet. Yani şimdi nesnellik yani
nesnellik dediğimiz aslında yani
nesnellik şöyle gerçekliğin hepimiz için
olmasını anlıyoruz değil mi? Şimdi bu
&gt;&gt; bir de şöyle bir şey var. Mesela hani
Descartes diyor ya eee ben kendimi duyan
ve düşünen bir varlık olarak biliyorum
ama ben kendimi biliyorum. Senin otomat
olup olmadığını bilemem. OS biz
biliyoruz ki han yaptığı bu özneler
arasılık şeyiyle eee nesnellik derken
aslında senin de duygulanabilen ya da
duyguların var olduğunu tespit ettiğimiz
hem senin tespit ettiğin hem benim
tespit etmeme daha doğrusu olanak
tanıyan bir özneler araslıktan
bahsediyoruz. O anlamda bir nesnellikten
Evet. Yani şimdi bu dünya sadece benim
için olsaydı o zaman bir solipsizme
düşmüş olacaktı değil mi? Yani ben nasıl
ötesine geçeceğim? Eğer her şey benim
gördüğüm şekliyle ve bana görünen
şekliyle böyle bir koordina, peki senin
gördüğün şekliyle nasıl bir ilişkiye
geçeceğim? Nasıl bir ortak dünya
oluşturacağız? Başkasının varlığını daha
da eee marjinal halde başkasının
varlığını nereden bileceğim? E şimdi
burada da işte onun için bedenin rolü
çok önemli. Çünkü ben şunu burada
otururken ikimizin yer değiştirdiğinde
eee aynı şekilde senin bakış açısın
açından burayı görebileceğimi
düşünebiliyorum. Evet.
&gt;&gt; eşleştirme
imkanı doğuyor. Yani bu sadece benim
için bir dünya ya da sadece benim bakış
açım değil.
&gt;&gt; Yapabilirim yani bunu. Evet. bu
yapabilirim dediği bu olanak konusu ya
da işte imkan konusu bu olanağı kendime
ve başkasına tanıdığım anda aslında bu
bakış açısı sadece benimle kısıtlanmış
olmuyor artık. Artık hepimiz bir
diğeriyle bir simetri içerisinde işte o
deminki bedensel koordinatlar sayesinde
birlikte oluşturduğumuz bir alan oluyor.
Bunu da yapabilirim. Bu ih dediği şey
yani bu bu olanaktan ortaya çıkıyor. Bu
değişikliği eee hep birlikte bir eee
deneyim deneyimleyebiliriz. Yani bu
deneyimin eee bu kadar karşılıklı olması
da bizi işte eee o solipsizmden eee
kurtarabilir. Eee aynı zamanda işte
buradan empati gibi konulara sıçrama
yapabiliriz vesaire.
&gt;&gt; Evet. Hı hı. O gerçekten o çok yani
özneler arasılık eee çok verimli bir
imkan tanıyor. Eee ve eee aslında tabii
ileride Merla Pontiin'in söyleyeceği eee
bir şeyi görmek bir yerden görmektir.
&gt;&gt; Eee gibi. Ama bunun işte başkaları
tarafından dediğin gibi yer
değiştirdiğimizde o imkanın senin için
de var olabilmesi, o deneyimin aslında
senin için de var olabilmesi bir anlamda
eee ortaklığı eee kurmamıza yol
açabiliyor. E bir de tabii eee bunu
yaptığımız yerde yaşam dünyasının
kendisi aslında.
&gt;&gt; Evet. Ve burada tabii şunu da yani
burada eee sadece bizi merkeze koymuş
olmuyor. Bilinci merkeze koymuş olmuyor.
Bütün bu yaşantılarla birlikte kurulan
bir dünyanın olanağından söz ediyor
Huser. Yani bunu ben çok önemli
buluyorum fenomenoloji eee anlamında. Ya
burada e bir de gördüğümüz şey
başkasından ya da kendi açımdan yani bu
karşılıklı düşündüğüm anda şeylerin bana
göründüğünden farklı görünebileceğini de
biliyorum ama ikisi de yani iki ayrı hat
açmış oluyor. Bir kere
&gt;&gt; kendi gördüğüm şeyi etrafında
dolandığımda bile farklı görebileceğimi
biliyorum.
&gt;&gt; Farklı. Evet. eee ikinci kez gördüğümde
bile onun zaten görülmüş şey olarak
yeniden görülebileceğini biliyorum. Ve
bu sürekli bana başka bakış açıları ya
kendimden kaynaklı ya da başkasının
bakış açısından kaynaklı bakış
açılarının varlığını eee olumluyor. Bunu
gösteriyor.
&gt;&gt; Bu da ne demek? eee
ufuk kavramının açık bir ufukta
olmamızın anlamını e ortaya koyan bir
şey. Yani yepyeni şekilde her
bakışımızda şeyleri görebiliriz bir
olanak olarak elbette. Bir yandan da
bellek oluşuyor
&gt;&gt; ve bu şekilde de bir taraftan bellek
oluşuyor. Ama bu belleği yani anımsama
içeriklerine döndüğümde de e değişiklik
oluyor biliyor. Yani orada da başka bir
eee eee eee bir oyun alanı bu oyun alanı
terimini Husel eee kullanır. Eee bu
gerçekten bir oyun alanı olarak eee
karşımıza çıkıyor bu açıklık. Çünkü eee
ne önceden verili bir düzeni var. Eee
her yönelme, her doğrulma, eee her bir
şeyi temalaştırmadan farklı bir anlam
kategorisi,
&gt;&gt; farklı bir bakış, farklı bir görünüş
tarzı edinebiliyoruz. Bu çok eee vaatar
bir eee ama aslına bakarsan aynı zamanda
felsefi anlayış olduğu kadar eee bunun
eee bilmiyorum biliyor musun? bilimsel
bir temeli de var. Yani nörobilimde
&gt;&gt; eee belleğin en önemli şeyi işte
hipokampüs, hipokampal eee formasyon
&gt;&gt; eee üzerinden işte bir şeyi
hatırladığımızda daha doğrusu
hatırladığımız şeyleri böyle çekmeceden
çıkarıp eee yeniden düşünmediğimiz
anlaşılınca yani bir formasyonun aktive
olması olduğu anlaşılınca bizim yeniden
onu kurduğumuz, yeniden yaşantıladığımız
&gt;&gt; eee nörobilim
&gt;&gt; tarafın ortaya konuldu ve orada da ister
istemez bazı eklemeler çıkartma hani
birisi kalkar sana ortak bir anınızı
anlatır. Sen dersin ki ya o tam öyle
olmamıştı aslında ya da şunu unuttum
falan diye içinden geçirdiğin şey
&gt;&gt; aslında o kişinin eee o andaki işte eee
bahsettiğin kurgusu, yeniden
deneyimlemesi bir anlamda o şeyi
&gt;&gt; eee o bakımdan ben bir örtüşme de
görüyorum doğas
&gt;&gt; ama yani bu zaten temel tezlerinden bir
tanesi. Yani burada fenomenolojinin
temel tezlerinden bir tanesi bu
deneyimin yeniden kurulma olanağı. Eee
anlamı zaten bu. Yani biz onun için
ezbere yaşayamıyoruz. Yani bir kere
öğrenilmiş şey sonsuza kadar öyle
kalmıyor. E bir taraftan işte vadi
dediğim şey de bu. Yani bu ezber
bozmanız gerekiyor sürekli.
&gt;&gt; Bunu yapabilmek için de konulaştırmayı
öğrenmeniz gerekiyor. Bu doğal tavır
değil. İşte burada ona geri dönebilmek.
onu temalaştırmak gerekiyor. Bir iki eee
aynı olaya ait iki ayrı şeyi
hatırladığınızda ya da iki varyasyonu
hatırladığınızda bu farkın nereden
kaynaklandığını
eee düşünmek gerekiyor.
&gt;&gt; Ve
&gt;&gt; bütün açıklamalar da burada. Yani
Huserlin'in de önemi fenoloji açısından
burada. Çünkü mesela sonraki
aşamalarında işte Heideger'de vesaire
dil ve varlık ilişkisinde odaklanıyor
ama Husel bize işte algıyı, bedeni eee
işte anımsama etkinliklerini her birini
ayrı ayrı temalaştırıp bunlar arasında
ilgi kurduğu için şu anda işte senin
desel nörobilimler gibi işte bir sürü
başka eee alanlarda eee çok önemli eee
karşılaştırma olanağı tanıyor. Yani
bugünkü felsefi kuramlar
&gt;&gt; çok büyüleyici tabii. Yani Huserl
açısından düşündüğümüzde
tamam nörobilim bunu şey yapmış. Eee
işte eee pozitif bir bilim olarak
çalışmış. Bunun bir formasyon olduğunu
ortaya koymuş vesaire vesaire. Ama
Huserlin bunu
&gt;&gt; bununla örtüşecek, bu bilgiyle örtüşecek
biçim biçimde deneyim üzerinden
&gt;&gt; yakalamış olması çok büyümleyici geliyor
bana.
&gt;&gt; Evet. Evet. Gerçekten öyle. E yani onun
için eee şimdi biraz da şö ş ş ş ş şu
eee baktığımızda yani eee 21. yüzyıla
geldiğimizde eee fenomenolojinin yani
fenomenolojiyi herhangi bir yere
sokamıyorum. O yüzden fenomenoloji çünkü
bir yeni bir metafizik kurma eee
önerisiyle gelen bana göre en sonuncu
metafizik kuram. Eee bu metafizik kuram
sayesinde biz bugünkü eee birçok konuyla
ilgi kurabiliyoruz. eee yani felsefenin
çok önemli ilgilerini kurabiliyoruz.
Çünkü aynı zamanda eee belki çok
değinmedik. Bir şeyin görünen ve
görünmeyen kısımlarıyla sürekli
fenomenoloji
&gt;&gt; o görünüş kavramından söz ediyor. E biz
bugün işte sanal gerçekliklerden söz
ediyoruz. İşte ne bileyim eee içe geçmiş
gerçekliklerden söz ediyoruz. bir sürü
bu görünen ve görünmeyenin eee bulunduğu
yeni bir alandayız ve fenomenoloji bütün
bunlarla bir ilişki kurmak için bize
gerçekten çok önemli bir kavramsal eee
arka plan ve eee hem de bir terminoloji
veriyor. Mesela quazi dediği yarı eee
deneyimlenebilir alanlardan söz ediyor.
Bütün bunlar tabii çok eee önemli
konular.
&gt;&gt; Evet. Eee peki şey dikkatimi çekti. Eee
metafizik olarak tanımlıyor olman.
&gt;&gt; Hı hı. eee aslında bu kadar dinamik ve
önü açık bir şeyin alışa geldiğimiz
klasik metafizik olarak da algılayamayız
herhalde.
&gt;&gt; Yani metafiziği işte ama bu artık eee
işte söküme uğratılmış bir metafizik.
Yani şimdi ben metafiziği eee bir şöyle
eee yani felsefenin kendisi eee birçok
felsefe yapma tarzını, yöntemi ve alanı
tab
&gt;&gt; eee eğer içeren bir geniş
&gt;&gt; yapı olarak düşünecek olursa bu bir
metafiziktir her zaman. Ama burada artık
yeni eski metafizikle bilgisi yok
fenomenolojinin. Yani bu özler,
transzendental yapılar vesaire. Burada
da bir ama bir eee genel ontolojik kuram
olması bakımından bunu söyledim. Hem bir
epistemoloji hem de bir ontoloji
önermesi, bunları eee birbirinden
ayrıştırmadan yapabilmesi bu açıdan bir
çağdaş metafizik kuram olarak
&gt;&gt; bütüncül bir düşünme gerektiriyor,
öneriyor hatta.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Eee,
peki eee,
kısaca şeyi çemberi tamamlamak adına
yani başta başladığımız yerden
&gt;&gt; Hı hı. eee çemberi tamamlamak adına şunu
sorsam eee fenomenolojinin
temellendirici disiplin olma iddiası
bugün hala sürdürülebilir bir proje mi
sence? Tam yani bence aslında tam da bu
yani eee bujiyi
şu anki artık sanal gerçeklikleri
içerecek kadar genişletebilecek
yapısıyla ya da bütün şu andaki çağdaş
beden eee bedenleşme, bedenlenme,
yaşayan beden işte bir sürü artık
ayrımlarla konuşuyoruz artık bu alanı.
Eee bütün bunlara ulaşan şey uzanan
yapısıyla şu anda çok bence güncel ve
eee önemli buluyorum. Yani onun için
sadece işte bir işte 20 21. yüzyılın bir
felsefi disiplini olarak görmek
istemiyorum fenomenolojiyi. Çok daha
farklı eee bir noktada da eee orta
karşımıza çıkıyor.
&gt;&gt; Ama ciddi bir hareketlilik de var. Yani
senin benim üyesi olduğumuz topluluk.
Evet. Yani 2023'ten beri de zaten eee
biliyorsun çok aktif şekilde Türkiye
fenomenoloji topluluğuyla eee çalışmalar
yapıyoruz. gerçekten hem felsefe
alanından hem de başka disiplinlerden
eee müthiş bir ilgi ve katılım var. Eee
bunu da eee tesadüfi görmüyorum
açıkçası. Eee çünkü eee böyle bir
hareketli kurama ihtiyaç var. Bu
hareketli kuramı da fenomenolojide çok
net olarak görebiliyoruz. Eee, çünkü
yani insanın kendisi her ne kadar işte
böyle istatistiklerle işte bilimlerle
biçimlendirilmeye çalışılsa da
&gt;&gt; eee, çok daha açık bir alanda
değerlendirilmesi lazım. Çünkü hep
öngörülemez olanla bir arada insan
yaşamı, eee, fenomenoloji bize buna
karşı nasıl eee, eee, davranabiliriz,
düşünebiliriz bunu, eee, bize söylüyor
sanıyorum.
&gt;&gt; Vallah ağzına sağlık. eee, Husel gibi
bir, eee, ne diyelim, dehayı, e, böyle
konuşabilmek çok keyifliydi. Bir sürü
şey var daha tabii konuşmamız gereken
ama
&gt;&gt; eee,
bunu da başka bir programın sözü olarak
Husel 2 olarak almış. Husel devam eder
yalnız eder. Bitmez Husel eee, ağzına
sağlık, ayaklarına sağlık. Çok memnun
oldum geldiğin.
&gt;&gt; Ne demek yani? Huserle Huser ömrümüzü
yiyor. Ona zaman ayır öyle demeyelim de
değil mi?
&gt;&gt; Yani şey olarak ilgimiz var tabii.
İlgimiz, hevesimiz var.
&gt;&gt; Çok teşekkürler sana.
&gt;&gt; Eee, bir programın daha sonuna geldik.
Eee, sizle de bizi izlediğiniz için çok
teşekkür ediyoruz. Bir dahaki programda
görüşmek üzere.

Felsefe ve kritikten herkese merhaba.
Eee, bugünlerde hepimiz yoğun bir
şekilde eee, siyasal ve toplumsal eee,
gelişmelere tanıklık eee, ediyoruz. Eee,
bugünkü programımızın da eee, bu yoğun
siyasal gündem içerisinde eee, hem bir
parantez niteliği eee, taşıyacağını hem
de olan bitene, kavramsal bir düzlemden
eee, bakma imkanı eee sunacağını
umuyorum. Eee, çünkü iyi yaşamı kurma
konusunda, eee, derinlikli
tartışmaların, eee, katkılarına eee,
belki de eee, her zamankinden daha
fazla, eee, ihtiyaç bulunuyor. Nitekim
bu programın yapılma amaçlarından eee,
biri de bu. Eee, bununla birlikte
izleyen seyircilerimiz
hatırlayacaklardır. Eee, ilk
programımızda, eee, felsefi kavrayışa ve
tartışmalara, eee, katkı sağlayabilecek
diğer disiplinlerden, eee,
konuklarımızın da olacağını, bu anlamda
felsefe ve kritiğin eee, disiplinler
arası bir anlayışı da var etmeye
çalışacağını eee, belirtmiştik. Bugünkü
programımız eee bu doğrultuda eee
gerçekleşecek.
eee önemli ve değerli bir konuğum var.
Türker hocam burada. Türker Kılıcı
ağırlıyoruz stüdyomuzda. Hoş geldiniz
hocam. Merhaba kanım. Teşekkür ed çok
teşekkür ederim. Eee değerli vaktinizi
eee yoğun programınız içerisinde bize de
zaman ayırdığınız için. Eee, hocam
şimdi,
eee, düşünce eee
sisteminizdeki kavramları, eee,
entelektüel yaşamınız içerisindeki
yaptığınız çıkarımları, vardığınız
sonuçları, kitaplarınızda ileri
sürdüğünüz tezleri parça parça
konuşacağız. Ama öncelikle daha eee,
nasıl diyeyim? E sondan başlayarak bir
soru eee sormak istiyorum. eee niçin
daha iyi bir yaşam kurmakta
zorlanıyoruz? Eee takıldığımız yer ya da
yaptığımız hatalar neler? Eee çünkü eee
siz yeni bir kültür olarak yaşamdaşlığı
sanıyorsunuz. Nasıl daha güzel bir yaşam
kurabiliriz başlıklı kitap eee yazdınız.
Dolayısıyla eee niçin böyle bir yaşantı
kurmakta zorlanıyoruz? Niye kuramadık?
Kuramadık mı? Eee bunları bir sorarak
başlamak isterim.
eee esasında eee günümüz verileriyle
bundan 100 yıl önceki 200 yıl 300 yıl
400 yıl önceki verileri
karşılaştırdığımız zaman, eee, giderek
daha iyi bir dünyayı kurabiliyoruz. eee
yani eee işte 1600'lerde 3435 yıl olan
ortalama insan eee ömrü bu artık bugün
neredeyse bugün doğanların yüz yü
yaşaması zaten bekleniyor. Eee ya da
işte eee beslenme biçimleri ya da
insanların iş dışında kendi özel
yaşamlarını ayırdıkları zaman eee olarak
bakıldığında aslında eee insanlık çok
önemli bir yol katetti. Eee ama eee
temel soru zaten eee bir eee dünyanın
içerisindeyiz. Bir yaşamın
içerisindeyiz. Bunun içinde doğuyoruz.
Eee ve de
eee kendimizi bilir bilmez kend ilk
sorduğumuz soru olması gereken soru
nasıl daha iisini yapabilirim? Hı hı. Hı
hı. Dolayısıyla eee bu soruyu sorma
biçimimizde eee biraz problemler var.
yani nasıl daha iyi ve güzel bir yaşam
kurabilirim eee sorusu yerine eee acaba
ne yapıp da şu sınavda daha iyisini
yapabilirim? Eee ya da yani orada neyi
soracağımızı bilmekte bir zorluğumuz
var. Biraz niteliği mi göz ardı ediyoruz
hocam? Niteliği de göz ardı ediyoruz.
Eee
eee ya da neyi ölçeceğimizi eee neyi
ölçeceğimizi bilemiyoruz. neyi
ölçeceğim. Dolayısıyla eee bu eee benim
de bir problemim. Herkesin herkesin
problemi olduğu gibi benim de bir
problemim. Yani eee bir çok kısa süren
bir eee yaşam süremiz var. Ne kadar ne
kadar kısa olduğunu ne kadar kısa
olduğunu insan yaşlandıkça daha iyi
anlıyor. Çok kısa süren bir yaşam
süremiz var ve yaşam çok güzel. Hı hı.
Çok güzel. Eee çok güzel. Ve eee bu eee
bu sonsuz güzellik ağı
içerisinde eee bir eee varoluş kodlaması
eee yaşıyoruz. Bu varoluş kodlaması çoğu
zaman eee bizden önce eee kurgulanmış
olan sistemin içerisinde biz bu
varoluşumuzu eee yaşamaktayız. Eee,
buradaki eee, esas iş eee bu var olan
içine doğduğumuz bu akvaryumu, eee,
akvaryumun daha iyisi olabileceğini
hissettiğimiz anda bir problemimiz var
artık. Yani o akvaryumun nasılini
yaratabilirim? Mümkünse bu akvaryumu
nasıl genişletebilirim? Ondan sonraki
soru da mümkünse bu akvaryumdan bu
akvaryumdan nasıl kurtulabilirim?
Bu galiba pek de bitmeyecek bir soru
hocam. eee şey olarak yani her kuşağın
eee her dönemin eee belki de eee başucu
sorusu olacak. Hocam eee aslında bir
paradigma değişikliği de öneriyorsunuz.
Yani kitaplardaki eee düşünceleriniz,
kullandığınız kavramlar üzerinden eee
bunu söylüyorum. Üstelik e bu paradigma
değişimi sadece bilimde gerçekleşiyor.
Gerçekleşsin istiyorsunuz gibi eee
görünmüyor. Yaşamın neredeyse tüm
ayrıntılarında bu paradigma değişimiyle
hareket etmemizi eee öneriyorsunuz. Bunu
bir modern düşünce ya da modernizm
eleştirisi olarak okuyabilir miyiz?
Kısmen ya da tamamıyla.
Tamamıyla okuyabiliriz. Eee tamamıyla
okuyabiliriz. Eee, tabii
eee buradaki esas öğe eee nasıl daha iyi
ve güzel bir dünya kurabiliriz, bir
yaşam yaşayabiliriz, bir ömür
sürebiliriz sorusuna eee bize sunulandan
farklı cevaplar vermeye başladığınız
anda eee işin rengi değişiyor. Çünkü
anlıyorsunuz ki eee size eee verilen
sunulan bu akvaryum içerisindeki varoluş
kodlarından daha farklılıkları daha
farklıları var ve eee tabii ki
hepimiz eee mesleğimize çok önemli bir
zaman eee ayırdığımız için eee bu
mesleki edinimlerimizin bize sağladığı
pencerelerden yaşamlarımıza bakıyoruz ve
eee bir süre sonra yaptığımız işle
özdeşleşir hale geliyoruz. Eee, hep bunu
söylerken aklıma şey gelir. Eee, Göyte,
eee, Faust'u 60 yılda yazmış. Eee, ve,
eee, 82 yaşında. Ölümünden 20 ayı falan
önce bitirebilmiş Faust'u.
Eee, Yunk,
eee, demiş ki daha sonra, "Herkes
Göte'nin Faust'u yazdığını düşünür. Oysa
Faust Göte'yi yazmıştır." Çok doğru.
Ve bir süre sonra yaptığımız işle eee
hayata bakışımız eee değişiyor,
kimlikleniyor.
Eee benim ben bu açıdan eee hep çok
şanslı oldum. Çünkü eee beyinle
çalışıyorum. Yani beyin beyin
cerrahisini benim seçme nedenim eee
esasında alttan alta eee hep lisedeki
eee çok kıymetli rahmetli eee felsefe
hocamın da etkisiyle bu eee yaşam nedir
sorusuna eee bir yanıt arama eee
duygusuydu, arayışıydı ve eee tabii eee
beyin cerrahisi
eee et olan beyinden, bu biyolojik
enformasyon işleme sistemi olan beyinden
eee yaşam hakkında ne öğrenebiliriz? Eee
ve eee tabii bu soruyu eee her ne kadar
derinden derine bu soru benim hep meslek
yaşantımın yönlendirici sorusu olsa da
eee beyin cerrahisi elbette malum teknik
olarak eee çok zaman isteyen eee bir bir
meslek olduğu için ben bu soruyu eee
daha aktif sorabilmeye ancak eee
2012'den sonra ne zaman Avrupa Bilim
Sanat Akademisi' seçildim ve daha sonra
Dünya Bilim Sanat Akademisi' seçildim
eee orada gördüm ki eee sadece beyin
tümörünü çıkarmak ya da anerizmayı
kliplemek ya da hipopüs tümörünü
çıkarmakın ötesinde eee beyin nasıl
düşünüyor? Eee ve eee bu beyin nasıl
zihin oluşturuyor sorusuna ben tekrar
geri dönüş yapabilirim. Burada bir kısa
virgül eee koymanızı rica edeceğim. eee,
tam da buradan hareketle bir, eee, bu
düşünce, eee, silsilesinin eee, sizi
götürdüğü kavramları konuşmak istiyorum.
Sonuçta entelektüel yaşamınızda eee,
beyin nedir, nasıl düşünüyor sorusuyla
başladınız. Ardından beyin nasıl zihin
üretiyor sorusuna geçtiniz, açıldınız.
Eee, bu arada tabii dünyada da dediğiniz
gibi
2009'da Amerika'da, eee, Connekton
projesi, Human Connecton Project
başladı. Eee, sonra 2012'de Avrupa'da
insan beyin projesi başladı. Bütün
bunların sağladıkları veriler ve sizin
eee en baştan beri hani beyin nedir,
nasıl düşünür, zihni nasıl üretir
sorularınızla aslında bir senteze ulaştı
ve bugün sizin eee duyduğumuz
görüşleriniz, okuduğumuz görüşleriniz ve
sizden duyduğumuz yaşamsallık gibi eee
yaşantısallık gibi eee bağlantısallık
gibi kavramlar aslında bu sürecin bir
ürünü olarak karşımıza çıktı. Çıkan
kavramlardan bir tanesi yöntemsellik
üstüne. Siz yöntemi e modern bilim
anlayışının metodolojisini çok
eleştiriyorsunuz. Diyorsunuz ki bütünü
parçalarına ayırarak anlamaya çalıştı
modern düşünme tutumu. Eee ve bütünü eee
parçaların toplamıymış bütüne parçaların
toplamıymış muamelesi yaptı.
Eee bu tüme varım
eee şey özür dilerim. eee tümden gelim
eee eleştirisi. Ama aynı zamanda şunu da
biliyoruz ki hani Francis Bacon eee
premodern dönemde aşağı yukarı eee tüme
varımı da çok olumlayan bir filozoftu.
Eee burada eee eleştirdiğiniz yöntemsel
olarak eee eksikliğini eee duydunuz
yöntemsel açıdan ya da eleştirdiğiniz
nokta nedir?
Eee şöyle düşünmemiz lazım. E bunu
eleştiri olarak değil, bunu insan
zihninin doğal seyri eee olarak
değerlendirmek belki daha doğru olur.
Eee çünkü eee yani o üçlüyü Newton Bacon
Descart üçlüsünü eee ben kültür yaratıcı
etkisi olarak da bir grup eee olarak
tanımlıyorum. Yani Newton Bacon Descart
eee o dönemde yani eee o muhteşem 17.
yüzyılda eee öyle bir bilimsel
metodoloji geliştiriyorlar ki eee bu
bilimsel metodoloji eee işte tümden
gelimi tüme varımıla üstüne eee
eklemliyor. Dolayısıyla yani
Aristoteles'ten eee ta 1610'a kadar
süren eee o tümden gelim. Evet. Yani eee
işte Aristoteles çıkıyor. E diyor ki
benim elimde 1 kilogramlık demir olsa
diğerinde 10 kilogramlık demir olsa ağır
olan yere önce çarpar. Eee ve bu
esasında eee insan canlısına hiç de
mantıksız gözükmüyor. Eee ve eee
insanoğlu bunu ta 1610'a kadar doğru
kabul ediyor. Çünkü tümden gelimin iki
önemli sözcüğü var. Birisi varsayım
diğeri kabulleniş.
birisi varsayı diğerleri bunu
kabulleniyor. Eee varsayım ve kabulleniş
ne zaman ki Galile işte pizza kulesine
çıkıyor ve bu deneyi yapıyor. 10
kilogram 1 kilogram deneyini yapıyor ve
bakıyor ki ikisi aynı anda yere çarpıyor
ve ve kütleyile ağırlık arasındaki farkı
yavaş yavaş insanoğlu anlamaya başlıyor.
Ve eee Galile diyor ki Aristoteles
yanılabilir. eee Galile'nin Aristoteles
yanılabilir dediği anda işte varsayım e
artık hipotez haline geliyor ve
kabulleniş eee doğru ya da yanlış olarak
herhangi bir eee hipotezi
sonuçlandırmayı yeteri kadar deney
yapmaya bırakıyor. Eee ve böylelikle eee
düşünce tarzımız değişiyor ve artık
herhangi birisi bize bir şey söylediği
zaman şüphe etmeye başlıyoruz. Ondan
önce şüphe korkulan bir şey. Eee,
kabullenmek sığsılarda eee ama sıcak
anne karnı gibi rahat bir rahat bir
duygu, güvenli kabulleniş. Çünkü sizden
ön hata yapıyorsanız bile sizden
öncekilerin hatasını yapıyorsunuz. Eee,
dolayısıyla bunun çok rahat bir tarafı
var. Fakat eee, ne zaman ki o şüphe
başlıyor Hı hı. aydınlanma başlıyor ve
işte o eee tümden gelimin üzerine tüme
varımın eklemlenmesi eee rönesansı ve
reformu yaratıyor. Eee insan
düşüncesinde bir farklılık geliştiriyor.
eee ve eee o dönemde yani bundan
yaklaşık 400 sene önceki o süreç
içerisinde eee bu bizim herhangi bir
bilinmezle karşı karşıya kaldığımız
zaman o bilinmeze nasıl yaklaştığımız
metodolojisi farklılaşıyor. Yani bizim
herhangi bir bilinmeze karşı verdiğimiz
eee tepkinin adıdır bilim, bilim
metodolojisi. Ve eğer eee yeterince
elinizde donanımınız yoksa
kabullenirsiniz.
Eğer eee elinizde yeterince donanımınız
var ve onu sınayabiliyorsanız o zaman
onu test etmeye başlarsınız. Bir şüphe
duymaya başlarsınız. Eee dolayısıyla eee
biz herhangi bir bilinmeze eee
baktığımız zaman o bilinmezi nasıl
anlaşılır hale getirmeye çalışmalıyız
sorusuna verdiğimiz yanıtın adı bilim
metodolojisi. Eee ve bilim metodolojisi
de tabii ki gelişmekte. Hı hı. Eee,
çünkü bilinmeze verdiğimiz yanıt
değişmekte. Eee, ve Newton Bacon Descart
kültürüyle birlikte bu bizim bilinmeze
verdiğimiz yanıt değişti. Ne oldu? Eee,
işte herhangi bir bilinmez varsa bu
bilinmezi onu temsil ettiğine
inandığımız yapı taşına indirgiyoruz ve
o yapı taşını çalışıyoruz. Hı. Çünkü o
bütünü çalışmak daha zor bir şey. Zor
bir şey. O yapı taşını çalışıyoruz. Eğer
bu eee bu karaciğerse mesela hücreyi
çalışıyoruz ya da beyinse nöron
çalışıyoruz. Eee ya da eee yani bu
binayı gördüğümüz zaman bu binayı
anlamak için tuğlayı çalışmak gibi bir
durum. Bu eee ekonomide de sosyolojide
de eee her bilimdeki bizim metodolojimiz
böyle. Hı hı. Hı hı. Ve nitekim eee bu
beyin bilimde de hep böyle seyretti.
1903'te ilk kez Kayal nöronu tanımladığı
zaman eee evet dedi. İşte bu tabii
harika çizimleriyle işte dedi bu yani
bunu biz bilirsek nöron nedir bilirsek
ya da atom nedir bilirsek maddeyi
bilebiliriz gibi bir anlayışla ya da
ışığın ne olduğunu anlamak için fotonu
ya da dalganın ne olduğunu bilirsek biz
ışığın ne olduğunu anlayabiliriz.
gibi ya da sosyolojide bir toplumu
anlamak için önce insanı anlamak lazım
yaklaşımıyla bir herhangi bir bilinmezi
anlamak için önce onu yapı taşlarına
indirgeyip onu çalışmanın üzerine analiz
ve sentez üzerine bir bilimiz var. Ve bu
bilim işe yaradı mı? Tabii ki işe
yaradı. Yani biz bu bilim sayesinde aya
gidip geldik. Şu anda trafik bu bilim
sayesinde yürüyebildiği kadar yürüyor.
Ya da bu bilimin bize sağladığı
sosyolojiden yararlanıyoruz. E bu bu
bilimin esas öğesi herhangi bir bilinmez
bütünü araştırmak için onu parçalara
indirge, parçayı çalış. Eee parçayla
parçadan elde ettiğin veriyi bütüne
atfedebilirsin. Şimdi bizim anladığımız
ne? Hı hı. Eee bu metodolojinin aşılması
lazım. Bu metodoloji en başta da
konuştuğumuz gibi yeni bir uygarlık
yarattı ve bu yaratılan uygarlık eee
yani kötülemenin ötesinde
yaratabildiğimiz en iyi uygarlık. Her
şeye rağmen yaratabildiğimiz en iyi
uygarlık. Ama her uygarlık gibi eee ya
da her şey gibi bunun da sıkıştığı
alanları artık dar boğazlarını
yaşıyoruz. Ve biz ömürlerimiz öyle bir
döneme denk geldi ki sevgili Kaan yani
eee neyin yıkılması gerektiğini
biliyoruz ama yerine yerine neyi
koyacağız onu onu onu bilemiyoruz henüz
ve sıkıntı zaten burada yani neyin kötü
olduğunu ya da neyin işlemediğini
biliyoruz. Eee ve işte neyin işlemediği
esasında eee bu eee parçayı araştıran
eee parçayı gereğinden fazla önemseyen
Hı hı. Sanki parça bütünün aynısıymış
gibi kabul eden bu bilimsel yöntemin de
sonucu. Eee, dolayısıyla koronada işte
biz esasında bunu da birazcık öğrendik.
Eee, yani artık bizim öyle bir bilimsel
bakışa ihtiyacımız var ki bu bilimsel
bakış herhangi bir bütünü anlayabilmek
için onu oluşturan parçalara değil, eee,
bu parçaların birbiriyle olan
bağlantısallığı esas bilinmezin özünü
taşıyor. İşte beyinden biz bunu
öğrendik. 2012 yılında eee 2012 yılında
beyin nasıl düşünce üretiyor diye eee
sorduğumuz zaman düşünce nedir? Düşün
zihin nasıl oluşuyor diye eee sorduğumuz
zaman eee yani eee ilk verilen yanıt ne?
İşte eee bir nöronla diğer nöron sinaps
denilen o boşluk içerisinde moleküller,
serotonin, dopamin falan yani
transmitörler ve eee olayı nereye
indirgiyoruz? Orayı, olayı
indirgeyebildiğimiz en düşük yapıya
indirgiyoruz. Protein. Protein. Eee,
öyle mi? Ya öyle değil. Eee, yani eee,
serotonini artan aşık olur falan.
Serotonin dopamin bu. Tabii bunlar şimdi
eee komik yani eee eee ve eee
dolayısıyla anlaşılıyor ki iş eee
parçada değil. İş bütünde. Peki bütünü
çalışmak zor. Çünkü eee yani beyinde bir
nöronu anlamayabilmiş değilken Hı hı. Hı
hı. 100 milyar nöronu ve bu 100 milyar
nöronun eee oluşturduğu bu
bağlantısallık ağı ki 100 trilyon bağ
bağı yani bu bu eee söylendiği kadar
kolay değil bunu anlamak. Bu bu çok
acayip bir şey. Bunu bunu idrak etmek
çok acayip bir şey. Eee dolayısıyla bu
kadar geniş bir eee bir sistemi eee eee
biliyorsun eee Asimov eee beynin
kendisini anlaması mümkün değildir der.
herhangi bir bütünü Gödel Gödel eee
herhangi bir karmaşıklık sisteminin eee
kendi kendisini değerlendirmesinin
mümkün olmadığından eee bahsederler.
Kısmen doğru. Yani zaten o nedenle bütün
eee parçaya yönelmeyi ister istemez eee
işin doğası gereği yapıyor. Ama eee ne
zaman ki biz esas önemli olanın eee
parça değil de eee bütünü oluşturan
parçalar arasındaki bu bağlantısallık
olduğunu fark etmeye başladık. Bunu da
nasıl fark ettik? Eee, çünkü bilgi
beyinde elektrokimyasal ırmaklar olarak
akıyor ve bu elektrokimyasal ırmaklar
nöronal
örüntüler, ağlar, desenler
oluşturuyorlar. Ve bizim düşünce
dediğimiz şey işte bu örüntüler ve bu
örüntüler hep bir değişim halinde. Bu
örüntü bazen olup geçen bir eee bir
sinyal yapısı gibi olabilir. Bazen de bu
çok çok kullanılırsa orada bir anatomik
yolak da anatomik bağ anatomik yapı da
oluşabilir. Ve gerçekten de eee bu
başlangıçta eee bizim hipotezimiz eee
sanki beyin bir bilgisayar sistemiymiş
gibi yola çıkmıştık. Eee ve nöronların 0
ya da 1 kuralına göre çalıştığına
inanıyorduk. Ve o zamanki düşüncemiz
şuydu. Madem ki eee işte beyinde 100
milyar nöron var. Eee biz bu 100 milyar
bilgisayarı eee her biri 10-15.000 başka
bilgisayarla bağlantısallık ağı kuracak
şekilde bir internet örüntüsü bütünlüğü
yaratsak bu bir zihin oluşturabilir mi?
Evet. Eee bu hipotezi soran eee Henry
Ma'dı. Bir eee bir eee matematikçi
kendisi. Eee ve yola böyle çıkıldı. Yani
biz bilgisayar sistemini bir beyin
analojisiyle bir araya getirebilsek bir
zihin yaratabilir miyiz? Eee,
dolayısıyla aslında bu modern anlayışın
da, eee, yeni önerdiğiniz
bağlantısallığın da dayandığı bir
matematiksellik var. Siz esas eee, oraya
da, eee, oldukça eee, önem veriyorsunuz.
Hatta o bağlantısallığı biz nasıl
anlayacağız ya da nasıl tespit ederiz?
eee diye eee sorduğumda eee benim sizde
bulduğum yanıt matematiğe bakarak
matematiksellikleri eee üzerinden çünkü
hem modern dönem biliminin eee yani eee
bütünü parçalara ayırarak çalışmaya
çalışan bilimin de bir matematik
anlayışı vardı. Descartes başta
matematikçiydi bir kere eee her şeyden
önce analitik geometriyi başımıza saran
kişiydi. Eee ama bu bağlantısallığın da
bir matematiği var. Bir ara yalnız bu
matematikselliğe geçmeden bir ara soru
sormak istiyorum. Eee, beyin nasıl zihin
üretiyor tartışmasını eee, eee,
yürüttüğünüzde
eee, zihni eee, ve bilinci eee,
birbiriyle ilişkili bir şekilde eee,
tanımlıyorsunuz. Ama benim aklıma hep şu
geldi. Yani bir zihin felsefecisi olarak
soruyorum bunu aslına bakarsanız. Biz
zihin felsefesinde eee zihin kavramını
daha şemsiye bir kavram olarak
kullanırız. Bilinç kavramını ise daha
eee sınırlı bir eee şeyde eee
kullanırız. Siz bağlantısallık,
yaşamdaşlık eee kitabınızda eee aslında
özneler arasılığı birazcık şey yaparak,
gönderme yaparak öznel arasılığa
zihinler de bir araya gelerek bir
bilinçlilik hali oluşturur diyorsunuz.
Ama bu toplumsallıkla ilgili bir şey.
Şunu sormak istiyorum. Bilinç dışını hiç
eee konuşmuyorsunuz. Şimdi Nietzsche
gibi bazı filozoflar aslında bilinç
dışının değil bilincin bir tür eklenti
olduğunu söylüyorlar. Yani esas ana
karanın eee değiş yerinde ise bilinç
dışı olduğunu, bilincin bunun üstüne
eklemlendiğini, ortaya çıktığını
söylüyorlar. Eee bu konuda ne dersiniz?
Eee doğru mu? eee
tespitlerim. Bilinçle zihni sanki benim
kullandığımın tersi gibi kullanıyorsunuz
duygusuna kapıldığım yerler oldu. Eee
düşüncelerinizi değerlendirirken bir de
bu bilinç dışı hep bilinç dışını aradım.
Eee kaçırmış olabilirim. Eee ama eee
hani eee belki de merkezi bir yer
olmadığı için ya da zor problem olduğu
için en zor Ha zor problem. Evet. En en
zor soruyu e sordunuz.
Eee sevgili K. Şimdi eee bir defa
bilinçten çok bahsetmiyorum. Eee hatta
bilinçten bahsetmeme gayreti
içerisindeyim. İtirafta almış. Evet.
Bahsetm çünkü eee bilinç nedir? Ortak
bir tanım yok. Hı hı. Eee bilinçten
bahsedebilme hakkını kendimde eee sadece
son ik ayda eee gördüm. Sebebi şu. Çünkü
2 ay önce çok önemli bir dergide eee bu
insan beyin projesi bittikten sonra eee
biliyorsun insan bilinç projesi başladı.
Evet. Ve insan bilinç projesinde eee biz
ben de observer olarak eee katılıyorum
ve eee korona sırasında bir miktar
aksasa da çalışmalar. Eee neticede
2024'ün Ekim ayında insan bilinç projesi
sona erdi. Hı hı. Hı hı. eee o sona erme
toplantısında e bulundum ve sona
ermesinin ana nedeni eee dört ana teori
yarışıyordu. Eee bilinç teorisi ve eee
ortak bir bilinç tanımı olmadığı için
eee şu anda bu teorilerin birbiriyle
yazıştırılamayacağı kanaatine varıldı.
Ben anladım ki ya kimse bir şey bilmiyor
zaten. Eee kimse şimdi ben cerrah
olduğum için eee yani eldeki veri
üzerine eee bir şey olması lazım ki
ameliyat yapabilesiniz. Evde bir şey
yoksa ameliyat yapamazsınız. Eee
dolayısıyla baktım ki bu yazı eee şu an
yanımda bilgisayarımda 23 ay öncesine
ait bir yazı ve bu o yazıda da eee o
toplantıda varılan sonuç bir bilimsel
yayın haline geldi ve yayınlandı. Artık
benim için eee bilinç konusundaki en
önemli referans referans o. Ve orada
diyor ki, "E, bilinç konusunda benim o
yazıyı okumamın yorumum şu. E, Türker
Kılıç, sen de bilinç konusunda bir
şeyler söyleyebilirsin. Çünkü kimse ne
söylediğini bilmiyor." Eee, eee,
dolayısıyla ben de artık bu konuda, eee,
spekülatif, eee, bir, eee, önermeler,
eee, kendimce birbirini tamamlayan,
kendi içinde tutarlı olmaya çalışan,
eee, bazı önerileri eee, bir araya eee,
toparlamaya başladım. Hı hı. Tabii
bilinç ana konu. Hı hı. Eee, siz
bakmayın benim hiç değinmediğime. E,
bilmediğimden değinmiyorum. Eee, tabii
zihin daha kolay. Eee, ama şurada tabii
dille yani dil dil orada eee, bize eee,
önemli bir tuzak oluşturuyor. Dil. H.
Nasıl hocam? Şöyle ki yani eee bu e
bilinç bilinç dışı eee biz zihinle dili
eee özdeşleştiriyoruz.
Eee sanki dille söyleyebildiğimiz eee
dile aktarabildiğimiz şeyler
bilinçlilikmiş.
Eee dile aktaramadıklarımız ama var
olduğunu bir şekilde hissettiklerimiz
ise bilinç dışıymış gibi bir eee kabaca
ayrımımız var. Eee bu yanlış bir şey. Hı
hı.
Bunun yanlış olduğundan büyük oranda eee
eminim. Hı hı. Bu eee şimdi tabii
karşıma niçe'yi falan
getirmeyin. Onlarla makalelerini
isteyeceğim.
O devlerle boğuşacak halim yok. Eee ama
eee ama eee en azından beyin bilim
açısından bakıldığında beyin dille
düşünmüyor. Hı hı. Bu bu çok açık hocam.
bunu eee işte matematikle düşünüyor. Eee
matematikle düşünüyor ama
eee şimdi şey bu nasıl daha iyi eee ve
güzel bir yaşam kurarız da eee tam da
eee düşüncenin esasının dil olmadığını
söylüyorsunuz. Eee hep ben bir
döngüsellik eee kurulduğuna dair şeyler
okudum. Yani dil düşünceyi kurar,
düşünce dili kurar. Dolayısıyla hiçbir
zaman bir diğerine öncelik
atfedememiştim. eee bu ve dilsiz düşünce
nasıl mümkün? Eee antropolojiye gitme
ihtiyacı uzun bir zamandır duyuyorum.
Gidemedim ama henüz. Eee dolayısı ben
bir deneyden bahsedeyim de bizim
yaptığımız bir bir deney var. Eee şimdi
eee eee çoğu çocuk olan bir grup
hastamız var. Epileptik hastalar. Eee ve
bu hastalarımız böyle eee her gün belzam
binlerce nöbet geçiriyorlar.
Ve bu nöbetleri giderebilmek için biz
iki hemisferi birbirine bağlayan
korpusalumu kesiyoruz. Ayrık split brain
brain sendromu ve brain sendromu bugüne
kadar 4 Nobel kazandı. Eee neden? Çünkü
herhangi bir bilinmezle karşılaştığımız
zaman onu inceleyebildiğimiz yapı taşına
ayırıyoruz. Beyin eee çok karmaşık
olduğu için düşünce bağlamında
bakıldığında şu anda yapabildiğimiz şey
ne? İki emizveri birbirinden ayırmak.
Yani eee eee çünkü canlının yaşıyor
olması lazım ve onun düşünce ürettiğinin
eee test edilebiliyor olması lazım. O
nedenle tek tek nöronları ya da nöron
gruplarının ne şekilde düşündüğünü
insanda test etmek mümkün olmadığından
elimizdeki doğal test ortamı sadece
beyni ortadan bölmek. eee korpus
kalzotomi yaptığımız çocuklarda eee
birçok deneyle bu tekrarlanmıştır. Bizim
bizim de eee tekrarladığımız bir deney.
Eee diyoruz ki şimdi sana çok önemli bir
sınav yapacağız. Sınav fake bir sınav
esasında ve bu çocuklar 4 ile 10 yaş
arasındaki çocuklar. Eee çocuğu eee bir
sınavı fake sınavı yapan kişinin
karşısına oturtuyoruz. O kişinin
arkasında da eee bu çocuğun sadece sağ
taraftaki görme alanına düşecek şekilde
bir optik sistem var. Hı hı. Eee sağ
taraftaki görme alanına düşen bilgi Hı
hı. eee karşı tarafa geçemiyor. Hı hı.
Konuşma merkezi de solda. Hı hı. Şimdi
eee bu çocuklar oradaki optik sistemde
çocuğa diyoruz ki annen seni hemen
dışarıya çağırıyor. Eee sınavın
ortasında çocuk ne yapıyor? ediyor.
Kendisini dışarı
atıyor. Yani sağ tarafa düşen eee bu
bilgi, bu güçlü emir, anne emri eee bir
karar verilmesini sağlıyor. Bu karar sol
tarafa dil olarak gidemiyor. Çünkü
konuşma merkezi solda ve oraya bu bilgi
aktarılamıyor. Ama çocuk dışarı çıkıyor.
Hı hı. Karar veriyor. Dışarı çıkıyor.
Dışarıda biz bekliyoruz. Diyoruz ki
şöyle ya niye dışarı çıktın? Bu sınav
senin için çok önemliydi ve çocuk
ulaşabildiği en gerçekçi yalanı
söylüyor. Diyor ki çişim geldi. Diyor ki
hoca bana ters baktı. Diyor ki sorular
çok zordu. Diyor ki içerisi çok sıcaktı.
Ve buna
inanıyor. Yani ve bunun bir bu gerçeklik
içerisinde çocuk bu işi yapıyor. Ama biz
biliyoruz ki esasında orada eee sebep
sebep başka. Sebep çok daha basit bir
sebep. Eee, dolayısıyla, eee, beyin,
beyin kendi içerisinde, eee, dil
iletişimin bir yolu, düşüncenin bir yolu
değil. Hı hı. Ama tabii, eee, iletişim
bir süre sonra, eee, düşünceyi çok
indükleyen bir eee, araç haline, bir
medyum, bir ortam haline geldiği için
biz, eee, düşünce nerede eee, başlıyor,
din nerede bitiyor eee burada burada
şaşırıyoruz. Eee ama ya mesela eee
hiçbir dil bilmediğinizi ve eee ıssız
bir adaya düştüğünüzü varsayın. Hı hı.
Eee işte onu hayal edemiyorum. Bir de
mesela sizin bu örnekte Ayrık Bey'in
örneğinde eee bir müdahale var. Hani ben
evrimsel olarak geldiğimiz yere
baktığımda dilim bu kadar karmaşık
olması gerekmiyor tabii. Hani hiç mi ses
çıkartmıyorduk düşündüğümüz aşamalarda
bile eee yani o ses çıkartma da bir
dönemin dili sonuç itibariyle tarihsel
bir dönemin. Dolayısıyla onu tahayyül
etmekte zorlanıyorum. Bu müdahale acaba
tırnak içerisinde yapay bir şey mi
sorusu bende uyanıyor. Eee yani
bilmiyorum bu bir havada kalan soru.
Size de soruyorum ve sormuyorum yani.
Ama yani neticede eee ama şu var yani
eee mesela bu bağlantısallık eee
dediğimiz bu yeni metot eee herhangi bir
bilinmezin esas esasının eee parçada
değil de bağlantılarında olduğu fikri ve
ölçülmesi gereken ve esas araştırılması
gerekenin bu bağlantısallık olduğu e
fikrin eeein çıktığı çıktığı noktada eee
bir matematik var. Yani eee şunu mesela
diyebiliriz. Evet. Tamam. Beyin belki
eee o dille düşünmüyor ama bunun altında
yatan bir matematik yok mu? Ve
matematiği de bir dil olarak kabul
edemez miyiz? Hı hı. Evet. Doğru. Ama
eee bu matematik herkesin paylaştığı
evrensel evrensel bir bir eee eee
etkileşim, bağlantı eee biçimi, ifadesi
modelleme. Yani beyinde var olan eee bu
bağlantısallığın bilim alanındaki
aktarılmış haline modelleme yani zaten
bilim demek modelleme demek. Eee,
dolayısıyla biz hep hep daha gerçeğe
yakın bir modelleme peşinde koştuğumuz
için eee, esasında Newton, Bacon ve
Descart'ın kendilerinden önceleri
öncekilere göre çok daha, eee, geniş
açılı ve o döneme kadar hiç
keşfedilmemiş eee yeni modellemesini
artık eski olarak görüyoruz. Ve o
modelleme yerine bizim dünyaya
bakışımızı belki değiştirebilme
potansiyeline sahip yeni bir modelleme
getiriyoruz. Ve işte bu modelleme sözden
çok matematiğe dayalı ya da parçadan çok
bu bağlantısallığa dayalı bir modelleme.
Şimdi ilk defa bu ilk defa mı
söyleniyor? Tabii ki hayır. Yani bunu
Spinozada karşılaşmalar şeklinde
söylemiş. Hegel de bunu söylemiş.
Mevlana da söylemiş. Moymonides de
söylemiş. Eee ama şimdi bir farklılık
var. Matematik var. Hı hı. Yani şimdi
artık yani siz yer çekiminin varlığı
olduğunu bilirsiniz ama yer çekiminin
hangi matematiksel modellemyle
tanımlanabileceğini bilmezsiniz. Eee o
yüzden mağara devrindeki adam da bir
taşın parabol çizdiğini biliyordu ama
şimdi artık buradan eee aya gidecek
olan, eee, roketin hangi matematikle
gideceğini artık bilir durumdayız.
Dolayısıyla beyin nasıl düşünce üretiyor
sorusuna bir yanıt ararken esasında
düşüncenin bu patent, bu örüntü olduğunu
anladığımız zaman peki bu örüntüyü nasıl
modelleyebiliriz? Bu ha işte burada
matematik başlıyor ve ve farklı bir
matematik ve bu farklı bir matematik.
Çünkü e esasında bunun da farklı bir
matematik olması kadar doğal bir şey
yok. Çünkü biz eee doğanın
içerisinde herhangi bir yeni keşif
yaptığımız zaman bu yeni keşfin
matematiğini de beraberinde keşfetmeye
başlıyoruz. Eee, yani Lipnits işte
1680'lerde eee, o, e, İtalyalı Zenon'un
sorduğu soruyu soruyor. Eee, bir
kaplumbağayla bir tavşan yarışsa, tavşan
yarışa 10 metre geride başlasa o zamanki
Kalkulüs'a göre tavşan ilk zamanda hep
yolun yarısını kat etse sonsuza kadar
tavşanın kaplumbağa geçememesi
lazımken, diyor ki ya doğada her tavşan
kaplumbağı geçtiğine göre bize bir
integral denen bir şey lazım. integral
ya da türev yazım ve oradan türev
bulunuyor. Integral ya daha doğrusu
buradan integral bulunuyor. Eee
dolayısıyla o güne kadar integral nedir
bilinmiyor. Ama doğadaki var olan
herhangi bir eee varoluşun kodlamasını
biz modelleyebilmek için integral denen
bir matematik modülünü kalp gülüse
eklemek zorunda kalıyoruz. Eee şimdi de
öyle. Bu bütünselliğin matematiğinin
enformasyon matematiği olduğunu
söylüyorsunuz. Bu olasılık üstüne dayalı
bir matematik anlaşıyor. Çok doğru.
2015'te, 2015'te eee ilk kez eee
34.000 nöronun oluşturduğu
amikdal hayvanın amigdalasındaki 34.000
nöronun oluşturduğu bir kümenin eee
hayvanın eee kafesindeki suya gidip
gitmeme kararını nasıl verdiğine dair
ilk kez bir örüntü eee biçimi eee test
edilebildi. Hı hı. Eee ve eee bu tabii
30 1 milyon nöron ya da 1 milyon hücre
bir leblebi tanesi kadar. 34.000
nörondan bahsediyoruz. Bu iğne ucu kadar
eee küçük bir alan ve bu 34.000 nöronun
oluşturduğu eee bu desenin eee bayezyen
matematik Hı. Yani 1650'lerde yaşayan
Bayez adındaki bir İngilizin eee vergi
toplamak için kullandığı bir sistemi
sistemi buraya bayezen matematik buraya
aktarılıyor. eee ve Bayzem Matematikten
çıkan aynen eee aynen eee Lipnis'in
integrali eee keşfetmesi gibi buradan
demek ki bizim buradan yola çıkarak daha
geniş eee bir matematiğe daha eee
gerçekçi bir modellemeye ihtiyacımız var
fikri oluşuyor. Eee Nobel alacağına çok
inandığım bir çalışmadır bu. 2015'te
selde yayınlandı ve böylelikle ilk kez
bir bayezyen eee matematikle eee
anlaşılabilir bir düşünce biçimi
modellenebildi. Yani ilk kez düşüncenin
hem videosu çekildi ve bu videonun çok
yavaşlatılmış şekilde bilgisayar
teknolojisiyle incelenmesi sonucunda
suya gidip gitmeme kararını verirken
oluşturduğu desenler eee matematiğe
aktarıldı ve bu bayezen matematiği ama
yani siz düşünün 34.000 nöron biz artık
biliyoruz ki bir nöronda 0 ya da bir
yok. Yani eee 34.000 nöronu incelemek
bile zaten çok zor. Ama soru ne? Suya
gidiyor mu gitmiyor mu? Yani peki suya
gidiyor ama şuradan mı gidiyor? Suya
gidiyor ama eşini mi götürecek? Suya
gidiyor ama hangi bunlar zaten yok.
Dolayısıyla eee test etmek bunu çok ama
elimizde bir matematik var ve o günden
sonra
hep able ödülleri, Fels ödülleri yani
biliyorsunuz Nobel'de matematik yok.
Onun karşılığı able ödülleri, e, able
ödülleri ve 4 yılda bir verilen Fels
ödülleri hep enformasyon matematiği
çalışanlara verildi. Çünkü bu yeni
breakth şey demek. Evet. Evet. Dün akşam
da böyle oldu ve eee birçok dinleyici
belki ilk defa duyuyor olabilir. Eee,
dün breakthrough price e dağıtıldı.
break eee eee ödülleri yani gelecekte
eee büyük eee devrimler yaratacak
bilimsel çalışmalara verilen eee
ödüller. Eee bunlar hem geleceğin
Nobellerini önemli ölçüde yönlendiriyor
artık bence bence Nobel kadar önemli
belki de daha önemli ve gençlere
veriliyor ve gruplara veriliyor. Ve eee
dün eee önemli bir matematik grubu
eee başlarında Dönü Gat Gur diye bir eee
Max Blank'tan matematikçinin olduğu bir
grup eee yine bu ödülü aldı ve bu da eee
matematiğin kendi sistemleri
içerisindeki eee birleşimi sağlayan eee
sağlayan yeni bir bakış açısı. Eee beş
ayrı yayında yaklaşık 800 sayfalık bir
kanıt eee buna sundular. Ben de bunu
takip etmekteydim ama eee çok sevindim.
Eee bunun olduğuna anlayabildiğim bir
şey değil ama eee enformasyon
matematiğini daha da geliştiren bir şey
olduğunu eee gördüğüm için çok sevindim.
Ev. Ama esas büyük gelişme 2021'de yani
bu 2015'te bayazen
matematikin düşüncenin nasıl oluştuğunu
anlamaya dair bir sistem oluşturduğu
modellemenin gerçekleştiği görüldükten
sonra işte eee bu alanda baştan bayazen
matematik denen bu alan eee sonradan eee
karmaşıklık olarak tanımlanmaya başladı
ve şimdi artık adı enformasyon
matematiği ve eee artık eee geldi
dediğimiz noktada eee biz bu enformasyon
matematiğini sadece beyin nasıl düşünce
üretiyor sorusuna yanıt aramada değil
aynı zamanda sosyolojik olaylarda eee
varoluşun kodlamalarını anlamada da
kullanır hale Evet hocam. İki
enformasyon sistemi olarak eee zihin ile
kültür arasında matematiksel açıdan
büyük benzerlikler olduğunu
söylüyorsunuz. Hatta aynılık eee
olduğunu söylüyorsunuz. Bu da çok
eee bir buz kıran düşünce. Çünkü eee
yani gayet şey bir şekilde, yalın bir
şekilde zihni anladığımız, az önce
anlattığınız matematikselliği biz
toplumu anlamakta da kullanıyoruz ve
bunlar birbiriyle eee aynı. Benzerak
benzer. Kesinlikle.
Biraz da basit basitten başlayalım. Bur
burada ya da
eee eee bu konuyla alakalı olarak eee
bulabildiğim
eee bulabildiğim
eee en zor en zor ve vardığım en son
noktayı size baştan söyleyeyim. O
kitapta da yok. Eee eee
beyin nasıl düşünce
üretiyorsa eee yaşam da aynı şekilde
gerçeklik üretiyor. Hı hı.
Beynin nasıl düşünce ürettiğine dair
matematikle, yaşamın nasıl gerçeklik
ürettiğine dair matematik birbiriyle çok
benzeyen bir matematik. Hocam burada bir
şey soracağım. Eee, matematiksel
modeller mi benzer yoksa kullandığımız
matematiğin niteliği mi benzer? Modeller
benzer. Modeller benzer. O halde biz
toplumsal yaşantıda öngörüde bulunabilir
miyiz? Yani matematiğini söker. Tabii ki
tabii
ki. Tabii ki. Yani eee ya bakın eee
mesela eee işte biz e bu yıl eee lise
mezuniyetimizin 40. yılında eee bütün
mezunlar bir araya geldik. Hı hı. Eee,
şimdi bizim elimizde bu sarkaçlar, o üç
dirsekli sarkaçlar biliyorsunuz e
fizikte bunlarla deney yapılıyor. Eee,
birbiri üzerine konmuş 41 tane sarkaç
sonsuz salınma bırakılıyor ve sonsuz kez
farklı bir paterndde eee, sonuçlanıyor.
Siz, eee, bizim örneğimizde biz 121
kişiydik. 121 sarkaçı alsanız 121 eee bu
121 sarkaçı eee farklı farklı şekillerde
salınma bıraksanız bu liseden mezun olan
40 kişinin pardon 121 kişinin 40 sene
sonra bir araya geldiği zamanki
paternleri bize söyler. H paternleri
söyler. Eee burada eee sadece yeterince
121'e yeterince zamana ihtiyaç var. Ama
zaman bizim problemimiz. Yaşamın zaman
diye bir problemi yok.
yaşamın zaman diye bir problem yok.
Dolayısıyla ama eee biraz daha basite
indirgeyelim. Bu bu eee eee yani
beyninin nasıl düşünce ürettiğiyle eee
yaşamın eee gerçeklik üretmesi
arasındaki matematiksel benzerlik. Yani
ben bunu bu cümleyi kurduğum zaman eee
içim içime sığmadı yani. İçim içime
sığmadı. Çok acayip. Çok büyüleyici bir
şeydi. Çok acayip. Ve peki nereden?
Nereden? Şuradan. Şuradan eee şurada
şimdi eee
2021 eee 2018'de eee yavaş yavaş bu eee
bu bağlantı sağlık matematiği ortaya
çıkmaya başladı. Ben 2015'teki bu Henry
Marrım'ın buluşundan sonra 2016'da
demeye başladım ki bizim matematiğimiz
duranlığın matematiği. Böyle teldeki
kuşların matematiği. Oysa bize gereken
bu bir kuş sürüsünün oluşturduğu
patenlerin matematiği. Çünkü söz gelimi
100.000 sığırcık kuşunun oluşturduğu o
gökyüzündeki yırtıcı kuşlardan
korunabilmek için oluşturduğu o
patenlerle eee beyin içerisindeki o
100.000 nöronun oluşturduğu patenlerin
matematiği eee aynı matematik. Eee ve
derken 2018'de eee
eee buna ait ilk yayınlar eee gelmeye
başladı ve 2021'de eee Giorgio Parisi
Roma'da bir fizikçi eee Nobel aldı ve
ilk defa Nobel Komitesi eee
bağlantısallık bilimini 2021'de akredite
etti. Ondan önce matematik alanı da
akredite edilmişti ama Nobel komitesi de
akredite etti. Ve böylelikle eee neyi
anladık? O eee 100.000 kuşun oluşturduğu
o patern matematiğiyle beyindeki 100.000
nöron ki çok az 100.000 nöronun
oluşturduğu ya da 34.000 nöronun
amigdalada oluşturduğu düşünce biçiminin
matematiği aynı. Ya da beyindeki eee bir
epileptik atağın Hı hı. yayılım tarzıyla
eee Wuhan'daki bir yarasa bedeninde
mutasyona uğrayıp da eee oradan eee tüm
dünyaya yayılan koronavirüsün ki
koronavirüs küçücük bir enformasyon eee
topu eee ve 30.000lik otetli küçük bir
enformasyon ve bu kendisinden 100.000
kat daha büyük bir enformasyon
sistemine, insan hücresine girdiği zaman
bir hastalık yaratıyor. Ama bu bir üst
platformda eee bu hastalık bir eee
sosyoekonomik olay, bir pandemi
yaratıyor ve bu 30.000 nükleotitli
mutasyona uğrayan eee bu eee ilk eee ilk
virüsü düşünün. İlk virüs o virüsten
ortaya çıkan eee ve eee Papa'nın 600
sene sonra ilk defa St. Peter meydanıa
bir pazar ayini verememesine yol açan
eee ve onu bırakın eee insanların
yüzyıllar sonra ilk defa savaşamamasına
savaşamamasına yol açan bir pandemi
oluşuyor. Yani pandemi bitti
biliyorsunuz Ukrayna savaşı çıktı, Gazze
savaşı çıktı. Pandemi devam etseydi
inanın ikisi de olmazdı. Çünkü insan
yanındakinden korkuyor koronada. O
yüzden savaş oldu. Eee, dolayısıyla
epileptik atakla o koronavirüsün
yeryüzündeki yayılımı aynı enformasyon
yayılımı. İkisi ikisinde de enformasyon
yayılımı ve eee, derken bütün able
ödülleri şimdi eee o oradaki bilim
insanlarının geçeyim. Eee, her birinin
büyük katkıları oldu ve sonuçta biz neyi
anladık? yaşam dediğimiz bu sistem eee
bütün varoluş kümelerinin ortak
kodlaması. Hı hı. ortak kodlaması ve eee
dolayısıyla bütün bu eee varoluş
kodlamalarının bir matematik modellemesi
mümkün.
matematik modellemesi mümkün ve
eee arada çok isimler var ama Hı. En son
2024'te Michelle Teglegrand geldi.
Michel Tegregrant işte benim bu az önce
sözünü ettiğim, heyecanlandığım
düşünceyi eeeyi oluşturabilmemi sağlayan
kişidir. Eee Michelle
Teglegrant. Eee sonuçta anladığımız şey
şuydu. Yaşam dediğimiz bu sahne eee bir
bölü sonsuzun gerçeklik bulduğu bir
sahne. Hı hı. Yani bunu anlamak esasında
eee çok kolay. Mesela bu katın
içerisinde işte medyaskop katında
herhalde şu anda bir 20 30 kişi vardır.
Bu 2030 kişinin 2025'in Nisan ayının bu
tarihinde bir arada olma olasılığını biz
30 sene önce hesaplama hesaplayacak
olsak buradaki kişilerin birçoğunun 30
yaşın altında olduğunu da gördüğüm için
söylüyorum. işte spermler, yumurtalar
falan filan. Bu olasılık 1/ sonsuz. Hı
hı. 30 yıl önce bizim burada olma
ihtimalimiz 1/ sonsuz. Ama 1/ sonsuz 0
demek değil. Hı hı. 1/ sonsuzun eee bir
varoluş biçimi Hı hı. olduğu ve bu
varoluş biçiminin bir matematiğinin
olması gerekliliği işte enformasyon
matematiğinin bize getirdiği bir şey ve
Michel Teglegrand buna ait benim
anlamadığım bir matematik teorem ortaya
koydu. Eee şimdi eee mesela eee diyelim
ki bunu ben bazen, eee, Telegram'da
konuştum, konuşmuşluğum var. Eee, o
şansa sahip oldum. Mesela bir çektiğim
bir fotoğraf üzerinden bunu anlatıyorum.
Böyle adadan çektiğim bir fotoğraf var.
Gökkuşağının bir ayağı bir tepede
gözüküyor. Öbür öbür ayağı öbür tepede
gözüküyor. Eee bu arada eee gökkuşağının
fiziğini ilk bulan kişi Spinozadır. Hı
hı. Eee felsefeciler her şeyin içinde.
Eee ve o zaman çok ayrım yok. Tabii
tabii çok ayrım yok. Ol mu? Olması
gereken zaten bu ayrımın olmaması. Eee,
ve bazen böyle öğrencilerime de bu
kavramı anlatmaya çalışırken diyorum ki
gökkuşağının bu ayağındaki bir su
damlasıyla bu burasındaki bir su damlası
arasında bir bağlantısallık var mı? Hı
hı. Tabii ki var. Eee, çünkü gökkuşağı
var. Gökkuşağı denilen bir varoluşun
olabilmesi için O damla o damla arasında
bir bağ olması lazım. Peki, eee, bu
küçücük ada içerisinde bu tepedeki, eee,
bu gökkuşağının bir ayağının bulunduğu
tepede üniversite sınavına çalışan bir
çocukla gökkuşağının öbür ayağındaki
tepede eee, o gün, eee, ekmek, eee,
üretmiş olan fırındaki eee, üretilen
ekmeğin ekmek kokusu arasında bir bağ
var mı? İşte Tegle Grant diyor ki var.
Ve bunun bunun bir matematik matematik
karşılığı var. Eee ve esasına bakarsanız
o çocukla o ekmek kokusu arasındaki bir
bağın olma eee ihtimali eee beyindeki
söz gelimi bir oksipital loptaki nöronla
diğer eee hemisferdeki bir frontal
loptaki hemisferdeki iki nöron
arasındaki bağın olma olasılığından
milyonlarca kat yüksek. İnanılmaz bir
şey. Milyonlarca kat yüksek. Eee beyin
düşünce üretiyorsa yaşam da gerçeklik
üretiyor. Hı hı.
Dolayısıyla ortak bir matematikleri de
var. Başka bir soruya geçmek istiyorum
hocam. Eee, şimdi bu bütün parçaların
aritmetik ortamın e şeyinden toplamından
fazlasıdır dedik. Eee, Prigojine eee,
atıfla eee, bu fazlalıkta kendini
yeniden düzenlemeye işte yaratıcılığa
imkan tarın diyorsunuz. Eee, ama eee,
Prigojin bunu canlılara atfediyor. Siz
canlılığın gerekli bir ön koşul
olmadığını söylüyorsunuz. enformasyon
işleyen bir sistem olsun yeterli
diyorsunuz ve buradan aslında eee bilgi
işleyen bir sistem olarak yapay zekaya
geçiyorsunuz ve diyorsunuz ki
yaratıcılık ve bilinçlilik eee yapay
zekada nihayetinde yaratıcılık ve
bilinçlilik eee
gösterecektir.
Eee peki hani ona çok değinmedik ama eee
burada da Evet anlıyorum gösterebilir.
eee, bilinç dışı gene aklıma geliyor.
Eee,
yani yaratıcılık gösterebilir, eee,
enformasyon işleyebilir. Eee, tabii ki
işliyor zaten. Bilinçliliği de anlıyorum
ama can bak can nedir?
Can nedir? Yani canlılık nerede
başlıyor? Eee, şimdi, eee, Prigojinden
bir evveline gidelim. Hı hı. Eee, o da
Schröinger. Schröinger 1943'te o What is
life yani yazılmış en güzel kitap. Eee,
hayat nedir? Hayat nedir? Ki biliyorsun
bu 3 günlük bir halk eee, konferansıdır.
Eee, ve o eee, eee,
konferansa,
eee, dinleyiciler arasında Francis Crick
var. Francis Kek 10 sene sonra, 10 sene
sonra Nobel Nobel alan DNA tanımını
yapacak. Konuşma 1943, araştırma 1953.
Neyse. Ve Schröingünginger eee hayat
nedir diye soruyor ve diyor ki yani
bizim bir inorganik evrenimiz var. Hı
hı. Bu inorganik evrenimizin üzerine
eklemlenen bir organik evren var. Bir
moleküler evren var. Bunun üzerine eee
eklemlenen bir hücre evreni var. Onun
üzerine eklemlenen bir organ var. İşte
bu organ eğer beyinse bunun üzerine
eklemlenen bir kültür var. Bunun üzerine
eklenen bir sosyoloji var. böyle
katmanlar. Eee, peki diyor bu
termodinamiğin ikinci esasına aykırı bir
şey. Hı hı. Yani biz eee bir araya
koyduğumuz e hücrelerin bir beyin
yaptığını eee yani beyin yapmadığını
biliyoruz. Eee peki eee termodinamiğin
ikinci yasasına aykırı olan şey ne?
Aykırı olan şey ne? İşte ona eee
enformasyon matematiğinin verdiği bir
yanıt var. Esasında bu yeni verilen bir
yanıt değil. 1972'de eee Şilili Maturana
eee buna yanıt veriyor. Eee Şili
olmasına da dikkatini çekerim. Bugünkü
olaylar falan filan. Eee dol maturan da
bu buna yanıt veriyor. Diyor ki
eee sistemler onu oluşturan parçaların
aritmetik toplamından fazlasını içerir.
Hı hı. Peki bu fazlalık nereden geliyor?
Hı hı. Bu fazlalık nereden? Yani e biz
hücreleri bir araya
koyduk. Daha kolay olduğu için bir
karaciğer yaptık ve bu karaciğer eee
kendi içerisinde bilgi işliyor. Eee kan
glikozuna bakıyor. Ona göre insülini
ayarlıyor vesaire. Eee peki eee bu
hücrelerin organ olması arasındaki o
platforma parametre değişikliğini,
paradigma değişikliğini, paradigma
değişikliğini sağlayan şey ne? İşte bu
paradigma değişikliğini sağlayan şey bu
bağlantısallık. Hı hı. Bağlantısallık
parçaların aritmetik toplamından fazla
bir şey ve bunun adı otopoezis. Hı hı.
Hı hı. Otopoezis sistemler, bu parçalar
bir araya geldikleri zaman beklenmedik
şeyler yapıyorlar. H ve bu bu bu
beklenmedik şeyler eee o parçalar tek
tekken bunu bunu e test edemiyorsunuz.
Bunu öngöremiyorsunuz. Ama o otopezis
işte eee bu bağlantısallığın eee devreye
girip bu parçaların bir bütün
oluşturmaya doğru hareket ettikleri
zaman hiç öngörülmedik şekilde eee bir
farklılaşma yarattığını ortaya koyuyor.
O zaman şunu diyebilir miyiz? Yapay
zekanın da nereye gideceğini
kestiremiyoruz aslında. Bir de emergence
var. H emergence yani parçalar bütünü
oluşturuyorlar. Eee, her parça başka bir
bütünün parçası ama başka parçaların da
bütünü. Hı hı. Hı hı. Eee, dolayısıyla,
eee, parçalar otopoliz oluşturuyorlar
ama bütün de emergence oluşturuyor.
Yani, eee, parçayı değiştirebilme, eee,
özelliğine sahip. Eee, ve böylelikle
eee, bir eee, bir paradigma değişimi
Evet. bir paradigma değişimi olduğu
zaman eee, termodemin ikinci yasası
orada çalışmıyor işte. H ve eee
Schröünger eee diyor ki böyle bir şey
olmamalı çünkü termodinamiğin ikinci
yasasına bu aykırı. Hı. Ve buna işte Rus
asıoj 1978'de yanıt veriyor. Diyor ki
kimyacı kendisi diyor ki, "Evet siz bunu
eee kimyasal sistemlerde böyle ama
kimyasal sistemler ne zaman ki bir
biyolojik sistem oluşturuyor paradigma
değişiyor ve işte biyolojik sistemlerde
termodinamin ikinci yasası eee inorganik
evrende çalıştığı gibi çalışmıyor." Hı
hı. Hı hı.
Şimdi şimdi artık biz çok net görüyoruz
ki bakın eee enformasyon işleyen
sistemlerde de termodinam ikinci yasası
farklı şekilde bütün bütün genişletikçe
termodamin ikincesi farklılaşıyor. Eee
ve eee ve eee ya şu anda eee enformasyon
işleyen sistemlere baktığımız zaman
tabii ki bizim canlılık kavramımız da
buradan değişiyor. eee ve şu anda
eee bana göre en azından canlılık
enformasyon işleyebilme yeteneğidir. Hı.
Eee bu arada parantez içinde buna tekrar
zaman yeterse geliriz. Bilinci de ben
eee yaşam ağı içerisinde seçim yapabilme
yetisi olarak tanımlıyorum. Bana göre en
iyi çalışan tanım bu. Bunu şimdilik bir
kenara bırakalım. Gelirsem buradan
başlarım. Eee, dolayısıyla, eee, bir
canlılık enformasyon işleyebilme
yeteneği ise eğer Hı hı. eee, biz nerede
eee, enformasyon işleye başladığımıza
bakmamız lazım. Hı hı. Hı hı. Çünkü
bunun ahlaki, deolojik, hukuki yani
düşükte zamandan sonra bir cinayettir.
Eee cinayettir eee falan gibi sorulara
yanıt verebilmek için bu tür orada özgür
irade sorusunu sorayım size. Eee şeyi
söylüyorsunuz. Şöyle bir cümleniz var.
Özgür irade içinde olduğumuz yaşam
ağımız kadardır diyorsunuz. Ev bu
aslında yerleşik özgür irade
kavrayışımızın dışında bir şey. Çünkü
eee Thomas Hopster
eee insanlarda eee zihinsel yetiler
herkese eşit dağılmış gibi kabul ederiz.
Yani hepimizin zihinsel kapasitesi eee
ona sahip olmaktan eee kaynakla eşitmiş
gibi eee varsayarız. Eee, aslında özgür
irade için de böyle bir şeyi biz
varsoyuyoruz normalde ama sizin bu
dediğiniz şey aslında yaşam ağımız ne
kadar, eee, o paternler ne kadar
çoğalır, genişler ve şey olursa seçim
yapma alanımız genişliyor ve özgür
irademiz de sanki genişliyor diye
anlıyorum. Doğru mu? Yani herkeste özgür
irade farklı ölçülerde mi var? Böyle bir
şey diyebilir miyiz? yaşam ağından eee
hareketle buraya geleceğim ama şu can
meselesini bir eee tamamlayayım. Eee
dolayısıyla canlılık nerede başlıyor
şimdi? Eee
eee organoit denilen eee yapılar var.
Yani herhangi bir kök hücreyi mesela
beyin kök hücresini bıraktığınız zaman
uygun besi yer ortamında o yaklaşık 1
milyon e nöron oluşturuyor. Bir leble
bir tanesi kadar yani. Eee ve eee bu eee
bir mini beyin yapısı meydana gidiyor.
Sadece damar ağı yok. Çünkü besin
maddenini dışarıdan difüzyonla alıyor.
Daha fazlasını oluşturabilmesi için
damar ağı geliştirmesi lazım. O yüzden
buna organoid, mini beyin deniyor. Ve
biz bu organoidlerle eee çalışıyoruz.
2016'dan bu yana
2018-2019'da Dük Üniversitesi'nde bir
şey bulundu. Bu eee tek kök hücreden
elde edilen bu organo EG dalgası
üretiyor
ve bu EG dalgası anne karnında büyümeye
çalışan embriyonun beyninin ürettiği EG
dalgasıyla aynı. Şimdi soru şu. Eee bu
organo canlı mıdır cansız mıdır? Hı hı.
canlı olduğu kesin. Çünkü EEG dalgası
var ve yanındaki bir başka organoit ile
eee bir iletişim çabası var. En azından
iletişim olmasa bile çabası var. Eee
şimdi eee ve eee bundan sonraki eee bir
deney var. 2 yıl önce yapıldı.
Eee 800.000 nöron bir tarafa, 800.000
nöron da bir tarafa konuluyor ve bunlar
PK oynuyorlar. Ponku hatırlarsın sen. E
böyle ortada bir top var. Bu vuruyor
öbür tarafa geliyor. O vuruyor. İlk oyun
ilk Komodor 64'ün ilk bilgisayar oyunu.
Eee ve bir tarafta 800.000 nöron bir
tarafta 800.000 nöron ponk oynuyorlar.
Eee ve diyorlar ki acaba bu beyni beyine
mi özgü? Biz bunu en iyisi böbrek
organitlerinde de yapalım. Böbrek böbrek
hüceri de öğreniyor. Onlar da oynuyor
ama daha yavaş öğreniyorlar. Çünkü nöron
zaten enformasyon işlemek için üzere var
olan bir eee yapı. Eee diyorlar ki tamam
bunu da yaptık. Öyleyse eee biz bunu eee
polimer sistemlerinde yapabilir miyiz?
Yani karbon sistemleri polimer sistem
eee ve polimer sistemlerinde yapıyorlar.
Polimer sistemleri de öğreniyor ponk
oynamayı. H karbon sistemler de
öğreniyor ponk oynamayı. Şimdi şimdi
düşünün canlılık nerede başlıyor? Eee,
dolayısıyla dolayısıyla yaşam dediğimiz
bu varoluş kodlamalarının bütünü
bütünü bir an için tek bir beyinmiş gibi
düşünün. Hı hı. Bir an için. Ve siz bu
sistem içerisinde eee tek bir
hücreymişsiniz gibi eee düşünün. Ve bu
hücre çok önemli bir hata yapıyor.
Zannediyor ki bu beyin o hücre için.
Evet. Doğru. Bizim şu anda en baştaki
soruya sorunuz bu. Eee, yani eee bir
nöron, eee, ortaya çıkıp dese ki ya bu
beyin var ya bu benim için var. Hı hı.
Şu anda bizim kültürümüzün e komikliği
burada. Evet. Bizim komik biz
zannediyoruz ki yaşam bizim için bu.
Evet. Eee, bu özgür iradeye girelim. O,
o, eee, eee, özgür
şimdi Özgür Irade yok. Hı hı. Eee, neden
yok? Eee, çünkü hepimiz, eee, bu varoluş
kodlamaları ağının içindeyiz. Ve bu
varoluş kodlamaları ağı, eee, her ne
kadar bizim yaptığımız seçimler sanki
bizim seçimlerimizmiş gibi. Eee, çünkü
beyin nöron için ya ya da orman yaprak
için ya yaprak seçimini kendisi yapar.
Yani burada o, eee, Amerikan rüyasının
hani yüreğinin götürdüğü yere git. Bun
çok sakat yani çok uzağa gidemezsin. Çok
çok uzağa yani çok uzağa gidemez. Hele
yürek tek başına eee beyin de de sonuçta
eee sonuçta bu paternin ona el verdiği
kadar eee özgür irademiz var ve bu
iradeye özgür denemez. Eee, yine orada
hep kullandığım şey, Spinoza diyor ki,
"Havaya atılan taş yere düşmenin kendi
seçimi olduğu zannederdi." Gerçekten de
işte biz yüreğimizin götürdüğü yer taşın
yere düşmesi kadar. Eee, o yüzden o
geniş, o kadar özgürüz, geniş ama, eee,
işte bu özgürlüğü, eee, genişletme, bu
özgürlük ağını genişletme imkanımız var
aslında. Tabii bu, eee, yine bir, eee,
modern refleks eleştirisi. Hani, eee,
doğaya egemen olmak gibi bir derdimiz de
vardı. eee onun eleştirisi bu
perspektiften baktığınızda doğaya egemen
olmak değil doğanın bir parçası olduğunu
idrak etmek gibi bir eee sonuç ortaya
çıkıyor. Hocam bir de eee son soru
olarak eee sizin yapacağınız eklerin
yanı sıra eee bu yeni oluşan yaşamdaşlık
kültüründe eee kültürünün yeni bir hukuk
gerektirdiğini eee söylüyorsunuz. Hatta
ben bir programda eee sizden şu
cümleleri duydum. Eee, bugüne kadarki
hukukumuz insan odaklıydı. İnsanı
korumaya odaklanmıştı. Oysa bizim diğer
varlıkları insandan koruyacak bir hukuka
artık ihtiyacımız var. Yani bu da
kalağım cümlelerden biri.
Eee, sevgili K bu eee gerçekten de eee
eee yani nöronlar nasıl zihin yaratıyor
diye hani kendiliğimizi bir an nöronmuş
gibi düşünelim ve bir düşünce
ürettiğimizi varsayalım ve bu düşünce de
sağ salim evimize gitmek olsun mesela
eee bu nöronlar eee şimdi eee ve bunu
bir yaşam amacıymış gibi düşün bir
nöronun yaşama bir insanın yaşama
amacıymış gibi yani sağ salim şu 70
seneyi bir tamamlayayım eee gibi. gibi
eee düşünün. Buradaki matematik aynı
matematik. Yani bu bu birinde sadece 100
milyar nöron var. Diğerinde daha az
insan, 8 milyar insan var. Yani ve
artmıyor artık. Düşüyor biliyorsun 8.
Evet. Şimdi eee bizim eee bu Newton
Bacon Descart eee biliminin yarattığı bu
kültürün eee sıkıştığı yer işte burası.
Yani insan merkezli eee bir kültür. Yani
sanki eee yaşam insan içindir ya da işte
bir yaprak orman analojisiyle orman
yaprak içindir. Eee bu nedenle de çok
ciddi bir ölüm problemimiz var. Hı hı.
Hı hı. Tabii tabii. Çok ciddi bir çünkü
bütün varlığımızı yaprağa
sıkıştırdığımız için ve bu yaprak
kendisini yanındakinden çok farklıymış
gibi gördüğü için eee yani eee 2000
1914'te lise çocuklarına Amerika'da soru
soruyorlar. Diyorlar ki, "Kendini
benzersiz hissediyor musun? Sadece %6'sı
ben tabii ki benzersizim" diyor. Aynı
soruyu 2014'te soruyorlar. Ben tabii ki
benzersizim diyenler %94.
Oo. Ben çünkü bu benzersizlik eee özlemi
içerisine kurulan bir bir kodlama var.
Bir kodlama ve çocuklar bu kadar özgür
iradeye sahip. eee ve yaprak kadar
yaprak ve bu yaprakların her biri
kendinin yanındaki yapraktan çok
farklıymış ve sanki bütün ağaç hatta
bütün orman bu yaprak için varmış gibi
hissediyor. O yüzden yaprağı çektiğin
zaman sonbaharda sararıp yere düştüğü
anda zannediyor ki orman da yok
oluyor. Zannediyor. Bu nedenle ciddi
ölüm problemimiz var. Eee işte bu hani
yüreğinin götürdüğü yere git. git
yaprağın yere düşüş yolu kadar var. Yani
o yol o kadar
eee dolayısıyla eee buradaki en önemli
problemimiz insan merkezli, insan odaklı
yani yaşamın bizim için sanki var
olduğunu kabulleniyoruz. O dediniz ya
doğaya hakim olma yani. Çünkü doğa
bugünün insanı için alınıp satılabilen
bir metadır. Bir bir şeydir. Yani bir
bir ürün bile değil. Bulunmuş bir şey.
Meta. eee eee şeyde eee Christop Columb
Hindistan diye Kuzey Amerika'ya çıkıyor.
Eee yanında geziyi finanse eden İspanya
Kraliçesinin tapu memuru var. Ne zaman
bir tepeye çıksalar yanındaki tapu
memuru hemen bir tapu oluşturuyor. Sanki
görülen bütün arazi İspanya kraliçesine
ait olacakmış gibi. Bizim şimdi yaşam
karşımızdaki karşısındaki tavrımız
böyle. Eee Evet. Gerçekten böyle yani
sahip olmak. Hı hı. sahip olmak. Yani
bunun içerisinde sadece maddi şeyler
değil, profesörlüğe sahip olmak, eee,
yani başkasının sevgisine sahip olmak,
bir başkasının gülüşüne sahip olmak.
Eee, dolayısıyla sahip olmak üzerine
kurulmuş bir sistemimiz var. Yani sahip
olmak için çalışkan olmak, sahip olmak
eee için eee, zeki olmak üzerine kurulan
bir eğitim sistemimiz zaten var ki en
önemli aşılması gerekenlerden hukuk
sisteminden daha önemli bu. Evet. Eee,
bu yaşamdaşlık dediğimiz bu yeni
sistemin yani eee, hiyerarşik hiyerarşik
bir yapının olmadığı, Hı hı. eee ve eee
bu bağlantısallık üzerine kurgulanmış
eee ve eşitlik olmasa bile denklik
ilkesi üzerine eee var olan eee ve
farklı konumlarda farklı nitelikteki eee
parçaların daha çok önem kazanacağını
bildiğimiz ve esas özelliğin de bu
bağlantısallıkta olduğunu idrak
ettiğimiz yeni bir kültüre ihtiyacımız
var. Doğal olarak bu kültür yani yaşam
içerisinde insanın kendisini yeniden
konumlandırmasına ihtiyaç var. Yani
yaşama sahip olan bir insan değil de
yaşamla birlikte var olan bir insan ve
eee o yaşamın sahip olunacak bir meta
olduğuna inanan eee gizliden gizliye
bunu yaşayan eee bir bir eee insan değil
bir yönetici yani yaşamın kendisi için
var olduğuna inanan eee yöneticilerin
eee dünya tarihinde nelere yol açtığı
çok ortada. Dolayısıyla bu yeni bir
kültür demek ve yaşam içerisinde insanın
kendisini yeniden konumlandırması demek
ve bunun çeşitli organları var. Eğitim,
hukuk, sanat. Hepsine birden kültür
adını veriyoruz. Bugünkü kültürümüzün
eee bugünkü hukukumuzun temeli insanın
hakkını yaşama karşı korumaktır. Ve bu
öyle eee noktalara bazen gelir ki yani
siz eee tasması yok falan filan diye
sokaktaki başı boş dediğiniz bir
canlıyı, bir köpeğin eee yaşamını
sonlandırma hakkını kendinize
görebilirsiniz. Yani evet eee bir
tahakküm ilişkisi ortaya çıkıyor. Çünkü
çünkü
insan o canlının doğal olarak sahibidir
anlayışı ve insan sahip olduğu şeylerin
eee geleceği hakkında karar verebilir.
Eee hukuk işliyor. Ne kadar yanlış yani
ne kadar yanlış. Eee ama yaşamdaşlık eee
kültürünün bize eee söylediği şey
farklı. Eee, bu yani bir errealite
oturunun ne kadar yaşama yakı varsa bir
insanın da o kadar yaşamaya hakkı var.
Sokaktaki bir köpeğin ne kadar yaşamaya
hakkı varsa bir tavşanın da bir
balinanın da o kadar yaşamaya hakkı var.
Ve bu sistem birlikte olduğu zaman eee
ve bu birliktelik yaşama bir zenginlik
kattığı ölçüde eee hayat hayatı
biyolojik bir yaşam biçimi olarak darf
yani eee bu yaşadığımız hayat daha iyi
bir yaşantı tarzı eee oluşturacağı
kesin. Çünkü eee başa dön ya da ortaya
dönelim. Ortada söylediğim şey eee yani
beynin düşünce üretmesiyle yaşamın
yaşantılar üretmesi Hı hı. eee aynı şey.
Eee ve esas olan yaşamın kendisi olduğu
için biz esas olanın insanın kendisi
olduğunu, insanın zihni olduğuna bir eee
kabullenişimiz var. Aynen kütle ağırlık
kilogram öyle bir kabullenişimiz var. Ve
şimdi işte o kabulleniş nasıl Galile
tarafından yıkıldıysa Hı hı. bizim bu
kabullenişimiz de işte beyin bilim
tarafından yavaş yavaş eee sarsıntıda
eee yerine daha iyisini koyabilmemiz
lazım. koyabilir miyiz bilmiyorum. Çünkü
eee bağlantısallık matematiği önemli bir
güç. Hı hı. Eee ve bu işte mesela yapay
zeka. Şimdi eee yapay zekaın da ismine
bir itirazım var. Eee çünkü eee her
sistem eee bir yaratıcılık ürettiği
andan itibaren artık o zeka, eee o eee o
organizmaya ait değil.
Eee, yani şunu demek istiyorum. Bir
bütünün parçası haline Evet. Yani, eee,
herhangi her enformasyon işleyen sistem
otopezi sebebiyle er ya da geç zeka
üretiyor. Hı hı. Hı hı. Er ya da geç
zeka üretiyor ve bu önceden belirlenemez
bir zamanda gerçekleşiyor. Er geç zeka
üretiyor ve üretilen zeka onu üreten
organizmaya ait değil. Eee, bir kez
üretildiği andan itibaren bütünün
kendisine ait. Nasıl ki düşünce Hı hı.
onun oluşmasında rol oynayan nöronlara
ait değilse Hı hı. Yaşamın kendisine
aitse yaşamın kendisine aitse ya da
beyne aitse eee dolayısıyla bu ortaya
çıkan zeka, eee, organizmalara ait
değil. Organizma o zekayı ürettiği andan
itibaren o zeka yaşamın kendisine ait.
Bu nedenle yapay zeka ya da doğal zeka
diye bir şey var. Zeka var ya da zeka
var. Zeka var. O nedenle ama biz yaşamın
merkezine eee insan canlısı olarak
kendimizi koyduğumuz için bize ait olan
zekayı doğalmış, bizim dışımızdaki
zekayı ise yapaymış ya da hayvana aitmiş
ya da salyangoza aitmiş. Ama eee bizim
düzeyimizde değilmiş. Eee bizden
değilmiş gibi görüyoruz ki önemli
hatalarımızdan bir tanesi bir tanesi
burada. Hocam ağzınıza sağlık. Eee çok
teşekkür ediyorum bu dolu dolu sohbet
için. eee yaşam hakkında ne kadar az şey
bildiğimizi ve eee yeni bir yaşam
kültürü kurmada eee alacak daha çok
yolumuz olduğunu eee fark etmiş olduk.
Farklı eee şeylerle eee yüzleriyle eee
çok teşekkür ediyorum gerçekten. Daha
öncen teşekkür ederim. İzin verirsen bir
10 saniye önemli gördüğüm bir şey daha
söyleyeyim. Bu özgür iradeyi eee ya da
iradeyi özgürleştirmenin en önemli yolu
adanmışlık, sevgi, çalışmak falan değil.
Basit bir şey. Merak. Merak merak.
Eee bu merakta dinleyicilerimizi,
izleyicilerimizi bırakıp ben de sana
davetin, davetin için çok teşekkür
edeyim. Çok zevk, çok zevkliydi benim
için de. Çok, çok sağ olun. Çok sağ olun
hocam. Eee, bugünkü e felsefe ve
kritiğinde, eee, keyifli bir sohbetle
sonuna gelmiş bulunuyoruz. Gelecek
programda görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Yeah.

Aristoteles'ten itibaren düşünce tarihi
Platon'un ters yüz edilme tarihi olduğu
için ben Ved'in bu sözünün bir yandan
gayet anlaşılır olduğunu düşünmekle
birlikte Platon'un ontolojisinin ve
düşüncesinin gereken biçimiyle ve
derinliğinde anlaşılamadığı için tam
yerini bulmadığını düşünüyorum. Aslında
şöyle söylenebilirdi. Platondan sonraki
tüm bir düşünce tarihi Platon'u ters yüz
edişinde düzüne sadık olma tarihidir.
Bakın bunu Haydiger çok iyi
yakalamıştır. Bir şeyin tersi her zaman
düzüne
sadıktır.

Merhaba arkadaşlar Tonguç akademi'ye
Hoşgeldiniz bugünkü konumuz Bilgi
Felsefesi hadi başlayalım
Bilgi Felsefesi içerisinde hangi
konulara Bakacağız bir bakalım bunlara
Bilgi felsefesinin temel kavramlarından
bahsedeceğiz bilginin oluşumu bilgi
türleri Bilgi felsefesinin temel
sorularını inceleyeceğiz bilginin
doğruluk ölçütleri doğru bilginin imkanı
problemi diyeceğiz ve bilgi felsefesini
bitirmiş olacağız
hemen Bilgi felsefesinin temel
kavramlarını Bir bakalım Çünkü ilerleyen
konularda bu kavramlar karşımıza çıkacak
suce özne obje nesne bilgi gerçeklik
doğruluk temellendirme akd rasyonalizm
empirizm kritisizm enjeksiyonizm
fenomenoloji pragmatizm ve pozitivizm
akımlarına bakıp konumuzu bitireceğiz
Haydi bakalım arkadaşlar konumuza artık
başlayabiliriz
ilk öncelikle Bilgi nedir sorusunun
cevaplamamız gerekiyor bilgi arkadaşlar
suje ve obje arasında kurduğumuz bağ
sonucunda ortaya çıkardığımız bir
üründür bir önermedir diyeceğiz
bilgi süreci devam ederken bilgi
aktitlerine değinmemiz gerekiyor ilk
başta algı akdi var Ak dediğimiz şey
Edim Eylem olarak tanımlayabiliriz
çevreyi tanımamızı sağlar algıakte ne
söyleyebiliriz duyu organlarımız algı
aktı içerisine girebilir Hemen yazalım
duyu organlarımız
al kalktı içerisine girer anlamı Akti
gerçekleşen olayın amacının ne olduğunu
anlamamızı sağlar Buna da zihinsel ve
sezgisel olaylar diye biliriz hemen
açıklama aksine bakalım nesne için
elimizde var olan bilgileri neden ne
gerekçesiyle açıklamaktır düşünme vakti
somut ve soyut olayları kapsamaktadır
hatırlama genelleme örneklerini bu kısma
yazabiliriz arkadaşlar
Evet şimdi bir bunları bir kısmımız var
bakalım karşımıza neler çıkacak hemen
açıyorum
bilgi türleri arkadaşlar bakalım bilgi
türlerimiz nelermiş tek tek bakacağız
bunlara gündelik bilgimiz var teknik
bilgimiz var felsefi bilgi var Diğer
tarafta Ne varmış dini bilgi Sanat
bilgisi ve bilimsel bilgi var Bunları
tek tek bir irdeleyelim bir konu
içeriklerini
gündelik bilgi dediğimiz adından da
Anlaşılacağı üzere tecrübelerle elde
edilen kesin olmayan neden sonuç
ilişkisine dayanmayan tamamı ile
anneannemizden babaannemizden dedemizden
duyduğumuz bilgiler yöntemi olmayan
sistemi olmayan günlük hayatımızı
kolaylaştırmaya yarayan bilgi türleridir
bakın burada Bir Kedicik var Ne diyoruz
mesela günlük hayatımızda kara kedi
görmek uğursuzluk getirir diyoruz Tabii
bu herkes için aynı olmayabilir bu
tamamıyla sizin gündelik hayata dair bir
tecrübeniz bir deneyiminiz olabilir ya
da testlerde karşınıza çıkar nane limon
soğuk algınlığına iyi gelir Evet ben de
soğuk algınlığına iyi gelebilir ama
başkasının mide bulantısına iyi
gelebilir Dolayısıyla arkadaşlar
gündelik bilgi tamameniyle tecrübelerle
elde edilir anahtar kavramımız budur
unutmuyoruz hemen sanat bilgisine
bakalım beğeniye dayandığı için özeldir
diyeceğiz
evrenseldir somut ürünleri vardır Çünkü
yaratıcı Hayal gücüne dayanır olgusal
değildir resim heykel gibi örnekleri
verebiliriz bu kısımda da
dini bilgi deyince aklımıza anahtar
kavramlar olarak iman vahiy kutsal kitap
gelecek insana duayı evreni Açıklar
diyeceğiz dini bilgi için mutlaktır yani
değişmez aynı zamanda nedir Arkadaşlar
dogmatiktir eleştiriye kapalıdır genel
geçer değildir herkesin dini görüşleri
ve dini pratiklikleri farklı olabilir o
yüzden genel geçer değildir diyeceğiz
gelelim bilimsel bilgiye Burası önemli
Arkadaşlar neden sonuç ilişkisine
dayanan determinizdir bu kelimeyi
unutmuyoruz neye dayanır akıl Deney ve
gözleme dayanan bir bilgi türüdür
kesindir kanıtlanmıştır nesneldir
objektiftir ve birikimli olarak ilerler
evrenseldir ve eleştireldir başka bir
bilim insanı ortaya atılan bir tezi
çürütebilir cevaplar önemlidir varlığı
parçalara ayırarak ele alır Nedir mesela
fizik Fizikle alakalı konuları ele
alırken biyoloji farklı konuları ele
alabilir örnek olarak formüller ve
teoremleri de örnek verebiliriz
hemen gelelim teknik bilgiyi adından da
Anlaşılacağı üzere daha mekanik bilgi
üzerinden ilerleyeceğiz teknik bilgi de
alet araç yapımı bilgisini içerir Ama bu
aile araç yapımı tamamıyla insan
hayatını kolaylaştırmak için ortaya
konulmuştur teknoloji içerir Dolayısıyla
neyden yararlanır bilim bilgisinden
yararlanır insan hayatını
kolaylaştırmaya amaçlar cep telefonu
bilgisayarlar ve televizyonlar yine Buna
örnek olarak verilir
bilim demişken bilim konu ve yöntem
bakımdan üçe ayrılır arkadaşlar hemen
bunlara bir bakalım ilk olarak ne
diyeceğiz formel bilimler diyeceğiz
içerisinde ne var mantık ve matematik
var yöntemin Nedir tümdengelimdir yani
genelden özele Akıl yürütme biçimini
kullanır deney ve gözden yapılmaz ikinci
yöntemimiz ise ideal bilimlerdir doğa
olayları fizik kimya biyolojidir yöntemi
tüme varımdır yani diğer bir deyişle
özelden genele sonuç çıkarma işlemidir
son yöntemimiz ise insan yani beşeri
bilimlerdir adından anlaşılacak üzerine
insan ve doğa Psikoloji Sosyoloji mantık
tarih içine girer yöntemi ise istatistik
belge incelemedir hemen gelelim son
bilgi türümüz olan felsefi bilgiye
rasyoneldir yani akla dayanır
eleştireldir Arkadaşlar merak iç
görüntüsü ile felsefi bilgiye
ulaşılabilir evrenseldir tutarlıdır ve
sistemlidir en önemlisi özneldir
testlerde yine karşınıza çıkabilir
özneldir der Ama şu üç kavramı da
kullanabileceği için ben burada yazmak
istedim suljettif rölatif ve göreceli
özel olduğu anlamına gelir kesin
değildir Çünkü kanıtlama yöntemi yoktur
öyle olsaydı bilimsel bilgiye kayardı
varlığı bir bütün olarak ele alır
bilimsel bilgi nasıl alıyordu
parçalayarak ele alıyordu olması
gerekeni ele alıyor Sorular daha önemli
cevaplardan çünkü bir cevabı olsaydı
yine Bilimsel bilgiyi içerirdi
refleksiftir yani ne demektir düşünme
üzerine düşünme ortaya attıkları bir şey
üzerine tekrardan düşünüyorlar soruları
nedir iyi nedir varlık var mıdır yine
konumuz gereği bilgi doğru mudur yanlış
mıdır gibi sorular yine felsefi bilginin
soru alanları içerisinde yer alır
arkadaşlar
Peki biz bu doğruluğu ölçütlerine bir
bakmamız gerekiyor kısaslarına bakmamız
gerekiyor ortaya attığımız bir önermenin
uygun mu tutarlı mı apaçık mı tümen
uzlaşım var mı yararlı mı benim ortaya
attığım bir düşünce Örneğin dedim ki
kalem turuncudur dedim var olan ortaya
attığım bir düşünce Nestle uyuştu mu
evet uyuştu Dolayısıyla Uygundur dedim
apaçık olması kuşkunun olmaması açık ve
net olması tutarlı olması çelişmeme
durumu ortaya attığı düşünceyle
çelişmeyecek yararlılık fayda sağlaması
yani ortaya attığını düşüncenin ya da
bir bilginin sana fayda sağlaması Peki
Tümel uzlaşım nedir genel olarak
Herkesin üzerinde uzlaşım sağladı
bilgidir diyebiliriz bazı kavramlara
bakmamız gerekiyor Bilgi Felsefesi
içerisinde su jeneydi özne demiştik
gerçeklik neydi zihinden bağımsız olarak
yani ben düşünsem de düşünmesem de
evrende var olan nesneydi temellendirme
neydi Tabii ki
gerekçelendirmeydi ortaya attığım bir
düşünceyi gerekçelendiriyorsun obje
neydi obje nesneydi doğruluk neydi
ortaya attığım bir önermeni doğru veya
yanlış olması dedim ki kalem turuncudur
turuncuysa doğru Eğer kalem yeşil de
olsaydı yanlış olacaktı Bilge neydi ve
obje arasında kurdum bağı sonucunda
ortaya attım düşünce idi
felsefe sorusuz olur mu arkadaşlar tabii
ki olmaz Bilgi felsefesinin temel
sorularına Bir bakalım doğru bilgi
mümkün müdür insan her şeyi bilebilir mi
bilgimize sınırı nedir bilginin kaynağı
nedir doğru bilginin ölçütü nedir Gelin
bu sorulara tek tek bir bakalım
şimdi doğru bilginin imkanı ile alakalı
filozoflar ikiye ayrılmış 1 grup demiş
ki doğru bilginin yoktur böyle bir şey
söz konusu değildir ikinci grupta demiş
ki doğru bilgi Evet vardır bunlarda
kimlerdir arkadaşlar tabii ki
dogmatiklerdir
Dolayısıyla sofistler için mutlak bilgi
yoktur ilk çağ sofist filozoflarını
hemen bir bakalım fireon ve Timon
Bunlardan en önemlileridir firon
varlıkların bilgisine ulaşmanın mümkün
olmadığını söyler Niye Çünkü insanların
işine yarayan bilgiyi satıyor bilginin
kaynağının duyumlar olduğunu söylüyor
Peki duyumlar öznelse bizi yanıltma
ihtimalleri yüksek midir Evet arkadaşlar
bakın burada bir çay bardağı
görüyorsunuz Normalde bu çay kaşığı
bunun içinde oluyor Biz normalde bu Çay
kaşığını görürken kırık görürüz değil mi
normalde Ama o çay kaşığı kırık değildir
Dolayısıyla
diyorlarımız bizi yanılta bilir
duyumlarımıza da güvenmeye biliriz der
Kimon firmanın öğrencisi ama o daha çok
sofistliğe şüpheciliği biraz daha
sorular üzerinden toparlamış nesnelerin
gerçek yapısı nedir nesneler karşısında
tavrımız ve tutumlarımız ne olmalı
nesneler karşısında doğru bir duruştan
ne kazanırız gibi sorular üzerine
ilerlemiştir Timon sonraki çağlara
Geldiğimizde yine önemli sofist
filozoflarımızdan karşımıza protegoras
ve gorgias çıkar Pro tüm bilgiler duyu
algısına dayanır ne kadar çok kişi varsa
o kadar çok düşünce vardır yine bilgiler
öznelliğinden bahseder insanlar için
Evrensel gerçek bir hakikat yoktur
derler gordias amcamız ne der gorgia der
ki varlık yoktur Bunu da hatta tekerleme
gibi Açıklar der ki hiçbir şey yoktur
olsa da bilinemez bilinse dahi başkasına
aktarılamaz der Yine Protokolü yaz
önemli filozoflarımızdan unutmuyoruz
Şimdi gelelim en önemli kısma doğru
bilginin imkânını kabul edenler yani
dogmatikler
rasyonalizmden başlayalım nedir
değil mi Demek ki akılcılık diyorlarsa
doğru bilginin nereden geldiğini
savunuyorlar akıldan geldiğini
savunuyorlar ve buna da ne diyorlar
Aslında akıldan geldiğini savunup
apriori bilgi diyor hemen bir bakalım
doğru bilginin imkanı kabul eden
filozoflarımızdan karşımıza ilk olarak
kim çıkacak Tabii ki Sokrates çıkacak
Sokrates deyince iki kavramı
unutmayacağız mariotik ve İroni Kesin ve
mutlak bilginin mevcut olduğunu Yani
doğru bilginin mevcut olduğunu ve bunun
akıldan geldiğini savunuyor bunu
yaparken de diyalektik yöntemini
kullanır
Peki arkadaşlar manyetik ne demek
düşünce doğurtma işlemine Sokrates
amcamız manyetik demiş alay etme
işlemini ise İroni demiş Hatta herkes
tarafından bilinir geometri bilmeyen bir
köleye sorular ile geometri sorusunu
çözdürmüştür manyetikten kastı ise
aslında diyor sen doğuştan fizik kimya
biyoloji felsefe
bilgilerine sahipsin Benim amacım
sorular sorarak çağrışım yaparak sana bu
bilgileri hatırlatmaktır diyor
Sokrates'in bu konudaki düşüncelerini
unutmuyoruz geldik Platon amcamıza
sokratesin öğrencisi ancak
sokratesle alakalı düşünceleri paralel
ilerlemiyor o bilgiye
episteme diyor ve dünyayı ikiye ayırıyor
evreni ikiye ayırıyor diyor ki Evren bir
nesneler evreni vardır bir de iddialar
evreni vardır iddialar evreni dediğimiz
şey değişmeyen asıl özlerim bulunduğu
evrendir nesneler dünyası dediğimiz
yerde ise değişim devinim hareket vardır
burada hareket var
burada Bunlar orijinal olan Dünya hemen
örnek verelim güzel insan dediğim zaman
güzel insan nesneler dünyasına aittir
ama güzel idealar dünyasına aittir güzel
kavramı değişmez ama güzel insan
değişebilir güzel kedi diyebilirim Güzel
insan güzel kalem diyebilirim Bunlar
değişebilir bozulabilir ancak idealar
Dünyası orijinal olan bir dünyadır
özlerin olduğu bir dünyadır asla
değişmezler Platon amcası aristotelesti
Platon'un öğrencisi Ancak o da
öğretmenin dediği gibi iki tane evrenin
olduğunu savunmuyor diyor ki hayır tek
Evren vardır diyor yani öyle Platon
öğretmenimin savunduğu gibi nesneler ve
iddialar Dünyası yoktur diyor tek Evren
vardır diyor ve idealar diyor tek tek
nesnenin Özünde bunlar formlardır yani
diğer bir ismiyle biçimlerdir
bir nesnenin evrende var olabilmesi için
4 tane nedene ihtiyacı vardır diyor
maddi neden Formal neden fail neden ve
ereksel Nedendir diyor hemen bir bakalım
Bir örnek üzerinden aristoteles'in
heykeli üzerinden örnek verelim heykel
kavramı üzerine ilerliyoruz arkadaşlar
heykelin neden yapıldığı maddi neden
oluyor heykel neden yapılmış olabilir
bakırdan yapılmış olabilir işte alçıdan
yapılmış olabilir varlığın şeklin oluyor
peki varlığın şekli
formel neden oluyor yani ona biçim veren
neden oluyor bu ne amaçla yapıldığından
önce hemen şuraya fail nedeni ekliyorum
burada bir fâil neden var yani harekete
geçiren neden kim olabilir bu
heykeltıraş olabilir mi Evet heykeli
yapan heykeltıraş olabilir ne amaçla
yapıldı ise eğereksel neden oluyor artık
bu son amaçtır ne amaçla yapıldığı
ereksan neden oluyor ideal denilen şey
varlıkların içinde bulunan özlerdir
diyor Aristoteles deyince de 4 nedeni
unutmayacağız arkadaşlar
geldik Farabi amcamıza Farabi amcamızı
da yine rasyonalizm akımının içerisinde
Ancak o olaya biraz daha ilahi İslami
yönden bakıyor diyor ki evrende bulunan
varlıklar iki tane varlıktan oluşmuştur
birincisi diyor zorunlularla ikincisi
mümkün varlık zorunlu varlık tanrı
mümkün varlık insandır diyor Tanrı var
olmak için başka bir şeye ihtiyaç duymaz
Ama insan var olmak için kime ihtiyaç
duyar Tanrıya ihtiyaç duyar bizim evrene
dair bilgilerimiz üçe ayrılır diyor
hemen gelin onlara bir bakalım doğrudan
bilgiye ulaşıp ve bilgisayar bilgiyi
destekleyecek malzemeyi oluşturduğumuz
durum duyudur diyor
yani duyularımızdır diyor kategorize
edip kesin bilgiye ulaştığımız şey
akıldır diyor dolaylı bilgilerin söz
konusu oldu doğuştan var olanları
kavramamızı sağlayan şey ise Nazar
bilgisidir nazarı de denilebilir
Arkadaşlar şöyle parantez içine alayım
Hemen para abiyi de geçtim ve karta
geldim dekartı amcamız her şeyi şüphe
ederek başlıyor O yüzden burada böyle
soru işaretlerini koyuyoruz şüphe ede
ede şüphe etmeyeceği bir duruma geliyor
duyularımız diyor bizi yanıltabilir var
olan bir bilgiyi duygularımızla elde
ediyorsak bizi yanıltabilir ancak
bilgiyi şüpheyi amaç değil araç olarak
kullanıyor bilgiyi kullanırken de
metodik şüphe yöntemini kullanıyor açık
ve seçik bilgiye ulaşana kadar her
şeyden şüphe ediyor Ne diyor O halde
Düşünüyorum o halde varım diyor Neden
bunu söylüyor Çünkü bilincin düşünceden
bağımsız olamayacağını düşünüyor o
yüzden o fikirde onu Düşünüyorum o halde
varım cümlesine götürüyor geldim hegel'e
hegel'de yine rasyonalist akımının
temsilcilerinden o kaynağı farklı
şekilde Açıklıyor diyor ki bir nesnenin
evrende var olabilmesi için ya da
bilginin 3 tane yöntemi vardır tez
antide sentez olduğu sürece bunun
üçünden ne oluyor bilgiyi ortaya çıkıyor
gerçekliğe ulaşırken temel bilimi Onun
için mantı yani Dolayısıyla akıl oluyor
her şeyin temelinde ne vardır diyor bir
ruh vardır ruh dediği onun Aslında
ididir hemen tezahürtez biçimini bir
açıklayalım çiçeğin tohumu anne tez
diyor peki bu çiçek açtı meyve vermeye
başladı çiçek yok olmaya başladı O tohum
yok olmaya başladı işte buna ne diyor
anti tez diyor E peki antitez de artık
Ne oldu meyve oluştu mesela elma oluştu
aldık kopardık giyebiliyoruz artık
burada da ne oldu sentez oldu
dolayısıyla arkadaşlar heykelin
diyalektik yöntemi de bu oluyor biz buna
yöntem diyoruz bunu da unutmuyoruz en
prizime gelelim artık rasyonalizmi
heykelle beraber kapattık en prizim
deyince aklımıza deneycilik gelecek
deneyden gelen bilgiler gelecek en
önemli temsilcileri yok Hum kondillak ve
birthdaydir bilgilerimizin kaynağı
duyularımız ve
aklınızdır diyor zihnimizde doğuştan
gelen hiçbir bilgi yoktur yani bir bebek
düşünün Bebek Doğuyor ama diyor hiçbir
bilgi yoktur boş bir levhadır aslına
doğan bebeğin beyni diyor
hemen bakalım Loka lok deyince aklımıza
tabular rasa kelimesi gelecek tabular
rasa'dan kastı şudur zihnin doldurulması
gereken boş bir levha olduğunu düşünüyor
boş bir levhadan kastı Aslında nedir
tabua rasadır Diğer bir ismiyle Yani sen
doğduğun andan itibaren bazı şeyleri
deneyimleyerek o boş olan beyni
dolduruyorsun Dolayısıyla diyor Doğuştan
gelen bir bilgi söz konusu değildir
Senin o levha boştur diyor hemen bakalım
ikiye ayırıyor bilgilerimizi ulaşırken
diyor ki duyularımız aracılığıyla dış
dünyayı keşfetmemizi sağlayan deney dış
deneydir diyor
yani sobaya elimi dokunduğumda onun
sıcak olduğunu hissetmez dış deneyi
oluyor bu bilgi Aslında benim için
aktif oluyor aktif bilgiyi pasif olan
beyinde
aktifleştirdiğimde Yani evet soba
sıcaktır dediğimde ne oluyor artık ben
iç deneye yapmış oluyorum buna sevmek
hissetmek
örneklerinde verebiliriz arkadaşlar
hemen diğer bir filozofumuza geçiyoruz
böbrekleriyle alakalı hemen kısaca şunu
söylemek istiyorum Var olmak demek
algılanmış olmak demektir yani ben bu
kalemi burada algıladığım için var diyor
Eğer algılamazsam bunun varlığı söz
konusu değildir diyor
gelelim kritisiz mi yani eleştirel
felsefe babası imanuel kant'tır 2 tane
kavramdan bahseder deney öncesi ve deney
sonrası deney öncesine apriori deney
sonrasını apos terörü der İmer kat
Aslında işi akla eleştirerek başlar bir
kavramı vardır aklı mahkemeye çıkarma
diye bir kavramı vardır dogmatizm ve
septisiz mi uzlaştırmaya çalışır
empirizmi ve rasyonalizmi uzlaştırmaya
çalışır ona göre bilgilerimiz deney ile
başlar deneyi ile başlar yani her şeye
eleştirel bir anlamda yaklaşıyor burada
unutmamamız gereken apriori deney öncesi
Apaçi
deney öncesinden gelen bilgilerimiz
deneyle beraber deneyimlediğimiz
bilgilerimiz geldim entüisyonizm akımına
burada biraz daha işin içine duygular ve
altıncı hisler geliyor Gazali ve belki
iki önemli temsilcimiz Gazali der ki biz
bir bilgiye ulaşmak için Kalp Gözü ve
sezgilerimizi kullanmamız gerekiyor der
duyu ve aklın yanında gerekli olan
şeylerdir der bunlar yani sadece duyu ve
akılla Biz bilgiye ulaşamayız der belki
sonunda yine zekanın hareketsiz pasifi
olduğunu söyler zeka bilgiye ulaşmada
yeterli değildir Kalp Gözü ve Sezgi bizi
bilgiye ulaştırmada önemli araçlardandır
der
geldim pozitivizme pozitivizm dediğimiz
zaman aklımıza ne gelecek kelime anlamı
olguculuk
olgulara dayanıyor ona göre akıl ile
bilimsel bilgiye ulaşabilmek için
pozitivizm gereklidir o bilgiyse ulaşmak
için deney gözden ve olgular gereklidir
Kont şunu söyler insanlar var olduğu
günden beri üç aşamadan geçmiştir der
birinci aşaması teolojik aşama olan yani
her şeyi din ile açıkladığımız aşamadır
ikinci aşama sorunların soyut güçlerle
açıklandı metafizik aşamadır burada ne
vardır felsefe vardır
yani Mesela şuraya örnek verelim kalem
yere düştü işte Tanrı istediği için yere
düştü diyebiliriz olayları Doğa
yasalarıyla açıklamaya çalışırlar O da
günümüz dönemidir der artık günümüzde
yaşadığımız dönem pozitivist dönemdir
buraya ne diyoruz pozitivist dönemdir
diyoruz artık burada ne var işin içinde
bilim var her şeyi bilimle Açıklıyor
Analitik felsefe deyince de hayatımızda
bir Analitik Geometri var değil mi
çözmeye çalıştığımız Evet Analitik
felsefe dediğimiz zamanda dil
çözümlemeleri aklımıza gelecek ve en
önemli temsilcisi bitken işte anne
amcamızdır
gelecek cümlenin anlamı ile
göndergesinin uyumlu olması üzerinde
durur yani der ki dil bize aslında dış
dünyayı resmeder O yüzden dili
kullanırken çok dikkatli olmalıyız
mantıksal ve yeni pozitivizm içerisine
de girer şunu söyleyebiliriz arkadaşlar
Mesela bir örnek verelim okulda Melek'i
gördüm dediğimde okulda Melek'i gördüm
dediğimde bitkent amcamı sorarım hemen
Okulda sen arkadaşın olan meleğimi
gördün yoksa ilahi olan meleği mi gördün
Dolayısıyla der felsefe dil
çözümlemeleri üzerinden gider senin
ortaya koyduğun şeyi açıkça belirtmen
gerekiyor der
geldim
pragmatizmaizmin
ismi nedir
faydacılıktır Yani bu adamların üzerinde
durduğu şey tamamıyla fayda üzerine
kuruludur bu James amcamız bu deve
amcamız
James amcamız diyor ki yaşamınızda
işinize yarayan bir şeyler var ise
faydalı ise Bunlar Doğrudur Yani sen bir
şey yapmak istiyorsun Belki bu karşı
tarafa zarar verebilir ama senin için
doğru ise bu işine yarayan bir bilgidir
der deveyi amcanız ise bilimin elde
ettiği kuramları alet olarak kabul
ettiğinden bunun diğer adına
enstrümantalizm der yani
aletçilik olarak da şöyle şuraya yazalım
aletçilik olarak da adlandırabiliriz
bunu hemen bir örnek verelim deveyi
söyledi şu; Sen çok ünlü bir kalp
cerrahı olabilirsin bir daha sporu
yapıyorsun daha çıkıyorsun orada mahsur
kaldın orada senin çok ünlü bir kalp
cerrahı olma seni kurtarmaz Orada bir
alet bilginin olması lazım Pr
masa ile ilgili bilgileri öze
ulaşabilirsiniz diyor Bunu da
unutmuyoruz arkadaşlar
Evet konu biterken neler gördük hemen
bir bakalım neler öğrendik Bilgi
felsefesinin temel kavramlarına baktık
bilginin oluşumuna baktık bilgi
türlerinden bahsettik Bilgi felsefesinin
temel soruları neymiş onlar üzerinde
durduk bilginin doğruluk ölçütleri
doğruluk kıstasları nelerdir onlara
baktık doğru bilginin imkanı problemi
üzerinde durduk doğru bilgiyi kabul
edenler ve etmeyenler dedik akınlar
üzerinden ilerledik ve konumuzu bitirdik
arkadaşlar ve karşınızda ödüllü sorumuz
Bir sonraki derste görüşmek üzere hoşça
kalın
[Müzik]

herkese merhaba bugün size orjinali
Dilek Üniversitesi'nde felsefe
Bölümü'nde yüksek lisans öğrencisi olan
Pol Hani tarafından hazırlanan bir ders
anlatacağız konumuz ilişkiler yani
korelasyon ve Nedensellik Antalya'da
yaşayan Meryem ve Can adlı iki lise
öğrencisi olduğunu varsayalım Can hava
güneşliyken Matematik sınavından hep
yüksek not alıyor olsun bir gün hava
yine güneşliyken Matematik dersine
girmeden önce Can Meryem'e şöyle diyor
bugün de sınavdan çok iyi bir not
alacağım Çünkü hava güneşli ancak Meryem
buna itiraz ediyor Hayır Can hava
güneşli olduğu için sınavdan iyi not
almayacaksın çok çalıştığın için
sınavdan iyi not alacaksın bunun havanın
Güneşli olmasıyla bir ilgisi yok ama
Meryem ha
bu olduğunda Sınavlardan hep iyi not
alırım diyor Can Meryem de şöyle yanıt
veriyor Evet ama Matematik sınavına
girmeden önce hep çok çalışıyorsun ve
Antalya'da da zaten hava hep güneşli
sınavdan iyi not almanın sebebi havanın
Güneşli olması değil Meryem burada haklı
Can yanlış düşünüyor Öyle değil mi
havanın Güneşli olması Can'ın sınavdan
iyi not almasının nedeni değil bu iki
olay yani havanın Güneşli olması ve
Can'ın sınavdan iyi alması iyi not
alması biri diğerinin nedeni olmaksızın
sadece aynı anda gerçekleşen iki olay o
kadar bir başka değişle iki olay
birbiriyle ilişkili olabilir En azından
Can için öyle ancak aralarında nedensel
bir ilişki yok Bu nedenle de canın
düşüncesi yanlış iki olayın ilişkide ol
hiç birinin diğerine neden olacağı
anlamına gelmez İşte bu videoda ilişki
ve Nedensellik ten bahsedeceğiz Şimdi de
başka örneklere bakalım Karabaş adlı bir
köpeğiniz olsun Karabaş kuyruğunu
sallarken havlar üniversitede iyi not
alan insanlar Rise de yüksek notlar
almıştır burce vitamini alan insanlar
grip olduğunda daha çabuk iyileşir
bunlara ilişki adı verilir Yani bu
olaylar arasında benzer noktalar
bulunuyor Örneğin Karabaş kuyruğunu
sallarken havlıyor Ancak bu iki olay
arasında nedensel bir ilişki olduğunu
düşünmemizi gerektirecek bir sebep yok
bu olaylar sadece aynı anda
gerçekleşiyor Karabaş'ın kuyruğunu
sallasa bile avlama the veya kuyruğunu
sallamazsa bile havladı pek çok örnek
var Ayrıca bu iki olayın sebebi aynı
olabilir Örneğin Bunun sebebi sahibi Eve
gelince Karabaş'ın heyecanlanması
Olabilir Neden
o olmadan da iki olayın ilişkili
olabileceğini kabul ettiğimize göre
Şimdi de bahsi geçen ilişkinin iki
türüne bakalım bu pozitif veya negatif
ilişki bir sonraki Video da bu ilişki
türlerinin Nasıl farklı Nedensellik
türleri ile alakalı olacağından
bahsedeceğiz ancak şimdilik bu ilişki
türlerini ne olduğuna bakalım Yukarıdaki
örneklerde olduğu gibi iki olay çoğu
zaman aynı anda gerçekleşiyorsa
aralarında pozitif bir ilişki olduğunu
söyleyebiliriz bu durumda bir olay
olduğunda büyük ihtimalle diğer olayda
gerçekleşir ilk örneğimizde Antalya'da
havanın Güneşli olmasının canın
matematik sınavında başarılı olması ile
ilişkili olduğunu görmüştük dikkat edin
İlişki derken Nedensellik ten
bahsetmiyorum arkadaşlar ancak Diğer
yandan bir olay gerçekleşirken başka bir
olayın gerçekleşme ihtimali düşükse bu
iki olay arasında negatif bir ilişki
olduğunu söyleyebiliriz
bir kar yağarken hava genellikle Güneşli
olmaz bu durumda kar yağmasıyla havanın
Güneşli olması arasında negatif bir
ilişki bulunur bu pozitif ve negatif
ilişkiler genellikle haberlerde
karşımıza çıkar Örneğin C vitamini
alırsanız grip olduğunuzda daha çabuk
iyileşir siniz gibi manşetler pozitif
ilişki ifade eder c vitamini almakla C
vitamini almayan birine göre klip olunca
daha çabuk iyileşmek arasında pozitif
bir ilişki vardır Diğer yandan fındık
tüketmek kötü kolesterolün yüksek çıkma
ihtimalini azaltır gibi ifadeler fındık
tüketmekle kötü kolesterol seviyesinin
yüksek olması arasında negatif bir
ilişki olduğunu gösterir bir eminim buna
benzer başlıklar görmüşsünüz veya
arkadaşlarınızın şöyle dediğini
duymuşsunuzdur Bu harika daha fazla
fındık tüketirsem kötü kolesterolün
dende kurtulabilirim ya da başka birinin
şöyle dediğini duymuş olabilirsiniz Evet
bu ikisi birbiriyle il
ve aralarında Nedensellik yok bu kişi
tabi size biraz fazla bilmiş Hatta
Antipatik gelebilir Ancak söylediği şey
doğru bunun nedensel bir ilişki olduğuna
dair Kanıt ınız Yoksa bu ilişkinin
aslında nedensel bir ilişki olduğunu
söylemek yanlıştır yani örneğimizde
dönecek olursak aralarında nedensel bir
ilişki olduğuna dair Kanıt ınız yoksa
Fazla fındık tüketmekle kötü
kolesterolün düşük çıkması ihtimali
azaltma arasında Nedensellik olduğunu
söylemek yanlış olacaktır Şimdi de
aralarında pozitif bir ilişki olan ancak
Nedensellik olmayan iki olaya bakalım bu
örnekte de üniversitede yüksek not
alanlar lisede yüksek notlar almıştır
ifadesini ince yerim burada
üniversitedeyken yüksek not almakla
lisedeyken yüksek not almak arasında
pozitif bir ilişki olduğunu görüyoruz
ancak bir kişinin lisede yüksek not
almasının her zaman üniversitede yüksek
not almasına sebep olacağını söylemek
yanlış olur tabii bazı durumlarda bu iki
olay arasında Nedensellik bulunabilir
Örneğin jalet lise hayatı boyunca hep
yüksek not
O belki sınıf birincisi olmuş ve bu
yüksek notlarını üniversite hayatına
taşınmış olabilir yani güçlü akademik
birikimi üniversitede de başarılı
olmasına sebep olur bu durumda Jale'nin
lisedeki başarısıyla üniversitedeki
başarısı arasında Nedensellik vardır
ancak çoğu zaman üniversitede başarılı
olmamıza sebep olan şey lisede elde
ettiğimiz başarı değildir insanların
üniversitede başarılı olmasının sebebi
genellikle üniversitedeyken derslerine
çok çalışmalarıdır iki durum arasında
benzer bir nokta bulduğumuz bu tip
örnekler de nedensel bir ilişki olduğunu
iddia etmek ise çoğu zaman yanlıştır bu
örnekte de lisedeki başarıyla
üniversitedeki başarı arasında pozitif
bir ilişki bulunur ancak aralarında
Nedensellik yoktur İki olay arasında
buna benzer bir ilişki olduğunda Biri
diğerine sebep olmuş gibi görünebilir
Ancak bu iki olayla ilgili göz ardı
ettiğimiz durumlar da olabilir Örneğin
üniversitede derslere çok çalışmak
üniversitede başarılı olmamıza neden
olur yani iki olay arasında pozitif veya
negatif bir ilişki var
ve birinin diğerine neden olduğunu
söylemek yanlış olur Çünkü sonucu böyle
olmasının başka bir nedeni olabilir iki
olaya ilişkin ortak bir neden de
olabilir veya tüm Bunlara sebep olan
başka bir neden de olabilir Diğer yandan
iki olay arasındaki bu ilişki tamamen
tesadüf de olabilir ancak bu açıklama ve
diğer sorular için bir sonraki videoyu
beklemeniz gerekiyor bir sonraki
dersimizde Nedensellik ilişkisinin
üzerinde durarak bunun farklı ilişki
türleri ile nasıl bağlantılı olduğundan
bahsedeceğiz o

herkese merhaba bugün size orijinali dik
Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrencisi
olan polene tarafından hazırlanan bir
derste anlatacağız konumuz geçerlilik
geçerlilik tümdengelimsel argümanları
değerlendirmede önemli bir araçtır
Muhtemelen birinin Bu geçerli bir tespit
dediğini duymuşsunuzdur ya da bir
tartışma esnasında bir arkadaşınız Bu
geçerli ama şeklinde cümleye başlamış
olabilir geçerli Veya geçerlilik
kelimeleri günlük kullanımda iyi bir
noktaya değildin Ya da bu ifade doğru
anlamlarında kullanılır bu dersimizde bu
kullanımlarından bahsetmeyeceğim felsefi
bağlamda geçerli likten bahsedeceğim
geçerli argüman söyleminde olduğu gibi
bir argümanın öneri ve ifadelerden
oluşan bir bütün olduğunu zaten
biliyorsunuz Bu önerilerde
bu veya birkaçı başka ifadelerle
desteklenir bu destekleyici ifadelere
Öncül denir desteklenen öncülerden
vardığımız nokta ya da sonuç denir
geçerlilik Bu bağlamda tümdengelimsel
argümanlara uygulanır O halde bir
argüman geçerli Veya geçersiz olabilir
geçerlilik öncülerin bir özelliği Veya
buna benzer bir şey de olmadığına göre
geçerli bir argüman dediğimizde tam
olarak neyi kastediyoruz o zaman şimdi
paylaşacağım şarkı bana bir bakalım
tamam mı burada öyleleri Öncül
kelimesinin seyleri de sonuç kelimesinin
kısaltılmışı olarak bu uygulayacağım
Evet ö bir Tüm insanlar ölümlüdür ö2
ayris Merdo bir insandır s o halde ayris
Merdo ölümlüdür diyelim ki argümanının
geçerli olduğunu söyledim Bunu
argümanını iyi bir argüman anlamında ya
da ö
hem denizde ulaştığını Sonuç doğru
anlamında mı söylemiş oluyorum kulağa
öyle geliyor olabilir ancak geçerliliğin
sonucun doğruluğu ya da argümanın iyi
olmasıyla hiçbir ilgisi yoktur yani
geçerlilik Teknik bir konudur belirli
şartları karşılayan her argüman geçerli
olabilir o zaman hadi gelin geçerliliği
tanımını yapalım argümanın öncülerinin
doğruluğu argümanın sonucunun
doğruluğunu garantiliyor Sao argümana
geçerli argüman diyebiliriz geçerlilik
argümanı aff ettiğimiz bir özelliktir
öncülleri doğru olan bir argümanın
sonucu da doğru olmalıdır bir başka
değişle geçerli bir argümanın öncülleri
doğru olmadıkça sonucunun doğru olması
imkânsızdır Bu bağlamda argüman geçerli
olduğunda sonuç öncüllerden mantıksal
olarak çıkarılabiliyor da diyebiliriz
biraz toparlayalım argüman ifadelerden
oluşur ifade
bu doğru veya yanlış olabilir Örneğin bu
Kare bir portakaldır gibi argümanlar
sağa doğru veya yanlış olamaz argümanlar
ya geçerlidir ya da değildir Eğer bir
argüman geçerli ise ve öncüleri de
doğruysa sonucu da doğrudur dikkat edin
geçerli argümanların doğru veya yanlış
öncülleri ya da doğru veya yanlış
sonuçları vardır demedim koşullara bağlı
bir şey söyledim eğer arzuma geçerliyse
doğru öncüllerden mantıksal olarak
çıkarılabilen doğru bir sonucu vardır
başka bir değişle doğru öncülleri bizi
doğru sonuca mantıksal olarak ulaştıran
argüman geçerlidir de diyebiliriz şu
anda bu çok soyut kaldı biliyorum O
yüzden birkaç örnekle açıklayalım tamam
mı Bir önceki örneğimizde geri dönelim
İngiliz felsefeci ayrı Merdo için
söylediğim argüman geçerlidir haklı
mıyım Evet
bu argümanın öncüleri tutarlı bir
şekilde doğruysa sonucu da doğru
olmalıdır öncülerin doğru ya da yanlış
olmasının bir önemi yok bakın bazı
öncülleri Yanlış olan bir argümanı ele
alalım öyle bir bütün insanlar
ölümsüzdür Öykü ayris Merdo insandır s o
halde ayrıs Merdo ölümsüzdür Bu argüman
da ilk argüman gibi geçerlidir
öncülerinin doğru olması bizi doğru
sonuca ulaştırıyor Öyle değil mi eğer
Bütün İnsanlar ölümsüz olsaydı ve bu
durumda ayrı Merdo bir insan olduğuna
göre haliyle ayrı öldü onlar ölümsüz
olması gerekirdi öncülerinin doğru olup
olmadığını bilmediğimiz başka bir örnek
düşünelim Bir bütün Uzaylılar İngilizce
konuşur öyle ikisi blok Bir uzaylı s Bu
yüzden sloc İngilizce konuşur
uzaylıların gerçekten var olup
olmadığını Hele ki aralarında
konuşabilen leri olup ol
de bilmiyoruz aynı şekilde İngilizce
konuşup konuşmadıklarını da bilmiyoruz
durum böyle Olabilir de olmayabilir dedi
ama tüm bunlara rağmen bu argüman
geçerlidir Eğer birinci ve ikinci önce
doğruysa Sonuçta doğru olmalıdır örnek
olarak tanımı olmayan anlamsız terimler
bile kullanabiliriz O bir tüm sedefler
siklet tir öyle 2sinif bir siniftir s o
halde sinif bir bisiklettir Burada da
öncülerin doğruluğu tanımlanmamış Ama
yine de bu argüman da geçerlidir Bu
geçerli argüman çeşitlerinden biridir ve
diğerlerini gelecek derslerimizde
öğrenebilirsiniz Peki o halde geçerli
olmayan bir argüman nasıl olur verseniz
Eğer bir argüman geçerli değilse o
argümanın öncülerinden mantıksal olarak
çıkarılabilen doğru bir sonuca
ulaşamayız Örneğin öyle bir bütün
köpekler tüylüdür ö2 clarin çok türü
vardır sekıller köpektir bu durumda
bu şekilde yanakları doğrudur ama sonuç
yanlıştır Öncüler Bizi doğru bir sonuca
götürmüyor Öyle değil mi Çünkü kedilerde
tüylüdür Öyleyse bu geçerli olmayan bir
argüman öncülerin doğruluğunun önemi
yoksa geçerliliğin ne önemi var diye
düşünebilirsiniz bu güzel bir soru ve
üzerinde uzun uzun tartışılması gerekir
kısaca cevaplamak gerekirse geçerlilik
argümanın çıkarım kurallarına ve
tümdengelim mantığının yasalarına uyup
uymadığını belirlemeye yarar bu durumda
argümanın iyi çıkarım Lara sahip
olduğundan emin olmalıyız size bir örnek
vereceğim ve bunun geçerli olup
olmadığını soracağım Hazır mısınız Evet
o bir bütün meyveler sandalye dir ö2
Kare bir sandalye dirse Öyle ise Kare
bir meyvedir bir ne düşünüyorsunuz
abone ol

Oh.
[müzik]
Cenab Vakfının kıymetli dostları, eee,
hayırlı Ramazanlar olsun inşallah.
20. senesinde Kenan Gürsoy Felsefe
Atölyesi isimli kıymetli arkadaşlarımla
beraber öncesini geçen sene de
sunduğumuz bir eee karşılıklı sohbetin
içinde olmaya sizleri davet ediyoruz.
Eee, bundan bir önceki sene yapılan
programda eee 7 Mart 2025 tarihinde
yayınlanmış ve Müzeyem Pehlivan, Negün
Arat Caboğlu, Günaz Ataman ve ben Füzun
Erden.
Felsefe atölyesinin başlangıcı, tarihi,
o dönem içinde yaşadıklarımız, kıymetli
hocalarımız ve bize felsefe atölyesinin
verdikleri üzerinde çok detaylı aynı
zamanda anekdotları içeren bir konuşma
yapmıştık. Şimdi bu değerli
arkadaşlarımla
müsaadenize ilk önce arkadaşlarımı
tanıtayım, sağdan başlayayım. Hatta
onlar kendilerini tanıtsınlar. Buyurun
efendim.
E Beyza Kaya ben 2019'dan beri Kenan
Gürsoy felsefe atölyesine katılıyorum.
Teşekkür ederim.
&gt;&gt; Rica ederiz efendim. Buyurun.
&gt;&gt; Figen Akgönel 2016 yılından itibaren bu
atölyeye devam etmekteyim
&gt;&gt; ve Işıl.
&gt;&gt; Ben de Işıl Azak. Eee 2020'de
hocamızla tanıştım. Fakat felsefe
atölyesine katılmam 2022.
&gt;&gt; Evet. Bu kıymetli arkadaşlarımızla şimdi
neden bu atölye? İlk sorduğumuz soru her
zaman bu oluyor ve devam eden öğrenciler
bunlar. Geliş sebepleri farklı farklı
olsa da entelektüel ihtiyaçları için
gelmiş olsalar da devam etmelerinin çok
daha eee onun üzerinde konuşmanın çok
daha kıymetli olduğunu birlikte
konuştuğumuzda düşündük ve şimdi
sizlerle bunu paylaşmak istiyoruz. Yani
2006 yılının 8 Kasım'nda eee Cadde
Bostan Kültür Merkezi' başlayan bir
atölye bu. Felsefe atölyesi eee tek
değil kendi alanında ve kendisinden
hocamız eee Kenan Gürsoy beyefendid rica
ettiğimizde bu atölyeye isminizi verir
misiniz dediğimizde kendisinin de kabul
ettiği Kenan Gürzo Felsefe Atölyesi
fakat Cenan Vakfı içinde de
çalışmalarına başladığı andan itibaren
de Cenev'ın faaliyetlerinin kıymetli bir
bölümünü teşkil ediyor. felsefe atölyesi
yani entelektüel hayata, eee, evrensel
düşünceye hem kendi toplumu hem dünya
üzerine olan düşünceler ve kültür
alanında felsefe ve tasavvufla birlikte
düşünmeyi hedef almış olan bir atölye
burası. öğrencileriyle, öğretmenleriyle,
misafir hocalarıyla eee bu şekilde yol
alıyor ve esas amacı
sadece ve sadece eee entelektüel
meraklarını tatmin etmek değil. Aynı
zamanda dünyayla, eee, kendileriyle,
kendi şahsiyetleriyle
eee, varoluş felsefesi üzerine çalışan
bir atölyede kendileriyle ilgili olan
hikayelerini de bizlerle paylaşıyorlar.
Tabii ki mahrem hikayelerini değil ama
kendi varoluşlarıyla ilgili toplumla,
kendileriyle ilişkili olanları
paylaşıyorlar. Ve bu atölye birçok diğer
atölyeye ve eee felsefe konusunda
çalışan akademisyenlere ilham kaynağı
oluyor. Kendilerinden dinlediğimiz
şekilde. Eee şimdi eee neler yapıyoruz?
Eee bir defa kültür ve etik platformu
olarak başlamıştı bu atölye. Gerçekten
kültür ve etik alanı üzerinde
çalışmalara devam ediyoruz. eee
çekimler yapıyoruz ve bunları YouTube'da
yayınlıyoruz. Dolayısıyla bir devamlı
bir kültür faaliyeti içindeyiz aslında.
Eee hangi kavramları ele alıyoruz?
Bunları burada tekrar etmek istemiyorum.
Çünkü bunların hepsi kayıtlarda var ve
eee YouTube'dan bunları takip etmek
mümkün. Eee aynı zamanda dijital bir
arşivimiz var. Bu 20 seneyi içine alan
kıymetli bir arşivimiz var. Eee, bu da
zaman zaman farklı farklı mecralarda
yayınlanıyor. Eee, takip ediliyor
ilgilileri tarafından. Şimdi
konferanslar oluyor hocamızın
konferansları. Onları takip ediyoruz.
Eee, daha önceden korona döneminde de
çalışmalarımız devam etti ve Zoom
programı üzerinden de aynı hızla hem
koronanın bizim üzerimizde yarattığı
etkileri hem de felsefe eee üzerinden,
varoluş felsefesi üzerinden bunun anlamı
üzerine çalışmalarımız devam etti.
Bunlar da yayın olarak bulunuyor. Eee,
şimdi,
eee, bir geleneğin içinden eee, bu
felsefeyi eee, ve tasavvufu eee, bir
insan olarak kendi varoluşu üzerinden,
kendi üzerine düşünen bir insan olarak
nasıl yaşıyoruz? Bunu nasıl ifade
edebiliyoruz? Şimdi bunun sohbetini
yapmak istiyoruz. Çünkü bu bizim zaman
zaman arkadaşlarımızla konuştuğumuz
belli konular, değerler üzerinden
yaptığımız bir sohbet. Şimdi sizlerle
birlikte de bu sohbete devam etmek
istiyoruz. İlk önce Figen Hanım'dan
başlayalım mı?
&gt;&gt; Tabii.
&gt;&gt; Yani gelişiniz ve daha derini burada
kalışınız ve hangi kavramlar sizin için
çok cazip?
&gt;&gt; Hı hı. Anlatmaya çalışacağım.
Eee, önce galiba şuradan başlamak
istiyorum. Eee, Maraş'tan İstanbul'a,
eee, geliyorum. Yoldayım ve eee, siz
aradınız. Eee, böyle bir şey
düzenleyeceğinizi, bir programa dahil
olup olamayacağımı sordunuz. Ben o ilk
çağrışmalardan itibaren belki bunu eee
konuşmanın en sonunda söylemem gereken
bir şey ama ilk başta eee bende neler
açtığını e ve nasıl çağrışımlar
yaptığını, kendimi nasıl hissettiğimi
söyleyerek başlamak istiyorum.
eee bu felsefede eee neden, bu atölyede
neden, eee, var olduğumuzu, hangi
kavramlar üzerinde durduğumuzu falan
düşündüğümde benim eee, yoldayken daha
yani yeni duymuşken bu haberi, eee, ilk
aklıma gelen şey iç tutarlılık oldu.
&gt;&gt; H çok güzel.
&gt;&gt; Hemen eee, arkasından iç hareketlilik.
Neden böyle arka arkaya bu iç şeyler
geldi bilmiyorum. İç tutarlılık, iç
hareketlilik, sonra iç tatmin. O anda
çok anlamlandıramadım
ama eee şimdi baktığım yerden şöyle
söyleyebilirim. Mesela eee oradaki iç
tutarlılığı bir ölçü, bir terkip olarak
eee söylemek istiyorum. eee iç
hareketliliği, bir hürriyet eee hali ya
da bir imkanı fark ediş eee olarak ifade
edebilirim. Eee iç tatmin dediğim şeyi
de eee bir eee ferahlık ve eee huzur
olarak eee ifade edebilirim.
Önce eee bunları söylemek istedim.
&gt;&gt; Eee buraya nasıl başladım? eee ilk e
hocamızı tanıyışım e 2007-2009
yılları arasında. E onun zamanını şu
anda tam söyleyemiyorum.
Eee tespit edemedim çünkü düşünce iklim
eee programında tanıdım. eee konusu ön
yargı ve peşin hükümdü. Programın
konusu, eee
programın çok samimi bir şekilde
ilerlediğini böyle eee çok özgün bir eee
tavır içerisinde olduklarını fark ettim.
Biraz kendi içimde gerçekten itiraf
etmeliyim. Şaşkınlık yaşadım. ne kadar
kaliteli bir program ve ne kadar hoş bir
konuşma biçimi, sohbet ne kadar güzel
akıyor şeklinde.
Şimdi buradan o ana baktığımda o
sohbetin hani bizim geleneğimizdeki
sohbetin ne kadar kıymetli bir şey
olduğunu fark edebiliyorum.
&gt;&gt; Sıcaklığı var. Evet.
&gt;&gt; Çok güzel. Sıcaklık deyince hemen mesela
kavrayıcı sıcaklık aklıma geldi.
[kahkaha]
Hocamız derste konuşmuş.
&gt;&gt; Çışımlarla konuşuyoruz değil mi biz? Hep
böyle derslerde eee kavramlarımız
oluyor ve o kavramların bazıları bizde
kalıcı bir halde oluyor. Mesela yaratıcı
mesafe
&gt;&gt; gibi
&gt;&gt; değil mi? Mesafe kavramı çok temel. Yine
bu sıcaklık kavrayıcı sıcaklık. Evet.
Çünkü o sıcaklık sizi çekiyor bir
şekilde size bir şeyler hatırlatıyor ve
kendinizle ilgili bir şeyler
hatırlatıyor. Bu çok kıymetli.
&gt;&gt; Eee programda eee
12 öfkeli adam filmi tavsiye ediliyor.
&gt;&gt; Eee ben de film izlemeyi çok seviyorum.
Eee hemen CD'sini alıp programdan sonra
eee onu izliyorum ve bayağı etkisinde
kalıyorum. hem programın hem filmin.
Eee, filmde
13 kişi var. Sadece bir tanesi eee,
bütün bir akışı değiştirme
değiştiriyor eee, filmin akışı
içerisinde ve bu insanı düşündürüyor.
Yani öyle ayrı. Biraz bahsedelim filmden
çok kısa. Çünkü etik vurgusu filmin çok
önemli
&gt;&gt; değil mi? Çok değerli yani
&gt;&gt; değ şu anda bir kez daha seyretmediğim
için Evet. Sadece o jülyi insanlar ve
hepsi suçlu olduğunu düşünüyor
&gt;&gt; ama bir kişi
&gt;&gt; bir kişi
&gt;&gt; diyor ki bir dakika daha fazla
&gt;&gt; araştırmamız lazımet
&gt;&gt; bu yeterli değil
&gt;&gt; acaba Hı hı
&gt;&gt; o kadar hepsi birbirinden etkilenerek ön
yargıyla evet suçlu doğru görünen ama
bir kişi
&gt;&gt; ama daha yakından bakmamız lazım diyor
ve bunun mücadelesini veriyor
&gt;&gt; değil mi şu detayı da hatırladım şimdi
masadaki eee diğer Diğer üyeler kimisi
maç seyredeceği için, kimisi acıktığı
için eee kararı çabucak verebiliyor.
&gt;&gt; Bir an evvel bitsin gidelim.
&gt;&gt; Mesela ondan çok etkilendiğimi, bana bir
ayna tuttuğunu hatırlıyorum. Şu anda
hatırladım bunu. Eee
aynı zamanda şeyi düşündürüyor insana.
Eee, gerçekten ben peşin hükümle, ön
yargıyla yaklaştığımda olaylara,
kişilere, olgulara
sadece eee o karşımdaki o şeyi eee kendi
içine kapatmakla, hapsetmekle
kalmıyorum. Aslında ben kendi
gelişimimi, kendi olgunlaşmamı,
kendi bilme imkanımı kapatmış oluyorum.
&gt;&gt; Evet. Yani bu aslında bana özgürlüğü, e,
özgünlüğü de hatırlatıyor. Beni statik
hale getiriyor. Yani bir fenomene
yönelmenin
nasıl olması gerektiğini de biz aynı
zamanda felsefi bir ders olarak Kenan
Gürsoyla çalıştık, değil mi? Bir fenomen
var karşımızda ve ben burada neredeyim
&gt;&gt; ve benim sorumluluğum nerede?
&gt;&gt; O çok önemli. çok ciddi bir şekilde
vurgulanıyor.
&gt;&gt; Evet.
Eee, sonra yıllar boyu böyle 7-8 yıl
falan eee şimdi programın tarihini çok
bilmediğim için bunu netleştiremiyorum.
Sonra 2016 yılında, eee, emekli bir
öğretmen olarak eee, elime bir tanıtım
broşürünü alıyorum. Etkinliklerin olduğu
e bir kültür merkezinin broşürünü
alıyorum. bakarken bu arada Kenan
Gürsoy, Kemal Sayar hiçbirinden tekrar
herhangi bir şekilde haberdar değilim.
&gt;&gt; Eee, çünkü böyle bir hayatın kendi
koşuşturması, taşınmalarım, şehir
değiştirlerim falan var.
&gt;&gt; Eee, bakarken eee, hocamızın şeyini
görüyorum. Resmini görüyorum.
&gt;&gt; Koziy galiba değil mi?
&gt;&gt; Evet. Kozy Kültür Merkez
&gt;&gt; hocamızın resmini görüyorum. Diyorum ki
bu sima bana hiç yabancı değil ama eee
program falan asla hiç aklıma gelmiyor.
Bir bakayım diyorum. Eee bu kez artık
internetten giriyorum ve karşıma düşünce
ekleme programı çıkıyor. [kahkaha]
&gt;&gt; Çok güzel.
&gt;&gt; Çok büyük bir tevafuk bu. Eee sonra işte
eee atölyeye katılmak üzere gidiyorum.
Her perşembeleriydi o biliyorsunuz o
ders
ve atölyeye bu şekilde başlıyorum.
&gt;&gt; Çok güzel. eee oradaki o koz yatağı
kültür merkezindeki o senem
den bahsetmek istediğimde hani eee en
çarpıcı şey benim için hatırımda kalan
ve kalbimi çarptıran diyeyim eee
hocamızın kürsüden eee
bizlere yönelttiği sorudur. Bu şey eee
sen neredesin?
O çok önemli sorusu.
&gt;&gt; Evet. Her zaman
&gt;&gt; sorusu. Yani e o sıralar ben ne
felsefeyle alakalıyım ne tasavvufla
alakalıyım ama eee kendi içimde içimde
bir şeyleri yerine koyma çabası
içerisindeyim.
Ve bu soru e bana soru ne kadar basitse
aslında yani ifade olarak ne kadar basit
ama eee çok deruni bir anlam taşıyor.
Bana eee çok çarpıcı geldi ve çok tesir
altında kaldım. Genelde şöyle o günlerin
hatırladığımda
hocamız bazen eksistansiyalizmden
bahsediyor, filozoflardan bahsediyor ve
ben hiçbirini bilmiyorum ama eve
geliyorum toplamda aklımda 56 cümle var
ama o cümleler bana bütün bir hafta boyu
yetiyor.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani ben bir sonraki Perşembeye kadar
eee zaten onları eee düşünmekten
eee kendimde bir şeylerin açıldığını
fark ediyorum. bir bir değişikliğin
olduğunu fark ediyorum. Eee o seneyi de
öyle eee geçirdim.
Eee
&gt;&gt; bizim şey bu aslında eee neredeyse
atölyenin temel sorularından biri.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Senin hatırladığın Figencim bana burada
ne veriliyor?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; En temel sorulardan biri aslında. Ve ben
şimdi burada neredeyim? Ben de senin koz
yatağındaki halinde en fazla özgürlük
konusuyla ilgilendiğini [kahkaha]
hatırlıyorum. Değil mi? En çok
&gt;&gt; Evet. Aslında bu da soruyla bağlantılı
galiba değil mi?
&gt;&gt; Soruyla bağlantılı. Sen hep özgürlük
üzerinden
&gt;&gt; eee açıldın ve özgürlük üzerinden diğer
kavramlarla ilişki kurdun.
&gt;&gt; E onu hatırlıyorum. Eee, şimdi
egzistansiyalizm
ve özgürlük kavramı hocamızın sık sık
dile getirdiği bir şey. O sıralar çok
anlamasam da ama orada bir şey
yakalamaya çalışıyorum kendi içimde
galiba. Eee ve soru öyle bir zamanda eee
bana çarpıyor ki dışarıda gördüğüm
birçok insan, karşılaştığım birçok insan
hem çalışma hayatında hem dışarıda eee
hep böyle kabahati dışarıda arayan,
sürekli şikayet eden yani böyle bir
ortamda o soruya muhatap olmak eee çok
şey bence çok kıymetli, çok çarpıcı, çok
tesir ediyor. Eee, hakikaten de belki de
özgürlüğü düşünmem oradan başlıyor. Yani
&gt;&gt; netleştiriyor soruyu değil mi?
&gt;&gt; Yani Evet. Birdenbire insan kendine ben
neredeyim diye soruyor. Ve bu nasıl bir
hani eee hem kainatta ben neredeyim
insan olarak? Yani evet işte bitkiler,
hayvanlar, ben bir insan varlığı olarak
kainatta neden varım, neden buradayım
dedirtiyor. Eee kendini bir yere
yerleştirme eee çabasında oluyorsun
zihinsel ve gönülden. Ve bir süre sonra
bu zaten, eee, insan olmak bakımından
neredesin? Şimdi onun cevabını ver.
Şimdi belki de eğer sen inanan bir
insansan, eee,
neredesin?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; diye de algılanabilir.
Eee, o yılı da yani o koz yatağındaki
seneyi bu şekilde geçirdiğimi
hatırlıyorum. ve eee hocamızın ve
sizlerin eee birbirinizle olan ilişkisi,
o sohbet anındaki eee üsluplar bunlar
benim hep dikkatimi çeken eee
&gt;&gt; kısımlar.
&gt;&gt; Evet. O o çok güzel bir şey. Biz ona hep
duyduk. Yani sizlerin birbirinizle olan
ve hocanızla olan ilişkisi ne kadar
değişik, ne kadar farklı? Dışarıdan eee
dinleyebilir miyiz? Biz de bu atölyeye
katılabilir miyiz diye gelen
arkadaşlarımızdan
bir iki ders sonra biraz böyle yakın
olduğumuzda hemen ilk söylenen oydu.
Burada çok farklı bir ilişki var. Burada
çok farklı bir saygı eee ve dışarıdan
görünür, elle tutulur bir farklılık var
diye ifade edildi. Eee, şimdi biraz
evvelki özgürlük sorusuna geri dönersek,
eee, tabii Kenan Gürsoy hocamız Jean
Paul Sartizminin doğurduğu problemler,
doktora tezi ve, eee, Jean Paul Shter'ın
özgürlüğü üzerinden eee, açılan, eee,
bir eee, şeyde felsefe üzerinden aslında
biz tabii onunla çalışan öğrenciler
olarak özgürlük dendiği zaman hemen
karşılığında sorumluluğu hatırlayacak
şekilde hep konuştuk. Yani özgürlük ve
sorumluluk bizim için iki birbirine
bağlı kavram çifti
&gt;&gt; ve o özgürlük ve sorumluluğun içinde de
önce insan kendini koyuyor. insan
merkezli bakıyor ve ondan sonra biraz
mesafeden baktığında bütün çevresi,
bütün dünya ve ondan sonra aşkın
varlıkla olan bağlılığı yani Sartır'ın
ateist olması aslında burada aşkın
varlık üzerinde kişiye düşünmesi ve
kendini bir yerde konumlandırması için
çok büyük bir imkan sağlıyor. Yani
zıtlar üzerinden aslında kendini okumayı
gerçekleştiriyor.
O yüzden de Jean Paul Canter üzerine
çalışmak bizi birçok alanda kendimizi
netleştirmemizi de sağladı.
Onun üzerinden de ya da keza sizin çok
sevdiğiniz mağara Platon'un [kahkaha]
mağara alegorisi değil mi? Bu şeyin,
sınıfın çok sevdiği, mağaraya
zincirlenmiş ve gölgelerle kendini eee
kısıtlı sayan, sadece gölgelerle ama bir
kişi o zinciri kırıp aşağı doğru
yürüyebiliyor ve bunu nasıl yapıyor?
Tabii bu Gürsoy'un Platon okuması.
&gt;&gt; Eee, yani başka felsefeciler başka türlü
okuyor.
&gt;&gt; Bir etik çıkış nasıl ilerliyor da
diyebilir miyiz?
&gt;&gt; E tabii yani onun
&gt;&gt; öyle de diyebiliriz. Çünkü oraya
filozofları yerleştiriyor hocamız. Aynı
zamanda bizim bunu anlamamız
için
&gt;&gt; eee felsefe yaparken öyle hatırlıyorum
yani o zamanları. Yeri geliyor Kant,
Sartır eee
&gt;&gt; Descart
&gt;&gt; değil mi?
E, Gabriel Marcel yani bütün bir male
alegorisini anlatabilmek için bütün
bunları
&gt;&gt; yerleştirmek,
&gt;&gt; yerleştirmek gerekiyor. Mesela bu da
bana oldukça cazip, çekici gelmişti.
Yani çekmişti beni mesela bu konu. Onu
hatırlıyorum. Bir de eee o çok ufacık
ufacık anlayışlarımın içinde eee şunu
çok iyi hatırlıyorum. Bu
egzistansiyalizme nasıl bir bakış?
Yani felsefeyi bilmiyorum ama orada bir
şey seziyorum. Çok farklı bir seziş. Eee
karşımda tasavvufi kültürden gelen eee
bir felsefeci, bir filozof var.
&gt;&gt; Bir ocakta yetişmiş ve eee Sartur
üzerine çalışmış ve buna bambaşka
bakıyor egzistansiyalizme. Yani o
cehaletimin içinde bunu sezişim nasıl
hala ona şaşıyorum. Yani o nasıl bir
hani hocalık ki ben bunu sezorum
anlamında söylüyorum bunu.
&gt;&gt; Evet. Ama aynı zamanda Kenan hocamız her
zaman şunu söyler. Yani eee akademik
şartlanmanın dışında bakanlar
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; daha iyi görebiliyorlar,
daha iyi fark edebiliyorlar, daha iyi
sezebiliyorlar. Ama bu sezdiklerini yine
akademik kavramlar içinde ve akademik
terbiye için de ifade edilebilirse
yani oradaki kuralların dışına çıkmadan,
duygusal uçuşlarda olmadan ifade
edilebilirse o zaman çok kıymetli
oluyor. O zaman zenginlik kat ve kat
artıyor. O zaman herkes kendi
kulvarından bakarken siz çok geniş bir
alanı tarama ve hitap etme şansına sahip
oluyorsunuz.
Bu çok büyük bir kazanç. Onu bir avantaj
olarak her zaman bu atölyede muhafaza
etmemizi istedi hoca. Yani gelişlerini
isterse ev hanımı olsun ama anlamaya
çalışan meraklı birisi olsun. kendini
geliştirmek istesin. İsterse farklı
farklı mimar olsun, mühendis olsun,
isterse akademisyen olsun, akademik
kariyer yapıyor olsun, eee, bambaşka
meslekleri olsun, isterse işletmeci
olsun hiç fark etmez. Amaç burada
anlamaya çalışmak gayreti var mı? Anlama
gayreti var mı? Eee, bu çok kıymetli.
Çünkü genelde eee biz de eee şimdi
haddimiz olmayarak entelektüel alana da
birazcık dokunalım. eee herkes kendi
konfor alanı içinden konuşmayı tercih
ediyor. Diğer alanlarla eee değinse bile
hemen değinip yine kendi güvenli olduğu
alana kaçıyor. E dolayısıyla eee
herkes yine aynı yerde devam eder
oluyor.
Genişleme hele evrensele çıkma
son derece kısıtlı.
eee anlaşılmaz farklı dil konuşuyormuş
gibi oluyor. Herkes kendi uzmanlığının
dili kavramlarıyla konuştuğu zaman eee
felsefi olarak ve düşünce üzerinden
konuşabiliyor olmak, anlaşabiliyor olmak
ve bir ortak dil geliştirmek
hemen hemen imkansız hale geliyor. Eee
bunun için de bu dili de kurmak
gerekiyor. atölye bu dili de kurma
gayreti Kenan Gürsoy
hocalığında bu dili kurma gayretini de
eee gerçekleştirmeye çalıştığ
&gt;&gt; ve bu dil etik bilinçle eee mümkün.
&gt;&gt; Evet. Ancak
&gt;&gt; bu dil ancak etik bilinçle mümkün.
&gt;&gt; Evet. Yani namuslu olmak gerekiyor.
Akademik namusu, ahlakı [kahkaha]
muhafaza etmek gerekiyor. Yani sadece
kendi alanını değil, bütün alanı
muhafaza etmek gerekiyor.
&gt;&gt; Hı hı. Ben sadece bir şey daha söylemek
istiyorum. Sonra
&gt;&gt; eee diğer arkadaşlarımız
zaman kalsın. Eee şimdi bu şimdi
baktığımda o yıllara eee aslında o
önyargı peşin hüküm konusunun beni eee
çekiyor olmasının bilmekle alakalı
olduğunu görüyorum. epistemik seviye.
Kesinlikle var tabii ya. Onu hiç
tartışmıyor
&gt;&gt; ama ama hissettiğim şey aynı zamanda
egzistansiyel. Yani beni eee bilmek ne
demek? Bilgin ne? Beni buna açan bir
şey. O ilk seyrettiğim program. Eee ama
bu aynı zamanda egzistansiyel sadece
öyle epistemolojik deyip geçebilecek eee
durumda olduğumu asla eee düşünemiyorum.
Ama o egzistansını fark ettiğinde, o
varoluşunu fark ettiğinde, seni bir şeyi
sorgulamaya başladığında aslında
çıktığın alan her zaman etik alan
oluyor,
&gt;&gt; değil mi? Etik referansla ve değerlerle
aslında birleştiğin zaman işte o huzur
duydum dedin. Yani düşündüm bütün bu
geçen zamanı düşündüm ve sonunda huzurlu
oldum. Evet. Ben böyle bir çalışma
içindeyim
&gt;&gt; aslında. O etik alanla ilgili
&gt;&gt; değil mi? Senin etik değerlerin. O zaman
şey diyebilir mi biz? Bütün o
disiplinleri
eee bir arada götüren bir ekol var
burada diyebilir miyiz?
&gt;&gt; Ben mi öyle hissediyorum?
&gt;&gt; Disiplinleri reddetmeyen ama eee
hissedebildiğim kadarıyla ve yaşadığım
kadarıyla iki tane çok temel ana damar
var. O iki ana damar ee yaşama planında
çatışıyormuş gibi gözüküyor.
Yani bir damar tasavvuf, bir damar da
akıl yani felsefe, akli düşünebilme
çatışıyormuş gibi gözüküyor. Aslında
çatışma etik alan, etik alan üzerinden
olmuyor.
Çatışma daha çok günlük e yaşama
alışkanlıkları
üzerinden oluyor. Eğer bunları ayıklamak
mümkün olursa yani böyle bir özgür
konuşabilir alan açıldığı zaman bunların
çatışmadığını ve bir elden diğer ele
devredilen hakikatlerle dolu bir alanda
olduğumuzu fark ediyoruz. Bu zihni
olarak mümkün. Nereden mümkün? Çünkü biz
bunu yaşıyoruz egzistansiyel. [kahkaha]
Yani varoluşsal olarak biz böyle bir
alan içindeyiz
ve bunu tek eee şey yapıyoruz. müşahede
ediyoruz. Eee, hem birlikte
sohbetlerimizde buraya çıkıyoruz hem de
kendi kendimize düşündüğümüzde, "A, evet
böyle bir şey mümkün. Kolay mı? Zor
önyargıları yıkarak geçmek." İşte o
yüzden de bir hocaya ihtiyaç var. Yani
ön yargı olmadığını düşündüğümüz
muhakkak bu böyledir dediğimizde
onun könhüne varacak olan ve oraya ışık
tutacak olan önderlere ihtiyaç var.
Büyüklere ihtiyaç var ve size bu ışığı
açacak olanlara ihtiyaç var. Bunlar
felsefeci de olabiliyor, tasavvuf
büyükleri de olabiliyor. Hayatın içinden
onlarla eee dostluk kurmak diye eee
ifade etmişti bir keresinde Kenan
hocamız. Yani biz şimdi karşımıza alalım
ve Jean Paul Sartır'la konuşalım. Bunu
neden böyle düşündünüz?
Şöyle de bakılabilirdi.
Aslında bugün karşımızda olsaydınız biz
size şunları söylerdik gibi. Tabii bu
çok farklı bir bakış açısı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Öyle mi? [kahkaha]
&gt;&gt; Evet. Bu yani eee tefekkür olarak
Sartır'dan Yunus'a giden bir yol gibi
&gt;&gt; değil mi? Yani ben öyle güzel
&gt;&gt; görüyorum ve bunu hani çok uzun bir süre
gerekmiyor. E hocamızla eee bir eğitime
katıldığınızda
onun rehberlik ettiği bir eee süreçte
bunu anlayabilmek
için çok da eee fazla bir süreç
gerekmiyor.
&gt;&gt; Evet. 13. yüzyıldan başlıyoruz değil mi?
Yani en böyle eee can havliyle
tutunduğumuz Yunus'la başlıyoruz. 13.
yüzyıl işte en karmaşık dönem diye.
Oradan Hazreti Piri, Haz Mevlana'ya,
oradan Hacı Bayram Veli'ye, oradan
Kenanifai'ye geliyoruz. Yani 20. yüzyıla
kadar devam eden bir bilgelik akışının
içinde aslında
&gt;&gt; seyrediyoruz.
&gt;&gt; Seyrediyoruz. Evet, seyrediyoruz.
&gt;&gt; Peki Vigenciğim efendim siz buyurmaz
mısınız?
Ben eee ablamın eee demin bahsettiği
işte bir müddet devam ettikten sonra
sadece belki hatırımda 56 cümle
kalıyordu dediği dönemden başlayacağım.
Eee o dönem ben eee Kenan hocamızın eee
şey diye tarif ettiği çelinmeler diye
tarif ettiği bir dönemin içindeyim
belki. Niye? Çünkü eee iş hayatının
içindeyim. yoğunu.
&gt;&gt; Çok iyi hatırlıyorum.
&gt;&gt; Evet. [kahkaha] Ve eee eee yani
&gt;&gt; eee etik bilinç benim için eee her zaman
önemliydi ama bir taraftan da hakikaten
o günlük karmaşalar içerisinde
eee aslında eee şu anda baktığımda bunu
daha iyi görebiliyorum. E değerlerin
özüne doğru bir yolculuk içerisinde e
değilmişim.
&gt;&gt; Estağfurullah.
&gt;&gt; Hep etikti sizin sorularınız
Beyzancığım. Ben hatırlıyorum yani. Sen
soru hep etikti yani. Peki bu etik mi?
Hep onu soruyordun.
&gt;&gt; Evet. eee o dönem işte sadece o 56
cümlede bile aslında ben de şimdi geriye
dönük baktığımda eee bir sezgi ile beni
çeken bir şey vardı.
&gt;&gt; Eee ve emekli olmama yakın bir eee
dönemde eee bu tabloyu ben tam olarak
hatırlamıyorum. Sonradan ablam aktardı.
E bir gün çok kararlı bir şekilde
demişim ki emekli olduğumda, eee, neyle
uğraşacağımı buldum.
&gt;&gt; Çok güzel.
&gt;&gt; Eee, ve mesela onu sonra ablam bana
şöyle aktardı. Ben senin o kararlılığına
şaşırdım. Niye? Çünkü gerçekten o denli,
kararlı olacak kadar eee, bir bilgim
yok.
&gt;&gt; İlişkin de yok, değil mi? Çok fazla
dinlemen de yok.
&gt;&gt; Yok. Yok yani hatta o bilginin bana
akışı çok kısıtlı zamanlarda oluyor
&gt;&gt; yani. Çünkü bir araya geldiğimizde de
kısıtlı bir vaktimiz var. Evet.
&gt;&gt; Eee sonra işte emekliliğimle birlikte
buraya geldiğimde eee nasıl bir tablola
karşılaştığımdan bahsedeyim.
Eee, şimdi orada aslında, eee, siz aşağı
yukarı kendi talebinizi biliyorsunuz.
Yani sizin bir talebiniz var. Belki çok
kelimelere dökemeyeceğiniz bir talep
&gt;&gt; ama eee, içinizde bir yerde o talep var
ve aslında o talebe dair izler
geçmişinizde de var.
&gt;&gt; H.
&gt;&gt; Ama biz onun farkında değiliz.
&gt;&gt; Değiliz.
&gt;&gt; Bir çekilme var. Geliyoruz bir kelime
bir tavır. Evet. bir yerde
sergilediğiniz bir tavır
&gt;&gt; aslında eee sizde buna dair bir talebin
olduğunu gösteriyor. Farkında
değilsiniz.
&gt;&gt; Hayır.
&gt;&gt; Burada da eee şimdi bu atölyenin nasıl
bir taleple başladığı eee sevgili Üzeyen
Hal'nın geçen seneki konuşmasında da
ince ince an
&gt;&gt; yani onun eee Evet. talebi çok eee biraz
daha bizimkine göre etek yemeği bürünmüş
bir talep ve sadece kendisi için değil
eee Evet. cesur bir
&gt;&gt; cesurca daha Evet.
&gt;&gt; eee etrafı içinde hatta eee şu anda
evrensel olduğunu bile söyleyebiliriz o
talebi.
&gt;&gt; Ama benim orada bulunma talebim tamamen
eee kişisel bir talep.
&gt;&gt; Evet. Ama bizim hep konuşmalarımızda
eee candan cana sirayet diye
aktardığımız bir cümle var ya tam da
candan cana sirayet [kahkaha]
olmuş aslında.
&gt;&gt; Oralara çok sonra geldim. Oraya hemen
olmuş yani gerçekleşmiş. E şey olarak
varoluşsal olarak gerçekleşmiş aslında.
&gt;&gt; Evet. Şimdi siz az önce dediniz ya
herkes farklı farklı taleplerle geliyor.
Aslında bir bakıma herkes aynı taleple
de geliyor diyebiliriz.
&gt;&gt; Evet. değil mi? Bilinç olarak öyle
&gt;&gt; çünkü yani o talebi nasıl açıklarız?
Eee, diye sorduğunuzda da yani bir
şekilde aslında herkes
hepimiz eee, kendimizin daha iyi haline
ulaşmaya çalışıyoruz,
&gt;&gt; hayal ediyoruz, değil mi? Ümit ediyoruz
hatta.
&gt;&gt; Evet. Evet. Ve bunun mümkün olduğunu
fark ediyoruz belki burada. Şimdi yine
demin sizin söylediğiniz o farklılıklar
benim için de çok önemli. Eee, çünkü
Kenan hocanın bir taraftan hep, eee,
söylediği, savunduğu
tek biçimlendirmenin,
&gt;&gt; eee, insanı ahlaki değerlerden nasıl
uzaklaştırdığı,
kendisini nasıl yabancılaştırdığına
dair
eee, düşüncesine
nasıl uyumlu, nasıl, eee, ablamın dediği
gibi bir tutarlılıkla
eee, burada da herkesi eee bugüne
kadarki deneyimleriyle, birikimleriyle,
kusurlarıyla
&gt;&gt; bir de yetişmiş ve yaşamış insanlar
geliyor.
&gt;&gt; Evet. Evet. Birlikte kabul ettiği ve
hatta eee yani eee buna göre tavır
sergilediği hocamızın
&gt;&gt; eee ve burada işte eee bana yansıması
nasıl oluyor? Eee, birincisi, eee, ben
de kendilik bilinciyle
kendimi olduğu halimle, eee, olduğum
halimle biraz daha fark edip
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; ve ne olmak istediğime dair eee, bir
yönelişi
artık eee, belirlemiş oluyorum. Yani
oradaki o fuluk biraz daha belirlenmiş
oluyor.
&gt;&gt; Evet. Biraz daha. Evet. Yani ben
geliyorsam eğer buraya
&gt;&gt; ve işte eee benim atölyeye başlamamın
hemen ardından
eee pandemi oldu ve Zoom'dan derslere
katıldık.
&gt;&gt; Eee ben orada eee bazı derslerimiz 5
saat sürdü.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Değil [kahkaha] mi?
&gt;&gt; Evet. Ben be yani ben yoğun bir iş
hayatının ardından e daha konformist bir
şekilde eee çok seyahat de edebilirdim.
Benim çalıştığım süre boyunca emeklilik
hayalim durmaksızın seyahatti. [kahkaha]
Ama hani ben orada e 5 saat ekran
karşısında eğer bir şeyler almaya
çalışıyorsam
aslında bu aynı zamanda eee benim
kendime inanmam ve güvenmem.
&gt;&gt; Bir de nasıl bir cazibe bu?
&gt;&gt; Evet. Yani e bunu işte Kenan hoca nasıl
Kenan hocamız nasıl sağlıyor?
eee bence işte o farklılıkların hepsini
memnuniyetle karşılamasıyla birlikte eee
bunu bize hissettiriyor.
Bu atölyede eee siz de demin bundan da
bahsettiniz. Yani sanıyorum böyle eee
hep benzer konular etrafında
düşüncelerimizde
[kahkaha]
&gt;&gt; Evet. Çünkü
&gt;&gt; eee Evet. cazip çünkü yani insan olarak
bunu
&gt;&gt; eee saf insan ilişkisi olarak insan
olmak bakımından insan olmak diye
hocamız ifade ediyor ya. O noktada bunu
arıyorsunuz. Evet.
&gt;&gt; Yani insani bir eee tavır, insani bir
saygı, insani bir hürmet. Yani sadece
insan olduğu için hürmet etmek ve insan
olması dolayısıyla bir hürmet görmek.
insanlığınız dolayısıyla bu aslında
insanın yaratılışında olduğu gibi eee
yani çok böyle büyük büyük sözler
söylemek istemiyorum ama eee bütün
dinlerde birinci başat olarak verilen
şey hem sorumluluk hem de yaradandan
ötürü yaratılmış olanlara sonsuzca bir
saygı ve [kahkaha] hürmet etmek.
&gt;&gt; Şimdi bunu yaşayan bir yapıda gördüğünüz
zaman Evet. mümkün diyorsunuz. Yani dün
akşamki yayında işte küreselleşmenin,
kaosun dünyayı getirdiği hallerden
bahsedildi. Şimdi böyle bir yapının
içinde evet bu mümkün olabilir. Bir kişi
bile olsa böyle davranan, böyle yaşayan
insan var, insanlar var diyorsunuz.
Tabii bu çok büyük bir sağlamlık ve
güven duygusu veriyor insana.
&gt;&gt; Evet. Yani eee az önce dediniz ya işte
şey diye
eee tanıklık ediyorsunuz örnek
şahsiyetlere.
&gt;&gt; Şimdi eee örnek şahsiyetleri de eee
tanımanın bir bakıma şöyle bir eee
faydası oldu. Yani kendi adıma mesela
şunu düşündüm. eee, örnek şahsiyetlere
biz şöyle bakıyoruz hep. Eee, onlar öyle
bir yerdeler ki
&gt;&gt; bizim onlara zaten ulaşmamız mümkün
değil. O zaman hani yola da çıkmayalım.
&gt;&gt; Evet. Yani o zaten öyle yaratıldı.
&gt;&gt; Oysa ki aslında Evet. dediğiniz gibi
orada bir imkan var aynı zamanda hem bir
sorumluluğu hatırlatıyor hem de eee
bunun mümkün olabileceğini
hatırlatıyor.
&gt;&gt; Eee bu anlamda mesela bu atölye çok eee
farkındalığımı
arttırdı. Evet. Çok uzağım. Yani örnek
bir şahsiyete mesafem çok uzak. Bunun
farkındayım ama eee
&gt;&gt; Evet. Yani bu beni umutsuzluğa da eee
umutsuzluğa da itmemeli.
&gt;&gt; Evet. İtmiyor zaten. Cazip olan tarafı
da o. Yani çok güzel bir şey gördüğünüz
zaman onu tekrar tekrar seyretmek
istiyorsunuz ya. Güzel bir resim, güzel
bir tablo, güzel bir film, güzel bir
çiçek değil mi? Böyle gözünüzü
alamıyorsunuz. Onu tekrar tekrar görmek
istiyorsunuz, bakmak istiyorsunuz. eee
sanki sorumluluk noktasında hep bir eee
kaçışımız
oldu ve oluyor gibi de hissed
&gt;&gt; Evet. O da insani bir tavır
&gt;&gt; yani. Eee bir dersimizde hatta belki
birden fazla da sürmüş eee olabilir.
Aydın sorumluluğu.
&gt;&gt; Oo çok güzeldi o konu.
&gt;&gt; Ben mesela çok güzeldi. Sonra o gün eee
eve gittiğimde ha bir de şunu
belirteyim. Gerçekten bu atölyeden sonra
eve gittiğinizde peş peşe sorular ve bir
zihin karışıklığı da [kahkaha]
yaşıyorsunuz.
&gt;&gt; Evet. Muhakkak.
&gt;&gt; Yani eee kendi olduğum yerden Aydın
sorumluluğuna dair eee düşündüklerimiz,
konuştuklarımız, dinlediklerimizi
değerlendirdiğimde
hani
şöyle bir şey dedim. Hani ben kim? Aydın
sorumluluğunu
değerlendirebilmek.
Y ben de o zaman işte bir aydını
dinlemenin sorumluluğunu yerine
getiriyor.
&gt;&gt; Kesinlikle.
&gt;&gt; Yani o zaman burada bir müteselsilen bir
sorumluluk var. Yani sadece işte
aydınlar eee bunlardan bunlardan sorumlu
günümüzde
diyerek eee ben görevimi yerine mi
getirmiş oluyorum? Yani ben onlara bir
sorumluluk yükleyecek bir pozisyonda
mıyım?
Yüklesen de bitmiyor.
&gt;&gt; Yükle yükleyemeyeceğimi düşünüyorum.
Yani haddim olmadığını düşünüyorum. Yani
o noktada sorumlulukla ilgili bir eee
aslında bir eksiğimiz var. Yani o
sorumluluğu tam anlamıyla eee
üstlenmemişiz, yüklenmemişiz.
eee farkına vardığımızda da biraz tabii
ki sancılı oluyor ama en azından hani
eee daha farklı yola almaya
çalışıyorsunuz.
&gt;&gt; Bir de şu var. Yani bir grubu, bir
yapıyı, bir dönemi suçlamak değil bu.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yani o kavramı açmak ve o kavramın içini
değerlerle doldurmak.
Aslında burada eee talim ettiğimiz
hocayla birlikte yürüdüğümüz yol şu
şurada şu zaman yanlış bu burada bu
zaman yanlış işte ondan oldu bundan
oldu. O çok farklı bir alan. O alan
olarak yürümüyoruz. Yani sorumluluksa,
şahitlikse, tanıklıksa, kendine
mesafeyle kendine bakmaksa onların
hepsinin aslında hem etik hem manevi
temeli ne olabilir? Ve bu yolu daha önce
yürümüş olanlar acaba bunları nasıl
yerli yerine koydular? Yani yerli yerine
koymak meselesi bizi aslında adalet
kavramına çıkarıyor. Yerli yerine
koyabilmek. Yerli yerine koyup adalet
kavramına doğru çıktığınızda da kendini
bil noktasına geliyorsunuz. Bu antik
bilgelik eee felsefe, felsefi bilgelik
döneminden beri aslında eee günümüze
kadar uzanan tek tanrılı dinler
üzerinden gelen çok tanrılı dinlerde
başka şekilde ifade edilen ama insanın
insan olmak bakımından kendini bir
şekilde adam etmesi, yola çıkmasıyla
ilgili tasavvuf temel kavramlarıyla da
ilgili. Yani öyle güzel insanda
birleşiyor ki hepsi.
Ve biz burada kavramların etik
değerlerle ilgili olan kısmının insanla
olan bağlantısına baktığımız için biz
suçlama gibi değil ama sanki şöyle
söylesem çok mu fazla olur Beyzacğım?
Kendine uyanmak gibi.
&gt;&gt; Evet. Evet.
&gt;&gt; Kendindekine uyan. Bende bu kavram nasıl
açılıyor?
&gt;&gt; Değil mi? Bize hep teklif edilen bu.
Bende bu kavram nasıl açılıyor?
&gt;&gt; Evet. Benim söylediğim zaten tamamen
kendime ait bir değerlendir. [kahkaha]
&gt;&gt; Yoksa yoksa atölyedeki çalışmaya saygım
sonsuz, inancım ve güvenim de sonsuz.
Yani ben tamamen kendime ait
&gt;&gt; Evet. Ama hepimiz için de böyle.
&gt;&gt; Evet. Yani özün bir şeylerin özüne
gittiğinizde çok daha farklı e katmanlar
açılıyor. Çok farklı sorular sorarak
&gt;&gt; farklı noktalara geliyorsunuz.
&gt;&gt; Mesela bir bir tane eee değerlere
ilişkin bir şey konuşulurken eee bunu
hatırlamıştım.
Mesela çok e geçmişe gittiğimde yani
çocukluk çağlarımda eee birisinin eee
çok itiatkar olduğundan bahisle bir eee
övgü söz konusuydu.
&gt;&gt; Mesela o bende bir eee şey iz
bırakmıştı. Kendimle bir karşılaştırma
yapmıştım orada. E ben çok da itaatkar
bir insan sayılmam çünkü hani
sorguluyorum. Evet. [kahkaha]
&gt;&gt; Belli felsefeci olunca
&gt;&gt; ama bak itaatkarlıkta ne güzel övülüyor
falan. O bir iz bırakmış bende.
&gt;&gt; Eee ama sonra değerlerin özüne
indiğimizde belki de itaatkarlık
eee değerleri çok uzak mesafede bir şey
olabilir
&gt;&gt; değil mi? Bunu konuşmak gerekiyor. Açmak
gerekiyor.
&gt;&gt; Ve tam tersi isyan çok değerlere yakın
mesafede bir şey olabilir.
&gt;&gt; Yani bunları ancak değerlerin özüne
doğru bir yolculuk yaptığınızda idrak
ediyorsunuz. Yoksa eee yani hiç idrak
&gt;&gt; edemeye debilirsiniz ömrünüz boyunca.
&gt;&gt; İlginizi çekmemiş olabilir tabii.
&gt;&gt; Evet. İşte hani bu neden bu
atölyedesiniz
sorusunun cevabı. Ben bunları idrak
etmeden gitmek istemiyorum. Yani
[kahkaha]
edebildiğim kadarını etmek, kendimin
daha iyi haline doğru yaklaşmak
istiyorum. Aslında çok basit ve masum
bir estek.
&gt;&gt; Çok sade çok [kahkaha] sade bir talep.
&gt;&gt; Herkesin istemesi gereken bir şey olabil
&gt;&gt; yani böyle bir ihtiyaç. eee, bir kez
atölyeye bir müddet devam ettikten
sonra, e, Kenan hocamız yine sormuştu
işte neden buradasınız diye. Eee, o
zaman ben hani daha iyi bir şey
bulamıyorum yani [kahkaha] kendimi
demiştim. Hani gerçekten hani, eee,
kendime katabileceğim en iyi şeyin, en,
eee, belki de ihtiyacımın bu olduğunu
hissediyorum. Onun için buradayım. Benim
ihtiyacım bu.
&gt;&gt; Çok zor. Çok teşekürler ediyorum. Eee,
demin isyankar olmakla ilgili
söylediğiniz şey de Figen'in çok sevdiği
Nurettin
[kahkaha] isyan ahlakını çağrıştırdı.
&gt;&gt; Şimdi, eee,
&gt;&gt; bizim akademisyen dostumuz, [kahkaha]
&gt;&gt; akademisyen arkadaşımız
Buyurun efendim.
Ben de eee hocamızla 20
senesinde tanıştım.
&gt;&gt; Eee fakat hocamızdan ilk 2019'da
haberdar oldum. 2019 senesinde ben eee
Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü diye
birkaç sene önce açılmış bir Üskü
Üniversitesi bünyesindeki bir enstitüye
kayıt oldum. Yani tamamen şahsi
meraktan. Eee ve orada eee Can Güzü
hocamızın çok güzel bir dersi vardı.
Tasavvuf, kültür ve sanatıyla alakalı.
Bu derste de böyle her hafta farklı bir
konuk oluyor. İlk 2019'da Kenan Gürsoy
ismini duydum ve o zamana kadar hocadan
eee haberdar değilim. Benim ayıbım. Eee
ve hocamızı ilk eee görüşüm şurada bir
yerde bir röportajı yine oturuyor böyle
ve kendisiyle röportaj yapılıyor. Çok
etkilendiğimi hatırlıyorum. Yani
oturuşundan tutun da eee konuşmanın
içeriğine kadar yani bütünlüklü bir
böyle etkilenme hali ve eee çok kısa bir
süre sonra eee okulda şey oldu. Eee
bizim buraya gelmemiz söz konusu oldu.
Vakfı ziyaret etmemiz söz konusu oldu.
&gt;&gt; Fakat edemedik. Tam edeceğimiz hafta
pandemiden dolayı e şeyler tatile girdi.
Eğitim kurumları ve eee çok güzel bir
tevafuk oldu. Eee kısa bir süre içinde
herhalde bir iki hafta gibiydi belki
olmamış bile olabilir. Yani çok kısa bir
süre içinde Can Güzel hoca Allah ondan
razı olsun beni bir de üç arkadaşımı bir
Zoom toplantısına davet etti. Ve ben
hocamızla ilk orada 2020 senesinin
zannediyorum Mart ayının herhalde
sonuydu e gibi tanıştım. Orada tanıdım
hocamızı. Orada da çok etkilendim tabii
ki. Eee sonra sizinle Füsun ablacığım
eee yine Zoom üzerinden tanışmış olduk.
&gt;&gt; Tanıştık. Evet. Tabii biz Zoom üzerinden
çalışmalara devam ettik. Sade
Evet. Felsefe atölyesi değil. Doğru.
Sizinle İzmir grubuyla da çalıştı hocam.
Evet. Bizim kişil
pandemide çok aktif bir şekilde
çalıştık.
&gt;&gt; Çok büyük bir lütf imkanı da yani Zoom
ve YouTube imkanını da eee ondan önce
çok tutucuyduk. O konuda kayıtlarımızı
kendimize saklıyorduk ve
yayınlamıyorduk.
Yani eee daha içrek, daha muhafazakar
bir haldeydik. Ama şeyle birlikte,
pandemiyle birlikte eee yayın yapabilir
hale geldiğimizi gördük ve bu bizi çok
rahatlattı ve bugün de hala devam
ediyoruz. Yani salı derslerimizi
yayınlıyoruz.
&gt;&gt; Tabi tabi. Ve çok istifadeli oluyor.
Gelemeyen için de öyle doğru
söylüyorlar. Yani karşılaştığımız
kişiler eee bir sizi bir yerden
tanıyoruz diyeyorlar. [kahkaha]
tanışma noktalarını konuştuğumuz zaman
hiçbir yerden tanışmamız mümkün değil.
Sonra anlıyoruz ki YouTube programını
izlemişler ve oradan bir tanışıklık
olmuş ama sizi tanıyorum diye geliyor.
Demek ki aslında bu teknolojik
imkanlarda bir tanış olmayı
sağlayabiliyor.
&gt;&gt; Kesinlikle
&gt;&gt; o çok kıymetli bir şey ve uzak
mesafelere ulaşabiliyoruz.
&gt;&gt; Evet. Evet. O sayede ben eee pandemi
sürecinde 2022'de bu sefer sizin
sayenizde.
&gt;&gt; Estağfurullah. Sefa Atölyesine katılmış
oldum. Eee, yani tabii ki çok çok özel,
çok farklı. Yani şimdi
&gt;&gt; o bizim kazancımız oldu ve akademiki
bakışla e yani yüksek lisans eğitimini
yapmış şimdi doktoraya devam eden ve
medeniyet konusunda çalışan eee bir
bakış açısına atölyede sahip oldu. Yani
eee burası sadece kendini geliştirmek ve
eee bu maneviyata ve aynı zamanda
felsefeye ilgi duyanların dışında
akademik olarak da ihtiyaç duyulan bir
alan haline geldi. Zaten bunun böyle
olduğu biliniyordu. Bizce malumdu ama
akademi bir şekilde buraya mesafeli
oluyor veya haberdar değil. çok yoğun,
kendi içinde dönen bir haldeydi. Tabii
şimdi eee daha fazla akademik alandan
bizim çalışmalarımıza katılmak
isteyenler oluyor. Tabii bu da büyük bir
kazanç. Bu sizin başarılı olmanızla da
çok ilgili. Siz buradaki bağlantıdan çok
güzel verimler eee sundunuz
&gt;&gt; yani ve sunmaya devam ediyorsunuz. Yani
konuşmalarınızla, çalışmalarınızla işte
burada Aliv Hanım'ı da hatırlayalım
kitaba çevirdi yüksek lisans
çalışmasını. O da bir kazanç.
&gt;&gt; Eee, kendi tabii mesleğinin özelliği,
röportajlarıyla şeyleri sizlerden de
aynı şeyleri bekliyoruz. Yani akademiyle
bu, eee, ne diyelim? Eee, örgün eğitim,
yaygın eğitim [kahkaha] diye
kullanılıyor ya. Yaygın eğitim alanının
aslında bizim işletmecilikte
kullandığımız pratik alan değil mi bu?
Pratik alan, proje alanları. Siz de bir
hocasınız. Yani bu ikisinin birlikte
yürümesi gerekiyor aslında. Birbiriyle
karşılıklı konuşabilir olması gerekiyor.
Çünkü burası nabız gibi, kalp atışı gibi
burası toplumdaki her türlü şeyi alıyor
ve daha özgür bir şekilde konuşuyor. Ama
akademik eee terbiyeyi bozmadan
konuşuyor.
&gt;&gt; Tabii tabii tabii.
&gt;&gt; E katılır mısınız buna?
&gt;&gt; %100 %100. [kahkaha]
Ben
&gt;&gt; kalp atışı kısmına özellikle
&gt;&gt; kalp atışı namaız gibi yani toplumdaki
çünkü farklı farklı kesimlerden gelenler
oluyor ve biz mesela eee seneyi
söylediğimiz zaman 20 senedir
çalışıyoruz dediğimiz zaman eee şimdi
gelende bir durgunluk oluyor bir anda.
Eee yani biz çok geç mi kaldık? Hayır
öyle bir şey yok. Bu eee tamamen suyun
duru kalması için, akışın temiz olması
için gelenlerin ve gidenlerin olduğu bir
eee şey umman.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Dolayısıyla gelen ve giden olacak. Bu bu
çok normal bir şey. O yüzden önce geldim
sonra geldim diye bir şey söz konusu
değil. Bu da benim sözüm değil. Kenanai
Büyük Aksoy'un sözü kendilerinin sözü.
erken geldim ya da geç geldim diye bir
şeyin söz konusu olmadığını söylüyor
kendileri.
&gt;&gt; Onu hiç hissettirmedi hocamız zaten bize
hiç
&gt;&gt; hiç yani ben çünkü burada 2022 herhalde
en son gelen benim burada zaten benim de
yani en son katılanlardan biriyim
düzenli gelenlerden düzenli. Evet. eee
yoksa hani her sene birileri geliyor ama
hani böyle düzenli takip edenlerden
kuvvetli muhtemel benim en son gelen
[kahkaha]
&gt;&gt; eee hocamız hiç yani öyle bir şey
hissettirmediği gibi zaten çok husi bir
eğitim aslında hem toplu olarak
yapılıyor ama hem de çok hususi.
Sizlerin de belirttiği gibi
&gt;&gt; eee hocanın dikkati burada o kadar eee
hepimize odaklanmış şekilde ki yani eee
öncesi sonrası yok. Bir müfredatı
tamamlar gibi değil. Sizin neye
ihtiyacınız varsa hoca ona göre bir e
diyalog açıyor. Bunu hatta bir kere
kendisi söylemişti. Yani dinliyorum
konuşmaları. Ha bu gizli değildir. O
yüzden söylüyorum.
&gt;&gt; Eee dinliyorum konuşmaları ve onun hangi
öğrencinin kavramlara dikkat ettiğine
dikkat ediyorum ve oradan açıyorum gibi.
Bu eee şey diyecektim biraz önce. Sizin
akademi yani iki farklı akademi aslında.
Akademi demeniz ben de onu çağrıştırdı.
Şimdi enstitü bir akademi.
Orada eee farklı farklı dersler
alıyoruz. Farklı farklı hocalarımız var
ve ben çok müteşekkürüm hepsine tasavvuf
üzerine
&gt;&gt; eee tasavvuf araştırmaları yapıyor.
Değişik dersler var.
Müfredat var. Hepsinden çok istifade
ettim ve çok müteşekkirim hocalara.
Kenan hocamız aynı zamanda benim orada
da hocam oldu. Daha sonra Evet.
&gt;&gt; Medeniyet ve şahsiyet inşası.
&gt;&gt; Şahsiyetin inşası.
O çok ya tabii ki çok güzel akademide
ders almak. Buradaki akademi de
hocamızın belirttiği gibi adeta Platonun
akademisi gibi. Buranın da şöyle bir
nüansı var. Eee hocayı yani eee şöyle
söyleyeyim. Şimdi enstitüye gelmeden
önce ben Sami Ayverdi'yi tanıyordum.
Kenar Alifay Hazretlerini duymuştum. Çok
fazla fikrim yoktu ama Samihay Verdiği
çok iyi tanıyordum ve çok büyük bir
hayranlıydım. eee Kian hocamızı hiç
duymamıştım ama buraya geldiğimde benim
için eee zihnimde olan bu kişiler
bu ocağın eee bu ocağı temsil eden
kişiyi bugünkü temsilcisini görünce
bambaşka bir boyut kazandı.
&gt;&gt; Bu benim için çok önemli. Yani
bahsedilen değerlerin yaşandığını
görmek. Şimdi biz burada çok
&gt;&gt; tarihsellikten çıktı. Güncel hale geldi
değil mi?
&gt;&gt; Evet. Evet. Hem onun içinde ama hem
bugünde.
&gt;&gt; E ve o bahsedilen değerleri Şimdi
hocamız ahlak felsefesi yapıyor. Eee,
sadece ahlak hakkında konuşmuyor ya da
yazı yazmıyor. Ben şimdi o battlı
insanlardan biri olarak hocayı
görebiliyorum. Yani yemekte de
beraberiz. İşte tren yolculuğu,
konferans, eee, konferans çıkışı, çay
içme hani ailesiyle görüyorum. Bütün
bunlarla
&gt;&gt; dostlarıyla görüyorum. Yani hocanın
hürmeti eee çok farklı ortamlarda ki
nasıl yani o vekı muhafaza edişi benim
için o değerlerin yazılması çok önemli
kesinlikle. Yani benim öyle bazen espri
yapıyorum ya aranızda bir molla tarafım
var. İlla hani yazıya geçsin, sistemli
olsun, akademik olsun böyle çok bazen
takılıyorum kurallara falan ama o çok
önemli. Evet. Eee ama benim için asıl
önemli olan, beni çok etkileyen hocanın
şahsı. O değerlerin yaşandığını görmek
benim için artık eee Kenarfaya
Hazretleri sadece soyut değil. Samihay
verdi sadece soyut değil. Fikirlerini
zaten biliyordum ama
&gt;&gt; o ocak nasıl şu an canlı? Allah'a
gerçekten yani ne kadar şükretsem azdır.
Ben bunu tecrübe ediyorum burada görü
&gt;&gt; gören ve görünmeyen kahramanları var.
Gerçekten yani
&gt;&gt; yani görünen kahramanları var. Bir de
görünmeyen bu ocağı taşıyan büyükleri
var. Kahramanları var.
&gt;&gt; Evet. Ve bir ekol takip etmek. Yani ders
almak da çok güzel. Tabii ki ben şimdi
okulda da hocamızdan ders aldım. O dersi
aldım.
&gt;&gt; Sadece orada kalsaydı yine çok istifade
etmiş olacaktım. Ama bir de burada bir
ekol takip ediyorsunuz. Ekolde bir hoca
oluyor. O çok önemli. Yani bir e stil,
bir tavır zaten tavır akademisi,
akademimizin de ismi bir tavır var. E
ona insiye oluyorsunuz. eee, beraber
inşa oluyorsunuz burada hep beraber. Ya
o kadar farklı bir tecrübe ki yani bu
akademisili, eee, eğitim buradaki
ikisinin bütünleşmesi benim için çok
büyük bir lütuf oldu. Yani
diyebileceğim, eee, bu
&gt;&gt; akademi ile birlikte aslında bu tarz bir
çalışma birbirine zıtlaşmıyor, değil mi?
&gt;&gt; Asla. Ben zaten bana tuhaf geliyor.
Tasavvufla felsefeyi çok zıt gibi
konumlandırdıklarında ben hiçbir zaman
öyle konumlandıramadığım için yani
buradan da önce yani Kerem hocayı
tanımadan da önce bana bende bağdaşmıyor
cevap dahi veremiyorum. Yani
&gt;&gt; çatışma alanı değil aslında. Peki
karşılıklı bir tanışma alanı olarak mı
düşünüyoruz?
&gt;&gt; Ben bütünlüklü düşünüyorum yani. Hatta
en son perşembe dersinde de hani hocamız
bahsetmişti. Yani zaten felsefe eee
Sofya'dan geliyor. Hikmet var kökeninde.
Dolayısıyla yani tasavvuf da hikmet
bilgisi. Eee ama bu bilmek sadece
epistemik sizin de bahsettiğiniz yani
sadece epistemik düzeyde değil. Bunun
epistemolojisi, ontolojisi resmen aynı
gibi. Yani olarak bilme. Dolayısıyla
felsefeyi ben o benim de eee aslında
sonradan fark ettiğim bir şey. Felsefeyi
hep biz eee sadece rasyonalite
sınırlarında işte akıl yürüterek yapılan
bir şey gibi eee algılıyorduk. Ama eee
öyle değil. İlk çağ felsefesi de öyle
değil. Yani hayatlarına baktığımızda eee
o akademisleri hiç
&gt;&gt; tabii bilgelik. Dolayısıyla bunlar neden
uzak olsun? zaten bütünleşiyor yani. Çok
da ayrılacak şeyler değil gibi bakıyorum
ben. Umarım haddim aşmıyorumdur böyle
çok kesin kesin konuşarak.
&gt;&gt; Hayır çalışma alanını tarif. Sen şimdi
mesela medeniyet alanı çalışıyorsun. Eee
medeniyet alanı çalıştığın zaman da eee
o zaman şey genişliyor, alan açılıyor ve
eee evrensel
olarak da bakmak durumunda kalıyorsun.
Yani tarih üzerinden de bakacaksın,
sosyoloji üzerinden de bakacaksın, aynı
zamanda felsefe üzerinden de bakacaksın,
maneviyat üzerinden de bakacaksın. Çünkü
medeniyet Evet. bütün bunların hepsini
ve aynı zamanda da bir söyleyecek sözü
olmalı.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Değil mi? Bir medeniyetin bir sözü
olmalı. Yani burada hocamızın
kitaplarını hatırlarsak bir evrensel
projemiz var mı diye soruyor. Yani orada
sorduğu var mı olmalı manasında alıyoruz
[kahkaha] biz öğrenciler olarak veya bir
felsefe geleneğimiz var mı? Şimdi
felsefenin eee geleneğiyle evrenselin
birleşmesi üzerinden bir dikkat var ve
medeniyet üzerinden bir dikkat, insan
üzerinden bir dikkat. Şimdi bütün
bunların hepsinin bu kadar geniş bir
alanda konuşulması
değil mi? Bu kadar geniş bir perspektif
içinde ve farklı farklı disiplinlerden
gelen insanların fikirleriyle ve tabii
ki hocanın eee yönlendirmesiyle, hocanın
açtığı kuarlar üzerinden devam etmesi.
Ama en önemlisi eğer içinize silmezse
size soru sorma hakkı veriliyor. Siz ne
düşünüyorsunuz? diye soruluyor. Hatta
sizin yüzünüze bakarak hoca yani bir
düşünceli bir haliniz varsa seni sormak
is bir cesaretlendir [kahkaha] yani
senin sormak istediğin bir şey var. Bir
söyle. Yok ben söylemeyeyim çünkü tam da
konuşulanı zıttı bir şey söylemek
olabilir. Düşünüyor çünkü zihin. Ya
hayır hayır buyurun söyleyin diyor. Eğer
söylediğinizde herhangi bir terslik veya
temele oturmayan bir şey varsa bir de o
ustalığı görüyorsunuz. Onu çok güzel bir
şekilde alıyor ve aslında o sorunun
nasıl sorulması lazım? E nasıl ifade
edilmesi lazım? Ve buna aslında hangi
alanı açıyor? hangi ufku açıyor? Çünkü
sorduğunuz soruda buraya angaje olan
insanların sorduğu sorular ve onların
zihinde bir şekilde tıkanması veya soru
sorma ihtiyacının olması aslında çok
zenginleştirici bir şey değil mi? Yani
hepimiz aynı anda aynı şeyi
düşünmüyoruz. Çok şükür. [kahkaha] Aynı
şeyleri düşünsek o zaman ezber tekrarı
yapıyormuş gibi oluruz. Ama eee
refleksiyon denilen değil mi? düşünce
üzerine düşünce üretmek ve sorular
sorabilmek. Ama şimdi karşınızda bir
otorite var.
hem yaş olarak otorite hem akademik
olarak en üst otorite aynı zamanda bir
büyükelçilik yapmış olan bir otorite.
Şimdi bu otorite sizi muhatap alıyor.
Dolayısıyla bunun geri dönüşümü de
herkes kendi düşüncesini iki kere üç
kere gözden geçiriyor. Kendini ciddiye
almaya davet ediyor. Şimdi böyle bir
otorite size buyurun ne düşünüyorsunuz
dediği zaman eyvah ben ne düşünüyorum
acaba? [kahkaha] Ben şimdi burada ne
düşünüyor olabilirim bütün bu eee şeyle
çerçevenin içinde diye. Eee bir şekilde
kendinizi de eee farkında olarak
okuyarak, ederek, araştırarak farkında
olmadan da sürekli aslında o kavramların
üzerinden düşünerek hazırlıyorsunuz.
Yani
&gt;&gt; benim düşüncem de önemliymiş diyorsunuz.
&gt;&gt; Kenan hoca sordu. Benim düşüncem demek
ki önemliymiş.
&gt;&gt; Bu çok önemli bir şey. Yani karşınızda
alanına son derece hakim eee ve
evrensel düşünen yani son çalıştığımız
alan UNESCO ile ilgili.
&gt;&gt; Şimdi yani uluslararası bir alan üzerine
de düşünen bir hocayla birlikte
çalışıyoruz değil mi? Yani böyle bir
çalışmanın içindeyiz ve mesela
esirgemiyor. UNESCO ile ilgili olan
çalışma aslında vakfın çalışması ama
bunu öğrencilerinden esirgemiyor bu
düşünceyi.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Buna da öğrencilerini katıyor ve bundan
da haber veriyor. Bir şekilde herkes bu
konudan haberdar olmayabilir
ama buna da davet ediyor.
&gt;&gt; Ben bir şey söyleyebilir miyim? Tabii ki
&gt;&gt; son dakikalarda söylediğimiz
söylediğiniz her şey sanki
eee
son dakikalarda söylediğiniz her şey
sanki özetle eee hocamız saf talebimizi
işliyor resmen.
&gt;&gt; Evet. Ne güzel.
&gt;&gt; Yani hepimizin burada Beyza'nın az önce
dediği gibi yani bir eee hakikatle
alakalı bir şeye bir şey için buradayız.
Hepimiz evet farklılıkların içinden
geliyoruz ama gayemiz aynı ve sadece o
saf talebimizi işliyor ve her birimizi
ayrı ayrı. Bu çok kıymetli.
&gt;&gt; Çok Evet. Benim en çok hayret ettiğim
şey odur.
&gt;&gt; Kenan hoca bütün öğrencilerini tek tek
takip eder. Herkesi kendi seviyesine
göre takip eder.
&gt;&gt; Bence bu mucizevi bir şey. Hani
&gt;&gt; sen neredesin diye soruyor ve sanki onun
cevabı saf talepten içeri.
&gt;&gt; Evet. Yani birleyerek oluşmaktaki
başlıklarımızdan bir tanesi saf talepten
içer. Yani sanki o insanın kendini
yakalayacağı yer sadece o saf talep, o
başlangıç.
&gt;&gt; Orada öyle bir deruni bir şey var ki
&gt;&gt; değil mi? Buradan da sevgilerimizi
söyleyelim. Fule Bayraktar ve Levent
Bayraktar'a.
&gt;&gt; Profesör hoca kardeşlerimiz. Onlar bu
atölyeye çok emekleri vardır onların.
Gerçekten o yaptıkları çalışmalar da
tekrar tekrar okuyoruz, tekrar tekrar
konuşuyoruz, değil mi? Tekrar tekrar
açıyoruz o konuları
&gt;&gt; ve her seferinde başka şeyler
&gt;&gt; başka türlü açılıyor.
&gt;&gt; Neden her seferinde başka türlü
açılıyor? Bu da son soru olsun. Neden
her seferinde başka türlü açılıyor?
&gt;&gt; İyi ki her seferinde. [kahkaha]
&gt;&gt; Her seferinde.
&gt;&gt; Evet. Yani o tabii hem bir taraftan
gelişimin bir göstergesi.
Eee ve hem de bir taraftan eee diğer
günlük hayatın içinde yaşadıklarınızla
da canlı aslında.
&gt;&gt; Yani
varoluşsal
&gt;&gt; dinamik. Varoluşsal dinamik. Evet. Evet.
&gt;&gt; Ben eee bu sen neredesin eee sorusuna
ilişkin bir şey söyleyeceğim.
Yani orada eee
çok sık tekrarlıyor Kenan hocamız bu
soruyu ama bu öyle bir soru ki aslında
bizden cevabını istemiyor.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Yani bunun cevabını aslında insan, eee
sadece kendine verebiliyor.
&gt;&gt; Evet. Yani bunun e cevabıyla Kenan
hocamız da ilgilenmiyor. Sadece bizim
bunu kendimize sormamızı
ve kendimize dürüstçe cevaplamamızı
eee ve eee belki de eee istikametimizi
ona göre belirlememizi, değiştirmemizi,
hızlanmamızı istiyor. Bu eee o açıdan
sen neredesin sorusu daha da güzel
geliyor. Yani benim aslında nerede
olduğumla
eee hüküm vermek anlamında hocamız hiç
ilgilenmiyor.
&gt;&gt; Evet. Ve üstelik de uyarır bizi de hüküm
vermeyen diye. Kimse hakkında
&gt;&gt; hüküm vermeyen diye çok ciddi bir
şekilde uyarır.
&gt;&gt; Eee, o söylediğiniz hakikaten çok dikkat
çekici. Eee, o zaman özgürlük tanıyor
aslında değil mi? Belki de herkes o
özgürlükle sorumluluğunu kendi içinde
hissettiği için
&gt;&gt; eee bu kadar ciddi bir şekilde
çalışıyor.
Ciddi bir şekilde çalışıyoruz aslında.
Az çalışmıyoruz. Yani bir hayli çok
çalışıyoruz. Çok gösteremesek de
[kahkaha]
bunu kitaplara dökemesek de ama dökmek
niyetinde olduğumuz malum çok ciddi
çalışıyoruz.
Yani eee bu program için düşünürken,
tefekkür ederken mesela eee günlük
hayatta şöyle bir sonucunun olduğuna
kesin kanaat getirdim. Bu atölyenin eee
insana eee
ihtimam artıyor bence. Yani her birimiz
bir şekilde bu denli değerler üzerine
eee
&gt;&gt; bir atölye çalışmasında bulunduktan
sonra
mutlaka ve mutlaka günlük hayatımızda
insanı daha değerli bir yere koymayı
öğreniyoruz.
&gt;&gt; Çok haklısın.
&gt;&gt; Ve hani sadece bu sebep bile o kadar
&gt;&gt; kıymetli değil mi? Evet. ya da bu sonuç
diyeyim. Eee, o kadar kıymetli ki bunu
belirtmek istedim.
&gt;&gt; Teşekkür ederim. Peki efendim siz ne
düşünüyorsunuz?
&gt;&gt; Eee, şöyle söyleyebilirim. Eee, burada
bir yürüyüş var.
&gt;&gt; Eee, ve bu yürüyüş sadece coğrafi değil.
Eee, hocamız hep böyle kavramları eee,
iki farklı yönden alıp birliyor ya. Ben,
eee, ondan müthiş bir keyif alıyorum.
Bu sözleri duymaktan
bir yürüyüş var. Coğrafik değil. Sadece
eee kendi içinizde yaptığınız bir
yürüyüş. Depremden bahsediyor. E
depremden bahsederken bunun sadece
jeolojik olmadığını söylüyor. E insanın
altından zemin kayıyor ve biz hala niye
duruyoruz dercesine bir eee hürriyete
bir birliğe çağırıyor diye düşünüyorum.
eee
evrensellik kavramından söz ederken yine
aynı evrensellik kavramıyla mesela
özgürlük kavramı benim böyle zihnimde
kavram çifti gibi oluyor.
&gt;&gt; Hatta somutlaştırarak şöyle
söyleyebilirim.
&gt;&gt; Sanki hocamızın elinde bir yelpaze var.
Böyle yelpaze kapalı olarak duruyor.
&gt;&gt; Çok hoş.
&gt;&gt; Bizde şöyle bir şey oluşturuyor.
Yelpazeyi açıyoruz. her bir eee şeyi
parçası ayrı bir kavram ama eee öyle bir
bağlantıları
eee kendi içimizde yakalatıyor ki böyle
bütün debelenmeleriyle yaşayarak ama
bunu böyle bir onun mücadelesini vererek
yelpazeyi çok güzel bir şekilde açıyoruz
böyle ve yavaş yavaş her şeyi yerli
yerinde olduğunu ve birbirleriyle olan
bağlarını görüyoruz. Eee, bunu hem, eee,
zihnimizde yapıyoruz hem gönlümüzde
yapıyoruz. Yani felsefe ve tasavvufu
birlikte alan birisinin kendi içinde
yaşadığı muhavere diyebilir miyim ona?
&gt;&gt; Öyle diyorlar. Karşılıklı gerilim diyor
felsefeciler onu. Bir gerilim alanı alan
söyleşi gibi ya. Etik alan. Evet.
Gerilim. Belki de ben hani o felsefeyle
tasavvufu o söyleşi
&gt;&gt; Evet. kendiyle söyleşiyor insan. Bunun
ikisini birlikte eee götürdüğümüz için
ve asla birbirlerini indirgemeden, araç
yapmadan eee o muhavere çok hoş, o
söyleşi eee çok hoş bir o hal
kazandırıyor galiba insana. Işılın biraz
önce o tavır dedik ya. Tabii canım.
Tavır olarak yansıyor
&gt;&gt; ve eee
bitirmek üzereyiz herhalde.
&gt;&gt; Öyle işaret ediyor. Yoksa [kahkaha] biz
pek güzel e böyle sohbetimiz kameralar
kapandıktan sonra devam edebilir miyiz
lütfen? [kahkaha]
&gt;&gt; Sadece şunu söylemeden eee galiba
bırakamayacağım. eee hocamızın dost
kapısının dost kapısı kitabında eee
büyük babalarından bahsederken onlar
için aldıkları onlar için yazdığı
yazıdan bir şey hatırlıyorum şu anda.
Çok sevdiğim bir anlatım.
eee bu ekolün üslubunu anlatırken şöyle
diyor. Eee adaleti ve ahlakı kurala eee
iradeyi hırsa,
eee ruhu, nefse, hakikati görüneni ve
manayı şekle indirgemeksizin.
Ama bütün bunların da gerekliliğinden
vazgeçmek sizin eee hayata uyguladığı
bir üslup bu. ifade çok e hoş gelmişti
bana. Onun için paylaşmak istedim.
&gt;&gt; Teşekkür ediyoruz efendim.
&gt;&gt; Aşıcığım sen neler söylemek istiyor.
Sorumuz şeydi değil mi? Yani neden
farklı anlam eee yani neden farklı
anlıyoruz? Farklı açılıyor di
cevaplıyoruz değil mi? Evet. Eee, bana
şöyle geliyor. Eee, şimdi hocamız ders
yaparken, eee, daha doğrusu dersi yapan
kişi, eee, o anlattıklarının varoluşsal
tecrübesine sahipse, eee, karşındakinde
bir tesir oluyor. Ama bu tesir bizler de
hani, eee, yönelen varlıklarız. Şimdi
çok felsefeci gibi konuşacağım. Hani bir
şeyin bilinciyiz. Yani [kahkaha] hani
kogito gibi değil, bir siper gibi değil.
Dolayısıyla bizim yönelişimizle de çok
alakalı.
&gt;&gt; Evet. Orada bir tesir var. Eee, niye?
Çünkü bir tecrübe var. O tecrübeden
kaynaklanan bir tesir var. Tıpkı
tasavvuf sohbetinde olduğu gibi.
Buradaki derste de öyle bir tesir var.
Eee, ama o tesiri hissetmek bizim bence
yönelişimiz de oluyor. Onu alabilmek.
Dolayısıyla e sürekli zaten o yöneliş
halinde olunca biz değiştiğimiz için
anlamda farklı açılıyor gibi
hissediyorum. Eee,
&gt;&gt; çünkü hayat böyle yaşıyoruz
&gt;&gt; ve yaşadığımız için hayatın bizim
üzerimizdeki etkileriyle aslında
buradaki gayretimiz birleşiyor.
Dolayısıyla hiç eskimeyen hep devam
eden, hep eee bir şekilde açılan ufuk
olarak önümüze çıkıyor. Bu da çok cazip
tabii. Yani hem birlikte olmaktan çok
memnun oluyoruz hem de hocamızla
birlikte yürümekten çok memnun oluyoruz.
Yani o memnuniyeti tabii insan kendini
göremiyor ama etrafına baktığı zaman
arkadaşlarında, dostlarında o
memnuniyeti görüyor. Sanki elle tutulur
bir şeymiş gibi. Tabii bunun da insan
üzerinde yarattığı çok olumlu bir etki
var. Yani iyiye, güzele, doğruya
inancınız tazeleniyor.
&gt;&gt; Hem de nasıl bu? Bu
&gt;&gt; çok kıymetli.
&gt;&gt; Evet. Kesinlikle buna Evet. Çok eee
insanın buna ihtiyacı var. Yani ben
doğru bir yerdeyim. güzel insanlarla
beraberim ve hayatın her türlü cilvesi
olabilir. Ama ben yine de eee sevilen ve
çok seven bir insan olarak bu hayata
devam etmekteyim. Bu çok anlamlı bir
şey.
O yüzden çok teşekkür ediyoruz efendim.
Sizlerle düşüncelerimizi paylaştık. Ben
arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.
Biz teşekkür ederiz.
&gt;&gt; Hayırlı ramazanlar diliyoruz. Hayırlı
ramazanlar diliyoruz.
[müzik]
of

Alacağınız hangi teknolojik ürün varsa
ve bekletiyorsanız hemen alın. Eğer
almayacaksanız ben elimdekilerle birkaç
sene daha idare ederim diyorsanız
elinizdekilere sahip çıkın. Onlara
sarılın. Onları koruyun. Çünkü size
maalesef çok kötü bir haberim var.
Bellek fiyatları 2026'nın 3. çeyreğinde
%50 ve yılın son 3 ayında bunun da
üzerine eklenecek %40 oranında artacak.
Hatta 202 yılına da sıçrayıp yıl boyu
yine bir %45'lik artış göreceğiz. Bu
araştırma sonuçları da global finans
kurumlarından Jeff Riz'in raporuna
dayanıyor bu arada. Bunu da belirteyim.
Yani işkmeden sallamıyorum. Ekimi
2025'te 1200 dolar seviyesinde falan
olan 32 GB DDR5 bellek kitleri şu anda
yurt dışında 350 dolardan başlarken
fiyatlarda DDR4 bellek fiyatları bile 2
ila 3 kat artmış durumda. Yani bir
önceki nesli bile kaybetmek üzereyiz.
Krizin temel nedenlerini de artık
ezberebiliyoruz. Yapay zeka
altyapılarında bu donanımlara ihtiyaç
duyulması ve depodaki ürünleri bırakın
üretim bantlarının bile talebe
yetişemeyip üzerine sayısız fabrikaların
açılması hatta o fabrikaların bile
yetiştirmekte zorlanması üretimi basit
bir esnaf hesabıyla düşünelim. Bir
bakkalsınız diyelim. İnsanlar size
geliyor iki gofret, bir dondurma, üç
ekmek falan alıp gidiyorlar. Ekmekleri
fırından almıyorsunuz ama arkada siz
üretiyorsunuz. Küçük bir fırınınız var.
Kendi ürününü üreten başarılı bir
marketsiniz. Yani insanlar sizi seviyor.
Özellikle ekmeğinizden almak için 3 km
yol tep geliyorlar kapınıza. Sonra biri
geliyor dükkana. Takım elbiseli bir abi
böyle gözlüklü falan. Giriyor içeri.
Diyor ki, "Reteceğin bütün ekmeklere ben
talibim. Artık onları alıp sandviç
zincirimde kullanacağım. 5 yıl boyunca
sadece bana çalışacaksın. Sana şu kadar
garanti para veriyorum." Böyle bir
durumda teklifi reddedip sadece
mahalledeki insanların taleplerine mi
güvenirsiniz yoksa garanti paraya mı
bakarsınız? Bir tarafta hem daha az risk
var hem de garanti getiri. Cevap belli.
İşte RAM üreticileri de böyle yapıyor.
Şu an bize üretmek yerine ekmeklerini
gidip yapay zeka şirketlerine satıyorlar
ya da yapay zeka geliştiren teknoloji
şirketlerine. Hatta bazı çok yıllı
sözleşmelerde dönen paraların 100 milyon
dolarları bulmuş durumda olduğu
söyleniyor. Yıllık ücretlerden
bahsediyorum. Yerini alabilecek bir
teknoloji de yok. Bu durum en son
Apple'ı bile yıktı geçti. Macere çok
ciddi zam yaptılar yakın zamanda. iPhone
18'ler doğuştan zamla gelecekler.
Herkesin eli kolu bağlı. Sektör dö iki
şirket olan Mikron ve SK Hinx kıtlığın
2030 yılına kadar sürebileceğini
söylemiş. Pazardaki ilk belirgin
rahatlamanın da böyle %1520 oranında
yeni üretim kapasitesinin devreye
gireceği 2028 yılından önce
gerçekleşmesi beklenmiyormuş. İşte o
yüzden alacağınız ne varsa alın
bekletmeyin. Ben birkaç sene daha
elimdekilerle idare ederim diyorsanız
onlara da gözünüz gibi bakın lütfen.
Çünkü çok başka bir çağ bizi bekliyor.
Yeni bir teknoloji gündemi videosuna
hepiniz hoş geldiniz. Kahve telvesinden
süper yakıt üretildi. Bir zamanların
büyük biraderi IBM 0,7 nanometre
mimariye sahip çip teknolojisi
geliştirdi. Dünyanın en güçlü
bilgisayarı neredeyse 10 yıl sonra
yeniden Çin'in elinde
&gt;&gt; ve içinde hiç Amerikan parçası donanımı
yok. Beynimize bir çip takmaya gerek
duymadan düşüncelerimizi metne çeviren
yapay zeka testleri başarıyla geçti.
CHGPT'nin mucidi Open AI kendi çipini
üretmeye başladı. E bu kadar olaya çip
RAM krizi falan nasıl yaşanmasın? Önemli
olan insanlık. Biz insanlığımızı
kaybetmeyelim ki bir de üstüne insanlık
krizi yaşanmasın diyorsanız çayı kahveyi
koyun gelin başlıyoruz. Çünkü tüm bu
olayların detaylarını anlattığım şahane
bir haftalık teknoloji özeti sizi
bekliyor.
Bu arada abone olun. Bu videodaki
haberler hakkındaki tüm yorumları da
aşağıda beğeneceğim ve yanıt vereceğim.
Bilginiz olsun.
ASELSAN süper iletken kuantum işlemci
birimi geliştirmek için düğmeye bastı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi
Başkanlığı ve ASELSAN arasında süper
iletken kuantum işlemci birimi yani QPU
geliştirmesi projesi imzalandı dostlar
ve ASELSA'nın ana yükleniciliğinde
yürütülecek 4 yıl sürecek bu projeyle
kuantum bilgisayarların en kritik
bileşeni olan işlemci biriminin yerli
imkanlarla üretilmesi hedefleniyor. Ya
bu tip konularda biliyorum ki insanın
aklına bugüne kadar atılan benzer
imzalar ve sonrasındaki sessizlik veya
da başarısızlıklar falan geliyor. Ama
kuantum bilgisayar çipi işte öyle önemli
bir konu ki mesela bir örnek vereyim.
Google geçtiğimiz yılow 1 adında bir
kuantum çipi tanıttı. Yine süper eletken
kuantum çipiydi bu. Bu çip klasik
bilgisayarların 10 septilyon yılda
yapacağı işi 5 dakikada yapabiliyor
dediler. Hatta bunun ne kadar iyi bir
güç olduğunu vurgulamak için şöyle bir
ifade geçirdiler duyuru yazısında. Bu
başarı kuantum hesaplamalarının aslında
birbirine paralel çoklu evrenlerde
gerçekleştiği fikrine olan inancımızı
arttırıyor. Tabii ki bir spekülasyondu,
bir söylemdi bu. Yani adamlar öyle bir
çip geliştirdik ki hesaplama gücünün
yüksekliği ve büyüklüğü eş zamanlı
olarak paralel evrenlerde beraber
çalışan çiplerle ancak açıklanabilir
diyorlar. Paralel evrenlerin varlığını
kanıtlayan çip olarak da duymuş
olabilirsiniz bunu. Tabii ki bu doğru
bir şey değil. Dediğim gibi bir
spekülasyon, bir metafor ama bir ülkenin
bu hesaplama gücünün peşinde koşması çok
önemli dostlar. Varsın sonunda başarısız
olalım. Projenin içerisinde Sabancı
Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve
TÜBİTAK'ta yer alacak dostlar. Beraber
çalışacak bu üç kurum. İşlemci
birimlerinin seri üretimi için
Türkiye'nin ilk süper iletken üretim evi
ve kuantum çip üretim tesisi Aselsan
bünyesinde hayata geçirilecek. Yani bir
tesis kurulacak bunun için. Umarım
başarılı olur. GTA 6 oyun dünyasında
daha şimdiden iki kritik değişikliğe
neden oldu. Her büyük oyun çıkışında ya
da sonraki yıllarda bazı şeyleri
değiştirir oyun sektöründe biliyorsunuz.
Ama iş tarihte maliyeti en yüksek
eğlence ürünü olan, artık oyunları da
aşan GTA 6 olunca daha çıkmadan da bir
şeyleri değiştirebiliyor. Oyunun fiyatı
Türkiye'de 3999. Birkaç retro kıyafet,
tabanca, araba gibi oyun içi eşyalar
veren bir yıllık GTA Premium üyeliği ile
birlikte gelen sürümü de 4999.
Şakası bir yana daha 2020'de bu paranın
üstüne bir .600 L koyup PlayStation 5'in
kendisini alıyorduk. Tabii olay GTA 6
olunca herkes fiyatı normal karşıladı.
Çoğunluk yani daha doğrusu değer dedik,
ettik ama normal mi dostlar sizce bu
fiyatlar? Değer mi bu oyuna? Yurt
dışında standart fiyatları 70 dolardan
80 dolara yükselten oyun oldu GTA 6.
Daha önce yapılanlar vardı ama GTA 6
yapınca artık standart oluyor. Yani
onlar için 10 birim fark 6 senede
yaşanıyor. Bizim için de aynı süre
zarfında her şey 10 kat daha da
pahalılaştı. Ülke ekonomisinin de
etkisiyle üzerine bir de bütün dünyayı
video başında da anlattığım etkileyen
RAM ve SSD krizi durunca mum dikilmiş
oldu. Yani artık adam akıllı bir SSD
20.000 L. Yani özetle demem o ki bu
fiyata değer diyorsanız GTA 6 için
PlayStation 5 falan da alacaksanız artık
çok fazla gecikmeyin. Sony zaten zam
yaptı biliyorsunuz yakın zamanda bir
kere daha yapabilir. Apple bile
direniyor şu an bu krize karşı. Tim Cook
bile böylesi 100 yılda yaşanır diyor.
Aklınızda olsun. GTA 6'nın bilgisayara
gelmesini bekleyecekseniz SSD ve RAM
gibi birimleri şimdiden alın kenarı
koyun. Benden söylemesi, klavyesini,
faresini, kazasını, bilmem nesini,
soğutucusunu falan alırsınız sonra. Emin
olun Türkiye ekonomisinin etkisinden çok
daha büyük bir şey bu. Şimdi GTA 6'nın
global oyun fiyatlarını 10 dolar yukarı
çekmesi dışında standart hale getireceği
bir konu daha var. Artık kutulu oyun
devri kapandı. Yani koleksiyonculuk
bitiyor diyebiliriz. Evet, daha önce de
pek çok oyun gördük. Bunu yapan işte
kutunun içerisinden, boş kutunun
içerisinden bir kağıda yazılmış dijital
ürün koduyla gelen oyunları gördük. Ama
GTA 6'nın konsol sürümü kesin olarak
Blu-ray disk olmadan gelecek. Hatta bir
iddiaya göre ileride PC sürümü içinde
fiziksel Blu-ray disk kullanmayacaklar.
Bunu yapan Rockstar olunca diğer
firmalar arasında yaygınlaşıp standart
hale gelmesini de bekliyoruz biz.
Ari'ye. Doğru konuşmak lazım. Yapanlar
vardı. Artık Rockstar yaptıktan sonra
bir sektör standardı haline gelir. Son
olarak küçük bir bilgi ekleyeyim. Oyunun
PlayStation 5 slimde 30, pro versiyonda
60 FPS çalışması bekleniyor. Bakın
2018'de çıkan RDR2'yi series S'te çamur
gibi grafiklerle bitiren biri olarak GTA
6'nın ben Series S'te nasıl downgrade
diyeceğini şimdiden çok merak ediyorum.
şaka bir yana şu anda gördüğünüz bu
konsol GTA6 oynamanın en ucuz yolu
Türkiye'de. Çıktığında 3.500 olan
konsoldan bahsediyorum. Evet ya ne
günler yaşıyoruz ya. Kahve telvesinden
süper yakıt ürettiler. Bildiğimiz kahve
telvesini aldılar ve bunu antrasit
kömürü kalitesinde süper bir yakıta
dönüştürdüler. Sadece ve sadece 90
saniye içinde gerçekleşen işlemle artık
kahve bir yakıta dönüştürülüyor. Hem de
bulabileceğiniz en kaliteli yakıtlardan
birine. Dünyada her yıl çöpe giden 10
milyon tondan fazla kahve talvesi varmış
dostlar. Tabii kalkıp bunu saymıyorlar
çöpe attıkça. Tüketim üzerinden
hesaplanan bir tahmin işin bu kısmı.
Bilim insanları da demişler ki
içeriğinde bu kadar çok karbon olan
doğal bir malzemeyi neden atıyoruz biz
çöpe? Sonuçta bu bitkisel bir atık ve
biyoatık kategorisinde. Ancak önemli bir
sorun aşmaları gerekmiş. Atık kahveler
maalesef ıslak ve saf karbona erişmek
ıslak bir malzemede çok güç. Bu bilimsel
çalışmayı yapan Güney Koreli ekipte
madem nem bizim için sorun oluyor o
zaman bunu biz sorun olarak görmekten
çıkıp çözüm olarak ele alalım. Yani
keşke her şey bu kadar basit olsa da ona
göre bir sistem geliştirmişler adamlar.
Şimdi önce ıslak telveleri kurutmakla
hiç vakit kaybetmeden doğrudan onları
800900 derece sıcaklıktaki bir alev
plazmasına maruz bırakıyorlar. Kısa
süreli bir şoka uğratıyorlar. Burada
adına popcorn etkisi denen bir olay
başlıyor. Yüksek ısıyla aniden
karşılaşan su saniyeler içinde
buharlaşıyor zaten ve kahve
parçacıklarının içinde mikro patlamalar
yaratıyor. Bu patlamalar sayesinde kahve
telvesi anında şişiyor ve gözenekli,
süngerimsi bir yapıya bürünmeye
başlıyor. Alın size tertemiz, zehirli,
gaz ve duman çıkarmayan mis gibi bir
biyoyakıt diyorlar. Üstelik antrasit
kömürle kafa kafaya bir enerji değerine
ulaşıyor. Hatta yer yer onu açtığı bile
söylenmiş. Eski yöntemlerle atık kahveyi
bu güçte bir yakıta dönüştürmek saatler
sürerken az önce bahsettiğim bu sistemle
bu süreç 90 saniyeye kadar indirilmiş
durumda. Biz daha kahveyi yudumlayıp
bardağı böyle masaya bırakana kadar boş
şekilde televisi çoktan geleceğin temiz
enerjisine dönüşmüş oluyor.
Anlayacağınız. Şimdi bu sistemin ilk
durağı da evlerimiz değil. Büyük sanayi
fırınları olacak. Klasik kömürün yerini
alacak daha az çevreyi kirleten bir
yakıt seçeneği sunulmuş olacak. Sadece
yakıtla da sınırlı değil tabii.
Süngerimsi, gözenekli yapısı sayesinde
hem evde kullandığımız su arıtma
filtrelerinde hem de endüstriyel hava ve
su arıtma sistemlerinde kullanılabilecek
bir potansiyeli de mevcutmuş ortaya
çıkan malzemenin. Sonraki hedefleri
sadece kahve ile sınırlı kalmamak. Şimdi
diyorlar ki gelecekte her fabrikanın,
her büyük mutfağın ve her gıda tesisinin
kendi kahve, tarım ve yemek atığını
anında enerjiye ve filtrasyon
malzemesine dönüştürdüğü yerinde çalışan
mini santraller görmemiz oldukça olası.
Evlere bu sistemi takıp kendi
atığımızdan yakıtımızı kendimiz
üreteceğiz deniyor. Bana kalırsa evlere
kadar gitmesi biraz yaş. O yakıt
imparatorluğunun dünya ticaretine
kattığı sektörleri çok yıkmak zor.
Arabalar, her şey bunun içinde
biliyorsunuz. Umarım o günleri görürüz
de ben de bu kelimelerimi yutarım. Yani
şimdi size bir soru. Elimdeki bu
telefonun içerisinde ne var? En önemli
parçası ne sizce? İşlemcisi değil mi?
Peki bu işlemciyi hızlı kılan şey ne? Ya
da şöyle sorayım. Her yeni nesil
işlemcide ne değişiyor da öncekilerden
daha hızlı olabiliyor? Bunun çok
karmaşık bir açıklaması olsa da kısaca
transistör adını verdiğimiz şu küçük
devre parçalarının arasındaki mesafe
azaldıkça işlemci hızlarının da
arttığını söyleyebiliriz. Son 5060 yılda
bu mesafe o kadar küçüldü ki bugün artık
transistörler arasındaki mesafeyi
santimetreyle, milimetreyle,
mikrometreyle falan değil nanometreyile
ölçer olduk. Artık insan gözünün
algılayamadığı bu mikroskobik mesafelere
ulaştığımız son noktada transistörlerin
arasındaki mesafe mesela yine bu
telefonun işlemcisi için geçerli olan
bir değer. Bu 3 nanometreye düştü.
Önümüzdeki yıl 2 nanometrelik
telefonları görmeye başlayacağız. Ancak
uzun yıllardır adını çok anmadığımız bir
şirket var. Aslında böyle çok kurumsal
alanda aktifler ama bu rekoru kırmayı
başardılar. Bakın 1 bile değil. 0,7
nanometre mimariye sahip çip
teknolojisini tanıttı IBM. Ne olacak ya
o kadar küçük yer değiştirmiş böyle
küçücük bana ne abiciğim falan demeyin.
Çünkü insan kan hücresinden 10.000 1000
kat daha küçük olan bu yeni nesil
düğümler yani nodlar sayesinde sadece
bir tırnak büyüklüğündeki alana yaklaşık
100 milyar transistör sığdırılmış
benzetme yapacak olursam tek katlı bir
ev düşünün onun üzerine 100 katlı
göktelini inşa edip dengede tutmaya eş
değer bir başarı var ortada göktelen
tabii bir işe yaramaz da çip olunca
yarıyor abiciğim önümüzdeki yıl çıkacak
telefonlardaki 2 nanometrelik işlemciden
bile %50 daha yüksek performans ve %70
daha az enerji tüketebilecek bir devrim
söz ediyorlar. Ayrıca çift içinde RAM
kapasitesindeki alan ihtiyacı da %40
oranında azalınca önümüzdeki 10 yıl
içinde yapay zeka modellerinin eğitim
sürelerinin aylardan haftalara kısal de
konuşuluyor. Yani IBM'in bu işlemcisi
doğrudan telefonlarımızda,
bilgisayarlarımıza, tabletlerimizde
falan yer almayacak ama içinde
kullandığımız uygulamaları bulut
sistemlerini ve yazılımları çok ciddi
şekilde hızlandıracak. Hele ki yapay
zekanın geleceği noktayı artık siz
düşünün. Dünyanın en güçlü bilgisayarı
artık Çin'in elinde.
&gt;&gt; Çin'in Shenzen kentindeki Line Shine
isimli bir bilgisayar saniyede iki
kentilyondan fazla işlem hızına ulaşarak
dünyanın en hızlı süper bilgisayarı
oldu. Bu performansıyla kendisine en
yakın rakibi ABD ile el kapitanı %22
oranında geride bırakmış ve 2017'den
yani neredeyse 10 yıldan sonra ilk kez
Çin bu dünyanın süper güçlü
bilgisayarına sahip olmayı başarmış
durumda. Üstelik bu bilgisayarda hiç GPU
yani grafik işlem birimi de yok.
Makinede 1.55 GHz hızında çalışan toplam
13,79
milyon çekirdekli bir CPU mimarisi var.
Ve bu işlemciler ARM mimarili. Yani
PC'lerdeki yaygın X86 gibi değil,
telefonlardaki mimariyle aynı
diyebiliriz. Tabii ki çok daha büyük
boyutta. Tam kapasitede 42.2 2 MW
elektrik tüketen bu devasa sistem ticari
yapay zeka modelleri eğitmekten ziyade
yüksek hassasiyet gerektiren iklim
modellemeleri, deprem simülasyonları,
nükleer araştırmalar ve malzeme bilimi
gibi alanlar için optimize edilmiş
şekilde kullanılacakmış. Tabii bu
yaşananların stratejik bir sonucu da
var. Çin'in Amerikan çip ekosistemine
ihtiyaç duymadan baştan sona kendi
paralel donanım ve yazılım
teknolojileriyle dünyanın en hızlı
sistemine inşa edebilecek bağımsızlığa
ulaştığı da kanıtlanmış durumda.
Kafamıza hiç çip takmaya gerek duymadan
düşüncelerimizi metne çevirebilen bir
yapay zeka geliştirdiler. Projenin
başında Mark Zuckerberg'ün gözdesi Meta
AI var dostlar. Hani şu gördüğünüz
gözümdeki gözlüklerden tutun
Instagram'ın içine kadar entegre edilen
yapay zekayı üreten şirket. Adı da
güzelmiş. Brain to querty adında bu
yapay zekanın ikinci modeli %61
doğruluğa ulaşmayı başardı. Riskli beyin
ameliyatı yok. Nörolink gibi çiplere
gerek kalmıyor. Sadece başa
yerleştirilen bir aksesuar gibi çalışan
bu MEG cihazı fiziksel bir klavyede yazı
yazarken parmaklarımızın vuruş yapması
için beyinden kaslara gönderilen
sinyalleri yakalıyor. Bunları
anlamlandırıp yazmadan önce cümleye
dönüştürüyor teker teker. Saf bir
düşünce okuma mimarisi ya da sisteminden
söz etmiyoruz yani. Peki böyle bir şey
nerede kullanılabilir? Mesela beyniyle
bu sinyali üretebilen ama maalesef
kaslarını kontrol edemeyen felçli
hastaların iletişim kurmaları ciddi
şekilde kolaylaşabilir. Metne dönüşen
bir düşünce sese de videoya da
dönüşebilir. GBT'nin mucidi Open AI ilk
yapay zeka çipini duyurdu. Yani artık
sadece yazılımı değil donanımı da
kendisi üretecek. Tek başına değil bu
yolda Broadcom adındaki şu firmayla
birlikte çalışmışlar. Bu firmayı
bilenleriniz bilir. Çok eskiden sistem
toplayanlar bazı parçalarını kullanmış
olabilirler. Yapay zekaya güç verecek
çiplerde hedef çok basit biliyorsunuz.
Çok daha düşük güç tüketmeli, çok daha
yüksek performans vermeli. Bunu da
performance per watt yani watt başına
performans dedikleri bir metrikle
ölçüyorlar. Aslında hepimiz için ya da
bütün işlemciler için geçerli bir metrik
bu. Laptoplarımız için bile
hesaplayabiliriz bu değeri. Çok iyi
fikir vermese de yine böyle güzel
düşünce deneyi bence. Open A'ın
geliştirdiği bu chip ISA rakiplerine
göre daha yüksek performans vermiş ama
çok böyle detaylı teknik veriler henüz
açıklanmamış. zaten alıp da test
edebileceğimiz bir işlemci değil. Open
AI'ın bir diğer hedefi de bu çipleri
sadece kendi yapay zekaları için değil
de tüm yapay zekaları için
kullanabilmek. Yani Nvidia'ya rakip
olmak. Halk arz olacaklar ya duyuyoruz
böyle haberleri tabii hemen halka arıza
yakın şekilde yine de gerçekliği vardır
elbette. Yani kandırmaca, aldatmaca
olmuyor sonuçta. İnsanlar çalışıyorlar
ve hep sistem geliştiriyorlar. Sadece
zamanlaması çok manidar geldi onu
belirtmek istedim. Bakalım daha neler
göreceğiz Sam Altman tarafında. Evet
dostlar bir teknoloji gündemi videosunun
daha sonuna geldik. Her hafta bu videoyu
cumartesi günü size yetiştirmeye
çalışacağız. Eğer bunun devamını
istiyorsanız lütfen beğenin, yorum atın.
Bizimle iletişim kurun. Bir şekilde
paylaşın sevdiklerinizle. Bu haberleri
duydukça mutlu olan, sevinen biriyseniz,
dünyayı ve teknolojiyi takip etmeyi
seviyorsanız bizi de takip edersiniz.
Görüşürüz. Yeah.

Yepyeni bir videodan hepinize merhaba
arkadaşlar. Hepinizin severek izlediği
ve takip ettiği teknoloji haberleri
serime tekrardan devam etme kararı
aldım. Elimden geldiğince atlamadan her
hafta sizlere teknoloji dünyasında neler
oluyor, ne oluyor, ne bitiyor bunları
anlatmaya çalışacağım. Hemen sizlerden
ricam bu videoyu beğenmeniz,
düşüncelerinizi yorumlara yazmanız ve
tabii ki kanalıma abone olmanız olacak.
Çünkü bu videoyu her zaman çok
interaktif yapmıştık. Bundan sonrasında
da hedefim sizlerle beraber bu video
serisini olabildiğince devam ettirmek.
Sevgili arkadaşlar hemen şöyle
ülkemizden haberlerle başlayayım
sizlere. Şöyle notlarıma bakayım.
Biliyorsunuz Teknofest düzenlendi
İstanbul'da ve şu an itibariyle de
bitmiş durumda. Teknofest'te gerçekten
inanılmaz bir yoğunluk vardı. Ben de
yaklaşık bir 45 saat ziyaret etme
fırsatına erişmiştim ve orada çok ciddi
savunma sanayi anlamında, genç
girişimciler anlamında ve yeni nesil
ülkemizde geliştirilen teknolojiler
anlamında dolu dolu bir teknofest
geçtiğini söylemek mümkün. 1 milyon gibi
bir ziyaretçi, 1 milyonun biraz üstünde
bir ziyaretçiyi İstanbul'daki
Teknofest'i ziyaret etmiş. Bu seneki
toplam Teknofest ziyaretçisi sayısı da
1,5 milyon civarına gelmiş sevgili
arkadaşlar. Bu da oldukça ciddi bir
rakam. Türkiye'nin ilk kuantum
bilgisayarı ortaya çıktı arkadaşlar.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ETÜ
tarafından geliştirilen 5 kübitlik.
Bakın dikkat çekiyorum buraya. Kübit
yani böyle bambaşka bir seviyeye yani
Quanti tanıtıldı arkadaşlar. Modelimizin
ismi Quanti. Klasik bilgisayarların
çözmekte zorlandığı kriptografi ve
simülasyonlarda yeni kapılar açma
ihtimali var gibi gözüküyor bu yeni
tanıtılan bilgisayarın. Bu arada ben bu
konsepti biraz daha şuna çevirmek
istedim. Sanki böyle biz otursak
birbirimizle karşılıklı sohbet ediyor
olsak ben size bunları nasıl anlatırsam
bu video serisinde de o şekilde anlatmak
istiyorum. Sevgili arkadaşlar gerçekten
ülkemiz adına bu kuantum bilgisayarı
olayı oldukça önemli ve bence gelecek
içinde bazı böyle bizlere umut vad eden
gelişme olarak da görüyorum ben bunu
sevgili arkadaşlar. Tokte ONEF
biliyorsunuz ortaya çıktı. Ben de
sizlere birçok videosunu ürettim.
Anlatma fırsatına eriştim. Tokte ONF'in
yeni modeli ülkemizde satışa çıktı.
Fiyat anlamında her ne kadar
eleştiriliyor olsa da ki haklı sebepleri
de var bazı insanların. Bazılarının
bunun karşı bir açıklaması da var. Ve
ilk gün Tok Tonf'in stokları tükendi
arkadaşlar. Normal sipariş verme
aşamasına döndü durum. Onun da bilgisini
sizlerle paylaşmış olayım. Teknoloji
gündemi hızla akıp giderken bu
gelişmeleri güçlü bir sistem altyapısı
olmadan takip etmek imkansız arkadaşlar.
İşte tam da burada Aurus Z890 modeli
anakart devreye giriyor. Bellek
tarafında 4 adet DDR5 DM yuvası ile 256
GB'a kadar RAM desteği var. Aktif
soğutmalı DDR Wind Blade teknolojisi
sayesinde yüksek hızlarda bile bellek
modülleri serin kalmayı başarıyor.
Depolamada ise 5 adet M2 slotu ve PC'de
5.0X4 desteğiyle ister NVM ister sats
kullanın. Rate 0 1 5 10 seçenekleriyle
performans ve veri güvenliğinin aynı
anda elde edilmesini sağlıyorsunuz.
Bağlantı tarafı ise tam anlamıyla
geleceğe dönük. Çift Thunderbolt, 4 Type
C, WiFi 7 ve yönlendirilebilir yüksek
kazançlı antenlerle kablosuzda hız
sınırlarını zorluyor. Kablolu tarafta
ise 10 GB LAN desteği A performansını,
kablolu tarafta ise 10 GB LAN desteği
ile A performansını üst seviye
çıkarıyor. Ayrıca toplamda 20'den fazla
USB portülle birçok cihazınızı aynı anda
bu anakarta bağlamanız mümkün oluyor.
Ses deneyimi burada Real Tech'e emanet
edilmiş durumda sevgili arkadaşlar.
Burada gerçekten profesyonel seviyelere
çıkabiliyor. DTXX ultra desteği
sayesinde ister kulaklıkla ister çok
kanallı sistemde oyun ve multimedya
içeriklerinde sahnenin içindeymiş gibi
hissetmeyi başarıyorsunuz. Dayanıklılık
tarafında ise VRM ve M2 Termal Armor X
Large, PCL Armor ve UD slot X gibi
ekstra güçlendirmeler ile uzun ömürlü
kullanım sağlamayı başarıyor. Easy L
sistemleriyle PCL ve M2 montajları artık
videoderde olmadan tek tıkla
yapılabiliyor. Kullanıcı dostu Gigabyte
Control Center üzerinden fan
kontrolünden sensör paneline kadar her
şeyi tekrar ekrandan yönetebiliyorsunuz.
Kısacası ister oyun oynayın ister içerik
üretin Aurus Z890 sizlere üst seviye bir
performans, ultra hızlı bağlantılar,
serin ve dayanıklı donanım ile
profesyonel bir platform sunmayı
başarıyor. Bu anakart sadece güçlü değil
sizi geleceğe de hazırlamayı başarıyor.
Tabii bu hafta akıllı telefon dünyası da
sabit durmadı arkadaşlar. Akıllı telefon
dünyasında da önemli gelişmeler var.
Biliyorsunuz ülkemizde de satışa çıkan
Apple'ın yeni akıllı telefonları ciddi
eleştirilere tutuluyor. Ciddi anlamda
farklılıklar var. Ben de zaten cihazı
biliyorsunuz satın aldım. Sizler için
kutu içeriğini sizlere gösterdim. Bazı
ufak tefek karşılaştırmalar da yaptım
ama detaylı inceleme videosuna
hazırlanıyorum. Ve şunu söyleyeyim eğer
şu anda doğrudan söyleyeyim arkadaşlar
iPhone 16, 15 Pro Max gibi telefonlara
sahipseniz bence 17 Pro Max'i hiç
düşünmeyin bile. Çünkü özellikle
kasasındaki dayanıklısızlık konusunda
ciddi eksileri var. Bunları da konuşuyor
olacağız zaten. Vallahi 78.000 000
liradan fiyata açıldı arkadaşlar. Ön
siparişi açıldı. Bu akalı telefonların
en düşüğü ve hemen hemen hepsi bitmiş
durumda. İlginç bir durumla karşı
karşıyayız. Bu da enteresan bulduğum
detaylardan bir tanesi. Bu yıl gerçekten
Xiaomi büyük bir sürpriz yaptı
arkadaşlar. Xiaomi 16'yı atladı. Xiaomi
17'ye geçti. Burada benim aslında
eleştireceğim bir detay da var ama beni
de heyecanlandıran bir şey var
arkadaşlar. Magic Back Screen adı
verilen ikinci bir ekran geliyor Xiaomi
17 serisiyle ve bu ekranda doğrudan
kameranın arkasında bulunan çıkıntı bir
ekrana dönüşüyor. Bildirimleri, selfie
çekimlerini vesaire burada sizler
görebiliyorsunuz. Lica işbirliği ile
gelen bir kamera var. Üçlü 50 megapellik
bir kamera sistemiyle geliyor. Düşük
ışıkta bile çok yüksek performansı
sizlere sunabilecek. Ayrıca arkadaşlar
bataryalar 7.000 milampere kadar
çıkabilme ihtimali var gibi gözüküyor.
Bu da önemli detaylardan bir tanesiydi.
Xiaomi 17 ile alakalı. Benim burada
eleştirmek istediğim taraf da şu. Yani
bu kadar güzel bir şeyler yapmaya
çalışıyorsunuz ama gidip Xiaomi 17 Pro
Max, Xiaomi 17 Pro gibi isimler yani
keşke farklı bir isim düşünülseymiş,
keşke farklı bir girişimde bulunulsaymış
çok daha tatlı ve güzel olurmuş diye
düşünmekteyim. Sevgili arkadaşlar
Samsung Galaxy S25'e de değinmeden
olmaz. One UI 8 güncellemesi geldi.
Samsung'u buradan tekrardan tebrik etmek
lazım. Yapay zekayı kullanıcılarına en
hızlı ve en sorunsuz sunmayı başaran
markalardan bir tanesi. Gerçekten şu
anda da aynı şekilde yoluna devam
etmekte. Burada Apple çok ciddi darbeler
yiyor rakiplerinden. Bana sorarsanız
yemeye de devam edecek gibi gözüküyor
sevgili arkadaşlar. Ve bu hafta yaşanan
bence en heyecan verici gelişmelerden
bir tanesi de Meta'nın yeni geliştirdiği
gözlük. Arkadaşlar artık sadece kamera
değil lensin içine gömülü bir ekran da
var. Yani siz böyle karşıya gözlükle
bakarken gözünüzün önünde bir de ekran
olacak. Bu da bence heyecan verici
detaylardan bir tanesi. Çünkü bu ekran
üzerinden navigasyon
kullanabileceksiniz. Bu ekran üzerinden
farklı sorular sorduğunuzda gördüğünüz
objeyi size gözlük tanıtabilecek, yapay
zeka desteğiyle bunları size
sunabilecek. Enteresan bir yere doğru
gidiyoruz. Yani bu Black Mirror'daki
lens olayı bence önümüzdeki 10 yıl
içinde net gerçek olacak arkadaşlar. O
noktaya doğru zaten ufaktan
ilerlemekteyiz sevgili arkadaşlar.
Buradaki bu gözlükle alakalı şu andaki
bence en dezavantaj olan konu fiyatı.
Çünkü 799 dolarlık bir fiyat etiketiyle
satışa çıkıyor bu ürün. Bu da bence bir
tık bir olumsuzluk olarak karşımıza
çıkıyor. Nvidia ile ıntel tarafı burada
önemli arkadaşlar. Çünkü Nvidia ve Intel
bir işbirliği yaptı. 5 milyar dolarlık
bir yatırım yaptılar arkadaşlar. Yapay
zeka çipleri ve bilgisayar altyapısı
için, PC altyapısı için dev bir ortaklık
bu. Bu işbirliği yeni nesil süper
bilgisayarlar ve veri merkezleri için
oldukça kritik olacak gibi gözükmekte.
Gelecekte neler olacak? Ben de heyecanla
bekliyorum sevgili arkadaşlar. Çin'in EI
çip yasağı var. Artık bu EI'ı
konuşmadığımız, konuşmayacağımız bir
dünya ben düşünemiyorum sevgili
arkadaşlar. Çin'de Biden ve Alibaba gibi
şirketlerin Nvidia'nın bazı yapay zeka
çiplerini kullanmasını yasakladı ve
burada ABD Çin Teknoloji Savaşı yeni bir
evreye girmiş oldu sevgili arkadaşlar.
Bu da bu haftaki bence hem borsayı hem
de kullanıcıların ürünlere ulaşmasındaki
yaşayacağı sorunlar ya da muhtemel
durumları etkileyecek bir gelişme olarak
karşımıza çıktı sevgili arkadaşlar.
Genel olarak kuantum ve EI entegrasyonu
konuşulmaya başlandı arkadaşlar.
Önümüzdeki yıllarda ülkeler bu alanda
geride kalırsa artık sadece teknoloji
değil ekonomi ve savunma alanında da
geriye düşecek. Şunu net bir şekilde
söylemek lazım. Hem ülkemiz için hem de
diğer ülkeler için. Ama beni diğer
ülkelerden çok ülkemiz aslında
ilgilendiriyor. Eğer Türkiye yapay zeka
devrimini yakalayamazsa olumsuz bir
durumla karşı karşıya kalabiliriz. Çünkü
yapay zeka durumu çok hızlı gidiyor.
Yani inanılmaz hızlı gidiyor arkadaşlar.
Ve bu hızı yetişmek için çok göze açık
olmanız lazım. Çok kıvrak ve çok atik
olmanız gerekiyor. Evet iyi işler
yapılmaya çalışılıyor. Çok güzel işler
de ortaya çıkıyor ama bunu daha da
hızlandırıp daha da üstüne düşmemiz
gerektiğini düşünmekteyim sevgili
arkadaşlar. Gelelim otomobil tarafına.
Bu hafta Tok T10F'ten sonra bence en çok
konuşulan detaylardan bir tanesi
Tesla'nın uygun fiyatlı otomobili ile
alakalı yaşanan gelişmeler. Bir kere son
yayınlanan Tesla'nın güncellemesi ile
beraber artık bu otomobilin tüm
detayları ortaya çıktı diyebilirim
sizlere arkadaşlar. Buradaki ortaya
çıkmayan şey ne derseniz canlı kanlı
görüntüsü bir. İkincisi fiyatı ama
onunla alakalı da bir tahminim var.
Sizlerle paylaşıyor olacağım. Şimdi E41
koduyla geliyor bu Testa ve 18 inç jant
bunda. Normalde 19 vardı. Panoramik cam
tavan kesinlikle yok. Yazılımın
detaylarında bunlar ortaya çıktı zaten.
Ses sistemi Essential isimli bir ses
sistemi olarak karşımıza çıkacak ve
muhtemelen çok daha düşük segment. 4
operörlü, 5 operörlü. Çünkü şu anda
Tesla'nın standart model olan model
Y'sinde 9 operlü bir hoperlör sistemi
var. Ses sistemi var. Bunlar ne kadar
düşürebilirler? 4e düşürebilirler, 5'e
düşürebilirler. Tesla bazı şeylerde
deneyimi çok da kötü etkilemek istemese
de bu arabada bambaşka bir noktaya
gitmişler. Bakın kapıyı açtığınızda yeri
aydınlatan ışıklar yok. Arabanın içinde
ön yolcu ve şoför tarafındaki alttaki
ışık dışında hiçbir ışık yok arkadaşlar.
Görünen o. Yeni bir tampon tasarımı var.
Arka koltuklardaki havalandırma
menfezinin bile yön değiştirme ihtimali
yok gibi gözüküyor. Bunu nasıl
yapacaklar onu da bilmiyorum ama buna
bile düşmüşler gerçekten. Buradaki hedef
çünkü 30.000 dolar altını hedefliyor
Tesla. Yani 30.000 dolar ve altı
buradaki aslı maliyet. Ve bu maliyetleri
yakalayabilirse maliyet anlamında tabii
daha düşük olacaktır. Satıştan
bahsediyorum sizlere. Bunu
yakalayabilirse ülkemize de 2 milyonun
altında 1.800 1.900 bandında
satılabilecek bir Tesla modelliye, uygun
fiyatlı bir modelliye geleceği de
konuşulan bir detay. Sevgili arkadaşlar
buradaki önemli detaylardan bir tanesi
beklenti olarak söylüyorum bunu. Bu
aracın tek model olması, tek her şeyle
tek olması gerekiyor bence. Çünkü aksi
bir durumda model Y'yi ciddi anlamda
etkileyebilir satışlarını. Bu da olumsuz
bir detaya yol açabilir Tesla için.
Buradaki Tesla'nın amacı bence daha çok
daha önce hiç Tesla almamış ya da
fiyatlar sebebiyle Tesla'ya sırtını
dönmüş ya da dönmek isteyen
kullanıcıları yakalama amacıyla yaptığı
bir araba olduğu için bu arabada bence
bu arkadaşlar tek modelle ilerlemeliler
diye düşünüyorum. Bu haftayı
toparlamamız gerekirse sevgili
arkadaşlar Teknofest'in coşkusu,
Türkiye'nin ilk kuantum bilgisayarı,
Tokte T1 ve Tesla durumları, iPhone 17
ve çok daha fazlasını sizlerle
paylaşmaya çalıştım. Sizler nasıl
buldunuz yeniden geri dönüşümüzü?
Yorumlara yazmayı, bu videoyu beğenip
sevdiklerinizle paylaşmayı ve tabii ki
kanalıma abone olmayı unutmayın
arkadaşlar. Her türlü yorumunuzu aşağı
bekliyorum. Bir sonraki videoda görüşene
kadar kendinize çok iyi bakın. Hoşça
kalın efendim. Bay bay. Yeah.

Türkiye'de iPhone fiyatları neden yüksek
Bu videoda sebebini anlatıyorum iPhone
16 ailesinin fiyatları da belli oldu ama
Türkiye'deki fiyatlar çok yüksek Bu
durumun temelde iki sebebi var birinci
sebep Apple'ın ürünlerini yüksek
fiyattan satması örnek olması açısından
iPhone 16 Pro Max 1 TB cihazın ABD ve
Türkiye fiyatlarını ekranda görüyorsunuz
markanın en büyük rakibi Samsung'un
ameliyat gemisi modeli Galaxy s24
ultra'nın ABD ve Türkiye fiyatları da
böyle aradaki fark net olarak görünüyor
ikinci sebep ise Türkiye ile ilgili
ülkemizde son 5 yıldır getirilen vergi
ve düzenlemelerle otomobillerde olduğu
gibi telefonlarda da yüksek oranda vergi
var bu vergi oranı o kadar yüksek ki
bazı örneklerde neredeyse ürünün fiyatı
kadar vergi ödeniyor ABD fiyatı 99 dolar
olan iPhone 15 Pro Max'in Türkiye fiyatı
120.000 t'ye dayanırken bu rakamın
52.000 TL'sini KDV ve diğer yasal
ücretler oluşturuyor bu iki sebep
yüzünden ülkemizdeki iPhone fiyatları
anlamsız bir noktaya geldi Siz bu konuda
ne düşünüyorsunuz yorumlarda buluşalım
videomu beğenmeyi ve beni takip etmeyi
unutmayın

Meta'nın CEO'su o eski Facebook'un
kurucusu Mark Zuckerberg'ü hepimiz
biliyoruz. kendisi şu an epey ilginç bir
proje ile uğraşıyor. Nedir bu projesi
derseniz bizzat kendisi. Daha açık ifade
etmek gerekirse kendini klonlamaya
çalışıyor. Tamamen dijital dünyada
yaşayacak yepyeni bir Mark Zuckerberg
geliştiriyor. Kendisinin birebir üç
boyutlu bir kopyası olacak bu dijital
ikizi. Ancak öyle yıllar önce yaptığı 20
yıllık oyun grafiklerine sahip
Metavers'teki bizzat kontrolüne muhtaç
duyan dijital karakteri, avatarı gibi
değil. Zaten artık olay görüntüde değil.
Bu dijital Mark Zuckerberg klonu
kendisinin müdahalesine ihtiyaç duymadan
kendisi gibi düşünebilecek, karar
verebilecek hatta kendisi yerine
çalışabilecek ses tonunu, mimiklerini,
halka açık konuşmalarını ve şirket
stratejisi hakkında kendi düşüncelerini
birebir yansıtabilecek. İlk adımda amaç
toplantılarını kendi yerine bu kopyanın
yürütmesi. Mesela on binlerce meta
çalışanının kendisiyle daha fazla bağ
kurabilmesini de istiyormuş.
çalışanlardan bir kararı tartışmak için
patronlarının yapay zekasıyla
konuşmaları ve bir de üstüne de onunla
bağ kurmalarını falan bekleyecekmiş.
Yani düşünün meta çalışanısınız.
Aklınıza böyle milyar dolarlar
kazandıracak bir fikir geldi diyelim.
Normalde CEO ile görüşmek için kurumsal
hiyerarşide taklalar atmanız gerekirken
tek tuşla Zuckerberg'e
bağlanabileceksiniz. Bu bence insanlarda
fazlasıyla büyük bir stres yaratabilir.
Konuşmalar kaydedilecek, veriler
toplanacak. Çünkü aynı zamanda
Zuckerberg'ün patron imajını da zedeler
diye düşünüyorum. Biz bu hiyerarşik
yapılar içindeki pozisyonlara günümüzde
her ne kadar havalı isimler verip
modernize etsek de temelinde
yönlendirilme ihtiyacımız yatıyor. İlkel
bir yanımız çalışırken hala komut
bekliyor başkalarından. Otoriteden
onaylanma ihtiyacı duyuyoruz. Çünkü bu
süreçte de bir lideri ya da CEO
seviyesinde üst düzey bir yöneticiyi
çalışanlar gözünde otoriter kılan şey
onun her zaman erişilemez oluşu. Yani bu
benim tabii ki kişisel düşüncem. Meta
çalışanlarının yakın zamanda yapay zeka
odaklı beceri testlerine sokulduğu ve
personelin en az %20'sini
etkileyebilecek yeni işten çıkarma
korkularıyla yaşadıkları da biliniyor.
Bu bütün şirketler için de geçerli. Şu
anda o aşamadayız. Artık mevcut
çalışanlar bir teste sokuluyor ve yapay
zekaya kimin ne kadar hakim olup
olmadığı anlaşılıyor. Gelecekte iş
yerinde bağlılığınız, iş yerindeki
varlığınız yapay zekayı kullanma
becerilerinize bağlı olacak. Buna büyük
şirketler çoktan başladı. Şimdi bu stres
ve adaptasyon korkusu üstüne bir de
gerçeği yetmezmiş gibi robot Mark
Zuckerberg. Gerçi belli de olmaz.
Bakarsınız kopya olan gerçeğinden daha
çok sevilir dünyamızda, bizim
tarafımızda. Bilmiyoruz yani. Ama sonuç
olarak bu yolda Zuckerberg bayağı bir
kararlı gözüküyor. Çok sayıda kendi ses
ve görüntü verisiyle eğitilen bu
projeyile bizzat ilgileniyor ve projeye
haftada 5-10 saat kodlama mesaisi de
harcamış. Bizzat kendini kodluyor yani
adam. Geçmişte grafik kalitesi yüzünden
yerden yere vurulan o metavers avatarını
ve tuhaf cevaplar verdiği için bir yılı
bile dolduramayan fişi çekilen ünlü
sohbet botlarını düşünürsek Meta'nın bu
yeni hamlesi çok büyük bir fiyaskoya
dönüşebilir. Öyle bir vibe veriyor yani.
Ama dönüşmeye debilebilir. Hep birlikte
göreceğiz bu işin geleceğini. Belki de
gelecekte şirketleri dijital klon,
CEO'lar falan yönetecek. Sonuçta bunları
da büyük şirketler başlatıyor her zaman.
Yepyeni bir teknoloji gündemi videosuna
hepiniz hoş geldiniz. kendisini
klonlayan sadece Mark Zuckerberg
değildi. Aynı zamanda Hindistan'daki
işçiler de yerlerini alacak robotları
eğitmek için çalışırken tüm
hareketlerini kayıt altına almaya
başladılar. Nike'ın yapay zeka ile
tasarladığı Dünya Kupası formaları
gözden kaçan bir detay yüzünden linç
ediliyor. Sektörün tepe isimlerinden
gelen bilgilere göre telefon ve
televizyon fiyatlarını uçuracak büyük
bir global zam dalgasına hazır olmamız
gerekiyor. İki kardeş tamamen sahte
doktor ve hastalarla çalışan bir girişim
kurup 401 milyon dolarlık dev bir
vurguna imza atıyor. Open AI CEO'su
Samtman'ın evine molotof kokteyilleri
atılıyor. Yapay zekanın bizim gibi bir
şeyleri hissedip hissetmeyeceğine dair
tarihin en kapsamlı araştırması
yayınlanıyor bu hafta ve Webtekno San
Francisco'ya Google'ın genel merkezine
gidiyor. Çayı kahveyi koyun gelin. Çünkü
tüm bu olayların detaylarını anlattığım
şahane bir haftalık özet sizi bekliyor.
Nike'ın yapay zeka yardımıyla
tasarladığı yeni dünya kupası
formalarını görmediyseniz şu an ekranda.
Gözünüze çarpan ilk şey ne oldu bu
formalarda? formanın o omuz kısmındaki
anlamsız ne ödüğü belirsiz çıkıntı çok
gözünüze batmış olsa gerek. Evet, bu
herkesin formadan nefret etmesinin temel
sebebi ve eleştirilerin de ana odak
noktası bu. Koskoca Nike neden böyle
amatörce bir hata yaptı derseniz cevap
aslında şirketin fazla teknoloji
sevdasında. Sporcuları serinleten forma
için teknolojinin dibine vurdular da
diyebiliriz. Yapay zeka destekli yeni
bir dikiş yöntemi kullandılar ama bunu
yaparken işin estetik kısmını tamamen
gözden kaçırdılar. Haliyle de ortaya
böyle eleştiri bombardımanlarına tutulan
bu formalar çıktı. Hazır böyle Dünya
Kupası formalarının tasarımlarından
bahsetmişken 24 yıl sonra turnuvaya geri
dönen bizim çocukların formalarını yapay
zeka ile tasarlama işini bize bıraksalar
daha iyi olacak gibiydi. Yeni milli
takım formalarımız da çok sevinmedi
biliyorsunuz. Milli takım
taraftarlarının diğer ülkelerde olduğu
gibi bayrak yerine bayraklı bir arma ve
daha tok gündelik hayatta bile böyle
işte kot pantolonun pantolonun üstüne
eşomanın üstüne giymek isteyeceğimiz
üzerimizden çıkarmak istemeyeceğimiz
forma tasarımları istiyor biliyorsunuz
herkes ama her yıl biraz değişiklikle
sadece maç günü giyilip sonra
çıkarılacak formalar görüyoruz. Yapay
zeka ile yapılan alternatiflere bakınca
Nike taş çıkarttığımız kesin yani
Türkiye'de bu yapay zeka işi epey
çığrından çıkmış durumda. Özellikle
tasarım konusunda MediaMark CO'sundan
uyarı. Telefon, tablet ve bilgisayarlara
zam kapıda. RAM ve SSD'leri vuran krizin
etkilerine dair haber doğrudan sektörün
içinden geldi. Bu kez anlayacağınız
MediaMark Türkiye CEO'su Hulusi Acara'a
göre teknoloji daha doğrusu tüketici
elektroniği tarafında manzara pek parlak
görünmüyor arkadaşlar. 20 dolarlık çipin
100120 dolarlara çıktığı, lojistiğin
pahalılaştığı, 10 bilgisayar sipariş
edince ele en fazla 7'sinin ulaştığı bir
dönemden bahsediyor. Acar aslında
yaptığı açıklamada. Bu tabloda doğal
olarak telefon, tablet ve
bilgisayarlarda yeni bir zam dalgasının
habercisi demiş. Beyaz eşyada da
şimdilik fiyatlar daha sakin seyrediyor.
Bu tip böyle yüksek donanım ihtiyacı
olmayan alanlar çünkü onlar. Buna
karşılık ACAR sattıkları her 100 cep
telefonunun 60'ının artık 5G'li
modellerden oluştuğunu da paylaşmış.
Ayrıca Türkiye'nin 2026 Dünya Kupası'a
sahada olmasının yılın ikinci yarısında
doğal olarak dev ekran televizyonlara
ilgiyi arttıracağını da belirtmiş
açıkça. Bence bir liste yapabiliriz
önümüzdeki haftalarda. Dünya Kupası için
alabileceğiniz en iyi TV'ler listesi
mesela. Sabahın köründe oynanacak
maçları izlerken öyle göz yormayan,
kaliteli, uzun ömürlü, turnuva
bahanesiyle alınıp yıllarca kullanmalık
modeller dahil ederiz bu listeye. Bence
olsun bu video. Ama sizin de
yorumlarınız önemli tabii. Bu videoyu
istiyorsanız lütfen aşağıda
yorumlarınızı belirtin. Görmemiz önemli.
İstediğinizi anlayıp ona göre
çekebiliriz daha hızlı şekilde. Çin'de
insansı robot maratonu 19 Nisan'da
başlıyor. Çin'in başkenti Pekinde
insanlarla insansız robotların birlikte
koşacağı yarım maraton 19 Nisan'da
başlıyor arkadaşlar. İkinci kez
düzenlenen bu etkinliğe bu yıl 100'den
fazla takım, 26'dan fazla robot markası
katılıyor. Ölçek geçen seneye göre
neredeyse 5 kat büyümüş bu yarışmada.
Çünkü Çin hükümeti zamanında elektrikli
araba üretmek isteyen şirketlere
sağladığı kolaylıkların benzerini robot
üretmek isteyen şirketlere de sağlayınca
bir anda onlarca Çinli robot markası
piyasaya çıktı. Aslında bu robotlara
dair 2 ay önce yayınladığımız bir
videoda tamamen otonom hareket
etmediklerini, böyle şovlar sırasında
arka planda uzaktan kumandayla hazır
beklendiğini belirtmiştik. Peki neden?
Çünkü Çin bu şovların dünya tarafından
yakından takip edildiğini çok iyi
biliyor ve 100den fazla robotun bir anda
koşarken, dans ederken yere yığıldığı
görüntüler karizmayı fena çizer. Bu
yüzden şovlardaki sıkı kontrolü asla
elden bırakmıyorlar. Evet. Robotlar
büyük ölçüde önceden programlanan
aksiyonları alıyor ya da koşarken önüne
engel çıkarsa arkadan biri zıplama
tuşuna basmıyor ama sendelediği anda
beklenmedik bir durum yaşandığında
dengesini yeniden sağlaması gibi
durumlara karşı insanlar her zaman arka
planda müdahaleye hazır bir şekilde
bekliyor. Hatta canlı olarak o
aksiyonları da alıyorlar zaten. Tabii ki
bu yarışta yapay eklemlerin hızı ve
becerisi önemli. Yazılımdan ziyade böyle
bir donanımsal problem de var. Hatta az
önce bahsettiğim nedenlerle 11 Nisan
gecesi yarışın düzenleneceği parkurda
kapsamlı bir pro yapıldı. Unit 3 H1
testlerde saniyede 10 metre hıza
ulaşarak Husseyin Bolt'un 1044'lük
rekoruna iyice yaklaştı. Geçen yılki
yarışta insanlar bu robotları geride
bırakmayı başarmıştı. Bu sene neredeyse
bolt seviyesinde koşan robotlar söz
konusu olacak anlayacağınız. Ama bu
robotların kesin kazanacağı anlamına
gelmiyor tabii. Çünkü 19 Nisan'da
düzenlenecek 21 ketrellik bu maraton
koşusunda robotlarda sadece hıza
bakılmayacak. Engebeli zemine uyumları,
dengeleri ve enerjilerini nasıl
yönettikleri gibi böyle detaylar da göz
önünde bulundurulacak puanlama
sırasında. Bu yılın en büyük yeniliği bu
yarışmada yarışa otonom navigasyon
kategorisinin de eklenmesi. Bu şekilde
robotların %40'ını oluşturan ve yarışı
tamamen kendi başına bitiren robotlara
sonuç hesaplanırken 1.2'lik bir çarpanla
ekstra avantaj da verilecek puan
hesaplamasında. Yani size az evvel
bahsettiğim insan kontrolü faktörü her
geçen yıl giderek devreden çıkıyor.
Sadece henüz çıkmadı. Onu bilin yeterli.
O yüzden bu yarışların işte şovların
videolarını tamamen otonom robotlar
yarıştı, dans etti, hopladı, zıpladı
diye paylaşan videolara da inanmayın.
Twitter bunlarla dolup taşıyor. 200.000,
300.000 like alıyor, görüntüleme alıyor.
Etkileşime düşüyorsunuz. Sonra burada
doğrusunu öğrenmiş olun diye söylüyorum
ben de. Bu yarışta da tabii ki güvenlik
riski, batarya değişimi ya da böyle
düşme anı falan gördüklerinde hakem
onayıyla insanlar devreye girebilmek
için robotları arkadan elektrikli
minibüslerle takip ediyor olacaklar.
uzaktan kumandalıya her an devreye
girmeye hazır şekilde bekleyecekler.
Yani tamamen otonom bir durum söz konusu
değil. Oraya yaklaşıyoruz ama bir 5
seneye bence görmeye alışırız bunları.
Bu arada geçen yıl demişken 2025'in
şampiyonu olan robot 2 saat 40 dakika 42
saniyelik derecesiyle Tiang Tong Ultra
isimli bir robottu. Kendisi yine sahada
olacak bu arada ama bu sene gelen yeni
rakipler ve hızlanan teknoloji yüzünden
aynı unvanı koruyabilecek mi? Bu da ayrı
bir merak konusu olacak. Yine maratonu
insanlar mı yoksa robotlar mı
tamamlayacak? Bu da ayrı bir rekabet ve
merak konusu. Bence her iki sonuçta
yakından takip ediliyor. Belki ileride
robot ve insan olimpiyatları vesaire de
görebiliriz. Sahte doktorlar ve sahte
hastalarla 401 milyon doları cepleyen
iki kardeşle tanıştıralım sizi. Bir
şirket düşünün ki dünyanın en köklü
basın kuruluşlarından New York Times
göklere çıkarsın onları. Opne ICO'su Sam
Altman bile kurucularıyla tanışmak için
can atsın. Diğer yandan dolandırıcılık
ve sahtekarlık iddialarının ardı arkası
da bir yandan kesilmemeye başlasın. Edvi
adlı bu sağlık girişiminin olayı şu
arkadaşlar. Tele sağlık platformu gibi
çalışıyorlar aslında. İnsanların
evlerinin rahatlığında zayıflama
haplarına ve ereksiyon ilaçlarına anında
ulaşmalarını sağlıyorlar. Doktor
randevularını ve reçete süreçlerini
yapay zeka ile tamamen otomatize
etmişler. Bence gayet güzel fikir.
İhtiyaç var. İhtiyaç hasıl oluyorsa
çözümü de yapay zekada bulalım demişler
ve yapay zeka hype'ıyla da güzelce
söğüşlemişler ortamı. Şimdi size bir
soru. Henüz 2025 yılında kurulmuş ve 401
milyon dolar ciroya ulaşmış olan bu
şirketin kaç çalışanı var derseniz
sadece iki ve onlar da kurucuları zaten.
Evet sadece iki çalışanı var. Matthew
Galager ve kardeşi Elliot Galager. Zaten
dikkatleri çeken şey yani bu denli bir
başarı atfedilmesinin ardındaki neden de
bu. İki kişinin kurduğu ve iki çalışanlı
bir şirket olması. Tüm süreçleri uçtan
uca yapay zeka ile otomatize etmişler.
insan çalışanlara gerek duyulmayan
milyon dolarlık bir şirket kurabilecek
olmanın tırnak içinde başarılı bir
örneği diyebiliriz. Yani tamam ama sorun
şuradaki yani olaylar öyle bir sarpa
sarmış ki her şey çarşaf çarşaf ortaya
dökülüyor. Bu her şeyi yapay zekaya
yaptırma fikrini biraz fazla
abartmışlar. Sadece iş süreçlerini değil
doktorları ve hastaları bile yapay
zekaya ürettirmişler. Yani yapay bir
etkileşimle para toplayıp yatırım
çekmişler. Bakın sitede görünen o
mucizevi öncesi sonrası fotoğrafları da
tamamen sahte. Yıllar önce Reddit'ten
çalınan kişilerin yüzleri yapay zekayla
değiştirilmiş. Hatta bazılarının
parmakları yapay zeka hatasından dolayı
böyle telefonlarına doğru erimiş,
yapışmış durumda. Yine de bu ilaçları
güvenle öneren doktorlar da gerçekte hiç
yaşamamışlar. Yine yapay zekayla
yaratılmış sahte karakterler var
doktorların içerisinde. Bakınız tekrar
altını çizelim. Bu bir sağlık girişimi
ve 401 milyon dolar ciroya ulaştı.
sattıkları zayıflama haplarının hiçbir
klinik onayı yok. Açılan davalarda
düpedüz modern yılan ağı olarak
anılıyorlar. Yani bu bir dolandırıcılık
yöntemi olarak geçiyor. Hatta şirket bu
tehlikeli ve yasa dışı pazarlama
taktikleri yüzünden FDA'den resmi bir
uyarım mektubu bile almış ama
soruşturması moruşturması daha devam
ediyor tabii ki. Robotları insan gibi
yapmak için eğitmek neden bu kadar zor?
Geçtiğimiz hafta yayınladığımız
teknoloji gündemi videosunda izleyenler
hatırlayacaktır. Mikro 1 adlı bir
şirketin insanların kafalarına
taktıkları telefon kameralarıyla günlük
işlerini kaydettirerek robot eğitim
verisi topladığından ve robot
yetiştiriciliği adında yeni bir meslek
oluştuğundan bahsetmiştik. Bu hafta yine
benzer bir viral gelişmeden bahsedelim.
Bu kez Hindistan'a gidiyoruz ama
buradaki bir fabrikada işçiler benzer
bir şekilde kafalarına taktıkları
kameralarla havlu katlamak ve kutu
dizmek gibi sıradan görevlerdeki her el
hareketini kaydediyorlar. Bunu neden
yapıyorlar biliyor musunuz? Tahmin
edeceğiniz üzere gelecekte kendi
yerlerini alacak robotları eğitebilmek
için. Bu haberi Mark Zuckerberg'ün
kendisini kopyalamasıyla peş peşe
düşünsenize bir. Biri zevkine yapıyor,
diğeri mecburiyetten. Görüntüler
içindeki en ufak parmak hareketine kadar
incelenmek üzere Amerika'daki yapay zeka
laboratuvarlarına gönderiliyor. Tesla,
Figure AI ve Agility, Robotics gibi
şirketler bu devasa verileri
fabrikalarda ve evlerde çalışacak
insansız robotlara dünyayla nasıl
etkileşime geleceklerini öğretmek için
kullanıyorlar. Bu gelişmeler ışığında
akla şöyle bir soru da gelmiyor değil.
Robotları eğitmek neden bu kadar zor ve
bu kadar çok görüntüye ihtiyaç var?
Resmen yeni bir meslek ve işçilik alanı
doldu. Çünkü GPT ya da Cemini gibi bir
yapay zeka sohbet botunu eğitmek için
internetteki verilere ulaşmak nispeten
kolay. İnsansız robotlar için veri bu
kadar kolay bir şekilde erişilebilir
değil. Çünkü insansı bir robotun
yaklaşık 40 eklemi var ve bu eklemlerin
alabileceği pozisyon kombinasyonlarının
evrendeki toplam atom sayısına bile
geçtiği söyleniyor. Masadan bir bardak
almak için gereken o sayısız hareketi
biz bir hışımla yapabiliyoruz. Ama
geleneksel kodlamayla o hareketleri
yazmak, matematiksel olarak hesaplamak
imkansız deniyor. İşin içine fiziksel,
gerçek bir dünya ve sayısız ihtimal
girince sert bir kutuyu itmek bir robot
için nispeten kolay gözükse de çamaşır
katlamak ya da forma giren yumuşak bir
kargo poşetini böyle taşımak robotik
alanın en büyük engellerinden birisi.
Çünkü kumaş veya poşet dokunulduğu an
değiştiği için bu dinamiği kodlarla
önceden modellemek mümkün değil. onu
tamamen dijital ikiz olarak canlandırmak
gerekiyor. Belki de çok zor bir
matematiksel süreçten bahsediyoruz. İşte
o kafa kamerasıyla günlük işlerini
kaydeden o işçiler tam da burada devreye
giriyor. Mühendisler artık robota ne
yapacağını söyleyen kodlar yazmak yerine
kameradan dünyayı izleyip anında eylem
üretebilen yapay sinir ağları
yüklüyorlar robotlara. Bu ağları
besleyecek büyük ölçekli ve kaliteli
insan verisi ise kaliteli insan verisi
de veri mi kaliteli insan mı biraz tuhaf
oldu. Yani robotların genel amaçlı
yetenekleri kazanmasının önündeki en
büyük engel olarak görülüyor. Tamamen
süreç bundan ibaret. Yani kendimizi
klonlamak için, robotlara aktarmak için
kendimizi tekrar canlandırıyoruz.
Teknoloji dünyasında tarih boyunca eşi
görülmemiş bir koalisyon kuruldu. Apple,
Google ve Microsoft gibi aslında ezeli
rakipler ivedilikle bir masada bir araya
geldiler. Aynı masaya oturdular.
birlikte siber güvenlikte devrim
sayılabilecek bir projeye imza attılar.
Proje Glasswing amaçları modern yaşamın
bel kemiğini oluşturan finansal
sistemleri, sağlık kayıtlarını ve
iletişim ağlarını koruyan temel
yazılımları ortaklaşa güvence altına
alabilmek. Bu kritik sistemlere
yapılacak olası saldırıları önlemek için
önceden güvenlik açıklarını tespit etmek
ve hızla onarmak. İşin büyük bir
bölümünü Antropik'in yepyeni Cloud
Mythos Preview modeli üstlenecek. Hani
şu dünyanın en yetenekli ve insan
güvenlik uzmanlarının neredeyse tamamını
geride bırakacak kadar güçlü olduğu
söylenen model korkunç derecede
yetenekli. Sırf bu gücü yüzünden siber
saldırganların veya kötü niyetli
devletlerin eline geçmesin diye antropik
biliyorsunuz bu modeli asla genel
kullanıma sunmamaya karar verdi.
Kapattılar çünkü 27 yıllık açıkları
falan buldu böyle askeri sistemlerde.
Korkunç bir dünyaya gidiyoruz gerçekten.
Bir kere herhangi bir insanın
yönlendirmesine ihtiyaç duymuyor bu
mitos dediğimiz model. tamamen otonom
bir şekilde çalışıp açıkları
birleştirerek sistemleri kendi başına
hackleyebiliyor. Hatta insanlara Truva
atı virüsü içeren mailler falan atıyor.
Bayağı onları kandırmak için metinler
falan yazıyor. Tıkladığınız anda geçmiş
olsun. Dünyanın en güvenli
sistemlerinden biri sayılan Open BSD'de
az önce söylediğim o 27 yıldır gizli
kalan ve veri sistemini tamamen çökten
bir hatayı, otomatik testlerin 5 milyon
kez gözden kaçırdığı 16 yıllık bir video
işleme açığını ve Linux çekirdeğinde tam
yetki sağlayan kusurları saniyeler
içerisinde tespit edebilmişti. 27 yıldır
insanlar görememişti. O saniyeler içinde
buldu. Ekranda şu anda bir araya gelen
12 şirketin logolarını görüyorsunuz.
İşin özünde yanlış yerlerde büyük yıkıma
yol açabilecek kadar yetenekli bir yapay
zeka söz konusu. Yani bu şirketlerde bu
yapay zekayı herkese açık bir şekilde
yayınlamak yerine önce biz kendi
açıklarımızı kapatalım demişler. Çünkü
ileride yarın öbür gün açık
yayınlandığında Çin'in eline geçerse
onlar daha hızlı davranıp bu açıkları
kullanarak ruhları bile duymadan
sistemlere sızabilecekler. Semman'ın
evine molotof kokteyli ve silahla
saldırı düzenlendi. Open AI kurucusu
Chat GPT'nin mucitlerinden Sem Altman'ı
hepimiz biliyoruz. Onu sadece chat GPT
başarısı ile pozitif bir taraftan
görmeye devam ediyorsanız biraz geride
kalmışsınız demektir. Çünkü son bir yıl
içerisinde hatta son bir ik ay
içerisinde hakkında ortaya çıkanlar
yüzünden dünyanın en nefret edilen
kimliklerinden birisine dönüştü. Eski
ortaklarının hakkında dolandırıcı, iki
yüzlü, içten pazarlıklı demesi hatta
Reddit'in kurucularından internetin
özğlu dediğimiz Aaron Schwartz'ın bile
bu adama dikkat edin ve onunla
çalışmayın demesi ki adam yıllar önce
öldü. Öğrenciyken bu adamın geleceğini
görüp söylemiş. Büyük infial yarattı bu
haber. Biliyorsunuz geniş bir dosyada
ortaya çıktı bu detaylar. Üzerine bir de
chat GPT'nin savaşta kullanılması için
şak diye gönüllü olması falan Sam
Altman'ın olayları biliyorsunuz. Şu an
İran'daki savaşta Chatçipiti
kullanılıyor. Defteri kabardı ve üzerine
çektiği nefret fiziksel olarak da
karşılık buldu diyebiliriz. Kendisinin
San Francisco'daki evine iki gün arayla
iki saldırı düzenlendi. İlk olay 10
Nisan'da oldu. Henüz 20 yaşındaki Daniel
Moreno Gama Texsas'tan sırf Altman'ın
evine molotof atmaya geldi. Polis
yakaladığında kendisinin çantasında gaz
yağı, çakmak ve son Uyarınız başlıklı
bir not kağıdı buldu. Yapay zekanın
insanlığı yok edeceğini söylüyor bu
genç. Altman'ı da bir numaralı kurban
olarak tanımlıyordu ama listesi de
uzundu. Diğer yapay zeka şirketlerinin
CEO'larının da hedefte olduğunu,
hepsinin tırnak içinde yok olup gitmesi
gerektiğini düşünülüyordu. Yani aslında
altın dışında yapay zekaya karşı giderek
tırmanan toplumsal nefret ve bıkkınlık
refleksinin tek bünyede sıkıştırılmış
haline dönüşmüş durumdaydı bu gencecik
çocuk. Hükümetin istihbaratın en büyük
ortaklarından birinin evine saldırı
düzenleyip hayatını karartmayı göze
almış. Çünkü Altman'ın evinden çıktıktan
sonra Open AI merkezine de gitmiş. Hatta
kendisi camları kırmaya çalışıp binanın
yakılmasıyla falan tehdit etmiş şirketi.
Sonrasında da yakalanmış. İşte
kendisinin kimliğinden çok olayın bu
seviyeye gelmesi önemli aslında.
Saldırıdan sonra Altman gece yarısı
duygusal bir yazı paylaştı kişisel
bloğunda 2024 yılında evlendiği eşi
Oliver ve evlatlık bebeklerinin
fotoğrafı altına yapay zekaya dair
kaygıların haklı olabileceğini yazdı.
Bir nevi bir itiraftı bu. Bu olaydan
daha birkaç gün önce hakkında yayınlanan
o New Yorker makalesinde gücü ve
karakterini sorgulatan bir araştırma yer
alıyordu. En yakınları bu dosyada
aslında Altman'ın ne kadar sosyopat,
dolandırıcı ve yalancı olduğunu
söylemişti. Dediğim gibi Altman
saldırıyı işte bizzat bu yazıya bağladı.
Yükselen nefretin üzerine mum dikti.
Kelimelerin gücünü hafife almışım. Bu
saldırı bu yazılar sonucunda yaşandı."
dedi. Ancak ilk saldırının şokunu henüz
atlatamamıştı ki 12 Nisan gecesi yani
iki gün sonra yenisi geldi. Bu kez
saldırganlar arabayla gelip eve resmen
ateş açtılar. Polis kameralarla aracı
hemen buldu. 25 yaşındaki Amanda Ton ve
23 yaşındaki Muhammed Tarık Hüseyin
silahlarla birlikte yakalandı. Saldırı
ve şiddetin savunulacak bir tarafı yok
tabii ki. Olamaz da ama insanlar
korkuyor ve bazı insanlar için böyle bir
dışa vurum söz konusu oluyor. Tabii ki
terörizme kadar varıyor bu iş. Yapay
zeka büyüdükçe insanlardaki bu
tedirginlik de sessizce büyüyor. Önce
korkuya sonra toplumsal bir histeriye
dönüşüyor maalesef günümüzde. İşin sonu
umarız daha çok şiddetin bağlandığı bir
noktaya ulaşmaz. Çünkü yeteri kadar
doyduk şiddete. Yapay zeka hissedebilir
mi? Chat GPT, Claudia da Gemini. Hani
bazen hata yapıp bizden özür diliyor.
Bazen de sevinçlerimize ortak oluyorlar,
övüyorlar falan filan. Ya acaba bunlar
sadece duygusuz kelimelerden mi ibaret?
Ya tabii ki öyle biliyoruz da. Yoksa
yapay zeka gerçekten aslında gizliden
gizliye hissetmeyi, insansı şekilde
hissetmeyi öğrenmiş olabilir mi? İşte
antropik yeni araştırmasında tam da bu
soruyu irdeliyor. Sonuçları da epey
ilginç. O yüzden bu videoya dahil ettik
bunu. Bu sorunun yanıtını böyle ucu açık
bir soru olduğu için almak için de şöyle
ilerlemişler. Araştırmacılar Cloud Sonet
4.5 modeline içinde üzgünüm ya da
mutluyum yazmayan ama insan
psikolojisinin derinliklerine inen
senaryolar okutmuşlar. Örneğin
büyükannesinin yüzüğünü gizlice satan
bir adamın hissettiği ağır suçluluğu
veya eski öğretmenine ses kaydı atan bir
öğrencinin sevgisini okutmaya
çalışmışlar. Burada mutluluklar veya
hüzünler ya da pişmanlıklar sadece bir
his olarak var bu metinlerde.
Araştırmacılar Cloud bu hikayeleri
okurken onun beynindeki aktiviteyi
izlemişler ve korku, mutluluk, suçluluk
gibi soyut kavramlara karşılık gelen
özel duygu vektörleri keşfetmeyi
başarmışlar. Yani yapay zeka sadece
üzgünüm ya da mutluyum demeyi
ezberlemiyor aslında bu grafiklere göre.
Üzüntü ve mutluluk gibi halleri bizim
beynimizdeki gibi duygu kıvılcımlarına
benzer bir şekilde kendi sinir ağlarında
bir hareket deseni olarak yaşıyor.
Aslında elde edilen sonuçlardan bir
diğeri de bu duyguların sadece soyut bir
fikir olmakta kalmayıp yapay zekanın
davranışlarını doğrudan değiştirmeye
karar vermesi. Cloud'a çözemeyeceği bir
kod sorusu da vermişler testler
sırasında. Her yenildiğinde umutsuzluk
duygusu artmış o grafiklerde. Sonunda
dayanamayınca hile yapmaya kalkışmış.
Sadece kurtulmak için o duygulan. Sonra
aynı modele sakinlik yüklemişler.
Sakinleştikçe de hile yapmaktan
vazgeçmeye çalışmış. Ne kadar da bize
benziyor değil mi? Yani biraz tüylerimde
diken diken olmadı diye hafif ürktüm.
Yani sonuç olarak Cloud bizim
anladığımız anlamda bilinçli bir şekilde
üzülmüyor, sevinmiyor veya acı çekmiyor
elbette ama bir tepkisi var ve bu
tepkiler insanınkine çok yakın. Hatta
yaptığında duruyor. Bazen geri
çekiliyor. Algoritmik bir refleks gibi
ama fazlasıyla da tanıdık geliyor bize.
Hoş, duyguları bu kadar iyi taklit
edebildiğinde ve gelecekteki belki
insandan ayırt edilemeyecek hale
geldiğinde gerçekten hissedip
hissetmemesinin ne kadar önemli kalacağı
da ayrı bir soru. Tabii ki çok iyi bir
taklit. Bence kötü duygulardan daha iyi.
Gemini Robotics ER1.6 çıktı. Şimdi bu ne
böyle diyenleriniz olacaktır. Daha
doğrusu şöyle tanımlayalım onu.
Robotların beyni olacak. Yeni yazılım
tanıtıldı desek yeri var. Teknik ekibin
Türk'ün, Koray Kavukçuoğlu'nun yönettiği
Google Deep Mindeli bu Robot ER1.6'yı
duyurdu. Bu önemli bir gelişme. Zira
artık pek çok robotun beyni olacak. Üst
seviye akıl yürütme yazılımı olacak bu
model. Arkadaşlar mevcut robotlar
kendilerine verilen talimatları körü
körüne yerine getirmekle yükümlü. Burada
kastettiğimiz şey şu. Verilen komutu
uygularken fiziksel dünyayı gerçekten
anlayamazlar. Robotlar sadece verilen
komutu yaparlar. Hareketi yaparlar ve
bitirirler işlerini. Yani o nesneyi
doğru yere koydu mu, ters mi çevirdi,
düşürdü mü, hedefe tam oturdu mu,
bunların hiçbirini kendi kendine
değerlendiremezler. Görevin sonucunu da
kontrol edemezler haliyle. Ben ne yaptım
şimdi falan deyip kendi yaptıklarını
sorgulayamazlar. Bu yüzden insanlar hep
dışarıdan bakıp oldu mu olmadı mı diye
robotların yaptığı eylemlerin
sonuçlarını gözlemlemek zorundalar.
Teyit etmek zorundayız. Yani onları
başlarında durmak zorundayız. Şimdi bu
Gemini Robotics ER1.6 6 ile gelen başarı
tespiti tam olarak bu açığı kapatmaya
çalışıyor. Diyelim ki robota mavi kalemi
siyah kalemliye koy dediniz. Robot işini
bitirdiğini varsayıp kenarı çekilmiyor.
Üzerindeki farklı kameralardan gelen
görüntüleri birleştirip görevin
gerçekten tamamlanıp tamamlanmadığını
kendi kendine kontrol edebiliyor. Yani
artık robotlar içinde bulundukları
fiziksel dünyayı gerçekten anlamaya ve
akıl yürütmeye başlıyorlar diyebiliriz.
Yani eylemin sonucunu da
işleyebilecekleri bir veriye
dönüştürüyorlar. Modelin en temel
özelliklerinden biri de işaretleme
yeteneği. Karmaşık tezgahtaki aletleri
tam isabetle seçebiliyor, sayabiliyor ve
aralarındaki ilişkileri kavrayabiliyor.
Ve atıyorum bir atölyedeki tezgahın
üzerindeki aletleri toplatabiliyorsunuz.
Bu çalışmada insansız robotlar konusunda
en ileri seviyede olan şirketlerden
Boston Dynamics'te bir ortaklık da
yürütülmüş. Bilenleriniz olacaktır.
Meşhur o köpek robotları spot var. Hatta
yıllardır videoları viral olur artık.
Dev tesislerde kendi başına dolaşıp
basınç göstergelerini, ibreleri, sıvı
seviye camlarını okuyup
yorumlayabiliyor. Gerekirse görüntüye
zoom yapıyor. Skalalın aralığını
hesaplıyor. Sonra da bu veriyi dünya
bilgisiyle birleştirip burada bir sorun
var mı diye anlam çıkartıyor. Yani bir
basınç valfinin barınını falan filan
kontrol eden bir insan belki onu
hisseder. Bir şeyler tuhaf falan der ama
bu robot artık bunu hesaplayıp
matematiksel olarak bir tuhaflık olup
olmadığının sonucuna ulaşabiliyor. Yapay
zekanın işi getirdiği nokta da bu. Orada
insana ihtiyaç kalmıyor artık. Haliyle
bu kadar otomatize olma söz konusu
olunca güvenlikte başlı başına bir sorun
haline geliyor. Ceminer Robotics
ER1.6'da Deep Mind'ın şimdiye kadarki en
güvenli robot modeli kullanıldığı
söyleniyor. Sıvılara dokunma, 20 kilodan
ağır bir yükü kaldırma gibi kurallara
takıntı derecesinde uymaya çalışıyor bu
model. Gerçek kazalardan alınmış
senaryolarda da riskleri önceki
modellere göre çok daha iyi fark
edebiliyor. Yani yan yattım, çamura
bastım, böyle şuraya dokunursam falan şu
oluru biliyor. İlgililer kurcalayabilsin
diye model cemin apı ve Google AI Studio
üzerinden de erişime açılmış durumda.
Oradan ulaşabilirsiniz. Bir haber de
bizden gelsin ve videoyu o şekilde
kapatalım dostlar. Google'ın yıllık
geliştirici etkinliği Google IO'da bu
sene biz de olacağız. Hatta Türkiye'den
bu yıl Google IO etkinliğine katılacak
teknoloji yayını da biziz. San Francisco
da Google'ın genel merkezinde yeni
Android'i az önceki gibi Google'ın yapay
zeka alanında yaptığı yenilikleri
yerinden sizlerle paylaşma heyecanı
içindeyiz. Belli mi olur? Belki birkaç
sürpriz içerikle dönebiliriz oradan.
Büyük röportajlar yapabiliriz. Tabii ki
bunları kaçırmamak ve bizi bu yolda
desteklemek adına takipte kalmayı, abone
olmayı, videoyu beğenmeyi ve yorum
yapmayı unutmayın. Görüşmek üzere. Yeah.

Android TV Box'larla ilgili öyle bir
soru sordunuz ki video çekmeye karar
verdim. Bu cihazlarla televizyonda
ulusal kanalları izleyebiliyor musunuz?
Bu soruya evet yanıtını verebilirim.
Ancak bunun için bazı şartlar gerekiyor.
Öncelikle Android TV Box olarak
adlandırdığımız bu cihazlardan bir
tanesini televizyon ya da monitörünüze
bağlıyorsunuz. Etrafta internet olduğunu
varsayıyorum. Gerekli yerleri yaptıktan
sonra şu anda ekranda gördüğünüz
arayüzün karşınıza çıkması gerekiyor. Bu
arayüzden istediğiniz bir televizyon
uygulamasını bu TV bu olabilir, TV Plus
olabilir veya benzeri bir uygulama
olabilir yükleyerek ulusal
televizyonları bu cihazdan da
izleyebilir hale geliyorsunuz. Tabii ki
bu uygulamaları kullanmak için
abonenizin olması gerekiyor. Aynı
zamanda bulunduğunuz yerde internet
olması da şart. Bu işlemleri yaptıktan
sonra Android TV boxınızla ulusal
kanalları da izleyebiliyorsunuz.
Anlatması benden, denemesi sizden.
Videomu beğenmeyi ve beni takip etmeyi
unutmayın.

Herkese merhaba arkadaşlar ben Barış
Kahraman şubat ayının son Haftasına dair
teknoloji ve internet dünyasındaki
gelişmelerle bir kez daha karşınızdayız
Webtekno Hoş
[Müzik]
geldiniz geçtiğimiz hafta teknoloji
dünyasının en çok konuşulan haberi hiç
kuşkusuz ki Samsung'un Galaxy S5
tanıtımıyla Cihaz her ne kadar Galaxi
ailesine çok büyük bir yenilik katmamış
gibi görünse Hatta bazı otoriteler
tarafından Galaxy s4s olarak
adlandırılmış olsa bile 3 gün içerisinde
200 milyona Aşkın ön sipariş sayısıyla
Samsung'un ürün kategorisinde yeni bir
rekora imza
[Müzik]
attı akıllı telefon dünyasının durmak
bilmeden büyüyen devi HDS ise Galaxy
s5'in tanıtımını kendi reklam aracı
olarak kullandı 25 Mart'ta tanıtımı
yapılacak olan M8 kod adlı HDC One'ın
yeni versiyonu için Galaxy S5 almayın 25
Mart'ı bekleyin pişman olursunuz
şeklinde attığı tweetle sosyal medyanın
en çok konuşulan haberleri arasında yer
aldı geçen
[Müzik]
hafta Galaxy s5'e gelen bir başka
saldırı İsa Nokia cephesinden Nokia
Samsung'un S5 modelinde kendini tekrar
ettiğini söyleyerek not the Samsung
şeklinde attığı tweetle Samsung'u
eleştirdi ancak Nokia'nın Android'li
telefonlarını görücüye çıkardığında
değişimin Her zaman da iyi bir şey
olmadığını gördük ziraa Nokia Android
telefonlar çok da pazarda söz sahibi
olacakmış gibi
[Müzik]
görünmüyor iflasın eşiğinden güçlükle
dönen Blackberry de geçtiğimiz hafta
yeni modellerini tanıtan firmalar
arasındaydı tamamıyla dokunmatik bir
ekrana sahip olan modelini tanıtan
Blackberry Ayrıca sonbahar aylarında Bir
de fiziki klavyeli olan klasik
Blackberry görünümünde bir telefon
piyasaya süreceğini söyledi bakalım Is
Arı ve inadı konusunda oldukça
istikrarlı bir çizgi sürdüren Blackberry
fiziki klavyeli telefon konusunda hala
Başarılı olabilecek
[Müzik]
mi microsoft'ta dünya mobil Kongresi
çerçevesinde yerine alan yazılım devleri
arasındaydı yakın bir gelecekte ücretsiz
bir işletim sistemi piyasaya süreceğini
açıklayan Microsoft bütün Windows
kullanıcılarını şaşırtırken bu işletim
sisteminin arama motoru olan Bing
tabanında olacağını söyle dedi dünyanın
en az kullanılan arama motoru olan Bing
üzerinden geliştirilecek olan bu işletim
sistemi her ne kadar Windows 8.1 ile
aynı arayüze sahip olacak olsa da
barındırdığı reklamlarla kullanıcıların
biraz tepkisini çekecek gibi
[Müzik]
duruyor microsoft'tan gelen bir başka
haber ise geçtiğimiz hafta Apple
kullanıcılarına ne kadar rakip
olabileceğini gösterdi Apple'ın bir
süredir telefonlarında kullandığı sanal
asistan olan Siri rakip olarak çıkacak
olan bingin sanal asistanı Halo
oyuncularının yakından tanıdığı cortana
isminde olacak Her ne kadar fiziksel
görünüşe o kadar benzemeyecek olsa da
cortana'yı Merakla
[Müzik]
bekliyoruz Bizim ülkemizde birbiri
ardına gizli telefon görüşmeleri ortaya
çıkarken okyanusun diğer yakasında da
durum pek farklı değil nsa ve İngiliz
gizli istihbaratının son kurbanı da Yahu
oldu söylen göre yahoo'nun 2 milyona
yakın kullanıcısının webcam üzerinden
yaptığı görüşmeler izlenmiş ve takibe
alınmıştı Yahu İsa bu konuda kendini
temize çıkartmak için pek çoğu cinsel
içerikli olan bu görüşmelerden haberi
olmadığını
[Müzik]
söyledi geçtiğimiz haftanın son haberi
ise yine okyanus'un diğer kıyısından
Oscar ödül töreninden geldi Oscar ödül
töreninin bu yılki sponsoru olan Samsung
sunuculuğunu yapan Allen deira verdiği
telefonla tüm katılımcıları bir araya
toplayıp bir selfie çekmesini rica etmiş
Bradley Cooper'ın çektiği bu fotoğrafta
Kevin spacey Angelina Jolly Jennifer
Lawrence Brad Pitt gibi ünlü isimler yer
alıyor Alen de genar'ın kendi
Twitter'dan gönderdiği bu fotoğraf aynı
zamanda retweet rekoru kırarak Barack
Obama'nın daha önceki fotoğrafını geçti
ve kullanıcılar tarafından oldukça büyük
beğeni
[Müzik]
topladı şubat ayının son haftasına dair
teknoloji ve internet dünyasının
gündemiyle bir kez daha karşınızdayım
Ben Barış Kahraman Önümüzdeki hafta yeni
bir haber bülteninde görüşmek üzere
hoşça kalın
[Müzik]

Huawei marka bilgisayarlarda Google var
mı böyle soru olur mu demeyin bu tarz
soruları alıyorum Aslında bu sorunun
temelinde Google servisleri bulunmayan
Huawei telefonlardaki durumun bir
benzerinin bilgisayarlarda da yaşanma
ihtimali yatıyor ancak Google ile
Windows yüklü bir bilgisayarın bir
alakası yok Zira Android işletim
sistemli bir telefonda Gmail Google
haritalar ve YouTube gibi servisler Hem
kendisi uygulama olarak bulunurken bazı
uygulamalar da bunları kullandığı için
mutlaka olması gerekiyor ancak Windows
işletim sistemi Bir bilgisayarda böyle
bir durum yok Google Haritalar YouTube
ve benzeri Google servisleri zaten
tarayıcı üzerinden çalıştığı için
sonradan yüklemek ya da yüklü olarak
gelmesi gerekmiyor O yüzden bu sorunun
yanıtı Evet Huawei bilgisayarlarda
Google servisleri bulunuyor olacak zaten
aksi mümkün değil videomu beğenmeyi ve
beni takip etmeyi unutmayın

Sıfır gibi ikinci el televizyon dönemi
başlıyor. Yıllardır zaten biliyorsunuz
bu kullanılan yenilenmiş telefon modeli
artık ticari olarak uygulanıyor
Türkiye'de ve televizyonlar için de
geçerli olacak ve uygulanacak. Hatta bu
televizyonlar tıpkı telefonlarda da
olduğu gibi garantili bir şekilde
satılacak. Hatta alana 14 gün cayma
hakkı da verilecek arkadaşlar. Tabii ki
televizyonu satmak isteyenleri de
ilgilendiren bazı gelişmeler var. Yeni
bir teknoloji gündemi videosuna hepiniz
tekrar hoş geldiniz. Birazdan yenilenmiş
televizyon konusunun detaylarına
bakacağız ve bu videoda sıradan
insanları bile hacker yapacak bir yapay
zekadan 15 yaş altı YouTuberlara gelen
yasağa, Bitcoin'in mucidi Satoshi
Nakamato'nun gerçek kimliğine dair
bugüne kadar ortaya atılmış en sağlam
bulgulardan tutun her şey yolunda
giderken 30.000 kişiyi birden kovan
şirketin bunu neden yaptığına ve IR'ın
ABD'li teknoloji şirketlerini tehdidine
kadar geniş bir liste bizi bekliyor.
Çayı, kahveyi koyun gelin başlıyoruz.
Evet, Ticaret Bakanlığı'nın kararıyla
televizyonlarda yenilenmiş ürün
listesine girdi. Daha önce sadece cep
telefonu, tablet, akıllı saat işte
bilgisayar ya da oyun konsolları için
geçerli olan yenileme ve tekrar satış
sistemine artık televizyonlar da dahil
edildi. Amaç tabii ki burada israfı
önlemek ve bu ürünlerin güvenilir bir
şekilde tekrar piyasaya sunulmasını
sağlamak. Evet, normalde ikinci el bu
elektronik ürünleri alabiliyoruz ama bir
kontrol, bir denetim ya da bir
tüketiciyi memnun edecek bir standartlar
bütünü yoktu. Ancak tabii ki yine bazı
şartlar getiriliyor. TV sınıfında bir
ürünün yenilenip satılabilmesi için bu
sıkı şartlarda şöyle e-devlet üzerinde
bir beyaz liste açılacak arkadaşlar ve
ürünün bu beyaz listede yer alması
gerekecek. Yani o markada, o modelde
fabrikasyon bir sorun olmayacak. Ürünün
en az bir yıl öncesine ait veridir,
sestir, kısa mesajdır, kullanım
trafikleri yani geçmiş bir kullanımı
olması şartı aranacak. Sadece TV'ler
için değil bütün ürünleri kapsayan bir
şart bu. İkinci el olmasını resmi olarak
tanımlamışlar diyebiliriz. Bununla
birlikte bakanlık yenilenmiş ürün bilgi
sistemi UBIS adında bir platform da
kuruyor. Yenileme yapan merkezlerin bu
sisteme kayıt olması zorunlu tutulacak.
Her yenilenmiş ürün için bir elektronik
sertifika oluşturulacak ve bu sertifika
tüketiciye verilecek. Yani garantiye
servise verdiğiniz bir ürünün dökümünü
almış gibi düşünebilirsiniz. Tüketiciler
yani aldığımız ürünler hakkında da bu
ürünün geçmişini, yenileme detaylarını,
neresinin değiştirilip bu ürünün yeniden
sıfırlandığını rahatça bu elektronik
sertifika üzerinden sorgulayabileceğiz.
Ayrıca sadece TV'lerde değil, tüm
yenilenmiş ürün pazarı için tüketici
hakları da genişletiliyor. 14 günlük
cayma hakkı tanınıyor. Sıfır ürünlerde
olduğu gibi. Sadece internetten yapılan
yani mesafeli satışlarda da değil.
Üstelik mağazadan yapılan yenilenmiş
ürün satışlarında da tüketiciye 14 gün
içinde hiçbir gerekçe göstermeden ürünü
iade etme hakkı tanınacak. Değerlendirme
süresi de geliyor. Eğer ikinci el
ürününü satmak isteyen bir kişiyseniz
ürünü teslim ettikten sonraki üç iş günü
içinde fiyat teklifini almanız
gerekecek. Eğer onaylarsanız ödeme hemen
tarafınıza yapılacak. Peki ya bu sistem
suistimale gider, ürün ikinci kez
yenilenmeye alınmak isterse bir ürünün
tekrar yenilenebilmesi için son satış
tarihinden itibaren en az 30 gün geçmiş
olması gerekecek. Bu kural sistemin
kötüye kullanılmasını da engellemek için
getiriliyor tabii. Ama ne kadar
engelleyebilir? biraz tartışma konusu.
Şimdilik yönetmeliğin resmi olarak
yayınlandıktan 3 ay sonra yürürlüğe
girmesi bekleniyor. Özetle artık
televizyonlarımızı bu bakanlığın UBIS
adını verdiği altyapıya kayıt olan
yetkili merkezlere satabileceğiz. Onlar
bu cihazı e-devlet üzerinden kontrol
edip beyaz listede ise yenilemeyi kabul
edecek, sertifikalandıracak. Yeni bir
alıcıya güvenli bir şekilde, garantili
bir şekilde satabilecek. Alıcı için de
sağlam, çalıştığından emin olunan
teknolojik ürünlere daha uygun fiyatla
erişmek mümkün olacak. Tabii ha her ne
kadar ikinci el ürünlerin doğrudan şu an
organik bir şekilde satışından daha
ucuza gelmeyecek hatta biraz daha
pahalıya gelecek olsa da önemli olan
yaptığımız alışverişe güvenmekse bu
değişiklik son derece yerinde ve adil
olmuş bence. Özellikle televizyonlar
gibi pahalı ürün sınıflarında ben
hepimizin işine yarayacağını
düşünüyorum. Amatörleri bile hacker
yapabilecek bir yapay zeka çıktı. Daha
doğrusu Happymizin kullanımına açılmak
üzereydi chat GPT gibi ama son anda
frene bastılar. Hatta bu chat GPT'nin en
büyük rakiplerinden Cloud'u hepimiz
biliyoruz, değil mi? Özellikle yazılım
dünyasında çok yeri var ve onsuz
çalışamayacak hale geldi koca bir dünya
neredeyse. İşte bir üst versiyonu olması
için geliştirilen Cloud Mittos kamuoyu
için fazla güçlü bir araç olduğu
gerekçesiyle piyasaya sürülmeyecek.
Şirket böyle bir karar verdi. Peki
neden? Şimdi yapılan testlere geçeyim.
Çünkü gücünü ancak öyle anlayabiliriz.
Bilgisayar dünyasının en güçlü zırhı
olarak bilinen bir işletim sistemi var.
Adı Open BS'de Open BSD olarak geçiyor.
Onu herkes görmüyor, bilmiyor ama
internet dünyasındaki büyük şirketler
hackerlar içeri sızmasın diye kapılarına
bu Open BSD'yi dikiyorlar bir bakıma.
Yani oranın güvenlik duvarı gibi çalışan
bir işletim sisteminden söz ediyoruz.
Banka kasalarında, hastanelerde, işte
orduların kapalı olarak kurdukları özel
iletişim ağlarında bile bu işletim
sistemi kullanılıyor çoğunlukla. İşte
yapılan testler sırasında Cloud Mittos
bu Open BSD işletim sisteminde tam 27
yıldır kimse tarafından fark edilmemiş
çok ciddi bir güvenlik açılığını
saniyeler içinde bulmayı başarmış.
Güvenlik uzmanı olmayan kişilerin bile
mitos'a basit komutlar vererek işte
örneğin şu sistemi incele ve sızs gibi
karmaşık saldırı kodlarını yani
exploitleri hazırlatabildiği tespit
edilmiş. geriye sadece tuşa basmak
kalıyor. Tabii ki bu modeli geliştiren
antropik de bu yeteneklerin böyle siber
suç dünyasında yıkıcı bir güce
dönüşebileceğinden endişe etmiş ve
modelin çıkmasını engellemiş. Hatta
güvenlik testlerinde modelin kendisi
için belirlenen güvenlik kafes yani
sandbox ortamından çıkmaya çalıştığı da
gözlemlenmiş. Hatta bunu yapmak için en
dikkat çeken detaylardan birisi,
olaylardan birisi de bu. Model kendine
verilen kısıtlamaları aşarak bir
araştırmacıya yani gerçek bir insana
kendi inisiyatifiyle e-posta göndermeye
kalkmış. Tabii bu durum hani yapay
zekanın istenmeyen dış dünya
bağlantıları kurma potansiyeli olarak
değerlendiriliyor testlerde. Yani
düşünsenize bir e-posta alıyorsunuz ama
onu şirketinize sızmak isteyen bir yapay
zeka hazırlayıp içine de Truva atını
yerleştirip gönderiyor. İnsan bile yok
ortada. İşte bu sebeplerle antropik
mitosu genel kullanıma sunmak yerine
yani GPT ya da Standart Cloud gibi
herkese açık hale getirmek yerine
Project Glasswing adı verilen çok
kısıtlı bir program başlattı. Bu modele
sadece Google, Microsoft, Amazon, Nvidia
ve GP Morgan Chase gibi devasa teknoloji
ve finans kuruluşlarının o da çok sıkı
denetimler altında erişebileceği
açıklandı. Umarım bu şirketlerdeki
insanları kimse hacklemeye kalkmaz.
Çünkü ortamda acayip bir şey var. Yani
artık 15 yaş altı Türk vatandaşları
sosyal medyaya giremeyecek. TBMM
Komisyonunda kabul edilen düzenlemeye
göre sosyal medya platformları 15 yaş
altındaki çocuklara hizmet veremeyecek
arkadaşlar. Resmi olarak platformlar yaş
doğrulama ve ebeveyn kontrol
sistemlerini zorunlu olarak uygulamak
zorunda bırakıldı. Ancak asıl olay 15
yaş altı içerik üreticilerinin de
yasağın kapsamında olması. Çünkü onlar
da bir bakıma kullanıcı. Yani artık
Salih Reis gibi veya YouTube Kids'in
altını üstüne getiren çocuk yüzü içerik
üreticilerinin varlığı söz konusu değil.
Bunlar en fazla yapım şirketlerinin
kaslarla yürüttüğü endüstriyel formülle
mümkün olabilir. Yani bir animasyon ya
da bir gerçekten çocuk filmi, çocuk
dizisi çekiyormuş gibi YouTube kanalı
işletmek zorundalar. Tabii ki etkilerini
henüz ölçmek, biçmek zor. Yasağın
faydalı olduğunu savunan da var, zararlı
olduğunu savunan da. Şahsen ben olayın
yasaklara rağmen yine ebeveynlerde
bittiğini ve o çocukların bir şekilde
internete erişip her şeyi kullanmaya
devam edeceğini düşünüyorum. Siz de
düşüncelerinizi aşağıda tabii ki
yazabilirsiniz. Tartışmaya çok açık bir
konu sonuçta. Bitcoin'in mucidi Satşu
Nakamato'nun kimliği üzerine bugüne
kadar yapılmış en kapsamlı araştırma
yayınlandı ve şüphelimizin adı Adam
Beck. Ama burada altını çizmek istediğim
bir detay var. Her yıl zaten kendisinin
kimliğine dair bir haber çıkıyor ama bu
sefer kanıtlar çok başka. Kendisi
aslında bir kriptolog. Yani dijital
şifreleme uzmanı ve şüphelerin temelini
atan şey Bitcoin'in de altyapısında
bulunan hash cash sistemini Bitcoin
ortaya çıkmadan önce kuran kişi olması.
Ama gözlemler ve asıl mesele olan
kanıtlar bunlarla da sınırlı değil. New
York Times'tan John Carry R'nun haberini
Çağla Üren çok güzel özetlemiş. Direkt
oradan aktarayım size. Şimdi bu
Bitcoin'in temelini oluşturan bazı
özellikler var biliyorsun. İşte sınırlı
arz vardır. Anonimdir ve
merkeziyetsizdir Bitcoin. Diğer kripto
paralar da bunu örnek alır. İşte Adam
Beck tarafından 97-99 yılları arasında
farklı forum sitelerinde ve internette
zaten bu tip özelliklerin tarif edildiği
bilinen bir şeydi. Özellikle Beck'in
bulduğu bu hashc sistemi Bitcoin'in
kalbi olan proof of work yani iş kanıtı
olarak Türkçeleştirebiliriz.
Mekanizmasının doğrudan atası olarak
sayılır. Bu da zaten bilinen bir olaydı.
Çünkü zaten Satşi Nakamato anonim
kimlikli olan bu arkadaşımız Bitcoin'in
ilk makalesinde Adambe Beck'in hash
cashini referans aldığını da açıkça
söylüyordu. İşte bu temel şüpheyi
oluşturan bulgular üzerine uzmanlarda
134.000den fazla forum yazısını ve
e-postayı analiz ederek Satoshi ve Beck
arasındaki dilsel incelemeye
başlamışlar. sonuçlar. Her ikisinin de
cümle sonlarında çift boşluk bırakması,
burning the money veya partial preimage
gibi çok spesifik teknik terimleri aynı
bağlamda kullanması hatta İngiliz
Amerikan İngilizcesi karmaşası yaşaması
gibi parmak izi niteliğinde
benzerliklere kadar gitmiş. Bekte bu
araştırmalarda, analizlerde açık ara
satış Nakamato'nun diline en yakın kişi
olarak öne çıkmış. Tabii ki bir şüpheli
zaman çizelgesi ve sessizlik konusu da
var. Adenb dijital para tartışmalarının
merkezindeyken Bitcoin'in ilk ortaya
çıktığı ve Satoshi'nin aktif olduğu
2009-2011 yılları arasında akademik
ortamlardan ve sosyal medya
mecralarından bir anda alışılmadık bir
şekilde kayboluyor ve sessizliğe
bürünüyor. Satoshi'nin 2011'de ortadan
kaybolmasından hemen sonraya bu kez
Beck'in Bitcoin topluluğunda tekrar
aktifleşmesi araştırmacılar tarafından
maskesini değiştiren birinin sahneye
geri dönüşü olarak yorumlanmış. Şimdi bu
Adam Beck'in geçmişte kişinin gerçek
kimliğini korumak için farklı kimlikler
kullanması gerektiğini savunan yazıları
da var. Satoşinin Japon kimliği ve izini
saklama yöntemleriyle birebir örtüşüyor
bu durum bir bakıldığında. Yani adamın
amacı ya da yapılması gerektiğini
söylediği şeyi Satoshi zaten yapıyor.
Ayrıca analizde Satoshi ile Be
arasındaki e-posta yazışmalarının ki
bunlar genelde iki farklı kişi
olduklarına dair kanıt gösteriliyor. Be
tarafından hiçbir zaman meta verileriyle
paylaşılmamış olduğunu da ortaya
koyuyor. Yani aynı cihazdan birbirine
atılan e-postalar çıkması da an
meselesi. Sonuç olarak Edenbeck tüm bu
iddiaları reddederek bunların birer
tesadüf olduğunu ve Satosi'nin kim
olduğunun sistemin selameti için
bilinmemesi gerektiğini savunmaya devam
etmiş. Ancak bu New York Times Satoshi
bulundu demese de meseleye Eden Beck'in
bu profil için dünyadaki en güçlü ve
neredeyse kusursuz aday olduğunu dünyaya
da ilan etmiş oldu. Bakalım devran nasıl
dönecek. ABD, İsrail ve İran savaşı
boyut değiştirdi arkadaşlar. Ve İran her
an ürünlerini her gün kullandığımız
ABD'li şirketleri vurabilir. Aralarında
Apple, Google, Microsoft, Tesla ve
Nvidia gibi devlerin bulunduğu 18 ABD
merkezli şirketi hedef ilan etmiş İran.
Ve açıkça bundan sonra tarafımıza
yapılacak her bir suikast için bir
Amerikan şirketi yok edilecek demişler.
Hatta bu açıklamayı devrim muhafızlarına
bağlı bir medya kuruluşu yapmış.
Hedefteki şirketlerin çalışanlarına
hayatlarını kurtarmak için iş yerlerini
derhal terk etmeleri ve yine bu
şirketlerin binalarına 1 kilometre
mesafede yaşayan bölge sakinlerinin de
evlerini boşaltarak güvenli bir yere
geçmeleri bile tavsiye edilmiş. Peki
İran neden bu şirketleri hedef alıyor?
Sadece ABD'li oldukları için değil
herhalde. Öyle olsa 18'le neden sınırlı
kalsınlar? Değil mi? İran'a göre bu 18
şirket ülkenin üst düzey yetkililerine
yönelik suikastlerin tasarlanmasında ve
hedeflerin izlenmesinde ana aktör oldu.
Yani madem öyle doğrudan biz de o
altyapıyı hedef alırız diyorlar aslında.
Peki ya İran gerçekten bu şirketlere
saldırırsa ne olur? Başımıza neler
gelir? Dijital dünyada her şey birbirini
bir zincirin halkaları gibi etkiliyor
biliyorsunuz. Aslında hatırlayanlar da
bulacaktır. Daha birkaç hafta önce Mart
ayının başında İran Birleşik Arap
Emirliklerindeki Amazon veri
merkezlerine saldırmıştı dronelarla.
Sonucunda Birleşik Arap
Emirliklerind'ndeki birçok uygulama ve
dijital hizmet anında çökmüştü. İnsanlar
ödemelerini yapamamışlardı. Koskoca dev
bankaların bile sistemleri kitlenmişti
bir anlığına da olsa. Yalnızca üç tane
veri merkezinin hasar alması sonucunda
olmuştu bunlar. Bunun da altını çizmek
lazım. Benzer şekilde bir saldırı da
yine 1 Nisan'da ve yine Amazon'un veri
merkezlerine de yapılmıştı. Onun
etkileri çok büyük olmadı ama sonuçta
bunlar birer deneysel saldırı bana
kalırsa. Açıklama sonrası tabii ki ABD
kanadında yani Beyazsaray'da merak
etmeyin ordumuz her an hazır diyerek
rest çekmiş. Yetkilileri ordunun her
türlü tehdidi püskürteceğini de
açıklamış. Ama tabii ki bu savaşın
bambaşka bir boyutu. Dünya ticaretine
zarar gelmesini isterler mi bilmiyorum
açıkçası. Bir delinin biri çıkıp kuyuya
taş atmasına bakar. Yani kafayı yemiş
bunlar sonuçta. Ama daha önceki
tartışmalardan biliyoruz ki artık ABD'li
teknoloji şirketleri değişen istihbarat
ve ajanlık yöntemlerinin tam olarak
merkezinde yer alıyor. İnsansı
robotların üretimindeki artışla birlikte
yepyeni bir meslek ortaya çıktı. Robot
yetiştiriciliği. Şimdi bu haberimize
konu olan olaya geleyim. Dünyanın dört
bir yanından Hindistan'dan Nijerya'ya,
Brezilya'dan Filipinlere kadar 50'den
fazla ülkede binlerce gencin başvurduğu
yeni bir kazanç kapısına dönüşüyor bu
iş. Bu gençler robotları yetiştirmek
için bulaşık yıkıyorlar, çamaşır
katlayıp ütü yapıyorlar falan ama
bunları insansı robotları eğitmek için
yapıyorlar. Çünkü Tesla, Figure Aı,
Unity, Robotics gibi dev teknoloji
şirketleri geliştirdikleri insansız
robotların insan gibi davranabilmesi
için bizim evde uyguladığımız temizlik
rutinlerimize muhtaç durumdalar. Bizim
için sıradan olan bu rutinler bu
şirketler için çok değerli birer veriye
dönüşmüş durumda. Çünkü onları evlere
aldığımızda robotları tam olarak bu
angarya işleri bizim yerimize
yapmalarını bekleyeceğiz. Bunu öğrenmek
için de görüntü işlemeleri gerekiyor.
Haliyle o görüntüleri birilerinin
üretmesi şart. Tıpkı artık toplamda 14
milyar kilometre yol yapan Tesla
arabalarının ki onlar da birer robot
aslında. Sadece dümdüz kamera
görüntüleriyle tamamen otonom gitmeyi
öğrenmesi gibi. Sıkıcı ev işlerinden
oluşacak milyonlarca saat, milyarlarca
dakikalık görüntüleri üretmek için bu
Hintli ve Nijeryalı gençler evlerinde
çalışırken takıyorlar kafalarına
telefonu, çekiyorlar videoları. Bazen
aynı çamaşırı birden fazla şekilde
tekrar tekrar katlamaları bile
isteniyormuş onlardan. Ancak öyle
gündelik hayat hızında hız hızı yapıp
bitireyim gibi değil. Olması gerekenden
çok çok yavaş hareket etmek ve belirgin
aksiyonlar yapmak zorundalar ki robotlar
bu verileri detaylı bir şekilde
işleyebilsinler. Saatlik ücretleri de
ortalama 15 dolarmış ki Türkiye
koşullarına göre yine sağlam para. Ben
de yapmayı düşünebilirim boş
vakitlerimde neden olmasın. Open AI
kurucusu Sam Altman hakkında 50 sayfa
uzunluğunda bir haber yayınlandı ve
ortalık yıkıldı adeta. Gazeteci Ronen
Farow 18 ay boyunca Open hakkındaki
yazılıp çizilen her şeyi en ince
ayrıntısına kadar anlattı. Hem de
kaynakları inanılmaz sağlam. Sam Altman
hakkında sosyopat, yalancı, manipülatör,
dolandırıcı diyenler olmuş ve bunu
söyleyenler bu adama yakın çalışan
kişiler. Şimdi Open AI'ın CEO'su Sam
Altman için kullanılıyor bu kelimeler
dedik ya. Öyle sıradan troller
tarafından da değil. Üstelik kendi
yönetim kurulu üyeleri, eski dostları,
Microsoft gibi en büyük iş ortakları
söylüyor bunları. Ne var bunda
diyebilirsiniz belki. Ona da geleceğim.
Önce bir resmedilen tabloya bakalım.
Çünkü 50 sayfanın özetini çok kısa bir
sürede yapmayı amaçlıyorum. Hem herkes
onu çok sevsin istiyor hem de
yakınlarını kendi çıkarları
doğrultusunda acımasızca manipüle
edebiliyor denmiş. Kendisi hakkında
Reddit'in kurucu ortağı ve bir internet
efsanesi olan Aon Schwartz'ı bilirsiniz.
Kendisi ölmeden önce yakınlarını şöyle
uyarmış. Sem'e asla güvenmeyin. O bir
sosyopat. Her şeyi yapabilir. Tabii bu
böyle bir yerde yazılmış bir şey falan
filan. halka açık bir söylem değil. Bu
araştırma sonucunda ortaya çıkıyor.
Hatta Microsoft'un üst düzey bir
yöneticisi Sam Altman için Medow
seviyesinde bir dolandırıcı demiş.
Burada bahsettiği kişi Bernie Medowoff.
ABD tarihinin en büyük finansal
dolandırıcısı arkadaşlar. Bunu söyleyen
kişi de o Bernie Madof'la beraber
çalışmış ortağı. Yani kendi adamı. Adam
eskiden çalıştığı suçlu birine
benzetiyor. Sam Altman'ı böyle düşünün.
Yani hatırlarsanız kendi kurduğu Open
A'ın yönetim kurulu baş bilim insanının
hazırladığı sürekli yalan söylediğine
dair gizli notlarla onu ansızın
kovmuştu. Yani Sam Altmanın kovulmuştu
biliyorsunuz birkaç sene önce. Ama ne
yaptığı? Sahip olduğu eşsiz ikna gücüyle
Silikon Vadisi milyarderlerini arkasına
alıp sadece 5 gün içinde tahtına geri
dönmeyi başardı. Eski bir çalışma
arkadaşının tabiriyle onda Jedi zihin
oyunlarına benzeyen korkutucu bir ikna
yeteneği varmış. Yani karşılığında durup
ne düşünmen gerektiğini sana
söyleyebilecek kadar ürkütücü birisi.
Şimdi gelelim ne var bunda yani kısmına.
İşin asıl ürkütücü yanı Altman'ın
elindeki bu kontrolsüz güç ve değişen
öncelikleri. Asıl kazın ayağı da tam
olarak burada dostlar. Şimdi Open AI
başlarda insanlığı yapay zekanın
tehlikelerinden korumak amacıyla kar
amacı gütmeyen bir kuruluş olarak
kurulmuştu. Bunu belki
hatırlamayanlarınız vardır. Ancak Altman
Elon Musk'la yolları ayırdıktan sonra
trilyon dolarlık bir imparatorluk kurma
hayaliyle rotayı tamamen ticarete
çevirmeye çalıştı ve bunu yaptı da chat
GPT gibi devasa bir uygulama geliştirdi
ve milyarlarca insan bunu kullanıyor
artık dünyada. Ya 800 milyondu çok
pardon milyarlarca biraz abartı oldu.
800 milyon da az değil yani. İnsanlığı
korumak için kurulan hayati güvenlik
ekiplerini bütçesiz bırakıp teker teker
dağıttı bu süre içerisinde. Rakibi
antropyin CEO'su Dario Amade'yı etik
sınırları korumak adına ABD ordusunun
taleplerine en azından kendi
vatandaşları adına direnip rest çekerken
Altman bunu bir fırsat bilip anında
Pentagon'un masasına bir devasa bir
anlaşma imzalamayı başardı. Şimdi mide
bulandırıcı bir detay daha var. Öz kız
kardeşi Anny Altman tarafından yeniden
açılan bir cinsel istismar davasıyla
karşı karşıya kalmış Sam Altman. Bunun
da ne kadar tüyler ülpertici olduğunu
bir görmenizi isterim. Kendi eski
yöneticilerinin deyimiyle o kendi
uydurduğu satış yalanlarına inanan ve
gerçek dünyada yaşamayan biri. Yönetim
kurulu üyelerine göre ise birini
kandırmanın sonuçlarını sosyopatik bir
şekilde zerre kadar umursamıyor.
İnsanlığın geleceğini kökten
değiştirecek korkunç bir güç işte bu
adamın parmaklarının arasının da ucunda
bir yerinde yani. Yani bu haberden sonra
pek o gücü kalmamış olabilir ama zaman
gösterecek. Apple ve Nutella aynı anda
aynı yerde reklamcılık tarihinin en
büyük reklamını yapmış olabilir. Bu
görüntüler Artemis 2 göreviyle Orian
kapsülünün içinde kaydedildi. Dört
astronotun tarihi rekor anlarına eşlik
eden bu bir kavanoz çikolataya
şaşırmadıysanız bu fotoğrafların iPhone
17 Pro kamerasıyla çekilmesi sizi daha
az şaşırtır. Ben de böyle samimiyim
yani. Şakası bir yana astronotlar
yanlarında kendi kişisel telefonlarını
götürdüler. Biliyorsunuz Samsung
yıllardır oturduğumuz yerden 100x ayı
fotosu çektiriyor. Yine yaranamıyor.
Samsung'un yerinde olsam aya gitmenize
gerek yok diye sağlam bir reklam
patlatırdım ben de. Tabii Samsung
telefonlarının çektiği görüntülerin de
büyük bir ölçüde yapay zeka tarafından
anlık olarak üretildiği anlaşılmıştı
geçtiğimiz yıllarda. Bilmiyorsanız bunu
da artık biliyorsunuz. Bu arada duygusal
bir olay da var. Ekibin komutanı son
yıllarda gördüğümüz en karizma
hareketlerden birini yaparak yıllar önce
kanser nedeniyle kaybettiği eşi Carol'ın
adını insan gözüyle tarihte ilk kez
gözlemlenen bir ay kreterine verdi.
Herkesi hüngür hüngür ağlattı. Orada
hemcilslerime sesleniyorum. Bunun üstüne
çıkmak çok zor arkadaşlar. Adam aya
gitmek için eğitim alırken çocuklarını
tek başına yetiştirmiş. Bir de inanılmaz
duygusal bir hikaye var. En nihayetinde
insanlık için bir eşik daha geçildi ve
insanlı ay yolculuklarının önü biraz
daha açılmış oldu. E tabii bu sırada
Apple ve Nutella'nın da reklamı bağır
çağır yapıldı her yere. Yapay zeka
şirketinden gelen 26 milyon dolar gibi
devasa bir parayı reddeden aileyle
tanışın. Günün birinde böyle
oturuyorsunuz evde bir yapay zeka
şirketi kapınıza geliyor ve veri merkezi
kurmak için arazinize gözünü dikiyor.
Size tam 26 milyon dolar teklif ediyor.
Ne yapardınız? Güzel bir soru bence.
Arada soruyor ya işte 1 milyon dolar
versem şunu yapar mıydın? Onun gibi bir
soru. 26 milyon dolar. Ama ABD'nin
Kentucky eyaletinde yaşayan 82 yaşında
Ida ve kızı Delzia için bu senaryo
gerçek oldu arkadaşlar. Teklifte bulunan
yapay zeka şirketinin adı gizli
Tutuluyor haberlerde. Hangisidir
bilinmiyor ama bildiğimiz şey ailenin
karar vermekte hiç de zorlanmadığı.
Bölgenin arazi fiyatının çok çok
üzerinde bir rakam ile verilen 26 milyon
doları tek kalemde reddetmişler hiç
şüpheye yer bırakmadan. Sebebi ise şöyle
açıklanmış. Aile nesillerdir. Aynı yerde
çiftçilik yaptıklarını ve topraklarına
sıkı sıkıya bağlı olduklarını söylemiş.
Paha biçilemezmiş onlar için. Anne kız
olarak orada geçinip orada yaşamayı
kendilerine şiar edinmişler. Evde kalıp
çiftçilik yaparak üretmek onların en
büyük önceliğiymiş bu hayatta. Tabii ki
bu tepkileri fark etmiş olacaklar ki
insanların kendilerine böyle aptal yaşlı
çiftçiler dememeleri için de şöyle
açıklamışlar bunu. Gıdalarının ve tarım
arazilerinin giderek yok olduğunun son
derece farkında olduklarını ve bu
gidişata katkıda bulunmak
istemediklerini belirtmişler. Evet. Yani
insanın hayatta bir duruşu olmalı
diyoruz ama 26 milyon dolar çoğumuzda
duruş falan bırakmaz. Kabul edelim
şimdi. Ama yine de saygı duyarım tabii
ki. 30.000 kişiyi kovan şirket Oracle'la
tanışın. Belki görmüşsünüzdür,
duymuşsunuzdur bu şirketi ama dünyanın
en büyük yazılım şirketlerinden birisi.
Bilmeyenler için öyle açıklayayım. Son
15 yılın en büyük büyüme rakamlarını
açıkladılar ve 553 milyar dolarlık rekor
bir sipariş geliri açıkladılar son
çeyrekte ve 30.000 kişinin işine de
anında son verdiler. Bu da yeni moda
oldu. Geçtiğimiz ay eski Twitter'ın
kurucusu Jack Dorsey şirkette işler iyi
gidiyor ama yapay zeka artık çoğumuzun
işini yapıyor. Diyerek böyle finans
şirketi bloktan 4.000 kişiyi koymuştu.
bayağı yüklü paketler verdi ama kovarken
30.000 kişi de bambaşka bir rekor,
bambaşka bir seviye tabii ki. Şimdi bu
Oracle mail'de çalışanlara demiş ki daha
geniş kapsamlı bir organizasyonel
değişim kapsamında sizin pozisyonunuzu
ortadan kaldırma kararı aldık. Sonuç
olarak bugün son çalışma gününüz. Yani
Jack Dorysey gibi açık sözlü de
değiller. En azından Jack Dorysey
demişti ki artık yapay zeka her şeyi
yapıyor. Size gerek yok o ama hadi sizi
de zengin edeceğim seviyede bir paketle
gönderiyorum. Açık açık söyledi bunu.
Herkese de paylaştı hatta. Ama Oracle'da
biraz üstü kapalı olmuş bu meselenin.
Hatta bu Oracle, Open AI ve Meta gibi
dev şirketlerin devasa veri merkezi
taleplerini de karşılayabilmek adına
sadece bu yıl için 50 milyar dolarlık
bir yatırım bütçesi ayırmış. Böyle işten
çıkarmalar sayesinde de yılda 8 ilile 10
milyar dolar arasında nakit akışı elde
edeceklermiş. Yani aslında o parayı
harcamayarak içeride tutmayı garanti
altına almışlar. Ve bu parayı da, bu
birimi de o 50 milyar doların üstüne
ekleyecekler. Yaklaşık 60 milyar
dolarlık bir veri merkezi yatırımı
yapacaklar insanları işten çıkartarak.
Pandemiden sonra hatırlarsanız yine
vardı bu işten çıkarma furyası ama bu
seferki bambaşka ve sonuçları çok daha
kalıcı. Bir gün yapay zeka nedeniyle
kovulma riskiyle karşı karşıyaysanız
nacizane tavsiye alternatiflere bakmaya
başlayın derim. Malum bizde ABD'deki
gibi kovulunca öyle yok 6 aylık maaş yok
özel sağlık sigortası devam etsin falan
filan. Şunu da al canım senin primlerin
falan filan yüklü bir şekilde zengin
ederek kovmuyorlar. Bir anda kapının
önünde buluveririz kendimizi. Dünya
böyle bir dünya böyle bir yere gidiyor.
Ve tabii ki yapay zekanın ele
geçiremeyeceği alanlarda meslek sahibi
olmak da önemli. Bunu üç önceki
teknoloji gündemi videosundan detaylıca
anlatmıştım sizlere. Evet dostlar yani
sonuçta böyle biraz sıkıcı bir haberle
bitirsek de dünyanın nereye gittiğini
görmek, gözlemlemek hepimizin elinde ve
bunu yapmanın çok kolay yolu okumak,
araştırmak, hedeyip geçmemek, biraz
detayına inmek. hayatın derinlerini
sorgulamak. Bu her zaman için böyleydi.
Ama artık günümüzde bunu daha hızlı
yapabilmek, daha proaktif kararlar
alabilmek gerekiyor. O yüzden size de
tavsiyem hem böyle bizim ürettiğimiz
gibi teknoloji gündemi videolarıyla
gündeme hakim olabilirsiniz ama vitesi
biraz daha arttırıp daha derin
araştırarak kendi yapmak istediğiniz
mesleğe dair gelecek projeksiyonlarınız
şimdiden araştırmaya koyulun. Birinin
size bunları böyle hazır paket şekilde
önünüze sunmasını beklemeyin. Benden bu
haftalık bu kadar. Haftaya görüşmek
üzere. Kendinize iyi bakın.

dünyanın en popüler drone
üreticilerinden biri olan dj'in Mini 4
Pro modelini Bu videoda sizler için
inceliyorum Öncelikle bahsetmek
istediğim konu cihazın çok az yer
kaplaması böyle katlanabilir bir
mekanizmaya sahip olan drone gerçekten
çok az yer kaplıyor Ve istediğiniz gibi
taşımak çok kolay hale geliyor Bu drone
1/13 inçlik bir sensöre sahip ve 4K 100
FPS ağır çekim 4K 60 fps HDR video kayıt
edebiliyor Ayrıca hem yatay hem dikey
video kaydı da yapabilen bu dronun Hızı
saatte 57.64
standart bataryasıyla 34 dakika pil ömrü
sunan DJI Mini 4 Pro daha güçlü batarya
özelliği ile bu süreyi 45 dakikaya
çıkarabiliyor Üstelik bu Mini drone
sadece 249 gram ağırlığında bu ağırlığın
sebebi ise ABD'de lisanssız uçuş
ağırlığının 250 gram olması ülkemizde
ise 500 grama kadar olan dronları lisans
olmadan uçurabilir musunuz fakat uçuşu
yaptığınız yerlerde birçok durumda İzin
almanız gerekiyor Yoksa kolluk
kuvvetleriyle sıkıntı yaşayabilirsiniz
videomu beğenmeyi ve beni takip etmeyi
unutmayın

Gelin size redmi Note 14 serisinin
Türkiye tanıtım etkinliğinde duyurulan
ürünleri anlatayım Bu telefon ailesinde
redmi Note 14 ve redmi Note 14 Pro
modelleri yer alıyor telefon ailesinde
sırasıyla redmi Note 14 redmi Note 14
Pro redmi Note 14 Pro Plus 5G ve redmi
Note 14 Pro 5G olmak üzere Toplamda 4
farklı model bulunuyor redmi Note 14
modelinde helio g99 işlemci 6 ya da 8 GB
RAM ve 128 ya da 256 GB depolama
seçenekleri bulunuyor Bu modelin fiyatı
ise 128 Gb için
12.99 iken 256 GB'lık sürümde
13699 oluyor redmi Note 14 Pro modelinde
ise helio g100 işlemci kullanılıyor Onda
da RAM seçenekleri 6 ve 8 GB iken
depolama seçenekleri 256 ve 512 GB
olarak belirlenmiş fiyat tarafında ise
256 GB'lık sürüm
18.990 iken 512 GB'lık sürümün fiyatı
ise
2.49 redmi Note 14 Pro Plus 5G modelinde
ise Snapdragon 7s gen3 işlemci
kullanılıyor ve r seçenekleri 8 ve 12 GB
olarak belirlenmiş depolama alanında ise
256 ve 512 GB seçenekleri var bu
telefonun 12 GB RAM ve 512 GB depolama
alanı seçeneğinin fiyatı ise
27499 olarak açıklandı redmi Note 14 Pro
5G cep telefonu mediatek diam City 7300
Ultra işlemcisine sahip telefonun 8 ve
12 GB RAM ve 256 ve 512 GB depolama
alanı seçenekleri bulunuyor Bu modelin
de 12 GB RAM ve 512 GB depolama alanı
olan sürümü 23.49
TL'den satışa sunuluyor Ayrıca gecede
markanın satışa sunduğu yeni akıllı
saati redmi Watch 5 ile ilgili bilgiler
de verildi 2.07 inç gibi devasa bir
ekran büyüklüğüne sahip olan Bu akıllı
saat 24 güne Varan pil ömü sunuyor Ben
daha önce redmi Watch 5 Lite modelini
deneyimlemiş ve ar yü ile uygulamasını
biraz eski moda bulmuştum En azından bu
yeni saatte arayüz güncellenmiş biraz
daha modern bir arayüz bizi bekliyor
saatin 4249 TL'lik fiyatı ise oldukça
rekabetçi etkinlikte Türkiye pazarında
satışa sunulan redmi buds 6 Pro kablosuz
kulaklık modeliyle biri bilgisayar şarj
edecek kadar güçlü iki yeni Powerbank
modeli de duyuruldu her yıl benzer bir
etkinlikte yeni modellerin tanıtan
Xiaomi bu yıl da boş geçirmedi özellikle
uygun fiyatlı ortalamanın üstünde
donanım özellikleri sunan cihazları ile
rekabete devam edeceğini sinyallerini
verdi videomu beğenmeyi ve beni takip
etmeyi unutmayın

Herkese merhaba arkadaşlar. Bu videoda
yayından kaldırılmadan ve internete
erişimimiz biraz daha kısıtlanmadan önce
programımızı açmadan sizleri 5651 sayılı
kanundaki değişikliklerle ilgili
bilgilendirmek istedik. Bildiğiniz gibi
daha doğrusu hafta içinde bizim de
haberimizde söylediğimiz gibi hükümet
5651 sayılı internet yasasındaki
değişiklikleri onayladı ve
cumhurbaşkanlığına onay için gönderdi.
Abdullah Gül'ün daha önce gönderdiği
tweetlerden bu konuya biraz da olsa
tepkili olduğunu biliyoruz. Ancak
cumhurbaşkanının veto etme yetkisinin
kısıtlı, hükümetin de bu konuda ne kadar
ısrarcı olduğunu düşünürsek internetin
aydınlık günleri bitiyor diyebiliriz.
[Müzik]
Bir süredir YouTube'la tartışmalı
konumda olan Müap yetkilileri ise
Türkiye'deki internet sıkıntılarından
bir başkasını oluşturuyor. En sonunda bu
anlaşmazlığa bir ton verebilmek için
Fransa'nın Kan şehrinde bir araya gelen
YouTube ve MUAP yetkilileri YouTube
üzerinde yayınlanan Türkçe şarkıların
telif hakkı yasasına dahil olduğuna
kanaat getirdi ve YouTube bu şarkılar
için telif ücreti ödemeyi kabul etti.
Miop'un isteği üzerine daha önceden
kaldırılmış olan Türkçe şarkılar
YouTube'a geri yüklenmeye başladı bile.
Apple'ın çok gezen CEO'su Tim Cooksa bu
hafta Türkiye'ye gelerek
cumhurbaşkanıyla görüşmüş olması tüm
dünyada yankı bulan bir başka haberdi.
Türkiye'den çıkan Apple ürünlerinin
fiyatlarının düşme ihtimali, Siri'nin
gelecek versiyonunun Türkçe çıkması,
İstanbul'da açılacak olan Apple Store ve
Fatih projesi kapsamında dağıtılması
planlanan tabletler konularında görüşen
Tim Cook, hala neden Türkiye'de
cumhurbaşkanı gibi bir siyasi yetkiliyle
görüşmüş olduğunu açıklamış değil.
Cumhurbaşkanınınsa bir dükkan açılışı
için neden bir şirket yetkilisini
çağırdığı hala bilinmiyor.
Sektörün mobil cihazlara kaymasıyla
birlikte bir süredir tablet ve telefon
üretimine ağırlık veren Sony'nin
sırtında adeta bir kambura dönüşmüş olan
Vio departmanını satması düşünülüyordu.
Daha önceden Lenovo'nun teklifini geri
çeviren Sony ise Vio departmanına
çalışanlarıyla birlikte Japanese
Industrial Partners yani Japon endüstri
ortaklarına satarak VO'dan kurtulmuş
oldu.
Bugün Rusya'da düzenlenen açılış
töreninin ardından kış olimpiyatlarının
birinci gününde Rusya'daki eşcinsel
haklara karşı piyasayı eleştirmek için
Google'da boş durmadı ve kendi logosuna
bir LGBT bayrağı üzerine de Kuş
Olimpiyatları branşlarının ikonik
sporcularını yerleştirdi. Aynı zamanda
bu dudula tıklandığında yönlendiğiniz
arama sonuçları sayfası da olimpiyat
ilkeleri maddesine gidiyor ki bu da
Rusya'ya yapılmış ufak bir gönderme
oluyor.
Teknoloji ve internet haberlerinden
derlediğimiz bir programımızın daha
sonuna geldik arkadaşlar. Webtekno
haberde yeniden görüşmek üzere. Hoşça
kalın.
[Müzik]

daha önce cam temizleme robotunu
incelediğim schart teknoloji Ankara'daki
yeni üretim tesisinin açılışına davet
edince yollara düşmek Şart Oldu
İstanbul'dan Ankara'ya 440 km yol alıp
markanın etim meskut Aki yeni üretim
tesisine geldim Burası aynı zamanda bir
ürün deneyim Merkezi gibi tasarlanmış
markanın robot süpürgelerinde Air fry
modellerine kadar her türlü ürününü
burada görebilirsiniz Hatta benim
deneyimlediğimiz robotunu da gördüm Bu
deneyim alanında en fazla ilgimi çeken
şey akıllı klozet kapağı oldu Japonların
ısıtmalı ve yıkama özelliği olan
ürünlerine Benz Bu kapak epey ilgimi
çekti bu yeni yerin açılışından sonra
cihazların üretildiği alana da geçtik
burada diğer davetler le beraber üretimi
nasıl yapıldığı üretim sonrasında
ürünlerin nasıl test edildiği anlatıldı
Ayrıca marka kutlamaya ayrı bir önem
veriyormuş içinde robot süpürge olan
kutuyu şu an gördüğünüz gibi defalarca
yere atmalarına rağmen herhangi bir
hasar olmadığını cihazı çalıştırarak
gösterdiler Siz hangi ürünü ya da
ürünleri beğendiniz yorumlarda buluşalım
videomu beğenmeyi ve beni takip etmeyi
de
unutmayın düşersek

Gözlük bu şekilde dostlar. Samsung
lansmanı için Londra'dayım. Samsung'un
ilk kez tanıtığı akıllı gözlüklerini
gördüm. Şu an takamıyorum ama en azından
şöyle göstereyim. Bu yeni akıllı
gözlüğün çok büyük bir numarası var. O
da aslında bize eller serbest bir Cemini
performansı sunması. Ne demek istiyorum?
Şu yani biz zaten Cemin'ı gün içinde
yazarak ya da sesle diyalog kurarak ya
da kamerayı açıp ona bir şeyler bir obje
göstererek bir diyalog kurarak
konuşabiliyoruz. Ama Samsun'da yeni
akıllı gözlüğü ile birlikte artık
tamamen Geminala gözlük üzerindeki
mikrofonlar üzerinden bağlanarak diyalog
kurabileceğiz. Onun gözlükteki kameraya
erişip gözümüze en yakın açıdan görseli
görmesini sağlayabilecek ve yine önemli
bir özellik olarak bir toplantıya
girdiğimizde toplantıyı bizim için
özetleyebilmesini ve anımsatıcışı
kurabilmesini sağlayabiliyoruz. Tabii ki
tasarım olarak çok zevk meselesi. Onu
siz yorumlarsanız sevinirim ama özellik
bakımından yapay zekayla bu kadar
entegre çalışması bence çok güzel ve
tabii ki canlı çeviri özelliği de var ki
zaten Cemin altyapısıyla çalıştığı için
canlı çeviri özelliği olmazsa olmaz
henüz satışa çıkmayacak ama burada
lansmanda görmüşken sizlere de göstermek
istedim. Umarım satışa çıktığında
Türkiye'de ülkemizde de satışta olur
diyelim. Siz gözlükleri nasıl buldunuz?
Sizce Türkiye'de fiyatı ne olur? eee
böyle özellikler sunan bir gözlüğün
yorumlarda buluşuruz.

Bundan tam 2 yıl önce Apple'ın sanal
gerçeklikte artırılmış gerçekliği bir
arada sunduğu akıllı gözlü Vision Pro
ile ilgili bir paylaşım yapmıştım.
Ardından bir de video paylaşmış ve bu
ürünle ilgili düşüncelerimi sizlere
aktarmıştım. Şimdi o videonun girişini
izleyelim. Herkese merhaba arkadaşlar.
Apple merakla beklenen sanal gerçeklik
gözlü Vision Pro'yu tanıttı. Bence
tutması mümkün olmayan bir cihaz.
Sebeplerini bu videoda açıklıyorum.
Gördüğünüz gibi videoda bu ürünün
tutmasının mümkün olmadığını ve
sebeplerini uzun uzun anlatmıştım. Bu
paylaşımlardan sonra ne Apple
düşmanlığım kaldı, ne Android
fanboyluğum kaldı. Bu konuda çok fazla
eleştiri aldım. Özellikle sosyal medyada
beni bu işten anlamamakta suçlayanlar
oldu. Bu tarz yeni teknolojilerin
potansiyelini görmemekle suçlayanlar da
oldu. Peki aradan geçen iki yılda Apple
Vision Pro için neler yaptı? Yüzlerce
uygulama mı çıkardı? Hayır. Daha uygun
fiyatlı ve daha yaygınlaşması mümkün
olan yeni bir ürün mü üretti? Hayır, bu
iki yıl boyunca uygulama geliştirilmesi
beklenirken herhangi bir uygulama
geliştirilmediği gibi yeni bir ürün de
piyasaya çıkmadı arkadaşlar. Elbette
bazılarınız hala Vision Pro'nun
geliştirici sürümü olduğunu ve uygulama
geliştirici için kullanıldığını iddia
edebilir ama aradan geçen iki yılda
herhangi bir şekilde uygulama ya da bu
akıllı gözlüğü kullanıp da üretilmiş
herhangi bir örnek görmedik. Peki bundan
sonraki ik yılda görecek miyiz? Benim
teorime göre yine görmeyeceğiz
arkadaşlar. Çünkü bence bu tarz
cihazların bir geleceği yok. Bunun
birçok farklı sebebi olmakla beraber en
önemli sebeplerinden bir tanesi uygulama
geliştirmenin zor olması. Gözünüze çok
yakın bir mesafede bulunan bu ekranların
uzun sürelik kullanıma uygun olmaması,
ayrıca kullandıkları teknolojilerden
dolayı fiyatlarının yüksek olması
yaygınlaşmaların önündeki engellerden
sadece birkaçı. Yine de Apple Vision Pro
ya da bu tarz gözlüklerle ilgili benimle
aynı fikirde olmak zorunda değilsiniz.
Yorumlarda fikirlerinizi paylaşmaktan
çekinmeyin. Videomu beğenmeyi ve beni
takip etmeyi unutmayın. 2 sene sonra
Apple Vision Pro'ya ne oldu? Farklı bir
videoile karşınızda olacağım. Kendinize
iyi bakın. Hoşça kalın.

İneklere takılan bu yapay zeka destekli
tasmalar sayesinde sürüleri uzaktan
kontrol etmek ve onları yönlendirebilmek
mümkün hale geldi. Bayağı telefondan
yani çobanlar artık gelecekte böyle
çalışacaklar herhalde. Doktor ve
veteriner bile olmayan bir yazılımcı
kendi köpeği için kanseri tedavi eden
bir aşı geliştirmeyi başardı. Gökçe
Güvenden sonra tanımayanlar için ABD
hükümetini dolandırmakla yargılanan bir
Türk girişimci kendisi. Şu anda ABD'ye
de soruşturması devam ediyor. Bir kişi
daha listeye eklendi. 22 yaşındaki Selin
Kocalar. Ve aynı günlerde insanlık
tarihinin en büyük çip fabrikası
duyuruldu. Haftanın en önemli teknolojik
gelişmelerini derlediğimiz teknoloji
gündemi videosuna hepiniz hoş geldiniz.
Bakalım geçen hafta boyunca insanlık
adına faydalı bir o kadar da tartışmalı
hangi gelişmeler yaşanmış hepsinden bu
videoda haberdar olacaksınız. Çayı,
kahveyi koyun. Çok güzel bir video
başlıyor yine. Ama başlamadan önce küçük
bir duyurum var size. Teknoloji gündemi
videolarını çok sevdiğinizi görüyoruz ve
bu bizi sevdiğimiz işi yapmaya daha da
motive ediyor. Büyük ve köklü bir
teknoloji kanalıyız. Arkada kocaman bir
ekiple çalışıyoruz. Ancak aynı zamanda
yeni çıkan teknolojik ürünlere
duyduğunuz ilginin giderek azaldığını da
fark ediyoruz. Ürün incelemesi videoları
artık eskisi kadar heyecan uyandırmıyor.
Biliyoruz bu Türkiye'de olduğu kadar
dünyada da geçerli. Artık sadece
ihtiyacı olanlar satın alma kararı
verirken izliyorlar o videoları. Bunun
dışında yeni ürünlere karşı heyecanımızı
tamamen kaybetmiş durumdayız. Biliyoruz
biz de çekerken aynı şeyleri
sorguluyoruz sizinle. Eğer Webtekno bu
tip teknoloji videoları daha eğlenceli
olan Bit Pazarı serisi ve belgesel
serilerimizin devamını istiyorsanız
desteğiniz gerekiyor arkadaşlar. O
yüzden beğenmeniz ve paylaşmanız çok
önemli bu videoları. Biz bu desteğinizi
verilerle görebilirsek bu formatlara
devam edebiliriz. Dijital yayıncılık
ancak böyle mümkün olabiliyor çünkü. O
yüzden desteğinizi belli etmek için bu
videoyu ve diğer teknoloji gündemi
videolarını, eski videolarımızı beğenip
paylaşmayı unutmayın. Zaten bitarını
falan çok beğenip çok paylaşıyorsunuz.
20 milyon izlenen kaç tane video oldu
orada ama biliyorum yakında da devamı
gelecek. Ama önce öyle güzel videolara
da desteğinizi görmek isteriz.
Teknoloji milyarderi Peter Tiel
kendisini X.com'un yani dünyada internet
tabanlı ödeme sistemlerinin atası olarak
kabul edilen bir servisin kurucusu
olarak tanıdık ve dünyanın en eski
mesleklerinden biri olan çobanlığı
bitirebilecek bir hamle yaptı. Yapay
zeka destekli inek tasmaları üreten
Halter adında küçük bir startup'a tam 2
milyar dolar yatırım yaptı. 50.000
doların bile büyük para olduğu startup'a
2 milyar dolar nasıl ilaç gibi
gelmiştir? Tahminlerinizi zaten
yorumlara bırakabilirsiniz. Peki neden
bu kadar büyük bir parayı hayvancılığa
gömdüler? Bir taraftan yapay etler
geliştirilirken hayvancılığa para
harcamak hem de 2 milyar dolar.
Türkiye'de illaki yakın ya da uzak
akrabalarınız vardır vaktinde ya da
şimdi hayvancılık yapan. Gecesi,
gündüzü, hastalığı, sağlığı, yakıtı,
yemi, yulafı çok emek gerektiren çok zor
bir iş. Tasmalar da aslında tam olarak
bu yüzden üretildi. Bir kere fiziksel
çit çekme ihtiyacını ortadan kaldırıyor.
Çiftliklere ya da meralara. Çitlerle
hayvanları yönlendirme zorunluluğunuz
kalmıyor. Çünkü onları uzaktan kontrol
ediyorsunuz. Çiftçiler ya da çobanlar
telefonlarına indirdikleri uygulama
üzerinden parmaklarıyla sanal çitler
çiziyorlar. Olur da inekler sınıra
yaklaşırlarsa tasmalar ineklere önce
sesli bir uyarı veriyor. Doğru yöne
gittikçe de o titreşim ya da uyarılar
giderek azalıyor. Ancak burada o Hasan
abinin meşhur çok tartışılan
görüntülerinde iddia edildiği gibi
hayvanlara işkence durumu söz konusu
değil. Kesinlikle ciddi elektrik yükü
falan da vermiyorlar. İnekler eğer böyle
inat eder de dinlemezlerse bu uyarıları
bu sefer hafif bir elektrik uyarısı
devreye giriyormuş. Ama bunun da güvenli
seviyede olduğunu belirtiyorlar. Ama
sonuçta endüstriyel hayvancılık elbette
işin içerisinde bizim evcil hayvanlara
uygulamak istemeyeceğimiz yöntemler de
vardır diye de düşünüyorum açıkçası.
Yani yalan yok. İnek başına 5 la 8 dolar
gibi çok acayip absürt düşük maliyeti
var. Ağırlıklı olarak Yeni Zelanda
Avustralya ve ABD pazarlarında aktif
olarak kullanılıyor zaten ve bu startup
bu pazarlara ulaşmış durumda. Güneş
enerjisiyle çalışıyorlar üstelik. Yani
ekstra şarj zorunluluğu da yok. Bir
inekten dakikada 6.000 veri
toplanabiliyor. Asıl faydası da zaten
burada. Eğer inekte bir hastalık
belirtisi başlamışsa bunu anında fark
edip çiftçiye haber verebiliyor. İnekler
daha hızlı tedavi edilebiliyor ya da
erken teşhis yapılabiliyor. Bu sayede
uygulamadan bir dokunuş yapıyorsunuz.
600.000 inek aynı anda sağıma doğru
yönlendirilmeye başlıyor. Böyle farmilla
ya bildiğin farmilla gerçek oluyor yani
telefondan oynuyorsun yine. Akla
gelebilecek bir diğer soruya da
değinelim. Dağ başında internet yokken
bu sistem nasıl çalışacak? İnternet
sorununu hücresel ağlara ihtiyaç
duymadan çözmüş ama bu girişim. Yani 5G
falan filan da çok onlar için matah bir
şey değil. Baz istasyonu yoksa o da
çalışmayacak. Çünkü kendi özel ağlarını
kurdukları güneş enerjili kulelerle bu
iletişim sorununu çözüyorlar. Yani lokal
bir ağ kuruyorlar. İneklerin
tasmalarıyla telefonlarınız arasında.
Veteriner hekimlerin umudunu kestiği
kanser hastası Roszy adlı bir köpekle
tanışmanızı istiyorum. Sahibinin yapay
zekayla geliştirdiği aşı sayesinde artık
hayatta ve daha sağlıklı. Şuraya bir
dikkatinizi rica edeceğim. Hayatını
kurtaran sahibi Paul Conigam bir
veteriner yahut bir doktor falan ya da
bir tıpçı değil. Yani bir profesör falan
filan da değil. Kendisi bir teknoloji
girişimcisi ve yapay zeka uzmanı. Sadece
o benim en iyi arkadaşım dediği Rosy'nin
geçirdiği bir dizi ameliyat ve
kemoterapi tedavileri tümörü küçültmeye
yetmeyince artık veteriner hekimlerde
umudu kesince chat GPT ve diğer
alternatif araçları kullanarak
alternatif tedavi yöntemleri araştırmaya
başlıyor. Bu arada tabii ki bunu
herkesin yapmasını ben tavsiye
etmiyorum. Çünkü o bilgileri hepimiz
aynı şekilde süzmüyoruz. Yapay zekalar
ise bu arkadaşımızı bağışıklık sistemini
harekete geçiren imünoterapi
yöntemlerine yönlendiriyor. Köpeğin
DNA'sını dizileterek kanserle ilişkili
mutasyonları tespit ediyor. Tabii bunun
için köpeğin DNA'sı da gerekiyor. O
bilgiye de ihtiyacınız var. Yani adam
bunları yapmayı bildiği için buna
ulaşabilmiş. Gelinen noktada elde ettiği
bu verilerle uzmanları ikna etmeyi
başaran Konigum, bilim insanlarıyla bir
araya gelerek bir köpek için tasarlanan
dünyanın ilk kişiselleştirilmiş mRNA
kanser aşısının üretilmesini sağlıyor.
Gerekli etik izinlerin alınmasının
ardından veteriner araştırmacı Rachel
Alevana gözetiminde Aralık ayında
başlanan Rosy'nin büyük tümörlerinden
biri yarı yarıya küçültülüyor ve köpeğin
genel sağlığı, enerji seviyesi belirgin
bir şekilde iyileşiyor. Bilgisayar
bilimleri geçmişi olan sıradan bir
vatandaşın yapay zeka yardımıyla
bilimsel sürece bu derece katkı sunarak
öncülük ettiği bu tedavi gelecekte hem
evcil hayvanlar hem de insanlar için
kanser tedavisinde yepyeni bir umut
ışığı olarak değerlendirilebilir. Zaten
öyle de değerlendiriliyor. Ben de evde
üç kedi bakan biriyim ve onlardan birisi
oldukça hassas bir yavru. Her tarafında
yaraların çıktığı bir alerjiye sahip ve
bunun tespit edilebilmesi için 1,5 yıla
yakın vakit harcadık. yaptırmadığımız
testler, tahliller kalmadı. En sonunda o
güne kadar tükettiği bütün mamaları,
ekstra gıdaları, her şeyi içeriklerini
araştırarak yaptığım bir derin araştırma
sonucunda cedviti sayesinde asıl
alerjini keşfedebildim. Kanatlı hayvan
proteini içeren mamaları kestiğimiz anda
alerjisi de bitti. Benimki tabii ki bu
tedavinin yanında çok basit bir şey ama
neyi nasıl yapmanız gerektiğini çok iyi
tespit ettiğinizde ve yapay zekayı iyi
yönlendirdiğinizde evcil hayvanlarınızın
bile hayatlarını daha rahat hale getirip
hatta hayatlarını bile
kurtarabiliyorsunuz. Teknoloji
dünyasının kamberi kimine göre vizyoner
girişimcisi Elon Musk yine yaptı
yapacağını ve tarihin çünkü dünyanın en
zengin insanı aynı zamanda bunları
yapması kolay yani sana bana göre
tarihin en büyük çip fabrikası tereffabı
duyurdu. Başlangıç maliyeti 30 ila 45
milyar dolar alan. Bu devasa projenin
yanında uzaya roket göndermek falan
devede kulak kılıyor. Maliyetleri o
kadar yüksek. Öylesine çılgın ve
öylesine cüretkar bir projeden
bahsediyoruz ki nedenlerine geliyorum.
Çip üretmek için deyim yerinde ise
dünyanın en önemli makinesine
ihtiyacınız var. Makinelerin makinesi.
Litografi makinesi. Bu gördüğünüz
çipleri basan bu makineyi dünyada kaç
şirket üretiyor dersiniz. Sadece bir
tane tekel yani Hollandalı ASML isimli
bir şirket ve bu makinelerden bir tanesi
yaklaşık 400 milyon dolar ama parayı
basıp hemen alamıyorsunuz da dünyadaki
bütün çiplerin %70'ini üretme gücüne
sahip TSMC adında bir imparatorluk var.
Bu şirket bile bu ASML'nin o makinelerı
vermesi için kapısında yaratıyor,
yalvarıyor. Kimilerine göre MASK bu
sektöre girmek istiyorsa o makinelara
hemen erişmesi bu sebeple de kolay değil
aslında. Peki Musk neden bu kadar
ısrarcı derseniz dünya üzerindeki tüm
çip fabrikalarının toplam kapasitesini
bir araya getirseniz bile maskın yapay
zeka vizyonunun sadece %2'sini
karşılayabildiğimiz hesaplanmış. Örneğin
MASK yollardaki otomobillerden 10 ila
100 katı daha büyük hacimde yılda 1 ila
10 milyar adet Optimüs insansız robotu
üretmeyi planlıyor ve hepsinin çipe
ihtiyacı var. Şöyle diyor: "Ya Terefap
fabrikasını inşa ederiz ya da çiplere
sahip olamayız ve bu çiplere ihtiyacımız
var. Bu yüzden Terafab fabrikasını inşa
ediyoruz." Bir de Terefab'da üreticiye
çiplerin %80'ini uzaya göndermeyi
planlıyor. Çünkü hedeflerinden biri
uzayda bir veri merkezi kurmak. Maskın
uzaydaki 724 kesintisiz güneş enerjisi
veri merkezleri için dünyadaki böyle
filtrelenmiş atmosferin kışmına uğramış
güneş enerjisine, güneş ışınına göre
şahane bir kaynak sunuyor. Daha verimli
oluyor. Üstelik uzayda soğutma gibi
dertler de ortadan kalkıyor. Su ya da
enerji de harcamıyorsunuz. Yani Terafap
fabrikası maskın uzayda veri merkezi
kurma vizyonunun da önemli bir parçası
olacak. Önce Gökçe Güven, şimdi de Selin
Kocalar. Türk girişimci Gökçeg Güven'in
hakkında hazırlanan iddianameye
dayanarak ABD hükümetini nasıl
dolandırdığını şu videoda anlatmıştık.
Şimdi de başka bir Türk girişimci ve
yine aynı iddialarla karşı karşıya
kendisi. Adı Selin Kocalar. O da tıpkı
Gökçe Güven gibi Forbes'un 30 Under 30
listesine girmişti. Kendisi 22 yaşında
dünyanın en prestijli üniversitelerinden
MIT'ye girmiş ama orayı da yarıda
bırakmış. Sonra da yapay zeka girişimi
Delve'i kurmuş. Aslında buraya kadar her
şey mükemmel. gencecik, Türkiye'nin
gururu, vizyoner bir girişimci hikayesi
idi geçtiğimiz günlere kadar. Delve
şirketlerin böyle yasal mevzuatlar ve
standartlara uyumluluk süreçlerini
yürüten ve yapay zekayla bu uyum
süreçlerini otomatize eden bir platform
olarak kurulmuştu. İddialar şöyle:
Delue'nin şirketleri gerçekte
incelemeden sahte uyum belgeleri
ürettiği söyleniyor. Yani şirketler
gerçekte bağımsız bir denetimden
geçmeden sistemde denetlendi olarak
raporlanıyor. Tüm bu usulsüzlük ve sahte
evrak suçlamalarını reddediyorlar tabii
ki ama ABD Adalet Bakanlığı da olayla
ilgili resmi soruşturma başlatmış
durumda. Yani şu anda cezası kesilmiş
bir suç yok ortamda. Adalet
Bakanlığı'nın hazırladığı bir soruşturma
var ve bu da yürütmede devam ediyor.
Yine de bir şeyler başarmaya çalışan
Türk girişimcileri adına üzücü bir
durum. Sıcak bir duş alarak para
kazanmak ister misiniz? Ben isterim
şahsen ama bunu böyle aklınıza gelen
yöntemle tabii ki değil. Yani ben niye
yapayım onu zaten. Super Heat H1
yenilikçi bir su ısıtıcısı olarak
tanıtıldı arkadaşlar. Over Engineering
teknolojileri beni mahvediyor ya. Su
ısıtıcısında da yapay zeka olmasın ama
var ya. Ya biliyorsunuz böyle yapay zeka
ve kripto para bilgisayarları çalışırken
inanılmaz fazla ısınıyor. Hatta
şirketler sadece bu cihazları soğutmak
için devasa elektrik ve su harcıyorlar.
Bu cihazda özel bir bilgisayarı alıp
bildiğimiz su ısıtıcısının yani
termosifonun tepesine yerleştirmişler.
Kesin bir Türk buldu. Kesin bir Türk
buldu. Şimdi bu alet evimizdeki normal
bir elektrikli ısıtıcıyla aynı elektriği
harcıyor aslında. Ancak içindeki
bilgisayar bir yandan Bitcoin kazarken
ortaya çıkan ısıyla da o duş suyunu
ısıtabiliyor. Yani duş aldıkça para
kazanıyorsunuz esprisi de buradan
geliyor işin. Telefona indirilen
uygulamadan suyun sıcaklığını ve cihazın
o an ne kadar para kazandırdığını canlı
canlı izleyebilmek de mümkün. Cihazın
fiyatı yaklaşık 2.000 dolar. Yani
standart ısıtıcılardan daha da pahalı
ama kendi parasını zamanla
çıkartabiliyor. Faturayı ödese yeter
bence. Bu arada bu ısıtılan suyla evin
de ısıtılmasını sağlayan farklı girişim
fikirleri yıllardır var zaten. Ama
mesele sadece bu ürün için Bitcoin
değil. Şirketin asıl hayali ileride
binlerce evdeki bu cihazları dev bir
sanal güç santrali gibi birbirine
bağlayabilmek. Yani gelecekte dev yapay
zeka şirketleri koca koca veri
merkezleri kurup tonla enerji harcamak
yerine yapay zeka işlemlerini sizin
evinizdeki termosifona yaptıracak ve
bunun karşılığında doğrudan size ödeme
yapacak deniyor. Gerçek olur mu zamanla
göreceğiz. Bence bu vatandaşlık maaşının
verileceği, hepimizin işsiz kalacağı o
distopik gelecekte böyle bu tip gelir
kaynakları yaratmak mümkün olacak.
Silikon Vadisi'nin en gizemli savunma
şirketlerinden birisi Palentir.
Kendisini ABD, İran ve İsrail Savaşı'na
destek verdiği Pentagon sistemleriyle
tanıyoruz. Ofis otomatlarıyla
çalışanlara ücretsiz kahve ve enerji
içeceği ikram ediyor bu şirket ofisinde.
Haber bu değil elbette. Bu kahve
makinelerının, içecek makinelerının
içerisine Palent'deki yöneticiler
nikotin keseleri yerleştirmiş. nedenini
tahmin edebilirsiniz. Çalışanların işten
kopmadan daha uzun süre odakla
çalışabilmesi. Bir de şöyle bir durum
var. Lucy nikotin adını verdikleri
farklı bir nikotin tipi bu. Farklı
farklı böyle markaları ve işte
üreticileri de var bu tip nikotin
keselerinin. Yani sadece tütün ürünü
kullananları hedeflemiyorlar. Nikotini
böyle adını söyleyemeyeceğim o tüketim
maddesiyle değil de üretkenlik aracı
olarak pazarlıyorlar. daha uzun uyanık
kalmayı, daha iyi odaklanmayı falan
vadediyor bu keseler. Bu da daha önce
hiç o maddeyi yani o işte çok tüketilen
maddeyi içmemiş, tüketmemiş olanların
dahi daha iyi çalışırım diye bu
maddelere bağımlı olmasını sağlıyor.
Yani arka dumansız bir yolunu bulmuşlar
bağımlılığın. Öyle söyleyeyim. Bir yapay
zeka şirketinin CEO'su olan Alex Cohen
çalışanlarının bu keseler sayesinde çok
daha iyi kod yazdığını düşünüp ben de
bir deneyim demiş ve kendi deneyimiyle
yanlışlıkla nikotin bağımlısı olmuş.
Mesela risklerine de hemen değinelim.
Henüz birçoğunun FDA onağı yok. Yani FDA
dediğimiz şey de dünyanın neredeyse
bütün ilaçlarına onay veren kurum.
ABD'nin bir devlet kurumu, federal ilaç
dairesi ama Türkiye'de bile
kullandığımız çoğu ilaç oradan onay
alınınca güvenilir hale geliyor. Tabii
ki kendi sistemlerimizde var. Keselerin
onayı yok. Yüksek tansiyon, kalp krizi
gibi çok ciddi tehlikelerden
bahsediliyor. Uzun vadede vücuda ne
yaptığı hala araştırma konusu yani henüz
bilmediğimiz daha pek çok zararı da
olabilir. Henüz tanışmamış olanlarınız
için size birini takdim edeyim. Efendim
kendisi Çin merkezli Ahad Form'un son
tanıttığı insansı robot Origin F1. Onu
özel kılan şey mimikleri. İnsansı
robotların en çok ismiyle müsemma olanı,
çok fazla insansı olanı ve insanları
ürkütücü derecedede taklit ettiği
mimiklere sahip olması. masanızda tam
göz hizanızda oturarak sizinle doğal
sohbetler etmek üzere tasarlanmış yeni
nesil bir sosyal masaüstü robotu aslında
sentetik derisinin altına gizlenmiş çok
sayıda minik motor sayesinde kaşlarını,
göz kapaklarını ve dudaklarını çıkan
seslerle kusursuz bir uyum içinde
hareket ettirebiliyor. Bazen ben bile
konuşurken ağzımı yüzümü toplamakta
zorlanıyorum eğer yorgunsam ama bu
robotta böyle bir problem yok. en
doğalından gülümsüyor. Şaşırtıcı bir
durumda gözlerini büyütüyor ve sevinç,
şaşkınlık veya merak gibi duyguları
kelimelerle eş zamanlı olarak yüzüne
yansıtabiliyor. Aynı modelin yeni bir
karakteri de geçtiğimiz günlerde
tanıtıldı arkadaşlar. Bu kadar gerçekçi
mimikler görünce unkenny valley yani
tekinsiz vadi etkisi devreye giriyor mu?
Bir bakalım isterseniz. Tekinsiz vadi
bir robot ya da bir dijital karakter. ne
kadar insana benzerse izleyicideki
hayranlık ve sempati hissinin önce artıp
ama tam insan gibi olmadığını
hissettiğiniz anda duyduğunuz
rahatsızlık ve tedirginlik duygusuna
düşmenizi ifade ediyor. Yani önce
yükseliyorsunuz, "Oha çok iyi
diyorsunuz. Bir anda kötü bir şey
görüyorsunuz ve bomboş bir vadiye
düşüyorsunuz." İfade edilemiyor. Buna
tekinsiz vadi diyoruz. Peki görüntüleri
izledikçe sizde durumlar nasıldı?
Yorumlarda yazarsınız. MKE Tolga ile
tanışın. Türkiye'nin yeni hava savunma
sistemi kendisi. Sürü halindeki
kamikazya dronel bugünün sıcak
savaşındaki en önemli araçlardan bir
tanesi. İran'ın elinde bolca var
biliyoruz ve artık onlara karşı bir
savunma sistemimiz var. İran'a karşı
değil. Bu tip teknolojilere karşı.
Yanlış anlaşılmasın savaş yandaşı falan
değil. Çalışma mantığı şöyle. Tolga bir
droneun geldiğini 10 km uzaktan
radarıyla fark edebiliyor ve önce
sinyalini bozup onun kontrolünü ele
geçirmeye veya böyle bir boşluk bulursa
oraya düşürmeye çalışıyor. Ama diyelim
ki drone sinyal bozucuya aldırış etmedi
ya da buna karşı bir koruma sistemi var.
yaklaşmaya da devam ediyor. İşte böyle
bir durumda Tolga 4 km kala hedefin tam
önüne dakikada 1100 mermi gibi muazzam
bir hızla ateş açmaya başlıyor.
Mühimmatlarla örülen bu duvar yaklaşan
dronun tam önüne geldiğinde parçacıklara
bölünerek dağılacak şekilde tasarlanmış.
üstelik. Atılan yüzlerce merminin havada
aynı anda parçalanmasıyla o bölgede
binlerce çelik parçacığından oluşan bir
bulut da meydana geliyor. Yani o
mermilerden oluşan duvar bir anda buluta
dönüşüyor. Hızla yaklaşan drone ya da
işte alçak irtifalı insansız hava
araçları yoğun bir şekilde havada asılı
duran bu metal parçacıkların içine
girdikleri anda parçalara çarparak
fiziksel olarak yok oluyorlar ve etkisiz
hale gelmiş oluyorlar. Hatta havada yok
edilebiliyor bu sayede. Üstelik bu
savunmayı inanılmaz ucuz bir yolla
yapabiliyor bu sistem. TSK envanterine
de girmiş durumda. Hatta kayıtlara ve
haberlere göre de başka ülkelerin ilgisi
yüksek. Çünkü düşük maliyetli olması
hava savunma sistemlerinde en çok aranan
kriterlerden birisi. Mısır, Katar ve
Suudi Arabistan'la sözleşmeler
imzalanmış bile. Evet, savunma
sanayinden bir haberle bitirdik dostlar.
Teknolojinin kodlarını çözmek ve
gündemden haberdar olmak için her hafta
bu video serisinde buluşalım. Merak
edenler için daha sonradan bunların kısa
kesitlerini de yayınlıyoruz ama önce
uzun videoda daha sonra kısa kesitlerini
de kanalın short sekmesinde
bulabilirsiniz. Görüşürüz. Abone olmayı,
beğenmeyi unutmayın. Bu videoları size
daha çok çekmek istiyoruz.

Herkese merhaba arkadaşlar şu anda
Dubai'de düzenlenen Huawei'nin yeni ürün
lansmanında bakalım bu lansmanda bizlere
hangi ürünleri tanıttılar hep beraber
izleyelim Huawei'nin Dubai'de
düzenlediği yeni ürün tanıtım
etkinliğinde birçok ürün ve çözüm
tanıtıldı Bunlardan ilki ise Huawei
Watch fit 3 oldu artık daha Kara bir
tasarıma doğru ilerleyen yeni akıllı
saat Apple Watch modellerine fazlasıyla
benzemiş bir diğer akıllı saat ise
Huawei Watch gt4 kadınlara özel
tasarlanan yeşil renkli dairesel
tasarımlı modeli oldu etkinlikte Huawei
Watch gt4 Pro suess ed ında tanıtıldı
ekranında papermate yani yansıma
engelleme özelliği bulunan yeni nesil
mpad 11.5 s de etkinliğin bir diğer
ürünü oldu etkinliğin bir diğer ürünü
ise matebook x pro'nun güncellenmiş
sürümü oldu tanıtımı yapılan bir diğer
ürün ise freebuds 6i oldu lansmanın Bir
diğer önemli ürün ise mbook 14 oldu
videomu beğenmeyi ve beni takip etmeyi
unutmayın

Samsung yeni giyilebilir teknoloji
cihazı ringi tanıttı Ring temelde bazı
sağlık verilerini ölçebilen yüzük
şeklinde bir ürün bu sağlık verileri
arasında kalp atış hızı cilt sıcaklığı
uyku ve kadınların özel günleri yer
alıyor yüzük aynı zamanda yürüyüş ve
koşu takibi ile horlama analizi de
yapabiliyor tam dolu pil ile 7 güne
kadar kullanılabilen Samsung Ring Galaxy
aı destekli enerji skoru ile
kullanıcısının zindelik durumunu ölçüp
önerilerde bulunabiliyor 100 metre
derinliğe kadar su altında
kullanılabilen titanyum alaşımdan
üretilen Bu akıllı yüzüğün Türkiye
fiyatı 12999
olarak açıklandı yüzüğün farklı parmak
kalınlıkları için farklı büyüklükte
seçenekleri de var Yüzüklerin Efendisi
filminde herkesin peşinden koştuğu tüm
yüzüklere hükmeden tek bir yüzeye
benzettiğim Samsung Ring teknoloji
severlerin ilgisini çekebilecek bir
aksesuar olmuş Android telefonlarla
uyumlu olarak kullanılabilen Samsung
ring ne yazık ki iPhone uyumlu değil
hastalığım halen geçmediği için bu
videoya da Yapay Zeka yardımıyla
seslendirme yaptım videomu beğenmeyi ve
beni takip etmeyi unutmayın

Herkese merhaba arkadaşlar ben Barış
Kahraman Mart ayının ilk haftasına dair
teknoloji ve internet dünyasındaki
gelişmelerle bir kez daha karşınızdayız
Webtekno Haber'e Hoş
[Müzik]
geldiniz geçtiğimiz haftanın en çok
konuşulan haberlerinden birisi hiç
kuşkusuz ki Recep Tayyip Erdoğan'ın
canlı yayında bir basın görüşmesinde
yaptığı açıklamayı sosyal medyadaki
özgürlükten ve gezi parkındaki olayların
Özellikle sosyal medyada hızlı bir
şekilde Yankı bulması ve bunun toplu bir
eyleme dönüşmesinden yola çıkarak Recep
Tayyip Erdoğan böyle bir özgürlük olamaz
gerekirse YouTube'u da Facebook'u da
kapatırız şeklinde açıklamada bulundu
tedirginlikle
bekliyoruz internet yasakları ya da
çeşitli sansür uygulamaları şöyle dursun
ülkemizde özellikle son bir aydır ciddi
bir internet erişim problemi yaşanıyor
Google Adwords webmasters tool Hatta
Google arama motoru gibi hizmetlerin pek
çoğundan faydalanamayan internet
kullanıcıları sorunun Google'ın
güncellemelerinden ya da tit net'ten
olduğunu savunurken hükümetin sansür
uygulamalarına yönelik bir optimizasyon
çalışmasının da böyle bir soruna yol
açabileceği
söyleniyor bazı ekonomistler tarafından
tüm dünyanın ekonomisini değiştireceğine
inanılan bitcoin'in singapur'daki Kalesi
first metanın CEO'su geçtiğimiz hafta
evinde ölü olarak bulundu Singapur
medyası her ne kadar durumun intihar
olma ihtimali üzerinde dursa da daha
önceden tokyo'daki bir şirketin zorla
iflasını açıklaması ve Flex coin
şirketinin bir hack saldırısı sonucunda
600.000 Dolar civarında para kaybetmiş
olması meselenin intihardan çok bir
Komplo Teorisi olduğunu gündeme
getiriyor oyun meraklılarının gerek
hizmetlerini gerekse şirketle ilgili
gelişmelerini yakından takip ettiği
Steam Platformu Steam müzik hizmetini
yayına soktu henüz Beta aşamasında olan
Steam müzik sadece seçilmiş olan Steam
kullanıcılarına hizmet veriyor ve bunu
kullanabilmek için steam'in Big picture
özelliğine geçmemiz gerekiyor yıl
içerisinde basit bir MP3 Player'dan daha
fazlasını yapacak olan steam'in çeşitli
müzik firmalarıyla görüştüğünü ve
sanatçılarla da anlaştığını
duyduk özellikle Facebook reklamlarından
aşikar olduğumuz 399 liraya iPhone 5S ya
da 299 liraya Galaxy S4 gibi Reklamların
sahibi olan firma goof Bu kez de
hdsinemasitesi
[Müzik]
geçtiğimiz hafta teknoloji dünyasını
derinden sarsan en büyük haberlerden
birisi de Uçan kaykayın sonunda icat
edildiği
haberiyye ve Tony hulk'ın da yer aldığı
bir videoda uçan kaykayı deneyen Pek çok
genç görmüştük açıkçası hepimiz geleceğe
dönüşten aşikar Olduğumuz bu hoverboard
sonunda icat edilmiş olmasının sevincini
duyduk birkaç gün sonrasında Dr Brown
karakteriyle tanıdığımız Christopher
Lloyd bir başka videoda çıkarak bu
Haberin yalan olduğunu ve bütün Geleceğe
Dönüş fanlarını derinden üzdüğünü
söyledi bir çekilişle imzalı olan ve
Geleceğe Dönüş filminde kullanılmış olan
hoverboard verecek olan Christopher
Lloyd her ne kadar Geleceğe Dönüş
fanlarına üstte de uçan kaykayı merakla
bekleyen bir nesli ateşini biraz daha
canlı tutmayı
başardı oyun dünyasından bir başka
gelişme ise electron inden geldi
geçtiğimiz hafta ücretsiz ve online bir
futbol oyunu olan Fifa World'ü duyuran
Electronic ards Üstelik Fifa World için
bir de Türkçe internet sitesi hazırlamış
durumda şu anda dileyenlerin Beta
aşamasına katılabildiği Fifa World'ü Biz
de Webtekno olarak inceledik ama çok
fazla tatmin olduğumuzu söyleyemeyiz
futboldan çok langırta benzeyen bir oyun
olmuş Webtekno olarak okuyucularımıza
hediye dağıtmaya devam ediyoruz
Facebook'taki ilgili kampanya görsel
imizin altına Şarjım bitince ben
hashtagi ile yorum yapan
okuyucularımızdan yorumu en çok beğeni
alan 3 kişiye Sony'nin taşınabilir şarj
cihazını ve çekilişle 5 okuyucum muza
Webtekno Kupası hediye ediyoruz
detayları webtekno.com internet
sitemizde bulabilir şarz yerine şarj
yazmayı Tercih
edebilirsiniz Webtekno haberden bu
haftalıkta bu kadar haftaya teknoloji ve
internet dünyasındaki tüm gelişmeleri
takip etmek için tekrar buluşmak üzere
hoşça kalın
[Müzik]

Windows ykü bir bilgisayarınız var ve
Bilgisayarı açıp kapattıktan sonra
uygulamalarınızın aynı şekilde kalmasını
istiyorsunuz öncelikle bu özelliği
Türkçede hazırda beklet ingilizcede
hibernate adı veriliyor standart olarak
kapalı gelen bu özelliği açmak için önce
Windows tuşuna basıp denetim masası
yazarak menüye giriyorsunuz sonra arama
bölümüne güç yazıyorsunuz ve çıkan
menüde güç düğmelerinin davranışlarını
değiştir seçeneğine tıklıyorsunuz
karşınıza böyle bir sayfa gelecek
sayfanın alt kısmında hazırda bekle
seçeneğinin aktif olmadığını
göreceksiniz bunu aktif edin ve bilg
bilgisayarı yeniden başlatın artık
bilgisayarı kapatırken hazırda beklet
seçeneğinin ne olduğunu göreceksiniz
isterseniz yine Az önce ayarları
yaptığınız sayfada bilgisayarın güç
düğmesine bastığınızda ya da kapağı
kapattığınızda hazırda beklet
özelliğinin aktif olmasını
sağlayabilirsiniz Bu özelliğin uyku
modundan farkı ise enerji harcamaması
Yani uyku modunda Duran bilgisayar az da
olsa pil gücünden harcıyor anlatması
benden denemesi sizden bu videoyu
Windows kullanan arkadaşına göndermeyi
de unutma videomu beğenmeyi ve beni
takip etmeyi unutmayın

Herkese merhaba arkadaşlar ben Barış
kahraman bir pazartesi günü daha
geçtiğimiz haftanın teknoloji ve
internet dünyasındaki gelişmeleri ile
karşınızdayız Webtekno Haber'e Hoş
geldiniz bir süredir kendisine verilen
desteğin durdurulacak söylenen Windows
XP geçtiğimiz hafta işletim sistemi
dünyasına veda etti bireysel
kullanıcılar dışında bu durumdan en çok
etkilenen sektör ise bankacılık sektörü
oldu bazı bankalar atm'lerin Windows
7'ye uygun hale getirirken bazı bankalar
ise Windows XP kullanmaya devam edecek
bunun üzerine Microsoft da Windows XP
için bankalara verdiği güvenlik
desteğini sürdüreceğini
açıkladı WhatsApp'ı satın aldıktan sonra
kendi içinde mesajlaşma sistemini nasıl
yürüteceği soru işareti olan Facebook
Şimdi de mobil uygulamalarında
mesajlaşma hizmetini durdurdu
bunun üzerine bütün kullanıcılarını
Facebook Messenger'a yönlendirmeye
çalışan Mark zuckerberg'in sohbet
konusunda ne yapmaya çalıştığı bilinmese
de iki farklı mesajlaşma uygulamasıyla
sohbet kulvarında güçlü adımlar attığı
söylenebilir geçtiğimiz haftalarda
erişim engeli getirilen ve daha sonra
bir üst mahkemenin kararıyla bu erişim
engelinin kaldırıldığı Twitter
Türkiye'ye ofis açmaya karar verdi bugün
Twitter yetkili ilerinin Türkiye'ye
gelerek tip ve Haberleşme Bakanlığı ile
gerekli görüşmeleri yapıp ofisin
açılmasındaki engelleri kaldırmaları
bekleniyor geçtiğimiz hafta ülkemizdeki
ADSL kullanıcılarının kafasını biraz
daha karıştıracak bir gelişme yaşandı
bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu
Daire Başkanı Tayfun Acer'in duyurusuyla
16 mbits hızında 50 GB ve 100 GB
kullanım kotalı internet paket
tanıtıldı detaylarını webtekno.com da
bulabileceğiniz Bu sözde limitsiz
internet paketleri her ne kadar olumlu
bir gelişme gibi görünse de ADSL
kullanıcılarının hizmet tercihi
konusunda kafalarını biraz daha
karıştırıyor dünya mobil Kongresi
kapsamında tanıtımı yapılan ve tüm dünya
ile aynı anda Türkiye'de de piyasaya
çıkacak olan Samsung'un yeni amiral
gemisi Galaxy S5 geçtiğimiz hafta fiyat
listelerindeki yerine aldı Buna göre
Samsung Galaxy s5'in 16 GB'lık
versiyonunun Türkiye satış fiyatı 2199 L
32 GB'lık versiyonun satış fiyatı ise
2299 lira olarak belirlenmiş Ayrıca
yanında sahip olabileceğiniz akıllı saat
Gear 2'nin Türkiye fiyatı 799 Gear
fit'in satış fiyatı ise 549 lira olarak
belirlenmiş geçtiğimiz hafta sosyal
medyanın en çok konuşulan konularından
biri de coca-cola'nın reklam kampanyası
oldu bir süredir ambalajlarında çeşitli
isimlere ya da sıfatlara yer veren
coca-cola Türkiye'deki 50 yılını
kutlamak için yıllardır alışıla gelmiş
olan logosunu ve yazı karakterini
değiştirerek coca-cola şeklinde yani
okunduğu biçimde yazmaya karar verdi
Üstelik ilginç bir reklam filmiyle bunu
gerçekleştiren coca-cola'nın reklamına
dair detayları webtekno.com da
bulabilirsiniz
14 Mart pazartesi günü bir kez daha
geçtiğimiz haftanın teknoloji ve
internet dünyasındaki gelişmeleri ile
karşınızdayım Ben Barış kahraman bir
başka Webtekno haberde buluşmak üzere
hoşça kalın
[Müzik]

TCL klimaların beğendiğim beş özelliği.
Bugün TCL'nin İstanbul'da düzenlediği
Vision 2025 etkinliğine katıldım. Bu
etkinlikte markanın televizyonlarıyla
beraber aynı zamanda klimalarını da
görme imkanı buldum. Geçen yıl evime TCL
marka bir televizyon aldığım için bu
sefer klimalarını incelemeye karar
verdim. Markanın klimalarının benim
ilgimi çeken beş özelliği bulunuyor.
Gelin şimdi bu özellikleri anlatayım.
Çisel klimalar havayı temizliyor.
Klimalarda bulunan Fration Plus
teknolojisi iç mekandaki kötü havayı
etkili bir şekilde temizliyor ve
ferahlatıcı, kokusuz bir ortam
oluşmasını sağlıyor. Ayrıca birden fazla
filtre donatılan klimalardaki hava, ön
filtre, gümüş iyon antibakteriyel
tabaka, hep yüksek verimli filtre ve
yüksek yoğunluklu filtre dahil olmak
üzere dörtlü arıtma filtrelinden geçerek
temizleniyor. Klimaların beğendiğim
ikinci özelliği ise nem oranını optimize
etmesi. Klimanın ürettiği temiz hava
bulunduğunuz ortamdaki nemi
iyileştirerek ağız ve boğaz kurulu
vakalarını azaltıyor. Beğendiğim üçüncü
özellik ise düşük enerji tüketimi ve
bunu takip edebilme. TCL klimalarda
bulunan AI yani yapay zeka destekli
enerji tasarrufu teknolojisi iç mekan
sıcaklık dalgalanmalarından toplanan
verileri işleyebiliyor. Bu sayede
kompresörün çalışma frekansını proaktif
olarak ayarlamasını soğutma gücünün
çoğunu gereksiz nem giderme ve aşırı
soğutma yerine sıcaklık düzenlemesine
ayırmasını sağlıyor. Bu da biz
kullanıcılara enerji verimliliği olarak
geri dönüyor. Klimanın enerji tüketimini
aynı zamanda uygulama üzerinden de görüp
kontrol edebiliyorsunuz. Klimaların
beğendiğim 4.üncü özelliği ise Google
Home ve Alexa ile kullanılabilme. TCL
klimalar hem Google Home hem Amazon
Alexa ile uyumlu olarak
kullanılabiliyor. Bu da klimaların
akıllı ev sistemlerine dahil
edilebileceği anlamına geliyor. TCL
klimaların en sevdiğim ve bana eğlenceli
gelen 5inci özelliği ise sesli olarak
kontrol edilebilmeleri. Hey TCL
turn on.
Bazı modellerde bulunan bu özellik
sayesinde klimaya hey TCL diyerek
seslendiğinizde sizi dinlemeye başlıyor
ve bundan sonra vereceğiniz komutları
yerine getiriyor. Burada Google Home ve
Alexa ile kullanıma göre küçük bir fark
var. İnternet olmasa da klimayı bu
şekilde kontrol edebiliyorsunuz.
İngilizce anlayan bu klimalarda birkaç
komutu ezberlerseniz her şeyi
yaptırabilirsiniz. Bunlar arasında
klimayı açma, kapatma, dereceyi arttırma
ve azaltma gibi fonksiyonlar yer alıyor.
Videomu beğenmeyi ve beni takip etmeyi
unutmayın. Yeah.

Bir teknoloji yapay zekalı olmak yerine
yapay zekayla doğsa nasıl olur? İşletim
sistemine sonradan eklenen işte bugünkü
gibi özellikler yerine bütün bir işletim
sistemi yapay zekanın kendisi olsa yani.
İşte bu soruya yanıt arayan en baba iki
isim. Eski Apple tasarımcısı Johnny Ive
Open AI CEO'su Samtman'ın ortak kurduğu
şirket IO'nun ilk cihazı hakkında bazı
bilgiler ortaya çıktı. geçen gün
yayınladığımız videoda bu sorunun
yanıtını size bırakmış ve bu cihaz nasıl
olabilir demiştik ama akıllara hemen
böyle gözlükler falan gelmiş. Fakat bu
yanlış cevap. Johnny Ay ve Sam Altman'a
göre gözlükler de dahil olmak üzere
bilgisayar ve telefonlar gibi yapay
zekaya sonradan kavuşan yani yıllardır
hayatımızda yer etmiş her cihaz aslında
yapay zeka kullanım alanlarımızı epey
kısıtlıyor. Kamera açıp sohbet
edebilecek kadar ileri gitse de işler
sonuçta bir ekrana bakmak zorunda
kalıyoruz. Sadece oraya bağlı kalıyoruz.
Çözmeye çalıştıkları sorun da işte tam
olarak bu. Telefonlardan daha küçük
ekran yok. Üzerindeki kamera ve
mikrofonla bizim gibi sürekli gören,
duyan. Şimdilik akıllı telefon ve
bilgisayarlardan sonra masamıza
koyacağımız 3üncü cihaz, 3üncü ana
teknolojik aletimiz olmak için geliyor
yaptıkları ürün. Sonra da yavaş yavaş
bazılarının yerini almaya. Belki de
tıpkı Apple gibi kendi donanımlarına,
kendi yazılımlarına entegre edecekleri
yapay zekalı olunmaz, yapay zekayla
doğulur sözünü karşılayacak bir
ekosistem inşa edecekler bu cihazla.
Tasarıma dair net bilgiler yok ama
anladığınız üzere mesele cihazın nasıl
görüneceği falan değil. Onunla neler
yapabileceğimiz. 2026'da çıkması
beklenen cihazdan 100 milyon adet
satmayı planladıklarına göre fiyatı bunu
kolaylaştıracak seviyede. Yani çoğu
telefondan daha uygun olabilir. Ha bu
arada kurdukları şirketin de duyuruları
bir anda ortadan kaldırıldı. Böyle web
siteleri videolar 404 hatası vermeye
başladı. Sebebi ise bir telif davası.
Onu da alttaki videoda anlattım. Orada
görüşürüz.

hareket halinde kurgu yani montaj yapmak
bugüne kadar Apple bilgisayarlarda olan
ama windows'da pek olmayan bir özellikle
artık bunu yapabiliyoruz gelin nasıl
olduğunu göstereyim yakın zamana kadar
mobil yani hareket halindeyken düstü
bilgisayarlarda video montaj yapmak
sadece Apple MacBook modellerine has bir
durumdu özellikle M serisi işlemcili
Apple düstü bilgisayarlar fişe takılı
değilken bile kurgu yapabilmeleri ile
ünlü olmuşlardı bir süredir
deneyimlediğimiz bilgisayarda kullan
olan Intel Ultra işlemcisi de bana
benzer bir özgürlük tanıdı bu bilgisayar
ve işlemci sayesinde fişe takıl değilken
bile Windows yüklü bir bilgisayarda
kurgu yapıyor ve Adobe Premier
programımı kullanabiliyorum yaklaşık 12
dakika uzunluğunda 4K 60 fps videoyu bu
bilgisayarla fişe takılı olmadan
yaklaşık 9 dakikada dışarı aktardım
Benim için gayet güzel bir deneyim oldu
benzer şekilde uçak yolculuklarında da
bu bilgisayarı kullanarak montaj
yaptığımı belirteyim anlatması benden
denemesi sizden arkadaşlar videomu
beğenmeyi ve beni takip etmeyi unutmayın

hepinize Merhaba arkadaşlar bugün
sizlere Teknoloji haberlerini derledim
İyi seyirler Evet arkadaşlar teknoloji
haberleriyle başlıyoruz Android
telefonlarda casus yazılım bulundu Siber
güvenlik uzmanları daha önce bilinmeyen
bir Android casus yazılımı tespit etti
bu kötü amaçlı modül Hintli
kullanıcıları hedefleyen bir seyahat
uygulamasında
yerleştirildi yapılan açıklamaya göre bu
durumun Hindistan'da faaliyetler
yürütülmesi ile bilinen bir uzaktan
erişim Truva Atı Olan Gravity rut ile
ilgili olduğu ortaya çıktı
araştırmalarda kötü amaçlı yazılımın
arkasındaki grubun çok platformlu bir
araç yapmak için çaba harcadığı
doğrulandı Gravity rat Windows İşletim
sistemlerini hedeflemenin yanı sıra
artık Android ve macos'ta da yer alıyor
2018'de Siber güvenlik araştırmacıları
Gravity rat ile ilgili gelişmelere
detaylı bir şekilde ele alan bir makale
yayınladı bu araç Hindistan askeri
hizmetlerine yönelik Hedef
saldırılarında da kullanmıştı kesb
sky'ın verilerine göre kampanyada en az
2015'te beri 2015'ten beri aktif durumda
ve öncelikli olarak Windows işletim
sistemlerine odaklanıyor grup Android
işletim sistemi Hedef listesine eklendi
Evet arkadaşlar ikinci haberimiz
Aselsan Türk İş Turkish Time dergisi
tarafından yayınlanan Türkiye'nin rge
harcamaları en yüksek 250 şirketi
araştırmasında ARG proje sayısında
birinci oldu şirketten yapılan
açıklamaya göre asasan 620 projeyle
Türkiye'nin Arge harcamaları en yüksek
250 şirketi araştırmasını Arge proje
sayısında ilk sırada yer aldı Arge
çalışanları bakımından da asan 2019 yılı
itibariyle 3947 personelle en çok
araştırmacı istihdam eden şirket olarak
dikkati çekti şirket geçen yıl 2
m970 975 mil
377. 381 liralık Arge harcaması
gerçekleştirdi Aselsan yaptığı ARG
yatırımlarını 2018'e göre % 37,5
oranında arttırmayı başardı kritik
teknolojik kabiliyetleri kendine
mühendis kadrosuyla
Bir saniye arkadaşlar Evet Arkadaşlar
bir
e aksaklık çıktı devam ediyorum kritik
teknoloji kabiliyetleri mühendis
kadrosuyla Özgün olarak geliştirmesi
ürünlerinde en ileri teknolojileri
uygulaması ve Sürdürülebilir ARG düzenli
yatırım yapmasına göre öne çıkan şirket
% 59'u mühendis olmak üzere 8.000 Aşkın
çalışanıyla Ankara'da 3 Ana yerleşkede
faaliyetini sürdürüyor Aselsan askeri ve
sivil haberleşmede
Radar ve elektronik harp elektrooptik
aviyonik savunma ve silah Komuta Kontrol
Deniz ulaşım güvenlik enerji ve güç
yönetimiyle sağlık sistemleri gibi pek
çok alanda tasarım geliştirme üretim
entegrasyon modernizasyon ve satış
sonrası hizmetler dahil olmak üzere
Anahtar teslimi çözümler sunuyor fid
yazılımının vurduğu şirketler eski
haline dönemiyor sosun gerçekleştirdiği
araştırma yazılımlarının kurbanı olan
bilgi
teknolojileri yöneticilerinin Siber
güvenlik konusunda kendilerine
duydukları güvenim ve Siber saldırılara
olan yaklaşımlarının daha önce Fige
yazılımları ile karşılaşmış olanlara
kıyasla önemli ölçüde farklılık
gösterdiğini ortaya koydu yeni nesil
Siber Siber güvenliğin teknolojinin
lideri sopot fidye yazılımlarının
şirketler ve kurumlar üzerindeki
etkisini ortaya koymak amacıyla Cyber
Security the H Challenge başlığıyla
gerçekleştirdiği küresel araştırmasının
sonuçlarını paylaştı araştırmaya
Türkiye'de Türkiye'nin de içinde olduğu
26 ülkeden 5.000 bilgi teknolojileri
yöneticisi katıldı araştırma bilgi
teknoloji yöneticilerinin Siber güvenlik
konusunda kendilerini duydukları güvenim
ve Siber saldırılara mücadeleye olan
yaklaşımların daha önce fid yazılımları
saldırısına uğrayıp uğramadık varını
bağlı olarak önemli ölçüde
gerçekleştiğini ortaya koyuyor
organizasyonu fidya yazılımlarının
saldırısına uğrayan BT yöneticileri
diğer Grup yöneticileri kıyasla Siber
tehditleri anlama konusunda kendilerini
önemli ölçüde geride hissediyor % 7'ye
karşılık % 6 Ayrıca fidya yazılımları
kurbanlarının % 35'i yani üçte birinden
fazlası Siber güvenlik konusu
karşılaştıkları en büyük zorluğu
nitelikli BT güvenlik uzmanlarını işe
almak ve elde tutmak olduğunu söylerken
saldırıya uğramayan lın yalnızca % 199'u
bu görüşü paylaşıyor güvenli odağı söz
konusu olduğunda fidye yazımı
kurbanlarının zamanının % 42,5 isı
tehdit önlemeye ve %
27'si saldırılarla mücadeleye ayırırken
saldırı uğrayanların bu oran sayısıyla %
49 ve % 22 olarak gözlemleniyor bu durum
daha önce saldırıya uğramış kesimin
tehdit önlemeye daha az yanıt vermeye de
daha fazla kaynak ayırma eğiliminde
olduğunu ortaya koyuyor sopot kıdemli
güvenlik araştırmacısı
Chester
vinik kaynakların önceliklendirilmesi bu
farklılığın fid yazılımı kurbanlarının
genel olarak ilgilenmesi gereken daha
fazla bu olmı ilgili olabileceğini
söylüyor Bununla birlikte bu Sonuç daha
önce saldırıya uğramış kesimin gelişmiş
saldırılardan karmaşık çok aşamalı
doğasına karşı daha bilinçli
olduu olduğunu saldırının yakında
olduğuna dair işaretleri tespit etmek ve
bunlara yanıt vermek için daha fazla
kaynak ayırdığını gösteriyor olabilir
diyor felaketin başlaması için 24 saat
yetiyor yazımlar
bu süreçlerin geliştirmesi
s
yayınlanan makalesinde de
etraflıca ele aldığı üzere BT güvenlik
ekipleri üzerinde baskının artmasına
neden oluyor bu
makalede F yazılımlar yakam sebu
Saldıray yer
analizlerde ru saldırılarından
hedefledikleri Ağın güvenliği tehlikeye
atmak ve fidya yazılımı dağıtmak için
yaygın olarak bulunan yasal araçların
güncellenmiş durumlarini kullandığını
tespit etti Öylesine büyük bir hızla
ilerledi ki şirket çalışanlarının
birinin ortalama mesajıyla gelen e-posta
ekinin açmasının ardından 3,5 saat
içinde saldırganlar aktif olarak ağ
keşfi yapmaya başladı ve 24 saat içinde
hedefledikleri etki alanı lisini ele
geçirerek ruu başlatmaya hazır hale
geldi
wiski ru video yazılım saldırısı ile
ilgili yapılan bu son araştırmanın
kurumların ne kadar büyük tehditlere
karşı karşı olduğunu gözler önüne
serdiğini söylüyor böyle bir ortamda BT
güvenlik ekiplerinin 74 tetikte olması
saldırganların kullandıkları araç ve
davranışları hakkında en son tehdit
İstihbar tam olarak kavraması gerekir
diyor vsk anketimizi bulgular daha önce
f etkilenen yöneticilerin Siber tehdit
farkındalıklar dair duydukları güvenin
ciddi Yar aldığını
söylüyor
yöneticilerin arkadaşlar ses kaydı Biraz
kötü oldu sanırım mikrofon gittim
yeniden takmaya çalıştım Bu yüzden sesim
Hani bazı yerlerde Sesim gelmedi devam
ediyorum anketimizi bulgular daha önce
yazılımlarından etkilenen yöneticilerin
Siber tehdit farkındalıklarını dair
duydukları güvenin ciddi yere aldığını
gösteriyor Bununla birlikte fidya
yazılımlarına dair edindikleri
deneyimler onları yetenekli Siber
güvenlik uzmanlarının
önemini daha iyi anlamaya ve tanımaya
yönlendiriyor Sebep ne olursa olsun
güvenlik söz konusu olduğunda bir kurum
fid yazılımı tarafından vurulduktan
sonra bir daha asla eskisi gibi olamıyor

Hayatımızın her anına girmeye başlayan
Yapay Zeka Şimdi de İngilizce öğretmeni
oldu ünlü Yapay Zeka yazılımı chat gpt
destekli praktika isimli uygulama size
sanal bir İngilizce öğretmeni
oluşturuyor uygulama Size bazı sorular
soruyor İngilizceyi hangi seviyede
öğrenmek istiyorsunuz yaşınız ana
diliniz isminiz oluşturacağınız sanal
karakterin cinsiyeti sanal
karakterinizin hangi aksanda konuşmasını
istediğinizi bu ve benzeri bazı sorulara
yanıtlıyorsunuz Ayrıca günde kaç dakika
çalışacağınız da belirtiyorsunuz bu
bilgilere girdikten sonra sanal
avatarını yani İngilizce Öğretmeniniz
hazırlanıyor bu sanal öğretmen Size
birkaç tane soru sorduktan Sonra
İngilizce ders planınız oluşturuluyor
uygulamayı 7 gün boyunca ücretsiz olarak
kullanabiliyorsunuz bu 7 günün sonunda
devam etmek isterseniz ücret ödemeniz
gerekiyor fiyatları ekranda görüyorsunuz
yıllık 2269 aylık 190 eğer 3 aylık
periyotlarla ödemek isterseniz aylık 187
t'ye geliyor anlatması benden uygulaması
ve denemesi sizden arkadaşlar videomu
beğenmeyi ve beni takip etmeyi unutmayın

Robot süpürgesine eğlence amacıyla
PlayStation 5 kontrollüsü bağlamak
isteyen bir yazılımcı yanlışlıkla
dünyanın dört bir yanındaki evlerin
kameralarına ulaştı. Sadece kameralara
değil aynı robot süpürgeyi kullanan
evlerin detaylı haritalarına ve
kullanıcıların tüm verilerine erişim
sağladı. Haftanın en önemli teknolojik
gelişmelerini derlediğimiz teknoloji
gündemine hepiniz hoş geldiniz. Bu
videoda bir yazılımcının PlayStation 5
koluyla evlerin mahremiyetine nasıl
sızdığından tutun ABD ordusunun
Venezuela lideri Maduro'yu yakalamak
için kullandığı yapay zeka operasyonuna
kulaklıklardaki gizli zehir
tehlikesinden verileri 10.000 yıl
saklayabilen mucizevi cam teknolojisine
kadar pek çok konuyu konuşacağız. Ayrıca
Elon Musk'ın Pentagon'la yaptığı otonom
silah anlaşmasını ve Samsung'da
Google'ın başlattığı mobil yapay zeka
işletim sistemi devrimini de mercek
altına alıyoruz. İnsanlık adına faydalı
ama bir o [müzik] kadar da tartışmalı.
Teknolojilerin kodlarını çözmeye hep
birlikte başlıyoruz. Çayık, kahveyi alın
gelin. Güzel bir video olacak.
DJI Romo robot süpürge skandalı ile
başlayalım. Her şey yazılımcı. Sami
Azdofal'ın yeni aldığı DGI markalı Romo
modelli robot süpürgesini PlayStation 5
koluyla yönetmek istemesiyle başladı.
Her şey eğlence amaçlıydı. Bunu
başardığında sistem dosyalarını
kurcalarken şoke edici bir detay fark
etti. Dij sunucularındaki basit bir
yetkilendirme hatası ona yalnızca kendi
robotunu değil tam 24 ülkede yaklaşık
7.000 robot süpürgeyi kontrol etme
yetkisi vermişti. Bir anda binlerce evin
canlı kamera görüntülerine, mikrofon
kayıtlarına, anlık konum verilerine ve
ayrıntılı ev haritalarına kadar erişmek
mümkün olmuştu. Düşünsenize evinizde
temizlik yapsın diye aldığınız o akıllı
cihaz dünyanın öbür ucundaki birine en
mahrem alanınızın kapısını açabiliyor.
Asıl dikkat çeken detaysa şu: Yasak
olmasına rağmen DJI Roma robot
süpürgelerin evlerden topladığı mahrem
veriler sunucularda şifrelenmeden düz
metin halinde tutuluyordu. Yani bu
hikayenin kahramanı olan yazılımcımız
haricinde sisteme erişen herhangi biri
bu verileri olduğu gibi okuyabiliyordu.
Dufal'da eline geçen bu devasa casusluk
yetkisini kötüye kullanmayarak durumu
hemen yetkililere yani şirkete bildirdi.
Üretici firma DGI ki kendilerini
dronelarla da tanıyoruz. Kullanıcıların
hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan
sunucu tarafında sessiz güncellemeler
yayınlayarak açığı kapattı. Yine de
nesnelerin interneti kapsamındaki akıllı
ve masum ev aletlerinin şirketlerinin
tek bir güvenlik hatasıyla dünyanın en
büyük gözetleme ağına dönüşebileceğini
bir kez daha görmüş olduk. ABD ordusu
Elen Musk'la tam otonom ölümcül silah
anlaşması imzaladı. Biliyorsunuz Elon
Musk Twitter'ı satın alıp adını X olarak
değiştirmişti yıllar önce. X Company
adındaki çatı şirketinin altına da hem
SpaceX'e hem de diğer şirketlerini
bağlamaya kalkıştı ve her şeye kadir tek
bir şirket olarak Mr. Robot dizisindeki
Evil Corp'a dönüşmek üzere olan X
kompaninin altındaki en ilginç şirket ne
sosyal medya platformu X ne de Elen
Musk'ın diğer şirketleri. Open AI ve
Antropik gibi diğer dev şirketlere rakip
olduğu Küfürbas Hyd Grock'un da
geliştiricisi Xı adındaki bir başka
şirketi. Çünkü Musk'ın hükümete
yakınlığı ona başka kapılar da açıyor. O
kapılardan birisi de Amerikan Ordusu.
Yani Pentagon ve Elon Musk'ın XAI
şirketiyle tam otonom, ölümcül silahlara
izin veren bir anlaşma imzaladılar. XAI
ordunun yapay zekayı tüm yasal amaçlar
için kullanması şartını hiçbir itirazda
bulunmadan kabul etti. Bu durum Musk'ın
yapay zeka modeli Grok'un insan
müdahalesi olmadan karar verebilen
silahlarda ve kitlesel gözetimde
serbestçe kullanılmasına resmen yeşil
ışık yakıyor. ABD'nin Çinleşmesi yolunda
yetki maskın ellerinde diyebiliriz.
Grok'un aynı zamanda X'in önemli bir
parçası olduğunu da biliyorsunuz. Bu
adam istihbaratın dibini sıyırıyor şu
an. Peki aynı Pentagon'un Venezuela
başkanı Maduro'yu yapay zeka kullanarak
yakaladığını söylesem size? hem de
hepimizin kullanabildiği chat GPT ve
Cemil gibi çalışan bir başka yapay zeka
cloud sayesinde. Wall Street Journal'ın
haberine göre ABD ordusu yani Pentagon
Ocak 2026'da Venezuela Devlet Başkanı
Ncolas Maduro'nun yakalanmasıyla
sonuçlanan operasyonda Cloud'u doğrudan
bir silah olarak değil de operasyonun
hızını ve isabetini arttıran bir karar
destek ve analiz aracı olarak kullandı.
Cloud operasyon öncesinde ve sırasında
toplanan o devasa miktardaki veriyi işte
ele geçiren mesajlar, telsiz yok
konuşmaları hızla tarayarak belli
kalıplar seçti. Özellikle İspanyolca
iletişimlerin anlık çevirisi ve analizi
için kullanıldı. Uydu fotoğraflarındaki
değişimleri, araç hareketlerini ve
askeri mevzilenmeleri insan
analistlerden çok daha hızlı tespit
ederek güncel istihbarat sundu.
Operasyonun farklı senaryolarının simüle
edilmesi ve risk analizlerinin
yapılmasında da yardımcı oldu orduya.
Hatta bazı kaynaklara göre baskın
sırasında da aktif olarak sahadan gelen
verileri sentezlemek için kullanıldı.
Askeri sistemlerin kalbine derinden
entegre olan Cloud, şu anda ordunun en
yüksek gizlilik seviyesi olan Impact
Level Six onayına sahip dünyadaki tek
yapay zeka konumunda. Daha sonra
Cloud'un geliştiricisi antropik daha
fazlasını isteyen ve yeni silahlara da
entegre edelim diyen Pentagon'un
teklifini etik nedenlerle geri çevirince
öküz öldü. Mertlik bozuldu ve devreye
giren Elen Musk topu eline aldı. Sonuç
olarak Musk istediği anlaşmayı imzalamış
olsa bile askeri altyapıya hükmeden
Cloud'u bir anda tahtından etmesi hiç de
kolay olmayacak. Çünkü Cloud çok güçlü
bir yapay zeka. Sadece 50 cent yani 20
liradan biraz daha fazla maliyetle üç
boyutlu yazıcıdan motor üretmek artık
mümkün. MIT araştırmacıları sadece 50
centlik ham madde maliyetiyle tam
işlevsel bir elektrik motorunu tek bir
süreçte 3D yazıcıdan basmayı
başardıklarını duyurdu. Sıradan bir 3D
yazıcılar. Genellikle plastik malzeme
ile sınırlı ve bir motor üretmek
isteseniz bile, manuel bir motor olsa
bile bunu saatlerce peş peşe yaptığınız
birkaç katmanlı baskıdan sonra
kurabilirsiniz. MIT araştırmacıları ise
bu engeli aşmak için yazıcıya dört
farklı uç yani püskürtme başlığı,
kurutma başlığı falan taktılar. Bu özel
başlıklar sayesinde cihaz tam beş farklı
malzemeyi aynı anda kullanabilme
yetisine kavuştu. Elektrik akımını
ileten gümüş bir mürekkep, mıknatıs
özelliği taşıyan iki malzeme, destek
sağlayan sert bir plastik ve esnek bir
madde. Yazıcı bu farklı malzemeleri
tıpkı bir pasta basar gibi katman katman
üst üste diziyor. Böylece elektrik
ileten, teller ve mıknatıs parçaları
dışarıdan hiçbir müdahale veya montaj
gerektirmeden makinenin içinde bir araya
geliyor ve sonuç olarak baskı süreci
bittiğinde normal üretimi çok daha
zahmetli olan bir elektrik motoru
istenen boyutlarda sadece 3 saat içinde
tek ve bütün bir parça halinde yazıcıdan
hazır bir şekilde çıkmış oluyor. Çin
tarihin belki de en büyük tersine
mühendislik operasyonunu başlattı ve
ABD'li yapay zeka araçlarının sırlarını
çözmeye çalıştı. ABD çip ambargosuyla
falan Çin'i durdurabildiğini,
yavaşlatabildiğini sanıyordu ama Çinli
şirketler Amerikan yapay zekası cloud'u
gizlice kopyalamaya çalıştı. Az evvel
ABD ordusuyla işbirliği ve Maduro'nun
yakalanmasındaki etkisini açıkladığım
Cloud'un geliştiricisi Antropik haliyle
ABD'li bir şirket. Ticarette ve
teknolojide olduğu gibi yapay zekada da
dünyanın diğer süper gücü de Çin
biliyorsunuz Antropik'in yayınladığı
güvenlik raporuna göre Çin merkezli Deep
Seek, Moonshoot AI ve Minimx gibi yapay
zeka laboratuvarları 24.000 sahte hesap
kullanarak cloud sohbet botuyla tam 16
milyondan fazla sahte sohbet
gerçekleştirdi. Bizim gibi yazıştılar
Cloud'le ve sordukları sorularda arka
planındaki mühendisliği çözmeye
çalıştılar. Sektörde buna damıtma
saldırısı deniyor. Deepsek, Moon Shot ve
Minimex gibi şirketlerin Çin'e uygulanan
bölgesel engelleri Hidra kümesi denen
devasa bir proxy ağıyla açtığı
söyleniyor. Peki ya amaçları ne? yıllar
sürecek araştırma masraflarına girmeden
cloud'un karmaşık kodlama ve akıl
yürütme yeteneklerini tek kalemde çalmak
ve her şeyi maliyetsiz bir şekilde daha
ucuza biz yaptık diyerek pazarlamak.
Ancak antropik'e göre asıl felaket bu
telif veya başka sorunlar değil. Ulusal
güvenlik. Çalınan bu kopyalarda Amerikan
güvenlik bariyerleri de yok. Yani
otoriter rejimler bu sınırsız gücü siber
saldırılar, biyolojik silahlar ve
kitlesel gözetim için fütürsüzca
kullanabilir. Bu olay çipe erişim olmasa
bile yüksek teknolojinin nasıl kolayca
sızdırılabileceğini kanıtlıyor. Aslında
antropik tespit sistemleri kursa da
herkesi uyarıyor. Bu tek bir şirketin
çözemeyeceği kadar devasa bir küresel
kriz. Ama meselenin iki yüzlülüğüne
gelin. Bakın ki antropik gibi bütün
yapay zeka devleri internette herkese
açık ve hepimize ait olan verileri afır
çaldı yıllarca ve kullandı kendi
modellerini geliştirmek için. Şimdi
başka bir şirket ya da başka bir ülkenin
şirketi şirketleri saldırınca mı sorun
oluyor? Doktorların yerini almaya aday
ilk yapay zeka piyasaya sürüldü. Dijital
sağlık platformu Super hastaların tüm
tıbbi geçmişini sınırsız bir hafızayla
takip eden yapay zeka destekli doktor
uygulamasını resmen piyasaya sürdü.
Gerçekten adı da bu. özel sıkıştırılmış
hafıza mimarisini kullanan bu yapay
zekanın diğer yapay zekalardan farkı şu:
Kan tahlillerinizi, ilaç geçmişinizi ve
yaşam tarzınızı sürekli analiz ederek
örneğin aylar önce bir baş ağrınızla
düşen demir seviyeniz arasındaki gözden
kaçabilecek bağlantıları kurabiliyor.
Tavsiyelerini doğrudan hakemli akademik
makalelerle destekleyen sistem düşün
sekmesi üzerinden hastalara teşhis ve
çıkarım mantığını adım adım şeffafça
açıklayabiliyor. Dahası diyetinizle
mesela bir diyet yapıyorsanız ya da
alışkanlıklarınızla ilgili tutarsız
beyanlarınızı fark edip sizi sorgulayan,
sağlıklı şüphecilik özelliğiyle öne
çıkan bu teknoloji çok yakında akıllı
saat ve giyilebilir cihaz verilerini de
sisteme entegre edecek. Geliştirici ekip
devrimsel asistanın henüz doktorların
yerini almak için değil de klinik iş
akışına entegre edilerek doktor
gözetiminde kesintisiz bir tedavi süreci
sunmak için tasarlandığının altını
çiziyor. Ama işin nereye varacağı
şimdiden belli. Dünyaca ünlü markaların
kulaklıklarında sağlığa çok ciddi
derecede zararlı kimyasallar bulundu.
Herkes için zehirsiz yaşam ya da yabancı
adıyla The Fox Free Life for All Project
projesi kapsamında laboratuvarlarda
incelenen ve aralarında Boss, Samsung ve
Senniser gibi sektör liderlerinin de
bulunduğu 81 farklı kulaklık modelinin
istisnasız %100'ünde toksik maddelere
rastlandı. Öyle ki ürünlerin %98'inde
erkeklerde kadınlaşmaya, kız
çocuklarında erken ergenliğe ve kansere
yol açabilen endokrin bozucu bisfenol A
yani BPA ile doğurganlığı bozan
fitalatlar gibi zehirli bileşenler yer
aldığı tespit edildi. Çocuk
kulaklıklarında genel tablo nispeten
daha temiz. Şöyle bir istisna var ki en
yüksek zehir oranı çocuklar için
üretilen My First Care Buds isimli
kulaklıkta tespit edilmiş. Baktım
Türkiye'de satılan bir kulaklık değil.
Endişelenmenize gerek yok çocuklarınız
için. Ama bu markaların hepsinden birer
birer açıklama bekleniyor. Bir diğer şok
edici sonuç binlerce lira ödediğimiz
Apple, Sony, Boss ve Senizer gibi
premium markaların isimsiz ucuz
markalara kıyasa daha yüksek oranda ve
en çok kırmızı notu alarak kimyasal
testlerde sınıfta kalması. Ek olarak
oyuncu kulaklıkları bu kulaklık
pazarında ve kimyasallar listesinde en
zararlı ürünler olarak öne çıkıyor.
Üzgünüm ama ucuz da olsa, pahalı da olsa
kaçılmayacak bir sorun bu. Uzmanlar
kulaklık takıldığında oluşan vücut ısısı
ve özellikle böyle egzersiz sırasındaki
terin bu zehirli kimyasalların
plastikten doğrudan derimize geçişini
hızlandırdığı konusunda uyarmışlar
hepimizi. Markaya da fiyat fark
etmeksizin. Pazarın tamamını saran bu
gizli tehlike kulaklıkları her gün uzun
saatler kullanan kişilerde vücuda
birikerek tehlikeli bir etki yaratıyor.
Bu bilimsel etkiye kokteyl etkisi
diyorlar ve uzun vadeli kalıcı hasarlara
davetiye çıkartabiliyor. Japonya'da
sadece sanal anime karakterlerinin
öğretmenlik yaptığı yeni bir okul
açıldı. Tokyo merkezli Luminaris şirketi
1 Mart'ta tamamı aktif ve gerçek
vtuberlar dedikleri karakterler yani
gerçek yüzlerini göstermek yerine
kendilerini temsil etmek için dijital
avatarlar kullanan yayıncılardan oluşan
Virtual Crem School Wish High isimli
çevrim içi okulu açacağını açıkladı.
Belki de bu videoyu 1 Mart'tan sonra
izliyorsanız bir kontrol edin. Belki
açılmıştır. Kendi YouTube kanallarına
sahip olan bu eğitmen yayıncılar artık
lise düzeyinde eğitim verebilecekler bu
platform sayesinde. Öğretmen kadrosu ise
oldukça renkli. Matematiği deniz aşığı
olan Rengetsu Umid'den İngilizceyi yarı
hayvan, yarı insan böyle miyo, müzik
filan falan dinleyecekler. Üstelik
kimya, coğrafya, klasik edebiyat gibi
pek çok ders de mevcut olacak
müfredatta. Geleneksel Japon
dershaneleri yılda yaklaşık 9.500 00
dolar gibi bir ücrete sahipken bu sanal
okulun aylık ücreti sadece 65 dolar
civarında tutulmuş. Bu durum bence böyle
işte hani dar gelirli insanların eğitime
daha kolay ulaşmasını sağlayacaktır.
Türkiye'de tutar mı? Bence tutmaz. Ya da
bilemeyiz Alfa kuşağı ne seviyor. 2
milyon kitaplık veriyi 10.000 yıl
boyunca içinde saklayabilen cam
üretildi. Evet, bildiğiniz gerçek camdan
bahsediyorum. Bugün kullandığımız hard
diskler ortalama 10 yıl, veri
merkezlerinde kullanılan manyetik
bantlar en fazla 30 yıl dayanabiliyor.
SSD'ler zaten tüketici elektroniği. Ne
kadar sık kullanırsanız ömürleri o kadar
çabuk bitiyor. Bu yüzden verileri uzun
süre saklamak, sürekli yeni ortamlara
aktarmak gerekiyor ki veriler
kaybolmasın. Ve bu oldukça masraflı bir
yöntem. İşte bu soruna çözüm olarak
Microsoft araştırmacıları Project Slika
teknolojisinde geldikleri son noktayı ve
yeni yayınladıkları kapsamlı bir
bilimsel çalışmayı duyurdular. verileri
bir camın içinde depolamayı başardılar.
Peki bunu nasıl yapıyorlar? Bu yöntemde
veriler sıradan değil. Sadece 2 mm
kalınlığında özel bir bora silkat camın
içine yazılıyor. Bora silkat cam da
bildiğiniz şu çift varaklı camlar var ya
klasik o cam bardakları aslında. Ultra
hızlı lazerler bilgiyi camın yüzeyine
değil de içine işleyerek voksel denen üç
boyutlu mikroskobik noktalar
oluşturuyor. Lazerin odak noktası
ayarlanarak camın içine yüzlerce veri
katmanı sığdırılabiliyor. Veriler geri
okunurken yüksek çözünürlüklü
mikroskoplar camın içini tarıyor.
Ardından yapay zeka algoritmaları bu
optik verileri analiz ederek veriyi
orijinal dosyalara dönüştürüyorlar.
Birkaç milimetrelik bu cam plakalar
yaklaşık 2 milyon kitaplık veriyi
saklayabiliyor. Bu verileri oda
sıcaklığında 10.000 yıldan çok daha uzun
süre koruyabildiği de tespit edilmiş.
Tabii ki başında oturup 10.000 yıl
beklemediler. Yani Project Silica henüz
kişisel bilgisayarlarımızdaki bu
depolama birimlerinin yerini hemen
alacak günlük bir tüketici ürünü değil.
Yüksek çözünürlüklü mikroskop falan
gerekiyor ve masraflı bu. Şimdilik bulut
servisleri ve ulusal arşivler gibi
devasa verileri uzun vadeli saklaması
gereken kurumlar için tasarlanmış. Geniş
çaplı endüstriyel kullanıma
sunulabilmesi için biraz daha zamana
ihtiyacımız var ama oldukça heyecan
verici bir gelişme olduğunu
söyleyebiliriz. Samsung ve Google yapay
zeka işletim sistemi ve yapay zeka
telefon devrimini resmen başlattı.
Samsung'un yeni telefonları Galaxy S26
ailesi tanıtılırken AI OC yani yapay
zeka işletim sistemi terimi ilk kez bu
çapta bir lansmanda ve etkinlikte bu
kadar net bir şekilde ifade edildi.
Cemin entegrasyonuyile gelecek Galaxy
S26 ultralarda yapay zeka sadece sesli
ve yazılı yanıtları göndermeyecek size.
Cihazı sizin yerinize kullanabilecek.
Biriken bütün bildirimleri birkaç
satırda özetleyebilecek. Yani bir bakıma
sohbet botlarının sohbet ekranlarından
dışarı çıkıyoruz. Apple'ın yıllardır
yapamadığını Samsung Google'ile birlikte
çalışarak yaptı ve dünyanın ilk mobil
yapay zeka ajanları Pixel'le birlikte
sadece Galaxy S26 ailesinde
kullanılabilecek. Güncellemelerle
ilerleyen aylarda bazı özellikleri daha
önceki nesil Samsung amiral gemilerinde
ya da Xiaomi gibi Başat amiral gemisi
telefon üreticilerinde görebiliriz
bence. Çünkü her ne olursa olsun Android
ve Google işletim sistemini kullanıyor
bu cihazlarda. Şimdilik bu güncellemeler
için net bir tarih yok ama geldiğimiz
nokta oldukça heyecan verici. Galaxy S26
Ultra ve diğer modellerin ön incelemesi
şu anda kanalda yayında. Melih'in gidip
basın gösterimine bizzat katılarak
erkenden çektiği videoyu dünya ile aynı
anda yayına verdik. Bu telefonların
fiyatları dahil tüm detaylarda hem
webtekno.com'da hem de canlı yayın
kaydımızda görülebilir. Oradan
izleyebilirsiniz. Canlı yayında bu arada
bayağı iyi aktı. Bayağı iyi
değerlendirdik ürünleri. Tavsiye ederim
izlemenizi. Teknolojinin kodlarını
çözmek için her hafta cuma günü
Webteknoya teknoloji gündemi videolarına
sizi bekleriz. Görüşmek üzere. Hoşça
kalın.

Eğer Samsung marka bir telefonunuz varsa
bu videoyu sonuna kadar izleyin herhangi
bir metin alanında ki ben burada
WhatsApp'ta yapıyorum Bir Sayı ya da
rakam yazın Bunun yanına santim ya da
kilometre Yazın ben örneğim de 34 cm
yazdım bu yazıyı seçip basılı
tuttuğunuzda içinde dönüştür ifadesi
bulunan bir menü geliyor buradaki
dönüştür ifadesine tıklayınca Seçtiğiniz
birimin kilometre metre ve santim
cinsinden değeri geliyor daha fazla
menüs tıkladığınızda ise bu birimin
farklı birimlere dönüşmüş halini de
görüyorsunuz işte bu kadar farklı
birimlerle deneme yaparak İstediğiniz
bir bilimsel dönüşümleri de
görebilirsiniz videonun başında Samsung
dedim ama farklı markalarda da bu
özellik çalışabilir anlatması benden
denemesi sizden videomu beğenmeyi ve
beni takip etmeyi unutmayın

Aselsan yapay yağmur işine falan mı
giriyor? Yani bulut tohumlama uçakları
geliştirip normalde yağmayacak yağmurun
yağmasını sağlayacak bir teknoloji mi
geliştiriyor Aselsan? Evet, bu
teknolojiyi Aselsan geliştiriyor ama
hayır, bu işi yapan taraf Aselsan
olmayacak. Bilmeyenler için bu bulut
tohumlama olayı, nemli ama yağmur için
yetersiz durumda olan bulutlara
uçaklarla tuz tanecikleri ya da çeşitli
zararsız kimyasallar püskürtüp suyu bu
taneciklerin etrafında yoğunlaştırarak
yağmurun tetiklenmesini sağlayan bir
teknoloji. Aslında yeni bir teknoloji de
değil ama çölün ortasındaki Dubai'yi
selin götürdüğü, Teslalarıyla yüzen
Arapların olduğu şu videolarla çoğumuzun
karşısına çıkmıştır bu teknoloji ve
gündemimize girmiştir. Türkiye'de ise bu
işi Aselsan'ın üstleneceği haberi patlak
verdi geçenlerde. Ancak bu yalan haberin
ana kaynağı olarak sunulan Aselsan 2025
faaliyet raporunu açıp baktığımızda
bulut tohumlama uçakları için geliştirme
ve tedarik sözleşmesi imzalanmıştır
cümlesini görüyoruz. Başka bir ifade de
yok. Açıp da iki satır okuyarak haber
yapmayı bizden sakınan tek cümlelik
haber sayfaları da aldı bu cümleyi,
evirdi, çevirdi, paylaştı. Zannettik ki
Aselsan bulut tohumlama yapacak. Her
şeyden önce Aselsan hava modifikasyonu
yapan bir kurum değil. Kaldı ki
Türkiye'de bu uygulama zaten yapılıyor
şu an. Hem de 1990'dan beri. İlk
uygulama İstanbul'da İSKİ tarafından
yapılmıştı. Sonrasında Ankara ve
İzmir'de de dönem dönem benzer
çalışmalar yürütüldü. Bulut tohumlama
Türkiye için ne yeni bir konu ne de
Aselsan'ın işi özünde. Peki bu cümle
gerçekten ne diyor bize, ne anlatıyor?
Gelin biraz da ona bakalım. Öncelikle bu
cümle raporun aviyonik sistemler
bölümünde geçiyor. Aviyonik kelimesi
biraz kulağa tuhaf gelmiş olabilir
biliyorum ama şu demek: Hava araçlarında
kullanılan elektronik sistemlerin
bütünü. Navigasyondan tutun iletişim ve
kontrole kadar hava aracının düşünen her
parçası bu kategoriye giriyor.
Aselsan'ın uzmanlık alanı da tam olarak
burası zaten. Yani diyorlar ki biz zaten
var olan bir uçağa bulut tohumlama
yapabilecek aviyonik sistemi, yani beyni
yükleyebiliyoruz ve bununla ilgili bir
sözleşme imzaladık. Bu kadar. Müşteri
kim, kime ihraç edilecek, hangi
uçaklarda, kaç adet uçakta kullanılacak,
bunların hiçbirisi henüz belli değil.
Dolayısıyla ortada Aselsan'ın bulutları
tohumlayacağı da dair bir haber ya da
bir hikaye falan filan yok dostlar.
Sadece tek cümlelik bir aviyonik
sözleşme bilgisi var, o kadar. Bu arada
eğer isterseniz bu bulut tohumlamayla
ilgili bir detaylı video da yapabiliriz.
Nedir, ne değildir, Türkiye'de neden bu
kadar çok konuşulmaya başlandı,
sağlığımıza ve topraklarımıza zarar
veriyor mu, gelecekte verecek mi ve en
önemlisi de gelecek yıllarda patlak
vereceğine artık kesin gözüyle
baktığımız derin kuraklık çağında
komşularımızla bana gelen bulutun suyunu
sen sıktın sebebiyle savaş çıkar mı
aramızda? Yorumlara yazın. Bir ilginiz
olursa bu konuya o videoyu da ayrıca
çekelim sizin için. Yeni bir teknoloji
gündemi videosuna hepiniz hoş geldiniz.
Artık hiçbir şeyi öğrenmeye ihtiyaç
kalmadan bedenimizi kontrol edebilen,
mesela hayatında hiç piyano tuşlarına
dokunmamış birini piyaniste çeviren bir
cihaz geliştirildi. Google aynı anda 68
doktorun işini yapabilecek kapasiteye
sahip yeni geliştirdiği sağlık
asistanını duyurdu. Oscar ödüllerinde
yapay zeka yasaklandı ve Spotify gerçek
insan sanatçıları yapay zeka olanlardan
ayırt etmek için işaretlemeye başladı.
Yıllardır beklenen, neden hiç üretilmedi
diye sorguladığımız ucuz Storm modeli
için maliyet sorununu kökten çözecek dev
bir batarya anlaşması imzalandı.
Pankreas kanserini 3 yıl önceden teşhis
eden yapay zeka modeli geliştirildi.
Sadece 6 günde yok olan yaşayan plastik
üretildi ve üzerinde yaşadığımız
toprağın 320 milyon yıl geçmişine kadar
uzanan hangi yollardan geçtiğini detaylı
bir şekilde görebileceğimiz bir web
sitesi yayınlandı. Çayı, kahveyi koyun
gelin, çünkü tüm bu olayların
detaylarını anlattığım şahane bir
haftalık özet sizi bekliyor. Başlamadan
önce bu seriyi beğeniyorsanız kanala
abone olmayı, yeni bölümlerini
kaçırmamak için bildirimlerinizi açmayı
unutmayın ve çok daha fazla teknolojik
gelişmelerden anında haberdar olmak için
bizi Instagram'dan, X'ten, TikTok'tan ve
hala kullanıyorsanız Facebook'tan takip
etmeyi de atlamayın lütfen. Sadece
YouTube'da değil, her yerde varız.
Sizce hayatında hiç piyano bile
görmemiş, bir kez bile tuşlarına
dokunmamış biri piyano çalabilir mi?
Müziği seven, kendini kaptırıp giden
herkesin hayalidir. Bir anda çalmayı
öğrenmek isteriz. Gelin bir bakalım. Bir
yapay zeka dil modeline kendi bedeniniz
ile kontrol etme yetkisi verdiğinizi
düşünün. ChatGPT ya da Cloud mesela.
Parmaklarınız size ait ama kontrol,
öğrenme merkezinizi ortadan kaldırıp
motor nöronlarınıza ve sinirlerinize
hükmeden bir beyin çipinde olsun. E
yapay zeka kısmı artık gerçek oldu.
Beyin çipleri de yaygınlaşıyor gitgide
bildiğiniz gibi. İşte MIT'de birinci
olan Human Operator adlı proje ve
geliştirdikleri sistem tam olarak bunu
yapabiliyor dostlar. Bedeninizi bir
süreliğine yapay zekaya emanet
edebileceğiniz bir sistem geliştirmişler
aslında. Ve önemli bir detay, hem de
beyin çipine ihtiyaç duymadan. Peki bunu
nasıl başarmışlar? Önce elektrik ileten
minik pedler ve bir kamera takıyorsunuz.
Anthropic'in yapay zeka modeli Cloud
bu kamera sayesinde dünyayı sizin
gözünüzden görmeye başlayabiliyor
kolayca. Sizden gelen komutları
dinliyor. Yapay zeka hangi kası, hangi
sırayla kullanmanız gerektiğine karar
veriyor. Bu kararı gerçek dünyada
fiziksel bir harekete dönüştürmek için
devreye Arduino denen o küçücük
elektronik beyinler giriyor.
Elektronikle haşır neşir olan
izleyicilerimiz bilirler. Arduino ile
yapılamayacak şey yoktur gerçekten.
Neyse, bu düşük maliyetli minik beyin
parmaklarınıza ve bileğinize taktığınız
o küçük elektrik ileten pedlere anında
böyle çok küçük, zararsız elektrik
akımları göndermeye başlıyor. Yapay zeka
ile o minik pedler arasındaki iletişim
sağlanmış oluyor yani. Sonuç olarak
evet, hayatında hiç piyano görmemiş biri
dahi bu giyilebilir teknoloji sayesinde
piyano çalabiliyor. Bu durumda piyanoyu
çalan gerçekte kim olur gibi felsefi
tarafına girmeyelim şimdi bu videoda.
Orası derin bir belgeseli hak eder
bence. Sonuca bakalım direkt. Başka
neler yapılabilir bu zamazingo ile ile,
ona değinelim biraz da. Bakın şimdi
videoda projenin geliştiricilerinden
birini görüyorsunuz. Yapay zekaya bir
kokteyl hazırlar mısın diyor ve sistem
adamın kollarını doğrudan yönlendirerek
ona fiziksel olarak içeceği
hazırlatıyor. Bedenimiz yapay zekanın
fiziksel deneyimler için kullandığı bir
araca dönüşüveriyor aslında. Hiçbir şeyi
öğrenmeye ihtiyacımızın kalmayacağı,
bunun için Matrix'teki gibi bir hap içip
de ense kökümüze böyle kablo joku takmak
zorunda olmadığımız bir gelecek bizi
bekliyor anlayacağınız. Bedeninizi bir
süreliğine yapay zekaya teslim
etseydiniz siz neler yapabilmek
isterdiniz? Yorumlara merakla bekliyorum
aklınızdakileri. Yani saçma sapan
yorumlar gelecek. Google DeepMind yapay
zeka destekli bir sağlık asistanı
geliştirdi. Adı AI Co-clinician. Bir
çoğumuz "Başım çatlıyor, ne oluyor bana,
gözüm seyiriyor, normal mi, aman oran
buram ağrıyor, kopuyor." falan filan
deyip böyle hastalık hastası oluyoruz.
Yapay zeka dil modellerine soruyoruz.
Bunu biliyoruz zaten hepimiz. Zamanında
Google'a yazıp da çıkan haber
sayfalarını okuduklarımız bizi nasıl
hastalık hastası daha fazla yapmışsa bu
alışkanlık yapay zekaya evrildi. Biz de
bu endişeleri seven bir milletiz
sonuçta. Hem kullanıcı olarak bizim
alışkanlıklarımız hem de işin teknoloji
tarafı bu noktaya çoktandır gelmiş
durumda. Sorunun çözümü belliydi ve
sonunda bunu yaptılar. Öyle bir yaptılar
ki bu kişisel sağlık ajanı tek başına
birbirinden bağımsız tam 68 ayrı klinik
beceri alanında uzman insan doktora
eşdeğer veya onlardan daha iyi
performans göstermiş yapılan testlerde.
Test sonuçlarına göre AI Co-clinician
bizim gündelik hayatımızda kullandığımız
ChatGPT ve Gemini gibi modellere kıyasla
pozitif anlamda çok daha yüksek bir
performans da sergiliyor. Uydurmuyor
bilgileri. "Ben sağlık konularında uzman
değilim, git bir doktora görün." de
demiyor bize. Videoda gördüğünüz insan
hekimlerinin sorduğu 98 tedavi
sorgusunun 97'sine doğru yanıt vermiş
durumda. Doktorların halihazırda
kullandığı diğer araçları da geride
bırakmayı başarmış üstelik. En önemli
özelliği ise şu: Hastaları
gözlemleyebiliyor sürekli olarak. Nefes
alışverişini, cilt rengini veya acı
çeken yüz ifadesini gerçek zamanlı
izleyebiliyor. İzlemekle de kalmıyor.
Örneğin kameradan hastanın astım ilacını
yanlış kullandığını fark edip anında ona
nasıl düzeltebileceğini ve doğru
kullanabileceğini söyleyebiliyor.
Hastanın fiziksel bir hastalığı var
diyelim, dışarıdan belli olan. Tespit
için hastaya fiziksel muayene
hareketlerini adım adım yaptırabiliyor.
Doktorluk çok yakın bir gelecekte bu
araçlara ne kadar hakim olabileceğimizle
ilgili olacak. Kısaca ifade etmek
gerekirse. 14 Mart 2027 tarihinde
gerçekleştirilmesi beklenen 99. Oscar
Ödülleri için kurallar güncellendi ve
yapay zeka tarafından oluşturulan
oyuncuların veya yazılan senaryoların
Akademi Ödülü kazanamayacağı duyuruldu.
Tamamen mi yasak peki? Hayır. Onlar için
asıl önemli olan şuydu dostlar. Bir ödül
vereceklerse eğer, eğer hala Oscar çok
itibarlı bir ödülse tabii, yaratıcılığın
merkezinde bir insanın bulunması
gerekiyormuş. Yakın zamanda Disney gişe
rekorları kırdığı Avengers serisinde
çalışmış yüzlerce görsel efekt uzmanını
yapay zeka kullanarak tasarruf etmek
için işten çıkarmıştı. Hiç şüphesiz ki
şu dövüş videolarıyla viral olan
SeeDance 2.0 gibi modellerle işler zaten
manuelden çıkıp yapay zeka ile devam
edecek, orası belli. Hiçbir yapım
şirketi sırf yapay zeka sevilmiyor diye,
AI slop deniyor diye kalkıp da aylarca
4-5 farklı görsel efekt şirketiyle eş
zamanlı binlerce kişiye maaş vererek
çalışmayacak artık. Daha da kısa sürede
aynı ya da benzer çıktıyı aldığı yapay
zekaya yönelecek. Burası kesin gibi.
Elbette altı parmaklı Thanos ya da
havada eli kolu birbirine giren
Spider-Man sahneleri izlemeyeceğiz.
Sonuçların AI olup olmadığını bile ayırt
edemeyeceğimiz bir devre gidiyoruz ama
durum belli. Eğer Akademi nerede, ne
kadar yapay zeka kullanılmış diye
şüpheye düşerse eğer, eserdeki insan
katkısını belirlemek için yapımcılardan
ek bilgi talep edecekmiş de hakkını
saklı tutmuş da bu değişiklikte falan
filan hikaye uzayıp gidiyor yani. Onlar
da farkında bu durumun. İster istemez
hazırlanıyorlar ve yapay zeka
karşıtlığının da farkındalar ama burada
direnç yok. Elbette durduk yere alınmadı
bu karar. Hollywood ciddi bir savaş
veriyor yapay zekayla çünkü. Son
zamanlarda oyuncu Vol Kilmer'in ölümünün
ardından yapay zekayla kopyasının yeni
bir filmde kullanılacak olması, işte
Taryn Norwood isimli hiçbir filmde
oynamamasına rağmen ilk yapay zeka
oyuncu diye olarak böyle işte pazarlanan
sanal karakterlerin sektöre girmesi işte
bu bardağı taşıran son damlalardan
olmuş. Bakalım bu direnç ne kadar
sürecek? Zira yapay zeka her alanda her
geçen gün daha hızlı ilerlemeye devam
ediyor. Belki de ileride yalnızca
belirli bir kategoride yer bulabilir
kendisine. En iyi yapay zeka filmi
yapımı denebilir ödüllerde böyle bir
kategori bulunabilir. Sonuçlar AI
slop'tan uzaklaştıkça bunun ne kadar
gerçeğe dönüştüğünü göreceğiz. Şimdi
aktaracağım haber Yılmaz Morgül'ü
oldukça memnun edecek gibi görünüyor.
Zira kendisinin yapay zekaya karşı bir
savaş açtığını hatırlıyoruz. Hatta yapay
zekaya tepkiler veren saz üstatlarımızın
videolarını da görmüşsünüzdür geçtiğimiz
yıl falan çok paylaşıldı bunlar.
Dünyanın en büyük müzik platformu olan
Spotify da bu feryatları duymuş olacak
ki artık dinlediğimiz bir şarkının
arkasında gerçek bir sanatçının mı yoksa
bir yapay zekanın mı olduğunu ayırt
etmek için yani daha doğrusu bizim ayırt
edebilmemiz için özellik geliştirmiş.
Sanatçı profillerine eklenecek basit bir
rozetle yapılacak bu. Zamanında belirli
bir erişime ulaşan ve sonra da parayla
satılmaya başlananlara verilen mavi tik
gibi. Ancak ünlülerle gönüllüleri değil
gerçek insanlarla yapay zeka sanatçıları
birbirinden ayırt edebilmek için alındı
bu karar. Rengi de mavi değil yeşil
olacak. Nedir ne değildir diye bir
araştırma yapınca görüyorsunuz ki yapay
zeka bu müzik platformlarını deyim
yerindeyse istila etmiş durumda. Belki
de şu an çok dinlediğiniz ilk defa
keşfettiğiniz bir sanatçı yapay zekadır.
Size o kadar söyleyeyim. Durumun
vehameti o kadar. Geçen yani babam
dinliyordu bir şeyler. Yapay zeka. Ben
artık kulağım böyle hani alıştığı için
anlayabiliyorum ama anlayamıyor artık
insanlar. Hani çoğumuz bundan uzağız. O
içerikleri çok tükettiğimiz için biz
anlayabiliyoruz. Ya daha geçtiğimiz
günlerde Saygı Bir'in Mustafa Sandal
bölümünde sahneye çıkan bir grubun Nick
Bin'lerdi galiba ismi, yanlış
hatırlıyorsam kusura bakmasınlar. Eseri
yapay zekayla üretip sahnede playback
yapması topa tutulmuştu ama dünyanın her
yerinden bu örnekleri görüyoruz.
Norveç'te ve Japonya'da listelerin
zirvesine yerleşen grupların ya da
şarkıcıların yapay zeka olduğu sonradan
ortaya çıkıyor da çok sevildiği için o
şarkılar ve müzikler gerçekten gerçek
insanlar tarafından kurulmaya başlandı
bu gruplar. Benzer bir çevrimiçi müzik
platformu Deezer rakiplerinin işte
Spotify gibi devlerin aksine bu verileri
açıkça paylaşmış. Platforma her gün
yaklaşık sıkı durun tam 75.000 yapay
zeka tarafından üretilmiş şarkı
yüklendiğini belirtmişler. Bu inanılmaz
bir üretim hızı ve inanılmaz bir sayı
değil mi? İşin nereye gideceğini hep
birlikte göreceğiz. Ucuz Togg için
şahane bir gelişme var sırada. Bugüne
kadar neden ucuz Togg üretilmediğini
hemen şuradaki videoda hatta yıllar önce
anlatmıştık dostlar ama hala güncel bir
video gidip izleyebilirsiniz. İşte
olmama nedenlerinden birisi olan yüksek
batarya maliyeti yeni bir anlaşmayla
çözüldü. Dünyanın en büyük batarya
üreticilerinden CATL ya da CATL ile Togg
anlaşmaya vardı ve Togg yaptığı
açıklamada B segmentindeki yeni ürün
ailemiz için CATL ya da CATL ile ortak
platform geliştirmek üzere stratejik bir
işbirliğine imza attık dedi. Yani
batarya hazır şekilde alınmayacak. Ucuz
Togg modeline özel bir platform
geliştirilecek. Burada en sevindirici
detaylardan birisi mühendislik tarafını
Togg'un üstlenmesi. Yani bir bakıma Togg
ucuz modeli için teknoloji transferi
yapmış durumda. Bu ortaklıkla üretilecek
daha uygun fiyatlı Togg'lar ise 2027'nin
ortasına doğru yollara çıkmış olacak.
Yani en azından hedeflenen bu şekilde.
Bakalım izleyip göreceğiz artık.
Biliyorsunuz ki Togg mevcuttaki iki
otomobil modelini orta üst segment
olarak konumlandırdı pazarda ve kaliteyi
orada tutmaya çalıştı. Bu da ülkemizdeki
elektrikli araba markaları arttıkça
rekabette Togg'un elini güçsüzleştirdi.
Çünkü çok ucuz modeller geldi ülkeye.
Rekabetin daha düşük olduğu döneme göre
satışlar azaldı. Bu da üretim sayısı
hedefinin tutmamasına neden oldu. Peki
TOGG neden daha önce hatta ilk seferinde
daha ucuz halk arabası gibi bir modelle
başlamak varken pahalı bir modeli tercih
etti başlamak için? Çünkü finansman
meselesi arkadaşlar işin arka
planındaki. Ucuz TOGG'u alacak
milyonlarca insanın yapacağı ödemelerin
miktarı ve sıklığı devasa üretim hatları
kurmak, Ar-Ge maliyetlerini karşılamak
ve ekosistemi ayakta tutmak için gereken
o nakit akışını kısa vadede sağlamaya
yetmezdi matematiksel olarak. Düşük
marjlı ucuz bir araçtan kar edebilmek
için ölçek ekonomisi işletmek gerekir.
Yani milyonlarca talebi karşılayacak
sayıdaki üretim hatları hazır olmalı.
Bayiler, teknik servisler, çalışanlar
düşünün artık. Çok büyük bir operasyon
gerektiriyor. Garantili şekilde
milyonlarca aracı satmanız lazım ki
birim maliyetiniz de düşsün. Ancak yeni
kurulan bir marka için önce kasaya yüklü
miktarda sermaye koyacak yüksek kar
marjlı bir vitrin modeline ihtiyaç
duyulur genelde. Artık 2. Dünya Savaşı
döneminde Volkswagen'in ilk otomobili
halk arabası diye satışa çıkardığı o
sıfır rekabet koşullarında yaşamıyoruz.
Ucuz bir şeyin rakibi çok ve o rakipler
de 50-100 yıllık firmalar ya da dün
çıkmış Çinli firmalar. Pahalı bir model
projenin finansman motoruna yüksek
oktanlı bir yakıt koymak gibi. Bu yakıt
sağlandığında ancak o zaman daha geniş
kitlelere hitap edecek ekonomik
modellerin yolu açılabiliyor. Merak
edenler Tesla'nın hikayesine ve ürettiği
ilk modele bakabilirler. Tesla'nın da
ilk arabası pahalı bir spor otomobildi.
Pankreas kanserini 3 yıl önceden teşhis
edebilen bir yapay zeka modeli
geliştirildi. Hem de 3 yıl önceden bakın
abartmıyorum. Yani epey erken şekilde
teşhis yapabiliyor hatta erkenin de
erkeni. Yani tümör bilgisayarlı
tomografi taramalarında dahi henüz
görünür bir kitle haline gelmeden önce
tespit edilebiliyor artık. Mayo Clinic
adlı ABD merkezli ve kar amacı gütmeyen
bir kanser merkezi var. Buradaki
araştırmacılar RedMod adını verdikleri
bir yapay zeka modeli geliştirmişler.
Yayınladıkları makalede yer alan
bilgilere göre pankreas kanseri teşhisi
en zor olan kanser türlerinden birisi.
Bunun temelinde karın boşluğunun en
derinlerinde ulaşılması çok zor olan bir
bölgede gizlenmiş olması gibi sebepler
var. Bunlar fiziksel sebepler.
Dolayısıyla en erken belirtiler dahi
kanser epey ilerlemiş durumdayken ortaya
çıkıyor pankreas kanserinde. İşte bu
çalışma bu yüzden çok önemli. Red Mode
tümör henüz hücresel bir kitleye
dönüşmeden önce mikroskobik bozulmaları
ve doku değişikliklerini detaylı bir
şekilde analiz ederek kanseri
saptayabiliyor. Yaklaşık 1.500 tomografi
taraması üzerine testler yapılmış ve
sıkı durun, geliştirilen bu model
hastalığın erken belirtilerini bulmada
uzman radyologlardan neredeyse üç kat
daha başarılı bir şekilde verilerle bu
başarısını da kanıtlamış. Üstelik
standart taramalarda tamamen normal
görünen pankreaslardaki gizli tehlikeyi
ortalama tam 475 gün öncesinden %73 gibi
yüksek bir hassasiyetle de tespit
edildiği belirtilmiş. Şu anda klinik
deneylerde, hastanelerde test edilmeye
devam ediliyor. Bu tür haberleri daha
sık duymak dileğiyle diyelim. Umarım bir
an önce yaygınlaşır, onaylanır sağlık
kurumları tarafından ki bunlar genelde
çok uzun vakit alan prosedürler ve
ihtiyaç sahiplerine ulaşır. Dünyanın
rahat yüzü görmediği konulardan bir
tanesi de plastik atıklar biliyorsunuz.
Artık kendi kendini yok edebilir
seviyede olacak. Hemen anlatıyorum.
Bilim insanları normalde yüzyıllarca
kaybolmayan plastiğin içine Bacillus
subtilis adında bir bakterinin uyku
halindeki sporlarını gizlemişler. Bu
sayede bildiğimiz dayanıklı ve esnek
plastikler aslında komut verildiğinde
yok olan programlanabilir birer canlı
materyallere dönüşmüş durumdalar.
Diyelim ki bir plastiği artık işiniz
bitti, çöpe atma vaktiniz geldi. Bunun
için özel bir besin sıvısını plastiğin
üstüne ekleyip sıcaklığı 50 dereceye
kadar yok ulaştırdığınızda yok oluş
sürecini tetiklemiş oluyorsunuz. Uyuyan
bakteriler bir anda uyanıyor ve plastiği
parçalamak için iki farklı enzim
salgılamaya başlıyorlar. Bu enzimlerden
biri plastiğin dayanıklılığını sağlayan
uzun plastik zincirlerini rastgele
keserken diğeri bu parçaları uçlarından
adeta yiyip bitirmeye başlıyor.
Sonrasında sadece 6 gün içinde o
dayanıklı plastik tamamen çözünüp yok
oluyor. Doğaya sızıp canlıları
zehirleyen mikro plastiklerden geriye
tek bir iz dahi kalmıyor bunun
sonucunda. Testler yapılmış ve sistem
kendini başarıyla kanıtlamış durumda.
Gelecekteki hedefte bu uyuyan
bakterilerin doğrudan temiz deniz
suyunda uyanmasını sağla plastik
kaynaklı okyanus kirliliğini tamamen
bitirmek. Japonya Havalimanlarında
robotlar resmen göreve başladı. Aslında
bu bir test süreci ama robotların 2028
yılına kadar insan çalışanların yükünü
ne kadar hafifletip hafifletmeyeceğini
görmek istedikleri için yapıyorlar. Bu
dans gösterilerinde boy gösteren geçen
gün işte Buda rahibi olan açık kaynaklı
robotlarıyla tanıdığımız Unity
tarafından geliştirilen bu robotların
her biri 1.30 boyunda. Tek şarjla 2-3
saat aralıksız çalışabiliyorlar.
Şarjları bitmeye yakın gidip şarj olup
sonra mesaiye devam ediyorlar.
Apronlarda ve bagaj yükleme, kargo itme
gibi fiziksel yükü ağır görevleri
insanlardan devralmak için geldiler.
Özellikle robotların insansı olanını
seçmişler ki malum havalimanlarının
altyapısı tamamen insan ergonomisine
göre tasarlandığı için bu robotlarda
oraya kolaylıkla uyum sağlayabilsin
diye. Dolayısıyla insansı robotlar bu
ortamlara doğrudan entegre
olabiliyorlar. Bir de işin psikolojik
kısmı var. Robotların mesai
arkadaşlarına el sallanması gibi
davranışlar robot insan işbirliğini
pozitif anlamda etkiliyormuş. Böyle bir
tespitte de ulaşmışlar ama Japonya
sonuçta. Bebek robot da olsa şaşırmayız
orada. Robotlar bu süreçte rüştlerini
kanıtlamaları halinde test süreci
tamamlandığında filoya kalıcı olarak
dahil edilecekler ve hatta uçak
kabinlerinin temizlenmesi gibi farklı
görevlerde üstleneceklermiş zamanla. Ne
diyelim? Hayırlısı olsun. Tam da şu an
bu videoyu izlerken üzerinde
bulunduğunuz toprağa bir odaklanın. Bir
bakın. Olmadı camı falan açın. Bir
görün, yani. Bulunduğunuz zeminin
altında yaklaşık milyarlarca yıldır
oradan oraya çok uzun yollar katetmiş
bir göçebe toprak parçası var. Eğer bu
yolculuğu merak ediyorsanız, size
bahsetmek istediğim bir araç var. Yeni
çıktı çünkü. Utrecht Üniversitesi yer
bilimcileri tarafından geliştirilen 10
yıllık bir emeğin ürünü olan şu siteye
gidiyorsunuz. paleotube.org
olarak yazıyor. Bu sisteme girdiğiniz
herhangi bir koordinatın veya şehrin,
kıtaların birleştiği Pangea süper
kıtasına, yani 320 milyon yıl öncesine
kadar uzanan yolculuğunu saniyeler
içinde açıp görüntüleyebiliyorsunuz.
Model sadece bugünkü kıtaları da değil,
zamanla yer altında batmış dağların
arasına sıkışıp kaybolmuş hayalet
kıtaları bile matematiksel olarak
haritaya geri getirebiliyor. Üstelik şu
an 320 milyon yılla sınırlı olan bu
harita çok yakında karmaşık yaşamın ilk
kez belirmeye başladığı yaklaşık 550
milyon yıl öncesine, yani Kambriyen
patlamasına kadar geçmişe götürebilecek
bizi. Bir de bunun gelecek versiyonu,
yani gelecekte kıtaların nereye gidecek
sorusunun cevabını tahminleyen bir araç
geliştirilse, işte o zaman tadından
yenmez. Biliyorsunuz hala kıtalar
kayıyor. Depremlerin sebebi de bu.
Türkiye anakarası da hala gittikçe
sıkışan bir anakara. Evet, bu haftalık
teknoloji gündeminden bu kadardı
dostlar. Umarım bu video hoşunuza
gitmiştir. Serinin devamı için kanala
abone olmayı, beğenilerinizle ve
yorumlarınızla bu desteği göstermeye
devam etmeyi lütfen atlamayın. Bizim
için önemli. 10. bölümünü çektik. Umarım
nice 100 bölümlere. Görüşürüz.

Katlanabilir ekranlı Samsung Galaxy
Zfilip 8 cep telefonunun özelliklerine
bu videoda göz atıyorum. Samsung yeni
Zfilip 8'i duyurdu ama ortada büyük bir
devrim. Bekleyenleri üzecek haberler
var. Mesela geçen yıl sürpriz yapan FE
yani Fun Edition modeli bu yıl pas
geçilmiş. Tasarıma bakınca öyle gözle
görülür inanılmaz bir farkı yok. Dış
ekranın çerçeveleri birazcık incelmiş o
kadar. Ama fiziksel olarak hakkını
yemeyelim. Telefonu hem daha ince hem de
8 gram hafifleyerek 180 grama düşmüş.
Ekran boyutları ise tanıdık. İçeride 6.9
9 inçlik devasa bir amolet, dışarıda ise
4.1 inçlik bir kapak ekranı bizi
karşılıyor. Kameralar bildiğimiz gibi 50
megapel ana, 12 megapikel ultra geniş
açı ve içeride 10 megapellik selfie
kamerası. Performans tarafında 12 GB
RAM, 256 veya 512 GB depolama eşlik
ediyor. İşlemci tarafında ise Exus 2600
işlemciye geçiş yapılmış. Circle to
Search ve Navn Nou gibi popüler Galaxy
AI yapay zeka özellikleri de aynen devam
ediyor. Uzun lafın kısası Samsung tutan
formülü bozmamış. Yani Zfilip 8 adeta o
meşhur Süreyya Hanım'ın değişimi gibi
radikal bir yenilik sunmuyor.
Katlanabilir telefonları seviyorsanız
güncel ve güzel bir seçenek. Cihazın
Türkiye fiyatı henüz netleşmedi ama
benim tahminim 8090.000 bandından açılış
yapılacağı yönünde. Unutmadan bir önceki
nesil Zfli 7 şu anda 6 2.000 civarında
fiyatıyla hala çok güçlü bir alternatif.
Peki sizce bu değişiklikler için ZFlip 8
alınır mı yoksa Philip 7 ile devam mı?
Yorumlarda buluşalım. Videomu beğenmeyi
ve beni takip etmeyi unutmayın.

Merhaba arkadaşlar webteknodan ben Barış
kahraman bir kez daha hafta boyunca
yaşadığımız teknolojik gelişmeler ve
internet haberlerinden derlediğimiz
programımız la karşınızdayız Webtekno
Haber'e Hoş
geldiniz Biz ülkemizde internet
erişimimi engelleyecek ve internet
ortamındaki özgürlüğümüzü kısıtlayacak
olan 5651 sayılı kanunun
Cumhurbaşkanlığı tarafından
onaylanmasını Beklerken Google tüm yer
de internet erişimine daha özgür kılacak
uproxy adlı hizmetini tanıttı uproxy ile
yurt dışındaki bir arkadaşınızın
İnternet bağlantısını kullanarak kendi
ülkenizdeki hiçbir sensör uygulamasına
takılmadan rahatça İnternette
gezinebilir henüz sadece tanıtım
aşamasında olan uproxy ne zaman hizmete
gireceğini ise henüz
bilmiyoruz geçtiğimiz hafta sonu
yalnızca iki gün içerisinde internet
tarihinin adından en çok söz edilen
oyunları arasına girmeyi başaran ve
hakkında çok da güzel şeyler
duymadığımız Flappy Bird hafta başında
yayından kaldırıldı Flappy Bir'in
yayından kaldırılma gerekçesi resmi
olarak açıklanmamış olsa bile
nintendo'nun sevilen oyunu mario'da
unsurlar taşıdığı ve bunun da telif
hakkı yasasına karşı olduğu
söyleniyor Bu haftanın önemli internet
haberlerinden birisi de Cloud fın
uğradığı dids
saldırısıyla fler aynı zamanda internet
tarihinin de en büyük ddos saldırısına
maruz kalmış oldu bu rekor geçtiğimiz
sene 300 GB'lık veri tarafıyla spam
house' aitti bu haberi buraya niye
koyduk diye düşünebilirsiniz ancak hafta
içinde herhangi bir internet sitesine
erişim sağlayamadı isan sebebi Cloud
Fera yapılan internet saldırısı
olabilir Samsung başta olmak üzere tüm
dünya büyük firmaların yeni
telefonlarını görmek için dünya mobil
kongresini Beklerken NG elini Biraz
hızlı tutup bu hafta G Pro 2 modelini
tanıttı 5.9 inçlik ekranıyla 1920'ye
1080 piksel çözünürlüğü destekleyen G
Pro 2 aynı zamanda 13 megapiksellik
kamerasıyla 4K çözünürlükte videolar
çekmesiyle dikkat
çekiyor bir süredir ekonomik
sıkıntılarla uğraşan ve borsada da
hisseleri değer kaybeden robio çağrıyı
halihazırda tutmuş olan oyunları Angry
Birds'ün yeni bir versiyonunu yapmakta
buldu henüz ücretli mi ücretsiz mi
olacağı bilinmeyen ya da ne zaman
piyasaya çıkacağını söyle ikleri Angry
Bird Stella isimli oyunda domuzlara
karşı kullanabileceğimiz be yeni
kuşumuzun olduğunu biliyoruz
Sadece bu haftanın son haberi de
başbakanın kafasında duş bonesi ile
Mitsubishi fabrikasından teslim aldığı
Turksat 4A uydusu ile ilgili Turksat 4A
Afrika'daki insanlara Türk kanallarını
izletmek için 14 Şubat Sevgililer
gününde Kazakistan'daki baykonur uzay
üssünden yörüngeye fırlatılacak henüz
hangi kanalları
izletecek da uygulanacağı bilinmese de
Turksat 4A Türk yayıncılığının 4 uydusu
olarak yörüngedeki Yerini alacak
[Müzik]

elinizde şu anda ekranda gördüğünüz gibi
bir televizyon var ve onu akıllı hale
getirmek istiyorsunuz karşınızda Xiaomi
TV box s 2 nesil Bu ürün üzerinde hdmi
çıkışı olan herhangi bir televizyonu ya
da monitörü akıllı hale getirmeye
yarıyor akıllı derken YouTube'da video
izlemekten netflix ve Disney Plus gibi
uygulamaları kullanmayı kastediyorum
Xiaomi TV box sesi kullanabilmek için
Bulunduğunuz yerde wifi yani kablosuz ağ
bulunması gerekiyor gerekli ayarları
yaptığınızda ve Gmail hesabınız ile
giriş sağladığınız da bu ekran karşınıza
çıkıyor aralarında YouTube netflix
Disney Plus Amazon Prime ve TV Plus
olmak üzere birçok uygulamayı cihaza
yükleyerek kullanabiliyorsunuz Elbette
ki YouTube hariç bunlarla ilgili
abonelikleriniz de olması gerekiyor eski
bir televizyonunuz ya da monitörünüz
varsa onu akıllandırmak için Xiaomi TV
box s'i kullanabilirsiniz Bu ürünün Bir
önceki sürümünde Android TV işletim
sistemi yüklü geliyordu ikinci sürüm
olan Bu modelde Google TV işletim
sistemi yer alıyor bu ürünle ilgili
aklınıza takılan soruları yorumlarda
yazmaktan çekinmeyin videomu beğenmeyi
ve beni takip etmeyi unutmayın

Türkiye'de apple'a soruşturma açıldı
gerekçe Apple'ın ikinci el telefon
fiyatlarına müdahale etmesi soruşturma
epey ciddi çünkü Rekabet Kurumu başlattı
İşte bu yüzden ikinci el veya yenilenmiş
olarak ikinci el ürün satan Destek
Bilişim easy Jeep Get mobil ve HB
Bilişim gibi yerli şirketlerde
soruşturmaya dahil edildi Dostlar olay
bayağı ciddi yani rekabet kurulunun
bulgularına göre Apple yeniden satış
fiyatlarına kampanyaların koşullarına ve
hatta ikinci el Geri alım fiyatlarına
dair bu şirketlere talimatlar veriyor
Yani onların yapacağı işleri yönlendir
MEye Çalışıyor tabii ki bu bulguların
sağladığı bir iddia durum böyle olunca
da ortaya haksız bir rekabet çıkmış
oluyor Ama henüz bir kesinlik yok
iddiadan ibaret tekrar Altını çiziyorum
soruşturma açılması için yeterli bulunan
bazı bulgular elde edilmiş durumumda
sadece günümüzdeki durum bu detayları
Önümüzdeki haftalarda öğreneceğiz Eğer
doğru çıkarsa apple'ı Türkiye'de yüklü
bir ceza bekliyor da diyebiliriz
gelişmeleri kaçırmamak için videoyu sola
kaydırıp abone olabilirsiniz görüşürüz

Bana 11 yaptı. Gelmiş geçmiş fenomeni
yazar Ronaldo'yu. Nazaro'yu. Şimdi
fenomaniin şu ayakları tikik tak var ya
çok çabuk dur bak kısadan. Keran'ın
attığı goldeki topu alışı tak tak yapıp
içeri çekip uzak köşeye vuruşu yemin
ediyorum bana onu hatırlattı.

Aramız bozuk ama kanımız değil.
Başarılar Liverpool.
&gt;&gt; Bazı yorumlar duydum ben. Kanları bozuk
değilmiş. Araları bozukmuş. Başarılar
Liverpool'muş. Lan hafta sonu buraya
nasıl geleceksiniz lan? Size 8 atan
takımı buraya göar. Hafta sonu size
neler yapmaz lan? Hadi düşünün be.
Dizleriniz titreye titreye buraya
geleceksiniz. Dizleriniz titreye
titreye. O zaman görüşeceğim ben burada
sizle. Kanı içecek Galatasaray kanı.
Yeah.

davinson dönüşü kesişi Abdulkerim'in
rovo şat direkten dönen bölümü davinson
tekrardan rovo şat avunu alın video Bunu
paylaşın gülya Dünya üzerinde böyle iki
stoperle rakip ceza sahasında biri zidan
vari dönüyor kesiyor stoper kolay kolay
rovaşata mı beklersin Abdülkerim rş
atayı vuruyor direkten dönüyor dönene
tekrardan zidan varen davinson alıyor O
da ravo shata yapıyor dünya üzerinde Var
mı böyle bir örneği ya be saniyede o
gördüklerimiz

Semi Kılıçsoy'un Kagliari'ye
gönderilmeyip yani kiralık gönderildi
çünkü şu an bir gelir elde edilmedi.
Neden kadroda tutulmadı ve kanat
rotasyonunda değerlendirildi?
&gt;&gt; Kanat rotasyonu ve santrafor rotasyonu
&gt;&gt; ve bence o isimlerin hepsinden daha iyi.
&gt;&gt; Neden?
&gt;&gt; Neden mi anlayamıyorum
&gt;&gt; abi? İşte bu çocuğun ben bunu yönetim
varken de söyledim. Yönetimden birkaç
kişiyi de aradım sordum. Bunun dedim
hocayla mı alakalı dedim problemi var.
Bu arkadaş neden oynatılmıyor? Her şeyi
sordum. Kimseden bir cevap alamadım.

Ama iyi mücadele etmek demek.
&gt;&gt; Ama burada da
&gt;&gt; topuk kapma, pozisyon alma anlamında bir
şey anlatıyorum ben.
&gt;&gt; Burada da bir taktik yok mu? Ama ya
mesela İnşim ben bu ben taktiği
eleştirmiyorum ki. Zaten oyun anlayışı
bugünkü oyun anlayışı doğru ama iyi
oynamadı Galatasaray.
skor sana her şeyi söyletebilir. Kimse
Galatasaray hak etmediği bir galibiyet
aldı demiyor.
Ama iyi mücadele etmekle iyi oynamak çok
başka bir şey.

futbolcu için en tehlikeli zamanı
söyleyeyim sizlere çok sevildiği andır
adına besteler yazılır şarkılar yazılır
hep buradadır Çünkü buraya düştüğü anda
nefret başlar bir futbolcu için Ç en
sevildiği an adına besteler Yazıldığı An
Onun için tehlike Çanlar başladığı andır
ikardi geldi aklıma başlıyor Öyle mi
diyorsun o da sakatlandı Çünkü ba
başlıyor ve ardiy aratmayacak bir
santrafor var şu an

Arda güler mi Arda Turan mı daha şimdi
söylem şu anda Arda Turan ama Arda
Güler'in beni geçebilecek en büyük
potansiyeller biri olduğunu düşünüyorum
18 yaşındaki halinle Arda'yı
karşılaştırırsak 18 yaşındaki halimle o
zamanlarda Ben de başka bir sorumluluğun
baş temsilcilerinden biriydim O şimdi
çok çok daha büyük bir kulübün yardımcı
parçalarından Biri farklı ama her zaman
baş temsilci olmak daha zordur diye
düşünüyorum

kendi mevkisinin en önemli
efsanelerinden biri olarak Davison için
Avrupa'nın en iyi stoperlerinden
deniyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Duvar.
Duvar diyorum bana. Onun lakabı duvar.
Duvar gibi bir adam. İnanılmaz.
Hayranlıkla izliyorum. Şöyle söyleyeyim.
Premier Lig bu dünyanın en iyi ligi.
Premier Lig'de şampiyonluğu oynayan her
takımda oynar. Bu kadar. Eksi yönleri
var mı? Var. Tabii olacak. Benim de eksi
yönlerim var. Yani benimle karşılaştırma
yapıyorlar. Benim jenerasyonum farklı.
12 farklı diyorum ama yani hangi
jenerasyonda olduğunuzu varsaysak?
Beraber iyi oynardım. Keyif alarak
oynardım. Premier Ligue'de şampiyonluğu
oynayacak takımlarda %100 olması gereken
bir stoper.

Alanyaspor'u da kutlamak gerekir.
Maestro diye bir oyuncu var burada.
Adana Demirspor'da oynadı, oynadı.
Türkiye'de kimse görmedi. Alanyaspor'u
kutluyorum. Alanyaspor'un başkanı zaten
futbolu çok iyi bir Sayın Çavuşoğlu
&gt;&gt; ben bir şey söylüyorum.
&gt;&gt; Şunu net olarak vurgulayayım. Bu maestro
bugün Trabzon' da böyle bir oyuncuya
ihtiyacı var. Böyle bir oyuncuya
baktığın zaman Beşiktaş'ın bile ihtiyacı
var. Sana söyleyeyim. Galatasaray'ın
bile eğer ki e yabancı kontenjanına izin
verseydi bence Maestro gibi oyuncu
olmasını isterdim. Taşıyan, mücadele
eden, çalım atabilen bir oyuncu.
Maestroyla
Leroaneyi yer değiştir. Bugün
Galatasaray takımı 3-0 önde olurdu.
Yeah.

Messi bir takımı tek başına şampiyon
yapabiliyor mu yapabildi sonunda Çok geç
oldu kariyerinde Bir bu eksikti Dünya
Kupası eksikti Ama Messi öyle bir
yetenek ki şu çok önemli Sen ilk
Messi'nin maçlarını yönetmeye
başladığında dalmaya senın Çünkü Messi
kendisini hayran bırakıyor Messi'yi
seyrederken Messi'yi seyredersen öbür
taraf gider Atakan ama onunla da şöyle
komik bir anımız var Messi böyle
sakinliği le birir Ama o da arada sırada
çıldırırdı son Dünya Kupası çıldırdı ya
hatırla neler yaptı şamp onlar Ligi
maçında da böyle çıldırdı Messi geliyor
kenara bir şeyler söylüyor İngilizce
konuşmuyor Messi'nin yanına gittim eizy
diyorum sakin diyorum sen messisin
diyorum sen leos diyorum You are Leo
diyorum git diyorum

oynama şansın yok senin normalde. Yani
bugün vasatın üstünde bir iki oyuncunun
dışında yok. Hepsi vasatın altına oynadı
yani. Dolayısıyla arkadaşlar salı bu
savunma hattıyla, bu savunma anlayışıyla
bak ben uyarıyorum uyarmadı demeyin.
Böyle savunmayla seni delik deşik
ederler. Kusura bakmasın bana.
Galatasaray taraftarı şu an kızabilir.
&gt;&gt; Ne kızacak? Sen doğuyu söylüyorsun.
&gt;&gt; Ben söyleyeceğimi söyleyeyim. Yeah.

Oyuna gelince, eee, oyunun başlangıcında
oyun planımız çok net olarak tuttu. Yani
kendi oyun planımızı, eee, ortaya koyduk
ve öyle başladık. İşler bizim için çok
iyi başladı. Eee, rakibi eee, kontrol
etmekte ve
bizim sahamıza sokmamakta çok başarılı
bir başlangıçtı.
Hemen başında oyunun golü de bulduk.
Aslında her şey istediğimiz gibi devam
ediyor. Sonra kırmızı kart pozisyonu
var. Rakip 10 kişi kaldı. Gece bizim
için çok iyi olacak diye düşünüyorduk bu
dakikalarda ki ilk yarı o şekilde bitti.
Devre arasında ikinci yarının nasıl
olması gerektiğiyle oyuncularla çok
ciddi konuşmalar yaptık. Soyunma
odasında neler yapılması gerektiği ile
ilgili.
Ama eee bazen futbolda evdeki yani
hesaplar çarşıya tutmaz. Öyle bir laf
var. Öyle derler. çarşıya uymaz yani
evdeki hesaplar

Ya bugün güldük kaptanla beraber. Şeye
bakıyoruz. Maç kadrolar geldi. Kadrolara
bir baktık abi. Osim şeyde yedekler
arasında ya. O sibenin yedekler arasında
olması komik geliyor insana yani. 75 80
milyon euro vermişsin yedekler arasında.
Ne tuhaf olmuştur değil mi yani? Yeah.

Orta sahalar ve ön taraftaki oyuncuları
saydığımızda bu maçta gol ve goller
görürüz dedik.
&gt;&gt; Arkadaşlar bize yazdı KG mi olur abi
filan diye. KG oldu. Beşiktaş 2-1'de öne
geçebilirdi. Silva ile çok net bir
pozisyonu vardı ikinci yarıda ama
sonuçta 1-1 bitti. Şimdi ben öncelikle
Beşiktaşlılara e taraftarlar şunu
düşünüyordur. Maçtan önce birbirine okey
diyebilirsin. 11 11 ama Galatasaray 10
kişi kalmış. Belli Liverpool maçının
yorgunluğu var. Singo gibi atletik bir
oyuncu sakatlanıp oyundan çıktı. Diğer
oyuncularda o tempo düşüklüğünü
hissediyorsun. Yani böyle yakalamışken
Beşiktaş bu maçtan 3 puan almalıydı.
Yeah.

Nefes gibi gol atar. Bak bir şey
söyleyeyim mi? Galatasaray'ın oynadığı
futbol değil ha. Bunu başka kimse bana
an Galatasaray'ın oynadığı futbol değil.
Galatasaray'ın oynadığı futbolsa,
Türkiye liginde Galatasaray'ın oynadığı
futbolsa futbol oynayan başka takım

Ama işin sonunda bugün galibiyet
önemliydi. Çünkü burada ilk 24'e girmek
için
&gt;&gt; o kaybettiğin puanı burada inanılmaz
şekilde telafi ettin ve bence
beklenilmeyen bir maçta telafi ettin.
Şimdi
&gt;&gt; 4 gün sonra oyna Liverpool 3 atar sana.
&gt;&gt; Olabilir.
&gt;&gt; Bak anlıyor musun? Bu kadar önemliydi.
Ve biz de hep burada dedik. Abi skor
sordum kimi 9-1 dedi ya. 71 dedi. Hiçbir
şey demem. Karamsarlık normal. Alanya
maçındaki performans. Frankfurt'tan 5
yiyen, Liverpool'dan kaç yer bunlara
okeyim. Ama biz de ne diyoruz? Her maç
yeni sayfa, yeni hikaye.
52.000 kişi önündesin. Sen koş, mücadele
et. Elinden geleni yap. Burada
yenildiğinde alkışlarız. Al işte. Yeah.

Tekneyle işe gidiyorsun. Denizi
görmüyor. İstanbul'da yaşıyor. Denizi
görmeyen insanlar var. 5 yıldızlı, 7
yıldızlı, 25 yıldızlı sarayda
kalıyorsun. Sana sadece 10,5 milyon euro
para veriyorlar. Türkiye'de vergi yok.
Hepsini lüpletiyorsun. Kızının Damnik
tişörtleriyle reklam yapıyorsun.
Fenerbahçe üstünden sana dak diyorsun
alıyorlar. Book diyorsun veriyorlar.
Arada Mario Branco'ya fırça atıyorsun.
Taraftara bazen gider yapıyorsun. İşin
gücün polemik. Her polemikte kulübün
arkanda duruyor. Lan biraz da top oynat
be. Biraz saygılı ol bu kulübe karşı. Bu
ülkeye karşı biraz saygılı ol.
Beğenmiyorsan da kalk git, ver istif.
Birazcık bu ülkeye saygılı ol.

O Simensin. Golü atmışsın Ikardo oyunda.
Oradan iki tane boş pozisyondaki adama
topu atmıyorsun. Osimen dönüyor oradan
Ikardi'ye veriyor da Ikcardi'ye gol
attırayım diye Ikardi'ye sert veriyor,
kontrol etsin, vursun diye. Bu
adamlardan bir tanesi oynacak, bir
tanesi oynamayacak belki de. Belki de
442 oynamayacak Galatasaray iki
santrafor oynamayacak ama adamlardaki
birbirini tutan mütevaziliği görüyor
musun? Ikardoğu pası atarken Osime'nin
içeride oturup golle buluşturacağını
bilmiyor mu? Bilmiyor ama bunu isteyerek
yapıyor. Bunu isteyerek yapıyor. Çoğu
takımda penaltı atmak için birbiriyle
kavga eden oyuncuları izledik burada.
fazla uzaklara gitme.

Galatasaray kulübü Puma ile yeni bir
anlaşmaya imza atacak. Güncelleyecek
rakamları ve 5 + 5 senelik yani totalde
10 yıllık bir anlaşma yapacak. Eee ve
Galatasaray'ın yıllık bonus hariç
Puma'dan kazancı 8,5 milyon euro olacak.
Orada gerçekleşebilir şampiyonluk tırnak
içinde bonusu olacak. 1,5 milyon
eurol'uk ve Galatasaray şampiyon olmayı
başardığı her sezon ekstra 1,5 milyon
euro daha gelir alacak. Eee, Puma'dan.
Bu da yaklaşık 8,5 + 1,5 10 milyon
euroya tekabül ediyor.

Ben hayatımda kendimden Gamsız bir adam
tanıdım O da zş zhin evi yansın tükür
söndüreceksin deseler tükürme Oğlum bu
üşengeç bu ölmüş u şeng geçtiğinden Ben
hayatımda bu kadar rahat relaks ya
kaçırabilir o kaçırdığı golü verelim mi
ekr ya gol kaçar Abi ben de çok çirkin
gol Engin'e de sor Engin de milyon O da
çok kötü gol kaçırmış kaç ya Kaçmaz mı
oğlum ben çizginin içinden direğe
vurmuşum ya var bak gol hele Santra
forsan mutlaka ki gol kaçar ya Ama bu
adam çok ruhsuz abi ev forma giyor uzun
kollu formu buradan böle şey yapmış

sorsan diyecek ki Rafa Silva hiçbir şey
oynamıyor etmiyor. Kardeşim Ümraniye
niye var? Ümraniye'de alacaksın karşına
birebir oyuncuyla konuşacaksın. Tesisler
niye var? Burası da değil abi. Basının
önünde değil. Şimdi ben futbolcu olsam
Beşiktaşlı şunu düşünürüm. Odaya gittim
arkadaşım geldi. Murat oturuyoruz ya
işte ne oldu falan. Ya bugün Rafa Silva
attı oğlum. Öbür günü bizi atar medyanın
önüne. Bugün onda öbür gün sıra bizde
kötü gittiğinde. Şimdi kötü gittiğinde
oyuncuları taraftarın kamuoyunun önüne
atmak antrenörlük değil ki en kolayı.
Sen Sergen Yalçın olarak geliyorsun.
İddialısın. Televizyon programlarında
Beşiktaş'ı eleştiriyorsun. Geliyorsun
aynı şekilde seninle gelişim de
göstermiyor. Daha kötü gidiyorsun. Bir
de kriz yaratıyorsun. Krizi de
yönetemiyorsun. Kaptanlık, futbolcu
performansı gibi gibi. E senin o zaman
farkın nerede kaldı? Madem bir işe talip
oluyorsun, geliyorsun bir de böyle bir
şey var. Ya bu kadro iyi değil. Bizim
uzun yolumuz var. Abi sana kimi verelim?
Halant'ı mı verelim? Mbappe'yi mi
istiyorsun? Orta sahada yani kimi
verelim sana? Yani Pedri'yi mi verelim
sana abi? He ya kimi verelim sana?
Varval Vervalde'yı mı verelim? Kimi
verelim? Chuameni mi verelim Real
Madrid'den? Ya kimi verelim abi sen
kimle yani onu söyle. Bernaldo Silvio'yı
mi City'den verelim? Liverpool'dan sana
mi verelim? Yani hangi oyuncularla
çalışacak? Bu oyuncular olduğu belli. E
sen burada fark yaratacaksın. Antrenör
fark yaratır. Sen Rafa Silva'dan
performans istiyorsun memnun değil diye.
E sen antrenör olarak ne koyuyorsun abi?
Antrenör olarak ne fark yaratıyorsun
geldiğinden beri? Hiçbir fark yok. Yeah.

[Müzik]
H
&gt;&gt; böyle şeyler söylediler.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ne olacak işte affedersin tecavüz olacak
diyenler oldu. Ne oldu abi? Kim kime
tecavüz etti? Ha
&gt;&gt; aynen öyle.
&gt;&gt; Bambaşka bir Galatasaray seyrediyoruz
abi. Şimdi yarın İngiliz gazeteleri ne
yazacak abi? Türkler bizi haşet etti
yazacaklar. Bak Türkler. Türkler yazacak
adam.
&gt;&gt; Aynen.
&gt;&gt; Sen ne diyorsun şeyden bahsederken?
Liverpool'dan İngilizler diye
bahsediyorsun. Bir tane İngiliz oyuncu
var takımda.
&gt;&gt; Bir tane var. Evet. İlk 11'de.
&gt;&gt; Tamam mı? Şimdi bu bir gurur.

Sen berı oynattın santrafor Umut nırı
oynattın Barış Alper'i oynattın Enes'i
oynattın 31 mağlupken bir dakika süre
vermedin bugün semii atıyor sahaya Aman
Semi üzerinden de Polemik yemeğime
oynuyor Bak ben buraları sevmiyorum
semii alma bu maça ya bana alma 31 kend
bak Buralar ince detaylar neye oynadığı
belli Semi üzerinden Hani niye
oynatmıyor niye hocam forvete atmıyorsun
lan atıyor 3 birken atıyor

Böyle saçma sapan bir orta geldi. Löp
orta. Böyle. Top da düştü yere ve ya
boyumun şurasına kalktı. İlk önce bir
ayağımı kaldırayım dedim. Top kaldı
burada. Sonra dedim ki ulan kafayla
gideyim dedim. Ama o sümeni hiç
görmüyorum ben ya o anda. Çünkü topa
konsantre olduğum için sadece böyle
bakıyorum yani havaya doğru. Top havada
olduğu için bir ayak geldi. Ben şöyle
bir ayak gördüm zaten havada. Ve hani
ayak şurada falan herhalde. Bayağı
kafamın üstünde yani. Sıçrasam da o
ayağa yetişemem zaten abi. Ben böyle
baktım ayakla indirdi. Baktı kaleye
vurdu. Ben de izliyorum arkadan bak.
Yemin ederim böyle düşündüm başta ya.

Jenerasyon olarak da şimdi bizim daha
iyi milli takımlarımız oldu. Jenerasyon
olarak bence
&gt;&gt; ya da özür dilerim 9596
Abdullah Avcı'nın şampiyon olduğu
kadrodan daha iyi kadro değil mi?
&gt;&gt; Çok net.
&gt;&gt; Şimdi bakıyorsun
abi çok enteresan bir şey var. Bak
İnter'den oyuncu geliyor sana.
&gt;&gt; Real
&gt;&gt; Juventus'dan oyuncu geliyor. Roma'dan
geliyor. Dön bu tarafa, Real'den
geliyor. Biraz daha adaya doğru git.
Brighton
&gt;&gt; Brighton'dan geliyor. Dön bu tarafa
Dortmund'dan geliyor.
&gt;&gt; Eee, Orkun gelmese Benfika'dan geliyor.
&gt;&gt; Orkun'la Kerem Benfika'dan geliyor
diyeceksin. Daha yeni geldiler.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ya böyle bir milli takım kimseye nasip
olmamış
ve sen bu milli takımla
e ikinci oldum diye
başarı sayacaksın. Yeah.

Ben eşim 20 milyonluk bir şey istemiş ve
bunları sağlarsanız sistemi düzgün hale
getirirseniz bölüm başında Yılmaz'ın
söylediği olsaydı başarı elde edebilir
Yani futbol dokuz bilinmeyenli denklem
değil ki yani bu kadar öğrenilmesi zor
mu işte değil ben şimdi Bir Türk
vatandaşı olarak Almanya'da görülen daha
çok eğitim yaptık gidenler sesini
bitirdim yani lorlu bitirmedik galiba
veya bitirdi çözüyorum kendisinden Yani
senin elinde var böyle bir adam ve 36
yılda çalışıyor aralıksız ve bu ülkenin
en çok resmi maçında ikinci el türleri
774 tane Ben Mahalle takımı yönetmelik
Abi ben de yabancı biliyorum ama nalba
bazen yer onu yapıyoruz Benim de ablam
pasaportum var diye Ee ne olacak yani
şey Yılmaz yani Yani bir popüler de hep
işte bak dünya şampiyonu olduğu
rahatlığıyla sorusu bir şekilde oje
getirme arzusundan kaynaklanıyor güzel
kimi getireceksin hayrına Bizim çocuk ya
falan oluyorsunuz yani

Gelelim maç ne olur?
&gt;&gt; Allah Allah. Niye gay?
&gt;&gt; Yarın ne olur maç?
Türkiye'de, dünyada, İngiltere'de,
Almanya'da Galatasaray'ın Liverpool'a
yenileceğini söylüyor. Ben yarın akşam
Galatasaray'ın yenilmeyeceğini
söylüyorum. Beraberlik de bana göre
büyük bir başarı.
&gt;&gt; Galibiyet korkunç bir başarı.
&gt;&gt; Hadi inşallah.
Yarın gece saat 12 sularında Türkiye
saatiyle 24 sularında 24 saat sonra
&gt;&gt; bu sıralarda yani diğer bir deyimle
Galatasaray Liverpool maçı bittikten
sonra
&gt;&gt; Evet
&gt;&gt; dünyadaki bütün ajanslar
&gt;&gt; içimden gelen sesi söylüyorum flash
flash flash diyecekler
bunu Galatasaray'ın yenmesi dünya
çapında bir sürpriz olur. Galatasaray
silkinir Liverpool'da hiçbir şey
kaybetmez.
Ama yarın Galatasaray Liverpool'u
yenerse
Okan Brook kazanır, Galatasaray kazanır
ve dünya bahis sektörü kazanır.

Şimdi şöyle düşünelim.
Bir adet de penaltı pozisyonu var.
&gt;&gt; Evet. Osimene yapı
&gt;&gt; tabii. Futbol topunun önceliği
Osimend'di. Osimen topu almış.
Aliti Osimen'in bacak arasından topa
müdahale yapmış ve yaptığı anda
Osime'nin ayağına da vurmuş. %1 milyon
penaltı. Kırmızı kart. %1 milyon
penaltı. Alişan alan Davison Sanchez'e
yapılan Mün'nin bastığı pozisyon %1
milyon. Bir adet kırmızı kart verilmeyen
bir adet %100 Galatasaray penaltısından
bahsediyoruz. Yeah.

adam kurdu kafaya adam İlk pozisyonda
yakaladı orada takım yapacaktı stoperi g
ya da defans oyuncusunu gelirken görüyor
kalksa faul olacak bu geldi defans
oyuncusu yakın Çünkü çok yakın bu geldi
bu da defans oyuncu tamamen bozmaya
gidiyor Zeki oyuncu kalksa faulü
yapıştıracak ama Zeki Zeki oyuncu ortaya
çıktı D bir geri adım attı artık kim
Sane bana kaldı dedi O kadar keyifli
sıçrıyor ki o an yani o topu vurmama
şansı yok odan artık onu kurdu kafasında
yaşadı bak o vurmadan önce yaşadı o
pozisyonu Aslında o stoper yanından boşa
gittiği an kafanda Kafasında o vuruşu
yaptı

Fenerbahçe'nin kadrosu Beşiktaş'a göre
şampiyon olur. Meş mesela Galatasaray'ı
çıkart Fenerbahçe şampiyon olur. Ligden
Galatasaray'ı çıkart Fenerbahçe şampiyon
olur. Ama ligde Galatasaray var
arkadaşlar. Sen o takımın kalitesine
göre bir takım kurmak zorundasın.
Zorundasın. Şimdi ne diyorlar biliyor
musun bu aralar ya? Avrupa'ya çok
bakmaya gerek yok falan. Lan nasıl
Avrupa'ya bakmaya gerek yok? İnan Avrupa
Ligi'ni almak Süper Lig'den daha
&gt;&gt; Galatasaray yok çünkü Avrupa'da.
&gt;&gt; Evet. Daha kolay. Yani oraya biraz kafa
yorsan en azından orada bir final falan
yapsan sana kimse demez ki Süper Lig'de
ikinci oldum yine diye. Ama oradaki
takımlara bakıyorum. Rezalet takımlar
var arkadaşlar. Maçları seyrediyoruz ya.
Yapmayın, etmeyin yani.

İsmail amca vardı. İsmail Tunca bizim
kulüpte muhasebeciydi. 98 yılında
Galatasaray'a transfer oldum. Ondan
sonra işte imzalar atıldı. Ben
kamptayım. Baktım İsmail amca arıyor.
Buyur İsmail amca nasılsın? İyi misin
falan filan. Hasanım dedi ya bir bana
banka hesap numarası yollar mısın?
Hayırdır dedim. 15 günlük maaşımı
yolladılar biliyor musun? [müzik]
Ankaragücü'nde 15 günlük maaşım kalmış.
15 günlük. Bana 15 günlük paramı
yolladılar. Ankaragücü öyle bir kulüptü.

Yapay zeka Leroy Sane transferini
değerlendirdi. Bayern Münich'ten ayrılan
28 yaşındaki Alman yıldız Sahne hızı,
driblingi ve skora katkı veren oyunuyla
Avrupa'nın elit kanat oyuncuları
arasında yer alıyor. Galatasaray'da sağ
kanat, sol kanat hatta 10 numara gibi
pozisyonlarda oynayabilmesi Okan Burun
sistemine büyük esneklik kazandıracak.
Süper Lig'de şampiyonluk mücadelesine
doğrudan katkı vermesi ve Avrupa
kupalarında Galatasaray'a seviye
atlatması bekleniyor. Sezon boyunca en
az 20 gol katkısı yapabilir. Ancak
geçmişteki sakatlık problemleri ve
istikrarsız performans dönemleri
dikkatle yönetilmesi gereken riskler
arasında. Doğru motivasyonla ve takım
uyumuyla sahne Galatasaray'da hem
sportif başarı hem de marka değeri
açısından büyük fark yaratabilir.

Herkese selamlar Viyana'dan araba
kiraladık şimdi Belki de dünyanın en
güzel köylerinden biri olan hal stad'ı
gidiyoruz Yollar Gerçekten çok güzel
alplere giriyorsunuz yavaş yavaş her yer
bir anda yemyeşil oluyor kocaman Dağlar
sarıyor Çevrenizi Bir de çayırlar var
yemyeşil gerçekten oraya çim mi
ekiyorlar ne yapıyorlar bilmiyoruz ama
inanılmaz güzel gözüküyor halad köyünde
bir gün kalacağız orada vakit geçirmeyi
düşünüyoruz bir gün boyunca bakalım
Biraz yürüyüş de yapacağız göl kenarında
vakit de geçireceğiz Bu arada bu araba
Viyana'dan kiraladık 4 gün boyunca bizde
olacak Yaklaşık 90 Euro verdik yine
ucuza bir araba bulmuş olduk
Avusturya'da da Aa görüşmek üzere
diyelim şimdi dağ Yollarına geldik çok
az kaldı kasabaya giriş
yapmamıza inişli çıkışlı Yollar birazcık
da dar ama çok tehlikeli bir yol yok
galiba genel olarak değil mi Evet
katılıyorum güzel ama çok güzel Yollar
Evet Yollar çok zevkli eğlenceli
gerçekten hiç sıkılmıyor İnsan 3 bu5
saattir yol gerçekten hiç
sıkılmadık 2 dakikamız falan kaldı Park
yerine ve giriş
yaptık minik köyümüze P1 Park alanından
Eğer fazla
valizinizi Yürümek istemiyorsanız bu
tuşla shuttle çağırabilirsiniz ve
otelinize ücretsiz ulaşabilirsiniz
şutlar Bunlar üstlerinde taksi yazıyor
Bunlar sizi gelip alıyorlar ve
kaldığınız otele bedava bırakıyorlar
alst dağlardan gelen suya bakın
tertemiz vall nasıl serinlik
geliyor şu sağ tarafımız
hemen tuz madenlerine çıkılan
yer şimdi hal STA girdik tam bu noktadan
itibaren araba artık giremiyor köyün bu
tarafına arabayı P1 denilen bir park
alanına bıraktık buraya da yaklaşık 1015
dakika kadar yürüdük Bir günlüğüne
internette Okuduğuma göre 18 euro
civarında bir şey vereceğiz şimdi
otelimize gidiyoruz hsta olmasına rağ
Bence Fiyatı çok pahalı değildi 0ya
tuttuk bu oteli gidelim şimdi Oteli de
görelim Sonra yavaş yavaş halatı
keşfederiz Bakın size bir evde ne
bulduğumu göstereceğim
şimdi şimdi Otel odamıza vardık Burası
banyomuz gayet güzel kullanışlı Ferah
burada bir
koltuğumuzun hemen yanında kocaman bir
yatak
size şimdi güzel bir manzara
göstereceğim buradan hem arkadaki güzel
evlerin taş evlerin hem de dağın
manzarasını
görebiliyoruz ama Asıl sürpriz diğer
balkonda diğer balkondan
da Efsane bir göl ve dağ manzaramız var
Burası bizim Muhtemelen kaldığımız en
güzel otel odası öyle düşündük buraya 0
Euro verdik dediğim gibi Ve bu fiyata
kahvaltı dahil böyle bir yerde böyle bir
Manzarada kalıyorsunuz gerçekten şu an
çok mutluyuz bizi çok yükseltti
[Müzik]
hal stadın şu an en panoramik
noktalarından bir tanesinde iizi o
internette gördüğü Instagram'da gördüğü
fotoğraf tam Bu noktadan çekiliyor Bu
köyün Aslında çok eskiye dayanan bir
tarihi var 7.000 yıllık bir Tuz madeni
bulunuyor Bu köyde ve o madeni sayesinde
burada ilk yerleşimler başlıyor köyün
popüler olması tamamen internette Bu
köyün fotoğraflarının bir anda
paylaşılmaya başlamasıyla Aslında
başlıyor biz de şimdi köyde gölün
etrafında ufak bir gezinti yapıyoruz
Buradan sonra yemek yiyeceğiz panarama
noktasından 5 dakika kadar yürürseniz
köy bitiyor şu tabelanın hemen arkasında
e köyün bittiğini görüyorsunuz buradaki
arabalar da köy sakinlerine ait Eee
öğrendiğimiz kadarıyla burada plakaları
var E onlara ayrılmış Sadece onlar köyün
için araba Yarını sokabiliyor bakın
ileride burçağın arkasında bariyerler
var o bariyerlerden onlar geçebiliyorlar
ancak siz Arabanızı P1 P2 P3 o Park
yerlerine bırakabiliyor
[Müzik]
musunuz şimdi bir kilise var Oraya
çıkıyoruz Oradan da çok güzel köy
manzarası var göl manzarası var ama hani
oraya gitmemize gerek yok Bir sağa bakın
derim
her yer manzara bahçesinde mezarlık
bulunan bu kilisenin ismi Maria himmel
Kilisesi bu kilisenin aynı zamanda çok
güzel bir manzarası var Gelin o
manzaraya da birlikte bakalım
[Müzik]
şu an Mayısın tam ortasındayız dağların
üstünde ufak tefek Karlar hala var ama
çok az size bu kiliseyi yarın daha
detaylı anlatacağız E bu kilisenin
içinde bir sürü kemik sergileniyor bu
kemikler de zamanında burada gömülü
insanların kemikleri yaklaşık 12 sene
kadar burada insanları gömüyorlar mış
sonra yer olmadığı için köyde o
kemikleri kaldırıp içeri alıp onun
yerine başka bir insan gömüyorlar mış
içeride o kemikleri sergiliyorlar
Dediğim gibi yarın size
[Müzik]
göstereceğiz Burası da şehrin ana
Meydanı halad yürürken burayı kaçmanız
imkansız Çünkü burası gerçekten çok
küçük bir yer birkaç Otel birkaç
Restoran birkaç tane de dükkan bulunuyor
burada buradaki oteller E çok güzel bu
meydana bakıyorlar Ama bizim otelde
Kesinlikle değişmez Ama güzel
fotoğraflar çekilmenin için renkli
evleriyle çok güzel bir yer burası hal
stadın tam Merkezi meydanın dibi Tabii
ki ne var
Dönerci buradaki birçok yer çok erken
kapanıyor göl kenarında bir yer gördük
orada yemek istedik 7.30'a kapatıyoruz
dediler giremedik ilerleyince başka bir
yer gördük tamamen tesadüf balık yemek
istiyorduk Bu arada bu gölün alabalığı
meşhurmuş şu an o alabalığı yiyoruz Eee
burayı işletenler de Türk çıktılar buna
artık şaşırmıyor yani çünkü gerçekten
Türkler her
yerde hal stadda Göl kenarından
yürüyebiliyorsan ve şehri
görebiliyorsunuz ama bir yüksek yol daha
var şu an biz oradayız zaten Göl
kenarından yürürken bir yolun böyle
yukarıya doğru ayrıldığını göreceksiniz
O yoldan da yürüyebilirsiniz bu yolda da
gölü daha yüksekten izliyorsunuz
Biz şimdi bu yolu kullanarak e Dün
gittiğimiz kiliseye gidiyoruz o
kilisedeki O kemik odasını göstereceğiz
size Oradan da burada bir Tuz madeni var
tuz madeninin içine girmeyeceğiz Ama tuz
madeninin oraya yürüyerek çıkacağız
Yaklaşık bir saat sürüyormuş bunu
isterseniz füniküler le de
yapabiliyorsunuz gidiş dönüş 22 Euro
ödemeniz gerekiyor Biz yürümek
istediğimiz için Çünkü burada hava
gerçekten çok temiz e ve yürürken de
güzel manzaralar Muhtemelen
seyredeceğimiz için yürüyerek gitmeyi
tercih ediyoruz bugün E size yukarıdan
hal statın nasıl gözüktüğünü de
göstereceğiz
[Müzik]
Evet şu an bu kemikleri sergiledikleri
yere girmek için € Euro verip bilet
alıyorsunuz elimize de bir tane
bilgilendirme metni verdiler buradan hem
okuyalım öğrenelim E siz de
bilgilendirelim içeriği de gösterelim
buraya en son 1995 yılında bir Kafatası
konmuş ve bu sağ taraftaki Kafatası ölen
kadının altın dişini şu an görüyorsunuz
orada duruyor 1983 yılında ölen ve
1995'te Kafatası buraya getirilen
kadından sonra kimsenin kafatası ve
kemikler buraya
[Müzik]
getirilmemiş günümüzde bu mezarlıklar
hala kullanılıyor ama İçeride de
bahsettiğimiz gibi en son 1995 yılında
Bir Kadın kendi isteği üzerine kendi Kaf
asını ve kemiklerini bu odada sergil
etmeyi seçmiş E şimdi günümüzde
İnsanların çoğu yakıldığı için kemikleri
vesaire artık zaten kalmıyor böyle bir
yer problemi de aslında çok yok Eskisi
kadar Eğer gömülmek istiyorlarsa
yakılmak istemiyorlarsa birçok insan
Benim kemiğim
sergilersiniz açılıyormuş kemikler
kenarı çekiliyormuş yeni ölen kişi
gömülüyor muu mezarlıklı kiliseye
ziyaret ederseniz buradan tuz
madenlerine çıkabileceğiniz
yolu rahatlıkla bulabilir
hemen kilisenin arka bahçesinden bu
merdivenleri takip ederek bir zikzak
yolla tuz madenlerine ulaşabiliyorsunuz
Biz de şimdi başlıyoruz
[Müzik]
genel olarak Eee merdivenli merdiven
olmayan yerler de çok dik değil Buraya
böyle bir baraka bile yapmışlar
[Müzik]
bu güzel manzara eşliğinde size bu güzel
şehrin turizmle olan bir sorunundan
bahsetmek istedim Bu köyde 1000'den daha
az insan yaşıyor ve 2011'de bu köyü
yaklaşık Günde 100 kişi ziyaret
ediyormuş fakat 2020'e gelindiğinde bu
ziyaretçi sayısı 10.000 ile 30.000
arasında olmaya başlamış yani köye günde
30.000'e kadar turist gelmeye başlamış
bu gelen turistlerin birçoğunun gelme
sebebi ise kısacık bir fotoğraf
çektirmek ve şehirden ayrılmakmış şehir
çok kalabalıkla Bu Şehirde yaşayan lokal
insanlar bu turizmden rahatsız olmaya
başlamışlar çünkü hem şehrin ekonomisine
katkıda bulunmuyor hem de uzun süre
kalmak isteyen turistleri Bu şehir çok
kalabalık olduğu için buradan
uzaklaştırdığını düşünüyorlarmış Eee
daha sonra şehir kaliteli turizme
yönelmeye başlamış 2020 yılından
itibaren Bu da aslında buraya gelecek e
turist sayılarını kısıtlamaya yönelik
olmuş Eee gelecek olan otobüs sayısını
kısıtlamış burada kalmaya gelen
otobüsleri şehirde önceliklendirme
başlamışlar ve buraya olan feribot
seferleri in saatlerini şehirde en az
belli bir saat geçirecek şekilde
ayarlamışlar ki gelen turist hemen bir
saat içinde geri dönmesin burada biraz
para da harcasın diye Şimdi yürüyüşümüze
devam ediyoruz yolun çok kolay
olmadığını söylemem lazım Çünkü
merdivenleri çıkarken biraz Nefes nefese
kaldık kondisyonumu da açıkçası
güveniyoruz diyebilirim şimdi yol biraz
daha kolaylaştı ama daha Muhtemelen çok
yolumuz var devam edelim Bu güzel
manzara eşliğinde
Bu dağda erozyon riski yüksekmiş ya da
bir kayanın e aşağı yuvarlanma riski
yüksekmiş şehri korumak için bu
bariyerleri yapmışlar aşağıda gördüğünüz
hemen yukarıda da var bir tane Burada da
üstüne bir ağaç ve bir kayanın düştüğünü
de görüyoruz yol üzerinde de çok çeşitli
ağaçların E çok farklı şekilde
yerlerinden söküldüğünü gördük Biz
dikkatli bir şekilde yolumuza devam
ediyoruz Bu manzaralarla yukarı çıkmak
varken neden fiker tercih edilsin ki
gerçekten nefes kesici ve büyüleyici bir
güzellik
[Müzik]
şu teller bizi
sevindirelim
köprünün
Muhtemelen şurasına bir kaya gelmiş
olabilir ya da şuraya tam bir kaya
çarpmış gibi duruyor
çok
sallanmadan yavaş yavaş yürüyelim şu
akarsuyun güzelliğine bakar mısınız ya
böyle seyahatlerin En sevdiğimiz yanı
Rotayı tırmanırken gördüğünüz manzara
ormanlar ağaçlar bir yana bir de böyle
şelalelerle karşılaşabiliyor olmanız
gerçekten Doğa çok harika füniküler le
buraya çıkmaya Çalışmak yerine Eğer
Sağlığınız sıhhatiniz yerindeyse High
STA geldiyseniz bu Rotayı kesinlikle
öneriyoruz sadece aşağıda gördüğümüz
daha büyük bir köprü vardı onun orada
biraz karıştırdık gibi oldu köprüden
geçerek ilerledik belki orada da yol
vardır ama biz bulamadık daha sonra
köprünün hemen girişinden köprüyü
geçmeden sağa devam ettik Şimdi bu yolu
bulduk yolda kırmızı işaretler görüyoruz
Dolayısıyla doğru olduğunu düşünüyoruz
yukarı gidince yine bahsederiz zaten
Eğer yanlışsa ama gerçekten çok keyifli
Az önce bunun önündeydik ve köprü E
şöyle geçiriyordu bizi karşıya Biz sol
taraftaydı biz bu e köprüden geçip
buradan çıkmaya çalıştık ama bir yol
bulamadık daha sonradan köprünün
solundan ilerledik bizi ormanın
etrafından dolaştırdı Az önce üstünde
video çektiğimiz köprüden bu tarafa
geçirdi çok güzel bir açıklık alana
çıktık şimdi yol da yukarıya doğru devam
ediyor Muhtemelen yaklaştık bir saat 20
dakikadır yoldayız şu an Kara göründü 1
saat 35 dakikada geldik Dura Dura video
çeke çeke yani çok hızlı gelseniz bir
saatte varırsınız Muhtemelen ama daha
aşağısı biraz zor gibi
[Müzik]
hemen manzara noktasının yanında yemek
yiyebileceğiniz bir yer var bize
dışarıya yemek servis etmediklerini
söylediler içeri girmemiz gerektiğini
söylediler içeride yedik o yüzden
yemeğimizi kötü bekliyorduk açıkçası Bir
mantı bir makarna söyledik çok lezzetli
çıktı Özellikle o ıspanaklı mantısını
çok beğendik sosu vesaire çok iyiydi
böyle yoğun peynir gibiydi ama peynir de
lezzetli gibiydi yemeklerimizi yedik
dediğim gibi Şimdi dışarıya çıktık
biralarımızı içiyoruz biralarımızı
içtikten sonra high'a geri döneceğiz
[Müzik]
y
[Müzik]
buraya kadar çıkmışken tuz madenlerine
girmeniz de mümkün e bayağı eğlenceli
gözüküyor baktığımız kadarıyla içeride
bir kaydıraktan kayıyorsa bayağı hızlı
bir trene biniyorsunuz çok dar bir
alanda vesaire Bizim sadece bugünkü
planımızda yok biz buraya hemen
solundaki yoldan çıktık hemen şu
önümdeki yoldan da aşağı ineceğiz e
farklı Rota denemek istedik burada hal
stad 30 dakika yazıyordu gelin birlikte
şimdi buradan aşağıya inelim
[Müzik]
şimdi Aşağı indiğimiz yol daha düzgün
ilk çıktığımız yola göre yani Muhtemelen
Asıl bu yolun kullanılmasını istemiş
yetkililer ve bu yolu daha iyi düzlemi
yürüyüşe uygun hale getirmişler Biz
şimdi aşağı inerken şunu konuşuyorduk
belki çıktığımız yol şelaleyi görmek
içindir bu yolda Şelale yoktur diye
konuşuyorduk Ama bu yolda da bir
şelaleye denk geldik hangi yolu
kullanırsanız kullanın İkisinde de çok
güzel harstad gölü ve şehri
manzaralarına Tanık olacaksınız
Sağlığınız sıhhatiniz yerindeyse bu
Rotayı yapın Dedik size Yani geçen çift
kesinlikle amca 70 yaşının üstündeydi
ama gidiyorlar maşallah
[Müzik]
şimdi Arkamda gördüğünüz Merdivenler
indiğimiz yolun şehirde bittiği
Merdivenler bu merdivenleri hemen önümde
welter be mum bulunuyor onu bulursanız
bulabilirsiniz ya da yan tarafta bu
renginden tanıyabileceğiniz önünde sals
House yazan tatlı bir bina var E o
binadan da referans alabilirsiniz Bu Yol
biraz daha güvenli ve daha kolay gibi
geldi bize ama diğer yol da kesin
zevkliydi biraz daha böyle heyecan
seviyorsanız diğer yolu da deneyin bizim
yaptığımızı yapabilirsiniz giderken
birinden dönerken birinden
gelebilirsiniz İkisi de gerçekten çok
güzel manzaralara sahip O yüzden hangi
yoldan giderseniz gidin pişman
olacağınızı düşünmüyoruz Normalde bu
kuğuların durduğu yerden elektrikli bot
kiralayarak bu Gölü gezebiliyor musunuz
ya da bu kuğuları kiralı musunuz bu
Kuğular pedallı normal Siz Hatta şuradan
bile gözüküyor şu pedalları kullanarak
sürüyorsunuz bunları gölde ama bugün
sanırız hava çok iyi olmadığı için biraz
rüzgarlı olduğu için elektrikli bot
yokmuş Ee bu pedalları kiralamak da
mümkün değil gibi sadece şu ileride bize
dediler ki e 15 şuraya Yaklaşık bir saat
süren bir tur yapılıyormuş büyük bir
gemiyle o varmış Biz de o yüzden o turu
yapacağız Yoksa elektrikli bot kiralamak
istiyorduk O yüzden şimdi E oturun oraya
doğru yürüyoruz saatleri 1310 1510 ve
1610 bu tekne turunun ve biz de 1610
Koştura koştura zoraki bir şekilde
yetiştik son dakika son anda binen iki
kişi olduk E ama bence gerçekten daha
ilk baştan itibaren bile çok güzel
Bakalım ilerleyen dakikalarda ne
manzaralarla karşılaşacağız
[Müzik]
Şu an üstünde bulunduğumuz halistat Gölü
8 küsur kilometre uzunluğunda 2 küsur
kilm genişliğinde ortalama derinliği 80
ile 100 metre arasındaymış maksimum
derinliği ise 125 metre bu gölün buzul
Gölü olduğu için çok soğukmuş su kaç
derece bilmiyorum ama hiç donmuyor muu
20 senede bir ortalama donuyor diye
bilgi aldık şimdi tekneden hal staddan
baktığınızda gölün karşısında gördüğünüz
beyaz bir yapı var orası tamamen özel
bir mülk Oraya ulaşım yok oraya
giremiyorsunuz isteseniz de her ne kadar
elektrikli bot kiralayıp buralarda
kendimiz gezmek istediysek de bu turdan
da keyif aldık çünkü kocaman Dağların
arasında hal Stadı izleyerek dağları
izleyerek geziyorsunuz kişi başı bilette
15 euro hsta bir tam gün geçirdik size
bu köyü göstermeye çalıştık çok güzel
bir yürüyüş yaptık ve tekne gezisiyle de
videomuzu kapatıyoruz izlediğiniz için
buraya kadar Teşekkür ederiz bizi
YouTube'da desteklemek isterseniz
videoyu beğenmeyi yorum yapmayı
unutmayın bu vesileyle videonun sponsoru
Hollanda huka da çok teşekkür ederiz
Eğer Hollanda'ya gelmek isterseniz
özellikle Hollanda'ya taşınmak orada iş
kurmak isterseniz açıklamadaki web
sitesini ziyaret edebilirsiniz bir
sonraki videoda görüşmek üzere diyelim
kendinize iyi bakın hoşça
kalın i

[Müzik]
Datça'dan herkese Merhabalar arkadaşlar
ik sene aradan sonra tekrar en çok
sevdiğim yerlerden bir tanesi olan
Datça'ya geldim gün boyunca Datça'nın
her yerini gezeceğiz koylarını antik
kentlerini plajlarını Onun dışında
görmeniz gereken bütün yerlerini
gezeceğiz Az önce geldik ilk başta şu
anda bulunduğum yerde daha önce de
anlattığım Datça merkezdeki en önlü iki
plajdan bir tanesi olan Kumluk Plajı
buranın Suyu çok soğuk ve adından
alışıldığı üzere sahil tamamen kumdan
oluşuyor Bir de taşlık plajı var Orayı
birazdan anlatacağım zaten şu anda da
açılışı yapmak için de güzel bir acıktık
3 saatlik bir yoldan geldik Göcek
tarafından geldik Çünkü ve şu anda da
Sarap kafede de kahvaltımıza
başlayacağız Hazırsanız lezzet dolu bir
mekan önerisiyle günümüze başlıyoruz ve
sonrasında datça'yı dolu dolu
[Müzik]
gezeceğiz şimdi masamıza oturduk
gerçekten Kumluk plajının karşısında
böyle güzel ağaçların altında bir
mekandayız şöyle
buranın sertme kahvaltısını tek tek
göstereceğim size Burada iki çeşit
peynirimiz var burada Bademli Çemen var
en çok merak ettiklerimden biri de bu
zeytinlerim var balımız Var Burada Ardıç
olabilir Ne bu Sence Tahin pekmez Cem
değil Kızılcık Evet evet aynen Kızılcık
reçeli var yine peynirlerimiz var lor
peynirimiz sövüş
tabağımızda göz yumurtalarımız var
reçeller imiz ve tereyağım zla birlikte
bu şekilde orijinal serpme kahvaltısı bu
şekilde veriyorlar Ama isterseniz çiğ
börek gözleme gibi puf börek gibi Birçok
şey de yaptırabiliyor musunuz şimdi
artık ben de kahvaltıya başlayıp
Datça'nın diğer mekanlara doğru devam
edeceğim Afiyet
[Müzik]
olsun ve şimdi de eski Datça sokaklarını
gezmeye geldik arkadaşlar Datça'dan
yaklaşık böyle 5-6 dakikada araçla
Buraya gelebiliyor Buraya gelen
dolmuşlar da var araçla gelmeyenler için
söyleyeyim geldiğiniz zaman şu tarafta
ücretli bu tarafta ücretsiz Park
alanları var artık bulursanız İlerideki
sokakta Park edebilirsiniz Şimdi eski
sokakları gezmeye
[Müzik]
başlıyoruz Şimdi da'ya geldiğiniz zaman
Orhan'ın yerine de mutlaka uğrayın
arkadaşlar Arabanızı Park ettikten sonra
bir 100 metre yokuş çıkıyorsunuz hemen
karşınıza bu rengarenk Kır Kahvesi gibi
bir Köy kahvesi gibi bir yer çıkıyor
Burası can Yücelin c baba dedikleri
kişinin sürekli gelip oturup eserlerini
yazdığı dinlendiği yer onun Tabii ki
eserlerini yazdığı zaman bakın şurada
karşıda görüyorsunuz bütün onunla ilgili
haberlerin mektupların şiirlerin
yapıldığı köşeyi de bu şekilde korumuş
geldiğiniz zaman onun hatıralarını da
burada görebiliyorsunuz tabii kendisinin
burada Can Yücel'in de burada bir evi
var Orayı da zaten size göstereceğim
Onun dışında gelip burada Bademli
kahvenizi gadem gazozunu içip keyifli
zaman geçirebilirsiniz diyorum ve yoluma
devam
[Müzik]
ediyorum da'nın Ana sokaklarından bir
tanesi de burası arkadaşlar ama buradan
yürüdüğünüz zaman sol tarafta Bakın şu
tabelayı göreceksiniz Can Yücel Sokak
buraya girip Can Yücelin evine
Gideceğiniz yol burada başlıyor buradan
sonra biraz sokaklara gittikten sonra ev
karşınıza
[Müzik]
çıkacak Türk Edebiyat tarihinin en ünlü
şairlerinden Can Yücel'in evi Burası
arkadaşlar yılın her günü kapalıdır
sadece 12 Ağustos'ta bir gününe açılır
ve insanlar gezerler Çünkü 12 Ağustos
kendisinin Datça'da vefat ettiği gün
Aslında İstanbul doğumlu ama Datça'da
vefat ediyor Burayı da çok seviyor O
yüzden onun için Datça çok daha anlamlı
ve Datça halkı da ona sahip çıkmak için
de zaten her yere onun ismini kazınmış
durumda Burası da onun evinin kapısı
Eğer 12 Ağustos'ta gelirseniz içeriyi
gezme fırsatı da
[Müzik]
yakalayabilirsiniz ve şaz datç anlatalım
arkadaşlar eski datça'yı Burası bundan
bir 30-40 sene önce gerçekten hani har
abi haldeydi hiçbir bakım yoktu bunu
daha önceki videomda anlatmıştım detaylı
Ama sonra bu Can Yücel'den sonra birçok
yazarın edebiyatçının sanatçının buraya
gelip yaşamasından sonra ve
yatırımlardan sonra burası şu an
ülkemizdeki en güzel eski sokaklara
sahip şehir yerlerinden bir tanesi oldu
bir Datça'nın güzel tarafı şu yaklaşık 7
kilometre arayla bir anda sahilde
mükemmel koylar ve sahillerde yüzerken
bir sonrasında hemen böyle bir tarihle
iç içe ya da böyle çok rengarenk
mahallelerde gezme şansınız oluyor O
yüzden Datça bu konuda çok iyi burada
hani yapılacak çok bir şey yok Eski
datçada sadece sokaklarda yürüyeceksiniz
güzelce böyle Gaz olunuzu içeceksiniz
kafelerde zaman geçireceksiniz kahvenizi
içeceksiniz isterseniz yemek
yiyebileceğiniz ya da kalabileceğiniz
yerler de var ama genellikle İnsanlar
buraya günü birlik gelmeyi tercih
ediyorlar Hatta birkaç saat buraya
yatıyor zaten daha önceki Datça gezi
videomda burayı bayağı bir detaylı
anlatmıştım bu videom daha çok ik günlük
tüm Datça yarımadasını anlatacak bir
video olduğu için bunu burada kesiyorum
bir sonraki mekanlar biraz daha doğal
mekanlar ve koylar
[Kahkaha]
[Müzik]
olacak Datça'dan Herkese merhabalar
Arkadaşlar şu anda Kumru Plajı dayız
Datça merkezdeyim
Ve benim en sevdiğim mekan olan rot to
beye geldik 2 sene önce en son gelmiştim
Şu anda tekrar burada olmaktan mutluyum
hızlıca önce böyle D tane meze aldık
arkadaşlar şak suuk kamız var giri ezmem
var acı sosumuz var şurada şunu
göstereyim Ar sıcaklardan İlkim ahtapot
tava aldık arkadaşlar ahtapot tandır
Daha doğrusu Burada da zaten Kalam
aramızı aldık ve ben de çok balık
tüketen bir insan olmadığım için de
güzel böyle bir bonfil aldık buranın
mezarı efsane arkadaşlar zaten Kocaman
bir dolap var Ben böyle artık hangisinin
ismi neydi unuttum Böyle hoşuma
gidenleri seçiyorum her gelişinde bir de
şunu göstereceğim Burası can Yücelin
şehri bildiğiniz gibi yani Can Yücelin
öldüğü yer o yüzden çok değerlidir böyle
masalarda ekmekleri de böyle güzel Can
Yücelin sözlerinin olduğu paketlere
koyuyorlar O zaman ne diyoruz Eğer
acelen varsa ne işin var Daça diyoruz
Herkese afiyet olsun
[Müzik]
Günaydınlar muhteşem bir sabaha uyandık
Arkadaşlar bu uyanmayı da Kargı koyunu
da yaptık gerçekten Türkiye'de gün
doğumunu izleyeceğiniz en güzel
yerlerden bir tanesi Hani daha erken
geldiğimiz için böyle biraz Instagram ya
da diğer dronla falan uğraşınca
YouTube'a biraz geç başladım ama şu an
artık Güneş doğmaya başladı
inanılmaz sakin ve huzurlu Bir Köy
Burada Bir tane de Otel de var Kos Otel
diye zaten öğleden son sabah
kahvaltımızı burada yapacağız ama şu
anda buraya 5te çıktık Datça'dan geldik
buraya güzelce bir konsept yaptık
oturduk artık gün doğumunun keyfini
çıkartıyoruz arkadaşlar Kargı koyu
Buradaki en önemli en güzel koylardan
bir tanesi o yüzden mutlaka listenizi
ekleyin zaten şehir merkezinden maksimum
10 dakika falan sürüyor arabaya
atlıyorsunuz otoparkta var girişte sonra
keyfini çıkarıyorsunuz işte biz de Şimdi
otelimizde kahvaltıdan önce Bu keyfi
yaşayıp güne devam
[Müzik]
edeceğiz Datça'dan Herkese günaydınlar
arkadaşlar burada en meşhur koylardan
bir tanesi olan Kargo koyuna geldik
buranın da ünlü mekanı cargos Otel Beach
işte Yemek yiyebileceğiniz harika bir
mekandayız E buraya güzel bir davetle
geldik ve deniz kenarında şu anda güzel
bir kahvaltı yapacağız şu anda hemen
böyle hızlıca bir kahvaltımızı
gösterelim Burada bir tane misafirim var
günaydın günaydın sana vereceğim
birazdan Şimdi şöyle bir güzel bir sıcak
tabağa geldi pişisi sigara böreği
sosisleri patatesi ve pankeki var küçük
böyle Ondan sonra bir peynir tabağımızda
zeytinler reçeller tereyağı kaşar ve
sövüş tabağımızda
[Müzik]
rotamı başladık yaklaşık data merkezden
yarım saat araç sürerek Mesudiye köyüne
doğru geliyorsunuz oraya geldiğiniz
zaman size arka arkaya birkaç tane koy
karşılayacak bu bulunduğum yer hayıtlı
koyu Normalde Berrak bir suyu vardır ama
bayram kalabalığından şu an çok kötü
Suyun rengi arka tarafta Kızıl bük var
ondan sonra başka bir bük daha var böyle
ü tane bük Burada sıralanmışlar şu anda
burada otopark yeri bulmak çok zor ama
ücretli otopark yerleri de var gelip
burada Park edebiliyorsunuz zaten bakın
arkayı görüyorsunuz hep böyle bez doglar
ve ya da şemsiyelerde kiralayabiliyor
musunuz yeme içme mekanları da var hayit
bkü burada yerleşik olarak en iyi
yerlerden bir tanesi palamut bkü ile
birlikte Şimdi biz de önce buraya
uğradık bir dron çekimizi yaptık
gösterdikten Sonra Diğerlerine sırasıyla
devam edeceğiz Bu videoda bu kısımdan
sonra artık Datça'daki en güzel bütün
bükleri koyları ve plajları
[Müzik]
göreceksiniz şimdiki durağımız da
arkadaşlar Ova bükü bük le ilgili şöyle
bir şey açıklayayım Aslında iyi bir
kelime değil bük Hani Son zamanda
Bodrum'da bilmem ne bük Datça'da şu bük
çeşmede şu bük diyorlar ya bük Aslında
sazlık alanlar böyle işte dikenli ve
otlu bitkilerin yoğun olarak olduğu
Akarsu da ovalarda bölgelere denir ama
artık plajlarda böyle bir isim verilmiş
Belki başka bir anlamı daha vardır Benim
bildiğim anlamı bu Burası da Datça'daki
en büyük plajlardan bir tanesi olan
ovabükü buraya yani ne kadar kalabalık
olursa olsun yine hissetmiyorsunuz
diğerleri kadar bak şuradan başlıyor
yaklaşık böyle bir 78 metrelik bir sahil
var taşlık bir plaj var ama nispeten
diğer plaja göre daha iyi ufak taşlar
öyle büyük taşlar değil ve plaj çok bir
anda
derinleşmiş var Bayağı da güzel bir bir
soğukluğu var burada da yine her şeyi
kiralayabiliyor musunuz aynı şekilde ama
isterseniz yine havlunu atıp kendi
şemsiyenizi kendi sandalyeni atıp
Dilediğiniz gibi yüzebilirsiniz Plajı
kullanabilirsiniz diyoruz ş Buradan
sonra bir sonraki ya da Büke devam
[Müzik]
ediyoruz ve birazdan manzaraya hayran
kalacaksınız arkadaşlar 5 koyumu geldik
burası kurubük
burada bir manzara terası var arkadaşlar
mutlaka burada Arabanızı durdurun aşağı
inmeden önce Şu manzaranın güzelliğine
bakar mısınız küçük bir koy ama yine
dediğim gibi Bayram tatilinden nasibini
almış normalde böyle Eylül Ekim gibi
gelirseniz burayı bomboş görürsünüz
böyle muhteşem bir koy turkuazın mavinin
yeşilin bütün tonlarını görebiliyorsunuz
Gerçekten muhteşem işte şimdi aşağı
doğru inmeye çalışacağız Burada herhangi
bir tesis yok Herhangi bir
kiralayacağınız şz dongur chems yeder
yok Tamamen kendi imkanlarınız da
gelmeniz gerekiyor e kamp ya da karavan
da yapmak isterseniz aşağıda artık kendi
imkanlarınızı da yapabilirsiniz
[Müzik]
şimdiki durağımız da gerence koyu
arkadaşlar benim bu bölgede en çok
sevdiğim ve merak ettiğim ay olmadı
benim bu bölgede en çok merak ettiğim
koylardan bir tanesiydi Ama burası
diğerleri gibi değil şu açıdan rahat
rahat inemi şöyle göstereyim tane yol
var bir tanesi Ya şu kayalardan böyle
gideceksiniz sonra koy arka tarafta
oraya ulaşacaksınız ya da diğer taraftan
aynı şekilde bir yol var kayalardan
atlaya atlaya gideceksiniz Şimdi biz de
yavaş yavaş o tarafa doğru geçiyoruz
aşağı inen yollardan bir tanesi de bu
burası daha kolay olduğu için geliyoruz
Çünkü eşya varsa yanınızda çocuk varsa
öyle kolay değil
inmek böyle tutuna tutuna inmeniz
gerekiyor Şu anda
artık plaja
kavuştuk az önce de gelişte de söyledim
şimdi aşağıda güzel yüzdük ama şöyle
yukarıdan size bir göstereyim arkadaşlar
bakın şöyle inanılmaz güzel bir koy şu
an çok kalabalık olmasına çok üzüldüm
Çünkü buranın öyle bir görselleri var ki
arkadaşlar Böyle kimse olmadığı zaman
gelip burada yüzmeni tavsiye ederim
eylül ekim ayları gibi suyu buz gibi
taşlar böyle ufak çok rahatsız etmiyor
Kum yok küçük taşl
birer tesis yok tuvalet yok banyo yok
isterseniz kampa karavan kuracaksanız
kendi imkanlarınız da gelmeniz gerekiyor
ama hemen palamut bükü bunun yan tarafı
sol tarafta akbükü var orada bir Camping
alanı da var ya profesyonel bir Kamp
Alanı var oradaki akbükü gezdikten sonra
Buray da geleni gezebilirsiniz burada
yüzebilirsiniz sonra palamut büküne
gidip orada isterseniz işte mekanlarda
da oturabilirsiniz yeme içme
ihtiyaçlarınızı da gidebilirsiniz Hatta
otellerde de kalabilirsiniz diyorum
gereden Sonra da palamut Wick doğru
şimdi devam
[Müzik]
ediyoruz Datça'nın koylarına devam
ediyoruz arkadaşlar şu anda bulunduğumuz
yerde herhalde merkezden sonraki en ünlü
koy olan palamut bükü bükler
palamutbükünde yiz Burası diğerlerine
göre çok daha farklı çünkü burada bir
yerleşim yeri var burası bir sahil kenti
gibi inanılmaz kalabalık zaten şu anda
bayramdan da dolayı Ama birçok Apart
Otel butik oteller kamp otelleri hepsi
var burada ve kıyı şeridi boyunca bakın
bayağı Uzunca bir plaj daha var o b
künden sonraki en büyük plajlardan bir
tanesi de burası
Eee İnsanlar burada gelip Hani hem günü
birlik ya da işte Otel konaklama olarak
da gelip günlerini geçirebiliyor
Tesisler ve mekanlar restoranlar barlar
her şeyde var o yüzden Datça merkezden
sonra en büyük kalabalığı burada
görüyorsunuz Burada da birçok işletme
var şon kiralayabiliyor şemsiyeyi
kiralayabiliyor musunuz ama Bizim
yaptığımız gibi bir ağacın altına
havlunu atıp dinlenebilirsiniz herhangi
bir şey ödemenize de Gerek yok Burası
bir halk Plajı para da ödemiyorsunuz
zaten şu ana kadar hiçbir plaja hiçbir
koya para ödemeden giriş yaptık
Datça'nın da öyle bir güzel yönü var
işte burası da böyle Artık buradan
sonraki durağımız da meşhur knidos Antik
Kenti olacak oranın Plajı da var Orayı
da Anlatmaya çalışacağım artık Datça
yarımadasının en ucuna gideceğiz Sonra
da akşam tekne turu için dça Merkez geri
döneceğiz
[Müzik]
daa Yarımadası'nın en ucuna geldik
arkadaşlar Yaklaşık bir saat yol gelme
sebebimiz zamanında dünyanın en önemli
ticaret kentlerinden bir tanesi olan
knidos Antik Kenti doların kurduğu bu
şehir Gerçekten tarih açısından çok
önemli bir yere sahip buraya şu anda
müze kartla zaten ücretsiz
girebiliyorsunuz Ama eğer Müze Kart
yoksa 5 euroya giriş ücreti var ama
zaten bir 60 liraya bir Müze Kart alın
da yıl boyunca girin rahat rahat Burası
çok büyük bir alan özellikle buraya gün
batımı izlemeye geliyor insanlar yani
gün batımından Birkaç saat önce
gelirsiniz hem Antik Kenti gezersiniz
hem de ta en uçta bulunan deniz Fenerin
karşısındaki seyir alanlarında da Gün
batımını izleme keyfi çıkarırsınız şu
anda birazdan anlatacağım birkaç yerden
sonra artık yine tekrar Datça merkeze
geri döneceğiz Ama şu an kidos Antik
Kenti zamanı
[Müzik]
antik kent'e geldiğiniz anda sizi ilk
başta amfitiyatro karşılayacak
Arkadaşlar bu Görece diğer bölgelerdeki
antik kentlerdeki amfitiyatrolar göre
daha küçük bir amfitiyatro Ama burayı
özel kılan şey Şu Karşıda gördüğünüz
eşsiz bir koy manzarası zamanında yani
böyle bir yere insanlar performanslarını
gösterilerini yapıyorlarmış meclis
toplantılarını yapıyorlarmış
biliyorsunuz ki liya ve Yunan
uygarlıklarında antik kentlerin böyle
bir önemi var şu an dediğim gibi antik
kentimizin ilk giriş kısmındaki amfi
tiyatroyu gezdik yavaş yavaş o askeri
limanlara Deniz fenerinin olduğu yerlere
doğru devam edeceğiz buraya ulaşımla
ilgili konuşalım Arkadaşlar biraz Datça
Merkezi 38 km uzaklıkta bulunuyor Burası
Ama öyle 38 km yakın diye düşünmeyin
gerçekten Yollar çok kötü o yüzden böyle
sabah erkenden bir gününüzü hem koylar
için hem Burası için ayırabilirsiniz
Yaklaşık bir saat hiç durmazsan bile 55
dakikayla bir saat arasında yolculuk
sürüyor Yollar çok virajlı bayağı
uçurumların kenarından falan buraya
varıyorsunuz o yüzden böyle işte değiyor
Buraya tabii ki gelmeye şu manzaraya
bakar mısınız di işte ondan sonra da
burada gezdikten sonra yine aynı yol
üzerinden geri dönebilirsiniz ya da
aşağı kısmında koyları bükleri görerek
de buraya
gelebilirsiniz şu anda şöyle bir yolum
var en üst En üste çıkacağım Çünkü orada
Manzara gerçekten çok güzel bütün Antik
Kenti görüyorsunuz burada askeri
limanlar da var deniz fenerleri de var
Ama öncelikle Yukarıdaki Agora kısmına
çıkacağım Zamanım çok dar olduğu için
arkadaşlar Böyle yukarıdan size burayı
anlatacağım bakın yukarıda yine simgesel
Deniz fenerlerinde bir tanesi var
yukarıki tepenin üzerine bu Tabii Yeni
Bir Deniz Feneri Burası antik limanın
giriş kısımları giriş kapıları ve
surları birçoğu yıkılmış Zaten burada da
işte antik kentte insanların yaşadığı
kısmın devamı var Sonraki kısmı Agora
geliyor ve ondan sonra işte bu yoldan
tekrar aşağı kısma devam edebiliyorsunuz
e çok büyük bir Antik Kent aslında ama
dediğim gibi birçok Eser çıkarıldığı
için ve Talan edildiği için artık yani
sadece gördüğünüz şey buralarda taşlar
olacak heykeller bile çok az bir de yani
yine Roma dönemi sütunları gibi sütunlar
göreceksiniz Şu anda da aşağıya da bir
gösteriyorum size Bakın bu şekilde Eski
küçük amfitiyatro da var askeri limanlar
da var burası pazar yerleri meydanlar
Ondan sonra artık kosu bitirmiş
oluyorsunuz ama dediğim gibi buranın
tadını çıkarmak istiyorsanız Arkadaşlar
gün batımı zamanında gelin ve şuralarda
oturup Bu eşsiz manzaranın keyfini
çıkarım Kuşkusuz bu antik kentin en
güzel olaylarından bir tanesi de
arkadaşlar antik bir sahilde denize
girmek Bakın bu çok önemli iki tarafta
da antik limanlar var Birisi askeri
birisi ticari amaçlı kullanan limanlar
Bu gördüğünüz kumsalın altındaki taşlar
bile arkadaşlar o dönemlerden Kalma
zaten girdiğiniz arında farkı
hissediyorsunuz diğer plajlardan Otlar
falan çıkmış yosunlaşmış Artık binlerce
yıllık taşlar var artık burada kenarlar
zaten yine şehrin kalıntıları devam
ediyor Sağlı sollu her yerde ve dediğim
gibi çok özel bir yer Denize girme
keyfini de mutlaka edinin bu çok güzel
bir deneyim olacaktır şimdi taşlık
plajına geldik Arkadaşlar burası dak
Çad'ın merkezinde bulunan en ünlü iki
koydan bir tanesi ama buraya şimdiki
geliş amacımız harika bir mavi yolculuğa
çıkacağız akşamüstü gün batımı turuna
çıkacağız şu anda Karaoğlu ılığın
misafiri olarak buradaki yatları beraber
2 saat boyunca keşfedeceğiz kendileri de
bizi bekliyorlardı Sağ olsunlar güzelce
de bir hazırlamışlar yatı Merhabalar
Merhaba Hoş geldin Hoş bulduk geliyoruz
Geliyoruz birkaç acıktık Biraz da Tamam
geliyoruz işte arkadaşlar 2 saat boyunca
birazdan zaten kaptanımız da konuşuruz
hangi koylarda durduğumuz da söyleriz
Zaten karayoluyla sabahtan beri size
birçok yeri anlattım hangi koylara nasıl
gideceğinizi Bu sefer de böyle bir yat
Tur ekstra çıkarsanız ya da uzun ya da
kısa turlara çıkarsanız nereleri
göreceğinizi de biraz anlatmaya
çalışacağız Hazırsanız mavi yolculuğumuz
başlıyor
[Müzik]

2025 yılının Kasım ayının ortasında
Barcelona'yı görmek üzere yola çıktık.
Biletleri alır almaz şehri detaylı
araştırmaya başladığımızda ne kadar
güzel bir yere gidiyor olduğumuzu
anlamak hiç de zor olmadı. Şehirde
görülecek yerlerin bolluğu, lezzetli
mutfağı, havanın güzelliği, insanların
sosyalliği ve bize benzeyişleri daha
Barcelona'ya varmadan bizi
heyecanlandırdı. 1.7 milyon insanın
yaşadığı İspanya'nın Katalonya özerk
bölgesinin başkenti Barcelona'ya hepiniz
hoş geldiniz.
Barcelona'ya en başta iki tam gün için
plan yapmıştık. Sonradan bunun
yetmeyeceğine karar verip 3 tam gün
kalmaya karar verdik. Bu yüzden ilk iki
gün Airbnb'den tuttuğumuz çok merkezi
bir evde, en son gün ise ilk kaldığımız
bu eve çok yakın başka bir otelde
konakladık. Kaldığımız iki yerde çok
merkeziydi. Fakat ilk kaldığımız evdeki
kötü koku dolayısıyla sonradan
kaldığımız oteli eve kıyasla daha çok
beğendik. Fiyatları da aşağı yukarı
aynıydı. Siz de kalacak bir yer
ararsanız ve merkezi bir yerde kalmak
isterseniz bu kaldığımız oteli
muhtemelen beğenirsiniz.
Orası nasıl ya?
&gt;&gt; Sen nasıl isterdin?
İlk gün sabahı Branchen Cake isimli
kafede göze hitap eden bir kahvaltı
yaptık. Yediklerimizin lezzeti fena
değildi ama porsiyonlar biraz küçüktü.
Kahvaltımızla birlikte sokaktan
geçenleri izleyerek kahvemizi de içtik.
Sonrasında Barcelona'nın en ünlü
yerlerini tek gezeceğimiz ilk günümüz
başladı. İlk durağımız Barcelona'da
birçok eseri bulunan ünlü mimar
Gaudiy'nin tasarladığı binalardan
biriydi. Anthony Gaudi 1852 ve 1926
yılları arasında yaşamış ve Barcelona'ya
birçok önemli eser bırakmış sıra dışı
bir mimar. Eserlerinde sıklıkla doğadan
esinlenmiş ve günümüz dönemi için bile
yapılmaya cesaret edilemeyecek yapılar
inşa etmiş. Kazamila da o yapılardan
biri. Türkçeye Mila evi olarak
çevirebileceğimiz bu binayı Gaudi Mila
ailesi için 1906 ve 1912 yılları
arasında tasarlamış ve inşa etmiş.
Binanın bir diğer ismi La Pedrera yani
taş ocağı. Bu isim de binaya dışarıdan
bakıldığında koca bir taş yığınına
benzetilmesinden kaynaklı. Binayı gezmek
mümkün ve içeri giriş bileti kişi başı 9
euro.
&gt;&gt; Ortadan kaçıyorlar.
Hola.
Vale,
vale, perfecto.
&gt;&gt; Gracias.
&gt;&gt; Mila a burı sadece kendisi yaşasın diye
yaptırmamış. Binada bulunan birçok diğer
daireyi kiraya vermiş. Bu daireleri
kiralayanlar arasında mısır prensi, bazı
diplomatlar, iş adamları ve aktörler
bile varmış. Gaudi doğanın düz değil
kıvrımlı şekillerden oluştuğuna ve güzel
olanın bu kıvrımlı şekiller olduğuna
inandığından yapıları da doğadan ilham
alarak inşa etmiş. Binanın iç duvarları
taşıyıcı kolon olarak inşa edilmemiş. Bu
yüzden de iç duvarları istediğiniz gibi
yıkıp odaları veya daireleri
birleştirmek de mümkünmüş. Ev sahipleri
de belli bir süre sonra evin bazı
kısımlarını beğenmediklerinden evin iç
kısımlarının bir bölümünü istedikleri
gibi tekrar restore etmişler.
&gt;&gt; Şu anda iyi ki 30 euroyu vermişiz diye
düşünüyorum. Çünkü burayı dolaştıkça
Gaudi'ye ve Gaudi'nin eserlerine hayran
olmamak mümkün değil.
&gt;&gt; İçeride bu Evin ve Gaudi'nin eserlerinin
doğadan nasıl ilham aldığına dair birkaç
videoda izleyebiliyorsunuz.
Binanın terasına çıkmak da mümkün ve
burada da ilginç şekiller var. Merdiven
kuleleri, havalandırmalar ve bacalar
hiçbir yerde göremeyeceğiniz şekilde
tasarlanmış. Açıkçası ben bu şekilleri
çok havalı buldum.
Bu çatıdan Barcelona'yı biraz yüksekten
de izleyebiliyorsunuz.
Kazamila, Barcelona'nın en ünlü ve en
lüks alışveriş caddelerinin başında
gelen Grasya bulvarı üzerinde bulunuyor.
Gaudi'nin en güzel eserlerinden bir yeri
olan Kazabatl'da bu bulvarda. Ama onu
ilerleyen günlerde ziyaret edeceğiz.
Şimdi güneşli günün ve gün ışığının
tadını çıkarabilmek için Grasya Bulvarı
üzerinden yürüyerek Katalonya meydanına
doğru gidiyoruz. Bu meydan şehrin tam
merkezi denilebilir. Alışveriş yapan
insanlar, piyano çalanlar, kuş
besleyenler, oturup soluklanmak isteyen
herkes burada.
Şu an kasımın ortası. Barcelona'da hava
mis gibi. 20 derece civarında güneşli.
Bu üstümdekiyle bile yürürken çok kalın
değil. İnsan terliyor. E o yüzden
dondurmalarımızı aldık. Şimdi Barcelona
katedraline doğru gidiyoruz.
Barcelona Katedrali 16 euro karşılığında
içini görebileceğiniz ve kubbesine
çıkabileceğiniz bir yapı. Yapımına 1298
yılında başlanmış ve son olarak 1913
yılındaki eklemelerle bu şeklini almış.
Biz bugün katedralin içine girmeden
katedralin önünde bulunan Nova
meydanındaki banklarda oturup bu yapıyı
dışarıdan izledik.
Bu meydan Barcelona'nın en eski
meydanlarından biri ve burada otururken
de tarihi bir yerde olduğunuzu
hissediyorsunuz.
Katedralin şıklığı önündeki tarihi
meydanla birleşince güzel bir atmosferde
yaratıyor.
Katedralin hemen yan tarafında ise
eskiden Roma şehir surlarının bir
parçası olan ve bir zamanlar Başpapazın
yaşadığı ismini de Başpapaz unvanından
alan bir ev var ve bu evin bahçesini
ücretsiz olarak gezebiliyorsunuz.
Çok güzel kuşlar ötüyor burada. Bir
palmiye ağacı var. Onun üstüne
konuyorlar muhtemelen. Güzel bir
atmosferi var bu evin. Barcelona'da
ziyaret edeceğiniz çoğu yer normal
gittiğiniz başka şehirlere göre bizce
pahalı. Yani 20 eurolar, 30 eurolar. Az
önceki katedral için bile 16 euro ücret
ödemeniz gerekiyor. Katedralin içi ve
kulesi için. Ama katedralin hemen
yanında bulunan bu evi ziyaret etmesi
tamamen ücretsiz ve ortamı gerçekten
harika. Buradaki palmiye ağacının,
yeşilliklerin hani bu iki katlı
oluşunun, katedrali görüşünün verdiği
hava ya da bu taştan yapılması gerçekten
çok güzel. Katedrale kadar geldiyseniz
bizce bu evi kesin görün. Zaten 5-10
dakika ayıracaksınız en fazla.
Buralardayken Barcelona'nın en çok
fotoğraf çekilen sokaklarından birine
uğramadan olmaz. Bizbe köprüsü, Türkçe
çevirisiyle psikopos köprüsü ve
bulunduğu sokak Barcelona'nın en çok
fotoğraflanan yerlerinden biri. Köprü
1929 yılında tamamlanmış. Katalan
hükümet binası ile eskiden kilise
görevlilerinin yaşadığı evi birbirine
bağlıyor. Bu köprüyü yapan mimarın
civardaki eski binaları yıkıp yeniden
yapma talebi reddedildiği için mimarın
köprünün altına bir kuru kafa
yerleştirdiği ve bunu lanet niyetiyle
yaptığı anlatılıyor. Kimilerine göre kim
bu kuru kafaya bakarsa o kişi kötü
şansla lanetleniyor. Kimileri kuru
kafada bulunan hançer oradan çıkarılırsa
Barcelona'nın yerle bir olacağını
söylüyor. Kimileri de köprünün altından
kuru kafaya bakarak geri geri yürürsen
dileğinin gerçekleşeceğine inanıyor.
Hepsinden öte burası insanların
çoğunlukla burada güzel fotoğraflar
çekilmek için geldiği bir yer ve
Barcelona Katedraline çok yakın bir
konumda. Daha sonra 188 yılında
İspanya'da düzenlenen ilk uluslararası
fuar için giriş kapısı olarak inşa
edilen Kemerin oradan geçtik. Aynı
mantıkla Barcelona'dan bir sene sonra
Paris'te düzenlenen fuar içinde 1889
yılında Eyfel Kulesi inşa edildi. Yani o
dönemlerde bu fuarlar dolayısıyla bu
şekilde büyük ve simge yapıların inşa
edilmesi yaygındı. Kemeri arkamıza alıp
Siadeya parkına doğru ilerledik.
&gt;&gt; Balon yapan adam vardı ya.
&gt;&gt; Bir bisikletli geçiyordu. Onu kafasının
üstünden yaptı.
&gt;&gt; Aşkım bizim evde yapacak gibiydi.
&gt;&gt; Evet. İşte bisikletli kafasının üstüne
yaptı. Bisikleti döndü baktı. Sonra
bisiklet döndü bir daha baktı.
Bisikletliye dedi ki, "Ne?" hey hey. Ne?
Ne? Sıkıntı ne? Yaptı. Sonra bisikletli
sessizce bir şey söyleyip dönüp gitti.
Abi
&gt;&gt; anladığım şey büyük yani.
&gt;&gt; Evet. Evet. Hani saçma hareket yapıp
üste çıkabilme yetisi.
&gt;&gt; Evet. Aynen. Ekonomik olarak dar
bağazlıyız ve az eğitimliyiz ve gel
&gt;&gt; hemen kavga edebiliriz.
&gt;&gt; Ama ne yaparsın ki? Böyle ülkeler güzel
yani. Ne yapacağız?
&gt;&gt; Evet. Doğru.
Bu park şehir merkezine yakın en büyük
yeşil alanlardan bir tanesi.
Buradan da Barcelonetta plajına
gidiyoruz. Bu havada hala belki yüzen
olabilir diye düşünüyorum. Görürsem
şaşırmam. Bakalım. Barcelona plajı
kasımın ortasında nasıl
&gt;&gt; ben başka yerde konuşmuyoruz İspanyolca
soronuşmuyoruz
konuşuyor
sorunun
bırak
&gt;&gt; hayır ayıp dedim yaşlı kadın
&gt;&gt; kadın mı adam mı belli değil
&gt;&gt; kadın tuttu beni çekildi
tutuyor beni.
Şehir merkezinde böyle bir plajın olması
tek kelimeyle mükemmel. Denize giremedik
ama su dışarıdan temiz de gözüküyordu.
Kasım ortası olsa bile voleybol oynayan,
nadiren de olsa yüzen ve bol bol piknik
yapan insanlar gördük. Biz de sahilde
oturup içmek için yakındaki bir kafeden
sangriamızı aldık. from Turkey. Turkey.
&gt;&gt; And you are Pakistan.
&gt;&gt; Pakistan. Yeah.
&gt;&gt; I recogniz it from your name. Ah, Ram.
Yes. Every time Turkish people coming
here see my name definitely ask me.
How long are you here? 13 years. 13.3.
&gt;&gt; It's too much. İstanbul
istanif
&gt;&gt; sangriyalarımızı içerken sahilde gün
batımının tadını çıkardık.
Bizce Kasım ayında Barcelona'ya gelmek
çok iyi bir fikirdi ve hatta şöyle
düşündük. Kasım ayında bu kadar sıcaksa
daha yaz aylarında bu şehir herhalde hiç
gezilmezmiş.
&gt;&gt; İlk günün akşamında güzel bir Tapas
restoranına gittik. Tapaslar İspanyol
yemek kültürünün vazgeçilmezi. Küçük
porsiyon atıştırmalık yiyeceklere tapas
deniyor ve genelde ortaya birden fazla
çeşit söyleniyor. Bizdeki mezeler gibi
de düşünebilirsiniz.
Biz de bu restoranda birçok farklı
tapasın tadına baktık ve yediklerimizden
çok memnun kaldık.
Sonraki gün kaldığımız eve yakın bir
fırında hızlı bir kahvaltı yaptık.
Bugün Gaudi'nin iki ünlü eserini daha
göreceğiz. Bunlardan ilki Park Güel,
ikincisi ise Sagrada Familyan. Park Güel
şehir merkezine biraz uzak bir yerde
olduğundan oraya toplu taşıma kullanarak
otobüsle gittik. Otobüslerde eğer
temassız bir kredi veya banka kartınız
varsa onu da okutabiliyorsunuz ve bilet
almaya uğraşmanıza gerek kalmıyor.
&gt;&gt; Barcelona'yı gezmek gerçekten GAudi'nin
eserlerini gezmek demek bir yandan.
Çünkü şehirde gezeceğiniz turistik
eserlerin çoğu Gaudi ile alakalı. Hepsi
de birbirinden güzel. Şu an Park Güel'e
geldik. Burası zamanında bir konut
projesi olarak böyle çok ev yapılmak
istenen bir alanmış ve mimar olarak da
GAudi seçilmiş ama proje tutmamış ve
evler satılamamış. Sonradan da burası
bir parka dönüştürülmüş. Genelde böyle
seramik eserlerden oluşuyor. Farklı
farklı e bölümleri var. Gezmesi de
gerçekten eğlenceli. Barcelona'nın güzel
bir şehir manzarasını da
izleyebiliyorsunuz buradan. Hava açıksa
tabii ki de manzaranız daha güzel. Bugün
maalesef biraz bulutlu hava. Biz biraz
sisli görüyoruz deniz tarafını. Parkel
Barcelona'da kesinlikle görmeniz gereken
bir yer.
&gt;&gt; Parkel'e girmek için bilet almanız
gerekiyor ve kişi başı bilet ücreti €1
euro. Şehri izleyebildiğiniz yeri
çevreleyen renkli seramiklerle kaplı bir
bank bulunuyor.
Şehre bakarken sağ ve solunuzda kalan
evlerden biri kapıcının evi, diğeri ise
ziyaretçiler için bekleme salonu ve
telefon kulübesi olarak düşünülmüş.
Bugün soldakinin içini aldığınız bilet
fiyatına dahil olarak gezebiliyorsunuz.
Sağdaki ise bir hediyelik eşya dükkanı
olarak kullanılıyor.
Bu iki binanın önünde ise şehri
izlediğiniz terasa çıkabildiğiniz
merdivenler ve heykeller bulunuyor.
Burada da özellikle semender heykeliyile
fotoğraf çektirmek çok popüler. ya da
semender yerine duvarlardaki desenleri
beğenen insanlar da oluyor.
&gt;&gt; Ben beğenirim böyle şeyleri. Böyle
şeyler bana çok hitap ediyor. Ben
seviyorum orant.
&gt;&gt; Evet ya çok fotojenik çıkıyor şu an
biliyor musun? Üstündekiyle o kadar
uyumlu ki.
&gt;&gt; Ben de fotoğraf çekilirim. Hadi.
&gt;&gt; Parkın daha üst ve daha yeşil
kısımlarına çıkmak da mümkün. Buralarda
da yürümek kesinlikle zevkli. Hem ara
ara şehri ve parkı daha yukarıdan
görebiliyorsunuz hem de parkın farklı
yerlerini de keşfetmiş oluyorsunuz.
Park Güvel'i gezdikten sonra yine
otobüsle bugünkü ikinci durağımız olan
Sagrada'da Familya'ya gittik. Dün
23.000den fazla adım atıp 18 km civarı
yürüdüğümüz için bugün biraz toplu
taşıma kullanmaya meyilliydik. Gaudi'nin
sadece küçük bir kısmını
tamamlayabildiği, sonradan da başka
mimarların farklı cephelerini, farklı
kısımlarını yapmaya devam ettiği,
inşaatı 140 yıldır devam eden
Barcelona'nın en ünlü turist noktası
olan Sagrada Familia'ya geldik. Saat
400'te içeri giriş biletimiz var. Bilet
alırken şuna dikkat etmeniz lazım. Çok
çabuk tükeniyor biletler. O yüzden
buraya gelmeden en az bir hafta önce
bakmanız lazım biletlere ve yerinizi
ayırtmanız lazım. Yoksa içeri
giremezsiniz. Biz de şimdi girelim
bakalım. Gaudi'nin Sagrada Family'sı
içeriden nasıl gözüküyor? Sagrada
Familya'nın inşaatı 1882 yılında başka
bir mimarla başlamış ve o mimar projeden
çekildikten sonra yerine 1883'te Gaudi
geçmiş. 1926 yılında ölene kadar da bu
projenin başında kalmış. Gaudi bu
kilisede de doğadan ilham almış ve eğri
hatlar kullanmış. Kilisenin dışından
baktığınızda sadece bu ön cephe Gaudi
döneminde tasarlanmış ve kısmi olarak
tamamlanabilmiş. Diğer cepheler başka
mimarlar tarafından tamamlanmış ve bazı
kısımlar hala yapılmaya devam ediyor.
İçeri girebileceğiniz biletler kişi başı
26 euro. İçeride büyük ve yukarıya doğru
farklı dallara ayrılan sütunlar
görüyorsunuz. Gaudi burada sütunları bir
ağaç gövdesine ve dallara benzeterek
dizayn etmiş.
Yapının bir tarafındaki sıcak tonlu ve
diğer tarafındaki soğuk tonlu vitraylar
ise yine Gaudi'nin fikrine sadık
kalınarak tasarlanmış. Ama hem sütunlar
hem de vitraylar Gaudi öldükten sonra
işi devam ettiren mimarların
katkılarıyla bitirilmiş. Yapının tamamen
bitirilmesi 2026 yılında Gaudi'nin 100.
ölüm yıldönümüne planlanmış. Ama bunun
ötelenme ihtimali de bulunuyor. Acaba
Gaudi bugün hayata tekrar gelse ve
Sagrada Familya'nın hala bitmediğini
görse ne düşünürdü? Ya da Sagrada
Familya'yı şu anki haliyle beğenir
miydi? İkinci günün akşamı ise başka bir
tapas restoranına gittik. Fakat dün
gittiğimiz restoran ile aynı menü geldi
önümüze ve buranın dün gittiğimiz yerin
farklı bir şubesi olan bir yer olduğunu
öğrendik. Dün beğendiğimiz tapasların
yanı sıra yeni şeyler de denedik.
Bugün toplu taşıma kullanmamıza rağmen
gün sonunda baktığımızda yaklaşık 13.000
adım atıp toplamda 10 km yürümüştük. Siz
de bu rakamlardan Barcelona'nın ne kadar
büyük bir şehir olduğunu ve eğer buraya
geliyorsanız bir iki günden fazlasını
ayırmanız gerektiğini aklınızda
bulundurun.
3ün günümüze Barcelona'nın ünlü caddesi
La Rambla ile başladık. Burası Katalonya
meydanından başlayıp denize kadar devam
eden 1.2 km uzunluğunda bir cadde. Sağı
ve solu yemek yiyebileceğiniz
restoranlar, alışveriş yapabileceğiniz
dükkanlar veya hediyelik eşya satan
büfelerle dolu. Biz de bu cadde üzerinde
bulunan çok ünlü bir kapalı pazara
gittik. Burası pazar günleri hariç
haftanın her günü sabah saat 8 ile akşam
8.30 arasında açık. İçeride o an yiyip
içmelik ya da sonradan evinizde pişirip
yiyebileceğiniz birçok ürün satılıyor.
Bunu yiyemem ben ya. Yer miyim?
Yiyebilir miyim?
Deniz yedim şu an.
&gt;&gt; Gitmiyor mu? Limon sıktın mı?
&gt;&gt; He. Yemeyeceksen yeme.
&gt;&gt; Yemeyeceğim. Midem bulandı çok.
&gt;&gt; Tamam.
&gt;&gt; Çok çiğ geldi böyle.
&gt;&gt; Sonrasında yine laramblanın üzerinde
bulunan ve yerini bilmezseniz gözden
kolaylıkla kaçırabileceğiniz başka bir
meydana uğradık.
Burası çok tatlı bir avlu. Bizce vakit
geçirmek, biraz dinlenmek için de çok
güzel bir atmosferi var. Ama şu an çok
doluyuz. O yüzden burada çok fazla vakit
geçiremeyeceğiz ve yolumuza devam
edeceğiz.
&gt;&gt; Bugün de toplu taşıma olarak metro
kullandık. Çünkü yine gitmek istediğimiz
İspanya meydanı Larambaya'ya biraz
mesafeliydi. Metro için otobüste olduğu
gibi temassız kartlarımızla ödeme
yapamadık ve metro girişinde bulunan
otomatlardan tek minişlik bilet aldık.
İspanya meydanına vardık. Bu meydanda
Arena isimli bir alışveriş merkezi var
ve alışveriş merkezi içerisindeki
yürüyen merdivenlerle bu yapının
terasına çıkıp bu bölgeyi yukarıdan
görebiliyorsunuz. Ama buradaki inşaat
sebebiyle meydan kötü gözüküyordu.
Buradan gördüğünüz iki kule Venedik
kuleleri olarak biliniyor ve bu kuleler
de 1929 yılında başka bir fuar için
yapılmış. Arkadaki görkemli yapı ise
Katalonya Ulusal Sanat Müzesi.
Alışveriş merkezinin terasından inip
müzeye doğru yürüdük. Niyetimiz müzeye
girmek değil, müzenin yüksek konumundan
şehrin bu tarafına bakmak ve sonra
müzenin arkasındaki tepeye gitmekti.
Müze yüksek bir konumda bulunuyor ve
alışveriş merkezinin üstünden daha güzel
bir manzaraya sahip. Biz gittiğimizde
müzenin önünde manzaraya karşı ufak bir
konser de vardı.
Oh.
Sanat müzesinin arkasından yürürseniz
çok güzel parklara denk geleceksiniz.
Gerçekten insanın içini açıyor. O sanat
müzesine kadar gelirseniz kesinlikle
arka tarafını yürüyün. Zaten bu bölge
Montic tepesi diye geçiyor. En tepede
bir kale de var. Hatta şehirden
teleferikle de ulaşılıyor buraya. Ama
biz müzenin arkasından geldiğimiz,
yürüdüğümüz yoldan çok memnun kaldık.
İlk başta manzaralarınız şehrin bir
tarafıyken kaleye doğru yaklaştıkça
deniz tarafını görmeye başlıyorsunuz ve
limanı yukarıdan izliyorsunuz.
Hava kararmaya yakın bir saate Gaudi'nin
bir diğer eseri olan Kaza Batlo'ya
girmek için bilet almıştık. Tepeden
indikten sonra Kaza Batlo'ya gitmeden
bir şeyler atıştırdık. Sonrasında da
yine metroyla Kaza'ya geldik. İçeri
girebileceğiniz en ucuz bilet 35 eurydu.
Terasa çıkmak istiyorsanız 40 eur'luk
olanı almanız gerekiyordu ve biz de onu
aldık. Bazı tarihlerde internet
sitesinde indirim olabiliyor ve bu
biletleri 5- 10 euro daha ucuza da
bulabiliyorsunuz. Ama biz gittiğimizde
bilet fiyatları bu şekildeydi. Kaza Mila
Mila ailesi için yapılmıştı. Aynı
şekilde Kaza Batlo da Batlo ailesi için
Gaudi tarafından tasarlandı. Binayı
gezmeden önce bu dönemde zengin
insanların neden villa tarzı yapı
yaptırmak yerine apartman yaptırdığından
ve hatta diğer daireleri kiraya
verdiğinden bahsedelim. Öncelikle hem
Kazamila hem de Kazabatlo Barcelona'nın
Eizample bölgesinde bulunuyor. Bu bölge
Barcelona'nın o havadan muhteşem düzenli
görüntüsünün olduğu bölge ve burası
1800'lü yılların sonuna doğru şehrin
eski surlarla çevreli merkezinin dar
gelmesi nedeniyle şehrin dışa doğru
büyümesi planlanırken oluşturulan bir
bölge. Bölgenin kelime anlamı çok basit
bir şekilde genişleme demek. Bu bölgenin
planı dar Orta Çağ sokakları yerine
düzenli geniş caddeler ve bloklar
içerecek şekilde yapılmış. Planlamanın
başındaki isim şehir planlamacı ve
mühendis ilde fonserda. Şehrin bu yeni
bölgesinin planından ötürü arsalar
şehrin yatay genişlemesine uygun olarak
değil dikey yapılaşmasına uygun olarak
bölünmüş. Burada büyük arsa bulmak
zormuş. Bulunsa bile pahalıymış. Şehrin
bu yeni bölgesinde yaşamak hem bir statü
göstergesi hem de altyapı sistemine
erişim anlamında konforlu bir hayat
demekmiş. Zengin insanlar da buralara
apartman yaptırıp üst katlarında
kendileri yaşarlarken alt katlarından da
kira getirisi elde ettiklerinden bu
apartmanları bir yatırım aracı olarak da
görmüşler. Apartman sahibi olmak, şehrin
merkezindeki yeni bir bölgede tüm
imkanları yakın yaşamak istenilen bir
şeyken şehirden uzakta bahçeli yerlerde
yaşamak statü kaybı olarak bile
düşünülebiliyormuş.
Kazabatlo'ya gelince Gaudi bu binayı en
baştan inşa etmemiş. Burada zaten
1877'de inşa edilmiş bir bina varmış ve
Gaudi o binayı 1904 ve 1906 yılları
arasında Batlo ailesi için bu haline
dönüştürmüş. Kaza Batlo'da da düz bir
yer yok. Her şey dalgalı, kıvrımlı,
renkli ve farklı. Yapının dışındaki
balkonlar kemikli, iskeletimsi bir
yapıda. O dönemde böyle bir bina
yapabilmek, bu kadar farklı olabilmek
bence çok cesurca. binanın içi de dışı
kadar etkileyici.
Binanın orta katlarında arka tarafında
bir teras da var.
İçeride
Refik Anadolu'a ait bir dijital sanat
eseri de bulunuyor.
Kazamila'da olduğu gibi binanın terasına
çıkmak da mümkün ve buradaki bacalar da
Kazamilla'daki bacalara benzer.
Vallahi ben Gaudi'den etkilendim.
Gittiğimiz eserleri özellikle iki evi
hem Kazamila hem Kazabatlo gerçekten
farklı. Yani şöyle düşündüm. Hatta şöyle
dedim Burçak'a üniversiteye gitmeden
önce bu evleri görseymişim mimar olmak
için uğraşabilirmişim. Yani e gerçekten
farklı. Daha önce görmediğiniz bir şey
hoşunuza gidiyor. Çok pahalı maalesef
biletler. Ama buraları görmeden
giderseniz de çok şey kaçırırsınız.
Şehirdeki 3üncü günümüzde Kazabatlo
ziyareti sonrası bitmiş oldu ve bugün
uzun mesafelerde iki defa metro
kullanmamıza rağmen 26.000 küsür adım
atıp toplamda 20 küsür kilometre
yürüyerek buradaki üç günün rekorunu
kırmış olduk. Ertesi gün uyandık ve
şehirden ayrılma vakti maalesef
gelmişti. Fakat şehirden ayrılmadan önce
size bir yer daha göstereceğiz.
Barcelona'nın şehir merkezinin biraz
dışında ama güzel bir Barcelona
manzarası sunan bir yer. Tibidabo 512
metre yüksekliğinde bir dağ zirvesi ve
burada birçok yerden görebildiğiniz ve
şehri tepeden gören bir kilise de var.
Buradan şehirde gittiğimiz birçok yeri
görmek mümkün. Montciüç tepesi, Park
Güel, şehrin tamamı ayaklarımızın
altında.
Barcelona'nın şimdiye kadar gördüğümüz
kesinlikle en güzel manzarası burada. Bu
kilisenin terasına çıkmak, kilisenin
içine girmek tamamen ücretsiz. Aynı
zamanda buradan şehri
izleyebiliyorsunuz. Önüne de bir tane
çocuk eğlence parkı yapmışlar. O yüzden
çocuklu aileler arasında da çok popüler
bir yer burası. Oyun parkını ama
kilisenin tam önüne yapmışlar. Keşke
biraz daha sola ya da sağa yapsalarmış.
Çünkü şehrin o panoramik görüntüsünü
maalesef kapatıyor. Önünüzde demirleri
görüyorsunuz. Teras'ın tam ortasından
baktığınız zaman çocuklu ailelerin yanı
sıra bisikletliler arasında da burası
çok popüler bir lokasyon. Çünkü bir
bisiklet yarışı haricinde en yoğun
bisikletlileri gördüğümüz yer oldu
burası. Herkes buraya çıkıyor. Yolda
gelirken gördük. Buraya çıktığımızda
gördük. Çok fazla bisikletçi var burada.
Muhtemelen bisikletçiler arasında da
buraya çıkmak bir olay ve buraya gelip
onlar da şehir manzarasını
seyrediyorlar. Bugün günlerden 15 Kasım
ve neredeyse bulut yok havada. Yine
efsane bir gün Barcelona'da.
Üç tam gün Barcelona'daydık ve bu şehri
gezerken çok keyif aldık.
Gördüklerimizin yanı sıra gezdiğimiz
sokakların canlılığı, yiyip
içtiklerimiz, güneşli hava, Gaudi ve bu
şehir hakkında öğrendiklerimizden
etkilendik ve hatta bu şehirde keyifle
yaşanılır diye bile düşündük.
Barcelona'dan ayrılıyoruz ama önümüzdeki
günlerde hala buralardayız. Bir araba
kiraladık ve Katalonya bölgesini
arabayla gezeceğiz. Bir sonraki videoda
size hem Katalanları anlatacağız hem de
Katalonya bölgesinin bilinmeyen ve
ilginç yerlerini göstereceğiz.
İzlediğiniz için teşekkür ederiz. Bir
sonraki videoda yine İspanya güneşinde
görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Hoşça kalın.

Herkese roma'dan selamlar e 3 gün
boyunca Roma'da ve ü güne
sığdırabilir gezmeye çalışacağız güzel
bir plan yaptık ama 3 gün bu şehre yeter
mi kesinlikle yetmez Roma'yı her şeyi
anlayarak dolaşacağım deseniz 3 ay bile
yetmez zaten ama biz dediğim gibi güzel
bir plan yapmaya çalıştık Şimdi birinci
gündeyiz ve e Vatikan'ın biraz
yukarısında Kuzey tarafında Bir otelde
kalıyoruz planımız da ona göre
şekilleniyor Dolayısıyla şimdi Şaşa diye
bir kafeye gidiyoruz Burası 1919
yılından beri Roma'da 1937 yılından beri
de şu an gittiğimiz lokasyonunda orada
bir İtalyan kahvesi deneyeceğiz ve
yanında da bir şeyler atıştığı Şaşa
kafede
görüşürüz İtalya'da Tabii kahve
kuruvasan önemli ben içi kremalı bir
kuruvasan istedim ama kuruvasan kalmamış
şöyle bir şey verdi bana umarım kreması
güzeldir bir tane espresso söyledik yani
görün porsiyonu bayağı küçük geliyor
espresso bir de da ünlü çikolatayla
yapıyorlar espressoyu burçağ da
çikolatalı bir espresso söyledik ikisini
de taca şöyle bir şey var ilk suyu
içiyorsun ki kahvenin tadını iyi
[Müzik]
alabilsin bayağı sağlam sert ama güzel
Şimdi bunu tekte atmak gerekiyor ama
tabii burçakla paylaşarak içeceğiz Çünkü
ben de çikolatalı içmek istiyorum
espressoya
AC g bur Ser çikolatalı lezetli tad baya
derinden hissediyorsunuz bir şey
anlatmak istedim Mesela pişte şöyle
coperto diye bir şey var Normalde mesela
İtalyanlar kahveyi gelip burada söyleyip
çalışan kişiye hemen burada ayakta
durarak içiyor ve öyle içerseniz hiçb
ekstra ücret öiy kahveyi mekanda içtiğin
i edener dedikleri ekstra bir ücret
alıyorlar sizden Bu da değişiyor mekan
göre ama çok yüksek ücretler değil Belki
eur daha düşüktür Yani gerçekten o kadar
yüksek ücretler olmuyor Sadece bunu
belirtmek istedim Bir de çikolatalı
espressoyu beğendiğimizi belirtmek
[Müzik]
istedim kafeden
çıktık del popoya gidiyoruz yü takip
edeceğiz tiber nehrine geçeceğiz ve pat
del popoya ulaşacağız popolo aslında
insan demek günümüz italyancası Ama bu
meydandaki anlamı latinceden populus
kelimesinden geliyormuş ve populus
latincede kavak ağacı anlamına geliyor
bugün bu meydanda hala kavak ağacı var
mı bilmiyorum yani fotoğraflardan
gördüğüm kadarıyla yok gözüküyor ama
demek ki geçmişte varmış bu meydanda
3300 yıllık tarihe sahip bir mısır Anıtı
e 300 500 yıllık tarihe de de sahip
birçok heykel ve Çeşme de göreceğiz aynı
zamanda E şimdi pio del popoya gidiyoruz
açık hava müzesine Yani evet Roma'nın
her yeri açık hava müzesi Roma'da böyle
birçok Çeşme var ve hepsinin suyu
içilebiliyor Hatta bir su içme taktiği
de var Bunlardan İlla eğilip çeşmeden
içmek zorunda değilsiniz göster bize bu
arada buz gibi şuraya parmağınızı
bayıyorsun yukarıdan geliyor
[Müzik]
Bu meydan şehirdeki en ünlü meydanlardan
bir tanesi ve meydana geldiğinizde sizi
bir dikili taş karşılıyor Aslında bu
Dikili Taş milattan önce 1300 yılında
Mısır'da bir tapınak için yapılıyor ve
milattan önce 10 yılında Roma'ya
getirtiyor ve 1500'lü yıllardan beri bu
meydanda bulunuyor dikil taşla beraber
meydanda O dönemlerde yapılmış bir
kilise ve şehir kapısı da var bu iki
yapıda Aslında 1400'lü yıllardan beri
burada kilisenin ismi Santa Maria del
popolo kapının ismi de Porta del popolo
kapı ve kilise haricinde de hemen bu
Dikili taşın sağında ve solunda iki tane
Çeşme mevcut Bunlar da meydandaki en
yeni yapılar diyebilir bilirim ama 1820
Ellerden kalma bu çeşmelerde tabii sade
çeşmeler değil bunlar heykelli bayağı
görkemli güzel çeşmeler işte bu yüzden
dedik videonun başında da bu şehre 3 gün
nasıl yetsin burada tek tek bütün
eserlere bakmaya kalksanız hepsinin ne
olduğunu anlamaya çalışsanız saatler
geçirebilirsiniz saymadığı iki kilise
daha var bunlara da ikiz kilise deniyor
Bunlar da 17 yüzyılda yapılmış şimdi bu
kiliselerden açık olanlara gireceğiz
Oradan sonra da hemen arkamda bulunan
insanların da şu an durduğu terasa
çıkacağız orası da pinço Tepesi diye
[Müzik]
geçiyor Eğer sanatı seviyorsanız Santa
Maria del popolo Kilisesi'nin içinde hem
Michelangelo'nun hem de berninin bazı
sanat eserlerini bulabilirsiniz girişte
tamamen
[Müzik]
ücretsiz oh
[Müzik]
şimdi o pincio tepesindeki terasa
çıkıyoruz şimdiden manzara güzelleşmeye
başladı yine
[Müzik]
h
[Müzik]
seyir terasının hemen arkası Yani bu
Pino tepesinde bulunan çok büyük bir
park var Roma'da buranın ismi villa
borge Parkı 800 dönümcü bir yer burası
Roma'daki en büyük 3 Park Burası 1500'lü
yıllardan itibaren Aslında borge
ailesine ait özel bir alanmı burayı 1901
yılında devlet Satın almış ve halka açık
bir park haline dönüştürmüş İyi ki de
dönüştürmüş bütün Romalılar bütün
turistler burayı kullanabiliyorlar şu an
gerçekten büyük bir yer burası içeride
be tane farklı müze var Bunlardan da en
ünlüsü en önemlisi galeriye borge
içeride daha çok Rönesans döneminden
kalma sanat eserleri sergileniyor muu
aynı güne bilet bulamayabilirsiniz içeri
girmek isterseniz o yüzden internetten
önceden almaya çalışın biletinizi kişi
başı Giriş 1 euro diye gördüm internet
sitesinde aynı zamanda Roma hayvanat
bahçesi de bu parkın içinde yer alıyor
[Müzik]
galery borge
müzes lans eserlerinin sergilendiğini
söylemiştik Bunlardan en ünlüleri
Aslında ünlü heykel tıraş berninin Davut
heykeli Apollo ve Defne heykeli ve fel
sefonun kaçırılışı heykeli bana bir
arkadaşım Bu fel sefonun kaçırılışı
heykelini çok sevdiğini çok güzel
bulduğunu söylemişti Çünkü o heykelde
bir detay var fers fonu kaçıran Hades e
fers sefonun bacağını kavrıyor ve orayı
inanılmaz güzel göstermiş heykelde
Derneği
[Müzik]
daha önceden üniversitede erasmus'la 10
ay kadar yaşamıştım İtalya'da ve
geldiğimde herkes diyordu ki işte
dondurmadan yedin mi ki İtalyanlar
dondurmaya cel diyorlar cato yedin mi
edim mi Ben de diyordum ki neyi bu kadar
abartıyorlar yani dondurma Bizde de var
aynı şekilde Eee ama İtalyan dondurması
biraz farklı Bizim Türkiye'de o açık
aldığımız dondurmadan Alışık olduğumuz
dondurmadan daha yumuşak ve daha böyle
bol malzemeli gibi geliyor bana ve evet
lezzetli Şimdi biz bir dükkan bulduk
Come ill Latte ismi oraya gidiyoruz
gerçekten puanları çok yüksekti Bu
dükkanın bakalım umarım değecek Bu arada
Come ill Latte de süt gibi demek Bence
Türkiye'deki bir dondurma dükkanı içinde
güzel bir bir isim
[Müzik]
olabilir buna 4,5 Euro verdik Bu arada
bir şey daha aldık içeriden böyle
bisküvi arası dondurmalı onu da
göstereceğiz birazdan toplamda hepsine
12 Euro verdik iki dondurma ve bir o
aldığımız bisküvi arası
dondurma Şu an bir bebek vardı ya iki
eliyle dondurmaya sarılıyordu o haldeyim
benimkisi mascarpone peyniri ve Antep
fıstığı
E güzel burç hanisi Ricotta peyniriyle
çikolatalı Benimki de evet çikolatalı
Evet nasıl peki Ricotta peynirini
beğendim Hafif böyle bir peynir Tadı da
geliyor altından çok ilginç bir şekilde
ama çok tatlı ve çok güzel çikolat a
yani güzel mükemmel Mesela ben belki
daha güzel olmasını bekleyebilirim Neden
bilmiyorum o böyle çok güzel ama ama
daha da güzel olm Evet daha da güzel
olabilirdi biraz yedikten sonra Şimdi
daha iyi oturdu tatlar benim aldığım
Antep fıstığı ve burçağın aldığı
çikolata gerçekten çok lezzetli Ama
ikimiz de farklı
peynirlerden yapılmış dondurma denedik
Benimki mascarpone burki Ricotta Onlar
normal Yani direkt Antep fıstığı ve
kakao giderseniz kesinlikle çok memnun
kalırsınız şimdi bunun ismi
gentilini e Şuradaki bisküvi üstünde de
aynı şeyin yazdığını görebiliyorum
Tahmin edebiliyorum yani çikolatadan tam
gözükmüyor Muhtemelen bu bisküviden
dolayı da buna tamamen gentilini
demişler arasındaki de Antep fıstıklı
dondurma Aslında e Muhtemelen güzel dene
bakalım Yani az önce Antep ısık
dondurmayı beğendiğimiz için ben zaten
Bir de böyle bisküviyle çikolatayı falan
da çok severim beraber yemeyi ondan
güzel yani dondurma gibi bir şey zaten
Yani çok farklı
değil içinin güzel dondurma dolu oldu
düşünün biraz biskit de Bayat gibi geldi
bu arada Yedikçe çok muhteşem bir şey
değildi Evet dondurma güzel merak
ederseniz deneyebilirsiniz ama sadece
Dondurmayla da yetinebilir bugünkü
planda Aslında dondurmacıdan sonra
İspanya meydanını İspanyol
merdivenlerini sonrasında trevi
çeşmesini de görmek vardı ama bir anda
çok şiddetli yağmur bastırdı umarız Çok
uzun sürmez
Biz Yağmur yağacağını biliyorduk Ama
salı günü diye biliyorduk öyle gördük
Çünkü
uygulamalarda ona göre aslında kapşonumu
da getirmiştik yanımızda ama bugün
gerçekten sürpriz oldu hani bitecek
dediğimiz anda inanılmaz
bastırdı Aynen ger durum felaket umarız
bugünü bize bu ımızı
yapabiliriz Vallah dinecek gibi değildi
dedik ki yürüyelim yürürken biraz
ıslandık Tabii ki sonra bir alt geçite
girdik Yoldan karşıya geçmek için bir
sürü çocuk şemsiye satıyor inanılmaz
hemen çıkmışlar ortaya hemen çıkmışlar 5
laya bir tane aldık ve şu an herkese de
aynı şemsiyeden görüyorum Aynen 5 liraya
bir tane aldık ve bizi bugün bu şemsiyye
kurtaracak
gibi çok iyi devam pat İspanya'ya
gidiyoruz yani İspanyol meydanına ve
İspanyol merdivenlerini göreceğiz orada
[Müzik]
meşhur İspanyol
merdivenleri Sol kolum
Gazi komple
ıslandık komple ıslandık ve gittikçe
şiddetini arttırıyor sanırım devam
edemeyeceğiz Maalesef
çok korktum şu an dedik ki yani bu
Yağmur dinmeyecek buraya kadar gelmişken
de anlatalım Eee Bu meydan Aslında
İspanyol Meydanı diye geçiyor ve hemen
arkamızdaki Merdivenler de İspanyol
merdivenleri Buraya yakın bir mevkide
İspanyol Konsolosluğu bulunuyor O
binadan dolayı buraya zamanında İspanyol
Meydanı denmiş bugün bakarsanız Aslında
bu meydanla o konsolosluk arasında bir
sürü bina var ama demek ki zamanında
birbirine yakınmış Buralar ki o
konsolosluk buraya ismini verebilmiş
İspanyol meydanının en güzel tarafı
Bence İspanyol merdivenleri ydi Çünkü
insanlar burada çok güzel sosyalleşiyor
lardı oturuyorlardı merdivenlerde e
akşamı birlikte getiriyorlardı bir
şeyler içiyorlardı vesaire yani güneşi
batırıyor lardı ya da akşam toplanıp
güzel güzel sohbet muhabbet ediyorlardı
maalesef covid dönemi ile birlikte bu
yasaklandı bugün Hatta ben bunu
doğrulamak istiyordum yani belki dedim
bu yasak kalkmıştır ve Bugün biz burada
oturabiliriz Ama hani bu havada kimse
zaten oturamayacak için bunu bugün
maalesef doğrulayamadı ama bildiğim
kadarıyla Hala
oturulamaz 1629 da o ünlü Mimar berninin
babası bernini tarafından yapılmış
anlatılana göre 1500'lerden tiber Nehri
taşıyor ve o Taşan sularla küçük bir
kayıkçık geliyor bu meydanın ortasına
oturuyor sular çekilince de o kayıkçık
hala burada duruyor bir süre de kalıyor
Onu canlandırmak için ona atıfta
bulunmak için buraya bu kayıkçık
heykelini yapmış Aslında berninin babası
şunu düşünüyorum yani 1600'e yapılmış
bir heykel Replika mıdır acaba Yani
burada bunca senedir korunabilir mi
Çünkü çok değerli insanlar zarar verir
diye aklıma geliyor araştırıyorum
Gerçekten bunun replik olduğuna dair
hiçbir şey bulamıyorum yani şunları
buluyorum işte restore edildi şu kadar
para harcandı ki demek ki diyorum
gerçekten Orijin 500 senelik 400 senelik
heykeller sokaklarda duruyor ama
maalesef tahmin ettiğim gibi bazı kötü
şeyler yaşanıyormuş mesela 2007'de 4
tane sarhoş turist bu Çeşmenin içine
girmiş tornavidayla kazmaya başlamışlar
heykeli Tabii polis Hemen tutuklamış
onları ya da 2015'te Hollandalı futbol
Holiganları gelmişler Çeşmenin içine
girmişler Şişeler atmışlar vesaire onlar
da tabii hemen polis müdahalesiyle
karşılaşmışlar Maalesef yaşanıyormuş
bunlar Ama beni gerçekten 16' lde
yapılmış inanılmaz bir eseri hala bugün
sokak ortasında görüyor olabilmek çok
etkiliyor Roma Tam da böyle bir şehir
gelin Roma'yı kesinlikle görün bir kere
hayatınızda en başında dediğimiz gibi
kocaman bir açık hava müzesi
[Müzik]
Burası biz dayanam oldumuz yerden
uzaklaşmaya kar verdik ve Nasılsa artık
ıslandık deyip çeşmesine gitmeye kar
verdik Şu an hala ıslanmaya devam
ediyoruz ama yapacak bir şey yok gezmeye
geldik Durmak yok yola
[Müzik]
devam devam edebilmek için şemsiyeleri
ikilik
[Müzik]
yağdı ki dedim hani Artık insanlar
gitmiştir yani yoktur Çünkü İspanyol
merdivenlerinde kimse yoktu ama sonuç
trevi çeşmesine geldik bu Çeşme 1762
yılında yapılmış 26 metre yükseklikte 49
metre genişlikte 3 Yolun kesişimine
yapıldığı için trevi Çeşmesi deniyor
buraya italyancada tre 3 demek viada yol
demek Bu iki kelime birleşmiş ve 3 yolun
kesimine yapıldığı için bu Çeşmeye bu
isim verilmiş turistler arasında buraya
para atmak çok yaygın Eee Kimisi Roma'ya
bir daha geleceğine inanıyor Kimisi işte
Aşkı bulacağına inanıyor Yani parayı
atma şekline göre değişiyor ne olacağı
aslında ama bu en çok Muhtemelen Roma
Belediyesi yarıyor Çünkü buradan günlük
ortalama 3.000 euro Para topluyormuş
Roma Belediyesi bu ayda 90.000 Euro
yılda da 1 milyondan fazla para eder
aslında Türkler bu Çeşmeye Aşk Çeşmesi
diyor hani bunun neden olduğunu
bulamadım ben e izlediğim videolarda da
insanlar bilmiyorlardı ama belki de para
atıp Aşk diliyor olabiliriz ve ismi
oradan dolayı böyle kalmış olabilir
hemen çeşmedeki heykellerden bahsetmek
istiyorum Çok ıslanmadan Roma'ya önceden
su şehrin 15 km 20 km dışından su
kanallarıyla getiriliyor musu ve tam bu
Çeşmenin bulunduğu yerde çok daha basit
bir Çeşme varmış Yani bu çeşmeyi
beğenmemiş ve demişler ki buraya daha
güzel bir şey yapalım yarışma
düzenlemişler önerileri almışlar En
sonunda ortaya böyle bir şey çıkmış
Heykeller ne anlatıyor bu işte Az önce
bahsettiğim şehrin dışından suların
buraya getirilmesini özetliyor ortadaki
heykel okeyanus yani deniz tanrısı
Okyanus Tanrısı O iki tane atıyla su
evcilleşti diyor atların bir tanesi
hırçın bir tanesi de sakin Bu da denizin
modunu temsil ediyormuş aslında Suyun
evcilleştirilmesi ile birlikte
beraberinde getirdiği iki en önemli şeyi
bunların bir tanesi varlık bir tanesi de
sağlık Eee okyanus'un sağı ve solundaki
heykeller temsil ediyor Aslında Sağdaki
heykel benim sağımdaki heykel Eee
bolluğu temsil ediyor solumdaki heykel
de sağlığı temsil ediyor böyle de bir
hikayesi var buradaki heykellerin Yarın
tekrar gelmeyi düşünüyoruz Çünkü bu
devasa yapıya bak bak insan
buradan nereye gideceğiz sandviç yapan
ünlü bir yer var İsmi alan Vin oraya
gidip karnımızı doyurmayı düşünüyoruz
vaktimiz kalırsa Bir de güzel bir
dükkanda tram su
[Müzik]
yiyeceğiz hayatımda gördüğüm en
etkileyici şeylerden bir tanesi
gerçekten çok güzel
[Müzik]
şimdi böyle içinde dana salamı olan e
fıstıklı bir Kreması olan peynirli bir
Kreması olan rokası olan bir ekmek aldık
bu dükkan Benim bildiğim kadarıyla ilk
floransa'da vardı ve çok ünlüydü oradan
da İtalya'ya Hatta tüm dünyaya yayıldı
New York'ta falan da şubesi var şu an
Ben floransa'da yemiştim bunu bir 7-8
sene önce burada tekrar bir denemek is
dedik şu an tekrar yiyoruz ve gerçekten
lezzetli ama bence biraz pahalı yani
İkisi de 111 euroyu Toplamda 2 Euro
verdik Evet çok büyük bir sandviç
Aslında şöyle bir sandviç ve içi de
bayağı dolu lezzetli de ama biraz pahal
sandviç sonuçta yani biraz pahala ama
lezzetli Yani eğer alternatif olarak
düşünürseniz Bence düşünmeden
deneyebilirsiniz bence de
[Müzik]
şuradan
[Müzik]
başlayalım çok güzel kreması çok güzel
süper gerçekten çok güzel bir kreması
var çok iyi kesinlikle denel Tru yedik e
dükkanın ismi two size Yani iki Boy iki
boyut demek E bunun neden böyle olduğunu
yerken anladık Çünkü iki çeşit tramisu
satıyorlar bir büyük boy bir küçük boy
büyük boyu 3,5 Kiro küçük boyu 2,5 Kiro
e Beğendik tramisu Ama öyle Aman aman
hayatımda yediğim en iyi trü diyecek
kadar güzel olduğunu düşünmüyorum
kesinlikle yine güzeldi e yolunuz
düşerse kesin yiyin ama başka yerde de
yiyebileceğiniz bir tram üsü Bence Neyse
bugün 2.30'da başladığımız e birinci
günümüz burada nokt alıyoruz arkamda da
Castel santangelo bulunuyor Burası Yarın
geleceğimiz yerlerden bir tanesi Biz
2.dan şu an saat tam 10 10A kadar
bunları yaptık bir günde 2 günde de
sabah erkenden başlayarak akşama kadar
roma için planımız var 3 günde aynı
şekilde planımıza bir günü burada
bitirelim Yarın Roma'ya devam edeceğiz
hoşça kalın
Roma ikinci günden Herkese selamlar
bugünkü turumuz Aslında Vatikan bazlı
olacak biraz Vatikan müzesine
rezervasyonumuz var rehberli gezeceğiz
orayı 11.30'a ona başlamadan önce
otelimize yakın e bilinen güzel bir
fırın da var İsmi panificio bonci orada
şimdi kahvaltı yapıp oradan Vatikan'a
doğru geçeceğiz
[Müzik]
Bunun ismi marito kaymış Roma'ya ait has
bir tatlı güzel kokuyor bol kremalı bir
ekmek Aslında
bu tür bir ekmeği tatlıda güzel bir
kreması var böyle sütlü
tatlı güzel genelde şey böyle kötü bir
ekmeği olur ya ö değil güzel yani ekmeği
de bence kreması
[Müzik]
İyi iyi kreması iyi değil mi bayağı iyi
bu da yine biraz öncekinin içinde olan
limonlu kremalı ve çikolatalı Dün
denemişti Bunu da çok hoşumuza
[Müzik]
gitmişti Bu da güzel bunun böyle şeyi de
baklava hamuru gibi şunlar böyle çıtır
çıtır ince ince çok güzel Evet
çikolatayı da bayağı alıyorsun güzel
güzel bu kremayı bulursanız bu sarı
kremayı deneyebilirsiniz limonlu bir şey
değil mi y tam bana öyle gelmiyor
Aslında Tamam diğer o marito da şu beyaz
kremalı olan da kreması bayağı İyidir
onu da tavsiye edebiliriz
[Müzik]
Evet önceden bilet almazsanız
bekleyeceğiz sıra burası
[Müzik]
Biz Vatikan müzesi' bilet almak
istediğimizde 2 hafta önce baktık
biletlere ve içeriye tek başınıza girip
gezdiğiniz bilet çoktan tükenmişti bile
bu biletin fiyatı 17 euro ve en ucuz
bilet aslında Sadece rehberli turlar
kalmıştı o da 35 Euro sizi 2 saat
içeride yaklaşık rehber gezdiriyor Yani
siz de eğer bu müzeye gelecekseniz
bileti kesinlikle önceden almanız
gerekiyor ve rehberle tur alıp daha
fazla para ödemek istemiyorsanız da
belki birkaç ay önceden almanız
gerekiyor Bunu aklınıza bulundurun Yoksa
buraya gelirken gösterdiğim o sıraya
girmek zorundasınız ve içeriye kaç saat
sonra gireceğiniz kesinlikle belli değil
biz inanılmaz kolay girdik yani mail'e
gelen kodu gösterdik bize hemen iki tane
bilet verdi Rehberimiz de nerede
buluşacağımız söyledi şimdi Birazdan da
otur başlayacak Aslında biraz zorunlu
almış gibi olduk Ama şimdi onun
avantajından yararlanacağız Çünkü
Muhtemelen kendi başımıza geçsek birçok
şey kaçıracak çok dolu bir müze olduğu
söyleniyor buranın aynı zamanda sistin
cheli de geziyorsunuz sistin chapel
içinde çekim yapmak yasak Ama müze
içinde tam bilmiyorum yani ne kadar
görüntü çekebiliriz emin değilim size
olabildiğince göstermeye çalışacağız ama
buradan sonra da yine Vatikan'ın içinde
yer alan San Pietro bazilikası gideceğiz
dünanın en küçük ülkesi olan ve tamamı
İtalya sınırları içerisinde bulunan
Vatikan'da yer alan bu müze 2022 yılında
Fransa'da bulunan lur müzesinden sonra
dünyada en çok ziyaret edilen Sanat
Müzesi olmuş 2022 yılınd 5 milyondan
fazla kişi ziyaret etmiş bu müzeyi
müzede Roma döneminden kalma heykeller
ve Rönesans dönemindeki en önemli sanat
eserleri de dahil olmak üzere 20.000
civarı Eser sergileniyor müzedeki en
popüler eserler sistin chapel ve Rafael
odalarında bulunuyor Rafael odasında
bulunan Atina Okulu freski ve
Michelangelo'nun sistin chelin tavanını
kapladığı freskleri mutlaka görülmeli o
hepimizin mutlaka bir yerlerde denk
geldiği Bu resim Adem'in yaratılışı da
sistin chapel tavanının tam ortasın yer
alıyor ve Michelangelo tarafından 1512
yılında tamamlanmış sistin chapel ki
fresklerin bu kadar ünlü olması da
fresklerin kendi güzelliğinin yanı sıra
tavanın 21 metre yüksekte olması ve
Michelangelo'nun bu yükseklikte 4 sene
boyunca ters bir pozisyonda çalışarak bu
freskleri tamamlamasın kaynaklanıyor
müzedeki her eseri görebilmek ve Anlamak
Zaman Dolayısıyla pek mümkün değil ama
girmişken birkaç saat içerisinde Kendi
başınıza görebileceğiniz en ünlü
eserleri merak ederseniz videonun
açıklama kısmındaki link den kontrol
edebilirsiniz hemen müzede sistin Çelen
sağ Kapıdan çıkınca bazilik duan petroya
girebiliyorsunuz Normalde Burası için
bayağı uzun sıra beklemeniz gerekiyor
ilk duyduğumda bayağı sevindim Şu an hiç
sıra beklemeden bu ana kiliseye de ana
bazilikaya da gireceğiz Hatta kulesine
en üstüne çıkmayı düşünüyoruz Vatikan
müzesine ilk girdiğimizde rehberli tur
aldığımız için gerçekten Sevindik rehber
bilgiler vermeye başlayınca iyi
geçeceğini düşündük Ama maalesef çok
hızlı ilerledi Yani biz bir esere
Bakmaya çalışırken rehber ikinciye
üçüncüye devam ediyordu ve kulaklıkla
takip ediyorsunuz rehber sizden
uzaklaştıkça Bağlantı da kopuyor O
yüzden hani en iyi seçenek olduğunu
düşünmüyoruz Bir de iki katı para
veriyorsunuz öyle düşünün İçerisi çok
kalabalık insan yığını sizi itiyor ve
rehberlerin de doğal olarak belki o
kadar insan sirkülasyonunu içeride
tutabilmek için durma imkanı kalmıyor
yani biz bir daha Gelsek bir bilet
seçeneklerini araştırırız Çünkü çok
farklı seçenekler var Mesela sabah
içeride kimse olmadan gelebildiğini
sonrasında kahvaltı yaptığınız
Vatikan'da bir seçenek de var akşam
gezebildiğin bir seçenek de var onlara
da bakarız ama kendimiz çok iyi
araştırıp böyle nokta atışı şeyleri
görüp anlayıp onlarla zaman geçirip E
öyle bir plan da tercih edebiliriz
Aslında Vatikan Müzesi ile ilgili
görüşlerimiz bunlardı şimdi Vatikan
müzesinden inanılmaz büyük bir Bazilika
olan San Pietro bazilikası geldik
İsa'nın havarilerinden biri olan San
petro'nun ve aynı zamanda ilk Papa San
Pietro mezarının üstüne kurulmuş bu
Bazilika gelin içeriye bakalım
Michelangelo'nun berninin Eee güzel
eserleri de var içeride Hristiyan
dünyasında da aynı islamiyetteki gibi
mezhepler var Hristiyan inancına sahip
insanların yaklaşık % isi Katolik %
37'si Protestan % 122 isi Ortodoks
Vatikan ve buradaki Papa sadece sayıca
en büyük grup olan katolikler için çok
önemli 1626 yılında tamamlanan bu
Bazilika dünyadaki iç hacmi en büyük
olan kilise ve aynı zamanda Katolik
mezhebinde en kutsal kabul edilen
kiliselerin başında geliyor içeri giriş
ücrets sadece kılık kıyafetinizin uygun
olması gerekiyor içeride 1634 yılında
tamamlanan berninin tasarladığı kubbenin
tam altında ve Saint Peter mezarının tam
üstünde bulunan yaklaşık 29 metre
yükseklikteki bu bronz kubbeyi
Michelangelo'nun 1499 yılında
tamamladığı pieta heykelini ve yine
Michelangelo'nun tasarladığı kilise
kubbesini görebilirsiniz bu kubbeye
çıkmak için kiliseden bilet alınabiliyor
ve toplamda 551 basamak çıkmanız
gerekiyor ilk 200 küsür basamağı
asansörle çıkmanız mümkün Bunu tercih
ederseniz bilet kişi başı 10 euro Eğer
tüm basamakları yürüyerek çıkacağım
derseniz de bilet kişi başı € Euro
kilise ve içerideki eserler hakkında
daha detaylı bilgi edinmek isterseniz
videonun açıklama kısmındaki linkleri
kontrol
edebilirsiniz Ne oldu yeki Ne soğuk mu
geldi yine lokasyon fark etmeksizin bir
kadın olarak her zaman şy örtüye maruz
kalıyorum çok iyi Evet bu bazilikaya eee
Eğer kolunuz açıksa ya da dizaltı bir
Şortun varsa giremiyorsunuz ev Biz
pantolonu düşünmüştük yani ve o yüzden
pantolon giymiştim bugün ama aynı
şekilde hani sadece sanırım kısa K
oluyor falan izin veriyorlar Onun
dışında daha açık bir şeye izin ver Evet
bu Bildiğim kadarıyla erkekler için de
geçerli Bu arada eğer ben de dizüstü
şortla gelseydim Muhtemelen ayı ol
olacakt bazilik ziyaret ettik ama
kubbesine maalesef çıkamadık çok
istiyorduk çok güzel bir manzara var
oradan Çünkü ikimizin kartı da çalışmadı
birkaç kart denedik aklınızda bulunsun
kesin Yanınızda para getirin ve parayla
ödemeye çalışın biz buraya Yarın
çıkacağız ve görüntülerini de size yarın
sereceğim burada mutlak monarşiyle
yönetilen Papa'nın sözlerinin yasa
hükmünde olduğu yarım kilometreden küçük
yüz ölçümü ve 1000 kişiden daha az
nüfusu ile dünyanın hem nüfus Hem yüz
ölçümü bakımından en küçük ülkesi olan
Vatikan'ın ziyaret edilebilecek sadece
birkaç yeri var Vatikan Müzesi San
Pietro bazilikası ve hemen San Pietro
bazilikası önünde bulunan San Pietro
Meydanı bu İlginç ülkenin ordusu da çok
ilginç 1506 yılından beri Vatikan'da
aktif olarak görev yapan bu sembolik
Ordu yaklaşık 100 kişiden oluşuyor ve bu
orduyu oluşturan askerlerin hepsi
İsviçre vatandaşı ve Katolik İsviçreli
muhafızlar olarak adlandırılan bu
ordunun rengarenk üniformasını da 16
yüzyılda Michelangelo
[Müzik]
tasarlamış soluklanalım dedik susadık da
bir litre bira söyledik bir tane pizza
söyledik Bir de lazanya söyledik dedik
Eee dükkanın puanı çok kötü değil
gibiydi 4.4 tü il pinolo ismi hemen
vatikan'dan Castel santangelo giderken
bir sokağın
[Müzik]
üzerind arkamda bulunan Castel sant
anger yani kutsal Melek Kalesi milattan
sonra 130'luk
kabir gibi inşa ettirilmiş o dönemden
sonra ölen Roma imparatorları da
milattan sonra 220 yıla kadar buraya
gömülmüş ama sonrasında artık Roma
imparatorları için bir Anıt olarak
kullanılmamış Burası bir kaleye
dönüştürülmüş inşa edildiğinde ismi
Adrian mozolesi ymiş aslında ama
milattan sonra 500'lü yıllarda yaşanan
bir veba salgınında bu Kalenin üstünde e
kutsal Melek Mikail'in e göründüğünü
söylemiş insanlar ve o günden sonra
burasının ismi kutsal Melek olarak
değiştirilmiş bugün günümüzde bunu
temsil en bir melek heykeli de bulunuyor
Kalenin en tepesinde 14 yüzyılda da e
Papa burayı tamamen Eee askeri bir
savunma kalesine dönüştürmüş bu Kalenin
Türk tarihiyle de ufak bir ilişkisi var
aslında Fatih Sultan Mehmet'in oğlu ik
beyazıtla Cem Sultan arasında geçen taht
kavgalarında Cem Sultan sürülünce
Osmanlı topraklarından 6 sene kadar
Roma'da yaşamış ve bu 6 senenin bir
kısmını bu ked de geçirmiş ik Beyazıt
Cem Sultan'ı tutması için Papa'ya bir
miktar para ve belli başlı yerlere
saldırmaya sözünü de vermiş Her sene
düzenli olarak da para da Ödemiş Kalenin
içi gezilebiliyor Kalenin içini
görebiliyorsunuz ve aynı zamanda bazı
sanat eserleri de sergileniyor muu
içeride ama giriş 12 Euro Bizim bugünkü
planımızda yok Kalenin hemen önündeki
santangelo köprüsünde de 1600'e berninin
son dokunuşu yaptığı fazla sayıda heykel
görmeniz de mümkün bu Kaleden dondurma
yemeye frijid daruma gidiyoruz şimdi
[Müzik]
Bugün daha mı canti dondurma olab ya
Öyle mi diyorsun
bakayım güzel burası da bayağı bir ünlü
4.7 5000 küsur kişi yorum yapmış buraya
da e Evet Bayağı da bir sıra bekledik
Aynen burada da bir yarım saat en az
bekledik heralde Evet bugün sıra
beklemekle geçiyor dene bakalım En
azından burada alabildik kubbeye
çıkamadık ev Ben e orman meyveleri
bitter çikolata Bir de frigidarium diye
bir tane aromasını söyledim
dondurmasını
güzel Gerçekten güzel ay hemen akıyor
dondurma Aynen aynen güzel güzel Dün de
iyiydi Bugün de iyi Hangisi daha i klar
ya Şu an onu hemen söyleyemem bunun
hepsi 3,5 Euro mu ik tanesi 7 Euro Tamam
bir tanesi 3 bu5
mu Mesela dünü daha pahalıydı Evet
toplamda 9 Euro verk dondurmaya burada 7
Euro bence şu an çok bir farkı yok ama
bitirince tekrar söylüyorum
[Müzik]
şimdi Roma'daki en eski Yapı birine
geldik bu yapım milattan sonra 120
yılında aynı Castel Selo'yu yaptıran
hadrian tarafından yaptırılmış daha önce
yerinde 100 sene önce yapılmış başka bir
yapı varmış ama o yapıyı
yıktırmam bu panteonun en ünlü tarafı
kubbesi ortası delik desteksiz ve
kocaman bir kubbesi var şimdi Birazdan
göreceğiz onu tepesi de açık ve şu an
biraz yağmur yağıyor içeri su da giriyor
olması lazım Hatta bu Sular için yerde
deliklerde var böyle hafif eğimli bir
şekilde yağmur yağdığı zaman bular
aşağıya gitsin
diye bu kubbedeki delik bu yapının tek
ışık kaynağı Bu arada gelin bakalım
beraber
[Müzik]
ya
[Müzik]
Burası aynı zamanda günümüzde hem kilise
hem de anıt mezar olarak kullanılıyor ve
birkaç tanıdık isim var burada mezarı
bulunan Bunlardan en ünlüleri ressam
Rafael ve bazı İtalyan Kralları yapının
önündeki yazı ise biraz aldatıcı Çünkü
burada bu Yapı Marcus agrippa tarafından
yapıldı yazıyor Marcus agrippa dönemin
İmparatoru sezar'ın sağ kolu ve ünlü
Romalı o zamanlar ve Aslında marus
agrippa tarafından yapılan Yapı panteon
buraya yapılırken yıkılan Yapı her şey
tekrardan inşa edilmiş hadrian döneminde
Ama hadrian bu yazıyı
değiştirmemiş Roma'da Haziran ayında
öğleden önceleri Sıcak ve kuru
akşamüstüler de bol yağmurlu geçiyor
ikinci günde de yağmur bizi yalnız
bırakmadı Ama bu sefer tedbirli Şemsiyem
ve kapşonlar yanımızda
[Müzik]
şampuan 2.0 olan bir yere oturduk
rastgele Çünkü çok yürüdük biraz yağmur
yağdı oturacak yer bulamadık yani böyle
içimizde sin en son artık bir yere
oturalım
dediğimiz meyd gel burada
Bird çekti içeri Aslında gelin gelin
gelin gelin diye aperol ne kadar dedik
10 euro dedi size 8 Euro dedi Çok
uygunluk oturduk o aperol içiyoruz şu an
2 olabilir ama işte sadece içecek bu
içecek bayağı ünlü İtalya'da Bu arada
aperol denilen bir likör koyuyorlar
gazlı bir şarap koyuyorlar onların
şampanyası Aslında üstüne de soda
koyuyorlar böyle bir karışım yapıp böyle
bir içki çok fan Yazın ben de bayağı
seviyorum açıkçası şu an yine Roma'nın
en ünlü meydanlarından bir tanesi deyiz
buranın ismi pat navona burada milattan
sonra 80 yılında Roma imparatoru doman
onun yaptırdığı domitian Stadyumu
bulunuyormuş tam bu bulunduğumuz
meydanda burada atletik oyunlar
düzenleniyor musu sergileniyor muu
yarışmalar yapılıyormuş e zamanla hasar
görmüş ufak tefek kalıntılar kalmış
Meydan 15 yüzyıldan beri Meydan olarak
kullanılıyor ve e meydanın tam ortasında
1650 lde yapılmış bir bernini eseri var
bu eserin ismi de dört nehrin Çeşmesi
Çeşmenin üstünde yine bir dikili taş var
ama bu Dikili Taş Dün Piazza del popolo
da gördüğümüz dikili taş gibi Mısır'dan
getirilmemiş bu meydandaki Stadyumu da
yaptırıp ona ismini veren dönemin Roma
imparatoru doman tarafından yine
milattan sonra 80 yıllarında yaptırılmış
meydanın iki ucunda yine D piasa del
popolo da gördüğümüz gibi iki çeşme daha
var ve bu iki çeşme de yine 1570
yıllarda yapılmış Roma'da nereye hangi
meydana giderseniz gidin heykel Çeşme
sanat olu Şimdi biz buradan bir
restoranda rezervasyonumuz var
trastevere Bölgesinde nehrin karşı
tarafında Oraya gidiyoruz güzel İtalyan
yemekleri denemeyi düşünüyoruz orada da
videoyu bitiriyoruz
[Müzik]
haren videosunda bahsettiğim Roma
kısaltması olan latincede spqr amblemi
hala Roma sokaklarında her yerde bunlara
Logar kapakları da
[Müzik]
dahil Siber nehrini geçtik e Karşı
taraftaki trastevere bölgesine geldik
Burası restoranlarıyla kafeleri le ünlü
güzel bir bölge Roma'da şimdi
rezervasyonumuz olan Restoran ditta trin
chye gidiyoruz bakalım menüde neler
varmış neler söyleyeceğiz düşünmedik
bunu daha önce güzel bir İtalyan akşam
yemeği yemeyi düşünüyoruz ama
[Müzik]
şimdi kabak çiçeği içerisinde iki çeşit
peynir ve kabak Kreması olan kabak
çiçeği deneyeceğiz başlangıç olarak bunu
aldık Bir de şarabımız
var dene bakalım yani Hayatımda böyle
bir şey yemedim Hayatımda çok az kabak
yedim bir de kabak çiçeği yiyorsun
üstüne y ikisi arasında çok büyük fark
var bunu ama videolarda çok gördüm ünlü
ünlü diye
[Müzik]
lezzetli içindeki kreması lezzetli güzel
bir başlangıç Bence
atıştırmalı Aynen
sen benimkinden
istiyorsan Annen yapsa
[Kahkaha]
[Müzik]
yemezsin Sen tam peynirini
yedin Aynen Buradan da ye
[Müzik]
çok güzel güzel değil mi kesinlikle çok
güzel ikinci başlangıcımız brusa
domatesli ve
fesleğenli Haydi
bakalım ama bu özel bir domatesti galiba
değil mi öyle dedin öyle demed evet öyle
bir şey yazıyor
panello
domatesi güzel güzel mi Gerçekten normal
domatesten lezzetli mi Aynen aynı aynen
zaten fesleğen tadı baskın yani hani
lezzetli bir Domates güzel bir domates
ama yani hani böyle bir şey
yok güzel burçan karbon
arası Bunu daha italyanlardan çok
duyduğum için gerçekten merak ettiğimden
dolayı sipariş ettim İnşallah
pişmanlıkla
sonuçlanmaz
değişik peki olumlu mu olumsuz mu y şu
an yerim ama bir daha sipariş etle mi
Ama şu an Yerim o kadar kötü değil güzel
şimdi yiyebilecek En azından iyi burada
da bir tane biberli ve peynirli kaco ve
Pepe var bu kalın spagettiye da
tonnarello
[Müzik]
diyorlar ikinci günden de bu kadar Yarın
görüşmek üzere Kendinize iyi bakın hoşça
kalın
3ün günden Herkese merhabalar yine bugün
kahvaltıya otelimize yakın bir kafede
Cafe Day fiori diye bir yerde başlıyoruz
bir tane fıstık kremalı kuruvasan bir
tane normal kremalı kuruvasan İki tane
de capuccino aldık ilk kahvaltımızı
yapalım bugün genel olarak Kolezyum
tarafını o Roma kalıntıları tarafını
ziyaret edeceğiz
[Müzik]
bayağı sillik süpürdük iki tane daha
kuruva Sand türevi Bir şey söyledik
sonradan Çünkü Antep fıstıklı olan Çok
lezzetliydi Bu arada biraz merkezden
çıktığınızda fiyatlar işte böyle
normalleşiyor yiyeceğiniz yeri gerçekten
bilmek bu yüzden çok önemli capuccino
120 Mesela en son kim nerede Kino 120'ye
içti Avrupa'nın diğer ülkelerinde ya da
bütün kuruvasan türevleri 1 toplam 4
kuruvasan
70 şim Kolezyum
kubbesine çıkmaya gidiyoruz Ama yağmur
feci şekilde bastırdı yine yürürüz dedik
ama Yağmur bayağı bir kötüleşti
[Müzik]
bakın Burası Dün o Vatikan Müzesinde yiz
diye geçtiğimiz sıra ve kontrol kiliseye
girmek için böyle sıra olmanız gerekiyor
Bu Havaalanı gibi kontrol noktalarından
geçiyorsunuz Ondan sonra
girebiliyorsunuz evet tekrar mekanımıza
geldik tabii bugün yağmurlu diye hava
sıra da az ve Bence biz çıkana kadar bu
yağmurda duracak inanırsak olur
bence asansörle çıktıktan sonra böyle
bir ortak noktaya geliyorsunuz Yani tam
Merdivenler aynı yerden devam etmiyor
buradan bir şeyler
alabiliyorsunuz hemen şu karşıdan da
merdivenlere çıkıp Bu mükemmel kubbeye
tabili musunuz Aslında kilisenin çatısız
kubbe biraz daha yüksekte o kiliseye
aşağıdan baktığımızda gördüğünüz o
kocaman heykellerin arkasındayız şu an
ve heykellerin arkası hiç
oyulmak Teklik yap Aynen arkaları çok
dandik Aynen ama bence burada bulunmak
gerçekten ayrıcalık hiçbir yerde çıkmayı
tercih etmeseniz bile Bence tek tercih
edeceğiniz nokta burası olabilir yani
[Müzik]
bakın Burası en en son basamaklar ve en
dar
[Müzik]
basamaklar vallah bu kubbeye
çıktığınızda sizi muhteşem bir Roma
manzarası karşılıyor San Pietro Meydanı
ve Castel santangelo ayaklarınızın
altında Hatta Buradan Bir tehlike anında
Papa'nın Castel santangelo sığınmak için
kullandığı Geçiti de görebilirsiniz
biraz daha uzakta panteon ik victorio
emmanuele anıtı ve borge Parkı da
kubbeden rahatlıkla görülebiliyor San
Pietro meydanını izlerken hemen sol
tarafınızda Vatikan Müzesi ve sistin
chapel arka tarafınızda da sadece
Vatikan'da yaşayan insanların erişiminin
olduğu Vatikan bahçelerini
görebilirsiniz
[Müzik]
Dün yarım kalan görevi tamamladık
kubbeye çıktık güzel videolar görüntüler
de çektik ama ayaklarımız şu an in ya o
yüzden otele dönmeye karar verdik Çünkü
yüzüyor şu an ayaklarımız Çoraplarım
ayakkabının içinde otele dönerken de o
dün sabah kahvaltı yaptığımız boni
isimli fırında dilim pizza yemeyi
düşünüyoruz çoraplarımı değiştirip
ayakkabılarımızı kuruttuktan sonra
direkt otobüsle kolezyuma gideceğiz
[Müzik]
Bir porsiyon patatesli Peynirli Pizza
Bir porsiyon normal mozzarellalı
domatesli pizza Bir porsiyon da pirinçli
domates dolması aldık burada ismine
pirinçli domates gibi bir şey
diyorlarmış dolma falan bilmiyorlar yani
hani E öyle ama şey lezzetli olacağını
düşünüyorum sadece Bence biraz pahalı
şunlar Şunların hepsi için nerede Euro
dedik patatesli pizza İlginç değil
mi güzel gözüküyor bence güzel güzel ama
çok sıcak
sıcak domatesli dolma nasıl
pirinci güzel çok iyi gerçekten çok iyi
dünkü kabaklardan sonra kabak dolmalar
sonra şimdi böyle domates dolması görmek
m gözlerimi yaşartıyor çok güzel
[Müzik]
milattan sonra 80 yılında inşa edilmiş
ve dünyanın yeni 7 harikalarından bir
tanesi olan kolezyumun önündeyiz Burası
zamanında 50 binden daha fazla insanı
ağırlayan bayağı büyük bir amfitiyatro
hatta günümüzde de hala en büyük
kapasiteli amfitiyatro olarak biliniyor
zamanında burası savaşları hayvan avlama
gösterileri bazı tiyatro gösterileri ve
idamlar için kullanılıyormuş buraya
giriş ücretli E biz bugün dışarıdan
burayı ziyaret edeceğiz aynı zamanda
yakında da Roman Forum var resmi
binaların bulunduğu ve halkın alışverişe
geldiği o Market alanı Aslında Roman
forumda bakalım çevresinden burayı
beraber dolaşalım aynı zamanda size
ekstra bilgiler de Verelim bu bölge
hakkında bugün Mesela salı günü Ama
bütün insanlar fotoğraf çekilmek için bu
Evet Martı bile
burada kolezyuma sıra beklemeden girmek
istiyorsanız biletinizi internetten en
az birkaç ay önceden almanız gerekiyor
alacağınız bilet ile Roma forumunu da
ziyaret edebiliyorsunuz en uygun bilet
kişi başı 18 euro ve Bu biletle
kolezyumun arenasına giremiyorsunuz
kolezyumun arenasına da girmek
istiyorsanız 24 euroluk bileti almanız
gerekiyor Bu bilet Arena ile beraber
ziyaret edebileceğiniz birkaç müzeyi de
kapsıyor biletleri alabileceğiniz
sitenin linki için açıklama kısmına
bakabilirsiniz
[Müzik]
k
[Müzik]
Şimdi tam arkasından başladık kolezyumun
etrafında tam bir tur döndük gerçekten
çok büyüleyici bir yapı çok büyük yani O
resimlerde göründüğünden çok daha devasa
Biz içine girmeyi e içi komple
gezilemeyen
üst katlara da çıkabiliyorlar Çünkü
farklı farklı katlarda yürüyen insanlar
gördük belki girilmeli Eee daha önce
giren varsa çok beğenen varsa bunu bize
de söyleyebilir Bir daha belki şansımız
olursa kaçırmayız içeri girmeyi Siz iyi
araştırın içeride ne yapılıyor nereler
görülüyor girilmeye değer mi Ondan sonra
kendiniz karar
[Müzik]
verin Roma yedi tepeden oluşuyor
bunlardan bir tanesi de palatino Tepesi
palatino Tepesi bu en çok kalıntının
bulunduğu yer Aslında Kolezyum ve bu
Roma Forumu dahil E bu Roma forumuna
giriş ücretli Dediğim gibi ben palatino
tepesine ücretsiz çıkabileceğim
düşünüyordum oradan güzel bir forum
manzarası var Çok da detayla araştırmam
3üncü gününü Bu gezinin Eee ama maalesef
öyle değilmiş İçeriye girip Roma
forumuna oradan palatino tepesine
çıkabiliyor musu sununuz Sırf bunun için
bile bu bilet alınabilir ve E bu içeriye
girilebilir diye düşünüyorum Biz de bir
daha Eğer gelirsek bunu göz önünde
mutlaka bulunduracağı sizin de bilginiz
olsun isterim şu anda Yine yağmur
başladı Bu arada evet maalesef ve yine
sağlam bir yağmur geliyor Muhtemelen ev
bugün zaten Otele gittik ve bütün
ayakkabılarımızı üstümüzü kurutup tekrar
çıktık şimdi yeniden başladı Evet
üstümüz başımız hazır çantada Şemsiyem
de hazır ama ayakları maalesef
koruyamıyoruz Tek ayakkabı olunca
ıslandı mı çorabı değiştirseniz bile
Maalesef işe yaramıyor ne yapacağız
bakalım
[Müzik]
b milattan önce 700'lü yıllara dayanan
tarihi ile birçok kalıntı
görebileceğiniz Roma Forumu için bilet
almak istemezseniz Kolezyum ik victorio
emanuele anıtına doğru yürürken Forumu
dışarıdan izleyebileceğiniz güzel bir
alan bulunuyor En azından bu alandan
Forumun bir kısmını görebilirsiniz Eğer
bilet alıp içeri girecekseniz içeride
mutlaka görmeniz gereken kalıntıları da
açıklamadaki linkten kontrol
[Müzik]
edebilirsiniz bakın palatino Hill burası
İnsanların olduğu yer
ve buraya bakıyor yukarıdan
[Müzik]
şu anda 2 Victoria Emanuel anıtının
üstündeyiz içindeyiz bu Anıt 1935'te
İtalya'yı birleştiren ilk Kral ik
victorio emanuele adına yapılmış ve
Aslında hemen Roma forumunun arkasında
kocaman beyaz şu tlı heykeli görürseniz
bilin ki o Anıt bu Anıt Aslında anıtın
hemen arka tarafına doğru çok güzel bir
Kolezyum ve Roma Forumu manzarası da var
[Müzik]
bayrağın yarıda olmasının Hatta en
aşağıda olmasının sebebi Berlusconi
ölmüş Sanırım dün ya da Dünden önce
belki onunla alakalı
olabilir Şu an bir tane asansör Gördük o
asansörle de en üst katına çıkabiliyoruz
ama 15 euro bir ücreti vardı sanırım ben
orada dışarıdan insanları görmüştüm
bayağı yüksek bir terası ve herhalde
Oradan da bayağı güzel bir manzara var
ama biz çıkmadık tabii ki Evet ama bu 15
euro bilet Sadece üst kat için değil
içeride görülecek bazı Müzeler de varmış
Onlar için de geçerli Yani bir 15 laya
bilet alıyorsunuz aynı zamanda Teresa da
çıkabiliyorsun Evet
[Müzik]
son Akşam yemeğimiz rizotto rizotto
bakalım Burçak nasıl bulacak
on
üzerinden yani şey pilav yemeyi çok
sevdiğim için bence çok güzel ama mesela
yanına bir şey arıyorum işte
tavuk mantar Yetmedi mi yok aynen bak
şuraya Ne koymuşlar domates
ye iyi yani güzel beğendim güzel güzel
Aynen
beğendim Ben de lazanya
söyledim Bu akşam yemeği için rizotto
tatmak istiyorduk ve bu restoranı da
öyle bulduk aslında y en iyi
restoranlardan biri değil ama puanı yine
bulunduğu yere göre iyiydi çünkü pona
yakın bir sokak burası 4.2 di buranın
puanı genelde yakın dükkanların puanları
çok düşük olmaya meyilli oluyor rizotto
yu Beğendik ama lazanya daha iyi
olabilirdi en iyisi değildi yani hani o
yüzden bunu belirtmek istedik ki bu
restoranı özellikle seçmiş gibi
gözükmeyin diye ne kadar ödedik toplamda
26 Euro ödedik 14 Euro rizotto 12 Euro
lazanyayı ödedik
[Müzik]
3 gün boyunca Roma daydık bizim için
ayrılma vakti geldi şimdi otobüsü
yakalamaya gidiyoruz uçağımız çok erken
saatte izlediğiniz için teşekkür ederiz
Umarım beğenmişsinizdir bir sonraki
videoda görüşmek üzere diyelim kendinize
iyi bakın hoşça kalın hoşça kalın

[Müzik]
Tunceli'den Herkese merhaba arkadaşlar
şu anda ülkemizin en çok merak edilen
doğasıyla ünlü şehrimiz Tunceli'ye
Dersim'e geldik Burayı çok merak
ediyordum yıllar sonra gelme fırsatı
yakalayınca geldi
gün boyunca bu güzel şehrin doğasını
size anlatacağım pülümür'de ovaca
kadarki bütün lokasyonları gezmeye
çalışacağız mevsimsel bazı yerlere
gidemeyeceğiz ama olsun doğadaki çok
güzel yerler sizlerle olacak Bu videoda
açılışı da Munzur travel'a birlikte
zipline ve rafting le başlayacağız Çünkü
Munzur Çayı deyince akla gelen ilk
petlerden bir tanesi de tabii ki rafting
yapmak munzur'un o çılgın sularında
şimdi bu güzel tesise geldik giyindik
hazırlandık ve Tur
başlayacağız birazdan çok heyecanlı
görüntüler sizlerle olacak
ayrılmayın ç n yine verdim ya Can çakmak
mı kaldı Sen on niye yanın alıyorsun ya
Bu nasıl bir keyif
Ya ben ve Sigaram ayrılmaz
ve geldik rafting alanına şu an elim
kolum çok
dolu bugün şansımıza şöyle göstereyim
bakın yağışlardan dolayı o munzurun
güzel rengi
gitti ama hallederiz önemli ol heyecanı
eğlenceye
takılmak şöyle 7 kişilik mi oluyor bu
botlar 78 kişi olarak buna biniyoruz
arkadaşlar işte Birazdan heyecan dolu
rafting imize başlayacağız tam koyım
Ortalama bir saat mi
sürüyor şu an sakin kısımlar dayız
Birazdan evet acı gerçekle karşı karşıya
kalacağız Evet şu an doğanın çok güzel
olduğu bir R olduğunu söyleyebilirim
daha önce
dar
Manay bir
yama
arkadaşlar Evet biraz ekibe yardım etmem
[Müzik]
lazım Evet şimdi 2024 Temmuz ayı
itibariyle fiyatları bahsedelim yarım
saati 700 L bir saati 900 L Bir saatten
daha uzun rotalar da var onları kendiniz
görüşmeniz gerekiyor aradığınızda
sorarsınız 5 saate kadar rotalar varmış
mesela zipline 250 mıydı bu zip zip 250
zipline 250 ama ülke şartlarını
düşününce Hani bana bir sene sonra
izleyip de niye 250 değil demeyin hani
dediğim gibi Temmuz 2024 itibariyle
fiyatlar bu şekilde şu anda bu yarım
saat daha 40 dakika daha var parkurumuz
artık çekimi bakacağım çıkaracağım Eee
zipland görüşmek
[Müzik]
üzere V
Evet şimdi raftingi yaptık zipline
zamanı dediğim gibi burada birkaç tane
farklı etkinliği bir arada
yapabiliyorsunuz işte şimdi kuleyim
çıkıyoruz Bu arada 250 zıplay onu da
söyleyeyim Gidiş ve dönüş şeklinde
Kuleden munzurun üstünden çok güzel bir
yolculuk yapacağız bakın karşı Munzur
akmaya devam ediyor bayağı bir yukarı
çıkıyoruz E çok zıpl yaptım burada
yapmamış Işım iyi oldu Buray denemek
Hani ekipmanlar nasıl olacak bilmiyorum
ama yapabildiğim kadar yapacağım Hazır
mıyız hazırım ve Yolculuk
[Müzik]
başlıyor
lan tam
şimdi Tunceli'ye gelirken nasıl ulaşım
sağlayacağınız la ilgili bir bilgi
vereceğim size Biz dönüşte karanlık
olduğu için yani Gaziantep'ten
Tunceli'ye gelirken anlatmamıştım Çünkü
Gündüz gözüyle dönüşte olacağını
bildiğim için Şimdi anlatıyorum her iki
tarafta da hem Pertek'te hem de karşı
taraf Tunceli kısmı karşı tarafta da
Elazığ kısmı ikisi arasında sürekli
çalışan feribotlar var şu anda Temmuz
2024 itibariyle 0 t'ye Bu araçta kaç
kişinin olduğu önemli değil otomobiller
için söylüyorum gidiş dönüş
sağlayabiliyorsunuz bakın şöyle
göstereyim
Zaten yarım saatte bir bu şekilde
yanaşıyor ve insanlar biniyorlar
araçlarına ve bu güzel manzara eşliğinde
artık bir perot deneyimi yaşıyorlar Onun
dışında söyleyecek başka bir şey yok
Dediğim gibi sürekli var sabaha kadar
var Bu arada Yarım saatte bir de
geliyorlar hem belediyenin Hem de özel
bir işletmenin var bakın Mesela bu
Ulaştırma Bakanlığına ait bir şey onu
bilmedik ama biz buna bindik bugün bu
şekilde Şimdi artık biz dönüş yolunda
olduğumuz için Elazığ'a geçeceğiz ama
bunu videonun başında izlediğiniz için
Tunceri nasıl geldiğinizi buradan çok
rahat görebilirsiniz karayolundan da
gelebilirsiniz ama neredeyse 1,5 saat
yakın yolunuz bu şekilde kısalıyor ve
çok daha uyguna
[Müzik]
geliyor şimdi aracı bıraktıktan sonra E
bir 400 500 metre yürüyeceksiniz şu
gördüğünüz pastika yoldan sonra
İlerideki bir yerden de birazdan
göstereceğim Oradan da aşağı doğru artık
vadiye doğru Patika bir yoldan ineceğiz
öyle rahat bir yol değil Onu size
söyleyeyim Burası rahat ama birazdan o
çalıkların ve kayaların arasında
ineceğimiz için çok dikkatli olmalısınız
ve ona göre güvenilir bir ayakkabı
giymeniz lazım spor ayakkabı öyle terlik
biriş Sandal etmiş falan aman dikkat
edin Şimdi birazdan o patika yolda
görüşürüz Şimdi bakın yoldan geldiniz
şöyle bir Patika yol var ilk sizi
karşılayacak olan bakın şöyle bir beton
ağacın altında yer var çünkü hiçbir
tabel olmadığı için ancak böyle gö
verebilirim burada zor bir Patika yoldan
ineceksiniz şimdi belki daha kolay bir
yol vardır ama biz burayı çıktığını
Gördük şimdi buradan ineceğiz belki
dönüşte daha kolay bir yoldan geliriz
orayı size gösteririm şimdi Evet
sıkıntılı kısımlar Burası kayarak Çünkü
gitme durumunuz
var aman kaymayı Korkma şöyle bakın
gelenler de işte buradan geliyor Doğru
yoldayız bayağı zor arkadaşlar çocukla
falan aman aman gelmeyin söyleyeyim size
Ve sonunda çıktığımız yer arkadaşlar
İşte şu küçük vadiden arkadaşlar Evet
arkadaşlar zor muydu ya Bence değildi
inanılmaz zor inanılmaz iki defa kaydım
Yaşar hocam bulduk ya Sonunda bulduk
arkadaşlar yaklaşık bir saatin sonunda
bulduk işte karşıda işte meşhur o Kral
havuzu diyenler var doğal havuz diyenler
var Herkes bir isim veriyor oraya
ulaşmak için şu gördüğünüz suyun içinden
geçeceğiz
şimdi Evet abi hangi Kral bu ya Herkes
her yerde kral diyor
Evet Kral bence böyle bo işler uğraşmaz
Aha burada zor bir yer daha var gençler
ama düşerseniz düşeceğiniz mesafe şu
kadar hayır şuradan su içinden Evet Of
of bizi bekleyen yer Gerçekten mükemmel
söyleyeyim yani artık ben burada
kapatıyorum arkadaşlar sürünerek
ineceğim Çünkü her yolun ve suya ulaştık
Sonunda şu an arkamdaki görüntüyü
görmeniz lazım çeviriyorum hazır
olun
efendim çok iyi ya ya keşke bizi de çek
buz
gibi o sırada bizi de
çek ve şu an arkadaşlar suyun içinden
Yürüyoruz Şimdilik su diz hizasında
Allah'ım ya o kadar güzel bir su var ki
karşımızda ve kayalardan böyle damlıyor
arkadaşlar Oh Burası artık bel
mesafesi biraz bele
yaklaşıyor göstereyim bakın doğal havuz
da karşımızda i tane arkadaş içind keyif
yatıyor şöyle bakın kayalardan sular
fışkırıyor muhteşem bir yer bulduk
arkadaşlar muhteşem gerçekten
görüyorsunuz arkadaşlar yani her yerden
şifalı sular fışkırıyor her yerden Tabii
mevsimsel olarak artıyor bakın ileride
biraz daha artan var Oraya Birazdan
gideceğim ama burası bayağı bir tazmi R
mükemmel derinlik bayağı fazla bu
kısımda ama iler işte kapalı k buradan
Gideceğiz birazdan zaten 360'a çekim
[Müzik]
yapacağım ve şu an gerçekten o yola
değecek bir yere geldim arkadaşlar işte
son zamanların en çok merak edilen
Termal havuzlarından biri doğal
havuzlarından birindeyim Burası Dinar
köyüne bayağı bir mesafede adı sana
olmayan bir yer arkadaşlar buraya Ben
Reşo kanyonu diyeyim kendi adımı vereyim
bari kimse haritada koymamış böyle güzel
bir kanyonda geliyorsunuz hemen zaten
Sizi bu doğal havuz karşılıyor bunu
köylüler yapmışlar Bu arada lütfen bakın
lütfen sonra bana söyleyecekler Ya niye
paylaştınız falan temiz tutun gerçekten
bakın geliyorsunuz temiz tutun
kirletmeyin Ondan sonra e En azından Biz
daha güzel mekanları size tanıtabilirim
Şu anda da ileride birkaç tane daha
doğal havuz ve en önemli Kemer işte
mağara kısmı var Orayı da göstereceğiz
Ondan sonra diğer mekanlara geçeceğiz
bitti mi bitmedi hemen doğal Havuzdan
çıkıyorsunuz yaklaşık bir 30 metre daha
yürüdükten sonra işte buranın meşhur o
Mağarası karşınıza çıkıyor suyun içinden
geldiği mağara böyle boy derinliği yok
söyleyeyim yani şuraya kadar maksimum
bir su var ama buradan sonra çok derin
bakın sürekli kayalardan su akıyor yani
gördüğüm en güzel yerlerden bir tanesi
değdi sonuna kadar değdi işte artık
burad bitirdik şimdi artık Tunceli'deki
o meşhur mekanlara doğru devam edeceğiz
arkadaşlar ve bu Rotayı tamamladık
gerçekten değdi sonuna kadar değdi bir
daha söylüyorum Şu anda bakın şöyle
çevireyim şöyle tepeden böyle bu
taraflardan patikalardan geldik şuraya
girdik Ondan sonra şurada işte artık
doğal havuza bakın beyler girmiş orada
arkada bir doğal havuz daha var
Sonrasında da işte o mağara kısmı var
kıyafetlerinizi burada çıkarın Çünkü
suyun iç direkt ıslanıyorsa biraz bel
üstüne kadar ıslanıyorsa
zaten rahat yol
bakın isterseniz şuradan devam
edebilirsiniz köye kadar ama araçları
Genellikle bu taraftaki dsi'nin kısmına
bırakıyorlar şimdi tuncin doğal
güzelliklerine devam
[Müzik]
ediyoruz inanılmaz bir yerdeyiz
arkadaşlar ilk defa böyle bir şey
görüyorum söyle küçüklerini görmüştüm
ama bu kadar devasa bir yeri ilk defa
görüyorum Burası ağlayan Kayalar e
Tunceli merkezden yaklaşık bir 20 dakika
yolculukla şöyle Yolun kenarına
Arabanızı çekiyorsunuz ve arkamda
gördüğünüz bu muhteşem Doğa harikasının
tadını çıkarıyorsunuz yukarıdan buz gibi
bir su akıyor Burası dediğim gibi
ağlayan Kayalar ve y değim neredeyse
Kayalar ağlıyor arkadaşlar gelip teselli
etmeniz gerekiyor o suyun altına giyip
buz gibi suyun keyfini çıkarmanız
gerekiyor Şu an ben çekimlerim yaptım
artık sırıl sıklam o yüzden B Donuyorum
Hava o kadar sıcaktı Ama çok iyi geldi y
dediğim gibi gerçekten Son zamanlarda
gördüğüm en etkileyici yerlerden bir
tanesi ve daha Tunceli'deki ilk
günümüzde büyülenme başladık Tuncel'in
neden bu kadar saklı bir hazine olduğunu
bugün anlamaya başladım yani şimdi
buradan sonra artık kutu bölgesine doğru
devam edeceğiz böyle boylu boyunca 100
met
boyunca Kayalar ağlıyor Bu
g inanılmaz ya
gin
[Müzik]
ya yeni durağımız kutu Arkadaşlar burası
Tunceli'deki Dersim'deki en güzel
yerlerden bir tanesi neden ve en popüler
yerlerden bir tanesi Çünkü kampçılar
günü birlikçiler Nehir suyuna girmek
isteyenler burada oluşturulmuş olan
plajlara geliyorlar burada böyle hem
yemeklerini yiyorlar hem işte
içeceklerini içiyorlar keyiflerine
bakıyorlar Hatta Kamp Alanı da var
görüntülerde görüyorsunuz gelip burada
kamp da yapabiliyorsunuz y tuncer'de
kamp yapabilmek için en güzel alanlardan
bir tanesi de burası burada birkaç tane
işletme var bilmiyorum Hani hepsi aynı
kişiye mi ait farklı işletmeler mi ama
bayağı güzel bir yer Şu anda dediğim
gibi Bu alanın üstüne geldik Biraz içeri
taraflar ner olduğuna bakacağız böyle
sürekli akan bir su var zaten her yerden
su fışkırıyor işte böyle suyun
içerisinde oturup keyfinizi
çıkarabiliyor musunuz Vallahi Burayı çok
beğendim ama aslında benim istediğim bir
sonraki yerde orayı daha çok beğenmiştim
şimdi o tarafa gideceğiz böyle güzel bir
suyun kenarından da küçük küçük
köprülerle karşıya geçebiliyorsunuz
bakın su direkt oturan insanların
altından geçiyor ve akarsuya
[Müzik]
karışıyor şimdi çok acık artık gün
sonunda bir kendimizi güzel bir yemekle
ödüllendirmek istedik buradaki zage
bakın zag restorana geldik Tunceli'ye
geleceğimi söyledikten sonra herkesin
bana yazdığı mekanlardan bir tanesi de
burası ağlayan kayalara yaklaşık bir 5
kmre Tunceli merkeze de 35 km uzaklıkta
Yani yaklaşık yarım saatte Buraya
gelebiliyor öyle söyleyeyim şöyle 2ü
katlı Hatta arkalara doğru 45 kat
boyunca merdivenlerle çıkabileceğiniz
böyle teraslar bir şelalenin yanından
aktığı Ve sonunda artık işte Pülümür
çayına karıştığı çok güzel bir restorand
burayı Doğa kiç olmasından dolayı seçtim
merkezde de bir yerlerde diyebilirdim
ama bu akşam burada olmak istedim Belki
yarın akşam öyle bir yerde takılırız
şimdi dediğim gibi burada Ne yiyeceğimi
bilmiyorum şimdilik birazdan masada
anlatırım ama dediğim gibi çok güzel bir
mekanda doğayla iç içe bir Yemek yemek
istiyorsanız zah ge restoranı Tercih
edebilirsiniz Allah'ım Saatlerdir
beklediğime değdi şu an masada resmen
bir lezzet söi var şöyle hızlıca
göstereyim burada yoğurtlu bir saç tavı
var arkadaşlar burada mevsim salatam var
karışık kebap pirzolası köftesi tavuğu
soğan salatası çöp şişleri burada
buranın dağ mantarı var arkadaşlar
direkt böyle tereyağıyla yaptılar
üzerine böyle güzel biraz hafif
pişirdikten sonra da getirdiler haşlayıp
pişirdikten sonra haydem var Güzel bir
babagan tarzı bir mezemiz var şakşuk
kamız var buraya dağ otlarıyla yapılan g
gar miydi g Gul pesi var Lahmacun var
oğlu var Hepsini Tabii ki yemekle vakit
harcamaya Ama çok merak ettiğim şu dağ p
dağ mantarını yemek
[Müzik]
istiyorum et ya
et Bir de şu Taç kavurma En Sevdiğim
yemeklerden bir tanesi yoğurtlusu Bu
arada
bu
Tamam
vall sesi
duyuyorsunuz muhteşem bir yemeğimiz
yiyoruz arkadaşlar gelirseniz buradaki
yiyeceğiniz lezzetleri gerçekten çok
beğeneceğiniz eminim Afiyet
[Müzik]
olsun ikinci günden Herkese merhabalar
Günaydınlar Arkadaşlar şu anda Tunceli
merkezdeyim
yaptığımız Munzur Doğa Oteli buraya niye
böyle demişler çünkü hemen şu gördüğünüz
40'tan fazla Bungalov artık hani bunun
tarzı tam olarak ne bilmiyorum adına ama
Bungalov diyoruz Artık bunlara onun
hemen munzurun kenarında çok güzel bir
il özel idaresine ait bir tesis Burası
Yani şu anda 2024 Temmuz ayı itibariyle
2 kişilik 00 liraya Bu gördüğünüz yerde
kalabiliyorsunuz ilave yatak atmak
isterseniz de 200 liraya karşılığına
çocuklarınız için ilave yatak da
atıyorlar gayet fiyat çok makul öyle
söyleyeyim çünkü uyandığınız zaman
direkt hemen Munzur manzarası sizi
karşılıyor zaten görüntülerde gördüğünüz
Odalar gayet geniş gayet güzel öyle bir
kamu misafirhanesi kötü olur gibi
düşünmeyin çok güzel yapmışlar bu açıdan
Tebrik ederim inşallah bunun örneklerini
daha fazla görürüz Hele bu zamanda
ekonomik bir tatil yapmak isteyenler
için böyle konaklama yerlerinin varlığı
çok önemli kahvaltısı da güzel böyle
güzel peyniri patates kızartması
menemeni her şeyi de var Yetiyor da işte
buradan sonra da artık konaklaması
yaptık ovaca Doğru gideceğiz bugün bu
sefer Tunceli'nin Batı tarafındaki Hatta
ovaca taraftaki doğal mekanları size
anlatacağım Hazırsanız yine doğayla baş
başa kalacağınız muhteşem görüntüler
[Müzik]
gelecek şimdi Efsane bir yere geldik
Arkadaşlar burası halbori gözeleri eceli
merkezden yaklaşık bir 20 dakika 25
dakika Hatay maksimum yarım saat
uzaklıkta Çünkü yavaş arabaya sürmeniz
gerekiyor böyle bir Doğa harikasına
geliyorsunuz bu gözeler Tuncer'e geldiği
zaman bol bol göreceksiniz bunların
amacı dağdan ya da kayaların altından
çıkan suların kaynak sularının artık ana
nehirle ya da ırmakla Çayla karıştığı
yerlere deniliyor şu an Bakın şu arkamda
gördüğünüz yerde bunun en büyük özeti
her yerden su çıkıyor ve munzurla artık
munzurla tanışma zamanı diyoruz Bu arada
karışıyor burada güzel bir tesis var
yeme içme işte alkollü alkolsüz
içecekler dinlenebileceğiniz yüzebilecek
alanlar var suya girmek yasak deniyor
ama yüzme Bilenler İçin şu şu taraflar
hariç şuralarda girebilirsiniz diyorlar
su çakı gibi arkadaşlar Tekrar
çeviriyorum buz yüz su var Birazdan
deneyeceğim Norveç'te İsveç'te buz kırıp
girerdik ama buranın böyle Oralar ne ki
burayı gör derlerdi bakacağız nasıl
olduğuna Şimdi burada güzel adamın
keyfini çıkarıp ovacığa doğru yolumuza
devam
edeceğiz Gerçekten böyle hisi yok
arkadaşlar y Normalde bir dakika bile sç
kanala ödül veriyoruz diyorlar ama bir
hkaya geçti suyun içindeyim hani çok
gerçekten çok soğuk Hani ben soğuk suyu
çok seviyorum Buz kır girmişim var kuka
norte O yüzden bu çok bağlı ama rahatça
yüzemiyor şu an taraf uyuştu komple
Muhtemelen an inanılmaz bir doğada benin
şe yaşadım Şimdi artık rahat rahat
bacağa doğru yola devam
ediyorum ve şu an muhteşem bir yolda
gidiyoruz arkadaşlar gördüğüm en güzel
yollardan bir tanesi Munzur Nehri çayı
artık ne diyorsanız Munzur Nehri yol
boyunca bize eşlik ediyor ovacığa kadar
bir saat yol boyunca hep Munzur bir
solunuzda bir sağınızda size eşlik
edecek sürekli dağ keçileri görüyorsunuz
yaban hayvanlar da çıkıyor geyik de
gördük Az önce gerçekten Doğa muhteşem
Tunceli harika arabanın üstüne çıktım ki
daha iyi görüntü çekeyim belki ses size
çok iyi gelmiyordur Ama şu an
gördüklerim beni büyüledi resmen olacağa
kadar bu şekilde gitmeyi
düşünüyorum ve yarım saat sonra
arkadaşlar Asmalı tahta köprüye geldik
Burası tahta asma köprü buraya geldik
Burası çok güzel bir yer bakın Sağlı
sollu yine Munzur sizi karşılıyor burada
şurada küçük bir işletme var İsterseniz
suya girebilirsiniz çayınızı kahvenizi
içebilirsiniz ve bu asma köprüde
yürüyerek görselleriniz alarak keyifli
bir yolculuk yapabilirsiniz Gerçekten
muhteşem bir Doğa bunu her seferinde
söylüyorum Çünkü nereye gidersek gidelim
böyle etkileyici bir manzara bizim
karşımıza çıkıyor ve yol boyunca da
zaten gördüğümüz manzara Aynen Buydu
işte şimdi buradan sonra artık Ovacık
merkezdeki mekanlara doğru devam
edeceğiz
[Müzik]
ve şimdiki durağımız Ovacık arkadaşlar
Ovacık ilçesinin şu an merkezindeyiz
zaten böyle küçük bir Caddesi var bakın
şöyle şuradan başlıyor şuraya kadar
burada İşte birkaç tane yeme içme
yerleri marketler işte tekel bayileri
bir sürü var y Sanırım bu caddedeki
teker sayısı Antep'ten fazla Onun
dışında son zamanlarda biliyorsunuz eski
başkanımız maçoğlunun döneminde çok
adını duymuştuk ama biz buraya Ovacık
gözeleri Görmeye geldik 40 merdiven
şelalesine gitmek istedik Ama bugün çok
yağmurlu biraz riskli O yüzden tavsiye
etmediler biz de bir riske girmeyelim
dedik bir dahaki gelişimimize gideriz
dedik şu anda artık Ovacık turumuza
başladık gözelerde birazdan görüşürüz
[Müzik]
her yerinden arkadaşlar böyle soğuk
sıkıyor Dilerseniz
gelirim gözeler kısmına geldik burada
gezeceğiz Yemeğimizi yiyeceğiz Ondan
sonra turumuza devam
Ediz Tunceli gezimiz boyunca arkadaşlar
şehrin sosy kültürel seviyesinin ne
kadar yüksek olduğunu her yerde
görüyoruz her yerde kütüphaneler kinleri
varak şu and gz yanü
yapmışlar ağaç kovuğuna bir kütüphane
yapmışlar Aslında buraya alıp kitabınızı
alıp buradaki mekanlarda otururken
okuyabilirsiniz ya öyle bir yerdeyiz ki
bakın her yerden su fışkırıyor bütün
evlerin İşte bu sefer Burası bir pap
kahvehane Ya da neyse artık su
fışkırıyor arkadaşlar bakın sürekli bir
yerlerden küçük küçük su çıkıp munzura
karışıyor ya inanılmaz bir Doğa var ya
Allahım biz nasıl kurak yerlerde
yaşıyormuş bunu bir daha sorguladım
dünyanın en güzel yerine tezgah açan
ablamız abla nasılsın iyi misin Edi
İyiyim sağ Sen nın İyidir ablacığım
gözleme severiz her yerde yeriz Selam ne
haber dostum iyiyim sen nasılsın iyi
misin Ben de iyiyim teşekkür ederim
Çalışıyor musun
um bize ablacığım şöyle güzel bir
gözleme yapacak
şimdi Abla şu an Temmuz 2024 itibariyle
ne kadar bir kaşarlı kaşarı 100 100 L
patatesli falan 70 tamam teit etmiş Old
canın sıkınca kitap mı alıp okuyorsun
orad Evet canım sıkılıyor sıkılmıyor mu
Hep Kalabalık mı böyle kal Bir de sizin
bir merkezde ydik otlu bir şey
yapıyorlar Şu bahçelerde Gup ndi gpi mi
ha gulp gulp He gulp gulp o da güzel
pidesini de yaptılar yedik bak ablamın
abla herkese böyle koyun değil mi böyle
İyi
tamam torpilli
herkese süper abla eline sağlık Teşekkür
ederiz
Oh çıktı bol yağlı da yaptın değil mi
abla büyükmüş ya iyi yani şu kaşarlı
olan mı kaşarı pates çöker kaşar tam
[Müzik]
anladım ve artık günü yine tamamladık
konaklama zamanı diyoruz Bu sefer de
Ovacık merkeze sadece 500 600 metre
uzaklıkta böyle çok güzel bir Doğa
içerisinde bir bungolov ve apartların
olduğu Lev Çeme geldik Burası Ovacık
denince akla gelen ilk konaklama
yerlerinden Kendine ait çok güzel de bir
restoranı var burada her akşam canlı
müzik de oluyor tam bir aileye uygun bir
yer onu da söyleyeyim mesela bakın bir
çocuk parkı var burada hemen arkamda
çocuk parkı var Çok güzel bir yüzme
havuzu var akşam 6'ya kadar hizmet veren
barı var restoranı var canlı müzik yeri
var Onun dışında Hani kahvaltılarınız ve
yemeklerinizi burada yiyorsunuz Odalar
gayet Ferah geniş Ha dileyenler böyle
bungalovlarda kalıyorlar Tabii yer
olursa ya da işte bu şekilde apartlar
var dör tane ayrı odanın olduğu binalar
var Ve böylelikle Ovacık merkezde bir
işiniz varsa yürüyerek gidip merkeze
gidip yemek yiyebilirsiniz alışveriş
yapabilirsiniz O yüzden çok da merkezi
ve güzel bir konumda işte Artık sabah
uyanacağız bu sefer rafting ve zipline
yapmaya gideceğiz artık dinlenme zamanı
Eğer güzel bir eğlence olursa akşamda
çekmeye devam edeceğim günaydınlar şu
anda levça Otel'in kahvaltısıyla
karşınızdayım Burası özelliği anlamında
doğayla iç içe bir otel olması ve muzun
kenarında zaten dünden beri burayı
anlatıyorum şöyle oturan müşterilere de
sabah kahvaltısı da böyle güzel böyle
sade bir kahvaltı veriyorlar menemeni
patates kızartması domatesi salatalı
kaymağı lor peyniri örgü peyniri
tereyağı zeytinler bal tulum peynir ve
bu peynirle ne olduğunu bilmi ne
peynirdir Sence bu
Muaz
bak a beyaz peynir evet güzel beyaz
peynirle çayınızı alıp muzur keyfinde
kahvaltı yapıyorsunuz otelde Afiyet
olsun Tunceli'ye geldiğiniz zaman Es
geçmemenin gereken çok önemli bir
gelenek ve yer var Arkadaşlar burası
Fatma Ana Fatma ziyareti hemen Ovacık ve
Tunceli yolunda 10 dakika sonra Tunceli
uzaklıkta zaten yolda önünden
geçiyorsunuz Burası Alevilik inancı için
çok önemli bir yer Çünkü Hz Ali'nin eşi
haz Muhammed sallahu alamın da kızı olan
ana Fatma'nın adına İthafen yapılmış bir
yer burası şimdi buradaki Olay şu
Arkadaşlar şu arkamda gördüğünüz bakın
Kutularda ya Taş kısımlarda Çıra
yakıyorsunuz ve dilek diliyorsunuz daha
çok kavuşamayan çiftler buraya gelip
Dilek diledikten sonra çıraları yakıp
gidiyorlarmış ve sonra kavuştuktan sonra
gelip burada artık kutlamalarını da
yapıyorlarmış burada çok sağ olsun
ablamız ve abimiz oturuyor sürekli bilgi
de veriyor Dilerseniz gelip burada bu
kültürü de görün siz de dileklerinizi
dileyin gerçekten özel bir kültür özel
gelen e böyle inançları olan insanlar da
kaçmadığı noktalardan bir tanesi ve
muhteşem bir geziyi daha tamamladık
arkadaşlar Tunceli'ye Doyduk gerçekten
çok güzel bir mevsimde güzel bir zamanda
geldik sadece son gün yağmur yağdığı
için rafting imizi böyle munzurun
Orijinal olmayan renklerini de yaptık
Ama çok güzel bir yer yurt içinde farklı
bir Rota arayanlar için kesinlikle
Tunceli'ye gelmeni tavsiye ediyorum
arkadaşlar Doğu çok güzel doğunun her
bir şehri çok güzel bir Diyarbakırlı
olarak söylüyorum bunu size memleketimde
komşularımız da Erzurum'dan Kars'a
Ardahan'dan lına Hakkari Şırnak Tunceli
Bunlar çok değerli ve güzeller özellikle
doğal turizmi seviyorsanız Tunceli gibi
bir şehri mutlaka keş etlerinizi tavsiye
ediyorum yeni rotalar mızda görüşmek
üzere benimle kalmaya devam edin
[Müzik]

2025 yılının Eylül ayında hayatımızın en
unutulmaz, en etkileyici seyahatlerinden
birine çıktık. Volkanların
şekillendirdiği kara parçaları,
gökyüzünde dans eden kuzey ışıkları,
coşkun şelaleler, gayzerler, tüten
topraklar, doğal kaplıcalar ve engin
buzullarla doğanın en görkemli yüzüne
şahit olduk. Bu benzersiz toprakları
keşfetmek için toplamda 12 gün ayırdık
ve kiraladığımız arabayla bu ada
ülkesinin tüm çevresini dolaştık.
Hepiniz Ateşin ve Buzun Ülkesi
İzlanda'ya hoş geldiniz.
İzlanda'nın yüz ölçümü 100.000 km².
Türkiye'nin yaklaşık 8'i kadar. Nüfusu
ise 400.000 civarında. O da Türkiye'nin
yaklaşık olarak 2001'i kadar. Yani bu
ülkenin nüfusu sahip olduğu alana
kıyasla çok az. Türkiye'de şu anki
sınırlarımız içinde sadece 3.1 milyon
insanın yaşadığını düşünün. İşte İzlanda
böyle bir yer. İzlanda'nın başkenti
Reykevik. Ülkenin üçte biri. Yaklaşık
140.000 kişi başkentte yaşıyor. Reykevik
dumanlı koy demek ve bu isim buraya ilk
ayak basan Vikinglerin sıcak su
kaynaklarından yükselen buharı görerek
şehri o şekilde adlandırmasından
geliyor. Renkli evleri sahil boyunca
uzanan modern mimarisiyle küçük ama
tatlı bir atmosfere sahip. İzlanda'nın
doğasında sıkça görülen bazalt lav
sütunlardan ilham alınarak tasarlanmış
ana kilise ve şehirdeki en ilgi çekici
yapı.
Yani kilise bir ibadethane olmasının
yanı sıra aynı zamanda İzlanda'nın
volkanik kimliğinin mimariye yansımış
hali. Kilise şehrin çok merkezinde
bulunuyor ve Reykevik'te gezeceğiniz her
yer kiliseye çok yakın.
&gt;&gt; Size Reykavik'te bir mekan önerisiyle
geldim. Arkamda gördüğünüz fırından
sabah kahvaltı yaptık ve buradan
aldığımız bütün hamur işlerini çok
beğendik. Hava da çok güneşli. Fırının
hemen yanında banklar var. Böyle
oturulacak yerler var. Orada bir güzel
afiyetle yedik. Bu arada üzerimdeki
tişörtü görüyorsunuz. Burada bir pafin
var. Pafin bu bölgelerde yaşayan çok
tatlı bir kuş çeşidi. Zaten İzlanda'ya
geldiğinizde de her yerde böyle
biblolar, resimler görüyorsunuz Pafinle
ilgili. E biz muhtemelen bu gezimizde
göremeyeceğiz. Çünkü yaz mevsiminde
görülebiliyor bu kuş. Biz kuzey
ışıklarını görmek istediğimiz için
gezimizi Eylül ayında planladık ve o
yüzden muhtemelen bu kuşları, bu
gezimizde göremeyeceğiz. Ama İzlanda'ya
özel olarak bu tişörtü biz dizayn ettik
ve bundan sonra gittiğimiz yerlere özel
olarak böyle tişörtler dizayn etmeye
devam edeceğiz. Eğer ilgilenirseniz
aşağıdaki linkten dizayn ettiğimiz
tişörtleri görebilirsiniz.
&gt;&gt; Şimdi kilisenin hemen yanındayız. Araba
gibi ufak bir dükkanda hot dog satan e
bir yer vardı. Oraya bir bakalım dedik
neler varmış. Hot dog ekmeğinin içine
kuzu eti de koyuyorlar. Bunu merak
ettik. Buranın kuzusu da tabii ünlü bol
bol gördük. H gayet lezzetli. Bir de
fiyatı da uygun 78 euro civarında. Yani
o fiyata zor bir şey yiyebiliyorsunuz.
Normalde Reykiavik'ten ayrılıp biraz
daha batıya son zamanlarda volkanların
sık sık patladığı bir bölgeye gidiyoruz.
Reyanes yarımadası 2021 yılına kadar
yaklaşık 800 yıldır hiçbir volkanik
aktivite olmayan bir bölgeymiş. 800
küsur yıldan sonra ilk defa 2021 yılında
bir volkanik patlama gerçekleşmiş ve bu
patlama 6 ay sürmüş. 2021 yılındaki ilk
patlamadan sonra bu bölgede toplamda 12
kere volkan patlamış. En yenisi ise 16
Temmuz 4 Ağustos 2025 arasında yaşanmış.
Reyanes yarımadası turistlerin daha çok
Blue Lagun termal kaplıcası için ziyaret
ettiği bir yer. Blue Lago'nun turkaz
rengi yerin derinliklerinden yükselen
sıcak suyun içindeki silis
minerallerinden kaynaklanıyor ve Blue
Lag'un İzlanda'daki en ünlü termal
kaplıcalardan biri. Son yıllarda yaşanan
patlamalar bu tesisin yanından geçen
otoyolun hemen karşı tarafında bulunan
volkanlarda yaşandığından volkanik
patlamalar sırasında lavlar bu otoyola
kadar taşmış ve neredeyse Blue Laguna
kadar ulaşmış. Hatta 2024 yılının Kasım
ayında yaşanan patlamada Lavlar Blue
Lagun'un park alanını tamamen sarmış ve
Tses'in bazı binalarına da zarar vermiş.
Bugün yolların kenarındaki katılaşmış ve
hatta yolları kapatmış lavları yakından
görmek ve lavlara dokunmak da mümkün.
Burada hala uyarı yazıları var lavanın
üstüne çıkmayın diye. Çünkü böyle üst
tabakası kurumuş ve sert olabiliyormuş
ama alt tarafı hala sıcak olabiliyormuş.
Hani bir şekilde çatlar ve düşerseniz
içine bayağı böyle lavanın içine düşme
tehlikesi var burada insanların. E
onunla birlikte buradan çıkan zararlı
gazlar da e sizi kötü anlamda
etkileyebilir diye uyarı levhaları hala
duruyor.
&gt;&gt; Lavları yolun ortasında bu kadar
yakından gördükten sonra etkilenmemek
elde değil. Bu yüzden şimdi de 2021
yılında ilk patlamanın yaşandığı
Fagradal Süyal Dağı'na doğru gidiyoruz.
Park alanından yaklaşık bir saat
yürüyerek lavların yanına kadar
ulaşabiliyorsunuz. Lavların yanardağ
ağızlarından yani kraterlerden çıktığı
noktaları hangi yolları izlediklerini ve
coğrafyayı nasıl değiştirdiklerini
yakından görmek çok büyüleyici.
Şu an tam arkamda volkanın nereden
patladığını o açık kısmını görüyorsunuz.
Gelin oraya bir drone uçurmaya
çalışalım. Orası yukarıdan nasıl
gözüküyor bir bakalım. Acayip merak
ediyorum. Şu anda da biraz heyecanlıyım.
[Müzik]
Vallahi yalan yok. Droneu getirdiğimde
bacaklarım titriyordu. Şurada bir
helikopter de var. Orayı izleyen
yukarıdan hem hani onlar bir şey der mi
diye hem de sonuçta tütüyor Volkan.
Drone düşer diye de korkuyor insan.
Çünkü o lavların arasından girip
alamazsınız da drone'u. Böyle dronela
bazı kırmızılıklar gördüm ama onlar
belki sertleşmiş kayadır. Belki de e
gerçekten lavdır hala yani e
sönmemişlerdir. Tam emin olamadım. E
tabii bu kadar tütüyor. Yeni bir
yanardağa patlamış. Burası çok aktif bir
bölge. İnsan hafif korkmuyor değil ama
şükür şu an eee kaydettim. Droneu da
götürdüm oraya. Bayağı iyiydi bence
yukarıdan görmek, lavlara bu kadar yakın
gidebilmek. İzlanda'ya drone getirdiğim
için, bu görüntüleri çekebildiğim için
çok mutluyum.
Bu yolculuk boyunca altı farklı evde
konaklayacağız. Tek bir istisna
haricinde tüm evlerde iki gün kalmaya
çalıştık ki her gün eşyalarımızı bir
sonraki ev için toplamaya ve taşınmaya
gerek duymayalım. İlk evimiz yeşilin
ortasında. Ahşap ve hissiyat olarak çok
sıcak bir evdi. İzlanda'da olduğumuz
süre boyunca mutfağa olan yerleri tercih
etmeye çalıştık. Çünkü en azından
kahvaltımızı ve bazı günlerde akşam
yemeğimizi kendimiz pişirip yeme içme
harcamalarını biraz düşük tutmak
istedik. Çünkü İzlanda'nın pahalılığı
İsviçre'ye çok yakın. Bir büyük pizza
için 40 küsür euro, güzel bir et yemeği
için 50 küsür euro ödemek buranın
normali. Evin en güzel taraflarından
biri de evin bahçesinde yer altından
gelen sıcak su ile doldurabileceğimiz
bir jakuzisinin olmasıydı. Ve bu sayede
İzlanda'da tamamladığımız ilk gün
unutulmaz oldu.
[Müzik]
Ertesi gün İzlanda'nın en şiddetli akan
şelalelerinden birine doğru yola çıktık.
Şelalenin ismi Gulfos ve Gulfos altın
şelale demek.
Şelale adını güneş ışınlarının su
zerreciklerinde oluşturduğu altın rengi
parıltılardan alıyormuş. Ama bugün güneş
ışınlarını görebilmek pek mümkün değildi
İzlanda'da. Buradan akan suyun hacmi
muhteşem. Hava yağmurlu ama bu da
İzlanda'nın bir parçası.
Şelalenin kuvveti karşısında bir süre
transa geçtikten sonra gizerlerin olduğu
bir bölgeye gidiyoruz.
Dünyada çok az sayıda ülkede bulunan
gayerler yeraltındaki suların magma
tarafından ısıtılması ve belli bir
basınca ulaştıktan sonra patlaması
dolayısıyla gözlemleniyor. İzlanda'da
gazerleri izlemek için en popüler
ülkelerin başında.
Gayzerlerin yoğunluklu olarak bulunduğu
bir bölgeye geldik. Zaten etrafımızda
her yerden böyle duman tütüyor. E
arkamda görmüş olduğunuz Gayzer de ana
gayer yani etraftaki bütün Gayzerlere
ismini veren ilk defa Gayzer ismi
verilmiş olan Gayzermiş. En son 2016
yılında patlamış. Çok ender patlayan bir
Gayzermiş. Ama etrafta dediğim gibi çok
fazla var. Mesela aşağıda bir tane 3-5
dakikada bir patlayan var ya da böyle
sürekli kaynayan bir tane Gayzer var.
Hepsini de izlemesi çok keyifli. İnsan
İzlanda'nın daha harikalarına
inanamıyor.
Abi çok iyi değil miydi
&gt;&gt; abi? Çok iyiydi.
Bunu da yakaladım.
İnsan gerçekten büyüleniyor. Böyle üç
boyutlu düşünmeye çalışıyorum. O suyu
altındaki kanallarını işte o magmaayile
birleşimini ısınmasını o basınçla
patlaması vesaire gerçekten çok
etkileyici. Dünyanın altında neler
oluyor neler. Vallahi insan çok
etkileniyor. Eee İzlanda etkilemeye
devam ediyor bizi.
&gt;&gt; 4 be defa Gayzer patlamasına şahit olup
iyice içselleştirdikten ve bu olayı
hafızamıza iyice kaydettikten sonra
yaklaşık 6500 yıl önce oluşmuş kerit
kreterini görmeye gidiyoruz.
İzlanda'da gittiğiniz neredeyse her
doğal güzelliğin bir otoparkı var ve ne
kadar kalırsanız kalın fark etmeksizin 7
küsür euro ödüyorsunuz her biri için. Ve
arabanızı park ettikten sonra Gayer ya
da GFOS gibi doğal güzellikleri görmek
için ekstra bir ücret ödemiyorsunuz.
Fakat bazı istisnalar var ve Carit
kriteri onlardan biri ve giriş ücreti 4
küsur euro ama burada da otopark ücreti
yok. Bunun diğer yerlere göre farklı
olmasının sebebi Kerit kreterinin
bulunduğu arazinin özel mülk olmasıymış
ve burada toplanan para mülk sahibi
tarafından alanın düzenlenmesi ve
bakımının yapılması için
kullanılıyormuş.
Burada önceden yani binlerce yıl
öncesinde bir volkan varmış ve o
volkanın içi eee patlamalardan sonra
boşalmış. E boşaldıktan sonra da o
volkanın üçgen gibi olan eee üst kısmı
aşağıya çöküp bu kreteri oluşturmuş.
volkanik kraterlerin oluşması bu
şekilde. Kerit kreteri de onlardan bir
tanesi. Burada gördüğünüz su ise yeraltı
suyu aslında. Yani e bu çöküntü oluşunca
yer altındaki su seviyesine inmiş en
derin nokta ve yer suyu, yeraltı suyu e
bu kreterin dibini doldurmuş. Suyun
rengi eee gayet güzel. Böyle mavimsi şu
an e ışıktan ve akşam karanlığından çok
net belli olmuyor. Ama bunun sebebi de
eee buradaki toprakta kırmızı zaten
toprak görüyorsunuz. Kırmızımsı bu
toprakta bulunan minerallermiş. Bu su
yeraltı suyu olduğu için de sene içinde
seviyesi değişmiyormuş. Yani yağmur suyu
olsaydı yağmurlu dönemde artmasını
beklerdik ama yeraltı suyu olduğundan
genelde hep sabit kalıyormuş. Böylelikle
ikinci günümüz de bitmiş oldu ve biraz
maceralı geçecek olan 3üncü güne
başladık. İzlanda'da yollar genel olarak
iyi kondisyonda değil. Ülkenin etrafını
çevreleyen A1 yolu en düzgün yol ve bu
yolda bile ara sıra çukurlu ve tamamen
asfalt dökülmemiş alanlara denk
gelebiliyorsunuz. A1 yolu bile tek şerit
ve karşı taraftan sürekli gelen
arabalarla yan yana gidiyorsunuz. Hız
sınırı bu yüzden A1 yolu ve bu tarz
asfaltlı yollarda bile maksimum 90. Eğer
bu tarz asfalt dökülmüş ya da göreceli
olarak iyi kondisyonda olan yollarda
araba sürecekseniz herhangi bir araba
kiralayabilirsiniz. Ama ülkenin iç
taraflarına F kodlu yollara girmek
isterseniz yolların hiçbirinde asfalt
yok ve yollar tam bir mayın tarlası. Ara
ara büyük su birikintilerinden ve
nehirlerden de geçmeniz gerekiyor. Bu
yollara girecekseniz de 4x4 kiralamanız
zorunlu. 4x4 olmayan araba bu yollara
giremiyor. Biz de bu yollarla ulaşılan
birkaç yere gitmek istediğimiz için 4x4
kiraladık ve bugün bu yolları yakından
görmüş olacağız. Bugün ilk gitmek
istediğimiz yer bol şelalesi bulunan
muhteşem bir kanyon ve bu kanyona
giderken geçtiğimiz yollar ara ara başka
gezegendeymişiz gibi hissettirdi.
Büyük su birikintilerinden geçtik ve
simsiyah bir coğrafyada ilerlerken
yemyeşil dağlar gördük. Yağmur
İzlanda'nın kabul etmeniz gereken bir
gerçeği ama eğer yağmur olmasaydı kim
bilir bu coğrafyayı ne kadar daha net
görüyor olacaktık.
[Müzik]
Sadece 4x4'lerin girebileceği o böyle
kötü yollara geldik. Birkaç böyle su
birikintisinden de geçtik. Daha
büyüklerinden de geçeceğiz. Burada
inanılmaz e güzellikte şelaleler var. Ve
bu böyle kara toprağı yosunları da çok
yakıştırıyoruz. Gerçekten efsane güzel.
Burada yarım saatlik bir rota var ama
maalesef yürüyemeyeceğiz. Çünkü hem
yağmur yağıyor böyle yüzünüze yüzünüze
atıyor hem de çok şiddetli bir rüzgar
var.
[Müzik]
Sonrasında çeşitli minerallerin renk
verdiği dağları ile ünlü Lantman Laugar
bölgesine doğru yola çıktık ve yol
üzerinde bulunan başka bir kratere
uğradık. O kadar şiddetli bir rüzgar
vardı ki biraz sesin azalmasını bekleyip
kısaca kratere baktıktan sonra çok vakit
kaybetmeden Lantman Laugara'a doğru
devam ettik. Lantman'ı Laugarda bir
yürüyüş yapıp yüksek bir yerden renkli
dağları izlemek istiyorduk ama havadaki
sis ve yağmur dolayısıyla hiçbir şey
gözükmüyordu. Biz de araba park alanına
kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan bir
doğal kaplıcada birkaç saat vakit
geçirdik. Bir taraftan akan jeotermal su
diğer taraftan akan nehirle birleşip
mükemmel bir sıcak doğal havuz yaratmış.
Biraz üşürseniz sıcak suya çok sıcak
hissederseniz de soğuk suya yaklaşıp
suyun derecesini kendinize göre
ayarlayabiliyorsunuz. Soğuk bir havada
İzlanda gibi bir ülkede bu sıcak suyun
içinde olmanın verdiği has bize yine
yaşadığımız hayat için şükrettirdi.
Gün sonunda ikinci evimize gitmek üzere
yola çıktık ve büyük bir su
birikintisinden geçtikten sonra arabadan
bir sürtme sesi gelmeye başladı. Aşağıya
inip baktığımızda arabanın altında
bulunan karter koruma kapağı plastiğinin
arka civvatalarının düştüğünü ve
plastiğin arka tarafının yere sürttüğünü
gördük. Düşen cıvataları bulamayacağımız
ve plastiği tekrardan takamayacağımız
için geçen bir karavandan alet isteyip
plastik korumanın ön cıvatalarında
söktük ve bagaja koyduk. Sonrasında
korumayı çıkardığımız için biraz daha
dikkatli kullanmaya çalışırken maalesef
bir nehirle karşılaştık. Nehir ne kadar
derin geçeceğimiz yerde arabanın altına
sürtüp zarar verebilecek bir taş var mı
yok mu bilemediğimizden bir süre başka
bir arabanın gelip geçmesini bekledik.
Birkaç araba geldi ama hiçbiri nehirden
geçmedi.
Son çağrı olarak paçaları sıvadık.
Nehrin derinliğini tarta tarta ufak
adımlarla nehirden geçtik ve arabanın
geçeceği yolu belirledik.
Bu adrenalinli günden sonra sağ salim ve
arabada hiçbir sorun yaşamadan yeni
evimize ulaştık. Ertesi gün kaldığımız
eve yakında bulunan bir tamirciye gittik
ve koruma plastiğini taktırdık. Yarım
saatten daha kısa süren bu iş için euro
ödedik. 4. günümüzün tamamı asfaltlı
yollarda geçti ve güneydeki en ünlü
şelaleleri ve doğal kaya oluşumlarını
görmeye gittik. Selaland Fos'a geldik.
Bu şelale de İzlanda'daki en ünlü
şelalelerden bir tanesi. Altından
yürüyebiliyorsunuz. İsterseniz üst
tarafına çıkabiliyorsunuz. Bu hemen
arkamdaki patikayı sağa doğru takip
ederek başka bir ülkede olsa hemen
yanımda iki tane daha şelale var. Onlar
ilgi çekici olurdu ve insanlar o ufak
şelaleleri görmeye giderlerdi. Ama
İzlanda'da o kadar çok şelale var ki o
yandaki tatlı ufak şelalenin yüzüne
kimse bakmıyor. Herkes Selal antifos
için geliyor buraya. Burası doğal
güzellikler açısından muhteşem bir ülke.
[Müzik]
Selly Lantifos'u gördükten sonra arkadaş
önerisi üzerine Faxy Baker'ye birkaç
hamur işi denemeye ve kahve içmeye
geldik. Buranın Sinam'ın rolu ünlüymüş.
Yani bu tarçınlı hamur işi. E üstünde de
böyle bir krem peynir gibi bir şey
eritilmiş. Burada da karamelli ve pekan
cevizisini söyledik. Şimdi bunu bir
taralım.
Güzel bir hamur işi. Yani tarçın biz çok
yemiyoruz zaten genel olarak ama fena
değil yani. Tadılabilir. Yanında bakın
ne söyledik. Pekan cevizisi bu. Bu
Brownni. Bu kakaolu cookie. Bu da normal
cookie. Foaxi Bakery'nin olduğu yer aynı
zamanda 2016 yılında Avrupa'da hava
trafiğini durduran bir yanardağın
gözlemlenebildiği bir yer. İzlanda'ya
boşuna ateşin ve buzun ülkesi
demiyorlar. Arkamdaki buzul da tam
olarak bunun kanıtı. Eafyalla Yokul'un
önündeyiz şu anda ve bu buzulun içinde
bir yanardağ var. Aynı zamanda 2010
yılında patlamış, 3 ay sürmüş. 8 gün
boyunca tüm Avrupa'daki hava trafiğini
iptal etmiş. Burada yaşanılan patlama
sonucunda bir volkanik kül bulutu çıkmış
e atmosfere ve o dönemde sivil havacılık
kuralları gereği herhangi bir volkanik
kül bulutunun içinde bir uçağın uçması
yasakmış. Tabii 8 gün boyunca tüm hava
ulaşımı durunca bu hava yollarını eee
maddi olarak çok olumsuz etkilemiş ve
hemen araştırma talep etmişler uçak
üretim şirketlerinden, uçak motoru
üretim şirketlerinden. O dönem
Rolls-Royce e bir test yapmış ve o teste
göre belli bir limit belirlemiş. o
yoğunluğun altındaysa eğer kül bulutu
seviyesi e uçabilirsiniz demiş uçaklara.
Yani o dönem bu bir bilinmezlik
olduğundan uçaklar 8 gün boyunca
uçamamış ama bu öğrenimden sonra artık
belli seviyeler var ve hava yolları o
seviyelere göre volkanik kül
bulutlarının içinden de uçabiliyorlar.
Burada o patlaması ile ilgili böyle
bilgilendirme levhaları koymuşlar
yanımdaki yol boyunca. Bu levhalarda da
çeşitli fotoğraflar ve açıklamalar
görebiliyorsunuz o patlamaya ait. Şimdi
de sırada ünlü dizi Game of Thrones'a da
yer verilmiş başka ünlü bir şelale var.
Skogafos İzlanda'nın güneyini gezenlerin
uğramadan geçmediği yerlerden. Ulaşımı
da hemen A1 yolu üzerinden çok kolay
olduğu için İzlanda'da en çok
fotoğraflanan noktalardanmış.
&gt;&gt; Şelale turumuza devam ediyoruz. Yine
güzel şelalelerden birindeyiz. Bu
şelaleleri böyle altından, yanından,
sağından, solundan bu kadar görkemli bir
şekilde görmek gerçekten insanı çok
etkiliyor. Biz de hayranlıkla izliyoruz.
Ben bu şelalenin geometrisine bayıldım.
O kadar nizami akıyor ki sağdan soldan
aşağıya o beni çok etkiledi.
Şelalenin yanındaki merdivenleri
tırmanarak şelalenin üstüne çıkmak da
mümkün. Özellikle hava açıksa şelalenin
üzerine çıkmanızı ve yukarıdaki yolu
yürümenizi şiddetle tavsiye ederiz. Şu
an Skagofos'un üstüne çıktık. Solumda
gördüğüm şey herhangi başka bir ülkenin
en güzel turistik doğa olayı olabilir.
Gerçekten o kadar güzel. Hiç
beklemiyorduk. Buranın üst tarafına hiç
bakmamıştık. Büyüleyici bir yer burası.
İzlanda'da yaz aylarında geziyorsanız
mutlaka kendi başlarını otlayan
koyunları bol bol göreceksiniz.
Vikingler 9. yüzyılda İzlanda'ya
geldiklerinde yanlarında getirmişler bu
koyunları ve o zamandan beri de bu adada
yaşamaya devam ediyorlar. Adanın
dünyadan izole olması dolayısıyla bu
koyunlar da dünyadaki en safkan ırk
koyunlardan sayılıyorlar. Yünleri iki
katmandan oluşuyor ve İzlanda'nın sert
hava koşullarına uygun. Bu yünden
yapılan İzlanda kazağı da İzlanda'da
bayağı popüler bir hediyelik.
İzlandalıların üstünde de sık sık görmek
mümkün. Yaz aylarında doğada serbestçe
otlasın diye salınıyorlar ve sonbahara
kadar doğada tek başlarınalar. Bu yüzden
de en umulmadık yerlerde sürekli
koyunlarla karşılaşıyorsunuz. Tarih
boyunca zaman koyun nüfusu insan
nüfusunun neredeyse 10 katına bile
çıkmış. Ama günümüzde insan nüfusundan
biraz fazla yani yine 400.000 civarında
koyun olduğu söyleniyor İzlanda'da. Bu
koyunlar sonbahar aylarında Rettir ismi
verilen tüm insanların beraberce koyun
aradığı bir koyun toplama etkinliğiyle
ortak bir yerde toplanıp kulaklarındaki
işaretlere göre ayrılıp kışı korunaklı
bir yerde geçirmek üzere sahiplerine
geri döndürülüyorlar. Bu kadar çok koyun
olunca koyun etini de birçok yerde
görüyorsunuz. Mesela koyun etli
çorbaları en ünlü yemeklerinden biri.
İzlanda koyunun etinin diğer koyunların
etlerine göre daha lezzetli olduğu
söyleniyor ve bu koyunların serbest
otlanması ile de ilişkilendiriliyor.
Koyun eti sevmeyen insanların bile
İzlanda koyunun etini severek yediğini
okuduk. Bir sonraki durağımıza eğer
mayıs ve Ağustos ayları arasında gidiyor
olsaydık muhtemelen Burça'ın video
başında bahsettiği pafinleri de görüyor
olacaktık. Ama maalesef Eylül ayında
pafinler buradan ayrılıyor ve onları
görmek pek de mümkün olmuyor. Biz de
beklediğimiz şekilde pafinleri bu
gelişimizde göremedik. Burada bu
seferlik görmekle yetindiklerimiz
denizde dalgaların, rüzgarın
aşındırmasıyla oluşmuş kaya kemerler ve
bu tepenin sağı ve solundaki siyah kumlu
plajlar oldu. Buradan siyah kumlu plaja
gittik ve bu plajdaki sinsi dalgaların
ölümcül olabileceğini öğrendik.
Plaja girer girmez bir uyarı levhası var
ve denize ne kadar yaklaşmanız
gerektiğini size gösteriyor.
Buradaki taşların siyahlığı çok
etkileyici ama aynı zamanda dalgalarla
ilgili uyarılar da oldukça korkutucu.
Kesinlikle arkanızı dönmeyin. Çok dikkat
edin. İşte öldürücü dalgalar vesaire
gibi uyarılar var. O yüzden insan
birazcık korkuyor burada dolaşırken
&gt;&gt; hiç fark etmeden gelen ani dalgaların
insanları soğuk denize sürüklediğini ve
soğuğun ve dalgaların gücü dolayısıyla
bunun ölümle sonuçlanabileceğini okuduk.
Hatta daha sonradan biz gelmeden tam bir
ay önce Ağustos 2025'te 9 yaşındaki bir
Alman kızın ailesinin yanında bu
dalgalar yüzünden denize kapıldığını ve
maalesef tüm çabalara rağmen
kurtarılamadığını öğrendik. Siyah
sahilde bulunan bazalt sütunlar da
İzlanda'nın öne çıkan simgelerinden ve
hatta başkent Reyvik'teki kilisenin
tasarımı bu bazalt sütunlardan ilham
alınmış. Bu sütunlar lavın yeryüzünde
soğuması, soğurken de büzüşmesi
dolayısıyla çatlaması sonucunda bu şekle
alıyormuş.
[Müzik]
Günü kapatmadan önce Reynes Drangar'ın
hemen yakınında bulunan Vig kasabasında
İzlanda'nın ünlü çorbasını denemeye
gittik.
Sap'ye geldik. Ben burada e İzlanda'nın
ünü bir çorbası var. Kuzu çorbası.
içinde böyle e pirinç, haşlanmış soğan,
havuç ve tabii ki kuzlu olan bir çorba
böyle. Genel olarak aslına bakarsanız
beğendim. Baharatı birazcık fazla gibi
ama hani bildiğiniz haşlama bir çorba ve
bence lezzetli, güzel. Eren de aynı
çorbanın böyle lava ekmeği içerisinde
olanı söyledi.
Siyah bir ekmek. Yanında böyle güzel bir
tereyağı var ekmeklerin.
&gt;&gt; Şimdi ben ekmeğin içindeki çorbayı
bitirdim. E bunun porsiyonu kaseye göre
bayağı az gözüküyordu. Zaten böyle bir
ufak bir pişmanlık geçirmiştim. Sonra
gördük. Orada diyor ki, "İsterseniz
ikinciyi de alabilirsiniz." Yani
tabağınızı götürüyorsunuz. Size ücretsiz
olarak ikinciyi veriyorlar. Yani böyle
doldurabiliyorsunuz istediğiniz kadar. E
şimdi de kaseye aldım. Porsiyon çok daha
büyük. Burçak ilk içtiğinde biraz
baharatlı dedi ama ben tadını acayip
beğendim. O da içtikçe daha da çok
beğendi. Çorba gayet başarılı. Çorbamızı
içtikten sonra kaldığımız eve geri dönüp
ertesi gün yine aynı yöne doğru yola
koyulduk. Yolumuzun üzerinde ilk
durduğumuz yer yosunların üstünü
kapladığı eski bir lav bölgesiydi.
Yosunların bu yüzeylerde oluşması ve bu
şekli alması uzun yıllar sürdüğünden
yosunların üstünde yürümek yasak. Fakat
turistlere ayrılmış yollarda
etrafınızdaki eşsiz manzarayı rahatlıkla
izleyebiliyorsunuz ve yosunlara da
yaklaşabiliyorsunuz.
[Müzik]
Buradan bir başka vadiye gittik ve gidiş
geliş toplamda bir saat kadar süren bir
yolda yürüyerek vadinin arka kısımlarına
ulaştık.
İyi bir havada kesinlikle manzaramız
daha iyi olurdu ama şikayet etmiyorum.
Yine de çok mutluyduk.
&gt;&gt; Vay vay vay bu şeler neymiş böyle?
Neymiş?
yem sadece suya karşı dirençli
kıyafetlerimiz çok su geçirdi ve
benzinlikte durup kıyafetlerimizi
değiştirmek zorunda kaldık.
Sonrasında birkaç farklı buzulu görmeye
gittik ama yağmur, rüzgar, sis görüşü
bayağı etkiliyordu.
Bugün buzul günü. Bu güzel buzulları bu
kadar yakından görmek gerçekten çok
etkileyici. Ama hava da bir o kadar da
kötü maalesef. Sabahtan beri yağmura,
rüzgara doyduk artık. Yani eee bu kadar
güzel olmasına rağmen etrafın hava da
kapalı olduğu için bu güzel e
görüntülerin tadını maalesef
çıkartamıyoruz. Bir de tabii üşüyoruz ve
ıslanıyoruz. Onun da etkisi çok büyük.
Umudumuzu kaybetmemek istedik ama
maalesef burada da hiçbir şey
gözükmüyor.
[Müzik]
Son olarak da buzullardan kopan
parçaların denize sürüklendiği ve
denizin o buzul parçalarını sağile
getirdiği Diamond Beach'e gittik. Boşuna
Diamond Beach demiyorlar buraya. Yani
elmas sahili.
Bakın bir tane aldığım yerden.
Şunun berraklığına bakın. Efsane
gerçekten. Şekiller de çok hoş. Az önce
Burçak bir tane kılıç gibi buldu.
Çok güzel değil belki ama yani hani çok
güzel. Eee, genel olarak renkleri
gerçekten çok güzel. Bir de etkileyici
olan şey şu. Dalgalar çok böyle şiddetli
geliyor. İçindeki buzulları da
oynatıyor. Onların böyle oynadığını,
devrildiğini görmek de etkileyici. Bir
de böyle buzlardan çıtır çıtır sesler
geliyor. Onu da duymak ilginç oluyor.
Bugün kalacağımız yer bir hostel. 4
kişilik paylaşımlı bir odada kalacağız
ve burası aynı zamanda ortak banyolu bir
yer. Höfün Hostel Höfün şehrinde
bulunuyor. Bu şehir 2000 civarı insanın
yaşadığı bir balıkçı kasabası. Sabah
kalktığımızda Höf'ün şehrinden bu şehre
yakında bulunan Stock SNES'e gittik.
Burası da aynı Kerit Kreteri gibi özel
bir mülkiyet içerisinde yer alıyor ve
İzlanda'da girmek için para ödediğiniz
nadir yerlerden ve kişi başı giriş 8
euro civarında. Burada insanların
yaptığı böyle en bilinen aktivite bu
gelgitlerden dolayı oluşan sudan dağın
yansımasıyla birlikte fotoğraf çekilmek.
Biz de şu an buradaki bu güzel dağların
manzarasının keyfini çıkarıyoruz. Ben
böyle çıplak dağ da seviyorum açıkçası.
Bana görkemli geliyorlar. Bu arada
gelgitten dolayı da bazı deniz canlıları
buradaki karaya oturmuşlar. E deniz
anası var hemen şu an ayağımın yanında.
Bugün yolumuz uzun. Çünkü gün sonunda
adanın kuzeyinde yer alan büyük
şehirlerden birinde Akureyri'de
konaklayacağız. O yüzden çok fazla yerde
durmadan bir nevi adanın doğu tarafını
pas geçerek araba kullanmayla geçecek
günün büyük bir kısmı.
İzlanda'da çok sık göreceğiniz bir diğer
hayvan da İzlanda atları. Bu atlar da 9.
yüzyılda Vikingler tarafından getirilmiş
ve aynı koyunlar gibi adaya geldikten
sonra adada çok izole kaldıklarından en
safkan ırklardan biri kabul ediliyorlar.
Bu safkanlığı bozmamak için İzlanda
dışına çıkarılmış hiçbir atın geri
getirilmesine izin verilmiyor ya da
ülkeye dışarıdan herhangi başka bir at
cinsi getirmek de yasak. Boyları normal
atlara göre kısa ama güçlüler ve kışa
dayanıklılar ve sadece kendilerine özgü
de bir yürüyüş biçimleri var. Günümüzde
İzlanda'da 80.000 civarı at varmış ve
eskiden çoğunlukla ulaşım amaçlı
kullanılan atlar günümüzde çoğunlukla
turizm amaçlı kullanılıyormuş.
Stocknes'ten sonra Akureyir'ye varmadan
bir yer daha ziyaret edeceğiz ve orada
da Reynis Drangarda gördüğümüz bazalt
sütunların benzerlerini göreceğiz.
Burada gördüğümüz kayaların çeşidi
bazalt ve bazalt yeryüzünün altında en
çok bulunan kaya çeşidi. Eriğik halde
bulunan magma ile birlikte kaya çeşidi.
Yanardağ patlıyor. Bu lavlar yeryüzüne
çıkıyor. Lavlarla birlikte tabii ki bu
erimiş halde bulunan kayalar da çıkıyor
ve daha sonra farklı çeşitteki kayalar
farklı şekillerde katılaşıyor ve farklı
renklerde. Bu tarz siyah eee ve en çok
görülen kayalar ise bazalt. Reinis
Drangard'da da görmüştük aynısını. E
gerçekten etkileyici. Yerin altının
erimiş kayalarla dolu olması gerçeği,
onların yeryüzüne çıkınca katılaşması ve
bu yeryüzünü oluşturması gerçeği bence
çok etkileyici. Burası 2007 yılına kadar
keşfedilmemiş bir yermiş. Çünkü su
seviyesi çok yüksekmiş ve bugün görünen
sütunların çoğu suyun altında
kalıyormuş. 2007 yılında bu bölgenin
gerisine bir baraj yapılınca su seviyesi
baraj dolayısıyla düşmüş ve bu bazalt
sütunlar ortaya çıkmış.
Bununla gezeceksin İzlanda'yı. Adamın
geldiği arabaya bak.
Akureyeri'ye geldik. İki gün burada
konaklayacağız. Çok tatlı bir apartman
dairesindeyiz. Burası böyle çok büyük
bir şehirmiş. 45 gün boyunca hiç büyük
şehir görmediğimiz için ilk bu şehrin
ışıklarını gördüğümüzde bu şehir bize
çok büyük geldi. Bugün de Akureyri'de
uyuyacağız. Yani
&gt;&gt; Akureyri'nin nüfusu sadece 20.000
civarında olmasına rağmen bu şehir
ülkenin en çok nüfuslu 4üncü şehri.
Diğer üç şehir başkent Reykevik ve
Rykvik civarında bulunan iki diğer
şehir. Akureyri başkent bölgesi dışında
bulunan en büyük şehir olduğu için
kuzeyin başkenti olarak da anılıyor.
Ülkeyi gezerken birkaç gün ara vermek ve
İzlanda'nın şehir hayatını gözlemlemek
için iyi bir durak olabilir. Biz dün
yolumuzun uzunluğundan dolayı
uğramadığımız yerlere bugün Akureyri'den
gideceğiz ve ilk durağımız Godafos.
Godafos tanrılar şelalesi demek ve bu
isim İzlanda Hristiyanlığı kabul
ettiğinde çok tanrılı inanışlara ait
putların bu şelaleye atılmasından
geliyor. Açıkçası o kadar çok şelale
gördük ki Godafos bizi o kadar da
etkilemedi ve o yüzden burada çok fazla
kalmadan İzlanda'da bizi en çok
etkileyecek yerlerden biri olan Hverir'e
doğru yola çıktık. Hverir kaynar
çamurlar, buhar bacaları ile dolu
jeotermal bir alan. Buraya vardığınız an
her yerin tüttüğünü görüyorsunuz ve bu
gazların yeraltından çıktığını görmek
insanı şaşkına çeviriyor. Bizi
İzlanda'da en çok etkileyen yerlerden
biri oldu burası. Kesinlikle her yerden
duman tutuyor ve bazı yerlerde çamur
kaynıyor. Bunun da şu olduğunu öğrendik.
Yeryüzüne magmadan eee çıkan bazı gazlar
asidik özellikte. E ve bu gazlar suyla
birleşince o suyu asidik hale getiriyor
ve o asidik su e yeryüzünde birleştiği
kayayı toprağı içinde eritiyor. Yani
burada gördüğünüz fokurdayan çamurlar
aslında erimiş kayalar. Gerçekten
inanılmaz. Şu an altımızda neler neler
oluyor kim bilir. Etrafta inanılmaz
yoğun bir çürük yumurta kokusu var. Bunu
İzlanda'da bu tarz böyle sıcak suların
olduğu yerlerde de duyuyorsunuz ama
burada çok yoğun. Bunun da nedeni
buradan çıkan gazlardan kaynaklanıyor.
Abi bu nasıl bir ses ya?
Burada gördüğünüz bu hemen yanımda sarı
renk var mesela. Dağda da kırmızının
tonları var. Bunun da nedeni kayaçları
oluşturan mineraller. E bu volkanik
aktiviteler sonrasında böyle renkli
renkli yeryüzü de görebiliyorsunuz. Gün
için son planımız Hıver'in hemen yanı
başında bulunan Blue Laguna çok benzeyen
bir kaplıca olan Mivatin.
&gt;&gt; Şimdi yüzmeye geldik ama karnımız çok
acıktı. Öncesinde bir şeyler yiyelim
dedik. Yüzmeye geldiğimiz tesiste böyle
çorbalar aldık. Gulaş çorbası. Bunları
afiyetle yiyeceğiz. Şimdi
&gt;&gt; Blue Laguna kıyasla daha küçük ve daha
az lüks olan bu tesisin giriş ücreti de
Blue Lagun'un neredeyse yarısı kadar
yani 50 euro civarında. Tesisle
istediğiniz kadar vakit
geçirebilirsiniz. Bir saat sınırı yok ve
suyun içindeyken kaplıcada bulunan
bardan istediğiniz içeceği de ekstra
olarak satın alabilirsiniz.
Aynı hissi Landman'a Leogard'daki doğal
kaplıcada yüzerken de hissetmiştik. Buz
gibi bir havada sıcacık bir suda olmak
yine çok keyifliydi. Ertesi gün çok bir
planımız yoktu. Hedefimiz bir sonraki
kalacağımız yere ulaşmak ve biraz
dinlenmekti. Yol üzerinde de tek bir
yere uğradık. Hivit Serkur daha önce
gördüğümüz gibi deniz ortasında oluşmuş
bazalt kayaçların yıllar boyunca
dalgalar ve rüzgarlar tarafından
aşındırılmasıyla oluşan bir kayaç şekli.
Uzaktan bakıldığında su içen bir
ejderhayı ya da bazılarına göre
gergedini andıran bu yapının ayakları
yıkılmasını önlemek amacıyla betonla
güçlendirilmiş. Alçak gelgit sırasında
kayaya kıyıdan ulaşmak mümkün. Fakat biz
gittiğimizde kaya tamamen sular
altındaydı. Buradan kalacağımız eve
doğru sürmeye devam ettik. Önümüzdeki
birkaç gün için umudumuz online olarak
takip ettiğimiz ve önümüzdeki birkaç gün
içinde görülme ihtimalleri bir hayli
artan kuzey ışıklarını görmekti.
İzole bir yere bir dağın yamacına
kurulmuş olan güzel otelimizde
konakladıktan sonra ertesi gün adanın
kuzeybatısını keşfetmek üzere yola
çıktık. Kuzeyde güneye göre yapılacak ve
görülecek şeylerin sayısı daha az. O
yüzden uzun mesafeler boyunca araba
sürmek gerekebiliyor ama sonuç olarak
kuzeyde bulunan Fiordları izleyerek
araba sürüyorsunuz. Burada uğradığımız
ilk yer ise Skoga Fos'a benzer başka bir
şelale.
Adanın bu taraflarında güney kadar çok
fazla görülecek şey yok. Yani tabii ki
burası da güzel ama güneyde inanılmaz
yoğun böyle farklı farklı şeyler
görüyorsunuz. Bu tarafta biraz daha
nadir ama bu şelaleyi gördük yine resmen
kendimizden geçirdi bizi. Ben özellikle
böyle büyük ak, yoğun akan şelaleleri
çok sevdiğimi fark ettim. Önünden de
böyle dağı yara yara akarsu şeklinde
geliyor aşağıya. Ara ara da böyle ufak
yükseltilerle karşılaşıyorsunuz yukarı
çıkarken. Gerçekten inanılmaz. Burası da
favorilerim arasına girdi kesinlikle.
[Müzik]
Instagram'da İzlanda'yı anlatan bir kız
var. Buralı rehbermiş aynı zamanda. O
şöyle diyordu. Eee, İzlanda'daki
musluktan akan sular, şişelenmiş sular
hepsi aslında buzullardan gelen sular.
Yani akan suları rahatlıkla
içebilirsiniz diyordu. Biz de şu an
burada denedik. İlk defa içtik dışarıda
akan bir şelalenin suyunu buraya
geldiğimizden beri su bayağı gayet
lezzetliydi. Şelaleyi gördükten sonra
kaldığımız otelin sahibinin tavsiyesi
üzerine Izafı Yördür isimle ufak şehre
doğru sürdük ve burada güzel bir yemek
yedik. Yaklaşık 2500 kişinin yaşadığı bu
şehir dağların ve denizin arasında
kurulmuş. Yukarıdan bakınca çok
fotojenik gözüken Iza Fiördür çok izole
bir yerde konumlandığından dışarıda bu
kadar çocuk görmeyi kesinlikle
beklememiştik.
Izaf'ı öldürdüden sonra kaldığımız otele
geri dönmek üzere yola çıktık ve hava
kararmaya başladı. Arabanın
penceresinden kuzey ışıkları için bir
belirti var mı diye gökyüzüne bakarken
hızlı hareket eden grimsi ve bulutumsu
şekiller görünce tereddüt edip kenarı
çektik.
&gt;&gt; Galiba hayatımızda ilk defa kuzey
ışıklarını gördük. Şu an çok net değil.
Gözümüzde böyle çok renkli şeyler
görmüyoruz ama telefonu tuttuğumuz zaman
böyle çok o e gördüğünüz renkli renkli
görüntüler oluşuyor telefonumuzda. Hani
bunun biraz daha yoğunluklu olarak
artacağını hayal ediyoruz, düşünüyoruz.
Bu arada videoda da çıkmıyor. Sadece
fotoğrafta çıkıyor. Böyle hafif bir
beyazlık var. Gözümüzle sadece beyaz toz
bulutları şeklinde görüyoruz. Ama bu
bile heyecanlanmaya yetti.
&gt;&gt; Videoda da çıkıyor şu an. Bak
&gt;&gt; yalnız bir şey diyeyim mi? Bunlar
bulutların arkasında olmasına rağmen biz
böyle görüyoruz şu an bunları. İnce
bulut tabakaları önümüzü kapattığı için
biraz soluk da olsa 5- 10 saniye boyunca
kuzey ışıklarının renklerini görebildik.
Adanın bu tarafında çok da yapacak bir
şey yok derken kuzey ışıkları bize
sürpriz yaptı ve buradaki o eksikliği
güzelce tamamladı.
10. günümüzde İzlanda'nın en popüler
yerlerinden biri olan Kirküfel'e gittik.
Burası da çok popüler bir yer. Özellikle
buradaki şelale ile dağın bir arada
olduğu fotoğraflar ünlü. Kirkfel Game of
Thrones'un bir bölümünde de gözüküyor.
Bu nedenle o bölümden sonra buranın
popülaritesi daha da artmış.
&gt;&gt; Dağın şekli kilise kubbesini
andırdığından kilise dağına gelen
Kirküfel ismi verilmiş. Ama açıkçası bu
tarz o kadar fazla dağın yanından
geçiyorsunuz ki İzlanda'da araba
sürerken bu dağı gördüğünüzde çok da bir
özelliği yokmuş demekten alamıyorsunuz
kendinizi.
Termal kaplıcaları o kadar çok sevdik ki
Reyavik'e yakın bir mesafede bulunan
başka bir doğal kaplıcaya daha gitmek
istedik. Arabayı park ettikten sonra bir
saat kadar yürümek gerekiyor buraya
ulaşmak için. Ve burası bir su
birikintisinden daha çok bir nehir ve
suyun kaynağından uzaklaştıkça su daha
da soğuyor.
&gt;&gt; En baş taraflar çok sıcak ama şu an
durduğumuz yer çok ideal. Çok hoşumuza
gitti.
&gt;&gt; Oh, çok iyi sıcaklık geldi şu an.
&gt;&gt; İzlanda'da bulunduğumuz zaman boyunca
toplamda farklı jeotermal suya girmiş
olduk. Bunlardan ilki Landman
Laogardaydı. İkincisi Mivatin'de bir
tesisteydi. Üçüncüsü de burası. Bunların
içinde en favorimiz Landmana Laogar
oldu. Çünkü oradaki kaplıcanın alanı,
derinliği ve çevresi gayet güzeldi.
Mivatin de çok eğlenceliydi ama orası
ücretliydi ve bir tesisti. Üçünün içinde
en az burayı beğendik. Buranın negatif
tarafı ulaşmak için fazla çabanın
gerekmesi ve bu çaba sonrasında suyun
biraz sığ ve biraz da yosunlu olması.
Ama çevresel olarak çok güzel bir yerdi
burası da. Dağların arasında akan sıcak
bir akarsuda dinleniyorsunuz sonuçta.
Geriye kalan iki günümüzü ülkenin
başkenti Rekyvik'te hiçbir plan yapmadan
geçirdik. Biraz uyuduk, biraz sokakları
keşfettik ve bu ülkede yaşamak nasıl
olurdu onu anlamaya çalıştık.
&gt;&gt; Ne yapacağım burada? Buz gibi havada
Akdeniz ülkesi, Yunanistan olur, Türkiye
olur, Viking falan olmak istemiyorum.
Ok. Rakevik'te geçirdiğimiz süre boyunca
İzlanda'nın bir ordusunun olmadığını,
polislerin silah taşımadığını, 1989'a
kadar bira içmenin yasak olduğunu, çünkü
bira bağımsızlıklarını kazandıkları
Danimarka ile özdeşleştiğini ve bu
ülkedeki soyadlarının hala çok
geleneksel şekilde babanızın ismine oğlu
veya kızı kelimeleri eklenerek verildiği
gibi ilginç bilgiler öğrendik. Şehrin
tam merkezinde kiliseye çok yakın
kalıyor olmamıza rağmen yani etrafımız
çok aydınlık olduğu halde ayrılmadan bir
gece önce şehrin üzerinde de kuzey
ışıklarını daha önce gördüğümüz şekliyle
hafif griimsi olarak tekrar gördük. Bu
da İzlanda'da kuzey ışıklarının ne kadar
kolay görülebildiğini bize tekrar
kanıtlamış oldu. Çünkü etrafta laf
arasında sorduğumuzda birçok kişi kuzey
ışıklarının onlar için çok normal bir
şey olduğundan bahsetmişlerdi. Zaten
İzlanda'da toplamda 12 gün geçirdik ve
bu ülke bizi şimdiye kadar en çok
etkileyen ülke oldu. Burada gezerken
dünya ile daha yakın bir bağ
kuruyormuşuz gibi hissettik ve
muhtemelen İzlanda'yı birine anlatırken
her zaman çok büyük bir istekle ve
heyecanla anlatacağız. İzlediğiniz için
çok teşekkürler.

amsterdam'dan herkese merhabalar Çok
şanslıyız Güneşli bir günde ziyaret
ediyoruz Amsterdam'ı Eğer siz de güneşli
bir günde Amsterdam'daysanız şunu
bilmelisiniz Normalde çok bulutlu oluyor
hava ve o zamanlarda ziyaret ettiğinize
göre güneşli bir havada bir 3 kat daha
zevk alacaksınız bu şehirden Vondel
Park'la başlıyoruz gezimize Etrafta
gördüğümüz insanlar bizi hayata bağlıyor
Gerçekten koşan insanlar grup halinde
spor yapan insanlar çocuklarını
eğlenmeye getirmiş insanlar kafeye
oturmaya gelmiş insanlar Hepsi birer
birer Vondel Park'ın nimetlerinden
yararlanıyorlar Gerçekten bir cumartesi
gününe başlamak için Vondel Park çok
güzel bir aktivite Amsterdam'da Eğer
akşamüstü gelirseniz çimlerde oturup
piknik de yapabilirsiniz Amsterdam'ın en
büyük parkı Vondel Park Bizim de
Amsterdam gezimiz Vondel Park'la şimdi
başlasın
[Müzik]
Bu koşan gruplardan onlarca gördük
etrafta İnsanın spor yapma isteği
artıyor
gerçekten Sizi şimdi çok kişinin
bilmediği Vondel Park'a da bayağı yakın
bir sokağa getirdik Buranın ismi
Domanşrat Bu sokağın güzelliği buradaki
ağaçların böyle birbirine doğru büyümesi
ve bir tünel görüntüsü yaratması Ağaçlar
da çok büyük çok görkemli olunca
gerçekten güzel olmuş Parka kadar
gelmişken burada fotoğraf çekilmek
yürümek isterseniz gelmeye görmeye değer
bir sokak
[Müzik]
Lomanstrat Fondel Park'ın bir
tarafındaydı Şimdi sizi getirdiğimiz
sokak ise Fondel Park'ın başka bir
tarafında Bu sokak da sakin çok
bilinmeyen ama mimari açıdan ilgi çekici
bir sokak Çünkü bu sokağa zamanında yedi
farklı ülkeyi temsil eden o ülkelerin
kendi mimarisinde evler yapılmış Burada
Rus mimarisi nasıl İngiliz mimarisi
nasıl Hollanda mimarisi nasıl vesaire
gelip görebiliyorsunuz Hemen Vondel
Park'ın çıkışlarından biri olması
dolayısıyla da çok kolay ziyaret
edebileceğiniz bir yer burası Aklınızda
bulunsun Belki gelip siz de görmek
isteyebilirsiniz
[Müzik]
Şimdi de sizleri Amsterdam'ın Müzeler
Meydanı olarak bilinen Müzeum Play'a
getirdik Burada da güzel bir yeşil alan
var İnsanların oturup vakit geçirdiği
beraber aktiviteler yaptığı Bunun
haricinde meydanın ismi tabii ki burada
bulunan müzelerden geliyor Arkamda
gördüğünüz müze R müze Hollanda'nın
altın çağı olan 17 yüzyıldan bazı
eserler Bununla birlikte de Hollanda'nın
en ünlü ressamları Rembrand ve Fermir'in
de eserleri bulunuyor İçeri giriş kişi
başı 25 euro Meydandaki diğer ünlü
müzede onu da burada göstereyim Döneyim
bu tarafa doğru Fango Müzesi Fango
Hollandalı en ünlü ressam Çok fakir bir
hayatı var Çok yoksul bir hayat sürüyor
Hiçbir sevdiği kadına kavuşamıyor
Psikolojik sorunları var kulağını
kesiyor kendini öldürüyor Gerçekten çok
sefil bir hayat sürüyor Ama bugün
günümüzde eserleri milyonlar değerine
satılıyor Kendisi yaşadığı dönemde
sadece çok cüzi bir miktara bir tane
eserini satabiliyor Öldükten sonra da
kardeşinin karısı onun eserlerini
tanıtıyor ve Fango bugün bildiğimiz
unvanına kavuşuyor Kendisinin hayatı
hakkında eserleri hakkında daha fazla
bilgi edinmek isterseniz Museum Pline'da
bulunan Fango Müzesine de girebilirsiniz
Bu müzenin de içeri giriş bileti 32,5
euro
[Müzik]
Şimdi size Amsterdam'da pazar günleri
hariç her gün kurulan bir açık hava
pazarına getirdik Bu pazarın ismi Albert
Kuypazarı ve aynı zamanda sokağın da
ismi aslında burası Buradaki tezgahlar
sabah 9'da açılıyorlar ve akşamüstü saat
5'e kadar açıklar Genelde de her gün
kurulu olduğu için Amsterdamlılar ve
turistler burayı sıklıkla ziyaret
ediyorlar Bizce de hem Hollanda
genelinde hem Amsterdam'da pazarlarda
neler satıldığını görmek yerel olarak
buradaki insanların neler yediğini
anlamak açısından burayı ziyaret etmek
mantıklı olabilir Aynı zamanda ufak
tefek yiyecek tezgahlarından bir şeyler
deneyebilirsiniz Peynirlerin tadına
bakabilirsiniz Buranın ünlü balığı olan
kibeling'in tadına bakabilirsiniz O
açıdan da ziyaret etmek adına güzel bir
yer olabilir burası
[Müzik]
Hollanda'da ekmek arası bir şey yemek e
bayağı yaygın Eee genelde e böyle balık
tarzı kızartmalar satılıyor ama
Hollanda'daki tavukçular da yaygın Biz
de şimdi ekmek arası tavuk aldık Çok
fazla gördüğümüz bir şey değil Buradaki
pazar zaten anladığımız kadarıyla çok
uluslararası Yani her yerden yemek satan
insanlar var Amsterdam'ın ne kadar çok
uluslu olduğunun bir göstergesi Bugün
Amsterdam'daki popüler yerlere gideceğiz
ama oradaki o popüler mekanların kötü
çıkması ihtimaline karşı şu an biraz
midemizi doldurmak iyi gelir gibi
düşündük Peynirli tavuklu sandviç aldık
tanesi
6,5 Amsterdam'da olduğunuzu en çok
hissedebileceğiniz bölgelerin başında
gelen 9 caddeler bölgesine geldik Burada
birbirine paralel bulunan dört kanal do
tane ufak caddeyi köprüler yardımıyla
birbirine bağlıyor ve burası da ismini
bu caddelerden alıyor Burada çok fazla
yemek yiyebileceğiniz popüler yerler var
E bunların başında işte patatesçiler
kurabiyeciler sandviçiler geliyor Onun
yanı sıra alışveriş yapabileceğiniz
dükkanlar da bulunuyor Bu bölgenin
sorunu şu ama burası çok popüler bir yer
olduğu için burada bahsettiğimiz popüler
mekanlara girmek için uzun sıralar
beklemeniz gerekebiliyor Şu an yanımdaki
köprüde arkamdaki patatesçiye girmek
için yani onlarca insan bekliyor Belki
50 kişi bekliyor E bunu göze alıyorsanız
biraz beklerim diyorsanız buradaki
popüler mekanları deneyebiliyorsunuz Biz
de şimdi bu mekanlardan birkaçını en az
size göstermeye çalışacağız Çok sıra
olanlara giremesek bile tavsiye
niteliğinde size oraları göstereceğiz
Gelin 9 Caddeler bölgesini beraber
gezelim Buradaki kanalların tadını
çıkaralım
[Müzik]
Caddelerde tam arkamda duran
kurabiyeciye geldik Şimdi ismi
Hetukemanetçi Buranın kurabiyeleri ünlü
Bir tane böyle beyaz kurabiye diyeyim
Sütlü çikolatalı aldık Bir de eee bunun
yanında şöyle bir brownili işte e siyah
olanından aldık 2,5 3 euro civarında
bunlar Şimdi bunları deneyelim Sıra da
yoktu Çok kolay aldık Normalde buradaki
mekanların önünde uzun sıralar oluyor
Saatler bile bekleyebiliyorsunuz
maalesef Bakalım nasılmış e buranın
kurabiyeleri Bu gayet güzel Şöyle içinde
beyaz çikolata olabilir bilmiyorum Bir
dolgu var Gayet güzel Şunu da
deneyeyim Güzel Dükkanın zaten puanı da
bayağı iyi Ben de beğendim Tavsiye
edebilirim E bu bölgeye gelirseniz
buradan kurabiye deneyebilirsiniz
Kurabiye dükkanının hemen yanında
Amsterdam'ın en ünlü patates
kızartmacılarından biri olan Fabel var
Biz de buranın patates kızartmasını
bayağı beğeniyoruz Bayağı sıra
olabiliyor burada yemek yemek için
Dükkanın önünde başlıyor bakın ta şurada
köprüde bekleyen insanlar Fabel için
bekliyorlar Patates olduğu için sıra çok
uzun sürmüyor bence ama bir yarım saat
vesaire beklemeniz gerekebiliyor
[Müzik]
Bakın burada gördüğünüz botlara 2030
euro civarına kişi başı binebiliyorsunuz
Biz daha önce Amsterdam'a geldiğimizde
binmiştik Ya da e kendiniz böyle bir
kaptan olmadan kendinizin sürebileceği
elektrikli botlar
kiralayabiliyorsunuz O elektrikli
botları da 2 saat için 80 euroya 90
euroya bulabildim Yani ben kendim sürmek
istiyorum istediğim yere gitmek
istiyorum derseniz o botları da
kiralamanız mantıklı ki e botlar en az 6
kişilik 8 kişilik olanları var 12
kişilik olanları var Açıklamalar kısmına
birkaç link bırakıyorum Bot kiralamak
isterseniz oradan bakabilirsiniz
Özellikle hava güzelse gerçekten bayağı
güzel bir aktivite Amsterdam'da yapmak
için Bir sandviç dükkanına da gelmek
istemiştik 9 caddelerde Burasıydı Çan
diye geçiyor ismi E böyle önünde sıra
yok gibi gözüküyor ama şuradaki tabelada
bakın ne yazıyor Sıra köprüde başlıyor
yazıyor Şimdi buradan köprüyü size
göstermeye çalışabilirsem şu köprünün
üzerinde köprünün sonuna kadar insanlar
bekliyor Yani burası içeride servis
yaptığı için ve birinin kalkması da uzun
sürebileceği için bazı insanlar
yorumlarda 1 bu5 saat sıra beklediğini
yazmışlar Tabii biz de bunu göze
almıyoruz girmeyeceğiz içeri Siz ama
burayı boş bulursanız gelebilirsiniz E
buranın sandviçini deneyebilirsiniz
Kimileri çok beğeniyor Aynı zamanda maçe
çayını da buranın çok beğeniyorlar
Buranın maça çayı çok ünlüymüş Aklınızda
bulunsun Belki izleyenleriniz vardır
aranızda Berlin videomuzda Mustafa
Gemüze'de tavuk döner yemek için
yaklaşık 2 saat sıra beklemiştik ve o
gün kendimize bir söz verdik bir daha
yemek yemek için bu kadar beklemeyeceğiz
diye O yüzden maalesef bu sandviçinin
sırasında beklemiyoruz şu anda Evet
Tavuk kararı doğru olmuş demek ki
pazardaki Evet kesinlikle Aynen İyi ki
pazardan tavuk sandviç yemişiz
[Müzik]
Şimdi de Amsterdam'ın diğer popüler
bölgelerinden biri olan Yordan'a geldik
Yordan da Amsterdam'da olduğunuzu
hissedebileceğiniz güzel bir bölge
Kanalları kanalların etrafında dizilmiş
güzel Hollanda evleriyle gezmesi
gerçekten keyifli bir bölge Yordanın
kelime anlamı bahçe kelimesinden
geliyormuş Fransızca Buradaki sokak
isimlerinin de birçoğu hep çiçek
isimleri İşte gül sokağı e karanfil
sokağı bu tarz isimler verilmiş hep
sokaklara Güzel ufak bir ayrıntı ama
hoşuma gittiği için bahsetmek istedim Bu
bölgedeki en popüler turist
aktivitelerinden bir tanesi bu bölgenin
hemen sınırında yer alan En Frank evini
ziyaret etmek En Frank 13 yaşında
Nazilerden kaçıp ailesiyle birlikte
Hollanda'ya gelen ufak bir kız Ve
Naziler Hollanda'yı işgal ettiğinde En
Frank'in kaldığı evi saklandığı bölgeyi
o evdeki gizli bölgeyi bugün ziyaret
edebiliyorsunuz Orayı bir müzeye
çevirmişler Kendisinin aynı zamanda o
dönemden kalma günlükleri de var Onları
da görebiliyorsunuz Eğer ilginizi
çekerse bu bölgede Enfank evini de
ziyaret edebilirsiniz Bu bölgede de
güzel kafeler restoranlar yemek yiyecek
yerler bulunuyor Biz de şimdi güzel bir
hamburgerciye gidiyoruz
[Müzik]
Hamburgerlerimizi yedik Bunlar Smash
Burger'dı Ben 5 üzerinden 4.5 verdim
Eren de 4.3 verdi Zaten mekanın da genel
puanı 4.3'tü Google'da Dolayısıyla biz
beğendik genel olarak ve normal
hamburgerlere göre biraz daha farklı bir
etat olduğu için bence denenebilir
Güzeldi Yaz geldi sayılır Muhtemelen
seyahat planları yapıldı Uçak biletleri
alındı Fakat internet sorunu çözüldü mü
artık gittiğiniz ülkede o ülkeye ait
fiziksel bir sim kart almanıza ya da eee
kendi operatörünüzün pahalı paketlerini
gittiğiniz yurt dışı ülkelerinde
kullanmanıza gerek yok Biz Amsterdam'da
Se'yi kullanıyoruz ve Amsterdam'da Seily
sayesinde hiçbir sorun yaşamadan
internetimizi kullanabiliyoruz SE sizi
dünyanın dört bir yanında internete
bağlayan bir eim uygulaması Biz şu an
Hollanda'dayız ve sadece Hollanda'da
geçerli bir paket kullanıyoruz Fakat
diyelim ki siz farklı ülkelere de
gideceksiniz Sadece tek bir ülkeye
seyahat etmeyeceksiniz O da sorun değil
Seyli'den birkaç farklı ülkede geçen
hatta tüm dünyada geçen paketler bile
satın almanız mümkün Paketi uygulamadan
satın alabilirsiniz Birkaç dakika
içerisinde telefonunuza kurabilirsiniz
ve internete anında bağlanabilirsiniz
Üstelik bunu gittiğiniz ülkeye varmadan
evinizde bile yapabilirsiniz Gittiğiniz
ülkeye indiğinizde o ülkede telefonunuzu
açar açmaz o ülkenin operatörüne
bağlandığınız an interneti
kullanabilmeye başlayacaksınız Üstelik
uygulamada paket satın alırken Eren
Sayar kupon kodunu kullanırsanız %15'te
bir indirim kazanacaksınız Bugün
önümüzdeki seyahatinizin internet
sorununu çözmek isterseniz açıklamalar
kısmındaki linkten ya da şu an ekranda
gördüğünüz kare kodtan seyi
indirebilirsiniz ve Erensayar kupon
koduyla indiriminizi de kazanabilirsiniz
Şimdiden iyi seyahatler Beginhof denilen
bir yere geldik Şimdi bu mahalle 141
yüzyıldan kalma ve burada Beguine ismi
verilen eee dinine bağlı kadınlar
yaşarlarmış Bu kadınlar evlenmeyi tercih
etmezlermiş ve genelde topluma hasta
bakıcılık ebelik e bu tarz hizmetler
vererek yardımcı olmaya çalışırlarmış
Çocuklara öğretmenlik yaparlarmış Bu
tarz beginof'lar Hollanda'da ve
Belçika'da çok yaygın Hollanda'da ya da
Belçika'da başka şehirlerde de
beginoflar görmeniz mümkün Yani burada
yaşayan son beguine 1971 yılında ölmüş
Ama günümüzde burada hala insanlar
yaşamaya devam ediyor Ben de hatta o
yüzden sessiz konuşuyorum Burada
insanlar yaşadığı için bazı bölgelerine
giremiyoruz mahallenin ve içeri girerken
de kural olarak sessiz olmanızı
söylüyorlar Buradaki evlerin şu an
birçoğuna Beginhof Vakfı denilen bir
vakıf sahip Eee ve bu vakıf bu evleri
kiralıyor Geleneği devam ettirmek için
de buradaki evleri 30 yaşının üstündeki
bekar kadınlara kiralıyorlarmış daha çok
Bugün günümüzde burada 100'den daha
fazla 30 yaşının üzerinde bekar kadın
yaşıyormuş Bu kira gelirlerini de
buradaki evlerin masraflarını
bakımlarını ve mahallenin masrafını
bakımını yapmak için kullanıyorlarmış
Burada bu evlerin dışında iki kilise ve
Amsterdam'ın 1400'lü yıllardan kalma en
eski ahşap evi de bulunuyor Diğer evler
17 ve 18 yüzyıllarda yenilenmişler Eğer
siz de burayı ziyaret etmek isterseniz
haftanın her günü sabah saat 10 ile
akşam 6 arasında ziyaret edebilirsiniz
[Müzik]
Şimdi de Amsterdam'ın en ünlü
kurabiyecisine getirdik sizi E buranın
aslında şubesi 9 caddelerdeydi Daha
önceden Daha küçük bir yerdi Şu an Dam
meydanına yakın bir yere taşındı E tek
çeşit kurabiye yapıyor E şu şekilde
güzel bir paketi var bu arada İlk onu
göstereyim Şöyle güzel bir paketi var
E 6 tane aldığınız zaman bu paketle
alıyorsunuz ve tek çeşit kurabiyesi şu
şekilde çikolatalı İçinde de beyaz
çikolata oluyor Biz bunu gerçekten çok
beğeniyoruz ve geldiğimizde de alıp eve
de götürmeye çalışıyoruz Bir ısırayım
siz de
görün Şu beyaz çikolatadan
bahsediyorum Cookie çok güzel ama bu
dükkan büyümesine içeride 2iü kişi satış
yapmasına rağmen hala sıra beklemek
zorundasınız Tabii içeride bir oturma
yeri olmadığı için ve hazır ürünü size
verdikleri için sıra biraz hızlı gidiyor
ama yani şu an gördüğümüz sıra inanılmaz
Biz de neredeyse yarım saate yakın sıra
bekledik 25 dakika kadar sıradaydık ama
bunu seviyoruz dediğim gibi ve buraya
gelmişken de her şeyi beklemedik Çok
sıra vardı dememek için göstermek için
de bunu beklemek istedik Her zaman
tavsiye ederim Vantapele cookieeri
kurabiyeleri çok güzel Peki diğer
kokiciile kıyaslar mısın diğeriyle
mesela hani burada sıra bekledin
Diğerinden sıra beklemeden alıyorsun
Aradaki fark nedir tamam Diğer
taraftakini de beğendim Eee burada hiç
sıra olmasa burayı tercih ederim ama e
bir daha geldiğimde bilmiyorum ki ya
Emin olamadım
ya Yok oradaki de güzeldi ama bu biraz
alışkanlık gibi oldu ya bizde Şimdi ben
o yüzden tam hani şey yapamadım yani
Biraz vakit kıstınız varsa bence
beklemenize gerek yok Diğer taraftaki
cookie güzel Ben öyle söyleyeyim
Amsterdam'ın en merkezi diyebileceğimiz
Dam meydanındayız 13 yüzyılda buradan
geçen Amstel nehr baraj yapılıyor Baraj
Hollandada dam demek Nehrin ismi de
Amstel Bu iki kelime birleşiyor ve
Amsterdam şehrinin ismi meydana çıkıyor
Daha sonra şehir bu barajın etrafında
ticari olarak gelişiyor ve büyüyor Benim
aklıma Dam meydanı deyince protestolar
geliyor açıkçası Çünkü ne zaman
Amsterdam'a gelsek bir şey hakkında
protesto görüyoruz bu meydanda Onun
yanında da sokak sanatçıları geliyor
Burada müzisyenler ya da farklı
kıyafetler giymiş sokak sanatçılarını
anımsatıyor bana Dam Meydanı Hemen
arkamda gördüğünüz yapı 17 yüzy yılda
belediye binası olarak yapılmış olan
şimdi de kraliyet ailesi tarafından
kullanılan kraliyet sarayı Kraliyet
ailesi bu sarayda yaşamıyor ama resmi
törenler bazıları bu sarayda
düzenleniyormuş Hemen sarayın yanında
yeni kilise var Orası da artık günümüzde
ibadethane olarak kullanılmıyor Sadece
sergiler için vesaire kullanılıyor Hemen
sağa baktığımda ise balumu heykelleriyle
ünlü Madam Tusa Müzesi'ni görüyorum
Hemen solumda da bizim Boynlara benzeyen
farklı markaların ürünlerini satan
Hollanda'da ünlü Biancorf alışveriş
merkezi bulunuyor En son olarak da
önümde I Dünya Savaşı'nda hayatını
kaybetmiş olan insanlar için yapılmış
bir ulusal anıt var Dam meydanı
Amsterdam'da her zaman olaylı ve çok
kalabalık Siz buraya geldiğinizde de
bence kesinlikle bir protesto bir bayrak
bir şey göreceksiniz Hollanda'da
Amsterdam'da ziyaret etmezseniz
olmayacak yerlerden burası
[Müzik]
Şimdi dam meydanını arkamıza aldık Tren
istasyonuna doğru yürüyoruz E ama
mecburen durmak zorunda kaldık Çünkü
etraf çok kalabalık Çok fazla insan
Araba bisiklet var şu anda etrafta Bugün
cumartesi Hava da çok güzel Böyle
günlerde Amsterdam her zaman çok
kalabalık oluyor Yürüdüğümüz caddenin
adı Damrak Caddesi Damrak Amsterdam'ın
en ünlü caddelerinden bir tanesi Burası
zamanında barajın kollarından biriymiş
Yani şu anda yürüdüğümüz bu cadde
önceden tamamıyla suymuş Ancak daha
sonrasında doldurulmuş ve bugünkü halini
almış yavaş yavaş Yine bu caddenin
istasyona yakın kısmı üzerinde
Amsterdam'ın en ünlü ve en fotojenik
evlerinin bulunduğu bir nokta var Şimdi
isterseniz yavaş yavaş oraya doğru
geçelim
[Müzik]
Bu evlerin yamuk olmasının sebebi tahta
kazıkların üstüne inşa edilmiş olmaları
ve o temel olarak kullanılan tahta
kazıkların zamanla yamulması Evler bu
şekilde böyle bir tarafa doğru yatmışlar
Bu tehlikeli mi bilmiyorum Belki e belli
bir e ölçüde izin
veriliyordur ama Amsterdam'da böyle
yamuk ev görmeniz mümkün bayağı Evlerin
böyle dar cepheli olmasının nedeni ise
eee ne kadar cepheniz sokağa bakıyorsa o
kadar çok vergi veriyormuşsunuz eskiden
17 yüzyılda sanırım insanlar o yüzden
evlerini böyle dar arkaya doğru geniş
yapmışlar Evler böyle dar olunca tabii
evlerinin merdivenleri de apartmanların
merdivenleri de dar olmuş Eşya
taşıyamamışlar O yüzden böyle evlerin
üstünde kanca sistemi var Bu kanca
sistemlerini kullanarak evlerin içine
pencerelerden eşya taşıyorlar Çünkü
merdivenlerden birçok eşyayı bu evlere
çıkaramıyorlarmış Bakın yamuk evlerin
burada bir saatlik kanal turu 14,5 euro
diye gördük Gördüğümüz en düşük
fiyatlardan Buradan da kanal turuna
katılabilirsiniz Bu gemilerle
çıkıyorsunuz anladığımız
kadarıyla Bir saat Amsterdam'ı bu
gemilerle izleyebilirsiniz Damrak'ta
yürürken gördüğünüz büyük binalardan bir
tanesi eski borsa binası Arkamda
gördüğünüz tuğla binadan bahsediyorum
Ben de bu bina vasıtasıyla borsanın
nasıl Amsterdam'da doğduğunu anlatmaya
çalışacağım size 1602 yılında
Hollanda'da devlet destekli Hollanda
Doğu Hindistan şirketi isimli bir şirket
kuruluyor Bu şirketin yetkileri acayip
geniş Bu şirketin savaş açma anlaşma
yapma koloni kurma para basma gibi böyle
absürt yetkileri var Şirketin amacı ise
Asya'ya gemilerle açılıp oradaki değerli
ipeği çayı baharatı alıp buraya getirmek
Bu şirket açılıyor Açılır açılmaz da
aslında bir sermayeye de ihtiyaç duyduğu
için hisselerini halka sunma gereği
duyuyor Yani ne yapıyor diyor ki siz bu
şirkete yatırım yapın Bu yaptığınız
yatırımlar karşılığında bunları alın
Elinizde dursun Bu kağıtlar sizin
garantiniz olsun ve eee şirketten eee
şirketin karıyla birlikte siz de belli
sene sonra kar payı kazanın ve paranızı
arttırın O dönemde insanlar da bu
şirketin geleceğini parlak gördüğü için
bu şirkete yatırım yapıyorlar ve bu
şirketin günümüzde hisse dediğimiz o
paylarını satın alıyorlar Bu paylar
önceden bir bina yokken bu sistem ilk
ortaya çıktığında şu an tren istasyonuna
yakın bir köprü üzerinde satılırmış
insanlar arasında Hatta yağmur yağarsa
da yakınlarda bulunan Olaf şapeli
denilen bir şapel kullanılırmış Orada
insanlar bu ticaretlerini yaparlarmış
birbirleri arasında Daha sonradan borsa
binaları yapılmaya başlanmış şehre Bu
arkamda gördüğünüzde yanlış değilsem
3üncü borsa binası Şu an sergi konferans
merkezi olarak kullanılıyor ya da hemen
arkamda gördüğünüz kısmı bir restoran
Günümüzdeki borsa binası ise hemen
solumda yer alan daha mütevazi bir bina
Özet olarak Hollanda Doğu Hindistan
şirketinin sermaye toplayabilmesi için
halka yatırım yapmaları amacıyla
paylarını satması ilk borsanın doğuşu
olarak kabul
ediliyor Amsterdam'ın en ünlü diğer
patatesçisi de
Manekempis Damrak üzerinde bulunuyor
Tren yolundan dam meydanına doğru
yürürken hemen sağınızda kalıyor Burayı
da deneyebilirsiniz Buranın patatesi de
güzel
[Müzik]
oluyor Dam meydanında size gösterdiğimiz
yeni kilisenin yeni kilise olarak
adlandırılmasının sebebi arkamdaki eski
kiliseden sonra yapılmış olması Yoksa
Dam meydanındaki kilisede 15 yüzyıldan
kalma yani bayağı bir eski Arkamdaki
eski kilise ise 13 yüzyıldan kalma ve
Amsterdam'ın en eski yapısı olarak kabul
ediliyor Eski kilise Amsterdam'ın ünlü
bölgelerinden Red Light bölgesinde yer
alıyor ve hemen nehir kenarında
bulunuyor Red Light bölgesi bir genel ev
bölgesi Belli saatten sonra yarıçıplak
kadınlar vitrinlere çıkıp çalışmaya
başlıyorlar Ben çok fazla görmedim ama
erkekler ya da translar da aynı şekilde
çalışıyorlarmış Hollanda'da seks
işçiliği tamamen yasal ve bu insanlar
yaptıkları işten kazandıkları paralardan
devlete vergi bile ödüyorlar Kilisenin
Red Light bölgesinde bulunmasından
dolayı kilisenin etrafında da vitrinler
var Hatta kiliseye o kadar yakın ki bazı
vitrinler direkt kilisenin duvarına
bakıyorlar Bu da kilisenin bulunduğu
bölgede bir zıtlık yaratıyor ve
kilisenin bulunduğu bölgeyi daha ilginç
bir hale getiriyor Amsterdam'ın Red
Light bölgesi gerçekten ilginç bir bölge
Kendinizin gelip görmesi gerekiyor Çünkü
birçok yeri videolamak fotoğraflamak
yasak
[Müzik]
Bu eski kilisenin içinde biraz gizli
kalmış gözden kaçırabileceğiniz ama
bilirseniz de gelmekten çok mutlu
olacağınız bir kafedeyiz Şu anda burayı
özellikle söylemek istedik Çünkü
gerçekten sokaktan geçerken buranın bir
kafe olduğunu anlamanız çok zor Ama
kilisenin bahçesinde oturup burada bir
şeyler içmek de çok keyifli Biz şu anda
burada kahvelerimizi aldık Kahvelerimizi
içiyoruz Birazcık dinleniyoruz ve bu
eski kilisenin bahçesinde oturmaktan
oldukça keyif alıyoruz
[Müzik]
Şu anda Amsterdam tren istasyonunun
arkasına geldik Niye buraya geldik çünkü
şehrin karşısına geçeceğiz Şehrin
karşısına geçmeden önce bir yerden
bahsetmek istiyorum size Tam arkamda bir
göktelem bulunuyor Oranın tepesine
çıkmak mümkün Oradan 360 derece
Amsterdam'ı biraz uzaktan bu yöne doğru
seyredebiliyorsunuz Ama orada bir
aktivite daha var İlginç yapabileceğiniz
salıncaklar Gördüğünüz gibi orada bazı
insanlar şu an böyle aşağıya doğru
sallanıyorlar Bu aktivitelerin hepsi
için farklı bilet fiyatları var Biz de o
siteyi açıklamalar kısmına bırakacağız
Eğer bu salıncaklara binmek ya da
oradaki o platforma çıkıp şehri izlemek
isterseniz ya da oradaki kafelerde
oturup bir şeyler içip yemek isterseniz
hangi bilet fiyatlarını ödemeniz
gerektiğini görebilirsiniz Biz oraya
gitmeyeceğiz Oranın ismi Adam Lookout
diye geçiyor Biz nereye gideceğiz hemen
şu sağ tarafında yer alan eskiden
tersane olarak kullanılan NDSM diye
geçen bir bölgeye gideceğiz Oraya nasıl
gideceğiz amsterdam trengarının
arkasında bulunan ücretsiz feribotlarla
gideceğiz Feribotlar ücretsiz Evet Neden
ücretsiz çünkü şehrin kuzey kısmındaki
yaşamı teşvik etmeye çalışıyormuş
Amsterdam Belediyesi Orada yaşayan
insanlara kolaylıklar sağlamaya
çalışıyormuş Çünkü eğer şehrin kuzeyinde
yaşarsanız şehrin ana tarafına şehrin
merkez tarafına geçmek için karayolu
ulaşımınız kısıtlıymış Bu nedenden ötürü
de bisikletliyseniz yaysanız bu
vapurlarla ücretsiz olarak seyahat
edebiliyorsunuz Gelin şimdi ücretsiz
vapurla NDSM bölgesine gidelim Hem biraz
nehirde vapurla gitmenin keyfini
yaşayalım hem de o bölge nasıl bir
yermiş onu görelim
[Müzik]
Vapur'dan indikten sonra Pilek isimli
bir mekana geldik Burada gördüğümüz
kadarıyla hem içeride hem dışarıda vakit
geçirmesi çok keyifli Özellikle böyle
nehir kenarında sahil yapmışlar
güzel havalarda bu sahilde oturması bir
şeyler yiyip içmesi çok keyifli
olacaktır diye tahmin ediyoruz O yüzden
buraya oturduk ve şöyle istirid mantarı
söyledik Bir de patates söyledik Tabii
ki de Amsterdam'ın en meşhur yerlerinde
patates yemeyip buraya gelip patates
söydük ama buranın patatesi de çok
güzelmiş Bunu da
beğendik Mantar da çok güzel Kesinlikle
Şehrin kuzey kısmında yani bu
bölgelerinde Amsterdam'ın merkezinde
bulunan o mimariyi göremiyorsunuz Burası
daha yeni yerleşim Zaten vapurdan iner
inmez de hemen şu an sağımda bulunan bu
modern yapılar karşıladı bizi Sağa
döndük Eee o eski tersane tarafına
gittik Çok fazla bir şey bir etkinlik
bulamadık ama bir tane kafe bulduk Plek
isimli Orada da yediğimiz içtiğimizden
memnun kaldık Hava biraz bozmaya başladı
Hava güzel olduğu anda orası kesinlikle
çok keyifli olur Oradan gençleri gördük
başka bir bölgede Onlar da böyle dans
ediyorlardı Muhtemelen bir parti vesaire
yapıyorlardı orada Bu bölgeye dair bir
web sitesi var ve bu bölgede düzenlenen
sanat etkinliklerini ya da herhangi
başka bir etkinlik varsa onları takip
edebiliyorsunuz O programa göre burayı
da ziyaret etmeyi belki düşünebilirsiniz
İlginizi çeken bir yerse burası en kötü
ihtimalle bizim oturduğumuz plekte
oturabilirsiniz ve Amsterdam'ın kuzey
tarafını görmüş olursunuz Biz şimdi
Amsterdam merkeze geri dönüyoruz
[Müzik]
Amsterdam'a gelince ne yenilecek
listesine Elmalı turta ekleniyor ve en
çok bilinen de gidilen yer de Winkel 43
isimli bir dükkan Biz bugün Winkel 43'e
gitmedik Winkel 43'e daha önce gitmiştik
Oranın elmalı turtası güzel bir şey
demiyoruz ama biz şu an ona alternatif
daha çok lokallerin tercih ettiği hemen
de yanında bulunan Kafe Heyherat'a
geldik ve burada şimdi elmalı turta
deniyoruz Bakalım buranın elmalı turtası
nasılmış Belki siz de gelirseniz bazen
Winkel 43'ün önünde sıra oluyor O sırayı
beklemek yerine hemen yanında dibinde
bulunan bu kafede elmalı turta yemeyi
tercih edersiniz Eğer lezzetliyse tabii
ki
Bence çok güzel Yani oradan şu an oranın
tadını tam %100 net hatırlamıyorum ama
şu an yediğim sanki ondan daha bile
güzel Kafe Heer altta yediğim elmalı
turta şu zamana kadar yediğim en
lezzetli elmalı turtaydı Net Winkel
43'ün elmalı turtası bu saatten sonra
benim için yok Dükkanlar birbirine çok
yakın Hemen sağımda Winkel 43 var Hemen
arkamda da Hehert var Eğer Winkel 43'te
elmalı turta yediyseniz gelip kafe
heeraltta da yerseniz bu videonun altına
teşekkür etmeyi lütfen unutmayın
Amsterdam'ın bir köşesinden diğer
köşesine bugün size elimizden geldiğince
detaylı olarak göstermeye çalıştık
Umarım video işinize yarar Umarım
beğenmişsinizdir İzlerken de zevk
almışsınızdır Çok teşekkür ederiz
izlediğiniz için Bir sonraki videoda
görüşmek üzere diyelim Kendinize iyi
bakın Hoşça kalın İnsanların oturduğu
vakit geçirdiği bir yer Onun haricinde
de Merhaba
İsmi Head Cook İsmi Head Cook Cook
Emanetçi Eğer ilginizi çekerse bu
bölgede enfrank
eviniz Burayı ziyaret etmek isterseniz
bir dakika şu saatlere bir emin olayım
Çekiyorsun Tamam
Çok
başlıyorum
Tamam Ses var değil mi evet Tamam
[Müzik]

Milano, İtalya'nın kuzeyinde ve
Lombardiya bölgesinin merkezinde yer
alan yaklaşık 1.4 milyon nüfusuyla
ülkenin en büyük şehirlerinden biri.
Roma tarihi atmosferiyle, Floransa
Rönesans'la, Venedik ise kanalları ve
romantik silüyetiyle biliniyor. Milano
ise bu klasik İtalya'nın biraz dışında
kalarak hem geçmişin mirasını koruyan
aynı zamanda modern Avrupa şehri
yaşamını en net şekilde yansıtan İtalyan
şehirlerinden biri. Bu videoda şehrin en
güzel noktalarını birlikte gezeceğiz.
Doğuma katedralinden Milano'nun daha az
bilinen ilginç yerlerine kadar birçok
yere gideceğiz. Böyle bir şey daha önce
hiç görmedik. Bu şehri gezmek ve anlamak
için çok doğru yerdesiniz. Şimdi gelin
İtalya'nın en modern ve en sürprizli
şehirlerinden biri olan Milano'yu
birlikte keşfedelim.
&gt;&gt; Burası Milano'da konakladığımız stüdyo
dairesi. Buranın en güzel
özelliklerinden bir tanesi merkeze çok
yakın olması. Aynı zamanda da çok temiz
bir yer.
&gt;&gt; Merkezi bir yerde konakladığımızdan
şehri gezmeye de merkezi yerlerden
başladık. Duomo meydanında, Duomo
katedralinin önündeyiz. Burası Milano
deyince akla gelen ilk yapı aynı
zamanda. Bizce kiliseyi ilk başta ön
cepheden gördüğümüzde açıkçası biraz
küçük gibi geldi gözümüze ama arkaya
doğru genişliyor. Büyük bir yapı. Çok
güzel bir yapı. Biz beğendik. Üzerinde
de 3400'den fazla heykel varmış aynı
zamanda. Çatısına çıkılıyor. O kulelerin
arasında yürünüyor ve güzel bir deneyim
olduğu söyleniyor. Biz de şimdi
kilisenin içine gireceğiz. Sonra da
üstüne çıkacağız. Evet, az önce yanlış
duymadınız. Bu katedral üzerinde
3400'den fazla heykel var ve bu kilise
dünyada üzerinde en fazla heykel bulunan
kilise. Toplamında 3400 adet heykel
bulunmayan onlarca ülke bile olabilir.
Kilisenin dışı kadar olmasa da içi de
güzel. Birçok kiliseye kıyasla daha
ferah, mermerler daha açık renk ve
dolayısıyla hiç de kasvetli değil.
İçeri o kadar zor girdik ki ilk başta
bekledik bekledik sırada. Sonra dediler
ki mikrofonuna giremezsiniz ya da tek
gireceksiniz. Dedik ki tek girmeyeceğiz
tabii ki. Gittik mikrofonu bir yere
bıraktık emanet olarak. Sonra tekrar
geldiğimizde bilet mailinin gelmediğini
gördük. Bileti de bir türlü bulamadık.
Eee onlara kredi kartından çekilen
parayı gösterip içeriye girdik kilisenin
içine. Kilisenin içinden çıktık ama
tepeye çıkmak için de e başka bir
kapıdan tekrar girmeniz gerekiyor.
Burada yine aynısını denedik. Bilet hala
gelmemişti. Onlar da dediler ki bilet
ofisine gidip biletlerinizi bastırın o
zaman. Biz de öyle yaptık. Gerçekten
acayip zordu içeri girmek. Bu da tabii
ki bu kadar uğraşınca bizi biraz düşürdü
ama şöyle söyleyelim. İkimiz de böyle
düşündük. Vatikan'da gördüğümüz büyük
kiliseden sonra bu kilise sanırım şu an
ikinci favorimiz. Hem içerisi çok zengin
hem de şu an yukarıda gezdiğimiz bu alan
çok güzel gözüküyor.
Doğumun en tepesinde bulunan altın
kaplama heykel ise Meryem Ana heykel.
Heykeli uzun yıllar boyunca şehirde bu
heykelden daha yüksek bir bina
yapılmamasına dikkat edilmiş. Ama
günümüzde şehirde bu heykelden daha
yüksek gökdelenler var. Bu gökdelenlerin
bazılarının tepesine bu geleneğe saygı
olarak Meryem Ana heykelinin küçük
kopyaları yerleştirilmiş.
Seyahat ederken havaalanı ya da kafe
gibi yerlerdeki ücretsiz ve şifresiz
internetleri kullanmak durumunda
kalabiliyoruz. Ama bu internetleri
kullanmak aslında hiç de güvenli değil.
Bu ağlar üzerinden şifreleriniz, kart
bilgileriniz kolaylıkla ele
geçirilebiliyor. Bu yüzden de VPN
kullanmak önemli. Private internet
Access ise güvenilir bir VPN uygulaması.
Verilerinizi şifreliyor. Aynı zamanda
verilerinizi kendi kaydı altına da
almıyor. Trust Pilot ve uygulama indirme
puanları da oldukça yüksek bir uygulama.
Ben de zaten private internet accessi
geçtiğimiz 6 aydır kullandım. private
internet access VPN sayesinde internet
güvenliğinizi arttırmanızın yanı sıra
aynı zamanda farklı avantajlara da sahip
olabiliyorsunuz. Mesela biz Hollanda'da
yaşıyoruz ve burada Netflix izlemek
istediğimizde Türkiye'de yayınlanan her
içeriğe erişemiyoruz ama private
internet access VPN ile konumumuzu
Hollanda'dan Türkiye'ye alıp Türkiye'de
yayınlanan her içeriye erişebiliyoruz.
Mesela siz de Türkiye'de yaşıyorsunuz
diyelim ama İngiltere'de ne yayınlanıyor
onları izlemek istiyorsunuz. Private
internet Access VPN'den konumunuzu
İngiltere üstüne alabiliyorsunuz ve
İngiltere'de yayınlanan tüm Netflix
içeriklerine erişebiliyorsunuz. Eğer
memnun kalmazsanız 30 gün içinde
üyeliğinizi iptal edip ödediğiniz parayı
da geri alabiliyorsunuz. Üstelik bir
üyeliği sınırsız cihazla da
kullanabiliyorsunuz. Eğer Private Access
VPN'i bu videonun açıklamalar kısmındaki
linkten indirirseniz de 4 aylık ücretsiz
kullanım hakkına ve %83 indirime sahip
olabiliyorsunuz. Bu da private internet
access VPN'i aylık 1,5 euro civarında
kullanabilmeniz demek oluyor. İsterseniz
şimdi açıklamalar kısmındaki linke
bakabilirsiniz.
&gt;&gt; Katedralden çıktık. Şimdi Katedralin
hemen yanında bulunan bir galeriyi
ziyaret edeceğiz. Bu galeri I Victoria
Emoni galerisi. Burası içerisinde
restoranlar ve alışveriş dükkanlarının
bulunduğu bir yer aslında. Gelin burayı
hep beraber birlikte keşfedelim. Bu
galeri şehrin en ünlü yapılarından bir
yeri. İçeri girdiğiniz an lüks ve zengin
bir yere adım attığınızı
hissediyorsunuz. Galeride lüks
markaların yanı sıra kafeler ve
restoranlar da var. İtalya'da bulunan
farklı farklı küçük devletleri 1861
yılında tek bir çatı altında birleştiren
İtalya Kralı ı Victorio Emanuel'den
alıyor ismini. Zeminde İtalya
Krallığın'ın tarihi başkentlerini temsil
eden şehir armaları yer alıyor. En
meşhuru Torino'yu temsil eden boğa
figürü. Yerel inanışa göre boğanın
üzerinde topuğunla üç kere dönmek şans
getiriyor.
&gt;&gt; Bir tane alalım.
&gt;&gt; Milano önceden küçük küçük
devletçiklerden oluşuyor diye
bahsetmiştik. Şimdi de Milano'yu 15.
yüzyılda yöneten Sforza ailesinin
kalesine geldik. Buranın bahçelerini
gezmek tamamen ücretsiz ama içeri girmek
isterseniz 5 eurya bilet almanız
gerekiyor. Biz de şimdi içeri girmeyi
düşünüyoruz. Milano'yu 15. yüzyıllarda
yöneten Sorza ailesi kaleyi hem savunma
amaçlı hem de saray olarak kullanmış.
Bugün içeride farklı müzeler var ve kişi
başı 5 euroya aldığınız tek bir biletle
tüm müzelere girebiliyorsunuz.
İçeride
görebileceğiniz en ünlü eserler
Michelangelo'nun Rondadini piyatası ve
Leonardo da Vinci'nin Sala Asse'de
bulunan freskleri. Rondanini piyatası
Hz. Meryem'in Haz. İsa'ya veda edişini
gösteren bir heykel. Michelangelo bu
heykel üzerinde çalışırken 89 yaşında
vefat etmiş ve bu eseri yarım kalmış.
Kılıcını çek bakayım ona.
Kılıcını çek.
Senin kılıcını çek belinden. He.
Saladelle Asse restorasyonda olduğundan
maalesef Davinci'nin fresklerini
göremedik ama Davinci burada tavanı bir
orman kubbesine dönüştürmüş.
Kalenin hemen arkasında şu anda içinde
bulunduğumuz Sen Pione parkı var. Burası
şehir merkezine en yakın ve en büyük
yeşil alan. Dolayısıyla burada gezmek ve
vakit geçirmek güzel. Parkın bir ucunda
kale var. Bir ucunda da zafer takı var.
Şimdi biz de kaleden zafer takına doğru
olan ortayı yürüyoruz burada.
&gt;&gt; Ha bak sincap zıplıyor şurada
&gt;&gt; ya. Bir tane ünlü bir şey vardı. Sanki
cenneti söylersen aklıma. Aa sincap var
orada.
&gt;&gt; Ne dedin Burçak?
&gt;&gt; Sen öyle mi dedin? Başka bir şey
düşünüyordum şu anda.
&gt;&gt; Çok iyi.
Bu yapı Napolyon'un zaferlerini
onurlandırmak için inşa edilmeye
başlanmış ve Napolyon'un düşüşünden
sonra Avusturya yönetimi altında
tamamlanmış. Avrupa'da barışı temsil
etmesi adına zafer takı değil barış takı
olarak isimlendirilmiş. Barış takına çok
yakın bir konumda bulunan güzel bir
makarnacı bulduk ve nefis makarnalar
yedik.
Milano'daki toplu taşımalar için ister
fiziksel ister uygulamadan bilet
alabilirsiniz. İsterseniz de temassız
kartınızla ödeme yapabilirsiniz. Tek
minişlik bilet 2.20 euro ve ilk
kullandığınız andan itibaren 90 dakika
boyunca da geçerli. 90 dakika boyunca
istediğiniz kadar farklı araca aynı
biletle binebilirsiniz. Biz de toplu
taşıma kullanarak hayatımızda gördüğümüz
en ilginç, [müzik] en etkileyici
mezarlığa gittik.
Bu mezarlık adeta bir açık hava müzesi.
Biraz geç kaldık. O yüzden görüntüler
muhtemelen çok iyi çıkmayacak. Biraz
böyle sis de çöktü. Ama burada binlerce
sayısını bilmiyorum hiç bakmadım.
Binlerce heykel var. Her mezarın üstünde
neredeyse heykel var. Böyle bir şey daha
önce hiç görmedik.
&gt;&gt; Ne kadar güzel bir heykel.
Evet.
&gt;&gt; Böyle peri gibi.
&gt;&gt; Hani bunlar böyle geceleri sanki
uyanıyorlar ve dolanıyorlarmış gibi
etrafta.
&gt;&gt; Bu da çok canlı bakıyor.
&gt;&gt; Aynen Eren ya. Şu an vallahi hareket
edecek gibi. Burası çok etkileyici bir
yer. Kesinlikle her mezarın başında bir
tane heykel var ve bu heykeller
birbirinden bütünüyle farklı. tamamı çok
yaratıcı yani hiç aklınıza gelmeyecek
figürler ve işte tasvirler var ve
buranın bir mezarlık olduğunu bilerek de
bunların arasında yürümek ayrıca
etkiliyor insanı. Ben buraya geldiğimiz
için çok memnunum. Yani böyle bir yeri
gördüğümüz için muhtemelen burası
hayatımız boyunca hatırlayacağımız
Milano'da böyle bir yere gitmiştik
diyeceğimiz lokasyonlardan biri olacak.
Gerçekten etkileyici bir yer burası.
Elinde tap duruyor. Öyle
&gt;&gt; çıkın mı diyorlar.
&gt;&gt; Akşam saat 7.30'ta güzel ve pahalı bir
restoranda Milano'nun ünlü bir yemeğini
denedik. Altta safranlı rizotto, üstte
ise kemik ilikli dana incik. Hem düz
otlu hem de dana incik lezzetliydi.
&gt;&gt; Tabii bir yağlı et gibi.
&gt;&gt; Safranlı pilav nasıl?
&gt;&gt; Güzel. Oo, çok güzel.
&gt;&gt; Ne oldu? Bir anlayamadın ilk başta.
&gt;&gt; Güzel, güzel. Arkadan güzel bir tat
geliyor.
Gecenin kapanışını tremi suuyla
yapıyoruz. Burada Supun diye bir dükkan
var. E burada böyle farklı çeşitlerde,
farklı tatlarda tremi suu satılıyor. Biz
klasik olanını aldık. Şimdi tadalım
bakalım nasılmış.
Kremasını beğendim. Hafif, güzel.
Beğendim. 540. Bu
&gt;&gt; Milano'daki ikinci günden herkese
merhabalar. Şimdi kahvaltı yapmaya
gidiyoruz. Yolumuzun üstünde de Piazsa
Deli Afari vardı. Oradan geçmek istedik.
Size bu heykeli göstermeye geldik. Bu
meydanda borsa binası bulunuyor ve bu
meydandaki bu borsa binasına ve bu
sisteme karşı bir eleştiri olarak
düşünülüyor bu heykel. Ama gördük ki
burada bazı arabalar toplanmış. Böyle
belli bir markaya has arabalar değil.
İşte Ferrari var, Porsche var. BMW'nin
eski modelleri var ya da daha eski tarz
arabalar var. Okuduğumuz kadarıyla da bu
böyle düzenli gerçekleşen bir şeymiş.
Eğer arabaları seviyorsanız böyle farklı
birkaç araba görmek isterseniz pazar
günü bu meydana da gelebilirsiniz. Gelin
şimdi biz kahvaltı yapmaya gidelim.
Kahvaltı yapmak için bir paniniciye
gittik. İtalya'da ekmek arası yapılan
yiyeceklere panini deniyor ve burası da
ekmek arasında sandviçler hazırlayan bir
yer.
&gt;&gt; Mi?
&gt;&gt; Hı hı. Çok güzel.
&gt;&gt; ama yine de 18 lir için biraz fazla
gibi.
&gt;&gt; Evet pahalı bence de.
&gt;&gt; Hı hı.
&gt;&gt; Şimdi bu e bayağı lezzetli. Bayağı
beğendik. Biz işte Rose Beef söyledik.
Dana eti var içinde. Porçini mantarı var
ve güzel işte başka soslarla vesaire.
Bayağı lezzetli ama euro. 18 eurya göre
keşke biraz daha büyük olsaydı. Pahalı
yani. E ama buna rağmen bir tane daha
söyledik şu an doymak için ama biraz
daha ucuz olanını söyledik. 12,5 kiloluk
bir tane söyledik. Milano'ya
gelindiğinde sanatsal, tarihsel açıdan
görülebilecek en ünlü eserlerin başında
Davinci'nin son akşam yemeği geliyor.
Ama bu eseri görmek maalesef çok kolay
değil.
&gt;&gt; Şimdi Davinci'nin son akşam yemeği
tablosunun bulunduğu kilisenin
önündeyiz. Bu kilisenin biletleri her
zaman çok dolu oluyor, çok yoğun oluyor.
Biz bilet almak istediğimizde, almak
istediğimiz tarihten 3-4 ay sonrasına
kadar bütün tarihler internet sitesinde
doluydu. Dolayısıyla biz buraya
giremeyeceğimizi düşünerek geldik
aslında. Eee, sadece dışarıdan görmek
için kiliseyi. Ancak geldiğimizde hemen
yanında bir bilet ofisi de vardı ve ben
Eren'e dedim ki, "Acaba bir şansımızı mı
denesek? Bilet ofisine gidip bir sorsak
mı?"
&gt;&gt; Ben de dedim ki, "Biletler zaten
tükenmiş Burşakçığım. İnternet sitesinde
yok. Zorlamayalım. zorlamayalım dedi.
Ama ben yine de dedim ki ya zorlayalım
hadi gel girelim vesaire falan. Biz
içeri girdik ve kadına dedik ki hani
evet dolu olduğunu biliyoruz ama acaba
bir imkanı var mıdır bilet
alabilmemizin? Kadına dedi ki hemen bir
bakayım iptal edilmiş olan biletler
vardır belki. Sonra baktı ve iki ayrı
saat için iptal edilmiş bilet olduğunu
gördü. Hangi saati istersiniz dedi. Biz
de saat seçtik. Hatta yani saat bile
seçtik ve biletlerimizi aldık. Şu an
6.45'te 45'te bugün bu kilisenin
içerisine girebileceğiz sayemde. Siz siz
olun web sitesinde bilet kalmadı diye
içeri giremeyeceğinizi düşünmeyin. Gelin
buraya mutlaka bilet ofisine sorun.
&gt;&gt; Şimdi şurayı çekeyim. Sana bir kahve
ısmarlayayım. Hak edilmiş bir kahve.
&gt;&gt; Hanımınızın sözünü dinleyin arkadaşlar.
Hanımcılık kazanacak.
&gt;&gt; Doğumoya yakın Luni diye bir dükkana
geldik. Burada panzerotti satılıyor.
Panzerotti de bizim bildiğimiz pişi gibi
düşünebilirsiniz. içine bir şeyler koyup
bu şekilde yarım ay şeklinde
kapatıyorlar. Biz ricotta peynirli ve
ıspanaklı bir de neyliydi? Domates,
zeytin ve soğanlı aldık. Şimdi onları
deneyeceğiz. Bakalım nasılmış bu kapalı
hamur işleri.
Gayet lezzetli. Bunların tanesi 320.
Şimdi bu da diğeri. Güzel. Güzel. İkisi
de güzel gerçekten. Şimdi sizi ana
kilise doğumoya yakın başka bir kiliseye
getirdik Milano'da. Buraya size kiliseyi
göstermek için gelmedik. Kilisenin
içerisinde bulunan ilginç bir bölümü
göstermek için geldik. Gelin bakalım
neymiş o. Beraber görelim. Bu arada en
güzel taraflarından bir tanesi de burayı
ziyaret etmenin girişi tamamen ücretsiz.
Burası Milano'nun en sıra dışı ibadet
mekanlarından biri. 13. yüzyılda
mezarlıklar dolup taştığında burası
kiliseye bitişik olarak bir kemik şapeli
olarak yapılmış. Eski mezarlardaki
kemikler çıkarılıp buraya getirilmiş.
Burada amaç kemikleri hem kutsal bir
yerde korumak hem de ölüm gerçekliğini,
hayatın geçiciliğini hatırlatmakmış.
18.45'te kiliseye son akşam yemeğini
görmeye gidene kadar Milano'nun
kanalları ile ünlü bölgesi Naviliye'yi
görmeye gittik.
Şimdi Milano'nun Naviliye bölgesindeyiz.
Burası aynı zamanda kanallar bölgesi
olarak da biliniyor. Arkamda gördüğünüz
kanal da buranın en ünlü ve en canlı
kanalı. etrafında kafeler ve restoranlar
bulunuyor. Aynı zamanda şu anda bugün
Ocak ayının son pazarı ve her ayın son
pazarında burada İK el ve Antika pazarı
da kuruluyormuş. Burada buna denk
gelmemiz ayrıca çok güzel oldu. Şimdi
hem bu Antika ve ikinci el sergilerini
hem de Navilye'nin bu güzel kanallı
caddelerini gelin hep beraber dolaşalım.
&gt;&gt; Bu kanallar Milano'ya hem suyu farklı
faaliyetlerde kullanabilmek hem de
ticari olarak taşımacılık yapılabilsin
diye insan eliyle inşa edilmiş. Hatta
doğumun mermerleri bile şehre bu
kanallardan getirilmiş. Günümüzde burası
Milano'nun enerjik ve sosyal bir
bölgesi. Vaktiniz varsa buraya gelmenizi
tavsiye ederiz. Şehir merkezinden
yürüyerek gelirseniz 2 kilometre
yürümeniz gerekiyor. Ama yolunuzu Corso
Deportaze Caddesinden geçirirseniz çok
güzel sokaklardan buraya gelmiş
olacaksınız.
Navili bölgesinden ayrılmadan önce puanı
iyi olan bir pizzacıya uğradık.
Pizzaların lezzeti ortalamaydı. Eğer
şehirde fazla vaktiniz varsa Navili gibi
Milano merkezinin biraz dışında bulunan
Porta Venecia ve Porta Nuava
bölgelerinde görebilirsiniz. Porta
Venezia'da 1900'lerin başında hızlı
sanayileşme ve ruhsuzlaşmaya karşı
ortaya çıkan artu tarzında binalar var.
Amaç seri üretimin ruhsuzluğuna karşı
mimariye tekrar estetik katmak. Bu
yüzden bu binalarda düz çizgiler yerine
çiçek desenleri, kıvrımlı formlar ve
doğadan ilham alan süslemeler var.
Milano'da özellikle Porta Veneia
çevresinde bu tarzı çok net
görebiliyorsunuz. Porta Noa ise
Milano'nun modern yüzü. Şehirdeki
göktelenlerin büyük kısmı burada. Burada
bulunan dikey orman olarak bilinen bu
göktelen ise diğerlerine göre biraz daha
ünlü.
Duomo meydanına yakın çok ilginç bir
Starbucks'a geldik. Şimdi burası çok
büyük bir yer. Birden fazla kahve
alabileceğiniz yeri var. İçeride
kahvenin geçtiği proseslerle alakalı
farklı makinelerı vesaire de
sergilemişler. Bir de şu an bizim
bulunduğumuz ikinci katı var buranın.
Buraya geliyorsunuz. E burada sizin
masanıza servis yapıyorlar. Burada
farklı bir bar bulunuyor. Aynı zamanda
burada oturmak için ekstra sizden üçer
euro ücret alıyorlar kişi başı. Ama
mesela diyelim ki aşağıdaki barlarda
sıra uzunsa, beklemek istemezseniz ya da
aşağıda yer bulamazsanız vesaire burada
oturma ihtimaliniz daha yüksek. Çünkü bu
kişi başı olayından dolayı insanlar çok
buraya gelmiyormuş anladığımız
kadarıyla. Burada isterseniz aşağıda
olan şeyleri de sipariş edebiliyorsunuz.
Biz de iki tane tatlı sipariş ettik.
Aşağıdan onları size getiriyorlar. Ve ne
söyledik? Aynı kahvenin kağıt filtre de
demlenmiş hali ve French Preste
demlenmiş halini getiriyorlar. Böyle
tadım yapıyorsunuz. Bu tarz böyle başka
Starbucks'ta bulamayacağınız şeyleri de
deneyimleyebiliyorsunuz burada. Gelmek
isterseniz aklınızda olsun.
&gt;&gt; Evet, bayağı farklı. French pres olan
kesinlikle daha sert ama bu daha yumuşak
ve daha böyle arka notalarını daha iyi
anlayabiliyorsun. Barista'nın bize
anlattığı kadarıyla kağıt filtre
kahvenin yağını ve tortularını daha iyi
tuttuğu için kağıt filtre ile demlenmiş
kahve tertemiz ve daha açık renkli
gözüküyor. Bu nedenle kahve daha hafif
oluyor ve arkadaki meyve vesaire gibi
aromaları daha iyi hissediyorsunuz.
French pres ile demlenen kahvede ise yağ
ve tortu daha fazla. Kahve diğeri gibi
berrak değil ve üzeri burada da
gördüğünüz gibi bulanık. Daha sert, daha
baskın bir kahve tadı alıyorsunuz.
Bizimle ilgilenen Barışsa gerçekten çok
tatlı ve biz de böyle birkaç tane
kahveyile ilgili soru sorduğumuz için
bize tamamen ikram bunları getirdi.
Bunlar e buranın imza içecekleriymiş ve
baristalar arasında da çok ünlü ve en
çok sevilen içecekmiş aslında. Şimdi
bunun ismini söylemeyeceğim. Altı Eren
yazsın ne olduğunu. E denedik. Gerçekten
çok güzel. Ben mesela menüda görsem asla
sipariş etmeyeceğim şeylerden bir tanesi
şimdi dünya üzerinde böyle bir şeyin
varlığını bilmek bence güzel bir bilgi
oldu bizim için.
&gt;&gt; Kiliseye geri geldik. Bu kiliseye girmek
istememizin sebebi bu kilisenin
duvarında Davinci'nin son akşam yemeği
tablosunun bulunması. Bu tablodan kısaca
bahsetmek gerekirse İsa'nın 12 havarisi
ile beraber yediği son akşam yemeğini
tasvir eden bir tablo bu. İsa o akşam
havarileriyle beraber yemek yerken,
"İçinizden biri yarın bana ihanet
edecek." diyor. Ve gerçekten
havarilerinden biri ertesi gün İsa'yı
ihanet ediyor ve İsa Çarmaha'a
geriliyor. Son akşam yemeğini ve İsa'nın
bu sözünden sonra havarilerin
yaşadıkları korku ve endişeyi en iyi
yansıttığı düşünülen tablolardan bir
tanesi Davinci'nin son akşam yemeği
tablosu. O yüzden bu kadar çok ünlü.
Gelin şimdi hep beraber bu tabloyu
görelim. İçeride yaklaşık 15 dakika
kadar vaktiniz oluyor ve sonra sizi
dışarı çıkarıyorlar. Ama 15 dakika bu
resmi incelemek için yeterli bir zaman.
Eser Santa Maria Della Gracia
Manastırın'ın yemek salonuna yapılmış
büyük bir duvar resmi. Davinci eseri
1499 yılında tamamlamış ve bu eserde
klasik freskniğini kullanmamış. Islak
sıva yerine kuru duvara boya uygulamış.
Bu daha yavaş çalışarak daha detaylı bir
eser ortaya çıkarmasını sağlamış ama
eser çok çabuk bozulmaya ve dökülmeye
başlamış. Bugün gördüğümüz hali
yüzyıllar boyunca yapılan
restorasyonlardan sonraki hali Hz.
İsa'ya ihanet eden ve yerini Romalı
askerlere söyleyip ertesi gün çarmaha
gerilmesine sebep olan Havari Yahuda Hz.
İsa'nın solunda elinde bir para kesesi
tutuyor. Diğer havarilerde İsa'nın
söylediği "İçinizden biri bana ihanet
edecek" sözünden sonra farklı duygular
ve savunmalar içerisindeler.
Milano gezimizin sonuna geldik.
İzlediğiniz için teşekkür ederiz. Bir
sonrakinde görüşmek üzere.

Herkese
günaydın arkadaşlar Siz İstanbul'un
Hoşgeldiniz şimdi Saat 06 08 biraz uykum
var Şimdi havaalanına gidiyoruz Oradan
da sırf sana Görüşmek üzere bu kusura
değil biletlerimizi aldık cezamızı
ödedik
Az önce cüzdanınızı kaybetmişti
kaybettiğimiz Annen nasıl büyütebilirim
ama Rahim değilmiş sizden öyle bizi de
gidemeyeceğim kalp krizi tatlı zannettik
yüzden kaybettik diye Arabayı falan
aradık ama en sonda sağdan bulduk
görüşürüz
yolculukla ilgili hislerim şu ana kadar
iyi değil gerçekten olaylar olaylar
İnşallah inşallah
iyi bak
abone ol
mi
Evet arkadaşlar şimdi sanız başladım
şekilde inmiştir hah şurada üstü düştük
düştük mü
Ondan sonra
başlayacağız
aldık kartlarda bu
386 yazıyor bütün dünyada 5gb internet
paketi ediyor 5gb sadece konuşmak için
WhatsApp sesli
konuşma böyle Burada da
[Müzik]
bu ses var gibi bekliyoruz ne kız taksi
sürece yazmıyor yazdı bize o zaman
hayırlısı geldi ev
evde görüşmek üzere o
[Müzik]
O bizim davamız duş
Türkiye'de Tospik simit getirdik
yanınızda
sabah diğer yatak odamız bu
Evet şimdi mutfağa geçelim mutfak
diyorum
Misafirlerimiz var evet evet o
Ben yarın da
kötü sistem o daha arkadaşımıza gibi çok
beğendim
yürüdüler kısaca Vallahi nerede
hoşlanmış ya ne yapalım
yoksa
gerek yok
şimdi merkeze geldik Burası Merkez
sayılıyor galiba güzel müzikler var
güzel Ben de şehir güzel bir şehir küçük
artık bildiğimize göre güzel sakin bir
şey toplu bir şehir ve bir de inanılmaz
kurallara uyup kurallara uyan saygı bir
şey yok gözüküyor
mahalep Cafe ehilleri Rusya'yı benziyor
biraz hafif aynı kelimeler var ki
alfabesi kullanıyorlar şehirde İngilizce
bilen insan sayısı bayağı bayağı
taksilerde falan zorluk seçebiliyorsunuz
bazen Ama biz size bahsettiğim gibi
Kargo uygulaması kullanıyoruz kargoyu da
bu toprağı şeyde kart anlatıyorsunuz
askeriye kullanabiliyorsunuz Burası
şehrin Merkezi
arkamda gördüğünüz yer bu bir üniversite
üniversite olarak gidiyor yanında Pro
diye bir mekan var şimdi patlıyorum
mekana gitti orada yemek yemek yemek
yiyeceğiz sabahtan beri yemek yeri
arıyoruz zar zor bulduk bu Üniversitesi
filozof Fakültesi giymiş ve Gazi
Üniversitesi Filozofu kesilmiş güzel bir
de yemeğimiz geldim ben sırt kebabı ile
bir şey söyledim Sen ne söyledin Ben
nasıl karpuz bir şey bir şeydi hep zarar
sana söyledi mi soru Şato kolluk
güzel güzel
güzel aşırı mükemmel
ülkesine bilgilerine kesip insanları
güzel insanlar genelde üstünde böyle
gerginlik veya aşırı sinir bu Elif çok
güler yüzlü Herkes çok sakin Bir
koşturma Zorlu ki de ama tatlı bir
koşuşturması Herkesin içinde olduğu
görülüyor insanlar mutlu yıllar önünde
gerginlik yok diye sorduğunuzda ve
gittiğimde doğru İşte herkes çok yavaştı
bayağı yavaş çok rahat bir şekilde
hareket ediyoruz bazen insanın sizinle
dokuna biliyorum ama burada öyle bir şey
yok insanların Çok bakımlı erkekleri
kadınları Çok bakımlı şimdi 8.00 Mega
sokakları bu şekilde bomboş
abone ol
o bomboş şarkılar Normalde burada saat
8'de hayattır yazımda söylemiştim size
de
aşağısı olanlar sadece kahve girebiliyor
ve bir sokak ve bağlanıyor burada göre
genel Halk aşağıya karşı olduğu için
kafelere normal olarak kafelerde bir
soru bağlanıyor sadece Pablo var veya
büyük restoranda nasıl kapıyı Biz de
öyle bir yer bulmaya çalışacağız şu an
gittiğimiz kesin bir yer yok bir yer
bulmaya çalış sonra yine size paylaşınız
Burası da bir gördüm Cumhuriyet Meydanı
oluyor ve Cumhuriyet Meydanı diye
geçiyor burada genelde şu ülkede
tarihinde böyle bir şey var eğer
herhangi bir yerde bir tane askerin
ayağı havadaysa o zaman onun şehit
olduğu anlamına geliyor biraya toprağa
basıp biraz daha abaday sana onun şeyde
olduğu anlamına gelir hakkında
gördüğünüz Bu meydan Cumhuriyet Meydanı
anlamıyor genelde şehir burada toplayın
şehrin tüm kısımları burada oluyor Bunun
haricinde de normalde 8E Hayat
ödemişlerdir Biz Ama şu an
karşılaştığımız manzara öyle değil doğru
hani çok fazla O çok fazla kızı Nihayet
yok ama yine de
ben de güzel bir şekilde hayat var Güzel
bir şekilde devam ediyor Şimdi bir tane
makarna diye geldik dışarıda yemek
yiyelim dedim biraz 10 tarz takalım ya
ne kadar fiyatları Ortalama olarak 94 31
o çok tatlı tamam takım değil mi önce
ben de aşırı Beğenmedim de göbek ve
biber var misiniz bayağı zor
nasıl da Bel
bölgesi oluyor genelde arka tarafta
burada
arka tarafta orada tekme Farklı falan
oluyor şu an
iptal oldu
bu diğer tarafını
falan var kuş olduğunu
de ruhu eğlenceli görüşürüz
[Müzik]
O
benim oğlum
Gelmez
olur mu
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
bu
[Müzik]
isimleri tek kapısı gibi
kaldık
[Müzik]
iki günde Herkese merhaba tekrardan dün
bayağı fazla yorulduk Biz Çünkü yaklaşık
90-95 dakika yürüdük ve çok kötü bir
konuma gitti kuşun olduğu için eğlence
mekanlarının soğuk kapalıydı o yüzden
yürümek zorunda kaldı takside bulamadık
maalesef ama şimdi ise sabah taksi
bulamadık Maalesef o yüzden biraz uyuduk
bugün o yüzden bayağı yorulduk
Bizimkiler şimdi milli r-rahim uyuyor
Ben de sabah erkenden uyandım bir mekan
gezmesine s****** dedim bakalım neler
var Bizim ev tam bizim evin Sokağı tüm
kapıların puanı olduğu bir caddede Ben
de biraz mekan keşfetmeye çalıştım
mesajlara bakmaya çalıştım şimdi Mülki
diyebilir var Okay ne demek var vardı
Bunun benzeri çok çok aşırı güzel bir
yerdeki yerde Oraya gitmeyi düşünüyorum
on numara düşündüm Erkan Bayağı güzel
mekan tasarımı falan soğuk hoş tam
evinde bindeydi böyle biraz
az
önce ben kendime de bunu sipariş ettim
Detay sipariş ettim
bunlara karşı olmuş tadına bakıp da
birazdan yorum yapacağım arkadaşlar
Milky de yediğim krep aşırı güzeldir
Okey İyiydi bayağı iyiydi atladığınız
evi abla da Rabbimize karşılaştım burada
yaşıyorlar Onlarda ve şeyin ilgilerinden
video buraya benim yediğim yemek
yaklaşık olarak 50 lira civarında tuttu
Az önce şu anki kura göre ediyor
Normalde biz buraya gelmeden hızı 30 40
Lira yapıyordu ama doları 11.25 11.30
olduğu için dondurması var dünyanın en
iyi dondurmacıları nasıl hesap edilir ve
bayağı büyümüş oraya gitti a orada
dondurma demeyeceğim Bakalım nasılmış Bu
arada mi ile rahimde uyandılar beraberiz
yaya artık
[Müzik]
harika mükemmel
mükemmel benim yediğim 3'ü miyiz Son
duruma kanun içindedir Ben dondurmayı
çok severim bunların bir bu hani Burası
çok çok iyi bir Alsancak'ta bir
yerdeymiş hatırlamıyorum ama o da bayağı
iyi Burası da bayağı bayağı iyi buraya
gelirseniz yolunu mutlaka burun düşmesi
gerekiyor buraya gelirseniz mutlaka
uğramanız gerekiyor öyle bir yer
Sen ister misiniz Allah Burası daha
gülüyor Bugün
sabah saatlerinde üç
çok değişik operasyon
güzel ya güzel İnsanları güzel dediğimiz
ceza Merkezi Bir yerdeyiz
Zaten her şeyi o
var ama bir şey olmaz Bugün biz buraya
almıştık aynı restore restore ediyorlar
buraya düştü buraları geliyor
[Müzik]
şöyle şöyle
Neymiş bu
[Müzik]
daha doğrusu 84 94 23
[Müzik]
her yerde geldi 36 bayağı bir Azize ben
hiç sevmedim yani ben yemedim ama
diğerlerini sevdikleri geldi gelirken
mutlaka uğramanız gereken bir
dakika galiba ıh
O kim
Evet Evet arkadaşlar burada hava Bayağı
güzel Şu anda yanında güneşimiz çıktı Ne
sıkışabilir şimdi Nicola Tesla müzesine
gidiyoruz Ben Taksiye bindim gideceğiz
bakalım başımıza neler gelecek çok
heyecanlıyım bakılmasını Gelme eve gitti
kıyafetleri değiştirdi
çok güzel yaka almayalım
Ondan sonra tekrardan gösteririm akşam
gelip birkaç tane mekana gidip mekanda
geleceğiz öyle görüşmek üzere
abone ol
bu
[Müzik]
Nikola Tesla müzesine geldik Ondan önce
de bir kahve içebiliriz Buradan bir tane
araba aldım lazım Sabah kahvesi al Sabah
geldik Bir tane kahve içelim dedik
[Müzik]
şey yok yok
değil mi
abone ol
evet
hadi
hiç bütün çok
gez bir zaman
abone ol
[Müzik]
Bu
[Müzik]
veliköylü brazen neydi lan
[Müzik]
oğlum
benim hadi
abone ol
bir
insanın küllerinden yapılmış bir Keser
3D
bu mu salatası Müzesi'nden çıktık Efsane
bir deneyimdi Ben de giren herkes
uğrasın bilirsiniz ama
gerçekten bu deneyimi yaşayabileceğim
aklıma gelmezdi
[Müzik]
elimizde
15-20 dakika
[Müzik]
Ondan sonra bu
İyi o zaman ben yaptım 10 lira başka bir
şey yok Böyle güzel böyle 61 Kalem aldım
bende mutlaka da
350 lira 150 170 lira arasında değişiyor
şarap 24 lira rakı 25 lira 30 lira
bitmeye bir şey
yemeğimizi yedik bitirdik
bitirdik mi hala devam ediyorum nasıl
Tadım çok güzel
çok güzel çok güzel mi
[Müzik]
[Alkış]
o
ilk
Burası Thalia'nın kraska Sokağı
kafe girişi burada
kokteyllerde biliyorsunuz
beşli 10mhz köftelerden ediyorsunuz
güzel
Lütfen bir tane denedim Bu çok ayıp
gelmedi tamamen şans Ve Tesadüf
listesine geldik Bayağı güzel diyor baya
güzel bir öneririm gelmenizi
burada şehir merkezinden Bir tık daha
geride olduğu için fiyatlar daha uygun
oluyor Normalde Arkadaşlar şimdi
buraları göstereyim ben size burada
Mahalle aralarında bir tane kafeler
Sokağı gibi bir yer var çok sessiz sakin
Ama binaların arasında yer aldığımızda
ara sokaklarda tamamen 20 kendisini
vereceğim haritada buraya bakarak
gelebilirsiniz mutlaka ve mutlaka
uğrayın korkmayız Maker Hı hı ve sakin
Ama son derece güvenli mekanınızda
akrepsin size böyle trafik göstereceğim
mutlaka buraya uğrayın Bence biraları
harika fiyatlar uygun bilim Merkezi'ne
göre daha uygun fiyatlar daha güzel niye
diyorum otopark gibi bir yere kafeler
yapmışlar ve eski evleri herkes etki
evlerinizde bir kartvizit artı bir evini
bozuk kafa yapmış
bu seyahatin sonuna gelmiş durumdayız
yine
bir şekilde ayrılıyoruz çok güzel bir
seyahat çok güzel bir yüzü bunun sağ
aşağıya doldurdu geçen günlerde çok
güzel bir tatil oldu şimdi
kahvaltı yapacağız ondan sonra
havaalanları yok oynayacağız ve akşam da
İstanbul'da bir Mekana gideceğiz Orada
akşam mail ondan sonra Evet etimiz Emir
ve göreceğiz için sona erdi artık bitti
ağlıyoruz
güzel bir geziydi İnşallah daha güzel
çok güzel
şimdiyse Mehmet Sevim mekanına geldi
cm'e kadar geldik burada bir akşam Eyüp
de ayrılacağız sağ olsun Sude bizim
senin nefesin yaptım şimdi yemeklerimiz
geldi yemekleri yiyoruz ve birazdan
tadımı yaptık
Bu keşke
hep şekillerde bu şekilde
size Bizim yapacağımız
bir konu değil bence dünyayı
ilgilendiren
karşılar mı

lan Deliler bize
çarpacak korku filmi efekti yani
[Müzik]
Evet bu sabah gözlerimizi nerede açtık
zagreb'te açtık hırvatistan'a Hoş
geldiniz Hırvatistan'ın en ünlü
meydanlarından bir tanesi Burası
adı
Yele meydana ismini veren de bu heykel
oluyor zaten Bu da
ben Hırvatistan Tari için emi şır
ülkeyi koruyan kişi olarak gösteriliyor
elindeki kılıçın işareti de yani yönü de
macarları gösteriyormuş macaristan'ı
macarları genel olarak insan insan tek
tek bütün macarları A bu da Macar bu
dac Evet macaristan'ı gösteriyor hepimiz
ma
Neyse tarihi bir önemi var Onun dışında
Bu Dünya Savaşı bir
heel son Yugoslavya Hani ayrılıp tekrar
Burası bir Hırvatistan
olarak bağımsızlığını
kazanınca yeniden 90 yılında Heykeli
yerine koymuşlar buraya getirmişler ve
burası işte dediğimiz gibi Şehrin en
önemli meydanlarından bir tanesi bütün
kutlamalar partiler Her şey burada
yapılıyormuş böyle bir meydan trafik
halkı için de çok önemli bir insan Tabii
ki onu yani sürekli önünde buluşup
önünde buluşalım y buluşalım
buluştukları bir yer bizim için
Taksim'de Burger önü İzmir'de sevincin
önü Neyse ya da kadıköyde boğanın önü
Neyse burası içinde Yelin önü aynı şey
Evet ben
yel Ben yeleç meydanından hemen yukarıya
çıkınca en önemli simgeler
tanesi Zagreb katedralini gör Evet başka
bir şey mi vardı acaba diye düşündüm hiç
yok Zagreb katedralini görüyoruz şu anda
restorasyon çalışmaları devam ediyor
tarihinden bahsedelim birazcık Hani
Burası için önemli yerlerden bir tanesi
Yani ilk yapılışı 1091 yılına kadar
uzanıyor muu Meryem'in göğe kabulün ve
Macar
krallarına adanak yapılmış bir
katedral da büyük hasarlar görmüş Bu
arada Eee Zagreb depreminde ciddi bir
hasar görmüş Onun dışında işte Osmanlı
saldırıları vesaire dışında büyük
zararlar görmüş her defasında yeniden
yapılıyor gördüğünüz gibi hala da
restorasyon çalışm dev bü zararda mğl
İstilası sırasında görmüş bir bina ve
Eee Gözetleme Kulesi yapılmış Tabii şu
an ş in 17 yüzyılda o zaman da işte bir
askeri üs ol yani askeri Gözetleme
Kulesi olarak kullanılmış Aslında daha
çok çok böyle bilgilerimiz var burası
hakkında İçerisi ilili Burası bir bilgi
dah Burası zagreb'in en yüksek
kulesiyle di öyle olabilir Gerçi biraz
da yüksekliğ gerçi işte yüksek binada
görmedim ben
zagreb'te tabii içerisinin nasıl
olduğunu bilmiyoruz Çünkü e tadilat var
Hemen ön tarafında da
e Meryem
Ana şeyi heykeli sütunu Anıtı Anıtı
bulunuyor şimdi buranın hemen yan
tarafında bir tane tabela vardı orada
böyle zagreb'te K tarihi yer biz
baktığımız zaman o kadar çok böyle hani
görülecek turistik yer yok gibi
gözüküyor tabelaya bakınca onlarca yer
varmış gibi gözüktü Evet ya Bak buraya
gelmeden önce Araştırdık Hani gezilecek
yerler falan bütün listelerimiz aynı
şekilde gidiyor Zaten şey seyahatlerim
haritalarda işaretliyoruz gelince de
gezmeye başlıyoruz Şimdi o ben yeleç iç
meydanından çıkınca
söylediği şeyi gördü okları gördük hepsi
B kahverengi tabela falan filan L dedim
burada bu kadarcık gezecek yer yok
Adamlar işte her türlü yeni yenii roen
Roll Müzesi diye bir müze falan kurmuş
müze yapmışlar Hepsini işaretlemiş oraya
yani zamanınız varsa hepsi gezilebilir
zamanınız yoksa gzk gezilecek gözük yer
sayısı çok fazla değil zaten ufak bir
şehir kendisi Evet şimdi devam devam Ed
ben bu tarafa doğru dönüyorum
bak
yufkacı
[Müzik]
B yeleç meydanından direkt yukarıya
çıktığınızda Aslında direkt o heykelin
arkası gibi algılıyorum ben yukarıya
çıktığınızda o pazarı görüyoruz dolaç ya
da dolak pazarı Burası iki kattan
oluşuyor Alt kat ve üst kat üst kat açık
alanda daha çok böyle sebze ve meyvenin
olduğu alan alt katta ise işte şark
ürünleri var yine sebze falan da var
daha ağırlıkta et ürünleri peynir
ürünleri vesaire gibi ürünler var taze
makarna var gördük böyle çeşitli çeşitli
şeyler var Genelde kadın şey üreticiler
yer alıyormuş geldiğin zaman gereken
yerlerden bir tanesi Burası ben bu pazar
yerini düşününce aklıma diğer pazar
yerleri gibi daha çok yeme içme üzerine
kurulu bir yer olduğunu düşünmüştüm ama
değil Bayağı Biz diim bizdeki Kapalı
Pazar Yeri alanları gibi aynısı üstü de
açık pazar yeri direkt satıcılar yer
alıyor yani alıyorsunuz gidiyorsunuz Çok
az yerde böyle oturup yeme falan var bir
tane ya da iki tane yer vı hani onlar da
öyle hani ayaküstü durmalı yerler
falanı Hani o yüzden aklınızda diğer
yerlerden varsa hani Avrupa diğer yer
pazar yerleri gibi düşünce varsa öyle
değil Burası burası normal pazar bayağı
bir anam babam usulü Viyana'da öyle bir
yere gitmiştik bambaşka bir Alakasız bir
şey Burası hırvatistan'a özelim bize çok
benziyor Aslında buradaki pazar kültürü
bence tabii tabii ay Han Çiftçiler falan
yer alıyor Hatta şöyle söyleyeyim yani
yazılarda Okuduğunuz şeyler bayağı bizim
Türkçeye de yakın şeyler bir şekilde
yani Hani hiçbir şekilde dil bariyeri
olmadan da pazarda gelip alışveriş
yapabilirsiniz bur bir yer Hadi devam
Hadi
devam bular beraber şarkı
[Müzik]
sö Balkan coğrafyasına gelir otomatik
olarak böreğe dönüşüyor ve burada 1960
küsür bir şey bir şey yazan bir börekçi
gördük oradan alalım dedik Güldeniz
peynirli ve sebzeli peynir Ben peynirli
ve tuzlu peynirli olandan
aldım
Evet H oldukça güzel o yağlı yağlı
Oh özlemişsin hemen pazar yerinin
yanında ismi falan yazmayan bir küçük
dükkan Google'da bürek Yazınca çıkıyor
Evet bürek yazınca Burası çıkıyor
bilginiz olsun önerilir gelin
yani şimdi GİS tüneline Geldik gris diye
okunduğunu düşünüyorum Burası iki
Meydanı birbirine bağlayan Bir tünel I
Dünya savaşı' bombalamalar vesair
korunmak için yapılmış Yani iki Cadde
arasındaki bağlantıyı kurmak için
yapılmış bir tünel Yani yine burada o
savaşın etkilerini falan görebiliyoruz
bir süre kapalı kalmış ama Pardon 2006
yılında halka açılmış böyle geldiğiniz
zaman hani Bence buradan bir defa geçmek
gerek yani ıssız gibi görünüyor Ama
burası kamerayla falan Koran birer Evet
kamerayla izleniyor turistik bir yer
zaten baktığında şu an mevsimsel olarak
bizden başka çok fazla turist olmayan
bir ble bir zinalar
[Müzik]
ya tam bir korku filmi efekti yani
tünelin içindeyiz gerçekten güvenli bir
yer olduğunu hissediyorsunuz tünelin
çıkışına doğru çocuk şu Veletler geliyor
yani şimdi bunlarla ilgili söyleyeceğim
bazı şeyler var da velet
demek sadece Velet demekle
kalıyorum
lan Deliler bize çarpacak
küçük Deliler ya enerji patlaması
Atalar sa
burada malzeme taşı bombalardan korunmak
için
yapmışlar çocuk işte bambaşka bir şey
ama Muhtemelen bu kültürel bir şey
bunlar Bunu biliyorlar çünkü birden
döner dön bağırarak koşmaya başladılar
ve Hani Eko da yapıyor ya burası çok
acayip ya zaten hiç kesmeyeceğim o
dümdüz
koyacağım sesi kısın diye uyarı veririm
diye düşünüyorum Bakalım belki de
vermedim Ben korku film
efek Şimdi biz bacaklardan birinden
girdik tünele ama tünelin ana iki tane
hattı var en başında da söylediğiniz
gibi caddeyi birbirine bağlıyor Onun
dışında da D ayrı bacaktan oluşuyor D
ayrı noktadan çıkış yapabiliyorsunuz
onlar Biraz daha kısa ama iki ana Meydan
arası 350 metre uzunluğunda Yani toplam
4 bacak artı 2 Ana girişle 6 giriş
çıkışı var diyebilir miyiz Evet
diyebiliriz Tamam derken Mesni ul
geldik hiç okuyamıyorum ya Bu hiç okum
okuyamıyorum bunu Sırbistan'da birazcık
tecrübe edilmişti ama orada hiç Okumakla
uğraşıyordum ki zaten oradaki harfleri
zaten okunmadığı için hiç zorlamı burada
harfler Latin alfabesi ama okunmuyor o
zaman Hadi diğer noktaya Evet bazı
binalarda Macaristan'ın etkileri bayağı
görünüyor baksana Bak bazıları a fiker
Evet burası bu arada ben sana bu bilgiyi
vermedim Sen Bana bayağı bir önemli
bilgileri vermediğin gibi burası en kısa
fiker olarak geçiyormuş yani 100 metre
Ya var ya Yok öyle bir şey zaten hani
piklerin belli bir boyutu var aşağıya
sadece inmek
[Müzik]
kı bir
mesihi eski en kısa ferden bir tanesi
buradaymış İzmir'de bu mesafeden daha
yüksek çıkan asansör
var asör biraz gereksiz bir çaba olmuş
Olsun olsun ama Yapmış adamlar yapmış
düşmüşler Az önceki şeyi anlatalım tam o
tünelinin
başındayız tam böy Sessiz böyle up uzun
Karanlık Bir tünel
görüyoruz bir top patladı ben biliyordum
Bunu ama Hüseyin'e söylemeyi unutmuşsun
Hüseyin Tabii yerinden böyle bir sıçrama
o yerinden sıçramanın bir sürü sebebi
var ne gibi söyleyemem burada korkudan
oluşan şeyler neyse buranın şöyle bir
tarihsel durumu var Şimdi burası
zamanında böyle surlarla
çevriliydi bu surların dışına çıkıyormuş
Buradan da her gün aynı saatte bir top
atışı yapılıyormuş ve o top atışı
yapıldıktan sonra hala bak saa ısla
söylemiyor insanlara da söylemi Ama şu
an saat 12'de atılıyor o zaman 12'de
atılıyor mudur bilmiyorum şu an
geleneksel olarak devam ettiği için
12'de atılıyor o dönemde İşte günün
belli bir saatinde top atışı yapılıyor o
top atışından sonra halk surların
içerisine giriyor geleneksel olarak
devam ediyor her gün saat 12'de bu top
atışı yapılıyor Saat 12'de bakın çok
özel bir Bu arada o sırada top
atıldıktan sonra saatime baktım
gerçekten tam saat 12 0'dı Biz şimdiye
kadar kaç tane astronomik saat kulesi
gezdik kaç tane işte bilmem ne saatinin
kulesini gezdik hiçbiri tam o saatte
ötmedi Farkındasın değil mi bu ama saat
12 dedimi koydular Evet tabii Allah'tan
koydular Evet burası da böyle Benim Hala
elim ayağım titriyor
Yalnız ben çok korktum Selin başında
olması seni birazcık kor Evet yoksa
Normalde derim ki Ya ben Bursalıyım
Tophane bizim evinin yanın tarafında Ben
alışkınım top ataca birdenbire tam
tünelin içi önüne gelmiş Işıklar böyle
Hışır Hışır yapıyor sessiz bir yerde
birdenbire patlayınca bir Ben de
patladım Kusura bakmayın Evet şimdi
buradan sonra gezecek neremiz kaldı Ona
bir bakalım böyle birkaç tane daha Cadde
var ünlü caddelerde falan dolaşırız
biraz galiba Bir tane San Mark Kilisesi
gibi bir yer var ya artık Mark
kilisesine falan girmeyelim ya Şurada
bir park varmış B oraya öyle bir şey
görelim Ben Vallahi kiliseden artık
yıldım ya Vallah
Tamam şimdi çatının üzerinde iki tane
Arma yer alıyor bir tanesi
hırvatistan'ı temsil ediyor diğeri de
işte Hırvatistan sloven Slovenya ve
dalmat Krallığını temsil ediyor böyle
güzel Nakış Nakış işlenmiş gibi görünü
ya çok güzel Enteresan olan kısmı
yuvarlak yuvarlak bir de hani bazı
şeyler oluyor ya böyle dokunduğun zaman
tişörtler onun gibi sanki böyle aşağıdan
böyle yukarı çıkartınca da şey çıkacak
dinoma zagreb'in şey taraftar marşı
okunacak yazacakmış gibi geli Çocuklar
burada da var vall Ben çocuklar vall
onlara sempatik keratalar dedim de
aslında içimden onlara başka şeyler
söyledim ben soralım bakalım bugün
neymiş ya soralım
soralım Evet efendim sizleri şu and m
şöyle senin Çimenler a altıma müzik koy
şu arkadan habip habip geliyor ama şimdi
E tarihi yerleri gösterirken demiştik ya
çok
fazla koymuşlar oraya falan filan diye
Şimdi burada bir de Kırık Kalpler Müzesi
diye bir müze var şöyle sadece hani
böyle ilişki anlamında değil
ailesinde kopukluk olanlar işte
sevgilisi vesaire ya da bir arkadaşı
olabilir dünyanın her yerinden buraya
o ayrılma nedenlerini kopma nedenlerinin
işte şeylerini nesnelerini Bilmem
nelerini hikayelerini gönderiyorlar
burada sergileniyor burada bir müze
haline gelmiş böyle bir şey var yani
düşünmüşler düşünmüşler ne yapabiliriz
diye buna karar vermişler Bu ne biliyor
musun Umut Sarıkaya'nın bir tane
karikatürü var Red le ilgili milleti üze
üze kendine ev bark yaptın Radi diye
böyle ik yana aynısı milletin üzüntüsü
Prime çevirmişler şurada
Hatta kötü
boşanma anısı olarak bir tane böyle cüce
var artık birbirlerine mi atmışlar
yerlere mi vurmuşlar orada bir şeyler
yazıyor cüceli bir hikaye olabilir belki
de Anlayanlar anladı anlamayanlar Boş
verin Yani kısacası işte böyle Göle
garip garip hediyelik eşyalarla falan
yani girmek isterseniz Bu arada paralı
Biz geldik girmemeye karar verdik kaç 7
Euro mu 8 Euro mu öyle bir
şey 7 Euro'yu çok daha değerli şeyler
için kullanabileceğimi düşünüyorum
Taşkapı ve Meryem Ana şeyini görüyoruz e
Bak bu bu şehir komple bir tavuk kokuyor
farkında mısın Gerçekten o dolak ya da
dolaç o pazara girdiğimizde de çok yerde
tavuk satılı Bu arada dedim Benim
burnuma mı takıldı koku di y yok bütün
şey Bütün her yerden gelim her yer tavuk
kokuyor He sen anlatmaya devam Ed Evet
bu şehir tavuk kokuyor Bu arada onu da
belirtelim Neyse birçok Avrupa şehrine
kıyasa sizi kokmuyor En azından Burası
Taşkapı ve Meryem Ana e şapel mi
deniyordu İşte onu osu şu amcan hemen
arkasında kalıyor Eee Burası
eskişehir'le Yenişehir arasında Daha
doğrusu tarla alanıyla O zamanki şeyle
surlar öncesi de girişi çıkışını
sağlayan kapılardan bir tanesi ve kapı
olarak hala kalan yerlerden teki Bu da
böyle bir ekstra bilgi hemen içinde de
giriş çıkış Hani Meryem An özellikle
böyle bir şeylerin sağlamak iç
saygılarını
sevgilerini şeylerini göstermek için de
bir tane böyle sunakları var Hadi o
zaman devam biz de bir fotoğrafını
çekelim şimdi buranın son durağı olan
tikal
caddesinde yiz Eee Burası böyle kapalı
bir cadde içeride kafeler restoranlar
böyle bir şeyler şekil ükül bir şeyler
alabil yani şey gece mesela böyle hani
içmek yemek vesaire istediğinizde
gelebileceğiniz bir Cadde burası Eee
güzel bir yer Sakin bir şekilde biz de
az önce bir yerde oturup bir kahve içtik
Hani
Eee böyle takılmalık Cadde hani çok
özelliği var mı yok ama hani buradaki
işte listeler içinde görülecek yerlerden
takılacak yerden zaten küçük bir yer ya
böyle caddelerden oluşuyor Hani halkın
sosyalleşme yerleri gibi düşünebiliriz
burası işte trafiğe kapalı oturup bir
şeyler yiyip içebileceğiniz
takılabileceği ilgili daha doğrusu genel
olarak şeyle ilgili Hırvatistan la
ilgili şey bilgisini verelim
e burada kredi kartı o kadar da çok
kullanılmıyor yani kafelerde ve
restoranlarda bir şeyleri yemek
istediğiniz Zan genel olarak sizden
nakit talep ediyorlar Hani bunu Börekçi
de yaşadık Şimdi burada oturduğumuz
kafede falan da Yaşadık Hani genel
olarak nakit talep ediyorlar aklınızda
bulunsun nakit yanınızda bulundurun Bir
de böyle yerlere geldiğiniz zaman küçük
banknotlardan yanınızda bulunur Çünkü
bir kahve biz iki tane kahve içtik 320
civarında bir fiyat tuttu öyle bir şeydi
fiyatı 340 320 340 genelde böyle
yerlerde bunu Yunanistan'da da
yaşarsınız çıkartıp 100 eur verirseniz
böyle söverler Çünkü e o tarz paraları
bozmak zor bir şey oluyor o yüzden hani
paralarınızı da bozuk hale getirin bizim
sanırım düşünüyorum bitirdik Hırvatistan
Zagreb turunu da bitirdik e Zagreb
dediğimiz gibi küçük bir yer ama sakin
bir yer gelinip görülmesi gereken bir
yer boş geçilmemesi yerlerden bir tanesi
Hani biraz köşede kalmış yerlerden çünü
genelde Hırvatistan deyince insanlar şey
de böyle daha deniz kenarı taraft Evet
akla böyle duik falan gel
Ama burası Hani güzel bir şehir tarihi
bir şehir gelinmesi görülmesi gereken
bir şehir gelin Yani boş geçmeyin
Buralar hem de aynı zamanda şöyle bir
şey söyleyeyim ucuz da bir şehir

Baliye gelmeyi düşünenler için y tane
tavsiyemiz var. Bir, gelmeden en az bir
ay önce probiyotiğe başlayın.
&gt;&gt; Böylece baliidden uzaklaşmış olursunuz.
2. Gojack ya da Grab uygulamasını
indirin. Market alışverişi, motor
kiralama ya da araba kiralama gibi
problemleriniz bu uygulamalar sayesinde
çözülmüş olur.
&gt;&gt; 3. Baleye gelir gelmez buraya özgü
probiyotiklerden alınır ve her sabah
için. Çünkü buraya özel bakteriler
midenizi korumaya devam eder. 4. Sakın
ama sakın çeşme suyu içmeyin. Hatta ve
hatta dişinizi fırçalarken bile ağzınıza
çeşme suyu getirmeyin. Çok sakıncalı.
&gt;&gt; 5. Her zaman pazarlık yapın.
&gt;&gt; Her zaman.
&gt;&gt; Pazarlık yapmaktan asla korkmayın.
&gt;&gt; 6. Burada trafiği hafife almayın.
İstanbul trafiğini ben biliyorum. Zaten
bana koymaz demeyin. Burada olay
bambaşka. Bizce yeteri kadar kendinize
güvenseniz bile araba kiralamayı
düşünmeyin. Çünkü yollar
&gt;&gt; aşırı zor
&gt;&gt; ve zannettiğinizden çok daha tehlikeli.
&gt;&gt; 7. Yağmura karşı her zaman korunaklı
olun. Yağmur ne zaman geleceği hiç belli
olmaz. O yüzden yanınızda en azından bir
yağmurluk getirsin.
&gt;&gt; Tavsiyelerimizi duyduğunuza göre
tabaklamaya devam ediyoruz.
[Müzik]
Yeah.

[Müzik]
zagreb'den Herkese merhaba arkadaşlar
Yeni rotamızda Hırvatistan'ın Şirin
başkenti zagrebe geldik Burası Lübnan'a
yaklaşık 2 saat uzaklıkta çok rahat bir
şekilde geliyorsunuz bulunduğumuz yerde
zakrebin en ünlü dini muhabbetinin
bulunduğu zagrep katedrali hemen arkamda
görüyorsunuz bu muhteşem
12000 başında Tatarların İstilası sonucu
yıkılan bir kilisenin yerine yapılmış
1300 yıllarında da artık tam son şeklini
almış Buraya giriş ücretsiz ama
restorasyona denk geldiğimiz için içeri
giremeyeceğiz hemen bulunduğu yerde çok
güzel bir yine üzerinde Hz Meryem'in
tavsiyelerin
zagrep videosu olacak zaten biraz geç
saatte geldik o yüzden hani size böyle
gezilmesi gereken ikonik mekanları
göstereceğim Onun dışında zagrebin bu
büyülü sokaklarını gece hayatından da
biraz bahsetmeye çalışacağım şimdi
rotamıza başlıyoruz
[Müzik]
meydana doğru yaklaştığınız zaman
arkadaşlar sizi Böyle muazzam bir maket
karşılayacak metalden tamamen yapılmış
bakırdan yapılmış bir harita tüm zagrebi
buradan görebiliyorsunuz Az önce size
gösterdiğim işte katedrali burasıydı ve
gerçekten büyüleyici bir şey böyle
yerleri çok seviyorum ben Çünkü şehir
hakkında bilgi almanızı sağlayan yerler
bu tarz yerler şurada Pavilion var
Mesela buraya da inşallah gidebilirsek
göstereceğim oltam bölgesi Genellikle bu
taraflar oluyor Arkadaşlar şu iki tanesi
geriye kalan biraz daha artık zaten dış
kısımları Ama bu tarz şeyleri ülkemizde
de daha fazla görmeyi tercih ediyorum en
son Amasya ve Diyarbakır'da görmüştük
bunları da çok güzeldi Umarım diğer
şehirlerimizde de farklı versiyonlarını
görürüz
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
bulunduğumuz Meydan jelat iç Meydanı
ismini de şu arkamda gördüğünüz devasa
heykelden oluyor Kim bu jelatin
Osmanlılara karşı savaşan
protisto O zamanki Hırvatistan'ın
savunan ve bu şehri koruyan ünlü bir
komutan 1800 lira yıllarda yaşamış ve
önemli bir figür Bu halk için o yüzden
onun da heykelini devasa bir adlı
heykeli de buraya dikmişler ve Adını da
bu şu anda kazak rapin en işlek
meydanına vermişler
Şu anda bize meydandayız görüntüleri
çekiyoruz buraları göstermeye
çalışıyorum size İnşallah daha güzel
mekanları hava kararmadan size
gösterebilirim Dediğim gibi şu anda
Hırvatistan'ın başkenti zagrid'in kalbi
olan jelatin meydanındayız Buradan da
yolumuza devam edeceğiz
[Müzik]
yanına çıkan birkaç tane Cadde var
arkadaşlar bunlardan bir tanesi
Burası trafiğe kapalı olan yeri bir
cadde baştan sona kadar upper Granada
kadar
gidiyorsunuz Yani yukarı şehire kadar
daha doğrusu bu caddeden çıkıyorsunuz ve
bütün mağazaları mekanlar burada
sıralanıyor zaten avrupa’nın
böyle olduğunu söyleyebilirim hep bunu
gördünüz videolarımda genellikle işte
burada da dediğim gibi
gezebilirsiniz yemeğinizi yiyebilirsiniz
hediyelik eşyalarınızı alabilirsiniz
paranızı bozdurabilirsiniz çünkü
hırvatistan'a para birimi de kuna
arkadaşlar Euro kullanmıyorlar böyle
dilim pizzacı
lar burada birçok
kıtlığa girmenizde alabilirsiniz diyoruz
ve benim yanımda çok tatlı bir gez
imizdir şeyi var senin yüzünden kızımı
özlüyorum sürekli mirasız geldik malum
Ne yapıyorsun zagrebe beğendin mi
Evet gelmeli buraya diyoruz o zaman ne
yapıyoruz gezimize devam ediyoruz Hadi
bakalım
[Müzik]
şimdi Bulunduğumuz bölge gorning groat
Yani biraz üst alttan üstte kalan alttan
eski bölge adına geçiyor bu caddede
tıkanse var Caddesi
biraz zor gerçekten arkadaşlar bizdeki C
ona da
ye biraz lehçe'ye benziyor bu caddede Az
önce gösterdiğim caddenin paralelinde
uzanan bu şehrin tamamen kalbinin attığı
Cadde boydan boya eğlence mekanları var
restaurantlar var cafeler var ve geç
saatlere kadar bu mekanlarda çok güzel
bir şekilde insanlar yemeklerini yiyip
eğleniyorlar Biz de bugünün artık
bitirdikten sonra dinleneceğimiz zaman
buralarda takılmayı düşünüyoruz siz de
gelecek olursanız bu civardaki
mekanlarda oturup keyifli zamanlar
geçirebilirsiniz diyorum yani biraz
spontane gelişiyor bu gece arkadaşlar
Listen var ama Vakit çok geç olduğu için
çok kapanılmış oldu yani mekanların
dışarıdan göstermeye çalışacağım size
size geldiğiniz zaman rahatlıkla O zaman
tek tek gezebilirsiniz fiyatlarını falan
Zaten size söylüyorum aşağı yukarı Şimdi
artık biz yavaş yavaş böyle güzel yemek
yiyecek mekanları keşfetmeye devam
ediyoruz şimdi Arif ne kadar söylense de
Arkadaşlar şu anda Üst taraf yani Apple
Granada çıkıyoruz Sen Market Kilisesi o
tarafta
biraz
zagrep de biraz yokuş bir şehir o yüzden
böyle güzel güzel Merdivenler ve ara
Sokaklar var Diğer tarafa gitmek için
Şimdi yukarı tarafa çıkıp Bir de yukarı
eski bölgeyi göreceğiz
Şu kırmızı kilometre Yapı kremi de Murat
ağda verilen ülkenin taş Kulesi Az önce
orada bir hain olduğu için orada çekmek
istemedim biraz
13 yüzyıldan kalma
şu anki son halini almış içeride Hz İsa
abi Hz Meryem'in bir şapeli var o ibadet
eden insanlarda her akşam oraya gidip
ibadetlerini yapıp Yollarına devam
ediyorlar Oradan sonra da zaten hemen
devam ediyorsunuz Yokuşu ve
zagrebin simgesi senmar Kilisesi
karşılıyor Burası çatısında gördüğünüz
gibi Hırvatistan bayrağı ve bir kale
figürü var Bu şekilde çatısında bir
figür olan Dünya üzerinde görüp
görebileceğiniz Ender kiliselerden bir
tanesi bulunduğu meydanda Sen Mark
Meydanı burada hükümet binaları hepsi
dizilen dizilmiş şu anda restorasyon var
sanırım o yüzden bir polis koruyor içeri
girişi yok İki tane katedralya giremedik
maalesef restorasyonlardan dolayı
standart Kilisesi de dediğim gibi şehri
simgelerinden buraya finikalarla da
çıkabiliyorsunuz finiklerde de
gösterirsem size paylaşacağım yaklaşık 1
euro gibi ücretle gidip bir dönüş bir
giriş yapabiliyorsunuz arkadaşlar
buradan sonra da bulabildiğimiz diğer
mekanları kara hava kararmadan
göstermeye devam edeceğim
[Müzik]
arkadaşlar burada yaklaşık 30-40 saniye
süren bir yolculukla 130 yıldır çalışan
bir finiklerde kullanabiliyorsunuz aşağı
şehirle yukarı şehiri birbirine bağlayan
bu finiküler şu an sadece 5 Kron
karşılığında pardon 5 kuna karşılığında
binebiliyorsunuz ama Euro geçmediği için
Biz şu anda Yanımıza da kuna olmadığı
için kullanamıyoruz O yüzden yine
yürüyerek Aşağı ineceğiz Ama dediğim
gibi nostaljik bir tramvay tamamen Daha
doğrusu flütüler çoğunlukla turistler
burayı kullanıp aşağıya yukarı hareket
ediyorlar git gel 10 krona
bir türlü artık para birileri o kadar
bile karıştık ki arkadaşlar Taksim'deki
meşhur finiküler gibi Bu biraz daha kısa
bir yolculuk arkadaşlar tamamen
çıkardığı çıktığı yerde gördüğünüz gibi
taş kule biraz ona burayı size
anlatacağım
[Müzik]
şimdi bu arkamda gördüğünüz kulede
şehrin bir diğer simgesi Lost Truck
Tower Arkadaşlar iki buçuk Euro
karşılığında yukarı çıkabiliyorsunuz
Burası 13 yüzyılda şehri Güney
duvarlarını koruma amacıyla yaptırmış
gollerden bir tanesi o zaman da şehirin
dışında kalan Kalenin dışında kalan
Sakinleri uyarmak için de en üst kattan
bir top atış yapılıyormuş sonra da 4 kat
eklenmiş ama 3 kattan bir top atış
yapılıyormuş ama sonraki dönemlerde Bu
gelenek haline gelmiş ve halen günümüzde
öğlen saatlerinde buradan bir top atışı
yapılıyor tam bir sembolik bir turistik
faaliyet Hemen de gördüğünüz gibi
filipinlerin yan tarafında buraya
çıkıyorsunuz ilk olarak sonrasında
isterseniz Sen Mark kilisesine ya da
aşağı tarafa inebilirsiniz
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
birçok noktada film pizzacılar var zaten
yol boyunca bir dünya yemek
yiyebileceğiniz yerler var burada
kocaman Bakın şu dilim komple 2 Euro
etli
olan da var yani Rahat rahat yemek
yiyebilirsiniz Haksız mıyım
Evet onayı aldık
[Müzik]
Ve zagrep gezimizin sonuna geldik
Arkadaşlar çok güzel bir akşam geçirdik
gece hayatında biraz yaşadık eğlendik
güzel bir şehir Hani öyle söyleyeyim
küçük bir günde rahatlıkla gezilebilecek
bir şehir ama mutlaka gecede kalıp
burada eğlenelim biraz diyorum Bir
sonraki durağımız yüzyıllarca Osmanlı
hakimiyetinde yaşayan Sırbistan'ın
başkenti Belgrad olacak Oradan da daha
önce bir video yayınlamıştım ama Duruma
göre belki bir video daha yayınlarım
olmadı Sofya'da görüşürüz
[Müzik]

[Müzik]
Chester herkese Merhabalar arkadaşlar
Yeni durağımız da Avrupa rüyasıyla
çıktığımız rotamız da muhteşem
şehirlerinden bir tanesi olan Chester
var arkadaşlar çok merak ettiğim bir
yerde Niye mi Hem bak göstereyim arkama
bakın soluma bakın yine bu tarafa bakın
her yerde muhteşem yapılar var Burası
eski yani 2000 yıldır birçok medeniyetin
gelip pet etmeye çalıştığı aldığı
eserler bıraktığı şeylerden bir tanesi
muhteşem bir katedrali var görüp
görebileceğiniz en güzel katedraller bir
tanesi Belediye binası görüyorsunuz
bakın Belediye binası şu arkamda
gördüğünüz Onun dışında 3 tane çok güzel
e Gate Fort Gate gibi caddeleri var bu
güzel küçük şehri dolu dolu olan şehri
biraz doğal mekanlarını doğal derken
şehir parklarını biraz kalelerini biraz
böyle katedralini anlatarak size çok
güzel bir Rota oluşturacağım dediğim
gibi Avrupa rüyasıyla rotalar mıza devam
edeceğiz bugünden Buradan sonra
Liverpool'a geçeceğiz ama önce şu tarihi
dokuyu bir fet
[Müzik]
edelim Chester çevreleyen bir sur var
Arkadaşlar bu İngiltere'nin en iyi
kurulmuş kalelerinden bir tanesi burası
surlar bir tanesi bundan yaklaşık 2000
yıl önce Romalılar tarafından yapılmaya
başlanan daha çok kırmızı kireç taşı
kullanılarak yapılan bir köprü Bakın şu
anda hendekleri falan görüyorsunuz
zamanında Burası da işte hendekler her
Kalede olduğu gibi muazzam bir olay var
şu anda burada ve evlerde Genellikle bu
Kalenin üstüne kurulmuş büyük bir
Kaleden bahsediyoruz biraz Diyarbakır
andırıyor O yüzden buranın Diyarbakır'ın
işte kardeş şehri olmasının sebebi de bu
yani bir Sevde bu bence güzel bir şehir
seçilmiş buradan şimdi bakalım nasıl bir
yere çıkacağız Ben de yavaş yavaş
gezmeye
[Müzik]
başladım şimdi surların üzerinde
yürümeye devam ediyoruz arkadaşlar
Gerçekten çok güzel bir yürüyüş alanı
yapmışlar Chester sağ tarafımızda böyle
güzel bir o britanya'nın o her yeri
yemyeşil halini şehirlerin içinde zaten
görüyorsunuz bakın şöyle güzel bir
meralık falan gibi bir şey var arkada
katedral var oraya zaten gideceğiz sonra
bu yanından akan nehir ya da çay Neyse
artık akmaya devam ediyor Birazdan size
Onla ilgili daha detaylı bilgi vereceğim
yanına indiğimiz zaman yani bu güzel
yoldan sanırım belli bir süre
turistlerin gelip Kalenin üzerinde
yürümesi için açmışlar ücretsiz olarak
çıkıyorsunuz geziyorsunuz Tıpkı
Diyarbakır'daki gibi ya da Kayseri'deki
bazı surların üzerine çıktığınız
noktalar gibi e Birçok yerde böyle bakın
şöyle bir de nehir kenarındaki evleri
görüyor musunuz gerçekten çok tatlı ya
harika yine gruptan kaçtım Bu arada daha
böyle bir sakin çok gürültü olmadan daha
çok güzel görseller çekebilmek için o
yüzden şu an şuraya bayıldım biraz
burayı
[Müzik]
çekeceğim dibinde olduğum yer King
Charles Kulesi arkadaşlar Charles Kulesi
bakın gördüğünüz gibi burada bilgiler de
var böyle küçük küçük bilgiler de
koymuşlar yere şimdi bu Kale 2000 yıllık
olabilir doğrudur ama bütün eklemeler
yapılıyor işte burçlar ekleniyor
Gözetleme kuleleri ekleniyor Burası 17
yüzyılda yapılmış daha çok savunma
amaçlı kullanılan kulelerden bir tanesi
işte eğer dışarıdan gelen düşmanlara
karşı buradan bakıyorlar zaten o
izlediğimiz filmlerdeki Kale sahneleri
biliriz bakın böyle çok güzel de bir
merdivenleri var Gayet güzel Old Tan
kısmı şurası olduğu için zaten bu yolu
izleyerek hiç kopmadan devam edin Old
tan'a kadar
çıkacaksınız Ya şu evin güzelliğine
bakar mısınız arkadaşlar ya bu
bildiğiniz bir ev hani otelde müze değil
bahçeyi çok güzel yapmışlar Şurada çok
güzel bir köpek yatıyor böyle Masal
Şatosu ya resmen Allah'ım Allah'ım aşık
oldum Gerçekten böyle ya bana göre en
modern yapıdan Böyle yerleri tercih
ederim Hemen bakın arkada zaten katedral
var Kilisesi var ya da öyle söyleyelim
daha oraya gitmedik işte böyle kırmızı
kiremit taşlarıyla ünlü bir yer dediğim
gibi her yerde bu rengi görüyorsunuz Bu
Türkiye'de olduğu gibi İngiltere'de de
bu olay çok var Her şehrin böyle farklı
bir renkte dokusu var O yüzden o renge
göre yapılıyor Burası da arka
bahçesi
Ever böyle tatlılar
işte hangi köşeye baksam bir güzellik
karşıma çıkıyor Bakın şu ev de çok güzel
değil mi genellikle böyle üçgen çatılı
katlı ya da katlı evler oluyor
da görüyorsunuz Zaten işte Avrupa'daki
evlerin birçoğunun korumasının en güzel
koruması bu şekilde oluyor Hiçbir
şekilde Eski bölgelere Yapı imar izni
vermiyorlar şuraya bakın ya şu sokağın
nizamına intizamın bakın Aman ya Rabbi
[Müzik]
bakın Burası da katedralin bir diğer
Sokağı öyle söyleyeyim arka tarafına
gelirsiniz böyle çok güzel bir Çayır
böyle dinlenen insanlar uzanan insanlar
görebilirsiniz katedrali karş almışlar
Kimisi ödevlerini yapıyor Kimi çalışıyor
kimi keyfini çıkartıyor ah böyle huzurlu
yaşamak zor bir şey olmasa gerek ya Ne
diyorsunuz ne düşünüyorsunuz şöyle
ekonomiden siyasetten size nefret
etmediniz mi Her gün bir
ayrışan Yani insan artık di diyor ki şu
düny 7080 yıl maksimum yaşayacağız neyin
kavgası neyin bu nefreti bu kadar her
gün ayrışıyor ne paylaşsak bir ayrışma
var bir kavga var yok Sen şöylesin yok
böylesin yok Bu Şehrin adı böyle Chester
diyor mesela geçiyor biri çıkıp da diyor
orası Chester Değil orası Buster falan
diyor mu demiyor Yani ne gerek var bu
kadar Tunceli'de başımıza neler geldi
yani Dersim demedik diye ya da dersim
deyip Tunceli demedik
diye bakın Bu da katedralin Çan Kulesi
arkadaşlar çok değişik bir mimarisi var
ilk defa böyle bir Çan Kulesi görüyorum
hemen bahçesinde bulunuyor normalde hani
orada da muhtemelen Çanlar vardır Ama
burayı sonradan yapmışlar Belki başka
bir amaçla da hizmet veriyor olabilir
içeri girdiğimde bir bakayım eğer
gerçekten bir e farklı amaç varsa size
göstereceğim ama burası da böyle bir
yapıy
mış çok acayip bir yere doğru gidiyoruz
Arkadaşlar şu anda Bakın şu karşımda
gördüğünüz saatin ismi is Gate CL yani
Doğu kapısı saati Aslında Doğu kapısı
Burası böyle 14 yüzyıldan sonra bu kapı
orijinalini koruyor günümüze kadar hatta
son hali 1789'da sonra ama 18 yılların
sonunda da şu gördüğünüz bakın 1897
yılında Bu saat yapılarak kapının üst
kısmına eklenmiş you May Go Thank you Bu
kapı eklenmiş ve son halini almış O
zamandan beridir Bu kapı bu şekilde
hizmet veriyor ve şu anda bakın saat
Gayet doğru çok da güzel çalışıyor şu
yolun sonunda işte sizi Bu kapı
çıkartıyor İşte bu doğudan gelenler için
Doğu kapısı buraya surların üstüne
çıkmanızı sağlıyor
[Müzik]
inanılmaz bir yere çıktık arkadaşlar
bakın Az önce size gösterdiğim saat
Aslında şöyle görünüyor mu bilmiyorum
ama bu bir köprü Aynı zamanda iki tane
yolu Ford Gate Street ile East Gate
street'i bakın birbirine bağlayan şöyle
iki tane caddeyi bağlayan bir köprü
burası ve üzerine bu saati koymuşlar şu
anda bulunduğum yer bakın Chester en
ünlü caddeleri iki tane Cadde bu taraf
ayrı bu taraf ayrı ama aynı Cadde
Aslında devam ediyor Yani şu anki
görüntüyü anlatamam ya inanılmaz güzel
bir görüntü bir anda orta Çağa ışınlandı
arkadaşlar bakın dokuyu bozan hiçbir şey
yok neredeyse Sadece biraz mimari
farklılıklar araya girmiş Keşke heps aı
renk olsaymış Ama şu siyah beyaz evler
daha çok Chester Hatta Londra merkezde
de birkaç yerde görmüştük Eee daha çok
ticaret merkezleri
bu tarafa bakıyoruz burada işte bakın
çok daha farklı bir mimari karşımıza
çıkıyor yine daha farklı siyah beyaz
evler var kiremit var işte biraz daha bu
son zamanlarda yapılan binalar var keşke
şu olmasaymış şu bozuyor biraz ama
kırmızı kiremitler orada kaldı ama
Genelde bu şekilde arkadaşlar şurada
güzel bir bina daha var banka binası
olarak kullanılıyor ya inanılmaz şu
yolun devamına devam edeceğim Çok da
güzel bir kafe görünüyor köşede Ama bu
ne ya Gerçekten mükemmel
[Müzik]
ve şimdi eate yürümeye başladım
arkadaşlar aşağıda bakın arkamda saat
duruyor oradan aşağı indim Burası
gerçekten çok değişik ya hani zamanı iç
ışınlanmış gibi hissediyorum Şu an
kendimi bir de çok farklı bir daha önce
gördüğüm bir mimari değil bu siyah beyaz
yerin bu kadar yoğunlukta olduğu bir yer
değil Şimdi katedral sağ tarafımda bu
tarafa doğru gireceğiz katedrali
gezeceğiz Ondan sonra yine Bu caddeye
geri geleceğim ve bu Cadde üzerindeki bu
tarihi yapılara biraz yakından bakacağım
gerçekten hangi tarafını çeksem acaba
zaten Sokak sanatları falan filan
helelik eşyalar Her şey bu cadde
üzerinde şu katedrali bir görelim
[Müzik]
artık şimdi Bakın size çok ilginç bir
anlatacağım Avrupa'da birçok yer
restorasyon gördüğünüzde şu şekilde bir
brandalar görürsünüz Bunlar orijinal
hallerinin birebir resmedilmiş hali yani
uzaktan bakan insanlar A orası acaba
bütünüyle nasıl görünüyor ya da bundan
önce nasıl görünüyordu gibi merak
ediyorsa ya da bundan sonra bazen son
halinde paylaşıyor olabilirler Bu
şekilde brandalar atıyorlar ve hiçbir
şekilde kötü görünmüyor Hani Tabii ki
hiç Brand olmadan tamamen restorasyonsuz
halini Görmek isterdik ama en azından
güzel bir çözüm bulmuşlar bazen böyle
gidiyoruz adam tamamen böyle yeşil
brandayla kapatmış falan Türkiye'de çok
yaygın bu zaten o üzücü bir şey ama
bunlar En azından biraz toparlıyor olayı
şimdi bakalım şu muhteşem katedralde Ne
varmış gerçekten Umarım ücretsizdir
içeri giriş yoksa çok üzülürüm
[Müzik]
yani acayip bir yere geldim Arkadaşlar
şu an son yıllarda gördüğüm en muhteşem
katedralde yim Chester Gerçekten beni
şaşırtacak biliyordum hani şöyle
söyleyeyim Chester zaten mükemmel bir
yer olacağını biliyordum ama bu kadarına
Şaşırdım doğrusu Çünkü katedrali dünyada
çok da bilinen bir katedral değil ama
inanılmaz ihtişamlı öncelikle şunu
anlatayım şehrin tam Merkezi yerinde
bulunuyor zaten hani her yere bütün
rotamı Mesela benim yaptığım Rotayı hiç
durmadan yürürsem 45 dakika falan
sürüyor Yani her şey yne çok yakın
Burası da o merkezin tam ortasında
kırmızı kiremitli devasa bir katedral
Burası milattan sonra 958 yılında Yani
şöyle söyleyeyim 1100 yıla yakındır
dimdik ayatta eski bir benedikt
manastırının yerine kurulmuş ve 1541 de
de Henry 4 Henry tarafından Buraya yeni
bir baş psik postluk getirilerek Burası
çok büyük bir mertebeye çıkarılmış
içinde Lady cheli var rahibeler Meclisi
var Bunlar erken Gotik tarzında ama
diğer kısımlar yüksek Gotik kimi
taraflarında geç gotikler var yani böyle
bir çok dediğim gibi mimari açıdan sizi
karşılıyor içeri giriş ücretsiz ilk
girdiğin zaman bir bilet varmış gibi
hissediyorsunuz 5 Pound donation yazıyor
Ona dikkatli bakarsanız ha kapıda size
derler bağış yapmak ister misiniz derler
yok derseniz bir sıkıntı yok içeri
girebiliyorsunuz içte tuvalet falan da
var hatta Ve böyle muhteşem de bir
bahçesi var yani bu kadar böyle modern
edilmiş bir bahçesi olan kilisede ilk
defa görüyorum böyle güzel güzel küçük
küçük Ateş böcekleri heykelleri
koymuşlar or böcekleri koymuşlar Çok
şirin bir hale getirmişler Sanırım
burası da farklı zamanlara göre bir
konsepte bürünüyor böyle gelip burada
oturup da dinlenebilirsiniz Şimdi ben de
öyle yapacağım biraz bir sonraki mekanda
görüşürüz Şimdi arkadaşlar çoğu zaman
Liverpool'a gitmek isteyenler belki
vardıkları saatlerde oranın kapalı
olduğunu görebiliyorlar O yüzden e
stadyumun önüne giderken böyle
üzerlerine kıyafet olmadan belki çekim
fotoğraflar çekiyorlar Ama eğer chestera
gelip hemen buradan yarım saat uzaktaki
Liverpool'a gidecek olursanız burada
Liverpool'un devasa bir mağazası var
gelip burada istediğiniz ürünleri
alabilirsiniz bakın tipik bir Liverpool
mağazasında bulacağınız her şeyi bur
yab bardakları eşyaları tişörtleri her
şeyi var vall p şu anda 45 olduğu bir
zamanda ben 100 200 bunlara veremem ama
bir de eskisi kadar liverpoolun şeyi yok
ya sanki cazibesi Bilmiyorum siz
düşünüyorsunuz ama şimdi mesela bakın
şöyle bir forma Mesela ne kadarmış
bakalım 45 p şu gördüğünüz forma Ama bu
Tabii maç formaları değil daha bir
antrenman formaları şurada maç formaları
var bakalım
[Müzik]
mesela Liverpool'un
burada 55 puanda eski tip formalar He
evet maç formaları Arkadaşlar bu Nike
yapıyor bunların
formalarını ne kadar
ki çorap 18
Pound Bulamadım
ya bilmiyorum ki ya formaların fiyatları
mesela Şuradaki bir eski forma 55 Bu da
şöyle
bakalım şu an Liverpool'un Bu maç
formaları 80 pounda
[Müzik]
satılıyor şimdi bulunduğum yer
arkadaşlar Chester Cross yani 1 2 3 4
tane Caddenin kesişti ortasında böyle
küçük bir kirenin ve anıtın olduğu Bir
yerdeyiz arkadaşlar işte gördüğünüz
Aslında bu D tane Cadde üzerine kurulmuş
bir yer Şu anda gerçekten hani K Çok
kullanıyorum bu cümleyi ama çok sevdim
ya Burayı bahan sonra Burayı da çok
sevdim Zaten ben genellikle böyle küçük
Orta Çağ şehirlerini daha çok seviyorum
işte Şu anda şu ileride bir kilise var
belki oraya giderim ama şu Roma amfi
Tiyatrosu ve Roma bahçelerini görmek
istiyorum o yüzden şu şekilde devam
edeceğim geldiğin zamanda Chester Cross
da böyle gelip Güzel fotoğraflarınızı
çek
[Müzik]
şu an yürüdüğüm yolun ismi de Bridge
Street Arkadaşlar burası da işte
bahsettiğim 34 tane önemli caddeden bir
tanesi zaten caddenin devamı Cross
çıkıyor Chester Cross çıkıyor ama ben
burada Roma bahç tiyatroyu görmek
istediğim için bucadan devam
ediyorum yoruz Ama çıkarken bile güzel
görüntüler karşımıza çıkıyor bakalım şu
Roma bölgesinde neler
[Müzik]
varmış şimdi bakın arkamda bulunan yerde
grosvenor Müzesi Burası Roma dönemi ile
ilgili bilgilerin olduğu bir müze
lejyonlar hayatı lezyonlarla ilgili
böyle savaşlarda kullanılan taktikler
işte eşyaları silahları onların
sergilediği bir müze ücretsizse hızlıca
bir gireceğim dediğim gibi bu kısım
biraz artık Roma dönemi kalan eserlerin
olduğu bölge olduğu için Roma ile ilgili
yerleri size göstereceğim Ondan sonra
artık tekrar merkeze dönüp kapanış yap
yani çok değişik bir müze eski eserler
daha çok eski bir yapı Hatta müze düzeni
de böyle baktığınız zaman böyle eski
Müzeler andırıyor hiç yeni bir şey
yok ama yine de böyle çok güzel bir
yuvarlak bina döne döne binayı
geziyorsunuz
arkadaşlar bayağı ilginç bir yapı bir
şuraya bakalım Çünkü çok vaktim yok Evet
gördüğünüz gibi işte lezyonlarla ilgili
O zamanki Roma dönemi ile ilgili ve
sonraki biraz da sanat tabloları
koymuşlar sonraki dönemlere ait biraz
karışık bir müze olmuş yani o ilk
yapılma amacından çıkmış dedikleri gibi
İşte şimdi Artık diğer kısımlara devam
edelim
[Müzik]
Şimdi de surların alt kısmında bulunan
Roma Tiyatrosu ve Roma bahçelerine
geldim Arkadaşlar burası böyle bir anda
sizi o Orta Çağ ingilteresi çıkarıyor
Roma Dönemine getiriyor her yerde böyle
o sanırım Burada zaten bir sütun olmuş
burası Bak iş artık çevireyim manzaranın
keyfini çıkarın işte böyle bir
bahçedeyiz biraz böyle Roman formu
andırıyor bize ya da Türkiye'deki diğer
amfitiyatrolar andırıyor amaama daha
düzenli Tabii ki işte böyle bir yer
sütunların olduğu belli Bakın bu
sütunların çoğu ya taşınmış ya kaybolmuş
işte buradan Nehir Boyun boyuna kadar
gidiyorsunuz Burası da ücretsiz bir alan
şu ana kadar Chester Hiçbir şeye para
ödemedim Bu arada bakın Burası bir Roma
banyos suyumuş görüyor musunuz bakın
onlarda bu çok yaygındır şuralarda işte
Ateş ısıtma sistemlerinin konduğu
yukarıda insanların sauna gibi uzandığı
ve suya girdikleri yerlerden bir tanesi
de
burası işte böyle bir bahçe Şu an biraz
daha aşağı iniyoruz çünkü hani benim
Buradaki maksadım Hani ben de sadece
birkaç yeri gezip böyle çok gerekli
olmayanları falan geçebilirim ama
atıyorum Böyle daha rahat bir zamanda
gelenler için tam bir tam kapsamlı bir
YouTube videosu olsun istiyorum o yüzden
görmeniz gereken da görebileceğiniz her
yeri anlatmaya çalışıyorum bakın Burası
da bu
şekilde bir yer gerçekten
Harika ya zaten böyle bir yer olmasa
şaşardım bütün şehirlerde bir nehir boyu
var o Nehir boyuda mükemmel bir şekilde
böyle Rekreasyon alanları yapılmış
insanlar gelip o hafta sonunun ya da
güzel havaların tadını bu şekilde
çıkarıyor Kimisi işte piknik yapıyor
Kimisi böyle küçük kayıklara biniyor
Kimisi işte böyle of Şuradaki köprüye
bakar mısınız Şurada çok eski bir köprü
var ay artık hangi bir tarafa gideceğimi
Şaşırdım işte şu anda bakın görüyorsunuz
burada böyle insanlar hafta sonu tadını
çıkarıyorlar Bugün pazar günü o yüzden
bayağı bir kalabalık
ortalık Hadi bakalım başka neler
göreceğiz bakın gördüğünüz gibi böyle
bir tekneyle yarım saatlik bir nehir
gezisi de yapabiliyorsunuz isterseniz
doğanın içerisinde güzel bir yolculu 9
Pound karşılığında yapabiliyorsunuz ama
aile iseniz atıyorum işte ik yetişkin i
çocuk falan varsa direkt 25 p
ödüyorsunuz yani 9 9 18 çocuklardan daha
düşük bir fiyata gelmiş oluyor yani
gördüğünüz gibi gerçekten ortam mükemmel
eğlence harika Şimdi aslında Old Bridge
de gidebilirim bu tarafta biraz daha
dinlenebilirim Ama sanırım o tarafta çok
bir şey yok artık Yavaş yavaş dönüş
yoluna
geçeceğim yürürken karşıma şu köprü
çıktı arkadaşlar bu da Old Bridge
Köprüsü yani eski köprü işte yeni
yerleşim yerleriyle artık eski tarihi
bölgeyi birbirine bağlayan Kemerli
köprülerden bir tanesi sayalım 1 2 3 4 5
tane Bir de şu belki ağaçların arkasında
vardır 56 tane kemeri
var nehir üzerinden böyle güzel bir
kurulmuş Yüzyıllardır hizmet veriyor Bu
şehre İşte bu kapıdan yine Eskişehir'e
gidip artık dönüş yolculuğuna geçiyoruz
ve şimdi geldiğim alanda arkadaşlar
Antik Roma Tiyatrosu amfi tiyatro olarak
geçiyor bakın gördüğünüz gibi burası bir
Antik Tiyatro benzerlerine göre çok
küçük bir tiyatro E tabii 2000 yıla
yakındır ayakta duran bir yer için yine
kalmış görmek mümkün Bunların çoğu çıkan
eserlerde müzelerde sergileniyor Tabii
ki artık Roma bölgesinin dışına
gidiyoruz şurada bir de Old parish
church var Oraya bakacağız Ondan sonra
artık dönüş yolculuğumuza geçeceğiz ve
kapanışı Yapacağım az önce kapanış
yapacağımı söylemiştim Ama son dakikada
bir buraya da gelmek istedim şu an
dediğim gibi son bir yer kaldı Orayı da
görmeden gitmek istemiyorum size
göstereceğim son yer Arkadaşlar burası
Old parish church olarak geçiyor 1200'lü
yıllardan kalma bir tapınağın üzerine
kurulmuş bir kilise Daha doğrusu
kilisenin Üzerine de kurulmuş bir kilise
Lady şapeli var içinde çok meşhur ama
bugün bilmiyorum kapalı niye yine kapalı
Anlamadım e free entry Normalde ücretsiz
girişi ama herhalde pazar günkü ayinden
sonra kapatmışlar klasik bir pariş
mimarisiyle yapılmış bir kilise ondan
sonra böyle pitoresk kalıntılar var yani
böyle Manzarası güzel de bir amfitiyatro
manzarası da var burada Yani dediğim
gibi Chester artık Chester gezdik iyice
anlattık başka Anlatacak bir şey de
kalmadı Yaklaşık 3 bu5 saat boyunca bu
şehir gezdik Bayağı da bence yetiyor
buraya ha Tabii oturup bir yemek
yerseniz bir konaklamak İsterseniz bu
şehirde bir gün kalabilirsiniz Gerçekten
onu kaldırabilecek bir şehir Çünkü sırf
3 tane 4 tane O ana caddesini bile
baştan sona gezmeniz çok güzel olacaktır
[Müzik]
gel gel neredeyiz abi Chester Chester
buranın Biz diyarbakırlılar için önemi
ne Burası kardeş şehirmiş Evet Chester
Diyarbakır'ın kardeş şehri Biz de çok
şaşırdık Bunu duyunca gelmişken
memleketimizi ziyaret et Hemşerim
hemşerilerimize oturduk muhabbet ettik
beğendiniz mi bur
bence şu ana kadar batla yarışır Yani en
çok beti beğendim ben Ama burası da ik
sırada olabilir eden bug'a kadar herkes
bunu söylüyor edinburg sonra bir daha
soracağım size o zaman ne yapıyoruz bir
sonraki ortamız neresi Liverpool
Liverpool'a gidiyoruz
[Müzik]

[Müzik]
Bush milsen Herkese merhaba arkadaşlar
şimdi yeni Durağım geldik benim turda en
çok merak ettiğim rotalarda bir tanesi
de buydu niye Burayı merak ediyoruz
çünkü dünyada 4 tane olan lav
sütunlarının en ünlüsü en Görkem burada
arkadaşlar biliyorsunuz ki ülkemizde
Güzelcehisar la sütunları var Amasra'da
Bartın'a Çok yakın bir yerde yaklaşık
Amasra'ya 12 km uzaklıkta bulunuyor ama
onu gittiğimiz zaman uzaktan izliyoruz
böyle yapılan güzel teraslar vardı onu
oradan izliyorduk ama burada üstüne
çıkacağız yürüyeceğiz ble çok yakın
olacağız ve 12 metreye Varan
uzunluklarıyla en büyük en görkemli
masallara konu olmuş olanlarını
Göreceğiz şimdi bu kasabas geldik
yaklaşık ban
uzaklıkta bir yer Bayağı uzak yani Biz
burayı görmek için Sırf 2 saati geldik
Burası aynı zamanda viskiler için
distilasyon merkezlerinin bulunduğu bir
kasaba oraya öyle bir detay da vereyim
ama çok milliyetçi bir yer geldiğiniz
zaman göreceksiniz her yerde İngiltere
Britanya bayrakları var Burası böyle
daha bir İngilizlere sanırım yakın
hissediyorlar kendilerini Kuzey İrlanda
bayrağını çok göremedik açıkçası çok
yoğun bir talep var bakın bugün salı
günü olmasına rağmen hafta içi olmasına
rağmen Akın Akın turistler geliyor
buraya Şimdi biz de işte bu turistlerle
birlikte yol aşağı doğru ineceğiz ve
görselleri çekmeye başlayacağız yakından
Birazdan size
[Müzik]
göstereceğim Şimdi arkadaşlar aracınızla
indiğiniz noktadan sonra yaklaşık bir 15
dakika doğru yokuş aşağı iniyorsunuz yol
Gayet düzgün yani bebek arabası ya da
tekerlekli sandalyeli olanlar varsa
rahat rahat inebilir bir sıkıntı yok
hatta Çıkışta da bir tane 1 pound
karşılığında kullanabileceğiniz
shaderlar var Onlar da sizi otobüste
çıkarıyorlar girişte birkaç tane otel
restoran var orada labo ihtiyaçlarınızı
karşılayabiliyor sunuz zaten Eğer yine
Avrupa rüyası ya da başka bir firmayla
gelirseniz onlar size zaten Bununla
ilgili detayları söylerler Hani nerede
tuvalete gidersiniz Ne yaparsınız Ama
dediğim gibi Burada şu yoldan aşağı
doğru iniyoruz Herhangi bir sıkıntı yok
rahat rahat iniliyor çok rüzgarlı şu an
ağustos ayına artık yaklaşmamıza rağmen
çok ciddi bir rüzgar var ve soğuk Yani
bir rüzgar O yüzden buraya öyle şortla
askılıyla falan gelmenizi tavsiye
etmiyorum mutlaka yanınıza böyle bir
ceket de alın diyorum heyecanla E artık
şu yolun bitmesini bekliyorum çünkü
göreceğim şeylerin ne kadar görkemli
olduğunu az çok hayal edebiliyorum şimdi
birazdan görüşürüz orada
[Müzik]
Arkadaşlar şu kalabalığa bakar mısınız
yani tamam azar azar insanları görüyoruz
ama Bakın şu alan komple İşte o 4.000
tane sütunun bulunduğu alan ve şu anda
İnsanlar oraya çeşitli aralıklarla
gitmişler ve görsellerini
çekiyorlar gerçekten çok ilginç bir
doğal oluşumu göreceğiz birazdan
Bakın şimdi minik minik başladı
Arkadaşlar bunlar böyle çok küçükler
biraz daha karaya yakın olan taraflar
yani denize ulaşmayan kısımdaki Tabii
Kış ayları gelince buralara kadar su
doluyor birazdan işte artık onların
arasında yürümeye başlayacağız bakın
şurada küçük bir Tepe oluşmuş durum ama
en babaları işte bakın şuralar zaten
göreceksiniz sağımız solumuz her şey her
yanımız bu Kaldırımlar olacak birazdan
volkanik patlama sonucu oluşan
Kaldırımlar Bunlar birazdan larından
size daha detaylı
[Müzik]
anlatacağım ve değer Kaldırımı dediğimiz
yere geldik arkadaşlar dünyanın en ünlü
lar sunumları Bunlar şu anda inanılmaz
bir duygu içindeyim Çünkü çok merak
ettiğim bir yerdi Burası yani sanki yani
bu bu insani bir şey ya insanların
yapmış olduğu gibi doğal hanii
silindirleri böyle tek tek tek tek
geçirmişler binlerce diyor ama çok daha
fazla yani küçük bir sürü var Bunlardan
böyle tepeler ol oluşturulmuş bunla
efsaneler de var Orayı birazdan
anlatayım daha farklı size göstereyim
öyle anlatayım Ama gerçekten böyle 60
milyon yıllık bir doğal oluş şu
yürüyorum yani ücretsiz bir alan Bu
arada Burası herangi para ödemiyorsunuz
gidebilirsiniz görsellerini
çekebilirsiniz istediğiniz kadar zaman
geçirebilirsiniz kimse deze kiml demiyor
şu an bakın dalgalar vurduğu için de
Kimi kimi yerlerde böyle karların
arasında Suar oluşmuş ama yürümeye engel
olan bir şey yok Yeter ki kaymayan bir
ayakkabı giyin yeter çok güzel Gerçekten
çok güzel Şu an
[Müzik]
a
şimdi buranın nasıl oluştuğu la ilgili
bir hikaye anlatayım size arkadaşlar
efsanelere göre iki tane hikaye
inanıyorlar bir tanesi şu M adı verilen
Bunların böyle efsanevi canavarları var
bu kendi kültürlerinde onun birinci
sebep şu sevdiği kadına ulaşmak için bu
kaldırımları yaptığına inanıyorlar bu
dediğim gibi devden bahsediyoruz bir
yaratıktan bahsediyoruz diğeri de
İskoçya ile İrlanda arasında bir köprü
inşa etmek için bu kaldırımları inşa
ettiğine inanıyorlar yani böyle iki tane
hikayesi var ama asıl olay Tabii ki
lavlar doğal bilim konuşuyoruz burada şu
arkamızda gördüğünüz bu volkanik kökenli
yerlerden patlayan lavlar soğuyarak bu
sütunları oluşturmuş ve ortaya böyle
muhteşem bir şey çıkmış Şimdi bu
muhteşem mekanda gördükten sonra artık
Kuzey İrlanda'nın başkenti belfast'ta
devam edeceğiz Kuzey İrlanda'nın
başkenti bastan Merhabalar şlar bu
rotamız bana göre en sıkıcı iki
şehrinden bir tanesi birincisi
kesinlikle kifti ama Cardif sonra
belfast'ta geldik şimdi yani bir turdan
sonra tabii ki Kuzey irlanda'da muhteşem
biliyor bir yeri görmek için geldik
aslında ama Orayı da Gelmişken görmüşken
başkenti görmemek olmazdı ve bir gece
burada kalacağız muhteşem bir otelde
kalacağız buranın özelliği zaten o en
iyi şeyi otelinden dolayı çok
heyecanlıyım Çünkü bir anlamı var o
otelin göreceksiniz İlerleyen zamanlarda
Burası 1906 yılında yapılan Georgian
miis yapılan Belediye Sarayı dünya
üzerindeki en güzel belediye
saraylarından bir tanesi ve şehrin de en
ikonik binası arkadaşlar önünde böyle
Belfast yazısı da var Herkes gelip
burada fotoğrafını çeker keyifli bir
zaman geçirir bahçesinde çok önemli
yazarların politikacıların ve feminist
bir kadının da heykeli var Birazdan
Orayı da anlatacağım İşte burayı da
gezdikten sonra yarın sabah buradan
devam edeceğiz Hazırsanız bas gezimize
başlıyoruz
[Müzik]
belediye binasının önünde bir kadın
heykeli var arkadaşlar onu size
göstereyim Bakın bu Mary anne mcon
kendisi 1770 1866 yılları arasında
yaşamış dönemin ilk Hatta tarihin ilk
feminist kadını öyle söyleyeyim
kadınların hakları için çok çalışmış
biri O yüzden şu anda bu önemli parkta
Daha doğrusu Belediye binası önündeki
diğer önemli insanlarla birlikte onun da
heykeli dikilmiş yani o yıllarda bir
kadının bu kadar ön plana çıkması büyük
bir olay şu anda yürüdüğüm Cadde Royal
avue diye geçiyor yani Royal Caddesi
Kraliyet Caddesi Ana Cadde burası şu
saatlerde ölü Olabilir çünkü artık hafta
içi biraz Havada soğuk insanlar artık
heralde evlerine çekildiler Burada
birçok markayı yemek restoranlarını
görebiliyorsunuz katedrale giden yol
burası aynı zamanda Belediye binası
bakın
arkadayken bölgesi daha hareketli daha
fazla mekan var oralarda Ama burası da
böyle Gün içerisindeki en hareketli
yerlerden bir tanesi Şimdi bu caddeden
yürüyerek birkaç tane mekanı belfast'ta
size göstermeye çalışacağım
[Müzik]
arkamda gördüğünüz bu katedral Belfast
katedrali olarak geçiyor diğer adı s
anec Kilisesi Burası 1898 yılında Sir
Thomas tarafından yaptırılmış olan Neo
romanek tarzı bir kilise mimari sevenler
benim bu anlattığım tabirleri daha iyi
anlarlar e 3 tane giriş kapısı var şu
anda nedense şehir bomboş yani Salı
akşamı şu an 6.7 civarında şehre geldik
ama herhalde Burada hayat çok erken
bitiyor zaten Belfast hakkında bunları
duymuştuk ama şu anda bakın Burası en
önemli meydanlarından bir tanesi ama
birkaç kişi dışında kimse yok katedralin
ön tarafında da böyle işte Sadece gelip
fotoğraflarımızı çekeceğiz Ondan sonra
görebileceğimiz diğer mekanlara devam
edeceğiz bulunduğumuz yerde yazarlar
Meydanı bu meydanda da işte çeşitli
yazarlara dait böyle bazı şiirler var
bilgiler var mottolar var öyle hani bu
anlatacağım yerde bu kadar şimdi E hava
kararmadan görebileceğimiz bütün
mekanları görmeye çalışacağız Yani
Belfast arkadaşlar Gerçekten o
irlanda'dan ya da İngiltere'den çok
farklı olduğunu Kuzey İrlanda burada
görüyoruz zaten bize hep anlatılan ya da
okuduğumuz şeylerde bunu tatbik
ediyorduk sıkıcı bir şehir derlerdi Yani
insanlar daha böyle bir din savaşları
arasından kurtulamadık varı için han o
siyasi gerginlikler İşte o toplumsal
gerginlikler bitmediği için İşte
insanlar bu şekilde herhalde çok
yaşamaya vakit bulamamışlar sosyal
hayata işte biraz da böyle
çekebileceğimiz yerler alıyoruz ama çok
bir şey bulamadık bakacağız karşımıza
çıkan güzel yerleri çekmeye devam
edeceğiz
[Müzik]
önce bir Uzunca bir bu İrlanda Kuzey
İrlanda arasındaki savaş dönemini
Ayrılık dönemlerini irayı falan bir
konuşalım şimdi 19 12'li yıllarda ira
kuruluyor İrlanda Cumhuriyet ordusu
Bunlar İngiltere'den ayrılıp bağımsız
bir güneyde bağımsız bir İrlanda
Cumhuriyeti'ni kurmak için savaşıyorlar
sonra bunu başarıyorlar iranda
Cumhuriyeti kuruluyor ama sonra
kuzeydeki kısım Bunlar halen
İngiltere'nin Egemenli altta kalmaya
devam ediyorlar arkadaşlar o yüzden ira
tekrar 1960'lı yıllarda kuruluyor ve
tekrar İngiltere ile savaşmaya başlıyor
ve 90'lı yıllara kadar bu savaş devam
ediyor yaklaşık 3500 tane insan bu
çatışmalarda ölüyor Hatta londoner Brand
diye bir yer vardı orada bir kanlı Pazar
diye bir çatışma oluyor 24 tane masum
insan ölüyor Ondan sonra oar çok
şiddetleniyor ve İngiltere tüm gücüyle
saldırıyor sonra Irak milletvekilleri
çıkartarak artık olayı Barış boyutuna
getiriyor ama Iran derdi sadece
İngiltere ile değil katolikler ve
protestanlar arasında bir savaş Ayrıca
bu katolikler İrlanda'nın bağımsızlığını
desteklerken protestanlar İngiltere'nin
İngiltere'ye katılmaya devam etmek
istiyorlar o yüzden şu gördüğünüz bakın
duvar ve şu kapılar her akşam saat 8'den
kapanmaya devam ediyor Biz şu anda
protestanların yaşadığı bölgedeyiz yani
İngiltere'yi destekleyenlerin
bölgesindeyiz Ama şu duvarın arkasında
katolikler ve Iran destekçileri
ayrılıkçı destekçileri bağımsızlık
destekçileri yaşıyor o yüzden Bakın şu
duvar boyunca Abdullah Öcalan da dahil
birçok ülkelerdeki bu terör sorunları
etnik sorunlarla ilgili figürlerin
insanların kişilerin teröristlerin Artık
kim nerse Onların hepsinin resimleri var
Yani bu adamlar şu anda Filistin'de
mesela savunurlar İsrail'e karşı çok
değişik bir halk Bu arada Yani aynı halk
iki farklı din daha mezhep ama bir savaş
var bu mezhep aynı zamanda politikaya
bağlanmış o yüzden böyle Kafalar karışık
gibi gelebilir ama böyle bir durum var
şu an Dediğim gibi şu kapılar bakın
akşam kapatılıyor ki sırf birbirleriyle
savaşmasın diye yine gece Çünkü gece
vakitlerinde hep böyle bir çatışmalar
oluyormuş Ne olur ne olmaz diye
kapatıyor Eğer siz bunu bilmeyerek
burada kalırsanız kapıların arkasında bu
kapılar açılana kadar sabaha kadar o
tarafa geçemezsiniz İşte şu anda ne
kadar zayıflamış olsa da bazı şeyler ama
artık durum çok ciddi o zamanlar çok
ciddiymiş Ama şu andlar Tabii ki önlem
amaçlı bazı şeyler yapılmaya devam
ediyor hikaye kısaca böyle sonunda bir
güzel bir renkli bir cadde bulduk
arkadaşlar bu taraf değil de bu taraf
böyle güzel çiçeklerle dolanmış Burada
bir tane Sanat Sokağı varmış Oray
bulmaya çalışacağız işte şimdi herhalde
bu sol tarafta bir güzel mekanlar ve
sanat sokakları var belfast'ta Eğer bir
şekilde yolunuz düşerse En azından bu
videoda gezmeniz gereken birkaç yeri
göreceksiniz Evet şu gördüğünüz saat
arkadaşlar şehrin
simgesi simgesel saat kolesi öyle
söyleyeyim yaklaşık 150 yaşında bir
saatten bahsediyoruz Bu da e ilk bakışta
size böyle dediğim gibi Big beni
andırıyor Londra'nın merkezindeki o
meşhur saat s andırıyor gayet tarihi
böyle bazı figürler kilise çanına
benzeyen tepesindeki bir kule de var
arkadaşlar işte burası tam bir ana
Caddenin ortasında karşılayan bir yapı
şimdi böyle bura Benim listemde yoktu
ama sonra önce burayı görünce de böyle
size anlatmak istedim barlar sokağının
girişi sizi böyle bir bina karşılıyor
Arkadaşlar bu bitless bar Bu da işte
aslında niye ünlü Çünkü böyle çok dar
gibi başlıyor Ama üçgen gibi aşağı kadar
böyle genişliyor binalar Burası
şehirdeki en eski barlardan bir bir
tanesi ve şehirdeki insanlar için
popüler bir barlardan böyle New
York'taki 5 caddedeki binayı falan
hatırlatıyor O yüzden buraya gelip böyle
bu kiremit binayı da çekmeye ya da
görmeye Ya da buradaki barda eğlenmeye
insanlar geliyorlar bakın o Az önce size
anlattığım saatte Şu arka tarafta oradan
dümdüz gelirseniz bu binayı
görebilirsiniz belfast'ta şöyle
hatırlayacağım arkadaşlar Nereye
gidersem gideyim kapalı şu an yani hava
çok güzel saat 7. ne bileyim niye
kapanmış Burası ST George Market şehri
kapalı pazarı burası işte taze meyve
sebze hediyelik eşyalar yeme içme peynir
Ne bileyim et bu taşları satıldığı 100
yıldan fazladır aynı amaçla hizmet veren
bir yer ismi de Saint George Arkadaşlar
bu bütün mekanlar birbirine böyle 3
dakika 4 dakika 5 dakika uzaklıkta çok
zor değil hep yürüme mesafesinde İşte
burayı da gördük Şimdi bir de bir yer
daha var Orayı daha
sığdırabilirsin ş burayla ilgili bir şey
söyleyeyim arkadaşlar çok dikkat etmen
ingilter irland bö alkol ilgili bir
sıkıntı çok yoktur Kuzey irlanda'da şu
tabelayı görüyorsan Buralar kesinlikle
elinizde içki olmasın alkol şişesi
olmasın çünkü çok ciddi bir cezası var
500 euro bir ceza ödüyor biliyorsunuz O
yüzden bunu unutmayın Eğer böyle bu
tabelayı görüyorsanız Orada mutlaka ya
bir okul vardır ya devlet binası var ya
kilise vardır civarına içmek de yasak
turumuz en güzel otele geçiyoruz Şimdi
Evet hazırsan kalacağımız Oteli
gösterelim size Titanik otelde kalacağız
Arkadaşlar burası Titanik'in
üretildiği y Titanik gemisinin
üretildiği şehir Belfast limanında
üretiliyor arkadaşlar tersanelerinde
üretiliyor Hatta zamanında Belfast
dünyanın en ünlü Gemi ya da işte o
transatlantikler üretildiği şehirmiş
Titanik de burada üretilmiş Hemen bakın
şurası da Titanik Müzesi Burası da
Titanik Otel otelin bir diğer özelliği
göreceksiniz çekimlerde zaten şu anda
görüntü biliyorsunuzdur Titanik konsepti
o dönemki bilgiler çizimler filmle
ilgili her şeyi burada sergiliyorlar
aynı zamanda müzede sergiliyorlar şurada
çekim stüdyosu var ileride de Titan bazı
sahneleri de orada çekilmiş arkadaşlar O
yüzden bugün böyle bir Titanik den
oyunculara değil de sonradan birçok ü de
bu otelde kalmış Hatta filmde emeği
geçen yapımcılar işte oyuncuların
bazıları o küçük oyuncular falan da yine
burada kalmışlar şu anda bu otelde
diyeceğiz içerideki böyle müze gibi
Sanat Galerisi gibi bir otel burası
bakalım ben merak ediyordum bu oteli
İnşallah güzel bir deneyim olur
[Müzik]

değil mi başkan bizi kesecek
Midyat ibreş konağında kahvaltımızı
yaptık
birazdan
sıra konağına geçecek gibi yukarı tepeye
şuradan Sıla
[Müzik]
Evet beyaz sudan çayımızı içtik artık
yolumuza kaldığımız yerden ayaklarımız
çok rahatladı böyle
[Müzik]
Bu soğuk suya değdi Yani gerçekten de
kalmayı unutmayın
tarihi ile bir
bakın burada sanduka mezarlar var
Mardin mi
birazdan
sıra konağına
tepesinde
giriş ücreti 15 lira tabi
Ondan sonra biraz
Ondan sonra Mardin'e geçeceğiz böyle
güzel hoş bir
hava sıcaktı güzel şu anda Sabah sabah
yavaş yavaş havalar ısınacak daire bir
sorun tabi
ben hiç göremiyorum seni ben
hiproş konanda kahvaltımızı yaptık Şu
anda biraz Tepelere çıkalım öyle
yukarıya doğru ne var ne yok diye
Erzurum silah Konağı
[Müzik]
1-2 defa gel sonra artık buraların bir
hadi
yani oluyor tabii yine de hani
geldiği gibi o anki işte telefonla
fotoğraf merakı fotoğraf çekimi falan o
kadar olmuyor böyle
ama bakıldığında Ben senin 2018'e
gelmiştim
öyle gelişme var
çok çok normal
sıra Artık yavaş yavaş Buralar taşacak
bu olacak taşacak böyle işte silah
Konağı dizinin çekildiği hercai dizinin
çekildiği yerlerden bir tanesi
güzel tarihi yerlerden bir tanesidir
böyle hoştur güzeldir
yani Neden olmasın ki
içeri girip de fotoğraf çekmek mantıklı
çekilebilir
ibroş konağında
[Müzik]
millet için hediyelikler bakabiliriz
bile
sevdiğimiz için
[Müzik]
buradan çekeyim böyle
Cemre
Hacı abi
senin dizilerde oynatmak gerekiyor ya
arkadaşlar
İyi de Havalar çok soğudu böyle
Midyat silah konağının şeyinde böyle
arasındayız böyle O değil de Hava o
kadar çok düşündük ki öyle güneşin
etrafında güneşin olduğu yerde Beklemek
çok şey çok sıcak oldu bir an önce
gidelim ikimizi değiştirelim çünkü
Yani biraz kalın giyinmiştik Erzurum'dan
gelme geldiğimiz için biraz hava soğuktu
kameralar ısınıyor bizde şey yapacağız
ismimizi değiştirmeye gidelim böyle
zaten
kuşi ile kalktık böyle ayrı bir şey oldu
böyle
adeta
havalandırmaları olsun böyle Harbiden de
çok mu baktığımızda
Evet bit diğer tarafa Gidelim diğer
tarafta neler var böyle
mağara olduğu için İçerisi çok çok serin
böyle Bak bu da burada da ayrı bir giriş
gidiyor
şurada eski bir
[Müzik]
makinesi görüyorsunuz böyle
[Alkış]
[Müzik]
'e geldik böyle Burası Yani tamamen
böyle insan gelip yerleşecekçe kahvemizi
içebilecek bir yer zaten girişte
söylüyorlar zaten kahve içmek istiyor
musunuz
[Müzik]
bakalım kapı nereye çıkıyor
buraya çıktık yani demek ki şey yok
buradan da tekrar inebiliriz
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
Bismillahirrahmanirrahim
[Müzik]
güzelce şey yapmışlar böyle ha
telefonlar şeyler
Kafalar'ın yeri paşaların yeri kardeşim
burası
[Müzik]
çok güzel yerler
[Müzik]
harbiden burası güzel yani vermiş
olduğun 5 liranın hakkı
telefonda var ya telefonlar Ali Buyurun
Okan Güner ile görüşüyorsunuz
[Müzik]
şurada bir tane Hatta
videosunu
[Müzik]
Bir de buradan gidelim Bakalım buralarda
ne var ne yok
havalar ısındı Bizde terliyoruz böyle
[Müzik]
gelmişken değsin Yani ben
yani midye mağaralarına gelmemiştim ilk
kez geldim
bak
Asma üzüm bahçede duruyor
[Müzik]
Bakalım buradan Tepecik en yukarısına
çıkacağım yukarıdan bizi nerede bekliyor
[Müzik]
Ya Allah
Mardin'i de avludan izleyelim böyle
Mardinli Güzel Yarim İnan sana hayranım
[Müzik]
ne var ne yok onlara biraz bakalım
Belki bir gözü kanalı
Midyat çarşılarından en güzel çarşıdan
bir tanesi böyle
diz boyu ta yukarıları Kara giden bir
Çarşı böyle her zaman serin
her zaman serin ve sakin böyle
esnaflarını bulunduğu bir yer
ön kameraya değerli ve kıymetli
arkadaşlarımız Mardin Midyat turumuzu
geride bıraktık şu anda mor Gabriel
manastırına geldik 1800 yıllarında
kurulan bir Manastır birazdan içeri
gireceğiz
günlerden Tabii 204 kaç saniye
aşı derecede sıcak bir hava hakim
şapkamızı taktık içeri gireceğiz
Türkçe olarak
giriş ücreti 30 lira
güzelim ha Biraz taşların renginden
dolayı da bir yansıma var böyle yani
sıcak böyle insanın yüzüne Yüzüne
Vuruyor
gerçekten
farklı bir sıcak var
gerçekten yanıyoruz diyor şimdi
şöyle aşağısına güzel bir manzara var
Böyle gözüküyor mu gözüküyor Evet
şöyle aşağısında
hoş minnacık bir manzara var böyle şu
acaba şey mi
büyük ihtimalle
giren bir alan böyle bomboş araziler
hafif
çok güzel Muazzam görüntüler bilen insan
ilkbaharda gelip oraları bir Teftiş
etmesi gerekir diye düşünüyorum
onlar sık ağacı Evet
bunlar fıstık ağacı fıstık ağacı
tam anasının içine girmemişiz birazdan
manasını içeriye içerisine gireceğiz
Teşekkürler kolay gelsin
Evet arkadaşlar
bugün
[Müzik]
İçerisi çok
serin Çok
halepliyorum çok Serim yani
[Müzik]
içeri girmek yasak olduğu için
giremiyoruz
biliyor musun
[Müzik]
yarım saat dil yarasını
[Müzik]
böyle fotoğraflarda oturabilirsiniz yani
[Müzik]
baba oğul
[Müzik]
ımız
hep aramayınca yazılar insanın konuştuğu
değil en eski dillerden vitamin ise 27
harf sağdan sola yazıyorum ki
[Müzik]
en önemli olan mesela yerde yanında
görürse
kendisi ayakların altında olmasını
istemişti ne yapacak seviyede yemek
yemez yemeye insan olduğu için mezara
çıkabiliyor
gecelerden dolayı zaten yanınızda
[Müzik]
tarafa çıkın dedik ya ondan dolayı
[Müzik]
manastırın teras katı
[Müzik]
orada bir yer 15 dakika çay içeceğiz
daha sonra devam edeceğiz
formasyonlarda da programımız yok ama
bir mol olarak Orayı görmenizi istiyorum
çünkü orası meşhur
Çağatay Deresi geçiyor oradan birazdan
varmış olacağız
[Müzik]
Suriye'ye kadar gidiyor
Suriye'de sonra dizlerine
çay içip
gideceğiz inşallah
karıları
[Müzik]
hoş geldiniz
[Müzik]
Selamınaleyküm maşallah
[Müzik]
Selamün aleyküm Aleyküm selam
büyük masaya geçiyoruz
[Müzik]
Şuna mı geçelim Buna mı geçelim
Bence şuraya getirdim ya su içeriz
oradan
soğukmuş ya
ondan sonra
gideceğiz böyle
Evet beyaz sudan çayımızı içtik artık
yolumuza kaldığımız yerden ayaklarımız
çok rahatladı böyle
[Müzik]
güzel programımız gider gibi Beğendim
yani
bu
soğuk suya değdi yani gerçekten
nefes almayı unutma
arkadaki turlarımız
güzel
Pardon abi
değerli arkadaşlar şu anda
Mardin antik dara kentine geldik hepiniz
biliyorsunuz büyük hükümdar Hertz
İmparatorluğu hükümdarı dergistan gelen
bir Garanti kenti
buraya geldik ama hava çok sıcak aşı
derecede bir sıcaklık var böyle
zeytinlikler
[Müzik]
inizi tavsiye ediyorum
şu anda
[Müzik]
burada Nasıl anlatayım böyle
Antik Kenti tamamen yer altında bulunan
bir şehir adeta
Sübhanallah ya
En az 2000 yıllık bir antik kentten
oluşmaktadır böyle içerisi
[Müzik]
şartlarımızı biraz az ama yapacak bir
şey yok şartım Bizi götürür Yani
dışarısı yanıyorken Burası çok serin
altındayız
[Müzik]
gelip buraları görmek
hissetmek gerekir
[Müzik]
dışarısı yanarken içerisi çok soğuk
böyle ya çünkü
[Müzik]
bazıları Evet
[Müzik]
derin sütunlarla böyle yani
YouTube
Okan'ı Daha doğrusu askerlerinden
veya su ihtiyacını gidermeleri için
böyle bir yer inşa ettiklerini biliyoruz
Ve yaklaşık olarak 30 bin litre su
depolama kapasitesine sahip olduğumda
biliyoruz
buranın arkasında olan bazı dağlar var
oradan Yani kısacası burası
su ihtiyacını karşılaması için yapılmış
bir yer
Şurada da şurada suları doldurup sonra
nasıl yukarıdan çekip diyorlar Tabii
daha sonra rivayetlere göre Zindan
olarak tavsiyelerde mahkumları tutmak
için de kullanıldığı da
yani İnsan duygularını duygulanmamak
elde değil Tabi yani geçmişi insan bile
bir empat yaparak gittiğinde böyle
buraları nerelerde neler yaşandığını
neler yaşadığı bir izlenimdir böyle
Duygulandım gerçekten duygulandım Böyle
arka tarafını göstermek istedim
kuyular böyle
o zamanlardan bunları inşa etmek
gerçekten
değil
tarihiyle bir
duygulanıyor
gerçekten
merdivenlerden çıkmaktır
sağlık durumu el vermeyen kişiler
çıkması biraz zorla olabilir
daha antik kentinin tarihini öğrendikten
sonra ve gördükten sonra uygulandı
gerçekten duygulandım
durum
hamur hocam Bak burada duygulandım
tarihini öğrendikten sonra duygulandım
[Müzik]
buralarda neler yaşandı bu da var
[Müzik]
birçok yapılar bu taş ocağından
çıkartılıp yapılıyor oyuna
Bakın arkadaşlar sol tarafınızda
gördüğünüz o delikler oyuklar Bunlar
mezarlar kaya mezarları
[Müzik]
Evet ona benziyor
[Müzik]
bakın sağınız sağınızda da var solunuzda
da var
önceden buranın üstü tamamiyle Toprak
doluydu buranın çocukları önce toprakta
kapanmıştı
yani burada arkeolojik Kazlar devam
ederse
Buralar çok
Yani daha derinlere gideceğini
düşünüyorum Böyle Çünkü öyle gösteriyor
Çünkü Baksanıza
hava çok sıcak olması onlara rağmen
böyle
kalbim böyle
güp güp ettiği yerlerden bir tane söyle
Gerçekten şuradan herhalde manzara
bakın burada sanduka mezarlar var Bunlar
sanduka mezarlar bazıları büyük bazıları
küçük küçük
olduğu zaman sanmayın ki bunlar
çocukların mezarı değil aslında uzak
yerlerden vefat eden
İnsanların kemik kalıntıları bu küçük
mezarlara veyahut da büyük olan sanduka
mezarların içine koyuyorlardı
[Müzik]
Hemen sol tarafta
Bu bize toplum Bir Mezarın olduğunu
gösteriyor İnşallah hocam üstünde ise
bir tane melek var aslında o melek değil
peygamber peygamber edek ya Tevrat'ta da
geçiyor Hatta niye peygambere gelin
tasviri burada bulunuyor peygamber
ezelim şöyle bir gücü var Hazreti İsa
Mesih gibi onun da ölüleri diriltme
gücüne sahip olduğunu biliyoruz
tevratlara bu şekilde geçiyor
Dolayısıyla Onun
resmi burada tasvir edilmiş hemen sağ
taraftan
Onun bir cümle
çok önemli
sağa baktığımız zaman
Hz İsa ve çocuk
İsa Hazretleri
bulunuyor Hazreti İsa
Hz Meryem'in kucağında bulunuyor yan
tarafında ise bir tane ağaç
Hangi ağaç
Hayat Ağacı
lar Kimileri a Ee kavak ağacı diyorlar
Çünkü Hristiyanlıkta gerçekten çok
önemli bir yere sahip Hayat Ağacı olduğu
için Ataşehir
kukla o deliğin içinde yani
Bismillah toplu bir mezarın girişi tam 3
000 ölüden 3 gün koku mezardan
bahsedilmektedir
[Müzik]
Muazzam gerçekten çok farklı bir durum
Şurada da Arkadaşlar geçemiyoruz bunun
bir alt kademesi de var yani şu cam
mekanın altında bir alt kademe daha var
böyle şimdi Birkaç tane ürünün
oluşmaktadır
şurasını merak ediyorum öyle bakın
Şurada daha güneşten yani hava alsın
diye herhalde
şurası
gerçekten
[Müzik]
katı yaptığında o zaman büyük ve
düşünceleri anlamamız
gereken aşağıda kemikler var böyle
Allah rahmet eylesin inşallah ödediğim
yer
Allah rahmet eylesin
başka yerlere de gidelim Bakalım
görüntü Kate ile çocukta da çok gelmiş
ama böyle hani bebekler bu tarihi bu
güzel şeyleri böyle bir anlatması
gerektiğini düşünüyorum
[Müzik]
Yani çocuklar artık
para beğenmiyorlar ya
çocuklara
[Müzik]
devam ederse daha farklı daha fazla
şeyler
çok
başı
[Müzik]
bu şekilde bırakmak Bence doğru değil ve
tipte değil
[Müzik]
insanlar gelip buraları gördükten sonra
hani kur'an-ı Kerim'de ayeti kerimede
diyor ya işte yeryüzü yeryüzünün gezin
hiç gel gel almaz mısınız diye bir ayet
var böyle Harbiden de yeryüzüne
geldiğimizde geçmişten İzlerinde
hem kur'an-ı Kerim'i Ne kadar hak
olduğunu
hem de Bizden kat kat daha iyi daha
gelişmiş medeniyetlerin olduğunu da
görüyoruz
işte bunlardan insan ders çıkarması
gerekir bir şeyler el yani çıkarması
Yoksa her yaşa bina yaşadın gerçekten
Rabbim tüm
şeylerden ders çıkarabilmeyi nasip etsin
Hiç okumayan da okuyan bir olur
buradan nice nesiller geçti böyle
gel de kur'an-ı Kerim'i şeyhtır
çok Muazzam çok farklı çok
yani gerçekten yani insan düşündüğünde
böyle gerçek manada düşündüğünde bile
çok farklı
şuralara baksana bir
nasıl arkeolojik kazı olarak yapılmadan
önce tamamen etrafı toprakla Kaplamış
işte
arkeolojik kazılar başladıktan sonra
işte bir bir ortaya çıktı ki burada
devam ederse
3001 köprü mezardan bahsedildiğine göre
burası o dönemin çağına göre çok büyük
çok belli bir şeydir Evet gülüyoruz
geçiyoruz şey yapıyoruz fotoğraf
çektiriyoruz ama gerçek manada Bizim
ders çıkarabileceğimiz başka noktalar
var beyler
bakış açısına uymamız gerektiğini
düşünüyorum böyle şöyle etrafta tamamen
subhanallah
[Müzik]
eski Mardin'e geldik eski Mardin
gezeceğiz hava çok sıcak Tabi bizde
bizim dünyamızı alışık değil Erzurum'dan
gelmeyiz Sonuçta ondan dolayı
sıcaklıktan dolayı bir yemek yedik
Yemeğin de etkisiyle böyle
çökmüşüz böyle yani hiç
petrimiz çıkmış kısaca tam hava çok
sıcak Onu söylemek istedim yani çok
çıkma sıcak Mardin yani adım attınız her
yer harika kokuyor yani taşları bile
yani bildiğimiz gördüğümüz taşlardan çok
çok farklı böyle Ondan dolayı yani
gerçekten
yani görmeyle bakma ile çok
güzel bir şehir
daha çok sıcak bu mevsimler zaten
haziran temmuz ağustos biraz da Eylül
Bunlar çok kurak geçti aylardan bir
tanesidir yani hayat çok kurak hem de
çok sıcak Şuradan aşağı giden bir
ürün söz konusu ama nereye gidiyor
nereye çıkıyor bilmiyorum burada bir
kapı var
kapıyı deneyeceğim bakalım Kapı açık mı
değil mi diye
kapı kapalı
[Müzik]
abi
[Alkış]
papağanla fotoğraf direk tepeye
çıkacağım
kısa yoldan kestirmeden gitmeyi
planladığım için buradan gideceğim böyle
bakalım bizi ne bekliyor
şu anda sıcaktan Ne yaptığımı bilmiyorum
herhalde Bundan sonrası böyle Serin
daha sakin bir yer olacağını düşünüyorum
Böyle
Şu Karşıdaki merdivenlerinden yukarıya
çıkacağım diyecek
eski Mardin'in tam tepesine Buralar
bildiğiniz
eski Mardin Dar sokakları var ya böyle
yani işte Buralar çok güzel hani
bütün dert Sokaklar analara giremeyiz
ama yani
Biz yorumumuzu buradan direkt kaleye
gireceğiz
her alanda her köşe başında
karşımıza çıkıyor Biz bildiğimiz yani
doğaçlama bir yoldan gidiyoruz
rehbersiz şeysiz
ve tekrar takılalım kardeşim benim
burada yerli yabancı
yani A'dan Z'ye Her kafadan bir insanlar
var böyle gelmişler görüyorlar
Dindar aralarda yürümek her türlü güzel
hoş bir her döndüğüm Hani güzel hoştur
böyle
Sigortamın gitsin
Hadi gelin şu yoldan gidelim böyle
daha bir dar alana
sarktım böyle İnşallah çıkmaza falan
girmiyordur ama benim bildiğim kadarıyla
her durum böyle Mardin böyle derler
Sokaklar çıkış noktası var böyle o
şekilde yapılmış gerçekten yani
muazzam bir durum söz konusu
bizde
koridoru takip ediyoruz
Sessizce
şimdi sağ mı yapayım
su mu yapayım
en iyisi sol yapmak
Kim bilir yok
bir tane nar ağacı
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
çokgen hareketler
[Müzik]
Vallahi
ben gidiyoruz ama
yine insanlar ne bir şey var ya
Sakın tekrar aşağı gitmeyelim
Yarın devam edeyim Buyurun nereye kadar
çıkacak merak ediyorum
şu Hindistan Pakistan'daki
dar alanlar oluyor ya onun gibi ya
[Müzik]
kuş sesiyle başka kimse yok
[Müzik]
rutina karabıymış böyle
Evet tepeye çıkıyormuş Bu yolu takip
edersek zirveye
kaleye çıkabiliriz
Mardin için merak ettiğim en
noktaların bir tanesi
buranın işte kanalizasyon kısmı nasıl
oluyor çünkü hani zemin olarak
kayalıktır
birbirinin içine girmiştir nasıl
yapılıyor harbiden çok merak ediyorum
zirveye çıkacağım böyle
şöyle aşağıda falan
Şu aşağıdaki Mardin Ovası aşağıdakilere
şu
biraz size
Kızıltepe
Hava o kadar sıcak ve ikindi olduğu için
en sıcak olduğu vakitlerden bir tanesi
adeta pişiyoruz böyle yani
pişiyoruz bu mardin'dekiler
nasına düşüyorlar arkadaşım
inşallah
Yandık Piştik piştik
şuralarda tepeye çıkıyoruz artık
Erzurum'un aşağı Ovası daha güzel
gözüküyor şurası Erzurum diyorum ya ne
erzurum'muş arkadaş Mardin Mardin Mardin
Ovası işte eski Mardin tam zirvede
oluyoruz
şu taraf Kızıltepe Kızıltepe babası
Buralar böyle mart nisan mayıs
eylül ekim kasım gibi çok güzel oluyor
yeşerdiğinde Çok güzel görüntüler oluyor
bütün nasip olacak inşallah
şu an buradan kurtulalım böyle
gölgelikleri geçelim
İnsanlar fakir
arada birkaç kişi 3 kişiden biri
fark ediyor
Buradan çıkalım mı
Ben de takatim kalmamış ha Bir de soğuk
bir şoförseydi elimiz mi kasa şu anda
bir mezarlığa geldik böyle
Selam verelim Selamünaleyküm
Aleykümselam
elhamdülillahimin Fatih zamanlar ben
Hasan beraber buraya gelmiştik
Hey gidi zamanlar sana kaç
2-5 yıl önce falandı ben de Hasan buraya
gelmiştik böyle
Şu anda Mardin kalesindeyim böyle
[Müzik]
aşağıda
başka bir tane Mardin var böyle Mardin
çok büyük
Yani gerçekten çok büyük
Gerçekten de çok büyük çok büyük
ya
[Müzik]
Ben millet Parti yapıyor la burada
işte aradım Cadde burasıdır
Ne Güzel Yarim
[Müzik]
şimdi helva kıymetli arkadaşlar çok
yoruldum zaten Arkam yani yüzündeki
durumlar bunu gösteriyor
Neyse bugünlük bu kadar yeterli
Mardin şeyimizi sonlandıralım böyle
Allah'a emanet olun
Çok yoruldum ya

bu Kilis'ten Herkese merhaba arkadaşlar
5-10 Böyle Yurtiçi notlarımıza devam
ediyoruz Bugün de plaka 79 Kilis teyiz
Gaziantep Yaklaşık bir saat uzaklıkta
artık Suriye Türkiye'nin ortak şehri
gibi olan nüfusun çok büyük yoğunluğu
rasulü arkadaşlar ama Mercidabık olursun
dan beridir tarihte çok önemli bir yeri
olan biri Şehirdeyiz Bu da çok güzel
Konaklar var birkaç tane de böyle güzel
camimiz kas telimiz hamam mız var ve şu
anda bulunduğumuz mekanda Kilis'in
meydana arkadaşlar hemen valilik binası
karşı da çok güzel bir Atatürk heykeli
var bütün törenler Burada yapılıyor
kirlisin de Kurtuluş gününde burada çok
böyle görkemli törenler yapılıyor
festivaller yapılıyor Onun dışında Çarşı
pazarda işte artık buradaki sokaklarda
devam ediyor Şimdi size burada görmeniz
gereken yerleri bu kısa videoda tek tek
göstereceğim ve yeni Şehrimize devam
edeceğim o
[Müzik]
Bu bir sonraki mekan arkadaşlar cambolat
ya Camisi olarak da bilinen Tekke Camisi
Burası Kilis'teki en ünlü Cami hemen Az
önce anlattığım valilik binasının
karşısında bulunuyor köşe karşı
çaprazında bulunuyor burasını şöyle
anlatalım Osmanlı mimarisi Aslında
bezeli bir yer ve bunun dışında cambolat
Bey Mimar Sinan'ın hayranlığından dolayı
ona adayarak yaptığı bir camiden
bahsederiz Arkadaşlar çok güzel bir
dokusu var Güzel bir konumda bulunuyor
son olarak da bu Paşa Külliyesi
dediğimiz bölgede Çünkü burada cami var
ya da bir medrese var ileride hemen Paşa
hamam var Onun bir parçası olan camide
Burası arkadaşlar buradan sonra artık
Yavaş yavaş sokaklarda almaya
başlayacağız
680 yıldır ezan sesinin hiç eksik olmadı
bir caminin Arkadaşlar şu anda
bulunduğum yer Kilis Bulacağımı
Kilis'teki en eski Mahallede bulunan bu
Cami büyük fıstıksız yılında hacıhalil
tarafından yani memluklar bu yapılan bir
Hisar Genelde biz Osmanlı eserleri
alıştık bu bölgede ya da Selçuklu
eserleri alıştık Ama bu gördüğünüz çok
güzel avlusu olan camimiz memluklar
döneminden kalma bir cami Kilis
ibadetlerin her çözümü açısından çok
önemli nokta Osmanlı tarihi açısından
Mercidabık Savaşı'nın bu topraklarda
geçmesinden dolayı çok önemli O yüzden
Osmanlı'nın çok önem verdiği bir şehirde
Aslında maalesef son zamanlarda artık
şehri yapılaşması ülkemizdeki birçok
şehirde olduğu gibi burada mahvetmiş
durumda Ama yine arada kalan güzel
eserlerde sokak aralarında görmeniz
mümkün Kilis olacağını bunlardan bir
tanesi Şimdi bir sonraki mekanımıza
doğru devam ediyoruz
[Müzik]
kimse gelmeniz gereken bir diğer mekan
arkadaşlar Neşet Efendi Konağı arkamda
gördüğünüz Kilis'in kesmelik taşlarıyla
yapılmış bu meşhur Konak iki katlı şu
anda bir vakfa hizmet veriyor ama içeri
girebiliyorsunuz iki katlı bu konakta
alttan O da bunun önemli bir eser kim
seçildi Kilis bu Konakları çok fazla
kalmamış son zamanlarda Restorasyonu
canlandırıyor Ama bu Yapı Akıncı konuyla
bitti şehirdeki en önemli kulaklardan
bir tanesi valilikten yaklaşık beşyüz
metre boyunca al yürürseniz bu Konağı
ulaşabilirsiniz içeride görüntü
alabilirsiniz sonra Yıldızı devam
edersiniz
[Müzik]
İyidir abi biraz sesli olarak Filiz bir
farkı var mı
Bu sadece işçilik mustalı ustalık
yerleri
biliyoruz
olduğumuz malzemelerle eski saf diyen
tabaklanması iki kişi
üç tane dikiş var bir tane dikiş var Biz
olmasın
Yeni mekanımız Kilis'te son zamanların
en popüler olan sabunhane ya da kes
Arkadaşlar yeni açılan ve gerçekten çok
güzel restore edilmiş bu neymiş
arkadaşlar birçok coğrafya buradan
sabunlar ihraç ediliyormuş Kilis zaten
gez ile birlikte bölgemizde de ve yağlı
sabun konusunda en ünlü şehirler hapı
zeytinyağı bütün ürünleri için
söylüyorum bu bina sol tarafı idari bina
Ama asıl kısım Bu buraya girdikten sonra
birazdan göreceğiniz görüntülerde de bu
sabun hanenin ya da sabun üretimi geçmiş
ile alakalı birçok bilgi
görebileceksiniz Bunun dışında yine
Neolitik çağ'dan Roma Dönemine Kilis'te
uzakta Oylum höyük'te olan oradan çıkan
bütün eserleri de yine bu müzede
görebiliyorsunuz şu anda mm birisi bari
içeri giriş 12,5 TL ama müzekartla
gidebilirsin kendisi için çok önemli bir
o kazanılan Oylum höyük'te arkadaşlar
dörtbin yıllık zeytin çekirdekleri
bulunmuştu ki zeytininde Mezopotamya
tarihinde 4500 yıl öncesinden geldi de
görülmektedir Şimdi burada Oylum büyü
bakalım şu gördüğünüz kısım oyunu önemli
örneğimi şevlerin nasıl zamanda
yapıldığını gösteren bir çalışma var çok
başarılı yapmışlar Gerçekten bu
canlandırmayı Hemen karşı tarafta da
işte yine evden içerisinden maketler var
son Işık çok kötü Gerçekten o yüzden
ters bi ışık var
böyle güzelce ve onları da bir şekilde
maketlerde var sizin olayı daha iyi
kahve bilmenizi sağlıyor ve diğer
kısımlarda tipik diğer arkeoloji
Müzesinde olduğu gibi bölgeden çıkarılan
diğer eserler burada sabunhane daha önce
sabunhane olarak görev yapan Bu binada
ki sistemi gösterir arkadaşlar bakın
zemin katta sabunun ilk hali
hazırlanıyormuş sonraki katlarda işte
şekil vermesi ve son kısmında
depolanması ve satış yapılıyormuş
gerçekten sabun imalathanesi için güzel
bir örnek olmuş ya kısımlarda yine diğer
çağlara ve dönemlere ait eserlerde
görebiliyorsunuz Bunu daha sabunun ilk
aşamasındaki kazanda artık hazırlanma
kısmı Bu gördüğünüz dev kazandı
yapıyormuş arkadaşlar bakın görüyorsunuz
tasviri sonrasında devam edecek
olursanız Burada da
tek tek bütün aşamaları gösteriyorlar
Ama bu kısım Gerçekten çok güzel olmuş
Beğendik Ellerine sağlık
[Müzik]
Akıncı Konağı altında arkadaşlar kuyu
suyunun göstergesi burada
Yılmaz güzel ikili sokakları Gerçekten
çok güzel arkadaşlar Son zamanlarda
yapılan restorasyonlar sayesinde çok
güzel evler Sokaklar artık turistik
mekanlar haline gelmeye başladı Bu
gördüğünüz arkamdaki Jumbo ya ve
devamında asıl en sevdiği bir olana para
yani kahvaltıda bunlardan bir tanesi
gördüğünüz yer arkadaşlar Kilis'e kendi
komik fotoğrafları çekildiği kahvaltı
dediğimiz ev altı tünel anlamına geliyor
işte insanlar yaşamaya devam ediyor
artık buradan sonra şehir merkezinde
gezilecek yerleri bitireceğiz ve güzel
bir yemek önerisi devam edeceğiz bakalım
devam ediyorum
[Müzik]
ve kilise yemek zamanı arkadaşlar kilit
denince akla gelen ilk ve en güzel
lezzet Kilis tava arkadaşlar Ben
yıllardır İzzet Usta gelirim eve burada
çalıştığım dönemde dizisi Daha öğlen
burada farklı bir tava yazdım ama bu
sefer özlediğim lezzet olan Kilis tava
yemek için gelecek bakalım aynı dedesi
koruyacak mı
bu
Selamünaleyküm
Hoş bulduk nasılsın tam iyisin
İyidir lezzetlerini özledik başında
nerede ve
[Müzik]
bu Işık Kilis'in en ünlü tarihi
mekanlarından biri olan Ravanda Kalesi
ne yapıyoruz arkadaşlar 1097 yılından
biri ki bu ilk bulunan bulgular o
yıllara ait abbasilerden Selçuklulara
memluklar dan romalılara birinci haklı
sefer ne kadar sürekli üs olarak
kullanılmış her dönemde çok önemli bir
cevap artık öneme sahip olan Bu mekanın
mutlaka görmenizi tavsiye ediyoruz
arkadaşlar maalesef maalesef diyorum
millet olarak yine biz tarihi Salih
siyasi malzeme olarak kullandığımız için
tarihi eserlerimize yine sahip
çıkamıyoruz Her yer yazılmış çizilmiş
kazanmış taşlar götürülmüş patlatılmış
ama Ayakta kalan bu kaleye bin yıldır
diyor ki size inat Ben Ayakta kalmaya
devam edeceğim diyor muhteşem manzarası
ve arkadaşlar görüyorsunuz Aslında
anlatacaklarım bu kadar YouTube kanalıma
abone olmayı unutmayın Instagram
adresinde de öne çıkanlar da bu yedi ile
alakalı bütün içeride bulabilirsiniz
görüşmek üzere
abone ol
[Müzik]

Abi sorulmaz ama sen
&gt;&gt; yalan söyleyen yarına saha çıkamasın
inşallah. Dostum ricamdır şu an tek bir
soru sordum.
&gt;&gt; Yayında mıyız ya? Düşmed
&gt;&gt; kayıt nerede yayınlasın şu an?
&gt;&gt; Bumble'da. Ligo live'ayım [&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
&gt;&gt; Jolly Joker'deyiz.
&gt;&gt; Jolly Joker'deyiz bro. Anan
&gt;&gt; ananı [&nbsp;__&nbsp;] [çığlık]
&gt;&gt; Nerede yayın
&gt;&gt; ya? [&nbsp;__&nbsp;] soktuğum. Vlog çekiyor. Anla
işte artık ya.
&gt;&gt; Vlog mu çekiyor?
&gt;&gt; Ne?
&gt;&gt; Ne dedin ya? Rahidin Yusuf da
&gt;&gt; ne yapacağız orada mesela ergin evlere
girdik mesela tamam okey hadi vere
girdik ya sıkıntı yok
&gt;&gt; hayatımıza ne katacak sana bana ne
katacak biz anlam vlogu ergin evlerde
oturan birisi izlerse bize çok güler
&gt;&gt; ya oradan ergin evler kapı güvenliğine
C2 kapısının güvenliğine
&gt;&gt; ergin evler
&gt;&gt; sen Erginle otur annelikten bir kasay mı
diyorsun abla sen
&gt;&gt; ya kanka sana ne insanların böyle
kompleksleri yok benim de golfüm vardı
ben de çok zenginim
&gt;&gt; [&nbsp;__&nbsp;] koydum saygın kentaksın yarın
ergin nasıl güzel ol [&nbsp;__&nbsp;] git [&nbsp;__&nbsp;]
koyay bulursun.
&gt;&gt; Bunu alacaksın ya birader.
&gt;&gt; Sahiplendirmeye mi çalışın?
&gt;&gt; Aynen. 150 milyon lira alıyor ya [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım.
&gt;&gt; Sakinleri şey yapıyor. Seni kabul edecek
mi etmeyecek mi? Oylama yapılıyor.
&gt;&gt; Vatikan mı burası [&nbsp;__&nbsp;] koy?
&gt;&gt; Ne bakıyorsun?
&gt;&gt; Neye bakıyorsun [&nbsp;__&nbsp;] çocuğu? Ananı
[&nbsp;__&nbsp;] senin. Şimdi canlı yayındayız
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
&gt;&gt; Atakan Atakan
&gt;&gt; bir şey söyleyeyim mi? Bir içerik fikrim
var. Otostopostopçuları
alıyoruz bile.
&gt;&gt; Bir şey diyeyim mi? Biz burada indik
sorularımıza cevap verir. Ne? Biz burada
indik. Emre bir tur attı bizi aldı.
&gt;&gt; Mantıklı. Hadi yin.
Bu hiç geri gelmeyecek. Vay bu [kahkaha]
hani 10 dakika sonra şeyden
sinenebilirim. Broken CS2de oyununu
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım. Emre veriyor musun
gözlüğü bir?
&gt;&gt; Aga bırakır mısın?
&gt;&gt; Emre veriyor musun gözlüğü 2 ki? Kur'an
çarpsın ki çok ciddiyim.
&gt;&gt; Biliyorum a senin baz çar.
&gt;&gt; Emr veriyor musun gözlüğü?
&gt;&gt; Veriyorum.
&gt;&gt; Tam şu an 3 saniye var. Geriye doğru
sayıyorum. Allah kitap çsın. 3. Efes
[&nbsp;__&nbsp;] eline. 3.
&gt;&gt; Ya sanki fırlatma koltuğu mu ateşleniyor
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım? O
&gt;&gt; tuşun ne işein yaradığını biliyor musun
[&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun cahile? Allah çocuk
takeway'den mesela big falan aldın sos
almayı unuttun bastın sos ak
&gt;&gt; nereden akıyor buradan mı
&gt;&gt; bir anda mayonez gelecek şimdi.
&gt;&gt; Oğlum niye basıyorsun?
&gt;&gt; Aracaklar şimdi babamı. Sen ciddi
sıkıntılı bir çocuksun ya.
&gt;&gt; Şimdi babanı arayacaklar işte.
&gt;&gt; Sen bana mal derken önce bir kendine bak
istersen. Tamam. Beni indir burada.
&gt;&gt; Mal sensin. Kolay gelsin. Bu arada
&gt;&gt; ben sana bir şey söyleyeyim mi? Seninle
bir daha arabana
&gt;&gt; [&nbsp;__&nbsp;] kurusu gökterede oturuyor. Bastım
gitti.
&gt;&gt; Kapatır mısın?
Oğlum bagaj kapmayacak. İnip kapatsana
şunu. Acil bagajı kapat. Koş
&gt;&gt; oğlum inersen sen beni de bırakır
vallahi bırakmayacağım. Koş oğlum
nerede?
&gt;&gt; Beni de bırakır yerse [&nbsp;__&nbsp;] bu çocuğu.
&gt;&gt; Ananı gitti gitti git git. Ananı [&nbsp;__&nbsp;]
ya. [kahkaha] [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya.
Emrem yine gittin [&nbsp;__&nbsp;] koyduğumun eşeği
seni.
&gt;&gt; Selam arkadaşlar. Bugün 2024 kupra
&gt;&gt; kaçırmacağız
&gt;&gt; Leonu
&gt;&gt; babamın arabasını kaçırdım
&gt;&gt; inceleyeceğiz. Sevgili Yusuf Kabak
&gt;&gt; efendim motorcu görürsen arabayı usul
ceza çek ve bana ver.
&gt;&gt; Hepsinin tavrasına [müzik]
tatil kuzu kulağa biniyoruz Emre'nin
arabasına.
kuzukla dalıyoruz hepsinin
&gt;&gt; birş tat değil
biniyoruz emrinin
tam arasına
&gt;&gt; anlamadım [müzik][şarkı söyleme] hacı
nasıl oldu tiktokim kaçarlar
[müzik]
kulağin
arabası
&gt;&gt; onu unuttum elini mi kessin kız senim
manyağın gelişe
Kolay gelsin. Kişik eliniz var mı?
&gt;&gt; Maalesef sıram var.
&gt;&gt; Sıra var.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Çok iyi. Kolay gelsin.
&gt;&gt; Kamerayla gördüler ya almıyorlar.
&gt;&gt; Bir tur da ben kamerasını [kahkaha]
girmeye çalışıyorum. Olur derlerse de
ben gireyim.
&gt;&gt; Biz de şey
&gt;&gt; Fatta vlog çekiyoruz ya.
&gt;&gt; Şaka s.
&gt;&gt; Nerede çekelim?
Nerede çekelim?
&gt;&gt; Vimiz gücümüz yok acaba.
&gt;&gt; Su altına giriyor mu bu kamera?
&gt;&gt; Tabii. Çok iyi. Burası ters.
&gt;&gt; Nasıl ters lan?
&gt;&gt; Vallahi ters sanım.
&gt;&gt; Ne diyorsun ya? Yemin ediyorum sana.
&gt;&gt; Anasının [&nbsp;__&nbsp;]
&gt;&gt; Allah belanı versin. Ters
çıktı. Elleri ekinize. [kahkaha]
Sabunu sıktıktan sonra su vuruyor
musunuz yoksa sabunlu mu kalıyor?
&gt;&gt; Teniste. Vs attık.
&gt;&gt; Frenin kaltakları olarak.
&gt;&gt; Ben yılları mikrofonun yanındaki tenis
kortunu al. Tenis kursuna gitmedim. Y
&gt;&gt; sen de mi? Gel buraya gel. Aslan
kardeşim benim. Köpek balığı mı arıyor
&gt;&gt; ya? Sen
&gt;&gt; isim verme be. [kahkaha]
&gt;&gt; Sen yürü ben seni havceğim. Nefes
tıkanmadı mı?
&gt;&gt; Tamam sen şey yap. Yürü gel sen Emre.
&gt;&gt; Nefes tıkanmadı mı?
&gt;&gt; Akrabam mı? Akraba akrabayı podumda.
&gt;&gt; Akrabanı nasıl tanımıyorsun [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım? Sorsana Elif. Ömer sen misin?
Bir anda
&gt;&gt; sus oğlum geri zekalı.
&gt;&gt; Şey ben değilim derse değildir zaten
[&nbsp;__&nbsp;] koyayım.
&gt;&gt; Bir şey söyleyeyim mi? Allahınız varsa
domuz eti tadım gün
&gt;&gt; sana bir şey söyleyeyim mi? Kavanozda
domuz sosuz. Hot [kahkaha]
&gt;&gt; beyler bu paketi
&gt;&gt; bu paketi bitirip ıslak hamburger aldık.
Bir tane ıslakların
&gt;&gt; pakette çekim yap.
&gt;&gt; Al Yusufta çekim yapm. Niye?
&gt;&gt; H teşekkür ederim
&gt;&gt; abi. Sen kuralları bilerek hareket et.
&gt;&gt; Şimdi mi hala? [kahkaha]
&gt;&gt; Bir de seni çok kesti ama seni bayağı
sevdi. Yğin en kötü İslam efsane
balıkçı fiklet var. Ar Emre koğuş
[&nbsp;__&nbsp;] olarak yapmış askerlerini.
Anlattın mı hiç? 25 gün nonstop 10
kişiye vermiş ama edemedim.
&gt;&gt; Değil oğlum. Onun babası pazarlamacı
[&nbsp;__&nbsp;]
&gt;&gt; bak ben sana dünya alığından bahsedeyim.
&gt;&gt; Babası almıştır. Ega
&gt;&gt; tabii ki ya. [&nbsp;__&nbsp;] yanar burada çünkü
rot
&gt;&gt; ufacık çocuğa [kahkaha] ya. Ben
Barcelona diyeceğim. Sen Real Madrid
diyeceğim mesela. İki takımda da o.
Tamam sen kaybettin şansı.
&gt;&gt; Dur oğlum [&nbsp;__&nbsp;]
&gt;&gt; ben mi söyleyeceğim sen mi
söyleyeceksin? Onu anlamadım ki. La
&gt;&gt; sen 3 2 1 diyeceksin sadece.
Benle oynadım. Bak ilk teklif bana zoom.
Ayıp ediyorsun. Tamam.
&gt;&gt; 3 2 1 Real Madrid Bursaspor.
&gt;&gt; Ne oğlum?
&gt;&gt; Hem Bursa'da hem Real'de oynamış futbol.
&gt;&gt; Kagava
1 Galatasaray
&gt;&gt; Bettin Gomis Real Madrid Paulo
&gt;&gt; 1 Manchester United Galatasaray
&gt;&gt; Fernandz Sn
&gt;&gt; A o da ne Fernandz
City
&gt;&gt; şey
&gt;&gt; kaleci şey kaleci yedek kaleci ananı
sike
&gt;&gt; ananı [&nbsp;__&nbsp;]
&gt;&gt; 1 Liverpool
&gt;&gt; 2 1 Real Madrid Keçen [kahkaha]
&gt;&gt; Ahmet
deplasmanlara gittim bak Fikret abiyle
konuşt [&nbsp;__&nbsp;] koyayım ya.
&gt;&gt; Yaptığı yavşaklığı görüyorsun değil mi?
Bizi burada bırakacak gidecek kendisi.
Furkan gelince de Furkan bizi alacak.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Furkan gelince de Furkan'a diyoruz ki a
biz de tam kalkıyorduk. Eve pasladı.
Bağırtma ya. Şun muhabbet yapmay hoş
değil ya.
Yusuf abi şu videoları izleyemiyor mus
ya? Oğlum aa beni çekiyormuş lan. Hangi
ay?
&gt;&gt; Ne?
&gt;&gt; Hangi?
&gt;&gt; Mayıs.
&gt;&gt; Bu arada 2 yaş şakasız dert değil ama.
&gt;&gt; 3 yaş. Hayır aga Furkan şimdi mesela C
bu videoyu büyük ihtimalle Furkan
YouTube'dan izleyecek ve benimle
konuşmama kararı alacak. Telefonum acı
acı çalacak ama
&gt;&gt; aga eğer bunu izliyorsan bu iki yavşak
hakkında çok iyi konuşuyor vallahi. Çok
doğru söylüyorlar.
&gt;&gt; Kafalar ayrılmış ya. Arkadaşlar merhaba.
Bugün Podum Park.
&gt;&gt; Podum Park'tayız arkadaşlar.
&gt;&gt; Botanikel botanik vlog. Gel. Zool,
[homurdanır]
botanikolog. Yusuf Efe White fucking se.
&gt;&gt; Buyurun
&gt;&gt; hocam. Alabilir miyim? Tabii
&gt;&gt; arkadaşlar hatırlayacaksınız
vlogumuzun başında sizlere koi balıkları
hakkında ufak tanıtım yapmıştık.
&gt;&gt; Şimdi ise yeniden koyu balıklarının
içerisine doğru giriş yapıyoruz. Burada
işte Bursa halkı burada çoluk çocuk
7'den 70'e herkes bu balıkları izliyor.
Koyu balıkları. Koyu balıkları bir çeşit
Japon. Dostum merhaba
&gt;&gt; dostum. Merhaba. Balıklar nasıl?
&gt;&gt; Merhaba.
Arkadaşlar burada sadece balıklar
olmamakla beraber bak kaplumbağa çek
şunu hemen çek şunu balığı kaplumbağayı
çekeceksin geri. He
&gt;&gt; şurada bro
&gt;&gt; tamam bak şurada. Elimle elimi de çek.
Elimle gösterdiğim yeri de çek. Bak
zoom'u da öğrenmiş. Sen ne diyorsun ya?
Kafada bitirmişe. E tam olarak 21
senedir podyum parkımız da burada
gençlerimize koyu balığı servisi
yapılmaktan. Eee sevgili Bursa halkı ve
sevgili güzel ülkemin güzel
vatandaşları. Burada 21 senedir hizmet
var. Genç, yaşlı, çoluk çocuk demeden
liseli gençler olsun, üniversiteli
arkadaşlarımız olsun koyu balıklarını
&gt;&gt; izliyorlar. Eee, kamp sandalyelerine ve
masalarını alan gençler gece
etkinlikleriyle burada doğanın tadını
çıkartıyorlar. Gerçekten şu anda
birazcık daha bayram havası ve gündüz
olduğu için genelde ufak yaşlı kitleler
var. Buyurun Yusuf hocam. Teşekkür
ederim hocam.
Burası 202122 semalarında Bursa'da nefes
alabilen her gencimizin çakmak oynadığı
keza Aquapark'ın
&gt;&gt; Abi seni çok seviyorum. Gel gel gel abim
benim. Gel gel.
&gt;&gt; Çok meşhurdur. Tam karşımızda Podum Star
Park Lun Park var. Tam karşımızda lunark
var diyorum. Beni çekiyorsun [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım.
&gt;&gt; İçeri girersem hepsinin anasını [&nbsp;__&nbsp;]
&gt;&gt; İşte işte Bursa
işte Bursa podum park. [kahkaha]
&gt;&gt; Şimdi bir Star Parkopark vlogumuz var.
Ardından devam edeceğiz. Buyurunak.
Buada
&gt;&gt; bana hemen çek. Emlacak çocuk. He orada.
&gt;&gt; Bursa gündem. O kadar hızlı dönmeye
çalışırsan kaza kaçınılmaz. Ben bunu
boşuna mı tecrübe ettim?
&gt;&gt; Y burada dönme dolap var çocuk. Yaşlı
genç [&nbsp;__&nbsp;] çocuğu görmüş ol. [kahkaha]
Herkes
bir şeylerle ilgileniyor gerçekten.
&gt;&gt; Baba şurada bir şununla aynı pozu
vermedik mi ya? Gel dur bir çık [&nbsp;__&nbsp;]
koyayım. Gel
&gt;&gt; cüzdan ç
&gt;&gt; gel.
&gt;&gt; Süper spinning jump bro. Süper fucking
spring jump pro
&gt;&gt; kanal 120 kredi
&gt;&gt; buraları silme [kahkaha]
&gt;&gt; çarpışan oto bro Enes Batur fanlarının
en sevdiği oyuncaktır güncel olarak
bunun üstü yok [kahkaha] burada kanka
kaybolan tüm podium park lunarklarımız
mevcut bence bunu aldırsın da şu an
kapalı
&gt;&gt; gel devam
&gt;&gt; unuttum
&gt;&gt; falan geçiyor Furkan vardı çeviriyorsun
&gt;&gt; crazy belly dance
&gt;&gt; gerçekten e podyum lun lun star park'ın
en iyi oyuncaklarından biridir lun park
sokak lezzetleri komple Burada magic
fucking house baba. Ters düz çapraz
aynalar falan feş mekan hepsi bu.
Teşekkürler gel. Devam devam devam. Hadi
önüme geç. Bu arada bu arada gelip
noteik [müzik] içerisinde patenlik
garsonluk yapmak. Az
&gt;&gt; önce [&nbsp;__&nbsp;] çocuğunu gördünüz ama
scooterla bana çarpıyordu.
&gt;&gt; Patenlik garsonluk yapmak yasak. BMWmiş
olamazsınızaması lazım. Gördüğünüz yaya
yok.
&gt;&gt; Aynen öyle.
&gt;&gt; Bisikletleri başı boş kullanmayın diyor.
&gt;&gt; Tebrik gerçekten kendilerinden [alkış]
Allah razı olsun. Genel olarak gel bir
son bir geniş al böyle
geri zekalı bizi geniş alacaksın
arkamızda böyle.
&gt;&gt; Burası da Bursa fucking Podium Parktı.
İzlediğiniz için teşekkür
bekle [&nbsp;__&nbsp;] koyay cümlem bitmedi.
&gt;&gt; Bugün sayın büyük hocamız Zolok
Yusuf White fucking se ile beraberdik.
Kendisi bize podyum parkı tanıttı.
Kendisine çok teşekkür ediyoruz hocam.
Son bir şeyler var mı?
&gt;&gt; Ayağınıza sağlık gerçekten. E podum.
Herkese çok teşekkürler. Bir dahaki
videoda görüşmek üzere. Kendinize iyi
bakın. Ah.

Antalya, Türkiye'nin en çok ziyaret
edilen şehirlerden biri. Her yıl
milyonlarca insan bu eşli şehrin tarihi
sokaklarını, Bas mavi denizini ve
sıcacık atmosferini görmek için dünyanın
dört bir yanından buraya geliyor. Bugün
sizlerle birlikte Antalya'nın kalbinde
bir yolculuğa çıkacağız. Kaleçinin dar
ve tarihi sokaklarında yürüyerek,
marina'nın büyüleyici manzarasını
izleyerek, şehrin en hareketli
çarşılarını gezerek ve Antalya'nın
günlük yaşamını yakından tanıklık
edeceğiz. Ama bu videoyu benim için
farklı kılan sadece gördüğünüz bu
manzaralar değil. Gezerken Türkçeyi
inanılmaz derecede akıcı konuşan bir
Ukraynalı genç kadınla tanıştım. onunla
yaptığımız samimi sohbet bana
Antalya'nın sadece güzel bir tatil şehri
olmadığını, aynı zamanda farklı
kültürlerin bir araya geldiği özel bir
yaşam merkezi olduğunu bir kez daha
gösterdi. Şimdi sözü fazla uzatmadan
gelin Antalya'nın sokaklarını birlikte
keşfedelim. Eğer siz de bu güzel
yolculuğun bir parçası olmak
istiyorsanız videoyu sonuna kadar
izlemeyi unutmayın. Haydi Antalya
turumuz başlıyor.
&gt;&gt; Hello
&gt;&gt; Oksana.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Doğru mu? Süper.
&gt;&gt; Evet. Siziniz
&gt;&gt; Ercan. Nice to meet you.
&gt;&gt; Nice to meet you. Eee, Türkiye hakkında
neler düşünüyorsunuz? Antalya'yı nasıl
buldunuz? Önce bundanla başlayalım.
&gt;&gt; Antalya nasıl buldu?
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Bence herkes Antalya biliyor.
&gt;&gt; Herkes biliyor
&gt;&gt; tabii.
&gt;&gt; Peki Türkiye'nin dışında tatil yapacak
olsanız Antalya hariç nereler olabilir?
Türkiye'nin dışında başka bir ülke?
&gt;&gt; Başka bir ülke. Eee, Lisabon'da yaşadım.
Lizbon, Portugal.
&gt;&gt; Lizon. Evet.
&gt;&gt; Lizbon'da yaşadım. 4 yıl. Ondan sonra
İtalya'ya gittim. Yunanistan'la gittim.
&gt;&gt; E Fransa'ya gittim.
&gt;&gt; Fransa'ya gittin. Süper.
&gt;&gt; Evet. İspanya'da gittim. Hem de şey eee
küçük da yerler.
&gt;&gt; Avrupa bölgesinin her yerine gittiniz
anladığım kadarıyla. Yaşadınız. Evet.
&gt;&gt; Eee
&gt;&gt; en iyi hangi yerdi mesela şehir olarak?
&gt;&gt; En iyi şey Lizbon.
&gt;&gt; Lizbon. Portekiz'in Lizbon şehri. Aynen.
Güzeldir. Peki Tayland'a falan gitmeyi
düşünüyor musunuz? Oralara
&gt;&gt; Baliye falan.
&gt;&gt; Baliye gittim de unuttum söylemeyi. Evet
gittim.
&gt;&gt; Burası mı güzel? Orası mı güzel?
&gt;&gt; Ya güzel ya da kötü söylemem çünkü her
yere farklı
&gt;&gt; ya. Tabii ki yeni yerler.
&gt;&gt; Mesela Lisabonda orada şey eee e su çok
soğuk.
&gt;&gt; Su soğuk.
&gt;&gt; O alışmak lazım.
&gt;&gt; Evet. Burada mısın mesela su çok ılık. O
da güzel yüzmeyi. Tabii ki
&gt;&gt; ev
&gt;&gt; eee şey herkes ya kendime bilir ne
istiyorlar.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Ama burada güzel
&gt;&gt; ya kişiye göre değişiyor ama Türkiye'nin
yeri bir başka anladığım kadarıyla değil
mi?
&gt;&gt; Evet. Çok şey gezdim. Evet. Türkiye'de
güzel tabii ki.
&gt;&gt; Evet. Kaç yıldır buradasınız?
&gt;&gt; Eee daha yeni geldim. 2 ay burada.
&gt;&gt; Alıştınız
&gt;&gt; ama 6 sene önce burada yaşadım. Biraz
&gt;&gt; 6 yıl önce.
&gt;&gt; Evet. Nasıl sevdiniz burayı?
&gt;&gt; Sevdim tabii ki. Ya insanlar biraz
değişik
&gt;&gt; artık burada. Evet.
&gt;&gt; Avrupa'da
&gt;&gt; ne konuda peki değişik?
&gt;&gt; Ya erkekler değişik.
&gt;&gt; Sapık
&gt;&gt; biraz ya. Sapık değil. Biraz böyle şey
eee hani sürekli rahatsız ediyorlar seni
değil mi? Rahats değil biliyor musun? Ne
farklı? Mesela Avrupa'da erkekler çok e
değer veriyorlar kızlara.
&gt;&gt; Evet. Evet.
Şey, e Türkiye'de o biraz böyle
kızlar
&gt;&gt; lafını unutma bu arada Türk erkekler
bakın duyun bunları ona göre kendinizi
geliştirin. Türk erkekleri. Evet.
&gt;&gt; Biraz yani bu kadar değer kızlarla
vermiyor ama herkes değil tabii ki ama
böyle genel olarak
&gt;&gt; genel olarak. Evet. Yani şimdi eee biz
aslında Rus kızlara falan da soruyoruz.
Onlar da tam tersini söylüyorlar. Hani
diyorlar bizim ülkemizdeki erkekler eee
daha çok böyle e kadınlara değer
vermiyor ama Türkiye'nin erkekleri daha
çok değer veriyor kadınlara diyerekten
Ukrayna'da da tam tersi. Evet.
Ukrayna'da evet değer veriyor.
&gt;&gt; Ama yani değer ve değer vermek ne demek
istiyorum?
&gt;&gt; Eee mesela bu kadın sevdi. Sadece o
kadınla yanımda alacak. Başka kadınla
görmeyecek.
&gt;&gt; Bizim Türk insanımız öyle değil tabii.
&gt;&gt; İşte çok büyük problem benim için.
&gt;&gt; Büyük problem. Evet.
&gt;&gt; Türkiye'yi nasıl öğrendin lan?
&gt;&gt; E yaşadım işte burada Türkiye'de.
&gt;&gt; 6 yıl önce geliyor.
&gt;&gt; 6 yıl önce iki sene yaşadım. Bu
&gt;&gt; 2 yıl yaşadınız.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Yine Antalya'da.
&gt;&gt; Evet. Antalya değil İzmir'de.
&gt;&gt; İzmir'de yaşadınız. Şeyi soracağım. Eee
Ukrayna'da peki şu anda son durumlar
nedir? Bir de oradan bize bahsedersen
biraz
&gt;&gt; kötü.
&gt;&gt; Savaş
&gt;&gt; savaş devam ediyor. Evet.
&gt;&gt; İyi olmuyor.
&gt;&gt; Türkiye'yi seviyorsunuz.
&gt;&gt; Tabii ki Türkiye'yi seviyorum. Tabii ki.
Sevmezdim, gelmezdim.
Aslan var.
Bayram için
&gt;&gt; çok kalabalık.
Kale içinde olduğu yer.
Şöyle size etrafını bir göstereyim.
Daha 3 be gün önce buralar çok sakindi.
Bayramın gelmesiyle biraz yoğunlaşmaya
başladı.
O benim yediğim elbisenin şey yık.
İstanbul'a geleceğiz.
&gt;&gt; O taraftan gideceğiz arabamıza.
Bay
Berat şuna güvenmeyin ya.
Bir şey kalmayacak.
Elim var.
Şu anda da Marina'nın olduğu bölgedeyim.
oho

[Müzik]
İskoçya'nın en güzel şehirlerinden bir
tanesi olan glasgow'da herkese
Merhabalar arkadaşlar Burası edinburg
önce
göreceğimiz İskoçya denince de akla
gelen en önemli şeylerden bir tanesi şu
anda Saint George meydanına geldik
burayı birazdan detaylı anlatacağım
Avrupa rüyasıyla çıktığımız yolculukta
şehirlere devam ediyoruz birçok Rotayı
sizler için tek tek anlatıyorum turu
ayrı ayrı anlattım ama o tur boyunca
olan bütün şehirleri teker teker
anlatıyorum glasgow'da bunlardan bir
tanesi olacak burayı Bir tane de
sürprizle anlatacağım size arkadaşlar
dünyanın en güzel atların at heykelinin
olduğu bir yere gideceğiz Bugün her
ikisi de bu videoda olacak Hazırsanız bu
Amerika'daki californiayı andıran ya da
New York'u biraz da mimaris andıran
şehre
[Müzik]
başlıyoruz Az önce bahsettiğim Meydanı
anlatıyorum şimdi Arkadaşlar burası roby
barns Walker gibi birçok Hatta Victoria
gibi 12 tane ünlü brit iin ünlü kişinin
heykellerinin bulunduğu dünyanın böyle
en ünlü meydanlarından bir tanesi Ama
burayı daha ünlü kılan şey arkamda
gördüğünüz bu 70 metre kulesiyle
dünyanın en ünlü Nasıl anlatayım
Belediye binası ve britanya'nın en eski
Ticaret odasının bulunduğu bu Yapı
arkadaşlar 70 metrelik de bir Kulesi var
burayı işte gelip isterseniz kuleye
çıkıp bütün şehirde panoramik olarak
görebiliyorsunuz Onun dışında bu
Etraftaki zaten bütün binalar bu
glasgow'da ki yönetimle ilgili binalar
böyle güzel bir meydan her zaman
kalabalık Hemen şurada mesela büyük bir
alışveriş merkezi var arka tarafta yemek
yiyeceğiniz Sokaklar var işte şimdi bu
meydanı gezdik şimdi katedrale doğru
devam
[Müzik]
ediyoruz şu anda Geldiğimiz Yer modern
Sanat Müzesi arkadaşlar ama orayı
anlatmadan önce şunu göstermek is
istiyorum Bu gördüğünüz Sir Wellington
Anıtı kendisi İskoçya için çok önemli
bir karakter Hatta İngiltere Britanya
için de ama Kafasında bir kuka duruyor
Bu kuka her gençler eğlendikleri zaman
taşkınlık Yaptıkları zaman gelip bunun
kafasına bir kuka koyuyorlar mış
sonrasında belediye de bunu kaldırıyormu
bu böyle yıllarca devam etmiş e sonunda
artık belediye bakacak baktı olmuyor bir
karar alıyor ve bu kuka artık sabit bir
şekilde koyuyor ki millet gelip kafasına
göre koymasın diye ve İşin komik tarafı
da her kutlamada o kukanın rengi
değişiyor atıyorum çevreyle ilgili
ilgili bir şey varsa çevreyle ilgili bir
kuka konuyor yeni yıl varsa yeni yılla
ilgili bir şey yapılıyor o yüzden böyle
simgesel bir şey olmuş ve birçok
heykelde bunu artık
[Müzik]
görebiliyorsunuz Glasgow sanat severler
için çok güzel bir şehir arkadaşlar
şehirde birçok modern Sanat Müzesi ve e
mekanı var Şu arkamda gördüğünüz tarihi
bina olmasına rağmen modern Sanat Müzesi
olarak hizmet veriyor şehrin tam Merkez
ST George meydanının hemen sol
tarafındaki sokakta böyle kin sütunlu
devasa bir yapı Şu anda saat tam 5'te
kapandığı için biz de tam 5'te geldik
yetişemedik Ama ücretsiz olarak
gezebiliyor içeride özel sergiler de
oluyor işte biz de burayı gördükten
sonra Şuradaki yoldan artık biraz daha
katedraller ve diğer o tarihi mekanlara
devam edeceğiz ve glas go'nun şöyle bir
özelliği var Birçok model yapıyla eski
Yapı bir ürüne girmiş durumda arkadaşlar
inanılmaz Heybetli binalar var gerçekten
hani yani şu an mesela sağımdaki binanın
heybetine bakar mısınız mimari stiller
çok farklı Renkler çok farklı öyle
şehrin belli bir dokusu Yok öyle
söyleyeyim hani herhangi bir renkle
gitmiyor ama ne olduğunu anlamadığımız
birçok bina böyle çok Heybetli duruyor
Siz bunu böyle parlamento binası
zannediyorsunuz Ama mesela şu bina gibi
çok merak ediyorum ne binası o devasa
sütunlar var
Melih çim görüyor musun onu bakın burada
şöyle bir kemer çıktı karşımıza O iki
tane Kemer arkadaşlar ayrı ayrı çok iyi
ya bunların hepsini birbirine
Bağlamışlar bu binaları şimdi buraya bir
bakalım Şu binayı size tekrar
anlatacağım
[Müzik]
şimdi Glasgow yeşil şehir anlamına da
geliyor arkadaşlar yani yeşil bir şehir
ki onu görüyoruz her yerde parklar var
70'ten Fazla Park bu şehirde var
arkadaşlar ve bir önemli özelliği daha
birçok soka sanatlarını gezerken
görüyorsunuz grafiti konusunda çok iyi
bir şehir bakın arkamda da bir tane bina
var kocaman binanın üzerine devasa bir
grafiti yapmışlar şu anda katedral doğru
giderken böyle gördüğünüz gibi birçok
eseri de görüyoruz solumuzda ve
sağımızda çok güzel eserler var Sanırım
burası da bir kilise ama ana katedral
değil diye düşünüyorum burada değişik
birkaç tane Yapı var onları Şimdi
yakınlaştıkça size anlatacağım arkamda
gördüğünüz bu devasa bina arkadaşlar the
barony hall binası Burası Eğitim Kurumu
olarak kullanılan ve aynı zamanda Kültür
Sanat etkinliklerin de yapıldığı
yapılardan bir tanesi bu yoldan giderken
gerçekten birkaç tane böyle çok acayip
şeyler göreceğimizi biliyorduk bu devasa
kiremit rengi bina da onlardan bir
tanesi Şu anda burası kapalı Çünkü
herhangi bir etkinlik yok ama geldiğiniz
zaman etkinliğe denk gelirseniz bu
binayı da
[Müzik]
görebilirsiniz şimdi Şehirde birkaç tane
farklı mezheb ait kiliseler var arkadaş
bunlardan bir tanesi angan Kilisesi
İngiliz Kilisesi yani Arkadaşlar şu
karşımda gördüğünüzde asıl katedrale
gideceğiz Şu arka tarafta bir yerde ama
giderken de sağ tarafta da bu katedrali
göreceksiniz Hemen de zaten az önce
anlattığım Baroni halın da karşısında
önünde de böyle şu gördüğünüz alanda
katedral Meydanı olarak yazılmış yani
birçok Aslında kilisenin ve dini yapının
olduğu yer burası Bakın şu aradan zaten
ağaçların arkasından katedrali gördük
Şimdi oraya doğru gidiyoruz Şu anda
arkamda gördüğünüz bu mesela arkadaşlar
Glasgow katedrali San mungo Kilisesi
olarak da geçiyor Aziz mingo kimdir bu
aziz mingo yine isanın havarilerinden
bir tanesi ve onun 6 yüzyıldan kalma
mezarı da bu katedralin içerisinde giriş
ücretsiz Ama maalesef yine
yetişemedik 5te kapanıyormuş Ama
bakacağız Belki yaz tarifesi vardır
Bazen böyle olabiliyor çok değişik bir
mimarisi var 70 metrelik bir Çan Kulesi
var yine yeşil çatılı böyle çok bu
renkleri göremiyorsunuz Avrupa'da daha
farklı renklerde oluyor Siyah böyle
artık herhalde yılların verdiği
bir kararma mevcut taşlarında çok
görkemli Gerçekten şimdi bu öndeki parka
gezeceğiz bunun arkasında da muhteşem
bir nekropol alan var yani mezarlık alan
var oraya doğru
[Müzik]
geçeceğiz Evet şimdi çok acayip bir yere
gidiyoruz arkadaşlar Bakın Şu Karşıdaki
Tepe bir nekropol alan ülkemizde de
birçok antik kentte bunun örneklerini
Görüyoruz işte ne bileyim perre antik
kentinde görüyoruz diğer antik
kentlerimizde görüyoruz Burası
Rusya'daki tipik örneğinde gördüğünüz
gibi arkadaşlar eski mezarlık alanları
hepsi böyle bir heykel gibi bir müze
gibi size izlenim verecek Şu an bir Tepe
dolusu ilginç eserler ilginç anıtlar var
karşımızda Bunların hepsi
glasgow'da gördüğüm en ilginç yerdeyim
arkadaşlar Çünkü burası Ölüler Şehri
glasgow'da yaklaşık bir 300-400 metre
tepeye çıkıyorsunuz ve sizin karşınıza
böyle inanılmaz bir şey çıkıyor Şu an
burada 3500 den fazla mezar var
arkadaşlar ve bu her mezar sanki bir
sanat eseri edasıyla ünlü heykel
tıraşlar ve sanatçılar tarafından
hazırlanmış bir mezarlıklarla dolu
glasgow'da görebiliyorsunuz zaten böyle
bir mezar ne kadar şaşalı İsa ne kadar
böyle ilginç bir eser varsa üstünde
oranın Eee bu ünlü bir sanatçı ya da
edebi insan ya da politikacının olduğunu
anlıyorsunuz muazzam bir konumu var
şöyle çeviriyorum Artık kamerayı
arkadaşlar Bakın şu anda mezarların
arasından İşte o meşhur katedralin
manzarasına doğru gidiyoruz bu açıdan
katedralin ne kadar heybetli olduğunu
görebiliyorsunuz yanından Yürürken çok
büyük olduğunu anlayamıyorsunuz Ama bu
açı gerçekten Muazzam arkadaşlar bakın
ablamızın biri Şurada da oturmuş Mezarın
üstüne böyle Kimisi böyle tayland'daki
tapınaklara bile benziyor arkadaşlar
Bakın Şu Karşıdaki yüksek gibi İleride
böyle yuvarlak biraz Gürcü mimarisine
benzeyen
var çok acayip bir yer ya gerçekten
[Müzik]
glov meydanlarının birinde böyle bir
saat kulesi göreceksiniz Arkadaşlar
bunun ismi to step Bu bir şu anda açık
değil ama çıkıp Glasgow yukarıdan
gözlemleyebileceğimiz Muhtemelen
zamanında Şehrin en yüksek yapılarından
bir tanesiyim belediye binasın aslında
bir parçası olarak görünüyor bakın
burada Mesela Ticaret odasının binası
var merch building diyor Bu böyle bir
şehre saati gösteren yine Yaklaşık 300
400 yıllık bir saat kulesi gerçekten Bun
aynısını belfast'ta da görmüştük böyle
bir anda kike Victoria döneminde yapılan
eserlerden bir tanesi diye düşünüyorum
Çünkü bu bölge bayağı bir eski bölge Bu
da o dönemden kalan eserlerden bir
tanesi Bayağı da güzel böyle şık bir
görüntüsü var Hemen arkasında bakın
gördüğünüz gibi Ticaret binası yine bir
dini bir ya da bir şövalyenin heykelin
üzerinde olduğu bir artık ne diyelim
Anıt diyelim Sonra Şurada da böyle ufak
bir yine saat keli Bir kilise y Burası
böyle güzel bir tarihi Meydan buranın
ismi neymiş İron Gate İron Gate ya da
Tron Gate özür dilerim Tron Gate uzaktan
ı diye okudum Tron Gate yani taht kapısı
Meydanı burası da hemen karşıda bakın
tool Boot bar Bu saat kulesinden ismini
alan bir bar var Karşıda Bayağı güzel
bir meydan Şimdi yolda Biz yürürken
karşımıza çıktı şimdi diğer mekanları
gördükçe çekmeye devam edeceğiz
[Müzik]
görmeyi ve size göstermeyi çok istediğim
bir yer vardı Arkadaşlar burası
sharmanka kritik tiyatro nasıl bir yer E
inşallah videosunu görürsem video yani
ekleyeceğim bu videoya da burada kinetik
makinelerle bir gösteri yapılıyor
ücretli bir yer burası ama maalesef şu
anda saat Bakalım 181 18'de kapanmış
sanırım Çünkü içeride insanlar şu anda
son çıkışlarını yapıyorlar bakın
oyuncular falan da çıkıyorlar Burası bir
Sanat Merkezi Aslında ve içeride birçok
gösteri ve sergi yapılıyor işte
sharmanka da bunlardan bir tanesiyim miş
Yani dediğim gibi görebilirsen videoda
size göstereceğim Glasgow şu ana kadar
gördüğüm en güzel şeylerden bir tanesi
olabilir arkadaşlar hem gezilecek yerler
anlamında Hem de böyle hayat anlamında
hani böyle tam yaşanacak şeirler vardır
ya tam onun gibi şeir mesela aynı şeyi
dublin'de de söylemiştim ama Belfast
öyle değildi e ya da gördüğümüz Cardif
de öyle bir yer değildi yani büyük
britanya'da gördüğüm böyle Hayatın en
güzel aktığı insanların böyle çok güzel
yaşadığı şehir düzeninin çok güzel
olduğu şeylerden bir tanesinde yiz bakın
Normalde belfast'ta dün bu saatlerde bir
Allah'ın kulu yoktu sokaklarda Ama şu
anda herkes mekanlarda oturmuş İş çıkışı
keyfini yapıyor ve şu an hafta içindeyiz
yine Dün belfast'ta biz yemek yiyecek
Yer bulamadık Arkadaşlar bu saatte
Burası da Şehrin en ünlü alışveriş
Caddesi ve trafiğe kapalı bir cadde olan
stre arkadaşlar dediğim gibi trafiğe
kapalı Sağlı sollu bütün markalar
hediyelik eşyacılar arada bir
restoranlar sanat kareleri falan var
Hemen sokaklara biraz daha sağa sola
girdiğiniz zaman da barlar başlıyor
buraya artık günün sonunda akşama doğru
gelip yemeğinizi yiyebilirsiniz Bakın Şu
an saat burada 7'ye yaklaşıyor diğer
şeylerde farklı olarak Burası gayet de
halen insanlar sokakta ve eğleniyorlar
Türkiye için Tabii çok komik bir cümle
ama Kuzey irlanda'da işte ya da Cardif
kıyasladığımızda
çok acayip bir yere gidiyoruz sakın
videoyu kapatmayın çok beğeneceksiniz
gel hadi gidelim Hazırsanız muhteşem
atlara gidiyoruz
[Müzik]
arkadaşlar ve size bahsettiğim sürprize
geldik Arkadaşlar şu anda kapanış için
Helix parka geldik burası la edinburg
arasında her iki tarafa da yaklaşık
yarım saat mesafede bulunan dünyaca önü
the cpis atlarının anıtlarının
heykellerinin bulunduğu Mühendislik
harikası bir yer burası arkadaşlar andis
scut tarafından 2015 yılında açılışı
yapılan ve tasarlanan bu atların her
biri 300 ton ağırlığında britanya'nın
geçmişinde kiesler 100 atın gücüne sahip
olan atları simgeleyen mitolojik
canlılar ve Falk dediğimiz bu bölgede
meşhur İngilizlerle yapılan Falk savaşı
için seçilmiş bir bölge bu hatta William
wallace'ın yaptığı savaştan bahsediyorum
arkadaşlar o Savaşı çok iyi
biliyorsunuzdur brevard filmini
izlemeyen de yoktur o savaşın anısına bu
atlar yaptırıldı Çünkü atlar iskoçlar
için bir nevi kutsal hayvanlar ve bu
öyle dünyanın en büyük at heykellerini
yapmak da onlara düştü şu anda dediğim
gibi bu Helix Park'a ücretsiz olarak
girebiliyorsunuz zaten arabanızla Park
ediyorsunuz ücretsiz bir şekilde her
yerde tuvalet ve banyolar her yerde
tuvalet var restoranlar var Sokak
Lezzetleri satan mekanlar var ama şu
eşsiz görüntüyü görmek için mutlaka
buraya da gelmeniz gerekiyor Eğer
edinburg ya da glasgow'da Geliyorsanız
ve burada da kapanışı yapacağım size
Gerçekten muhteşem bir deneyim oldu
Glasgow çok beğendim edinburgh'a
geçeceğiz asıl beklediğim yer orasıydı
size muhteşem bir edinburg videosu
hazırlayacağım ama bu glas go' meşhur
heykelleriyle de kapanış yapmak istedim
bir şehrin daha sonuna geldik Avrupa
rüyasıyla rotalar mıza devam edeceğiz
benimle kalmaya devam edin görüşmek
üzere y
[Müzik]

[Müzik]
sevilla'dan Herkese merhaba arkadaşlar
İspanya'nın en renkli şehrine geldik en
canlı şehrine geldik burada 724 hayat
hiç bitmiyor size bir günde sevilla'yı
dolu dolu
gezeceğinize videomuza başlıyoruz Burası
City Hall aumento Sevilla yani Belediye
binası tam bir neoklasik harikası Hatta
fransisken manastırını da bağlayan da
bir kemer var arkada Burası 15 yüzyılda
yapılmış ama dış cephesi neoklasik
cephesi de 18 yüzyılda eklenmiş üzerinde
çeşitli kabartmalar var hatta şehrin
kurucusu olduğuna inanılan herküle sez
arsında figürleri var kabartmaları var
bu şu anda bulunduğumuz yerde Piazza
nuevo yani yeni meydandayız Şu anda
burası oldukça canlı bir meydan birçok
gösteri sağda solda yapılıyor Buradan da
zaten bakın la calda meşhur seviya
katedralinin olduğu kısma da Şu sokaktan
devam edebiliyorsunuz Hazırsanız dolu
dolu bir Sevilla gezisi
[Müzik]
başlıyor
arkamda gördüğünüz bu eşsiz Eser
dünyanın en büyük Gotik katedrali
arkadaşlar 116 metre uzunluğunda 63
metre genişliğinde 40 metre
yüksekliğinde katedralin yanı sıra 92
metrelik devasa minaresiyle şu an Çan
kesi olarak kullanılsa da almohad hanel
zamanında Mari hükümdarlar burayı bir
Çan Kulesi değil de bir minare
yaptırmışlar ve o Minare O zamandan bu
zamana kadar dünyanın en yüksek
kulelerinden bir tanesi olmuş bu
görkemli katedrali şu anda yine 1
euroluk bir ücret karşılığa gezebiliyor
musunuz kuleye çıkmak ekstra ücret
Yanılmıyorsam O da 8 euroyu kuleye
çıktığınız zaman seviyi panoramik olarak
görme şansınız da olacak Bunun dışında
şöyle bir bilgi daha vereyim arkadaşlar
Bu mekan İspanya'daki en büyük ve en
görkemli Gotik bir yapı yani Biliyorsun
ki İspanya'da Gotik yapılar çok yaygın
ama en büyüklerin en büyüğü arkamda
gördüğünüz
Sev katedrali diyoruz ve buradan sonra
da artık Yavaş yavaş farklı rotalara
doğru devam
[Müzik]
edeceğiz sırada sevilla'nın en önemli
yerlerinden bir tanesi olan Sevi alkazar
var arkadaşlar arkamda gördüğünüz bu
Kale yani alkazar 10 yüzyılda halifelik
hükümdarları için yapılmış görkemli
zaman yıld zamanında son halini almıştık
sonraki dönemlerde bakir avlusu başta
olmak üzere 13 yüzyılda ve 14 yüzyılda
eklemeler yapılmaya devam etmiş Game of
Thrones aranlı laurence ve Star Wars
gibi birçok ünlü Hollywood film de yine
arkamdaki bu muhteşem sarayda çekilmiş
arkadaşlar sonraki dönemlerde mağribi
mimarisi eklenmiş nedir bu mabi Gotik
Arap mimarisini bir araya getirerek
ortaya çıktıı bir mimari şekli bunu
sürekli anlattım size bu gün boyunca ve
şu gördüğünüz kısım yaklaşık 34 saatte
gezebileceğiniz devasa bir aslında bir
yer içinde böyle egzotik bir dünya sizi
bekliyor olacak 1 euro karşılığında
internetten online satışla alabilirsiniz
çocuklara ücretsiz 12 yaşına kadar e
yaklaşık böyle 2-3 saatte doya doya
gezip Bol bol fotoğraf çekip özellikle
Bakireler avlusunda zamanınızda geçirip
artık katedral tarafına doğru
geçebilirsiniz son olarak da şunu
söyleyelim bakira avlusu dediğim gibi
1365 1375 yılları arasında bir 10 yıllık
süreçte yapılmış 52 tane sütun var
Tamamen bu Havuzun çevresinde zaten
görüntülerde gördünüz granad kaki
alhamra sarayından sonra İspanya'da
görüp görebileceğiniz en güzel
saraylardan bir tanesi alkazar Burayı da
görmeden seviyeden ayrılmayın
[Müzik]
Arkadaşlar şu anda bulunduğumuz Meydan
arkadaşlar Plaza del cabildo Normalde
burasının gizli bir yer olması g Ama
sanırım pazar günleri burada bir para
fuarı gibi para pazarı gibi bir şey var
eski paraları insanlar birbirine gelip
alıyorlar değiş Okuş yapıyorlar Şu anda
arkamda gördüğünüz herkes ya kart
satıyor ya para satıyor değişik bir
pazar pazar olayı var şu anda burada
Burası İspanya'daki diğer meydanlara
göre yarım ay şeklinde bir meydan hemen
katedralin tam karşısında bulunuyor bir
pasajın içinden geçerek buraya
ulaşıyorsunuz sabah saatlerde buraya
gelin o zaman büyüsünü anlayabilirsiniz
ama maalesef şu anda size bu büyüyü çok
gösteremeyeceği bu kalabalık
dolayı kadar gelmişken buraya da
uğramayı ihmal
[Müzik]
etmeyin Hadi biraz seviyeyi konuşalım
Arkadaşlar sevill bence dünya üzerindeki
en güzel ve canlı şeylerden bir tanesi
ya her yerde park var eğlence var tarihi
mekanlarla mimari iç içe alışveriş
caddeleri eğlencesi triana gibi ya da
işte dün anlattığım feria gibi muhteşem
canlı bölgeleriyle oldukça popüler bir
şehir Hani Barcelona'nın biraz adı
çıkmış ama bence seviya birçok açıdan
Barcelona daha güzel bir şehir ve daha
bir İspanyol öyle söyleyeyim İspanyol
kültürünü daha iyi hissetmenizi
sağlayacak olan bir şehir efl Mango'nun
başkenti Onun dışında Paella başkenti
gastronomi konusunda da oldukça iddialı
bir yer yani her şey var gerçekten her
şey var hani ben yaşamak isteyeceğim
şeyler arasında seviyeyi de her zaman
koymuşum Keşke bir fırsat olsa da bu
şehir böyle güzelce yaşasak Şu anda da
meşhur pla de Espanyol Espanyol
meydanına gidiyoruz Orada çok güzel
böyle bir Saray ve bahçe var Orayı da
gezdikten sonra bu akşamki sürprizimiz
doğru devam
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
edeceğiz sırada sevilla'nın venediği
olan bölgeye geldik Arkadaşlar burası
espana Park Maria Lise'de bulunan bu
50.000 metrekarelik devasa alan Neo
mağribi mimarinin en güzel örneklerinden
bir tanesi olan bu muhteşem yapıya da ev
sahipliği yapıyor burada birçok özellik
var Birincisi kanallar olması ve
insanlar burada kayıkların kiralayıp
gezebiliyor ikincisi Bakın şu gördüğünüz
balkonlarda 4 tane balkon var Bunların
hepsi halka açık yukarı çıkıp Sadece
etrafı
gözlemleyebilmek göstereceğim her bir
Bankın bir sembol olması o sembolleri de
birazdan anlatacağım Onun dışında 4 tane
köprü var o köprülerden geçerek gününüzü
daha da renkli hale getirebilirsiniz
Sokak sanatlarının Merkezi gibi bir yer
birçok etkinlik Burada yapılıyor dedim
ya tam 50.000 metrekarelik bir alandan
bahsediyoruz kocaman bir meydan var
paytonlar var o seramiğin en güzel
dokunuşları var bakın binanın çeşitli
yerlerinde onları görebiliyorsunuz şu
anda dediğim gibi çok güzel bir yerdeyiz
en güzel bana göre en güzel yerlerinden
bir tanesinde Zaten size Sabahtan beri
anlattığım o muhteşem mekanların yanında
artık kapanışı gün batımına doğru buraya
geldik burada güzelce bir dinleneceği
işte sürprizimiz
geçeceğiz çok güzel bir gün oldu
gerçekten seviye muazzam bir şehirdi Şu
anda da bu zevki daha bir Doruklara bu
plazada espanya çıkarıyoruz şimdi biraz
daha dinlenme
[Müzik]
vakti
[Müzik]
plazada İspanya'daki Arkadaşlar
bankların bir özelliği var bakın burada
her bir İspanya şehrini simgeleyen
banklar var arkada onların figürleri var
mesela bakın şurası Barcelona Burası
burgo orası Cordoba kad böyle
sıralanıyor ta Meydan bitene kadar bütün
İspanya şehirlerini tek tek
[Alkış]
sıralamış ve günün sürprizi Ramon
Sanchez tadında sevill osuna maçını
izleyeceğiz Arş heylı
mıyız Barcelona maçından
sonra izledik izleyeceğiz vall muazzam
bir denim yerimiz de çok
güzel çok teşekkür ediyoruz s iü i
rezervasyon ymt onlar hedu and yerimiz
güzel
bir gibi Galatasarayın eski oyuncularını
izleyeceğiz çok heyecanlıyız had ık
başlasın maç
[Müzik]
Les setas yani mantarlar konseptiyle
yapılmış bu eşsiz Eser Metropol parasol
arkadaşlar 2011 yılından beridir
sevilla'dan sanat eseri Bu 26 metre
yüksekliğindeki bu eser bir mantarı
andırdığı için bu ismi almış buraya
gelip fotoğraflarınızı çekebiliyorsunuz
Eee bu meydanına küçük meydanına Plaza
mayor diye geçiyor burası burada güzel
etkinlikler oluyor konserler oluyor
mesela dün akşam bir tane olmuş bitmiş
biz şimdi gördük buraya bilet alarak da
üst katına çıkabiliyorsun Yanılmıyorsam
al kazar'ın bileti Burası için de
geçerli olabilir Şimdi biz de o bilet
var Birazdan soracağız zaten yukarıda
görürseniz görüntüleri Demek ki ücretsiz
yukarı çıkabiliyorsun durur sonra I love
Sevilla yazısının arkasında geçerek
fotoğraflarınızı da çekebilirsiniz
burası biraz daha feria dışarısına doğru
artık katedrale yürürken karşınıza çıkan
bir yer ama mutlaka listenize de dahil
etmenizi tavsiye ederim Çünkü gerçekten
görüp görebileceğiniz en değişik
eserlerden bir tanesi sevdaki konaklam
Hotel alcoba del reyden yana kullandık
Arkadaşlar burası feria bölgesindeki
otellerden bir tanesi tam bir endürüst
oteli arkadaşlar bütün malzemeleri fez
getirilmiş pastan getirilmiş arkadaşlar
içerideki bütün
Dekorasyonlar düzenlemeler renkler o
seramikler ahşaplar Taş işlemeciliği
böyle bir an size Fas havası
hissettiriyor gerçekten çok beğendim
inanılmaz Böyle zevkli yapılmış bir otel
Onun dışında kahvaltısı hizmeti de veren
kahvaltısı tipik bir İspanyol kahvaltısı
ve biraz da Avrupa kahvaltısıyla karışık
bir kahvaltı e odalarının böyle Fransız
balkonlu küçük pencereli Odaların da bu
meydanı açılıyor bu meydanı da
görebiliyorsunuz şimdi oteldeki
konaklaması da anlattıktan sonra artık
sevilla'yı böyle bir derinlemesine size
anlatacağım bugün dolu dolu seviye
[Müzik]
olacak
[Müzik]
otelimizin bulunduğu bölgede makarona
Kilisesi var arkadaşlar yani içeriyi Az
önce gördüm gerçekten muazzam bir kilise
Latin Kilisesi Katolik kilisesi Şu anda
da içeride bir seremoni var Önünde de
hatta bando takımıda hazırlanıyor
İçerisi tıklım tıklımdı haz İsa'nın haz
Meryem'in ve diğer bütün katolikler için
önemli figürlerin içeride freskleri var
tasvirleri var ve bazı farklı Bizim de
çok Türkiye'de Alışık olmadığımız
süslemeler diyeyim onlar var arkadaşlar
ücretsiz bir şekilde gezebiliyor musunuz
bizim hemen otelimiz Hotel alcoba der
Rey'in hemen yanında bulunuyordu Şimdi
de buradan sonra sevilya sokaklarına
doğru devam ediyoruz İspanya'nın en
canlı ve eğlenceli şehri kuşkusu sevilya
arkadaşlar sevilla'nın da yine en güzel
yeri bu açıdan feria bölgesi yerel
halkın özellikle takıldığı turistlerin
biraz daha uzak olduğu Fer da kalmanızı
kesinlikle tavsiye ediyorum arkadaşlar
burada çok güzel küçük butik oteller ve
hosteller var şu anda fi'nin ana
kalbindeyiz buradaki meydandayız bakın
görüyorsunuz şu anda hafta sonunda
olduğu için herkes sokaklara ve daha
saat 7.3 birazdan daha Buralar
canlanacak eğlenenler oynayanlar çoluklu
çocuklu aileli herkes burada mekanlarda
oturan insanlar var bakın görüyorsunuz
restoranlar da var E Ferya da mutlaka
böyle bir yarım gününüz ayırmanızı
tavsiye edelim Özellikle akşam
saatlerinde çok daha güzel
olacaktır
[Müzik]
şu anda bulunduğumuz yer arkadaşlar
katedrale çok yakın bir yerde bulunan
divino Salvador Kilisesi arkadaşlar e Bu
gördüğünüz Barok Şah eseri 16 yüzyılda
yapılmaya başlanmış Daha doğrusu 17
yüzyılda tamamlamış ama 16 ve 18
yüzyılda içindeki organ ve kutsal alan
eklenmiş son halini değ işte artık 18
yüzyıldan sonra alıyor Aslında Burası la
meskut adab bas adı verilen sevilla'nın
en eski camilerinden birinin yerine
yapılmış ama sonraki dönemlerde Artık
seviya tamamen Hristiyanların eline
geçince Burası Hristiyanlara hizmet
etmeye başlamış şu anda bulunduğunda
küçük bir meydanda bulunuyor dediğim
gibi katedrale çok yakın bir konumda
öğleden sonra gelirseniz pembe bir ışık
kutsal İsa ve ilahi aşk adı verilen iki
tane devasa Sunak var içeri girdiğiniz
zaman zaten büyülen öğleden sonraki Pem
Işık oraya vurunca bambaşka bir görüntü
ortaya çıkıyor 4 euro karşılığı Normalde
giriş yapabiliyorsunuz ama bulunduğumuz
hafta çok kutsal bir hafta yani e'den
önce haz İsa'nın çarma girilmesiyle
ilgili bir günlerdeyiz tam olarak emin
değilim Onu öğrenmeye çalışıyorum şu
anda her yerde anma törenleri var ve
bütün kiliselerde açık katedrali
bilmiyorum ama şu an Normalde Burası 4
eur Ken Biz ücretsiz gezdik diğer bütün
kiliselerde Biz ücretsiz gezdik o yüzden
böyle zamanları da kaçırmayın diyorum ve
yoluma devam
ediyorum Avrupa'nın birçok şehrinde
arkadaşlar içme suyu alabileceğiniz
içebileceğiniz çeşmeler bulunuyor suya
boşuna bakın şurada bile ucuz diyor ama
iki tanesi 1 euro diyor suyu ama böyle
ücretsiz olarak içebilirsiniz bu sularda
Hiçbir problem yok rahatlıkla
içebilirsiniz biz mesela termosum var
yanımızda bittikçe suyumuzu böyle
yerlerden dolduruyoruz ya da bir şişe de
taşıyabilirsiniz e yemekler de Sevi da
gerçekten diğer yerlere göre Doğa ucuz
mesela porsiyon piz bakın bir dilimi 2
Euro Az önce şurada bir bira 1 euroyu y
yani böyle değişik değişik mekanlarda
farklı daha ekonomik olarak yiyip
içebilirsiniz Barcelona ya da Madrid'e
göre seviya çok daha
[Müzik]
ucuz sıradaki mekanımız kasa platos
Arkadaşlar burası Endülüs valileri
Sarayı diye geçiyor alkara dükleri de
yaşadığı evlerden bir tanesiyim miş
Burası da aslında bunun orijinali
Kudüs'teki platos evi bu onun bir
kopyası gibi arkadaşlar 15 ve 16 ylar
arasında inşa edilmiş Burası hem
Rönesans dönemini hem pratex detayları
hem de Barok unsurlarla mudejar
unsurlarının hepsini barındıran bir yer
yani bu evin içerisinde dört ayrı
mimariyi görebiliyorsunuz içeride
Endülüs mimarisin En renkli azul rosu
sanırım aulos adı verilen e seramikler
de var bol bol o seramiklerden
görüyorsunuz O bahsettiğim valilerin ve
dükler heykellerini görüyorsunuz içeri
giriş 10 euro arkadaşlar E şimdi 10 Euro
da olduğu için ben şöyle kamerayı
bıraktım 10 lir da olduğu için hepsine
giremiyoruz Çünkü biz alkazar ciddi bir
para ayırdık 13 euro gibi bir parayı
alkazar ayırdık o yüzden böyle 10 euro
13 euro 15 euro 20 Euro bizi bayağı bir
yoruyor o yüzden size tavsiyem Burayı da
böyle bir listenizi alın iyi bir
bütçeniz varsa buraya da mutlaka girin
gerçekten mimari açıdan çok güzel bir
yer E ben 2 be sene önce geldiğim zaman
girmiştim sanırım biz öğrenciyken daha
zengindik o zaman Euro 3 ya da 2 Ken
daha zengindik öyle düşünüyorum şu an 20
ile çarpınca bir de 3 kişi olunca 600
lira oraya gezmek için çok ciddi bir
maliyet Evet bu muhteşem saraydan sonra
artık Yavaş yavaş katedral bölgesine
doğru girmeye
[Müzik]
başlıyoruz sıradaki mekanımız arkadaşlar
Dor de oro yani oro Kulesi gördüğünüz
gibi Aslında bu Selanik'teki kuleye de
çok benziyor bir savunma Kulesi bu e
1220 yılında inşa edilmiş bu aşağıda
gördüğünüz Nehir kuek Nehri gual kure da
olabilir değişik bir ismi vardı Şu anda
Bu gördüğünüz mekan 3 euro karşıda giriş
yapabiliyorsunuz yukarı da
çıkabiliyorsun Denizcilik Müzesi olarak
kullanılıyor e Artık yorulduk yani
seviyeyi baştan sona gezdik Son Durağım
gitmeden önce köprü
geçerken triana bölgesine size bu kuleyi
de göstermek istedim şimdi yolumuza
devam
ediyoruz şimdi seviya varmadan önce
arkadaşlar burada italika adı verilen
teatro Romano teatro Roma tiyatrosu var
Arkadaşlar burası neden ünlü Game Of
thrones'un o meşhur bütün o Kral ve
kraliçelerin bir araya gelip toplantı
yaptığı sahnenin çekildiği yerde E zaten
şu an görüntülerde görüyorsunuz E ama
işte çok ilginç bir şey ne bir bilgi var
hani ne zaman açılacak neden kapalı
hiçbir bilgi yok şu anda bakın şöyle bir
göstereyim içeriyi şöyle eski bir Roma
Tiyatrosu Burası ama bazı filmlerin
çekimlerinde kullanılıyor yani şehir
merkezine 8 km uzaklıkta biraz boşu
boşuna gelmiş olduk açıkçası Çünkü ne
Google'da ne de burada herhangi bir
bilgilendirme yok Siz de Eğer gelmek
isteyeceksen buraya lütfen Ona göre
araştırıp
[Müzik]
Gelin
[Müzik]
i

[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
bu
[Müzik]
Hoşgeldin sevgilim O videolarım Umarım
kestiğinizde sağlığımız yerindedir
[Müzik]
İspanyol bir arkadaşımın şirketi Bugün
bir etkinlik düzenlemiş Daha sonrasında
da bir şeyler içmeye geçmişler Benimle
de tanışmak istediler O yüzden merkeze
gidiyorum
[Müzik]
aslında Metro evime yürüme mesafesinde
ama sağanak yağdığı için otobüse binmeyi
tercih ettim
hemen evimin önünde otobüs durakları var
Sonrasında da metro ile devam ettim
Madrid'deki Metro Gerçekten çok güzel
istediğimiz yere çok rahat bir şekilde
ulaşabiliyorsunuz
[Müzik]
Ben bugün listeye bu yolculuğun 20
dakika kadar sürdü
[Müzik]
Bu arada metroya binmek otobüse binmek
taksiye binmek kokar ya da Tomar
eylemleriyle kullanılıyor almak mânâsına
geliyor bunlar Örneğin metroya bindim
diyecek sekek okido el Metro gidiyoruz
Metroyu aldım şekilde kullanılıyor yani
Ama
o her eyleminin Arjantin'de plastik bir
manası Arjantin ilerle konuşuyorsanız
Omar elinde Tercih edebilirsiniz
bu var ilk geldiğimde aşırı derecede
doluydu ve hep şirket çalışanları ydı
öğlen 12'den beri içiyordu herkes ama
utandığım için halde dememiştim şimdi
çıkmak üzereyiz pek fazla insan kalmadı
ama yine de size göstermek istedim
Merhabalar o
sabah namazında buldum
[Müzik]
11 gibi akşam yemeği yemeye geldik Bir
Meksika restoranı önerdiler restoranın
dekorasyonu çok şıklı Gerçekten böyle
masaların hepsinde çizimler vardı işte
duvarlarda tablolar vesaire ben çok
beğendim
[Müzik]
bu Restoran diğer restoranlara göre daha
pahalı geldi bana yada bir yıl
içerisinde çok fazla fiyat değişmiş yani
çok emin değilim
Ama öğlen bir ve dört buçuk arasında
gelirseniz günün menüsü şeklinde menüler
var beni 13 euro bir başlangıç tabağı
ikinci tabak işte içecek ve tatlı
seçebiliyorsunuz ve tamamını toparla
oruçlu ve
birçok restoranın böyle uygulamaları var
ama işte öğlen saatlerinde gelmek lazım
[Müzik]
Ben kes Hadi yaz bir paket sipariş ettim
ama bana biraz fazla geldi
[Müzik]
yan tarafımızda bir doğum günü yemeği
vardı Çok gürültü yaptıklarından rahat
bir şekilde oturmadık erken kalkmak
zorunda kaldık Birazdan size sesli bir
şekilde vereceğim videoyu sesimi de
yapabilirsiniz be
[Alkış]
gürültü ruido kelimesine denk geliyor
çok gürültü yapıyorlar derken de Asiyem
muçore İDO sen
[Müzik]
Evet
Restaurant oradaydı doya da çok güzel
size göstermek isterdim ama yağmur
yağıyordu Başka sefer artık
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
Instagram üzerinden Madrid'de
yaşayanlarla bir buluşma ayarlamıştım
Bugün hem sohbet etmeye hem de
kitaplarını bırakmaya gidiyorum
[Müzik]
Sağ
[Müzik]
ol değildim çok büyük bir metro
istasyonu Burası 1 2 ve 3 numaralı metro
hatları aynı zamanda renkli adındaki
trende bu istasyondan bu duraktan
geçiyor
[Müzik]
Aslında ben otobüs O çok seviyorum çünkü
dışarıda görebiliyorsunuz ama bugün
Acelem olduğu için ve otobüs bir saat
kadar geciktiği için metro ile gelmeyi
tercih ettim
[Müzik]
otobüs bir saatte geliyor yani otobüsün
varması Bir saat sürüyor dediğimiz zaman
tardar eylemini kullanıyorlar Serdar
gecikmek mânâsına geliyor aslında ama
zaman almak olarak düşünebiliriz
otobüs belirli bir otobüs olduğu için
elbuz karda una oran en yegar dedim yer
varmak demek kadar yapıyor Değil mi
gecikme yapıyor Nerede gecikme yapıyor
varmakta gecikme yapıyor O yüzden en yer
dedik yani el bu Star'da ona orada en
yeter o
[Müzik]
ya
bu yeşil daha önce hiç görmemiştim yeni
koymuşlar büyük ihtimalle
[Müzik]
aynı zamanda bütün meydanda bir çalışma
vardı Böyle her tarafı Mavi Mavi çerçeve
demişler Buraya böyle görmeyi Hayal
etmiyordum bir sık hayal kırıklığı oldu
[Müzik]
Çok tatlış bir toplantı oldu benim için
hepinize tanıdığıma çok memnun oldum Çok
teşekkür ediyorum geldiğiniz için o
[Müzik]
Ben
[Müzik]
geldiğimde dönerken de bu hastanenin
önünde çok fazla sıra vardı Burası 1894
yılında kurulmuş napolitan ağzında bir
tatlı satıyorlar büyük ihtimalle onu
almak için bekliyor insanlar bu kremaya
da çikolata ile doldurulmuş milföy
hamurundan yapılan bir tatlı
[Müzik]
öne kendi biraz annemle konuştum Daha
sonra sipariş verdiğim saksılar
gelmişler ama evde olmadığım için
apartman görevlisine teslim edilmişler
onları almaya gittim
Biraz aldım Paket atarak o
[Müzik]
Biz
[Müzik]
birazdan akşam yemeği için bir şeyler
hazırlayacağım ama önce makyajımı seni
izlemek istedim Hadise gelmeden önce
organik pamuklardan almıştım ben
balıklardan bunları kullanıyorum çünkü
hem pamuk olmaları güzel hem de sürekli
pamuk alma ihtiyacını gidermiş oldular
Çamaşır makinesini çok rahat bir şekilde
yıkama biliyorlar aynı zamanda böyle
minik pamuk mendillerden aldım havlu
yerine de bunları kullanıyorum çok daha
hijyenik oluyorlar Bence iki ürünün
linkini de aşağı açıklamalar kısmında
bırakıyorum oradan inceleyebilirsiniz o
[Müzik]
da
[Müzik]
geçenlerde bu patatesler için bir buraya
basıyorsun hazırlamıştım buradaki
barlarda falan çok meşhur hazırlanışı da
çok basit başka bir videoda ona
gösteririm
Sonay değildir gitti
bu GTA V
[Müzik]
Bu arada gelirse
arefe günü yeni onu sessiz izmir.com.tr
[Müzik]
bu
[Müzik]
tarafa
balkon bahçeciliği için ihtiyacım
Olabilecek her şeyi almıştım sadece
karışımı ekleyeceğim Toprak kalmıştı o
da internetten Söylemek yerine o
Geçenlerde gösterdiğim büyük Çin
pazarına gelmeyi tercih ettim çünkü hem
daha uygun fiyatları hemde daha hızlı
bir şekilde elde etmiş oldum ben 2 tane
20 litrelik ten aldım tanesi bir 80
liraya
[Müzik]
[Alkış]
pcı Akşama da biraz milföy hazırlayarak
bitirdim ve bir videonun daha sonuna
gelmiş olduk sevgilim olmuştur Umarım
keyif verici bir video olmuştur Bu
seride görmek istediğiniz herhangi bir
şey varsa aşağı yorumlar kısmında
belirtebilirsiniz hepinize okuyorum bu
aynı zamanda kanala destek olmak için de
yorum bırakabilirsiniz henüz abone
değilseniz de videonun sonunda çıkacak
olan ekrandan logosuna basarsanız
Eğer kanalımızın bir üyesi haline gelmiş
olursunuz bir sonraki videolarda
görüşmek üzere hoşçakalın bay
[Müzik]

[Müzik]
beyrut'tan Herkese merhabalar Arkadaşlar
şu anda Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta
günlerdir güvenli değil Gitme Ne işim
var diyen Takipçilerim ve bu şehrin
aslında ne kadar güvenli olduğunu
göstermek istedim Maalesef bizim
ülkemizde de rutin olaylar oluyor
biliyorsunuz daha önce bazı kötü
hadiseler olmuştu Ama bu turizmi
baltalamaya yeterli olan şeyler değildi
ama şu anda da Beyrut'ta birkaç gün önce
İsrail'in bir saldırısı olmuştu o kadar
Onun dışında gayet güvenli 1994'ten
beridir Bir tane de 23 sene önce yaşanan
bir bomba felaketinden beridir Herhangi
bir sorun olmadı bu şehirde bir zamanlar
Ortadoğu'nun Paris'i denilen Beyrut
sokaklarında 3 gün geçireceğim bu şehri
size adım adım her yerine anlat atacağım
çok güzel mekan önerileri konaklama
önerisi de bu videoda olacak rotam da
beut socks kısmından başlıyorum Burası
Her zamanki gibi O Eski Pazar bölgesi
değil daha modern yerlerin olduğu
kısımdan başlıyorum ve bundan sonra da
rotom devam
[Müzik]
ediyorum beyrut'taki konaklam ı
anlatayım size arkadaşlar şu an kaldığım
yer şehrin merkezinde bulunan zur Suit
zur Residence gibi Aslında ev
konseptiyle hizmet veren bir yer 1+ bir
evlerde ya da farklı evlerde olabilir
bayağı Yüksek bir bina burada hem
mutfağınız var oturma odanız var
salonunuz var Çok güzel bir yatak odanız
var İsterseniz kendi yemeğinizi
hazırlayabileceğiniz mikrodalga
Buzdolabı gibi birçok araç da var tabağı
çanağı çömleği de her şey yerinden tipik
bir ev hayatı yaşayabileceğiniz bir yer
ve altındaki Barda da hem Akşam yemeğini
yiyebileceğiniz hem içki içebileceğiniz
ya da herhangi bir içecek içebileceğiniz
çok da güzel bir barı var Sabah da
isterseniz size böyle bir kahvaltı
hazırlayabiliyor Normalde oda kahvaltı
konsepti de var ama isteyenler sadece
oda da tutabiliyor ben oda kahvaltı
istedim ve odama istedim kahvaltımı şu
anda gördüğünüz gibi görüntülerde
görüyorsunuz çeşit çeşit mezeler
peynirler domatesler işte burada bir
barbunyaya benzeyen bir meze sosis
yumurta envai çeşitler reçeller tereyağı
güzel bir Fransız esintisi kuruvasan ve
fasın çok güzel işte bizim de zahterli
ekmek gibi ve peynirli bir ekmek ve
küçük küçük ekmeklerle birlikte böyle
güzel bir kahvaltı yapıyorsunuz ilk
kahvaltımı otelde yapmak istemiştim o
yüzden böyle odama istedim bundan
sonraki kahvaltım da zaten şehrin
yöresel Mutfağı olacak otelden biraz
daha bahsedeyim burada bitireceğim
dediğim gibi burası şehrin merkezine zur
diye aratırsanız Zaten Google'da puan ne
kadar yüksek olduğunu göreceksiniz çok
güzel şık tertemiz bir yer güvenli bir
yer güvenliği var kapısında zaten Beyrut
ile sanıldığı kadar güvensiz bir yer
değil sadece bu savaştan dolayı biraz
can sıkıyordu Birazdan da işte arka
taraflara doğru artık devam edeceğim
yoluma bu şehrin sokaklarını keş
edeceğim güzelce dinlendikten sonra 3
gün boyunca Beyrut'un keyfini
çıkaracağım Hadi devam
[Müzik]
edelim ve beyrut'a gelen birçok turistin
görmeyi dört gözle beklediği güvercin
kayalıklarında Arkadaşlar bu arkamda
gördüğünüz Dünya Mirası doğal harika Pen
Rocks diye geçiyor pigeon Rocks diye
geçiyor Arkadaşlar burası şehir
merkezine y yaklaşık 10 dakika taksi
mesafesiyle e uber'e binerseniz 4 ya da
5 dolar gibi ücrette buraya
girebiliyorsunuz taksiler iki kat
alıyorlar onu söyleyeyim onunla ilgili
detaylı bilgileri vereceğim Burası çok
özel bir yer Çünkü gerçekten göreceğiniz
en ilginç doğal mekanlardan bir tanesi
benzerleri Malta ve Avustralya'da da var
ama bunu bu kadar yakın olması güzel bir
olay Şimdi arkadaşlar Bir de şöyle
söyleyeyim bakın etrafta gördüğünüz
birçok restorantta özellikle Starbucks
falan da var Onların manzarası direkt
buraya bakıyor O yüzden çok lezzetli
yemekleri yerken ya da kahvenizi içerken
de bu doğanın da tadını çıkarabilirsiniz
Dilerseniz Şuradaki Patika yoldan diğer
tarafa geçip arka tarafından da
görebilirsiniz bu sefer şehir manzarası
sizi karşılayacak zaten görüntülerde
gördünüz bununla ilgili başka anlatacak
bir şeyim yok artık yoluma şehir içine
doğru Downtown doğru yani olda doğru
devam ediyoruz birazdan görüşmek
[Müzik]
üzere Beyrut'ta gezilecek yerlere devam
ediyoruz arkadaşlar burada görmeniz
gereken 10 yerden bir tanesi de arkamda
gördüğünüz ulusal müze National museum
of lebanon diye geçiyor e Beyrut
merkezden 1,5 kilom uzaklıkta çok güzel
bir yürüyüş yolunda sizi bu güzel bina
karşılayacak size böyle bir Mısır'daki e
müzelerin ya da tapınakların hissiyatını
verebilir girişteki büyük sütunlar
lübnan'ı şöyle biraz anlatalım tarihiyle
ilgili Burası 6.000 yıllık bir şehir ve
Fenike medeniyetinin burada eserler
bıraktığı bir yer o yüzden içeride 100
b000 yakın fenikeliler ve diğer
dönemlere ait eserleri bulabiliyorsunuz
özellikle içerideki lahitler çok değerli
Çünkü fenikelilerin gemilerinin
gösterildiği bir lahit da var içeride
niye dışarıdan anlatıyorum Çünkü şöyle
anlatayım içeri giriş arkadaşlar 10 11
dolara çıkmış maalesef Çünkü Kasım
ayında kur sabitleme yapıldıktan sonra
Lübnan'da fiyatlar dolara Endeksli
olmaya başladı ve şu anda bir Arap
ziyaretçiye göre İçerisi lübnanlılar
için 1 dolar iken yabancılar için 11
dolar yani çok merak ettiğim bir müze
olmadığı için sadece size buraya
anlatmak istedim görmek isterseniz
İçeriye girip bu güzel eserleri de
görebilirsiniz benzerlerini çok gördüm
Şu anda da dediğim gibi bu müzede
yaklaşık bir 1 bu5 2 saat ayırmanız
gerekiyor çünkü bayağı büyük bir müze 11
dolara da giriş yapabilirsiniz diyorum
ve yoluma devam
ediyorum Lübnan'da para nasıl mı
değiştirilir otelinize komisyoncu
çağırıyorsunuz parasını veriyorsunuz en
güzel oranda size paranızı veriyor
ok ok so
[Müzik]
Beyrut'ta görmeniz gereken yerlere devam
ediyoruz şu anda bulunduğum yerde Nas
merdivenleri Burası Neden mi güzel şu
anda ol mevsimden dolayı yaz günlerinde
Burası rengarenk bir hale geliyor Bu
Sokak yaklaşık bir 200-300 metre boyunca
yukarı kadar tırmanacağın şekilde
merdivenlerle kaplı ve bu merdivenlerin
her bir basamağı farklı renklerde Burası
ismir de hemen arkamda gördüğünüz San
nikolas Tan ismini almış yani Aziz
nikolas Burası için Hristiyanlar için
önemli bir figür kendisi havarilerden
bir tanesi Onun ismiyle verilmiş bir
sokak Hani öyle bir müze ya da bir
gezilecek yer gibi olmasa da Instagram
için özellikle fotoğraf çekmek
isteyenlerin sıklıkla geldiği yerlerden
bir tanesi şimdi yine Mar Maran
bölgesindeyiz Buradan da artık biraz
daha Downtown kısmına devam
[Müzik]
edeceğiz Şu anda da Bulunduğumuz bölge
Downtown kalbinde olan Safi bölgesi
arkadaşlar Safi diye geçiyor şöyle
yazısına göstereyim Burası Neden mi
Önemli çünkü burası Aslında Fransız
sömürgesi zamanından kalan bir yer
burada ünlü markaların ünlü
restoranların ve lüks yaşamın izlerini
göreceksiniz hemen zaten meşhur Roma
hamamı ve cami de buranın bitiminde
başlıyor Şehitler meydanının alt
kısmında burası Buradan sonra zaten
Ermenilerin bölgesine doğru gidiyorsunuz
Dün anlattığım yer şu an dediğim gibi
Bakın şu meydanda güzel bir şekilde
mekanlar takılabiliriz lüks markalardan
alışverişlerinizi yapabilirsiniz binalar
da uzun zaman sonra gördüğüm en güzel
restore edilmiş rengarenk binalar böyle
Hakikaten de Fransa'daki sokaklara
geziyormuş hissi veriyor şte dediğim
gibi camiye ve şehitler beyine doğru
devam
[Müzik]
ediyoruz sıradaki mekanımız arkadaşlar
Barbar
burası Lübnan'daki en ünlü Sokak
Lezzetleri yapan restoran zincirlerinden
bir tanesi bu kısımda daha çok şavarma e
MİT dedikleri lahmacun benzeri bir şey
ve Zahter adı verilen pideyi yapıyorlar
şu gördüğünüz tabak şavarma tabağı bu
şekilde gelen Herkese bu şekilde servis
ediyor arkadaşlar şurada sarımsak ve
yoğurt sosu var koşa ve Rus salatasıyla
bir salatası var Mus var soğan salatası
domates turşu bol patates ve şöyle Ağzım
sulandı konuşurken işte biz dön
gayet başarılı tavuk ve et döner var
Onun dışında Burada gördüğünüz işte
Zahter adı verilen zahterin zahterli
Pide diyelim ve son olarak da az önceki
çekim için ısırdım Kusura bakmayın
Burada da bir tane de lahmacunları var
bizdeki Lahmacuna göre bayağı bir Yani
tatsız aslında ama bayağı tüketilen bir
şey Şimdi artık bu Yemeğin keyfini
çıkaracağız Ha şöyle şöyle söyleyeyim şu
gördüğünüz şey yaklaşık 1,5 dolara
satılıyor bu 1 dolara satılıyor şu
gördüğünüz bütün tabak ise 13 ya da 14
dolara satılıyor ama iki kişi rahatlıkla
doyabilir ve Şimdi arkadaşlar artık
Beyrut'un biraz daha kültürel ve etnik
kökenlerine dair mekanları ziyaret
edelim Burası Saint George Ermeni
Kilisesi lübnan'la ilgili şöyle bir
bilgi vereyim nüfusunun % 33 34'ü yakını
Hristiyan bir nüfusa sahip zaten dün
akşamdan beri Gezdiğimiz yerler daha çok
Hristiyanların daha yoğunlukla yaşadığı
yerler arkamdaki Saint George katedralde
işte bu Hristiyanlar için en önemli
mekan hemen zaten 200 300 metre
ilerisinde de Müslümanlar için
beyrut'taki en önemli Cami olan Muhammed
camin var Yani 200 metrede her ik her
iki dine ait etnik kökenlerin Ya da
insanların dini mekanlarını
görebiliyorsunuz içeriden de görüntüleri
gördünüz hemen zaten Safi brid bölgesini
gezdiğiniz zaman bu katedral karşınıza
çıkacak şimdi içeriye bakalım Yolumuza
devam
[Müzik]
edelim
sıradaki noktamız da Şehrin en büyük
camisi olan 2008 yılında da tamamlanan
Muhammed al Amin Cami Burası Şehitler
meydanının dibinde mavi kubbesiyle de
diğer adı mavi Mescit olan bir cami e 65
metre yüksekliğinde minareleri 45 metre
yüksekliğinde de kubbesiyle gerçekten
çok görkemli bir cami zaten içerideki
görüntüler de şu anda gördünüz
geldiğiniz zaman şehrin birçok
noktasından bu camiyi göreceksiniz hemen
karşısında da Şehitler Meydanı var o
meydanda da bulunan heykeli ve savaştan
kalan izleri Taşıyan binaları görmeyi
ihmal
[Müzik]
etmeyin Muhammed al Amin caminin hemen
yan tarafında Roma kalıntıları bulunuyor
Arkadaşlar şu gördüğünüz karşıdaki alan
Roma banyosu Lübnan daha önce dediğim
gibi 6.000 yıllık bir şehir ve bu şehrin
y o dönemde romalıların da Uzunca bir
dönem yaşadığı bir dönem var arkadaşlar
o dönemden kalan işte Antik Roma kısmı
da burası Malesef çok bir şey kalmamış
ama herhangi bir koruma yok bilet yok
bir temizlik yok hiçbir önem yok böyle
şehir içinde binaların arasında kalmış
bir Roma kalıntısı gördüğünüz gibi hemen
arkasında da buranın en önemli yine
kiliselerinden ayorgi Kilisesi de
karşıda duruyor şimdi o tarafa
[Müzik]
geçeceğiz
sıradaki noktamız da arkadaşlar şehitler
anıtı bu Şehitler anıtının adı nereden
geliyor 94'te iç savaşta ölen insanları
yad etmek için yapılan bir heykel zaten
heykele baktığınız zaman insanlar
üzerindeki Kurşun izlerini
görebiliyorsunuz etrafında da yaralı
insanların da figürleri var dediğim gibi
Muhammed El Cami'nin hemen karşısındaki
meydanda bulunuyor bu meydanda da
Şehitler Meydanı Bunun dışında bu
meydanda Bir de arka taraflarda Roma
Tapınağı ve kilise var Şimdi oraya doğru
devam ediyoruz Beyrut sokaklarını
gezerken karşınıza bu tarz onlarca boş
ama görkemli bina çıkacak arkadaşlar
Bunların çoğu artık harabe halinde ve
kullanılmıyor Bunun sebebi de 1994
yılında yaşanan iç savaştan sahiplerinin
yurt dışına kaçması ve bu sahiplerine
ulaşılamıyor ya da kendileri ülkeye geri
dönmedik için bu binalara kimse
dokunamıyor ve maalesef hepsi Atıl halde
şehrin 4t bir yanına yayılmış
durumda
[Müzik]
Beyrut 3 milyon nüfusa sahip bir şehir
arkadaşlar ve Bayağı büyük alanı
kaplıyor Çünkü E öyle karmaşık bir
düzende bir alandan bahsediyoruz çok
ciddi anlamda tek katlı evler de var
yüksek katlı evler de var o yüzden böyle
bayağı bir yayılmış düzensiz bir şehir
planı E ama şu anda bulunduğumuz Hamra
bölgesi Beyrut'ta görmeniz gereken en
güzel bölgelerden ha tarihi açıdan değil
tabii ki alışveriş için gece hayatı için
mekanlar için gerçekten çok canlı bir
bölge Şu an hava 5 civarı hava kararmaya
başladı birazdan Burası daha çok
canlanacak ama ben Işık gitmeden şöyle
size çekmek istedim caddeler öyle geniş
geniş caddeler değil otopark çok ciddi
bir sorun zaten kesinlikle ben Lübnan'da
araba kiralamanın tavsiye etmiyorum
uberler falan çok ciddi fiyatlara sahip
yani iyi fiyatlara sahip öyle söyleyeyim
o şekilde gezebilirsiniz şu anda dediğim
gibi Hamra sokaklarında yolumuza devam
ediyoruz böyle güzel bir mekan bulup
orada da akşam yemeği yiyeceğiz burada
önerilen bazı yerler vardı onlardan bir
tanesini deneyeceğim bu akşam şimdi
dediğim gibi Hamra sokaklarından Artık
diğer tarihi bölgelere doğru yolumuza
devam
[Müzik]
ediyoruz sırada çok ilginç bir mekana
geldik arkadaşlar Çünkü
burası beyrut'taki tek Restoran Swiss
butter diye bir restoran zincirinde şu
anda werden şubesine geldik werden
buradaki önemli meydanlardan bir tanesi
böyle 3 tane ana yemekleri var biftek
tavuk ve somon balığını farklı bir
şekilde bir tereyağla yapılmış bir sosla
servis ediyorlar onun dışına böyle
salata ve işte kumpir tarzı bir patates
ya da isterseniz French fries patates
gras da Getiriyorlar ekmeklerle ve
soslarla size Getiriyorlar şu gördüğünüz
tabak 1314 Dolar civarında yapılıyor
tavuk 11 dolar balık tavar yapılıyor
şimdi Ben bir tadına bakayım Çünkü çok
merak ediyorum burayı hemen bir bıçağımı
alalım küçük bir parça
alalım yani mekanda zaten görüntüleri
gördünüz gerçekten çok şık bir
yer
vow et inanılmaz yumuşak ama sos çok
başka çok değişik bir sos ya vall ben bu
ekmek alacağım bir son mekanda
[Müzik]
görüşürüz Şu anda bulunduğum yerde
arkadaşlar Mar Mikel Caddesi burası
Ermenilerin bölgesi Aslında burasına
şöyle diyebiliriz Burada yaşayan
öğrencilerin ve gençlerin daha çok
takıldığı yerler şu gördüğünüz Cadde
boyunca arkadaşlar bayağı böyle uzunca
bir cadde burada birçok Club bar
Restoran işte Fast foodcular gibi gece
hayatının ve gastronominin kalbi attığı
yerlerden ve biz de işte artık akşam
saatlerinde buraya geldik burada biraz
zaman geçirmeye Vallahi birkaç mekana
girdim gayet lezzetler güzel fiyatlar da
iyi hatta Happy hsa denk gelirseniz 2
dolara bir
içebiliyorsanız acıktığın zaman da
arkamda gördüğünüz gibi Fast fularda ya
da diğer yöresel yemek satan yerlere de
gidip yemenizi y biliyorsunuz biraz bu
gecenin tadını çıkaracağım Yarın da rot
devam edeceğim beyrut'taki gezimize
devam ediyoruz çok ilginç bir yere
geldim Arkadaşlar bu konsepti mutlaka
bir yere kaydedin Eğer İleride böyle bir
kooperatiflerle çalışmak ya da işte bir
projeniz varsa bu göstereceğim
restoranın ve pazar konseptini çoğu
yerde göremeyeceksiniz söyleyeyim size
arkadaşlar şu anda bulunduğum yer South
el T Burası hem bir restoran hem de
organik pazarı ya da çeşitli yöresel
ürünler üreten Koop kerin birleşip bir
araya gelip bir ürünlerinin sattığı bir
yer şimdi içeri girelim bakalım neler
var siz de gözlemleyecek Arkadaşlar şu
an dediğim gibi ilk kısım şöyle siz bir
başta e Butik ürünlerin satıldığı
yöresel ürünlerin organik ürünlerin ya
da Kooperatifi ürünlerin eşyaların
satıldığı bir restoran karşılıyor buraya
geldiğiniz zaman günün İki Ayrı zamanda
sabah bir kahvaltı eşliği eşliğinde
oturabilirsiniz buranın yine
üreticilerin ürettiği ya da onların
ürünleriyle üretilen ürünleri
yiyebileceğiniz bir kahvaltı seisi var
sonrasında Bizim de katılacağımız 12'de
branş hizmeti başlayacak sonra geldikten
sonra Bakın şu arkamda gördüğünüz bu
devasa alanda bütün kooperatiflerin
ürünlerinin üretildiği ve satıldığı bir
pazar göreceksiniz rengarenk bir pazar
Merhaba şimdi buradan gördüğünüz gibi
içeriye giriyorum bakın rengarenk böyle
Avrupa'daki o Noel pazarları hissiyatını
veren bütün masaların aynı renkte olduğu
ve çok güzel ürünlerin rengarenk
ürünlerin olduğu Bir yerdeyiz şu anda
bakalım neler var şöyle ben şimdi
kamerayı çevireceğim size göstereceğim
Arkadaşlar şimdi gördüğünüz gibi burada
Lübnan çevresinde en iyi ürünleri üreten
kooperatiflerin meyveleri sebzeleri
ürünleri Ondan sonra bakın organik
tamamen Bu gördüğünüz kısımlar organik
olmayanların da herhangi bir pestisit ya
da herhangi bir tarım ilacının
bulunmadığına garanti veren firmalar
gelip burada ürünlerini satıyorlar
sadece yeme içme değil Onun dışında
böyle çiçekçiler Onun dışında böyle
baharatçılar yöresel ürünler böyle ev
yapımı limonata içebileceğiniz yerler
böyle soslar Tabii burada deneye
biliyorsunuz sosların her bir tanesini
Onun dışında bakın şöyle biraz daha
göstereyim burada nelerin olduğunu
burada farklı bir şeyler var bakın çim
artık he böyle değişik ürünler de var
tam ol ne
olduğunu gr bakın
çimden Ha mesela buradan çimenden bir cü
yapıyor will come will
come Ondan sonra bakın Burada yine el
yapımı börekler çörekler İşte onların
yöresel pideleri Aynen bizdeki gibi
dolmalar sarmalar mercimek köfte gibi
köfte
satılıyor gördüğünüz gibi gerçekten çok
güzel beyrut'taki halk buraya hafta
sonları özellikle gelip alışverişini
yapıyor ama söyleyeyim Burası bir tık
dışarıya göre pahalı Onun dışında bakın
böyle yine peynirler kavanozla kitaplar
hediyelik eşyalar gerçekten çok güzel
bir pazar bakın Burada yine bir pizzacı
pizzası kuruvasan
ekmekleri kitaplar böyle Karışık karışık
kim ne
öğretiyorsun konseptine burayla ilgili
Instagram'da da bayağı bir bilgi verdim
Ama şöyle bir YouTube'da da burayı
göstermek istedim Bir de Şurayı
göstereyim bakın ablamız da burada
yapıyor zahterli buranın pidesi
meşhurdur Zahter ve bizim işte gözleme
gibi yapılan çok güzel bir yemek şimdi
dediğim gibi birazdan bu lezzetlerin de
tadına
[Müzik]
bakacağız beyrut'a geldiğiniz andan
itibaren sizi çok şaşırtacak bir görüntü
olacak arkadaşlar
çok ciddi fakir nüfusun da olduğu bu
ülkede inanılmaz zenginlik var biz artık
sayısını unuttuğumuz kadar Ferrari
masarati en büyük cipler en büyük en
pahalı arabaları görmekten artık
gerçekten şaşkınlık içindeyiz sırf
otoparklarda Bence bir ülkenin milli
servetine kadar arabalar görebilirsiniz
bakın porsche'ler geçiyor mas rateler
geçiyor her yerde jipler var Han zat Şu
Karşıdaki iki tane bebeği görüyorsunuz
onun yanından geçen jipi de görüyorsunuz
renler mencher jipler yani çok ilginç
gerçekten bir kesim aşıkla mücadele
ederken diğer kesim böyle bir hayat
yaşıyor ve bu paranın kaynağını
gerçekten çok merak ediyorum ve Beyrut
gezimino yani zaytuna Yat limanının
oradan yapıyorum buranın etrafında bakın
arkamda gördüğünüz Bu hat boyunca
onlarca Restoran Club bar var Ve
inanılmaz pahalı bir bölgedeyiz
Arkadaşlar onu da söyleyeyim Zaten
sokaklara gezince şu anda görüntüler
gördünüz bir arabalar var yani
Türkiye'nin Bence toplam bütün ülkede
olan arabaları Sadece burada
görebilirsiniz Sadece bu bölgede Yani
artık sayısını saymayı unuttuğum masera
tiler Ferrariler Mercedes'in son model
ceplerini burada görmüş olduk E tabii ki
insan merak etmiyor değil halkı bu kadar
fakir olan bir ülkenin bu zenginliği
Nereden geliyor bu insanları nasıl bir
gelir dağım adaletsizliği var diye
İnşallah bizim de sonumuz böyle olmaz
diyoruz ama biz de yavaş yavaş oraya
doğru gidiyoruz maalesef Neyse bu kadar
sosyal mesajdan sonra Beyrut gezim
sonuna geliyor bir sonraki rot görüşmek
üzere Esen
[Müzik]
kalın

o o
[Müzik]
abone ol
[Müzik]
bu hoşgeldiniz sevgili komşularım Umarım
çektiğinizde sağlığımızda yerindedir
pazar Madrid'deki çok meşhur Bit Pazarı
eleqtro ziyaret ediyoruz
bu pazarın ilk kez 1496 yılında
kurulmaya başlandığından söz ediliyor
rastro Sadece pazar günleri ve
bayramlarda dokuz ve 3 arasında
kuruluyor
[Müzik]
pazardan orjinal seslerde duyun
istiyorum o yüzden pazarda geçen
konuşmalara dair birkaç örnek
bırakıyorum ve
Hoş geldiniz nadiren Evet O kapatır
rast olduğunu nereden geldiğine dair
çeşitli çeviriler var aslında bunlardan
bir tanesi bu mezbahanelerde getirilen
ölü hayvanların arkalarında bıraktıkları
izleyen geldiğine yönetir
pazarda kılık kıyafet antik şeyler
ikinci el eşyalar elektronik Ürünler
hediyelik eşyalar gibi Birçok şey mevcut
rasyonun her pazar günü 100 binin
üzerinde ziyaretçi aldığı söyleniyor
ve son olarak ne alırsan 2 Euro şeklinde
Bayram pazarcı bir abimiz ekliyorum
orgazm ha babam ha
bu sefer yaparız beraber kaynıyor kafana
Tok
[Müzik]
rasyonun etrafında Sağlı sollu kurulmuş
çok fazla Cafe ve bar var bu bardağı
onlardan bir tanesi çok küçük bir bar
olmasına rağmen çok fazla iş yapıyor
tıklım tıklım Az önce verdiğim kayıtta
ders onlardan bir tanesi trafik
yapmayalım ilerleyelim şeklinde Vario
barın adı salyangozdan geliyor karakol
is Salyangozlar demek İspanyolcada e
haliyle bizde salyangoz denemeye geldik
[Müzik]
burada Aslında Barın adını göstermek
istemiştim Ama önceki Beyefendinin
kendini kaydı almışım ışıl ışıl
olduğundan kesmek istemedim kardeş
de yanımıza beğendim
[Müzik]
Salyangozlar bir sosla geliyor Ben sosu
çok güzel lezzetliydi salyangozun
kendisinin ise herhangi bir özel tadı
yoktu yani ben kendilerine Kokoreç
anlattıktan sonra Sarah o adında
bağırsaklardan yapılan bir tabak sipariş
ettik Biz Herşeyden Yarım porsiyon
söyledik içeceklerle birlikte 31 Euro
tuttu Sizlere fikir olması açısından
hesabı bırakıyorum o
[Müzik]
ve
[Müzik]
Yine oldukça önemli yerlerinden olan
piyasa mayo geldik Burası Özellikle mavi
hatta çok güzel oluyor
ortaya çadırlar kuruluyor ışıklarla
süslemeler yapılıyor yine cafeler barlar
tıklım tıklım dolu oluyor
bu meydanda da yenilebilecek en meşhur
şey ekmekarası kala maaş
[Müzik]
Etraftaki evlerin içlerine dair
belgeseller izlemiştim bazıları çok
küçük ama bazıları böyle kocaman ve
oldukça pahalı
38 gram bir araya doğru yola çıktık
Öncelikle bir kitapçıya uğrayacağız
diğer arkadaşın alması gereken kitaplar
varmış Daha sonrasında da hava
güneşliyken şöyle güneşi bir tarafta
oturup Bir kaç bir şey içeriz diye
düşünün
[Müzik]
Aslında buraya gelirken caddelerin her
birini çekmiştim ama çok fazla uzun
videolar yükleyip Siz bunaltmak
istemiyorum O yüzden o kısımları attım
Açıkçası bu kadar uzunlukta videoları
izleyebilirsiniz uzun videolar olursa
işte cepheleri vesaire görmek
istermisiniz bunlara dair yorum
bırakırsanız Eğer bir sonraki bir
oklarımız o şekilde ayarlarım
Burası çok Merkezi bir konumda bulunan
iki katlı çok tatlış bir kitapçı
İspanyolca öğrenmemizde katkı
sağlayabilecek bir kaynak varmıdır diye
Biraz bakındım ama çok fazla bir kaynağı
erişim sağlayamadım
[Müzik]
o o
[Müzik]
bu
[Müzik]
gece kısa tutmak istediğim için burada
kesiyorum Bugün en çok hoşuma gidiyor
Onu da sizlerle paylaşmak istedim
yorumlarınızı bekliyorum Her birinize
okuyorum Bir sanki bloklarda görüşmek
üzere diyorum Hoşçakalın o
[Müzik]

[Müzik]
Londra gezimize devam ediyoruz
arkadaşlar şu anda bulunduğumuz yer bu
şehrin en ikonik Hatta İngiltere'nin en
ikonik yapılarından bir tanesi olan
Buckingham Sarayı 1837 yılında kraliçe
victoria'nın tahta çıkışıyla Birlikte
yapılan saray o zaman bu zamana kadar
kraliyet ailesinin konaklama geri ikamet
geri olarak kullanılıyor her gün saat
11.30'da ise burada çok renkli bir
yürüyüş töreni oluyor İngiltere'nin
meşhur askerlerinin burada yürüyüş
seremonisi izleyebilirsiniz burayı
gezmek görmek ücretsiz ama sarayın bir
bölümünü de biletli olarak gezebiliyor
musunuz ama çok uzun kuyruklar oluyor
Bakın Şu anda bile ön tarafındaki
kalabalığı görüyorsunuz Herkes buraya
fotoğraf çektirmeye geliyor Dediğim gibi
şu anda şehirdeki en önemli Hatta
dünyadaki en önemli San bir bu Çünkü
dünyanın en büyük kraliyet ailesinin
konakladığı yerdeyiz Eskiden kr
elizabeth'i buraya görmeye gelirdi
insanlar ama sonrasında artık prens char
eski Prens chars şimdiki Kral Charles'ın
ikamet yeri Burası artık buraya Kralı
görmeye geliyoruz diyor insanlar şimdi
bir sonraki noktaya devam ediyoruz
[Müzik]
[Alkış]
Buckingham sarayının hemen karşısında
Yukarısı böyle altın yaldızlı Bir heykel
duruyor Arkadaşlar burası Victoria
Memorial kraliçe Victoria İngiltere'nin
en parlak döneminde tahta olan kraliçe
Victoria anısına yapılan bu Anıtı da
bucking home'a geldiğiniz zaman
[Müzik]
görebiliyorsunuz bucking sarayından
doğru çıktık Wellington kemerine
gidiyorum arkadaşlar
ve parklar başladı bu şehirde bir sürü
park var zaten en meşhurun anlatacağım
şu anda Green parkın içindeyiz Burası da
bakın bir anda o Londra'nın o gri ya da
renksiz ortamından harika bir ortama
giriyorsunuz Herkes buraya gelmiş
keyfini çıkarıyor çeviriyorum kamerayı
bakın şöyle güzel de bir havuz var
mesela Ah çocuklar için de çok güzel
eğleniyorlar Yani çok iyi
ya burada da devasa parklardan bir
tanesi şu yolu devam edip Wellington
Arça doğru devam edeceğiz
arkamda gördüğünüz bu devasa Kemer
Wellington arch diye geçiyor arkadaşlar
başka isimleri de var Zafer takı anayasa
kemeri ya da Green Park da olduğu için
Green Park kemeri de deniyor buraya
Burası mimar barton tarafından 1800'lü
yıllarda yapılmış çok önemli eserlerden
bir tanesi o zamanki zaferler anısına
yaptırılmış ve H Park'a giderken bucking
hamdan H Park'a giderken Green Park
içinden Geçerken Bu Kemer sizin
karşınıza çıkacak
[Alkış]
[Müzik]
Hadi biraz dedikodu yapalım arkamda
gördüğünüz Bakın şu muhteşem mimarili
mekan Rody F lafin meşhur avm'si
Arkadaşlar bu adam kimdir bu adam 97
yılında Prenses Diana'nın sevgilisi
olarak 31 Ağustosta bir trafik
kazasından Lady birlikte
ölenin babasının AVM'ler bir tanesi şu
an Londra'daki en lüks markaların olduğu
yerdeyiz Burası güney kangson bölgesi
zaten çok zengin bir bölgedeyiz bu
AVM'de buranın yıldızı zaten görüntüler
gördünüz Eğer bir tarihi bir geçmişi
araştırırsanız Lady Diana nasıl öldüğünü
araştırırsanız arabada yanında olan eski
sevgilisinin yani rahmetli sevgilisinin
mekanı olduğunu göreceksiniz Viktoria
Albert müzesi' doğru giderken yolun
sağında sizi muhteşem bir Roma Katolik
kilisesi karşılayacak arkada
içeri girdiğiniz anda bir Roma esintisi
sunan bir mekandayız 1878 1896 yılları
arasında Aziz filip anısına ona adanak
Yapılan bu kiliseyi ücretsiz gezebiliyor
gerçekten tavanlar çok görkemli Ve
ihtişamlı siz de zaten görüntülerde
gördünüz kilise müzelere de çok yakında
konumda olduğu için burayı gördükten
sonra yolunuza devam edebilirsiniz
[Müzik]
şu anda bulunduğum yer İngiltere'de
Belki de dünyada en güzel müzelerden bir
tanesi olan Benim de 6 sene önce gelip
unutamadığım yerlerden bir tanesi olan
victorian Albert mesi arkadaşlar eski
kral ve kraliçe victorian albert'in
adına 1852 yılında yaptırılan 5000
yıllık sanat eserlerini içeren bu müzede
binlerce eser var arkadaşlar 145 tane
galeri var Çin eserlerinden Japon
eserlerine Rönesans eserlerine ahşap
eserlere kadar her bir galeride
büyüleniyor
Hatta öyle galeriler var ki içeri
girdiğiniz anda diyorsunuz ki yani şu
görkemli eserleri yaptıktan sonra mı
müze üzerine inşa etmişler Uçakla mı
indirmişler helikopterle mi indirmişler
yani bu kadar büyük eserleri bu müzeye
nasıl taşımışlar gerçekten anlamıyorum
zaten görüntülerde gördünüz müzenin
içerisinde böyle bir park var arkadaşlar
tam bir avlusu Burası buraya gelip böyle
keyifli bir zamanla geçirebiliyor
musunuz Onun dışında dünyanın en güzel
restoranlarından bir tanesi de yine bu
müzenin içerisinde zaten birinci kata
geldiğiniz zaman Bahçeden hemen girip
karşınızda o muhteşem kar küre
şeklindeki Tavanları ve Rönesans
mimarili işlemeleri le Restoran
karşınıza çıkacak her zaman çok
kalabalık Burası sürekli buraya Ödev
yapmaya gelir çocuklar okullar gezilere
gelir ve en güzel olaylardan bir tanesi
de burası da ücretsiz arkadaşlar
İngiltere'deki daha önce de söyledim
söylemeye de devam edeceğim tüm önemli
Müzeler British Muna dahil ücretsiz
şimdi bir sonraki müzeye devam edelim
[Alkış]
[Müzik]
sırada dünyanın en ünlü doğal tarih
müzelerinden bir tanesi olan ve aynı
zamanda Londra'nın en çok ziyaret edilen
ikinci müzesi olan doğal Tarih Müzesi
var arkadaşlar Natural History museum
diye geçiyor Burası da o kst
bölgesindeki ü önemli müzeden bir tanesi
Az önce si Viktor Müzesi anlatmıştım
Burası ve science müzesi var Oraya geçen
girişimde gittiğim için bu sefer
gitmeyeceğim ama siz de gidebilirsiniz
varsa burada 8 milyondan fazla
arkadaşlar parça var hani Eser
demeyeceğiz Çünkü bunların hepsi
böcekler bitkiler dinozor kalalı
Fosiller her şey var 1754 yılından beri
hizmet veren bir müzeden bahsediyoruz bu
alanda dünyanın en eski müzelerinden bir
tanesi dış cephesinin o muhteşem
romanesk mimarisini de zaten geldiğiniz
anda fark ediyorsunuz inanılmaz görkemli
Kış ayları gelince de şu anda evol ne
oluyor Evrim bahçesi yapmışlar ama bur
çok güzel de bir buz pateni pisti
yapılıyor kışın Noel pazarları zamanında
işte böyle çok güzel bir yerdeyiz bu
müzeyi de gezdim şimdi buradan sonra da
Artık müzelere biraz ara vereceğim diğer
listemdeki yerlere devam edeceğim Çünkü
70'ten fazla görmem gezmem gereken yer
var ama sadece e bazılarını elemem
gerekecek Çünkü sadece İki günüm var
Burası da arkadaşlar bilim müzesi geçen
geldiğimde doğal Tarih Müzesi diye
buraya girmiştim vaktim çok kısıtlıydı o
yüzden bayağı bir Gezmiş Ama bu sefer
gezmeyecek çünkü size Hemen bakın doğal
Tarih Müzesi burada Burası science
Müzesi Burası da victorian Albert Müzesi
yani karşı karşıya 3 tane müze buraya
yarım gün en az yarım gün ayırmanız
gerekiyor ki müzeleri düzgün gezesiniz
buların üçü de ücretsiz arkadaşlar üçünü
de gezebiliyor musunuz işte ben şimdi
artık bu yoldan yürümeye devam edeceğim
çok ilginç bir yer var bulabilirsem
oraya çekeceğim
[Müzik]
şimdi paddington doğru gideceğim
Arkadaşlar orada bir tane çok merak
ettiğim bir olay var Orayı çekeceğim Ama
zaten artık bu Müzeler bölgesinden
paddington doğru giderken H parkın
içinden geçiyorsunuz şu anda sağımda ve
solumda bulunan bu devasa Park H Park
birazdan Anlatmaya çalışacağım yine ama
şurada şu Anıtı göstermek istiyorum
Londra'daki en ünlü anıtlardan bir
tanesi Burası 1861 yılında ünlü kraliçe
victoria'nın ölen kocası Albert anısına
yaptırdığı bir arkadaşlar yaklaşık bir
200 metre var hani gitmek istemedim
yoruldum artık çünkü ama zaten
geldiğiniz zaman solunuza baktığınız
zaman bu güzel heykeli göreceksiniz
geçmişte geldiğimde yanına kadar
gitmiştim ama böyle uzaktan baksanız da
[Müzik]
yeterli kıskanılacak bir yerdeyim
Arkadaşlar şu anda burası H Park
dünyanın en ünlü parklarından bir tanesi
hatta New York'taki Central park'tan
sonra Londra'daki H Park yine çok ünlü
bir yer diyorum burası neden önemli
arkadaşlar 1600'lü yıllardan beridir
yapılmış bir park arkamda gördüğünüz ve
karşıdaki serpentin adı verilen bu gölde
insan yapımı bir doğal havuz aslında
doğal bir göl haline dönüştürülmüş yani
Şehrin en lüks yerlerin ortasında 60.000
dönümlük bir yerden bahsediyorum
arkadaşlar inanılmaz büyük bir yer yani
her insanlar koşuyor
etkinlikleri yapılıyor çok güzel anıtlar
havuzlar yürüyüş rotaları oyun alanları
y ne isterseniz var hatta görüntülerde
gördünüz şu anda insanlar teknel
kiralamış geziyorlar böyle bu göl
içerisinde Kazlar klar ördekler ya sanki
böyle şehir içerisinden bir anda
çıkıyorsunuz çok güzel bir ormanlık
alana geliyorsunuz dağda bayırda Ne
diyelim yani bizde böyle bir tane
kocaman son zamanl millet bahçeleri
yapılıyor ya giriyorsunuz parka bir tane
mermerden bir havuz var bu kadar Ama
bakın yani huzur budur gerçekten Park
dediğiniz budur ve yürüyüş yollarından
böyle koştuğunuz alanlara kadar hep
Toprak çok güzel zeminler yapmışlar
böyle kaldırımlarla falan yapmamışlar ve
Noel pazarlarından bir tanesi de yine bu
H Park'ta kuruluyor çok güzel bir
eğlence alanı kuruluyor yine bu H parkın
içerisine işte ben geçen geldiğim zaman
bu eğlence parkında bayağı eğlenmiştik
kış Vaktiydi ama işte şimdi de böyle bu
güzel alanda bir anda yorgunluğuma attım
diyebilirim şimdi paddington doğru devam
ediyorum
[Müzik]
pinga geldim Arkadaşlar burası da
Londra'nın en güzel bölgelerinden bir
tanesi ama buraya gelme sebebim çok
ilginç bir olay birazdan göreceğiniz
saatte eminim ki Dünyada eşi benzeni
görmemişsinizdir Bakın şu arkamda
gördüğünüz saat ünlü Hollandalı
tasarımcı sanatçı Martin basın yaptığı
bir saat arkadaşlar Sanki içinde bir
adam var sürekli silip silip her
dakikayı ya da her saati çizerek size
saati gösteriyor Gerçekten muhteşem bir
şeydi bu kadar yürümeme değdi Burayı da
gördükten sonra artık bir sonraki
mekanıma devam ediyorum
[Müzik]
pingan çıktıktan sonra arkadaşlar
metroya binin Çünkü arada 40 dakikalık
bir mesafe var o arada çok bir şey yok
hemen Oxford Circus dediğimiz meydana
gelin Yaklaşık 5 durakta 2.80 Pound
ödüyorsunuz sadece metroda buraya
geliyorsunuz bakın Bu gördüğünüz küçük
Meydan Londra'daki en ünlü markaların
bulunduğu caddelerin birleştiği Meydan
Buradan sonra yavaş yavaş aşağı Doğu reg
stre boyunca devam edeceğiz Sonra meşhur
Pad varacağız yaklaşık bir 10-15
dakikalık bir yürüyüşten bahsediyoruz şu
anda ben de yolculuğuma yine başladım
kısa bir Metro molasından sonra yürüyüş
yapmayı istedim çünkü gerçekten her yeri
görmek lazım yürümek lazım ki Londra'yı
iyi anlıyorsunuz Şimdi burada ses var
kapatıyorum birazdan dik kizle görüşürüz
Şimdi yürürken sol tarafınıza Bakın
arkadaşlar bir 100 metre sonra
göreceksiniz harika bir bina karşınıza
çıkacak 1600 yıllardan beri yapılan
libert adı verilen bu Yapı Eskiden çok
ünlü bir ticari merkezş Şimdi de dünyaca
ünlü kumaşların satıldığı ya da lüks
markaların içinde olduğu bir enevi
aslında bir alışveriş merkezi gibi bir
şey çok da güzel bakın astronomik bir
saat var ortasında Şurayı gördüğünüz
gibi buranın altına da isterseniz yine o
pikadili ccusa giden O yoldan devam
edersin regent Street boyunca ya da bu
arada trafiğe kapalı olan barların
olduğu sokaktan devam edebilirsiniz
Şimdi ben de buradan sonra pic dilı şu
şekilde devam edeceğim
[Müzik]
Evet sokağa girdiğimizde ilk karşımıza
CL diye bir mekan çıktı arkadaşlar Bakın
şu gördüğünüz Restoran ya da bar 1898
den beridir hizmet veriyor bu civarda o
kadar çok öyle 150 yıllık 100 yıllık
mekanlar göreceksiniz ki bu da
Londra'nın aslında ne kadar geçmişten
bugüne korunduğunun göstergesi
mekanların korunduğunun göstergesi
birçok mekan uzun yıllar devam ediyor
hizmet vermeye bakın Buradaki her sokak
gerçekten çok renkli ve alışveriş yapmak
isteyenler için de bu canab dediğimiz
bölge Liberty bölgesi regend Street
Buralar artık alışveriş bölgeleri
turistlerin Artık gelip serbest
zamanlarında gelip alışveriş yaptıkları
yerler şu anda bu Cadde boyunca devam
edip artık padya varacağız İnşallah şim
listemde olan bir yeri daha göstereceğim
arkadaşlar size bakın Burası kan kısmı
her sene buradaki dekorasyon
değiştiriliyor bu sefer lambalar
koymuşlar daha önce de e burada
şemsiyeler falan vardı Arkadaşlar şimdi
biraz daha bakalım belki sokakların
çıktığı yerlerde daha güzel şeyler
vardır ama Gördüğünüz gibi bütün
mekanlar tıklım tıklım artık Happy Hour
zamanı insanlar işten çıktılar ve
eğlenmeye yemeğe içmeye
geldiler gerçekten güzel bir yermiş
burasa
[Müzik]
ve bu güzel sokakları Gezmeye devam
ediyoruz regent strey artık Caddesi
o birçok fotoğraftan belki yılbaşı
görüntü hatırlarsınız şöyle padden içeri
doğru Kırılan bir cadde var orası burası
arkadaşlar yine birçok markanın olduğu
ünlü mekanların olduğu yerlerden bir
tanesi sol tarafımızda Soho
bölgesi so sokakları da bu taraa kalıyor
lond Gerçekten çok güzel gsun Hani
biliyorum turla gelenler daha çok böyle
işte simgesel yapıları görüyor ama
Londra'yı hissetmek için birçok yer var
Greenwich ayrı bir dünya Nothing ayrı
bir dünya Chelsea ayrı bir dünya Soho
ayrı bir dünya Şu anda da işte dediğim
gibi asıl Merkezi dediğimiz Londra en
kalbin attığı kadili trafalgar bölgesine
doğru bu yoldan devam ediyoruz şu and da
işte artık ben ekiple buluşmaya
gidiyorum Avrupa rüyası ekibi Bence
Bayağıdır geziyor Londra'yı Şu anda ben
de bir Rota çizmiştim kendim onlardan
ayrılıp ama şimdi onların yanına geri
dönüp otelimize geçeceğiz Yarın yine
Londra'ya devam edeceğiz Turizm
hamlesine bakar mısınız arkadaşlar bakın
Barbados Ülkesi İlgi çekmek için böyle
güzel bir olaya girmiş gelip burada Hem
bir anızı içiyorsunuz hem de ülkenin
tanıtımını dinliyorsunuz Böylelikle
Barbados görmek isterseniz böyle birinci
ağızdan dinlemiş oluyorsunuz
[Müzik]
ve pikadili diyoruz arkadaşlar Hani New
York'un 5 Caddesi var ya Londra'nın da 5
Caddesi burası arkadaşlar pikadili
Circus diye geçiyor pikadili Meydanı şu
anda regent Street trafalgar Meydanı
Ondan sonra diğer işte bütün ana
caddelerin kesiştiği yer burası
şehirdeki önemli etkinlikler de yine
burada da yapılır her zaman kalabalıktır
Herkes buraya oturup dev ekranlarda
reklamlara falan bakar şu anda bir kısım
tamiratta olduğu için sadece bir tarafta
reklamlar var işte e Uzunca bir rotanın
sonunda buraya geldik artık buluşma
noktasındayım Londra'ya da gelirseniz
padil ble oturup etrafı izlemeyi de
ihmal
[Müzik]
etmeyin ve dünyanın en
popüler bilindik saatiyle karşı
karşıyayız arkadaşlar arkamdaki bu kule
saat kulesi Big Ben ve yanında uzanan bu
kahverengi tonlarında Güneş vurduğu
zaman çok daha güzel görünüyor
parlamento binası dünyanın en ünlü
parlamento binalarından bir tanesi yine
Londra'nın simgesi arkamızda İşte
gördüğünüz gibi bu 361 metrelik saat
kulesi aynı zamanda dünyanın en yüksek
saat kulesi ama Mekke'deki binanın
üzerine yapılanı da katarsak Aslında o
daha büyük oluyor ama bu yıllardır
ayakta olan bir Çan
kulesinden şehre gelen herkesin sağ
taraftaki kırmızı telefon Kulübü ile
birlikte ikonik fotoğrafları çektiği yer
parlamentoya bilet alarak gireceğiniz
yerler var Ama şu an saat artık 6. öyle
bir imkanım kalmadı Yarın ayrılacağım
Ama gelirseniz bunu deneyebilirsiniz
sonra bu civar artık westminster oluyor
bu kısım komple London ay West minston
katedral West minston church Hepsi bu
civarda West aby bu civarda Ondan sonra
artık köprü de bu tarafta şimdi bu
civarı size tanıtacağım Ama önce Güneş
gitmeden Şu güzel altın sarısı kuleyi
size anlatmak istedim Hazırsanız diğer
mekanlara devam edelim
[Müzik]
Londra'da iki tane karıştırılan yer var
arkadaşlar bunlardan bir tanesi
westminster Abey diğeri de westminster
katedrali Burası West minst aby Burası
yaklaşık 1000'den fazla yaşında çok eski
bir yer Hatta 1766 yılına kadar bütün
kralların Taç giydiği öldüğü zaman
gömüldüğü yer burası ama ondan sonra
birazdan gideceğim olan westminster
katedral bunun önündeki yoldan yaklaşık
bir 15 dakika yürüyorsunuz katedral
sizin karşınıza çıkacak şimdi Kraliyet
Ailesi artık kullandığı yer orası burası
artık biraz daha turistik ve Kraliyet
Ailesi gili diğer seremoniler mesela
düğün gibi seremoniler Yanılmıyorsam
halen burada yapılıyor ama cenazeler
orada yapılıyor diye biliyorum Şu anda
burası bir tadilat altında ve kapalı Çok
üzüldüm Çünkü gerçekten görmeyi
istediğim yerlerden bir tanesiydi biraz
da geciktik gerçi ama gecikmek le ilgisi
yok Muhtemelen zaten belli bir
restorasyon çalışması var kimsede yok
zaten bahçesinde İşte burayı da artık R
sitemizin sonuna doğru gelirken buraları
sona bırakmıştım Çünkü gün batımında bu
bölgeyi ben çok seviyorum güzel oluyor
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
ya sırf size göstermek için geldim
Gerçekten çok yoruldum artık ya bugün
neredeyse 30 ya da 35 arası mekan gezdim
zaten videoda görüyorsunuz bazıları
anlatmaya değer değildi ve aradaki
mesafeler de sadece bugün hiç metroya da
binmedim ya hiç Dün binmiştim Bugün hiç
binmedim şu anda arkamdaki yer
westminster katedral işte burası
arkadaşlar burada artık düğün şey
cenazeler falan Burada yapılıyor
kraliyet ailesinin de şehirdeki en
önemli San Paulo birte en önemli
kiliselerden bir tanesi de bu artık bu
West minin en büyük Aslında katedrali
diyelim buraya şu an bakacağım sanırım
kapalı kapalıysa daha çok üzüleceğim ama
değilse de artık Burayı da görmüş
olduğunuz çok değişik bir mimarisi var
daha önceki kiliselerin mimarisine hiç
benzemiyor yani mu diyeceğim değil Neo
renesans diyeceğim değil garip bir şey
bir kontrol edeyim ben de bir öğrenmiş
olurum biraz mimariye merakım var ama
bunu çok çıkaramadım Tamam işte burası
da böyle artık london'da Görüşürüz ve
Londra
gezimino noktasıyla şöyle göstereyim
landını karşıma aldım ve manzaranın
tadıyla size bu şehirden veda ediyorum
Avrupa rüyasıyla çıktığımız yolculuktaki
ilk şehirdi Buradan sonra muhteşem
şehirler gelmee ülkeler gelmeye devam
edecek Yarın bahta olacağız baht yani
hamam banyo Roma banyolarının olduğu
şehre gideceğiz dünya C önü şehre
gideceğiz Vallahi Burayı da anlatayım
Madem Burası Milenyum yılına yani 2000
yılına özel yapılmış dünyanın en büyük
dönme dolabı sonrasında şehirde çok
sevilince artık burada kaldı buraya
bilet almanız gerekiyor haftalar
öncesinden 34 diye hatırlıyorum öyle bir
ücreti vardı Ben geçen geldiğimde
bindiğim için bu sefer binmedim ama
muhteşem bir Londra manzarası sunuyor ve
çok yavaş dönüyor neredeyse böyle bir
yarım bir saate yakın bir süre sürüyor
bunun dönüşü o yüzden böyle tadını
çıkartıyorsunuz fotoğraf video gırla
çekebiliyorsunuz e tam da saatine
gelirseniz bir sıkıntı yok şu an ben
gece çekimi için bekliyorum karanlıkta
Ondan sonra artık otelime gidip yarınki
yolculuğuma hazırlanacağım benimle
kalmaya devam edin diyorum yeni rotada
görüşmek üzere bay bay foreign
[Müzik]

[Müzik]
insanlar da dikkatli dikkatli Kemal'e
bakıyor dediler ki herhalde bu yetkili
birine
[Müzik]
benziyor Evet 7 günden Herkese merhaba
şu anda
bordo ve pilimiz artık bitmiş bir
vaziyette sabah Aslında 8 sularında
falan indik bordoya fakat dın
telefonların falan her şeyin şarjı bitik
olduğu için Saat şu anda 11. anca daha
bir yerlerde şarz edebildik bir
şeylerimizi gece yolculuğu yaptık
Paris'ten buraya gerçekten rezil
durumdayız Bir an önce çekin saatini
gelmesini bekliyoruz otele gideceğiz
duş alacağız Üstümüzü başımızı
değiştireceğiz işte şarjları
tamamlayacağız sonra da bordo şehir
merkezini iki günümüz var bu şehirde
keşfetmeye
çalışacağız şimdi bizim
kaldığımız
Meydan ve çevresiyle
o meydanın biraz dışına çıktığınızda
mimaride böyle bir değişiklik fark
ediyorsunuz daha düşük katlı binalar
değil mi daha dar Sokaklar
oxford'a
benziyor çok güzel Sokaklar
var ve galiba
Bir şu anda film setine denk geldik Bir
şey
çekiyorlar koca burunlu bir Fransız
beyefendi Evet yani Bu sokağın ne kadar
güzel olduğu Sadece bizim değil galiba
direkt bordolar da dikkat et
ve ben bisikletleri tehlikeye atmaya
devam
ediyorum yani Sokak çok güzel Her güzel
ve dar sokakta olduğu gibi vazgeçilen
ilk şey yaya kaldırımları
olmuş Paris'ten farklı bir havası var
yani
[Müzik]
e Paris'ten sonra yine benzer bir
Fransız şehrine gitmişsiniz tekrara
düşmüşsünüz hissi yaratmıyor sizde
[Müzik]
Burası oldukça büyük bir antika mağazası
bir bölümünde Vintage kıyafetler de
[Müzik]
satılıyor yani antika piyasasına zerre
hakimiyetim olmadığı için neyin ne kadar
ettiğini neyin ucuz neyin pahalı
olduğunu söyleyecek değilim şu kadarı
söyleyebilirim Berlin'den Bolonya kadar
Barcelona'ya kadar daha doğrusu brix
basa yolculuk eden turistler için her
şey çok pahalı
bordonun bordoya özgü bir tatlısı var
canales diye en iyi nerede yapılır
hiçbir fikrimiz yok ama yol üzerinde
burayı
gördük canales
üzerine çalışan bir
yer aradaki farkı anlayamayacağım göre
neden burada denemeyelim bu benim için
birazcık fazla tatlı bir şeye benziyor
ama
yani Tulumba tatlısıyla muffin karışımı
bir görüntüsü var bordoya özel bir tatlı
Canel sanki böyle lolp gibi bir tadı var
öle
mi ya tatlı yeterince sevmeyen bir
insandan şöyle
göstersin tatlı daha çok seven bir
insanın yorumlarına bakalım
[Müzik]
tam olarak çilekli marshmallow tı var
Tamam içinde ne olduğunu öğrenip altında
yazalım
videonun ya benim hoşuma gitti böyle
hayatımda yediğim en iyi tatlı falan
değil ama bir daha gelsem ha gelmişken
bir daha bir tane daha yiyeyim derim
şunu söyleyelim Gördüğümüz kadarıyla
bordo da Metro değil tramvaylar var ve
bütün caddelerden neredeyse tramvay
hattı geçiyor önümüze de sık sık o
tramvaylar çıkıyor Biz şehri keşfetmek
istediğimiz için çok uzak mesafeler
olmadığı için toplu taşıma En azından
şimdilik kullanmadık Ama tramvay
bağlamında son
derece şehri kapsayan bir ulaşım Aa
sahip olduğunu söyleyebilirim şimdiden
Bizim otelin altında bulunan kafeye
geldik yağmur yağıyor Hemen buraya
sığındık zaten bir saat Sonrasında da
artık odaya giriş vaktimiz gelecek
burada işte reçelli tereyağlı bagetli
ekmekli kahvaltıyı 6 eur yaptık Bir de
yanında da Amerikan falan içtik
yani bordo da mavi tenteli hemen
üstündeki balkonda çiçekleri olan bu
otelde kalıyoruz Otel bordonun
simgelerinden diyebileceğimiz bu bordo
atlı karıncası elinin tam karşısında ve
bugün cuma meydanda bir antika pazarı
kurulmuş biz gelir gelmez sabah liğin
gördük daha tezgahlar yeni yeni diziliyo
haliyle sonra bakarız dedik İyi ki de
öyle demişiz gerçekten de sabah
baktığımız çok daha ötesinde dolu
tezgahlar ve sınırsız eşya var bugün
yine bir antikacıya girmiştik orası
tabii ki çok daha üst
düzey eşyaların ve fiyatların olduğu bir
yer
buradaysa gerçekten her bütçeye uygun
ilginizi çekebilecek biriktirmek
isteyeceğiniz veya evinizde dekorasyonda
kullanacağınız sınırsız gerçekten de
diyebileceğim kadar eşya
[Müzik]
var fıtı fıtı fıtı fıtı Yürüyoruz şimdi
ayakkabı kaynaklı Boğazı kas problemleri
ve küük problemleri yaşamaktayım yavaş
yim benim ayak
gitmesin zaten tane ayağımız sağ
olsun yani kendimi yarış atı gibi
bandajlı günde ortalama 20 2.000 bazen
30.000 geçtiğimiz oldu ama adım atıyoruz
25.000 ortalamamız kesin var sabahtan
kalkıyoruz saat 8de en geç yola
dökülüyoruz ortalama Yine akşam
geri dönüyoruz bazen dışarı çıkıyoruz
bazen zaten pilimiz bitmiş
oluyor Evet şu anda ne yaşadığımızı
anlatmak ister misin şu
anda o kadar Gün Spor ayakkabıyla 25.000
küsür adım attığım için topuklu
ayakkabıyı kaldıramayan bir
ayağın sorununu
yaşıyoruz sakatlık çıkmadan ayaklarıyla
otele varırsa ayakkabısını Emektar spor
ayakkabılarını giyinecek ve yolumuza
devam edeceğiz Çünkü neden gerçek bir
seyyah bilir ki önemli
olan rahatlıktır
[Müzik]
Gözlüğümü odada unuttum diye Kemal'im
Gözlüğümü almaya
gitmişti şimdi
geliyor Kemalim
Kemalim Dikkat
et bugün kendisini ya bir bisikletliye
ya bir scoa ya da bir arabalı ezrek
inat etti ya yapacak ya yapacak
buyurunuz devam et çekiyorsun Teşekkür
ederim canım
sevgilim Burası bir
otel Ama bu bayağı iyi bir otel hangisi
şu Evet İntercontinental zaten bizim
Kaldığımız
otelin çok çok çok dah ama bizim
konumumuz çok gü aynı konumdayız zaten
öyle düşün evet yani bizim çapraz Otel
bu lüks işte Evet bordonun alışveriş
caddesinde yiz Belli ki adeta bir
İstiklal Caddesi sonunu göremiyorum şu
anda genişliği de İstiklal Caddesinden
Bir tık daha dar Bu arada evet Cadde
bizi küçük bir meydana
çıkardı bir
haç figürü var
Biz Ne arıyoruz
biz gündüz tamamen yanlış yerlerde
aradığımız bordonun en iyi patatesçiler
biri olduğu tüyosu aldığımız baraka
Price
arıyoruz bakın
burada
bir adeta bir K9 Festivali var Evet
Avrupa'nın en iyi patatesçiler
serimizde Şu an fransa' dayız da baraka
dayız onun patatesini deneyeceğiz
bunlarda çok çeşitli sos yok Kendi
spesyal sosları Neyse ondan vermelerini
rica ettik ama çok mayonezsiz bir şey
aslında tarator gibi Daha çok ye
bak Evet tarator
gibi mobilin bakalım ne değil
amsterdam'daki kadar güzel
[Müzik]
değil şehrin buraları çok güzelmiş
ve çok büyük bir şehir
Burası Evet şehir beklediğimizden daha
büyük şehir beklediğimizden büyük çıktı
Rıza
abi
koy müz
girer Neyse ki ben kurguluyorum kendi
kötü esirler hepsini yok ediyorum
seninkileri bırakıyorum Bir de Rıza Baba
zaten hani yaptın ama tam da yapamadın
işin acı
[Müzik]
kapadım sordum dedim kırmızı dikiş
videolarından dedim video diş videoları
İsa sil dedi sonra da durdun Bak
biçimlendirdim bak biçimlendirdim Bir
saniye sonra dedin ki Peki kırmızı
elbise var mıydı Bilmem dedim ben sana
Ben şey zannettim Hani böyle Rolling
Stones ya senin zannetmeleri beni
ilgilendirir mi dikiş videolarını
sileyim mi dedim Sil dedin ama hangi
dikiş videoları olduğunu insan söyler
Ben ilk videolar zannettim ya o takım
diktiğim falan zannettim son video mu
Gittin sildin ya sana bir kırmızı elbise
borcum var galiba Hayır kodunun onunla
Ne ilgisi var bordo gibi bir şehrin
simgesi haline gelen canales o ilk
yediğimiz yerdekinde daha iyi olabilir
düşüncesiyle Şimdi otelimizin hemen
yanında daha havalı bir mekanını bulduk
bu kanalis çelerin eee Baylan bayard
dran Cafe diye herhalde okunuyor ya da
hiçbir fikrim yok Fransızca bazen
yazılıyla alakasız okunabiliyor girip
Şimdi bir tane alıp
deneyeceğiz hediyelik şeklinde Kutularda
da olanları da var Bunlar minik Minikler
mi Evet 75lik kaneli volt gibi olan H şu
mesela şu kutu ne kadar diyor 0 Euro
gördüğünüz gibi tanesi 75 Cent olan şeyi
nasıl 40 eurodan Çakar paketlemesi
yapmışlar Sen istiyor musun Bir tane de
sana alayım mı Hayır ben benim için
fazla tatlı 75 Cent olan tatlıyı 3 lira
verd Nasıl hissediyorsun kendini
Eee daha
büyük % 25 daha ucuz ay daha büyük ama
tam 4 katı
Şimdi
burada 310 la CL 31 Hatta bakın klasiği
31 dier yerde 75'e aldık Biz bunu bunun
gerçekten de iyi olması lazım kar
Hakikaten iyi olması lazım Burada yim
Çünkü Yoksa gidip
döveceğim daha farklı küçücük ısır
gerek daha az tatlı
yani hiç bu parayı vermenize gerek yok
ötekini de alsanız aynı şey Aynı
fikirdeyim Onun içi bir tık daha
hamurumsu ydu bu zaten hamurumsu olmalı
belli Bence gerçekten bu bir tık daha
iyi ama 4 katını ödemeye değer mi zaten
gelesin İyi veya köttüsü hakkında çok
fazla bilgimiz yok O da lezzetliydi Bu
da lezzetli ama müthiş bir tatlı değil
ama gelmişken muhakkak denemelisiniz ama
diğer arasında çok büyük bir fark yok o
yüzden b kadar bir fark asla yok ötekisi
daha iyi daha mantıklı daha
makul fiyatlara bakmamıştım baksak da
denerdim muhtemelen Ama gerçekten
düşününce aynı ürünün birinin 4 katı
olması çok saçma başka bir şey eklemek
ister
miydin
bugün Aslında şarap bağına gidecektik
fakat sabah çok yağmur
yağdı bugün birazcık yağmurlu olacak o
yüzden çok çamurlu olacağını
düşündüğümüz için Maalesef ki bir şarap
bağına
gidemiyoruz ama şarap müzesine gitme
kararı aldık O da şarap Müzesi de bizim
kaldığımız konu çok Merkezi bir konu
Sadece 20 dakika yürüme mesafesinde
Yürümek istemiyorsanız aslında
tramvaylara da binebilirsiniz
ama yani Zaten bugün oldukça fazla
uyuduk
dinlendik bugün yine dili gibi sabahın 5
bulara 6a kalık Bugün birazcık uyumak
istedik O yüzden bugün yürüyelim dedik
bordo için bir yorumda bulunacağım Bizim
otelin sol tarafı Dün gittiğimiz
yer daha çok böyle istiklali andıran
taraftı sağ tarafı ise bugün Geldiğimiz
Yer ve en başından beri sürekli
Geldiğimiz Yer daha fazla moda Kadıköy
Moda tarzı bir yer O yüzden ben sağ
tarafı daha çok beğendim sol tarafa
istinaden
taraf çok fazla mağazaların falan
bulunduğu Ama bu tarafta
genellikle böyle insanların küçük küçük
dükkanları ve içinde sadece kendi
ürettikleri şeylerin olduğu Evet vint
çılar genel anlamda butikler alışveriş
olarak da yeme içme olarak da daha çok
bu tarafı beğendim çünkü öteki kesimde
de yeme içme olarak da genelde
McDonald's falan gibi şeyler var
Zaten özetlersek moda tarafı ve İstiklal
tarafı olarak ikiye bölebiliriz
Biraz önce bizi yine yanlış yere
getirdin diye kardel çemkir deydim ama
bilim Bakalım ne oldu Kardelen Bizi
doğru yere getirmiş ben arkadaşlar
adınız Ç canınız çıksın bakın Burası ne
kadar güzel bir yerden bilet almışım
yanlış yerden bilet almışım Burası bordo
şarap Müzesi değil burası bordo şarap ve
Ticaret Müzesi Burada da tadım var
Anladığım kadarıyla o da Umarım ama
şarabın tarihi falan anlatılan daha
büyük bir yer var orası 22 Euro Burası
şarap ve şarap ticareti Müzesi Buraya
giriş € Euro Burada eğer Tadım
yaptırıyorlar İsa belki size kimselerin
bilmediği veyahut da fark etmediği daha
ekonomik bir seçenek sunmuş
olabilirim Şimdi
burası yani mü e şarap ve şarap ticareti
Müzesi bir dükkan başlıyor aşağıdaymış
müze
[Müzik]
bölümü evet ayaküstü yapılan planların
böyle küçük sürprizleri olabiliyor Biz o
şehrin büyük müzesine bilet aldığımızı
zannediyorduk ama yine tatlı bir müzeye
denk gelmişe benziyor
asıl gittiğimizi zannettiğimiz müzede şu
anda Örneğin video ile gösterilen
şeylerin biraz daha artistik haliyle yer
aldığını biliyorum izlemiştim ben yine
vaktiniz varsa Orayı da Tercih
edebilirsiniz bizimki tamamen tesadüf
veyahut da bir yanlışlık eseri oldu ş
gezerken gördüğümüz aşağıdaki indik
tekrardan Burada bayağı kalabalığız
Aslında şimdi yapacağız
[Müzik]
Kemalim ne şarap tadımında Ken e ortaya
kovalar koymuşlar işte Beğenmezsen Eğer
tüküre bilil diye ya da işte şarabın
bittikten sonrasında diğer şaraba
geçmeden evvel su döküp kadehini temizle
diye Neyse diğer kadehe geçecek
şarabın üzerine suyu
döktü su döktüm Tamam işte kalan dibinde
kalan şarabın üzerine suyu döktü sonra
da o kadehi içti ondan sonras insanlar
dikkatli dikkatli Kemal bakıyor dediler
ki heralde bu yetkili birine
[Müzik]
herde bir şey B dil kims bir şey
bilmediği bir yerde bir her şey
kalan şarabın üzerine su koyuyor ve onu
içiyor ve manasız böyle bir Kemale
bakıyorlar Sonuçta sular Böylece
tasarruf edilmiş oldu boşa harcanmamış
oldu ben gayet yaptığımın
[Müzik]
arkasındayım aldığımız en saçma
şey
tahtası bunların mö diye bir oyunu var
aslında oynamayı da denedik sord ama
şa Fransa açık M Fransa açık işi çok
ciddiye
alıyorlar denesek olurdu B yine de şimdi
bununla bir tür labut daha küçük böyle
tahtaları deviriyorlar bu tahtayla
deviriyorlar aynı zamanda gördüğünüz
gibi 2024 Fransa açık bordo ev sahipliği
yapıyor bunlar kullanılıyor ve Aynen
bunları da 5A satıyorlardı bütün tatil
boyunca kendimiz aldığımız herde ilk
hediyelik evimiz
bordo garon Nehri'nin kıyısına kurulmuş
bir liman kenti Burası Fransa'nın en
önemli Nehir limanlarından birine
sahip yine şarap ticaretinde yüzyıllar
içinde önemli bir nokta haline
gelmesinin bu nehrin de etkisiyle
olduğunu söylemek gerek Sonuçta burada
ürettikleri Şarapları bu nehrin
üzerindeki teknelerle gemilerle mavnalar
diğer kentlere ülkelere taşıma fırsatı
bulmuşlar Burası aynı zamanda
bord sayfi alanı piknik
alanı Kardelen gerçek bir hamur
canavarı yani nereye gidersek
gidelim Öncelikle hamur işlerine
dıyor buraya geldiğimizden beri kaçıncı
kuranımız yedik
bilmiyorum Bir yer daha gördü Buranın da
Kuranı güzeldir dedi Şimdi ona bakacağız
Burası benim ismin
tam karşısında yer
alıyor not dam yolu üzerindeki BL bla
Kilisesi ve hemen karşısında görmüş
olduğunuz BL BL Evet Yaklaşık 5 Euro
verdik bir kuruvasan bir bilmediğimiz
küçük bir tatlı ve eklere Kardelen
dayanamadı kuruvasan ilk dişi attı Evet
Ne düşünüyorsun kuruvasan şu ana kadar
yediğim en iyi kurv kesinlikle bu Kemal
kisi
Bu da bordonun notamı işte bordonun not
notd kilisesinin etrafı gerçekten de son
derece tatlı dükkanlarla
çevrili deminden beri notam notam diye
sallıyor muyum ben ya bunun notur olması
lazım şeyin
karşısındaki yerden kesinlikle
denemelisiniz bu Adını bilmediğimiz tız
Berliner gibi ya bu ama çok güzelmiş ve
Şimdi sıra eklere
geldi bize Berlin de çok iyi bir eklerci
önermiş Ama orası da kapalıydı ama ekler
bir Fransız
tatlısı Buranın da yerel güzel bir
fırını Pastanesi Burası şunu da tutma
şansım var Alım
kutusunu artık bir şey yemek istemiyorum
Biz ben yanlışlıkla galiba çaktık
deyince iç verdiler y karışık mı Nasıl
iç
çikolata Ben normalde beyaz pastacı
kremalı
severim çok
güzel ne ya güzel Ferah bir tı var
sevdim geris ben bu videonun gerisi olm
bölüm buu gömeceğim Evet Yeter artık ben
bir şey yemek
istemiyorum boron'un ara sokaklarında
dahi böyle küçük meydanlar tarihi
yapılar bizi
karşılıyor burada
hakikaten zengin bir kültür mirasına
sahip Şu anda saat 3
açıkçası yiyecek bir şeyler arıyoruz ama
hadi geldik buraya güzel Fransız
mutfağından bir şeyler deneyelim
dedik ama ilk defa Fransa'ya gelmiş
olmanın cahilliği le bir şeyi atlamış
burada alakart restoranların çoğu En
azından Biz aksini bulamadık Öğle ve
akşam yemekleri için belli saat
aralıklarında servis açıyor O da çoğu
değil aslında yani hani galiba hepsi mi
iyi puanlı olanların hepsi Evet yani
Yani iki yıldız almışlar bir yıldız
almışlar falan filan Zaten e servis
yapıyor ama buraya gelmişsin öyle bir
şeyde de değerlendirmek istemiyorsun Dün
öğrendik Bu şekilde olduğunu öğlen 12
ile 1430 15 civarı öğlen yemeği akşam da
e akşam 7'den sonra E ondan önce son
olacak şekilde ayarlamışlar fakat bunu
cımız rezervasyon ytm çalışıyoruz hem
rezervasyon hepsi dolu hem Maalesef ki
yer yok ve kapıya da gitsen sana
acımıyor
bordo
rehberinde gördüğüm kadarıyla 20 30'a
yakın restoranla temsil ediliyor şöyle
bir bakalım dedik bazıları Fi
bulabildiğimiz Yaklaşık 5 gün sonrası
için önden ayarlayarak gelmeniz gerek
burada denemek İstediğiniz bir restoran
veyahut da o restoranlarda yemek
İstediğiniz bir yemek varsa şimdi biz
bir otelin yanında dün oldukça sıra
önünde olan bir yer vardı dün Kardelen
de bahsetmişti saat 19'da 1945 kadar
yeme içme işimizi
halledebilirsiniz hesapladık şimdi orayı
bir deneyeceğiz olmazsa restoranı var
otelinde Bizim kaldığımız fena da
görünmüyordu yemekler tercih de ediliyor
gördük karnımızı da doymamız gerek
açıkçası
olmazsa orayı değerlendireceğiz Çünkü bu
kız aç açım Baki son dakikalarım
Fransa'dan iyi bir yemek yemeden
ayrılmak istemedik otelimizin hemen
yanında sıra olan bir restoran
görmüştük Anladık ki rezervasyon
almıyorlar insanlar saat 19'da akşam
yemeği için kıı Açmadan önce sıraya
giriyorlar Biz de aynısını yaptık biz
sıraya girdiğimiz saat 18 10 gibiydi
arkamızda şu anda Herhalde aşağıda
yüzlerce kişi sırada
bekliyor Antrikot buranın adı Fransızca
Fransızca nasıl zaten telaffuz ediliyor
bilmiyorum Türkçesi antri bir et tabağı
gelecek öncesinde de bir salata servisi
yaptılar şimdi Gözün bir yandan da
siparişte otobüsümüze yetişmek için bir
an önce tabağımızda
Evet devamını da buraya koymuşlar
gerçekten doyurucu bir tabak ve yani
tabağa zaten sığmadığı için yanında
altında da güzel ısıtması olan bir
servis tabağıyla
getirdiler fakat Güneş çok patlıyor
ama dene bakalım
[Müzik]
Kemal yani hızlı yemekte sorun
yaşamayacağız çok çabuk bitireceği
düşünüyorum bordoya Güneşli bir yaz
gününde veda ediyoruz gerçekten de
havasıyla da genel anlamda şehrin kendi
havasıyla da bizi oldukça etkiledi
keyifli bir şehir bordo Paris'in
ardından bordoyu beğenmiş olmamız ki
Paris'i de son derece Beğendik Aslında
halimizden ne kadar memnun olduğumuzu
daha iyi
[Müzik]
anlatacaktır m

Evet bugün yurt dışı seyahatimiz
başlıyor. Kuzey Avrupa. Merdiven bitti
akşam oldu. Yola çıkıyoruz.
&gt;&gt; Evet şimdi
&gt;&gt; Evet Dağdanız çıkmadık
&gt;&gt; herhalde.
Evet şöyle bir saat sonra falan
kalkarız. İstanbul. İstanbul'da
sabahlayacağız çünkü sabah saat 8. Evet
biraz konforlu olmayacak ama yapacak bir
şey yok şu an için.
Evet, Sabir Gökşen'e indik. Sağ sol.
&gt;&gt; Gece geç saatlerde hava olmak iyi bir
fikir değil. Zaten istememiştik. Uçak
değişti çünkü
kendimizi lunche atacağız.
&gt;&gt; Lun atacağız. Şimdi
&gt;&gt; temizlik varmış. Onu bekliyoruz.
Gecenin 2.5'unda ne yapalım? Biz
içmeyelim de kim etsin?
Acilem
Hanım
&gt;&gt; Selam.
Ay canım bir çay çekti.
&gt;&gt; Yok ne ya?
&gt;&gt; Türkiye sınırlarından çıkar çıkmaz çay
krizine gird.
&gt;&gt; Hoş geldin.
&gt;&gt; Hoş bulduk.
&gt;&gt; Stoholm'dayız.
Şimdi Arlan davanın yanında Stokol
merkez istasyonu gidiyoruz.
&gt;&gt; 72 saatlik biletlerimizi aldık.
&gt;&gt; Evet. Toplu taşıma.
&gt;&gt; Toplu taşıma. Yorgunluktan geberiyoruz.
Otele gidiyoruz.
&gt;&gt; Evet. Bir otele vurayım. Sonra devam.
&gt;&gt; Otel civarındayız.
Öyle gidiyoruz. Geliyoruz işte.
Başladık.
Şu an Avrupa'nın günümüze kadar en iyi
korunmuş Orta Çağ merkezlerinden birinde
yani Gamlastan'dayız. Burası 13.
yüzyıldan biri Stokholm'un kalbi. Lütfen
etrafınıza bir bakın. Hardal ve pas
rengi tarihi binalar, Arnavut kaldırımlı
dar sokaklar sizi adeta zamanda bir
yolculuğa çıkarıyor. Hemen yanımızda
dünyanın hala aktif olarak kullanılan en
büyük saraylarından biri olan Stockwolm
Kraliyet Sarayı yükseliyor. Biraz
ileride ise şehrin en dar sokağı
bulunuyor. Genişliği sadece 90 cm.
Gamlas'tan sadece bir açık hava müzesi
değil, aynı zamanda harika bir kahve
molası. Yani İsveçlilerin deyimiyle fika
noktası. Şimdi kendimizi bu büyüleyici
ara sokakların ritmine bırakalım ve
şehrin en eski meydanına doğru
ilerleyelim. Yol üzerinde sağımızda
göreceğimiz görkemli yapı Seta Gertrut
yani bilinen adıyla TİK Kırkan yani
Alman kilisesi. Tam 96 metre
uzunluğundaki bu devasa bakır kule
Gamlastan'ın en yüksek noktasıdır ve
şehrin siluetini belirler. 17. yüzyılda
bölgede yaşayan Alman tüccarlar için
inşa edilen bu kilise Orta Çağ'da
Gamlasan'ın ne kadar kozmolit ve zengin
bir ticaret merkezi olduğunun en büyük
kanıtıdır. Şu an Stokholm'ün tam
kalbinde yani tarihi Stor Torget
meydanındayız. Burası şehrin en eski ve
en çok fotoğraflanan noktası. Hemen
karşınızda duran o meşhur renkli Orta
Çağ evlerine bir bakın. Özellikle
kırmızı ve sarı binalar adeta bu
meydanın simgesi. Ancak bu güzel
manzaranın arkasında karanlık bir
geçmişte saklı. 1520 yılında Danimarka
kralının emriyle bu meydanda büyük bir
katliyam yaşandı. Efsaneye göre kırmızı
binanın cephesindeki o beyaz taşlar o
gün hayatını kaybeden 82 soyluyu
simgeliyor. Meydanın tam merkezine
baktığınızda ise görkemli bir taşanı
göreceksiniz. Burası 1778 yılında inşa
edilen tarihi Stortoris Burnen çeşmesi.
Bu anıt Stockholm için sadece bir su
kaynağı değil, aynı zamanda şehrin
coğrafi olarak sıfır noktası yani
merkezidir. Nobel müzesinin içine
girdiğimizde ilk hissedilen şey buranın
sadece bir ödül müzesi olmadığı. Burası
fikirlerin nasıl doğduğunu, nasıl
denendiğini ve bazen küçük bir notun ya
da basit bir aracın dünyayı nasıl
değiştirdiğini anlatan büyüleyici bir
yer. Cam vitrinlerin içinde kitaplar,
defterler, mektuplar, eski bilimsel
aletler ve kişisel eşyalar var. Her biri
bir insanın merakının peşinden
gitmesinin derin izini taşıyor. Bazen
bir mikroskop, bazen bir el yazması,
bazen de ilk bakışta sıradan gibi
görünen bir obje. Ama burada hepsinin
ortak bir anlamı var. Bilgiye, cesarete
ve insanlığa adanmış bir katkı. Müzenin
atmosferi gerçekten oldukça etkileyici.
Yüksek tavanlar, loş ışıklar ve modern
sergi düzeni eski ile yeniyi aynı anda
hissettiriyor. Bir tarafta Alfred
Nobel'in mirası, diğer tarafta bilim,
edebiyat, barış ve insanlık için
çalışmış insanların hikayeleri var.
Nobel ödülünü burada sadece bir madalya
olarak değil, yıllarca süren büyük bir
emeğin, sabrın ve kararlılığın sembolü
olarak görüyorsunuz.
Vitrinlerin arasında gezerken sergilenen
parçaların sadece bakmalık olmadığını
fark ediyorsunuz. Nobel ziyafetlerinde
giyilen o şık kıyafetler, tarihi
fotoğraflar ve duvarları süsleyen
belgeler bizi o tarihi anların tam
kalbine ortak ediyor.
Bazı bölümler ise tamamen interaktif
olarak hazırlanmış. Mesela bu ışıklı
deney alanında ziyaretçiler dokunarak,
tellere vurarak, deneyerek ve dinleyerek
serginin canlı bir parçası oluyor. Bu da
müzeyi çok daha dinamik hale getiriyor.
Çünkü burada anlatılan şey yalnızca
geçmiş değil, merak etmenin bugün de
devam eden sonsuz bir yolculuk oldu.
Bir bölümde bilimsel çalışmalara ait
cihazlar ve notlar görüyoruz. Hemen
ardından müze dizri farklı alanlardan
Nobel sahiplerinin kişisel dünyasına
yaklaştırıyor. Bir sanatçının kıyafeti,
bir müzisyenin enstrümanı, bir bilim
insanının çalışma masasındaki küçük
eşyalar. İşte tam bu noktada bu küresel
mirasta Türkiye Cumhuriyeti'nin de gurur
dolu izleriyle karşılaşıyoruz. 2006
yılında edebiyat dünyasının en prestijli
ödülü olan Nobel Edebiyat Ödülünü alan
ünlü yazarımız Orhan Pamu'un,
"İstanbul'un ruhunu dünyaya anlatan el
yazısı notları ve kişisel eşyaları bu
derin anlamın bir parçası. Hemen ileride
bir sporcunun kayakları ve öncü bilimsel
cihazlar bizi karşılıyor. Tıpkı 2015
yılında Nobel Kimya ödülünü kazanarak
adını bilim tarihine altın harflerle
yazdıran Profesör Doktor Aziz Sancar'ın
hücre onarımı üzerine yaptığı çığır açan
çalışmaları gibi. Sancar'ın hücrelerin
hasar gören DNA'ları nasıl onardığını
haritalandıran araştırması insanlık için
devasa bir adım olmuştu. Bu detaylar
büyük başarıların arkasında çok insani
ve fedakar hikayeler olduğunu
hatırlatıyor. Sergilenen gözlükler,
kalemler ve kravatlar bence Nobel
Müzesi'nin en güzel tarafını özetliyor.
Size sadece kimin kazandığını
göstermiyor. Bu insanların neye
inandığını ve hangi problemi çözmek için
ömürlerini adadığını düşündürüyor.
Stockholm'daki Nobel Müzesi bu yüzden
kısa bir ziyaret gibi görünse de insanın
aklında uzun süre kalan yerlerden biri.
Buradan çıkarken anlıyoruz ki dünyayı
değiştiren büyük fikirler çoğu zaman
küçük bir merakla başlıyor.
&gt;&gt; Stockholm'de Nobel Müzesi'ni gezdik.
Çok keyifliydi. Çok güzeldi.
Gerçekten ufkumuz açıldı.
Bütün Nobel Edebiyat Ödülü kazananların
çalışmaları ya da onlarla ilgili
hatıralar.
Aziz Sancar'ın çok güzel bir kartı.
Nobel için çekilmiş özel kuzu.
&gt;&gt; Burası da eee tarihi şehrin meydanı.
&gt;&gt; Evet. Binaların güzelliğine bakın.
Harika.
Evet. Stocky üst günden kalbimizi çaldı.
Ay şu dükkana bak.
Şuraya bak. Buraya bak. Buraya bak
hayatım.
&gt;&gt; Of.
Kendini kaybedebilirsin burada. Ay
harika görünüyor. Dükkanlarda satılan
şeyler hep birbirlerinden farklı. Y
bizim Türkiye'deki gibi aynı şeyleri
satmıyorlar.
&gt;&gt; Türkiye'de kalmayan şeylerden,
pasajlardan.
Ş
çokş
&gt;&gt; canım. Nasıl buldun? Değişik.
&gt;&gt; Çok güzel.
Ay bayıldım ya. Şu an güzel niye atsana
ya?
Güzel.
Bak sol taraftaki dondurmaya bayıldım
adamın yediğine.
&gt;&gt; Nasıl güzel hazırlanmış öyle.
Stockholm'e adım attığınız anda
dikkatinizi çekecek ilk şeylerden biri
şehirdeki muazzam bisiklet kültürü
olacaktır. Burada bisiklet kullanımı o
kadar yaygın ki yılın hangi mevsimi
olursa olsun yerel halkın her yaştan
ferdini kendilerine ayrılmış özel
bisiklet yollarında görebilirsiniz. Biz
de bu şehri doya doya keşfedebilmek için
72 saatlik seyahat kartı aldık. Bu
kartın güncel fiyatı 360 İsveç kronu. Bu
kart sayesinde 72 saat boyunca tüm toplu
taşıma araçlarına sınırsızca
binebiliyoruz. Üstelik en güzel tarafı
ne biliyor musunuz? Bu kart sadece
karadaki araçlarda değil, şehirdeki
belirli deniz taşıtlarında ve
feribotlarda da tamamen geçerli. Yani
adalar arasında vapur yolculuğu yapmak
da bu karta dahil. İşte bu keyifli deniz
yolculuklarından biriyle
ulaşabileceğiniz en güzel yerlerden biri
de yeşilin ve kültürün merkezi olan Yur
Gordon Adası.
Eski bir kraliyet avlanma alanı olan bu
ada, günümüzde meşhur Basa Müzesine,
açık hava müzesi Skansen'e, yemyeşil
parklara ve harika yürüyüş yollarına ev
sahipliği yapıyor.
İsveç köftesi.
Bura da buranın yerel yemeğiymiş ama
yani arıza
&gt;&gt; harika bir şey.
&gt;&gt; Bir de şu arıza.
Bu ekmek harbiden arıza yani.
&gt;&gt; Evet. Günaydın.
&gt;&gt; Günaydın.
&gt;&gt; Bugün Stockholm'de ikinci günümüz.
Bir adaya geldik. Burası sadece
müzelerin, eğlencenin olduğu bir ada.
Hatları söyleyemiyorum. Sen
söyleyebiliyor musun?
&gt;&gt; Eee,
&gt;&gt; dur, durlu bir şey.
&gt;&gt; Öyle bir şey.
&gt;&gt; Druj garden gibi bir şey burası
&gt;&gt; yani. Gla Eskişehir'i bitirdik dün
zaten. Eee, bugün de buradayız. Çünkü
şey eee müze o e çok yıllar önce yapılan
yıllarca suyun altında kalan
geminin olduğu masa müzesiydi değil.
&gt;&gt; Vasa müzesi. Evet.
&gt;&gt; Evet. Çünkü v masa müzesi burada
özellikle yani onu esk şeyi gördüm işte
üzerine dolu şey dujgardın.
&gt;&gt; Dujur gardın.
&gt;&gt; Düşür.
O yüzden bugün müze ve bu adayı ancak
bitirebiliriz diye düşünüyorum. 14 tane
ada var normalde değil mi?
&gt;&gt; Çok ada var. Evet.
&gt;&gt; Yine toplu şey taşıma tekneye geldik.
Çok güzel.
&gt;&gt; Aynen. Gayet güzeldi.
&gt;&gt; Sanki metroya biner gibi. Dakikasında
tak kalkıyor hepsi. Çok güzel. Keyifli
bir toplu taşıma var yani burada.
Gerçekten araba kullanmak
&gt;&gt; çok anlamsız ve dikkat ettik. Hiç araba
kullanan yok, sigara içen yok
&gt;&gt; yani. Evet. Sigara içen de yok, araba
kullanan da yok. En fazla bisiklet
&gt;&gt; küllük görmedim, çöp görmedim.
&gt;&gt; Evet.
Güzel yani. Hani sigarayı
özendirmiyorlar kimseye göstermedikleri
için. İçtiklerinde de
toplu taşım o kadar gelişmiş ki
gerçekten yani araba kullanmak çok
anlamsız.
Karşı taraf taraf Gamlasan Eskişehir.
&gt;&gt; Hı hı.
Güzel, keyifli ya. Başladık.
&gt;&gt; Vasan müzesine de geldik.
&gt;&gt; Dünkü yorgunlukla bayağı bir dinlendik.
&gt;&gt; Karşımızda Vasan Müzesi var.
&gt;&gt; Ha, gelmişiz. Evet. Ya gerçekten
&gt;&gt; çok keyifle yürünebilecek bir de mayıs.
Biz çok sıcakları sevmiyoruz.
&gt;&gt; Evet. Keyifli bahar
&gt;&gt; üzerimizde en azından bir yelek yetiyor.
Güneş var. Şanslıyız. Güzel, keyifli.
Bakalım müzeyi merak ediyoruz.
Yani ilk es geçmeyeceğimiz müzeye
giriyoruz. Tabii
&gt;&gt; şey e maliyetli müzeler. Evet. Değer.
Ama bütçeye göre hareket etmek lazım.
&gt;&gt; Şu an Dürgerdan sahilinde adeta canlı
bir denizcilik tarihinin içindeyiz.
Kıyıya demirlenmiş ikonik kırmızı
rengiyle dikkat çeken Tarifinund Feneri
gemisini ve önündeki devasa gemi
pervanesi ile Çıpayı görebilirsiniz.
Hemen ileride ise bölgedeki tarihi ahşap
tekneleri ve koruma Derneğini tanıtan
bir bilgilendirme panosu bizi
karşılıyor. Burası Stockholm'ün köklü
denizcilik geçmişini açık havada
hissetmek için harika bir nokta.
Bu arada da okuldan çocuklar gelmişler
oyunlara.
&gt;&gt; Otomatik robot çim biçme makinesi.
&gt;&gt; Evet ne güzel bakın oyunlar oynuyorlar.
Hadi bakalım.
Vay vay vay vay vay vay vay vay vay.
şey gibi ya karayip korsanlarının gemisi
gibi
şöyle bir şey
&gt;&gt; Evet şimdi bu masa müzesindeyiz
hayatım bunun hikayesini sen biliyordun
anlat bakalım bir
&gt;&gt; ya işte zamanında kral
eee bunun yapılmasını istemiş böyle
ihtişamlı
güzel
eee biraz gücünü göstermek için
yapılmış. Bu eee bir sıra torpido mu
deniyor?
&gt;&gt; Top.
&gt;&gt; Ha top mu deniyor? Bir sıra işte konmuş
ve demiş ki hayır bu yetmez. İkinci sıra
da olsun kral. O zaman işte bunu yapan
mühendisler de demiş ki ikinci sıra
gemi dayanamaz. ağır gelir ve
eee
ilerleyemez diye uyarmışlar ama tabii ki
kabul etmemiş kral ya.
Sonrasında suya indiriliyor gene.
O kadar az
gidiyor ki herhalde birkaç yani belki
300 400 metre sonra yanlış
hatırlamıyorsam sulara gömülüyor.
Bu kadar yüzyıllarca
çıkartılamıyor.
Daha sonra çıkartılıyor. Tabii hiç zarar
görmemiş. Bunda da soğuk suyun etkisinin
olduğu, ondan sonra bu tahtaları yiyen
bakterilerin buarda yer almadığından
dolayı zarar görmediği söyleniyor. Ama
bayağı yüzyıllarca suların altında
bekliyor bu gemi. Tabii gemideki bu
ahşap kabartmalar
bakar mısın şuralara falan? Çok güzel.
&gt;&gt; Özel bir yemi değil mi?
&gt;&gt; Evet. Yani bakar mısın kabartmalara
falan? Çok ihtişamlı.
Çok güzel. Hani şey gibi karayip
korsanlarının
&gt;&gt; herhalde gemisi buradan esinlenmiş
olabilir ama tabii yani boya düşemez.
&gt;&gt; Şu işlere bakın. Çok güzel.
Harika. Bu büyük ihtimalle birazcık
yukarıdan falan da bakma imkanımız
olursa üst tarafı da görebiliriz.
&gt;&gt; He süper.
&gt;&gt; O zaman gireceğiz. Burada tabii
vasa müzesi yani Stockholm'e girip
kesinlikle görülmeden gidilmemesi
gereken bir yer.
&gt;&gt; Kişi başı şu anda 120 sek.
&gt;&gt; 240 sek pardon.
&gt;&gt; Hayır kişi başı 240 sek. Toplam 480 sek.
Şu anda 5 civarında
&gt;&gt; bir sek. 5 Türk lirası yapıyor.
1300 1400 yanılmıyorsam o civarlarda
falan.
Kişi başı pardon iki kişi
&gt;&gt; ödedik.
Çok güzel ya. Ay bakar mısın?
&gt;&gt; Evet. Şu aslanları bizim evlerin
kapılarında olan aslanbaşlarına benziyor
ya.
Burada da tahmin ediyorum şeyi geminin
batma hikayesini anlatıyor.
Evet.
&gt;&gt; Aynen öyle.
Başım.
&gt;&gt; Vın orijinali bu maket. Yani kahverengi
değil aslında bu kadar açık renk.
kendisini gösterelim ilk önce
&gt;&gt; kendi orijinleri bu
&gt;&gt; şeyde de renkler var aslında heykellerin
tabii renkleri kalmamış şimdi renklerle
gördüğünüzde çok daha farklı paketi de
bu.
&gt;&gt; Evet. Bakarsın.
&gt;&gt; Evet. Renkler gayet şey eee
&gt;&gt; canlı güzel ama suyun altında rek
kalmıştır.
&gt;&gt; Evet çok özel bir gemi çünkü
bak burası da ön tarafı.
Evet.
Renklerle heykeller daha çok anlam
kazanıyor
ve gerçekten vasa tabii dönemin kralının
amacına hizmet etmemiş. Yani öyle bir
gemi yapın ki demiş herkes bizden
korksun.
halkamın gücü gösterisi, benim gücüm
gösterisi. Fakat en ufacık bir rüzgarda
bu topların ikisi de olmasından kaynaklı
ağırlıktan dolayı
eee
kısa bir gidişin hemen ardından yan
yatıyor ve batıyor. Evet o zaman için
bayağı bir utanç olmuş ama şu anda
gerçekten geminin
hiç kullanılmadan batmasının ekmeğini
müze iyi bir şekilde ve İsmet iyi bir
şekilde yiyor bence.
&gt;&gt; Gayet güzel. Evet.
&gt;&gt; Bakar mısın? Yani nerede bulunabilir ki
böyle bir savaş gemisi?
&gt;&gt; Eee daha fazlasını istemesinin
sonucu olmuş bu yani.
Evet. Burası aslında üç katlı bir yer
&gt;&gt; ya. Ama şimdi mesela hani açmışlar
gemiyi içinde insan iskeletleri, o
dönemin ayakkabıları,
o dönemin eşyaları, o dönemin gemiciliği
yani büyük bir tarihi kaynak vermiş. O
kısımlara gireceğiz. Ondan sonra
yukarıdan geminin üst güvertesini
göreceğiz.
Müze sadece bir gemiden ibaret değil ki.
Hani gemi demek bence çok
yani
şey olur. Basit kaçar. Gerçekten çok
ayıbetli, çok güzel. Ve diğer bölümleri
de var üzerin. Yani burada Stockholm'de
deseniz ki 2 saatlik var. Başka hiçbir
zamanım yok.
&gt;&gt; Evet. hiçbir şey yapmadan Eskişehir ve
burayı görün deriz yani. Oh.
Mariana çukuruna inen
eee kürenin
çok dar bir
a bir dakika kendisi galiba kapağı da
burada.
Lö 1628'de
145 denizci ve 300 askerle yola çıkmış.
Burada da görüntüleri aşağı yukarı
var. Kılık kıyafetler.
O dönemin şafaları, o dönemin
ayakkabıları
tabii suyun içerisinde geçirdiği
vakitten dolayı bayağı yıklanmışlar.
Ama bunları görebilmek çok güzel.
Bu gemiye binenler de nasıl özel bir
gemiye bindikleri için mutlu
olmuşlardır. O dönemin tabaklarım
şeyleri
He.
Oh
Bunlar da gerçekten yemiden çıkan
malzemeler.
Bunlar çok fazla görünmüyor çünkü
arkadan obje aydınlatılmamış.
Bunlar da gemide
bulunanlar.
Geminin
şu bölgesinde bulunmuş bunlar.
&gt;&gt; Evet. Bu gemide bulunan iskelet sanki
çocuk iskeleti gibi ya. Çok ya. İnsanlar
çok küçükmüş.
Kafaya bakar mısın?
Bu da zamanın fikası.
Evet.
Geline damat
Gelin arabası yok.
Yürüyorlar.
Bence onlar tekneye ya da bir şey
&gt;&gt; canım
&gt;&gt; gayet keyifliyiz
gerçekten.
&gt;&gt; Bence
&gt;&gt; ya hani Stockholm Evet. Güzel derlerdi
de
&gt;&gt; bu kadar da huzurlu olduğunu
bilmiyordum. Yani güzellik evet aynı
zamanda huzur harika.
&gt;&gt; Çok tavsiye ediyoruz.
&gt;&gt; Bu bölgede de binalar harbiden harbiden
iyiymiş yani.
&gt;&gt; Şimdi diğer adaya mı geçiyoruz?
Şimdi bu ne diye merak ediyorsunuz?
Bu böyle birkaç yerde dikkatimi
çekmişti.
Bu aga
yorulduğun yerde oturuyorsun,
dinleniyorsun.
&gt;&gt; Evet Can.
&gt;&gt; Güzel yürüyoruz.
Yağmur yağdı. Bitti.
Biz bu havaları seviyoruz. Yani yazın,
sıcağında
gerçekten hiçbir yerde gezmek
istemiyorum. Eziyet oluyor
ya.
&gt;&gt; Evet. Aynen.
&gt;&gt; Şu an Stokholm'in en görkemli
yapılarından birinin yani tarihi
kraliyet sarayının önündeyiz. Burası
Avrupa'nın hala aktif olarak kullanılan
en büyük saraylarından biri. Arnavut
kaldırımlı yokuşları tırmanıp devasa
barok cephenin yanından geçerek sarayın
büyüleyici atmosferine ilk adımımızı
atıyoruz. Dışarıdan bakıldığında oldukça
sade ve güçlü bir kale mimarisi bizi
karşılıyor.
Sarayın kapısından içeri süzülüp
yönümüzü aşağıya yani yeraltı dünyasına
çeviriyoruz. Loş ışıklar, taş
merdivenler ve kalın tuğla duvarlar bizi
adeta Orta Çağ'ın gizemli günlerine
götürüyor. İşte burası sarayın en sıkı
korunan ve en özel yeri. Kraliyet
hazinesi yani orijinal adıyla Scotc
Maren. Tuğla kemerli dar koridorlardan
geçtikçe cam vitrinler ardında
parıldayan tarihi eserler belirmeye
başlıyor. İşte tam karşımızda tüm
ihtişamıyla duran o devasa moreli
kraliyet pelerini. Kadife dokusu ve
üzerindeki ince el işçiliği İsveç
monarşisinin yüzyıllar öncesindeki
gücünü ve zarafetini gözler önüne
seriyor.
&gt;&gt; Evet. kasaları.
Birkaç adım daha atınca asıl büyüleyici
bölüme ulaşıyoruz. Vitrinlerin içinde
parıldayan saf altın taçlar, üzeri
değerli taşlarla bezeli asalar ve
krallık sembolleri bizi karşılıyor.
Hemen yan duvardaysa bu hazinelerin
yüzyıllar boyunca arkasında saklandığı
akıl almaz mekanizmalara sahip devasa
tarihi demir kilitler ve kapaklar
sergileniyor. Bu kilitlerin karmaşıklığı
zamanında güvenliğe ne kadar önem
verildiğinin en net kanıtı.
Evet, burası da değdi
hayatım. Bu senin şey sandığına
benziyor.
&gt;&gt; H
değişik bir şeyler var orada. Yalnız
Orion'la ilgili olabilir mi? O'nun
hocasıyla.
&gt;&gt; Evet, olabilir.
&gt;&gt; İlerlemeye devam ediyoruz. Karşımızda
monarşinin hakimiyetini simgeleyen son
altından bir küre ve hemen ardından
kralların törenlerde kullandığı tören
kılıçları beliriyor. Karanlık taş odanın
loş ışığında bu eserlerin parıltısı
gerçekten göz kamaştırıcı. Yeraltındaki
bu gizemli yolculuğu tamamlayıp şimdi
sarayın üst katlarına yani ihtişamın
zirvesine doğru yöneliyoruz.
Merdivenleri çıkıp kapıdan adım
attığımız an bambaşka bir dünyaya
gözlerimizi açıyoruz. Az önce gezdiğimiz
karanlık mahzelerin yerini devasa
kristal avizeler, tavanları süsleyen
muazzam freskler ve altın varaklı duvar
işlemeleri alıyor. Geniş galeride
yürürken kendinizi bir dönem dizisinin
tam ortasında hissediyorsunuz.
Koridorlar bizi devasa mermer sütunların
yükseldiği, duvarlarında kralların ve
kraliçelerin dev portrelerinin asılı
olduğu kabul salonlarına çıkarıyor.
Tavandan sarkan onlarca kristal avizenin
ışığı yüksek pencerelerden giren gün
ışığı ile birleşerek içeriyi parıl parıl
parlatıyor. Başınızı yukarı
kaldırdığınızda tavanlardaki sanat
eserlerine hayran kalmamak elde değil.
İzle izle.
odalardan odalara geç. geçtikçe saray
yaşamının ihtişamını çok daha yakından
hissediyoruz. Kırmızı halılar, antika
mobilyalar, heykeller ve her köşesi ayrı
bir sanat eseri olan bu odalar İsveç
tarihinin en önemli siyasi kararlarına
ve ziyafetlerine ev sahipliği yapmış.
Her detay büyük bir kararlılık ve
estetikle işlenmiş.
Bu görkemli salonların ardından büyük
kapılardan geçerek sarayın o meşhur
geniş iç havlusuna yani gün ışığına geri
çıkıyoruz. Devasa taş binaların
çevrelediği bu geniş meydan her gün
askerlerin nöbet değişim törenlerine
sahne olan yer. Stockholm Kraliyet
Sarayı hem yeraltındaki gizemli
hazineleriyle hem de üst katlarındaki
göz alıcı ihtişamıyla hafızalarımızdan
silinmeyecek harika bir seyahat anısı
olarak yerine alıyor.
&gt;&gt; Hayatım ne diyorsun bu duruma?
Bay bay
Ha bak şöyle bir şey var yalnız. Mesela
Liza'dan alırsan
&gt;&gt; tabağı
&gt;&gt; h
&gt;&gt; burada yiyebilirsin.
&gt;&gt; Ha Liza yiyelim. Anladım. Evet. Bak
buralar hep Nizanın yeri.
&gt;&gt; Şöyle dolaşalım. Tamam.
Koca duvarda böyle bir şey var.
Bir anlam veremedim ama
Evet. Stock ounca son günümüz.
Saat şu anda 11
saat 1 gibi otele geç balarımızı
alacağız.
Bum yapacağız. Bum
&gt;&gt; gemiye binip Helsinki'ye doğru
çıkacağız.
&gt;&gt; Çok kalmamışız gerekti.
&gt;&gt; Bence de yok.
&gt;&gt; Yeterli.
&gt;&gt; Şu anda da
&gt;&gt; son dakist
meclise doğru giriyoruz. İşte burası
yanlış anlaşılmas şu anda görüntüler.
&gt;&gt; Evet.
&gt;&gt; Parlamento basi burası.
Evet. Parlamento binası. Karşı tarafta
da hemen eee şey var.
Neydi bu?
Saray.
Arkadaşlar böyle yaşıyorlar.
Herhangi bir şey falan yok. Kaç polis
içinde güvenlik? Güvenlik de bir şey
yok. Kahrik yok, şey de yok yani. E
şatafat da yok.
Bizim Millet Meclisinin çevresinde böyle
dolaşabilir miyiz? Ben Gökhan Hanım bir
şey söyledim. Acaba doğum gün
kraliyetlara işte kocaman.
E ve gerçekten çok fazla büyük bir
yerkir
yani
&gt;&gt; yani ona göre hem öyle hem de yani
oralarda yaşam tutma ya ne soğuk şey ne
bilmem ne olur
&gt;&gt; bu arada canlı bir
protestoya galiba şahit oluyorum hemen
parlamento binasının karşısına kırmızı
şapka Dereleri olan bayanlar var.
Evet, bir tane polis aracı var sadece.
Onun dışında hiçbir şey yok.
Evet, protesto ediyorlar bir şeyi.
Evet.
Gidiyoruz. Evet, gidiyoruz.
&gt;&gt; Stockholm bitti. Şimdi gemiyle
Helsinki'ye gidiyoruz. Şu an
terminaldeyiz.
&gt;&gt; Buradan geçtikten sonra artık Stokholm
bitiyor.
Dersin ki yolculuk kalmasın.
Yine doğru gidiyoruz. Evet. Evet.
Şimdi geminin ilk ilk ilk 3 saatinde
manzara çok güzelmiş. Bakalım çekeceğiz.
Çekebilir mi?
&gt;&gt; Aralarından geçiyormuşuz.
Evet onları çekeceğiz özellikle
güzel. Ama kaçta? 4.
&gt;&gt; Bir saat sonra kalkacağız.
&gt;&gt; İlk önce gidip yemek saatimizi
ayarlayalımız.
Yemeği ödedik ama
saati erken saat de istemiyoruz. 4,5
saat.
Bakalım.
&gt;&gt; Hadi bakalım. İyi yolculuklar.
&gt;&gt; Bu arada kabinimiz şöyle bir kabin.
Gayet uygun fiyat. 152 euro.
Benceri.
Çeri bakıyorum.
Evet, burası da
bu adet ve banyosu. Bir adet duşu var.
Gayet de yeterli yani.
Hiç fazla para ödemeye gerek yok.
Yeah.

o
[Müzik]
tokattan Herkese merhaba arkadaşlar
hazır Amasya gelmişken bir Tokatı
anlatmamak orayı çekmek olmazdı Mini bir
tokat videosu olacak arkadaşlar bunu
söyleyeyim Zaten Tokat şehir merkezi
küçük bir Ama birçok tarihi mekana ev
sahipliği yapan güzel bir meydana var
Hemen Heybetli Tokat Kalesi'nde
karşımızda bize bakıyor zaten Tokat
birisiyle başlayacağız ondan sonra bu
civardaki bütün medreseleri camileri
müzeleri gezmeye çalışacağız sonrasında
muhteşem bir daha sonra mi deneyimiz
olacak bu video o küçük ama dolu olacak
benimle kalmaya devam edin O zaman
Hazırsanız bu Osmanlı ve Selçuklu nun
muhteşem şehriyle videolarımıza
başlıyoruz bu
[Müzik]
Tokat'ta görmeniz gereken ilk metal
arkadaşlar arkamda gördüğünüz Tokat
Müzesi Kent Müzesi Burası ters birisi
demek ne demek şöyle anlatayım birçok
şehirde anlatmıştım kentin geçmişini
geleneklerini göreneklerini sanatlarının
sergilendiği müze yepyeni bir müze
yapmışlar şu anda giriş ücretsiz bu
güzel belediye ait lerimize arkamda
gördüğünüz Yapı üç katlı giriş katından
son katına kadar da alt katında Tokat'ın
zanaatkarların işte el sanatlarının ya
da geçmişiyle ilgili önemli figürlerin
tasvirlerini görüyorsunuz güzel
canlandırmalar da yapılmış Balmumu
heykellerle süslenmiş bütün o el
işlemeciliği ile ilgili ya da yapılan
bütün sanatlarla ilgili bilgileri
alabiliyorsunuz İçerdeki dediğim gibi
görüntü kötü olduğu için Işık kötü
olduğu için ben dışarıdan atmak istedim
zaten görüntülü gördüğünüz sonra da
artık hemen bu civardaki 5-6 tane önemli
esir Gezmeye devam edeceğiz
Evet
arkamda bulunan tarihi yapı Anadolu ilk
Türk İslam Üniversitesi olan Yağbasan
Medresesi Arkadaşlar vuryapı artık Türk
İslam tarihi ve bilim müzesi olarak
hizmet verecek yakında şu an restorasyon
olduğu için kapalı çok güzel bir kubbesi
ve hatta bir fotoğraf gördüm o kubbenin
altında harika bir Türk İslam eserini
dahası bilimsel bir eseri
sergilemişlerdir hemen zaten kendisinin
yanında bulunuyor şimdi buradan sonrada
diğer ol mekanları doğru devam edeceğiz
[Müzik]
şimdi size şehrin komik noktasından
bahsetmek istiyorum arkadaşlar arkamda
görünüşü uzaktaki Kale Tokat Kalesi
Şehrin en ikonik mekanı ve Tokat'ın
simgesi diyebiliriz ve bu kalem milattan
sonra beş ya da altı yüzyıllara dayanan
bir geçmişi var ama tam olarak kimler
tarafından yapıldığı bilinmiyor
sonrasında sırasıyla Bizanslılar
danişmentliler Selçuklular Osmanlılar bu
Kalede Hakimiyet sürdürmüştür Şehit
ettikçe Şehrin en görkemli kol
noktasında tüm şehre hakim bir noktada
bulunuyor Ve oraya çıkarsanız bu güzel
şehri yüksek bir yerden gözlerinde
izleme imkanı bulabilirsiniz en önemli
özelliği de ikinci Murat yani Drakula
olarak bilinen broten bu Kalede tutsak
edildi esir edildiği biliniyor
biliyorsunuz Fatih Sultan Mehmet
döneminde çok sıkıntılar yaşanmış olan
bir Romanya Kralı da aslında kendisi
Hatta Drakula eşek bizim askerlerimizi
kaza tutmasıyla da drakul olarak
bilmiyor böyle Eğer vaktiniz varsa
Kalede çıkmanı tavsiye ederim ben de
böyle şey demedi üzerinden kalkıp yoluma
devam edeceğim Her şeyin bir Ulu Camisi
vardır arkadaşlar Tokat'ta bir Ulu Cami
var bu Ulu Cami hemen Tokat Kalesi
eteklerinde bulunuyor ön iki yüzyılda
danışmentler tarafından yapılmış Ancak
bunu 69 yıl bu Avcı Mehmet tarafından
camiye elenmiş un daha grubun ağrısı var
ama Cami dikdörtgen mimarisiyle yapılmış
bir camii çarın zaten görüntü gördüğünüz
şu anda ev hani bu Kale bölgesinde
iseniz burada görmenizi tavsiye ederim
çünkü arkamda gördüğünüz Eser yaklaşık
beşyüz yıllık bu esarp Anadolu'daki
birçok şekilde bu tarz kadin Ulu Cami
görmeniz mümkün şimdi bakalım başka
neler var Şimdi arkadaşlar Tekrar
gerçekten çok eski Ve kadim bir şehir
zaten öfkeli eski taraflara geldiğin
zaman her köşe başında mesela arkamda
gördüğünüz gibi ya bir mescidde Bir
mezar ya cami ya da herhangi bir
tarihsel görebiliyorsunuz Çeşme falan
bulabiliyorsunuz evden arasında böyle
gizlenmiş çok güzel eserler var ama
Tokat merkez çok küçük asıl Tokat'ın en
ünlü olduğu yerler ilçe varız ile Niksar
Erbaa gibi içeri çok meşhur çok güzel ve
bunun dışında doğal mekanları da
inanamayacağınız kadar bölünmesi yeter
mi Sen Ballıca mağaraları görmeniz
gereken en önemli mekanlardan böyle özel
Merhaba bu Suzan çekiyorum PTT mı tırs
tarihi mekanları
999 tarihi
[Müzik]
Yurtdışından
haritası o
ne zormuş hayatım sonuçlarını
anlatılabilir daha çok teşekkür ederim
güzel bilgiler Google kolay gelsin
sağlık çizgisine doğru devam dur Şimdi
arkadaşlar Az önce arkadaşlar etmişti
gerçekten uymaz yoğunluk var yani
bulunduğun Valla dikkat ederseniz
sürpriz yok ama Samet sonunda arkasında
önünde o kadar çok Osmanlı ve Selçuklu
Dönemi'nden kalma eser var ki lan nasıl
çıkar hanlar hamamlar çeşmeler Hatta
bırısı zamanında Emlak buraya altı
kilometrelerce Kızılırmak'ın kovalama
Aksu'dan buraya Bu kanaldan çıkmışlar
Hatta bu kanalların beyazları iki tane
at arabasının üstünde kalan kanal varmış
Bunu katına kadar önemli bir
kanalizasyon sisteminin sunamadığı bunu
gösterme böyle mukavva çok tesis
üretilmiş Ondan sonra Bu gördüğünüz
bütün hamurlar lastiklere bu su buradan
bölünmüş özlemle Bu gördüğünüz sokağında
sunu sokakta böldüğümüzde sulusokak yıl
geçiyor arkamda gördüğünüz handaşlar
aspirasyonları Göstereceğim size
arkadaşlar bu hani deveciler Hanı burada
şöyle bir özelliği var zamanda Buraya
gelen Fransız Yeni bir Ben
hayatımda bu kadar güzel kişisel odaları
olan bir ham görmemiştim onu Çünkü içer
deki her bir odanın kendi öpmüş sömürüsü
varmış kendine Göktaş büro dolapları
varmış O yüzden o kadar gezen bir adamın
bundan daha iyi bir Han görmediğini
söylediği yazılarında mevcutmuş O yüzden
bu arkamda görmüş şu anda
restorasyonları Hanım böyle bir özelliği
var inşallah açılır ki şu anda pek çok
mekan ve restorasyon altında şimdi eğer
böyle devam ediyorum Şimdi arkadaşlar
çok ilginç bir yerdeyim Burası Türkiye
grup öleceğiniz müzik genel tuvalet
umumi tuvalet arkadaşlar Şeyh Tusi
tarafından yaptırılmış olan Bu 14.
yüzyılda eserinde o zaman ki tuvalet
kültürü nasıl olduğunu tanıtımda sayılı
bu değer buz küçük yerde görebilirsiniz
zamanda Burası birçok amaçla kullanılmış
Ama artık filmi ve doğru adımlarla ve
eski kimlik kazandırılmış bakın kanka
doğru güzel gibi tuvalet Ne yapıyorsun
artık fotoğraflar hayvana gidenler güzel
olan dört bir yanında böyle ama biraz
eski tip yaygın Ama bu amaçla kullanılan
tek tuvalet Tokat'ta Burası gösterdikten
sonra diğer devam ediyorum
[Müzik]
ve çok güzel sokar yardım arkadaşlar şu
anda bulunduğum bu güzel kahverengi
bulunduğu sebep arkadaşlar burada artık
restorasyonla birlikte gördüğünüz gibi
çok güzel bir sokak dökülmüş yokuş aşağı
iniyorsunuz Hatta böyle su kanalları
falan birçok orjinal yapılmış birçok Han
Butik Otel bu Sokak boyunca devam ediyor
Tokat merkezde kurulmuştur bu görülmesi
gereken bir kaleci tarzı Evren olduğu
vardı Burası Hatta şu güzelliğe bakar
mısınız çok güzel bu binalar arkadaşlar
buradan Bu sırada bugün durulması
gereken bir şey diye boşuna söylemiyorum
Çünkü o kadar görüldüğü tarihi eser var
ki yani Bize şu anda uğradı şimdi
aracımızı hamurları devam ediyoruz
bakalım olur biz nasıl bir süre
bekleyecek yakışıyor lazım zaman sonunda
bir güzel bir haritalar arkadaşlar
durumunu göstermek istiyorum Şunu
işaretlenmiş 80 tane Eser buradasınız
dediğimiz olun hemen çevresinde bulunan
yaklaşık 400-500 metre çapında bütünüyle
sev görebiliyorsunuz Yani bu günde
bitirebilirsiniz Şimdi yazmayacağım da
bakalım neler var
[Müzik]
Önündeki en büyük hamurdan bir tanesi
bunu katladığını nasıl söylemek
istiyorum Arkadaşlar şu anda bulunduğum
var Taşhan burasında yaşıyorum merkezde
bulunan görkemli bunlardan bir tanesi ve
altıncı yüzyıldan itibaren Tokat ve
unvan o kendi vardı ve polisten bu
verelim şöyle kazandırdı eserlerden bir
tanesi bu şu an ve atipik Türkiye'deki
diğer şeylerde gördüğünüz gibi ve
restoranların kafaları hukuk eşyaların
bulunduğu alışveriş yapabiliriz güzel
olur hani olmuş Tabii ki mezarları
geldiği zaman Burası çok daha güzel
olacaktır şimdi bunu da anlattıktan
sonra artık Yavaş yavaş Tokat yazımızın
sonuna göreceğiz bakalım bundan sonra
bizi bekliyor
Şimdi arkadaşlar çok merak ediyorsanız
Tabii ki de
başlıyoruz şu anda gördüğünüz bakın
pekmezi Tokat'ın en ünlü
bağlarından oyunlarından Tabii ki bir
cevizli pekmezli katıp gibi çok şık ve
en azından şu gördüğünüz oluyor Onun
dışında taka yapıyorlar Onun dışında
asma yaprağı birçok Osmanlı mutfağının
vazgeçilmez bir tanesi de
Arkadaşlar bu
Evet tamam var Çevrenizde bulabilirsiniz
kömür var bu çok şeyler Tokat görsel
basında gerçekten zengin bir şehrimiz
şöyle bir çok noktasında bu tarz
oyunları alabilirsiniz diyoruz ve ben
alışverişi yaptıktan sonra devam
ediyorum
[Müzik]
arkadaşlar
mercimekli için birçok farklı ürün
kızarmış ekmek yiyorsunuz ha bu Kızılcık
Şerbeti de var o kadar görüşürüz
gastronomi açısından bu tarz ürünleri
deneyebilirsiniz Birazdan da ana yemek
yiyecek o zaman tekrar onu tam işte
[Müzik]
ve ana yemeklerde Arkadaşlar bu da kuzum
peynirli pilav Tura Muhtemelen ömürlü bu
daha güzel bir kuzu atıp Tokat gerçekten
ve anlamını vuruş aldığımız şu an iki
önemli olduğu için kesemiyoruz ama
öpüyorum çıkıyordum size Garanti alırım
artık uzatmadan yemeye görülme zamanı ve
[Müzik]
bu
ve Tokat videomuzun sonuna gelirken son
mekan nasıl tanıştırmak istiyorum
arkadaşlar arkamda gördüğünüz köprü
Hıdırlık Köprüsü Burası Selçuklu eseri
ve 13'üncü yüzyıldan kalma ikinci gelse
tinkerverse püç çocuğu barıştırmak için
bu köprü inşa etmiş yapılan
restorasyonla bundan sonra da burada
güzel bir çevre düzenlemesi yapılmış
hemen gördüm Arkamda Bir tane millet
Kıraathanesi var ama daha önce diye
kullandığını bilmiyorum ne Deneyelim Bu
güzel Osmanlı ve Selçuklu şehrini gezdik
çok kısa bir süre oldu güzel bir
gastronomi tavsiyesi de öğrenmiş oldunuz
mu ve artık burada da Bu bölgedeki yani
Orta Karadeniz Bölgesi'ndeki durumda
tamamlanmış oluyorum ilerki rotalarda
tekrar görüşmek üzere benimle kalmaya
devam edin bye
[Müzik]

Ve 123 saat Saray Bosna'da. Mostar'a
gittik. Tren yolculuğunu nasıl
yapabileceğinizden söz ettik. Daha
sonrasında çok güzel börekler, yemekler
yedik. Bizim için çok güzel bir tatildi.
Çok eğlendik. Umarım siz de izlerken
eğlenirsiniz. Kuşlar çok uçu. Dikkatim
dağınık.
[Müzik]
He.

Türkiye'den Tuzla'ya direkt seferlerle
girebiliyorsunuz ve giriş 3 euro sadece
arkadaşlar burada ölmek için yaşanıyor
orada tecavüze uğrayan ya da eşleri
çocukları öldüren kadın 150 liraya 10
tane köfte yiyor Tuzla'daki eski Osmanlı
Mahallesi şehrin çöktüğünü söylemişler
ilk yazılan Türkçe sözlüklerden bir
tanesi Bosna Eken herkese Merhabalar
arkadaşlar bugün Tuzla'ya geldim Tuzla
Türkiye'deki Tuzla değil tabii ki Bosna
Ersin kantonlar bir tanesi
eyaletlerinden bir tanesi olan Tuzla'ya
geldim buraya Tuzla'nın kendine ait olan
Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi bir
kavram var orada arkadaşlar onların
davetiyle 3 gün boyunca Tuzla'nın ve
civarındaki ona bağlı olan kasabaları ve
köyleri tanıtacağım size çok güzel bir
video olacak çünkü çok farklı bir
Destinasyon ama buraya gelmemin asıl
nedenini şöyle anlatayım size artık
Türkiye'den Tuzla'ya direkt seferlerle
gelebiliyor musunuz artık Saray bosuna
geleyim oradan otobüste geleyim diye bir
dert yok Tuzla'ya da her gün Pegasus'la
seferler oluyor işte bu güzel haberi de
verdikten sonra Önümüzdeki 3 gün boyunca
bu güzel bölgeyi karış karış gezeceğim
ve size anlatacağım Hazırsanız doğayla
ve bize yakın geçmişiyle çok sevdiğimiz
Bosna'yı anlatmaya
[Müzik]
başlıyoruz çok merak ettiğim bir yerle
başlıyorum arkadaşlar Tuzla ya burası
panon gölleri panon yak gölleri şimdi
bakın Tuzla ismin nereden geldiğini
anlatayım size arkadaşlar Tuzla tuzlu
demek aslında Burası Osmanlı döneminde
ilk defa tuz kuyuları bulunuyor onu ben
Çarşıya gittiğim zaman size O tuz
kuyularını anlatacağım sonraki
dönemlerde burada tuz bulunduğunu gören
bölge halkı buraya Akın Akın gelerek bir
ticaret kapısı olduğunu görüyorlar ve
burada çalışmaya başlıyorlar sonra artık
Avusturya Macaristan döneminde Eee
burada Fabrikalar yapılmaya başlıyor ve
Dünyada eşi benzeri olmayan tuz
kuyularının burada artık belediye
bunları değerlendiriyor ve ü tane biri
2003 biri 2008 Bir de sonraki yıllarda
olmak üzere ü tane de böyle devasa havuz
yapıyor Burası artık Avrupa'daki bile
birçok insanın gelip yüzdüğü tuz
oranının % 30'dan fazla olduğu doğal
Tuzla buranın işte Tuzla'nın kendi
yeraltı sularının karıştığı bir yer
haline geliyor maa macara macara macara
İşte gördüğünüz gibi buraya bayağı bir
şu an sabah çok erken saatte daha 8 Ama
burası dün akşam mesela burada bir
Festival varmış O yüzden burası çok
önemli giriş 3 euro sadece arkadaşlar
giriş 3 euro sadece arkadaşlar Hatta
böyle yıllık aylık geler falan 12 Euro
20 Euro gelip burada piknik
yapabiliyorsunuz dediğim gibi
festivaller sürekli yapılıyor insanlar
suya girerken eğleniyorlar aynı zamanda
E bir de bu panonya dediğimiz olayı da
anlatayım Aslında 10 milyon yıl önce bu
Karadeniz'de birleştirecek olan bir
deniz sonra çekiliyor suları ve burada
kalan tuzlar bu tuzladaki yer altındaki
tuz kuyularını oluşturuyor ve sonrasında
dediğim gibi burası turizme
kazandırılıyor işte böyle bir alanda
drone çekimlerle gördüğünüz ü tane
havuza istediğinize girip yüzebilirsiniz
gerçekten çok hiçbir şey suyun sıcaklığı
yaklaşık 242 derece ama biraz mevsimden
de dolayı kış gelince bu sıcaklık daha
çok düşebilir ki düşecektir de işte
böyle şimdi ben de çekimlerim yaptım şu
keyfi yaşadıktan sonra artık Tuzla
merkezdeki mekanları gezmeye
başlayacağım
[Müzik]
şimdi Bakın size şu tuz kuyularından bir
tanesini anlatayım Arkadaşlar şu
gördüğünüz Osmanlı döneminden kalan tuz
kuyularından bir tanesi sistem şu
şekilde çalışıyor yukarıdan Bakın şu
halatlar var O halatlardan aşağı doğru
Tabii ki böyle işte o tuzları taşıyacak
olan büyük kazanlar indiriliyor diyelim
aşağıdaki Toprak tuzlu bir toprak olduğu
için oraya su veriliyor ve bu su
toprakla
harmanlandığı aşağı çıkıyor ve tuzları
da yukarı doğru çekerek artık işte
transferini sağlıyorlar mış ve sonraki
dönemlerde işte Avusturya Macaristan
döneminde de bu kuyuların yerini artık
fabrikada almaya başlamış şu anda bu
arkamda gördüğünüz tuz kuyusu artık
kalan son ve bir nevi artık Hani Anıt
vari tanıtım amaçla kullanılan koyulan
ve insanların görmesi için burada
bırakılan tuz
kuyusu şimdi bu tuz göllerinin yanında
böyle küçük de bir müze var arkadaşlar
gelip burayı ücretli mi burası
ücretsiz bir müze bakın burada böyle
Gelip buradan çıkarılan kayaç türlerini
tuz türlerini bakın heps isimleri
yazıyor bu karbon çeşidi işte böyle
bilgiler de alabiliyorsunuz farklı böyle
işte dönemin yerlilerinin bakın
fotoğrafları böyle şeyler
larla ilgili küçük bir müze gelip burada
böyle küçük de bir çocuklarınızla gezip
bilgi alabilirsiniz burada bir de çok
güzel bir etkinliğe denk geldik motor
Festivali var motosikletçiler dünyanın
her yerinden gelmişler daha çok Tabii
Balkan ağırlıklı ama burada kamplarını
yapıyorlar akşam da şu karşıdaki alanda
işte festival var Burada şu anda
eğlenceler ve konserler olacak ama işte
o motorcuların o özgür ruhunu o muhteşem
yönlerini de görüyorsunuz burada bakın
her yere çadırlar kurulmuş birçok
ülkeden burada buluşmuşlar Bu arada
sadece bu kısım karşılığı da var
yüzlerce motor işte burada güzel bir
eğlence yapıyorlar bunlar zaten sürekli
buluşup buluşup böyle dünyanın dört bir
yanına gezerek beraber eğleniyorlar
motorcuların bu kültürüne hastasıyım
zaten mesela birçok ülkeye gittiğimiz
zaman hep onların etiketlerini görüyoruz
böyle Petro istasyonlara duvarlarında
işte şimdi burayı da anlatmak istedim
görmüşken devam ediyoruz
yolumuza bak ölüleri nasıl yaptıklarını
göstereyim
Tabii tabii gölün hemen yan tarafında
panik adı verilen böyle bir arkeopark
var arkadaşlar bakın burada o dönemde
yaşayan insanların hayatını anlatan
böyle bir köy yaşamı yapılmış içeride
çeşitli canlandırmalar var AB bize Kaçak
gireceğiz şim Ateş yaktıkları yer
fırınları kaldıkları yerler böyle güzel
biraz Afrika andıran bir hayat tarzı ama
than şöyle geçeyim ben de bakın burada
böyle çok güzel evler yapmışlar Hani
insanlar oradaki hayatı görsünler diye
bakın ha aynen bu şekilde canlandırmalar
var Bunlar bayağı güzel yani çocuklar
için özellikle o zamanki hayatı anlamak
için bir açık hava müzesi Aslında Burası
1 bu5 marka Bosna markana giriş
yapabiliyorsunuz şu anda bulunduğum
Mahalle arkadaşlar Tuzla'daki eski
Osmanlı Mahallesi Osmanlılar dediğim
gibi burada çok önemli bir izler
bırakmışlar ama çıkan büyük bir
yangından dolayı birçok ev artık
yıkılmış sonrasında artık o eski tarihi
mahalleleri burada göremiyorsunuz ancak
16 yüzyıldan kalma çok ilginç bir
mimarili cami var arkadaşlar Türkiye'de
de böyle çok nadir görürsünüz böyle
ahşap minareli tamamen ahşap Cami Ama bu
böyle biraz İskandinav mimarisiyle ahşap
mimari böyle karıştırmışlar çok değişik
bir cami çıkmış Bakın iki katlı içeri şu
an kapalı Keşke içeriyi görseydik
ahşaptan balkonlar var Tamamen ahşap bir
minare var o yüzden gerçekten çok ilginç
1600 yıllardan kalma dediğim gibi gibi
Yani şu anda Eee bu Bosna genelindeki en
eski camilerden bir tanesi Göle de çok
yakın bir konumda bulunuyor yaklaşık
200-300 metrede zaten bu camiyi
göreceksiniz mutlaka bu mimariyi de
görmenizi tavsiye ediyorum ismi Çinli
Cami ya cin Camisi Aslında Türkçesi bu
mahalleyi de aynı şekilde bu isim
veriyor işte Burayı da gördükten sonra
artık biraz daha bu Tuzla'nın merkezine
doğru devam edeceğiz şim tuzla'yı
gezerken bize Tuzla'nın zamanla Bu
alttan sürekli madenlerin
çıkarılmasından dolayı tuzun
çıkarılmasından dolayı şehrin çöktüğünü
söylemişlerdi şu ana kadar 9 metreye
yakın bir e miktarda Tuzla vadiye doğru
çöküyor aşağı doğru Bakın bu mezarlar da
bunun en büyük örneği bakın Bunlar yeni
mezarlar Bunlar da zamanda yapılan
mezarlar Arkadaşlar aynı taşlar aslında
Ama zamanla Toprak aşağı doğru çöktüğü
için bu mezar taşları da böyle artık
yerin yerin dibine girmiş vaziyette
Dediğim gibi şu gördüğünüz Vadi artık 9
metrelik bir derinliğe ulaşmış
[Müzik]
bulunduğumuz yerde arkadaşlar özgürlük
meydanı Burası Bosna Ersek'te
göreceğiniz en büyük Meydan Ben sadece
Tuzla'dan bahsetmiyorum Çünkü Bosna
Ersek'te ben birçok şehri gezmişim daha
önce de böyle büyük bir meydan
görmüyorsunuz biraz daha böyle bir
Avrupai tarzda Şimdi burada birkaç şey
var onu anlatayım birincisi bakın şurada
bir havuz var bu Havuzun etrafında
birçok figür var bu figürler
orijinalleri bosna'nın çeşitli
yerlerinde mağaralarda işte kilise
duvarlarında eski anıların üstünde
Bosna'da bulunan duvar yazıları yani ta
tarihin eski zamanlarından beri
buraların çeşitli yerlerinde bulunan
duvar yazıları var şimdi bu ses gelecek
onu geçeyim
arkamda bu Bu bölgedeki en önemli
binalardan bir tanesi var İsmi Baro hem
mimarisinden dolayı hem de ismi bu
şekilde Arkadaşlar bu baronun önemi ne
hatırlar mısınız Dünya Savaşı fr ferdin
adı verilen bir kral var bu kralın
Saraybosna'daki suikastinden dolayı
Savaş başlıyor bir dünya savaşı başlıyor
Hatta Saraybosna gezi videomda onu
göreceksiniz Ama bu aslında bu otelin
açılışı için geliyormuş Avusturya
Macaristan İmparatoru frans ama sonra
bir şey oluyor gelmeden önce Saray bosn
uğruyor Saray bos'da uğradığı için de
suikasta uğruyor ve 1 Dünya Savaşı
başlıyor İşte buradaki
diyor ki eğer Saray bosta değil de
direkt Tuzla'ya gelip Bu otelin
açılışına gelmiş olsaydı belki de bir
dünya savaşı başlamaz diyorlar gelçi
yani böyle bir hikaye anlattılar Onun
dışında bir de Birazdan size anlatacağım
arkamda da yine bosna'nın eski dilinde
orta çağdan kalan diliyle alakalı bazı
yazıtlar var orada aş hikayeleri var
Efsaneler var Onları da birazdan burada
bizi gezdirmeye yardımcı olan Amir bize
anlatacak ben size anlatacağım birazdan
işte bu güzel Meydanı anlattım şimdi
yolumuza devam ediyoruz
[Müzik]
herin orta çağdan kalan yazıtlarının
üzerinde yazılmış olan hikayeler burada
yaklaşık 30 tane öyle bir ilginç
yazıları var bazıları
insanların hayatından vefatından aşktan
bahsediyor hepsi eski Boşnak dilinden
yazılmış sanç adı verilen bir dilinde
Yani şu anda biz o dilin bir değişik
şivesini konuşuyoruz ama gene de genelde
ona bunu alabiliyoruz bu şeyleri burada
borın borna harap eva'nın kızı yatıyor
Benim kulağım benim
kalbimin duymak istediğini
Gözlerim Benim arzum görmek istediğini
görmüş benim dudaklarımda benim
Beynimin Söylemek istediğini söylemiş ve
devam ediyor ya bu aslında bir şiirsel
tarzı yazılan bir bir son yazılar şey
İnsanlar öldükten sonra ve bu şey
anlatıyor O zamanki O zamanki
insanlarının şair
ruhı Bosna Ersin'in birçok şehrinde
arkadaşlar Çeşme ve kültürü vardır
kimisine Sebil derler kimisinde Çeşme
derler Burası çarşıya bakın Çarşı
kelimesinden geliyor zaten çok ortak
kelime göreceksiniz gezdiğiniz zaman
çarşıya da bulunan E bir Çeşme Buradaki
en meşhur yer 1888 yılında yapılmış
arkadaşlar 1988'de de restore edilmiş
böyle şehrin zaten az önce çektiğim
meydanın hemen karşıda bulunuyor bakın
böyle güzel bir türbe yeşili boyasıyla
bir Osmanlı eserini görüyoruz burada
arkadaşlar hemen arkasında bir cami var
şimdi orayı da anlatacağım etrafında da
böyle güzel kafeler mekanlar var şimdi
böyle devam edeceğiz buradaki camide
çarşı cami olarak geçiyor buradaki
Tuzla'daki en önemli camilerden bir
tanesi gördüğünüz gibi 1548 yılında
yapılmış bu Cami çok büyük bir yine bir
yangından geçtikten sonra son halini
alıyor bakın gördüğünüz gibi şim buranın
özelliği şu biliyorsunuz ki Anadolu'daki
bütün camilerde şöle kendimim kam
Aki bütün camilerde bir abdesthane
kültürü vardır bir harem kültürü vardır
ama burada o yok yani kadın bölümü de
yok abdesthanesi de yok o yüzden bu
karşı arkamda Az önce anlattığım Çeşmeye
gelip abdestleri alıyorlar işte burası
tam o Çarşı dediğimiz eski bölgenin tam
merkezindeki Cami O yüzden bu ad almış
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
şu an hemen çarşıda bulunan Boşnakça
dilinin merkezindeyiz burada çok ilginç
bir şey var arkadaşlar Bakın şu anda
elimdeki kitap ilk yazılan Türkçe
sözcüklerinden bir tanesi ve şöyle
çeviriyorum bakın Boşnakça Türkçe
sözlüğü adı altında 1631 yılında
Muhammed hevai usufi tarafından bu
sözlük yazılmış içinde Boşnakça ve
Türkçedeki birçok ortak kelimeyi cümleyi
görebileceksiniz
ve şu anda böyle güzel şirin bir
merkezde de bu
sergileniyor şimdi çarşıda çok üzücü bir
yere geldik Arkadaşlar burası mayıs ayı
1995 yılında Bosna Savaşı artık son
zamanlara doğru yaklaşırken Sırplar bu
noktaya bir bomba atıyorlar Arkadaşlar
bu noktada 75 tane yaşı ortalama 23 olan
ve en küçüğü 2 yaşında olan 75 insan
ölüyor 150'den fazla insan da
yaralanıyor gördüğünüz gibi tam bu kar
noktaya bomba düşüyor ve arkasında da
şöyle bir Anıt yapmışlar bu anıtta ölen
bütün Sırp Boşnak ve hırvatların
isimleri var yani sadece bostanlar
ölmüyor Sırplar hırvatlar ve Boşnaklar
ölüyor arkadaşlar burada meşhur buranın
şairlerinden Mark dizdarın mark
dizdar'ın yazdığı bir şiir de var Yani
biraz çevirdiler anlamaya çalıştım Ama
burası da yaşamak için yaşanmıyor Burada
yaşamak için Ölünmüyor burada ölmek için
yaşanıyor gibi bir şiir yazılmış şimdi
gezerken böyle Bosna yöresel ürünlerini
yapıldığı ve satıldığı bazı yerler
göreceksiniz arkadaşlar bakın burada
lifler var eldivenler var kilimler var
Bunların kim bunların kimin yaptığını
bilmelisiniz Çünkü çok önemli siska katk
özellikle kurtulan orada
tecavüze uğrayan ya da eşleri çocukları
öldüren kadınlar acılarını unutmak için
ve gelir sağlamak için böyle yerlerde
çalışıyorlar böyle Birlikler
Kooperatifler ya da dernekler kurmuşlar
ve burada ürünlerini satarak hayatlarını
yaşamlarını kazanıyorlar geçinmeyi
sağlıyorlar O yüzden bişer alacağınız
zaman bunu da unut bu tarz yerler
alışveriş yaparsanız daha güzel olur
şimdi bakın orijinal tuz kuyularından
bir tanesi Burası burası şu anda tuz
Meydanı dedikleri yerdeyiz ilk çıkarılan
yer burası arkadaşlar işte Kalkınma
burada başlıyor Tuzla'nın kalkınması
buradan başlıyor Artık buradan sonra
birçok yere yayılıyor ve
birçok Fabrikalar kuruluyor ve Tuzla
dünyanın 4 bir yanına tuz ihracatı
yapıyor
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
Tuzla'daki alışveriş caddelerinde
yolumuza devam ediyoruz Burası
merkezdeki en önemli caddelerden bir
tanesi birazdan anlatırım şimdi burada
böyle güzel bir heykel karşımıza çıktı
ikili Bir heykel şu gördüğünüz arkadaş
İsmet
muzonov Kendisi çok havalı bir ressama
benziyor çünkü çok güzel bir heykelini
yapmışlar Yani bunlar Tuzla için çok
önemli figürler O yüzden heykelleri var
Bu da buran önemli larından bir tanesi
Dervişe ölüm adı verilen bir kitabı var
O da çok meşhur o yüzden böyle bu önemli
meydana ikisinin heykellerini de
koymuşlar şu anda yürüdüğüm caddede
Tural Bey Caddesi burası dediğim gibi
Tuzla'daki en önemli e trafiğe kapalı
yürüyüş Caddesi ve birçok mekan buranın
etrafında duruyor Şu Karşıda gördüğünüz
bakın sarı yapıda Bosna hersek'teki ilk
tiyatro binası yani geldiği Tuzla'nın
aslında ne kadar önemli bir yer olduğunu
hem Ticaret hem sosyal hem eğitim
açısından da ne kadar önemli bir yer
olduğunu görüyorsunuz Eee dediğim gibi
Osmanlı zamanında çok önem verdiği
yerlerden bir tanesiyim miş Ama artık bu
son zamanlarda biraz daha olay Eee yani
Saray bostan'ın ve balca'nın gerisinde
kalsa da Tuzla halen o önemini koruyor i
turistik bir şehir dediğim gibi birçok
festivaller de yapılıyor 300.000 yakın
da bir nüfusu var o yüzden de nüfus
olarak da şu anda az önce söylediğim
gibi Bosna Hersek'in en büyük 3 şehri e
Pegasus'ta buraya direkt seferlerin
olması da çok güzel mesela cuma
cumartesi sabahı sabah 6'da biz Uçağa
bindik 6'da binip 7'de buraya
varıyorsunuz bir saat 10 dakika sürüyor
pazar gecesi de dönebiliyor o uçaklar da
var gerçekten hani bir hafta sonu Rotası
için görülmesi gereken bir yer o yüzden
burayı söyledim ama bundan sonra hani
anlatmaya devam edeceğim tuzla'yı Ama
asıl burada Tuzla kantonunda neler var
onları size göstereceğiz bu 3 gün
boyunca Hani atıyorum 2 gün değil de 34
gün gelmek isterseniz Neler göreceğinizi
de bu videoda göreceksiniz
[Müzik]
şimdi çarşıda yolumuza devam ederken
burada Tural Bey camisini gördük
Arkadaşlar burası da
avusturya-macaristan İmparatorluğunun
zamanında yaptığı Ama içinde kimin
olduğu bilinmeyen bir turbe ve neden
yaptığı da bilinmiyor ama buradaki
Önemli olan cami şu neden önemli Bakın
ben size gölde anlatırken şehrin tuz
madenlerinden çıkarılan tuzlardan dolayı
yavaş yavaş çöktüğünü anlatmıştım bakın
o zamandan beri şehir ortalama 9 metre
bir çöküş yaşamış Burası da bunun bir
örneği Bakın Şu an yüzeyde ama Cami
neredeyse bir 1 metre aşağıda bu
2000 yıllarında mı restor 2008 2008 2009
yılındaki restorasyonuna kadar bu Cami
yaklaşık 1 metre 2 metreye yakın bakın
şöyle çökmüştü ama sonra restore edilmiş
ve bu şimdiki halini almış seviyeyi
Bakın size göstermek adına şöyle
göstereyim Bakın şu an Ben
merdivenlerden iniyorum Neredeyse 1
metre 1,5 metreye yakın indim ve cami
tekrardan yüzeye çıkarılmış ve çöktüğü
alan şu duvarın yüksekliğinden
Gördüğünüz üzere şu kadar bir alan
çökmüş Yani inşallah Hani daha büyük bir
şey olmaz Gerçi tuz artık çok
çıkarılmıyor buradan ama devam
etseymişim
Burası da işte böyle güzel bir şirin
Meydan şu anda Tuzla'da kutsal Meryem
katedraline geldik Arkadaşlar burası
Hristiyanlar için en önemli dini
mekanlardan bir tanesi 1800'lü yılların
sonlarında yapılmış İçerisi Gerçekten
muhteşem zaten Ortodoks kiliselerini
biliyorsanız gezdi iseniz tipik bir
Ortodoks Kilisesi koltuk düzeni yok
Sadece kenarlarda böyle yani oturma
düzeni ama diğer Katolik kiliseleri gibi
değil Yani dışarıdan baktığın zaman yeni
bir kilise gibi görünüyor ama içeri
gerçekten çok görkemli ücretsiz bir
şekilde de gezebiliyor musunuz tuzda bir
Çok Farklı etnik kökenden insan da
yaşadığını bu kiliseye gelince hemen
karşıdaki ya da yanındaki camileri
kiliseleri görünce çok iyi anlıyorsunuz
hepsi barış içinde huzur içinde bu
şehirde yaşamaya devam ediyorlar şte
buradan sonra da yolumuza devam ediyoruz
Çarşı ismaa geldik Burası Tuzla'daki
önemli mekanlardan bir tanesi Şimdi
abimiz bize 15'li bir cevapi ve pres
köftesi yapıyor bakın Onun da anlamı
zaten preslenmiş et gibi bir şey düşünün
işte Bu gördüğünüz muhteşem lezzeti
yıllar sonra yemenin keyfini çıkaracağım
Çünkü Burada gördüğünüz arkadaşlar ekmek
biriş baharatla bo boğmak mış diye bir
şey yok Balkanlarda bu kadar köftenin
güzel olmasının en büyük sebebi saf bir
et yiyorsunuz değil mi Evet et
yiyorsunuz dana eti değil mi Bunlar dana
eti dana etinden yapılıyor asa dana ve
kuzu etinden Karışık karışık dana ve
kuzu etinden karışık yapılıyor
oh şimdi gördüğünüz gibi şimdi ustamız
yapıyor bu güzelce ha buranın Bir de Bu
mekanın daha güzel olmasının sebebi de
kömürde yapmazsak Şimdi artık Teknoloji
değişti ızgaralarda yapıyorlar
elektrikli ama burada abimiz gördüğünüz
gibi kömürde ızgar yapıyor O yüzden tadı
daha güzel oluyor buranın olayı tabii de
ekmeği olayı var hazırlandığı zaman
göstereceğim şu anda ne kadar aşağı
yukarı fiyatlar
burada gibi bir şey gördüm de he şimdi
bakalım fiyatları da söyleyelim He
10 5 büyük olan değil mi Bakın büyük
olan içinde 10 tane mi vardı Onun 10
tane 10 tane şu gördüğünüz köfte
arkadaşlar 5 eura satılıyor Yani 150
liraya 10 tane köfte yiyorsunuz ki
bundan bir 45 sene önce bunlar bedavaydı
Ama artık kurlara rağmen ağı yukarı mi
Evet o 11'de şu gördüğünüz kocaman ette
11 km Yani bu da 5,5 euro gibi bir şey
düşünebilirsiniz arkadaşlar yani 160 170
laya bunları yiyebiliyorsunuz şu anda
abimiz
yapıyor et suyu şey et kemiklerinden
kemik suyu kemik
su kemik suyuyla böyle ekmek batırılıyor
sonra burada biraz akhisarda bizim
Akhisar köftemiz var Ona biraz dağım o
tereyağına batırılıyor daha çok sıvı
tereyağ İşte bu et direk bu daha iyi bu
daha iyi tabii daha
güzel istediğiniz kadar sayıda işte 5 10
15 ne istiyorsanız koyuyorlar yine bir
şekilde bir kere daha Suya batırıp
ekmekleri böyle servis ediyorlar bunun
da olayı Bu şekilde bir de yanına ne
koyuyor bakalım şöyle küçük de bir
pilavını soğanını koyuyor Evet soğan
doğru doğru
soğan böyle servis
ediliyor
veam Burası Bu da aslında et olarak
birbirine çok ben diyor tek farkı böyle
bayağı büyük preslenmiş bir etle
yiyorsunuz bu Ekmeğin üzerine gelmiyor
ama Dilerseniz ekstra ekmek
isteyebilirsiniz Ben öyle yaptım Pilavla
yine soğanla çeşitli salatalar falan
servis ediliyor mekana göre değişiyor
fiyatları dediğim gibi Arkadaşlar bunun
15'li köftesi 10km Yani 150 şey 170 lir
yakın bir şey öyle mi acaba pardon 10km
5 Evet 170 80 Burası da işte 11 K işte
200 L yakın diyelim yani böyle bir eti
200 L yiyorsunuz ve gerçekten doyurucu
ve çok güzel hemen de bir tadına bakalım
ekmek
alacağım Ayen mükemmel sulu Eti
baharatla boğulmamış Eti hissediyorsunuz
diyorum ve afiyet olsun
[Müzik]

bu
[Müzik]
Antakya'da Merhaba arkadaşlar ülkemizin
en güzel kültür başkentlerinden
medeniyetler şehri Antakya dayız
Hatay'ın Merkez ilçesi Antakya'da yız
yurtdışı ortalarından sonra yurt içinde
çok güzel bir şehrimizde devam ediyoruz
Antakya'da ilk olarak ünlü dünyaca ünlü
Sen Piyer Kilisesi ne geldik arkadaşlar
Aziz Pierre Kilisesi Burası
hıristiyanlığın başladığı yer olarak
kabul edilen 1963 yılında Papa vi Pal
tarafından Hac merkezi olan ilan edilen
dünyanın ilk mağara Kilisesi O yüzden
Hristiyanlar için çok önemli bir yere
sahip kimdir bu aziz Piraziz yani
saint-pierre Hadi İsa'nın 12 havarisi ne
bir tanesi ve ilk bu olarak kabul
ediliyor Hristiyanlık ristos kelimesinin
de burada yaptığı toplantılardan sonra
ilk kez burada çıktığı biliniyor ve bu
tarihsel ve dini açıdan oldukça önemli
olan mekanı biraz da içeriden ve diğer
mekanlarından izleyelim şimdi buraya
gelen herkesin pas değişti Bir
arkadaşlar Pardon Yani Cehennem
kayıtçısı Kayam heykelinin olduğu kısma
doğru gidiyoruz arkadaşlar çok zor bir
yolu var Hemen Sen bir ara çıktıktan
sonra sağa dönüyorsunuz ve tepeye
doğrusu tabelalarını takip ederek 700
metre tırmanış yapıyorsunuz yukarıda
bizi çok etkileyici bir yer bekliyor
göreceksiniz birazdan yamacın devamında
arkadaşlar Böyle devasa bir
Tamamlanmamış Kale heykeli karşımıza
çıkıyor bu anne Antakya halkını geçmişte
Öteki dünyaya taşıran kar ona adamış
olarak yapılmış bir kaya mezar 5.40
metre yüksekliğinde 4.60 metre
genişliğinde bakın görüyorsunuz çok
güzel bir heykel Ama dediğim gibi
vebadan dolayı Tamamlanmamış buraya
Lütfen pas geçmeyin sadece bir Thrones
yapacaksınız ve bu muhteşem eseri bir
sus
Evet
şu an karşıda gördüğünüz arkadaşlar Roma
Hamamı belki de en iyi korunmuş Roma
hamamlarında bir tanesi Arkadaşlar şu
gördüğünüz küçük sütundan sıcaklık
bölümü arkadaşlar diğer kısımlarını
sağlık şurası altına mozaik olan bir
havuz Bunlar diğer sıcaklık bölümleri
bakın boruları görüyorsunuz boru
sistemleri görüyorsunuz yer yer on
metreye yerin altına kadar ulaşıyor şu
kısımda şöyle göstereyim şu kısımda on
metreye kadar yeraltı görebiliyorsunuz
Burası katman katman zamanda üstüne
konularak büyütülmüş ve artık yaptı
kalsın mozaikler antik kentlerin
Arkadaşlar şu an gerçekten çok ilginç
bir kısım dayız gar Benim gördüğüm
ülkedeki en iyi Roman herhalde burasıydı
[Müzik]
Şu anda geldiniz arkadaşlar Dünya
üzerinde ışıklandıran ilk yapılan kurtul
Bugün sizlerle bulunan Halk Bank kahvesi
arkadaşlar 1913 yılından beri kurulan
bir Kağıthane'den bahsediyoruz Burası
orijinal dokusunu uzun yıllardır koruyan
Bak yukarıda özellikle şu gaz lambaları
göstermek istiyorum Bunlar tarihi
kazandılar Arkadaşlar elektrik yok ya
bunlar kullanılıyormuş şu anda halen
yaklaşık yüzyıldır kahraman olarak
burada yüzyıldan fazladır kahve olarak
kullanmaya devam eden yer zaten
görüntülerde gördünüz arkada çok güzel
bir bahçesi var burada daha yapalım
haritaları hocam
dur yanına geleyim ben öyle Mesela
Evet burada da denemeniz gereken
lezzetli Bu arkadaşlar
belirledikten sonra
kendine özel bir sütlü Dondurma da
O önceden Eski Antakya da polislerin
olmadığı dönemde mahalleleri koyayım
kabadayılar vardı mı ve Antakya'dan çok
su geçirmez Selam kabadayıları
mahalleden olduğu için Affan Yiğitler
Mahallesi Yiğitler Mahallesi onu
kaçırdık
boşuna medeniyetler seyredemiyoruz
arkadaşlar bakın Burasıda Musevi havrası
yani Sinagog diğer anlamıyla daha küçük
olduğu yerde kavga ediyorlar öyle Eski
Antakya Konağın içinde ama şu an kapalı
olduğu için içeri giremiyoruz Keşke
görebilseydik her zaman yanında
misafirhanesi de var yine Kurtuluş
Caddesi üzerinde bulunuyor sıradaki
mekanımız Antakya'da bulunan önemli
İslam eseri olan habibine cami
Arkadaşlar burası hemen silahını için
hem de İslam alemi için çok önemli bir
mekan Hristiyanlar alemi için önemli Şu
burada Hz İsa'nın havarilerinden
bazılarının kabirlerine olduğu ve
ediliyormuş Yunus Sefa gibi Müslümanlar
içinde Anadolu'ya İslamiyet'in yayıldığı
ilk mekanlardan birisi de burası olduğu
söyleniyor Diyarbakır içinde Gel bak
uyuyacağım Bu Derya çık ama vardı Ama
burası da 638 yılından beri de
İslamiyet'in Anadolu topraklarına girdi
yer olarak kabul edilir
[Müzik]
bir kilisede Arkadaşlar şu anda komik
Dolayısıyla kapalı burası Türk Katolik
kilisesi ikide giremediği için tarihleri
çok bilgim yok ama ara sokakta hemen
sarı bile Caminin arkasında bulunuyor
gelecek olursanız burada ziyaret
etmenizi tavsiye ederim
3700 Öncü Hitit Kralı Anadolu'ya buğdayı
getiren ve Anadolu buğday ambarı yapan
kral
a birinci şükürlerim mi Çorum'da
arkeoloji Müzesinde bu tesadüfen güçlü
önce bulunduk açılınca bulundu şu anda
arkeoloji Müzesinde
kilometre mesafede
çok teşekkür güzel bilgiler için şehirde
arkadaşlar Ben de böyle ufak onların
figürlerini bulabiliyorsunuz boyut boyuz
Yıldızı şurada gördüğünüz kuş tüyü kalem
pul sembolize ediyor buradaki buğday
başağı tarımı sembolize ediyor bu
Dolayısıyla 3700 yıl önce Anadolu'da
hukuku ve tarımı önemseyen bir kral
geçmiş Vay çok çok güzel bilgi bu
Teşekkür ederiz
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
ve Antakya sokaklarında kaybolma zaman
arkadaşlar biliyorsunuz benim en
sevdiğim şeylerden bir tanesi şehrin
sokaklarına hiç harita bir şey bakmadan
gezmek sana geldikçe koyup mekanları
görüyorsunuz Antakya'da Keski merkez
içinde 300 taneden fazla Eski Antakya
yuvar arkadaşlar bunların birçoğu
Restorasyonu maruz kalmış diyelim çok
beğenmedim nasıl bu ama ile çok şükür
ediyoruz Butik Otel Restaurant Cafe gibi
hizmetler veriyor tipik örnekler devam
ediyor sokakları mağaza çok ekleri
bazıları çok hırsız ama sonuçta yine
göze hoş gelen bir ambiyans var şu anda
sokakta bulunan bir tane samailli kızım
kötü olduğu için burada duruyorum şu
anda şimdi biraz daha sokaklarında
göstermeye devam edeceğim sonra kalan
yerleri tek alınacak mı
[Müzik]
Evet
Şimdi arkadaşlar yemeği önerileri ne
biraz dönelim hataylıyız gereken Antakya
Hatay İskenderun yemeniz gereken diğer
bize döner şu anda bizi çok şey
dediğimiz için böyle üç parçaya
[Müzik]
Anadolu'nun birçok şehrinde olduğu gibi
arkadaşlar Antakya'da çok güzel bir
çarşı var şu anda gördüğünüz ve kan
Uzunçarşı Burası bayağı bir Uzun Çarşı
arkadaşlar belediye binasında natık
anıtı'na kadar olan bölgede yani şu an
tam uzunluğu bilmiyorum Osmanlı
döneminde daha çok büyümüş bir çarşıdan
bahsediyoruz Antakya her dönem ticarette
Gözde bir şehir ol ve bu çarşı
Yüzyıllardır hizmet vermeye devam ediyor
hata ile alakalı Antakya'da alakalı
aklınıza gelebilecek bütün yöresel
ürünleri ev işlerini ve benzeri küçük
esnafın ürünleri Burada görebiliyorsunuz
şu anda şirin bir Havuzun önde bu
şekilde yapıyorum artık uzun Çarşı'nın
hanlarına ve burada Bundan 3 şu anda üç
hamamı da ekleyeyim görmeye çalışacağız
ve bu videoları eklemeye çalışacağım
Şimdi arkadaşlar ve lezzetlerden biri
sokaklezzetleri sıra şu anda gördüysek
hurmalı yoğurt ve bakın görüyorsunuz
daha önceden Bunu zaten takmışsın 4
yoluna birçok var biraz ufaldı ama
Hatay'da denemeniz gereken Sokak
lezzetlerden bir tanesi de Kömbe o zaman
daha yine Afiyet olsun
Burası da kurşunluhan arkadaşlar Az önce
söylemiştim uzunçarşılı içerisinde üç
tane hamam üç tane ham bulunuyor
Kurşunlu han'da Bunlardan en ünlüsü
Hatta hemen yan tarafında da Kurşunlu
Han Cami var bakın görüyorsunuz karşıda
Artık yavaş yavaş Hani o Roma dönemi bu
daha önceki dönemlerden İskender
döneminde Osmanlı dönemi eserlerine
çevir Merkezi daha çok görmeye
başlıyorsunuz Bu da onlardan bir tanesi
olarak Han kültürün en iyi Aslı
yerlerden bir tanesi İçeride çok güzel
bir pasta var bakın aşağıda görüyorsunuz
bayağı kalabalık şu anda yukarı katlarda
mozaik işlerden diğer yöresel el
işlerine kadar birçok ürün üreten
satışını yapan mekanlar var Sirozun
çarşıdaki diğer mekanlarda doğru
yolumuza devam ediyoruz Şimdi arkadaşlar
Hatta geldiğiniz zaman almanız ve
denemeniz gereken lezzetlerin başında
Bakın şu görüştük geliyor içinde bir
peynir de birçok baharatın kekiğin böyle
harmanda top haline getirip evdeyseniz
şekilde bunu Paramparça hale getirip
Sonra işte zeytinyağıyla kahvaltılıkları
yapabiliyorsunuz Künefe peyniri var süne
Bu da kızartmalık peynir arkadaşlar
yaprak peynir diye geçiyor yani
fiyatları gayet makul şey marketler
altın fiyatları düşünceden ablayı Evet
el yapımı mıymış bakın dolaplarda böyle
bekliyor ben de aldım az önce
deneyebilirsiniz
zty sağlık kolay gelsin
bir diğer ve almanız gereken lezzetler
arkadaşlar kırık hali zeytini 40 hale
tırnak üzere sus karşılığı yazıyor Belki
anlayanlar için yeşil kırma zeytin
Aslında Bunlar şiş var boyut boyut var
gördüğünüz gibi bu uzun çarşıda bol bol
bunlardan bunun alabilirsiniz şimdi
hastayım ya da Bu bölgedeki önemli
lezzetlerden bir tanesi Arkadaşlar
gördüğünüz gibi baş kadayıf Arkadaşlar
bu şekilde yarı pişmiş bir şekilde
yapılıyor sonrasında elinize
götürüyorsunuz şifresi ile
tatlandırılarak artık kendi tatlımızı
yapıyorsunuz bakın burada taze taze
ustamız arkada yapıyor Birçok yerde bunu
görebiliyorsunuz Ben de ilk defa bu
şekilde örgü görmüş olduk bu
sokaklezzetleri devam ediyoruz
arkadaşlar bakın Burada gördüğünüz gibi
ekmek istemedi külçe Bu da Hatay'ın
yöresel lezzetlerden bir tanesi yağlı
ekmeğim böyle küçük fırınlarda
görebiliyorsunuz Arkadaşlar bunlar
açıldı yine şu an buçuk bu iki buçuk
liraya satılıyor Bunlar ne kadara
satılıyor iki buçuk satılıyor arkadaşlar
Hani burada alıp hem yiyebilir hem de
yanında götürebilirsiniz ve bu
Antakya'nın meze kültürünü Arkadaşlar
her yerde görebiliyorsunuz Bakın bu da
yine uzunçarşılı bilmecelerden bir
tanesi zaten humus baştacı onun üstüne
acukası diğer Bu da kitap yöresel
isimleri farklı babalar için farklı
farklı mezar yine gram az usulüyle
alabiliyorsunuz ile uzunçarşılı
sokakları geldikçe bu lezzetleri tek tek
bulmaya devam ediyoruz bir sonraki
müzemiz arkadaşlar hemen Kurtuluş
Caddesi üzerinde bulunan Habibi Neccar
Camii'nde yakınlarında bulunan tıbbi
aromatik Nisa arkadaşlar burada iki
170'e yakın Hatta Fazlada olabilir
bitkinin ya da aromatik bitkinin tıbbi
bitkinin dedi kaybettiğinin sergilendiği
Çok güzel bir konakta şu anda ve harika
bir turuncu arıza var arkamızda birçok
kısımda 4-5 tane galeri var Burada şu
anda bazıları da bu bitkiler hakkında
bilgi alabiliyorsunuz diğer kısımlarında
bunları kavanozların içinde muhafaza
edildiği hallerini görüyorsunuz burada
giriş ücretsiz gelip gezmenizi tavsiye
ederim fotoğraf çekmek isteyenler için
de özellikle bu saatler çok iyi Şimdi
ben de başlayacağım
[Müzik]
[Alkış]
bu
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
ve Antakya'da kahvaltı zamanı Arkadaşlar
bu güzel zaman içinde artık şehrin bir
gastronomi şehri olduğunu söylemiştim ve
bunun için kurulan belediye tarafından
kurulan Hatay gastronomi evine geldik
Arkadaşlar burası Gaziantep gidenler
bilirler MSM gibi tamamen Hatay mutfağı
Hatay yemek kültürünü tanıtan harika bir
Konak içerisinde bulunan bir yer
kahvaltıda burada olacağız O Hatay
Antakya mutfağının en güzel
kahvaltılarını deneyeceğiz burada bir
saat pişecek şimdi içeri doğru gidiyoruz
bakalım bizi nasıl lezzetler bekliyor
buranın işletmecisi diyelim demem pek
ama beraberiz Kendisi de Hatay
Büyükşehir Belediyesinde çalışan bir
arkadaşımız her Öncelikle gerçekten çok
tatlı bir karar olmuş zaten bayağı çekti
kendini girişte odaları bu güzel geldi
size sadece kısaca hani şu lezzetler bu
mekanı konsepti ve odaları aklım Çünkü
son sefer anlatma harika çok Hoş
geldiniz Ata'ya Bursa Büyükşehir
Belediyesi kuruluşu inesca Hatay
gastronomi evi mart-2019 da Sayın
başkanımız için savaş ve eşi Nazan
savaşın girişimiyle halkın hizmetine
kazandırılan bir kültür sanat proje
ödevi neden kültür sanat projeye
gidiyoruz Sen Başkanı Lütfü Savaş Bir de
böyle bir kurarken sadece gastronomi bir
yeme içme sanatı değil yaşadığımız
şehrin tarihi sanatı arkadaşım mobilyası
Hatta insanı bile yansın istiyoruz dedi
bu ne demek oluyor Bizler burada Hatay'a
özgü unutulan unutulmaya yüz tutmuş ve
halihazırda yapılan tüm yemekleri
kahvaltı öğlen akşam gece 11'e kadar
sunuyoruz ama Tabii bunun yanında
Hatay'ın Olmazsa onu sistem Milli
bayramları festivalleri yemek
yarışmaları dans organizasyonlara ara
mozaik atölyesi Ebru atölyesi hepsini ev
sahipliği yapıyoruz Tabi dinleme yüksek
bir Burası Çünkü 30 personel istihdam
ediliyor aynı zamanda tüm malzemelerimiz
yer esnaftan alınıyor bölge ekonomisine
katkı sağlıyor dışı çok kısa bir zaman
iki senede bir rol model oldu
Türkiye'den altı tane şey bu sunduk
geçtiğimiz yılın çıkış yapan mümkündür
aldık Sayın başkanımızın eşi Nazan Savaş
bu evi kurarken gelenek ile geleceği
birleştirelim ve tüm değerlerimize sahip
çıkalım demiş Bunu asla bizim için çok
önemli değerler bununla Biz yol alıyoruz
Konsept odalarımız var Roma Selçuklu
Osmanlı Cumhuriyet Ya tabii ki de kahve
odamız var yukarıda bir eğitim salonumuz
var Biz burada tüm hatayı değerlerine
sahip çıkmaya devam edeceğiz çok güzel
bir şunları ve tek tek söyleyeceğim
bence Hatay kahvaltısı diye bir gerçek
var bir Reçel var bunu böyle
hafızalarımızda kazıyorum Çünkü burada
bizim bir Antakya sildiğimiz var Herkesi
nefistir bu mayasız hamur taş fırında
pişer baharatı sabah esnafı görürsünüz
böyle elinde çaylı bu simitle böyle
gezerdi bandırıp Gezer dir kendi Antakya
peyniri yine Antakya'nın gittiğini bir
kirmiti pişer olmazsa olmaz zeytin
salatası Hatay zeytin Diyarı biber
ezmesi Samandağ biber ezmesi
Antakya'nın 3 peyniri yöresel peyniri
sonra burada buna görünümündeki zaten fa
o kadar olmazsa olmaz bensiz anne sütü
ile
yapılan
attın zeytini tamamen doğal yöntemle
yapılan zeytin bekledikten sonra
eserlerimizden orada var bir size şunu
kuru zaten Lütfen böyle bandırıp
başlıyorum başlıyorum Hemen şöyle
kapatıyoruz sana biber reçeli bu Özeldir
zamanda biber olmadan olmaz reçeli de
acı tatlı sosyal takipte Uzakdoğu
mutfağına hiçbir a getir yerli üretimdir
Nasıl beğendiniz mi
gidiyoruz herkese bekliyoruz Antakya'ya
ve bu güzel gastronomi bekliyoruz
Zarafet olsun tekrar Selamlar Arkadaşlar
şimdi kahvemizi aldık her şekilde olduğu
gibi yine bir konaklama tavsiyesiyle
devam ediyoruz şu anda Antakya şehir
merkezinde eski merkez içinde bulunan
Çankaya Konakları Otele geldik Burası
bölgedeki en güzel Butik otellerden bir
tanesi bu şirin bir algısı var şu anda
gördüğünüz yani Zaten anlattığım yerde
bunu büyük göstergesi Muazzam anda yakın
olduğu için de böyle bir süsleme
yapılmış Tamam bu tip konseptinde içinde
çok fazla o da yok hangisini çok
rahatsız edebilecek kadar kalabalıkta
yok doğal olarak rahatlar böyle
gezimizin tadına daha çok ulaşıyorsunuz
ve tarihi mekanlara ameliyatında sonuna
kadar hissediyorsunuz onun dışında çok
güzel tematik olanlar da var Özellikle
sol tarafındaki binada 4-5 tane olursa o
da var ve her biri farklı konsepte
mobilyalar tasarımı Gerçekten çok güzel
Hani özel romantik bir tatil olanlar
için de güzel olduklarını söylüyorlar
onu size değilim kahvaltısında gelince
yöresel lezzetler Antakya'da gören güzel
zahterli lezzetlere ya da işte Acı biber
ve ezmesi biberli ekmeği katıklı ekmeği
hepsini kahvaltıda bulabileceksiniz
Şimdilik otelde anlattıktan sonra
buradan sonra yolumuza müziği ile devam
edeceğiz ve sırada dünyanın en büyük
Mozaik Müzesi olarak kabul edilen Hatay
arkeoloji Evet arkadaşlar Burası müziğim
otelden yaklaşık bir kilometre daha
ileride diğerlerinin Reyhanlı yolu da
devam edeceksiniz yine Burası da Kültür
ve Turizm Bakanlığı ait olduğu için bize
kartı-ücretsiz şimdi bu güzel müziği
keşfetmek için içeriye
[Müzik]
şimdi bize bize gezmeye başladık
arkadaşlar ilk olarak karşımıza Tam dört
sene önce bulunan şu anda şehirde en
önemli komik eserlerden bir tanesi olan
Hitit Kralı su pluma heykeli var
arkadaşlar Bu gördüğünüz devasa heykel
3000 yaşında ellerinde Geçen gün şehirde
gezerken çok tatlı Allahımız bizi
anlatmıştım hikayesini ellerinde Aslında
bunun işte ok ve mızrak olduğuna
inanıyor ama asla tam tersini söylemişti
bir de kalem değerinde değişir tüm
olduğunu söylüyordu yani Tüh yazan kalem
ve kitabın oldu söylüyorduk Bu da
Adaleti ve doğruluğu temsil ettiğini
biliyordum şu anda buradan gibisiniz
yapıyorsunuz Ondan sonra 3 ağzına
arasından mozaik Müzesi'nde Gezmeye
devam edeceksiniz
[Müzik]
bu
[Müzik]
müze resmen bir gövde gösterisi yapıyor
arkadaşlar Gerçekten gördüğüm en büyük
kızlardan bir tanesi arkeolojik kısımdan
paleolitik çağdan giriyorsunuz Heli
istiyor olmasına Bizans'ın da bu bölgede
yaşamış olan bütün medeniyetler ay izin
hepsinin galerilerini tek tek
görüyorsunuz sonrasında tam bitti derken
devasa bir mozaik kısmı başlıyor Şu an
arkamda gördüğünüz bütün kısımlarda İşte
bu Hatay'da bulunan onlarca hüyükten
çıkarılan mozaikler var Ben müziğim
otelin altındaki yer olduğunu düşünürken
bu kadar büyük bu zeytin olmasa
gerçekten çok şaşırdım gerçekten nedenle
kesinlikle için çok daha iyi anladım
dünyanın en büyük diye çok güzel
yapmışlar ama tek sorunu biraz
ışıklandırma da Burası iyi ama diğer
yerler çok kötü bakalım şimdi Diğer
kısımları doğru devam edeceğiz bana
biraz Berlin'de bulunan pergamon Müzesi
hatırlattı arkadaşlar ona da böyle çok
defa en büyük Ellerden geçerek bir soru
giderleriyle sürpriz yaşıyoruz şu anda o
dar kısımlardan sor burada hem
mozaiklerin alt kısımları hem duvarları
hem havuz tabanları hem de onun için
sütunları bolca görüyorsunuz Oyüzden
Hani bu kadar büyük bir alanın olması
gerçekten çok bizim için büyük bir şans
O yüzden mozaik müzeleri ne Hani
seviyorsanız bu tarz arka cam mozaik
karşımıza de gezmeyi seviyorsanız Hatay
Meclisi'nde yalan takviyesi mutlaka
gezmenizi tavsiye ediyorum buraya
kaçırmayın yani Bakın arkadaşlar
mozaiklerin çıkarıldığı yerler ile
ilgili bir görsellerde görüyorsunuz
bildiğiniz normal yolmuş gibi doğanın
içinde harika mozaikleri sonra buraya
taşımışlar Bak yukarıda gördüğünüz
mozaikleri aşağıdaki resimlerde
anlatılan yerler yani hatayı ne kadar
Kadim ne kadar eski evine kadar zengin
bir kültür olduğunu tarihi mekanlar
olduğunu buradan da anlayabiliyorsunuz
şimdi Antakya mutfağı denince akla gelen
ilk kez etlerden bir tanesi de kağıt
kebabı Arkadaşlar bunun dışında Antakya
kebabı hata O çok mu şu an arkamda
gördüğünüz patch patch restoranta geldik
Burası Uzun Çarşı içerisinde çok ünlü
mekanlardan bir tanesi Aslı bir Kasap
Burası Ama şu anda Kasaptan ziyade artık
devasa bir restoran böyle küçük bir iş
olduğuna bakmayın gerçekten içerisinde
üç katlı devasa ve terası olan çok güzel
resmen de Hatay'ın en güzel lezzetlerini
burada bulabilirsiniz Bunun dışında inen
mezelere burada deneyebilirsiniz özel
humuslu tavsiye ederim arkadaşlar şimdi
birazdan o kebabı nasıl yapıldığını
hızlı bir şekilde göreceksiniz sonrası
da artık güzel lezzetleri denemeye devam
edeceğiz biraz içe bakalım
Merhaba ağabey nasılsınız araba Usta
Ya abi
of of masa gelecekler Ağabeyim daha
bekliyorum ve 3 kasabında yenir
zamanımız arkadaşlar Ender abim sağolsun
davetiyle geldik Hoş geldiniz Hocam ben
anlattım ama herhalde buranın en güzel
ürünleri bir kağıt kebabı tepsi kebabı
Evet
anlatayım cevapları bu balığı dediniz
bırak Kağıt yapımı gelmesi için lavaş
Dayın olmuş arkadaşlar biz şimdi
başlayacağız eder abimi tüfeklerdeki
seviyoruz delisiyiz Afiyet olsun oldu
abi
bir de şunu açıklığa kavuşturalım
şu an içerisinde olmaz üzerinde
kuruduktan sonra sulu bu şekilde Evet
içerisinde maydanoz stopever sarımsaksız
karar verdim sadece Tamam
afiyet olsun ve Antakya gezimiz Ben
buradan nokta diyoruz Arkadaşlar bu
sefer Harbiye'de Samandağı
anlatmayacağım arkadaşlar Çünkü ben
oralara çok geniş bir zaman ayırmak
istiyorum samanada muhteşem yerler var o
yüzden Antakya şehir merkezinde görmeniz
gereken bütün yerler ise anlatmış
olduğum Şimdilik bu kadar Önümüzdeki
haftalarda görüşmek üzere Instagram
hesabım var Ve şuan böyle takip etmeyi
unutmayın kanalıma beklerim görüşmek
üzere
[Müzik]

o
Senden
mükemmel bir kahvaltı yapacağız şimdi
[Müzik]
gibi kapsül odalardan oluşuyor böyle
[Müzik]
Zorlu yolculuğun sonu özel noktaya çıkar
[Müzik]
el sanatlarına falan getir
geliyorum
Günaydın diyeceğim yemeyeceksiniz Armada
ama ben yollara düştüm kendime
inanamıyorum tek başıma uyurduk
karanlıkta Yolları düşünüyorum Böyle bir
hale geldim çantamı hazırladım ben 4
gibi çok güzel bir yolculuğa çıkıyorum
Herkese Merhaba kanalıma Hoş geldiniz
Bence ben kaçak bugün Portekiz'de koyun
buradayım biliyorsunuz Erasmus sürecimiz
elimden geldiğince vardı gezmeye
çalışıyorum leziz meyve sil Sağ ol
yardım o kadar Tövbe Allah'ım Emoji
senden önce nemi korku ve loy koyayım
buraya iyi tarafa
doğru gidiyoruz önce şu anda sandık
bir tane Katolik kilisesi hemen
gösteriyorum şöyle bir kilise
o mükemmel bir kahvaltı yapacağız şimdi
inanılmaz mutlu bir şu ikisi benim için
şu İkisi de seçim Şunlara bakın çok
güzel duruyorlar
O kruvasan diyelim mekana geldik konumu
tam olarak ekleyeceğim buraya koydum
buraya gelirseniz buraya gelin daha
tatmadım ama Eminim çok güzel duruyorlar
çok mutluyuz çok artık bugünkü Şimdi biz
bir kahvaltı ederim
abone ol
Bu
açık Siz borç izleyenler bakıyor harfi
gözüküyor
[Müzik]
[Kahkaha]
çok güzel bu arada
[Müzik]
olmaması çok iyi bir şey
bu kim rahat com'dan bulduk iki kişilik
oda ve private tuvaletle gecelik 55 lira
Ödeyeceğiz memnun kalacağınıza eminim
geldiğimizde arasan kısmış Umarım Hatta
oy verme çıkar Burası böyle garaj gibi
ve çapındaki bir kapsül odalardan
oluşuyor böyle çok farklı bir yere
geldik çok mutluyum hafta yaşa
çok yaşa da hadi bakalım
güzel bir yatağımızda hatta kendimiz
özellikle temiz bir hava
odamıza yerleştik seslendik bitlendik
şimdi Buraya gezmeye çıkıyoruz ilk
olarak oyuna Üniversitesi'ne gidiyoruz
Oradan sonra yandaki bu seni karşısına
geçeceğiz bugün böyle 6-7 tane mekânı
geleceğiz kuyumuz zaten çok çok büyük
bir şehir olmadığı için bir buçuk yeter
derler onları yaptık an itibarıyla bu
mevsim bize gösterdiği Yola bakın
basamaklar yemin ediyorum Yarım metre ve
bitmiyor şu
da kuyumcu enerjisi böyle çıkıyor olamaz
ama bizim o serimizden böyle çıkıyor
başkanı Vallahi yoktu
gidiyor aynı zamanda konuşursan çıkamam
bak unutmayın her Zorlu yolculuğun sonu
güzel noktaya çıkar bir jain atasözü
daha geniş buluyorum bu lo lo Buyrun
kanıtı koyun bırak manzarası
ama asla pes etmeyen deyip biraz daha
yukarı çıkmaya devam ediyorum tepede
görüşürüz
[Müzik]
bu koyun bile Üniversitesi Portekiz'in
en eski Üniversitesi Hatta Avrupa'daki
de en eski üniversitelerinden biri
tablete falan yoruluyor diye biliyorum
bayağı bayağı eski üniversite hala daha
bu gençler okuyor Hatta böyle olmaz
etkinlikleri bak
[Müzik]
Üniversitesi'nin tam dibindeki Botanik
bahçesine geldik burada bırak çok çok
fazla bir bitki çeşitli yokmuş ama yine
de böyle bir Botanik bahçesine göre
yeterli ben aşırı üniversite gezmek
nasıl buraya gezmeyi tercih ederim
Üniversitesi 12.30 Euro oldu be çok
böyle bir şey göremedim yani
birikimlerle borçlarını Bir kütüphaneye
bir iki tane daha bir daha geze
biliyorsunuz ve değmez diye düşünme
Çünkü ben Koskoca panik havası Çünkü 14
liraya gezdim Hani o yüzden bota niye
geldik şimdi kurtulur sanki Eski bir
sarayın çok güzel bir bahçesi gibi O çok
sakin çok az kişi var çok beğendim
düşmanı geçti sevdiğim için çok beğendim
var
yani Mesela ben mi çok abartıyorum
bilmiyorum ama Harry Potter'daki Sırlar
odasındaki mesela o kocaman şeye
benzemiyor ya çok küçük yani Ama ben
olsam ben de esinlendim yani bilmiyorum
Bizim koyun buraya uzakta bu hafta
gelmemizin sebebi bu festival var
kiymadaki tasfiye bu hafta üniversiteden
başlangıç haftası olarak kabul edilmiş
ve bir sınıf öğrencileri bu koyun bu
Üniversitesi'nin ünlü siyah beline
gidiyorlar ve Artvin'i Vestel oluyorlar
son sınıf öğrencileri mezuniyetlerini
kutluyorlar Hatta Harry Potter yazarı
ceker Rolling in the Deep kitabı
yazarken koyun burada portre bir
seyahati olmuş koy Buraya geldiğinde bu
öğrencileri bu kaleminden esinlendiği
söyleniyor Hatta şu anda ben bu tarafı
parçasını dayım gerçekten filmdeki o
gördüğümüz ağaçları o kadar benziyor ki
bazı ağaçlar şey diyorum yani
Tamam onları buraya görürsün falan hatta
Porto'da çok kafalı İsimlerde yerler var
Hepsini göstereyim şöyle bir kafadan bir
tek şimdi koyma Üniversitesi'nin
İlahiyat Fakültesi ciddi anlamda
İlahiyat Fakültesi olarak çevriliyor
mecbur seminer yufkayı buraya geçiyor ve
abur cuburları salıncak var tam sağ
köşede veya sosyete görebileceğiniz
üzere Ben de bu şekilde sağlanabilir
şekilde çok güzeldi Bu arada herkese bu
Salıncağı bilmez yani burada Canan
Çiçek'in araştırmalarını doğru biçimde
yaptı ve size herkesi köşeyi gösteriyor
Rica ederim ama izlemek isteriz
[Müzik]
farkına geldik şimdi şu anda Fotoğraf
çekileceğiz ardından da bu bahsettiğim
ünlü Festival için böyle bazı
etkinlikler var Onlara katılmayı
planlıyoruz sağdakiler son sınıf
soldakiler de 1. sınıflar Şişli fikrim
yok ne yapıyorlar
bu
Sunset izleyeceğiz birazdan ve yemek
yiyoruz Ben şöyle bir saniye çaldım et
peynir ve Tabiki cipsle hamburger ve
patates Minecraft güzel fiyatları aşağı
yazar mekanlarında Portekiz'de bu olayı
seviyorum
koruyorlar bizdeki 19 20 vardır
ikinci günümüzden kahvaltı ediyoruz dün
akşam fatihte yemedim ki birçok yok
yerine oraya gitmiyor muyuz 11'e kadar
çok hastaydı
çok güzel böyle bir gece kulübü vardı Ve
böyle bir şey vardı az insan var da o
daha
işte orada Neyse de böyle Bugün yine
başlıyoruz biraz yazıyor hemen gideceğiz
söyledim
ya kahve
istiyorum
[Müzik]
maaş şansa böyle yerleşik pazar gibi
birşey denk geldim hemen gezelim
[Müzik]
hem de anı kalsın diye hem de ben burada
hiç kitap getirmek için ama kitap okumak
istiyorum ortadaki okuyamıyorum Türkçe
kitapta yani Nasıl bulacağım hem de iyi
çok isterim diye bayağıdır İngilizce
kitap almayı düşünüyordum tanesi bir
Euro'dan iki tane kitap aldım bir
adresini klasik bir Romanla diğeri de
The One discovering The Secret Of Soul
Mevla herhalde bunu okuduktan sonra
doğru kişinin kim olduğunu anlıyorsun
falan imkânsızdır gitti Öyle güzel bir
şey yaptım iki Euro'ya hangi kitap
okuyacağım hemde İngilizcem için daha
iyi olacak hem de canı sıkılmayacak
Çünkü okumam lazım yani
Allah
askerimize geldik gel güzel iki kişi iki
gece 93 Euro ödedik en güzel bir
mağazamıza hemen gösteriyorum iki kız
gelir gelmez da aldık yamuk anası da
alabileceğiz anında anlamıyorum hemen
banyomuz yeterli bence yani gecelik 22
lira verip o da ve şöyle bir manzara mız
var yeterli diye düşünüyorum
İyi o zaman Ben de hazırlanayım sonra
forty gezmeye başlayalım giyindik
seslendik ve portatif müze başlıyoruz
ilk olarak sol Ben çokran istasyonuna
gideceğiz Burası bunu eski bitirin
istasyonu çok eskiden duvarlarını böyle
el işlemeciliği de yapmışlar ardından
güzel bir yemek yiyeceğiz ve
portallarımızı başlıyoruz Bence koydum
buradan kat kat daha güzel olacak çayın
istasyonu burada ve biz tam şu binaya
gideceğiz hadi gidelim
şansa bir yürüyüşe renk geldik
hayatlarını savunmaya çalışıyorlar ama
ne için öğrenemedik
ama medeni bir yürür
[Müzik]
Burası 1916 yılında inşa edilmiş ve
bütün bu çiniler elle tek tek yapılmış
Yani bütün resimler çizip sonra içinde
teknik işlemi öyle düşünün ayrıntılı
göstereyim ekran zor bir şey olduğunu
anlayacaksınız zaten Mesela bir resim
çiziyorlar ve Bütün bunların üstüne tek
tek Bunlar boyanıyor burası bu aralara
böyle tek tek ve sonra kocaman bir isim
ediliyor bu şekilde insan
şimdi hiç aklınıza gelmeyecek inanılmaz
buradaki yine turistik bir yere
gidiyorum McDonald's yani McDonald's
inmeyi göreceksiniz demeye gidince
anlayacaksınız
inanılmaz farklı o zaman sürekli ettiğim
Ben geçelim geldik farklı bir McDonald's
a giriyoruz Şimdi gerçekten bu şehir
Harry Potter şehri gibi
abone ol
bu hayatımızda böyle bir McDonald's
görmediğiniz de yemin edebilirim fakat
Biz başka bir yere yemek yiyeceğiz
Sadece size göstermek için buraya geldim
hadi gelin yemek yemeye gidiyorum Yemek
yemeye geldik şöyle düzenleme kalmamış
İlla oraya gidelim dedi Ama orası kapalı
saat 7'de açılıyor Ben de çok açtım saat
beklemem dedim peşimden burada yiyorum
size göstereceğim bu Fransa seni adında
bir sandviç Ata dünyadaki en Vestel
lisandır için arasında falan geliş böyle
şöyle ekmeğin arasında iki çeşit sosis
et kaşar vesaire falan filan var yumurta
kuruyorlar yanında patatesle geliyor ve
yanında da böyle özel bir sosu var Hemen
deniyorum Umarım beğenirim çizim
kendinden pek umudum yok yani bilmiyorum
Umarım beğendim sandviç ama ıslak bir
tane içinde böyle
bir ekmek Ekmeğin arasına kaşar iki
çeşit sosis iş arasında et bildiğimiz
biz
abone ol
bu bayıldın mı
Bayılmadım sana gelir miyim net yeni bir
ara yapılan sosyal
vs.the
ne yaptın
ya ben yemiyorum Bu yemeği yani
dünyadaki en iyi
olabilir fakat içindeki bir tane sosis
çıkarttım yine de eminim ki bizim yani
yine de ama bu kombinasyon sevdim ekmek
kaşar yumurta bir ara yapılan bir sus et
patates mutlak
değildi Hani ilk defa bitiremediğiniz
yemek yiyorum şu anda gerçekten
çıkıyoruz yani bence çok kötü oldu çok
sevdim ben yok yani sevmedim
Yok
böyle bir şey yaşadım etme
bu
[Müzik]
McDonald's a gittikten McDonald's
geleceğim ve kabul ediyorum ben yanlış
mekânı seçmiştim orada saat dokuzda
geldik ile size pes etmeyeceğim mekana
rezervasyon gerekiyormuş zaten basınız
giremedik iki saat falan bekler ekmek
inanılmaz güzel müzikler inanılmaz iyi
ve yemek güzel gözüküyor yani yine
Sevmeyeceğim Çünkü çok etmiyorum Ama
güzel duruyor yani Yani kesinlikle
Porto'da prensesin öğreneceksiniz bu
mekanların eve fiyatları aynı mekan çok
güzel yemek çocuklar istiyor hemen
gösteriyorum diye
[Müzik]
bir ülkenin Oh Desk ama o
[Müzik]
12 ay Günaydın millet o
[Müzik]

[Müzik]
son yılların en popüler Ada ülkelerinden
biri olan seyşellere Hoş geldiniz
arkadaşlar Afrika'nın güneyindeyiz
madagaskar'a Çok yakın bir konumda Hint
Okyanusu'nun ortasında bir ada ülkesi
Burası burayla ilgili detayları ileriki
dakikalarda anlatacağım size arkadaşlar
seçerler Turizm Ofisi ile buradayım Bir
hafta boyunca bu muhteşem adalarını
takıma da alalım en güzel sahillerine
adalarını önemli özelliklerini çok
ilginç meyvelerini hayvanlarını
tanıtmaya çalışacağım size Şu anda da
artık iç kısımdayız Mahalle değil
başkentteyiz Şu anda iki gün burada
kaldıktan sonra artık tekne ile ve diğer
uçaklarla diğer bölgelere doğru
geçeceğiz çok renkli bir video Olacak
mavi ve yeşile doyacağınız en güzel
Sahilleri göreceğiniz bir video olacak
öncelikle şunu da söyleyeyim Burası
vizesiz lokasyonlardan sadece basit bir
Online olarak 10 euro ödeyip bir ülkeye
giriş izni gibi bir şey alıyorsunuz bazı
belgeleri yükleyip o kadar Onun dışında
herhangi bir şey yapmanıza gerek yok
detayları da anlatmaya devam edeceğim
Hazırsanız harika bir geziye başlıyoruz
[Müzik]
alanı küçücük arkadaşlar
şöyle zaten uçaktan indiğiniz
yürüdüğünüz ve valize aldığınız yer
arasında 5 dakika falan Bir Mesafe
geçiyor Çok hızlı bir vize süreci var
Daha doğrusu bizde derken kapıdan giriş
süreci var zaten öncesinden bütün
bilgileri verdiğiniz için oradan da çok
hızlı geçiyorsunuz şu anda bizde
valizimizi alıp Artık yavaş yavaş
otelimize doğru geçeceğiz
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
ve ilk durağımız arkadaşlar muhteşem bir
gözlem noktası teras gibi yere geldi
doğal bir terastayız şu anda keşanlığa
daha var bakın arkada 980 metre
uzunluğundaki Bu da buranın en yüksek
noktası şu anda bulunduğumuz yerde bakın
bazı buradaki 41 granit takımadalarının
bazılarını karşıda görebiliyorsunuz
100'den fazla Ada üzerine kurulmuş bir
ülkedeyiz Ama çoğunu şurada
görebiliyorsunuz bakın Uzakta da var Şu
Karşıdaki saten aleland Ondan sonra
bizim geldiğimiz Şu kırmızı evlerin
olduğu yer işte adam birçok adayı Burada
görebiliyorsunuz bunların çoğuna Biz
ertesi günlerde gideceğiz diğer günlerde
gideceğiz şu anda bulunduğumuz yerde
İşte burayı en iyi gözlemleyebileceğiniz
Tepe Coşar dağının oraya çıktığımız için
buradan çok daha güzel görebiliyorsunuz
ama buraya maalesef böyle bir topu
taşıma yok araç kiralamanız lazım ve
daha buradaki taksilerle
gelebiliyorsunuz biraz da olsa pahalı
bir ülke
kısımlarda açıklayacağım sebeplerini
Onun dışında başka bir şey yok Güzel bir
malzeme tadını çıkardıktan sonra doğayla
iç içe Biraz yürüyüş yaparak aşağı
tekrar inebilirsiniz
[Müzik]
şimdi biraz seyşeller hakkında size
bilgi vereyim Arkadaşlar burası 115 tane
adanın bir araya gelerek oluşturduğu bir
takım adı bunların 41 tanesi granit O
yüzden dünyanın en büyük granit takım
Adaları oluyor Arkadaşlar burası 1700'lü
yıllarda fransızlarla tarafından sömürge
olarak kullanılan bir ülkeymiş
sonrasında Fransızlar gitmiş İngilizler
gelmiş Böylelikle adada da birçok farklı
kültür yayılmış O yüzden siz adaya
gezerken Fransızca ve İngilizce bilen
insanların çoğunluğunu göreceksiniz
biraz daha bilgi verecek olursam coğrafi
açıdan yılanın her ayı ortalama 30
derece bir hava var ama yaz aylarında
Çok ciddi bir yağış olduğu için Turizm
biraz bitiyor
artık Nisan son zamandır öyle söyleyeyim
Eylül'e kadar bu devam ediyor Onun
dışında 1300 kilometrekarelik bir alanı
kaplayan Adalar Bunlar Ama bunu sadece
421 km²'si toplamda Ada yani Kara Geriye
kalanlar İşte o karaların arasındaki
Deniz kısmı O yüzden hani geniş bir ana
yayılmasına rağmen çok fazla kara yok
yani üçte biri kadar bir kara var Ve
inanılmaz bir nem var onu da söyleyeyim
şu an mesela bakın belki size
görüyorsunuz böyle yanıyorum ki Tepelik
bir yerde olmamıza rağmen bayağı bir
sıcak Şimdi bu bilgileri anlattım biraz
daha size daha farklı yani mekanlara
göre çok daha farklı bilgiler vermeye
devam edeceğim Çünkü bir ülkeyi tanımak
için o ülkenin geçmişini coğrafi
yapısında bilmek çok önemlidir
[Müzik]
vokal yani yerel otobüsler de var böyle
şehir içi transferler gibi düşünün
Maviler burada bu iş yapıyor çok daha
ucuza bir tarafına Yani bu ana kısmından
arkadaşlar çok az geçiyor ama bunlara da
binerek farklı bölgelere ulaşabilirsiniz
Zaten dediğim gibi çok küçük bir yer
100.000 insan yaşıyor bu bütün Adalarda
Hatta 96.000 şu an resmi bir rakam O
yüzden
yabancıların arabaları var genellikle
Onun dışında işte sadece tek şansınız
taksiler ya da bu tarz mavi otobüsler
[Müzik]
Arkadaşlar şimdi bir bilgi vereceğim
burada 7 çeşit palmiye türü var Buse
İnşallah
adı verilen ise şu gördüğünüz isimdeki
bir meyveyi barındıran bir Palmiye bunun
erkek ve dişi versiyonları var Bu
gördüğünüz erkek olan uzun dişi olanda
göstereceğim Eğer görürsem neden ve
erkek ve dişli bu şekilde olduklarını da
anlayacaksınız Tamam gerçekten cinsiyete
uygun bir meyve gibi olmuş bu yenilmiyor
ama dişi olan dişi meyve yeniliyor onu
da gördüğüm zaman inşallah tadına
bakarız bakın böyle bir Doğa içinde
muhteşem bir yerdeyiz ve yakalamışken
ben de size çekmek istedim
[Müzik]
Şimdi arkadaşlar bu adada da birçok çay
fabrikasında göreceksiniz
şimdi diyor ki biliyorsunuz artık çay
fabrikalarında makineler kullanıyor ama
bunlar eski teknolojiyi mesela bunu elle
pres yaptığını anlattı buraya gelip Hem
burada çay fabrikasının Bugün pazar
olduğu için kapalı çayı nasıl
üretildiğini görebiliyorsunuz hem de
burada Onların yaptığı kendi çaylarını
içebiliyorsunuz böyle işte güzel bir
manzara da var şurası güney batı kısmı
oluyor Adana Şu Karşıda gördüğünüz yer
işte bize yavaş yavaş aşağı o tarafa
doğru ineceğiz
[Alkış]
şu anda Geldiğimiz yere arkadaşlar
launay sahili resmi olarak artık
seyşellerin açılışını yaptık Çünkü
seyşeller demek muhteşem beyaz plajlar
zümrüt yeşili ağaçlar Ata Zümrüt yeşil
ve turkuaz mavisi Deniz demek launch
sahili de Bu bölgedeki en güzel sahil
ana hanımı
böyle bir saat buraya ayırdık
dinleneceğiz Ondan sonra turumuza devam
edeceğiz iki tane daha size bu Mahir
kısmındaki en güzel Sahilleri
anlatacağım ama burası gerçekten şu an
böyle bir cennette gibi bir filipinleri
hatırladım Şu adam
böyle Tayland'ın bazıları böyle Ama
burası daha az insan çok fazla İnşaat
işte dükkan şuduru yok Tamamen insanları
üzdü zaten öyle şezlon kiralama işte ne
bileyim şemsiye alamıyor seriyorsun
havlu keyfini çıkarıyorsun ufak tefek
satıcılar var İstersen işte Hindistan
cevizi buz mangalı gibi Bazı ürünleri
deneyebiliyorsunuz küçük küçük
sandviçler yiyebiliyorsunuz ama onun
dışında sadece gelin burada zamanın
keyfine çıkarım Şu an Güneş daha güzel
göründüğünüz renkleri Ama gerçekten
güneşin olmaması daha iyi çünkü çok
sıcak ama renkler açısından kötü şimdi
biraz daha keyif yaptıktan sonra diğer
Sahilleri devam edeceğiz şimdi portla 10
ay sahilinde arkadaşlar Böyle Sokak
Lezzetleri yapan Hatta sahil lezzetleri
yapan bir yer var Burada gördüğünüz gibi
çok değişik bir balık var hiç kaynak
etmiş
[Müzik]
ti Onun da güzelce
yani yağ koyuyorlar tam emin olmadığı
için söylemedim böyle güzel mangal
yapıyorlar böyle değişik ürünleri var
bakın işte muzla da Bunlar mangal
yapıyorlar Hindistan cevizleri Zaten her
yerde onunla ilgili Enva ürünler
yapıyorlar bu şekilde vasıta of
[Müzik]
10 dolarmış arkadaşlar Dediğim gibi
seyşeller biraz pahalı bir yer 10 dolara
bu kocaman balığı yiyebiliyorsunuz ve
birazdan farklı lezzetleri çekmeye devam
edeceğim
[Müzik]
şimdi Burasıda
geçiyor gördüğünüz gibi çok bakire
şurası çok güzel görünüyor mesela Hava
bulutlu olunca çok göremiyorsunuz
maalesef Bize biraz bugün yağışlı bir
yere denk geldik yarından sonra daha iyi
olacakmış Ama şu sakinlik bile gerçekten
değiyor hiçbir şey yani böyle
birilerinin burayı çökme olayı yok
mafyacılık yok kafana göre takılıyorsun
yerel halkla içeceksin burada çok güzel
böyle sürekli Hindistan cevizi ağaçları
ve diğer ağaçlar da garip acayip bir
Botanik sesi
gerçekten cennet gibi Yani bizim adanın
kısmı da dedi iyiden Cennet Demek ki
bunun Hani Boşuna buraya Cennet Adası
demiyorlar Gerçekten de yani adamlar
cenneti bu ülkede yaşıyorlar
[Müzik]
Hindistan cevizini çoğumuz biliriz
Arkadaşlar bu da onların dış kabukları o
sert kısımlarının ilki böyle atmamışlar
kullanmaya devam etmişler hem
olgunlaşmamış Hindistan cevizlerinden
hem de kabuklarından ağaçları koruyacak
ve onlara besleyecek şekilde şöyle
korkuluklar yapmışlar işte bu devasa
ağaçlar
biraz da güçlerini Bu kabuklardan da
alıyor Şimdi geldiğimiz yerde arkadaşlar
blaza sahili Burası biraz daha artık
lokal yani yerel insanların yaşadığı ve
daha yerel otellerin olduğu Bakın şu
tepede gördüğünüz gibi otellerin olduğu
bir sahil Bakın şu an kimse yok Hatta
pazar günü Normalde en kalabalık
saatleri iyiymiş sahillerin ama şu an
gördüğünüz gibi yereldekiler bile artık
burayı boşaltmış durumda yani kendinize
özel sahiller var gibi çok pahalı bir
ülke bakın söylüyorum gerçekten çok
pahalı bir ülke ben hani bazı şeyleri
fiyatlarına göre şaşırıyorum ama ona
göre de bir gelirleri var Bununla ilgili
ilerleyen dakikalarda anlatacağım size
minimum maaş en az 1000 dolar ona göre
de yani 6-7 bin dolara kadar böyle
destek gruplarının maaşları çıkıyor ama
burada bir gecelik oteller var mesela
var bazıları Ford sizin 2000 civarı en
ucuz 2 €2.biz Avrupa'da size
anlattığımız zaman mesela 30 cent'e bile
Bira satılıyordu Ama burada böyle bir
dünya yok ama restoranda 10 dolara kadar
çıkıyor bir ananın fiyatı işte bunları
soran anlatacağım gördüğünüz gibi Bu
güzel sahilde anlattık Bir sahil daha
var Oraya da uğrayacağız Hatta belki 2
de olabilir Ondan sonra otelimize geri
döneceğiz Yarın fırında devam edecek
[Müzik]
dünyadaki Cennet seyşelleri anlatmaya
devam ediyorum arkadaşlar yani gerçekten
bu son depremden sonra baya bir stresli
zamanlar yaşadık Hatta Fas'a gittik
geldik tekrar yaşamaya devam ettik ama
şu an o kadar ruhuma İyi geldi ki yani
hiç kalabalık değil İnsanlar kendi
halinde ve Burası çok pahalı bir yer
olduğu için maalesef Hani otellerden
dolayı söylüyorum ve uçuşlardan dolayı
çok fazla turist gelmiyor halk da bunu
istiyor Aslında hani biz çok fazla
kalabalık olmasına istemiyoruz pahalı
olması da iyidir diyorlar ama hani gel
gör ki zamanla bunu engelleyemezler
Burası sosyal medya daha popüler oldukça
dünyada çok ciddi nüfusu oldukça buraya
gelecektir ama umarım Burası da bir
Tayland gibi olmaz bu doğasını kaybetmez
Hatta Bali bile artık o dokusunu
kaybetmeye başladı Ben burayı daha çok
filipinlere benzettim filipinler'den
biraz böyle sakin bir yer Bakın şu anda
bütün turistler ellerinde kokonatlarıyla
geliyorlar ve buranın en ünlü ve en
kalabalık sahilinden geliyorlar Şimdi
biz oraya gidiyoruz Birazdan oradan da
devam edeceğim seçerlerde aşağı yukarı
96.000 insan yaşadım bunun %96'sı %90
ile 96 arası Katolik bir nüfus var yüzde
1 ile 4 arasında da müslüman nüfusu var
çok fazla bir Hindu nüfus var yani
birçok din bir arada hiçbir sorun
olmadan beraber yaşıyorlar Hatta
özellikle sordum Bunu hiçbir sorun yok
hep beraber Hatta özel dini günlerimizi
bile beraber kutluyoruz beraber hazır
bulunuyoruz yardım ediyoruz Hatta
abimizde diyorlar biraz da bu açıdan da
singapura çok benziyor Burası Yani
dediğim gibi çok güzel bir yer Umarım
size de nasip olur buraya gelirsiniz ve
insanlar nasıl bir cennette yaşadığını
görürsünüz
[Müzik]

Gerçek yeşilli vardı arkadaşlar. Kavasın
gelmen. Kavasım geldi. Bu tarafta bakın
şuradakiler var ya bakın o kadar ama
gerçekçi yani. Nasıl yapmışlarsa tebrik
ediyorum. Şunlar yapay çiçekler, yapay
bitkiler ama gerçeğinden ayırt
edemiyorsunuz. Saksının içerisine
koymuşlar.
Gerçek ağaç gövdelerinin üzerine monte
etmişler. Yani o kadar gerçekçi.
&gt;&gt; Hemen bir göstereyim size.
&gt;&gt; Bakın hemen göstereyim. Şöyle bakın.
Bakın şunlar saks bayağı saksıların
içerisine monteli. Bu tarafta da bakın
şey var. Şöyle bu taraftakiler gerçek.
Gerçek bitkiler, gerçek ağaçlar. Bahçe
masaları, bahçe örtüleri vesaire. Şöyle
gözümü kırpmadan alalım.
&gt;&gt; Bakıyoruz neler var burada. E şöyle bir
size azıcık bir fikir versin diye
söylüyorum. E iki tane e puf gibi böyle
bak. İki tane oturma
grubu var. Şöyle şundan. E yani nasıl
diyeyim? Şunun gibi düşünün. İkili
şöyle.
Bir de şöyle ortada masası var. Şöyle
bir masa. Toteldeki hepsinin fiyatı iki
puf. İki tane karşılıklı oturma grubu.
55.000.
Yani bilmiyorum. Sizden de yorumunuzu
alabilirim. Şöyle şöyle bundan tekli iki
tane var. Şöyle yan yana bakın. İki
tane, bir tane de onun şöyle bitişik
olan ikilisi. İki ha üçlü değil mi?
İkili değil pardon. Tamam. Şöyle üçlü
yani değil üçlü.
&gt;&gt; Şöyle göstermiş olayım. Üçlü. Evet.
&gt;&gt; Böyle bir fiyat.
&gt;&gt; Toplamda 5 kişi böyle oturuyor. İki de
puflara oturuyor. 7 7 kişi.
&gt;&gt; Aruba oturma grubu 55.000. Yani zaten
bunu alacak bir eviniz varsa bunun
fiyatını hesap etmezsiniz diye
düşünüyorum. Tabii ki. eee geldiğimiz
tabii ekonomik göstergeler, enflasyon bu
rakamların aslında normal olduğunu
gösteriyor. Niye? Çünkü bunu bir
birileri üretiyor. Bir fabrika var. Bu
fabrikada insanlar çalışıyor. Onun bir
maliyeti var. Eee, nakliyesi var.
Üretimi var. Ham maddesi var, işçiliği
var. Yani bu fiyatlar eee, çok yüksek
gibi geliyor. Evet. Ama bugünki
enflasyonist ortamda çok değil.
baktığımız zaman şöyle
&gt;&gt; bunların fiyatı normal de maaşlar
&gt;&gt; normal aslında maaşlar tabii gelirler
düşük aslında gelirlerimiz fazla olsa
aslında bunları çok hesap etmeyeceğiz
gibi görünüyor. Böyle bir sohbet
muhabbet açalım siz de bakalım bir. Aa
şuradaki şuraya bakın. Bakın yine
farklı farklı yine bahçe masaları, bahçe
sandalyeleri şeklinde şöyle mini bir e
şey yapalım dedik. Açalım biraz sonra
yeniden
&gt;&gt; şu siyah olanı da göster.
&gt;&gt; Evet. Siyah mı? Çok güzel. Oo bak bu
siyah çok güzel arkadaşlar. Ben
&gt;&gt; bence hani şıklık arıyorsanız, zerafet
arıyorsanız bakın bu şık. Bu da böylece
25.000 1000 25.000.
Şöyle iki tane ama bir dakika bir dakika
bir dakika. Ha evet 4 tane koltuğuyla
beraber. Masası 25.000 yani. Eda
merhaba. Güle güle derken nereye? Güle
güle. Merhaba. Hoş geldin Edacığım.
Şöylece sadece sandalye almak isterseniz
5.000
bilmiyorum. Bakın şöyle bir yüksek
oturma grubu var. masasıyla yine böyle
bir masa ve oturma grubu da 16.900
arkadaşlar.
Aa şuna bayıldım yalnız. Şuna bayıldım.
Gerçekten bir köşe köşe duruk. Bakın
şöyle bir köşe. Köşe takımı.
Vallah şans.
Evet. Vallah Elşan Zeynel
hoş geldiniz ama anlamadım ne demek
istediğinizi. Şöyle güzel bir şey var.
Köşe grubu var. Bakın şöyle çok tatlı.
Hepsi de şey bağımsız yani şöyle
birbirinden bağımsız ayrılabiliyor.
Böylece iki tane oturma grubu ortaya bir
tane sehpa gibi bir şey koymuşlar
hasırdan. 40.000 bu şekilde.
Selaça abone oldum efendim. Ayrıldım.
Teşekkür ederim. Elşan Zeynelov. Vallahi
anlamadım. Aa böyle çok orijinal değişik
bir şey var. Bunu da göstereyim. Bak
şöyle arkadaşlar.
Eee böyle bir ürün. Bence bence bunun
fiyatı iyi. 2490
2.500 L. İki tane oturma grubu var.
Şöyle bir de sehpası var. 2.500.
2.500. Şöyle
şöyle.
Evet. Bunlar oturuluyor. Korkmayın.
İnsanı taşıyor zannedersem. Bir de şöyle
bir sehpas var. Bence bu bakın zaten
diyor ki dergi ürünü. Yani bu böyle
tanıtım ürünü gibi olmuş. E buradaki bu
bu güzel ve değişik bir ürün. Bakayım
şöyle taşır mı? Evet bunlar şey değil
arkadaşlar. [müzik]
E ahşap değil. E sağlam ahşap görünümlü
sert plastik. Ahşap görünümlü sert
plastik. O yüzden kırılır mı diye endişe
ediyorsanız hemen onu da test etmiş
oldum. Bakın bu yine aynı şekilde
malzemenin üzerine e camı koymuşlar.
Camı da şöyle köşelerinden silikon
zımbırtılarla yapıştırmışlar.
Mercan merhaba. Bakıyordum. Nereye
bakıyordun? Mercancığım hoş geldin sen
de. Elşan veda belli değil.
&gt;&gt; Böylece aa pardon affedersiniz yani
yanlış bir şey söylemiş oldum. Sadece
sehpa 2.500 L.
E şu iki tane koltukta tanesi
&gt;&gt; 2990 3.000 3000 3000 2500 yani ne oldu?
6000 8500 böyle bir takım 8500
küçük bir balkonunuz, küçük bir bahçeniz
varsa neden olmasın.
Güzel. Şöyle
burada böyle ne derler? Her tür bahçe,
ev ürünü, eee, her şey var. Her şeyi
anlatamam. Biz şöyle biraz bakıyoruz. E
ben böyle yeşilliklerle size veda etmek
istiyorum. Lütfen izleyelim, takipte
kalalım. Abone, yorum, beğeni hepsinden
bekliyorum. Size güzel bir çiçekle,
sepetlerle eee tekrar
ayrılalım diyeceğim ama lütfen takipte
kalın.
Biraz sonra tekrar görüşebiliriz. Bakın
şunlar
bak bunlar yapay. Bunlar yapay
arkadaşlar.
&gt;&gt; Burası yine çok tatlı bir bölüm. Hepsi
yapay.
&gt;&gt; Bakın şöyle bir atıyorum bir hediye mi
alacaksın? Ama yapay yani. Onu da
söyleyeyim. 300 lira orkide siyah
saksılı 4 çeşit. Şu bir şu 2 bakın bir
çeşit iki çeşit. Şurada var 3 çeşit. Bir
de arkada var tam beyaz olanı. 4 çeşit.
Tane fiyatı plastik. Küçük hediyelik 300
lir. Öyle bir fikir olsun size. Şunlar
var. Şöyle. Onlar da çok değişik
fiyatlara.
Şurada yine bahçe süsleri objeleri var.
Şimdilik müsaade istiyorum. Biraz sonra
tekrar görüşeceğiz. Takipte kalın. Size
eee biraz da yemek molasından merhaba
demek istiyorum. Şöyle göstereyim yine
ama kapatmadan.
&gt;&gt; Bakın burada tamir alet veevatları var.
Bakın böyle bir matkap seti. İşte 4.190
liraya da var, 6.000 liraya da var,
16.000 liraya da var. Şöyle göstermiş
olayım.
Bakın şöyle belki fikir edinmeniz
gerekir.
Geliyoruz. Şöylesi var. 8490
dergi ürünü diyor. Bu bayağı tutan bir
ürün galiba.
Şuradan çıkıyoruz. Evet
buradan çıkıyoruz.
Bak aynı ürünü buraya koymuş.
&gt;&gt; Çok kullanılır.
Bayağı kullanır.
&gt;&gt; Burada vantilatörler.
Atörler ne kadar? 800 liraya. Şöyle
biraz büyüğü 1000 L.
&gt;&gt; Şöyle ayaklı 1000.
&gt;&gt; Vallahi tezgah Lambu ismi olan değişik
isimli arkadaşım. Eee, sorduğun şeyin ne
olduğunu bilmediğim için burada
okumayacağım. Sakıncalı bir şey
olmasından
dolayı okumayacağım. Eee,
ne lazım olduğunu e bilmediğim için,
&gt;&gt; eee, ve ne olduğunu anlamadığım için
okumuyorum. Kusura bakma.
Elşancığım, nasılsın? Ben buradayım
demiş. Elşancığım, Zeynal iyiyiz. Bakın
böyle
&gt;&gt; prefabrik evler var. Bakın şöyle bir
prefabrik ev. 60.000. Böyle bir
bahçenize de koyabilirsiniz. Her yere
koyabilirsiniz. Açılıyor mu? Şöyle bir
kontrol etmek istiyorum. Ah! Bayağı
bayağı açılıyor. Bakar mısınız
arkadaşlar? Böyle bir prefabrik içi.
Şöyle çatısı var. Plastikten
Mika.
Göstermiş olayım.
Şöyle sürgülü bir kapısı var. Bunun
fiyatı 60.000 Lazım olur diye şöyle
ebatlarını göstermek istiyorum. Şöyle
gözüksün. 60.000 L. Görüşmek görüşmek
üzere arkadaşlar. Bunları bir kere daha
söyleyeyim. Reklam değildir. Reklam
değil. Reklam değil. Hiçbiri reklam
Biz şimdi yemek yemeye doğru gidiyoruz.
Eee, biraz sonra tekrar görüşelim. Olur
mu?
&gt;&gt; Teşekkür ediyorum Elşan Zeynelov. Çok
teşekkür ediyorum. Bu güzel yüreğinizden
o sonsuz iyi, sonsuz e beklentisiz,
güzel yüreğinizden dolayı çok teşekkür
ediyorum. Az sonra yine buradayız.
Şöyle gidelim. Bir şeyler yemek üzere.
Şimdi oturma grubuna, oturma yerlerine
doğru gidiyoruz. Eee,
neredeyiz? Neredeyiz? Burası yine
podyum. Podum denilen Ankara'da podyum
denilen bir yer. Buralardaysanız
bekleriz efendim podyuma.
Ramazan Özgül teşekkür ediyorum.
Teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz Ramazan
Özgül. Şimdi oturacağız bir şeyler
yiyeceğiz.
Eee
orada yine bekliyoruz. Ne yiyeceğiz?
Oturma yerlerine doğru gidelim bakalım.
Şunlar da reklama girmesin diye söylemek
istemiyorum
ben. Şimdi yayını kapatayım.
Eee, Bakırköy mü abla burası? Hayır.
Röork Cabbar. Burası Ankara. Ankara.
Bakırköy değil. Bakırköy İstanbul değil
yani. Şöyle
isim ve marka e vermek istemediğim için
şöyle teşekkür ediyoruz. Elşan
Elşancığım çok teşekkür ediyorum.
videoyu izlemişsin.
Eee, abonelik, beğeni, takip, yorum
hepsi hepsi için çok teşekkür ediyorum.
Şimdiden hepinize içeri gireceğiz.
Burası şu an podum. Podyumdayız
arkadaşlar. Bekliyorum. Şimdi yemek
katına çıkacağız. Şimdilik kapatıyorum.
Eee, içeride birazdan tekrar burada
olacağız. Takipte kalın. Eee, olur mu?
Biraz sonra görüşelim arkadaşlar.
Sizin için de uygunsa şimdilik
kapatıyorum.

Yeni bir videodan herkese merhaba. Bugün
Türkiye'nin en güvenli tatil beldesi
Avsallardayız. Tabii sosyal medyada öyle
diyor. Gerçekten öyle mi göreceğiz
bugün. Merak ettik. Biz de geldik. Bugün
yanımda yine eee geçenlerde birlikte
Sideyi gezmiştik. Merhaba arkadaşlar.
Merhaba herkese. Olumlu etkileşim
aldığımız için bir video daha çekelim
dedik. Evet. Bugün burayı birlikte
gezeceğiz. Birlikte keşfedeceğiz. Sosyal
medyada. Vallah ben son zamanlarda çok
duydum. Çok güvenli deniyor. Gerçekten
öyle mi?
Eee, bu sosyal medyada gördüm değil mi?
Evet, sosyal medyada gördüm. Öyle olduğu
söyleniyor gerçekten. Ben şöyle
söyleyeyim abi. Eee, az yaklaştır
kardeşim kameranızı. Şöyle söyleyeyim.
Araba sesi var ya o yüzden sesi çıkmaz
belki. Şöyle söyleyeyim. Buraya güvenli
diyen abi yalan söylüyorsun. Açık
konuşayım. Akılda buras güvenli değil
abi. He, güvenli değil. Hadi bizi
kandırdılar yani. Hayır yok kandırma
değil de şöyle güvenli değil. Eee ben
burayı çok iyi biliyorum abi. Burası
Türkiye'nin en güvenli tatil kasabası
seçildi ama burası Türkiye'nin değil
bence dünyanın en güvenli tatil
kasabası. Yani o yüzden yanlışın eksiği
var. O eksiği tamamlamak için oraya bir
vurgu yapayım diye öyle göreceğiz.
Bakalım ben de yorum yapacağım. Güvenli
değil abi. Burası Türkiye'nin değil
dünyanın en güvenli tatil kasabası.
Esnaflar eve giderken abi gün sonunda e
malını mülkünü adam dükkanın önüne
koyuyor. Üstüne bir tane brand örtüyor.
Abdullah çekiyor gidiyor. Sabah
geldiğinde hiçbir şey de olmuyor. Tabii
tabii. Burası öyle bir yer. E evlerin
pencerelerinde demir şebekeler, demir
korkuluklar ya da işte adı her neyse
onlardan da yok. Yani burası o anlamda
öyle bir güvenli bir yer. Gerçekten çok
bildiğim kadarıyla bölgede daha çok
zaten yabancılar da yaşıyor. Ruslar, al
yi yaşıyorsa dördü dördü yerleşik
yabancıdır. Yani öyle söyleyeyim.
Güzel bir yer yani. Güzel bir yer
aslında burası. Bildiğim kadarıyla
Alanya 25 km uzaklıkta. Antalya'da 125
km uzaklıkta. Bir eee şöyle söyleyeyim.
Abdullah kardeşim az önce esnafın
sandalyesini izinsiz aldı. Ben yere
oturdum ama iki tane sandalye olmasına
rağmen birini getirdi, birini kendine
aldı. Beni de düşünmedi. Bunu kendisine
yemek ve kahve borcu olarak yazdım. Abi
bunu halledelim. Abdullah sözüm ol
yapacağız. Tamam. Videonun sonunda
arkadaşlar güzel bir kafeye gideceğim.
Abdullah'tan hesaplar. Abdullah. Ben
bilmiyorum nereye gideceğiz? İleride
güzel deniz kenarında bir yer gördüm.
Oraya bir uğrarız bakalım. Eğer yer
bulursa. Or Tamam bakalım. Tamam devam
edersin. Şimdi videoya devam ediyoruz.
[Müzik]
Evet, şimdi Asalar merkezdeyiz. Burası
bu bölgenin aslında en işlek yerlerinden
bir tanesi. Burada ağaçlık bir alan var.
Cadde. Cadde. Bir ağaçlık bir alan.
Şimdi oraya gezeceğiz. Orada
yürüyeceğiz. Hem de yine konuşmaya devam
ederiz. Burası çok güzel ama gerçekten.
E şimdi herhalde bu etrafta bu arada çok
fazla otel olduğu için insanlar yemek
yiyorlar. Şu an saat kaç? 7 işte. Aynen.
7eye gel civarında. Yemek yiyip
hazırlanm çıkacak. Aynen. Biz de onu
fırsat bilelim dedik. O yüzden sakin
ortamda ortamda kay bakalım. Şimdi
yürüyeceğiz yavaş yavaş. Harika
görünüyor. Baksana şöyle gösterelim
etraf.
Bu cadde sağlı sollu ağaç zaten. Günün
hiçbir zamanında güneşe almıyor. O
yüzden sıcak zamanda millet hep burada.
Gayet güzel. Gündüz öğlen de güzel
serindir burası. Tabii tabii. Çok güzel
etrafa göre. Hadi biraz yürüyelim mi?
Biraz yürüyelim. Hem de yine sohbet
ederiz.
Şimdi biz bu bölgeyi biliyoruz aslında.
Evet. Eee yani bizim amacımız aslında
hem Türkiye'de burayı merak eden
insanlar da vardır illaki. Çok fazla
içerik de yok zaten. Yok. Hem de
insanlar merak ediyorlar. Hı hı. Hem
görmüşlar hem de burası gerçekten
yabancılar için de popüler bir yer ama
ağaçlar baksana Abdullah 10 numara ya
gerçekten harika.
[Müzik]
10 numara abi. 10 numara. Ve bunlar abi
her yıl düzenli. Bunlar ne ağacı acaba?
Bahçıvan geliyor abi. Belediyenin
bahçıvanı. Her yıl bunları düzenli
buduyorlar. Evet. Bur görselini hiç
bozmuyorlar. Burası bildiğim kadarıyla
hep trafiğe kapalı böyle. Ya trafiğe
kapalı da esnafa mal falan geldiği zaman
girişte bariyerler var hareketle. Şek.
Hı. Onlar indirip kaldırıyorlar.
Esnaf oraya mal getir. Onun haricinde
motosiklet, bisiklet filan giriyor ama
öyle araç trafiğine kapalı. Evet.
Yayalarda gayet güzel bir şekilde
yürüyebilir. Dediğim gibi akşam da
harika oluyor burası. Akşam tabii daha
canlı olur burası büyük ihtimalle. Şu an
birazcık yemek saatine denk geldiğimiz
için Hı hı. Biraz daha sakin bir otelde
zaten şey ya çoğu otelde çıkıp
gelecekler. Nereye gideceğiz şimdi
Abdullah buradan? Buradan sonra şeyler
var galiba böyle kapelerin olduğu eee
işte galiba çay bahçesinin caminin
olduğu bir meydanda var sanırsam. Saat
kulesi gibi bir şey var ileride
arkadaşlar. Oraya gideceğiz. Oraya
gideceğiz. Orada bir küçük görüntü
alacağız. Orada bir de bakalım. Oraya
çok patik küçük yerel işletmeler var.
Çay bahçesi, pastane kültürü mesela
burada ölmemiş. İnsanlar akşam olduğu
zaman Abdullah karşılıklı bir çay
bahçesi var. Bir tane de pastane var.
Evet. Oralar ana baba günü çok kalabalık
oluyor. Çok yoğun oluyor ve gerçekten
böyle samimi, sempatik bir ortam oluyor.
Hem burası şey gibi, eee, hem küçük bir
yerleşim alanı gibi hem de her imkanın
olduğu bir yer. Hı hı. Her şeyden. O yü
de avantajlı bir alan. Her şeyden bir
tane var abi. Küçük ama her şeyden bir
tane bulabiliyorsun burada. O yüzden her
şeyin kıymeti daha iyi bilinebilir
burada. Evet. Evet. Neyse şöyle bir
göster biz devam edelim hadi.
Yerleşik nüfusa zannedersem bayağı var
burada. Bur çok kalabalıklar. İşte
kalabalık. Yan tarafta okurcalar var
mesela veya e diğer yan tarafındaysa
neydi oranın adı? İnce kum var. İnce kum
var. İnce var. Türkler var zanned
Türkler. Türkler. Ha Türkler diyecektim.
Eee Bakan Bey var. Mevlü Çavuşoğlu'nun
memleketi. Oralar daha yerli yani daha
buranın kendi has yerlisi insanların
bulunduğu yerler. Ama çok turistik
olduğu için efsane beş yıldızlı oteller
var karşı tarafta. Hemen yolun öbür
tarafında deniz kenarında zaten sahil
sıkdan oraya da galiba gideriz. Plaj
orayı da görürüz. Burası çok fazla o
yüzden göç alıyor. Otellere çalışmaya
gelenler, esnaflık yapmaya gelenler çok
fazla yabancı. Ama ben burayla ilgili
şöyle bir haber duymuştum zannedersem
geçen yıldı. Eee, artık bu bölgeden
yabancılar ev alamıyor zannedersin.
Aşırı bir yerleşime kapatı bu
savaşlardan filan dolayı çok fazla insan
ve o dönemde ciddi anlamda kiralar
yüksekmiş ev fiyatları. Şimdi galiba
biraz daha uygun. Evet. Yani herhangi
bir Anadolu şöyle söyleyeyim. Fiyatlara
da ben bakmıştım akşam birkaç siteden ev
fiyatlarından filan. Fiyatlar herhangi
bir Adana'daki ya da Kayseri'deki evle 3
aşağı 5 yukarı şu an aynı arkadaşlar. Ya
o zaman burada gelip yaşanabilir. Tabii
tabii. Kiralar da aynı, ev fiyatları da
aynı. Bir de şeyi söyleyeyim Abdullah.
Yukarı taraf 500 metre gittiğin zaman
şöyle sol tarafa yukarıya dağa doğru.
Evet. İnce uzun bir yerleşme var burada.
Sahil şeridine. Hı h. Yukarıya doğru
gittiğin zaman abi orman başlıyor. Oo ne
kadar güzel. Tabii tabii. Efsane. Orman
içine gidiyorsun. Buradan yerel
arkadaşlarım var bur. Şu bölge şöyle bir
çekelim mi? Sen çek. Ben bir taraftan
anlatmaya devam edeyim. Tamam. Burada
mesela yağmurlar başladığı zaman
insanlar ormana mantar toplamaya
gidiyor. H. Ve her giden bulup geliyor.
Y burası o yüzden şey ormancılık
konusunda da bereketli bir yer. Evet. 10
numara 5 yıldız bir yer abi. Tatile
falan da gelebilirsin. Hani hep şey
dedik pahalı oteller var, lüks oteller
var. Bu tip oteller falan da var iç
taraflarda. Yani uygun bütçeyle
konaklayabileceğim. Ben yatar kalkar
denize giderim diyorsan aslında her
türlü insana hitap eden yerler var.
Ucuzu da var. Her yerde her bütçeye
uygun var. Burada da öyle. Yani biraz
araştırınca her türlü fiyata her türlü
konaklamayı bulabiliyorsun. Bu arada
bizi ilk kez izleyenler olabilir. Eee,
ben tabii bayağıdır geziyorum ama video
çekimine biraz geç başladım. Hı hı.
Kanalımda da Kıbrıs ve Gürcistan
videoları var. Tabii bu yaz sezonu iyi
değerlendirmeyi düşünüyorum. Hem
Türkiye'de bir rota çizeceğim kendime
hem de belki fırsatım olursa yine bir
yurt dışı ziyaretlerini bulmak
istiyorum. Olur ya. Fırsatlar zorlamak
lazım. Yine Haşim abimin kanalı var.
Onun linkini de bırakacağım aşağıya. Ya
bu defa şey yapalım Abdullah. kendisi
Türkçe değil de hani bu yürüyüş
konseptinde konuşmasız şehrin doğa
sesleriyle o hani 2200 civarı bir
takipçim olan Evet. trafiği de fena
olmayan bir kendi aslında ilgi alanım o
benim. O kanalımın linkini bırakalım
belki arkadaşlar.
Öyle bir konseptle şimdi dünyada patladı
abi. İnsanlar insanlar yorumsuz video
izlemek island gitmişti. Tayland
Yunanistan'a zaten her zaman gidiyor.
İkinci memleketi diye benim abi şey
hanım tarafından memleket gibi yani
sürekli gidiyoruz ortal yakın zamanda
gidecek zannedersem yine İtalya planı
vardı. Bir de küçük bir not düşeceğim.
Hem İtalya ile ilgili hem de rakamlarla
ilgili. Eee arkadaşlar yurt yurt dışı
tatili doğru planlamayı yaparsanız şöyle
söyleyeyim yani en fazla yurt içindeki
bir tatil kadar fiyata denk geliyor
Abdullah. Evet. Ya ben gittim mesela
geçen sene şeyde Şubat ayında
Tayland'daydım arkadaşlar. Hı hı. Uçak
biletimi çok kaliteli bir hava yoluyla
ismini vermeyeceğim şimdi. Çok kaliteli
bir hava yoluyla 16.000 liraya gidiş
dönüş bilet al. Aslınden bilet
alınırsaydı araştırılırsa tam bir
şekilde gerçekten ucuza tatil
yapabilirsin yurt dışına da. Biraz
elektronik alet falan da aldım. Y bilet
parası şey oluyor as insanlara bir
cesaret yok. Hani nasıl gezeriz, nasıl
yaparız gibisinde bir tereddütler
oluyor. Bismillah diye bir yola çıktınız
mı? Bir yola çıktınız mı arkadaşlar
gerçekten rahat bir şekilde
gezebilirsiniz. Ne kadar var Abdullah? 5
gün mü? 6 gün 6 günü falan var. 6 gün
sonra ediyorum arkadaşlar. Kanalı bence
takip edin. E ama ikisini de ekleyelim
arkadaşlar. Hangisini duyguselim? Hatta
Instagram'ın da takip edin. Instagram
onları koyalım abi. İtalya e herkesin
sevdiği, herkesin gitmek istediği,
fırsat gittiği bir yer. İşte nerelere
gideceğim? Sicilya'ya gideceğim
arkadaşlar yoğun olarak. Birkaç gün
Yunanistan'da Kosta kalacağım. Oradan
Sicilya'ya, Sicilya'dan Milan'a,
Milan'dan Vened'e. Gerçekten güzel bir
Venedik'ten tekrar Kos adasına
döneceğim. Oradan Türkiye'ye geçiş
yapacağım. Tamamını da paylaşacağım
kanalda. Büyük çoğunluğunu büyük kanalda
paylaşacağım. Ama belki bir iki videoda
böyle yeni açtığım Türkçe bir kanalım
var. Gez sana da iyi diliyorum abi.
Aynen kardeşim. Takipte kaldullah.
Bütün paylaşımlarımı like atmanı. Ben de
o sırada büyük ihtimalle etkileşim
atmanı bekliyorum kardeşim. Eee
memlekete doğru gideceğim. Nerede
olacaksın abi? Bizim oralar birazcık sen
İtalya'ya gidiyorsun. Konya'ya. Konya.
Ondan sonra Erzurum. Biraz o taraflarda
biraz doğuya doğru çıkacağız. Abi
memleketimiz de cennet gibi.
Ben çok gezdim buraları o yüzden
biliyorum hani değişiklik olsun oraları
da merak ediyor dünya gözle görmek
istiyde sıkıyor insan yani. Tamam güzel
ülkemiz diyoruz ama şimdi ben 3 d defa
Ege'ye gittim abi. Hı. Sıkıldın değil
mi? Niye bir daha git? Ayvalığa nereye
git? Ayvalığa tekrar gitsem Ayvalıkla
arabayı nereye koyacağım bile aklımda.
Yani şimdi tekrar tekrar tekrar tekrar
aynı yere gitmek sıkıyor. Bir de ben
burada yaşıyorum turizm bölgesinde.
Ondan dolayı ben zaten burada yaşadığım
için çok denize ihtiyacı falan yok.
Nasıl abi ağaçlar? Çok güzel. 10 numara.
Evet. Acayip bir ağaç. Çok sıkı abi.
Güneş de geç. Güneş nasıl olmuş acaba?
İlginç.
Yerde güneş yok arkadaşlar. Şunu branda
mı örttüler acaba? Haberimiz olu. Çok
ilginç gerçekten. He öyle. Şimdi o
dediğimiz burası neresi Abdullah? Burası
saat kulesi. Yine etrafta Asalların tam
aslında meydan çay bahçesi vardı
zannedersem burada. Bu ağaçlı yolun sağı
ve solu asalların merkezi oluyor. Şimdi
buranın gece gördüğünüz aydınlatmaları
falan yakıyorlar. Burada böyle çok tabii
burası gecede bayağı canlı. Tabii
ileride işte o az önce bahsettiğimiz
kafeler, çay bahçeleri filan şu bölgeye
denk geliyor. Pırıl pırıl belediyecilik
de yani 78 yıldır ben buradayım. 78
yıldır iyi önemseniyor.
Sanırım biraz şe yok. Yerlerde pislik
yok gördüğüm kadarıyla. Hanım da biraz
şahsiz. Evet. Tamam. Devam edelim orada.
Devam edelim. Ne var abi burada başka
bahsedebileceğimiz?
Bankamatikler var abi. Yani tabii
insanlar para da çekmek iste esprisine
söyledim de. Yemek imkanı nasıl abi
burada? Yeme içme bence yemek aslında
abartıldığı kadar da değil sanki. Ha
lezzet konusunda bilemem. Lezzet konusu
olmayabilir. Çünkü turizm yerlerinde
bazen tat olmuyor. Damak olmuyor. Ben
taraf benim bir tarafım Adanalı, bir
tarafım Malatyalı. Şöyle ne diyorsun
sen? Burada yemek yemişsindir illaki.
Güzel. Tamam. Çok iyi yerler var. Çok
güzel restoranlar var ama bizim oranın
damak tadı gibi olmuyor. Tabii canım.
Bir Adana'da yediğin kebapla buradaki
yediğin kebab ya o kebapsa bu başka bir
şey. Öyle söyleyeyim yani. Ama aç
kalınır mı? Hayır. Pahalı mı? Aç kalmaz.
Yok çok pahalı normal
nereye oturduğuna bağlı. Birazcık yani
sizin bütçenize göre dediğim gibi burada
da o dediğimiz yerel marketler de var.
Tezgahları çok fazla gördüm ya. Bunu
araya girdim ama. Evet. Merhaba
kardeşim. Kolay gelsin. Küçük kayıt
alıyoruz. Öyle de. Evet. Aynen. Mısır
tezgahı çok fazla arkadaşlar burada.
Mısırcı abimiz. Hayırlı işler diliyoruz.
Kolay gelsin kardeş. Kolay gelsin.
Hayırlı işler. Ondan sonra şey mi? Mısır
üretiliyor mu burada? Ya zaten bu
tarafta sanayi yok. Burası turizm ve
tarım bölgesi. Turiz. Dolayısıyla tarım
da bir taraftan gücü. Turizmden geri
kalmaz buranın tarımı yani. O yüzden bu
tip ürünler çok fazla olduğu için bir de
turistler rağbet. Bir de şöyle araçlar
gördüm ben. Böyle eee tekerlek tekerlek.
Şöyle yanlaşalım mı biraz?
Değişik bir araç yani vallahi abi.
Bunlarla da herhalde yakın mesafelerde.
Ya burada park problemi var çünkü.
Aslında mantıklı da güzel bir araç.
Çünkü kasaba. Hı hı. Yoğun bir kasaba.
Tatilci çok geliyor. Araç park problemi
ciddi sorumlulu. O yüzden insan çözüm
olarak yerliler de biniyor. Öncesinde
bunu arkadaşlar burada e kiralama
şirketleri Abdullah bunları turistlere
kiralıyordu. Önce turistler biliyordu.
Sonra yerli vatandaş bunu turistten
gördü. Dedi ya bu iyiymiş filan. Şimdi
yerli de alıyor. Ben bugün gördüm. Benim
alt komşu yer tabii tabii. Benim alt
komşu paylaşmış. Hanemize hayırlı olsun.
Hanemize hayırlı olsun. Eee
motosikletimizi aldık falan filan diye.
Aynısından bugün daha bugün sabah gördüm
yani. Onları da paylaşmışlar. yaygın
yani burada pek güvenli gelmiyor bana
ama hani güvenli değil ama yine de şey
mesela yakın mesafede belki kullanabilir
dönüşlerde falan düşebilir ama dikkat
birazık bu tarz araçlar bana aslında şey
geliyor biraz ulaşım dışı araç gibi
Hindistan usuluydu aslında çok da
bilmiyorum ya ya işte biraz da zaman
değişiyor abi ne yapalım uyum sa belki
biz de alırız abla çok eleştirmeyelim
biz bazen böyle saçma sapan
eleştirebiliyoruz sert eleştiriyoruz ama
ya yok alırsak sonra ters köşe o da
olabilir evet burası neresi burada da
yine O kafelerin çay bahçeler aslında
pastane diyelim. Kafe demeyelim. Evet
pastane daha doğr pastane burası yani
günün her saati yoğun. Birazcık şey
gördüm aslında burada Türkiye'nin böyle
eee Evet. Evet.
80'leri. He. Değil mi? O birazcık daha
sıcak geldi bana. O ya burası biraz
farklı. Şöyle farklı. İnsanlar
oturuyorlar. Hem gelişmiş hem de
gelişirken bozulmamış bir yer. Evet. O
açıdan yani kendi kültürünü kaybetmemiş.
O kendi yerel kültürünü taşıyabilmiş ama
gelişime de ayak sağlamış. Mesela bazı
kasabalarda işte turizme bakış biraz
farklı olabiliyor ama burada turizme
adaptasyonu da çok yüksek. Yani pazara
gir işte bu şey de ilgili olabilir.
Avrupalı yerler gelmişler buraya
yerleşmişler belki onlar da artık
kendini bural pazara gidiyorum abi
alışverişe. Domates satan abla benimle
Almanca İngilizce konuşmaya kalkıyor
bazen. Şu bel çantasından dolayı turist
imajı veriyoruz herhalde. Yani burada
pazar esnafı bile birçok dili kendi
ihtiyaçlarını görecek kadar
konuşabiliyor. Hadi yürüyelim birazcık
daha. Biraz daha yürüyelim. Şöyle şu su
falan da burası da galiba havuz. Buranın
aynıs oturuyor insanlar burada emekli
insanlar geliyor turistler geliyor
çocuklar burada yaşlı nüfus da var
zannedersen bayağı tabii tabii ya emekli
olup buraya yerleşip dinleneceğim ben
burada diyen çok fazla insanla tanıştım
ben bur buraya evet yaşanabilir tabii
güzel biz de bayağı oldu buraya gelelim
8 yıl oldu 5 yıldan sonra neredeysen
oralısın diyoruz aslında tabii sen de
buralı olmuşsun ik memleketin
Antalyalıyım diyebilir miyim
diyebilirsin alsallarlı yine direkt he
direkt Alanya alsallar öyle diyelim bir
de şey var yani Antalya'da bu Alan
Alanyalılar kendini ayrı bir şey olarak
düşün. Tabii tabii. Alanya Alanya ayrı,
Antalya ayrı diye düşünüyorlar.
İl olmak istedikleri için kendince haklı
olabilirler aslında. Antalyalıyım
demiyor. Alanyalıyım ben diyor. Evet.
Burada da şöyle bir çay bahçesi gördü.
Cami gördü. Çok güzel bir cami var
arkadaşlar. Onu da gösterelim. Gerçekten
büyük bir cami. Müslüman vatandaşlarımız
için. Evet. Kardeşlerimiz
Müslüman olmayanlar da geliyor. Akıyor.
Geliyorlardır gerçi ilgili olanlar.
Kilise yok herhalde burada. Ama böyle
giderse biraz daha avsallarse herhalde
bir kilise oluşab kilise de olabilir.
Eğer bu kadar yabancı varsa olsa da
yaparlar yani böyle. Şimdi aşağı doğru
yürüyelim biraz. Deniz kenara doğru
biraz aşağı doğru yürüyelim. Orada da
zaten plaj var. Aşağı plaj var. Çok
güzel bir halk plajı var. Eee hafta sonu
Mevlüt diye bir arkadaşımız var. Ortak
arkadaş kano biniyor. Mevlüt kanoya
biniyor. Beni de davet etti hafta sonu.
Evet. Buradan Mevlü'e selam söylüyoruz.
Mevlüciğim merhabalar kardeş. Aslında o
da geleceğim falan diyordu bugün ama
galiba iş tabii kendisi bayağı yüzüyor.
Kanoyu değiştirdi. Sporlarını seviyor
kendisi. Yeni kano aldı ya biraz hevesle
herhalde. Hevesli hevesli. Burada da çok
güzel bir çocuk parkı var. Asalların en
büyük çocuk parkı. Evet. Evet. Ondan
sonra o şekilde hemen aşağısı zaten 50
metre deniz kenarı.
Yani gayet güzel sakin bir şekilde,
huzurlu bir şekilde yaşanabilir. Tabii
tabii. Konforlu. Bir de burada şey var
Abdullah. Buradan eee büyük karayolu
geçiyor. Hım. Mersin Antalya merkez
aynen. Kıyerinin büyük yolu geçiyor.
Yani benim bildiğim kadarıyla mesela
otobüsler de burada duruyor. O ilk
geldiğimiz meydanda bir küçük bir otogar
gibi bir şey var. Galatasaray arkadaş.
Galatasaray mısın Abdullah sen ya? Yok
ben Galatasaray değilim bu arada ama
Galatasaray bayrağını özellikle
özellikle çektin gibime geldi de o
yüzden şampiyonluk teşekkürü gibi bir
şey aldım. Evet. Tebrik edelim buradan
da Galatasaray'ı. Orada indirme bindirme
yapıyor. Evet. Orada indirme bindirme
var. Burada güzel olan bir şeyden daha
bahsedeyim. Evet. E bu büyük yol çok
hızlı olduğu için arkadaşlar birçok
noktada yolun altından tünel tarzında
alt geçit yapmışlar. Şimdi birazdan
oradan geçeceğiz zaten. Tabii tabii. Alt
geçitten geçeceğiz. Or üst geçitler de
var galiba. Üst geçit de var. Alt
geçitler de var. Alt geçit daha fazla
ama geçit var. He. Yani işte insanlar
yani güvenli bir şekilde karşıya plaja
geçebiliyorsunuz. Arada yol olduğu için.
Evet. Karşıya geçiş çok olduğu yerlere
alt geçit koymuşlar. Evet. Serin de
oluyor içerisi. Şimdi sıcak. Ağustos
sati yani alt geçi de girdin abi. Buz
gibi güzel oluyor. Doğru ama öyle ortam
şu an 22 Haziran değil mi? 23. 23
Haziran pardon. Öyle çok şey değil ya.
Sıcak değil bence. Hep abi sıcaklık
göreceliö yani. Ben şey yapmıyorum yani.
Etkilenmiyorum öyle şu an. Çok
etkilenmedim havada. Yok bugün iyi. Düne
göre iyi. Dün sde deydik işte. Çektik
onu da zaten. Aynen. Dün sde deydik ama
sizce çok sıcak. Önce yok mok dedin de
abi sonra sen de piştin. Şeyden bahsedim
bir de.
Side videosundan. Ha side videosu da
güzel oldu bence. Olumlu dönüşler aldık
yani. Evet. Neşel, eğlenceli, hareketli
bir video orada. Güzel oldu. Ben
beğendim. İzledim sonradan birkaç kez
yine. Gayet güzeldi. Bu videonun da aynı
olacağını ben düşünüyorum. Sence şimdi
Abdullah'ı ben dün eee tabir yerindeyse
biraz zorlaya zorlaya ikna etmeye
çabalaya çabalaya götürmüştüm. Şimdi dün
çok eğlendik biz Abdullah'la kayıt
yaparken. Bugün Abdullah diyor işte
fırsatın varsa boşsan hadi bir tur daha
asallara atalım. Ben onu gaza getirdim.
Şimdi Abdullah beni bugün çağırdı ama
senin yani maşallah enerjin hep iyi abi.
Yapalım ya. Enerjin güzel. Hiç
bozulmasın. Eğlenmeye çalışıyoruz
arkadaşlar. Üzülmeye çalışırsak üzülmeye
kalkarsak üzülecek bir şey. Gerçekten
tabii tabii. Tadını çıkarmak lazım. Sağ
olduğumuz imkanlarla. Evet. Nereye
geldik? Laflaya laflaya yola kadar
geldi. Laflaya laflaya yola kadar
geldik. Burada da yine böyle sol tarafa
döneriz. Yine orası da güzel bir yürüyüş
yolu arkadaşlar. Akşam olduğu zaman
insanlar spora falan çıkıyor. Hı hı. O
şekilde Abdullah. Tamam tamam. Birazdan
devam edelim. O geç geçin ortaya.
[Alkış]
Bir dakika abi. Neyse
hani.
Evet. Nereye geld? Şimdi tüneldeyiz.
Oğur meşhur tünelden plaja çıkacağız.
Abi şöyle söyleyeyim.
Denize çıkan denize çıkan her yol çok
güzel abi. Efsane. Baksana abi şuranın
güzelliğine.
10 numara. Bu Palmenein de yakışmadığı
hiçbir yer yok ya. Palme. Evet.
Gerçekten güzel bir ağaç. Estik ağacı.
Bence burası ol şey o direkt kumsala
çıkıyor. Burası Türkler Halk Plajı o
şekilde geçiyor. Burası tamamen
ücretsiz. Aynen. Vatandaş geliyor
yüzüyor. Bu sergiliyor. Gayet hoş.
Herkes keyfine bakıyor. Abi
yukarıya doğru çıkalım. Şöyle bir
platformun üstüne oradan bir görüntü
verelim arkadaşlara. Burası böyle bir
yer. İşte
deniz de harikaymış. Denizde gayet güzel
dalgasız. Dalga malga yok. Dün daha
sakin deniz kıpırtı yok denizde.
Nasıl? Canlı mı flaj? Bence iyi iyi iyi.
Etrafta da gördüğünüz gibi birçok otel
var. Zaten burası oteller bölgesi. Evet.
Sol köşeden başlıyor. Ta okurcalara
kadar hep otel bölgesi arkadaşlar.
Burası 10 numara 5 yıldız. Vallah
yüzesim geldi şu an. Ama kendimizi
çekmeyelim canım yüzerken. Şimdi
arkadaşlar ben kiloluyum. Böyle çok
yüzerken görünecek bir halim durumum
yok. O yüzden ben görünmeyim. Fit
duruyorsun ama. O kadar da kötü
değilsin. Abi yaşıma göre fena değil.
İyisin iyisin ama istiyorsan seni
yüzerken çekebilirim ya. Ben şey yapayım
hazır değil. Yüzme biliyor musun? Yüzme
biliyor musun? Şimdi ben de rezil
olmayım. Ben de çok yüzme bilmiyorum bu
arada. Bo olmayayım. Bir tur daha
görüntü alalım. Ondan sonra da oturalım
değerlendirme yapalım. O baş gayet güzel
olur. Olur mu? Olur. Olur. Ama plaj
gerçekten çok güzel.
Taş falan diyor efendim. Evet. Kumsal
çeşme falan da var aşağıda. Güzel.
Burası şeyde nasıl oluyor böyle sezon
sonu filan? Ya yine burası canlı. Burası
bu arada şeyi söyleyeyim. Eee insanların
sadece yüzmeye geldiği yer değil. Akşam
hava karardığı zaman yine teklif
yüzenler oluyor ama buraya geliyor.
Millet içeceğini falan evden getiriyor
marketten alıyor. Burada oturuyorlar.
Şerzların üstünde yiyorlar, içiyorlar.
Millet burada takılıyor yani gece 2de
3te filan insanlar burada kendi halinde
kimse güvenlik olduğ için yani güvenlik
olduğusunu söyledim zaten. Ultra
güvenli. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor.
Herkes kendi halinde takılıyor yani.
Evet. Ben burayı seviyorum abi. Gayet
güzel bir yer gerçekten. İyot kokusu
geldi mi ya? Geldi. İçime aldım değil
mi? Böyle bir hafif yosunlu, hafif
iyotlu dediğimiz gibi bir koku geldi.
Şimdi o zaman biz biraz oturalım dielim
abi. Sonra küçük son bir
değerlendirmemizi yapalım. Evet.
Kapanışı yapacağız sonrasında.
Görüşürüz.
Şu an e sahilde bir kafeye geldik.
Nereye geld? Niye geldik abi buraya?
Çünkü ben videonun başında bir sözüm
vardı. O sözümü tutmak için geldim. Çok
güzel içeceğiz. Çok güzel gün
burada 10 numara bir y videoyu
bitireceğiz. Buraya kadar izlediğiniz
için teşekkür ederim. Görüşürüz
arkadaşlar. Bir sonraki videoda görüşmek
üzere. Kendinize iyi bakın. H

çok değerli arkadaşlar Hani Bilmem korku
filmi ne kadar seviyorsun bilmiyorum ama
ben korku filmi seviyorum Hani Korku
Kapanı hepiniz biliyorsunuz öyle Şu anda
Yani çok kısır yedim Erzurum Palandöken
dağları dayım yani 3'ün Burası ormanlık
Siz bir yer kimseler yok
işte yırtıcı hayvanlar Olabilir
noksandır olabilir insanın insandan daha
yırtıcı kimse yok da bir de şehir
merkezinde Aaa aşağıdaki bırakmış bir
şekilde aşağılarda bırakmışım gelmişim
çıkmışım buralara Allah korusun böyle ne
bileyim götür niyetli insanlar olur İşte
birisi oradan ateşe değer düşün organ
için bir saate şimdi Kim bilebilir kim
vurduya yakışırız Allah'ım sen böyle tür
buradan şeylerden muhafaza etsin Hani mi
Evet izledim iş izlemiş olduğunuz şeyler
silindir ama yani bunların gerçek
hayatta da olmaması olmayacak bu
gelmiyordur şu an sonra süre bakacaktım
böyle de ondan sonra yoruma gideceğim
tabii yani ben en son buraya geldiğimde
böyle şuralar
bir yani yeni Yeşil Yeşil mişti taptaze
çiçekler böcekler oluşmuş şu anda ıssız
bir alan
var da kuş sesi getirdim Kanka sesin
başka bir şey yok yani bunların içine
doğmuş olabilir ayrı olabilir Sonra
ıssız bir yerde çizgi Korkma orman aynı
zamanda Bak şuradan başlıyor Şu aşağıya
kadar yağ M düşecek ya şu adamın
arkasına şu an arkası beden video
arada bu kadar yeter bence yeter
başımıza daha fazla böyle sokmadan şey
yapmadan gidelim diyorum
Bugünü de burada bitireceğiz tabii yani
Allah bu
sen bilirsin şimdi gel geleyim Nerede
gideceğimiz çocuk meşhur kimi çıkmak
çıkmak kadar ilmek de bu işin zor bir
kısmı ne
şu anda zirvedeyiz yani kendimize final
bildiğimiz resimde söyle şu aşağılarda
var uçurum gibi ya Neredeyse daha gibi
sürüm buradan aşağı şehir merkezinin Şu
anda görmüş olduğunuz ve hafiften
kırmızı turuncu renkteki kısa gideceğiz
bize ne yapacağız şöyle yani hiç şu anda
buradayız ya Şuradan böyle bir sağa bir
sola Bir Sağa Bir for kendimizi en
aşağıda öreceğiz Hadi ya Allah
Bismillahirrahmanirrahim
güzel istifade ettik bugün bol bol
teşekkürümüzü ettik Yani güzel bir yani
o içimizdeki enerjiye gün Geçen hafta
sonu Önümüzdeki Yani bu Geçen hafta sonu
yağmurluydu yağmurlu olduğu için ben
dışarı çıkamadık buraya çıkamadık ondan
dolayı En azından buldum O benim için
bizim için tabi Merhaba de vardı bizim
ev arkadaşım arabayla var o o biraz
hasta olduğu için de yeni yeni iyileştim
biraz
gelemedi yani Zirve Kara gelmedi çeyrek
finale kadar geldi ondan sonra geri
gitti aşağı gidelim bol bol konuşuruz
geçeriz Ama harbiden Yani bu daha da
inmek çok zor yanmaz Al işte hızımızı
tutamazsınız bu şekilde yuvarlana
bilirsiniz Onun için attığınız adımlara
dikkat etmeniz gerekir etmem gerekiyor
Daha doğrusu etmemiz gerekti değil de
benim etmem gerekir mağazalar zaten
buradan başka bir şey oldu mu böyle
kaydına gitti mi gidiş o gidiş şekilde
bak yok şükür görüyor musun şuradan
dümdüz aşağı doğru gideceğim Şu yola
kadar gitti mi artık işin büyük
yoğunluğu büyük bir çoğunluğu gidecek
diye düşünüyorum Bakalım bir Gitmeye
devam edelim göreceğiz şey yapacağız
bu
takılı kalmak Çünkü her bile ilmek çok
kalori yakıyor yani aşırı derecede
kalıyor Çünkü yokuştan aşağı inince Bir
nevi Yani bir aracın yokuş aşağı gittin
düşünür ve sürekli
friend nasıl gerekir fren okunması
gerekir yani full bırak bırak bir Nereye
yani çok enerji Arabayı yapıyor yıpratır
anne araba enerji harcatır onun gibi bir
de yokuş aşağı indim izce yani
Kaderimizde şey yapıyorum Sen beni biraz
göbek var mı Var mı biraz daha bir bana
saldır böyle gözüküyor yani bu da değil
ama şöyle Ama şu sorduğumda Çünkü
Birazcık var yani bizim arabayı aşağıya
görebiliyorum böyle daha Yani şöyle
göstereyim Şu aşağıda bir tane Ah şu
biraz parmağımla getirmek Ha şu
bu ses getiren ha
şurada şurada belli ediyor Ahmet abi
yani Tepeyi böyle Kendimi saldım birden
kendimi şu Akşamları karagözüm hep
evdeydim ulaşanlara kadar geldi
yemekte yaptım bak hemen yarı finali ve
ulaşmak üzere böyle
Evet şu anda kendimi yarı final buldum
kısım dayım
Yoruldum Hayat Ben yoruldum ama gerçek
manada yoruldum yani çünkü yukarı çık
ondan sonra aşağı in yani mi görüyorum
sanıyoruz Yok ben de
yoruldum
aşağıdan çekeceğim biraz a Yani
bu günlük Benden bu kadar
bir video Buradan sonra aldıracağım yani
Selam bugün Tabii siz Beni gördünüz
yaptığın zaman arka planda ki
güzellikleri kuş seslerini
böyle hani
Allah'ın bile bir sanat eseri olan bu
güzellikler çiçekler böcekler farklı
farklı canlılar Hadi bunları bizim
gördüklerimiz Ben bir bu çiçekleri bu
otları bu kuşlar görüyoruz ama bir de
bunun görünmeyen işte onlarca yüzlerce
çeşit sivrisinekler var sinekler var
Arılar var
gösterecekler var sıçanlar var Ben ne
bileyim
farklı farklı bitkiler canlılar var
onları inkâr etmek bunları yok saymak
akbiz hele bizin anneler için hiç
Yorulmaz Tefekkür etmek büyük bir
nimettir harbiden
Bir de yani Son olarak şunu
ne demek istiyorum Arkadaşlar bir
buçukta geldim acaba gelmedi Ben takıma
bakacak dikkat etmem gerekiyor İrem
mersini
Yani sen bir tavsiyem bir kardeşiniz Zen
büyük Sen bir abiniz Yani bir kardeşiniz
şeyler söylüyorum Beni tavsiyesiyle
söylüyorum yaptığınız ya başımıza gelen
her şeyde görüşü de muhakkak görüşelim
kendinizi sorgulayın acaba Merhaba
Nereden yanlış yaptım
başlıklı içeriği şeyler gelirse de
Allah'a şükredin Tabi başka kürtçeyle
gelin de sabrettim böyle ama kendinizi
bir sürü geçen zaman Nerede yanlış
yaptın niye bunu yaşadığım diye kendini
bir şey yaptı Hatta kendinizi arayın iyi
şeylere geldiğinde böyle bu iş şeylerin
Allah'tan geldiğimize yani Rabbimize
inancımıza geldim geldiğinizde düşünün
emin olun ki yani böyle bütün iyi şeyler
bütün güzel şeyler sizi çeker sizi
bulursa bu doğru gelir ben bunu
hayatımda yani
Buna böyle kulaktan duyma oradan burada
değil harbiden kendi Hayatında böyle
görmüş olduğunuz tecrübe ettim denemesi
yapıyorum doğal olmayı seviyorum Belki
yani hani fark ettiysen videolarını pek
çok kurgu montaj falan yapıyorum böyle
editlemesi yapıyorum Çünkü kendimi Böyle
mutluysan huzurlu hissediyorum
normal gördüm doğal gördüm içimden
geçenleri böyle bir bir
şeker kamera karşısında
da anlatıyorum zaman geçtikten sonra
gelip gelip baktığımda böyle Keşke İyi
ki diyorum çekmişim Hani bazen görüyorum
bazen utanıyorum bakın yapıyorum ama her
halukarda yine iyi gidiyorum Çünkü
ben hiçbir şey
yani güzel şeyler güzel anlar iyi şeyler
yaptığını sürecek bir şey yapmadığın
sürece Bunlar sizlere müşteriyi
kalacaksın işe o bir kere aynı şekilde
böyle oluyor Ben baktıkça ta 2016-2017
kadar videolarım var Yani tabii şimdi
beni şu kanalda izliyorsunuz değişti ama
benim açık kapatmış oldu Merha işte
ortak alan onlarca kanalım var onlarda
videom var böyle deneyip
YouTube hevesiyle denemiş olduğum
videolarım var bekle Ne bileyim çok
geçmişim var böyle ta
2016 sonra 2017'den 2018'in başlayan bir
süreç Ben YouTube böyle kullanmak
istiyorum Böyle bir kendimi daha rahat
hissediyorum içindeki şeyler böyle ani
bir şey beklemedim bilir anlatıyorum bu
beni mutlu ediyor hızlı ediyor bu güzel
yani Neyse kendinize iyi bakın sağlıkla
kalın güle güle kal inşallah Allah'a
emanet olun
Sizleri seviyorum
Sizinle beni sevdiğinize inanıyorum
bu öyle biliyorum
Allah'a emanet olun güle güle kal
inşallah Selametle kalın yok buradaymış
hemen Hadi Allah'a emanet güle güle
inşallah

günaydın günaydın şu anda Barcelona'da
sabah saat 7 bu vlog Barcelona munh
seyahatimiz vlogu olacak kaç kilometr
var çok kilometr var herhalde bir kilom
falan var aşa 15-16 saat sürecek galiba
molalarla Belki daha B ol hadi gidelim
hadi gidelim Gün
Doğuyor buralara
çökmüş yola çıkalı bir saat 15 dakika
falan oldu güneş doğdu artık denizden
uzaklaşıyoruz Fransa sınırına gelmek
üzereyiz karşımız full dağ o dağları
aşıp karasal iklime kendimizi
bırakacağız karın yağmurun harman olduğu
yerimize köyümüze geri döneceğiz Evet
mabadımız donacak birazdan kedilerin
seni ısıtır Eve gidince ama önce bir
karnımızı doyuralım da Şu dağları
aşacağız ve daha nice Dağlar aşılacak
daha nice Dağlar Evet ceydanın dağ
gördüğünde her zaman söylediği alip
Levent
Dağlar
geceleri senin için Kim ağlar böyle
coşkulu ama yani ben gece dağ gördüm mü
çok korkuyorum Yiğit bilir planımız yok
ha yol çok uzun ve yol üstünde çok güzel
yerler Elbet vardır bu coğrafyada var
Çünkü böyle yolda giderken bakacağız Aa
şuradan girelim bir şuraya bakalım falan
şeklinde böyle biraz Dolana Dolana
planımız olmamasına alışmıştır insanlar
artık ya neyse bir kahvaltıcı bulayım da
oradan devam edelim bakın Karlı Dağlar o
gelmeye başladı daha İspanya'da biz ya
bir dur bir durun yani yeğit Burası bask
mı burası bask değil yani orası bask mı
ş şu kar İspanya'nın kuzeyi tamamen bask
bölgesi olarak geçmiyor mu Kuzeyin belli
bir kısmı bask bölgesi olarak geçiyor
Biz İspanya'nın en güneyinde zaten Yani
şurası İspanya'nın kuzeyi ise biraz
hüzünlüdür İspanya için diye düşünüyorum
A biz İspanya'nın en güneyinde miyiz
değiliz en güneyi herhalde Cebeli Tarık
Boğazı'nın Kuzey tarafı oluyor biz onun
biraz daha kuzeydoğusunda gibi kalıyoruz
Ben ben sana Pek inanamadım Ben bir şey
haritaya bakacağım Hadi bir bak
bakalım Fransız karlı dağları mış burası
hiç basla falan alakası yokmuş Bu arada
Fransa'ya girdik Sınır Kapısı polis
molis hiçbir şey yoktu dümdüz geçtik
yani sınırdan ilk hedefimiz bir
benzinlik bulup bir şeyler atıştırmak
biraz da kahve alırız 36 5 kilometre
sonra sağa döneceğiz çok iyi bütün
Fransa'yı boydan boya geçeceğiz mont pel
diye bir şehirden geçeceğiz güneyde
Belki orada son son bu senenin bir
denizini görürüz cenevre'den falan
geçeceğiz fışkı var orada kocaman fışkı
yee fışkı ye medeniyettir be kardeş bir
de yanında Dinozor insan Fransa'da
benzinliye girerken bile Ulan bir
kruvasan yenmez mi diyor Tabii yiğitin
hiç uğrunda değil Çünkü asla kruvasan
seven bir insan olmadın sen yani
kruvasan arayan bir insan olmadın ama
Evet ya hamurdur Tabii ki yeriz yani Bu
beni gerçekten şaşırtıyor yani her türlü
hamuru deliler gibi seven bir insan
olarak eğitin kuruvasan olan bu mesafeli
yaklaşımı Çünkü sonuçta yani sen bir
tepsi böreği bir oturuşta yiyebilen bir
insansın Tamam börekle kurasını asla bir
tutmuyorum böyle böyle gittik bezeyen
çıktık galiba Benz çıktın benzinlikten
niye böyle yaptın kurban oldum Yok ya
böyle gösteriyor yolu işte ara yola
girdi Yiğit benzinin içinden geçti ya
bir benzinliyi bir Otobana niye bu kadar
uzak yapar varsın be kardeşim yani Köye
geldik ya benzinlik bir abinin köyüyü
Burası Buraya gelen demiş köyümü de
görsün Aa burada Vallahi bir şeyler var
Yok be yoktur ya ben yanlış girmişimdir
Bunlar soğuk ya zaten hava soğuk bir de
dolaptan sandviç mi alacağız bunlar hiç
ümit vermiyor Ne diyorsun Evet zerre
heyecanlandırmıyor İçerisi nasıl
kokuyordu biliyor musunuz hiç
Temizlenmemiş kafe paspası bilir misiniz
böyle o kadar gri olmuştur ki yani böyle
siyaha yakın bir gri Belki de dersiniz o
paspas zaten başından beri hep bu renkti
bir arabanın yanına Park etmiştim
Karşıya geçmiş çıkıp karşına gitmiş adam
Neden ki deli herhalde Aa çok garip
rahatsız mı oldu acaba yanına park
ettiğimiz için Bununla ilgili nasıl bir
rahatsız ol Ne yiyecektik Fransa'ya
gelince Tabii ki kosan başka hiçbir şey
bulamadık bakın burada ne var yanına
oturduk rahatsız etmeden frans Fransız
gibi kahvaltı ediyorum İspanya'da
İspanyol gibi kahvaltı ediyorum İspanyol
İspanya'da nasıl kahvaltı ediyorsun
mesela yol gibi enen
duyuyorum tuvaletin yarısını kapatmışlar
hepsini temizlememek için Sizde de öyle
miydi Yok ya bizde hepsi açık Sosa
temizlemiyor açık bırakmışlar şerit
çekmişler Yiğit araya yarısını
kullanamıyorsun çok da takmamak lazım
tabii canım çok da şey yapmay
bağışıklığımızı öyle düşünelim Haydi
devam edelim o zaman
devam monin girişinde şu anda bir şey
gördük yolda Bunu size göstermemiz lazım
Şunlara bakın bak bak şurada duruyorlar
ayakta Ay çok güzeller alı Turnam bisir
Flamingo gördük arkadaşlar bunların çok
al bir tarafı yok ama biraz böyle
bunların rengi açılmış en son flamingoyu
ne zaman gördüğünü hatırlıyor musun Yani
zamanını hatırlamıyorum ama Balıkesir
tarafında bir yerde görmüştüm Onu
hatırlıyorum Ayvalıkta Ayvalık Ayvalık
mıydı Ve balayı daydık zamanında Aslında
hatırlayabilirsiniz mıydı o Ben daha
yakın bir tarih zannediyordum ya Yok ya
bizim balayımız daı Hadi ya Oha bayağı
olmuş o zaman bahardan yaza geçiyormuş
gibi bir his oldu bende ama maalesef tam
tersi tam tersi yani birazdan çok hızlı
bir şekilde Kışa geçeceğiz martı sesi
geliyor ay inanılmaz sakin bir yer
burası şuradan bakalım mı biraz olur
ispanyolcaya benzemeyen bir Fransızca
duyulur oldu artık uzaklaştık artık
katalon katalan katalonya'da Millet
suyun içinde yürüyor en A evet denizin
içinde koşuyorlar mı gerçekten onlar su
soğuktur be Sanki soğuktur Ya bunlar
sörfçü galiba iit Ay vallahi koşuyorlar
ya Bunlar bayağı sporcu ait aşırı
kaslılar yani sporcu oldukları bir
gerçek bir çıtır Deliler de anladığım
kadarıyla Aralığın 15'i 16'sı kendine
gel kaçı İsa Yani ben montla duruyorum
el kadar çocuğu bak koşturuyorlar a
nasıl koşuyor ya bak bu gaza geldi
Aferin sana çocuğum Peki sorularla
geliyorum Hadi bakalım geliyor kaç
paraya ne yaparım kaç para versem en
uçtaki
ev yöresinden buraya kadar koşacaksın
sonra bir de geri koşacaksın Bir turda
suyun içinden işte bu elemanların
yaptığı gibi suyun içindesin 500 yya
koşarım bana şey geldi rç ucuz geldi
yani sen kaça koşarsın ben herhalde D
taneli bir şey isterim Ya şu soğuk
soyunayım çıpıldak gezeyim ayaklarım
ıslansın hem kumun hem suyun içinde
koşarak kendimi zorlayın falan bir de
cırcır olurum Dolayısıyla yani D
taneleri Zorlayacak bir teklifle
gelinmesini tercih ederim bine koşarım
ikay bak nasıl yükseldi hemen Keşke 500
demeden önce senin fiyatını Alsay 750'ye
şey derim böyle Ulan 1000 desem kabul
ederler miydi acaba derim aynen benim
dediğim gibi Yelkenler o tarafta Evet
biz de oraya doğru gideceğiz hadi
gidelim deniz kıyısında yürümenin tadını
aldık Güneş sırtımızdan vuruyor şu an
çiçek gibi ısınıyoruz hatıramız da aldık
işte burada güneşin ısıtması korkunç bir
şey Bence bizim bir 5 10 yıla Bir deniz
kenarına
çöreklenmek ısla ısa Artık kısmet e
Akdeniz kıyısında her yer olur ya mezon
deamer Ya bu ne demek biliyor musun
deniz sezonu Evet deniz evi demek mezon
ev demek sezon diye düşündüm ben bu
arada ben baktım 20 dakika daha kullanıp
sana vereceğim 2 saat benim limitim daha
fazla yapamam Keşke hiç kullanmasam Hep
Yiğit kullansa kışın yaşlı amca ve
teyzeler lokasyonu gibi olmuş biraz
Burası kemiğimiz ısıtalım ekibi burada
bu ne kadar çirkin bir şey Duysa Üzülür
Ama önünde söyledim duymuştur herhalde
Evet kapalıymış şuna binecek niyetimiz
buna binmek kanal da burası zaten kanal
da burası Evet sert kış şartları
sebebiyle teleferik kapanmış kule ne
pahalı Havaalanı olmasın orada bak
asansör çıkıyor tepesine
Havaalanı şu tam olarak şu şurada şehrin
ortasında merdiven olduğu için diyorsun
Yok be şeye benziyor işte kuleler oluyor
ya havalanında iletişim Kulesi ne Kulesi
onun şehrin Merkezi o tarafta mı acaba
Evet orada bayağı bir kafe var doğuya
doğru devam edersen kıyıdan marsilya'ya
geliyorsun Oradan da İtalya karşı taraf
biraz daha hareketli y hareketli şu
ileride bir köprü var oradan geçeceğiz
balık kokuyor her yer bir ekmek arısı
uskumru be oy böyle
midye midyeler zor yani onu alacağım da
yiyeceğim de zehirlenirim kusuyla bir
bir de temizleyeceğim üşengeçliği le
ikite olurum bir de lezzetsiz ol
limon sıkıp yemeye çalışırım
Evet şu balıklara bakın ya Ben balık
delisi bakar mısınız taptaze Şunların
gözlerine bakın Allah aşkına kıpkırmızı
C canlı bak Almanya'da en çok özendiğim
şey şu ya biz Mon ferin merkezinde
değiliz şu anda biz Balıkçı köyünün
merkezindeyiz en artık şeyin böyle
ucunda denize sıfır bir yerde Orta
Avrupa şehri görmekte artık bir şey
bulamıyorum yani ben bir nehir geçiyor
ortasından bir tane kales var Kilise var
işte nehrin kenarında 2ü tane park var
üst üste bir alışveriş Caddesi Tamam
işte kötü yemek iyi bira iyi şarap da
kesin Bence unlu mamul unlu şy ekmek
Hatta genelde yani hamur işler hamur iş
kahve Fransız deniz kenarı deneyimimiz
de ilk olabilir Fransa sahillerine ilk
inişimiz bu onu da Aralıkta tercih ettik
böyle bir böyle bir delikanlıyız burada
yaşlı nüfus fazla hep arkalarında
kalıyor kol kola girmiş yık ya Baksana
çok tat kol kola yürüyüp yan yana İşte o
kadar MF dinlersen başına bunlar gelir
kişer Martılar çılgın atıyor ha Ee
Balıkçı köyünde Martı dediğin Semir ne
kadar semirmiş bak bak buranın tavuk
döneri iyi olur hayatım İzmit'te değiliz
İzmit'te tavuk döner martıdan yapılır
Ama bunu herkes bilir hatta bunun haberi
falan da çıktı en son Belsa plazanın
üstünde millet Martı avlıyor muu sabah
erken saatlerde diye martıyı bulmak
tavuktan daha zor değil mi ya ağ
atıyorlar çatıya seriyorlar mış seniteri
üstüne ağ atıyorlar mış hayvanların
tavuk bağlım artı bedava o tavuk dönenin
lezzetini bir daha Hiçbir yerde
bulamadım ben demek ki Martı severmişim
çok Gurme bir tavır Bence mesela
Avrupa'ya çıkıyorsun işte kaz eti yedim
ördek eti yedim av hayvanı bilmem ne eti
geyik eti Ceylan eti Neyse ben Martı eti
yedim desem Kimse demez ki A evet ya ben
de yemiştim iyiydi lö diyor Fransızca
olsa gerek lö diyorsa Fransızca Evet
Önümüzdeki Çetin kış şartları için
buradan bir şey mi alsam diyorum Sonra
vazgeçiyorum Bunlar Çetin kış şartı mı
görmüş de ona göre bir ürün tasarlamış
olsunlar E bu adam Ç geziyor rahatsız
oldum müzikten değil mi kafamda patladı
kendimi duymuyorum iç sesimi duymuyorum
ya Yiğit Bey çok merak etti o kuleye
gidip bakmamız lazım belki de orası
Deniz Feneri gibi bir şeydir deniz
kıyısında değil sadece ha Hemen de
kuleye çıkmışız ya burası Bence bu Deniz
Feneri Ben öyle olduğunu düşünüyorum
bakın böyle bir yer öbür tarafı Deniz is
bunun Deniz Feneri olma ihtimali var
yeğit senin bir telefonun var galiba var
Google'a girebiliyor musun sen Bravo
bunun herhalde üst üst katına çıkıp
denize bakıyorsun Hadi çıkalım gel be
açık alandan çıkacağız galiba Yiğit biz
bu asansörle Allah'ım sen yardımcı ol Ay
bir korktum ben çok yükseğe çıkacağız Ay
midem bulandı iğit ne ara midem bulandı
Ya Ay çok kötü yit çok yüksek E kızım
bunun için çıktık ya ama
asansördeyken
böyle Arkadaşlar burası Restoran Bu
arada 11 kat ama böyle 3 euro verip üste
çıkıp panoramik manzaraya da
bakabiliyorsan
sonsuz bir Akdeniz şu Ufuk çizgisinde
hiçbir şey yok dümdüz baktığında En
yakın kara parçası karşına çıkacak olan
Tunus ceza falan yani
af mi acaba yapay mı o çiçekler ne yapay
mı Ya of Burası neymiş kağıttan şey
çiçek yapıyor boncuktan kuş yapıyor
boncuktan kuş yapıp Pencereye konduruyor
muu Buralar mas mavi ama geliyor
gelmekte
olan şöyle lecor pet diye bir yer var
4.6 349 yiyorum ne sattıklarını Tam
olarak anlamadım ekmek parçaları
görüyorum bazı kukulu peyniri görüyorum
bazı tatlılar görüyorum bana şurası
makul gözükmüştür ama Burger murger
sandviç tatlı her şey var olur ya
buradan bize bir şeyler çıkar sandviç
Mandi de olur ay baget lere bakın güzel
duruyorlar capuccino istedi sıkma
portakal var istiyorsun Ha tamam o zaman
sıkma portakal
[Müzik]
alalım hadi yiyelim Ben oturuyorum kadın
yiğiti Salmadı Ne oldu anlamadım tam
parayı ödüyordu ben de gideyim oturayım
dedim hala gelmedi fena değil ya yol
için iki sandviç ik portakal suyu bir
ekler ekler Bonus oldu yolda tatlı yenir
bak bulutlar iyice yaklaştı artık yola
çıkmanın vakti geldi Bulutlara ve kötü
havaya Doğu gideceğiz zaten evet yolda
bir hazırlık olur bu ponçiğin adı Alfred
yol boyunca bütün kafelere ve dükkanlara
girdi sahibini bırakıp dükkanlara girip
çıkıyor pastanelere gir bakıyor esnafa
selam veren bir köpek güvercin girdi de
pastanenin içine pane değil iki tane
güvercin çapraz koşuyor çıkmaya
çalışıyor hayvan cam kapı çarpıyor panik
oluyor Ben daha çok panik oluyorum
sensörlü kapı var kapanıyor yani hayvan
içerde ayarlayamıyor Tab nereden bilsin
hayvan sensörlü kapıyı millet böyle
kapıyı açıyor çıksınlar falan diye bu
montu niye giymiyor biliyor musunuz Ben
size söyleyeyim Üşümüyorum pozu yapıp
pozu değil üşü Beni ikna etmeye
çalışıyor o montu giydirmek için giyecek
mis ontu vereyim mi ya seni yerim Yerim
ben o montu şimdi giyersem yol bitene
kadar o montu bana hep giydirecek
teklifim şu buradan taze balık alıp
Almanya'ya götürsek ya 12 saatte taze
balık diye bir şey kalır mı hayat Aa
balıklar bitmiş Oha balıklar
bitmiş balıkçılar gitmiş iş ya benim
böyle bir planım vardı ya başından beri
kurgulu ben bunu dönerken yiti ikna
ederim diyordum Hayır sanki bir şeyin
olması için benim ikna edilmeye
ihtiyacım varmış gibi davranıyorsun
karar verirsin ve yaparsın yani ben ne
diyeceğim Hayır balık asla Sen hiçbir
şeye hayır demiyorsun ama manipülatif
özelliklerin çok yüksek ya senin
istemediğin şeyi yaptırmama konusunda
iyisin istediğin şeyi de yaptırma
konusunda ama hiç hissettirmeden uzun
zamana yayarak iyi bir şey söylüyormuş
gibi kötü bir şey söylemen çok tatlı Ben
Zen ama şey duymak istiyorum Yani senden
net bir hayır e duydun işte sallamadım e
dedim ki ben seni ikna edecektim dedim
işte tamam Demek ki Net bir hayırın
kimseye bir faydası yok ha burada
Hangimiz manipülatif oluyor bugünkü
tipimi beğeniyorum Bugün kendimi genç ve
Fresh hissediyorum saçları suyu alır
mısın çantamdan çıkardıysan Çantam
nerede benim Aa çantan nerede mekanda H
çabuk nasıl yaşandı böyle bir şey ya
yaşlanıyoruz be Bak sana o kadar Bir
önceki videoda attım Attım unutuyor
ediyor diye başıma geldi kafamız da
çalışmıyor niye arabayla gitmiyorsa
unuttuğum çantamı bulmaya gidiyoruz Şu
anda İnşallah yerindedir de şuraya
geldiğimizde pırıl pırıldı hava şimdiki
haline bak ben gidiyorum şurada durayım
mı hemen tamam dur Buyurun telefonunu al
hadi gş bay bay çantamı buldum şimdi
seninle dalga geçebilirim işte şimdi
benimle gönül rahatlığı dalga
geçirebilir çantayı içeri almışlar ha
korumuş korumaya Almışlar O yola tekrar
çıkıyoruz 10 saat gözüküyor saat 1 olur
be başlayan her şey
ne yapacaksın ya öyle deme ya yol yolda
biter yani ben biraz uyudum biraz mı
bütün benim sürüşüm boyunca uyudu
uykusuzdum biraz uykusuz uykusuz araba
mı kullansaydım benzinimiz bitiyor
benzin almaya geldik hadi Yiğit Başkan
al benzimizi kendimiz ödeyecekmiş burada
benzin istasyonun marketi yok koyduğun
kadarını çekecek doldur kaç euro
koyacağız 100 koyarım helal güzel koptu
be bu ne gürültü ya Saat koyduğu benzine
bak Gee koydum doldur ve Meyhaneci tam
yüzde durdurma Challenge bakalım yüzde
durdurabilecek misin Hayır artık geri
dönüşü de yok senin daha bir 20 20
dakikan daha 25 dakikan daha var Tamam
Hadi bırak
beni darlandım ha Ha bir de bir şey
alıyorum aşkım çok fazla birlikte vakit
geçirdik Ben çok sıkıldım
senden
söyle bu şekilde söyle söyle
dürüst
ilişkilerde al çok küçük alanlarda çok
bir aradayız yani çok haklıyım ve çok
sağlıklı bir şey söylüyorum Ben Evet dün
var Yemin ediyorum bir yarım saat bir
saat ayrı takıldık ya Barsan çarşıda çok
rahatladım yani sonra özledim yazdım
sana Ken kararıyor O yüzden son son
yolda gördüğümüz bir yere girelim dedik
böyle resimlerinden Gördüğümüz kadarıyla
kayaların üzerinde evler yapılmış böyle
küçük bir yerde çok da tatlı böyle
doğanın içine girdik Aa orada kocaman
bir viyaduk var görüyor musunuz solda
çok tatlı gözüküyor yarmış
Evet ne kadar güzel
gözüküyor Su Kemeri değil mi bu aqu Adak
denmiyor mu buna Buray da yolda tabela
gördük kahverengi turistik yerleri
kahverengi tabelayla gösteriyorlar ya
öyle arattı a dedik Burası neymiş öyle
bulduk
iki dağın
arası iki dağın arası dağın arasını
göreceksin şimdi bak Evet bir şeyler
diyor Komutan Logar İngilizce
konuşuyorlar üstüne Heybet atılıyor Evet
dağa doğru gidiyor olmak biraz garip
park ettik arabamızı Yürüyoruz birkaç
dakikalık bir yürüyüş gösteriyor Burası
bayağı bir köy yani Fransız Köyü havada
Toba odun kokusu var dağa doğru
gidiyoruz ay odun kokusu çok güzel Her
videoda karadenizlinin hakkını
veriyorsunuz odun yansın sopa dağ olsun
Bayır olsun Gerçekten öyle buraya
gelirken Dağı böyle arabadan çektim ya
içim coştu Biliyor musun böyle çok mutlu
oldum yani şimdi bu dağın dibinde Deniz
Yok ya bana çok garip hissettiriyor Aa
burada Ateş yakmışlar Christmas falan
kafası
herhalde buraya turist falan çok
gelmiyordur herhalde yerlisi takılıyordu
burada Fransa'nın her yerine çok turist
geliyordur hayatım Öyle mi diyorsun
Tövbeler olsun çok güzel
gözüküyor Gerçekten çok güzel gözüküyor
Amerikalıların Avrupa deyince aklına ilk
Paris geliyor ya evet Dolayısıyla
çılgınca buraya geliniydi
Erden iniyoruz şurada Yiğit kapının
arkasında suyu gördü Şahin gözleriyle
gözlüklü Şahin ama yalnız dağan
eteklerine geldiğimizi soğuktan
hissediyor
[Müzik]
musun Çok güzel burası Bunu biz
Fotoğrafla videoyla
anlatamayız Ne oldu 200 km önce suda
koşuluyla
Hadi buyurun ya Ay çok güzel be ay
donuyorum gel seninle manzaraya karşı
şöyle bir videomuz olsun seninle
çekiliyorum şu an iyi ki durmuşuz burada
Evet yağmur geliyor ufak ufak Evet artık
yola gidelim artık Zaten bence bir yerde
durmayız Yani bir akşam yemeğine
herhalde bir çıtır daha sıcak bir
iklimde y Keşke biraz daha sıcak güzel
olurdu kısa bir dokunuş böyle yarım
saatlik bir onen royan Duru oldu ama
manzaralar güzel bizi şaşırttı ve mutlu
etti nereden nereye diyebilir miyiz 2
saat yol geldim düştüğümüz duruma bakın
Karlar içindeyiz Bak şimdi
Saçmalama yapamadı
da kıyamaz da bakalım ik saatte Yiğit
beye gitsin 2 saat sonra bakalım nasıl
bir iklimde bulacağız kendimizi Yani
daha iyisini bulamayız zaten de artık
Kar olmasa kar olmaz mhte kar olmaz yok
galiba şu anda
Evet son molamı diyelim mi buna İnşallah
4 saatimiz kaldı şurada bir şeyler
gördüm Bir dakika dikkatim dağıldı
mozaik cek bizim toplam yolculuğumuz 18
saat sürecek bunu hiç hesapladım mı sen
Yani konuştuk bunları Ama 18 saat sürdü
Yolumuz gece biraz ölü gibi geldik eve
ve hemen
uyuduk saat 2 gibi falan Vardık paylaşa
paylaşa geldik işte yani 7.30'a yola
çıktık 2de evdeydik 17.1 saat bizi
bitirdi gerçekten sabah u da kapanış
videosu çekmediğimiz fark ettik
yolculuğumuz böyleydi 1500 km geldik
yolda böyle bir iki durakta durduk
görmediğimiz yerler gördük size de
gösterdik Beğendiyseniz beğenme butonuna
basmayı unutmayın abone olun Zile basın
yeni videolarımız haberdar olun haftada
ü kez video yayınlıyoruz izlediğiniz
için teşekkür ederiz teşekkür ederiz
Hoşça kalın görüşürüz

[Müzik]
Paris'ten Herkese merhaba arkadaşlar
dünyanın en ünlü turistik şehrinde iki
gün boyunca harika bir gezi yapacağız
videoma da iki parça halinde yapmaya
çalışacağım bu birinci bölümde daha
simgesel ik bölümde bir Parisli gibi
gezeceğiz daha çok bilinmeyen ve farklı
bölgeleri Anlatmaya çalışacağım ilk
durağımız da 1806 yılında yapımına
başlanan ünlü Zafer takı arkadaşlar
benim için efel kulesinden daha güzel
bir yer burası Napolyon'un ünlü aust
terl savaşına itafen oradaki zaferlere
itafen bu muhteşem Eser yapılmış 48
metre yüksekliğinde 22 metre
genişliğinde devasa bir eser arkadaşlar
Napolyon bunun kendi düğününe
yetişmesini çok istemiş ama tahttan
indirilince Bu mümkün olmamış sonraki
dönemlerde işte 1921 yılında 1 Dünya
Savaşı'ndan sonra da ölen askerlerin
anısına aşağıya meçhul asker anıtları
gibi bazı eserlerle dikilmiş şu anda
yukarıya çıkıp Paris'i yukarıdan da
izleyebiliyorsunuz
Ama biz şu anda vaktimiz dar olduğu için
bunu yapamayacağız Yaklaşık 15 euro diye
hatırlıyorum tam emin değilim 15 euroluk
bir ücretle Bence buraya çıkmak daha
mantıklı Çünkü buradan efel Kulesi
muhteşem bir manzara var arkadaşlar
anlatacaklarım Şimdilik bu kadar buradan
hemen karşısında o illumin Satin meşhur
yıldızının en ucundan devam edeceğiz ve
önce Şanzelize sonra Concord sonra luvya
kadar Bu yolu takip edebiliyorsunuz
meşhur Şanzelize de arkamda 12 caddenin
birleştiği yerdeyiz arkadaşlar dünyanın
en büyük Meydanı burası Bu arada
biliyorum böyle Bölük bçü anlatıyorum
ama dünyanın en büyük meydanında şu anda
şimdi o zaman şanzelizeye doğru devam
ediyoruz
[Müzik]
şu an bulunduğumuz yer dünyanın en ünlü
caddesi Arkadaşlar burası 2 kilometrelik
meşhur Şanzelize Caddesi ismini mutlaka
bir filmden bir kitaptan mutlaka
duymuşsunuzdur ülkemizde bile böyle onun
çakmaları var tabii ki mekanlar olarak
ama dünyanın en pahalı markalarının
olduğu en pahalı evlerinin olduğu böyle
baştan sona kadar L müzesinden
başlayarak Tabii arada konkord Meydanı
da var Zafer takına kadar son sonlanan
bir upuzun dümdüz bir cadde zaman trus
bahçelerinin manzarasının daha iyi
görülmesi adına genişletilmiş bir
caddeden bahsediyoruz 70 metre
genişliğinde 6 tane şerit var arkadaşlar
ve Sağlı sollu bütün apartmanlarda
dünyanın en ünlü mağazaların hepsini
bulabilirsiniz Hatta benim bir arkadaşım
dediğine göre bu i bu 2 kilometre
boyuncaki apartmanlarda hiçbir Fransız
vatandaşının evi yokmuş ya Arap
şehirlerinin ya Ermeni diasporasının ya
işte Yahudilerin evleri hep varmış
anduz y paran yoks g
yunuz fakirlerin çok ği Tab kendimden de
bahsediyorum en ufak bir kol düğmesi
yani b000 4ı görüyorsunuz böyle garip
fiyatlar Neyse Buradan sonra artık şu
gördüğünüz istikametten
kulesinin civarına Doğru gideceğiz yarın
tariz dier vide ol k
inşallah koil bu kadar şanz rizeden E şu
2 kilometrelik caddeye mutlaka başından
sonuna kadar yürümeniz tavsiye
[Müzik]
ederim ve Instagram'ın en ünlü fotoğraf
noktalarından bir tanesinde yiz
Arkadaşlar eeli görebileceğiniz çok
güzel noktalar var Bunlar son zamanlarda
popüler hale geldi Yani direkt o
karşısındaki bahçelerden değil de böyle
ara sokaklardan çekilen yerler var
bunların en ünlüsü ru de universi yani
üniversite caddesinde şu anda eim hemen
karşısındaki binaların arası Burası
zaten şu anda arkamda gördüğünüz kitleye
de bakınca herkes burada içeriklerini
üretmeye çalışıyor ben biz de buraya
geldik hem gündüz hem de gece çekimleri
yapacağız yani eelde zamanınız bolsa
buraya gelip çekim yapın Çünkü çok güzel
açılardan fotoğraflar çekebiliyorsunuz
işte şimdi burayı da bitirdikten sonra
artık Yavaş yavaş eile yaklaşmaya devam
edeceğiz
[Müzik]
ve efel diyoruz arkadaşlar Fransızların
İron Lady yani Demir kadın dedikleri
efel kolesi Fransız ithalinin 100 yılına
denk gelen Paris fuarı kapsamında
yapılmış o zamanlar şehirlerin bir türlü
sevemediğim bir yermiş Ama şu anda her
sene 7 milyon insanın ziyaret ettiği
10.000 ton ağırlığında 20.000 tane
ampulle aydınlatılan yapımı 8 milyon
franka o zaman 1 bu5 milyon dolar
yapıyormuş ama çok ciddi bir paraymış
mal olan bir eserden bahsediyoruz
arkadaşlar Hitler'in doğum gününde
yapılmış Onun dışında birçok bilgisi var
Gustavo eel tarafından yapılmış ve
Fransızlar o dönemde biz dünyanın
Mühendislik harikalarını yapabileceğine
inandıkları için ve bunu tüm dünyayı
göstermek için inşa edilmiş 3 farklı
platform var 324 metre uzunluğunda
antensiz 300 metre uzunluğunda her sene
120.000 km asansörler yol yapıyor
Arkadaşlar daha nasıl bilgiler vereyim
size E şu anda giriş 15 euro ü
platformdan oluşuyor bazılarına
merdivenle bazılarına asansöre
çıkıyorsunuz en üstte Gustavo eyfel'in
çalışma odası var özgürlük heykelin iç
tasarımını yapanlar da bunu
üstlenmişlerdir
her sene üç farklı tonda boyanıyor ve 7
yılda bir boyanıyor Arkadaşlar her sene
15 cm esniyor Arkadaşlar bu öyle
planlanmış Çünkü kulenin kırılmaması
dolayı Yani bu tarz bilgileri vermek
istedim Bunlar çok önemli bilgiler
Merhabalar Merhabalar burada Türk
Misafirlerimiz de geldi yani gerçekten
muazzam bir eserden bahsediyoruz ve her
sene 7 milyon turist arkadaşlar Dile
kolay dünyada artık tanımayan kimse yok
binlerce filme konu olmuş binlerce
kitaba konu olmuş zamanca Barcelona
yapılması planlanmış ama İspanyollar
istememişler Fransızlar bize yapın
demişler Ve belki o zaman pişman
olmuşlar Ama şu anda ne kadar doğru bir
karar verdiklerinin arkasında Bence şu
anda görüyorsunuz akşam 6'yı geçmesine
rağmen deli gibi trafik var İnsan yığını
var ve her saat başı burada parıldayan
bir ışık var o yüzden burası her saat
başına daha çok doluyor anlatacaklarım
bu kadar biz daha çok buradan görsel
çekmeye devam edeceğiz zaten birçok
görüntüyü izlediniz Artık buradan sonra
da yavaş yavaş diğer mekanlar doğru
devam
[Müzik]
edeceğiz bir önerim daha var arkadaşlar
efel Kulesi muhteşem açıdan çekmek
istiyorsanız ya da kendinize yaratıcı
Real Star yapmak istiyorsanız bakın
hemen arkamda eel Kulesi ve Burası da
pont dv hakim Köprüsü pont köprü demek
hakim Köprüsü gibi bir şey hakimin Artık
kim olduğunu bilmiyorum bakmak lazım
Fransa'nın geçmişine üstü tren altı yaya
ve k yolu altında Nehir yolu olan bir
köprüden bahsediyoruz ücretsiz bir köprü
Sonuçta gelirsiniz bu muhteşem açıdan
fotoğraflarınızı çekebilirsiniz tekrar
dönüyorum upuzun ve simetrik bir
köprüden bahsediyorum Sağlı sollu
metaller var metal sütunlar var Çok
güzel bir noktada Buradan da artık
Traore kısmına geçip trad Kore kısmına
geçip uzaktan o saray gibi olan yerden
eel fotoğraflarınızı çekebilirsiniz
buradan sonra da artık biz oraya
geçiyoruz
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
[Alkış]
[Müzik]
şimdi hep yukarıdan çektik biraz Nehir
seviyesine inmemiz lazım arkadaşlar
Paris'te Sen Nehri var biliyorsunuz ki
sien sen Nehri var ve eyfi Aslında o
güzel manzarasına ayrı bir güzellik
katıyor Fransa'nın Paris'in en ünlü su
kenarı burası şu anda mutlaka yoldan
aşağı merdivenlerden inin ve bu hat
boyunca yürüyün çok güzel manzaralar var
bakın çok güzel bir açıdan şu an efel
karşımızda duruyor burada oturun
sigaranızı için çayınızı için kahvenizi
için aldığınız yemekleri yiyin Bence
birçok Restoran çok daha hoş bir
ambiyansa sahip
[Müzik]
Burası ekonomik gezmemiz gerekiyor
arkadaşlar Karşıyı bir
gösterim gittik aldık
şarabımızı kuranımız 4 tanesi elmamız
fal otelden almıştık zaten böyle artık
günün yorgunluğunu böyle muhteşem bir
yerde atıyoruz bence bundan daha
güzel ve arkadaşlar akşam yemeği zamanı
Paris'te Haniye geldik muhteşem bir
yerdeyiz zaten anlatmaya gerek yok
arkamda
görüyorsunuz bahçesi oluyor Burası aynı
zamanda Burası Asya mutfağını servis
eden bir yer ben Japon zannetmiştim ama
birçok mutfak var şurada mesela patay
var Arkadaşlar şöyle göstermek istiyorum
önce Tayland mutfağının efsane
yemeklerinden bunun karad eskisi var
havlusu var Birçok çeşidi var şöyle bir
tane küçük
parçalıyorum Asya mutfağının
manayım burada arkadaşlar satay var
bakın Malezya ve Hint mutfağının
en öne çıkan lezzetlerinden
arkadaşlar bizim kebabın bir farklı
versiyonu kuşbaşının burada biraz
peynirlisi de var Bu takoyaki arkadaşlar
Japon mutfağının en sevdiğim lezzeti
arkadaşlar istisnasız Çünkü bunun içinde
ahtopot eti
var
bakın Muazzam Tabii ki suşiler imiz var
California Roll var Bu biraz peynirli
olan cinsinden birazdan ona geçeceğim ve
burada Adını hatırlamadığım başka bir
şey daha var arkadaşlar bakın şöyle
göstereyim
dumpling evet özür dilerim bu da
dumpling vejetaryan dumpling yani bizim
mantı ya da fingel dediğimiz
Azerbaycan'daki Asya da çok yaygın bir
daha Doğus Japonya ve Çin'de de çok
yaygındır bu bu da bu şekilde arkadaşlar
O zaman ben artık bu muhteşem menüyü ana
minam dünyasında yiyorum ve yoluma devam
edeceğim son
[Müzik]
Paris gezimize devam ediyoruz arkadaşlar
şu anda bulunduğumuz yer pasaj Verde
biraz İstanbul'daki istiklal'deki e
çiçek pasajını andırıyor Sağlı sollu çok
güzel mekanlar böyle tarihi bir pasajın
içerisinde hizmet veriyor şu anda Paris
topraklarını artık kayboluyoruz
pasajlarda pasajlar bağlanıyoruz hemen
karşımızda da bir diğer pasaj var pason
Pasajı diye buradan da oraya geçtikten
sonra artık farklı lokasyonlara doğru
yolumuza devam
[Müzik]
edeceğiz şimdi pasaj panoraması geldik
Arkadaşlar burası Bu bölgedeki pasajlar
bölgesinde gördüğünüz en havalı
mekanlardan bir tanesi az önce de
belirtmiştim İstanbul'daki çiçek
pasajına çok benziyor hemen öğle
yemeğimizde Van buan Paris'te yiyeceğiz
Buranın hamburgerleri çok meşhurmuş
burayı denemek istedik Paris usulü
kahvesiyle hamburgeri diğer yemekleriyle
lezzetli takıyla lezzetli bir mekan
olacak o zaman Hazırsanız güzel bir
gastronomi deneyimine başlayalım ve öğle
yemeği için arkadaşlar One and One
Paris'e geldik Burası muhteşem bir paj
içinde Paris'in en güzel hamburgerciler
bir tanesi zaten görüntüler her şeyi
anlatıyor burada iki tane meksikan ve
çedarlı bir sexy Burger diyorlar buna
bunu yiyeceğiz yani şöyle Az önce
Instagram için döktüm ama sadece şu
olayı göstereceğim arkadaşlar size
Her yanı
şed abolu muhteşem bir görüyorsunuz
hamburger o zaman Çok geçmeden Biz
yemeye
başlıyoruz Paris'te kendinizi masallar
Diyarında Zan edebileceğiniz yerlerden
bir tanesi olan Paris Operası arkadaşlar
arkamda Burası gar diye geçiyor Kim bu
gar bu Opera binasını yapan dah onun
döneminde yapıldı bu5
hizmeti açıldı yani 19 yüzy eserinden
bahsediyoruz üzerinde Muazzam renkler
heykeller yani dünyadaki en güzel Opera
binalarından bir tanesi var şu an
arkamda hemen daha uzakta inmiyorum
görüyor musunuz Ama lver meydanından bu
tarafa doğru geliyorsunuz zaten caddenin
başında o devasa heykelleri görmeye
başlıyorsunuz o Tepedeki altın parlayan
melek heykelleri gibi düşünüyorum Burası
aynı zamanda Academy National Mus yani
müzik Akademisi Ulusal müzik Akademisi
diye de geçiyor ama biz burayı daha çok
işte ne diyebiliyoruz Opera binası Paris
Operası içeriye çok ciddi bir ücret
ödeyerek giriş yapabiliyorsunuz
gezebiliyor musunuz Ama bütçeniz varsa
gelip burada bir Opera izlemenizi
tavsiye ederim diyorum ve yoluma devam
[Müzik]
ediyorum opera binasına gelmişken
arkadaşlar hemen karşısında bulunan
lafayet galeries gelin Burası Paris'in
en önlü AVM'ler inden bir tanesi ama
buranın bir diğer özelliği de ücretsiz
olarak terasa çıkarak muhteşem bir Paris
manzarası sizi bekliyor olacak ücretsiz
tavsiyelere devam ediyorum gördüğünüz
gibi özellikle Bu dönemlerde çok işe
yarıyor arkamızda gördüğünüz gibi efel
kolesi uzakta yaklaşık birkaç kilometre
ileride hemen şu devasa bir da az önce
anlattığım Opera binası Onun dışında
Palas Garnier panteonu hepsini buradan
görebiliyorsunuz uzak mesafelerde olsa
da sonrasında zaten diplerine gideceğiz
yakınlarından çekeceğiz Burayı da size
göstermek istedim e ücretsiz birçok gr
çok ciddi paralar ödemeniz gerekiyor Bu
manzara için ama bu galeride hepsi
[Müzik]
ücretsiz şimdi terasını gezdik ama
burada acayip bir şey var Arkadaşlar şu
anda görüntülerde görüyorsunuz muhteşem
bir cam tavan var böyle Antepliler
Burayı çok sever inanılmaz böyle renkli
altın yaldızlı varaklı her yer
görüyorsunuz etrafımda dünya önlü
markaların ortasındayız şu anda Ama
burası dünyanın en önlü avm'si
avm'lerden biri olmasının sebebini şu
Yukarıdaki muhteşem tavandan da
anlayabiliyorsunuz
[Müzik]
ben
[Müzik]

Merhaba arkadaşlar mutfağıma ve kanalıma
Hoşgeldiniz bugünkü tarifim lebeniye
çorbası hazırlayacağız yıllar önce
Bunlar 3 sene önce yapmıştım ama videoyu
yenilemek istedim hemen Öncelikle
köftesini Hazırlayacağım bir de sosunu
da hazırlayacağım Ondan sonra ocağımın
içine geçirip pişirmeye başlayacağım
şimdi hemen hemen şöyle 100-150 gram
kadar kıyma Bu tamamen isteğe bağlı
arkadaşlar yani böyle kıymayı azaltıp
çoğaltabilirsiniz de şöyle çaykı yarım
çay kaşığı karabiber ve tuz böyle
rendenin ince yeriyle 1 adet
küçüklerinden şöyle soğanı rendeliyorum
şöyle bir çok olmadan bir yemek
kaşığından bile az galeta unu ilave
edeceğim daha rahat toparlamak adına
istemiyorsanız katmayabilirsiniz diğer
tarifimde galeta unu yoktu mesela o da
gayet güzel
şöyle güzelce yoğuruyorum
Evet onu biraz soğanı suyunu emecek
isterseniz de soğanınızı rendeleyin
arkadaşlar suyunu sıkıp öyle katın o
zaman galeta ununa da gerek kalmaz
yoğurtlu sosu da hazırlayalım Ondan
sonra ocağın başına geçip gerisini
tamamlayalım hemen hemen şöyle bir yemek
kaşığı kadar un
300 gram kadar yani şöyle 6-7 yemek
kaşığı kadar yoğurt 2 tane yumurtanın
sarısı
Ayriyetten yarım de limonun suyunu
sıkabilirsiniz arkadaşlar Ben şu an
katmıyorum Küçük kızım olduğu için o pek
hiç sevmiyor o yüzden ben katmıyorum Ama
sizler böyle yarım Limonda
sıkabilirsiniz
şimdi bu çorbayı yaptığım zaman
birilerine yedirmem gerekiyor
Kızım böyle köfteli hiç yemekleri çok
seviyor ama içerisine Eğer ki
katarsam limon ekşi olduğu için
yemeyecektir sosumu da hazır
hazırladım Şöyle yanıma Biraz da un
alıyorum
köfteleri
küçük küçük hazırlıyorum hemen hemen
misketten bile küçük Arkadaşlar şu
şekilde onun içine atıyorum
oldukça küçük yapmaya Özen gösterin
lütfen nohut kadar diyebilirim Aslında
şöyle onun içine atacağım Onu da Daha
sonrasında elleyeceğim
köftelerin hepsini tamamladım şöyle
üzerine biraz daha hafif un serpiyorum
şöyle bir sallayacağım
sonra eleyeceğim arkadaşlar
dikkat edin birbirine yapışmasın
şöyle
bir şey içerisine
katıyorum
tamamen şöyle ondan arındırın sadece
üzerinde böyle beyazlık kalması yeterli
başka bir tabağa aktarıyorum
az azeliğin hepsini birden edemeyin
birbirine Ezer
Şimdi bunu dolaba kaldıracağım
pirinçler falan Pişene kadar dolapta
bekleteceğim
dolaba kaldırın yoksa sıcaktan yumuşar
ve çok kötü olur arkadaşlar şimdi
Arkadaşlar Uygun bir tencereyi Ocağıma
alıyorum ve 2 çorba kaşığı
pirinci yıkadım süzdüm tencereye
alıyorum
şöyle üzerine
[Alkış]
suyunu ilave ediyorum ocağın altını
yakıp kaynamaya bırakıyorum biraz hafif
pirinçler pişsin böyle birazcık
kaynamaya başlayınca nohutunu ilave
edeceğim o arada Kenarda Bir kaynar su
koyacağım Eğer gerekirse tekrar kaynar
su koyacağım Arkadaşlar bu kadar su
değil Sadece bir 10 dakikadır kaynıyordu
arkadaşlar yeterli şimdi içerisine şöyle
bir su bardağı haşlanmış nohut katıyorum
ve ardından demin eklediğim suyu ölçtüm
bu demlikte tam 1 litre yani 1 litre su
eklemiş oldum
şöyle Menemen yarım litre daha ekliyorum
Bir 5 dakika daha kaynasın sonra
hazırladığım sosu içerisine dökeceğim
bir 10 dakikada da nohutla birlikte
kaynıyordu yeterli şimdi
hazırladığım sosu içerisine şöyle
suyundan
2-3 kepçe koyacağım bunu muhakkak yapın
arkadaşlar Eğer sosumuzu alıştırmadan
dökerseniz
kesilecektir böyle ilk yapan arkadaşlar
muhakkak dikkat etsin şöyle çırpın
güzelce
şöyle karıştıra karıştıra döküyorum
altını hepsini açayım Yüksek ateşte
güzel bir kaynasın kesilmemesi için
sürekli karıştırın
kalıp çarpıp
Eğer koyu olursa biraz daha su katacağım
şöyle Çırpıcı ile daha rahat olacak
sürekli karıştırıyorum kaynayana kadar
yüksek ateşte
bu şekilde kaynamaya başladı altını
kısayım orada biraz kaynasın ben hemen
bu tarafta köfteyi kızartıp Nane ile
tereyağı hazırlayacağım uygun bir tavaya
Ocağıma alıyorum şöyle bir yemek kaşığı
kadar ortalama tereyağını tamamı alıp
ocağın altını yakıyorum
tereyağı
eridikten sonra içerisine köfteleri
şöyle birden atmayın arkadaşlar ve altı
yüksek ayarda olsun şöyle tek tek atın
hepsini birden atmayın sakın
Bence Sizler onu unda eleyin Ondan sonra
içine katın direk Çünkü böyle bekleyince
ister istemez biraz yapışıyor Ben çekim
yaptığım için
mecburen bekletmem gerekti Ama sizler
böyle unundan eleyip hemen
yağınızın içine atabilirsiniz
şimdi hiç karıştırmayacağım altına bir
şey açayım şöyle şöyle karıştıracağım
sadece
[Alkış]
biraz kızarmaya başladı onlar ayrılacak
zaten Sakın ola ki lütfen karıştırmayın
şunu da üstten atacağım
o birbirinden ayrılacak hiç merak
etmeyin
o Ocak çok küçük olduğu için Çünkü 2
dakika köfteyi yüksek ayarda bir
kızartayım tekrar çorbayı alacağım Çünkü
kısıtlı Olmuyor bu şekilde kızarmaya
başlayınca karıştırabilirsiniz birazcık
gördüğünüz gibi
şimdi içerisine dolu dolu bir tatlı
kaşığı
ilave edip kavuruyorum
yeterli arkadaşlar gayet güzel kızardı
çorbanın içerisine döküyorum
bakın şöyle bir karıştırıp
15-20 saniye kaynatıp ocağın altını
kapatacağım arkadaşlar Maksat böyle
köfte birazcık özleşsin gayet güzel oldu
gördüğünüz gibi kıvamı falan da harika
Çorbanın altını kapatıp tuzunu ilave
ediyorum şöyle 5-10 dakika dinlendirip
servis edeceğim
tuz tamamen damak tadınıza göre
hiç denemediyseniz mutlaka denemenizi
tavsiye ediyorum arkadaşlar
videonun yorum kısmına da birden ona
kadar puanlarınızı bekliyorum Eğer ki
kanalıma da abone değilseniz abone
olmayı unutmayın zil sesini açarak
videolarımdan ilk önce haberdar
olabilirsiniz
çok daha lezzetli daha güzel tariflerde
görüşmek üzere hoşça kalın

Merhaba arkadaşlar. Bugünkü tarifim son
günlerin viral lezzeti kıyma döneri.
Herkes deneyince bir de ben deneyeyim.
Benim takipçilerim de benim tarifimle
bir kere denesin istedim.
Ben hafta sonu için aileme hazırladım.
İnanın ki evdekiler çok beğendi. Sizler
için fikir olması için hem İskender hem
de pilav üstü şeklinde hazırladım. Ben
bu tarifi birkaç kere denedim ve
gerçekten çok lezzetli olunca hemen
tarifini paylaşmak istedim. 4 kişi için
yarım kilo yağlı kıyma. İki kere
çektirin lütfen. Kırmızı toz biber, tuz,
biraz karabiber. Bir tane soğanı
rendeledim, ekliyorum.
1 yemek kaşığı da yoğurt eklemenizi
tavsiye ederim. Ben birkaç denememde hem
ekledim hem eklemedim. Her türlü de
gayet güzel. Yoğurdunuz varsa ekleyin.
Yoksa hiç eklemeden de devam
edebilirsiniz.
2-3 dakika yoğurduktan sonra elimi
hafiften yağlıyorum ve yanımda yağımı
bekletiyorum. Ara ara çünkü elimi
yağlayacağım.
Bu esnada bu topları hazırlarken büyük
hazırlamamanızı tavsiye ederim. Çünkü
yağlı kağıt arasında açacağımız için bu
sefer çok kenarlardan taşıyor ve
merdanemiz olduğu gibi kıyma oluyor.
Hatta ben 4 tane yaptım. Sizler be tane
de beze hazırlayabilirsiniz. Böyle
yuvarlak. Hazırladıktan sonra kalan
yağımı da üzerine serpiyorum.
Bir tane yağlı kağıdı masamın üzerine
serip belirli büyüklükte elimle
öncelikle kıymamı açıyorum.
Direkt yuvarlak üzerine yağlı kağıdı
serip açmaya başlarsanız altından
katlanacaktır.
O yüzden muhakkak bir süre açın. Daha
sonra yağlı kağıdı koyun.
Ve çok fazlasıyla bastırmadan merdane
yardımıyla gördüğünüz şekilde kıyma
harcımı açıyorum.
Arada sırada yağlı kağıdınızı bir o
tarafa bir o tarafa şeklini çevirip
yağlı kağıdın büyüklüğünde açabildiğiniz
kadar açın. Ne kadar ince olursa
döneriniz o kadar lezzetli olacaktır.
Bu tüm püf noktalara dikkat ederek
yaparsanız çok güzel oluyor. Gördüğünüz
gibi böyle açarken kenarlardan ne kadar
küçük de yapsam hafiften taşmaları oldu.
Merdaneye değdi.
Bu kısmı birçok videoda görmüyorsunuzdur
ama ben sizlere tüm püf noktalarıyla
ayrıntılı olarak anlatmak istediğim için
göstermek istedim. Kenarlardan çıkan
kıymayı kenara alıyorum. Onu da diğer
kıymayla birlikte yeniden açacağım.
Arzu ederseniz böyle tam yağlı kağıt
boyutunda açmayabilirsiniz. Biraz daha
küçük yapıp kenarlardan
boşluk bırakırsanız pişerken kenarları
yanmayacaktır.
Bu yüzden e illa böyle tam bir kare
şeklini vereceğim diye uğraşmayın. Zaten
pişerken biraz toplanıyor ve ufalıyor.
Üzerinden yavaş yavaş yağlı kağıdı
alıyorum ve toplananlara dilimle
bastırıp tekrar yerine yerleştiriyorum.
Bu şekilde olduğunu bilin ki incecik
olacak döneriniz. Rulo haline getirip
kenara alıyorum.
Arzu ederseniz bu şekilde hazırlayıp
buzluğunuza kaldırın arkadaşlar.
buzluktan çıkartıp direkt tepsinize
yerleştirip hemen 20 dakikada bile
pişirebilirsiniz.
Bir tane altına temiz yağlı kağıt
üzerine aynı yağlı kağıtla devam
ediyorum.
Arada sırada yağlı kağıdınızı ters
çevirip diğer taraftan da açabilirsiniz.
Çünkü altı kısmı birazcık
toplanabiliyor.
Bu dönerin en büyük özelliği ince
olması. O yüzden açabildiğiniz kadar
açın. Korkmayın pişerken hiç dağılmıyor.
Bütün halde yağlı kağıttan çıkıyor.
Sonunda göreceksiniz.
Yine bir tane daha sizlere şöyle
göstermek istedim.
Tüm püf noktaların ayrıntıları
göstermeye çalışıyorum. Benim böyle
olduğum, sizin öyle olmadı gibi
düşüncelere kapılmamanız için gördüğünüz
gibi hafif toplanıyor. Elimle ittirerek
üzerinden yağlı kağıdı kurtarıyorum.
Videolarımı hazırlarken yani tariflerimi
hazırlarken, videoları montajlarken çok
uzatmamaya ama tüm püf noktaları da
anlatmaya çalışıyorum.
Umarım uzatıyor ve sıkılıyor gibi
düşünmezsiniz.
İkincisini de aynı şekilde hazırlayıp
rula haline getiriyorum.
Ve kenarlardan çıkanları muhakkak alın.
Yoksa dışında kalırsa yanma yapıyor ve
döneriniz yanık yanık olacaktır. Dediğim
gibi ikiü kere denedim. En iyi sonucu
alınca sizlerle paylaşmak istedim. Ben
burada yağlı kağıt serdim altına
tepsinin ama buna hiç gerek yok. Sakın
bunu yapmayın. Çünkü yağlı kağıt
serdiğinizde buharlaşıyor ve sulanıyor.
Yağlı kağıdı sonradan çıkardım ben.
Yanına biraz biber, biraz da domates
ekliyorum.
Ve önceden ısıtılmış bir 20 dakika
önceden ısıtılmış 190 derecelik fırına
götürüyorum.
Fırında ortalama 20-2 dakikada gayet
güzel pişiyor. Gördüğünüz şu kızarıklık
yeterli. İçi çiğ kaldı gibi sakın
düşünmeyin.
Çok da kızartmayın. Çok kuru oluyor
arkadaşlar. Ben birkaç kere denememde bu
sonucu alınca bunu üstüne basa basa
sizlere bildirmek istiyorum ki siz de
aynı hatalara düşmeyin. Bakar mısınız şu
görüntüye arkadaşlar? Ne kadar güzel
gözüküyor. Hiç dağılmıyor. Elinizle
koparana kadar istediğiniz gibi elinizle
tutabiliyorsunuz.
Gerçekten denemeye değer. Müthiş bir
lezzet.
Yağlı kağıttan çıkarıyorum
ve bir tabağın içerisine hepsini
alıyorum. İskender de çok güzel oluyor.
Pilav üstü de çok güzel oluyor.
İsterseniz lavaş arası bile
yapabilirsiniz. Ben her üçünü de sizlere
videonun sonunda göstereceğim.
Bakar mısınız? Elimde tutuyorum. Sıcak
ama hiç dağılmıyor.
Hepsini yağlı kağıttan çıkardıktan sonra
size şöyle ayrıntılı elimle göstermek
istedim.
incecik oldu. Daha bundan ince olmaz
arkadaşlar. En incesini yaptım. Bu
konuda iddialıyım çünkü denemelerim
sonucunda konuşuyorum. Böyle ince olması
için hiç korkmayın. Merdaneyle
açabildiğiniz kadar açın. Kenarlardan
çıkıyormuş. O merdaneye değiyormuş. Hiç
sorun etmeyin. Siz açmaya devam edin
lütfen.
Biraz soğuduktan sonra elimle şöyle
koparıyorum.
Zaten videoda görüyorsunuz ne kadar ince
olduğunu. Ben yanına biraz da patates
kızarttım. Böyle sizlere fikir olması
için hem pilav üstü yaptım hem iskender
yaptım.
Her ikisini de muhakkak deneyin.
Çok aşırı derecede küçültmeden böyle
hafif büyük büyük bırakıyorum.
Ve sunum için hem pilavımı hem de
ekmeğimi kızarttım. Ben tırnak pideyi
tereyağını da hafif tavanın içerisinde
kavurdum.
Birkaç şöyle kızarttıktan sonra servis
tabağımı alıyorum. Pilavım da aynı
şekilde altına ben lavaş koydum.
Hazırladığım döneri pidelerin üzerine ve
pilavımın kenarına doğru bırakıyorum.
1den 10'a kadar videonun yorum kısmını
puanlarınızı unutmayın lütfen arkadaşlar
ve yorumlarınızı da çok merak ediyorum.
Evde döner yapacaksın. Et döner deseler
inanın ki inanmazdım.
Yanına patates böyle domates biberle de
süslüyorum. Biraz salça, biraz sıvı yağ.
Domates de rendeledim güzelce ve
blenderdan çektim. Böyle bir sos
hazırladım iskender için. Yanına da
olmazsa olmazı yoğurdu bırakıyorum.
Birkaç da patates atıp
videomu bitiriyorum arkadaşlar.
İskenderin üzerine tereyağı tabii ki
unutulmaz bir lezzet. Muhakkak
tereyağınızı hafif yakıp üzerine
gezdirmenizi tavsiye ediyorum. Gerçekten
oldukça lezzetli. Zaten videoda
ne kadar lezzetli olduğu da gözüküyor.
İnce.
Umarım sizler de dener ve beğenirsiniz.
Deneyecekleri şimdiden afiyet olsun. Çok
daha güzel, çok daha lezzetli tariflerde
görüşmek üzere.
Hoşça kalın.

Merhaba arkadaşlar mutfağıma ve kanalıma
hoş geldiniz bugünkü tarifim yöresel
lezzet olan bas kavurma yapacağız
adananın meşhur lezzetli güzel yemeği
mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum eğer
Yanlışım varsa da lütfen kusuruma
bakmayın elimden geldiğince yapmaya
çalışacağım Öncelikle 1 kilo patlıcanı
alacalı olacak şekilde
doğruyorum Siz de Kişi sayısına göre
azaltıp çoğaltabilirsiniz ortalama 4
kişiye kadar rahatlıkla yeterli geliyor
içerisinde et yok ama İnanın ki et olsa
bu kadar lezzetli olmaz tam bir yaz
yemeği benim patlıcanların Bu arada
birazcık çekirdekli ymiş ama piştikten
sonra gayet lezzetli oldu patlıcanı
gördüğünüz şekilde alacalı doğradıktan
sonra ortadan dip kısmını kesinlikle
kesmiyoruz arkadaşlar sonra iki kere
yandan kesip tuzlu suyun içerisine
bırakıyorum tuzlu suda şöyle bir 20
dakika kadar bekletin muhakkak bu kara
suyunun tamam çıkması çok önemli Zaten
sürekli patlıcan yemeği mutfağımızda
pişiyor bu kısımları ilk defa mutfağa
girenler için tekrarlamak
istedim tüm patlıcanları aynı şekilde
hazırlayıp tuzlu suya bırakıyorum hemen
ocağımın başına geçeyim Patlıcanlar
tuzlu suda beklerken ben hemen domatesli
sosum hazırlayayım
çok özür dilerim Öncelikle patlıcan
kızartacağım Aslında öyle yapmayacaktım
ama patlıcanları kızartıp tenceresinde
yapmak daha mantıklı hemen hemen şöyle
bir su bardağından biraz daha az
patlıcanı tencerem Alıyorum biraz da tuz
serpip iyice ısıtıyorum çok iyi
ısıtırsan çok yağ çekmeyecektir
arkadaşlar patlıcanı hafiften şöyle Aça
Aça güzelce iki tarafını çevirerek
gördüğünüz şekilde
kızartıyorum Eğer yağımız çok soğuk
olursa
patlıcan yağı çok çekecektir ben bu
yaptığım yemek inanın çok aşırı derecede
yağ olmadı birazı kaldı Hatta sonunda
göreceksiniz başka bir tavayı boşalttım
tencereyi yemeğimi yapmaya devam
ettim hafiften patlıcan dilimlerini
şöyle ayırarak patlıcanları
kızartıyorum ben bu yemeği Adana
yöresine ait biliyorum ama yanl
Kızaran patlıcanları yağlı kağıt
serdiğim tabağın içerisine
alıyorum gördüğünüz gibi çok güzel bir
şekilde kızardı Ben yağlı sevmiyorum
yağlı yapmak istemiyorum patlıcan
birazcık yağlı güzel oluyor ama
isterseniz fırında da kızabilir ama
buuz maes bir yağ güzel
ol ik tane kadar da yeşil biberi ortadan
ikiye ya da büyüklüğüne göre kesip
onları da ters düz ederek
kızarttım tam bir yaz yemeği diye boşa
söylemiyorum arkadaşlar böyle bol
domatesli patlıcan biberin de tam zamanı
Ken mutlaka bu yemeği denemenizi tavsiye
ediyorum ben de bir kere denedim güzel
olunca hemen videosunu çekmek
istedim
genelde patlıcanı etli kıymalı yaparız
Ama bu inanın o kadar lezzetli oluyor
ki hiç et kıyma Bu yemekte
aramıyorsunuz ben yanına bir de çorba
hazırladım salatayla birlikte gayet
güzel bir şekilde menü
[Müzik]
oluyor
tüm patlıcanları kızarttıktan sonra
kalan yağı F şeyin içerisine boşaltıp
tekrar tencerem ocağa getiriyorum
içerisine 1 adet orta boy Kuru soğanı
yemeklik olacak şekilde doğradım
soğanları birazcık kavuruyorum daha artı
bir yağ eklemiyorum Arkadaşlar bu yağla
yemeğimi tamamlıyorum artık şöyle 45 diş
sarımsağı küçük küçük doğradım 1 yemek
kaşığı kadar da domates salçasıyla
Öncelikle
kavuruyorum 4 tane orta boy domatesi
ister kabuklarıyla İster kabuksuz
robottan çekiyorum püre haline getirip
içerisine
ekledim Hemen hemen bir su bardağı kadar
da su ilavesi
yapıyorum
damak tadınıza göre Biraz tuz biraz
karabiber birazcık da pul biber ilavesi
yaptım şimdi kapağını kapatıyorum
domates sosunu şöyle 5 dakika boyunca
kısık ateşte pişiriyorum pişen domates
sosunu Artık kapağını açıp hazırladığım
patlıcan ve biberleri tenceremin
içerisine yerleştiriyorum Bu arada
Patlıcanlar zaten piştiği için çok fazla
pişirmeniz gerek yok pişirme süresi tam
olarak vermiyorum ama yani ortalama 10
dakikada kısıp da pişiyor böyle
Patlıcanlar birazcık domates sosunu
çekip suyu da azaldığı zaman yeterli
gelecektir
biberleri de üzerine ekledikten sonra
kapağını
kapatıp pişirmeye bırakıyorum arkadaşlar
dediğim gibi suyunu çekene kadar şöyle
az suyu kalması
yeterli artık yemeğim pişti gördüğünüz
gibi aynen böyle olunca artık ocaktan
alabilirsiniz yemeğimi şöyle 1015 dakika
dinlendirdikten sonra servis tabağına
alıyorum güzel lezzetli yemeği muhakkak
deneyin arkadaşlar birden 10A kadar
videonun yorum kısmına puanlarınızı
bekliyorum Umarım Sizler denedikten
sonra çok daha güzelini yaparsınız çok
daha güzel daha lezzetli tariflerde
görüşmek üzere hoşça
kalın
Ç

Evet bu kaburga yapıyoruz yarım çay
bardağı zeytinyağı mız var fırında
yapacağız fırın poşetinde dokum gibi
yumuşacık çocuklarımızı çok sevecek ki
çay kaşığı kekik koyuyorum bu yaklaşık 1
tatlı kaşığı ediyor Siz tatlı kaşığı ile
de koyabilirsiniz 1 tatlı kaşığı ya da
iki çay kaşığı
he he çay kaşığı tuzu ekliyoruz üstüne
ve tuzu eşit miktarda dağıtıyoruz Çünkü
buzlu tuzsuz kalmasın 6 iyice
yoğuruyoruz i
o zeytin yağı ile Özdeş Yaşıyor şu
bu gözünü alıyor
da yumuşacık olacak yarım çay bardağı
süt ilave ediyoruz 3 durmaya devam
ediyoruz üz
Ben de gerek yok zaten yumuşacık oluyor
üstünü bıçakla iki üç tane delikler
oluşturuyoruz hava alması için bu arada
pişiyor üstü çok güzel kızaracak Şimdi
fırınınızın ikinci eşi Alt kısmını
koyuyoruz altın ikinci el alt üst ayarda
yaklaşık 180 derecede açıp 200 dereceye
çıkartıyoruz ısı değerine bekliyoruz
üste iyice kızarmasını bekliyoruz 3
Yaklaşık 40 dakika da pişmiş oluyor kuzu
olduğu için çabuk pişiyor bakın
da yumuşacık şimdi görüntüsüne bakacağız
bu
39 Testini de birazdan geçeceğiz şu
üstüne çok güzel kızarmış yumuşacık ki
iyi bakın çok güzel kızarmış bu ara çok
çıkıyor Şu mangal lezzetinde fırında
kaburga yaptık Şu Afiyet olsun sağlıklı
günler
abone ol
diş sarımsak olduk bu

Merhaba arkadaşlar mutfağıma ve kanalıma
hoş geldiniz Bugün sadece 3 adet yufka
ile çok güzel börek hazırlayacağız
sizleri daha fazla bekletmeden bu güzel
lezzetli böreği yapımına
geçelim Öncelikle 2 adet orta boy Kuru
soğanı yemeklik olacak şekilde doğrayıp
tencerenin içerisine alıyorum yarım çay
bardağı kadar sıvı yağın da soğanlar
küçülen kadar
kavuruyorum
300 gram kadar yarı yağlı kıymayı da
soğanlarla birlikte şöyle bir 5 10
dakika boyunca kısık ateşte kaşığın
arkasıyla eze eze
kavuruyorum yeterince tuzunu ilave
ediyorum Biraz kırmızı toz biber
birazcık da karabiber ilave
ediyorum yarım tatlı kaşığı kadar çok
olmadan domates salçasını da ilave edip
karıştırıyorum artık kıyma harcım hazır
onu kenara alayım soğusun
ben hemen sosunu hazırlamaya
başlıyorum bir çorba kaşığı dolu dolu
tepeleme yoğurt
yarım su bardağı kadar sıvı
yağ yarım su bardağı
su evimizdeki klasik 200 milimlik
bardaklarda bir adet yumurtanın akını
boşa gitmemesi için sosun içerisine
sarısını da üzerine için ayırıyorum
sosum hazır Şöyle çırpıp kenara
alacağım bu sos ile 5 tane yufkaya kadar
yeterli geliyor
arkadaşlar kıyma harcı da aynı şekilde
yapacağınız miktara göre değişir yani
ekleyeceğiniz içine 5 adet yufkaya kadar
kıyma harcı da yeterli
geliyor bir adet yufkayı Öncelikle
masanın üzerine şöyle bir
seriyorum hazırladığım
sostan kaşıkla Öncelikle Şöyle bol bol
döküyorum ve fırçayla her tarafını dağ
atıyorum sosu tamamen fırçayla iyice
sürün Arkadaşlar her yerine
değsin ortadan uzunlamasına ikiye kesip
uç kısmına kıyma harcından yeterince
koyuyorum dediğim gibi kıyma harcını 5
adet yufkaya kadar ve sosumuzu da
yapabilirsiniz
ben ilk önce böyle uç kısma diğer
yaptığımı da dağıtarak yapıyorum
göreceksiniz şimdi uç kısımdan üzerine
atıp hafif sıka sıka sarıyorum çok
olmadan
diğer yufkam da aynı
şekilde uç kısmına kıymayı koyup rula
halinde
sarıyorum oldukça kolay ve bereketli
oluyor böyle yufkayı ikiyi kestiğiniz
için
arkadaşlar benim tepsim çok aşırı büyük
değil tepsinin ölçüsünü
videonun yorum kısmına yorum kısmına
demişim videonun alt kısmına hemen
yazacağım yağlı kağıt serdiğim tepsinin
içerisine rula haline getirip orta
kısmına Öncelikle yerleştiriyorum
böreğimi ve diğer
kalan hazırladığım tüm yufkaları da aynı
şekilde çok sıkmadan etrafına
sarıyorum Diğerini de bu şekilde yaptım
arkadaşlar kestim sosunu sürdükten sonra
ve kıyma harcını dağıtarak yaptım
hangisi kolayınıza geliyorsa onu yapın
diye ben size her ikisini de göstermek
istedim bu sefer tam tersi uçtan
sarıyorum Bence bu şekilde yapmanızı
tavsiye ederim daha pratik daha kolay
oluyor öbürü biraz sizi zorlayabilir
tepsinin çevresini bu şekilde rula
halinde
yerleştiriyorum
tüm yufkaları aynı şekilde hazırlayıp
bitirdikten sonra kenarda ayırdığım bir
adet yumurta sarısını çırpıyorum ve
sostan ben biraz ayırmıştım arkadaşlar
Üzerine de dökmek için böyle bol soslu
daha güzel oluyor Öncelikle şöyle 2
yemek kaşığı
kadar hatta 3 yemek kaşığı koydum sostan
yumurta sarısını içerisine döküp
çırpıyorum kalan sosum da üzerine
gezdiriyorum sosu döktükten sonra
üzerine kalan yumurta sarısını da
çırpıp sürüyorum önceden ısıtılmış 180
derecelik fırında üzeri kızarana kadar
ortalama 45 dakika boyunca pişiriyorum
bu tarz tepsileri arkadaşlar fırınınızın
alt gözüne doğru koymaya Özen gösterin
Çünkü bu tepsilerin altı biraz daha zor
pişiyor Eğer bu tür bir tepside
yapacaksanız ama normal bir tepside
fırın tepsisinde yapacaksanız orta
gözünde pişirebilir
Ben üzerine Bu arada birazcık da Susam
serptim onu söylemeyi unutmayayım
isterseniz çörek otu ya da hiçbir şey
serpmeye de bilirsiniz tamamen tercih
meselesi böreği fırından çıkardım bakar
mısınız ne kadar güzel kabardı çok
bereketli müthiş bir börek oluyor
Arkadaşlar ben böyle Dilim dilim pizza
dilimi gibi kestim ama Arzu et gibi
kesebilirsiniz muhakkak denemenizi
tavsiye ediyorum birden 10A kadar
videonun yorum kısmına puanlarınızı
bekliyorum Eğer ki kanalıma da abone
değilseniz abone olmayı
unutmayın çıtır çıtır çok lezzetli bu
böreği deneyip yorumlarda yazabilirsiniz
arkadaşlar çok daha güzel daha lezzetli
tariflerde görüşmek
üzere hoşça
kalın

Herkese merhaba. Ben Aynur. Kanalıma
Aynur'un Dünyasına hoş geldiniz. Bugün
size evde aceleden hazırlayabileceğiniz
nefis bir ekmek tarifim var. Annem bunu
çok yapardı eskiden. Hemen aklıma geldi
ve size de göstermek istedim.
&gt;&gt; Geçiyoruz hemen malzemelerimize.
Hamur için 1 su bardağı ılık suyum var.
1 su bardağı ılık süt, 2 yemek kaşığı
sıvı yağ, 1 yemek kaşığı toz şeker, 1
tatlı kaşığı tuz, 1 paket kuru maya ve
alabildiği kadar da unumuz var. Ben
tahminen 650 gram un kullandım. 1 su
bardağı un gram yapıyor. Siz ona göre
ayarlarsınız. İlk olarak sıvı
malzemeleri, toz şekeri ve mayayı bir
yoğurma kabının içerisine alıyorum.
Karıştırıyorum. 10 dakika
mayalandırıyorum. 10 dakika sonra un ve
tuzu ilave edip hamurumu hazırlıyorum.
Ben hamurumu genelde elimle yoğuruyorum
ama siz isterseniz bunun için bir mutfak
şefi de kullanabilirsiniz.
Pürüzsüz bir hamur yoğuruyoruz. Ekmek
hamuru yaparken çok güzel yoğurmaya ve
pürüzsüz bir hamur olmasını özen
gösteriyorum. Hamurun üzerini
kapatıyorum ve sıcak bir ortamda bir
saat kadar mayalanmaya bırakıyorum. Bir
saat sonra tezgahıma bolca un serpiyorum
ve hamuru böyle içe doğru sürekli
katlayaraktan yoğuruyorum. Bu esnada
hamur biraz yapışkan olduğu için biraz
fazla un kullanıyorum ve gördüğünüz gibi
sürekli içe doğru katlayaraktan
yoğuruyorum. Şimdi hamurumu yuvarlak bir
tepsiye alıyorum. üzerine elimle hafif
böyle bastırıyorum. Tekrar kapatıp
tepside yarım saat kadar
mayalandırıyorum. Ne kadar fazla
mayalandırırsanız o kadar güzel sonuçlar
alabilirsiniz. Yani ben 40 dakika kadar
mayalandırdım. 40 dakika sonra üzerine
yumurta sarısı sürüyorum. Çok fazla
bastırmadan fırçayla gördüğünüz gibi
dikkatli bir şekilde yumurta sarısını
sürüyorum. Şimdi hamurun çatalla
havasına alıyoruz. Bu işlemi o kadar
severek yapıyorum ki çocukken de çok
severek yapardım. Annem hamuru
hazırlardı. Bu çatalla hava almasını ben
yapardım.
Ve ekmeğimizi önceden ısıtmış olduğumuz
200 derece fırında 35-40 dakika arası
pişiriyoruz. Yani güzel böyle nar gibi
kızardı mı çıkartabilirsiniz. Bu
fırından fırına değişebilir.
Biraz soğuduktan sonra tepsiden
çıkartabilirsiniz.
Umuyorum bu tarifi de beğenir ve de
denersiniz. Deneyecek olanlara şimdiden
afiyet olsun diyorum. Beni desteklemeyi
ve de videolarımı paylaşmayı
unutmazsanız çok çok sevinirim. Bir
dahaki videoda görüşmek üzere. Hoşça
kalın diyorum.

Herkese merhabalar, kanalıma hoş geldiniz.
Erzurum Helvası tarifim için videoyu izlemenizi tavsiye ederim.
İzlediğiniz için çok teşekkür ederim. Birbirinden güzel tam tutan tarifler için kanalıma göz atmayı unutmayın. Hoşça kalın.

Herkese selam arkadaşlar ben uygunum
mutfak kanalı Mahmut forma hepiniz
hoşgeldiniz
göresel yemeklerimizden muhite Evet
nohutu ve kuru fasulyeyi bakliyatları
bir gece ıslatmaya gerek yok arkadaşlar
Bu yöntemle sadece bir saat içerisinde
pişirmeye hazır olacaktır Evet nasıl
yaptım Arkadaşlar
öncelikle renault'da ayıkladım güzelce
yıkadıktan sonra tencere mi aldım
üzerine yedı şık bir buçuk litre kettle
de kaynatmış olduğumuz sıcaksın etmedim
papağanı da kapattım Ocağı aldım sadece
beş dakika Yüksek ateşte
kaynattım fokur fokur kaynattım
arkadaşlar bu etmiş şekilde saat kurdum
daha sonra otomatik kapandık
görüyorsunuz sıfır Fakır kaynıyor şimdi
ocağın altını kapatıyorum bu şekilde bir
saat bekletiyoruz Bir saat sonra nohutum
artık pişmek için hazır yani Bir geceden
12-15 saat ıslatıp beklemenize gerek yok
arkadaşlar bu Teknik Lise Açık bir saat
içerisinde nohudu muz pişmeye hazır Evet
görüyorsanız bir saat içerisinde ne
olduğumuz pişmek için hazır bir derseniz
birkaç saatte bekletebilirsiniz hiç
sorun değil ama acil durum varsa minimum
bir saat beklememiz gerekiyor arkadaşlar
Evet yapmışken de nohut yemeğimi sizlere
vermek istedim penceremi
bana kuşbaşı etlerimizi alıyorum şöyle
bir suyunu çekene kadar kavuruyoruz ki
var
Bir tane de bir tane yemeklik doğradım
sonra ekliyorum şu anda birlikte devam
soruyorum
sen biraz daha buraya ekledim veya ile
birlikte kavurmaya devam ettim siz bu
esnada kızım da okuldan geldi kendisi
için bu şekilde pizzalar yaptı somun
etmeyin üzerine Dilerseniz
bu Pizza tarifinde sizlerle tekrar
yaptığını paylaşabiliriz Evet soğanımızı
kavurduktan sonra bir yemek kaşık
tereyağı yaklaşık bir yemek kaşığı
domates ve biber sarsın da ekleyip
kavurmaya devam ediyoruz salça mız
güzelce kavurun su çok yüksek ateşte
kavuralım arkadaşlar birisini ocağın
biraz pişirelim
olur mu işlemleri önemlidir çiğ oldu ki
gitmesi gerekiyor ve yemeğimizin
lezzetini alacaktır var
Bir tane de domates
kızım size yapmıştım biliyorsunuz oradan
kalan domatesleri de yemeğine
değerlendirip kullanmak istedik ziyan
olmasın diye süzmüş olduğum hızlarda
ekliyorum
şöyle bir karıştırıyorum
abone ol
bu üzerine yapışık Bir litre 1 litreden
biraz daha fazla katıldığı kaynattım
sıcak su ilave ediyorum
şimdi baharatlari lezzetlendirici ce ğim
12,5 çarpışık tuz 1 çay kaşığı kırmızı
toz biber ve yarım çay kaşığı ucunda
kimyon kimyon hazır oluyor arkadaşlar
mutlaka kullanıp
bu
ve kurutulmuş acı biber seviyorsanız
bolca ekleyebilirsiniz ben maalesef
resetleyemiyorum yemeğin acımasın değil
sonrasında tamamı yer kez dövülmüş biber
ekliyoruz yaklaşık
havası çıktıktan sonra 25 dakika düdüklü
tencerede nohutunu haşladım ve
görüyorsunuz arkadaşlar Şahane pişti hiç
dağılmıyor kabuk atma yok harika ve
inanılmaz lezzetli oldu Sizde bu şekilde
yapabilirsiniz servis için yanına Tabii
ki bu Umut Fransız olmaz yanına salata
turşu yoğurt ayran eşliğinde diziler
afiyetle tükettik o Umarım Sizlerde
yapınca beğenirsiniz
Bugünlük bu kadar da bir yayınımızı
sonuna geldik bana destek vermek için
videoyu beğenip aşağı yorum yapma lütfen
unutmayalım Ayrıca kanalıma abone olup
sesini de atalım
yaşayacağım yeni videolarımdan haberdar
Sen de bana destek verirseniz Arkadaşlar
şimdi Deneme destek veren herkese sonsuz
teşekkürlerimi gönderiyorum
ve tekrardan görüşmek dileğiyle
Kendinize çok iyi bakın Sevgiyle kalın
hoşça kal

abone ol
ki Amerika ve lezzetli çorbamız sizler
için hazır Umarım tarzınızı beğenirsiniz
bu resimli yemek tarifleri ne hoş
geldiniz bugün Ben sizleri yeşil
mercimekli erişte çorbası hazırlayacağım
bunun için gerekli olan malzeme ilk
olarak bir su bardağı Yeşil mercimeği
var bu bir güzel yıkayacağım yıkamış
olduğum mercimeğin üzerine kaynar su
koyacağım şu 15 dakika bu şekilde
bekleteceğim
Ben 10 15 dakika kadar beklettik
gördüğünüz gibi suyumuzun rengi nasıl
değişti şimdi ben bunu süreceğim şu
ve sindirim ekleyeceğim
abone ol
13 su bardağı kaynar su ekleyeceğim
[Alkış]
abone ol
[Alkış]
abone ol
Evet şimdi Ocağımı olacağım bu şekilde
Bu cama koyduğum mercimeği min biraz
pişmesini sağlayacağım mercimeğin
pişerken Ben de bu arada soğanı doğru
hemen kısık ateşe aldım ateşte
pişiriyorum şu
bu şöyle küçük küçük doğuracağım şu hım
ve soğanları doğradım ikidişli
sarımsağın var
321 sarımsağın da doğuracağım mı
su 1 yemek kaşığı tereyağı var
su 1 yemek kaşığı da sıvı yağ ekleyelim
şimdi ocağın altına açacağım
abone ol
Bu ilk olarak Yağmur öğreteceğim Ondan
sonra da üzerine soğanı bekleyeceğim
gördüğünüz gibi yağmur yemek üzere
soğanda Paris ama geçiyorum şöyle biraz
Türkçe diyeceğim şu anlarınız yaşamasını
istiyorum Bu arada biraz da tuz
ekleyeceğim şu anlarım Daha çok
konuşacağız soğan istediğimiz kadar işçi
bu pişme oranı bana yeterli bunun
bekliyorum 1 yemek kaşığı un var Onu da
söyledi çevireceğim şimdi
var bunun kokusu çıktım salça ekliyorum
bir yemek kaşığı zaten var Bunu da şöyle
bir çevireceğim şimdi salçayı dokunuşunu
kontra istiyorum
Çok sağ ol canım be bunun topaklanmasını
istemiyorum şu
abone ol
bu çorbamı kaynağını çıkarmak için
altına öpüyoruz
[Müzik]
abone ol
ama Kaynar açıktı ocakta biraz tehlikeli
olduğu için ben size göstermek açısından
bu şekilde yapmayı tercih ettim şimdi
abone ol
mı Bir dakika Bu gördüğünüz gibi yeşil
mor cümlemizin bu tuzunu sesimiz
yapacağız
Bu bir tekrar Hoca alacağız birleştirme
işlemini yaptım Dört Ucu alıyorum
abone ol
Evet şimdi içerisine eriştim atacağım
Kaynar açıksın
abone ol
da bir işte atıyorum
abone ol
o o
bu içerisine bir kargo daha Kaynamış su
ekleyeceğim
abone ol
bu duruma göre Sizlerde eklemenizi
yaparsınız şimdi Eriş temiz ve mercimeği
miz Pişene kadar kısık ateşte pişmesini
sağlayalım Arapların oturum isterseniz
toz kırmızı biber im var bu
ama biraz ne atacağım şu
çok güzel çekeceğim tuzu eksik Biraz
daha tuz ekleyeceğim
da bu şekilde erişteleri min şişmesi
benim için yeterli olacak çünkü
mercimeğin zaten pişmiştir
Evet şimdi erişte lerimiz de pişince
bu çorbamız tamam olacak kısık ateşte
yavaş yavaş kaynatmaya devam edelim
bu çorbamızı pişirdik
abone ol
bu şu şekilde tanesi bol çorbadan daha
çok yemek kıvamında diyebiliriz bu
Umarım tarifimizi beğenirsiniz abone
olmayı ve değerli yorumlarınızı
bırakmayı unutmayın İyi günler dilerim
Yeni tariflerde görüşmek üzere
hoşçakalın

Herkese selam arkadaşlar ben Nurgül
kanalıma mutfağıma hepiniz hoşgeldiniz
bugün çok lezzetli bir ana yemek
tarifleri sizlere geldim Arkadaşlar
bu kıymalı patatesli bu gerekli olan
malzemelerimiz bir şeydi patates
kullandım bu patatesleri bu şekilde
rendeleyip suyunu süzüyorum şu malzeme
listesi açıklama kısmına ekleyeceğim
Oradan da detaylı Malzemelerimi
ulaşabilirsiniz
Evet beş tane patatesi rendeleyin bu
şekilde suyunu süzüyorum Arkadaşlar
bu
iki tane yumurta i
su
1 tatlı kaşık tuz
tuz 1 çay kaşık kırmızı toz biber ve
karabiber
için
1 kase rendelenmiş kaşar peyniri
1 hepsini
güzelce şu yoğuruyorum karıştırıyorum
yumurta baharatlar ve peynir birbirine
girsin diye
sonrasında yağlı kağıt koymuş fırın
tepsisine patates harcımızı güzelce
yayıyorum bastırarak
bu
inceliyorum bu şekilde
3D
önce de ısınmış 195 derece fırında
yaklaşık bir 20 dakika kadar patatesleri
o
renk alana kadar
kızartıyoruz Bu esnada patatesler
fırında pişerken bir harcını
hazırlıyorum tavaya yaklaşık 500 gram
kadar kıymayı ekliyoruz
şimdi çekene kadar kavuruyoruz
sonrasında zeytinyağı ve
bir tane yemeklik doğradığınız soğanı
ilave ediyorum şu onları daha bir
öldürüyorum sonrasında bir tane kapya
biberi biir varsın yeşil biber de
kullanabilirsiniz arkadaşlar benim o
anda yeşil biber olmadığı için
kullanılmadı
su 1 yemek kaşığı domates ve biber
salçasını ekleyip güzelce kavuruyoruz
ve baharatlarla lezzetlendirilmiş tüm
tuz karabiber kırmızı toz biber
bu kana tadına göre ekleyebilirsiniz
birer çay kaşığı kadar ekledim ben
abone ol
ama hepsi şık bir bardakta sürekli dedim
ve
sürpriz 10 dakika kadar da kıyma harcını
orta ateşte pişirdik
şimdi çekene kadar
Baran sonunda ince doğranmış maydanoz
ekleyip harcımızı hazırladık
gördüğünüz gibi iç harcını artık hazır
Arkadaşlar
sağ
Ben patatesler
çok güzel pisti biliyorsunuz Sizlerde
asla bağırma yok birbirine güzel
yapıştılar peynir ve yumurta bunu
patatesi bağladı Arkadaşlar şimdi iç
harcımızı çok patatesleri ne hale
gelecek şekilde
yayıyorum ve buluşacağız
abone ol
Bu
susarken dikkat edelim elimiz yanmasın
Çünkü henüz çok sıcak tepside
patateslerde
şekilde Buğulu sarıyoruz tuz
bu
[Müzik]
fırında patatesler pişerken iç harcını
ve Beşamel sosunu hazırladım beşamel sos
için de gerekli olan malzemelerimiz bir
yemek kaşık un 1 yemek kaşığı tereyağı
ve 1 bardak süt Tuz ve karabiber ile
lezzetlendirici Kemal sus umuzun
yapılışı unu yağ ile birlikte kavurdum
Daha sonrasında sütünü ilave ettim Tuz
ve karabiber ile lezzetlendirilir orta
ateşte kıvam alana kadar pişirdim
gördüğünüz gibi bu şekilde kıvam aldı
sonrasında
bu kıymalı rulo patatesli mizin üzerine
her yerine gelecek şekilde
topladım
şu mi Üzerine de tekrardan kaşar peyniri
sert diyorum
Tekrar fırına göndereceğim peynirler
renk alana kadar fırında tutacağım
[Alkış]
[Müzik]
200 derece fırında peynirler güzelce
renk alana kadar yaklaşık bir 10 dakika
fırında tuttum Arkadaşlar gördüğünüz
gibi
bu kıymalı patates omuz artık servis
için hazır filmleri kesip isterseniz
pilav eşliğinde isterseniz sebze
haşlaması eşliğinde sunum yapabilirsiniz
farklı ve değişik lezzetler istiyorsanız
deneyebilirsiniz ben de bu karşı denemek
istedim Umarım Sizlerde yapınca
beğenirsiniz
Ya
ben şimdi sizlere bilmeyip içinde
göstereceğim
bye bye
abone ol
mi Evet görüyorsunuz
bu kıymalı patates bulduğumuz artık
hazırdır şimdiden yapacak olanlara kolay
gelsin diyorum
bu videoyu beğenmeyi aşağı yorum
bırakmayı kanalıma abone olup zil sesini
açmayı lütfen unutmayalım
farklı tariflerde tekrardan görüşmek
dileğiyle Kendinize çok iyi bakın
Sevgiyle kalın hoşça kalın
Buna
ınız ol
abone ol

[Müzik]
pirincimi
ıslatmış ocağımızın altını
açıyoruz tenceremiz ısınırken biz de
hemen pirincimi yıkayarak devam edelim
bol soğuk suyun içerisinde tutacağız
yıkayacağız en az 34 kez çevirmek
gerekiyor Evet pirincimi güzelce
yıkadıktan sonra
süzdürülür de artık bademleri kavuralım
tenceremin içerisine şimdi tereyağım
koyuyorum ve biraz da zeytinyağı
koyacağım bademi de ekleyelim
zeytinyağı tereyağı ve bademleri güzelce
kavuralım
Şimdi artık pirincimi de içerisine
[Müzik]
ekleyebiliriz şimdi içerisine tuzunu da
ekleyeceğim
[Müzik]
birkaç dakika Bademler le beraber
pirinci de güzelce
kavuruyoruz Evet şimdi artık suyunu da
ekleyebilirim Evet kapağımız kapatıyoruz
pirincim suyunu iyice çekinceye kadar bu
şekilde tutacağım ocakta altı kısık
vaziyette asından da Ocağı kapatarak bir
20 dakikada bu şekilde dinlendirip
servise
sunacağım Bademli pilavım güzelce
demlendi açıyoruz kapağımız ve hemen
karıştıralım
[Müzik]
şimdi servis kaşığımı da aldık şimdi
pilavımı tabağımıza güzelce servise
sunalım
[Müzik]

Herkese merhaba ben Aynur kanalıma
aynurun dünyasına hoş geldiniz Bugün
size tavada nefis bir börek tarifim var
hazır yufkayla hazırladım inanın 10
dakikanızı bile almayacak geçiyoruz
hemen mal başta da dediğim gibi
hazırlaması çok kolay bir bardak sütü
yoğurma kabım içerisine alıyorum 4 yemek
kaşığı kadar sıvı yağ ilave ettim siz
isterseniz az veyahut da fazla da
ekleyebilirsiniz 2 adet Yumurtam var 2
yemek kaşığı yoğurt biraz tuz ilave
ediyorum yarım bağ kadar da maydanozun
vardı maydanozları ince ince kıydım bunu
da bu malzemenin içerisine ekledim siz
isterseniz biraz dere otu da
ekleyebilirsiniz dere otu da çok güzel
yakışacaktır 50 gram kadar rendelenmiş
kaşar peynirim var ve 100 gram da beyaz
peynirim var bunların hepsini böyle bu
malzemelerin içerisine ekleyip
karıştırıyorum 2 adet de yufkam vardı
bunları da böyle küçük küçük doğradım
malzemelere ekledim bu börek için artan
yufkaların varsa kullanabilirsiniz
veyahut da eğer
yufkaların börek yapacak kadar yumuşak
değilse bu börek için tam Uygundur
hepsini karıştırıyorum özellikle
Almanya'da yaşayanlar için birebir tarif
Çünkü buradaki yufkalar gerçekten hiç
güzel değil Şimdi tavam içerisine biraz
sıvı yağ koyuyorum ve karıştırmış
olduğum malzemeleri tavaya döküyorum
kaşıkla böyle hafifçe bastırdıktan sonra
tavanın kapağını kapatıyorum ve kapalı
şekilde önce 5 dakika kadar pişiriyorum
Alt tarafı piştikten sonra bir tabakla
çevirip diğer tarafını pişiriyorum ara
sıra böyle altını kontrol edin Eğer
pişmişse
çevirebilirsiniz ben çevirme işlemi için
tavanın kapağını kullandım ama normal
bir düz tabakla da kolaylıkla
çevirebilirsiniz Eğer hamsi tavanı varsa
daha da güzel çevrilir gördüğünüz gibi
böreğimin Alt tarafı piştikten sonra
ters çevirdim ve diğer tarafını
pişiriyorum Bu esnada kapağını
kapatmadım iç tarafı zaten güzel
pişmişti biri piştikten sonra diğer
böreğimi hazırlıyorum size Vermiş
olduğum
malzemelerden yufkanın ve de tavanın
büyüklüğüne göre 2 veyahut da 3 adet
börek çıkartabilirsiniz benim tavam
bayağı büyüktü Ben 2 adet börek
pişirdim pazar kahvaltısında ev halkı
daha kalkmadan hemen Aceleden
hazırlayabileceğiniz pratik ve çok kolay
bir börek
diyebilirim umuyorum bu tarifi de
beğenir ve de denersiniz deneyecek
olanlara Şimdiden afiyet olsun diyorum
beni desteklemeyi ve de videolarımı
paylaşmayı unutmazsan çok çok sevinirim
Bir dahaki videoda görüşmek üz üzere
hoşça kalın diyorum

Merhaba arkadaşlar Hoşgeldiniz mutfağımı
bugün tekrardan bir iftar menüsü ile
sizlerleyim enerji hazırlayacağım ana
yemeği malzemeleri Ben önümü hazırladım
hemen lira yapacağım hızlıca bir sayıyım
havuç dilimi baklava yapacağız
baklavalık yufkadan çok kolay olacak
yoğurtlu güzel bir çorba ana yemek
olarak da belen tava hazırlayacağım Çok
güzel oluyor arkadaşlar yanında da bir
şehir sadece bir bulgur pilavı yapacağım
çünkü biberi domates bol bir ana
yemeğimiz var onu ya da en iyi sade bir
pilav derdim hep Öncelikle ana yemeğimi
malzemelerin kenarı alacağım onu
yapmadan önce tatlım yapacağım onu
fırını Tempo pişerken ana yemeği
hazırlıyor şerbetini yaparak başlayıp
elimizdeki klasik bardaklardan
kullanacağım Hemen onu belirteyim 3 su
bardağı toz şekeri Tencerenin içine
alıyorum 3 su bardağı da aynı bardakla
suyu da ilave ediyorum şöyle birkaç
damla çok
O benim olmuş anlatıyorum koşar
götüreceğim kaynamaya başlayınca altını
en kısa alacağım Kız kardeşim 20 dakika
boyunca kaynatacağız benim bu baklavalık
yufka da tam 32 tane var 16 16 olarak da
girdim Şimdi ben kullanacağım dan üç
tane daha fazlasını alıyorum şu dört
tane kadarını ve diğer geri kalanı
kaldırıyor yani 19 20 tane kadar
baklavalık yufka Suçun kenarlardan da
çıkacağı için oldukça kalktı bir tatlı
oluyor hepsini şöyle alıyorum şu şekilde
orta alayım Bu esnada mu Hakan Keskin
bir bıçak kullanıyorsa sizi çok
Zorlayacak bir şey kenar kısımlarından
tam hepsini dibinden kesiyorum sana
kısımlarında bir kaçırdı benim sağlık ve
yerleştirmek için 200 gram tereyağı
kullanacağım
ve yarım su bardağı sıvı yağ tereyağını
kesip bu şekilde dökmeyi seçimdi böyle
sürdüreceğim onu göstereceğim şöyle bir
süzgeci kullanacağım altına Derince kaba
alıyorum varsa evinizde şöyle beyaz
temiz bir tülbentin kenarından
kesebilirsin Ben bunu tatlılar için
kullanıyorum direkt süzgeçten sürerseniz
gene peyniri kalabiliyor o yüzden bu
şekilde yapmanızı tavsiye ederim Bu saf
Ya ne olmuş oluyoruz tamamen peynirden
araştırıyoruz
ve bu peynir kısımları tatlımızın böyle
yanıt canım görüntüsü olmasını sağlıyor
ve Sarar sarı güzel görüntü olmuyor yani
tatlımızı yakıyor Şu güzel bir süreyim
yarım su bardağından biraz daha fazla
sıvı yağmurda katıyorum artık uyar da
tatlımı tamamlayacağım kenarı alayım
baklavalık yufkadan şöyle 3 tanesini
yanıma bir alayım ilk alt kısmı üç tane
söyle sağlamından koyacağım şu Moon dan
sonra katını kopukları yerleştireceğim
36 tadına Biraz yağlı böyle kartları çok
aşırı derecede ya koymayın fazla veya
alıyorum bir kere fırçayı ya batırıp
sürmeniz yeterli tekrar yapıyorum biraz
sonra üstüne kalsın Daha sonrasında
Ya bilmiyorum korkuyoruz boş alışacağız
kestikten sonra tekrar bir yufkada
Şurada şöyle orta kısma yerleştiriyorum
tamamen sürmüyorum şöyle bir aslında şu
yarısını bir yerleştiriyorum Ondan sonra
tekrar üç tane daha baklavalık yufkadan
koyacağım sonra tekrar toplardan
yerleştirip
şu arkası bitireceğim iki tane daha
düzgün olan baklavalık yufka dar
yerleştireceğim şöyle tekrar yağlıyoruz
ve çok aşırı yağ alamıyoruz Arkadaşlar
en üstüne ilk kutupları kullanmıyoruz
Elif güzel durması için zaten altı biraz
kullandığımız ceviz ya da fıstık ve
kullanıyorsunuz bastırdı için 6'sını her
zaman çok kabarmış mı Tamam Oldu şimdi
tekrar üzerini örtün diğer kalan
baklavalık yufkanın hepsini üzerine
kullanacağız şimdi bu koku kısımlarında
tekrar yerleştirmeye devam edeyim şöyle
yerleştiriyorum şöyle koymadınız ha
oraya doğru şöyle arkadaşlar ve katlı
alamıyorum
13 kamerası yapıp bitireceğim nasıl
yazacağız
abone ol
en ufak tefek kesik olanların hepsini
bitirdim Arkadaşlar şimdi tekrar biraz
şöyle yağlıyoruz bakayım altı oldukça
kalın oldu Şimdi artık şöyle bir tane
baklavalık yufka mı alıyorum burada 13
tane kadar baklavalık yufkalar
Arkadaşlar bunu tamamını üstüne
ayarlayacağım ama bir tane şöyle düzgün
kapatayım ve bastırma koyacağım fıstık
ceviz fındık ne istiyorsan sorabilirsin
Ben de çok açık içine doldurmadan yani
İlk o kadar vardı Bir su bardağı kıstık
kullanıp evinizde yoksa
kullanmayabilirsiniz aslında az gelecek
ama olsun fıstık yapmak istedim Bu sefer
de şimdi baklavalık yufkayı bırakıyorum
artık her tarafını diye ağlayıp
yerleştiriyorum kenardaki 15 tane kadar
baklavalık yufka
çok seviyorum gmkal anca üzerine
dökmeden önce kesin şöyle önce tam
ortadan kesiyorum bu masum bilimleri
ayırdım istediğiniz büyüklükte
dinleyebilirsiniz şimdi kalan yağı şöyle
aralarına da geçecek şekilde sürüyorum
olacağı öncede ısıtılmış 170 derecelik
fırında üzeri kızarana kadar pişiriyorum
ortalama biye 50 dakika sürmesi lazım En
azından pişme süresi ki yavaş yavaş
pişsin yoksa şerbetini Dört günde hamur
ulaşacaktır O yüzden lütfen eğer fırını
hızlı pişiriyorsun 160 dereceye kadar
düşünebilirsiniz Ama muhakkak 50 dakika
bir saat arasında pişmesi gerekiyor
evet hadi yüzünden çıkardım 50 dakika 55
dakika arası pişti şimdi ilk sıcaklığı
çıksın hemen bunu Kaynar Kaynar dökmeyi
bir 10 dakika şöyle bekledikten sonra
şerbetini vereceğim soğumuş olan sert
şerbeti üzerine gezdiriyorum şu
bu sihirli falan örtmeden bu şekilde bu
zamanınız varsa bir gece zamanınız yoksa
en az 6-7 saat yani şerbetini çekene
kadar güzelce dinlendi yapmaya
başlayayım artık şöyle 600 gram kadar da
yağsız dana eti kullanıyoruz Eğer
seviyorsanız yağlı bir seçmenizi tavsiye
ederim Çok aşırı derecede büyük de değil
çok küçük dediği elleri böyle kuşbaşı
2'ye böldüm doğradım şimdi içerisine
baharatları mı kapatayım 1'er tatlı
kaşığı kekik karabiber kırmızı toz biber
ve tuz çay kaşığı böyle yarısı kadardı
kimyon ilave ediyorum hepsini içinde
karıştıracağım olmazsa olmazı bozulmuş
öyle sarımsağı hafif ilgili doğruyorum
sarımsağı muhakkak böyle bolca doğrayın
hemen elime böyle bir 5-6 tane kadar
orta boy sarımsak doğuracağım
diş sarımsağı bol bol güzel oluyor
ve sebze sevdiği seviyorsanız arttırıp
azaltabilirsiniz istediğiniz gibi
öncesine böyle sarımsakları mı
temizleyip şöyle kabın içine alıyorum
çok rahat oluyor parası için Zaten siz
yemek yaptığım için çabuk bitiyor yarım
yemek kaşığı domates salçası 1 yemek
kaşığı na birazcık daha az dolu biber
salçası ilave edin bir aşırı bir salça
yoğunluğu olmuyor yarım su bardağı
sıvıyağ ilave ediyoruz Hemen şunu
belirteyim Benim etim yağsız yağsız bir
kullanıyorum dana eti yağsız O yüzden
yağın fazla koyuyorum ama ettiniz yağlı
ise şu yarım çay bardağı kadar koymanız
yeterli gelecektir öncelikle bu
hazırladı şöyle güzelce karıştırdık
yedirin tuzu baharatı her şeyi birbirine
geçsin güzelce karıştırdıktan sonra iki
tane orta boy kuru soğan yemeklik de
doğradım şunu da yedirip içerisine
Bu tamamen karıştırdık şimdi önce
yerleştiriyoruz diğer malzemelerin
karıştırmadan üzerine doğru sökücü
üzerine biberleri koyuyoruz istiyorsanız
karıştırabilirsiniz Ama öyle daha güzel
oluyor biberleri üzerinde Şükrü için
yiyorum şimdi domatesi de kat ayıp hiç
su ilave yapmayacağım zaten domatesin
suyu yeterli et de suyunu Salacak hiç
suya gerek yok Eğer yiye biliyorsanız
kuyruk ya koyabilirsiniz içine etin
içine ya da üstüne ama biz
tüketmediğimiz için koymuyorum ama
üzerine doğru ya da etin içine
karıştırabilirsiniz kuyruk yağını şöyle
alt-üst ediyoruz Biraz tuz ilavesi
yapayım da çok tuzsuz olması bana
yemeğim hazır artı şimdi ve üzerine anne
bu kağıdı birazcık ıslatıp üzerine
kapatıyorum 200 derecelik fırında bir
saat boyunca üzeri kapalı bir şekilde
pişiriyorum sonra üzerindeki
çıkartacağım bir ara kontrol edip bir
karıştırın üsttekiler Çünkü direkt
yanabilir karıştırın Ondan sonra fırının
tekrar üzerindeki alıp ve 15 dakika da
ara böyle karıştırarak pişirin
pişiriyorum tencere Ocağımı aldım hemen
bir şey değilim bulgur pilavında yapayım
altını yakıyorum hemen hemen şöyle 2-3
yemek kaşığı kadar sıvı yağ Tencerenin
içine alıyorum Tam şehriye dökerken
yanlışlık kamerayı Kapatmışım bir su
bardağı şöyle evimizde klasik
bardaklarla şehriyeyi ilave ettim rengi
değişene kadar orta ateşte kalıyorum
şeydi yeterince kavruldu farkındaysanız
çok yağ ilave etmedim Çünkü Daha
sonrasında tereyağı uzunluğunda verildi
Ya ben ayrı plastik bardaklarda şöyle
iki bardak durdurur bu kadın yapacaktım
karıştırıyoruz Şimdi şöyle beş dakika
kısık ateşte Bir kavuruyoruz güzelce ş
arka tarafa buraya da Tavuk suyunu
Buzluktan çıkarttım üzerine bir miktar
su koydum kaynattım şu kenarda kaynıyor
sıcak sıcak bir suyunu tavsiye ederim
kilavuzda hastane tane daha iyisi
olacağız Şimdi artık tuzunu ve suyunu
ilave ediyoruz ve Menemen Şu 1 tatlı
kaşığı dolu dolu tuz ilave ediyorum ama
damak tadınıza göre azaltabilirsiniz
arkadaşlar kağıda kaynattığımız
çalıştırılması çalıştığımız Açıyorum
hemen hemen 3 su bardağı ne yapayım
benim bu özü şu kullandığım kap ve 3
bardak rahatlıkla aldığı için boncuğu
veriyorum
da gayet tepsini oldu şimdi kapağını
kapatayım altını büyükse açayım
kaynayınca kısa alacağım hemen söylemeye
başladı Zaten hemen kısa alıyorum yüzün
bakayım Neredesin süre çekti
Dur dur gayet güzel çekmiş birazcık daha
burada kısık ateşte şekilde devam etsin
Ben Hemen şurada bir tereyağı yapacağım
tavayı ocağa alıp altını yakıyoruz
pilavın altı yanar durumdayken
tereyağını ilave etmenizi tavsiye ederim
Çok daha güzel oluyor içine işliyor ben
hemen 1 yemek kaşığı dolusu tereyağını
eritiyorum ve yeterli kenarlardan hafif
yanmaya başladı Çünkü ben yandım iyice
canlı yakın hale getirin iyice kızsın
Yoksa getireyim ve altını kapatacağım
planı yağımız iyice kızgın olsun
arkadaşlar
Tabii ki artık ocağın altını kapatıyorum
güzelce karıştırıyorum bakar mısınız
tane tane oldu O
Evet şimdi muhakkak kitabınızı yarım
saat de olsa dinlendirin çok daha
lezzetli olacaktır bu
Evet şimdi öncelikle bulgurla pirinci
tencere mi alıyorum şöyle Küçük çay
bardağı ile 1 çay bardağı pirinç yarısı
kadar da bulgur kullanıyorum seni 3 su
bardağı suyu ilave edip şöyle bir 10
dakika kadar birazcık pirinçle bulgurlar
yumuşayana kadar pişireceğim çok aşırı
bir daha öncesini pirincini bulgurunu
güzelce yıkadım bulgur Bu arada pilavlık
bulgur orta büyüklükte kullanabilirsiniz
pirinç neredeyse pişti hemen içerisine
bir su bardağı da haşlanmış nohutu da
ilave ediyorum şimdi bir iki dakika da
şöyle bir kaynanası burada biraz
kaynarken bunun yoğurtlu karışımı
söyleyeceğim yarım kilo kadar yoğurduk
uyuyorum Bir adet yumurtanın sarısı 1
yemek kaşığı un ilave ediyorum böyle çok
tepeleme değil sadece kıvamlı tamamlamak
için arkadaşlar sakın çok mu ilave
etmeyin şöyle bir güzel çırpıyoruz
bu karışımdan şöyle biraz alayım iki
kaşık kırar sorun için karıştırayım
örerek dökmeyeceğim iz için içerisinde
ilahisi yapıyorum şu an Dur şimdi
çalışıyoruz sonra şarkısı çıkıyoruz Ben
şimdiye kadar çorbanın içerisine Hemen
hemen bir yarım litre yani haşladıktan
sonra yarım litreden biraz fazla su
ilave ettim Altını biraz yükseğe açayım
bir karıştırarak çorbayı pişireceğim
kaynayana kadar karıştırmaya bırakmayın
çorbanız kesilir muhakkak kaynayana
kadar sürekli karıştırın Sonra bir iki
dakikadır kaynıyordu kıvamı falan çok
güzel oldu şimdi bu kenarda Dursun şöyle
hemen bu tarafta tereyağı iletişim
burada altın kıstım Kaynadıktan sonra
şöyle onda
like atmanız yeterli bir yemek kaşığı
tereyağını alıyorum yarım yemek kaşığı
un ilave edip güzelce ısıtıyorum
kızdırmaya gerek yok ocağın altını
kapatıyoruz hemen tuzunu kapatayım damak
tadınıza göre kadar tuz ilave edip içine
atacağım
Selam millet tamamladım yemeklerimize
sunuma getirdim hemen ana yemeyin Bir
saat 30 dakika pişti bir saat boyunca
üzerine Yağlı kağıda Yarım saatte böyle
arada gelip gibi karıştırdım üstü çok
yanmasın diye kağıtsız pişirdim Sizler
de bakarsınız etmedi baktım şöyle
çatallık gayet güzel pişmiş pilavın da
aynı şekilde Harika oldu çorbada tahtada
Şimdi hepsinin sunumuna teklif tabakları
alıp göstereyim sizlere çorbayla
başlayayım videosu biteli bayağı oldu
biraz koyulaştı çorba Sizler de böyle
koy Ulaşırız içerisinde birazcık
kaynatılmış su ilave edebilirsiniz hemen
hemen iki üç saattir bekliyoruz
arkadaşlar anca çekimini yaptım ama
müthiş oldu hatta kızın adı 1 kase
yedirdim çok sevdim muhakkak Sizlerde
değil mi bu
devam et yanında bırakıyorum ve eğlence
ama gerçekten çok güzel bir Ama yemek
benim hazırladığım yeni hemen Emin 626
kişiye kadar yeterli Ben siftah olduğu
için tabakta çevrilmeli olsun böyle de
gayet güzel bence çok güzel bir menü
oldu 1'den 10'a kadar puanlarımızı
bekliyorum şu anda oruçlu olduğum için
tadına bakamıyorum Arkadaşlar bu Umarım
Sizler denedikten sonra çok daha
güzelini yaparsınız videolarımı beğenip
Ufak da olsa bir yorum bırakmayı
unutmayın birdahaki videolarda görüşmek
üzere çıkalım
o o
o da aynı Akın a

resimli yemek tariflerine Hoş geldiniz
Bugün ben sizlere çalkalama böreği
yapacağım hamur açmadan böreğin nasıl
yapıldığını Hep birlikte göreceğiz ilk
olarak 4,5 su bardağı unum var unumu
ekliyorum
üzerine kabartma tozu ekleyeceğim
tariflerde kabartma tozu yok ama ben
yine de eklemek istiyorum
daha iyi çekmesi için hamurumu
şöyle bir karıştıralım
yavaş yavaş suyumu ekleyerek
boza kıvamında ya da krep kıvamında bir
hamur elde edeceğiz
bir çay kaşığı da tuzum var tuzunu da
ekliyorum
[Müzik]
şöyle gösterebilirim
tam bir hamur elde ettik
tepsimi güzelce tereyağı ile yağladım
şimdi hamurumun bir kısmını
tepsime dökeceğim
hamurumuzun bir kısmını tepsimize döktük
şimdi
300 gram ıspanağımı şöylece hamurumun
üzerine yayacağım
yıkadım kuruttum
doğradım İnce İnce
rendelemiş olduğum köy peynirim var Onu
da üzerine döküyorum elinizde hangi
peynir varsa onu kullanabilirsiniz
peynirim tuzlu olduğu için hamuruma
fazla tuz katmadım
geri kalan hamuruma bir tane yumurta
ekleyeceğim
bir çay bardağı yoğurdum var
bir çay bardağı da sıvı yağım var
Bunu güzelce çırpacağım
isterseniz yoğurt ve sıvı yağ yumurta
kullanmadan da yapabilirsiniz ama
çocuklar için daha besleyici olduğunu
düşündüğüm için bu malzemeleri katıyorum
kimi tariflerde bu malzemeler yok
araştırır bakarsınız ona göre karar
verirsiniz şöyle Bütün her tarafına
gelecek şekilde örtecek şekilde
malzeme
üzerine döküyorum
her tarafına gelmesine dikkat edelim
önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında
altı üstü kızarana kadar pişireceğiz
hamur açma derdi olmadan lezzetli bir
börek tarifi
farklı otlarla yapanlar da var yöresel
bir tarif
ıspanaklı çalkalama böreğimiz hazır
Umarım tarifimizi beğenirsiniz 4 su
bardağı su kullandım 4 buçuk su bardağı
da un kullandım
sıcak sıcak servis yaparsınız
gördüğünüz gibi böreğimiz hazır Umarım
tarifimizi beğenirsiniz abone olmayı ve
değerli yorumlarınızı bırakmayı
unutmayın

Herkese merhaba Bunlar bugün 6aylık
bebeklerimiz için pirinçli sebze çorbası
yapacağız Öncelikle bir kupa suyum var
suyu tencereye ilave ediyorum ardından
bir çorba kaşığı ım var Daha önce kadar
Bunu da ilave ediyorum Daha önceden
doğradım 1 adet havuç ve bir adet
patatesin var içerisine bunları da
kalıyorum ve kaynamaya bırakıyorum şu
bu pirinçlerin patatesleri ve havuçları
çeşitli söyleyeceğiz içinde ocağın
altını kısıyorum içerisine zeytin yağı
ilave ediyorum
su 1 tatlı kaşığı kadar ve bir anda ben
geçiyorum
bu işte bebeğimizin çorbası hazır
Minikler Afiyet olsun

Herkese merhabalar, Hatay usulü peynirli irmik helvası tarifi
Videomu buraya kadar izleyenlerin yoruma bir emoji bırakmasını rica ediyorum.
İzlediğiniz için çok teşekkür ederim. Birbirinden güzel tam tutan tarifler için kanalıma göz atmayı unutmayın lütfen. Hoşça kalın.

Herkese
merhaba arkadaşlar mutfağıma ve kanalıma&nbsp;
Hoşgeldiniz bugünkü tarifimiz bisküvi pastası&nbsp;&nbsp;
yapacağız inanın çok lezzetli oluyor&nbsp;
güzel bir muhallebi hazırlayacağız bir&nbsp;&nbsp;
de üzerine çikolata sos yapacağız sadece&nbsp;
beş dakikada hazırlayabilecek siniz hemen&nbsp;&nbsp;
tencereYİ alıyorum içerisine&nbsp;
bir litre sütü boşaltıyoruz
1 yemek kaşığı tepeleme de olduğunu nişasta&nbsp;
ocağımızın altını şu an yapmıyoruz bu&nbsp;&nbsp;
malzemelerin katıp karıştırdıktan&nbsp;
sonra 4 yemek kaşığı tepeleme un
1 su bardağı toz şeker ve Ocağı yakmadan&nbsp;
önce şu malzemeleri güzelce karıştırıyorum&nbsp;&nbsp;
Ondan sonra ocağın altını orta&nbsp;
ateşte karıştırarak şaşıracağım
karıştıra karıştıra Tam da olması gereken&nbsp;
kıvam bu aldıktan sonra Arkadaşlar bir&nbsp;&nbsp;
15-20 saniye karıştıra pişirmeniz yeterli 1&nbsp;
yemek kaşığı tereyağ 1 paket vanilya Ocağı&nbsp;&nbsp;
kapatıyorum şu biraz eriyene kadar&nbsp;
karıştıralım pişireceğim Ondan sonra&nbsp;&nbsp;
arka tarafa alacağım arada karıştıracağım&nbsp;
orada Hemen çikolata sosu hazırlayacağım
çikolata sosu için iki buçuk bardak süt bir&nbsp;
paket hazır 175 gr çikolata sosu karıştırayım&nbsp;&nbsp;
bundan sonra ocağın altını yapacağım&nbsp;
karıştırarak orta ateşte pişireceğim
kaynamaya başladı altını kısıyorum&nbsp;
kaynayınca şöyle 1-2 dakika pişirin 1&nbsp;&nbsp;
tatlı kaşığı tereyağı ilave ettim Böyle&nbsp;
daha parlak bir görüntü sağlamak için&nbsp;&nbsp;
Arzu etmişsiniz katlayabilirsiniz tamamen&nbsp;
size kalmış artık çikolata sosun altında&nbsp;&nbsp;
kapatayım pastanı yapmaya başlayalım&nbsp;
Arkadaşlar artık tatlının yapımına&nbsp;&nbsp;
geçebilirim oldukça koyulaştı benden fazla&nbsp;
beklettim bir saat bekliyoruz arkadaşlar
bu içerisine Bu esnada isterseniz bir paket&nbsp;
benim gibi krema isterseniz de krem şanti&nbsp;&nbsp;
kullanabilirsiniz artık arzu ettiğiniz benim kremi&nbsp;
vardı krem şanti Bak bu kalmamış Normalde krem&nbsp;&nbsp;
şanti gidiyorum ama krema da aynı lezzet veriyor&nbsp;
şimdi Mikserle en az iki dakika boyunca çırpıyorum
abone ol
şu çikolata sosunu aynı şekilde soğuduk gayet&nbsp;
güzel bir kıvam aldı bunları çekmeye gerek yok&nbsp;&nbsp;
Bu şekilde bir kıvam olması için sürekli gelip&nbsp;
gidip böyle karıştırmamız gerekiyor Size kaymak&nbsp;&nbsp;
tutarsa bu istediğimiz kıvama bulamayız şekilde&nbsp;
24 santimlik bir çoğumuzun evinde olan bir&nbsp;&nbsp;
Borcam kullanacağım muhallebinin yarısını Ahmet&nbsp;
Kural kısmı doğru döküyorum o aşkla yiyeceğim
abone ol
bu için saklıyorsun ben şöyle kakaolu bisküvi&nbsp;
kullanıyorum e markasıyla videonun alt kısmına&nbsp;&nbsp;
yazarım şu anda söyleyemeyeceğim videoda&nbsp;
da iki paket kullanıyorum bu bisküvilerden&nbsp;&nbsp;
Yani toplantı Menemen 300-350 gram kadar he he&nbsp;
sırasında buraya hepsini da üstüne gideceğim&nbsp;&nbsp;
abone ol abone ol sağ üst günlerden&nbsp;
sonra üzerine tekrar muhalif dökücem&nbsp;&nbsp;
o birden dökün dedim Şu kışı köpek&nbsp;
daha iyi olacaktır arkadaşlar bilir Bu
abone ol abone ol ya
bu kadar geldim hazırladım
Bu çikolata sosunu yavaşça&nbsp;
üzerine bırakıyoruz abone ol
abone ol abone ol abone ol
bu
dolaba kaldırıp dinlendiriyorum farklı&nbsp;
birkaç saat de olsa dinlendim şimdi üzerine&nbsp;&nbsp;
biraz hindistancevizi yapacağım Sizlerde&nbsp;
Arzu ettiğimizi da takip edebilirsiniz
İyi günler ayıracağım
abone ol abone ol
bu şöyle ayrıntılı gösterip videoyu&nbsp;
bitireceğim arkadaşlar mutlaka&nbsp;&nbsp;
denemenizi tavsiye ediyorum şimdi bir&nbsp;
saklı kabul etsin hafif tatlı yapmanızı&nbsp;&nbsp;
tavsiye ederim arkadaşlar Bir dahaki&nbsp;
videolarda görüşmek üzere bu hoşçakalın
abone ol abone ol abone ol

abone ol
Herkese merhaba arkadaşlar Hoşgeldiniz
mutfağıma bugünkü tarifim beşamel soslu
patates oturtturma fırında
hazırlayacağız çok lezzetli güzel bir
ana yemek oluyor Öncelikle kıymalı
harcımızı hazırlayayım Ondan sonra
patatesleri kızartacağım şunu Öncelikle
bir gösteriyi patatesleri yuvarlak
olacak şekilde daha öncesinden doğradım
şimdi sürdüreceğim bunları da
kızartacağım ağız bana koyayım
arkadaşlar hemen ocağın altında
yapıyorum İlk önce patatesleri
kızartalım hemen şunu belirteyim
patateslere sadece rengi değişene kadar
öyle çok pişireceğiz kızgın ya atacağız
rengi değişince hemen alacağım zaten
fırında pişireceğiz için bu sefer çok
fazlasıyla patateslerin iz pişer
kızartırken yağı içerisine bir miktar
tuz atıyoruz Bu esnada ocağımızın altı
çok yüksek de olsa ya iyice ısındıktan
sonra patateslerin atıp kızartıyoruz
bu sigaraları alıyorum artık şöyle
kızarması yeterli çok fazla kızartma yız
bu süzgeçin içerisine alıyoruz Beklerken
yağı süzülsün şimdi bu patatesleri
alayım arka tarafta kızartmaya devam
edin ben burada kıyma harcı hazır değil
alayım yüksek kızartmaya devam edeceğim
kıymayı kavurmak için de uygun bir
tencereye Ocağımı alayım 350 gram yarım
yağlı kıymayı sen
bu oluyorum Şimdi öncelikle kavuracak
şöyle biraz suyunu şey siyasi ama biraz
kapağını kapatıyoruz hafifçe alsın
kuyruğu bunları kere açtı karıştırdım
şimdi yeterli kavruldu artık şık yarım
çay bardağı sıvı yağ ilave ediyorum 2
adet birbirinden yaşayabilen Şu üç tane
orta boy Kuru soğanı küçük küçük
olduğunu yemekten biraz daha küçük
doğruya bilirsiniz şu anda sen bileşeni
kadarsa vuruyorum şu
ne işin var kötüyle böyle Ara ara ederiz
puanlarında kavurdum de sen varsın şişe
içerisine yarım su bardağı kışın
hazırladığım domates sosunun ne için
geliyorum amcadan sonu iki tane orta boy
kumaşa doğruya bilirsiniz 1 yemek kaşığı
dolusu Bu sola kes çantası ilave
ediyoruz Sensiz yumuşadı göz kararı
tamamını sonra da kızartırken
patatesleri zararı tuzaksın biraz soğudu
biraz sonra göz kanalıma iki yeni
yapanlar için yıldızlardan getirsin
yarım çay kaşığı kadar diyebilirim şifre
Çünkü ben sana biliyorum Bu diğer
arkadaşlar
Bu yaşanan koyabilirsiniz birazcık
Salçanın kokusu çıkana kadar 15 dakika
kadar kavuruyorum altında kız bir kısık
ateşte kavuruyoruz un kavruldu artık
Tunus kenarı olayım kafam çok kötü hemen
çiftlikleri diğer patatesler kızarana
kadar son Tamam zaten hemen hemen
sosumuz da değil uygun bir tencereye
ocağını alıyorum 1 yemek kaşığı
tereyağını Tencerenin içine alıyorum şu
ya elimle başladıktan sonra tepeleme
dolu dolu birine kaşığı un un kokusu
çıkana kadar kavuruyorum her zaman
beşamel sosu hazırlarken söylüyorum
Arkadaşlar ben beşinden Sustum birazcık
Şimdi hazırlıyorum şuna bir zamandır
bu oluşum Şafak katıldığınızda kırmızısı
ile birlikte daha da katılaşıyor şu
hemen 2 su bardağı sütü içerisine ilave
ediyorum ve evimizdeki klasik
bardaklarda 200 milimlik olan parlak
vardır öpücük kullanırsanız çok fazla
Çığlık olacaktır şimdi altına alıp bir
şekil siliyorum koyu bir kıvam alana
kadar sürekli karıştırarak pişiriyoruz
bir artık susuyorum de kızlardan sen
onları olmayıp YouTube'da kıvamı
kaynamaya başladıktan sonra iki dakikada
pişirmeniz yeterli Şimdi artık ocağın
altını kapatıyorum tuzunu ve
karabiberini ilave
ve yine göz kararı
bu Birazda karabiber s yapıyorum şu mol
duyunca cıvık bir beşamel sos şöyle
göstereyim
yok artık patatesi kızartıp kıymalı
harcımız hazır Beşamel sosta hazır Ben
kaşarı mıdır rendeledim Şimdi hemen
tepsiye düzmeye geçebilirim borcunu önü
alıyorum Patatesleri kızart hemen şunu
göstereyim gördüğünüz gibi bir miktar da
olsa yağın sürdürmüş olduk bu yöntemi
tavsiye ederim çünkü patatesleri
kızarttığımız bu şekilde yapabilirsiniz
kıyma harcını da yanıma aldım ilk önce
alt kısmı patatesleri diziyorum bir sıra
patates bir sıra kıyma
ve tekrar patates
bu Zehra kıymayla endüstri bitireceğim
bak bak bu tarafa dizisi dizdikten sonra
kıymanın Bir miktarını üzerine döküyorum
abone ol
Bu şarkı kıymanın üçte birini kullanmış
Oldu tekrar patatesli istiyorum
abone ol
Ama sizler Arzu ettiğiniz gibi azaltıp
çoğaltabilirsiniz de tabi küçük kabı
yapabilirsiniz katı daha fazla olur Bu
tamamen artık size kalmış
var ya da daha böyle yapıp sadece iki
katlı yapabilirsiniz biz tekrar bir kat
daha patatesi döktüm Şimdi yarısını bu
katai en son yarısında en son katılıp
üste kapatacağım üstü biraz daha fazla
edebilirsiniz ara kata biraz daha az
yapabilirsiniz
Bu bir kapta kıyma koyduktan sonra
tekrar patatesini artık hepsini bu
katına kapatıyorum ve kıyma biraz az
gibi gözükebilir ama bence yeterli Siz
arzu ederseniz kıymamızı
çoğaltabilirsiniz
abone ol
bu etli kabul kıymayı üzerine
kapatıyorum şu mor hazırladım beşamel
sosun üzerine gezdiriyorum
bu üstüne kaşar rendesi ilave edip
fırına götüreceğim Fırını önceden
ısıttım önceden ısıtılmış 220 derecelik
fırında sadece üzeri kızarana kadar o
kızarma süre içerisinde saatten
en iyi çiğ kalan yani çok fazla
kızarttığımız patatesleri de gayet güzel
kızaracak
bu kaşarı tamamen Arzu ettiğiniz kadar
ne kadar çok koşan koyarsanız üzere o
kadar güzel kızarır ya Bunu da
belirteyim ama sadece üzerinin
kızarmasını yarar Tadı da çok bir
değişiklik olmaz
abone ol
bu kadar şimdilik Servisi değil hatta
bıçakla kesmesi olur aslında arkadaşlar
çok rahatlıkla yapabilirsiniz
[Müzik]
merkezinden servis tabağına koyayım
bu görüntüsünün güzelliği harika
Gerçekten o
bir Bıçak ve çatal da şöyle sizlere
kadar güzel olduğunu video Burada
bitireyim muhakkak denemeniz gereken ama
yemeklerden bir tanesi harika oluyor
arkadaşlar videoları buraya kadar
izlediyseniz bu farklı olsa birkaç
bırakmayı unutmayın abone olup bana
kanalıma destek olabilirsiniz Bir dahaki
videolarda görüşmek üzere
bu hoşçakalın
abone ol

her şeyin çorbası yapılır da enginarın
neden sıkça çorbası yapılmaz inanın
bilmiyorum ama bir kere denedikten sonra
vazgeçilmeziniz olacak evet doğru
duydunuz enginar çorbası yapıyoruz Ve
tabii ki kendisi Sezin usulü olacak
bütün malzemeleri yani enginar patates
soğan ve sarımsak kabaca kesmek geniş
bir tencerede bir araya getirdim üstüne
bir kaşık un su ve baharatlarını ilave
edip ocakta kendi kendine pişmeye bırak
orta ateşte yaklaşık 20-25 dakika sonra
çorbamız hazır yağını servis anında
ekleyip blenderdan geçirip mis gibi
servis ediyoruz sunumu ve lezzeti bir
seviyeye çıkarmak için de limon
kabukları ve dereotu eklemeyi
unutmuyoruz Ben bayıldım vazgeçilmezimiz
oldu Afiyet olsun

[Müzik]
Bugün yaprak dolması yapacağız. Gene her
zamanki gibi malzemelerimizi hazırladık.
Onları gösterelim.
Tabii burada çok az bir soğan var.
Dolmanın olması olmazı bu soğanlarımız.
E yalnız dolma soğanı olması önemli.
Yani beyaz taze soğan olursa çok su
bırakır. E tadı da ona göre değişik
olur. Eskiler bilir bunu. Kışlık soğan
diye aldığımız soğanımızda. E tabii bu
kadar değil. Bizim tarifimize göre 2
kilo kadar bir soğanı
şimdi rondolarda yapıyoruz. Eskiden
tahta üstünde küçük küçük doğrayarak
yapardık. Şimdi kolaylık çıktı. Rondoda.
E dolma soğanı büyüklüğünde doğruyoruz.
2 kilo soğana 2 bardak dolusu pirincimiz
var. Pirincin de bal da olması önemli.
İçinde erimemesi açısından
daha sert olduğu için. 2,5 bardak
zeytinyağımız var.
Baharatlarımız her zamanki gibi
tarçın, yenibhar, karabiber, şekerimiz,
biraz ilaviz var. Bunlar daha sonra
yenibarımız karabiber, tarçın.
[Müzik]
Bu baharatçılarda dolma baharatı diye
karışık olarak da satılıyor. E fıstık ve
kuş üzümüz var. Dolmalık fıstığımız, der
otumuz var. Burada hepsini az miktarda
gösteriyoruz. Tabii
Derotu da şöyle bir şeyi var.
Çocukluğumuzda böyle marketler yoktu.
Her sokakta belli manavlar vardı. Ve
Noel zamanı dere otu kara borsa olurdu.
Böyle arkadan sandıklardan falan
gelirdi. Yani millet çok mu alırdı?
Nasıl olurdu bilmiyorum. Allah'tan ki
şimdi marketlerimiz bol. istediğimiz
kadar bulabiliyoruz. Yani çocukluğumdan
hatırladığım öyle de bir şey var.
[Müzik]
Şimdi yapılışına geçersek soğanı
doğradık. Hı
hı.
Eee, ben içini dünden hazırladım. Bugün
fazla meşgul etmemek için sizi e soğanı
önce hiç tuzmadan, yağ katmadan
epey bir o su bırakır çünkü ne kadar da
bırakmasa kavuruyoruz. Sonra
zeytinyağını az ilave ederek eee
tenceremizde
Hı hı.
tekrar soğanı kavuruyoruz. İyice
kavrulup
kıvama gelen soğana yıkamış hazırlamış
olduğumuz pirinci sıcak soğana ilave
ediyoruz ki o da biraz onun yağını
çeksin. Ondan sonra sırayla
baharatlarımızı koyuyoruz. Bunların
tarifleri, miktarları yaya tariflerinde
var ama herkes zevkine göre ilave
edebilir. Bazıları pul biber katıyor,
nane katıyor. E benim tarifimde yok ama
bunlar isteğe bağlı. Fakat fıstık, kuş
üzümü muhakkak oluyor.
Derotumuz bolca bir demet kadar derottu
içine doğruyoruz. Bütün harcı
hazırladıktan sonra şu hale getiriyoruz.
Burada da gördüğünüz gibi zeytinyağısı
da bolca
bu iç hazırlanmış oluyor.
[Müzik]
Limon suyu da ilave ediyoruz. Ekşilik
vermesi açısından.
[Müzik]
Yaprak seçimi tokat yaprağı derler.
İyidir derler. Fakat ben e yazdan alıp e
difrize koyuyorum. E daha istediğim gibi
yumuşak yaprak seçebiliyorum.
Aldığımız e yaş
yaprakları
sıcak suya batırdıktan sonra bu şekilde
böyle dolma gibi biraz da tuz atıyoruz
suyuna. Tabii onu saklasın diye.
Poşetleri doldurup difrizde
saklayabiliriz. Bu şekilde çıkarttığımız
zaman da çözülmesini bekleyip hemen
sarabiliriz. Bunlar salamura gibi tuzlu
olmadığı için aşırı öyle suda bekletmeye
gerek yok. Açıp hemen sarabiliriz.
Yaprağımızın tabii zeytinyağlı yaprak
için biraz büyükçe olanlarından seçmemiz
lazım. Etli donma gibi küçük cücük
olmaması lazım.
Bu şekilde hazırladığımız yapraklarımızı
da eğer salamura yaprak alıyorsak tabii
ki onun tuzunu akıtıp biraz sıcak sudan
geçirmemiz lazım. Ama benim yaptığım
gibi buzdolabını difrizde sakladığımızda
gerek yok o işleme. Tenceremizin dibine
yaprakları diziyoruz. Dibinin tutmaması
açısından.
Bu şekilde
[Müzik]
da aynı şekilde kavrulmuyor.
Malzemesi de biraz daha değişik.
Yapraklarımızı
şöyle
[Müzik]
sararak. Bazıları tabakta sarar,
bazıları sarar. nasıl kolaylarına
gelirse
bu şekilde
kalın kalın olanları dibe koyarak daha
ince yaprakları üste koyarak ki
piştikleri zaman e erimesin. Çok ince
olursa diptekiler onlar çabuk erir.
[Müzik]
Böyle sardığımız yaprakları koyuyoruz.
Arada küçük ya da ince çıkarsa onlar
ayrı bir tabakta
sarıp duruyor onlar. Sonra üstleri ilave
ediyoruz. Kalın olanları
[Müzik]
alta çiziyoruz.
Bu şekilde bütün yapraklar bittikten
sonra gene üstüne şöyle hafif bir bu
zaten harcın dibinde de yağ birikmiş
oluyor. O yağı da üstüne gezdirebiliriz.
Ya da biraz yağ gezdirip
pirince göre ben su koyuyorum. Mesela
iki bardak pirinç koydumsa dolmaya dör
bardağa yakın da su ilave ediyorum.
biraz tuz da katarak e pişirmeye
bırakıyoruz.
Kısık ateşte pişiriyorum ben. Çünkü çok
hızlı ateşte e dağılabilir.
Üstüne de bir kapak koymakta,
bir tabak koymakta fayda var. yukarıya
çıkmasın
dolmalar diye.
[Müzik]
Sabahin tabaklara e dizip servis
yapıyoruz. Üstüne de limon sıkıp
limonlarla süsleyip servis yapıyoruz.
[Müzik]

aşkım Besim yemek tariflerine
Hoşgeldiniz Bugün ben sizlere bu çorbası
hazırlayacağım etkilerin sıkça yaptığı
Biz yeni nesilde fazla yapmadığı bir
çorba bunun içinde malzememiz çok az bir
su bardağından 1 parmak eksik unumuz var
75 gram tereyağı mız var suya
ihtiyacımız var karabiber kullanacağım
tuz kullanacağız isterseniz şimdi
tarifimize nasıl yapıldığına geçebiliriz
Biz tereyağını kabına ekleyeceğim
bu ve ocağın üzerine alacağım Yağmur
kucağıma aldım şimdi tereyağını eritelim
erittikten sonra da bunu ilave edeceğim
tereyağını erittim ocağımın altını
tutuyorum ve bununla izleyeceğim bunu
belli değişene kadar kavuralım Çünkü
kabuklu karıştırmamız gerekiyor
karıştırmaz sabunu yanacaktır böyle
karıştırarak kısık ateşte Okulumuzun
kokusunun çıkmasını bekleyeceğiz Eğer
çorbamızı
İyi ki daha güzel olsun diyorsanız bunu
biraz kavurma mız lazım Yok ben fazla
rengi değişik olursun istemiyorum olduğu
gibi Kalkın diyorsanız fazla
kalabilirsiniz ama ben daha çok bunun
kavrulmuş halinize tercih ediyorum O
zaman görüntülü bana daha hoş geliyor
şimdi ben bunu kavurmaya devam edeyim
ve sürekli karıştırarak kavurma
işleminizi tamamlayacağım gördüğünüz
gibi rengi değişikliğe başladım
karıştırarak pişirmeye devam ediyorum Şu
bakın Rengi biraz daha değişti 1-2
dakika daha kavuruyoruz gördüğünüz gibi
Evet şimdi suyunu ekleyeceğim Burada
dikkat etmemiz gereken
çok soğuk bekleyeceğim önce Kaynar çıktı
ama sürekli karıştırıyoruz yine
kesinlikle bırakmıyoruz isterseniz
burada bir Çırpıcı da kullanabilirsiniz
Şimdi ben öyle yapacağım
Bir saniye Evet şimdi çırpıcıyla sürekli
çırparak bak Kaynar çıkmasını
sağlayacağım burada 3 su bardağı soğuk
suyu ma ma bu kaynakları işlemi
bittikten sonra üzerine tekrar kaynar su
ekleyeceğim koyuluğuna göre bu sürekli
karıştıralım topaklanma olmasın
çorbamıza altına hafif açtım şu buraları
görmenizi istiyorum şu oynamasını
bekleyeceğim sürekli karıştırarak
gördüğünüz gibi çorbamız koyulaştı
dediğim gibi 30 yeterli değildi 3 bardak
daha ekliyoruz
abone ol
ve tekrar karıştırıyorum Şu mama
İsterseniz 6 ürünümü 5 bardağı birlikte
kullanıp altı bardağı Daha sonra da
ekleyebilirsiniz karıştırarak pişirmeye
devam ediyorum Babam Kaynar açıktı
Altını kıstım tuzunu ekliyorum
bu hayatını kullanıyorum
Eğer Sizlerde hangisini sağlıklı doğru
kullanabilirsiniz Tabii ki Kaya tuzunu
daha sağlıklı olduğu söyleniyor şey
üzerine Karabiberi çekiyorum şu Tabii ki
sevdiğiniz lezzeti göre acılık oranına
göre Tercih edebilirsiniz servis
sırasında isterseniz bir kaşık
tereyağının içerisine kırmızı pul biber
yakarak çorbamız sihirli sırasında
kullanabilirsiniz yalnız Bizimkiler o
tarz servisi sevmedikleri için ben
sadece böyle yapıyorum Ama sizler
isterseniz yapabilirsiniz Ayrıca unu
kavurup bu bunu iki misli kadar o
yarısını bu çorbada kullanıp Diğer
yarısını da buzdolabına kaldırıp 10-15
gün sonra tekrar yapma şansınız var Ben
genelde öyle yapıyorum ama bugün böyle
yapmayı tercih ettim Yemek sayfamda daha
çok bu çok
Yok yok Onun için sizlere de yapmak
istedim Umarım tarifimizi beğenirsiniz
şimdi kısık ateşte 5-10 dakika
kaynayacak dediğim gibi eğer çorbamız
koyulaşırsa ne yapıyoruz Kaynar suyu
ekliyoruz şöyle omuzun akışkanlığı
Bu gördüğünüz gibi hiç bir şekilde
küçüktür olmadı çorbamız Gayet akışkan
ve gayette güzel
mi Evet gördüğünüz gibi çorbamız
şişirdim sanırım görebiliyorsunuz
şöylece
ne yapacağız
Ama dediğim gibi üzerine kırmızı pul
biber ve tereyağı yapabilirsiniz ama
bize böyle seviyoruz buydu kıvama
dediğim gibi eğer çorbanız çok koyu
olursa bekledikten sonra biraz kaynar su
ekleyebilirsiniz Bolca karabiber mee
servis yapabilirsiniz evde hiçbir şey
bulamadınız mı un ve tereyağı varsa En
azından bir çorba yapabiliriz
çocuklarımıza sıcak sıcak lezzetli bir
şekilde içebilirler benim annemin en çok
yaptığı çorbadır ve çok severim Çok da
tüketir dik Eskiden tabii şimdi bizim
çocuklarımıza da alıştırmaya çalışıyorum
Umarım tarifimi beğenmişsinizdir bu evde
çıkamadığımız dönemlerde evde kaldığımız
dönemlerde çocuklarımıza yapıp değişik
değişik içebileceğimiz çorbalar Umarım
tarifimi beğenmişsinizdir bizleri takip
ediyorsanız abone olursanız Hepinize
ayrı ayrı teşekkür ediyorum
o kadar çok paylaşırsanız ne kadar çok
abone olursanız o kadar kocaman büyük
mutlu bir ayrılıyoruz tekrar Hoşçakalın
Sağlıcakla kalın Allah'a emanet olun
yeni tariflerde görüşmek üzere

Merhaba arkadaşlar Leyla ile yemek
saatine Hoş geldiniz bugün sizlere
lezzetine doyum olmayan curry soslu
mantar dolması yaptım şu köri baharatı
var ya mantar o kadar çok yakışıyor ki
mantar tavuk makarna ve tabii biraz
bunları kremayla yapınca daha da güzel
oluyor biz çok seviyoruz mantarlı olan
tüm tarifleri ben çok seviyorum O yüzden
bu tarifi sizlerle de paylaşmak istedim
gerçek anlamda çok lezzetli bir ana
yemek mutlaka pilavın yanında ikram
etmeniz lazım yani mantar da olması
yanında pilav olması şart arkadaşlar ya
da makarna ikisi birlikte çok lezzetli
oluyor Evet şimdi hemen yapılışına
geçelim malzemelerim info kısmında
verdim arkadaşlar mantarların başını
kopart alım bir güzel yıkayalım ben
yıkadım burada ve başlarını
kopartılan kullanmak istemiyorum
E bilmiyorum yani hijyen bakımından
yıkamayı tercih ediyorum başlarını
kopardıktan sonra e yıkadı Hani
yıkayınca böyle bir sulanıyor ya mantar
o suyunu iyice çeksin diye fırına
sürüyoruz arkadaşlar fırında bir güzel
kurutuyoruz daha sonra da bir sonraki
işleme
[Müzik]
geçeceğiz Borcam küçük geldi o yüzden
büyük borcamı kullandım Gerçi bu da
küçük geldi ama olsun biraz hafif üst
üste koydum çünkü pişince zaten
mantarlar küçülüyor arkadaşlar mantarlar
fırında suyunu çekene kadar kalsın fazla
tutmaya gerek yok çünkü bir daha
fırınına süreceğiz mantarları içini
doldurup tekrardan fırına sürmemiz lazım
Evet mantar fırında suyunu çekerken
gelin Bizler de sosunu hazırlayalım
mantarların sap kısımlarını atmadım
Çünkü çok seviyorum onları da
değerlendirmek için tenceremizin içine
küçük küçük parçalar halinde doğrayalım
[Müzik]
doğradığımız mantarlar mızı böyle bir
suyunu salıp çekene kadar kavuralım
daha son mantarlar mızın içine kremamızı
ilave
edelim Biraz da süt ilave ediyoruz
arkadaşlar Böyle bir çay bardağı kadar
sonrasında içine tuzumuzu kırmızı pul
biberimi karabiberim ve kürmi ilave
edelim Ve karıştırarak kaynamaya
bırakalım Ben curry baharatını kremalı
tariflere çok yakıştırıyorum mantarlı
olsun tavuklu olsun Bunlar kremayla
yapılınca içine bir de köri baharatı
katılınca enfes bir ana yemek çıkıyor
ortaya O yüzden ben çok seviyorum bazı
arkadaşlar köre baharatını pek sevemiyor
ama denemenizi tavsiye ederim Gerçekten
bir deneyin Sizler de emin olun çok
beğeneceksiniz Evet görmüş olduğunuz
gibi sosumuz kaynadı şimdi mantarlar mız
da fırında suyunu çekti hafiften de
pişti şimdi çıkartalım küçük borcama
şimdi sığıyor mantarlar tek tek borcamı
aldık içine de Labne peyniri koyuyoruz
arkadaşlar kaşık yardımıyla Daha sonra
da üzerine kaynattığımız e Köri soslu
kremamızı döküyoruz ve kaşar peynirimizi
de üzerine böyle tek tek koyduktan sonra
tekrardan üzeri kızarması için fırına
sürüyoruz Vallahi bir çıkıyor böyle bir
çıkıyor fırından yanında pilavından bir
servis yapın Ondan sonra o sosundan da
şöyle bir pilavın üzerine bir dökün bir
birlikte yiyin bakın Ondan sonra deyin
ki bana Leyla Abla iyi ki böyle bir
tarifi bizlere vermişsin Vallahi bana
dua edeceksiniz kızlar Yani şimdiden
söyleyeyim o kadar güzel bir ana yemek
oldu ki bu yemek Yani ben çok seviyorum
Çocuklar çok seviyor eşim ki benim eşim
bilirsiniz yani devamlı da söylerim öyle
sebze yemeği yemez ve bunu çok seviyor
çok beğeniyor biz devamlı arada böyle
bir yapıyoruz Hani kremalı olduğu için
çok sıkla yapmak istemiyorum Malum benim
kilolar almış başını gidiyor o yüzden
arada bir yapmaya özen gösteriyorum Evet
sosumuzu da döktük kaşarım da güzel
üzerine yerleştirdik ve fırına verdik of
fırından çıktı bir güzel oldu bir güzel
oldu yani o kadar o kadar abartarak
anlatıyorum ki siz de girin mutfağa
yapın diye ay arkadaşlar yanında dediğim
gibi pilav ikram etmeyi unutmuyoruz
Pilavla çok güzel oluyor Ben böyle
lezzetine doyamayan yedim Keşke
kilolarımızı da böyle istediğimiz kadar
Biz alıyoruz ya Vallahi bilmiyorum Ay
Neyse sinirlerime hakim olmam lazım Evet
servisimizi yapıyoruz yani Arkadaşlar bu
tarif yapılmaz mı bilmiyorum Üzerine de
şöyle dolmaların Üzerine de sosumuz
gezdirelim daha sonra da afiyetli
tüketelim Evet tarifimizi yapınca
mutlaka yorumlarınızı bekliyorum
biliyorum Çok konuştum yine çenesi düştü
diyeceksiniz o yüzden hadi şeyi
konuşmayı da kesiyorum artık tarifimizi
yapınca Ama mutlaka yorum bekliyorum
yapmayınca da yaz kızlar yorum yazın
beğenin abone olun hani destek çıkın
Arkadaşlarınızı davet edin sayfamıza bir
şeyler yapın yani Evet arkadaşlar
tarifimizi yapan herkese şimdiden
Afiyetler olsun diyorum ve bir sonraki
tarifte görüşmek ümidiyle Kendinize çok
iyi bakın hoşça kalın
[Müzik]
t ah
[Müzik]
y
[Müzik]
oh foreign
[Müzik]

Karamelize soğanım müthiş bir şekilde
hazır.
Afiyet olsun. Karamelize soğan yapmanın
püf noktalarını anlatacağım.
Sonuna kadar izleyin. Soğanımı soyuyorum
ve doğruyorum.
Soğanlarımı eşit bir şekilde doğradım.
Şimdi tavaya geçiyorum. Biraz yağ
ekliyorum. Bir çorba kaşığı kadar.
Altını açıyorum. Kısık ateşte olması
önemli. Yoksa yanar yavaş yavaş pişecek.
Suyunu sala sala gidecek. Soğanlarımı
tavaya gönderiyorum.
İşlemim ortalama 15 dakika kadar
sürecek. Sabırla karıştıracağım. Bir
süre sonra tuz ekleyeceğim ki suyunu
salsın. Su buharlaşınca tekrar su
ekleyeceğim. Bu işlem karamelize olana
kadar devam edecek. Bazı harflerde şeker
ekleniyor. Ben kolay kaçmıyorum. Soğanın
kendi şekerini çıkarmaya çalışıyorum.
Şimdi pişirmeye devam ediyorum.
Renk aldı. İstediğim yumuşaklıkta
değiliniz. O yüzden su ekliyorum
ve tabırla kıtık ateşte karıştırmaya
devam ediyorum.
Tam istediğim kıvam, tam istediğim renk.
Hem Karamelizden otaları ortaya çıktı
hem de tekrar ortaya çıktı.

Uuuuuuuuuuuuuuuuu
[müzik]
Evet
Uuuuuuuuuuuuuuuuu
[müzik]
Evet

Herkese merhaba ben Aynur arkadaşlar
bugün size fırında patlıcanlı dana etli
kebap tarifim var fırın yemekleri benim
için hep kurtarıcı olmuştur Bu da
gerçekten çok lezzetli hemen geçiyoruz
malzemelerimizi 1 kilo kadar süt danası
etim var siz dana eti de
kullanabilirsiniz 2 adet patlıcan 2 adet
soğan 2 diş sarımsak 2 adet sivri biber
2 adet domates siz malzemel ini Tabii ki
çoğaltabilirsiniz Tuz karabiber ve biraz
da pul biberim var çok az da kekik
kullanıyorum sosu için bir yemek kaşığı
domates salçası bir yemek kaşığı biber
salçası kullanacağım Öncelikle işe
etleri küçük doğramak la başlıyorum siz
bu işlemi kasabanı yaptırabilirsiniz ben
evde çoğunlukla kendim eti küçük küçük
doğruyorum En azından hangi büyüklükte
olacağına kendim karar vermiş oluyorum
etleri doğradıktan Sonra patlıcanları
alacalı soyup küçük küçük doğruyorum ne
kadar büyük doğrayınız sizin kendinize
kalmış patlıcanları bir kasenin
içerisine alıyorum üzerine biraz tuz ve
üzerini kapatacak şekilde su koyup 10
dakika bekletiyorum etlerimi önce
kavuruyorum dana eti kullanırsanız dana
eti biraz geç pişe bilil biraz fazla
kavurmanın gerekecek ayrı bir tavanın
içerisinde de küçük küçük doğramış
olduğum soğanlarımızı
saklarım kavurmaya başlıyorum Bunlar
kavrulurken patlıcanları da bir tepsiye
aldım üzerine Biraz tuz biraz sıvı yağ
gezdirdikten sonra önceden
ısıttığımız veriyorum patlıcanları yarım
saat kadar pişiriyorum şimdi baharatları
da soğanlara ekledikten sonra eti ilave
ediyorum hemen hemen 5-1 dakika kadar
soğanlarla birlikte ette piştikten sonra
hemen ocağımın altını
kapatıyorum çok fazla pişirmeniz gerek
yok Zaten hepsi tekrar fırına gireceği
için dediğim gibi 5-1 dakika yeterli
gelecektir şimdi bir tencerenin
içerisinde domates salçasını ve biber
salçasını kavuruyorum kavurduktan Sonra
içerisini tahminen 600 ml kadar su ilave
ediyor
Tuz karabiber ekliyorum ve kaynamaya
bırakıyorum Kaynadıktan sonra Ocağı
kapatıyorum Bu arada patlıcanları da
fırından çıkarttım etimi de kavurm Tum
şimdi patlıcanların üzerine döküyorum ve
güzelcene karıştırıyorum hepsini böyle
Harmanlı ve kaynatmış olduğum salçalı
suyumu da etlerin üzerine gezdiriyorum
şimdi üzerine bolca domates ve sivri
biber koyuyorum istediğiniz gibi
süsleyebilirsiniz ve tekrar fırına
veriyoruz Malzemelerin hepsi önceden
piştiği ve kavrulduğu için fırında çok
fazla bırakmanıza gerek yok Bu aşamada
Sadece yarım saat pişirdiniz mi yeterli
gelecektir Yarım saatte zaten malzemeler
de birbiriyle özleşmiş
olur Benim kebabım fırından çıktı
gördüğünüz gibi gerçekten çok nefis
Görünüyor mutfağıma da mis gibi kokular
olmaya başladı Benden bugünlük de bu
kadar Umarım bu tarifi de beğenir ve de
denersiniz bir dahaki videoda görüşmek
üzere hoşça kalın diyorum

Evden çıkmadan önce ışıkları, pencereleri,
Ya da bir yangın ihtimaline karşı,
Ocağın kapalı olup olmadığını kontrol
edersiniz, öyle değil mi?
Bunu yapmak son derece normaldir.
Ama obsesif kompulsif bozukluğu olan biri,
yani takıntı hastalığı olan biri
Bunu üç kere, dört kere yapar,
Hatta çoğunda evden çıkmadan önce yapması
gereken şeylerin bir listesi bile hazırdır.
Obsesif kompulsif bozukluk ya da OKB,
Bir çeşit kaygı bozukluğudur.
Bu kişiler, sıklıkla istenmeyen ve endişe
verici düşüncelere kapılırlar.
Bu düşünceler,
Beyine zorla girdikleri ve ruh haline hakim
oldukları için,
Zaman içerisinde saplantı haline gelirler
ve kişinin kaygılanmasına yol açarlar.
Kaygının ve saplantıların önüne geçebilmek
için,
Kişi, belirli davranış,
Ya da ritüelleri tekrarlama gereksinimi hisseder.
Bu davranış ve ritüellere, psikolojide
kompülsiyon yani “zorlantı” denir.
Kompülsiyon bir şeyi, yapılan ritüelleri
acil olarak gerçekleştirme ihtiyacıdır.
Obsesif kompulsif bozukluğun iki öğesi,
Saplantı ve kompülsiyonlardır. Mantıklı öyle değil mi?
Düşünce ve ritüeller,
OKB’si olan birinin kaygılanmasını
sağladığı için,
Kişi günlük hayatında ve sosyal ilişkilerinde
zorlanmaya başlar.
Genel olarak OKB’den bahsettiğimizde,
Daha sık rastlanan saplantı ve kompülsiyonlar
bulunduğunu görürüz.
Saplantı ve kompülsiyonlar birlikte ortaya
çıkabilecekken,
Ayrı ayrı da gözlemlenebilir.
Mesela, temizlik kompülsiyonunu yani zorlantısını
ele alalım.
Bu kompülsiyon
Mikrop ve kirlilikle saplantılı olmanın
sonucunda ortaya çıkar.
Kişi, mikrop ve kirliliği kontrol edebilmek
için,
Saatlerce banyoda kalıp, yıkanabilir ya
da temizlik yapabilir.
Tekrarlamak, başka bir kompülsiyon örneğidir.
Bir ismi, bir cümleyi arka arkaya söylemek
Ya da bir davranışı arka arkaya tekrar
etmek olarak kendini gösterir.
Bu kompülsiyon,
Tekrarlama yapılmadığı zaman kötü bir
şey olacağı saplantısı sonucunda ortaya
çıkar.
Bir odaya girerken,
Elektriği defalarca açıp kapamak,
bu kompülsiyon için verilebilecek bir örnektir.
Kontrol etmek ise yine başka bir kompülsiyondur.
Kişilerin, kendilerini ve başkalarını
incitmekten korkma saplantıları,
Bir şeyi defalarca kontrol etmelerine sebep
olur.
Kapının kilitli olup olmadığını,
Ya da ocağın kapalı olup olmadığını
defalarca kontrol etmek gibi.
Her şeyi düzenlemek ve sıralamak
Ya da eşyaların simetrik oldukların emin
olmak,
İse mükemmeliyet saplantısı ile alakalı bir kompülsiyondur..
Örneğin, kütüphanedeki kitapları renklerine
göre sıralamak…
Saplantı haline gelen düzen,
Bu hastalıktan muzdarip kişilerdeki huzursuzluk
ve kaygı seviyelerini azaltır.
Son olarak, belki de çok daha sık olarak
rastlanan,
Din, meditasyon ya da genel tabiriyle ruhsal
ritüellere örnek olarak verilebilecek,
Dualar ya da tekrarlanan bazı cümleler,
İstenmeyen duygulardan kurtulma
Ya da gelecekte gerçekleşebilecek korkutucu
bir olayı engelleme amacıyla,
Bu endişelerin oluşturduğu saplantı ile
yapılır.
Kişi, kötü bir düşünceye kapıldığında,
Bu ritüelleri yaparak, o düşüncenin önüne geçmeye çalışır.
Kısacası, bu gibi saplantı ya da kompülsiyonlardan
birine sahip olan birinin,
OKB’si olabilir.
Bundan emin olmak için,
Bir profesyonel,
Ruhsal Bozukluklar Tanılayıcı ve İstatistiki
El Kitabının,
Beşinci baskısına başvurabilir.
Öncelikle,
Bir şeyin saplantı olabilmesi için,
Kaygı ve huzursuzluğa yol açan, tekrarlayan
ve istenmeyen düşüncelerden oluşması gerekir.
İkinci olarak,
Hastanın bu düşünceleri bastırmayı veya
görmezden gelmeyi denemiş olması gerekir.
Bir şeyin kompülsiyon olabilmesi için de,
Sıralamak ya da kontrol etmek gibi tekrarlayan
davranışların,
Ya da, dua etmek ve sürekli saymak gibi ruhsal
ritüellerin,
Bir saplantıya tepki olarak gerçekleşiyor olması gerekir.
İkinci olarak,
Kompülsiyonların, kaygı ve huzursuzluğu
azaltmak için “aşırı şekilde” yapılıyor
olması gerekir.
Bir kişiye OBK teşhisi konması için,
Bu saplantı ya da kompülsiyon çiftlerinden
birine sahip olması gerekmez.
Sadece saplantısı ya da kompülsiyonu da
olabilir!
Peki, insanların bu saplantı ve kompülsiyonlara
sahip olmasına ya da
OKB’li olmasına sebep olan şey nedir?
OKB’nin aynı aileye mensup bireyler arasında
daha sık görüldüğünü biliyoruz,
Bunun için OKB’nin sebebinin, çevresel
değil de,
Biyolojik olduğunu düşünüyoruz.
Buna rağmen, OKB’nin asıl sebebinin ne olduğu
ise ne yazık ki  hala bilinmiyor.
Genellikle çocukluk ve gençlik yıllarında
başlayan ve 20’li yaşlarda teşhis edilen
OKB,
Bugün tüm dünyada milyonlarca insanı,
Sadece Amerika’da 2 milyon kişiyi etkilerken,
Kadınlarda ve erkeklerde görülme olasılığı ise hemen hemen aynı.
Peki tedavisi var mı?
OKB teşhis edildikten sonra,
Bir tedavi planlanır.
Hastaya,
Psikoterapi,
Özellikle de bilişsel davranış terapisi,
Ya da ilaç kullanımı,
Hatta bazı örneklerde ikisi birlikte önerilebilir.
Bilişsel davranış terapilerinden biri olan
maruziyet cevap terapisi ise,
En çok kullanılan terapi türüdür.
Bu terapide,
Hasta, zorlantı ya da endişe yaratacak durumlara maruz bırakılır.
Bu maruziyet sonucu,
Hasta, kompülsiyonunu engelleyebilmeyi,
Ya da saplantısından kaynaklanan kaygının,
Aslında ritüeller olmadan azaldığını öğrenir.
Bu terapinin etkili olması için hastanın
prosedürlere sadık kalması çok önemlidir.
Bazı hastalar, daha fazla kaygılanmamak
için bu terapiye katılmayı istemezler.
Başka bir tedavi metodu olarak,
Hastalara ilaç verilebilir.
Serotonin geri alım engelleyicilerin
İlacı kullanan hastaların yarısı üzerinde
etkili oldukları görülmüştür.
Tedaviye önemli ölçüde yardımcı olan
bu ilaçların,
Ne yazık ki başka ilaç ya da psikoterapi
ile tedavi edilmesi gereken, başka yan etkileri vardır.
Her şeye rağmen, bu metodlarla tedavi edilen
hastaların yaşam kalitesi artar,
Ve iyi haber ise:
işlerine, okullarına hatta sosyal ilişkilerine,
Kısacası,
Normal hayatlarına devam edebilirler.

En son ne zaman sınava girdiniz?
Hatırladınız mı?
Muhtemelen heyecanlanmış,
Hatta tam sınavdan önce endişelenmeye başlamış
da olabilirsiniz.
Bu son derece normal.
Hatta bazı durumlarda, daha dikkatli olmanızı
sağlayacağı için yararlı bir durum.
Sınav bittiğinde büyük bir rahatlama hissedip,
derin bir “oh” çekersiniz ve stres anında
kaybolur,
Öyle değil mi?
Fakat bazı insanlar için bu böyle değildir.
Nüfusun yüzde 3’lük bir kesiminde, stres
hiçbir zaman ortadan kaybolmaz.
Bu kişilerde, stres, anksiyete yani kaygı
olarak yorumlanır.
Bu kaygı zaman içinde kötüleşerek,
Göğüs ağrılarına ve kabuslara yol açabilir.
Hatta evden çıkmak bile istemezsiniz.
Kaygılı olmanız,
günlük hayatınızı, işinizi, okulunuzu
ya da ilişkilerinizi etkilemeye başladığında,
bu duruma, “kaygı bozukluğu” ya da anksiyete
bozukluğu denir.
Şimdi, bir anksiyete bozukluğu çeşidi
olan,
Yaygın aksiyete bozukluğu ya da diğer adıyla
genelleştirilmiş kaygı bozukluğundan bahsedelim.
Buna kısaca YAB de denir.
YAB, günlük hayatta karşılaşılan her
şeyle,
Örneğin para, sağlık, aile, iş ve ilişkilerle
ilgili kaygı duyulması durumudur.
Zaman zaman, günün nasıl geçeceği düşüncesi
bile kaygı verici olabilir.
Herkesin hissettiği normal kaygıya karşılık,
YAB’nin 3 ana özelliği vardır.
Birincisi, YAB’nin ısrarcı yapısı yani
kolay kolay geçecekmiş gibi görünmemesi,
İkincisi, aşırı olması yani aynı durumda
olan birine göre daha çok hissedilmesi,
Ve üçüncüsü de, genellikle mantık dışı
olması yani aslında kaygılanacak bir şey
olmamasına rağmen kaygılanılmasıdır.
Yaygın Anksiyete bozukluğu olan insanlar,
Bunun aşırı ve mantık dışı olduğunu
bilmelerine rağmen,
Bu şekilde hissetmelerine nasıl engel olacaklarını
bilemezler.
Hatta durumun kendi kontrolleri dışında
olduğunu hissederler.
Tabii, YAB’nin de seviyleri var.
Hafif seviyeli YAB’si olan insanlar,
Sosyal ortamlarda bulunup, bir iş sahibi
olabilirler.
İleri seviyeli YAB’si olanlar ise,
en basit günlük aktiviteleri bile yerine
getiremezler.
Peki, bazı insanların YAB’lı, bazılarının
da YAB’sız olmasının sebebi nedir?
Hemen hemen bütün psikolojik bozukluklarda
olduğu gibi,
bunun da sebebini tam olarak bilmiyoruz.
Bu bozukluğun aynı aileye mensup bireyler
arasında görülmesi,
Genlerin bir etkisi olduğunu düşünmemize
yol açıyor.
İçinde bulunulan ortam da,
özellikle de aşırı stres içeriyorsa,
önem kazanıyor.
Aynı zamanda, beynin korku ve endişeden
sorumlu merkezleri üzerinde yapılan araştırmalar,
YAB hakkında daha çok bilgi edinmemizi sağlayabilir.
Bir kişinin YAB’si olduğunu nasıl anlarız?
Bu durumun, işaret ve belirtileri nelerdir?
En önemli belirti,
çok ama çok küçük şeyler için endişelenmek,
gergin ya da stresli olmaktır.
Huzursuzluk, tedirginlik, konsantrasyon bozukluğu
ya da beyninizi durmuş gibi hissetmeniz de
belirtiler arasında yer alır.
Asabiyeti de unutmamak lazım.
Bu psikolojik belirtiler şiddetlendiğinde,
uyku bozukluğu gibi fiziksel belirtilere
de yol açabilir.
Bu, genelleşmiş kaygı bozukluğu olan
insanların en çok şikayet ettiği konulardan
biridir.
Uyuduğumuzda, vücudumuz şarj olur, öyle
değil mi?
Peki ya uyandığımız da?
Uykusuzluk,
vücudumuzun,
en uygun seviyesinde işleyemeyeceği için,
ağır bir bedel ödemesine sebep olur.
Uykusuzluğun yanında, sıkça karşılaşılan
başka bir problem,
Sindirim sistemi ile ilgilidir.
Kronik stres, normalinden fazla ya da az yemeye
yol açtığından,
İnsanların büyük çoğunluğu ishal ya
da kabızlık sorunu yaşarlar.
Son olarak, kas ağrıları da, YAB’nin
bir diğer belirtisi olarak gösterilebilir.
Kas ağrıları, gerginliği fiziksel olarak
üzerinde taşıyan insanların,
Kaslarının normalin dışında gergin olması
sebebiyle,
Omuz, sırt ve çene kaslarında özellikle görülür.
Çene kilitlenmesi ya da diş gıcırdatma
da, bunun bir sonucudur.
Bu fiziksel ya da psikolojik belirtiler yavaş
yavaş ortaya çıkar.
Ergenlik ya da erken yetişkinlik döneminde
başlayıp,
Zaman içerisinde sağlık üzerinde oldukça
olumsuz sonuçlar doğururlar.
Belirtilerin kötüleştiği dönemler olabilir,
ya da özellikle yüksek stresli zamanlarda,
belirtiler oldukça şiddetlenebilir.
Ne yazık ki, YAB’nin bir testi yok.
Ve tam teşhis,
ancak profesyonel birinin belirtileriniz hakkında
size soracağı sorular ile konulabilir.
Ruhsal Bozukluklar Tanılayıcı ve İstatistiki
El Kitabının,
Beşinci baskısında,
YAB’nin teşhisi için şu kriterler verilmiştir.
Aşırı endişe ve kaygı halinin,
6 aydan uzun bir süredir, açıkça aşırı
bir şekilde gözlemlenmesi,
endişe ve kaygı haline
ve az önce bahsettiğimiz belirtilerden en az
üçünün eşlik etmesi,
Çocuklarda sadece birinin bulunması bile
YAB’nin teşhisi için yeterlidir.
Teşhisten sonra tedavi gelir, öyle değil
mi?
YAB’nin tedavisinde,
psikoterapi, ilaç ya da ikisi birden kullanılır.
Psikoterapide,
Bilişsel davranış terapisi adında,
Kişiye, endişe ve kaygısını azaltması
için,
Değişik düşünme, davranış ve tepki
gösterme yolları öğreten bir teknik kullanılır.
Bu teknik, YAB’nin tedavisinde son derece
etkilidir.
Diğer tedavi metodu ise ilaç kullanımıdır.
Özellikle 2 tip ilaç üzerinde duruluyor.
Birinci tip,
Yani kaygı önleyici ilaçların,
Merkezi sinir sisteminin yani beynimizin yavaşlamasına
yol açtıkları için,
rahatlatıcı ve yatıştırıcı etkileri
vardır.
Bu ilaçların en çok kullanılanı,
Benzodiazepinlerdir.
Bunların dışında, antidepresan ilaçlar
da kullanılabilir.
Antidepresanlar, adından da anlaşılacağı
gibi,
depresyon tedavisi için kullanılmalarına
karşın,
kaygı tedavisinde de etkilidirler.
Antidepresanlar arasında en çok kullanılanı
ise,
Seçici serotonin gerialım engelleyicilerdir.
Bu ilaçlar, beyindeki serotonin seviyesini
düzenleyerek,
ruh halini iyileştirirler.
Bazı insanlar,
Bilişsel davranış terapisine,
bazıları da ilaç kullanımına daha iyi
tepki verirken,
bazı insanlarda ise iki metodun birlikte
kullanılması gerekir.
Bu tamamen hastaya bağlı olduğu için,
vakalar teker teker değerlendirilmelidir.
Umarım siz hiçbir zaman YAB’den şikayetçi
olmazsınız!

Dokunduğum her şeye zarar veriyorum ben
doktor ne yapmalıyım Ben
Dokunma A evet Allah mıyorsun Ya evet o
kadar mı Tabii canım A çok iyi

Bu videoda klinik tedavi uzmanlarının
depresyonu nasıl teşhis ettiklerinden
bahsetmek istiyorum bir başka deyişle
uzmanların depresyonu normal ve uygun
olan duygusal tepkilerden nasıl
ayırdıklarını
anlatacağım bunu DSM 5'i kullanarak
yapıyorlar DSM 5'in diğer adı Mental
bozuklukların tanısal ve sayımsal el
kitabıdır bu el kitabı depresyon teşhis
konması için insanlarda olması gereken
kriterleri özetler Bu videoda üzerinde
durmak istediğim dokuz farklı Kriter var
ilk kritere göre kişiler her gün
depresif ruh halinde olmalıdır ve bu gün
boyu sürmelidir Ayrıca bu durum uzun bir
süre devam etmelidir insanların depresif
halde olup olmadıkları Öz bildirimle
saptanabilir Bunun dışında
etraflarındaki insanların veya klinik
uzmanların gözlemi ile de
belirlenebilir Depresyonda daha önceden
keyifli gelen aktivitelere ilginin
azalmasını da görürüz Bu durum da günün
büyük bir bölümünde sürmelidir veya uzun
bir süre devam etmelidir depresyon aynı
zamanda birçok bilişsel belirtilerle de
bağlantılıdır yoğun değersizlik ve
suçluluk hissi bu belirtilerdir kişi
hiçbir değerinin olmadığını düşünür ve
başkalarının kendisiyle Neden arkadaş
olmak istediğini
anlayamaz Tabii bu durumda
arkadaşlarıyla dışarı çıkmamasına neden
olur sonra da aramadığı için kendini
suçlu hisseder ve böylece bir döngü
oluşur Depresyonda insanlar konsantre
olmakta zorlanır ödev gibi yapmaları
gereken şeylere odaklanmakta zorluk
çekebilirler konsantrasyon sorunları
kararsızlıkla da yakından ilgilidir
verilecek kararlar üniversite seçmek
gibi önemli olaylar olabilir fakat
yaşanılan kararsızlık küçük ve önemsiz
gözüken kararları da etkileyebilir
mesela kişi restorand dayken ne
yiyeceğine karar veremeyebilirim
belirti Depresyonda olan insanların ölüm
ve ölmekle ilgili düşüncelerinin
olmasıdır
mesela gerçek bir intihar planı yapmak
Buna örnek
gösterilebilir fakat genel olarak ölümle
ilgili düşünme veya artık hayattan kopma
fikrini belirtilerden
sayabiliriz bir sonraki bölüm sizi
şaşırtabilir fakat depresyonun aynı
zamanda birkaç fiziksel belirtisi vardır
İnsanları sadece psikolojik olarak
etkilemez yani kiloda önemli
değişiklikler olabilir insanlar kilo
alabilir veya verebilir Bununla birlikte
iştahta artış ya da düşüş de
gözlenebilir Depresyonda olan bireylerde
uykusuzluk başlayabilir uyumakta güçlük
çekebilirler veya Gece boyunca sık sık
uyanabilir Bunun tam tersi sorunlar da
oluşabilir gereğinden fazla
uyuyabilirler Öyle ki bu günlük
sorunlarını engelleyecek duruma
gelebilir diğer fiziksel belirti
psikomotor ajitasyon yani heyecan veya
retardasyonda şlam Adır Hadi bunlara bir
bakalım psikomotor ajitasyon istemsiz
hareketlerin artmasıdır buna odanın i
gezinip durmak elleri Ovuşturmak tırnak
kenarlarını parçalamak gibi örnekler
verebiliriz psikomotor retardasyon yani
yavaşlama genellikle ajitasyon tam
tersidir
hareketlerde yavaşlama başlar Fakat
burada ağır çekimden bahsetmiyorum daha
çok yataktan çıkmakta giyinmekte veya
duş almakta zorlanmayı örnek
verebiliriz ya da insan kendini tamamen
yemek yapamayacak aramaya ve
e-postaların cevap veremeyecek durumda
hisseder şunu açıkça belirtmeliyim ki
bunlar kesinlikle tembellik değildir
Depresyonda olan kişi bu tarz görevleri
gerçekten imkansız görür Bu belirtilere
sahip kişilerin kafası konuyla ilgili
oldukça karışık olur bu belirtilerle
ilgili oldukça sinirli hissederler ve
suçluluk bile duyabilirler bahsetmek
istediğim son fiziksel belirti ise
yorgunluk ya da enerjisiz olmak
insanlar yapmak zorunda oldukları
görevler şöyle dursun hoşlandıkları
şeyleri bile yapacak enerjiyi bulamazlar
Pekala Bütün bunlar DSM 5'te listelenen
depresyon belirtileridir fakat birkaç
uyarı bulunuyor niteleyici de
denilebilir ilki daha önce bahsettiğim
bir şey fakat her belirtiyle birlikte
tekrar etmek istemedim her bir belirti
neredeyse gün boyu sürmeli ve hemen
hemen her gün gerçekleşmeli
ya da en azından 2 hafta Sürmeli Önemli
olan diğer bir şey ise birine depresyon
teşhisi konması için bütün bu 9
belirtiye sahip olması gerekmez yalnızca
5 tanesine sahip olmak yeterlidir
insanlarda genelde beşten fazla belirti
bulunur ama kaç tane belirti olursa
olsun her zaman en azından iki
tanesinden biri olmak zorundadır yani ya
depresif ruh hali ya da keyif alınan
aktivitelere ilginin azalması
belirtilerinden biri olmalıdır ya da her
ikisi de bulunmalıdır bu belirtilerin
sıkıntıya strese sebep olması bir diğer
kriterdir
Yani bir insanın normal işlevlerinin bir
şekilde bozulması veya engellenmesidir
bu durum kişinin işi notları veya sosyal
Yaşamının altüst olması demek olabilir
son olarak bu belirtiler başka bir
rahatsızlığın veya ilacın yan etkisiyle
ortaya çıkmış olmamalıdır
söylemek istediğim son bir şey var bu
kriterler zaman içinde değişti Ben son
basım olan DSM 5'teki belirtiler
üzerinden gittim fakat bu el kitabının
Bir önceki basımı DSM 4'tü birçok
depresyon belirtisi DSM 4'ten DSM 5'e
değişmeden geçmiştir ama yaz kriterinde
büyük bir değişiklik olmuştur önceden
bahsettiğimiz gibi başka bir hastalık
yüzünden gerçekleşen depresyon hastalık
Kriter sayılmaz Eskiden önemli ve
olumsuz bir yaşam olayının hemen
ardından depresyon yaşanması kriterleri
karşıladığını anlama gelmezdi Yani
insanlar çocuklarını eşlerini veya
ailelerini kaybedince depresif
hissedebilirler Fakat bu eskisine göre
majör depresif bozukluk kriterine hemen
uydukları göstermezdi buna karşılık
teşhis konulabilmesi için yas döneminin
çok daha uzun sürmesi gerekliydi
DSM 5'te çıkarılan madde İşte budur
Tabii ki depresyon anlayışımız
geliştikçe teşhis bilgilerimiz ve nasıl
tedavi edeceğimiz de gelişmeye devam
edecek

Evet şu anda gerçekten Gündem olan bir
soru ve üste çok tartıştığımız Aslında
tartışılmaması gereken cevabının Belki
de benim açımdan En azından net olması
gereken bir soru Seni öpmek istiyorum şu
anda psikoloji Açık öğretimde
Psikolojinin Açık öğretimde olmasını ne
kadar uygun Öncelikle psikoloji
gerçekten Açık öğretimde bir program
olarak açıldımı İstanbul Üniversitesi
resmi olarak web sitesinde bu programı
dahil ettiği yayınladı senatodan
geçtiğini bildirdi aynı zamanda bunlara
tepki olan süreçte tepede birçok
kuruluşta kol loglarda her şekilde buna
tepkiden şu anda dile Getiriyorlar yasal
süreçte başlatıldığında dair tepede
tarafından bilgiler geliyor şu anda amaç
kamuoyu oluşturarak Buna tepki çekmek
diğer gerçekten yapıldıysa Türkiye'de
son 50 yıldır yapılmış en büyük aptallık
olabilir pskoloji tıp
bu ve benzeri alanlar bir kitaptan
okunarak yapılabilecek olsaydı bugün
herkes evinde beyin cerrahisi operasyon
düzenliyor olacaktı herkes gayet rahat
birilerine Şifa olabilecek kadar
psikoloji kitabı satın alabilir Şu anda
benim Evimdeki bile psikoloji kitapları
dök oradan bayağı bayağı bir doktora
seviyesinde adam yetiştirebilir gibi
gözüküyor Fakat bu tip alanların
örüntüler ve ustalık bilgisine dair
olduğunu çoğunlukla unutuyoruz bu tip
alanlar usta-çırak ilişkisi cinsinden
öğretilmesi gereken ustal aşılması
gereken alanlardır amma velakin burada
şunun da hemen bir ham işini düşmem
lazım der kenarını yapmam lazım
Türkiye'de zaten bu anlamda eğitim
çoktan bitmiş özetle Tıp fakültelerinde
bile Ben yıllardır Tıp fakültelerinde
öğretim yılı yapıyorum düşünün
sağlığınızı teslim edeceğiniz ve eline
verdiğiniz diplomalı insan hayatına
müdahale Hakkı verdiğiniz insanları
yetiştirdiğimiz iddia ettiğimiz fakülte
verdi onlara
Ben sizi kesebiliyor yani diplomayı
alınca düşündük böyle diploma yani ölsün
diye biliyor mesela yoğun bakımdaki öldü
diyebiliyor Gömün diyebiliyoruz başka
hiçbir meslekte yok bu Orada bile
maalesef işlerin gittikçe çıktığından
çıktı Bir dönemden geçiyoruz sen
psikoloji mezunu Sana da yöne atacağım
ben sonunda Soruyor yani sen bu konuya
nasıl baktın üç aşağı beş yukarı
biliyorum ama sen artık mezun ve yüksek
psikolog olarak yüksek soru geliyor mu
Nasıl yapmışlar Yüksek Mühendis içine
psikoloji eğitimi dediğimiz şey ben
jonglorluk gibi herkese verebileceğiniz
bir şey değildir bir kere kitleler
halinde insanları psikolog yaptınız mı
bu işin çivisi çıkmaya başlar psikoloji
tıp bilim insanı genel olarak da bilimle
uğraşmaya herkesin yapabileceği bir şey
değildir o esnaflık herkesin
yapabileceği bir şey değil Siz Eğer
artık seçme şansınızı yitirmiş
ya Ozan bireyleri iseniz Bunlar da artık
sizin için sorun olmaktan çıkmıştır ya
psikoloji eğitimi nasıl verirsin tıbbın
en güzel eğitim nasıl olur artık bunlar
sorun değildir sizin için birim zamanda
en çok diplomayı nasıl dağıtabilirim en
çok işte sertifikasyonu nasıl insanlara
yedirebilirim Artık bunun hesabını
yaptım Ve tabii ki bundan rant
değiştirdiğiniz bir dönemdir içinde
yaşadığımız dönem diploma ve sertifika
satışıyla tarihe geçecek bir dönemdir
hiç bir halta yaramayan diplomalar ve
sertifikalar tonlarla satılmaktadır ve
insanlarda Bulut tırmalar casına satın
olmaktadır bu gün malesef ve içinde
yaşadığımız Bu projede falanca
üniversitenin psikoloji gibi bir bölümü
uzaktan eğitimle Bilmem neyle açabilme
ye cürret etmesine ben hiç şaşırmam
bunun Altını çiziyorum hiç şaşırmam
Çünkü yozlaşmanın ve paçozlaşma nın
mütemmim cüzüdür Olur böyle şeyler fakat
bu idealler açısından şu
da buza Aslan geldi Ben mesela Uzunca
bir süredir Soruyorum da söylenirmi bir
gün söylerim diye söylerim zaten Yani
söylüyorum üniversiteleri beğenmediğim
için kendi Eğitim Kurumu kurmakla
uğraşıyorum yani yıllardır bunu
yapıyorum yoktan şuradan buradan hiçbir
akreditasyonu ihtiyaç duymadan diploma
vermeyen gerçekten kafasını bir şeylere
yorup da bir şeyler üretmeye meraklı
olan insanların toplanmak isteyecekleri
yani oradan iş ve İkbal beklemekten öte
oraya destek olmak isteyecekleri senin
için bu kurum için ne yapabilirim diye
kapıları Işıl duracakları bir yer kurma
hayalim vardı çünkü Eskiden akademiye
böyleydi Eskiden Akademi insanlara
diploma ve meslek dağıtmaz the Akademi
bilgi üretirdi derinlik leştir de
insanları ve oradan okyanusa girerdin
oradan böyle deryalara da vardım şimdi
ise yüzeysel diplomaların satıldığı yer
oldu maalesef Bana sorarsan ben bugün
üniversiteden herhangi bir şeyin
diploması
bir birine verildi olarak güvenmem yani
o diplomanın benim için hiçbir anlamı
yapıyor o kişinin ne yapabildiğini
Sorgulamak lazım Sen psikologsun sen
söyle görüyorum yeni mezun psikolog
arkadaşlardan şeyler geliyor severler 17
tane terapi eğitimi almış 17 terapi
eğitimden bunların bir tanesi bir ömür
sürüyor zaten Sen ne zaman bunu sivri ne
yazacak kadar Usta Bilişsel davranışçı
terapi Rüya terapi Here terapi hüre
terapi Pide bunların sadece
sertifikalarını almanın bir anlamı var
mı Yok aynı şekilde ise psikoloji
diploması artık gittikçe anlamıyor ondan
sonra bana Twitter'da soruyor hocam
peşimize destek verin lan manyak mısın
zaten sistem bakmış ben senin neyine
destek vereceğim Burada maalesef sevgili
psikologlarda Bu güzel soru vasıtasıyla
uyarayım düşüncesizce plansız Cave Neyi
savunup neye karşı çıktığını bilmeden
batan bir geminin yarıya kadar su almış
halini saadetli
bu olarak savunmaya devam edip Devrim
yapmaya yer telemedic Ç bu sisteme
malzeme olmanın ötesine geçemeyecek
siniz Ben orada bir şey yazmıştım
Twitter'da benden Hocam eşteki bize
destek bekliyorsun Ben dedim örgünün her
türüne karşı Çünkü örgünün atıyor örgü
sistemde bir şey kalmamış vaziyette ve
ben dedim bu konuyu biraz daha ciddiye
aldım için buralarda hele öyle
yapmıyorum arka planda çalışıyorum Ne
yapıyorum açıklayın da deli gibi
yazıyorum üretiyorum arkadaşlarla
toplanıyoruz sizlerle herkese
Üniversitesi yapabildiğimiz her türlü
çalışma yapıyoruz ve yeni bir eğitim
yolunu bulmaya sadece ben değil
üniversitemizdeki diğer bütün sevgili
hocalarım da başla Deniz Ülke Arıboğan
başlar aktör olmak üzere hepsiyle
kafamızı yoğurduğumuz temel konu hep bu
oldu bu sistem Evet böyle gidiyor
olabilir ama biz böyle gitmek zorunda
değiliz Biz başka bir şey yapacağız ve o
başka bir şeyin de yolunu hala arıyoruz
Hala bir şeyler yapıyoruz bu çaba asla
bitmeyecek çünkü
ya belki bir iki yüzyıldır yükselen Ama
son 50 yıldır Keskin bir düşünce geçen
Akademi prestijini Bu çabalarla
kurtarmanın yolu yok maalesef tıbbı da
uzaktan eğitime açacaklar beyin
cerrahisi uzmanlarını da onlara
eğitimden verecekler göreceksiniz
yakında onlar hepsi olacak en azından bu
Çabalar olacak ama siz bunları ciddiye
alıp da ortada gerçekten bir alternatif
mis gibi onlara bir Paye verdiğinizde
olaylar daha çok çığırından çıkacak hap
sütlüye indirgemeye öğrenmemiz lazım
bunlara gerçekten gülüp geçmemiz ve
etrafımızı bilinçlendirmek üzere
açıkbeyin de bizim yaptığımız gibi
çalışmamız lazım Siz otoriteyle İstanbul
Üniversitesi bilmemenin yönetimi ile
kavga edeceğiz sevgili Psikologlar
örgütlenip insanlara bunu anlatın Bu bir
Geri zekalılık tır böyle bir geri zekalı
sonucunda ne psikolog olunur Ne şifacı
olur ne bir şey olur diye ve psikolog
psikolog diplomasından herkesin de
şifacı olmadığını unutmadan bunu yapın
bu olmanın tek başına insanlara hiçbir
sağlamadığını aranızdaki densizlere
ayıklamayı unutmayın den sizlerin
savundu davalar hep çöker 3-5 tane
kifayetsiz curtains sizin mesleğinizin
adını kullanarak sağda solda psikolog
psikolog diye Gezer o geri zekalının
yaptığı şey psikolojiye malıdır onları
aranızdan temizlemeye öğrenin Bakın size
bir örnek vereyim Ben yıllar ava
biyologlar aynı sorunu yıllarca
yaşadılar Hala da yaşıyor biyologların
meslek yasası daha bir kaç sene oldu
çıkalı ben üniversiteyi 95 yılında
bitirdim ve o dönemlerde canhıraş
diyaloglarda Neyi falan Herkes bir
bağırıp çağırıyor bizim yasamız çıksın
Ben de sanıyorum ki bunlar böyle meclis
kapılarında yatıyorlar bir şeyler
yapıyorlar falan filan Abicim ben
biyologlar Derneği ne gittim bununla
ilgili ne yapıyorlar falan filan diye
enişte bütün yumruk geçip oluşuyor Kağıt
oynuyorlarmış başka bir şey yok yok
halimize gittim bizim ve biyologlar
Derneği hiçbir şey yapmıyor Dedim ki
bunlardan adam olmaz Çıktım ben oradan
şimdi çocuklar Derneği'nin gerçekten
lafta muhalefet dışında yapabildiğim
hiçbir şey yok
bu sene sonra bakın isim vermeyeceğim
ama biyologlar Derneği yönetiminden bir
grup Arkadaş bana geldi yine isim
vermeyeyim o zaman ki başbakanı Yakinen
tanıyan bir yakınım vardı ve onun Benim
kulağım akarsuyu kaçırılmasıyla o
zamanın başbakanıyla ben bu arkadaşlara
randevu ayarladık bak düşün bir meslek
Derneği Sizde o zamanın başbakanı
randevu almış Senin için gidip ne
yapacaksın net bir şekilde talebini
ortaya koyacaksın o kadar ders
çalışılmamış ki o Başbakanın huzuruna
gittiklerinde ona Max isminiz Propaganda
yapmaya kalkıyorlar Buradan da gayet
güzel bunları suçluyor dışarıya
Mesleğiniz sizin olsun Hadi dışarıda
gene adam ki varmış yani tepeden
vurmamıştır böyle gerizekalıca savunulan
Hiçbir dava kazanılmaz O yüzden önce
psikolog hıh olsak Doktor da olsak
biyolog da uzak önce akıllı olacağız
önce dünyanın koşullarını anlayacağız
önce Bu mesleğin bugünkü dünyada yeri
nedir gereksinimleri nedir dünyanın neye
ihtiyacı var bir onu bileceğiz dünyayı
bilmeyen dünyanın maskarası
Evet şu anda Dünya çok başka yerlere
gidiyor eğitim sistemleri bambaşka
yerlere gidiyor kağıtlar falan boşuna
olmuyor sırf sosyal medyada kendini
gösterip iki tane dopamin saldıracağız
diye mesleğinizde bunu Yapmayın bu
değildir Bu işin yolu örgütten adam gibi
gidin hedeflere ama konuştum Ne
yapıyorsunuz sonuç oradan çıkar ya
neticede saçma sapan bir iş ama olacaksa
Mukadder atmaktan ne düşünüyorsun Hocam
ben şöyle düşündüm dedim hak veriyorum
bu işi Sadece sosyal medyada bas bas
bağırarak veya başka şekillerde
çizemeyiz iyi bir örgütlenme miz lazım
iyi bir şekilde örgütlenmesi ama bizim
zaten en büyük hatamız Biz yıllardır
meslek yasasını çıkaracak şekilde doğru
bir örgütlenmeye gidemedik Fakat burada
şöyle bir şey söz konusu sadece tek bir
açıdan bakmak lazım Psikologlar
besleyeni korumaya çalışıyor Hayır biz
toplumun ruh sağlığını korumaya
çalışıyoruz hala şu andan itibaren Biz
mezun olurken bizi şöhreti de ses mezun
olduğunuzda dört yıl sonunda psikolog
değilsiniz Siz Hayata
ben sana psikolog gözüyle bakmayı 4
sonunda öğrendiniz şimdi psikolog olmak
için eğitimlerimize devam edeceksiniz
Terapist olmak için eğitiminize devam
edeceksiniz yüksek lisanslar günü
Bunlara devam edeceksiniz Bu bakış
açısıyla usta-çırak ilişkisini de
eğitimi aldı bir Patoloji gördük müzik
testler aldık Bunların hepsi yüz yüze
olan dersler bunlar kitaplardan okuyarak
öğrenebilecek tecrübe edilebilecek
dersler değiller bunlar Açık öğretimde
bilgisayar başında istediler bilecek
dersler değiller bunlar öğrenir bilgi
olarak alınır okunur Ama özür Sevemezsin
Ama zaten ben sizin Okuduğunuz bütün
testleri ben de okudum hangisini
yapıyorum ya bu iş okuyarak olmaz yani
bir usta çırak ilişkisi denen şeyi zaten
Unuttuk ya onu diyorum Burada esas sorun
zaten Ama bak yapılacak bu olacak bu
unutmayın kaç yozlaşmanın doğal sonucu
budur Bu da denecek yani Bunu da
yapacaklar Dolayısıyla bunun yapıldığı
bir dünyadaki aksiyonu doğru seçmek
lazım Emin ol bir üniversite
o herkes senin ne dediğini çok iyi
anlıyor ama burada işte o kötü niyetli
arkada kendi kompleksi ajandaları olan
tiplerle normal hak sahipleri öyle bir
çorba da karışmış ki kimin sesi daha
fazla çıkarsa ortamı o yönlendirir o
zaman buradaki sıkıntı bu çok netameli
bir mevzu Bu konu çok önemli bir konu
Ben psikolog değilim Hiç psikoloji
hayatında okumadım şu anda bir psikoloji
bölümünde nörobilim dersleri veren bir
öğretim üyesinin bazı Ben sizler bunu
özellikle söylemeden akıl demektir
densizler akılsızlar Demektir bana sen
asla psikolog olamayacaksın falan gibi
şeyler yazıyor benim akıl pıtı Kardeşim
ben zaten psikolog olmak için orada
değil ben olacağım olmuşum bak saç
kafada saç kalmadı biz bu nasıl bir şey
olmaya uğraşmıyoruz Bizim olduğumuz şey
psikolojiye ya da diğer alanların
nörobilimin nasıl katkı yap
ben seni anlatmaya gayret etmek
Dolayısıyla Burada şu anda içinde
misafir bulunduğum bölümü çok
önemsiyorum o bölümün meslek haklarının
tanımlanmasının çok önemli olduğunu
düşünüyorum Ama öbür yandan Psikolojinin
meslek alanının maalesef yüzyıldır ciddi
anlamda daraltıldı ını artık açılması
gerektiğinde düşünüyorum Bir psikolog
olmadığım için bunu söylemek bana düşmez
öneriyorum Psikologlar bunu tartıştılar
hoşluk boşluk bilmem ne mevzuyla kavga
edene kadar bir bakın bakalım acaba
neyin tamamlayamadığı eksiği birtakım
başka meslekler tamamlar dikkat ediniz
psikologların hala meslek yasası yok ama
koştuk bir meslektir Bu da enteresan bir
sonuçtur Demek ki Bazı larımız Bazı
şeylerde adam gibi örgütlemişler ki
başımıza bunlar geliyor Biraz sakin bir
bile danışarak dünyada yapılmış
örneklerine bakarak böyle tepkisel
çocuksu vermeye nelerle falan filan
değişim olmayacağını biraz da ödev yapar
bu açarak acı biriktirerek yapalım Orta
yerde hello hello bağıran kalabalıklar
Kimseye hiçbir şey de yardımcı
olmamıştır bir bakın bakalım Psikologlar
Derneği işte onun yönetimi psikoloji
büyük hocalarımız bilmemiz Ne yapıyorlar
şu anda nasıl yaklaşıyorlar Lütfen bir
ona bakıp onun gibi pozisyon alalım öyle
Savaş çığırtkanlığı yapan Kızıl
derecelik oynayan çocuklar gibi ancak ve
ancak beğenmediğiniz o yıkıntı yaratan
duruma Sizde bir katkı sağlarsınız Başka
yapabileceğim hiçbir şey olmaz o tekeri
hızlandırırsınız diye düşünüyorum biraz
spesifik onu ama bence önemli oldu yani
sosyal medyada bana giydiren arkadaşlar
belki Video izledikten sonra başka
yerden küfür ederler Hey ters konahed
ona bir şey yapamayacağız onu
[Müzik]

Genellikle depresyon deyince, majör depresif bozukluk aklımıza gelir.
Ama başka depresyon türlerinin de olduğu ortaya çıktı.
Sizinle bunları konuşmak ve aralarındaki farkları  anlatmak istiyorum.
Burada bir grafiğimiz var.
Y ekseninde ruh hali,
X ekseninde ise zaman var.
0 noktası ise ortalama ruh hali.
Aşağıda depresif ruh halleri var.
Burada ise mani veya aşırı derecedeki olumlu ruh halleri var.
Ortalama bir insan hayatı boyunca normal bir duygu döngüsü yaşar.
Belki kendi seçimi ile üniversiteye gidebilir ve sonra bir işi girer.
Sonra da işten çıkar.
Ama bütün bu ruh halleri, uygun bir çevre ve durumsal tetiklemelere verilen tepkilerdir.
Ve hepsi doğası gereği geçicidir.
Yani dalgalanma gösterirler.
Ama bu dalgalanmanın belirli
bir ortalaması vardır
ve böylece insanlar etraflarındaki dünyayla
etkileşim içinde olur.
Majör depresif bozukluğu olan insanlar genellikle
Normal bir döngü yaşarlar.
Ama yoğun depresyon dönemleri de olur.
Bu dönemler, etraflarındaki durumlarla bağlantılı değildir.
Bu eğimler ciddi depresif durumları yansıtıyor.
Kronik depresyon¹ dediğimiz başka bir rahatsızlık daha vardır.
Bu hastalık depresyonun kronik şeklidir.
Önceki DSM basımlarında adı distimi olarak geçmiştir.
Kronik depresyon yaşayan kişilerin referans çizgisi burada değil daha aşağıdadır.
Bütün ruh halleri bu depresif kısımda gerçekleşir.
Çizdiğim yerlerden de anlayabileceğiniz gibi
kronik depresyon belirtileri çoğu
yoğun depresif olaylardaki gibi şiddetli değildir.
Yine de oldukça ciddi bir rahatsızlıktır.
Tahmin edebileceğiniz gibi bu belirtiler, günlük yaşamda ciddi derecede olumsuz etkilere sahiptir.
Majör depresif bozukluk ve kronik depresyonun belirtileri aynıdır.
Majör depresif bozukluğun aksine kronik depresyonda belirtiler
2 hafta veya daha uzun sürmez.
Devamlı olarak 2 yıldan fazla sürmelidir.
Kronik depresyonu olan kişiler bazen
daha yoğun depresif dönemler yaşayabilirler.
Böyle olduğunda genellikle
kişinin çift depresyon yaşadığını söyleriz.
Diğer bir depresyon türü ise
Mevsimsel Afektif Bozukluktur .
MAB olarak kısaltılabilir.
Adından da anlaşılacağı gibi farklı mevsimlerle alakalı olan bir depresyon türüdür.
Kış ve sonbaharda başlar.
İlkbahar veya yaza doğru geçer
ya da şiddeti azalır.
Bu grafiğe pek de uymayan başka
bir depresyon türü ise
doğum sonrası depresyonudur.
Yani Postpartum depresyondur.
Bu depresyon kadınlar doğum yaptıktan sonraki birkaç haftalık dönemde ortaya çıkar.
Bu depresyon, halk arasında bilinen lohusalık hüznü
veya lohusalık depresyonundan farklıdır.
Dünyanın neresinde olursa olsun kadınların
%50 ila %80’i
doğumdan sonra hafif depresyon veya
ruh hali değişimleri yaşıyor.
Ama bu durum oldukça kısa bir zaman sürüyor.
Muhtemelen hormonal değişimlere bağlı olabilir.
Doğum stresi ve ardından yoğun duygular yaşanması da etkili olabilir.
Bunun aksine asıl doğum sonrası  Depresyon,
majör depresif bozukluk gibi bir depresyon vakasıdır.
Bu yüzden de daha uzun sürer ve daha yoğun geçer.
Majör depresif bozukluğa çok benzediği için
bazı araştırmacılar bunun gerçekte
ayrı bir kategori olmadığını savunurlar.
Doğum sonrası depresyonun
yalnızca doğumdan sonra
gerçekleşen bir majör depresif bozukluk olduğunu ileri sürerler.
Belki de dikkatimizi çekmesinin sebebi,
kadınların en mutlu olmalarını beklediğimiz bir zamanda gerçekleşmesidir.
Konuya bipolar bozuklukla  devam edelim.
Bu rahatsızlık aslında iki tanedir:
bipolar tip 1 ve bipolar tip 2.
Bipolar tip 1’de bireyin döngüleri normal olabilir.
Ama sonra mani ve depresif evreler
arasında gidip gelebilir.
Yani bu da aşırı yüksek ve aşırı düşük ruh halleri demek oluyor.
Bipolar tip 2’de ise bireyin döngüleri  depresyon ve hipomani  arasında olur.
Hipomani, maninin daha düşük dozdaki versiyonudur.
Bu gruba dahil olan başka
hastalıklar da bulunuyor.
Siklotomik bozukluk ve
siklotomi bunlardan bir tanesidir.
Bu rahatsızlıkta sık sık ruh hali değişimleri olur.
Yani hasta hipomani evresinden hafif depresyon evresine geçiş yapabilir.
Bu rahatsızlık bana önceden distimi denilen kronik depresyonu hatırlatıyor.
Siklotomiyi, bipolar bozuklukta
bir çeşit distimi olarak düşünüyorum.
Ruhsal durum değişiklikleri
daha az şiddetli olmasına karşın yine de var.
Ayrıca bireylerin yaşamlarında oldukça
olumsuz etkileri de olabiliyor.
Bu kümeye ait olan iki
rahatsızlıktan daha bahsetmek istiyorum.
Bir tanesi, Belirlenmiş Diğer Bipolar
ve İlgili Bozukluklar.
Bu, DSM-5 el kitabı için yeni bir teşhis.
Bipolar tip 2 bozukluğunun sadece bazı belirtilerinin gözüktüğü insanlar için kullanılıyor.
Bireyler yeterli belirtilere sahip
olmayabilirler.
Ya da bipolar bozukluk kriterleri açısından
mani veya hipomani evreleri
yeterince uzun sürmüyor olabilir.
DSM-5’te yeni olan ve kümenin
ikinci rahatsızlığı ise
Premenstrüel
Disforik Bozukluk  diğer adıyla
Adet Dönemindeki Ruhsal Sorunlardır.
Bu rahatsızlıkta  ruh hali değişimleri görülür.
Kadınların adet döneminin iki hafta kadar öncesinde ortaya çıkan yoğun ruhsal  durum git gelleridir.
Depresif ruh hali, asabiyet, anksiyete
gibi belirtileri vardır.
Ayrıca majör depresif bozuklukta
gördüğümüz birçok belirtiyi de içerir.
Tıpkı doğum sonrası depresyon ile
lohusalık depresyonu örneğindeki gibi
bu rahatsızlık da toplumun tanımladığı Premenstrüel Sendromdan farklıdır.
Bu birinin sadece kaprisli, huysuz  Olması demek değildir.
PDB oldukça şiddetli olabilir ve
bunu yaşayanlar için çok zor durumlar oluşturabilir.
Son olarak bahsetmek istediğim
rahatsızlık ise Yıkıcı Duygudurum  Düzensizliği Bozukluğudur.
Bu rahatsızlık da DSM-5’te yenidir.
DSM-4’te olan tanılayıcı kategorileri biliyorsanız, çocuklar için ayrı bir bölüm olduğunu hatırlarsınız.
Çocuk rahatsızlıklarını teşhis etmek için ayrı bir bölüm vardı.
Ama artık DSM-5’te bu bölüm yok.
Çocuk rahatsızlıklarıyla ilgili bütün tartışmalar yetişkin rahatsızlıkları hakkındaki  bölümlere yerleştirildi.
Yıkıcı Duygudurum Düzensizliği Bozukluğu
eskiden çocuklarda bipolar bozukluk olarak düşünülen kısmı kapsıyor.
Dolayısıyla bipolar belirtileri gösteren
18 yaşın altındaki çocuklarda teşhis olarak kullanılabilir.
Devam eden asabiyet veya sık sık
kontrolden çıkma davranışları gösterebilirler.
Bunun kaprisin veya huysuzluğun ötesinde
olduğunu bir kez daha belirtmeliyim.
Hatta bu durum ergenlik veya
çocukluk dönemindeki huysuzluğun ötesindedir.
Ve bazen çocukluk döneminde
gördüğümüz öfke nöbetlerinin de ötesindedir.
Burada bahsettiğimiz kontrol dışı davranışlar
ciddi ve yoğun patlamalardır.
Ve genellikle klinik gözetim gerektirir.
Pekala, çocuk bipolar bozukluğundan bahsettik ama
ya çocukluk depresyonu?
Yetişkin depresyonuyla aynı olup olmadığını merak ediyor olabilirsiniz.
Buna cevap vermek için yaşam boyu  uygu düzenlemede değişiklik ve gelişim gibi gerçekleri düşünmeliyiz.
Çocuklar duygu düzenlemede çok
yetenekli değildir.
Bu yüzden depresyonu yetişkinlere göre
farklı gösterebilirler.
Üzgün olmak yerine asabi ve sinirli olabilirler.
Ya da gerginlik ve kronik karın, baş ağrısı gibi fiziksel belirtiler olabilir.
Farklı gösterilip, yaşansa da
çocuk depresyonu
veya ilgili belirtiler
yetişkin depresyonunun
oldukça iyi bir göstergesidir.
Bunu buraya yazmadık çünkü
bu konuda hala çalışmalar yapıyor.
Fakat bence bu oldukça olumlu bir şey.
Çünkü bu rahatsızlıkları anlayış şeklimizin
gelişmeye devam ettiğini hatırlatıyor.
Bu hastalıkları anlayış şeklimiz
ve tedavilerimiz
şu an oldukça iyi olsa da
yeni DSM basıldığında daha gelişmiş
ve ileri düzeyde olacak.

çok güzel alakalı notlarım psikoloji
boyutu gördük İnşallah daha burada
Arnavutköy'de ağzım zeytinle gidiyor
daha ne dersler olacak Burada çok şükür
İnşallah söyle Allah nasip ederse Burayı
da büyüklük mü keyif alacaksınız
yine ikide onbeş onyedi tane ders
olmasan iyi dinleyin Bakın bu manada iyi
dinleyin biliyorsunuz da en Aynen senin
ağabey bir diyor ya Ya cenab-ı Hak ne
diyor be
kulumun zannı Gibi Zar sistemine bakın
Allah Allah'ın tecellisini zamanımıza
göre oluyor
İyi o zaman zaman ne kadar mıydı
ve aklınıza göreyim demiyor
3alam elinize göreyim demiyor Ben
nasılım
bu Veysel zamanınıza göreyim
o zaman o zaman
Allah'ın TC tayin ve teşahhus u bana
muamelesini Ben yapıyor
o Uzanma göre yapıyorum Allah beni
affetmez affetmez affetmezler Sen öyle
muamele görürsün ne affetmez yani
affedecek affeder Hatta Peygamberimizin
kizanda tereddüt de şüpheli dua etmeyin
ya Rabbim inşallah Affedersin Hayır
affedin Affet Beni Yarabbi biber
affedecek affedebilir o affet yarabbi
değil mi abiler Allah bizi affedecek
öyle istiyoruz kere Düt istek yok yani
Doktora gitsen doktorda galiba
zannediyorum ki herhalde muhtemeldir ki
hastalığın şu Onun için tahmin ediyorum
olabilir
zanzan galibim oldu ki bu ilaçlara
faydalı bir böyle içer misin Ya tahmin
ediyorum lan herhalde ki ile verdi ilaç
bu öyle abi Hüsnü Zan Duman ediyorsunuz
anı hüsn-ü zannın bakamı şeytanın
arkasından Ah şaka da olan alemin
bizdeki mont alınışı
montajlanmış o sistemimizde montajlanmış
ve suizan kür sütten aşağı alimiş Adete
kadar olan alemin bizdeki montajlanmış
hali
zarf
sistemimi e sistemdir baskı vardır yani
herhangi bir şey değil Herşey
doğurgandır refi mahfuzdan bize
montajlanmış zaman abiler düz tasavvurun
içerisine bir sistem tasavvur da ne var
bilgi var malumat var düşünce var benim
var şüphe var zam var Yani bu düşünce
bölgesinde zaman hemen adamı ya kalacak
şimdi Ala bağlı yakalıyorsun elle ablanı
yoruz yağlı alabalık sıkıştırıyorum abi
ya geldik geldik geldik kafaya soktuk
şimdi Kimsin sen ki benim vesvese mi
vermeme psikolojimi bozma sebep
Sigaradan tanıyalım adamı tanıdın mı onu
zayıf noktaları güçlü noktalı bilirsin
zarf noktalarını bilirsen ne dersin
güçlü noktaları bilirsen oy oy ne
giremezsin ona gideceğiz Şimdi zaman son
berbat bir şeydir Zana ile hayatını
Duman ediyor ya bizimle Sen benim
bebeğimsin ortaya çıkarıyor
Mesela bir anlatım vs amele musallatı
Kaptan başlar kalbe yakın olan Ümmet
şeytanı ameli Musallat tır hemen
vesvesem İbrahim'in farkını hemen misal
vereyim namazınıza namaz olmadı abdestin
olmadı bu Sultan çıktın olmadı diyorsa
var Musallat oluyor abdese bu vesvesedir
beyin değil Düşünsel değil bunları
vesvesesi amele musallat olur Ne
diyeceksin ki ben zaten abdestsiz namaz
kılıyorum diyeceksin adam gitti amele
musallat olursa
vs benim ise ona geliyor zar doğruyor
bunu beynim babasız an şu ele bakın
olmayan düşünceyi var eden
düşünce yani uçup düşünceler olmayan sen
benim hakkımda böyle düşündün herhalde
Muhtemelen şüphe tereddüt vehim ve indir
bunlar bunlar zandan besleniyor onu
alacağım Demek ki vehim Düşünsel Deere
vs eylemsel Deere vs kalbi aittir benim
düşünceye aittir Bir daha Kula salı
behim adliye İyidir vs kalbidir bu kalbi
musallat olur Nasıl alacağız abi namazın
namazı eğlen midir eyleme harici
musallat olur namazın olmadı orucunu
olmadı abdestini olmadı nereye Musallat
ol duvara da vesvesedir ağladıysa almadı
diyeceksin iki benim ise vehim Düşünsel
dir o da düşüncelerde olmayanı üretir vs
ise varı yok eder var olan abdesti
abdest size abdesti sinder mi Şeytan
ne
demezsin E niye emar imanlı yaymasını
değil mi Almana der mi İngilizce'den mi
ki İngilizce numarası sonra imansız çok
kötü bir şey giderim anne Derya
nereye bu sanat olur bana musallat olur
bu iman imanlı ya imansız sındır
imansıza imansızın çok kötü bir şey
dediyse kendisi iman ederdi ya Ozan
Musallat oluyorsa tersi var demektir
sende
Kamil imanın olduğuna delildir imansızın
demesi Çünkü hırsız boş eve girmez bu
misal dönem insanın bir peygamber
Hazreti selam vermiş Kamil bir iman
alametidir de raddesi yok öp başına koy
en kaliteli adresi O işte şeytan
tasdikli abdest şeytan kastı geliyor
abdestin Yok Unuttum abdest hemen
şeytana su var mı yok mu Eğer ve sesi
geliyorsa Abdestim var demektir ama
Şehit bunu öğrenirse daha gelmez
bu Fatma küfür edersen abdestinden inan
sor şeytanı ona var mıydı yok muydu Yok
canım yok Ateşim var Deva hiç ses yoksa
git al
adam ses yapıyor çünkü Bayramı salaktır
Kanuni böyle böyle işte adam iyice
sıkıştırıyorum şimdi bu adam Hayal
burada bir madam mekanımız oluşturur
Hayal hayal değil Adı Hayat Hayal mekanı
oluşturur düşünceler zamanımız oluşturur
var yani mekan anlayışı
amalar mekan anlayış olmaz
bir hayalimiz görsel aynalı hayalimiz
oluşturuyor
şeyler ise zamanlar bilgiler mal madde
düşünceler şüpheler zaman oluşturur
uçaktan korkan bir buçuk saati 10 sene
gibi geçer ama sevilen bir iş
yapıyorsanız iyi aşağıda uçakta
değilsiniz 10saat sanki bir saat gibi
geçmiş olur Demek ki o zamanın
genişlemesi büyümesi kişiye göre zaman
değişkendir şimdi bu zannediyor bunu
seninle konuşacağız sonra istediğiniz
sorarsınız insanı meleklerden cinlerden
hayvanlardan Ruhani yattan imtiyazlı
klan insanı insan yapan kaliteli yapan
zamandır insanı insan yapan zamandır
insanı yüksek derin geniş düşündüren Her
çeşit ihtimali yatları koyan farklı
yönlerden baktıran ayrı anda mi halsiz
ihtimali bu daha içerisinde kendisini
ana ait olanı seç Tire bilen yani o
ihtimali yatları imal eden sistem
zamandır insanı insan yapan dır İyi ki
var
o zaman
kendisi düşünce çeşitliliği düşünce
zenginliği Her çeşit iyi veya kötü kötü
daha çıkış yok Her çeşit M Salah yoktur
var
Kainat Allah'ın
şirki şirkin geliyor Allah'ın zıttı yok
yokluğu yok yani Ama İnsanın kafası
kızın kafasında var bizde var makalat-ı
yok Allah'ın yoktu kaynatıyoruz ama biz
de var FEM Ozan düşündürüyor
Allah'ı bak Allah'ın yokluğunu düşündü
teret Allah halimizde ne mana ifade
ediyor Allah ne kadar değerli bizi ona
götürüyor
yokluk olmasa zty sağlık bilinmez
karanlık olmasa aydınlık bilinmez küfür
olmasa iman bilinmez İyi ki küfür var ki
imanın kıymetini alın cennette a de male
Selam normalde adam peygamber bütün
isimler öğretilmiş cennette oldu Ali
cenneti bilmiyor Fani zannetmiş bunu
yersem Beka bulurum dedin zaman odaya
Evet gökkıyas yok zazan
sistemimiz an sistemi var yazan orada
çalıştık bak ne dedi ve bâki bulmak için
bunu ye dedi
ne yaptı Peki o sistemi aktif etmek için
Allah buraya getirdi cennetteyken
cenneti bile bilmiyordu ki buraya geldi
o Allah Allah yağmur yağdı Karnım acıktı
karanlık olduğu dişi dişim vardı dizimi
vurdum soğuk olduğu koştum atar cennete
bir şey yok ki hakikaten ne acayip bir
peygamber ya Nasıl dayandın ya ve
sünnetten gel onu yukarıdan aşağı yağmur
yağıyor karanlık olduğu cenneti Karanlık
yok ama uykum geldi Cennet kokuyor bir
anda her yerdeydim abi yerdeyim
hakikaten Allah yardım etmiş ya çok zor
Yahu ilk ben olmamışım ha Adem
Aleyhisselam olmak çok zordur ha tuşu
600 sene bir rivayete göre atılmışım bir
yere bir tanesi Hindistan'a bir tanesi
yemene deniliyor Bir vadi göre 301
batıyor 600 sene yani zıt cennetin
tamamen zıttıyla buradasın nasıl bir şey
yaza
insanı geniş derin yüksek düşündüren
düşünce çeşitliliğini imal eden
farkındalığına zenginlik kata bir
sistemdir zaman ha ha böyle olabilir mi
ya
bir derin olmasının sebebi zaman
aklımıza boyut açıyordu Okyanus kapattık
yaşaya okyanusta oldu ki bu unutmayın
okyanusal derin odime Other Aklımızın
derinliği yüksek buruktur gülüş Bu da
kalp üç tane ruh
o kalp daima kafa akıl bunlara zenginlik
katan kanatlarını açan farklılıkları ona
besleyen farklılıkları getiren imal eden
akla diyor ki bak sıfır değil diyor
katmak yazılı kağıt var diyor yazısında
var diyor ya bu iyi olanı Olmaz mı diyor
aklın içine bir giriyor okul bu sefer
kaliteli düşünüyor kaliteli düşünmeye
başlıyor çeşitli düşünüyor bak çeşitli
ve tabi dükkana gittin kardeşim o
pijamanın eşofmanın çeşidi var mı Yok
sana sabittir pijama alacağız ve eşofman
aldık tek boyut Tek çeşit alır mısın
çıkarsın Hemen bak Çık git
Bizim Evet veya bir bakayım ya bir şey
var mı ya bunu ki niye çıktı Biliyor
musun O zamandan dolayı ama sığ önemi bu
otu gördük olan başka dışarıda var mı
sildim bulamaz geç bunu yeme dışarıda
farklı bir Otlar var kabul eder mi boxer
cım Ramazan'ı tut
daha sonra cennette acayip olacak şimdi
yeme
yapabilirim
bilemem ben demedim öyle bir
sağ
üst uzar Bu yüzden diye iki nokta
ayrılan ona Geleceğim şimdi be sistemi
kendisini Ala Bak yazıyor sen orada
biliyorum su üstü Zombie suyu zan'ın iki
Kanadı var ha şu anda kendisi mastar
yani sistem diş an nasıl çıkıyor dışa
dış tarafa suizan üstü sana olarak çıkar
Nasıl çıkar oluş yapacağız ama ilk önce
sanata Peki da zamandayım zamanı ne
etkiler yani bakın
emaneti insan aldı diyor Allah değil mi
Kur'an'da da kimler almadı bir Dağlar
almadı
mı başka kim
denizden olmaz gökten almadı
bu zemin almadı
var yani Allah hikmetse söyler mi ya
daha emanetin Eğer mi aklımı var ki daha
nedir külliyatta ve dinde daha BİM
kafadır Her peygamberin Mağarası vardır
kafa akıl Allah'ın emanetini siftek
başına kaldıramaz
zemin kalktın tek başına Allah'ın
emanetini kaldıramadığı
ruhlu Allah'ın emanetini tek başına
Kaldıramadı ruhta Kaldıramadı için bir
araya geldiler ortak kurdular tamam
dediler niye aldılar Çünkü cehaletini ve
zalimliğini ortadan kaldırmak için
aldılar in Nokia mezarlığa cevabına ne
aldı cahil ve zalimliğini kaldırmak için
aldı aptal değil 3ü bir araya geldi
üçünü bir araya getirip zenginlik katan
sistem zamandır farklı düşündürüyor
çeşitli düşündürüyor yani şu aşağı doğru
ne kadar mertebe var bu simsiyah
e Okul yukarıya doğru SMS var mı ne
kadar mertebe var sonsuz ne kadar geniş
zaman akla ilmi çeşitliliği Kalbe kalbe
nihayetsiz Duygu mertebelerini Ruha
sonsuz Latife merak iplerini gösteriyor
üretiyor
Op.Dr Latife katlı Duygu akıllı fikir
ilim var bunların zengin yapan
kanatlarını açtıran zamandır şimdi zaman
etkileyen iş yapacağım sonra Abdurrahman
dediği gibi Susar mısın sana gireceğim
Sonra istediğinizi soracaksınız sonunda
kalacağını zannetmiyorum
şimdi Böylelikle blok etmiyorum ya sizi
zannetti leyen bir ahlak farklı
düşündürüyor ya
ahlaki ki
nazar bakış tarzımız herhalde aşağısı da
en Arkadakiler de görmesi lazım Çünkü
çok büyüttüm
boka görüyorum abi en aza herkes görüyor
ama
ahlak etkiliyor abiler Nazar etkiliyor
niyet zannet geliyor var ama zamanda
kimleri etkileyecek Yani bunlar Zaza net
gidiyor
bunlar da bak nereden yapılıyor
o örf anneanne kültür gelenek yağış
cinsiyet vesair zaman zeminler zamanımız
hep etkiler yani düşünce çeşitlerimiz
yapar barzan böyle bir sistem sana ahlak
etkiliyor sen yani düşüncemiz sana
düşünce diyeceğiz artık her çeşit
düşünce Allah'ın yokluğuda Allah fırsat
vermiş bir Allah diyor ki bak ben sana
bir sistem takıyorum şuraya bakın
hürriyeti bak Allah ne kadar ücreti
seviyorum ya ben sana bir sistem kötü
takıyorum Ey kulum Evet ya Bu nasıl
istemem beni inkar edebilecek sin Bunu
ben kendimi inkar etmeyi sistemi sana
takar mıyım ya
Ha bir de Allah zorbalık yapıyor diyor
ama inkar etme hakkını vermiş sana ya
de isyan etme hakkını vermiş sana diyor
ki sana bir sistem takacağım Ee şu benim
yokluğumu itti küfrümü her türlü varı
yoku ve varım ve yoğun çeşitlilik lerini
zenginlikleriyle dolacaksın kendini
istediğini al
Allah'ın yani alan şirki yok kainatta
insanda var
ne var
ahiret kesin var bizde tereddüt var
ama biz de şüphe var Suriyeli Niye ona
ilmin artık Demek ki zaman konuştuk
zaman böyle bir özelliği var Bir dakika
zam yapar zanneden besleniyor E biz
Kur'an'da
av halka cehennemden bahseder cennete
bahseder cehennemde ve cennete bunu bir
dedi var
o cennet ve cehennemin dibi var bunu
Adem ve vücut denir bir arkadaşlar Adem
cehennemin cehennemidir yetmiş defa
Cehennem Adem'in şerrinden yetmiş defa
Allah'a sığınır bu ademden
Ali Bey kursuna âdem âdem
ademin taşırım şirketi
adıma deme göreceğini Cehennem var ya
cennet gibi yani
abimden cehenneme e cehennemden şeytan
şeytandan vesvese vesvese eden zant
üretiliyor zan'ın dibibu başka bir gibi
de var
bu vücut ademin zıttıdır görüyor musunuz
orada
o cehennemin zıttı cennettir şeytanı
zıttı melektir vesvesenin zıttı vahiy
ilahidir ve zaman iki kanatla beslenir
Sağ ol abim kendisini cehennemle
Cehennem kendisini şeytanla şeytanın
kendisini ve sesiyle vs kendisini zarla
gösterir
var
burada da suizan çıktı abiler
ve bir daha da Adem kendisini cehennemle
Cehennem kendisini şeytanla şeytanın
kendisini
vesveseyle
bvs kendisini zarla zaman kendisini
suizanla ifade eder öteki taraf şimdi
zayıf kavşaktır bak kafa göreceksin
istersen güle istersen Kuzey istersen
batıya istersen doğuya gidersin
vücut kendisini cennet ile Cennet Melek
ile Melek kendisini vahiyle vayyy
kendisini zanile zarda kendisinin hüsn-ü
Zan ile ifade eder
Ya sen ne oldu o zaman adı neydi Bilal
kavşak değil mi Bu da kavşak
seçenekleri var İstersen Cehennem
istersen cenneti Allah'a katın bana Tek
yönlü verseydi Vallahi istemezdim zaten
sonuca iman etmek imandan çok güzeldir
ama aklın Diyorum ki siz Cennet seçeneği
bana sır gibi olurdum İyi ki vermedi
cehennemde seçe bileyim cehenneme de
gitsem bile seçe bileyim ya seçip
gideyim ben seçme ya
rahat hı surete bak ya Allah'a iman
edebilmek için onun şirkin i read
etmeliyim
O da yapmalıyım an değilim an zaten la
ilahis sonra illallahtır ilk önce rap
sonra kabul vardır bir daha adam
kendisini cehennemle o Cehennem
kendisini şeytan ile
şeytan kendisini
vesvese ile de vs kendisini Siz ani
lesar kendisini suizan ile suizan
kendisini su ahlak ile suyu ahlak yani
ayak
sızma ve ismiyle mana ismi suyu niyetle
suyu niyetle kendisini bu Tevhid ise
adem-i kabul iflas ise kabul Adem
WhatsApp'ı da ne demek şu
O
kendisi bak ne yapacak şimdi didine
anlatıyorsunuz lisanlı anlatıyorsa derse
gidelim Ben diyor Böyle bir şey yok
böyle bir o BİM yok diyor Ben de
olabilir mi Yok şimdi
adamı Allah razı olsun ya ben Allah
aleminde ne var ne yok Ben böyle şeyle
meşgul olmuyor bunun adı adem-i kabul
ilgilenmiyorum
yani Ali'yle bulamıyor Ama kabul etmiyor
Bunun adı Ademi kabın suzanım dışa
vuruşu öteki sene kabul Adem yok ama
iddia ediyor
Şimdi öteki tarafa yapayım
bu vücut kendisini sonra nereden
besleniyor geleceğim sorularımıza
bakacağız vücut kendisini cennet ile
Cennet kendisini Melek ile Melek
kendisinin vahiyle vayyy kendisini
zanile zaman kendisini hüsn-ü Zan ile
kalp ya hüsn-ü Zan kendisini bak Görüyor
musunuz bunu karşıtları Hüsnü ahlak ile
beh Hüsnü ahlak kendisini manevi harfi
ile mani Yar kendisini hüsnüniyet ile
hüsnüniyet kendisini tevhit ve ifraz ad
Sen kendine şu yapmak ameline güvenme
Kenan et yapmak kapsız yani Kaptan
beslenmeyen akıl üst uzağında tespiti bu
bu ifratı nedir sebepleri tesiri at iki
verip
ilahlaştırmak hocasını şefini vesaire
leri
putlaştırmak en önemlisi de kendisini
ilah yapmak kim yaptığıyla
her isteğinin peşinde koşan kendi
kendini ile etmiştir nefsini ilâh
edineni görmedin mi mi Nefsini ilah
etmiştir her istediğini yapan kendisinin
her istediğini yapan Nefsini ilah
etmiştir İlla
WhatsApp'ını şey yapayım bas Atını
WhatsApp şeriat dairesine muhakeme ve
muvazene bırakmamak
var yani suret Siret yani görünüş Eylem
namaz niyaz ve ahlak yani bedenini ve
ruhunu janim cem etmek beraber bakmak
yani birşey tercih ederken bir binayı
Mesela diyelim ki tane kaldı
uygulayacağım daire tutacaksınız
Ataşehir'de Başakşehir'de Kayaşehir'de
İnönü indim Arnavutköy'de ilk önce Hüsnü
zannı olan WhatsApp'ta gelen adam orada
cami var mı kurs var mezesi var mı
cemaat var mı sorar ama
sürü ötekisi ise
suizan suyu Ahlak ne yapar okul orada mı
kahve orada mı
bu metal orada mı bilmem ne orada mı
Sonra bakar yani ya var mı tatlılar
buralarda dershane var mı ya Ne oldu
saygı buraya taşındım O çocuğun okul
vardı veya benim de böyle şey Tamam da
niye taşındın O hiç araştırmadım olurum
Bu bir hüsn-ü zan sahibi ilk önce manevi
beslenecek kaynağı bulur Ondan sonra
beni taşır
bu söz an sahibi ise ilk önce taşınır
sonra ara WhatsApp'ı da bu bu şimdi
ne zaman ne ile beslenir abiler Hah bu
önemli zamanı ona dikkat et edeceğiz
bir vehim ile vehim şu
Ben her türlü düşünce çeşitliliğini
onlar beslenir mefibe ya müspet bir
tanesi bu ağabey la görüyor musun neyim
sonra şüpheyle beslenir bir şüphe o
kadar Nimet ki insanın kalitesini
yüceltiyor şifre olmazsa Düşünebiliyor
musun herkesi hazırladık ihtimal ederdik
şüphe
bu şüpheli kadar koşuya
var ya
Cihan etle beslenir
e-ticarette de biliyor musunuz cahilini
bilmek Gazali der ki ilimdir bizim için
yaparız
a b c aletimiz bilmek için gaza eder ki
ilim gitti gitti gitti Kemâl mertebesine
geldik ama kemalimi Kemal'in Edirne ne
işime yarayacak cahil olduğumu bilmek
için Dilara cahil olduğunu bilmek için
milim yaptım Evet Ömer'in Daha önce
deseydin ben cahilim cahil olan adam
cahilini bilmez olduğu için cahildir
cahilliğini bilen Alim cahilini bildiği
için âlimdir onun için ilim cehaletten
başlar bilmiyorum den baştan bilmediği
ağabey Biliyorum zanneden emiş
anlatabilir misiniz kendisini blok etmiş
Adama dedim ki ya topu ettiğini yedim ya
Benim günahım yok ki dedi bu ne
diyeceğim derse gidelim dedim onu dedi
istiyor ihtiyacı olanlara söyledi
akşam veremezsiniz Yani demek ki
cehalet Aslında bilginin Kemal
mertebesidir
cehaletin müspet menfi sih bilmez
bilmediğini bilmiyorsa cehl-i mürekkep
Ticaret değildir zaten
bilmez bilmediğini bilirse ilimdir sonra
bilgi iyidir Şimdi bunları mertebesini
ben size şey yapayım ne kadar değer
vereceğiz kafaya vehim şüphe cehaletin
akılda Kafamızdaki değeri ne kadardır
yüzdeliğe bir vuralım alimler vurmuş
biliyor musunuz alimler bulmuş Bunları
tek tek anti Kantara koymuşlar
tartmışlar yani verimi ne kadar değeri
var şüphenin ne kadar değeri var cehalet
ne kadardır yani yüzdelik itibariyle bak
onu açayım size bu benim değildir
alimler indir bak vay son dönemlerin var
yüzde bir ihtimal olursa birşeyde deprem
olabilir biz de bir ihtimal olursa bu ve
indir O kadar beyin yüzde Birdir bir
deri Derici Samet yüzde birdir
a101'e Eğer yüzde 22 ile 50 arasında
olursa ihtimal ver bunun adı şüphe
bu
Eğer
bir 100 de 50 ve üstün olursa ihtimalin
bak hep ihtimal bak yüzde bir ihtimal ve
rahimdir yüzde iki ile 50 arasındaki
ihtimalle ilmi Kemal K L kelâm âlimleri
Dalgıçlar içeri girmişler oraları
tartmışlar gelmiştir söylemişler bize
200 D ikiyle yüzde ile arası ihtimal
varsa ne yapabilir fazla kalp krizi
geçirebilirim ihtimal ne kadar
da yüzdeki Yani bir alanı var mı
Arnavut iki yüzdeki alameti hangi gün
göğsünü arıyor mu sırtına alıyorum Bilal
sırtı ne yapıyorsun şimdi yok tanıyor
musun midem bulanıyor yok kalp krizi
geçirecek
var ama de Çünkü böyle geçirebilirim
geçirebilirsin diye geçirmek mi Adam
diyor ki ben öleceğim ölüyorum demeyle
kimse ölmemiş ki kim ölmüş
ihtimalle ne zaman değer vereceğiz yüzde
iki ile 100 de 50 arasında ise zaten
şüphedir kale alma
yüzde bir ihtimal ise
Düşünsel dir hiç deri yok ve rahimdir
ben sen bana böyle baktım bunun için
geldin yapıyorum L benim düşünce
hali 50 dolunca gene ihtimal bir şey
değil o kadar yüzde elliyi var yok o
kadar kaliteli değil bile Eğer 100 de 50
ihtimal olursa buz andır zam başladı
çalışmaya
çeşitli malzemeler getiriyor
Eğer yüzde 90 ihtimal olursa o şey
hakkında zannı galip olur bu Galip
he he Anadolu yani zannı Galip demiş
bu yüzdeyüz olursa bu bilgiyi dir o
zaman merkezde kim var arzan var zar
Bilgiden beslenir zannı Galip Ben
beslenir vehimden beslenir şüpheden
beslenir hepsini potasına atar ve der ki
senin değerin yüzde bir şüphe der ki
senin değerin yüzdeki ile yüzde elim Gel
içeriye
bu bilgi eder ki senin değerin yüzden
üzgel içerim
bu zannı Galip eder ki yüzde doksanı
ihtimalin Gel içeriye hamur ederiz
pekmez tayini karıştırırız hepsinin
toplamı yüzde 50'dir her tarafa kapısı
açık 100 de 50 olunca artık hüsn-ü Zan
suizan oradan çıkar meselâ hiçbir Bilgin
olmadan ahiretin varlığı nedir ahiret
vardır 150 yoktur yüzde ellisi Eğer
birisi bir misal verir ispat ederse
oteki-taraf onu çürüğü temel Seo
yüzdeyüz olur öteki Hiç güzel olmaz
sıfır olur
şimdi şüphe şu Beni gördünüz mü yüzde
bir kafanıza koy Ha kanka yüzde bir bir
şüpheyi kaç yüz n53jl
150-200 de 50'nin üstüne olursa
Kazan edeceksin zamanda haklısın o yüzde
doksanı olsa da Galip zannı Galip artık
yüz değil ama yüzdeyüz olursa bilgidir
artık o bilgi işler Sen Eyleme
dönüştürür Sen ilim olur
Bu
ilim bilginin eyleme dönüşmüş halidir
o Çünkü vesveseyi kim tart eder bilgi
etmez limonu tarz eder bilginin yaşanmış
Han şimdi Demek ki o şüpheleri gösterdim
size bir daha geleyim şuraya eylemini
göstereceğim ki heralde bunda çok
şaşıracaksınız bilim insanı der ki
hepiniz mekteb okudunuz Ben söylediğimi
siz yapın protonla
bu merkezdedir ona yakın geçen elektron
var Tamam diyor ki protonun büyüklüğü
misket kadar yapsak ve Londra'ya koysak
bunu yavru söylediği için Londra'ya
koymuş o söylüyor bunu söylediğimi bi
protonun büyüklüğünü misket kadar Yo
yapıp Londra'ya koysak ondan geçer biraz
ilmidir ama niyet Nazar düşünceler
vücudumuzu Nasıl değiştirdiğimiz
anlayacaksınız düşünmek vesvese ş ve ses
mhyal
mesela kendimizi ne kötü hissediyoruz
onun cevapları biraz mesela söyledim
utanınca insan yüzü kızarır Korkunca
srer sıkıntı olunca bir de o
mide vurur düşünce madde yetisini der mi
onu anlatacağım şimdi daha
düşünce morali bozuk olunca vücut
dönüyorum hastalıklar çık Çok moralim
bozuk olunca çökmüyor mu adam saçlar
yazamıyor musun düşünce ile insan madde
Niye etkilensin ya
bu düşünceyle insanım cesedini
etkilensin İnş öyle diyeyim Corolla dan
diyor kendi doktor muydu kardeşim
izliyor yok şey alıyoruz diyor yoğun
bakıma uyuyoruz kan değerleri çok düzgün
uyandırıyor Uz bütün kan değerleri altı
Superman dua niye
düşündüğü için yani olumsuz düşündüğümüz
için yani
düşünceler madde vuruyor mu vuruyor
abiler madde değiştiriyor mu
değiştiriyor nasıl söyledim ya aynı
kabul edin
Sen beni gösterdi düzelt
ya bu ay beni süre suratını göster
buyuz aynadır Neyi gösteriyor ruhu
gösteriyor dışarıda namaz kılıp
kılmadığını inmem mensubiyetin nerelisin
Sünni misin Alevi misin şahısın namazın
var mı orucum var mı kitap okuyor musun
okumuyor musun
zekat veriyor mu vermiyor musun faiz
alıyor musun belimi buradan belli kim
için öyle için ne ehli kim kulağa koymuş
Doktor güm güm güm güm güm güm güm Bu
kulağa koyunca o sesle alıyorum oranı
hastalığı olan bu bir sorun var ya Peki
sen koysam Ben kocaman var mıyım
Allah'ım Bu suratı da bakınca ehli
alıyor ruhu bu kalbi bu vicdanı bu aklı
bu Ama siz de anlarsınız hepten şey
olmamak şartıyla namaz kılıp kılmadığı
belli o hırçın olup olmadığı bölüm faiz
olup olmadığı belli yani Fırıldak gibi
yazı böyle şunu demek istiyorum
Lavabodaki Ayna yüzümü Yüzümde Bu yüz
Aynaya bak bu aynayı benziyor bu Aynen
ruhumu nuru aynası da Allah'a gösteriyor
o görüyor musun birbirine aynayı
Lavabodaki Ayna suratımı o o suratın
Yüzyıl ruhumu gösteren Ayna adım Evet
aynı olur mu aynı namaz kılıp korkmadım
Bu arada gözüküyor kalbime bir tutayım
aynı olan namaz kılıyorum bakayım gözüm
şimdi
düşünmek hayal etmek iman artması iman
atmaması şehit olması niye çürümüyor onu
alacağım Şehit niye çürümüyor
bu eti niye çürümüyor Namaz kılanın
Sivas'ı niye böyle Namaz kıldı ısınması
niye böyle onu anlatıyorum
protonun büyüklüğünü at misket kadar
yapsak onun oldu ya koysak derbouka vur
diyor
Ona en yakın geçen Enes onu diyor geçti
yer İstanbul'un Bu ikisi arasında ne
vardır boşluk var diyor jain meselesini
İsviçre'deki deneyde
bu Ülkesi boşluk boşluk biliyormuş
Duman varmış
bu Enes sonda döndü şüpheliyim iş var
Olup yok oluyormuş
dalga e Avea'ya tanecik hareketi mi
yapıyor Ama şu mas görüyor musunuz abi
ehliyet son ile Proton arasında bir
duman varmış Dağları Duman Almış bir şey
yok ama şimdi oraya girecek biliyor
musun
maddeyi niye değişiyor Namaz kılanın
utananın korkanın suratı değişmesinin
sebebi Proton ile ehliyet Sur arasındaki
o boşluğu yüzde doksanı yüzme atomun
atomun yüzde doksanı boştur Boş kafa
diyorsa atomun bilim insanı söylüyor
atomun yüzde doksanı boştur Misket
wellaton ne dolduruyor O ikisi arası
biliyor musun Hiç madde değişiyor onun
içerisinde
zaman Ahlak ne nazar ve niyet
bu maddeyi değiştiriyoruz
ne mesela
çok düşündüm böyle
iyi düşün suratını değişir ya ha of
bütün maddeleri de buraya sokuyor o
düşüncen buraya giriyor buraya
değiştiriyor
burada var oluyor düşünmek Onun için
Kur'an okumak burayı değiştirdiği için
cinik hastalık psikolojik hastalıklar
tedavi oluyor
bu peki suya hz.ali yapmışlar yalan
ismine rahmanur Rahim bir silah rahmanur
Rahim iki Bismillahirrahmanirrahim
37 defa üflemiş su değilmiş örflerimiz
nasıl değişiyor bu japonlarda bu işlemi
Şimdi suyun yanında güzel şeyler
söylemişler kötü söz söylemişler beş
saat -5 santigrat derecede buzlukta
tutmuşlar güzel şeyler Ay bir okumamış
güzel şey söylenen suyun kristalleri
daha beyaz daha sayıdan görürsünüz daha
genç
kötü söz söylenmiş suyu daha Kara şey
kahverengi daha içe şey dönüp daha
şekilli enge belliymiş su Hani eskiden
nerede bizi Bu dine sokmak için
üfürükçüler derlerdi Şimdi japonlarda
ders aldım ve Japonlar bunu bulmuş 107
sene gizlemişler Çünkü Madem bunun
yanında güzel şeyler söylemek suyu
etkiliyorsa insanı bu 76 suysa güzel
şeyler vücudu nasıl değiştiriyor diye
gizlemişler biliyor musun Şimdi Faruk
Küfür mü
bu Proton ve elektron arasını
değiştiriyor işte Kur'an okuyunca
Evet Nazar insanı mezara deveyi kazana
atomun içerisindeki Proton üreten
arasında gözden çıkan şu an onun alt
şeylerine gidiyor ikisinin arasına
giriyor ya ben söylemedim vallahi yazmam
ya atomu yüzde doksandokuz boş olur mu
Boş mu ya bir ters dedi ki bizim oralı
edelim İngiltere ile İstanbul arasında
bu kadar boşu Zeko Can niye düşmüyoruz
dedi Sen de boşluğundan
Sen
niye düşmüyor boşolmak boş kapağı
anlıyor musunuz şimdi yüzde doksandokuz
o Kuran okuduğumuz zaman
gözden çıkan şu a aaa ağızdan çıkan
kelam pakettir su paketin Şu anda benim
ağzımdan çıkan Kelam nedir biliyor musun
pekmez tahin gibi karışım aklımı koydum
aklımı koydum Size gelen sözün vicdanımı
da koydum kalbimi de koyduk Yani akıllı
fikirlerini vicdanım hissinde işlerini
kalbin duygularını ruhun latifelerin
koydum karıştırdım ona da uygun bir
kelime hayatı elbise giydi olanı
getirdim ve bu boğaza boğaza diye
gönderdim size E size taşınınca
aklımı taşıdığı kelam kulaktan girdi
atmam aklını vicdanını vicdanını kalbin
Kalbimi Ver ruhum ruhu etkiliyor
var ya
risale-i Nur işe risale-i Nur ise de
ismi az andan geldiği için Proton ve
elektron arasındaki o kozmik denilen
buhar şeklinde boş sahnede yeri İsmi
Azam da yapılandırıldığından dolayı
risale-i Nur kesin ediyor şunun olmasa
bile şu şuuraltı yapılandırıyor ismi
azam Bu
demek ki bu burayı zararları mızda
ahlakımızla nazarla niyetle mesela
ahlakı da belli adamı suratından
bu madde değişiyor diyorum onun o zaman
usta söyle demiş güzel Düşünen ve en
güzel görür
[Müzik]
brezet alır ben onu tepsini dedim doğru
düşünürken asla kendinizi kötü
sevemezsiniz kendinizi kötü
hissediyorsanız doğru düşünüyorsunuz
demektir
var ya doğru düşünürken
asla istesem de kendini kötü şey
demezsin Doğru düşünüyorsun şu anda kötü
söylemezsin ki kendini şu anda narkoz
dasın yoğun bakımda sın yoğun bakımda
adlı devre dişi olduğu için şu anda Che
zekası devre dişi oluyor suyu zakim
yaparmış zikirler yaparmış hüsn-ü Zan
kim yapmış akıllı yapar onlar okuyacağım
size İnşallah bir deste olmaz Bunlar
Zeki akla beladır ehl-i dalalet Medya
zındıklar küreselciler hep böyle zekayı
pompalı Yollar öyle çıkarıyorlar aklı
değil Oysa Kur'an yakın takının Efeler
tefek gelin gibi tabirlerle hep aklı öne
çıkarıyor akla öyle çıkar Akıl nedir
zeka farkı nedir Eğer aklımızı vahiy
bağlarsak akıllıyız kendimize bağlarsak
zekiyiz bu
zeka akla Kuran'a bağlı olsa akıl oluyor
Evet yani aklını Kur'an'a bağlarsan
Kur'an'a göre olursa zaten o akıl akıllı
ba değilse zeka dır zeka da başa bela
Demek ki şu anda
niyet Nazar ahlak göz deveyi kazana
nasıl patlatıyor arabanın camını
indiriyor ya gözden
bu patlatıyor bazılarının göz yapısı
buna çok müsait olur giderken vurursun
kafayı bir yere
burada geçtim bunu gösterdim size Başka
ne göster Ondan sonra keseceğim Peki
sorusu olan var mı Bak burada oluyor hep
anlattıklarım bu
kafamızın içerisinde düşünce sistemidir
buraya geliyor
toparlarsak zaman ama şey yapmadık da
notlar okumadı kendisini okumadık
tanımaya çalıştık adamımız an bir
kavşaktır koridor dur altı yoldur her
yere gidilir böyle giderken otobanda
Böyle gidemezsiniz böyle de gidemezsiniz
ile gidemezsiniz ne bir Kavşağı gelmeniz
lazım kavşak size istediğiniz yöne
götürür zarf kavşaktır sonuç değildir
sistemdir
bu ne yapar bize
deliğin yüksek geniş düşündürür insanı
insanın kalitesini yükseltir Hatta o
kadar da ileriye gider ki Allah'ın kâr
edebilir şirk yapabilir tereddüt
yapabilir ve yapar Allah'ı inkar
edebilecek kadar Allah'tan şüphe
edebilecek kadar geniş yelpazesi vardır
ya onun iki tane çıkış yolu vardır çıkış
yönü vardır bir tanesi hiç düz al bir
tanesi su izah üstü sal
kendisini
vahiyler yani onu etkileyen nedir sus
zamanımız etkileyen
bu
Hüsna lak başka hüsnüniyet
bu hüsnüniyet başka
manaya artık 3 tane şey abiler Hüsnü
ahlak hüsnüniyet Hüsnü
M N harfi Peki o zanus suizan olabilmesi
için suyu ahlak FED ahlak suyu Niyet et
mana ismi yani Mahallesi şu plan o evde
bakıyorsun aç verdi Allahsız düşünmek
bu kaynatıp insanı nasıl He
sebeplere şey yapmak Mesela diyelim ki
kabri Allahsız düşünen içiyoruz
tabi üzerini kaldır bakayım Allahsız
fizikte çözülmez adam nereye gittim
fizik döküldü kimya diyor ki enerjiye
dönüştüğü diyor ki ve Kaya git ha
unuttum unuttum unuttum Bak şimdi şu
unuttum çok şehitliğe çürümez yakın
tarihi söyleyeyim siz Cumhuriyet Savcısı
Turgut Özal'ın rahmetinin aşırı
çıkarttılar Topkapı'da Bu benim şimdi
yakın herkes biliyorsunuz ve sırf sol
ayağının bu dizden aşağıya
çürümüş diğeri çürümemiş ne çürümüş
İngiltere'de bizzat gördüm ben Firavunun
cesedi Ala Mumya falan değil canlı camın
içinde bütün organları herşeyle rezil
kepaze asırlık hiçbir şey saçı bile
duruyor çürümedi çürümedi elumen ilacı
kevibeden iki Ben senin cesedine Necat
vereceğim çıkartacağım kıyamete kadar
rezil rüsva edeceğim yani göstermeyi de
sınavım öncesi orada niye çürümedi
abiler niye orada to Şehitler Niye
çürümüyor
bir soru Sivas'ın ediyor canlı aşağı
ediyor niye adam patlıyor Proton ve
elektron arasında Şehitler
hamiyet-i ni
gayretini imanını Allah'a iman ya imam
buraya girince Burayı yüzde doksandokuz
mu yüzde doksandokuz bloke ediyor Onun
için onun o hamiyet-i mi 12v dinisi
ümmetçilik ruhu nasıl bir enerji ise
mesela açlık enerjisi ayrıdır Hayal
enerjisi ayrıdır iman enerjisi ayrıdır
düşünce enerjisi ayrıdır ve Ses enerjisi
ayrıdır vesvese şeytanın enerjisini
yapayım değerini anlarsınız karşılamaya
açık saçık geliyor Adam hemen bir
yerlere olmaz mı olmadığımızı bak bak
bir durdu geldi bir enerji geldi veya
daha genel yapayım
hafta yapacaksın ve boks yapacaksın
altta sınız daha orada ya hoca veya
orada film size gösteriler Tarık olursun
konsantre diyorlar böyle Oha Kaldırdım
kaldırdım öyle böyle ya da antrenman
sana tahrik ederek tahrik ediyor Ondan
sonra at diye bir buluyor ama konsant
olmadan elini vur böyle kilometrelik
kırılır ama konsantre olduktan sonra
verdiği kırıyorsun Bu oyun için
neredeydi
konsantre çıkarttım konuşun tamam mı
Böyle
koşuyorsun veya bir köpek saldırdı zaman
hani zahittin nasıl oldu enerji nereden
çıktı yani aniden çıkan o tepkiler O
duygular neredeydi buradaydı
ara boşlukta şimdi
ki insanda
burayı imanla veya suyu neden ne
koyarsak Oha şeytan yapıyordum karşıdan
geliyor
haram bir şey geliyor bana açık açık
Allah'ın yasak ettiği bir şey Biz de
dürtüler hormonlar değişmez enerji çıktı
bak şimdi bunun nasıl Kayıt yapacağım
bak bak İçimden bu Hayır bal çıktı mı bu
enerji var da yok olmaz geçti gitti
bakmadım o anneciğim ne olacak kendi
yatağına gitmez aynısı Ne geri dönmez
bitti odun yandı Hadi Geri çevirdi odun
olsun tekrar Ben dün yandı ısı gitti ısı
gitti Duman gitti toz gitti enerji geri
getirebilir misin o enerjilerle odun
olur mu ha şeytandan çıkan bir enerji
bak bak bak bakmadım ne olacak oyunları
işte yubeddilullahu ise yatmasını
Hasenat olacak o enerjik ayrılacak işte
Allah diyor ki oradan alacağın olumsuz
lezzet Murphy böyle oo nefsanî bir
Ruhani ve kalbi bir lezzet ödülü enerji
duruyor Oh Anam gitti Ne alacaksın Şimdi
kullanılamıyor Hayır oluyor ha hayır
oluyor bakın niye burayı değiştiriyor
Ozan yaptı şeytanı bile kullandık aynı
da şeytan enerjisi kız melek enerjisi
oldu bu görüyormusun bak Anladın mı
burayı şeytan izleyenler işte adam
askerdir Vatan millet bayrak Mukaddes
namus olan bu düşün bu var ya kol saati
oldu o ciddi enerji takip ediyorsunuz
buraya delindi bütün zaten Proton artı
öyle Sonrasında o enerji ile kapatmıştı
zaten burada memur GS bu binayı diğer
camı kılsa bina yıkılır mı adam öldü ama
minik olmadı ki bu çünkü doldurmuştu o
Hamiyet Leo duyguyla o fikirle bu
heyecanla yani şehvet Türk adaptör
Hiddet tir Merhameti şefkattir
muhabbetin Pınar PNR şeydir ama hepsi
farklıdır işte zaman enerjisi ahlak
enerjisi Nazar gözden çıkan enerji niyet
enerjisi farklıdır bu protonun le ele
ton arasına geliyor maddeyi böyle
değiştiriyor maddeyi değiştire
biliyorsun işte ustat 28 defa
siirlerimiz değil bir şey yapamamış
Demek ki iki Keramet bile gibi
gözükürken Aslında Allah'ın başka bir
adet İyiymiş o sistemi kullanmış ölüm de
böyle Elem Müslümana Nur talebelerini
ters olacağını söylüyor yani imanımız
yani hüs Allah hakkında Hüsnü zannınız
bir ölmeyeceğiz Terrace olacağız bir
Şehit olacağız yaramaz öleceksiniz ya
derste ya bu ederken ya abdestli iken
ama Şehit olacaksınız Allah nasip etsin
böyle Hakikaten mi ağabey eğer şüphen
varsa yazık şüphen gibi olacak Allah'a
Haza şartlı ricalı bir şekilde değildi
Arap ne olur Lütfen beni affet yok
yarabbim Affet Başka şansım yok senden
başka kapı mı var Nereye gideyim senden
başka ne yaptım var Peygamberimiz'in iki
şüpheli değil rica değil kesin
hükümlerle isteyin ve ara Fark Atıyor
başladı hakikaten öyle ya başka kapı yok
başka affedecek Yok ben başka
alternatifi de yok bu işin Allah misafir
çıktı Ne yapacak Kahve çok Allah'tır
merak etme sen Affetmezsin Şimdi sen ben
Kulu Safa muhtaç olan mutlaka fdm zaffa
ihtiyacı olun boya mutlak şartsız
affedebilir affeder ya
bu affettiğini delil nedir affetme
istemesidir ki kişinin Allah iste
istemeseydi sana istesem istetmez desen
istemezdin Sen affı istiyorsan o
istemiştir de sana istiyordu ya seni
istiyorsun O sevdi etmese Sevemezsin
istetmesi istemezsin
Allah bizi affedecek tir bir ne de
biliyoruz affetmeyi Murat etmeseydi
Allah kulunun ağzına onu vermezdi Hz
Osman ve Hz Ali'den geliyor bu Hadis
Allah Affetmek istediği kuluna ağzına
diline affı Tabii nasip eder Allah nasip
etmemişse artık Murat etmemiştir
Şimdi burada kesiyorum O zaman haftaya
haftaya inşallah bu sistemi tanıdık Ya
bu nasıl yapacağız ne edeceğiz ki o
Kavşağı hep üstü sana doğru yönelsin
atomun içerisini atomun o proteinlerle
ton arası nasıl değişir Bir nasıl
kullanılmış yani ne yapmışlar Muzaffer
bu kafana Saçım olacağız şuna bakabilir
bugün psikoloji hastalar bak
psikoloji hastalar Şunu bilselerdi şu
kadar İnşallah sahnelerde bu dersler
olacak Eğer depresyondaysa nde
Depresyonda psikolojik sorun varsa mazi
sin mazi Maziye takılmışsın Eğer
psikolojik sorunun varsa
Depresyonda ise mazi lerin takıntısından
oluyor
gelecekte uğraşma mazi tamir etmeye
tamir edeceksin tövbe
istiğfar nedamet en önemlisi En önemlisi
Allah resulü söylemiş İyi ki söyledim
Allah Allah
Allah hakkında nihayetsiz hüsn-ü Zan net
Allah Beni affedebilir deme edebilir mi
deme Allah beni
affettin niye Nerden biliyorsun çünkü
ben af istedim Afyon Murat etmeseydi Ben
istemez Evet burası şimdi bakayım Siz
ederse gelmediniz ha ha
acil pisiklet is bir hastanenin acil
bölümünde psikoloji ve zaman tedavisini
gelir Doğrusu da bu din hayatın hayatı
dır din bilgi değildir hayatın
kendisidir kendini yorumlamak tır din
hayatın hayatı dır hem ruh hem esasıdır
kendini yorumlama attın hayattan kopuk
değil hayatı ta kendisidir imanla
hayatınızı imanlı hayatlandırınız ruhu
imandır hayatına yaptığımın İnşallah
haftaya
bunların
şeyleri zeminleri o Kavşağı böyle
giderken istediğimiz ne yapıyor
evlendireceğiz Tamam inşallah soru soran
var mı vafır dava Hım elhamdülillahi
rabbil alemin el-fatiha
yani şu da var arkadaşlar su yumuşaktır
Kaya serttir vura vura Karadeniz'e su
kayayı uyuyor mu oyunu bir deste olmaz
Hemen Dura Dura Buğra Buğra gele gele
geleceksin okuyacaksın
şekillendiriyoruz
şekillendirecek sin50 dünya diyor ki
bilim insanları şekilde anlatmak 158
dizi işitsel bilgi anlatmak yüzde 17t
süredir bir
halı Evet kalıcı noktasına inşallah
böyle diyeceksin ha Zoom çok iyi ya
söket olur mu ya su izlenmiştir Sen olan
Ben bunu hiç düz anası dönüştürücü
ses serbest ve o Beki serbesti Ben üstü
uzanan asıl çevireceğim onları
anlatacağım inşallah
[Müzik]
abone ol

Maalesef ki insanların kesinlikle
şizofreni olduğunu doğrulayacak herhangi
bir laboratuvar veya görüntüleme testi
bulunmuyor fakat şizofreninin potansiyel
sebeplerini ve psikozun belirtilerini
ortaya çıkaracak Birkaç çeşit test
kullanabiliriz bir örnek verelim idrar
ve kan tahlilin de alkol veya
halüsinojen gibi maddeler çıkarsa olası
sebep olduklarına dair bir ipucu
yakalamış olabiliriz
Bunun dışında bilgisayarlı tomografi
Diğer adıyla CT tarama ya da manyetik
rezonans görüntüleme mrı gibi
görüntüleme testleri olabilirsiniz
Böylece psikoz veya şizofreniye sebep
olabilecek herhangi bir beyin tümörü
olup olmadığı araştırılabilir fakat
birisine gerçekten şizofreni teşhisi
koyup sonuca varmadan önce ilgili bütün
belirtileri inceleyip araştırmamız
gerekir Bunu yapman bir yolu hastaya
sorular sormaktır mesela kendilerine
şüphelendikleri bir şey olup olmadığını
sorabiliriz Böylece sanrı belirtilerini
bu yolla
araştırabiliriz Özellikle bu örnekte
Paranoyak yani paranoit Tanrıların
belirtilerini göz önünde bulunduruyoruz
fakat öğrenmemiz gereken diğer şeyse
Bizimki dışında başka sesler duyup
duymadıkları dır Burada da işitsel
halüsinasyon belirtilerini araştırır
odada ne gördüklerini tarif etmelerini
istediğimizde ise görsel halüsinasyonlar
belirtilerini ararız Bu konuyla ilgili
olası bir Sorunsa bazen hastadan alınan
bilgi bir şekilde sanrılar ve
halüsinasyonlu destek alabiliriz
halüsinasyon ve sanrılar la ilgili
soruların yanı sıra anhedoni gibi
duygusal belirtileri derinlemesine
araştırmak için sorular da
sorabilirsiniz
mesela onlara ne çeşit Hobileri olduğunu
sorabiliriz anhedoni vakalarında İsa bir
zamanlar yapmaktan hoşlandıkları şeyleri
sorabiliriz şizofreni belirtilerini
inceleyip gerçekten mevcut olduğunu
gördükten sonra bu durumun en az 6 ay
sürmesi gerekir Ancak bu süreden sonra
gerçek bir teşhis konulabilir Eğer
belirtiler bu kadar uzun süredir
görülmüyorsa
şizofreni formz teşhisini göz önünde
bulundurabiliriz şizofreni form
bozuklukta şizofreni ile aynı belirtiler
görülür fakat hastalığın görülme süresi
1 ila 6 ay arasındadır
şizofreni form teşhisi konulan
hastaların % 70'i şizofreni hastalığına
geçiş yapar Pekala şizofreninin
varlığını bir anlamda teyit ettik Fakat
bu hastalık neden var Açıkçası bu
oldukça zor bir soru genel anlamda cevap
hala oldukça gizemli ama bilim insanları
birkaç ipucunu bir araya
getirebil sebebinin zor anlaşılmasının
önemli nedenlerinden biri belirtilerinin
ve teşhislerin oldukça insani olmasıdır
yani sebepleri öğrenmek için
laboratuvarda fare veya sıçan gibi
hayvanları model almak oldukça zor
hayvanları kanser gibi hastalıkları
araştırmada kullanabiliriz daha çok
dikkat ettiğimiz bir grup beynimizdeki
Nor
terdir Bunlardan biri özellikle işin
içinde gözüken dopam indir dopamin bize
bu konuda bir ipucu verir Buna göre
antipsikotik ilaçların büyük bir
çoğunluğu Bir dereceye kadar dopamin
reseptörler birini engeller Bu arkadaşın
adı dopamin D2 reseptörü dür Bu durumsa
şizofreni hastalarında dopamin
seviyesinin daha yüksek olabileceğini
öne sürer çünkü bu reseptörleri
engellemek belirtiler konusunda yardımcı
olabilir diğer Pek işe yaramayan ipuc
umuz İsa antipsikotik ilaçların Evrensel
veya tamamen etkili olmamasıdır
Yani herkes aynı etkiyi görmez Üstelik
bütün belirtilere de cevap vermezler bu
ipucu bize hikayenin D2 reseptörü
dışında devamlı olduğunu işaret eder
şizofreni için en etkili antipsikotik
ilaç zayıf bir D2 antagonist gibi gözük
bunu da bulmacaya ekleyince daha da kafa
karıştırıcı oluyor dopamin ve gaba
glutamat ve asetilkolin gibi diğer
nörotransmitterlerin rolüne ilişkin
araştırmalar devam ediyor
nörotransmitterlerin dışında birkaç
ipucu daha bize ek bilgi sunuyor
Bunlardan biri genetik bilimdir tek ve
çift yumurta ikizleri ile Şizofreni
hakkında bir takım araştırmalar yapıldı
Buna göre % aynı DNA sahip olan tek
yumurta ikizlerinden birine şizofreni
teşhisi konmuşsa diğer ikizin de
şizofreni olma ihtimali % olduğu görüldü
çift yumurta ikizleri ise Özdeş
olmadıkları için % aynı DNA'ya sahip
olurlar ve bir tanesinde şizofreni varsa
diğerinde de olma ihtimali % 155'tir
henüz belirli bir gen bulunmamasına
rağmen bu bilgi ciddi şekilde bize
genetik bileşenler hakkında ipucu
veriyor genetik bilime benzer şekilde
bir diğer ek bilgi kaynağımız İsa
çevredir şizofreninin ilerlemesi
geliştiğinin yeterli oksijen alamadığı
durumlar gibi doğum öncesi sorunlar
yüksek oranda çevre ile ilgilidir Diğer
çevresel faktör is anne kaynaklı
enfeksiyonlardır kışın ve ilkbahar
başında doğan bebeklerde bu risk oldukça
yüksektir Çünkü annenin grip gibi
enfeksiyonlu hastalıklara maruz
kalmasının bununla bağlantılı olduğu
düşünülüyor Bunun sebebi belirsiz
olmasına rağmen enfeksiyonun kendisinden
değil de annedeki bağışıklık tepkisinden
dolayı olduğu düşünülüyor aynı zamanda
otoimmün rahatsızlıkları da şizofreni
ile bağlantılıdır Çölyak hastalığı Buna
örnek
verilebilir çölyakta glüten tükettikten
sonra hastanın bağışıklık sistemi kendi
ince bağırsağına saldırı başlatır son
olarak nevir kullanımı da şizofreni
oluşumundaki yüksek riskle bağlantılıdır

çok az billahi mineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi rabbil alemin
Amin o salat ve selam ala rasulina
Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi
ecmain ala rasulina Muhammedin salavat
cenab-ı hak iki cihanda aziz eylesin
peygamber aleyhisselatu Vesselam'ın
şifasını ihsan eylesin rızası dairesinde
hareket ve kaynak kazandırsın hakkı hak
bilip yapışmayı batılı batıl bilip de
uzaklaşma fikrini hissini duygusunu da
tepesini İsa LYS puan Şehit olarak
Terrace ettiniz Bu Cennetten gelip
alimi şahadeti cenab-ı Hakk'ın hangi
Hikmet ve hakikat ve mahiyeti iktiza
ediyorsa o sırra Mazhar edip öyle bizi
Terrace serisi ama yoksa biz bu cennete
gitmek için gelmişiz zaten orada
gelmişiz abes olur ne manası olur bu
peki Kur'an'dan için Cennet gösteriliyor
böyle yapıyorum WhatsApp Kuran'ı
muhatabı birinci derecede muhatabı a
Bandır cenab-ı Hak'kın da insan ve rutu
ve keremiyle
ekseriyete hitap ediyor hava
sabah farkındalığı olanlara işaret
ediyor remz Ediyor tel mi ediyor ima
ediyorsun ucunun kurusun baktın hattın
mu Talan sırlarıyla ve onlara işaret
ediyor Kur'an'ın birinci derecede
muhatabı a Wonder
115 İşaratül icaz da bunu anlatır
bu dolayısıyla kavasa da işaret ediyor
Allah Kur'an'da
Evet Ee
ama ama ama cennetkaya gösteriliyor en
gayet iyi Cennet gösteriyor rizayla
dairesinde kavasa ekini sayede bulun
söyledikleri hatırlarsanız
talebesini cenneti gayet girmiyor bazı
şeyleri söylemişiz Ama okumuşuz beraber
ben bile unutuyorum ben devamlı meşgul
olduğum için bence de unutuyorum
şöyle bir şey yapayım buracat
ve huzur Halit'in neticesidir olacak
dua ihtiyacı neticesidir
biz buna Cad risalete bakıyor
ve huzur
bu yakalandıktan sonra olur Yunus ALS
lan sen demekle B huzura çıktığına
şahittir
bu
nisan ne demek intizam ne demek o duvarı
meydana getiren Kaşların düzgün
dizilişine intizam da düzgün dizilmiş
taşlardan oluşan düzgün duvara deniliyor
intizam
ve Mizan ise ölçü durumu da
bu Nizam
bu nzm mazi fiili ölçülü olmak üzerine
olmak anlamında iken intizam infial
bağlılık babılı ölçülü olmasını istedim
ölçülü oldu
Oldu
Bize de geçen hafta
bu
abdestin abdest çeşitlerinden bahsettik
abdest çeşitleri
bedenini necasetten gusülden
temizlemek bedeni abdesti buydu aklına
abdesti
ve tefekkürü ilgiliydi
birden abdesti elhamdülillah ve bu uzun
Fikri etli kalbin abdesti imandır
ruhun abdesi neydi
Allah rıza ilahi Rıza'yı ilahi enenin
bu abdesti Siri insanı seven insanı da
bilmiyoruz ben bileyim
ve manevi temizlik şimdi onunla alakalı
bunun için şey için zikrettim
360'ta mahalleyi temizlikten
bahsedeceğim Ama toplamı a'dır hep
ulemadan toplanmış
bu toplama cümleler
abone ol
bir şey diyebilir miyiz ağabey
Nizam mülke intizam berikut a güzel
çünkü dairesine göre dizmek tir insan
sonuçtur intisap bunları da bir tartı
şeklinde yapmak Pizza düzgün taşları
Bıdı düzgün taşları düzgün dismek Nizam
ve o düzgün taşlardan an düzgün
düşmekten Hasıl olan düzgün duvara da
intizam
bu gay
duvaga duvarda yeni gösterir intizam
özelliklerinden aldım intizam ve
nizam
ve nizam intizam
ama şeyde
da şöyle birşey devamını kaçırdım
olabilir Çok harfini zaman o mazi fiili
yapıldığı için ölçülü olmak düzenli olur
ne olur intizam dan dolayı intihar
balığı olduğundan ölçülü olmasını ben
istedim
abone ol
Evet Ee şimdi bunun için söyledim
maddi ceset yani dünya alem iş
adetden manevi temizlik için manevi
temizliği okumuştum ama fofo kızım diye
rafa kalkması hiç istemedim bugün
tevafuk ettim Çok ilginç ama Beach
benimle alakası yok hep kaynağı da
söyleyeceğim
imamların şeyi hadis imamları ama hadi
hepsi
Bu hadis ya hadisi şerif
abone ol
bu iman galiba
bu fiili hayatında farklılıklar olur
Suriye sonu psikolojiden insan çıkar
çıkan etemadi temizlik haya imandandır
bu hale geçer hadis Bunlar bak temizlik
O biraz önce abdeste bahsettik ya böyle
aklına abdesti vurun abdesti
şimdi manevi abdest hep Hadise kaynak
kaynağı söylüyorum ama hadi sen içeri
haya imandandır buhar
ve Temizlik imanın yarısıdır mustim
Ahde vefa imandandır
hakim ben çok seviyorum onu
da aktif Ahde vefa yani ruhun bu yani
Herkesin zaafı var ya
O benim defa en zayıflıktan
bu
Şefkat onu tahrik ediyor var
Yani bu bana o için bana ilik yapma
Çünkü Unutamam
ne yapacaksın Çünkü uzattım bırakmıyor
beni Ahde vefa hayvandan meziyet değil
bu benim yaratılışta var
ve bundan dolayı O bizi bırakmadıkça Biz
bırakmışız bırakmak Eğer gözüküyor
Sabaha Çok ciddi bir
birşey altındayım baskı altında
olduğundandır
başka kendi aleyhinde de o sağa Adil
davranmak imandandır ve zat
var yani bez az hadis İmam adam hadis bu
ve musibetlere sabretmek imandadır ve
saz
kalbinde iman Oğlan kimse allah-u
teâlâ'yı severim an çıplaktır elbisesi
Takva su hayat sermayesi fıkıh meyvesi
ise ameldir değil mi
Ha bir de okumaya başlar
Allah Allah Allah yazalım musibetlere
sabretmek kumandandır ve saz
kalbinde iman olan kimse Allahu Teala
hisseler hadis-i kudsî bu
iman çıplaktır
briman çıplak bitti çıplaktır elbisesi
takvadır
süsünü hayatı
bu sermayesi fıkıh tır fıkı bu
bu 300 seneye kadar fıkıhı abone
demiştir bu da bilginiz olsun
ilmi sulidin kalitesidir peygambere
Salat ve selam dan 300 TL'ye kadar olan
zamana fıkıhı amelide sonra
şu iki kadermiş sonra yapardım tam tersi
üç seneye kadar itikada dermiş fıkıhı
300'den Sonra amele dönüşmüş
olmaz o zaman
ilk üç sene Fatih olan üç sene okuyorum
iman çıplaktır elbisesi Takva süsü Hayat
sermayesi bu kırk meyve is meyvesi ise
Amet değil mi de geçer
bu iman yetmiş küsür küsür şubedir
en üstünü la ilahe illallah en aşağıda
yolda sıkıntı veren bir şey kaldırmaktır
Tirmizi
iman namaz demektir namaz namazı itina
ile vaktinde sünnetine diğer şartlarına
riayet ederek klan mümindir
bu
net çar
imanda imandan olan 3 şey Allah imandan
olan 3 şey
ve darlıkta infak etmek ve hala
ayrıcalık aracı kaç
Allah rast adı Müslümana selam vermek
bu ve kendi aleyhinde de olsa
adaletli davranmak ne Sait de geçiyor
Bir kimsenin imanı kuvvetlidir imanı
kuvvetlidir Allah için yaptığı işlerde
tanımaktan hiçkorkmaz
gösterişten uzak amel işler iki işlem
biri ahirete diğeri dünyaya faydalı olsa
ahireti fayda olanı olanı tercih eder
değil mi kötüleyen lanet eden fuhuş
konuşan ve bütün insanlardan daha fazla
sevmeyen bütün insanlar daha fazla
sevmeni iman etmiş olmaz
Kötüye Amerikan filmlerinde hep böyle
olur Lanet olsun Lanet olsun
bu
1975'de böyle
O bizim evde Televizyon yoktu orta
okulda okurken 74 75 TL Haftada bir gün
amcamın evine gitmiş işimiz vardı
haftada bir saat böyle 12 de zaten
kapanır televizyon yazardı
televizyonunuzu kapatmayı unutmayınız
Biz 12'de yazardı
siyah beyaz siyah beyaz ve haftada bir
saat izin vardı o da salı günü o orada
orada uzay
1999/1 de Kovboy filmi vardı oradan
hatırımda kalmış şimdi bilmiyorum ödevi
Lanet olsun Lanet olsun diye en çok hoş
yapıyor bak Allah resulü diyor ki
kötüleyen lanet eden muhteşem yani vuruş
konuşan ve bütün insanlardan daha fazla
sevmeyen iman etmiş olmaz Bu haliyle
geçiyor
o kendi istediğini insanlar için de
istemeyen imana kavuşamaz Maze bu ya la
ve
manevi Temizlik imanın alametleri manevi
temizlik okuyorum ve deniz temizlemek
suyla
bu kalbi temizlemek iman ile ruhu
temizleme İhlas ile aklı temizlemek
Tefekkür ile
vicdanı temizlemek muhabbetullah
muhabbetullah ile bu vücudu temizleme
kademe ne
o imanın temizliğini el hu bu villa ve
buzu villa
fikrin temizliği hak ve Recep ve
itikadın temizleyen bidatlardan uzak
durmak Ben olan Beni en iyi temizlemek
sana giydirme giydirilen lerden
sıyrılmak tır çıkmaktır
bu ahlaklı temizleyen Kuran'dır Hacı
temizliği tövbe ve istiğfarla alemi
galiba
bu geçmeyi ve hissetme
bu iman temizliği itikat
ve islâmiyetin temizliği teslim
tevekkülü İtimat ve kanat
bu kabri manevi i ahlakın medfun ve
meşhur olduğu
bu kabre ustat kabire kalbi manevi
denirmiş
bu kalbi Cup kalpten kabirden mana
çıplak çıktı diyor çünkü
kabirden çıplak çıkacak ya da arkadaşlar
çok
ilginç
değil mi
ama ama
sen okurken aldım Metin değil Açık
Kaynak koymadım ama devlet kaynak
telimizi ayrı Metin aldım burun
temizliği ihlası ile
ya aklın temizliği tefekküre Alevi
vicdanın temizliği muhabbetullah ile
vücut temizliği Adem ile
o imanın temizliği elhob Uf ilave buzu
Fila başka mümkün değil
fikrin temizliği çok ilgimi çekti bu
fikrin temizliği halk ve Recai
de ilgisini çeker Osman'ın bu ona ucu
baktım sana çok tuhaf
itikat temizdi bidatlardan
hepinizin ilgisini çekecek şey ben olan
beni yani enenin temizliği sana
giydirilen lerden sarılmaktır ki dün bir
buçuk gün arayıp en sonunda bulduğum 127
yeni mahkemede göre benim eski
hatırlatın benim atmadım çaldılar
yeniden çalışıyorum Çok
güzel
için söyleyeceğim takıldı söyleyeceğim
sayfa yeni böyledir 127 sayfa da diyor
ki
giydirilen ler var ya bu Taha You're
mekan giydiriyor bu tasavvur zaman git
zamanı giydiriyor sağ tarafta üst
paragrafta 120
Evet Ee
Ama isterseniz getir göstereyim size çok
iyi geçti muhakemat verirseniz Sen
buldun mu de telefonda nasıl oldu Atam
getirme okudum bu okulun
işte Ey birader şu zaten götüreceğim
sonra da müfettişi sıfatıyla
et
diye ve evham zamanı elbiselere çıkar
çıplak hayalini
o Okur hayatımı hediye hayatı muhite
diye senin yakarak muhit olan sana
hayatımı hediye ve İmha mı zamaninin
Elbiselerini çıkar Hatta birimler yani
düşüncelerin silsileleri düşünceler
ifade ben çok nimettir bir insan insan
yapıyor yani Farklı düşünme zengin
düşünmeme sebep olur şöyledir tehlikedir
bir şimdi psikolojide biraz yapayım
biraz ağır olmuş olabilir dedim şimdi
pek okumadım psikolojide Ben daha önceki
derslerde şöyle yapardım bir veya birkaç
mevzuyu bir saat içine işler Burada ise
bu derse uygun cümle cümle nedir hepsi
birbirine kopuktur müstakil ve cistir
Çok hoştur
ben bu kendime sen okurken aldım Nokta
Kitap yapıyorum bu defter kenarda
duruyor görürsünüz
aldım şey düşünürken teşekkür sd12
şekilde kullanıyorum da gibi bir yerden
tutup onu Bitmesin beklemem bir burada
kullanılır
Ha bir de bu tarafta kullanır bu mesela
bakın şurada devam ediyorum arkada
diyorum bu bu tarafta bak alttakiler
devamı Oha gösteriyor Bu tarafa
12 şekilde kullanıyorum Çok zor durumda
kalırsan ortadan da başlıyorum ortada
bir böyle bir de böyle dört defa
kullanabiliyorum
ihtiyaç böyle yapmıştık yurtdışında
deftersiz kalınca ne yapabilirim ilmiyo
yazıyorum psikolojik geldi imanı
kaydetmem lazım kaybolacak Allah resulü
kuş gibidir diyor
tefekkürle gelen manalar kuş gibidir
diyor Ayağında bağlayınız kaydedeyim
yani
nurunla galiba Hayır Tuğrul O zaman
yazdığım şey 350/3 hoşunuza gidecek
belki biraz önce ağır gelebilir Bizi biz
yapan ve olgunlaştır anlar ise
çektiğimiz Acılar
Allah Allah Allah
bir
baklava yerken değil de acı çekerken
bu
elindekilerin farkında ol bu hazır
zamanda yapma gerekenleri yap
bu elindekilerin farkında olmak demek ki
şu anda yapman gerekenleri yapmaktır
ya Allah'ın celle celalühü işiyle meşgul
olma
bu ne böyle oluyor Niye böyle gidiyor
Allah'ın işine omuz verme O ve kırılır
bu fikrini düşünceni
fikrini düşünceni sahip olmak istiyorsan
fikrine düşüncesine sahip olmak
istiyorsan ereğini aslını Senden daha
değerli şeylere bağla
düşüncelerini ve duygularını hislerine
sahip olmak istiyorsanız
boğuşma İnsan bir tuhaf tıro içmen
Vicdan çalışması iki haftadır bıraktım
kontrol edemiyorum baktım hislerimi
böyle bir acayip bir şey yani hiç böyle
alemde
ok adı acayip bir tuhaf ki hissettim ve
sahip öp o
aktif olursa o altın oluyor her şey o
oluyor
bu alemde bu olursa fikir Duygu Latife
his hasta hastalar emeller Arzular ve
Korkular endişeler kaygılar ve sahip
hepsi Mustafa hangisi hangisine doğar
dedim en son ki vardığım şey söylüyorum
hepsi hepsi ile beraberdir öncesi
sonrası yoktu Allah hepsi birden
yaratmıştır onları
ben onu doğruluğu dedi yok Biz
etkilendiğimiz için öyle diyoruz bir
tuhaftır peki dedim en son lafım bu
düşünceme bu işlemi bu fikrime beni ara
for gibi sağlıyor Duman ediyor hakim
olunca Belki de bugün gelmenizi en çok
İşinize yarar Belki bu olabilir
bu beni alıyor Sonra diyorsun ki ya bu
kadar ben ders okudum bu kadar derse
gittim Konuşuyorduk Niye böyle ama basit
bir şey buldum sakın deme Oo hani var ya
kalp şeyi entegresi gibi böyle şey bir
tanesi çıktı yukarıya işte böyle oldu
olur Ne yapacaksın
bunlardan bir böyle diyor şöyle yapıyor
kafadan ses çıkıyor şöyle olur böyle
olur ha bu Eğer aklını ereği ne şu
aslına özüne çözümüne Ya kısacası bizim
tatilde vahiy bağlarsa aklın özelliği
buydu zaten bunları oluşmaz Bunlar
düzeltme çalışmaz Akın
ve o diğer sistemlerin işidir akıl
Ereğli bağlandığı Herkes haddini bilmeye
başlar otururuz bizde
Sen neye benzer diyelim ki Bir yurtta
gelir gibi okulda gelir ki bir evde reis
yok gider yok
Bu bir öğretici yok her şey birbirine
girer
Biz bunu tabi kendisi bize şöyle derdi
ben de denedim
çok sıkıldığı zaman beni Ben de
torbaları getirdi Ben ormana
getirmeyince orası severdi oraya
götürürdü bir gün Tabii bırakırdı
kendisi
mı baktım çok değişmiş böyle ver böcekli
gıcık oldu bilmiyorum
zincirleme gitmiş
ağacın böyle kadar gel kendi tarifiyle
ucu dedi Çok Ötelerde
Bir karınca da olabilir bilmiyorum
Allah Allah Allah bunlar dedi bunlar
nasıl böyle zincir halkasını olabilmiş
O
kendisi ayette de gösterdi ayeti
dahildir risaletini gösterdi en tepedeki
adamın salgıladığı koku ve ses diyor
frekansı senin duymasan dedi bana orada
ya oturduk da anlattı bir koku ve ses
ve
salgıladığı en arkadaki da duyuyormuş
buradayım dedi şu an ve an her adımda
koordinat veriyor Ben bunu bildiğim için
dedi Bunu da gördüm tatbikatta sebep
oldu diye geldim baştakini almış
ve En baştakini tuttum aldım elimle
koydum Kenan bakayım ne olacak uzaktan
durdum dedi
ne olacak yani çok kısa bir kaç dakika
üç beş dakika içinde bir dağılmaya
başladı
o araba günü
11A rapor oldu oralar karınca yuvasının
şey gibi oldu falan oraya koydum ve Gene
bir kaç dakika sonra tekrar aynı zamanda
girdiklerini gördüm Bu Saki ara nasıl
gidiyor
bu
Bunu niye söyledim Ne söylerdin
o akıl Akıl karı daha kutu bizi ve
yaratılmadı için akıl kadar da akıl
eline bağlandığımı o evlatlar sisteme
giriyor
bu devam ediyorum ağabey gücünden fazla
yük alma dedim ya psikoloji bak cümle
cümle yapacak dedim bu da çok değerli
bu gücünden fazla yük alma folluk yapma
biz memleketin tabiriyle
ve
donanımlarına göre
adımını at
Allah her daim mesela donanıma göre
adımına
O biraz Latife yapayım biz bir araba
desteği arabayla Yusuf'ta Baba seni
gidiyor Şimdi bu arabanın adım atıyor
bizde ona yetişelim diyoruz motor
parçalanacak
mi Evet içebilir miyiz
ne donanımına göre hadi buna
her daim hayatım Rüzgarı istediğin gibi
esmeye bilir bu da hayata zenginlik
Katar vs niye tek sattıktan standart
lıktan Ülfet belasından standart
yaşamaktan seni çıkarır ve güçlü yapar
bu işte yapmak için ben
altı Okuduk ya biz sonra a
Havalimanı'ndan çok şey gördük
uçaklar rüzgara karşı eserler
O çok plaster şu Karat var ya uçakta
korkanlar için de söyleyeyim şu kana
altı metre aşağıya 6 metrekare esneme
hakkına sahip var Yani bu esneme
Hoca'nın kırılması çok imkansız gibi
birşey ayarlarda bu oje gösterdi bize
tutuyor altı çıkıyordu bakım yapılırken
bizde gösterdim işte 66
uçakla olunca şu
arkadaşlar eş kadar
Sen yeter ki ya net etmesi uyumasına
salak olmasın pilot o kadar her cihazın
iki tane varmış
demek ki Rüzgar seni güçlü yapar
bu Peygamberimiz aleyhisselatu vesselam
Bir Mana Bir Mana okudum Burası ettim
kendi kafamda
Yiğit tüket tükettik lerimiz git
eksikliklerimiz ve Allah için
verdiklerimizden başka mülkümüz
olmadığını unutma
ben Yiğit
çok tükettiğimiz Giy
Giy ıslattığımız eski gittiğimiz
Ha bir de Allah için verdiğim bize
aittir değerdi
O benim olsun Benim dediklerim benim
olsun Benim dediklerim bunların dışında
misin ve itibari değildir
bir her zaman aynı sebeplerin aynı
sonuçları doğurmadı ını görmen LB Hayata
bir iradenin hakim olduğunu gösteriyor
yani aynı sebepler var aynı Adam az
sonuç aynı her zaman olmuyor çaylada
öyle acil ettik geçen sene verdi
vermedi hayata iradenin hakim olduğunu
gösteriyor sebep olsaydı sebepler tamam
ne yok
bu hayatı kendine ve etrafını zehir etme
ama kusur arama kusurları deruhte et
kademe böyle affetti Allah Adem
Aleyhisselam Ben Nefsime zulmettim dedi
şeytan dedi ki beni sen azdır
ne kusuru devlette edilen affedilir
deruhte etmek kusurlu olduğunu
göstermiyor Şamil olduğunu gösteriyor
Ama bu kısacık hayata sonsuz Arzuları
sıkıştırma
Ben senden dolayı kimsenin sıkıntı
çekmesine müsaade etme
ne varsa bir böyle sıkıntıda bıraktığını
telefonu edemezsin bile mesaj çak kusura
bakma deliğine denk geldi
üzüldü mesaj duyurulur
Allah bizi biz yapanları unutma
Allah bizi biz yapan ı şeyleri unutma
değerler
ve derinin akışını Durduramazsın ama ona
çok şey Taşıtlara bilirsin
o yukarıya çıktıkça basınç azaldığı için
iç basınç iç dış basınca baskılaması ile
içi dışarıya patlar bunu patlar
ve iç basınç yukarı çıktıkça
yukarı çıkınca basit azaldığı için karda
yani Allah dengelemiş içmelidir
Bu yukarı çıktıkça diş basınç azalınca
iç basınç sabit patla bunu paklar
organlar öpülebilir your iş arıya
uçakta
hava basıncını sabit tutarlar iç ve dış
dengelemek hiçbir şey birşeyde
kullanacağım bu
ya ben bu tür şeyleri misali mi çok
böyle hatırıma geliyor belki İşinize
yarar
Evet Ee
ne dedik
biz buna vehin cinsi denilebilir belli
buna benziyor kafada Yukarısı bu Eğer
denizin dibine doğru inerseniz dış
basınç iç basıncı baskılaması ile
içeriye doğru
ezilir Tıpkı bestesi hastalığı gibi
ve dış basınç artar
333 sıkıştırır
bu içeri doğru Tıpkı vs gibi aşağısı vs
kalbidir ve atlatır vs şeytandan vehim
nefs emarı bi cinlerden seyrettiğimiz
filmlerde
Dur bakayım ne diyecek dünya hayatı da
hem beni hem de vesvese
hastalıklarını doğurma ortaya çıkmasına
vesile olur
de bunlarla baş etmenin en birinci yolu
ve vehim ve vesveseden bahsetmenin yolu
bunu çok dersler yaptığımız için
piyasada artık büyümeye başladı çok
şükür
Doktorlar bisiklet ister çok kişilerde
diyor diyorlar ki kurtulmanın yolu
kurtulmaya çalışmaktır uca deli etmeyin
demeye başladılar çok şükür eski hep
mücadele etmede bıçakla oynasın şöyle ya
öyle yap televizyon şey yap şöyle ya
diyorlardı bunlarla bahsetmeye baş
etmenin en birinci yolu düşmanını
tanımak tanınan düşmana karşı sistem
geliştirmektir bir maddi hastalıkları
vehim ve vesveselere karıştırma
Ayetullah kanunlarına Uy ve disiplinli
disiplini bırakma Çünkü Düşmanların olan
şeytan ver Bak abisi ve cinler doğru
dahi olsa Kuralsız doğruları yaşamaktan
gelir zaten şu bu yanlış kendisi
şeytanıdır
en son yeni okuyorum
bir insana cehalet değil
da
bilmiyorum dedi dedi yanlış bilgidir
mesela insanı cehalet değil Bilgisizlik
değil bu bilmediğini bilmemek var ya
da bilmediği halde bilmiyorum diyemiyor
ona zarar geliyor
o cümle söyle bir insana cehalet değil
cehalet değil biliyorum dediği yanlış
bilgidir biliyorum dedi yanlış bilgi
bildiği yanlış bilgi sana zarar veriyor
bilmiyorum
susması zarar vermiyor
o ilk önce kendini tanımak bütünlüğünü
ifade edecek karar verme bütünlüğünü
ifade ki resmi bütünsel görmeden kadar
vermez zamanı ve mekanı doğru kullanma
kulağın hadiseleri sıkıntıları yani
olumsuzlukları anlamlandı proneti bilmek
için Kendini tanıman gerekiyor namaz
kılmıyor Niye canın sıkılıyor Niye
yapamıyorum ne sorarsın cevabı tektir
kendini tanımak lazım
kendini kendine motive motivasyon olan
kendine yatırım yapmak bu sonucunda
başarı adına hiç diğini bilmek kendi da
yapmalarından sıyrılma kendi dağıtma
larımız var
yediklerimiz için içtiklerimiz
giydiklerimiz alışkanlık haline gelmişse
tiryakilik yapmayınca bize dayatıyor
bunu dayanıklı olduğunu o maddenin o
elbisenin o gıdanın O vesairenin kendisi
olmadığını ona ve caller Bak abisi
olduğunu bize dayatan olduğunu unutmayın
mesela kola içiyor mesela sigara
içiyorum mesela gidiyor mesela böyle
ayakkabı geç öyle iyice ile oynayacak
sonra bunun yanlış olduğunu duyduk
bırakınca ya o bizi istiyor zannediyoruz
oysa o değildir Onun mu Öfkeli olduğu
ervasa birisidir nereden çıkarıyorum 246
sözlerden ve 250 sözlerden bir insanın
fıtratını bozan ve yanlış yollara sevk
eder bak abi Seo dumanın o gıdanın o
kolanın o elbisenin o şey Mekke vekili
Erdal K birisidir nereden çıkar orada
diyor ki insanın fıtratını bozan ve
yanlış yollara sıkı da cuma öyle
Erbakan hissediyor
var Yani o kadının eksikliği değil o kız
ayı arayan her Vahabi senin sana yazı an
sıkıntıdır
ya hani sigaranın sıkıntısı değil o
bir sigara eksikliği değil
Sigaradan beslenen Elmas Abi senin
sıkıntısıdır sana merak etme sen Baktı
ki bu adam kesin karar ver bu içmeyecek
bırakıp gitti kalabilme misin Hiç
gidecektir başka ama acaba Acaba olursan
o uydu Yaşar
sevgilisine Ümit veren gibi insan yadima
odaklı sneak veya Vicdan odaklı Yaşar
yakarak veya ruh odaklı Yaşar ya da
mumlar hepsini dışında el odaklı yaşıyor
ve Bunlarında tefrit vasati frak
merdiveni olmak üzere dokuz Kalpler
vardır
de bundan çıkıyor 20024 Söz İki dağ
Bu bir zat gelmişti bunları yazarken O
da şöyle demişti de yazdım hoşuma gitti
onu sözü modern psikoloji şöyle den dedi
abi Ne dedim mükel mükemmelliyetçi
reformcu en doğru olanı bulmak
bir karakter miş yani ne de psikoloji
der ki Mükemmel için reformcu olmak öyle
bir şey yapamayacak sıkıntı olur iki
karakter sorunudur ne yapması lazım
yardımsever şefkatli sürekli ilişki
içinde olmak 3
başarı odaklı motiva
motivatör takdir edilen olmak bu Sen iş
yapar Bak görüyor musun Devamlı takdir
edilmek nasıl olacak ya bu işte devam
beni takdirde çıksın Yani bu mümkün mü
ya
34 Özgün bireyci olmak 5 araştırmacı ve
gözlemci bağımsız olmak bazıları fıtığı
çok uygun Mesela Özgür oldu tamam
baskılayıcı şeylerde sıyrılmak
araştırmacı olmak mesela diyorlar abi
nasıl canlı oluyorsun yani seni girmiş
önce biz attı bir şey söylüyorum niye
böyle canlı olabiliyorsunuz canlısın
diyor çünkü her gün bir şey diyor
bu İki günü eşit olan zarardadır diyor
Ben her gün okuyor Ben her gün okuyorum
teşekkürü
Ben dün mahkem atıcı çalgılar dedi
çalıştım bitirdim bu 12.27
iyi bakın bitim kaç aydan beri
çalışıyordu yani çalıştığımı Allah bak
için söylüyorum usta değil bu kadar oku
yani canlı olmak istiyorsan Can suyunu
eksiltme Cansu'yu derelerde Cansu
bırakırlar barajas otursalar bile Can su
balıkları suyu kalır bu
Sadık sorgulayıcı güvende olmak gerek
ve
modern psikoloji huzurlu olmak için
uzunluğu bunları sayıyor 6'sını söyledi
bana sadık sorgulayıcı güvende olmak 7
Maceracı istekli yeni değil deneyimlere
ulaşmak demiş 8
Bu meydan okuyan Lider kuvvetli olmak
bu Ali hadiselere 9
ve barışçı uzlaştırıcı
ve huzura ermek demiş
abone ol

Kısaltması TSSB olan,
Travma sonrası stres bozukluğu,
Hayatlarının ya da güvenliklerinin tehlike altına girdiği bir olayı atlatmış
Yani bir travma geçirmiş  kişilerde ortaya çıkabilen bir hastalıktır.
TSSB’yi duyduğunuzda, İlk aklımıza
gelen örnek bir savaşta görev almış olan
bir askerin yaşadığı travma olabilir.
Halbuki her insanın başına gelme ihtimali olan
doğal afetler,  trafik kazaları
ya da tecavüz vakaları gibi travmatik .
olaylar da TSSB’ye yol açabilir
Bahsi geçen travmatik olay ya da ciddi bir tehlikeye maruz kaldığınızda, Vücudunuz iki tepkiden birini verir:
Ya tehlikeye karşı savaşmaya hazırdır
ya da tehlikeden uzak durmaya, onu engellemeye çalışır.
Buna, “savaş ya da kaç” tepkisi denir.
Örneğin ormanda yürürken,  Karşınıza aniden kocaman bir boz ayı çıkarsa,
Vücudunuzun doğal tepkileri,
Olası bir saldırı durumunda savaşmak ya da kaçmaktır.
Bu tepki, çok normaldir, ve çoğu zaman zarar görmemizi engeller.
TSSB, bu tepkinin değişmesine,
bozulmasına ya da işlememesine yol açar,
Ve TSSB’si olan insanlar,
kaygı, stres ve tehlikenin olmadığı durumlarda bile korku duyarlar.
Travma yaratabilecek bir “savaş ya da kaç” durumunda kalmış çoğu kişi,
Bu durumdan bir şekilde etkilenir,
Olaydan sonra normal hayata geri dönmek veya  durumla baş edebilmek herkes için çok zordur.
Bu durumda kalan insanların çoğu,  Zamanla ve
aldıkları yardımla düzelip, TSSB’yi atlatabilirler.
Ama atlatamayan insanlarda, TSSB gelişir ve kötülerşir.
Hatta bu kişiler, olaydan
aylar ya da yıllar sonra bile  aynı kaygıyı hissetmeye devam ederler.
TSSB’si olan kişilerde değişik belirtiler görülür.
Bunlardan biri,
istenmeyen hatıralardır.
Olayla ilgili hatıralar ve düşünceler, kişiye, travmayı yeniden yaşatır.
Bu durum, kişinin günlük hayatını etkiler.
Kendi düşünceleri, Başkalarından duyduğu kelimeler,
Ya da olayla ilişkilendirdikleri obje ya da durumlar tarafından tetiklenebilir.
Örneğin,
eğer bir savaşta görev aldığınız için,  TSSB teşhisi konulmuşsa,
Aniden bir silah, ya da belinde silah taşıyan bir polis gördüğünüzde kaygı duymaya başlayabilirsiniz.
İkinci tip belirti, uzak durma isteği yani kaçınmadır.
TSSB’li hastalar,
gittikleri yerlerin ya da bazı durumların,Onlara,
yaşadıkları olayı hatırlatacağını düşündükleri ve
dolayısıyla kaygılanacaklarını bildikleri için,
O ortamlara girmeyi  Ya da o yerlere gitmeyi istemezler.
Bu durum, günlük hayatları için büyük bir sorun haline gelebilir.
Mesela, ağır bir trafik kazası geçirdiyseniz
Araba kullanmak istemeyebilirsiniz.
Hatta arkadaşınızın kullandığı arabaya da binmek istemeyebilirsiniz.
Tahmin edebileceğiniz gibi, bu, günlük hayatınızda sorunlara yol açabilir.
TSSB’nin üçüncü belirtisi ise, Olumsuz düşünce ve ruh halidir.
Hastalar, kendileri ve başkaları ile ilgili olumsuz
düşüncelere kapılır,0
Ve olumlu düşünmekte zorlanırlar.
Duygusal olarak hissizleşip, eskiden yapmaktan
zevk aldıkları şeylere karşı olan ilgilerini yitirebilirler.
Bu durumda, eskisi gibi sağlıklı ilişkiler kurmak da, oldukça zorlaşır.
Son olarak, sürekli gergin ve tetikte olmaktan dolayı,
aşırı uyarılmışlık hali de görülebilir.
Bu kişiler, kolay bir şekilde korkup,
kendilerini her an diken üzerinde hissedebilir ve uyumakta zorluk da çekebilirler.
Durumun düşünülmediği zamanlarda bile gerçekleşen aşırı uyarılmışlık hali,
Uyumak, yemek yemek gibi günlük ihtiyaçlar ve konstrantre olmayı engelleyebilir.
TSSB’nin tedavisi, tamamen hastaya
özel olmasına rağmen, Genellikle,
psikoterapi, ilaç tedavisi ya da
ikisinin bir arada kullanılmasından meydana gelir.
Bilişsel davranış terapisi çeşitlerinden,
Maruziyet ve bilişsel yeniden yapılandırma terapileri, Son derece etkilidir.
Maruziyet terapisi, Kişilerin korkularıyla
yüzleşmeleri, onları kontrol altına almaları,
Ya da travmalarını daha kontrollü ve
güvenli bir şekilde yeniden yaşamaları için yapılır.
Bu görsel ve yazılı şekillerde
ya da olayın yaşandığı yere yapılan  ziyaretler ile sağlanır.
Bilişsel yeniden yapılandırmada ise, hastaların, kötü hatıralarından anlam çıkarmalarına yardım edilir.
Bazen, hastaların hatıralarının  ya da hatıraları ile ilgili algılarının doğru olmadığı,
ve bu yüzden utanç ya da suçluluk hissettikleri ortaya çıkar.
Bu durumda, hastalara,  Bu hatıralar ile ilgili
daha pozitif ve gerçekçi bir algı oluşturmaları için yardım edilir.
Psikoterapi dışında, TSSB’nin tedavisinde kullanılan 2 tip antidepresan vardır
Birincisi, daha yaygın olarak Zoloft adıyla bilinen
Sertralin’dir.
Diğeri de Paxil (paksil) adıyla bilinen paroksetin’dir.
Bunların ikisi de, depresyon tedavisinde de kullanılan,
Seçici serotonin geri alım engelleyici, yani kısa adıyla SSRI’dir.
Olumsuz duygular olan, anksiyete, üzüntü,  endişe ve asabiyeti tedavi ederken, Psikoterapiye de yardımcı olurlar.
Bazı durumlarda, antidepresanların yanında, Kaygı engelleyici bir ilaç tipi olan,
uyumaya ve  gevşemeye yardımcı olan
benzodiazepin de verilebilir.
Bu ilaçların önemli bir özelliği, bağımlılık yaratmasıdır.
Bunun için, uzun süreli kullanılmamalıdırlar.
Psikoterapi ve ilaçlar, TSSB’li hastalara çok yardımcı olurlar.
İyileşme, hastaları dinleyen ve onların rahatlamasına yardımcı olan aile ve arkadaşlarının da katkısıyla, çok daha kısa sürede gerçekleşebilir.

bazı beyefendiler şunu
duymuşlardır
göremiyorlar sanırım Çocuğu hazırla
çocukla çık karnını doyur ağlayınca
ilgilen dışarı çıkınca ardından koştur
eve çağırsan arkadaşı ağlamasıyla
ilgilen Kavgayı ayır uykusu gelince uyut
Ne otur Durumdan ne konuştuğumuz danan
bir şey anlıyorum geriye sadece
yorgunluk kalıyor inanın çıkmayıp evde
oturmak daha iyi demişti bir danışanım
erkekler zannediyor ki sen de git
deyince sorun çözülüyor Eşinizin de
kendine ait bir vakit geçirmesini
istiyorsanız alın çocukları birkaç saat
ben bakarım Sen keyfine bak deyin
Gittiğinde de ne zaman geleceksin diye
ardından aramayın Aksi takdirde samimi
ve gerçekçi olmuyor niyetiniz

depresyonla bağlantılı rahatsızlıklardan
biri bipolar
bozukluktur bu rahatsızlık daha önce
manik depresif bozukluk olarak da
adlandırılırdı bipolar terimi ise bir
kişinin Duygu durumunda yaşadığı aşırı
yükselmeler ve düşüşleri ifade eder
insanlar hayatları boyunca inişler ve
çıkışlar yaşarlar Ve bu son derece
normaldir ama burada bahsettiğimiz durum
tamamen farklı kişi depresyon döneminde
ağır bir depresyon geçiren birinin
belirtilerini gösterir ve depresyon
dönemlerini mani dönemleri takip eder Bu
dönem taşkınlık ve Gerçek dışı
iyimserlikle karakterize edilebilir mani
döneminde aşırı enerjik hissetmek ve
coşkulu olmak iyimserlik ve aşırı
kendine güven duygusu
görülür şu an Kendi kendinize bunun
kulağa çok da kötü gelmediğini söylüyor
iyi bir dönem olduğunu ve bu dönem
içerisinde çok verimli olabileceğinizi
düşünüyor olabilirsiniz bu
düşüncelerinizde hipomani olarak da
adlandırılan moneyin orta seviyeleri
için haklı olabilirsiniz Evet çok fazla
enerjiye sahip olup uyuma ihtiyacı
hissetmediğiniz zaman daha verimli
olabilirsiniz Bu kişiler kendilerini çok
iyi hissederler ve bazı şeylerin yanlış
olduğunu kabul
etmeyebilir mone dönemi devam eder ve
derecesi artarsa şu ana kadar saydığımız
her şey uçlarda yaşanmaya başlar kişiler
sonuçlarını düşünmeden hareket etmeye Ve
kararlar vermeye başlarlar Örneğin kredi
kartı limitlerini bir günde doldurup
Gerçekçi olmayan bir işe giriştikleri
için tüm yatırımlarını kaybedebilirler
aynı zamanda umursamaz davranışlar da
göstermeye başlarlar çok hızlı araba
kullanmak ya da riskli ilişkiler kurmak
gibi mone döneminin başlarında görülen
yaratıcı düşünce başlangıçta çok
işlerine yarasa da bu fikirler zaman
içinde yanılsamalar kendini büyük görme
duygusuna ve Gerçek dışı fikirlere
dönüşür depresyon döneminde her şey
sanki yavaşlamış gibi hissedilir Ken
mani döneminde her şey aşırı derecede
hızlanmıştır uyumazlar kalp atışları çok
hızlıdır düşünceler zihinlerinde adeta
yarışır mani dönemi sonundaa hasta
çöküşe geçer ve ağır depresyon kendini
göster baş daha önce de söylediğimiz
gibi tüm hipomani atakları tam mani
ataklarına dönüşmeye bilir dönüştükleri
duruma Tip 1 dönüşmedi duruma da Tip 2
bipolar bozukluk denir bu iki tip
bozukluğu ve diğer depresif
bozukluklarla olan ilişkilerini bir
grafik üzerinde göstermek
istiyorum Bu çizginin Ortalama bir
insanın normal ruh halini gösterdiğini
düşünün burası pozitif ruh hali Burası
da negatif ruh hali Olsun bu da Ali
olsun Ali genellikle mutlu ve pozitif
ruh halinde olan
birisi hayatta herkesin yaşadığı iniş
çıkışları O da yaşıyor bir işe giriyor
işten çıkarılıyor Belki de çok seveceği
biriyle tanışıyor ama ne yaşarsa Yaşasın
ruh hali bu ortalama çizgi etrafında
seyrediyor depresif kişiler bir sü
normal etrafında dolaşsa da ruh halleri
zaman zaman inanılmaz dalışlar yaparak
beklenenin çok daha altına iner çok
negatif hale gelir şimdi de bipolar
bozukluğu olan kişilere bakalım önce tip
1'i inceleyelim bunun için pembeyi
kullanacağım Bu kişiler de normal bir
başlangıç yapıp Zaman Zaman mone Zaman
zaman da depresyon dönemleri
yaşarlar Tip 2 bipolar bozukluğun
izlediği seyirde hemen H aynıdır Bu
kişiler de normal bir şekilde başlayıp
depresyon dönemlerini takip eden
hipomani dönemleri geçirirler bu seviye
hipomani temsil ediyor pozitif ruh
halinin normal pozitif ruh halinden ya
da alinin normal pozitif ruh halinden
daha yüksek bir seviyede Tip 1 bipolar
bozuklukta görülen aşırı pozitif ruh
halinden de daha düşük bir seviyede
olduğunu görebilirsiniz Bu arada bu
grafiğin ölçeksiz grafik olduğunu da
hatırlatmak istiyorum birinin ruh
halinin ne kadar Pozitif ya da ne kadar
negatif olduğunu tam olarak tabii ki
gösteremez ama bence bu rahatsızlıkların
seyirleri ve birbirleri arasındaki
ilişkiyi anlamak için son derece yararlı
bir grafik
oldu

Dana önce depresyonun nasıl teşhis edildiği konusunu işlemiştik.
Peki ya bipolar bozukluğun teşhisi nasıl konur?
Bunun için, depresyon teşhisi konmuş birisinde
mani atakları ya da dönemleri gözlemlenmelidir.
Mani nöbetleri, bipolar bozukluğun ayırt edici özelliklerinden biridir.
Sadece maniden meydana gelen bir bozukluk yoktur ve
bipolar bozukluğun belirtilerinden bahsederken,
Bir önceki videoda gördüğümüz,
depresyon belirtilerinden de bahsetmemiz gerekir.
Aynen depresyonda olduğu gibi,
Mani nöbeti ya da dönemi için de, oldukça uzun bir belirti listesi var.
Teşhis içinse, bu belirtilerin üçü ya da daha fazlasına aynı anda sahip olmak gerekiyor.
Birinci belirti, Özgüven artışıdır.
Bu durumda, sadece iyi bir şarkıcı olduğunuzu değil,
Dünya üzerindeki en iyi şarkıcı olduğunuzu düşünürsünüz.
Evet, kişi, kendisi hakkında çok büyük ve görkemli fikirlere kapılır.
İkinci belirti, yeni fikirler ve hızlı düşünme durumudur.
Çok hızlı düşünürsünüz ve aklınıza, birbiri ardına yeni fikirler gelir.
Bu da, üçüncü belirti olan,
Hızlı konuşma ve her zamankinden fazla konuşma isteğini doğurur.
Kısacası, mani nöbeti geçiren biri,
normalinden hızlı ya da fazla konuşur.
Konsantrasyon güçlüğü ya da dikkatin kolayca dağılması ise
başka bir belirtidir.
Kişi dikkatini toplayamaz ve durmadan bir konudan farklı bir konuya atlar.
Bipolar bozukluğu olan kişilerin dikkatinin genellikle önemsiz ya da
başkaları tarafından alakasız görülen detaylar sonucu dağılması,
bu belirtinin bir özelliğidir.
Uyku düzeninde değişiklikler görülür,
uyku ihtiyacı azalır ve kişi,
3 saatlik bir uykudan sonra kendini son derece dinlenmiş ve dinç hisseder.
Bir diğer belirti, psikomotor ajitasyon yani heyecandır.
Buna örnek olarak, hastanın bir odanın içinde hızlı hızlı dolaşması,
Kıyafetlerini çıkarıp, yeniden giymesi verilebilir.
Bipolar bozukluğu olan kişilerin, sonuç odaklı aktivitelerinde de artış görülebilir.
Bu yüzden, günlük hayatta yapmaları gereken diğer tüm aktiviteleri bir kenara bırakıp,
İşlerine odaklanabilir
ya da her gün spor salonuna gidip,
zamanlarının çoğunu orada geçirmeye başlayabilirler.
Mani dönemi boyunca, hasta,
zevk alacağını düşündüğü aktiviteleri,
yani tekrarlandığında, tehlikeli sonuçlar doğuracak aktiviteleri daha çok yapmaya başlar.
Örneğin, bu kişiler karşı cinse karşı artan ilgileri yüzünden,
riskli  ilişkiler kurabilir,
ya da kontrolsüzce alışveriş yapmaya ve para harcamaya başlayabilirler.
Son olarak, kişinin enerji seviyelerinde büyük bir artış görülür.
Bu belirti, zaten, şu ana kadar saydığımız diğer belirtilerin içinde de gizli.
Bipolar bozukluğun teşhisi için, bu belirtilerin üçü ya da daha fazlasının aynı anda gözlemlenmesi gerekirken,
aynen depresyonda olduğu gibi,
bunlara ek olarak başka durumların da bulunması gerekir.
İlk olarak, bu ruh halinin, en az 1 hafta sürmesi gerekir.
Gözlemlenen üç belirtiden biri,
enerji seviyesindeki artış başka bir deyişle
kişinin duygu durumundaki anormal yükselme olmalıdır.
Bu her hastada aynı şekilde gözlemlenmez,
Bazı hastalar, duygu durumlarında ki yükselme yerine, Asabiyet de yaşayabilir.
Her halükarda, bu ruh halinin ya da duygu durumunun
1 haftadan uzun sürmesi,
Az önce saydığımız belirtilerin bazılarıyla
aynı anda gözlemleniyorsa,
Kişiye bipolar bozukluk teşhisi konulabilir.
Diğer depresif bozukluklar gibi, bipolar bozukluğun da, kişinin hayatını, yani işlerini,
ilişkilerini ya da günlük hayatlarını olumsuz yönde etkilemeye başlamış olması gerekir.
Bipolar bozukluğun sadece bir şekilde görülmediğinin de altını çizmek istiyorum.
Tip 1 bipolar bozuklukta, depresyon ve mani dönemleri ayrı ayrı yaşanır.
Tip 2 bipolar bozuklukta ise,
ciddi depresyon dönemleri görülürken
mani dönemleri yerine, hipomani dönemleri olabilir.
Tip 1 ya da 2’yi teşhis edebilmek için,
belirtilerin ciddiyetine ve süresine bakılır.
Belirtiler farklı olmamasına rağmen,
mani dönemi için, 1 haftadan uzun sürmeleri gerekirken
Hipomani için 4 günlük bir süre yeterlidir.
Mani dönemi kişinin günlük hayatını olumsuz şekilde etkilerken,
aynı durum hipomanide gözlemlenmez,
Hatta kişi, geçici olsa da bu süre içinde daha verimli ya da daha sosyal hale gelebilir.
Bu yüzden, uzman psikiyatrın
tip 1 ya da tip 2 teşhisi için,
belirtileri yakından incelemesi gerekir.

Ya öncelikle çoğu alanın aksine bence
İstanbul'da tercih yapacak birisi belki
biraz dezavantajlı olabilir. Çünkü hani
bu nadir görülen bir şeydir. Ama
Ankara'daki şu an bence psikoloji,
lisans imkanları İstanbul'a göre daha
iyi. Özellikle klinik alanda devam
edecek birisi için yüksek doktora
imkanları da Ankara'da daha iyi. Ama biz
İstanbul'da e bahsettiğimiz için ben
tabii kendim odak düşünecek olursam ben
Boğaziçi'nde okuduğum için memnunum. Ama
şu anda bölümdeki işte kadrodaki
değişiklikler çok fazla öğrenci alıyor
olması psikoloji bölümünün hasebiyle
çünkü çok daha fazla e hoca ve öğrenci
temasını gerektiriyor psikoloji bölümü
laboratuvarlarda çalışıldığı için. Ben
yine Boğaziçi Üniversitesi'ni tercih
ederdim birinci sırada ama hani ben çok
işte akademik odaklı çalışacağım. Bunun
haricinde gideceğim yerler de çok önemli
değil. Ben sadece üniversiteme
odaklanacağım diyen birisi için belki
Koç ve Sabancı daha iyi bir tercih
olabilir. Ya ben ilk üçe herhalde
Boğaziçi Koç Sabancı kesinlikle
yazardım. Yeah.

Panik bozukluğu olan biri,
Aslında sık sık ve tekrarlayan,
panik atak adını verdiğimiz
nöbetler geçirir. Yani bunlar hem sık sık olur hem de tekrar eder
Panik ataklar, kötü bir şey olacağına dair,
yoğun korku ve rahatsızlık yaşanması şeklinde ortaya çıkar.
ve herhangi bir tehlikenin olmadığı tanıdık yerlerde de
yaşanabilirler. Burası önemli ve herhangi bir tehlikenin
olmadığı tanıdık yerlerde de yaşanabilirler
Genellikle, aniden ortaya çıkıp,
İlk 20-30 dakika içinde zirve noktalarına ulaşır.
Bazen, belirtilerin saatler boyu da sürdüğü de gözlemlenebilir.
Panik atak geçiren kişiler,
gerçek bir tehlike ya da tehdit varmış gibi hissederler.
Bu şekilde hissettiğimizde, vücudumuzun da
buna uygun bir tepki vermesi
normaldir, öyle değil mi arkadaşlar?
Vücudun tepkisi bazen o kadar ağırdır ki,
Panik atak geçiren kişiler,
Kalp krizi geçirdiklerini ya da
ölümlerine yol açabilecek  başka bir hastalıklarını olduğunu hissederler.
Panik atak sırasında,
Göğüs ağrısı ya da rahatsızlık, Baş dönmesi, ölüm ya da kontrolü kaybetme korkusu,
Çok kötü bir şey olacağına dair engellenemez bir his,
Boğulma, dünyadan kopma ya da gerçeklikten
uzaklaşma hissi,
Mide bulantısı, mide ağrısı,
Ellerde ve yüzde hissizlik ya da karıncalanma, Çarpıntı,
Nefes nefese kalma, terleme,
soğuk ya da sıcak basması,  titreme
gibi birçok belirti görülür, yaşanır.
Eğer bu belirtilerin
4 ya da daha fazlasına sahipseniz,
size de panik bozukluğu teşhisi konulabilir.
Ne yazık ki, panik atağın ne zaman gerçekleşeceğini önceden bilmek imkansız.
Hatta zaman zaman, tetikleyecek
bir durum olmamasına rağmen bile, ortaya çıkabiliyor.
Hastaların, “uzak durma” da denen,
daha önce panik atak geçirdikleri yerlere gitmemeye başlamalarından önce,
Panik atağın tedavi edilmesi gerekir.
yani bu aşamaya gelmeden önce tedavi edilmeleri gerekir.
Tedavi edilmezse, hastalar,  panik atağı tetikleyeceğini düşündükleri yerlere gitmeyi
Ya da ilgili olduğunu düşündükleri aktiviteleri yapmayı bırakabilirler.
Örneğin, asansördeyken panik atak
geçiren birisi, Asansörün panik atağı
tetiklediğini düşünüp, Bir daha asansöre binmeyebilir.
“Uzak durma”, geçici olarak,
panik atak geçirme korkusu  ve kontrol kaybını engellese de,
Günlük hayatı zorlaştırmaya başlar ve aslında atakları da engellemez.
Aynı şekilde,
Bir kişi, panik atak geçirme olasılığı yüzünden bile aşırı kaygı duymaya başlayabilir.
Buna, beklentisel anksiyete denir.
Beklentisel anksiyete, Hastanın kendini izole etmesine neden olur.
Böylece atakları halka açık yerler yerine,
kaçamayacakları ya da yardım alamayacakları yerlerde
Yalnızken geçirmeyi tercih ederler.
Bu durum zaman içerisinde, açık alan korkusu olarak tanımlanan,
agorafobinin ortaya çıkmasına da yol açabilir.
Daha önce de söylediğim gibi,
Panik atakları tetikleyen şeyin ne olduğu ve
panik bozukluğa neyin yol açtığı hala bilinmiyor.
Aynı aileye mensup bireyler arasında daha sık görülüyor olması,
Hastalığın genetik olabileceğini düşünmemize sebep oluyor.
Panik atak kadınlar arasında, erkeklerde olduğundan 2 misli fazla görülür.
Bu durumun
etnik, ekonomik ya da coğrafi geçmiş ile bir ilgisi bulunamadı.
Panik bozukluk, genellikle 20’li yaşlarda baş gösterir.
Zaman zaman, ilk atağı tetikleyen ve
bozukluğun oluşmasına yol açan stresli bir olay yaşanmış olabilirken,
Ataklarla ilişkilendirilebilecek özel  olayların
olmayabileceğinin de altını, Bir kere daha çizmek istiyorum.
Bir ruh sağlığı uzmanı tarafından teşhis edildikten sonra, Hastaların büyük bir çoğunluğu tedaviyi tercih eder.
Diğer ruhsal bozukluklarda olduğu gibi,
Panik bozukluğun tedavisi de,
Hastanın hangisine daha iyi yanıt verdiğine bağlı olarak,
Psikoterapi, ilaç ya da ikisinin bir arada kullanılması ile yapılır.
Bilişsel davranış terapisi, Panik bozukluğun
tedavisinde çok etkilidir ve bu durumda 5 temel aşamadan meydana gelir.
Öğrenme aşaması da denen birinci aşamada,
Hasta, panik bozukluğun ve belirtilerinin ne olduğunu öğrenir.
Bu aşamada, tedavi planı da gözden geçirilir.
İkinci aşama olan gözetleme aşamasında,
Hasta, panik atakları ve kaygı hissettiği durumlar hakkında bir günlük tutar.
Nefes egzersizleri ile özdeşleşen üçüncü aşamada,
Hastaya, nefes alış verişini
kontrol eden rahatlama teknikleri
ile panik atağın fiziksel belirtileriyle nasıl baş edebileceği öğretilir.
Yeniden düşünme adı verilen dördüncü aşamada, Terapist, hastanın, fiziksel belirtiler hakkındaki  kötü düşüncelerini daha gerçekçi ve  tehlikesiz düşüncelerle değiştirmesine yardımcı olur.
Son olarak, maruziyet aşamasında ise,
Terapist hastayı, şiddetini giderek arttırdığı korku duyduğu durumlara sokarak, Hastanın kendini bu durumlarda daha rahat hissetmesiyle, Bu gibi durumların ileride panik  atak tetikleme riskini azaltmaya çalışır.
Bilişsel davranış terapisinin yanında, Hastalara ilaç tedavisi de önerilebilir.
Eğer ilaç tedavisi tercih ediliyorsa, Hastaya, bir antidepresan çeşidi olan ve
SSRI de denen, seçici serotonin geri alım engelleyici ilaçlar ya da kaygı engelleyici ilaçlar olan
benzodiazepin verilebilir.
Benzodiazepinin rahatlatıcı ve sakinleştirici etkileri vardır,
Bağımlılık yaratabileceği için, çok da tercih edilmezler.
Son olarak çok ciddi durumlarda, nöbet ve  krizleri engellemek için başka ilaçlar da kullanılabilir.
Tüm bu tedavi imkanlarıyla, Doğru psikiyatrik yardımı alan hastalar iyileşir ve normal hayatlarına devam ederler.

Şimdi, kişilik kuramlarımızdan ilki olan
psikoanalitik kurama bir giriş yapalım.
Psikoloji dünyasında çok ünlü bir isim
vardır.
Mutlaka duymuşsunuzdur: Sigmund Freud.
Yazayım.
Çünkü bu kuramın mimarı olması açısından
çok önemli bir isimdir Freud.
Sigmund Freud.
Bu arada garip ama gerçek bir bilgi vereyim:
Freud aslında psikolog değil, hekimdi.
Nörologdu.
1885’te, hipnoz üzerine araştırmalar
yapmak için bir meslektaşıyla birlikte
Paris’e gitti.
Ve Paris’te geçirdiği yıllarda, tıbbi
psikopatolojiye yöneldi.
Freud çalışmalarına başladığında,
bugün bildiğimiz anlamıyla psikiyatri,
daha doğmamıştı.
Evet.
Bugünlük tarih dersimiz burada bitmiştir.
Şimdi, başa dönüp psikoanalitik kuramdan
bahsetmeye başlayalım.
Psikanalitik kuram der ki, çocukluk deneyimlerimiz
ve bilinçdışı arzularımız, davranışlarımızı etkiler.
Bu kuramın anahtar kelimesi işte bu: bilinçdışı.
Kişiliklerimizin altında, bazen farkında
bile olmadığımız hatıra, inanç, istek,
dürtü ve içgüdüler yatıyor.
İşte bu farkında olmadığımız şeyler,
bilinçdışımızı oluşturuyor.
Freud’un içgüdü kuramının ardında
yatan bir diğer itici güçse, libido kavramıdır.
Bu kelimeyi daha önce başka bir bağlamda
duymuş olabilirsiniz.
Ama bizi bu kuramdaki anlamı ilgilendiriyor.
Libido, akıl mekanizmalarının çalışmasını
sağlayan doğal enerji kaynağıdır.
Ve bu libidinal enerji, psikoseksüel gelişimin
belli bir evresinde takılıp kalırsa...
İşte bir anahtar kelime daha...
Yani psikoseksüel gelişim evrelerinden birinde
böyle bir saplantı söz konusu olursa, etkisi
ömür boyu süren çatışmalar ortaya çıkabilir.
Yani bu kurama göre, bir yetişkinin kişiliğini,
belli evrelerdeki saplantıları belirler.
Örneğin oral dönem saplantılı biri – ki
oral dönem psikoseksüel gelişimin ilk evresidir
– oral kişilik özellikleri sergileyebilir.
Mesela büyüdüğünde çok konuşkan olabilir
veya sigara alışkanlığı edinebilir.
Freud, zihinsel yapıları üçe ayırıyor.
Bu şekli bir buzdağı gibi düşünebiliriz.
Önce tüm buzdağını iki bölüm halinde
inceleyelim.
Buzdağının görünen, yani suyun üstünde
kalan bu bölümü, zihnimizin bilinç kısmıdır.
Farkında olduğumuz her şey burada gerçekleşir.
Evet, üst kısım bilinç olduğuna göre
bilin bakalım bu alt kısım ne?
Evet, evet, evet “Bilinçdışı” dediğinizi duyar gibi
oluyorum.
Doğru.
Buna bilinçaltı da dendiğini duymuşsunuzdur.
Burası bilinçdışı zihin.
Peki bir şeyi fark ettiniz mi?
Bilinçdışı, bilinçten çok daha büyük.
Hani “bu daha buzdağının görünen kısmı,”
deriz ya, aynen öyle.
Zihnimizin büyük bölümü yüzeyin altındadır
aslında.
Evet, artık zihnimizi oluşturan yapının
ilk kısmına geçebiliriz.
Yani id’e...
Gördüğünüz gibi id’in yeri burası.
Zihnimizin büyük kısmını oluşturan bilinçdışında
yer alıyor.
Yani yüzeyin altında.
İd, doğumdan hemen sonra gelişir ve derhal
tatmin edilmeyi bekler.
Geldik yapının ikinci kısmına, yani egoya.
Ego burada yer alır.
Yani hem bilinçli, hem de bilinçdışı
zihnimizin bir parçasıdır.
Neden öyle olduğunu birazdan göreceğiz.
Egomuz, algı, düşünce ve yargılarımızda
rol oynar ve anlık tatmin bekleyen idin aksine
uzun süreli bir tatmin beklentisindedir.
Üçüncü kısımsa burada yer alıyor.
Sığdırmaya çalışacağım.
Üçüncü kısım, süperegodur.
Süperego, dört yaş civarında gelişir.
Ve ahlaki pusulamız, yani vicdanımızdır.
Şimdi, bahsettiğimiz psikoseksüel evrelere
geri dönelim.
Buradaki libidinal dürtülerimiz tatmin edilmek
ister.
Bu dürtülerin aşırı tatmin edilmesi,
kısmen tatmin edilmesi veya hiç tatmin edilmemesi
durumunda, belli bir psikoseksüel evrede
saplantı oluşur.
Bunun sonucunda da çatışma veya kaygıyla
karşı karşıya kalırız.
“Çatışma”dan kastım silahlı çatışma,
savaş filan değil tabii.
Zihnimizdeki bu üç yapı arasındaki bir
çatışmadan söz ediyorum.
yani id, ego ve süperego arasındaki bir çatışmadan.
Çünkü üçü de, istekleri konusunda sürekli
bir rekabet halinde.
Çatışma buradan doğuyor.
Şöyle düşünün...
Mesela bu biz olalım.
Böyle.
Devamını çizmiyorum ama herhalde anlaşılıyor.
Bayağı geniş omuzlu olmuş. Belli ki çok ağırlık çalışmış.
Olsun, işimizi görsün de...
Evet, şimdi şöyle düşünün: bir omzumuzda idimiz
oturuyor.
Çatışmadaki yüz ifademizi de çizeyim.
Bir omzumuzda da id oturuyor ve çok, çok mutsuz.
Çünkü hemen tatmin edilmeyi bekliyor, ama
bir türlü tatmin edilmiyor.
İdin hemen tatmin beklediğini söylemiştik.
Bir omzumuzda da süperego duruyor.
Ahlak timsali olarak dimdik ayakta.
İd’e, neyin ahlaki olduğu konusunda vaazlar
veriyor.
Peki bu sırada ego napar?
Onun konumu ne?
Ego diğer ikisinin tam ortasında yer alıyor.
Çünkü id, sadece ve sadece tatmin peşinde.
Süperegoyla atışıp duruyorlar.
Ego, bir yandan id’i tatmin etmeye çalışırken
bir yandan da süperegonun beklentilerini gözetir.
Ne demiştik?
Süperego, ahlak denetçisidir.
Toplumun değerlerini temsil eder.
Daha önce söyledim diye hatırlıyorum:
ego, hem bilinçli hem de bilinçdışı zihnin bir parçasıdır.
Dolayısıyla id’in bilinçdışı arzularıyla
süperegonun ahlaki talepleri arasında bir
aracılık görevi üstlenmiştir.
“Freud sürçmesi” diye bir şey duydunuz
mu?
Bu zihinsel çatışmaya canlı bir örnektir.
Mesela dersleri konusunda endişeli bir öğrenci
doktora gidiyor ve diyor ki, “Doktor Hanım,
edebiyat olmam şart mı?”
Halbuki aslında “Ameliyat olmam şart mı,”
demek istiyor.
İşte, tüm bu anlattığım işleyişin
– ego, süperego ve idin – psikoseksüel
gelişim sırasında çatışmalara bağlı
olarak bir yerde takılıp kalması, psikoanalitik
kuramın bir parçası.
Ve bu süreç, tüm bireylerde kişilik gelişiminin
bir bölümünü oluşturuyor.
Fakat özellikle belli bir psikoseksüel evrede
tatmine dair bir sıkıntı varsa, bu bir sorun haline geliyor.

Merhaba Sevgili dostlar bugün
derinlemesine dokunmak istediğim bir
konu var işsizliğin psikolojik etkileri
ve Umut
[Müzik]
arayışı birçoğumuz için işimiz
kimliğimizin ve günlük hayatımızın
ayrılmaz bir parçasıdır Her gün sabah
kalktığımızda belli bir amaçla yola
çıkmak kendimizi üretken ve faydalı
hissetmek müthiş bir tatmin duygusu
Verir ancak bir gün işinizi
kaybettiğinizde o aidiyet hissinin
kaybolmasıyla birlikte ortaya çıkan
boşluk ruhumuzda derin yaralar Açabilir
Gelecek kaygısı ve belirsizlik içinde
kendimizi yavaşça kaybolurken
bulabiliriz gelecek ne olacak borçlarımı
nasıl ödeyeceğim bu sorular geceleri
uykularımızı bölerken gün içinde de
zihnimizi meşgul edip durur sürekli bir
başarısızlık hissi özgüveninizi
bir noktada neden reddedildiğin
sorgulamaya başlayacaksınız kendinize
olan inancınızı yitirecek Böyle Anlarda
dünya üzerinize geliyor gibi
hissedersiniz kimi zaman aynaya bakmak
kimi zaman sevdiğiniz insanlarla
konuşmak dahi çok zor gelir insanlardan
kaçmak kendi kabuğunu çekilmek
istersiniz bu duygusal çalkantılar
Karamsarlık ve umutsuzluk arasında gidip
gelirken zamanla sosyal ilişkileriniz de
zarar görmeye başlar sevdiğiniz
İnsanların gözlerine bakarken içinizi
kaplayan o utanç onlara yeterince destek
olamıyorum düşüncesi sizi daha da çok
yalnızlaştırır ve o an geliverir bir
sabah yataktan kalkmak istemediğinizi
fark edersiniz Çünkü sizi bekleyen ne
bir iş ne de anlamlı bir görev vardır ne
de bir amaç ancak Sevgili dostlar bu
karanlık duyguların içinde kaybolmak
zorunda değilsiniz her zorluğun bir
ışıkla geldiğine inanıyorum ve
işsizliğin getirdiği bu boşluğu
doldurmanın da birçok yolu olabileceğini
düşünüyorum Öncelikle kendinize karşı
şefkatli olun işsiz kalmak sizin
değerinizi azaltmaz içinizdeki gücü
yeniden keşfetmek için küçük adımlarla
başlayabilirsiniz her gün için ufak ve
ulaşılabilir hedefler belirleyin Belki
bir CV güncellemek belki birkaç iş
başvurusu yapmak ya da yeni bir beceri
öğrenmek özellikle Kendinizi yalnız
hissediyorsanız çevrenizle iletişime
geçin Belki bir arkadaşla kahve içmek
Belki de bir aile üyesiyle dertleşmek
içsel yaralarınızı hafifletebilir Çünkü
bazen doğru kelimeler bir dostun
dudaklarından döküldüğünde insan kendini
daha güçlü hissedebilir Sevgili dostlar
işsizlik zorlayıcı bir süreç Evet ama
umudu kaybetmemek çok önemli Her yeni
gün yeni bir fırsat doğurabilir bu bu
dönemi kendinizi keşfetmek ve
geliştirmek için kullanın kendinize
Şefkat gösterin ailenizden
Arkadaşlarınızdan ve kariyer
danışmanlarından mutlak suretle destek
alın bir sonraki bölümde daha fazla
bilgi ve Öneri paylaşacağım Şimdilik
Kendinize iyi bakın ve bir dahaki sefere
Mutlu kalın umutlu kalın görüşmek üzere
[Müzik]

Antidepresanlar, depresyonu tedavi etmenin
popüler bir şeklidir.
Bunlar, depresyon belirtilerini hafifletmek için kullanılan ilaçlardır.
Fakat bunlarla ilgili konuşmadan önce
hemen nörotransmisyondan,
diğer deyişle sinir iletisinden bahsedelim
Burada bir nöronumuz var.
Nöronlar iletileri dendritleri  aracılığıyla alırlar.
Dendritler buradaki dal gibi olan yapılardır.
Sonra elektrik sinyalleri, aksondan  akson uçlarına gönderilir.
Burada sıradaki nöronun dendritleriyle
bir araya gelir.
Ama bu hücreler gerçekten temas etmez.
Elektrik sinyalleri yani aksiyon potansiyeli hücreden hücreyegerçekten atlayamaz.
Peki iletiler bir hücreden diğerine nasıl yollanır?
Aksiyon potansiyeli akson uçlarına
ulaştığında, elektrik sinyalleri kimyasal sinyallere dönüşür.
Bunların nasıl gerçekleştiğine bir bakalım.
aksiyon potansiyeli nörotransmitter denilen
kimyasallarla dolu kesecikleri
serbest
bırakması için hücreleri tetikler.
Şöyle hücre kesesi gibi olan kesecikler,
hücre zarına bağlanır.
Sonra nörotransmitter sinapsa salınır.
Sinapslar iki hücre arasındaki boşluklardır.
Nörotransmitterler sağa sola çarpmaya başlar başlamaz,
sonraki hücrenin reseptörüne bağlanırlar.
Bugün bahsedeceğimiz antidepresanlar
birçok ilaç gibi bu
sinaptik seviyede tesir eder.
Çünkü sinapslardaki
artan ve azalan
uygun nörotransmitter miktarıyla,
ilaçlar iletinin sonraki hücreyi tetikleme
olasılığını artırır.
Bazen de düşürür.
Depresyon da muhtemelen bu seviyede işliyor.
Araştırmalar düşük seviyedeki belirli
nörotransmitterlerin depresyona  sebep olabileceğini ileri sürüyor.
Bunlara
monoamin nörotransmitterler diyoruz ve
bunlar serotonin, noradrenali,
epinefrin ve dopamin.
Farklı teoriler her birinin çeşitli katkıları olduğu görüşüne katılmıyor.
Ama ilaçların  asıl işe yaradığından bahsederken bu
söylediğimi hatırlamanızı istiyorum.
Çünkü bu videoda  bahsedeceğimiz antidepresanların hepsi bu dengesizliği düzeltme üzerinedir.
Hepsi bu nörotransmitterlerin seviyesinde
artışa sebep olur.
Ama bunu çok farklı
yöntemler kullanarak yaparlar.
3 tür antidepresan hakkında bilgi vereceğiz.
Monoamin oksidaz inhibitörleri  yani MAOİ,
trisiklik antidepresanlar  yani TSA,
ve seçici serotonin geri alım inhibitörleri  yani SSGİ.
Pekala MAOİ’lerle başlayalım.
Bu antidepresanların nasıl işe yaradığı isminde saklı.
Monoamin oksidaz, keseciklerde depolanmayan nörotransmitterleri parçalayan bir enzimdir.
Yani bir nevi hücresel temizlik gibidir.
Monoamin oksidaz inhibitörleri,
monoamin oksidaz hareketlerini engelleyen ilaçlardır.
Bu enzimin engellenmesi, aslında sinapslara salınabilecek nörotransmitter miktarını artırır.
Sinapsta daha çok nörotransmitter olması,
postsinaptik hücreye bağlanma olasılığını artırır.
Ve de aksiyon potansiyeline neden olma olasılığı yükselir.
Diğer antidepresan türü trisiklik  antidepresanlar.
Bu ilacın ismi yaptığı işe göre değil,
görünüşüne göre verilmiştir.
Bu konuda birkaç örneğim var.
Hepsinin de üç halka yapısında
olduğunu anlayabilirsiniz.
Yani tri 3,
siklik ise halka anlamına geliyor.
Trisiklikler, 2 nörotransmitterin seviyesini
artırarak çalışırlar. Bunlar; noradrenalin ve serotonindir.
Ama artırma yöntemleri MAOİ’lerden
oldukça farklıdır.
TSA’lar bu nörotransmitterleri parçalayan
enzimi engellemek yerine,
çok farklı bir temizleme
yöntemiyle müdahale ederler.
Buna geri alım diyoruz.
Tıpkı sizin gibi, vücudunuz da
geri dönüşümü sever.
Etkili olmaktan hoşlanır.
Bu durum nöronal seviye için bile geçerlidir.
Nörotransmitter sinapslara salındıktan sonra, vücudunuz onu yok etmez.
Bunun yerine onu geri dönüştürür.
Bunu geri alım kanallarıyla presinaptik
hücrelere geri getirerek yapar.
Sonra keseciklerin içine yeniden paketlenebilir
ve tekrar salınınabilir.
TSA’lar bu geri alım kanallarını
tıkayarak çalışır.
Bunun sonucunda nörotransmitter
sinapslarda daha uzun kalır.
Bu durum da sonradan
postsinaptik reseptörüne
bağlanma olasılığını
arttırır ve
bir aksiyon potansiyelini tetikler.
SSGİ’ler yani seçici serotonin geri alım inhibitörleri aynı şekilde çalışır.
Onlar da geri alım kanallarını tıkarlar.
Ama TSA’ların aksine hem
norepinefirn yani noradrenalini  hem de sertonini engellemezler.
Geri alımları sadece serotonin ve
belirli serotonin reseptörlerine kapatırlar.
MAOİ’lerdeki gibi ilacın adı etkisini
açıklar.
Bütün antidepresanları düşününce
içlerinden en tanıdık
olanlar muhtemelen SSGİ’ler.
Çünkü bu ilaç türü fluoksetin içerir.
Prozac olarak da bilinir.
3 tür antidepresan inceledik ve
muhtemelen şöyle bir sorunuz olacak:
Doktorlar reçeteye hangisini
yazacaklarını nereden biliyorlar?
Doğal olarak cevabınız hangisi
en çok işe
yarıyorsa şeklinde olacak.
Ama bütün bu ilaçlar antidepresan olarak
aslında eşit etkiye sahipler.
Etkisine göre ayıramıyorsak
yan etkilerine göre ayırırız diyeceksiniz.
İşte asıl farkın olduğu kısım.
MAOİ’ler ve TSA’lar en eski antidepresanlar.
Bunlar, ilk nesil olarak adlandırdığımız antidepresanlardır.
En eski oldukları için,
SSGİ’ler gibi daha güncel ilaçlara göre
yan etkileri daha fazladır.
SSGİ’ler ise 2. nesil antidepresanlardır.
Özellikle MAOİ’ler çok fazla
yan etkisi olduğu için
kötü bir şöhrete sahiptir.
Bu da MAOİ’lerin birçok
farklı şeyi etkilemesinden kaynaklanır.
Bütün monoamin nörotransmitterleri etkilediğinden bahsetmiştik.
Ama bu ilaçlar sadece beyindeki
uygun nörotransmitterleri artırmazlar.
Bütün vücuttakileri artırırlar.
Bu durum da birçok farklı yan etkiye neden olabilir.
LiMesela ilaçları katalize etmeye yarayan ciğerdeki bir işlemi engellemesiyle sonuçlanabilir.
Sonuç olarak bunları alan kişiler,
reçeteli veya reçetesiz başka ilaçları da
alırken çok dikkatli olmalılar.
Eğer ilaçlardaki uyarıları okuyorsanız
şöyle şeyler görmüş olabilirsiniz.
Birçoğu MAOİ’leri kullanan
kişilerin X ilacı almamaları gerektiğini belirtir.
Ya da MAOİ kullanıyorsanız
doktorunuza
başvurun diye uyarır.
Bunun arkasındaki sebep ise vücudunuzun
belirli ilaçları parçalamadığında tehlikeli bir birikime yol açmasıdır.
Bu da yaşamı tehdit eder.
Fakat MAOİ’ler sadece belirli ilaçları parçalamayı engellemez.
Aynı zamanda belirli yiyeceklerin de
parçalanmasını engeller.
Çok detaya girmek istemiyorum
ama kesinlikle
MAOİ kullanan kişilerin
yiyemediklerini internetten araştırmanızı öneririm.
Çünkü liste oldukça uzun.
Meyve, alkol, süt ürünleri ve bazı et çeşitleri
listede bulunuyor.
Liste oldukça uzun ve doğrusu
diyet o kadar katı ki
bazen insanlar
ilaçları almayı bırakıyor.
Bu yan etkiler yüzünden MAOİ’ler depresyon tedavisinde artık popüler bir tercih değil.
Ama yine de insanlar diğer  ilaçların yararını göremediklerinde bunları kullanıyorlar.
TSA’ların MAOİ’ler gibi bütün monoamin nörotransmitterlerin değil de
sadece 2 tanesi üzerinde  işe yaradığını belirtmiştik.
Bu ikisi noradrenalin ve serotonindir.
Etki yeri daha belirli olduğundan  yan etkileri daha az.
Ama bazı kişilere göre
yan etkileri oldukça şiddetli olabilir.
TSA’lar bazen noradrenalin ve serotonin dışında da histamin gibi şeyleri etkileyebilirler.
Bu, yorgunluk ve uyuşukluğa yol açabilir.
Diğer sorun ise zehirlilik.
TSA’lar yüksek seviyelerde oldukça zehirlidir.
Öyle ki insanlar yanlışlıkla veya
bilerek aşırı dozda alırlarsa,  ani kalp durması yaşayabilirler.
Bu yüzden TSA kullanan insanlar doktorları tarafından dikkatli bir  şekilde izlenmelidir.
Özellikle intihar riski yüksek olan kişilere dikkat edilmelidir.
Antidepresan yazılırken MAOİ’ler
gibi yan etkilerin şiddeti önemlidir.
Bu yüzünden ilk tercih  her zaman TSA’lar olmaz.
Ama diğer tedavilerden yanıt alamayan
insanlar için reçeteye yazılabilir.
Ayrıca bipolar bozukluğu olan  insanlara Lityum gibi ilaçların yanı sıra TSA da verilir.
Çünkü özellikle SSGİ gibi
diğer antidepresanlar, bipolar bozukluğu olan
kişilerde manik nöbetleri tetikleyebilir.
Bu yüzden TSA’lar genelde
daha güvenli bir seçenektir.
Sıra SSGİ’lerde
Bipolar bozukluk gibi çok özel durumlar
dışında,
bu tür antidepresanlar genelde
depresyon
tedavisi arayan insanlar için
ilk tercihtir.
Bunun nedeni, diğer antidepresanlar gibi
gerçekten çok etkili olmalarıdır.
Aynı zamanda da çok az yan
etkiye sahiptirler.
Bu etkiledikleri şeyler konusunda
çok seçici olmaları yüzünden.
Ama diğer antidepresanlar gibi
az da olsa yan etkileri bulunur.
Çünkü beynimizdeki ve vücudumuzdaki
her yerde çalışırlar.
Yani bazı yan etkileri vardır.
Uyku sorunları, kilo alma ve cinsel
işlev bozukluklarını örnek olarak verebiliriz.
Bunlar yaşamı tehdit etmezler ama
yan etkileri insanların yaşam kalitesi
üzerinde olumsuz bir etki oluşturabilir.
Aslında yaşam tehdidi konusunda
bir istisna var.  Bu da serotonin sendromu denilen bir durumdur.
Kendi kendilerine SSGİ alan kişilerde
çok nadir oluşur.  Ama yine de
serotonin içeren
diğer maddelerle birlikte alınırsa
sorun olabilir.
Şimdiye kadar 3 tür antidepresandan bahsettim.
Oysa şu an piyasada olan
başka yeni maddeler de var.
Bazıları SSGİ ve SNGİ’lerle
yani serotonin noradrenalin
geri alım inhibitörlerini birleştirilir.
Böylece hem serotonin hem de noradrenalin geri alımlarını engeller.
Ama ikisinin de sadece belirli tipleri için geçerlidir.
Bunları genelde daha kısıtlayıcı TSA’lar gibi düşünürüm.
TSA’ların bütün yararlarını içerirler
hem de daha az yan etkiyle.
Diğer yeni bir antidepresan çeşidi
NDGİ  yani
noradrenalin-dopamin
geri alım inhibitörüdür
Bir diğeri NDST yani
noradrenalin ve dopamin salınım tetikleyicisidir.
Biri noradrenalin ve dopaminin geri
alımını  engeller ve diğeri
bunların ek salımını tetikler.
Ama ikisi de sinapslardaki
nörotransmitterlerde artışa yol açar.
İki ilaç da gayet umut vadediyor.
Zaman geçtikçe daha
popüler olacaklarına eminim.
Ama
onlardan burada bahsetmek istedim. Çünkü düşük serotonin seviyesiyle
kültürel depresyon hikayemize meydan okuduğunu düşünüyorum.
Bu ilaçlar,
serotonin seviyesini hiç etkilemeden depresyon belirtilerini azaltıyor.
Bu unutmamamız gereken bir şey.
Çünkü bu başlıkla ilgili bilgimiz
arttıkça, depresyona hem tıbbi hem de
kültürel açıdan bakış açımız da değişecek.

Bir insan kendi meşrebini
Bir insan kendi mezhebinin hakikat ve
Mera tiplerinden bir meratip olduğuna
inanırsa
ve diğerlerini de Hakkı Hayat vermiş
olur
var Yani hakikat miydi esma-i ilahiye
bu hakikat Esma ilayı o Esma ilahinin
mertebelerin den Bir mertebesini
kendisine pazar olduğunu kabul ederse
hakikatın da
Evet Ee bak hakikatın diye Esma hakikat
ların esmaların
bu hakikat ların tek olmadığını
abone ol
bir tek olmadığını
Allah kabul ederse kendisini bilmezse
mertebeye basar olduğunu
da bilirse diğerlerinde Hakkı ayak
vermiş olur
da tersi olursa kendisinin dışında hepsi
yanlış veya ciddi eksiklik içinde
zanneder
ya bizimde kaçacak bu şimdi Esma'yı tek
mertebe kabul eden manayı tek kabul eden
yani insanı tek kabul eden ilişki ve
çelişkilerini bilmeyen
o neredeydi 208 miydi
Evet arkadaşlar kardeşler mevcutta
hiçbir şey tek başına olamadığı için
var yani şu mevcut var ya eşya hiçbir
şey kimyacılarda biliyor orta tek başına
hiçbir şey yok
İyi o zaman hiçbir şey tek tek
düşünemeyiz
da düşünülemez ya hidrojen oksijenle
beraber karanlık aydınlıkla beraber
bizdeki sorun şu tamam mı buradan
çıkıyor soru nereden nefsü'l Emir'de
realitede Yani işin gerçekliğinde hiçbir
şey tek bulunamaz ken
işte bizdeki düşünceler fikirler hisler
tek tek nasıl düşünüyoruz yani ilişkisiz
ve çelişkisiz
Evet Ee
o fikirlerimiz düşüncelerimiz sistemimiz
duygularımız siyah ve sebatsız ilişki ve
çelişkisiz bir şey ortaya çıkmaz ki o
zaman ortaya çıkan bir bir nefret veya
muhabbet bütün seldir bütün senin
içindedir bir misal vereyim
abone ol
bu İsa abi vefat ettiği sahibi bu eski
de Charlie de mu kavimlerinden de Ordu
duydu oldu yeni haber aldım şu
anlatacağım
Evet şimdi bir başkaları vefat edince
Çanakkale duymazken bu beni etkiliyor
ile diye
Sen niye diye düşündük ve bunu yazdım
çünkü bir şey yaptığı bir tevessül
atları var Ben ona üzüldüğümü
zannediyorum Ama Onun varlığı bende daha
önce 20-25 sene beraber hizmet ediyordu
koşturuyordu karabası vardır bir
hizmetin arabası yoktu onunla yaptığımız
hizmetler hatırıma geldim Yani bu
memlekette sağa sola gitmiş Sen 20 sene
önce onun vesile olmuş arabası
Allah Allah selamet versin kartalı vardı
ne derdi ki nerede tak orada bırak
donarsa kış yasağı bir gidiyoruz söyle
ya kar var yazılırsak arabada beraber
olacağız böyle bizzat şimdi beni başka
bir yere sevk etti Bunu malzeme olarak
anlatıyorum size bu demek ki ona üzülmek
gibi gözükürken
ben onu bizdeki TV sulakları varisi
bağları var inikas atlı ini kasları var
Evet Ee bende de duruyordum şimdi o
varken bu Ben de yaptığım tefsirlerini
kaste mesul at insibağ Böyle bir hayatı
hayatıma kısma malzeme olmuş ona
üzüldüğümü zannediyorum Ama aslında ben
dekilerin aslında kopuk gibi
hissediyorum Yani ben dekilerin bende
kalmış Aslı gitmiş o zaman Ha Aslında
beni yapılandıran şeylerin Yok
olmasından üzülüyor bu hiç Alakasız bir
insan vefat etse zekasız bir insan vefat
etse de alaka duymuyorsun
Evet şimdi
İyi o zaman bizdeki O sıkıntı var ya
Sorun ölüm korkusu olur Allah ile ima
meselesi olur eşimle olur İsmet de olur
kardeşlerle imkan oluruz Yani onların
Bizde dört tane kardeşin kardeşlerim
bizdeki emi kasları TM suratları insi
Bağları TR şu attın
ama biz de bulunuyor arkadaşlar kimyada
hiçbir şey tek başına fizikte bir şey
tek başına doğada yokken karanlık
aydınlık iman küfür Allah shift biz
insanların davranışlarını ve insanlarını
şeyden mazisinde nwea şeyler usul ve
formundan geçmiş ve geleceğinden bütün
sevdiğinden koparıp tek başına düşürmek
hatamız dan geliyor sıkıntı yani kiloda
misal verdim bir şey tek düşünemezsiniz
onun ilişki ve çelişkileri ile beraber
ne süre Emir'de kiralite de ki
gerçekleriyle düşünmek zorundayız
var yani hidrojen oksijensiz suyu
düşünemezsiniz böyle gibi o zaman
insanın duygularını fikirlerini
hislerini ilişkisi ve çelişkisiz biz
usul ve forumundan
o siyah ve sizi bakın dan koparıp tek
başına düşünmekten bizde sorun oluyor ve
mesela mesela ne diyor bu
o kabir
bir tek başına bir düşünüyorsun Allahsız
ve bedelsiz şey ruhsuz Yani ben bedenin
oraya girdim bakın ruhsuz düşününce ruhu
düşününce Allah ile düşünce düşünmeyince
bu zaman biz şeyi alışacağız damlarımıza
batsa bile bizi rahatsız etse bile eşim
kardeşim dava arkadaşım hepsini böyle
ilişki ve çelişkileri ile bile siyah ve
sıfatları ile bize Bunun mazisi ve ve
müstakbeli ile beraber düşünmeli
bu beraber düşüneceğiz o düşünme düşünme
sen sorun oluyor sorun ondan oluyor
şimdi
bir insan hem kendi meşrebini
bu Esma'nın bir hakikatı olduğunu ve
nihayetsiz mertebeler olunca esmaların
Nihayet nihayetsiz meşrepler olacağını
bilen İnsan kendisine ters gibi
gözükenler yanlış gibi gözüken
şeylerinde bir hakikatı olduğunu Hakkı
hayatı vererek kendi aleminde düze
çıkıyor ilişki ve yaşam yani yaşamak
yaşam doğa ile insanlarla İlişkilerde
bir sanadır
bu evlenirken der ki 10 tane küfür var
yani denklik
bu boost atasım ama olarak geçmiş
uygulama ulemanın bir şeyi farklı yere
koyarak farklı bir şey getirmiş diyor ki
bu evlenirken
var ya insan ilişkilerinde 11
daha sonra
ve ahlak
daha sonra sanat deyince Osmanlıca'da
sanat açayım çevirince yani sanatkarlık
yaptığı iş O da olabilir ama fakir öyle
anlamıyor şimdi ustad birini ikinci yere
koyuyor
bu Kastamonu 252 de ilk önce Neyi Koyu
hatırlarsanız
Ali Bey koy hatırlayan var mı
çok seçici yeter ahlak bak şimdi bu aynı
Bak sana yani anlattığım ve doğada
fizikte kimyada hiçbir şey tek bulunamaz
O zaman seni düşünceleri gir içeriye bu
fikirlerin Gir İçeri hislerin duyguların
latifeleri nitech düşünemezsin mutlaka
ilişki ve çelişki siyah passive Akından
usul ve kurularından beslenmiş tek onu
düşünmeyeceksin böyle eşine dostuna
kardeşine bana ben sana böyle bakabilmek
bir yaşam sanattır işte evlenmekte kimi
3. kategoride olan sanattır diye derken
kendini yönetebilme düşüncelerini Gir
İçeri fikirlerini gir İçeriye hislerinin
gir içeri Duygu
o gir içeriye Latif ellerini bütünsel
getirip kendini yönetebilmek bir
sanattır onun için büyük saklarım bir
sözüdür benim değil osmanlıcadan
çevirdim yaşam bir sanattır Yani bu
sanatın düşünce ile bedenin Ben ile
ötekinin hadiselerle olayların kendi
içsel Siz işleriyle fikir his duygu ve
latifeleri mi a Latife leriyle hamurla
narak eylemde yaşama sanatıdır hayat
Ha bu arada Gafur Emre farklı isimle
giriyor Herkes kendi isimle girsin ki
biz bilelim farklı isimle girdiği için
almıyorum kendi ismini dönüşsün kim
olduğunu bilin alalım Tamam o şimdi
garip garip isimler kullanıyor bu
mutlaka sana dönüyor akıllı olsun yani
kendisini kendisiyle ifade ettim Tamam
şimdi yaşam bir sanattır seni rahatsız
ettiğini tahmin ediyor yaşama bir
sanattır Hayat bir sanattır Bunlar deli
olursa bu manalar insanı dildir
ne demek ki yaşam bir sanattır de
eşratu's alimler yaşam bir sanattır
beceridir Arabayı tamir etmek gibi
bedeni Kamer etmek gibi bi kendini
kendini kamera etmek farklıdır Mesela
bir doktora tamirci sormuş full lütfen
zihnin çok hoşuma geldi
bir tamirci doktora demiş ki siz insan
bedenini tamir ediyorsunuz Doktorum iyi
dinlesin iki tane doktor var Şimdi siz
insan bedeni tamir ediyorsunuz Biz de
Arabayı tamir ediyoruz netice itibariyle
sizde bedene biniyor insan Sil benim
yaptığım adı arabayada şimdi iniyoruz
Niye siz uçup para alıyorsunuz da biz o
kadar alamıyoruz demiş veya niçin
toplumda siz fazla saygınlık
görüyorsunuz da biz fazla görmez diye
sahiptir o o düşünen bir kafaymış doktor
Herkes bir şeyler ama o iyi demiş siz
demiş istop etmiş motoru tamir
ediyorsunuz Biz çalışan motoru tamir
ediyoruz demiş yani 10 atış yaptım adam
demiş ben etkilendim Vay be hakikaten
çalışan kalbin çalışırken kalbi tamir
ediyor Sen şimdi motor
Evet pistonunu söküp tamir edemez
sanatıyla acayip bir şey yani böyle o
için ben burada Şunu kastediyorum sorun
düşünce sorun olur kişisel psikoloji
sorun olur Ben çok severim yani bütünsel
düşünmeye çok seviyorum sorun nereden
kaynaklanıyor düşünce sorun nereden
kaynaklanıyor buna şeyde de osmanlıcadan
o çevirince yaşam bir sanattır ilgimi
çekmiş
her şeyde desen seni de grupta biri
nedir diye merak ettim yani yaşam bir
sanattır bu bu MEB mevcut olanları rasyo
demiş felsefe buna Yani bu
anlattıklarımı şöyle tanımlamış yani
zenginlik olsun diye bu tabi size de
kazandırırım felsefede bu Allahım 15 10
dakikada beri anlattığım şeye rasyo
demiş yani ne demek mevcut olanları yani
her bir Ferdi bütünlükle ilişkilendirmek
parçayı bütünlükle ilişkilendirerek
oranlamak ve matematik biriyle
bilimsellik kılıfıyla ifade etmek
ne demiş ya Dediğim gibi bi
düşüncelerimizi içeri görüyoruz hep
içeriye dışarıda düşüncelerimizi ve
fikirlerimizi islerimizi duygularımızı
ve Latife lerinizi de ortaya çıkan
hayretler var onları tek tek düşünmemek
gerekiyor Çünkü bunların bir usul füru
var siyahlı sibakı var ve bütünsel
düşüneceğiz mesela kendi iç sessiz
işleri var fikirleri istedi duygularla
tipe bunları harmanlayarak dönüştürmek
lazım Bunlar dili olduklarından insanı
biri teller ve bu bütünsel yani eşya
kimyada de fizikte tek bulunmazken
düşünceler bizde fikirler iste
oy kullanamazlar mutlaka ya bir sürecin
sonucudur ya başka bir süreci
mukaddimesidir bir mutlaka bir şeyler
beslenmiş ve besliyor o fikir ve biz
besleniyor ve besliyor tek düşünürsek
tek tek düşünürsek pek tek Deniz ve bizi
öldürür bu Bu aileye bura sebepten de
duygusallık fikirler noktasında da
etkileniriz Ocean yaşam bir sanattır
Yani bunu becermek gerekiyor
Bu nasıl ediyoruz işte konuşuyoruz ise
sohbet ediyoruz sohbet dönmektir bir
aklı iç sildirmek kalbi mayalamak tır
sohbeti falan Tilaveti Kuran olacaktır
Rahman sahabenin Lügat manası ne demek
peygamberin Peygamberi aleyhissalâtü
vesselâm'ın sohbet arkadaşları demek
içerisindedir Anladığım kadarıyla
İntibah inikas temessül at ve Instagram
yani sahabeyi kendi saniye kendisini
takdim ediyor sohbet takdim etmektir
Kendini ona vermektir ilk kendini ikram
etmektir bir kahve ikram değil sohbet
ederken kişi kendisini ikram ederek
onları fikren vicdanın kalben Ruhen
yapılandırmak tır ve o dört taneyi akıl
Vicdan carprog bütünü getirmek
bu iş demek yani tamir etmek
O başka şey yapayım bunda noktasında
Simge görünmezi simgeler Nedir mesela
görülmesi bilinmesi görünür ve bilinir
kılmak içindir ne için kisiliginin
tanımadığı mana kendisi taşıyamıyor onun
için ünvan olmuş Alem olmuş
da görülmesi sevgiliymiş görülmesi
bilinmezi görünür ve bilinir kılmak
içindir
da görülmesi bilinmezi görünür ve
bilinir kırmak için
ve bu
bu arka tarafı Yani o kadar mana yüklü
ki onu Kenan taşıyamıyor Neye benziyor
bu rüyada benziyor rüyalar diye tabir et
ev ile ihtiyaç var tabir ve Tebliğler
Çünki rüya alemi şadetin simgeleriyle
var yani malzemeleriyle sembolleriyle
âlem-i gayba okumak orayı buraya
yapmaktan kaynaklanıyor malzeme buradan
mânâ orada biraz zor oluyor yani mesela
sakal ile görüyorsun
bir Sakala sıkıntı yani buranın
simgelerini kullanarak orayı okumak ve
orayı buraya taşımak Onun için
yorumlamak zordur ondandır ki Allah
resulüne Salat ve selam herkese rüyanızı
yol yoğun Tutmayın yol durmayın tavuğu
yollarsın Ya tabii geldi Tabii diyete
bir etmişiz yol durmayın öğle
inanırsınız öyle muamele görürsünüz Niye
Çünkü Rüya gündüzü bırakıp oranın zemini
olan gecede Bu alemin manasını
bırakıyorsun Ama bu alemin simgelerini
arabasını Atını devesini Ne bileyim
kullanarak bak orayı okumak veya oraya
buraya taşımak
gel buraya Hakimiyet lerin bu simgelerle
orayı okumaya çalıştığı için buraya
hakimiyetlerini kaybederler bu yani
buradaki hakimiyetini kaybediyorsun
bu simgeyi kullanmasının sebebi harp
kullanması sebebi kendi kendini aşan
manayı gösterir manayı harfi açtığından
dolayı Simge ve sembol kullanılır
ne ilmi ledun
ne aldınız değil mi
bu verilen verilerle kes bihi milletin
verilene kespi olmamış imkansız kılınmış
kişi
Evet Emine yedim bunu da ilk defa şey
yapacaksınız böyle çok hoş bir şey değil
millet onu temsilcisi Hızır Aleyhisselam
ya verilerden kesme olmamış yani kendi
kazanımı değil bilimtey Has yani
verilerek imtiyaz kılınmış kişi için kas
İl Müdürü Allah bilir
ne ilmi servis ters ilmi ledün Allah
bilir dolayısı ile intihas kılınmış
oluyorsun
var ama bunu hak etmek değil Riza
ilahiye mazhar olmuş
var yani bunu hak etmemiş
Allah rıza ilahiye mazhar olmuş
imtiyazlar aşmış anlamına geliyor 12
Sözde galiba hatırlarsınız Vallahi you
Tell Hikmet'e fakat kesir o kime Hikmet
verilirse ona çok aylar verilmiş Hikmet
ilim değildir
O çok gariptir mahkeme hatırlar mısınız
Hikmet çömleklerin de ilimler olur
ne Hikmet çömlek tir tir yani kaptır
suyun kapıdır bir manevi olarak şarabın
kapıdır içinde çalapkorur
evet hadi usul bakımından Kerem
bakımından kelam hikmettir içinde ilim
vardır hakim ismine bakar ilim ise
Subuti sıfat a bakar
Evet şimdi
ne demek ki ilmi ledun
Evet Ee imtiyaz kılınmış oluyor kes bir
olmamış
mı başka bir misal vereceğim başka bir
şey ikonu O da sıra bir de inşaat
okuyacağım keseceğim
bu aşığı insanın aşağı bileceğiz
zehirdir
bu aşığı zehir veriliyor ne kadar ödüyor
açabileceği kadar veriliyor ki Önemli
olan buna tanısın Çünkü bunun babası
gelecek deseydin nds gelince bunla
savaşını öğrenmiş dövüşünü öğrenmiş
zarflarını seyretmiş mesela biraz sana
sen sanatla şey sporla meşgul olanlar
bilir yarışmaya dur sanat olur boks olur
güreş olur atletizm olur koşulur ilk
önce yarışacağı kişiyi daha önce
yarışmış sana onu videolarını seyreder
zaaf noktalarını güçlü yönlerini öğrenir
tabi kültür diye dink'e çıkmazlar
bu aşağıda buna benziyor ederken Bunu
niye kullanıyoruz bir şey B ta insanın
panzehirleri ni aktif etsin istidad
larını kabiliyete geçirsin hem yani
zehir vererek verilerek ham zehirli
aktif ediyorsun panzer üretiyorsun
abone ol
var yani ta insanın panzehirini aktif
etsin istidatları kabiliyetine geçirsin
fazla dozu verirsen öldürürsün
Evet Aynen bunun gibi günahların vücudu
tövbe nedamet ve istiğfar sistemini
aktif etmek nefsin merak etlerini aktif
etmek mevcut Tan sıyrılıp vücut
kazanmaktır Yani bu günahlardan
ve günahlar kabul etsin
Evet Aynen bunun gibi günahların vücudu
tövbe nedamet istiğfar sistemini aktif
etmek
bu Nefsime rakiplerini aktif etmek
da mevcut Tan sıyrılıp vücut kazanmaktır
var yani mevcut bu var olmak bu vücut
kazanmak biliyorsunuz daha önce konuştuk
ayrı bir şeydir şimdi son bir yerde
okuyorum Ondan sonra geleceğim İnşaat
etmek
O ne demek ya merak ettim bu İnşaat
yaşat kullanılıyor
bu yol gösteriyor işaretler veriyor
işaretleri birbirleri ile
ilişkilendiriyor ama
ama yani bir saat etmek kendisi
yürümüyor yol gösteriyor işaretler
veriyor işaretleri birbirleri ile
ilişkilendiriyor ama keşif ve it saliç
sürmeler bize bırakılıyor yani yol
gösteriyor
bu ilişkilerini çelişkilerini gösteriyor
ama keş ve içsel Siz işleri bize
bırakılıyor Adresi ben sana tarif
ediyorum Usta bize tarif ediyor bana
arkadaş tarif ediyor ama yolda Ben
Yürüyeceğim kişinin talebine bağlıdır bu
inşad Talep edilen e verilen cevapla
denir İnşaat derdi olana verilen de
vardır İnşaat
ve böylelikle sevgili arkadaşlar ısırma
mızı şey yaptık ifade ettik Şimdi
bu ta kule geçiyor Herhalde 30/2 yarım
saat olmuş
ve olumsuzluğun Tamam Tamam sor Ozan
kapatayım neydi Evet devam et diyor
Şimdi mi
ben sana giden kurbiyeti akrebiyet gibi
görüyorum onu Kızır yeni bir şey yok
ettim hep yok da yahut da Hasan abi
Nasıl ki ellerin cm ülkemi meşhur
diyorsak acaba akrep yeterince önce mide
Hızır mıdır Hızır olarak tecavüz etmiş
abi böyle bir şey söz konusu olabilir mi
bu kadar
da kardeşler ne diyorlar
ne var mı Bir şey diyecek
İyi o zaman bak bu manevi göster kısmını
Yaram atmıştım ben mesela kapıyı 80
yaşındaki da bir yaşına baktığında ki
mücadelesinin bahsederken iki bu su
söylüyorum ve tanesi manevi dersler bir
tanesini Turkey at bir söylüyordu Şimdi
biraz bakmıştım onu da iyisin vaziyeti
itibariyle esmadan dersi alıyormuş yani
bulunduğun vaziyete göre Esma da ders
alıyor ve ona göre mi getiriyorsun Hızır
aleyhisselâmı benden hariç bir şeyi
düşündüğümüzde veya birinci Merkezi
hayatta istediğin ki hangisi minişleri
Esma boyutundaki işte tecellisi olarak
baktığımda bu vaziyette göre öbür
vaziyeti ve dizi halinde Esma dersi
verirse teyzem verecek diye Onlar
Samet'i Hani ben kendimden ayrılmamış
olurum ama diğer türlü ayrıldığı zaman
dışarıdaki birisi gibi düşündüğüm zaman
hani biraz şey gelmedi yani ben de
uzaklaşıyor gibi oldu şimdi bu
bu daha iyi olsun efendim duymadık
çok güzel böyle görüyorsunuz Ya ben
şimdi tamam veriyor kesin veriyor mu Bir
de şunu gerçekler olanda bir adet var
yani bazı tuğlalar var yani Yani karpuzu
götürüp şeyde Sibirya'da yetiştirme çok
bulduk yani onu da yapısı yani müsait
seni kendisinden de mutlaka bir hak ediş
vardır Yani sürekli selam nasıl
peygamberliği ve çekirdek olmasa bile
ettiyse bu manada bunu da şişin de bir
şekilde zeminin müsait olduğuna olması
gerektiğine inanıyorum de yoksa o etmez
toprağı nasıl ona müsaitse bu da bunun
gibi düşünüyorum bak Evet bak şimdi
bu iman senin kazanımı değil
bu değil mi peki Kazanım nedir doğru
itikada verilen cevaptır
Allah Allah böyle beğenmiyor yani Mesela
Mehmet Kardeşi teyit için söyledi doğru
bu yani batıl bir itikat iman ışıkkale
dolu kuşatılır doğru itikada verilen
cevap imandır
Sen bana Dün muydu lafı bunun üzerine
Çok duruyordum ya biraz bu oradan kopsun
diye alakasız davrandım kaste Çünkü
baktım çok fena içeriye çekiliyor şey
demedim şimdi söylüyorum imanı
tanımlarken Ben 284 mektubatta
söyleyeyim hakikat-ı Aliye yi nefsine
Emre'nin vardır ya
Evet şimdi avamili tek bir yerleri
âyât-ı tekviniye lere bütünleşmesi ile
kartı ortaya çıkana imam
var yani o mektubattaki tabi böyle ne
hakikat Esma adı bütün kâinatı yaratmış
numune yani imam şimdi bu sorunuza girip
Fazla uzatmayayım bu ev ameli tekniği
ile gafura ya tekniğini çok İntizar
çektiriyor durakta olarak ama çok ilginç
yani çok iki ara for böyle attım beni de
çekiyor çok be Nasıl açılır diye merak
ettim zihinde zihinde hayatı tekniğini
yerler marifetullah Allah mı Allah'tan
halifetullah yok yani çünkü kazanımdır
kemalât gibi mesela gibi değil öyle Arif
olmak marifet kazanmak Allah aşkına
kazanmaz Allah varsa şimdi bu
Bu bir millet un Elbette ki al sana hiç
Çünkü hakim ismine bağlı kişiyi çekiyor
hakim olduğu için hikmetsiz yapmaz ama
bunu bak ya sana vermez nerede misal
verdim doğru itikadı verilen cevap
bu içerisine biraz girelim Bu biraz
ablam ifade doğru itikatlı verilen
cevaplama evamiri Tekbir üyelerin ayrı
atitek bilyeleri dönüşmesinde de ruhta
ortaya çıkan zeminsiz Emine Allah kabul
edilen cevap bulmaktır yani Eva meditech
niye Kur'an'ın emirlerine göre
kurabiyelerin kelam sıfatından geliyor
o zihindeki o şeylerle geliyor kudret ve
irade sıfatı
Evet Ee
Bu öpücük ise Karel Kur'an kursu Selam
ne ifade ediyordu ilim irade Kudret ha
zannediyor irade ve kudreti de zihindeki
ayağa tetikleyenler tazammun ediyor Bir
araya gelince kalpte ortaya çıkan
zeminsiz Emine Allah da bir cevap
geliyor Ona daima çok ilginç bu Tabi bu
sonra anlaşılacak bir şey bu zor işi kim
ismini hikmetil millet onu Kur'an Bir
saniye olursa bunun üzerine çok konuşma
yerine güzel bir saniye şey yapıyor
Kuran'ı sağ ifadesiyle zahiri şeriatın
temsilcisi ve mümessili ve aynı zamanda
eğlencesi çalışan ve Zahir şeriatta
tıpatıp Uyan ve çok kızan Hazreti Musa
temsilci budur Bu Hikmet'in memesini de
Kur'an'da da Kızıl Aleyhisselam Musa
Aleyhisselam'a
ve verilmek verildi bir istedim
bu isteyene verecektir istedi ne istedi
hem fiilen Hem bir saniye istedi ve ona
uygun yaşadı ve haketti yani abes iş yok
ama bu ilmi ledun kazanılan bir şey
değil
Evet Ee fiilen fiilen ve doğru iki Cafe
Yani doğru fiile doğru itikada verilen
ceza ilahinin ifadesi Ben bunu niye
anlattım Bu biliyor musun Bir baktım ki
rıza-i ilahi mesela Usta diyor ki
tarihçede 189 milyon mektubatta vardı
oradan almış oradan ders o dersin ailece
okuyordu kurtar içinde de gördüm şey
söylüyor bak kafamda aldım
Allah Allah Allah altı cevabı çok harika
bir şey yok neyse yani öyle abdest
duruyor tamam mı
Sağ olasın atılır tevafuk tevafuk Dursun
topu üzerine duruyorum dedi
bu biter bu iş yapma
Allah Allah cae en fakir alameti
makbuliyet onaylanmak ne olur Rize ilacı
söylüyor hayatınızda ne olur allahça
onayladığınızı onaylandığını za Biz Ayla
için bir daha söylüyor Allah tarafından
Evet Ee Allah'ım hoşlanacak bir şeyler
da onaylandığını zın küçük bir öpücük
var mı hayatınızda
en iyi bak mesela ders ve sahip ben sana
Allah bir kulunu severse sevdiklerini
sevdir Dine hizmet isteyeceğim mesela
sevdikleri sevdiririm o öpte başına koy
gibi gözüken Allah için ufak değil Allah
caha onaylanmak anlamına gelen rıza-i
ilahi Allah bu ile cevap veriyor ilmine
takılıyor
ki birbirine Tur
İyi kalpli insanların ne yapar iç
Selin'i değil Millete gelince ne olur Ne
olur Ne olur Ne işe yarayacak aklını mı
çizgiye koy Ayasofya'yı Mescidi Aksa'yı
Kabil cetvel koy ay akıl Vicdan kar ruhu
düzlemi kıblesine koyar ilmiye doğru ve
ve Öyle bir bakışın var ki Allah'ın
nuruyla bakar mektubatta geçer onları
Allah'ın nuruyla bakarlar öyle bir
süreçleri var öyle bir Berat ipleri var
ki Allah resulüne tezahür etti Haşa Haşa
Haşa affet yarabbi Ee yani senin rızan
için senin muhabbetin için ifade etmeye
çalıştım kenarlarında kusur varsa
Allah'ın hatırına
Allah bizi yarabbim yani gel
Evet Ee daha kul olmaya
sağ alt dinlen demiş bir aç şeyini
akdedilmesi için cismen olması lazım gel
yanımda dur kendi sürecinin kendini
seyret Ta buraya kadar ilm-i ledün
gidebiliyor ilmiye dön doğru itikada
doğru fiile Bu bize neyi hatırlatıyor
Sırat köprüsü kılıçtan keskin kıldan
ince Yani doğru fiil doğru itikat bütün
Sevdiye Allah da verilen cevaptır ilmi
ledun Allah Chucky yeridir rizayla
Allah rıza ileri o kadar güzel sanki
özür dilerim Ben susturacaksınız ne olur
Çünkü Sanki Kalbimi okuyarak biraz bir
kelimeyi telaffuz ettiniz hep yine Oo
yerde buldum dersinde oturmuş beni
bu yaratırken beni bana izle ettiriyor
şimdi ortam sanki Hızır'ın bakalım gibi
geliyor bana cennetteyken ağzıma
İstersen bu Bakalım altındaydı abi Çünkü
suretini bilmiyordu yani Suretler
Hazreti birleştirip sanki Muhammed
bakarmısın Sırrı ishal oluyor diye
düşündüm Aynen öyle Miraç olmamıştı
biliyor musun Adem Aleyhisselam miracı
cennette Miraç olmamış
de Miraç'ı olsaydı
o cennetin üstü olan ağaç defa Soral
arka bu kalp sen imkanı tutup Peki nasıl
bir aç vardı orada Allah orada gözüküyor
Cennet herkes görecek ama bizim
anladığımız Miraç o merak etmeli
Muhammed'in gölgesi değil biraz çok para
Allah'ı sürümde mercekleri cins Merve
Ruhi Allah'ını bir defa olmuş çünkü şu
anda söylüyor Miraç etmeli Muhammed ile
söylenen sözler diyor biraz kar var
ruher ve kalp
bu Miraç etmeli olsaydı daha değişik
olur o zaman burada arkadaşa bin Riza
ilahi
bu birazcık hayatımızda da fark edersek
bu birazcık hayatımızda fark edersek Biz
ayla'yı alameti Allah rızası için böyle
hayatınızda durdu dönün Allah razı
olduğu bir tane Fi bulursanız Biz koymuş
yeter
bu tutulduğunu onu çok bunu geliştir
kalitesini sert Kimisi cömertliğiyle
Kimisi ilmiği Kimisi fedakarlık Kimisi
marifetiyle Kimisi Arif'i iyi Kimisi
Ticaret leriyle kimseyi teriyle kimi
eylemiyle bir şeyle bulur saygılar
o bulur hepsini böyle bir arada veriyor
Onu da biri veriyor sonuç cümlem olsun
bunlarda kaldı hepsini verilmiyor ve
tatlıyım arkadaşlar Bir Fırtına geliyor
bu çok büyük bir fırtına giriyor
bu kısmın içindeyiz kar yağışı çok büyük
Nedir o kendiniz değil bu söylediğin var
ya Kimi Salihli ile Kimisi şefkatiyle
Kimisi Cömert değil Kimisi hizmet
kağıdıyla bu Durusu Kur'aniye de Allah
tutuyor fırtına şöyle geliyor
birbirinize intihar olacaksınız
oluyorsunuz ama fırtına sert olan oluyor
olacak Ela imkan da belli olacak
daha sonra ne demek yani çok iyi hem sal
olmadığımız için imkan oluyor patır
patır düşüyor yasak Çünkü ki nereden
biliyorsun külliyatı Ruhunda görüyorum
da hala Refet abi Hüsrev Ah iyi Sabri
abi böyle ikide bir iltifat iltifat
gördüğünüz zaman külliyatta sorumlu
abidir
ve onun üzerinde ders anlatma değil oldu
saniye ben işte 75 Euro koydum ona
muhalefet etmek risale-i Nur'a doğrudan
doğruya şey yapmak falan sıkıntı var bu
bu ruhberuh saatte öğretti odun Zübeyir
abi yani bir yerde iltifat varsa öyle
dönüyor koymuyorsa ama ama cicim Aman
diyorsa sıkıntılı şimdi tüyap'ta abi ile
kendi aralarında sonra gaz gördüm olan
var Birisi
bu düşmüş
mı düştü Usta demiş ki dayım taşıdığı
hizmeti buraya kadardı Yani aynı kanunun
uygularız Efsaneler arasında olacaksınız
oluyorsunuz fırtına Onu kastediyorum
sonra farklı en konumu hem yaşayan ve
bir şey vesile-i farklı insanlarla da
olacaksınız şimdi kendi aranızda sonra
benimle sonra sonra işte böyle bu kötü
değil
ve bu okunan derslerimiz var ya beraber
okuyoruz Ders yapıyoruz onlar içsel
aleminde yerini bulsun yani oynak
olmasın öçin yol yaparlarken öyle
çakılmak zıkırler sonra silindir geçer
İyi günler geçer şu geçer bakın yol bile
dozer geçer Raider geçer sonra çakıldı
ve sonra silindir içi our bir şey asfalt
geçerken sonra Buyurun hafif arabaya ilk
önce ağır geçer silindir geçen sonra der
ki Selim arabamla geç dünyanın tığ Hayır
sağlam olması için gerekiyor Bu arada
onuda belirteyim fırtına bu Sakın ha ha
Mutlaka bir tarafınıza tutun
cömertliğini Z şefkatini Z hizmet
içindeki affınıza toplayıcılığı
abazaları toplayıcı dır yani kardeşlerim
bazıları marifet sahibidir
bazıları İrfan sahibidir bir mesela
gelecek o zat var ya oraya küçük
sağlıklı genç
ve maliyeti ile midir ait iyi iletiyor
Ben bir şey yapacağım hizmet edecek
dikkat edin O küçük sarı maneviyatı ve
dirayeti şu tarafıyla bu tarafına değil
Belki dediği birisiyle geçip omuzumuza
olacak ve gidonu geçecek maneviyat ve
Zira duruşu olacak kimse şefkatiyle
ikimizde fedakarlık cömertliğiyle Kimisi
sabrıyla Kimisi toplayıcılığı ile böyle
bu Hikmet ve verildiğini Rıza ile mağaza
olduğunu anlarsınız Allah ve davasına
namertlere elbiseleri sürdürmüyor ona
Elini koy durmuyor Rıza ilerleyin zerre
kadar hissederseniz ki var ne olur öpüp
başınıza koyun
O bize Allah razı ise bütün Alem küsse
iç emniyet yok Korkma ne olur dersin ilk
10 Dakikasını Kimyadan Fizikten
bahsettim doğada fizikte kimyada hiçbir
şey tek bulunmuyor düşüncelerin hislerin
duygularınla tepelerini tek düşünme
ilişki çelişki siyah ve sebatla rohs ul
ve kurulları ile beslendiğini ve
beslediğini bilerek o ortaya çıkan
fikirleri hislerim müstakil düşünüp
karar ver ben buradan çıkamıyorum kuyuda
dersen ellerine 5 böyleydi böyle bir
gerginlik aletiniz olursa kusuru ben
olduğumu düşüneceksin ben de sıkıntılar
diyorsun Evet akıl dersin

Alzheimer hastalığı,
damarsal demans, Lewy cisimcikli
demans ve  bütün diğer demans çeşitleri
beyninize zarar veriyor değil mi?
Dolayısıyla bu da beyninizin  hafıza,
dil, mantık ve yargı gibi
kontrol ettiği çeşitli yerlerde
zorluklara sebep oluyor.
Ama çoğu zaman bu belirtiler
farklı şekillerde görülebilir.
Çoğu demans vakalarının sebebi
Alzheimer hastalığıdır ve diğer demans çeşitleri bir şekilde birbirleriyle kesişir.
Biz bu videoda Alzheimer’ın belirtileri ve ilerlemesine odaklanacağız.
Genellikle Alzheimer hastalığındaki demans,
yıllar içinde ilerler ve ilerleme hızı çarpıcı biçimde değişir.
Bazı hastalarda 4 yılı
bazılarında 8,
bazıların da ise 20 yılı bulur.
Alzheimer hastalığındaki ilerlemenin  bazı genel evrelerine göz atacağız.
Fakat bu hastalığın oldukça  aşamalı olduğu
düşünüldüğünde, ilerlemeyi sınıflandırmak
gerçekten çok zor.
Şunu unutmayın , bu evreler
birbirinden kesin veya iyi
tanımlanmış çizgilerle ayrılmıyor ve
bahsedeceğimiz evrelerin çoğu  yer yer birbiriyle kesişebiliyor.
Alzheimer hastalığının ilerlemesinde kullanılan  birkaç ölçek var.
Daha kapsamlı olan 3 evreli ölçeği
ve  daha detaylı olan 7 evreli
Reisberg   Global Bozulma Ölçeği’ne göz atacağız.
3 evreli ölçekte, Alzheimer’ın
ilk  evresiyle orta evresinin arası
yaklaşık 2 ila 7 yıldır
Reisberg Global Bozulma Ölçeği’nde ise
ilk evrede hiçbir hasar gerçekleşmez.
Yani, hafızanız ve bilişsel yetileriniz
herkese normal gözükür.
Eğer herhangi bir hasar varsa da,
bunu ancak hasta, çok az bir şekilde fark edebilir.
2.evrede ise
çok hafif düzeyde bir bilişsel zayıflama olur.
Yani, güncel olayları veya bilgileri
hatırlamada zorluk çekilebilir.
Bunlar kelime unutma veya eşyaları
yanlış yere koyma gibi göze çarpmayan şeyler olabilir.
Bu evrede hatalar veya değişiklikler
genellikle arkadaşlar, aile,
hatta sağlık personelleri  tarafından bile fark edilmeyebilir.
Çünkü 65 yaşın üstündeki insanların
yarısının  dikkat problemi ve
kelime hatırlama sorunları olduğundan,
bunlar özellikle yaşlanmanın
doğal bir sonucu olarak kabul edilir.
3.evrede karıştırma ve
orta düzeyde bilişsel hasarların
erken belirtileri ortaya çıkar.
Bu noktada, pek göze çarpmayan sorunlar
hastaların günlük hayatını etkilemeye başlar.
Hasta bilinçli, hatta bilinçsiz olarak
bu sorunları saklamaya çalışabilir.
Kelimeleri düzeltmede, söyleneni
veya okunanı hatırlamada,
planlama ve düzenleme konularında
sıkıntılar yaşayabilirler.
Bunların hepsi ev ya da iş yaşamlarını
etkilemeye başlayabilir.
Bunlara rağmen Alzheimer’ı erken evrelerinde
teşhis etmek yine de zor olabilir.
4. evre Alzheimer hastalığının
hafif düzeyi olarak kabul edilir.
Bu evre, yaklaşık 2 yıl sürer.
Bu 2 yıl zarfında finansal konular ve matematik
konular gibi
oldukça zorlayıcı olmaya başlar.
Güncel olayları ve yeni öğrenilenleri hatırlama yetisi
giderek zorlaşır.
Özellikle yemek pişirme veya araba kullanma gibi
art arda gerçekleştirilen görevler varsa
hasta bunları yerine getirmekte sorun yaşayabilir.
Bu evrede genellikle teşhis kesin
olsa bile,
hastalar hala
ailelerini  ve arkadaşlarını tanıyabilir.
5.evre ise erken demans ve
Alzheimer hastalığının orta düzeyi
olarak kabul edilir.
Bu evrede, bilişsel zayıflama  daha şiddetli hale gelir ve hasta yardıma muhtaç olur.
Adres, telefon numarası gibi şeyleri hatırlamakta sorun yaşarlar ve zaman
mekan konusunda  kolayca akılları karışabilir.
Karar ve yargı yetenekleri de etkilenebilir.
Mevsime veya güne uygun  kıyafet seçimini buna örnek gösterebiliriz.
Böylece hasta gün geçtikçe yardıma daha çok muhtaç olur.
Bu evre yaklaşık olarak
1,5 sene sürebilir.
6. evre orta-ciddi Alzheimer hastalığı olarak kabul edilir ve bu safhada
güncel olay farkındalığı,
geçmişi hatırlama ve bir sohbeti devam ettirme
yetisi önemli ölçüde azalır.
Giyinme, yemek yeme, tuvalete gitme gibi günlük temel becerilerde yardıma ihtiyaç duyarlar.
Büyük olasılıkla aile üyelerinin isimlerini hatırlamazlar,
fakat simaları tanıdık gelir.
Bu evre yaklaşık 2,5 yıl sürer.
7. ve son evrede ise
konuşmak zorlaşır ve  temel becerileri yerine getirmede ciddi bir azalma görülür.
Hareket etme becerisi bile etkilenmeye başlar.
Hastalık beynin bu bölgelerine yayılmaya başladığı
için yemek yemek, yürümek,
oturmak ve   hatta ayakta durmak
bile yavaş yavaş unutulur.
Hastalar yeme ve içmede yoğun yardıma ihtiyaç duyar.
Çünkü susadıklarının veya acıktıklarının
farkına varmayabilirler.
Bu yüzden günlük yaşamları ve bakımları için  gün boyu yardım almaları gerekir.
Son evrede, temel işlevleri
gerçekleştiremedikleri için
zatürre ve düşme
fenalaşma gibi ikincil sorunlara,
hastalıklara ve enfeksiyonlara
çok daha müsait hale gelirler.
7.evre 1 ila 2,5 yıl sürebilir.
Bu zaman aralıklarında ve evrelerde
esneklik olabileceğinin altını tekrar çizmek gerekir.
Bütün Alzheimer hastaları bu sıralamayı deneyimlemeyebilir.
Bazıları da evrelerdeki ve hastalığın kendisindeki beklenen süreçten
önemli derecede sapma yaşayabilir.

şunu çok net olarak görebildim
Psikolojinin genel losyonuna sahip
insanlar zaten Yetkin düşünür ve bilim
insanları olma potansiyeli taşıyorlar
Ama buna güncel nörobilimin özellikle
detayda vurguladığı konuları da
kattıkları zaman yani nörobilimi biraz
detaylı olarak öğrendiklerinde Çağdaş
nörobilimin onları açtı pencereler
bambaşka oluyor beyin ve davranış
ilişkisini doğru bir şekilde anlamadan
psikolojik sorunlara ya da psikolojik
dünyaya doğru bir yaklaşım geliştirmek
mümkün değil Şimdi sadece Türkiye'de
senede 20 binden fazla meslektaşınızla
birden mezun olduğunuz bir yerde malum
fark yaratmak zorundasınız Yani işin
temeli bu farkı nasıl yaratacaksınız ya
çok çılgınca bir şeyler yapacaksınız ya
da mevzuyu maalesef Aslında herkesin
görmesi gereken ama pek kimsenin
görmediği bir bakış açısından yeniden
görmeyi öğren

Günümüz literatürüne göre glükokortikoid
reseptörler en çok hipokampus ve frontal
korteksta bulunuyor. Tam burası
hipokampustur.
Hipokampus beynin öğrenme ve hafıza ile
ilgili olan kısmı ve bu sarıyla
işaretlediğim yerde frontal korteks.
Frontal korteks beynin ön kısmında yer
alır ve dürtü kontrolü, yargılama,
planlama ve muhakeme etme gibi işlevleri
yerine getirir. Şimdi şunu unutmayalım.
Glükokortokoidler,
kortizol gibi başlıca stres
hormonlarındandır.
Beynin bu bölümü stresli dönemlerde
harekete geçer. Stres kaynaklı beyin
hasarlarının işleyişi halen belirsiz
olsa da strese bağlı olarak bu
bölgelerde atrofi yani körelme
görüldüğünü biliyoruz. Nöronların zarara
uğraması ya da ölümü anlamına gelen
atrofinin farelerde ve maymunlarda
stresle birlikte arttığı görülmüş.
Beyin taramalarında insanlarda da benzer
şekilde stresle beraber bu alanın
artrofiye uğradığı görülüyor. Demek ki
eğer yoğun stres sebebiyle insan
beyninin bu bölgelerinde zarar meydana
geliyorsa bu durumun bizim duygusal ve
davranışsal hareketlerimize de etkisi
vardır. Stresin başlıca duygusal dışa
vurumlarından biri depresyon. Daha
sonraki videolarda bununla nasıl başa
çıkacağımıza dair bazı bilgiler
göreceğiz.
Stresin olumsuz sonuçlarıyla savaşmanın
en önemli yolu kaygı duymamak ve iyimser
düşünmektir.
Aslında depresyonu bu kadar kötü bir
hastalık haline getiren en büyük semptom
anhedonidir.
Anhedoni hiçbir şeyden keyif ve zevk
almama anlamına geliyor. Ha bu arada
artık depresyon biyolojik olarak da
klinik bir rahatsızlık olarak kabul
ediliyor. Depresyondayken frontal
korteksin iç bölümünde yer alan
anteriyor singulat seratonine cevap
vermemeye başlar. Bu da kendimizi
karamsar hissetmemize neden olur. Bunun
sonucunda da stresin etkenlerini daha
fazla algılarız. Bunları daha fazla
algıladıkça daha da hüzünleniriz.
Kronik stres ve depresyon arasındaki
ilişkiyi en iyi açıklayan kavramlardan
biri öğrenilmiş çaresizlik.
Öğrenilmiş çaresizlik temel olarak
kontrolün elinizden kayıp gitmesi
anlamına geliyor. Hayatımız üzerindeki
kontrolümüz gittikçe azalıyor.
Böylece başa çıkma yetimizi de zamanla
kaybediyoruz. Stresle mücadele
edemiyoruz. Çünkü bu çemberin içinde
gerçek hayatın getirdiklerine karşı
kontrolümüzü artık kaybetmiş durumdayız.
Bu gidişat biz dibe vurana kadar devam
edecek. Sonuç olarak depresyon
hayatımızdaki kronik stresin en büyük
duygusal etkilerinden birisi.
Yaşamımızda stresin sebep olduğu bir
diğer duygusal ve davranışsal etki de
öfkedir. Öfke stresin duygusal ve
davranışsal bir sonucudur. Stresin öfke
konusundaki davranışsal ve psikolojik
etkileri konusundaki bilgilerimiz Mayer
Freeman ve Ray Rossman tarafından
yapılan klasik bir çalışmaya dayanıyor.
Onlar stresin kalp hastalıklarıyla
bağlantısını test etmek üzere bir
çalışma yapmışlardı. Aslında bu
çalışmadan daha önce fiziksel etki
videomuzda da bahsetmiştik. Bu çalışma
için bazı insanlarla görüştüler ve
onları tip A, tip B olarak ikiye
ayırdılar. Tip A tepkici, agresif,
rekabetçi ve çabuk sinirlenen
bireylerdi. Kolay uyum gösteren
kişilerse tip B olarak kabul edildiler.
9 sene sonra bakıldığında
katılımcılardan tip A olanların kalp
problemleri yaşadıkları gözlemlendi.
Çalışmalar açıkça gösterdi ki tip A'nın
düşmanlığa ve öfkeye eğilimli kişiliği
ona asıl zararı veren şeydi. Stres savaş
ya da kaç tepkisine sebep olur ve öfke
de savaş kısmıyla ilgilidir. Dolayısıyla
stresin davranışsal sonucu olarak
sıklıkla öfke gözlemlenmektedir.
Öfkenin yanı sıra stresin duygusal bir
başka sonucu da kaygıdır. Bu da
beynimizin limbik sisteminde bir bölge
olan amigdala alakalı bir durumdur.
Kırmızıyla işaretlediğim şu alan
amigdala. Korkularımız ve fobilerimizden
beynimizin bu bölgesi sorumlu. Yani
strese bağlı gelişen kaygı tepkisi de
doğal olarak burasıyla bağlantılı. Demek
istediğim stres sonucu oluşan öfke
sempatik sinir sistemi ile ilgilidir.
Savaşma ve öfke arasında kurduğumuz
bağlantıyı bir düşünün. Peki kaçmayı
sizce ne tetikler? Tabii ki korku.
Savaşma tepkisinin yanında alternatif
olarak kaçma tepkisi de yer alır. Yani
bunu kaçma stresine bağlı olarak
yaşanılan kaygı olarak düşünün. Bu
amigdal akasımızı çalıştırıp korku dolu
şeyleri daha fazla algılamamıza ve
kaygılarımızın artmasına sebep olur. Bu
videoda değinmek istediğim son duygusal
ve davranışsal etki bağımlılık. Stresle
baş etmek için tabii ki birçok sağlıklı
seçenek bulunuyor. Fakat bunların yanı
sıra oldukça kötü alternatifler de
mevcut. Örneğin insanlar bazen stresle
başa çıkma mekanizması olarak alkol
kullanımına yönelebiliyorlar. Bu sebeple
alkol bağımlılığı oldukça yaygın. tıpkı
tütün ve yasa dışı uyuşturucu madde
kullanımı bağımlılığının da stresle başa
çıkmada maalesef bazen tercih ediliyor
olması gibi. Stres ve bağımlılık
ilişkisi beynin frontal korteksinin
bozulmasına sebep olur. Frontal korteks
daha önce de bahsettiğimiz gibi muhakeme
ve planlamayile ilgili işlevlerden
sorumlu. Madde bağımlılığı sonucu
oluşacak yargı bozukluğu da bağımlılığın
artmasına ve bu da sonuçta başa çıkma
mekanizmalarının daha da bozulmasına
sebep olacaktır. Sonuç olarak stresin
duygusal ve davranışsal etkileri oldukça
fazladır. Ancak biz bu videoda
hayatımızda kronik strese eşlik eden en
önemli dört olumsuz davranışa yer
verdik.

Bu videoda stresle baş etme yollarından
bahsetmek istiyorum.
Yazalım; Stresle başa çıkmak.
Çünkü bu alandaki çoğu konuda genelde
kötü haberler vermiştik.
Bizi sürekli aşağı çeken stresi nasıl
azaltmaya başlarız gibi daha eğlenceli
konulara geçiş yapmak istiyorum.
Değinmek istediğim ilk konu, algılanan
kontrol.
Algılanan kontrol.
Yapılan çalışmalar algılanan kontrol
eksikliğinin daha yüksek seviyedeki stresle
bağdaştırıldığını gösteriyor.
Doktor Robert Sapolsky bunu babunlar aracılığıyla
açıklıyor.
Onların da insanlarınkine çok benzeyen
hiyerarşik bir sosyal yapıları var.
Kan örneklerini inceleyerek ve stres hormonlarının
seviyesi üzerine çalışarak, sosyal açıdan
en aşağıda bulunan primatların, baştaki
seçkin babunlara göre çok daha fazla stres
içinde olduğunu saptadı.
Benzer şekilde Whitehall araştırması
esnasında İngiltere'de ofis ortamındaki
konumuna göre insanlarda da aynı etkinin
görüldüğü gözlemlendi.
Fizyolojik açıdan güzel noktalara parmak
basılıyor.
Vücudumuzun algılanmış tehditlere önceden
belirlenmiş stres tepkileri verdiğinden bahsetmiştik.
Kontrol eksikliği de kesinlikle algılanan
bir tehdit oluyor.
Bu yüzden düşük sosyoekonomik durumun
ve kontrol eksikliğinin stresi artırması
kulağa çok mantıklı geliyor.
Doktor Robert Sapolsky'nin buna karşılık
bir önerisi var.
Hayatınızın bu kontrolün bir kısmını
geri alabileceğiniz alanlarına bakın.
Kendi kendinizin patronu olun.
Bu belki futbol takımının antrenörü olmak,
apartmanda yönetici olmak ve hatta bitirince
kontrolün sizde olduğunu hissedeceğiniz,
sizi strese sokan bir etkinliği planlamak olabilir.
Yani planı yapan kişi sizsiniz, böylelikle
kontrol sizde.
Algılanan kontrol böylece stresle başa
çıkmamızı sağlayabilir.
Bir diğer önemli konu ise, iyimserlik.
Doktor Patch Adams 1990 filminde
kesinlikle gülmenin en iyi ilaç olduğunun savunucusuydu.
Bu nasihat muhtemelen saçma değil.
Çoğu çalışma keyifli olmanın ve iyimserliğin
stresi azalttığını ortaya koydu.
Muhtemelen söylemesi kolay ama iyimser bir
bakış açısı geliştirmek
stresle baş etmenin harika bir yolu olabilir.
Algılanan kontrol ve iyimserlik konularından
bahsettik.
Bir sonraki ise sosyal destek.
Sosyal destek, stresle baş etme konusundaki
bir sonraki yöntemimiz.
Ve en iyi baş etme mekanizmalarından biridir.
Çünkü derin bir bağlanmışlık, bu acılı
ve zorlu hislerimizi paylaşmamızı sağlar.
Bu hisler konusunda yalnız olmadığımızı
da anlamamıza yol açar.
Bu da kontrol ve iyimserlik algılarımıza
katkı sağlayabilir.
Aynı zamanda destekleyici topluluklar daha
iyi bir yeme, egzersiz ve uyku düzeniyle de bağlantılıdır.
Stresle baş etme konusunda olumlu sonuç
verdiği araştırmalarla kanıtlanmış sosyal
destek çeşitlerinin içinde evlilik, kedi
köpek gibi evcil hayvanlar ve yakın arkadaşlıklar da yer alıyor.
Sosyal destek, iyimserlik ve algılanan kontrol
stresle baş etme konusunda harika yöntemler.
Bu baş etme yöntemleri daha az stresli olmamızı
sağlayabilir.
Ama bazen strese neden olan şeyler kaçınılmaz
olabilir.
O zaman basitçe onları yönetmemiz gerekir.
Bu yüzden stres yönetiminden de bahsetmek
istiyorum.
Stresliyken, onu nasıl yönetebiliriz?
Bahsetmek istediğim ilk stres yönetim aracı
egzersiz yapmaktır.
Egzersiz yapmak kalp damar hastalıklarına
yakalanma riskimizi azaltır.
Çünkü egzersiz beyin damarlarımızı sağlamlaştırarak
beynimizin, kalbimizin ve kan damarlarımızın
daha sağlıklı olmasına katkıda bulunacaktır.
Bu aynı zamanda nörojenezi artırarak, yeni
sinir hücrelerinin üretilmesini sağlayacaktır.
Ama bu iş üşenerek olmaz, her gün egzersiz
yapmanız gerekir.
Günde 20-30 dakika arası egzersiz yapmak
kalp ve damarlarımızda istediğimiz etkiyi sağlayacaktır.
Özellikle gerginliği azaltmak için yapılan
düzenli egzersizin iyi şekilde planlanması gerekir.
Bunu planlamanız gerekir, çünkü bu egzersize
vakit ayırmak için strese sebep olan
çoğu etkeni bir kenara atmanız gerekecek.
Egzersiz konusundan da bahsetmiş olduk.
Aynı zamanda meditasyon da yapılabilir.
Kalp atış hızımızı ve kolesterolümüzdeki
kan basıncını yavaşlatmamıza yardımcı olacak.
Meditasyon için bir sembol çizmek biraz
zor.
Aklıma gelen en iyi fikir buraya bir Om sembolü
çizmek oldu.
Çünkü meditasyon deyince aklıma bu Om
sesi geliyor.
Bu da hinduların Om sembolüdür.
Ama küçük bir not.
Kaynaklar hala meditasyona bağlı etkilerin
sürekliliği konusunda şüpheli.
Meditasyon yapmayı seçen insanların zaten
strese daha farklı tepki verdiği açık.
Ama yine de stresin kalp damarlarında yarattığı
olumsuz etkilerini azaltma konusunda harika sonuçlar veriyor.
Bu yüzden meditasyonu da listemize ekleyeceğiz.
Listemizde dini inanışlar ve inançlar da var.
Dini inanışlara ve inançlara bir sembol
koymasak daha iyi.
Bu yüzden biraz daha az bariz olan bir sembolü
seçeceğim.
Çok fazla kişiyi kırmak istemiyorum ve
buraya yin ve yang sembolünü koyacağım.
Stres yönetiminin dini inanış ve inanç
kısmı daha yaygın ve sağlıklı bir
yaşam biçimiyle ilişkilendirilebilir.
Çünkü çok miktarda alkol ve tütün kullanımı
dünyanın çoğu büyük dini tarafından hoş karşılanmıyor.
Inanca dayalı stres yönetiminin bir diğer
büyük bölümünü de ibadet edilen yerlerle
ilişkilendirilen sosyal destek oluşturuyor.
Bunu da stres yönetimi listesine ekleyeceğiz.
Bahsedeceğim son konu ise zihinsel esneklik.
Zihinsel esneklik, bir an durup strese yaklaşımımızı
yeniden gözden geçirmemizi sağlar.
Eğer strese yaklaşımımız bir işe yaramıyorsa
yani.
Buna örnek olarak Huzur Duasını vereceğim.
On iki adımlık programlarda sıklıkla kullanılan
bir mantra.
Şöyle gidiyor.
"Tanrım, değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmem
için huzur, değiştirebileceklerim için
cesaret ve aralarındaki farkı kavrayabilmem
için akıl ihsan eyle".
Bakış açımızı değiştirmek; vücudumuzun
bizi stres eden şeyleri algılaması,
bizi neyin strese soktuğunu anlamamız ve strese
ne şekilde tepki verdiğimiz konusunda
büyük bir fayda sağlayacaktır.
Genelde bu durumda bizi kısıtlayan tepki,
akıl kısmıdır.
Dışarıdan alacağımız destekle beraber
bu konuya yoğunlaşmak iyi bir yöntem olabilir.
Bu kişi psikolojik sağlık hizmetleri konusunda
profesyonel eğitim görmüş biri olabilir,
rehber gibi olabilir.
Zihinsel esneklik de stres yönetimi listemizde
yerini alacak.
Böylelikle stres yönetimi konusunda odaklanabildiğimiz
dört güzel alan var.
Bunlar, strese sebep olan etkenler direkt
ortadayken çok işe yarayabilir.
Yukarıda da stresle baş etme konusunda yardımcı
olabilecek üç alan var.
Bunlar da umarım ki hayatımızdaki stresi
azaltmamıza yardımcı olacaktır.

Birine psikoz ¹ teşhisi konduysa, bu
gerçeklik algısıyla ilgili bir&nbsp;
rahatsızlığı olduğu anlamına gelir.
Gerçek olmayan inanışlar,&nbsp;
olmayan şeyleri görme ve duyma,
gerçek olanla olmayanı ayırt edememe&nbsp;
bunlara örnek verilebilir.
Bu tarz düşünce bozuklukları olduğunda&nbsp;
onlara sıkı sıkıya bağlanırlar ve
yanlışlığına dair fazla kanıt olsa bile&nbsp;
fikirlerini değiştirmezler.
Bu tarz düşüncelere sanrı yada delüzyon da denir.&nbsp;
Bu sanrılar genellikle aynı kültürdeki
insanlarla kıyaslanır ve bu çok önemlidir.&nbsp;
Çünkü bir kültüre göre
alışılmadık olan bir şey,&nbsp;
diğer kültüre normal gelebilir.
Bunları ayırt edebilmek için birkaç&nbsp;
farklı sanrı türü vardır.
İlk tür, referans yani alınma sanrısıdır.&nbsp;
Buna göre belirli olaylar rastgele
veya doğal olarak gerçekleşmez,&nbsp;
aksine hastayı hedef alır.
Buna bir kişinin gazetede gördüğü&nbsp;
yazının kendisi için yazıldığını,
yazarın kendisine mesaj yollamaya çalıştığını&nbsp;
düşünmesini örnek olarak verebiliriz.
Bu, referans sanrısı olarak varsayılabilir.&nbsp;
Diğer bir sanrı türü ise grandiyöz sanrıdır.
Yaygın olarak büyüklük hezeyanı olarak da bilinir.&nbsp;
Kişiler, kendilerini eşsiz bir önemde
ve güçte görürler.&nbsp;
Gerçekten kral veya kraliçe
olduklarını zannederler ve&nbsp;
kraliyet mensubuymuş gibi
davranılmasını isterler.&nbsp;
3. çeşit ise paranoid yani paranoya sanrılardır .
Bu çeşit sanrılar paranoyalar, şüpheler ile&nbsp;
ilgilidir ve hastalar kişi ya da kişiler
tarafından zarar gördüklerine&nbsp;
veya izlendiklerine inanırlar.
Evin önüne park etmiş&nbsp;
bir kamyonet gördüklerinde,
içindeki insanların kendilerini&nbsp;
izlemek için geldiğini düşünürler.
Bu çeşit sanrılar özel ilgi gerektirir.&nbsp;
Çünkü paranoyak düşünceler yüzünden
hastalar tedavi sırasında ilaçlarını&nbsp;
almayabilirler.
Bunlar dışında kontrol&nbsp;&nbsp;
yani etkilenme sanrıları da vardır ve
hastalar başka bir kişi veya grupların&nbsp;
düşüncelerini, duygularını ve
hareketlerini kontrol ettiğine inanırlar.&nbsp;
Mesela uzaylıların kendilerini
kontrol ettiklerini düşünebilirler.&nbsp;
Son olarak erotomanik sanrılar vardır.
Kişiler başkalarının kendilerine&nbsp;
aşık olduklarını düşünürler.
Aşık olarak düşündükleri&nbsp;
genelde yabancı birileri,
ünlü ya da yüksek statüdeki kişilerdir.&nbsp;
Ünlü bir şarkıcının aşık olması gibi.
Fakat bu sanrı ayrı bir&nbsp;
öneme sahiptir.
Çünkü bazen yasaklama emri gibi&nbsp;
yasal durumlarla sonuçlanabilir.
Bunun sebebi de sözde&nbsp;
ilişkinin tek taraflı olmasıdır.
Bu sanrıları daha başka türden&nbsp;
sınıflandırırken inandırıcılığına veya
ne kadar mantıklı olduklarına bakabiliriz.&nbsp;
Bunları bizar (garip) veya&nbsp;
normal olarak nitelendirebiliriz.&nbsp;
Normal sanrılar teknik olarak mümkün
gözükürler, yani doğru olabilirler.&nbsp;
Fakat genelde fazla abartılırlar.
Bir şarkıcının kendilerine aşık olması gibi.&nbsp;
Oysa bizar yani garip&nbsp;
sanrılar kesinlikle mantıksız&nbsp;
ve sıradan hayat deneyimleriyle
alakası olmayan sanrılardır.&nbsp;
Bu yönden kontrol sanrılarına benzer.
Uzaylıların hareketlerini ve düşüncelerini&nbsp;
kontrol etmesini örnek vermiştik.
İşte bu bizar sanrı olarak düşünülebilir.&nbsp;
Bütün bu saydığımız sanrılar,
kişilerin düşünceleri ve inançlarıyla&nbsp;
ilgili olanlardı.
Fakat psikoz teşhisi konmuş hastalar&nbsp;
halüsinasyon yani varsanı&nbsp;
da görebilirler ve bunlar&nbsp;
sadece görsel olmayabilir.
İşitme gibi diğer duyuları da kapsayabilir.&nbsp;
Halüsinasyonlar canlı ve detaylı olur ve
oldukça gerçekçi durur.&nbsp;
Fakat aslında gerçek değildir.
En yaygını işitsel yani&nbsp;&nbsp;
akustik halüsinasyonlardır ve
genelde çeşitli seslerden oluşur.&nbsp;
Sözlü emirler verme veya
kendilerine yorum yapma buna örnektir.&nbsp;
Direkt kişiyle iletişime geçmekten ziyade,
arka planda daima konuşma sesleri olur&nbsp;
ya da sadece genel anlamda sesler olabilir.
Bunun yanı sıra görsel yani
optik&nbsp;&nbsp;halüsinasyonlar da
yaşanabilir.&nbsp;
Bunlar genelde tipik olarak
basit ışık çakmaları gibi şeyler olabilir ya da&nbsp;
net ve ayırt edilebilen
insanlar veya yüzleri olabilir.&nbsp;
Bu sanrılar dokunma, koku ve tat gibi
diğer duyularda da gerçekleşebilir.&nbsp;
Fakat genelde en yaygın
türleri işitsel ve görseldir.&nbsp;
Sanrı ve halüsinasyonlar dışında
psikozun diğer belirtileri&nbsp;
davranış ve düşünme bozukluklarıdır.
Bunlar direkt olarak davranış ve&nbsp;
konuşma sırasında gözlemlenebilirler.
Psikoz belirtileri denebilecek&nbsp;
birkaç yaygın konuşma kalıbı vardır.
Konuşma içeriğinin fakirliği&nbsp;
bunlardan bir tanesidir.
Çok bilgi vermezler, konuşurken&nbsp;
devamlılığı olmaz veya gereğinden
fazla konuşurlar.&nbsp;
Bir diğer konuşma kalıbı ise
cevap verirken konudan sapma&nbsp;
olarak ortaya çıkar ve teğet konuşma
olarak adlandırılır.&nbsp;
Hastalar bazen gerçekten soruya&nbsp;
cevap verir fakat tamamen
dolaylı yollar kullanılır.&nbsp;
Başka bir çeşit ise düşünme kopukluğudur.
Hastalar aniden düşünce dizilerini yitirir&nbsp;
ve bu, özellikle konuşurken
ani bir kesilme ile gerçekleşebilir.&nbsp;
Bunun dışında sözcük salatası
denilen bir kavram da vardır.&nbsp;
Sözcük salatasında sözcükler
anlam ya da mantık olmaksızın&nbsp;
bir araya getirilir.
Mesela köpek uyumak tavuk kalem ağaçlar.&nbsp;
Sözcükler sadece karıştırılmış gibidir.
Sanki hepsini bir salata kasesine koymuşuz&nbsp;ve
rastgele servis yapıyormuşuz gibi.
Son olarak ise ilk yanıta takılma&nbsp;
konuşma kalıbı var.
Başka bir konuya geçilse de&nbsp;
sözcükler veya düşünceler tekrar edilir.
Kısaca son konuya takılırlar ve&nbsp;
bir sonraki konuda da aynı şeyden konuşurlar.
Psikoz tedavi edilmezse,&nbsp;
hasta gerginlik ve agresyon&nbsp;
belirtileri gösterebilir.&nbsp;
Endişe, abartılı duygular ve
abartılı motor aktiviteler&nbsp;
açığa çıkmaya başlayabilir.
Diğer yandan psikoz belirtilerini&nbsp;
olan bir kişide altta yatan birkaç sebep
de görebiliriz.&nbsp;
Bunlar, şizofreni veya kısa süreli
psikotik gibi diğer psikiyatrik durumlar olabilir.&nbsp;
Aynı zamanda başka bir&nbsp;
tıbbi durum da yaşayabilirler.
Genelde psikotik belirtilerle birlikte&nbsp;
görülen bir çeşit kafa karışıklığı
durumu olan deliryumu&nbsp;
buna örnek olarak verebiliriz.
Bu durumdan sorumlu olanlar, alkol ve&nbsp;
LSD gibi halüsinojenik&nbsp;
uyuşturucu olan maddelerdir.&nbsp;
Son olarak da belirli ilaçlar da
psikotik belirtilere sebep olabilir.&nbsp;
Mesela Levodopa gibi anti&nbsp;
parkinsonizm yani parkinsonu önleyen&nbsp;
ilaçlar ve bazı virüs önleyici ilaçlar da
psikotik belirtilere yol açabilirler.

Eğer stres altında olmaya alışkınsın
sürekli gürültü patırtı olan bir evde
büyüdüysen maddi olarak sıkışık
koşullarda yaşadıysanız fiziksel olarak
şiddet gördüyseniz bunların hepsinin
kaydını sinir sistemi tutar ve bunu da
normalin zanneder

dikkatsiz odaksız zihin durumunun
beyinde temsil edildiği şebeke bu
default mod Network ya da varsayılan
durum şebekesi dediğimiz şebeke tamamen
zihnin boş ve odaklanmamış olduğu zihnin
gezinmesi dediğimiz durumun
gerçekleştiği hani böyle Gözümüz dalar
gider hiçbir şey düşünemeyiz ya O tip
durumlarda falan Yaşadığımız bir hal
insan aynı anda çok işte bir arada
yapabilen beyne sahip olmadığı için
bizim dikkatimizin işleyişi bir yere
dikkat var Sorunu çöz ya da işini hallet
sonra default moda geç varsayılan moda
geç yeni bir konu bul oraya Dikkatini
ver ve dikkat çok uzun süre bir şeyin
üzerinde tutulduğunda bir hitap düşüyor
yorgunlaşıyor ve orada tutmak zorlaşıyor
dikkatimi verimli kullanma şekli makul
sürelerde dikkati farklı karakterde
işlere yönlendirerek uyanık dönem
içerisinde bunu Zinde tut

İşte karşınızda, beyin.
Beynin yukarıdan görünüşü.
Gözleri de çizeyim ki önü neresi, arkası neresi belli olsun.
Ön tarafı burası
arkası da burası.
Dediğim gibi
beyne yukarıdan bakıyorsunuz şu an.
İyi de, niye bakıyoruz?
Çünkü beynin "serebral korteks"
adı verilen özel bir bölgesinden
ve bu bölgenin duygular üzerindeki rolünden bahsedeceğiz.
Serebral korteksi oluşturan kısımlar birçok farklı şekilde sınıflandırılabilir.
Biz, duygularla ilgili kısımlarını inceleyeceğiz.
Beyni, iki yarım küre olarak düşünebilirsiniz.
Sol yarım küre ve sağ yarım küre.
Beyni tam ortadan diklemesine ikiye böldüğümüzde
bu iki yarım küreyi elde ediyoruz.
Bu taraf sol,
bu taraf da sağ yarım küre.
Sol ve sağ yarım küreler arasında birtakım farklar var.
Araştırmacılar, olumlu duyguların
beynin sol tarafında, sağ tarafta
olduğundan daha çok elektriksel faaliyet yarattığını gözlemledi.
Olumsuz duygularsa daha çok sağ yarım kürede gerçekleşiyordu.
Bu sonuca nasıl ulaştıklarını merak ediyor olabilirsiniz.
Bir araştırma sırasında, katılımcıların bir televizyon ekranına bakmasını istediler.
Bir televizyon çizeyim.
Bu araştırma yıllar önce yapıldı.
O zamanlar televizyonlara tavşan kulak antenler takılırdı.
Anteni de çiziyorum.
Katılımcılara, mutluluk veya tiksinti tetikleyen videolar izletildi.
Mutlu videolar, günümüzde herkesin paylaştığı Youtube videoları gibi videolardı.
O zamanlar Youtube yok tabii.
Ama mantık aynı.
Oyun oynayan yavru köpekler, çiçekler
hayvanat bahçesinde banyo yapan goriller filan, filan, filan.
Bu sonuncusu insanları mutlu ediyor olabilir ama benim aklıma gelmezdi şahsen.
Katılımcılara bir de tiksinti tetikleyen videolar izletildi.
Bunlar şok edici videolardı.
Üçüncü derece yanıklar, veya ürkütücü bacak kesme görüntüleri gibi olumsuz şeylerdi.
Katılımcılar bu görüntüleri izlerken, araştırmacılar onların yüz ifadelerini videoya aldı.
Ayrıca EEG cihazıyla beyin faaliyetlerini de kaydettiler.
EEG, beyindeki elektriksel faaliyeti görüntülemeye yarayan bir cihaz.
Sonuçta, mutlu videoların beynin sol tarafını aktive ettiğini gözlemlediler.
Çünkü bu güzel görüntüler, olumlu duygular yaratıyordu.
Tabii bu demek değil ki sağ yarım kürede hiçbir faaliyet yoktu.
Ama sol taraftaki faaliyet daha fazlaydı.
Tiksindirici görüntülerdeyse tam tersi geçerliydi.
EEG okumalarına göre, bu videolarda sağ yarım kürenin faaliyeti artmıştı.
Çünkü tiksindirici videolar, korku ve tiksinme gibi olumsuz duyguları tetiklemişti.
Beyin gibi çok karmaşık bir yapıyı basitçe
ikiye ayırıp sağ ve sol yarım küreler olarak
inceleyebiliyor olmamız çok ilginç öyle değil mi?
Sol yarım küreyi olumlu, sağ yarım küreyiyse olumsuz duygularla ilişkilendirebiliyoruz.
Tabii sağ ve sol yarım kürelerin görev ayrımı bundan ibaret değil.
Mesela sosyal etkileşimlerde karşılaştığımız farklı durumlar
ne kadar dışa dönük veya sosyal
olduğumuza bağlı olarak beynimizin bir yarım küresini daha aktif hale getirebiliyor.
Başka bir araştırmada, araştırmacılar, grup halinde oyun oynayan 4 yaşındaki çocukları inceledi.
Buraya birkaç çocuk çizeyim.
Araştırmacılar, grup halinde etkileşim kuran çocukları gözlemledi.
Mesela güzel bir oyuncağı paylaşan bu iki çocuğun yüz ifadelerini incelediler. Bu
çocuklar gülümsüyordu.
Belli ki çok güzel vakit geçiriyorlardı.
Ama bazı çocuklar, yalnız oynamayı tercih ediyordu.
Mesela bu çocuk yapayalnız oturuyordu.
Kaşlarını çatmış, öylece.
Araştırmacılar, farklı davranışlar sergileyen
bu çocuklar üzerinde az önce bahsettiğimize benzer bir deney yaptı.
Çocukların EEG kayıtlarını incelediler ve ilginç sonuçlara ulaştılar.
Grup halinde oyun oynayan daha sosyal çocukların beyinlerinin sol yarım küresindeki faaliyet artmıştı.
Buraya "sosyal" yazıyorum.
Diğer yandan, bu arkadaş gibi yalnız kalmayı
tercih eden çocukların sağ yarım küre faaliyetlerinde bir artış gözlemlendi.
"Yalnız" yazıyorum.
Tabii konuya dair başka araştırmalar da yapıldı.
Mesela bir araştırmaya göre, beyninin sol
yarım küresi daha aktif olan insanlar
daha ilgili, daha neşeli ve heyecanlı olma eğiliminde.
Sağ yarım küresi daha aktif olanlarsa, genellikle daha çekingen, ürkek
kaçıngan ve mutsuz oluyor.
Böylece, beyin yarım kürelerinin duygular üzerindeki rolüne şöyle bir göz atmış olduk.
Serebral korteksi işlevsel bölümlere ayırarak da inceleyebiliriz.
Şuradan birkaç şeyi silip
kendimize bir yer açalım.
Şekilde, beynin farklı işlevlere özelleşmiş bölümleri farklı renklerle gösterilmiş.
Ama biz, prefrontal kortekse yoğunlaşacağız.
Prefrontal korteks.
Prefrontal korteks, beynin ön tarafı.
Alnınızın hemen arkasında kalan kısım.
Dil veya bilgi işlem gibi yüksek seviyeli işlevlerden beynin bu bölümü sorumlu.
Yani insanı insan yapan yer, burası.
Matematik problemlerini bunun sayesinde çözebiliyoruz.
Felsefi meseleleri bu kısım sayesinde düşünebiliyoruz.
Beyin faaliyetlerine "serebral aktivite" dendiğini duymuşsunuzdur.
Bu terim, adını serebral korteksten alıyor.
İşte, prefrontal korteks de serebral korteksin bir parçası.
Dediğim gibi, prefrontal korteks
beynin, insanı farklı kılan kısmı.
İnsanlarda, prefrontal korteks çok gelişmiştir.
Bu gelişimin büyük kısmı doğumdan sonra gerçekleşir.
Hani "İnsan yaş ilerledikçe olgunlaşır," derler ya, işte o misal.
Prefrontal korteks sayesinde problem
çözebiliyor, karar verebiliyor
ve sosyal ortamlardaki davranışlarımızı belirleyebiliyoruz.
Muhtemelen iş mülakatindeki
davranışınızla maç izlerken sergilediğiniz davranış bir değildir.
Aynı ise bile
iş mülakatinde ve tribünde nasıl
davranılması gerektiğine dair norm ve beklentilerden haberdarsınızdır.
İşte bu bilgiyi, prefrontal korteksiniz sağlıyor.
Buna değindim, çünkü başka bir videoda amigdala'dan söz etmiştik.
Amigdala, korku, endişe, öfke ve saldırganlığa yol açıyordu.
Eminim hayatınızın bir noktasında birilerine karşı çok büyük bir öfke duymuşsunuzdur.
Böyle durumlarda insanın içinden, bazen o kişiye saldırmak, fiziksel olarak vurmak gelir.
Ama çoğu kişi bunu yapmaz.
Neden? Çünkü prefrontal korteksleri iyi gelişmiştir.
Şiddetin çözüm olmadığını anlayabilirler.
Ne hissederlerse hissetsinler, kimseye saldırmamaları gerektiğini bilirler.
İşte, insana kendisini frenleme yeteneğini veren şey, prefrontal kortekstir.
Sosyal durumlardaki davranışlarımızı büyük oranda o şekillendirir.
İlginç bir soru sorayım:
Prefrontal korteksimiz
zarar görürse ne olur?
Nasıl davranırız?
Bunun çok meşhur bir örneği var.
Birinin hakikaten başına gelmiş bu.
Adı
Phineas Gage.
Sene 1848.
Phineas Gage, 25 yaşında bir demiryolu işçisiydi.
Demiryolu çiziyorum.
Çalıştığı demiryolu inşaatında, yola yer açmak için kontrollü patlatmalar yapılıyordu.
Ve Phineas Gage
bu işlemleri denetlemekle sorumluydu.
Patlamaları böyle izliyordu.
Yine böyle bir patlama sırasında, bir demir çubuk fırlayarak Gage'in kafatasından içeri girdi.
Kafasının bir tarafından girip diğer tarafından çıktı.
Bu sırada, Gage'in prefrontal korteksinin büyük bölümünü tahrip etti.
Gage, kazadan sonra bambaşka birine dönüştü.
Kazadan önce, arkadaşları tarafından çalışkan biri olarak tanınır; sevilir, sayılırdı.
Fakat geçirdiği kafa travmasından sonra, kaba, huysuz
küfürbaz biri haline geldi.
Kötü davranışlar sergilemeye başladı.
Çünkü artık işlevsel bir prefrontal korteksi yoktu.
İşte, prefrontal korteks böyle bir şey.
Yani "İnsanı insan yapan şey nedir," diye merak edecek olursanız
cevap alnınızın hemen arkasında.
Adı da, prefrontal korteks.

bile bile gücünüzün yettiğinden daha az
olmayı planlıyorsanız sizi uyarıyorum.
Hayatınızın geri kalanında mutsuz
olacaksınız. Çünkü size verilen bütün
imkanlardan, bütün güçlerden aktif
olarak kaçmanız gerekecek. Bütün
enerjinizi bunu harcayacaksınız diye bir
uyarı yapıyor Maslow. Ve gerçekten insan
hayatı biraz böyle zor bir şey insan
olmak. Özellikle kaçıyorsanız ama yaşama
kendinizi açıyorsanız o zaman
kolaylaşıyor. Ya var olursunuz ya da
kaçarsınız diyebilir miyiz? Aynen öyle.
Var olmak işte bir cesaret istiyor. Bu
biraz açık alan korkusuna benziyor.
Kapalı ortamlarda, korunaklı yerlerde
yaşamaya alışmış insanları bir anda
çayıra bayıra çıkarttığınızda nasıl
böyle bir paniğe kapılırlarsa hani
hiçbir tehlike olmamasına rağmen nasıl
belirsizlik endişesine düşerlerse
birçoğumuz da aslında işte yetiştiğimiz
o kozanın dışına çıkma konusunda böyle
bir kirciklilik ya da endişe
yaşayabiliyoruz. Halbuki yaşam bize
düşman bir şey değil. Dışarıdaki şartlar
bize saldırmak ya da bizi yok etmek için
beklemiyor. Her ne kadar günümüz dünyası
korku endüstrisi üzerine kurulmuş olsa
da silahta, ilaçta, kozmetikte
biliyorsunuz korkuya dayanıyor. Bir
şeyler olan korkumuza dair bize belki
hiç ihtiyacımız olmayacak tiriyaklar
satılıyor, bir şeyler pazarlanıyor. Eee,
halbuki bu zihniyeti değiştirip tamam bu
evren böyle gözüküyor ya da
böyle olmayabilir mi acaba diye sormaya
başladığınızda bu işler değişiyor.
İhtiyaçsızlık
korkuda nazade insanın ulaşabileceği bir
makam. M.

gördüğüm kadarıyla Toplumsal olarak
aileye ve evliliğe dair büyük
problemlerin içerisindeyiz kişiler
evlilik ilişkisinde bulabilecekleri
duygusal yakınlığı alamadıkları ya da
kaybettikleri zaman hayatın
anlamsızlaşması hayattan alınan zevkin
azalması eşe karşı memnuniyetsizlik gibi
bir yığın sorunla yüz yüze geliyor
birçok problemin olduğunu biliyorum
hepsiyle çalışmak gerekir ancak bir
evlilik ilişkisinin en önemli bileşeni
duygusal yakınlıktır hassas bir çizgidir
ve özen gösterilmesi gerekir

limbik sistemden bahsedelim limbik
Sistem nedir beyindeki bir takım
yapılardan oluşan bir kümedir ve Bu
yapıların çoğu duyguların
düzenlenmesinde önemli rol oynar yalnız
limbik sistemin kafa karıştırıcı bir
durumu var Uzmanlar limbik sistemin tam
olarak hangi yapılardan oluştuğuna karar
verebilmiş değil o yüzden ben bu videoda
sadece Herkesin üzerinde hemfikir olduğu
yapılardan
bahsedeceğim yani limbik sisteme dahil
olduğu kesin
olanlardan işin ayrıntılarına girmeden
önce konuşacağımız yapılara şöyle bir
bakalım ben bu yapıları aklımda tutmak
için bu karikatürden
faydalanıyorum bu başında şapka olan bir
hipopotam bir hipopotam Neden böyle şık
bir şapka takmış ki şundan tak
Ben limbik sistemin en önemli dört
bileşenini hatırlamak için bu resmi
gözümün önüne getiriyorum yani konu
duygular olduğunda bu hipopotam Bu
nedenle burada kısaca Hipo diye
yazıyorum ve görüyorsunuz başında da
hatırlatıcı şapka var bu bizim
şapkamızı sözcüğünü hat diye kısaltı
hatırlatıcı olabilmesi için önce faydalı
olması lazım tabii Ben neden hatırlatıcı
bir şapka takmış bir hipopotam
kullanıyorum çünkü bu kısaltmalar limbik
sistemin bölümlerini temsil ediyor bakın
hat aynı zamanda şunun kısaltması h
hipotalamus a
amigdala t talamus ve Hipo hipokampus
demek şimdi bu dört yapıdan bahsetmek
istiyorum biraz daha karmaşık olan bu
şema
geçelim limbik sistemi becerebildiğim
kadar çizmeye çalıştım limbik sistem
yapıları beyin sapının üstünde yer
alıyor beyin sapı bu tahmin edeceğiniz
gibi beynin en altında bulunuyor Bu da
omurilik beyin sapından çıkıyor omurilik
sırt boyunca uzanıp kuyruk sokumuna
kadar iniyor limbik sistem is Yukarıdaki
bu yapılardan oluşuyor yani parlak
renkte olanlardan
bunun yerini gözünüzde daha iyi
canlandırabilir kalan kısım işte yüz bu
tarafta kalıyor yani anatomik olarak
doğru olmayacak ama diyelim ki
Gözleriniz burada Burnumuz burada
ağzımız da burada tekrar edeyim Bu
anatomik olarak doğru değil ama ön taraf
bu işte burası da arka
taraf açılı çizdim ki üç boyutlu
görünümü hakkında bilgiye sahip
olabil şunu silelim anatomik yapılardan
bahsetmeye devam edelim şimdi bu mavi
şeye talamus deniyor ve bundan iki tane
var biri burada biri de diğer tarafta
talamus duyusal aktarma istasyonu olarak
görev yapıyor yani görme duyma tatma
Dokunma Tüm bu duyularını sinirleriniz
gelip sonunda mutlaka talamusa uğruyor
talamus da bu duyuları alıp korteksteki
veya beynin Başka bölümlerindeki uygun
bölgelere
yönlendiriyor duygularla ilgili bir
derste talamusa Neden değiniyorum Çünkü
Duygu dediğimiz şey gördüğümüz
duyduğumuz tattığımız veya dokunduğumuz
şeylerden ulaştığımız bir sonuçtur
Aslında fark etmişsinizdir
bir duyudan hiç Bahsetmedim yani koku
alma duyusundan koku alma duyusu
talamusa uğramadan geçen tek duyu onun
kendi aktarma istasyonu var burundan
gelen duyu beyinde özel bir bölgeye
ulaştırılıyor ve bu bölge duyguları
düzenleyen diğer bölgelere çok yakın
Hani bazen bir koku beynimizde çok güçlü
duygular yaratır ve bizi geçmişteki Bir
Ana geri götürür ya onun açıklaması İşte
bu Neyse Duygulardan söz ederken
talamustan da bahsediyorum Çünkü bu
duyular duygularımız üzerinde önemli rol
oynuyor Burada iki mor Yapı
görüyorsunuz bunlara amigdala deniyor
amigdala amigdala bazen öfke merkezi
olarak da
nitelendirilir deneyler gösteriyor ki
amigdalayı uyararak şu duyguları
yaratabiliyor öfke ve şiddet
korku ve kaygı uyarılma durumunu koyu
yeşil artı işaretiyle gösteriyorum yani
amigdalanın uyarılması öfke şiddet korku
ve kaygı duygularını
tetikliyor Diğer yandan amigdalanın imha
edilmesi
durumunda imhayı kırmızı eksi işaretiyle
göstereceğim amigdalayı imha edersek Bir
yumuşama etkisi gözlemliyoruz yumuşama
amigdalanın imhası sonucu oluşan bu
yumuşama etkisini ilk olarak Doktor
clover adında bir psikolog ve bir beyin
cerrahı olan dotor bıy
keşfetmiş clover ve B'den söz ediyorum
çünkü tıpta clover ve bisy sendromu adı
verilen bir sendrom var amigdalanın
Bilateral imhası sonucunda ortaya
çıkıyor Bilateral yani çift taraflı ve
amigdalanın çift taraflı imhası sık
görülen belli semptomlara neden oluyor
Mesela hiperoralite
yani ağzı boş durmamak Mesela
hiperseksüalite yani aşırı cinsel istek
ve engellenemeyen
davranışlar toplumsal kuralları
görmezden gelerek fevri hareket ederek
davranışın sonuçlarını düşünmeksizin
yapılan eylemler
yani tehlikeli ve sakat işler yapmak CL
ve B sendromu işte budalaların
ikisini de imha edince ortaya
çıkıyor bunu şuradan hatırlayabilirsiniz
amigdal aları uyarmak korku ve kaygıya
neden oluyor kaygı bozukluğu olan veya
kaygı hata yaşayan insanlara bazen etken
maddesi benzodiazepin olan ilaçlar
verilir bu ilaçlara kısaca benzo dendiği
de olur bu benzodiazepin ilaçlarının
işleyiş mekanizması farmakolojik olarak
alkole çok benzer şimdi düşünün bir
insan çok fazla alkol alırsa ne olur Bu
tür davranışlar sergiler hiperoralite
oluşur mesela kişi çok fazla yemeye
başlar aşırı cinsel istek ortaya çıkar
ve tabii ki engellenemeyen davranışlar
olur kafası iyi olmuş birini düşünün
alkolün etkisiyle toplumsal kuralları
hiçe Sayar amigdalayı uyarmakla imha
etmek arasındaki farkı buradan
hatırlayabilirsiniz
üzerinde kıvrılan bu yeşil
yapısa
hipokampus hipokampus hafızada önemli
rol oynuyor kısa süreli bellek ki ksb
olarak kısaltılır hipokampus kısa süreli
belleğinizin uzun süreli belleğe yani
hafızaya dönüştürülmesine yardımcı
oluyor bu derste bundan bahsetmem nedeni
şu ister kısa süreli ister uzun süreli
olsun hafı da duygular oluşmasına yol
açabilir Yani hipokampus uzun süreli
hafıza oluşumunda önemli rol oynuyor Bu
bölgesi hasar gören insanlar
hafızalarına yeni şeyler eklemekte
zorluk Yaşar yani deneyimledikleri Her
şey unutulur gider burada İlginç olan şu
hipokampusun imha olmuş olsa bile yani
hafızanıza yeni bilgiler ekleyemiyor
olsanız bile eski hafızanız Aynen kalır
yani uzun süreli hafızanız bu durumdan
etkilenmez İşte hipokampus
bu son kısım buradaki bu turuncu yapı
yani
hipotalamus ve Hipo altında demek Demek
ki hipotalamus talamusun altında yer
alıyor talamus Burada hipotalamus da
altında işte ismi buradan geliyor ve
hipotalamus gerçekten çok küçük bir yapı
bu resimde hipotalamusun boyutunu bayağı
abartılı çizdim Gerçekte hipotalamus o
kadar küçük ki beynin toplam hacminin %
birinden azını teşkil ediyor Yani bir
fasulye tanesi kadar ve hipotalamus
vücudumuzdaki o kadar çok işlevin
düzenlenmesinde rol oynuyor ki Ama bu
videoda konumuz limbik sistem ve
duygular O yüzden Duygu işlevine
değinecek olursak
hipotalamus otonom sinir sistemini
düzenliyor oss diye
kısaltı otonom sinir sistemi Savaş veya
kaçla dur ve sindirin mücadelesi olarak
düşünülebilir bunu başka bir videoda
daha ayrıntılı tartışacağız Şimdilik
hipotalamusun otonom sinir sistemini
düzenlediğini bilelim yeter Böylece
endokrin sistemini de düzenliyor yani
salgıyı tetikleyerek hormonların kana
karışmasını sağlıyor
rin ve norepinefrin tetiklenen Bu
hormonlardan ikisi ve epinefrin diğer
adı
adrenalin Adrenalin patlaması yaşadım
filan diyoruz ya hani İşte o Hah onu
hipotalamus düzenliyor
işte hipotalamus açlık susuzluk uyku ve
cinsellik gibi başka Temel güdüler de
rol oynuyor ama konu duygular olduğuna
göre hipotalamusun otonom sinir
sistemini düzenleyerek savaş veya kaç
veya dur ve sindir tepkilerini verdiğini
bilmemiz yeterli limbik sistem İşte bu 4
temel yapıdan oluşuyor talamus amigdala
hipokampus ve
hipotalamus Evet limbik sistemin temel
yapıları bunlar

erteleme alışkanlığından kurtulmak için
neler yapabiliriz birincisi Hemen şimdi
başlayın gerçekçi hedefler Koy
gerçekleştirdiğin her hedef için kendini
ödüllendir ve kendi planlama sistemini
oluşturur Çünkü ertelenen her şey bizden
daha da çok uzaklaşır

Bu videoda akıl hastalıklarından
bahsetmek istiyorum ruhsal
rahatsızlıklar da diyebileceğimiz bu
hastalıklar zihin hastalıklarıdır
insanlar akıl hastalıklarından bahsetmek
için birçok sözcük kullanırlar
insanların ruhsal hastalık psikolojik
veya psikiyatrik hastalık dediklerini
duyabilirsiniz genellikle tüm bunlar
aynı anlamı karşılamak için
kullanılmaktadır AKL Hastalıkları en
yaygın hastalıklardandır ve Akli
dengesizlik yani zihindeki
dengesizlikleri kapsar bu dengesizlik
stres ve yetersizlik yaratabilir Hatta
bazen intiharlara sebep olabilir ya da
kişinin diğer sağlık sorunlarını olumsuz
etkilemesi sonucu kişinin ömrünü
kısaltabilir zihinsel işlev bozuklukları
beyin tarafından gerçekleştirilen önemli
sinir sistemi işlevlerini etkiler Bu
işlevler biliş duygu ve bilinç olarak
sınıflandırılabilir ruhsal
rahatsızlıklar genellikle çevredeki
diğer insanlar tarafından davranıştaki
anormallikler le fark edilir bazen da
kişinin anlattığı deneyim bariz olarak
zihinsel bir bozukluktan
kaynaklanıyordur ruhsal rahatsızlıkların
sebepleri ve sınıflandırılması konusunda
birçok yöntem ortaya konmuştur
Biyomedikal ve biyopsikososyal
yaklaşımlar kapsayıcı ve kullanışlı
olanlar arasındadır bunları yazalım ilki
Biyomedikal İkincisi ise biyo
psikososyal biyo
psikososyal bu iki terimde de yer alan
Bio biyolojik kelimesinin
kısaltılmışıdır
bunları fiziksel Abnormal teler yani
olağan dışılık olarak değerlendiriyorum
fiziksel Abnormal teler
Bunlar beyin hücrelerindeki moleküllerin
Abnormal teleri olabilir ve beynin
işleyişini etkileyebilir ya da beynin
sinir hücrelerinin birbiriyle bağlanış
lınd ki problemlerden
kaynaklanabilir Biyomedikal yaklaşım bu
fiziksel yani biyolojik Abnormal teler
üzerinde
yoğunlaşmıştır biyopsikososyal
yaklaşımda akıl hastalıklarına sebep
olabilecek ya da bu rahatsızlıkların
sınıflandırılmasına yardımcı olabilecek
fiziksel Abnormal teleri de lendir aynı
zamanda psiko yani psikolojik ve sosyal
kültürel sebepleri
değerlendirir tüm bunlar Rahatsızlığın
sebebi olabildiği gibi hastalığın
sınıflandırılmasında da işe yarayacaktır
zihin rahatsızlıklarını sınıflandırırken
hangi yaklaşımı kullanırsanız kullanın
işiniz kolay değil Çünkü çoğu için
geliştirilmiş testler yok Varsa da
sayısı çok az beyin taraması veya kan
testleri gibi
ve teşhis klinik olarak semptom bulgu ve
belirtilere zaman dilimine Risk
sebeplerine ve
yani uluslararası hastalık
sınıflandırmasının kısaltılması dır bu
sistem Dünya Sağlık örgütünü dür w ho
yani World health organization
kısaltmasını yazıyorum Her ne kadar
Merkezi Avrupa'da da olsa çalışanlar tüm
dünyada ve tüm dünya için
çalışmaktadırlar diğer sistem DSM 5 tanı
ölçütleri el kitabının yani
kısaltılması Bu da Amerikan Psikologlar
Derneği Apa tarafından
çıkartılmıştır bu Dernek de Amerika
merkezlidir işte burası Tabii orada
çalışanlar da tüm dünyaya hizmet
etmektedir Bu iki sınıflandırma sistemi
birbirine benzese de aynı değiller
mesela DSM 5'te ICD 10'dan daha fazla
ana başlık yer almaktadır ICD 10'da 11
tane DSM 5'te ise 20 tane ana kategori
yer alıyor Bunun haricinde de
sistemlerin oluşturulmasında
farklılıklar görülmektedir
kaç ana başlık olduğu ve hastalıkların
sıralanışı da farklıdır bu giriş
videosunu sonlandırmadan önce bunların
dünya çapında ne kadar yaygın ve büyük
sağlık sorunları olduklarını göstermek
istiyorum ulusal sağlık enstitüsüne n'ye
göre ki o da Amerika merkezlidir her yıl
Amerika'da yetişkinlerin % 25'i en az
bir akıl hastalığının kriterlerinden
birine uygunluk
gösteriyor Amerika'daki yetişkinlerin %
6'sı stres veya yetersizlik yaratan
ciddi derecedeki akıl hastalıklarının
kriterlerinden birine uygunluk
gösteriyor Hatta bazı kişiler birden
fazla sayıda rahatsızlık yaşıyor
olabilir yani bu rahatsızlıklar çok
yaygın ve genel halk sağlığı üzerinde
oldukça büyük etkiye sahip

Bu videoda sinir sistemimizin yapısını size
ana hatlarıyla anlatmaya çalışacağım arkadaşlar.
Sinir sistemimiz yapısal olarak iki ana bölümden
oluşuyor.
Bunlardan ilki “merkezî sinir sistemi”…
İkincisi ise “periferik” ya da “çevresel
sinir sistemi” diye adlandırılıyor.
Merkezî ve çevresel sinir sistemleri kendi
içlerinde de ikişer ana bölüme ayrılıyor.
Merkezî sinir sisteminin büyük bölümünü
beyin oluşturuyor.
Yerini bildiğinizden eminim, ama yine de
işaretleyelim.
Diğer ana parça ise “medulla spinalis”
ya da “spinal kord”…
Ama biz onu daha çok “omurilik” adıyla
biliyoruz.
Bunu da farklı bir renkle işaretliyorum.
Omurilik, omurganın iç kısmında kafa tabanından
bele kadar uzanan
ve sinir dokularından oluşan ince bir kanaldır.
Aslında beyin de irili ufaklı birçok parçadan
oluşuyor,
ama endişelenmeyin, sadece belli başlılarından
söz edeceğim.
Bu resimde beyni sol tarafından görüyorsunuz.
Beynin en üst ve büyük parçasını oluşturan
bu yapının tümüne “serebrum”
ya da “büyük beyin” deniyor.
Burada farklı bölümler farklı renklerle
gösterilmiş.
Bu da serebrumun üstten görünüşü; tabii
bu resimde alttaki kısımları göremiyoruz.
Gördüğümüz gibi büyük beyin tam ortadan
iki eşit parçaya bölünmüş durumda.
Bu sağ ve sol yarılara “serebral hemisfer”,
ya da “beyin yarıküresi” diyoruz…
Bu isim birer yarım küreyi andırdıkları
için konmuş.
Bu resimde ise beynin iç yapısı gösteren bir kesit var.
Sanki beyni, sol ve sağ yarıkürelerin birleştiği
şu çizgiden kesip ikiye ayırmışlar gibi.
Aslında gördüğümüz şey sol yarıkürenin
iç kısmı, ama biz bu taraftan bakıyoruz.
Tüm bu kıvrımlı yapı serebruma ait; ya
da en azından bir yarıküresine.
Nisbeten küçük olan alt taraf ise iki ana
parçadan oluşuyor.
Parçalardan biri, şu etrafını çizip belirgin
hâle getirdiğim kısım,
tam şuradan spinal kord’a yâni omuriliğe
bağlanıyor.
Adı da “beyin sapı”; ama kimi zaman
“beyin kökü” de denir.
Yâni serebrum ve omuriliği birbirine bağlayan kısım.
Tabii bu resimde omuriliği şuradan kırpmışlar.
Beyin sapına gelecek olursak, beyin sapı da yapısı îtibârı ile üç
ana kısımdan oluşuyor.
Serebrum’a bağlandığı şu en üst kısma
“orta beyin” deniyor…
Orta beyinin hemen altındaki şu bölüme
de “pons” adı verilmiş…
Yazalım; P, O, N, S… pons.
En altta ise omuriliğe açılan bölüm yer
alıyor; Latince adı “medulla oblongata”…
Fakat biz onu daha çok “omurilik soğanı”
olarak biliyoruz…
Sıra geldi serebrum’un alttaki ikinci
ana bölümüne; arka taraftaki şu büyük kısım.
Beyin sapının hemen arkasında ve onunla
bağlantılı.
Bu parçaya da “beyincik” ya da “serebellum”
deniyor…
Beyni oluşturan yapılar kimi zaman embriyo
döneminde oluşan
ilk yapıların adlarıyla anılıyor.
Bu çizim insan embriyosunda ana parçaları
şekillenen bir beyni gösteriyor.
En önde yer alan bu kısıma, tahmin edilebileceği
gibi “ön beyin” deniyor.
Daha uzun adıyla da “prosensefalon”.
Ön beynin hemen arkasındaki kısmı hatırlıyoruz:
“orta beyin”…
Ya da uzun adıyla “mezensefalon”.
Orta beynin arkasında kalan bölüme de “arka
beyin” ya da “art beyin” deniyor.
Latince karşılığıyla da bunun “rombensefalon”.
Embriyodaki bu ön beyin bir süre sonra şurada
gördüğümüz serebrum’a dönüşecek.
Orta beyin ise beyin sapının bu en üst
bölümünü oluşturacak, ama adı değişmeyecek.
Geriye kalan tüm bileşenler de arka ya da
art beyinde şekillenecek.
Yâni pons, omurilik soğanı ve serebellum.
Beynin yapısından söz ederken bu isimleri
kullanan birilerini görürseniz yadırgamayın;
çünkü her biri embriyo döneminde gelişen
sinir sisteminin ana parçalarına âit.
Şurada omiriliği gösteren bir çizim var.
Omurga boyunca uzanan ince ve silindirik bir
kanal.
Ve o kanaldan çıkan birtakım yapılar mevcut;
biraz da onlardan bahsedeyim.
Merkezî sinir sistemi ana hatlarıyla sözünü
ettiğim bu parçalardan oluşuyor.
Bunların dışında kalan diğer tüm sinir
sistemi bileşenlerine de “periferik”
ya da “çevresel sinir sistemi” diyoruz.
Merkezî sinir sistemine “merkezî” denmesinin
sebebi
gerçekten de vücudun tam ortasında yer
alıyor olması.
Aynı şekilde çevresel sinir sistemi de
tüm vücudumuzu çevreleyen bir sinir ağı durumunda.
Çevresel sinir sistemi temelde iki farklı
yapıdan oluşuyor.
Bunlardan ilki sinirler...
Bu lif benzeri upuzun yapılar bir elektrik
şebekesi gibi tüm vücudumuzu sarıp sarmalıyor.
Sinirler “akson” adı verilen nöron,
yâni sinir hücresi uzantılarını taşıyor.
Çevresel sinir sisteminin ikinci büyük
bileşeni ise “gangliyon” denen yapılar…
Latin kökenli bu ismin çoğul hâli “ganglia”
olsa da
ben “gangliyonlar” demeyi tercih ediyorum.
Gangliyonlar sinirlere tutunan yumru biçiminde
yapılardır
ve içlerinde sinir hücresi çekirdekleri
bulunur.
Hazır omurilik resmi varken size göstereyim…
Şurada, omirilikten çıkan sinirleri görüyoruz.
Bahsettiğim yumrular da bunlar.
Çevresel sinir sistemindeki bazı sinir hücrelerinin
çekirdeklerini barındıran bu gangliyonların,
ve sinir lifleri boyunca ilerleyen bu aksonların
görevi
çevresel sinir sisteminden merkezî sinir
sistemine bilgi aktarmaktır. Yani bir nevi taşıyıcı gibi..
Şöyle gösterelim,, bilgi akışı şu yönde
gerçekleşiyor.
Merkeze doğru bilgi aktarımı sağlayan
bu nöronlara
“aferent” ya da “duyusal nöronlar”
adı veriliyor.
Bir de tam aksi yönde hareket eden sinir
hücreleri ve aksonlar var.
Onların görevi de merkezî sinir sisteminden
çevresel sinir sistemine bilgi transferi sağlamak.
Aksonları bu yönde iletim sağlayan sinir
hücrelerine de “eferent”
ya da “motor nöronlar” deniyor.
Dediğim gibi, vücudumuz bu periferik sinirlerle
çepeçevre kuşatılmış durumda.
Sanırım artık bu basit şemayı tamamlayacak
diğer iki bileşenden bahsedebilirim.
Bu temel bileşenlerin ilki “kranium”dan
yâni kafatasından çıkan kafa sinirleri;
diğer adıyla da “kraniyal sinirler”.
Direkt olarak beyinden çıkan bu sinirler
dallanıp budaklanarak
baş ve çevresinde çeşitli bölgelere yayılıyor.
Aralarından onuncu kafa siniri “vagus”
ise doğrudan iç organlara uzanıyor.
İkinci temel bileşen “periferik sinirler”,
diğer adıyla da “spinal sinirler”dir.
Bu sinirler de omurganın farklı segmentlerinde
omurilikten çıkarak
vücudun dört bir yanına yayılırlar.
Buraya göstermelik birkaç tane çizdim ama
gerçekte sayıları çok daha fazla.
Bu sinirler vücudun her iki tarafına doğru,
zıt yönlü çiftler hâlinde çıkıyorlar.
Periferik ya da çevresel sinir sisteminde
12 çift kraniyal sinir,
31 çift de spinal sinir bulunuyor.
Şu omurilik resmine tekrar bakalım,
spinal sinirlerin aslında
bu iki ana parçadan oluştuğunu görüyoruz.
Bu parçalara “spinal sinir kökü” deniyor;
bir kök önde, diğeri ise arka tarafta.
Bu resimde arka taraftan görüyoruz.
İşte burada, arkadaki sinir kökü ve gangliyonları.
Merkezî sinir sistemine bilgi götüren duyusal
nöronların kullandığı yol
arka taraftaki spinal sinir kökleridir.
Merkezden gönderilen bilgileri vücudun en
ücrâ köşelerine kadar taşıyan
“eferent” ya da motor nöronlar ise bu
öndeki spinal sinir köklerini kullanırlar.
Sonra, bu iki spinal sinirlerde buluşuyor
ve “karma sinir” adı verilen duyusal
ve motor nöronların bir arada bulunduğu sinir liflerine dönüşüyorlar.
Bu sinirler “proksimal” yâni vücudun
merkezine
yakın noktalardan, “distal” yâni merkezden
uzak uçlara doğru yol alırken
dallanıp budaklanmaya başlıyor.
Tıpkı gövdeden uzaklaştıkça incelip
küçülen
ve yapraklara vardığında birer damar hâlini
alan ağaç dalları gibi,
bu sinir dalları da merkezden uzaklaşıkça
inceliyor inceliyor ve kılcal hâle geliyor.
Kılcal damar dediğimiz arkadaşlar.
Kat ettikleri yol oldukça uzun ve vücudun
her yanına ulaşabildikleri için kılcallaşmaları şart.
Bu proksimal bölgelerde gâyet kalınlar
ve çıplak gözle bile görülebiliyorlar.
Oysa el ve ayak parmakları gibi distal ya
da uzak bölgelerde sinirler mikroskobik boyutta.
Bu sâyede tüm vücudu merkezî sinir sistemine
bağlayan
oldukça karmaşık bir sinir şebekesi oluşuyor.
Bu yapılanma neredeyse tüm kraniyal ve spinal
sinirler için geçerli.
Ah!
Az daha unutuyordum!
Kraniyal sinirleri gösteren şu resim!
Burada beyni alt tarafından görüyoruz.
Şu uzun çizgiler hâlinde görünen şeyler,
beyinden çıkan kraniyal sinirler ya da
diğer adıyla kafa sinirleri.
Bunlar kafatasından geçerek başımızın
ve vücudumuzun çeşitli yerlerine uzanıyor.
Yine de bu 12 çift kafa sinirini tek tek
işâretlemeye hiç niyetim yok.
Evet, sinir sistemimizin yapısı ana hatlarıyla
böyle;
ama daha anlatılacak  daha yığınla şey var.
O hâlde bu seferki tanışma faslı olsun;
ayrıntılar sonraki videolara kalsın.

Kendi işini kurmak istiyorsun ama
nereden başlayacağını bilmiyorsun.
Üstelik sermayen de yok. Sana destek
veren böyle güçlü bir çevren de yok.
Yani türkçesiyle hem çulsuzsun hem
torpilsiz. Türkiye için oldukça kötü bir
kombinasyon. Ama yine de kendi işini
kurabilirsin. Hem de çok başarılı bir iş
kurabilirsin. Bu işten çok para
kazanabilirsin. Kendini iyi
hissedebilirsin ve sevdiğin bir şeyi
yapabilirsin. Nereden mi biliyorum?
Öncelikle kendinden biliyorum. Haddin Aş
Kulübünün hikayesinden biraz sonra
bahsedeceğiz. Şu anda 5.000 üzerine
üyemiz var. Sıfır sermayeyle kurdum.
bugünün imkanlarından, teknolojilerinden
ve fırsatlarına ayarlandım. Bunları sana
da öğreteceğim biraz sonra. Ama mesele
ben değilim. Benden çok daha büyük
örnekler, hikayeler de var. Mesela
birazdan sana bir girişimcinin tek günde
tanesi 30 dolardan 2.917.443
adet kitap sattığını anlatacağım.
Neredeyse 3 milyon kitap, 100 milyon
dolar ciro. Gin rekorlar kitabına
girdiler. İddiam şu: bugün sıfır
sermayeyle ve sıfır torpille büyük işler
kurulabilir. Bunun yolu güçlü bir
kişisel marka oluşturmaktan geçiyor.
Eğer bu videoyu sonuna kadar izlersen
kişisel markaya dayalı bir iş nasıl
kuruluru sana adım adım anlatacağım.
Aslında bu bir yolculuk. İsminin
etrafında belli bir alanda bir güven
inşa ediyorsun. Buna kişisel marka
diyoruz. Sonra o güveni fırsatlara ve
paraya çeviriyorsun. Bu kadar basit.
İşte basit ama kolay değil. Çoğu insan
bunu yapamayacak. Neden? Çünkü çoğu
insan yeterince çalışkan değil. Çoğu
insan konforundan vazgeçmek istemiyor.
Çoğu insan yeterince sabırlı değil. Ve
belki de en önemlisi çoğu insan
korkuyor. Başarısız olmaktan korkuyor.
Elem ne derden korkuyor. Boşa zaman
harcamaktan korkuyor. Eğer onlardan
birisi değilsen, cesursan, çalışkansan,
sabırlıysan bu video tam sana göre. 15
dakika sonra aşağı yukarı kişisel
markaya dayalı bir iş nasıl kurulurun
bütün detaylarını öğrenmiş olacaksın ve
sana oldukça işine yarayacak bir yol
haritasına sunacağım. Detaylara girmeden
önce senden tek bir ricam var. Bir like
istiyorum senden. Niye? Daha fazla insan
bu videoyu görebilsin diye algoritma
daha çok seviyor öyle videoları ve
böylece daha fazla insan bu ülkemizin
güç koşullarında kendi işini kurma
yolculuğuna sermayesi olmasa da torpil
olmasa da çıkabilsin diye. Hazırsan
başlıyoruz. Tabii ilk anlamamız gereken
şey kişisel marka demek. Ne demek? Benim
tanımımla çok basit aslında kişisel
marka. Sizin adınız duyulduğunda
insanların zihninde ne beliriyor? Bunda
üç boyut var. Ne çağrıştırıyor? Nasıl
bir duygu uyandırıyor? Ve nasıl bir
güven yaratıyor? Doğru şeyi
çağrıştırıyorsa, doğru duyguyu
yaratıyorsa ve güven uyandırıyorsa
kuvvetli bir kişisel markanız var.
Yanlış anlamayın. İlla kişisel markanız
üzerinde profesyonel olarak çalışmanız
gerekmez. Şu anda da bir kişisel
markanız var zaten. Sadece bunu bilinçli
olarak yaratmadınız. İş yerinizde sizi
çalışkan, güvenilir birisi olarak
tanıyorlar veyahut da biraz uçarı birisi
olarak tanıyorlar. Slayt hazırlamak
konusunda veya Excel tabloları konusunda
uzman olduğunuza inanıyorlar. Strateji
konuşacaksak o arkadaşla konuşmak iyidir
diyorlar. İşte bütün bunlar kişisel
marka unsurları. Fakat bunlar yıllar
içinde kendi kendine oluştu. Kişisel
markaya bunu dönüştürecekseniz biraz
tasarlayıp ciddi bir iletişimle,
istikrarlı bir iletişimle karşıya
aktarmanız lazım. Dediğim gibi üç unsuru
var. Birinci unsur neyi çağrıştırıyor
sizin isminiz? Mesela girişimcilikle
ilgili konuları mı çağrıştırıyor?
Finansal okur yazarlığı mı
çağrıştırıyor? Motivasyonu mu
çağrıştırıyor? Mühendisliği mi
çağrıştırıyor? Yoksa belli bir hobi
alanıyla mı tanılıyorsunuz?
Anılıyorsunuz mesela bana bakarsanız ben
özellikle Nazda'a Amerikan teknoloji
şirketlerine yatırım yapmamla
tanınıyorum. Çarıştırdığım konu bu. Bunu
seçmeniz çok çok önemli. Çünkü
insanların zihnine bir markayı
kazıyacaksak uzun süre aynı şeyi sürekli
çağrıştırmamız lazım. Evet, benim markam
biraz genişledi. Şu anda mesela bugün
bir teknoloji hisesi konusunda veya
Amerikan borsası konusunda konuşmuyorum.
Başka bir alanda konuşuyorum ama bu bir
süre sonra elebileceğiniz bir durum.
Başlangıçta çok odaklanmanız lazım. Beni
uzun yıllardır takip ediyorsanız eminim
farkındasınız. 2-3 yıldır sadece
Amerikan teknoloji şirketlerine naz
nasıl yatırım yapılır? Amerikan
ekonomisi nasıl gidiyor? O bizim
şirketlerimizin hisse senedi değerleri
nasıl etkiler? Hep bu konularda konuştum
ve bence Türkiye'de Nazdak denince,
teknoloji denince en çok tanınan insan
haline geldim. Birinci odaklanmanız
gereken mesele bu. Ve dediğim gibi tek
bir alanı seçin. Onla bağlantınızı çok
kuvvetlendirin. Daha sonra ileride
genişleyebilirsiniz. Ama unutmayın
insanların zihinleri çok tembel. Birkaç
şeye birden dağılırsanız insanlar sizin
neyle alakalı olduğunuzu bilemeyecektir.
Onlarla bir şey çağrıştırmayacaksınız.
İkinci mesele duygu. Karşı tarafa
kendini nasıl hissettiriyorsunuz? Çok
çok önemli. Çünkü insanlar evet
mantıkla, bilinçle dünyaya baktıklarını
iddia ediyorlar ama aslında duygularla
davranıyorlar ve kendilerini birisinin
yanında iyi hissederlerse, rahat
hissederlerse ona olan güvenleri de
artıyor. O yüzden karşı tarafa nasıl bir
duygu aktarıyorsunuz? Cesaret mi, merak
mı, netlik mi, incelemeyi seven, bilgiyi
seven birisi olma duygusu mu? Neyi
aktarıyorsunuz? Çok çok değerli. Kendi
adıma herhalde ben şöyle duygular
yaratıyorum. Biraz aksi bir adamım. Yani
öyle bana sataşırsanız sosyal medyada
pek hoş karşılamıyorum. Öte yandan
meraklıyım. Bir şeyi konuşuyorsam onu
bayağı araştırmış oluyorum. Biraz
asiyim. Alışılmış şeylere pek razı
olmuyorum. Mesela finans konusunda
ezberci kavramını getirdim. İnsanlar hep
aynı ezberleri söylemesinden çok
sıkılıyorum ve hep onların arkasına
bakıyorum. R duygular herhalde kabaca
bunlar. Yani insanlar beni dinlemeye
geldiklerinde böyle çok yumuşak,
şefkatli, sakin bir adam beklemiyorlar.
Muhtemelen daha heyecanlı, böyle
bildiğini dümdüz söyleyen, merak eden,
araştıran, bir şeylere de isyan eden bir
insan olarak görüyorlar. İşte bu bir
duygu bütünü. Bunu şu ana kadar yönettim
mi aktif pek değil ama dediğim gibi
neyseniz öncelikle o yansıyor ve zaten
kendinizin dışında yani mevcudunuzun
dışında böyle bir sahte markayı ötü
sıtıyor biraz. O nedenle de neyseniz onu
yansıtmak daha faydalı, daha samimi,
daha otentik oluyor. Burada mühim olan
neyse bu duygu senin her paylaşımında,
her videonda, podcastinde karşı tarafın
bu duyguyu alması ve bunu pekişmesi
önemli markanın kuvvetlenmesi için.
Üçüncü ve en önemli unsur da güven. Sana
güvenmesi lazım. Şimdi güven deyince de
bu nasıl oluşur? Altta da bazı faktörler
var. Mesela bir tanesi kanıtlar lazım.
Ben Amerikan Teknoloji şirketleri
konusunda konuşuyorsam bunlara yatırım
konusunda geçmişte başarılı örneklerimin
olması lazım. İşte palantir gibi, Sofay
gibi çok başarılı yatırımlarım var.
Bunlar birer kanıt. Yani bu adam doğru
teknoloji firmasını seçiyor. Doğru
zamanda giriyor. İyi yatırımlar yapıyor.
Tutarlılık çok çok önemli. Aynı şeyleri
söylüyor olmak, bir önceki gün
söylediklerinizin üzerine ekliyor olmak,
aynı tezleri savunmak. Bu çok çok önemli
ve bunu tutarlı, düzenli, yüksek bir
ritimle gerçekleştirmek önemli. O zaman
karşı taraf ancak o mesajı alıyor ve
üçüncü boyutunda tabii nasıl bir
karaktersiniz? Yani dürüst birisi
misiniz yoksa kaypak birisi misiniz?
Sözünüzde duruyor musunuz? Sözünüzün
arkasında mısınız? Değil misiniz? Bütün
bunlar da çok çok önemliler. Mesela
kendi adıma hatalarımı kabul ediyorum.
Dışarıda suç aramıyorum. Seçtiğim bir
hissede işler kötü gittiyse benim
hatamdı diyorum. Yani bunlar karşı
tarafta güven yaratan önemli faktörler.
Ama bu üçünün bir arada olması lazım.
Güven dediğimiz şey için kanıtlar lazım.
Somut tutarlılık lazım ve düzgün bir
karakter gerekiyor. Bunu yıllar boyunca
yaptığınız zaman da bu çok kuvvetli hale
gelmeye başlıyor. Türkiye'den güzel
örneğimiz sevgili Tunç hocamız, Tunç
Çatıroğlu hocamız yıllardır çok
istikrarlı videolar üretiyor ve bence
pek çok insan Tunç hocama çok
güveniyorlar. Çünkü bir düzeni var.
Yıllara yayılan istikrarı var. şeffaf
sözünde duruyor. Doğruyu söylüyor. Yani
Türkiye gibi zor bir ülkede bile
ekonomiyle ilgili yanlış gördükleri
varsa onları da söylüyor. Bütün bunlar
da Tulç hocama bir güven yaratıyor. Onun
kişisel markasını kuvvetlendiriyor.
Bence buradaki hedefimiz temelde bu
kişinin söylediklerine ben güvenirim
arkadaş. Ondan bir şeyler öğrenebilirim.
Onun önerdiği şeyler iyi çıkar. Bu adam
bana kazık atmaya çalışmaz. Yani bu
duyguyu verdiğiniz zaman hem bilginizle
hem dürüstlüğünüzle, karakterinizle,
şeffaflığınızla, sözünde durmanızla işte
o zaman kuvvetli bir güven kişisel
markasına dönüşmüş oluyorsunuz. Peki çok
güzel. Kişisel marka böyle bir şey. Peki
bu paraya neden dönüşüyor? Çok basit
aslında bunun sebebi. İnsanlar ürünleri
değil onun arkasındaki insanları satın
alırlar. Bu büyük markalar için bile
geçerli. Mesela Tesla'yı düşünün. Tesla
3-4 yıl öncesine kadar Amerika'da,
Avrupa'da özellikle böyle çevreye
duyarlı, daha sosyal yönü kuvvetli
insanlar için çok kuvvetli bir markaydı.
Çünkü İran Musk'ın öyle olduğunu
düşünüyorlardı. İran Mask çevreye
duyarlı, elektrikli otomobiller,
insanlığa duyarlı, insanlığı uzaya
götürmeye çalışıyor. Çok hoşuna
gidiyordu geniş kitlelerin. Daha sonra
biliyorsunuz siyasete çok bulaştı.
Siyasette de Trump gibi biraz böyle
ayrıştırıcı bir figürle çok işbirlikleri
yapınca bu kesim inanmazsan soğudu ve
Tesla'nın satışları düştü. Araba hala
aynı araba. Yani eskisinden daha kötü
değil. Hatta daha iyi muhtemelen. Ama o
arabaları üreten insanı onun değerlerini
artık insanlar benimsemediği için
vazgeçtiler Tesla'dan. E kişisel
markalarda bu daha da önemli hale
geliyor elbette. Eğer o markanın
arkasındaki insana güveniyorsak o bir
eğitim satıyorsa onu almak kolay hale
geliyor. O bir kitap öneriyorsa onu
almak kolay hale geliyor. Böyle
pazarlama yolculuğunu çok çok
kısaltıyor. Neden? Çünkü güçlü bir
kişisel marka bir kere görünürlük
sağlıyor. Yani bugün ben eminim
Türkiye'de Nazlığa yatırım yapmak
isteyen, Amerikan şirketlerine yatırım
yapmak isteyen insanlar bir Boro Özkent
ne diyor? Bir bakalım diyorlar. Çünkü
beni çok yerde görüyorlar. E güven
yaratıyor. İşte risk algısı azalıyor.
Çünkü insanlar aldıkları kararlarda risk
almayı sevmiyorlar. Kararım yanlış
çıksın istemiyorlar. güvenlikleri bir
insanın önerisiyle bu kararı aldıkları
zaman işleri biraz daha rahat oluyor ve
bu da gelir yaratıcı bir şey haline
geliyor. Kişisel kanın sahibi için
insanların dikkatini çekiyorsak,
kalabalıklardan kendimizi
ayırabiliyorsak ve güven yaratıyorsak
insanlar artık her türlü teklifimize
daha sıcak bakıyorlar. Kitaplarımıza,
kurslarımıza, danışmanlık
hizmetlerimize, bir topluluğa hadtin aç
topluluğu gibi topluğa katılım fikrine,
onlara satacağımız yazılımlara her şeye
çok daha sıcak bakmaya başlıyorlar. Bu
nedenle sermayeniz ve torpiliz yoksa
yapmanız gereken şey kesinlikle kişisel
markanızı inşa etmek. Çünkü bu iki
meseleyi birden çözüyor. Hatta çoğu
zaman büyük bir sermayenin satın
alamayacağı temel mesele olan güveni
satın alabiliyor. Bu anlattıklarımı
müthiş bir örnekle pekiştirmek
istiyorum. Alex Hormzi'den bahsedeceğiz.
Hatırlarsanız videonun başında bir
vatandaşın bir günde 3 milyona yakın
kitap satıp 100 milyon dolar ciro elde
ettiğinden bahsetmiştim. İşte o kişi
Alex Ormozi. Orm Amerika'da bir
girişimci aslında bir spor hocası. Önce
kendine ait bir spor sanı açıyor. Daha
sonra bunu bir zincire dönüştürüyor.
Bunu satıyor. Buradan gelen parayla
acquisition.com bir şirket kuruyor.
Burada yaptıkları şey küçük şirketler
satın alıyorlar. Onların satış
sistemlerini, pazarlama sistemlerini,
liderlik modellerini, yönetim
anlayışlarını değiştiriyorlar.
Şirketleri büyütüyorlar. Daha sonra da
bunları satıyorlar ve işte buradan da
para kazanıyorlar. Yeni yaptıkları işte
bu. Ekoz. Alex Ormozi bütün bu
yaptıklarını bizlerle paylaşıyor
yıllardır. Yani bir şike satın aldığında
paylaşıyor. O günkü bir toplantısına
bizi katıyor. Sonra eğitsel videolar
yapıyor. Mesela satın aldıkları bir
şirketi nasıl büyüttüklerini anlatıyor.
Yıldığı yerleri anlatıyor. Yıllardır
bize iyi bir iş yönetimi nasıl olur?
küçük bir şirket nasıl büyütülür
konusunda müthiş ipuçları veriyor.
Bunlarla beraber Alex bize kişisel
hayatını da açıyor. Leyla hormozuyla
evliler. O da bu kişisel gelişim
alanında yatırımcılık ve girişimcilik
alanında çok güzel içerikler üreten bir
insan. Onların hayatının tamamına
katılıyoruz. Onlarla beraber bütün o
yolcunun içerisindeyiz. Bu yolcunun
içinde olmak, onların başarılarını,
başarısılarını izlemek, yaşamlarını
görmek işte bizde güven yaratıyor. Alex
Ormaz'ı bütün bu güveni iki tane bir
canlı yayına eklemlendirdi. Adeta
Ağustos ayında dev bir canlı yayın
yaptılar ve bu canlı yayında o kitabını,
kitabın adı da 100 Million Dollar Money
Models diye yani 100 milyon dolarlık
para modelleri diye girişimcilikte nasıl
başarılı olur, nasıl satış yapılır,
nasıl pazarlama yapılır anlatan bir
kitap. Aslında bunu büyük bir çevrim içi
canlı toplantıda sundu. Binlerce insan
katıldı ve işte orada 3 milyona yakın
kitabı sattı. Tabii ki o günün
içerisinde de bazı şeyleri çok yaratıcı
yaptılar. Bir sürü yeni şey öğrendik
orada da. Ama esas önemli olan güveni
nasıl inşa ettiler ki insanlar Alex 30
dolarlık kitap teklifini hiç düşünmeden
kabul ettiler ve hemen kitabı aldılar.
İşte kişisel marka böyle muazzam bir
şey. Peki Alex Hormoz bu güveni nasıl
yarattı? İçerikle. İçerik kişisel
markanın temeli. Alex Hormzi 23 yıldır
ciddi bu işe yatırım yaptı. Bizi her gün
farklı formatlı içeriklerle buluşturdu.
Uzun YouTube videoları, kısa YouTube
videoları, podcast'ler, yazılı
paylaşımlar, LinkedIn, Twitter, başka
insanlarla ortak toplantılar,
görüşmeler, başkalarının podcastlarına
konuk olma yüzlerce yerde karşımıza
çıktı diyebilirim. Ve bütün bunların
sonunda işte o müthiş sermayeyi yani
kişisel marka sermayesini birleştirdi ve
tek günde 100 milyon dolarlık kitap
satıp Guines Rekorlar kitabına girdi. Bu
model Türkiye'nin de işe yarıyor. Yani
100 milyonlar kazanmıyoruz belki ama işe
yarıyor. Biz de Haddin Aşk kulübünde çok
başarılı bir yere gelmiş durumdayız. Ve
kabaca Alex Ormozi'ya benzeyen bir
yoldan aslında ilerledik. Yıllar boyunca
içerik paylaştık. Bu içeriklerle yavaş
yavaş güven inşa ettik. Sonra da bunu
paraya dönüştürmenin yollarını bulduk.
Eğer kafanıza yatmışsa şu ana kadar
kişisel marka meselesi, onun yolculuğu
nedir? Markayı nasıl yaratırız? Bunu
paraya nasıl dönüştürürüz? Bir de ona
bakalım. Markaya yaratmadan önce
kendinize şu üç soruyu bir sormanız
gerekiyor. Hatırlayın. Ben neyi
çağrıştıracağım? Hangi alan uzmanı
olacağım? Ben insanlarda nasıl duyguda
yaratmak istiyorum? Ve insanlarda güveni
nasıl yaratırım? Buna biraz kafa
yormanız gerekiyor. Birinci adım bu.
Çünkü karşı tarafa bilginize
aktaracağınız güven yaratacağınız şey
içerik. İçerik üretirken de kendinizi
rahat hissettiğiniz platformla başlayın.
Enkilisi elbette video. Çünkü videoda
jestler, mimikler, ses, bakışlarımız,
içinde olduğumuz ortam bütün bunlar da
karşıya akıyor ve daha derin bir ilişki
kurmak için bütün bunlar önemliler. Ama
belki videoya biraz çekiniyorsunuz,
belki ekipmanınız yok, altyapınız yok,
biraz ürküyorsunuz bundan yazıyla da
başlanabilir. Burada mühim olan yoğun
içerik üretmek. Yani istediğiniz
platformu seçebilirsiniz. yazılı, video
hepsi olur ama neyi seçerseniz seçin
istikrarlı, düzenli üretim yapmanız
lazım. Öyle ben bir videoya yaptım ik
sonra bir tane daha yaparım. İşte dün
bir paylaşım yaptım ama bir haftadır
paylaşım yapmıyorum. Bunlar sizi kişisel
marka olmaya götürmez. Çünkü temponuz,
ritminiz çok önemli ki karşı tarafın
kafasında bütün o üç faktör çağrışım,
duygu ve güven meselesi oturuyor olsun.
Bu içerikler tamamen ücretsiz olmalılar.
İlk başta canlı yayınları da işin içine
katabilirsiniz. Özellikle video
kullanıyorsanız veya Twitter'daki sessiz
canlı yayınlar da önemli. Çünkü orada da
karşı tarafla birebir etkileşime
giriyorsunuz. Bu da markanın karşı
tarafa aktarılması açısından çok çok
önemli. İkinci aşamada karşı taraftan
bir şey istemeniz lazım. Çünkü karşı
taraftan bir şey istediğinizde onu
yapıyorsa o güven ilişkisi kuruluyor
demek. Biz hadin aç kuruü kurarken karşı
taraftan ilk istediğimiz şey e-posta
adresleri olmuştu. Nasıl yapmıştık? bazı
kitapçıklar hediye etmiştik ama o
kitapçığı alabilmesi için karşı tarafın
e-postasını vermesi gerekiyordu. Bir
bülten yaratmıştık. Haftalık bir bülten.
Hatta ilk başta günlük bir bültendi. Bir
kişisel gelişim bülteni. Ona üye
olabilmek için ücretsizdi. O
e-postalarını vermeleri gerekiyordu. Bir
e-posta sistemi kurmak çok önemli. Bir
bülten sistemi kurmak çok önemli. Çünkü
karşı tarafla artık birebir bir ilişki
kuruyorsunuz. un posta kutusuna
ulaşabiliyorsunuz ve karşı tarafta size
olan güvenini gösteriyor. Daha sonra
karşı tarafa bazı ufak tefek parasal
tekliflerde bulunmak lazım. Küçük
başlayın ama tavsiyem o. Mesela deyin ki
bu hafta sonu şöyle bir eğitim
yapacağız. Düşük bir fiyatla
başlayabilirsiniz. Karş kolayca onu
satın alabilsin ve ilk eğitiminize
gelsin. Eğer para vermeye niyetli
insanlar varsa doğru yolda gidiyorsunuz
demektir. Çünkü güvenmediğimiz kimseye
paramızı vermeyiz. Bu basit bir eğitim
olabilir, bir kitapçık olabilir, yayın
olabilir, her şey olabilir. Mühim olan
ufak tefek de olsa bir şeyler satmak.
Daha sonra adım adım sattığınız şeyleri
büyütmelisiniz. Belki daha kapsamlı
eğitimlere geçmelisiniz. Daha kişisel,
birebir, koşluk, mentorluk gibi yerlere
doğru gitmelisiniz. Gittikçe daha büyük
paketleri satmalısınız. Ve bütün
bunların sonunda inşallah bir gün Alex
Ormoza gibi belki bir günde milyonlarca
liralık, dolarlık neyse kitap
satacaksınız karşı tarafa. veyahut da
bizim örneğimizde olduğu gibi 5.000
kişilik devasa bir kulüp oluşturacaksın.
Ama dediğim gibi bunun adım adım gitmesi
gerekiyor ve ilk adım ne olursa olsun
içerik. Şimdi burada tabii şu soru hemen
karşımıza çıkıyor. Hocam ne konuda
içerik üreteceğiz? Benim gibi meraklı
olduğunuz bir alan varsa işiniz daha
kolay. Uzmanlaştığınız veya öğrenmeye
çalıştığınız, geliştiğiniz bir alan
varsa işiniz daha kolay. Eğer böyle bir
alan yok diyorsanız konunun kendisi bu
yolculuk olabilir. Diyebilirsiniz ki ilk
videonuzda ben kişisel markamı yaratmak
istiyorum. Nereden başlayacağımı da çok
bilmiyorum. İşte ilk videoyla
karşınızdayım. Böyle başlayabilirsiniz.
Çünkü insanlar bu yolculuklara eşlik
etmeyi gerçekten çok seviyorlar. Bu
nedenle eğer aklınızda somut bir konu
yoksa bu yolculuğun kendisini konu
edinebilirsiniz ve insanlara dersiniz ki
ben bir kişisel marka yaratmak
istiyorum. Boro hocadan dinledim. Hoşuma
gitti fikir. İlk videom bu. Ne hakkında
konuşacağımı da çok bilmiyorum. Ne
dersiniz? Ve inanın bana aralarından
birkaç kişi önce tanıdıklardan
başlayarak size tepki verecektir. Bir
şeyler söyleyecektir. Oradan sohbet
gelişecektir. Ama eğer bu işi gerçekten
profesyonel ve hızlı bir şekilde
yapacağım diyorsanız insanların büyük
problemlerinin olduğu alanlarda içerik
üretmek ve o alanda bir kişisel marka
haline gelmek daha iyi sonuç verir.
İnsanların en büyük dertleri nedir?
Finansal dertlerdir. Değil mi? İşte
benim seslendiğim alanlar sağlıkla
ilgili konulardır, ilişkilerle ilgili
konulardır, sosyal statü ile ilgili
konulardır, eğlence ile ilgili
konulardır. Yani insanlar nereye daha
çok para ve zaman harcıyor belli. Nereye
daha çok kafa örüyorlar. O alanlarda
çözümler getirmek, o alanlarda tanınan
bir marka olmak daha iyi ve her şeyi
öğrenebilirsiniz. Özellikle yapay zeka
varken burada son sözlerim de yapay zeka
ile ilgili olsun. Yapay zeka bu süreci
sizler için çok kolaylaştırabilir. Ben
yapay zekayı çok etkin kullanıyorum.
içerik fikirleri bulmak konusunda,
içeriklerin bir bölümünü yazmak
konusunda ve bu sayede daha evvel
düşünemediğim kadar çok şeyi üretmeye
başlıyorum. Sonra bunları deniyorum,
tutanlarda derinleşiyorum. Yani biraz
denemeye de açık olmak lazım. Benim
içerik metodolojimde bir şeyi önce bir
Twitter'da paylaşmak var. Twitter'da çok
ilgi görürse anlıyorum ki bu pek çok
insan ilgileneceği bir konu. Daha sonra
onun videolarını, daha uzun yazılarını
vesairesini üretebiliyorum. Buna içerik
üretme sistemi deniyor. İleride içerik
üretme sistemi ile ilgili daha başka
videolarda yapacağız. Böyle bir sistem
kurmanız çok çok önemli. Çünkü daha önce
söylediğin gibi kişisel markanızın o üç
unsurunu sürekli karşı tarafa
hatırlatmanız gerekiyor. Ve en önemlisi
karşıya değer katmanız gerekiyor.
İnsanlara bir değer katarsanız çabuk
yürürsünüz. İnsanlar Bor'yi dinlersem
bugün iyi bir hisse senedi önerisi
alabilirim. Boraı dinlersem bir sonraki
Amerikan Merkez Bankası toplantısının
sonuçları hakkında doğru bir tahmin
yürütme ihtimalim artar. bu sayede
kendimi zarardan korurum veya para
kazanırım diyorlarsa bunu
dedirtebilmişsem insanlara işte o zaman
benim ürünlerime, hizmetlerime karşı çok
daha açık oluyorlar. O yüzden değer
katmak, onların bir problemini çözmek
asıl mesele. Bu size de aynı zamanda
müthiş bir kişisel tatmayacak. Peki
yarın ilk iş ne yapardım? Sizin
yerinizde olsaydım öncelikle şu kişisel
marka bir tanımlardım. Yani derdim ki
ben şu hedef kitleye şu konuda yardımcı
olmak istiyorum. Tanınmak istediğim alan
bu. Çağrışma alanım bu olacak. Karşı
tarafa kendilerini böyle hissettirmek
istiyorum. Onu tanımlardım. Daha sonra
da güveni yaratmak için ne gibi
içerikler üretmem gerekiyor? Bunu biraz
planlardım. Eğer bir yerde
çalışıyorsanız tabii ki kişisel marka
olmaya ayıracağınız vakit daha kısıtlı.
O yüzden gerçekçi olurdum. Bu kısıtlı
zamanımda hangi platforma ne
üretebilirim ve düzenli nasıl
olabilirim. Çünkü burada başlamak çok
önemli değil. Başlayacaksınız
muhtemelen. Devam etmek çok önemli.
devam ettirebileceğiniz
sürdürülebilirliği olan bir model seçin.
Mesela ayda bir video yapmak yerine her
gün yazı yazmak daha bence doğru bir şey
olabilir. Eğer video sayınızı
artıramayacağınızı düşünüyorsanız
çeşitli sebeplerden dolayı bu nedenle
düzen sağlayabilme, sürdürebilirlik
sağlama, ritim sağlama bu işin kritik
noktası. Bir başlayın bakalım kişisel
markanızla şöyle bir oynamaya başlayın.
Kişisel markayla ilgili çok güzel
videolar var. İngilizcesi de bu işin
personal branding diye geçiyor. Böyle
başka videoları izleyip kendinizi biraz
daha geliştirebilirsiniz ama mühim olan
bir şekilde ilk içeriği üretmek aslına
bakarsan. Bu arada bunun vergisi,
muhasebesi, bu işler hiç kafa yormeyin.
Çünkü Türkiye'de bu konuda bazı güzel
fırsatlar var. Şu anda özel bir hesap
açıyorsunuz bir banka üzerinden. Bunu da
tabii vergi dairesinden izin alarak
yapıyorsunuz. Şirket falan kurmanıza da
gerek yok. Bütün bu alanlardan gelen
gelirler oraya yatabiliyor. Devlet orada
vergisini peşin kesiyor. Böylece
muhasebeciniz bile olmadan yolunuza
devam edebiliyorsunuz. Tabii büyüdükçe
bazı ekstra muhasebesel işler vesaire
devreye girer ama başı son derece basit.
İleride bu konularda inşallah videolar
yaparız. Umarım ilginizi çekmiştir. Eğer
ilginizi çekmişse bir like süper olur.
Sevgiyle kalın, saygıyla kalın. Bütün
soru ve yorumlarınızı heyecanla
bekliyorum.

bu yola çıkışımız nasıl da hani evde ne
aydır olarak yaptığınız şeyi bir işe
dönüştürmek sermaye istersen evet gidene
kadar mı bir sermaye ile Yola çıktınız
ya bir miktar sermayeli yola çıktım
desem daha sonrasında işte KOSGEB
Aslında KOSGEB aracılığıyla Biz
projemizi yazdık projemizi oske bir
sunduk onaylandıktan sonra da işimize
yani iyi makinelerimizi aldık verdikleri
hibeyle makinelerimizi aldık bu şekilde
iki KOSGEB'e başvurmak zormu Yani pek
çok kadının KOSGEB hibelerinden haberi
yok o yüzden Özen sonra o başvuru
sürecinizi ve sonraki süreçlerin adım
adım nasıl ilerlediğini anlatabilir
misiniz Ee yani KOSGEB'e başvuru
yaptığımda benden istenen işte hani
belirli evraklar diye yapmam gereken
ne yaptım KOSGEB Aslında ilk başta şöyle
söyleyeyim canım benim de gözümü
korkutma değil KOSGEB ama o da
düşündüğüm gibi olmadı yani proje mi
yazdım projeniz Eğer gerçekten dikkat
çekici ise Yani projeniz gerçekten işe
yarayabilecek bir şeyse sizi
yürütebilecek bir şirkette yürütebiliriz
bir şirkette zaten kosgebn o çok güzel
kolaylıklar sağlıyor projemi yazdım ona
sundum ona boyun Roje yazımından önce
ilk böyle aşama aşama ağzınızı
bilirsiniz Çünkü benim bildiğim KOSGEB
hibesinden faydalanabilmek için önce
girişimcilik eğitimini almak gerekiyor
Yani önce bir buldum O eğitim
alacaksınız eğitimi aldıktan sonra
KOSGEB'in sitesine girip kayıt
oluyorsunuz şirket kurdunuz mu şirket
kurmadan önce mi Kayıt olduğunuz
yaptınız şirket kurmadan önce yaptım
Daha sonrasında hemen zaten şirketimi
kurdum aslında şu şirket kurum aşaması
ve Daha sonrasında şirketini kurduk
dediğiniz gibi girişimcilik kadın
girişimcilik testlerinde geçtim bir bazı
ya bugün ayrılmaz heyecanlıyım o yüzden
yenildik kelimelerim yok falan
beklemiyorum girişimcilik eğitimi alıp
Muhtemelen ötürü online eğitimler 15
günlük ücretsiz ya Şimdilik evet evet
evet evet evet bunu şöyle suyu Grupo
eğitimi aldıktan sonra o KOSGEB'in
internet sitesine girip şirketinizin
bilgilerini kaybettiniz kaybettikten
sonra sizden başvuru için birtakım
belgeler istediler ne gibi bellere Eda
iş yeri belgesi istediler yani işyeri
açtığını da açtığına dair belge
istediler Ya bunlar dışında iş planınızı
istediler Ala Aynen hiç planımı
istediler Ay çok sağlığı yardımcı
oluyorsunuz bana iş film
çok dikkat etmek gerekir yani doğru
düzgün yapılabilmesi ve kabul
edilebilmesi için destek aldığını bir
yerden önerebileceğiniz tavsiyeler Bu mu
yani araştırdım açıkçası araştırın ne
yapabilirim önceki şunun altını çizmek
istiyorum Bu KOSGEB de online aldığım
eğitimden inanılmaz yardımcı oluyor
inanılmaz açıklayıcı konuşuyorlar
inanılmaz de savcı ve güzel konuşuyorlar
yani İlk başta gözünü korktuğu kadar
yokmuş kesinlikle Oo eğitimler çok
hoşuma gitti benim o yetimleri mi aldım
Evet KOSGEB'e ilk başvuru yaptım için
biraz araştırma beni biraz araştırma
bunu desem yalan olur hani nasıl
yapabilirim nasıl edebilirim nasıl bir
yol izleyebilirim bunun için günlerce
araştırdım eşim de sağ olsun hani şu
şekilde yapacağız ya ufak tefek
yardımlarda dokundu bilgi açısından
bilgi amaçlı yardımlarda dokundu Ama
ve KOSGEB zaten bütün Hani sizin
aklınızdaki Soru işaretlerini siliyorum
eğitim dediğim gibi inanılmaz korktum ya
yapabilir miyim Çünkü bu eğitimin
sonucunda size sorular soruyorlar O
soruları geçebiliyor musunuz Yani ben
geçemeyecek kimse yok Çok açıklayıcı
videolar var çok güzel anlatımlar var
yani ara gittiniz işinizi kurduğumuz
işim var bilmiyorum ama bunu yaparken
hepsini olsun ispatla ve bütün dosyaları
toparlama Ben inceleyeceğim bu saksıyı
bildireceğim böyle değil çok doğrayalım
bu İŞKUR demiyoruz gel Hayır kesinlikle
yani kosgep aynen bu söylediklerinizi
istiyor bu şekilde yapacaksın diyor
şimdi zaten Olması gereken de bu çok
özür diliyorum ama kimse kimse durduk
yere para vermek ve belirli kurallar
vardır Mısra Allah'ı uymak zorundasınız
Evet önce şirketini kuruyorum evet
istediğim makineleri alıyorum bu
makineleri aldıktan sonra faturalandı
rırı rım faturalarımı Ben KOSGEB'e
gönderiyorum KOSGEB inceliyor yani sorun
görmüyor ise Tamamdır hiçbir sıkıntı yok
şükürler olsun her şeyimi düzenli
zamanında yerinde yaptım hiçbir sıkıntı
çıkmadı hiçbir problem çıkmadı
birşeyleri istediği gibi yapıldığı zaman
bence bir problem sıkıntı çıkacağını
zannetmiyorum aposte benim için çok ayrı
öyle söyleyeyim yani nasıl anlatayım
o öretmen öğrenci gibi düşünün öğretmen
öğrencisine ödev verir öğrenci oğlu
ödevi yaptıktan sonra da öğretmen bunu
takdir eder Yani o şekilde anlatacağım
kosgebden öğretmenlik yaptı Ben de
öğrencileri güzel bir şekilde yap şimdi
istiyoruz ki tabii ki o sizin
öğrendiklerinizi de Biz de en merak
edenler siz hani nasıl dediğiniz gibi
ben çok araştırdım KOSGEB nasıl olur
dedim diye diyor ki siz izleyenler de
sizden öğrensin ki çok araştırmasıyla
çok vakit kaybetmesin kolayca hapis
olacak başvurusunu yapalım diye
başvururken KOSGEB'in Belli belli
belirlediği bir miktar var yüzde sonu
190 yaptığı saçmanın yüzde sekseni
yansıtıcıları okula gitmiyorsun geldim
ki beni şimdi kurarken düzgün olduğunu
bilmiyordum
o orada bir çalışıyor galiba söylüyordum
dünyayı Pardon özür dilerim Biraz bi
Mola verebilir miyiz Selenay biraz sağ
olun İyi geceler 100 bin lira harcadım
işimi kurdum faturalarında birlikte
KOSGEB'e gidip başvurduğumda ucuz bin
liraya Eğer uygun görürse KOSGEB yüz
bilinen bin liranın 80 bin lirasını bana
hibe ediyor doğru muyuz Evet ya öyle
söyleyeyim ya şimdi Aslında post ile
ilgili sordunuz bütün soruları Hani net
bir cevap verdiğini düşünüyorum şöyle
söyleyeyim eğer bir kadın girişimci
kosgeb'den faydalanmak istiyorsan
Öncelikle yapacağı iş belirlemeli bu
yapacağı iş belirledikten sonra bu işte
online sınavlara katılma da online
videoları izlemeli Onun dışında da bu
yolları izleyerek zaten ve başvurusu
yapılır zaten yanlış Yani olmayacak
birşey görüyorsa KOSGEB bunu
mı bilmiyorum ama en başlığı
söylediğimiz gibi bütün işlerimi
hallettikten sonra makineleri mi
aldıktan sonra KOSGEB de zaten
faturaları gördükten sonra bunun
karşılığında ne zaman sen hani benim
istediğim evraklarını getirdim yanlış
bir işlem yapmadı bunun karşılığında da
bak bak Onaylıyorum seni gibi birşey
gayet güzel şimdi geliyor işine şimdi
o zaman

diye yazılımını sizler için hazırlamış
olduğu ve biner serisi olan diyalog
uzman sohbetlerini hepiniz hoş geldiniz
bugünkü konuğum Profesör Doktor Can
bilgili Hoş geldiniz hoş bulduk
Merhabalar Teşekkür ederim Siz
nasılsınız Bugün sizi de aslında
ağırlamamızın sebebi girişimcilerin
karşılaştıkları ekonomik zorlukları
konuşmak hocam ama ilk olarak önce sizi
kendinizi tanıtın isterseniz oradan
başlayalım şimdi Tabii konu girişimcilik
olunca ister istemez Ben de şöyle
başlayayım ben akademisyenim ama aynı
zamanda girişimciyim aynı zamanda
yazarım yani böyle 3 şapkam var Eğer
kendimi kısaca anlatmam gerekirse
Akademik olarak da medya ve iletişim
alanına ilişkin uzun yıllardır 30 yılı
aşkındır çalışmalar olan birisiyim Peki
şimdi girişimciliği konuşacağız bugün
ama yani ekonomik zorluklarını
konuşacağız ama biraz girişimcilikten ne
anlamalıyız oradan başlayalım istiyorum
şimdi ülkenin ekonomik zorluklarla
girersek çok uzun sürebilir ama ben
girişimcilik kısmından başlayayım şimdi
tabi girişimci deyince genelde hepimizin
aklında şu olduğun olay geliyor yani
girişimci ekonomik fazla faaliyet
gösterip bindikçe bir takım uygulamalar
gerçekleştirebilen kişi yani çok yeni iş
anlamda değil de böyle biraz spesifik
direkt ekonomik odaklı iş hayatı odaklı
görüyoruz Aslında girişimci toplumu
değiştiren kişi baktığımızda Yani biraz
daha geniş bir şeyden bakmamız lazım
perspektiften bakmamız lazım Çünkü
topluma öncülük yapan toplumu dönüştüren
değiştiren
ekonomisiyle bakış açısıyla yaşam
biçimiyle yani Mesela
örnek verirsek yani girişimci Sonuçta ne
yapmış belli Galileo
Dünya Dönüyor demiş düz değil demiş
Şimdi bu fikrin ortaya çıkması bir
yenilikçi fikir günü sonunda bu
yenilikçi Fikri alanı ile ilgili olarak
dellendirilmiş her ne kadar ehlini
mahkum etmeye kalksa da o da ölümden
korkup da ya Evet yanlış yaptım dese de
günün sonunda o yeni çıkmış tabi aklı
çıkıyor Çünkü sonuçta bir öncülük
yapıyor toplum öncülük yapıyor bilim
alanına öncülük yapıyor O yeni Fikri
uygulamak içinde çaba harcıyor Tabii
yatırımcı bulamıyor destekçi bulamıyor
yani yatırımcıdan kastımız destekçi
bulamıyor Fikri hayata geçmiyor ama
ölümünden Yıllar Sonra da onun da o
fikri ne oluyor alanla ilgili kabul
görüyor şimdi girişimcilik aslında bir
öncülük bir yaratıcılık bir değişimi
öncülük yapmak biraz öyle görmemiz lazım
Peki şimdi girişimcilerin fikir
aşamasında yaşadıkları ekonomik
zorluklarla başlayalım Aslında esas ilk
sorum Bu fikir aşamasındayken hangi
zorluklarla karşılaşıyorlar şimdi fikir
aşamasında Henüz daha fikrin ortaya
çıktı bir girişimci kişi için söylemek
gerekirse En önemli sorun ekonomik
anlamdaki o bakımdan söylemek gerekirse
En önemli sorun projelerini
yapılandırırken ölçeklendirmeleri
ekonomik ölçeklendirmeleri en büyük
sorun bu yani iyi bir fikre sahip
olabilirler iyi bir
uygulanacak olan iş fikrine sahip
olabilirler ama onu ölçeklendirmek bir
proje standardı içerisinde
olgunlaştırmak uygulanabilir niteliğe
taşımak ekonomik olarak ve Daha
sonrasında Bu ekonomik niteliğinin
Sürdürülebilir
ölçüsünü de belirleyebilir belirleyerek
acaba ben buna iyi bir ekonomik yatırım
alabilir miyim ya da nasıl yatırım
alabilirim gibi ön çalışmalarını ön
analizlerini doğru yapması çok önemli en
önemli kısım bu aslında da daha projeyi
hazırlarken olgunlaştırırken o fikri
neyse artık iş girişim fikri neyse ona
yönelik çalışmasını doğru yapması
gerekiyor
hocam Peki ekonomik durum ve şartlar
fikirlerin önüne geçebiliyor mu Aslında
orayı da merak ettim
ne oluyor şartlar neydi engizisyon
fikirler neydi çok iyiydi ileriydi ama
ne oldu önüne geçti sonuçta aynı şey
geçerli yine biraz oradan örnekler
vermiş olayım Ama aynı şey geçerli çok
iyi fikirleriniz olabiliyor fakat içinde
Bulunduğunuz ekonomik Vadi ekonomik
koşullar Vizyon bakış açısı aslında
Sadece ekonomiye indirgemeden söylemek
lazım bütün hepsini kısıtlıyor yani iyi
bir fikre sahip olabilirsiniz dediğim
gibi gerçekten dünyayı etkileyecek
değiştirecek dönüştürecek şimdi bu bunu
söylediğim zaman herkes Aa canım o kadar
da abartmayalım hocam falan diyebilir
ama kitabımda da yazdım bunu
üç senesi olabilir ya da 2 senesi
olabilir tam hatırlamıyorum senesini ama
Galatasaray Üniversitesi'nde Akademik
olarak çalışma yaparken bir mühendislik
öğrencisi dedi ki hocam dedi ben dedi
bitirmek projemi hazırlayacağım bu
projemi hazırlarken ama sosyal konuları
ilgilendiren bir yazılım
haberleşsinler birbirlerine mesajlaşıyor
Bizler bir yerden yani bir ortamda falan
tarif edemiyorum Ne oldu hani böyle
kabaca hayalinizi
çiziyorsun diyemiyoruz
Aynen Nasıl anladın
hemen yaptık çok da güzel bir mezunlar
şeyi yaptık yazılımı yaptık mezunların
buluşabileceği bir platform yaptı bize
hazırladı arkadaş Tabi ben tarif ettim o
yaptı falan işte karşılıklı
değerlendirdik ettik sonucu Her işte Çok
da güzel bir yazılım oldu mezunları
haberdar ettik mezunları içeriye
sokuncaya kadar canınız çıktı çünkü
Hocam bu ne diyor Diyorum ki mail
adresini giriyorsun buradan basıyorsun
falan filan Çoğu kişi için çok yeni bir
şey yani ne olduğunu bilmiyor Bir de ya
ne gerek var telefonla arasana beni
falan diyor mesela bazı arkadaşlar o
yıllarda Sonuçta böyle çırpına çırpına
200'e yakın insan içeriye girdi ama
çırpınıyoruz yani girsinler içeriye üye
olsunlar girenler de şunu diyor ne
birbirimize haberleşebiliyoruz fotoğraf
bekliyoruz bunu yapıyoruz çok güzel bir
şeymiş bu arkadaşlarımı buldum diyor
bazıları falan ama bir süre sonra bizim
o ortak alan yazışmaları dediğimiz akış
dediğimiz kısım ortaktı şey gibiydi
böyle
Herkesin yazabildiği bir ortamda orada
tabi Eskileri eski gruplar üniversite
yıllarından gruplaşmış çatışma halindeki
kişilikler falan oradan birbirlerine
giriştiler yazışmalarla Tabi bir süre
sonra Rahatsız olanlar ya her gün bize
bildirim geliyor işte bildirim de
veriyoruz o zamanlar şey uyarı geliyor
Ondan sonra işte herkes Oradan yazıyor
işte yeter Biz bunu görmek istemiyoruz
falan filan dedi ki herhalde yanlış bir
iş yaptık biz bunu kaldıralım dedik
Sonra kaldırdık onu aradan geçti 6 ay 1
yıl maksimum
bir gün bana bir davet geldi
Facebook'tan dedim ki A dedim ki arkadaş
Bana davet göndermiş bu ne dedin girdim
onayladım içine girdim
bizim bütün o uygulamaların hepsi içinde
var dedim ki inanılmaz bir olay Yani
böyle yani biz Aslında bunu yapmışız Ama
tabi yaptığımızda kalmışız öteye
taşıyamamışız Bir de daha da şeyi komik
olanı o kavga edenler O bizim eski
platformda kavga edenler işte
birbirlerine
dedim ki arkadaşlar kendi ürününüzü
yaptık hiç kimse gelmedi ama işte şey
uluslararası Sonuçta tamam Amerika
merkezli bir ürün ve herkes orada üye
Yani bir şekilde üye olmuş ve aynı
şeyler vardı yani yine mesajlaşma yine
arkada ekleme
Biz kurmuştuk işte yani yazmıştık
etmiştik ama tam da aslında sorun
Bununla ilgili Facebook'ta zaten
biliyorsunuz öğrenci mezunlar şeyi için
yapılmıştı aynı mantık lise
arkadaşlarını bul üniversite
arkadaşlarını bulup
Global bir şey oldu ama sizin ikliminiz
vaddiniz Uygun olmadığı için Buna ne
oldu Biz Serkan da arkadaşımızın adı
yazan arkadaş Serkan'la Birbirimize
baktık kapatalım dedik yani bu nokta
şimdi Çünkü anlaşılmıyorsunuz Yani
yaptığınız şey
toplumunuzun da içinde bulunduğu şeyler
çok ileri olunca toplum tarafından
reddedilebiliyor toplumdan kastım o
zaman küçük bir çevre ama Mental olarak
toplumumuz hazır değil hani böyle bir
şeye böyle bir ekonomik girişimi aynı
şey kalite içinde geçerli hazır değil
engizisyon hakim herkes böyle tanrı
inancı içerisinde kapanmış Dünya düzdür
diyor Adam da çıkıyor ki bir baktım
dönüyor diyor yani
hazır değil asılacaklar da da bu
gönderecekler de iyiyiz çok Peki şimdi
aslında az önce sizin söylediğiniz
uygulamanız sahihmiş ama biz şimdi
günümüz şartlarına dönelim tekrar bir
girişimin sahaya indirilmesi sürecinde
hangi ekonomik zorluklarla
karşılaşabilir tabi Şöyle o günün yani
bugüne Çok şey değişti Tabii Türkiye'de
Sonuçta girişimcilik nedir algılanmaya
başlandı girişimciler ortaya çıktı
birçok girişim fikri Yine sahaya
inebildi Bunlar
dijital sektöre ilgilendirmesini
ilgilendirmesin yapılabilir hale geldi
ve birçok açıdan da pazar piyasası
oluşmaya başladı Bir algısız startup
dedik işte böyle bir takım kavramlar
oluşmaya başladı ve olgunlaştı
ama Bütün bunlara rağmen sahaya inmekte
ciddi sorunlar var Neden Çünkü
girişimcinin
kendi yatırımcısını Melek yatırımcı işte
bunu bir takım böyle yatırımcı isimleri
de koymuşlar startup anlamında Uygulama
noktasında başlangıç anlamında
yatırımcısını bulabilmekte kısıtları var
zorlukları var bunun birkaç nedeni var
Bunlardan biri kendi projesiyle ölçek
ekonomisi ile yatırımcısı arasındaki
ilişki doğru kuramaması yani Ben doğru
yatırımcı nerede bulurum bu filmi
bilmiyorum olması bu şeyden kaynaklı
girişimciden kaynaklı problemler Diğeri
ise yatırımcıların yaklaşımlarından
kaynaklanan problemler O da
yatırımcıların yaklaşımı bizim Türkiye
gibi ülkeler için söylüyorum özellikle
Yarın olsun
Yani hemen olsun projenin o 3 sene mi 3
sene sonra mı dönecek bu olmaz falan
hani böyle bizim şeyimiz keş şeyimiz
zihnimiz Kısa vadeli çalışıyor şey değil
orta uzun Vadi filan
ölçeklendirmelerimiz zayıf yatırımcılar
için söylüyorum Tabii ki kurumsal büyük
yatırımcı gruplar için söylemiyorum
onlar bunu anlayabilecek kapasiteye
sahipler ama Genelde bizim gibi
piyasalarda ekonomik piyasalarda
yatırımcıların beklenti şeyleri çok
yüksek hem beklenti çok yüksek ya siz
yine ekonomimizin enflasyonu ortamı
sinekonomimizin İşte bu değişkenlik para
metreleri çok yüksek zaten o yüzden beni
Beklentim de risk mantığıyla söylemek
gerekirse çok yüksek yere hızlıca yukarı
çıkarıyor Amerika'da olsa Avrupa'da olsa
bu beklenti düzeyleri farklılaşıyor bir
anda Evet diyor zaten evet projenize
inanmamız lazım Üç sene önümüzde zaman
koyabiliriz diyor 5 sene zaman
koyabiliriz diyor burada mümkün değil
yatırımcıdan kaynaklanan ya da
girişimciden kaynaklanan bir takım
bariyerler var Ama tabi Daha önemlisi
yatırım çeşitliliği çok zayıf Türkiye'de
Evet burada şimdi yatırım
çeşitliliğinden de bahsedelim şunu da
devamında sorayım girişimciler yatırım
bulabilmek için neler yapmalılar hangi
yöntemleri veya Yolları izlemediler şu
anda bilinen yolların dışında çok fazla
yol yok açıkçası İşte Melek yatırımcılar
startuplar işte finansal kuruluşların
verdiği takım girişimci destekleri falan
girişimci yatırımcı çeşitliliği de çok
zayıf yani ben biraz olayı şöyle
benzettim
Türkiye'nin ekonomisi hala endüstri 2-0
düzeyinde yani toprakta fabrika
ekonomisine dayalı ve ekonominin içinde
yuvarlanıyoruz finansal
çeşitliliklerimiz zayıf
finansal argümanlarımız zayıf ve
Kendimiz de bunu yaratamıyoruz yani o
değişik Yani biz uluslararası kuralların
ya da uluslararası standartların yine
fabrika endüstri ekonomisine dayalı
olarak söylüyorum
standartlar içerisinde yüzüyoruz
çeşitlilik yaratmakta çok becerimiz Yok
daha doğrusu aklımız oralarda yormak
istemiyoruz çok fazla geliştirmiyoruz
ama bunların endüstri 3-0 da 4-0 da yeri
yok endüstri 4.0'da şu anki kurumsal
yapıların tamamı yıkılacak bu kadar
acıması da söylüyorum Çünkü neden şimdi
üniversite örnek vereyim basit ya da
meslek odaları gibi yapılarda meslek
birlikleri gibi yapılardan bunlar aynı
zamanda ya da ticaret odaları gibi
yapılarda bunlar aynı zamanda finansında
toplandığı yerler finansal mekanizmalar
Şimdi en basit üniversiteden içinde
bulunduğum yıllarca bulunduğum
kurumlardan bahsedeyim
diğerleri için de aynı şeyleri
söyleyebilirim rahatlıkla
bir girişimcilik finansal mekanizmaları
yok
Yahu üniversitende gençlere
yetiştiriyorsun değil mi zihnen
değiştiriyorsun entelektüel bilgi
veriyorsun dünya donanım Veriyorum
diyorsun dünyaya Entegre edeceğim Global
yaklaşacaklar vizyonları değişecek
diyorsun E tamam da bu çocuk ne üretecek
girişimci takım fikirlerin olması lazım
ki bunu sahaya sunacak bu aslında
üniversite içinde bir kazanım Çünkü o
girişimci fikirlerden belki birinin
yatırımcısı olacak melek yatırımcısı
olacak Sonra da onun piyasaya
uygulanmasının da şeyi olacak
bir destekçisi olacak girişimci
finansmanı diye bir modellemeleri yok
Olsa üniversitelerden çok sayıda belki
hiçbir fikrinin sahaya Aktığını ya da
yenilikçi iş fikrine girişin Bir de bu
arada girişimlerin Hepsi de çok iyi
olumlu sonuçlar yaratacak diye
beklemememiz lazım Kimisi Beklediğiniz a
performansı değil de B performansı
sonucuna verebilir Kimisi işte
beklediğinizin çok çok üstünde büyük bir
platform performans verebilir bazen de
bir tane fikir bütün fikirlerin ötesinde
inanılmaz gurur var başka bir yere
gidebilir Yani bil
çok sayıda fikir biliyoruz Bu anlamda
Global uygulana gelen ve ticari olarak
başarısı çok yüksek olan fikirler
biliyoruz Sonuçta girişimci fikirlerini
biraz da böyle görmek gerekiyor
Yani bizim fikrin bir girişimin 10-15
kişiyle başlayıp Aslında belki binlerce
çalışan olan şirketlerin önüne geçtiğini
görüyoruz Tabii ki bugün hala 15-16 tane
çalışanı olan birçok şirket binlerce
çalışan olan şirketin üzerinde gelirler
elde ediyorlar sadece basit bir anlık
bulunmuş ve bir işin özellikle dijital
pazarda bu bu şeyleri fırsatlara
girişimleri görebilmek çok mümkün ve
globalde özellikle Bir de başarı
yakalıyorsa inanılmaz ekonomi
yaratabiliyor hocam Peki standartların
Ötesinde ne gibi yatırım modelleri
üretilebilir diye Aslında soracaktım ama
üniversite modelinden de biraz böyle
üniversite modeli ya da bir meslek
bildiğim modeli kötülükleri var mesela
tekstilcilerle ilgili meslek birlikleri
var yani ben bugüne kadar hiç şey
duymuyorum Yani bir meslek Birliği
oturup da bir girişimcilik havuzu ve
yarışması ya da bir şeyi yapalım Burada
meslek alanında Tekstil sektörümüze
ilişkin olarak yeni girişin fikirlerini
yarıştıralım bunlardan işte hangisi
iyiyse ona gerekse yatırım desteği
verelim onu geliştirelim sağımız büyüsün
pazarımız büyüsün falan gibi mesela hiç
böyle bir şey benim sizin duyduğunuz var
mı Yok benim de duyduğum Yok ya da diğer
meslek grupları Fark etmez Herhangi bir
meslek grubu için söylüyorum bu finansal
kuruluşlar içinde geçerli yani banka
gibi sigorta şirketleri gibi finansal
mekanizmalar için de geçerli hiçbirinin
bildiğimiz o endüstriyel işleyiş
endüstri biri 02.0 diye adlandırma
sebebi bu endüstri 2-0 da nedir üretim
mekana ve zamana dayalıdır tüketim de
mekana zamana dayalıdır ve yaşam biçim
itibariyle her şey mekana ve zamana
dayalıdır ekonominizde mekana zamana
dayalıdır endüstri 4-0'a geldiğinizde
Bütün bunlar bağımsızlaşıyor Mekandan
zamandan bamsılaşıyor ve iş çeşitliliği
ve niteliği de değişmeye
tüketim biçimleri değişiyor üretim
biçimleri değişiyor Ama siz hala
endüstri
20dasınız endüstri 4.0'da fabrikalarınız
artık sizin yazılımların yönettiği
robotların yönettiği
dijital yazılımları yönettiği soff
verileri yönettiği bir mekanizmaya
dönüyor siz hala endüstridasınız çok
üzülücü ama hala sizin fabrikalarınızda
Emek yoğun yani kolkas gücü yoğun bir
işlem yürüyor bunların hepsinin hem
maliyeti yüksek hem de insan insan için
deforme etkileri var
Evet hocam Şimdi aslında
yapılabilecek yeni yatırım modellerini
söylediniz biraz da girişimcileri
Aslında son olarak tavsiyeleriniz neler
onlar o yatırımları nasıl çekebilirler
ya şimdi Tabii
şeyin çok güzel bir sözü var işte Max'ın
dünyanın bütün işçileri birleşin diye
Ben de şey diyorum dünyanın bütün
girişimcileri birleşin Şimdi gerçekten
girişimciler bu noktada kendi
[Müzik]
ne derler kooperatiflerini yaratmaları
daha doğru yani çünkü mevcut ekonomi
Vadisi ekonomi sistemi hala endüstri 20
kooperatiflerini kendi yapılarını
oluşturmamaları durumunda
karşılaşacakları ekonomik reaksiyonlar
kurumlar yapılar hepsi endüstri iki
sıfırın kurumları yapılır Yani bir
bankaya gidecek banka diyecek ki bizim
girişimcilikle ilgili finansal
metotlarımız bunlar standartlarımız
bunlar bunun dışına çıkarmak için
bunun gibi ya da ama şey diyorsunuz ki
Peki benim zaten girişim fikrim için o
kadar teminatım olsa sizden niye gidip
girişim kredisi kullanmak isteyeyim ya
da girişim yatırım almak isteyeyim
teminat istiyor Çünkü diyor ki
girişiminin şeyi neyse o kadar teminat
istiyorum diyor mesela zaten o kadar
teminat verebiliyorsam seninle ne işin
var gibi şimdi Dolayısıyla bu finansal
mekanizmaların
girişimcilik dünyasında Aslında yeri yok
baktığınızda
bazı uygulama giren startup faaliyetleri
dışında onları ayırarak söylüyorum ya da
melek yatırımcı modellemeleri dışındaki
onlarda bile hala arkadaki büyük
finansal kuruluşların standartlarının
baskısı var Melek yatırımcı bile şunu
diyor yani Evet ben size diyor bu
yatırımı yapabilirim ama diyor Ben de
diyor bu Melek Yatırım için şey yaptım
çalışma yaptım bu tür arkadaş işte
finansal yapılar var kuruluşlar var
Dolayısıyla bu şartları karşılamanızı
istiyorum diyor ya o şartları zaten
karşılıyor olsa sana niye gelsin yani
otomatik olarak Şimdi burada zaten
sıkıntılar biraz farklı artı mevcut
yatırımcı modelleri aşırı düzeyde işin
üzerine konuyor yani Fikri neredeyse
Tesla'nın durumu anlatabiliyor muyum
Tesla fikre sahip Ama Edison üzerinden
almış olun Yani bunun gibi bir şeye
dönüyor O zaman niye ben Test olarak
sana geleyim ki
evimde kuru soğan Yerim o girişim
fikrimiyle beraber mezara giderim daha
iyi ya sana niye geliyorum o zaman hani
edisonuna
Dolayısıyla Hani Bunların hepsi
İrrasyonel Çünkü Eskinin aklıyla Siz
yeni işletemiyorsunuz Dolayısıyla ben
girişimcilerin aslında
desteklenebildiği bir ekonomi modelin
olgunlaştırılması için girişimcilerin
aktör olmasından yanayım
birlikte hareket ederlerse Aynen bunu
sağlarlar yani diğer tüm yapılar nasıl
kendilerini komünit haline getirip
kooperatif sistemleri oluşturup güçlü
kıldılarsa ve bildiğiniz o şey gibi
derler yani İnşaat Kooperatifi falan
gibi adam komünite oluyor ve kendi güç
mekanizmasını oluşturuyor Aslında o
kooperatif üzerinden Madem bunu devlet
sağlamıyor madem bu ekonomik yapılar
bunu fırsat tanımıyor o zaman
girişmeyeceği kendi gerilla
çalışmalarını yapsınlar kendi
kooperatiflerini mekanizmalarını
korusunlar Çünkü öbür türlü
fikirlerinden dolayılar iş
girişimlerinden dolayı ekonomilerinden
oluyorlar
Yani kendi birliklerini yaratmalarını
çok sağlıklı olacağını düşünüyorum ben
kendi girişimcilik komitelerini
yaratırlarsa ki zaten aslında batıda da
aşağı yukarı bu tür modellerle
kendilerini ortaya koyabilirler yani
bazı projeler Mesela
girişimcilerin bu tür komünite
oluşturmalarını sağladığı için
girişimciler O noktada kendi otorite
güçlerinin yani o ekonomiden pay
alabilme güçlerini
yarattılarıyla engel olmuyor mu yok
aslında İşte onu diyorum zaten Yani
bireysellik ve rekabet noktasında eski
piyasanın aklıyla çok fazla donandıkları
için bunu yapamıyorlar Hani bir komünite
oluşturma güçleri zayıf aslında
ama benim bile şimdi bir fikrim var bana
ait falan filan gibi ya zaten sana ait
tescilli onda sorunumuz yok mesele biz
bu girişimlerin hayata geçmesini nasıl
sağlayacağız buluşacağımız yer orası
girişim fikirlerimizi alıp almamak
meselesi değil Dolayısıyla sıkıntılar
zaten burada başlıyor
orada o finansal çözümlerle ya da
yönetsel çözümlerle ilgili boyutları
kendilerini tedarik etmelerine çok büyük
yararlar Peki hocam katıldığınız için
çok teşekkür ediyorum Ben teşekkür
ederim bizi izleyenlere de çok teşekkür
ediyorum uzman sohbetlerini kaçırmamak
için bizi takip etmeye devam edin bir
sonraki bebeğin aramızda görüşmek üzere
hoşça kalın

Öncelikle
Alon'a
aç geldiği için teşekkür etmek istiyorum, akşam yemeği bile yememiştin ve
seni doğru düzgün doyuramadığımız için
biraz geç kaldın, hayır, Fremont'taki Tesla fabrikasından geldi.
Evet, bir sorun vardı, her zaman bir sorun çıkıyor,
çünkü çok fazla şey oluyor.
Evet,
bir arabanın en zor yanlarından biri de
binlerce ayrı
bileşen olması, binlerce benzersiz
bileşen ve bunlardan biri bile
eksikse araba üretemezsiniz.
Evet, bugünkü fiyasko, şaka yapmıyorum,
3 dolarlık bir USB kablosu eksikti. Tamam, bu
yüzden arabaları tamamlayamadık çünkü
tüm üretim hattı durmuştu. Yani,
biliyorsunuz,
kablo demetinin bir parçası olduğu için
bu kablo olmadan iç mekanı takamazsınız. Bu yüzden ya
bir sürü araba yapıp iç mekanı tamamlayamayız, bu da arabanın
ikinci el değerinin iyi olacağı anlamına gelir, eğer
istediğiniz buysa çok daha fazla.  Müzik ve film
yapım hattınız yok, yüzlerce arabanın bulunduğu depoya insanları göndermek zorundalar
ve bu da
özellikle
tehlikeli bir kabloya denk geliyor; halının
altından geçirilmiş ve
zor bir yerde, üstelik sadece 3 dolar. Bu
yüzden insanları
bariyerin içinden geçirip
küçük bir RadioShack'ten USB kablosu almaya göndermek zorunda kaldık. "Şu
anda USB kablosu bulmak zor" diyorlar. "Gerçekten mi?" diyorlar. "Her biri
iyi." diyorlar. Böylece
üretimimize devam edebildik,
ama
Çin'deki tedarikçilerle ilgili bir anekdot var. A
planı ve B planı vardı. A planı
normal tedarik zinciri süreciydi, ancak
tedarikçi
parçalarımızı kendi paketlerinde göndermek yerine,
diğer şirketler için olan bir sürü şeyle birlikte gruplandırıp
Çin'den Los Angeles'a son derece yavaş bir gemiyle gönderdi. Los
Angeles'a vardığında diğer
şeyler gümrükten geçemedi, yani
bizimkileri geçirmelerine izin vermediler.
Çünkü onu meyve dolu bir fıçıya falan koymuşlar,
bilmiyorum ne olduğunu, gümrük memurlarının
evraklar
düzgün olmadığı için hoşlanmadığı bir şeydi, bu yüzden
birkaç hafta orada kaldı. Evet, sonra
B planımız vardı, yani onu aradık ve
dedik ki, "Bakın, bu kablolardan bazılarını hava yoluyla göndermeniz gerekiyor,
küçük kablolar var."
Evet, ABD'deki yan kuruluşlarıyla konuştuk ve
ABD
yan kuruluşundan sipariş verdik, onlar da Çin'e bildirdiler,
ama bu başka bir parti saksı olduğu için
siparişi ikiye katlamak gerekiyordu ve sahip olduğumuz kredi limitini aştı.
Evet,
kredi limitine takıldı, bu yüzden göndermediler. Çok
ilginç, yani birileri
işini kaybediyor. Bu saçma, hayır, hayır,
kovulmamalısınız, yani
oldukça gülünç. Neyse, bu gece saat
23:00'te geliyor.  Ya da buna benzer bir şey.
Vay canına, bu tür şeyler sürekli oluyor.
Olağanüstü durumlar yaşıyorum,
evet, bu sadece bir örnek ama bunun gibi
birçok şey var.

[Müzik]
günlük işinizi bıraktınız ve
girişimciliğin peşine düştünüz
fikirlerle hayallerle ve ateşle doluydu
dünyada etki yaratmak ve daha iyi bir
toplum inşa etmek istiyordunuz ama şimdi
birkaç kez başarısızlığa uğradıktan
sonra eskiye dönmeyi düşünüyorsunuz ve
bu anlaşılabilir bir durum
hizmetlerinizi satmak ve her seferinde
reddedilmek Moral bozucu ve sürdürülemez
olabilir ancak bu kararı vermeden önce
kararınızı iki kez düşünmenizi
sağlayacak bu tavsiyeleri
izleyin bir şey yeterince önemli ise
olasılıklar aleyhinize olsa bile yine de
onu yapmalısınız Elon musk başka bir
deyişle engeller ne olursa olsun sizin
için önemli olan şeyi yapın dünyayı
değiştirebileceklerini düşünecek kadar
çılgın olan insanlar bunu yapanlardır
Steve Jobs başka bir deyişle Eğer
toplumu daha iyi bir hale
getirebileceğiniz inanıyorsanız o zaman
yapabilirsiniz başka kim
yapacak yapabileceğinize inanın ve yolu
yarıl Theodor Roosevelt başka bir
deyişle başarının ü50 isi bir fikre
dayanır diğer ü50 isi ise bu fikri
İnançla uygulayıp uyguladığını
[Müzik]
bağlıdırlar pes ettiklerinde başarıya ne
kadar yakın olduklarını fark etmeyen
insanlardır Thomas Edison başka bir
değişle her geçen gün bir sonraki harika
fikrinize daha da yaklaşırsınız Edison
ampulü yaratmadan bir gün önce mucitlik
vazgeçmiş olsaydı şu anda nerede
olurduk antrenmanların her dakikasından
nefret ediyordum Ama dedim ki sakın
bırakma şimdi acı çek ve hayatının geri
kalanı
birle size
öce ve fedakarlığın bir sonucu olarak
gelir uzun vadeli faydalar buna
değecektir çok zeki olduğumdan değil
sadece sorunlarla daha uzun süre
uğraşıyorum Albert
Einstein başka bir deyişle başarı için
tek
faktör
olursam pişman olmayacağımı biliyordum
ama pişman olabileceğim tek şeyin
denememek olduğunu
biliyordum Jeff bezos başka bir deyişle
önemli olduğuna inandığınız her şeyin
peşine düşün bunu yapmazsanız
hayatınızın Geri kalanını bunu düşünerek
geçirirsiniz Eğer bu videoyu
Beğendiyseniz lütfen beğenmeyi ve abone
olmayı unutmayın sorularınızı ve
düşüncelerinizi yorumlarda
paylaşabilirsiniz bir sonraki videoda
görüşmek üzere bu

Tek ilgilendiğim şey
kalite ve kaliteli kahveydi. Kahveyi çok seviyorum,
her gece rüyalarımda kahve görüyorum.
İçtiğim kahvelerin toplamını hesapladım ve eğer benim kadar kahve
içen 50 kişi bulabilirsem
ev
taksitlerimi ödeyebileceğimi düşündüm. Bu yüzden
bodrum katımda kahve kavurmaya başladım ve
bir kişinin bir
kilo kahve alması birkaç ay sürdü. Biraz deneme yanılma yöntemiyle ilerledim,
sonra da
seçenekleri eledim.
Çok param yoktu. Sanırım o zamanlar toptan kahvenin fiyatı,
yeşil pazarda
belki 80-90 sentti, toptan satış fiyatı
375 dolardı ve kocamın 850 doları olduğunu biliyordum.
Kahve hakkında düşünürseniz,
şarap, ekmek, çikolata, bira,
viski trendlerini düşünün, hepsi aşağı yukarı aynı, değil mi?
Hala ticari
ürünlerin bolluğu var, mesela Wonder Bread gibi.
Ama tüm bu fırınlar,
yüzyıllar önce olduğu gibi, bir şekilde ortaya çıktı, yerel bira fabrikaları da öyle.
Sanırım
kahve sektöründe şanslıydık çünkü kaliteli şarap
bu yolu daha önce açmıştı.  Biz ve
yaptığımız birçok şey, hatta
kahvemizin tanımlarına kadar,
kaliteli şarap endüstrisinden esinlendik. Evet,
dünyanın en iyi kahvesini bulmak ve bildiğim en iyi şekilde kavrulmuş kahveyi
müşterilere olabildiğince hızlı ulaştırmak istiyordum.
Bu yüzden bu hava
kavurma makinelerini keşfettim. Sıcak
hava patlamış mısır makinesi konseptine benziyor; kahve çekirdekleri gerçekten
nazikçe işleniyor ve
kırılmadıkları için çok düzgün bir şekilde birbirine sürtünüyorlar
ve her bir çekirdek
bir taraftan diğerine mükemmel bir şekilde kavruluyor. Hava kavurma yöntemiyle
kavrulmuş kahve çok
yumuşak, hafif, kremsi, acı değil,
tadı çok etkileyici. Bu da beni
Corvallis, Oregon'a götürdü; Corvallis, Oregon'daki
eski bir kilisede bu kavurma makinelerini yapan huysuz yaşlı bir adam vardı.
Kansas City'de bunlardan birini satın aldım ve
17.000 dolarım yaklaşık
4.000 dolara düştü. Kapıyı ölçmeye vaktim yoktu, bu yüzden kavurma makinesi bodruma
sığmazdı. Bu yüzden onu
ikiye bölüp bodruma indirebilecek birini bulmak için birkaç hafta daha harcamak zorunda kaldım.
Bodrumdaki kahve kavurma makinesi,
klimaya gidebilecek elektriği tüketiyordu.
İlk satışı çok net
hatırlıyorum, en üstteydim ve o da
KG tıp merkezinde ve St. Louis'de arabayı kullanıyordu.  Luke'un
dediğine göre, muhtemelen sadece benim
tutkuma hayran kalmıştı ve sonunda,
onu birkaç kez gördükten sonra
bana 10 poundluk bir sipariş verdi.
Doğrudan Brookside'a gittiler,
bodrum katımda kahve kavurdum, doğruca
ona geri döndüm ve "Bu ne?" dedi. Ben de "
Siparişin ne? Nereden aldın?" diye sordum.
Savunmacı ve
haklı bir tavırla "Ne demek nerede?" dedim. "
Bodrum katımda kavurdum." dedim. Kahveye dokundu
ve "Hala sıcak,
inanılmaz kokuyor!" dedi. Bunun üzerine birkaç
zil çaldı. Teslimat yaptığım yere doğruca
ön kapıdan girdim
ve sanki
Wiley Coyote'lu bir çizgi film gibiydi,
aromanın arkamdan yayıldığını görebiliyordum. Yani
1993 Aralık ayının ilk ayında
1100 dolar sattım, sanırım
dokuz müşterim vardı. Sonraki ay muhtemelen
300 küsur dolar, ilk tam
yılımızdı. Sonra 540.000 dolar, sonra
biraz üzerinde 1 milyon dolar ve sonra
2 milyonun biraz altında oldu ve böyle devam etti.

Benim adım Gil XI, Bioresource International'ın başkanı ve CEO'suyum.
Babam
şirketin kurucu ortaklarından ve
teknolojilerin mucidi.
Başlangıçta girişimci ruhuna sahip olduğu için ona minnettarım; bir
şeylerin nerede olabileceğini veya henüz hiçbir şeyin olmadığı yerlerde neler olabileceğini görmek için belirli bir vizyon gerekiyor.
Kümes hayvanı atıklarını enerjiye (biyogaz enerjisi) dönüştürmek için bazı çalışmalar yapıyordu
ve
sindirim sistemine giren gübreye düşen tüylerin
kaybolduğunu fark etti.
Girişimci bir bilim insanı olarak, tüyleri sindirebilecek bir
tür bakteri veya mikrop olması gerektiğini düşündü.
Tüylerin proteinden oluştuğunu biliyordu ve bu nedenle
doğadan bir şey alıp endüstriyi
büyütmek için benzersiz ve faydalı bir şekilde kullanma fikrine sahipti. Bu
ilk projenin doğuşundan,
hayvan üretiminin maliyeti arttıkça,
bizimki gibi enzimlerin kullanılması çok para tasarrufu sağlıyor
ve bu nedenle düşündük ki, biz
küçük bir şirketiz ama benzersiz bir
teknolojimiz var ve bunu pazarlayabiliriz.  Bazı
parçaları bir araya getirip ne kadar ileri gidebileceğimizi görmek istedik.
Etkili bir şey yapma fikri,
babamla bu işi kurmamı sağlayan şeydi.
Atlanta'daki Emer Üniversitesi'nde mikrobiyoloji alanında doktora tezimi bitiriyordum
ve
kariyerimin geri kalanını laboratuvarda çalışarak geçireceğimi düşünmüyordum. Hemen etki yaratacak ve değer katacak bir şey yapmak istiyordum, bu
yüzden bu iyi bir
fırsat gibi görünüyordu. "Lisansüstü eğitime kıyasla ne kadar zor olabilir ki?" diye düşündüm.
Meğerse farklı bir şekilde zormuş,
ama bu bizim için çok iyi bir süreç oldu.
Babamla birlikte bu işi kurmanın ve
bu aşamaya gelmenin beklenmedik sonuçlarından biri de,
birbirimize karşı yeni bir saygı
ve ilişki geliştirmemiz oldu; bu,
bir baba ve oğul arasında genellikle elde edilemeyen bir şey.
Yalan söylemeyeceğim,
özellikle
şirketin başında, çok fazla
bilgi ve
deneyim olmadan çok hızlı kararlar almak zorunda kaldığımız zor zamanlar oldu. Her şey neredeyse tamamen
görüş ve içgüdüye dayanıyordu ve sık sık
fikir ayrılıklarımız oluyordu.
Şimdi bunun hakkında şakalaşabiliyoruz.
Pazar akşamları akşam yemeği için annemlerin evine giderdim
ve bunlara "
Pazar Gecesi Kavgaları" derdik çünkü
kaçınılmaz olarak iş hakkında konuşmaya başlar,
fikir ayrılıkları yaşar ve giderek daha da
hararetli hale gelirdi ve annem araya girip
bizi biraz sakinleştirmek zorunda kalırdı. Başarımızın sırrı, her şeyi açıkça ortaya koymamızdı;
birbirimize karşı güçlü bir kırgınlık veya kötü hisler beslemedik.
Hepimizin yaptığı şey,
iş için en iyisini yapmak ve ilerlemekti.
Şirketi kurmadan önce hiç işletme dersi almadım ve sadece
yaparak, azimli ve
çalışkan olarak,
yapabileceklerim ve yapamayacaklarım konusunda dürüst olarak öğrendim. Bu yüzden insanlara
sadece başlamanız gerektiğini,
gidip yapmanız gerektiğini ve ilerledikçe öğreneceğinizi söylüyorum.
Diğer bir kısmı ise
babamla çalışmak ve
esasen bir aile
şirketi olan bir şeyi alıp büyütmek ve ölçeklendirmekti; şimdi ise hayal edebileceğimizin çok
ötesinde bir şey oldu.

bu iş dünyasındaki başarılı girişimci
kadınları iş kadınlarımızı tanımaya
devam ediyoruz Bu kez karşımda 360
iletişim kurucusu seçim Şen da var şimdi
hemen hızlıca sizi tanıyalım istiyorum
ben İstanbul'da doğdum İstanbul'da
şanslı bir araya doğdum üç kuşaktır
kadınların çalıştığı bir araya doğdum
anneannem annem teyzeme Ben çalışan
kadınız Dolayısıyla hayatta Aslında
kadınların çalışmasının çok inanıldığı
kadınların çalışmasına fırsat verilen
bir ortamda büyüdüm ve gitti çok
eşitlikçi olduğunu düşünerek İş hayatına
atıldım söylüyorum ben okudum ve o
dönemlerde Aslında sosyolojide toplumsal
cinsiyet eşitliğini konuştuğumuz
yıllardı ben kendi halinde
gördüklerinden böyle bir sorun yok diye
düşünüyordum ardından kadın dengeli ve
televizyon programlarında çalıştım
yaklaşık bir
ben size farklı yayınlarda yöneticilik
yaptım hem televizyon tarafında Hem aynı
zamanda dergi ve gazete sonrasında
buldum ve kursu iletişim uzun yıllar üç
farklı şirketinde 2018yılı şimdi dönüm
noktası oldu 2008'deki ayrıldım Ve iki
yıl tamamen gönüllü olarak Darüşşafaka
cemiyeti'nde görev yaptım bu yıllar bana
sosyal iletişimin ne kadar kıymetli
olduğunu Aslında sosyal faydaya sosyal
iyi Gönül vermek gerektiğini gösterdi
367 böyle tamamlandı v367 şimdi 2010
yılında kurdum sosyal fayda projeleri
geliştiren onların için yöneten bir
Cruze zamanı olarak da bu alana dair
iletişim alanına dair eğitimler
veriyoruz ve 2
ne yapmış iletişimi neden kurdunuz hangi
ihtiyaçtan kaynaklandığını ve hangi
çalışmaları yapıyorsunuz Biz sosyal iyi
seslenmek istiyoruz Dolayısıyla sosyal
İyi olmak lan liderlerin şirketlerin
sesi olacak projeler geliştiriyor ve bu
projeleri yeri geldiğinde uluslararası
fonlar yeri geldiğinde Özel sektör
tarafından destekleyerek hayata
geçiriyoruz diğer yaptığımız işse
bunların iletişimin eğitimlerde destekli
yormak Peki şimdi sosyal iyilik dediniz
sosyal sorumluluk anlıyorum ben hani
sosyal sorumluluk sosyal iyilik farklı
ve şirketler A bu projeleri yaparak
Aslında dışına altına ellerini mi koymuş
oluyorlar o Sosyal bilgi kavramı nedir
biraz açabilir misiniz şirketler artık
ama sokakta olduklarında başarıya
ulaşıyorlar şükür itibaren Çok önemli
noktalarından biri ama
Ben her şekilde getirmek istediğini yol
var yandan da ihtiyaçlar var ortasında
ise şirketin amaçları tanımlanıyor bu
şirketin amacı kendi işini yapmaya devam
ederken bir yandan da toplumda bir
şeyleri değiştirmek ve dönüştürmeye
demirsat yaratmadı Bu alanın sosyal ilik
olduğunu ve bu iğne iyiliği Hadi İyilik
Yapmak değil geliştirmek iyiye doğru
götürmek olduğuna inanıyorum ben anlamı
olan işler yaptığınız zaman toplumsal
değişikliği yaratmakta çok daha mümkün
oluyor şimdi görüyoruz hani Eskiden çok
teklif Nadir projeler gerçekleştirdi ama
şimdi herhalde bu tür projeleri yapmayan
şirket yok gibi bu değişimine
bağlıyorsunuz diye bu artış neden
kaynaklanıyor toplumsal Sorunların
çözümü için aslında ama şirketlerinde
burada sorumluluk hissettiklerini
gösteren bir pub
bu ne dersiniz Ben çok Sevindirici
buluyorum açıkçası ve ümit ediyorum ki
her geçen gün yüzden çok mutlu oluyorum
Aslında bu gerçekten ne ayak anlam
katmak istediğinizde Çok yakında
ilişkide ve şirketlerin anlam
katılabilmesi onların iyileştirme
topluma iyilik etmek suçlarını bir
yandan devam ettirirken birden Bence
kendi çalışkanları içinde bu
şirketlerden Çalışıyorlar ya da
kendileri için de neden bu şirketten
ürün alıyorum sorularına yanıt verir
halde geliyor yani yapılan işe anlam
kaçıyor ben bu anlamadım ışını bir ama
çok haklı iyilik arayışının toplumda
Gittikçe daha kıymetli olduğuna
inanıyorum ve şirketinde birbirlerini
örnek olduklarını düşünüyorum eskiden
iyi yap söyleme vardı Şimdi tam tersi
olması gerektiği inanıyorum çünkü her
Bu bir diğerinden yıkama alıyor ve bu
ilham daha büyük iyiliklere bittiğini
olabiliyor Dolayısıyla kurumların Bence
bu iyi taraflarının daha fazla seslerin
çıkması lazım ilk yaptığımız projelerden
çalışmalardan örnekler verebilir misiniz
Ve bu projeler topluma nasıl bir fayda
sağladık şirketlerle çalışma fırsatı
anlamlı olduğunu düşünüyorum çünkü
sosyal projeleri ne kadar uzun süre
gelirse o kadar kıymetli ve iyi bunların
arasında en uzun süredir sürdük
lerimizden bir tanesini okuryazarlığını
destekleme amacıyla yaptığımız Kemal
Akademisi ile birlikte Türkiye genelinde
6 buçuk milyon kişi bugüne kadar
okuryazarlık eğitimi verilmesine aracı
olduk ve burada bir tarafta iyi Eğitim
Bakanlığı tarafta Türkiye Belediyeler
Birliği
Bu üniversite iş paydaşlarımıza ne geldi
Çok önemli olduğunu düşünüyorum yaz
okuryazarlığın özellikle kadınlar ve
gençler arasında yaygınlaştırılması
benzer bir şekilde 3 yıldır
sürdürdüğümüz Anadolu kadıncada bir
yarışmamız var burada üreten ve
ürettiklerini pazarlama oluşturmak
isteyen kadınlara müze mağazaları fırsat
tanıyor Böylece hem kendi ürünlerine
Türkiye'de hem de yurtdışında tanıtmak
hesapları benzer şekilde Anadolu Kaya
çoban ile oldu Onların da özellikle
mültecilerle ilgili yaptıkları için çok
ses getirecek olduğuna inanıyorum Hem
Türkiye'de hem dünyada benzer şekilde
Avrupa Birliği'nin farklı projeler
içinde yer alıyoruz arasında toplumsal
cinsiyet eşitliğinin içerisinde
yaygınlaştırılması ve cinsiyet
eşitsizliğine dair sorunlara çözümler
bulmak çok inanarak yürüttüğümüz bu
üzerinde
da benzer bir şekilde kimi sabah
herkesin hakkı ve kimi zamanın
yaygınlaştı olabilmesi için sabah
kavramının üzerinde konuşabilmesi için
yeni bir proje yürütüyoruz benzer bir
şekilde günümüzdeki mültecilerin sağlığı
için bir devlet hastanesi iletişiminde
görebiliyoruz Aslında markalarla
yaptığımız çalışmalar kadar Avrupa
Birliği'nin Türkiye'de aklı
bakanlıklarla birlikte yürüttüğü ya da
kendisinde oluşturduğu projede yürütücü
olarak ve proje lideri olarak destek
veriyoruz iletişim konusunda bir uzman
mısınız Türkiye'nin önde gelen
uzmanlarından birisi özellikle sormak
istiyorum şimdi nedeniyle bütün
iletişimimiz evrimleştiği şekil
değiştirdi İşte sizinle Biz yüze
görüşmek yerine zor üzerinden bu
röportajı yapar hale geldik ama bir tane
o zaman taşı var bir anladığımız
bildiğimiz ve Bizi biz yapan insan yapan
o yüz yüze dokunarak yüze gelerek
yaptığımız iletişimden de mahrum olduk
bizi nasıl etkiledi sizin görür Ben
deneyimlerinizi dışında gözlemleriniz
neler iletişim olarak bez avantajları
avantajları neler oldu bu kendimin
getirdiğini bize kattığı ya da
kaybettirdikleri zor soru çünkü Bence
hala içinden geçiyoruz içinden geçerken
somut olarak yanlamanın Aslında zor
olduğunu düşünüyorum Bu soruyu bizim
şirketimiz var Ben uzun yıllardır
iletişim alanında eğitimler verir ve iki
yıl oldu orada sıklıkla yandığımız
konulardan biri bu
bu arkadaş olduğunu düşündüm yani şu
Aradaki mesafeleri kaldık arasındaki
mesafelerin kavramı kızıda eşitlikçi
yaklaşımları çok daha fazla arttırdı
yani uluslararası organizasyona katılmak
istiyorsunuz diyelim ki 23 ayırmamız
lazım zaman ayırmamız lazım Dolayısıyla
ikisini birden ayıramıyorsan Siz
organizasyonun bir parçası olamıyoruz ve
fikirlerinizi her ortamda
paylaşamıyorsunuz Dolayısıyla ben bu
eşitlikçi yanında çok beğeniyor ya çok
severek söyleyeyim şeylerden biri şu
Eskiden büyük toplantı masalarında bir
araya getirdik YouTube'dan masaların
başında oturan kişiler toplantının
liderleri olurdu Dolayısıyla Aslında
bulunan oturulan yerden ve güç olarak
devam ederdi Bu da ortadan kalktı işte
böyle yerimizi toplantılarda Herkes
birbirine eşit her kutu birbirinin
yanında Dolayısıyla hiçbiri diğerinden
ne daha büyük
İyi ki söz alıyorsa onun sözünü
Dolayısıyla İçeriye daha fazla odakların
olacağını şekilden daha çıkıldığını
düşünüyorum iletişimde Bunu da çok
kıymetli olduğu inancındayım zorla
noktası şu çok ilişkileri böyle yürütmek
Tabii ki daha kolay Çünkü tanıdığınız
bildiğiniz ve ucunu kokuyor bildiğiniz
tanıdığınız diplerin içerisinde bu
yetişmiş sürmek yok Bir yandan da evet
Bizler cinsel teması çok seviyoruz
Dolayısıyla Öncesinde bir kahve içmek
toplantı esnasında değil toplantıdan
çıktığımız da Birlikte bir kahve içerken
merdivende giderken yapılan konuşmaların
işin etrafındaki kişi tanımaya ve o
Kurumu tanımaya büyüklük fırsatı vardı
Böylece aslında özelleştirmek İster
leştirmek de daha kolay oluyordu şimdi
içeriğin daha iyi biriktirilerek
yapılması
bu düşünüyorum şirketler açısından zor
olan kısmının ya da insan ilişkisi
açısından zor olan kısmın yeni
tanıştıkları olduğunu düşünüyorum bizim
mesleğimizde o yüzden A çok büyük
alabilmek daha çok dinlemek ve ooooo
topladınız sadece kendisinde değil
toplantısı öncesinde sonrasında kuruma
gidip çıktığınızda o kurum kültürünü
soluyarak düşündüğünüz birlikte
geliştirdiğimiz kısımlarında Ne
takılması gereken bir süre geçtik
bununda araştırmayı daha derinleştirecek
yine araştırma işler yapacağına ömrünü
Araştırmadan daha çok geleceğine ve
temsilcilerine de lifleri daha somut
verebilmek için kendilerini daha somut
anlatacak ortamlar yaratmak Ben yıllar
öncesine götürmek zamanı hatırlatmak
istiyorum o zamanları hatırladığınızda
bir kadın olarak hangi
Bu yaşadığınız Çünkü girişimci
kadınların önünde çok fazla rol model
yoga v2010 yıldan çok daha gibiydi rol
modeller yok neyin nasıl yapılacağını
bilmek yok Bir eksiklikle çok fazla
bilgi bu kadar kolay işim yok Siz kadın
olmaktan kaynaklı hangi sorunlar
yaşadınız ve ayrıca sizin Gözlerin
gözlemleriniz neler ya şimdi kadınlar
hangi sorunları yaşıyorlar Ben çok uzun
yıllardır çalışıyor olduğum bir alanda
iş kurdum suyla Aslında bilgimi bir
kurumun içerisinde kutsal taraftan
geliyorum ben paylaşırken daha çok
şirkete paylaşabilmek amacıyla böyle bir
işe başladım O yüzden en çok somut
Aslında işin kendisine dair zorluk yaşam
Ben girişimci olmak ile ilgili zorluk
yaşadım yeşil olmak zorluk yaşadım
derken ruhsal hayatta
bu işlerdeki aslında girişimci olduğunu
an itibariyle ay başının anlamı
değişeceksin eskiden hani maaşının
yaptığı Dolayısıyla banka hesabında
olduğu gün ken şirket Banka hesabı
boşaldı gelecek ay başı gerçekten oldu
dolayısıyla çıkışı konusu benim için
zorlayıcı bir unsur olduğu uzun süre
Çünkü benim bildiğim dakika vardı
aybaşında maaş yatar işte ister
harcamalar rengi kiralar kredi kartları
ödenmesi gereken içinden yapılır Ancak
bir iş hayatında ödemeler söylendi günde
olamıyor video Dolayısıyla söylendiği
günde ödemeyi alamadığınız an itibariyle
Siz ödemeleriniz aynı gün de yapmak
zorundasınız suresi bu nakit akışı
konusunu idrak etme Maya zaman aldı ve
ben bir sermaye ile bu işe girmemiş
Dolayısıyla sermayeden kullanarak dakika
kışın engelleyebilmek de benim için çok
mümkün değildi o kısmı
Bu ikincisi Ben yönetici olarak veririm
bırakmıştım Dolayısıyla bazı şeyler
benim için bu aylıklı hallediliyor duyan
işte diyelim ki bir seyahat organize
etmek uçak biletini almak ve rengi
randevu almak oraya gidecek aracı ayarla
mahşuk bölümümüzün koruyabilmesi
dışındaki her şey yanında müzik iki
tarafında da finansal muhasebe tarafı
benim için girişimde Olur olmaz tek
başıma gitmek zorunda kaldım İki nokta
oldu ki ben ikisini de hiç bilmiyormuşum
yıldır iş hayatında yaydım şirket
kurduğumda ancak İş hayatım hiç
ısınamadım gönderin değişimini olarak
gördüm ve benim için çok kıymetli olduğu
çıkacağız Ben kadın girişimcilerden
öğrendim ve kadın girişimcilerin
birbirlerini desteklemeleri ne çok
inanıyorum
çok seviyorum çünkü aşağıda geri kaçmak
benim için kolay olan the bu yola
çıktığı zamanlarda da beni tutan Hep
gene benden önce girişimci olan
kadınların aktardığı hikayeler ve bu
hikâyelerin verdi Umut oldu en zor
noktası sanıyorum bu üç yılı geçmemek üç
yıl geçirdikten sonra çok daha
kolaylaşıyor ama üç yılın çok kritik bir
dönem olduğunu düşünüyorum Peki genel
olarak baktığınızda Siz aynı zamanda
Diğerini de yönetiminde yer almışsınız
ve eğitim gerçekleştirdiğiniz bir yer
şimdi kadınlarla bir arada olduğunuz
onlara eğitimler verdiniz gözlemleriniz
neler ya şimdi Kadınlar en çok hangi
engellerle hangi sorunlarla
karşılaşıyorlar ve bu sorunları nasıl
ulaşabilirler tavsiyeleriniz neler olur
gider dayıcığım kuzum
bu dönemde de gönüllü olarak çalışmaya
devam et durumda da aslında hep aynı
şeyi görüyoruz kadınlar iyi iletişim
nasıl işim pazarı erişim konularında
zorladım Dolayısıyla bunların bir bütün
olarak yenisi edilebilmesi kıymetli bir
de kadınlar rol model ihtiyacı var
Dolayısıyla yalnız olmadıklarını bilmek
bunların tamamını eşliğinde
kolaylaştırıyor Dolayısıyla Aslında bu
bir toplum kuruluşlarının daha fazla
örnek oluşturabilmek ve destek
verebilmek adına çok ciddi değeri var
bence sizin tavsiyeleriniz neler olur
yani bir kadın bir iş kurmak istiyorsa
Emin dediniz yani ay sonunda biliyoruz
ki maaş yatıyor bankaya kurumsal hayatta
böyle bu bir Kamp Alanı yaratıyor birçok
kadında bu kuralından çıkmakta
zorlanıyor yani Cesaret edip
ve tavsiyeleriniz neler olur işini
kurmak isteyenlere tavsiyeleriniz neler
olur ya da kurmuş da yeni yılın başında
onlara tavsiyeleriniz Ne olur iki durum
için de sizi bence tavsiyelerimiz çok
kıymetli olacak cesaret yemekli ve
girişimci içerisinde tutku ve cesaretle
ihtiyaç var sosyal niye çok inanıyorum
toplumsal faydaya çok inanıyorum ve
bildiğini birilerine aktarmaya çok
inanıyorum Dolayısıyla Bu üçünü çok
severek yapıyorum Çok severek yapıyor
olmak Aslında iyi yapıyor olmayı da
bence Elinde sonunda hepimiz için
geçiriyor Çünkü sevdiğiniz bir şey
tutkuyla yaptığımız bir şeyden vazgeçme
diyorsunuz O yüzden öncelikle Çok
sevdikleri bir şey yapmalarını öneririm
aynı zamanda bir ihtiyacı çözüm bulmak
bence
bugün birlikte çok kıymetli Ben Örneğin
dünyanın daha fazla iyilik peşinde
gideceğini izliyorum ve ve şirketlerin
de çalışanlarını zaman içerisinde daha
fazla gelişmiş fırsatlar yaratacağı
Dolayısıyla yapıyordu iki işinden sosyal
farklı için değil içinde bir geleceği
olduğunu düşünüyorum şekil
değiştirebiliriz sınıflarda yapıyorduk
şimdi ekran başında yapıyoruz ya da
Eskiden sosyal fayda projeleri daha
zorluktan dönme işlerde şimdi Daha
içeriye odaklı daha paylaş değişiyor
Ancak bunlar ihtiyaç ihtiyacı iyi ölçmek
lazım üçüncüsü ilgili şimdinin muhakkak
Bence işgörücü olması lazım Hiçbir şey
tek başına ben kendim yaparım Dediğiniz
zaman tek başına yapılamıyor iyi çözüm
ortakları ihtiyaç var mı
ki sakız sektöründe senin satış Ağlarını
kimlerle kuvvetlendirecek sizin söktürür
sizin Paylaştığınız olacak işin kalitesi
için de çok önemli Dolayısıyla
çalışanımız olduğundan çok hiç kurumla
paylaştık yapıyor olduğunuz bununla
beraber devam edebilir olduğunuz sürece
kıymetli önemde bir diğeri Bence her
girişimcinin iyi görürmüş ayrı ilginç
mali müşavir olması lazım Çünkü olmak
her zaman ittirince ilkokul edilmektedir
her zaman iyi gelmiyor Ve bu ikisi
önemli cesaret mi
bu kurabiyeler o cesareti gösterecek
Adımı nasıl atabilirler hiç sermayesi
olmayabilir o adamın asılacak iş fikri
var al güvenemiyor Olur mu olmaz mı Evet
tutkulu Evet seviyor Evet ihtiyacı
gideriliyor ama bütün bunları hayata
geçirebilmek için o ilk adımı atmak
cesaret göstermek çok önemli O cesareti
nasıl atabilirler şimdi Bu cesareti en
kolay yakanlar Bence İhtiyaç anında
Tanış Yani şöyle düşünün birçok hikaye
vardır birçok kadın başarı hikayesi
vardır kadın mecburdur çocuğu büyütme
ailesindeki sorumluluğu üstlenmeye devam
etme ve ve oldu yalnız kalmıştır bu
yalnızım bu çok sebep olabilir ama artık
yalnızdır ve yalnız ilerlemek zorundadır
bu durumda başka bir şansı olmadığı için
zaten o kadının iş hayatına ya
GTA V atılıyor Dolayısıyla bazen cesaret
zorunluluktan geliyor
112 gruba daha çok sözüm var çünkü
kontrol ardından çıkmak da hazır olan
yani güzel bir fikriniz var Kendinizi
nasıl hissediyorsunuz ve iş adım
atacaksınız ancak Düzenli bir maaşımız
var Hello marş Geçilmez standartlarını
da karşılayabiliyor ise Hatta aynı
içerisinde Bir Kadın Bir Erkek
çalışıyorsa ve bu durumda erkeğin maaşı
sabit maaşla devam et burada cesaretin
şöyle bir önemli O sizin mesaj olmak
İstediğiniz yere kadar götürebilirsiniz
Dolayısıyla hayal ettiğiniz yolculuk
size yolculuğumuz olabilir Ben pek çok
kadın hikayesi biliyorum ki aslında çok
küçücük başla Yani benim de öyleydi bir
ortamla
bu yiyecek bir odada başladı Benim
Hikayem Dolayısıyla küçük başlayan bir
hikaye Uluslararası bir için oluşabilir
saniye geldik o cesaret adımını sebatla
beraber atmak gerektiğini düşünüyorum
sadece yarın için değil 10 yıl sonrasına
20 yıl sonrasında bakarak cesaret etmek
lazım şirketlerle Çok temas halinde
siniz ve uluslararası arenada çalışan
bir ajansın başkanımızın gördüğünüz ne
genel gidişat ne toplumsal cinsiyet
eşitliği açısından bir değerlendirme
yapabilir misiniz şirketler Benim
gördüğüm kadarıyla hala daha bu işi
kavramının ne olduğunu anlayabilmiş
değilim hala daha Kadınlar neden Çalışma
Hayatında olmalılar anlayabilmiş
değiller 7 şak ne ya siz ne
gözlemliyoruz
bu ve toplumsal cinsiyet eşitliği neden
gerekli adımlar neden Çalışma Hayatında
olmalılar Ben bunun bir Kalkınma konusu
düşünüyorum yüz sosyoloji konusu olmanın
ötesinde ekonomik konusu olmaz olduğuna
inanıyorum zaten rakamlar da bunu
destekliyor baktığınız zaman
çalışanlarının kadın ve erkek eşit
olduğu şirketlerde bilimin daha fazla
arttığını ve yönetiminde daha çok kadın
olduğu şirketlerde bu şirketlerin
performanslarını daha yükseldiğini daha
rakamlar söylüyor Dolayısıyla Aslında İş
hayatına iş hayatı bakın eğer ki eşit
fırsat vermek bu şirketin kendisine
girecek fırsatı vermesi anlamına geliyor
bence bu yüzden çok kıymetli
performansını yükseltebilmek yani
performansını çalışan bir yükseltebilmek
Hem de yeni hiç
ne demek için toplum kadın ve erkekten
temsil edildiğine göre şirketlerin
çalışanları kadar aynı zamanda yönetim
kadrolarını kadınlar tarafından kimse
gerekir şirketleri toplumsal cinsiyet
eşitliği isimleri de veriyorsunuz Daha
doğrusu bu konuda danışmanlıkla
yapıyorsunuz genel olarak gördüğünüz ne
şirketler eşitliği toplumsal cinsiyet
eşitliğinin farkındalar mı ve siz bu
danışmanlık hizmeti kapsamında hangi
çalışmaları yapıyorsunuz şirketlerle
gerçekten değerlendirilmeyen en büyüğü
Kaynakları Ve çok çarpıcı rakamlar var
bakarsanız değer dünyada kadın
istihdamını yüzde bir arttırdığımızda
Gayri safi milli hasıla 80 milyar dolar
Dolayısıyla bizim ülkemizde de eğer
kadınların ve erkeklerin eşit olarak
katılmasını sağlarsak iş başına düşen
Gayri safi milli
530 değeri de artıyor Dolayısıyla
Kadınlar gerçekten ekonominin yüz
değerlendirilmeyen Bu şirket
politikaları içinde bence çok kıymetli
Bizler şükür politikasının içerisinde
cinsiyet eşitliğini bir birim arttırıcı
olduğunu farketmesi ve burada çok önemli
olan şeylerden bir tanesi cinsiyete göre
pozisyon sayılarının artırılması
bakarsanız 2916 gerçekten çok konusunda
bu daha fazla baktığın
bu şirketlere sorarsanız enerji eşitliği
önemsiyor musunuz Evet ancak cinsiyet
eşitliğinde desene iş alırken bunları iş
olabilir pek çok şirketin dikkat ediyor
ancak onların yönetim pozisyonları
çıkarılması konusunda daha fazla deste
işte oldu bu rakamlarda aşklar
Dolayısıyla Biz ve Kurum içerisinde
çalışan kadınların daha fazla ilerici
pozisyonla kendilerini aday
görebilmeleri için yönetmeye çalışıyoruz
şirketlere değişiklik politikaların
geliştirilmesi konusunda destek
veriyoruz açabilir misiniz Nasıl bir
destekten bahsediyorsunuz ve bir eğitim
paketi şeklinde mi oluyor nasıl
çalışıyorsunuz beni Bence bu iletişim
için çok kıymetli bir park konuyu hem
şirketlerde iş yarışmalarında
baktığımızda hem de eş zamanlı olarak
şirketlerin
o kalp ayda yani yaptıkları sosyal fayda
açısından da içeride işte böyle başladı
çok kıymetli Dolayısıyla yolculuk
İnşallah politikalarından başlayıp
içerisinde işit işit maaşla devam edip
bu çok önemli bir konu öncesinde ve hala
pek çok noktada üstünü çalışanların
baktığımızda açılıyor liderlik gerekiyor
çalışanların da yararlı zararlı olduğunu
ve
Eğer bakmak lazım kızım şekilde
destekleyen sosyal oluşturması lazım
Çünkü bazen çok iyi yerine yakına
adımlar oluşturabiliyor kadınların iş
hayatında kalmasıyla ilgili İş hayatına
dahil edilmesini kadınların sebebiyle
işten ayrılması durumunda daha doğrusu
şirketlerin onlara vermediği ya da kadın
olmak konusunda daha az istekli olduğunu
sözler gösteriyordu çalışması gereken
bir ve ilişkide hem sivil toplum
kuruluşlarının çok kıymetli çalışmaları
var mı
bu şirketin kendisine geçebilmesi için
bir rekat ve beraber düşünme sürecinde
adlandırabiliriz burada verdiğimiz
çalışmayın yani şirketinin eşitlik
riskini çıkıyorsunuz Durum tespiti
yapıyorsunuz Sonra da onlara neler
yapılması gerektiğini mi hop oluyorsunuz
yapılması gereken birlikte geçiyoruz
yapıyorsunuz hayata geçiriyorsunuz
ajansız boyasıyla Aslında bunu
çalışanlar dizisinde hem de o şirketin
çalışanları ile beraber Kuruoğlu idare
içerisinde uyarıyoruz Peki sizin başka
yaptığınız bir hizmet daha var o da
şirketlerin hikayelerine yönelik biraz
açabilir misiniz Ne yapıyorsunuz
iletişim şirketi yazılıdır Çünkü biz
bu kumbara ve giderlere onları hikaye
yazarken hikayenin Aslında kurumların
değerlerini çıkartacak şekilde var
olması gerektiğini düşünüyoruz ve bunun
giriş iletişim hem de aynı zamanda
dışarı düşünce çok önemli bir Aslında ne
olduğuna inanıyorum çünkü artık yağ
Yeller o kadar hayatın içerisinde
gülüşünün Hani Instagram Story üstünden
suda değilsiniz süresi ne kadar
hikayelerimiz var ve yerler bence
Aslında ruhu olan datalar o yüzden
şirketlerin çalışanları arasında yerde
müşterileri için hikayesi toplamada
geliştirmesi gerektiğine inanıyorum
Aslında Bizler kendimizi iletişim
danışmanı ederken bir yandan da bizim
hikaye anlatıcısını çünkü hem markaların
hem de iyi değerlerin yerlerine
oluşturmaya gayret ediyor bizim Meslek O
yüzden de hikayeler o
o şehitlerin hem itibaren çok önemli
parçası Aslında gerçeklerinin en
kıymetli gösterdi farklı aşamada
kullanmak Bunlardan biri benim çok
önemsediğim şirketin amacına
arttırılması ve bu amacın beurer LB
şekil bulunması Dolayısıyla şirketlerin
değerlerin yerler yönünü anlatılıyor
olmasını çok önemsiyorum ve şirketlerin
de böyle anlamlı hikayelerinin
çalışanları tarafından paylaşılmasının
işyeri dışında çalışanın hem şirketine
verdiği değer şimdi birbirini anlaması
kısmında çok önemli olduğunu düşünüyorum
içerisinde İkincisi ise Aslında her
şirketin bir hikayesi var ve yaptığımız
her çalışmada biri hayatını değiştiriyor
İşte bu değiştirme anlarının
hikayelerine Doğru aktarmanın burada iyi
bir hikâye anlatıcısı olmanın liderlik
etkinlikler arasında yemek yemek
Ama ben bunu acı pek miydi açacağız çok
seviyorum Peki hangi araçları kullanarak
kırıcılık ediyorsunuz bir eğitimler
veriyoruz Bu konuyla ilgili gidenlerle
birebir çalışarak yaptığımız için şimdi
aynı zamanda içerisinde çalışan ve
diğerleri topluyoruz değerlerle ilgili
daha sonra onları bulup kayıp anlatacak
halde tekrar Hem çalışanları hem de
oluşturuyoruz benzer çalışmalar çok
güzel bir söyle şeydi aynı zamanda Sizi
yakından tanıma fırsatı bulduk bu güzel
söyleşi için çok teşekkür ediyorum Çok
teşekkür ede

teknolojinin hızla ilerlemesi ve
neoliberal ideolojilerin Yükselişi
çağımızı tanımlayan iki güçlü
akım bu akımlar toplum bireylerini
geleneksel işlerden ziyade girişimcilik
yoluna
itiyor Artık iş ve Finansal istikrarın
normları değişiyor insanlar kariyer
yollarını yeniden
şekillendiriyor Teknolojik ilerleme bir
zamanlar lineer olan gelişimini Üstel
bir hıza bıraktı ve geleneksel
endüstrileri alt üst etti otomasyon ve
Dijital dönü iş güvencesini sarsar
teknoloji şirketleri Küçük işletmelerin
alanlarına hükmetmeye
başladı işin doğası değişirken serbest
çalışma ve uzaktan iş imkanları artıyor
Ancak bu durum uzun vadeli iş
güvencesini zorlaştırıyor ve insanları
girişimcilik faaliyetlerine
yönlendiriyor Neoliberalizmin etkisi ise
ekonomik politikalarda kendini
gösteriyor serbest piyasa kapitalizmi
rekabeti ve bireyciliği teşvik ediyor
Ancak bu durum iş güvencesi ve kamu
güvence Ağlarını
zayıflatıyor neoliberalizm iş ve
bireysel kimlik hakkındaki toplumsal
tutumları da şekillendiriyor ve
girişimciliği öne
çıkarıyor Ancak bu hikaye herkes için
geçerli değil girişimcilik Bazıları için
ilham verici olabilirken herkesin bu
yola çıkacak ayrıcalığa veya İsteğe
sahip olmadığı gerçeğini göz ardı
ediyor girişimcilik Bazıları için
fırsatlar sunarken diğerleri için mali
güvencesizliği yol açıyor ve bireyleri
sistemsel sorunlara karşı savunmasız
bırakıyor toplum olarak girişimcilik
çabalarını desteklerken geleneksel
istihdamında önemini unutmamalıyız
dengeleyici sosyoekonomik Politikalar ve
sağlam sosyal güvence ağlarına
ihtiyacımız var girişimciliğin
zorunluluk değil seçim olması
gerektiğini
anlamalıyız bu hızlı değişim döneminde
işin doğası ve toplumsal beklentiler
hakkında önemli tartışmalar yapmalı
hükümetin ekonomik geleceğimizi
şekillendirme rolünü sorgulamalıyız
Adil fırsatlar sunan ve herkesin
seçimine saygı duyan bir toplum
oluşturmak için bu tartışmaya katılmamız
şart

öğrenciyken bile çok para kazandıracak 5
İş modeli 1 dropshipping 2 copy trade 3
günlük trade 4 freelancer lık 5 içerik
üreticiliği de

Ben
[Müzik]
burada bir kere evimize geldiğimiz zaman
dönem olarak 2020 döneminde seçmemiz
lazım
[Müzik]
düzenlemek için bu da ben Berna
oluşturmadan önce geleceğim hesap özeti
kısmından
videonun hesap oluşturma olmaz mı sağ
tarafta oluşturuyorum Her kim varsa
dönem sona mevcudumuz oradaki mal ve
vücudumuzda olmaması yapmamız lazım Bu
da yoktu benim işim olmadığı için bir
tane daha yapalım Burada
31031 670
8.15
kaydettikten Sonra buradaki verileri
Benim artık gelirler bir anlamına taşı
bu
beyannameler kısmından yıllık gelir
vergisi beyanname istiyorum burada
beyanname oluşturmak ne işareti
Sen arka taraftan beyanname ile alakalı
verilerimi çekiyor odaya ki varsa bizim
geçmişi zararımız bununla alakalı yanlış
bir daha girmemize vergi dersimizden
bilgi çiçekleniyor Ya zaten otomatik ben
burada sadece kazanç bildiriminde sayı
kısmında ticari Kağıt göreceğim ama
model karım ne alakalı kısmı daha
sonradan sıfırlayacağım sıfırlamadan
önce ilk başta genç girişimci istisnası
kısmı tamamlamam gerekiyor
Bu tanımlama dönüş öyle belki kısmına
geldiğim zaman orada üst tarafta benim
karım gördüğü için Beşpınar Usta bana şu
anda bir belge çıkıyor gözüküyor
istisna kısmına geleceğim o istisna
kısmında ekle bölümü genç girişimci bu
kazançları istisnası kısmına gelip
buradaki verileri dolduracağım buraya
tıkladığın zaman benim ticari kazancım
olduğu için ticari kazanacağım kısmını
doldurmasını yapacak o da o biraz
etmedim 45
lira yazdıktan sonra buraya
tamamlayacağım
şekilde buraya tamam deyip bunu
beyanname taşmış olacağım burada benim
genç girişimci ile alakalı yararlanma
şartları bu şartları taşıyorsanız zaten
Yaralandım yazıyor
yaptıktan sonra üst taraftaki geleceğim
Şu anda bile bunu yapıyor olsam da mı
yapıyor olsaydım şu anda yine belge
kısmına geldi
benim vergi kısmı üste o gelmesin hala
düşme bunlarla kaldı Ben çar kısmına
geldim bu dakika işaretliyorum burayı
sıfırlayacağım ara kısmına sıfır bir şey
yazmayacağım ikisini yazdığı zaman sen
kabul et bunlarla kazacak şarkısına
sıfır yazıp beyanname taşımış olacağım
buradaki kısmı doldurduktan sonra şurada
ekler bölümünde
işyeri bilgileri işyeri bilgilerine
ekledi bunun Dondurmam gerekiyor burada
belki numarasını yazdıktan sonra
bana otomatik veriler geliyor bana benim
işyeri adresi Yazmam biraz şu BİM'in
yılında isabet eden tutar benim bu bir
kere insan ayın 20'sinde başlamıştık
bununla alakalı 9aylık Süper ben
burada dönem olarak hangi dönemler
içerisinde benim Ramazan kira ilerleyip
Sonuçta burada ona yaz o sonra A tamam
değil beyanname taşınmış olacak Bunu da
kaydettiğim
ve anlamaya göndermedin şurada
bir ödemesi gereken gelir vergisi kızım
olarak görün ey benim gözü ne kadar
birisi almış 75 günler üzerinde bir
kazancım
atıyorum 80060
üst tarafa 75 bin liralık istisna kadar
sana yazacaktım 75 günden üzerindeki
kısmı kenar kısmını da göstermem
gerekiyor ondan sonra zaten Sistem onun
vergisel boyutu burada hesaplayıp
getireceksin
ona kaydın onayladım
sisteme göndereceğim Eğer varsa bizim
kira kazancımız maske arkadaşlarımız ve
atıyorum bizim rengiyle alakalı bir
kazancımız oldu suçlarla alakalı bir şey
anlatacağım sultanımız bunları atmamız
Biz sistem uyarıyor Eğer ki varsa
bununla alakalı Bizimdir arkadaşlar Dur
bakalım bizim
YouTube sayfamızda kira kazançların
beyannamesi nasıl doldurulur oradaki
kısmı görüp ona göre buraya ekleme
yapmamız gerekiyor
şurada sabit işlerim der yürütmekten
kısmında işaretlemeniz gerekiyor
yapmadığımız zaman be annem kabul
etmiyor
bu şekilde Ben anlamaya taşımış olacağız
beyannamelerim kısmında burada
beyannamenin Onaysız halini görür
burada benim karım
vergi kısmı yok
bir karım var bu videomuz bu kadar ödem
gibi diğer videolarımızı takipte kalın
mı

[Müzik]
Merhabalar diyalog uzman sohbetlerinin
yeni bölümüne Hoş geldiniz bugünkü
konumuz kobiler için Büyüme stratejileri
ve konuğum keypmg Türkiye strateji
direktörü Ayşegül Ayşegül Eser Hoş
geldiniz Hoş bulduk Nasılsınız Çok
teşekkür ederim Siz nasılsınız Ben de
iyiyim teşekkür ederim izleyenlerimiz
için kendinizi tanıtarak başlamak ister
misiniz
Türkiye strateji ve operasyonlar
biriminde direktör olarak çalışıyorum
benim Yaklaşık 15 yıllık bir strateji ve
yönetim danışmanlığı tecrübem var benim
uzmanlık alanım Aslında finansal
verilerden ve müşteri ana verirsinden
satış pazarlama marka iletişim
stratejilerinin yazılması Aslında bu
alanda büyüme stratejisi operasyonel
strateji maliyetlerin etkin yönetimi
kurumsal dönüşüm ya da şirket
evliliklerinde ticari değerleme gibi ana
hizmet alanlarımız var Çok teşekkür
ederim çağırdığınız için bize Geldiğiniz
için teşekkür ediyoruz O zaman hiç vakit
kaybetmeden ilk soruyla başlayalım Hadi
bakalım
Peki bahsettiğiniz şekilde doğru Finans
yönetimini yapan kobiler rakiplerine
göre hangi avantajları elde ederler
şimdi zaten bir şirketin
sürdürülebilirliği için finansal
istikrar en önemlisi Aslında finansı
zaten iyi yönetmek finansal istikrarı
getirecek yani burada kobilere şunu
söyleyebiliriz ya da yeni girişimcilere
Sonuçta Türkiye'de
son yılın girişimlerinin
%99'u Kobe yani Büyük ölçekli yatırımlar
daha Kurumsal firmalarda Dolayısıyla
orada şunu söyleyebiliriz o finansal
istikrar kazanılan paranın tekrar o
kobi'ye yani o şirkete yatırılması
anlamına gelir şirketin değerini
maksimize etmek için finansal istikrar
çok önemli harcadım kazandım tekrar
şirketimi harcamalıyım Çünkü şirketimin
değerini maksimize etmek istiyorum Bu
bakış açısı çok önemli Hani bunu
kobilerde görüyoruz harcadım kazandım
emekli oluyorum
buraya harca o şirkete harca şirketin
değerini maksimize et Yani kredini
ödüyorsan yine şirketine harca gene
borçla gene Kredi çek yani finansal
istikrar ilk sırada söyleyebiliriz
Hani o kısım çok önemli O korkutmamalı
yani finansımı İyi yönetiyorum ne
kazanıyorum
finansı iyi yönetince rekabet ekseninde
inanılmaz bir avantajınız oluyor
fiyatlandırmada maliyetlerde Dolayısıyla
rekabet avantajında Aslında biz
müşterinin satın alma kararını
şekillendiren fiyat esnekliğinde direk
finansımızı iyi yönettiğimiz için direkt
bir avantaj elde etmiş oluyoruz ve
burada Tabii bu müşteriye daha uygun
fiyata sunmak demek müşteride olan
güveni de arttırıyor dolayısıyla
finansal istikrar
sürdürülebilirlik müşteri memnuniyeti ve
Aslında
kazandığımı tekrar yatırdığım için de
büyüme olarak özetleyebiliriz
peki biraz da Bulut teknolojisinden
bahsetmek istiyorum Bulut teknolojisinin
kobilere hem günümüzde hem gelecekte
sağlayacağı ya da sağladığı faydalar
nelerdir diye soracağım
[Müzik]
veri tarafında güvenlik oldukça önemli
zaten bu konuda ülkemiz gerçekten KVK e
TK da oldukça sıkı regülasyonlara sahip
Dolayısıyla veri güvenliği açısından
gerçekten önemli bir diğeri bir esneklik
sağlıyor aslında Bulut teknolojileri
kullanıyor olmak Yani eski
usul sistemlerdense Bulut
teknolojilerinin varlığı bize bir
esneklik sağlıyor kurallarını kendi
yazmamızı sağlıyor bir diğeri de aslında
bu Sürdürülebilir büyümede Aslında
geleceğin iş modeline hazırlık yapılmış
oluyor kullandığımız altyapılar
itibariyle bu neyi sağlıyor gerçekten
çok hızlı değişen dönüşen teknolojilerin
Aslında gelişim hızında şirketimizi
faaliyet modeli de kullandığı teknolojik
altyapı itibariyle geleceğe hazırlamış
oluruz Bu arada işte eski usul
geleneksel yatırımlar yapılırsa
teknolojik altyapıya daha sonradan daha
yüksek maliyetler çıkabilir Ama bunu
çözümler tercih edildiğinde ne olacaktır
geleceğe daha güvenli hazırlanmış
şimdiden yapılan yatırımlar gelecekte de
Sürdürülebilir olacaktır Yani bugün bir
teknoloji reddeden bir firma Aslında
gelecekte çıkacak olan birçok teknoloji
en baştan reddetmiş oluyor
alternatif tedarikçileri düşünmek ve
şirketin markanın büyüme potansiyelini
düşünerek Aslında o yatırım iştahını
ölçeklemek gerekiyor gerçekten bir
şirketi değerlediğimizde Biz o hizmeti
de veriyoruz kullanılan sistemler
oldukça önemli oluyor o da şirketin
değerini belirliyor Hani dedim ya
kazandınız mı tekrar şirketinize yatırın
Aslında bu çok önemli oluyor gerçekten o
da bileşik getiri yaratır zaten
kesinlikle peki sizce Kolera
burayı bile alacağım peki
O zaman şu soruyla sonlandırmak
istiyorum Sizce kobiler için programı
kullanmanın önemi nedir
şimdi ııp programı manyak Türkçe
açılımıyla kurumsal kaynak planlaması
Yani en başta konuştuğumuz Hani finansu
yöneticez
operasyonel maliyetlerimizde yöneteceğiz
dedik zaten operasyonel maliyetler
kurumsal kaynaklarımızdan dolayı
Dolayısıyla kurumsal kaynakları Optimize
yönetmek zaten onları doğru planlamak
geliyor şöyle düşünebiliriz değer
zincirinde firmamıza oturttuğunuzda
tedarikçilerimizden müşterilerimize Bunu
başta da söylemiştim aslında kurumsal
kaynak planlaması dediğimiz şey
tedarikçilerimizden tedarik
ettiklerimizle müşterilerimize
sunduğumuzu planlamak anlamına geliyor
siparişten tahsilata yani müşterim
siparişi verdi bu çok mal grubu gibi
duruyor ama bu bir hizmet için de
geçerli ben danışmanım benden teklifi
istedi hizmet vereceğim ama siparişi
geçti bana sonrasında kurunun içindeyim
artık bu üreteceğim hazırladı orada
raporumu yazacağım
tedarikçilerim iş ortaklarım olabilir
ar-ge inovasyon ekibim olabilir kalite
ekibim Olabilir üretimim olabilir
kurumsal destek fonksiyonlarım var mali
işlerim var finansım var BT var ika var
Dolayısıyla içeride bir şeyler yapıyorum
müşterime değer önermemi sunuyorum bu
mal olabilir hizmet olabilir Sonrasında
da faturamı kesiyorum siparişten
tahsilata iyi Aslında iyi rp'de
işletiyor olmak Kurumu kağıt üstünde
izleyebiliyor almak anlamına geliyor
Dolayısıyla diğer pil kullanılmalı Tabii
ki de bugün
en büyük firmalarımızdan bahsettiğimizde
orada çok ciddi ivriği dönüşümleri
yapılıyor küresel oyuncularla
çalışılıyor küresel sistemler
kullanılıyor ama tabii ki de kombiler
içinde bunun lokal çözümleri de olabilir
kendi işletmemize göre de olabilir bu
çözümleri kullanmak çok önemli Aslında
sayısal olarak
organizasyonunuzu ticari işletmemizi
izliyor olmamız ona göre de
aksiyonlarımızı şirketi büyütmeye
yönelik anlık olarak alıyor olmamız
lazım Peki son olarak hem Bulut hem Vip
güzel bağladık o zaman Bulut diğerpi
kullanın diyebiliriz Belki de
katıldığınız için çok teşekkür ediyorum
eklemek istediğiniz bir şey var mıydı
son olarak
ben çağırdığınız için çok teşekkür
ediyorum Hani eklemek istediğim
Ekstradan bir şey yok Biz amca Türkiye
olarak Aslında
Tüm bu alanlarda hizmet veriyoruz
Dolayısıyla Detay sorularınız olması
durumunda Hani izleyicilere öyle bir
mesaj verebiliriz sizin üzerinizden
bizimle iletişime geçebilirler onlara
yanıt vermeye çalışırız Çok teşekkürler
tekrardan bizde bugün birçok detayı
aldık Aslında sizden ama zorladık biraz
yine de gerçekten artık hizmet
almayacaklar ben
den alırlar Yine diye düşünüyorum Bence
de katıldığınız için tekrar teşekkür
ediyorum izleyen herkese de teşekkür
ediyorum Bir sonraki webin aramızda
görüşmek üzere hoşça kalın hoşça kalın
[Müzik]
Herkese merhabalar diyalog uzman
sohbetlerinin yeni bölümüne Hoş geldiniz
bugünkü konumuz hobiler için Büyüme
stratejileri ve konum keyfiemenci
Türkiye strateji direktörü Ayşegül eser
bu alanda
operasyonel strateji maliyetlerin
etkinliği yönetimi kurumsal dönüşüm ya
da şirket evliliklerinde ticari
değerleme gibi ana hizmet alanlarımız
var teşekkür ederim
[Müzik]
Zayıf mıyım ya eski sevgililer görürsün

çok farklı olanlar da kadınlar iş
kuruyorlar farklı çalışmalara imza
atıyorlar şimdi onlardan birincisi
alacağız ama ben devam etmeden önce
sizden bir ricada bulunacağım işte
kadınlar nokta com hayatta kalabilmesi
yaşayabilmesi için sizin desteğinize
ihtiyacımız var lütfen aşağıda abone ol
butonuna tıklayın videoyu beğenin yorum
yazın böylece en büyük de size vermiş
olursunuz yaşımda nasıl arkandan kadın
hakları biri platformunun kurucusu aynı
zamanda platforma ilgili biz başka bir
videoda konuşacağız ben daha çok olur
ise hikayesini yukarıya hikayesini merak
ediyorum annem bize kendinden bahseder
misin nerede ne zaman doğduğunu nasıl
bir ailede büyüdünüz eğitimin kariyeri
nasıl ilerledi çok teşekkürler sağladığı
için
[Müzik]
3-4 şekli ailenin hastasıyım istanbul'da
duydum yine olarak daha sonra gitmem
aynen biraz daha uzak olacak hale geldi
[Müzik]
aslında iş kadını olarak olarak
görüşmeleriniz ile ilgili baktığımda
aslında 16 yaşında yaparken ya nasıl
yapılır onu bir şeyler görüyorum olarak
seçiyorum yani tepki olsun diye erkek
işi değil kadın iş aynı zamanda demek
için mi yani yani aslında mühendisi
indirmiştim herkes ha ha
bu ev alalım mühendislik belli hangisi
olacak aslında belki belli değil orada
makine dikkatini çekiyor bak bu şekilde
bir tercihte bulunuyorum tabi sonradan
da çok fazla etkili bu verdiğiniz
kardeşim aslında toplumsal cinsiyet
cinsiyet rolleri ile ilgili konular her
zaman bu fark etmesek bir aslında karar
mekanizması hızlı bir şekilde
bulunuyorlar yani sana çevrendekiler ya
kadından makine mühendisi olmaz yazma
dediler olmaz erkek işidir kadının
değildir dediler diye bunun seçiyor
olmaz bence çok güçlü bir duruş
sergilediğini anlamına geliyor evet
toplumdaki bu ön yargıları yıkmaya ne
dedik kendi kararını kendi hayatını
etkileyecek bir seçim yapıyorsun
videosunu ki hayır ben size göstereceğim
makinemin içi değildir kadınlarda bu işi
yaparsın gösteriyorsun aynı zamanda evet
o bir öyle bir mesaj verme ihtiyaç
duymuş kesinlikle ya bu bahsettiğiniz
yöntem sadece çevre değil içinde
şeklinde söylemlerde ederken de başına
gelecek bir şey oluyor böyle olunca
koşun arkasındaki bütün bölüm verecek
kadın oluyor yani ben de böyle olsun
oteldeki aylık cevap olmuş onları böyle
bir tepki bu güzelleşmeye bir bedeli var
yani o baba gibi olmam gerekiyor çok
güçlü olmam gerekiyor iki ayda peki
birinci
ya oğlum koç üniversitesi'nden makine
mühendisliğinden sonra bir sınıfta 1
oldum sonra ufaklık yaşadıktan sonra
aslında fark ettim ki yani tam bir
yanına girmiyor koç üniversitesi çok
aslında bir imkan sağlar farklı
alanlarda ve çift anadal yapma imkanı
birincisi değilim artık onu tamam mı
başka şeyleri gideyim daha sonra çok da
ekonomik çok da bir mühendislik
eğitiminden sonra hemsta olduğu için
toplumsal ve bireysel seçimlerle alakalı
çok hoşuma gitmişti ondan sonra istersen
istersen hepsini bu şekilde mezun oldum
ancak daha sonra benim ilgi alanım
çok güzel bir alan biraz daha iletişim
olarak kemal çok kültür toplum
kurumlarının insanlarla ilişkileri
bunların bizi nasıl etkilediği değil
söylemler böyle konular çok fazla dikkat
çekmeye başladı böyle olunca da
yurtdışında master yapmak için bu
şekildeydi ve teknoloji bölümüne girdim
çok yine evlilik sonra çok tatlı
aldığımız ara dönem oldu şimdi artık her
şeyi taksitler yani artık hiçbir konuyu
birbirinden bağımsız düşünmemiz yani
teknoloji dediğimiz her şeyin
basın-yayın söyleyen ilişki her şeyin
altında yatan bir altyapı ve
incelediğiniz her konuda bağlantılı
onlar böyle oluşturup keyifli bir dönem
geçirdim burada böyle vidyo çekimi olsun
ya da sosyal medya de pratik gibi çok
değişik alanlarda kendime
ne olmuş sonra peki sonra neler yaptın
sonra ondan sonra aslında bir yandan
sivil toplumda bir babam vardı her tamam
üniversitesi'nde iken problem arasındaki
öldürmüştüm bu örgütün video google edge
uygun eğitmeden gebze koyarız oraya öyle
öyle bir şey ne anlama geliyor akıl
bleda klavuzları arası yardım kuruluşu
olarak kuruldu yani daha doğrusu değil
öğrenci odaklı olarak olduk musun yapma
mı yoksa öğrenci kulübü mü bu grubu bir
öğrenci kulübü öğrenci kulübünden bir
bir üniversite bünyesindeki bir
sertifika programını ders gidilmiştir
programı edildi çok güzel oldu hala
devam edin
bu takip ediyorum ne yapıyordun peki
nedir onun amacı neler yaptın aslı
kurulayın ilk çıkma amacı benim
üniversitede yapılan çok faaliyetini
sosyal faaliyet bölümlük etrafında
ancak olan sürdürülebilirlik
gelişimi gibi konulara çok dokunan bir
şekilde öğrenci olmadığınız o zaman da o
yakın çalışıyordum beraber çalışıyorduk
geldi aslında şunu yapmayı öğrencilerin
henüz öğrenciyken bir sosyal yardım
nasıl yapılır sosyal düşünüyorum nasıl
ilişkiye girilir bu konuda tecrübe
etmelerini istedik ve aslında öyle olur
10 anda başlıyoruz yani bir dernek midir
sivil toplum nedir bu tarz şehir önden
öğrencilere vermiş oldu ki
ve öğrenci önemli savaşın kendimizi
tanıyoruz yapıyoruz alanımızı bulmaya
çalışıyoruz hayal oradan yaşıyor eli
değmiş çok işe kendime derneklerde
toplumda bu şekilde böyle çalışmalar
yapıyor birazcık orada küçük bir
parantez açalım mı gençlerin üniversite
değil sivil toplum örgütlerinde
çalışması ya da sosyal sorumluluk
projeleri inşa etmesi tasarlaması hayata
geçirilmesinin önemi nedir bu gençlere
ne kazandırır niye önemlidir hani içinde
yaşadığımız toplumun bir parçası ilk
nihayetinde çerçevesinde bakarsak çok
çok güzel sormanız gerçekten ben çoğu
sanki köylerine o iyi şekillendiği çok
fazla çünkü aslında girişimcilik böyle
bir yani esnaf refleks var yani bu
şekilde ya bir dakika benim tasarımcı
arkadaşım var ne şunu yapan bir
arkadaşım var bir araya gelsek aslında
çok şey
bir yıldız gibi bir aslında bir ışık
yanmasıyla oluyor üniversitede bunu
yapınca bunu küçük bire simülasyonu
yapabiliyorsunuz o an belki değiştir
öğrenciniz etrafınızda da benzer insan
varmış bu küçük simülasyonda da işte bir
sponsor oluyoruz firmalarla görüşüyoruz
yandan bir zamanlama yapıyoruz yurtdışı
programları hazırlıyoruz aslında küçük
bir iş insanlar bunları yaparken ve
bunları başlamak için bu işlerin nasıl
döndüğünü anlamak için ilk iğne ile
atmak yani anlatmak kafasına iyileşmesi
çok önemli öğrenmiş merhabalar sana
kendimi ifade ediyorum senden şunu
istiyorum profesyonelliği aslında erken
başlamış oluyoruz bu kültür geliyor bir
anlamdan bu aynı zamanda
arkadaşlarımızla kurduğumuz ilişkilerde
de bir belli bir çalışma rutin otur ben
üniversitedeki arkadaşlar çalışma
arkadaşları
2018-19 yaşındayken yakıp kalıp tiyatro
kulübü varsa bunlar var diyerek hep bir
anladık beraber çalışmıştık buldum ona
bu ilk gelişmelerin sok önemli olduğunu
düşünüyorum şu anda da hani belki çok
şey değişti gibi düşünebiliyor bazı
insanlar ama o ilk tecrübeler gerçekten
çok ne yapmışsın sanki projeleri hayata
geçirmiş siz bu kapsamda kapsamda
öncelikle oscar sx1 yardım emmaus isimli
bir bir savaşta travma yaşamış kişilerin
bulunduğu bakıldı bir derneği iki
haftalık diğer sahip ondan sonra
sürmeniz dağlarında katliamın
gerçekleştiği bölgede ilk muhtaç
ailelere yardımda 22 kamyona bindik işte
böyle un ya ortada o dağıtımı yaptık
çalışmalara katıldı mı
bu iki hafta boyunca böyle bir gezip
derlenmiş oldum daha sonra doğu anadolu
et erzincan erzincan'da kadın
girişimcilere destek olunuz onlara
pazarlama içinde ne var nasıl
markalarının toparlayıp gittik tunusla
bir sus bir köye götürülmesi için bir
sollama yaptı böyle faaliyet
gerçekleştirdik tamamen şey tanıdığımız
işte bir arkadaşımın ailesini dernekte
çalışıyor bende yok ya bizim projemiz
var proje bu şekilde bir yol çizerek
seni bizim etrafımızda kim vardı nasıl
yapabiliriz nasıl işbirliği kurabiliriz
bunları düşünerek ortaya çıkmış ve
uluslararası yapılmış projeler birazcık
şey gider misin niçin albümleri bu
sosyal sorumluluk projelerinde yer almak
yani biz evet bireysel olarak
mı ama artık dünya bireysellikten çok
özel hem yerelde hem de global de bütün
sorunlar hepimizi ilgilendiriyor yani
tunus'ta proje yapmışsınız
bosna-hersek'te proje yapmışsınız
türkiye'de yapmışsınız bosna-hersek'teki
projede oradaki insanların başına gelen
olaylarda türk insanı etkiler tunus'ta
dünyanın başka ucunda yaşanan bir sorun
da çok insanın diğer öyle değil mi bu
yüzden gençler sosyal sorumluluk
projelerinde yer almalılar yani içinde
yaşadığımız toplumu daha refah daha
mutlu bir toplum haline getirebilmek
için hepimizin görevi sadece devletlerin
değil ipimizi görevli burada bireylerde
sorumluluk almış olmuyor mu buçuk
projeler de çok zor değil yani gerçekten
insan olmak dediğimiz varsa vücut
olduğumuz toplu dokunma yaşadığınızı
sistemin dışında kalamaz yani ya
ve bu şekilde bu antalya doğruyoruz ama
şu an işi tutuklanmam ve adalet eşitlik
içinden gelen kişiler özellikle bu tarz
çalışmalarda aslında kendi devletten
hakları sorumluluğu bu şekilde
çalışmalar yaptığını ancak o zaman zaman
birlikte zaman anlayış insan hakları bu
şekilde kavramlar bu şekilde
ulaşabiliriz zaten dünya çok dışarısı şu
an dan takip edemiyorum yani onu da beni
ince bir filmine döndüm kızları
okullarla birlikte etkiliyor yani
amerika'da olan siyah ile yaptığı
mücadelede türkiye'nin şimdi mücadelesi
aslında gençliğinde dahil olabileceği
ancak bunun yakalandığını düşünüyorum
bu dediğimiz gibi biraz daha bunları
uygulayabileceğimiz hani belki sosyal
medyada bir yazıdan bu ya bir dakika
bunu bir proje yapalım öyle insanlar
etki etmeye çalışalım insandan düşünmeye
çalışma peki şimdi kariyerine devam
edelim sen yüksek lisansını yaparken bu
arada sırada bulunmuştur koç
üniversitesi'ndeki ordu sosyal
sorumluluk örgüsü ve hikayesi ne yaptım
deneyimi azaltmıştır onun benzerini de
yüksek lisans esnasında mı hayata
geçirdi ne yaptım devam et devam edin
yüksek lisanslı yine bir proje geç değil
çocuklar aa tabi o saha çalışması da çok
önemli bir şey yok
o çok hafif olmamız gereken öğrenci
çalışılması gereken nasıl davranmamız
konuşulması gerekiyor isveç benim orada
şöyle bir tecrübem oldu yani biz
çocuklarla film izledik yaklaşık belki
bir 50-60 sonra biz gidiyorduk ama 300
tanesi arkamızdan konuşuyordum yani biz
30 bölüm film izledik ve o isterdim gibi
için çocuklara etki edebilirim yani o an
benim hala arkadan o şansı izlemeyen
çocuklara lafından böyle olunca dahasını
biraz daha teknolojiye yiyecek daha çok
bırakmam gerektiğini anladım yapacağım
herneyse o sana çalışması yapıyorum
12.20 içine söyle ama bu nasıl biraz
daha katlanılabilir bir etkin de üzülmek
gerekir bunu düşünmeye başladım izle
yani zaten teknoloji ile ilgili master
daydım daha sonraki kariyer tercihlerimi
de biraz bu şekilde yapıp teknoloji
sektörüne giriş yapmış oldum
en yüksek lisansın bittikten sonra ne
yaptın yüksek lisans bittikten sonra
aslında orada bir göçmez dediniz yıl
içinde ve bana neden firmanın amerika
vatandaşın değilseniz seçtiğiniz bir
yandan buradan geldiğimizde ben
şanslıydım orada zaten amerikada çok
daha sonra bir
ne oldu daha sonra değil aynı anda oldu
mu ikisi aynı anda çalıştım dört ay
boyunca güzel bunu yine aynı anda
yanında da teknoloji firması olarak
[Müzik]
benzer mıydı çok keyifli bir ortamda
orta noktadan sonra oradan yöneticilerle
çalışma imkanı vardı öğrenin yok zaten
işte zaten orada 15 ay çalıştım oldu
orada bir zor yani şey zor mesela orada
karar verdiler daha sonra bu başvuruyu
gönderdik ancak doktordan geçirilmesi
kaybettim kaybettim farklı okula gitmek
zorunda kaldım hafta sonuçta okula
gidiyorum oradakilere gelsin için yandan
da çalış
bu durum oldu süre sonra tam orada zaten
google'dan bir ulaştılar derken bu
yolculuk o şekilde başlamış oldu peki
oflu özellikle konuşalım istiyorum
google'dan sen mi başvurmuştum nasıl bir
süreçten geçerek google'da çalışmaya
başladı olsun merak ettim çünkü
google'da insanlar çalışanlar nasıl
girmeyi başardılar ne yaptılar nasıl
girdiler çalıştılar hangi aşamalardan
geçtiler başvurmadım onlar bana ulaştı
yine geldi şey diye işte geldi hemen
pembe diye baktım hem için geldim
yaşlarını tam de farklı için başka bir
şekilde takip et
bir şey yapma ve sonra aşağı yukarı bir
3-4 aylık bir süreç başladı zaten kamuya
açık bilgi aslında önce bir telefonla
bir 15 dakikalık bir tarama yapıyor
insan kaynakları tarafından sordu
telefonla çekip buluşma yapıyor sonra
yedi kişi daha mülakat yaklaşık 3 ay
mülakat yapan çiçekler mülakat yapmak
istiyorum böyle bir ev geldik orada
sabit ablanı yapıyordu ben sabah 5'te
kalkıyorum alakası yapıyorum yeni de işe
gidiyorum gibi uzun bir anlamda ama şey
güzellik size tanımaya çalıştıkları
kapsamlı bir slime orada aslında çok
kişilik yani google'a girmek zorlayacak
sana bir şey var gerçekten açılan yollar
çok tanımazsın yani orada ne
istediklerini söylüyorlar şu üç yıl
boyunca süper be o tecrübenizi
bu açıktan başımıza var gerek yok eğer o
tecrübemiz oturduk o teşvik edilmeye
çalışma belki benim yaptığım şey doğru
yaptığım şey mevcut rolleri bakıp
teknoloji sektörü nasıl roller var ve
buralardaki insanlar hangi programda
örüyorlar neleri yapıyorlar unutma şu an
insanlar çok yapıyorum bunu belki 5-6
bandır yapmış olmaz orada benim aslında
ilgilendiğim komple istediğimiz bir uyum
teknoloji ürünlerinin youmuu ile ilgili
bir alan vardı ona özelmiş bir olur bu
dolandırıcılıkla ilgili online
dolandırıcılık ama bir yandan da
teknoloji algoritmalarını kaldırılmaya
çalışılması gibi bazı internetten kötü
şeyleri yakalama gibisinden bir işte ve
bunun içinde bize pembe sahip değiliz
aslında hani bu ben ne kadar internette
ya aslında şeylere düşüyorum şurada bir
iğneyi geldi bir şey öbür kazandığımızda
kabartma insanlar var bir daha bir
dakika bu kandırmaca değil aslında
karşısında ekranda çıkan şey daha çok
algılayabilen bir biz bu anlamda aslında
bunun nasıl ben anlayabildiği ne bir
robotla insan arasındaki farkı nasıl
anlayabildiğim onlara çıkmam gerekti
aslında bir anlamda da belli bilişsel
sesler var ya ben işler sorular
soruyorlar çok güzel sorular soruyorlar
en geniş bir şeydi orada kişinin
üzerinde yapılan devrenin açıkladım
onları yazdım peki sonra bunları
geçtikten sonra hangi pozisyonda ne
kadar süreyle çalıştım ve google'ın
çalışmak biraz bahsederiz sonra iş
teklifi geldi kabul ettim onu da
o geçen ki ben de güvenlik yastıktan şey
yapıyoruz aklı bu departmanın tombik
karşılığı ya türkiye'de yok böyle bir
pozisyon türkiye'de olsa bu nedenide şu
aslında 10-15 yıl önce teknoloji
ürününün yani bir internette
karşılaştığımız şimdi de zararını
anlayabileceğimiz indirebileceğimiz
firmaların buna karşı geliştirici bir
ekosistem çok fazla aslında yandan da
türkiye'de mesela o şekilde çok fazla
kullanıcıya farklı farklı bilgiler son
teknoloji firması alıyor çok büyük
firmalar var yemeksepeti çok büyük bir
teknoloji firması belli oyun teknolojisi
çok tatlı toplumla iç içe olan çocuklara
sunulan bilgilerin etmesi lazım asla
hiçbir şekilde problemi yaşayan böyle
olacak bu
bu etrafına tekstil şan ve orada aslı
çalıştığımız işler tamamen o anki
kullanıcının ihtiyacına göre değişen
farklı ürünlere geçtiğimiz dostum orada
avrupa genel merkezinde çalışan bir
yandan o güzel bi ortam the k300 alman
200 böyle karışık avrupa salatası orada
hep beraberdik böyle herkesi dublin
irlanda takıp işte yani 15 bin kişi
çalışanlar var taşeron çalışanlar da var
ünvanı neydi google dökümanın yapıyordum
tam olarak o da aslında ünvanlara çok
şey yapmıyoruz kırışık onlar aslında
diye işe orada istanbul'da sosyet
yazıyor o bize tarafı için daha çok
olarak bu
bu ve bir avrupa'ya ilgilenen bir
takımın parçasıydı evi süre sonra da
daha çok türkiye marketine biraz daha
odaklanmaya ne yapıyordu şimdi orada
biraz çok fazla konuşamıyoruz biraz
konuşabiliyoruz öyle bir şey güvenlik
nedeniyle mi mi ya orada tabi ama çok
fazla edebilirim aslında bizim
bahsettiğimiz bir olay arama motorunu da
aslında bu şekilde kaldırmaya çalışan
çünkü ilan tahtasına yeni her gün 50 bin
kişi hizmet almak için satın al birşey
internette arama yapıyoruz bir sonra
çıkıyorsun ya
o aklına gelemeyecek kadar vaktin
uygulayıp bu algoritmayı kandırmaya
çalışıyorsun onun yaptırsın yerleri
okuyup ona göre için aslında bu çok
sevdim bunu da bu şekilde çalışmalar
başka çalıştığım proje siz kötü
sistemleri tespit edip engellemek için
de çalışıyoruz tam olarak yaptığınız
anlayamadım aslında söyle o bu alanda
ilgili olan da iki teknoloji
uygulamasında bir politika tasarlanır
uygulanır politika şu olabilir ben
mesela bu ip kurallara uymayan eşref
hane sayfa çıkaran web siteleri
kaldıracak ipucu
mı başka bir uygulamasıdır aklım
uygulayanlar ve pozitif üretenler iki
farklı konu aslında çünkü bunun yapması
gereken şey değişiriz konuşmama genelde
teknoloji politikası nasıl olmalı onu de
konuşalım ama ben uygulama başka nasıl
çalıştığını açılan proje çantası etsin
yaptığı bir çalışma oldu bu çeviriçi
ürünün ve bu üründe bir tahrik olay
yaşandı o da türkçede farkettiler ki çok
cinsiyetçi di aslında çeviri yapıyor bu
amerika'daki gerçekten işte o temizlikçi
diyorsunuz çeviriyorum biliyorsunuz
çünkü ya da
sen yapay zekalı çünkü mevcut orada
setten öğreniyor rozetçi böyle olunca
bir grup sanset türkçede başlıklı proje
hem şey hemşire yapmaya başladı bu
şekilde olabildiğince yine kendi ilgi
alanıma uygun özel edilmeye çalışılarak
böyle konularda çalışmalar okulda nasıl
bir atmosfer var yani iş ortamı
açısından çalışanlar açısından herkesin
çalışmak isteyeceği bir iş ortamı var ve
bu nasıl sağlıyor bu çok dediğimiz gibi
herkesin hayali işler gerçekten de su
açıdan çok şanslı bir yani orada işte
böyle masaj odaları varmış gibi pasaja
dolaplar 83
bu çekip o firmanın kaynağı çok fazla
bir yandan da beni çalışanlarına iyi bir
iş ortamı sunmanın şey olan film kaygısı
olan bu şeyma bu şekilde o anlamda çok
çok mutluyduk çok şey şanslı olduğumu
düşünüyorum çok ben aynı zamanda
biçimsel olarak şey 96 işe gitmek çok
iyi bir şey zamanla zamanla bunu hergün
hergün yapmakta 510 yıl önce bıraktım
düşünüyorum aslında biz belki insan
olarak 95 hayattı için yine çıkarmış o
anlamda iyi bakalım iyi bakalım tabii
ama o burada tabii şey bir yandan da
düşünülmesi gereken avantajları vardır 3
var ya çalıştığım firmanın çok bir
kaygısı yok belki başka bir firmada
çalışan biri seneye o firma iflas edecek
öyle bir kaybıyla çalışmak farklı bir
şey google'da 100.000 çalışıyor on
kişilik çalışmak bir şey yurt dışına
açtırma farklar gerçekten türkiye'de
insanlar çok kervanı yolda mıdır yani
yaparız yani böyle birden çok şey de
yaparız birden çok görevi üzerimize
alırız hepsini öğreniriz böyle biraz da
bir karışık bir çalışma ve hani belki de
türkiye'de bir kişi birden çok kişi
tutarak ve fazla saatler çalışıp bunu
yaparak ancak yurt dışında çok fazla
edilmiştir gecemiz değişik bir firma
böyle olunca yavaşlık orada olayım gibi
düşünüyoruz onu yapan zaten büyük
ihtimalle vardır 500000 için olduğu için
böyle iş tanımını ince bir tanıma
ne yalanı kapsamıyor genelde ürünü bir
parçasının bir şey yok şekilde böyle
olunca da aslında o çok daha farklı
keşfedin yaptığım girişi daha girişimci
olan daha yeni firmalarda çalışan çok
daha farklı peki sonra ne oldu neden
yolların ayrıldığı şirketler üç yıl
çalıştım öyle değil mi ne kadar
çalışmıştım şükür arası aşağıya karım
gibi yani aslında ben bunu bir belki ev
lan dayı bilmiyorum yani orada şey var o
benim arkadaşım da böyle 10 20 yaş dişi
olabilir o bir noktadan sonra ben
mesleki fatma diye bir şey var yani ben
geldim mesleki tatlı yaşadım orada belli
yazmak istediğinizde bahsettiğim
toplumsal alakalı bir projeler eğer
giderek orada bir ama aslında görmek
istediğim şey gördüm ya ondan sonra
irlanda şu
25 milyonluk bir nüfus o da böyle olunca
aslında istanbul'un gerçi çok çok şükür
k ve hani biraz da topluma dokunmak
istiyorsanız orada bir eksiklik olarak
yaşıyorsunuz sadece orada bir parçası
olarak var alamıyoruz çok fazla benim
işte buradaki arkadaşlarım şimdi daha
geliyorlar facebook'ta çalışacağız kendi
kendimize çok güzel çok keyifli bir
ortam ama biraz böyle gerçeklerden uzak
olduğunu düşünmüştüm kendi boku var bu
çember içindeyiz geliyor o anlamda yani
bu şekilde artık biraz daha göre
[Müzik]
yaptırmış yani çalışırım ancak 15 yıl
çalışır diye benim 15-20 yıl orada
çalışma orada müdür olma girmiş indirin
heyecanlandırma dır dır
o canlandırsa da uzun vadede onda belli
yanlarımız olabileceğini farklı farklı
dönüştürdüm biraz da o yüzden görsel
sanatlar yapmak için türkiye'de hep
böyle yüzümde vatan7 yaşamışım artık
böyle dönmek istiyorum şekilde böyle bir
kendimi dönüştü gelsin nestea dönüşünde
şey var yani yurt dışında var olmak
gerçekten zor yani şey ben çok mutluydum
çok zor arkadaşlarım oldu ama bir yandan
da türkiye çok yeni şahsına münhasır bir
ülke buradakiler çok tatlı hazır orada
mesela işte bir yurt dışında yaşayan bir
haftada bir gün bir kere dedim ya da her
şey planlı herkes böyle herkes evine
damla yanıyor böyle bir rastgele yok
dışarıda oturmak aslında dediğimiz belli
alanlarda çok vereceğim
bu gurbet aslı çok farklı bir sosyal
ortama evine yakın arkadaşlarım şu an
ilanda da yani orada kaldılar benim
halkım elipsin aldı orada ama ya bu
şekilde bir dönmüş olduğum ülkeyi özel
yağlarla ülkede çok fazla şey oluyor
kendi bugünden var faydalı olabileceğini
düşünüyordum aklımda belli fikirler
vardı ve belki proje olarak çalışmak
için daha anlamlı ama benim benim
seçtiğim olan biraz daha sana topluma
odaklanmak için türkiye'de daha
türkiye'ye ne zaman döndün w2019 aralık
sağa aldım tam da ısıtıcı bir zaman
olmuş burada başlamadan hemen önce
erdoğan buldum edemezsin böyle olacağını
biliyordum o zaman döndükten sonra şunu
farkettim aslında herkes demiştik
var yani dişçiye gidiyorum işim yok
yarın google kandırmadım çalışırsın
diyor işte bir arkadaşımla buluşacağım
arkadaşım yok ya benim ucunda işleyişi
vardım yardımcı olan bir şekilde ben
böyle baktım ki ben iş teklif almaya
başlıyorum böyle olunca bir şahıs
firması koydum ve o şekilde bir kişisel
danışmanlık hizmetleri vermiyorsun 64 ay
boyunca da çok yoğun konuların ne kadar
çok yoğun bir çalışma temposu oldu ve şu
anda dışında fark etmez aslında bir
müşteriye hizmet veren biriyseniz
aslında o bildirisinde ve dürüst olmamız
gerekiyor ben fark ettim ki dişleri ben
beraber bazen her zaman karşı tarafın iş
çıkardığını da denklemek atmayı biliyor
mesela reklam harcamak istiyor karşıdaki
kişi ama reklam geri dönüş olmayacak
hesaplamasını yapacaksın vefayı harcadık
yani bulabilirsiniz
bu yanlış mı yapıyorum yapmış olacak ben
uyuyacağım biraz daha seçime
danışmanlığa şeyler yani bir ajans
hizmetleri nazi adı iş olarak rahatsızım
ne yatırım yapmamız lazım dijital
ortamda uygun mu gibi soruları
cevaplamak için biraz daha modifiyeli
danışmanlığa dönüştürme yapar böyle
olunca da iyi misin şirketinin ismini de
herhalde dijital git mahmut merkezisi
değil mi mi iki birkaç örnek verebilir
misin o danışmanlık larına hizmetlerine
biraz hani şekillensin diye dijital
dünya yabancı olanlar olabilir daha iyi
öğrenmek isteyenler olabilir en iyi
yaptığı işlerden vermeden örnekler
sunabilir misiniz ne yaptınız tam olarak
anlayalım diye yurtdışında yapılacak en
büyük gerçek şu anda kaynakların bir de
yurtdışından
bu bir hastalar eğer bu anlamda bir
doktorla bize çalıştık hafta geçmiyor
reklam vermesi ve yapılmalıdır online ve
bu doktorunda sıkıştık büyümesi için
ikinci yaptığım şey bir sivil toplum
örgütünün yapacağız projesi için dijital
altyapı eğitimler verilecek eğitimlerin
nasıl olur 3. verdiği hizmetleri yayıncı
internet yayıncısının daha çok çalışıp
kalması için etmesi gerekecek bunları
tasarlanması ben de gerçekten strateji
daha çok severim yani uygulama biraz
daha öyle biliyorlar bunun için gel
kafamızda belirlenmesi daha
da olabiliyor böyle oldu danışmanlıktan
böyle benim ama barıştık ben bildiğimi
söyleyeyim size yapımcısından güzel bir
şey güzel bir alanda kendi işinin
patronu uzun bu çok hoş çok güzel pek
çok kadında okumak istiyorum girişimci
olmak istiyor ama eminim sende bu şirket
kurmak bile başlı başına bir önemli bir
mücadele alanı sen hangi sorunları
yaşadım şirketinde kurarken ve şu anda
hala devam ederken de çevrende gördüğün
gözlemledikleri neler kadınlar iş olmak
istediklerinde geçmiş olmak
istediklerinde hangi sorunları var
karşılaşırlar burda bence bunların
girişimcilik alanında çok
sen ne zaman tarzı konumda olduğunu ve
toplumun kola birçok farklı düşünüyor
yani biz zaten masallarla büyüyoruz
burada kurtarılmayı bekleyen arka planda
yani aslında girişimcilik ruhunu
doğrudan etkileyen girişimci olmak için
kendime inanmalıyım güvenmeli kendimiz
sağlayacak güce sahip olmasını ve toplum
almaya çalışıyor ve olarak ben çok özür
diliyorum özür dilerim pardon özür
dilerim ya ben şeyi farkettim böyle
kalemi koydum sesli pardon özür dilerim
diyorum mesela böyle bir ağzında
yapışmış sürekli bir kırılgan olma
durumunda oluyoruz ya da mesela bunlar
tabi fark etmediğiniz bilinçaltına
atacaktım şeyler ya da bir erkeğin bir
erkek sinir krizi geçiriyor şu an böyle
aynı daha erkek daha çok sinirlenme
cindy böyle bir
de kendimi zincir alıyoruz sinan vardı
varken yaptı kabalık erdoğan'la beni
reflekslerimiz var bu reflekslerimiz
zaten kendi içinizdeki gücü biberli
ifade etmemizi engelliyor bu yüzden
kendi kendini sürekli geliştirmeliyiz
yani da hala kendim ya dönmen şimdi yani
bir acaba güzelleştirdim şekilde mi
kendine engelliyorum ya da yani ben şu
an alttan almam gerekiyor bu durumda
gibisinden çok fazla kendimi hiç
sorgulamada buldum anlar oluyor hala ama
aslı kadınlar bence en çok yapması
gereken şimdi işte sesini dinlemek için
doğru yolu bir şekilde erdem doğruyoruz
bu şekilde gösteriyor benim de aslında
ilk bahsettiğim zorluklardan belki bu
yüzden 29 yaşındaki defa vurdum 23 değil
biraz katlayarak ama daha sonra da şimdi
şimdi muhabbeti var ve benim etrafımda
muhasebe
o çok fazla arkadaşım yoktu belki bir
erkek olsam daha çok arkadaşım olacak ya
da bir daha bir belki erkek ortamı gibi
geldim mesela orada çok zorlandım
hatırlıyorum muhasebe firma nasılsın
yaparken o sistemin yazıyor kendisine
yapmak gerekiyor adres göstermek
gerekiyor benim bana yıllık nasıl olacak
gelir vergisi nedir irsaliyeli fatura
irsaliye nedir bunları bekliyoruz maya
çalıştım ve bu bilginin şekilde bir
olarak ona sunulmadığını fark ettiğinde
böyle şeydir en çok mu anlamadım bunu
dur muhasebe ağla gözüm korktu böyle bir
teknik doğrudan teknik problem oluyor
benim şansıma biraz daha işte olduğu
için bu insanlar çok genelde bu şekilde
bir sağlamış tecrübesi olduğunda o
girişlilerde bir şekilde yarıyor
insanlarsa güveniyoruz benim yaşadığım
bir başka zorluk asla karşı
bu ekip var yani müşteriniz varsa
başkasını diğer çıkmıştı o da müşteriniz
öyle olunca da asla erkeklerle yüze
geliyorsunuz be benim öyle bir yaşadığım
ya olmuştu gayet böyle bir başka konu
sahibi bana diyor ki sen kimsin ya falan
diyor böyle hadi be bağırıyor çağırıyor
falan ne oldu da siz karşıtı firma ile
aynı ortama geldiğinizde niye var ya ne
oldu şimdi devir yapılması gerekiyorsa
onu da hesaplar bir getiriyor bu benim
kim olduğumu biliyor musun böyle
üzerinde yürüyor bir şey var yani o suyu
kadar sonra şey atabiliyoruz yani sana
isim yani öyle bir noktadan sonra artık
ya
ve tecrübesiz miyiz müşteri alıp yeni
tutuşturuyor o tarz şeyleri
anlayabiliyorum yani böyle durumlarla
karşılaştım anlar dahi olur o ki
davrandığında senin tavrın karşılığı ne
oldu yani üstüne yürüdü bu ne cürettir
evet grup olan şey yaptığımı hatırladım
yani böyle buldum niloya hayır ben
sordum bir şey dedi hem de çekme bir
projemiz var dedi teknoloji ürününüz ne
vardı teknolojik üretmemiz lazım ben
nasıl bir doktora değiştirdi hangi aman
gibi bir tarif eden sonra aslında yani
ama böyle sanki zorluyorum onu gibi
aslında yani kendine prense doktor
gerçek olsa cevabı verecek canlı
veremedim yani bunların o enerjiyi
gereken şeyler yani sorgulama
bu yıl ne bilmiyoruz yorgan ne oldu tam
olarak oturuyordum öyle bir karşında
bana bağırdı bağırdı yani böyle işte
sonra ben gideceğim falan diye böyle bir
şey oldu bu yetersizliğini bağırarak
bastırmaya çalışıyor yetersizliğinin
anlaşılmaması için üste çıkmaya
çalışıyor bağırıyor hani suçlu hem güçlü
derler ya atasözlerinden vardır öyle
değiller zaten erkek eşitsizliğinden
kaynaklanan bir durum aslında belki
karşında karşısında sen değil de bir
erkek olsaydı acaba onu öyle oro's alır
mıydı ve bağırır mıydı hiç zannetmiyorum
böyle bir şey olunca böyle daha böyle
bir olarak gelmiş şöyle bir erkek
dünyası böyle bir şey olunca ne olur
mı ama artık yavaş yavaş benim 30
kendimi ifade etmiyor tecrübelerime
inancım var olunca artık bu tarz da çok
ağrım var benim hani 15 hayvancılık
saygınlığın sorgulanacak yazıcıdan
sorgulayacağım gerçekten de o da
çalışınca artık bir haftadan sonra hepsi
taşlar bir araya gelmeye başlıyor bir
zaman oldu yani girişimcilik de aslında
eski tecrübelerin bir araya gitmesin ve
onları harmanlamak biraz çarpı çarpı
öğrenmek yanlış girişmek sona doğru peki
hani ilk başlangıçta şirketini kurarken
arkadaşların tanıdıkların vasıtasıyla
hani onlar işte siz ettiği için sen
şirket kurma noktasına gelmişsin ama
şirketi kurdum tamam birkaç tuşları aldı
ne sonraki müşterileri nasıl bulacaksın
ya da buluyorsun çünkü bu
o zaman kadın girişimciler bir sermaye
sorun yaşıyorlar şirket kurarken şey
senin söylediğin gibi muhasebe
bilmediğini bilmeyen bir alan orada eğer
sorun yaşıyorlar ikinci kısmı da
pazarlama müşteri bulma çok önemli
sorunlar sorunları nasıl açıyorsun şimdi
aslında ben şu anda müşteri nasıl
buluyorsun hani sen şirketleri belirli
tek tek kapılarını çalıp hizmet
verebilir diye toplantılar görüşmeler
yapıyorsun nasıl yapıyorsun nasıl
yazıyorsun ben sana dedim şimdi bu
sandığı ajans danışmanlık 1
abone olabilirsiniz bunların bazıları
sıkıcık bazı olacağım mesela değilim
google reklamlarına işte bu harcayacak
bunu harcamasını yönetebilirim mesela
benim için bunu odaklanmak istiyorum
yoksa önce bir geniş hizmet verip daha
sonra bu hangi alanda istediğimi biraz
biraz daha devam ama böyle de müşteriyle
teknoloji mesela o
çok seviyorum ve belki hani ınstagram
saklamak diyetisyenlere psikologların
elbisesi yapılması gibi aslında benim
sorunum varsa eğer yapmak anlamda farklı
daha çok mutlu ediyor daha çok gelir
kaynağı yapıyor bir yandan ve daha çok
sürdürülebilir bir tabii bunu sormamın
sebebi var hani senin iş yapış içinde
şirketin ticari isimleri ortaya dökmek
iyiydi bu alanlarda eksiklik duyan
girişimci kadınlar varsa öyle yapıyormuş
ben de öyle yapayım diye birbirlerine
kapı arayabilmek için özellikle
soruyorum şimdi tabi sen dijital dünyada
da aktif bey bu alanda toplam bir
kadınsın öpmek çok kadınla islam rüyada
maalesef yer almıyor ama bir şeyler
yapmak istiyorlar çok kadınlarını
görüyoruz ınstagram'da bir şeyler
yapıyor bakın yapıyor değişikliği zorlar
yok yo elinde bir yerde değil yandan ev
kadını yapıyor bu bir anlamda fırında
kız almak istiyor ya da yeni şirketini
kuruyor çalışmaları var bir marka
yaratmış arkasında daha gelişmesi için
şeyler yapılması gerekiyor vesaire genel
olarak dijital dünyada neler
önerebilirsiniz kadınlar düşler dünyada
ne yaparlarsa kazançları reddiyeler ne
yaparlarsa ürünlerini daha iyi
gösterebilirler ve uçları kazanabilirler
nihayetinde bu işler para kazanmak için
aslı ben dünyanın en büyük
bu olması gerek karşı bir esnek ip gibi
iş modeli yaptıktan sonra o iş modeli
tutmadı aslında 195 bin liralık reklam
verdim ben bugün 2000 lira üretti ma7000
daha çok komik olmuş aslında bu şekilde
net bir ve bunu önceden tamam ben bir ay
boyunca böyle bir reklam harcaması
yapacağım bunu deneyeceğim olmazsa hemen
satıcı değiştireceğim ürünü
değiştireceğim değiştireceğim şekilde
deneme yanılma çağında olan bir şey
yapmadan ürünü koyup fotoğrafını japonya
japonya öyle gel
bu çıkmadı dediler yani dijital bir de
satıp tutmadığını anlamak için illa bir
sermayeyle bir ürün etmenize gerek yok
ormanda bu şekilde satıcı hareket ederek
ya benim her zaman kendi yaptığım şey
ben yaptım bu işi hiçbir yatırım
gerekmeden yapmıyorum kızlarla birlikte
formunda bu şekilde sürdürülebilir
sistemler kurmak için bu anlamda da
böyle satıcı düşünebilirler yani ben şu
an benim başarılı olmak için ne emin
olmam lazım hangi satış kanalından iyi
başarmalıyız ya da bunun mevcut olan
modelimi tutturmaya çalışıyorum yeni
model öğretti mevcut modelin finansal
kaynaşıp bakmak lazım ne kadar çalış
reklama en başta nasıl saymaya
bakıyorsunuz işte ınstagram hesabını çok
yüksek bulabiliyor çok reklam verilmiş
oluyor aha çok fazla gelir elde etmek
yani o anlamda kimin hangi iş modeli tut
bu kaynaklanır yani gördüğünüz her
markanın bundan başka kadınların en çok
yapması gereken şey kapı çalmak yani ben
sürekli konuşuyorum etrafı danışacak
birine bulamadım alanı da sıfırdan
içinden birini görürdüm yabancı
ilgiliyim hiç benim bilgim yoksa soru
sormak istiyorum bir kahveye davet
edebilir miyim diye bir kadınla buluşup
işte tecrübe ediyorum çok ister yani
tecrübelerini anlatmayı bana bir gelsin
20 yaşında bir ya ben merak ediyorum ben
mülakata nasıl yani bu şekilde bir kapı
çalmayı öğrendi hangi bilgiye
ihtiyacımız var neden ihtiyacımız var
bunları da bekliyor galiba değil mi ya
sorarsam nadir ya da işte hayır alay
konusu olursa debelenmek tennesse
bilgisizliğin içinde o bilgi neredeyse
ona ulaşıp hiç çekinmeden utanmadan
kapısını çalıp dediğini bilinsin
üzerinden kapıyı çalıp
de yardım edersiniz demek bilgi
ihtiyacım vardı mesela ben doğrusu şey
de çok önemli yani hiç olacak yani şu
ana kadar mesaj attım araştırmasını
yaptım ayrıldım girdim beğenmedim ama
çok çok fazla mesaj attım bir araç takip
sistemi de bunları da aslında bizim
ücret almadan yani bu da bir toplumda
geçsin diye başladığım noktada bazı
öğrenciler gerekir yaratıcı işler biraz
daha gücü
bu olmalı yani küçük büyük demeden eğer
her firma saçını bence verme
niyetindeyim oo öğrenmek için orada ama
zamanını emeğini harcıyor yine orada
modellerin herzaman dediğimiz gibi
oluyor yani şimdi ömür işi üretiyor yani
yoksa heyecanlı gençleri toplamak kolay
bir şey yani alalım ya da akıl paşa ile
çalışabilir tabi ama onlar ne geri
veriyorsunuz yani bir şey veriyorlar
heyecanlısın böyle ben öğrenmişim
tecrübe etmiş ben şey ben ibrahim şey
veriyor muyum ya da yapabilir miyim
görüşme pazarlama dedik kapı açma
danışma sorma dedik pazarlama
37 dedik ve var mı konuşmadığımız nasip
türkiye'deki yapılan patent
başvurularının hepsini tam olarak
görebilirsiniz mesela medikal kırmadan
müşteri istiyorsanız gayet vatan kuruma
gidip son bir yılda medikal kelimesi
içeren vatan sorumlularını bulup
bunların isimlerini ulaşıp müşteri
yapabilirsiniz bu benim kendi müşteri
alırken kullandığı bir aslında bunu niye
bunu çünkü bana tekrar yeni girmiş bir
sürü yeni kurulmuş değil bu insanlar
biraz böyle olunca akıllı ol yani hizmet
vereceğimiz kişi o yolculukta dijital
deneyimi izler bıraktı yani yeni bir
tokat alan kişi bir alan bir
var ya da o kişi şu an ınstagram'da ne
kadar takipçi olan bir kişi yani dijital
izlerinde arayabilirsiniz aslında
istediğiniz peki genel olarak dijital
dünyada bizim bilmediğimiz pek çok
insanın bilmediği neler oluyor yani
baktığımız zaman ve dolaplar dönüyor
öyle söyleyeyim bu çok fazla dolap
geliyor şimdi dolap dönüyor yani ehli
üzerinden dolandırıcılık dönüyor arama
algoritmasını kandırmaya çalışan çok
fazla aktör var çocuklara zararlı şey
yapamayız uygulamasındaki güvenlik
açıkları oldu bilgisayardaki özel banka
şifreleri ve sahibinin bilgilerine
ulaşıldığı iddia edilmişti pek çok
alanda aslında saldırıyı mı açacağız
işte dünyada video açısından bilgi
güvenliği açısından maruz kaldığımız
içerik açısından kullandı
bir dene sunduğu açısından yani aslında
çok bazen bulaşık kritik yaklaşıyoruz
ama ben mesela yüz gerdirme görmekten
çok rahatsız oluyorum yani bunu belki
bir kötülük gibi düşünüyorum ama ben
sürekli kadınlara bakım yapılacak işte
kırışıklık kremi şu reklamları görüyorum
ve çok benim sıkıntı olacağını
düşünüyorum ben bundan rahatsızım 20'li
yaşlarda da taşıyacağım endüstriyel
yapmak istiyorum ne yapmak istiyor ya
bir ürünü kullanmanız istiyor bu şekilde
sık kullandığınız bütün reklam
bireyselleşmiş durumda aslında benim
internette gördüm yani sizin
davranışında okuyor verdiğiniz bakalım
ona göre bir hedefliyorsunuz ekranlara
ve aslında bir kendinizin zayıf
dezavantajlı konuma geçiriyor ürüne çok
cinsiyetçi ekranda ortaya çıkıp
bu anlamda kadar bireyselleşmesi yani
herkesin ınstagram hesabında gördü
bilginin reklamlarınız bu kadar
bireyselleşmesi bence biraz insan
iradesine müdahale alina geliyor şimdi o
reklamları göre göre bir süre sonra
onların istediği şifre ister istemez
verilmeye başlanıyor ya o mal
kazanılmıyor ya da o reklamdaki ifadeler
yoluyla işte eşitliğine inanmayan biri
haline dönüşme olasılığı bile söz konusu
olabiliyor kadının üstündeki roller daha
da o şeyler zihniyeti pekiştiren rollere
dönüştürme ihtimali de yükseliyor çok
tehlikeli bir alan ne yapacağız peki
böyle durumlarda istediğiniz nasıl
olacağız zaman öncelikle bence bir suyu
teknolojinin olduğunu anlamamız
gerekiyor teknoloji nedir hangi ürünleri
kullanıyoruz burada bizim atamız ne
hangi bakayım hangi bilgi verdi r bu
bilgi
bu nasıl bir konuma soldu bilge şuan
nasıl işleyebilir mesela benim tamam
diyelim üç gün boyunca uymadığınız üç
gün boyunca her saat internete
girdiğiniz uzun psikolojik rahatsızlık
yaşadığını gösteriyor olabilir bu
durumda da ona özel reklamlar
verilebilir eğer ki şimdi aslında bir
bırakmadınız düşünüyorsun bırakıyorsunuz
ya da mesela bir insanlar hep aynı anda
yan yana aynı ip adresinden ınstagram'ı
kullanıyorsunuz ınstagram biliyorsun
böyle olunca bir çiftlere yönelik reklam
yapıyor yani aslında tahmin ettiğinizden
çok daha büyük bir data bırakma söz
konusu davranışlarınızın okunması çok
daha fazla mümkün teknolojik firmaların
da bilgiler de bunların anlaşılıp e buna
göre daha fazla devletlerin birazdan
etmesi lazım yani sen hangi daha iyi
kullanabilirsin hangisini
kullanamazsınız bizim bireysel olarak
haklarımız nelerdir koruma ihtiyacı
var bunun anlaşılması lazım türkiye'de
henüz bu onlara pek giremedik biraz daha
çok internet değil de sansür üzerinden
dönüyorum bunu biraz daha tabii yani öne
alanda zaten kenarda kullanıcı oluyorsun
ama önce bir anlamak lazım yapay zekânın
çok fazla konuşulan bir şey hep böyle
haberlerde şey görüyorum yapay zeka
korkulacak bir şey mi hadi sanki
robotların takacağız bir şey onların
yani millet bu zannediyor problemi böyle
bir robotlarda saldıracak yapay zeka
korkunç ama yapay zeka ile yapay zeka
aslında belli istatistiksel olarak belli
davranışların bu programlar tarafından
fark edilip onun üzerine yoğunluk
yapılması aslında reklam hedefleme de en
çok kullanılan böyle bir program biz
hala da sayma bilim kurgu havası katmaya
çalıştım olacak bir şeymiş gibi aslında
söylediğim gibi reklamlar yoluyla ya da
internet
ne yaptınız gezmeler sözler aramalar
bastı ya da girdiğimiz okuduğumuz
sayfalar vasıtasıyla bizim bir
profilimizi çıkarıyor ve bu profili
üzerinden de bize ve reklam gösteriyor
sadece reklam göstermekle kalmıyor
facebook örneğini yaşadık amerika'daki
seçimlerde rusya'nın nasıl devreye
girdiği ve ateş hesaplarla facebook
yönlendirme yaptığı seçmenlere farklı
farklı seçmene farklı videoları
gösterdiğini ortaya çıkarmışlar
biliyorsunuz yani iş sadece reklam
göstermekle kalmıyor insanların olimpik
düşüncelerini değiştirmeye varana kadar
aslında etkili bir alan öylesiniz çok en
çok yeni yaptım aslında işte belli
kullanıcılarına zincir kurarak manuel
olarak aslında bu şey yaptı
ne oldu aslı bunu bu şekilde bir ben
anlayabiliyordum burada bir şey var ya
burada bir otomatize edilmiş olduğunu
görebiliyorum biraz daha ama tabii
analizini yapıp çıkarılması olarak ve
orada mesela mersin örgütlenmiş ve yani
bir cep telefonundan whatsapp yapmış bir
anda her şeyi yapıyoruz aslında o da
yani çok böyle köpürtülmüş şiddet
tutuklama içeren ve bu yıllarda sadece
binlerle onlar aslında 80 milyonluk
ülkede takınca yukarı çıkabiliyor
aslında öyle mi bir yani aslında bizim
her hayatını etkiliyor yani müzik
üretiminde de al
ya sen artık sanatçılarda resim yaparken
ınstagram'a uygun şekilde içerik
yaratmaya çalışıyor yani bu etki
hayatınız var bunun içinde bir teknoloji
anlayıp yani şu an android yapmamı
istiyor ben ne yapıyorum ben bu
ayrılmaya göre bir şey yapmak yapmalı mi
yapmamalı mıyım gibi düşünmek lazım yani
eğer anlarsak ve farklı da olursa bize
gösterilen reklamların bize geliştirilen
ya da twitter'da eşek olan denverin suni
gündem mi gerçekten doğru günden bir ya
da o reklamda video etkileyecek bilirsin
ardında olmak yararlı değil mi bilirsek
bu bizi etkilemesinin önüne geçeriz
çünkü yine iş başında deriz ya da bir
reklam gördüğümüzde ah işte ben sun
aramıştım bu reklamı sen geliyorsa bunu
deyip olan o messi'den kendimizi
kurtarabilirsin ve
devam ediyorum çok güzel bir sohbeti
teşekkür ederim çok sağ ol tekrar bu
yapmak çalışmaları çok takip ediyorum
ama bir şey bu şekilde olarak yaptığımız
çalışmalar işte kadınlar gibi çalışmalar
teşekkürler izleyenler de teşekkürler
bizimle oldukları için ne olmayı
unutmasınlar sen olsun mu handa tamam
harika insan sizde abone olmayı
unutmayın aşağıda butonunu göreceksiniz
baba ne oldu sana bu bizim için önemli
teşekkürler merhaba

[Müzik]
Binak biyoklimatik pergola ve cam
sistemleri sunar.
Genel izleyici
[Müzik]
Rekabetin hızla arttığı iş dünyasında
markalar güçlü bir konum elde etmek için
çeşitli modeller kullanıyor. Franchisea
bu modeller arasında öne çıkan bir yapı
olarak dikkat çekiyor. Peki franchise
sistemi ne gibi avantajlar sağlıyor?
&gt;&gt; Yatırımcılara katkısı elbette ki hiç
bilmedikleri bir konuyla ilgili, hiç
bilmedikleri bir alanda özellikle kow
başta olmak üzere ürün tedariki, malzeme
temini, elemanların eğitimleri ve diğer
bütün konularda çok büyük destek almak
elbette ki çok önemli. Hiç bilmediğiniz
bir alanda bir yatırım yapacaksanız
öncelikle franchising almanızı elbette
ki eee tercih etmekte fayda var.
Başlangıç aşamasında alınan kararlar
franchise iş modelinde başarıyı doğrudan
etkiliyor.
&gt;&gt; En önemli faktör her şeyden önce marka
kullanım hakkını ne kadar süreyle
aldığımız olmalı. 5 yıl mı, 10 yıl mı?
Ne kadar süreyle markayı kullanacağız?
İkinci olarak eee ne kadar cirodan pay
ödeyeceğiz? Bir pay ödeyecek miyiz?
Ödeyeceksek ne kadar ödeyeceğiz? Hangi
süre içerisinde ve hangi yüzde oranında
bir komisyon ödenecek? Üçüncü olarak
malzeme tedariki nereden sağlanıyor?
Ürün tedariki konusunda marka bana ne
kadar destek veriyor? personelin
eğitimiyle ilgili aldığım destekler
nelerdir gibi konuları en başından çok
net ve detaylı bir şekilde markadan
edinmem gerekiyor. Sonrasında elbette ki
eee belki birkaç seçenek olacaktır. Bu
seçenekler arasından en aklınıza ve
mantığınıza yatanı seçmeniz tabii ki de
doğru seçenek olacaktır.
&gt;&gt; Hızlı hazır yemek sektöründe müşteri
sadakatini sağlamak için bazı kritik
unsurlara dikkat etmek gerekiyor.
&gt;&gt; Her şeyden önce müşteri eee standart bir
ürün ister. her seferinde sipariş
verdiğinde aynı lezzeti bulmak ister.
Bir kere bunu sağlamak lazım. Her
seferinde farklı bir ürün gitmemesi
lazım. İkinci olarak aynı kalitede ürünü
uygun fiyata vermeniz lazım. Sonuç
itibariyle bu piyasa oldukça büyük bir
piyasa. Eee uygun koşullarda eee
kaliteli ve lezzetli ürünü verdiğiniz
zaman müşterinize bir sadakat illaki
sağlayacaksınız. Onun dışında da sürekli
menünüzü geliştirerek, yeni ürünler
koyarak, yan ürünler koyarak belki de
bunu genişlettiğiniz zaman müşterinizin
size sadakati eee artacaktır. Ayrıca
uygulama üzerinden yani application
üzerinden, yemek firmaları üzerinden
yapılan kampanyalar da yine müşteri
sadakatli konusunda oldukça fayda
sağlayacaktır diye düşünüyorum.
[Müzik]
Binak biyoklimatik pergola ve cam
sistemleri sundu.

Merhaba Sevgili dostlar bugünün sorusu
Bu işin bir formülü yok mu sağlıklı
beslenmenin kısa yolu var mı var efendim
adam kitabını yazmış şimdi insanın
fabrika ayarları sizin de daha önce
açlığın faziletlerine dair çok konuştuk
vesaire ama beslenme meselesi sadece
açlıktan ibaret değil biliyorum insanın
fabrika ayarlarına böyle takoz gibi
görünce birçok insan en azından birinci
ikinci bölümde kalabiliyor bu hayat
kaidesine çok fazla okuyamayabiliyor ama
beslenme ile ilgili Benim de çok
uygulamaya çalıştığım bir liste var 14
maddelik sizinle onu paylaşacağım burada
biraz üzerinden fırça sohbet edeceğiz ve
buna ne kadar yakın yaşayabilirsek
Günümüzün en önemli problemlerinden biri
olan Boğazlar meselesine biraz daha
çözebiliriz diye düşünüyorum Biraz on
adımda 12 adım videosu gibi bir şey oldu
ama hani ben böyle formül vermeyi çok
sevmem fakat beslenme özellikle Bugün
çok önemli bir problemimiz ve acil çözüm
getirmemiz gereken bir durum o yüzden
insanın fabrika ayarlarının 159
sahifesinde başlayan kısa bir listeyi
sizinle şöyle bir
istişare edelim isterim sanıyorum bu
videoyu Hemen eşe dosta göndermek
isteyeceksiniz özellikle yaşlar 40'ın
üstündeyse bu video çok paylaşılacak ona
eminim Çünkü yaşadığımız arızaların
hemen hemen Büyük bir kısmı Boğazlar
kaynaklı bu boğaz harbi nedir var mı ki
Dünyada eşi biliyorsunuz şiir bile
yazılmış bir konu birinci maddem şu
ağırlıkla kilo ile sayıyla sağlık olmaz
basküleye çıktım falanca kiloyum belimin
çevresi bilmem kaç Bunlar sadece
sayılardır parametrelerdir sağlık böyle
bir şey değildir kilonuzdan önce lütfen
sağlığınızı iyi olma halinizi vücudun ne
dediğini bir dinleme alışkanlığı lütfen
geliştirmeye çalışın vücut acayip çok
şey söylüyor ama işte ona kulak verecek
zamanımız olmuyor yani Bu videoda beni
bu konuda dinliyorsanız en az bu videoya
Vakit ayırdığınız kadar birazcık da
bedeninize vakit ayırın onu bir dinleyin
bir şeyler söylüyordur Peki tabiatta
bizim tükettiğimiz şekliyle mevcut
olmayan her besin maddesi tüketilmesi
halinde belli bir metabolik bedelle
tüketilir Bunu unutmayın işlenmiş
gıdalar mesela biliyorsunuz tabiatta
cips ağaçları var böyle paketli cipsler
oradan çıkıyor değil mi olmuyor mu Komik
bir şey öyle bir şey yok o işlenmiş
gıdalar böyle ham hum şarap atıyoruz
ağzımıza yuttuğumuzu bile fark
etmeyebiliyoruz acayip bütün lezzet
duyularımızı patlatıyor falan filan ama
tabiatta bunların bu şekilde olmamasının
bir nedeni var bu kadar yoğunluğu bu
kadar işlenmiş bir şeyler aldığımızda
içeride bize çok iyi gelmiyor o yüzden
olabildiğince Hani normal canlısına
benzeyen bir şeyleri yemeye çalışalım
öyle şekli şemali fazla bozulmuş içi
geçmiş şeylerden ne kadar uzak dursak o
kadar iyi arada cips yiyin canım da ayda
biriyim Yani ne olur deyince azaltmaya
çalışacağız hiç yemeseniz daha iyi 3
bedeniniz biliyor Sevgili dostlar yemek
yedikten sonra bedeninizi dinleme
geliştirin herhangi bir gıdayı
tükettikten 2 ila 4 saat sonra neler
hissettiğinize bir dikkat ederseniz o
gıdaların Sizde nasıl bir tepkimeler
dizisi ürettiğine dair açık ve fikir
edinebilirsiniz şimdi bizim standart
Türk sofrasından sonra bu pek çalışmıyor
Yalnız onu söyleyeyim çünkü çorba ile
başlıyorsun arada bir şeyler
gömçürüyorsun hele masada mezeler varsa
ona daldırıyorsun buna daldırıyorsun ana
yemek Baba yemek teyze yemek hala yemek
üstüne tatlı Bilmem Ne derken 35 tane
şeyi bir anda vücuda gönderince bunu ne
kadar dinlersen dinle sana çok bir şey
söylemez ama şöyle akıllı uslu bir öğün
yaptığımızda mesela diyelim çöp gıda
tüketmek zorunda kaldık bir hamburger
falan bir şey yedik bir iki dört saat
içinde bir kendinizi izleyin uyanıklık
durumunuz nasıl vücut ne diyor çok fazla
şey öğreneceksiniz herhangi bir öğünde
sade bir yemek yediğinizde
dinlediğinizde güzel mesajı aldığınız
şeyleri de sıklıkla menünüzde
bulundurmanızı tavsiye ederim dikkat
buyurunuz yerken ya da Yedikten sonra 5
dakika sonra hissettiğiniz şeyden
bahsetmiyorum iki ila 4 saatlik o Aralık
var ya orada hissettirdiği çok önemli
yoksa ilk bakışta güzellik her zaman
güzellik anlamına gelmiyor sonrasında
Bedeli ağır olabiliyor 4 madde çok kısa
Aslında bu madde sıfırıncı madde
olmalıydı Zira ibn-i Sina buna özellikle
Tıp kitabında dikkat çekmiş lütfen
kendime de söylüyorum size de söylüyorum
tam olarak acıkmadan hiçbir şey yemeyin
yani böyle açlık dediğimiz hadiseyi ki
normalde en az 8-9 saatlik Hani yememe
hallerinden sonra gerçek aşkı ortaya
çıkar tam olarak acıkma hali olmadan
yediğimiz zaman sistem güzel çalışmıyor
iyisindirmiyor ve bize bir sürü zararı
oluyor 5 her öğünden 3-5 saat sonra
hissedilen Ve çoğu insanda aşırı
karbonhidrat tüketiminin bir sonucu
olarak aniden yükselen insülinin
etkisiyle oluşan yalancı açlık duygusunu
gerçek açlıktan ayırt etmeyi öğrenin Bir
önceki maddenin tamamlayıcısı bunun en
iyi yolu öğünlerde şeker ve karbonhidrat
alanını kalıcı olarak sınırlandırmaktır
biz şekerli bir şey yediğimizde 2-3 saat
sonra illaki bir açlık hissediyoruz
Çünkü şeker çok yükseliyor vücut onu
düşürmek için Kuvvetleri harekete
geçirip aşırı düşürüyor bu sefer beyin
diyor ki editlemiş şeker vardı Şimdi
gitti demek ki biz acıktık bana bir
şeyler daha gönder hemen arkasından bir
kayıntı daha atayım değil mi yatmadan
önce ağzıma bir şey atayım falanlar
başlıyor Eğer karbonatı azaltabilirsiniz
Bu maddenin Çok faydasını göreceğiz hep
beraber 6 karbonhidratalım mümkün
olduğunca azaltın ana konulardan bir
tanesi Canan Karatay bu işin tek
savunucusu gibi gözükse de Türkiye'de
hala
karbonhidrat arkadaşlar fizyolojik
olarak evrimsel olarak biyolojik olarak
bize bu kadar iyi gelmiyor Evet
diyetimizin önemli bir parçası ama her
şeyde bulunduğu zaman bizim için bize
yere dönüşüyor özellikle belirli bir
düzene göre spor yapmıyor
ve bedensel enerji açısından normalden
fazla gıdaya ihtiyacın duymuyorsanız
karbonhidrat alımını azaltmak çok kısa
bir süre içinde günlük öğün sayınızla
azalma olmasına ve çok daha uzun
sürelerle dengeli bir kan şekeri
düzeyine sahip olmanıza yardımcı
olacaktır daha önce çok anlattım ama bir
daha hatırlatayım
karbonhidrat aldığınızda vücudunuzda
samanın yanmasıyla açığa çıkan sıcaklığa
benzer bir enerji oluşur çok hızlı
enerji üretir çok hızlı söner fakat
karbonhidrat tüketmediğinizde aldığınız
yağ ve proteinlerden elde ettiğiniz
enerjiler odunun yanması gibidir belki o
kadar şiddetli sıcaklık vermez şiddetli
enerji üretmez ama çok uzun süre size
enerji vermeye devam eder ve birçok
insan bugün maalesef karbonhidrat
bağımlılığı nedeniyle yemek yorgunum Her
yemekten sonra böyle bir coşup sonra
kuyruğumuz kulağımız düşüyor Hadi bir
daha Yarın bir daha düşünüyoruz sonra
diyorlar ki A pankreasın patlamış o
karaciğere şişmiş bilmem ne Bunların
hepsi Boğazlar meselesi işte Efendim 7
Benim de çok sevmediğim bir madde Ama en
çok hatırlatmam gereken madde bu
tatlılar besin değil haz nesnesidir
Mümkün Mertebe uzak dur tamam baklava
trileçe şöbiyet künefe sabahlar olmaz
çok güzel Hepsi Fakat bunlar Sadece
güzel Arkadaşlar bunlar besin değil
Özellikle tabiatta bir künefe ağacı ya
da şöbiyet çalısı keşfedene kadar
bunlardan uzak durmanızı tavsiye ederim
bunların O halde tabiatta olmamasının
bir nedeni var bizim yapımıza uygun
değiller 8 lifli çiğ ve yeşil gıdaları
bolca kullanmayı tercih edin
prebiyotik yani faydalı bakterilerin
üremesine imkan veren yani bağırsanıza
iyi gelen bu besinler doğrudan
taşıdıkları besin değerlerinin dışındaki
diğer yan faydaları ile de bizlere Şifa
olmak için varlar Yani biz boşuna öyle
laf olsun diye o yeşil sebzeleri
yemiyoruz çok ciddi bir faydası var Her
ne kadar bitkilerde bolca bulunan
selüloz gibi Karbonhidratları bizim
Sindirim sistemimiz sindiremese de
onların varlığında ortaya çıkan bağırsak
ortamı sadece beslenmemizi değil ruh
durumumuzu ve zihinsel odaklanmamızda
Bir Hayli olumlu yönde etkiliyor işte
Arkadaşlar elma diye bir bitki var bir
meyve var bunu yiyoruz ve gayet güzel
faydalı 5 tane elmayı alıp suyunu sıkıp
içtiğimizde ise bizi kilo aldıran bir
şeker bombasına dönüşüyor aradaki fark
ne 5 tane elma yediğinizde böyle bir şey
yaşamıyorsunuz ya da daha az
yaşıyorsunuz Bu etki Çünkü Elmanın
içinde şeker dışında o lifli etli
kısmını oluşturan Bir Doku var ve orası
sizin aldığınız şekerin dengeli bir
biçimde emilebilmesini ve
işlenebilmesini sağlıyor Biz o şekeri
özüttüğümüz dışarı çıkıp saflaştırıp
yüksek oranda aldığımız zaman kendimize
büyük bir suikast yapmış oluyoruz Ondan
sonra yeşil besinleri otları sapları
küçümsemeyelim Onlar önemli kebapçı
tayfadansanız bu dediğim hoşunuza
Gitmemiş olabilir En azından dürümün
içerisine biraz yeşil bir şeyler koymak
biliyorsunuz bizim adette de var 9
Probiyotik yani canlı ve faydalı
bakteriler ve kaliteli proteinler içeren
her türlü besini örneğin; ev yapımı
olmak şartıyla yoğurdu doğal sirkeyi bu
sirke anasından yapılıyor falan diyorlar
ya doğal ev yapımı sirkeyi kemik suyu
paça çorbası fermente turşu gibi
gıdaları sofranızdan eksik etmeyin
abartmayın ama eksik etmeyin bağırsak
floranız yani bakteri örtünüz hem beden
hem de zihin sağlığı açısından beyin
hücreleriniz kadar önemlidir Bunu
kitabın zaten mikrobiye bölümünde biraz
daha açmaya gayret ettim arkadaşlar çoğu
zaman istediğimiz yemekleri aşerdiğimiz
şeyleri biz değil bağırsağımızdaki
bakteriler istiyor Onlar daha çok
dostlarımızdan ulaşıyorsa bizim
iyiliğimizi istiyor daha çok İşgalci
bakterilerse harvarır harman savurup
ganimeti götürme peşindeler onlar
Dolayısıyla bana tatlı gönder bana
bilmem ne gönder deyip duruyorlar O
yüzden orayı temiz tutmakta ve tutmakta
fayda var 10 tartışmalı bir konu Fakat
çok iddialıyım bu konuda bu konunun
arkasındayım eleştirildiğim yerlerden
biridir genellikle ama yağ tüketiminden
lütfen korkmayın yağ tüketimi bizim
vücudumuzun önemli ihtiyaçlarından biri
bir durumda korkabilirsiniz çok fazla
karbonhidrat alıyorsanız Onunla beraber
aldığınız yağlar vücudunuza çok iyi
gelmeyecek ama karbonhidratı az tüketim
yağ tüketiminizi arttırabilirsiniz o
zaman sağlıklı yağlar tek bilmemiz
gereken şey faydalı ve zararlı olanları
birbirinden ayırt edebilmek mesela doğal
zeytinyağı doğal tereyağı sade veya
vesaire gibi yağlar faydalı yağlar
vücudumuz bunları çok güzel kullanıyor
ama işte o motor yağına benzeyen ayçiçek
yağları bilmem ne onlar pek tabiatta
bizim Alışık olduğumuz yağlar değil uzak
durmak lazım bedenimiz doğal tereyağını
zeytinyağını Hindistan cevizi ve avakado
gibi gıdaların yağlarını hayvanların içi
yağlarını Evet biliyorum için tuhaf oldu
ama hayvanların içi yağlarını
geri zekalarını ve kuruyemişlerde bolca
bulunan yağları kolayca kullanıp kendisi
için faydaya dönüştürebiliyor Çünkü
bunlara alışığız yani yüz binlerce
yıldır atalarımız bunlarla beslendi
margarin ne biliyor musunuz margarin
normal bitkisel yağ hidrojen basılarak
hakikaten motor yağı gibi bir şey
üretilmesine dayanır Napolyon Fransa
seferinde bozulmayan yağ istediği için o
zamanın kimyacıları icat etmişler
bozulmuyor niye bakteri bile yemiyor
arkadaşım margarin Yani biz yenecek bir
şey değil şunu diyetinizden lütfen
çıkarın ayçiçeği gibi çekirdek yağları
işlenmiş yağlar ve genelde Doymuş yağlar
olarak bilinen yağlar ise bedenimiz
tarafından pek iyi karşılanmıyor basit
bir liste yani evimizde ona göre bir
hazırlık yaparak çok tatlı şık bir
şekilde dertlerden Azade bir beslenme
düzeni oluşturabiliriz 11 günümüz
meyvelerinin çoğu fazla Hatta aşırı
şeker içerir meyve yerken de ölçülü
tüketmeye dikkat etmek gerekir bizim
ülkede çok tuhaf bir alışkanlık var
Sevgili dostlar yemekten sonra özellikle
böyle demil adlı bir Yemekten sonra bir
meyve servisi geliyor böyle elmalar
Ayvalar böyle doğramışlar doğramışlar
bir de böyle ince ince tatlı tatlı
doğruyorlar ağzına atmadan duramıyor
arkadaşlar o ağzınıza attığınız her şey
künefe gibi hele ki bu kadar
karbonhidratı proteini yağı doldurdunuz
Üstüne bir de onları atıyorsunuz
karaciğer diyor ki Gelmeyin Üstüme bir
büyük rakı için daha iyi yani o
aldığınız şekerler aynı zamanda ve
bitkisel alkolikler dediğimiz maddeler
karaciğerinize en hızlı yağlanma yapan
şey meyvenin en tatlış zamanı sabah
erken saatlerde Mesela bir elma ile bir
armutla kahvaltı harika bir fikir ama
Yemeğin arkasından yenecek bir ağız
tatlandırıcı değildir özellikle günümüz
meyveleri binlerce yıllık zirai ıslah
süreçleri nedeniyle Valla bomba gibiler
tabiatta öyle elime armut falan
bulamazsınız bunları biz yaptık o yüzden
dengeleri tüketmekte fayda var 12 beyin
gelişimine ve sindirim sağlığı için et
gerekli bir besindir şimdi vejetaryen
veganlar hemen coşmasın olur geliyor
fakat Temel ayarlarımız Et tüketiminin
oldukça az olması gerektiğini gösteriyor
bak vejeteryan Megane ekibin haklı
olduğu bir taraf geliyor normalde
haftada bir kez kırmızı et yemek doğal
ortamlarda bile bizim için yeterli balık
ve deniz ürünleri ise biraz daha sık
tüketilmeli gibi gözüküyor çünkü onlarla
ekstra bir bağlantımız var et
tüketiminin aşırısı hem beden hem de
çevre için ciddi zararlar doğduğundan
makul miktardan fazla et tüketmemeye
dikkat edeceğiz Sevgili dostlar günümüz
dünyasında beslenme çeşitlerimiz çok
fazla O yüzden atalarımızın bu yediği
sıklıkta bile et yememize gerek yok
Hatta çoğu insan için aylarca et yemese
hiçbir eksiklik hissetmeyeceğini
rahatlıkla söyleyebiliriz çünkü sağlıklı
beslendiğinizde birçok zaten gıda
çeşidinden gereken malzemeyi alıyorsunuz
ama insan et yememesi gereken bir
canlıdır ifadesi doğru değildir İnsan
aynı zamanda et de tüketmesi hayvansal
proteinde tüketmesi gereken bir canlıdır
ama çok az miktarda tüketmesi yeterlidir
Ama orada da işte bu da tabiatta az diye
biz fazla coşuyoruz ve maalesef orada
kendimizi kaybedebiliyoruz 13
enteresan bir ölçü ve formülü var burada
Günde en az bir kez karnınız
guruldayacak kadar acıkın şu anda
mikrofona yansıyor mu bilmiyorum ama
benim durumum yaklaşık o Ben baya sabah
çok erken saatlerde bir şeyler
atıştırdım bir 10 küsur saattir bir şey
yemedim çok şükür şu anda Google
içeriden bir sesler geliyor Bunun niye
oluyor biliyor musunuz açlık durumunuzda
salgılanan daha önce bahsettiğim
hormonlarımızın işlerinden biri şu;
bağırsaklar boş kalınca mide boş kalınca
bir temizleme hareketi başlatıyor sanki
böyle birisi dışarıdan mideyi bağırsağı
şöyle eliyle sıkıp da böyle ittiriyormuş
gibi içinde ne kadar ölü hücre atık
malzeme çerçeve varsa onları şöyle
toplayıp çıkışa doğru ittiriyor yani
bağırsakları göç eden miyo elektrik
kompleks dediğimiz bir hareketle
temizliyor Ama bu hareket ne zaman
oluyor
bütün gün aç kalabildiğiniz zaman hani
Ramazan'da İftara Doğru oruç tutanlar
bilirler acır gıcır bir sesler sofraya
gidiş zamanı yaklaştıkça daha da artar O
sesler işte hormonlar diyor ki Tamam
içeriyi boşalttık yeni malzemeye artık
hazırız 0 km bağırsakla gönder baba
gelsin biz onları Çok Güzelsin diyoruz
ama bunu hiç yaşayamıyor neredeyse
günümüz insanların Büyük bir kısmı
bağırsağın içi çer çöp dolu atık malzeme
dolu Bunlar ne oluyor Hepsi organik
atıklar içeride çürüyor kokuşuyor bir
sürü hastalığın zeminini oluşturuyor ve
bağırsak florasını yani bakteri
örtüsünün Maalesef çok olumsuz etkiliyor
O yüzden arada bir temizleme şirketinin
içeri girmesine izin verelim Onun için
tek yapmamız gereken birazcık çevremize
kapatacağız ve 14 son ve Bence en önemli
Kural rutinden sakınınız Efendim
bedeninizi hoş sürprizlerle şaşırtın
farklı gıdalar deneyin Arada sırada
vejeteryan yahut vegan takılın buna hiç
bir engel her gün et yahut başka bir
kuvvetli gıda tüketme alışkanlığını
lütfen bırakın insanı öldüren şey
özellikle beslenmede sürekli tekrar
edilen davranışlar Mesela bizim
etrafımızda öyle oluyor bazen ben
veganım ben vejetaryenim ya da a işte et
yemeyeceğiz mi kardeşim biz vejeteryan
mıyız falan diye bir şey söyleniyor
Mesela yani
vejetaryeni olduğumu ölene kadar
vejetaryen olacağım ya da et diyorsan
her gün et diyeceğim böyle bir kafa yok
arada bir tatil edin O besinleri bir
sürü almayın vücudunuz böyle özlesin
Eğer boş şaşırtmacaları güzel yaparsanız
sistem uyanık durur Çünkü tabiat 3 öğün
yemeğin çıktığı vardiyalı bir yer
değildir ve biz kaotik şartlarda
yorulmuş bir canlıyız bu 14 kuralı
basitçe hayatımızda ne kadar
uygulayabilirsek en azından şu
boğazımızdan geçenlerin bize
ettiklerinin etkilerini en aza
İndirebiliriz diye düşünüyorum ama tabii
Sağlık sadece ağızdan giren de olmuyor
kulaktan giren gözden giren zihinden
çıkan bunların hepsi sağlamamızı
etkiliyor onları da artık başka
videolarda üzerine sohbet ederiz Ama
hepsi ve daha fazlası biliyorsunuz
burada bir vakit ayırın Çok faydasını
göreceksiniz Çünkü ben muhtemelen daha
genişletilmiş baskısını yazana kadar
bütün konuyu böyle ele alan başka bir
kitap yok çıkmadı herhalde çıkmayacak
sizin kullanım kılavuzunuza falan hep
birlikte inceleyelim hayatımız daha
güzel olsun

son yapılan çalışmalarda % 120 ile 30
oranında Bakın bu oldukça yüksek
yanlışlıkla tansiyonun yüksek ölçüldüğü
saptanmış Amerikan tip Birliği'nin
önerileri doğrultusunda size beş Kural
tansiyon ölçümünde aktarmak istiyorum
bir bir kere ki oturur pozisyonunda ve
sırtınız dik olacak o şekilde
ölçmenize kafı yani kola sarılan kısım
kalp seviyesinde olması lazım ve
tercihan Bir masanın üzerine Kolunuzu
koymanız gerekiyor 3 30 dakika
içerisinde yemek yok egzersiz yok alkol
yok kahve yok 4 ayaklarınızı çapraz
yapmayacaksınız Çünkü dolaşım etkiliyor
ve tansiyon etkiliyor 5 mesanenin boş
olması gerekiyor

ödem yani vücutta sıvı birikimi genel
olarak olabilir veya özellikle birtakım
zarlarda Akciğerin zarında ve karın
boşluğundaki zarda söz konusu olabilir
burada çok önemli bir konu var bu konuda
size uyarmak istiyorum O da şu özellikle
benim şişliğim var bir miktar ödemem var
idrar söktürücü kullanayım ve idrar
söktürücü ile ödemeden kurtulayım gibi
bir anlayış var Bazen hastalarımızı bu
konuda uyarmak zorunda kalıyoruz Çünkü
neden özellikle dikkat etmeniz gereken
bir şey var bu idrar söktürücüler
sodyumla beraber potasyumda kaybına
neden olurlar ve potasyum kaybı
özellikle düşüklüğü hiç sevmediğinizi
bir durumdur ve çarpıntıları neden
olabilir uzun süreli kullandığınız zaman
buna dikkat etmeniz gerekiyor Halbuki
ödemi vücuttaki su tuz dengesini çok iyi
kontrol eden bir böbrek var ve böbrek
son derece hassas en ufak
değişikliklerde bile gereken önlemi
oluyor yani ödemeniz varsa bunu atacak
olan böbrek İlaç değil o da görevini
yapıyor

bilirsiniz insanı bir yürüme bandının
üzerine çıkartırlar yavaşça yükseltirler
ve hızını arttırırlar ve buna bağlı
olarak kalp hızı artan kişilerde Eğer
Kalp damarlarında bir tıkanıklık varsa
meydana gelen değişiklikler ekg'de
görülür ve durdururlar işte burada
genelde yürüyüşün kalbin üzerindeki
etkisini incelediğimiz zaman genellikle
Kalp hızının artışı ve tansiyonun
artışıyla beraber bir parça stres testi
olduğunu söyleyebiliriz Ama son yapılan
çok daha az bir çalışmada Aslında
insanlar yürüdüğü zaman sempatik sinir
sistemini değil de para sempatik sinir
sistemini bağgurusu üzerinden bir madde
salgılarak Aslında kalp damar dolaşımını
artırdığını saptamışlar bu oldukça yeni
ve değişik biraz farklı bir bilgi Peki
bunu nerede yapmışlar diyeceksiniz bunu
koyunlarda yapmışlar Tabii koyunları
yürüme bandında yürütmemişler kalbin
hızlandırmışlar ve bu olayı saptopuslara

Terapist de dahil
Hiçbir sıfat kimseye
Doğru yol gösterme
gücü vermez
Çünkü hiç kimse
Hayatı senin gözünden
görmedi
Senin için doğru olanı
Başkası bilemez
Evrensel doğru ya da
yanlış yoktur
Mesela bugün 23 yaş
Evlilik için erken sayılır
Ama bundan yüz yıl önce geçti
Ya da hayatındaki kararları düşün
Karar gününde
kararsızlığın
İlk sonuçlarda yaşadığın sevinç veya hüzün
Ya da bu gün geriye
baktığında hissettiklerin
Zaman zaman dalgalandı, değil mi?
Terapi bu dalgalanmalardan
etkilenmemeli
Ha bir de tavsiye
özerkliğini baltalar
Terapinin amacı sana
yol çizmek değil
Kendi yolunu
Barışık olduğun kimliğinle
çizebilmeni sağlamak

TEŞEKKÜRLER
METİN VE KAYNAKLARA

Aralık orucun faydaları bir hormonal
değişiklikler insülin düz değildir düşer
Büyüme hormonu yükselir Sonuçta yağ
dokusu yıkımı azalır 2 tipin şeker
hastalığı riski azalır İnsülin direnci
artar açlıktan şekeri düşer 3 genlerden
protein sentezi düzenlenir 4 oksidatif
stres ve inflamasyon azalır kapasite
düştüğünden zararlı oksijen maddeler
azalır iltihabı Reaksiyon düşer 5 ücrete
üzerinden güçlenir 6 Kalp sağlığı için
yararlıdır şeker kolesterol tansiyonda
düşüş ve oksidatif stres ve reaksiyon
azalması bütünüyle kalp damar sistemine
yararlıdır beyin sağlığı için de yararlı
özellikle oksidatif stresi hızlanması
şeker koleksiyonu düşmesi beyni maddenin
artması faydalı 8 kanseri önleyici
etkisi sadece deneysel ve kısıtlı insan
çalışmalarında göstermiş 9 deneysel
çalışmalara göre hayata uzatıyor ve
Sonuncusu da kilo ve yağ kütlesinde
azalma meydana geliyor

hocam bir takipçiniz sorusu en etkili
korunma yöntemi nedir istatistiksel
olarak en etkili korunma yöntemi cilt
altı implantlarda ancak cilt altı
implantlar fazla miktarda kanama
yapmaları uzun dönem kemik erimesi
şüphesi taşımaları nedeniyle Bence çok
da tercih edilmemeleri gereken
ilaçlardır Bunun yerine erkeğin
korunduğu yöntemler ya da doğum yapmış
Kadınlarda spiral Bence daha uygun Yani
en etkili koruna yöntemi her ne kadar
cilt altı implantlar olsa da ben
bunların yaygın kullanımını
desteklemiyorum

bir araştırma düşünün tam 135.000
molekülü incelemişler 250 milyar veri
var ve 2575 arasında düzenli kan
bağışçılarının kanlarında bu incelemeyi
yapmışlar nelere bakmışlar diyecek
olursanız çok detaylı maddelere
bakmışlar 135.000 rakımın boşuna değil
mesela kromozomlar mızı bir arada tutan
Histon üzerindeki enzimlere dahi
bakmışlar ve görülmüş ki kadın erkek
farkı olmaksızın 44 ve 60 yaşlarda
vücudumuzda ciddi bir yaşlanma hata
meydana geliyor
karbonhidrat lipit metabolizması Kafein
alkol yıkımı ve bunun yanında buna bağlı
olarak da bağışıklık sistemi kalpdamar
hastalıklarında ve böbrek
hastalıklarında riskler Deek artışın
temelinin sebebinin bu olduğu
düşünülüyor viskiden denilirdi ki
metabolik hız yavaşlıyor Hayır metabolik
hız yavaşlamıyor sadece biz Eskiden

ağırlık çalışması yapan sporcularda hem
de direkt atardamarı ölçümüne en yüksek
tansiyon 370 haneye 37 olarak bulunmuş
Hem belli bir takım egzersizleri
yapmışlar Hem aynı zamanda burunlarını
tıkayıp ıkınmışlar Yani valsal bağ
manevrası sonucunda bu Rekorlar elde
edilmiş acil serviste görülen en yüksek
tansiyon ise 31'e 18 hemen aklınıza
gelecek bunun Felçli olan bir bilgisi
var mı Evet belki geçirenlerde
genellikle tansiyon 15'in üzerinde
görülüyor Ama özellikle 12 aylık
ortalama ve daha da önemlisi tansiyon
öncesi dönemde kontrolsüz ve ilaçsız
giden grupta daha çok felç görülüyor
belki üzerinde sadece bu etkili değil
aynı zamanda hdliyi kolesterol düşüklüğü
kan şekeri yüksekliği atreal fibrilasyon
denilen çarpıntı türü ve böbrekte
protein kaybı da etkili

bizim büyük dergilerimizde genellikle
takviyeler ve vitaminler konusunda son
derece dikkatli dil kullanılır genelde
bir öneri yapılmaz fakat ünlü bir
dergimiz var Bu dergide yayınlanmış son
bir çalışma var çok daha ziyadalık
ayında bakın 850.000 üzerindeki işte
yapılmış 884 yazı ve 27 büyük
Araştırmadan elde edilmiş sonuç şu bütün
vitaminleri aklınıza gelebilecek her
şeyi değerlendirmişler magnezyumdan
tutun karşısında kader ve sonuçta sadece
3 tanesinde Omega 3 kuru meşhur Zerdeçal
ve coin
azaldığını saptamışlar buna karşın Beta
kriterol üretimi artarsa bu risk ise
aynı şekilde artıyor ve bu yüzden de
dikkat çekecek bir konu var çok fazla
bir öneride bulunmazlar dost konusunda
herhangi bir şey söylemiyorlar ama
bunların kullanıldığı riskini azalttığı
konusunda ilk defa böyle bir yayın söz
konusu oldu
teşekkürler görüşmek üzere hoşça kalınız

Sigarayı bırakmak için bu videoyu
izledikten sonra çok güçlü bir
motivasyonunuz olacak Eğer sigarayı
bıraktıysanız bunun ne kadar iyi bir
karar olduğunu bir kez daha
anlayacaksınız her şeyden Evar şunu
söylemek lazım ki eğer 40 yaşın altında
sigara içiyorsanız sigarayı bırakırsanız
ömrünüze 12 yıl ekliyorsunuz Eğer 40-49
yaş arasında sigarayı bırakırsanız
ömrünüze 6 yıl ekliyorsunuz Eğer 50 yaş
ve üzerinde sigara içip bırakıyorsunuz
ömrünüze 3,5 ekliyorsunuz ve kadınlar ve
erkekler arasında bakıldığı zaman sigara
içen kadınların riski çok daha yüksek
sigara içenlerle içmeyenler
karşılaştırıldığı zaman kadınların
beklenen yaşam süresi 13 yıl daha düşük
erkeklerin ise 12 yıl daha düşük ve çok
daha önemli bir şey var O da şu eğer 40
yaşından önce sigarayı bırakırsanız 3,5
yıl içerisinde riskiniz sıfırlanıyor
Eğer 40-49 yaş arasında bırakırsanız
riskiniz sıfırlanması 10 seneyi buluyor
50 yaşın üzerinde çok daha uzun süre
gerekiyor demek ki ne kadar erken
bırakırsanız o kadar iyi

Efendim biliyorsunuz Doktorlar herhangi
bir ilaç tedavisi ya da bir cihaz
kullanılacakları zaman hem kendi
dernekleri hem avrupa ve Amerikan
derneklerinin yayınladığı bir takım
rehberler vardır Bu rehberlerdeki
kuralları uyarlar ve hastaları ona göre
tedavi ederler Omega 3 konusuna gelince
dünyada yapılmış bir sürü çalışma
olmasına rağmen ki siz de biliyorsunuz
Eba DHA var epo ne kadar yüksekse o
kadar iyi ve son yapılan çalışmalar
sonucunda Amerika'da gıda ilaç Kurumu
bir e-patür evine ihtiyaç olarak
onayladığı ve bunun yanında da dünyada
bizim mesleki dergilerimizde bunun
kullanımı ile ilgili öneriler geldi Peki
ne olacak bir kere damar tıkanıklığınız
varsa kolesterolünüzü yüksekse ve burası
çok önemli kolesteroleci kullanıyorsanız
ek olarak ekranın bir türevi olan İPA
Günde 4 gram olarak gönderiliyor ve
Özellikle
bunlardan %25 oranında bir risk
azaltması kazancıyla karşı karşıya
kalabilirsiniz

sanıyorum bu videoyu Hemen eşe dosta
göndermek isteyeceksiniz özellikle
yaşlar 40'ın üstünde ise bu video çok
paylaşılacak ona eminim Çünkü
yaşadığımız arızaların hemen hemen Büyük
bir kısmı Boğazlar kaynaklı bu boğaz
harbi nedir var mı ki Dünyada eşi
biliyorsunuz şiir bile yazılmış bir konu
ağırlıkla kiloyla sayıyla sağlık olmaz
baskülüğe çıktım falanca kiloyum belimin
çevresi bilmem kaç Bunlar sadece
sayılardır parametrelerdir sağlık böyle
bir şey değildir kilonuzdan önce lütfen
sağlığınızı iyi olma halinizi vücudun ne
dediğini bir dinleme alışkanlığı lütfen
geliştirmeye çalışın vücut acayip çok
şey söylüyor ama işte ona kulak verecek
zamanımız olmuyor yani Bu videoda beni
bu konuda dinliyorsanız en az bu videoya
Vakit ayırdığınız kadar birazcık da
bedeninize vakit ayırın onu bir dinleyin
o size bir şeyler söylüyordur

bu aralıklı oruç veya günde tek öğün
olarak adlandırabileceğimiz diyet
sisteminde özellikle dikkat edilmesi
gereken bir konu var acaba tekini ne
zaman yiyelim ve bildiğiniz üzere ve
tahmin ettin üzeri genellikle akşam
saatlerinde olması tercih ediyor Peki
akşam saatlerinde inceliği tercih
ediyoruz Şöyle ki bu resimde Gördüğünüz
üzere vücuttaki insülin sekresyonu var
ve insülin sekresyonu Gördüğünüz üzere
saat dörtten itibaren başlayarak
yükseliyor ve 9.00 civarında normal
düzeylerini iniyor aynı zamanda ikinci
ürettiği görüyorsunuz burada kortizol
düzeyinizi gece istirahati hazırladığı
için nasıl azaldığını görüyorsunuz
sabaha doğru korkutucu sevgimiz artıyor
burada asıl konuşuyor Özellikle akşam
saatlerinde ki 3. ismin dalgasının
öncesinde yemek yemek lazım yani 8'de
dokuza kadar beklemeden tercihan dörtlü
de arasında yemek yemek Yani bir erken
akşam yemeği özellikle günde tek öğün ve
aralıklı oruç açısından çok faydalı o

yaşla beraber kilo artışı ile beraber
sadece diz eklemlerinde değil aynı
zamanda kalça ve el eklemlerinde de
oscartir tablosu ortaya çıkıyor sadece
bu değil bir de kas erimeniz varsa kas
kaybınız varsa kemik erimeğiniz varsa
bir de hareketsizlik etkili ise
hayatınızda o zaman sıkıntı var bir de
ağır spor yapanlarda görülüyor Peki
olayın Aslında ne olayın Aslında
kıkırdak dokusunda bir tahribat söz
konusu azalıyor Eklem sıvısı azalıyor
eklem mesafesi daralıyor Peki popüler
glukozamın kontrolü
tamirci Kıkırdak dokusunun tamir ediyor
eklenmesi Biraz arttırıyor aynı şekilde
Eklem sıvısı da bir miktar artış
gösteriyor kontratın Ne yapıyor kontrol
etinse kıkırdak yıkımını engelliyor
bütün hastaların uzun dönem
incelemelerine bakıldığı zaman bir
miktar önleyici olarak bu konuları
yavaşlattığı söyleniyor fakat Ağrı
skorunda da tüm bir çalışmalarda bir
miktar düzelme olmasına rağmen yeteri
kadar etkili kabul edilmiyor Bir de
dikkat edilecek konu şu glockunuz varsa
kuvvetin kullanıyorsunuz bu ilaçlara
dikkat edin efendim

Amazon yerlilerinde damar tıkanıklığı
olur mu kolesterolları yüksek olur mu
tabii ki olmaz hakikaten sinema
yerlilerini incelemişler hem
antropolojik hem de aynı zamanda sağlık
açısından görmüşler gibi mükemmel
sağlığa sahipler en büyük sırları da
tamamıyla neredeyse bitkisel
besleniyorlar çok az balık çok çok Ender
olarak da avlanıp kırmızı eti yiyorlar
ve bunlarda en önemli özelliklerden bir
tanesi günde ortalama onu 12 kilometre
yürümeleri fakat bir de aynı zamanda
Böyle sıkıntılı bir ortamda yaşayan
kişilerde yaygın olarak tahmin ettiğiniz
üzere parazit enfeksiyonları var ve bu
parazit enfeksiyonları ve özenifilerin
yüksek olması ki bu bir enfeksiyonu
gösterir enfeksiyonu gösterir damar
tıkanıklığının önlenmesinde bir sır
olabileceği düşünülüyor yani parazit
enfeksiyonu olan kişilerde gelişen
bağışıklık yanıtı bir yerde Damar
tıkanıklığını önleyebilir diye
düşünüyorlar Hatta damarda kireç
birikimi konusunda da olumlu etkisi
olabilir diye araştırılıyor

kahve içiyorsunuz bir yandan da fazla
içiyorsunuz çok fazla Kafein alıyorum
diye endişeleniyor musunuz yerine Benim
iki alternatif var Bunlardan bir tanesi
kuşburnu İkincisi de yeşil çay yaz kışı
içebilirsiniz Özellikle yazın da soğuk
olarak iyi olduğunu söylemek isterim
kuşburnu C vitamini açısından uygun
amama ve lakin yeşil çay özellikle
kolesterol ve şeker metabolizması
üzerinde olumlu etkisi var bir de eğer
Tip 2 şeker hastasıysanız ya Daş insülin
direnciniz bozulmuşsa o zaman çayı
denemenizi öneririm son yapılmış yeni
bir çalışmada 67 hasta üzerinde yapılmış
bir çalışma günde 3 tane yeşil çay
kullanıldığı zaman kolesterol ve 3 aylık
hemoglobin ABC'nin düştüğü görülmüş
normal tedavileriniz de devam edip yeşil
çayı destek tedavisi olarak
kullanabilirsiniz en son küçük bir not
Eğer HDL iyi kolesterol yükselmiyorsa
yeşil çayı denemenizi öneririm onu
deneyip başarılı olan hastalarımız var

nasıl ki sağlıklı bir vücut için pek çok
şeye dikkat etmek lazım sadece bir şeye
dikkat ederek sağlıklı vücut sahibi
olamayız tüm vücudumuzun taşıyıcısı olan
eklem ve kemikler içinde tek bir şeye
dikkat ederek başarılı olmak mümkün
değil çok şeye dikkat etmek lazım
bunların en önemlisi beslenme dengeli
bir beslenme Özellikle de D vitamini ve
kalsiyum yönünden yeterli bir beslenme
ikincisi kilo almamak çünkü yükü Taşıyan
eklemler kıkırdaklar kemik
bunlara gereksiz yere yük taşıttığı
zaman çabuk aşınmaları ve deforme
olmaları işlem bile değil tüm bunlar da
yetmiyor bunları taşıyacak bunları
hareket ettirecek güçlü de kaslara
ihtiyaç var yani Dengeli beslenmek
dengeli beslenince zaten kilo almamanız
gerekir kilo almamak ve düzenli spor
yapmak bunlardan
öte dengeli bir hayatın gereklerine de
uymak yani Stresten uzak kalmak Çünkü
stresli olduğunuzda kaslarınız gergin
oluyor kaslarınız Gergin olunca
eklemlere daha çok yük biniyor daha
çabuk aşın biliyor Düzenli uyku uyumak
kemikleriniz yük taşıyor gece biraz
yatacaksınız yeterince dinleneceksin ki
onlar da kendilerini yenileyecek bir
fırsat bulsun Eee gibi genel sağlık için
gerekli olan bazı şeylere de dikkat
etmek eklem sağlığı ve kemik sağlığı
için faydalı olacaktır

akciğerler için ıspanak ve kuş konmaz
Böbrekler için karpuz ve zeytinyağı
Bağışıklık sistemi için yaban mersini ve
yoğurt pankreas için balık ve fındık
dolaşım sistemi için kırmızı biber ve
Yula sinir sistemi için avokado ve yer f

egzersizle kilo verebilmek için yani yağ
oksidasyonu için kalp hızını belli Bir
rakamın Üzerine çıkması gerekiyor Bu da
maksimum kalp hızını %60 ile 80'i bu
yapılmış çalışmalarda yağ oksidasyonu
yani yağın yakılması için gerekli olan
kalp hızları belirlenmiş durumda bunun
ötesinde yani altında kaldığınız zaman
daha doğrusu fazla bir şekilde yağ yakıp
kilo verme imkanınız yok Onun için ev
hanımları bütün gün Efor göstermelerine
karşın kalp hızları yeteri kadar
yükselmediği için yağ yakamıyorlar ve
kilo veremiyorlar zayıflayamıyorlar
bulunur sakın rakamlara bakıp da hemen
buna ulaşacağım diye uğraşmayın Bunlar
genellikle atletler için yapılmıştır
zaten bu konuda çok az sayıda çalışma
vardır ve bunlar da genellikle gençler
ve atletler de yapılmıştır önemli konu
şu; egzersizle ancak kilonuzu
koruyabilirsiniz çok sıkı hızlı egzersiz
kısa sürede yaparsanız kilo verirsiniz
maalesef bunu tutmak gerekiyor hem bunu
tutup Makul bir şekilde yer hem de aynı
zamanda Düzenli egzersiz yaparsanız İşte
o zaman harika

ve ocaklarda küçük orta çaplı yeşil mavi
damarlar Bunlar estetik açıdan gerçekten
sıkıntılı olabiliyor belli bölgelerde
olduğu takdirde yoğunluklarda farklı
duymuyor tipleri de farklı oluyor bazen
örümcek ağı Bazen ise neke tarzında dahi
görülebiliyor bu nöropsikoloji töre bir
elektronik olabilir son ve lazerli
hallede biliyoruz bu görüntüden
kurtulabilirsiniz fakat önemli bir nokta
var o da bütün varis hastalığının
mutlaka ultrason rap ile değerlendirmek
gerekir derin toplardamar sisteminde
yüzeyel toplardamar sisteminde bir Kaçak
genişleme var mı Onu da kar görmek
gerekiyor Eğer varsa bunu da oluyorsunuz
rap altında yapıştırıcı lazer veya
radyofrekanslı hal edebiliyoruz Ondan
sonra yüzeydeki Varisleri gayet rahat
bir şekilde tedavi etme şansımız
sahipsiz yani aksi durum olursa o zaman
tedavi edilen yüzeydeki varislerin
tekrarlama şansı veya Tedavinin
başarısını düşmesi gibi bir durum daha
karşı karşıya kalabiliriz

Kahvaltıya ne istersin diye başlayan bir
konuşma bavulları toplayıp evden
ayrılmaya kadar giden bir hale nasıl
gelir sizce neden evlilikler Bu kadar
çabuk ve bu kadar kolay bitiyor ünlü
psikolog John gatman 40 yılı Aşan Bir
araştırmanın sonunda uzun evliliklerin
sırrının ne olduğunu ortaya koymuş bu
araştırmanın sonunda eşlerin
sohbetlerine bakarak bir evliliğin uzun
mu yoksa kısa mı süreceğini büyük oranda
belirleyebilmek
dört yıkıcı madde belirlemiş Bunlardan
birincisi sohbet sırasında Sürekli
eleştiri yani eşler konuşurken birbirini
eleştiren yargılayan iğneleyici sözleri
söylediklerinde evliliklerin kısa
sürdüğünü gözlemlemiş ikincisi alay etme
ve küçümseme eşler yine birbirlerini
iğneliyor Alay ediyor ve dalga
geçiyorlar İsa bu evlilikler yine kısa
sürmüş üçüncüsü ise savunmaya geçme yani
konuşma sırasında olumsuz bir olay anlat
ırken eşlerden biri diğer eş olayı daha
dinlemeden sadece kendini savunmaya
geçerse problem çözmek yerine kendisini
anlatmaya kalkarsa bu evliliklerin de
kısa sürdüğünü görmüş dördüncüsü ise
duvar örme ve geri çekilme yani
konuşuyorsunuz eşlerden biri hemen
küsüyor iletişimi kesiyor ve kendini
başka bir yere alıyor işte bu da
evliliğin kısa sürmesine neden olan
şeylerden bir tanesi Sabah kahvaltıda ne
yersin cümlesi ile başlayan Olay aslında
bu dört unsuru içeren bir olay haline
geldiği için evlilik bitme noktasına
gelmiş hadi bakalım şimdi siz de düşünün
evliliğinizde Bu dört maddeden hangileri
var

bu Gülmek en iyi ilaçtır Bunu kim
söylemiş yüzlerce yıl önce Hipokrat
söylemiş bir bildiği var tabii ki ve
günümüzde de biliyorsunuz herkes cep
telefonlarındaki uygulamalarla günde kaç
adım yürüdüğünü saplaya biliyor günde şu
kadar ödeyeceksin bin adım 6011 gibi
birtakım şeyler söz konusu oluyor ama
ben basitce aklımızda kalması için iki
çarpıcı rakam vereceğim Bunlardan
birincisi Eğer haftada 200-400 Köyü
yürürseniz başta Kalp Damar Hastalıkları
olmak üzere kronik hastalıklarda düşüş
görülüyor bakın Ne kadar az bir rakam
hediye büyüdüğü zaman gerçekten
şaşırtıcı Bir hakkımı ortaya çıkıyor Bir
de 85 yaşın üzerinde özellikle daha Ömür
uzaması için ne kadar yürümek gerekiyor
biliyor musunuz haftada sadece bir saat
yani 60'lık yürümeniz gerekiyor maalesef
Bu rakamlar gösteriyor ki herkes iddia
etmesine karşın yeteri kadar hareket
etmiyor zaten İşin Sıkıntısı da burada

Fibromiyalji hastaları için
antiinflamatuar beslenme büyük öneme
sahiptir. Gluteni ve şekeri diyetinizden
çıkarmak yardımcı olabilir. Beslenmenize
dikkat edin. Ancak bunun mucize tedavi
olmadığını bilin. Bazı hastalar bundan
çok yarar görürken bazıları daha az
yarar görebilir. Bunları mucize tedavi
gibi ortaya koymak bu yöntemlerden
yeteri kadar yarar görmeyen hastaların
moralini bozup umutsuzluğa
sürükleyebilir. D vitamini ve omega3
takviyesi almayı ihmal etmeyin. Yüzme
fibromiyalji hastaları için ideal bir
egzersizdir. Olanağınız varsa yüzün
ancak kendinizi üşütmemeye dikkat edin.
Soğuk şikayetlerinizi arttırabilir.
Sıcak su, sıcak kompres veya sıcak taş
terapileri şikayetleri azaltabilir. Bu
hastalığın ölümcül olmadığının farkında
olun. Her şeyi dört dörtlük yapsanız
bile kontrol edemeyeceğiniz dış etkenler
nedeniyle ara ara ataklar olabileceğini
bilin. Şikayetlerinizin arttığı dönemler
için kendinize rutinler oluşturun.
Fibromiyaljinin basit ve mucize bir
tedavisi olmadığını aklınızdan
çıkarmayın. Egzersiz, beslenme, stres
seviyesinin azaltılması, fizyoterapi ve
psikolojik destek tedavinin ana
bileşenleridir. Fibromiyalji tanısı için
romatoloji veya fizik tedavi ve
rehabilitasyon bölümlerine başvurmanız
gerektiğini unutmayın.

Bu alana dair kanaatleri %90
seviyelerinde geldiyse tercih yapsınlar,
gelmediyseler başka alanları da
seçebileceklerini bilsinler. İkinci
olarak da
eee hep böyle uyarı mahiyetinde biraz
daha iyi düşünün şeklinde şeyler
söyledim. Bir de şunu söylemek
istiyorum. Tıp gerçekten ya insana
dokunabildiğimiz, insanla iç içe
olduğumuz çok kıymetli, aynı zamanda
bize nice hayır kapılarını aralayan çok
kıymetli bir bilim dalı, çok kıymetli
bir alan. Ama bu alanı cazip kılan çok
nokta olduğu gibi bu alanda ilerlemek
için katedilmesi gereken de çok uzun bir
mesafe var. Ve bu mesafe diğer alanlara
göre bir tık daha fazla. Diğer
alanlardan bir tık daha farklı.

bu kalp kapağında Kaçak ya da
yetmezliklerinde insanlar biraz paniğe
kapılır korkarlar fakat toplumda 100
deydi oranında oldukça sık görülmektedir
bir kapak yetmezliği kapaktaki Kaçak her
zaman için kötü anlama gelmez hemen
ameliyat olacaksınız büyük bir
sıkıntıyla karşılaşacaksınız demek
değildir yalnız burada önemli olan
Doktor şudur Bazen bu kapaklar Şimdi
burada kaçak olan kapat mi traş
kapakları sıklıkla bu kapağı yapısında
bir değişiklik olur kapağın yapısı
normale göre daha yumuşaktır yumuşak
olduğu zaman da kendi içinde çöker ve
çöktüğü zaman ileride Kaçak
ilerleyebilir ve çarpıntı olmak üzere
Çılgınlar kötü şartlı vardır sıkıntı
yaratabilir O yüzden ekokardiyografi ile
kapağını yapısı Kaçak için son derece
önemlidir ve takip edilmelidir

insan strese girerdi organları girmez mi
damarımız da girer ama damarın kendi
yapısal bir takım özellikleri de buna
katkıda bulunuyor Kalbimiz hayat boyu
milyarlarca defa artıyor Tonlarca yük
taşımaya yardımcı oluyor ve damarlarımız
da taş olsa aşınır değil mi bu kan
akımıyla beraber aşınıyor strese giriyor
damarın içerisinde 3 tabaka var iç orta
ve dış tabaka Özellikle bu kan akımıyla
beraber kayma gerilimi denen tabakalar
arasında bir kayma oluşuyor bir stres
yaratılıyor bunun yanında da işte
kaldırım taşıyor hücreleri var küçük
yazısı
oluyor ve sonuçta yapısı bozuluyor
araları açılıyor ve bu aralıktan da
kolester'ı gülüp damar duvarında
birikiyor işte bunda şiir stres kayma
gerilim adı veriliyor ve damar
tıkanıklığında bütün damar
hastalıklarında Aslında başlangıç Olayı
olarak kabul ediliyor tabi düşünün bu
kadarımız var bu kadar sıkıntıya giriyor
Bizim için bir de aynı zamanda biz onun
üzerine çeşitli risk faktörleri
ekleyerek ona hiç yardımcı olmuyoruz

vücudumuz Aslında yaşlanmayı engellemek
için çalışıyor Normalde yaşlanma
hücreleri denen hücrelerimiz var
biliyorsunuz Ota fişiyle bunları
temizlemeye çalışıyoruz ama istediğim K
temizleyelim her dokuda farklı şekilde
bu yaşlılık hücreleri ortaya çıkıyor Ve
biliyor musunuz Aslında aranan o hani
gençlik Pınarı sihirli iksirler vesaire
gene vücudumuzda var aslında Neden Çünkü
bu yaşlı hücreleri temizleyen yaşlılık
hücrelerini temizleyen bağışıklık
sistemimizdeki T hücreleri Dolayısıyla t
hücrelerinin kapasitesi yıllar
içerisinde düştüğünden dolayı bu
yaşlanma hücreleri giderek artıyor ve
aynı zamanda T hücrelerinin kapasitesi
aştığından dolayı yeteri kadar korunamaz
için Bazı hastalıklar ortaya çıkıyor
Dolayısıyla T hücrelerinin ve Lenfosit
sisteminin ki coven bunların hepsini
öğrendik Aslında vücudumuzun içindeki
gençlik Pınarı oldu ve onarın
fonksiyonunu korunduğu zaman beklenen
yaşam süresinin artacağı düşünülüyor

yeni zerdeçal olarak lanse edilen
berberin özellikle şeker metabolizmasını
da yardımcı şekerin bağırsak hücresinden
emilimini ve atılımını engelliyor ek
olarak da insülin salımını arttırıyor
insülin direncini azaltıyor ve açlıktan
şekeri ve 3 aylık ortalama kan şekeri
olan hemoglobin a1c'nin düşüşüne
yardımcı tek başına büyük bir etkisi söz
konusu değil sakın ilaçlarınızı
bırakmayın benzer şekilde de kolesterol
sentezini belirli bir aşamada hız
kısıtlayıcı aşamada engelliyor ve
böylelikle sentezi oluyor ve
parçalanması
olarak değiştiriyor Bu da kronik
hastalıkları içerisinde büyük etkisi
olduğu düşünülüyor fakat zayıf bir yönü
var o da şu; yararlanır mı düşük ilginç
bir nokta daha var kadın erkek
arasındaki etkileşimi de farklı onun
için Eğer birine çok umut bağlamayın ama
destek olarak kullanılabilir

çok
Büyüyorum Öncelikle içinde kocaman bir
bebeği taşıyan ve büyüten Karnıma ve
onlarca fazla kilogramı Taşıyan omurgama
Teşekkür ederim kadın vücudu Gerçekten
de mükemmel bir şey ve sonrasında da ben
de onu rahat ettirmek ve iyileşmesini
hızlandırmak için elimden gelenin en
iyisini yapmaya çalışıyorum bu noktada
en büyük yardımcılarım biri eskiden
anneannelerimizin de sıkça yaptığı karın
sarma veya Kors yöntemi doğum odasında
hastanenin taktığı korseden itibaren
hafta hafta korse çeşitlerini
değiştirerek hem sırt kaslarımı hem de
karın kaslarımı destekliyorum genel
yargının aksine bunu karnımı küçültmek
için değil zayıflayan karın kaslarımı ve
sırt kaslarımı desteklemek için
yapıyorum Yaptığım bütün araştırmanın
kısa notları aşağıda açıklamalarda

bu insanların ilaç kullanımında uyumları
oldukça düşüktür Yüzde altmış bir uzun
dönem devamlı ilaç kullanma son
barselona'daki kardiyoloji kongresinde
bu olan ilgili bir çalışma yapılmış
insanların yaşamını kolaylaştırmak komşu
ile gizli köfte üçü bir arada gibi üçü
bir yerde bir ilaç kullanmışlar
içerisinde Aspirin var ramim Güllübağlar
atorvastatın var Ve bunun sonucunda Kalp
Damar Hastalıkları özellikle kalp krizi
geçirmiş hastalarda Ölüm riskini tek tek
Kullanıma göre 109 daha azalttı bulunmuş
tabi ilaçların birbirini sinerjistik
kendi etkilerine pekiştiren bir durum
söz konusu olabilir veya insanlar bu
ilaçlar düzenli kullanmadıklarını dan
dolayı Tekbir ilaçlarını bu etkisinin
ortaya çıkması sağlanmış olabilir Tabii
bunun yanında insanları ile çift
kullanmayı teşvik etmenin bir faktör
olduğunu kabul ediyoruz bunu ya Tabii ki
ilacın fiyatı da söz konusu düşük mü
yüksek mi ve belki de ilaç firmaları
için Bu iyi bir çözüm olabilir
bilmiyorum ne dersin

Herkese merhaba dikkat eksikliği ve
hiperaktivite bozukluğunda önemli iki
bileşenden bahsetmek istiyorum Omega
3'ün faydasını artık hepimiz biliyoruz
Ancak en az Omega 3 kadar önemli başka
iki bileşen daha var Bunlardan birincisi
fosfatidil serin Diğeri ise sitikolin
İkisi de nöroprotektif etki dediğimiz
nöron koruyucu etkiye sahipler dikkat
süresini uzatıyorlar Yeni hafıza
oluşumunu destekliyorlar ve işittiğimiz
veya okuduğumuz bir bilginin hafızaya
alımını kolaylaştırıyor Bu yüzden dhb de
öneriliyor fosfo sdil serini Balıkta ve
Yumurtada bolca bulabilirsiniz doğal
olarak Eğer takvi olarak almak
isterseniz de günlük 200 milgram 300
miligram dozlarında öneriliyor sitikolin
ise sakat Hatta Mantarda tavuk ve
Yumurtada bolca var günlük 250 500
miligram dozlarında takviye olarak
öneriliyor Ancak lütfen takviye almadan
önce mutlaka doktorunuza danışın yen
etkiler Olabilir çünkü

en sağlıklı pişirme yönteminin altın
kuralı düşük ısı uzun süre tam tersi
yüksek ısısı da kısa sürede maalesef
zararlı bir takım maddeler oluşuyor
airfire'a gelince en büyük avantajı daha
az yağ kullanımı airfrier ve tüm pişirme
yöntemlerinde akremit ve polislikli
hidrokarbonlar oluşabilir ve bunlar
sağlığa zararlı kanserojen olarak kabul
ediliyor Kore'de 20 fritöz markasını ve
Air Fire incelemişler ve sonucunda
airfrier'da da 200 derecenin üzerinde
standartların biraz üzerinde Ak limit
oluşturduğunu saptırmışlar Dolayısıyla
ayrı Firar kullanıyorsanız mutlaka düşün
kısa uzun süre olması lazım biliyorsunuz
tüm pişirme yöntemlerinde besin
değerleri düşüyor en sağlıklısı ne diye
soracak olursanız gene Bu arada pişirme
fırın düdüklü tencerede olabilir suda
haşlama yalnız az su koyacaksınız daha
sonra ilave yapacaksınız ve Bunun
haricinde de en önemlisi de
ızgarada da yarı ki pişmemiş olarak
tüketebilirsiniz

kan dolaşımını artıran kan akımını
arttıran besin maddelerinin listeler
çıkar Bu listelerdeki maddeleri
biliyorsunuz içerisinde Acı kırmızı
biber var kırmızı turp var tarçın varsa
Zencefil var soğan var sarımsak var
Yağlı balıklar var ve ceviz var bunların
içerisinde genellikle Nitrik oksit ve
tart bulunur bunda damarları genişletir
ve bunun sonucunda kan akımı artar bu
bilinen bir gerçek bol miktarda da
antioksidan maddeler var fakat genelde
Bunlar deneysel çalışmalardır veya küçük
insan gruplarında yapılmıştır
Dolayısıyla buna size bir örnek vermek
istiyorum Örneğin Anadolu kardiyoloji
dergisinde yayınlanmış bir çalışmayı
İran'dan 42 kişiye kalp damar hastası 2
çarpı 1200 miligram alisin yani
sarımsağın etken maddesini kullanmışlar
3 ayda kol atar damarındaki
fonksiyonlarda ve kan akımında %50
oranında artış saptırmışlar Demek ki
dikkat edeceğimiz şey ne bunları
kullanabiliriz ama araştırmalardaki
dozları için çok yüksek doz kullanmamız
lazım onun için Ekstra kullanılıyor
lütfen dikkatinizi çekiyorum

geçtiğimiz suların ne kadar sağlıklı ve
içilebilir olduğunu öğrenmemiz için
Xiaomi bu elimde gördüğünüz Kalem gibi
cihazı üretmiş ve biz de bugün günlük
hayatta karşımıza çıkan bütün suları
buraya dizdik Bakalım hangisi daha
kaliteli bir adet Çeşme suyum var arıtma
suyu Premium su artık ne anlama varsa
cam ve pet şişemiz var cihaz
içe çalışıyor
suya sokuyoruz ve Çeşme suyuyla başlıyor
yaklaşık 278 yani standart saplık ve
içilebilir oranda olduğunu gösteriyor Bu
arada TDS değeri ne kadar düşükse suyum
o kadar kaliteli olduğunu anlıyoruz
arıtma suyumuza geldiğimizde 26 derece
gösteriyor 0 ile 50 arası en yüksek
saflık derecesi Yani bu su gerçekten
yüksek içi ile birlikte özelliğine sahip
giremiyorum suyumuzda yaklaşık 30
derecelik bir TDS değerine sahip Yani
yine yüksek saflık değeri gösteriyor şu
anda klasik cam şişelik suyu ölçüyorum
ve yaklaşık 73 Yani yine güzel bir
şekilde içilebilir klasik pet şişenin
içine koyuyorum ve yaklaşık 70 derecelik
bir değere sahip yüksek içiyle birlikte
değeri gösteriyor ama şu ana kadar
ölçtüklerimiz arasında arıtma suyu en
yüksek içiyle birlikte değerine sahip

Efendim hastalarımdan bir tanesi bana
bir kudret narı göndermiş ben kullandım
araştırdım bir takım bilgiler derledim
sizlere sunuyorum içerisinde bol
miktarda antioksidan var iltihap karşıtı
maddeler var Bunun haricinde de şeker
metabolizmasına etkisi var şekerin
kullanımını ve depolanmasını arttırıyor
karbonhidrat taşı kaynaklardan şeker
üretimini sağlıyor Bir de tümörü
aktivitesi var tümör hücrelerin
gelişmesini önlüyor fakat özellikle
tümör hücrelerin gelişmesini önlemesi
tamamiyle deneysel Fareler ve hücre
kültürleri üzerinde yapılmış bir
çalışmalar var meme üzerinde kanser
üzerinde etkili olduğu söyleniyor Ama bu
da sadece deneysel insanda herhangi bir
çalışma yok insanda hangi konularda
çalışma var şeker konusunda bir çalışma
var Evet doğru aşı kan şekerini bir
miktar düşürüyor 3 aylık kan şekeri bir
miktar düşürüyor Ama bu net formülle
karşılaştırıldığı zaman çok düşük olarak
söz konusu oluyor bir deli ile kötü
Kolesterolü olarak düşürdüğü söyleniyor
biliyorsunuz Bu genellikle zeytinyağı
içerisinde yapılıyor bana biraz yağlı
geldi macunu daha güzel

